10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-24

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  170 Kez Okundu

KUR’ÂN-I KERÎM
İstiâze: Sözlükte, sığınmak, korunmak anlamındadır. Kur’ân-ı Kerîm’de, Hz. Peygamber’e istiâzede bulunması (Allah’a sığınması) emredilmiştir, Hz. Peygamber de Allah’a sığınmış, bu amaçla daha çok ihlâs, felak ve nâs sûrelerini okumuş, bunu sahâbe-i kirâm’a da tavsiye etmiştir.
Âlimlerin çoğunluğu istiâzenin müstehâb olduğu ve Kur’ân okumaya başlamadan önce istiâzede bulunulmasının daha uygun olacağı görüşünü benimsemişlerdir. Namazda istiâze, Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre birinci rek’atta, Şâfiîlere göre her rek’atta sünnettir. Namaz dışında Kur’ân okurken dinleyicinin bulunması hâlinde istiâzenin âşikâre yapılması gerekir. Çünkü kıraatin sesli olacağının îlânı için buna ihtiyaç vardır.
Neml Sûresi’nin 30. âyetinde geçen besmelenin Kur’ân’dan bir âyet olduğu konusunda İslâm âlimleri arasında herhangi bir ihtilâf yoktur; başta sahâbîler olmak üzere âlimler bu hususta sözbirliği etmişlerdir (icmâ). Ancak Tevbe Sûresi dışında, Kur’ân-ı Kerîm’deki sûrelerin başlarında bulunan 113 besmelenin her birinin tek başlarına birer âyet olup olmadığı konusunda İslâm âlimleri farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Kıraat imâmları, Tevbe Sûresi hâriç diğer sûrelere besmele ile başlanacağı husûsunda görüş birliğine varmışlar, bir sûreden diğerine geçişte besmelenin okunup okunmayacağı konusunda ise farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Mushaf yazarken Tevbe Sûresi dışındaki sûrelerin başına besmele yazmak da farz hükmündedir. Çünkü üzerinde ashâbın icmâı bulunan Mushaf’ta bu şekilde yazılmıştır.
Namaz dışında Kur’ân okumaya başlarken eûzü besmele çekmek; âlimlerin çoğunluğuna göre sünnet, sûrenin başından değil de herhangi bir yerinden başlanması hâlinde ise mendûptur.
Kur’ân’ın Toplanması ve Çoğaltılması: Kur’ân, Peygamberimizin devrinde bizzat Vahiy Meleği ve Nebî’nin birbirlerine karşılıklı okumaları ve sahâbîlerin ezberlemesiyle korunmuştur.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ölümünü takip eden Yemâme savaşlarında 70 kadar hâfızın ölmesi müslümanları telâşa düşürmüştü. Ashâptan Hz. Ömer de hâfızların toplanması için dönemin halîfesi Ebu Bekir’e başvurarak konunun görüşülmesini istemişti. Bunun üzerine Ebu Bekir, Zeyd bin Sâbit başkanlığında toplanan Abdullah bin Zübeyr, Sa’d bin Ebî Vakkâs, Abdurrahman bin Hâris bin Hişâm’ın da bulunduğu büyük bir komisyon tarafından Kur’ân sâhifeleri bir araya getirilmiştir. Bu aslî nüshaya “İmâm Mushaf” adı verilmiştir. Abdullah bin Mes’ûd’un teklifiyle iki kapak arasında “İmâm Mushaf” üzerinde yapılan danışma ve görüşmeler sonucunda bunun üzerinde her hangi bir noksanlık görülmemiş ve güvenirliği konusunda ittifâk sağlanmıştır.
M.648′de Ermenistan ve Azerbaycan fethinde Şamlı ve Iraklı askerlerin yan yana gelmesi ile farklı okuyuşlar ortaya çıktı ve tartışma başladı. Bu tartışma ortamının daha fazla büyümesine engel olmak için Huzeyfe bin Yemân, Halîfe Osman’a başvurarak bu durumun düzeltilmesini, ihtilâfın ortadan kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine Halîfe Osman, diğer ashâb ile de istişâre ederek, İslâm dünyasında yalnızca Hz. Ebu Bekr’in emriyle derlenmiş olan onaylı Kur’ân mushaflarının kullanılmasını ve bir başka lehçe yâhut ağız ile yazılmış tüm diğer nüshaların kullanılmasının yasaklanmasını kararlaştırdı. Hz. Osman, bir önlem olarak da gelecekte herhangi bir kargaşa yâhut yanlış anlamaya meydan vermemek için başka tüm yazılı nesneleri yaktırarak ortadan kaldırma yoluna gitti. Hz. Ebû Bekir zamanında yazılan İmâm Mushaf, Hz. Ömer’in ölümünden sonra kızı ve Hz. Muhammed’in hanımlarından olan Hafsa’ya geçmişti. Hz. Osman zamanında çoğaltılan Mushaflar, yedi nüshadır. Bunlar Medîne, Mekke, Şam, Kûfe ve Basra’ya gönderildi. Hz. Osman tarafından değişik vilâyet merkezlerine gönderilen nüshalar zamanla kayboldu. Günümüzde hâlen onlardan bir tanesi İstanbul Topkapı Müzesi’nde; bir diğer tam olmayan nüshası Taşkent’te bulunmaktadır. Çarlık Rus hükümeti onun faksimile ile reprodüksiyonunu (fotoğraf veya fotokopi ile tam kopyasını) yayınlamıştır.
Vahiy Kâtipleri: Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer b. el-Hattab, Hz. Ali b. Ebi Talib, Hz. Osman b. Affân, Hz. Amr b. el-Âs, Hz. Muâviye, Hz. Şurahbil b. Hasene, Hz. Muğîre b. Şu’be, Hz. Muâz b. Cebel, Hz. Hanzele b. er-Rebî’, Hz. Cehm b. es-Salt, Hz. Huseyn en-Nemerî, Hz. Zubeyr b. el-Avvâm, Hz. Âmir b. Fuheyre, Hz. Ebân b. Saîd, Hz. Abdullah b. Erkâm, Hz. Saîd b. Kays, Hz. Abdullah b. Zeyd, Hz. Hâlid b. Velîd, Hz. A’lâ b. el-Hadremî, Hz. Abdullah b. Revâha, Hz. Huzeyfe b. el-Yemân, Hz. Muhammed b. el-Mesmele vs.
Mekke’de ilk vahiy kâtipliğini Abdullah b. Sa’d b. Ebî Sarh, Medîne de ise, Ubey b. Ka’b yapmıştır. Ondan sonra Zeyd b. Sâbit bu görevi devamlı sürdürmüştür.
Kur’ân’ın Muhtevâsı:
1) Îtikâd.
2) İbâdetler.
3) Muâmelât.
3) Ukubât.
4) Ahlâk.
5) Nasîhat ve Tavsiyeler.
6) Va’d ve Vaîd.
7) İlmî Gerçekler.
8) Kıssalar ve Duâlar.
Suhuf: Dört büyük ilâhî kitâb dışında gönderilen kitapçıklar, formalar. Peygamberlere Allah tarafından gelen yüz dört kitaptan ilk yüz tânesi. 10 suhuf Hz. Âdem (a.s.)’a, 50 suhûf Şît (a.s.)’a, 30 suhuf İdrîs (a.s.)’a, 10 suhûf İbrâhim (a.s.)’a inmiştir.
Sûre: Kur’ân-ı Kerîmin en az üç âyetten meydana gelen bölümlerinden her biri. Çoğul şekli “suver”dir. Kur’ân-ı Kerîm’de 114 sûre olup, bâzı sûrelerin birkaç ismi vardır. Sûreler uzunluk kısalık bakımından dörde ayrılır:
1-Tıvâl,
2-Miûn,
3-Mesânî,
4- Mufassal.
Bakara sûresinden Berâe sûresine kadar olan yedi sûreye es-Seb’u’t-tıvâl (uzun sûreler) denir. Bunlar: Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, En’am, A’râf, Yûnus veya Kehf Sûresidir.
Miûn; yani yüzlükler, âyetleri yüz dolayında olanlardır ki, Tevbe’den sonra gelenlerdir. (Tevbe, Nahl, Hûd, Yûsuf, Kehf, İsrâ, Enbiyâ, Tâhâ, Mü’minûn, Şuarâ, Sâffât).
Mesânî; âyetleri yüzden az olanlardır. Miûndan sonra gelirler. Hâmîm’ler, Elif Lâm’lar, Tâsîn’ler böyledir. (Ahzâb, Hac, Kasas, Tâsîn, Neml, Nûr, Enfâl, Meryem, Ankebût, Rûm, Yâsîn, Furkân, Hicr, Ra’d, Sebe’, Melâike, İbrâhîm, Sâd, Muhammed, Lokmân, Zümer, Hâmîm’ler, Mümtehine, Fetih, Haşr, Tenzîl, Secde, Talâk, Nûn, Hucurât).
Mufassal, Kur’ân’ın sonundaki sûrelerdir. Nevevî’ye göre Hucurât’tan başlar. Onlar da Tıvâl, Evsat, Kısâr olmak üzere üçe bölünür.
Tıvâl-i Mufassal: Hucurât’tan Burûc’a kadar,
Evsat-i Mufassal: Buruc’tan Beyyine’ye kadar,
Kısâr-i Mufassal: Beyyine’den sona kadardır.
Mekkî Sûreler: Âyetler genelde “Ey insanlar!” hitâbıyla başlar, sûre başlarında kasemler çokça yer alır, önceki peygamberlerin kıssaları anlatılır.
Medenî Sûreler: Âyetler genelde “Ey iman edenler, ey kitap ehli” hitaplarıyla başlarlar; evlilik, mîrâs, cihâd âyetlerini ihtivâ eder, münâfıklardan bahseder.
Mekkî ve Medenî Sûrelerin Sayıları: 87 tânesi Mekkî, 27 tânesi de Medenî’dir.
Sebeb-i Nüzûl: Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûl (inme) sebebi. (esbâb-ı nüzûl)
Sebeb-i Vürûd: Hadîs-i Şerîfler’in vârid olma, söylenme sebebi.
Kur’ân’ın Vahiy Kâtipleri: Dört halife, Zeyd b. Sâbit, Ubeyy b. Ka’b, Hâlid b. Ebî Süfyân.
Mehâric-i Hurûf: Kur’ân-ı Kerîm harflerinin herbirinin ağızdan ses olarak çıktığı yer. Kur’ân-ı Kerîm’i tecvîd üzere okumasını bilmek farzdır.
Kıraat-i Seb’a: Yedi kıraat imâmının okuyuş şekilleri. Yedi kıraat imâmının yâni İmâm-ı Nâfi’, Abdullah bin Kesîr, Ebû Amr, İbn-i Âmir, Âsım, Hamza, İmâm-ı Kisâî’nin okuyuşları kıraat-i seb’a adıyla meşhur olmuştur.
Kıraat-ı Aşere İmamları ve Râvîleri:
1-İmâm Nâfî (Kalun ve Verş)
2-İmâm İbn Kesîr (El-Bezzî – Kunbul)
3-İmâm Ebû Amr ( Ed-Dûrî- Sûsî)
4-İmâm İbn Âmir (Hişâm-İbn Zekvân)
5-İmâm Âsım (Ebû Bekir Şu´be-Hafs b. Süleyman (Bizim ve Müslümanların çoğunun kıraat imâmı)
6-İmâm Hamza (Halef- Hallad)
7-İmâm Kisâî (Ebû Hâris-Dûrî)
8-İmâm Ebû Ca´fer ( Îsâ b. Verdân-Süleymân b. Cemmâz)
9-İmâm Ya´kûb(Ruveys-Ravh)
10-İmâm Halef (İshâk- İdrîs)
Kur’ân-ı Kerîm’in Harekelenmesi: Irak vâlîsi Ziyâd b. Sümeyye isteğiyle Ebû’l Esved ed-Düelî tarafından h.69/688 yılında kırmızı mürekkeple harekeleri nokta şeklinde işaretlenmiştir. Irak vâlîsi Haccâc b. Yûsuf’un isteğiyle Yahyâ b. Ya’mer ve Nasr b. Âsım h.89-/707 kelimelere farklı renklerde nokta koymuşlardır. Halîl b. Ahmet 751 yılında hareke ve noktalamaya son şeklini vermiştir.
Secâvend: (Durak İşâretleri) Kur’ân-ı Kerîm’in, mânâsına uygun ve doğru okunabilmesi için durak ve geçiş yerlerini gösteren işâretler. Kur’ân-ı Kerîm’in secâvendleri şunlardır:
ج: Durmak evlâdır.
ز : Geçmek evlâdır.
ط: Durmak evlâdır.
ص : Nefes yetmediğinde durulabilir.
م: Durmak vâciptir. Durulmayıp geçilirse anlam bozulur.
قف : Durmak evlâdır. Hafif bir duruşla (bir nefeslik) durulmalıdır.
ق : Geçmek evlâdır.
ك : Bir evvelki durağın aynısı demektir.
لا : Durmak câiz değildir. Eğer durulursa bir önceki kelime ile birlikte tekrar okunur. Âyet sonunda durunca ise, tekrar edilmez çünkü durak sonlarında durmak câiz, hattâ efdâldir. :. Yakın aralıklarla rastlanan bu üç noktanın birisinde durulur, diğerinde durulmaz. Her ikisinde durmak veya her ikisinde geçmek câiz değildir (üç noktanın birincisi âyet ortasında, ikincisi ise âyet sonunda olsa veya üç noktanın birincisi âyet sonunda olsa bile hüküm aynıdır. Yâni bu durumda, birincisinde durmuş isek, diğerinde durmamalıyız).
ع: Konu bütünlüğünü gösteren işârettir. Okuyan namazda ise ve rükû yapmak istiyorsa, bu işâretin olduğu yerde rükû etmesinin münâsip olduğunu gösterir. Kur’ân’da birkaç yerde, kıraat imâmlarının oradaki durak işâreti konusunda ihtilâf etmelerinden, iki durak işâreti birden kullanılmıştır. Meselâ, Duhân 44/49, s. 499’un başındaki (ذُقْ) kelimesinin sonunda “lâ” ve “cim” durak işâreti beraber yazılmıştır. Biz bu iki durak işâretinden birisine uyabiliriz.
Secde Âyetleri: Okunduklarında veya işitildiğinde secde yapılan, Kur’ân-ı Kerîm’deki on dört secde âyet-i kerîmesi. Bunlar: A’râf: 206, Ra’d: 15, Nahl: 50, İsrâ: 109, Meryem: 58, Hac: 18, Furkân: 60, Neml: 25, Secde: 15, Sa’d: 24, Fussilet: 37, Necm: 62, İnşikâk: 21, Alak: 19. âyet-i kerîmeleridir.
Sehv Secdesi: Yanılma secdesi; namazda bir farzın veya vâcibin, vaktinden önce veya sonra yapılması yâhut vâcibin terkinde yapılması lâzım gelen secde. Birkaç kere secde-i sehv îcâb etse, bir kere yapmak yetişir.
Tilâvet Secdesi: Kur’ân-ı Kerîm’in on dört yerindeki secde âyetinden birini okuyan veya duyanın yapması vâcib olan secde.
Zellet-ül Kârî: Kıraat hatâsı. Namazın içindeki farzlardan kıraati yerine getirirken (Fâtihâ ve zamm-ı sûreyi okurken) meydana gelen hatâ, yanlış okuma. Zellet-ül kârî dört şekilde olabilir: Birincisi i’râpta hatâdır. Yâni harekelerde ve sükûnda olabilir. Meselâ şeddeyi hafif okur veya medleri (uzunları) kısa okur veya bunların aksini yapar. İkinci şekil hatâ, harflerde olur. Harfin yerini değiştirir veya harf ilâve eder yahut azaltır veya harfi ileri geri alır. Üçüncü şekil hatâ, kelimelerde ve cümlelerde olur. Dördüncüsü ise, vakıf ve vasılda hatâ olur. Yâni duracak yerde durmaz geçer. Geçecek yerde durur. Bu dördüncü şekil hatâda mânâ değişse de bozulmaz. İlk üç şekilde zellet-ül kârî mânâyı değiştirip, küfre sebeb olacak mânâ hâsıl olursa veya âyet-i kerîmede kastedilen mânâ tamâmen değişirse, namazı bozar.
Nâsih – Mensûh: Nesh, bir şeyi iptâl etmek ve onun yerine başka bir şeyi ikâme etmek, yer değiştirmek, izâle etmek. Şer’î bir hükmün yürürlüğe konmasından sonra, gelen diğer bir şer’î hükümle kaldırılması, iptâl edilmesi demektir. Hükmü kaldıran âyete “nâsih”, hükmü kaldırılan âyete de “mensûh” denir. Mensûh âyet ile amel edilemez.
Mücmel-Mübeyyen: Mânâsı kapalı lafızları ihtivâ eden âyetlere mücmel, mücmel âyetleri açıklayan âyetlere de mübeyyen âyet denir.
Mübhem-Muhkem: Üstü kapalı anlatım. Açık ifâdeli âyetler.
Müteşâbih: Birden fazla anlama gelen ifâdeler.
Garîbu’l-Kur’ân: Farklı lehçelerde kullanılan kelimeler.
Müşkilü’l-Kur’ân: Kelimelerin anlaşılma güçlüğü.
İ’câzu’l-Kur’ân: Âciz bırakmak, iknâ etmek, muhâtabın delillerini çürütmek.
Vücûh – Nezâir: Eş sesli kelimelere vücûh; farklı anlamlı kelimelere de nezâir denir.
Emsâlu’l-Kur’ân: Özlü ifâdeler.
Tashîh, düzeltme; tasnîf, sıralama; tedvîn, derleme; te’vîl, yorum ve açıklama demektir.
En Uzun Âyet: Borçlanmadan (müdâyene) bahseden âyet: Bakara 282. âyet.
İlk İnen Sûreler: Fâtihâ, Müddessir, Alak, Kalem, Müzzemmil. Medîne döneminde inen ilk sûre, Bakara sûresidir.
Son İnen Âyet: Tevbe sûresinin 128-129. âyetleri.
Rivâyet Tefsiri: Kur’ân-ı Kerîm’deki bâzı âyet-i kerîmelerin başka âyetlerle veya Peygamberimizin sünneti veya Ashâb-ı kirâmın mübârek sözleriyle açıklanması. Buna me’sûr veya naklî tefsir de denir. En meşhurları:
Taberî: Câmiu’l Beyân an Te’vîli’l-Kur’ân;
Semerkandî: Tefsîru’l-Kur’ân;
Beyzâvî: Medînetü’l-Menzil;
İbn-i Kesîr: Tefsîru’l Kur’ânü’l Azîm;
Süyûtî: ed-Dürru’l Mensûr;
Fîruzâbâdî: Tenvîru’l Mikbâs min Tefsîri İbn Abbas.
Dirâyet Tefsîri: Akla ve yoruma dayalı tefsir. Rasûlüllah’tan gelen rivâyetler (açıklamalar) esas alınarak, Kur’ân-ı Kerîm’in lisân bilgilerine ve zamanın fen bilgilerine, aklî ilimlere göre yapılan açıklaması. Bu tefsîre ma’kûl, re’y tefsîri ve te’vîl de denir. Başlıcaları:
Zemahşerî: el-Keşşâf;
İbn Kuteybe: Te’vilü’l Müşkilü’l-Kur’ân;
Şevkânî: Fethu’l Kadîr.
Arapça Tefsirler: Taberî, Zemahşerî, Beyzâvî, Râzî, Kurtubî, Celâleyn.

TECVÎD
“Tecvîd, sıfatları yönünden harflerin hakkını ve müstehakkını vermektir.” Tanımda geçen “hakkını” kelimesinden maksat harfleri cehr, hems, şiddet, rihvet gibi sıfat-ı lâzımelerine uygun okumak, “müstehak” kelimesinden maksat ise harfleri lîn, kalkale vb. sıfat-ı ârızelerine uygun, güzel bir şekilde ne eksik ne fazla okumak demektir. Tecvîdin konusu, Kur’ân harfleridir. Tecvîdin gâyesi, Kur’ân kelimelerini Hz. Peygamber’den (s.a.s) alındığı şekliyle muhâfaza etmek ve Kur’ân tilâvetinde hatâ yapılmasını önlemektir. Tecvîd, ilim olarak farz-ı kifâye, uygulama olarak Kur’ân okuyan kişilere farz-ı ayndır.
Mahrecin Tanımı: Mahrec, tecvîd kavramı olarak harfin çıkış yeri anlamında kullanılmaktadır. Mahreç, hakîkî ve takdîrî olarak ikiye ayrılır.
1. Hakîkî Mahrec: Harf, bir mahrece temas ederek çıkıyorsa, o yere “hakîkî mahrec” denir. Yirmi sekiz harfin tamamının da çıkış yeri olan boğaz, dil ve dudak hakîkî mahrec bölgeleridir.
2. Takdîrî Mahrec: Harf herhangi bir mahrece temas etmeden çıkıyorsa, buna “takdîrî mahrec” denir. Takdîrî mahrec bölgelerini aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:
a) Geniz, ihfâ hâlinde veya ğunneli idğâm hâlinde olan sâkin م ve ن harflerine ait ğunnenin mahrecidir.
b) Ağız ve boğaz boşluğu: Med harfleri olan ا، و، ي çıkar.
Lahn-ı Celî: Harflerin sıfat-ı lâzilemelerine riâyet etmemek. Hükmü haramdır.
Lahn-ı Hafî: Harflerin sıfat-ı ârizelerinde olan hatâlardır. Hükmü vâciptir.

HARFLERİN SIFATLARI
Sıfat, harfin, mahrecinden telaffuzu esnasında aldığı keyfiyete denir.
Zıddı Bulunan Sıfatlar: Cehr-Hems, Şiddet-Rihvet, İstila-İstifal, İtbak-İnfitâh, İsmat-İzlak.
Zıddı Bulunmayan Sıfatlar: İstitâle, İnhirâf, Kalkale, Lîn, Safir, Tefeşşî, Tekrîr.
HARFLERİN UZATILMASI (MED)

Med harflerinden biriyle sesin uzatılmasına med denir. Kendisinden önceki harfin sesini uzatan harfe “med harfi” denir. Med harfleri üç tanedir; ا، و، ي
Med Sebepleri:
Hemze: Boğazın en dibindeki hakîkî mahreçten çıkar ve أ şeklinde yazılır.
Hemze-i Katı’: Yazıda ve okunuşta bulunan dolayısıyla da med sebebi olan hemzedir.
Hemze-i Vasıl: Vasıl hâlinde okunmayan dolayısıyla da med sebebi de olamayan hemzedir.
Sükûn: Harekesizliktir, alâmeti cezmdir.
Sükûn-u Lâzım: Vakıf hâlinde de vasıl hâlinde de değişmeyen, mevcut sükûndur. Yâni “vakfen ve vaslen sâbit olan sükûn”dur.
Sükûn-u Ârız: Kelimenin aslında olmayıp vakıf sebebiyle ortaya çıkan, vasıl hâlinde ise düşen sükûna denir. Yâni bu sükûn, “vakfen sâbit, vaslen sâkıt olan sükûn”dur.
Med Çeşitleri: Aslî ve fer’î med olmak üzere iki çeşit med vardır. Harfin sesini uzatmak için hemze veya sükûna ihtiyaç duyulmayan medde “aslî med” denir. Hemze veya sükûn sebebiyle aslî med üzerine ziyâdeden doğan medde “fer’î med” denir. Bu med, “medd-i mezîd” veya “medd-i medîd” diye de isimlendirilir.

MEDD-İ TABİÎ
Harf-i med bulunur, sebeb-i med bulunmazsa medd-i tabiî olur. اوتِينَا Tabiî meddi, bir elif miktarı uzatmak vâciptir.

MEDD-İ MUTTASIL
(Bitişik-aynı kelimede) Med harfinden sonra, sebeb-i med olan hemzenin aynı kelimede bulunmasından meydana gelen medde “medd-i muttasıl” denir. جَاءَ , سُوءَ , وَجِيءَ Medd-i muttasılın en az iki elif miktârı uzatılması vâciptir, efdali ise dört elif uzatmaktır.

MEDD-İ MUNFASIL
(Ayrı kelimelerde) Med harfinden sonra, sebeb-i med olan hemzenin ayrı ayrı kelimelerde yan yana bulunmasından meydana gelen medde “medd-i munfasıl” denir. يَا اَيهَا، تُوبُوا إلىَ اللهِ، إِني اَخَافُ
Medd-i munfasıldaki med harfi bazen takdîrî olur ve yazıda gözükmez. Bu durum genellikle takdîrî bir “و” veya takdîrî bir “ي” ile uzatılan zamirde veya ism-i işârette ortaya çıkar ki buna “sıla-i kübrâ” da denir. Medd-i munfasılın meddi câizdir.
MEDD-İ LÂZIM
Med harflerinden biri ve sebeb-i medden sükûn-u lâzım aynı kelimede yan yana bulunursa medd-i lâzım olur. وَلاَ الضَّالِّينَ، الحَاقَّةُ، تَأمُرُونَ
Meddi Lâzım 4 çeşittir:
1.Meddi Lâzım Kelime-i Musakkale (şeddeli kelime): مُدْهَامَّتَانِ – حَادٌّ
2.Meddi Lâzım Kelime-i Muhaffefe (cezimli kelime):آلانَ
3.Meddi Lâzım Harf-i Musakkale (şeddeli harf): اَلَم طَسَمَ،
4.Meddi Lâzım Harf-i Muhaffefe (cezimli harf): ص، صَادٌ، اَلَم

MEDD-İ ÂRIZ
Med harflerinin birinden sonra, sebeb-i med olan ârız sükûn gelirse medd-i ârız olur: يَعْلَمُونَ نَسْتَعِينُ، . Bir eliften fazla uzatılması câizdir.
ÜSTÜN:3 vecih: 1. Tûl: 4 elif, 2. Tevassut: 2-3, 3. Kasr: 1 elif.
KESRA:4 vecih: 1. Tûl: 4 elif, 2. Tevassut: 2-3, 3. Kasr: 1 elif, 4. Kasr ile revm.
ÖTRE: 7vecih: 1. Tûl: 4 elif, 2. Tevassut: 2–3, 3. Kasr: 1 elif, 4. Tûl ile işmâm, 5.Tevassut ile işmâm, 6. Kasr ile işmâm, 7. Kasr ile revm.
Medd-i ârızdaki vecihler Medd-i Lîn için de geçerlidir. Kıraat imâmımız Âsım hazretleri, medd-i ârızı tevassut vechi ile okumayı tercih etmişlerdir.
Revm: Hafif bir sesle harekeyi belirtmektir. Göremeyenlere harekeyi duyurmak maksadına yönelik yapılan revm; vakıf hâlinde ötre ve esrede yapılır, üstünde yapılmaz.
İşmâm: Sükûndan sonra ötreye işâret etmek üzere dudakları önde yummaktır. Dolayısıyla işmâm sadece ötrede yapılır. İşmâmda ses yoktur. Harekeyi duyma imkânına sahip olamayanlar, işmâmdaki dudak hareketi sayesinde harekeyi anlama imkânı elde ederler.
Revm ve İşmâm Yapılmayan Yerler:
a) Sonu tenvînli kelimelerde,
b) Ârızî harekelerde,
c) Müenneslik tâ’larında,
d) Cemî’ mîmlerinde.

MEDD-İ LÎN
Lîn harfinden sonra, sebeb-i med olan ârız veya lâzım sükûn bulunursa “medd-i lîn” olur. خَوْفٍ
Lîn harfleri, öncesi üstün olan cezimli وْ ve يْ dir.

İDGÂM MEA’L-GUNNE
Gunneli idgâm demektir. İdgâm mea’l-gunne harfleri: (ي م ن و :نُوَيْم ) olup, dört tanedir. Tenvîn veya sâkin ن’dan sonra bu harflerden birisi gelirse idgâm mea’l-gunne olur. Misâl: يَرَهُ خَيْرًاسِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ، وَمِنْ مَاءٍ، نُقَاتِلْ، مَلِكًا Eğer sâkin ن ile idgâm mea’l-gunne harflerinden “و” veya “ي” aynı kelimede bulunurlarsa, bütün kıraat imâmlarının ittifâkı ile izhâr olur. İdgâm mea’l-gunne olmaz. Kur’ân-ı Kerîm’de bu türlü kelime dört tanedir: الدُّنْيَا -صِنْوَانٌ -قِنْوَانٌ -بُنْيَانٌ Hükmü vâciptir. İdgâm mea’l-gunnenin müddeti bir elif miktârıdır.
(ن) ve (يس) kelimelerinden sonra gelen و harfi İmam Âsım ve Hafs rivâyetine göre hem izhâr hem de idgâmla okunabilir: الحَكِيمِ وَالقَرْآنِ يَسَ وَالقَلَمِ،

İDGÂM-I BİLÂ GUNNE
(Gunnesiz İdgâm) Tenvîn veya sâkin “ن” dan sonra “ر” ve “ل” harflerinden biri gelirse idgam-ı bilâ gunne olur. Sesi genizden getirmeden şeddeli olarak okunur: غَفُورٌ رَحِيمٌ، هُدًى لِلْمُتَّقِينَ، مِنْ رَبِّهِمْ

İDGÂM-I MÜTECÂNİSEYN
Mahreçleri bir olan, sıfatları (vasıf, nitelik; kalınlık, incelik, yumuşaklık, vurgulu okunma gibi) farklı olan iki harfin, birincisi sâkin, ikincisi harekeli olarak gelirse, birincisini ikincisine katıp/çevrilip (birinci harfi okumayıp), ikinci harfi şeddeli imiş gibi okumaya idgâm-ı mütecâniseyn denir.
Hükmü vâciptir. Cinsleri aynı olan harfler sekiz tânedir ve şu üç gruba ayrılırlar: a) د ط، ت، b) ث ذ، ظ، c) م ب،
İDGÂM-I MÜTEGÂRİBEYN
Mahrecinde veya sıfatında birbirlerine yakınlığı olan iki harften birincisi sâkin, ikicisi harekeli olarak gelirse, birincisinin ikincisine katılıp ikinci harfi şeddeli imiş gibi okumaya idgâm-ı mütegâribeyn denir. Hükmü vâciptir.
Birbirlerine yakınlığı olan harfler 4 tanedir ve iki gruba ayrılırlar:
a) ر ل،(ل önce gelmelidir): (بَلْ رَفَعَهُ اللهُ، قُلْ رَبِّ)
b) ق ك (ق önce gelmelidir ve ق, kendi mahrecinden kalkale yapılmadan okunur): اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ İdgamın olduğu yer de kalkale yapılmaz.

İDGÂM-I MİSLEYN
Aynı harfin, aynı veya ayrı kelimede, birincisi cezimli, ikincisi harekeli olarak arka arkaya gelmesi durumunda birincisinin ikincisine katılarak ikincisinin şeddeli bir harf gibi okunmasına idgâm-ı misleyn denir. İdgâm-ı misleynde, “م” harfinin م’e, “ن” harfinin de ن’a uğraması hâriç gunne yapılmaz. Hükmü vâciptir. İdgâm-ı misleyn; mealgunne ve bilâgunne olarak ikiye ayrılır.
I- İdgâm-ı misleyn mea’l-gunne: Bu da iki durumda meydana gelir:
a- Sâkin نْ’dan sonra harekeli ن geldiği zaman. وَمَنْ نُعَمِّرْهُ، مَنْ نَشَاءُ، مِنْ نَارٍ
b-Sâkin مْ’den sonra harekeli م geldiği zaman: قَصَصْنَا مَنْ مِنْهُمْ مُؤصَدَةٌ، عَلَيْهِمْ جُوعٍ، مِنْ اَطْعَمَهُمْ
SAKİN MÎM’İN ÜÇ HÂLİ
1- Sâkin مْ, kendisinden sonra gelen harekeli م harfine uğrarsa, idgâm-ı misleyn mea’l-gunne olur.
2- Sâkin م’den sonra ب harfi geldiği zaman ihfâ olur. Buna ihfâ-ı şefevî (dudak ihfâsı) denir. (بِهِ اَمْ مَا لَهُمْ بِهِ -) gibi. م, dudaklara bastırmadan ve kısmen gizlenerek okunur. Gunnede de hafif tutma yapılır.
3- Sâkin م’den sonra ب ve م ‘den başka harflerden biri geldiği zaman izhâr olur. Buna izhâr-ı şefevî denir. فِيهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ، هُمْ دِينُكُمْ، لَكُمْ الْحَمْدُ، gibi. Bu durumda م tutma yapılmadan, tabiî olarak okunur. م’in gunne sıfatı da normalden fazla uzatılmadan okunur.
II- İdgâm-ı misleyn bilâ gunne: ن ve م harflerinin dışında kalan harfler, birbirlerine uğradığı zaman olur. قَدْ دَخَلُوا، اِضْرِبْ بِعَصَاكَ الحَجَرَ gibi. Hükmü vâciptir.

İKLÂB
Tenvîn veya sâkin nûn’dan sonra ب gelirse, ب’den önce gelen tenvînin nûn’u veya sâkin nûn’u, hâlis sâkin م’e çevirerek, hâsıl olan م’i gunneli okumaya iklâb denir. Bir buçuk elif uzatmak vâciptir. (سَمِيعٌ بَصِيرٌ مِنْ بَعْدِ، )

İZHÂR
İzhâr, iki harfin arasını birbirinden ayırıp açarak, idgâmsız, ihfâsız ve iklâpsız olarak açıkça ve kuvvetlice okumaya denir. Tenvîn veya sâkin ن’dan sonra izhâr harflerinden (ا ح خ ع غ ه) biri gelirse, izhâr olur. Hükmü vâciptir. مَنْ آمَنَ، غَفُورٌ حَلِيمٌ، مِنْ خَوْفٍ

İHFÂ
Tenvîn veya sâkin ن’dan sonra ihfâ harflerinden (ت، ث، ج، د، ذ، ز، س، ش، ص ض، ط، ظ، ف، ق، ك) biri gelirse ihfâ olur. Miktârı, bir buçuk eliftir. عَنْ صَلاَتِهِ، مِنْ طَيِّبَاتِ، مِنْ دُونِ، اَنْتُمْ

TENVÎN VE SÂKİN NÛN’UN BEŞ HÂLİ
Tenvîn veya sâkin ن’den sonra;
1) (ر – ل ) harfi gelirse, idgâm-ı bilâ gunne olur.
2) ( وي م ن ) harflerinden biri gelirse, idgâm-ı mea’l gunne olur.
3) ب harfi gelirse, iklâb olur.
4) Şu on beş harften birisi gelirse ihfâ olur: (ت ,ث ,ج , د , ذ , ز , س , ش , ص , ض , ط , ظ , ف, ق, ك )
5) (ا ح خ ع غ ه ) harflerinden biri gelirse izhâr olur.

KALKALE
Harfin, çıkış yerinden kuvvetli bir ses ile okumasına kalkale denir. ب، ج، د، ط ق harflerinden biri kelimenin ortasında veya sonunda cezimli olarak gelirlerse kalkaleli okunurlar: قَدْ قَامَ، لَمْ يَلِدْ Şedde ve idgâm kalkaleye mânîdir.

RÂ HARFİNİN (İNCE VEYA KALIN) OKUNUŞU
a)ر Harfinin Kalın Okunduğu Yerler:
– ر’nın harekesi üstün ve ötre ise kalın okunur: نَصْرٌ لِيُنْذِرَ، تَمُرَّ،
– ر cezimli ise, kendisinden önceki harfin harekesi üstün ve ötre ise yine kalın okunur: وَاْمُرْ بِالعُرْفِ، وَاِنْحَرْ، بِالنَّذُرْ
– ر ve ondan önceki harf sâkin, bir önceki harfin harekesi üstün ve ötre ise kalın okunur: بِالصَّبْرْ، مِنْ كُلِّ اَمْرْ، فِي الصُّدُورْ
– Vasıl hemzesinden (okunmadan geçilen hemzeden) sonra gelen ر, kalın okunur (Kur’ân’da vasıl hemzelerinin başında ص yazılıdır): اِرْجِعِي، لِمَنِ اِرْتَضَى، اِرْكَبْ
– ر sâkin, kendinden önceki harf esreli, ر’dan sonraki harf ise kalın okunan harflerden olup harekesi üstün ve ötre olursa, ر yine kalın okunur: فِرْقَةٌ، مِرْصَادًا، قِرْطَاسٌ
b) ر Harfinin İnce Okunduğu Yerler:
– ر’nın harekesi esre ise ince okunur: يُرِيدُ بِالبِرِّ، اَبْصَارِهِمْ،
– ر cezimli ise, kendisinden önceki harfin harekesi esre ise ince okunur: وَاصْطَبِرْ، مُذَكِّرْ
-ر ve ondan önceki harf sâkin, bir önceki harfin harekesi esre ise ince okunur: قَدِيرْ، بَصِيرْ
– ر sâkin ve bir önceki lîn harfi ise, ر harfi ince okunur: سَدِيرْ

ALLAH LÂFZININ OKUNUŞU
a. Allah Lâfzının Kalın Okunduğu Yerler: Allah isminden önceki harfin harekesi üstün veya ötre ise Allah isminin lâm’ı kalın okunur: نَصْرُ اللهِ، هُوَ اللهُ
b. Allah Lâfzının İnce Okunduğu Yerler: Allah isminden önceki harfin harekesi esre olursa Allah isminin lâm’ı ince okunur: اَعُوذُ بِاللهِ

SEKTE
Sekte, nefes almadan bir elif miktârı kadar bir süre sesi kesmeye denir. Kur’ân’da şu dört yerde sekte vardır ve sekte yapılacak yerde harfin altında سكته yazılıdır.
1- Kehf Sûresi’nin 1. âyetinde: قَيِّمًا — عِوَجًا
2- Yâsîn Sûresi’nin 52. âyetinde: هَذَا — مَرْقَدِنَا مِنْ
3- Kıyâme Sûresi’nin 27. âyetinde: رَاقْ — وَقِيلَ مَنْ
4- Mutaffifîn Sûresi’nin 14. âyetinde: رَانَ — كَلاَّ بَلْ
OKUYUŞ ŞEKİLLERİ (YAVAŞ – HIZLI – NORMAL)
a) Tahkîk: En ağır okuma şeklidir. Yavaş yavaş, mânâyı düşünerek, bütün tecvît kurallarına uyarak, ruhsatları kullanmadan (meselâ medd-i munfasılı da 4 elif uzatarak) okumaktır.
b) Hadr: Süratli okuma şeklidir. Hatim indirenler, cüz okuyanlar bunu tercih ederler. Bunda yine medd-i lâzım 4, medd-i muttasıl 2 elif uzatılır. Bu ikisinin dışında 1 eliften fazla uzatılanlar ise 1 elif uzatarak okunur.
c) Tedvîr: Tahkîk ile hadr’in ortasıdır. Bunda da mânâ düşünülür.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-25

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  187 Kez Okundu

SİYER:İSLÂMİYET ÖNCESİ ARABİSTAN VE DÜNYA
Arabistan; Asya’nın güneybatısında yer alan bir yarımadadır. Kuzeyinde Sûriye, doğusunda Basra Körfezi, batısında Kızıldeniz, güneyinde Umman Denizi ile çevrilidir. Arabistan’ın üç önemli bölgesi vardır: Hicâz, Yemen, Necd.
Arabistan’da Kurulmuş Devletler: Main, Sebe, Himyeri, Gassânîler, Nebâtîler, Hire Krallığı, Tedmürlüler, Kindeliler.
Hicâz Bölgesi: İklim, toprak yapısı ve madenler bakımından Arabistan’ın en fakir bölgesidir. Ancak İslâm’ın iki kutsal şehri Mekke ve Medîne, Hicâz Bölgesindedir.
Mekke: Hz. İbrâhim’in Kâbe’yi inşaası, oğlu Hz. İsmâil ile ilgili kurbân hâdisesi, zemzem kuyusu, Hacerü’l-esved taşı Mekke’nin kutsallarıdır. Hz. İsmâil soyundan gelen Adnânîler, Mekke’de uzun süre yönetime hâkim olmuşlardır. Kureyş kabîlesi, Adnânîlerin bir koludur. Mekke’yi idâre eden Kureyş kabîlesi 10 aileden oluşuyordu. Bunlardan Hâşimoğulları dînî ve sosyal meselelerle, Ümeyyeoğulları askerî ve ticârî konularda hak sahibiydiler. Araplarda kabîlelerin başında şeyh ya da emir denilen başkanlar bulunurdu. Arap toplumu göçebe (bedevî) ve yerleşik (medenî-hadarî) olmak üzere ikiye ayrılırdı.
Medîne: Medîne’nin en önemli özelliği Peygamberimizin mezarının orada olmasıdır.
Arabistan’da İslâmiyet Öncesi Dinler:
1-Putperestlik: Arapların en önemli putları; Hubel, Lât, Menât ve Uzza’dır.
2-Sâbiîlik: Yıldız ve gök cisimlerine tapma.
3-Mecûsîlik: Zerdüşt inancı. Ateşe tapma.
4-Hristiyanlık.
5-Yahûdîlik.
6-Hanîf: Hz. İbrâhim’in tek tanrı inancı.
Bizans İmparatorluğu: Roma İmparatorluğu’nun 395’te ikiye ayrılmasından sonra merkezi İstanbul olan doğu kısmına Bizans adı verilir. Bizans’ın gerçek ismi Doğu Roma İmparatorluğu’dur. Bizans 1453’te Fâtih Sultan Mehmet tarafından yıkılmıştır.
Sâsânî İmparatorluğu: Sâsânîler, Îran’da 226’da kuruldular. İslâm ordularının saldırıları sonucu yıkıldılar.
Hristiyanlık: Vahiyli dinlerin ikincisidir. Peygamberleri Hz. Îsâ, kitapları İncil’dir. Hristiyanların lideri papa’dır. Papa, Vatikan’da oturur. Râhiplerin (Papazların) önemli görevleri şunlardır: Vaftiz, evlendirme, ölü gömme, günah çıkarma, aforoz, enterdi (bir milletin aforoz edilmesi), Endülüjans (Cennet tapusu dağıtma), Engizisyon (yargılama).
Hindistan: M.Ö. 1200’lerde Hindistan’a gelen Ârîler sosyal yapıda büyük değişikliğe sebep oldular. Kast sitemini ortaya çıkardılar.
Bu sistemde halk:
1-Brahmanlar (Din adamları)
2-Kşatriyalar (İdârî ve askerî gücü elinde tutan halk)
3-Vaysiyalar (Ticâret ve tarımı elinde tutan halk)
4-Südralar (Köleler), olmak üzere dörde ayrılırdı.
Kast sistemi Hindistan’ı perişan hâle getirmiştir. Dört bölüme ayrılan halk birbirinden ayrı yaşamıştır. Kast sistemi Budizm’in doğmasına sebep olmuştur. Hindistan’da Hinduizm ve Budizm dinleri yaygın olarak kullanılır. Hinduizm Veda adı verilen dört kitaptan oluşur. Budizm, Buda’nın temel felsefesini anlatır. Bu felsefeye göre hiç bir canlı diğer bir canlıya zarar veremez. Bu sebeple Budistler et yemezler. Hindistan’da beyaz inek Hindûlar tarafından kutsal sayılır. Müslümanlarla Hindûlar arasında kurbân bayramında her zaman problem çıkar.
Çin: Dünyanın en kalabalık nüfûsuna sâhip olan Çin, en eski medeniyetlerden biridir. Toplum, geleneklerine sıkı sıkıya bağlıdır.
Çin’de;
1- Taoizm: Lao Tzu, bu dînin kurucusudur. Tao, Çin’e göre Allah demektir. Taocular, insanın iç huzurunun olmasına büyük önem vermişlerdir.
2-Budizm
3-Konfiçyüsçülük (Konfüçyüs, devlet, siyâset, ahlâk, sosyal meselelerle ilgili önemli gelenekler ortaya koymuştur)
4-Çin, günümüzde ateist akımın etkisindedir.
Japonya: Büyük Okyanus’ta adalardan oluşan Japonya’da halk geleneklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Japonlar, Şinto dînine bağlıdırlar. Şintoizm’de güneşe ve Fuji Yama yanardağına tapınılır. Güneş doğarken ve batarken ibâdet ederler.
Orta Asya: Orta Asya’da yaşayan Türkler şu dinlere inanmışlardır:
1-Gök Tanrı Dîni
2-Atalar kültü (Atalara âit olan eşyalara, fikirlere saygı duymak)
3-Şamanizm (Bir totem ve bir büyücüden (şaman) oluşan dînî sistem. Şaman, totemin etrafında dans ederek kötü ruhları kovar. Şaman aynı zamanda doktordur)
4-Budizm
5-Maniheizm
6-Yahûdîlik
7-Hristiyanlık
8-İslâmiyet (Türkler 10. yüzyıldan îtibâren Müslüman olmuşlardır.)

HZ. MUHAMMED (s.a.s.)’İN HAYÂTI
Soyu: Kusay-Nizar-Maad ve Adnanoğulları – Hz. İsmâil – Hz. İbrâhim – Hz. Muhammed (s.a.s.).
Kureyş: Adnanoğulları’ndan Fihr, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in 10. dedesi olup kendisine Kureyş dendiği için Fihr’in neslinden gelenler bu adla anılmışlardır. Kureyş kabîlesi 12 kola ayrılır. Bunlardan Abd-i Menâf’ın oğullarından Hâşim’in oğlu Abdülmuttalib (asıl adı Şeybe) Peygamberimizin (babasının babası) dedesi, babaannesi Fâtıma, anneannesi Berre, annesinin babası Veheb’dir.
Abdülmuttalib: Mekke’nin ileri gelenlerinden olup Peygamberimizin (s.a.s.) dedesidir. Onun zamanında dört önemli olay meydana gelmiştir.
1-Zemzem kuyusunun yeniden açılması.
2-Oğlu Abdullah’ı Allah’a kurbân adaması (100 deve kurbân ederek oğlunu kurtarmıştır)
3-Fil Olayı.
4-Hz. Muhammed (s.a.s.)’in doğumu.
Abdullah: Peygamberimiz(s.a.s.)’in babası olup Abdülmuttalib’in oğludur. Âmine ile evlenmiştir. 25 yaşındayken, evlendikten birkaç ay sonra vefât etmiştir.
Doğumu: Fil Olayı’ndan 50-55 gün sonra Rebîü’l-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi (m. 20 Nisan 571) doğmuştur.
Babası o doğmadan vefât ettiği için bakımını dedesi Abdülmuttalib üstlenmiştir. Hz. Muhammed (s.a.s.), Halîme adında bir sütanneye verilmiştir.
Sütanneye veriliş nedeni: Bedevîlerin yaşadığı vahâların serin olması, vahâlarda yaşayan bedevîlerin güzel Arapça konuşmalarıdır.
Sütanneleri: Âmine binti Vehb, Ebû Leheb’in câriyesi Süveybe, Halîme binti Ebî Züeyb ve Ümmü Eymen’dir. Hz. Muhammed (s.a.s.)’in sütkardeşinin ismi Şeymâ’dır. Dadıları: Annesi Âmine, Süveybe, Halîme, Halîmenin kızı Şeymâ (Aynı zamanda sütkardeşidir. Annesi ile birlikte dadılık yapardı), Habeşli saygın ve fazîletli hanım Ümmü Eymen Bereke. Hz. Muhammed (s.a.v.) daha sonra onu Zeyd b.Hârise ile evlendirdi.
Hz. Muhammed (s.a.s.), 6 yaşında iken annesine teslim edildi. Aynı sene annesi vefât etti. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.), dedesi Abdülmuttalib ile kalmaya başladı. Ancak 8 yaşında iken dedesi vefât etti. Bunun üzerine amcası Ebû Tâlib onu yanına aldı.
Çocukları: İlk çocuğu Kâsım’dır, Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fâtıma, Abdullah, İbrâhim (Mısırlı Mâriye’den)
Amcaları: Hz. Hamza, Hz. Abbas, Ebû Tâlib (Abdümenaf), Ebû Leheb, gerçek adı (Abdüluzza), Zübeyr, Abdülkabe, Mukavvim, Dırâr, Kusem, Muğîre, (lakâbı Hacel), Gaydak, (Mus’ab). Bunlardan yalnızca Hz. Hamza ve H.z. Abbas Müslüman olmuştur.
Halaları: Altı tanedir. Safiyye, (Zübeyr b. Avvâm’ın annesi), Atîke, Berre, Ervâ, Ümeyme, Ümmü Hâkim el-Beyzâ. Bunlardan sadece Safiyye hakkında Müslüman olduğu kesin bilinmektedir. Diğerleri hakkında net bilgi yoktur.
Teyzeleri: Ferîda ve Fâhita adında iki teyzesi vardır. İkisi de onun peygamberliğinden önce vefât etmiştir.
Hanımları:
1- Kureyş’li Esed kabîlesinden Huveylid kızı Hz. Hatîce. Onunla peygamberlik gelmeden önce evlenmiş, İbrâhim dışında bütün çocukları ondan dünyaya gelmiştir. Peygamberlik geldikten sonra peygamberimize en çok yardım eden Hz. Hatîce’dir ve Peygamberimiz (s.a.s.) o hayattayken başka bir kadınla evlenmemiştir. Hicretten üç sene önce vefât etmiştir.
2- Hz. Hatîce’nin vefâtından sonra Kureyşli Sevde ile evlendi.
3- Daha sonra Hz. Ebû Bekir’in kızı Hz. Âişe ile evlendi. O’ndan başka hiç bir hanımı bâkire değildi. H.z. Âişe Rasûlüllâh’ın en âlim hanımıydı.
4- Sonra H.z. Ömer’in kızı Hafsa ile evlendi.
5- Daha sonra Kays kabîlesinden Hilâl b. Âmir oğullarından Huzeyme b. Hâris’in kızı Zeyneb ile evlendi. Bu hanımı evlendikten iki ay sonra vefât etti.
6- Kureyşli Ümmü Seleme Hind ile evlendi. Rasûlüllâh (s.a.s.)’in en son ölen hanımıydı.
7- Daha sonra Esed b. Huzeyme oğullarından Cahş’ın kızı Zeyneb ile evlendi. Zeyneb halası Ümeyye’nin kızıdır. Zeyneb ilk olarak Zeyd b. Hârise ile evliydi. Allah Rasûlü, Zeyd’i evlat edinmişti. Zeyd, Zeyneb’i boşayınca Allah Teâlâ, evlat edinenlerin onların hanımları ile evlenebilecekleri konusunda ümmeti için uyulacak bir nümûne olmak üzere Peygamberini onunla evlendirdi.
8- Mustalik oğullarından Hâris b. Ebî Dırâr’ın kızı Cüveyriye ile evlendi. Bu hanım Mustalîk oğullarından alınan esirler arasında idi. Rasûlüllâh (s.a.s.)’e gelerek kölelik sözleşmesine yardım etmesini istedi. Bunun üzerine Rasûlüllâh (s.a.v.) onun kölelikten kurtulması için vaat edilen parayı ödedi ve onunla evlendi.
9- Kureyş’in Emevîler kolundan Ebû Süfyân kızı Ümmü Habîbe ile evlendi.
Gençliği: Hz. Muhammed (s.a.s.) gençliğinde Muhammedü’l-Emîn ünvânı ile anılırdı. Bu ünvân, ona hiç yalan söylemediği için verilmişti. Muhammedü’l-Emîn, 25 yaşında iken 40 yaşındaki Hz. Hatîce ile evlendi.
Hz. Hatîce, Peygamberimiz (s.a.s.)’in ilk eşi, çocuklarının annesi ve ilk Müslümanlardan olması sebebiyle İslâm târihinde özel bir yere sahiptir.
Hz. Muhammed (s.a.s.) bu dönemde amcası Ebû Tâlib’i kaybedince, yeğeni Hz. Ali’yi yanına aldı. Ayrıca Hz. Hatîce’nin ona hediye ettiği Zeyd b. Hârise’yi kölelikten azad ederek evlat edindi.
Hz. Muhammed (s.a.s.) 35 yaşındayken Kâbe’nin tamiri sırasında Hacerü’l-Esved’in yerine konması için Mekkelilere yardım etti. Hz. Peygamber, hırkasının içine koyduğu taşı kabîle temsilcilerine taşıttı. Bu durum onun saygınlığını daha da arttırmıştır.
Peygamber Oluşu: Hz. Muhammed (s.a.s.), putperest değildi. Hanîfliği benimsemiştir. Tevhîd inancına bağlıydı. 40 yaşına geldiği zaman Nûr dağındaki Hirâ mağarasında uzlete çekilmeye başladı. Ramazan ayının 27. Pazartesi gecesi Hirâ’da Cebrâîl’den ilk vahyi aldı. Cebrâîl ona “Oku” demişti. “Oku, yaratan Rabbinin adıyla oku…” Bu olayı ilk önce eşi Hz. Hatîce’ye anlattı ve ona inanan Hz. Hatice, ilk Müslüman oldu. Ertesi gün din bilgini Varaka ile görüştüler ve Varaka ona peygamber olduğunu müjdeledi. İlk vahiyden sonra 3 yıl vahiy gelmedi. 3. yılın sonunda Müddessir sûresi nâzil oldu.
İlk Müslümanlar: Hz. Hatîce, Hz. Ali, Hz. Zeyd b. Hârise, Hz. Ebû Bekir. (Bu dört kişi hayattayken cennetle müjdelenmişlerdir.)
İlk Hicret: İlk Hicret 617 yılında Habeşistan’a yapılmıştır. 617-618 yılları arasında Mekkeliler, Müslümanların bulunduğu mahalleyi kuşattılar. Bu üç yıl, Müslümanlar için çok zor geçmiştir.
Hüzün Yılı: 619 yılı hüzün yılıdır. Çünkü Peygamberimiz (s.a.s.), eşi Hz. Hatîce’yi ve amcası Ebû Tâlib’i bu yılda kaybetmiştir.
Mîrâc: Recep ayının 26/27 gecesi Hz. Muhammed (s.a.s.), Mescid-i Haram’dan Kudüs yakınındaki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da Allah katına çıkarılmıştır. Mîrâc sonunda Müslümanlara namaz hediye edilmiştir.
Akabe Biâtları: 621 yılında Medîneli 12 kişi Peygamberimiz (s.a.s.) ile Akabe’de görüşürler. Burada Peygamber (s.a.s.)’e bağlı kalacaklarına yemin ederler. 622’de 75 Medîneli yeniden Peygamberimiz(s.a.s.)’le Akabe’de görüştüler. Burada İslâmiyet’i kabul ettiklerini bildirdiler ve Peygamberimiz (s.a.s.)’i koruyacaklarına dâir yemin ettiler. II. Akabe biâtında Peygamberimiz (s.a.s.)’i Medîne’ye davet ettiler. Bu biâtlar Peygamberimiz (s.a.s.)’in Mekke’den Medîne’ye hicretine sebep olmuştur.
Hicret: Hicret, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in 622 yılında Mekke’den Medîne’ye göç etmesidir. Medîne’ye yerleşen Peygamberimiz (s.a.s.), Mekkeliler ile Medîneliler arasında Muâhât (Kardeşlik) anlaşmasını yaptı. Mekkelilere muhâcir (göçmen), Medînelilere ensâr (yardım edenler) adı verildi. Hicret, İslâm tarihinin başlangıcıdır. Hicret ile İslâm devleti kurulmuştur. Hz. Muhammed (s.a.s.) yeni kurulan İslâm devletinin ilk başkanı olmuştur.
Bedir Savaşı: 624. Mekkeli müşrikler ve Medîneli Müslümanlar arasında olmuştur. Müslümanlar Mekke’den göç ederken bütün mallarını bırakmışlardı. Bunlara karşılık Mekke kervanını vurmaya karar verdiler. Sonucunda zafer Müslümanların oldu. Esirler 10 Müslüman çocuğa okuma yazma öğretirlerse serbest kalacaklardı. Önemi: Mekke ile Medînelilerin ilk savaşıdır. Savaşın diğer bir ismi de Akrabalar savaşıdır. Savaş sonunda Hz. Muhammed (s.a.s.)’in esirler ile ilgili aldığı karar eğitime ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
Uhud Savaşı: 625. Mekkeli müşrikler ile Medîneli Müslümanlar arasında olmuştur. Mekkelilerin Bedir Savaşı’nın öcünü almak istemeleri sebebiyle yapıldı ve sonuçta Hz. Muhammed (s.a.s.) yaralandı. Hz. Hamza şehît oldu. Müslümanlar, Hz. Peygamber’in sözünün dinlememenin cezâsını ilk kez çektiler.
Hendek Savaşı: (627) Mekkeli müşrikler ile Medîneli müslümanlar arasında olmuştur. Mekkeliler İslâmiyet’in yayılmasını istemiyorlardı. Selmân-ı Fârisî adlı bir Îranlının tavsiyesi ile Medîne’nin etrafında hendekler kazıldığı için Mekkeliler geri dönmek zorunda kaldılar. Hendek Savaşı, Mekkelilerin müslümanların üzerine yaptığı son saldırı oldu. Bundan sonra Mekkeliler savunmaya çekildiler. Hendek gazvesinde, müslümanlara karşı Kureyş, Gatafan ve Yahûdîlerden meydana gelen birkaç düşman kuvveti birleşip savaştığı için bu harbe Ahzâb Gazvesi de denmiştir.
Hudeybiye Antlaşması: (628) Mekkeli müşrikler ile Medîneli müslümanlar arasında imzâlanmıştır.
1-Her iki taraf birbiri ile 10 yıl boyunca savaşmayacak.
2-Müslüman olup Medîne’ye giden kişiler Medîne’ye alınmayacak, Medîne’den Mekke’ye gelenler ise geri verilmeyecek. (Bu madde daha sonra kaldırılmıştır. Çünkü Medîne’ye alınmayan müslümanlar Mekke’ye dönmediler ve Mekke ile Medîne arasında kalıp Mekke kervanlarını vurmaya başladılar) Önemi; Mekkeliler, Müslümanların varlığını kabul etmişlerdir.
Hayber’in Fethi: (629) Müslümanlar ile Yahûdîler arasında olmuştur. Yahûdîler, Mekkeliler ile birleşip Müslümanlara zarar veriyorlardı. Sonucunda Medine-Şam yolu güvenlik altına alındı.
Mûte Savaşı: (629) Arap olmayan uluslarla Müslümanların ilk mücâdelesi Mûte Savaşı’yla başlamıştır. Müslümanlar bu savaşta Bizans ordusuna karşı kesin bir başarı sağlayamamıştır. Bizans ile Müslümanlar arasında ilk savaş yapılmıştır.
Mekke’nin Fethi: (630) Mekkeliler ile Müslümanlar arasında olmuştur. Mekkeliler, Müslümanlara karşı kuvvet toplamaya başlamışlardı. Sonucunda;
1-Hz. Muhammed (s.a.s.), Kâbe’yi ziyâret ederek putları kırmıştır.
2-Bütün Mekkeliler İslâmiyet’i kabul ettiler.
3-Mekke’nin fethi bütün Arabistan’ın fethini sağlayan önemli bir başlangıç oldu. 4-Mekke’nin fethi ile İslâm Devleti kuruldu.
Huneyn Savaşı: (630) Mekke’nin fethinden sonra Müşriklerle Müslümanlar arasında yapılmış ve Tâif kuşatılmıştır.
Tebük Seferi: Bizans Ordusu’na karşı yapılmış, Gassânî Arapları Müslümanlığı kabul etmişlerdir. Tebük seferi Arap Yarımadası’nda siyasal birliğin önemli ölçüde kurulduğunu göstermektedir. Tebük, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in son seferi olmuştur. Hz. Muhammed (s.a.s.), Tebük Seferi’nden Medîne’ye döndükten bir yıl sonra hac yapmak amacıyla Mekke’ye gitmiştir. Vedâ Haccı’ndan sonra Hz. Peygamber (s.a.s.) rahatsızlanarak 8 Haziran 632’de 63 yaşındayken vefât etmiştir, vefât ettiği odaya defnedilmiştir. Hz. Muhammed (s.a.s.)’in mezarına Ravza-i Mutahhara (Cennet bahçesi) adı verilir. (Peygamberin mezarı Medîne şehrindedir.)
Âl: Âile, akrabâ, tâbî.
Bi’ât-ı Rıdvân: Hudeybiye’de, Semûre ismindeki ağacın altında 400 ashâb-ı kirâmın, Peygamberimize emirlerini kayıtsız şartsız yerine getireceklerine dâir verdikleri söz.
Bid’at-i Hasene: Rasûlüllâh (s.a.s.)’in ve dört halîfesinin zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan ortaya çıkan ve bir sünnetin unutulmasına sebeb olmayan minâre, medrese, mektep yapmak, İslâmî ve faydalı kitaplar yazmak gibi güzel şeyler.
Bid’at-i Seyyie: Rasûlüllâh (s.a.s.)’in ve ashâbının zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkan ve bir sünnetin unutulmasına sebeb olan bozuk inanış ve ibâdet olarak yapılan işler.
Bi’set: Gönderme, gönderilme. Peygamberimiz (s.a.s.) kırk yaşında iken mîlâdî 610 senesi Ramazan ayının on yedinci Pazartesi günü Cebrâil ismindeki melek tarafından Peygamber olduğu kendisine bildirildi. Bu seneye Bi’set senesi denir.
Çıhâr Yâr-i Güzîn: Peygamberimiz (s.a.s.)’in dört seçkin ve büyük halîfesi: Hz. Ebû Bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali.
Fey’: Dönmek. Muharebe bittikten sonra, kâfirlerden zorla veya harp yapılmadan sulh yoluyla alınan mal.
Gadîr-i Hum Hadîsi: Peygamberimiz (s.a.s.)’in Mekke-i Mükerreme’den Medîne-i Münevvere’ye giden yol üzerindeki Gadîr-i Hum denilen vâdîde buyurduğu hadîs-i şerîf. “Ben kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır..”
Dendân-ı Saâdet: Peygamberimizin Uhud Muhârebesi’nde şehîd olan, kırılan mübârek dişinin bir parçası. Dendân-ı saâdet, Osmanlı pâdişâhlarından Sultan Mehmed Reşâd tarafından yaptırılan kıymetli taşlarla süslü altın bir mahfazada Topkapı Sarayı’nda saklanmaktadır.
Kasîde-i Bürde: İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberimizi öven meşhûr kasîdesi. Bu kasîdeyi rüyâsında Peygamberimiz (s.a.s.)’e okuduğu ve Peygamberimiz (s.a.s.) de ona bürdesini yâni hırkasını hediye ettiği için bu kasîdeye, Kasîde-i Bürde denilmiştir.
Kusvâ: Peygamberimiz (s.a.s.)’in devesinin adı.
Mescid-i Dırâr: Rasûlüllâh Efendimiz (s.a.s.) zamânında münâfıkların fitne, fesâd yuvası ve silah deposu olarak Kuba’da yaptırdıkları mescid.
Mescid-i Hîf: Yetmiş peygamberin namaz kıldığı bildirilen Minâ’daki mescid.
Mescid-i Kıbleteyn: Peygamberimiz (s.a.s.); Medîne-i Münevverede öğle veya ikindi namazında iken kıblenin Kudüs’ten Mekke’ye döndürülmesi emrinin geldiği mescid.
Mescid-i Nebî: Peygamberimiz (s.a.s.)’in, hicretten sonra ashâb-ı kirâm ile birlikte Medîne-i Münevvere’de inşâ ettiği mescid, câmi. Mescid-i Rasûl, Mescid-i Saâdet ve Mescid-i Şerîf de denilmektedir.
Mescid-i Harâm: Ka’be-i Muazzamanın etrâfında üstü açık olan câmi.
Muhasser Vâdîsi: Hicâz’da, Minâ ile Müzdelife’yi birbirinden ayıran ve hacıların Minâ’ya giderken durmamaları gereken yer. Hacılar, Muhasser vâdîsinin başına ulaşınca, bir taş atımı yeri hızla geçer. Çünkü burası Kâbe-i Muazzama’yı yıkmak için gelen Ebrehe’nin ordusunun durak yeridir.
Zevcât-ı Tâhirât: Peygamberimiz (s.a.s.)’in iffetli, pâk, muhterem zevceleri. Mü’minlerin anneleri. Peygamberimiz (s.a.s.) ikinci defâ olarak elli beş yaşında iken Hz. Ebû Bekr’in kızı Hz. Âişe ile evlendi. Diğer Zevcât-ı Tâhirâtı bundan sonra dînî, siyâsî sebeplerle ve merhâmet ve ihsân ederek nikâh etti.
Şecere-i Rıdvân: 628 (H.6) senesinde yapılan Hudeybiye Antlaşmasından önce Medîneli Müslümanların, altında Peygamberimiz (s.a.s.)’e ve İslâm dînine bağlı kalacakları husûsunda bağlılık yemîni ettikleri ağaç.
Zinnûreyn: İki nûr sâhibi. Peygamberimiz (s.a.s.)’in iki kızıyla evlendiği için Hz. Osman’a verilen lakab.
Muhadramûn: Rasûlüllâh (s.a.s.)’in sağlığında Müslüman olan ancak Peygamber (s.a.s.)’le görüşemeyen kişidir. (Veysel Karânî)
En Son Vefât Eden Sahabe: Âmir ibn-u Vâsile el Cüheynî (Leys).
Arza-i Âhire: Peygamberimiz son ramazanda Kur’ân’ı, Cebrâîl (a.s)’a iki kez arz etmesidir.
Rakk: Kur’ân’ın yazıldığı inceltilmiş derilere denir.
Sikâye: Kâbe’yi ziyârete gelen hacıların sularını tedârik etmektir.
Hicâbe: Kâbe’nin perdedarlığını ve anahtarlarını elinde bulundurmaktır.
Rifâde: Kâbe’yi ziyârete gelen hacıları ağırlamak ve barındırmaktır.
Sidâne: Kâbe’nin muhafızlığını yapma görevidir.
Darü’n-Nedve: Danışmak ve karar almak için toplanılan yer.
Medîne (Yesrib)’in Yerleşik Kabîleleri: Evs ve Hazreç ile Benî Kaynuka, Benî Nadr ve Benî Kureyza Yahûdîleri. İlk sürülen Yahûdî kabîlesi de Benî Kaynuka’dır.
Haram Aylar: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Recep.
Ehl-i Suffa: Medîne-i Münevverede, akrabâları ve evleri bulunmayan, Peygamberimizin mescidinin suffa denilen ve üzeri hurma dallarıyla örtülü bölümünde kalan ashâb-ı kirâm.
Tasavvûf: Hicrî ilk iki yüzyılda kişinin kendi iç dünyasındaki derinlik ve zenginliği, coşkulu dindarlığını ifâde için genelde zühd, rikâk-rekâik, takvâ, ibâdet gibi kelimeler kullanılıyor, böyle kimselere de zâhid ve âbid deniliyordu. Hicrî III. yüzyıldan sonra daha kapsamlı olarak tasavvûf, sûfî, sûfiyye gibi terimler kullanılmaya başlandı. Dünyayı âhiretle bir ve eşit tutmak veya ondan üstün tutmamak zühddür. Zühd ilkesine bağlı olarak yaşayan kişilere de zâhid denir. Zühd tasavvûfun temelidir. Zühd ile tasavvûf arasındaki en önemli fark zühdde korku, tasavvûfta sevgi unsurunun ağır basmasıdır. Allah’ın yakınlığını kazanan insanlara mukarreb denir.
Tasavvûfta Kurumlaşma Dönemi: İlk tasavvufî kurum Suriye’de Remle’de Hankâh adıyla kuruldu, bu kurumlara ribât, tekke, zâviye, dergâh, âsitâne gibi isimler verildi. İbn Arabî, vahdet-i vücûd terimi ile ifâde edilen bir görüş ortaya attı. El-Fütûhâtü’l-Mekkiyye ve Füsûsu’l-Hikem gibi eserlerinde bu konudaki düşüncelerini genişçe açıkladı.
Tasavvûfta Sapmalar: Hulûl inancı. Bunlara göre Allah, insan bedenine girer. Bedene girince ondaki insanlık nitelikleri kalkar, yerini tanrılık nitelikleri alır.

İlme’l Yakîn: Sağlam biliştir. O bilginin doğruluğundan hiç şüphe edilemez oluş şeklidir.
Ayne’l Yakîn: Göz ile görür derecesinde, müşâhede ederek bilmektir.
Hakka’l Yakîn: Tadarak, yaşayarak bilmektir.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-26

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  196 Kez Okundu

HADÎS
Hadîs-i Nâsih: Rasûlüllâh Efendimiz (s.a.s.)’in, son zamanlarında söyleyip, önceki hükümleri değiştiren hadîs-i şerîfleri.
Hadîs-i Cibrîl: Peygamberimiz (s.a.s.)’, ashâbı (arkadaşları) ile otururlarken, Cebrâil (a.s.)’ın insan sûretinde gelip; İslâm’ı, îmânı ve ihsânı sorduğunda Rasûlüllâh (s.a.s.)’in verdiği cevabları bildiren hadîs-i şerîf.
Cerh ve Ta’dîl: Hadîs ilmine âit iki ıstılâh (terim). Cerh, yaralamak. Bir hadîs âliminin, bâzı sebeplerle râvînin (hadîs rivâyet eden kimsenin) rivâyetini (naklini) reddetmesi. Ta’dîl, düzeltmek. Bir hadîs âliminin, bir râvinin rivâyetinin kabûl edilebileceğini açıklaması.
Cevâmi’u’l-Kelim: Az kelime (söz) ile çok şey anlatma özelliği.
İhtisâr: Hadîsi özetlemek, rivâyet ederken bir kısım kelimeleri kısmaktır.
Takti’: Kısımlara bölmektir. Bir hadîsi ihtivâ ettiği hükümlere göre parçalamaktır.
Telfîk-i Rivâyet: Hadîsin değişik rivâyetlerini birleştirmektir.
Tedvîn: Cem etmek. Hadîslerin yazılarak kitap hâline getirilmesi safhasıdır. Zührî, hadîsi ilk kez tedvîn eden kişidir.
Tasnîf: Sınıflara ayırmak. Hadîsleri belli guruplara ayırmaktır.
İsnâd: Rivâyetin ilk kaynağına yakınlığı, yani râvî sayısı azlığı.
Tebvîb: Hadîsin bablara ayrılmasıdır, tasnîfin içinde yer alır.
Müksirûn: Çok hadîs rivâyet eden sahâbelere verilen sıfattır. Bu kişiler;
1) Ebû Hureyre: 5375 hadîs.
2) Abdullah İbn Ömer: 2630 hadîs.
3) Enes b. Mâlik: 2286 hadîs.
4) Hz. Âişe: 2210 hadîs.
5) İbn Abbâs: 1660 hadîs.
6)Câbir b. Abdullah: 1540 hadîs.
7) Ebû Saîd el-Hudrî: 1170 hadîs.
8) Abdullah b. Amr ibnu’l Âs hadîs.
İlk Hadîs Usûlü Eserini Veren Kişi: Abdurrahman ibn-u Hallâd er-Râmehurmuzî’dir.
Kütüb-i Sitte: Kur’ân-ı Kerîmden sonra, İslâm dîninin ikinci kaynağı olan hadîs-i şerîfleri ihtivâ eden ve doğruluğu İslâm âlimleri tarafından tasdîk edilen altı hadîs kitâbının hepsine birden verilen ad. Buhârî (Sahîh-i Buhârî) ve Müslim’in (Câmi’us-Sahîh) Câmî’leri ile Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin Sünenleridir.
Kütüb-i Tis’a: Kütüb-i Sitte’ye ilâve olarak toplam dokuz kitaptır. Dârimî’nin Sünen’i, İmâm Mâlik’in Muvatta’ı, Ahmet İbn-i Hanbel’in Müsned’i.

KAYNAĞINA GÖRE HADÎSLER
Kudsî Hadîs: Anlamı Allah’a, lâfzı Hz. Peygamber (s.a.s.)’e ait olan hadîslerdir.
Merfû Hadîs: Hz. Peygamber’e isnâd edilen hadîsler.
Mevkûf Hadîs: Sahâbelerden rivâyet edilen hadîsler.
Maktû Hadîs: Tâbiinden rivâyet edilen hadîsler.

RÂVÎLERİN SAYISINA GÖRE HADÎSLER
Mütevâtir Hadîs: Yalan üzerinde birleşmeleri aklen mümkün olmayan râvîler topluluğunun, her nesilde, kendileri gibi bir topluluktan rivâyet ettiği, işitme veya görmeye dayanan hadîslerdir. İki türü vardır:
Lafzî mütevâtir, senedin başından sonuna kadar her tabakada bütün râvîlerin aynı lafızlarla rivâyet ettikleri hadîs.
Mânevî mütevâtir, lafızları değişik olduğu halde aynı anlamı ifâde eden rivâyetlerdir.
Âhad Hadîs: Mütevâtir hadîs şartlarını taşımayan hadîstir. Râvî sayısı bazen çok, bazen bire düşen hadîsler. Meşhûr, Azîz ve Garip şeklinde türleri vardır.
Meşhûr Hadîs: Herhangi bir tabakada en az üç râvîsi olan hadîsler.
Azîz Hadîs: Râvî sayısı ikiye düşmüş olan hadîsler.
Garîp Hadîs: Bir tek râvîsi bulunan hadîsler.

SIHHAT DERECESİNE GÖRE HADÎSLER
Sahîh Hadîs: Rasûlüllâh (s.a.s.)’a ait olduğunda usûl bakımından herhangi bir tereddüt bulunmayan, sıhhatine hükmedilmiş olan hadîstir.
Hasen Hadîs: Sahîh ile zayıf arasında yer alan, ancak sahîhe daha yakın olan hadîslerdir.
Zayıf Hadîs: Zayıf hadîs, sahîh ve hasen hadîste bulunması gereken şartları taşımayan fakat uydurma olarak da isimlendirilemeyen hadîstir.

SENETTEKİ KOPUKLUKTAN DOĞAN ZAYIF HADÎSLER
Mürsel Hadîs: Tâbiînin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber (s.a.s.)’e isnâtla rivâyet ettikleri hadîslerdir.
Munkatı’ Hadîs: Senedin herhangi bir yerinden bir râvînin veya farklı yerlerinden “peş peşe olmamak şartıyla” birden fazla râvînin düştüğü hadîstir.
Mu’dâl Hadîs: Senedin herhangi bir yerinden peş peşe iki veya daha çok râvînin düştüğü hadîstir.
Muallâk Hadîs: Senedin baş tarafından bir veya birkaç râvî ya da tamamının ismini kaldırarak rivâyet edilen hadîstir.
Müdelles Hadîs: Hadîs terimi olarak râvînin çağdaşı olup görüştüğü fakat hadîs almadığı veya çağdaşı olduğu halde görüşmediği bir şeyhten işittiğini zannettirecek şekilde rivâyet ettiği hadîs türüdür.

RÂVÎYE YAPILAN İTHAMLARDAN DOĞAN ZAYIF HADÎSLER
Münker Hadîs: Zayıf bir râvînin güvenilir bir râvîye veya râvîlere aykırı olarak rivâyet ettiği ve bu rivâyetiyle tek kaldığı hadîslerdir.
Metrûk Hadîs: Yalancılıkla ithâm olunan; çok yanılma, fısk, gaflet gibi kusurlardan birini taşıyan râvînin tek başına rivâyet ettiği hadîslerdir.
Muallel Hadîs: Dış görünüşü bakımından sahîh olmakla birlikte bu sıhhati yok edebilecek bir illete sâhip olan hadîslerdir.
Müdrec Hadîs: Hadîsten olmayan bir sözün, hadîse bitişik olarak zikredilmesine “idrac”, bu durumdaki hadîse de müdrec denir. Rasûlüllâh (s.a.s.)’ın sözüne herhangi bir râvînin sözünün karışmasıdır.
Mevzû Hadîs: Hz. Peygamber (s.a.s.) adına yalan uydurmakla cerh edilmiş bir râvînin rivâyetleridir.
Maklûb Hadîs: Senedindeki bazı râvî isimleri ya da metnindeki bazı kelimeler takdîm veya tehire uğramış hadîstir.
Muztarib Hadîs: Birden çok rivâyeti bulunduğu halde rivâyetlerinin birini diğerine tercih edecek sebep bulunmayan hadîslerdir.
Şâz Hadîs: Râvînin rivâyet ettiği hadîsle aynı hadîsi rivâyet eden diğer râvîlere aykırı düşmesi, rivâyette tek kalmasıdır.
Musahhaf Hadîs: Kelimesi nokta değişikliğine uğramış hadîstir. Bu duruma da tashîf denir. Sitten kelimesi yerine şey`en denmesi gibi.
Muharref Hadîs: Kelimesi hareke değişikliğine uğramış hadîstir. Bu duruma da tahrîf denir. Remâ ebî yerine Remâ Übey denmesi gibi. Beşîr kelimesinin Büşeyr diye rivâyet edilmesi hem tashîf hem tahrîftir.

TEMEL HADîS KİTAPLARI
Ale’r-Ricâl (Şahıs Merkezli) Kitaplar:
a) Müsnedler: Sahâbî râvîler muhtelif kriterlere göre sıralanır ve her birinden rivâyet edilen hadîsler, konularına bakılmaksızın isimleri altında dercedilir. Ebû Dâvûd et-Tayâlisî ve Ahmed b. Hanbel’in Müsned’leri, bu türün en önde gelen örnekleridir.
b) Mu’cemler: Hadîslerin ya ilk sahâbî râvîleri veya son râvîleri olan müellifin hocaları, alfabetik veya kabîlelerine göre bir sıralamaya tâbî tutulur. et-Taberânî’nin el-Mu’cemü’l-kebîr, el-Mu‘cemu’l-evsat ve el-Mu‘cemu’s-sağîr’i bu grubun en meşhur örneklerini teşkil eder. el-Mu’cemü’l-kebîr ise müsnedler gibi sahâbî râvîlerini esas alır.
Ale’l-Ebvâb (konu merkezli) Kitaplar: Hadîsler, râvîlerine bakılmaksızın konularına göre tasnif edilir, birer bab/alt başlık tahsîs edilir. Câmî’ler, Sünenler, Musannefler gibi türleri vardır.

ÖNDE GELEN MUHADDİSLER
Ahmed b. Hanbel: H. 164’te Bağdat’ta doğmuş, H. 241′de vefât etmiştir. 700’den fazla sahâbî’den nakledilen 30.000’e yakın hadîsi ihtivâ eden Müsned’i, müsned türünün de en meşhurudur. 750.000 hadîsten seçerek meydana getirmiştir.
İmâm Mâlik: H. 93 yılında Medîne’de doğmuş, H. 179/795’da Medîne’de vefât etmiştir. Etbau’t-Tâbiîn’dendir. el-Muvatta‘ı, 10.000 hadîs ve 1720 rivâyeti ihtivâ etmektedir.
Buhârî: H. 194/810 yılında Buhâra’da doğmuş, H. 256/870 yılında vefât etmiştir. Daha on yaşlarında iken hadîs ezberlemeye başlamıştır. Bini aşkın hocadan ders almıştır. Bütün ömrünü ve her şeyini hadîse adayan Buhârî’, yüz bini sahîh, toplam üç yüz bin hadîs ezberlemiştir. el-Câmiu’s-sahîh adlı eserini 600.000 hadîs arasından seçmiştir. Mükerrerler dâhil 7275, mükerrerler dışında dört bine yakın hadîs ihtivâ eder.
Müslim: H. 202, 204 veya 206 tari¬hinde Nişabur’da doğmuş, 874’de vefât etmiştir. Bütün hayatını hadîse adamıştır. “Sahîh-i Müslim” diye şöhret bulmuş olan el-Müsnedü’s-Sahîh, Kütüb-i Sitte’nin ikinci kitabıdır. İmâm Müslim onu, 300.000 hadîs içinden seçe¬rek meydana getirmiştir.
Tirmizî: H. 209/827 yılında doğmuş, H. 279/892’da Tirmiz’de vefât etmiştir. Buhârî, Müslim ve Ebû Dâvûd gibi öteki Kütüb-i Sitte müellifleriyle görüşmüştür. En meşhur eseri Sünenü’t-Tirmizî, Kütüb-i Sitte’nin üçüncü kitabıdır.
Ebû Dâvûd: Sünenler, fıkıh konularına göre tasnîf edilmiş, ahkâm hadîslerini ihtivâ eden kitaplardır. Ebû Dâvûd, H. 202’de Sicistan’da doğmuş, H. 275/888’de Basra’da vefât etmiştir. Sünen’i 4800 hadîs ihtivâ etmektedir.
Nesâî: H. 214/829 yılında Nesâ’da doğmuş, Remle’de veya Mekke’de H. 303/915 yılında vefât etmiştir. Nesâî bu kitabını sadece sahîh hadîsleri almak üzere ihtisâr etmiş, eserine el-Müctenâ veya meşhur olduğu şekliyle el-Müctebâ adını vermiştir. Sünenler içinde en az zayıf hadîs ve cerh edilmiş râvîsi bulunan bir kitab olarak bilinir.
İbn Mâce: H. 209’da Kazvin’de doğmuş, H. 273’te vefât etmiştir. İbn Mâce’nin Sünen’i, mukaddime hâriç 37 kitâb, 1515 bâb ve 4341 hadîsten oluşmaktadır.
Dârimî: H. 181/797’de Semerkand’da doğmuş, H. 255/868’de Merv’de vefât etmiştir. Sünen’i, kendisine özgü ve gerçekten kıymetli mukaddimesi dışında tahâretten vasiyyete kadar uzanan fıkhî bölümleri, fıkıh kitaplarındaki sıralanışlarına uygun biçimde ihtivâ etmektedir.
Sahîhayn: Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLATI
Kuruluşu: Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924 tarihinde 429 sayılı yasayla, Başvekâlet bütçesine dâhil ve Başvekâlete bağlı Diyanet İşleri Reisliği adıyla kuruldu.
14 Haziran 1935 tarihinde kabul edilerek 22 Haziran 1935 ‘te yürürlüğe giren 2800 Sayılı “Diyanet İşleri Reisliği Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun”, Başkanlığın ilk teşkilat kanunu oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkındaki kanunda 1965 senesinde düzenleme yapıldı. 1976 senesinde yapılan değişiklikler ise 1979’da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Yeni bir düzenleme de yapılmadı. Bugünkü durumu 18 Temmuz 1984’te kadro kararnamelerine göre çıkarılan Diyanet İşleri Başkanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Görev ve Çalışma Talimatları gereğince düzenlenmiştir.
13 Temmuz 2010 yılında yürürlüğe giren 633 Sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile son şeklini almış oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Başbakanlığa bağlı bir kuruluş olup, Başbakanın teklifiyle Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Bir kimse en fazla iki kez başkan olabilir, görev süresi 5 yıldır.
Başkana yardımcı olmak üzere iki başkan vekili atanabilir ve bunların görev süreleri başkanın görev süresi ile sınırlıdır. Başkan vekillerinden biri veya Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı, başkana vekâlet eder.
Din İşleri Yüksek Kurulu, en yüksek karar ve danışma organı olup, 16 üyeden oluşur. Diyanet İşleri Başkanı; belirlenen 24 aday arasından 12’sini, ayrıca İlahiyat fakülteleri öğretim üyeleri arasından 4 kişiyi kurul üyeliğine atanmak üzere tesbît eder. Kurul üyelerinin görev süreleri 5 yıldır. Kurul, kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla bir başkan ve bir başkan vekili seçer.
Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu, bir başkan ile sekiz üyeden oluşur, görev süresi beş yıldır, tekrar atanabilir.
Başkanlığın Hizmet Birimleri: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Dînî Yayınlar Genel Müdürlüğü, Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü, Rehberlik ve Denetim Başkanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığ, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği.
İlk Başkan: Ankara Müftülüğü görevinde bulunan Börekçizâde Mehmet Rıfat Efendi 1 Nisan 1924 tarihinde Diyanet İşleri Reisliğine getirildi.
Diyanet İşleri Başkanları:
Rıfat Börekçi 1924-41 arası.
Şerafettin Yaltkaya 1941-47 arası.
Ahmet Hamdi Akseki 1947-51.
Eyüp Sabri Hayırlıoğlu 1951-60.
Ömer Nasuhi Bilmen 1960-61.
Hasan Hüsnü Erdem 1961-64.
Tevfik Gerçeker 1964-66.
İbrâhîm Bedreddin Elmalılı 1965-1966.
Ali Rıza Hakses 1968-72.
Lütfi Doğan 1972-76.
Süleyman Ateş 1976-78.
Tayyar Altıkulaç 1978-86.
Mustafa Sait Yazıcıoğlu 1987-92.
Mehmet Nuri Yılmaz 1992-2003.
Ali Bardakoğlu 2003- 2010.
Mehmet Görmez 2010 – halen devam ediyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatı; il ve ilçe müftülükleriyle eğitim merkezlerinden meydana gelmektedir.
İl ve ilçelerde Diyanet İşleri Başkanlığını temsil eden müftülükler, bölgelerindeki dînî hizmetleri yöneten din görevlileri bulunmaktadır. İl müftüleri doğrudan doğruya Diyanet İşleri Başkanlarına, İlçe Müftüleri ise İl Müftülüklerine bağlıdır. İl ve İlçe Müftüleri bölgelerindeki din hizmetlerini, dînî kuruluşları yönetir ve din görevlilerinin hizmetlerini düzenleyip denetlerler.
Diyanet hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülebilmesi için, teşkilatın her kademesinde görev yapan personelin kendi görev dalında eğitilmesini ve mesleğe uyumlarını sağlamak, görev verimliliğini artırarak daha üst görevlere hazırlamak amacıyla kurulan Eğitim Merkezleri Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, Elazığ, Erzurum, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Konya, Manisa, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Van, Samsun, Rize’de bulunmaktadır. Eğitim merkezleri doğrudan Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlıdırlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı yurtdışı teşkilatı, vatandaş ve soydaşlarımızın bulunduğu ülkelerde büyükelçiliklerimiz nezdinde Din Hizmetleri Müşavirlikleri, başkonsolosluklarımız nezdinde de Din Hizmetleri Ataşelikleri olarak teşkilatlanmıştır.
Din Hizmetleri Müşâvirlikleri: Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Danimarka, Fransa, Hollanda, İsveç, İsviçre, İngiltere, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Makedonya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktadır.
Din Hizmetleri Ataşelikleri: Almanya (Berlin, Düsseldorf, Essen, Frankfurt, Hamburg, Hannover, Köln, Karlsruhe, Münih, Nürnberg, Stuttgart, Münster, Mainz), Avustralya (Sidney, Melburn), Hollanda (Deventer), Fransa (Lyon), Amerika Birleşik Devletleri (New-York), Suudi Arabistan (Cidde), Nahcivan, Romanya (Köstence)’da bulunmaktadır.
Müşâvirlik ve Ataşelik birimleri bulunmayan (Arnavutluk, Gürcistan, Kanada, Kosova, Litvanya, Moğolistan, Norveç ve Ukrayna) çeşitli ülkelerde de geçici din görevlileri bulunmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı, merkez ve taşra teşkilatları dışında Türk işçilerinin yoğun olarak bulunduğu ülkelerde Yurtdışı Din Hizmetleri Müşâvirlikleri bulunmaktadır. Bu müşâvirlikler bulundukları bölgelerde din hizmetlerinin yürütülmesini sağlamaktadırlar.

KUTLU DOĞUM HAFTASI
İlk defa Başkanlık ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında Kamerî Takvim, 1994 yılından itibaren de, Peygamberimizin mîlâdî doğum günü olan 20 Nisan tarihi esas alınarak Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri yapılmaya başlanmıştır. Bu çerçevede bütün il ve ilçelerde değişik konularda panel ve konferanslar düzenlenmiş, 1994 yılından itibaren de hafta içerisinde sempozyum düzenlenmeye başlamıştır.

CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI HAFTASI
1986 yılından itibaren her yıl Ekim ayının ilk haftası “Câmiler Haftası” olarak, 2003 yılından itibaren de “Câmiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmıştır.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-27

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  170 Kez Okundu

DİNLER TARİHİ KONUSUNDA TEST

1. Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe ne ad verilir?
a) Şabat.
b) Sukkot.
c) Yom Kippur.
d) Şavuot.

2. Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramı hangisidir?
a) Sittur.
b) Roşaşana.
c) Yom Kippur.
d) Şavuot.

3. Mûsevîlerde, Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği, insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği, keffâret günü anlamına gelen oruç gününe ne ad verilir?
a) Sittur.
b) Roşaşana.
c) Yom Kippur.
d) Simha Tora.

4. Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı hangisidir?
a) Sukkot.
b) Roşaşana.
c) Yom Kippur.
d) Şavuot.

5. Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı nedir?
a) Sukkot (Çardaklar).
b) Roşaşana.
c) Hanuka.
d) Fısıh.

6. Tevrat’ta yılda üç defa hac ibâdeti emredilmektedir. Hangisi, Yahûdîlikteki hac zamanlarındandır?
a) Sukkot.
b) Şavuot.
c) Fısıh.
d) Hepsi.

7. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdî mezheplerinden birisi değildir?
a) Karailik.
b) İshakiyeler.
c) Protestanlık.
d) Ferisiler.

8. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdîlikte ibâdette kullanılan dînî objelerden değildir?
a) Siddur-Kipa.
b) Tefilin-Tallit.
c) Şofar.
d) Fısıh

9. Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ortodoks.
b) Hasidilik.
c) Reformist Yahûdîlik.
d) Samiriler.

10. Aşağıdakilerden hangisi Hristiyan inanç esaslarından biri değildir?
a) Teslis inancı.
b) Tanrının Îsâ şeklinde zuhur etmesi.
c) Tanrının, bütün insanların günahlarına keffâret olmak üzere onların affı için insan kılığına girip ızdırap çekerek ölmesi.
d) Hanuka.

11. Aşağıdakilerden hangisi Hristiyan sakramentlerinden (gizemlerinden) biri değildir?
a) Günah itirafı – Evharist.
b) Tefilin-Tallit.
c) Hastayı son yağlama – Rahip Takdisi.
d) Vaftiz –Konfirmasyon.

12. Hangisi, Hristiyanların kutladıkları önemli dînî festivallerden biri değildir?
a) Kristmas /Noel.
b) Easter /Paskalya.
c) Pentakost /Beyaz Pazar.
d) Matsa /Mayasız Ekmek.

13. Aşağıdakilerden hangisi Hristanlığın öncü reformcularından biri değildir?
a) Moses Mendelssohn.
b) Martin Luther.
c) Ulrich Zwingli.
d) John Calvin.

14. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdîliğin öncü reformcularından biri değildir?
a) Moses Mendelssohn.
b) Abraham Geiger.
c) Ludwig Philipson.
d) John Calvin.

15. Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan, gerekli eğitimi almış, evlenmemiş papazlara verilen rütbe nedir?
a) Başpapaz.
b) Vertabetlik.
c) Katolikos.
d) Piskopos.

16. Aşağıdakilerden hangisi batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezheplerdendir?
a) Evanjelizm – Anglikan.
b) Baptistler – Adventistler.
c) Presbiteryenler – Pentekostalistler.
d) Hepsi.

17. Aşağıdakilerden hangisi Hristiyanlığın temel akımları arasında yer almaz?
a) Katolik.
b) Ortodoks.
c) Protestan.
d) Karailik.

18. Aşağıdakilerden hangisi Budizmin temel inançları arasında sayılamaz?
a) Aşrama-Dıharma.
b) Sekiz dilimli yol.
c) Karma öğretisi.
d) Nirvana.

19. Aşağıdakilerden hangisi batıda ortaya çıkan yeni dînî akımlardan biri değildir?
a) Yahova şahitleri.
b) Mormonlar ve Mounculuk.
c) Hümanizm ve Postmodernizm.
d) Taoizm ve Konfüçyanizm.

20. Aşağıdakilerden hangisi İslâm dünyasında ortaya çıkan dînî akımlardan değildir?
a) Hasidilik.
b) Babailik.
c) Bahailik.
d) Kadiyanilik.

21. Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup hangisidir?
a) Ortodoks.
b) Protestan.
c) Doğu Kilisesi.
d) Katolik.

22. Aşağıdakilerden hangisi Hz. Îsâ dönemi Yahûdîliğinin üç önemli mezhebinden biri değildir?
a) Sadukîlik.
b) Ferisîlik.
c) Karailik.
d) Essenîlik.

23. Hinduizm ve İslâm’dan etkilenerek Hindistan’da ortaya çıkan dînî inanç aşağıdakilerden hangisidir?
a) Şintoizm.
b) Sihizm.
c) Konfüçyanizm.
d) Taoizm.

24. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdîlik kutsal metinlerinden Tanah’ın bölümleri arasında sayılamaz?
a) Tora.
b) Nevim.
c) Ketuvim.
d) Talet.

25. Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) ile ilgili müjde içeren İncil aşağıdakilerden hangisidir?
a) Matta.
b) Markos.
c) Yuhanna.
d) Barnaba.

26. Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen, Hinduizm kaynaklı inanışa ne ad verilir?
a) Kast sistemi.
b) Tenâsüh.
c) Tenâsüp.
d) Bahagavat.

27. İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilâhî olmayan din hangisidir?
a) Budizm.
b) Hinduizm.
c) Şintoizm.
d) Taoizm.

28. Aşağıdaki dinlerden hangisinde din adamları insanları “dinden çıkarma veya günahlarını affetme” gibi bâtıl inançlar yetkisine sahiptir?
a) İslâmiyet
b) Hrıstiyanlık
c) Hinduizm
d) Yahûdîlik

29. Hac yortusu, Noel, Katedral gibi kavramlar hangi dine aittir?
a) Hrıstiyanlık.
b) İslâmiyet.
c) Mûsevîlik.
d) Budizm.

30. Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Mûsevîlikte nedir?
a) Patrikhane.
b) Katedral.
c) Haham.
d) Havra (Sinagog).

31. Haham, Sinagog, Ağlama duvarı gibi kavramlar hangi dine aittir?
a) Hristiyanlık.
b) İslâmiyet.
c) Mûsevîlik.
d) Budizm.

32. Mensupları tarafından millî bir din haline getirilen, vahiy kaynaklı din aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hristiyanlık.
b) Mûsevîlik.
c) İslâm Dini.
d) Hinduizim.

33. Hangi dinde insanlar günahkâr olarak doğarlar?
a) Budizm.
b) İslâm.
c) Îsevîlik.
d) Mûsevîlik.

34. Üç büyük ilâhî din tarafından kutsal kabul edilen şehir aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mekke.
b) Medine.
c) Kudüs.
d) İstanbul.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-28

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  306 Kez Okundu

GENEL KÜLTÜR KONUSUNDA TEST

1. Diyanet, “Kutlu Doğum Haftası” etkinliklerini hangi yıldan beri gerçekleştiriyor?
a) 1984
b) 1989
c) 1992
d) 1997

2. Bakanlıklar arası hac ve umre kuruluna hangi kurumun temsilcisi başkanlık eder?
a) İçişleri Bakanlığı.
b) Dışişleri Bakanlığı.
c) Diyanet İşleri Başkanlığı.
d) Kültür Ve Turizm Bakanlığı.

3. Hac için Suudî Arabistan makamlarınca kota uygulanması hâlinde, hacı adaylarının hangi usûlle belirleneceğine hangi organ karar verir?
a) Diyanet İşleri Başkanlığı.
b) Hac ve Umre Komisyonu.
c) Hac Dairesi Başkanlığı.
d) Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu.

4. Seyahat acenteleri hangi yıldan îtibâren Diyanet İşleri Başkanlığının gözetim ve denetimi altında hac organizasyonu düzenlemektedir?
a) 1981
b) 1988
c) 1985
d) 1990

5. Hac ve umre işlerinin genel gözetim ve denetimini yaparak çalışmaların yurt içinde ve yurt dışında düzenli bir şekilde yürütülmesi için gerekli kararları almak; hac ve umre ücretlerinin miktârını ve sarf yerlerini belirlemek hangi organın görevidir?
a) Ulaştırma Bakanlığı.
b) Bakanlar Kurulu.
c) Hac Ve Umre Komisyonu.
d) Bakanlıklararası Hac Ve Umre Kurulu.

6. Hac İdâre Merkezi başkanlığını aşağıdakilerden hangisi yürütür?
a) Hac Dairesi Başkanı.
b) Diyanet İşleri Başkanı.
c) Hacdan sorumlu DİB. Bşk. Yrd.
d) T.C. Cidde Başkonsolosu Din Hizmetleri Ateşesi.

7. Türkiye’de hac sempozyumu ilk defa nerede ve hangi tarihte yapılmıştır?
a) 2006 yılında Ankara’da.
b) 2006 yılında İstanbul’da.
c) 2005 yılında İstanbul’da.
d) 2004 yılında Ankara’da.

8. Suudî Arabistan Krallığı ve İslâm ülkeleri dışişleri bakanları tarafından hac kotası uygulama kararını nerede ve ne zaman yaptıkları toplantıda almışlardır?
a) İstanbul, 1979.
b) Mekke, 1984.
c) Ammân, 1987.
d) Kâhire, 1994.

9. Aşağıdaki bakanlıklardan hangisi “Bakanlıklararası Hac Ve Umre Kurulu” üyesi değildir?
a) Mâliye Bakanlığı
b) Sağlık Bakanlığı.
c) Milli Savunma Bakanlığı.
d) İçişleri Bakanlığı.

10. Hac seyehati düzenleme görevi hangi yıl Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiştir?
a) 1984
b) 1979
c) 1987
d) 1994

11. Umre seyehati düzenleme görevi hangi yıl Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiştir?
a) 1984
b) 1979
c) 1987
d) 2000

12. Belli şartları taşıyan (A) grubu Seyahat Acentelerinin de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gözetim ve denetimi altında hac seyahati düzenleyebilecekleri düzenlemesi hangi yıl yapılmıştır?
a) 1984
b) 1979
c) 1988
d) 2000

13. Aşağıdaki acentelerden hangisi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gözetim ve denetimi dışında müstakil olarak hac ve umre organizasyonu düzenleyebilir?
a) A grubu seyahat acentesi.
b) Döviz girdisi yüz bin doların üzerinde olan acente.
c) Uluslararası IATA belgesi olan acente.
d) Hiç biri.

14. Suudî Arabistan’da ülkemiz hac organizasyonu ile ilgili olarak oluşturulan Hac İdâre Merkezi Başkanlığı görevini aşağıdakilerden hangisi yapar?
a) Diyanet İşleri Başkanı.
b) T.C. Cidde Din Hizmetleri Ataşesi.
c) Hac Dairesi Başkanı.
d) Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı.

15. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Diyanet İşleri Başkanlığı gözetim ve denetimi dışında müstakil olarak hac ve umre organizasyonu düzenlenebilir.
b) Suudî Arabistan Hac Bakanlığı’nca 2001 yılından îtibâren ferdî olarak umreye gidişler yasaklanmıştır.
c) 1979 yılında çıkarılan kararnâme ile hac seyahati düzenleme görevi Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiştir.
d) 1984 yılında çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararı ile umre seferlerinin sadece Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılması kararlaştırılmıştır.

16. Uluslararası ilk hac kongresi nerede ve hangi tarihte toplanmıştır?
a) Mina/Akabe’de 1923.
b) Mekke’de 1923.
c) İstanbul’da 2005.
d) Hicâz’da 2010.

17. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu’nda aşağıdakilerden hangisinden müsteşâr veya müsteşâr yardımcısı yer almaz?
a) Dışişleri Bakanlığı.
b) Mâliye Bakanlığı.
c) Sağlık Bakanlığı.
d) Kültür ve Turizm Bakanlığı.

18. Hac ve umreye hangi yoldan gidileceği, hac ve umreye gidecek vatandaşların sağlıklarının korunması ve bu seyahatlerin yurt içinde ve yurt dışında düzenli bir şekilde yürütülmesi için alınması gereken tedbirlere dâir kararları hangi organ alır?
a) Dışişleri Bakanlığı.
b) Hac ve Umre Komisyonu.
c) Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu.
d) Hac Dairesi Başkanlığı.

19. Allah’a mücâhede ve riyâzetle ulaşmak isteyen iyilerin yolu anlamına gelen ve bu yola girenlerin iyi huylar edinmeye, gönlünü arındırmaya, kalbini temizlemeye, iç dünyalarını îmâr etmeye önem verdikleri tarîkât yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tarîk-i Ahyâr.
b) Tarîk-i Şuttâr.
c) Tarîk-i Settâr.
d) Tarîk-i Ebrâr.

20. Yardımlaşma kavramı, dînî kullanımda aşağıdaki terimlerden hangisi ile ifâde edilir?
a) Müsâmaha.
b) Teâvün.
c) İkrâh.
d) Müsâlaha.

21. Hangisi lukatanın anlamıdır?
a) Aranan eşyâdır.
b) Buluntu eşyâdır.
c) Cepteki eşyâdır.
d) Kaybolan eşyâdır.

22. İslâm’ın emr-i bilma’rûf ve nehy-i ani’l-münker ilkesinin kamu hukûkuyla ilgili kısmını temsil eden kurumun adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Vakıf.
b) Muhtesip.
c) Hisbe.
d) Âmil.

23. Câhiliye Arapları’nın anlayışında başta hilim olmak üzere sabır, bağışlanma, misâfirperverlik, yoksullara yardım, iyi komşuluk ve zayıfları koruma gibi erdemleri kapsayan ve İslâmi dönemde de takdirle karşılanan ahlâkî özellik aşağıdakilerden hangisidir?
a) Asabiyet.
b) Adâlet.
c) Mürüvvet.
d) Îsâr.

24. “Bir toplumda örf, âdet ve kural halini almış iyi tutum ve davranışlar veya bunları kazandıran bilgiler” şeklinde târifi yapılabilen terim aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hilm.
b) Hikmet.
c) İffet.
d) Edep.

25. Yahûdîlikten, Hristiyanlıktan ve diğer kültürlerden, İslâmiyet’e giren rivâyetlere ne denmektedir?
a) Garîbu’l Kur’ân.
b) Kıssa.
c) İsrâiliyyât.
d) Emsâlu’l Kur’ân.

26. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun başkanı kimdir?
a) Yargıtay Başkanı.
b) Adalet Bakanı.
c) Anayasa Mahkemesi Başkanı.
d) Danıştay Başkanı.

27. Aşağıdaki devletlerinden hangisinin başkenti yanlıştır?
a) Kazakistan: Astana.
b) Türkmenistan: Aşkabad.
c) Özbekistan: Taşkent.
d) Kırgızistan: İslâmâbad.

28. T.C. Anayasası’na göre TBMM genel seçimlerinden önce aşağıdaki bakanlıklardan hangisine yeni bir bakan atanmaz?
a) Maliye Bakanı.
b) Ulaştırma Bakanı.
c) İçişleri Bakanı.
d) Adalet Bakanı.

29. Aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlıştır?
a) Tenâsüh: Ölümden sonra canlı varlıkların ruhlarının bir bedenden diğer bedene göçmesidir, ruh göçü.
b) Sekülerizm: Dinden bağımsız olan ve dînî mâhiyeti olmayan.
c) Oryantalizm: Doğu’ya hâkim olmak, doğuyu yeniden kurmak ve onun âmiri olmak için İslâm ülkelerinin geliştirdiği düşünce akımıdır.
d) Brahmanizm: Hinduizm de denilen Hindistan’da yaygın olan çok tanrılı din.

30. Aşağıdakilerden hangisi İsviçre’nin başkentidir?
a) Rotterdam.
b) Bern.
c) Moskova
d) Kopenhag.

31. Buhâra’da 980 yılında dünyaya gelen ve dünyanın en büyük hekimlerden olan, bir çok hastalığın tedavi metotlarını, ilaçlarını keşfeden, mikropların farkına varan ve önlenebileceğini söyleyen, “Kânûn” adlı kitabıyla ünlenen âlim kimdir?
a) Fârâbî.
b) İbn-i Sînâ.
c) İbn-i Rüşd.
d) Bîrûnî.

32. Fıkıh, tıp, ahlak, tasavvuf, matematik, uzay bilimleri, biyoloji, sosyoloji, akâid ve kelâma dâir konuları içine alan meşhur “Mârifetnâme” isimli eserin müellifi olan âlim kimdir?
a) Ebus-Suûd Efendi.
b) Yûnus Emre.
c) Erzurumlu İbrâhim Hakkı.
d) Mevlânâ Celâleddin Rûmî.

33. Osmanlı Devleti’nde şer’î ve örfî davalara bakan askerî hâkim aşağıdakilerden hangisidir?
a) Sadrâzam.
b) Vezîr-i âzam.
c) Kazasker.
d) Kâdî’l-kudât.

34. Osmanlı döneminde dîvânda büyük davalara bakan, kadı ve müderrisleri atayan devlet görevlisinin unvânı hangisidir?
a) Sadrazam.
b) Kazasker.
c) Vezîr-i âzam.
d) Şeyhülislâm.

35. Devlet Denetleme Kurumu kime bağlıdır ve hangi alanları denetleyemez?
a) Başbakana – Askerî ve adlî kurumları.
b) Cumhurbaşkanına – Askerî ve adlî kurumları.
c) Adalet Bakanlığına – Askerî ve adlî kurumları.
d) TBMM’ye – Askerî ve adlî kurumları.

36. “Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemeye ne denir?
a) Soru.
b) Gensoru.
c) Güvenoyu.
d) Meclis Araştırması.

37. Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hâllerinde, görevine dönünceye kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makâmının boşalması halinde ise yenisi seçilinceye kadar kim vekâlet eder?
a) Başbakan.
b) Adalet Başkanı.
c) Genel Kurmay Başanı.
d) TBMM Başkanı.

38. Din İşleri Yüksek Kuruluna kim başkanlık eder, kurul kaç üyeden oluşur?
a) Başkanı Diyanet İşleri Başkanıdır – 18 üyeden oluşur.
b) Başkanı Diyanet İşleri Başkanıdır – 20 üyeden oluşur.
c) Başkanı, Kurul üyeleri arasından seçilir – 16 üyeden oluşur.
d) Başkanı üçlü kararnâmeyle atanır – 15 üyeden oluşur..

39. Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu kaç üyeden oluşur? Görev süreleri kaç yıldır?
a) 8 üyeden oluşur, görev süresi 5 yıldır.
b) 9 üyeden oluşur, görev süresi 6 yıldır.
c) 16 üyeden oluşur, görev süresi 5 yıldır.
d) 12 üyeden oluşur, görev süresi 8 yıldır.

40. Aşağıdakilerden hangisi günümüz Müslüman nüfûsunun en kalabalık olduğu ülkedir?
a) Suudî Arabistan.
b) Malezya.
c) Sûdân.
d) Endonezya

41. Genel nüfûsuna oranla en fazla müslüman nüfûs oranına sahip ülke aşağıdakilerden hangisidir?
a) Suudî Arabistan.
d) Somali.
b) Endonezya.
c) Türkiye.

42. Aşağıdakilerin hangisinde Diyanet İşleri Başkanlığı ilk kez anayasal kurum olarak yer almıştır?
a) 1982 Anayasası.
b) 1950 Anayasası.
c) 1961 Anayasası.
d) 1924 Anayasası.

43. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri içerisinde en geniş topraklara sahip olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kırgızistan.
b) Kazakistan.
c) Türkmenistan.
d) Özbekistan.

44. İslâm kültür ve medeniyeti açısından önem taşıyan Taşkent, Semerkant, Buhâra şehirlerinin bulunduğu ülke aşağıdakilerden hangisidir?
a) Türkmenistan.
b) Özbekistan.
c) Kazakistan.
d) Azerbaycan.

45.
I. 1924 Anayasası
II. 1961 Anayasası
III. 1982 Anayasası
Türkiye Cumhuriyeti’nde yukarıdaki anayasalardan hangileri halkoyuna sunulmuştur?
a) Yalnız I
b) I ve II
c) II ve III
d) I, II ve III

46.
I. Üye devletlerin ekonomi politikalarını birbirlerine yaklaştırmak,
II. Üye devletler arasında siyâsî birliği sağlanmış bir avrupa devleti meydana getirmek,
III. Karadeniz’de kıyısı olan devletler arasında iş birliği sağlamak.
Yukarıdakilerden hangileri, Avrupa Birliğinin amaçları arasındadır?
a) Yalnız I
b) I ve II
c) I, II ve III
d) II ve III

47. Aşağıdakilerden hangisi Anadolu Selçukluları dönemine ait bir mîmârî eser türü değildir?
a) Kurganlar.
b) Kümbetler.
c) Külliyeler.
d) Kervansaraylar.

48. Anadolu’da Türkçe’yi resmî dil îlân eden ilk beylik/devlet ve devlet adamı hangisidir?
a) Germiyanlılar – Germiyan Bey.
b) Anadolu Selçuklu Devleti – Süleyman Şâh.
c) Karamanoğulları – Karaman Bey.
d) Çaka Devleti – Çaka Bey.

49.
I. Medreselerin kapatılması,
II. İlköğretimin zorunlu hâle getirilmesi,
III. Eğitim-öğretim birliğinin sağlanması.
Yukarıdaki düzenlemelerin hangileri, 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhîd-i Tedrisât kanunun uygulamalarındandır?
a) Yalnız I
b) I ve III
c) I, II ve III
d) II ve III

50. Atatürk’ün, halkın dinini kaynağından öğrenmesi için Türkçe çevirisini yaptırdığı ve devlet imkânları ile bastırıp dağıttırdığı hadîs eseri ve mütercimi hangisidir?
a) Sahîh-i Buhârî : Ahmet Naîm – Kâmil Miras.
b) Sahîh-i Müslim : Mehmet Âkif – Hamdi Yazır.
c) Tirmizî : Ahmet Hanbel – Sâîd NursÎ.
d) Ebû Dâvûd : Hilmi Tunahan – Muallim Nâci.

51. Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslâm toplumuna katıldıktan sonra yaptığı uygulamalardan biri değildir?
a) Âhîlik Teşkilatı.
b) Kümbet mîmârîsi.
c) Verâset sistemi.
d) Vakıf sistemi.

52. Bugün İslâm ülkelerinin tek çatı altında toplandığı tek kurum hangisidir?
a) İslâm Ülkeleri Örgütü.
b) İslâm Konferansı Örgütü.
c) Müslüman Devletler Birliği.
d) İslâm Kardeşlik Örgütü

53. Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, aşağıdaki kurumlardan hangisinin genel sekreteridir?
a) Müslüman Devletler Birliği.
b) İslâm Ülkeleri Birliği.
c) İslâm Konferansı Örgütü.
d) İslâm Kardeşlik Örgütü.

54. Karikatür krizinin ortaya çıktığı ülke aşağıdakilerden hangisidir?
a) İngiltere.
b) Belçika.
c) Danimarka.
d) Hollanda.

55. Diyanet İşleri Başkanlığı nereye bağlıdır?
a) Başbakanlık.
b) TBMM.
c) Cumhurbaşkanlığı.
d) Bağımsız.

56. Aşağıdakilerden hangisi Erzurum ve Sivas Kongresinde alınan kararların ortak özelliği değildir?
a) Mustafa Kemal’in kongre başkanlığına seçilmesi.
b) Millî kuvvetlerin etkin, millî irâdenin hâkim kılınması.
c) Vatanın parçalanmaz bir bütün olduğu.
d) Temsil kurulunun doğu illerinin tamamını temsil ettiğinin kabul edilmesi.

57. Millî mücadelenin çekirdeğini oluşturan ve daha sonra T.B.M.M. hükümetine dönüşen, Mustafa Kemal’in başkanlığını yaptığı ilk fiilî kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
a) Heyet-i Temsiliye.
b) Sivas Kongresi.
c) Erzurum Kongresi.
d) Amasya Kongresi.

58.
I. Anadolu Ajansı
II. İrâde-i Milliye
III. Hâkimiyet-i Milliye
Yukarıdakilerden hangileri kurtuluş savaşında millî birliği tehlikeye düşüren iç ve dış tehditlere karşı milleti uyaran basın yayın organlarındandır?
a) Yalnız I
b) Yalnız II
c) II ve III
d) I, II, III

59. Mustafa Kemal “Hattı müdâfaa yoktur, sathı müdâfaa vardır. O satıh bütün vatandır, vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terkolunamaz” emriyle aşağıdaki savaşlardan hangisinin kaderini etkilemiştir?
a) I. İnönü.
b) Sakarya.
c) II. İnönü.
d) Başkomutanlık.

60. Saltanat ne zaman kaldırılmıştır?
a) 4 Kasım 1920.
b) 1 Kasım 1922.
c) 3 Kasım 1923.
d) 24 Kasım 1924.

61. İlk Diyanet İşleri Başkanı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ömer Nasûhî Bilmen.
b) Ahmet Hamdi Akseki
c) Mehmet Rıfat Börekçi
d) Elmalı Hamdi Yazır.

62. Uluslararası Adalet Divanı aşağıdaki şehirlerden hangisinde bulunmaktadır?
a) Hollanda – Rotterdam.
b) Danimarka – Kopenhang.
c) Avusturya – Strazburg.
d) Hollanda – Lahey.

63. Hangisi Osmanlı Devletinde resmî tarih yazarlarına verilen addır?
a) Vakanüvîs.
b) Mütevellî.
c) Nişancı.
d) ReÎsül’küttâb.

64. “Laiklik” ilkesi ne zaman anayasaya eklenmiştir?
a) 1921
b) 1924
c) 1935
d) 1937

65. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
a) İsveç: Ermeni yasa tasarısı.
b) İsviçre: Minare krizi.
c) Belçika: Başörtüsü krizi
d) Danimarka: Karikatür krizi.

66. Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bilgiler içeren harita-klavuz niteliğindeki Kitâb-ı Bahriye adlı eserin müellifi kimdir?
a) Pîrî Reis.
b) Çaka Bey.
c) Seydi Ali Reis.
d) Barbaros Hayrettin Paşa.

67. Devlete karşı işlenen suçlara aşağıdaki mahkemelerden hangisi bakar?
a) Devlet Güvenlik Mahkemesi.
b) Ağır Ceza Mahkemesi.
c) Yüce Divan.
d) Terörle Mücadele Mahkemesi.

68. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda yenilgisini belgeleyen Mondros Mütârekesi hangi tarihte imzalanmış ve Osmanlı Devleti adına kim katılmıştır?
a) 30 Eylül 1919 – Hâriciye Nâzırı Mustafa Reşit Paşa.
b) 30 Ekim 1920 – Dâhiliye Nâzırı Ali Fethi Okyar.
c) 30 Ekim 1918 – Hâriciye Nâzırı Damat Ferit Paşa.
d) 30 Ekim 1918 – Bahriye Nâzırı Rauf Bey.

69. Sivas Kongresi hangi tarihte gerçekleştirilmiştir?
a) 30 Eylül 1918.
b) 23 Temmuz 1919.
c) 4-11 Eylül 1919.
d) 4-11 Ekim 1920.

70. Büyük Selçuklular zamanında kurulan, vezir Nizâmülmülk’ün adıyla anılan Nizâmiye Medreseleri, ilk olarak hangi Selçuklu Sultanı tarafından ve nerede kurulmuştur?
a) Melik Şâh tarafından Bağdat’ta.
b) Sultan Sencer tarafından Nişâbûr’da.
c) Alp Arslan tarafından Musul’da.
d) Tuğrul Bey tarafından Nişâbûr’da.

71. 2010 yılında görevde olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri kimdir?
a) Ban Ki-moon.
b) Butros Gali.
c) Kofi Anan.
d) Collin Powell.

72. Hukukta; devletin, bir kişinin mal varlığına el koymasına ne denir?
a) Kabz.
b) İstimlâk.
c) Musâdere.
d) İpotek.

73. Aşağıdaki eserlerden hangisinin yazarı yanlış yazılmıştır?
a) er-Risâle: İmâm Şâfiî.
b) Muvatta’: İmâm Dârimî.
c) Fıkh-ı Ekber: İmâm A’zam.
d) Mektûbât: İmâm Rabbânî.

74. el-Mebsût isimli eser aşağıdaki fıkıh âlimlerinden hangisine aittir?
a) Şâtıbî.
b) Serahsî.
c) Bakıllânî.
d) Ebû Hanîfe.

75. İslâm Hukûku’nun temel kaynaklarından olan, “el-Muvâfakât” isimli eser aşağıdaki âlimlerden hangisine aittir?
a) Ebû Hanîfe.
b) Ahmet b. Hanbel.
c) İmâm-ı Mâlik.
d) İmâm-ı Şâtıbî.

76. “İlmin Işığında Asrın Kur’ân Tefsiri” adlı eserin müellifi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mehmet Vehbi Efendi.
b) Elmalılı Hamdi Yazır.
c) Süleyman Ateş.
d) Bayraktar Bayraklı.

77. Abdullah b. Mahmûd el-Mavsılî, Hanefî mezhebine göre İslâm ibâdet ve muâmelât hükümlerinin özeti niteliğinde el-Muhtâr li’l-fetvâ adlı eseri yazmış; gelen ısrarlar sonucunda el-İhtiyâr adıyla şerhetmiştir. el-Muhtâr’ı ve el-İhtiyâr’ı kimler ilk kez Türkçeye çevirmişlerdir?
a) el-Muhtâr’ı Celal Yeniçeri; el-İhtiyâr’ı Mehmet Keskin tercüme etmiştir.
b) el-Muhtâr’ı Hayrettin Karaman; el-İhtiyâr’ı Mehmet Görmez tercüme etmiştir.
c) el-Muhtâr’ı Ali Bardakoğlu; el-İhtiyâr’ı Bayraktar Bayraklı tercüme etmiştir.
d) el-Muhtâr’ı Elmalılı Hamdi Yazır; el-İhtiyâr’ı Süleyman Uludağ tercüme etmiştir.

78. “Edebu’d-Dünyâ ve’d-Dîn” adlı eserin müellifi kimdir?
a) Süyûtî.
b) Mâverdî.
c) Mevdûdî.
d) Gazâlî

79. “Kitâbü’t Tevhîd ve Te’vîlâtü’l Kur’ân” isimli eserin müellifi kimdir?
a) Eş’arî.
b) Mâtürîdî.
c) Cürcânî.
d) İmâm Rabbânî.

80. “Türkiye Devleti’nin dini, dîn-i İslâmdır.” maddesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) 1924 Anayasa’sında yer alır, Adnan Menderes tarafından 1954’te Anayasaya eklendi.
b) 1924 Anayasa’sında yer alır, 1961’de Anayasa’dan çıkartıldı.
c) 1924 Anayasa’sında yer alır, 1937’de Anayasa’dan çıkartıldı.
d) 1924 Anayasa’sında yer alır, 1928’de Anayasa’dan çıkartıldı.

81. Diyanet İşleri Başkanı Cumhuriyetin ilk yıllarında protokolde kaçıncı sırada idi?
a) İkinci sırada.
b) On ikinci sırada.
c) Üçüncü sırada.
d) On üçüncü sırada.

82. Mezhep imâmlarının isimleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Hanefî: Ğilmân b. Zâbit b. Zevta
b) Şâfiî: Muhammed bin İdrîs eş-Şâfiî
c) Mâlikî: Mâlik b. Enes b. Mâlik b. Ebî Âmir el-Asbahî
d) Hanbelî: Ebû Abdullah Ahmed b. Muhammed b. Hanbel eş-Şeybânî

83. İlk defa ve başarılı bir şekilde tasavvuf hayat tarzını ve düşüncesini Türkçe ifâde etmeye başlayan, tasavvuf şiirlerini bir eserde toplayan, Türkistan’da yaşayan ünlü tasarvvufçumuz ve meşhur eseri hangisidir?
a) Eşrefoğlu Rûmî’- Dîvân.
b) Ahmed Yesevî – Dîvân-ı Hikmet.
c) Mevlânâ Celâleddîn Rûmî – Mesnevî.
d) Yûnus Emre – Risâletü’n-Nushiye.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-29

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  320 Kez Okundu

SİYER KONUSUNDA TEST

1. Aşağıdakilerden hangisi ulü’l-‘azm peygamberlerden biri değildir?
a) Hz. Nûh.
b) Hz. İbrâhîm.
c) Hz. Îsâ.
d) Hz. Lokmân.

2. Hudeybiye antlaşması ne zaman ve kimlerle yapılmıştır?
a) Tebük seferi sonrasında Bizanslılarla.
b) Hayber fethi sonrasında Yahûdîlerle.
c) Mekke Fethi öncesi Kureyşli müşriklerle.
d) Medîne’ye hicret ettiğinde Medîne’deki Yahûdî kabîleleriyle.

3. Müslümanlar ilk kez hangi olaydan sonra Kâbe’de açık ve toplu ibâdet yapmaya başlamışlardır?
a) Vahyin fetret döneminin bitmesiyle.
b) Açık davetin başlamasıyla.
c) Hz. Ebû Bekir’in müslüman olmasıyla.
d) Hz. Ömer ve Hz. Hamza’nın müslüman olmasıyla.

4. Habeşistan’a hicret hangi tarihte, kaç kişiyle gerçekleşmiştir?
a) Mekke döneminin 5. yılında, ilk seferinde 16, ikinci seferinde 90 kişi ile gerçekleşmiştir.
b) Mekke döneminin 10. yılında, bir defada 90 kişinin hicretiyle gerçekleşmiştir.
c) Mekke döneminin 8. yılında, ilk seferinde 10, ikincide 55 kişi ile 2 grup halinde gerçekleşmiştir.
d) Mekke döneminin 4. yılında 40 kişiyle gerçekleşmiştir.

5. Medîneli müslümanların Hz. Peygamber’den istedikleri öğretmen kimdir?
a) Es’ad bin Zürâre.
b) Enes bin Mâlik.
c) Ukbe bin Âmir.
d) Mus’ab bin Umeyr.

6. Yaptıkları anlaşmayı ilk bozan, daha sonra ihanetleri ve Müslümanlara düşmanlıkları sebebiyle Medîne’den çıkartılarark sürülen Yahûdî kabilesi hangisidir?
a) Benî Kaynuka.
b) Benî Kureyza.
c) Benî Nadir.
d) Benî Mustalik.

7. Hudeybiye anlaşmasında, müslümanların aleyhine olan fakat daha sonra müşrikler tarafından kaldırılması istenen madde aşağıdakilerden hangisidir?
a) Müslümanların, bu yıl geri dönüp, umre için gelecek yıl Mekke’ye girebilmeleri.
b) Müslümanların, kılıçtan başka bir silah taşıyamayacakları.
c) Arap kabilelerinin, iki taraftan biri ile ittifak kurabilecekleri.
d) Mekke’ye sığınan hiç bir Medînelinin iâde edilmeyeceği; Medîne’ye sığınanların ise geri verileceği.

8. Peygamberimizin Busra emîrine gönderdiği elçinin katledilmesi üzerine bilmukabele hareketle yapılan Mûte savaşı kimlerle yapılmıştır?
a) Mekkeli müşriklerle.
b) Benî Nadr Yahûdîleriyle.
c) Rumlarla (Bizans).
d) Mekke dışındaki müşrik kabîlelerle.

9. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizi emzirmemiştir?
a) Âmine binti Vehb.
b) Ebû Leheb’in câriyesi Süveybe.
c) Halîme binti Ebî Züeyb.
d) Ebû Tâlib’in eşi Fâtıma binti Esed.

10. Hz. Peygamber ikinci Akabe biatını nerede ve ne zaman yapmıştır?
a) Mekke’de M. 622 tarihinde Zilhicce ayında.
b) Mekke’de M. 623 tarihinde Zilkâde ayında.
c) Mekke’de M. 621 tarihinde Recep ayında.
d) Mekke’de M. 622 tarihinde Ramazan ayında.

11. Uhud savaşında melekler tarafından yıkanan şehid aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hz. Talhâ.
b) Hz. Mus’ab.
c) Hz. Hanzala.
d) Hz. Hamza.

12. “İslâm tarihinde ‘yedi ağlayanlar’ diye anılan kişiler Peygamberimize (s.av.) gelerek, bu gazveye katılmak istediklerini fakat binit ve yiyeceklerinin bulunmadığını bildirirler, Peygamberimizin de kendilerine binit kalmadığını söylemesi üzerine bu yedi kişi ağlayarak geri dönerler.” Bu olay aşağıdakilerden hangisinde vukû bulmuştur?
a) Bi’r-i Mâûne gazvesi.
b) Tebük gazvesi.
c) Bedir gazvesi.
d) Hayber gazvesi.

13. Bedir harbinde Hz. Peygamberin, ordunun konaklamasıyla ilgili olarak görüşünü kabul ettiği sahâbe hangisidir?
a) Sa’d b. Muâz.
b) Mus’ab b. Umeyr.
c) Hz. Ömer.
d) Habbâb b. Münzir.

14. Aşağıdakilerden hangisi vahiy kâtiplerinden değildir?
a) Şurahbil b. Hasene.
b) Câbir b. Abdullah.
c) Abdullah b. Revâha.
d) Muâviye b. Ebî Süfyân.

15. Ezânı ilk rüyasında gören ve rüyasını Peygamberimize (s.a.v) anlatan sahâbe kimdir?
a) Selmân-ı Fârisî.
b) Hz. Osman.
c) Abdullah b. Zeyd el Ensârî.
d) Bilâl-i Habeşî.

16. Kâbe’deki vazifelerden biri olan hicâbenin anlamı nedir?
a) Kâbe’nin perdedarlığını ve anahtarlarını elinde bulundurmaktır.
b) Kâbe’yi ziyarete gelen hacıların sularını tedârik etmektir.
c) Kâbe’yi ziyarete gelen hacıları ağırlamak ve barındırmaktır.
d) Kâbe’de yapılan toplantılara başkanlık etmektir.

17. Aşağıdakilerden hangisi İslâmiyet öncesi Araplarda Kâbe’yi ziyaret için gelen hacıların içeceklerini temin etme görevidir?
a) Hicâbe.
b) Rifâde.
c) Sikâye.
d) Sidâne.

18. Aşağıdakilerden hangisi Kâbe’nin perdedarlığını ve anahtarlarını elinde bulundurmak görevidir?
a) Rifâde.
b) Sikâye.
c) Hicâbe.
d) Sidâne.

19. Aşağıdakilerden hangisi İslâmiyet öncesi Araplarda Kâbe’yi ziyaret için gelen hacıların yiyecek temin etme görevidir?
a) Hicâbe.
b) Rifâde.
c) Sikâye.
d) Sidâne.

20. Aşağıdakilerden hangisi İslâmiyet öncesi Araplarda Kâbe’nin muhâfızlığını yapma görevidir?
a) Hicâbe.
b) Sidâne.
c) Sikâye.
d) Rifâde.

21. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizi emziren kadınlardan biri değildir?
a) Hz. Âmine.
b) Hz. Süveybe.
c) Hz. Halîme.
d) Hz. Sevde.

22. Peygamberimizin emriyle savaşa gidilen ancak Peygamberimizin iştirâk etmediği seferlere ne denir?
a) Hicret.
b) Hac.
c) Seriyye.
d) Vahiy.

23. Ridde hareketleri hangi halîfe zamanında ortaya çıkmıştır?
a) Hz. Ebû Bekir.
b) Hz. Ömer.
c) Hz. Osman.
d) Hârûn Reşîd.

24. İslâm’ı kabul ettiklerini söyleyen bir kabîleye İslâm dinini öğretmek için gönderilen çok sayıdaki hâfız sahâbenin yolda pusuya düşürülerek şehit edildiği yerin adı nedir?
a) Hayber.
b) Bi’r-i Mâûne.
c) Batn-ı Rabiğ.
d) Batn-ı Nahle.

25. Aşağıdakilerden hangisi Mekkelilerin, hicretten sonra Medîne’de toplanan Müslümanları bir güç olarak kabul ettiklerini gösteren bir kanıt değildir?
a) Kervan ticaretini sürdürmeleri.
b) Medînelilere karşı Uhut Savaşı’nı yapmaları.
c) Müslümanların Kâbe’yi ziyaretlerini engellemeye çalışmaları.
d) Hz. Muhammed’le Hudeybiye Antlaşması’nı imzalamaları.

26. İslâmiyet’in ilk yıllarında Arapların özgün bir mîmârîleri yokken, giderek mîmârîde belirgin bir Arap sanatı ve üslûbu doğmuştur. Bu kültürel gelişmeyi sağlayan başlıca etken aşağıdakilerden hangisidir?
a) Eski Arap uygarlığı.
b) Arap-Çin ilişkileri.
c) Fethedilen ülkelerin kültürleri.
d) Hellen uygarlığı.

27. Peygamberimizin (s.a.v.) iki kızı ile evlendiğinden dolayı ‘Zinnûreyn’ lakabını alan sahâbi kimdir?
a) Hz. Ebû Bekir.
b) Hz. Osman.
c) Hz. Ali.
d) Hz. Hamza.

28. Müşriklerin müslümanlara uyguladığı boykot kaç yıl sürmüştür ve boykotun delinmesine öncülük edenler hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
a) 3 yıl –Hişâm b. Amr, Züheyl b. Ebû Ümeyye.
b) 2 yıl, Mut’im b. Adiyy, Ebu’l Buhterî.
c) 1 yıl, Ebû Leheb, Ebû Cehil.
d) 3 yıl, Mut’im b. Adiyy, Ebu’l Buhterî.

29. Aşağıdakilerden hangisi Tâif ile Nahle arasında kurulan, her yöreden insanın geldiği en ünlü panayırdır?
a) Zülmecâz.
b) Ukkâz.
c) San’a.
d) Dûmetu’l-cendel.

30. Peygamberimiz yirmili yaşlarında iken amcaları ile birlikte hangi savaşa katılmıştır?
a) Buas savaşı.
b) Ficâr savaşı.
c) Gabra savaşı.
d) Dahis savaşı.

31. Peygamberimiz otuz beş yaşlarında iken Mekke’de hangi antlaşmaya katılmıştır?
a) Cemiyyet-ül Hayr.
b) Ashâb-ı Yemîn.
c) Hıfzu’l-Kâbe.
d) Hılf u’l-Fudûl.

32. Araplarda ilk doğan erkek çocuğun ismi babaya ve anneye künye olurdu. Hz.Peygamberin künyesi nedir?
a) Abdullah.
b) Mustafa.
c) Ebu’l-Kâsım.
d) El-Emîn.

33. Aşağıdakilerden hangisi, İslâmiyet öncesi Araplarda savaşmanın yasak kabul edildiği haram aylardan biri değildir?
a) Muharrem.
b) Recep.
c) Zilhicce.
d) Ramazan.

34. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib’in asıl adıdır?
a) Abdullah.
b) Hâşim.
c) Şeybe.
d) Abd-i Menâf.

35. Peygamberimizin babaannesinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Âişe.
b) Fâtıma.
c) Şifâ.
d) Ümm-ü Rummân.

36. Peygamberimizin anneannesinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Nesîbe.
b) Hanne.
c) Atîke.
d) Berre.

37. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizin hem sütkardeşi, hem de amcasıdır?
a) Zübeyr.
b) Ebû Tâlib.
c) Abbâs.
d) Hamza.

38. Peygamber Efendimizin, Hz. Hatîce dışındaki hangi eşinden çocuğu olmuştur?
a) Hz. Safiyye.
b) Hz. Zeynep.
c) Hz. Mâriye.
d) Hz. Hafsa.

39. Efendimizin, Hz. İbrâhîm’in Hanîf dînine uygun olarak Hira mağarasında yaptığı tefekkürî ibâdete ne denir?
a) Tehannüs.
b) İrhâsât.
c) İnzivâ.
d) Îtikâf.

40. Habeşistan’a hicret eden ilk aile kimdir?
a) Hz. Ali ve Fâtıma.
b) Hz. Zübeyr ve hanımı.
c) Hz. Osman ve eşi Rukiye.
d) Hz. Ammâr ve ailesi.

41. Senetü’l hüzün ne demektir?
a) Peygamberimizin Tâif’te taşlandığı sene.
b) Hz. Âmine’nin vefât ettiği sene.
c) Uhud savaşının olduğu sene.
d) Efendimizin amcası Ebû Tâlib ile hanımı Hz Hatîce’yi kaybettiği sene.

42. Aşağıdakilerden hangisi Yesrib (Medîne)’nin yerleşik halkından değildir?
a) Evs Kabîlesi.
b) Kureyş Kabîlesi.
c) Hazrec Kabîlesi.
d) Benî Nadr.

43. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizin İslâm’a davet etmek için mektup gönderdiği yerlerden değildir?
a) Yelemlem.
b) Bizans.
c) Şam.
d) Yemen.

44. Medîne’ye gelerek Peygamberimiz ile görüşen, mescitte ibâdet yapmak isteyen, Peygamberimize Hz. Îsâ ile ilgili sorular soran ve İslâm’ı kabul etmemekle birlikte cizye vergisi vermeyi kabul eden gurup aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hayber Yahûdîleri.
b) Ezruh Hristiyanları.
c) Gassânî Hristiyanları.
d) Necrân Hristiyanları.

45. Aşağıdakilerden hangisi Hicret esnasında Medîne’de Yaşayan Yahûdî kabîlelerinden birisi değildir?
a) Benî Kureyza.
b) Benî Nadr.
c) Benî Sakîf.
d) Benî Kaynuka.

46. Hz. Muhammed’in Bizans’ın Busra Valisine Gönderdiği elçinin, yine Bizans’ın Gassânî Valisi tarafından öldürülmesi üzerine 100 bin Bizans askerine karşı 3 bin Müslüman’ın kahramanca çarpıştıkları savaş ve tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Huneyn Savaşı–630.
b) Mûte Savaşı–629.
c) Hayber Savaşı–629.
d) Tebük Seferi–631.

47. İslâm’ın en önemli savaşlarından biri olan Uhud savaşının tam olarak kazanılamamasının sebebi nedir?
a) Mekkelilerin modern silahlara sahip olması.
b) Peygamberimiz (s.a.v.)’in emrinin ihlâli.
c) Savaşın öğleden sonra yapılmış olması.
d) Havanın çok sıcak olması.

48. Yahûdîler, Hz. Peygambere yaptıkları suikast girişiminden sonra Medîne’den sürüldüler. Mekkeli müşriklerle anlaşarak onları savaşa teşvik ettiler. Müşrikler Ebû Süfyan komutasında 10.000 kişilik bir kuvvetle h 5/m. 24 Ocak 627 tarihinde Medîne’ye hücûm ettiler.. Yukarıda hangi savaş anlatılmaktadır?
a) Uhud.
b) Hendek.
c) Bedir.
d) Mûte.

49. Umre maksadıyla Mekke’ye gelip kendilerine Kâbe’nin olduğu yere sokulmayacakları haberini alan Allah Rasûlü, Hz. Osman’ı elçi olarak Mekke’ye gönderdi. Daha sonra Hz. Osman’ın öldürüldüğüne dair yanlış haber gelince Peygamberimiz elçiyi öldüren bu müşriklerle savaşmadan vazgeçmeyeceğiz diyerek etrafındaki sahabeleri savaş için biât etmeye davet etti. Sahâbeler de ölünceye kadar savaşacaklarına dair biât ettiler. Semûre ağacının altında yapılan bu biâte ne ad verilir?
a) Biat-ı Rıdvân.
b) I. Akabe Biâtı.
c) Biât-ı Kazâ.
d) II. Akabe Biâtı.

50. Mûte Savaşı’nda arka arkaya üç komutanın şehid olmasından sonra, ordu komutasını ele alıp müslümanları zafere götürdüğü zaman, Peygamberimizin kendisine “Allah’ın Kılıcı” ünvânını verdiği sahâbe kimdir?
a) Hz. Ali.
b) Hâlid b.Velid.
c) Abdullah ibn Revâha.
d) Zeyd b. Hârise.

51. Benî Müstalîk gazvesinden dönerken Hz. Âişe’ye münâfıklar tarafından iftira atılmış fakat hakkında âyet nâzil olarak Hz. Âişe’nin iffetli olduğu bildirilmiştir. Bu olay aşağıdakilerden hangisidir?
a) İfk Hâdisesi.
b) Bi’r-i Mâûne hâdisesi.
c) Garânîk vakası.
d) Recî vakası.

52. Aşağıdakilerden hangi sahâbi, birinci Akabe Biâtı sonrası heyetle birlikte Medîne’ye öğretici olarak gönderilmiştir?
a) Mus’ab b. Umeyr.
b) Habbâb b. Eret.
c) Ammâr b. Yâsir.
d) Es’ad b. Zürâre.

53. Sûriye’den gelen tüccarların Bizans’ın Müslümanlara karşı savaş hazırlığı içinde olduğunu haber vermeleri üzerine, Hz. Muhammed bir ordu hazırlayarak Bizans ordusuna karşı sefere çıkmış, Sûriye yakınlarına kadar gelmişlerdi. Fakat karşılarına düşman ordusunun çıkmaması üzerine Medîne’ye geri dönmüşlerdi. Bahsedilen bu olay aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tâif Kuşatması.
b) Hayber Savaşı.
c) Tebük Seferi.
d) Mûte Savaşı.

54. Peygamberimizin elçiler göndererek İslâm’a davet ettiği devletlerin içinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
a) Bizans imparatorluğu.
b) Îrân kisrâsı.
c) İskenderiye krallığı.
d) Roma İmparatorluğu.

55. Hendek savaşında hendek kazma fikrini hangi sahabî vermiştir?
a) Hz. Varaka.
b) Selmân-ı Fârisî.
c) Hz. Ebû Bekir.
d) Hz. Süleymân.

56. Hendek savaşında müşriklerle ittifak yapan Benî Kureyza Yahûdîlerini arasını yeniden açan yeni Müslüman kimdir?
a) Nuaym b. Mes’ûd.
b) Benî Nadr
c) Benî Kaynuka.
d) Ebû Süfyân.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-30

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  194 Kez Okundu

AİLE VE TİCÂRET HUKÛKU TEST

1. Aşağıdakilerden hangisi mehr-i mislin tarifidir?
a) Nikâh anında belirlenen mehirdir.
b) Ödenmesi sonraya bırakılan mehirdir.
c) Evlilik anında peşin olarak ödenen mehirdir.
d) Nikâh anında belirlenmeyip, nikâhtan sonra kadının, akrabaları arasında kendi konumundaki kızlara verilen mehir kadar verilmesi kararlaştırılan mehirdir.

2. İslâm öncesinde Araplarda “başlık ve mehir vermemek için kızların değiştirilmesine dayalı gerçekleştirilen nikâha” ne ad verilir?
a) Nikâh-ı şığar.
b) Normal nikâh.
c) Nikâh-ı bedel.
d) Mut’a nikâhı.

3. Aşağıdakilerden hangisi evliliğin geçerlilik (sıhhat) şartlarından değildir?
a) Ehliyetin olması.
b) İkrâhın olmaması.
c) Evliliğin gizlenmemesi.
d) Şahitlerin olması.

4. Karısının herhangi bir uzvunu, kendisine nikâhı ebediyyen haram olan bir kadının uzvuna benzeterek yapılan yemin aşağıdakilerden hangisidir?
a) İddet.
b) Zıhâr.
c) Îlâ.
d) Liân

5. Aşağıdakilerden hangisi evliliğin in’ikâd (kuruluş) şartları arasında yer almaz?
a) Evliliğin şartsız olması.
b) Meclis birliği.
c) Evlenme engelinin olmayışı.
d) İrâde beyânı.

6. Aşağıdakilerden hangisi zifâfın gerçekleştiği fâsid nikâhın sonuçlarından değildir?
a) Kadın mehre hak kazanır.
b) Doğan çocuğun nesebi baba adına sahihtir.
c) Artık bu nikâh feshedilemez.
d) Bu ilişki hurmet-i müsâhere oluşturur.

7. Fesih, muhâlea ve tefrîk kavramları aşağıdakilerin hangisinde doğru anlamlarıyla verilmiştir?
a) Eksiklik sebebiyle nikâhın bozulması; kadının kocasına boşanma tazminatı vererek boşanmaya razı etmesi; hâkim kararıyla evliliğin sona ermesi.
b) Hâkim kararıyla evliliğin sona ermesi; kadının kocasına boşanma tazminatı vererek boşanmaya razı etmesi; eksiklik sebebiyle nikâhın bozulması.
c) Kadının kocasına boşanma tazminatı vererek boşanmaya razı etmesi; eksiklik sebebiyle nikâhın bozulması; hâkim kararıyla evliliğin sona ermesi.
d) Eksiklik sebebiyle nikâhın bozulması; hâkim kararıyla evliliğin sona ermesi; kadının kocasına boşanma tazminatı vererek boşanmaya razı etmesi.

8. Sahih nikâhla evliyken boşanan ya da kocası ölen her kadın iddet beklemek zorundadır. Buna göre aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Ric’î talâk iddeti beklerken kocası ölen kadının talâk iddeti sona erer, ölüm iddeti bekler.
b) Kocası ölen ve hamile olmayan kadın dört ay on gün iddet bekler.
c) Bâin talâk iddeti beklerken kocası ölen kadının talâk iddeti sona ermez.
d) Bâin talâk iddeti beklerken kocası ölen kadının iddeti sona ermezse de kalan kısmını ölüm iddetini tamamlayacak süre kadar bekler.

9. Çocuğun babası ile nesep bağının kurulabilmesi için aşağıdaki şartlardan hangisi gereksizdir?
a) Çocuğun sahih evlilikten en az altı ay sonra doğmuş olması.
b) Karı koca arasında en az evlilik şüphesinin bulunması.
c) Çocuğun doğumu esnasında babanın yaşıyor olması.
d) Baba ile çocuk arasında baba-oğul ilişkisinin kurulabilecek yaş farkının bulunması.

10. Kocanın 4 ay veya daha fazla süreyle eşine yaklaşmayacağına dair yemin etmesine ne ad verilir?
a) Liân.
b) Zıhâr.
c) Îlâ.
d)İddet.

11. Bir akdin kurulabilmesi ve hükümlerini meydana getirebilmesi için her akitte bulunması gerekli unsurlar arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
a) Şâhit.
b) Taraflar.
c) Konu.
d) İrâde beyânı.

12. Aşağıdakilerden hangisi İslâm borçlar hukûkunda borcun kaynakları arasında yer almaz?
a) Haksız fiil.
b) Kanun.
c) Haksız iktisâp
d) Garâr.

13. Aşağıdakilerden hangisi Hanefîlere göre fâizin illetidir?
a) Gıda maddesi ve para olması.
b) Cins ve ölçü-tartı birliğinin olmaması.
c) Depolanabilen gıda ve para olması.
d) Sadece gıda olması.

14. Umra, rukba ve sukna terimleri aşağıda verilen konulardan hangisiyle ilgilidir?
a) Havale.
b) Hibe.
c) Şüf’a.
d) Karz.

15. İnsanları kandıracak bir şekilde, piyasa fiyatlarının üstünde alınan kâra İslâm hukûkunda ne isim verilir?
a) Urbûn
b) Garâr
c) Gabn-ı fâhiş
d) Îne satışı

16. Aşağıdakilerden hangisi ticârî sigortaların câiz olmadığını savunan âlimlerin bu tür sigortaları eleştirdikleri noktalardan birisi değildir?
a) Garar.
b) Kumar.
c) Haksız tazmîn.
d) Âkile.

17. Aşağıdakilerden hangisi lukatanın tanımıdır?
a) Aranan eşyadır.
b) Buluntu eşyadır.
c) Cepteki paradır.
d) Kaybolan eşyadır.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-31

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  175 Kez Okundu

HAC KONUSUNDA TEST

1. Aşağıdakilerden hangisi haccın rükünlerinden biri değildir?
a) Safâ ile Merve arasında yürümek.
b ) Arafatta vakte yapmak.
c) Ziyaret tavâfı yapmak.
d) Mîkâtlarda ihrâma girmek.

2. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre, bayram’ın birinci günü şeytan taşlamanın vakti ne zaman başlar?
a) Fecr-i Sâdık’tan îtibâren.
b) Gece yarısından îtibâren.
c) Güneşin doğmasından îtibâren.
d) Tan yerinin ağarmasından îtibâren.

3. Mâlikî mezhebine göre, Müzdelife vakfesinin zamanı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Gece yarısından îtibâren bayram sabahı fecr-i sâdıka kadar.
b) Bayramın birinci günü tan yerinin ağarmaya başlamasından güneşin doğmasına kadar.
c) Arefe günü akşamı güneşin batışından bayram sabahı fecr-i sâdıka kadar.
d) Arefe günü akşamı güneşin batışından bayram birinci günü zevâl vaktine kadar.

4. Aşağıdakilerden hangisi haccın sahîh (geçerli) olmasının şartlarından biridir?
a) Hac yapmak niyetiyle ihrâma girmek.
b) Özel vakit.
c) Özel me¬kân.
d) Hepsi.

5. Aşağıdakilerden hangisi haccın edâsının şartlarından biridir?
a) Müslüman olmak.
b) Haccı belirli zamanda yapmak.
c) Yol güvenliğinin bulunması.
d) Akıllı olmak.

6. Aşağıdakilerden hangisi tavâfın vâciplerinden biri değildir?
a) Abdestli olmak.
b) Setr-i avrete dikkat etmek.
c) Tavâf esnasında Kâbe’yi sağ tarafına alarak yürümek.
d) Tavâfa, Hacer-i esved hizasından başlamak.

7. Aşağıdakilerden hangisi tavâfın sünnetlerinden biri değildir?
a) Tavâf esnasında Kâbe’yi sol tarafına alarak yürümek (teyâmün).
b) Iztıbâ yapmak.
c) Hacer-i esved’i istîlâm etmek.
d) Erkekler mümkün olduğu kadar Kabe’ye yaklaşmak.

8. Sa’y’ı dört şavttan sonra yediye tamamlamanın hükmü nedir?
a) Vâcip.
b) Mendûp.
c) Müstehâp.
d) Sünnet.

9. Aşağıdakilerden hangisi haccın müstakil vâciplerindendir?
a) Telbiye getirmek.
b) Arafat’ta güneş batıncaya kadar beklemek.
c) Müzdelife vakfesini yapmak.
d) Tavâf namazı kılmak.

10. Aşağıdakilerden hangisi haccın müstakil sünnetlerinden değildir?
a) Âfâkî olanların hemen Mescid-i Harâm’a giderek tavâf-ı kudûm yapmaları.
b) Mekke, Arafat ve Mina’da hutbe okunması.
c) Tavâfa hacer-i esved veya hizâsından başlamak.
d) Arafe gecesi Mina’da gecelemek.

11.Aşağıdakilerden hangisi tavâfın geçerli olmasının şartlarından değildir?
a) Teyâmün.
b) Belirli vakitte yapmak.
c) Niyet.
d) Mescid-i Harâm’ın içinden yapmak.

12. Aşağıdakilerden hangisi tavâfın sünnetlerindendir?
a) Tavâfı Mescid-i Harâm içinde yapmak.
b) Hervele yapmak.
c) Muvâlât.
d) Teyâmün.

13. Aşağıdakilerden hangisi Arafat vakfesinin geçerli olmasının şartlarından biridir?
a) Vakfeyi kıbleye yönelik olarak yapmak.
b) Vakfeyi arefe günü zevâl vaktinden sonra yapmak.
c) Vakfeyi niyet ederek yapmak.
d) Öğle ve ikindi namazlarını cem’i takdîm ile kılmak.

14. Aşağıdakilerden hangisi Müzdelife vakfesinin geçerli olmasının şartlarından değildir?
a) Güneş doğmadan önce Müzdelife’den ayrılmak.
b) Hac için ihrâmlı olmak.
c) Vakfe’yi Müzdelife sınırları içinde yapmak.
d) Arafat vakfesini yapmış olmak.

15. İlk tahallülden sonra aşağıdaki ihrâm yasaklarından hangisi sona ermez?
a) Koku sürünme yasağı.
b) Dikişli elbise giyme yasağı.
c) Cinsel ilişki yasağı.
d) Tırnak kesme yasağı.

16. Aşağıdakilerden hangisi hacca vekil göndermenin şartlarından biridir?
a) Vekilin erkek olması.
b) Vekile haccın farz olması.
c) Vekilin zengin olması.
d) Haccın, müvekkile önceden farz olmuş olması.

17. Cemreleri taşlama ile ilgili aşağıdaki hükümlerden hangisi doğrudur?
a) Bayramın birinci günü büyük, orta, küçük cemreler taşlanır.
b) Bayramın ikinci günü küçük, orta, büyük cemreler taşlanır.
c) Bayramın üçüncü günü büyük, orta, küçük cemreler taşlanır.
d) Bayramın dördüncü günü büyük, küçük, orta cemreler taşlanır.

18. Aşağıdakilerden hangisi Kâbe’nin rükünlerinden değildir?
a) Rükn-ü Yemânî.
b) Rükn-ü Irâkî.
c) Rükn-ü Şâmî.
d) Rükn-ü İbrâhim.

19. Aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Hacca gidenin ergen olması şarttır.
b) Hacca gidecek kimse akıllı olmalıdır.
c) Hacca gidecek kimse Müslüman olmalıdır.
d) Hacca gidecek kimsenin zengin olması şarttır.

20. Aşağıdaki hükümlerden hangisi haccın müstakil sünnetlerinden biridir?
a) Cemrelere taş atmak.
b) Vedâ tavâfı yapmak.
c) Arefe günü Mina’da gecelemek.
d) Müzdelife’de vakfe yapmak.

21. Aşağıdakilerden hangisi hiçbir görüşe göre Müzdelife vakfesinin başlangıç zamanı değildir?
a) Arefe gününü Bayrama bağlayan gece yarısından îtibâren.
b) Arefe günü akşamı güneşin batışından îtibâren.
c) Bayramın birinci günü fecr-i sâdıktan itibaren.
d) Yatsı vaktinin girmesinden îtibâren.

22. Bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde Mina’da gecelemenin, Hanefî ve Şâfiî mezhebine göre hükmünü sırasıyla aşağıdakilerden hangisi yansıtmaktadır?
a) Farz-Vâcip.
b) Vâcip-Farz.
c) Vâcip-Sünnet.
d) Sünnet-Vâcip.

23. Bayramın üçüncü günü Mina’dan ayrılmaya ne denir?
a) Tahallül-ü evvel.
b) Nefr-i evvel.
c) Tahallül-ü sânî.
d) Nefr-i sânî.

24. Aşağıdakilerden hangisi ziyâret tavâfının başlama vakti konusunda Hanefî ve Mâlikî’nin görüşüdür?
a) Zilhicce ayının dokuzunu onuna bağlayan gece yatsı vaktinden îtibâren.
b) Zilhicce ayının dokuzunu onuna bağlayan gecenin yarısından îtibâren.
c) Kurban bayramının ilk günü fecr-i sâdıktan îtibâren.
d) Zilhicce ayının dokuzuncu günü güneşin batmasından îtibâren.

25. Arafat vakfesi; Arefe günü fecr-i sâdıktan îtibâren hangi mezhebe göre başlar?
a) Hanefî.
b) Şâfiî.
c) Hanbelî.
d) Mâlikî.

26. Ziyâret tavâfının son üç şavtını âdetli olarak yapmak hangi cezâyı gerektirir?
a) Üç sadaka-i fıtır.
b) Dem.
c) Bedene.
d) Tavâfı geçerli olmaz.

27. Sa’y’in son üç şavtının âdetli olarak yapılması hangi cezayı gerektirir?
a) Dem.
b) Herhangi bir ceza gerekmez.
c) Üç sadaka-i fıtır.
d) Sa’y’i geçerli olmaz.

28. İmâm Ebû Hanîfe ve İmâm Şâfiî’ye göre Müzdelife’de akşam ile yatsı namazlarını yatsı vaktinde cem’ ederek kılmanın hükmü nedir?
a) Sünnet-vâcip.
b) Sünnet-sünnet.
c) Vâcip-vâcip.
d) Vâcip-sünnet.

29. Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre küçük, orta ve büyük cemrelere sırası ile taş atmanın hükmü nedir?
a) Sünnet-sünnet.
b) Vâcip-sünnet.
c) Sünnet-vâcip.
d) Vâcip-vâcip.

30. İmâm Ebû Hanîfe’ye göre temettû’ haccı yapan kimselerin hedyi, en geç bayramın üçüncü günü güneşin batımına kadar kesmemelerinin cezası nedir?
a) Bedene.
b) Dem.
c) İki dem gerekir.
d) Her hangi bir cezası yoktur.

31. Sırasıyla İmâm Ebû Hanîfe ile İmâm Şâfiî’ye göre ihrâmdan çıkmak için bayramın ilk üç gününde tıraş olmanın hükmü nedir?
a) Vâcip-vâcip.
b) Sünnet-vâcip.
c) Sünnet-sünnet.
d) Vâcip-sünnet.

32. Ebû Hanîfe ve İmâmeyne göre taş atma, kurban kesme ve tıraş olma menâsiki arasındaki tertîbe uymanın hükmü nedir?
a) Vâcip-vâcip.
b) Sünnet-sünnet.
c) Vâcip-sünnet.
d) Sünnet-vâcip.

33. Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre ihsâr kurbanının Harem bölgesinde kesilmesinin hükmü nedir?
a) Şart-şart değil.
b) Sünnet-vâcip.
c) Müstehâp-şart.
d) Şart-şart.

34. Sırasıyla Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre vekil olarak hacca gönderilecek kimsenin kendi adına hac görevini yapmış olmasının hükmü nedir?
a) Şart-şart değil.
b) Şart-şart.
c) Şart değil-şart.
d) Şart-müstehâp.

35. Sırasıyla Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre ticaret amacıyla Mekke’ye giden kimsenin mîkât mahallinden ihrâmlı olarak geçmesinin hükmü nedir?
a) Vâcip-farz.
b) Sünnet-sünnet.
c) Sünnet-vâcip.
d) Vâcip-sünnet.

36. Hac ve umrede işlenen cinâyetlerin ödenmesi ile ilgili aşağıdailerden hangisi doğrudur?
a) Bütün keffâretler, gecikmeli olarak (terâhî üzere) yapılabilecek vâcip türünden olduğu için cinâyetin cezası, işlenişinden ömrün sonuna kadar, her zaman ödenebilir.
b) Cinâyetlerin cezasını, vefâtına kadar ödemeyen ve ödenmesini vasiyet de etmeyen kimse günahkâr olur.
c) Vasiyet olmadığı halde, mîrasçıların, teberrû olarak ödemeleriyle de borç edâ edilmiş sayılır.
d) Hepsi doğrudur.

37. “Umre tavâfının son üç şavtını veya daha azını abdestsiz olarak yapan kimse, abdestsiz yaptığı her şavt için bir sadaka verir” görüşü kime aittir?
a) Ebû Hanîfe.
b) Ebû Yusuf.
c) İmâm Züfer.
d) İbn Nüceym.

38. “Bilmeyerek, yanılarak veya unutarak koku sürünmek, elbise giymek ve cinsel ilişkide bulunmak gibi yararlanma (istimta’) türünden olan yasakları ihlâl eden kimse için ceza gerekmez” görüşü kimlere aittir?
a) Zâhirî.
b) Şâfiî ve Hanbelî.
c) Mâlikî ve Zâhirî.
d) Hanefî.

39.“İhrâmlı kişinin eşini şehvetle öpmesi, okşaması, sarılıp kucaklaması boşalma olmazsa ceza gerektirmez” görüşü hangi mezhebe aittir?
a) Mâlikî
b) Hanefî
c) Hanbelî
d) Hiçbiri

40. İhrâma girerken ileride karşılaşılacak hastalık, düşman veya para kaybetme gibi yola devamı engelleyecek bir durumun ortaya çıkması hâlinde, kurban kesmeksizin ihrâmdan çıkmayı şart koşmak, hangi mezhebe aittir?
a) Hanefî.
b) Mâlikî.
c) Hanbelî.
d) Zahirî.

41. Ziyaret tavâfını yapmadan memleketine dönen kimse, bu eksikliği gidermek için aşağıda belirtilenlerden hangisini yapmalıdır?
a) Bedene kesmelidir.
b) Dem kesmelidir.
c) Birine vekâlet vererek bu tavâfı yaptırmalıdır.
d) Bizzat Mekke’ye dönüp bu tavâfı yapmalıdır.

42. Hangi mezheplere göre, ömürde bir defa umre yapmak farzdır?
a) Şâfiî ve Mâlikî.
b) Mâlikî ve Hanbelî.
c) Şâfiî ve Hanbelî.
d) Hanefî ve Mâlikî.

43. “Bir kimsenin bedel olarak bir başkasının yerine hac yapabilmesi için kendi adına daha önce hac yapmış olması gerekir” hükmü mezheplerden hangisine aittir?
a) Şâfiî ve Hanbelî
b) Hanefî
c) Mâlikî
d) Zâhirî

44. Nâfile hacda vekâletin geçerli olabilmesi için vekilin kendi adına farz haccı yapmış olması gerektiği şartını öne süren imâm hangisidir?
a) Ebû Hanîfe.
b) İmâm Şâfiî.
c) İmâm Mâlik.
d) İmâmeyn.

45. “Hac aylarından önce ihrâma girilemez” görüşü kime aittir?
a) İmâm Şâfiî.
b) İmâm Ahmed ibn Hanbel.
c) Ebû Hanîfe ve Mâlikî.
d) Dâvûd ez-Zâhirî.

46. Ziyaret tavâfının son iki şavtını âdetli olarak yapan kimsenin hangi cezayı ödemesi gerekir?
a) Dem.
b) Bedene.
c) Son üç şavtın kazâsı ve üç gün oruç.
d) İki sadaka-i fıtır.

47. Mekkîler kudûm tavâfını ne zaman yaparlar?
a) İhrâma girdiklerinde.
b) Arafat vakfesinden önce.
c) Hiç biri.
d) Hac sa’y’inden önce.

48. Cemrelerin Mina’dan Mekke-i Mükerreme istikâmetine doğru sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?
a) Cemre-i ûlâ, Cemre-i akabe, cemre-i vustâ.
b) Cemre-i vustâ, Cemre-i akabe, cemre-i ûlâ.
c) Cemre-i akabe, cemre-i vustâ, cemre-i suğrâ.
d) Cemre-i ûlâ, cemre-i vustâ, Cemre-i akabe.

49. İmâm Muhammed ve Ebû Yûsuf’a göre Müzdelife’de akşam ve yatsı namazlarını cem’i te’hîr ile kılmanın hükmü sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
a) Vâcip-sünnet.
b) Sünnet-vâcip.
c) Sünnet-sünnet.
d) Vâcip-vâcip.

50. En faziletli hac türü aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hanefîlere göre Kırân; Şâfiî ve Mâlikîlere göre İfrâd; Hanbelîlere göre Temettû’dur.
b) Hanefîlere göre Kırân; Hanbelîlere göre İfrâd; Şâfiî ve Mâlikîlere göre Kırân’dır.
c) Hanefîlere göre İfrâd, Hanbelîlere göre Temettû’, Şâfiî ve Mâlikîlere göre Temettû’dur.
d) Şâfiî ve Mâlikîlere Kırân, Hanefîlere göre Temettû’, Hanbelîlere göre Temettû’dur.

51. İhrâmlı kimsenin evlenmesinde veya evlendirilmesinde herhangi bir sakınca olmadığı görüşü kime aittir?
a) İmâm Şâfiî.
b) İmâm Malik.
c) İmam Ebû Hanîfe ve İmâmeyn.
d) İmâm Ahmed b. Hanbel.

52. “Hanefî mezhebine göre Hacc-ı Kırân’a niyet etmiş muhrim hacdan engellenmiş olduğu takdirde ihrâmdan çıkabilmesi için, aşağıdakilerden hangisini yapar?
a) Harem sınırları içinde bir bedene keser.
b) Mekke-i Mükerreme’nin hareminde kesilmek üzere iki kurban gönderir.
c) Hill bölgesinde 3 gün bayramdan önce, 7 gün bayramdan sonra oruç tutar.
d) Bir kurban bedeli sadaka verir.

53. Aşağıdaki tanımlardan hangisi doğru değildir?
a) Cidâl: Hac esnasında başkalarıyla tartışmak, hakâret ve kavga etmek.
b) Menâsik: Hac ibâdeti içinde yer alan ve bir kısmı sembolik davranışlardan ibâret olan fiiller.
c) Mes’a: Safâ ile Merve arasındaki sa’y alanı.
d) Mevât: Mîkât sınırları içerisinde izdihâm vb. sebeplerle vefât etmiş kişiye denir.

54. Kurban bayramının ilk üç günü Mina’da gecelemenin hükmü sırasıyla Mâlikî ve Hanefî mezheplerine göre nedir?
a) Sünnet-vâcip.
b) Vâcip-vâcip.
c) Farz-vâcip.
d) Vâcip-sünnet.

55. Şeytan taşlama, kurban kesme ve traş olma arasındaki tertîbe uymama ile ilgili doğru hüküm aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ebû Hanîfe’ye göre dem gerekir. Diğer müctehîdlere göre ise bir şey gerekmez.
b) 6 adet fıtr sadakası vermek gerekir.
c) Ebû Hanîfe’ye göre dem, İmâm Mâlik’e göre 3 gün oruç tutmak gerekir.
d) Hiç biri.

56. Aşağıdakilerden hangisi fıtır sadakası kadar bağışta bulunmayı gerektiren cinâyetlerden değildir?
a) Saç ve sakalın dörtte birinden az bir kısmını tıraş etmek.
b) Kudûm veya vedâ tavâfını abdestsiz yapmak.
c) Herhangi bir uzvun tamamına değil bir kısmına güzel koku sürmek.
d) Erkekler için bir tam gündüz veya gece süresince giyim eşyası giymek.

57. Aşağıdakilerden hangisi haram aylardan biri değildir?
a) Zilhicce
b) Şâbân
c) Zilkâde
d) Muharrem

58. Mîkâti ihrâmsız geçmenin cezası aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bir koyun kurban etmek.
b) Bir sığır kurban etmek.
c) Bir deve kurban etmek.
d) İki koyun kurban etmek.

59. Hedy ne demektir?
a) Sadaka vermektir.
b) Hac ve umrede kesilen kurbandır.
c) Hediyeleşmektir.
d) Rüşvet vermektir.

60. Aşağıdakilerden hangisi haccın farzlarından biri değildir?
a) İhrâma girmek.
b) Arafat’ta vakfeye durmak.
c) Kâbe’yi tavâf etmek.
d) Şeytan taşlamak.

61. Aşağıdakilerden hangisi tavâfın vâciplerinden biri değildir?
a) Abdestli olmak.
b) Setr-i avrete dikkat etmek.
c) Tavâfı huşû ile yapmak.
d) Tavâfa, Hacer-i esved veya hizâsından başlamak.

62. Aşağıdakilerden hangisi tavâfın sünnetlerinden biri değildir?
a) Tavâf esnasında Kâbe’yi sol tarafına alarak yürümek.
b) Iztıbâ ve remel yapmak.
c) Hacer-i Esved’i istîlâm etmek.
d) Tavâf esnasında zikir, tekbîr, tehlîl ve duâ ile meşgûl olmak.

63. Şeytan taşlamada taş atmanın zamanı hangi günlerdir?
a) Bayramdan sonraki ilk cuma günü.
b) Arafe günü.
c) Kurban bayramının 1.,2.,3. ve 4 günü.
d) Perşembe günü.

64. Aşağıdakilerden hangisi şeytan taşlamanın sünnetlerinden biri değildir?
a) Bir cemreye aynı gün yediden fazla taş atmak.
b) Yedi taşı peş peşe atmak.
c) Tertîbe uymak.
d) Atılan taşlar nohut büyüklüğünde olmak.

65. Hacda saçları traş etmenin veya kısaltmanın zamanı hangi gündür?
a) Cuma.
b) Pazartesi.
c) Kurban kesme günü.
d) Arafe günü.

66. Hac aylarında ve bir yıl içinde bir ihrâmla umre ve haccı birlikte îfâ etmek, hangi hac türüdür?
a) Hacc-ı Kırân.
b) Hacc-ı İfrât.
c) Hacc-ı Temettû’.
d) Hacc-ı Ekber.

67. Hac aylarında ve bir yıl içinde iki ihrâmla umre ve haccı birlikte îfâ etmek hangi hac türüdür?
a) Hacc-ı Kırân.
b) Hacc-ı İfrât.
c) Hacc-ı Temettû’.
d) Hacc-ı Ekber.

68. Harem bölgesi ile mîkât yerleri (sınırları) arasında kalan alana ne denir?
a) Hill Bölgesi.
b) Arafât Bölgesi.
c) Âfâkî.
d) Âfâk Bölgesi.

69. Aşağıdakilerden hangisi hac için Medîne yönünden gelenlerin mîkât mahallidir?
a) Zü’lhuleyfe.
b) Karn.
c) Cuhfe.
d) Zât’ü Irk.

70. Aşağıdakilerden hangisi hac için Mısır ve Sûriye yönünden gelenlerin mîkât mahallidir?
a) Yelemlem.
b) Karn.
c) Cuhfe.
d) Zât’ü Irk.

71. Aşağıdakilerden hangisi hac için Irak yönünden gelenlerin mîkât mahallidir?
a) Yelemlem.
b) Karn.
c) Cuhfe.
d) Zât’ü Irk.

72. Aşağıdakilerden hangisi haccın farz tavâfıdır?
a) Kudûm tavâfı.
b) Sader tavâfı.
c) Vedâ tavâfı.
d) İfâda tavâfı.

73. “Eyyâm-ı Mina” hangi günlerdir?
a) Zilhicce’nin 10, 11, 12 ve 13. günleri.
b) Zilhicce’nin 8, 9, 10 ve 11. günleri.
c) Zilhicce’nin 11, 12, 13 ve 14. günleri.
d) Zilhicce’nin 9, 10, 11 ve 12. günleri.

74. Bedene cezasını gerektiren cinâyet aşağıdakilerden hangisidir?
a) Arafat vakfesinden sonra ilk tahallülden önce cinsel ilişkide bulunmak.
b) İkinci tahallülden sonra cinsel ilişkide bulunmak.
c) Ziyâret tavâfını abdestsiz olarak yapmak.
d) Ziyâret tavâfından sonra cinsel ilişkide bulunmak.

75. Aşağıdakilerden hangisi dem cezasını gerektirmez?
a) Mîkâtı ihrâmsız geçmek.
b) Bir elin beş tırnağını kesmek.
c) Kudûm tavâfını abdestsiz yapmak.
d) Vedâ tavâfını cünüp olarak yapmak.

76. Aşağıdakilerden hangisi Mekkeliler için hac mîkât yeri değildir?
a) Ci’râne.
b) Yelemlem.
c) Aşâir.
d)Ten’îm.

77. Kırân ve temettû’ hedy için parası olmayan kimse aşağıdakilerden hangisini yapar?
a) Ertesi yıl harem bölgesinde kurban kestirir.
b) Kurban bayramından önce yedi gün, memleketine dönünce üç gün oruç tutar.
c) Kurban bayramından önce iki gün, memleketine dönünce sekiz gün oruç tutar.
d) Kurban bayramından önce üç gün, memleketine dönünce yedi gün oruç tutar.

78. Aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlıştır?
a) İhsâr: hac veya umre yapmak üzere ihrâma girdikten sonra, herhangi bir sebeple tavâf ve vakfe yapma imkânının ortadan kalkması demektir.
b) Mizâb: Ziyâret ve umre tavâflarını abdestsiz; kudûm, vedâ ve umre tavâflarını cünüp olarak yapmaktır.
c) Tahallül-ü evvel: Cinsel ilişki dışındaki ihrâm yasaklarının kalkması.
d) Tahallül-ü sânî: Cinsel ilişki dâhil bütün ihrâm yasaklarının kalkması demektir.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-32

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  312 Kez Okundu

ZEKÂT KONUSUNDA TEST

1. Zekâtın mal ile ilgili şartlarıyla alakalı olarak aşağıda yapılan açıklamalardan hangisi yanlıştır?
a) Havâic-i asliye: Zekâta tâbî malların ihtiyaç fazlası olmasıdır.
b) Nisâb: Önceden yok iken sonradan ferdin mülkiyetine geçen maldır.
c) Havalenü’l-havl: Zekâta tâbî malların üzerinden bir kamerî yıl geçmiş olma şartıdır.
d) Tam mülkiyet: Zekâta tâbî olacak malın, hem kendisinin, hem de menfaatlerinin, malın sahibinin tasarruf, kudret ve salâhiyeti altında olmasıdır.

2. Aşağıdaki zekât örneklerinden hangisi ile zekât borcu edâ edilmiş olmaz?
a) Zekât vermekle sorumlu kişinin niyet etmeden zekât borcunu vermesi ve henüz mal fakirin elindeyken niyet etmesi durumu.
b) Mükellef kişinin zekâtını, yoksul ve âcizlere bakmak için oluşturulan kurumlara vermesi durumu.
c) Zekâtla mükellef kişi, niyet ederek fakir kimseyi yedirmesi durumu.
d)Zekât borcunu parça parça ödeyecek kimsenin sadece bir kez niyet etmesi durumu.

3. Bir çiftçinin, sütünü satmak amacıyla mandırada beslediği ve senenin ancak beş ayında meralarda otlattığı otuz ineği var. Bu çiftçi, zekât konusunda aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır?
a) Otuz ineğine karşılık iki yaşında bir buzağıyı zekât olarak vermesi.
b) Otuz ineğin parasal toplam değerini hesaplayıp bu değerin 1/40’ını zekât olarak vermesi.
c) Otuz ineğin her yıl bir tanesini zekât olarak vermesi.
d) Bu ineklerden zekât gerekmeyeceğinden sattığı süt nisâba ulaşıyorsa 1/40’ını zekât olarak vermesi.

4. Aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
a) Kadınların altın ve gümüşten yapılan zînet eşyaları zekâta tâbî mallar arasında iken erkeklerinki zekâta tâbî değildir.
b) Mâdenî ve kâğıt paralar, altın ve gümüş hükmünde olup, değer olarak bunların nisâplarına ulaştığında bile kendilerinden zekât gerekmez.
c) Kâğıt paraların zekâtı, kendileri hakîkî para olmamakla birlikte üzerlerinden bir yıl geçmesi halinde % 2,5’tur.
d) Ticaret mallarından zekât verilirken, demirbaşlara varıncaya kadar, ticarethanede bulunan bütün urûz, zekât matrahına dâhildir.

5. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Altın, gümüş ve parada, ticaret malları ve hayvanlarda zekât, bir kamerî yılın tamamlanması ile farz olurken, toprak ürünlerinin zekâtı malın üzerinden geçecek süre önemli olmaksızın arazide bir senede kaç kere ürün alındığına bakılarak ödenir.
b) Zekât borcu, zekâta tâbî malın üzerinden bir yıl geçtikten sonra ancak ramazan ayından sonra ödenmelidir.
c) Bir malda zekât borcu doğduktan sonra, bu borç ödenmeden önce o mal çalınmak, kaybolmak, gasbedilmek gibi yollarla helâk olsa Hanefîlere göre zekât borcu düşmektedir.
d) Hanefîlere göre mükellefin ölmesiyle zekât borcu da düşmektedir.

6. Aşağıda verilen nisâb ölçülerinden hangisi doğru değildir?
a) Büyükbaş hayvanlarda 30 adet sığır.
b) Küçükbaş hayvanlarda 40 adet koyun.
c) Altında 20 miskâl.
d) Gümüşte 200 miskâl.

7. Fıtır sadakasının miktarı buğdaydan kaç gramdır?
a) 2920 gr.
b) 1460 gr.
c) 2800 gr.
d) 2700 gr.

8.
• Senenin çoğunu meralarda otlayarak geçiren hayvanlara ………… denir.
• Yemle beslenen hayvanlara …………… denir.
• Ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan hayvanlara…………denir.
Yukarıdaki tanımlar aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru sıralama ile verilmiştir?
a) Sâime – Ma’lûfe – Âmile
b) Ma’lûfe – Âmile – Sâime
c) Âmile – Sâime – Ma’lûfe
d) Âmile – Ma’lûfe – Sâime

9. Zekâtla ilgili aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Altın, gümüş ve ticaret mallarındaki zekât % 2,5 oranındadır.
b) Rikazda 1/5 oranında zekât verilir.
c) Balda zekât 1/10 oranında zekât verilir.
d) Balık türlerinde 1/40 oranında zekât verilir.

10. Aşağıdakilerden hangisi hayvanların zekâtı ile ilgili yanlış bir bilgidir?
a) 9 devede 1 koyun zekât verilir.
b) 100 koyunda 1 koyun zekât verilir.
c) 10 devede 1 koyun zekât verilir.
d) 40 koyunda 1 koyun zekât verilir.

11. Hangisi zekât olarak verilecek malda aranan şartlardan değildir?
a) Nemâ.
b) Nisâb.
c) Temlîk.
d) Yıllanma.

.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-33

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  217 Kez Okundu

ORUÇ KONUSUNDA TEST

1. Aşağıda verilen oruç çeşitlerinden hangisi farz oruçlar içerisinde yer almaz?
a) Nezir orucu.
b) Ramazan orucunun kasten bozulmasıyla gereken keffâret orucu.
c) Zıhâr orucu.
d) Yeminin bozulması sebebiyle tutulacak keffâret orucu.

2. Iskât-ı savmda sadece bir oruç keffâretinin ödeniyor olması aşağıdakilerden hangisi ile gerekçelendirilebilir?
a) Ölünün ailesinin fazlaca maddi masrafa sokulmaması.
b) Müslümanın en fazla bir defa kasden orucunu bozacak olması.
c) Keffâreti edâ edilmeden yeniden keffâret gerektirecek şekilde oruç bozmadan dolayı tek keffâretin yeterli oluşu.
d) Her keffâret gerektiren sebepten dolayı ayrı keffâretin ödenecek oluşu.

3. Aşağıda belirtilen hangi günlerde oruç tutulmaz?
a) Ramazan bayramının tüm günleri ve kurban bayramının ilk günü.
b) Kurban bayramının ilk iki günü ve ramazan bayramının tüm günleri.
c) Kurban bayramının tüm günleri ve ramazan bayramının tüm günleri.
d) Ramazan bayramının ilk günü ve kurban bayramının tüm günleri.

4. Aşağıdakilerden hangisi Hanefîlere göre niyetlerin zamanlarıyla ilgili yanlış bir açıklamadır?
a) Ramazan orucuna niyet edecek olan kişi gün batımından diğer günün kuşluk vaktine kadar niyet edebilmektedir.
b) Nafile bir oruca niyet edecek kişi gün batımından diğer günün kuşluk vaktine kadar niyet edebilmektedir.
c) Günü belirlenmiş adak orucuna niyet edecek kişi o gün imsak vaktine kadar niyet etmiş olmalıdır.
d) Başlanmış fakat bir sebeple tamamlanamamış nâfile orucun kazâsı için en geç imsâk vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır.

5. Aşağıdakilerden hangisi oruç için kazâyı gerektiren bir durum değildir?
a) Kendi isteği ile ağız dolusu kusmak.
b) Güneşin battığını zannederek orucun açılması.
c) Çiğ pirinç, çiğ hamur, fındık kabuğu gibi beslenme amacı taşımayan ve insan tabiatının meyletmediği şeylerin yenilip içilmesi.
d) Uyurken ihtilâm olmak.

6. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Oruçluyken çiğ pirinç yemek, hem kazayı hem de keffâreti gerektirir.
b) Kazaya kalmış oruç için öğle vaktine kadar niyet edilebilir.
c) Az miktarda tuz yemek keffâreti gerektirir.
d) Çok miktarda tuz yemek keffâreti gerektirir.

7. Aşağıdakilerden hangisi bütün mezheplere göre ramazanda ilaç kullanımı ile ilgili yanlış bir hükümdür?
a) Oruçluyken göze ve kulağa damla damlatılabilir, oruca mânî değildir.
b) Buruna damla damlatılabilir, bu oruca mânî bir durum değildir.
c) Ağızdan alınan hap-şurup ve pastil gibi şeyler oruca mânîdir.
d) Oruçluyken iğne yaptırmanın orucu bozacağında icmâ’ vardır.

8. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Şevvâl ayında altı gün oruç tutmak müstehâptır.
b) Zilhiccenin onuncu günü oruç tutmak haramdır.
c) Dâvûd orucu Dâvûd peygambere has bir oruçtur, sonraki ümmetler için zorluğundan dolayı mekrûh kılınmıştır.
d) Haram aylarda perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç tutmak müstehâptır.

9. Oruçlu bir kişinin abdest alırken yanlışlıkla su yutması durumunda aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?
a) Hem kazâ hem keffâret gerekir.
b) Sadece keffâret gerekir.
c) Sadece kazâ gerekir.
d) Yanlışlıkla yaptığı için orucu bozulmamıştır.

10. Hanefî mezhebine göre aşağıdakilerden hangisi orucu bozup hem kazâ hem de keffâret gerektirir?
a) Az miktarda tuz yemek.
b) Çok miktarda kil yemek.
c) Ramazan orucundan başka bir orucu kasten bozmak.
d) Buruna ilaç damlatmak.

11. “İhtilâf-ı metâlia îtibâr edilir, yani dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan müslümanlar, hilâlin kendi bölgelerinde görülmesi ile oruca başlarlar” görüşü hangi müçtehide aittir?
a) İmâm Şâfiî.
b) Ebû Hanîfe.
c) İmâm Mâlik.
d) İmâm Ahmed b. Hanbel.

12. “Vaktinde tutulmayan bir Ramazan orucunun kazasını yerine getirmeden yeni bir Ramazanın gelmesi halinde kazâ ile birlikte ayrıca fidye vermek de gerekir” görüşü hangi müçtehide aittir?
a) Ebû Hanîfe.
b) İmâm Ebû Yûsuf.
c) İmâm Muhammed.
d) İmâm Şâfiî.

13. “Başlanan nâfile ibâdetlerin tamamlanması vâcip olmadığı için tamamlanmadan bozulan nâfile orucun kazası gerekmez” görüşü hangi müçtehide aittir?
a) İmâm Şâfiî.
b) Ebû Hanîfe.
c) İmâm Muhammed.
d) İmâm Ebû Yûsuf.

14. Ramazan orucu ne zaman farz kılınmıştır?
a) Hicretin ikinci yılında.
b) Hicretten bir yıl sonra.
c) Hicretten bir yıl önce.
d) Hicretten bir buçuk yıl sonra.

15. Ramazan bayramının ilk günü ve kurban bayramı günlerinde oruç tutmanın hükmü aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Mendûp.
b) Müstehâp.
c) Tenzîhen mekrûh.
d) Haram.

16. Aşağıdakilerden hangisi imsâk vaktinden önce geceleyin niyet edilmesi gereken oruçlardan değildir?
a) Nâfile oruçlar.
b) Her çeşit keffâret orucu.
c) Başlanıpta bozulan nâfile oruç.
d) Ramazanda tutulmayıp, başka zamanda kazâ edilen ramazan oruçları.

17. Oruçlu iken akşam ezânı okundu zannedip yanlışlıkla orucunu açan kişi ne yapmalıdır?
a) Kazâ orucu tutar.
b) Keffâret orucu tutar.
c) Nâfile oruç tutar.
d) Bir şey yapmaz.

18. Aşağıdakilerden hangisi orucun edâsının şartlarından birisi değildir?
a) Oruç tutacak fiziki güce sahip olmak.
b) Mukîm olmak.
c) Gebe ya da çocuk emzirecek durumda olmamak.
d) Niyet etmek.

19. Oruç keffâreti olarak aşağıdakilerden hangisi yapılmaz?
a) Bir köle âzât etmek.
b) 60 köle birden âzât etmek.
c) 60 fakiri sabahlı akşamlı doyurmak.
d) 60 gün ara vermeden oruç tutmak.

20. Kamerî ayların her 13, 14 ve 15. günlerinde tutulan oruç aşağıdakilerden hangisidir?
a) Âşûrâ.
b) Eyyâm-ı bîd.
c) Reyyân.
d) Visâl.

21. Aşağıdakilerden hangisi orucu bozmaz?
a) Göze ve burna damla damlatmak.
b) Bedenin tümüne anestezi uygulamak.
c) Kulak zarında delik bulunanların kulak yıkatması.
d) Enerji ve güç verici iğne yaptırmak.

22. Aşağıdakilerden hangisi orucu bozar?
a) Astım hastalarının sprey kullanması.
b) Kalp hastalarının dilaltı hap kullanması.
c) Gözlerinden rahatsız olan birisin göz damlası kullanması.
d) Kulak zarında delik bulunanların kulak yıkatması.

23. Aşağıdakilerden hangisi orucu bozar?
a) İdrar kanalını görüntülemek.
b) idrar kanalına ilaç akıtmak.
c) Enerji ve güç verici iğne yaptırmak.
d) Kulak zarında delik bulunanmayanların kulak yıkatması.

24. Aşağıdakilerden hangisi orucu bozar?
a) Su, yağ ve benzeri gıda özelliği taşıyan başka bir maddenin vücuda girmesi kaydıyla endoskopi.
b) Makattan yaptırılan ağrı kesici iğne.
c) Burna damlatılan ilaç.
d) Bacağın bir tanesinin tümünü narkozla uyuşturmak.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-34

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  320 Kez Okundu

TEMİZLİK KONUSUNDA TEST

1. Aşağıdakilerden hangisi bazı ibâdetlerin yapılmasına mânî olan hükmî kirliliktir?
a) Rics.
b) Hades.
c) Necâset-i hafîfe.
d) Necâset-i galîza.

2. Necâsetler hakkında aşağıdaki hükümlerden hangisi doğrudur?
a) Eti yenen havyaların boğazlanmadan ölenlerinin etleri temizdir.
b) Koyun, geyik gibi hayvanların idrarları necâset-i galîzadır.
c) Tavuk, kaz gibi hayvanların dışkıları necâset-i hafîfedir.
d) Galîz necâsetin el ayası kadar olan miktârı, katı ise bir dirhem miktârı namaza mânîdir.

3. Abdestin farzları olması açısından hangi eşleştirme doğrudur?
a) Mâlikîler –tertîb.
b) Şâfiîler- niyet.
c) Hanefîler telfîk.
d) Hanbelîler-kaplama mesh.

4. Abdesti bozan durumlar olması açısından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Şâfiîlere göre ön ve arka mahallin dışından çıkan kan ve irin abdesti bozmaz.
b) Hanefîlere göre ağız dolusu kusmak abdesti bozar.
c) Özür sahibi için vaktin çıkması ile abdest bozulur.
d) Abdesti bozucu bir şey yapmadığından emin olsa da abdestli olduğunu unutan kimsenin abdesti bozulmuş sayılır.

5. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Şehvet bulunmayarak gelen menî, guslü gerektirmez.
b) İhtilâm olan kadın gusül abdesti almak zorundadır.
c) Cünüp kimsenin tilâvet secdesi yapması câizdir.
d) Cünüplük ve hayızlık hâline hades-i ekber denir.

6. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) İnsan, at, deve, sığır, koyun artığı sular temiz ve temizleyicidir.
b) Mâ-i müsta’mel, hükmî temizlikte kullanılır.
c) Köpeğin, vahşî hayvanların artığı sular temiz ve temizleyici değildir.
d) Eşek, katır artığı sular şüphelidir. Abdest veya gusül alınır ve ayrıca teyemmüm yapılır.

7. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Hanefîlere göre hayız kanamasının en uzunu on gündür.
b) Hanefîlere göre üç günden az kanama istihâzedir.
c) Mâlikîlere göre nifâsın en uzun süresi 40 gündür.
d) Hanefî mezhebine göre iki âdet arası on beş günden az olmaz.

8. Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Mest, yaklaşık 6 km yürünebilecek özellikte olması gerekir.
b) Mukîm için mest üzerine meshin süresi 24 saattir.
c) Mest üzerine meshin yolculuktaki süresi 72 saattir.
d) Süre, mestin giyilmesiyle başlar.

9. Aşağıdakilerden hangisi teyemmümü bozan durumlardan değildir?
a) Teyemmüm abdesti alınmış bir hâlde iken bir sonraki namaz vaktinin girmiş olması.
b) Suyun kullanımına engel teşkil eden durumun ortadan kalkmış olması ya da suyun bulunması.
c) Su alacak araç gereci olmadığı halde bir su kuyusuna rastlanması.
d) Abdest ya da gusül gerektiren durumlardan biriyle karşılaşması.

10. Aşağıdakilerden hangisi mest üzerine meshi bozmaz?
a) Mukîm bir kimsenin mesh süresinin sona ermesi.
b) Guslü gerektiren bir durumun meydana gelmesi.
c) Ayaklarını yıkamak suretiyle abdestli olan kimsenin mestini çıkarıp tekrar giymesi.
d) Mest üzerinde üç ayak parmağı girecek büyüklüğünde bir delik oluşması.

11. Aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
a) Kadının hayzının bitmesiyle kadının temizlik dönemi başlar.
b) Kadının hayzı bitse de gusül abdesti almadan temizlik dönemi başlamaz.
c) Nifâs hâlindeki kadının ibâdete başlaması, kanın kesilmesine değil kırk günün tamamlamasına bağlıdır.
d) İstihâze kanı kesilen bir kimse gusül abdesti almalıdır.

12. Aşağıdaki su çeşitlerinden hangisi abdest almakta kullanılmaz?
a) Mutlak sular.
b) Durgun sular.
c) Mâ-i müsta’mel.
d) Akar sular.

13. “İki kanama arasındaki kesinti temizlik sayıldığından, âdet halindeki kadının kanaması kısa bir süre durursa kanamanın durduğu süre içinde kadın temiz sayılır, gusledip ibâdetlerini yapması gerekir” şeklinde ifâde edilen görüş, hangi mezhebe aittir?
a) Mâlikî.
b) Şâfiî.
c) Hanefî.
d) Hanbelî.

14. Abdestsizlik veya cünüplük sebebiyle insanda meydana geldiği varsayılan hükmî kirliliğe ne denir?
a) Hades.
b) Necâset.
c) Murdâr.
d) Nefâset.

15. Âdet hâlinin en azı kaç saattir?
a) 30 saat.
b) 24 saat.
c) 48 saat.
d) 72 saat.

16. Cumhûra göre kadınlar en erken kaç yaşında âdet görmeye başlar ve en geç kaç yaşında âdetten kesilebilir?
a) 7-70 yaşında.
b) 10-60 yaşında.
c) 15-55 yaşında.
d) 9-55 yaşında.

17. Aşağıdakilerden hangisinde nifâsın tanımı yapılmıştır?
a) Kadınlarda her ay düzenli olarak gelen kandır.
b) Kadının hâmile kalmasıdır.
c) Doğumdan sonra kadının rahminden gelen akıntıdır.
d) Ölü doğan çocuktur.

18. Lohusalığın en çoğu Hanefî-Şâfiî mezheplerine göre kaç gündür?
a) 40-60 gün.
b) 15-45 gün.
c) 40-40 gün.
d) 60-60 gün.

19. Aşağıdakilerden hangisi abdestin vâciplerindendir?
a) Başın dörtte birini meshetmek.
b) Kolları dirseklere kadar yıkamak.
c) Başın tamamını meshetmek.
d) Hiç biri.

20. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Hayızlı hanımlar hayız günlerindeki namazlarını kazaya bırakırlar.
b) Namazlarını terk etmezler o halde kılarlar.
c) Hayız günlerine denk gelen Ramazan orucundan muaftırlar.
d) Hayız günlerinde namazdan muaftırlar.

21. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Hanefîlere göre, namazını teyemmümle kılan biri, o vakit geçmeden suyu bulursa namazını iâde etmesi gerekir.
b) Abdest sırasında muvâlât yapmak, Hanbelî ve Mâlikîlere göre farzdır.
c) Ruhlara, özellikle de ecdât ruhlarına tapınma, Animizm olarak adlandırılır.
d) İbâziyye, Hâricîler’in bir koludur.

22. Abdest ile ilgili aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Şâfiîlerde kaplama mesh farzdır.
b) Hanefîlerde mazmaza ve istinşâk sünnettir.
c) Şâfiîlerde niyet ve tertîp farzdır.
d) Hanefîlerde organları üçer defa yıkamak sünnettir.

NAMAZ KONUSUNDA TEST

1. İmamın terâvîh namazında açıktan okunması gereken yerleri gizli okuması durumu hangi sonucu doğurur?
a) Namaz bozulmuştur.
b) İmam ve cemaat herkese sehiv secdesi gerekir.
c) İmama sehiv secdesi gerekir, cemaate gerekmez.
d) Cemaatin namazı sahîhtir ancak imamın namazı iâdesi gerekir.

2. Aşağıdakilerden hangisi sehiv secdesi yapmayı gerektirir?
a) Farzın üç veya dördüncü rekâtında Fâtihâ’yı terk etmek.
b) Tahiyyât duâsını okumayı unutarak terk etmek.
c) Sübhâneke duâsını terk etmek.
d) Farz namazda Tahiyyâtı unutup kıyâma kalktıktan sonra dönüp oturması.

3.
• Bir insanın doğup büyüdüğü veya evlenip içinde yaşamak istediği veya içinde barınmayı kastettiği yerdir.
• Bir kimsenin doğduğu, evlenip ailesini yerleştirdiği veya kendisi yerleşmeye karar verdiği yer olmamak kaydıyla on beş günden fazla kalmak istediği yerdir.
• Bir yolcunun on beş günden az kalmayı planladığı yerdir.
Yukarıdaki tanımlar sırasıyla aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmektedir?
a) Vatan-ı aslî, vatan-ı ikâme, vatan-ı süknâ.
b) Vatan-ı ikâme, vatan-ı süknâ, vatan-ı aslî.
c) Vatan-ı aslî, vatan-ı süknâ, vatan-ı ikâme.
d) Vatan-ı ikâme, vatan-ı aslî, vatan-ı süknâ.

4. Aşağıda verilen vitir namazı örneklerinden hangisi hiç bir mezhebe göre sahîh değildir?
a) Son rekâtta Fâtihâ sûresinden sonra tekbîr almayı ya da kunut duâlarını okumayı unutarak kılınan namaz.
b) Vitir namazının vakti fecrin doğuşuna kadar olmasına rağmen, fecrin doğuşundan sonra sabah namazının kılınmamış olma şartıyla fecirden sonra kılınan vitir namazı.
c) Kendi başına müstakil bir namaz olduğu için yatsı namazından önce kılınan vitir namazı.
d) Üç rekât olarak değil de tek (bir) rekât olarak kılınan vitir namazı.

5. Bayram günleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi tüm mezheplere göre doğrudur?
a) Bayram namazını cemaatle kılma zorunluluğu yoktur münferit olarak da kılınabilir.
b) Hutbe okunmadan kılınan bayram namazı sahîh değildir.
c) Bayram namazının vakti bayramın birinci günüdür. Birinci gün kılınamayan namaz artık kılınamaz.
d) Teşrîk tekbîri kurban bayramının arefe günü ikindi namazıyla başlayıp 4. gün sabah namazıyla sona eren farzlardan sonra okunan tekbîrlere verilen özel isimdir.

6.
• Bir mescitte kurallara uyarak inzivâya çekilmeye ……… denir.
• Bir namazı vaktinde kılmaya …….. denir.
• Bir namazı vaktinden sonra kılmaya ………. denir.
• Vaktinde kılınmayan namaza ………. denir.
Yukarıdaki boşlukları uygun doldurmak için hangi seçenek doğrudur?
a) Teşehhüt/edâ/kazâ/geçik.
b) Îtikâf/edâ/kazâ/fâite.
c) Teverrük/edâ/kazâ/ kaçmış.
d) Îtikâf/edâ/kazâ/ mevkûte.

7. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
a) Seferî bir kimse teşrîk tekbîri getirmekle mükellef değildir.
b) Hanbelî’lere göre bayram namazları farz-ı ayn’dır.
c) Seferî bir kimse bayram namazlarıyla mükellef değildir.
d) Terâvîh namazı, gayr-i müekked bir sünnettir.

8. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Seferî bir kimse, sefer esnasında kazâya kalan namazını, aslî vatanına dönünce 4 rek’at olarak kaza eder.
b) Tilâvet secdesi yapmak, Hanefîlere göre vâcip; diğer üç mezhebe göre ise sünnettir.
c) Sehiv secdesi, namazın farzlarının biri veya birkaçının gecikmesi durumunda da yapılır.
d) Mukîm bir kimse kazâya kalan namazını sefer esnasında kılacaksa 4 rek’at olarak kâza eder.

9. Aşağıda verilen kavramlardan hangisinin karşılığı yanlıştır?
a) Cem-i Takdîm: İki namazı ilk namazın vaktinde birleştirerek kılmaktır.
b) Vatan-ı Aslî: 15 gün veya daha fazla kalmaya niyet edilen yerdir.
c) Cem-i Te’hîr: İki namazı sonrakinin vaktinde birleştirerek kılmaktır.
d) Vatan-ı Süknâ: 15 günden çok kalmak üzere gidilen yerdir.

10. Farz ibâdetlere bağlı olarak yaptığımız nâfile ibâdetler hangi terim ile ifâde edilir?
a) Revâtib Sünnet.
b) Sünnet-i Âdet.
c) Zevâid Sünnet.
d) Sünnet-i Regâib.

11. Aşağıdakilerden hangisi, namazda iken imam yapmasa bile cemaat tarafından yapılması gerekir?
a) Kunut.
b) Kâde-i ûlâ.
c) Kâde-i âhire.
d) Tilâvet secdesi.

12. Aşağıdakilerden hangisi erkekler için üç parça olan kefen parçalarından biri değildir?
a) İzâr.
b) Kamîs.
c) Lifâfe.
d) Etek örtüsü.

13. Muktedî kime denir?
a) Namazda imama uyan kişiye.
b) Namazda kendisine uyulan kişiye.
c) Namazda seferî olan kişiye.
d) Namazı yalnız kılan kişiye.

14. Mesbûk kime denir?
a) İmama tekbîrle birlikte uyan kişiye.
b) İmama birinci rekâtta yetişen kişiye.
c) Birinci rekâttan sonra imama yetişen kişiye.
d) İmama birinci rekâtta yetişip 2. rekâtta ayrılan kişiye.

15. Lâhik kime denir?
a) İmama tekbîrle birlikte uyan kişiye.
b) İmama birinci rekâtta yetişen kişiye.
c) Birinci rekâttan sonra imama yetişen kişiye.
d) İmama birinci rekâtta yetişip 2. rekâtı kaçırıp üçüncü rekâtta yetişen kişiye.

16. Aşağıdaki durumlardan hangisinde imam yapmasa da muktedî, imama mutâbaat etmez?
a) İmam namazda fazladan bir secde etse.
b) İmam bayram tekbîrlerini terk etse.
c) İmam birinci oturuşu terk etse.
d) İmam kunut duâsını terk etse.

17. Aşağıdakilerin hangisinde kılınmakta olan farz kesilerek cemaate katılınır?
a) Sabah namazının ikinci rekâtının secdesini yapmışsa.
b) Öğle namazının ikinci rekâtının secdesini yapmışsa.
c) İkindi namazının üçüncü rekâtının secdesini yapmışsa.
d) Akşam namazının ikinci rekâtının secdesini yapmışsa.

18. Akşam namazının son rükûunda imama yetişen kişi namazını aşağıdaki durumlardan hangisine göre tamamlarsa doğru yapmış olur?
a) İmamla birlikte selam verir.
b) İmam selam verdikten sonra kalkarak kendi başına kılıyormuş gibi üç rekâtı da tamamlar.
c) İki rekât tamamlar ve bu rekâtların ikisinde de tahiyyâta oturur.
d) İmamın arkasında kılıyormuş gibi kıraat yapmadan iki rekat tamamlar.

19. Aşağıdakilerden hangisi hutbenin sahîh olmasının şartlarından biri değildir?
a) Hutbenin namazdan önce okunması.
b) Hutbe okunacak minberin en az 5 basamak olması.
c) Vakit içinde okunması.
d) Hutbe okunurken cemaatten en az bir kişinin bulunması.

20. Aşağıdakilerden hangisi hutbenin vâciplerinden biri değildir?
a) Hatîbin minbere çıkınca oturması.
b) Ezânın, hatîbin huzurunda okunması.
c) Vaaz ve nasihatte bulunmak.
d) Hiç biri.

21. Mukîm bir kimse; öğlenin farzını cuma zannederek, yatsının farzını terâvîh zannederek kâde-i ûlâda selam verirse ne gerekir?
a) Namazın iâdesi.
b) Sehiv secdesi.
c) Tilâvet secdesi.
d) Bir şey gerekmez.

22. Îmâ ile namaz kılmak ne demektir?
a) Bir şeye yaslanarak namaz kılmak.
b) Yan üzeri yatarak namaz kılmak.
c) Göz ucuyla namaz kılmak.
d) Namazda ruku ve secdeye işaret olunmak üzere başı eğerek namaz kılmak.

23. Aşağıdakiler hangisi cenâze namazının sünnetlerinden biri değildir?
a) Namazı kıldıracak imamın cenâzenin göğüs hizâsında durması.
b) En az imamın arkasında üç cemaatin bulunması.
c) Birinci tekbirden sonra sübhânekenin okunması.
d) Üçüncü tekbirden sonra duâ okunması.

24. Bir namazın (öğle veya ikindi), diğer namazın (akşam veya yatsı) vaktinin girmesine yakın bir zamana kadar geciktirilip, bu namazın kılınmasından sonra diğerinin vaktinin girmesi ve bu namazın da kendi vaktinde kılınması olayına ne denir?
a) Cem-i takdîm.
b) Cem-i te’hîr.
c) Cem’ü’l muvâsala.
d) Cem’ü’l mu’cem.

25. Bir kişi iftitâh tekbîri alıp kıyâm ve kıraatten sonra rükû etmeden doğrudan secdeye inerek birinci secdede rükû etmediğini hatırlayacak olursa ne yapmalıdır?
a) Namaza devam edip sonunda sehiv secdesi yapmalıdır.
b) Ayağa kalkıp rükûunu yaptıktan sonra namaza devam etmelidir.
c) Namaz bozulmuştur yeniden kılması gerekir.
d) Rükûun unutulması namaza herhangi bir zarar vermez kaldığı yerden devam eder.

26.
• Farzın geciktirilmesi şeklinde yapılan hatalarda sehiv secdesi gerekmektedir.
• Vâcibin hem geciktirilmesi hem de unutulması şeklinde yapılan hatalarda sehiv secdesi gerekmektedir.
Buna göre aşağıdaki durumlardan hangisinde sehiv secdesi gerekmemektedir?
a) Bir rekât içerisinde üç kez secde yapılması durumunda.
b) Birinci veya ikinci rekâtta Fâtihâ sûresinin devamında sûre okunmadığı durumlarda.
c) Farz bir namazı kılan kişi birinci oturuşu unutup kıyâm için tam ayağa kalktıktan sonra birinci oturuşu unuttuğunu hatırlayıp tekrar oturduğunda.
d) Sehiv secdesi yaparken yeni bir sehiv secdesi yapılması gereken bir durumun meydana gelmesi.

27. Aşağıdakilerden hangisi cuma namazının vücûp şartlarını taşır?
a) Cuma namazına gittiği takdirde hastaya zarar geleceğinden korkan hasta bakıcılar.
b) Müsait zaman ve zemin bulan kadınlar.
c) Yürümekten âciz durumda bulunan çok yaşlı kimseler.
d) Fizîkî şartları ve imkânları Cuma kılmaya müsait mahkûmlar.

28. Aşağıdaki vakitlerden hangisinde kazâ namazı kılınmaz?
a) Güneşin doğmasından yükselmesine kadar olan vakitte.
b) Sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadarki vakitte.
c) Fecrin doğmasından sonra sabah namazının sünnetini kılıncaya kadar olan vakitte.
d) İkindi namazının farzını kıldıktan sonra güneşin batışına 40-45 dk. Kalıncaya kadarki vakitte.

29. Aşağıdakilerden hangisi cuma namazının sıhhat şartlarından değildir?
a) Cuma namazını öğle namazı vaktinde kılmak.
b) Namazdan sonra hutbe okumak.
c) Cuma kılınan yerin herkese açık olması.
d) İmamdan başka en az üç kişilik cemaat olması.

30. Aşağıdakilerden hangisinin namazda iken yapılması mekrûh değildir?
a) Namazda esnemek.
b) Namazda gözleri yummak.
c) Sıkışık abdestle namaz kılmak.
d) Namazda öksürüğü bastırmak.

31. Güneşin tam tepe noktasında olduğu ve namaz kılmanın mekrûh olduğu vakte ne denir?
a) Gurûb.
b) İstivâ vakti.
c) Fecr-i sâdık.
d) İmsâk.

32. Namazın farzları ile ilgili olarak aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Ta’dîl-i erkân, Ebû Hanîfe ve cumhûra göre rükündür.
b) Hurûc bi sun’ih, Ebû Hanîfe’ye göre rükündür.
c) Tertîp, Şâfiîlere göre rükündür.
d) Kâde-i ûlâ, Mâlikîlere göre rükündür.

33. Cemaatle namaz kıldırırken abdesti bozulan imamın yerine bir başkasının getirilmesi, aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifâde edilir?
a) İstibrâd.
b) İlhâk.
c) İktidâ.
d) İstihlâf.

34. Aşağıdakilerden hangisi Zellet-ül Kârî kavramının tanımıdır?
a) Namazda kadınla erkeğin aynı safta durmasıdır.
b) Namazda kıraat hatalarıdır.
c) Namazın rükünlerinden birini unutmaktır.
d) Namazın bir vâcibini terk etmektir.

35. Aşağıdakilerden hangisi namazla ilgili bir kavram değildir?
a) Tağlîs.
b) İsfâr.
c) İhsâr.
d) İbrâd.

36. Kavme kelimesi aşağıdakilerden hangisini ifâde etmektedir?
a) İki secde arasında oturuştur.
b) Kıyamda durmaktır.
c) Kavmin çoğuludur.
d) Rükûdan doğrulmaktır.

37. Erzurum’da doğup daha sonra İzmir’e yerleşmiş olan bir kimse herhangi bir sebeple doğduğu yer olan Erzurum’a 10 günlüğüne gitse, bu kişinin durumu ne olur?
a) Mukîm olur.
b) Seferî olur.
c) Müdrik olur.
d) Hiç biri.

38. İzâr ve lifâfe bulunamayıp sadece bir kat bez bulunması durumunda erkek veya kadın cenazenin sarıldığı tek parça beze ne ad verilir?
a) Kefen-i sünnet.
b) Kefen-i kıyâfet.
c) Kefen-i zarûret.
d) Kefen-i kerâhet.

39. Gözleri, kaşları veya kalbiyle işaret etmek sûretiyle kılınan namaz nasıl namazdır?
a) Îmâ ile kılınan namazdır.
b) Gözle ve baş ile kılınan namazdır.
c) Böyle bir namazın ilmihal kitaplarında yeri yoktur.
d) Râbıta ile kılınan namazdır.

40. Aşağıdaki vakitlerden hangisinde nâfile namaz kılınabilir?
a) Gece yarısı.
b) Güneş doğarken.
c) Güneş batarken.
d) Güneş zevâlde iken.

41. Namaz kılarken kendi isteği ile abdestini bozması ile namazı tekrar baştan kılmasına ne denir?
a) İstihlâf.
b) İstibrâd.
c) İktidâ.
d) İstînâf.

42. Farz namazların ilk iki rekâtında Fâtihâ’dan sonra bir sûre veya en az üç kısa âyet veya uzun bir âyet okumanın hükmü Hanefî mezhebine göre nedir?
a) Sünnet.
b) Farz.
c) Vâcip.
d) Müstehap.

43. Bayılan bir kişinin baygınlık durumu kaç vakitten fazla sürerse, bu süre içindeki namazları kaza olmaktan düşer?
a) 3 vakitten.
b) 5 vakitten.
c) 15 vakitten.
d) 14 vakitten.

44. Hüsûf namazının tanımı hangi şıkta yapılmıştır?
a) Şimşek çaktığı zaman kılınan bir namazdır.
b) Ay tutulduğu zaman kılınan iki veya dört rekâtlı bir namazdır.
c) Güneş tutulduğu zaman kılınan bir namazdır.
d) Deprem olduğu zaman kılınan bir namazdır.

45. Cenazenin tekfîn işleminde kullanılacak olan kefen parçalarının sıralaması dıştan içe doğru aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru verilmiştir?
a) Lifâfe – kamîs – izâr.
b) Kamîs – lifâfe – izâr.
c) Lifâfe – izâr – kamîs.
d) İzâr – lifâfe – kamîs.

46. Son nefesine yaklaşmış ve ölmek üzere olan kişiye …………, ölen kişiye ………, ölü için genel olarak yapılması gereken hazırlıklara …………, ölünün yıkanmasına ………, kefenlenmesine ……….., tabuta konulup namazın kılınacağı yere ve namazdan sonra gömüleceği yere taşınmasına ………… ve mezara konulmasına ……… denir.
Yukarıdaki boşluklara gelmesi gereken kelimeler hangi şıkta doğru sıralanmıştır?
a) Muhtazar, meyyit, teşyî’, teçhîz, tekfîn, telkîn, defin.
b) Muhtazar, meyyit, teçhîz, gasil, tekfîn, teşyî’, defin.
c) Meyyit, muhtazar, teşyî’, gasil, tekfîn, teçhîz, defin.
d) Muhtazar, meyyit, tekfîn, gasil, teçhîz, teşyî, defin.

47. Cemaatle namaz kılmanın hükmü ile ilgili olarak aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Hanbelîlere göre farz-ı ayndır.
b) Mâlikîlere göre farz-ı ayndır.
c) Şâfiîlere göre farz-ı kifâyedir.
d) Hanefîlere göre sünnettir.

48. Namaz vakitleri ile ilgili aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Öğle namazının vakti, zevâlden fey’-i zevâle kadardır.
b) Öğle namazının vakti Hanefî’ye göre, fey’-i zevâl hâriç, asr-i sânîye kadardır.
c) İkindi namazının vakti, fey’-i zevâl hâriç, asr-i evvele kadardır.
d) İmameyne göre, kılınmaya başlanan sabah namazının vakti, güneşin doğmasına kadardır.

49. Ezânla ilgili aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Ezân için vaktin girmesi şarttır.
b) Kazâ namazları için ezân okunur.
c) Vakit girmeden okunan ezân iâde edilir.
d) Peş peşe birden çok kaza namazı kılan kişinin her biri için ezân okuması şarttır.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-35

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  272 Kez Okundu

FIKIH KONUSUNDA TEST

1. Bir hukûkî sonucun varlığı kendi varlığına bağlı olan, ancak kendisinin varlığı onun varlığını zarûrî kılmayan ve onun yapısından bir parça teşkil etmeyen fiil veya vasfa ne denir?
a) Sebep.
b) Şart.
c) İllet.
d) Rükün.

2. Aşağıdakilerden hangisi fıkıh ilminde aslî delillerdendir?
a) İstıslâh.
b) İstihsân.
c) İcmâ.
d) İstishâb.

3. İmâm Şâfiî’nin yazdığı ve günümüze ulaşan ilk Fıkıh Usûlü kitabı sayılan eser aşağıdakilerden hangisidir?
a) el-Muvattâ.
b) er-Risâle.
c) el-Müsned.
d) el-Fıkhu’l –Ekber.

4. İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe tarafından kaleme alınan ve günümüze ulaşan eser aşağıdakilerden hangisidir?
a) el-Muvattâ.
b) er-Risâle.
c) el-Müsned.
d) el-Fıkhu’l –Ekber.

5. Ebû Hanîfe’nin öğrencisi olan, hükmü hadisten çıkaran ve müsned sahibi olan imâm kimdir?
a) Ahmet bin Hanbel.
b) İmâm Yûsuf.
c) İmâm Şâfiî.
d) İmâm Muhammed.

6. İmâm Mâlik tarafından kaleme alınan ve günümüzde de önemini koruyan eser aşağıdakilerden hangisidir?
a) el-Muvattâ.
b) er-Risâle.
c) el-Müsned.
d) el-Fıkhu’l –Ekber.

7. İslâm hukûkuna göre, kişinin haklara sahip olabilme ve borç altına girebilme ehliyetine ne denir?
a) Edâ ehliyeti.
b) Teklîf.
c) Vücûp ehliyeti.
d) Rüşd.

8. Bâliğ ve mümeyyiz hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Hem mümeyyiz hem de bâliğ olan kişi ibâdet etme sorumluluğuna sahiptir.
b) Mümeyyiz çocuk hîbeyi kabul edebilir fakat borç veremez.
c) Bâliğ kimse ibâdetlerle sorumlu iken mümeyyiz kimsenin böyle bir sorumluluğu yoktur.
d) Her iki grup da vücûb ehliyetine sahiptir.

9. Bir olayın görgü tanığının, kendisinden başka bir şahit bulunmadığında mahkemeye giderek şahitlik yapmasının hükmü ile ilgili olarak aşağıdaki şıklardan hangisi doğrudur?
a) Farz-ı ayn.
b) Vâcip.
c) Farz-ı kifâye.
d) Sünnet.

10. Bir kimse ölümle pençeleşirken haram lokma ağzına girmemesi için yanında bulunan domuz etini yemeyerek ölmüştür. Bununla ilgili olarak aşağıdakilerden hangi ifâde doğrudur?
a) Bu şahıs zor durumda bile azîmeti tercih ettiğinden olumlu bir iş yapmıştır.
b) Bu şahıs ruhsatla değil de azîmetle amel ettiğinden sevap kazanmıştır.
c) Bu şahsın bu haldeyken haram olan domuz etini yemesi doğru değildir.
d) Bu şahıs, bu durumda iken haram olan domuz etini yiyerek hayatını idâme ettirmeliydi.

11. Aşağıdakilerden hangisi vücûb ehliyetinin tanımıdır?
a) Kişinin yapmakla emredildiği hükümleri yerine getirmesidir.
b) Şer’î deliller kullanılarak vâcib hüküm çıkarma yetkisidir.
c) Kişinin haklara sahip olabilme ve borç altına girebilme selâhiyetidir.
d) Kişinin yapmakla mükellef olduğu dînî vecîbeleri bilmesidir.

12. Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Rüknünde ve kurucu unsurlarında bir eksiklik olan hüküm bâtıl hükümdür.
b) Bir işlemin fâsit olması hükmün var olduğunu ancak sahîh olmadığını gösterir.
c) Fâsit hüküm in’ikât şartları tam olmasına karşın sıhhat şartlarında eksiklik olan hükümdür.
d) Fiiller, sahîh olmadıklarında hiç bir hukûkî sonuç doğurmazlar.

13. Hükmî kirlilikle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Dînî usûle göre kesilmeyen kara hayvanları hükmen kirlidir.
b) İstibrâ ve istincâ birer hükmî temizliktir.
c) Hafif necâset hükmî kirlilikten sayılmazken ağır necâset hükmî kirlilikten sayılmaktadır.
d) Hükmî kirlilik sadece abdest, gusül ve teyemmümle giderilmektedir.

14. Aşağıdakilerden hangisi terim olarak “nasslarda hükmü bulunmayan fıkhî meseleye, aralarındaki illet birliği sebebiyle nasslarda düzenlenmiş meselenin hükmünü vermek” şeklinde tanımlanan kıyâsın rükünlerinden biri değildir?
a) Asıl.
b) Mendûp.
c) Fer’.
d) İllet.

15. Aşağıdakilerden hangisinde dört mezhep imamı vefât tarihlerine göre kronolojik olarak doğru sıralanmıştır?
a) İmâm Mâlik – İmâm Şâfiî – İmâm Ebû Hanîfe – Ahmed b. Hanbel.
b) İmâm Şâfiî – İmâm Ebû Hanîfe – İmâm Mâlik – Ahmed b. Hanbel.
c) İmâm Ebû Hanîfe – İmâm Mâlik – İmâm Şâfiî- Ahmed b. Hanbel.
d) İmâm Ebû Hanîfe – İmâm Mâlik – Ahmed b. Hanbel – İmâm Şâfiî.

16. Aşağıdakilerden hangisi vaz’î hükümlerden değildir?
a) Sebep.
b) Mâni’.
c) Şart.
d) İllet.

17. Aşağıdakilerden hangisi İslâm hukûkunun nassa dayalı kaynaklarından birisidir?
a) K. Kerîm.
b) Kıyâs.
c) İcmâ’.
d) İstihsân.

18. “Müslüman bir kadının, müslüman olmayan bir erkekle evlenemeyeceği” hükmü aşağıdaki dînî delillerden hangisiyle verilmiştir?
a) Kur’ân.
b) Sünnet.
c) İcmâ’.
d) Kıyâs.

19. Diğerine nazaran istihsân metodunu daha sık kullanan mezhep imamı hangisidir?
a) Mâlik b. Enes.
b) İmâm-ı A’zam.
c) İmâm Şâfiî.
d) Ahmet b. Hanbel.

20. Kamu yetkisini kullanan devlet görevlilerinin kendilerine ihtiyaç duyacak kimselerden hediye kabul etmeleri aşağıdaki dînî delillerden hangisine göre hoş karşılanmaz?
a) Sedd-i Zerâî.
b) Kıyâs.
c) İcmâ’.
d) Mesâlih-i Mürsele.

21. Sarîh icmâ’ ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi en doğrudur?
a) Bütün İslâm âlimlerinin uzlaşarak ulaştığı ortak hükümdür.
b) Bir asırdaki İslâm âlimlerinin birleştiği ortak hükümdür.
c) Bir asırdaki bütün müctehid İslâm âlimlerinin görüş belirterek katıldığı ortak görüştür.
d) Bir asıdaki bütün müctehid İslâm âlimlerinin görüş belirtmeden katıldığı ortak görüştür.

22. Aşağıdaki sünnet çeşitlerinden hangisi Peygamberimizin, yanında olan bir davranış karşısında sessiz kalarak o davranışı tasvîb ettiğini belirtir?
a) Fiilî sünnet.
b) Sözlü sünnet.
c) Takrîrî sünnet.
d) Hiç biri.

23. Hanefîlere göre, seferî olan bir kimsenin 4 rekât farz namazları 2 rekât olarak kılması hangi kavrama örnek olarak verilebilir?
a) Ruhsat.
b) Azîmet.
c) Mübâh.
d) Mendûp.

24. Hanefî bilginlerine göre “delâleti ve sübûtu, Kur’ân ve mütevâtir sünnetle kesin olan delillere” ne ad verilir?
a) Farz.
b) Vâcip.
c) Sünnet.
d) Mekrûh.

25. İslâm fıkhına göre hangi yaşa ulaşan çocuklar, ergenlik belirtileri göstermese bile ergen sayılırlar?
a) 12 yaş.
b) 13 yaş.
c) 15 yaş.
d) 18 yaş.

26. İslâm fıkhında “kötülüğe giden yolun kapatılması” aşağıdaki hangi kavramla ifâde edilir?
a) Kıyâs.
b) Sedd-i Zerâî.
c) İstihsân.
d) Maslahat-ı Mürsele.

27. “Kur’ân’da şarap haram kılınmıştır. Şarabın haram kılınma nedeni sarhoşluk vermesidir. O halde adı ne olursa olsun bütün sarhoşluk veren şeyler haramdır.” Verilen bu hüküm aşağıdaki dînî delillerden hangisine örnektir?
a) Mesâlih-i Mürsele.
b) Sedd-i Zerâî.
c) İstihsân.
d) Kıyâs.

28. “Geçerli bir nikâhla evlenen çiftlerin nikâhlarının ortadan kalktığına dair bir delilin bulunmaması halinde nikâh geçerlidir.” Verilen bu hüküm aşağıdaki dînî delillerden hangisine örnektir?
a) İstînâf.
b) İstıslâh.
c) İstihsân.
d) İstishâb.

29. “Mûrisi öldüren vâris mîrastan hak alamaz” hükmü aşağıdaki dînî delillerden hangisine örnektir?
a) Mesâlih-i Mürsele.
b) Kıyâs.
c) İstishâb.
d) İstihsân.

30. “Hz. Ömer, fethedilen toprakları mücahidler arasında ganimet olarak dağıtmayıp eski sahiplerinin elinde bırakmış ve haraç vergisi koymuştur. ” Bu durum aşağıdaki dînî delillerden hangisine örnektir?
a) Mesâlih-i Mürsele.
b) Şer’u men Kablenâ.
c) İstishâb.
d) Mesâlih-i Mürsele.

31. “Suçlananın suçu ispat edilmedikçe suçlanan kişi suçsuzdur. ” Bu durum aşağıdaki dini delillerden hangisine örnektir?
a) İstislah.
b) İstihlaf.
c) İstishab.
d) İstihsan.

32. Hz. Peygamberden (s.a.v.) sonra, belli bir asırdaki müctehit İslâm bilginlerinin, dînî konularda görüş birliği içinde olmaları hangi kavramla ifâde edilir?
a) İctihât.
b) Kıyâs.
c) İcmâ’.
d) İstihsân.

33. Aşağıdakilerden hangisi İslâmın değerli sayıp korunmasını garanti altına aldığı şeylerdendir?
a) Can.
b) Mal.
c) Akıl.
d) Hepsi.

34. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Düşmanla çarpışma esnasında şehit olan kimse yıkanmaz.
b) Düşük neticesinde ölü doğan çocuk yıkanmaz.
c) Suda boğulmuş olan bir kimse yıkanmaz.
d) Su bulunmadığı zaman ölünün yıkanma işlemi teyemmüm ile gerçekleşir.

35. Hangi durumda estetik ameliyat câiz değildir?
a) Güzel görünme kastı ile estetik ameliyat yaptırmak.
b) Yapılmasında bir yarar veya yapılmamasında mevcut bir zarar bulunmak.
c) Hile, aldatma veya karşı cinse benzeme kastı bulunmamak.
d) Hukûkî karışıklığa ve yanlış anlamaya yol açmamak.

36. Aşağıdaki şıklarda yer alan açıklamalardan hangisi yanlıştır?
a) Bir kadının şahitliği erkeğin şahitliğine denk tutulabilir.
b) Organ nakli yapılacak kişinin ücret talep etmemesi gereklidir.
c) Organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması gerekir.
d) Kadınların başı açık olarak namaz kılmaları câizdir.

37. “Hükmün kendisine bağlanması ve üzerine hüküm binâ edilmesi insanlara bir fayda sağlayan veya onlardan bir zararı gideren, fakat mûteber veya geçersiz sayıldığına dâir belirli bir delil bulunmayan durumlar” olarak tarif edilen fıkıh usûlü terimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mesâlih-i Mürsele.
b) İllet.
c) İstihsân.
d) İstishâb.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-36

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  231 Kez Okundu

TECVÎD KONUSUNDA TEST

1. Günümüz Mushaflarında yer alan vakıf işaretleri kime aittir?
a) Secâvendî.
b) Ebu’l Esved ed-Düelî.
c) İbn Cezerî.
d) Halil bin Ahmed.

2. Âlimlerin çoğuna ve kıraat imamlarına göre, namaz dışında kıraatten önce eûzü besmele çekmenin hükmü nedir?
a) Müstehâp.
b) Mendûp.
c) Vâcip.
d) Sünnet.

3. Aşağıdakilerden hangisinde med sebebi yoktur?
a) جَاءَ
b) صَادْ
c) اَللَّذِينَ
d) يَعْلَمُونَ

4. Fer’î Med ile ilgili aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) سُوءَ Meddi vâciptir.
b) جَاءَ Medd-i tabiîye 1 elif ilâve vâciptir.
c) يَا اَيُّهَا Meddi caizdir.
d) وَمَا اُنْزِلَ Medd-i tabiîye 1 elif ilâve vâciptir.

5. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde Medd-i Lâzım Kelime-i Musakkale vardır?
a) الْحآقَّةُ
b) الْآنَ
c) اَلَمَ
d) يَسَ

6. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde Medd-i Lâzım Harf-i Musakkale vardır?
a) حَمَ
b) طَسَمَ
c) اَلَرَ
d) اَلَمَ

7. Medd-i Ârız ile ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
a) Ârız sükûnun bulunduğu harfin harekesi fetha ise (tûl, tevassut, kasr) 3 vecihle okunur.
b) Ârız sükûnun bulunduğu harfin harekesi meksûr ise (tûl, tevassut, kasr, kasr ile revm) 4 vecihle okunur.
c) Ârız sükûnun bulunduğu harfin harekesi mazmûn ise (tûl, tevassut, kasr, tûl ile işmâm, tevassut ile işmâm, kasr ile işmâm, revm) 7 vecihle okunur.
d) İşmâm, vakıf sebebiyle kaybolan kesra harekeyi üçte bir nisbetinden yavaşça belirtmektir.

8. Aşağıdaki kelimelerin hangisinde Medd-i Lîn vardır?
a) يَنْتَهُ
b) مَجْرَاهَا
c) خَيْرٌ
d) أاَعْجَمِيٌّ

9. Hükmü’r-Râ ile ilgili kurallardan hangi açıklama yanlıştır?
a) اَرَاَيْتُمْ اِنْ Râ kalın okunur.
b) فِرْقَةٌ Râ ince okunur.
c) خَيْرٌ Râ ince okunur.
d) فِرْقِ Râ hem ince hem kalın okunur.

10. Aşağıdaki tenvîn ve sâkin nûn ile ilgili hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra elif, hâ, ayın, ğayın, he harflerinden biri gelirse izhâr olur.
b) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra ye, mîm, nûn ve vâv gelirse İdğâm-ı Mealğunne olur.
c) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra lâm ve râ gelirse İdğâm-ı Bilâğunne olur, bâ harfi gelirse iklâb olur.
d) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra ihfâ harflerinden biri gelip ikisi aynı kelimede olursa ihfâ olur.

11. Sâkin mîmin okunuş şekilleriyle ilgili hangisi yanlıştır?
a) Sâkin (م) den sonra harekeli (ب) harfi gelirse İhfâ-i Şefevî olur.
b) Sâkin (م) den sonra harekeli (م) harfi gelirse İdğâm-ı Misleyn Mealğunne olur.
c) Sâkin (م) den sonra harekesiz (ب ) harfi gelirse Dudak İhfâsı olur.
d) Sâkin (م) den sonra (ب) ve (م) harfleri dışında bir harf gelirse izhâr (İzhâr-ı Şefevî) olur.

12. İdğâm bahsi ile ilgili hangi tarif yanlıştır?
a) Sâkin mîmden sonra harekeli mîm gelirse idğâm-ı misleyn mealğunne olur.
b) Nûn ve mîm harfleri dışındaki harfler aynı şekilde gelirse idğam-ı misleyn mealğunne olur.
c) Mahreçleri aynı sıfatları farklı olan iki harfin birincisi sâkin, ikincisi harekeli olarak yan yana gelmesiyle İdğâm-ı Mütecâniseyn olur.
d) Hem sıfat hem de mahreçleri birbirine yakın olan iki harfin birincisi sâkin, ikincisi harekeli olara olarak yan yana gelirse İdğâm-ı Mütekâribeyn olur.

13. İklâb ne demektir ve harfleri nelerdir?
a) Açık okumaktır. Harfleri , ا هـ ع ح غ خ dır.
b) Önce gelen cezimli harf, harekeli ikinci harfe katılarak, şeddeli tek harf gibi okunmasıdır. ي ر م ل و ن
c) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن’u م harfine dönüştürmek ve ğunneli okumaktır. Harfi “ب” dir.
d) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن ‘u ğunneli okumaktır. Harfi “ب” dir.

14. Kur’ân-ı Kerîm’in harekelemesini ilk olarak aşağıdakilerden hangisi yapmıştır?
a) Secâvendî.
b) Ebu’l Esved ed-Düelî.
c) İbn Cezerî.
d) Halîl bin Ahmet.

15. وَمَنْ يَعْمَلْ ibaresinde hangi kural vardır?
a) İdğâm-ı Mealğunne.
b) İhfâ.
c) İdğâm-ı bilâğunne.
d) İzhâr.

16. Dudak ihfâsı ne demektir?
a) Cezimli م’den sonra “ب” harfinin gelmesi ile م’in dudakta gizlenerek okunmasıdır.
b) Cezimli م’den sonra “ب” harfinin gelmesi ile dudakta şeddelenerek okunmasıdır.
c) Cezimli م’den sonra “ب” harfinin gelmesi ile açıkça okunmasıdır.
d) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن’u م harfine dönüştürmek demektir. Harfi “ب” dir.

17. Aşağıdakilerden hangisi medd-i muttasıl ve medd-i munfasıl arasındaki fark değildir?
a) Uzatma harfi ile uzatma sebebinin aynı kelimede olması muttasıl, ayrı kelimelerde olmasına munfasıl denir.
b) Uzatma harflerinden sonra sebeb-i med olan cezim gelmesidir.
c) Muttasıl’ın hükmü vâcip, munfasılın ise câizdir.
d) Muttasıl, harf-i medde ilâve bir elif uzatma vâciptir; munfasılda bir elif uzatma vâciptir.

18. Medd-i Lîn ne demektir ve harfleri nelerdir?
a) Lîn harfinden sonra, sebeb-i med olan ârız veya lâzım sükûn bulunursa medd-i lîn olur. Cezimli (وْ) ve (ىْ)’dir.
b) Lîn harfinden önceki harfte durulursa medd-i lîn olur. Harekeli (و) ve (ى )’dir.
c) Med harfi ile hemze aynı kelimede olmasıdır. ا و ى
d) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن ‘u م harfine dönüştürmek demektir.

19. Kelimenin sonunda gelen ve zamir olan هـ harfinin fonksiyonu aşağıdaki seçeneklerden hangisinde anlatılmıştır?
a) Her zaman uzatılarak okunur.
b) Kendisinden önceki harf harekesiz olursa “هـ” uzatılarak okunur, harekeli olursa uzatılmadan okunur.
c) Kendisinden önceki harf harekeli olursa “هـ” uzatılarak okunur, harekesiz olursa uzatılmadan okunur.
d) Hiçbiri.

20. Sektenin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Okuyuş esnasında sesi, nefes alarak kısa bir süre kesmek demektir.
b) Okuyuş esnasında sesi, nefes alıp vermeden kısa bir süre kesmek demektir.
c) Okuyuşu kesmek demektir.
d) Hiçbiri.

21. Aşağıda verilen durak işaretlerinden hangisi yanlıştır?
a) (م) Vakf-ı lâzım: Geçildiğinde mânâ bozulabilir gerekçesiyle, durulması önemle istenen durak işaretidir.
b) (ج) Vakf-ı câiz: Geçmek ve durmanın mümkün olduğu fakat durmanın daha evlâ olduğu durak.
c) (ط) Vakf-ı mutlak: Durulması evlâdır.
d) Hiçbiri.

22. Kur’ân-ı Kerîm’in en yavaş, ta’lîm yaparak okunduğu tilâvet biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tertîl.
b) Tedvîr.
c) Tahkîk.
d) Hadr.

23. Kur’ân-ı Kerîm’in en hızlı okunduğu tilâvet biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tertîl.
b) Telfîk.
c) Terkîk.
d) Hadr.

24. İhfâ, iklâb ve ğunneli idğâmların birer buçuk elif miktarı tutularak okunduğu tilâvet biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tahkîk.
b) Tedvîr.
c) Terkîk.
d) Teshîl.

25. “Tilâvet esnasında, bir kelimeyi, sesi ve nefesi kesmeden kendisinden sonra gelen kelimeye bağlayarak okumaya ne denir?
a) Vakf.
b) Vasl.
c) Sekte.
d) İmâle.

26. “Namazda kıraate tekrar başlamak veya vakıf yaptıktan sonra tekrar başlamak” anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) İbtidâ.
d) İftitah.
c) İdâme.
d) Kavme.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-36

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  457 Kez Okundu

1. Kur’ân-ı Kerîm’e verilen isimler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Furkân.
b) Mesânî.
c) Müstedrek.
d) Zikir.

2. Âyet ve sûreler arasındaki uyum ve ahengi inceleyen ilme ne ad verilir?
a) Tenâsüb.
b) Tevâfuk.
c) Terâdüf.
d) Tesânüd.

3. Aşağıdakilerden hangisi Fâtihâ sûresinin isimlerinden biri değildir?
a) El-Hamd.
b) Seb’u’l-Mesânî.
c) Ümmü’l-Kur’ân.
d) Hepsi.

4. Kur’ân’ın isimleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) el-Kitâb.
b) el-Furkân.
c) el-Kırtâs.
d) ez-Zikr.

5. “Yavaş yavaş, acele etmeden, harfleri ve harekeleri dizilmiş inci taneleri gibi açık bir şekilde, mânâ ve hikmeti düşünerek metni tane tane okumak” şeklinde tanımı yapılan okuyuş şekli hangisidir?
a) Tekrîr.
b) Tertîl.
c) Tedvîr.
d) Hadr.

6. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî sûrelerden değildir?
a) İçinde secde âyeti bulunan sûreler.
b) İçinde “kellâ” kelimesi bulunan sûreler.
c) Bakara sûresi hâriç- Âdem ve İblis kıssasını anlatan sûreler.
d) Cihad hükümleri içeren sureler.

7. Seb’u't-Tıvâl, aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bakara, A’râf, Nisâ, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl.
b) Bakara, A’râf, Kehf, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl.
c) Bakara, Nisâ, Meryem, A’râf, En’âm, Mâide, Enfâl.
d) Bakara, Nisâ, Âl-i İmrân, İsrâ, Mâide, Enfâl, A’râf.

8. “Müşkilü’l-Kur’ân” ifâdesinin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın anlamı kapalı olan âyetleri.
b) Kur’ân’ın aralarında tenâkuz ve ihtilâf olduğu zannedilen âyetleri.
c) Kur’ân’ın sahîh hadislerle çelişkili olduğu zannedilen âyetleri.
d) Kur’ân’ın anlaşılması zor olan âyetleri.

9. Lafızları aynı olan fakat anlamları farklı olan kelimelere ne ad verilir?
a) Müteşâbih.
b) Nezâir.
c) Müterâdif.
d) Vücûh.

10. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân ilimleri arasında yer almaz?
a) Esbâbü’n-nüzûl.
b) Sebeb-i vürûd.
c) Hurûf-u mukattaa.
d) Garîbu’l-Kur’ân.

11. Aşağıdakilerden hangisi rivâyet tefsirine bir örnektir?
a) İbn Kesîr Tefsiri.
b) Zemahşerî Tefsiri.
c) Beyzâvî Tefsiri.
d) Elmalılı M. H.Yazır Tefsiri.

12. Kur’ân’ın isimlerinden Mev’iza’nın anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın çok anılması.
b) Kur’ân’ın rehber oluşu.
c) Kur’ân’ın hak ile batılı ayırması.
d) Kur’ân’ın nasîhat ve öğüt vermesi.

13. Yaklaşık yüz âyetten oluşan sûrelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mufassal.
b) Mesânî.
c) Miûn.
d) Zamm-ı sûre.

14. Mekke döneminde nâzil olmuştur ve 9 âyettir. İnsanları çekiştiren, alay eden kimsenin durumunu kınayarak, bu gibi kimselerin varacağı yerin ateş olduğunu bildirir. İnsanları arkadan çekiştiren, ayıplayan kimse anlamına gelen sûre ismi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hümeze suresi.
b) ‘Âdiyât sûresi.
c) Kâria sûresi.
d) Münafikûn sûresi.

15. Mekke döneminde nâzil olmuştur ve 8 âyettir. Çoklukla övünenleri uyarıp, hesaba çekileceklerini beyân eden ve mal, mülk ve çoluk-çocuğun çokluğuyla övünmek anlamı taşıyan sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Zilzâl sûresi.
b) Beyyine sûresi.
c) Tekâsür sûresi.
d) Kâria sûresi.

16. Kur’ân-ı Kerîm edîp ve şairlere meydan okuyor, bir sûre veya âyetinin benzerini getirmelerini istiyor. Kur’ân’ın bu şekilde meydan okumasına ne ad verilir?
a) Tahakküm.
b) Tehaddî.
c) Tesaddî.
d) Nezâir.

17. Kur’ân’ın sonunda yer alan sûrelere ne ad verilir?
a) Miûn.
b) Mesânî.
c) Mufassal.
d) Tıvâl.

18. Ku’ân’ın tamamını yazan sahabeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Übeyy b. Ka’b.
b) Abdullah b. Revâha.
c) Ebû Süfyân.
d) Muaz b. Cebel.

19. Kur’ân-ı Kerîm’in noktalanmasını hangi âlimler icrâ etmişlerdir?
a) Ebu’l-Esved ed-Düelî.
b) Ma’mer b. Raşîd.
c) Nasr b.Âsım ve Yahya b. Ya’mer.
d) Ebu’l-Esved ed-Düelî ve Nasr b. Âsım.

20. “Sûre” kelimesiyle başlayan sûre hangisidir?
a) Nûr.
b) Mücâdile.
c) Bakara.
d) Nisâ.

21. Peygamberimizin Zehverân olarak adlandırdığı sûreler hangileridir?
a) En’am-Nûr.
b) Bakara-Fâtihâ.
c) Âl-i İmrân-Nisâ.
d) Bakara-Âl-i İmrân.

22. Tilâvet secdesi ile biten sûreler hangileridir?
a) A’râf-Mülk-Cuma.
b) A’râf-Necm-Alak.
c) Nisâ-Kehf-Alak.
d) Nebe-Nâziât-Fecr.

23. Mekkî ve Medenî sûrelerin sayısı aşağıdakilerden hangisidir?
a) 88-95.
b) 86-28.
c) 100-150.
d) 87-29.

24. Kur’ân’da yazıldığı için Kur’ân-ı Kerîm’in en hızlı okunduğu tilâvet tarzı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tertîl.
b) Tedvîr.
c) Tahkîk.
d) Hadr.

25. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî sûrelerin konuları arasında yer alır?
a) Tevhîd ve ahlâk.
b) Ukubât ve cihâd.
c) Ehl-i Kitâp ve toplum.
d) Hukuk ve muâmelât.

26. Aşağıdaki tefsirlerden hangisi rivâyet tefsirleri arasındadır?
a) el-Ferra: Me’âni’l-Kur’ân.
b) İmam Şâfiî: Ahkâmu’l Kur’ân.
c) Taberî: Camiu’l-Beyân ‘an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân.
d) Zemahşerî: Keşşâf.

27. Her âyetinde “Allah” lafzı olan sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Neml.
b) Kehf.
c) Hacc.
d) Mücâdile.

28. İçerisinde “Ahmed” isminin geçtiği sûre ve âyet hangisidir?
a) Saff sûresi 6. âyet.
b) Muhammed sûresi 1. âyet.
c) Abese sûresi 2. âyet.
d) Nûr sûresi 30. âyet.

29. “Talebenin hocasına, kıraatten takip ettiği rivâyet ve tarîki okumasıdır.” şeklinde tanımı yapılan kıraat kavramı hangisidir?
a) Tertîl.
b) Hadr.
c) Arz.
d) Tedvîr.

30. Siyâk-sibâkın kısa tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Acze düşmek, âciz bırakmak.
b) Kur’ân’ın âyetlerinin kronolojik sıralanması.
c) Kur’ân’daki yabancı kelimelerin açıklanması.
d) Kur’ân âyetleri arasındaki anlam ilişkisinin ve bütünlüğünün olması.

31. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın anlatım biçimlerinden biri değildir?
a) Edebî üslûp.
b) Bilimsel ve felsefi bir dil kullanması.
c) Zihinlere yaklaştırıcı ve düşündürücü özelliği.
d) Kur’ân’ın ifâdelerinin insanın zihin, his ve ruh dünyasına birlikte hitâbı.

32. Aşağıdakilerden hangisi rivâyet tefsiri değildir?
a) el-Merâğî – Tefsîrü’l Merâğ.
b) Taberî – Câmi’u’l-Beyân.
c) el-Beğavî-Meâlimu’t-Tenzîl.
d) İbn-i Kesîr – Tefsîru’l Kur’âni’l Azîm.

33. Hak Dini Kur’ân Dili adlı eserin müellifi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Elmalılı Hamdi Yazır.
b) Celal Yıldırım.
c) Süleyman Ateş.
d) Mehmet Vehbi Efendi.

34. İ’câzu’l-Kur’ân tabirinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın hükümleri.
b) Kur’ân’ın benzerinin yapılamaması.
c) Kur’ân’da ihtilâf olmaması.
d) Kur’ân’ın toplanması.

35. Sözlük anlamı “mesel, destan ve kıssa” olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Münâsebetü’l-Kur’ân.
b) Emsâlü’l-Kur’ân.
c) Garîbü’l-Kur’ân.
d) Mubhemâtü’l-Kur’ân.

36. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân ilimleri arasında yer almaz?
a) Cerh ve ta’dil.
b) Esbâbü’n-nüzûl.
c) Hurûf-u mukattaa.
d) Garîbu’l-Kur’ân.

37. Kur’ân-ı Kerîm’in uzmanlık gerektirmeyen, herkesçe anlaşılabilecek olan âyetlerine ne denir?
a) Muhkem.
b) Müteşâbih.
c) Sebeb-i nüzûl.
d) Meâl.

38. Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan yeminler aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifâde edilir?
a) Ahkâmü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) İnzâlü’l Kur’ân.
d) Garîbü’l Kur’ân.

39. Kur’ân’ın en büyük şairleri ve ünlü hatipleri dahî hayrete düşürmesi, hiç kimsenin ona benzer veya ona yakın bir eser meydana getirememesi, eşsiz olması aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifâde edilir?
a) Ahkâmü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) Garîbü’l Kur’ân.
d) İ’câzü’l Kur’ân.

40. Kur’ân- ı Kerîm’de farklı lehçelerde kullanılan kelimelere ne ad verilir?
a) Müşkilü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) Garîbü’l Kur’ân.
d) İ’câzü’l Kur’ân.

41. Kur’ân’ın son inen sûresi hangisidir?
a) Nâs sûresi.
b) Nasr sûresi.
c) Fâtihâ sûresi.
d) İhlâs sûresi.

42. Îcâz’ın sözlük anlamı nedir?
a) Bir sözü aydınlatmak.
b) Kur’ân âyetleri arasında ilişki kurmak.
c) Kur’ân’da yer alan kapalı bir hususu açıklığa kavuşturmak.
d) Bir düşünceyi çok az bir sözcükle özlü bir şekilde anlatmak.

43. Kur’ân’ın, ilk nâzil olan âyetlerin bulunduğu sûresi hangisidir?
a) Nâs sûresi.
b) Bakara sûresi.
c) Fâtihâ sûresi.
d) ‘Alak sûresi.

44. Allah’ın varlığını ve birliğini, doğmadığını ve diğer özelliklerini özlü bir şekilde anlatan ve kısaca “tevhîd sûresi” de denilen sûre hangisidir?
a) İhlâs sûresi.
b) Fâtihâ sûresi.
c) Asr sûresi.
d) Âyetel Kürsî.

45. Besmele; Kur’ân’ı Kerîm’de kaç defa zikredilmiştir?
a) 114 defa.
b) 117 defa.
c) 113 defa.
d) 115 defa.

46. Kur’ân’ı Kerîm’de ismi zikredilmiş kadın kimdir?
a) Hz. Hatîce.
b) Hz. Meryem.
c) Hz. Havvâ.
d) Hz. Hâcer.

47. Hangi sûrede besmele iki defa zikredilmiştir?
a) Mâide sûresinde.
b) Tevbe sûresinde.
c) Neml sûresinde.
d) Nahl sûresinde.

48. Kur’ân’ı Kerîm’de konuştuğundan bahsedilen böcek hangisidir?
a) Karınca.
b) Arı.
c) Hüdhüd.
d) Çekirge.

49. Kur’ân’ı Kerîm’in geneline bakıldığında ahkâm âyetleri nerede nâzil olmuştur?
a) Mekke.
b) Medîne.
c) Tâif.
d) Hicâz.

50. Münafıkların tesirinde kalarak Tebük seferine katılmadığı için Peygamberimizin ve ashâbın, kendisiyle hakkında âyet nâzil oluncaya kadar konuşmadığı sahâbe aşağıdakilerden hangisidir?
a) Enes b. Mâlik.
b) Ka’b b. Mâlik.
c) Zeyt b. Sâbit.
d) Utbe b. Ubeydullah.

51. İfk hâdisesini açığa çıkaran âyet-i kerîme hangisidir?
a) Nisâ sûresinin 15. âyeti.
b) Muhammed sûresinin 11.ve 12. âyetleri.
c) Tevbe sûresinin 27. âyeti.
d) Nûr sûresinin 11, 12 ve 13. âyetleri.

52. Kur’ân’ı Kerîm; İslâm dünyasında 7 kıraat üzere okunmaktadır. Biz Kur’ân’ı hangi kıraat ve rivâyetle okuyoruz?
a) İmâm Âsım kıraati, Hafs rivâyeti.
b) İmâm Nâfî kıraati, Kâlûn rivâyeti.
c) İmâm Âsım kıraati, Şu’be rivâyeti.
d) İmâm Nâfî kıraati, Şu’be rivâyeti.

53. Peygamberimizin (s.a.v.) en büyük destekçileri olan hanımı ve amcası aynı yıl içinde vefât etmişlerdi. Bu sebeple Peygamberimiz ve müslümanlar çok üzülmüşlerdi. Bu yıl, siyer kitaplarında hüzün yılı olarak yer alır. Peygamberimizi ve müslümanları teselli etmek için Allah (c.c.) üç sûre indirmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu sûrelerden biri değildir?
a) Hûd Sûresi.
b) Yûnus Sûresi.
c) Muhammed Sûresi.
d) Yûsuf Sûresi.

54. Cebrâîl (a.s.) ve Peygamberimizin (s.a.v) karşılıklı olarak okumalarıyla başlayıp, günümüze kadar asırlardır devam eden Kur’ân-ı Kerîm’i karşılıklı okuma geleneğine ne ad verilir?
a) Murâkabe.
b) Mukârebe.
c) Mukâbele.
d) Münâzara.

55. Âyet kelimesi sözlükte hangi anlama gelmez?
a) Alâmet.
b) İbret.
c) Delil.
d) Rütbe.

56. Rasûlüllâh’ın (s.a.v) kendilerinden Kur’ân öğrenilmesini tavsiye ettiği ve Efendimiz’in kurrâsı diye de bilinen sahabîler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
a) Abdullah ibn-i Mes’ûd.
b) Muâz bin Cebel.
c) Ubeyy bin Ka’b.
d) Ebû Hureyre.

57. Seb’u-l mesânî de denilen sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Fâtihâ.
b) Kevser.
c) Nasr.
d) Âl-i İmrân.

58. Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetlerin başka âyetlerle, Peygamberimiz’in sünneti ile veya ashâb-ı kirâmın mübârek sözleriyle açıklanması olan, aynı zamanda me’sûr veya naklî tefsir de denilen tefsir çeşidi hangisidir?
a) Dirâyet Tefsiri.
b) Rivâyet Tefsiri.
c) İşâret Tefsiri.
d) Re’y Tefsiri.

59. Kur’ân’da kaç sûre ve âyet vardır?
a) 114 sûre, 6666 âyet vardır.
b) 114 sûre, 6236 âyet vardır.
c) 114 sûre, 6326 âyet vardır.
d) 114 sûre, 6239 âyet vardır.

60. Kur’ân’ın ilk 6 sûresi sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
a) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, A’râf.
b) Fâtihâ, Bakara, Nisâ, Mâide, En’am, Tevbe.
c) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, En’am.
d) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Enfâl, En’am.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-37

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  183 Kez Okundu

HADİS KONUSUNDA TEST

1. Hz. Peygamber adına uydurulmuş sözlere ne denir?
a) Mevzû hadis.
b) Müdrec hadis.
c) Münker hadis.
d) Metrûk hadis

2. Aşağıdakilerden hangisi hadis uydurmanın sebeplerinden biri değildir?
a) Allah’ın rızasını kazanma amacı.
b) Bazı kimselerin İslâm dinine zarar verme isteği.
c) Siyasi çekişmeler neticesinde kendi gurubunu haklı gösterme ihtiyacı.
d) İnsanları dinin buyruklarını yerine getirmeye teşvik ederek onların daha dindar olmalarını sağlama gayreti.

3. Aşağıdakilerden hangisi hadîsin fonksiyonlarından değildir?
a) Te’kîd.
b) Tefsîr.
c) Tenkîd.
d) Teşrî’.

4. Sahîh ve hasen hadîsin şartlarından birini veya birkaçını taşımamakla birlikte, uydurma (mevzû) olduğu da söylenemeyen hadislere genel olarak ne ad verilir?
a) Zayıf Hadis.
b) Maktû’ Hadis.
c) Metrûk Hadis.
d) Mürsel Hadis.

5. Aşağıdakilerden hangisi, râvî zincirinin kendisinde son bulduğu kısmı ifade eden ve hadisin aslını oluşturan bölümün adıdır?
a) İsnâd.
b) Metin.
c) Tabaka.
d) Tarîk.

6. Aşağıdakilerden hangisi; mânâsı Allah’a, lafzı Peygambere ait olan hadis çeşididir?
a) Maktû’ hadis.
b) Mevkûf hadis.
c) Metrûk hadis.
d) Kutsî hadis.

7. Aşağıdaki hadis terimlerinden hangisi, söz, fiil veya takrîrin doğrudan Peygambere dayandırıldığı, kaynağı Peygamber olan hadis çeşidini ifade eder?
a) Maktû’ hadis.
b) Mevkûf hadis.
c) Merfû’ hadis.
d) Mevzû’ hadis.

8. Aşağıdaki hadis terimlerinden hangisi, söz, fiil veya takrîrin sahabeye dayandırıldığı, kaynağı sahabe tabakası olan hadis çeşidini ifade eder?
a) Mevkûf hadis.
b) Maktu’ hadis.
c) Merfû’ hadis.
d) Metrûk hadis.

9. Aşağıdakilerden hangisi kaynağına göre hadis çeşitlerinden birisi değildir?
a) Hasen hadis.
b) Mevkûf hadis.
c) Maktû’ hadis.
d) Merfû’ hadis.

10. Aşağıdakilerden hangisi senetteki kopukluktan kaynaklanan zayıf hadis çeşitlerinden birisi değildir?
a) Müdelles hadis.
b) Kutsî hadis.
c) Muallak hadis.
d) Mu’dâl hadis.

11. Sıhhat açısından sahih hadis ile zayıf hadis arasında yer almasına karşın sahîhe daha yakın olan hadise ne denir?
a) Şâzz hadis.
b) Hasen hadis.
c) Garîp hadis.
d) Muallel (illetli) hadis.

12. Aşağıdakilerden hangisi râvîye yapılan ithamdan dolayı ortaya çıkan zayıf hadis çeşitlerinden biri değildir?
a) Mürsel hadis.
b) Metrûk hadis.
c) Muallel hadis.
d) Mevzû’ hadis.

13. Rasûlüllaha ait olduğunda usûl bakımından herhangi bir tereddüt bulunmayan, sıhhatine hükmedilmiş olan hadis çeşidi hangisidir?
a) Hasen hadis.
b) Sahîh hadis.
c) Zayıf hadis.
d) Mevzû’ hadis.

14. Kelimesi hareke değişikliğine uğramış hadise ne denir?
a) Munkatı’ hadis.
b) Garîb hadis.
c) Muallel (illetli) hadis.
d) Muharref hadis.

15. Hadis terimi olarak, senedin herhangi bir yerinde bir tek râvîsi olan Âhad hadis çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Meşhûr hadis.
b) Azîz hadis.
c) Garîb hadis.
d) Mütevâtir hadis.

16. Aşağıdakilerden hangisi Âhad hadis çeşitlerinden birisi değildir?
a) Meşhûr hadis.
b) Mütevâtir hadis.
c) Garîb hadis.
d) Azîz hadis.

17. Tabiîn râvînin, sahâbî râvîyi atlayarak doğrudan Hz. Peygambere dayandırdığı zayıf hadis çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mürsel hadis.
b) Muallâk hadis.
c) Hasen hadis.
d) Mütevâtir hadis.

18. Bir çok kişi tarafından rivâyet edilen, delil alınan ve herkes tarafından bilinen halk arasında şöhret bulan Âhad hadis çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Garîb hadis.
b) Azîz hadis.
c) Meşhûr hadis.
d) Mütevâtir hadis.

19. Daha önce dağınık olan hadislerin, toplanarak kitap haline getirilmesine ne denir?
a) Tedvîn.
b) Sünen.
c) Müsned.
d) Tasnîf.

20. Hadisleri topladıktan sonra sınıflara ayırmak ve guruplamak anlamına gelen hadis terimi hangisidir?
a) Tedvîn.
b) Bâb.
c) Taktî’.
d) Tasnîf.

21. Aşağıdakilerden hangisi, kendisinden hadis rivâyet edilen râvînin hadis aldığı hocasını ifâde eden hadis terimidir?
a) Şeyh.
b) Mervî.
c) Hüccet.
d) Mecrûh.

22. Hadis tasnifi faaliyetlerinin çok yoğun bir şekilde yapıldığı ve hadis kaynaklarının son şeklini aldığı dönem aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Hz. Peygamber dönemi.
b) Sahâbe dönemi.
c) Tabiûn dönemi.
d) Osmanlılar dönemi.

23. Aşağıdaki hadis terimlerinden hangisi, ana senedin tâlî (ikinci) bir kolunu, dağılışını veya ana senedin bir râvîden sonraki dağılışını, kollara ayrılışını ifade eder?
a) Metin.
b) Tarîk.
c) Şeyh.
d) Mervî.

24. Aşağıdakilerden hangisi, diğer konularda yalan söyleyen bir râvînin hadis rivâyetinde de yalan söyleyebileceği düşünülerek, râvînin yalanla itham edilmesini ifade eder?
a) Kizbu’r-râvî.
b) Fısku’r-râvî.
c) İttihamu’r-râvî bi’l- kizb.
d) Bid’atü’r-râvî.

25. Kütüb-ü sitte hangi şıkta doğru sıralanmıştır?
a) Ahmed-Buhârî-Müslim-Ebû Dâvûd-Tirmizî-İbn Mâce.
b) Ahmed-Buhârî- Dârimî- Müslim- Ebû Dâvûd- Beyhakî.
c) Ebû Dâvûd-Tirmizî-Nesaî-İbn Hibbân-Darakutnî.
d) Buhârî-Müslim-Ebû Dâvûd-Tirmizî-İbn Mâce- Nesaî.

26. Aşağıdakilerden hangisi Ale’r-ricâl (şahıs merkezli) tasnîf edilen kitaplardandır?
a) Müsned.
b) Musannef.
c) Câmî’ler.
d) Sünenler.

27. Hz. Peygamber’in kişiyi herhangi bir şeye teşvik etmek veya sakındırmak için söylediği hadislere ne denir?
a) Fiten hadisler.
b) Darb-ı meseller.
c) Tergîb ve terhîb hadisleri.
d) Ahkâm hadisleri.

28. Aşağıdakilerden hangisinde, üzerinde en fazla şerh faaliyeti yapılan ve İslâm dünyasında en fazla ilgi gören hadis eseri ve yazarı birlikte verilmiştir?
a) es-Sünen: Tirmizî
b) el-Câmiu’s-Sahîh: Müslim
c) el-Câmiu’s-Sahîh: Buhârî
d) el-Câmiu’s-Sahîh: Ebû Dâvûd

29. Kütüb-i Sitte olarak bilinen altı hadis kitabı ve müellifleri aşağıda eşleştirilmiştir. Hangisi yanlıştır?
a) es-Sünen: Ahmet b. Hanbel.
b) el-Câmiu’s-Sahîh: Müslim.
c) es-Sünen: Ebû Dâvûd.
d) es- Sünen: İbn Mâce.

30. Müsned türünde yazılmış en meşhur hadis eseri kime aittir?
a) Mâlik b. Enes.
b) Ahmed b. Hanbel.
c) İbn Şihâb.
d) Ebû Dâvûd et-Tayâlisî.

Toplam 194 sayfa, 86. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030848586878890100110...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.