27

Mart
2012

TASHİHİ HURUF DERS NOTLARI

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  5.365 Kez Okundu

Kur’an-ı Kerim:
1-الكلا مُ المعجز
2- المنزل عل النبي
3- المكتوب في المصا حفي
4 -المنقو ل عنه با التواتر
5 -المتعبد بتلا وته
1- Kur’an Mucizedir; Tarafı İlahi den gelmiştir.
2- Hz. Muhammed’e İnzal olmuştur,
3- Mushaflarda Yazılmıştır,
4- Tevatürle Nakledilmiştir,
5- Okunmasıyla İbadet olunur.
Hz. Cebrail
Hz. Muhammed (s.a.v)
(sahabeler)
Hz. Ali (r.a)- Hz. Osman (r.a) – Hz. Zeyd Bin Sabit (r.a)- Hz. Übeyye B. Kaab – Hz. Abdullah Bin Mesud (r.a)
Ebu Abdurrahman es’Suülemi (Tabiinler) Zirr Bin Hubeyş el- Esedi
Kıraat İmamı ASIM B. Ebi Necud(127/744)
Hafs (Raviler) Ebu Şube
1-Ubeyd b. Sabbah (849) 1- Uleymi (857)
a) Ez-Zeran a) er-Rezzak (970)
b) El-Fil b) İbn. Huley (966)
2- Amr b. Sabbah (835) 2- Yahya b. Âdem b. Süleyman
a) Tahir b. Haşimi a) İbn. Hamdun (854)
b) Haşimi b) Şuayb (874)
Biz Hz. Kur’an’ı; Kıraati Asım ve Rivayeti Hafs’ın” Aşere” tarikine göre okuyoruz.
23 yılda ayet ayet, sure sure inzal olmuştur.
Öğretmen: Hz. Muhammed (s.a.v) direk öğretmiş. Beşer onar ayet şeklinde öğretilmiş ve beşer onar ayet şeklinde ezberletilmiş.
Kur’an-ı Kerim hem yazılmış hem öğretilmiştir.
Kur’an’ın Yazılması:
- Derilere
- Hurma dallarına
- Kürek kemiklerine
- Papirüs kâğıtlarına
- Yassı taşlara
- Tahta levhalara
CAMİ-ÜL KUR’AN:
Kur’an’ın Mushaf haline getirilmesi.
Kur’an’ın Çoğaltılması:
Hz. Osman (r.a) zamanında 4 nüsha yazılmış ve
Mekke- Medine- Şam- Küfe –(Yemen-Bahreyn-Basra)
Kur’an çoğaltılarak merkezlere gönderilmiştir.
Kur’an la birlikte bölgenin dilini iyi bilen kurra sahabeler de gönderilmiştir.
KUR’AN-IN NOKTALAMA VE HAREKELEME ÇALIŞMASI:
1- İlk önce hareke yerine noktalama işareti konulmuş.
Bunu uygulayan: (Ebul Esved Eddüveli)
2- Hareke ve nokta konulması: (Yahya bin Yamer – Nasr Bin Asım)
3- Bugünkü hali: yani harekeleme işareti: Halil Bin Ahmed
4- Tayfur Es-Secavendi’: Duraklama işaretleri,
م- ط – ج – ق – لا – ز – ص – ع
5- Endülüs hattı,
6- Hattı Osmani (Hz. Osman)
7- Resmi Osmani (Hz. Osman) Hz. Osman dönemi
OSMANLI DÖNEMİ:
(Ber Kenar Sayfa Tutar)
8- Son dönem Osmanlı Hattatları:
- Hafız Osman (Bir Ekol olarak)
- Hasan Rıza, (Bir Ekol olarak)
- Hamit AYTAÇ,
- Mehmet Özçay,
- Davut Pekkaş
- Hüseyin Kutlu,
- Ali Hüsrevoğlu,
- Refet Kavukçu
- M. Fahreddin Bilgiç
SURELERİN ÇEŞİTLERİ:
1- Tival,
2- Miun,
3- Mesani,
4- Mufassal,
1- Tival; yani uzun sureler yedidir: Bakara, Al-i İmran, Nisa, Maide, En’am, A’raf, Yunus veya kehf.
2- Miun; yani yüzlükler, ayetleri yüz dolayında olanlardır ki, Tevbe suresinden sonra gelenlerdir. Tevbe, nahl, Hud, Yusuf, Kehif, İsra’, Enbiya, Taha, Müminun, Şuara ve Saffat.
3- Mesani; ayetleri yüzden az olanlardır. Miun dan sonra gelirler. Hamimler, Elif Lamlar, Tasinler, böyledir.
Mesani: ( Ahzab, Hac, Kasas, Tasın, Nem, Nur, Enfal, Meryem Ankebut, Rum, Yasın, Furkan, Hicr, Ra’d, Sebe, Melaike, İbrahim, Sad, Muhammed, Lokman, Zümer, Hamimler, Mümtehine, Fetih, Haşr, Tenzil, Secde, Talak, Nun, Hucurat)
4- Mufassal: kur’anın sonundaki surelerdir. Neveviye göre Hucurattan başlar. Onlarda Tival, Evsat, Kısar olmak üzere üçe bölünür.
a- Tivali mufassal: Hucurattan Buruca kadar,
b- Evsatı Mufassal. Buruçtan Lemyekün’e kadar
c- Kısası Mufassal: Zilzaldan Nas’a kadar.
Namazlarda hangi sureleri okumak müstehabdır:
Sabah ve öğle namazlarında; Tıval’lardan,
İkindi ve Yatsı namazlarda; Evsat’lardan,
Akşam namazında; Kısar’lardan okumak.
TECVİD
1- Tecvidin Tarifi:
Bir şeyi güzel yapmak, hoş yapmak iyi yapmak anlamına gelir.
Istılahta: Harflerin sıfatı lazıme ve sıfatı arızalarının haklarını vermektir.
ألتجويد: وَهُوَ اِعْطَاءُ الْحُرُوفِ حَقًهَا – مِنْ كُلِ صِفَةٍ وَمُسْتَحَقَهاَ وَرَدُ كُلِ واَحِدٍ لِاَ صْلِهْ
“O (Tecvid), her harfin hakkını ve müstahakkını – sıfatları yönünden- yerine getirmektir. Ve her bir harfi aslına götürmektir.
Hakkaha: حَقًهَا dan maksat: Sıfatı Lazımedir.
Mütehakkaha: وَمُسْتَحَقَهاَ dan maksat: sıfatı arızadır.
Liaslihi: لِاَ صْلِهْ den maksat: mahreçtir.
Tecvidin esası üç şeydir.
1- Maharic
2- Sıfat-ı Lazıme
3- Sıfat-ı Arıza
Tecvidin sıfatları ve mahreçleri bilinmedikçe tecvid bilinmez ve uygulanamaz.
Tecvide, Maharic-ı Huruf ve sıfat-ı Huruf ile başlamak lazımdır.
2- Tecvidin Konusu:
Tecvid ilminin konusunun Kur’an, Kur’an’ın kelimeleri
ت القران كلما ve heca harfleridir. حروف الهجا
Tecvidin Hükmü: Tecvid her Müslümana Farzdır.
Tecvidi bilmenin Hükmü: Tecvidi ilim olarak öğrenmek ve bilmek farzı Kifayedir.
Tecvidi uygulamanın hükmü:
a- Kur’an okuyan bir kimsenin okumasını lahni celiden kurtaracak kadar tecvid bilgisine sahip olması Farz-ı ayındır.
b- Kur’an okuyan kimsenin okumasını lahni Hafiden kurtarması ise Farz-ı kifayedir. İbadetler konusunda
Farz-ı ayındır. Farz ibadetlerde kadın erkek fark etmez.
3- Tecvidin Gayesi:
Tecvidin gayesi, Allah’ın kitabında, Resulullah(s.a.v)‘in
Hadislerinde Kur’an-ı Kerimi tecvid ile okumamız konusundaki emirlere uymaktır.
Başka bir deyişle: Kur2an-ı Kerimi okurken dilin hatadan korunması, okuyanların da dünya ve ahirette sorumluluğundan kurtarılmalarıdır.
4- Tecvidin Hükmü:
Nakli Deliller;
Tecvidin lüzumu, İslami delillerle de sabittir.
a- Kitap
Yüce Allah, “Kur’an’ı açık açık tane tane tertil ile oku” buyurmuştur. Bir başka ayette, “onu tertil ile okudur” buyurulmaktadır.
Hz. Ali (r.a) ayetlerde geçen “tertili” şöyle açıklamıştır. Tertil; harfleri tecvid (yani sıfatı lazıme ve sıfatı arızalarıyla okumak) ve vakıfları (durulacak yerleri) bilmektir. Buyurmuştur.
Kur’an’ın tecvid ile okunmasının Hadis ve İcma delilleri de mevcuttur.
Okumada dikkat edilecek hususlardan biri de, harfler arasındaki “İnsicam- uyumluluk” her bir harfi hızlı ve yavaştan kaçınmaktır. Okuyuş şekline göre uyumlu okumak
LAHN (OKUYUŞ HATALARI) الحن
Lahn: Lügatte, hata etmek ve doğrudan sapmak.
Tecvidde; tecvide uymamaktan doğan hatalar denir.
Kıraat âlimleri okuyucu hatalarını ikiye ayırmışlardır.
1- Lahn-ı Celi: Açık hata demektir. Tecvid de yapılan çok açık hatadır, üç kısma ayrılır. Bu hata harflerin sıfatı lazımelerinde meydana gelir.
Lahn-ı Celi, kelimeyi teşkil eden harflerde, harekede ve sükünde meydana gelir.
a- harfi diğer harfle harfi ile Kelimenin harfinde hata, bir harfini, değiştirmekle meydana gelir. Örnek: ta harfini değiştirmek gibi. Veya harfe Sad eksik okumakla olur. İlaveye örnek, kalkale harfi ile Sin ilave etmek veya yaparken kalkale harfinin sonuna hemze getirmek; Eksik okumaya örnek, meddi tabileri terk etmek gibi.
b- Harekede hata, kelimenin başında, ortasında ve sonunda harfin harekesinin diğer bir hareke veya sükûnla değiştirmekle olur. Yapılan bu hata sebebiyle mananın bozulması veya bozulmaması durumu değiştirmez, yapılan hata Lahn-ı celidir. Örnekler: صراطالذين اَنْعَمْتَ عليهم ayetindeki اَنْعَمْتَ kelimesini انعمتِ veya انعمتُ ötre ve esre ile değiştirerek okumak; مَا قُلْتُ لَهُمْ ayetindeki قُلْتُ kelimesini قلتِ veya قلتَ üstün veya esreli okumak gibi. İbni Cezeri lahn-i celiyi ikiye ayırarak, lafızda meydana gelen hata hem manayı hem tecvid ilmine ait kaideleri bozar. Bu hataları bütün kıraat imamları ittifakla haramdır.
c- Sükûnda hata ise, ister kelimenin ortasında ister sonunda olsun, sükûnun hareke ile değiştirmesidir. Mananın bozulup bozulmaması önemli değildir, yapılan hata lahn-i celidir. Örnek: وَلَاحَرًمْنَا مِنَ شَيْئٍ ayetindeki(enam 148) وَلَاحَرًمْنَا kelimesini ولاحَرً مَنَا diye okumak gibi. Ve yine,لم يلدْ ولم يولدْ ayetindeki kelimeler لم يلدُ ولم يولدُ gibi okumak.
2- Lahn-i Hafi: Gizli hata demektir. Lahn-i hafi harflerin sıfatı arızalarında meydana gelen hatalara denir. Bunu tecvid ilmi le uğraşanlar bilirler. Alimler lahn-i hafiyi ikiye ayırmışlardır:
a- Kıraat ilmi ile meşgul olan herkes anlar. Bunlar; ihfa, izhar, iklab, idğam, ğunneyi terk etmeyi, kalın harfi ince, ince harfi kalın, kasr ile okunması gereken yeri med, med ile okunması gereken yeri kasr ile okumak; hareke ile vakf yapmak, kuvvetliyi zayıf, zayıfı kuvvetli okumak gibi
b- Kıraat ilminde mahareti bulunan kişilerin anlayabileceği hatalardır. Örneğin, Ra’nın tekrir sıfatını terk etmek, kalın okunması gereken lam-ı ل ince okumak, Ra’yı ر kalın okunması gereken yerde ince; medlerde ve gunnelerde sesin titremesi gibi.
Bunların hükümlerine gelince: lahn-i Celi, kat-i bir haramdır. Kur’an okuyan kimsenin kıraatini lahn-i celiden kurtarması farz-ı ayındır.
Lahn-i hafinin birinci kısmı tahrimen mekruhtur,
Lahn-i hafinin ikinci kısmının ihlali ise tenzihen mekruhtur.
TASHİH-İ HURUF:
Harfleri doğru telaffuz etmeye denir. Kur’an harflerini telaffuz ederken Maharic-i Huruf ve Sıfatı Huruf’a uygun olarak telaffuz etmeye Tashih-i Huruf denir.
a) Maharic-i Huruf ( harflerin çıkış yerleri)
b) Sıfatı Huruf (harflerin sıfatları)
Maharic-i Huruf:
Harf: sözlükte; taraf, bir şeyin ucu ve kenarı demektir. Çoğulu “Huruf” veya “ahruf” tur.
Tecvid Istılahında: Sesin yukarıya doğru çıkarken mahreç bölgelerinden birine dayandığında çıkan sese “HARF” denir.
HARFLERİN TAKSİMİ:
Harfler ikiye ayrılır;
1- Aslı Harfler
2- Fer-i Harfler
1- Aslı Harfler; Bunlar, bilinen 29 hece harfleridir.
2- Fer-i Harfler; Kur’an’da bulunan fer-i harfler beş tanedir.
a) Teshil olunan hemze الهمزةُ المسهلة ) اَ اَ عْجَمِئٌ kelimesindeki teshildir.
Teshil; kolaylaştırmak, yumuşak hale getirmek anlamındadır. Burada yan yana gelen iki hemzeden ikincisini, hemze ile hemzenin harekesi cinsinden bir harf arasında okumaktır.(hocanın ağzından dinlemek gerek) asım kıraatında vardır. Buradaki ikinci hemze keskinliği giderilerek, belli belirsiz okunur.
b) İmale olunan elif الالف المما لة
İmale; bir şeyi bir tarafa eğmek, meylettirmek anlamındadır.
Tecvid ilminde, fethayı kesreye ve elif-i ya harfine meylettirerek seslendirmeye denir. Asım kıraatının Hafs rivayetinde sadece مَجْرَ يهاَ kelimesinde imale yapılmaktadır. Buradaki ر Ra harfinin fethasını kesreye doğru meylettirerek ve ince okuyarak yapılır.
c) Nun’u Muhfat: İhfa olunan nun. النون المخفاة İhfa; gizlemek anlamına gelir. Nun’u
Muhfat, İhfa olunan (gizlenen) nun demektir. Zati gidip ğunnesi kalan nun şeklinde tanımlanır. Örnek: اِنْ كنتم kelimesi ve benzerlerindeki ihfadır. İhfa olunan nun harfinin zatini giderip ğunne sıfatının okunmasıdır. Mim sakin ihfasında (ihfa-i Şefevi) sakin mim مْ de sakin nun نْ gibi fer-i harflerdendir.
Not: asım kıraatının Hafs rivayetine göre fer-i harflerden yalnız üç tanesi vardır. Bunlarda (yukarda zikredildiği gibi) hemze-i musehhele, elif-i mumale ve nun-i muhfatdır .
d) Sad-ı Muşemme: İşmam olunan Sad ص
e) Lam-i Müfahhame: Kalın okunan lam ل
MAHREC:
Mahrecin Tarifi; Mahreç, sözlükte, çıkış yeri anlamındadır. Tecvid ilminde; harfin çıktığı yere Mahreç denir.
MAHREC BÖLGELERİ BEŞTİR
1- Boğaz; Üç mahreç bölgesi, altı harftir.
2- Dil ; 10 mahreç, 18 harf çıkar.
3- Dudaklar; İki mahreç, dört harf çıkar,
4- Cevf ; Ağız boşluğudur, bir mahreç üç harf çıkar,
5- Hayşum; Geniz boşluğudur.
Mahreçler, Muhakkak(tahkiki) ve Mukadder(takdiri) olmak üzere ikiye ayrılırlar.
1- Mahreci muhakkak (Hakiki mahreç): harfin sesi, mahreç bölgelerinden birisine temas ederek çıkıyorsa, bu yere, mahreci muhakkak denir. Hece harflerinin
tamamının mahreci böyledir.
2- Mahreç-i Mukadder. Takdiri itibari mahreç:
Harfin sesi, belirli bir mahrece temas etmeden çıkıyorsa, buna mahreci mukadder
denilir ki, med harflerinin ( و ى ا ) mahreçleri bu cins mahreçtir.
BOĞAZ BÖLGESİ:
a) Aksal Halk : ……….. harfleridir.
b) Vasatul Halk :…….. harfleridir.
c) Ednel Halk : ……….. harfleridir.
HARFLERİN SIFATLARI:
Sıfat: sözlükte, nişan ve alamet anlamlarına gelir.
Tecvid ilminde sıfat, mahrecde meydana gelişi esnasında harfin sesine arız olan
keyfiyete denir.
SIFFATLARIN FAYDASI:
Sıfatların üç faydası vardır:
1- Mahreçleri bir olan harflerin birbirinden ayrılmasına yararlar. Örnek,
mahreçleri bir olan ط د ت harfleri sıfatları sebebiyle birbirinden ayrılırlar.
2- Harflerin kuvvetlisini zayıfından ayırma imkânını sağlarlar. Böylece harflerden
hangisinin diğerine idğam edilip edilmeyeceği bu şekil ile ortaya çıkar.
3- Mahreçleri ayrı olan harflerin telaffuzunda güzellik meydana getirir.
SIFATLARIN TAKSİMİ
Sıfatlar, Zati (lazımı) ve Arızı olmak üzere ikiye ayrılırlar.
1- Sıfat-ı Lazıme; lazımı sıfat: harflerin zatına mahsus olan ve onlardan ayrılmaması gereken sıfatlardır. Örneğin: cerh, hems, şiddet, Rihvet, beyniyye ve diğerleri,
Bu sıfatların terkinde, değiştirilmesinde ve bozulmasında meydana ggelen hata, lahn-i celi (açık hata) olur ki, bu tarz okuyuş caiz değildir.
2- Sıfat-ı arıza: Arızı sıfat: harflerin zatına, yapısına mahsus olmayan ve onlardan ayrılması mümkün olan sıfatlardır. Örneğin: med, idğam, ihfa, iklab, zhar, sekte, vb.
Bu sıfatların terkinde, tebdil ve tağyirinde meydana gelen hata, lahn-i hafi (gizli hata) olur. Bu tür hatalardan kaçınmak gerekir.
SIFATI LAZIMELER:
1- MAHREC
2- Cerh (18 harf) ظل قو ربض اذ غزاجند مطيع
3- Hems (10 harf) فحثه شخص سكت
4- ŞİDDET HARFLERİ: 8 harftir:
ج د ق ط ب – ا ك ت bu sıfatlı harfler okunduklarında sesin akmamasıdır.
5- RİHVET HARFLERİ: 15 HARFTİR:
ث ح خ ذ ز س ش ص ض ظ غ ف و هو ى Bu sıfatın harfleri okunurken sesin uzayıp akmasıdır. Rihvet sıfatı suhulettir kolaylıktır. Genelde sakin durumlarda ortaya çıka.
6- BEYNİYYE HARFLER 5 HARFTİR.
ل ن ع م ر Bu sıfatlı harfle çıkarılırken sesin akıp akmaması arasıdır. Yani Rihvet ve şiddet sıfatlarının ortasındadır.
7- İst’la: 7 harftir. خ ص ط ظ غ ق dir.
8- İstifale, 21 hartir.
9- Itbak : 4 harftir.ص ض ط ظ
10- İnfitah: 24 harftir.
11- İzlak: 6 harftir.فر من لب
12- İsmat: 22 harftir.
13- Kalkale. 5 harftir. ق د ب ج ط dir.
14- SAFİR HARFLER: س ص ز Islık ve kuş sesine benzer bir sesin çıkmasına denir. Bu harfler okunurken keskin bir sesin çıkmasına denir.
15- TEKRİR HARFİ: ر harfidir. Tekrar etmeye denir. Bu harf okunurken dil ucunun titreşim halinde olmasıdır.
16- TEFEŞŞİ HARFİ: ش dir. Yayılmak demektir. Bu harf okunurken sesin dil ile damak arasında yayılmasına denir.
17- Ğunne: 2 harftir ve م ن harfleridir.
18- İstitale: 1 harftir. ض harfidir.
ARIZI SIFATLAR:
1- TEFHİM: Kalın harflerin harfin kalın okunmasıdır.
2- TERKİK: İnce okunması gereken harfleri ince okumaktır.
3- İDĞAM: İki harfi birbirine katıp okumak,
4- İHFA: Şedde yapmadan izhar ile idğam arası okumak,
5- İZHAR: İki harfin arasını birbirinden ayırmak,
6- İKLAB: Bir harfi başka bir harfe çevirmek,
7- MED: harfi bir elif miktarından daha fazla uzatmak,
8- SEKTE: Nefes almadan sesin kesilmesi,
9- VAKIF: Nefesle birlikte sesin kesilmesi,
10- SÜKÜN: Harfin harekesiz okunması.
11- HAREKE: Vasıl halinde harfi harekeli okumak.
KUR’AN-I KERİMDE VAKIF VE İBTİDA
VAKIF: kelime olarak durmak ve durdurmak demektir.
Tecvid ilminde vakıf: okumaya tekrar başlamak niyetiyle, nefes alacak zaman kadar, sesi kesmeye denir. Ses kesildikten sonra kısa bir sure durulup nefes alınır ve okumaya devam edilir. Vakıf, kelimenin sonunda yapılır, vakfa esas olan iskândır; kelimenin sonunu sakin kılarak durmaktır. Kat’ ise, kıraatten tamamen ayrılmak maksadıyla, okuyuşu kesmeye denir. Kat’, mananın tamam olduğu ayet sonralarında yapılır.
İbtida, başlamak demektir. Tecvid ilminde, ibtida; ilk defa okumaya başlamaya veya vakıftan sonra kıraata devam etmek için tekrar başlamaya denir. İbtida, hareke ile ve manaya uygun yerden yapılır.
Vakıf ve ibtida, Kur’an’ı kıraatında, mananın iyi anlaşılabilmesi için riayet (uyulması) gereken bir husustur.
Vakıf İşaretleri (secavendler)
Muhammed b. Tayfur es-Secavendi’nin(1165) koyduğu işaretler,
م ط ج ص ز قف ق لا ع ^ ^
Es-Secavendi bu işaretlerin hükümlerini, manaya göre kısımlarını ve işaretlerini belirlemiştir.
1- Vakfı lazım: işareti م harfidir, vakıf yapılmazsa mana bozulur.84 yerde geçer.
2- Vakfı mutlak: işareti ( ط ) harfidir. Vakıf evla, vasıl caizdir.
3- Vakfı caiz: işareti ( ج ) harfidir. Vakıf ve vasıl caizdir. Vakıf evladır.
4- Alameti vakıftır: işareti (قف ) Dur, demektir. Vakıf evla vasıl caizdir.
5- Vakfı mucevvez: işareti ( ز ) harfidir. Vasıl evla, vakıf caizdir.
6- Vakfı murahhas: işareti ( ص ) vasl evla, vakıf caizdir; durulsa geriden alınmaz.
7- Alameti vasl dir: işareti (ق ) vasl evla, vasıl caizdir. Durulsa geriden alınmaz.
8- Vakfı la: işareti (لا ) harfidir. Durma demektir. Mabadı ile ilgisi olan yerlerde bulunur. Durulmaz anlamına gelmez, durulursa geriden alınarak devam edilir.
9- (İki grup üç nokta) vakfı muanaka / vakfı murakabe ( ^ ^ ) iki grup üç noktalardan sadece birinde durulur, ikisinde birden durulmaz.
10- Rükû alametidir. İşareti ( ع ) bir konu veya kıssanın bitip, yeni bir konu veya kıssanın başlandığını gösterir. Hatimle namaz kılanların veya namazda kıraatı uzun tutanların burada rükûa varmalarını gösterir.
Kur’an okurken durulduğunda geriden alınması gereken yerler.
و- ف – ثم – الذي – التي – اِن أَن لكن ليت — واخواتها buralardan başlanır.
Muzaaf – Muzaaf aleyhlerden alınmaz. الرحمن الرحيم burada الرحمن durulmaz.
في – ما – اذا bunlarda durulmaz.
SÜRAT YÖNÜNDEN KUR’ANIN OKUNUŞ ŞEKİLLERİ
1-TAHKİK: Kelime anlamı olarak bir şeyin hakkını yerine getirme hususunda mübalağa etmektir.
Kıraat âlimlerince her hafin hakkını vermek, medleri yeterince uzatmak, harekeleri birbirinden ayırmak, şeddeleri tam yapmak ve ğunnelerin hakkını yeterince vermektir. Meddi munfasılları dört, meddi muttasılları dört veya beş elif miktarı çekmektir.
Talim ve Aşri Şerif okumalarda tercih edilen usuldür. Abdullah İbn. Mesud ve onun gibi düşünenlerin tercih ettikleri okuyuş şeklidir.
2- TEDVİR: Tahkik ile hadr arasında bir okuyuştur. Meddi munfasıl ve meddi muttasıllar üçer elif miktarı çekilir. Ğunne ölçüleri de biraz düşürülür. Meddi lazımlar yine dört elif miktarı çekilir. Genelde cehri namazlarda ve mukabele okuyuşlarında tercih edilen usuldür.
3- HADR: Kelime anlamı suratlı ve seri okuyuş demektir. Tecvid dilinde ise; Kur’an’ı kerimi tecvid kaidelerine uymak şartıyla en hızlı okumaktır. Meddi munfasıl bir elif miktarı meddi muttasıl iki elif miktarı çekilir.
Ğunneler tedvire göre biraz daha az tutulur ama gene de bilağunne durumuna düşürülmez. Maalgunne olduğu belli olacak şekilde tutulur.
Genelde; hafi ve cerhi namazlarda, mukabele, hatimle kılınan teravih namazlarında, hafızlık çalışmalarında ve bütün hatim okuyuşlarında tercih edilen usuldür. Okuyucu, bu üç okuyuş şeklini cemaatin durumuna, dinleyicilerin vaziyetlerine göre okuduğu yer ve zamana göre tercih edebilir.
TERTİL: Lafız yönüyle harflerin telaffuzuna dikkat ederek; vakıf-ibtida kurallarına uyarak, kısaca tecvid kurallarına tam riayet ederek, mana yönünden tefekkür ederek düşünerek okumaktır. Bu okuyuş dördüncü bir okuyuş şekli değildir, her okuyuş şekline tatbik edilebilir.
BU OKUYUŞ ŞEKİLLERİNİN MED DURUMLARINI GÖSTEREN CETVEL
T. Med – Muttasıl – Munfasıl – M.Lazı – Arız – Lin
TAHKİK 1 4-5 4-5 4 4 3
TEDVİR 1 3 2-3 4-3 2-3 2
HADR 1 2 1 3 1 1
Diğer tecvit kaideleri; İhfa, İklab ve İdğam’ların tutulma durumları da bu cetvele göre değerlendirilir.
TEMSİLİ OKUMA:
Temsili okuma esasları üç ana başlıkta incelenmektedir..
1- Ses Vurgusu:
2- Raf-ı Savt (ses yükseltme)
3- Hafd-ı Savt (ses indirme)
1- Ses Vurgusu:
Kelimelerin bütünlüğünü korumak ve manaya dikkat çekmek için, sese kuvvet vermeye “ses vurgusu” denir.
Tariften anlaşılacağı üzere ses vurgusunda iki gaye gözetilir.
a) Lafzi gaye,
b) Mana gayesidir.
Lafzi gayede: kelimenin bütünlüğü, istiklalini korumak vardır.
Mana gayesinde ise; manaya dikkat çekmek ve manayı gözetmek amacı gözetilir.
2- Raf-ı Savt (ses yükseltme): kur’an okurken bazı kelime, cümle ve ayetleri ses tonu yükseltilerek okumak demektir.
Ses yükseltmeyi gerektiren sebepler:
1- Okunan yerin Hak ve Hakikati açıklaması;
2- Hakkın, haklının sözlerinde
3- Allâh’ın emir ve yasaklarında
4- Hafd-ı Savt ile okunan ayetleri takip eden ayetler; müjde, mükâfat ve merhamet bildiren ayetler Raf-ı Savt ile okunur.
3- Hafd-ı Savt(ses indirme): Kur’an okurken, bazı kelime, cümle ve ayetleri ses tonunu düşürerek okumaktır.
Hafd-ı savtı gerektiren durumlar:
1- Dua ve istiğfar ayetleri,
2- Batıla mensup sözler,
3- Tehdit ve taziye ayetlerinde,
İSTİAZE
a) Tarifi ve önemi:
İstiaze, Allah’a sığınmak demektir. Maddi ve manevi her türlü kötülükten, zarar ve sıkıntıdan yüce Allah’a sığınıp ondan yardım istemektir.
Kur’an-ı Kerim’de : “kur’an okuyacağın zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” buyurulmuştur. Başka bir ayette ise “şeytan seni dürtecek olursa, Allah’a sığın. Doğrusu O, işitendir, bilendir” buyurulmaktadır.
b) Sahih olan istiaze kalıpları şunlardır.
Kur’an’ı Kerimde: فا ذا قرات القران فا ستعذ با لله منشيطا نالرجيم “Kur’an okuduğun zaman o kovulmuş şeytanın şerrinden Allaha sığın”
En meşhur İstiaze kalıpları şunlardır.
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمِ
اَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمِ
c) İstiazenin Hükmü:
“kur’an okuyacağın zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” anlamındaki ayetin farklı yorumlanması sebebiyle vacip, sünnet ve müstehab denilmekle birlikte, fakat çoğunluğa göre müstehabdır.
İstiazenin yeniden okunup okunmamasını gerektiren haller:
1- Okuyucu kıraate taalluk eden bir konuşma veya sualden dolayı kıraate ara vermişse istiazeyi yeniden okuması gerekmez.
2- Kıraata taalluk etmeyen bir sözden dolayı velev verilen bir selami almak için ara verse istiazeyi yeniden okur.
3- Okumaya son vermek için okumasını kestikten sonra yeniden okumak isterse istiazeyi yeniden okuması gerekir.
AŞRİ ŞERİF OKUMAYA BAŞLARKEN
1- İBTİDA HALİNDE
A- Euzü Besmele ile İbtida Halinde:
1- Tevbe suresi hariç diğer surelerin başlarındaـ اغوذ بسمله ile başlandığında dört vecih (okuyuş şekli) vardır.
اول سورده
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمِ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * اَلْحَمْدُ للهِ رَبِّ لْعَالَمِينَ
1 ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ قطع ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ قطع ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
2 ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ قطع اول ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ وصل ثاني ـــــــــــــــــــــــــــــ
3 ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ وصل اول ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ قطع ثاني ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
4ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ وصل ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ وصل ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
BİR ÖRNEK
1اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمْ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمْ * اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ لْعَالَمِينْ
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمْ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ لْعَالَمِينْ2
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمِ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمْ * اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ لْعَالَمِينْ3
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمِ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ لْعَالَمِينْ4
2- Bir surenin ortasından ـ اغوذ بسمله ile bir ayetten başlanıldığında sure başında olduğu gibi yine dört vecih caizdir.
B- Yalnız Euzü ile başlanılan İbtida halinde
1- Tevbe suresinin başından اغوذ ile başlandığında iki vecih caizdir.
اول برا ئه
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمِ * برا ء ة من الله ورسوله…
ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ قطع ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ وصل ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ ـ
Örnek:
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمْ * بَرَا ءَ ةٌ مِنَ اللهِ وَرَسُولِه…
اَعُوذُ بِالله مِنَ الشَّيْىطَا نِ الرَّ جِيمِ * بَرَا ءَ ةٌ مِنَ اللهِ وَرَسُولِهِ…
Sadece اغوذ ile başlanılacak aşırlar iki vecihle okunur. Buda sadece Tevbe suresinin başından başlanıldığı veya sure ortasından başlansa da sadece اغوذ ile de başlanabilir.
2- İKİ SURE ARASINDA
A- Bir surenin sonundan başka bir surenin başına
B- Bir surenin sonundan başka bir surenin ortasına geçişlerde üç vecih caizdir.
C- Bir surenin ortasından başka bir surenin başına veya ortasına geçişler,
D- Bir surenin sonunda aynı surenin başına geçişlerde hep üç vecihle geçilebilir.
1 ـــــــــــــــــــــــــ قطع ـــــــــــــــــــ قطع ـــــــــــــــــــ
2 ـــــــــــــــــــــــــ قطع اول ـــــــــــــ وصل ثاني ــــــــ
3 ـــــــــــــــــــــــــ وصل ـــــــــــــــــ وصل ــــــــــــــــ
Örnek:
غيرالمغضو ب عليهم ولاالضالينْ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمْ * الم
غيرالمغضو ب عليهم ولاالضالينْ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * الم
غيرالمغضو ب عليهم ولاالضالينَ * بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * الم
3- Tevbe suresi ile ilgili uygulamalar:
1- Enfal suresinin sonundan Tevbe suresinin başına geçişlerde;
2- Başka bir surenin sonundan Tevbe suresinin başına geçişlerde üç vecih vardır..
اِنَّ اللهَ بكلِّ شَيءعليمٌ * بِرَا ءَ ةٌ مِنَ اللهِ وَرَسُولِهِ….
ـــــــــــــــ قطع ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ سكت ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ وصل ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ ـ
Örnekler:
اِنَّ اللهَ بكلِّ شَيءعليمْ * بَرَا ءَ ةٌ مِنَ اللهِ وَرَسُولِهِ….
اِنَّ اللهَ بكلِّ شَيءعلِيم * بَرَا ءَ ةٌ مِنَ اللهِ وَرَسُولِهِ….
اِنَّ اللهَ بكلِّ شَيءعليمُ * مْبَرَا ءَ ةٌ مِنَ اللهِ وَرَسُولِهِ….
5.İMAM: İmam Asım
Tam adı: Ebu Bekir Asım b. Behdele b. Eb`in-Necüd el Kufi`dir. Kıraat ilmine dair ilmindeeserlerde kıraat-ı Seb`a imamları arasında 5. sıradadır. Kıraat ” dur. ki rumuzu “
İmam Asım Kufe`de doğmuştur. Hicri 45 (M.665) olduğu tahmin edilmektedir. 80 yılı aşkın ömrünü Kufe`de geçirmiştir ve aynı şehirde vefat etmiştir. Tabiin ulemasındandır.
Asım b. Behdele Ashab-ı Kiramdan Haris b. Hassan el-Bekri ve Ebu Rimse ile görüşüp kendilerinden hadis rivayet etmiştir.
Asım, Ashab-i Kiram’dan Haris b. Hasan el- Beki ve Ebu Rimse ile görüşüp kendilerinde hadis rivayet etmiştir.
İmam Asım, Ebu Abdurrahman es-Süllemi`den Ebi talib`in kıraatini öğrenmiştir. Es-Süllemi “ö:73/692” Kuranı Kerim`i bizzat Hz. Ali, İbn`i Mesud, Ubey b. Kab, Zeyd b. Sabit ve Hz. Osman`dan öğrenmiştir. Kuranı Kerim`in Mushaf haline getirilmesinde ve çoğaltılmasında Hz. Ebu Bekir ve Hz. Osman`ın isteğiyle komisyon başkanlığı yapan ve vahiy katibi olan Zeyd b. Sabit`in huzurunda Kuran`ın tamamını 13 defa mukabele okumuştur. Es- Sülemi Hz. Hasan ve Hz. Hüseyn’e de Kur’an-ı Kerim dersi vermiştir.
Es-Süllemi Kuran kıraatındaki ihtisasına binaen Halife Hz. Osman Mushaflardan birini Es-Süllemi`ye vererek Kufe halkına Kuran öğretmeni olarak göndermiştir. Es-Sülemi, Kufe`de pek çok kurra yetiştirmiştir. İmam Asım es- Süllemi`nin şöhreti ve kıraati, İslam aleminde en çok yayılan öğrencisidir. Es-Süllemi, Kufe`de 40 yıla yakın bir süre Kuran kıraati müderrisliği yapmış, bu zatın vefatından sonra yerine öğrencisi İmam Asım geçmiştir. İmam Ebu Hanife`de dahil pek çok alim dahil, İmam Asım`ın derslerinden istifade etmiştir.
Hz. Ali`nin kıraati, Asım`ın Hafs ravisinden, İbni Mesud`un kıratı ise Ebu Bekir Şube ravisinden daha sonraki nesillere intikal etmiştir.
Dünya Müslümanlarının kahir ekseriyeti asırlardır Asım kıratının Hafs rıvayetine göre Kuran okumaktadır.
İmam Asım`ın kıraatinin çok güzel olduğu, fesahat ve belagatı ile Kuran`ı son derece cazibedar bir eda ve uslub içinde tilavet ettiği, etkileyici bir konuşmaya sahip olduğu, güzel ahlak, tevazu ve takvasıyla herkesin taktirini topladığı rivayet edilmiştir. Şube der ki : “Asım`dan daha güzel okuyan görmedim. Gırtlağında zil var sanırdınız” der. İmam Ahmed b. Hanbel; “ Asım`ı daha çok severiz çünkü o sahibi Kuran`dır.” demiştir.
Maddi ihtiyaçlarını ticaret yaparak karşılayan İmam Asım, daha sonra gözlerini kaybetmiş olmasına rağmen ilmi irşadlarına hayatı boyunca devam etmiştir. Asım kıratının Hafs rivayetinde; Taklil (beyne), İmale, İhtilas, işmam ve teshil gibi tilavet şekilleri birkaç istisna dışında olmadığından kavrayış ve telafuzda, özellikle arap olmayanlar için büyük kolaylık sağlamıştır. İmam Asım`ın Hafs rivayetindeki bu kolaylıklar nedeniyle Kuranı öğrenme ve öğretme de bu kıraat büyük bir revaç ve kabul görmüştür.
İmam Asım, tahkik kıraatiyle okur. Kıraat ilminde ittifakla Hücced sayılan Asım, hadis rivayetinde de Sika- güvenilir sayılmıştır. İmam Asım`ın hadis rivayetleri Buhari, Müslim ve diğer Kütüb-i Sitte de yer almıştır. Kelam ve fıkıh ilminde müctehid olan İmam Süfyani Servi lügat ve nahiv ilimlerinde otorite olan A`meş ve Halil b. Ahmed, İmam Asım`ın meşhur talebeleri arasındadırlar.
Ravileri: İmam Asım’ın
1. Ravisi: Ebu Bekir eş-Şube
Tam adı: EbuBekir Şube b. Ayyaş b. Salim el Esedi el Kufi`dir. Kıraat ilmindeki rumuzu “ص” dır.
Ebu Bekir Şube, hicri 95 (M.713) doğmuştur. İmam Asım es-Süllemi`den öğrendiği kıraati Hafs b. Süleyman`a, Hubeyş`den öğrendiği kıraati da Ebubekir Şube`ye öğrettiği söylenir.
Ebu Bekir eş-Şube`nin rıvayet senedi: Ebu Bekir Şube- Asım b. Behdele- Zir b. Hubeyş- Abdurrahman b. Mes`ud –Rasulullah (sav)`dir. Şube, Kuranı Kerim`i beşer ayetlik bölümler halinde İmam Asım`dan öğrenip hatmettiğini bu amaçla 3 veya 7 yıl derse devam ettiğini söylemiştir. Ebu Hatim er-Razi`ye göre: Şube, Asım kıraatinde hüccettir.
Ebu Bekir Şube, son 20 yılında kıraat okutmayı bırakıp kıraat vecihlerini rivayet etmekle meşgul olmuştur. Yahya b. Adem Şube`nin bu çalışmalarını derlemiş ve bu eser Asım kıraatinin yazılı kaynaklarından biri olmuştur. Ebu Bekir Şube, hadis rivayet etmiş olup Kütüb-i Sitte`nin Müslim hariç bazı hadislerin senet zincirinde adı geçmektedir.
Şube, Kuran tilavetine düşkünlüğüyle mümtaz bir alimdir. 40 yıl boyunca her gün bir hatim, rivayete göre 18bin hatim okuduğu rivayet edilmiştir. Şube`nin Kuranı Kerim`in 30 cüze bölünmesi konusunda eczau Selasi adında bir eseri vardır. Hicri 193`te /Mart 809 tarihinde Kufe`de vefat etmiştir.
İmam Asım`ın
2. Ravisi: Hafs b. Süleyman
Tam asdı: Ebu Ömer Hafs b. Süleyman b. Muğire El- Esedi`dir. İmam Asım`ın üvey oğludur. Kıraat ilminde ki rumuzu “ع” `dir. Hafs Irak`ın Kerbela bölgesinde Kufe şehri yakınlarında Ğadiriye köyünde Hicri 90/M.709 tarihinde doğmuştur. Hafs, uvey babası ve hocası İmam Asım`ın terbiye ve rahle-i tedris`inde büyümüştür.
Hafs`ın rivayet senedi: Hafs- İmam Asım- Abdurrahman b. Süllemi- Ali b. Ebi Talib- Hz. Muhammed (sav)`dir. Bu rivayet senediyle Hafs`ın Kuran kıraati asırlardır Müslümanların kahir ekseriyet tarafından en çok tilavet edilegelen kıraattir. Hafs, Asım kıraatında tartışmasız Hücced sayılmıştır. Asım kıraatında, Hafs ile Şube rivayeti arasında 520 yerde farklı okuyuş vardır. İmam Asım, bu farklı okuyuş nedenini Hafs`a “Sana es-Süllemi`nin bana öğrettiğini; Şube`ye de Zir b. Hubeyş`in bana öğrettiğini okuttum demiştir.
Hafs, önce Bağdat`a sonra Mekke`ye gidip Asım kıratını okutmuştur. Hafs, hadis ilmiyle meşgul olup Tirmizi ve İbni Mace`de hadis rivayetleri vardır. Zehebi; kıraat ilminde Hafs`ın hücced ve otorite olduğunu, ancak hadiste zayıf olduğunu ifade eder.
Hafs`ın vefat tarihi hicri 180/ M. 796`dır.
Bizim imamın ve ravilerin kıraat rumuzları
Sıra Kıraat İmamı Rumuzu 1.Ravisi Rumuzu 2.Ravisi Rumuzu
5. Asım ن Şu’be ص Hafs ع
Aşağıda verilen bu veya bunlara benzer kelime ve harfler üzerine sürekli, tekraren çalışmak gerek. Kalın harflerden ince harflere geçişlerde her bir harfi mahrecinden çıkarmaya dikkat etmeli. Sesinizin kaydını alıp kendiniz dinlemeli, hataların bu şekilde daha güzel anlaşılması sağlanmış olur.
وَالرُّوحْ – اَلْحُبِّ – الحُرُّ- وَحُصِّلَ – صُبْحاَ – قَدْرْ – فَجْرْ – صَبْرْ – شَهْرْ – اَمْرْ – كِباَرْ-نَفْساً- يَفْرُقُ-
طَاْ ناَ – يُؤْمِنُ – مُؤْمِنُونْ – يَخْلُقُ – خَلَقَ – يَكْتُبُ – كِباَرْ – مَكَّ – اَكْبَرْ – اَكْ – كَسَبَتْ- شَيْطاَنْ – خَلْقَهْ -
اَنْقَضَ ظَهْرَكْ – وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّا لِمُ – لَقَدْ اَضَلَّنيِ – الذِّكْرِ – الرَّسُولُ – خَلَقْناَ – وَصِهْراَ
بِمُزَحْزِحِهِ – اَلْحُرُّ – بِالْبِرِّ – وَاُحْضِرَ تِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّ – خِذْناَ – قَبْلِناَ – وَاَسِرُّ – نَذِيرْ
فِصُّدُورْ – وَغْفِرْلَناَ – فَرَّ طْتُ – اَحَطْتُ –بَسَطْتَ – اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ – صَباَحْ – قَباَقْ –
اَللَّهُ الصَّمَدْ – صَدَ قَ اللَّهُ الْعَظِيمْ – لِمَنْ حَمِدَهْ – اِهْدِ اناَالصِّراَ طَالْمُسْتَقِيمْ – اَلْحَمْدُ – وَمَنْ يَعْمَلْ – مِنْ وَليٍّ وَلاَ وَلَدْ
Hadis-i Şeriflerden nakille:
Mülk Suresi sonunda yani bitiminde şu sözler okunur:
الله رب العا لمين
Tin suresinin bitiminde okunur:
بلي و انا علي ذا لك من الشا هدين
Kıyame Suresi sonunda okunur:
بلي انت القا در
DUALAR BÖLÜMÜ:HUTBE DUALARI
Birinci Basamakta:
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
ANLAMI: “Ey Cömertlerin en Cömerti ve Ey merhametlilerin en merhametlisi Allahım, bize rahmet kapılarını aç, iyilik ve kereminin hazinlerine ulaşmamızı bize kolaylaştır.”
Üçüncü Basamakta:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي* رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ* رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
ANLAMI: “Rabim gögsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim; Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Rabbim ilmimi ve anlayışımı artır, beni Salihlerden eyle”.
Beşinci veya Yedinci Basamakta:
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي* اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ* وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
ANLAMI: “Allahım! bu şerefi ben elde etmedim sen verdin. Bu makamı ben kazanmadım sen verdin. Allahım işimi kolaylaştır ve yaptığım işi kabul eyle. Tüm rasüllere ve nebilere selam olsun. Hamd Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.”
Birinci Hutbede Okunan Dua:
اَلْحَمْدُ للهِ رَبِّ العالَمِين. وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* نَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ* اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللهِ, اِتَّقُوا اللهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ* قَالَ اللهُ تَعَالَى فِى كِتَابِهِ الْكَرِيمِ
اَعُوذُ بِاللهِ مِـنَ الشَّيْطَا الرَّجِيــمِ بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ
(Burada Hutbenin o günkü konusunun Ayeti Okunur.)
صَدَقَ اللهُ العَظِيمُ
وَ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّي اللهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ
(Burada Hutbenin o günkü konusunun Hadisi Okunur.)
I. HUTBENİN ANLAMI: “Hamd Allah’a mahsustur. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, Ehline ve ashabına salât ve selam olsun. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına onun ortağı olmadığına şahitlik ederiz. Ve yine şahadet ederiz ki Efendimiz Hz. Muhammed Allah’ın kulu ve Rasulüdür. Ey Allah’ın Kulları, Allah’a karşı gelmekten sakının ve ona itaat edin. Şüphesiz Allah takva sahipleri ile beraberdir. Allahü Teala Kuranı keriminde şöyle buyuruyor: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.”
Hutbenin Türkçe metni okunur.
Hutbe okunduktan sonra:
وَقَالَ عَلَيْهِ الصَّلاةُ وَالسَّلام
التَّائِبُ مِنَ الذَّنْبِ كَمَنْ لاَ ذَنْبَ لَهُ. اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَ اَتُوبُ إلَيْهِ. وَ أساَلُ اللهَ لِي وَ لَكُمُ التَّوْفِيقَ
ANLAMI: “Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki; “Günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir.” Yüce Allah’tan size ve kendime Allah’tan mağfiret ve muvaffakiyet dilerim.”
Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturduğunda şu dua okunur:
بَارَكَ اللهُ لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اَلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ
ANLAMI: “Allah’ım bize, ölü ve diri, erkek ve kadın bütün Mü’min ve Müslümanlara, bereketini artır. Şüphesiz sen, duaları işitir kabul edersin.”
Birinci Hutbede Okunan Dua:
اَلْحَمْدُ للهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ اْلأَمِينِ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
II. HUTBENİN ANLAMI: “Kamil anlamda Allah’a hamd ederim. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, âl ve ashabına salat ve selam olsun. Yüce Allah: Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ve selam ediyorlar. Ey iman edenler. Siz de ona salat edin, selam edin buyurmuştur.”
Bu dualar sessiz okunur:
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيد مَجِيدٌ
اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
ANLAMI: “Allah’ım Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz Övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
Allah’ım Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine verdiğin gibi. Şüphesiz Övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.”
Ardından seslice;
اَللَّهُمَّ انْصُرِالْاِسْلَامَ وَالْمُسْلِمِينَ اَللَّهُمَّ اَيِّدْ كَلِمَةَ الْحَقِّ وَالدَّينَ
Okunur. Daha sonra aşağıdaki dua yapılır.
ALLAH’IM İslam’a ve Müslümanlara yardım et, Devletimizi ve Milletimizi her türlü tehlikeden koru, Bize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle, Bizi ,anne-babamızı ve bütün müminleri bağışla şüphesiz sen işiten ve dualarımızı kabul edensin….
عِبَادَ اللهِ إِتَّقُوا اللهَ وَ اَطِيعُوهُ
ANLAMI: “Ey Allah’ın Kulları, Allah’a karşı gelmekten sakının ve ona itaat edin.” Der ve Aşağıdaki ayeti anlamıyla beraber okur.
اِنَّ اللهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar O, düşünüp tutasınız diye bizlere öğüt veriyor.”
(Nahl suresi 90)
CENAZE DUASI ARAPÇA:
Erkek için cenaze namazı duası:
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّناَ وَمَيِّتِناَ وَشاَهِدِناَ وَغاَئِبِناَ وَذَكَرِناَ وَأُنْثاَناَ وَصَغِيرِناَ وَكَبِيرِناَ. اَللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنّاَ فَأَحْيِهِ عَلىَ الْإِسْلاَمِ. وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوَفَّهُ عَلىَ اْلإِيْماَنِ. وَخُصَّ هَذَا الْمَيِّتَ بِالَّروْحِ وَالرّاَحَةِ وَالْمَغْفِرَةِ وَالّرِضْواَنِ. اَللَّهُمَّ إِنْ كاَنَ مُحْسِناً فَزِدْ فِي إِحْساَنِهِ. وِإْن كاَنَ مُسِيئاً فَتَجاَوَزْ عَنْهُ وَلَقِّهِ اْلأَمْنَ وَاْلبُشْرَى وَالْكَرَامَةَ وَالُّزلْفَى بِرَحْمَتِكَ ياَ أَرْحَمَ الرّاَحمِيِنَ
Kadın için cenaze namazı duası:
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّناَ وَمَيِّتِناَ وَشاَهِدِناَ وَغاَئِبِناَ وَذَكَرِناَ وَأُنْثاَناَ وَصَغِيرِناَ وَكَبِيرِناَ. اَللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنّاَ فَأَحْيِهِ عَلىَ الْإِسْلاَمِ. وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوَفَّهُ عَلىَ اْلإِيْماَنِ. وَخُصَّ هَذِهِ الْمَيِّتَةَ بِالَّروْحِ وَالرّاَحَةِ وَالْمَغْفِرَةِ وَالّرِضْواَنِ. اَللَّهُمَّ إِنْ كاَنَتْ مُحْسِنَةً فَزِدْ فِي إِحْساَنِهاَ. وِإْن كاَنَتْ مُسِيئَةً فَتَجاَوَزْ عَنْهاَ وَلَقِّهاَ اْلأَمْنَ وَاْلبُشْرَى وَالْكَرَامَةَ وَالُّزلْفَى بِرَحْمَتِكَ ياَ أَرْحَمَ الرّاَحمِيِنَ
Anlamı: Allah’ım! Dirilerimizi, ölülerimizi, hazır olanlarımızı, burada olmayanlarımızı, erkeklerimizi, kadınlarımızı, küçüklerimizi ve büyüklerimizi af ve mağfiret eyle! Ya Rabbi, içimizdeki kimseleri İslâm üzere yaşat, ölenleri iman üzere öldür Bilhassa bu ölüyü, kolaylığa, rahata erdir! Onu mağfiret et ve ondan razı ol! Allah’ım! Eğer bu ölü, iyilerdense, iyiliğini artır Kötülerdense, onu affet! Ona emniyet, müjde, ihsan ve yakınlık nasip et! Allah’ım! Onun kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe eyle! Onun kabrini Cehennem çukurlarından bir çukur yapma! Ya Rabbi! Beni, ana babamı, ölü diri bütün müminleri ve müslümanları affet, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn
Çocuk için cenaze namazı duası:
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّناَ وَمَيِّتِناَ وَشاَهِدِناَ وَغاَئِبِناَ وَذَكَرِناَ وَأُنْثاَناَ وَصَغِيرِناَ وَكَبِيرِناَ. اَللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنّاَ فَأَحْيِهِ عَلىَ الْإِسْلاَمِ. اَللَّهُمَّ اجْعَلْهُ لَناَ فَرَطاً اَللَّهُمَّ اجْعَلْهُ لَناَ أَجْراً وَظُهْراً اَللَّهُمَّ اجْعَلْهُ لَناَ شَفِيعاً وَمُشَفَّعاً. وَخُصَّ هَذَا الْمَيِّتَ بِالَّروْحِ وَالرّاَحَةِ وَالْمَغْفِرَةِ وَالّرِضْواَنِ. اَللَّهُمَّ إِنْ كاَنَ مُحْسِناً فَزِدْ فِي إِحْساَنِهِ. وِإْن كاَنَ مُسِيئاً فَتَجاَوَزْ عَنْهُ وَلَقِّهِ اْلأَمْنَ وَاْلبُشْرَى وَالْكَرَامَةَ وَالُّزلْفَى بِرَحْمَتِكَ ياَ أَرْحَمَ الرّاَحمِيِنَ
Anlamı: Allah’ım! Dirimizi, ölümüzü, burada bulunanlarımızı bulunmayan-larımızı, erkeğimizi kadınımızı, küçüğümüzü büyüğümüzü affet, bağışla. Allah’ım! Aramızdan yaşatacaklarını İslâm üzere yaşat. Allah’ım! Sen onu bizim için önden gönderilmiş bir sevap vesilesi yap, ecir vesilesi ve ahiret azığı eyle, onu bize şefaati kabul edilen bir şefaatçi eyle. Şurada duran ölüye, kolaylık ve rahatlık ver onu bağışla. Bu kişi iyi bir kimse idiyse sen onun iyiliğini artır, eğer kötü davranmış günahkâr bir kimse idiyse sen rahmet ve merhametinle onları affet. Ona, güven, müjde, ikram ve yakınlık ile mukabele et. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi olan Allah’ım.
TELKİN DUASI
اُذْكُرِالْعَهْدَ الَّذيِ خَرَجْتَ عَلَيْهِ مِنَ الدُّنْيَا شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ لٰهّلُ وَحْدَهُ لاَ شَري۪ك لَهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَأَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ في۪هَا وَأَنَّ لٰهّلَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ قُلْ رَضِيْتُ بِالِّٰهل رَبًّا وَبِالْإِسْ مَالِ د۪ينًا وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا وَبِالْكَعْبَةِ قِبْلَةً وَبِالْقُرْآنِ إِمَامًا وَبِالْمُسْلِم إِخْوَانًا رَبِّيَ لٰهّلُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظي۪مُ
ANLAMI: “(Ey Falan oğlu falan). Dünya hayatından ayrılırken üzerinde bulunduğun ‘lâ İlâhe illâllahu vahdehu la şerîke lehu ve enne Muhammeden abdühu ve Resûlühu (Allah’tan başka bir ilâh yoktur; yalnız O vardır, ortağı yoktur; Muhammed O’nun kuludur ve O’nun Peygamberidir)’ Kıyamet gelecektir, onda şüphe yoktur. Allah, kabirlerde olan kimseleri diriltecektir, ahdini hatırla. De ki; Rab olarak Allah’a, din olarak İslâm’a, peygamber olarak Muhammed (s.a.s.)’e, kıble olarak Kâbe’ye, imam olarak Kur’ân’a ve kardeş olarak Müslümanlara rıza gösterdim. Rabbim, kendisinden başka ilâh olmayan Allah’tır. O, büyük Arş’ın Rabbidir.” [1]Ey Allah’ın kulu! De ki: Allah’ tan başka ilâh yoktur. De ki: Rabbim Allah’tır. Dinim İslâm’dır. Peygamberim Muhammed Aleyhisselâm’dır. Ya Rabbi! Bu ölüyü yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.
TEVBE- İSTİĞFAR
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ الْكَرِيمَ الَّذِى لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ الْحَىَّ الْقَيُّومَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ وَنَسْئَلُهُ التَّوْبَةَ وَالْمَغْفِرَةَ وَالْهِدَايَةَ لَنَا اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
EZAN DUASI
اَللهُمَّ رَبَّ هذِهِ الدّعْوَةِ التآمَّةِ وَالصَلأةِ الْقآئِمَةِ آتِ مُحَمّداًنِ الْوَسيِلَةَ وَالْفَضِيلَةَ ودَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ وَابْعَثْهُ مَقاَماً مَحْموُداًنِ الّذِي وَعَدْتَهُ
اِنَّكَ لآ تُخْلِفُ الْمِيعَاد
ANLAMI: Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammed (s.a.v.)’e Vesile’yi ve fazileti ver. O’nu, va’adettiğin -bir rivayette va’adettiğin üzere- makam-ı Mahmüd üzere ba’s et (dirilt)” “Şüphe yok ki, sen va’dinden dönmezsin”
Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Ezanı işittiği zaman kim: “Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammed’e Vesile’yi ve fazileti ver. O’nu, va’adettiğin -bir rivayette va’adettiğin üzere- makam-ı Mahmüd üzere ba’s et (dirilt)” derse, ona Kıyamet günü mutlaka şefaatim helal olur.”
(Buhari, Ezan 8; Ebu Davud, Salat 28, (529); Tirmizi, Salat 157, (211); Nesai, Ezan 38, (2, 26); İbnu Mace, Ezarı 4, (722))
MEVLİD ARA DUASI
اَلْحَمْدُللهِ رَبِّ الْعَلَميِنَ وَ الصّلاَةُ وَالسّلامُ عليَ رَسُولِناَ مُحَمَّدِ وَ عليَ آلِهِي وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ ۖاَلّهُمَّ بِجاهِ نَبِيِّكَ الْمُصْطَفاَ ۖوَرَسولِكَ الْمُرْتَظاَ ۖطَهِّرْ قُلوُبَناَ مِنْ كُلِّ وَصْفٍ يُباَعِدُناَعَنْ مُشاَهَدَ تِكَ وَ مُحَبَّتِكَ ۖوَاَمِتْناَ عَلىَ السُّنَّةِ وَ الْجَماَعَتِ وَ الشَّوْ قِ اِلي لِقاَءِكَ ياَذَ الْجَلاَلِ وَلاِكْراَمِ ۖبِرَ حْمَتِكَ ياَ اَرْحَمَ الرّاحَمِينَ ۖوَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعاَلَمِينَ
NİKÂH DUASI
اَعُوذُ بِاللهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ
اَلْحَمْدُ للهِ رَبِّ العالَمِين. وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ
الَلّهُمَّ اجْعَلْ هأذَا لْعَقْدَ مَيْمُوناً مُباَرَكاً. وَجْعَلْ بَيْنَهُماَ اُلْفَةً وَمُحَبَّةً وَ قَراَراَ. وَلاَ تَجْعَلْ بَيْنَهُماَ نَفْرَةً وَ فِتْنَةً وَفِراَراَ. اَللَّهُمَّ الِفْ بَيْنَهُماَ كَماَ اَلَّفْتَ بَيْنَ آدَمَ وَ حَوّاَءَ. وَكَماَاَلَّفْتَ بَيْنَ مُحَمَّدٍ وَخَدِيجَةُ الْكُبْراَ. وَكَماَاَلَّفْتَ بَيْنَ عَلِيٍّ وَفاَطِمَةَ الزَّهْراَءَ. اَللَّهُمَّ اَعْطِ لَهُماَ اَوْلاَداً صاَلِحاً, وَرِزْقاًواَسِعاً, وَعُمْراًطَوِيلاً. اَللَّهُمَّ رَبَّناَ هَبْ لَناَ مِنْ اَزْواَجِناَ وَذُرِّياَّتِناَ قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَجْعَلْناَ لِلْمُتَّقِينَ اِماَماً
رَبَّنّآ اتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآجِرَةِ حَسَنَةً وَ قِنَا عَذَابَ النَّارِ سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
ANLAMI:
“Allah’a hamd olsun. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, âl ve ashabına salat ve selam olsun.
Allahım! Bu evlilik akdini mübarek eyle. Bu çiftler arasında ülfet/geçim, sevgi ve evliliklerinde sebat nasip eyle, aralarında nefret, geçimsizlik ve ayrılık var eyleme.
Allah’ım! Bu çiftlerin arasında Adem (a.s.) ile Havva; Hz. Muhammed (a.s.) ile Hatice ve Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.a.) arasındaki var olan ülfet, geçim ve kaynaşma var eyle. Allah’ım! Bu çifte salih çocuklar, uzun ömürler ve bol rızık ihsan eyle.
Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle”
Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, güzellik ve nimet ver, ahirette de iyilik, ğüzellik ve nimet ver ve bizi cehennem azabından kor.
Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. Peygamberlere selam olsun. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Yâ rabbel âlemîn!
Senin emrine, Rasülü’nün sünnetine uymak amacıyla; hayatlarını birleştirme yolunda ilk adımlarını atmış bulunan bu kardeşlerimizin dünya ve ahiretlerini ma’mur eyle ya rabbi
Kendilerine bol rızıklar, hayırlı evlatlar ve huzur dolu bir hayat nasip eyle ya rabbi
Ve en önemlisi de bundan sonraki hayatlarında senin sevdiğin ve razı olduğun aileler zümresine dahil eyle ya Rabbi
Hz adem ve Havva arasında, Hz Muhammed ve ve Hz Hatice arasında nasıl bir huzur ve muhabbet ihsan eylediysen, aynı huzur ve muhabbeti bu genç kardeşlerimize de nasip eyle ya rabbi
Evlatlarını gelin ve damat görme şerefine erecek olan her iki aileyi de iki cihanda aziz eyle ya rabbi
El açıp amin diyen kardeşlerimizi de aynı duygulara erişmeyi nasip eyle ya rabbi
Hayırların fethi, şerlerin def’i, ümmet-i Muhammed’in sıhhat ve selâmeti için Allah rızası için El- FATİHA
VAAZ DUASI
اَلْحَمْدُ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى
اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ
صَلُّوا عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ
صَلُّوا عَلَى طَبِيبِ قُلُوبِنَا مُحَمَّدٍ
صَلُّوا عَلَى شَفِيعِ ذُنُوبِنَا مُحَمَّدٍ
رَبِّ اشْرَحْ لِى صَدْرِى وَيَسِّرْ لِى اَمْرِى وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِى يَفْقَهُوا قَوْلِى سُبْحَانَكَ لَاعِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ سُبْحَانَكَ لاَ فَهْمَ لَنَا اِلاَّ مَا فَهَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْجَوَادُ الْكَرِيمُ
اَعُوذُ بِا لِّٰهل مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ الِّٰهل الرَّحْمٰنِ الرَّحيمِ
ANLAMI: “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a (c.c) hamd olsun.
Salât ve selâm Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in, ailesinin ve bütün ashabının üzerine olsun.
Peygamberimiz Hz. Muhammed’e salât getirin. Kalplerin tabibi Hz. Muhammed’e salât getirin. Günahlarımızın şefaatçisi Hz. Muhammed’e salât getirin.
Ey Rabbim! Göğsümü ferah eyle, işimi kolaylaştır. Dilimin bağını çöz de sözümü anlasınlar. (Ya Rabbi) Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Senin bize öğrettiğinin dışında bizim ilmimiz yoktur. Şüphesiz Sen, her şeyi en iyi bilen, her işi hikmetli olansın. (Ya Rabbi) Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Senin bize gerçeği anlattığının dışında bizim anlama imkânımız yoktur. Şüphesiz Sen çok cömertsin ve çok ikram sahibisin. Kovulmuş Şeytan’dan Allah’a sığınırım.Rahman Rahim Allah’ın adı ile.”
HATİM DUASI
اَعُوذُ بِاللهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ
اَلْحَمْدُ رَبِّ الْعَالَم وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰي رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَاٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا اِنَّكَ اَنْتَ السَّمي۪عُ الْعَليمُ. وَتُبْ عَلْيْنَا يَا مَوْلاَنَا اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ. وَاهْدِنَا وَوَفِّقْنَا اِليَ الْحَقِّ وَاِلَي طَريقٍ مُسْتَقِيمٍ. بِبَرَكَةِ الْقُرْاَنِ الْعَظِيمِ وَبِحُرْمَةِ مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ. وَاعْفُ عَنَّا يَا كَريمُ وَاعْفُ عَنَّا يَا رَحيمُ. وَاغْفِرْلَنَا ذُنُوبَنَا بِفَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ الْاَكْرَمِينَ اَللّٰهُمَّ زَيِّنَّا بِزينَةِ الْقُرْاَنِ وَاَكْرِمْنَا بِكَرَامَةِ الْقُرْاَنِ وَشَرِّفْنَا بِشَرَافَةِ الْقُرْاَنِ وَاَلْبِسْنَا بِخِلْعَةِ الْقُرْاَنِ وَاَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ بِشَفَاعَةِ الْقُرْاَنِ وَعَافِنَا مِنْ كُلِّ بَلاَءِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْاَخِرَةِ بِحُرْمَةِ الْقُرْاَنِ وَارْحَمْ جَميِ۪عَ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ يَارَحِيمُ يَارَحْمَانُ اَللّٰهُمَّ اجْعَلِ الْقُرْاَنَ لَنَا فِي الدُّنْيَا قَرينًا وَفِي الْقَبْرِ مُونِسًا وَفِي الْقِيَامَةِ شَفي۪عًا وَعَلَي الصِّرَاطِ نُورًا وَاِليَ الْجَنَّةِ رَفِيقًا وَمِنَ النَّارِ سِتْرًا وَحِجَابًا وَاِلَي الْخَيْرَاتِ كُلِّهَا دَلِيلًا وَاِمَامًا بِفَضْلِكَ وَجُودِكَ وَكَرَمِكَ يَاكَرِيمُ اَللّٰهُمَّ اهْدِنَا بِهِدَايَةِ الْقُرْاَنِ وَنَجِّنَا مِنَ النِّيرَا نِ بِكَرَامَةِ الْقُرْاَنِ وَارْفَعْ دَرَجَاتِنَا بِفَضِيلَةِ الْقُرْاَنِ وَكَفِّرْعَنَّا سَيِّاٰتِنَا بِتِلاَوَةِ الْقُرْاَ نِ يَاذَا الْفَضْلِ وَالْاِحْسَانِ اَللّٰهُمَّ طَهِّرْ قُلُوبَنَا وَاسْتُرْ عُيُوبَنَا وَاشْفِ مَرْضَانَا وَاقْضِ دُيُونَنَا وَبَيِّضْ وُجُوهَنَا وَارْفَعْ دَرَجَاتِنَا وَارْحَمْ اٰبَائَنَا وَاغْفِرْ اُمُّهَاتِنَا وَاَصْلِحْ دِينَنَا وَدُنْيَانَا وَشَتِّتْ شَمْلَ اَعْدَائِنَا وَاحْفَظْ اَهْلَنَا وَاَمْوَالَنَا وَبِلاَدَنَا مِنْ جَمِيعِ الْاٰفَاتِ وَالْاَمْرَاضِ وَالْبَلاَيَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَي الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ بِحُرْمَةِ الْقُرْاَنِ الْعَظيمِ اَللّٰهُمَّ بَلِّغْ ثَوَابَ مَا قَرَئْنَاهُ وَنُورَ مَاتَلَوْنَاهُ اِلَي رُوحِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَّي الٰهّلُ تَعَالَي عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَاِلَي اَرْوَاحِ جَمِيعِ اِخْوَانِهِ مِنَ الْاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَل۪ينَ صَلَوَاتُ الِّٰلهِ وسَلَامُهُ عَلَيْهِم اَجْمَعِينَ. وَاِلَي اَرْوَاحِ اٰلِهِ وَاَوْلَادِهِ وَاَزْوَاجِهِ وَاَصْحَابِهِ وَاَتْبَاعِهِ وَجَمِيعِ ذُرِّيَّاتِهِ رِضْوَانُ الِّٰهل تَعَالَي عَلَيْهِمْ اَجْمَعِينَ وَاِلَي اَرْوَاحِ اٰبَائِنَا وَاُمَّهَاتِنَا وَاِخْوَانِنَا وَاَخَوَاتِنَا وَاَوْلَادِنَا وَاَقْرِبَائِنَا وَاَحِبَّائِنَا وَاَصْدِقَائِنَا وَاَسَاتِيذِنَا وَلِمَنْ كَانَ لَهُ حَقٌّ عَلَيْنَا وَلِجَمِيعِ الْمُؤْمِن وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِم وَالْمُسْلِمَاتِ اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَالْاَمْوَاتِ يَاقَاضِيَ الْحَاجَاتِ وَيَا مُجيِبَ الدَّعَوَاتِ اِسْتَجِبْ دُعَائَنَا بِرَحْمَتِكَ يَااَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ. وَسَ مَالٌ عَلَى الْمُرْسَلِين. وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
TÜRKÇE HATİM DUASI
ANLAMI: “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e, onun bütün ehl-i beytine ve ashâbına salât ve selâm olsun.
Ey Rabbimiz! Bizden ibadetlerimizi kabul buyur! Şüphesiz ki sen her şeyi işiten ve her şeyi bilensin.
Ey Mevlamız! Bizim tövbelerimizi kabul eyle! Şüphesiz ki sen tövbeleri çok çok kabul eden ve merhametli olansın. Bize hidayet ver! Hak yola ve sırat-ı müstakime ulaşmayı bizi muvaffak eyle!
Yüce Kur’ân’ın hürmetine, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Peygamber hürmetine; Bizi bağışla, Ey Rahim olan Allah! Bizi bağışla, Ey ikram edenlerin en keremlisi olan Allah! Lütfunla ve ihsanınla bizim günahlarımızı bağışla.
Allah’ım! Bizi Kur’an süsü ile süsle. Kur’ân ile bize lütfet. Kur’ân ile bizi şereflendir. Kur’ân elbisesini bize giydir. Kur’ân hürmetine bizi cennetine koy. Kur’ân hürmetine dünyadaki belalardan ve ahiret azabından bizi koru. Ey Rahim, Ey Rahman! Ümmet-i Muhammed’in tamamına merhamet et. Allah’ım! Kur’ân’ı bize dünyada yoldaş eyle. O’nu bize kabirde dost eyle. Kıyamet günü onu bize şefaatçi kıl, sırat köprüsü üzerinde onu bize nur eyle. Cennette onu bize yoldaş eyle. Cehennem ateşine karşı onu bize perde ve engel kıl. İhsanın, cömertliğin ve keremin ile tüm hayırlı yollar için onu bize önder kıl. Kur’ân hidayeti ile bizi hidayete eriştir. Kur’ân’ın hürmetine bizi ateşten koru. Kur’ân hürmetine bizim derecemizi yükselt. Okunan Kur’ân hürmetine günahlarımızı bağışla. Ey lütuf ve ihsan sahibi! Allah’ım!
Kalplerimizi temizle. Kusurlarımızı ört. Hastalarımıza şifa ver. Borçlarımızı ödemeye yardım et. Yüzümüzü aydınlat. Derecemizi yükselt. Babalarımıza merhamet et. Annelerimizi bağışla. Din ve dünya işlerimizi ıslâh et.
Düşmanlarımızın bize saldırısını bertaraf eyle. Ailemizi, mallarımızı, memleketimizi her türlü afetlerden, hastalıklardan ve belalardan koru. Ayaklarımızı sabit eyle, kâfir toplumlara karşı bize yardım et.
Yüce Kur’ân hürmetine. Allah’ım! Okuduğumuz ve tilavet ettiğimiz Kur’ân’ın sevabını ve nurunu Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ruhuna ulaştır.
Ve onun kardeşleri olan tüm peygamberlerin (s.a.v.) ruhlarına ulaştır.
Ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in ehlinin, çocuklarının, hanımlarının, ashabının, tabiinin ve bütün zürriyetinin ruhlarına ulaştır. Hayatta olan veya vefat etmiş olan babalarımızın, annelerimizin, kardeşlerimizin, evladımızın, akrabalarımızın, sevdiklerimizin, dostlarımızın, hocalarımızın, üzerimizde hakkı olan herkesin ve Müslüman olan bütün kadın ve erkeğin ruhlarına ulaştır.
Ey ihtiyaçları gideren Allah! Ey dualara icabet eden Allah! Ey merhametlilerin en merhametlisi! Dualarımızı kabul et. Tüm peygamberlere salât ve selâm olsun. Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. Peygamberlere selam olsun. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.”
TEMEL ATMA VE İŞYERİ AÇMA DUASI
İnsanların maişetini temin gayesi ile yatırım, ticaret, sanayi gibi işletmelerin inşasında bulunmak, hayırlı bir eser inşa etmek, ev, dükkân, işyeri, okul, hastane yapımı, kamu yararına yönelik eserlerin inşası hayırlı faaliyetlerden olup, birer salih amel cümlesindendir. Bu gibi eserlerin temeli esnasında Yüce Allah’a hamd ve kolaylık duasında bulunmak aynı zamanda mülkün gerçek sahibini hatırlamak ve O’na şükürde bulunmaktır. Bu gibi zamanlarda şöyle dua edilebilir:
Anlamı: Kovulmuş Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman Rahim Allah’ın adı ile
Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e, onun aline ve ashabının üzerine olsun.
Ey kapıları açan Allah! Bize hayır kapılarını aç.
Allah’ım! Ey merhametlilerin en merhametlisi! Rahmetinle bize hela, temiz ve bol rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.
Türkçe olarak şu dua da yapılabilir:
Ey Yüceler Yücesi Rabbimiz! Yüce Kur’ân-ı Kerim’in “insanın eline ancak çalışmasının karşılığı geçer” fermanına uyarak, hayırlı hizmetlere vesile olması niyet ve temennisiyle bu temeli atıyoruz. Bu teşebbüs ve faaliyetimizi hakkımızda hayırlı, bereketli ve devamlı eyle.
Müteşebbislerin ve girişim sahiplerinin niyet ve gayretlerini mübarek kıl. İşi tamamlamalarını ve başarılı olmalarını nasip ve müyesser eyle. Bu kardeşlerimizi, inşasında çalışacak, emek sarf edecek kimseleri her türlü kaza ve beladan muhafaza eyle. Verimli ve gayretli olmalarını ihsan eyle. Belde ve bölgesinin, bütün vatanımızın gelişmesi ve yücelmesi için çalışan bu ve benzeri kardeşlerimizin adetlerini arttır, emek ve kazançlarına bolluk, bereket lütfeyle.
İki günü birbirine denk olan aldanmıştır” düsturuna imtisal ederek bu hayırlı teşebbüste bulunan kardeşlerimizi emellerine ulaşmalarını kolaylaştır, güçleştirme Ya Rabbi. Bu kardeşlerimizi ve hepimizi başladığı işi tamamlamayı nasip eyle, utandırma, utanılacak şeyler yaptırma, hüsrana uğratma. Düşmanları bize güldürme. Temeli atılan bu inşaatın tamamına ermesini, hayırlı faaliyet, hizmet ve kazançlara vesile olmasını ihsan eyle.
Ey kapıları açan Allah’ım! Bize hayırlı kapılar aç. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Bize helal ve temiz rızıklar ihsan eyle, rızkımızı genişlet. Rızık verenlerin en hayırlısı Sen’sin.” Bugün burada temelini attığımız inşaatı/müesseseyi hayırla ikmal ve itmam etmeyi nasip eyle. Halis niyetle atılan bu adımları boşa çıkmaktan koru. Dünya ve ahiret mutluluğuna vesile eyle. Hayırlı iş ve kazançlar elde etmeyi, bolluk ve bereketlere ulaşmayı ihsan eyle. Her türlü kötülüklerden, kesada uğramaktan, hile ve art niyetlerden, zarardan, fitnelerden, fesat, haset ve kıskançlıktan koru. Hayırlara vesile kıl, kolaylaştır, güçleştirme, mübarek eyle ya Rabbi! Âmin.
SÜNNET MERASİMİNDE YAPILACAK DUA
“Sünnet” (hıtan) erkeğin üreme organının ucundaki derinin kesilmesine denir. Sünnet olmak insanın fıtratının gereği ve peygamberimizin sünnetidir.
Sünnet, İslam’ın şiarı olduğu gibi, sağlık açısından birçok yararı da vardır.
Sünnet esnasında şöyle dua edilebilir;
Anlamı: “Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e âl ve ashabının hepsine salat ve selam olsun.
Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim Allah’ın adı ile.
Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” “Allahım bu kulunun evladını, malını ve ona verdiklerin mübarek eyle”
Ya Rab! Peygamberimiz’in sünnet-i seniyyesine uyarak yavrusunu sünnet ettiren bu kardeşimizin amelini makbul, günahlarını mağfur eyle. Bu güzel sünnetin icrasını ve her hayırlı işini başarı ile tamamına erdir. Evladını kendisine, ailesine, yakınlarına, milletine, insanlığa hayırlı, faydalı eyle. Salih evlatlar olarak yetişmelerine yardım eyle.
Ya Rab! Sünneti gerçekleştirilen yavrumuza acı, elem ve ızdırap çektirme. Varsa ağrı ve elemlerini dindir. Onu lütfunla ve merhametinle sevindir, mesrur eyle. Sünnet olan evladımızı Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’in nurlu ve kutlu yolundan ayırma. O’nun yüce ahlakından nasiplenerek, İslam ahlakı ile yetişmesini nesip eyle. Sünnet-i Seniyye’yi anlayarak, idrak etmeyi, iman-ı kâmil ile şereflenerek, dini gayret üzere bulunmayı lütfeyle. Cümlemizin yavrularını Kur’ân ve Sünnetin ışığından ve feyzinden hissedar eyle
Ya Rabbi! Bütün çocuklarımızı insani ve ahlaki güzelliklerle mücehhez olarak yetiştirmeyi ihsan eyle. Görünür görünmez kaza ve belalardan bütün çocuklarımızı koru. Zararlı alışkanlıklardan ve kötü emelli kimselerden bütün çocuklarımızı muhafaza eyle. Sevgi ile büyüyerek bütün insanlığın sıhhat ve esenliği için çalışan, çaba sarfeden birer yetişkin olmalarını lütfeyle. Âmin

yorumlar:

Hiç Yorum Yapılmamış!

yorum yapmak ister misin?




© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.