10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-36

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  214 Kez Okundu

TECVÎD KONUSUNDA TEST

1. Günümüz Mushaflarında yer alan vakıf işaretleri kime aittir?
a) Secâvendî.
b) Ebu’l Esved ed-Düelî.
c) İbn Cezerî.
d) Halil bin Ahmed.

2. Âlimlerin çoğuna ve kıraat imamlarına göre, namaz dışında kıraatten önce eûzü besmele çekmenin hükmü nedir?
a) Müstehâp.
b) Mendûp.
c) Vâcip.
d) Sünnet.

3. Aşağıdakilerden hangisinde med sebebi yoktur?
a) جَاءَ
b) صَادْ
c) اَللَّذِينَ
d) يَعْلَمُونَ

4. Fer’î Med ile ilgili aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) سُوءَ Meddi vâciptir.
b) جَاءَ Medd-i tabiîye 1 elif ilâve vâciptir.
c) يَا اَيُّهَا Meddi caizdir.
d) وَمَا اُنْزِلَ Medd-i tabiîye 1 elif ilâve vâciptir.

5. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde Medd-i Lâzım Kelime-i Musakkale vardır?
a) الْحآقَّةُ
b) الْآنَ
c) اَلَمَ
d) يَسَ

6. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde Medd-i Lâzım Harf-i Musakkale vardır?
a) حَمَ
b) طَسَمَ
c) اَلَرَ
d) اَلَمَ

7. Medd-i Ârız ile ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
a) Ârız sükûnun bulunduğu harfin harekesi fetha ise (tûl, tevassut, kasr) 3 vecihle okunur.
b) Ârız sükûnun bulunduğu harfin harekesi meksûr ise (tûl, tevassut, kasr, kasr ile revm) 4 vecihle okunur.
c) Ârız sükûnun bulunduğu harfin harekesi mazmûn ise (tûl, tevassut, kasr, tûl ile işmâm, tevassut ile işmâm, kasr ile işmâm, revm) 7 vecihle okunur.
d) İşmâm, vakıf sebebiyle kaybolan kesra harekeyi üçte bir nisbetinden yavaşça belirtmektir.

8. Aşağıdaki kelimelerin hangisinde Medd-i Lîn vardır?
a) يَنْتَهُ
b) مَجْرَاهَا
c) خَيْرٌ
d) أاَعْجَمِيٌّ

9. Hükmü’r-Râ ile ilgili kurallardan hangi açıklama yanlıştır?
a) اَرَاَيْتُمْ اِنْ Râ kalın okunur.
b) فِرْقَةٌ Râ ince okunur.
c) خَيْرٌ Râ ince okunur.
d) فِرْقِ Râ hem ince hem kalın okunur.

10. Aşağıdaki tenvîn ve sâkin nûn ile ilgili hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra elif, hâ, ayın, ğayın, he harflerinden biri gelirse izhâr olur.
b) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra ye, mîm, nûn ve vâv gelirse İdğâm-ı Mealğunne olur.
c) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra lâm ve râ gelirse İdğâm-ı Bilâğunne olur, bâ harfi gelirse iklâb olur.
d) Tenvîn veya sâkin nûndan sonra ihfâ harflerinden biri gelip ikisi aynı kelimede olursa ihfâ olur.

11. Sâkin mîmin okunuş şekilleriyle ilgili hangisi yanlıştır?
a) Sâkin (م) den sonra harekeli (ب) harfi gelirse İhfâ-i Şefevî olur.
b) Sâkin (م) den sonra harekeli (م) harfi gelirse İdğâm-ı Misleyn Mealğunne olur.
c) Sâkin (م) den sonra harekesiz (ب ) harfi gelirse Dudak İhfâsı olur.
d) Sâkin (م) den sonra (ب) ve (م) harfleri dışında bir harf gelirse izhâr (İzhâr-ı Şefevî) olur.

12. İdğâm bahsi ile ilgili hangi tarif yanlıştır?
a) Sâkin mîmden sonra harekeli mîm gelirse idğâm-ı misleyn mealğunne olur.
b) Nûn ve mîm harfleri dışındaki harfler aynı şekilde gelirse idğam-ı misleyn mealğunne olur.
c) Mahreçleri aynı sıfatları farklı olan iki harfin birincisi sâkin, ikincisi harekeli olarak yan yana gelmesiyle İdğâm-ı Mütecâniseyn olur.
d) Hem sıfat hem de mahreçleri birbirine yakın olan iki harfin birincisi sâkin, ikincisi harekeli olara olarak yan yana gelirse İdğâm-ı Mütekâribeyn olur.

13. İklâb ne demektir ve harfleri nelerdir?
a) Açık okumaktır. Harfleri , ا هـ ع ح غ خ dır.
b) Önce gelen cezimli harf, harekeli ikinci harfe katılarak, şeddeli tek harf gibi okunmasıdır. ي ر م ل و ن
c) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن’u م harfine dönüştürmek ve ğunneli okumaktır. Harfi “ب” dir.
d) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن ‘u ğunneli okumaktır. Harfi “ب” dir.

14. Kur’ân-ı Kerîm’in harekelemesini ilk olarak aşağıdakilerden hangisi yapmıştır?
a) Secâvendî.
b) Ebu’l Esved ed-Düelî.
c) İbn Cezerî.
d) Halîl bin Ahmet.

15. وَمَنْ يَعْمَلْ ibaresinde hangi kural vardır?
a) İdğâm-ı Mealğunne.
b) İhfâ.
c) İdğâm-ı bilâğunne.
d) İzhâr.

16. Dudak ihfâsı ne demektir?
a) Cezimli م’den sonra “ب” harfinin gelmesi ile م’in dudakta gizlenerek okunmasıdır.
b) Cezimli م’den sonra “ب” harfinin gelmesi ile dudakta şeddelenerek okunmasıdır.
c) Cezimli م’den sonra “ب” harfinin gelmesi ile açıkça okunmasıdır.
d) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن’u م harfine dönüştürmek demektir. Harfi “ب” dir.

17. Aşağıdakilerden hangisi medd-i muttasıl ve medd-i munfasıl arasındaki fark değildir?
a) Uzatma harfi ile uzatma sebebinin aynı kelimede olması muttasıl, ayrı kelimelerde olmasına munfasıl denir.
b) Uzatma harflerinden sonra sebeb-i med olan cezim gelmesidir.
c) Muttasıl’ın hükmü vâcip, munfasılın ise câizdir.
d) Muttasıl, harf-i medde ilâve bir elif uzatma vâciptir; munfasılda bir elif uzatma vâciptir.

18. Medd-i Lîn ne demektir ve harfleri nelerdir?
a) Lîn harfinden sonra, sebeb-i med olan ârız veya lâzım sükûn bulunursa medd-i lîn olur. Cezimli (وْ) ve (ىْ)’dir.
b) Lîn harfinden önceki harfte durulursa medd-i lîn olur. Harekeli (و) ve (ى )’dir.
c) Med harfi ile hemze aynı kelimede olmasıdır. ا و ى
d) Cezimli ن’dan sonra “ب” gelirse ن ‘u م harfine dönüştürmek demektir.

19. Kelimenin sonunda gelen ve zamir olan هـ harfinin fonksiyonu aşağıdaki seçeneklerden hangisinde anlatılmıştır?
a) Her zaman uzatılarak okunur.
b) Kendisinden önceki harf harekesiz olursa “هـ” uzatılarak okunur, harekeli olursa uzatılmadan okunur.
c) Kendisinden önceki harf harekeli olursa “هـ” uzatılarak okunur, harekesiz olursa uzatılmadan okunur.
d) Hiçbiri.

20. Sektenin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Okuyuş esnasında sesi, nefes alarak kısa bir süre kesmek demektir.
b) Okuyuş esnasında sesi, nefes alıp vermeden kısa bir süre kesmek demektir.
c) Okuyuşu kesmek demektir.
d) Hiçbiri.

21. Aşağıda verilen durak işaretlerinden hangisi yanlıştır?
a) (م) Vakf-ı lâzım: Geçildiğinde mânâ bozulabilir gerekçesiyle, durulması önemle istenen durak işaretidir.
b) (ج) Vakf-ı câiz: Geçmek ve durmanın mümkün olduğu fakat durmanın daha evlâ olduğu durak.
c) (ط) Vakf-ı mutlak: Durulması evlâdır.
d) Hiçbiri.

22. Kur’ân-ı Kerîm’in en yavaş, ta’lîm yaparak okunduğu tilâvet biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tertîl.
b) Tedvîr.
c) Tahkîk.
d) Hadr.

23. Kur’ân-ı Kerîm’in en hızlı okunduğu tilâvet biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tertîl.
b) Telfîk.
c) Terkîk.
d) Hadr.

24. İhfâ, iklâb ve ğunneli idğâmların birer buçuk elif miktarı tutularak okunduğu tilâvet biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tahkîk.
b) Tedvîr.
c) Terkîk.
d) Teshîl.

25. “Tilâvet esnasında, bir kelimeyi, sesi ve nefesi kesmeden kendisinden sonra gelen kelimeye bağlayarak okumaya ne denir?
a) Vakf.
b) Vasl.
c) Sekte.
d) İmâle.

26. “Namazda kıraate tekrar başlamak veya vakıf yaptıktan sonra tekrar başlamak” anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) İbtidâ.
d) İftitah.
c) İdâme.
d) Kavme.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-36

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  440 Kez Okundu

1. Kur’ân-ı Kerîm’e verilen isimler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Furkân.
b) Mesânî.
c) Müstedrek.
d) Zikir.

2. Âyet ve sûreler arasındaki uyum ve ahengi inceleyen ilme ne ad verilir?
a) Tenâsüb.
b) Tevâfuk.
c) Terâdüf.
d) Tesânüd.

3. Aşağıdakilerden hangisi Fâtihâ sûresinin isimlerinden biri değildir?
a) El-Hamd.
b) Seb’u’l-Mesânî.
c) Ümmü’l-Kur’ân.
d) Hepsi.

4. Kur’ân’ın isimleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) el-Kitâb.
b) el-Furkân.
c) el-Kırtâs.
d) ez-Zikr.

5. “Yavaş yavaş, acele etmeden, harfleri ve harekeleri dizilmiş inci taneleri gibi açık bir şekilde, mânâ ve hikmeti düşünerek metni tane tane okumak” şeklinde tanımı yapılan okuyuş şekli hangisidir?
a) Tekrîr.
b) Tertîl.
c) Tedvîr.
d) Hadr.

6. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî sûrelerden değildir?
a) İçinde secde âyeti bulunan sûreler.
b) İçinde “kellâ” kelimesi bulunan sûreler.
c) Bakara sûresi hâriç- Âdem ve İblis kıssasını anlatan sûreler.
d) Cihad hükümleri içeren sureler.

7. Seb’u't-Tıvâl, aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bakara, A’râf, Nisâ, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl.
b) Bakara, A’râf, Kehf, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl.
c) Bakara, Nisâ, Meryem, A’râf, En’âm, Mâide, Enfâl.
d) Bakara, Nisâ, Âl-i İmrân, İsrâ, Mâide, Enfâl, A’râf.

8. “Müşkilü’l-Kur’ân” ifâdesinin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın anlamı kapalı olan âyetleri.
b) Kur’ân’ın aralarında tenâkuz ve ihtilâf olduğu zannedilen âyetleri.
c) Kur’ân’ın sahîh hadislerle çelişkili olduğu zannedilen âyetleri.
d) Kur’ân’ın anlaşılması zor olan âyetleri.

9. Lafızları aynı olan fakat anlamları farklı olan kelimelere ne ad verilir?
a) Müteşâbih.
b) Nezâir.
c) Müterâdif.
d) Vücûh.

10. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân ilimleri arasında yer almaz?
a) Esbâbü’n-nüzûl.
b) Sebeb-i vürûd.
c) Hurûf-u mukattaa.
d) Garîbu’l-Kur’ân.

11. Aşağıdakilerden hangisi rivâyet tefsirine bir örnektir?
a) İbn Kesîr Tefsiri.
b) Zemahşerî Tefsiri.
c) Beyzâvî Tefsiri.
d) Elmalılı M. H.Yazır Tefsiri.

12. Kur’ân’ın isimlerinden Mev’iza’nın anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın çok anılması.
b) Kur’ân’ın rehber oluşu.
c) Kur’ân’ın hak ile batılı ayırması.
d) Kur’ân’ın nasîhat ve öğüt vermesi.

13. Yaklaşık yüz âyetten oluşan sûrelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mufassal.
b) Mesânî.
c) Miûn.
d) Zamm-ı sûre.

14. Mekke döneminde nâzil olmuştur ve 9 âyettir. İnsanları çekiştiren, alay eden kimsenin durumunu kınayarak, bu gibi kimselerin varacağı yerin ateş olduğunu bildirir. İnsanları arkadan çekiştiren, ayıplayan kimse anlamına gelen sûre ismi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hümeze suresi.
b) ‘Âdiyât sûresi.
c) Kâria sûresi.
d) Münafikûn sûresi.

15. Mekke döneminde nâzil olmuştur ve 8 âyettir. Çoklukla övünenleri uyarıp, hesaba çekileceklerini beyân eden ve mal, mülk ve çoluk-çocuğun çokluğuyla övünmek anlamı taşıyan sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Zilzâl sûresi.
b) Beyyine sûresi.
c) Tekâsür sûresi.
d) Kâria sûresi.

16. Kur’ân-ı Kerîm edîp ve şairlere meydan okuyor, bir sûre veya âyetinin benzerini getirmelerini istiyor. Kur’ân’ın bu şekilde meydan okumasına ne ad verilir?
a) Tahakküm.
b) Tehaddî.
c) Tesaddî.
d) Nezâir.

17. Kur’ân’ın sonunda yer alan sûrelere ne ad verilir?
a) Miûn.
b) Mesânî.
c) Mufassal.
d) Tıvâl.

18. Ku’ân’ın tamamını yazan sahabeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Übeyy b. Ka’b.
b) Abdullah b. Revâha.
c) Ebû Süfyân.
d) Muaz b. Cebel.

19. Kur’ân-ı Kerîm’in noktalanmasını hangi âlimler icrâ etmişlerdir?
a) Ebu’l-Esved ed-Düelî.
b) Ma’mer b. Raşîd.
c) Nasr b.Âsım ve Yahya b. Ya’mer.
d) Ebu’l-Esved ed-Düelî ve Nasr b. Âsım.

20. “Sûre” kelimesiyle başlayan sûre hangisidir?
a) Nûr.
b) Mücâdile.
c) Bakara.
d) Nisâ.

21. Peygamberimizin Zehverân olarak adlandırdığı sûreler hangileridir?
a) En’am-Nûr.
b) Bakara-Fâtihâ.
c) Âl-i İmrân-Nisâ.
d) Bakara-Âl-i İmrân.

22. Tilâvet secdesi ile biten sûreler hangileridir?
a) A’râf-Mülk-Cuma.
b) A’râf-Necm-Alak.
c) Nisâ-Kehf-Alak.
d) Nebe-Nâziât-Fecr.

23. Mekkî ve Medenî sûrelerin sayısı aşağıdakilerden hangisidir?
a) 88-95.
b) 86-28.
c) 100-150.
d) 87-29.

24. Kur’ân’da yazıldığı için Kur’ân-ı Kerîm’in en hızlı okunduğu tilâvet tarzı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tertîl.
b) Tedvîr.
c) Tahkîk.
d) Hadr.

25. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî sûrelerin konuları arasında yer alır?
a) Tevhîd ve ahlâk.
b) Ukubât ve cihâd.
c) Ehl-i Kitâp ve toplum.
d) Hukuk ve muâmelât.

26. Aşağıdaki tefsirlerden hangisi rivâyet tefsirleri arasındadır?
a) el-Ferra: Me’âni’l-Kur’ân.
b) İmam Şâfiî: Ahkâmu’l Kur’ân.
c) Taberî: Camiu’l-Beyân ‘an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân.
d) Zemahşerî: Keşşâf.

27. Her âyetinde “Allah” lafzı olan sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Neml.
b) Kehf.
c) Hacc.
d) Mücâdile.

28. İçerisinde “Ahmed” isminin geçtiği sûre ve âyet hangisidir?
a) Saff sûresi 6. âyet.
b) Muhammed sûresi 1. âyet.
c) Abese sûresi 2. âyet.
d) Nûr sûresi 30. âyet.

29. “Talebenin hocasına, kıraatten takip ettiği rivâyet ve tarîki okumasıdır.” şeklinde tanımı yapılan kıraat kavramı hangisidir?
a) Tertîl.
b) Hadr.
c) Arz.
d) Tedvîr.

30. Siyâk-sibâkın kısa tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Acze düşmek, âciz bırakmak.
b) Kur’ân’ın âyetlerinin kronolojik sıralanması.
c) Kur’ân’daki yabancı kelimelerin açıklanması.
d) Kur’ân âyetleri arasındaki anlam ilişkisinin ve bütünlüğünün olması.

31. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın anlatım biçimlerinden biri değildir?
a) Edebî üslûp.
b) Bilimsel ve felsefi bir dil kullanması.
c) Zihinlere yaklaştırıcı ve düşündürücü özelliği.
d) Kur’ân’ın ifâdelerinin insanın zihin, his ve ruh dünyasına birlikte hitâbı.

32. Aşağıdakilerden hangisi rivâyet tefsiri değildir?
a) el-Merâğî – Tefsîrü’l Merâğ.
b) Taberî – Câmi’u’l-Beyân.
c) el-Beğavî-Meâlimu’t-Tenzîl.
d) İbn-i Kesîr – Tefsîru’l Kur’âni’l Azîm.

33. Hak Dini Kur’ân Dili adlı eserin müellifi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Elmalılı Hamdi Yazır.
b) Celal Yıldırım.
c) Süleyman Ateş.
d) Mehmet Vehbi Efendi.

34. İ’câzu’l-Kur’ân tabirinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın hükümleri.
b) Kur’ân’ın benzerinin yapılamaması.
c) Kur’ân’da ihtilâf olmaması.
d) Kur’ân’ın toplanması.

35. Sözlük anlamı “mesel, destan ve kıssa” olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Münâsebetü’l-Kur’ân.
b) Emsâlü’l-Kur’ân.
c) Garîbü’l-Kur’ân.
d) Mubhemâtü’l-Kur’ân.

36. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân ilimleri arasında yer almaz?
a) Cerh ve ta’dil.
b) Esbâbü’n-nüzûl.
c) Hurûf-u mukattaa.
d) Garîbu’l-Kur’ân.

37. Kur’ân-ı Kerîm’in uzmanlık gerektirmeyen, herkesçe anlaşılabilecek olan âyetlerine ne denir?
a) Muhkem.
b) Müteşâbih.
c) Sebeb-i nüzûl.
d) Meâl.

38. Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan yeminler aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifâde edilir?
a) Ahkâmü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) İnzâlü’l Kur’ân.
d) Garîbü’l Kur’ân.

39. Kur’ân’ın en büyük şairleri ve ünlü hatipleri dahî hayrete düşürmesi, hiç kimsenin ona benzer veya ona yakın bir eser meydana getirememesi, eşsiz olması aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifâde edilir?
a) Ahkâmü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) Garîbü’l Kur’ân.
d) İ’câzü’l Kur’ân.

40. Kur’ân- ı Kerîm’de farklı lehçelerde kullanılan kelimelere ne ad verilir?
a) Müşkilü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) Garîbü’l Kur’ân.
d) İ’câzü’l Kur’ân.

41. Kur’ân’ın son inen sûresi hangisidir?
a) Nâs sûresi.
b) Nasr sûresi.
c) Fâtihâ sûresi.
d) İhlâs sûresi.

42. Îcâz’ın sözlük anlamı nedir?
a) Bir sözü aydınlatmak.
b) Kur’ân âyetleri arasında ilişki kurmak.
c) Kur’ân’da yer alan kapalı bir hususu açıklığa kavuşturmak.
d) Bir düşünceyi çok az bir sözcükle özlü bir şekilde anlatmak.

43. Kur’ân’ın, ilk nâzil olan âyetlerin bulunduğu sûresi hangisidir?
a) Nâs sûresi.
b) Bakara sûresi.
c) Fâtihâ sûresi.
d) ‘Alak sûresi.

44. Allah’ın varlığını ve birliğini, doğmadığını ve diğer özelliklerini özlü bir şekilde anlatan ve kısaca “tevhîd sûresi” de denilen sûre hangisidir?
a) İhlâs sûresi.
b) Fâtihâ sûresi.
c) Asr sûresi.
d) Âyetel Kürsî.

45. Besmele; Kur’ân’ı Kerîm’de kaç defa zikredilmiştir?
a) 114 defa.
b) 117 defa.
c) 113 defa.
d) 115 defa.

46. Kur’ân’ı Kerîm’de ismi zikredilmiş kadın kimdir?
a) Hz. Hatîce.
b) Hz. Meryem.
c) Hz. Havvâ.
d) Hz. Hâcer.

47. Hangi sûrede besmele iki defa zikredilmiştir?
a) Mâide sûresinde.
b) Tevbe sûresinde.
c) Neml sûresinde.
d) Nahl sûresinde.

48. Kur’ân’ı Kerîm’de konuştuğundan bahsedilen böcek hangisidir?
a) Karınca.
b) Arı.
c) Hüdhüd.
d) Çekirge.

49. Kur’ân’ı Kerîm’in geneline bakıldığında ahkâm âyetleri nerede nâzil olmuştur?
a) Mekke.
b) Medîne.
c) Tâif.
d) Hicâz.

50. Münafıkların tesirinde kalarak Tebük seferine katılmadığı için Peygamberimizin ve ashâbın, kendisiyle hakkında âyet nâzil oluncaya kadar konuşmadığı sahâbe aşağıdakilerden hangisidir?
a) Enes b. Mâlik.
b) Ka’b b. Mâlik.
c) Zeyt b. Sâbit.
d) Utbe b. Ubeydullah.

51. İfk hâdisesini açığa çıkaran âyet-i kerîme hangisidir?
a) Nisâ sûresinin 15. âyeti.
b) Muhammed sûresinin 11.ve 12. âyetleri.
c) Tevbe sûresinin 27. âyeti.
d) Nûr sûresinin 11, 12 ve 13. âyetleri.

52. Kur’ân’ı Kerîm; İslâm dünyasında 7 kıraat üzere okunmaktadır. Biz Kur’ân’ı hangi kıraat ve rivâyetle okuyoruz?
a) İmâm Âsım kıraati, Hafs rivâyeti.
b) İmâm Nâfî kıraati, Kâlûn rivâyeti.
c) İmâm Âsım kıraati, Şu’be rivâyeti.
d) İmâm Nâfî kıraati, Şu’be rivâyeti.

53. Peygamberimizin (s.a.v.) en büyük destekçileri olan hanımı ve amcası aynı yıl içinde vefât etmişlerdi. Bu sebeple Peygamberimiz ve müslümanlar çok üzülmüşlerdi. Bu yıl, siyer kitaplarında hüzün yılı olarak yer alır. Peygamberimizi ve müslümanları teselli etmek için Allah (c.c.) üç sûre indirmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu sûrelerden biri değildir?
a) Hûd Sûresi.
b) Yûnus Sûresi.
c) Muhammed Sûresi.
d) Yûsuf Sûresi.

54. Cebrâîl (a.s.) ve Peygamberimizin (s.a.v) karşılıklı olarak okumalarıyla başlayıp, günümüze kadar asırlardır devam eden Kur’ân-ı Kerîm’i karşılıklı okuma geleneğine ne ad verilir?
a) Murâkabe.
b) Mukârebe.
c) Mukâbele.
d) Münâzara.

55. Âyet kelimesi sözlükte hangi anlama gelmez?
a) Alâmet.
b) İbret.
c) Delil.
d) Rütbe.

56. Rasûlüllâh’ın (s.a.v) kendilerinden Kur’ân öğrenilmesini tavsiye ettiği ve Efendimiz’in kurrâsı diye de bilinen sahabîler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
a) Abdullah ibn-i Mes’ûd.
b) Muâz bin Cebel.
c) Ubeyy bin Ka’b.
d) Ebû Hureyre.

57. Seb’u-l mesânî de denilen sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Fâtihâ.
b) Kevser.
c) Nasr.
d) Âl-i İmrân.

58. Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetlerin başka âyetlerle, Peygamberimiz’in sünneti ile veya ashâb-ı kirâmın mübârek sözleriyle açıklanması olan, aynı zamanda me’sûr veya naklî tefsir de denilen tefsir çeşidi hangisidir?
a) Dirâyet Tefsiri.
b) Rivâyet Tefsiri.
c) İşâret Tefsiri.
d) Re’y Tefsiri.

59. Kur’ân’da kaç sûre ve âyet vardır?
a) 114 sûre, 6666 âyet vardır.
b) 114 sûre, 6236 âyet vardır.
c) 114 sûre, 6326 âyet vardır.
d) 114 sûre, 6239 âyet vardır.

60. Kur’ân’ın ilk 6 sûresi sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
a) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, A’râf.
b) Fâtihâ, Bakara, Nisâ, Mâide, En’am, Tevbe.
c) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, En’am.
d) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Enfâl, En’am.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-37

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  166 Kez Okundu

HADİS KONUSUNDA TEST

1. Hz. Peygamber adına uydurulmuş sözlere ne denir?
a) Mevzû hadis.
b) Müdrec hadis.
c) Münker hadis.
d) Metrûk hadis

2. Aşağıdakilerden hangisi hadis uydurmanın sebeplerinden biri değildir?
a) Allah’ın rızasını kazanma amacı.
b) Bazı kimselerin İslâm dinine zarar verme isteği.
c) Siyasi çekişmeler neticesinde kendi gurubunu haklı gösterme ihtiyacı.
d) İnsanları dinin buyruklarını yerine getirmeye teşvik ederek onların daha dindar olmalarını sağlama gayreti.

3. Aşağıdakilerden hangisi hadîsin fonksiyonlarından değildir?
a) Te’kîd.
b) Tefsîr.
c) Tenkîd.
d) Teşrî’.

4. Sahîh ve hasen hadîsin şartlarından birini veya birkaçını taşımamakla birlikte, uydurma (mevzû) olduğu da söylenemeyen hadislere genel olarak ne ad verilir?
a) Zayıf Hadis.
b) Maktû’ Hadis.
c) Metrûk Hadis.
d) Mürsel Hadis.

5. Aşağıdakilerden hangisi, râvî zincirinin kendisinde son bulduğu kısmı ifade eden ve hadisin aslını oluşturan bölümün adıdır?
a) İsnâd.
b) Metin.
c) Tabaka.
d) Tarîk.

6. Aşağıdakilerden hangisi; mânâsı Allah’a, lafzı Peygambere ait olan hadis çeşididir?
a) Maktû’ hadis.
b) Mevkûf hadis.
c) Metrûk hadis.
d) Kutsî hadis.

7. Aşağıdaki hadis terimlerinden hangisi, söz, fiil veya takrîrin doğrudan Peygambere dayandırıldığı, kaynağı Peygamber olan hadis çeşidini ifade eder?
a) Maktû’ hadis.
b) Mevkûf hadis.
c) Merfû’ hadis.
d) Mevzû’ hadis.

8. Aşağıdaki hadis terimlerinden hangisi, söz, fiil veya takrîrin sahabeye dayandırıldığı, kaynağı sahabe tabakası olan hadis çeşidini ifade eder?
a) Mevkûf hadis.
b) Maktu’ hadis.
c) Merfû’ hadis.
d) Metrûk hadis.

9. Aşağıdakilerden hangisi kaynağına göre hadis çeşitlerinden birisi değildir?
a) Hasen hadis.
b) Mevkûf hadis.
c) Maktû’ hadis.
d) Merfû’ hadis.

10. Aşağıdakilerden hangisi senetteki kopukluktan kaynaklanan zayıf hadis çeşitlerinden birisi değildir?
a) Müdelles hadis.
b) Kutsî hadis.
c) Muallak hadis.
d) Mu’dâl hadis.

11. Sıhhat açısından sahih hadis ile zayıf hadis arasında yer almasına karşın sahîhe daha yakın olan hadise ne denir?
a) Şâzz hadis.
b) Hasen hadis.
c) Garîp hadis.
d) Muallel (illetli) hadis.

12. Aşağıdakilerden hangisi râvîye yapılan ithamdan dolayı ortaya çıkan zayıf hadis çeşitlerinden biri değildir?
a) Mürsel hadis.
b) Metrûk hadis.
c) Muallel hadis.
d) Mevzû’ hadis.

13. Rasûlüllaha ait olduğunda usûl bakımından herhangi bir tereddüt bulunmayan, sıhhatine hükmedilmiş olan hadis çeşidi hangisidir?
a) Hasen hadis.
b) Sahîh hadis.
c) Zayıf hadis.
d) Mevzû’ hadis.

14. Kelimesi hareke değişikliğine uğramış hadise ne denir?
a) Munkatı’ hadis.
b) Garîb hadis.
c) Muallel (illetli) hadis.
d) Muharref hadis.

15. Hadis terimi olarak, senedin herhangi bir yerinde bir tek râvîsi olan Âhad hadis çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Meşhûr hadis.
b) Azîz hadis.
c) Garîb hadis.
d) Mütevâtir hadis.

16. Aşağıdakilerden hangisi Âhad hadis çeşitlerinden birisi değildir?
a) Meşhûr hadis.
b) Mütevâtir hadis.
c) Garîb hadis.
d) Azîz hadis.

17. Tabiîn râvînin, sahâbî râvîyi atlayarak doğrudan Hz. Peygambere dayandırdığı zayıf hadis çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mürsel hadis.
b) Muallâk hadis.
c) Hasen hadis.
d) Mütevâtir hadis.

18. Bir çok kişi tarafından rivâyet edilen, delil alınan ve herkes tarafından bilinen halk arasında şöhret bulan Âhad hadis çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Garîb hadis.
b) Azîz hadis.
c) Meşhûr hadis.
d) Mütevâtir hadis.

19. Daha önce dağınık olan hadislerin, toplanarak kitap haline getirilmesine ne denir?
a) Tedvîn.
b) Sünen.
c) Müsned.
d) Tasnîf.

20. Hadisleri topladıktan sonra sınıflara ayırmak ve guruplamak anlamına gelen hadis terimi hangisidir?
a) Tedvîn.
b) Bâb.
c) Taktî’.
d) Tasnîf.

21. Aşağıdakilerden hangisi, kendisinden hadis rivâyet edilen râvînin hadis aldığı hocasını ifâde eden hadis terimidir?
a) Şeyh.
b) Mervî.
c) Hüccet.
d) Mecrûh.

22. Hadis tasnifi faaliyetlerinin çok yoğun bir şekilde yapıldığı ve hadis kaynaklarının son şeklini aldığı dönem aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Hz. Peygamber dönemi.
b) Sahâbe dönemi.
c) Tabiûn dönemi.
d) Osmanlılar dönemi.

23. Aşağıdaki hadis terimlerinden hangisi, ana senedin tâlî (ikinci) bir kolunu, dağılışını veya ana senedin bir râvîden sonraki dağılışını, kollara ayrılışını ifade eder?
a) Metin.
b) Tarîk.
c) Şeyh.
d) Mervî.

24. Aşağıdakilerden hangisi, diğer konularda yalan söyleyen bir râvînin hadis rivâyetinde de yalan söyleyebileceği düşünülerek, râvînin yalanla itham edilmesini ifade eder?
a) Kizbu’r-râvî.
b) Fısku’r-râvî.
c) İttihamu’r-râvî bi’l- kizb.
d) Bid’atü’r-râvî.

25. Kütüb-ü sitte hangi şıkta doğru sıralanmıştır?
a) Ahmed-Buhârî-Müslim-Ebû Dâvûd-Tirmizî-İbn Mâce.
b) Ahmed-Buhârî- Dârimî- Müslim- Ebû Dâvûd- Beyhakî.
c) Ebû Dâvûd-Tirmizî-Nesaî-İbn Hibbân-Darakutnî.
d) Buhârî-Müslim-Ebû Dâvûd-Tirmizî-İbn Mâce- Nesaî.

26. Aşağıdakilerden hangisi Ale’r-ricâl (şahıs merkezli) tasnîf edilen kitaplardandır?
a) Müsned.
b) Musannef.
c) Câmî’ler.
d) Sünenler.

27. Hz. Peygamber’in kişiyi herhangi bir şeye teşvik etmek veya sakındırmak için söylediği hadislere ne denir?
a) Fiten hadisler.
b) Darb-ı meseller.
c) Tergîb ve terhîb hadisleri.
d) Ahkâm hadisleri.

28. Aşağıdakilerden hangisinde, üzerinde en fazla şerh faaliyeti yapılan ve İslâm dünyasında en fazla ilgi gören hadis eseri ve yazarı birlikte verilmiştir?
a) es-Sünen: Tirmizî
b) el-Câmiu’s-Sahîh: Müslim
c) el-Câmiu’s-Sahîh: Buhârî
d) el-Câmiu’s-Sahîh: Ebû Dâvûd

29. Kütüb-i Sitte olarak bilinen altı hadis kitabı ve müellifleri aşağıda eşleştirilmiştir. Hangisi yanlıştır?
a) es-Sünen: Ahmet b. Hanbel.
b) el-Câmiu’s-Sahîh: Müslim.
c) es-Sünen: Ebû Dâvûd.
d) es- Sünen: İbn Mâce.

30. Müsned türünde yazılmış en meşhur hadis eseri kime aittir?
a) Mâlik b. Enes.
b) Ahmed b. Hanbel.
c) İbn Şihâb.
d) Ebû Dâvûd et-Tayâlisî.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-38

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  139 Kez Okundu

DİNLER TARİHİ KONUSUNDA TEST

1. Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe ne ad verilir?
a) Şabat.
b) Sukkot.
c) Yom Kippur.
d) Şavuot.

2. Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramı hangisidir?
a) Sittur.
b) Roşaşana.
c) Yom Kippur.
d) Şavuot.

3. Mûsevîlerde, Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği, insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği, keffâret günü anlamına gelen oruç gününe ne ad verilir?
a) Sittur.
b) Roşaşana.
c) Yom Kippur.
d) Simha Tora.

4. Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı hangisidir?
a) Sukkot.
b) Roşaşana.
c) Yom Kippur.
d) Şavuot.

5. Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı nedir?
a) Sukkot (Çardaklar).
b) Roşaşana.
c) Hanuka.
d) Fısıh.

6. Tevrat’ta yılda üç defa hac ibâdeti emredilmektedir. Hangisi, Yahûdîlikteki hac zamanlarındandır?
a) Sukkot.
b) Şavuot.
c) Fısıh.
d) Hepsi.

7. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdî mezheplerinden birisi değildir?
a) Karailik.
b) İshakiyeler.
c) Protestanlık.
d) Ferisiler.

8. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdîlikte ibâdette kullanılan dînî objelerden değildir?
a) Siddur-Kipa.
b) Tefilin-Tallit.
c) Şofar.
d) Fısıh

9. Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ortodoks.
b) Hasidilik.
c) Reformist Yahûdîlik.
d) Samiriler.

10. Aşağıdakilerden hangisi Hristiyan inanç esaslarından biri değildir?
a) Teslis inancı.
b) Tanrının Îsâ şeklinde zuhur etmesi.
c) Tanrının, bütün insanların günahlarına keffâret olmak üzere onların affı için insan kılığına girip ızdırap çekerek ölmesi.
d) Hanuka.

11. Aşağıdakilerden hangisi Hristiyan sakramentlerinden (gizemlerinden) biri değildir?
a) Günah itirafı – Evharist.
b) Tefilin-Tallit.
c) Hastayı son yağlama – Rahip Takdisi.
d) Vaftiz –Konfirmasyon.

12. Hangisi, Hristiyanların kutladıkları önemli dînî festivallerden biri değildir?
a) Kristmas /Noel.
b) Easter /Paskalya.
c) Pentakost /Beyaz Pazar.
d) Matsa /Mayasız Ekmek.

13. Aşağıdakilerden hangisi Hristanlığın öncü reformcularından biri değildir?
a) Moses Mendelssohn.
b) Martin Luther.
c) Ulrich Zwingli.
d) John Calvin.

14. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdîliğin öncü reformcularından biri değildir?
a) Moses Mendelssohn.
b) Abraham Geiger.
c) Ludwig Philipson.
d) John Calvin.

15. Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan, gerekli eğitimi almış, evlenmemiş papazlara verilen rütbe nedir?
a) Başpapaz.
b) Vertabetlik.
c) Katolikos.
d) Piskopos.

16. Aşağıdakilerden hangisi batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezheplerdendir?
a) Evanjelizm – Anglikan.
b) Baptistler – Adventistler.
c) Presbiteryenler – Pentekostalistler.
d) Hepsi.

17. Aşağıdakilerden hangisi Hristiyanlığın temel akımları arasında yer almaz?
a) Katolik.
b) Ortodoks.
c) Protestan.
d) Karailik.

18. Aşağıdakilerden hangisi Budizmin temel inançları arasında sayılamaz?
a) Aşrama-Dıharma.
b) Sekiz dilimli yol.
c) Karma öğretisi.
d) Nirvana.

19. Aşağıdakilerden hangisi batıda ortaya çıkan yeni dînî akımlardan biri değildir?
a) Yahova şahitleri.
b) Mormonlar ve Mounculuk.
c) Hümanizm ve Postmodernizm.
d) Taoizm ve Konfüçyanizm.

20. Aşağıdakilerden hangisi İslâm dünyasında ortaya çıkan dînî akımlardan değildir?
a) Hasidilik.
b) Babailik.
c) Bahailik.
d) Kadiyanilik.

21. Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup hangisidir?
a) Ortodoks.
b) Protestan.
c) Doğu Kilisesi.
d) Katolik.

22. Aşağıdakilerden hangisi Hz. Îsâ dönemi Yahûdîliğinin üç önemli mezhebinden biri değildir?
a) Sadukîlik.
b) Ferisîlik.
c) Karailik.
d) Essenîlik.

23. Hinduizm ve İslâm’dan etkilenerek Hindistan’da ortaya çıkan dînî inanç aşağıdakilerden hangisidir?
a) Şintoizm.
b) Sihizm.
c) Konfüçyanizm.
d) Taoizm.

24. Aşağıdakilerden hangisi Yahûdîlik kutsal metinlerinden Tanah’ın bölümleri arasında sayılamaz?
a) Tora.
b) Nevim.
c) Ketuvim.
d) Talet.

25. Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) ile ilgili müjde içeren İncil aşağıdakilerden hangisidir?
a) Matta.
b) Markos.
c) Yuhanna.
d) Barnaba.

26. Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen, Hinduizm kaynaklı inanışa ne ad verilir?
a) Kast sistemi.
b) Tenâsüh.
c) Tenâsüp.
d) Bahagavat.

27. İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilâhî olmayan din hangisidir?
a) Budizm.
b) Hinduizm.
c) Şintoizm.
d) Taoizm.

28. Aşağıdaki dinlerden hangisinde din adamları insanları “dinden çıkarma veya günahlarını affetme” gibi bâtıl inançlar yetkisine sahiptir?
a) İslâmiyet
b) Hrıstiyanlık
c) Hinduizm
d) Yahûdîlik

29. Hac yortusu, Noel, Katedral gibi kavramlar hangi dine aittir?
a) Hrıstiyanlık.
b) İslâmiyet.
c) Mûsevîlik.
d) Budizm.

30. Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Mûsevîlikte nedir?
a) Patrikhane.
b) Katedral.
c) Haham.
d) Havra (Sinagog).

31. Haham, Sinagog, Ağlama duvarı gibi kavramlar hangi dine aittir?
a) Hristiyanlık.
b) İslâmiyet.
c) Mûsevîlik.
d) Budizm.

32. Mensupları tarafından millî bir din haline getirilen, vahiy kaynaklı din aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hristiyanlık.
b) Mûsevîlik.
c) İslâm Dini.
d) Hinduizim.

33. Hangi dinde insanlar günahkâr olarak doğarlar?
a) Budizm.
b) İslâm.
c) Îsevîlik.
d) Mûsevîlik.

34. Üç büyük ilâhî din tarafından kutsal kabul edilen şehir aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mekke.
b) Medine.
c) Kudüs.
d) İstanbul.

10

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavlarına Hazırlık-39

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  265 Kez Okundu

İTİKAD KONUSUNDA TEST

1. İslâmî kaynaklarda vahye dayanan dinler için genellikle hangi terim kullanılır?
a) Nihal.
b) Milel.
c) Mezâhib.
d) Enva’.

2. Kâfir ve günahkâr kişilerden arzu ve isteklerine uygun olarak meydana gelen olağanüstü olay aşağıdakilerden hangisidir?
a) İrhâs.
b) Meûnet.
c) İstidrâc.
d) İhânet.

3. İslâmî kaynaklarda bâtıl dinler için genellikle hangi terim kullanılır?
a) Nihal.
b) Milel.
c) Mezâhib.
d) Butlân.

4. Kıyâmet günü yeniden diriltildikten sonra bir araya toplanma anlamına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?
a) Haşr.
b) Mîzân.
c) Berzâh.
d) Ba’s.

5. İnanılacak şeylerin her birine, açık ve geniş şekilde, ayrıntılı olarak inanmaya ne ad verilir?
a) Taklîdî îmân.
b) İcmâlî îmân.
c) Tahkîkî îmân.
d) Tafsîlî îmân.

6. Allah’ın eli, yüzü, gözü ve görmesi gibi sıfatlar için aşağıdaki kavramlardan hangisi kullanılır?
a) Sübûtî sıfatlar.
b) Haberî sıfatlar.
c) Selbî sıfatlar.
d) Tekvînî sıfatlar.

7. Allah’ın, sadece hayra ve iyiliğe yönelik olarak gerçekleşen irâdesi hangi tür irâdedir?
a) Tekvînî irâde.
b) Teşrîî irâde.
c) Meşîî irâde.
d) Yaratma ile ilgili irâde.

8. İnsanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar gelmesi inancına ne denir?
a) Reenkarnasyon.
b) Düalizm.
c) Ahura Mazda.
d) Teslîs.

9. İslâm’da fiilî ibâdet hükümleri dışında kalan, insanların birbiriyle, toplumla yahut da toplumların birbiriyle olan hukûkî, idârî, mâlî, iktisâdî ve beşerî münâsebetlerini düzenleyen hükümlerine fıkıh ilminde ne ad verilir?
a) Ukubât
b) Muâmelât
c) Va’d ve Vaîd
d) Ferâiz

10. Doğruyu ve yanlışı hatırlatma anlamına gelen, vaaz ile ilgili olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Nasîhat.
b) İrşâd.
c) Ta’lîm.
d) Tezkîr.

11. Tekvînî irâde ile teşrîî irâde arasındaki ayrım aşağıdaki ifâdelerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Teşrîî irâde tekvînî irâdeden daha kapsamlıdır.
b) Teşrîî irâde sadece hayra yönelik olarak gerçekleşir.
c) Tekvînî irâde sadece şerre yönelik gerçekleşir.
d) Allah şerri irâde edip yaratmaz.

12. İman, İslâm ve itaat kavaramlarının anlamları sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru sıralanmıştır?
a) Boyun eğme – Teslim olma – Gönülden bağlanma.
b) Gönülden bağlanma – Teslim olma – Boyun eğme.
c) Teslim olma – Gönülden bağlanma – Boyun eğme.
d) Gönülden bağlanma – Boyun eğme – Teslim olma.

13. “Akıl ve naklin ifâde ettiği gerçeği yansıtan, içinde yalan bulunmayan bilgi ve haber, hangi Kur’ân kavramı ile ifâde edilir?
a) Ayne’l-yakîn.
b) Hakka’l-yakîn.
c) İlme’l-yakîn.
d) Kitâbü’n-ma’lûm.

14. Amelin imandan bir cüz olduğunu söyleyen iki mezhep hangisidir?
a) Mu’tezile – Cebriyye.
b) Mu’tezile – Eş’ariyye.
c) Mu’tezile – Mâtürîdiyye.
d) Mu’tezile – Hâriciyye.

15. Kâinatta birden fazla yaratıcı olması durumunda nizamın bozulacağı esasına dayanan delil aşağıdakilerden hangisidir?
a) Aklî delil.
b) Burhân-ı limni.
c) Burhân-ı inni.
d) Burhân-ı temânu’.

16. Her şeyin Allah’ın ilmi ve irâdesi dâhilinde cereyan ettiğini, insanın çizilmiş bir kaderinin olduğunu, irâde hürriyeti ve seçme imkânı gibi fiil gücü bulunmadığını kabul eden düşünce ekolü aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hâricîlik.
b) Şia.
c) Cebriyye.
d) Kaderiye.

17. Çile çekerek ve nefse karşı savaşarak, mücâhede ve riyâzet yoluyla hakka ve kurtuluşa ulaşmayı amaçlayan tarîkat çeşidine ne ad verilir?
a) Tarîk-i ebrâr.
b) Tarîk-i şuttâr.
c) Tarîk-i ahyâr.
d) Tarîk-i settâr.

18. Metod yönünden Aristo’yu takip eden, mantık ve matematiğe dayanan, Gazâlî’nin temsilciliğini yaptığı akım aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bâtınîlik.
b) Meşşâîlik.
c) Hâricîlik.
d) Eşarîlik.

19. Meşşâîlik ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
a) Mantık ve matematiğe dayanır.
b) En büyük temsilcisi Gazâlî’dir.
c) Metod yönünden Aristo takip edilmiştir.
d) Meşşâîlikte ahlâkî meselelerle ilgili olarak Yunus Emre ün yapmıştır.

20. Aşağıdakilerden hangisi Eş’arî bilginlerinden değildir?
a) Gazzâlî.
b) Fahreddîn er-Râzî.
c) Kâdı Beydâvî.
d) Şevkânî.

21. El-menzile beyne’l-menzileteyn görüşü hangi mezhebe aittir.
a) Hâriciye.
b) Cebriyye.
c) Mu’tezile.
d) Mâtürîdiyye.

22. Aşağıdakilerden hangisi Ehl-i sünnet mezheplerinden biri değildir?
a) Mâtürîdiye.
b) Eş’ariyye.
c) Zeydiyye.
d) Selefiyye.

23. Büyük günah işleyen kişinin ne mü’min ne de kâfir olduğunu, ancak ikisinin arasında bir yerde olduğunu iddia eden, tevhîd, adâlet, Va’d ve Vaîd, el-Menziletü Beyne’l-Menzileteyn, Emri bil ma’rûf ve’n-nehyi anil münker, gibi esasları benimseyen ehli bid’at mezhebi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Şiâ.
b) Mutezile.
c) Cebriyye.
d) Selefiyye.

24. Hasan Basrî’nin ders halkasından bir görüş farklılığı sebebiyle ayrılan Vasıl b. Atâ tarafından kurulan mezhep hangisidir?
a) Şiâ.
b) Havâric.
c) Zeydiyye.
d) Mu’tezile.

25. “İyi ve kötü akıl ile bilinemez” diyen İslâm âlimi aşağıdakilerden hangisidir?
a) İmam Mâtürîdî.
b) İmam Hanbelî.
c) Ebû Hanife.
d) Eş’arî.

26. Hangi mezhep Abbâsîler’de devletin resmi mezhebi olarak kabul edilmiştir?
a) Şiâ.
b) Matürîdîlik.
c) Mu’tezile.
d) Vehhâbîlik.

27. “Kendilerine din tebliğ edilmemiş insanlar akılları ile Allah’ın varlığını ve birliğini bulmakla yükümlüdür” diyen mezhep hangisidir?
a) Eş’arîlik.
b) Hanbelîlik.
c) Hanefîlik.
d) Mâtürîdîlik.

28. Kur’ân’ın mahlûk olup olmadığı, aşağıdaki tartışma konularından hangisinin sonucudur?
a) Tevhîd.
b) Kıraatın insan sesi olması.
c) Allah’ın sıfatlarının mahiyeti.
d) Hz. Îsâ’nın Allah’ın kelimesi olması.

29. “Bir kimsenin kalbi imanla dolu olması durumunda, zorlama sonucu, dili ile ifâde edeceği imana aykırı sözler hiç bir değer taşımaz.” ifâdesi aşağıdaki ekollerden hangisinin düşüncesini yansıtmaktadır?
a) Mâtürîdiyye ekolü.
b) Eş’ariyye ekolü.
c) Cebriyye ekolü.
d) Mûtezile ekolü.

30. “İnsan fiilleri konusunda, insanda fiili yapma hürriyetinin varlığını kabul eder. Ancak insan seçim, irâde ve kudret sahibi olmasına rağmen, yaptığı işlerde tam bir hürriyete sahip değildir. Çünkü bir işi yapmaya yönelik insan irâdesi, Allah tarafından yaratılmıştır.” Bu görüşleri benimseyen düşünce ekolü aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mâtürîdiyye ekolü.
b) Eş’ariyye ekolü.
c) Mûtezile ekolü.
d) Mürcie ekolü.

31. İnanç konularındaki âyet ve hadisleri olduğu gibi kabul eden ve yorumuna karşı çıkan düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ehl-i Hâl.
b) Mürcie.
c) Selefiyye.
d) Ehl-i Sünnet.

32. Hangisi, Eş’ariyye ile Mâtürîdiyye arasındaki görüş ayrılıklarından biri değildir?
a) İrâde-i cüz’iyye.
b) Allah’ın akılla bilinmesi.
c) Hüsün ve kubuhun akılla bilinmesi.
d) Allah’ın ahirette görülmesi.

33. Abbâsîler döneminde Hanefî mezhebinin devletin başlıca mezhebi olmasında etkisi olan ve kâdı’l-kudât lakabıyla bilinen ünlü müctehîd kimdir?
a) Züfer.
b) Ebû Yûsuf.
c) İmam Muhammed.
d) Ebû Hanîfe.

34. Aşağıdaki şıklarda yer alan kavramlardan hangileri arasında zıtlık ilişkisi vardır?
a) İman –İtikat.
b) Habîs-Necîs.
c) İsrâf-Tebzîr.
d) Sıhhat –Butlân.

35. Hüsün ve kubuh ne demektir?
a) İbâdetler.
b) İyilikler.
c) Kötülükler.
d) İyi ve hayırlı olanlarla, kötü ve şerli olanlar.

36. Kur’ân-ı Kerîm’de de geçen, Mugayyebât-ı hamse ne demektir?
a) Allah’ın beş nimeti.
b) Beş bilinmeyen şey.
c) İlâhî beş emir.
d) Gayba inanmak.

37. “Allah’ın eli” (yedu’llâh) ifâdesi Mâtürîdî ve Eş’arî âlimlere göre hangi anlama gelir?
a) Allah’ın mükâfâtı.
b) Allah’ın cömertliği.
c) Allah’ın ikrâmı.
d) Allah’ın kudreti.

38. Peygamberlerden sâdır olan küçük hata ve sürçmelere ne ad verilir?
a) Sağîre.
b) Zelle.
c) Kebîre.
d) Suğayre.

39. Aşağıdaki ifadelerden hangisi “söyleyen kimsenin inkârına delâlet eden sözler” anlamındadır?
a) Elfâz-ı küfür.
b) Ahkâm-ı küfür.
c) Ahlâk-ı kâfir.
d) Redd-i elfâz.

40. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
a) Irak merkezli oluşan fıkıh ekolüne ‘ehl-i rey’ denir.
b) Şirk, küfürden daha kapsamlı bir kavramdır.
c) Şeytan cinlerden değildir.
d) İcmânın edille-i şer’iyyeden bir delil olduğu konusunda müctehidler icmâ etmemişlerdir.

41. Usûl-u hamse ne demektir?
a) Mu’tezilenin esas görüşleri.
b) Ehl-i sünnetin esas görüşleri.
c) Kelâm usûlü.
d) Ehl-i bid’at.

42. Aşağıdaki sıfatlardan hangisi Allah Teâlâ’nın ezelî olduğu, başlangıcının olmadığı anlamına gelmektedir?
a) Muhâlefetün li’l-havâdîs.
b) Kıdem.
c) Kıyâm bi-nefsihî.
d) Bekâ.

43. Aşağıdaki sıfatlardan hangisi Allah’ın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olması, eşi, benzeri ve ortağının bulunmaması anlamındadır?
a) Kıdem.
b) Bekâ.
c) Vahdâniyyet.
d) Kıyâm bi-nefsihî.

44. İmamın(halîfenin) ancak Ehlibeyt’ten birinin olabileceğini iddia eden, Hz. Ali’nin âyet ve hadislerle halîfe tayin edildiğini, imamların mâsûm (günahsız) olduğunu savunan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?
a) Cebriyye.
b) Şiâ.
c) Hâricîlik.
d) Eş’ariye.

45. Şiâ mezhebinin kolları arasında hangisi yer almaz?
a) Gâliye.
b) Zeydiyye.
c) İsmâiliyye.
d) İbâdiyye.

46. Özellikle kader konusundaki uç görüşleriyle dikkat çeken, insanın hiç bir irâdesinin olmadığını, insanın rüzgârın önünde savrulan bir yaprak misâli, kaderinde ne yazıyorsa onları yapmak zorunda olduğunu ileri süren mezhep aşağıdakilerden hangisidir?
a) Selefiyye.
b) Cebriyye.
c) Mûtezile.
d) Şiâ.

47. Hz. Ali’yi; “Ali’den başka ilah olmadığına şehâdet ederim..” diyerek Tanrı kabul eden, namazı; “Ali’yi, Muhammed’i ve Selmân’ı yüceltiriz.” demekten ibâret sayan ve dinin bir çok emrini keyfî olarak değiştiren, günümüzde Sûriye’nin de yönetimini elinde tutan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?
a) Zeydiyye.
b) İsmâiliyye.
c) Nusayrîlik.
d) İmâmiyye.

48. Günümüzde varlığını sürdüren ve görüşleriyle ehl-i sünnete en yakın olan tek Hâricî kolu aşağıdakilerden hangisidir?
a) İbâdiyye.
b) Keysâniyye.
c) Ezarika.
d) Zeydiyye.

49. Aşağıdakilerden hangisi bid’at mezheplerden biri değildir?
a) Zeydiyye.
b) Selefiyye.
c) Mürcie.
d) Mûtezile.

50. Yerine getirilişleri açısından dînî hükümleri üç gruba ayırsak, aşağıdakilerden hangisi bu grubun dışında kalır?
a) Îtikâdî hükümler.
b) Amelî hükümler.
c) İlmî hükümler.
d) Ahlâkî hükümler.

51. Ezelde takdir edilmiş kader anlayışını, insanın irâde hürriyetini ortadan kaldırdığı iddiâsına dayanarak reddeden ve kulların kaderlerini kendilerin yazdığını savunan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kaderiyye.
b) Şiâ.
c) Selefiyye.
d) Cebriyye.

52. İlk tasavvufî kurum hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Irak’ta Âsitâne adıyla kuruldu.
b) Sûriye-Şam’da Dergâh adıyla kuruldu.
c) Adıyaman-Menzil’de Tekke adıyla kuruldu.
d) Suriye-Remle’de Hankâh adıyla kuruldu.

53. Hangisi tasavvufî düşüncenin temel ilkelerinden değildir?
a) Doğruluk.
b) Tevbe.
c) Zenginlik.
d) Cömertlik.

İTİKAD

1          B2          C3          A4          A5          C6          A7          B8          A9          B10        D

11        B12        B13        A14        D15        D16        C17        A18        B19        D20        D

21        C22        C23        B24        D25        B26        C27        D28        C29        A30        B

31        C32        D33        B34        D35        D36        B37        B38        D39        B40        A

41        A42        B43        C44        B

45        D46        B47        C48        A49        B50        C51        A52        D53        C
 

9

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-40

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  182 Kez Okundu

İTİKAT  BİLGİLERİ-1

S.1-Hak Dinin Tarifi Nedir?
C.1- Din akıl sahibi insanları kendi tercihleriyle bizzat hayırlı olan şeylere götüren ilâhî bir
kanundur.(Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.4)
S.2-Dinin Kurucusu Kimdir?
C.2-Dinin kurucusu Allahtır. Allahtan başka kimsenin din kurma yetkisi yoktur.( Đlmihal I,
s.9)
S.3-Dinin Muhatabı Kimdir?
C.3-Dinin muhatabı akıl sahipleridir. Yani dinin hükümleriyle ancak akıl sahibi kimseler
mükelleftir. (Đlmihal I s.9)
S.4-Dinin Gayesi Nedir?
C.4-Dinin gayesi; Đnsanları dünya ve ahrette mutlu kılmaktır.(a.g.e. s.9)
S.5-Đslam Dininin Özellikleri Nelerdir?
C.5-1) Đslam Dini son dindir.
2)Đslam Dininin itikat, ibadet ve ahlakla ilgili değişmeyen esasları vardır.
3)Đslam evrensel bir dindir. (a.g.e, s.13-15)
S.6-Mezhep Nedir?
C.6-Sözlükte mezhep gidilen yol demektir. Terim olarak; bir dinin, bilginleri arasındaki
yorum farklarından meydana gelen görüşleri demektir. (a.g.e, s.16)
S.7-Đslam’da mezhepler kaça ayrılır?
C.7-Đslam’daki mezhepler itikadi ve ameli olmak üzere ikiye ayrılır. .(a.g.e, s.16)
S.8-Ehl-i Sünnetin itikaddaki mezhepleri hangileridir?
C.8- Ehl-i Sünnetin itikaddaki mezhepleri şunlardır: Selefiyye, Matüridiyye ve Eş’ariyye.
(a.g.e, s.17)
S.9-Dini hükümlerin kaynakları (edille-i şer’iyye) nelerdir?
C.9- Dini hükümlerin dayandığı kaynaklar; kitap, sünnet, icma ve kıyas olmak üzere dörttür.
(a.g.e, s.20)
S.10-Sünnet nedir?
C.10-Sünnet sözlükte yol ve adet demektir. Terim olarak ise; Peygamberimizin Kur’an’dan
başka söz ve davranışlarıdır. (a.g.e, s.21) S.11-Sünnet Kaç kısımdır?
C.11-Sünnet üç kısımdır. Bunlar:
1-Kavli Sünnet: Peygamberimizin sözleri demektir.
2-Fiili Sünnet: Peygamberimizin davranışları demektir.
3-Takriri Sünnet: Peygamberimizin, bir müslümanın yapmış olduğu bir iş veya söylemiş
olduğu bir sözden haberdar olduğu halde buna karşı çıkmaması ve onu sükûtla karşılamasıdır.
(a.g.e, s.21)
S.12-Fıkıh âlimleri sünneti hüküm itibariyle kaça ayırmışlardır?
C.12- Fıkıh âlimleri sünneti hüküm itibariyle ikiye ayırmışlardır:
a)Sünen-i Hüda (Sünnet-i Hüda) b)Sünen-i Zevaid(Sünnet-i Zavaid .(a.g.e. s.22-23)
S.13-Đcma ne demektir?
C.13-Đcma sözlükte birleştirmek, bir konuda fikir birliği etmek anlamına gelir. Dindeki
anlamı ise, Đslam âlimlerinin peygamberimizden sonraki bir dönemde dini bir meselenin
hükmü üzerinde ittifak (fikir birliği)etmeleridir. (a.g.e, s.23)
S.14-Kıyas ne demektir?
C14-Kıyas sözlükte, bir şeyi başka bir şeyle ölçmek ve iki şey arasındaki benzerlikleri
belirlemektir. Dindeki anlamı ise; Kitap, sünnet veya icmada hükmü bulunmayan herhangi bir
meseleye, aralarındaki illet birliği sebebiyle bu kaynaklardan birinde yer alan konunun
hükmünü vermek demektir. (a.g.e, s.23-24)
S.15-Đman kaç kısma ayrılır?
C.15-Đman icmali ve tafsili olmak üzere iki kısma ayrılır. (a.g.e, s.25)
S.16-Đcmali imanı tarif ediniz?
C.16-Đcmali iman Đnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmak demektir. Đmanın en özlü ve
en kısa şekli olan icmâlî iman, tevhid ve şehadet kelimelerinde özetlenmiştir.
S.17-Tafsili imanı tarif ediniz?
C.17- Đnanılacak şeylerin her birine, açık ve geniş şekilde, ayrıntılı olarak inan¬maya tafsîlî
iman denilir.
S.18-Taklidi imanı tarif ediniz?
C.18- Delillere dayalı olmaksızın sadece çevrenin telkini ile meydana gelen ve âdeta kişinin
Đslâm toplumunda doğup büyümüş olmasının tabii sonucu olarak gözüken imana taklîdî iman
denilir. Ehl-i sünnet bilginlerinin çoğuna göre bu tür iman geçerli olmakla beraber, kişi imanı
aklî ve dinî delillerle güçlendirmediğinden dolayı sorumludur.
S.19-Tahkiki imanı tarif ediniz?
C.19- Delillere, bilgiye, araştırma ve kavramaya dayalı imana ise tahkîkî iman denir. Aslolan her müslümanın tahkîkî imana sahip olması, neye, niçin ve nasıl inandığının bilincini
taşımasıdır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.71)
S.20-Đman artar veya eksilir mi?
C.20- Đman, inanılması gereken hususlar (iman esasları) açısından artmaz ve eksilmez.
Đman, güçlü veya zayıf olma açısından farklılık gösterir. Kiminin imanı kuvvetli kiminin
zayıftır. Kiminin imanı tam anlamıyla içine sinmiş, kimininki yüzeysel kalmıştır. Kur’ân-ı
Kerîm’deki“Müminler ancak onlardır ki, Allah anıldığı zaman yürekleri titrer. Allah’ın âyetleri
kendilerine okunduğu zaman bu onların imanını artırır.” anlamındaki âyetler ile bu konudaki
hadisler, imanın kuvvet, kalbin derinliklerine nüfuz yönüyle farklı seviyelerde olabileceğini
göstermektedir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.73)
S.21- Đnsanlar tasdik ve inkâr açısından kaç gruba ayrılır?
C.21- Đnsanlar tasdik ve inkâr açısından üç grupta incelenebilirler:1-Mümin 2- Kafir 3-
Münafık (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.77)
S.22-Sıfatı Nefsiyye Nedir?
C.22-Vücud sıfatı sfat-ı nefsiyyedir.
S.23-Vücud ne demektir?
C.23- Vücûd. “Var olmak” demektir. Vücûdun zıddı olan yokluk Allah hakkında
düşünülemez.
S.24-Sıfat-ı selbiyye nedir?
C.24-Sıfat-ı Selbiyye: “Vahdaniyet, Bekâ, Kıyam bi nefsihi, Kıdem ve Muhalefetü’n li’l
havadis” olmak üzere beştir.
S.25-Kıdem ne demektir?
C.25- Kıdem. “Ezelî olmak, başlangıcı olmamak” demektir.
S.26-Beka ne demektir?
C.26- Beka. “Varlığının sonu olmamak, ebedî olmak” demektir.
S.27-Vahdaniyet ne demektir?
C.27-Vahdâniyyet. “Allah Teâlâ’nın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olması,
eşi,benzeri ve ortağının bulunmaması” demektir.
S.28- Muhalefettin li’l-havâdis ne demektir?
C.28- Muhalefettin li’l-havâdis. “Sonradan olan şeylere benzememek” demektir. S.29-Kıyam bi-nefsihî ne demektir?
C.29-Kıyam bi-nefsihî. “Varlığı kendiliğinden olmak, var olmak için bir başka varlığa ihtiyaç
duymamak” demektir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.88)
S.30-Hayat ne demektir?
C.30- Hayat. “Diri ve canlı olmak” demektir.
S.31- Đlim ne demektir?
C.31-Đlim. “Bilmek” demektir. Allah her şeyi bilendir.
S.32-Semi ne demektir?
C.33-Semi’. “Đşitmek” demektir. Allah işiticidir.
S.34-Basar ne demektir?
C.34-Basar. “Görmek” demektir. Yüce Allah her şeyi görücüdür.
S.35-Đrade ne demektir?
C.35-Đrade. “Dilemek” demektir. Allah dileyicidir.
S.36-Kudret ne demektir?
C.36-Kudret. “Gücü yetmek” demektir. Allah sonsuz bir güç ve kudret sahibidir.
S.37-Kelam ne demektir?
C.37-Kelâm. “Söylemek ve konuşmak” demektir. Allah konuşan varlıktır.
S.38-Tekvin ne demektir?
C.38-Tekvin. “Yaratmak, yok olanı yokluktan varlığa çıkarmak” demektir. (Đlmihal I,T.D.V
yay.,Đst.1998, s.89-91)
S.39-Melek ne demektir?
C.39- Sözlükte “haberci, elçi, güç ve kuvvet” anlamlarına gelen melek, Allah’ın emriyle
çeşitli görevleri yerine getiren, gözle görülmeyen nûrânî ve ruhanî varlıktır. . (Đlmihal
I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.92)
S.40- Meleklerin Mahiyeti hakkında bilgi veriniz?
C.40-Melekler duyu organlarıyla algılanamayan, gözle görülmeyen, sürekli Allah’a kulluk
eden, asla günah işlemeyen, nûrânî ve ruhanî varlıklardır^Bu sebeple onlar hakkındaki tek
bilgi kaynağı âyetler ve sahih hadislerdir. Onun ötesinde bir şey söylemek mümkün
değildir(Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.92) S.41-Suhuf nedir hangi peygambere kaç sahife gönderilmiştir?
C.41- Sahife kelimesinin çoğulu olan suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına
cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş küçük kitap ve risalelere denilir.
Sayfaların sayısı 100 olup şu peygamberlere indirilmiştir; Hz. Âdem’e 10 sayfa, Hz. Şît’e 50
sayfa, Hz. Đdrîs’e 30 sayfa, Hz. Đbrahim’e 10 sayfa. Bugün bu sayfalardan elimizde hiçbir şey
yoktur. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.101-102)
S.42-Tevrat ne anlama gelir ve hangi Peygambere gelmiştir?
C.42-Tevrat Đbrânîce bir kelime olup “kanun, şeriat ve öğreti” anlamlarına gelir. Hz. Musa’ya
indirilmiştir.
S.43- Zebur ne anlama gelir ve hangi Peygambere gelmiştir?
C.43-Zebur: Kelime olarak “yazılı şey ve kitap” anlamına gelir. Hz. Davud’a indirilmiş olan
ilâhî kitabın adıdır.
S.44-Đncil ne anlama gelir ve hangi Peygambere gelmiştir?
C.44- Đncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir. Hz. Đsa’ya indirilmiştir.
S.45-Hz. Đsa hangi kavme peygamber olarak gönderilmiştir?
C.45- Hz. Đsa Đsrâiloğulları’na peygamber olarak gönderilmiştir. (Đlmihal I,T.D.V
yay.,Đst.1998, s.101-102)
S.46-Kuran’ın anlamı nedir?
C.46-Kur’an: Sözlükte “toplamak, okumak, bir araya getirmek” anlamına gelen Kur’an terim
olarak şöyle tarif edilir:“Hz. Peygamber’e indirilen, Mushaflarda yazılı, Peygamberimizden
bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, okunmasıyla ibadet edilen, insanlığın benzerini
getirmekten âciz kaldığı ilâhî kelâmdır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.101-102)
S.47-Resül ne demektir?
C.47- Terim olarak resul , yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla insanlara gönderilen peygambere
denilir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.106)
S.48-Sıdk ne demektir?
C.48-Sıdk. “Doğru olmak” demektir. Her peygamber doğru sözlü ve dürüst bir insandır.
S.49-Emanet ne demektir?
C.49-Emanet. “Güvenilir olmak” dernektir. Peygamberlerin hepsi emin ve güvenilir kişilerdir.
S.50-Đsmet ne demektir?
C.50-Đsmet. “Günah işlememek, günahtan korunmuş olmak” demektir. Peygamberler hayatlarının hiçbir döneminde şirk ve küfür sayılan bir günahı işlemedikleri gibi özellikle
peygamberlikten sonra kasten günah işlememişlerdir.
S.51-Fetanet ne demektir?
C.51-Fetânet. “Peygamberlerin akıllı, zeki ve uyanık olmaları” demektir.
S.52-Tebliği ne demektir?
C.52-Tebliğ. “Peygamberlerin Allah’tan aldıkları buyrukları ve yasaklan ümmetlerine eksiksiz
iletmeleri” demektir. . (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.109)
S.53- Kur’an’da adı geçen peygamberleri sayınız?
C.53- Kur’an’da adı geçen peygamberler şunlardır: Âdem, Đdrîs, Nûh, Hûd, Salih, Lût,
Đbrahim, Đsmail, Đshâk, Ya’kub, Yûsuf, Şuayb, Hârûn, Mûsâ, Dâvûd, Süleyman, Eyyûb,
Zülkifl, Yûnus, Đlyâs, Elyesa’, Zekeriyyâ, Yahya, Đsâ, Muhammed. Bunlardan başka Kur’an’da
üç isim daha zikredilmiştir. Fakat onların peygamber mi, velî mi oldukları konusunda fikir
ayrılığı vardır. Bunlar Üzeyir, Lokman ve Zülkarneyn’dir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998,
s.110)
S.54- Mucize nedir?
C.54-Sözlükte “insanı âciz bırakan, karşı konulmaz, olağan üstü, garip ve tuhaf şey”
anlamlarına gelen mucize, terim olarak “yüce Allah’ın, peygamberlik iddiasında bulunan
peygamberini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten âciz
kaldığı ve olağan üstü olay” diye tanımlanır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.113)
S.55-Đrhas nedir?
C.55- Đrhâs. Peygamber olacak şahsın, henüz peygamber olmadan önce gösterdiği olağan üstü
durumlardır. Hz. Đsâ’nın beşikte iken konuşması gibi. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.115)
S.56-Keramet nedir?
C.56- Keramet. Peygamberine gönülden bağlı olan ve ona titizlikle uyan velî kulların
gösterdikleri olağan üstün hallerdir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.115)
S.57-Meunet nedir?
C.57- Meûnet. Yüce Allah’ın velî olmayan bir müslüman kulunu, darda kaldığı veya sıkıntıya
düştüğü zaman, olağan üstü bir şekilde bu darlık ve sıkıntıdan kurtarmasıdır. Meûnet. Yüce
Allah’ın velî olmayan bir müslüman kulunu, darda kaldığı veya sıkıntıya düştüğü zaman,
olağan üstü bir şekilde bu darlık ve sıkıntıdan kurtarmasıdır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998,
s.115)
S.58-Đstidrac nedir?
C.58- Đstidrac. Kâfir ve günahkâr kişilerden arzu ve isteklerine uygun olarak meydana gelen
olağan üstü olaydır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.115) S.59-Olağanüstü bir durum olan Đhanet ne demektir?
C.59- Đhanet. Kâfir ve günahkâr kişilerden, arzu ve isteklerine aykırı olarak meydana gelen
olaydır. Meselâ, peygamberlik taslayan inkarcılardan Müseylime, tek gözü kör olan bir
adama, iyi olsun diye dua etmiş, bunun üzerine adamın öbür gözü de kör olmuştur. (Đlmihal
I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.115)
S.60-Peygamberimizin en büyük mucizesi nedir?
C.60-Peygamberimizin en büyük mucizesi Kur’an’dır. Kur’an her çağdaki akıl sahibi insana
hitap eden, akıllara durgunluk verecek derecede büyük ve ebedî bir mucizedir. (Đlmihal
I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.115)
S.61-Peygamberimizin hissi mucizelerinden üç tanesini sayınız?
C.-61
a) Bir gecenin çok kısa bir anında Mescid-i Harâm’dan, Mescid-i Aksâ’ya gitmesi ile başlayan
Đsrâ ve mi’rac mucizesi.
b) Ayın iki parçaya ayrılması.
c) Taşın Hz. Peygamberle konuşması. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.116)
S.62-Ahiret ne demektir?
C.62- Âhiret, sözlükte “son, sonra olan ve son gün” anlamlarına gelir.
Terim olarak âhiret, Đsrafil’in (a.s.) Allah’ın emriyle, kıyametin kopması için sûra ilk defa
üflemesiyle başlayacak olan ebedî hayata denilir. Đsrafil (a.s.) sûra ikinci defa üfleyince
insanlar diriltilip hesaba çekilecek, sonra dünyadaki iman ve amellerine göre ceza ve mükâfat
görecek, cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme girecek ve orada kalacaklardır.
(Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.117)
S.63-Kıyamet alametleri kaça ayrılır?
C.63- Kıyamet alâmetleri, insan iradesine bağlı olması veya olmaması, kıyametin kopuşuna
çok yakın bulunup bulunmaması durumu göz önünde tutularak iki başlık altında incelenir:
Küçük alâmetler, büyük alâmetler. Alâmetlerin büyük veya küçük diye nitelenmeleri
önemlerinden dolayı değil, açıklanan sebepten dolayıdır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998,
s.123)
S.64-Kıyametin küçük alametlerinden bazılarını sayınız?
C.64- Küçük Alâmetler. Dinî emirlerin ihmal edilmesi ve ahlâkın bozulması gibi insan
iradesine bağlı olarak meydana gelecek olan olaylardır. Bazı küçük alametler şunlardır:
Peygamberimiz’in gönderilmesi ve onunla peygamberliğin sona ermesi, ilmin ortadan kalkıp
bilgisizliğin artması, şarap içme ve zinanın açıkça yapılır olması, ehliyetsiz insanların söz
sahibi olması, adam öldürme olaylarının artması, dünya malının bollaşması, zekât verecek
fakirin bulunmaması gibi olaylar kıyametin küçük alâmetlerinin bazılarıdır. (Đlmihal I,T.D.V
yay.,Đst.1998, s.123) S.65-Kıyametin büyük alametlerini sayınız?
C.65-Duman, Deccal, Dâbbetü’1-arz, Güneşin batıdan doğması, Ye’cûc ve Me’cûc’ün
Çıkması, Hz. Đsâ’nın Gökten Đnmesi, Yer Çöküntüsü, Ateş Çıkması.
S.66-Kıyametin büyük alametlerinden Duman nedir?
C.66- Duman. Müminleri nezleye tutulmuş gibi bir duruma getiren ve kâfirleri sarhoş eden bir
dumanın çıkışı ve bütün yeryüzünü kaplaması.
S.67-Kıyametin büyük alametlerinden Deccal nedir?
C.67- Deccâl. isminde bir şahıs çıkacak ve Tanrılık iddiasında bulunacak, istidrâc denilen bazı
olağan üstülükler gösterecek ve Hz. Đsâ tarafından öldürülecektir.
S.68- Kıyametin büyük alametlerinden Dâbbetü’1-arz nedir?
C.68- Dâbbetü’1-arz. Bu isimde bir canlı çıkacak, yanında Hz. Musa’nın asâsı ve Hz.
Süleyman’ın mührü bulunacak, asâ ile müminin yüzünü aydınlatacak, mühür ile kâfirin
burnunu kıracak, böylelikle müminlerin ve kâfirlerin tanınmaları sağlanacaktır.
S.69- Kıyametin büyük alametlerinden Güneşin Batıdan Doğması nedir?
C.69-Güneşin Batıdan Doğması. Evrenin tek hâkimi Allah’ın emriyle güneş batıdan doğacak,
bu olaydan sonra iman edenlerin imanı, kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir.
S.70- Kıyametin büyük alametlerinden Ye’cûc ve Me’cûc’ün Çıkması nedir?
C.70-Ye’cûc ve Me’cûc’ün Çıkması. Bu isimde iki topluluğun yeryüzüne dağılarak bir süre
bozgunculuk yapmaları da kıyametin bir başka büyük alâmetidir.
S.71- Kıyametin büyük alametlerinden Hz. Đsâ’nın Gökten Đnmesi nedir?
C.71-Hz. Đsâ kıyametin kopmasına yakın gökten inecek, insanlar arasında adaletle
hükmedecek, Hz. Peygamber’in dini üzere amel edecek, deccâli öldürecek, sonra da ölecektir.
S.72- Kıyametin büyük alametlerinden Yer Çöküntüsü nedir?
C.72- Biri doğuda, biri batıda, biri de Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsü
meydana gelecektir.
S.73- Kıyametin büyük alametlerinden Ateş Çıkması nedir?
C.73- Hicaz taraflarında büyük bir ateş çıkacak ve her tarafı aydınlatacaktır.
(Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.123-124)
S.74-Ba’s ne demektir?
C.74-“Öldükten sonra tekrar dirilmek” anlamına gelen ba’s, âhiret hayatının en önemli devrelerinden biridir. Kıyametin kopmasından sonra Đsrafil (a.s.) sûra ikinci defa üfürecek ve
bütün canlı yaratıklar tekrar diriltileceklerdir. Ehl-i sünnet inancına göre tekrar diriliş, hem
beden hem de ruh ile olacaktır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.125)
S.75- Haşir ve mahşer ne demektir?
C.75-Sözlükte “toplanmak, bir araya gelmek” demek olan haşir, terim olarak yüce Allah’ın
insanları hesaba çekmek üzere tekrar dirilişten sonra bir araya toplamasıdır. Đnsanların
toplandıkları yere mahşer veya arasât denir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.126)
S.76- Mîzan ne demektir?
C.76- Sözlükte “terazi” anlamına gelen mîzan, âhirette hesaptan sonra herkesin amellerinin
tartıldığı ilâhî adalet ölçüsüdür. Đç yüzü bizce bilinemeyen mîzan, dünyadaki ölçü aletlerinin
hiçbirine benzemez. Tartıda iyilikleri kötülüklerinden ağır gelenler kurtuluşa erecek, hafif
gelenler ise cehenneme gideceklerdir. Cehenneme gidenlerden mümin olanlar, işlediği suçun
karşılığı olan cezayı çektikten sonra oradan çıkarılıp cennete girdirileceklerdir. (Đlmihal
I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.128)
S.77- Sırat ne demektir?
C.77- Sırat cehennemin üzerine uzatılmış bir yoldur. Herkes buradan geçecektir. Müminler
yaptıkları amellerine göre kimi süratli, kimi daha yavaş olarak bu yoldan geçecek, kâfirler ve
günahkârlar ise ayakları sürçerek cehenneme düşeceklerdir. Sıratın nasıl bir şey olduğuna dair
sahih hadislere rastlamak mümkün değildir. Peygamberimiz bir hadislerinde, cehennemin
üzerine kurulacak sırattan ilk geçenin kendisi ve ümmeti olacağını, insanların iyi amelleri
sayesinde oradan süratle geçeceklerini bildirmiştir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.128)
S.78- Şefaat ne demektir?
C.78- Âhirette bütün peygamberlerin Allah’ın izniyle şefaat etmeleri haktır ve gerçektir.
Şefaat demek, günahı olan müminlerin günahlarının bağışlanması, olmayanların daha yüksek
derecelere erişmeleri için peygamberlerin ve Allah katındaki dereceleri yüksek olanların
Allah’a yalvarmaları ve dua etmeleri demektir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.128)
S.79- A’râf ne demektir?
C.79-“Dağ ve tepenin yüksek kısımları” anlamına gelen a’râf, cennetle cehennemin arasında
bulunan sûrun ve yüksek kısmın adıdır. Bilginler, a’râf ve a’râflıkların kimler olacağı
konusunda farklı iki görüşe sahip olmuşlardır:
1. Herhangi bir peygamberin tebliğini duymamış olarak ölen insanlarla, küçükken ölen müşrik
çocukları a’râfta kalacaklardır.
2. A’râflıklar, iyi ve kötü amelleri eşit olan müminlerdir. Bunlar cennete girmeden önce
cennetle cehennem arasında bir süre bekletilecekler, sonra Allah’ın lutfuyla cennete
gireceklerdir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.128)
S.80-Kaza ve Kader ne anlama gelir?
C.80- Kader sözlükte “ölçü, miktar, bir şeyi belirli ölçüye göre yapmak ve belirlemek”
anlamlarına gelir. Terim olarak “yüce Allah’ın, ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ezelî ilmiyle bilip sınırlaması ve takdir etmesi”
demektir. Sözlükte “emir, hüküm, bitirme ve yaratma” anlamlarına gelen kaza, Cenâb-ı
Hakk’ın ezelde irade ettiği ve takdir buyurduğu şeylerin zamanı gelince, her birisini ezeli ilim,
irade ve takdirine uygun biçimde meydana getirmesi ve yaratmasıdır. Kaza Allah’ın tekvîn
sıfatı ile ilgili bir kavramdır. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.133)
S.81-Tevekkül ne demektir?
C.81-Sözlükte “güvenmek, dayanmak, işi başkasına havale etmek” anlamlarına gelen
tevekkül terim olarak, hedefe ulaşmak için gerekli olan maddî ve manevî sebeplerin hepsine
başvurduktan ve yapacak başka bir şey kalmadıktan sonra Allah’a dayanıp güvenmek ve
ondan ötesini Allah’a bırakmak demektir. (Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998, s.137)
S.82-Haberî sıfatlar nelerdir?
C82-.Haberî sıfatlar; Allah’ın eli, yüzü, gözü, gelmesi, inmesi ve yakın olması gibi âyet ve
hadislerde geçen sıfatlardır. Allah yaratıklarından hiç birine benzemez. Dolayısıyla Allah’ın
elini, yüzünü, gözünü ve gelmesini insanların eli, yüzü, gözü ve gelmesi gibi düşünemeyiz.
Bir kısım Đslâm âlimleri, Kur’ân’da Allah’ın elinden, yüzünden, gözünden ve gelmesinden söz
etmektedir. Biz, bunların mahiyetini, nasıl olduklarını bilemeyiz, çünkü Allah bize
bildirmemiştir. Biz sadece bu sıfatlarını kabul ederiz. Allah’ın eli, yüzü, gözü gibi sıfatları
vardır. Fakat bunlar; bizim elimiz, yüzümüz, gözümüz gibi değildir. Bu sıfatların
keyfiyetlerinden, nasıl olduklarından bahsetmeyiz şeklinde görüş beyan etmişlerdir.
Bir kısım Đslâm âlimleri ise Allah’ın el, yüz, göz, arşa istiva ve gelmesi gibi niteliklerini
yorumlamış ve tevil etmişlerdir. Bu âlimlerin yorumlarına göre, Allah’ın elinden maksat,
gücü, kudreti ve nimetidir. Allah’ın yüzünden maksat O’nun zatı ve rızasıdır. Allah’ın
gözünden maksat, ilmi, yardımı, himayesi, gözetimi ve denetimidir. Allah’ın gelmesinden
maksat emrinin gelmesidir. Allah’ın arşı istivasından maksat; arşı istila etmesi ve arşa hâkim
olmasıdır. Allah’ın inmesinde masat, nimet ve rahmetinin inmesidir. Allah’ın yakın
olmasından maksat, af, merhamet ve yardımının yakın olmasıdır. Allah’ın beraber olmasından
maksat, O’nun kullarının her halini görmesi, bilmesi, murakabesi, ve onlara yardım
etmesidir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.83-Habîr ne demektir?
C.83-Allah’ın sıfatı olarak habîr; her şeyden haberdar olan, gizli ve açık hiçbir şey
kendisinden gizli olmayan, bütün sırları, işlerin iç yüzünü bilen, haber veren demektir. .(Dini
Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.84-Hablullah ne demektir?
C. 84-Hablullah ile kasıt, hak din Đslâm’dır. Yani Hablullah Kur’ân ve Sünneti, Allah ve
Peygambere itaati ifade eder. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.85-Hakka’l-yakîn ne demektir?
C.85-Yaşayarak elde edilen bilgidir. Kalp ile sezilip bizzat duyulan ve basiretle müşahade
olunarak yaşanmak suretiyle hasıl olan bilgi mertebesidir. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.) S.86-Hamele-i arş ne demektir?
C.86-Sözlükte “arşın taşıyıcıları” anlamına gelen “hamele-i arş”, Allah’ın arşını taşıyan
meleklerin adıdır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.87-Havkale ne demektir?
C.87-Lâ havle ve lâ kuvvete illa bi’l-ilâhî’l-alîyyi’l-azîm = (güç ve kuvvet ancak Yüce ve
büyük olan Allah ile vardır) cümlesini söylemeye denir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.88-Havzı- kevser ne demektir?
C.88-Kıyamet gününde Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.)’e verilecek olan havuzun
adıdır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.89-Hayiy ne demektir?
C.89-Allah’ın sıfatı olarak hayiy çirkinlikleri bulunmayan; bağış, nimet ve ihsanı terk
etmeyen demektir. Đnsanlardaki utanma anlamında değildir. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.90-Hayru’l-fâsılîn ne demektir?
C.90-Hakkı batıldan, suçsuzu suçludan, haklıyı haksızdan, iyiyi kötüden ayıranların en
hayırlısı anlamına gelen bu tâbir, Allah’ı tanıtan vasıflardan biridir.(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.91-Hayru’l-ğâfirîn ne demektir?
C.91-Allâh’ın sıfatlarından biri olup, bağışlayanların en hayırlısı demektir.(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.92-Hayru’l-hâkimin ne demektir?
C.92-Allâh’ın sıfatlarından biri olup, hâkimlerin en hayırlısı demektir.(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.93-Hayru’l-mâkirîn ne demektir?
C.93″tuzak kuranların en hayırlısı” anlamındadır.
Allah’ın mâkîr vasfı, O’nun hile ile aldattığı anlamında değil, hile ile kötülük yapanları,
bilemeyecekleri ve anlayamayacakları cihetten daha şiddetli cezalandırması demektir.
Allah’ın hile ve tuzak kurmaya ihtiyacı yoktur. Onun her şeye gücü yeter.Allah’ın bu sıfatı,
sadece hile ve tuzak ile kötülük yapanlara yöneliktir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.94-Hayru’n-nâsırîn ne demektir?
C.94-Allâh’ın sıfatlarından biri olup, yardım edenlerin en hayırlısı demektir.(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.) S.95-Hulûl inancı ne demektir?
C.95-Başta Hinduizm olmak üzere, çeşitli beşerî nitelikli dinlerde, Allah’ın veya O’nun
kudretinin bazı insanlara ve varlıklara geçtiğini, o varlıklarda da bu tür güçlerin ve
özelliklerin mevcut olduğunu benimseyen inanç biçimidir.
Temeli beşerî kaynaklı dinlere ve bâtıl itikatlara dayanan bu sistem, Đslâm tarihinde bazı bâtıl
inanışlara da geçmiştir. Akaidle ilgili eserlerde bu tür inanışlar reddedilmiştir.(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.96-Husun ve Kubuh ne demektir?
C.96-Sözlükte “güzel ve çirkin, iyi ve kötü” anlamlarına gelen, husun ve kubuh tabiri,
dünyada övgü ve yergiyi, âhirette de mükafaat ve cezayı gerektiren şey demektir. .(Dini
Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.97-Đlhad ne demektir?
C.97-Çukur anlamındaki “lahd” kökünden gelen ilhâd, sözlükte haktan ayrılmak ve sapmak
demektir. Dinî literatürde ise ilhad, Allah’ın varlığını ve birliğini inkâr etmek, hakikatten
sapmak, inançsızlık ve dinsizlik gibi anlamlara gelmektedir. Đslâm’ın ilk yıllarında dine ters
düşen davranışlara ilhad denirken çağımızda ortaya çıkan bu tür hareketlere kelâm ve felsefe
açısından ateizm denmektedir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.98-Đlham ne demektir?
C.98-Sözlükte “yutturmak” anlamına gelen ilhâm, terim olarak, Allah’ın doğrudan veya melek
aracılığıyla iyilik telkin eden bilgileri insanın kalbine ulaştırması, feyz yoluyla kalbe gelen
özel bir anlam ve bilgi, kalbe konulan iyilik hissi, hayır duygusu demektir. Đlhamın kaynağı
Allah veya melektir. Veliler, ilhamı Peygamberlere vahiy getiren meleğin aldığı kaynaktan
alırlar. Đlham, bilgi kaynaklarını kullanmadan insanın zihninde (kalbinde) âniden ortaya çıkar.
.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.99-Đstitâat ne demektir?
C.99-Sözlükte “güç, kudret, gücü yetmek ve yapabilmek” anlamlarına gelen istitâat, bir kelâm
terimi olarak, kulun irâdî fiillerini gerçekleştirmesini sağlayan yetenek ve güç anlamında
kullanılır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.100-Levh-i mahfuz ne demektir?
C.100-levh-i mahfuz yüce Allah’ın olmuş ve olacak her şeyi tesbit ettiği bir kitap ya da bilgi
hazinesidir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.101-Livâ-i hamd ne demektir?
C.101-Livâ-i hamd Hz. Peygamberin bayrağı ve sancağı anlamındadır. Livâü’l-hamd, şefaati
kübra makamıdır. Zira Hz. Peygamber’e inanan ve onun sünnetini eksiksiz yerine getirenler,
kıyamet gününde bu bayrağın altında toplanacaklardır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.102-Melâike-i hazene ne demektir?C.102-Cennetin kapılarında müminleri karşılayan, onlara iltifat eden melekler ile cehennemin
kapılarında kâfirleri karşılayıp onları horlayan bekçi meleklere denir. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.103-Melâike-i keribiyyûn ne demektir?
C.103-Keribiyyûn, şiddet ve hüzün anlamına gelen kerb kökünden türeyen kerûbî kelimesinin
çoğuludur. Arşın etrafında bulunan meleklere verilen bir isimdir. (Mümin, 40/7, 9) Allah’tan
çok korktukları için bu isim verilmiştir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.104-Melaike-i Mukarrabûn ne demektir?
C.104-Yaklaştırılmış, yakınlaştırılmış melekler demektir. Mukarreb melekler, şerefi, değeri ve
fazileti itibariyle Allah’a yakın olan meleklerdir. Allah’ın arşını taşıyan ve arşın etrafında
bulunan melekler, Cebrail, Mikail ve Đsrafil mukarreb meleklerdir. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.105-Mutaffif ne demektir?
C.105-Eksik ölçmek, eksik ölçek ile vermek anlamındaki “tatfîf” kelimesinden türeyen bir
isim olup, eksik ölçen, eksik tartan kimse demektir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.105-Anid nedir?
C.105-Bile bile hakkı reddeden, azgın, doğru yoldan sapan, Allah’a itaat etmeyen, haddi aşan
ve zorbalık yapan kimse demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.106-Araf nedir?
C.106-cennetle cehennem arasındaki perdenin (sûr/duvar) yüksek yerleri demektir. .(Dini
Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.107-Arasat ne demektir?
C.107-kıyâmetin kopmasından sonra diriltilecek olan insanların, dünyadaki inanç, söz, fiil ve
davranışlarından sorguya çekilmek üzere sevk edilecekleri yerin adına denir. Bu mekâna
mahşer ve mevkif de denir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.108-Arş ne demektir?
C. 108-Gerçek içeriğini sadece Yüce Allah’ın bildiği, bütün âlemleri; yeri, gökleri, cenneti,
cehennemi, sidreyi, kürsiyi kaplayan ilâhî taht ve hükümranlık demektir. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.109-Cahim ne demktir?
C. 109-”Cahîm” Kur’ân’da zikri geçen yedi cehennemden biridir. Çok şiddetli ve sürekli
yanan kızgın ateş, çok sıcak yer demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.) S.110-Ashabı Cahim nedir?
C. 110-Ashâb-ı cahîm tabiri, cehennem halkı, cehenneme atılacak kimseler anlamına gelir.
.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.111-Azazil nedir?
C. 111-Đslâmî literatürde şeytan veya iblisin bir diğer adı olarak kullanılan azâzil kelimesi
Kur’ân’da ve hadislerde geçmez. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.112-Bais ne demektir?
C.112- kıyamet kopunca ölüleri dirilten, kabirlerinden kaldırıp mahşer yerine sevkeden,
uyarıcı ve müjdeci olarak insanlara peygamberler gönderen, kıyamette şahitler getiren
demektir. Allah’ın bâ’is sıfatı vardır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.113-Bari ne demektir?
C.113- Allah’ın bir ismidir. Yaratan, örneği olmadan varlıkları îcad eden demektir. .(Dini
Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.114-Barr ne demektir?
C.114- Allah’ın bir ismidir. kullarına iyilik yapan, çok lütufkâr (latîf), çok merhametli
(rahim), çok şefkatli (raûf) demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.115-Basıt ne demektir?
C.115- Allah’ın bir ismidir. bâsıt, dilediğine rızkı bol veren demektir. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.116-Berzah nedir?
C.116- ölümden sonra başlayan ve mahşerdeki dirilişe kadar devam edecek olan kabir
hayatıdır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S. 117-BEYNE’L-HAVFĐ VE’R-RECA ne demektir?
C.117- Đnsanın korku ile ümit arasında olmasını ifade eden bir deyimdir. Kur’ân’da insanın
Allah’ın azabından korkması (Nûr, 24/52) ve rahmetinden de ümitvar olması (Bakara, 2/218)
istenmiştir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.117- BEYTÜ’L-MA’MÛR ne demektir?
C.Sözlükte “îmâr edilmiş ev” anlamına gelen el-beytü’l-ma’mûr; yedinci semada melekler için
inşa edilmiş, bir geleni bir daha gelmemek üzere her gün yetmiş bin meleğin ziyaret edip
ibâdet ettiği bir mabeddir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.118- BURHAN-I ĐNNÎ ne demektir?C.118-Eserden müessire ya da hadiselerden kanuna doğru götüren delildir. (Tüme varım)
Mümkün olan bu âlemin Yaratıcısına; dumanın ise ateşe delil olması gibi. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.119-BURHAN-I LĐMMÎ ne demektir?
C.119-Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delildir. (Tümden gelim)
Ateşin dumana delil olması gibi. Zira ateş olunca dumanın çıkması beklenir. .(Dini Kavramlar
Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
S.120-BURHAN-I TEMÂNU’ ne demektir?
C. Kelam ilminde, Yüce Allâh’ın birliğini ispat vasıtalarından biri olan burhan-ı temânu’,
kâinatta birden fazla yaratıcı olması halinde nizamın bozulacağı esasına dayanan bir delildir.
.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.,yay.)
KAYNAK: Đlmihal I,T.D.V yay.,Đst.1998 .Dini Kavramlar Sözlüğü,D.Đ.B.yay.
Diyanet.haber.com

9

Aralık
2012

Diyanet yeterlilik Sınavına Hazırlık-41

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  184 Kez Okundu

TECVİD DERSLERİ

S-1) Tecvid hüküm itibariyle nadir?
C-1) Farzı ayn dır.

S-2) Bir şeyi güzel yapmak,süslemek anlamındaki kelime hangisidir?
C-2) Tecvid.

S-3) Arap alfabesi kaç harften oluşmaktadır?
C-3) 28

S-4) Elif ve hemze neye denir?
C-4) Elig harekesiz elife, Hemze harekeli elife denir.

S-5) Mahreç harfleri kaç yerden çıkar?
C-5) 17

S-6) Boğaz harfleri kaç tanedir?
C-6) 6

S-7) Dil kısmından kaç harf çıkar?
C-7) 18

S-8) Dudak kısmından kaç harf çıkar?
C-8) 4

S-9) Kendisinden önceki harfin sesini uzatan harfe ne denir?
C-9) Med harfi.

S-10) Med harfleri kaç tanedir?
C-10) Üç. و,ى,ا

S-11) Asli medden fazla uzatmayı gerekli kılan sebeplere ne denir?
C-11) Sebebi med.

S-12) Hem vasıl hemde vakıf halinde sabit olan hemzeye ne denir?
C-12) Hemzei katı.

S-13) Vakıf halinde sabit olup vasıl halinde düşen hemzeye ne denir?
C-13) Hemzei vasıl.

S-14) Hem vasıl hemde vakıf halinde sabit olan sukun’a ne denir?
C-14) Sukunu lazım. نون صاد قاف

S-15) Vakıf halinde sabit olup vasıl halinde düşen sukun’a ne denir?
C-15) Sukunu arız. نستعين

S-16) Harfin sesini uzatmak için hemze veya sukune ihtiyaç duyulmayan medde ne denir?
C-16) Asli med.

S-17) Zamirin med ile uzatılması,ve med yapmaksızın okunmasına ne denir?
C-17) Sıla,Ademi sıla.

S-18) Zamirin sıla olabilmesi ne gereklidir?
C-18) Önceki harfin harekeli olması.

S-19) Zamirin Ademi sıla olabilmesi için ne gereklidir?
C-19) Zamirden önceki harfin sakin olması.

S-20) İttifak mahalli ne demektir?
C-20) Kıraat imamlarının hepsi meddi muttasılı en az iki elif çekmekte ittifak etmişlerdir.

S-21) İhtilaf mahalli ne demektir?
C-21) Meddi munfasıl üzere yapılan med miktarında görüş ayrılığıdır.

S-22) Med harflerinden biri ve sebebi medden sukunu lazım aynı kelimede bulunursa ne olur?
C-22) Meddi lazım.

S-23) Harfi medden sonra sebebi medden sukunu lazım şeddeli olark bulunursa buna ne denr?
C-23) Kelimei musakkale.

S-24) ) Harfi medden sonra sebebi medden sukunu lazım şeddesiz olarak bulunursa ne olur?
S-24) Kelimei muhaffefe.

S-25) Harfi medden sonra sebebi med olan sukunu lazım idğamlı olarak bulunursa ne olur?
C-) Meddi lazım harfi musakkale.

S-26) Harfi medden sonra sebebi med olan sukunu lazım idğamsız olarak bulunursa ne olur?
C-26) Meddi lazım harfi muhaffefe.

S-27) Med harflerinin birinden sonra sebebi med olan arız sukun gelirse ne olur?
C-27) Meddi arız.

S-28) Harekeyi sesin üçte biriyle telaffuz etmeye ne denir?
C-28) Revm.

S-29) Sukunfan sonra ötreye işaret etmek üzere dudakları öne yummaya ne denir?
C-29) İşmam.

S-30) Sakin nun veya tenvinden sonra boğaz harflerinden biri gelirse ne olur?
C-30) İzhar.

S-31) Sakin mim’den sonra ‘’mim’’ve ‘’ba’’nın dışındaki harflerden biri gelirse ne olur?
C-31) İzharı şefevi.

S-32) Lamı tariften sonra ondört kameri harflerden birinin bulunmasına ne denir?
C-32) İzharı kameriye.

S-33) Sakin bir harfin harekeli bir harfle karşılaşması halinde şeddeli tek harfe dönüşmesine ne denir?
C-33) İdğam.

S-34) Kendinden sonraki harfin cinsine çevrilecek olan cezimli harfe ne denir?
C-34) Müdğam.

S-35) Bir önceki soruda cezimli harfin katıldığı harekeli ikinci harfe ne denir?
C-35) Müdğamun Fih.

S-36) Birinci harfin zat ve sıfat olrak tamamen ikinci harfe dönüşmesine ne denir?
C-36) Tam idğam.

S-37) Birinci harfin ikinci harfe zat olarak dönüşüp,sıfat olarak dönüşmemesine ne denir?
C-37) Nakıs idğam.

S-38) Sakin nun veya tenvinden sonra‘’yemnu’’harflerinden biri gelirse ne olur?
C-38) İdğamı Mealğunne.

S-39) Sakin nun veya tenvinden sonra ‘’Lam’’veya’’ra’’ harflerinden biri gelirse ne olur?
C-39) İdğamı bilağunne.

S-40) Mahreçleri ve sıfatları aynı olan iki harften,sakin olan birincisinin,harekeli olan ikincisine idğam edilerek okunmasına ne denir?
C-40) idğamı Misleyn.

S-41) Sakin nunun harekeli nuna,Sakin mim’in harekeli mim’e uğraması halinde yapılan idğama ne denir?
C-41) idğamı Misleyn Mealğunne.

S-42) Nun ve mim dışındaki harflerin birbirine idgam edilmesine ne denir?
C-42) İdğamı Misleyn Bilağunne.

S-43) Mahreçleri aynı sıfatları farklı olan iki harften ,sakin olan birincisinin,harekeli olan ikincisine idğam edilerek okunmasına ne denir?
S-43) İdğamı Mütecaniseyn.

S-44) Mahreçleri veya sıfatları birbirine yakın olan iki harften,sakin olan birincisinin,harekeli olan ikincisine katılarak okunmasına ne denir?
C-44) İdğamı Mütekaribeyn.

S-45) ‘’Lamı tarif’in kendisinden sonra gelen ondört şemsi harften birine idğam edilerek okunmasıne ne denir?
C-45) İdğamı Şemsiye.

9

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-42

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  178 Kez Okundu

S1: Yüce Allah emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmek için gönderdiği peygamberlerin ilki kimdir?
C1: Hz. Âdem (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük Đslam Đlmihali, Sayfa 507)
S2: Peygamber efendimizin annesinin, babasının adını ve soyunun kime dayandığını sırasıyla yazınız?
C2: Âmine, Abdullah, Hz. Đbrahim. (a.g.e.S:507)
S3: Peygamber efendimiz kaç yılında ve hangi ayda dünyaya gelmiştir?
C3: 571 yılında Rebi-ül evvel ayının 12. gecesi(a.g.e.S:507)
S4: Peygamber efendimizin dedesinin adı nedir?
C4: Abdulmuttalip. (a.g.e.S:507)
S5: Muhammed adının anlamı nedir?
C5: Yerde ve gökte övülen. (a.g.e.S:508)
S6: Hazreti Muhammedin süt annesinin adını ve hangi kabileye bağlı olduğunu yazınız?
C6: Halime,Sad Oğulları Kabilesi (a.g.e.S:508)
S7: Peygamber efendimizin süt bacısının adı nedir?
C7: Şeyma. (a.g.e.S:508)
S8: Hz. Halime peygamber efendimize kaç yasına kadar süt anneliği yapmıstır?
C8: 5 yaşına kadar (a.g.e.S:508)
S9: Hz. Abdullahın kabri nerededir?
C9: Medinededir. (a.g.e.S:508)
S10: Hz. Amine eşini ve akrabalarını ziyaret ettikten sonra Medineye giderken
hastalandığı yer neresidir?
C10: Ebva Köyü. (a.g.e.S:509)
S11: Ümmü Eymen kimdir?
C11: Hz.Aminenin hizmetçisidir(a.g.e.S:509)
S12: Hz. Muhammedin annesi vefat ettiğinde kendisi kaç yasında idi?
C12: 6 Yasında (a.g.e.S:509)
S13: Dedesi Abdulmuttalibin vefatı ile Hz. Muhammede hangi amcası bakmıştır?
C13: Ebu Talip (a.g.e.S:509) S14: Peygamber efendimize güvenirliliğinden dolayı halk arasında ona ne ad verilirdi?
C14: Muhammed-ül emin (a.g.e.S:509)
S15: Peygamber efendimizin hakemliğini yaptığı taşın adı nedir?
C15: Hacer-ül Esved(a.g.e.S:509)
S16: Peygamber efendimizin ilk eşi kimdir?
C16: Hz.Hatice(a.g.e.S:510)
S17: Peygamber efendimize peygamberlik kaç yılında ve nerede gelmiştir?
C17: 610 Yılında Hira Dağında. (a.g.e.S:510)
S18: Đlk vahiy hangi ayetlerdir?
C18: Alak Süresinin ilk 5 ayeti. (a.g.e.S:510)
S19: Peygamberimize ilk inanan ve onunla ilk namazı kılan kişi kimdir?
C19: Hz. Hatice. (a.g.e.S:511)
S20: Đlk Müslümanlar kimlerdir?
C20: Hz. Hatice, Hz. Ali, Zeyd b. Harise ve Hz. Ebubekir. (a.g.e.S:511)
S21: Hz. Peygamber’in insanları ilk defa Đslam’a davet etmek için konuşma yaptığı yer neresidir?
C21: Mekke’de bulunan Safa tepesidir. (a.g.e.S:511)
S22: Vahyin gelişinin 6. yılı idi. Peygamber Efendimiz safa tepesinde Ebu Cehil tarafından hakarete uğradı bunun ardından olay Peygamberimizin amcasına anlatıldı.Olaya çok kızan amcası da henüz Müslüman değildi ve Ebu Cehil’in bu sözlerine karşılık Ebu Cehil’e bir tokat atarak aynen şu cevabı verdi ;”Ben de yeğenimin inancını paylaşıyorum” diyen Efendimizin amcası kimdir?
C22: Hz. Hamza (a.g.e.S:513)
S23: Peygamber efendimizi öldürmekle görevlendirilen ve yolda giderken bazı olaylarla
karşılaşınca Müslüman olan sahabi kimdir?
C23: Hz. Ömer.(a.g.e.S:514)
S24: Bilal-i habeşi”yi hürriyetine kavuşturan sahabi kimdir?
C24: Hz. Ebubekir(a.g.e.S:515) S25: Müslümanlara karşı yapılan boykot ile hangi kararlar alınmıştır?
C25: Müslümanlar ile alış veriş edilmeyecek ve kız alıp verilmeyecektir.(a.g.e.S:515)
S26: Boykot karalarını yazan ve Kabe’nin duvarına bu kararları asan müşrik kimdir?
C26: Mansur b. Đkrime.(a.g.e.S:515)
S27: Boykot kararını müşrikler kaç yıl sürdürdüler?
C27: 3 Yıl sürdürdüler.(a.g.e.S:515)
S28: Boykot yıllarında ve daha öncesinde Besmele yerine ne kullanılırdı?
C28: Bismikellahümme.(a.g.e.S:515)
S29: Đslam tarihinde Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye göçüne ne ad verilir?
C29: Hicret.(a.g.e.S:515)
S30: Müşriklerin Đslam’ı yok etmek için toplandıkları yerin adı nedir?
C30: Darunnedve(a.g.e.S:516)
S31: Peygamberimizi öldürme kararı alan müşrikler Peygamberimizin evini
kuşattıklarında yatağında kimi buldular?
C31: Hz. Aliyi.(a.g.e.S:516)
S32: Peygamber Efendimizin müşriklerden saklandığı mağaranın adı nedir?
C32: Sevr Mağrası.(a.g.e.S:516)
S33: Peygamber Efendimizin hicrette yol arkadaşı kimdir?
C33: Hz. Ebubekir.(a.g.e.S:510)
S34: Đslam tarihinde ilk yapılan ve Peygamber Efendimizin de işçilik yaptığı mescidin
adı nedir?
C34: Kuba Mescidi(a.g.e.S:517)
S35: Đlk cuma namazının kılındığı yer neresidir?
C35: Salimoğulları Yurdu.(a.g.e.S:517)
S36: Peygamber Efendimizi Medine’de evinde misafir eden sahabi kimdir?
C36: Ebu Eyyüb el- Ensari(a.g.e.S:517)
S37: Peygamber Efendimizi, Ebu Eyyub el-Ensari’nin evinde ziyaret edip orada
Müslüman olan kişi kimdir?
C37: Abdullah b. Selam.(a.g.e.S:518) S38: Peygamber Efendimizin yaptırdığı ve bugün kabrinin bulunduğu mescidin adı
nedir?
C38: Mescid-i Nebi (Nebevi). (a.g.e.S:518)
S.49: Mekke’den göç ederek Medine’ye gelen Müslümanlara ne ad verilir?
C.39: Muhacir. (a.g.e.Sa:519)
S.40: Mekke’den gelen yerli halka ev sahipliği yapan Müslümanlara ne ad verilir?
C40: Ensar. (a.g.e.S:519)
S41: Mekke kaç yılında fethedildi?
C41: 630 yılında fethedildi. (a.g.e.S:521)
S42: Kâbe’ye verilen diğer ad nedir?
C42: Harem-i Şerif. (a.g.e.S:522)
S43: Peygamber Efendimiz hastalandığında Mescid-i Nebi”ye imamlık için kimi görevlendirmiştir?
C43: Hz. Ebubekir. (a.g.e.S:524)
S44: Peygamber Efendimiz kaç yılında vefat etmiştir?
C44: 632 (8 Haziran). (a.g.e.S:525)
S45: Peygamber Efendimizin kabrinin bulunduğu yere ne ad verilir?
C45: Ravza-i Mutahhara. (a.g.e.Sayfa:525)
S46: Peygamber Efendimizin kaç çocuğu vardır ve isimleri nelerdir?
C46: 7 çocuğu vardır, isimleri ise; Kasım, Abdullah, Đbrahim, Zeynep, Ümmügülsüm, Rukiye
ve Fatma”dır. (a.g.e.S:525)
S47: Peygamber Efendimizin hangi çocuğu kendisinden sonra vefat etmiştir?
C47: Hz. Fakıma. (a.g.e.Sayfa:526)
S48: Sahabeler Hz. Aişe annemize gelerek “Alah Resulünün ahlakı nasıldı?” diye
sordular. Hz. Aişe annemiz cevaben ne demiştir?
C48: “O’nun ahlakı Kur’an idi…(a.g.e.S:527)
S49:”Ey Muhammed! Vallahi sen bize hiç yalan söylemedin, fakat biz sana uyarsak
yerimizden olacağız, bundan dolayı iman etmiyoruz.”diye itirafta bulunan kişinin adı nedir?
C49: Haris b. Amir (a.g.e.S:528)
S50:Hudeybiye barış antlaşmasının şartlarından biri de; Mekkelilerden biri Müslüman
olsa bile eğer müslümanlara sığınırsa geri verilecek, Mekkelilere sığınan olursa geri
verilmeyecekti. Bu antlaşma maddesi henüz imza altına dahi alınmamış fakat söz olarak
geçilmişti. Ebu Cendel ise Mekkelilerden kaçmış Müslümanlardandı. Antlaşma
imzalanmamasına rağmen Peygamber Efendimizin Ebu Cendel’e ;”Sen sabırlı ol. Allah
sana kurtuluş yolu açacaktır” demiş, ve onu iade etmenin işaretini vermiştir. Burada
Peygamber efendimizin hangi özelliği öne çıkmaktadır?
C50: Efendimizin doğruluğu. (a.g.e.S:530)
S51: Peygamber Efendimiz Đslam’ın yayılması için büyük çabalar sarf etmiştir. Hz.Hatice anamız ve amcası Ebu Talip de ölünce müşriklerin eziyetleri daha da artmıştı.Efendimiz yanına Zeyd b. Harise’yi de alarak bir yere gitmiş ve oradataşlanmış ve Allah, Cebrail a.s.’ı emrine vermiş; “sen iste dağları üstüne yıkayım” diyen Cebrail a.s.’a Efendimiz ;”Ben onu istemem, isterim ki onların soylarından da Allah’a iman eden nesiller gelsin” demiş.Buna göre ;
a)Burada meydana gelen olayın gerçekleştiği yerin adı nedir?
b)Bu olay Efendimizin hangi Ahlakını yansıtmaktadır?
C51:
a)Taif
b)Efendimizin merhametini. (a.g.e.S:530/531)
S52: Peygamber Efendimiz hayatı boyunca insanlığa ışık tutacak rehberliği bize
yaşayarak göstermiştir. Çalışmayı övmüş rızık için helal yollardan nasip aramayı ibadet
olarak bize söylemiş, tembellik ve miskinlikten dualarda Allah’a sığınmamızı bize
öğretmiştir. Çalışmamanın sonucu olarak insan muhakkak muhtaç hale gelecek ve
istemeye başlayacaktır. Böyle durumlardan Efendimiz hiç hoşnut olmamıştır. Bu durum
aşağıdakilerden hangisidir?
a)Zekat talep etme
b)Sadaka talep etme
c)Yardım talep etme
d)Dilenme
C52: “d” (a.g.e.S:533)
S53: Bir gün Hz. Hasan Efendimiz mübarek ağzına zekat hurmalarından bir hurma
atarak tam yerken Efendimiz; “ Tükür,tükür” diyerek Hz. Hasan Efendimizin bu
hurmayı yemesine engel olmuştur.Bu hurmanın yenmesine engel olan durum nedir?
C53: Sadakayı kabul etmedikleri içindir. (a.g.e.S:534)
S54: Bir gün Peygamberimizin huzuruna biri gelir ve Allah’ın Peygamberinin
karşısında olduğu hissi ile titremeye başlayınca, Peygamberimiz; “Sakin ol! Ben bir
hükümdar değilim. Ben Kureyş Kabilesinden kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum” der. Bu hadis Peygamberimizin Güzel ahlakının hangi boyutunu dile getirmekedir?
C54: Peygamberimizin alçak gönüllü oluşunu ifade eder. (a.g.e.S:536)
S55: Peygamberimizin 10 yıl hizmetinde bulunan ve bu süre içerisinde “Bana bir gün
bile “öf” demedi. Yapmadığımı neden yapmadın, yaptıklarıma da neden yaptın” demedi
diyen sahabe kimdir?
C55: Hz. Enes (a.g.e.S:536)
S56: Müslüman olmamış Arap toplumu birkaç günü birbirine ekleyerek oruç
tutalardı.Onların bu tuttukları orucun adı nedir? Peygamber efendimiz böyle tutulan
orucu tasvip etmiş midir? Müslümanların Ramazan ayı dışında tuttukları oruçları nasıl
tutmalarını istemiştir?
C56: Arapların tuttukları bu oruca “savm-ı visal” denilirdi. Peygamber efendimiz peş peşe
oruç tutmak değil, Hz. Davut Peygamber gibi oruç tutmayı tavsiye etmiştir. (a.g.e.S:543)
S57: Hz. Ebu Bekir Peygamberimize; “Ey Allah’ın Resulü görüyorum ki saçlarınız
ağarmış” dedi ve Allah Resulü de dört süre sayarak bu sürelerin saçlarını ağarttığını
söylemiştir.Bu saydığı dört süre hangileridir?
C57: Hud, Vâkıa, Mürselât, Amme.(a.g.e.S:544)
S58: Allah Resulünü yaşlandıran, saçını ağartan bu sürelerdeki en hassas nokta ve en
zor olan yaşam tarzı hangisidir?
C58: “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Diyanet Đlmihali cilt:2 S:555)
S59: Peygamberimiz hayatı örnektir tüm insanlık için. Bunu da kendisi; insanlarda
eksik olan bir yönü bir güzelliği tamamlamak için gönderildiğini söylemiştir.
Peygamberimiz kendisinin neyi tamamlamak üzere gönderildiğini yazınız.
C59: Güzel Ahlakı. (a.g.e. c:2 ,S:555)
S60: Üsve-i Hasene ne demektir?
C60: Güzel örnek (a.g.e. c:2 ,S:555)
S61: Hz. Peygamber Efendimizin söylediklerinin tersi bir hareketi yaşam boyunca asla
görülmüş değildir. Yapmadığı bir şeyi asla söylemez,O tam bir canlı Kur’an idi.Bu
bağlamda kişi doğruluğu ile cenneti yakalama fırsatı olur.Zıt olarak ise münafıkların
Cehennemin en dibinde olmalarının (Nisa:145) sebebi nedir? Kur’undan ayet ile örnek
veriniz.
C61: Saf süresi 3. ayet “Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında büyük bir öfkeye
sebep olur”. (a.g.e. c:2 ,S:556)
S62: Kur’an-ı Kerim’de bir kaç ayette Peygamberimiz ikaz edilmiş, Allah Resulü bu
ayetleri en ufak bir komplekse kapılmadan halka bildirmiş ve namazlarda dahi okunmasına müsaade etmiştir.Tarihte kendine ikaz olan sözlerin okunmasını ibadet
sayan başka bir örnek yoktur. Bu ikaz ayetlerinin olmasının en büyük hikmeti nedir?
C62: Allah Resulünün de kul olduğu, hata edebileceği ve en önemlisi onun ilah olmadığını
gösterir. (Diyanet Đlmihali cilt:2 S:556)
S63: “Biz vaktiyle Câhiliye halkı olarak putlara tapar, ölü hayvan eti yerdik. Bir sürü
edepsizlikler yapardık; yakınlarımıza ilgisiz kalır, komşularımıza kötülük ederdik.
Güçlü olanlarımız zayıfları ezerdi. Đşte Allah bize Peygamberimizi göndermezden önceki
halimiz bu idi… O Peygamber bize doğruluğu öğretti; emanete sadık kalmayı,
akrabamıza ilgi göstermeyi, komşularımıza iyi davranmayı, insanların haklarına ve
hayatlarına saygılı olmayı emretti. Çirkin davranışları, yalancı şahitliği, yetim malı
yemeyi, namuslu kadınlara iftira atmayı yasakladı.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, II,
202) Mekke’de müşriklerin dayanılmaz boyutlara ulaşan baskısı karşısında
Habeşistan’a sığınan Müslümanların sözcüsü olarak konuşan sahabe kimdir?
C63: Ca’fer b. Ebu Talip (a.g.e. c:2 ,S:556)
S64: Peygamber kelime olarak ne anlama gelir?
C64: Haber götüren manasındadır. (Ömer Nasuhi Bilmen B.Đ. Đlmihali Sayfa 46)
S65: Resul kelimesinin manasını açıklayın.
C65: Kendilerine kitap indirilen Peygamberlere denir. (a.g.e.S:46)
S66: Nebi kelimesinin manasını açıklayın.
C66: Kendisine kitap indirilmeyen kendinden önceki peygamberin şeriatına uyan
peygamberdir. (a.g.e.Sayfa:46)
S67: Peygamberlerde olması gereken vacip sıfatlar hangileridir?
C67: Sıdk, Emanet, Tebliğ, Fetanet, Đsmet. (a.g.e.S:47)
S68: Đsmet sıfatı ne manaya gelir?
C68: Günahlardan korunmuş demektir. (a.g.e.S:47)
S69: Fetanet sıfatı ne manaya gelir?
C69: (Çok)Akıllı ve zeki demektir. (a.g.e.S:47)
S70: Peygamberlerde caiz sıfatlar nelerdir?
C70: Peygamberlerde caiz sıfatlar; onlar da diğer insanlar gibi yer, içer, uyur v.s . (a.g.e.S:47)
S71: Kur’an-ı Kerim’de kaç tane peygamber adı geçmektedir?
C71: 25 Peygamber. ( 3’ ü ihtilaflıdır)(a.g.e.S:47)S72: Kur’an’da adı geçipte Peygamber oldukları ihtilaflı olan kaç isim vardır, adları
nelerdir?
C72: 3 kişi vardır. Adları; Zu’l Karneyn, Lokman, Uzeyr. (a.g.e.S:48)
S73: Hz Adem’den Hz Muhammed’e kadar tüm Peygamberler Tevhit dinini
getirmişlerdir. Tevhit dininin kaç esası vardır ve nelerdir?
C73: Tevhidin 6 esası vardır. Bunlar; Allah’a, Kitaplarına, Peygamberlerine, Meleklerine,
Ahiret gününe iman etmek, Kaza ve Kadere iman etmektir. (a.g.e.S:48)
S74: Allah Peygamberlerine mucize göstermelerine izin vermiştir. Mucize’nin gerçek
olup olmadığı neyle anlaşılır?
C74: Peygamberden toplum bir mucize istediğinde o Peygamberin istenileni göstermesidir.
(a.g.e.S:48)
S75: Đstidrac ne demektir?
C75: Đnanmayan şahısların olağanüstü olaylar göstermesidir. (a.g.e.S:48)
S76: Peygamber Efendimizin en büyük mucizesini söyleyiniz.
C76: Kur’an-ı Kerim. (a.g.e.S:48)
S77: Peygamber Efendimize bir fetih sonrası kızarmış et ikram edilmiş fakat ikram
eden kadın eti zehirlemiş, Efendimiz mucize olarak olayı öğrenmiş, Kadın’a neden
zehirlediğini sormuş, o da; eğer Peygamberse zarar vermez yok değilse ölür biz de
kurtuluruz demişti.Bu olay hangi fetih sonrasında yaşanmıştır?
C77: Hayberin fethinden sonra Hayber halkından bir kadın yapmıştır. (a.g.e.S:49)
S78: Hz Peygamber Efendimiz diğer Peygamberlerden farklı olarak bir takım özellikleri
mevcuttur. Bu özellikleri söyleyiniz.
C78: Efendimiz Âlemlere Rahmet olarak gönderilmiştir, Peygamberimizin getirdiği din son
dindir, Kendisi de son peygamberdir, ümmeti en kalabalık olandır. (a.g.e.S:49)
S79: Müseylemet-ül Kezzap ne demektir?
C79: (Müslümancık)Yalancı Peygamber demektir. (a.g.e.S:48)
S80: Vahiy sözlükte ne demektir?
C80: Süratli söz, işaret ve ilham. (a.g.e.S:38)
S81: Vahy-i hafi ve ya Vahy-i Gayri Metluv ne demektir?
C81: Kelime olarak gizli vahiydir. Istılahta ise Allah’ın Peygamberine doğrudan kalbine
vahyi yerleştirmesidir. (a.g.e.S:48) S82: Vahy-i Metluvv ne demektir?
C82: Cebrail a.s.’ın direkt olarak peygambere vahiy sözlerini okumasıdır. (a.g.e.S:38)
S83: Đlham ne demektir? Vahiyle karşılaştırınız.
C83: Đlham Allah’ın veli kuluna gelir. Vahiy Peygamberlere gelir. Đlhamda bağlayıcılık
yoktur. Vahiy kesin bağlayıcıdır. Đlham veli içinde gizli kalır ve ya kalabilir vahiyin
duyurulmak zorunluluğu vardır çünkü geneli ilgilendirir. (a.g.e.S:39)
S84: Kendilerine Kitap verilmeyip sahifeler verilen peygamberleri yazınız.
C84:
10 sayfa Adem a.s.
50 sayfa Şit a.s.
30 sayfa Đdris a.s.
10 sayfa Đbrahim a.s. (a.g.e.S:38)
S85: Büyük Kitap verilen Peygamberleri söyleyiniz.
C85:
Zebur ;Davud . a.s.
Tevrat;Musa . a.s.
Đncil;Đsa a.s.
Kur’an;Muhammed a.s..verilmiştir. (a.g.e.S:39)
S86: Ahd-i atik hangi kitaptır?
C86: Tevrat . (a.g.e.Sayfa:40)
S87: Ahd-i cedid hangi kitaptır?
C87: Đncil. (a.g.e.S:38)
S88: Peygamber Efendimize Kur’an 23 yılda inerek tamamlanmıştır. Ve Kur’an 114
süredir. Bir bölümü Mekke’de bir bölümü Medine’de inmiştir. Mekke’de kaç sure
Medine’de kaç sure inmiştir.
C88: Mekke’de 87, Medine’de 27 sure inmiştir. (a.g.e.S:41)
S89: Peygamber Efendimizin vahiy kâtiplerini söyleyiniz.
C89: 4 Büyük Halifeler, Zeyd b. Sabit, Ubeyy b. Kaab, Halid b. Ebi Sufyan . (a.g.e.S:42)
S90: Peygamber Efendimiz Veda Haccı’nı kaç yılında yapmıştır?
C90: M. 632 Yılında (a.g.e.S:522)
S91: Peygamber Efendimiz 124000 müslümana hitaben yaptığı Veda Hutbesini yer
olarak Mekke’nin hangi bölgesinde yapmıştır?C91: Arafat’ta (a.g.e.S:523)
S92: Veda hutbesinin ardından hangi ayetler nazil olmuştur?
C92: “Bu gün sizin dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Ve size din
olarak Đslam’ı seçtim.(Maide.3) (a.g.e.S:523)
S93: Veda Hutbesi kardeşlik noktasında bizlere büyük mesajlar vermektedir. Buradan
yola çıkarak kardeşlik ilkesinin en önemli noktası neresidir ve insanları Allah katında
nasıl değerlendirmektedir?
C93: Veda Hutbesi’nde en önemli kardeşlik vurgusu “Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız”
ifadesidir. Bunun yanında Allah katında üstünlük ırk, kabile, millette değil sadece Allah’a
karşı sorumluluk hissi ile iyi davrananların derece bakımından üstün olduğunu söylemektedir.
(a.g.e.S:523)
S94: Peygamber Efendimiz vefatı yaklaşınca bir süre mescide gidememişti. Bu süre ne
kadardır ve yerine namazları kim kıldırmıştır?
C94: Peygamberimiz hastalandığında mescide 3 gün gidememiş ve namazları Hz. Ebu Bekir
efendimiz kıldırmışlardır. (a.g.e.S:524)
S95: Peygamber Efendimiz hastalandığında ashabına şöyle dedi; “ Biliniz ki, sizler bana
yine kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer Kevser Havuzunun kenarıdır.Her kim orada
benimle kavuşmak isterse…” diyerek devam ettikleri sözlerinde kavuşmanın şartı
olarak bazı şeyler söylemişti.O sözleri söyleyiniz.
C96: Hadis’in devamı şöyledir; “… elini ve dilini lüzumsuz iş ve sözden korusun.”
(a.g.e.S:525)
S97: Allah Resulü vefatının vakti yaklaştığında ashabına “Ben haberini aldım Allah’a
gidiyorum” demiş fakat, bir şey için üzüldüğünü ve bir şey için de sevindiğini
söylemişti.Sevindiği ve üzüldüğü şeyleri söyleyiniz.
C97: Sevgili Peygamberimiz ; “Ümmetinden ayrılacağı için üzüldüğünü, Allah’a kavuşacağı
için de sevindiğini” söylemişlerdir. (a.g.e.S:525)
S98: Peygamberimizin cemaatle namaz kıldığı son vakit hangisidir?
C98: Sabah namazı. (a.g.e.S:525)
S99: Peygamberimiz vefat etmeden önce duası nasıl olmuştur?
C99: “Ya Rabb! Ölüm şiddetine karşı bana kolaylık ver, canımı tatlılıkla al” diye dua
etmişlerdi. (a.g.e.S:525)
S100: Peygamber Efendimiz vefatı esnasında şahadet parmağını yukarı doğru
kaldırarak son olarak ne demişti?
C100: Refik-i Â’lâ’ya ((ile) “er Rafiku-l E’la” Yüce Dost’a) (a.g.e.S:525) Siyer Đle Đlgili Soru ve Cevaplar KAYNAK: Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük Đslam Đlmihali

9

Aralık
2012

HA-İ SEKTE

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  670 Kez Okundu

Zikrolunan  sektelerden başka bir de “Ha-i sekt” vardır. Bundan

maksat: Bazı kelimelerin son harekesini muhafaza etmek için, kelimenin
sonuna ziyade olunan sakın he ( ه) harfidir. Kıraat imamları, Kur’an-ı
Kerim’in -9- yerinde vaki olan ha-i sekteli -7- kelimeyi vakf halinde ha-i
sekt ile okumak hususunda ittifak etmişler. Fakat aynı kelimelerin vasıl
hallerinde ha-i sekt ile okuyup okumama hususunda ise İhtilaf
etmişlerdir. Kıraatta imamımız, İmam Asım hazretleri bunların hepsini
vasıl hallerinde de ha-i sekt ile okumuştur. Bu -7- kelime şunlardır:

l-Bakara süresi, 259. Ayetindeki ( لَمْ يَتَسَنَّهْ ) kelimesi.
2- En’am süresi, 90. Ayetindeki ( اقْتَدِهْ ) kelimesi.
3-Hakka süresi, 19 ve 25. Ayetindeki ( آِتَابِيَهْ ) kelimesi.
4- Hakka süresi, 20 ve 26. Ayetindeki ( حِسَابِيَهْ ) kelimesi.
5- Hakka süresi, 28. Ayetindeki ( مَالِيَهْ ) kelimesi.
6- Hakka süresi, 29. Ayetindeki ( سُلْطَانِيَهْ ) kelimesi.
7- Karia süresi, 10. Ayetindeki ( مَاهِيَهْ ) kelimesi.


KUR’AN-I KERİM
(Tecvit)
A. Harflerin Seslendirilmesi
1. Harflerin Mahreçleri
2. Harflerin Sıfatları
B. Tecvid
1. Tecvid’in Tanımı, Konusu, Amacı
2. Medler
2.1. Med Harfleri
2.1.1. Asli Med (Tabii Med)
2.1.2. Fer-i Medler
2.1.2.1. Medd-i Muttasıl
2.1.2.2. Medd-i Munfasıl
2.1.2.3. Medd-i Lazım
2.1.2.4. Medd-i Arız
2.1.2.5. Medd-i Lin
3. İdgamlar
3.1. Tenvin ve Sakin Nunla İlgili İdgamlar
3.1.1. İdgam-ı bilagunne
3.1.2. İdgam-ı maalgunne
3.2. Harflerin İdgam
3.2.1. İdgam-ı Misleyn
3.2.2. İdgam-ı Mutecaniseyn
3.2.3. İdgam-ı Mutekaribeyn
4. İhfa
5. İzhar
6. İklab
7. “Ra” Hafinin Okunuşu
8. Allah Lafzının (Lafzatullah) Okunuşu
9. Kalkale
10. “Sakin Mim”le İlgili Kurallar
11. İdgam-ı Şemsiye
12. İzhar-ı Kameriye
13. Zamir
14. Sekte
14.1. Asım Kıratı’nın Hafs Rivayetine Göre Kur’an-ı Kerim’de Bulunan Sekteler
14.2. Ha-i Sekte
15. Vakıf ve İbtida

KUR’AN-I KERİM
(Asım Kıraati ve Hafs Rivayeti Üzere Talim)
A. Ezberler
1. Dualar
2. İstiâze ve Besmelenin Talimi
2.1.Sure başında, iki sure arasında ve sure içinde istiâze ve besmelenin
hükümleri
2.2.Tevbe suresinin başındaki istiâze ve besmelenin hükümleri
3. Fatiha ve Kısa Sureler (Duha’dan Nas’a Kadar)
4. Bakara Suresi 1-7.ayetler
5. Ayete’I-Kursî
6. Haşr Suresi’nin son dört ayeti
7. Bakara Suresi’nin son iki ayeti
8. Nebe Suresi
9. Mülk Suresi
10. Yasin Suresi
11. Feth Suresi
12. Aşırlar
12.1. Rum 20-27, Furkan 71-77, Nur 32-34 (Düğün Nişan Nikah)
12.2. Ali İmran 185-189, Nisa 78-81, Ankebut 56-63, Yasin 77-83, Casiye
26-30 (Cenaze Vefat)
12.3. Bakara 197-202, Hac 26-33, Ali İmran 96-101 (Hac Sezonu ve Hacı
Uğurlama-Karşılama)
12.4. Tevbe 17-22,105-110 Bakara 114-117, (Cami Açılışı)
12.5. Ahzap 40-48, Fetih 27-29, Tevbe 128-129, Kalem 1-4, Saff 1-9(6-9),
Ali İmran 144-148 (Kutlu Doğum Haftası Mevlid Kandili)
12.6. Enfal 1-4, Fatır 27-29(27-32), Neml 89-93, Ankebut 41-45, Fecr 87-99
(Hafızlık ve Kıraat)
12.7. Tevbe 26 (Hicri Yılbaşı Muharrem)
12.8. Bakara 284-286, İsra 1-10, Necm 1-18 (1-25) (Miraç)
12.9. Duhan 1-8 (Berat Kandili )
12.10. Duhan 1-8, Kadir Suresi (Kadir Gecesi)
12.11. Ali İmran 190-194, İbrahim35-41, Mümin 7-9 (Regaip Kandili)
12.12. Enam 79-82,160-165, Hac 34-38 (Kurban Bayramı)
12.13. Bakara 148-152, Haşr Suresi son üç ayet, Ali İmran 26-30, Bakara
255-256 (Mevlitlerde Tevhid Bahri Öncesi)
12.14. Bakara 153-157, Ali İmran 169-173, Tevbe 111-112 (Şehitlik)
12.15. İbrahim 35-41, Araf 54-58 (Mevlitlerde Dua Öncesi)
12.16. Saff 9-13, Bakara 148, Nisa 29-30 (İşyeri Açılış)
B. Yüzünden Okuma
1. Kur’an-ı Kerim’in Tamamını Talim Üzere Okuma
1.1. Kur’an-ı Kerim’in ilk on cüzünün tertil üzere okunması
1.2. Kur’an-ı Kerim’in ikinci on cüzünün tedvir üzere okunması
1.3. Kur’an-ı Kerim’in son on cüzünün hadr üzere okunması

KUR’AN MEALİ
1. Meal okuma ilkeleri
2. Mealler ve Özellikleri
3. Fatiha ve Kısa Sureler’in (Duha’dan Nas’a Kadar) meali
4. Bakara Suresi 1-7.ayetler’in meali
5. Ayete’l-Kursî’nin meali
6. Haşr Suresi’nin son dört ayetinin meali
7. Bakara Suresi’nin son iki ayetinin meali
8. Nebe Suresi’nin meali
9. Mülk Suresi’nin meali
10. Yasin Suresi’nin meali
11. Feth Suresi’nin meali
12. Hucurat Suresi’nin meali
13. Aşırların mealleri

MUSİKİ
1- Genel olarak musiki
1.1. Musiki’nin tanımı
1.2. Makam ve Usul kavramı
2- Dini Musiki
2.1. Dini Musiki’nin kısa tarihi
2.2. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yetişen bazı önemli hafız musikişinaslar
2.3. Cami musikisi ve formları
2.4. Tekke musikisi ve formları
3- Makamlar
3.1. Ses aralıkları
3.2. Basit makamlar (ana makamlar)
3.3. Makamların oluşumuna yarayan dörtlü ve beşliler
3.4. Sesler arası aralıkları büyültme, küçültme (bemol ve diyez)
3.5. Beş vakit ezan makamlarının ses aralıklarının öğretilmesi
3.6. Öğrenilen eserlerden elde edilen küçük nağmelerin Kur’an okumada uygulanması.
4- Usul
4.1 Genel olarak usul (Tarifi ve usul aletlerinin tanıtımı)
4.2. Dini eserlerde kullanılan basit ve birleşik usuller
5- Usul gerektirmeyen dini uygulamalar
5.1. Ezan ve sala okuma tavrı ve makamları
5.2. İmamlık ve müezzinlik yapılırken İcrada uyumu sağlama
5.3. Mevlit, kaside, şuğul, naat, durak, eşbih, temcid vs. musiki formlarının icrası ve uygulaması.
Genel olarak musiki ve dini musikinin tarihi gelişimi hakkında bilgiler verildikten sonra, diyafram nefesinin alınışı ve uygulaması kursiyerlere uygulamalı olarak gösterilecek, diyafram nefesi kullanılmadığı zaman meydana gelen aksaklıklar gösterilip, diyafram nefesinin önemi tatbikatlı olarak vurgulanacaktır. Sesin yönünü belirlemek ve düzgün duyulmasını sağlamak için dudakların şeklinin dikkate alınacağı tatbiki olarak işlenecek, enstrüman eşliğinde ses merdiveninde çalışma yaptırılacak, daha sonra enstrümansız olarak kursiyerlerin sesleri doğru ve düzgün bulabildikleri gözlenecektir.
Bu aşamada öncelikle natürel seslerle çalışma yapılacak, daha sonra basit makamları meydana getiren 4’lü ve 5’liler üzerinde çalışmalara devam edilerek, kursiyerlerin arızalı ve arızasız sesleri pratik olarak kavramaları sağlanacaktır. Makamlar ve formlarla ilgili tatbikatlar, öğretici tarafından ağızla da uygulamalı olarak gösterilecektir. Ayrıca, bu konularprogramdaki ezberler, ezan, kamet ve mevlit üzerinde pratik olarak uygulamalı anlatılarak işlenecektir.13

48 İLMİHAL DERSİ
48 HİTABET DERSİ
6 AYLIK DERS SAATİ DAĞILIM ÇİZELGESİ
1. Kur’an-ı Kerim (Kıraat Kavramı ve Asım Kıraati) Teorik Bilgi (10 saat)
(Asım Kıraati ve Hafs Rivayeti Üzere Talim) Uygulama 422 (Saat)432
2. Kur’an Meali 48
3. Musiki 96
4. İlmihal 48
5. Hitabet 48
TOPLAM 672

8

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-43

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  198 Kez Okundu

TECVİD BİLGİLERİ

Soru 1 Kur’an-ı kerim okumaya başlarken isti-azenin hükmü nedir?
Cevap 1 Süre evvellerinde isti-aza bir kısım Âlimler vacip demişler ise de esas olan ekser ulemaya göre sünnettir.

Soru 2 Süre başlarında besmele-i şerife okumanın hükmü nedir?
Cevap 2 Berae(tevbe)süresi hariç bütün surelerin başı besmele-i şerifin mahallidir. Besmele-i şerifin okunması sünnettir.

Soru 3 Berae süresinin başında besmele-i şerif okunur mu ?
Cevap 3 Berae süresinin başında besmele okumak caiz değildir. Diğer ayetlerinde ise beis yoktur.
Soru 4 Kur’an- kerim kaç tarik üzere okunur? her tarika göre med miktarları ne kadardır?
Cevap 4 Kur’an-ı kerim 3 Tarık üzere okunur.
Tahkik tarıkında:
Meddi tabii: 1elif miktarı
Meddi muttasıl :4 elif miktarı
Meddi munfasıl:4 elif miktarı
Meddi lazım:4 elif miktarı
Meddi Arız:4 elif miktarı
Meddi Liin:3elif miktarı med iledir…
Tedvir tarikınde
Meddi tabii: 1elif miktarı
Meddi muttasıl :3 elif miktarı
Meddi munfasıl:3 elif miktarı
Meddi lazım:3 elif miktarı
Meddi Arız:3 elif miktarı
Meddi Liin:2 elif miktarı med iledir…
Hadır tarıkında ise
Meddi tabii: 1elif miktarı
Meddi muttasıl :2 elif miktarı
Meddi munfasıl:1 elif miktarı
Meddi lazım:2 elif miktarı
Meddi Arız:1 elif miktarı
Meddi Liin:2 elif miktarı med iledir…

Soru 5 Tecvidin hükmü nedir ?
Cevap 5 Tecvid öğrenmek ona riayet تَرْتِيلاً ءَانَ الْقُرْ وَرَتِِلِ hükmüne göre farzdır…
Soru 6 Tertil ne demektir ?
Cevap 6 harflerin tecvit ve sıfatı lazımelerinin sıfat-ı arizelerini bilmek anlamak vakıflarını, durulacak yerler ve başlayacak yerleri bilmek ve tatbik etmektir. Vakıf ve ibtida peygamber efendimiz bizzat fiili sünneti ile sabittir.

Soru 7 Tecvit kelimesinin lügat manası nedir?
Cevap 6 Bir nesneyi güzel etmek ve hoşça yapmak manasınadır…

Soru 8 İlmi tecvidin şer’an hükmü ne ile sabittir?
Cevap 8Kitab Sünnet İcma-i ümmet ile sabittir.

Soru 9 Tecvidin tarifi nedir?
Cevap 9 Tecvid harflerin hakkını vermek mertebelerini tertip etmek harfi mahreç ve aslına red ermektir.

Soru 10 Tecvid ilmi nedir?
Cevap 10 kendisinde harflerin mahreçlerinden ve sıfatlarından bahs edilen bir ilimdir.Yani harflerin mahreç sıfatlarına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten ilimdir.
Soru 11 Tecvidin gayesi ve faidesi nedir?
Cevap 11 Lisanı hatadan ve noksandan ve ziyadeden hıfz edip me’murun bihe imtisaldir.Yani harflerin mahreç ve sıfatalrına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten bir ilimdir…

Soru 12 Tecvid eserinin ilk musannifi kimdir?
Cevap 12 Tecvid eseri ilk defa hicri 325 miladi 936 tarihlerinde vefat eden Musa bin Ubeydullah ibni Yahya ibni hakan tarafından yazıldığı beyan edilmektedir…

Soru 13 Harfi med kaç tanedir neye denir ?
Cevap 13 Harfi med 3 dür و ي ا
و sakin olsa makabli mazmum olsa
ي sakin olsa makabli meksur olsa
ا elif ise daima sakin olup makabli meftuh olmakla cemi zamanda harfi med olur Her üç harf kendi cinsinden hareke alırsa harfi med olur (Mukadder harf ile)

Soru 14 Harfi liin kaç tanedir. Neye denilir?
Cevap 14 Harfi liin 2 dir و ي sakin olup makabilleri meftuh olursa harfi liin olur her 2 harf kendi cinsinden hareke almaz harfi liin harfi med demektir…

Soru 15 Aslı med ne demektir, Fer-ı med ne demektir, Aralarındaki fark nedir ?
Cevap 15 Aslı med 1 elif mikdarı (kasrı med)demek olup vacip hükmündedir…
Fer-ı med asli med üzerine zaid olandır ki yani 1 elif üzerine ziyade olan 2 elif 3 elif 4 elif 5 elif mikdarı çekmek caizdir. Bunlara meddi medid meddi mezid de denilir…
Soru 16 Harfi liin ile harfi med arasındaki fark nedir ?
Cevap 16 Harfi medler de kendi cinsinden hareke alıp kendisinden evvel ki harfin sesini 5 elif mikdarına kadar uzatır.
Harfi liin ise kendi cinsinden hareke almayıp ehaffül harekat olan fetha harekesini aldığından ve kendi sesi uzatıldığı için 3 elif mikdarına kadar ses uzatılır.

Soru 17 Meddi muttasıl ve meddi lazım dışında med bablarında meddi vacip hükmü varmıdır?
Cevap 17 Meddi tabii dahi hernekadar medlern mertebelerinde vacip ifadesi yok isede her med babında bir elif mikdarı yani asli med vaciptir.

Soru 18-med kaç nev’idir?
Cevap 18- Meddin nev’ileri 10 tanedir…
1) Meddi tabii
2) Meddi muttasıl
3) Meddi munfasıl
4) Meddi lazım
5) Meddi arız
6) Meddi liin-i sukunu arız
7) Meddi liin-i sukunu lazım
8) Meddi temkin
9) Meddi ibdal
10) Meddi manevi (7 tanesi misalleri ile bilinmektedir.)

Soru 19- Hafs rivayetine göre kaç yerde teshil vardır ?
Cevap 19- Hafs rivayetine göre 7 yerde teshil vardır.
آلذَكَرَيْنِ gibi 2 yerde
لاَنَآ gibi 2 yerde
آللهُ gibi 2 yerde
اَعْجَمِيٌّ kelimesinde tek yerdedir. Sadece tek teshil vechi ile okunur. Diğer 6 yerde ise bir tek tahkik ve bir de teshil ile okunurlar. Ehlinden bil müşafehe öğrenilir.

Soru 20 Vakıf kaç kısımdır ?
Cevap 20 Cumhur-u ulamaya göre 4 kısımdır.
Vakf-ı tam يَوْمُ الدِينُ gibi
Vakf-ı hasen الحمدالله gibi
Vakf-ı kâfi اَمْ لَمْ تُنْزِرْهُمْ لا يُؤْمِن gibi
Vakf-ı kabih لَقَدْ كَفَرالذِينَ قالوُ gibi

Soru 21 -Ravmın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 21- Ravm vasıl hükmündedir. Kelimenin son harfi kalkale harflerinden olmayan ahiri mazmum ve meksur olan kelimelerde kasr-ı med ile harekenin 3’de birini ifade edilerek yapılır…

Soru 22- İşmamın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 22- İşmam vakıfta ve vasılda ahiri mazmum ve sükûnlarda yine ahiri kalkale olmayan kelimelerde yapılır..

Soru 23- Haf rivayetine göre hangi kelimede imale yapılır.İmale ne demektir?
Cevap 23 -Ya kesraya meyl ettirerek okuamaktır.Hafs rivayetine göre kur’an-ı kerimde bir yerdedir.

Soru 24- İdğam-ı meal gune harflerinden hangileri nakıs idgam ile okunur?
Cevap 24- يمنو Harflerinde و ile ي idgam-ı nakıs ile okunur. و ile ي bir kelimede vaki olursa idgamda ki izhar ile okunur. بنيان غنوان gibi…

Soru 25 İdgam-ı mütecaniseyn de لءن بسطت kelimesinde idgam-ı nakısmıdır tamıdır?
Cevap 25 فَرَّطت اخطتُ لءن بسطت kelimelerinde idgam-ı nakıstır…

Soru 26 İdgam-ı mütekarıbeynde ق ك Mahrecinde الم نخلقكم[/size]Kelimesinde idam tamıdır nakısmıdır?
Cevap 26 Hem idgam-ı tam hem idgam-ı nakıstır.

Soru 27 Lafza-i celali idgam-ı şemsiyyemidir?
Cevap 27 Lafza-i celali idgam-ı şemsiyye degildir.Çünki Cenab-ı hakk’ın zatının ismi olması hasebiyle hiç benzeri olmayan hususi bir isim ve kelimedir. اile لlam-ı tağrif değildir.Çünki nida halinde diye sabit kalabiliyor ve hemze-i kat’i olabiliyor Ancak teskili istiğmal için kullanılmıştır…

Soru 28 فيه مهانا kelimesinde niçin zamir med edilerek okunur?
Cevap 28 3 sebebdendir.Kafirlere azabın şiddetinden kesradan zambeye geçişde sıkletten فيه kelimesini مهانا dan ayırmak için hafs rivayetinde zamir med ile okunur…

Soru 29 Sekte kaç yerdedir,Tağrifi hükmü nelerdir?
Cevap 29 sekte nefes almakdan sesi kesmek demektir…Sekte vakıf hükmünde vakfa yakın bir keyfiyyetdir.4 yerdedir ayrıca 9 yerde ise ha-i sekte vardır…

Soru 30 Lahn ne demektir.Kaç kısımdır şartları nalerdir?
Cevap 30 Lahn tecvide uymamaktan doğan hatalara denilir.2 kısımdır.Lahn-ı celi, lahn-ı hafi
Lahn-ı celi : Açık hata demektir.Bu hata işlendiğinde namaz bozulur tahrimen mekruhtur.Bu hatalardan kurtulacak kadar tecvid bilmesi farzdır.Hataların bazıalrı şunlardır.Harflerin sıfat-ı lazimelerinde kelimelerin harflerinde ,harekelerinde, sukunlarında değiştirmek gibi…
Soru 31 Lahn-ı hafi hangi hataların yapılışındadır?
Cevap 31 Harflerin sıfatı arızelerinde meydana gelen ihfa,izhar,iklab,idgam,gunneyi terk etme,kalın harfi ince, ince harfi kalın okuma, kasr-ı med med olan yerleri kasır yapmak, hareke ile vakıf yapmak kuvvetliyi zayıf ,zayıfı kuvvetli okumak gibi…

Soru 32 Vakıf halinde kelimenin ahiri iki örteli ve ya iki esreli yerlerde ravm ve işmam yapılırmı? Hükmü nedir?
Cevap 32 bu gib yerlerde ravm ve işma yapılır.Çünki ik ötre iki esre tek ötre ve tek esre hükmündedir…

Soru 33 İdgamların, şeddelerin,gunnelerin,ihfaların icrasında ayrıntıları ile birlikte üzerinde durma zamanı ne kadardır?
Cevap 33 İdgamlada, şeddelerde,gunnelerde,ihfalarda üzerinde durma zamanı tahkik tarikında:1,5 elif mikdarı ,tedvir tarikinde:1 elif mikdarı hadır tarikinde ½ elif mikdarı bir zaman tutulur…

Soru 34 Vakıf alametinin başka adı varmıdır,bu alametlerin mucidi kimdir, Bu alametler hangi harflerdir?
Cevap 34 Vakıf alametinin bir adıda secavent alametleridir.Durak işaretide denir.(durak denmez) Bu alametlerin mucidi ise Muhammed ibni Tayfur secavendi hazretleridir.Bu zatın künyesi ve lakabına izafeten secavent alemetide denir şol harflerdir… ط م ج قف ز ق ص ك لا ve üç noktadır….

S-35) Bir şeyi güzel yapmak,süslemek anlamındaki kelime hangisidir?
C-35) Tecvid.
S-36) Arap alfabesi kaç harften oluşmaktadır?
C-36) 28
S-37) Elif ve hemze neye denir?
C-37) Elig harekesiz elife, Hemze harekeli elife denir.

8

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-44

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  179 Kez Okundu

MEZHEPLER HAKKINDA BİLGİ :
1 – İSLAM DİNİNİN MAHİYETİ HAKKINDA KISA BİLGİ : ?
Din, ister hakikatin doğrudan yansıması veya açılımı olarak kabul edilsin ister insan yaratılışının bir gereği olarak değerlendirilsin, sonuçta insanın özünde, fıtratında yerleşik bulunan ve oradan kaynaklanan “kutsala saygı, ona bağlanma ve onunla bütünleşme” ihtiyacını karşılar ve onu kâinat içindeki yalnızlığından kurtaran bir can simidi görevini yerine getirir.
Din, en yalın biçimiyle Tanrı’ya inanma ve ona ibadet etme olduğuna göre, onun bir inanç sistemini ve bir ibadet sistemini içermesi zorunludur. Bu iki temel unsur yanında, dinin ahlâkî hükümleri de içermesi gerekir.
Dinin ikinci unsuru olan ibadetler (ritüel), Tanrı’ya itaatin biçimsel göstergeleri sayılır. Yalın ve teorik bir Tanrı inancı yeterli olmayıp bu inancın pratik olarak eylemle gösterilmesi ve sergilenmesi gerekir. Tapma, tapınma eylemi olan ibadetin öz ve genel yapı itibariyle kaynağı da vahiy olduğu için belirli ibadetler, Tanrı’ya itaat çerçevesinde ve bir inanç ve kanaat gereği olarak yapılırlar.
Dinin üçüncü unsuru “ahlâk”tır. Dinin ilk iki unsuru olan inanç ve ibadet, kişinin doğrudan Tanrı ile teorik ve pratik bağlantı ve iletişimini sağlaması yönüyle insan-Tanrı ilişkisinin dikey-metafizik boyutuna ilişkin iken ahlâk, inanç ve ibadet yoluyla tesis edilmiş bulunan insan-Tanrı ilişkisinin, dünyevî planda her türlü tutum ve davranışa yansıması olarak değerlendirilir. İnsanın başkalarına iyi davranması, onlarla iyi geçinmesi, kötülük etmemesi ahlâkî birer davranış olması yanında, aynı zamanda biçimsel ibadetler dışında Tanrı’nın hoşuna gidecek davranışlardır. Ahlâkın diğer bir boyutu ise Tanrı’ya olan inancın ve ona yapılan ibadetin içtenlik derecesine ilişkindir ki bu husus İslâmî terminolojide ihlâs ve ihsan diye anılır.
2 – İTİKADİ FIRKALAR HAKKINDA KISA BİLGİ : ?
İslâm dinî tevhid dinidir. Tevhid, Allah’ı zâtında, sıfatlarında, fiillerinde bir kabul etmek, onu yegâne tapınılan varlık, tek otorite tanımak demektir. Bu anlayış bütün müslümanların birlik ve beraberlik içinde, ırk, dil, bölge vb. etkenlerle parçalanmamalarını da gerektirmektedir. Bu sebeple, müslümanların birlik ve bütünlüğü bozan her türlü sosyal parçalanmalar ve bu sonuca götüren fikir ayrılıkları yasaklanmıştır. Şu âyetler bu hususu vurgulamaktadır: “Hepiniz Allah’ın ipine (dinine, kitabına) sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın” (Âl-i İmrân 3/103),
Hz. Peygamber bir hadislerinde yahudilerin yetmiş bir, hıristiyanların yetmiş iki fırkaya ayrıldığını, kendi ümmetinin yetmiş üç fırkaya ayrılacağını, bunlardan birinin kurtuluşta, diğerlerinin ateşte olacağını belirtmiş, kurtuluşa erenlerin kimler olacağı sorusuna “Benim ve ashabımın yolunu izleyenler” (Ebû Dâvûd, “Sünnet”, 1; İbn Mâce, “Fiten”, 17) cevabını vermiştir.
3 – EHL-İ SÜNNET VE EHL-İ BİD’AT NE DEMEKTİR. ?
Ehl-i sünnet, Allah’ın zâtı, sıfatları, âlemin yaratılışı, kader, peygamberlik, mûcize ve keramet, şefaat, haşir ve âhiret gibi İslâm akaidinin temel konularında fikir birliği içinde olmakla beraber, bu konuların detaylarında, izah ve yorumlanmasında farklı görüşlere de sahip olmuş, bu sebeple kendi arasında, Selefiyye, Mâtürîdiyye ve Eş‘ariyye olmak üzere üçe ayrılmıştır. Selefiyye’ye “Ehl-i sünnet-i hâssa”, Mâtürîdiyye ve Eş‘ariyye’ye “Ehl-i sünnet-i âmme” denildiği de olur. Ehl-i sünnet’in üç mezhebi arasındaki görüş ayrılıkları Ehl-i sünnet’in temel prensiplerini oluşturan çerçeveyi ihlâl etmeyen sınırlar içinde kalmıştır. Bugün dünya müslümanlarının % 90′dan fazlası Ehl-i sünnet anlayışına bağlıdır.
Ehl-i bid‘at kelimesi, sözlükte “dinle ilgili yeni görüş ve davranışları benimseyenler” anlamına gelirken dinî literatürde, akaid sahasında Hz. Peygamber’in ve ashabının sünnetini terkederek, onların izledikleri yoldan ayrılan, İslâm ümmetinin çoğunluğunu yani ana gövdesini oluşturan Ehl-i sünnet’e muhalefet eden mezhep ve gruplar anlamında kullanılır. Buna göre ehl-i bid‘at terimi, Ehl-i sünnet teriminin karşıtıdır. Galiyye, Bâtıniyye, Yezîdiyye gibi ehl-i bid‘at sayılan mezheplerin bir kısmı, görüşleri itibariyle İslâm ve iman çerçevesinin dışında kalırlar. Bir kısmı da sünnete aykırı davranmış olurlar; fakat görüşleri kendilerini din dışında bırakmaz. Bunlar ehl-i kıbledirler ve İslâm ümmetine mensupturlar: Hâriciye, Mu‘tezile, Şîa gibi.
Temel konularda dahi fikir birliği içinde olmayan, bazan birbirleriyle çelişen görüşler ileri süren bid‘atçı mezhepleri, Mu‘tezile, Hâriciyye, Şîa, Mürcie, Müşebbihe ve Cebriyye olmak üzere genelde altı gruba ayırmak mümkündür.
4- SELEFİYYE HAKKINDA BİLGİ : ? (Kuruluşu , Önemli İmamları, görüşleri, Yoğun olduğu ülkeler)
a) Selefiyye : ?
Sözlükte selef “önceki nesil”, selefiyye de “bu nesle mensup olanlar” anlamı taşır. İslâmî literatürde Selef ilk dönemlere mensup bilginler ve geçmiş İslâm büyükleri anlamında, Selefiyye terimi ise iman esaslarıyla ilgili konularda ilk dönem bilginlerini izleyerek âyet ve hadislerdeki ifadelerin zâhiri ile yetinip bunları aynen kabul eden, teşbih ve tecsîme düşmeyen (Allah’ı yaratıklara benzetmeye ve cisim gibi düşünmeye yeltenmeyen), bunları başka bir anlama çekme (te’vil) yoluna gitmeyen Ehl-i sünnet topluluğunu belirtmek için kullanılır. Allah’ın zâtî, fiilî ve haberî sıfatlarının hepsini te’vilsiz, nasılsa öyle kabul ettiği için Selefiyye’ye “Sıfâtiyye” de denilmiştir.
İlk dönem (mütekaddimûn) Selefiyye anlayışının en belirgin özelliği akaid sahasında akla rol vermemek, âyet ve hadisle yetinmek, mânası apaçık olmayan, bu sebeple de başka mânalara gelme ihtimali bulunan âyet ve hadisleri yorumlamadan, bunları bilmeyi Allah’a havale etmektir.
Günümüzde dünya müslümanlarının % 12′si Selefî’dirler. En yoğun oldukları ülkeler Suudi Arabistan, Küveyt ve Körfez ülkeleridir
5 – EŞ’ARİYYE HAKKINDA BİLGİ : ? (Kuruluşu , Önemli İmamları, görüşleri, Yoğun olduğu ülkeler )
b) Eş‘ariyye : ?
Akaid konusunda Ebü’l-Hasan Ali b. İsmâil el-Eş‘arî’nin görüşlerini benimseyen Ehl-i sünnet mezhebine verilen isimdir. Mezhebin kurucusu olan İmam Eş‘arî, hicrî 260 (873) yılında Basra’da doğmuş, kırk yaşına kadar Mu‘tezile mezhebine bağlı kalmış, sonra “üç kardeş meselesi” diye bilinen meselenin tartışmasında hocası Ebû Ali el-Cübbâî’ye (ö. 303/916) üstün gelmiş, hocasının görüşlerini doyurucu bulmadığı için Mu‘tezile’den ayrılmış ve Eş‘arîliği kurmuştur. İmam Eş‘arî 324 (936) yılında Bağdat’ta ölmüştür. İmam Eş‘arî’nin fıkıhta Şâfiî mezhebine bağlı olması ihtimali kuvvetlidir.
Eş‘arîlik, daha çok Mu‘tezile’ye bir karşı tez olarak doğmuştur. Bu sebeple Eş‘arîlik, Selef inancına Mâtürîdîlik’ten daha uzak olarak gösterilebilir. Eş‘arî bilginler zamanla te’vile çok fazla yer vermişlerdir. Zaman zaman da kelâmda yenilikler ve değişiklikler yapmışlar,
Sünnî müslümanların % 13′ünü oluşturan Mâlikîler’in hemen hemen tamamı ile % 33′ünü teşkil eden Şâfiîler’in dörtte üçü, Hanefîler’le Hanbelîler’in çok az bir kısmı inançta Eş‘ariyye mezhebini benimsemişlerdir. Eş‘arîlik daha çok Endülüs, Hicaz, Kuzey Afrika, Mısır, Irak, Suriye ve Endonezya’da yayılmıştır.
6 – MATUDİRİYYE HAKKINDA BİLGİ : ? (Kuruluşu, Bilginleri, Görüşleri, Yayıldığı Yerler)
c) Mâtürîdiyye : ?
Akaid konusunda Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mahmûd el-Mâtürîdî’nin görüşlerini benimseyenlerin oluşturduğu Ehl-i sünnet mezhebinin adıdır.
İmam Mâtürîdî yaklaşık 238 (852) yılında Türkistan’da Semerkant şehrinin bir köyü olan Mâtürîd’de doğmuştur. Türk olması kuvvetle muhtemeldir. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan İmam Mâtürîdî’nin eserleri incelendiğinde, onun kelâm, mezhepler tarihi, fıkıh usulü ve tefsir alanlarında otorite olduğu görülür. Eserlerinde Ehl-i sünnet’in temel prensiplerini hem âyet ve hadislerle hem de aklî delillerle savunmuş, özellikle Mu‘tezile ve Şîa’nın görüşlerini tenkit etmiştir. 333 (944) yılında Semerkant’ta vefat etmiştir.
Mâtürîdîlik, akaid sahasında âyet ve hadisle birlikte, aklı da dinin anlaşılması için gerekli bir temel kabul etmiş, İmam Mâtürîdî’den itibaren kelâm metodunu gittikçe geliştirmiştir. Mâtürîdiyye, bazı konularda Selef’e Eş‘ariyye’den daha yakındır. Bazı konularda ise, daha akılcı davrandığından Eş‘ariyye ile Mu‘tezile arasında yer almıştır.
Mâtürîdiyye Ehl-i sünnet’in temel prensiplerinde Eş‘arîler ile aynı görüşte olmakla beraber, şu görüşleriyle onlardan ayrılırlar: 1. Dinî tebliğ olmasa da kişi akılla Allah’ı bulabilir. 2. İyi ve kötü, güzel ve çirkin akılla bilinebilir. Allah Teâlâ bir şeyi güzel ve iyi olduğu için emretmiş, kötü ve çirkin olduğu için yasaklamıştır. 3. Kulda başlı başına bir cüz’î irade vardır. Kul iradesiyle seçimini yapar, Allah da kulun seçimine göre fiili yaratır. 4. Yüce Allah’ın diğer sıfatları gibi tekvîn sıfatı da ezelîdir. 5. Allah kulun gücünün yetmeyeceği şeyleri kula yüklemez. 6. Allah’ın fiillerinin muhakkak bir sebep ve hikmeti vardır. Fakat kul her zaman bu sebep ve hikmetleri bilemeyebilir. 7. Peygamberlerde aranan niteliklerden biri de erkek olmaktır. Bu sebeple kadın peygamber gönderilmemiştir. 8. Allah’ın nefsî kelâmı işitilemez. İşitilen nefsî kelâmın varlığını gösteren lafzî kelâm yani Kur’an’ın harf ve sesleridir.
Bugün dünyadaki Sünnî müslümanların en azından yarısını oluşturan Hanefîler’in büyük bir çoğunluğu inançta Mâtürîdî mezhebine bağlıdırlar. Mâtürîdiyye, Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Çin, Hindistan, Pakistan ve Eritre’de yayılmıştır. Genellikle Türkler fıkıhta Hanefî, inançta Mâtürîdî’dirler.
7 – MU’TEZİLE HAKKINDA BİLGİ : ? (Kuruluşu, Alimleri Görüşleri )
d) Mu‘tezile : ?
Mu‘tezile, kelime olarak “ayrılanlar, uzaklaşanlar, bir tarafa çekilenler” anlamına gelir. Büyük günah işleyen kimsenin iman ile küfür arası bir mertebede olduğunu söyleyerek Ehl-i sünnet bilginlerinden Hasan-ı Basrî’nin (ö. 110/728) dersini terkeden Vâsıl b. Atâ (ö. 131/148) ile ona uyanların oluşturduğu mezhep bu isimle anılır. Mu‘tezile ise kendini “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” diye adlandırır. Akılcı bir mezhep olan Mu‘tezile, mantık kurallarıyla çelişir gördüğü âyet ve hadisleri Ehl-i sünnet’ten farklı biçimde yorumlamış ve bu yorumlarında akla öncelik vermiştir. Ehl-i sünnet tarafından kurulan kelâm ilmi hicrî IV. asırdan itibaren ortaya çıkmış olmakla birlikte, bu ilmi ortaya çıkaran etkenler arasında Mu‘tezile’nin ayrı bir yeri vardır. Hatta kelâm ilminin Mu‘tezile’nin öncülüğünde doğmuş olduğu söylenebilir. Bu mezhep, aynı zamanda iyi bir edebiyatçı ve tefsirci olan Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf (ö. 235/850), Nazzâm (ö. 231/845), Câhiz (ö. 255/869), Bişr b. Mutemir (ö. 210/825), Cübbâî (ö. 303/916), Kadî Abdülcebbâr (ö. 415/1025) ve Zemahşerî (ö. 538/1143) gibi büyük kelâmcılar yetiştirmiştir. Abbâsîler döneminde en parlak günlerini yaşamış olan Mu‘tezile daha sonra etkinliğini hatta bir mezhep olma hüviyetini yitirmiştir. Günümüzde Mu‘tezile başlı başına bir mezhep olarak mevcut olmamakla birlikte görüşleri Şîa’nın Ca‘feriyye ve Zeydiyye kolları ile Hâricîliğin İbâzıyye kolunda yaşamaktadır.
Mu‘tezile’nin görüşleri beş prensip halinde sistemleştirilmiştir. Bunlar da; 1. Allah’ın zât ve sıfatları yönüyle bir kabul edilmesi (tevhid), 2. Kulların ihtiyarî fiillerini hür iradeleriyle yaptığı ve kul için en uygun olanı yaratmanın Allah’a gerekli olduğu (adl), 3. İyilik yapanın mükâfat, kötülük yapanın da ceza görmesinin zorunluluğu (vaad ve vaîd), 4. Büyük günah işleyenin iman ile küfür arasında fısk mertebesinde olduğu (el-menzile beyne’l-menzileteyn), 5. İyiliği yaptırmaya ve kötülüğü önlemeye çalışmanın bütün müslümanlara farz olduğu (emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker) prensipleridir.
8 – CEBRİYYE HAKKINDA BİLGİ : ? (Görüşleri)
e) Cebriye : ?
İrade hürriyeti konusunda Mu‘tezile’ye taban tabana zıt görüşlere sahip olan Cebriyye mezhebi, her şeyin Allah’ın ilmi ve iradesi dahilinde cereyan ettiğini, insanın çizilmiş bir kaderinin bulunduğunu bildiren âyetlerden (el-A‘râf 7/178, et-Tevbe 9/51, er-Ra‘d 13/8, ez-Zümer 39/62, el-Kamer 54/49, el-İnsân 76/30) hareketle insanın irade hürriyeti, seçme imkânı ve fiil gücü bulunmadığını, insan fiillerinin gerçek fâilinin Allah olduğunu, kulun Allah tarafından önceden takdir edilmiş bulunan işleri yapmaya mecbur olduğunu savunur. Günümüzde irade, kazâ-kader konusunu iyi anlamamış birçok kimse de bilerek-bilmeyerek bu görüşe meyletmişlerdir. Ancak bu görüşler, irade hürriyeti ve işlediği fiillerden dolayı insanın sorumlu tutulması, sevap veya azabı hak etmesi prensibiyle çeliştiği için Ehl-i sünnet bilginlerince reddedilmiştir
9 – HARİCİLİK HAKKINDA BİLGİ : ? (Görüşleri, Yayıldığı Yerler0)
f)Hâricîlik:?
Hâricîlik ekolü (Havâric), Hz. Ali ile Muâviye arasında geçen Sıffîn Savaşı’ndan (h. 37/m. 657) sonra halife tayin işi hakeme bırakılınca ortaya çıkmıştır. Bu durumda bir grup Hz. Ali’ye isyan edip büyük günah işleyenlerin dinden çıkacağı ve günah işleyen devlet başkanına itaat edilmeyeceği iddiasıyla onunla mücadeleye başlamış ve onu şehid etmişlerdir. Hâricîler’in ilk planda dinî hükümleri korumada titizlik şeklinde algılanabilecek fakat sübjektif değerlendirmelere açık bu görüşleri İslâm toplumunda anarşinin de ilk tohumlarını oluşturmuştur. Hâricîlik başlangıçta cahil halk tabakasının ve şehrin disiplinli hayatına uyum sağlayamamış bedevîlerin bağlandığı ve desteklediği bir cereyan olarak ortaya çıkmış, her dönemde az veya çok müntesibi bulunmuş, bu mezhebin İbâzıyye kolu günümüze kadar yaşama imkânı bulmuştur. Günümüzde İbâzîler’e daha çok Kuzey Afrika, Madagaskar, Zengibar ve Uman sultanlığında rastlanır. Kur’an’ın sadece zâhirine dayanmaları sebebiyle Ehl-i sünnet’e göre bazı farklı fıkhî görüşleri de vardır.
10 – ŞİA HAKKINDA BİLGİ : ?(Kurulışu, Görüşleri, Kolları)
g) Şîa : ?
Şîa, Ehl-i sünnet grubunun dışında yer alan, günümüze kadar varlığını koruyan ve hâl-i hazır İslâm dünyasında da önemli sayıda taraftarı bulunan en önemli itikadî, fıkhî ve siyasî mezheptir. Sözlükte “taraftar, yardımcı” anlamına gelen Şîa, literatürde Hz. Peygamber’in vefatından sonra Hz. Ali’yi halifeliğe en lâyık kişi olarak gören ve onu ilk meşrû halife kabul eden, vefatından sonra da hilâfete Ali evlâdının getirilmesi gerektiğine inanan toplulukların ortak adı olmuştur. Hz. Osman’ın şehid edilmesini takip eden yıllarda bu misyon ve iddia ile ortaya çıkanların oluşturduğu bir siyasî gruplaşma hareketi olarak doğmuş, hicrî II. yüzyılın ikinci yarısından itibaren de çeşitli fırkalara ayrılan itikadî bir mezhep haline gelmeye başlamıştır
Şîa’nın günümüze ulaşan üç büyük fırkası Zeydiyye, İsmâiliyye ve İmâmiyye-İsnâaşeriyye’den ibarettir. Zeydiyye Hz. Ali’nin torunu Zeyd b. Ali Zeynelâbidîn’e nisbet edildiği için bu ismi alır. Günümüzde Yemen bölgesinde taraftarları bulunan Zeydiyye itikadî konularda Mu‘tezile mezhebine, fıkıh sahasında ise Hanefî mezhebine yakın görüşlere sahiptir. Şîa içindeki en mûtedil fırka olan Zeydîler, hilâfetin Hz. Ali’nin ve soyundan gelenlerin hakkı olduğuna inanmakla birlikte, Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’in hilâfetini de meşrû görürler. Hilâfetin Hüseyinoğulları’na ait olduğu ve devlet başkanının mâsum olduğu fikrini de kabul etmezler.
Hz. Ali döneminde başlayan, Emevî ve Abbâsî dönemlerinde de devam eden iktidar mücadeleleri, başarısızlıklar ve mağduriyetler sebebiyle içine kapanan ve ümmet çoğunluğundan kendini tecrit ederek geçmişte kalan siyasî mücadeleler ve imâmet fikri etrafında kendine özgü teoriler geliştiren ve bunları itikadî esaslar haline de getirerek ve kendi fıkıh doktrinini de kendi içinde geliştirerek siyasî, itikadî ve fıkhî açılımları bulunan bir mezhep haline getiren Şîa, daha çok ümmet içinde yol açtığı ihtilâflar, izlediği uzlaşmaz tutum ve sahip olduğu itikadî görüşler sebebiyle Ehl-i sünnet âlimlerince eleştirilmiştir. Fakat Allah’a, âhirete, Hz. Muhammed’in peygamberliğine iman, namaz, oruç, zekât, hac, içki, kumar, zina, hadler gibi İslâmî ahkâm konusunda müslümanların çoğunluğu ile ittifak halinde bulunan mûtedil Şîa, hiçbir zaman tekfir de edilmemiştir. Günümüzde, mezhebin itikadî ve fıkhî görüşleri güncelleştirilerek ve geçmişte kalan husumetler canlı tutularak siyasal ve sosyal hatta ekonomik örgütlenmede, kimlik ve kültürel tavır belirlemede önemli bir unsur olarak değerlendirilmektedir
11 – MEZHEP NE DEMEKTİR ? MEZHEPLERİ ORTAYA ÇIKARAN TARİHİ SÜREÇ NEDİR : ?
Kelime olarak mezhep, takip edilen, gidilen yol demektir. Mecazen de şahsî/ferdî (kişisel) görüş, inanç ve doktrin manalarında kullanılmaktadır.
Din açısından ise müctehidin, dinin ayrıntılarına ilişkin, kendine mahsus kural ve yöntemlerle oluşturduğu inanç ve hukuk sistemini ifade eder. Bir başka deyimle; müctehid sıfatını kazanmış bir İslam aliminin, hüküm bakımından kapalı veya kesin olmayan (zannî) ayet ve hadisleri İslam’ın temel esaslarına aykırı olmayacak şekide yorumlayarak getirdiği çözümler topluluğuna mezhep adı verilir. İslâm tarihinde mezhep kelimesi genel olarak itikadî, fıkhî, siyasî görüşlerin hemen hepsi için kullanılmıştır.
Mezhepler tarihi ile meşgul olan alimler, İslâm mezheplerini Peygamberimizden (s.a.v.) rivayet olunan bir hadise göre tasnif etmişlerdir. Bu hadiste Yahudilerin yetmiş bir, Hıristiyanların yetmiş iki fırkaya ayrıldığı, İslâm ümmetinin ise yetmiş üç fırkaya ayrılacağı; cehennemden kurtulacak Müslümanların, Resûlüllah’ı ve ashabının yolunu takip eden fırka –başka bir rivayette de, birlik ve beraberlikten ayrılmayan cemaat- olduğu belirtilmektedir.
İslam dünyasında mezheplerin oluşumunu, ortaya çıkmasını etkileyen pek çok sebep saymak mümkün. Ancak meseleyi uzatmadan şöyle özetleyebiliriz:
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hayatta iken sahabiler arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu değildi. Dinden gerek inanç, gerek ibadet ve muamele ve gerekse âdap ve ahlâka dair anlayamadıkları/anlaşamadıkları bir mesele çıkarsa, Resûlüllah’a (s.a.v.) sorarlar, o da açıklardı. Râşit halîfeler döneminde de bu hususlarda herhangi bir sıkıntı olmamıştı. Sahabe ve tâbiîn devirlerinde ise, akaid ve amele dair bir mesele ortaya çıkarsa, hemen güvenilir alimlere müracaat edilir, cevabı alınır, karışıklık çıkmasına fırsat verilmezdi. Ancak daha sonraki devirlerde, kendilerine güvenilir zatların yavaş yavaş azalmaları sebebiyle, Müslüman halkın sıkıntılarını gören bazı alim ve müctehidler, akaid ve fıkıh alanındaki görüşlerini açıklayıp yaymaya başladılar. Nitekim hicrî birinci asrın sonlarından itibaren mezheplerin kurucuları, gerek akaid ve gerekse fıkıh sâhasındaki çalışmalarını yoğunlaştırdılar. Onların bu görüşlerini dinleyen, okuyup yazan insanlar da, bunlara uyarlardı. Böylece bu zatların görüş ve ictihatları, halkın anlayışında bir mezhep olarak yerleşti. Bununla birlikte hemen ifade etmeliyiz ki, bu büyük alim ve imamlardan hiçbirisi, ‘Ben bir mezhep kuruyorum, bana uyunuz!’ diye, halkı kendi görüşlerine tâbi olmaya çağırmamışlardır. Devlet adamlarının, makam-mevki ve nüfuz sahibi kimselerin davet ya da emirleriyle de bir mezhep kurmaya yeltenmemişlerdir.
Bilindiği üzere insanların anlayış-kavrayış ve idrak seviyeleri farklıdır, istek ve ihtiyaçları çeşitlilidir. Dolayısiyle dinin esasına uygun olmak kayıt ve şartıyla fıkhî ihtilafların/farklılıkların da caiz olması bir kenara, ümmet için bir rahmettir, kolaylıktır. Onun içindir ki Peygamber Efendimiz, müctehid ictihadında isabet ederse iki sevap, iyi niyetle Allah rızası için yaptığı bu ictihadında hata ederse bir sevap alacağını söylemiştir.
12 – HANEFİ MEZHEBİ HAKKINDA BİLGİ : ?
Hanefi mezhebi, İslam dininin sünni fıkıh mezheplerinden biri. Hanefilerin itikatta (inançta) mezhepleri ise maturidiyedir. İsmini kurucusu Ebû Hanife’den (Numan bin Sabit) (699-767) alır. Türkistan, Afganistan, Türkiye, Hindistan ve Pakistan’da yaygındır. Hanefi mezhebi dört sünni mezhebin nüfus açısından en genişidir. Takipçileri tüm İslam aleminin yaklaşık %45′ini oluşturmaktadır. Mezheb ismini kurucusunun künyesi olan Ebû Hanife’den alır. Hanife sözcüğü hanif kökünden gelir. Hanif sözcüğü İslam öncesinde Allah’ın birliğine inanan ve İbrahim’in dininden olanları tanımlamakta kullanılırdı.
Fakat Ebû Hanife’nin bu künyeyi nasıl aldığı konusunda çeşitli tartışmalar mevcuttur. En çok kabul görmüş açıklama, hanif sözcüğünün kullanımlarından olan “İslam’a kuvvetle bağlı olan kişi” anlamında, Ebu Hanife’nin İslam’a fazlasıyla bağlı olduğunu belirtmek için verildiği yönündedir. Kesin olan şey mezhebin ismini kurucusundan aldığıdır. Ebu Hanife Ehl-i Beyt’den olan Caferi’lerin 6.İmamı İmam Cafer Sadık(a.s)’tan 2 yıl ders almıştır.. Ebu Hanife’nin asıl adı Numandır.Babasının adı Sabittir.Hicrettin 30.yılında doğmuş,150.yılında Bağdat’ta vefat etmiştir.İmam-ı Azamın talebeleri onun rivayet ettiği görüşleri toplayarak sistemlemişlerdir. Onun görüşlerindan yeni yeni eserler telif etmişlerdir. Böylece İmam-ı Azamın görüşleri bir mezhep halini aldı. Hanbelî mezhebi bugün Suudi Arabistan’da resmî mezhep konumundadır.
13 – ŞAFİİ MEZHEBİ HAKKINDA BİLGİ : ?
Şafii mezhebi Şafiilik, bir İslam dini fıkıh (İslam hukuku) mezhebi.
İmam-ı Şafii’nin (Hicri 150 (MS.767), Gazze – Hicri 204 (MS.820), Kahire) kendi usulüne göre şer’i delillerden çıkardığı hükümlere ve gösterdiği yola Şafii Mezhebi denir. Ehl-i sünnet itikadında olan müslümanlardan, amellerini yani ibadet ve işlerini, bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara Şafii denir. Şafiilik olarak da anılır. Şafii mezhebi dört sünni fıkıh mezhebinden birisidir.
Şafii mezhebi Türkiye ve diğer yakın ülkelerde yaygındır ve Sünni bir mezhepdir.Şafii mezhebinin kurucusu İmam-ı şafii, Maliki ve Hanefi mezheplerinin usulleri yayılmaya başladığı ilk zamanlarda yetişti.Bu yüzden İmam-ı şafii mezheplerin yollarını izleme fırsatı buldu.Ve onlardan farklı bir usul takip etti.Fıkhın usulleri ile ilgili ilk eser olan “ER-RİSALE” isimli kitabı yazdı.Zaman içerisinde fakihler onun etrafında toplandılar ve onun geliştirdikleri usullere göre fetva verdiler. Böylece şafii mezhebi doğdu. Hadis bilginlerinden İmam-ı Nesai, kelam (akaid) bilginlerinden Ebul-Hasen-i Eşari, İmam-ı Maverdi, İmam-ı Nevevi, İmam-ül-Haremeyn Abdülmelik bin Abdullah, İmam-ı Gazali, İbni Hacer-i Mekki, Kaffal-ı Kebir, İbni Subki, İmam-ı Suyuti v.b. İmam-ı Nesai’nin “Sünen”i meşhurdur, İmam-ı Eşari, Ehl-i sünnetin itikaddaki iki imamından birisidir. Hocalarının zinciri İmam-ı Şafii’ye ulaşmaktadır.
14 – MALİKİ MEZHEBİ HAKKINDA BİLGİ : ?
Mâlikî mezhebi, fıkıh ekollerinin kronolojik sıra itibariyle ikincisi olup, büyük hadis ve fıkıh bilgini Mâlik b. Enes’e nisbet edildiği için bu isimle anılmıştır. İmam Mâlik b. Enes, 93 (712) yılında Medine’de dünyaya geldi. Orada yetişti. Medine o dönemde, Peygamber’in hadisleri ve sahâbe ve tâbiûn fetvaları bakımından bir merkez idi. Mâlik b. Enes böylesine zengin bir ilim atmosferinde eğitim öğretim gördü. İbn Hürmüz, İbn Ömer’in âzatlısı Nâfi‘, İbn Şihâb ez-Zührî, Yahyâ b. Saîd gibi tanınmış tâbiûn bilginlerinden hadis ve fıkıh dersleri aldı. Olgunluk çağına gelince, Medine’de Mescid-i Nebevî’de ders ve fetva vermeye başladı. Döneminde Medine fıkhının imamı olarak tanındı, etrafında geniş bir ilim halkası oluştu, öğrenciler yetiştirdi ve 179 (795) yılında vefat etti.
Mâlikî mezhebi iki yolla yayılmıştır. Bunlardan biri İmam Mâlik’in yazdığı eserler, ikincisi de onun talebelerinin tedvîn ve eğitim faaliyetidir.
Mâlikî mezhebi, önce Hicaz bölgesinde yayılmış, sonra İmam Mâlik’in Esed b. Furât, Abdullah b. Vehb, Abdurrahman b. Kasım gibi talebeleri vasıtasıyla Mısır, Kuzey Afrika ve Endülüs’e yayılmıştır. Hatta, bu mezhep bir zamanlar İspanya’da Endülüs Emevî Devleti’nin resmî mezhebi olmuştur. Günümüzde Mısır’da, Kuzey Afrika’da (Tunus, Cezayir, Fas), Sudan’da Mâlikî mezhebi çok yaygındır. Hicaz bölgesinde ise, Mâlikîler’in sayısı oldukça azdır.
15 – HANBELİ MEZHEBİ : ?
Hanbelî mezhebinin kurucusu sayılan, Ahmed b. Hanbel hicrî 164 yılında Bağdat’ta dünyaya geldi. Genç yaştan itibaren Bağdat’ta hadis toplamaya başladı. Hicrî 186 yılına kadar hadis âlimlerinden dinlediği bütün hadisleri kaleme aldı. Hadis araştırma ve tesbiti amacıyla İslâm ülkelerini diyar diyar dolaştı. Ahmed b. Hanbel hadis ilminde rivayete önem verdiği kadar, naslardan hüküm çıkarmaya da itina gösterdi. O İmam Şâfiî’nin fıkıhtaki bilgisine, hüküm çıkarma ve istinbat usul ve metoduna hayrandı. Ahmed b. Hanbel Mekke’de, Bağdat’ta İmam Şâfiî’den bu metotları öğrendi ve benimsedi. Böylece hadisleri sadece rivayetle yetinmeyip, onların fıkhî mâna ve maksatlarını da araştırdı. Olgunluk yaşına geldiği zaman ders okutmaya ve fetva vermeye başladı. Bu devirde fakihlerin çalışmaları meyvelerini vermiş, çok değerli fıkıh eserleri birer birer ortaya çıkmış, ilk üç mezhebin birinci el kaynakları tedvîn edilmişti. İmam Ahmed b. Hanbel kendisini böyle zengin bir fıkıh servetinin içinde buldu. Bunlardan en iyi bir şekilde istifade etmesini bildi.
Ahmed b. Hanbel ibadet ve muâmelât konularında iki ayrı usul benimsedi. İbadet konularında naslara ve Selef’in eserlerine sımsıkı sarıldı. Delilsiz hüküm vermekten sakındı.
Hanbelî mezhebi günümüzde başta Hicaz bölgesi olmak üzere Irak, Suriye, Filistin ve Mısır’da da bir hayli taraftar bulmuş durumdadır. Hanbelî mezhebi bugün Suudi Arabistan’da resmî mezhep konumundadır.
16 – CAFERİYYE ve ZEYDİYYE HAKKINDA BİLGİ : ?
Caferilik adı fıkhı iyi bilen altıncı İmam Cafer-i Sadık’ın adından alınmış olmakla birlikte ne zaman kullanılmaya başladığı belli değildir. 16. yüzyılda Safevi Hanedanı’nın İmamilik (Onikicilik) mezhebini devletin resmî mezhebi olarak seçtiğinde Caferilik adını kullanmıştır.
Şîa’nın diğer kolu olan Zeydiyye, fıkhî görüşleri itibariyle Hanefî mezhebine bir hayli yakındır. Mest üzerine meshi, gayri müslimin kestiğini yemeyi ve Ehl-i kitap’tan bir kadınla evlenmeyi câiz görmezler. Esasen birer siyasî-itikadî fırka hareketi olan Şîa’nın diğer kolları veya Hâricîlik fıkıh alanında bazı farklı görüşlere sahip ise de bu tür fıkhî farklılıklar diğer Sünnî fıkıh mezhepleri içinde de mevcut olduğundan fazla bir önem taşımazlar.
17 – TEK MEZHEBE BAĞLANMA KONUSUNDA BİLGİ : ?
“Telfik” konusu ile “tek mezhebe bağlılık” meselesi arasında sıkı bir bağ olduğundan, önce bu mesele hakkındaki görüşlere kısaca değinmek gerekir.
Bu mesele ele alınırken, müctehid olmayan bir mükellefin durumunun söz konusu olduğuna ve böyle bir kimsenin şer‘î-amelî konularda daima bir mezhebe göre davranması gerekip gerekmediği sorusuna cevap arandığına dikkat edilmelidir. Gerek devlet gerekse fert planında bir mezhebe bağlanma gereğini ortaya çıkaran tarihî ve fikrî temellere daha önce temas edilmişti. İşte bu bağlanmanın “taassup” derecesine ulaşmasını takip eden dönemlerde, bir mezhebe bağlı davranmanın ve hatta hep o mezhep üzere kalmanın vâcip olduğu (dahası mezhebinden ayrılana ta‘zir cezası uygulanması gerekeceği) yönünde fikirler ileri sürülür olmuştur. Buna karşılık muhakkık âlimler, ictihad edemeyen bir mükellefin hep bir mezhebe bağlı kalmasını gerektirecek şer‘î bir delil bulunmadığını, böyle bir kimse için vâcip olanın, ehliyetine kani olduğu âlimlere sormak, öğrenmek ve buna göre davranmaktan ibaret bulunduğunu ispat etmeye çalışmışlardır.
18 – TELFİK (Değişik Mezheplerin Hükümlerinden Yararlanma) HAKKINDA BİLGİ : ?
Telfik, sözlükte, “kumaşın iki kenarını birleştirip dikmek” anlamına gelir. Fıkıh ve usûl-i fıkıhta da bu anlamdan hareketle, farklı hükümlerin bir araya getirilmesini ifade etmek üzere kullanılmıştır. Ancak bu ortak noktanın ötesinde fıkıh ve usûl-i fıkıh eserlerinde telfik başlıca üç anlamda kullanılmıştır:
a) Fıkıh eserlerinde telfik kelimesi bazan, ictihadî ihtilâftan kaynaklanmayan iki farklı hükmü birleştirerek uygulamak anlamında kullanılmıştır. Meselâ, “yemin kefâretinde on fakirin bir kısmını yedirmek, diğerlerini giydirmek şeklinde telfik yapılması câiz değildir” denirken bu mâna kastedilmiştir.
b) Fıkıh usulü eserlerinde telfik bazan, bir meselede önceki müctehidlerin söylemediği ve onların görüşlerinin ortak noktasını ihlâl eden yeni bir görüş ortaya atmak anlamında kullanılmıştır. Daha çok icmâ bahsinde incelenen bu meselenin taklit değil ictihad ile ilgili olduğu açıktır. Buna “ictihadda telfik” denebilir.
c) Fıkıh ve fıkıh usulü eserlerinde, telfik denince daha çok şu anlam kastedilir: Belirli bir meselede birden fazla ictihadî görüşü bir arada (veya bir arada sayılabilecek şekilde, yani birincisinin tesiri kalkmadan diğeriyle) amel edip ortaya bu müctehidlerden hiçbirinin kabul etmeyeceği mürekkep bir durumun ortaya çıkması. Telfikin dar anlamı budur. Buna “taklitte telfik” denir.
KAYNAK : Diyanet İslam İlmihali CİLT : 1

8

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-45

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  169 Kez Okundu

MBSTS İÇİN FIKIH NOTLARI..
‘Soru 1 : Allah (c.c.)’ın emir ve yasakları karşısında sorumlu olan, akıllı ve bülüğ çağına eren müslümana ne denir?
Cevap : Mükellef denir.
Soru 2 : Mükellef olan insanın bilmesi gereken fiiller sekiz tanedir. Mükellef olan kimse bu sekiz fiili, ameli yerine getirmek mecburiyetindedir. Efal-i Mükellefin de denilen bu sekiz kısım amel ve işler nelerdir?
Cevap : a- Farz
b- Vacip
c- Sünnet
d- Müstehap
e- Mübah
f- Haram
g- Mekruh
h- Müfsit
Soru 3 : Kendisinde şüphe olmayan kati bir delille sabit olan, Allah (c.c.)’ın işlenmesini kesin olarak emrettiği hükümlere ne ad verilir? bir kaç örnek veriniz.
Cevap : Farz denir. (Beş vakit namaz, Zekat, Oruç, Hac vb.)
Soru 4 : Farzları terk haramdır, inkar etmek küfürdür. Farzlar iki çeşittir. Farzı ayın ve farzı kifaye. Bu her iki farzı tarif edip misallendiriniz.
Cevap : a- Farzı Ayın: Mükelleflerden her birinin yapması gereken farzlardır. (Oruç, Hac, vb.) b- Farzı Kifaye: Mükelleflerden bazılarının yapmasıyla diğerlerinde sorumluluk kalkan farzdır. (Cenaze namazı kılmak, Hafız olmak vb.)
Soru 5 : Yapılması şeran kesin bir delille sabit olmayan ama kuvvetli bir delille sabit olan ibadettir. İşleyene sevap, özürsüz terk edene günah olan bu amel nedir?
Cevap : Vacip (Vitir ve bayram namazları gibi.)
Soru 6 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in farz ve vacipler dışında yaptığı veyapılmasını istediği ibadetlere ne ad verilir?
Cevap : Sünnet.
Soru 7 : Sünnet iki kısımdır. Sünneti müekkede, sünneti gayri müekkededir. Her iki sünneti tarif edip misaller veriniz.
Cevap : a- Müekket Sünnet: Rasülullah (s.a.v.)’in devamlı yaptığı ve yapılmasını teşvik ettiği sünnetlerdir. (Sabah, öğle, akşam namazlarının sünnetleri, namazları cemaatla kılmak vb.) b- Gayri Müekket Sünnet: Rasülullah (s.a.v.)’in ara sıra yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği sünnetlerdir. (Abdesti kıbleye dönerek almak, Ezanı dinlemek, İşe sağdan başlamak vb.)
Soru 8 : Abdest dinimizde; namaz kılmak, Kur’an’ı Kerim’i elle tutmak, Kabe’yi tavaf etmek gibi amelleri yapmak için yapılan, belli organları usulüne göre yıkamaktan ve meshetmekten ibaret bir temizliktir, bir ibadettir ve itaattir. Abdestin farzları nelerdir? Sayınız.
Cevap : a- Yüzü yıkamak (İki kulak memesi arasındaki yer ile alnının saç biten yerinden çene altına kadar )
b- İki eli dirseklerle beraber yıkamak
c- Basın dörtte birini meshetmek
d- Her iki ayağı topuklarla beraber yıkamak.
Soru 9 : İşlenmesinde sevap olan, terk edilmesinde günah olmayan, Efal-i Mükellefinden olup Peygamberimiz (s.a.v.)’in bazen yaptığı bazense terk ettiği ibadete ne denir? (Kuşluk namazı gibi)
Cevap : Müstehap
Soru 10: Yapılmasında ve yapılmamasında günah olmayan, yapılıp yapılmama hususu dinde caiz görülen şeylere ne denir? (Helal olan bir meyveyi yiyip yememek gibi.)
Cevap : Mübah

Soru 11: Mükellefin yapmaması istenen ve kesin bir delille işlenmesi yasak olan şeri hükümlere ne ad verilir? Ki bunların terk edilmesi sevap işlenmesi günahtır. İnkarı ise günahtır. (Zina yapmak, domuz eti yemek, yalan konuşmak vb.)
Cevap : Haram
Soru 12: Haram iki kısımdır. Haram li aynihi, Haram li gayrihi. Bunların tarifini yapıp misal veriniz.
Cevap : a- Liaynihi Haram: Aslı itibariyle herkese haram olan şeydir.(Şarap, zina vb.)
b- Ligayrihi Haram: Aslında helal olup başkasının hakkından dolayı haram olan şeydir. Sahibinin izni olmadıkça o şeyden başkaları faydalanamaz. (Başkasına ait olan bir malı izinsiz almak gibi)
Soru 13: Kelime manası itibariyle; sevilmeyen ve hoş görülmeyen şeyler olup, dindeki manası da; yasaklığı sabit olmakla beraber,ona aykırı olarakda bir delil ve işaret bulunup, yapılması doğru olmayıp yapılmaması iyi olan şeylere ne ad verilir? (Sağ elle sümkürmek, gusül alması gereken bir kimsenin elini ve ağzını yıkamadan bir şey yiyip içmesi gibi.)
Cevap : Mekruh
Soru 14: Meşru olan bir işi (başlanmış bir ibadeti) bozan, hükümsüz kılan kasten yapılması azabı gerektiren şeylere ne denir? (Namaz içinde gülmek gibi)
Cevap : Müfsit
Soru 15: Dinimizde namazların camide cemaatle kılınıp eda edilmesi bildirilmiştir. Namaz ibadetimizi camide kılarken cemaatin önünde namazı kıldıran kişiye imam denir. İmam efendinin namaz kıldırırken durduğu yere ne ad verilir?
Cevap : Mihrap
Soru 16: Hadesten taharet vücudumuzu cünüplükten ve abdestsizlikten kurtarmaktır. Cünüplükten kurtulmak Gusül ile olur. Cünüp ise, şehvetle kendisinden meni dediğimiz su çıktıktan sonra henüz boy abdesti almamış yani yıkanmamış olan kimsedir. Boy abdesti dediğimiz guslün farzları nelerdir yazınız.
Cevap : a- Mazmaza: Ağza üç defa su alıp gargara yaparak ağzı yıkamak.
b- İstinşak: Burnu üç kere sağ elle su alıp, sol elle sümkürerek yıkamak.
c- Bütün vücudu iyice ovuşturarak yıkamak (Hiç bir kuru yer kalmamak suretiyle.)
Soru 17: Camilerimizde dini ve dünyevi mevzuların anlatılmak ve açıklanmak üzere Cuma namazından önce ve diğer bazı vakitlerde imamlarımızın çıkıp vaaz ettiği, talim,irşat ve telkin makamı olan yere ne ad verilir?
Cevap : Kürsü
Soru 18: Camilerimizde beş vakit namazlarımız için Ezan-ı Muhammedi’yi okuyan, gamet eden, Hz. Bilal Habeşi’nin mesleğini yapan kimselere ne denir?
Cevap : Müezzin
Soru 19: Namazın farzları on ikidir. Bunlar iki kısma ayrılır. Şartlar ve rükünler diye adlandırılır. Altısı şart diğer altısı ise rükündür. Şartlar daha namaza başlamadan önce yapılması gereken şeyler olup, rükünler ise başlangıç tekbiri ile namaza başlayıp namazın içinde yapılması gereken farzlardır. Namazın farzları dediğimiz şartları ve rükünleri sayıp tarif ediniz.
Cevap : A- Namazın Şartları:
a- Hadesten Taharet; Bedeni cünüp ve abdestsizlikten temizlemek
b- Necasetten Taharet; Elbise ve namaz kılacak yeri temizlemek
c- Setrul Avret; Avret yerlerin örtülmesi
d- İstikbali Kıble; Kıbleye yönelmek
e- Vakit; Vaktinde kılınması
f- Niyet; Niyet etme
B- Namazın Rükünleri:
a- İftidah Tekbiri; Başlangıç tekbiri
b- Kıyam; Ayakta durmak
c- Kıraat; Okumak
d- Ruku; Rukuya eğilmek
e- Sücut; Secdeye eğilmek
f- Kade-i Ahire; Namazda son oturuşu yapmak.
Soru 20: İnsanoğlunun uzuvlarından örtülmesi farz olan, başkalarının da bakması haram olan yerlere avret mahalli denir. Kadınlar ve erkekler için Setri avret yerlerini tarif ediniz.
Cevap : Erkeklerde: Göbek ve diz kapakları dahil bu kısmın arasında kalan bölgeler.
Kadınlarda: Yüzleri, elleri ve ayakları dışında kalan bütün bölgeleri kapatmaları gereklidir.
Soru 21: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yaşantısı olarak tarif edilen sünnetin bölümleri üçtür. Sünnetin çeşitleri diyebileceğimiz bölümlerini söyleyiniz.
Cevap : a- Fiili Sünnet : Yaşantısıdır
b- Kavli Sünnet : Sözleridir
c- Takriri Sünnet : Söz ve olaylara sukutu ile karşılığıdır.
Soru 22: Camilerimizde Cuma günü insanlara dini meseleleri, hükümleri açıklamak veya Ümmeti Muhammedi ilgilendiren haftalık meseleleri anlatmak için hutbe okunur. İmamın Cuma günü hutbe okumak için çıktığı, camilerde kıbleye göre sağ tarafta bulunan basamaklı olan yere ne denir?
Cevap : Mimber
Soru 23: Suyun bulunmadığı zamanlar veya mekanlar olduğunda dinimiz, ibadetlerimizi aksatmadan yapabilmemiz için abdest yerine yapabileceğimiz bir ameli bize bildirmiştir. Bu amel toprakla yapılıp su bulununcaya kadar abdesti bozacak bir iş bir fiil yapılmamış ise abdestle yapılacak bütün ibadetler ve taatlar yapılır. Çünkü bu amel abdest ve gusül abdestinin yerine geçer. Su görülünce de bozulur. İki darp (vuruş) bir niyet olmak üzere iki tane farzı vardır. Niyetin farz olduğu bu ibadetimizin adı nedir?
Cevap : Teyemmüm denir.
Soru 24: Boy abdesti olmayana yapması yasak olan ameller nelerdir?
Cevap : a- Namaz kılamaz
b- Camiye mescide giremez
c- Kur’an’a el süremez ve okuyamaz
d- Kabe’yi tavaf edemez.
Soru 25: Namazlarımızda yapmış olduğumuz secde yedi tane uzvumuzun (organımızın) beraber yere değerek yapılmasıyla olur. Bu yedi azamızı sayınız.
Cevap : Alnımız ve burnumuz(1), Ellerimiz(2), Dizlerimiz(2), Ayaklarımız(2) toplam yedidir.
Soru 26: Namazlarımızı kılarken yanılabiliriz, böyle hallerde namazın telafisi için son oturuşta Et-Tahiyyatüyü okuyup iki defa daha secde yaparak namazımızı tamamlamış oluruz. Böyle hallerde yapılan secdeye sehiv secdesi yani yanılma secdesi denir. Namazda sehiv secdesini gerektiren haller nelerdir?
Cevap : Namazın farzlarından birisinin unutularak yapılmasının geciktirilmesinde, vaciplerinin birinin unutularak terk edilmesi veya yine unutularak yapılmasının geciktirilmesinde yapılır.
Soru 27: Namazın kıyam, rüku ve secde gibi her rüknünü yerine getirmek ve bunu yaparken her uzvun rahat bir halde bulundurulması, her yapılan amele, harekete özenerek yapılmasına ne ad verilir? Mesela: Rükudan kıyama kalkarken vücut dimdik bir hale gelmeli, iki secde arasında en az bir defa “sübhanallahil azim” diyecek kadar oturmuş olmak gibi.
Cevap : Tadili erkana riayet (Rükunların hakkını vererek yapmak.)
Soru 28: Cuma namazı kimlere farzdır?
Cevap : a-Erkek olmak b-Hür olmak c-Misafir olmamak d-Sıhhatli olmak (Camiye yürüyerek gidecek kudrette olmak) e-Kör olmamak f-Kötürüm olmamak (Ayakları kesilmiş olmamak)
Soru 29: Cuma günü müslümanların bayram günüdür. O günde mü’minler Allah (c.c.)’ın emriyle camilere toplanır, Cuma namazlarını kılarlar ve hutbeyi dinlerler. Vakti öğle namazının vaktidir. Bu vakitte kılınan Cuma namazı kaç rekattır, isimleriyle birlikte söyleyiniz.
Cevap : 10 rekattır. 4 ilk sünnet, 2 farz, 4 rekatta son sünnetidir. (Ayrıca aynı vakitte kılınan 4 rekat Zuhri Ahir ve 2 rekatta vaktin son sünneti kılınır.
Ama Cuma 10 rekattır.)
Soru 30: Ramazan ayında, yatsı namazından sonra 20 rekat kılınan namazdır. Cemaatla veya tek başına kılınabilir. İki yada dört rekatta bir selam verilerek kılınan ve ramazan ayına ait olan bu namazın adı nedir? ve nasıl bir namazdır?
Cevap : Teravih namazıdır ve Sünneti müekkede bir namazdır.
Soru 31: Oruç ibadetimizin çeşitleri altıdır. Bunları misaller vererek sayınız.
Cevap : a- Farz oruçlar: Ramazan orucu, keffaret orucu vb.
b- Vacip oruçlar: Adaklar, itikaf orucu ve kazaya kalmış nafile oruçlar
c- Sünnet oruçlar: Muharrem ayının 9. 10. 11.ci günleri tutulan oruçlar.
d- Müstehap oruçlar: Kameri ayların 13. 14. 15.ci günleri tutulan oruçlar.
e- Mekruh oruçlar: Aşure günü, Cuma günleri tutulan oruçlar.
f- Haram oruçlar: Bayramlarda tutulan oruç.
Soru 32: İslamın şartlarından mali ibadetimizdir. Dinen zengin sayılan erkek, kadın, her mükellef müslümanın senede bir kez, malının kırkta birini, niyet ederek müslüman fakire vermesi farzı ayın olan ibadettir. Bir diğer mana ile müslüman fakirin müslüman zengin üzerindeki hakkıdır. Terki günah, inkarı küfürdür.
Bu mali ibadetimiz hangisidir?
Cevap : Zekat.
Soru 33: Ramazan ayının sonuna ulaşan ve temel ihtiyaçlardan başka nisaba malik (mala sahip) olan her müslümanın vermesi gereken ve vacip olan mali bir ibadettir. İnsanların yaratılışına bir şükür olmak üzere sevap kazanmak için yapılan mali ibadetimiz nedir?
Cevap : Sadaka-i Fıtır
Soru 34: Kurban bayramı günlerinde Arafat’a çıkarak vakfe yapılan, ihrama girerek ve Kabe’yi tavaf ederek ziyaret yapılan, zengin olan müslümana ömründe bir kez yapmak farzı ayın olan mali ve bedeni ibadetimiz hangisidir?
Cevap : Hac.
Soru 35: Senenin herhangi bir bölümünde Kabe-i Muazzamayı ve Ravza-i Mudahharayı ziyaret maksadıyla yapılan mali ve bedeni ibadetimiz hangisidir?
Cevap : Umre ziyareti.
Soru 36: Takvim olarak aya göre düzenlenen ve hicretle başlayan yıla hicri yıl denir. Hicri yılın aylarına kameri aylar denir. Müslümanların takvimi olan bu takvime göre bayram ve diğer önemli gün ve geceler ayarlanır. Bu hicri yılın kameri aylarını sayınız.
Cevap : Muharrem, Sefer, Rebiyyül Evvel, Rebiyyül Ahir, Cemaziel Evvel, Cemaziel Ahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce.
Soru 37: Hicri yılın başlangıç günü hangi gündür?
Cevap : 1 Muharrem.
Soru 38: Mevlit kandili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in doğum günüdür. Mekke’de Kabe’nin içinde 360 putun yıkıldığı, Sasani İmparatorluğunun bin yıldan beri yaktıkları ateşin söndüğü gün bu gündür. İslam takvimi olan hicri yılda Mevlit kandili hangi gündür?
Cevap : Rebiyyül evvel ayının 12. Gecesi, Pazartesi günü.
Soru 39: Mübarek üç ayların başlangıç tarihi ne zamandır?
Cevap : 1 Recep ile başlar.
Soru 40: İkram, değeri çok olan, bağış, ihsan, istenilen gibi manalar taşıyan ve Hz. Amine’nin Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e hamile olduğunu anladığı gün olarak bilinen, mübarek gece olarak ibadetlerle değerlendirdiğimiz, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kendisinin de 12 rekat şükür namazı kıldığı mübarek gecemizin adı ve hangi günde olduğunu söyleyiniz.
Cevap : Regaip kandili, Recep ayının ilk Cuma gecesidir.
Soru 41: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bir gecede Mekke’den Kudüs şehrine yürüyüşüne ve oradan da semaya yükselişine ayrı ayrı isim verilen, hakkında Kur’an’ı Kerim’de sure olan mübarek gecemizin ismi ve zamanını söyleyiniz.
Cevap : İsra ve Miraç denir. Recep ayının 27.ci gecesidir.
Soru 42: Yaratılmışların bir sene içindeki rızıklarına, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacaklarına, diriltilip öldürüleceklerine ve ecellerine dair Allah (c.c.) tarafından meleklerine bilgi verilen mübarek gecemiz hangisidir, ve hicri tarihini söyleyiniz.
Cevap : Berat Gecesi. Şaban ayının 15.ci gecesi.
Soru 43: Ramazan ayı içersinde idrak ettiğimiz ve Kur’an’ı Kerim bu geceden başlayarak indirildiği bildirilen adına Kur’an’ı Kerim’de sure bulunan ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in Ramazan ayının son on gününün tekli günlerinde arayın dediği mübarek gecemizin ismi nedir ve hangi güne rastlar?
Cevap : Kadir Gecesi. Ramazanın 27.ci gecesi.
Soru 44: Ramazan ayının son on gününde beş vakit namaz kılınan cami veya mescitte, ibadet niyeti ile ikamet edilen (kalınan) ve bayram namazı ile son bulan ibadetin adı nedir?
Cevap : İtikaf.
Soru 45: Amelde hak mezhepler dediğimiz mezheplerimiz ve imamlarımızı söyleyiniz.
Cevap : a- Hanefi Mezhebi; İmamı Azam Ebu Hanife
b- Şafi Mezhebi; İmamı Şafi
c- Maliki Mezhebi; İmamı Malik
d- Hanbeli Mezhebi; İmamı Ahmet Bin Hanbel.
Soru 46: Haccın çeşitleri nelerdir?
Cevap : a- Haccı Temettü b- Haccı İfrat c- Haccı Kıran
Soru 47: Haccın farzlarını söyleyiniz.
Cevap : a- Arafat’ta vakfe durmak b- Ziyaret tavafı yapmak.
Soru 48: Cihat ibadetini diğer ibadetlerden ayıran özellikler nelerdir?
Cevap : a- Kur’an’ı Kerim’de en çok zikredilen ibadet olması
b- En büyük ibadettir
c- Zamana bağlı değildir
d- İlk eda edilecek farzdır
e- Miktarla sınırlı değildir.
Soru 49: Üç vakit vardır ki bu vakitlerde kaza namazı, vacip bir namaz, cenaze namazı, tilavet secdesi, nafile namaz kılınmaz ve olmaz. Bu vakitlere dinimizde kerahat vakitleri denir. Kendisinde ibadet olmayan bu vakitleri söyleyiniz?
Cevap : a- Güneş doğarken b- Güneş tam tepede iken c- Güneş batarken
.
Soru 50: Namaz dinin direği ve ilk görülecek olan ibadettir. Namazların vaktinde kılınması gerekir, çünkü “vakit” namazın farzlarındandır. Vaktinde ve vakti geçtikten sonra kılınan namazlara ne ad verilir?
Cevap : Vaktinde kılınan namaza; “Eda”, Vaktinden sonra kılınan namaza ise; “Kaza” denir
Soru 51: Dinimiz her yönüyle bize kolaylıklar getirir. Ki bunlardan biride kışın ayaklarımıza giyilen deriden yapılmış mestlerin giyilmesidir. Bu mestler abdest alındıktan sonra giyilir ve ondan sonra belirli bir zamana kadar alınacak abdestler için bu mestler çıkarılmadan üzerine ıslak elle yapılan meshetme işlemi ile abdest alınmış olur. Bu meshetmenin müddeti (süresi) yolculukta ve ikamette (bulunduğumuz yerde) ne kadardır?
Cevap : İkamette 24 saat (bir gün bir gece), yolculukta 72 saat (üç gün üç gece)
Soru 52: Dinimizde bir beldeden (oturduğumuz köy, kasaba veya şehirden) çıkıp yaya olarak 18 saatlik yola gitmiş olan kimseye yolcu (Misafir) denir. (18 saatlik yolun karşılığı bugünün ölçüleriyle 90 km uzaklıktır.) Bu mesafeye çıkmış olan yolcuya kolaylıklar olarak ayağındaki mestin müddeti 3 gün 3 gece olduğu gibi namazlar için de bazı kolaylıklar vardır. Yolcu namazı ve seferilik dediğimiz bu namazların kılınışı nasıldır?
Cevap : Dört rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılınır.
Soru 53: Dinimizde büyük abdest temizliği dediğimiz kan, meni, sidik, ve gaita (büyük pislik) gibi pisliklerin çıkmış oldukları yerleri temizlemeye verilen isim nedir?
Cevap : İstinca.
Soru 54: Namazların cemaatla kılınması 27 derece daha sevap olduğu bildirilmiştir. Namazlarımızı cemaatla kılarken imama ruküde yetişmiş kişi o rekatı imamla kılmış sayılır. Ruküden kalkarken, secde yapılırken veya tahiyyatta iken namaza iştirak eden kişi ise imam selam verdikten sonra kendi selam vermeden kalkar ve kaç rekat kılmamış ise tamamlar. Namazın başlamasından sonuna kadar aralıksız olarak imama uyan, namazının tümünü imamla kılan kimseye ne ad verilir?
Cevap : Müdrik (Namazı idrak etmiş, yetişmiş manasında.)
Soru 55: Namaz başlayıp ilk rekatın ruküsünden sonra herhangi bir bölümünde imama uyan ve imamla birlikte kılmadığı rekatları cemaatın selamından sonra kılarak tamamlayan kişiye ne denir?
Cevap : Mesbuk (sabıkalı)
Soru 56: Namaza imamla başladığı halde, kendisine namazda uyku, dalgınlık, cemaatın çokluğundan bir eziyet veya abdesti bozulup ta namazın bir kısmını imam ile birlikte kılmayan kimseye ne ad verilir?
Cevap : Lahik.
Soru 57: İbadetlerimizin sıhhati için küçük abdest temizliği dediğimiz, erkeklerin idrar yaptıktan sonra idrar sızıntısını beklemeleri gerekir. Yoksa abdest aldıktan sonra gelen damlalar abdesti bozmuş olur. Ama insan abdestliyim düşüncesiyle ibadet eder ki bu emelde boşa gider. Bu sebeple idrarın kesilmesini biraz yürüyerek, ayakları hareket ettirerek veya beklemek gibi hallerle bekleyip sonrada su ile yıkamakla yapılan amelin adı nedir?
Cevap : İstibra.
Soru 58: Hadis-i Kutside Rabbimiz (c.c.) buyuruyor ki; “Farzlarımı yapmakla kulluğunuzu idrak edersiniz, nafilelerle bana yaklaşırsınız.” Dinimizde farz namazların ve sünnetlerin dışında kılınan birtakım nafile namazlar vardır ki, bunlara tatavvu namazı da denir. Her bir namazın kendisine has fazileti ve sevabı vardır. Bunlardan bazıları; Duha, Kuşluk, teheccüt namazları, Regaip, Berat, Miraç, Kadir geceleri namazları, yolculuk, tesbih namazları vb… Bir mescide, camiye ziyaret için gidildiğinde veya öğrenmek veya öğretmek gibi bir maksatla giren kimsenin daha mescide oturmadan nafile olarak kıldığı iki rekat namazın adı nedir?
Cevap : Tahiyyetül Mescit.
Soru 59: Güneş doğup bir miktar yükseldikten sonra istiva vaktine kadar iki, dört,sekiz veya on iki rekat kılınabilen nafile namazın adı nedir?
Cevap : Duha (kuşluk) namazı.

Soru 60: İnsanın kendi hakkında bir şeyin hayırlı olup olmadığına dair bir işarete kavuşmak istediğinde, yatacağı zaman iki rekat namaz kılıp özel duasını okuyarak bitirdiği namaz hangisidir?
Cevap : İstihare namazı.
Soru 61: Yatsı namazından sonra daha uyumadan veya bir miktar uyuduktan sonra kalkıp kılınan, iki rekatta bir selam verilerek iki, dört, altı veya sekiz rekat kılınabilen, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in devam ettiği ve çok sevap olan bu namazın adı nedir?
Cevap : Teheccüt (gece) namazı.
Soru 62: Nisap; Şeriatın bir şey için koymuş olduğu belirli bir ölçü ve miktar demektir. Mesela; Altın için nisap miktarı 96 gramdır ve buna sahip olan kimse zengin sayılır ve bu malın üzerinden bir yıl geçtikten sonra bunun zekatını vermesi kendisine farzdır. Koyun, keçi, sığır ve deve gibi mallarda nisap sayı iledir. Koyunlarda nisap ölçüsü ve miktarı nedir?
Cevap : 39’a kadar zekat düşmez. 40’dan 120’ye kadar bir koyun. 121’den 200’e kadar iki koyun. 201’den 399’a kadar üç koyun. 400 koyuna dört ve sonraki her yüz koyuna bir koyun verilir.
Soru 63 : Sığırların nisap ölçüsü ve miktarı ne kadardır?
Cevap : 29’a kadar zekat düşmez. 30’dan 40’a kadar iki yaşında bir buzağı. 40’dan 59’a kadar üç yaşında bir dana. 60’da birer yaşını bitirmiş iki buzağı ve sonra her 30’da bir buzağı, her 40’da bir dana olarak hesap edilir.
Soru 64: Hangi mallardan zekat verilir?
Cevap : a- Nakit paranın, istenen borç paraların
b- Ticaret mallarının
c- Koyun, keçi, sığır ve devenin
d- Altın ve gümüşlerin
e- Arazi ürünlerinin
f- Madenlerin ve definelerin.
Soru 65: Zekat kimlere verilmez?
Cevap : a- Ana ve babaya
b- Dede ve ninelere
c- Evlatlara
d- Karı veya kocaya
e- Zenginlere
f- Cami, mescit, çeşme ve benzerlerini yaptırmak veya onartmak için zekat verilmez.
Soru 66: Kurban bayramında ibadet niyeti ile kurban kesmek hür, mukim (yolcu olmayan), müslüman, zengin olan kimselere vaciptir. Kurban ibadet maksadıyla olursa eda edilmiş olur. Bunun dışında ki maksatlarla (et yemek gibi) kesilen hayvanlar kurban olmayacağı gibi birde vebal olur. Kurbanı kesme günleri hangi günlerdir.
Cevap : Kurban bayramının 1. 2. ve 3.cü günleridir.
Soru 67: Kabe’nin etrafında usulünce ibadet için yedi defa dolaşmaya ne denir?
Cevap : Tavaf.
Soru 68: Yeni doğan bir çocuğun doğduğu günden bülüğ çağına gelinceye kadar Cenabı Hakk’a şükür olsun diye kurban kesmek mubahtır. Fakat 7. Günü kesilmesi daha faziletlidir. Çocuğun doğduğunda kesilmesi gereken bu kurbana ne ad verilir?
Cevap : Akika kurbanı.
Soru 69: Zekat kimlere verilir?
Cevap : 1- Müslüman fakirlere
2- Miskinlere
3- Borçlulara
4- Yolculara
5- Azat olacak köle, cariyeye
6- Zekat memurlarına
7- Müellefe-i Kulup (Kalpleri İslam’a ısındırılmak istenenlere)
8- İslam yolunda çalışanlara
Soru 70: Tilavet secdesi ne zaman ve nasıl yapılır?
Cevap : Kur’an’ı Kerim’den bir secde ayeti okunduğu yada duyulduğu zaman yapılır. Yapılışı: Ayağa kalkılır, eller kaldırılmadan tekbir alınır ve secdeye gidilir. Secde de üç defa “Sübhane Rabbiyel Azim” dedikten sonra tekrar Allah’ü ekber denilerek ayağa kalkılır.
Soru 71: Ameli salih ne demektir?
Cevap : Allah (c.c.)’ın rızasına uyan hayırlı amel, günahlardan uzak iştir.
Soru 72: Cenaze namazı nasıl kılınır ve kaç tekbirdir?
Cevap : Ayakta kılınır ve dört tekbirlidir.
Soru 73: Kimlerin cenaze namazı kılınmaz?
Cevap : a- Düşük ve ölü doğan çocukların
b- Bilerek anne ve babasını öldüren katillerin
c- Yol kesicilerin
d- İslam’a karşı çıkanların namazı kılınmaz.
Soru 74: Belli bir zaman içinde sünneti de kaza edilen namaz hangisidir?
Cevap : Sabah namazı,o günün öğle vaktine kadar sünneti ile birlikte kaza edilir.
Soru 75: Kaza namazı ne demektir?
Cevap : Vaktinde kılınamayan beş vakit namazı ödemek üzere, başka vakitte kılmaya denir.
Soru 76: Bir sünnet var ki,onu yerine getirmek bir farzı yerine getirmekten daha fazla sevaptır. Bu farzdan daha sevap sünnet hangisidir?
Cevap : Selam vermek sünneti, selam almak sünneti farzdan daha fazla sevap kazandırır.
Soru 77: Çocukların benimsemeleri ve alışkanlık kazanmaları için, İslam’a göre hangi yaşta namaza başlatılmaları gerekir?
Cevap : Yedi yaşında.
Soru 78: İslam’a göre çocuk doğduğunda ismi nasıl konur?
Cevap : Çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunarak ismi zikredilir ve dua yapılır.
Soru 79: Kurban eti nasıl pay edilir?
Cevap : Kurban eti üç kısma ayrılır. Bir bölümü fakirlere, bir bölümü komşu ve dostlara, kalan bölümü ise ev halkına ayrılır.
Soru 80: Zilhicce ayının 9.cu, yani arife günü sabah namazından başlayarak, bayramın 4.cü günü ikindi namazına kadar, her farz namazın selamından sonra alınması kadın erkek her müslümana vacip olan tekbirlere ne ad verilir?
Cevap : Teşrik tekbirleri.
Soru 81: Her müslümanın gün birlik yaşamında hiç unutmadan her yaptığı işin evvelinde söylemesi gereken bir söz vardır. Bu söz nedir?
Cevap : “Bismillah” yada “Bismillahirrahmanirrahim” (Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.)
Soru 82: Bir müslümanın geleceğe dönük işlerini tasarladığı zaman, ümit ve temenni ifadelerini Rabbimizin isteğine bırakan bir imanla söylediği, unutulmaması gereken söz nedir?
Cevap : “İnşallah” (Eğer Rabbim dilerse) demek
Soru 83: Müslümanların su içtiklerinde, yemek yediklerinde yada sevinçli bir haber aldıklarında söyledikleri söz nedir?
Cevap : “Elhamdülillah” (Şükür Allah’adır.)
Soru 84: Müslümanın müslüman üzerindeki beş hakkını sayınız.
Cevap : a- Selamına karşılık vermek
b- Hasta ise ziyaretine gitmek
c- Aksırınca dua etmek
d- Meşru olan davetine gitmek
e- Vefatında cenazesinde bulunmak.
Soru 85: Aksıran müslümanın “Elhamdülillah” demesi gerekir. Yanında bulunan müslümanın buna vermesi gereken karşılık nedir?
Cevap : “Yerhamükellah” (Allah sana rahmeti ile muamele etsin)
Soru 86: İslam’da selam verme ölçüsü nedir?
Cevap : Küçük büyüğe, yürüyen oturana, bineklide yaya olana selam verir.
Soru 87: Bir müslüman Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ismi andığında yada yanında anıldığında ne yapması gerekir?
Cevap : Ona salat ve selam getirir.
Soru 88: Zekatın faydalarını yazınız.
Cevap : a- Malı temizler
b- Malı çoğaltır
c- Kalpteki dünya sevgisine ilaçtır
d- Müslümanı mal fitnesinden korur
e- Allah (c.c.)’a bir şükürdür
f- Kalbin katılaşmasını önler
g- İhtiras (hırs) zincirini kırar
h- Fakirleri dilenmekten alıkoyar
i- Şefkat anahtarıdır
j- Malı ebedileştirir, fert yatırıma yönelir
Soru 89: Seferi olan kimsenin kendi oturduğu memlekete ne ad verilir?
Cevap : Vatan-ı Asli
Soru 90: Hanefi mezhebine göre Cuma namazı en az kaç kişi ile kılınır?
Cevap : En az üç kişi ile kılınır.
Soru 91: Sahih olmayan (geçerli olmayan) evlilikler nelerdir?
Cevap : a- Sigar nikahı
b- Hulle nikahı
c- Mute nikahı
d- İhramlının nikahı
e- Zinakar kadınla nikah
f- Dörtten fazla kadınla yapılan nikah
g- Aynı anda iki kız kardeş ile yapılan nikah.
Soru 92: Sigar nikahı nedir tarif ediniz?
Cevap : Aralarında mehir (kızın kızlık hakkı) olmaksızın bir adamın kendi kızını diğerinin kızı karşılığında ona nikahlamasına denir.
Soru 93: Yeminin keffareti nedir söyleyiniz?
Cevap : a- Gücü yetiyorsa müslim yada gayri müslim bir köle veya cariyeyi azat etmek.
b- Veya on fakiri akşamlı sabahlı doyurmak
c- Veya on fakiri orta halli giydirmek
d- Veya üç gün aralıksız oruç tutmaktır.
Soru 94: Nikahı kendisine haram olanları sayınız.
Cevap : a- Karabet (yakınlık) ciheti ile haram olanlar.
b- Sıhriyet (sonradan kazanılan akrabalık) yoluyla haram olanlar.
c- Emişme yoluyla haram olanlar (aynı kadının emzirdiği çocuklar)
d- İki kız kardeşi bir arada nikahlamak. (İkiside yaşarken tek erkeğin hanımları olamazlar.)
e- Musahere cihetiyle haram olanlar. (Yani üvey kız babaya, üvey oğlan anaya haramdır.)
f- Efendinin cariyesini, hanımefendinin de kölesini nikahlaması haramdır.
g- Kafir kadınla bir mecusi kadını veya putperest bir kadını bir arada bulundurmak.
h- Cariye ile hür kadını bir arada bulundurmak.
i- Dörtten çok (bir arada) nikah yapmak.
j- Başkasının zevcesini nikahlamak.
k-Nikahlı iken hamile kalan kadını nikahlamak.
Soru 95: Karabet (yakınlık) ciheti ile kendisine haram olanlar kimlerdir?
Cevap : Analar, Kızlar, Kız kardeşler, Halalar, Teyzeler, Erkek ve kız kardeşlerin kızları.
Soru 96: Namazda birinci tahiyyat ile ikinci tahiyyat arasında ne fark vardır?
Cevap : Birincisi vacip, ikincisi ise farzdır.
Soru 97: Yeryüzünde üç mescit vardır ki, bunlarda kılınan namazlar diğer mescitlerde kılınan namazlardan sevabı daha fazladır. Bu mescitleri sevap çokluğu sırası ve sevap oranları ile yazınız.
Cevap : a- Mescidi Haram (Kabe); Yüz bin namaz sevabı
b- Mescidi Nebevi; Bin namaz sevabı
c- Mescidi Aksa; Beş yüz namaz sevabı vardır.
Soru 98: İnsanların akıllısı kimdir? Sorusuna Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in verdiği cevap ne olmuştur?
Cevap : “Ölümü çok hatırlayıp onun için hazırlıklı olandır.” Cevabını vermiştir.
Soru 99: Namazlarımızı kılarken Ruküden sonra kalkıp secdeye gitmeden kıyam halinde iken zikrettiğimiz “Rabbena lekel hamt”in manası nedir?
Cevap : Rabbimiz şükür ancak sanadır demektir.
Soru 100: Namazlarımızda secdede iken en az üçer kez söylediğimiz “Sübhane rabbiyel ala”nın manası nedir?
Cevap : Yüce Rabbimi tüm eksiklerden tenzih ederim demektir.
Soru 101: Namazlarımızda ruküde iken en az üç defa söylediğimiz “Sübhane rabbiyel azim”in manası nedir?
Cevap : Yüce Rabbimiz tüm eksiklerden münezzehtir demektir.
Soru 102: Sıhriyet (sonradan kazanılan akrabalık) ciheti ile kendisine haram olanlar kimlerdir?
Cevap : Zevcenin annesi (Kaynana), Zevcenin kızı (Üvey kız), Babasının zevcesi(Üvey anne), Oğlunun zevcesi (Gelini).
Soru 103: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) haftanın hangi günleri oruç tutardı?
Cevap : Pazartesi ve Perşembe günleri.
Soru 104: Abdestin vaciplerini sayınız?
Cevap : Abdestin vacibi yoktur.
Soru 105: Dinimizde misafir kime denir?
Cevap : 15 günden daha az oturmak niyeti ile, 90 km veya daha uzak bir yolculuğa çıkana denir.
Soru 106: İslam dininin uygulamaya dönük yasa ve hükümlerini delilleriyle bildiren ilme ne denir?
Cevap : Fıkıh denir.
Soru 107: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kurduğu İslam devletini idare eden veya İslam devletinin kurulması için mücadele eden, bütün işlerinde mü’minlere Emir olan kişiye hak ölçüleri çerçevesinde bağlanıp itaat etmeğe, malı ve canıyla onu desteklemeye ne ad verilir?
Cevap : Beyat (Biat) denir.
Soru 108: İmam olabilmenin şartları nelerdir?
Cevap : a- Açık ve herkes tarafından bilinmesi
b- Ehliyetli, dirayetli ve tam idareci olması
c- Siyaset ilmini ve sanatını iyi bilmesi
d- İslam nizamını yürürlükte tutmaya yetenekli olması
e- Adaletli olması
f- Hür ve erkek olması
g- Akil baliğ ve müçtehit olması.
Soru 109: Cuma namazını eda edebilme şartları nelerdir?
Cevap : a- Şehir veya şehir hükmünde olan yer
b- Halife veya görevlendirdiği kişinin kıldırması
c- Namazdan önce hutbe okunması
d- Cemaatla kılınması
e- Vakti geçmeden kılınması
Soru 110: Rasulüllah (s.a.v.)’in “küçük şirk” olarak nitelendirdiği günah nedir?
Cevap : Riya (Gösteriş için ibadet.)
Soru 111: Boğulan kimseyi kurtarmakta olan kimse namaz vakti geçiyorsa ne yapar?
Cevap : Boğulmakta olan kimseyi kurtarır. Namazı sonra kılar.
Soru 112: Arafat ve Müzdelife’de iki namazı birleştirerek kılmaya ne denir?
Cevap : Cem’us-Salat
Soru 113: İmam farz namaza cemaatla başladıktan sonra nafile namaz kılmak ne olur?
Cevap : Mekruh olur.
Soru 114: Cemaatı terk edip namazları evde kılmayı adet haline getiren kimseye ne denir?
Cevap : Melun.
Soru 115: Şeytan nerede taşlanır?
Cevap : Mina’da.
Soru 116: Oruç ne zaman farz kılındı?
Cevap : Hicretin 2.ci yılında.
Soru 117: İslam fıkhında feri deliller hangileridir?
Cevap : a- İstihsan b- Mesaliki Mürsele c- Örf d- Önceki şeriatlar e-Sahibi kavli f-İstishap
Soru 118: İnsanların ve evcil hayvanların yiyecek ve içecekleri olan maddeleri ucuz olan yerlerden alıp kıymetinin artması için 40 gün bekletmeye ne ad verilir?
Cevap : İhtikar denir.
Soru 119: İslam hukukunda miras taksimini kendisine konu alan ilmin adı nedir?
Cevap : Feraiz ilmi.
Soru 120: Hac esnasında Safa ile Merve arasında müslüman erkeklerin her gidiş ve gelişte göğüslerini gererek (çalımlı çalımlı) yürümeye ne ad verilir?
Cevap : Hervele.
Soru 121: Peygamber (s.a.v.): “En hayırlı amel vaktinde kılınan namazdır” buyurmaktadır. Vaktinde kılınmayan namazlar ise mutlaka kaza edilmelidir. 6 vakit namaz üst üste kazaya kalmayan kişiye ne ad verilir?
Cevap : Sahib-i Tertip.
Soru 122: Zekat İslam toplumundaki, sosyal yardımlaşmanın, müslümanlar arasındaki sevgi ve kardeşliğin kuvvetlendirilmesi açısından Rabbimizin müslümanlara olan bir rahmetidir. Zekatın kimlerden alınacağını ve kimlere verileceğini İslam belirlemiştir. Altın da zekata tabi mallardandır. Hanefi mezhebine göre altının zekata tabi olması için nisap miktarını yazınız.
Cevap : 97 gram, 20 miskal ve 60 santimdir.
Soru 123: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ahirete irtihalinden sonra sekizinci asırdan itibaren bir ilim olarak şekillenmiştir. Ancak peygamberimizin ve sahabenin yaşadığı maneviyatı ve ahlaki olguyu amaç edinmiştir. Nefisleri temizleyip terbiye etmek, ahlakı güzelleştirmek ve dini yaşamak ilmidir. Züht ve takva ile ruhu temizleyen, insanı Allah sevgisinde eriten, nefsi Allah yolunda mal ve can vermeye hazırlayan, Allah’tan başkasıyla kalbi ilişkiyi kesmeyi amaçlayan, toplumların her devirde ihtiyaç duyduğu ilmin adı nedir?
Cevap : Tasavvuf.
Soru 124: Bir insan müslüman iken daha sonra İslam dininden dönse bu insana hemen tövbe edip tekrar İslam’a dönmesi emredilir. Bu tür İslam’dan dönme olaylarına Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde 3, Hz. Ebu Bekir döneminde 7, Hz. Ömer döneminde ise 1 kere meydana geldiği görülmüştür. İslam hukukuna göre İslam’dan dönme olayına ve dönen şahsa ne ad verilir?
Cevap : Olaya İrtidat, dönene Mürtet denir.
Soru 125: Kıyamete kadar yasaklanan, nikah şahitleri bulunmaksızın, bir kadına para verip, belli zaman için beraber yaşamak üzere sözleşmek anlamına gelen muta nikahı gibi, şahitler huzurunda, ama yüz senede olsa belli bir zaman sonra boşanmayı söyleyerek ve bütün şartlarına uyularak yapılan bir nikah çeşidi daha vardır ki, bu kesinlikle haramdır. Bu nikah çeşidi hangisidir?
Cevap : Muvakkat nikahı.
Soru 126: Kabe’yi tavaf ederken Haceri esvedin karşısından başlamanın hükmü nedir?
Cevap : Vacip.
Soru 127: Namaz kılan kimseye ne denir?
Cevap : Musalli denir.
Soru 128: Hac ve umrenin vaciplerindendir. Mekke-i Mükerreme’nin içinde ve Mescidi Haram dışında bulunan Safa ve Merve denilen basamaklı iki tepe arasında Safa’dan başlayarak Merve’ye ve Merve’den Safa’ya yedi kere gidip gelmektir. Bu gidip gelme olayına ne ad verilir?
Cevap : Say
Soru 129: Mikat mahalli dışında oturan bir kimsenin Mekke’ye varınca ilk ne yapması gerekir?
Cevap : Kudüm tavafı.
Soru 130: Haccı veya umreyi yada her ikisini de eda etmek için mübah olan bazı şeyleri kendi nefsine geçici olarak haram kılmak, onları yapmaktan sakınmak ve haram denilen Mekke sınırları içine girme haline ne denir?
Cevap : İhram.
Soru 131: Ramazan ayının son günü içinde bir mescitte dünya işlerinden tamamen uzaklaşarak ibadet etmeye ne denir?
Cevap : İtikaf
Soru 132: Kazası olmayan namaz hangisidir?
Cevap : Cuma namazı
Soru 133: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ömründe bir defa yaptığı ve İslam’ın beş şartından biri olan ibadetin adı nedir?
Cevap : Hac
Soru 134: Fıkıh ilminin dört büyük kısımlarından biri olan cezalarla ilgili bölümüne ne isim verilir?
Cevap : Ukubat
Soru 135: Teyemmümün farzları nelerdir?
Cevap : Niyet etmek, elleri toprağa vurarak kolları ve yüzü meshetmek.
Soru 136: Hangi namaz çeşidini kılmak zorunluluğu yoktur?
Cevap : Nafile namazın.
Soru 137: Haccı veya umreyi yada her ikisini eda için mübah olan şeylerden bazılarını geçici olarak haram kılmak, onları yapmaktan sakınmak ve haram denen Mekke sınırları içeri girme haline denir. bu halde iken günah, isyan, kavga gibi şeylerden çekinmek icap eder. Cinsi yakınlaşma terk edilir, avlanılmaz, tıraş olunmaz, yeşil ot dahi kopartılmaz. Bu hale ne ad verilir?
Cevap : İhram
Soru 138: Mescidi Haram, Kabe ve etrafını saran mescidin tamamının adıdır. Mescidi Haram yeryüzünde yapılan ilk mescittir. Hacılar burayı ziyaret ve Kabe’yi tavaf için giderler. Mescidi Haramın bölümlerinden bazıları şunlardır: Zemzem, Safa ve Merve tepeleri, Minberi Şerif, Mültezem, Makamı Cibril, Hatim, Metaf, Şerif yani tavaf yeri, Makamı İbrahim, Kabe-i Muazzama, bunlardan başka Kabe’nin hemen önünde belli bir boşluktan sonra yay şeklinde bir duvar vardır. Hacılar tavaf ederken Kabe ile bu duvar arasından geçmezler. Burada Hz. Hacer ve Hz. İsmail’in mezarlarının bulunduğu rivayet edilmektedir. Bu yerin adı nedir?
Cevap : Hicri İsmail
Soru 139: Namazlarda kıyam, rüku ve secde gibi her rüknünü sükunetle yerine getirmeye ve bu rükunları yaparken her uzvun yatışıp, hareket halinden beri olmasına tadili erkan denir. Mesela, rükudan kıyama kalkarken vücut dimdik hale gelmeli ve sükunet bulmalı. Namazların tadili erkana göre kılınmasının hükmü İmam-ı Azama göre nedir?
Cevap : Vaciptir

8

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavlarına Hazırlık-46

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  233 Kez Okundu

DİYANET İLMİHALİNDEN
İSLAM DİNİ İLE İLGİLİ SORULAR
S-1-Kuranda geçen ‘Allah katındaki din İslam’ dır ‘’Hepiniz Allahın ipine sımsıkı sarılın parçalanıp ayrılmayın’’ayetleri hangi surededir.
a) Bakara
b) Maide
c) İbrahim
d) Ali imran
e) Enfal
S-2-Allahı tanıma ve bilmeye ne denir?
a) marifetullah
b) mahabbetullah
c) ihlas
d) ihsan
S-3-Kuranı kerimin vahyi kaç yılda tamamlandı?
a) 22
b) 23
c) 24
d) 25
S-4-Aşağıdakilerden hangisi mezhep kelimesinin sözlükteki anlamı değildir.
A) doktrin
b) akım
c) kurtuluş
d) yol
e) yer
S-5-Akaid mezhepleri için hangisi kullanılmaz?
a) grup
b) fırka
c) tebliğci
d) nıhle
S-6-Peygamberimiz hadisinde ümmetinin 73 fırkaya ayrılacağını bunlardan birinin kurtuluşta,diğerlerinin ateşte olacağını belirtmiştir. Bu kurtuluşa eren fırka hangisidir?
a) fırkai Hayriyye
b) fırkayi Naciye
c) fırkayı Kamiliyye
d) fırkai Cemaliyye
S-7-Hangi mezhebe ehli sünneti hassa denir?
a) selefiyye
b) maturidiyye
c) eşariyye
S-8-Görüşleri itibariyle İslam ve iman çerçevesinin dışında kalan ehli bidat mezhebi hangisidir?
A) hariciye
b) yezidiyye
c) mutezile
d) şia
S-9-ehli bidat aşağıdakilerden hangisiyle anılmamıştır?
a) ehli ehva
b) fırakı dalle
c)ehli dalal
d) ehli amme

S-10-Akıl karşısında kesin tavır takınıp nakli tek hakim kabul eden mezhep hangisidir.
A) muteziler
b) cebriye
c) selefiyye
d) eşariyye
S-11-Akaid sahasında ayet ve hadislerle birlikte,aklıda dinin anlaşılması için gerekli bir temel kabul eden mezhep hangisidir?
a)mutezile
b) maturidiyye
c) şia
d) eşariyye
S-12-Kadından da peygamber olur diyen mezhep hangisidir?
A) mutezi
b) şia
c) hariciler
d) eşari
S-13-Abbasiler devrinde kadılkudat (baş kadı)ünvanını alan imam kimdir.
a)imamı azam
b)ebu Yusuf
c)ebu Muhammed
d)imam malik
S-14-Mantık kurallarıyla çelişir gördüğü ayet ve hadisleri akla öncelik vererek yorumlayan ve akılcı bir mezhep olan mezhep hangisidir.
a) mutezile
b) haricilik
c) şia
d)eşarilik
S-15-Kelamda yenilikler ve değişiklikler yaparak bu ilmi felsefe ile rekabet edebilecek bir güce kavuşturan mezhep hangisidir.
A) Mutezile
b) maturidi
c) selefi
d) eşari
S-16-Dini tebliğ olmasa da kişi akılla Allah ı bulabilir,iyi ve kötü güzel ve çirkin akılla bilinebilir,görüşleri hangi mezhebindir.
a) eşari
b) maturidi
c) selefi
d) mutezi
S-17-farsça ilk tasavvuf kitabının adı nedir?
a) tabakatüs sufiyye
b) hücviri
c) keşfül mahcup
S-18-Büyük alim Hammad b.ebu Süleyman daha sonraları Cafer es Sadık ve Muhammed el Bakırdan ders alan mezhep imamı kimdir.
A) imamı azam
b) imamı malik
c) imamı şafi
d) Ahmet b. Hambel

S-19-Üç kardeş meselesi diye bilinen meselenin tartışmasında hocası ebu ali el cübbaiye üstün gelmiş,hocasının görüşlerini doyurucu bulmadığı için ayrılıp yeni bir mezhep kurmuştur bu mezhep hangisidir.
a) Haricilik
b) Eş’arilik
c) Şia
d) Cebriye
S-20-Büyük günah işleyen kimsenin iman ile küfür arası bir mertebede olduğunu söyleyerek ehli sünnet bilginlerinden hasan ı basrinin dersini terk edip yeni bir mezhep kurmuştur bu mezhebin adı nedir.
a) mutezile
b) haricilik
c) şia
d)eşarilik
S-21-Hangi mezhep imamının Türk olması kuvvetle muhtemeldir.
a)Ebu mansur Mahmut el maturidi
b)İsmail el eşari
c) malik bin Enes
d) Ahmet bin hambel
S-22-Görüşlerini beş prensip etrafında sistemleştiren bunlar ise 1-tevhid2-adl 3-vaad ve vaid 4-el menzile beynel menzileteyn 5-emir bil maruf nehiy anil münker. olan mezhep hangisidir.
a) eşari
b) maturidi
c) selefi
d) mutezi

S-23-Peygamberimiz yemene kadı olarak kimi göndermiştir.Göndermeden önce Allah’ın kitabında ve Resulünün sünnetinde bulamadığın bir konu hakkında karşılaşırsan ne yaparsın sorusuna kendim içtihat ederim cevabını vermiş Resulullah ziyadesiyle memnun olmuştur.

A)muaz bin cebel
b)musap bin umeyr
c)Abdullah bin cubeyr
d)musa bin ali

S-24-Muvatta hangi meshebin kaynak kitabıdır?

A)Hanefi
b)maliki
c)şafi
d)hanbeli

S-25-Suudi Arabistanın resmi mezhebi nedir?

A)Hanefi
b)Maliki
c)Şafi
d)Hanbeli

S-26-Tasavvuf hayat tarzını ve düşüncesini Türkçe ifade eden Ahmet yesevi nin kitabının adı nedir?

A) divanı hikmet

b) mesnevi

S-27-Genellikle fıkıhta Hanbeli olanlar akaidde hangi mezheptendirler?

a) eşari
b) maturidi
c) selefi
d) mu’tezile

S-28-Gazzali , Fahrettin er razi , kadı beyzavi ,teftezani ,cüveyni gibi hepimizin bildiği kelam bilginleri hangi mezheb kelam bilginleridir.

a) Selefi
b) eşari
c) maturidi
d) Hanefi

S-29-( ) Zeydiyye fırkasına Hz Alinin torunu Zeyd bin Ali Zeynelabidin e nisbet edildiği için bu ad verilmiştir.
S-30-( ) islami literatürde Tanrının kendini göstermesi genellikle rahman ve rahim terimleriyle ifade edilir.
S-31-( )İnanç konularını sistematik bir yapıya kavuşturmaya çalışmaya tefsir ilmi denir.
S-32-( ) Allahın zati,fiili ve haberi sıfatlarının hepsini tevilsiz,nasılsa öyle kabul ettiği için selefiyyeye ‘’sıfatiyye’ mezhebide denir.
S-33-( ) Tabiun mezhep imamları,büyük müctehitler ve hadisçiler selefiyyedendir.
S-34-Hz Ali ile Hz Muaviye arasında geçen sıffın savaşından sonra halife tayin işi hakeme bırakılınca ortaya çıkan mezhebe …………………………………..denir.
S-35-Sözlükte taraftar yardımcı anlamına gelen mezhep …………………………………dır.
S-36-Şianın günümüze ulaşan üç büyük fırkası1-……………………..2-……………………3-………………………….dir.
S-37-itikadi konularda mutezile mezhebine fıkıh sahasında ise Hanefi mezhebine yakın görüşlere sahip olan şianın …………………………….. fırkasıdır.
S-38-Halen İranın resmi mezhebi olan Irakta ve Azerbeycanda yaşayan Müslümanların %60 ınında inandığı şia mezhebinin fırkasının ismi………………………………………..dir.
S-39-fıkıh ilminde uzman olan kişilere ……………………………..denir.
S-40-imamı azam efendimizin vefat ettiği yıl imamı…………………. dünyaya gelmiştir.
S-41-medine imamı diye meşhur olan ve orada doğan imam…………………………..dır
S-42-Değişik mezheplerin hükümlerinden yararlanmaya veya farklı hükümlerinbir araya getirilmesine………………………………..denir.
S-43-Tanrıyı görüyormuşçasına ibadet etmeye………………… denir
S-44-Dinin birinci unsuru………………….ikinci unsuru…………….üçüncü unsuru ise……………..tır.

CEVAPLAR:
1-D 2-A 3-B 4-C 5-C 6-B 7-A 8-B 9-D 10-C 11-B 12-D 13-B 14-A 15-D 16-B 17-C 18-A 19-B 20-A 21-A 22-D 23-A 24-B 25-D 26-A 27-C 28-B 29-D 30-Y (yaratma(halk)buyurma(emir)) 31-Y (kelam) 32-D 33-D 34-haricilik 35-şia 36 zeydiyye, ismailiyye, imamiyye (isnaaşeriyye) 37-zeydiyye 38-imamiyye 39-fakih(çoğulu fukaha) 40-şafi 41-maliki 42-telfik 43-ihsan 44-inanç,ibadet,ahlak

8

Aralık
2012

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık-47

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  243 Kez Okundu

AKAİD BİLGİLERİ

S-1-Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkâr özelliği taşıyan inanç, söz veya davranışından ötürü kâfir saymaya ne denir?
A-mürted
B-irtidad
C-tekfir
D-küfür

S-2-Kişinin kendi irade ve ifadesiyle İslam’dan ayrılması ve hukuk düzeni tarafından da dinden çıkmış sayılmasına ne denir?
A-mürted
B-irtidad
C-tekfir
D-küfür

S-3-Amentü de belirtilen esasların 6 tanesinden 5 tanesi kuranda zikredilmiş bir tanesi bunlarla birlikte kuranda zikredilmemiştir. Bu zikredilmeyen esas hangisidir?
A-Kadere iman
B-Meleklere iman
C-Ahiret gününe iman
D-Peygamberlere iman

S-4-Aşağıdakilerden hangisi Allahın varlığının delilleri arasındadır.
A-Fıtrat delili
B-Hudüs delili
C-İmkân delili
D- Nizam delil
E- Hepsi

S-5-Aşağıdakilerden hangisi hadislerde geçen ismi azam (Allahın en büyük ismi) lardan biri değildir.
A-Hüda
B-Rahman rahim
C-Zül celali vel ikram
D-El hayyul kayyum

S-6-Az amele bile çok sevap veren Allahın ismi hangisidir?
A-Muhit
B-Müheymin
C-Şekür
D-Vasi

S-7-Dilediğini muhtaç olmaktan kurtaran Allahın ismi hangisidir
A-Muğni
B-Mani
C-Nafi
D-Muksit

S-8-Sonradan olan şeylere benzememek Allahın hangi sıfatıdır?
A-Kıyam bi nefsihi
B-Beka
C- Muhalefetün lil havadis
D-Tekvin

S-9-Aşağıdakilerden hangisi ülülazm peygamberlerden biri değildir.
A-Musa (a.s)
B-İsa (a.s)
C-Nuh (a.s)
D -Süleyman (a.s)
E-Muhammed (a.s)

S-10-Hz peygamberimize gelen vahyin en ağır şekli olan ve içinde tehdit ve korkutma olan ayetler hangi çeşit vahiyle gelmiştir.
A-Çıngırak sesi
B-Cebrailin kendi asli şekliyle
C- Cebrailin insan şeklinde gelerek
D—Uyku halinde gelen vahiy

S-11-Kuranda mucize terimi yerine hangisi kullanılmamıştır.
A-Ayet
B- Güç
C-Beyyine
D-Burhan

S-12-Peygamber olacak şahsın henüz peygamber olmadan önce gösterdiği olağan üstü durumlara ne denir.
A-İstidrac
B-Meunet
C- Mucize
D- İrhas

S-13-Allahın mümin kullarına darda kaldığı veya sıkıntıya düştüğü zaman olağan üstü bir şekilde yardım etmesine ne denir.
A-İstidrac
B-Meunet
C- Mucize
D- İrhas

S-14-Kâfir ve günahkâr kişilerin gösterdiği olağan üstü olaylara ne denir.
A-İhanet
B-İstidrac
C-Meunet
D-İrhas

S-15-Kâfir ve günahkâr kişilerden arzu ve isteklerine aykırı olarak meydana gelen olay nedir.
A-İhanet
B-İstidrac
C-Meunet
D-İrhas

S-16-İnsanın tekrar diriltileceği kuyruk sokumu kemiğine ne denir.
A-Eşratüs Saat
B-Bas
C-Leza
D-Acbüz Zenep

S-17-Dinden çıkana ………………………denir.
S-18-……………varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan yüce varlığın adıdır.
S-19-Alemin ve alemdeki varlıkların sonradan yaratılmış olup bir yaratıcıya muhtaç olduğu delile ………delili denir.
S-20- Varlığı kendiliğinden olmak,var olmak için bir başka varlığa ihtiyaç duymamak Allahın selbi sıfatlarından ………………….sıfatıdır.
S-21- Cebrail peygamberimize insan kılığında gelip ashaptan ………….şeklinde görünmüştür.
S-22-Kuranı Kerimde ilk şeytandan …………..ismiyle söz edilir.
S-23-Hz Adem’e……sahife Hz Şit’e……sahife Hz İdris’e ……Hz İbrahim’e ……sahife indirilmiştir.
S-24-Ahdi Cedid…………..a Ahdi Atik veya Ahdi Kadim………………a denir.
S-25-Herhangi bir peygamberin tebliğini duymamış olarak ölen insanlarla İyi ve kötü amelleri eşit olan veya küçükken ölen müşrik çocukları …………bekleyecekler ve daha sonra cennete gireceklerdir.
S-26- Cennetliklere hizmet etmek için ölümsüz gençler dolaşacaktır bunlara ………denir.
S-27-Ölümle başlayıp yeniden dirilmeye kadar devam edecek hayata……….Denir.

Toplam 193 sayfa, 86. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030848586878890100110...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.