Yeni Diyanet İşleri Başkanlığı Kur ‘an Kursları Yönerge Fihristi

Amaç :Madde:1
Aile Birliğinin kuruluşu ve organları:Madde-48-49-49-50-51-52-53-54
Aile Birliğinin Yapamayacağı faaliyetler:Madde-52
Başarılı öğreticilerin ödüllendirilmesi:Madde-11
Başkanlık programlarının uygulama zamanı:Madde-31
Camilerde Kuran öğretimi kursu açılışı:Madde-60-61-62-63-64
Çalışma saatleri:Madde-30
Dayanak:Madde-3
Defterler ve diğer Grekli belgeler:Madde-77
Denetim:Madde-75
Ders ve Ek Dersler:Madde-13
Ders saati ve teneffüs süresi:Madde-32
Devam –devamsızlık:Madde-29
D Grubu Kuran Kurslarında Eğitim-öğretim:Madde-19
Disiplin Cezaları:Madde-85-86-87
Disiplin Kurulu:Madde-88-89-90-91-92-93-94-95-96-97-
Eğitim ve Öğretim Takvimi:Madde-14
Ek Dersler:Madde-13
Etkinlikler:Madde-35
Faaliyetlerin Bildirilmesi:Madde-78
Geçici öğretici görevlendirilmesi:Madde-10
Hafızlık yapacakların seçimi:Madde-38
Hafızlık Takip Komisyonu:Madde-40-41
Hafızlık tesbit sınavlarının zanmanı:Madde-4546-47
İl eğitim Kurulunun oluşturulması ve görevleri:Madde-22
İlçe eğitim komisyonunun oluşturulması ve görevleri:Madde-23
Kadrolu öğreticlerin geçici olrak görevlendirilmesi:Madde-9
Kapsam:Madde:2
Kurslara Kayıt:Madde-26
Kurslarda eğitim-öğretim programları ve materyaller:Madde-21
Kuran Kurslarının Açılışı:Madde-15-16-17
Kuran Kurslarının Gruplandırılması:Madde-18
Kuran Kursunun Yönetimi:Madde:3
Kuran Kurslarında Bulundurulabilecek Yayınlar:Madde-34
Kurslarda disiplin ve Kayıt silme:Madde-36
Mali İşlemler:Madde-79-80
Nöbetçi Öğreticinin Görevleri:Madde-7
Öğrenci nakli:Madde-37
Öğrencilerin uyacakları kurallar:Madde-82
Öğrencilerin korunması:Madde-83
Öğrencilerin ödüllendirilmesi:Madde-84
Öğreticinin Görevleri:Madde-6
Öğreticilerin Haftalık Ders saatleri:Madde-33
Öğreticilerin Kurslarda Görevlendirilmesi:Madde-20
Öğreticiler Kurulu:Madde-24
Öğreticilerle toplantı:Madde-25
Öğretici izinleri:Madde-12
Öğrenci durum çizelgeleri:Madde-28
Sınıf mevcudu ve sınıfların oluşturulması:Madde-27
Tatil:Madde-39
Vekil öğretici görevlendirilmesi:Made-10
Yardımcı personel görevlendirilmesi:Madde-8
Yaz Kuran Kurslarının açılışı:Madde-55-56-57-58-59
Yaz Kuran Kurslarında Görevlendirme:Madde-58
Yemekler:Madde-81
Yöneticinin Görevleri:Madde:5
Yürürlükten kaldırılan yönerge:madde-99 (27.03.2002 tarihli ve 23 sayılı başkanlık onaylı yönerge kaldırılmıştır.)
Yurt ve Pansiyon açılışı:Madde-65-66-67-68-69
Yurt ve Pansiyon Yönetimi:Madde-70-72-73-74
Yurt ve Pansiyon Yöneticisinin Görevleri:Madde-71
Yurt ve Pansiyonların Kapatılması:Madde-76
Yüzünden okuyanların sınav komisyonu:Madde-43-44

Arabi Olmayan Sahabeler;Bilal-i Habeş, Necaşi,Vahşi,Üsame,Ümmü Eymen…

“Ashabım gökteki yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız hidayet bulursunuz”

1-Etiyopya ve Eritre Asıllılar (Habeşliler)
a)Necaşi: Habeş Kralıdır.ilk muhacirleri devletinde korumuştur.Habeş hükümdârı.
Peygamber Efendimiz zamânındaki Necâşî’nin adı Eshame idi. Nasrânî (hıristiyan) iken müslüman oldu. Cenâze namazını Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem Medîne’de kıldırdı.

b)Vahşi ibni Harb: Uhudda Peygamber sas. amcası Hamza ra. şehid etti. daha sonra müslümanlıgı seçti. bir çok savaşlara katıldı. peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan müseylemetül kezzab isimli sahtekarı öldürdü.
c)Bilal ibni Ribah: Köile iken müslüman oldu. Peygamber Efendimizin ilk müezzini. İlk Müslümanlardandır. İsmi Bilal bin Rebah Habeşi olup, künyesi Ebu Abdullah, annesinin ismi Hamame’dir. Aslen Habeşistanlı olan ailesi Mekke’de Beni Cumha kabilesinin kölesiydi. 581 senesinde Mekke’de doğdu, 641 (H. 20) senesinde Şam’da vefat etti
d)Usame ibni Zeyd:Peygamberin evladı gibi büyüttüğü Zeyd ibni Harise nin oğludur. bu nedenle onu torunu gibi yetiştirmiştir.
d)Ummu Eymen Bereke:Asıl ismi Bereket olan Ümmü Eymen, Habeşistanlı Salebe b. Amr’ın kızıdır. Resulullah’ın babası Hz. Abdullah’ın hizmetçisiydi, O vefat edince Peygamber’in tüm işlerini ve dadılığını kendisi üstlendi. Özellikle Hz. Aminen’in vefatından sonra Hz. Resulullah’a (s.a.a) çok büyük yardımları dokundu, marifet, yakin ve üstün ahlaki özelliklere sahipti. Allah resulü (s.a.a) Hz. Hatice ile evlendiğinde onu azad etti ve Ubeyd b. Zeyd ile evlendirdi, bu evliliklerinden Eymen adında bir çocukları dünyaya geldi. Daha sonraları Allah Resulü, peygamberliğe erişince ev halkına tebliğde bulundu, kadınlardan önce Hz. Hatice ve sonrada Ümmü Eymen Resulullah’a ilk iman edenlerden olma şerefine nail oldu. Peygamberimizin babası Abdullahın kölesidir. peygamberin dogumundan ölümüne kadar da onun etrafında olmuştur. peygamber sas. hatice ibni huveylid ra. ile nikahlandıgında onu hürriyetini verdi. ilk kocasından Eymen isimli bir oğlu oldu. daha sonra resullah sas. onu Zeyd ibni Harise ye nikahladı. ondan da usame ibni zeyd dogdu.

e)ElNahdiah ve Ummu Ubeys: el nahdiah anne, ümmü übeys onun kızıdır. ikisi de köle iken müslüman olmuşlardır. müslüman olduklarında işkence gördüler.

f)harise bintil muammil (zunairah) : ummu ubeysin kızkardeşidir. işkeneceler yüzünden gözü kör olmuştur. bu üç kişiyi de özgürlüğüne ebu bekr ra. kavuşturmuştur. köle iken sahibi ömer ra. idi. ömer ra. müslüman değilken buna ve diğer ikisine işkence yapmıştır.
h)Lubeyna: bu da ömer ra. , müşrikken onun kölesi olan bir kızdır. islama girince sahibinden çok dayak yemiştir. hz. ömer müslüman degilken kendisi yoruluncaya kadar onu döverdi de o, yine imanına bağlı kalırdı. hz. bu bekr. ra. onu satın alıp hürriyetine kavuşturdu.
2-Kamar (comoros) Adaları Asıllılar:
Bu ada hind okyanusunda, afrikanın dogusu ile madagaskar adası arasında yer alır. kuzeyinde şeysel adaları bulunur. bu adaların islamla tanışması çok erken dönemlerdedir. adalıların anlattıgına göre islam bu topraklara Hz. Muhammed as. hayatta iken onu ziyaret edip geri dönen iki kişi tarafından getirilmiştir.
3-Kıpti (Mısır) Asıllılar:
a)Maria (Mary) El Kıpti: kıpti hristiyanlardan mısırlı bir köledir.Peygamberimizin İbrahim adındaki oğlunun annesi.
Hicretin yedinci yılında Hz. Muhammed (s.a.s), İslâm’a davet için bazı ülkelerin hükümdarlarına mektuplar yazmıştı. Bu mektupların birini de Mısır hükümdarı Mukavkıs’a göndermişti. O da bu mektuba bir cevap ile birlikte bazı hediyeler ve Mâriye, Sirin adlarında iki kızkardeşi cariye olarak göndermişti. Hristiyan olan bu iki Mısırlı kız, Medine’ye gelirken bazı kişilerden İslâm dini hakkında bilgi almış ve bu dini kabul etmişlerdi. Mukavkıs’ın gönderdiği hediyeler Hz. Peygamber (s.a.s)’e ulaşınca, bu iki kızdan Sirin’i şair Hasan b. Sabit’e vermiş, Mâriye’yi de kendisine almıştı.
b)Sîrîn bint Şam’ûn: Bu Marianın kızkardeşidir. Resullah sas. onu şairi Hasan ibni Sabit ile evlendirdi.

3-Helenleşmiş Arab:
a)Suheyb er-Rumi: daha küçükken habsedilmiş ve Bizansa imparatorluguna götürülmüştür. 20 sene boyuncu köle olarak satılmıştır. küçüklüğünden itibaren Yunanca öğrendiğinden nerdeyse bütünüyle arabçayı unutmuştur. daha sonra kölelikten firar edip mekkeye iltica etti. ağır aksanından ve sarışın saçlarından dolayı insanlar ona Romalı Suheyb olarak çağırmışlardır. mekke döneminde resullah sas. ile tanışıp islam girdi.
4-İsrail Asıllılar:
a)Abdullah ibni Selam: gerçek ismi muammer ibni suleymdir. yesrib yahudilerinin ulema sınıfından yüksek seviyede bir rabai dır. tevratın ayetlerinden ahir zaman peygamberinin tarifini okuduktan sonra islama girdi. müslüman olunca resullah sas. onun adını degiştirdi. islam olması yahudiler arasında büyük bir olay olmuştur. hayatta iken resullah sas. tarafından cennetle müjdelenmiştir.
b)Safiyye binti Huveyy: Hayber düştükten sonra esir edilen köleler içinde ve 17 yaşındaydı. Harun as. soyundandır. Resullah sas. onu nikahına aldı ve kendisi müslüman oldu. müminlerin annesidir.
5-Peştun Asıllı:
a)Kays Abdurreşid Han: resullahın sas. risalet haberleri etrafa yayılınca aşireti tarafından mekkeye islamı öğrenmesi için gönderildiği söylenir. nerdeyse tüm büyük peştun aşiretleri ona soylarını dayandırırlar.
6)İran ya da Fars Asıllılar:
a)Salmanı Farisi: gerçek adı Ruzbeh olup isfehanlı mecusi bir ailenin çoçugu .İslama girdikten sonra zekası bilgisi ve deneyimiyle müslümanlara çokça faydası oldu. hendek savaşındaki hendeklerin kazılması onun fikridir. çok sevilen biri oldugundan muhacir ve ensar onu kendilerine nispet etmek istemişlerdir. Muhacirler onun muhacir ensar onun ensardan sayıldıgını iddia ediyordu.
b)Firuz el Deylemi:
c)Münebbih ibni Kamil: Horasandan Yemene gelip yerleşmiş, ve himyerli bir kadınla evlenmiş, bir şövalye. iki oğlu tabiin ilk devir kuşağından iki büyük islam alimidir: Vehb ibni Münebbih ile Hammam ibni Münebbih.
d)Salim mevla ebu hudeyfe: ebu huzeyfe ra. ın azadlısıdır. resullah sas. in kur’anı dört kişiden öğrenin dediklerinden biridir. diğer üçü ibni mesud, übeyy ibni kaab, muaz ibni cebel.
e)Bazan: Sasani imparatorluğunun Yemen valisi olup kisra 2nci Hüsrev zamanında yöneticilik yaptı.
7)Tamil Asıllı:
a)Cheraman Perumal
8)Tespit Edilemeyenler:
Addas:Taif civarından islama ilk giren sahabidir. şimdiki musul da bulunan ninovadan olup hristiyan bir köleyken islama girmiştir.Efendimiz’in namaz kılıp dua edişini uzaktan seyreden iki kişi vardı; bunlar, aleyhte komplo kurmada çoğu zaman önsafta yer alan Rebia’nın iki oğlu Utbe ve Şeybe idi. Ancak o gün ALLAH Resülü’ne reva görülenler karşısında Utbe ve Şeybe bile insafa gelmişlerdi, bu kadarı da olmaz dercesine, başın­dan bu yana Resül-ü Kibriya’yı seyrediyorlardı.Rabîa’nın oğulları, Peygamber Efendimizin acıklı hâlini gördüler. Hıristiyan köle Addâs ile O’na bir salkım üzüm gönderdiler. Rasûlullah (s.a.s.) “Bismillah…” diyerek üzümü yemeğe başlayınca, Addâs hayretle:

-”Bu bölge halkı böyle söz söylemezler, onlar Allah adını anmazlar”, dedi. Hz. Peygamber ona nereli olduğunu sordu. Addâs:

-”Ninovalıyım, Hıristiyanım”, diye cevâp verdi. Rasûlullah(s.a.s.):

-”Demek kardeşim Yunus Peygamberin memleketindensin”…. dedi. Addâs:

-Sen Yûnus’u nerden biliyorsun? diye sordu. Rasûlullah (s.a.s.):

-Yûnus benim kardeşim, O’da benim gibi Peygamberdi, dedi. Daha sonra Rasûl-i Ekrem Addâs’a İslâmiyeti anlattı. Addâs da orada Müslüman oldu.Hz. Muhammed (s.a.s.) en zor ve en sıkıntılı anlarında bile Peygamberlik görevini ihmâl etmiyordu.Bu söz­ler üze­ri­ne Ad­dâs’ın gö­nül âle­min­den îman pı­nar­la­rı fış­kır­ma­ya baş­la­dı ve şevk­le ye­rin­den kal­ka­rak Haz­ret-i Pey­gam­ber -sal­lâl­lâ­hu aley­hi ve sel­lem-’in eli­ne ve aya­ğı­na ka­pa­nıp ke­li­me-i şe­hâ­det ge­tir­di. (İbn-i Hi­şâm, II, 30; Ya’kû­bî, II, 36)Efen­di­le­ri, Ad­dâs’ı bu tav­rı se­be­biy­le ayıp­la­dık­la­rın­da, şu ce­vâ­bı ver­di:“Ben ken­di­mi bil­dim bi­le­li, yer­yü­zün­de O’ndan da­ha ha­yır­lı bir in­san gör­me­dim! O ba­na öy­le bir söz söy­le­di ki, onu an­cak bir pey­gam­ber bi­le­bi­lir­di.” (İbn-i Hi­şâm, II, 31)Ne sa­âdet­ti ki Ad­dâs -ra­dı­yal­lâ­hu anh-, Al­lâh Ra­sû­lü -sal­lâl­lâ­hu aley­hi ve sel­lem-’in ha­yâ­tın­da en men­fî şart­lar al­tın­da îmân ede­rek O’nu te­sel­lî eden bir mü’min ol­ma şe­re­fi­ne nâ­il ol­muş­tu. Âlem­le­rin Efen­di­si, onun müs­lü­man ol­ma­sı­na o ka­dar se­vin­miş­ti ki, o an, çek­ti­ği çi­le­le­ri ne­re­dey­se unu­tu­ver­miş­ti.Bu­gün Ad­dâs’ın İs­lâm’a gir­di­ği yer­de onun adı­na izâ­fe­ten bir mes­cid bu­lun­mak­ta­ ve Âlem­le­rin Efen­di­si’ne üzüm ik­ram et­ti­ği bah­çe de mu­ha­fa­za edil­mek­te­dir.

 

 

İLİTAM  İSLAM TARİHİ-İSLAM AHLAK FELSEFESİ-İSLAM HUKUKU   BÜTÜNLEMEYE  HAZIRLIK  TESTLER


1) Aşağıdaki isimlerden hangisi Raşid halifelerin sonuncusudur?
A) Osman
B) Ali
C) Abdurrahman b. Avf
D) Ebubekir
E) Ömer
2) Aşağıdaki savaşlardan hangisi Bizans’la yapılmıştır?
A) Celula
B) Kadisiye
C) Yermuk
D) Nihavend
E) Hıttin
3) Sa’d b. EbiVakkas aşağıdaki savaşlardan hangisinde İslam ordusuna kumandanlık yapmıştır?
A) AynCalut
B) Kadisiye
C) Nehravan
D) Mute
E) Yermuk
4) Aşağıdaki isimlerden hangisi Kerbela’nın intikamı için savaşmıştır?
A) Abdullah b. Zübeyr
B) Muhtar es-Sakafi
C) Hasan Sabbah
D) İbn Rüstem
E) Cevher es-Sıkılli
5) Aşağıdaki isimlerden hangisi Emevi halifesi değildir?
A) Abdülmelik b. Mervan
B) Muaviye b. Yezid
C) Ömer b. Abdülaziz
D) Muaviye b. EbiSüfyan
E) Ebu Süfyan
6) Aşağıdakilerden hangisi Gayrı Müslimlerden alınan kelle vergisinin adıdır?
A) Öşür
B) Uşur
C) Harac
D) Cizye
E) Fey
7) Muaviye b. EbiSüfyan, kendisinden sonra kimi veliahd tayin etmiştir?
A) Ziyad b. Ebihi
B) Yezid b. Muaviye
C) II. Muaviye
D) II. Yezid
E) Mervan
8) Aşağıdakilerden hangisi son Abbasi halifesidir?
A) Mansur
B) Harun er-Reşid
C) Musta’sımBilllah
D) Nasır lidinillah
E) Mehdi
9) Aşağıdakilerden hangisi Abbasiler zamanında Horasan’da kurulan mahalli devletlerden değildir?
A) Samaniler
B) Tahiriler
C) Murabıtlar
D) Gazneliler
E) Saffariler
10) Aşağıdaki devlet-başkent eşleşmelerinden hangisi yanlıştır?
A) Abbasiler-Bağdad
B) Emeviler-Dımaşk
C) Fatımiler-Kahire
D) Mervaniler-Meyyafarikin
E) Memlükler-Nişabur
11) Hıttin Savaşı sonucunda Kudüs’ü Haçlılar’dan alan hükümdar hangisidir?
A) Nureddin Zengi
B) İmadüddinZengi
C) II. Kılıçarslan
D) Alaeddin Keykubat
E) Selahaddin Eyyubi
12) Aşağıdakilerden hangisi Memlüklerin Moğolları yendiği savaşın adıdır?
A) AynCalut
B) Yermuk
C) Kadisiye
D) Tebük
E) Dumetü’l-Cendel
13) Aşağıdakilerden hangisi bir Şii devleti dir?
A) Eyyubiler
B) Memlükler
C) Murabıtlar
D) Büveyhiler
E) Selçuklular
14) Büveyhiler hangi bölgelerde hüküm sürmüşlerdir?
A) Mısır-Suriye
B) Suriye-Yemen
C) Irak-İran
D) Kafkasya-Orta Asya
E) Hicaz-Yemen
15) Aşağıdaki devletlerden hangisi Diyarbekir bölgesinde hüküm sürmüştür?
A) İdrisiler
B) Ağlebiler
C) Tahiriler
D) Mervaniler
E) Muvahhidler
16) Ezher Camii hangi devlet tarafından ve nerede yaptırılmıştır
A) Fatımiler-Şam
B) Fatımiler-Kahire
C) Eyyubiler-Kahire
D) Abbasiler-Bağdad
E) İdrisiler-Kayrevan
17) Aşağıdakilerden hangisi Kafkasya’da hüküm sürmüş Müslüman hanedanlardan biridir?
A) Zengiler
B) İdrisiler
C) Müsafiriler
D) Memlükler
E) Eyyubiler
18) Aşağıdakilerden hangisi Abbasi halifelerinden biri değildir?
A) Me’mun
B) Harun er-Reşid
C) Nasrüddevle
D) Nasır lidinillah
E) Mu’tasım
19) Aşağıdakilerden hangisi Abbasiler zamanında Irak’ta hüküm süren devletlerden biridir?
A) Gazneliler
B) Memlükler
C) Muvahhidler
D) Ukayliler
E) Tahiriler
20) Benu Ahmer Devletinin başkenti aşağıdaki şehirlerden hangisidir?
A) Kordoba
B) Dımaşk
C) Gırnata
D) Valencia
E) Toledo
21) 1258 senesi aşağıdaki devletlerden hangisinin yıkılış tarihidir?
A) Emeviler
B) Selçuklular
C) Abbasiler
D) Büveyhiler
E) Mervaniler
22) Endülüs Emevi Devleti hangi tarihte yıkılmıştır?
A) 1031
B) 1171
C) 1260
D) 1308
E) 1492
23) Aşağıdakilerden hangisi Murabıtlar Devleti hükümdarıdır?
A) Ubeydullah el-Mehdi
B) III. Abdurrahman
C) Mustansır
D) Yusuf b. Taşfin
E) İbrahim b. Ağleb
24) 1492 senesi Endülüs tarihinde hangi olaya işaret etmektedir?
A) Müluk-ı Tavaif adı verilen emirliklerin ortaya çıkması
B) Muvvahidlerin Endülüs’e hakim olması
C) Murabıtların Endülüs’e hakim olması
D) Müslümanların İspanya’daki siyasi hakimiyetlerinin sona ermesi
E) Müslümanların Avrupa’daki ilerlemelerinin durması
25) İspanya’da hüküm süren son Müslüman devleti hangisidir?
A) Muvahhidler
B) Murabıtlar
C) BenuAhmer (Nasriler) Emirliği
D) Fatımiler
E) İdrisiler
26) Aşağıdaki ilim adamlarından hangisi Endülüs’lü değildir?
A) İbnHazm
B) İbnBacce
C) İbnRüşd
D) İbn Arabi
E) İbn Sina
27) Elhamra Sarayı hangi devlet tarafından ve hangi şehirde yaptırılmıştır?
A) Abbasiler-Bağdad
B) Büveyhiler-Şiraz
C) Emeviler-Şam
D) Beni Ahmer (Nasriler) -Gırnata
E) Murabıtlar-İşbiliye
28) Aşağıdaki camilerden hangisi Endülüs Emevilerin mimari eserlerindendir?
A) Ümeyye Camii
B) Samerra Camii
C) Kurtuba Ulu Camii
D) Tolunoğlu Camii
E) Sultan Hasan Camii
29) Aşağıdaki devletlerin kuruluş tarihleri sıralamalarından hangisi doğrudur?
A) Emeviler-Fatımiler-Abbasiler
B) Fatımiler-Abbasiler-Murabıtlar
C) Emeviler-Abbasiler-Fatımiler
D) Samaniler-Abbasiler-Eyyubiler
E) Muvahhidler-Abbasiler-Tahiriler
30) Aşağıdakilerden hangisi Abbasiler zamanında İslam ülkesinin bir eyaleti/vilayeti değildir?
A) Horasan
B) Hicaz
C) İfrikiyye
D) İrminiyye
E) Moğolistan
İSLAM AHLAK FELSEFESİ
1. Terim olarak ………… “insan nefsinde yerleşen öyle bir melekedir ki eylem ve fiiller hiçbir zorlama olmaksızın, düşünüp taşınmadan kolaylıkla ve rahatlıkla ortaya çıkar” diye tarif edilir.
Boş yere gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
A) İyi
B) Değer
C) Ahlak
D) Felsefe
E) Meleke
2. Ahlak ilminin …….. “iyi ve kötü huyların sahibi olarak insan” şeklinde yapılır.
Boş yere gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
A) Moral
B) Gayesi
C) Konusu
D) Değeri
E) İlkesi
3. Ahlak ilmi, klasik ilim tasnifinde hangi kapsamda değerlendirilir?
A) Teorik ilimler
B) Hukuk
C) Metafizik
D) Pratik ilimler
E) Fizik
4. Aşağıdakilerden hangisi ayet ve hadislerde geçen olumlu ahlaki özelliklerdendir?
A) Tayyib
B) Şer
C) Kubuh
D) Ahlat-ı Erbaa
E) Asabiyet
5. “………. ahlaki değerleri, fiillerin değişmez niteliği olarak kabul eder. Değerlerin kaynağı ontik olarak kendilerinde bulunmaktadır.”
Boş yere gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
A) Eşari
B) Cebriye
C) Mutezile
D) Maturidi
E) Kaderiye
6. I. Fesad anlamına gelen ve “kabih” terimiyle ifade ettikleri ahlaki şer ile hastalık, felaket, sakatlık gibi zarar ve musibetleri ifade eden tabii ve metafizik şer arasında ayrım yapılır.
II. İrade hürriyeti sadece ahlaki kötülük için söz konusudur.
III. İyi, kötü gibi ahlaki nitelikler, Allah’ın emir ve yasaklarıyla ortaya çıkar.
IV. Metafizik şer kapsamındaki hususlar insan güç ve kudretini aşan olaylar olduğu için insan sorumluluğu dışında değerlendirilir. Bunlar sadece Allah’ın takdirine bağlıdır.
Mutezile düşüncesini ifade eden doğru şık aşağıdakilerden hangisidir?
A) I, II, III, IV
B) I,II, IV
C) II, III, IV
D) III, IV
E) I, IV
7. “Allah, dilediğini dilediği gibi yapan, her şeye gücü yeten mutlak kudret ve irade sahibi bir varlık olarak tarif edilir. Buna bağlı olarak, iyi, kötü, doğruluk, adalet, zulüm gibi ahlaki değerlerin Allah’ın kudret ve iradesinden bağımsız objektif değerleri yoktur. İyi, kötü gibi ahlaki nitelikler, Allah’ın emir ve yasaklarıyla ortaya çıkar.” Aktarılan cümleler hangi düşünürün fikrini yansıtmaktadır?
A) İmam Maturidi
B) Hasan Eşari
C) Kindi
D) Ebubekir Razi
E) Kadı Abdülcebbar
8. Şeyler, tabiatlarında iyilik, kötülük gibi nitelikleri barındırır. Ona göre bu niteliklerin eşyaya nispetleri aklen ya zorunlu, ya mümkün ya da imkansız olmak üzere üç çeşittir.
Maturidi’nin ahlak düşüncesini yansıtan bu ifadelerle uyuşmayan seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
A) Aklen zorunlu olan bir şeyi vahiy başka türlü değerlendirmez.
B) İmkansız olan hususlarda akıl-nakil çelişmez.
C) Zorunlu ve imkansız kategorileri hakkında aklın hükmü nakle uygundur.
D) Mümkün kategorisine giren hususlarda aklın verdiği hükmü nakil başka türlü veremez.
E) Akılla nakil arasındaki değerlere dair farklılaşma mümkün kategorisine giren hususlardadır.
9. I. Güç sahibi olmayan birinin yükümlü tutulması görüşüne (teklif-i ma la yutak) karşı çıkar.
II. Küfür ve şirk dışındaki büyük ve küçük günahların cezalarının devamlı olmayacağı hatta Allah isterse bu günahları affeder.
III. İnsan fiil ve davranışlarında seçme özgürlüğü ve onu gerçekleştirme kudretine sahip değildir.
IV. İnsan sahip olduğu kudretle, birbirine aykırı ahlaki değer taşıyan fiillerden birini seçme ve yapma hürriyetine sahiptir.
Maturidi düşüncesini ifade eden doğru şık aşağıdakilerden hangisidir?
A) I, II, III, IV
B) I, II, IV
C) I, II, IV
D) II, IV
E) II, III, IV
10. Hüsun- Kubuh veya Euthyphron Problemini ifade eden seçenek hangisidir?
A) X, Tanrı istediği için mi iyidir; yoksa iyi olduğu için mi Tanrı onu istemektedir.
B) Kötülük, metafizikten mi yoksa insandan mı kaynaklanır.
C) Adalet, ahlakın mı yoksa hukukun mu kapsamına girer.
D) Değerler, objektif midir yoksa sübjektif midir.
E) Ahlaki nitelikler öğrenilir mi öğrenilemez mi.
11. Aşağıdakilerden hangisi Kuran ahlakı için ifade edilemez?
A) Bireyi kuşatan bir ahlaktır.
B) Toplumu gözeten bir ahlaktır.
C) Dinamik bir ahlaktır.
D) Hem bireyi hem de toplumu dikkate alan bir ahlaktır.
E) Birey ve topluma dair herhangi bir ahlaki yargısı olmayan bir ahlaktır.
12. Aşağıdakilerden hangisinin İslam ahlak felsefesine etkisinden söz edebiliriz?
A) Hoseiodos
B) Homeros
C) Thales D) Aristoteles
E) Phaidon
13. Platon’a göre ruh üç kısma ayrılır. Bunlar idealara yönelmiş olan akıl tarafı ile iki tane isteyen güçten müteşekkildir. Ruhun üç bölümünden biri ya da diğerinin ağır basmasına göre Platon insanları bilgiyi seven, şerefi seven ve zenginliği seven şeklinde üçe ayırır. Toplumsal açıdan bakarsak bu üç sınıf, işçiler, savaşçılar ve yöneticiler olarak karşımıza çıkar. Platon’un bu ruh anlayışından doğan erdemler hangileridir?
A) Bilgelik/ yiğitlik / kendine egemen olma
B) Akıl / hikmet / cesaret
C) Hikmet / öfke / yiğitlik
D) Öfke / sadakat / iffet
E) İffet / izzet/ yiğitlik
14. Aşağıdakilerden hangisi İslam ahlak filozoflarından biri değildir?
A) Kindi
B) Farabi
C) Nasıreddin Tusi
D) İbn Sina
E) İbn Meymun
15. Risale fi’l-hîle li-defi’l-ahzan adlı eserin yazarı kimdir?
A) Farabi
B) Ebubekir Razi
C) Kindi
D) İbn Sina
E) Kınalızade Ali
16. Felsefe ölümü önemsemektir ifadesini Kindi, biri tabii, diğeri iradî olmak üzere iki çeşit ölüm olarak yorumlar. Kindi’nin iradi ölümle kastettiği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bedeni zevklerle doymak.
B) Ruhani zevklerden yüz çevirmek
C) Arzu, istek, öfke ve şehvet kuvvelerinin tefrit derecesinde bulunması.
D) Nefsin istek ve arzularının tasfiye veya pasifize edilmesidir.
E) Sosyal hayattan bütün ilgi ve alakayı kesmek.
17. Ahlak felsefesinde, insan düşünce ve davranışlarının nihai hedefi olarak mutluluğu gören düşüncelere genel olarak ……………………….denir.
Boş yere gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
A) Eudaimonizm
B) Hikmet
C) Erdem
D) İyilik
E) Cesaret
18. et-Tıbbu’r-Ruhani adlı eserin yazarı kimdir?
A) Kindi
B) Ebubekir Razi
C) Farabi
D) İbn Sina
E) Nasıreddin Tusi
19. İhvân-ı Safa’ya göre insanın hem bu dünyada hem de ahirette mutlu olabilmesi için yapması gereken şey nedir?
A) Münzevi bir şekilde yaşaması.
B) Bedeni hazları tatmin etmesi
C) Dünyevi ve maddi lezzetleri tatması.
D) Nefsini temizlemesi, huylarını güzelleştirmesi; aklın, gazabi ve şehvani güçleri yönetmesi.
E) Sadece teorik çalışmalara yönelmesi.
20. Mutluluk konusunu ilk defa sistemli bir şekilde ele alan İslam filozofu Farabi’dir. O, mutluluğu şu şekilde açıklar:
A) İnsan nefsinde yerleşen öyle bir melekedir ki eylem ve fiiller hiçbir zorlama olmaksızın, düşünüp taşınmadan kolaylıkla ve rahatlıkla ortaya çıkar.
B) Her insanın arzuladığı bir amaçtır. Ona kendi çabasıyla yönelen herkes ancak bir “yetkinlik (kemal)” olmasından dolayı yönelir; çünkü o en nihai yetkinliktir.
C) Nefsin, bedenin beslenme ve büyüme ile ilgili ihtiyaçlarını karşılayamamasıdır.
D) Bütün canlıları ve insanları hâkimiyeti altına alarak yenme duygusudur.
E) Ölüm korkusunun sebep olduğu hastalıkların giderilmesidir.
21. Farabi erdemleri dört gruba ayırarak inceler. Aşağıdakilerden hangisi Farabi’nin taksiminde bulunan erdemlerden biridir?
A) Bedeni erdemler
B) Cismani erdemler
C) Nazarî erdemler
D) Geleneksel erdemler
E) Sanatsal erdemler
22. İnsan göz önüne alındığında en büyük hayır, en son kemal ancak şehir hayatı ile elde edilir. Farabi’nin ideal şehri, dolayısıyla ideal yönetim ve toplumu ……………………… adını alır.
Boş yere gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
A) et-Tıbbu’r-Ruhani
B) Şifa
C) İhya
D) el-Kanun fi’t-Tıb
E) el-Medînetü’l-fâzıla (Erdemli Şehir)
23. İbn Sina, teorik ve pratik akıl bakımından yetkinleşen ve mutlu olan nefisleri de kendi içinde dereceleri olduğunu söyleyerek beş gruba ayırır.
Seçeneklerden hangisinde bu beş grup doğru bir şekilde verilmiştir?
A) Yetkin nefisler / Eksik nefisler / Eksik ve arınmış nefisler/ Yetkinleşmeyen nefisler / Yetkinleşmemiş ve arınmamış nefisler
B) Eksik ve arınmış nefisler/ Yetkinleşmeyen nefisler / Yetkinleşmemiş ve arınmamış nefisler / Yetkin ve kötü nefisler / Eksik ve kötü nefisler
C) Yetkin ve arınmış nefisler/ Yetkin olup arınmamış nefisler/ Eksik ve arınmış nefisler/ Yetkin ve kötü nefisler / Eksik ve kötü nefisler
D) Yetkin ve arınmış nefisler/ Yetkin olup arınmamış nefisler/ Eksik ve arınmış nefisler/ Yetkinleşmeyen nefisler / Yetkinleşmemiş ve arınmamış nefisler
E) Yetkin ve kötü nefisler / Eksik ve kötü nefisler / Yetkin ve eksik nefisler / Eksik ve arınmış nefisler/ Yetkinleşmeyen nefisler
24. I. İbn Sina, insanın ahlaki yetkinleşmesini ve nihai amacı olan mutluluğu elde etmesini nefis teorisi ile temellendirir.
II. İnsan, aklını müstefad seviyeye çıkarırsa ve sahip olduğu diğer kuvveler de ona itaat ederse yetkinlik ve mutluluk gerçekleşir.
III. İbn Sina’ya göre ahlaki fiillerin iyi ya da kötü olarak ortaya çıkmasında istek (şehvet), nefret (öfke) ve akıl olmak üzere üç temel güç vardır.
IV. İnsan eylem ve davranışlarının ahlaki niteliği kazanabilmesi, ödev ahlakına uymasıyla meydana gelir.
İbn Sina düşüncesini yansıtmayan cümle hangisidir?
A) I
B) II
C) III
D) III, IV
E) IV
25. Aklın rehberliğinde ortaya çıkan davranışlar ………., aksi durumda yani şehvet ve öfke gücü etkisindeki fiil ve hareketlerden de ………….. doğar. Boş yere gelmesi gereken ifadeler aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mutluluk / erdem
B) Kötülük / erdem
C) Erdem / kötülük (rezilet)
D) Hikmet / cesaret
E) Cesaret / iffet
26. İnsan, akıl, öfke, istek(şehvet) güçlerine sahip bir varlıktır. İnsanda bulunan güçlerden hikmet, cesaret, iffet ve adalet diye bilinen dört ana erdem çıkar. Üç güçten bu erdemlerin çıkması nasıl mümkün olur?
A) Bu güçlerin itidalli olmasıyla
B) Bu güçlerin ifrat derecesinde olmasıyla
C) Bu güçlerin tefrit derecesinde olmasıyla
D) Bu güçlerin tamamen pasifize edilmesiyle
E) Bu güçlerin emrine girmekle
27. Kınalızade erdemleri kazanıp bil-fiil insan derecesine ulaşmak kadar önem verdiği diğer bir husus da meleke haline gelen bu erdemlerin korunması ve devamlı olmasıdır.
Aşağıdakilerden hangisi Kınalızade’nin erdemlerin koruması için önerdiği hususlardan biri değildir?
A) İnsan arkadaşlık yaptığı kimselerin ya kendisi gibi ya da kendisinden daha faziletli olmasına dikkat etmelidir.
B) Büyüklerle, nefisleri rezillikten arınmış faziletli kimselerle dostluk kurmayı, onların sohbetinde bulunmayı, bunlardan olmayan kişilerden uzak durmayı önerir.
C) İnsan ahlakını sürdürebilmesi için fiziksel hareketlerle bedenini geliştirmesi gerekir.
D) İnsan güzel fiil ve hareketleri yapmalı, onlara devam etmeli ve nefsini bu eylemlere karşı tembelliğe alıştırmamalıdır.
E) Körü körüne şehvet ve öfke güçlerine kapılmaması gerekir. Bu, zorluklara katlanmak ve gece gündüz çalışmakla mümkün olur.
28. Tasavvuf erbabına göre hem dinin hem de aklın reddettiği bütün kötü huyların ve çirkin davranışların kaynağı ……….
Boş yere gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
A) Maneviyattır
B) Nefistir
C) Duyulardır
D) Nakildir
E) Gelenektir
29. Gazali’nin ahlakla ilgili olmayan eseri aşağıdakilerden hangisidir?
A) İhya’ü ‘ulûmi’d-dîn
B) Mîzânü’l-amel
C) Kimyâyı Saâdet
D) Mişkâtü’l-envâr
E) Şifa
30. Aşağıdakilerden hangisi modern ahlak teorilerinden biri değildir?
A) Faydacılık
B) Ödev ahlakı
C) Epikürcülük D) Özgeci” (alturist)
E) Metaetik

İSLAM HUKUKU
1.Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İstizan emri Hicretin altıncı yılında getirilmiştir
B) Ezan-ı Muhammedî Hicretin ikinci yılında okunmaya başlanmıştır
C) Daha önceden Kudüs’teki Beyt-i Makdise yönelerek namaz kılan Müslümanlara Hicretin üçüncü yılında kıble olarak Kâbe’ye yönelmeleri emredilmiştir
D) Kısas cezasıyla ilgili hükümler Hicretin sekizinci yılında gelmiştir
E) Mulâane uygulaması ile ilgili hükümHicretin dördüncü yılında gelmiştir
2. Bir taraftan mezhebin diğer mezheplere karşı üstünlüğünü savunan diğer taraftan da mukayeseli hukuk olarak ifade edebilecek mezhepler arasındaki görüş farklılıklarını ele alan Hilâf ilmi aşağıdaki dönemlerden hangisinin karakteristik özelliğidir?
A) İslâm Hukukunun Gelişme Dönemi
B) İslâm Hukukunun Olgunluk Dönemi
C) İslâm Hukukunun Duraklama Dönemi
D) İslâm Hukukunun Gerileme Dönemi
E) Hz. Peygamber Dönemi
3.Kufe Ekolünün fıkhî birikimi genel olarak Ebu Hanife’ye kim tarafından aktarılmıştır?
A) İbrahim en-Nehâî’nin
B) Hammâd b. Ebu Süleyman
C) Urve b. Zübeyr b. Avvâm
D) Zührî
E) Rebîatürrey
4.Mâlikî mezhebinin el-Muvattâ’dan sonraki en önemli kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
A) el-Müdevvenetü’l-kübrâ
B) Câmiü’l-Ümmehât
C) Bidayetü’l-müctehid
D) Mecmau’l-Bahreyn
E) Kenzü’d-dekâik
5. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nin yarı resmi önemli hukuk kodudur?
A) Vikayetü’r-rivâye
B) Kenzü’d-dekâik
C) Minhâcü’t-tâlibîn
D) Mülteka’l-ebhur
E) el-Muğnî
6. Aşağıda verilen müellif ve eser isimlerinden hangisi yanlıştır?
A) Abdülganî el-Meydanî = el-Lübâb fî şerhi’l-kitâb
B) Ebu Bekir el-Haddâd = el-Cevheretü’n-neyyire
C) es-Semerkandî = Tuhfetü’l-fukahâ
D) Hatîb eş-Şirbinî = el-Hidâyefi’l-fıkh
E) Tâçü’ş-şerîa’ = Vikayetü’r-rivâye
7. Aşağıdaki kanun çalışmalarından hangisi hazırlanmasında ağırlıklı olarak Batı Hukukundan etkilenerek meydana getirilmemiştir?
A) 3 Mayıs 1840 tarihli Ceza Kanunu
B) 1851 tarihli Ceza Kanunu
C) 1858 tarihli Ceza Kanunu
D) 3 Şubat 1855 tarihli Men-i İrtikâb Nizamnâmesi
E) Tarik-i İlmiyeye Dair Ceza Kanunnâmesi
8.Nişanın bozulmasından sonra nişanlılık sürecinde tarafların birbirlerine verdikleri hediyeler konusunda Şâfiî mezhebinin görüşü nedir?
A) Hediyeler geri alınamaz.
B) Hediyeler hibe (bağış) hükmündedir. Bu yüzden prensip olarak, verilen hediyeler geri alınmamalıdır.
C) Eğer nişanı erkek bozmuşsa hiçbir hediyeyi geri alamaz.
D)Eğer nişanı kız bozmuşsa erkek hediyeleri geri alabilir.
E) Hediyeler karşı tarafın elinde bulunuyorsa aynen, zayi olmuş veya tüketilmişse misli veya kıymeti ile talep edilebilir.
9.OsmanlıDevleti’nde nikâha resmî bir devlet memurunun katılması ve nikâhı tescil etmesi esası hangi kararname ile getirilmiştir?
A) Hukuk-ı Âile Kararnâmesi
B) Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye
C) Nafaka Kanunu
D) Nüfus ve Sicillât Nizamnâmesi
E) MeşîhatKararnamesi
10.Hac’da iken ihramlı olmayı evlenme engeli saymayan mezhep hangisidir?
A)Şâfiî
B) Mâlikî
C) Hanefî
D) Hanbelî
E) Yukarıdaki dört mezhebin hepsi
11. Aşağıdakilerden hangisi kadının kocasından izinsiz olarak evden çıkabileceği durumlardan değildir?
A) Başkalarında olan hak ve alacaklarını almaya gitmesi
B) Yanında mahrem bir hısımı olmadan farz hacca gitmesi
C) Kocanın, dinî meseleleri öğrenme konusunda kendisine yardımcı olmaması durumunda arasıra ilim meclislerine gitmesi
D) En az haftada bir kere ana-babasını görmeye gitmesi
E) Yılda bir kere kardeş, dayı gibi mahrem hısımlarını ziyaretegitmesi
12.Talâkın mendup /müstehap olduğu durum aşağıdakilerden hangisidir?
A) Eşini boşayanın zinaya düşme korkusu olması durumunda boşaması
B)Hiçbir sebep yokken boşamak
C) Evli kaldığı takdirde harama düşeceğini veya bir takım farzları terketmek zorunda kalacağını kesin olarak biliyor olduğu halde boşamak
D) Kadının küfür ve hakaret sözlerinden kendisini kurtaramaması ve kocanın bu yüzden harama düşmekten korkması durumunda boşaması
E)İçinde cinsel temas olan temizlik günlerinde boşamak
13. “Kocanın eşiyle cinsel teması yemin, adak veya bir şarta bağlayarak, belirli veya belirsiz bir süre kendisini bundan menetmesine …..…..denir”. Boş bırakılan yere hangi kelime getirilmelidir?
A) Liân
B) Zıhâr
C) Tefrîk
D) Talâk
E) Îlâ
14. Adetten kesilmiş )menopoza girmiş) kadının iddet süresi ne kadardır?
A) Üç ay
B) Dört ay
C) Dört ay on gün
D) Üç kurû’
E) İddet beklemesi gerekmez
15. “……………, uygulanamayan ağır cezanın yerine tatbik edilen hafif cezadır”. Cümledeki boşluğu uygun biçimde tamamlayan ifadeyi bulunuz.
A) Hırsıza verilen ceza
B) Kazif cezası
C) Bedelî ceza
D) Kısas
E) İdam cezası
16.Kazif cezasında zina ile suçlanan şahsın muhsan olması gerekir. Aşağıdakilerden hangisi muhsan olmanın şartlarından değildir?
A) Akıllı olmak
B) Baliğ olmak
C) Hür olmak
D) Müslüman olmak
E) Evli olmak
17.Sirkat cezasının )el kesme cezasının) uygulanması için bazı şartların bulunması gerekmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu şartlardan biri değildir?
A) Hırsızlığı yapan kişinin akıl, baliğ olması
B) Çalınan malın nisab miktarında olması
C) Çalınan malın mülkiyetinin başkasına ait olması
D) Malın başkasına aidiyetinin kuşkusuz olması
E) Çalınan malın temel ihtiyaç maddelerinden olması
18.“Bir yoruma dayanarak meşru bir yönetime karşı güç kullanmak suretiyle karşı çıkmak”. Burada tanımı verilen terim aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bağy
B) Hirâbe
C) İrtidat
D) İfsad
E) İlâ
19.Aşağıdakilerden hangisi ikrahın unsurlarından değildir?
A) Mükrehün aleyh
B) Mükrih
C) İkrah-ı mülcî
D) Mükreh
E) Mükrehinbih
20.Aşağıdakilerden hangisi Hanefi Mezhebi dışındaki mezheplerin “öldürme” taksimatı içinde müstakil olarak ele alınmaz?
A) Kasten öldürmek
B) Tesebbüben öldürmek
C) Şibh-i amd şeklinde öldürmek
D) Taksîrle öldürmek
E) Taksirin benzeri şeklinde öldürmek
21.Başkasının mülkünde, izin almadan, kuyu kazarak birinin içine düşüp ölmesine sebep olmak şeklinde meydana gelen öldürme fiili, İslam ceza hukukunda hangi kavramla ifade edilir?
A) Tesebbüben öldürme
B) Taksîrle öldürme
C) Şibh-i amd şeklinde öldürme
D) Kasten öldürme
E) Mubaşarat
22.Ölümle sonuçlanmayan suçlarda, kısası talep etme hakkı kime aittir?
A) Mağdurun mirasçı olan erkek akrabalarına
B) Mağdurun mirasçı olan erkek ve kadın akrabalarına
C) Mağdurun kendisine
D) Mağdurun sadece babasına
E) Mağdurun sadece babasına ve dedesine
23. “Erkek ile kadın arasında, öldürmenin dışındaki cinayetlerde kısasın uygulanmayacağı” görüşü kime aittir?
A) İmam Malik’e
B) Hanefîlere
C) İmam Şafiî’ye
D) Ahmed b. Hanbel’e
E)İbnEbî Leyla’ya
24.“Öldürmeye veya bedenin bir organına zarar vermeye karşı, suçun faili ya da âkilesi tarafından ödenmek üzere belirlenen mal miktarına ………denir”. Boş bırakılan yere hangi kelime getirilmelidir?
A) Kısas
B)Yarım diyet
C) Eksik diyet
D) Diyet
E) Erş
25.Kesirsiz olarak üçüncü bir sayıya bölünebilen iki sayı arasındaki ilişki aşağıdaki terimlerden hangisiyle ifade edilir?
A) Temâsül
B) Tebâyün
C) Tevâfuk
D) Tedâhül
E) Tesâdüf
26.Babanın varisliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Baba ölenin oğluyla birlikte varis olursa 1/6 hisse alır.
B) Ölenin erkek evladı bulunmaz ve baba ölenin kızıyla varis olursa hem hisse alır hem de asabe olur.
C) Baba ölenin zevcesiyle birlikte varis olursa sadece asabe olarak kalanı alır.
D) Baba ölenin kızıyla birlikte varis olursa 1/3 alır.
E) Baba dedeyle birlikte varis olursa dedeyi hacb eder
27.“…………, belli pay sahipleri ve asabe dışında kalan diğer akrabalardır”.Cümledeki boşluğu uygun biçimde tamamlayan ifadeyi bulunuz..
A) Zevi’l-erhâm
B) Asabemea’l-gayr
C) Mahrum
D) Ashâbu’l-ferâiz
E) Mahcub
28.Mirası engelleyen sebeplere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Kölelik mirasçılığa engel değildir.
B) Bazı müçtehitlere göre murisini kasıtlı olarak öldüren kişi varislik vasfını kaybetmez.
C) Cumhura göre din ayrılığı mirasın intikaline engeldir.
D) Bütün sahabe ve tabiûn, din ayrılığının mirası engellediği konusunda müttefiktir.
E) İslam ülkesiyle savaş halinde olan bir ülkenin gayri Müslim vatandaşı İslam ülkesinde yaşayan gayri Müslim akrabasına mirasçı olabilir__

8

Eylül
2012

ÖĞRENCİLERE SİYER-İ NEBİ TESTLERİ

Yazar: arafat  | Kategori: SiYER | Yorum: Yok
ÖĞRENCİLERE SİYER-İ NEBİ TESTLERİ

1. Aşağıdakilerden hangisi bir Hanif değildir?
A) Varaka b. Nevfel
B) Ubeydullah b. Cahş
C) Ümeyye b. Ebu Salt
D) Kuss b. Saide
E) Amr b. Zeyd
2. Aşağıdakilerden hangisi Hazreti İsmail’in soyundan gelen Arapları ifade eder?
A) Arab-ı Aribe
B) Arab-ı Müsta’ribe
C) Arab-ı Bakiye
D) Kahtaniler
E) Keldaniler
3. Ficar Savaşları’na aşağıda verilen Rasullullah’ın amcalarından hangisi komuta etmiştir?
A) Abbas
B) Hamza
C) Zübeyr
D) Ebu Talib
E) Ebu Leheb
4. Aşağıdakilerden hangisi Müslümanlara işkence yapan Kureyş müşriklerinden değildir?
A) Ebu Cehil
B) Ubeyde b. Haris
C) Ukbe b. Ebi Muayd
D) Ebu Leheb
E) Ümeyye b. Halef
5. Açıktan davet aşağıdaki hangi ayet ile başlamıştır?
A) Hicr Sûresi, 94. ayet
B) Bakara Sûresi, 88. ayet
C) Nisa Sûresi, 32. ayet
D) Fetih Sûresi, 36. ayet
E) Kalem Sûresi, 5. ayet
6. Aşağıdakilerden hangisi müşriklerin daveti önleme çabalarından değildir?
A) Alay safhası
B) Hakaret safhası
C) İşkence safhası
D) Uzlaşma safhası
E) Şiddet kullanma safhası
7. Amcalarının hepsi Rasullullah’ı korumaya karar vermişlerdi. Aşağıdaki amcalarından hangisi diğerleri gibi onu korumaya karar vermemiştir?
A) Abbas
B) Zübeyr
C) Ebu Talib
D) Ebu Leheb
E) Hamza
8. Aşağıdakilerden hangisi Habeşistan’a hicret eden ilk kafileden değildir?
A) Abdurrahman b. Avf
B) Zübeyr b. Avvam
C) Cafer b. Ebu Talib
D) Hz.Osman
E) Mus’ab b. Umeyr
9. Ömer bin Hattab Efendimiz’i öldürmeye giderken karşılaştığı ve yolunu değiştirmesine sebep olan sahabe hangisidir?
A) Utbe b. Rebia
B) Nuaym b. Abdullah
C) Selam-ı Farisi
D) Es’ad b. Zürare
E) Zeyd b. Harise
10. Efendimiz Taif ahalisini İslam’a davete kiminle beraber gitmiştir?
A) Hz.Hamza
B) Hz.Ömer
C) Zeyd b. Harise
D) Abdurrahman b. Avf
E) Bilal-i Habeşi
11. Efendimiz’e ve Hz.Ebubekir’e hicret esnasında yetişen ancak atının ayakları kuma gömülen kişi kimdir?
A) Utbe b. Rebia
B) Amr ibnül As
C) Meysere
D) Süraka
E) Mecdiyy b. Amr
12. Rüyasında ezanı Muhammedi’yi bugünkü şekliyle işiten ve rüya yoluyla ezan kendisine öğretilen sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ubeyde b. Cerrah
B) Sad b. Ubade
C) Abdullah b. Zeyd
D) Bera b. Marur
E) Tufeyl b. Amr
13. Oruç, zekat ve kurbanın meşru kılınması kaçıncı hicri asırda gerçekleşmiştir?
A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5
14. Peygamberimiz (sas)’in, Uhud Savaşı’ndan hemen sonra, Mekke ordusunun geriye dönüp tekrar Medine üzerine gelebileceğini düşünerek onları takip ettiği ve Medine’ye 16 km uzaklıktaki bir vadide yaklaşık 5000 ateş yaktırarak geriye dönme niyetindeki düşmana göz dağı verdiği gazvenin adı nedir?
A) el-Vadi Gazvesi
B) Ayneyn Gazvesi
C) Batn-ı Nahle Gazvesi
D) Benî Mustalîk Gazvesi
E) Hamrâü’l-esed Gazvesi
15. Peygamber Efendimiz (sas)’in, hicri IV. yılın Şevval ayında evlendiği 44 yaşındaki dul bayan kimdir?
A) Hz. Zeynep binti Huzeyme
B) Hz. Zeyneb binti Cahş
C) Hz. Ümmü Seleme
D) Hz. Ümmü Habîbe
E) Hz. Cüveyriye binti Hâris
16. Hendek Savaşı’nda düşman ordusundan İslam saflarına katılan, savaş esnasında Müslüman olduğunu kimseye söylemeyip, Peygamberimiz (sas)’in izniyle, bu durumunu, İslam ordusunun savaşı kazanması için kullanan kişi kimdir?
A) Hz. Nuaym b. Mesud
B) Hz. Huzâî
C) Hz. Sa’d b. Ebî Vakkas
D) Selman-ı Farisî
E) Hz. Sad b. Muaz
17. Benî Mustalik Gazvesi esnasında yaşanan İfk Hadisesi hakkında inen ayetler hangileridir?
A) Enfal Sûresi, 58. ayet
B) Al-i İmran Sûresi, 81. ayet
C) Sâf Sûresi, 3-7. ayetler
D) Nûr Sûresi, 11-14. ayetler
E) Fil Sûresi, 1-5. ayetler
18. Çevre ülkelerin hükümdarlarına, Peygamberimiz (sas), elçileriyle İslam’a davet mektupları göndermiştir. Aşağıdaki elçi ve gönderildiği hükümdar eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
A) Dıhye b. Halife – Herakliyus
B) Amr b. Ümeyye – Mukavkıs
C) Abdullah b. Huzafe – Hüsrev Perviz
D) Amr b. Ümeyye – Necaşi
E) Hatip b. Ebu Beltea- Mukavkıs
19. Hicretin VIII. yılı gerçekleşen Mekke’nin Fethi, Mekke’ye hangi gün girilmesiyle başlamıştır?
A) 12 Rebiülevvel Pazartesi
B) 9 Şevval Salı
C) 23 Cemaziyelevvel Cuma
D) 20 Ramazan Cuma
E) 23 Şaban Salı
20. Peygamberimiz (sas) 30 bin kişilik İslam ordusuyla Tebük Gazvesi’ne çıktığında, Medine’de geriye kalan münafıkların toplanmak için inşa ettikleri fitne yuvası mescit Kur’an-ı Kerîm’de hangi isimle anılmaktadır?
A) Mescid-i Kuba
B) Mescid-i Aksa
C) Cuma Mescidi
D) Mescid-i Yesrib
E) Mescid-i Dırâr
21. Hicretin X. yılı Veda Haccı sonunda “Veda Hutbesi”ni okuyan Peygamberimiz (sas) kendisini dinleyen 124 bin Müslümana nerede seslenmiştir?
A) Müzdelife
B) Arafat
C) Kuba
D) Bedir
E) Zülhuleyfe
22. Hicretin XI. yılında vefat eden Hz. Peygamber(sas)’in vefatı hakkındaki aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Peygamberimiz (sas) vefatına sebep olan hastalığa Safer ayının son günlerinde yakalanmıştır.
B) Peygamberimiz (sas) vefatına sebep olan hastalığa eşlerinden Hz. Meymune’nin evinde tutulmuştur.
C) Peygamberimiz (sas) hastalığı sebebiyle camiye çıkamadığında yerine vekil olarak Hz. Osman’ı imam tayin etmiştir.
D) Peygamberimiz (sas)’in cenazesini Hz. Ali yıkamıştır.
E) Peygamberimiz (sas), vefat ettiği yere, Hz. Aişe’nin odasında kazılan kabre defnedilmiştir.
23. Aşağıdakilerden hangisi Ashab-ı Kiram’dan Amr b. Hâris’in ifadelerine göre Hz. Peygamber (sas)’in vefatından sonra bıraktıkları arasında yer almaz?
A) 50 dirhem altın
B) Birkaç silah
C) Beyaz bir katır
D) Vakfettiği Fedek hurmalıkları
E) Vakfettiği Hayber arazisindeki hissesi
24. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimiz (sas)’in “Veda Hutbesi”nde geçen cümlelerinden biri değildir?
A) “Sakın benden sonra eski sapıklıklarınıza dönüp de birbirinizin boynunu vurmayın.”
B) “Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine iade etsin.”
C) “Sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.”
D) “Başınıza, kafası siyah üzüm tanesi gibi Habeşli bir köle dahi yönetici olarak tayin edilse yine de itaat edin.”
E) “Müslüman, Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler.”
25. Aşağıdaki olay ve gerçekleştiği hicri yıl eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
A) Hayber’in Fethi – Hicri IV. yıl
B) Benî Kureyzâ Gazvesi – Hicri V. yıl
C) Uhud Gazvesi – Hicri III. yıl
D) Kıblenin Değişmesi – Hicri II. yıl
E) Hudeybiye Antlaşması – Hicri VI. yıl
TESTİN CEVAP ANAHTARI:
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
E B C B A D D C B C
11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
D C B E C A D B D E
21 22 23 24 25
B C A D A

2

Eylül
2012

SİYER KRONOLOJİ

Yazar: arafat  | Kategori: SiYER | Yorum: Yok
SİYER KRONOLOJİ
 
Mekke Dönemi
571
Peygamber Efendimizin doğumu 12 Rebîülevvel /20 Nisan Pazartesi)
Sütannesi Halîme’ye verilmesi.

574
Sütannesi tarafından Mekke’ye getirilerek annesi Âmine’ye teslim edilmesi.575
Annesi Âmine’nin Ebvâ’da vefatı üzerine Hz. Muhammed’in dadısı Ümmü Eymen tarafından Mekke’ye getirilip dedesi Abdülmuttalib’e teslim edilmesi.

577
Dedesi Adülmuttalib’in vefatı ve amcası Ebû Tâlib’e emanet edilmesi.

578
Amcası Ebû Tâlib ile yaptığı Suriye seyahati.

589
Hilfü’l-fudûl Antlaşması’na katılması.

594
Hatice’ye ait ticaret kervanının yöneticisi olarak Busrâ şehrine gitmesi.
Hatice ile evlenmesi.

605
Kureyş’in Kâbe’yi tamiri sırasında Hacerülesved’in yerine konulması hususunda hakemlik yapması.

610
Hira mağarasında ilk vahyi alması; Alak sûresinin ilk beş âyetinin nüzûlü [27 [?] Ramazan).

613
Açık davetle emrolunması üzerine yakın akrabasını İslâm’a davet etmesi.

614
Müşriklerin zayıf müslümanlara eziyet etmeye başlaması.

615
Habeşistan’a ilk hicret.

616
Habeşistan’a ikinci hicret.
Hamza’nın müslüman olması.
Ömer’in müslüman olması; Hz. Peygamber’in ve müslümanların Dârülerkam’dan çıkmaları.
Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları’nın Hz. Peygamber’i korumak amacıyla Ebû Tâlib mahallesinde toplanması ve müşriklerin bunlara karşı sosyal ve ekonomik boykot uygulamaya başlaması.

619
Boykotun sona ermesi.

620
Ebû Tâlib’in ve Hz. Hatice’nin vefatı (hüzün yılı).
Hz. Peygamber’in Sevde bint Zem‘a ile evlenmesi (Ramazan).
Zeyd b. Hârise ile Tâif’e gitmesi ve Mut‘im b. Adî’nin himayesinde Mekke’ye dönmesi (Şevval).
Hac mevsiminde Medineli Hazrec kabilesinden bir grubun Akabe’de Hz. Peygamber’le görüşüp müslüman olması (Zilhicce).

621
İsrâ ve mi‘rac hadisesi, beş vakit namazın farz kılınması (27 Receb).
Birinci Akabe Biatı ve Hz. Peygamber’in İslâmiyet’i öğretmesi için Mus‘ab b. Umeyr’i Medine’ye göndermesi (Zilhicce).

622
İkinci Akabe Biatı (Zilhicce).

Medine Dönemi
1/622
Müslümanların İkinci Akabe Biatı’ndan sonra Medine’ye hicret etmeye başlaması (Muharrem/Temmuz).
Müşriklerin Dârünnedve’de toplanıp Hz. Peygamber’i öldürme kararı alması (26 Safer/9 Eylül).
Hz. Peygamber’in Hz. Ebû Bekir’le birlikte hicreti ve Sevr mağarasına sığınmaları (26 Safer/9 Eylül).
Sevr mağarasından Medine’ye doğru yola çıkmaları (1 Rebîülevvel/13 Eylül).
Kubâ’ya varış (8 Rebîülevvel/20 Eylül).
Kubâ Mescidi’nin inşası (Rebîülevvel/Eylül).
Hz. Peygamber’in Kubâ’dan ayrılması ve Rânûnâ vadisinde ilk cuma namazını kıldırması; aynı gün Medine’ye ulaşması ve Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evine yerleşmesi (12 Rebîülevvel/24 Eylül).
Mescid-i Nebevî’nin inşasına başlanması (Rebîülevvel/Eylül).
Namaza çağrı için ezanın teşrîi.

1/623
Muhacirlerle ensar arasında kardeşlik tesis edilmesi (muâhât) (Receb/Ocak).
Medine vesikasının tanzimi ve Medine hareminin sınırlarının tesbiti (Ramazan/Mart).
Savaşa izin verilmesi.
Hz. Hamza’nın Îs (Sîfülbahr) Seriyyesi (Ramazan/Mart).
Mescid-i Nebevî’nin inşasının tamamlanması (Şevval/Nisan).
Sa‘d b. Ebû Vakkas’ın Harrâr Seriyyesi (Zilkade/Mayıs).
Medine’de çarşı ve pazar yeri kurulması.
Mescid-i Nebevî’de Suffe’nin teşekkülü.

2/623
Hz. Peygamber’in âşûrâ orucunu tutması ve müslümanlara da tavsiye etmesi (10 Muharrem/14 Temmuz).
Ebvâ (Veddân) Gazvesi (Safer/Ağustos).
Buvât Gazvesi (Rebîülevvel/Eylül).
İlk Bedir (Sefevân) Gazvesi (Rebîülevvel/Eylül).
Uşeyre (Zül‘uşeyre) Gazvesi (Cemâziyelevvel/Kasım).

2/624
Abdullah b. Cahş’ın kumandasındaki Batn-ı Nahle Seriyyesi (Receb/Ocak).
Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke’deki Mescid-i Harâm’a (Kâbe) çevrilmesi (Receb/Ocak).
Orucun farz kılınması (Şâban/Şubat).
Teravih namazının kılınmaya başlanması (1 Ramazan/26 Şubat).
Bedir Gazvesi (17 Ramazan/13 Mart).
Enfâl sûresinin nâzil olması.
Hz. Peygamber’in kızı Rukıyye’nin vefatı (Ramazan/Mart).
Fıtır sadakasının (fitre) emredilmesi (Ramazan/Mart).
İlk ramazan bayramı ve bayram namazının kılınması (1 Şevval/27 Mart).
Hz. Peygamber’in Hz. Âişe ile evlenmesi (Şevval/Nisan).
Benî Kaynuka‘ Gazvesi (Şevval/Nisan).
Hz. Ali ile Fâtıma’nın evlenmesi (Zilkade/Mayıs veya Zilhicce/Haziran).
Sevîk Gazvesi (5 Zilhicce/29 Mayıs).
İlk kurban bayramı (10 Zilhicce/3 Haziran).
Muhacirlerden Osman b. Maz‘ûn’un vefatı üzerine Cennetü’l-bakı‘in mezarlık için tahsis edilmesi (Zilhicce/Haziran).
Zekâtın farz kılınması.

3/624
Hz. Osman’ın Resûl i Ekrem’in kızı Ümmü Külsûm ile evlenmesi (Rebîülevvel/Ağustos-Eylül).
Kâ‘b b. Eşref’in öldürülmesi (14 Rebîülevvel/4 Eylül).
Zûemer (Gatafân) Gazvesi (Rebîülevvel/Eylül).
Bahran (Benî Süleym) Gazvesi (Cemâziyelevvel/Kasım).

3/625
Hz. Peygamber’in Hafsa ile evlenmesi (Şâban/Ocak).
Hz. Hasan’ın doğumu (Şâban/Ocak-Şubat veya 15 Ramazan/1 Mart).
Hz. Peygamber’in Zeyneb bint Huzeyme ile evlenmesi (Ramazan/Şubat-Mart).
Uhud Gazvesi (7 veya 11 Şevval/23 veya 27 Mart).
Hamrâülesed Gazvesi (Medine’den çıkış, 8 veya 12 Şevval/24 veya 28 Mart).

4/625
Recî‘ Vak‘ası (Mersed b. Ebû Mersed Seriyyesi) (Safer/Temmuz).
Bi’rimaûne Vak‘ası (Safer/Temmuz).
Benî Nadîr Gazvesi (Rebîülevvel/Ağustos).
İçkinin haram kılınışı (Rebîülevvel/Ağustos-Eylül).
Hz. Peygamber’in hanımı Zeyneb bint Huzeyme’nin vefatı (Rebîülâhir/Ekim).

4/626
Benî Abs heyetinin Medine’ye gelip müslüman olması.
Hz. Hüseyin’in doğumu (5 Şâban/10 Ocak).
Hz. Peygamber’in Ümmü Seleme ile evlenmesi (Şevval/Mart-Nisan).
Bedrü’l-mev‘id Gazvesi (Zilkade/Nisan).
Hz. Ali’nin annesi Fâtıma bint Esed’in vefatı.

5/626
Zâtürrika‘ Gazvesi ve korku namazının (salâtü’l-havf) kılınması (10 Muharrem/11 Haziran).
Dûmetülcendel Gazvesi (25 Rebîülevvel/24 Ağustos).
Medine’de ay tutulmasının gözlenmesi ve Hz. Peygamber’in husûf namazı kıldırması (Cemâziyelâhir/Kasım).
Müslüman olan 400 kişilik Müzeyne heyetinin Medine’ye gelmesi (Receb/Aralık).

5/627
Benî Mustalik (Müreysi‘) Gazvesi (Şâban-Ramazan/Ocak-Şubat).
İfk hadisesi.
Hz. Peygamber’in Cüveyriye bint Hâris ile evlenmesi.
Medine’de nüfus sayımı yapılması (Şevval/Şubat-Mart).
Hendek (Ahzâb) Gazvesi (Zilkade/Nisan).
Hz. Peygamber’in Zeyneb bint Cahş ile evlenmesi ve evlât edinmenin yasaklanmasına dair âyetlerin (el-Ahzâb 33/4-5) nâzil olması (Zilkade/Nisan).
Benî Kurayza Gazvesi (Zilkade sonu/Nisan).

6/627
Benî Lihyân Gazvesi (Rebîülevvel/Temmuz).
Muhammed b. Mesleme’nin I. Zülkassa Seriyyesi (Rebîülâhir/Ağustos).
Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ın II. Zülkassa Seriyyesi (Rebîülâhir sonu/Eylül).
Zeyd b. Hârise’nin Tarîf Seriyyesi (Cemâziyelâhir/Ekim-Kasım).
Zeyd b. Hârise’nin Vâdilkurâ Seriyyesi (Receb/Kasım-Aralık).

6/628
Hz. Peygamber’in Abdurrahman b. Avf’ı Dûmetülcendel’e göndermesi (Şâban 6/Aralık 627-Ocak 628).
Zeyd b. Hârise’nin Medyen Seriyyesi (Şâban 6/Aralık 627-Ocak 628).
Hz. Ali’nin Fedek Seriyyesi (Şâban 6/Aralık 627-Ocak 628).
Zeyd b. Hârise’nin II. Vâdilkurâ Seriyyesi (Ramazan/Ocak-Şubat).
Abdullah b. Revâha’nın Hayber’e keşif amaçlı seriyyesi (Ramazan/Şubat).
Medine’de kuraklık yaşanması ve Hz. Peygamber’in yağmur duası yapması.
Güneş tutulması ve Hz. Peygamber’in küsûf namazı kılması (Şevval sonu/Mart).
Umre seferi (Zilkade/Mart).
Hz. Peygamber’in, annesi Âmine’nin Ebvâ’daki kabrini ziyaret etmesi.
Hudeybiye’de Kureyş’e elçi olarak gönderilen Hz. Osman’ın hapsedilmesi üzerine Bey‘atürrıdvân’ın yapılması (Zilkade/Mart-Nisan).
Hudeybiye Antlaşması (Zilhicce/Nisan).
Feth sûresinin nâzil olması.
Benî Huzâa, Benî Eslem ve Benî Huşenî heyetlerinin Medine’ye gelip müslüman olması.

7/628
Hz. Peygamber’in, Bizans ve Sâsânî imparatorları başta olmak üzere civar ülke yöneticilerine ve kabile reislerine elçiler ve İslâm’a davet mektupları göndermesi (Muharrem/Mayıs).
Habeş Necâşisi Ashame’nin müslüman olması.
Mısır mukavkısının çeşitli hediyelerle birlikte Mâriye’yi Hz. Peygamber’e göndermesi.
Ebü’l-Âs’ın müslüman olup Hz. Peygamber’in kızı Zeyneb ile yeniden evlenmesi (Muharrem/Mayıs).
Hayber Seferi (Muharrem-Safer/Mayıs-Haziran).
Zeyneb bint Hâris’in Hz. Peygamber’i zehirleme teşebbüsü.
Hz. Peygamber’in Safiyye bint Huyey ile evlenmesi.
Hz. Peygamber’in sütannesi Süveybe’nin vefatı.
Yemen Valisi Bâzân’ın müslüman olması (Cemâziyelevvel/Eylül).
Vâdilkurâ Gazvesi (Cemâziyelâhir/Ekim).
Teymâ yahudileriyle antlaşma yapılması.
Hz. Ömer’in Türebe Seriyyesi (Şâban/Aralık).
Hz. Ebû Bekir’in Necid Seriyyesi (Şâban/Aralık).
Beşîr b. Sa‘d’ın Fedek Seriyyesi (Şâban/Aralık).

7/629
Galib b. Abdullah’ın Meyfaa Seriyyesi (Ramazan/Ocak).
Umretü’l-kazâ (Zilkade/Mart).
Peygamber’in Ümmü Habîbe bint Ebû Süfyân ile evlenmesi.
Hz. Peygamber’in Meymûne bint Hâris ile evlenmesi (Zilkade/Mart).

8/629
Hâlid b. Velîd, Amr b. Âs ve Osman b. Talha’nın müslüman olması (1 Safer/31 Mayıs).
Hz. Peygamber’in kızı Zeyneb’in vefatı (Safer/Haziran).
Mûte Savaşı (Cemâziyelevvel/Eylül).
Amr b. Âs’ın Zâtüsselâsil Seriyyesi (Cemâziyelâhir/Ekim).
Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ın Sîfülbahr (Habat) Seriyyesi (Receb/Kasım).
Benî Süleym ve Benî Gıfâr kabilelerinin müslüman olması ve Hâlid b. Velîd kumandasında Mekke fethine katılmaları.
Kureyşli müşriklerin Hudeybiye Antlaşması’nı ihlâl etmesi üzerine Ebû Süfyân’ın barışın devamını sağlama girişiminde bulunması.

8/630
Hz. Peygamber’in Mekke fethi için yola çıkması (13 Ramazan/4 Ocak).
Mekke’nin fethi (20 Ramazan/11 Ocak).
Benî Mahzûm kabilesinin müslüman olması.
Hişâm b. Âs’ın Yelemlem tarafına, Hâlid b. Saîd’in Urene tarafına, Hâlid b. Velîd’in Nahle’deki Uzzâ putunu, Sa‘d b. Zeyd el-Eşhelî’nin Müşellel’deki Menât putunu, Amr b. Âs’ın Benî Hüzeyl’in Ruhât’taki Süvâ‘ putunu, Tufeyl b. Amr ed-Devsî’nin Amr b.Hümeme’nin Zülkeffeyn putunu yıkmayagönderilmesi (Ramazan/Ocak).
Huneyn Gazvesi (11 Şevval/1 Şubat).
Hâlid b. Velîd’in Benî Cezîme’yi İslâm’a davet seriyyesi (Şevval/Şubat).
Tâif Gazvesi (Şevval/Şubat).
Hz. Peygamber’in Ci‘râne’de Huneyn ganimetlerini taksim etmesi (Zilkade/Şubat).
Hz. Peygamber’in, yanlarından ayrıldıktan sonra ilk defa süt kız kardeşi Şeymâ ile görüşmesi.
Hz. Peygamber’in umre yapması (19 Zilkade/10 Mart).
Muhâcir b. Ebû Ümeyye’nin San‘a Seriyyesi (28 Zilkade/19 Mart).
Ziyâd b. Lebîd’in Hadramut Seriyyesi.
Amr b. Âs’ın Uman yöneticileri Ceyfer ve Abd b. Cülendâ kardeşlere elçi olarak gönderilmesi (Zilkade/Mart).
Alâ b. Hadramî’nin Ebû Hüreyre ile birlikte Bahreyn yöneticisi Münzir b. Sâvâ’ya elçi olarak gönderilmesi.
Hz. Peygamber’in oğlu İbrâhim’in doğumu (Zilhicce/Mart-Nisan).
Benî Sa‘lebe, Benî Sudâ’, Benî Bâhile, Benî Sümâle, Benî Cerm, Ehâbîş, Benî Ak ve Benî Hüzeyl heyetlerinin Medine’ye gelip müslüman olmaları.

9/630
Hz. Peygamber’in bazı şehir ve kabilelere zekât âmilleri göndermesi (Muharrem/Nisan-Mayıs).
Abbâd b. Bişr’in Benî Süleym ve Benî Müzeyne’ye, Râfi‘ b. Mekîs el-Cühenî’nin Benî Cüheyne’ye, Dahhâk b. Süfyân el-Kilâbî’nin Benî Kilâb’a, Büsr b. Süfyân el-Kâ‘bî’nin Benî Kâ‘b’a, İbnü’l-Lütbiyye el-Ezdî’nin Benî Zübyân’a, Mâlik b. Nüveyre’nin Benî Hanzale b. Mâlik’e, Amr b. Âs’ın Fezâre’ye, Velîd b. Ukbe’nin Benî Müstalik’a zekat toplamak üzere gönderilmesi.
Uyeyne b. Hısn’ın Benî Temîm Seriyyesi ve Benî Temîm kabilesinin Medine’ye gelip müslüman olması (Muharrem/Mayıs).
Benî Esed’den bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması.
Alkame b. Mücezziz kumandasında ilk deniz seferinin düzenlenmesi (Rebîülâhir/Temmuz-Ağustos).
Hz. Ali’nin Tay kabilesinin putu Füls’ü tahrip etmesi.
Ukkâşe b. Mihsan’ın Benî Belî ve Benî Uzre’ye karşı Cinâb Seriyyesi.
Hz. Peygamber’in, Habeş Necâşîsi Ashame’nin vefatını haber verip gıyabî cenaze namazını kıldırması (Receb/Ekim).
Îlâ ve tahyîr hadisesi.
Tebük Gazvesi (Receb/Ekim).
Hâlid b. Velîd’in Dûmetülcendel lideri Ükeydir b. Abdülmelik’e karşı seriyyesi ve Hz. Peygamber’in Ükeydir ile antlaşma yapması.
Cerbâ, Ezruh, Maknâ, Eyle (Akabe) ve Tebük halkını temsilen heyetlerin Hz Peygamber’e gelip barış yapması.
Hz. Peygamber’in, Tebük’ten Dihye b. Halîfe’yi Bizans İmparatoru Herakleios’a ikinci defa İslâm’a davet mektubuyla göndermesi.
Hz. Peygamber’in kızı Ümmü Külsûm’un vefatı.
Benî Ukayl, Benî Kelb, Benî Kilâb, Benî Tücîb, Benî Gatafân, Benî Hanzale b. Mâlik, Benî Kudâa, Belî ve Benî Behrâ’dan heyetlerin Medine’ye gelip müslüman olması.
Hıristiyan Benî Tağlib’in Medine’ye gelip antlaşma yapması.
Kâ‘b b. Züheyr’in müslüman olması ve Hz. Peygamber’in hırkasını ona hediye etmesi.
Benî Sa‘d b. Bekir kabilesinin Dımâm b. Sa‘lebe’yi elçi olarak Medine’ye göndermesi ve müslüman olmaları.
Benî Cüzâm heyetinin Medine’ye gelip müslüman olması.
Hz. Peygamber’in münafıklara ait Mescid-i Dırâr’ı yıktırması.
Himyer krallarının İslâm’a davet edilmesi ve Müslümanlığı benimsemeleri.
Benî Hemdân, Benî Fezâre, Benî Mürre’den ve Tâif’teki Sakıf kabilesinden bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması.
Hz. Peygamber’in Ebû Süfyân ile Mugıre b. Şu‘be’yi Lât putunu kırmaya göndermesi.

9/631
Münafıkların reisi Abdullah b. Übeyy b. Selûl’ün ölümü (Zilkade/Şubat).
Hz. Ebû Bekir’in emîr-i hac tayin edilmesi (Zilkade- Zilhicce/Mart).
Tevbe sûresinin hükümlerini bildirmek üzere Hz. Ali’nin Mekke’ye gönderilmesi (Zilhicce/Mart).
Necran hıristiyanlarından bir heyetin Medine’ye gelmesi ve Hz. Peygamber’le mübâhele yapmayı reddedip antlaşmaya varması (Zilhicce/Nisan).

10/631
Hâlid b. Velîd’in Necran Seriyyesi ve Benî Hâris’ten bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması (Rebîülâhir/Temmuz).
Hz. Ali’nin Yemen Seriyyesi ve Benî Mezhic’in müslüman olması (Ramazan/Aralık).
Cerîr b. Abdullah’ın Zülhalesa putunu ve mâbedini yıkmaya gönderilmesi.
Hz. Peygamber’in Kur’ân-ı Kerîm’i Cebrâil’e iki defa arzetmesi ve yirmi gün itikâfta kalması (Ramazan/Aralık).
Benî Ezd, Ebnâ, Benî Tay, Benî Âmir b. Sa‘saa, Benî Kinde, Benî Tücîb, Benî, Rehaviyyîn, Benî Gafik, Benî Mehre, Benî Hanîfe, Benî Ans, Benî Murâd, Benî Abdülkays, Benî Hilâl, Benî Ruhâ ve Benî Zübeyde’den heyetlerin Medine’ye gelip müslüman olmaları.
Müseylime’nin peygamberlik iddiasında bulunması.

10/632
Hz. Peygamber’in oğlu İbrâhim’in vefatı (29 Şevval/28 Ocak).
Vedâ haccı için Hz. Peygamber’in Medine’den ayrılışı (26 Zilkade/23 Şubat).
Vedâ hutbesi (9 Zilhicce/7 Mart).
Vedâ tavafı (14 Zilhicce/12 Mart Perşembe).
Benî Muhârib’den bir heyetin Medine’ye gelip müslüman olması (Zilhicce/Mart).
Yemen Valisi Bâzân’ın vefatı; Hz. Peygamber’in Yemen’e on bir vali tayin etmesi.
Nasr sûresinin nâzil olması (Zilhicce/Mart).
Hz. Peygamber’in câriyesi (hanımı) Reyhâne bint Şem‘ûn’un vefatı.

11/632
Medine’ye en son gelen Benî Neha‘dan bir heyetin müslüman olması (15 Muharrem/12 Nisan).
Üsâme b. Zeyd’in Suriye’ye gidecek orduya kumandan tayin edilmesiMayıs).
Hz. Peygamber’in şiddetli baş ağrısı ve humma yakalanması (27 Safer/24 Mayıs Pazar).
Peygamberlik iddiasında bulunan Esved el-Ansî’nin öldürülmesi (8 Rebîülevvel/3 Haziran).
Hz. Peygamber’in vefatı (13 Rebîülevvel/8 Haziran Pazartesi).
Hz. Peygamber’in defnedilmesi (14 Rebîülevvel/

 

31

Ağustos
2012

AÖF TÜRKİYE EKONOMİSİ GENEL SORULARI

Yazar: arafat  | Kategori: AİLE | Yorum: Yok
AÖF TÜRKİYE EKONOMİSİ GENEL  SORULARI

1.Türkiye’de 24 Ocak 1980 tarihinde girilen yeni dönem için aşağıdaki özelliklerden hangisi söylenemez?
A) İthal ikameci sanayileşme B) Yapısal uyum
C) Dışa açılma D) İhracata dayalı büyüme
E) Liberal politika dönemi

2.Aşağıdakilerden hangisi 1961-1979 döneminde uygulanan iç tüketime dönük sanayileşme stratejisinin tamamlayıcı unsurlarından biri değildir?
A)KİT’lerde yüksek ücret politikası
B)Sosyal güvenlik sistemini geliştirme stratejisi
C)Tarımsal fiyat destekleme politikası
D)İthalattan alınan düşük vergiler
E)Grevli toplu sözleşme düzeni

3.Aşağıdakilerden hangisi 1940′da çıkarılan Milli Koruma Kanunu’na dayanarak hükümetin uyguladığı tedbirlerden biri değildir?
A)Özel işletmelere geçici olarak el koymak
B)Sanayileşme programını hızlandırmak
C)Çalışma süresini uzatmak
D)Temel ihtiyaç maddelerini vesikayla dağıtmak
E)İthalatta ve iç ticarette fiyatlara azami sınırlar koymak

4.Türkiye’de yurtiçi tasarrufların üzerinde yatırım yapılmasını mümkün kılan faktör aşağıdakilerden hangisidir?
A)Asgari ücretin düşük tutulması
B)Dış kaynak kullanımı

C)Memur maaş zammının enflasyon oranının altında belirlenmesi
D)Döviz kurunun düşük tutulması
E)Yüksek enflasyon oranları

5.Türkiye’nin gelir dağılımındaki eşitsizliklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A)Tarım sektörünün işletme artığı, tarım dışı işletme artığına göre çok düşüktür
B)İşgücü ödemelerinin payı %20 ile %30 arasında hareket ederken, işgücü ödemeleri dışındaki gelirlerin payı %60 ile %70 arasındadır
C)Kriz yıllarında işgücü ödemelerinin aldığı pay artmaktadırD)İşverenlerin ortalama yıllık gelirleri, ücretli ve maaşlı çalışanların yaklaşık üç katıdır.
E)Ücretle çalışan bireylerin toplam çalışanlar içindeki payına göre elde ettikleri gelirlerin toplam gelir içindeki payı düşüktür

6.Türkiye’de gelirin fonksiyonel dağılımı incelendiğinde toplam gelirden en çok pay alan kesim aşağıdakilerden hangisidir?
A)Yevmiyeli çalışanlar
B)Emek geliri elde edenler
C)Tarımda kira, faiz ve kâr geliri elde edenler
D)Ücretsiz aile işçileri
E)Tarım dışı kira, faiz ve kâr geliri elde edenler

7.AşağıdakiIerden hangisi 5 Haziran 2003 tarihinde kabul edilen 4875 sayılı “Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu”nun amaçlarından biri değildir?
A)Ulusal paranın kıymetinin korunması
B)Doğrudan yabancı yatırımların özendirilmesi
C)Yabancı yatırımcıların haklarının korunması
D)Yatırım ve yatırımcı tanımlarında uluslararası standartlara uyulması
E)Doğrudan yabancı yatırımların gerçekleştirilmesinde izin ve onay sisteminin bilgilendirme sistemine dönüştürülmesi

8.İmalat sanayinin yaklaşık tüm sektörlerinde ücret maliyeti, toplam maliyetin %10′undan daha az olduğu durumda kâr paylarını etkileyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
A) Enflasyon oranı B) Vergi oranları C) Ücret maliyeti
D) Asgari ücret E) Girdi maliyetleri

9.Aşağıdakilerden hangisi ithal ikameci sanayileşme döneminin özelliklerinden biri değildir?
A)Yüksek gümrük duvarları ile korunan yerli sanayinin kârlarının yüksek olduğu bir bölüşüm ilişkisinin olması
B)İhracata dayalı büyüme politikalarının izlenmesi
C)İç tüketime ve yüksek alım gücüne dayalı olması
D)Alt sektörlerin kâr paylarının yüksek olması
E)Dış kaynak kullanılarak iç denge sağlanması

10.Aşağıdakilerden hangisi doğrudan gelir desteği sisteminin Türkiye’nin tarımsal üretim yapısında yarattığı olumsuz sonuçlardan biri değildir?
A)Üretim planlamasını gerçekleştirmenin olanaksız hale gelmesi
B)Tarımsal üretimin en önemli gereklerinden olan finansın tarımdan daha da uzaklaşması
C)Toprağı işleyeni değil mülk sahibini desteklemesi
D)Tüm girdiler pahalanırken doğrudan gelir desteğinin sabit tutulmasının çiftçinin durumunu kötüleştirmesi
E)Köyden kente göçün azalması

11.Türkiye’de tarımsal üretim maliyetlerinin yüksek olmasında en önemli etken aşağıdakilerden hangisidir?
A)Tarımsal teknolojinin yeterince kullanılmaması
B)Tarımın altyapı sorunları ve girdi fiyatlarının pahalılığı
C)Tarımsal desteklemelerin yetersiz olması
D)Tarım sektöründe kalifiye eleman çalışmaması
E)Tarım sektöründe çalışanların eğitim düzeyinin düşük olması

12.Türkiye’de ilk pazar fiyatı desteklemesi hangi ürünün alımında uygulanmıştır?
A) Tütün B) Çay C) Pamuk D) Buğday E) Fındık

13.İç borç sorununu daha da ağırlaştırarak sürecin çok uzamasına ve transfer edilecek meblağın devasa boyutlara çıkmasına neden olan faktör aşağıdakilerden hangisidir?
A) Cari açık B) Yüksek büyüme hızları
C) Fahiş reel faiz hadleri D) İthalattaki hızlı artış
E) Döviz kurunun düşük kalması

14.Dolaysız vergiler aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
A)Dış ticaretten alınan vergilerdir. B)Verasetten al inan vergiIerdir.
C)Katma değer vergisidir. D)Mal ve hizmetlerden alınan vergilerdir.
E)Gelir ve servet vergilerinin toplamıdır.

15.Aşağıdakilerden hangisi cari dengenin dört temel kaleminden biri değildir?
A) Mal ticareti B) Cari transferler C) Yatırım dengesi
D) Hizmet ticareti E) Net hata ve noksan

16.Türkiye’nin sermaye hareketlerinde serbestleşme dönemi aşağıdakilerden hangisiyle başlamıştır?
A)1989 yılında yürürlüğe giren 32 sayılı kararla
B)24 Ocak 1980 kararlarıyla
C)12 Eylül 1980 askeri darbesiyle
D)Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle
E)1974 Kıbrıs barış harekâtıyla

17.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye ekonomisinin serbest piyasa ekonomisiyle dışa açılma olarak tanımlanan 1980-1988 döneminin özelliklerinden biri değildir?
A)İhracat artışlarının dışa açık büyümenin temel öğesi haline gelmesi
B)Nominal (parasal) ücret artışlarının kontrol edilmesi
C)Daraltıcı para ve maliye politikalarının yurtiçi talep ve enflasyonu bastırması
D)Üretim önceliğinin yurtiçi pazarlara verilmesi
E)KİT ürünlerine sürekli yapılan zamlarla iç talebin daraltılması

18.Sıcak para girişlerinin sağladığı aşırı değerlenme ithalat maliyetlerini ve iktisadi büyümeyi nasıl etkiler?
A)İthalat maliyetlerini arttırır, büyümeyi etkilemez.
B)İthalat maliyetlerini arttırıp, iktisadi büyümeyi yavaşlatır.
C)İthalat maliyetlerini arttırıp, iktisadi büyümeyi hızlandırır.
D)İthalat maliyetlerini düşürüp, iktisadi büyümeyi hızlandırır.
E)İthalat maliyetlerini düşürüp, iktisadi büyümeyi yavaşlatır.

19.Aşağıdakilerden hangisi ülkemizde finansal serbestleşme döneminde gelişen spekülatif yönlü büyümenin özelliklerinden biri değildir?
A)Büyümenin kısa vadeli sermaye girişlerine bağlı olarak konjonktürel dalgalanmalar içermesi
B)GSYİH’daki dalgalanmaların sermaye giriş ve çıkışlarındaki spekülatif trende bağımlı olması
C)Ulusal kaynakların sabit sermaye yatırımları aracılığıyla reel üretken sektörlere aktarılamaması
D)Ucuzlayan sermaye maliyetleri nedeniyle sabit sermaye yatırım I ar inin artmasıE)Ulusal finans piyasalarının kısa vadeli spekülatif yabancı sermaye hareketlerine bağımlı hale gelmesi

20.Aşağıdakilerden hangisi kamu net borç stokunun milli gelire oranını azaltan faktörlerden biri değildir?
A)Milli gelirin artması
B)Kamunun faiz dışı fazlasının milli gelire oranının artması
C)Döviz kurunun artması
D)Faiz oranının düşmesi
E)Ekonominin büyümesi

21.Ekonominin dış dengesinin hangi hassas dengeler üzerinde yol aldığını gösteren ve son zamanlarda para krizlerinin tahminine yönelik en önemli araç olarak görülen oran aşağıdakilerden hangisidir?
A)Toplam borçların nüfusa oranı
B)İç borç faizlerinin dış borç faizlerine oranı
C)Kısa dönemli dış borçların merkez bankası dış rezervlerine oranı
D)İç borçların dış borçlara oranı
E)Reel faizlerin büyümeye oranı

22.Döviz kuru çapasına dayalı enflasyonu düşürme politikalarında karşılaşılan en önemli sorun aşağıdakilerden hangisidir?
A)Büyüme oranlarının istenilen düzeyde gerçekleşmemesi
B)Reel faizlerin aşırı yükselmesi
C)Ulusal paranın aşırı değerlenmesi sonucu dış dengelerin bozulması
D)Yatırımların durdurulması
E)Gelir dağılımının bozulması

23.Aşağıdakilerden hangisi ekonomide istikrarsızlığın başlıca kaynağı olan kısa vadeli sermaye girişlerinin temel nedeni değildir?
A)Cari işlemler açıklarını kapatmak
B)Spekülatif kârlar elde etmek
C)Yurtiçinde bankaların rezervlerini beslemek
D)Yurttaşların tasarruf aracı olarak talebini karşılamak
E)Yurt dışına servet transferinde kullanılmak

24.Türkiye’de ihracata dayalı büyüme stratejisine geçişin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
A)Ekonomik istikrarı sağlamak
B)Yüksek büyüme oranlarına ulaşmak
C)Artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak
D)Borç ödemek için döviz kazanmak
E)Yatırım malı ithalatı için gereken dövizi sağlamak

25.Aşağıdakilerden hangisi kalkınma sürecinde yeni yatırımların sektörler arası dağılımını planlamanın gerekli olduğunu destekleyen görüşlerden biri değildir?
A)Karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olunan ürünlerde uzmanlaşmak
B)İhracatın mal bileşimini yeni teknolojilere dayanan mallara kaydırmak
C)Dış ticarette kayıpları önlemek
D)İthalata bağımlılığı azaltmak
E)Temel ihtiyaçlarda güvenliği korumak

26.Aşağıdakilerden hangisi tarımsal destekleme kapsamında tarıma sağlanan genel hizmetlerden biri değildir?
A)Tarım sektörüne tanınan vergi kolaylıkları
B)Tarımsal altyapı hizmetleri
C)Topraksız köylüye toprak tahsisi
D)Tarım ürünlerinin taşınmasında tanınan ayrıcalıklar
E)Eğitim, araştırma ve yayın hizmetleri

27.Gelir eşitsizliği katsayısı olarak kabul edilen ve ülke içi gelir dağılımının gelişiminin izlenebileceği gösterge aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gini katsayısı B) TEFE C) Satın alma gücü paritesi
D) Harcanabilir gelir E) Kişi başına gelir

28.Yatırım teşviklerinin yöreye göre dağılımında toplam teşvikler içerisinde en fazla paya sahip olan bölge aşağıdakilerden hangisidir?
A) Karadeniz
B) Marmara
C) İç Anadolu
D) Güneydoğu Anadolu
E) Doğu Anadolu

29.Aşağıdakilerden hangisi 1990-1999 döneminde hazırlanan “Özelleştirme Ana Planı” çerçevesinde öncelikle özelleştirilecek tarımsal KİT’lerden biri değildir?
A) Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü
B) Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü
C) Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.
D) Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü
E) Et ve Balık Kurumu

30.Aşağıdakilerden hangisi vergi sistemi ile ilgili eleştirilen konulardan biri değildir?
A)Vergi oranlarının yüksek veya düşük olması
B)Fazla ve geniş muafiyetlerin fiilen ödenen oranları düşürmesi
C)Denetim ve cezaların vergi kaçırmayı caydıracak düzeyde olmaması
D)Bazı gelirlerin vergilendirilmemesi
E)Gelir düzeyine bakılmaksızın herkesin eşit vergilendirilmesi

31. Doğrudan yabancı yatırımların birinci nesil yeni sanayileşen Asya ülkelerinden uzaklaştıktan sonra yöneldiği ve doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık dörtte birini alan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hindistan B) Meksika C) Brezilya
D) Çin E) Türkiye

32. 1990′ların finansal derinlik olgusu ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A)Derinlik olgusu sadece kamu borçlanma senetlerinin ve ulusal paradan kaçışın göstergesidir.
B)Derinlik sadece döviz tevdiat hesaplarındaki artışlardan ibarettir.
C)Bu süreç ulusal yatırım havuzuna reel bir katkı yapmamıştır.
D)Yaşanan süreç spekülatif nitelikli birikimleri finanse etmiştir.
E)Menkul kıymet çeşitliliği özel sektöre değişik borçlanma alternatifleri sunmuştur.

33.Krizden çıkılarak tekrar istikrar ve genişleme yoluna girilen 2000 yılının ilk çeyreğinde GSYİH’nın bileşenleri içinde en hızlı gelişeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sanayi
B) Mali Kuruluşlar
C) Ticaret
D) Tarım
E) İnşaat

34.Aşağıdakilerden hangisi özelleştirmenin amaçlarından biri değildir?
A)Rekabete dayalı piyasa ekonomisinin oluşturulması
B)Sermaye piyasasının geliştirilmesi
C)Devlet bütçesi üzerindeki KİT finansman yükünün azaltılması
D)Elde edilen gelirle dış borç ödemelerinin gerçekleştirilmesi
E)Devletin ekonomideki sınaî ve ticari aktivitesinin en aza indirilmesi

35. Aşağıdakilerden hangisi yatırımları kalkınmanın gerektirdiği seviyelere çıkarmak için yapılması gerekenlerden biri değildir?
A)Kur istikrarsızlığının giderilmesi
B)Reel faiz oranlarının azaltılması
C)Kamu yatırımları ve yerli özel yatırımların artırılması
D)Sermaye hareketlerinin kontrol edilmesi
E)Kısa vadeli spekülatif yabancı sermayenin ülkeye çekilmesi

36. Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda Avrupa’dan ucuz sınaî mamul ithalatının, Anadolu’da zanaat üretimine etkilerinden biridir?
A)Anadolu’da zanaat üretimini artırmasıdır.
B)Zanaatları ucuz emeğe dayanan faaliyetlerde yoğunlaşmaya mecbur etmesidir.C)Dokumacılığı ve diğer bazı zanaatları geliştirmesidir.
D)Anadolu’da iplik eğirme faaliyetinin gelişmesidir.
E)Lonca teşkilatının güçlenmesidir.

37.Aşağıdakilerden hangisi 2000 yılı enflasyonu düşürme programının tarım sektörüne ilişkin düzenlemelerinden biri değildir?
A)Tarımsal ürün ithalatının yasaklanması
B)Fiyat teşvik sisteminden doğrudan gelir desteğine geçilmesi
C)Hububat destekleme fiyatlarının Chicago Borsası’ndaki fiyatlara göre belirlenmesi
D)Şeker pancarı destekleme fiyatlarının enflasyon oranına göre artırılması
E)Ziraat Bankası ve Halk Bankası’ndan verilen sübvansiyon kredilerinin azaltılması

38.Osmanlı İmparatorluğu’nda Has, Zeamet, Tımar topraklarına verilen genel isim aşağıdakilerden hangisidir?
A) İkta B) Ayan C) Kaime D) Dirlik E) Tağşiş

39. Yatırımlarla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A)Sabit sermaye yatırımları makine-teçhizat ve inşaat olmak üzere iki alt gruba ayrılabilir.
B)Yatırım amaçlı binek otolar makine-teçhizat yatırımına dâhildir.
C)Sabit sermaye stokunu arttırmak için her yıl yapılan ilaveler yatırım olarak değerlendirilir.
D)Stok değişmeleri de yatırımların bir unsurudur.
E)İnşaat yatırımları sadece kamu sektörü tarafından yapılan yatırımları kapsar.

40.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de 1980 yılında başlayan mal hareketlerinin serbestleşmesi ve ihracata yönelik büyüme ile birlikte özel sektör yatırımlarında gözlenen azalmanın sebeplerinden biri değildir?
A)Politik belirsizlik olması
B)Yüksek enflasyonun belirsizlik ve istikrarsızlık yaratması
C)Yabancı sermaye girişlerinin az olması
D)Devalüasyonlar sonucunda yatırım malı fiyatlarının hızla yükselmesi
E)Reformların yavaş yapılması

41. Genellikle bir yılda, bir ülke sınırları içerisinde üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeri aşağıdakilerden hangisiyle ölçülür?
A) GSMH B) Büyüme C) GSYİH D) Cari Açık E) Dış Borç

42.Ekonominin büyüklüğünü gösteren ve ekonominin bütününe ilişkin en temel kavram olan gayri safi milli hâsıla aşağıdakilerden hangileriyle hesaplanabilir?
A) Sermaye emek ve girişimci
B) Gelir, gider ve faiz
C) Toplama, fark ve üsteleme
D)Üretim, gelir ve harcamalar
E) Üretim, dağıtım ve paylaşım

43. Osmanlı İmparatorluğu’nda 16-18. yüzyıllarda hâkim olan kapitalizm-öncesi üretim tarzında, devletin, ordunun, bilimsel, sanatsal, kültürel faaliyetlerin başlıca maddi kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Savaş ganimetleri B) Gümrük vergileri C) Dış borçlar D) Sanayi üretimi E) Tarımsal vergiler
44. Tarımsal girdi ve teknoloji kullanım düzeyinde önemli bir ilerleme olmadan, geleneksel biçimlerde ve çoğunlukla düşük verimlilik değerleri ile sürdürülen tarımsal üretim biçimine ne ad verilir?
A) Ticari tarım B) Yaygın tarım C) Teknolojik tarım
D) Yoğun tarım E) Modern tarım

45. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye ekonomisinin serbest piyasa ekonomisiyle dışa açılma olarak tanımlanan 1980-1988 döneminin özelliklerinden biri değildir?
A)Üretim önceliğinin yurtiçi pazarlara verilmesi
B)İhracat artışlarının dışa açık büyümenin temel öğesi haline gelmesi
C)Daraltıcı para ve maliye politikalarının yurtiçi talep ve enflasyonu bastırması
D)Nominal (parasal) ücret artışlarının kontrol edilmesi
E)KİT ürünlerine sürekli yapılan zamlarla iç talebin daraltılması

46. Aşağıdakilerden hangisi ülkemizde finansal serbestleşme döneminde gelişen spekülatif yönlü büyümenin özelliklerinden biri değildir?
A)Ulusal kaynakların sabit sermaye yatırımları aracılığıyla reel üretken sektörlere aktarılamaması
B)Ucuzlayan sermaye maliyetleri nedeniyle sabit sermaye yatırımlarının artması
C)Ulusal finans piyasalarının kısa vadeli spekülatif yabancı sermaye hareketlerine bağımlı hale gelmesi
D)Büyümenin kısa vadeli sermaye girişlerine bağlı olarak konjonktürel dalgalanmalar içermesi
E)GSYİH’daki dalgalanmaların sermaye giriş ve çıkışlarındaki spekülatif trende bağımlı olması

47.Aşağıdakilerden hangisi ekonomide istikrarsızlığın başlıca kaynağı olan kısa vadeli sermaye girişlerinin temel nedeni değildir?
A)Yurtiçinde bankaların rezervlerini beslemek
B)Spekülatif kârlar elde etmek
C)Yurttaşların tasarruf aracı olarak talebini karşılamak
D)Yurt dışına servet transferinde kullanılmak
E)Cari işlemler açıklarını kapatmak

48. 16-18. Yüzyıllarda ekonomisi esas itibariyle kendi kendine yeten ve merkezi idaresi olan sosyal siyasi yapıya ne ad verilir?
A) Çevre ülke B) Derebeylik C) Dünya imparatorluğu
D) Eyalet E) Sömürge
49. Avrupalı sermayedarların Osmanlı Devletine kendilerine borçlanması için baskı yapmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tarımsal yapının gelişme potansiyelinin olması
B) Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişmesine katkı yapma isteğinin olması
C)Osmanlı İmparatorluğu’nda fiyat istikrarının sağlanması
D) Borç faizinin çok düşük olması
E)Osmanlı bütçe açıklarının kazançlı bir plasman alanı olması

50. 2002 yılında devletten yapılan transferlerde bir artış yaşanmasının en büyük nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Reel faizlerin yükselmesi
B) Karşılıksız burslardaki artış
C) Nominal döviz kurunun düşük kalması
D) Ücretli ve maaşlı çalışan sayısındaki artış
E) Emekli sayısında yaşanan artış

51. Türkiye’de kamunun tasarruf-yatırım açığı aşağıdakilerden hangisiyle karşılanmaktadır?
A)Özel sektör tasarruf-yatırım fazlası ve dış kaynak girişi
B) Merkez Bankası Kaynakları
C) Vergi gelirleri ve iç borçlar
D) Dünya bankası kredileri
E) Özelleştirme gelirleri ve hibeler

52. Aşağıdakilerden hangisi 4367 sayılı karara göre kredi tahsis edilecek yatırımlardan biri değildir?
A) Çevre korumaya yönelik yatırımlar
B) Teknoloji geliştirme bölgelerinde yapılacak yatırımlar
C) Araştırma geliştirme yatırımları
D) Öncelikli teknoloji alanındaki yatırımlar
E) Toplu konut yatırımları

53. Ticarete konu olan sektörlere yapılan yatırımlardaki azalma sonucunda ülkenin uluslararası rekabet gücü aşağıdakilerden hangisine bağlı hale gelmektedir?
A) Verimlilik artışına B) Nakliye ücretine C) Ucuz fiyata
D) İklim koşullarına E) Teknolojik gelişmeye

54. Türkiye’de 1980 sonrası sağlanan ihracat artışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A)Yatırımlardaki artış ihracat artışının çok üzerindedir.
B)İhracat artışı, ihracata dayalı büyüme politikalarıyla sağlanmıştır.C) İhracat artışı para aşırı değerli tutularak gerçekleşmiştir.
D) İmalat sanayi katma değer artışı ihracat artışından fazladır.
E)Önemli sanayileşme atılımını birlikte getirmiştir.

55. Aşağıdakilerden hangisi dünya ülkelerinin hemen tümünde uygulanan değişik tarım destekleme modellerinin ortak amaçlarından biri değildir?
A)Tarımsal üretimin sürekliliğinin sağlanarak ülkenin gıda güvenliğinin korunması
B)Tarım sektörünün dış ticarette rekabet üstünlüğü elde etmesi
C)Tarım üreticilerinin ve tüketicilerinin yaşam düzeylerinin yükseltilmesi
D)Tarım sektoründe çalışan nüfusun azaltılması
E)Tarım sektörü üretiminin ulusal ekonomiye katkı oluşturması
56. Aşağıdakilerden hangisi tarımsal özelleştirmeler sonucu Türkiye kırsalında yaşanan ortak sorunlardan biri değildir?
A)Tarımsal ürünlerde kalitenin bozulmasıB)Yerli ortaklı çokuluslu şirketlerin piyasayı ele geçilmesi
C)Rekabete kapalı yapıların ortaya çıkması
D)Gerileyen hammadde fiyatları nedeniyle üretici gelirinin azalması
E)Tarımsal üretim yapısının zayıflaması

57. Aşağıdakilerden hangisi vergi sistemi ile ilgili eleştirilen konulardan biri değildir?
A)Gelir düzeyine bakılmaksızın herkesin eşit vergilendirilmesi
B) Vergi oranlarının yüksek veya düşük olması
C)Bazı gelirlerin vergilendirilmemesi
D) Fazla ve geniş muafiyetlerin fiilen ödenen oranları düşürmesi
E)Denetim ve cezaların vergi kaçırmayı caydıracak düzeyde olmaması

58. 2003 yılında dış borçlarda görülen azalmanın en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ekonominin hızla büyümesi
B)Türk Lirasının dolar karşısında değerlenmesi
C) Reel faiz oranlarının düşmesi
D) Ülkenin risk priminin azalması
E) Faiz dışı bütçe fazlasının artması

59. Kamu borçlanma gereği formülüne göre, kamunun açığı hangi kaynaklardan karşılanmaktadır?
A) Merkez Bankası net varlıkları
B) Özel sektör tasarruf fazlası ve dış ticaret açığı
C) Dış borçlanma
D) Başka ülkelerin yaptığı hibeler
E) Merkez Bankası rezervleri

60. II. Dünya savaşının ardından yaklaşık çeyrek yüzyıl süren büyüme ve refah döneminde Uluslararası kuruluşların denetiminde uygulanan döviz kuru sistemi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ortak para birimi
B) Dalgalı kur sistemi
C) Enflasyona endeksli hareketli kur
D) Sabit ancak ayarlanabilir döviz kuru sistemi
E) Dolara endeksli kur

61. Aşağıdakilerden hangisi 1970 ve sonrası dönemde çevre ülkeler açısından yaşanan gelişmelerden biri değildir?
A)Kendi aralarındaki ticaretin önemli ölçüde artması
B)Toplam ihracat içinde tarımsal malların paylarının artmasıC)Ticarette birincil mallardan imalat sanayine doğru bir dönüşüm yaşanması
D)Hızla dışa açılma sürecine girmesi
E)Dünya ticaretindeki paylarını artırması

62. Dış sermaye akımlarına açık bir ekonomide yurt içinde TL cinsinden sunulan faiz ile kurdaki değer kaybı arasındaki fark finansal spekülatör için ne tür bir gelir oluşturur?
A) Sterilizasyon geliri B) Finansal arbitraj geliri
C) Kur farkı D) Risk primi E) Faiz geliri

63. Aşağıdakilerden hangisi uluslararası mal ve para piyasaları ile tam bütünleşmeyi amaçlayan serbestleşme politikalarından beklenenlerden biri değildir?
A)Yurt içi faizlerin yükselerek uluslararası faiz oranını aşmasıB)Yurt içi ve yurt dışı tasarrufların mali sisteme aktarılmaması
C) Kredi hacminin genişlemesi
D)Sabit sermaye yatırım harcamalarının artması
E) Ekonominin büyüme hızının yükselmesi

64. 2000 yılı enflasyonu düşürme programında maliye politikasına ilişkin belirlenen en önemli gelir kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Personel giderlerine yapılacak azaltma
B) Gelir vergisindeki artışlar
C) Dolaylı vergi oranlarındaki artışlar
D) Özelleştirme gelirleri
E) Sosyal güvenlik kurumlarına yapılacak transferlerin kısılması

65. I. Ekonomi “soğutulup” mal piyasalarına durgunluk içinde istikrar kazandırılmasına
II. Yüksek faiz politikasıyla iç ve dış borçlanma olanaklarının genişletilmesine
III. işgücü maliyetlerinin aktarılmasına
Yukarıdakilerden hangileri 1994 sonrasında ulusal ekonomide yaşanan krize uyum sürecinde yapılmaya çalışılmıştır?
A) Yalnız l B) Yalnız lll C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

66. Kalkınmanın somut göstergelerinden birisi de eğitime ve araştırma-geliştirmeye yapılan harcamalardır. Bu harcamaların geliri artırması için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi gerekir?
A)Araştırma-geliştirmeye harcanan paranın vergiden düşülmesi
B) Beyin göçünün engellenmesi
C)Eğitim ve araştırma faaliyetlerinin üniversite işbirliğiyle gerçekleştirilmesi
D)Eğitim harcamalarının devlet tarafından karşılanması
E) Bilginin üretim süreçlerinde kullanılması

67. I. Toplumun dünya sisteminin işleyişini kavrayarak öz iradesiyle kendi hedeflerini belirlemeyi öğrenmesi
II. Deneyim birikimiyle kendi kalkınma sürecine hâkim olması
III. Belirlediği hedefleri gerçekleştirecek en etkili politikaları üretme becerisini geliştirmesi
Yukarıdakilerden hangileri kalkınmanın öğrenme boyutunu ifade eder?
A) Yalnız l B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

68. Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda, siyasi destek uğruna Avrupa devletlerine verilen ve Osmanlı İmparatorluğumda Avrupa sermayesinin faaliyetlerini artıran iktisadi tavizlerden biridir?
A) Tımar sistemi B) Islahat fermanı C) İltizam sistemi
D) Tağşiş E) Ayan zümresi

69. Avrupa ülkeleri ve ABD’nin kapitalist dünya sisteminin merkezini oluşturması aşağıdakilerden hangisi ile gerçekleşmiştir?
A)19. yüzyıldaki sanayileşmeyle
B)Osmanlı Tarafından verilen kapitülasyonlarla
C)Tarımsal üretimin artmasıyla
D)Ticaretten alınan vergilerin azaltılmasıyla
E)Tımar sisteminin yaygınlaşmasıyla

70.Aşağıdakilerden hangisi 16-18. yüzyıllarda Osmanlı ülkesinde yaşanan gelişmelerden biri değildir?
A)Tımar sisteminin öneminin artmasıB)İktisadi kendine yeterliğin sürmesi
C)Devlet maliyesinin zayıflaması
D)Dış ticaretin Avrupa ülkelerinden gelen uyarılarla şekillenmesi
E)Tarımsal üretimi vergilendirme sisteminin zayıflaması

71. Aşağıdakilerden hangisi hane halkı getir dağılım anketlerinde kullanılan gelir dağılımı türlerinden biri değildir?
A) Emek karşılığı alınan ücret ve maaşlar B) Miras
C) Gayrimenkul kirası D) Girişimcilik geliri
E) Sermaye geliri

72. Gelir eşitsizliği katsayısı olarak kabul edilen ve ülke içi gelir dağılımının gelişiminin izlenebileceği gösterge aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kişi başına gelir B) Satın alma gücü paritesi
C) TEFE D) Gini katsayısı E) Harcanabilir gelir

73. 1980 yılında başlayan mal hareketlerinin serbestleşmesi ve ihracata yönelik büyüme ile birlikte özel sektör yatırımlarında nasıl bir gelişme gözlenmiştir?
A) Küçük bir artış B) Küçük bir azalma
C) Önemli bir azalma D) Önemli bir artış
E) Aynı seviyede sabit kalma

74. Aşağıdakilerden hangisi 1990-1999 yılları arasında tarım sektöründe yaşanan gelişmelerden biri değildir?
A)Emeğin bölüşüm ilişkilerindeki payının göreli olarak artması
B)AB ile imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması sonucu tarım politikalarının dışsal olarak belirlenmesi
C)1994 krizi sonrası desteklemeye konu olan tarımsal ürün sayısının azalması
D)Tarımsal KİT özelleştirmelerinin gerçekleştirilmesi
E)İşçi sendikalarının eylemleri sonucu iç ticaret hadlerinin tarım aleyhine gelişmesi

75. İç borç sorununu daha da ağırlaştırarak sürecin çok uzamasına ve transfer edilecek meblağın devasa boyutlara çıkmasına neden olan faktör aşağıdakilerden hangisidir?
A) İthalattaki hızlı artış B) Fahiş reel faiz hadleriC) Döviz kurunun düşük kalması D) Cari açık
E) Yüksek büyüme hızları

76. Kamu borcuna ödenen reel faiz oranı, milli hasılanın reel büyüme oranından az ise aşağıdakilerden hangisiyle sonuçlanır?
A) Bütçe faiz dışı fazla verecektir.
B) Maliye politikası ekonomiyi daraltacaktır.
C) Bütçe faiz dışı fazla vermeyecektir.
D) Faiz oranı, borç yükünü artıracaktır.
E) Faiz oranı, borç yükünü artırmayacaktır.

77. İhaleli veya ihalesiz nakit karşılığı ihraç edilen senetlere ne ad verilir?
A) Nakit dışı senetler B) Devlet iç borçlanma senetleri
C) Hazine bonosu D) Nakit senetler E) Devlet tahvili

78. Aşağıdakilerden hangisi Devlet iç borçlanma senetlerinin Ticari bankalar açısından sahip olduğu özelliklerden biri değildir?
A)İhale ve sözleşmelerde teminat olarak kullanabilmesi
B)Likiditesinin düşük olması ve kolayca nakde çevrilememesi
C)Çok cazip bir plasman aracı olması
D)Sermaye yeterlilik hesaplamalarında risk ağırlığının sıfır kabul edilmesi
E)Bankaların aldıkları kamu menkul değerleri için karşılık tutmak zorunda olmaması

79. Aşağıdakilerden hangisi 1970 ve sonrası dönemde çevre ülkeler açısından yaşanan gelişmelerden biri değildir?
A)Kendi aralarındaki ticaretin önemli ölçüde artması
B)Ticarette birincil mallardan imalat sanayine doğru bir dönüşüm yaşanması
C)Hızla dışa açılma sürecine girmesi
D)Toplam ihracat içinde tarımsal malların paylarının artması
E)Dünya ticaretindeki paylarını artırması

80. 2000′li yıllarda imalat sanayi içinde ihracatları hızla artan dinamik ürünler aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dondurulmuş gıdalar B) Tarımsal ürünler
C) Dokuma ve tekstil ürünleri D) Teknoloji yoğun ürünler
E) İnşaat malzemeleri

81. 1980 sonrası yaşanan finansal serbestleştirme sürecinde Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin önündeki en önemli engel aşağıdakilerden hangisidir?
A) İşsizlik oranlarının yüksek olması
B) Cari açığın tehlikeli boyutlara ulaşmasıC) Denetimsiz kalan uluslararası sermaye hareketlen
D) Merkez Bankası döviz rezervlerinin yetersizliği
E) Kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü

82. Sıcak para girişlerinin sağladığı aşırı değerlenme ithalat maliyetlerini ve iktisadi büyümeyi nasıl etkiler?
A)İthalat maliyetlerini düşürüp, iktisadi büyümeyi yavaşlatır.
B)İthalat maliyetlerini arttırıp, iktisadi büyümeyi hızlandırır.
C)İthalat maliyetlerini düşürüp, iktisadi büyümeyi hızlandırır.
D)İthalat maliyetlerini arttırıp, iktisadi büyümeyi yavaşlatır.
E)İthalat maliyetlerini arttırır, büyümeyi etkilemez.

83. Aşağıdakilerden hangisi çok boyutlu bir süreç olan iktisadi kalkınmanın somut göstergelerinden biridir?
A)Reel faiz oranlarının %10′un altında olması
B)Esnek döviz kuru sisteminin uygulanması
C)Gelirin sınıflar ve bölgeler arasında adaletli dağılımı
D)Kapasite kullanım oranının %50′nin üzerinde olması
E)Yıllık ihracatın kısa vadeli dış borcun üzerinde olması

84. Türkiye’nin fert başına GSYİH’sının kaç yılda gelişmiş ülkelerin fert başına GSYİH’sı seviyesine çıkabileceğini hesaplamak için bilinmesi gereken değişkenler aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A)İş gücüne katılım oranı ve nüfus artış hızıB)İhracatın ithalatı karşılama oranı ve cari açık
C)Döviz kuru ve reel faiz oranı
D)İç borç stoku ve cari açık
E)Başlangıç yılı geliri ve ortalama büyüme oranı

85. Geliri 100 000 akçeden fazla olan genellikle üst düzey bürokratların maaşı karşılığında kendilerine tevcih edilen tımar topraklarına ne ad verilir?
A) Zeamet B) Has C) Tımar D) Dirlik E) İltizam

86. I. Maliyenin ve ekonominin ihtiyaçları
II. Siyasi mülahazalar
III. Merkez ülkelerin baskısı
19.yy boyunca Osmanlı yöneticilerinin imparatorluğun mali sorunlarını çözmek ve iktisadi yapısını kuvvetlendirmek için uyguladıkları iktisadi politikalar yukarıdakilerden hangilerinin baskısı altında belirlenmiştir?
A) Yalnız II B) Yalnız lll C) I ve II
D) II ve III E) I, II ve III

87.Türkiye’nin üst üste net faktör gelirlerinde eksi değer aldığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?
A) 1993-1994 B) 1995-1996 C) 1997-1998
D) 1999-2000 E) 2001-2002

88. Paraların eşit değerine ne ad verilir?
A) GSMH B) Satın alma gücü paritesi
C) GSYİH D) Gini katsayısı
E)Fonksiyonel gelir dağılımı

89. Türkiye’nin üretim ve yatırım olanaklarının en yoğun olduğu bölge aşağıdakilerden hangisidir?
A) Karadeniz bölgesi B) Marmara bölgesi
C) İç Anadolu bölgesi D) Güney Doğu Anadolu bölgesi
E) Doğu Anadolu

90. Özel sektör yatırım trendi ele alındığında 1980 yılına kadar olan ithal ikameci sanayileşme döneminden sonraki üç önemli evre ve bu evrelere denk düşen dönemler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak ve birlikte verilmiştir?
[İhracata yönelik büyüme (İYB), Dış finansal serbestlik (DFS), Kriz sonrası daralma (KSD) ]
1980 – 88 1989-94 1994 sonrası
A) İYB DFS KSD
B) DFS KSD İYB
C) KSD İYB DFS
D) DFS İYB KSD
E) İYB KSD DFS

91. Türkiye’ye yabancı sermaye girişini düzenleyen ilk kanunun tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
A) 18 Ocak 1954 B) 17 Mart 1960 C) 12 Şubat 1965
D) 14 Nisan 1967 E) 20 Haziran 1972

92. Negatif verimlilik artışı ile istihdam artışının bir arada rastlandığı duruma ne ad verilir?
A) Atıl birikim kalıbı B) Dinamik – etkin sektör
C) Statik – etkin sektör D) Durgun kalıp
E) Daralan kalıp

93. Türkiye nüfusunun kır-kent konumlanışına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A)Kır-kent nüfus dengesinde iki önemli değişim tarihi 1950 ve 1980 yıllarıdır.
B)1927-1997 yılları arasında nüfus yaklaşık 5 kat azalmıştır.
C)Cumhuriyet’in başında %75 düzeyinde olan kırsal nüfus 1950′lere kadar sabit kalmıştır.
D)1927 yılında her 4 kişiden yalnız biri kentte yaşamaktadır.
E)1997 yılında Türkiye’nin kentsel nüfusunun toplam nüfusa oranı %65′ler düzeyine ulaşmıştır.

94.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de tarım alanında özelleştirilmiş ya da özelleştirme kapsamında bulunan KİT’lerden hayvancılık alt sektöründe faaliyet gösterenler kapsamında yer almaz?
A)Türkiye Gübre Sanayi A.Ş
B)Et Balık Kurumu/Et ve Balık Ürünleri A.Ş
C)Gönen Gıda Sanayi A.Ş
D)Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu
E)Yem Sanayi

95. Genel olarak üretim masraflarını azaltıcı etkiye sahip önlemlerden, tarımsal üretim girdilerine uygulanan sübvansiyonlar, finansman kolaylıkları, ürün sigortalamasına verilen devlet destekleri aşağıdakilerden hangisi altında değerlendirilir?
A) Doğrudan gelir destekleri B) Pazar fiyatı destekleri
C) Toplam destek ölçütü D) Dolaylı gelir destekleri
E) Tarıma sağlanan genel hizmetler

96. Kamu borucunun milli hasılaya oranının değişme dinamiğini (db) gösteren eşitlik aşağıdakilerden hangisidir?
(r = reel faiz oranı, y = milli hasılanın reel büyüme oranı, b = borcun GSYİH’ ye oranı, z = milli hasıladan ayrılan faiz dışı bütçe fazlası)
A) db = (b-z)/r B) db = (r-y)xz C) db = b(r-y)-z
D) db = (r + y + z) x b E) db = r(y + z) – b

97. TC Merkez Bankasına, görev zararları sebebiyle kamu bankalarına veya bankacılık operasyonları çerçevesinde TMSF ihraç edilmiş olan senetler aşağıdakilerden hangisidir?
A)Nakit dışı senetler
B)Nakit senetler
C)Tahvile dönüştürülebilen hisse senetleri
D)Katılma belgesi
E)Kâr/zarar ortaklığı belgesi

98.I. Uluslararası Para Fonu (IMF)
II. Dünya Bankası (DB)
III. Ticaret ve Gümrük Vergileri üzerine genel anlaşmalar (GATT)
1970 lere kadar devam eden büyüme ve refah sürecinde dünya ekonomisinin işleyişini biçimlendiren Keynesyen politikalar küresel düzeyde yukarıdakilerden hangileri tarafından yönlendiriliyordu?
A) Yalnız l B) Yalnız II C) I ve II
D) I ve III E) I, II ve III

99. I. Net doğrudan yatırımlar
II. Resmi sermaye akımları
III. Net portföy yatırımları
IV. Diğer kısa ve uzun vadeli net yatırımlar
Yukarıdakilerden hangileri net özel sermaye akımlarını oluşturmaktadır?
A) I ve II B) II ve IV C) III ve IV D) I, II ve III E) I, III ve IV

100. Genellikle hükümetlerin gelişmiş ülkelerin uluslararası finansal faaliyetlerini kendi ülkelerine çekmek için bankacılık, finansal sistemi üzerindeki denetim ve kısıtlamaları kaldırdığı ya da önemli bir ölçüde azalttığı deregülasyon uygulamalarının bir sonucu ve ekonomilerin uluslararası sermaye akımlarına açılma süreci aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
A) Finansal arbitraj B) Finansal derinlik C) Dolarizasyon
D) Finansal serbestleştirme E) Sterilizasyon

101. Aşağıdakilerden hangisi M2 para arzının tanımıdır?
A)M2 = Vadesiz Mevduatlar – Dolaşımdaki Para
B)M2 = M1 + Vadeli Mevduat
C)M2 = Dolaşımdaki Para + Vadesiz Mevduat
D)M2 = Yerleşiklerin Döviz Mevduatları + M1
E)M2 = M1 + Vadesiz Mevduat

02. I. Menkul Kıymetlerin fiyatlarında spekülatif nitelikli değerlenmeler
II. Aşırı derecede yüksek faiz hadleri
III. İktisadi kararların sanayi yatırımlarından ziyade, finansal sektörlere yönelmesi
Türkiye’de 1990 sonrası spekülatif yönlü büyüme döneminde uygulanan yüksek reel faiz-düşük kur politikaları finansal yatırımcıların anlık coşkuları ile birlikte yukarıdakilerden hangilerine neden olur?
A) Yalnız l B) Yalnızlll C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III

103. 1994 Krizi, 5 Nisan kararları ve sonrasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A)1994 sonrasında ekonomide kalıcı istikrar programlarının uygulanması sürekli ertelenmiş ve mal ve finans piyasalarında güvensizlik ortamı devam etmiştir.
B)1994 sonrası kriz idaresinin finansal piyasalardaki yansıması devlet iç borçlanma senetlerinin artan faiz yükü ve iç borç stokunda hızlı yükselme olmuştur.
C)1994 sonrasında işgücü piyasalarında emeğin maliyetinin düşürülmesine ve formel istihdamın azaltılmasına dayalı klasik sermaye birikim süreçleri tekrar devreye girmiştir.
D)Parasal büyüklükler, döviz kurunun günlük değer kaybı ve mali dengelere yönelik spesifik hedefler ortaya konmuştur.
E)1998 de Rusya kaynaklı ihracat talebinin daralması ve artan uluslararası güvensizlik ortamında kısa vadeli sıcak para girişleri faiz arbitrajına duyarlılığını kaybetmiş ve siyasi yaşamdaki belirsizlikler ekonomiyi yeni bir finansal-reel krize sürüklemiştir.

104. Aşağıdakilerden hangisi rezerv parayı oluşturan toplam içinde yer almaz?
A) Bankalar zorunlu karşılıkları B) Çalışma sermayesi
C) Emisyon D) Bankalar serbest imkânı
E) Banka dışı kesimin mevduatı

105. I. Devletin üretim planlaması yapmamasıdır.
II. Devlet yatırımların sektörel dağılımına karışmamalıdır.
III. Devlet ülkenin üretim kapasitesinin teşekkülünü tamamen özel sektörün insiyatif ve kararlarına bırakmalıdır.
Yukarıdakilerden hangileri liberal iktisat görüşüne göre devletin tutumu olmalıdır?
A) Yalnızl B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III

106. Kurlarını ve ekonomilerinin istikrarını korumak için finans sistemlerine dışarıdan giren çıkan sermayenin hareketini kısıtlayan ve konvertibiliteyi sınırlı tutan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
A) İtalya B) Almanya C) Latin Amerika
D) Fransa E) Hollanda

107. I. Lüks tüketime salınan vergiler
II. Tüketici kredi kısıtlamaları
III. Lüks konut inşaatına konacak kısıtlamalar
IV. Yatırım malı ithalatına salınan vergiler
Yukarıdakilerden hangileri gereksiz tüketimi kısmak için kullanılabilecek araçlardır?
A)I ve III B)II ve IV C)I,II ve III D)I, III ve IV E)II,III ve IV

108. Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda sanayi devriminin etkisi altında merkez ülkelerde yaşanan gelişmelerden biri değildir?
A)Merkez ülkelerin sanayileşmemiş ülkelerin insan gücünü sömürüp doğal kaynaklarını talan etmesi
B)Merkez ülkelerin sömürgeleştiremedikleri ülkelerin ekonomilerine ticaret yoluyla ve sermaye ihracı yoluyla nüfuz etmesi
C)Merkez ülkelerin sermayedar sınıf tarımı ve sanayiyi makineleştirmesi
D)Merkez ülkelerin çevre ülkelerle tüm ekonomik bağlantılarını koparması
E)Merkez ülkelerin kendi sanayicilerini rekabetten korumak için yoğun çaba göstermesi

109. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinin Avrupalı sermayedarların baskıları sonucu gerçekleştirdiği ilk borçlanmanın kullanıldığı alanlardan biri değildir?
A) Saray inşaatları B) Sanayi yatırımları C) Cari harcamalar
D) Maaş ödemeleri E) Donanma harcamaları

110. Aşağıdakilerden hangisi 20. yüzyılın başlarında büyük toprak sahiplerinin ve ticaret sermayesinin Osmanlı iktisat politikası ile ilgili görüşlerinden biri değildir?
A) Ticaret serbestisinin olması
B) Osmanlı ekonomisinin tarımda uzmanlaşmasının gerekli olması
C) Kendine yeten milli bir ekonominin kurulması
D) Yabancı sermaye yatırımlarının serbest olması
E) Devletin tarımı destekleyip ulaştırma alt yapısını geliştirmesi

111. Genellikle bir yılda, bir ülke sınırları içerisinde üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeri aşağıdakilerden hangisiyle ölçülür?
A) Büyüme B) Dış Borç C) Cari Açık D) GSYİH E) GSMH

112. Dünya Bankası’nın Atlas yöntemi olarak adlandırdığı ve ülkelerin gayri safi milli hasılalarını dolara çevirmelerinde kullanılan yönteme göre, ülkelerin milli gelirleri dolara çevrilirken aşağıdakilerden hangisi kullanılır?
A) Son on yılın döviz kurlarının ortalamaları
B) Cari yılın döviz kuru
C) Nominal döviz kuru ile reel döviz kuru farkı
D) Son elli yılın döviz kurlarının geometrik ortalaması
E) Cari yılın döviz kuru ile önceki iki yılın döviz kurlarının ortalaması

113. Aşağıdakilerden hangisi özel sektörün yatırım yaptığı ticarete konu olan sektörlerden biridir?
A) Tarım B) Ulaştırma-haberleşme C) Konut

28

Ağustos
2012

40 hadis ve meali

Yazar: arafat  | Kategori: HADİS | Yorum: Yok
40 hadis  ve   meali

   KIRK HADİS:

اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ  قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ     الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ        

 

1 “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.(Müslim, İmân, 95)

اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ

2 “İslâm, güzel ahlâktır.” (Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225)

مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ

3 “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.” (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)

يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا

4 “kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6)

إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ: إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ

5 “İnsanların Peygamberlerden öğrene geldikleri sözlerden biri de: Utanma gibi bir kaygı taşımıyorsan senden her şey beklenir“sözüdür. (Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6)

اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ

6 “Güzel bir şeyin meydana gelmesine öncülük etmek onu bizzat yapmak kadar önemlidir.”(Tirmizî, İlm, 14)

لاَ يُلْدَغُ  اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ

7 “Mümin, tekrar yanılgıya düşmemek için dikkat eder.”(Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63)

اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ

8 “Şartlar ne olursa olsun Allah’a karşı gelmekten sakın. Kötü bir harekette bulunacak olursan bu çirkinliği gölgede bırakacak bir iyilik yap. İnsanlarla İyi geçinmek için hep yapıcı ol.”(Tirmizî, Birr, 55) 

إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ

9 “Allah hoşnutluğu, yaptığınız işin kalitesine bağlıdır.”(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334)

اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ

10 “İmanın pek çok basamağı vardır. En üst basamağı “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” İlk basamağı ise rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.” (Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58)

مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ

11 “Kim kötü ve çirkin bir şeyle karşılaşırsa onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, jest ve mimiklerle memnuniyetsizliğini ortaya koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248)

عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ

12 “Allah korkusundan dolayı gözyaşı döken ile nöbet bekleyen kişi cehenneme girmeyecektir. (Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12)

لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ

13 “Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.” (İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31)

لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

14 “Kendiniz için sevip arzuladığınız her hangi bir şeyi(mü’min) kardeşiniz için de arzulamadıkça(gerçek manada) iman etmiş olamazsınız.”(Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71)

اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

15 “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.  Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n  kusurunu) örter.” (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)

لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا

16 “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.” (Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56)

اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ

17 “Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”  (Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8)

لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ

18 “Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması doğru değildir.” (Buhârî, Edeb, 57, 58)

إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا

19 “Doğruluk iyiliğe; İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötülüğe; Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.” (Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104)

لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ

20 “(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.” (Tirmizî, Birr, 58)

تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ

21 “(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.” (Tirmizî, Birr, 36)

إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ

22 “Allah, sizi dış görünüşünüze  ve zenginliğinize göre değil; kalplerinize ve işlerinize göre değerlendirir.” (Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539)

رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ

23 “Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.  Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.” (Tirmizî, Birr, 3)

ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ: دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ

24 “Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duasıdır.” (İbn Mâce, Dua, 11)

مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ

25 “Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.” (Tirmizî, Birr, 33)

  خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ

26 “Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.” (Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50)

لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا

27 “Küçüğe sevgi; büyüğe saygı göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66)

كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى

28 “Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üstlenen kimse ile ben, cennette şu şekilde yan yana oluruz.” buyurmuştur.” (Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42)

اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ  الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ

29 “(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.” (Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144)

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ

 

30 “Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.” (Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ

31 “Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.”( Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr,140, 1419)

اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ

32 “Dul ve fakirlere yardım eden kişi, Allah yolunda cihad eden; Gündüzleri (nafile) oruç tutarak geceleri (nafile) ibadetle geçirmiş kadar sevap kazanır.”(Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78)

كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ

33 “Hatasız kul olmaz. Hata işleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir.”(Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30)

عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ  إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ

34 “Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir  darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.” (Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61)

مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا

35 “Bizi aldatan bizden değildir. (Müslim, Îmân, 164)

لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ

36 “Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)  cennete giremezler.” (Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79)

أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ  عَرَقُهُ

37 “İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.( İbn Mâce, Ruhûn, 4)

مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ

38 “Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.”(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ

39 “İnsanın en önemli organı kalbi yani günlüdür. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Gönlünüze dikkat edin!”(Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107)

اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ

40 “Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize de itaat edin. Rabbinizin cennetine ancak bu şekilde girersiniz”.(Tirmizî, Cum’a, 80)

                                                       Yeniden Tercüme ve Tashih Eden

                                                                                              Rahim ÇETİN 19.10.2008

26

Ağustos
2012

MBST HADİS BİLGİLERİ

Yazar: arafat  | Kategori: HADİS | Yorum: Yok
MBST HADİS BİLGİLERİ


Soru 1 : Rasülullah (s.a.v.) Efendimizin takip edip uyguladığı dini yol ve tutumlara ve bunları genel prensipler çerçevesi
içinde ümmetine uygulamasını emrettiği söz ve fiillere ne ad verilir?
Cevap : Sünnet.
Soru 2 : Hadis-i Şerif ne demektir?
Cevap : Sünnetlerin sözle ifade edilmesine denir.
Soru 3 : Söz bakımından Peygamberimiz (s.a.v.)’e anlam bakımından Allah (c.c.)’e ait olan hadislere ne ad verilir?
Cevap : Kutsi Hadis.
Soru 4 : Sünnetin çeşitleri nelerdir kısaca izah ediniz.
Cevap : Üç çeşittir.
a- Kavli sünnet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözleridir.
b- Fiili sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v)’in yaptığı iş ve hareketlerdir.
c- Takriri sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in işaret ettiği veya sükut ettiği işlerdir.
Soru 5 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Hadis-i Şerifleri’nin büyük bir çoğunluğu “Kütübü Sitte”
olarak bilinen altı hadis kitabındadır. Bu altı kitabı yazarlarıyla birlikte söyleyiniz.
Cevap : a- Sahih-i Buhari. Yazarı: İmam Buhari,
b- Sahih-i Müslim. Yazarı: İmam Müslim,
c- Sünen-i Ebu Davut. Yazarı: Ebu Davut,
d- Sünen-i İbni Mace. Yazarı: Abdullah İbni Mace,
e- Sünen-i Tirmizi. Yazarı:İsa İbni Sevre Et-Tirmizi,
f-Sünen-i Nesei. Yazarı: Ebu Abdullah En-Nesei.
Soru 6 : İslam aleminin en büyük muhaddisidir.(hadis alimidir.) Hicri 194-256 senelerinde yaşamış, babası İsmail Bin
İbrahimdir. 16 yaşında iken iki büyük hadis kitabını ezberledi. İlmini Mekke’de tahsil etti. Daha 18 yaşında
iken hadis ravileri ile ilgili hadis kitabı yazdı. Daha sonraki 16 yıllık yaptığı çalışma ile “El-Cami’üs Sahih”
adlı büyük hadis kitabını yazdı. Kendisi “Sahih adlı kitabımı altı yüz bin hadisten seçtim. Yazdığım her hadis
için iki rekat namaz kıldım.” diye söz eden ve kitabında 7275 sahih hadis bulunan, Kur’an’ı Kerimden sonra
en büyük kaynak kabul edilen Sahih-i Buhari adlı kitabın müellifi kimdir?
Cevap : İmam Buhari hazretleridir.
Soru 7 : Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim’den sonra en büyük hadis kitabı sayılan Ebu Davut isimli eserin yazarı olan
muhaddisimizdir. 888 miladi yılında Basra’da doğmuştur. 500.000 Hadis-i Şerif içinden 4800 hadis-i şerifi
kitabına almış, hocası Ahmet Bin Hambel’e gösterip onun takdirini kazanmıştır. Kitabı Kütübü Sitte’nin
3. Kitabı olarak bilinir. Eserindeki tüm hadisleri İslam hükümlerine ait hadisler olan muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmam-ı Ebu Davut.
Soru 8 : “Riyazü-s Salihin” adlı hadis kitabının yazarı kimdir?
Cevap : İmam Muhyiddin en-Nevevi’dir.
Soru 9 : Kur’an’ı Kerim ve Sahih-i Buhari’den sonra en değerli kaynak olan Sahih-i Müslim’in müellifidir. Hicaz, Mısır,
Suriye, Irak, İran ve Türkistan’ı dolaşarak hadis topladı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in buyurduğu her sözü
en sağlam kaynaklara dayanarak aldı, ezberledi ve kitabına yazdı.30.000 hadisi şerifi topladı ve inceledi.
Kitabı Kütübü Sitte’nin 2. Olan hadisi şeriflere ve Allah’ın Rasülüne aşık olan bu büyük muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmamı Müslim.
Soru 10: Kur’an’ı Kerim’den sonra kaynak olan Kütübü Sitte’den Süneni Nesai’nin müellifidir. Asıl adı Ahmet Bin
Şuayb, lakabı Ebu Abdurrahman’dır. Şam, Horasan, Irak, Hicaz, Cezire ve Mısır’ı dolaşıp hadis topladı ve
kitabını yazdı. Bundan başka içersinde hiç bir zayıf hadisin bulunmadığı “Mücteba” isimli eserini yazdı.
Ömrü boyunca Davut (a.s.) gibi bir gün yiyip bir gün oruç tutan bu muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmam-ı Nesai
Soru 11: Asıl ismi İsa Bin Ebu Muhammed olan, Horasan, Hicaz ve Irak’ı baştan sona kadar dolaşarak hadis toplayıp,
Kütübü Sitte’den Süneni Tirmizi’yi yazmış muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmam-ı Tirmizi
Soru 12: En çok hadis rivayet eden sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Hureyre (r.a.)
Soru 13: Müttefekun Aleyh ne demektir?
Cevap : Buhari ve Müslim’in bir hadis üzerindeki ittifakıdır.(Görüş birliğidir).
Soru 14: Mevzu hadis ne demektir?
Cevap : Peygamber Efendimiz(s.a.v.)!in ağzındanmış gibi uydurulan gerçek olmayan sözlerdir.
Soru 15: Kadın sahabelerden en çok hadis rivayet eden kimdir?
Cevap : Hz. Aişe (r.anha)’dır.
Soru 16: Senet nedir?
Cevap : Hadis-i Şerif’i rivayet eden kişiler zinciridir.
Soru 17: Metin neye denir?
Cevap : Senetten sonraki Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözleridir.
Soru 18: Ravi kimdir?
Cevap : Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in söz ve fiillerini rivayet eden her kişiye ravi denir.
Soru 19: Hadis nedir?
Cevap : Peygamberimiz (s.a.v.)’e isnat edilen sözler, fiiller, sıfatlar ve peygamberimizin görüpte sustuğu şeylerdir.

Soru 20: Ebu Hureyre’nin asıl adı nedir?
Cevap : Abdurrahman Bin Sahr’dır.
Soru 21: Sahih-i Müslim’de kaç hadis vardır?
Cevap : Tekrarlar dışında 4.000 hadis.
Soru 22: Tabiin kimdir?
Cevap : Sahabeden sonra gelen ve onlarla sohbet edenlerdir.
Soru 23: Kaç çeşit hadis vardır?
Cevap : Üç çeşit; Mütevatir, Meşhur ve Ahat.
Soru 24: Peygamberimiz (s.a.v.)’in bizzat söylediği sözlere ne ad verilir?
Cevap : Kavli sünnet.
Soru 25: Peygamberimiz (s.a.v.)’in yaptığı işlere ve bu ibadetlere ne isim verilir?
Cevap : Fiili sünnet.
Soru 26: Peygamberimiz (s.a.v.)’in görüpte men etmediği söz ve davranışlara ne ad verilir?
Cevap : Takriri sünnet.
Soru 27: Hadis ilminde molla kime denir?
Cevap : 2.000’den fazla hadis ezberleyene denir.
Soru 28: Adalet ve zabt sahibi ravilerin kesiksiz bir senetle bir birinden rivayet ettikleri,
illetli ve şaz olmaktan uzak hadise ne ad verilir?
Cevap : Sahih hadis.
Soru 29: Mevzu hadis uydurma sebepleri nelerdir?
Cevap : a- Mezhep, kabile ve milletini müdafa etmek gayreti.
b- İslam düşmanlığı, c- Şahsi menfaat kaygısı, d- Yöneticilere yaklaşma arzusu.

Soru 30: Hadisi rivayet eden ravide aranan şartlar nelerdir?
Cevap : a- Müslüman olmak, b- Adaletli olmak, c- Zabt sahibi olmak, d- Akıl ve baliğ olmak.
,
Soru 31: Ayet okumak kaydı ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in Allah Teala şöyle buyurmuştur diyerek,
Allah Teala’ya izafe ettiği hadislere ne ad verilir?
Cevap : Kutsi Hadis.
Soru 32: Peygamberimiz (s.a.v.)’in kendisine intikal eden bir olay karşısında susarak cevap vermesine ne ad verilir?
Cevap : Takriri sünnet
Soru 33: Sahih 6 hadis kitabı olan Kütübü Sitte’nin sonuncusu olan hadis kitabının sahibi Ebu Abdullah Bin Yezit hicri
209, miladi 824 yılında Kazvin’de doğdu. Arap dili ve edebiyatı üzerine derinleşti. Daha sonra tüm çalışmalarını
hadisi şerifler üzerinde yoğunlaştırdı. En güvenilir ravi ve hadisleri bulmak üzere Irak, Arabistan, Suriye ve Mısır
gibi İslam beldelerini gezdi. Sonuçta topladığı hadisi şerifleri sünen isimli eserinde birleştirdi. Eseri tertibi
tekrardan uzak ve kısa oluşuyla tanınmaktadır. Bu büyük muhaddis hicri 273, miladi 886 yılında vefat etmiştir.
Esas ismini verdiğimiz halk arasında yazdığı eserin adıyla anılan imamı tanıdınız mı?
Cevap : İmam İbni Mace.
Soru 34: Söz, fiil, takrir ahlaki ve fiziki vasıf olarak Peygamberimiz (s.a.v.)’e izafe edilen her şeyin yazılı metnine ne denir.
Cevap : Hadis
Soru 35: Kaç çeşit sünnet (hadis) vardır?
Cevap : 3, (kavli, fiili ve takriri)
Soru 36: Bir diğerinden almak ve nakletmek şartıyla, hadisi rivayet eden kişilerin Rasulüllah (s.a.v.)’a
kadar sıralandığı kısma ne ad verilir?
Cevap : Senet.
Soru 37: Görme ve duymaya dayanarak nesilden nesile nakledilen hadislere ne ad verilir?
Cevap : Mütevatir hadis.
Soru 38: Hadisin sözlük anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : Yeni.
Soru 39: Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözlerine, fiillerine, takririne (hoşgörüsüne), yaratılışındaki ve ahlakındaki sıfatlarına
hadis denir. Peygamberimizin bu hadisleri iki bölümden oluşmaktadır. Kur’an’ı Kerim’in anlaşılmasında bize
büyük bir ışık tutan, müslümanların hayatını kolaylaştıran hadislerin bu iki bölümünden biri senettir.
Diğerini siz söyleyiniz.
Cevap : Metin.
Soru 40: Hadisi şerifler kitaplarımıza geçinceye kadar hangi şekillerde rivayet edilmiştir?
Cevap : Lafsan ve manen.
Soru 41: Adalet ve zabt sahibi ravilerin muttasıl senetlerle rivayet ettikleri, şazz ve muallel olmayan hadislere ne ad verilir?
Cevap : Sahih hadis.
Soru 42: Arapça bir kelime olup, genellikle hadis ilmiyle uğraşan alime ne ad verilir?
Cevap : Muhaddis.

 

KUR’ÂN’IN TANIMI VE İLGİLİ KAVRAMLAR TEFSİR TARİHİ VE USÛLÜ

İnsanı yaratan ve onun zaaf ve eksikliklerini en iyi bilen yüce Allah (c.c) bu
âlemde onu başıboş, kendi halinde bırakmamıştır. İlk insan Âdem (a.s)’dan
başlayarak ahirzaman ümmetine kadar insanlığa ışık tutan, onu doğruya
yönlendiren ilâhî bilgiyi, ilâhî vahyi insanlık içinde mümtaz şahsiyetler olan
peygamberler aracılığıyla göndermiştir. Şüphesiz yüce Allah ilâhî vahyin en
sonuncusunu ve en mükemmelini de, insanlığın fikir ve anlayışta genel olarak ortak
bir seviyeye ulaştığı bir dönemde, peygamberler silsilesinin son halkasını teşkil
eden Hz. Muhammed (s.a.s.) vasıtasıyla Kur’ân-ı Kerîm olarak indirmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm bizzat O’nu gönderen Allah Te’âlâ’nın beyanlarına göre
doğruluğunda asla şüphe olmayan, sözce O’ndan daha doğru kimsenin
bulunmadığı Allah katından, Uluhiyet semasından âyetlerini düşünsünler ve akıl
sahipleri öğüt alsınlar diye nüzûl eden en son ilâhî mesajdır. İndirilişinden bu yana
ins ve cinnin benzerini getiremediği ve getiremeyeceği, herhangi bir eğriliği
olmayan, insanlığa kaldıramayacakları bir teklif olsun diye değil de, Allah’tan
korkanlar için bizzat hidayete, felaha ulaştıran bir öğüt olsun maksadıyla yer ve
gökleri yaratanın katından Arapça olarak indirilen en son ilahî prensipler, kanun ve
değerler mecmuasıdır.
Gerçekten ortaçağ’ın Kureyş toplumunu şirk, zulüm, haksızlık, ahlaksızlık,
sefahet ve sefaletin bunaltan ortamından çekerek onları hakiki insanlık
medeniyetinin kurucuları, üstatları ve yöneticileri konumuna çıkaran Kur’ân-ı
Kerîm; yaklaşık 15 asırdır insanlığa ne olduğunu, nereden geldiğini, nereye
gideceğini, bu dünyada ne maksatla yaşadığını, kâinatın yaratıcısının kim olduğunu,
varlığı ve ondaki olayları yaratıp idare edeni öğretmiş, işaret edilen konularla ilgili
fıtrî sorulara; doğru, insanı tatmin eden cevaplar vermiştir.
Kur’ân muhteva itibarıyla mükemmel ve noksansız olduğu gibi, nazil olduğu
dönemden günümüze kadar gelişi itibarıyla de herhangi bir tahrif ve değişikliğe
uğramamış, ilave veya noksanlığa maruz kalmamış ilâhî bir kitaptır. Bu özelliğe
sahip olması şüphesiz Kur’ân-ı Kerim’in başta Hz.Peygamber olmak üzere,
inananları tarafından ezberlenmesi ve yine Hz. Peygamber’in (s.a.s.) emriyle
yazılması (tedvin), sonra da her vesile ile okunması, dinlenilmesi (tilavet ve sema’)
ile birlikte, bizzat Yüce Allah Kur’ân’ı koruyacağını taahhüt etmesinden
kaynaklanmaktadır. (Hicr, 15/9; Kıyame, 75/17-19)
Kur’ân’dan önce gönderilen semavî kitaplar, “…(Kendilerini Allah’a adamış)
Rabbaniler ve âlimler de Allah’ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Kur’ân; hem okunuşu, hem ezberlenmesi hem
de yazıyla tesbit edilip kaydedilmesi açılarından
Hz.Peygamber’in insanlık ufkunda parlayan en büyük
mücizesidir.
Kur’ân kendisini inkâr eden azılı müşrikleri
bile büyüleyen ve zevkle dinleten eşsiz, en
son ilâhî kitaptır.
O’nunla (Tevrat’la) hüküm verirlerdi…” (Maide, 5/48) mealindeki ayetin de deliliyle
Kur’ân’a benzer bir taahhütle korunmamış, insanların korumasına bırakılmıştır.
Her peygambere, muhataplarına davalarının doğruluğunu ispat etmek için çeşitli mucizeler verilmiştir. Hz. Peygamber’e de (s.a.s.) birçok mucizelerinin yanında en büyük mucize olarak Kur’ân-ı Kerim vahyedilmiştir. Ebu Bekr elBakillâni’nin ifade ettiği gibi “Peygamberliği Kur’ân’ın dışında birçok mucizelerle teyid ve tasdik edilmiş olsa bile, Hz. Peygamber’in nübüvveti birinci derecede bu
“Kur’ân Mucizesi” üzerine bina edilmiştir”. İmam Maverdi’nin “Kur’ân Hz. Muhammed (s.a.s.)’in kendisiyle peygamberliğine davet ettiği ve risaletinin birden insanlık ufkunda parlayıp duyulduğu ilk mucizesidir. Allah, Hz.Peygamber’i Kur’ân
mucizesiyle bütün peygamberlerinden ayırmıştır.” sözü de aynı gerçeğin değişik bir ifadesidir.
Hz. Peygamber’in en büyük ve sürekli mucizesi Kur’ân-ı Kerim’in kelam ve beyan sahasında olması, hem insanı diğer varlıklardan ayıran en önemli iki fıtrî
özellik olan akıl ve beyan sahibi olmalarına, hem de daha önceki peygamberler için de aynı olan ve değişmeyen ilâhî hikmete, Sünnetullah’a da uygun düşmektedir.
Kur’ân’ın mucize oluşunun, insanüstü bir mahiyet taşıdığının diğer önemli bir delili de; Kur’ân’ın ısrarla meydan okumasına rağmen 15 asırdır, belağat
üstatları olan Kur’ân’ın ilk muhatapları dahil, kendisine karşı çıkanların herhangi bir
muarazaya güç yetirememeleridir. Ne Kur’ân’a benzer bir kitap, ne benzer on sûre, ne de benzer tek bir sûre getirebilmişlerdir. Hiçbir zaman da getiremeyeceklerine
dair Kur’ân peşinen hükmünü açıklamıştır.
Kur’ân’ın mucizeliği ile ilgili bir başka önemli nokta da Kur’ân’ın lafız ve ibareleri arkasında etkileyici bir rûh ve kuvvetin varlığının hissedilmesidir. Bu rûh
sebebiyledir ki, Kur’ân’ı dinleyen veya okuyan müslim veya gayr-i müslim fertlerin her birisi etkilenmiş, hayranlıklarını ifade etmekten kendilerini alamamışlardır. Bu gerçeğin en canlı misalini bizzat Kur’ân’ın henüz yeni nazil olduğu sıralarda ilâhi
davete karşı koyma görevini üstlenenlerin başında gelen meşhur Kureyş liderlerinden Ebû Süfyan b. Harb, Ebû Cehl b. Hişam ve Ahnes b. Şureyk gibilerinin
geceleri gizlice Resulullah’ı Kur’ân okurken dinlemek için evinin etrafında mevzilenmeleri hadisesidir. Üstelik aynı hâdise birkaç kere vuku bulmuştur.
Şüphesiz insanlara indirilmesi sebebiyle Kur’ân’ın hitaplarında muhatapların durumu, seviyesi gözetildiği gibi Allah’ın kelamı oluşu hasebiyle de
beşerüstü bir üslup ve ifade kullanılmıştır. Büyük bir âlimin çocuklarla konuşurken hem onların anlayabileceği tarzda, hem de güzel bir üslupla konuşması, bu gerçeği anlamamıza yeterli bir misaldir. Dolayısıyla Kur’ân’da en üstün üslup şekillerinin
kullanılmasıyla birlikte herbir üslup ve ifadede aynı tarzı aramak doğru olmasa gerektir. Çünkü muhatapların duygu ve anlayışlarına, farklı ilmî seviyelerine uygun Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Kur’ân’ın nüzûlü, insanlık için yeni bir milattır.
olarak yapılan hitap ve ifadede konuşanın bütün özelliklerini aramak ve onun gerçek seviyesini görmeye çalışmak doğru bir yaklaşım değildir.
Kur’ân’la ilgili bu kısa girişten sonra Kur’ân kelimesinin etimolojisi,
Kur’ân’ın tanımı, isimleri, âyet ve sûre ve benzeri konuları ele alalım.
Kur’ân Kelimesinin Etimolojik Tahlili
Kur’ân kelimesinin kökü ve anlamı hakkında İslâm âlimleri tarafından farklı
görüşler ileri sürülmüştür. Bu kelimenin kökü ile ilgili olarak âlimler ikiye
ayrılmışlardır. Bir kısmı “Kur’ân” kelimesinin aslının hemzesiz olduğunu, bir kısmı
da aynı kelimenin hemzeli bir kökten türediğini iddia etmiştir.
“Kur’ân/قرأن” Kelimesinin Hemzesiz Bir Kökten Türediği Görüşünde
Olanlar:
a) Kur’ân kelimesi, hemzesiz “Karine/قرينة” kelimesinin çoğulu olan “elKarâin/القرائن” kelimesinden türemiştir. Bu görüş Ebû Zekeriyya elFerrâ’ya aittir. Ona göre Kur’ân ayetlerinin bazısı bazısına benzer,
birbirini tasdik ve teyid eder. Bazen bir ayet diğerine karinedir. Ancak
şu bir gerçektir ki, Arapçada kelimeler ya fiilden ya da mastardan
türetilir. Dolayısıyla bu görüş tutarlı görülmemektedir.
b) Kur’ân kelimesi Arapçada bir şeyi bir şeye yaklaştırmak anlamına gelen
“karene/قرن” fiilinden türemiştir. Ebu’l-Hasen el-Eş’ârî’nin savunduğu
bu görüşe göre Kur’ân’ın harf, kelime, âyet ve sûreleri birbirine bitişik
ve yakındır. Bu görüşü destekler mahiyette Ebû Bekr b. Mücâhid de;
Ebû Amr b.el-A’lâ Kur’ân kelimesini hemzelemezdi demektedir.
c) Bir görüşe göre de Kur’ân kelimesi hemzesiz ve “el/ال” ile ma’rife olan
Lafz-ı Mürtecel’dir. Yani hiçbir kelimeden türetilmemiş olup Hz.
Resûlullah’a inen en son kitap için özel isimdir. Aynı görüşe göre
Kur’ân ismi “karae/قرأ”den türememiştir. Şayet bu kökten türemiş
olsaydı her okunan şeyin Kur’ân diye isimlendirilmesi gerekirdi.
Dolayısıyla Kur’ân ismi Tevrat ve İncil isimlerinde olduğu gibi Hz.
Peygamber’e indirilen en son ilâhî Kelam’ın özel ismidir. Aynı durum
“Allah/” isminde de söz konusudur. Allah’tan başka hiçbir varlığa bu
isim verilmemiştir. Bu görüş fıkhî dört mezhebin imamlarından birisi
olan meşhur İmam Muhammed b.İdris eş-Şâfi’î’ye aittir.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Kur’ân, Allah Teâlâ’nın ilâhî bilgi hazinesinden
insanlığa ikramda bulunduğu en değerli
hediyesidir“Kur’ân/قرأن” Kelimesinin Hemzeli Bir Kökten Türediği Görüşünde
Olanlar:
a) Kur’ân lafzı “fu’lân/فعان” vezninde toplama anlamına gelen “elKar’u/القرء” kökünden türemiştir. Arapça’da “karaytu’l-mae fi’lhavdı/الحوض في الماء قريت” ifadesi “Suyu havuzda topladım” demektir. Bu
görüşe göre “Kur’ân/قرأن”, daha öce indirilen ilâhî kitapların meyvelerini topladığı, insanlığın problemlerini çözebilecek yüksek dinî hükümleri, muazzam hakikatleri, derin hikmetleri, her türlü hayır, iyilik ve güzellikleri bir araya getirdiği için bu adla isimlendirilmiştir. Bu tezi Ebû Ubeyde Ma’mer b.el-Müsenna ile Ebû İshâk ez-Zeccâc ileri
sürmüşlerdir.
b) Kur’ân ismi Arapça’da okumak, tilavet etmek anlamına gelen
“karae/قرأ”den müştak/türetilmiş “Fu’lân/فعان” vezninde hemzeli bir
mastardır. “el-mekru’/ المقروء= okunan şey” gibi ism-i mef’ûl anlamını
taşımaktadır. Bu görüş de Ebu’l-Hasen el-Lihyânî’ye aittir. İslâm
âlimleri arasında en kuvvetli ve tercih edilen görüş budur. Kur’ân-ı
Kıyame, 75/17-18) âyetleri) “إن علينا جمعه وقرأنه فإذا قرأناه فاتبع قرأنه” Kerîm’deki
bu görüşü desteklemektedir.
Batılı müsteşriklerin/oryantalistlerin, İslâm Dini’nin orijinal bir din olmadığı,
vahiy kaynaklı değil de beşer kaynaklı olduğu şeklindeki delilsiz iddiaları gibi, Kur’ân
kelimesinin kaynağı konusunda da aynı çarpıtıcı ve karalayıcı gaye ve hedefler
doğrultusunda görüş ve iddiaları bulunmaktadır. Onlara göre Araplar kuzeydeki
komşuları olan sâmî kavimlerden yazı sanatı ile birlikte, kitap ve yazı anlamlarına
gelen kelimeleri de almışlardır. Müsteşrik Krenkow ve R. Blachére göre Kur’ân,
kitap, kırtas/kâğıt, yaprak, kalem gibi ve benzeri daha birçok kelime yabancı
asıllardan gelmektedir. Yine Schwally, Welhausen ve Horovitz gibi müşteşrikler
Kur’ân kelimesinin Süryânice veya İbrânice “Keryânî” ve “Kiryânî” lafızlarından
türemiş olduğunu iddia etmişlerdir. Bu iddialarla Kur’ân’ın orijinal, vahiy kaynaklı
ilâhî bir kitap olmayıp değişik kültürlerden, milletlerden veya Kur’ân’dan önceki
ilâhî kitaplardan (Tevrat ve İncillerden) derlenmiş olduğunu ileri sürmeyi
hedeflemişlerdir. Ancak bu tür iddiaların, tarihî ve ilmî hakikatlerle bağdaşmayan,
delilsiz, asılsız ve kasıtlı iddialar olduğu açıktır. Çünkü ilmî bir gerçektir ki diller
arasında kelime alışverişleri tabiîdir ve doğrudur. Her dilin, etkileşimde bulunduğu
diğer dillerden bazı kelime ve terimleri almasından daha doğal bir şey yoktur.
Ancak bir dil başka bir dilden aldığı bir kelimeyi aynen kullandığı gibi, bazen de hem
telaffuz bakımından hem de o kelimeye yüklenen anlam bakımından değişikliğe Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili
Kur’ân; tekrar tekrar okumakla doyulmayan,
asırların geçmesiyle eskimeyen, zamanın
ihtiyarlamasıyla gençleşen son ilâhî
mesajdır.
uğratarak yeni bir yapı ile bünyesine alır ve sahiplenir. Hele hele bu etkileşim ve
kelime alışverişi aynı dil gurubuna bağlı diller arasında olursa bu daha da olağan ve
tabiî bir gerçeklik arz eder. Dolayısıyla Arapça’daki Kur’ân, kitap, kalem, kırtas/kâğıt
gibi kelimelerin aynı Sâmî diller gurubuna giren İbrânîce, Aramice veya
Süryanice’de farklı şekillerde kullanılmasını, son ilâhî mesaj olan Kur’ân-ı Kerîm’in
kaynağını sözkonusu dillerin konuşulduğu toplumlara, kültürlere veya inandıkları
muharref Tevrat ve İncillere dayandırmak, son derece anlamsız ve gülünç bir
iddiadan öteye geçemez.
Kur’ân’ın Tanımı
Nüzûlünden bu yana İslâm âlimleri, fakihler, usulcüler, edipler, filozoflar,
şairler ve diğerleri, Kur’ân-ı Kerîm’i tarif etme, onun üstünlüklerini, güzelliklerini ve
faziletlerini ortaya koyma konusunda âdeta yarış etmişlerdir. Ancak bizzat risaletin
sahibi olan Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Kur’ân’ı tarif etmesinden daha belîğ, daha
üstün ve daha güzel bir tarif yok gibidir. O yüce Resûl bir rivayette Kur’ân’ı şöyle
tarif etmektedir:
“Kur’ân; kendisinde, sizden öncekilerin ve sizden sonrakilerin haberi, bilgisi
bulunan, aranızdaki meselelerin çözümü için gerekli hükümlerin bulunduğu Allah’ın
kitabıdır. O oyun ve şaka değil, hakla batılı ayıran bir kitaptır. Onu kim terk ederse
Allah onun belini kırar. Kur’ân’ın dışında hidayeti arayan kimseyi Allah saptırır. O
Allah’ın kopmaz, sağlam ipidir. Son derece hikmetli bir öğüt ve dosdoğru bir yoldur.
O öyle bir kitaptır ki, insanın arzuları, duyguları onunla sapmaz. Onunla diller yalan
yanlış şeyler söylemez. Âlimler ondan doymaz ve usanmaz. Tekrar tekrar okumakla
eskimez. Onun harikalıkları, insanı hayrete düşüren manaları tükenmez. Cinler
Kur’ân’ı dinledikleri zaman, bizzat Kur’ân’ın ifadesiyle şöyle demişlerdir: (Biz,
hidayete erdiren eşsiz bir Kur’ân dinledik de derhal ona iman ettik…). Kur’ân’la
konuşan doğru konuşur. Onunla amel eden mükâfatlandırılır. Onunla hüküm veren
adalet eder. Ona davet eden kimse sırât-ı müstakîme hidayet olunur.” (Tirmîzî,
Fedâilu’l-Kur’ân)
Âlimlerin ve usûlcülerin ittifak ettiği ıstılâhî/terim tarifi de şöyledir:
“هو كالم اهلل املعجز، املنزل على خامت األنبياء واملرسلني، بواسطة األمني جربيل
عليه السالم، املكتوب يف املصاحف، املنقول إلينا بالتواتر، املتعبد بتالوته، املبدوء بسورة
الفاحتة، املختتم بسورة الناس”
“Kur’ân, bütün peygamberlerin ve resullerin en sonuncusuna Cebrâîl
aleyhisselâm vasıtasıyla indirilen, Mushaflarda yazılan, tevatürle bize kadar Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 7
nakledilen, okunuşuyla ibadet edilen, Fatiha Sûresi’yle başlanıp Nâs Sûresi’yle
bitirilen Allah’ın Mu’cize Kelâmı’dır.”
Kur’ân’ın bu ıstılâhî tarifine baktığımızda Kur’ân’la ilgili çok önemli
özelliklere dikkat çekildiğini açıkça görürüz.
Kelâmullah ifadesiyle, Allah’ın dışındaki varlıkların sözleri dışarıda
bırakılmıştır. Çünkü Kur’ân ne Meleğin/Cebrâîl’in (a.s.), ne insanların ne de
cinlerin sözüdür. O Allah’ın kelâmıdır.
Mu’ciz kaydıyla, Kur’ân nazil olmaya başladığından beri ısrarla meydan
okuduğu halde ne o zamanki Arap beliğleri, şairleri, dil üstatları tarafından ne
de ondan sonra gelenler tarafından en küçük bir sûresine benzer bir şey
getirilmediği ifade edilerek Allah’ın mu’cize bir kitabı olduğu vurgulanmıştır.
Cibrîl-i Emîn vasıtasıyla Hâtemu’l-Enbiyâ’ya indirilmiş kaydıyla da Hz.
Peygamber’in hadisleri ve hadis-i kutsîler tarifin dışında bırakılmaktadır.
Mushaflarda yazılan kaydıyla da Hz. Ebûbekir ve Hz. Osman
dönemlerinde bütün ashâbın ittifakı ve onayı ile mushaflara kaydedilmiş ve
daha sonra İslâm Tarihi boyunca günümüze kadar tahrif edilmeden mushaflarda yazılmaya devam eden ve korunmuş olan Kur’ân kastedilmektedir.
Tevatürle nakledilmiş ifadesi ise, şaz ve zayıf olan kıraatları tarifin dışında bırakmıştır.
Okunuşuyla ibadet edilen kaydıyla da âhâd kıraatların, hadis-i şerîflerin veya Kur’ân’da bulunmayan duaların, ezkâr ve tesbihâtın namazlarda ibadet
maksadıyla Kur’ân’ın yerine okunmasının caiz olmadığı ifade edilerek tarifin dışında bırakılmıştır.
Fâtiha Sûresi ile başlayan, Nâs Sûresi’yle bitirilen ifadesiyle de mucizevî bir şekilde korunmuş olan mütevatir Kur’ân kastedilmiş, tarihteki özel
mushaflar, Kur’ân’la ilgili özel notlar kabilinden yazılmış kısmî Kur’ân nüshaları tariften çıkarılmıştır.
Bizzat Kur’ân-ı Kerîm’de de Kur’ân’la ilgili Kur’ân’ı tarif eden, onu anlatan onun mahiyetini, faziletlerini, üstünlüğünü açıklayan çok sayıda âyet
bulunmaktadır.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Kur’ân, Hz.Peygamber’in de eğitim aldığı Allah’ın
edep ve ahlâk okuludur.
Kur’ân’ın Faziletleri
Kur’ân’ın faziletleri hakkında birçok rivayet gelmiştir. Bunların bir kısmı Kur’ân’ı öğrenme ve öğretmenin faziletleri hakkındadır. Bir kısmı Kur’ân’ı doğru
okuma, tecvid ve tertille alakalıdır. Bir kısmı da Onu ezberleme ve ezberden okumayla ilgilidir.
Aynı şekilde Kur’ân-ı Kerîm’de Kur’ân’ın faziletleri hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Bu âyetler mü’minleri tedebbür ve tefekküre, onun ahkâmını tatbik etmeye, okunurken Kur’ân’ı dikkatle ve huşu ile dinlemeye davet etmektedir. Bu konuda kaynaklarımızda Fedâilu’l-Kur’ân, Menâfiu’l-Kur’ân ve Sevâbu’l-Kur’ân gibi tabirler kullanılmış, müstakil eserler telif edilmiştir. Ayrıca hadis kitaplarında
Kur’ân’ın faziletleri konusunda müstakil bölümler tahsis edilmiştir. Tefsir kitaplarında da yeri geldikçe bu hadislere yer verilmiştir. Şimdi konuyla ilgili bazı
âyetleri ve hadîs-i şerifleri görelim.
Ayet-i Kerîmeler
“Şüphesiz Allah’ın kitabını okuyanlar, namaz kılanlar ve kendilerine rızık
olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık Allah için infak edenler kesinlikle zarar
etmeyecekleri bir ticaret (kazanç) ümit edebilirler”. (Fâtır, 35/29).
“Kur’ân okunduğu zaman ona kulak verip dikkatlice dinleyin ki size
merhamet edilsin” (A’râf, 7/204).
“Onlar Kur’ân’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitler mi
var?” (Muhammed, 47/24).
Hadis-i Şerifler
“Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir”. (Buhârî)
“Ümmetimin en şereflileri hamele-i Kur’ân’dır”. (Tirmizî)
“Kur’ân’ı okuyun, çünkü o Kıyamet gününde Kur’ân ehline şefaat eder”.
(Tirmizî).
“Bu Kur’ân Allah’ın edep/ahlak okuludur. O halde gücünüz yettiği kadar
Onun edep/ahlak okulundan öğrenin/eğitim alın”. (Muttefekun aleyh)
Kur’ân ilimleri sahasında eğitim gören her müminin Kur’ân’ın edebiyle
edeplenmesi ve onun ahlakıyla ahlaklanması gerekmektedir. Kur’ân ilimleriyle
uğraşanların hedefi dünyanın değersiz şeyleri değil, Allah rızası ve Ahiret yurdu
olmalıdır. Kur’ân talebesi onunla amel etmelidir ki, Kıyamet gününde kendisi için
hüccet/delil/şahit olsun. Hadis-i şerifte, “Kur’ân senin ya lehinde veya aleyhinde bir
delil/şahittir” buyrulmuştur.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
İbn Teymiyye mü’min-Kur’ân ilişkisi konusunda şöyle demektedir: “Kim ki
Kur’ân okumazsa o Kur’ân’ı terk etmiştir. Kim ki Kur’ân’ı okur, ancak onun
manalarını tefekkür edip anlamazsa o da Kur’ân’ı terk etmiştir. Kim de Kur’ân’ı
okur ve onu tefekkür ederek anlar, ancak içindekilerle amel etmezse o da aynı
şekilde Kur’ân’ı terk etmiştir”. İbn Teymiyye bu ifadelerle Allah Teâlâ’nın şu âyet-i kerîmesine işaret etmek istemiştir: “Peygamber, “Ey Rabbim! Kavmim şu
Kur’ân’ı terkedilmiş bir şey haline getirdi” dedi”. (Furkân, 25/30).
Kur’ân’ın faziletleri konusunda İmam Şafi’î (rahimehullah)’ın yazmış olduğu Menâfiu’l-Kur’ân adlı eserinin bu sahada ilk telif edilen eser olduğu söylenmiştir.
Bu konuda Ahmed b. Şu’ayb en-Nesâî’nin Fedâilu’l-Kur’ân’ı, İbn Kesîr’in Fedâilu’lKur’ân’ı ve İbn Hacer el-Askalânî’nin el-İtkân fî Fedâili’l-Kur’ân adlı te’lifatları da
kayda değerdir.
Kur’ân-ı Kerîm’in Diğer İsimleri
Allah Teâlâ insanlığa gönderdiği en son ilâhî mesajı olan Kitabı’nı bizzat Kur’ân-ı Kerîm’de birçok isimle isimlendirmiştir. Bunlardan en meşhurları şüphesiz
el-Kur’ân /القرآن ve el-Kitâb /الكتاب isimleridir. Bunların dışında bizzat Kur’ân kaynaklı daha birçok isimi bulunmaktadır. Ancak bunların bir kısmı isim iken bir
kısmı da vasıf olarak kabul edilebilir. Bazı İslâm alimleri isim ve vasıf olduğunu ayırmadan Kur’ân’ın 90’dan fazla ismi olduğunu söylemişlerse de el-Burhân fî
Ulûmi’l-Kur’ân sahibi İmam Bedruddin ez-Zerkeşî, el-Kâdî Ebu’l-Meali’den naklen, Allah Teâlâ’nın en son ilâhî vahyini 55 isimle isimlendirdiğini ifade etmektedir.
Muhammed Abdullah Draz bu iki ismin Kur’ân’a verilmesinin hikmetli olduğunu ve bu iki ismin Kur’ân gerçeğine uygun olduğunu söylemektedir. “Kur’ân” isminin
verilmesi Onun dillerde okunan bir kitap olduğunu, “Kitab” ismi de kalemlerle yazılan, tedvin edilen bir kitap oluşunu ifade etmektedir. Bu iki isimle, Kur’ân’ın ne sadece hafıza ile (ezberden) ne de yazıyla korunmasının yeterli olacağı, Onun hem
ezber olarak hem de yazıyla korunduğuna işaret edilmektedir demiştir. Bu ikili korumaya bir de Cebrâil (a.s.) ile Hz.Peygamber’den başlayarak, mukabele
tarzındaki hocanın öğrencisini, öğrencinin hocasını dinlemesi şeklindeki “sema” geleneğini de ilave ettiğimizde, Kur’ân’ın nasıl Allah’ın (c.c.) va’dine (Hicr, 15/9),
uygun olarak mucizevî bir şekilde üçlü sağlam bir yolla korunduğu gerçeği açıkça anlaşılır. Kur’ân’ın isimlerinden bazıları da şunlardır:
a) el-Furkân: Arapça’da hak ile batılı ayıran anlamında ism-i mef’ûl olarak kullanılan masdar bir isimdir. Bu manada “Alemlere bir uyarı olsun diye (Hak
ile batılı ayıran) Furkân’ı kuluna indiren Allah ne yücedir.” (Furkân, 25/1) Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
mealindeki ayet de bu anlamda kullanılmıştır. Bu isim, âyetleri, sûreleri farklı zamanlarda indirilen, farklı sûre ve âyetlere bölünen Allah’ın Kelam’ı
anlamında ism-i mef’ûl olarak da kullanılmaktadır.
b) Ummu’l-Kitâb: Bu isim Kur’ân’da birkaç manaya gelmektedir. Bir ayette Levh-i Mahfûz anlamında (Zuhruf, 43/1-4), bir ayette de Kur’ân’ın muhkem,
anlamı açık ve tefsire ihtiyaç duyulmayan ayetleri anlamında kullanılmaktadır (Âl-i İmrân, 7). Kur’ân-ı Kerîm’in özünü, esasını muhtasar
bir şekilde ihtiva eden Fatiha sûresi için de bu isim kullanılmıştır.
c) el-Mesânî: Kur’ân-ı Kerîm’de hikmetler, kıssalar, mev’izeler tekrar edildiği
için bu isim kullanılmıştır. el-Mesânî ismi Kur’ân’ın bütününü ifade ettiği
gibi, Kur’ân (Hicr, 15/87) ve Hadis deliliyle, tekrar tekrar okunan ve
kendisiyle Allah Teâlâ’nın sena edildiği, övüldüğü sûre anlamında Fatiha için de kullanılmaktadır.
Bu isimlerin dışında Kelam, Nûr, Hudâ, Rahmet, Şifa, Mev’iza, Zikr, Hikmet, Müheymin, Hablullah, Ahsenu’l-Kasas, Fasl, Kayyîm, Tenzîl, Ruh, Vahy, Beyan,
Belâğ, Hakk, Urvetu’l-Vüskâ, Tezkire, Adl, Sıdk, Büşrâ, Mecîd, Azîz, Beşîr gibi isimler de vardır.
Kur’ân’ın Unsurları
Âyet
Lügatte “âyet/آية” kelimesi birçok manaya delalet etmektedir. Bunlardan
birkaçını zikredelim.
a) Mu’cize/المعجزة : Kur’ân-ı Kerîm’de, “İsrâiloğullarına sor; biz
onlara nice apaçık âyetler verdik…” (Bakara,2/211) âyetinde olduğu
gibi.
b) Açık alamet, işaret/الظاهرة العالمة : Bu manada Kur’ân-ı Kerîm’de
birçok defa kullanılmıştır….ملكه آية إن ” (Bakara,2/248) ve “ رب قال
…آية يل اجعل” (Âl-i İmrân, 3/41) âyetlerinde olduğu gibi.
“وجعلنا ابن مريم وأمه آية” : األمر العجيب/c) Hayret edilecek, şaşılacak iş
(Mu’minûn, 23/50) âyetinde olduğu gibi.
d) İbret/العبرة : “آية ذالك في إن” (Al-i İmrân,3/49) de olduğu gibi.
,Rûm) “ومن آياته خلق السماوات واارض …” :البرهان والدليل/e) Burhân ve Delil
30/22) âyetinde de burhan ve delil anlamında kullanılmıştır.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 11
Kur’ân’da en uzun âyet
“Müdayene”, en kısa
âyet ise “والضحى”
kelimesidir. Harf olarak
ise, bir âyet sayılan “Yâ-
sîn”dir.
Bunların dışında iz, emâre, nişâne ve cemaat anlamlarına da gelmektedir.

Kur’ân ilimleri ıstılahında ise âyet; “Kur’ân’ın herhangi bir sûresindeki
başı ve sonu bulunan, bir veya birkaç kelime ya da cümleden oluşan kelama”
denmektedir. Çünkü Kur’ân âyetleri hem mu’cize, hem Peygamber efendimizin
nübüvvetine delil, hem düşünenler için ibret, hem hayret ve hayranlık uyandıran
nâdir bir şey, hem de hidayet delilleridirler.
Bir görüşe göre de Kur’ân âyetlerine âyet denmesi; her birisinin Kur’ân harflerinin birer topluluğu veya gurubundan ibaret olmasından dolayıdır.
Âyet kelimesinin çoğulu ây, âyât ve âyâ(آياء) dır. Âyetin son kelimesine, iki âyeti birbirinden ayırdığı için fâsıla, kelimenin son harfine de “harfu’l-fâsıla”
denmektedir. Kur’ân sûrelerinde sınırlı sayıda fasıla harfleri bulunur. Mesela Yâ-sin sûresindeki fâsıla harfleri nûn ile mîm’dir.
Kur’ân-ı Kerîm’de en uzun âyet, tam bir sahifeden ibaret Müdayene (Bakara,
2/282) ayetidir. En kısa âyet ise “والضحى” (Duhâ, 93/1) kelimesidir. Harf olarak ise,
bir âyet sayılan “Yâ-sîn”dir (Yâ-sin, 36/1). “Yâ-sin” bir âyet sayıldığı halde, benzeri olan “Tâ-sîn” âyet olarak sayılmamıştır. Bu da âyetlerin belirlenmesinin tevkîfî olduğunu göstermektedir. Kur’ân’daki âyetlerin sayısı
hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Mesela İbn Abbâs bu sayının 6216,
Basra ekolü 6204, Medineliler 6219, Şamlılar 6226, Kûfeliler ise 6236 olduğunu söyler.
Ekollere, âlimlere ve kurra imamlara göre âyetlerin sayısındaki bu farklılık içtihâdî değildir. Bu tamamen âyet sonlarının neresi olduğu, sûre başlarındaki
besmelelerin âyet olup olmadığı ve hurûf-i mukattaanın müstakil âyet sayılıp sayılmayacağına dair farklı rivayetlerden kaynaklanmaktadır. Başka bir ifade ile bu
durum; rivayetler çerçevesinde, Kur’ân âyetlerini farklı sayıdaki âyetlere bölme meselesidir. Yoksa kesinlikle Hz.Peygamber’den günümüze kadar ezberlenerek,
yazılarak ve sema yoluyla gelen ve farklı mezheplere rağmen bütün Müslümanlar tarafından ittifakla kabul edilen elimizdeki Kur’ân’a herhangi bir şekilde eksiklik
veya fazlalık iddiasında bulunmayı ifade etmez.
Kur’ân’daki kelimelerin sayısı ise 77 934 olarak tespit edilmiştir.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Kur’ân’ın nüzul tertibi, ilk muhatapları
açısından son derece hikmetli olan tarihsel
tertibini, elimizdeki Mushaf tertibi de
evrensel tertibini ifade eder.
Âyetlerin Tertîbi
Gerek Kur’ân âyetlerinin belirlenmesi, gerekse belirlenen âyetlerin sûre içindeki tertibi içtihad veya kıyasla olmayıp, Şâri’ (Allah Teâlâ) tarafından “tevkîfî”
olarak belirlenmiştir. Bugün elimizde bulunan Mushaflardaki sûrelerin âyetleri, harfiyyen Cibrîl-i Emin’in Allah Teâlâ’dan aldığı emirler çerçevesinde Hz.
Peygamber’e verdiği bilgiler sonucunda belirlenmiş ve tertîb edilmiştir. Dolayısıyla hiç kimsenin bunları değiştirme hakkı yoktur. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu şekilde ezberlemiş, namazlarda bu şekilde okumuş, vahiy kâtiplerine bu şekilde yazdırmış
ve yazdırdıktan sonra okutmuş, vefatından önceki Ramazan’da iki kere olmak üzere
(arza-i âhire), her Ramazan ayında Cebrâîl (a.s.)’a aynı şekilde okuyup arz etmiştir.
Demek oluyor ki, âyetlerin tertîbi tevkîfî/ilâhîdir. Bu tarîhî hakikate, Kur’ânî olguya delalet eden pek çok hadis ve rivayet bulunmaktadır. Bu konuda icma-i
ümmet vardır. Şüphesiz âyetlerin Mushaf tertîbi nüzul sırasına göre değildir.
Kur’ân-ı Kerîm ebediyyen mu’cize olarak kalmak üzere nüzul sırasından farklı bir şekilde tertîb edilmiştir. es-Sebbâğ “Lemehât fî ‘Ulûmi’l-Kur’ân” adlı eserinde
konuyla ilgili Muhammed el-Medenî’nin şu güzel ifadelerini nakletmektedir:
“Şayet Kur’ân nüzul sırasına göre tertîb edilseydi bazı insanlar, ya Kur’ân
âyetlerinin, nazil olduğu asrın olaylarına ait olduğu veya sadece Hz.Peygamber’in yaşadığı dönemdeki problemlerin geçici çözümleri için indiği şeklinde anlardı.
Hâlbuki Allah Teâlâ, herhangi bir asra veya herhangi bir kavme hasretmeksizin Kitabı’nın evrensel ve ebedi olmasını murad etmiştir. Bundan dolayıdır ki, Allah’ın
hikmeti, bu Kur’ân’ı sözkonusu evrensellik ve ebediliği gerçekleştirecek bir tertiple tertîb etmesini ve sadece nazil olduğu asra uygun olan bir hikmete indirgeyen
tarihsel bir tertîbden uzak olmasını iktiza etmiştir”.
İlk ve Son Nazil Olan Âyetler
Müddessir, Fatiha ve Besmele’nin ilk nazil olduğunu söyleyenler varsa da,
âlimlerin çoğunluğuna göre ilk inen âyetler Alak sûresinin ilk beş âyetidir. Vahyin ilk
Tartışma
• Âyet kavramının hem Kur’ân âyetleri için, hem kâinâttaki
varlıklar için, hem de peygamber mucizeleri için
kullanılmasının sebepleri üzerinde tartışınız.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 13
gelişini bildiren Hz. Aişe validemizin rivayet ettiği hadis-i şerîf de (Bed’u’l-Vahy) bu
gerçeği teyid etmektedir. Son nazil olan âyet hakkında ise görüş ayrılığı
bulunmaktadır. Bu farklı görüşlere göre en son inen âyetler şunlardır:
Bugün size dininizi” اليوم أكملت لكم دينكم وأمتمت عليكم نعميت ورضيت لكم اسالم دينا -1
ikmal ettim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak
İslâm’ı beğendim.” (Maide, 5/3). Bu âyet nazil olduktan sonra
artık ahkâm âyeti inmemiştir. Bu âyetten sonra Resûlullah 81
gün yaşamıştır.
“إذا جاء نصراهلل والفتح ورأيت الناس يدخلون في دين اهلل أفواجا …” -2
(Nasr, 110). Nasr sûresi’nin son inen sûre olduğu söylenmiştir.
,Bakara) واتقوا يوما ترجعون فيه إلي اهلل ثم توفي كل نفس ما كسبت وهم ا يظلمون -3
2/281). Bu âyet nazil olduktan sonra Resûlullah 9 gece
yaşamıştır. Âlimlerin ekseriyeti en son inen âyetin bu olduğu
görüşündedirler.
Sûre
Sûre kelimesinin lügat manası yüksek mevki, rütbe, şeref, yüksek bina, sûr,
binanın bölümü veya katlarıdır. Çoğulu suverdir. Ulûmu’l-Kur’ân ıstılahı olarak ise;
en az üç âyetten meydana gelen, başı ve sonu bulunan müstakil Kur’ân parçası
demektir. Çünkü Kur’ân parçaları, yerli yerinde kelimelerden meydana gelen ve
omuz omuza vererek birbirine destek olan âyetlerden örülmüş sağlam ve yüksek
bir şehir sûru gibidir.
Kur’ân-ı Kerîm’de 114 sûre bulunmaktadır. En kısası 3 âyetli Kevser sûresi, en
uzunu ise 286 âyetli Bakara sûresidir. Kur’ân’ın sûrelere ayrılması, belirlenmesi
Allah Teâlâ’nın tevkîfı/emri ve Hz. Peygamber’in talimatı ile olmuştur. Bir sûrenin
bazen iki veya daha fazla ismi bulunabilir. Ancak ekseriyetle Kur’ân sûrelerinin tek
ismi vardır. Tam sûre olarak nazil olan ilk sûre Fatiha sûresi, en son nazil olan ise
Nasr sûresidir.
Sûrelerin isimlendirilmesi
Sûreler isimlerini; ihtiva ettikleri konularla ilgili bir kelimeden (Bakara, Sebe’
gibi), kıssasını ihtiva ettikleri şahsiyetlerden (Nuh, Hûd, İbrahîm, Yusuf, Âl-i İmrân,
Muhammed gibi), muhtevasında anlatılan topluluklardan (Cin, Münafikûn,
Mutaffifîn ve Melâike gibi). Sûrenin ilk kelimelerinden (Kad Semia, Elif Lâm Mîm,
Tenzîl, Sübhân, Lem Yekun gibi) veya başlarındaki hurûf-i mukatta’adan (Tâ-hâ, Yâ-
sîn, Kâf, Sâd gibi) almışlardır.
Sûrelerin isimlendirilmesi tevkîfî olmadığından bazen bir sûrenin birden fazla
ismi de olabilmektedir. İnsan-Dehr, Fâtır-Melâike, İsrâ-Benî İsrâîl gibi. Fatiha
Sûresinin ise; es-Seb’u’l-Mesânî, Fâtihatu’l-Kitâb, Ummu’l-Kitâb, Ummu’l-Kur’ân, Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 14
Esâs, Salât, Dua, Vâfiye, Kâfiye, Şâfiye gibi 20 kadar ismi vardır. Bazen de birden
fazla sûreye müşterek isim verilmiştir. Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerine Zehrâvân,
Felak ve Nas sûrelerine Muavvizetân, İhlâs, Felak ve Nas sûrelerine Muavvizât,
Hadîd, Haşr, Sâff, Cumua, Teğâbun ve A’lâ sûrelerine Müsebbihât, Hâ Mîm’lerle
başlayan sûrelere Havamîm, Tâ Sîn Mîm veya Tâ sîn’le başlayanlara Tavâsîn denilir.
İmam Zerkeşî gibi sûrelerin isimlendirilmesinin tevkîfî olduğu görüşüne
meyledenler de vardır.
Sûrelerin Tertîbi
Sûrelerin bir kısmı tam olarak bir defada, bir kısmı da parça parça
indirilmiştir. Bazen bir sûre tamamlanmadan diğer bir sûrenin nazil olduğu, hatta
birden fazla sûreye ait âyetlerin bir anda vahyedildiği olmuştur. Bugün elimizde
mevcut mushaflardaki sûreler nüzûl tarihine göre tertip edilmemiştir. O halde
sûrelerin tertibini kim yapmıştır? Neye göre yapılmıştır? Bu konuda başlıca üç
görüş bulunmaktadır.
1-Sûrelerin tamamının tertibi Allah Teâlâ’nın emrine ve Hz. Peygamber’in
talimatına dayanmaktadır. Yani sûrelerin tertîbi tevkîfîdir. Bu görüşte olanların
delili; Hz. Osman’ın istinsah ettirdiği mushaflardan İmam Mushafı’nı, özel mushafa
sahip olanlar da, bütün ashâbın ittifakla kabul etmesidir. Şüphesiz İmam
Mushaf’ındaki sûrelerin tertîbi, bugün elimizde bulunan mushafların tertibinin
aynısıdır. Sûrelerin tertibinin tevkîfî olduğunu kabul edenler arasında Ebû Ca’fer
en-Nahhâs, el-Kirmânî, Ebû Bekr İbnu’l-Enbârî vardır. İmam Beyhâkî ile İmam
Suyûtî de Enfâl ve Tevbe sûreleri dışında bu görüşü kabul etmektedirler. Subhî
Sâlih de bu görüşü benimseyenlerdendir. Çünkü bütün ashabın üzerinde ittifak
ettiği resmî mushaftan farklı tertiplere sahip olan sahabenin özel mushafları,
tamamen şahsî birer çalışma ve hususi notlardan ibarettir. Zaten özel mushafa
sahip olan sahabelerden hiçbiri diğer Müslümanları tertîb konusunda kendi özel
mushaflarını kabûle davet etmemiştir.
Bireysel
Etkinlik
• Kur’ân surelerinin isimlendirilmelerindeki hikmet
ve incelikleri araştırınız.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
2- Sûrelerin bir kısmı Allah’ın emri ve Hz.Peygamber’in talimatı ile, bir kısmı
da sahabenin içtihadı ile tertîb edilmiştir. İbn ‘Atıyye, Zerkânî ve bir kısım âlimler
bu görüşte olmakla birlikte hangi sûrelerin tertîbinin tevkîfî olduğu konusunda
aralarında ihtilaf vardır.
3-Kur’ân sûrelerinin tamamının tertîbi sahabenin içtihadı ile gerçekleşmiştir.
Bu görüş sahipleri; Hz. Ali, Abdullah ibn Mes’ûd, Ubeyy b. Kâ’b, Ebû Mûsa el-Eş’ârî
ve Hz. Aişe validemiz gibi sahabîlere ait hususi nüshaları tertip farklılıklarına delil
olarak göstermektedirler. Ancak daha önce de işaret edildiği gibi, özel notlar
mahiyetindeki nüshaların muttefekun aleyh olan sûrelerin tertîbinde delil olmaları
zayıf görünmektedir. Aynı zamanda özel mushaftaki sûrelerin tertîbinin delil
olabilmesi için aralarında bir ittifakın olması gerekirdi.
Sûrelerin Tasnifi
Kur’ân-ı Kerîm’deki sûreler, uzunluk ve kısalıkları itibarıyla şu şekilde tasnif
edilmiştir.
1- es-Seb’u’t-Tuvel: En uzun yedi sûre demektir. Bunlar Fatiha’dan sonra
gelen Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Maide, En’âm, A’râf, Enfâl-Tevbe’dir. Bazıları bu
guruba Enfâl-Tevbe yerine Yûnus sûresini koymaktadır.
2-el-Miûn: Yedi uzun sûreden sonra gelen ve âyet sayıları 100’e yaklaşan
veya biraz geçen sûrelerdir.
3-el-Mesânî: Âyetleri 100’den az olan sûrelerdir. Bunlar da Ahzâb
sûresinden Kâf sûresine kadar olan sûrelerdir. Ferrâ’ya göre âyetleri az olması ve
daha çok okunup tekrar edilmesi sebebiyle bu isim verilmiştir.
4-el-Mufassal: Kur’ân-ı Kerîm’in son bölümü olup Kâf sûresinden Nâs
sûresinin sonuna kadar olan kısımdır. Kısalıkları sebebiyle besmele ile sık sık
ayrıldıkları için bu isim verilmiştir. Bu gurup da üçe ayrılmaktadır.
a) Tıval-ı Mufassal (uzun): Kâf ve Burûc arasındaki sûreler.
b) Evsât-ı Mufassal (orta): Târık ve Beyyine arasındaki sûreler.
c) Kısâr-ı Mufassal (kısa): Zilzâl ve Nâs arasındaki sûreler.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 16
Özet
•İnsanı yaratan yüce Yaratıcı onu dünya serüveninde başıboş ve
yalnız bırakmamış, ilk insandan bu yana elçiler aracılığıyla ivahiy
ile rehberlik etmiştir. Son Peygamberine 23 senede nazil olan
Kur’ân’ı Kerîm ilk indiği dönemden kıyamete kadar geçerli olacak
en son ve en mükemmel İlahî Kitap ve Hz. Peygamber’in en
büyük mucizesidir.
•Kur’ân, geçmiş ve gelecekten haber veren, hukukî hükümler
ihtiva eden, hakla batılı ayıran, müttakîler için hidayet rehberi,
tekrar tekrar okunmaktan usanılmayan, manaları tükenmez,
kendisiyle amel edenin mükâfatlandırılacağı, asırlar geçtikçe asla
eskimeyen, zaman yaşlandıkça gençleşen en son ilâhî mesajdır.
•Hz.Peygamber Kur’ân ahlakıyla ahlaklanmış olduğu gibi, her
mü’min de Kur’ân edebiyle edeplenmeli ve Onun ahlakıyla
ahlaklanmalıdır.
•El-Kitâb, el-Furkân, el-Mesânî, Ummu’l-Kitâb, Kelâm, Nûr, Hudâ,
Rahmet, Şifa, Mev’iza, Zikr, Hikmet, Müheymin, Hablullah, Fasl,
Tenzîl, Ruh, Beyan, Belâğ, Hak, ‘Urvetu’l-Vüskâ, Tezkire gibi
Kur’ân-ı Kerîm’in başka özel isimleri de vardır.
•Kur’ân-ı Kerîm; harfler, kelimeler veya cümlelerden oluşan
âyetlerin bir araya gelmesiyle meydana gelen sûrelerden oluşur.
Sûreler isimlerini; ihtiva ettikleri konularla ilgili bir kelimeden,
kıssasını ihtiva ettikleri şahsiyetlerden, muhtevasında anlatılan
topluluklardan, sûrenin ilk kelimelerinden veya başlarındaki
hurûf-i mukatta’adan almışlardır. Sûrelerin isimlendirilmesi
tevkîfî olmadığından bazen bir sûrenin birden fazla ismi de
olabilmektedir. Kur’ân Sûreleri uzunluk ve kısalıkta farklı
farklıdır.
•Kur’ân ayetlerinin iniş sırası ile mushaftaki sıralaması farklıdır.
Kur’ân’ın iniş sırasına göre değil de farklı bir sıralamayla tertip
edilmesi içtihad veya kıyasla olmayıp Şâri’ (Allah Teâlâ)
tarafından “tevkîfî” olarak belirlenmiştir. Kur’ân’ın nüzul tertibi,
ilk muhatapları açısından son derece hikmetli olan tarihsel
tertibi; elimizdeki Mushaf tertibi de evrensel tertibini ifade eder.Kur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân-ı Kerîm’in tarif etmiş olduğu hususiyetlerinden biri değildir?
a) Doğruluğunda asla şüphe olmaması
b) Allah katından ve Arapça olarak indirilmesi
c) Akıl sahiplerinin öğüt alması için indirilmesi
d) İnsanlara yapamayacağı bazı sorumluluklar yüklemesi
e) Takva sahipleri için bir hidayet olması
2. Aşağıdakilerden hangisi Allah Teâlâ’nın Kur’ân’ı kıyamete kadar koruma taahhüdünün bir göstergesidir?
a) Kıraat – Tecvid – Tertîl
b) Rivayet – Dirayet – Tefsir
c) Hıfz – Kitabet – Sema
d) Tilavet – Tahlîl – Tenkîd
e) İman – İlim – Amel
3. Hz. Muhammed (s.a.s)’in en büyük mucizesi nedir?
a) İsra ve Mirac
b) Şefaat
c) Kur’ân-ı Kerîm
d) Mekke’nin Fethi
e) Sevr Mağarası’na örümceğin ağ örmesi ve kuşların yuva yapması
4. Aşağıdaki Mekke’lilerden hangisi Kur’an-ı dinleyip onun lafız ve ibarelerinden, îcaz ve belağatinden etkilendiği halde iman etmeyenlerden değildir?
a) Ebû Süfyan b. Harb
b) Ahnes b. Şureyk
c) Velid b. Muğîre
d) Amr b. Hişâm
e) Ömer b. el-HattâbKur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
5. Kur’ân kelimesinin etimolojik tahlili ile ilgili olarak: “Kur’ân kelimesi
hemzesiz ve “el/ال” ile ma’rife olan Lafz-ı Mürtecel’dir. Yani hiçbir
kelimeden türetilmemiş olup Hz. Resûlullah’a inen en son kitap için özel
isimdir. Aynı durum “Allah/” isminde de söz konusudur. Allah’tan başka
hiçbir varlığa bu isim verilmemiştir.” görüşü kime aittir?
a) Ebû Zekeriyya Yahya b.Ziyâd el-Ferrâ
b) Ebu’l-Hasen el-Eş’ârî
c) Ebu’l-Hasen Ali b.Hâzım el-Lihyânî
d) Muhammed b. İdris eş-Şâfi’î
e) Krenkow ve R. Blachére
“Kur’ân; kendisinde, sizden öncekilerin ve sizden sonrakilerin haberi,
bilgisi bulunan, aranızdaki meselelerin çözümü için gerekli hükümlerin
bulunduğu Allah’ın kitabıdır. O oyun ve şaka değil, hakla batılı ayıran bir
kitaptır. Onu kim terk ederse Allah onun belini kırar. Kur’ân’ın dışında
hidayeti arayan kimseyi Allah saptırır. O Allah’ın kopmaz, sağlam ipidir.
Son derece hikmetli bir öğüt ve dosdoğru bir yoldur. O öyle bir kitaptır ki,
insanın arzuları, duyguları onunla sapmaz. Onunla diller yalan yanlış
şeyler söylemez. Âlimler ondan doymaz ve usanmaz. Tekrar tekrar
okumakla eskimez. Onun harikalıkları, insanı hayrete düşüren manaları
tükenmez. Cinler Kur’ân’ı dinledikleri zaman, bizzat Kur’ân’ın ifadesiyle
şöyle demişlerdir: “Biz, hidayete erdiren eşsiz bir Kur’ân dinledik ki biz
ona iman ettik…”. Kur’ân’la konuşan doğru konuşur. Onunla amel eden
mükâfatlandırılır. Onunla hüküm veren adalet eder. Ona davet eden
kimse sırât-ı müstakîme hidayet olunur.”
6. Yukarıdaki Kur’ân tarifi kime aittir?
a) Hz. Muhammed (s.a.s.)
b) Abdullah b. Mes’ud (r.a.)
c) Ebû Hureyre (r.a.)
d) İmam Âzam Ebû Hanîfe
e) İmam Tirmizî
7. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın ıstılahî tarifinden çıkan bir sonuç
değildir?
a) Son Nebî ve Resûl’e Cebrail vasıtasıyla indirilmiş son kitap olması
b) Sadece indirildiği döneme ait tarihsel bir metin olması
c) Mushaflarda yazılı olması
d) Tevatürle nakledilmiş olması
e) Kıraati ile ibadet edilmesiKur’ân’ın Tanımı Ve İlgili Kavramlar
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 19
8. Kur’ân-ı Kerîm’in ıstılâhî tarifinde ifade edilen “kelâmullah” ifadesiyle kastedilen nedir?
a) Allah’ın dışındaki varlıkların sözlerinin haricinde ve sadece Allah’ın kelâmı olması.
b) Allah’ın insanlarla konuşmak için onlara elçi göndermesi.
c) Allah’ın subûtî sıfatlarından birisi olan “Kelâm” sıfatının ezelî olması.
d) Sözlerin en güzelinin Allah’a ait olması.
e) Allah’ın yarattıklarıyla konuşması gerçeği.
9. Yalan üzere birleşmeleri aklen mümkün olmayan büyük bir topluluk tarafından rivayet edilerek nesiller boyu aktarıla gelen bilgiye ne denir?
a) Müteradif
b) Mütefâvit
c) Mütevâtir
d) Müteselsil
e) Müteşâbih
10. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın diğer isimlerinden değildir?
a) el-Furkân
b) Ummu’l-Kurâ
c) el-Mesânî
d) ez-Zikr
e) el-Kitâb
Cevap Anahtarı
1-d, 2-c, 3-c, 4-e, 5-d, 6-a, 7-b, 8-a, 9-c, 10-b

9

Ağustos
2012

Diyanet Mbst Sınavına Hazırlık

Yazar: arafat  | Kategori: KUR’AN-I KERİM | Yorum: Yok
Diyanet Mbst Sınavına Hazırlık

GÜNÜMÜZDEKİ TEFSÎR HAREKETLERİ
Birkaç asırdan beri Avrupa’da meydana gelen fikrî ve ilmî hareketler; İslâm âleminde de bir uyanmaya sebep oîmuş, ilk beş altı asırdan sonra girilen, tefsirde durgunluk ortamından çıkma yollarını aramaya sevketmiştir. Bu arada aralarında Türkiye’nin de bulun¬duğu İslâm âleminin değişik bölge ve ülkelerinde cereyan eden olaylar ve gelişmeler Kur’ân-ı Kerîm tefsirine yeni bir anlayışla bakmayı ve yeni ufuklar açmayı hızlandırmıştır.
Kısaca belirtilen sebeplerle gelişen, asnmızdaki tefsir hareketinin dirayet tefsiri ekolü içinde yer aldığını söyleyebiliriz. Fakat araların¬daki farklılıklar sebebiyle günümüzdeki tefsir hareketleri 4 grupta incelenebilir.

1-İlhâdî Tefsirler
İlim, iman ve İslâm’a aykın düşen fikirlerle ortaya konan Tefsir¬lere İlhâdî Tefsirler denir. Bu tip tefsirler çoğunlukla şahıslar tarafından yapılmış, fakat fırka ve mezhep görünümüne girmemiştir. İslâm dışı fikir ve düşünce sergileyen şahıslardan bazılarının sonra¬dan gerçeği kabul edip dönüş yaptıkları da görülmüşse de bu durum kendileri adına iyi bir izlenim bırakmamıştır. Meselâ: Mısır’da Mansur Fehmi, Taha Hüseyin, İsmail Mazhar böyle bir çıkmazın içinde görülmüşlerdir. Bu arada Türkiye’de îlhan Arsel, M. Faruk Güventürk, Osman Nuri Çerman, Fahrettin Altay ve Cemil Sena yazdıkları kitaplarında maalesef ilhâdî tefsire istenmiyen malzemeyi vermişlerdir.
İlhâdî tefsire yönelenler genellikle Kur’ân’ın modern çağın ihti¬yaçlarını karşılayamayacağı görüşünden hareketle onun hükümlerini tenkid edenler-lerdir. Meselâ, Kadının durumu. Çok evtilik/Kıssalarin geçerlilik derecesi, Peygamber mucizeleri, Mücerret kavramların izahı, Zânî ve Hırsıza had cezasının uygulanması ve Faiz konusu üzerinde durdukları ve tartıştıkları meselelerdir. Ayrıca sırf Araba mahsus olup evrensel olmadığı, bir filozof olan Hz. Peygamber’in Allah tarafından görevlendirilmediği, Kur’ân’ın kendi sözü olduğu, Hacc İbâdetinin gereksizliği, dinde reform yapmanın zorunlu olduğu, Namaz ve Orucun uygulama şekillerinin değişmesinin gerektiği şeklindeki, saçmalıklar da öne sürülen ilhâdî fikirler cümlesindendir. [1]
2- Mezhebi Tefsirler
Daha önce incelenen Mutezile, Şia ve Haricîler çeşitli görüş ve isimlerle günümüze kadar devam etmişlerse de bunlar içinde en etkilisi Şia’nın Batıniyye kolu olmuştur. Günümüzde Bâtınîliğin uzantısı durumunda olan mezhepler; îsmailîler, bazı bölgelerdeki Alevîler, İran’daki Bâbîler, Hindis-tan’daki Kadıyânîler’dir. Bunlar,, Kur’ân’ı zahirî mânaya itibar etmeksizin kendi menfaatlerini gözetir şekilde tefsir etmektedirler. Bunları kısaca tanıyalım.
a- İsmailîler
Cafer es-Sâdık (148/765)’ın büyük oğlu İsmail’i imam tanıyan ihtilâlci müfrit Şiilerin oluşturduğu îsrnailî Mezhebi, günümüzde de varlığını hissettirmiştir. Özellikle İran’lı bir îsmailî olan Nâsır-ı Hüsrev’in “Sefer nâme ” adlı eserinden ve onun fikirlerinden etkilenmişler, Kur’ân’ı Allah’ın murat etmediği şekilde te’vîl etme yoluna gitmişler ve onun kıymetini hiçe indirmeye çalışmışlardır. Ayrıca Hıristiyan âleminin sömürgecilik, ticaret ve misyonerlik faaliyetleri çerçevesinde onların eline tutsak olarak, müslümanlar içine yerleştirilmiş bir fesat unsuru halinde siyâsî faaliyetlerde de bulunmaktadırlar. [2]
b- Bâbîler ve Bahâiler
Bâb lâkabı ile anılan Mirza Ali Muhammed (1266/1850) tarafın¬dan kurulan, Babîlik daha sonradan Bahaîlik adıyla devam etmiştir. Kendisinin Hz. Peygamber’den, “el-Beyân” adlı eserinin de Kur’ân’dan üstün olduğunu öne süren Mirza Ali giderek ilâhlığmı iddia edecek kadar saçmalıklarıyîa tanınmış bir sapık olmasına rağmen fikirleri dokuzuncu asırda İran halkı arasında ilgi uyandırmış ayrıca emperyalist Rusya ve İngiltere tarafından da teşvik edilmiştir. Bâbîler veya Bahâîler, İslâm düşmanlarıyla işbirliği’ yapma, ırkçılık taassubuyla Hz. Peygamber’i ve onun son Peygamber oluşunu kabul etmeme, Allah kelâmını te’vîl etme, serbest bir hayat yaşama, farzı kabul etme, İslâm birliğine karşı çıkma gibi düşünce ve faaliyetlerin içinde olmuşlardır. Bunlar Ehl-i sünnet tefsirlerini devamlı reddet¬mişlerdir. Âyetleri te’vîî ve tahriften çekinmemişlerdir. Fazlullah el-İrânî, “Kitâbu’d-Düreri’l-Behiyye” adlı eseriyle âyetlere akıl almaz te’vîller yaparken Mirza Hüseyin de “Kitâbu’l-Ahdes” adlı kitabıyla ayrı cehalet ve saçmalıkları sürdürmüşlerdir.
Kısacası Babîlik veya Bahaîlik âyete hadise ve Hz. Peygamber’e yönelen, te’vîl, tahrif, uydurma ve inkârlanyla, dînî gelenek ve İslâmî hayatı yıkan kayıtsızlıkîanyla bugün emperyalizmin en önemli uşağı ve maşası olmaktan başka bir özellik taşımamaktadır. [3]
c- Ahmedîler ve Kadıyânîler
Mirza Gulâm Ahmed Kadıyânî (1839-1908) tarafından Hindis¬tan’ın Pencap eyâletinin Kadıyân şehrinde kurulan bir mezheptir. Gulâm Ahmed 1880 yılında Hindistan’da yayınlamağa başladığı “Berâhini Ahmediyye ” adlı eserinin ilk ciltlerinde müsbet bir intiba uyandırırken diğer ciltlerdeki Vahyi alma, İngilizleri savunma ve Müceddit olduğunu iddia etme gibi fikirleriyle, çelişkili durum sergile¬miştir. Sonunda taraftarlarının kendisine biat etmesini de sağlayıp, İngilizlerin desteğini de kazandıktan sonra işi daha da ileri götürüp, Nebîlik, Mesih ve Mehdîlik iddialarının yanı sıra bazı âyetlerde belirtilen vakıaları da inkârdan çekinmemiştir.
Günümüzde değişik kollarla temsil ‘edilen Kadıyânîlik Pakis¬tan’da İslâm dışı azınlık olarak ilân edilirken Avrupa, Afrika, Güney ve Kuzey Amerika, Asya ve Pasifik adalarının muhtelif ülkelerinde faaliyet göstermek-tedir. Bunlar Nebîliğin sürekli olduğu görüşünü tekrarlarken kendi imamlarından başkasına uymaz ve dışındakilerin cenaze namazını kılmazlar. Cihâdın kılıç yerine kalemle yapılacağı görüşünü İsrarla savunup, bir tür uyutma politikası üreterek, emperyalistlerin özellikle İngilizlerin maddî ve manevî desteğini sağlamışlardır. [4]
3-İlmi Tefsirler
Günümüzde fazla kabul gören ve ağırlık kazanan tefsir türlerinden biridir. İlmî tefsir, Kur’ân ibarelerindeki ilmî
ıstılahları açıklamaya, onlardan çeşitli ilmî ve felsefî görüşleri çıkarmaya çalışan bir tefsir çeşitidir. Kur’ân-ı Kerîm akla büyük önem verdiğine göre, akim ve düşüncenin ürünü olan ilimleri de teşvik etmesi ve bu ilimlere işaret etmesi tabiidir. Kur’ân’ın dînî ilimlerin yanı sıra tecrübî ilimlerle de olan münâsebeti öteden beri savunulagelmiştir. Meselâ, İmam Gazzâlî “İhyâ”da bu konuya değinirken “Cevâhİru’l-Kur’ân” adlı eserinde ayrıntılı açıklamalar yapmıştır. Ayrı anlayışı, Fahreddin er-Râzî (606/1209), Ebu’1-Fadl el-Mursî (655/1257) ile Suyûtî (911/1505) devam ettirmişlerdir. Ancak Milâdî 12. asırdan 19. asra kadar ilmî faaliyetlerdeki durgunluk tefsire de yansımış, Kâtip Çelebi (1657) ve Erzurumlu İbrahim HakkH T772) gibi bir kaç istisnanın dışında ilmî tefsir görülmez olmuştur.
19. asırdan itibaren ilmî tefsir canlanmış, Kur’ân-ı Kerîm’deki çeşitli ilimlere ait âyetler bir araya getirilerek yeni ilmî görüşlerle karşılaştırıl-mışîardır. Bu konudaki ilk eser Muhammed b. Ahmed el-Iskenderânî (1306/ 1888)’nin”Keşfu’l-Esrâri îlmî tefsir hareketinin ülkemizdeki temsilcisi Gazi Ahmed Muh¬tar Paşa (öl. 1918) olmuş ve astronomi ile ilgili 100′e yakın âyeti toplamış ve onları zamanın yeni ilimleriyle tefsir etmiştir. Müellifin “Serâiru’l-Kur’ân” adını verdiği bu eser sahasında yazılan ilk ciddî çalışmalardan sayılmıştır. 1336 yılında İstanbul’da basılan bu eser, “YaratıIış ve Ötesi” kapak ismiyle Ali Turgut tarafından açıklamalı olarak sadeleştirilmiştir. [5] Aralarında Merâği, Reşid Rıza, Emin el-Hulî ve Mahmud Şeltut’un da bulunduğu bir grup âlimin karşı çıktığı günümüz ilmî tefsir hareketinde eserlerinden tanıdığımız Tabib Ab-dülazîz İsmail (öl. 1942) ve Abdurrezzâk Nevfel’in yanı sıra “el-Cevâhİr fî Tefsîri’l-Kur’ân” adlı 25 ciltlik tefsiriyle üne kavuşan Tantavî el-Cevherî’yi özellikle tanımakta fayda vardır. [6]
Tantavî Cevherî
el-CevâhirFi Tefsîrtl-Kur’ân
Müfessir ve mütefekkir olan Şeyh Tantavî Cevherî (1287/ l870)’de doğmuş, (1359/ 1940)’da vefat etmiş Mısırlı ünlü bir âlimdir.
Kahire’de Dâru’1-Ulûm (İlahiyat Fakültesi)’da ders vermiş, felsefî yazılan, çeşitli ilimlerle ilgili makâleleriyle İslâm âleminin uyanmasına hizmet etmiştir. Yalnız Şark’ta değil Batı’da da şöhret kazanmıştır. “el-Cevâhir Fi Tefsîri’l-Kur’ân” adlı tefsiriyle Müslüman gençlere yeni bir şuur kazandırmayı hedeflemiştir. 25 ciltlik bu tefsirde önce âyetler özetlenerek açıklanmış, sonra lâfızlarla ilgisi olmayan bir çok bilgi ayrıntılı olarak verilmiştir. Meselâ, Mikroplar, Madenler, Bitkiler, Hayvanlar, Gökcisimleri ve Milletler tarihiyle ilgili çok şeyler yazılmıştır. Bu arada olayların tarihî, siyâsî, içtimaî ve tabiî yönleri ilmi bir tahlile tâbi tutularak uzun uzadrya açıklanmıştır. Dolayısıyla bu çalışmalar, tefsir ve te’vîl işleminden farklı, Tantavî’ye özgü bir metodu yansıt-makta dır. Bu metodla tefsir okuyucularının tabiî olayları ve ilmî gerçekleri âyetlerin ışığında değerlendirmeleri gözetilmiş olmalıdır.
Diğer tefsirlerde görülmeyen bu farklı anlayış, aralarında Reşid Rıza’nın da bulunduğu bir grup bilgin tarafından tasvip edilmemiş ve tefsir çeşitli yönleriyle tenkit edilmiştir. Tantavî’nin tefsiri dışında ve tümü basılmış diğer eserleri şunlardır:
1- et-Tâci’l-Murassa’ bi Cevâhiri’l-Kur’an ve’l-Ulûm
2- Mîzânü’l-Cevâhir fi Acâibi Hâze’l-Kevni’l-Bâhir
3- Cevâhiru’l-Ulüm
4- Cevâhiru’t-Takvâ
5- Sevânihu’l-Cevherî
6- es-Simı’l-Acibfi Hikmeti Taaddüdi Ezvâetn-Nebî
7- Nizâmü’l'Âlem ve’l-Umem ve’l-Hikmetü’l'İslâmiyyetû’l-Ulyâ
8- en-Nizâm ve’l-İslâm
9- Eyne’l-İnsân
10- Astu’l-Âlem
11- el-Ervâh
12- Cemâlü’l-Âlem
13- el-Hikme ve’hHukemâ
14- el-Feı&idü’l-CevheTiyyefi’t-Turafi’n-Nahviyye
15- Müzekkirâtfi Edebiyyâti’l-Lûğati’l-Arabiyye
16- Nehzatü’l-Ümme ve Hayâtühâ. [7]

4- İçtimâî-Edebî Tefsirler
Asrımızda yeni bir tefsir tarzı olarak kabul edilip bir çok müfessir tarafından uygulanmaktadır. Bu tarzla tefsir, kuruluk ve durgunluk¬tan kurtarılmaya çalışılmıştır. Kur’ân’ın derin anlamı edebi bir uslûbla ele alınmış, naslann oluş, içtimaiyat ve tekâmül kanunlarıyla münâsebetleri incelemiştir. Tasvip edilen ve edilmeyen yönleriyle ilim çevrelerinde tahlile tâbi tutulan bu tefsir hareketinin [8] mümessili Muhammed Abduh’tur. Tefsirin tasvip edilen yönleri, mezheplerin tesiri altında kalmaması, tefsiri îsrâiliyyat-tan temizlemeyi hedefle¬mesi, naslara bağlı kalmasıdır. Ayrıca İlmî tefsir anlayışına karşı çıkılması, belagat ve i’câz ölçüleri içinde ilâhî kitabın yorumlanması tefsirin bariz vasfı olarak görülmektedir. îçtimâî tefsirlerin tasvip edilmeyen yönleri ise, akla çok geniş yer verilerek Mu’tezile’ye yakla¬şılması, bazı sahih hadislerin mu’teber sayılmaması, haber-i vahidlerin özellikle akâid konusunda kabul edilmemesidir. îçtimâî Edebî tefsir çeşidinin ünlü üç mümessilini tanıyalım.

a- Muhammed Abduh (1323/1905)
Tefsînı’l-Kur’âni’l-Kerîm
Müfessir ve mücedid olan Muhammed Abduh b. Hasen evrensel şöhrete sahip büyük bir âlimdirMısır’da çiftçilikle uğraşan orta halli bir ailenin çocuğu olarak 1848 yılında dünyaya gelmiştir. On yaşından sonra ancak tahsile başlayabilmiş, iki senede hafız olmuştur. Gönderildiği Tanta medrese¬sinden bir süre sonra ayrılarak, kendisini bütünüyle tasavvufa vermiştir. Ardından temel bilgileri alarak ilmî hayata yeniden başla¬mış, Kahlre’ye gelip Ezher Üniversitesi’ne intisap ederek kendini yetiştirmiştir. Bu arada Mısır’a gelen meşhur Cemâleddin Afgâriî ile tanışmış, fikirlerinden faydalanmış, geniş çerçevede İslâm dünyasının meseleleriyle ilgilenmeye başlamıştır. Afgânî’nin teşvik ve desteğiyle sivrilen Abduh, basın faaliyetlerine önem vermiş Ezher Üniversitesi’ni pek iyi dereceyle bitirmiş ve özel ders vermeye başlamıştır. Bir ara Kâhire’deki Dâru’1-Ulûm (İlahiyat FakültesiJ’a öğretim üyesi olarak atanmışsa da anlaşılamayan bir sebeple görevinden alınmış, doğum
yerinde mecburî ikâmete zorlanmıştır. Ardından sürgün cezasına çarptırılmış, Suriye, Londra ve Paris’e giderek îslâm dünyasının bölgesel veya milletlerarası nitelikteki meselelerini ilgililere anlatmış, Paris’teyken sürgünde bulunan Afgânî ile birlikte “Urvetü’l-Vtiskâ” adlı dergiyi yayınlamıştır. Çok geçmeden Mısır yönetimi Abduh’u geri çağırmış, yayına giren resmî nitelikli gazetenin baş yazarlığına getiril¬miştir. Çeşitli adlî görevlerde bulunmuş, kadılık, müftülük yapmış, Ezher Üniversitesi ve çeşitli kuruluşlarda yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuştur. Bir aralık İstanbul’u da ziyaret etmiş, Sudan’a gitmiş, dönüşünde yakalandığı kanserin tedavisi için Avrupa’ya giderken rahatsızlığının şiddet-lenmesi üzerine îskenderiyye’de kalmış ve orada vefat ermiştir (1318/ 1905).
Abduh, son zamanlarda Mısır’da yetişmiş bir ilim ve irfan adamıdır. Fikirleri zamanımıza kadar, ilkeler manzumesi olma niteliğini devam ettirmiştir. Düşüncelerini şöylece sıralamak müm¬kündür:
1- İslâm ilk ve eski hâline döndürülmek suretiyle ıslâh edilme¬lidir.
2- Halka haklan tanınmalıdır.
3- Arap diline yenilikler getirilmelidir.
4- Batı hücumlarına karşı îslâm’la kuvvetlenerek çıkılmalıdır.
5- Abduh’un fikirleri bazı çevrelerde kuvetli muhalefetle karşı¬laşmıştır.
6- Düşmanları onun yalnız fikirlerine karşı koymakla kalma¬mışlar, ona hakarete yönelik yayın faaliyetlerine de girişmişlerdir. Ne var ki, onun fikirleri düşünen çevrelerde geniş taraftar kitlesi bulmuş ve yankı uyandırmıştır. Çünkü Abduh, bir çok dînî ilimlerle donanmış, ayrıca biyolofi, matematik ve felsefe gibi dersleri de özel olarak öğrenmiştir.
7- Gramer ve Arap edebiyatında üstaddı.
8- Parlak zekâsı ve güçlü hâfızasıyla herkesi şaşırtmış, kırk yaşını geçmişken Fransızca’yı bir ay içinde öğrenivermişti.
9- İslâm dünyasını ve müslümanları yabancı sömürüsünden kurtarmak ve İslâm’a aslında mevcut olan eski kudret ve kuvvetini kazandırmak için tutarlı ve makul bir program savunmuştu.
10- Abduh’u eleştiren hattâ suçlayanların gerekçeleri, onun İbn-i Teymiyye gibi bazı âlimleri ve fikirlerini takdir ederek bunları hayata geçirmek istemesi, medreselerin ıslâhının gerektiğini söyleme¬sidir.
11- Sevmeyenlerinin ortaya çıkmasına rağmen bir çok düşünür, edebi-yatçı ve âlim Abduh’a yönelmekte ve ona bağlanmaktadır. Meselâ, öğrencilerinden Reşid Rızâ kaleme aldığı “Menâr Tefsiri”yle onun düşüncelerini ilim dünyasına aktarmasını bilmiştir.
12- Abduh, tefsirde yenilik girişimleriyle tanınmıştır. Anlatıldığı gibi çeşitli ilmî, idarî ve siyasî görevlerinin yanı sıra, hasımîanyla uğ¬raşmak zorunda kalması ve sürgüne kadar varan maceralı hayatı Abduh’a çok sayıda kitap te’lif etme imkânı vermemiştir. Bununla birlikte îslâmı, ahlâkî, içtimaî ve siyasî yönleriyle tanıtmaya ağırlık vermiş ve tefsiri de bu maksatlara ulaşmak için uygun araç olarak kullanmıştır. Bu anlayış, önceki tefsircllerde pek görülmemektedir. Müstakil tefsir yerine belli sûre tefsirlerine ağırlık vermiştir.
Belli başlı eserleri şunlardır
1- Tefsir Şerif
2- Tefsîru Cüz’iAmme
3- Tefsvru Cüz’iTebâreke
4- Risaletü’t-Tevhîd
5- Şerha Nehci’l-Belâğa
6- Resâilu Makâlât
7- er-Redd ale’d-Dehriyyîn (Farsça’dan Arapça’ya tercüme)
8- Müdâfaanâme (İslâm aleyhine söz ve görüşlere cevap olmak üzere yazılmıştır. Bunu Mehmed Akif Ersoy Türkçe’ye çevirmiştir.) [9]
b- Muhammed Reşid Rıza (1354/1935)
Tefsîru’l-Menâr
Müfessir ve yazar olan Reşid Rıza, Trablus-Şam civannda Kale-mûn beldesinde doğmuş, yetişmiş, sonra Mısır’a intikal edip (1354/ 1935) tarihinde Kahire’de vefat etmiştir.
Trablus’ta iken ilimle meşgul olmaya başlamadan önce, kendini ibâdete vermiş, tasavvufa eğilim göstermiş, halkı da bu yöne yönlen¬dirmek istemiştir. Fakat bir aralık “Cerîdetü’l-Vüskâ”nm bir kaç nüshasını elde ederek okumuş ve bu dergideki yazıların etkisinde kalmıştır. Böylece hayatında yeni bir devre başlamış, Müslümanların sosyal durumlarıyla ilgilenme düşüncesi ağır basmıştır. Derginin kurucusu Afgânî ile görüşme imkân ve fırsatını bulamamışsa da diğer kurucu Muharhmed Abduh’la görüşerek ona bağlanmıştır. Ardından Menâr dergisini yayınlamaya başlamış, bu arada başta “İncİl-i Ber-naba” olmak üzere eski eserlerin basım ve yayınma çalışmış, çeşitli kültürel ve sosyal çalışmalarda aktif rol almıştır.
Reşid Rıza kendisini Selefîlerden saymış, bu arada İslâm âlemi¬nin yücelmesi ve esirlikten kurtulmasına yönelik yazılar yazmış, Veh-hâbîler lehinde bazı makaleler yayınladığı da görülmüştür. Bu yüzden leh ve aleyhinde yayın ve propagandalar da genişlemiştir. Tefsirde belirgin ve üstün bir yeniliği sergilemiştir. “Tefsiru’I-Menâr” adlı eseriyle tefsir sahasında adını duyurmuştur. Bu eseri, aşın derecede tutkunu bulunduğu Abduh’un takrir ettiği “Celâleyn tefsiri”ne dayanmaktadır. Abduh’un açıklamalarından elde ettiği notlan, Menâr dergisinde yayınlamış, onun Ölümünden sonra da bunları Jpplayarak „ yayınlamak suretiyle tefsirini vücuda getirmiştir. “Tefsîru Menâr”, Yûsuf süresinin bir bölümüne kadar olan kısmın tefsirini ihtiva etmektedir. 12 cilt halinde müellif tarafından basılmış, kalan kısmın tefsiri tamamlanmamıştır. Tefsir açık-seçik bir üslûpla yazılmış, İslâm âleminin uyanışını ve yeryüzü hâkimiyetini sağlayacak hususların müslümanlara açıklanıp gösterilmesi hedeflenmiştir. Ona göre amaç, Kur’ân gerçeklerinin Müslümanlara açıklanması olduğuna göre, tefsir çalışmalarında genellikle ağırlık kazanan dil ve gramer özellikleriyle, beşerî ilimleri Kur’ân’a yansıtma metodu isabetli bir tutum değildir. Anlatılan metodun faydaları görülebilirse de bu, tefsirin gayesi ola¬maz.
Menâr tefsiri incelendiğinde belli başlı şu özellikler göze çarpar:
1- Sûrelerin muhtevası maddeler halinde sıralanarak özetlen¬miştir.
2- Hıristiyan muharrirlere ve inkarcı görüşlere güçlü ve ayrıntılı cevaplar verilmiştir.
3- Son zamanlarda ortaya çıkan Ahmediyye mezhebinin sapık¬lığı ortaya konmuştur.
4- İslâm’ın ilerlemeye engel olmadığı belirtilerek Müslümanlara kurtuluş yollan gösterilmiştir.
5- İslâm’ın içtimaî yönüne dikkat çekilerek genel ıslâh zorunluğu belirtilmiştir.
6- Çeşitli tartışmalı konulara açıklık getirilmiş bir çok tefsirler¬den nakiller yapılmış, bu arada îbn-i Kayyim el-Cevziyye’ye bağlılık gösterilmiştir.
7- Bazı kevnî mucizelerin kabul edilmediği kanaatini uyandıran
fikirler, tenkitlere sebep olmuştur.
Özetlenirse Menâr Tefsiri, genel muhtevasıyla müstesna bir eserdir. Akıl ile nakli bir arada toplayan, selefe bağlı fakat çağdaş, uygar çizgide siyâsî ve içtimaî nitelikli bir tebliğler mecmuası durumundadır. [10]

c- Ahmed Mustafa el-Merâgî (1364/1945)
Tefsînı’l-Merâğî
Ahmed b. Mustafa b. Muharnmed b. Abdülmün’im el-Kadı el-Merâğî, Mısır’da Corca’ya bağlı Merâğa’da doğmuştur. İlimle meşgul olan köklü bir aileye mensuptur. Bu aileden yetişen âlimler kadılığı birbirlerinden devir aldıklarından bu ailye “Kadı ailesi” lâkabı takıl¬mıştır. Ahmed Mustafa el-Merâğî köyde ilkokula devam ederken Kur’ân-ı Kerîm’in tamamını tecvitli olarak ezberledf. Hicrî 1314′te Ezher Üniversitesi’ne girerek o dönemde okutulmakta olan ilimelere dair metinlerin çoğunu ezberledi ve Muhammed Abduh, Muhammed Buhayt el-Mutiî, Ahmed er-Rifâî el-Feyumî, Muhammed Haseneyn el-Adevî gibi, Ezher Üniversitesinin en büyük hocalarından ve diğer âlimlerinden ders aldı.
Ezher’de normal tahsil süresini bitirmek üzereyken Dâru’1-Ulûm Fakültesi’ne girdi ve buraya devam etmeye başladı. Burayı bitirince bir süre değişik okullarda öğretmenlik yaptı ve Feyum Öğretmen Okulu’na yönetici oldu. Daha sonra Gordon Fakültesi’nde islâm Şeriatı hocalığı yapmak üzere Sudan’a gönderildi. Ardından Darü’1-Ulûm Fakültesi’nde İslâm Şeriatı ve Arap Dili hocası olarak Mısır’a döndü. , Sonra Ezher Üniversitesi Arap Dili Fakültesi’nin Belagat ve Edebiyat bölümüne Belagat İlimleri hocası olarak atandı. Pek çok öğrenci yetiştirdi. İskenderiye’de vefat etti, Kahire’de toprağa verildi (1364/ 1945). .

Eserleri:
Ahmed Mustafa el-Merağî, pek çok eser yazmıştır. Bunların en önemlileri şunlardır:
1- En büyük eseri, kendisinin “Tefsîrü’bMerağî” adını verdiği, tefsirdir. Bu eser okuyûcu kitlesinin büyük ilgisine mazhar olmuştur. Çünkü yazar bu tefsirde kendisinden önce kimsenin başvurmadığı rahat ve kullanışlı yeni bir metod İzlemiştir.
2- Ulûmü’l-Belâğa (Belagat)
3- Hidâyetû’t-Tâlib (Sarf, Nahiv, Belagat)
4- Tehzîbü’t-Tavzih (Sarf-Nahiv)
5- Buhûs ve Ara (Belagat)
6- Tarihti Ulûmi’l-Belâğa ve Ta’rifu bi’r-Ricâl (Belagat İlimleri Tarihi ve Belagat İlimleri)
7- Mürşidü’t-Tullab (Belagat)
8- el-Mûcer Jtl-Edebt’l-Arabî (Arap Edebiyatı)
9- el-Mücerfı İlmü-UsüL (Usûl İlmi)
10- ed-Diyânetû ve’l-Ahlâk (Din ve Ahlâk)
11- el-Htsbetajtlîslâm (İslâm’da Hisbe)
12- er-Rifku bi’l-Hayvâni fi’l-îslâm (İslâm’da Hayvana Acı¬mak). [11]

d) Seyyid Kutüb (1906/1966)
Fi Zılâli’l-Kur’an
Müfessir ve mütefekkir olan İbrahim Kutub’un oğlu olan Seyyid Kutub, 1906 yılında Mısır’ın Asyot kasabasında doğmuştur. Suudî Arabistanlı olan dedesinin Mısır’a gelerek Asyot’a yerleşmesiyle başlayan yeni dönemde Kutub ailesi, kısa zamanda çevresinin takdir ve hürmetini kazanmıştı. İkisi erkek ikisi de kız, dört kardeşin en büyükleri olan Seyyid Kutub’un gerek babası ve gerekse annesi son derece dürüst ve takva sahibi insanlardı.
Kutub, önce Kur’ân-ı Kerîm okumayı öğrenmiş, İlkokulu bitir¬diğinde onu baştan sona ezberlemişti. Çocukluğundaki yaramazlığına rağmen, güçlü hafızası ve keskin zekâsıyla dikkatleri çekmişti. İlkokulu bitirince Kahire’ye getirilerek Ezher Üniversitesinin orta öğrenim bölümüne kaydettirilmiş, babasının ölümünden sonra annesi de Kahire’ye gelmiş, böylece Kutub, kardeşleriyle birlikte öğrenimini burada sürdürmeye koyulmuştur.
Lise yıllarında kendisini edebiyata vermiş, edebî eser ve makaleler yazmaya başlamıştır. Orta ve lise tahsilini Ezher’de tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini Kahire Üniversitesi’nin Daru’1-Ulûm (İlahiyat) Fakültesi’nde yapmıştır. Sınıflarım iftiharla geçerek 1933 yılında mezun olmuş ve ayrı yıl, bu fakülteye edebiyat hocası olarak tayin edilmiştir. Bir yandan fakültedeki görevine devam ederken, diğer yandan fakültedeki Mısır’ın ünlü edipleri Tahâ Hüseyin, Mahmûd Akkâd ve Sadık er-Râfîî ile edebî çalışmalar yapmış, onlardan istifâde etmeye çalışmıştır.
Hayatının bu devresi, edebiyatla meşgul olduğu ve sınırlı bilgile¬riyle sosyalizmi savunduğu taşkınlık devresi kabul edilmiştir. Artık bundan sonra olgunluk devresi sayılacak yeni bir dönem başlamıştır ki, bu safhada Seyyid Kutub, İslâm ve çeşitli doktrinler üzerinde yıllarca süren akademik çalışmalar yapmıştır. İlk devreyi kendisi bir cahiliyet dönemi olarak nitelemiş, ilhamını Kur’ân’dan alan ve îslâmı kendine şiar edinen olgunluk döneminden ayrı tutmuştur. Ama ilk dönemdeki yazı ve romanlarında bile cemiyet dertlerine parmak basan ince ve hassas ruhu gözlemek mümkündür. Romanlarla başla-yan bu hissî devre, giderek başta Mısır halkı olmak üzere insanlığa faydalı olmayı amaçlayan .fikrî hareketliliğe dönüşmüş, düşünce ağırlık kazanmaya başlamıştır. Kutub’un sosyalizmi savunması da işte bu tür sosyal gelişmeleri izlediği ve değerlendirmeler yaptığı yıllar içinde ortaya çıkmıştır.
1941 yılında sosyolofi doktorası yapmak üzere Amerika’ya gittiği yıllarda “Müslüman Kardeşler” adlı îslâmî cemiyetle irtibat kurmuş olmasına rağmen neşrettiği Yeni Fikir adlı dergide kapitalizme karşı sosyalizmi savunmaktan geri durmamıştır. Fakat Amerika dönüşüyle birlikte yepyeni bir fikrî muhteva kazanarak, Amerika ve Batı demokresilerini ve çeşitli doktrinleri değerlendirmeye tâbi tutmuş, günde ortalama on saatini okumaya vererek akademik çalışmalarını arttırıp profesör olmuştur. İnsanlığı kutarmak için Kur’ân’dan başka yol olmadığına İnanıp, ona sarılmanın gerektiğini belirtip eski düşüncelerinin üstüne çizgi çekmiştir.
Bu arada “İslâm’da Sosyal Adalet” (el-Adâletü’1-İctimâiyye fi’I-İslâm) adlı yeni düşünce dönemine ait ilk eserini de vermiştir. “Amerika’da Gördüklerim” adlı eserini bu ülkeden döndüğü sıralarda kaleme almıştır. Önceden ilgilen-diği “Müslüman Kardeler Cemiyeti”yle
temaslannı sıklaştırıp, cemiyetin İrşat Müdürlüğü’nü de üstlenerek etkili ve geniş bir faaliyet sürdürürken 1954 yılında “Müslüman Kardeşler “in hükümet tarafından feshedilmesiyle tutuklanmış ve onbeş yıl ağır İşlerde çalışma cezasına çarptırılmıştır.
Zindanda bulunduğu süre içinde eserlerinin çoğunu yazmış, en büyük eseri olan “Fî Zılâli’l-Kur’ân” adlı tefsirinin son yansım hapishanede tamam-lamıştır. “Yoldaki İşaretler” (Mealim fi’t-Tarîk)
adlı kitabı büyük yankı uyandırmış ve hükümet, kurduğu askerî mahkemenin kararıyla 1966′da Seyyid Kutub’u ve yakın iki dâva arkadaşını idam etmiştir. Hapishanede kaldığı süre içinde sürekli insanlık dışı işkencelere uğramış, hükümetin uyguladığı sosyalizmi savunması teklif edilmiş ama o ve dâva arkadaşları işkence ve zulüm pahasına da olsa İslâm’ı savunmaktan geri kalmamışlardır. Hatta son olarak, Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’dan özür dileme teklifini de kabul etmeyerek, hak ölçülerine bağlılığın ve bâtıldan merhamet dileyemeyeceğini söyleyerek inandığı yola başını vermiştir. Durum böyle iken onu reformculukla itham etmeye kalkışanlar az da olsa ortaya çıkabilmiştir. Bu tür isnâdlann Kutub’un şahsiyetini ve eserlerini yeterince tanıyamamaktan ileri geldiği anlaşılmaktadır.
Özellikle otuz ciltlik tefsiri, onun ne tür düşüncelerle donanmış oldu-ğunu yeterince açıklamaktadır. Tefsirinden başka 35 kadar eserinin olduğu da bilinmektedir. Türkçeye 15 cilt halinde “Kur’an’ın Gölgesinde” biçiminde çevrilen “Fi Zılâli’l-Kur’ân” tam anlamıyla bir dirayet tefsiridir. Prof. Seyyid Kutub asrımızın yakıcı ve yıkıcı akimlan karşısında Kur’ân’ın gölgesine sığınmış ve orada duyup yaşadıklarını kâğıt üzerine aktararak bu değerli tefsiri vücûda getirmiştir. Tefsir bir bakıma, Kur’ân-ı Kerîm’in hayat kaynağı ve insan hayatının Öz malı oluşunun ifadesidir. Bu çalışma, araştırıcı ve bilginlerin takdirine mazhar olmuştur. Üslûp yönünden fevkalâde olup, sosyal mes’eleleri ayrıntılı olarak işlemiştir. Önsözden sonra, sûre tefsirleri başlamış, âyetler gruplanmış, konuya göre başlıklar verilmiş, böylece sürükleyici ve akıcı bir Özellik kazandırılmıştır. Bu yönleriyle de sahasında yenilik sayılabilecek özellikler taşımaktadır.
Tefsirin dışında belli başlı eserleri şunlardır:
1- el-Adâletül-İctimâiyye fi’l-İslâm
2- Ma’reketü’t-îslâm ve’r-Re’sûmâliyye
3- es-Selâmü’l-Âlemiyyü ve’l-İslâm
4- Nahve Mücteme’ îslâmiyye
5- Hasâisu’t-Tasavviiri’lİslâmiyye
6- el-İstâm ve Müşkilâtü’l-Hadâra
7- DircLsât îslâmiyye
8- Hâze’d-Dîn
9- el-Müstakbel li hâze’d-Dîn
10- Meâlimfı’t-Tarik
11- Mihmetû’ş-Şâirin-Hayât
12- et-Tasvvru’l-Fenniyyu fi’l-Kur’an
13- el-Kasasu’d-Dfniyye
14- Ravdatü’t'Tıfl maa Âhafîn.
Sonuç olarak tefsir ilmi hakkında herşey söylenip, bitmiş değildir. Türlü sebeplerle insanların ve cemiyetlerin ihtiyaçlarının artması, Kur’ân’ı yeni ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tefsir etmeye sevkedecektir. Bu yüzden şimdiye kadar tefsirle ilgili söylenenlere bir çok yeni şeyler eklenecektir.

Din – İman – İbadet – Siyer – Hadis – İbadet – Ahlak – İnsan Hakları ve Diyalog

MBSTS GENEL BİLGİLER
1-İslami kaynaklarda vahye dayanan dinler için genellikle “milel”, bâtıl dinler için “nihal” kelimeleri de kullanılır.
2-Mecûsîlik: En eski dinlerden biriydi ve Zerdüşt’ün getirdiği dinin bozulmuş şekline verilen addır.
3- Yehova Şâhitleri: Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872’de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezhep ve misyoner teşkilâtına verilen ad.
4-Reenkarnasyon: “Eskiyen elbiselerimizi değiştirmemiz gibi eskiyen bedeni değiştiren” bir ruhun yani “ruh göçü” inancı.
5-Tenâsüh: Ölen insanların ruhunun bir hayvan ya da bir insan bedenine girmesi inancı, ruh göçü de denilir. Musevi; Mû sâ’ya inanan, Mûsâ’nın izinden giden anlamındadır.
6-Yahûdîlik’teki Önemli Semboller: Kudü s’teki Mabed, Yahû dîliğ in odak noktasını teşkil etmektedir. Yahû dîliğ in sembolleri arasında en önemli yeri Yedi Kollu Şamdan (Menora) ile Altı Kö şeli Yıldız (Davud’un Yıldızı) tutar.
7-Hristiyanlık inancı 3 büyü k mezhebe (Katolik, O rtodoks ve Protestanlık) ve her mezhep de bir çok kola ayrılmıştır
8-Selefiyye’ye “Ehl-i sünnet-i hâssa”,Mâtürîdiyye ve Eş’ariyye’ye “Ehl-i sünnet-i âmme” de denilir.
9- Zeydiyye: Mest üzerine meshi, gayr-i müslimin kestiğini yemeyi ve Ehl-i kitap’tan bir kadınla evlenmeyi câiz görmezler.
10-Allah’ın Varlığının Delilleri: Allah’ın varlığını ispatlamak için insanın fıtraten Allah inancına sahip oluşu (fıtrat delili), â lemin ve âlemdeki varlıkların sonradan yaratılmış olup bir yaratıcıya muhtaç olduğu (hudûs delili), mümkin bir varlık olan âlemin var olması için bir sebebe ihtiyaç olduğu (imkân delili), tabiatın büyük bir âhenge ve şaşmaz bir düzene sahip olup bunun bir yaratıcının eseri olmasının gerektiği (nizam delili) gibi bazı deliller ortaya koymuşlardır.
11-Zâtî Sıfatlar: Bu sıfatlara tenzîhî sıfatlar ve selbî sıfatlar da denilmiştir
12-Tekvînî İrâde: Tekvînî (yapma, yaratma ile ilgili) irâde; bütü n yaratıkları kapsamaktadır.
13-Teşrîî İrâde: Tekvînî irâde hayra da şerre de, iyiliğe de kötülü ğe de yönelik olarak gerçekleştiği halde teşrîî irâde, sadece hayra ve iyiliğe yönelik olarak gerçekleşir.
14- Cebrâîl: er-Rûhu’l-emîn. Rûhu’l-kuds. Meleklerin efendisi” anlamında seyyidü’l-melâike denilmiştir.
15-Azrâîl: Melekül-mevt.
16-Kirâmen Kâtibîn: Hafaza melekleri.
17-Münker ve Nekir: Kabirde sorgu ile görevli iki melektir.
18-Hamele-i Arş: Arşı taşıyan melekler.
19-Mukarrebûn ve İlliyyûn: Allah’a çok yakın ve O ’nun katında şerefli mevkii bulunan meleklerdir.
20-Rıdvân: Cennet bekçisi.
21-Mâlik: Cehennem bekçi
22-İlâhî kitaplara Allah katından indirilmiş olması sebebiyle “kütü b-i münzele” veya “semâvî kitaplar” da denilir.
23-Suhuf: Hz. Âdem’e 10 sayfa, Hz. Şît’e 50 sayfa, Hz. İdrîs’e 30 sayfa, Hz.İbrâhim’e 10 sayfa gönderilmiştir.
24-Tevrat: Kanun, şeriat ve öğreti. Tevrat’a Ahd-i Atîk ve Ahd-i Kadîm de(Eski Ahit) denilir.
25-Zebur: Yazılı şey ve kitap. Zebur, ilâhî kitapların en küçüğü olup, yeni dinî hükümler getirmemiştir.
26-İncil: Müjde, tâlim ve öğretici. İncil’e Ahd-i Cedîd de (Yeni Ahit) denilir.
27- Kur’ân: Toplamak, okumak, bir araya getirmek.
27-Peygamberlerin küçük hatalarına “zelle” denilir.
28-Ulü’l-Azm: Hz. Âdem, Hz. Nûh, Hz. İbrâhim, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed(a.s) ulü’l-azm peygamberlerdir, bütün zorluklara göğüs germede azim ve sebat gösteren peygamberler demektir.
29-Mûcize: İnsanların benzerini getirmekten âciz kaldığı olağanüstü olay.Kur’ân’da mû cize terimi yerine âyet, beyyine ve bürhân kavramları kullanılır.
30-İrhâs: Peygamber olacak şahsın, henüz peygamber olmadan önce gösterdiği olağanüstü durumlardır. Hz. Îsâ’nın beşikte iken konuşması gibi.
31-Kerâmet: Peygamberine gönülden bağlı olan ve ona titizlikle uyan velî kulların gösterdikleri olağanüstü hallerdir.
32-Meûnet: Yüce Allah’ın velî olmayan bir müslüman kulunu, darda kaldığı veya sıkıntıya düştüğü zaman, olağanüstü bir şekilde bu darlık ve sıkıntıdan kurtarmasıdır.
33-İstidrâc: Kâfir ve günahkâr kişilerden arzu ve isteklerine uygun olarak meydana gelen olağanüstü olaydır.
34-İhânet: Kâfir ve günahkâr kişilerden, arzu ve isteklerine aykırı olarak meydana gelen olaydır. Meselâ, peygamberlik taslayan inkârcılardan Mü seylime,tek gözü kör olan bir adama, iyi olsun diye duâ etmiş, bunun ü zerine adamın öbür gözüde kör olmuştur.
35-Yevmü’l-âhir: Son gün, âhiret günü.
36-Yevmü’l-ba’s: Diriliş günü .
37-Yevmü’l-kıyâme: Kıyâmet günü .
38-Yevmü’d-dîn: Cezâ ve mükâfat günü .
39-Yevmü’l-hisâb: Hesap günü.
40-Yevmü’t-telâk: Kavuşma günü .
41-Yevmü’l-hasre: Hasret ve pişmanlık günü .
42-Din günü: Cezâ ve mükâfat günü .
43-Kabir (berzah) hayatı, kıyâmet; ba’s (yeniden
dirilme).
44-İsrafil aleyhisselam, “ihya” fiilinde görevlidir. Rabbimizin “hayat verme” ile ilgili emir ve iradesini uygular. Özellikle bahar aylarında görülen dirilişte “muhyi” ismine vesile olur. Ölümden sonraki dirilişimizde de yine bu melek vazifelidir.
45-Ba’s: Yeniden dirilme, öldükten sonra tekrar dirilmek
46-Haşir ve Mahşer: Haşir, terim olarak yüce Allah’ın insanları hesaba çekmekü zere tekrar dirilişten sonra bir araya toplamasıdır. İnsanların toplandıkları yere mahşer veya arasât denilir.
47-Şefâat: Allah’a duâ ederek hesap ve sorgunun bir an önce yapılmasını ister.Buna “şefâat-i uzmâ” (en büyük şefâat) denilir.
48-A’râf: Cennetle cehennemin arasında bulunan surun ve yüksek kısmın adıdır.
49-Allah’ın Âhirette Görülmesi: Rü ’yetullah.
50-Kader: Allah’ın ilim ve irâde sıfatlarıyla ilgili bir kavram olan kader, evreni,evrendeki tü m varlık ve olayları belli bir nizâm ve ölçü ye göre düzenleyen ilâhîkânunu ifâde eder.
51-Kazâ: Cenâb-ı Hakk’ın ezelde irâde ettiği ve takdir buyurduğu şeylerin zamanı gelince, her birisini ezelî ilim, irâde ve takdirine uygun biçimde meydana getirmesi ve yaratmasıdır.
52-Küllî irâde, Allah tarafından kula verilmiş olan, yapma veya yapmamayı tercihte aracı kabul edilen seçme yeteneğidir.
53-Cüz’î irâde ise küllî irâdenin, iki taraftan birine aktif biçimde yönelmesinden ibârettir. Mâtürîdiler bu sebeple cüz’îirâdeye, azm-i musammem (kesinleşmiş karar), ihtiyâr (seçim) ve kasıt
(yönelme) adını da verirler.
54-Ecel: Ehl-i sü nnet bilginlerine göre, öldürülen şahıs da (maktûl) bütün insanlar
gibi eceliyle ölmüştür.
İTİKAT SORU VE CEVAPLARI BİRİNCİ BÖLÜM
S.1-Hak Dinin Tarifi Nedir?
C.1- Din akıl sahibi insanları kendi tercihleriyle bizzat hayırlı olan şeylere götüren ilâhî bir kanundur.(İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.4)
S.2-Dinin Kurucusu Kimdir?
C.2-Dinin kurucusu Allahtır. Allahtan başka kimsenin din kurma yetkisi yoktur.( İlmihal I, s.9)
S.3-Dinin Muhatabı Kimdir?
C.3-Dinin muhatabı akıl sahipleridir. Yani dinin hükümleriyle ancak akıl sahibi kimseler mükelleftir. (İlmihal I s.9)
S.4-Dinin Gayesi Nedir?
C.4-Dinin gayesi; İnsanları dünya ve ahrette mutlu kılmaktır.(a.g.e. s.9)
S.5-İslam Dininin Özellikleri Nelerdir?
C.5-1) İslam Dini son dindir.
2)İslam Dininin itikat, ibadet ve ahlakla ilgili değişmeyen esasları vardır.
3)İslam evrensel bir dindir. (a.g.e, s.13-15)
S.6-Mezhep Nedir?
C.6-Sözlükte mezhep gidilen yol demektir. Terim olarak; bir dinin, bilginleri arasındaki yorum farklarından meydana gelen görüşleri demektir. (a.g.e, s.16)
S.7-İslam’da mezhepler kaça ayrılır?
C.7-İslam’daki mezhepler itikadi ve ameli(Fıkhı) olmak üzere ikiye ayrılır. .(a.g.e, s.16)
S.8-Ehl-i Sünnetin itikaddaki mezhepleri hangileridir?
C.8- Ehl-i Sünnetin itikaddaki mezhepleri şunlardır: Selefiyye, Matüridiyye ve Eş’ariyye. (a.g.e, s.17)
S.9-Fıkhı mezhepler kaça Ayrılır?
C.9-.4′e ayrılır: Hanefî mezhebi,Mâlikî mezhebi,Şâfiî mezhebi, Hanbelî mezhebi.
S.10-Hanefî Mezhebininin kurucusu kimdir?
C.10-Hanefî mezhebinin kurucusu İmam-ı A’zam Hazretleridir.İmam-ı A’zam, en büyük imam demektir. Asıl adı Nu’man olan İmam-ı A’zam’ın, künyesi Ebû Hanife’dir. Hicretin 80′inci yılında Kûfe’de doğmuş, Hicrî 150′de Bağdat’ta vefat etmiştir.
68-Zahirurrivaye kitaplar:Hanafi mezhebi imamı azamın talebesi İmamı Muhammedin 6 kitabıdır.Bunlar; Mebsud Ziyadet,camiussağır,siyerrussağır, camiulkebir, siyerulkebir.Bu eserleriyle; hanefi fıkhının görüşlerini nakletmiştir.
S.11-.Mâlikî Mezhebinin kurucusu kimdir?
C.11-Kurucusu İmam Mâlik bin Enes Hazretleridir. Hicrî 93 tarihinde Medine’de doğmuş, H. 179′da yine Medine’de vefat etmiştir.
S.12-Şâfiî Mezhebinin kurucusu kimdir?
C.12-Kurucusu İmam-ı Şâfiî Hazretleridir. İmam-ı Şâfiî’nin asıl ismi Muhammed’dir. H. 150 tarihinde Gazze’de doğmuş, 204 tarihinde Mısır’da vefat etmiştir. Hâşimoğulları soyundan gelmektedir.
S.13-Hanbelî Mezhebinin kurucusu kimdir?
C.13-Kurucusu Ahmed bin Hanbel Hazretleridir. H. 164 tarihinde Bağdat’ta doğmuş, 241 tarihinde yine orada vefat etmiştir.
S.14-Mâtüridiyye Mezhebinin kurucusu kimdir?
C.14-Kurucusu Ebu Mansur Muhammed Hazretleri’dir. Semerkand köylerinden Mâtürid’de doğmuştur. H. 333′te vefat etmiştir.Genellikle Hanefîler, Mâtüridî mezhebindedirler.
S.15-Eş’ariyye Mezhebinin kurucusu kimdir?
C.15-Kurucusu Ebu’l-Hasan Eş’arî Hazretleridir. Asıl adı Ali’dir. H. 200 tarihinde Basra’da doğmuş, 324′de Bağdat’da vefat etmiştir.Mâlikîler ve Şâfiîler, itikadda Eş’arî mezhebini benimsemişlerdir.
S.9-Dini hükümlerin kaynakları (edille-i şer’iyye) nelerdir?
C.9- Dini hükümlerin dayandığı kaynaklar; kitap, sünnet, icma ve kıyas olmak üzere dörttür. (a.g.e, s.20)
S.10-Sünnet nedir?
C.10-Sünnet sözlükte yol ve adet demektir. Terim olarak ise; Peygamberimizin Kur’an’dan başka söz ve davranışlarıdır. (a.g.e, s.21)
S.11-Sünnet Kaç kısımdır?
C.11-Sünnet üç kısımdır. Bunlar:
1-Kavli Sünnet: Peygamberimizin sözleri demektir.
2-Fiili Sünnet: Peygamberimizin davranışları demektir.
3-Takriri Sünnet: Peygamberimizin, bir müslümanın yapmış olduğu bir iş veya söylemiş olduğu bir sözden haberdar olduğu halde buna karşı çıkmaması ve onu sükûtla karşılamasıdır. (a.g.e, s.21)
S.12-Fıkıh âlimleri sünneti hüküm itibariyle kaça ayırmışlardır?
C.12- Fıkıh âlimleri sünneti hüküm itibariyle ikiye ayırmışlardır:
a)Sünen-i Hüda (Sünnet-i Hüda) b)Sünen-i Zevaid(Sünnet-i Zavaid .(a.g.e. s.22-23)
S.13-İcma ne demektir?
C.13-İcma sözlükte birleştirmek, bir konuda fikir birliği etmek anlamına gelir. Dindeki anlamı ise, İslam âlimlerinin peygamberimizden sonraki bir dönemde dini bir meselenin hükmü üzerinde ittifak (fikir birliği)etmeleridir. (a.g.e, s.23)
S.14-Kıyas ne demektir?
C14-Kıyas sözlükte, bir şeyi başka bir şeyle ölçmek ve iki şey arasındaki benzerlikleri belirlemektir. Dindeki anlamı ise; Kitap, sünnet veya icmada hükmü bulunmayan herhangi bir meseleye, aralarındaki illet birliği sebebiyle bu kaynaklardan birinde yer alan konunun hükmünü vermek demektir. (a.g.e, s.23-24)
S.15-İman kaç kısma ayrılır?
C.15-İman icmali ve tafsili olmak üzere iki kısma ayrılır. (a.g.e, s.25)
S.16-İcmali imanı tarif ediniz?
C.16-İcmali iman İnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmak demektir. İmanın en özlü ve en kısa şekli olan icmâlî iman, tevhid ve şehadet kelimelerinde özetlenmiştir.
S.17-Tafsili imanı tarif ediniz?
C.17- İnanılacak şeylerin her birine, açık ve geniş şekilde, ayrıntılı olarak inan¬maya tafsîlî iman denilir.
S.18-Taklidi imanı tarif ediniz?
C.18- Delillere dayalı olmaksızın sadece çevrenin telkini ile meydana gelen ve âdeta kişinin İslâm toplumunda doğup büyümüş olmasının tabii sonucu olarak gözüken imana taklîdî iman denilir. Ehl-i sünnet bilginlerinin çoğuna göre bu tür iman geçerli olmakla beraber, kişi imanı aklî ve dinî delillerle güçlendirmediğinden dolayı sorumludur.
S.19-Tahkiki imanı tarif ediniz?
C.19- Delillere, bilgiye, araştırma ve kavramaya dayalı imana ise tahkîkî iman denir. Aslolan her müslümanın tahkîkî imana sahip olması, neye, niçin ve nasıl inandığının bilincini taşımasıdır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.71)
S.20-İman artar veya eksilir mi?
C.20- İman, inanılması gereken hususlar (iman esasları) açısından artmaz ve eksilmez.
İman, güçlü veya zayıf olma açısından farklılık gösterir. Kiminin imanı kuvvetli kiminin zayıftır. Kiminin imanı tam anlamıyla içine sinmiş, kimininki yüzeysel kalmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’deki“Müminler ancak onlardır ki, Allah anıldığı zaman yürekleri titrer. Allah’ın âyetleri kendilerine okunduğu zaman bu onların imanını artırır.” anlamındaki âyetler ile bu konudaki hadisler, imanın kuvvet, kalbin derinliklerine nüfuz yönüyle farklı seviyelerde olabileceğini göstermektedir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.73)
S.21- İnsanlar tasdik ve inkâr açısından kaç gruba ayrılır?
C.21- İnsanlar tasdik ve inkâr açısından üç grupta incelenebilirler:1-Mümin 2- Kafir 3-Münafık (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.77)
S.22-Sıfatı Nefsiyye Nedir?
C.22-Vücud sıfatı sfat-ı nefsiyyedir.
S.23-Vücud ne demektir?
C.23- Vücûd. “Var olmak” demektir. Vücûdun zıddı olan yokluk Allah hakkında düşünülemez.
S.24-Sıfat-ı selbiyye nedir?
C.24-Sıfat-ı Selbiyye: “Vahdaniyet, Bekâ, Kıyam bi nefsihi, Kıdem ve Muhalefetü’n li’l havadis” olmak üzere beştir.
S.25-Kıdem ne demektir?
C.25- Kıdem. “Ezelî olmak, başlangıcı olmamak” demektir.
S.26-Beka ne demektir?
C.26- Beka. “Varlığının sonu olmamak, ebedî olmak” demektir.
S.27-Vahdaniyet ne demektir?
C.27-Vahdâniyyet. “Allah Teâlâ’nın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olması, eşi,benzeri ve ortağının bulunmaması” demektir.
S.28- Muhalefettin li’l-havâdis ne demektir?
C.28- Muhalefettin li’l-havâdis. “Sonradan olan şeylere benzememek” demektir.
S.29-Kıyam bi-nefsihî ne demektir?
C.29-Kıyam bi-nefsihî. “Varlığı kendiliğinden olmak, var olmak için bir başka varlığa ihtiyaç duymamak” demektir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.88)
S.30-Hayat ne demektir?
C.30- Hayat. “Diri ve canlı olmak” demektir.
S.31- İlim ne demektir?
C.31-İlim. “Bilmek” demektir. Allah her şeyi bilendir.
S.32-Semi ne demektir?
C.33-Semi’. “İşitmek” demektir. Allah işiticidir.
S.34-Basar ne demektir?
C.34-Basar. “Görmek” demektir. Yüce Allah her şeyi görücüdür.
S.35-İrade ne demektir?
C.35-İrade. “Dilemek” demektir. Allah dileyicidir.
S.36-Kudret ne demektir?
C.36-Kudret. “Gücü yetmek” demektir. Allah sonsuz bir güç ve kudret sahibidir.
S.37-Kelam ne demektir?
C.37-Kelâm. “Söylemek ve konuşmak” demektir. Allah konuşan varlıktır.
S.38-Tekvin ne demektir?
C.38-Tekvin. “Yaratmak, yok olanı yokluktan varlığa çıkarmak” demektir. (İlmihal I,T.D.V
yay.,İst.1998, s.89-91)
S.39-Melek ne demektir?
C.39- Sözlükte “haberci, elçi, güç ve kuvvet” anlamlarına gelen melek, Allah’ın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren, gözle görülmeyen nûrânî ve ruhanî varlıktır. . (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.92)
S.40- Meleklerin Mahiyeti hakkında bilgi veriniz?
C.40-Melekler duyu organlarıyla algılanamayan, gözle görülmeyen, sürekli Allah’a kulluk eden, asla günah işlemeyen, nûrânî ve ruhanî varlıklardır^Bu sebeple onlar hakkındaki tek bilgi kaynağı âyetler ve sahih hadislerdir. Onun ötesinde bir şey söylemek mümkün değildir(İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.92)
S 11: Dört büyük meleği görevleriyle beraber sayar mısınız?
C 11: 1) CEBRAİL: Meleklerin en büyüğüdür, görevi Allah ile Peygamberler arasında elçilik yapmaktır.
2) MİKAİL: Tabiat olaylarının idaresi ile görevlidir.( yağmur, rüzgar vs)
3) İSRAFİL: Sura üflemekle görevlidir.
4) AZRAİL: Ömrü sona eren insanların canını almakla görevlidir.
S 12: Kiramen katibin melekleri hakkında bilgi veriniz.
C 12: Bunlar sağımızda ve solumuzda bulunan iki melektir.Sağdaki melek sevaplarımızı soldaki melek ise günahlarımızı yazar.Böylece amel defterimiz meydana gelir.
S 13: Münker ve Nekir kimdir?
C 13: Öldükten sonra kabirde insana soru sormakla görevli iki melektir.
S. 38- Cin nedir?
C. 38- Cin; Allah’ın ateşten yarattığı, yemesi, içmesi ve üremesi olan,iman ve ibâdetle sorumlu tutulan, insanlar tarafından görülemeyen varlıkların genel adıdır.
S. 39- Şeytan nedir?
C. 39- Şeytan; Allah’a isyan eden, insanları ve cinleri Allah’a isyan ettirmek için uğraşan varlıkların genel adıdır. Şeytanların atası ve
en büyüğü, Allah tarafından lanetlenmiş olan “İblis” dir.
KİTAPLARA İMAN BÖLÜMÜ
8-Kitaplara İman:Cenâb-ı Hakk, kendi irâdelerini, emirlerini, nehiylerini, hikmetlerini kullarına bildirmek için zaman zaman peygamberlerine kitaplar indirmiştir. Bu kitapların tamamına ilâhî kitaplar denir.Cebrâil (a.s.) vâsıtası ile peygamberlere vahiy olarak gönderilen kitap ve suhufun (sayfaların) adedi 100′dür.
S.41-Suhuf nedir hangi peygambere kaç sahife gönderilmiştir?
C.41- Sahife kelimesinin çoğulu olan suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş küçük kitap ve risalelere denilir. Sayfaların sayısı 100 olup şu peygamberlere indirilmiştir; Hz. Âdem’e 10 sayfa, Hz. Şît’e 50 sayfa, Hz. İdrîs’e 30 sayfa, Hz. İbrahim’e 10 sayfa. Bugün bu sayfalardan elimizde hiçbir şey yoktur. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.101-102)
S.42-Tevrat ne anlama gelir ve hangi Peygambere gelmiştir?
C.42-Tevrat İbrânîce bir kelime olup “kanun, şeriat ve öğreti” anlamlarına gelir. Hz. Musa’ya indirilmiştir.
15- Tevrat’ın diğer ismi Ahd-i Atik, İncil’in diğer ismi ise Ahd-i Cedid’tir.
S.43- Zebur ne anlama gelir ve hangi Peygambere gelmiştir?
C.43-Zebur: Kelime olarak “yazılı şey ve kitap” anlamına gelir. Hz. Davud’a indirilmiş olan ilâhî kitabın adıdır.
S.44-İncil ne anlama gelir ve hangi Peygambere gelmiştir?
C.44- İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir. Hz. İsa’ya indirilmiştir.
s.45-KÜTÜB-Ü MÜNZELE:Allah tarafindan indirilmis olan kutsal kitaplar.
S-47: “Ehl-i Kitap” ne demektir ?
C-47: İlahi Kitap olarak Yahudilere Tevrat, Hıristiyanlara da İncil verildiğinden, bu iki dine inananlara “Ehl-i Kitap” (Kitap ehli) denilmektedir.
S.45-Hz. İsa hangi kavme peygamber olarak gönderilmiştir?
C.45- Hz. İsa İsrâiloğulları’na peygamber olarak gönderilmiştir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.101-102)
S.46-Kuran’ın anlamı nedir?
C.46-Kur’an: Sözlükte “toplamak, okumak, bir araya getirmek” anlamına gelen Kur’an terim olarak şöyle tarif edilir:“Hz. Peygamber’e indirilen, Mushaflarda yazılı, Peygamberimizden bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, okunmasıyla ibadet edilen, insanlığın benzerini getirmekten âciz kaldığı ilâhî kelâmdır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.101-102)
S. 51- Kur’ân-ı Kerim nasıl bir kitaptır?
C. 51- Kur’ân-ı Kerim; Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.)’e Allah tarafından gönderilen 114 sûre ve 6236 âyetten oluşan, bir harfi dahi değişmeden günümüze kadar gelen en son ve eşsiz ilâhî kitaptır.
S. 52- Kur’ân-ı Kerim ne zaman ve nerede indirilmeye başlanmıştır?
C. 52- Kur’ân-ı Kerim; milâdî 610 yılında, Mekke yakınlarındaki Hira Dağı’nda,Ramazan Ayı’nın 27. gecesinde «oku» emriyle inmeye başlamış ve 23 senede tamamlanmıştır.
29 – Kur’an’ı Kerim’in gönderilme sebebi nedir?
29 – İnsanların dünya ve ahiret hayatlarını düzene koymak ve onların dünya ve
ahiret mutluluğunu temin etmektir.
S. 53- İlk inen âyetler hangileridir ve bu âyetlerin anlamını söyleyiniz?
C. 53- Alâk sûresinin ilk beş âyetidir:
1) “Yaratan Rabbinin adıyla oku.”
2) “O, insanı alak (döllenmiş yumurta)dan yarattı.”
3) “Oku, Rabbin nihâyetsiz kerem sahibidir.”
4) “Ki kalemle (yazı yazmayı) öğreten O’dur.”
5) “İnsana bilmediğini O öğretti.”
S. 54- Âyet ne demektir?
C. 54- Bir veya birkaç kelime ya da cümleden oluşan Allah sözü demektir.
S. 55- Sûre ne demektir?
C. 55- Sûre; Kur’ân-ı Kerim’in en az üç âyetten oluşan ve özel isimleri bulunan bölümleridir.
S. 56- Kur’ân-ı Kerim’in ilk ve son sûreleri hangileridir?
C. 56- Kur’ân-ı Kerim’in ilk sûresi “Fâtiha”, son sûresi de “Nâs” sûresidir.
S. 57- Kur’ân-ı Kerim’in en uzun ve en kısa sûreleri hangileridir?
C. 57- Kur’ân-ı Kerim’in en uzun sûresi 286 âyetten oluşan Bakara Sûresi, en kısa sûreler ise, üçer âyetten meydana gelen Asr ve Kevser sûreleridir.
S. 58- Meâl ne demektir?
C. 58- Meâl; Kur’ân-ı Kerim’in Arapça’dan başka bir dile çevrilmesidir. Ancak hiç bir meâl; Kur’ân-ı Kerim’in orijinalinin yerini tutamaz.
S. 59- Tilâvet (Okuma) Secdesi ne demektir?
C. 59- Kur’ân-ı Kerim’de secde âyetleri okunduğu zaman yapılması gereken secdeye, “Tilâvet (Okuma) Secdesi” denir. Kur’ân-ı Kerim’de 14 yerde secde âyeti vardır ve özel işâretler ile belirtilmiştir.
S. 60- Mushaf ne demektir?
C. 60- Kur’ân sahifelerinin bir araya toplanarak kitap haline getirilmiş şekline «Mushaf» denir.
S. 61- Kur’ân-ı Kerim ne zaman «Mushaf» haline getirilmiştir?
C. 61- Hz. Peygamber’in emanet olarak bıraktığı yazılı Kur’ân sayfaları, I.Halife Hz. Ebûbekir zamanında
«Mushaf» haline getirilmiş, III. Halife Hz. Osman zamanında da 5 nüsha halinde çoğaltılmıştır. Daha sonra bu ana örneklerden çoğaltılan mushaflar bütün dünyaya yayılmıştır.
S. 62- Kur’ân-ı Kerim’in özellikleri nelerdir?
C. 62- 1) Son ilâhî kitaptır, Allah sözüdür.
2) Diğer ilâhî kitaplar belirli topluluklara gönderildiği halde, Kur’ân bütün insanlığa gönderilmiştir.
3) Diğer ilâhî kitaplar ya kaybolmuş veya insanlar tarafından değiştirilmiştir.Kur’ân ise bir harfi bile değişmeden günümüze kadar gelmiştir.
4) Hükümleri kıyâmete kadar geçerlidir.
5) Okunması ile ibadet edilmiş ve sevap kazanılmış olur.
6) Bütün insanlar ve cinler için bir öğüttür, rehberdir, rahmet ve şifadır.
S. 63- Kur’ân-ı Kerim’e karşı görevlerimizi sayınız.
C. 63- 1) Kur’ân-ı Kerim’in Allah sözü olduğunu bilmeli ve inanmalıyız.
2) Kur’ân-ı Kerim’i abdestli olarak elimize almalıyız.
3) Kur’ân-ı Kerim’i temiz ve uygun bir yerde muhâfaza etmeliyiz.
4) Başkaları tarafından okunan Kur’ân’ı saygı ile dinlemeliyiz.
5) Kur’ân-ı Kerim‘in anlamını öğrenerek, emirlerine ve yasaklarına uymalıyız.
S. 64- Kur’ân-ı Kerim’i baştan sona ezberleyen kişilere ne denir?
C. 64- “Hâfız” denir.
S. 65- Kur’ân-ı Kerim’i güzel okuma ile ilgili ilke ve kuralları anlatan ilim dalına ne denir?
36 – Kur’an’ı Kerim’in âyetleri, sûreleri ne zaman toplatılmış ve ne zaman çoğaltılmıştır?
36 – Kur’an; Hz. Ebû Bekir’in halifeliği zamanında, Yemame’de 70 hafızın şehid düşmeleri üzerine Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki bir komisyona yazdırılıp Mushaf haline getirilmiştir. Halife Hz.
Hz. Osman zamanında çoğaltılmıştır.
S.37-Medine de ilk nazil olan sure hangi suredir?
C.37-Medine de ilk nazil olan sure Bakara suresidir.
3-Medine de son inen sure Nasr suresidir.
4-Kuran-ı Kerimdeki surelerin genel kabulüyle , 86 tanesi Mekki 28 sure de Medeni.
5-Kuran-ı Kerimin toplama komisyonu başkanı olan sahabi Hz.Zeyd Bin Sabit.
6-Kuran-ı Kerim,Hz.Ebubekir zamanında Mushaf haline getirildi.
7-Kuran-ı Kerim, Hz.Osman zamanında çoğaltılıp dağıtılmıştır.
8-Kuran-ı Kerimde hakkında en çok ayet inen kavim İsrailoğullarıdır.
9-İmam Asım kıraat imamımızdır.Ravileri:1.Ravi:Ebubekir Şube,2.Ravi:Hafs Bin Süleyman.
10-Asım Kıraatı, yeryüzündeki Müslümanların büyük çoğunluğu Asım kıratını ve Hafs kıratını kullanmaktadır.Mushaflarda bu kırata göre basılmaktadır.
15-Besmelenin 2 defa zikredildiği sure Neml suresidir.
16-Hicr:Medinenin kuzeyinde vaktiyle Semud kavminin yaşadığı bir yerin adıdır.
17-Resulullahın Kuranın zirvesi diye isimlendirdiği sure Bakara suresidir.
18-Kuran-ı Kerimin kalbi diye zikredilen sure Yasin suresir.
26-Kuran-ı Kerimin en uzun ayeti;Bakara suresi 282.ayetidir.Konusu borçların yazılmasıdır.
29-Kuran-ı Kerimin ilk defa harekelerini göstermek için noktalama koyan;Ebul Esved ed-Düeli.
30-Kuranın harekelenmesi işine en son şeklini veren alim;Halil Bin Ahmet.
31-Baştan sona kadar tek bir konuyu anlatan sure Yusuf suresidir.
32-Başında besmele olmayan sure;Tevbe suresidir.
33-Mekke de son nazil olan sure;Müminun suresidir.
34-Mekke de ilan edilen sure;Necm suresidir.
36-Abdullah Bin Mesud, tefsir alanında ün kazanmış bir sahabidir.
37-Kendisin Tercumanül Kuran ve Bahrul-İlim sıfatı verilen müfessir sahabi Abdullah Bin Abbas.
38-Garibul-Kuran terimi,Kuranda herkes tarafından anlaşılmayan kelimeleri ifade eder.
39- Müsebbihat olarak isimlendirilen sureler;hadid,haşr,saff,Cuma ve teğabun sureleridir.
S.47-Resül ne demektir?
C.47- Terim olarak resul , yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla insanlara gönderilen peygambere denilir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.106)
S.48-Sıdk ne demektir?
C.48-Sıdk. “Doğru olmak” demektir. Her peygamber doğru sözlü ve dürüst bir insandır.
S.49-Emanet ne demektir?
C.49-Emanet. “Güvenilir olmak” dernektir. Peygamberlerin hepsi emin ve güvenilir kişilerdir.
S.50-İsmet ne demektir?
C.50-İsmet. “Günah işlememek, günahtan korunmuş olmak” demektir. Peygamberler hayatlarının hiçbir döneminde şirk ve küfür sayılan bir günahı işlemedikleri gibi özellikle peygamberlikten sonra kasten günah işlememişlerdir.
S.51-Fetanet ne demektir?
C.51-Fetânet. “Peygamberlerin akıllı, zeki ve uyanık olmaları” demektir.
S.52-Tebliği ne demektir?
C.52-Tebliğ. “Peygamberlerin Allah’tan aldıkları buyrukları ve yasaklan ümmetlerine eksiksiz iletmeleri” demektir. . (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.109)
S.53- Kur’an’da adı geçen peygamberleri sayınız?
C.53- Kur’an’da adı geçen peygamberler şunlardır: Âdem, İdrîs, Nûh, Hûd, Salih, Lût, İbrahim, İsmail, İshâk, Ya’kub, Yûsuf, Şuayb, Hârûn, Mûsâ, Dâvûd, Süleyman, Eyyûb, Zülkifl, Yûnus, İlyâs, Elyesa’, Zekeriyyâ, Yahya, İsâ, Muhammed. Bunlardan başka Kur’an’da üç isim daha zikredilmiştir. Fakat onların peygamber mi, velî mi oldukları konusunda fikir ayrılığı vardır. Bunlar Üzeyir, Lokman ve Zülkarneyn’dir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.110)
S.54- Mucize nedir?
C.54-Sözlükte “insanı âciz bırakan, karşı konulmaz, olağan üstü, garip ve tuhaf şey” anlamlarına gelen mucize, terim olarak “yüce Allah’ın, peygamberlik iddiasında bulunan peygamberini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten âciz kaldığı ve olağan üstü olay” diye tanımlanır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.113)
S.55-İrhas nedir?
C.55- İrhâs. Peygamber olacak şahsın, henüz peygamber olmadan önce gösterdiği olağan üstü durumlardır. Hz. İsâ’nın beşikte iken konuşması gibi. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.115)
S.56-Keramet nedir?
C.56- Keramet. Peygamberine gönülden bağlı olan ve ona titizlikle uyan velî kulların gösterdikleri olağan üstün hallerdir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.115)
S.57-Meunet nedir?
C.57- Meûnet. Yüce Allah’ın velî olmayan bir müslüman kulunu, darda kaldığı veya sıkıntıya düştüğü zaman, olağan üstü bir şekilde bu darlık ve sıkıntıdan kurtarmasıdır. Meûnet. Yüce Allah’ın velî olmayan bir müslüman kulunu, darda kaldığı veya sıkıntıya düştüğü zaman, olağan üstü bir şekilde bu darlık ve sıkıntıdan kurtarmasıdır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.115)
S.58-İstidrac nedir?
C.58- İstidrac. Kâfir ve günahkâr kişilerden arzu ve isteklerine uygun olarak meydana gelen olağan üstü olaydır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.115)
S.59-Olağanüstü bir durum olan İhanet ne demektir?
C.59- İhanet. Kâfir ve günahkâr kişilerden, arzu ve isteklerine aykırı olarak meydana gelen olaydır. Meselâ, peygamberlik taslayan inkarcılardan Müseylime, tek gözü kör olan bir adama, iyi olsun diye dua etmiş, bunun üzerine adamın öbür gözü de kör olmuştur. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.115)
S.60-Peygamberimizin en büyük mucizesi nedir?
C.60-Peygamberimizin en büyük mucizesi Kur’an’dır. Kur’an her çağdaki akıl sahibi insana hitap eden, akıllara durgunluk verecek derecede büyük ve ebedî bir mucizedir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.115)
S.61-Peygamberimizin hissi mucizelerinden üç tanesini sayınız?
C.-61
a) Bir gecenin çok kısa bir anında Mescid-i Harâm’dan, Mescid-i Aksâ’ya gitmesi ile başlayan İsrâ ve mi’rac mucizesi.
b) Ayın iki parçaya ayrılması.
c) Taşın Hz. Peygamberle konuşması. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.116)
S.62-Ahiret ne demektir?
C.62- Âhiret, sözlükte “son, sonra olan ve son gün” anlamlarına gelir.
Terim olarak âhiret, İsrafil’in (a.s.) Allah’ın emriyle, kıyametin kopması için sûra ilk defa üflemesiyle başlayacak olan ebedî hayata denilir. İsrafil (a.s.) sûra ikinci defa üfleyince insanlar diriltilip hesaba çekilecek, sonra dünyadaki iman ve amellerine göre ceza ve mükâfat görecek, cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme girecek ve orada kalacaklardır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.117)
S.63-Kıyamet alametleri kaça ayrılır?
C.63- Kıyamet alâmetleri, insan iradesine bağlı olması veya olmaması, kıyametin kopuşuna çok yakın bulunup bulunmaması durumu göz önünde tutularak iki başlık altında incelenir: Küçük alâmetler, büyük alâmetler. Alâmetlerin büyük veya küçük diye nitelenmeleri önemlerinden dolayı değil, açıklanan sebepten dolayıdır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.123)
S.64-Kıyametin küçük alametlerinden bazılarını sayınız?
C.64- Küçük Alâmetler. Dinî emirlerin ihmal edilmesi ve ahlâkın bozulması gibi insan iradesine bağlı olarak meydana gelecek olan olaylardır. Bazı küçük alametler şunlardır: Peygamberimiz’in gönderilmesi ve onunla peygamberliğin sona ermesi, ilmin ortadan kalkıp bilgisizliğin artması, şarap içme ve zinanın açıkça yapılır olması, ehliyetsiz insanların söz sahibi olması, adam öldürme olaylarının artması, dünya malının bollaşması, zekât verecek fakirin bulunmaması gibi olaylar kıyametin küçük alâmetlerinin bazılarıdır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.123)
S.65-Kıyametin büyük alametlerini sayınız?
C.65-Duman, Deccal, Dâbbetü’1-arz, Güneşin batıdan doğması, Ye’cûc ve Me’cûc’ün Çıkması, Hz. İsâ’nın Gökten İnmesi, Yer Çöküntüsü, Ateş Çıkması.
S.66-Kıyametin büyük alametlerinden Duman nedir?
C.66- Duman. Müminleri nezleye tutulmuş gibi bir duruma getiren ve kâfirleri sarhoş eden bir dumanın çıkışı ve bütün yeryüzünü kaplaması.
S.67-Kıyametin büyük alametlerinden Deccal nedir?
C.67- Deccâl. isminde bir şahıs çıkacak ve Tanrılık iddiasında bulunacak, istidrâc denilen bazı olağan üstülükler gösterecek ve Hz. İsâ tarafından öldürülecektir.
S.68- Kıyametin büyük alametlerinden Dâbbetü’1-arz nedir?
C.68- Dâbbetü’1-arz. Bu isimde bir canlı çıkacak, yanında Hz. Musa’nın asâsı ve Hz. Süleyman’ın mührü bulunacak, asâ ile müminin yüzünü aydınlatacak, mühür ile kâfirin burnunu kıracak, böylelikle müminlerin ve kâfirlerin tanınmaları sağlanacaktır.
S.69- Kıyametin büyük alametlerinden Güneşin Batıdan Doğması nedir?
C.69-Güneşin Batıdan Doğması. Evrenin tek hâkimi Allah’ın emriyle güneş batıdan doğacak, bu olaydan sonra iman edenlerin imanı, kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir.
S.70- Kıyametin büyük alametlerinden Ye’cûc ve Me’cûc’ün Çıkması nedir?
C.70-Ye’cûc ve Me’cûc’ün Çıkması. Bu isimde iki topluluğun yeryüzüne dağılarak bir süre bozgunculuk yapmaları da kıyametin bir başka büyük alâmetidir.
S.71- Kıyametin büyük alametlerinden Hz. İsâ’nın Gökten İnmesi nedir?
C.71-Hz. İsâ kıyametin kopmasına yakın gökten inecek, insanlar arasında adaletle hükmedecek, Hz. Peygamber’in dini üzere amel edecek, deccâli öldürecek, sonra da ölecektir.
S.72- Kıyametin büyük alametlerinden Yer Çöküntüsü nedir?
C.72- Biri doğuda, biri batıda, biri de Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsü meydana gelecektir.
S.73- Kıyametin büyük alametlerinden Ateş Çıkması nedir?
C.73- Hicaz taraflarında büyük bir ateş çıkacak ve her tarafı aydınlatacaktır.
(İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.123-124)
S.74-Ba’s ne demektir?
C.74-“Öldükten sonra tekrar dirilmek” anlamına gelen ba’s, âhiret hayatının en önemli devrelerinden biridir. Kıyametin kopmasından sonra İsrafil (a.s.) sûra ikinci defa üfürecek ve bütün canlı yaratıklar tekrar diriltileceklerdir. Ehl-i sünnet inancına göre tekrar diriliş, hem beden hem de ruh ile olacaktır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.125)
S.75- Haşir ve mahşer ne demektir?
C.75-Sözlükte “toplanmak, bir araya gelmek” demek olan haşir, terim olarak yüce Allah’ın insanları hesaba çekmek üzere tekrar dirilişten sonra bir araya toplamasıdır. İnsanların toplandıkları yere mahşer veya arasât denir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.126)
S.76- Mîzan ne demektir?
C.76- Sözlükte “terazi” anlamına gelen mîzan, âhirette hesaptan sonra herkesin amellerinin tartıldığı ilâhî adalet ölçüsüdür. İç yüzü bizce bilinemeyen mîzan, dünyadaki ölçü aletlerinin hiçbirine benzemez. Tartıda iyilikleri kötülüklerinden ağır gelenler kurtuluşa erecek, hafif gelenler ise cehenneme gideceklerdir. Cehenneme gidenlerden mümin olanlar, işlediği suçun karşılığı olan cezayı çektikten sonra oradan çıkarılıp cennete girdirileceklerdir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.128)
S.77- Sırat ne demektir?
C.77- Sırat cehennemin üzerine uzatılmış bir yoldur. Herkes buradan geçecektir. Müminler yaptıkları amellerine göre kimi süratli, kimi daha yavaş olarak bu yoldan geçecek, kâfirler ve günahkârlar ise ayakları sürçerek cehenneme düşeceklerdir. Sıratın nasıl bir şey olduğuna dair sahih hadislere rastlamak mümkün değildir. Peygamberimiz bir hadislerinde, cehennemin üzerine kurulacak sırattan ilk geçenin kendisi ve ümmeti olacağını, insanların iyi amelleri sayesinde oradan süratle geçeceklerini bildirmiştir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.128)
S.78- Şefaat ne demektir?
C.78- Âhirette bütün peygamberlerin Allah’ın izniyle şefaat etmeleri haktır ve gerçektir. Şefaat demek, günahı olan müminlerin günahlarının bağışlanması, olmayanların daha yüksek derecelere erişmeleri için peygamberlerin ve Allah katındaki dereceleri yüksek olanların Allah’a yalvarmaları ve dua etmeleri demektir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.128)
S.79- A’râf ne demektir?
C.79-“Dağ ve tepenin yüksek kısımları” anlamına gelen a’râf, cennetle cehennemin arasında bulunan sûrun ve yüksek kısmın adıdır. Bilginler, a’râf ve a’râflıkların kimler olacağı konusunda farklı iki görüşe sahip olmuşlardır:
1. Herhangi bir peygamberin tebliğini duymamış olarak ölen insanlarla, küçükken ölen müşrik çocukları a’râfta kalacaklardır.
2. A’râflıklar, iyi ve kötü amelleri eşit olan müminlerdir. Bunlar cennete girmeden önce cennetle cehennem arasında bir süre bekletilecekler, sonra Allah’ın lutfuyla cennete gireceklerdir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.128)
S.80-Kaza ve Kader ne anlama gelir?
C.80- Kader sözlükte “ölçü, miktar, bir şeyi belirli ölçüye göre yapmak ve belirlemek” anlamlarına gelir. Terim olarak “yüce Allah’ın, ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ezelî ilmiyle bilip sınırlaması ve takdir etmesi” demektir. Sözlükte “emir, hüküm, bitirme ve yaratma” anlamlarına gelen kaza, Cenâb-ı Hakk’ın ezelde irade ettiği ve takdir buyurduğu şeylerin zamanı gelince, her birisini ezeli ilim, irade ve takdirine uygun biçimde meydana getirmesi ve yaratmasıdır. Kaza Allah’ın tekvîn sıfatı ile ilgili bir kavramdır. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.133)
S.81-Tevekkül ne demektir?
C.81-Sözlükte “güvenmek, dayanmak, işi başkasına havale etmek” anlamlarına gelen tevekkül terim olarak, hedefe ulaşmak için gerekli olan maddî ve manevî sebeplerin hepsine başvurduktan ve yapacak başka bir şey kalmadıktan sonra Allah’a dayanıp güvenmek ve ondan ötesini Allah’a bırakmak demektir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.137)
S.82-Haberî sıfatlar nelerdir?
C82-.Haberî sıfatlar; Allah’ın eli, yüzü, gözü, gelmesi, inmesi ve yakın olması gibi âyet ve hadislerde geçen sıfatlardır. Allah yaratıklarından hiç birine benzemez. Dolayısıyla Allah’ın elini, yüzünü, gözünü ve gelmesini insanların eli, yüzü, gözü ve gelmesi gibi düşünemeyiz.
Bir kısım İslâm âlimleri, Kur’ân’da Allah’ın elinden, yüzünden, gözünden ve gelmesinden söz etmektedir. Biz, bunların mahiyetini, nasıl olduklarını bilemeyiz, çünkü Allah bize bildirmemiştir. Biz sadece bu sıfatlarını kabul ederiz. Allah’ın eli, yüzü, gözü gibi sıfatları vardır. Fakat bunlar; bizim elimiz, yüzümüz, gözümüz gibi değildir. Bu sıfatların keyfiyetlerinden, nasıl olduklarından bahsetmeyiz şeklinde görüş beyan etmişlerdir.
Bir kısım İslâm âlimleri ise Allah’ın el, yüz, göz, arşa istiva ve gelmesi gibi niteliklerini yorumlamış ve tevil etmişlerdir. Bu âlimlerin yorumlarına göre, Allah’ın elinden maksat, gücü, kudreti ve nimetidir. Allah’ın yüzünden maksat O’nun zatı ve rızasıdır. Allah’ın gözünden maksat, ilmi, yardımı, himayesi, gözetimi ve denetimidir. Allah’ın gelmesinden maksat emrinin gelmesidir. Allah’ın arşı istivasından maksat; arşı istila etmesi ve arşa hâkim olmasıdır. Allah’ın inmesinde masat, nimet ve rahmetinin inmesidir. Allah’ın yakın olmasından maksat, af, merhamet ve yardımının yakın olmasıdır. Allah’ın beraber olmasından maksat, O’nun kullarının her halini görmesi, bilmesi, murakabesi, ve onlara yardım etmesidir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.83-Habîr ne demektir?
C.83-Allah’ın sıfatı olarak habîr; her şeyden haberdar olan, gizli ve açık hiçbir şey kendisinden gizli olmayan, bütün sırları, işlerin iç yüzünü bilen, haber veren demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.84-Hablullah ne demektir?
C. 84-Hablullah ile kasıt, hak din İslâm’dır. Yani Hablullah Kur’ân ve Sünneti, Allah ve Peygambere itaati ifade eder. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.85-Hakka’l-yakîn ne demektir?
C.85-Yaşayarak elde edilen bilgidir. Kalp ile sezilip bizzat duyulan ve basiretle müşahade olunarak yaşanmak suretiyle hasıl olan bilgi mertebesidir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.86-Hamele-i arş ne demektir?
C.86-Sözlükte “arşın taşıyıcıları” anlamına gelen “hamele-i arş”, Allah’ın arşını taşıyan meleklerin adıdır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.87-Havkale ne demektir?
C.87-Lâ havle ve lâ kuvvete illa bi’l-ilâhî’l-alîyyi’l-azîm = (güç ve kuvvet ancak Yüce ve büyük olan Allah ile vardır) cümlesini söylemeye denir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.88-Havzı- kevser ne demektir?
C.88-Kıyamet gününde Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.)’e verilecek olan havuzun adıdır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.89-Hayiy ne demektir?
C.89-Allah’ın sıfatı olarak hayiy çirkinlikleri bulunmayan; bağış, nimet ve ihsanı terk etmeyen demektir. İnsanlardaki utanma anlamında değildir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.90-Hayru’l-fâsılîn ne demektir?
C.90-Hakkı batıldan, suçsuzu suçludan, haklıyı haksızdan, iyiyi kötüden ayıranların en hayırlısı anlamına gelen bu tâbir, Allah’ı tanıtan vasıflardan biridir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.91-Hayru’l-ğâfirîn ne demektir?
C.91-Allâh’ın sıfatlarından biri olup, bağışlayanların en hayırlısı demektir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.92-Hayru’l-hâkimin ne demektir?
C.92-Allâh’ın sıfatlarından biri olup, hâkimlerin en hayırlısı demektir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.93-Hayru’l-mâkirîn ne demektir?
C.93″tuzak kuranların en hayırlısı” anlamındadır.
Allah’ın mâkîr vasfı, O’nun hile ile aldattığı anlamında değil, hile ile kötülük yapanları, bilemeyecekleri ve anlayamayacakları cihetten daha şiddetli cezalandırması demektir. Allah’ın hile ve tuzak kurmaya ihtiyacı yoktur. Onun her şeye gücü yeter.Allah’ın bu sıfatı, sadece hile ve tuzak ile kötülük yapanlara yöneliktir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.94-Hayru’n-nâsırîn ne demektir?
C.94-Allâh’ın sıfatlarından biri olup, yardım edenlerin en hayırlısı demektir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.95-Hulûl inancı ne demektir?
C.95-Başta Hinduizm olmak üzere, çeşitli beşerî nitelikli dinlerde, Allah’ın veya O’nun kudretinin bazı insanlara ve varlıklara geçtiğini, o varlıklarda da bu tür güçlerin ve özelliklerin mevcut olduğunu benimseyen inanç biçimidir.
Temeli beşerî kaynaklı dinlere ve bâtıl itikatlara dayanan bu sistem, İslâm tarihinde bazı bâtıl inanışlara da geçmiştir. Akaidle ilgili eserlerde bu tür inanışlar reddedilmiştir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.96-Husun ve Kubuh ne demektir?
C.96-Sözlükte “güzel ve çirkin, iyi ve kötü” anlamlarına gelen, husun ve kubuh tabiri, dünyada övgü ve yergiyi, âhirette de mükafaat ve cezayı gerektiren şey demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.97-İlhad ne demektir?
C.97-Çukur anlamındaki “lahd” kökünden gelen ilhâd, sözlükte haktan ayrılmak ve sapmak demektir. Dinî literatürde ise ilhad, Allah’ın varlığını ve birliğini inkâr etmek, hakikatten sapmak, inançsızlık ve dinsizlik gibi anlamlara gelmektedir. İslâm’ın ilk yıllarında dine ters düşen davranışlara ilhad denirken çağımızda ortaya çıkan bu tür hareketlere kelâm ve felsefe açısından ateizm denmektedir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.98-İlham ne demektir?
C.98-Sözlükte “yutturmak” anlamına gelen ilhâm, terim olarak, Allah’ın doğrudan veya melek aracılığıyla iyilik telkin eden bilgileri insanın kalbine ulaştırması, feyz yoluyla kalbe gelen özel bir anlam ve bilgi, kalbe konulan iyilik hissi, hayır duygusu demektir. İlhamın kaynağı Allah veya melektir. Veliler, ilhamı Peygamberlere vahiy getiren meleğin aldığı kaynaktan alırlar. İlham, bilgi kaynaklarını kullanmadan insanın zihninde (kalbinde) âniden ortaya çıkar. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.99-İstitâat ne demektir?
C.99-Sözlükte “güç, kudret, gücü yetmek ve yapabilmek” anlamlarına gelen istitâat, bir kelâm terimi olarak, kulun irâdî fiillerini gerçekleştirmesini sağlayan yetenek ve güç anlamında kullanılır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.100-Levh-i mahfuz ne demektir?
C.100-levh-i mahfuz yüce Allah’ın olmuş ve olacak her şeyi tesbit ettiği bir kitap ya da bilgi hazinesidir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.101-Livâ-i hamd ne demektir?
C.101-Livâ-i hamd Hz. Peygamberin bayrağı ve sancağı anlamındadır. Livâü’l-hamd, şefaati kübra makamıdır. Zira Hz. Peygamber’e inanan ve onun sünnetini eksiksiz yerine getirenler, kıyamet gününde bu bayrağın altında toplanacaklardır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.102-Melâike-i hazene ne demektir?
C.102-Cennetin kapılarında müminleri karşılayan, onlara iltifat eden melekler ile cehennemin kapılarında kâfirleri karşılayıp onları horlayan bekçi meleklere denir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.103-Melâike-i keribiyyûn ne demektir?
C.103-Keribiyyûn, şiddet ve hüzün anlamına gelen kerb kökünden türeyen kerûbî kelimesinin çoğuludur. Arşın etrafında bulunan meleklere verilen bir isimdir. (Mümin, 40/7, 9) Allah’tan çok korktukları için bu isim verilmiştir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.104-Melaike-i Mukarrabûn ne demektir?
C.104-Yaklaştırılmış, yakınlaştırılmış melekler demektir. Mukarreb melekler, şerefi, değeri ve fazileti itibariyle Allah’a yakın olan meleklerdir. Allah’ın arşını taşıyan ve arşın etrafında bulunan melekler, Cebrail, Mikail ve İsrafil mukarreb meleklerdir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.105-Mutaffif ne demektir?
C.105-Eksik ölçmek, eksik ölçek ile vermek anlamındaki “tatfîf” kelimesinden türeyen bir isim olup, eksik ölçen, eksik tartan kimse demektir.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.105-Anid nedir?
C.105-Bile bile hakkı reddeden, azgın, doğru yoldan sapan, Allah’a itaat etmeyen, haddi aşan ve zorbalık yapan kimse demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.106-Araf nedir?
C.106-cennetle cehennem arasındaki perdenin (sûr/duvar) yüksek yerleri demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.107-Arasat ne demektir?
C.107-kıyâmetin kopmasından sonra diriltilecek olan insanların, dünyadaki inanç, söz, fiil ve davranışlarından sorguya çekilmek üzere sevk edilecekleri yerin adına denir. Bu mekâna mahşer ve mevkif de denir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.108-Arş ne demektir?
C. 108-Gerçek içeriğini sadece Yüce Allah’ın bildiği, bütün âlemleri; yeri, gökleri, cenneti, cehennemi, sidreyi, kürsiyi kaplayan ilâhî taht ve hükümranlık demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.109-Cahim ne demktir?
C. 109-”Cahîm” Kur’ân’da zikri geçen yedi cehennemden biridir. Çok şiddetli ve sürekli yanan kızgın ateş, çok sıcak yer demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.110-Ashabı Cahim nedir?
C. 110-Ashâb-ı cahîm tabiri, cehennem halkı, cehenneme atılacak kimseler anlamına gelir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.111-Azazil nedir?
C. 111-İslâmî literatürde şeytan veya iblisin bir diğer adı olarak kullanılan azâzil kelimesi Kur’ân’da ve hadislerde geçmez. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.112-Bais ne demektir?
C.112- kıyamet kopunca ölüleri dirilten, kabirlerinden kaldırıp mahşer yerine sevkeden, uyarıcı ve müjdeci olarak insanlara peygamberler gönderen, kıyamette şahitler getiren demektir. Allah’ın bâ’is sıfatı vardır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.113-Bari ne demektir?
C.113- Allah’ın bir ismidir. Yaratan, örneği olmadan varlıkları îcad eden demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.114-Barr ne demektir?
C.114- Allah’ın bir ismidir. kullarına iyilik yapan, çok lütufkâr (latîf), çok merhametli (rahim), çok şefkatli (raûf) demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.115-Basıt ne demektir?
C.115- Allah’ın bir ismidir. bâsıt, dilediğine rızkı bol veren demektir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.116-Berzah nedir?
C.116- ölümden sonra başlayan ve mahşerdeki dirilişe kadar devam edecek olan kabir hayatıdır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S. 117-BEYNE’L-HAVFİ VE’R-RECA ne demektir?
C.117- İnsanın korku ile ümit arasında olmasını ifade eden bir deyimdir. Kur’ân’da insanın Allah’ın azabından korkması (Nûr, 24/52) ve rahmetinden de ümitvar olması (Bakara, 2/218) istenmiştir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.117- BEYTÜ’L-MA’MÛR ne demektir?
C.Sözlükte “îmâr edilmiş ev” anlamına gelen el-beytü’l-ma’mûr; yedinci semada melekler için inşa edilmiş, bir geleni bir daha gelmemek üzere her gün yetmiş bin meleğin ziyaret edip ibâdet ettiği bir mabeddir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.118- BURHAN-I İNNÎ ne demektir?
C.118-Eserden müessire ya da hadiselerden kanuna doğru götüren delildir. (Tüme varım) Mümkün olan bu âlemin Yaratıcısına; dumanın ise ateşe delil olması gibi. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.119-BURHAN-I LİMMÎ ne demektir?
C.119-Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delildir. (Tümden gelim) Ateşin dumana delil olması gibi. Zira ateş olunca dumanın çıkması beklenir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
S.120-BURHAN-I TEMÂNU’ ne demektir?
C. Kelam ilminde, Yüce Allâh’ın birliğini ispat vasıtalarından biri olan burhan-ı temânu’, kâinatta birden fazla yaratıcı olması halinde nizamın bozulacağı esasına dayanan bir delildir.
.(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay)
KAYNAK: İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998 .Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.yay.
İTİKAT SORU VE CEVAPLARI İKİNCİ BÖLÜM
Soru 1 : İman nedir?
Cevap : Allah (c.c.)’ın dinini, Rasulüllah (s.a.v.)’in getirdiği tüm şeyleri kalp ile kabul
edip dil ile tasdik etmektir.
Soru 2 : İmanın şarları nelerdir?
Cevap : Allah (c.c.)’a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Ahiret gününe,
kaza ve kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine, öldükten sonra tekrar
dirilmeye iman etmektir.
Soru 3 : Hak dinlerin gayesi nelerdir?
Cevap : Aklı, Dini, Nefsi, Nesli ve Malı korumaktır.
Soru 4 : İslam dininin kaynakları (Edille-i Şeriyye) nelerdir?
Cevap : Kitap, Sünnet, İcma-i Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha’dır.
Soru 5 : Peygamberimiz (s.a.v.)’den sonraki dönemlerde bir meselenin dini hükmü
üzerinde o devirde yaşayan müçtehitlerin birleşmesi ve ittifak etmesine ne ad verilir?
Cevap : İcma-i Ümmet denir.
Soru 6 : Kur’an’ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde karşılığı bulunmayan bir meseleyi,Kitap,
Sünnet, İcma-i Ümmet dediğimiz şeri delillerde sabit olan hükümler ışığında,
aynı illete (sebebe), aynı hikmete bağlayarak çözümlemeye dinimizde ne ad verilir?
bu hükümleri verene Fakih denir.
Cevap : Kıyası Fukaha.
Soru 7 : İmam ve müçtehit olarak kabul edilen bir kişinin içtihat ve görüşlerinden
oluşan, itikadi, fıkhi, dini veya şeri yola ne ad verilir?
Cevap : Mezhep adı verilir.
Soru 8 : İtikadi mezheplerimiz ve imamlarını söyleyiniz.
Cevap : a- Maturidiyye; İmam Ebu Mansur Muhammed Maturidi
b- Eşariyye; İmamı Ebul Hasan Aliyyül-Eşari.
Soru 9 : Allah’ın zati sıfatlarını sayınız.
Cevap : a- Vücut (Var olması)
b- Kıdem (Varlığının başlangıcı olmaması)
c- Beka (Varlığının sonu olmaması)
d- Vahdaniyet (Bir olması)
e- Muhalefetül lil Havadis (Yaratılmışların hiç birine benzememesi)
f- Kıyam bi Nefsihi (Varlığının kendisinden olması)
Soru 10: Büyük günahlar nelerdir?
Cevap : a- Allah (c.c.)’a ortak koşmak.
b- Haksız yere adam öldürmek.
c- Namuslu kadına iftira etmek.
d- Sihir yapmak ve yaptırmak.
e- Savaştan kaçmak
f- Müslüman anne ve babaya isyan etmek
e- Yetim malı yemek
g- Mescidi Haram’da günah işlemek
h-Yetim malı yemek i-Zina yapmak
Soru 11: Rabbimizin en güzel, en şerefli manalara ve sıfatlara dalalet eden mübarek
isimleri vardır. Ki bu isimler hakkında Peygamberimiz (s.a.v.) “Muhakkak ki
Allah (c.c.)’a mahsus 99 ismi şerif vardır. Her kim bu isimleri (sayar, ezberler
veya şuurlu bir şekilde manalarını anlarsa) cennete girer, sonsuz mutluluğa
ulaşmış olur.” buyurdu. Rabbimizin bu isimlerine ne ad verilir?
Cevap : Esmaül Hüsna
Soru 12: Allah (c.c.)’ın zatında, sıfatında ve fiillerinde eşsiz olduğunu bilip inanmaya
ne denir?
Cevap : Tevhit denir.
Soru 13: Peygamberimiz (s.a.v.)’in Miraç hadisesinde 7. Kat semada, Mescidi Haram
ve Mescidi Aksa’dan sonra uğradığı, Meleklerin kıyamete kadar hayatlarında
bir defa sıra gelerek tavaf ettikleri 7. Kattaki mescidin adı nedir?
Cevap : Beytül-Mamur.
Soru 14: Allah’ın subuti sıfatlarını sayınız.
Cevap : a- Hayat (Diri olması)
b- İlim (Her şeyi bilmesi)
c- Semi (İşitmesi)
d- Basar (Görmesi)
e- İrade (Dilemesi)
f- Kudret (Gücünün yetmesi)
g- Kelam (Konuşması)
h- Tekvin (Yaratması)
Soru 15: Dört büyük melek hangileridir ve görevleri nelerdir?
Cevap : a- Cebrail; Vahiy getiren melektir
b- Mikail; Tabiat olaylarının iradesi ile görevlidir
c- İsrafil; Sura üfleyecek olan melektir
d- Azrail; Ölüm meleğidir, can alır.
Soru 16: Kendilerine Kitap verildiği Kur’an’ı Kerimde bildirilen peygamberler
hangileridir ve hangi kitaplar kendilerine verilmiştir?
Cevap : a- Musa(a.s.); Tevrat
b- Davut(a.s.); Zebur
c- İsa(a.s.); İncil
d- Muhammed(s.a.v.); Kur’an
Soru 17: Kendilerine kitap indirilmeyip sahife verilmiş olan peygamberler ve kaç
sahife verildiğini yazınız.
Cevap : a- Adem(a.s.) 10 sahife
b- Şit(a.s.) 50 sahife
c- İdris(a.s.) 30 sahife
d- İbrahim(a.s.) 10 sahife
Soru 18: Hakikatler hakkında ilim elde etme vasıtaları yani İslam’da bilginin
kaynakları nelerdir?
Cevap : a- Sağlam duyu organları b- Doğru haber c- Akıl
Soru 19: İslamın kesin nasla sabit olan hükümlerine, şüphe götürmez bir şekilde
inanmaya ve Allah (c.c.)’ın hükmüne ve iradesine teslimiyete ne ad verilir?
Cevap : İtikat denir.
Soru 20: İlk peygamber Hz. Adem (a.s.)’dan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e kadar
gelen peygamberlere bildirilen Allah’ın dininin adı nedir?
Cevap : İslam.
Soru 21: İnsanları iyiliğe yöneltmek için Allah (c.c.)’ın peygamberleri vasıtasıyla
bildirdiği emirler ve hükümlere ne denir?
Cevap : Din denir.
Soru 22: İnsanların yaşayışlarında yapmaları ile emrolundukları, ilahi yol ve umumi
prensiplere ne ad verilir?
Cevap : Şeriat.
Soru 23: İnanç bakımından insanlar üçe ayrılır bunlar hangileridir?
Cevap : a- Mü’min b- Münafık c- Kafir.
Soru 24: Allah (c.c.)’e ve onun dinine kalbiyle inanıp, diliyle de inandığını söyleyen ve
inandığını yaşamaya çalışan insana ne denir?
Cevap : Mü’min.
Soru 25: İnanmadığını açıkça söyleyen kimseye ne denir?
Cevap : Kafir.
Soru 26: Dili ile iman ettiğini söylediği halde kalbinden inanmayan kişiye ne denir?
Cevap : Münafık.
Soru 27: İsyanda haddi aşan, zalim ve Allah (c.c.)’dan başka ibadet edilen put ve ilahı
olan sistemlere ne ad verilir?
Cevap : Tağut.
Soru 28: Allah (c.c.)’ın birliğini kabul etmeyen, ama ona inanan fakat ondan başka
varlıklarıda ilah kabul eden kimseye ne ad verilir?
Cevap : Müşrik.
Soru 29: İnsanların biri sağ biri sol omuzlarında olmak üzere iki gözetleyici melek
vardır. Bu meleklerden sağ taraftaki melek insanın iyi amel ve davranışlarını,
sol taraftaki melekte insanın kötü amel ve davranışlarını tespit edip amel
defterine yazmakla görevlidirler. Bu meleklerin isimleri nelerdir?
Cevap : Kiramen Katibin.
Soru 30: İnsanlar ölüpte mezara konduktan sonra sual melekleri denilen iki melek
gelir ve kendilerine Rabbimiz tarafından emrolunan kabir suallerini sorarlar.
Bu sualler: Rabbin kim?, Peygamberin kimdir?, Dinin nedir?, Kitabın nedir?,
Kıblen neresidir? şeklindedir. Bu sualleri soran meleklerin isimleri nelerdir?
Cevap : Münker ve Nekir.
Soru 31: Cennetteki meleklerin başkanının ismi nedir?
Cevap : Rıdvan
Soru 32: Cehennemdeki görevli meleklerin başkanlarının ismi nedir?
Cevap : Malik.
Soru 33: Allah (c.c.)’a çok yakın bulunan, mukarrebun melekleride denilen, son
derece şerefli olan meleklerin diğer isimleri nedir?
Cevap : İlliyyun melekleri.
Soru 34: Peygamberlerin kendilerine has sıfatları nelerdir, manalarıyla birlikte söyleyiniz.
Cevap : a- Sıdk; Doğru sözlü olmak
b- Emanet; Güvenilir olmak
c- Tebliğ; Tebliğ etmek
d- Fetanet; Üstün akıl ve zekaya sahip olmak
e- İsmet; Günah işlememek.
Soru 35: Peygamberimiz (s.a.v.) hesap gününü anlatırken mahşerin düz bir yerinde
mahkeme-i kübranın kurulacağını ve hesapların seri olarak sorulacağını anlattı.
İnsanların beş şeyden mutlaka sorulacağını, hesaba tutulacaklarını haber vermişti.
İşte Peygamber (s.a.v.)’in hesap günü mutlaka sorulacak dediği beş şey nedir?
Cevap : a- Ömrünü nerede tükettiği
b- Gençliğini nasıl geçirdiği
c- Malını nereden kazandığı
d- Malını nereye harcadığını
e- Bildikleri ile amel edip etmediğinden sorulacaktır.
Soru 36: Ahiret günü hesaptan sonra herkesin amel defterini (sevap ve günahını)
tartmaya mahsus olan ilahi adalet terazisine ne ad verilir?
Cevap : Mizan
Soru 37: Cehennem üzerinde uzanan son derece ince ve keskin olan, mü’minler için
geniş ve rahat olacak, kafirler ise takılıp kalıp cehenneme düşecekleri,
ona inanmak imanın gereği olan köprünün adı nedir?
Cevap : Sırat Köprüsü.
Soru 38: Her canlı için ezelde tayin edilmiş olan hayat süresi vardır. Süresi dolan
canlıların ömrü son bulmuş ve kendisine takdir edilmiş olan geçici
dünyadaki hayatı bitmiş olur. Her canlı için tayin edilmiş olan süreye ne denir?
Cevap : Ecel.
Soru 39: İslam’ın şartları nelerdir?
Cevap : 1- Kelime-i Şahadet getirmek
2- Namaz kılmak
3- Oruç tutmak
4- Hacca gitmek
5- Zekat vermek.
Soru 40: Başkalarının meydana getiremeyeceği olağanüstü şeyleri bir peygamberin,
gerçekten Allah (c.c.)’ın elçisi olduğunu doğrulaması için Rabbimizin o
olağanüstü olayı peygamberi eliyle ortaya çıkarmasına ne ad verilir?
Cevap : Mucize.
Soru 41: Yüce Rabbimizin kudret ve izni ile veli kulları tarafından bir kısım
olağanüstü hallerin meydana gelmesine ne ad verilir?
Cevap : Keramet.
Soru 42: Hatır ve hayale gelmeyen maddi ve manevi nimetleri içinde toplayan, hiç bir
zaman yok olmayan ve bugün mevcut olup sekiz bölümlü bir mükafat alemi olan,
yerini ancak Rabbimizin bildiği, yakuttan, inciden, elmastan döşenmiş köşklerin
var olduğu, altından ırmakların aktığı, içinde hurilerin olduğu bildirilen ve
Allah (c.c.)’a kul, habibine ümmet olmuşların, şehitlerin gideceği yer olarak
bildirilen o güzel mekanın ismi nedir?
Cevap : Cennet.
Soru 43: Kapısında zebanilerin olduğu, yedi kat aşağı doğru tabakaya bölünmüş, her
bir katında ayrı, türlü azabın tattırılacağı ve bazı günahkar mü’minlerinde ceza
göreceği, kafirler için ise ebedi azap yeri, devamlı kalacakları mekan olarak
bildirilen bu yerin ismi nedir?
Cevap : Cehennem.
Soru 44: Kainattaki her şey kendisinden başka yaratıcı olmayan Allah (c.c.)’ın bilmesi,
dilemesi ve yaratması ile olur. Onun için herhangi bir şeyin belirli bir şekilde
meydana gelmesi Cenabı Hakkın ezelde dilemesi ile olur. Rabbimizin bir şeyi
ezelde dilemiş olmasına ne ad verilir?
Cevap : Kader.
Soru 45: Yüce Rabbimizin ezelde dilemiş olduğu herhangi bir şeyin zamanı gelince
yine Allah (c.c.)’ın izniyle meydana gelmesine ne ad verilir?
Cevap : Kaza.
Soru 46: Müellefe-i Kulüp kimlerdir?
Cevap : Müslüman olmayıp, kalpleri İslam’a ısındırılmak istenenlerdir.
Soru 47: Büyük günahlardan birini işlemiş veya küçük günahlara devam eden
kimseye ne denir?
Cevap : Fasık.
Soru 48: Günahı olan mü’minlerin affedilmesi, günahsızların daha yüksek mertebelere
erişmeleri için Peygamberler ve evliyaların Allah (c.c.)’a yalvarmasına ne denir?
Cevap : Şefaat.
Soru 49: Bir şeyi elde etmek için gereken maddi ve manevi vesilelerin hepsiniyaptıktan
sonra, Allah (c.c.)’a güvenip ondan sonrasını Allah (c.c.)’a bırakmaya ne ad verilir?
Cevap : Tevekkül.
Soru 50: Karzı hasen ne demektir?
Cevap : Çıkar gözetmeksizin Allah (c.c.)’ın rızası için ödünç para vermektir.
Soru 51: Aynı peygamberin yolunda yürüyen insanlara ne denir?
Cevap : Ümmet.
Soru 52: Hasenat ne demektir?
Cevap : İyi amellere, yapılan iyiliklere denir.
Soru 53: Cennetteki en büyük nimet nedir?
Cevap : Ru’yetullah yani Allah (c.c.)’ın cemalini görmektir.
Soru 54: İslam dininde olmadığı halde sonradan insanların dindenmiş gibi
hayatlarına geçirdikleri yanlış adetlere ne denir?
Cevap : Bidat.
Soru 55: Yapılan her şeyin sırf Allah (c.c.)’ın rızası için yapmaya, gösterişten uzak
amele ne denir?
Cevap : İhlas denir.
Soru 56: Seyyiat ne demektir?
Cevap : Kötülükler, günahlar ve suçlardır.
Soru 57: Münafığın alametleri nelerdir?
Cevap : Konuştuğunda yalan söyler, söz verir sözünde durmaz, emanete hıyanet eder.
Soru 58: En güçlü insan kimdir?
Cevap : Öfkesini yenen insandır.
Soru 59: Hacerul Esvet nedir, nerededir ve nereden gelmiştir?
Cevap : Kabe’nin köşe duvarı içine yerleştirilmiş siyah bir taştır ve cennetten gelmiştir.
Soru 60: Akait ilminin ilk temsilcileri kimlerdir?
Cevap : İmamı Azam Ebu Hanife, Ebu Mansur Maturidi, İmamı Eşari.
Soru 61: Davetçinin vasıfları nelerdir bir kaç tanesini sayınız
Cevap : a- Çalışmalarının karşılığını Allah (c.c.)’dan beklemelidir.
b- Yardımın yalnız Allah (c.c.)’dan olduğunu unutmamalı
c- Vazifesini yapar ama neticeyi Allah (c.c.)’a bırakır
d- Yumuşak huylu, seven, sevdiren,sevindiren, mütevazi olmalıdır
e- Korkutucu değil, müjdeleyici olmalıdır
f- Hareketlerini ve duyu organlarını Kur’an’a göre ayarlamalı ve onunla
terbiye etmelidir.
Soru 62: İslam devletinde müslümanlar gibi mal, can, din, namus ve nesil güvenlikleri
devlet teminatı altında olan, fakat askerlik yapmayan, bunun karşılığında
cizye ödeyen ve bir anlaşma ile halifeye bağlı olanlara ıstılahta ne ad verilir?
Cevap : Zımmi.
Soru 63: Ateşten yaratılan, maddi varlıkları olmadıkları için melekler gibi görünmeyen,
insanlar gibi iyileride, kötüleride olan bizler gibi imtihana tabi tutulacak ve yine
bizler gibi “Allah (c.c.)’a ibadet etmeleri için yaratılmış” olan mahlukların ismi nedir?
Cevap : Cinler.
Soru 64: Efendimiz (s.a.v.)’in buyurduğuna göre, kıyamet günü Allah (c.c.)’ın
gölgelendireceği yedi sınıf insan hangileridir?
Cevap : a- Adil yöneticiler.
b- Allah (c.c.)’a ibadet yolunda yetişen gençler.
c- Camilere kalpten bağlı kimseler.
d- Allah (c.c.) için birbirini seven kimseler.
e- Makam sahibi bir kadın harama davet ettiğinde “Ben Allah’tan korkarım”
diyerek reddedenler.
f- Sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek şekilde sadaka verenler.
g- Yalnızken Allah (c.c.)’ı anıp gözyaşı dökenler.
Soru 65: Kıyamet gününde en son dirilip, hesaba ilk olarak çekilecek ümmet hangisidir?
Cevap : Ümmeti Muhammed
Soru 66: İyiliğe kabiliyeti olmayan ruh cinsinden bir yaratıktır. Ateşten yaratılan, daima
kötülük düşünen, insanları yoldan saptırmaya çalışan, bir adı da iblis olan bu
yaratığı tanıdınız mı?
Cevap : Şeytan.
Soru 67: Herkesin bilmesi gereken dört mesele nedir?
Cevap : a- İlim; Allah (c.c.)’ı, Peygamber (s.a.v.)’i ve İslam dinini delilleri ile bilmek
b- Amel; Bildiği ilim ile amel etmek
c- Davet; Tebliğ görevini yerine getirmek.
d- Sabır; Eziyet ve zulümlere sabretmek, yılmamak
Soru 68: Allah (c.c.)’ın katından yeni bir din getiren peygambere ne ad verilir?
Cevap : Rasül
Soru 69: Yeryüzünde bütün varlıklar kime hizmet için yaratıldı?
Cevap : İnsanlar için.
Soru 70: İnsanın yeryüzündeki konumu nedir?
Cevap : Yeryüzünde Allah (c.c.)’ın halifesidir.
Soru 71: Kıyamet hangi gün kopacaktır?
Cevap : Cuma günü.
Soru 72: Bu dünyadan sonra gideceğimiz ebedi alemdir. Kıyamet koptuktan sonra
bütün varlıkların ve insanların devamlı kalacakları yerdir. Orada ölüm yoktur.
Bu yere inanmayan insan müslüman olamaz. Bu alemi bildiniz mi?
Cevap : Ahiret
Soru 73: Nefis terbiyesinde başarılı olmak için terbiye edilmesi gereken iki unsur nedir?
Cevap : a- Akıl b- Kalp
Soru 74: Hakkı batıl, batılı hak yapmaya çalışan nedir?
Cevap : Tağut
Soru 75: “Rab” kelimesinin manası nedir?
Cevap : Terbiye eden, yöneten, mülkün sahibi, koruyan.
Soru 76: “İlah” kelimesinin manası nedir?
Cevap : Kendisine sığınılan, güvenilen, sevilen, tapılan.
Soru 77: Gizli şirke iki örnek veriniz.
Cevap : a- Başkasının övgüsünü kazanmaya çalışmak
b- Başkasının gözüne girmek için namaz kılmak
c- Nam ve şöhret için cihat
d- Mevki ve makam için ilim.
Soru 78: Ehli sünnet itikadının mezhep alimlerinin adlarını yazınız.
Cevap : a- Maturidi b- Eşari
Soru 79: İslam’ın özelliklerinden olan irade neyi ayırt etmeye yarar?
Cevap : Fayda ve zararı ayırt etmeye yarar.
Soru 80: İlim ile yönetimin çatışmasından ne doğar?
Cevap : Sosyalizm
Soru 81: Herhangi bir konuda ayrı ayrı yerde bulunan alimlerin aynı görüşe
varmalarına ne denir?
Cevap : İcma denir.
Soru 82: Herhangi bir konuda ayrı ayrı yerlerde bulunan alimlerin farklı görüş
bildirmelerine ne denir?
Cevap : İçtihat
Soru 83: Rabbimiz bizi neden imtihan ediyor?
Cevap : Kemal sıfatı gereği.
Soru 84: İnsanın kendini maddi ve manevi kötülüklerden korumasına ne denir?
Cevap : Takva.
Soru 85: Tağuti güçlerle işbirliği yapan ve onların iktidarlarını İslam’ı istismar ederek
ayakta tutmaya çalışan din adamına ne denir?
Cevap : Belam denir.
Soru 86: Küfrün çeşitleri nelerdir?
Cevap : a- Cehli küfür b- İnadi küfür c- Hükmi küfür
Soru 87: İnsanı küfre götüren haller nelerdir?
Cevap : a- Kur’an’ın ve sünnetin açık hükümlerine gizli manalar vermek
b- Kur’an’ın ve sünnetin hükümlerini yalanlamak
c- Din ile alay etmek
d- Allah’tan ümidi kesmek
e- Allah’ın azabını emin olmak (Allah bana azap etmez demek)
f- Gaibden haber verdiğini söyleyen kahinlere inanmak.
Soru 88: Cennetin Kur’an’ı Kerim’de geçen isimleri nelerdir?
Cevap : a- Adn b-Meva cenneti
c- Firdevs cenneti
d- Mukame cenneti
e- Naim cenneti
f- Darul Huld
g- Darus-Selam
i- Makamul Emin
Soru 89: Elfaz-ı Küfür ne demektir?
Cevap : İnsanı küfre götüren sözler demektir.
Soru 90: İkinci kez sura üflenince bütün insanların yeniden hayat bulup, hesap günü
için toplanmasına ne ad verilir?
Cevap : Mahşer.
Soru 91: İnsanların ölümden sonra, mahşere kadar kabirde geçirdikleri zamana ne
ad verilir?
Cevap : Berzah alemi.
Soru 92: Ezelde hiç bir şey yaratılmamışken sadece ruhların var olduğu ve Allah’a
iman sözü verdiğimiz zamana ne ad verilir?
Cevap : Galü Bela
Soru 93: Cehennemin en alt tabakasının ismi nedir ve oraya kimler girecek?
Cevap : Haiye, Münafıklar girecek.
Soru 94: Allah’ın fiili sıfatları nelerdir?
Cevap : a- Rızk verme b- İhsan etme c- İkramda bulunma
d- Rıza gösterme e- Muhabbet besleme f- Gazap etme
g- Öldürme h- Diriltme.
Soru 95: Tevhidin kısımları nelerdir?
Cevap : a- Rububiyet tevhidi
b- Uluhiyet tevhidi
c- İsimlerde ve sıfatlarda tevhit.
Soru 96: Allah’tan başka yaratıcı, rızk verici,Rab, terbiye edici ve kainatın işini
düzene koyan başka ilah olmadığı hangi kısım tevhit inancının gereğidir?
Cevap : Rububiyet tevhidi
Soru 97 : Allah (c.c.)’ı Allah ve Rasülü nasıl isimlendirdi ve vasıflandırdı ise o şekilde
Allah (c.c.)’ı isimlendirmek ve vasıflandırmak hangi kısım tevhit inancı
gereğidir?
Cevap : İsimlerde ve sıfatlarda tevhit
Soru 98 : “Allah (c.c.)’ın varlığının başlangıcı yoktur. Allah (c.c.) sonradan meydana
gelmiş bir varlıkta değildir. Hiç bir şey yok iken O yine var idi.” Bu tanım
Allah (c.c.)’ın hangi sıfatlarından neyin açıklamasıdır?
Cevap : Zati sıfatlarından Kıdem sıfatının.
Soru 99: İbadet ederken sadece Allah’ü Teala’ya ihlasla ve O’ndan başka ilah
olmadığına inanarak ibadet etmek hangi kısım tevhit inancının gereğidir?
Cevap : Uluhiyet tevhidi
Soru 100: Peygamberlerde, peygamberlik göreviyle görevlendirilmeden önce görülen
ve nübüvvetin temellerini kuvvetlendiren bazı harikuladelikler görülür. Mesela:
Hz. İsa (a.s.)’ın daha beşikte iken konuşması. Hz. Muhammed (s.a.v.)’i daha
çocukluğunda bir bulutun takip etmesi. Putların yüzüstü yıkılması gibi. Bu gibi
harikalara İslami ıstılahta ne ad verilir?
Cevap : İrhasat

MBST GENEL KONULAR

1)Ameli Mezhep imamları?
İmamı Azam Ebu Hanife, İmamı Şafii, İmamı Malik,Ahmed İbni Hanbel
2)İtikadi mezhep imamları?
İmamı Maturidi ve İmamı Eş’ari
3)Mezhep İmamlarının isimleri ?
Numan bin Sabit,Muhammed İdris eş-Şafiî,Ahmed ibn-i Hanbel,Enes bin Malik
4)Mezhep ne demektir?
İslam alimlerinin Kur’an ve sünnet çerçevesinde, birbirleri arasındaki yorum farklılıklarından meydana gelen
görüşleridir.
5)Edille-i şeriyye nedir sayınız?
Dinimizin hükümlerinin dayanağı olan ana kaynaklarıdır; Kitap Sünnet İcma Kıyas
6)İcma nedir? Kaç çeşittir
Peygamberimiz’den sonra ortaya çıkan fıkhi bir meselede, alimlerin görüş birliği yapmalarıdır. Ör:mut’a nikahının
haramlığı icmadır.
A:Sarih İcma(Alimlerin hepsinin katıldığı) B:Sükutî icma(bir alim icma yapar diğerleri farklı bir görüş belirtmeksizin
susarlar)
7)Kıyas nedir ?
Kitap Sünnette hükmü bulunmayan bir konuyu, ortak özelliklerinden dolayı,hakkında hüküm bulunan bir mesele ile
karşılaştırıp onun hükmünü bunada vermektir.örnek:Şarap hükmünden kıyasla votka,eroinde haram hükmündedir) ictihat nedir , müctehit kimdir ?
Dini ilimleri tahsil etmiş,konusunda uzman ilmi ile amil,ihlaslı alimlerin şer’î delillerden ,şer’î hükümler çıkarmasıdır.Bu
şartlara haiz olan kişiyede Müctehid denir
9)Sünnetin tarifi.
Hz.Peygamber’in (s.a.v.)Kur’an dan başka söz fiil ve takrirleridir.
10)Sünnetin bölümleri.
Kavli, Fiili ,Takriri sünnet
11)takriri sünnet nedir?
Hz.Peygamber’in ( S.A.V.) sahabenin yaptığı güzel bir hareket karşısında güzel görüp sükut etmesidir
12)Sünneti zevaid nedir?
Peygamberimizin beşeriyet icabı yaptığı giyinme yime içme gibi sünnetleridir
13)Sünneti hüda nedir?
Peygamberimizin ibadetle ilgili sünnetleridir
14)Hangi iman üstündür? Tafsili iman
15)İcmali iman ve tafsili iman nedir?
İcmali iman;iman esaslarına kısaca toptan inanmaktır,tafsili iman:iman esaslarına ayrı ayrı delillerine vakıf olarak
araştırarak inanmaktır
16)İmanın rüknü nedir?
Kalb ile tasdikdir
17)Zati ve subuti sıfatlar?
ZATİ):vucüd, kıdem,baka,vahdaniyet,muhalefetün lil havadis,kıyam bi nefsihi SUBUTİ:) Hayat ,ilim ,semi,
basar,irade,kudret, kelam ,tekvin
18)İlk inen ayetler? Hangi surededir
Alak suresi ilk 5 ayet
19)Mekki ve Medeni sürelerin sayıları.
87 tanesi mekki, 27 taneside medenidir
20)Kur’an ın vahiy katipleri.
4 halife ,Zeyd bin Sabit,Ubeyy bin Ka’b,Halid bin ebi Sufyan
21)Kuran’ın Mushaf haline getirilişi kim zamanında oldu ?
Hz. Ebu Bekir(r.a.)
22) peygamberliğinde ihtilaf edilen üç kişi?
Uzeyr,Lokman ,Zülkarneyn
23)Kuran’da Adı geçen peygamberler kaç tanedir?
25 tanedir
24)Rasül ve nebi?
Rasul:Kendisine Kitap indirilen ,Nebi :Kendine kitap indirilmeyen ve kendinden önceki peygambere indirilen kitapla
amel ederler
25)Amentüyü okuyun?
Amentü billahi ve melaiketihi…..
26)Kader ve kaza ?
Kader;Allah’ın ezelden ebede kadar olacak şeylerin zaman ,yer, ve özelliklerini önceden bilip takdir
etmesi,,Kaza:Kaderin zamanı gelince Allah Teala tarafından tahakkuk ettirilmesidir
70)Abdestsiz Kur’an’a el değmek nedir ?
Haramdır.
71)Kuran okumak için teyemmüm aldın,namaz olur mu?
Olmaz.Teyemmümde neye niyet alındıysa o yapılır.
72)Cenaze ve bayram namazında: vakit çok dar abdeste vakit yok teyemmüm olurmu?
Olur çünkü bu namazların kazası yoktur.
73)Vakit namazı ve Cuma namazı vakit çok dar abdeste vakit yok teyemmüm olurmu?
Olmaz çünkü bu namazların alternatifi veya kazası vardır. 74)Odun,demir,mermer demir üzerindeki toz ile teyemmüm olur mu?
Olur çünkü toprak cinsidir.
75)İki parmakla mesh olurmu?
Olmaz.
76)Aynı yere ikinci bir kişi elini koyup teyemmüm yapabilir mi?
Yapabilir.
77)Fecr-i Sadık?
Ufukta günün ilk aydınlığının genişlemesine yayılmasına denir.Sabah namazı vaktinin girdiği andır.
78)Fecr-i Kazib?
Ufukta dikey olarak dar bir şekilde görülüp sonradan kaybolan yalancı aydınlığa denir.
79)Fey-i Zeval?
Güneş tepe noktasındayken cismin mevcut olan gölgesidir.
80)İkindi namazını son vakte ertelemek nedir?
Tahrimen mekruhtur
81)Kutuplarda namaz vakitleri?
Normal namaz vakitleri belli olan en yakın ülkenin saatlerine uyulur.
82)Abdestsiz ezan okunurmu?
Okunur,mekruhtur.
83)Kadın,deli,tıfıl,sarhoşun okuduğu ezanın hükmü?
Mekruhtur ama iade edilir.
84)Nafile namazlarda kıyam olmazsa namaz olurmu?
Mazeretten dolayı oturarak kılabilir.
85)Cenaze yıkamak nedir?
Farz-ı Kifayedir.
86)Secdede özürden dolayı alnını yere koymadı ,secde olurmu?
Olur.
87)Teharri nedir?
Kıbleyi bilmeyen kişinin kıbleyi araştırmasıdır.
88)Mesbuk nedir?
Namaza sonradan yetişen kişidir.
89)Yüzünün tamamı secdeye müsait olmayan nasıl secde yapar?
Yapmaz ancak ima ile yapar. 90)Tesmi nedir?
Semiallahülimenhamideh demektir.
91)Tahmid nedir?
Rabbena lekel hamd demektir.
92)Teverruk nedir?
Kadınların teşehhüd oturuş halidir.
93)Abdesti bozan durumlar nelerdir ?
Vücuddan çıkanlar (idrar,dışkı,kan,irin,ağız dolusu kusmak,yellenmek,),yaslanarak yatarak
uyumak,bayılmak,delirmek,sarhoş olmak,namazda gülmek,fahiş mübaşeret.
94)Sarhoşluk abdesti bozar mı?
Bozar.
95)Dizüstü veya bağdaş kurarak oturup uyumak abdesti bozar mı?
Bozmaz.
96)Abdestsiz Kuran’a el sürülebilirmi?
Sürülemez.
97)Kabe abdestsiz tavaf edilebilirmi?
Edilemez.
98)Kahkaha ile gülmek abdesti bozar mı?
Bozmaz.
99)Özürlü bir kişi öğle abdesti ile ikindi namazını kılabilirmi?
Kılamaz her namaz için ayrı abdest alması lazım.
100)Teyemmüm ile namaz kılarken su geldi ne yaparsın?
Namazı bozup abdest alırsın namazını baştan kılarsın.
101)Abdesti bozmayan bir şeydir ama hem abdesti hem namazı bozar?
Kahkaha ile gülmektir.
102)Diş firçalarken akan kan abdesti bozarmı?
Bozmaz ancak kanın tükrüğe galebe etmemesi ve kan akmaması lazım.
103)Sadece kendi duyacak kadar gülen bir kişinin namazı ve abdesti bozulurmu?
Namazı bozulur abdesti bozulmaz.
104)Ağlamak abdesti bozarmı?
Ağlamak abdesti bozmaz.
105)Hangi şekilde ağlamak namazı bozar? Namazda ahireti ilgilendirmeyen bir mesele için ağlamak namazı bozar.
106)Abdest aldınız kesin biliyorsunuz ama abdestin bozulup bozulmadığından şüphelisiniz ,durumunuz ne olur?
Abdestli sayılırsınız.
107)Abdestinizin bozulduğunu kesin biliyorsunuz ama abdest aldığınızdan şüphelisiniz durumunuz nedir?
Abdestiniz yok sayılır.
108)Bir kişi abdest esnasında veya sonunda abdest azalarından birini yıkayıp yıkamadığından şüphe etse ne yapar?
Şüpheci ve müvesvis bir kişi ise yıkamaz,kendinden emin bir kişi ise yıkar.
109)Kader nedir?
Allah ü Teala’nın ezelden ebede kadar olacak her şeyi,zamanını,yerini ve niteliğini önceden bilmesi ve takdir
etmesidir.Alın yazısıdır.
110)Kaza nedir?
Kaderin zamanı gelince Allah tarafından tahakkuk etmesidir.
111 )Kader değişirmi
Kader değişmez,kaza değişir.
112)Tilavet secdesi ve cenaze namazında kahkaha ile gülenin namazı olur mu?
Namazı olmaz,abdesti bozulmaz
113)Abdestlisin ve mesh müddeti bitince abdestte bozulur mu?
Abdest bozulmaz mesh bozulur ayaklarını yıkar mestlerini giyer.
114)Namazdasın ve mesh müddetin bitti ne olur?
Namaz olmaz mesh yenilenip namaz kılınır.
115)Özür veya hükmen suyun yokluğu ile teyemmüm olan bir kişi namazını sonra iade eder mi?
Etmez namazı kabul olur.
116)Abdesti bozan ve devamlı olan beden rahatsızlığına ne denir?
Özür denir.
117)Özürlü kişi aldığı abdestle nafile namaz kılabilir mi?
Kılabilir.
118)Özürlü abdesti ile kaç vakit namaz kılar?
Sadece bir vakit namaz kılabilir.
119)Özürlü kişinin abdesti ne zaman hükümsüz kalır?
Vakit çıkınca.
120)Mazmaza ve istinşak nedir? Mazmaza gusülde ağzı boğazın girişine kadar gargara ile yıkamak,istinşak burnu genize su gidip yanıncaya kadar su ile
temizlemektir.Guslün farzlarıdır.
121)Kendisine gusul gereken kişi neleri yapamaz?
Namaz kılamaz,kurana el değemez,kuran okuyamaz,camiye giremez,kabeyi tavaf edemez.
122)Teyemmüm ne zaman meşru kılındı?
Hicri 6.yıl Ben-i Mustalik Gazvesinde meşru kılındı.
123)Suyun hükmen yokluğu ne demektir?
Var olan suyu sağlık,hayati tehlike veya zorluktan dolayı kullanamama halidir.
124)Teyemmümde suyu araştırma mesafesi ne kadardır?
1 mil(1660 metre)
125)Kendine gusul gereken kişi mecburen teyemmüm yaptı suyu görünce gusul gerekir mi?
Gerekmez.
126)Kadınlar özel hallerinden sonra namazını ve orucunu kaza eder mi?
Namazını kaza etmez orucunu kaza eder.
127)Cenazeye gusul abdesti aldırmanın hükmü nedir?
Farz-ı kifayedir.
128)Kadın cenaze namazı kılar mı?
Kılabilir.
129)Cenaze namazının vakti varmı?
3 mekruh vaktin dışında her zaman kılınabilir.
130)Cenaze namazının rükunleri?
4 tekbir ve kıyamdır.
131)Cenaze namazının vacipleri?
Selamdır.
132)Cenaze namazında cemaat şartmı?
Hayır değil.
133)Cenaze namazının sünnetleri?
Okunan dualar sünnettir.
134)Vakit girmeden okunan ezanın hükmü nedir?
İade edilir.
135)Ezanın hükmü nedir?
Sünnet-i müekkededir. 136)Ezan okuyandaki şartlar nelerdir?
Müslüman,akıllı ve erkek olmak gerekmektedir.
137)Ezan okuyan selam alabilir mi?
Alır fakat mekruhtur.
138)Bir kişi kıbleyi araştırdı soruşturdu ve namazını kıldı ama kıbleye isabet edemediğini öğrendi namazını iade eder mi?
Hayır etmez.
139)Musalli namazda iken kıblede hata ettiğini anlarsa ne yapar?
Namazını bozmadan Kıbleye döner ve devam eder.
140)Musalli kıbleyi bilmiyorsa bilene de sormuyorsa ama araştırıyor fakat kıbleye isabet edemediyse namazı olur mu?
Olmaz.
141)Musalli kıbleyi bilmiyor araştırmıyor namaza kıble ile ilgili şüphe ile duruyor ama namazda kıbleye isabet ettiğini anlıyor
namazı olur mu?
Olmaz.Zira şüphe üzerine sağlam görüş bina edilemez.
142)İftitah tekbirinin hükmü nedir?
Namazın rüknüdür,farzdır.
143)İftitah tekbirinin diğer adı nedir?
Tahrime tekbiridir:Bu tekbirle namaz dışında yapılması helal olan fiiller haram hale geldiği için tahrime
denilir.Örnek;Konuşmak.
144)İftitah tekbirinde AAALLAH ve EKBAAR uzatılarak okumanın hükmü nedir?
İftitah tekbiri geçerli olmaz dolayısıyla namaz olmaz.
145)İftitah tekbirinde EGBER okumanın hükmü nedir?
İftitah tekbiri ve namaz geçerli olur.Zira bunu ayırt etmede çoğu kimse için zorluk vardır.
146)İma nedir?
Ayakta duramayanın,oturduğu veya yattığı yerde namazını hafifçe başını öne eğmesiyle kılmasıdır.Secde için başını
rükudan biraz daha fazla eğer.
147)Oturarak da namaz kılamayan ne yapar?
Yatarak ayaklarını kıbleye doğru uzatarak ima ile kılar.
148)Yan yatarak yüzü kıbleye döndürmekle ima olur mu?
Olur.
149)Kişi başını da oynatamıyor gözü ile ima yapabilir mi?
Hayır yapamaz.
150)Bayılan kişinin namazlarının kazası nasıl olur? Bir günden az ise ayıldığında kılamadığı namazlarını kaza yapar.Daha fazla baygın durmuş ise kazaya gerek
yoktur.Örn;Uzun süreli komada kalan kişinin namazları bu hükümdedir.
151)Namazda Fatihayı okumanın hükmü nedir?
Vaciptir.
152)Farzların 3. Ve 4. Rekatlarında fatihayı okumanın hükmü nedir?
Sünnettir.
153)Zammı sureyi fatihadan önce okumanın hükmü nedir?
Vacibin terkidir sehiv secdesi gerekir.
154) Tadil-i erkân nedir?
Namazda rüku,secde ve bunlardan kalkışta vücudun sükunet bulmasıdır.Vaciptir.
155)İmama rûkuda yetişen imama nasıl uyar?
Ayakta iftitah tekbirini alır ikinci bi tekbir almadan ellerini bağlamadan direk rükuya eğilir.
156)İmama uyan kişi(müktedi) imamdan önce rukuya gitse ne yapar?
Kalkar tekrar rükuda iken imama yetişir.
157)Ruku secde ve intikal tekbirlerinin ve tesbihlerinin hükmü nedir?
Sünnettir.
158)Secdede alnı yere koyup burnu yere koymayanın secdesi olur mu ?
Olur.
159)Secdenin birini unutan ne yapar?
Selamdan sonra bir secdeyi yapar son oturuşu tekrar eder ve sehiv secdesi yapar.
160)Özürsüz olarak alnını yere koymayanın secdesi olur mu?
Olmaz.
161)Secde edilen yer ayakları koyduğumuz yerden en fazla kaç cm yüksekte olabilir?
23 cm
162)Kamet getirmenin hükmü nedir?
Sünnettir.
163)İftitah tekbirini musallinin kendi duyacak kadar sesli almasının hükmü nedir?
Farzdır.
164)Kıyamda sağ eli sol el üstüne koymak nedir?
Sünnettir.
165)Her rekatta Fatiha öncesi besmelenin hükmü nedir?
Sünnettir. 166)Namazda fatihadan sonra amin demenin hükmü nedir?
Sünnettir.
167)Secdede iki ayağı yere koymak nedir?
Farzdır.
168)3 ve 4 rekatlı farz namazlarda 3. Ve 4. Rekatlarda fatihadan sonra sure okumak nedir?
Fatihadan sonra sure okumamak vaciptir.
169)Namazda Ettehıyyatü yü okumak nedir?
Vaciptir.
170)Namazda salli barik Rabbenaları okumak nedir?
Sünnettir.

171)1. secdeden kalkmak nedir?
Farzdır.
172)2. secdeye yatmak nedir?
Farzdır.
173)Secdeden sonra ki rekata kalkmak nedir?
Vaciptir.
174)Gündüz namazlarında kıraatı gizli okumak nedir?
Vaciptir.
175)Müdrik nedir?
İmama başından beri uyup onunla namazı tamamlayan kişidir.
176)Mesbuk nedir?
İmama birinci rekattan sonra yetişen kişidir.
177)Lahik nedir?
Namaza imamla başlayan ama abdesti bozulup namazdan çıkıp abdestini alıp hiçbir şey konuşmadan tekrar aynı
namazını tamamlayan kişidir.
178)Namazda kunut tekbirinin hükmü nedir?
Vaciptir.
179)Namazda kunut duasının hükmü nedir?
Vaciptir.
180)Namazda selamın hükmü nedir?
Vaciptir.
181)Musallinin namazda selamı önce sağa vermesinin hükmü nedir? Sünnettir.
182)1.selamın hükmü nedir?
Vaciptir.
183)Muhazat nedir?
Aynı namazda kadın ve erkeğin cemaatle bir rükun eda edecek kadar yan yana durmasıdır.Kadının yanında ki iki kişi ve
arkasında ki bir kişinin namazı olmaz.
184)Cenazede muhazat olur mu?
Hayır olmaz.
185)Kabe de muhazat olur mu?
Olmaz.
186)Münferit musallilerde muhazat olur mu?
Olmaz.
187)Namazda secde ayetinden dolayı tilavet secdesini yapmak nedir?
Vaciptir.
188)Musallinin sehiv secdesini yapmasının hükmü nedir?
Vaciptir.
189)Kabristanda namaz kılmanın hükmü nedir?
Mekruhtur.
190)İmamın sesli okunan namazlardaki sesli kıraatının hükmü nedir?
Vaciptir.
191)İmamın sesiz okunan bütün namazlarda ki sessiz kıraatının hükmü nedir?
Vaciptir.
192)Müktedi kimdir?
İmama uyan kişidir.
193)Müktedinin imamın kıraatını dinlemesinin hükmü nedir?
Vaciptir.
194)Müktedinin hafi namazlarda vacip olan kıraatı okumayıp dinlemesinin hükmü nedir?
Vaciptir.
195)Mihrabiye nedir?
Namaz sonunda okunan mutad aşırlardır.
196)Namazın vaciplerinden birini sehven terk eden biri ne yapar?
Sehiv secdesi yapar. 197)Namazın vaciplerinden birini kasten terk eden biri ne yapar?
Namazı yeniden kılmalıdır.
198)Namaz kılanın önünden geçmek nedir?
Tahrimen mekruhtur.
199)Sütre nedir?
Namaz kılanın önünden geçene engel olması için önüne koyduğu şeylerdir.
200)Sütrenin hükmü nedir?
Sünnettir.
201)Kazaya kalan namazlar cemaatle kılınabilir mi?
Kılınabilir.Cemaatin hepsinin aynı namazı kazaya bırakmış olması lazımdır.
202)Cemaatle öğlen vakti sabah namazının kazasını kılanların okuyuşu nasıl olması lazım?
Cehri olması lazım.
203)Musalli namazda bir secdeyi sehven yapmasa ne olur?
Selamdan sonra secdeyi kaza eder.
204)Dört rekatlık namazda ka’de-i ahireyi unutan ve ayağa kalkan ne yapar?
a-Beşinci rekatın secdesini yapmadan hatırlarsa oturur ka’desini yapar selamdan sonra sehiv secdesi yapar.
b-Beşinci rekatın secdesini yaptıysa bunu altıya tamamlar.Altı rekatlık nafile namaz kılmış olur☺☺☺
205)Namazda ka’de-i ahire yi yapıpta unutarak ayağa kalkan ne yapar?
a-Beşinci rekatın secdesine varmadan hatırlarsa tahiyyata oturur selam verdikten sonra sehiv secdesi yapar.
b-Beşinci rekatın secdesinden sonra aklına gelirse bir rekat daha kılar:dört rekatı farz iki rekatı nafile olur.
206)3 ve 4 rekatlık namazda imam 1. Ve 2. Rekatta fatihadan sonra sureyi sehven okumadı ne yapar?
3 ve 4. Rekatta imam Fatiha ve zammı sureyi cehri okur sehiv secdesi yapar.
207)Bir namaz içinde musalli 3 tane sehiv secdesi gerektirecek hareket yaptı kaç sehiv secdesi yapar?
Bir tane yeterli olur.
208)Oturarak namaz kılan ruku için ne kadar eğilir?
Alnı dizine paralel olacak şekilde eğilir.
209)Oturarak namaz kılan secde için ne kadar eğilir?
Rükusundan biraz daha fazla eğilir.
210)Oturarak namaz kıldıran imama ayaktaki cemaat uyabilir mi?
Uyabilir.
211)Nafile namaz kılmak isteyen farz kıldıran bir imama uyabilir mi?
Uyabilir. 212)Farzı evde kılan bir kişi aynı vaktin namazını tekrardan cemaatle kılabilir mi?
Kılabilir.Evdeki namazı farz olur imama uyduğu nafile olur.
213)Çok yumuşak şeylere secde etmek caiz midir?
Hayır,yüzü ve alnı kaybolmayacak şekilde sertliği hissetmesi lazım.
214)1 imam var birde kadın bu iki kişi cemaat olabilir mi?
Evet olabilir.
215)Cemaat imama kaç yerde uymaz?
4 yerde uymaz: A-Cenazede imam 5. Tekbiri aldığında B-Bayram namazında fazla tekbir aldığında C-Namazda peş peşe
3.secdeye gittiğinde D-Son oturuştan sonra fazla rekata kalktığında uymaz. İmamı uyarır.
216)Musalli nafile namazını bozduğunda ne yapmalıdır?
İadesi vaciptir yeniden kılmalıdır.
217)Sebepsiz yere boğazını temizlemek için ses çıkaranın namazı ne olur?
Namazı fasit olur.
218)Namazda ağlamanın hükmü nedir?
Dünyalık içinse bozulur Allah içinse iyidir bozulmaz.
219)Musalli namazda aksırdığında kendisine elhamdülillah dese ne olur?
Namazı bozulmaz.
220)Musalli aksıran bir kişiye yerhamükellah dediğinde ne olur?
Namazı bozulur.
221)Musalli namazda yüksek sesle güldüğünde ne olur?
Hem abdesti hem namazı bozulur.
222)Cenaze namazında kahkaha ile gülündüğünde ne olur?
Sadece namazı bozulur.
223)İmam sehiv secdesini terk etse ne yapar?
Cemaatte terk eder.
224)Kadınlar cemaatle kendi kendilerine namaz kılabilirler mi?Hükmü nedir?
Kılabilirler ama mekruhtur.
225)Kadınlar kabir ziyareti yapabilir mi?
Fitneye sebebiyet vermemesi açısından yapamazlar ancak ihtiyar kadınlara müsaade verilmiştir.
226)Namaz kılınmasına izin verilmeyen iş yerlerinde kişi namazını nasıl kılar?
Cemi takdim Cemi tehir ile kılar.
227)Yolculukta Hanefiler cem’i takdim yapabilir mi? Yapamazlar.
228)Yatsı namazının Farzını tek başına kılan bir grup teravih namazını cemaatle kılabilirler mi?
Kılamazlar.
229)Kasr-ı salat nedir?
Yolcunun kısaltarak kıldığı farz namazdır.
230)Cuma namazını özürden dolayı kılamayan ne yapar nasıl yapar?
Ezansız kametsiz öğlen namazı kılar.
231)Namazda bilerek veya bilmeyerek anlaşılır bir ifade ile ses çıkaranın namazı ne olur?
Namazı bozulur.
232)Musalli,aksıran bir kişiye yerhamükellah dese yahut bir duaya amin dese ne olur?
Namazı bozulur.
233)Musalli kendisine aksırınca yerhamükellah dese ne olur?
Namazı olur.
234)Musalli işitilen bir habere istirca’ ayetini okusa ne olur?
Namazı bozulur.
235)Müktedi imamın okuyuşuna cevaben cellecelalühü,Allahüekber,sadakallahülazim yahut salavat getirse ne olur?
Namazı bozulur ancak cevaben değilde tazim ve saygı için söylemişse bozulmaz.
236)Musalli ikaz için namazda olduğunu belli etmek için sübhanallah elhamdülillah dese ne olur?
Namazı bozulmaz.
237)Musalli selam verse,alsa ne olur?
Namazı bozulur.
238)Musalli ima ile salam alsa ne olur?
Namazı bozulmaz.
239)Musalliye birisi ileri git,geri gel,yer aç gibi talimatlar verse ve o da yapsa ne olur?
Namazı bozulur.
240)Musalli önünde açık duran Kuran’dan okuyarak namaz kılsa ne olur?
Namazı bozulur.
241)İmam kıraat esnasında takıldı ve başka bir ayete geçti.Cemaatte önceki ayeti düzelttiğinde İmamda ona uydu bu
durumda cemaatin ve imamın namazı ne olur?
Cemaatten düzelten kişinin namazı bozulur,imamda geri dönüp o ayeti düzeltirse imamın ki bozulur.
242)Musalli başka bir cemaatin imamını düzeltmek için ayet okusa ne olur?
Namazı bozulur. 243)Amel-i kesir ve amel-i kalil nedir?
Ameli kesir:namazı bozan davranışlardır. Bir rükunda peş peşe 3 defa aynı hareketi yapmak gibi. Ameli kalil ise namazı
bozmayan davranışlardır. Peş peşe 2 defa yapılan hareketlerdir.Namazda çalan cep telefonunu kişinin tek elle alıp
kapatması da ameli kalildir.
244)Namazda özürsüz ardı arda durmadan 3 adım yürümenin hükmü nedir?
Namaz bozulur.
245)Musalli bir rukün eda edecek kadar ara ile beş adım yürüse ne olur?
Namazı olur.
246)Emzirmek annenin abdestini bozar mı?
Bozmaz.
247)Namaz kılan kadının sehven başı açılırsa ne olur ne yapması lazım?
Bir rükun geçmeden örterse namazı olur.
248)Musallinin kendi avret yerini bilerek açmasının hükmü nedir?
Namazı bozulur.
249)Namazın bir rüknünü kaza etmeksizin terk etmekle namaz bozulur mu?
Evet bozulur
250)4 rekatlık bir namazda 1. oturuşta yanlışlıkla selam veren ne yapar?
Namazı bozucu bir davranışta bulunmadıysa 3. Ve 4. Rekatı kılar sehiv secdesi yapar.
251)Musallinin kıraat esnasında sehven yaptığı hareke yanlışları namazı bozar mı?
Bozmaz.
252)Musalli Es-samed yerine Es-semed okusa namazı bozulur mu?
Hayır bozulmaz. Zira bu harflerde mahreç yakınlığı mevcuttur.
253)Musalli bir zorlama olmaksızın iki harfi birbirinden ayırması mümkün iken, Es-Salihat yerine Et-Talihat dese namaz
bozulur mu?
Evet bozulur.
254)Musalli bir zorlama olmaksızın iki harfi birbirinden ayırması mümkün iken, Allahü EhaD yerine Allahü EhaT dese namazı
bozulur mu?
Bozulur.
255)Musalli sıratallezine yerine siratallezine(sin ile) dese namaz bozulur mu?
Evet, namazı olur. Zira bu iki harfi birbirinden ayırmak çoğu kişi için güçtür.
256)Musalli Veleddallin yerine Velezzallin(zı harfi ile) dese namaz bozulur mu?
Namazı olur.
257)Musalli İyyake yerine İyake dese namaz olur mu? Namazı olur.
258)Musalli sıratallezine yerine es-sıratallezine dese namazı olur mu?
Namazı olur.
259)Musalli İyyake na’büdü yü İyya- kena’büdü diye okusa olur mu?
Namazı olur.
260)Namazda Kurandan bir kelime tekrar edilse ve mana bozulmasa namaz olur mu?Örn:Rabbi Rabbil alemin gibi.
Namaz olur.
261)Kelimelerin yer değiştirmesi mana değişikliğine yol açmasa namaz olur mu? Örn: İnnallahe alimün habirun
yerine:İnnallehe habirün alimün dese
Namaz olur.
262)Peltek konuşanın ra harfini ga okuması namazı bozar mı?Örn: RAbbil Alemin yerine gabbil alemin dese,
Namaz olur. Zira mazur sayılır.
263)Delinin kıldırdığı namaz olur mu?
Olmaz.
264)Mümeyyiz olmayan çocuğun imameti geçerlimidir?
Geçerli değildir.
265)Kadından imam olur mu?
Kadın erkeklere imamlık yapamaz.Kadın cemaate aynı hizada durarak imamlık yapabilir.Ama mekruhtur.
266)Özürlüden imam olur mu?
Olmaz.Ancak kendi cinsinden bir özürlü varsa ona imam olabilir.
267)Peltek okuyan bir kişinin (Ra harfini ga gibi) imameti caiz midir?
Hayır değildir imamlık yapamaz.
268)Fasığın imamlığı caiz midir?
Namaz sahihtir ama imamlığı mekruhtur.
269)Âmanın imamlığı caiz midir?
Necasetten sakınmasında zorluk olduğu için tenzihen mekruhtur.
270)Farz kılmak isteyen bir kişi nafile namaz kılana uyabilir mi?
Uyamaz, kuvvetli zayıf üzerine bina edilmez.
271)Abdestli bir kişi teyemmümle namaz kılan bir kişiye uyabilir mi?
Uyabilir.
272)İmamdan önce rüku ve secde yapanın durumu nedir?
Rekat batıl olur.Rekatı iade etmezse namaz olmaz.Selamdan sonra kalkar bir rekat iade eder ve sehiv secdesi yapar. 273)Musalli namazda secde ayeti okudu ve daha kıraatini bitirmedi ise tilavet secdesini nasıl yapar?
Hemen direk secdeye gider bir kere tilavet secdesini yapar ayağa kalkar kıraatine devam eder.
274)Musalli namazda kıraatinin son ayeti olarak secde ayeti okudu ise tilavet secdesini nasıl yapar?
Namazın rükusunu ve secdesini normal olarak yapar bu arada tilavet secdesini de yapmış gibi kabul edilir.
275)İmamın cehri okuduğu secde ayetini namaz kılmayan duyarsa secde gerekir mi?
Evet gerekir.
276)Musalli,namaz kılmayanın okuduğu secde ayetini duyarsa tilavet secdesi gerekir mi?
Evet gerekir.
277)Namazda okunan secde ayetinin tilavet secdesi namaz dışında yapılabilir mi?
Hayır yapılamaz.
278)Kadınlar özel hallerinde tilavet secdesi yapabilirler mi?
Hayır yapamazlar.
279)Secde ayetinin tercümesi okunduğunda tilavet secdesi vacip olur mu?
Evet olur.
280)Tilavet secdesi namaz dışında cemaatle yapılabilir mi?
Hayır yapılmaz.
281)Abdestin bozulması tilavet secdesini bozar mı?
Evet bozar.
282)Bir kişi namaz dışında tilavet secdesini nasıl yapar?
Abdestli kıbleye döner niyet eder ellerini kaldırmadan tekbir getirip direk secdeye yatar.Bir kere secde yapar tekbir
getirerek ayağa kalkar ayakta semiğna ve etağna ğufranake Rabbena ve ileykel masîr der.. Bunu okuması müstehaptır.
283)Kuranda kaç yerde secde ayeti vardır?
14 yerde vardır.
284)Öğle namazını kılamayan bir kişi ikindi namazında bunu nasıl kaza eder?
Önce öğlen namazını kaza eder sonra ikindi namazını kılar.
285)Başlanan bir sünnet namaz yarıda bırakılırsa bu namazın kazası olur mu?
Hayır olmaz.
286)Cenaze namazının hükmü nedir?
Farzı kifayedir.
287)Cenaze namazında kaç kişi cemaat olmalıdır?
Cenaze namazında cemaat şart değildir.
288)Kadınlar cenaze namazı kılabilir mi? Evet kılabilir.Cemaatle de tek başına da kılabilir.Farzı kifaye de ifa edilmiş olur.
289)Rüku ve secdesi olmayan namaz var mıdır?
Cenaze namazıdır
290)Erkeklerin kefeni kaç kısımdır?
3 kısımdır: Gamis,İzar ve Lifafe dir.
291)Cenazeyi yıkamak için su yoksa ne yapılır?
Teyemmüm yaptırılır.
292)Ölünün saç sakal tıraşını yapmak tırnak kesmek saçını taramak caiz midir?
Hayır hiçbir şey yapılmaz.
293)Mavi bezden kefen olur mu?
Olabilir.Efdal olanı beyazdır.
294)Cenaze namazında imama sonradan uyan kişi ne yapar?
İmamın selamından sonra o selam vermez yetişemediği kaç tekbir varsa dualarını okumadan peş peşe o tekbirleri getirir
selam verir.
295)Cenaze namazında tekbirin biri eksik olsa namaz geçerli olur mu?
Hayır olmaz.
296)Cenaze namazının rükünleri(farzları) nelerdir?
4 tekbirle kıyamdır.
297)Cenaze namazının vacipleri nelerdir?
Selamdır.
298)Cenaze namazının sünnetleri nelerdir?
Sübhaneke,salli barik ve cenaze duası ve imamın cenazenin göğsü hizasında durmasıdır.
299)Cenaze namazını şartı nedir?
Niyettir.
300)Cenaze namazı bütün vakitlerde kılınabilir mi?
3 mekruh vakit dışında tüm gün kılınabilir.
301)Cenaze namazını neler bozar?
Namazı bozan her şey cenaze namazını da bozar.
302)Sağ doğup hemen ölen çocuğun cenaze namazı kılınır mı?
Yıkanır kefenlenir ve kılınır?
303)Ölü doğan çocuğun cenaze namazı kılınır mı?
Yıkanır bir beze sarılır cenaze namazı kılınmadan defnedilir. 304)Orucun kurandaki adı nedir?
Savm dır.
305)Oruç kimlere farzdır.
Müslüman,akıllı,ergenlik çağında olan oruç tutmaya gücü yeten,mukim olan herkese farzdır.
306)Ru’yet-i Hilal nedir?
Ramazan orucu için şaban ve ramazan hilalinin bayram içinde şevval hilalinin gözlemlenmesidir.
307)Oruç çeşitleri nelerdir?
Farz Olan Oruçlar:Ramazan orucu,ramazan orucunun kazası,kefaret oruçları..
Vacip Olan Oruçlar:Adak ve bozulan nafile oruçların kazası
Sünnet Olan Oruçlar: Muharrem ayının 9-10-11. günleri oruç tutmak.
Müstehap Olan Oruçlar: Kameri ayların 13-14-15. günleri,pazartesi Perşembe günleri, 6 şevval orucu
Mekruh Olan Oruçlar:
a-Tenzihen Mekruh: Muharrem ayının sadece 10. günü,yalnız Cuma gününü oruçlu geçirmek
b-Tahrimen Mekruh: Ramazan bayramının 1. Kurban bayramının ilk 4 gününü oruçlu geçirmektir.
308)Ramazan orucuna nasıl ve ne zamana kadar niyet edilebilir?
Akşam namazından sonra öğlen öncesine kadar niyet edilebilir. Dil ile niyeti unutan bir kişinin kalbinde ki niyeti veyahut
sahura kalkması niyet yerine geçer.
309)İmsaktan önce niyet edilmesi gereken oruçlar hangileridir?
Kefaret oruçları,nafilenin kazası,adak oruçları ve ramazan orucunun kazasıdır.Bunların imsaktan sonra ki niyetleri geçerli
değildir.Tutulursa nafile olur.
310)Oruca niye eden ve sahur yemeği yiyen ama imsaktan önce niyetinden dönene ne gerekir?
Dönebilir bir şey gerekmez.
311)Ramazan ayının girdiğini bilen kişi orucu ne tutmaya nede tutmamaya niyet etti ise bu kişinin durumu nedir?
Oruçlu değildir.
312)Ramazanda geceden bayılan ve istiva zamanından önce ayılan kişi oruca niyet etse olur mu?
Olur.
313)Oruçta serinlemek için yıkanmak caiz midir?
Caizdir.
314)Oruçlunun gül yağı,esans,parfüm kullanması caiz midir?
Caizdir
315)Kimler oruç tutmayabilir? Hasta,seferi,gebe,yaşlı,cihada gidenler ve özürlüler tutmayabilir.
316)Ramazan orucunu bozmakla sadece kazayı gerektiren durumlar nelerdir?
Tedavi amaçlı orucu bozmak,Mu’tad dışı ikrah edilerek çiğ et,hamur,toprak,bir avuç tuz,ham meyve ve yanlışlıkla bir şey
yemek kazayı gerektirir.
317)Oruçta kefaret nedir?
Ramazan orucunda bile bile bir şeyin yenilip içilerek orucun taammüden bozulmasıdır.Bu kişi iki kameri ay ara
vermeden oruç tutacak bir günde kazasını tutacaktır.Kameri ayı takip edemeyen kefaret borçlusu 60 gün ceza olarak bir
günde kaza olarak peş peşe oruç tutar.
318) Ramazan orucunun kazasını tutarken bile bile bu orucu bozana ne gerekir?
Sadece bozduğu orucun kazası gerekir.
319)Kefaret orucunda özürlü kadın ne yapar?
Özründen temizlendiğinde kaldığı yerden ara vermeden devam eder.
320)Orucun fidyesi nedir?
Orucun kazasını tutmaya gücü yetmeyen sürekli hasta ve ihtiyarların tutamadığı her bir gün oruç için sabah akşam bir
fakiri doyurmasıdır veya bu yemeğin bedelinin para olarak fakire verilmesidir.
321)Ramazan orucunda kefaret borcu olan bir kişi fidyesini nasıl öder?
A-60 fakiri sabah akşam doyurması B-120 fakiri bir öğün doyurması C-Bir fakiri atmış gün doyurması D-Bir fakire atmış
gün o parayı günü gününe ödemesi lazımdır. Ancak bir fakire 60 günlük fidye parasını tek seferde veremez.
322)Oruç kefaretini düşüren sebepler nelerdir?
Bile bile ramazan orucunu bozan kefaret sahibi eğer aynı günde hastalandı ise veya kefaret sahibi kadınsa ve ay haline
rastlarsa kefaret düşer.
323)Kefareti mucip olan bir kişi aynı gün sefere çıksa kefaret düşer mi?
Düşmez.
324)Oruçlu abdest alırken elinde olmadan boğazına su kaçırdı ise ne gerekir?
Kaza gerekir.
325)Oruçlu kendi isteği ile ağız dolusu istifra etti ise ne gerekir?
Kaza gerekir.
326)Oruçlu kişi kendi isteği ile sigara dumanını içmeden içine çekti ise ne gerekir?
Kefaret gerekir.
327)Oruçlu kişi unutarak yedi ve içti ise orucu bozulur mu?
Hayır bozulmaz orucuna devam eder.
328)Kendi isteği ile olmadan istifra etmek orucu bozar mı?
Hayır bozmaz.
329)Hastaların kullandığı nefes açıcı spreyler orucu bozar mı? Bozmaz.
330)Göz,burun ve kulak damlaları,dil altı hapları orucu bozar mı?
Hayır bozmaz.
331)Tedavi amaçlı ağrıyı dindirici enjeksiyonlar orucu bozar mı?
Hayır bozmaz.
332)Oruçlu kişiye gıda keyif kuvvet verici enjeksiyonlar orucu bozar mı?
Evet bozar.
333)Kan vermek orucu bozar mı?
Hayır bozmaz.
334)Hastaya serum vermek orucu bozar mı?
Evet bozar.
335)Unutarak yiyen,oruçlu iken tabi olarak istifra eden kişi orucun bozulmadığını bildiği halde yemek yese ne olur?
Kaza ve kefaret gerekir.
336)Ramazan ayında 3 gün baygın olan kişi ayıldığında ne yapar?
Bayıldığı günü kaza etmez zira o günün orucuna zaten niyet etmiştir.Diğer iki günü kaza eder.
337)İtikaf nedir?
Ramazanın son 10 gününde Allah rızası için camide ibadet niyetiyle durmaktır.Sünneti müekkededir
338)Fıtır sadakası nedir?
Ramazan ayında nisap miktarına malik her müslümanın yaratılış şükranı olarak kendisinin vermesi vacip olan sadakadır.
Her aile ferdi için fitre vermek gereklidir.
339)Fıtır sadakası için kişinin malından bir yıl geçmesi zorunluluğu var mıdır?
Hayır yoktur.
340)Fitre kimlere verilebilir.
Zekat verilen herkese fitre verilebilir.
341)Fitrenin miktarı ne kadardır?
Sabah akşam bir fakiri doyuracak kadar para miktarıdır.
342)Bir kişi kimlere fitre veremez?
Bakmakla yükümlü olduğu anne baba,kendi çocukları torunlarına fitre veremez.
343)Zekat kimlere farzdır?
Müslüman,âkil baliğ,hür ve zengin olanlara farzdır.
344)Gayri Müslim zekat verebilir mi?
Zekat ile yükümlü değildir. 345)Gayri Müslime zekat verilir mi?
Hayır verilemez.
346)Nisap miktarı ne demektir?
Kişinin bir yıllık aile ihtiyaçlarını tümü ile giderdikten ve borçlarını kapattıktan sonra elinde kalan servetinin 80.18 gram
altına tekabül etmesi nisap miktarıdır.Servetin zekatı gerektiren miktarı diye de ifade edilebilir.
347)Altının zekat miktarı ne kadardır?
20 miskal yani 80,18 gramdır.
348)Gümüşün nisap miktarı ne kadardır?
200 dirhem yani 561 gramdır.
349)Havaic-i Asliye nedir?
Kişinin asli ihtiyaçlarıdır. Bir insanın ve ailesinin temek ihtiyaç maddeleri,ev,araba,giyim eşyası,ticaret için olmayan ev
aletleri,bir yıllık maişet bedelidir ki bunlara zekat düşmez.
350)İnci zümrüt elmas gibi ticaret malı olarak kullanılmayan süs eşyalarından zekat alınır mı?
Hayır alınmaz.
351)Nisap miktarı parası veya malı olan bir kişini o kadarda borcu olsa zekat düşer mi?
Hayır düşmez.
352)Ev,dükkan aletleri nakil vasıtalarına zekat düşer mi?
Hayır düşmez.
353)Alacağı olan kişi henüz parasını tahsil edememiş ise zekat düşer mi?
Hayır düşmez.
353)Koyunların nisabını anlatınız?
Bir yıl üzerinden geçince : 40 dan 120 ye kadar 1 tane koyun, 121 den 201 e kadar 2 koyun……
354)Büyükbaş hayvanların nisabını anlatınız?
30 da 1 dir. 2 yaşına giren bir erkek veya dişi dana verilir.
355)Nisap miktarı malda aranan özellikler nelerdir?
-Büyüyen,artan bir mal olacak. Örn:Malın ticaret,ziraat veya doğumla artması gibi…
356)Kadın kocasından mehir alacağına zekat verir mi?
Hayır veremez.
357)Zilyet nedir?
Malın mülkiyetine fiilen sahip harcama yetkisi olan kişidir.
358)Havl-i Havelan nedir?
Zekat verilecek nisap miktarı malın üzerinden bir kameri yılın geçmesidir. 359)Altın,gümüş,para,ticari mallar ve saime hayvanlarda havl-i havelan uygulanır mı?
Evet uygulanır.
360)Toprak ürünleri ve madenlerde havl-i havelan uygulanır mı?
Hayır uygulanmaz.
361)Saime nedir?
Yılın yarısından fazlasını merada otlayarak geçiren hayvanlardır.
362)Öşür nedir?
Toprak mahsüllerinin zekatıdır.Masraflar çıkınca hasatın 10 da birinin verilmesidir.
363)Madenlerin zekatı nasıldır?
5 de birdir.
364)Ödünç verilen paraların zekatı nasıldır?
Bunlar tahsil edildikten sonra geçmiş yılların zekatı verilir.
365)Zekatta niyet şartmıdır?
Evet şarttır.
366)Zekat malı kayboldu veya çalındı ise zekat düşer mi?
Hayır düşmez.
367)Kişi fakire zekatını verdi ama niyet etmedi ise zekatı kabul olur mu?
Mal fakirin elinden çıkmış ise olmaz. Hala elinde ise niyet eder ve kabul olunur.
368)İzinsiz olarak başkasının malından zekat verilir mi?
Hayır verilmez.
369)Kişi yılın belli zamanlarında fakirlere dağıttığı mal ve para için bir süre geçtikten sonra onlar benim zekatım olsun dese
olur mu?
Hayır olmaz.Her verdiğinde zekat niyeti ile vermesi lazımdır.
370)Malının tamamını sadece sadaka niyeti ile verenin zekat borcu düşer mi?
Evet düşer.
371)Zekatın sahih olması için gereken şartlar nelerdir?
-Niyet,-temlik.
372)Temlik nedir?
Zekatın bizzat fakirin eline ulaşmasıdır.
373)Bir fakire nisap miktarını dolduracak kadar zekat verilebilir mi?
Verilebilir, mekruhtur.
374)Zengin, kiracısından ücret almayıp bunu zekatıma sayıyorum dese olur mu? Hayır olmaz zira fakirin eline geçmiyor.
375Kişi fakire borç verdi ve sonradan borcu almayıp bunu zekatına sayabilir mi?
Eğer hala mal fakirin elindeyse olur.Harcadıysa olmaz.
376)Fakirde ki alacağını zekatına saymak isteyen kişi ne yapar?
Alacağı kadar parayı fakire zekat olarak öder. Fakir ise aldığı parayı borcunu ödemek üzere iade eder. Böylece zekat
ödenmiş olur.
377)Haram maldan zekat olur mu?
Hayır olmaz.Ya sahibine iade edilir ya da fukaraya dağıtılır.
378)Ev parası biriktiren kişi bir yıl geçince nisap miktarı paradan zekatını verir mi?
Evet verir.
379)Ortak iki kişiden biri ortağının haberi olmadan onun zekatını verse olur mu?
Olmaz sadece kendi zekatını vermiş olur.Ortaklar ibadette birbirinin vekili değildir.Ancak zekat için vekil tayin etmişse
olur.
380)Kişi zekatını araştırdığı halde yanlışlıkla fakir olmayana verdi ise zekat olur mu?
Evet olur.
381)Kişi zekatını araştırmadan fakir zannıyla zengin birisine verdi ise zekat olur mu?
Olmaz.
382)Kişi “falan kişide alacağım parayı sen al o sana zekatım olsun” dese,fakirde o parayı alsa zekat kabul olur mu?
Olur.
383)Zekat borcu olan kişi vermeden ölse malından zekat alınır mı?
Hayır niyet etmediği için alınmaz.
384)Gayri Müslim den zekat alınır mı,verilir mi?
Alınmazda verilmezde.
385)Bir kişinin zekatla yükümlü olmasının şartları nelerdir?
a-mükellef olması , b-nisap miktarı malı olması , c-malın nami olması , d-zilyetlik , e-havli havelan , f-borçlu olmamak
386)Zekatta,hac parası borçtan sayılır mı?
Hayır hac parasını düşemez.
387)Balın zekatı nasıldır?
10 da birdir.
388)Kimlere zekat verilmez?
Ana-baba,Büyük baba,babanne,çocuk,torun,eşler birbirine,zengine,gayri Müslime,cami çeşme gibi yerlere zekat
verilmez.
389)Ölen bir kişiye zekat verilir mi? Verilmez zira temlik gerçekleşmemiş olur.
390)Ticaret malı için alınıp satılan hayvanların zekatı nasıldır?
Kazandığı kârdan 40 da bir verilir.
391)38 koyunu 29 ineği 4 devesi olan kişi zekat verir mi?
Hayır vermez.
392)500 gram altını olan kişi fakire 40 gram altın bilezik verse ileriki yılların zekatını da vermiş olur mu?
Evet olur.
393)Hac ibadeti hangi yıl farz kılındı?
Hicri 9.yıl da
394) Hz. Peygamber kaç hac yapmıştır hangi yılda yapmıştır?
Hicri 10.yılda bir hac yapmıştır.
395)Hac kimlere farzdır?
Müslüman,akil baliğ,hür,zengin ve hac zamanının idrak eden kişilere farzdır.
396)Haccın edasının şartları nelerdir?
Sağlıklı olmak,hacca gitmesinde bir engel olmamak,yol emniyeti,kadının mahreminin yanında olması,kadının iddet
süresinin bitmesi.
397)Haccın sıhhatinin şartları nelerdir?
İslam,özel yerler,özel vakit ve ihramdır.
398)İhram ne demektir?
Hac ve umre niyetiyle diğer zamanlarda helal olan işlerin hac ve umre esnasında kişiye haram kılınması demektir. Hac ve
umrede erkeklerin örttüğü iki parçalık örtüye de ihram denir.Kadınların normal elbisesi ihram hükmündedir.
399)Mikat mahali ne demektir?
İhrama girilmesi gerekli olan yerlerdir.
400)Haccın farzları nelerdir?
Haccın farzları birisi şart ikisi rukün olmak üzere 3tür.İhram şartıdır,arafatta vakfe ve kabeyi tavafta ruknüdür.
401)Umrenin hükmü nedir?
Sünnet-i Müekkededir.
402)İhram yasakları nelerdir?
Güzel koku süremez,cinsi mukarenet yapamaz,avlanamaz,ağaç kesemez,ot koparamaz,canlı öldüremez ,tıraş olamaz vb
403)Muhrim (ihramlı) in şemsiye, yüzük, kemer ve giymeden paltoyu omzunda taşıması caiz midir?
Evet caizdir.
404)Telbiye nedir? Hac veya umre niyetiyle ihrama girecek bir müslümanın mikat yerinde ihrama niyet ettikten sonra,söyleyerek ihrama
girmiş sayıldığı ve Allahın davetine icabet ettiğini belirten ”Lebbeyk Allahümme Lebbeyk… “cümlesidir.
405)Hac için ihram ve niyet nedir?
Şart ve rukündür.
406)İhramın rukünleri nelerdir?
Niyet ve telbiyedir.
407)Mikat yerinde niyet edip telbiye getiren kişi ihrama girmiş olur mu?
Olur.
408)Mekke’ye hac veya umre dışında dünyalık bir gaye ile girecek kişiye ihram gerekli midir?
Evet umre yapıp ihramdan çıkabilir.
409)Afaki ne demektir?
Mekke dışından hac için gelenlerdir.
410)Muhrim kan aldırığ diş çektirip iğne yaptırabilir mi?
Evet yaptırabilir.
411)Muhrim balık avlar mı?
Evet avlayabilir.
412)Arafat vakfesinin zamanı ne zamandır?
Zilhiccenin 9.günü zeval vaktinden bayramın 1.günü fecri sadık a kadardır.
413)Vakfe nedir?
Haccın rukünlerinden olup Arafat’ta belli vakitte kısa biz zaman bulunmaktır.Bu vakitte Arafat’ta kişinin araba
ile,yürüyerek geçmesi,uyuması,baygın olarak burada belli vakit durması fark etme.Vakfe yapmış sayılır.
414)Vakfeyi abdestli yapmanın hükmü nedir?
Sünnettir.
415)Vakfede oruçlu olmamanın hükmü nedir?
Sünnettir.
416)Cemi takdim de ki tertibi söyleyiniz?
Ezan okununca öğlenin ilk sünneti kılınır. Kametten sonra öğlenin farzı kılınır.İkinci kamet ile ikindinin farzı kılınır.İki farz
arasında namazların sünnetleri kılınmaz.
417)Cemi te’hir de ki tertibi söyleyiniz?
Yatsı ezanı okununca kamet getirlir.Akşamın farzı kılınır ardından kamet getirilmeden yatsının farzı kılınır.Ardından
yatsının son sünneti ve vitir kılınır.
418)Cemi takdim in hükmü nedir?
Sünnettir. 419)Cemi te’hir in hükmü nedir?
Vaciptir.
420)Tavaf nedir?
Hacer-ül Esved hizasından başlayıp Kabe’yi sola alarak 7 defa Kabe’nin etrafında dönmektir.Her bir dönüşe Şavt denir.
421)Kaç çeşit tavaf vardır?
3 Çeşit tavaf vardır: Kudüm,ziyaret,veda tavaflarıdır.
422)Kudüm tavafı nedir?
Arafat vakfesinden önce Mekke ye gelen hacıların yaptıkları Mekke’ye ilk geliş tavafıdır,sünnettir.
423)Ziyaret tavafı nedir?
Farz olan tavaftır.Vakti mahsusunda yani Kurban bayramının 1.gününde fecri sadıktan başlayarak kurban bayramının ilk
3 gününde yapılır.4.günü veya sonra ki günlerde de yapılabilir ama ceza kurbanı gerekir.
424)Veda tavafı nedir?
Afakiler için memleketlerine dönerken yaptıkları vacip olan en son tavaftır.
425)Şeytan taşlamaların tertibini söyleyiniz?
1.günü: Akabe cemresine 7 taş atılır. 2. ve 3.günlerde küçük orta ve büyük(Akabe) şeytanlara 7şerden 21 taş atılır.
4.günü acelesi olmayanlar yine 21 taş atarlar acelesi olanlar 3.gün giderler. 7+21+21 = 49 + 21 = 70 taş atılmış olur. Her
zaman ilk önce küçük,orta ve büyük sırası gözetilmelidir.
426)Arafe ve kurban bayramının ilk 4 günü umre yapmanın hükmü nedir?
Tahrimen mektuhtur.
427)Haccın vacipleri nelerdir?
Sa’y, Müzdelife Vakfesi,Şeytan taşlama,tıraş olma,veda tavafı
428)Say nedir?
Safa ve Merve tepeleri arasında 7 kere gidip gelmektir. 4 gidiş+3 geliştir.
429)Iztıba nedir?
Tavafa başlamadan önce üst ihramının bir ucunu sağ koltuğun altından geçirip sol omzunun üzerine atmasıdır.Sağ omuz
açıkta kalır.
430)Remel nedir?
Tavafın ilk 3 şavtında erkeklerin adımları kısa atarak omuzlarını silkeleyerek süratlice yürümeleridir.Erkeklere sünnettir.
431)Hervele nedir?
Safa ve Merve tepeleri arasında sa’y yaparken iki yeşil direk arasında erkeklerin koşarak geçmeleridir. Sünnettir.
432)Haccın çeşitleri nelerdir?
Haccı İfrat, Haccı Temettü,Haccı Kıran
433)İfrat haccı nedir? Yalnız hac için ihrama girilir,umresiz yapılan hacdır,kurban gerekmez.
434)Temettü haccı nedir?
Umre ve haccı iki ayrı ihramla yapmaktır.Yani hacı,önce ihrama girip umresini yapar sonra ihramından çıkar arafe
günüde ihramına girip haccını yapar.Kurban kesmek bu hacıya vaciptir.
435)Kıran haccı nedir?
Umre ve haccı bir ihramla yapmaktır ki umreyi yapıp hac gününe kadar ihramdan çıkmaz.İhram yasaklarına uyar.Haccını
yapar kurban kesmek buna da vaciptir.
436)Hacda kadınlar saçlarını tıraş edebilirler mi?
Hayır sadece saçlarının uçlarından biraz keserler.
437)Haccı ve umreyi bozup kazayı gerektiren durumlar nelerdir?
Hac için ihrama girenin arafat vakfesinden önce cinsi mukarenette bulunması
438)Hedy nedir?
Hac ve umrede kesilen kurbanlara denir.
439)Haccı kırana niyetlenen kadın daha umre tavafını yapmadan ay halini görürse ne yapar?
Umresi bozulur sadece ifrat haccı yapar.
440)Haccı temettüye niyetlenen kadın ihrama girmiş ve ay hali görmüş ise ne yapar?
Hac için niyet ve telbiye yaparak umre ihramını iptal eder ve ifrat haccı yapar.Şükür kurbanı(Hedy)gerekmez.Hacdan
sonra umreyi kaza eder ve ceza kurbanı keser.
441)Bedene nedir?
Hacda ihramlının işlediği bir kabahatten dolayı kesmesi gereken büyükbaş hayvanlardır.
442)Dem nedir?
Haccın vaciplerini terk eden veya tehir eden kişinin kesmesi gereken ufak baş hayvanlardır.
443)İhsar kurbanı nedir?
Hac veya umre için ihrama girenin bir özürden dolayı vakfe veya tavaf yapmadan ihramdan çıktığında kesmesi gereken
kurbandır. Kıran haccı yapan kişi iki kurban kesecektir.
444)Nezir kurbanı nedir?
Haremde kesilmek üzere adanan kurbandır.
445)Ceza kurbanı nedir?
Haccın vaciplerinden birinin terki veya tehirinden dolayı kesilen kurbandır.
446)Şükür kurbanı nedir?
Temettü veya kıran hacını yapanların kestiği kurbandır.Hedy de denir. 447)Şükür kurbanını kesemeyen hacılar ne yapar?
10 gün oruç tutar.3 gününü Mekke’de 7 gününü de memleketinde tamamlar.
448)Bedel haccı nedir?
Aciz,hasta veya ölenin yerine vekaleten bir kişinin yaptığı hacdır.
449)Kurbanın hükmü nedir?
Vaciptir.(Hanefilerde)
450)Kurbanı kimler keser?
Müslüman,akil baliğ,hür,mukim ve zenginler keser.
451)Kurban nisabının zekat nisabından farkı var mıdır?
Kurban nisabında artıcı olması(nâmi) ve bir yıl geçmesi (havli havelan) aranmaz.80,18 gram altına değer mal varsa
kurbanını keser.
452)Bayram gününde zengin olana kurban vacip midir?
Vacip olur kesmelidir.
453)Büyükbaş sığırı kendi için alan bir kişi sonradan ona ortak alabilir mi?
Alabilir ama mekruhtur.
454)Büyük baş sığırda ki 7 ortaktan biri kurbana adak kurbanı diye katılsa olur mu?
Olmaz.
455)Hangi hayvan kurban olmaz?
Bir veya iki gözü kör,fazla zayıf,fazla topal,kulağı veya kuyruğunun 3te 1inden fazlası kopan,dişleri
dökük,kulaksız,hasta,uzvu eksik olanlar,kurban olabilecek yaşını doldurmayanlar kurban olamaz.
456)Kurbanın sahih olmasını şartları nelerdir?
A-Kurban edilmesine engel kusur olmayacak. B-Vaktinde kesilecek(Bayramın ilk 3 günü)
457)Kurbanın ruknü nedir?
Onu kesmektir(Onun bedelini vermekle kurban kesilmiş sayılmaz)
458)Kadın kurban kesebilir mi?
Evet kesebilir.
459)Akika kurbanı nedir?
Doğan çocuk için kesilen şükür kurbanıdır. Bu kurbana nesike kurbanı da denin. Sünnettir.
460)Yemin nedir?
Sözü,Allah adını anarak kuvvetlendirmektir. 461)Yemin kaç çeşittir?
3 çeşittir:Yemini kamus,yemini münakide, yemini lağv.
462)Yemini kamus nedir?
Geçmiş veya şimdiki zamana ait bir iş üzerine bilerek yapılan yalan yere yemin etmektir.Büyük günahtır.
453)Yemini kamusun kefareti nedir?
Yoktur. Kefaretle affolunmaz. Helallik gerekir.
454)Yemini münakide nedir?
Geleceğe ait bir işi yapmak veya yapmamak üzere yapılan bir yemindir.Örn:Vallahi şu işi yapacağım veya yapmayacağım
lafzını kullanarak yapılan yemin.
455)Yemini münakitte kefaret gerekir mi?
Evet gerekir.
456)Vallahi ramazan orucunu tutmayacağım diyen bir kişi ne yapmalıdır?
Yeminini bozup kefaret ödemesi gerekir.
4567)Vallahi şu eve grimeyeceğim,Vallahi şu yemeği yemeyeceğim gibi mübah bir şeye yemin eden kişi ne yapmalıdır?
Yeminini bozup kefaret eder.
458)Yemini hataen unutarak veya baskı altında bozana kefaret gerekir mi?
Evet gerekir.
459)Yemini lağv nedir?
Geçmiş veya şimdiki zamana ait bir iş üzerinde öyle olduğunu sanarak yapılan yemindir.Örn:Unutarak bir kişi yapmadığı
halde vallahi İstanbul’a gittim demesi gibi.
460)Yemini lağv da kefaret gerekir mi?
Hayır gerekmez.
461)Yemini yapan deli ve çocuk ise yemin geçerli midir?
Hayır geçersizdir.
462)Yemini yapan bu sözle yemini kastetmedi ise bu yeni olur mu?
Hayır olmaz.
463)Yemini yapan gayri Müslim ise yemini sahih midir?Kefaret gerekir mi?
Hayır sahih değildir.Zira kefarette bir ibadettir.Gayri Müslimlere ibadet olmaz.
464)Yemin esnasında olmayan bir şeye yemin edilir mi?Örn: Vallahi bu testide olan suyu içmeyeceğim dese bu yemin caiz
midir?
Hayır değildir. 465)Allahın bütün isimleri ile yemin edilir mi?
Evet edilir.
466)Yemin harfleri hangileridir?
V-B-T: Vallahi-Billahi-Tallahi
467)Kişi şöyle yaparsam helal olan bana haram olsun diye yemin etse ne olur. Örn: Şuraya gidersem et yemeği bana haram
olsun.
Dilerse yeminini tutar.Dilerse yeminini bozup kefaretini verir.
468)Hangi yemine kefaret gerekir?
Yemini münakide.
469)Yeminin kefareti nedir?
10 fakiri sabah akşam doyurmaktır(10 oruç fidyesi). Veya 10 fakiri tam giydirmektir.Gücü yetmezse 3 gün oruç
tutmaktır.
470)Yemin bozulmadan kefaret verilebilir mi?
Hayır verilemez.
471)Maddi durumu yerinde olan,yemin kefareti için oruç tutabilir mi?
Hayır fakir doyurmak önceliklidir.
472)Adak nedir?
Kişinin dinen yükümlü olmadığı halde,farz vacip türü bir ibadeti yapacağını vaat etmesi Allah’a söz vermesidir.
473)Çocuğun ve delinin adağı caiz midir?
Hayır caiz değildir.
474)Adakta bulunması gereken şartlar nelerdir?
A-Adak dinen mantıklı ve mümkün olacak (Gece oruç tutacağım..) gibi B-Adak dinen ibadet ceşidi olmalıdır(şu işim
olursa şarap içmek adağım olsun) C-Adanan şey farz vacip cinsi bir ibadet olmalıdır. D-Adanan malın adayanı
mülkiyetinde bulunması. E-Adanan şey adayana önceden farz vacip olmamalıdır(şu işin olursa beş vakit namaz kılacağım
gibi)
475)Kişi şu işim olursa mum yakacağım,horoz keseceğim,helva dağıtacağım,çaput bağlayacağım dese adak olur mu?
Hayır olmaz.
476)Adak kaç çeşittir?
A-Mutlak Adak B-Mukayyet Adak
477)Mutlak adak nedir?
Herhangi bir şarta bağlı olmayan adaktır. Örn:Allah için şu kadar oruç tutacağım gibi. 478)Mukayyet adak nedir?
Belli bir şartın gerçekleşmesi üzerine yapılan adaktır. Örn:Allah şifa verirse şu kadar sadaka vereceğim,oğlum okulu
bitirirse kurban keseceğim gibi.
479)Falanla konuşursam,yalan söylersem,içki içersem 40 gün oruç tutayım diyen bir kişi ne yapmış olur?
Mukayyet bir adak adamıştır ve aynı zamanda yemin etmiş sayılır.(Yemini münakide)Bu kişi şartını bozarsa ya 10 fakiri
doyuracak yada 3 gün oruç tutacak.
480)Adağın hükmü nedir?
Vaciptir. Vaat ettiğini yapması gerekir.
481)Adağın kefareti nedir?
Yemin kefaretidir.
482)Tavuk,horoz ve benzeri kurban adak olur mu?
Hayır olmaz.
483)Adak kurbanının etinden adayanın kendisi ve akrabaları yiyebilir mi?
Hayır yiyemez, fakirin hakkıdır.
484)İki taraflı iddia (Ben yenersem bana şunu vereceksin,sen yenersen ben sana şunu vereceğim gibi) caiz midir?
Hayır caiz değildir, haramdır.
485)Tek taraflı iddia caiz midir?
Caizdir.
486)Ehli kitabın kestiği yenir mi?
Yenir caizdir.
486)Delinin kestiği yenir mi?
Hayır caiz değildir.
487)Besmeleyi kasten terk edenin kestiği yenir mi?
Hayır yenmez.
488)Kadının ve çocuğun kestiği yenir mi?
Evet yenir.
489)Besmeleyi unutarak terk edenin kestiği yenir mi?
Evet yenir.
490)Elektro şok veya tabancayla bayıltılıp usulüne göre kesilen hayvanın eti yenir mi?
Evet yenir. 491)Kesilen hayvandan çıkan yavru canlı ise yenir mi?
Evet yenir.
492)Katır ile eşek eti yenir mi?
Hayır haramdır.
493)At eti yenir mi?
Helaldir ama ziraat ve binek ve savaşta kullanıldığı için mekruhtur.
494)Pislik yiyen hayvanların eti yenir mi?
Mekruhtur,tavuğu 3 gün,koyunu 4 gün,büyükbaşı 10 gün hapsedip yemle besledikten sonra yenilebilir.
495)Putperestin avladığı yenir mi?
Hayır yenmez.
496)Besmeleyi kasten terk edenin avladığı yenir mi?
Hayır yenmez.
497)Av için eğitilmemiş hayvanın avladığı yenir mi?
Hayır yenmez.
498)Nikahta asıl olan nedir?
İcap ve kabuldür.
499)Organ nakli caiz midir?
Caizdir, zaruret ve doktor raporları halinde vericinin ölmüş olması,karşılığında ücret alınmaması,organ sahibinin
yakınlarından izin alınması ve nakledilecek kişinin izninin olması lazımdır.
500)Diş kaplamak caiz midir?Evet caizdir
İSLAM TARİHİ BİRİNCİ BÖLÜM
1-Kabeyi kim inşa etti?Allahü Teâlâ’nın emriyle önce Melekler, sonra Hazreti Adem ve ve Şit Aleyhisselam; peygamberlerden son olarak da İbrahim Aleyhisselam ile oğlu Hazreti ismail
2-Kâbede Mübarek Vazifeler nelerdir?Kabe’nin anahtarlarını elinde tutmak olan Hicâbet Zemzem suyunu ve hacıların su işlerini idare etmek olan Sikâye; ziyaretçileri barındırma ve müsafirlik işlerini ayarlamak olan Rifâde’dir.
3-Peygamberimizin Yüce Soyu Peygamberimiz Aleyhisselâmın yüce soyu kime dayanır? İbrahim Aleyhisselâmın oğlu Hazreti İsmail’e dayanır
4-Peygamberimizin süt annesinin adı nedir?Hz.Halime
5-Peygamberimiz annesini kaç yaşında iken kaybetti? Hazreti Âmine, oğlu ve kölesi ile beraber Medine’ye gidip Hazreti Abdullah’ın kabrini ziyaret makdadı ile Medine’ye ulaştılar. Ziyaretlerini yaptıktan sonra, geri dönerken Medine yakınlarındaki Ebvâ köyünde hastalanan Hazreti Âmine 577 yılında vefat etti.
6-Peygamberimizi dedesi Abdulmuttalibe kim getirip teslim etti?Altı yaşında anasından da yetim kalan Peygamberimiz Aleyhisseİâm’ı kölesi Ümmü Eymen Mekke’ye getirip dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti.
7-Dedesi Abdulmuttalibin vefatından sonra kimin himayesinde kaldı?Peygamber Efendimiz, İki sene geçip sekiz yaşına geldiği zaman, dedesi Kureyşin reisi Abdülmuttalipde vefat etti. O vefat ederken oğulları içinde Ebû Talib’e, yeğenine bakmak vazifesini verdi.
8-Peygamberimiz Hz.Hatice ile kaç yaşında iken evlendi?Hazreti Hatice ile izdivacı (M.596)Peygamber Efendimiz 25 yaşında iken Hz.Hatice ile evlendi.
9-İlk Vahiy Peygamberimize ne zaman geldi?Peygamberlik ve İslam Dininin Gelişi (M.610):Milâdî 610 yılının 27 Ramazan Hıra Dağında Pazartesi Allahü Teâlâ tarafından kendisine gönderilen Melek, Cebrail Aleyhisselâm ilk vahyi getiriyor, Alak Sûresi’nin ilk âyetleri olan “Allah’ın ismiyle oku!” emrini bildiriyordu.
10-İlk Müslümanlar:İslâm ile ilk önce şereflenenler kimlerdir? Hazreti Hatice, Hazreti Ebû Bekir, Hazreti Ali ,Hazreti Zeyd b. Harise’dir.
11-Peygamberimiz aleni davete ne zaman başladı?Peygamberliğin dördüncü yılına rastlayan Mîlâdî 614 senesinde, Hıcr Sûresi’nin 94′ncü âyetiyle bildirilen “Emrolunduğunu açıkça, çatlatırcasına bildir!” ilâhî emri geldi. Peygamberimiz ,vahyin bu emrine uyarak insanları açıktan açığa hak yola çağırmaya başladı. Önce en yakınlarını, akrabalarını, dostlarını ziyaret ederek İslama davet etti.
12-İslâmın ilk devirlerinde işkence gören bu müminler arasında en meşhurları kimlerdir? Hazreti Bilal Habeşî, Hazreti Ammar b. Yâsir ve babası Hazreti Yâsir ile annesi Hazret! Sümeyye, Hazreti Habbab b. Eret, Hazreti Suheyb b. Sinan Rumî, Hazreti Ebû Fukeyhe gibi köleler ve zayıflar; Hazreti Zinnîre, Hazreti Lübeyne ve Hazreti Nehdiyye
13-Müslümanların ilk Cuma namazı kıldıkları yerleşim yerinin adı Ranuna
14- Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa
15- Peygamber Efendimiz (s.a.v.) altı yaşında annesiyle beraber Medine’den Mekke’ye dönerken, Annesinin hastalanarak vefat ettiği yer Ebva
16-Hz. Hacer validemiz, kızgın güneşin altında susuzluktan kıvranan biricik oğluna (İsmail’ine) hayat verecek suyu bulmak için iki tepe arasında yedi defa canla, telaşla, heyecanla koşuşturur. Hz. Hacer validemizin çabasını sembolize eden ve bugün hacılar tarafından uygulanan eylem Sa’y
17- Kur’an’ın ilk ayetleri Hira Mağarasında 610… tarihinde rüya yoluyla Cebrail aracılığıyla indirilmiştir.
18- Peygamber Efendimiz (s.a.v), vefatı yaklaştığında kendi yerine namaz kıldırmakla Hz.Ebubekiri görevlendirmiştir.
19-Üstü kapatılan ve yeri kaybolan Zemzem suyunu bulup çıkaran, Şeybe
20- Mekke döneminde Müslümanların İslami faaliyetler yapmak amacıyla, evinde gizlice toplandıkları sahabe Hz. Erkam
21- Medine ‘de bulunan Yahudilerin, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğini
22-Peygamberimizin (s.a.v.) anne tarafından dedesinin adı Vehb
23- Peygamber Efendimiz (sav) hayatı boyunca hac ibadetini bir defa yapmıştır.
24- Peygamberimizin (s.a.v.) gençliğinde katıldığı kabile savaşlarına Ficar savaşları denir.
25-Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ailesine Ehl-i Beyt denir.
26- Peygamberimizin (s.a.v) Medinelilerle birlikte gönderdiği ilk Kur’an öğretmeni Hz. Mus’ab Bin Umeyr
27- Kâbe tamir edilirken yerine yerleştirilmesi konusunda anlaşmazlığa düşülen ve tavaf yaparken başlangıç kabul edilen siyah taşın adı Hacerü’l – Esved
28- Mescid-i Nebi’nin yanına fakir ve kimsesiz Müslümanların kalması için odalar yapılmıştı. Bu odalarda kalan ve İslami eğitim gören fakir kişilere Ashab-ı Suffe
29- Raci Vakasında esir edilenlerden biridir. Şehid edilmeden önce namaz kılma geleneğini başlatan ilk kişidir. Müşriklerin kendisine, ‘İslam’dan dönersen seni serbest bırakacağız’ teklifine, ‘İslam’dan döndüğümde yeryüzündeki her şeyi elde edeceğimi bilsem, yinede İslam’dan dönmem’ diyen ayrıca, işkence esnasında müşriklerin ‘Kendi evinde olup, Muhammed’in (s.a.v.) senin yerinde olmasını istemez miydin?’ sorusuna, ‘Muhammed’in (sav) ayağına bir diken parçası bile batmasını istemem’ diyerek şehadeti kazanan sahabe Hz. Hubeyb
30- Peygamberimizin (s.a.v.) yemeğine zehir koyarak öldürmeye çalışan, Müslümanlarla anlaşmayı bozan ve ceza olarak, Müslümanlar tarafından sürgüne gönderilen Yahudi topluluğu Beni Nadir
31- Haşim, Peygamber Efendimizin (sav) babasının dedesidir?
32- Ezan-ı Şerifi bugünkü haliyle rüyasında gören ve bunu Peygambere (s.a.v.) anlattıktan sonra, Peygamberin bunun hak bir rüya olduğunu söylediği sahabe Abdullah bin Zeyd
33-Hz. Peygamber’e süt emzirenler,Amine binti Vehb,
Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe,Halime binti Ebi Züeyb
34-Hz. Peygamber Kâbe hakemliği yaptığında 35 yaşında idi.
35-“Hz. Peygamber’in hicreti Birinci Akabe görüşmesinden sonra 622 yılında gerçekleşti”
36- Hz. Peygamber ikinci Akabe biatı Mekke’de M. 621 tarihinde Zilhicce ayında yapmıştır.
37-Hz. Peygamber, hicretin 6. yılında Umre yapmak üzere 1500 sahabi ile birlikte Mekke’ye doğru yola çıkarken Medine’de yerine Abdullah ibn Ümmi Mektum vekil bıraktı.
38- Müslümanlarla yaptıkları antlaşmayı ilk bozdukları için Medine’den H. 4, M. 625 yılında çıkarılan kabile Nadiroğulları
8. H. 8, M. 629 tarihinde gerçekleştirilen Mute savaşı Bizanslılara karşı yapılmıştır.
9) Sa’d b. Muâz (r.a),Müslümanlarla yaptığı antlaşmayı, ihanet ederek bozan Kureyza Yahudileri hakkında bir sahabi şu şekilde karar vermiştir: “Savaşacak gücü bulunanların tamamı öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak, malları da ganimet sayılacak” Bu isabetli kararı sebebiyle Peygamberimiz de bu sahabiyi şu ifadeleriyle tebrik etmiştir: “Onlar hakkında Allah ve Rasûlü’nün vereceği hükmün aynısını verdin”
10. İlk Müslümanların, maruz kaldıkları sıkıntılardan kurtulmak için hicret ettikleri bölgenin bugünkü ismi Etiyopya
11. Peygamberimiz’in insan haklarına ve evrensel ilkelere vurgu yapan Veda hutbesin okuduğu Veda Haccı Hicret’in 10. yılında gerçekleşmiştir?
12. İlk Cuma Namazı Ranuna Vadisinde kılındı.
13 Hz. Muhammed (s.a.s)’e gelen ilk vahiy “Yaratan Rabbinin adıyla oku!”
14) Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz 40 yaşındayken inmeye başlamıştır.
15. Vefat haberi duyulunca, bizzat Peygamberimiz tarafından kendisine ilk gıyabi cenaze namazı kıldırılan şahıs Necaşi
16. Peygamber Efendimizin Hz. Mariye’den dünyaya gelen çocuğunun ismi İbrahim
17 .Peygamber Efendimizin soyu Hz.Fatıma evladı ile devam etmiştir?
18. “Siyer-i Nebi” ya da “Sîret-i Nebi” iHz. Peygamberin hayatını anlatan kitaplardır.
19. Tarihte ilk ezan Hicretin 1. yılında okunmuştur
20. Günümüzde okunan ezanı, Peygamberimiz (s.a.s) döneminde rüyasında gören ilk sahâbe Abdullah b. Zeyd el-Ensâri
21. Asker sayısı az olsun çok olsun, çarpışma olsun veya olmasın Hz. Peygamberin bizzat katıldığı seferlere Gazve adı verilir.
22. Peygamberimizin (s.a.s) Hz. Hatice ile evliliğinden olan ilk ve son çocuklarının ismi Kâsım-Abdullah
23) İslâm’ı kabul eden ilk erkek, ilk kadın, ilk çocuk ve ilk köle sırası ; Hz. Ebu Bekir-Hz. Hatice-Hz. Ali-Hz. Zeyd
İKİNCİ BÖLÜM
1. Peygamberimiz nerede doğdu ve şimdi nerede bulunuyor? Mekke’de doğdu. Elli yaşından sonra Medine’ye hicret etti. Şimdi Medine’de “Ravza-i Mütaharra”sındadır.
2. Peygamberimizin kaç adı vardır? Güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lazımdır. Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud.
3. Peygamberimizin en çok kullanılan ismi nedir? Hazret-i Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem’dir.
4. Peygamberimizin babasının adı nedir? Abdullah’tır.
5. Annesinin adı nedir? Amine’dir.
6. Süt annesinin adı nedir? Halîme Hatun’dur.
7. Dedesinin adı nedir? Abdülmüttaliptir.
8. Peygamberimiz kaç yaşında iken kendisine fiilen peygamberlik geldi? 40 yaşında.
9. Fiilen kaç sene peygamberlik yaptı? 23 sene peygamberlik yaptı.
10. Fani hayatı kaç yaşında sona erdi? 63 yaşında sona erdi.
11. Peygamberimizin kaç kızı vardı? Dört kızı vardı. 1) Zeynep 2) Rukiyye 3) Ümmü Gülsüm 4) Fatıma (r.a.)’dir.
15. Peygamberimizin kaç oğlu doğdu? Üç oğlu oldu. 1) Kasım 2) Abdullah 3) İbrahim (r.a) hazretleridir.
16. Ezvac-ı Tahiratı yani Peygamberimizin mübarek hanımlarını sayarmısın? Sayarım. 1) Hazret-i Hadice 2)Hazret-i Sevde 3) Hazret-i Aişe 4)Hz. Hafsa 5) Hz. Zeynep b.Huzeyme 6) Hz. Ümmi Seleme 7) Hz. Zeynep binti Cahş Hz. Cuveyriye 9) Hz. Ümmü Habibe 10) Hz. Safiyye 11) Hz. Meymune 12) Hazreti Mariye, (radıyallahü anhüm) validelerimiz. Bunlardan Hz. Hadice (r.a.) validemiz peygamberimizin ilk zevcesidir
17. Peygamberimizin 53 yaşından sonra evlenmesinin sebep ve hikmetlerinin bazılarını sayarımsınız? Peygamberimiz, kabilelerin İslamiyete bağlanmalarını temin, ayrıca kadınlara ait hükümleri kadınlar vasıtasıyla yaymak, bazılarını sefaletten kurtarmak, bazılarının ise iffet ve namuslarını korumak için onlarla evlenmiştir. Asıl hikmet ve gaye kadınlar vasıtasıyla İslam’ı yaymaktır.
18. Peygamberimizin en son vefat eden eşi kimdir? Hz. Aişe (r.a)’dır.
19. Gelmiş ve gelecek insanların en yücesi kimdir? Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve sellem’dir.
20. Peygamber Efendimizin kaç torunu vardır? İki torunu vardır :1) Hasan 2) Hüseyin (radıyallahü anhuma) hazretleridir.
21. İlk Cuma namazı nerede kılınmıştır? Ranuna vadisinde 1
22. Ensardan ilk şehit kimdir?Haris Bin Süreka
23. Hz. Aişe validemiz kimin kızıdır? Hz. Ebu Bekir
24. Allah yolunda ilk kılıcı kim çekti? Zübeyr Bin Avvam
25. Hz. Hafsa validemiz kimin kızıdır? Hz. Ömer
26. Hz. Ömer’in lakabı nedir? Ömer-ül Faruk
27. Peygamberimiz (s.a.v.)’in süt annesinden kız kardeşi kimdir? Şeyma
28. Hicri takvimin üçüncü ayı hangisidir? Rebiül Evvel
29. Peygamberimiz (s.a.v.)’in oğlu İbrahim hangi hanımındandır? Hz. Maria
30. Uhutta vücudu kanlar içinde iken peygambere siper olan kimdir? Hz. Nesibe Hatun
31. Hacılar hangi ayın kaçında Arafat’a çıkar? Zilhicce 9
32. Kim İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanırsınız dedi?Hz. Ömer
33. Sevr mağarasına müşrikler hakkında bilgiyi kim getiriyordu? Abdullah b. EbuBekir
34. Hz. Osman peygamberimizin hangi kızlarıyla evlendi? Rukiye-Ümmü Gülsüm
35-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i övmek için yazılan şiire ne ad verilir? Cevap : Natı Şerif
36. Peygamberimizin [s.a.v.] iki kızı ile evlendiğinden dolayı ‘Zinnureyn’ lakabını alan sahabi kimdir ? ) Hz. Osman (r.a)
37. Hendek Savaşında, hendek kazılarak savunma savaşı yapılması fikri hangi sahabiye aittir? Selman-ı Farisi
38. Peygamber Efendimiz, Medineye hicret ettiğinde evinde 7 ay misafir olarak kaldığı ve kabrinin şu anda İstanbul da bulunduğu sahabi kimdir? Ebu Eyyüb el-Ensari
39. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’ in son savaşı hangisidir ? Tebük Savaşı
40. Peygamber Efendimiz’in Hz. Mariye’den dünyaya gelen çocuğunun ismi nedir İbrahim
41. Peygamber Efendimizin soyu hangi evladı ile devam etmiştir? Fatıma
41. İlk Cuma Namazı nerede kılındı? Ranuna Vadisi
42. Vefat haberi duyulunca, bizzat Peygamberimiz tarafından kendisine İlk gıyabi cenaze namazı kıdırılan şahıs kimdir? Necaşi
43. Aşağıdakilerden hangisi Tebük Savaşına katılmadıkları için haklarında Ayet inen üç Sahabiden kimlerdir?
A) Ka’b b. Malik
B) Mürare b. Rebi
C) Hilal b. Ümeyye
44. Peygamberimizden en cok hadis rivayet eden ve suffa ashabından olan erkek sahabi kimdir? Ebu Hureyre
45. Peygamber Efendimizin öz amcası olduğu halde O’na en çok işkence edenlerden olan, kendisi ve karısı hakkında ayet inerek lanetlenen şahıs kimdir? Ebu Leheb
46. Aşağıdakilerden hangisi Rasulullah’ın vefatından sonra ortaya çıkan ve Hz. Ebubekir tarafından bertaraf edilen yalancı peygamberler kimlerdir?
Müseylimetül Kezzab, Esved el-Ensi, Tuleyha b. Huveylid
46. Mekkeli müşriklere meydan okuyup Kur’ân-ı Kerimi ilk kez açıkça okuyan sahabi kimdir ? Abdullah bin Mesud (r.a.)
47-Hz.Bilal’e, dininden döndürmek için kızgın taşla işkence eden ve Bedir Savaşında Hz.Bilal tarafından öldürülen islam düşmanı kimdir? Ümeyye b. Halef
48. Peygamberimize 3 gün süt annelik yapan kadın kimdir? Süveybe Hatun
49. Hz. Muhammed’in soyu hangi peygambere dayanmaktadır? Hz.İbrahim
50. Rasulullahı [s.a.v.] hicret sırasında yakalamak isterken atı çöle batan kimdir ?Süraka
51. Peygamber Efendimizin kabrinin yanında hangi iki sahabinin kabri bulunmaktadır?
Hz.Ebu Bekir – Hz. Ömer
52. Peygamberimiz annesi ile birlikte babasının kabrini ziyarete gittiğinde yanlarında kim vardı? Ümmü Eymen
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
-SEVR MAĞARASI ,Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hicret esnasında Medine yolunda değil Mekke’nin güney kısmına doğru yola çıkıp ve üç gün Mekke yakınlarında bir mağarada kalıp sonra hicretlerine (yollarına) devam ettiler. Ebu Bekir (r.a.) ile
kaldıkları mağaradır.
2-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bizzat orduya komutan olarak ilk katıldığı savaşın, başka bir ifade ile ilk gazvenin adı El-Ebva (Veddan) Gazvesi.
3-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zevcelerinin (hanımlarının isimleri:
a- Hz. Hatice b- Hz. Sevde c- Hz. Aişe d- Hz. Zeynep e- Hz. Ümmü Seleme f- Hz. Hafsa g- Hz. Zeynep (Cahşın kızı) h- Hz. Ümmü Habibe i- Hz.Cüveyriyye j- Hz. Safiyye k- Hz. Mariyye l- Hz. Meymune (R. Anhüma).
4-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in süt annesinin adı Hz. Halime.
5-Tebuk seferine katılmadığı için Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabının kendisiyle (hakkında ayet nazil oluncaya kadar) 50 gün konuşmadığı sahabenin adı Kab Bin Malik.
6-Bedir savaşında 14 müslüman şehit oldu ve 70 kafir öldürüldü.
7-Uhut savaşında 72 müslüman şehit olmuştur.
8-Ezanı Muhammedi’yi rüyasında gören sahabe Abdullah Bin Zeyd
9-Rasulüllah (s.a.v.)’in şairinin adı Hassan Bin Sabit.
10-Peygamberimizin son savaşı Tebuk savaşıdır.
11- Rasulüllah (s.a.v.)’in dayısı Sad Bin Ebi Vakkas.
12-Haram aylar adı verilen aylar ,Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.
13-Peygamber Efendimiz (s.a.v.) peygamberliğini ilk defa açıkça safa tepesinde ilan etmiştir.
14-Uhud Savaşından birkaç ay sonra Adal ve Kare Kabilelerinden bir grup Hz. Peygamber’e gelerek kendilerine İslamı öğretecek muallimler göndermesini istediler. Peygamberimiz’in gönderdiği on kişilik heyet yolda Lihyanoğullarından yüz kişilik bir birlik tarafından saldırıya uğradı. Saldırı sırasında sekiz sahabi şehit düşerken iki tanesi de esir alındı. Bu olaya Reci’ Hadisesi denir.
15-Hz. Hubeyb b. Adiyy,Reci’ Hadisesi sırasında esir alınan Müslümanlar, Mekke’ye götürülerek Kureyş kabilesine satıldı. Bunlardan bir tanesi, öldürülmek üzere Tenim Vadisine götürülmüş ve kendisi için bir darağacı hazırlanmıştı. Şehit edilmeden önce iki rekât namaz kılan sahabi darağacında asılmış ve yüzlerce müşrik tarafından atılan taşlar ve mızraklarla şehit edilmiştir
17-Zeyd b. Desine,Reci’ Hadisesinde esir alınan sahabilerden bir tanesine Kureyş lideri Ebu Sufyan şu Soruyu sordu: “Şu an senin yerinde Muhammed’in olmasını, buna karşılık senin de ailenin yanında güven içinde olmayı istemez miydin?” Sahabi şu cevabı verdi: “Benim ailemin yanında sağ salim oturmam karşılığında, Muhammed(sav)’in ayağına bir diken dahi batmasına razı olamam.” Müşrikler tarafından birçok işkenceye maruz kaldıktan sonra şehit edilen sahabi.
18-Amine binti Vehb,Kureyş kabilesinin Zühreoğulları kolundan olup, Haşimoğullarından Abdullah b. Abdulmuttalib’le evlenen, kocasının vefatından sonra yetim doğan çocuğuna Muhammed ismini veren, oğluyla birlikte kocasının mezarını ziyaret etmek maksadıyla gittiği Medine’den dönüşünde Ebva kasabasında vefat eden, Allah Rasûlünün sevgili annesidir.
19-Süveybe,Annesi Âmine, Hz. Muhammed’i bir süre emzirmiştir. Daha sonra, Ebu Leheb’in cariyelerinden birisi Hz. Peygamberi emzirmiştir. Bu kadın ayrıca Hz. Hamza’yı ve Medine’ye hicret eden ilk sahabîlerden olan Ebu Seleme’yi de emzirmiştir.
20-Hz.Halime,Mekkeliler, çocuklarını; çölün sağlıklı havasında büyümeleri ve Arapça’yı güzel konuşabilmeleri için sütanneye verirlerdi. Abdulmuttalib, torunu Hz. Muhammed’i, Hevazin kabilesinin Sa’d b. Bekiroğulları kolundan bir kadına vermiştir. Peygamberimizin yıllarca yanında kaldığı, evine bolluk ve neşe kattığı Peygamber efendimizin süt annesidir.
21-Kaynuka savaşının sebebi Tesettür.
22-Peygamber Efendimiz bir defa Hicri10. yılda hac yapmıştır.
23-Peygamberimizin annesi Ebva köyünde vefat etti.
24-İslam Tarihinde ilk şehit;Yasir ve eşi Sümeyye Hatun.
25- Muhadramun,Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zamanında yaşadığı halde Efendimiz (s.a.v.)’i görmeşerefine nail olmayan insanlara ne ad verilir? (Veysel Karani ve Habeş kralı Necaşi gibi)
26-Hz.Hüseyin(r.a),Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.anha)’nın küçük oğlu, İslam tarihinin Kerbelaşehidi diye andığı,kendi neslinden gelenlere “Seyyit” denilen, Rasulüllah (s.a.v.)’in torunu
27-Hz.Ebu Bekir(ra.), İslam’ı ilk kabul eden insanlardan olup, kendisine Miraç olayında Rasulüllah (s.a.v.)’in”Bir gecede Kudüs’e oradan da göklere gidip geldiğini söylüyor sen bu işe ne dersin”denildiğinde cevaben: “O söylüyorsa doğrudur” diyerek imanını ortaya koyduğunda kendisine”Sıddık” lakabı verilen ve İslam’ın ilk halifesi olan, Peygamber (s.a.v.)’in sadık dostu ve”Kabre hazırlıksız giden, denize kayıksız açılmış gibidir” diyen sahabe
28-Gasilül Melaike, Uhut savaşında diğer şehitlerden ayrı bir özelliğe sahip olan, evlendiği gece cihada katılıp cünüp olarak şehit olan, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadesiyle: “Gasilül melaike”meleklerin yıkadığı şehit diye adlandırılan,
sahabedir.
29-Hz.Hasaan(r.a) Annesi Hz. Fatıma (r.anha), babası Hz. Ali (r.a.) olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sevgili torunudur. Kendisinin 6 aylık halifelik döneminden sonra halifelik sona erip buzamandan sonra halifelik adına saltanat başlamıştır.
30-Ebu Ze Gifari(r.a),Mekke’de ilk kez halkın içersinde “La ilahe İllallah” diyen sahabedir.
31-Erkam Bin Erkam(r.a), İslam’ın ilk müslümanları hep onun evinde dinle tanıştılar. Daha müslümanlar 40 olmadan gizli toplantı ve ibadetlerini onun evinde yaptılar. İslam onun evinde anlatılmaya, tebliğ edilmeye başlandı. Müslümanlar ve İslam tarihi için istisna bir yere sahip olan eviyle anılan bu misafirperver sahabe
31-Zeyd Bin Sabit(r.a), Ensardan olup küçük yaşta Kur’an’ı Kerim’i ezberledi. Hz. Peygamber(s.a.v.)’in vahiy katipliğini yaptı. Rasulüllah (s.a.v.)’in emri ile Süryani ve İbrani dillerini öğrendi. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in mektuplarını yazdı ve tercümanlığını yaptı. Hz. Ebu Bekir döneminde Kur’an ayetlerinin “Mushaf” haline toplanışında çalışan heyetin başkanı olan sahabi.
32-Hz.Huzeyfe(r.a), Peygamberimiz (s.a.v.) bir sahabeye, bir sır olarak, münafıkların kimliklerini bildirmişti (listesini vermişti). Hatta Hz. Ömer (r.a.) gelmiş “Acaba bende bu listede varmıyım”diye sormuştur. Bu listeyi Allah Resulü (s.a.v.)’in verdiği sahabe.
33-Peygamber Efendimiz(sav); Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Abdurrahman İbni Avf sahabelerin arkasında cemaat olarak namaz kılmıştır.
34- Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in
huzuruna onun suretinde gelirdi. Bu güzel simalı sahabe Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife)
35-: Hz. Bilal’i özgürlüğüne Hz. Ebu Bekir (r.a.) kavuşturdu.
36- Medine’ye ilk hicret eden Ebu Seleme Bin Abdul Esad (r.a.) isimli sahabedir.
37-Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı Musab Bin Umeyr (r.a.) kıldırdı.
38- Peygamberimiz (s.a.v.) Hakka davet için gittiği Taif’den kederli bir halde
Mekke’ye döndüğünde Peygamberimizi Mutim Bin Adiyy himayesine aldı.
39-Hz. Hatice annemizden sonra müslüman olan kadın Hz. Abbas’ın hanımı Ümmül Fadl (r.anha)
40-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in seni seviyorum dediği sahabe Muaz Bin Cebel (r.a.)
41- Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Ranuna
vadisinde konaklamış ve orada ilk Cuma namazı kılınmıştır.
Hutbeyi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) okumuştur. Cumayı Esad Bin Zürare (r.a.) kıldırdı.
42-Hz. Osman (r.a.)’ı halife ilan eden sahabe Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
42-Hz.Ebu Bekir(ra),Efendimizin vefatından sonra halife olan ünlü sahabi
43- Hz.Osman(r.a),Sevgili Peygamberimizin damadı, yumuşak huylu ve cömertliği ile tanınan üçüncü halife
44- Mekke’den Medine’ye hicret edeceği zaman Sevgili Peygamberimizin yatağına yatarak Efendimizin ko¬laylıkla evden ayrılmasını sağlayan sahabi Hz. Ali
1.Siyer-i Nebi eygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hayatını konu alan ilim dalıdır.
2.Resülullahın anlamı:Allahın elçisi demektir.
3.Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in yaşadığı çağa Asr-ı Saâdet (mutluluk çağı) denir.
4.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in baba tarafından soyu :Baba tarafı, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları sülalesindendir.
5.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in anne tarafından soyu ; Kureyş kabilesinin Zühre Oğulları sülalesindendir.
6.Peygamberimizin soyu ,Hz. İbrahim (A.S) ve oğlu ismail (Aleyhisselâm)a dayanır.
7.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in,Dedesinin adı Abdülmuttaliptir.
8.Resûlullahin babasının adı Abdullah,Annesinin adı Âminedir.
9.Resûlullah,Rebiülevvel ayının 12. gecesi, miladi 20 Nisan 571 tarihinde Mekke de dünyaya geldi.
10.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin ,Dört adı vardır: a-Ahmet, b-Muhammed, c-Mustafa, d-Mahmut.
11.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Doğmadan iki ay önce babasını kaybederek yetim, 6 yaşında iken annesini kaybederek öksüz kalmıştır.
12.Hz. Muhammede, peygamberlik gelmeden önce, Ukaz Panayırında, Peygamber ve Ebu Bekirın de bulunduğu bir topluluk içinde, yakında bir peygamber geleceğini bildiren şahıs Kuss b.Saide
13.Muallakat-ı Seba,Cahiliye döneminde geleneksel olarak şiir yarışmaları yapılırdı. Birinci gelen yedi meşhur şiîr, Kabenin duvarına asılırdı. Bu yedi şiîre verilen ad .
14.Resûlullah,25, Hz. Hatice ise 40 yaşında idi.Hz. Haticenin vefatına kadar 25 yıl evli kaldılar.
15.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in üçü erkek, dördü kız çocuk olmak üzere toplam yedi çocuk ; Zeynep, Rukiye, Ümmu Gülsüm, Fatıma, Kasım, Abdullah, İbrahim.
16.Peygamberimizin soyunu devam ettiren Hz. Fatıma (Radiyallahu Anha)dır. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in vefatından sonra yaşayan tek evladıdır. Hz. Fatıma Efendimizin vefatından altı ay sonra, 26 yaşındayken vefat etti.
17.İlk vahy ,Nur dağındaki Hira mağarasında.Ramazan ayının 27si, Miladi 610 tarihinde, peygamberimiz kırk yaşındayken geldi.
18.İlk müslümanlar ,Hz. Hatice, Hz. Ali, Hz Ebu Bekir ve Hz. Zeyd bin Harise. Bunlara 19.Sabikuni İslâm (İlk Müslümanlar) denir
20.İlk vahiy geldikten sonra vahiy bir müddet kesildi. Cebrail görünmez oldu. Sonra Müddessir Suresinin ilk ayetleri nazil oldu. İşte geçici bir müddet vahyin kesildiği döneme Vahiy de Fetret devri denir.
21.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz, peygamberliğini ilk defa açıkça safa tepesinde ilan etmiştir.
22.Dârul Erkâmın tarihteki fonksiyonu :Erkâm bin Ebil-Erkâm bin Esedin evidir. İslâm tarihinde büyük ehemmiyeti haiz bulunan bu ev, İslâmi eğitim ve öğretimin yapıldığı, Resül-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hocalığını yürüttüğü ilk İslâm Üniversitesidir.
21.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz, peygamberliğini ilk defa açıkça safa tepesinde ilan etmiştir.
22.Dârul Erkâmın tarihteki fonksiyonu :Erkâm bin Ebil-Erkâm bin Esedin evidir. İslâm tarihinde büyük ehemmiyeti haiz bulunan bu ev, İslâmi eğitim ve öğretimin yapıldığı, Resül-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hocalığını yürüttüğü ilk İslâm Üniversitesidir.
23.Müşrikler tarafından ilk şehid edilen müslümanlar ;Ammar bin Yâsirin annesi Sümeyye ve babası Yâsir (Radiyallahu Anhuma)dır.
24.Habeşistana yapılan birinci hicret ,Bisetin (Peygamberliğin) 5 inci yılında, (Miladi:615) 10 erkek, 5 kadın toplam 15 kişi idi.
25-Habeşistana ilk hicret eden Hz. Osman ve hanımıdır.
16.Habeşistana yapılan 2 inci hicrette kafile ,Bisetin 7 inci yılında, kafilede 82 erkek 10 kadın vardı. Kafile başkanı Hz. Alinin abisi Cafer-i Tayyardır.
17.Habeşistana hicret edenleri geri getirmek için, müşrikler , Habeş kralına Mekke müşrikleri Amr bin Âs ile Abdullah bin Rebiayı, müslümanları teslim almak için Habeşis-tan kralına gönderdiler.
18.Habeşistan kralı,Kral Necaşi Ashame idi. Müslümanlara çok iyi davrandı. Müslümanları müşriklere teslim etmeyip ülkesinde barındırdı.
19.Hz Ömer (Radiyallahu Anh) Hicri 23 yılında, 63 yaşında iken, hiristiyan bir köle tarafında sabah namazında şehid edildi.
20.Bu durum, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin hangi buyruklarını teyid etmek-tedir?
21.Medinelilere İslâmı öğretmek için Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ,Musab bin Umeyr (Radiyallahu Anh)ı gönderdi.
22.Hicret ,Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) elli üç yaşında iken Mekkeden Medineye göç etmesidir. Miladi 622 tarihinde olmuştur.
23.Medineye ilk hicret eden ,Ebu Seleme bin Abdulesad (Radiyallahu Anh).
24.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)beraber hicret etti.
25.İlk Cuma namazı ve ilk hutbe ,Medineye hicret ederken Rânûna Vadisi, Benî Sâlim mahallesinde ilk Cuma namazı kılındı ve ilk hutbe okundu.
26.KUBA mescidi;Tövbe Suresinde kendisinden bahsedilen, Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in ilk inşa ettiği, İslâm tarihinde de ilk yapılan mescid
27.Hicri Tarih ,Kamer yılı esas ve Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hicret tarihi başlangıç kabul edilerek, müslümanların kendilerine mahsus tarihidir.
28.Kameri ayları ,Muharrem, Seferi, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şâbân, Ramazan, şevval, Zilkâde, Zilhicce.
29.Hicri takvimi ,Hz Ömer(Radiyallahu Anh) başlattı.
30.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medinede Asıl adı Halid bin Zeyd olan Ebu Eyyup el-Ensari (Radiyallahu Anh)ın evinde misafir oldu.
31.Hz. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)�in Medinelilere ilk tavsiyeleri,Selâmı ve selâmlaşmayı yayınız!Yemek yediriniz,Akrabalık haklarını gözetiniz,Halk uyurken, siz namaz kılınız.Selâmetle Cennete girersiniz!
32.Resûlullah�ın ilk defa Cenaze Namazını kıldırdığı sahabi ,Ensardan, Berâ bin Mârur (Radiyallahu Anh)
33.Muhacir ,Mekkeden göç ederek Medineye gelen müslümanlara muhacir denir.
34..Ensar,İlk defa Medine�nin yerli halkı. Muhacirlere yardım ettiklerinden dolayı (yardımcı) anlamında Ensar denildi.
35.Mescid-i Nebevinin bir tarafında üstü kapalı, etrafı açık olarak yapılan yere Suffa, burada bulunanlara da Ashab-ı Suffa denir.
36.Medine Vesikası ;İlk İslâm Devleti Anayasasıdır. 52 maddeden oluşmaktadır. Bu anayasa dünyada yazılı ilk ana-yasadan birini teşkil etmektedir.
37.İslâm’da ilk Nüfus Sayımı ;Hicretin 1 nci yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in emirleriyle ilk Nüfus Sayımı yapıldı. Yapılan ilk Nüfus Sayımında Medine’de 10.000 kişinin yaşadığı, bunlardan 1.500′ünü Müslüman, 4.000′inin Yahudi ve 4.500′ünün müşrik Arap olduğu anlaşılmıştı.
38.Ezanın uygulanmaya konulması, sahabeden Abdullah bin Zeyd (Radiyallahu Anh) ile Hz. Ömer (Radiyallahu Anh)�ın Hicri 1, Miladi 622 yılında gördükleri sadık rüya ile beraber, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in tasdikiyle uygulanmaya konuldu.
39.Seriyye ,Bir sahabenin kumandası altında gönderilen birliklere seriyye denir.
40.Gazve,.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in bizzat sevk ve idare ettiği savaşlara denir..Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yirmi yedi gazveye katılmıştır.
41.Hz. Fatıma ile Hz. Ali ,Hicri 2, miladi 624 yılında evlendiler.
42..Ehl-i Beyt ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in soyunu sürdüren kızı ve çocuklarına verilen ad. Hz. Ali, Hz. Fatıma ve çocukları Ehl-i Beyttir.
43.İslâm tarihinde ilk resmi hastahane ,Hicretten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in izniyle Kuaybe bint Sad (Radiyallahu Anh) sorumluluğunda Mescid-i Nebevinin içinde kurduğu bir çadırda hasta ve yaralılara hizmet verilerek kurulmuştur.
44.Reci Vakıası ,Adal ve Kare kabilesinin talebi üzerine, bu kabilelere Mersed bin Mersed (Radiyallahu Anh) baş-kanlığında irşad için giden İslâm davetçilerine düzenlenen suikastle, 10 İslâm davetçi sahabenin öldü-rülmesi olayına denir.
45.Biri Maûne faciası,Hicretin 4. Yılı sefer ayında Beni Amir kabilesinin reisi Ebu Berâ Âmir bin Malikin isteği üzerine bu kabileye dini öğretmek için gönderilen yetmiş kurranın (hafızın) pusuya düşürülerek şehid edilmesi olayına Bi�r-i Maûna Faciası denir. Bu olay üzerine Bir ay süreyle Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz söz konusu kurraları pusuya düşürenlerin cezalandırılmaları için sabah namazla-rında Kunut duası okudu
46.İfk Hadisesi ,Hz. Aişe (Radiyallahu anha) validemize münafıkların reisi Abdullah bin Übeyy tarafından yapılan iftira hadisesidir. Cenab-ı Allah (Celle Celaluhu) Nûr Suresi 11-20. ayeti celileleriyle Hz. Aişe (Radiyallahu anha) annemiz hakkında söylenenlerin iftira olduğunu belirttiler.
47.Yağmur duası ilk defa,Hicri 6, miladi 628 yılında kuraklıktan dolayı Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yağmur Duası yaptı.
48.Asr-ı Saadette öğretim yerleri ; a)Mescid:Namaz kılmanın yanı sıra cemaate ayeti kerimleri okuyup öğrenme ve öğretme ve dini bilgiler sunulma yeridir.
b)Suffa:Yurtta kalanlar daha ziyade fakir Mekkeli göçmenler (muhacir) ve uzak yerlerden gelen misafir öğrencilerdi.
c)Darul-Kurra:Suffenin öğretim için yetersiz kalması üzerine Medinede bazı evlerde Darul-Kurra denilen okullar açılmıştır.
d)Küttab:Küçük çocuklara okuma-yazma öğretilen yer. İlkokul.
49.İlk Çevre koruması ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekkeyi fethettiği gün, halka yaptığı konuşmada, Mekke şehrinde kan dökülmesi, hayvanların öldürülmesi, otların yolunması, ağaçların kesilmesinin yasak olduğunu bildirdi.
50.Arsa, arazi ve hurmalıklara tapu verilmesi ,Medineye hicretten sonra Hâris b. Nûman (Radiyallahu Anh)ın evlerinden ve arazisinden bir kıs-mını Resûlullaha hibe ettiği gayrı menkullerini Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) de bazı müslümanlara hudutlarını çizip Tapu Fermanı vererek hibe etmesi ile olmuştur
51.Veda Haccı ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ahiret yolculuğunun yaklaştığını ve bundan sonra Hac yapa-mayacağını anladığı için müslümanlara veda etti. Dolaysıyla bu Hacca; Veda Haccı denilmiştir. Veda haccı Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)�in ilk ve son haccıdır.
52.Veda Haccı,Hicri 10, Miladi 632 yılında oldu.
53.Sahabe ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)i müslüman olarak gören veya Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in onu görüp müslüman olarak ölen kişilere denir.
54.Tabiun: Ashabı gören müslümanlardır.
55.Peygamber anıldığında Salavat getirilir. Yani en kısa şekliyle Allahümme salli alà Muhammed denir.
56..Hulefa-i Raşidin : Dört halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Alidir. (Allah onlardan razı olsun)
57..Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) miras olarak ;Mal olarak hiçbir miras bırakmadı. Onun mirası İslâm dini, güzel ahlak ve fazilet ilkeleridir. Ben size iki şey bıraktım ona sarılsanız sapıtmazsınız. Allahın kitabı Kuran, ve Benim Sünnetim.buyurmuştur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
1- Hz. Resulullah (s.a.a)’in meşhur lakapları:Resulullah, Hatem’ül- Enbiya.
2- Hz. Resulullah (s.a.a)’in Babasının adı Abdullah, annesinin adı ise Amine’dir.
3- Hz. Resulullah (s.a.a) Miladi 571 yılının, Rabiulevvel ayının 17′sinde, Cuma günü, şafak vakti, Mekke-i Muazzama’da dünyaya geldi.
4- Hz. Resulullah (s.a.a)’in iki isimli olmasının sebebi: İki isimli olmasının sebebi şudur: “Muhammed” ismini ceddi Abdulmuttalib, “Ahmed” ismini ise (Abdulmuttalib’den önce) annesi Amine Peygamber için seçmişti. Hz. Peygamber’in kendisi de şöyle buyurmuştur: “Yeryüzünde övülmüş olduğumdan dolayı “Muhammed” ismiyle, göklerde yeryüzünden daha fazla övüldüğümden dolayı da “Ahmed” ismiyle adlandırılmışım.”
5- Resulullah (s.a.a)’in ismi Kur’ân’da ,Hz. Peygamber’in mübarek ismi Kur’ân’da beş defa zikredilmiştir:
6- Hz. Resulullah (s.a.a) dünyaya geldikten sonra, bakıcılığını Halime-i Sa’diyye üstlendi.
7- Hz. Resulullah (s.a.a) ne kadar ve nerede süt annesinin yanında Dört yıl, çöllerde göçebeler arasında kaldı.
8- Hz. Hz. Peygamber (s.a.a), Altı yaşında. Annesi vefat etti.
9-Hz. Resulullah (s.a.a), 8 yaşında iken ceddi Abdulmuttalip vefat etti.
10- Hangi peygamber, Hz. Resulullah (s.a.a)’in dünyaya gelmesini , Hz. İsa Mesih müjdelemiş, Saf suresi altıncı ayette da buna değinilmiştir.
11- Senet’ul- Feth (fetih ve bolluk yılı,Hz. Peygamber’in nuru, Hz. Amine’ye intikal ettiğinde, bir kaç yıl boyunca kıtlık sıkıntısına duçar olan halka rahmet yağmuru yağdı; öyle ki o yıla “Senet’ul- Feth” (fetih ve bolluk yılı) ismi verildi.
12- Amm’ul- Hüzn (hüzün ve gam yılı), Hz. Ebu Talib, Bi’setin onuncu yılı Recep ayının yirmi altısında vefat ettiklerinde Hz. Resulullah (s.a.a) onun musibetinde çok ağladı ve Ebu Talib için, “Allah sana mükafat versin” buyurdular. Üç (veya bir rivayete göre otuz beş) günden sonra, Hz. Hatice de vefat etti. Resulullah (s.a.a) kendi eliyle onu Hacun (Mekke’de bir yerin ismidir)’da defnettiler. Resulullah (s.a.a) o ikisinin vefatından sonra, öyle bir gam ve üzüntüye kapıldı ki, artık evden dışarı çok az çıkıyordu. Bu yüzden o yıla “Amm’ul- Hüzn” (Hüzün ve gam yılı) ismini verdiler.
13- Hz. Hz. Peygamber (s.a.a) bi’setten önce hlk arasında , Emaneti iyi koruduğundan dolayı Muhammed-i Emin lakabıyla meşhur olmuştu.
14- Hz. Hz. Peygamber (s.a.a), Kırk yaşında Peygamber oldu.
15- Hz. Hz. Peygamber (s.a.a) ‘in bedenindeki peygamberlik nişanelerinden biri,İki omuzu arasındaki nübüvvet mührüyle meşhur olan bir ben idi.
16- Hz. Hz. Peygamber (s.a.a)’in bi’setin ilk yıllarındaki ilkesi, Şu cümle idi: “Kulu la ilahe illellahu tuflihun” (Allah’tan başka bir ilah yoktur deyin ki, kurtuluşa eresiniz.)
17- Hz. Hz. Peygamber (s.a.a), peygamberliğe seçilmesinin sebeplerinden birini şöyle beyan etmiştir:Hz. Peygamber (s.a.a); “Güzel ahlak ve insani değerleri kemale erdirmek için peygamberliğe seçildim.” buyurmuştur.
18- Hz. Hz. Peygamber (s.a.a)’in peygamberliğe seçilmesi ve İslam’ın zuhuru,İslam’ın zuhuru ve Hz. Peygamber’in biseti, Husrev Perviz’in şahlığı dönemine rastlamıştır.
19- Peygamber-i Ekrem (s.a.a), 3 yıl gizli olarak tebliğ etti.
20- İslam dini evrensel bir din olduğundan ve Hz. Peygamber de halka gönderilen son elçi olduğundan dolayı Hz. Peygamber (s.a.a), dünyanın büyük şah ve krallarına (Örneğin: İran şahı, Husrev Perviz’e, Rum İmparatoru Hirakl’e, Mısır hükümdarı Mukavkıs’a) mektuplar yazarak onları İslam dinine davet etti. Peygamber’in bu mektupları oldukça kısa ve net idi.
21- Resulullah (s.a.a), çeşitli ülke ve şehirlerin emir, hükümdar ve önderlerine ,Hz. Hz. Peygamber (s.a.a)’in, çeşitli unvanlarla yazdığı mektuplardan 185 mektup bize ulaşmıştır.
22- Resulullah (s.a.a)’e, “Ümmi” denilmesini sebebi; İmam Cevad (a.s) şöyle buyuruyor:
“Hz. Peygamber’e “Ümmi” denilmesinin sebebi, Mekke’li olduğundan dolayı idi; Mekke de “Ümm’ül- Kura” idi. Kur’ân-ı Kerim de şöyle buyuruyor: “İşte bu, önündekileri doğrulayıcı ve Ümm’ül-Kura (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu kitaptır.”
23- Hz. Peygamber’in amcaları; Şeyh Tusi ve diğerlerin naklettiğine göre, Hz. Hz. Peygamber (s.a.a)’in dokuz amcası vardı, isimleri şöyledir: Zübeyr, Ebu Talip, Hamza, Gıydak, Zarrar, Mukavvim, Ebu Lehep, Abbas ve Haris. Abdulmuttalib’in en büyük oğlu Haris idi, bundan dolayı Abdulmuttalib’e “Ebu Haris” (Haris’in babası) diyorlardı.
24- Hz. Peygamber’in amcalarından, Amcası olan Hz. Hamza’nın lakabı “Seyyid’üş- Şüheda” idi; Uhud savasında ise şahadete erişti.
25- Peygamber-i Ekrem’in şairi , Hasan bin Sabit.
26- “Resul” ve “Nebi” arasındaki fark ;“Nebi”, hiçbir insan vasıta olmaksızın Allah Teala tarafından haber veren bir kimsedir. Ama “Resul” Allah Teala tarafından halkı hidayet etmek için onlara gönderilen kimsedir. Resul’a elçi, mübelliğ, beşir ve nezir de denilmektedir. Öyleyse her resul nebidir, ama her nebi resul değildir.
27- İslam tarihi, Resulullah (s.a.a)’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği günden başlamıştır.
28- Resulullah (s.a.a)’in, Medine’ye ulaştıktan sonra Resulullah (s.a.a)’in ilk işi, cami yaptırmak idi.
29- Hz. Resulullah (s.a.a), Medine’ye vardıktan sonra , Ebu Eyyub-i Ensari’nin evine gitti.
30- Hz. Resulullah (s.a.a)’in gazvelerinin (savaşlarının) sayısı ; Hz. Peygamber’in gazvelerinin sayısı hakkında görüş ihtilafı vardır; On dokuzdan, yirmi yediye kadar diyenler olmuştur; ama sadece dokuz gazvede savaş ve çatışma çıkmıştır.
31- “Gazve” ile “Seriyye” arasındaki fark ; Resulullah (s.a.a)’in bizzat kendisinin katıldığı savaşlara “Gazve” diyorlar. Ama Hz. Peygamber’in zamanında O’nun emriyle vuku bulan savaşlara “Seriyye” diyorlar.
32- Resulullah (s.a.a) 9 gazvede şahsen düşmanla savaştı ve o gazvelerin isimleri ;
1- Bedir. 2- Uhud. 3- Hendek.4- Beni Kureyza. 5- Hayber.
6- Feth-i Mekke. 7- Huneyn. 8- Beni Mustalak. 9- Taif.
33- Medine etrafında Handek kazmak BİR AY sürdü. Resulullah (s.a.a)’in kendisi de handek kazmakta onlara yardım ediyorlardı.
34- Hendek savaşının diğer ismi “Ahzab”dır. Çünkü Kureyş bütün Araplardan yardım isteyip her kabileden bir ordu hazırlamıştı; bundan dolayı bu isimle meşhur oldu.
35- Bedir savaşı Hicretin ikinci yılda vuku buldu.
36- Uhud savaşı Hicretin üçüncü yılında, Medine dağlarının kenarında vuku buldu.
37-Resulullah(s.av) Hicretin altıncı yılında “Zat’ur- Rika” savaşında korku namazı kıldılar.
38- Tebuk çeşmenin kenarında yapılan yüksek ve sağlam bir kalenin ismiydi. Bu kale Suriye sınırında, Hicaz ve Şam yolunun arasında yer almıştı. Tebuk gazvesi de hicretin 9. Yılında meydana gelmiştir.
39- Ceyş’ul- Usre, İslam ordusunun adı idi, Resulullah (s.a.a) ordusuyla Medine ve Tebuk yolu arasında çok zorluklarla karşılaştıklarından dolayı o hazretin ordusuna Ceyş’ul- Usre denilmiştir.
40- Resulullah (s.a.a)’in Tebük Gazvesine katıldığı en son gazvedir.
41- Hicretin sekizinci yılında, Resulullah’ın kızı ve Ebu’l As bin Rebi’nin de hanımı olan Zeyneb vefat ettiğinde onun için bir tabut yaptılar ve bu İslam’da yapılan ilk tabuttur.
42- Resulullah (s.a.a)’in çocuklara selam vermesinin sebebi ; Resulullah (s.a.a) bu hususta şöyle buyurmuştur: “Çocuklara selam vermeyi, benden sonra sünnet olması için ölünceye kadar terk etmeyeceğim”
43- Hicretin ikinci yılında Fıtır (Ramazan) bayramı günü, Fıtra zekatı farz kılındı
44- Resulullah (s.a.a)’in en son haccının çeşitli isimleri vardır. Örneğin:
a) Haccet’ul- Veda. b) Haccet’ul- Kemal.
c) Haccet’ut- Temam. d) Haccet’ul- Belağ.
45- Dar’un- Nedve, Kureyş büyüklerinin, zorluk ve sorunlara çözüm yolu bulmak için toplandıkları yerin ismidir.
46- Hicretin ikinci yılında kıblenin değişme emri Hz. Peygamber’e nazil oldu. Bunun sebebi ise şu idi: Yahudiler, kendisini kamil bir din bilen İslam’ın müstakil bir kıblesinin olmamasını onun için bir eksiklik sayıyor ve İslam’ın evrensel bir din olduğuna inanmıyorlardı. Zu Kıbleteyn Mescidi, o önemli vakıanın anısıdır.
47- Dırar Mescidi, Ebu Amir’in (Uhud savaşının meşhur şehidi olan Hanzale’nin babası) emriyle Kuba denilen köyde Müslümanların camisi karşısında yapıldı. Ebu Amir, din ve dini kültürün hakim olduğu bir ülkede dini yıkmak için en iyi vesilenin din adından su istifade ederek her şeyden daha fazla dine zarar verebileceğini hissetmişti. Bundan dolayı Dırar Mescidi’ni yapmaya teşebbüs etti.
48- Peygamberlerden beş tanesi şeriat (kitap ve risalet) sahibi olduklarından dolayı onlara “Ulu’l- Azm” denilmiştir. Onlar şunlardır:
a) Hz. Nuh. b) Hz. İbrahim.c) Hz. Musa Hz. İsa.d) Hz. Muhammed. Ulu’l- Azm peygamberlerin isimleri, Ahzab suresinin yedinci ve Şura suresinin on üçüncü ayetlerinde geçmiştir.
49- Resulullah (s.a.a), Hicretin on birinci yılı Sefer ayının yirmi sekizinde Pazartesi günü Medine-i Münevvere’de vefat ettiler. Resulullah (s.a.a) 63 yaşında iken vefat etti.Resulullah (s.a.a)’in, gusül, kefen ve defin işlerini, Hz. Ali bin Ebi Talib (a.s) yaptı.
50- Resulullah (s.a.a)’in nübüvvet suresi;Yirmi üç yıl, yani 40 yaşından 63 yaşına kadar.
Peygamberlikten sonra Mekke’deki dönem (13 yıl). Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonraki dönem (10 yıl).
İSALAM TARİHİ BÖLÜMÜ
1) Aşağıdakilerden hangisi Hicaz bölgesinin önemli şehirlerinden biri:Mekke,Medine ve taif
2) Hz.Muhammed (sav) Peygamberliğinin 13 yılını Mekke’de 10 yılını Medine’de geçirmiştir.
3) Mekke’ye ilk defa putu getiren ve Kabe’ye yerleştirilmesinin öncülüğünü yapan Amr bin Luhay
4) Peygamberimizin “Ben Abdullah bin Cuda’nınevinde bir antlaşma yapılırken bulundum ki bu antlaşmayı güzel ve kızıl develere değişmem İslam’daböyle bir antlaşmaya çağrılsam derhal kabul ederim”dediği antlaşma Hilfül Fudül Antlaşması
5)Savaşılması yasak olan haram aylar:Recep,Zilkade ,Muharrem ayları
6) Hz.Muhammed (sav)’e peygamberlik 40 yaşında,nerede ve Hira da verilmiştir.
7) Haniflik dinine mensup olan kimseler :
aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?Tevhid inancına sahiplerdi,Hz.İbrahim’in dinini yaşatmaya çalışırlardı.Mensuplarının çoğu okuma yazma bilirdi
Fetretü’l Vahy :Vahyin kesilmesi demektir.
9) Peygamberimiz:Mekke’de 571 yılında Rebiülevvel ayının 12. Gecesi dünyaya gelmiştir
O’na Muhammed ismini veren dedesi Abdulmuttalip’tirHz.Peygamber’in Abdullah, Üneyse ve Şeyma adlı Süt kardeşleri vardır
10) Suffe Ashabının katıldığı işlerden iplomatik faaliyetler,İlim tahsili.Medine dışına irşad ve İslam’ı anlatmak
11) “Kurra” tabiri Suffe ehli için kullanılmıştır.
12) İki kıbleli mescid Medine de bulunmaktadır.
13) Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) zamanında
Mekke’den Medine’ye göç eden Müslümanla Muhacir
onlara yardım eden Müslümanlara da Ensar denir.
14) Peygamberimiz Medine’ye geldikten sonra ilk iş
olarak Bir mescid inşa etmiştir yapmıştır.
15) Ezanın rüyasında kendisine öğretildiği sahabi:Abdullah bin Zeyd bin Sa’lebe
17) Hz Peygamber insanları öncelikle Öğütle, delille, ikna yoluyla ve Kur’an’laİslam’a davet etmiştir.
18) İslam’da ilk hicret nereye ve ne zaman yapılmıştır?Habeşistan-Peygamberliğin 5.yılı
19) Hz .Muhammed (sav)’e peygamberlik geldikten sonra bu durumu kendisine anlattıklarında, “Bu
gördüğün Allah’ın Musa’ya indirdiği Cebrail’dir.Keşke davet günlerinde genç olsaydım,keşke kabşlenin
seni yurdundan çıkaracağı günlerde hayatta bulunsaydım” diyen ve Hz. Hatice’nin amcasının oğlu
olan kişi Varaka bin Nevfe
20) Aşağıdaki şıklardan hangisinde İslam’ı ilk kabul edenler doğru olarak verilmiştir?Hz.Hatice-Hz.Ali-Hz.Zeyd-Hz.Ebubekir
21) Sahiplerine büyük miktarda ücretler ödeyerek birçok müslüman köleyi hürriyetine kavuşturan
sahabe Hz.Ebubekir
22) İslam’ı kabul etmeleriyle Müslümanların güç kazandığı iki sahabe kimdir?a) Hz.Hamza-Hz.Ömer
23) Habeşistan’a ikinci hicrette Habeş kralı Necaşi vehıristiyan din adamları huzurunda muhacirleri
temsilen konuşan sahabe kimdir ve Kur’an-ı Kerim’den hangi sureyi okumuştur?
d) Cafer bin Ebi Talip-Meryem Suresi
24) Peygamberimizin bizzat kendisinin de çalışarak yaptırdığı İslam’ın ilk mescidi hangisidir ve
Peygamberimizi Medine’de 7 ay evinde misafir eden
sahabe kimdir?a) Kuba Mescidi – Halit bin Zeyd
25) Hz Peygamber döneminde meydana gelen çarpışmalar, dünya harp tarihinin bilinen en az kan
dökülen savaşlarındandır.Müslümanlardan 138 şehit , müşriklerden 216 ölü
26) Hz Peygamber’in emir ve komutasında kaç gazve gerçekleşti?27
27) Peygamberimiz ve müslümanlar, Tebuk seferine mazeretsiz olarak katılmayan Ka’b bin Malik, Mürare b. Rebi ve Hilal b. Ümeyye isimli sahabilere nasıl bir muamelede bulunmuşlardır?
b) 50 gün süreyle irtibatlarını kestiler
28) Hz. Peygamber ömrünün son günlerinde rahatsızlığının arttığı zamanlarda imamlık için yerine
kimi geçirmiştir?Hz. Ebu Bekir
29) Hz. Peygamber oğlu İbrahim’i dünyaya getiren Mariye’yi nasıl mükafatlandırmıştır? Azat etmiştir
30)Hz. Peygamber hangi tarihte vefat etmiştir? 12 Cemaziyelevvel 630 Cuma
31) Arazi vergilerinden alınan zekata ne ad verilir?b) Öşür
32) İslam devletinde Gayr-i Müslimlerden alınan baş vergisine ne ad verilir?d) Cizye
33) İslam’ın ilk yıllarında Müslümanların çoğunluğunu hangi kesim oluşturmaktadır ?c) Gençler
34) Hadis- i şeriflere göre en faziletli müslümanlar
kimlerdir?b) Ashab-ı Bedir
35) Amir b Sa’ saa kabilesine İslamiyeti tanıtmak üzeredavet edilen 70 kurra tuzağa düşürülerek ikisi hariçhepsi şehid edildi. Hz Peygamberi çok üzen ve 40 güne yakın sabah namazlarında beddua etmesine sebep olanolay nerede vuku bulmuştur? Bi’ ri Maune kuyusunun bulunduğu yerde
36) Müstalikoğulları Gazvesi sonunda Hz Aişe’ye
yapılan iftira Nur Suresi 11-21 inci ayeti kerimeler ile
aydınlığa kavuştu. Hz Aişe’nin ve onu getiren
sahabinin masumiyeti ve temizliği anlaşıldı. İftiranın
ağır bir gühah olduğu, şüphe ve tahmin üzerine ki
İSLAM TARİHİ BÖLÜMÜ
-Kuzey Arabistanda kurulan Devletler;Nabatiler Tedmürlüler Gassaniler Hireliler
-Güney Arabistanda kurulan devletler;Mainliler Sebeliler Himyeriler
-Mekkeye ilk yerleşen kavim Amelika kavmidir
-Kabeye putları diktiren ve puta tapıcılığı başlatan huza kablesidir
-Hz. Peygamber Kureyşin Haşimoğullar koluna mensuptur
-Hz. Peygamberin süt annesi Halime Hazrec kabilesine mensuptur
-Tarihi açıdan araplar ikiye ayrılırlar bunlar;Arabı-ı Baide ve Arab-ı Bakiyedir.
-Hz. Muhammed Hilfulfudul Antlaşmasına iştirak ettiğinde 20 yaşındaydı.
-Konar göçer hayat süren araplara bedevi yerleşik hayat süren araplara hadari denir.
-Hz. Hatice Hz.Peygambere kervanını verdiği sırada kölesi meysereyide yanına verdi.
-Hz.Peygambere islamiyeti açık davet için nazil olan iki sure Şuara ve Hicr sureleridir.
-Hz.Peygamberin Hz. Hatice ile evliliği 25 yıl sürmüştür.
-Hz. Muhammed 35 yaşında iken Hacerul Esvedin yerine konulmasında hakemlik yaptı.
-Hz. Peygamberin geceleyin Mekkeden Mescidi aksaya götürülmesine İsra göklere çıkarılmasınada Miraç denir.
-Hz. Peygamber Medineye hicretinden önce 617 yılında Evs ve Hacrec arasında meydana gelen savaşın adı Buas dır.
-İslamiyet öncesi dönemde Huzaalılar Mekkeden Cürhüm kabilesini sürerek idareyi ele geçirmişlerdir.
-Hz.Peygamber tebliğ için Erkam b. Ebu Erkamın evini merkez olarak seçmiştir.
-Ebna adı verilen etkin grup Sasanilerri Yemen hakimiyeti döneminde İranlıların yerli kadınlarla evlenmeleriyle ortaya çıkmıştırlar.
-Bedevilerin geçim kaynağı hayvancılıktır.
-Hicretten sonra Evs ve Hacrec kabileleri ensar haline dönüşmüştür.
-Kötülük yapmanın ve kan dökmenin yasak olduğu aylar;Zilkade Zilhicce Muharrem Recep tir.
-Bedir gazvesinde sonra ilk olarak beşte biri(humus)ayrılan ganimet Kanukaoğullarından elde edilmiştir.
-Medineye hicrete hazırlayan olay Akabe Biatlarıdır.
-Mescid-i Nebevinin bitişiğinde bulunan ve Eğitim-Öğretim fonksiyonu üstlenen mekanın adı Suffedir.
-Hz. Aişeye yapılan iftira Beni Müstalik gazvesi dönüşümünden sonra meydana gelmiştir.
-Cuma namazı hicretin 1. yılında farz kılınmıştır.
-Ezan hicretin 1. veye 2. yılında meşru kılındı.
-Ramazan orucu hicretin 1. veya 2. yılında farz kılındı.
-Kurban bayramı namazı Zilhicce ayının onuncu gününde meşru kılındı.
-Zekat hicretin ikinci yılında Ramazan ayından sonra farz kılındı.
-Hz. Peygamberin Hicret yolculuğda gizlendiği mağaranın adı sevr dir.
-Müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksadır.
-İlk mihrab Emevi halifelerinden Ömer b. Abdüllazizin Medine valiliği sırasında yapılmıştır.
-Tuleyha b. Huveylid Esved kabilesine mensuptur.
-Hz. Peygamber Cuma namazını ilk defa Hicret esnasında Raunada kılmıştır.
-Hz.Peygamberin valisi Şehr Bazan Esved el-Ansi tarafından öldürülmüştür.
-Ganimetlerle ilgili ayetler Bedir gazvesinde sonra inmiştr.
-Hz.Peygamber zamanında Necran valisi Amr b. Hazmdı.
-Köprü Savaşı müslümanların Irak cephesinde Fetihlerle uğradığı ilk yenilgidir.
-Hz.Peygamber Cüveyriye adlı hanımıyla Bedi Müstalik Gazvesinden sonra evlenmiştir.
-Ömer b. Hattab adi kabilesine mensuptur.
-Hz. Osman Kureyşin Beni Ümeyye koluna mensuptur.
-Kusay b. Kilab Kureyş kabilesini bir araya getirdiğinden dolayı mücemmi ünvanını almıştır.
-Muhammed b. Bekir Muaviyenin adamı Amr bç As tarafından öldürülmeden önce Mısırda valilik yapıyordu.
-Hz. Ebu Bekir zamanında Medine de kaza işlerini(kadılık görevi) Muaz. b. Cebel üstleniyordu.
-Kadisiye savaşında öldürülen Sasani komutanı Rüstemdir.
-Hz. Ali Hz. Ömer Hz. Osman suikast yoluyla öldürülmüştür.
-Cemel Savaşı Hz. Peygamberi ölümünden sonra iki müslüman grup arasında ortaya çıkan ilk içi savaştır.
SİYER VE HADİS BİLGİLERİ BÖLÜMÜ
HZ. PEYGAMBERİN HAYATI (KRONOLOJİK)
Aşağıda Allah Rasulü’nün hayatında önemli yer tutan hadiselerden hareketle, yılları esas alarak bir kronoloji sunulmuştur.
571- Rebiülevvel ayının 12′nci gecesi (20 Nisan) Efendimiz (sas) dünyayı şereflendirdi.
575- (4 Yaşında) Süt annesi Halime Hatun, Allah Rasulü’nü annesi Hz. Amine’ye teslim etti.
577- (6 Yaşında)Efendimiz, Mekke ile Medine arasındaki Ebvâ Köyü’nde annesini kaybetti. Dedesi Abdülmuttalib Efendimizi himayesi altına aldı.
579- (8 Yaşında) Abdülmuttalib ahirete göç etti. Efendimiz, amcası Ebu Talib’in yanında kalmaya başladı.
583- (12 Yaşında) Amcası Ebu Talib’le ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Burada Rahip Bahîra Allah Rasulü’nün beklenen son peygamber olduğunu keşfetti. İncil’de yer alan bu müjde, Barnaba İncilinde hala yer almaktadır.
590- Hılfu’l-Füdul (Faziletliler Antlaşması) cemiyetine iştirak etti.
591- Ticarete başladı.
596- (25 Yaşında)İkinci kez ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Üç ay sonra Hz. Hatice Validemiz’le evlendi. Hz. Hatice’den ikisi erkek, dördü kız olmak üzere sırasıyla, Kasım, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Fâtıma ve Abdullah adlarında altı çocuğu oldu.
605- Kâbe’nin yeniden imarı esnasında kabileler arasında çıkan anlaşmazlığı giderdi.
610- (40 Yaşında) Hira’da ilk vahiy tebliğ edildi. Kendisine peygamberlik görevi verildi. Aslında 35 yaşından itibaren inzivaya çekiliyordu. Beşinci inzivasında vahiy geldi.
613- Safa tepesine çıkıp ilk açık tebliğini yaptı. Yakın akrabalarına tebliğ için yemekler verdi. Müslümanlara işkence yapılmaya başlandı.
615- Habeşistan’a (Günümüzdeki Etiyopya) ilk hicret yapıldı. Mekke’deki şiddete hedef olmaktan kurtulup dinlerini daha iyi yaşayabilmek için dördü hanım, toplam on beş kişilik bir ekip yola koyuldu. Başlarında Efendimiz’in damadı Hz. Osman vardı. Aynı yıl, Hz. Hamza ile Hz. Ömer Müslüman oldu.
616- Habeşistan’a 2. hicret yapıldı. On sekizi hanım olmak üzere toplam yüz bir kişi Hz. Cafer b. Ebi Talib önderliğinde Habeşistan’a gitti. O dönemde henüz Müslüman olmayan Amr İbn As’ın, Necaşi’yi Müslümanlara sahip çıkmama konusundaki ikna çabaları boşa çıktı. Necaşi Müslüman muhacirlere ülkesinin kapılarını açtı. Necaşi’nin Müslüman olduğu ve Peygamberimizin gıyabi cenaze namazı kıldırdığı nakledilir.
617- Kureyş ileri gelenlerinden 40 kişi Ebû Cehil’in başkanlığında toplandılar. Müslümanlarla alış-veriş yapmamaya, kız alıp vermemeye, görüşüp buluşmamaya, ekonomik ve sosyal her türlü ilişkiyi kesmeye karar verdiler. Bu kararı bir ahitname şeklinde yazıp mühürlediler ve bir beze sararak Kâbe’nin içine astılar. Böylece Müslümanları canlarından bezdirip Hz. Peygamber’in kendilerine teslim edileceğini umdular. Karara aykırı hiçbir şey yapmayacaklarına dair yemin ederek karar hükümlerini, müsamahasız uygulamaya başladılar. Bu şekilde Müslümanlara karşı üç yıl sürecek sosyal ve ekonomik boykot başladı.
619- Boykot sona erdi. Efendimiz’in oğlu Kasım, ardından diğer oğlu Abdullah vefat etti. Kısa bir süre sonra amcası Ebu Talib öldü. Ardından da Hz. Hatice validemiz irtihal etti. (Hüzün Yılı)
620-Allah Resulü, Taif’e gitti. Orada kötü karşılandı.
621- İsra ve Miraç hadiseleri yaşandı. Bu bir nevi hüzün yılından sonra kulu ve Nebisi Muhammed (sav)’e verdiği bir mükafat idi.Aynı yıl Birinci Akabe Biatı gerçekleşti. Medineli 12 Müslüman Allah Resul’üne biat etti. Akabe Tepesi’nde Hz. Peygamber (sas)’le görüşüp Müslüman olan altı kişi, hac mevsimi sonunda Medine’ye döndüler. Gördüklerini, yakınlarına ve dostlarına anlatarak, Medine’de Müslümanlığı yaymaya başladılar. Bir sene sonra, hac mevsiminde Hz. Peygamber (sas) ile görüşmek üzere Medine’den Mekke’ye 10′u Hazrec, 2′si Evs kabilesinden olmak üzere 12 Müslüman geldi. Başkanları Zürâre oğlu Es’ad’dı. Medine’li 12 Müslüman “Allah’a şirk koşmayacaklarına, hırsızlık ve zinâ yapmayacaklarına, (kız) çocuklarını öldürmeyeceklerine, kimseye iftirâ etmeyeceklerine, Allah ve Peygamber’ine itâatten ayrılmayacaklarına” dâir Peygamberimiz’in elini tutarak bîat ettiler. Peygamberimiz, Medine’ye İslam’ı anlatması için Hz. Mus’ab b. Umeyr’i görevlendirdi. O Efendimizden sonra ilk öğretmendi.
622- İkinci Akabe Biatı yapıldı. Müslümanlar ve ardından da Efendimiz, Mekke’den Medine’ye hicret ettiler. Efendimiz altı ay kadar Ebu Eyyub el-Ensarî’nin evinde misafir kaldı. Mescid-i Nebevi inşa edildi. İlk ezan okundu. Sadık rüya şeklinde ezan teşri kılındı.
623-Kıble yönü Cenab-ı Hakk’ın emriyle Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevrildi.(Tahvîlu’l-Kıble)
624-Mekkeli müşriklerle Bedir Savaşı yapıldı. Bu savaşta meleklerin Müslümanlara yardımı da söz konusudur. Yüce Allah murat etti mi zaman zaman Müslümanlara melekleri ile yardım eder. Aynı yıl Beni Kaynuka Yahudileri üzerine gidildi ve onlar, Medine’den çıkarıldı. Ramazan orucu farz kılındı. İlk bayram namazı kılındı. Zekât farz oldu. Allah Resul’ünün kızı Hz. Rukiyye vefat etti. Hz. Ali ile Hz. Fatıma evlendi. Efendimizin soyu bu aileden devam etti. Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlere seyyid, Hz. Hasan’ın soyundan gelenlere şerif denilir. İlk kurban bayram namazı kılındı.
625-Uhud muharebesi yapıldı. Mekkeli müşrikler, Mekke dışındaki müşrik kabilelerden 2000 asker topladılar. Mekke’den katılanlarla, 700′ü zırhlı, 200′ü atlı olmak üzere, Ebû Süfyan’ın komutasında 3000 kişilik tam tekmil bir ordu ile Medine üzerine yürüdüler. Müslümanların karşısında savaş durumu alan müşrik ordusu, sayıca Müslümanların 4 katından daha fazlaydı. Üstelik bunlardan 700′ü zırhlı, 200′ü atlıydı. Müslümanların ise 100 zırhı ve sadece 2 atları vardı. Uhud Savaşı’nda üç safha yaşandı: İlk safhada Müslümanlar üstün geldiler, müşrikleri bozguna uğrattılar. İkinci safhada, kaçan müşrikleri kovalamayı bırakıp, kesin sonuç almadan ganimet toplamaya koyulmaları ve Efendimizin yerlerinden ayrılmamalarını emrettiği okçu birliğinin görevlerini terk etmeleri yüzünden, Müslümanlar 70 şehit vererek mağlup duruma düştüler. Üçüncü safhada ise, dağılmış olan Müslümanlar, Peygamberimizin etrafında toplanıp, karşı hücuma geçerek, düşman hücumunu durdurdular.
627-Hendek Savaşı yapıldı. Düşman saldırısını kolayca önlemek maksadıyla Efendimiz’in Medine etrafında hendekler kazdırması sebebiyle, Hendek savaşı adını alan bu muharebenin bir diğer adı da Ahzab’dır.(Hendek kazma fikri Selman el-Farisî’den geldi) Savaş neticesinde müşrikler mağlup olarak geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Artık onlar bundan sonra Müslümanlar üzerine yürüme cesaretini kendilerinde bulamayacaklardı. Beni Kurayza Yahudileri Peygamber Efendimiz’le olan anlaşmalarına göre Hendek savaşında Medine’yi Müslümanlarla beraber korumak zorundaydılar. Fakat bunu yapmadılar. Üstelik anlaşma hükümlerini hiçe sayarak harbin en nazik safhasında müşriklerle işbirliğine gittiler. Savaş sonrası Allah Resulü ordusuyla Beni Kurayza üzerine yürüdü ve bu tehlikeyi bertaraf etti.
628-Kâbe ziyareti için yola çıkıldı. Mekke’ye elçi olarak Hz. Osman gönderildi. Hz. Osman’ın müşrikler tarafından şehit edildiği haberini alan Efendimiz, sahabilerinden müşriklerle çarpışma mevzuunda biat aldı. Bu biate Rıdvan biati denir. Bu haberi alan müşrikler, Hz. Osman’ı serbest bıraktılar. Müşrikler Müslümanların Kâbe’yi ziyaret etmemeleri konusunda çok kararlıydılar. Bunun üzerine Efendimize bir heyet gönderip anlaşma imzalamak istediler. Allah Resulü, ilk bakışta Müslümanların aleyhinde gibi görünen ama daha sonra lehine dönen anlaşma maddelerini kabul etti. Bu şekilde Mekkeli müşriklerle Hudeybiye Barışı imzalandı. Maddelerin detayı şöyleydi: Taraflar 10 yıl harp etmeyecekler. Müslümanlar bu yıl Mekke’ye girmeyecekler, gelecek sene Kâbe’ye gelebilecekler. Medine’deki Müslümanlardan Mekke’ye iltica edenler Müslümanlara iade edilmeyecek, fakat Mekke’den Medine’ye Müslüman dahi olsalar iltica edenler istendiği takdirde geri verilecek. Arap kabilelerinden isteyen Peygamberimiz’le, isteyen de Kureyş’le birleşmekte serbest olacak. Gerçekten zahirde Müslümanların aleyhine gibi görünen bu antlaşma, neticede Müslümanların lehine olmuştur. Öncelikli olarak bir devlet olarak masaya oturulmuş ve hemen sonra diğer devlet başkanlarına (Necaşi, Herakliyus, Mukavkıs…) mektuplar gönderilmiştir. Efendimizin mühür edinmesi de bu zamana denk gelir. En sonunda Mekke’nin fethi gerçekleşinceye kadar iş, Müslümanların lehine neticelenmiştir.
629-Dönemin hükümdarlarına İslam’a girmeleri için mektup gönderildi. Dihyetü’l-Kelbi’yi Rum Kayseri Heraklius’a, Amr b. Ümeyye ed-Demri’yi Necaşi’ye, Abdullah b. Huzafe’yi İran Kisra’sı Hüsrev Perviz’e, Hatıb b. Ebi Beltaa’yı Mısır Firavun’u Mukavkıs’a gönderdi. Aynı yıl Hayber savaşı yapıldı. Hayber’in fethi ile hemen hemen Arabistan’daki bütün Yahudiler İslam devletine tabi duruma gelmiş sayılıyordu. Ayrıca Bizans’la Mute muharebesi de bu yılda yapıldı.
630-Mekke fethedildi. Kâbe putlardan temizlendi. Mekke fethi ile Kureyş’in hemen hemen tamamı İslam’la şereflendi. Fetih, aynı zamanda civar kabileler, bilhassa Kureyşlilere taraftar bulunan kabileler üzerinde müspet tesirler bırakmış ve onların İslam ve Müslümanlara karşı gönüllerinde sevgi dolu sıcak bir alaka duymasına sebep olmuştu. Bununla birlikte gönülleri hâlâ bu sıcak ilgiden mahrum bulunan ve bu mahrumiyetten sıyrılmak arzusu taşımayanlar da vardı: Sakif ve Havazin kabileleri bunların başında yer alıyordu. Büyük bir ordu hazırladılar ve iki ordu Huneyn’de karşılaştı. Huneyn savaşında Müslümanlar galip geldi. Bizans üzerine Tebük seferi yapıldı (Gazvetu’l-Usre). Bizans ordusu giriştikleri savaş hazırlıklarından vazgeçti ve İslam ordusu karşısına çıkamadı.
632-Efendimiz veda haccını yaptı. Rahatsızlandı ve ardından 8 Haziran’da vefat etti.
HADİS İLMİ KAVRAM VE KAYNAKLARI
1.Hadis ve Sünnet kavramları
Hadis Kavramı:Hadis kelimesi, sözlükte “eskinin zıddı, yeni anlamına geldiği gibi, söz, haber, sözlü ifade” gibi anlamlara gelir.
Hadis: Söz, fiil, takrir/onay, yaratılış veya huyla ilgili bir vasıf olarak Hz. Peygambere izafe edilen her şeydir.
Hadis, Hz. Peygamber’den bizzat sadır olan söz yahut fiil, tavır ve davranışlara ait başkaları tarafından rivayet edilen sözlü ifadelerdir. Bir sözün hadis adını alabilmesi için ya bizzat Hz. Peygamber’den sadır olması yahut onun fiil ve tavırlarına dair sözlü bir rivayet olması lazımdır.
Sünnet Kavramı:Sünnet; lügatte form/suret, âdet, gidişat, tabiat, usül, yöntem gibi anlamlara gelir. Kelimenin kökünün fiil olduğunu kabul eden dil okuluna göre, Arapça “سَنَّ” fiilinden türemiştir. Kılıç ve mızrağı bilemek, çamura şekil vermek anlamına gelir. Buradaki anlamında da orijinallik olduğu görülmektedir. Yine süreklilik anlamı da bulunmaktadır. Sünnet, kural koyma belli bir düzene koyma anlamında kullanıldığı da olmuştur. Kelimenin kökünün “سَنا, سُنا veya سِنا” masdarından türediğini belirtenlere göre ise “yol ve çığır açmak” anlamına gelmektedir.
Sonuç olarak Sünnet; Hz. Peygamber’in kendi döneminde İslam toplumunu inanç, ibadet, tebliğ, siyaset, ekonomi, ahlak, hukuk gibi çeşitli alanlarda kısaca bireysel, toplumsal ve evrensel olmak üzere hayatın her alanında Müslüman insanları yönlendirip yönetmede Kur’an başta olmak üzere esas aldığı ilke ve prensipler bütününün oluşturduğu bir zihniyet ya da dünya görüşüdür.”
Bu kapsamlı tanımı tek bir cümle ile özetleyecek olursak “Hz. Peygamberin yaşadığı ve öğrettiği Müslümanlık” olarak ifade edebiliriz.
Ravi Sayısı Bakımından
Mütevatir Haber: Yalan üzerinde kasıtlı veya kasıtsız, ittifak etmeleri aklen mümkün olmayan bir topluluğun yine kendisi gibi bir topluluktan rivayet ettiği görme veya işitmeğe dayalı haberdir. Örnek: Men kezebe, ref’ul-yedeyn fi’d-duâ vb. Hükmü: Zaruri ilim ifade eder, inanmayı ve amel etmeyi gerektirir.
Ahad Haber: Mütevatir olmayan haberlere verilen genel isim. Hükmü: Zannî ilim bildirir, isnad ve metin yönünden incelenmesi ve araştırılması gerekir.
Meşhur Haber: Her bir ravi tabakasında en az üç isnadı bulunan hadis.
Aziz Haber: Her tabakada ravi sayısı en az iki olan hadis.
Garib(Ferd) Haber: Herhangi bir tabakada ravi sayısı teke düşen hadis.
Senedin Müntehası Bakımından
Kudsi Hadis: Hz Peygamber’den Allah’a (c.c) izafe edilerek rivayet olunan hadislerdir. Yani manası Allah’tan, sözleri Hz Peygamber’den olan hadislerdir.
Merfu Hadis: Açık bir ifade ile Hz Peygamber’e izafe edilen söz, fiil ve takrirlere denilir.
Örnek: “Hz Peygamber’i işittim şöyle dedi” veya “Hz Peygamber bize şöyle buyurdu”
Mevkuf Hadis: Sahabeye izafe edilen söz fiil ve takrirlere denir.
Maktu Hadis: Tabiuna izafe edilen söz fiil ve takrirlere denir.
Sıhhat Değeri Bakımından
Makbul Hadis
Sahih hadis: Adalet ve zabt sıfatlarını haiz ravilerin, muttasıl senedle rivayet ettikleri şaz ve muallel olmayan hadislerdir.
Hasen Hadis: Adalet şartını haiz olmakla birlikte zabt yönünden sahih hadis ravileri derecesine çıkamayan ravinin muttasıl bir senedle şaz ve illetli olmayan rivayetidir.
Merdud Hadis: Sıhhat şartlarına haiz olmadığından amel edilemeyecek nitelikteki zayıf haber.
Merdud Hadis Çeşitleri:
a-Seneddeki İnkıta Sebebiyle Merdud Olanlar.
Mürsel Hadis: İsnadında sahabesi düşmüş olan hadistir. Yani tabiinin hadisi işitmiş olduğu sahabeyi atlayarak direk Hz. Peygamber’den rivayet ettiği hadise mürsel denilir.
Muallâk Hadis: İsnadın başından bir veya Peygamber’e kadar bütün ravilerin hazfedildiği hadislere denilir
Munkatı Hadis: Senedin ortasından bir ravinin düşürüldüğü hadislere denilir.
Mu’dal Hadis: İsnadda birbirini takip eden iki veya daha fazla ravinin düştüğü hadis.
b.Ravisi Adalet Yönünden Ta’n Edilmiş Merdud Olanlar
Mevzu Hadis:
Metruk Hadis:
Münker Hadis
c-Ravisi Zabt Yönünden Ta’n Edilmiş Merdud Olanlar
Müdrec Hadis:
Maklub Hadis:
Muztarib Hadis:
Musahhaf Hadis
Hz. Peygamber hayatta iken yazılanlar
1.Medine sözleşmesi
2.Nüfus sayımı tutanağı
3.Yahudilerle yapılan yazışmalar
4. Dine davet mektupları
5. Görevlilere verilen talimatnameler
Hz. Peygamber’in vefatından sonra sahabe döneminde yazılan hadisler
1.Hz. Ebubekir’in 500 kadar hadis yazdığı fakat sonra imha ettiği
2.Hz.Ali’nin hadis sahifesi
3. Ebu Hureyre’nin hadis sahifesi (sahifetü’s-sahiha)
4. Abdullah b. Amr’ın hadis sahifesi (sahifetü’s-sadıka)
5.Abdullah b. Abbas’ın kendisinin yazdığı ve de Sait b. Cubeyr, Mücahit, İkrime gibi talebelerine yazdırdığı hadis sahifesi
6.Semure b. Cundeb’in hadis sahifesi. Bu sahife Semure’nin çocukları tarafından rivayet edilmiştir.
7. Cabir b. Abdullah’ın Mescid-i Nebi’de okuttuğu hacla ilgili kitabı.
Câmî:
İçinde her konudan hadis bulunan hadis kitabı demektir. Dini konuların hemen tamamını kapsayan;
•İman,
•Ahkâm ve Sünen
•Rikak veya Zühd,
•Et’ime ve Eşribe veya Adab,
•Tefsir,
•Tarih–Siyer–Cihad,
•Menakib,
•Fiten ve Melahim
diye adlandırılan sekiz ana bölümü ihtiva etme özelliğine sahiptir. Camiler bu sekiz bölümden herhangi birini ihtiva etmezler veya noksan olarak ihtiva ederlerse cami olmaktan çıkarlar.
Sünen:Taharetten vasiyete kadar bütün fıkhi konulara dair hadisleri ihtiva eden eserlere denilmektedir. Bir başka tarifle: Fıkıh bablarına göre tasnif edilmiş merfu ahkâm hadislerini muhtevi kitaplara sünen denir.
Ebu Davud es-Sicistani(202–275), Nesâi (214-303) ve İbn Mâce’nin (209-273) Sünen çalışmaları vardır.
Musannef:Sünenlerdeki merfu hadislere ilaveten mevkuf ve maktu hadisleri de ihtiva eden eserlerdir. İmam Malik’in el-Muvatta’sı ve Abdurrezzak b. Hemmam’ın el-Musannef’i bu türdendir.
Ravilerine göre (ale’r-rical) tasnif:
Bu tür eserlere örnek olarak müsned, mu’cem ve etraf kitaplarını gösterebiliriz.
Müsned:
Hadislerin ilk ravileri olan sahabe isimlerine göre tertip edilmiş eserlerdir. Ebu Davud et-Tayalisi’nin Müsned’i, Ahmed b.Hanbel’in Müsned’i bu usulde yazılmıştır.
Mu’cem:
Hadis âliminin hadisleri, rivayet ettiği şeyhinin ismine göre tertipleyerek tasnif ettiği kitaplara denilir . Ebu’l-Kasım et-Taberani’nin el-Mu’cemu’s-Selase’si ve İbn Hıbban’ın Kitabu’l –Mu’cem ale’l-Mudun gibi.
KÜTÜB-Ü SİTTE
Kaleme alınmış yüzlerce hadis kitabı içerisinde “asıl” diye nitelendirebileceğimiz kaynak eserler şüphesiz “Kütüb-ü Sitte” dir. Kütüb-ü Sitte denilince şu eserler akla gelmektedir:
1.Camiu’s-Sahih: Buhari
2.Camiu’s-Sahih: Müslim
3.Sünen: Ebu Davud
4.Sünen (Cami):Tirmizi
5.Sünen: Nesai
6.Sünen: İbn Mace,
Buhari ve Müslim’in eserlerine birlikte “Sahihayn”, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve İbn Mace’nin eserlerine ise “Sünen-i Erbaa” denilir.
MUSANNEFLER VE MÜSNEDLER
Bir üst başlıktaki Kütüb-ü Sitte üzerine 3 kitap daha eklenerek “Kütüb-ü Tis’a” ismi kullanılır. Bu 3 kitap şunlardır: Musannef türünde olup İmam Malik’e ait olan “Muvatta”, Müsned türünde Ahmed b. Hanbel’in aynı isimli eseri ve Darimi’ye ait olan “Sünen”.
DERLEME HADİS KAYNAKLARI
Camiu’l-Usul: (İbnü’l-Esir el-Cezeri) Müellif, eserini merfu ve mevkuf hadislerden oluşturmuş ve senedleri sahabe dışında ki tüm ravileri hazfederek vermiştir. Eserde bölüm isimleri alfabetik olarak dizilmiştir. Bu eserin şerhi olan Teysiru’l-Vusül İbrahim Canan tarafından İbn-i Mace’nin Sünen’i eklenerek Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Dolayısıyla Hadis Ansiklopedisi/Kütüb-ü Sitte ismiyle yayımlanan eser İmam Malik’in Muvatta’sı ile birlikte yedi kitabı kapsamaktadır.
Camiu’s-Sağir: (Suyuti) Yüzlerce eserin müellifi olan Suyuti (911) bu eserinde kısa ve özlü hadisleri alfabetik olarak bir araya getirmiştir. Kitapta 10031 hadis vardır
Kenzu’l-Ummal: (Ali el-Muttaki) Müellif, İmam Suyuti’nin Cemu’l-Cevami ve Camiu’s-Sağir isimli eserlerini ale’l-ebvab sisteme aktarmıştır. Kenzu’l-Ummal bu haliyle yaklaşık 40.000 hadis (tekrarlarıyla beraber) içermektedir.
et-Tacu’l-Cami: (Mansur Ali Nasıf) Müellif eserini K.Sitte, Muvatta, Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i ve Hâkim’in Müstedrek’inden derlemiştir
et-Terğib ve’t-Terhib: (Münziri) Eserde, her konunun terğib (teşvik) ve terhib (uyarı) yönlerini dile getiren hadisler iki grupta toplanmış önce terğib sonra terhib hadisleri verilmiştir.
Riyazü’s-Salihin: (Nevevi) Eser 18 kitap ve bunların alt başlıkları olan 372 bab içerisinde 1894 hadisten oluşur. Nevevi kitabında temel dini bilgileri muhtevi hadisleri bir araya getirmiştir. Riyazu’s-Salihin’de kullanılamayacak derecede zayıf-merdud rivayetler yoktur. Türkçe’ye birkaç kez tercüme edilen eser son olarak M.Y. Kandemir, İ.L. Çakan ve R. Küçük tarafından şerh edilerek VIII cilt olarak yayımlanmıştır.
Ramuze’l-Ehadis: (Gümüşhanevi) Eser, mutasavvıf ve hadisçi olan Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi tarafından 33 kaynaktan seçilen 7101 hadisten müteşekkildir. Eserde zayıf hadislerin yanı sıra azda olsa uydurma hadisler vardır. Kitabın yayımlanmış birkaç tercümesi mevcuttur.
el-Lü’lüü ve’l-Mercan: (M. Fuad Abdulbaki) Eserde Buhari ve Müslim’in ittifak ettiği 2006 hadis yer almaktadır. Kitabı İsmail Kaya ve İsmail Hakkı Uca tercüme etmiştir.
Keşfu’l-Hafa: (Acluni) Müellif, dillerde dolaşan 3281 sözü bu eserinde incelemiş ve hadis olup olmadığını veya hadis ise sıhhat durumunu tespit etmeye çalışmıştır. Dolayısıyla bazı çalışmalarda hadislere kaynak olarak verilmesine itibar edilmeyip; eserdeki açıklamalara dikkat edilmelidir. Kitap alfabetik olarak düzenlenmiştir.
M’ucemu’l-Müfehres (concordance)
Müsteşriklerin öncülüğünde Kütüb-ü Tis’a esas alınarak hazırlanmış bir fihrist çalışmasıdır. Eser metni bilinen bir hadisin kaynağını bulabilmek için fevkalade önemli bir çalışmadır.
MEVZU HADİSLERLE İLGİLİ KAYNAKLAR
Mevzu (uydurma) hadisler üzerine yazılan pek çok eser vardır. Bunların en meşhurlarından bir kaçı şunlardır:
1- İbnu’l-Cevzi: “Kitabü’l-Mevzuat mine’l-Ehadisi’l-Merfuat”
2- Mecdüd-Din el-Firuz-Âbadi: “Hatimetü Sifri’s-Saade”
3- Celalüd-Din es-Suyuti: “el-Lealai-Masnua fi’l-Ehadisi’l-Mevzua”
4- İbnu Arrak el-Hicazi: “Tenzihü’ş Şeriati’l-Merfüani’l-Ahbari’ş Şeriati’l-Mevzua”
5- Ali b. Sultan el-Kari: “el-Mevzuat”
6- Muhammed b. Ali eş-Şevkani: “el-Fevaidü’l-Mecmua fi’l-Ehadisi’l Mevzua”
7- Ebü’l-Hasenat Abdu’l-Hayy el-Leknevi: “el-Asaru’l-Merfua fi’l-Abbari’l-Mevzua”
SİYER BİLGİLERİ BÖLÜMÜ
S.1.Siyer-i Nebî nedir?
C.1.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in hayatını konu alan ilim dalıdır.
S.2.Siyret-i Nebeviyye’den amaç nedir?
C.2.İslâm’ı Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in anladığı gibi anlamak ve yaşantımızı Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in yaşantısına uydurmak.
S.3.Resülullah ne demektir?
C.3.Allah’ın elçisi demektir.
S.4.Asr-ı Saâdet ne demektir?
C.4.Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in yaşadığı çağa “Asr-ı Saâdet” (mutluluk çağı) denir.
S.5.İslâmiyetten önce Araplar ve bütün insanların durumu nasıldı?
C.5.İslâmiyetten önce Araplar ve diğer kavimler koyu bir cehalet içindeydiler. İnsan haklarına saygı yoktu. Güçlü olanlar zayıfları eziyordu. Kin , nefret , acımasızlık topluma egemendi. Köle diye insanlar alınıp , satılırdı. Haklarının bir çoğundan mahrum olan kadınlarda, sanki bir eşya gibi alınıp satılıyordu. Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Tek Allah inancı unutulmuş, insanlar kendi elleriyle yaptık-ları putlara tapıyorlardı. İçki, kumar, faiz ve her türlü ahlaksızlık toplumu sarmış, insaf ve merhamet duyguları silinmişti.
S.6.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in baba tarafından soyu nedir ?
C.6.Baba tarafı, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları sülalesindendir.
S.7.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in anne tarafından soyu nedir?
C.7.Anne tarafı, Kureyş kabilesinin Zühre Oğulları sülalesindendir.
S.8.Peygamberimizin soyu hangi peygambere dayanıyor?
C.8.Hz. İbrahim (Aleyhisselâm) ve oğlu ismail (Aleyhisselâm)’a.
S.9.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in dedesinin adı nedir?
C.9.Dedesinin adı Abdülmuttalip’tir.
S.10.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in babasının adı nedir?
C.10.Babasının adı Abdullah’tır.
S.11.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in annesinin adı nedir?
C.11.Annesinin adı Vehb’in kızı Âmine’dir.
S.12.Resululahın (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in dayısı kimdir.?
C.12.Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh).
S.13.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) nerede dünyaya geldi?
C.13.Mekke’de.
S.14.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kaç yılında dünyaya geldi?
C.14.Rebiülevvel ayının 12. gecesi, miladi 20 Nisan 571 tarihinde.
S.15.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) dünyaya gelirken meydana gelen olağanüstü olaylar nelerdir?
C.15- Medâyin’deki Kisra sarayındaki on dört sütunun yıkılması,
Kâbe’nin içindeki putların yıkılması,
Mecûsilerin bin yıldan beri yanmakta olan ateşlerinin sönmesi,
Takdis edilen meşhur Sâve (Tâberiyye) Gölünün bir anda kuruması,
Semâve vadisinin seller altında kalması,
Gökten yıldızların dökülmesi
S.16.Muhammed adını kendisine kim verdi?
C.16.Dedesi Abdülmuttalib.
S.17.Muhammed’in sözlük anlamı nedir?
C.17.Tekrar tekrar övülmüş, medhedilmiş anlamındadır.
S.18.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz’in kaç adı vardır?
C.18.Dört adı vardır: a-Ahmet, b-Muhammed, c-Mustafa, d-Mahmut.
S.19.Mekke’de doğan çocuklar niçin süt anneye verilirdi?
C.19.Mekke’nin havası ağır ve sıcak olduğundan çocuklara iyi gelmezdi.
S.20.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in süt annesi kimdir ve Resûlullah kaç yıl süt annesinin yanında kaldı?
C.20.Süt annesi Sa’d kabilesine mensup Halime’dir. Beş yıl süt annesinin yanında kaldı.
S.21.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in süt kardeşinin adı nedir?
C.21.Süt kardeşinin adı Şeymâ’dır.
S.22.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) anne diye kimlere iltifat etmiştir?
C.22.Süt annesi Halime ve dadısı ümmü Eymen’e
S.23.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in babası ne zaman ve nerede vefat etmiştir?
C.23.Babası peygamberimiz doğmadan iki ay önce, Medine’de rahatsızlanarak vefat etmiştir.
S.24.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in annesi nerede ve ne zaman vefat etmiştir?
C.24.Resûlullah altı yaşında iken annesiyle birlikte babasının kabrini ziyaret etmek için Medine’ye gitti. Orada bir ay kaldılar. Mekke’ye dönerlerken Ebvâ denilen köyde annesi rahatsızlanarak vefat etti.
S.25.“Her yeni eskiyecek ve her şey son bulacaktır. Ben de öleceğim, fakat gam yemem. Temiz bir çocuk doğurdum. Dünyaya bir büyük hayır bırakıyorum.” Bu sözleri kim, ne zaman söyle-miştir ?
C.25.Rasülullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’ın annesi Hz. Amine, vefatından önce söylemiştir.
S.26.Annesinin vefatında Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i Medine’ye getirip dedesi Abdülmuttalib’e teslim eden kimdir?
C.26.Hizmetçileri Ümmu Eymen.
S.27.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) dedesi Abdülmuttalib’in himayesinde kaç yıl kalmıştır?
C.27.Dedesi Abdülmuttalib’in himayesinde 2 yıl, yani 8 yaşına kadar kalmıştır.
S.28.Dedesi Abdülmuttalib vefat edince Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i himayesine alan kimdi?
C.28.Dedesinin vefatından sonra Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i himayesine alan amcası Ebu Talib’tir.
S.29.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne zaman yetim ne zaman öksüz kalmıştır?
C.29.Doğmadan iki ay önce babasını kaybederek yetim, 6 yaşında iken annesini kaybederek öksüz kalmıştır.
S.30.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) amcası ile birlikte ticaret amacıyla Şam’a giderken Busra kasabasında mola verdiklerinde bir rahip Ebu Talib’e çocuğu geri götürmesini söyler. Bu rahibin adı nedir?
C.30.Rahip Bahira
S.31.Rahib peygamberimizin geri götürülmesini niçin istedi?
C.31.Çünkü Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in son peygamber olduğunu anladı. Bu haberi İncil’de okumuştu. Yahudiler çocuğa bir zarar verebileceklerinden korktuğu için Mekke’ye geri götü-rülmesini istedi.
S.32.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) amcası ile Yemen’e ne zaman gittiler?
C.32.Amcası Zübeyr ile Yemen’e miladi 588 yılında seyahat ettiler.
S.33.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Şam’a (Suriye’ye) ikinci seyahatı ne zaman oldu.?
C.33.Şam’a (Suriye’ye) Hz. Hatice’nin ticaret mallarının satışı için miladi 595 yılında ticari seyahatı oldu.
S.34,Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem)‘e peygamberlik gelmeden önce, Ukaz Panayırında, Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ve Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın de bulunduğu bir topluluk içinde, yakında bir peygamber geleceğini bildiren şahıs kimdir?
C.34,Kuss b.Saide
S.35.Panayır nedir?
C.35.Arapların sosyal ve ekonomik hayatında önemli bir yer tutan ve çeşitli yerlerde kurulan bugünkü fuar veya Pazar benzeri sosyal, kültürel ve ekonomik faaliyet merkezleridir.
S.36.Cahiliyye Arap toplumunda ekonomik hayat nasıldı?
C.36.Ekonomik hayatları dört ana başlık altında toplanabilir: 1)Tarım, 2)Sanayi, 3)Ticaret, 4)Panayır (Fuar).
S.37.Cahiliyye döneminde yapılan Ficar savaşında Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne şekilde davrandı?
C.37.Kureyş ile Kays kabileleri arasında 4 yıl süren Ficar Savaşında tarafsız kaldı.
S.38.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) çobanlık yaptı mı?
C.38.Amcasının yanındayken, amcasının zayıf aile bütçelerine katkıda bulunmak için, ücret mukabili çobanlık yapmıştır ve “Çobanlık yapmayan hiçbir peygamber yoktur.” buyurmuştur.
S.39.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e peygamberlik gelmeden önce müşriklerle, zulme ma-ruz kalmış aciz ve güçsüzlere yardım etmek için “Fakirleri koruma ve kalkındırma” adı verilen bir antlaşma imzaladı. Bu antlaşmanın adı nedir?
C.39.Hilfu’l Fudul
S.40.Cahiliye döneminde geleneksel olarak şiir yarışmaları yapılırdı. Birinci gelen yedi meşhur şiîr, Kabe’nin duvarına asılırdı. Bu yedi şiîre ne ad verilirdi?
C.40.”Muallakat-ı Seb’a”
S.41.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem), peygamberlikten önce son derece doğru ve güve-nilir bir kişiliğe sahipti. Halk bu yüzden kendisine ne lakap vermişti?
C.41.“Muhammed’ül Emin” Güvenilir Muhammed.
S.42.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ticaretle uğraşırken halk kendisi hakkında ne derdi?
C.42.Her zaman sözünü tutar, müşterilerine söz verdiği nitelikteki malı tam ve zamanında teslim ederdi. Henüz çocuk yaşlarda dürüst ve doğru sözlü bir tüccar olduğu şeklindeki ünü yayılmıştı.
S.43.Resûlullah, (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Hz Hatice ile kaç yaşında evlendi.
C.43.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) 25, Hz. Hatice ise 40 yaşında idi.
S.44.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Hz. Hatice ile kaç yıl evli kaldılar?
C.44.Hz. Hatice’nin vefatına kadar 25 yıl evli kaldılar.
S.45.Arap kabileleri bir gün Kabe’yi tamir ederken bir taşı yerine koymakta anlaşmaz-lığa düştüler. Neredeyse kavgaya tutuşacaklardı. Sonunda miladi 608 yılında doğru-luğuna güvendikleri Peygamberimizi hakem yapmaya ve onun vereceği hükme razı olmaya karar verdiler. Peygamberimiz bu taşı hırkasının üzerine koyarak, her kabile-den bir kişiye hırkanın ucundan tutturarak taşı elleriyle yerine koydu ve bu anlaşmaz-lığı giderdi. Bu hangi taştır?
C.45.Siyah taş anlamına gelen “Hacer’ül Esved” dir.
S.46.Hz. Hacer validemiz Mekke topraklarında oğlu İsmail’e su aramak için Safa ve Merve tepe-lerinde koşup dururken, bıraktığı yerde kendi kendine ayaklarını yere vurarak eşinen Hz. İsma-il’in ayakları altından Allah (Celle Celaluhu)’nın izni ile çıkan ve bugün dahi müslümanların fayda-lanıp içtiği, tüm hacıları doyuran, şifalı, bereketli, bu gün yer itibariyle Mescid-i Haram’ın altın-dan çıkan suyun adı nedir?
C.46.Zemzem.
S.47.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in kaç çocuğu dünyaya geldi?
C.47.Üçü erkek, dördü kız çocuk olmak üzere toplam yedi çocuk ; Zeynep, Rukiye, Ümmu Gülsüm, Fatıma, Kasım, Abdullah, İbrahim.
S.48.Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in künyesi nedir?
C.48,Ebu’l-Kasım (Kasım’ın babası).
S.49.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in soyunu devam ettiren hangi çocuğudur.
C.49.Peygamberimizin soyunu devam ettiren Hz. Fatıma (Radiyallahu Anha)’dır. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in vefatından sonra yaşayan tek evladıdır. Hz. Fatıma Efendimizin vefatından altı ay sonra, 26 yaşındayken vefat etti.
S.50.İlk vahy nerede gelmiştir?
C.50.Nur dağındaki Hira mağarasında.
S.51.ilk vahiy ne zaman gelmiştir?
C.51.Ramazan ayının 27’si, Miladi 610 tarihinde, peygamberimiz kırk yaşındayken.
S.52.Vahiy karşısında Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne yapmıştır?
C.52.Korkarak evine dönüp olanları hanımı Hz. Hatice’ye anlattı. Hz. Hatice onu teselli etti. Amcası Varaka bin Nevfel’in yanına götürdü. Varaka O’nun son peygamber olduğunu müjdeledi.
S.53.İlk müslümanlar kimlerdir?
C.53.Hz. Hatice, Hz. Ali, Hz Ebu Bekir ve Hz. Zeyd bin Harise. Bunlara “Sabikuni İslâm” (İlk Müslü-manlar) denir (Allah onlardan razı olsun)
S.54.Resûlullah’ın adı anıldığı zaman ne söylenir?
C.54.“Sallallahu Aleyhi ve Sellem” “Allah’ın selam ve esenliği O’nun üzerine olsun” demektir.
S.55.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in arkadaşlarına ne ad verilir?
C.55.”Sahabe” denir çoğulu “Ashab” dır
S.56.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in ashabından (arkadaşlarından) birinin adı anıldığı za-man ne söylenir?
C.56.Radiyallahü anh “Allah ondan razı olsun.” denir.
S.57-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ailesine karşı nasıldı?
C.57-Ailesine karşı gayet şefkatli idi “En hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben, ailesine karşı en hayırlı olanınızım” derdi.
S.58-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) çocuklarına nasıl davranırdı?
C.58-Çocuklarını sever, onlarla şakalaşır, hediye verir ve “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” derdi.
S.59.Vahiyde fetret dönemi ne demektir?
C.59.İlk vahiy geldikten sonra vahiy bir müddet kesildi. Cebrail görünmez oldu. Sonra Müddessir Su-resinin ilk ayetleri nazil oldu. İşte geçici bir müddet vahyin kesildiği döneme “Vahiy de Fetret devri” denir.
S.60-Açıktan İslâm’a davet ne zaman başlandı?
C.60-Üç yıl gizli yapılan İslâm’a davetten sonra “(önce) en yakın akrabanı uyar” (Şuâra:214) ayeti kerimenin emri gereğince Safa tepesine çıkıp en yakın akrabalarını açıktan İslâm’a davet etmeye baş-ladı.
S.61.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz, peygamberliğini ilk defa açıkça nerede ilan etmiştir?
C.61.Safa Tepesinde
S.62.Müşriklerin baskısı üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i himaye eden amcası Ebu Talib’in “Kureyş büyükleri, neşrettiğin dinden vazgeçmeyecek olursan, aramızda kanlı bir bo-ğuşma çıkacağını” söylemesi üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne dedi?
C.62.“Sağ elime güneşi, sol elime ayı verseler de bu davadan vazgeçmemi teklif etseler, ben de öle-ceğimi bilsem yine vazgeçmem” dediler.
S.63.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e müşrik Kureyş büyükleri tarafından İslâm davasını bırakması için yapılan teklifler nelerdi? (Uzlaşma Politikası)
C.63. Mal ve servet vermek,
Makam ve mevki vermek,
İçlerinde en güzeli ile evlendirmek.
S.64.Dâru’l Erkâm’ın tarihteki fonksiyonu nedir?
C.64.Erkâm bin Ebi’l-Erkâm bin Esed’in evidir. İslâm tarihinde büyük ehemmiyeti haiz bulunan bu ev, İslâmi eğitim ve öğretimin yapıldığı, Resül-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in hocalığını yürüttüğü ilk İslâm Üniversitesidir.
S.65.Müşrikler tarafından ilk şehid edilen müslğmanlar kimlerdir?
C.65.Ammar bin Yâsir’in annesi Sümeyye ve babası Yâsir (Radiyallahu Anhuma)’dır.
S.66.Allah katında peygamberlerden sonra en büyük derece kimlere verilmiştir?
C.66.Şehidlere.
S.67.Allah yolunda şehid düşenlere neden ölü denilmez?
C.67.Çünkü onlar Rableri katında diridir. (Bakara Suresi:154)
S.68.Şehidlerin efendisi kimdir?
C.68.Hz. Hamza’dır (Radiyallahu Anh).
S.69.Habeşistan’a yapılan birinci hicret ne zaman oldu? Kafile kaç kişiydi?
C.69.Bi’setin (Peygamberliğin) 5 inci yılında, (Miladi:615) 10 erkek, 5 kadın toplam 15 kişi idi.
S.70-Habeşistana ilk hicret eden kimdir?
C.70- Hz. Osman ve hanımıdır. (Radiyallahu Anhuma)’
S.71.Habeşistan’a yapılan 2 inci hicrette kafile kaç kişiydi? Kafile başkanı kimdir?
C.71.Bi’setin 7 inci yılında, kafilede 82 erkek 10 kadın vardı. Kafile başkanı Hz. Ali’nin abisi Cafer-i Tayyar’dır.
S.72.Habeşistan’a hicret edenleri geri getirmek için, müşrikler kimleri Habeş kralına gönderdi-ler?
C.72.Mekke müşrikleri Amr bin Âs ile Abdullah bin Rebia’yı, müslümanları teslim almak için Habeşis-tan kralına gönderdiler.
S.73.Habeşistan kralı kimdir? Müslümanlara nasıl davrandı?
C.73.Kral Necaşi Ashame idi. Müslümanlara çok iyi davrandı. Müslümanları müşriklere teslim etmeyip ülkesinde barındırdı.
S.74.Müslümanlar Habeşistan’a niçin hicret ettiler?
C.74.Müşriklerin eziyetleri her geçen gün artıyordu. Müslümanlar ibadetlerini serbestçe yapamıyorlar-dı. Bu yüzden Habeşistan emin bir yer olduğundan oraya hicret ettiler.
S.75.Hz.Ömer (Radiyallahu Anh) ne zaman müslüman oldu?
C.75.Bi’setin 6 ıncı, miladi 616 yılı Zilhicce ayında müslüman oldu.
S.76.Hz Ömer (Radiyallahu Anh)’in müslüman olduğu gün hangi âyet nazil oldu?
C.76.Enfal sûresinin 64. âyeti. “Ey Resûlüm! Sana ve sana tâbi olan müminlere Allah yeter”
S.77.Hz Ömer (Radiyallahu Anh) ne zaman ve nerede şehid edildi?
C.77.Hicri 23 yılında, 63 yaşında iken, hiristiyan bir köle tarafında sabah namazında şehid edildi.
S.78.Hz. Ömer (Radiyallahu Anh)’in lâkabı nedir? Bu lâkabı ona kim vermiştir?
C.78.“Hakla batılı birbirinden ayıran” anlamında kendisine” “Faruk” “adını peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vermiştir.
S.79.Şakk-ı Kamer Mu’cizesi nedir?
C.79.Parmağıyla Ay’a işaret etmek suretiyle Ay’ın ikiye bölünmesi mucizesine, Şakk-ı Kamer Mu’cizesi denir.
S.80.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e en çok düşmanlık yapan kimlerdir?
C.80.Ebu Cehil, Peygamberimizin amcası Ebu Leheb, As bin Vâil, Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia ve Ümeyye bin Halef’tir.
S.81.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i himaye eden kim idi?
C.81.Amcası Ebu Talib idi.
S.82.Hz. Hamza ile Hz. Ömer’in müslüman olması müşrikleri iyice korkuttu. Bunun üzerine müş-rikler toplanıp müslümanlara karşı sosyal ve ekonomik boykot kararı aldılar. Bundan sonra:
1-Müslümanlar ve onları koruyan Haşimoğulları ile hiç kimse görüşmeyecek,
2-Alışveriş yapmayacak,
3-Kız alıp vermeyecektir.
Bu antlaşmayı yazıp Kabe’nin duvarına asan kimdir?
C.82.Mansur b. İkrime.
S.83.Boykut kaç yıl devam etti?
C.83.Bi’setin 7. Yılında, Üç yıl (617 – 619) devam etti.
S.84.Kabe’ye asılan bu metnin ve Mansur b. İkrime’nin sonu ne oldu?
C.84.Güve (kurt) Kabe’ye asılan anlaşma metnini yiyerek, Allah adından başka diğer yazıları yok et-mişti. Mansur’un da antlaşmayı yazdığı eli felç olmuş ve çolak kalmıştı.
S.85-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kimden dolayı ilahi uyarı aldı?
C.85-Gözleri görmeyen Abdullah bin Ümmu Mektum (Radiyallahu Anh)’dan dolayı uyarı aldı. (Abese Sû-resi:1-14)
S.86.Hüzün yılı ne demektir?
C.86.Boykotun kalkmasının ardından, müslümanlar rahat nefes aldılar. Fakat çok geçmeden Peygam-ber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin dört yaşındaki oğlu Kasım’ın vefatı, ardından diğer oğlu Abdul-lah’ın vefatı, Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i bütün zorluklara karşı himaye edip, destek veren am-cası Ebû Talib, ve Ebu Talib’in vefatından üç gün sonrada sevgili eşi Hz. Hatice annemizin vefatları Hz. Resulüllah’ı çok üzdü. Bu yüzden bu yıla “Hüzün yılı” denildi.
S.87.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) efendimiz Hz. Hatice (Radiyallahu Anha)’nın vefatından sonra kiminle evlenmiştir ?
C.87.Abdişemsoğullar kabilesinden, yaşlı ve dul bir hanım olan Sevde (Radiyallahu Anha) ile evlenmiştir
S.88.Hz. Sevde (Radiyallahu Anha) annemiz, Rasülullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ile kaç sene evli kaldı?
C.88.Beş sene Peygamberimizle birlikte evli kaldılar.
S.89.Sevde’den sonra Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kendisiyle evlenmiştir. Babası Hz. Ebubekir (Radiyallahu Anh) dır. Fıkıhta, ilimde, tıpta, şiir’de ve etkili hitabette ondan daha ileride bir kadın görülmemiştir. Ramazan ve Kurban bayramları hariç tüm yılı oruçlu olarak geçiren, hicri 58 yılında, Ramazan ayında 68 yaşında iken vefat eden bu hanımı tanıyor musunuz ?
C.89.Hz. Aişe (Radiyallahu Anha) validemizdir.
S.90.Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kaç yıl tek eşle yaşamıştır ?
C.90.25 yaşından 53 yaşına kadar 28 yıl tek eşle yaşamıştır.
S.91.Kureyş müşriklerinin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e ve müslümanlara işkencelerini ve taşkınlıklarını artırmaları üzerine başlarına ne geldi?
C.91-Mekkeliler bir yıl süreyle kıtlığa tutuldular. Gelip Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’den dua iste-melerinden sonra, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in duasıyla kıtlıktan kurtuldular.
S.92.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Taif’e niçin gitti?
C.92.Taiflileri İslâm’a davet etmek ve müslümanları himaye edebilecek bir merkez kurmak için.
S.93.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Tâif yolculuğunda ki arkadaşı kimdir?
C.93.Zeyd Bin Hârise’dir. (Radiyallahu Anh)
S.94.Taifliler Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i nasıl karşıladılar?
C.94.İslâmı kabul etmedikleri gibi, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i de taşladılar. Atılan taşlardan yaralanan Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kan içinde kaldı ve yürüyemeyecek hale geldi.
S.95.Taiflilerin bu tutumu karşısında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne yaptı?
C.95.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) onların hidayete erişmeleri için dua etti. “Allah’ım onlar bilmi-yorlar, bilselerdi yapmazlardı” dedi.
S.96.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem), Hakka davet için gittiği Tâif ‘ten kederli bir halde Mekke’ye döndüğünde O’nu himâyesine kim almştı?
C.96.Mut’im Bin Adiyy.
S.97.Bu durum, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin hangi buyruklarını teyid etmek-tedir?
C.97.Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyuruyor: “Allah dilerse, bir kâfirle de bu dini teyid eder (destekler).”
S.98.İsrâ ve Miraç hadisesi nasıl olmuştur?
C.98.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i geceleyin Mescid-i Haram’dan, Mescid-i Aksa’ya götü-rülmesi ve orada gök yüzüne çıkarılması şeklinde olmuştur.
S.99.İsrâ nedir?
C.99.İsrâ: Gece yürüyüşü ve yolculuğu demektir. İslâm’da; Peygamberimizin Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya kadar ki gece yolculuğuna denir.
S.100.Mirâc nedir?
C.100.Mirâc: Yükseğe çıkmak manasınadır. İslâm’da; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Mescid-i Aksa’dan göklere çıkarılıp, ilahi âyet ve alemlerin gösterilmesine denir.
S.101.Mirac’da peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e neler verilmiştir?
C.101. 1- Bakara Suresinin son iki ayeti,
2- Beş vakit namaz,
3- Allah’a şirk koşmayanların Cennete gireceği müjdesi.
S.102.Mirac olayı karşısında Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ne yapmıştır?
C.102.Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) “Bunu Muhammed söylüyorsa mutlaka doğrudur.” diyerek olayı doğruladı. Bundan dolayı “Sıddik” unvanı aldı.
S.103.Teheccûd Namazı Peygamberimize (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e farz, ümmetine sünnettir. Peygamberimize farz olduğunu belirten ayeti kerime hangisidir?
C.103.İsrâ Suresi: 79
S.104.Her müslümanın iman etmesi gereken akidelerden birisi de Peygamberimiz (Sallallahu Aley-hi Vesellem)’in Miraca çıkma hadisesidir. Miraç lügatte; yükseğe çıkma ve merdiven manalarına gelir. Miraç hicretten bir buçuk yıl evvel vuku bulmuştur. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Miraç hadisesinde yedinci kat semada, Mescidi Haram ve Mescidi Aksa’dan sonra uğradığı, meleklerin kıyamete kadar hayatlarında bir defa sıra gelerek tavaf ettiği yedinci kat semadaki bu mescidin adı nedir?
C.104.Beytül Mamur.
S.105.İsra ve Mirac hadisesinde yahudilerin Kudüs’teki durumları ne oldu?
C.105.Hz. İbrahim Cenab-ı Allah’ın mübarek kıldığı, bereket ihsan ettiği bir peygamberdi. Allah O’nun zürriyetine Arz-Mukaddesi ihsan etmişti. Arz-ı Mukaddes’in hududu, Hz. İbrahime rüyasında gösteril-mişti, Arz-ı Mukaddes’te iki mukaddes şehir vardı. Mekke ve Kudüs. Mekke İbrahim’in oğlu İsmail’e, Kudüs oğlu Hz. İshak’a verildi. Böylelikle İsmail’in sülalesi Mekke’nin. İsrailoğulları da Kudüs’ün muha-fızı oldular. Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hem Mekke’yi ve hem de Kudüs’ü kıble edinip Mi’raç’ta her ikisin de namaz kılması bütün peygamberlere imam olması bu her iki mukaddes makamın bereke-tini kendisinde toplaması demektir.
S.106.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e Resulüssakaleyn denmesinin sebebi nedir?
C.106.İnsanlara ve cinlere Peygamber olarak gönderildiği için.
S.107.Birinci Akabe biatında Medineliler hangi hususlarda Hz. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e biat ettiler? Kaç kişi idiler?
C.107. Allah’a şirk koşmamak,
Hırsızlık yapmamak,
Zina etmemek,
Çocuklarını öldürmemek,
Yalandan, iftiradan sakınmak,
Hiçbir hayırlı işe karşı gelmemek üzere biat edip söz verdiler.
Sayıları 12 kişi idiler.
S.108.Birinci Akabe biatında bulunan Medineli müslümanların reisi kimdir?
C.108.Esat b. Zürare (Radiyallahu Anh)’dır.
S.109.İkinci Akabe Biatında Medineliler kaç kişi idiler?
C.109.2 kadın, 73 erkek. toplam 75 kişi idiler. Mallarını, canlarını, kadınlarını nasıl koruyorlarsa pey-gamberimizi de öyle koruyacaklarına dair söz verdiler.
S.110.Medinelilere İslâmı öğretmek için Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kimi gönderdi?
C.110.Mus’ab bin Umeyr (Radiyallahu Anh)’ı gönderdi.
S.111.Daru’n-Nedve nedir?
C.111.Kureyş müşriklerinin toplanıp karar verdikleri meclis. Bu mecliste Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in öldürülme emri çıktı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine’ye hicret etmek zorunda kaldı.
S.112.Hicret nedir? Kaç tarihinde olmuştur?
C.112.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) elli üç yaşında iken Mekke’den Medine’ye göç etmesidir. Miladi 622 tarihinde olmuştur.
S.113.Medine’ye ilk hicret eden kimdir?
C.113.Ebu Seleme bin Abdulesad (Radiyallahu Anh).
S.114.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekke’de kendi yanına bırakılan müşriklerin emanetle-rini dağıtmak için kimi yerine bırakmıştır?
C.114.Hz. Ali (Radiyallahu Anh)
S.115.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kiminle beraber hicret etmiştir?
C.115.Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)
S.116.Hicret esnasında mağarada gizlendiklerinde müşrikler onları neden bulamadılar?
C.116.Örümcek mağaranın girişine ağını örmüş, güvercin yuvasını yaparak yumurtlamıştı. Böylece müşrikler buraya kimsenin giremeyeceğini zan ettiler.
S.117.Bu mağaranın adı nedir?
C.117.Sevr Mağarası.
S.118.Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ve Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’in hicret ederken gizlenmiş oldukları sevr mağarasının ağzını örümcek örmüş , bunu gören müşrikler içeride kimse yok sanarak mağaraya bakmamışlardı. Daha önce aynı durum bir başka peygamber için-de vâki olmuştu bu peygamber kimdir?
C.118.Dâvud (Aleyhisselam) (Tâlût peşinde düştüğünde)
S.119Yakalanacaklarından endişe eden Hz. Ebubekir’e (Radiyallahu Anh) Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne dedi?
C.119“Üzülme Allah bizimledir.”
S.120.Mağaraya kim gizlice yiyecek ve haber getiriyordu?
C.121.Hz Ebubekir (Radiyallahu Anh)’in oğlu Abdullah ve kızı Esmâ.
S.122.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) niçin hicret etti?
C.122.Mekkeli müşrikler peygamberimizi öldürmeye hazırlandıkları ve Mekke’de İslâmi hizmet zorlaş-tığı için.
S.123.İlk Cuma namazı ve ilk hutbe nerede kılınıp okundu?
C.123.Medine’ye hicret ederken Rânûna Vadisi, Benî Sâlim mahallesinde ilk Cuma namazı kılındı ve ilk hutbe okundu.
S.124.Tövbe Suresinde kendisinden bahsedilen, Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in ilk inşa ettiği, İslâm tarihinde de ilk yapılan mescid olarak bilinen mescit hangisidir?
C.124.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Hicreti sırasında yaptıkları Kûba Mescidi’dir
S.125.Hicrette peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Kûba köyünde kaç gün kaldı?
C.125.Üç gün kaldı. Kuba mescidi’nin temelini attı, sonra Medine’ye gittiler.
S.126.Hicri Tarih nedir?
C.126.Kamer yılı esas ve Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in hicret tarihi başlangıç kabul edilerek, müslümanların kendilerine mahsus tarihidir.
S.127.Hicri yıl kaç gündür?
C.127.354 gündür.
S.128.Kameri ayları söyleyiniz?
C.128.Muharrem, Seferi, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şâbân, Ramazan, şevval, Zilkâde, Zilhicce.
S.129.Hicri takvimi kim başlattı?
C.129.Hz Ömer(Radiyallahu Anh).
S.130.Medine şehrinin eski adı nedir?
C.130.Asıl adı Yesrib’tir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in hicretinden sonra Peygamber şehri an-lamında “Medine’tün-Nebî” denilmiştir. Daha sonra Medine olarak anılmaya başlanmıştır.
S.131.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in gelişini, Medine halkı nasıl karşıladı?
C.131.Büyük muhacir (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ve arkadaşının haberleri Medine’ye ulaştığında, Medine-liler her sabah vakti ufku gözetliyor, O’nun gelişini arzu ve hasretle bekliyorlardı. Hararet şiddetlenince, evlerine dönüyor ve ertesi gün için gelmeye karar veriyorlardı. Göğüsleri hasret, endişe ve ümit ile doluydu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in geldikleri gün, Medine’nin dört bir tarafında tekbir sesleri yayıldı ve Yesrib (Medine) bayram elbisesine büründü. Öldürmek için Mekke’nin silah çektiği ve zorla ellerinden kurtulduğu bir şahıs, başka bir şehir Medine’de, hasretle bekleniyor ve Medine’liler O’nu korumak, destek olma ve yardım etmek için birbirleriyle adeta yarışıyorlardı.
S.132.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine’de kimde misafir kaldılar?
C.132.Asıl adı Halid bin Zeyd olan Ebu Eyyup el-Ensari (Radiyallahu Anh)’ın evinde misafir oldu.
S.133.Hz. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Medinelilere ilk tavsiyeleri nelerdir?
C.133. Selâmı ve selâmlaşmayı yayınız!
Yemek yediriniz,
Akrabalık haklarını gözetiniz,
Halk uyurken, siz namaz kılınız.
Selâmetle Cennete girersiniz!”
S.134.Cenaze Namazı, Farz-ı Kifayedir. Ölen bir müslümanın Cenaze Namazını, müslümanlardan bir kısmı kılınca, öteki müslümanların üzerinden Cenaze Namazını kılma so-rumluluğu kalkar. Yeryüzünde ilk Cenaze Namazı, Hz. Adem için kılınmıştır. Resûlullah’ın ilk defa Cenaze Namazını kıldırdığı sahabi kimdir?
C.134.Ensardan, Berâ bin Mâ’rur (Radiyallahu Anh)
S.135.Mescid-i Nebevi ne demektir?
C.135.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine’ye gelince ilk iş olarak bir mescid yaptırdı. Mescidin yanında istirahat edecekleri odalar yaptırdı. Ve buranın adı Peygamber Mescidi anlamında “Mescid-i Nebevi” olarak kaldı.
S.136.Mescid nereye yapılmıştır?
C.136.Ebu Eyyup el-Ensari (Radiyallahu Anh)’ın evinin yanındaki boş arsa satın alınarak yapıldı.
S.137.Muhacir kimdir?
C.137.Mekke’den göç ederek Medine’ye gelen müslümanlara muhacir denir.
S.138.Ensar kimdir?
C.138.İlk defa Medine’nin yerli halkı. Muhacirlere yardım ettiklerinden dolayı (yardımcı) anlamında “Ensar” denildi.
S.139.Ensar ile Muhacirler arasındaki kardeşlik ilanı ne zaman oldu? Kaç kişi arasında kardeş-lik kuruldu?
C.139.Medine’ye hicretten 5 ay sonra Mekke’den gelen 45 müslümanla, Medineli 45 müslümanın ara-sında kuruldu.
S.140.Cenab-ı Allah (Celle Celaluhu) Muhacir, Ensar ve onları takip eden müslümanlar hakkında Kur’an-ı Kerim de ne buyurmaktadırlar?
C.140.“İslâm’da önceliği olan Muhacirler ve Ensar ile onları takip ederek örnek alanlar ve onları hayırla yad edenlere gelince; Allah onlardan razıdır, onlar da Allah’tan razıdırlar. Allah onlara içinde ebedi olarak kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Bu ise en büyük kurtuluştur.” (Tevbe Suresi:100)
S.141.Suffa nedir? Ashab-ı Suffa kimdir?
C.141.Mescid-i Nebevi’nin bir tarafında üstü kapalı, etrafı açık olarak yapılan yere “Suffa” burada bu-lunanlara da “Ashab-ı Suffa” denir.
S.142.Ashab-ı Suffa ne işle uğraşırlardı?
C.142.Ashab-ı Suffa; Medine’de kavim ve kabileleri, evleri bulunmayan, mescidin suffasında yatıp kalkan sahabiler olup, gecelerini namazla, kur’an okumakla, ders alıp, ders vermekle geçirirlerdi. Bu-rası bir ilim yuvası idi. Hatta en çok hadis rivayet eden Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’da burada yetişmiş-ti. Gündüzleri de, su taşır, odun toplayıp satarlar ve onunla geçinirlerdi.
S.143.Medine Vesikası nedir?
C.143.İlk İslâm Devleti Anayasasıdır. 52 maddeden oluşmaktadır. Bu anayasa dünyada yazılı ilk ana-yasadan birini teşkil etmektedir.
S.144.İslâm da ilk vatandaşlık antlaşması ne zaman imzalanmıştır?
C.144.Medine Vesikasıyla Hıristiyan, Yahudi ve putperstlerle karşılıklı görüşme ve antlaşma sonucu, İslâm devleti vatandaşlığını kabul etmeleri üzerine imzalanmıştır.
S.145.İslâm’da ilk Nüfus Sayımı ne zaman yapılmıştır?
C.145.Hicretin 1 nci yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in emirleriyle ilk Nüfus Sayımı yapıldı. Yapılan ilk Nüfus Sayımında Medine’de 10.000 kişinin yaşadığı, bunlardan 1.500′ünü Müslüman, 4.000′inin Yahudi ve 4.500′ünün müşrik Arap olduğu anlaşılmıştı.
S.146.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in İştika (yağmur isteme) namazı kılarak dua edip namaz biter bitmez hemen yağmurun yağmaya başladığı bir bölge vardı. Mescidi Ne-bevinin karşısında olan bu yere Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) sıcak havalarda gider ve ora-da gölgelenirdi. Çünkü bir bulut orayı devamlı ferah gölge tutardı. Buraya daha sonra bir mescit inşa edildi. Bu mescidin adı nedir?
C.146.Gamâme mescidi (Bulut mescidi)
S.147.Ezanın uygulanması ne zaman olmuştur?
C.147.Ezanın uygulanmaya konulması, sahabeden Abdullah bin Zeyd (Radiyallahu Anh) ile Hz. Ömer (Radiyallahu Anh)’ın Hicri 1, Miladi 622 yılında gördükleri sadık rüya ile beraber, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in tasdikiyle uygulanmaya konuldu.
S.148.Seriyye nedir?
C.148.Bir sahabenin kumandası altında gönderilen birliklere seriyye denir.
S.149.İlk seriyye ne zaman gerçekleşti?
C.149.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin Medine’ye hicretlerinden 9 ay sonra Ramazan ayında, Hz. Hamza (Radiyallahu Anh)’ı muhacirlerden 30 kişilik bir süvari gurubun başında, Kureyş müş-riklerinden 300 kişilik bir birliğin muhafazasında Şam’dan Mekke’ye gitmekte olan ticaret kervanını gözetlemek için gönderildi
S.150.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kaç seriyye göndermiştir?
C.150.Elli altı seriyye göndermiştir.
C.151.Ganimet ne demektir?
C.151.Savaşta düşmanlardan alınan mal demektir.
S.152.Ganîmetlerin taksimi ile ilgili âyet hangisidir?
C.152.Enfâl suresi, 41. Âyet.
S.153.İslâm’da ilk ganîmet ve esir ne zaman alındı?
C.153.Abdullah Bin Cahş serriyesi tarafından.
S.154.İlahi vahye göre ganîmet taksimi nasıl yapılır?
C.154.Ganîmet beşte biri Allahâ ve Resulüne , beşte dördü ise mücahitler aitti. Fakat bu beşte biri de beşe ayrılıyor; Peygamber’in akrabası, yetimler, kafirler ve aciz yolcularda hisse alıyorlardı.
S.155.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in bizzat orduya komutan olarak ilk katıldığı savaşın, başka bir ifade ile ilk gazvenin adı nedir?
C.155.Ebva (Veddan) Gazvesi.
S.156.Gazve nedir?
C.156.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in bizzat sevk ve idare ettiği savaşlara denir.
S.157.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kaç gazve’ye katılmıştır?
C.157.Yirmi yedi gazveye katılmıştır.
S.158.Asr-ı Saadette askerliğe kabul şartları nelerdi?
C.158. 1-Müslüman olmak,
2-Erkek olmak,
3-Akil baliğ olmak,
4-Sağlıklı olmak,
5-Mazereti olmamak.
S.159.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine’de namazlarını önceleri Kudüs’e yönelerek kılarlardı. Hangi ayetle, hangi tarihte ve nerede Mekke’ye, Kabe’ye yönelerek namaz kıldı?
C.159.Medine’de, hicretin 17. ayında, Bakara Sûresinin 144. Ayetiyle, Ben-i Seleme Mescidinde (Mescid-i Kıbleteyn) Kabe’ye yönelerek namaz kılmaya başladı.
S.160.Ramazan orucu ne zaman farz kılındı?
C.160.Ramazan orucu, oruç tutmaya gücü yeten her müslümanın üzerine farzdır. Bedir Gazvesinden bir ay evvel hicri 2, miladi 624 yılında, Bakara Sûresinin 183’üncü ayet-i kerimesiyle farz kılındı.
S.161.Bedir Savaşının sebepleri nelerdir?
C.161.Müşrikler yapılacak bir savaşa hazırlık için büyük bir ticaret kervanını Şam’a gönderdiler. Pey-gamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kervanın hareketini önlemek amacıyla 300 kişilik bir kuvvetle yola çıktı. Bunu haber alan müşrikler kervanı kurtarmak bahanesiyle bin kişilik bir orduyla Bedir’e geldiler.
S.162.Bedir Savaşının sonuçları nelerdir?
C.162.Müslümanlar büyük bir zafer kazandı. 70 müşrik öldürüldü. 14 müslüman şehid oldu. 70 müşrik-te esir alındı.
S.163.Bedir savaş’ında İslâm ordusunu duracağı yeri belirlemek Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in görüşünü kabul ettiği sahabi kimdir?
S.163.Habbab Bin Münzir(Radiyallahu Anh)
S.164.Bedir Savaşında alınan esirlere ne yapılmıştır?
C.164.Zengin esirler fidye karşılığında, fakirler ise her biri 10 müslümana okuma-yazma öğretmek şartıyla serbest bırakılmıştır.
S.165-Bedir Savaşı kaç yılında oldu?
C.165-Hicri 2, miladi 13 mart 624 yılında.
S.166.Ramazan ve Kurban Bayramları ne zamandan beri kutlana gelmiştir?
C.166.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz Medine’ye teşrif buyurdukları zaman, Medinelilerin iki bayramları olduğunu görmüştü. O günlerde oyunlar oynuyorlar, şenlik yapıyorlardı. Bunu müşahede eden Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu: “Allah Teala iki bayrama bedel daha hayırlılarını, Iyd-ı Fıtr (Ramazan Bayramı) ile Iyd-ı Edha (Kurban Bayramı) günlerini tahsis etmiş-tir” Böylece Asr-ı Saadet’ten beri bütün İslâm aleminde bir yılda iki defa dini bayram kutlana gelmiştir.
S.167.Zekat ne zaman farz kılındı?
C.167.İslâm’ın beş şartından biri olan zekat, hicri 2, miladi 624 yılında, Ramazandan ve Fıtır Sadaka-sının vacip kılınışından sonra farz kılınmıştır.
S.168.Hz. Fatıma ile Hz. Ali ne zaman evlendiler?
C.168.Hicri 2, miladi 624 yılında evlendiler.
S.169.Hz. Fatıma ile Hz. Ali evlendiklerinde kaç yaşlarında idiler ?
C.169.Hz. Fatıma 18, Hz Ali ise 21 yaşında idi.
S.170.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in kızı Hz. Fatıma’nın çehizi nelerdi ?
C.170.Bir elbise, bir gömlek, bir baş örtüsü, bir minder, biri ottan öbürüde koyun yününden iki dö-şek, dışı deri içi ottan dört yastık, bir yün örtü, bir hasır, bir el değirmeni, bakır bir leğen, deriden bir su kabı, bir süt bakracı, bir tas, bir su tulumu, bir ibrik, bir küp ve bir testi.
S.171.Hz. Fatıma, (Radiyallahu anha) yorgun ve zayıf düştüğü bir sırada, üstelik hamileyken, Peygamberimizden bir hizmetçi istediği zaman ne karşılık almıştı ?
C.171. “Kızım, Ehli Suffe açlıktan iki büklümken sana bunu veremem.”
S.172.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in nesli kiminle devam etmiştir?
C.172.Hz. Ali ve Hz. Fatıma’dan doğan çocuklar, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in nes-lini devam ettirmişlerdir.
S:173.Ehl-i Beyt Kimdir?
C.173.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in soyunu sürdüren kızı ve çocuklarına verilen ad. Hz. Ali, Hz. Fatıma ve çocukları Ehl-i Beyt’tir.
S.174.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şaka yapar mıydı?
C.174.Bazen şakalaşmıştır, şakaya izin vermiştir, fakat başkalarını maddeten ve manen rahatsız eden ağır şakalara müsaade etmemiştir. Bir sahabenin “Ya Resûlullah! Sen bize şakamı ediyorsun?” soru-suna O’da “Evet, ben şaka yaparım, fakat sadece doğruyu söylerim” demiştir.
S.175-İslâm tarihinde ilk resmi hastahane nerede kuruldu?
C.175-Hicretten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in izniyle Kuaybe bint Sa’d (Radiyallahu Anh) sorumluluğunda Mescid-i Nebevi’nin içinde kurduğu bir çadırda hasta ve yaralılara hizmet verilerek kurulmuştur.
S.176.Ehil olmayıp, tıbbi müdahalede bulunanlar için Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne derdi?
C.176.Tıp ve Hekimlik mesleğine sahip olmayan kimselerin, hastaların tedavisiyle uğraşmalarını hukuki yönden men ve yasak etmiş ve bu hastalara verecekleri zarar ve ziyandan kendilerinin sorumlu olacaklarını belirttiler.
S.177.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bulaşıcı hastalıklar için ne derdi?
C.177.“Veba çıkmış olan bir yerde oturanlar orayı ne terk eder ve ne de başka bir yerden gelenler burasını ziyaret edebilirler” (Buhari, Müslim)
S.178.Münafık kime denir?
C.178.İki yüzlü, araya fitne sokan, söz verip sözünü tutmayan, görünüşte müslüman olup hakikatte, kafir ve düşman olana denir.
S.179.İlk münafıklar ne zaman türedi?
C.179.Miladi 624 hicri 3. yıl da Yahudilerin müslümanlara karşı düşmanca harekete başlamaları ile türediler.
S.180.Uhud Savaşının sebebi nedir?
C.180.Müşrikler Bedir’de aldıkları yenilginin intikamını almak istedikleri için.
S.180.Müslümanların ve müşriklerin sayısı kaçtı?
C.180.Müslümanlar 700, müşrikler ise 3.000 kişi idi.
S:181.Uhud Savaşı kaç yılında oldu?
C.181.Hicri 3, Miladi 625 yılında oldu.
S.182.Uhud Savaşında müslümanlar galip iken aniden mağlup duruma düşmelerinin sebebi ne idi?
C.182.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Ayneyn geçidine, 50 kişilik kuvveti yerleştirmişti. Onlara oradan kesinlikle ayrılmamalarını emretmişti. Müslümanların galip geldiğini gören okçuların çoğu geçi-di terk etti. Yalnızca 8 kişi kaldı. Müşrikler bu geçide ani hücum yaparak ele geçirdiler ve 8 müslümanı şehid ettiler. Dağılan müşrik ordusu da böylece toparlandı.
S.183.Uhud Savaşında peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in şehid edilen hangi amcasıdır?
C.183.Hz. Hamza (Radiyallahu Anh)
S.184.Uhud’da Rasûlullah (s.a.) ‘ın miğferinin demir halkalarının mübarek yüzüne batması
Üzerine, dişleriyle halkaları çıkartan bunu yaparken iki dişini kaybeden sahâbi kimdi?
C.184.Ebu Ubeyde Bin Cerrah (Radiyallahu Anh)
S.185.Uhud savaşında Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e fırlatılan oka elini siper yaparak çolak kalan sahâbi kimdir?
C.185.Talha Bin Ubeydullah (Radiyallahu Anh)
S.186.Uhud Savaşının sonucu nedir?
C.186.Sadece bir gün süren savaşta, önce müslümanlar galip geldi. Sonra müşrikler Ayneyn geçidine baskından sonra toparlandı. Akşam olunca Hz. Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ve ordusu dağa çekildi. Sonra müslümanlar giden müşrikleri takip ettiler Ama kesin bir netice alınamadı. Müslümanlar 70 şehid verdiler. Müşriklerden ise 22 kişi öldürüldü.
S.187.Reci’ Vakıası nedir?
C.187.Adal ve Kare kabilesinin talebi üzerine, bu kabilelere Mersed bin Mersed (Radiyallahu Anh) baş-kanlığında irşad için giden İslâm davetçilerine düzenlenen suikastle, 10 İslâm davetçi sahabenin öldü-rülmesi olayına denir.
S.188.Bi’ri Maûne faciası nedir?
C.188.Hicretin 4. Yılı sefer ayında Beni Amir kabilesinin reisi Ebu Berâ Âmir bin Malik’in isteği üzerine bu kabileye dini öğretmek için gönderilen yetmiş kurranın (hafızın) pusuya düşürülerek şehid edilmesi olayına Bi’r-i Maûna Faciası denir. Bu olay üzerine Bir ay süreyle Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz söz konusu kurraları pusuya düşürenlerin cezalandırılmaları için sabah namazla-rında Kunut duası okudu
S.189.Kunut Duası nedir?
C.189.Kunut: Dua ve yakarış demektir. Namazlarda kunut menduptur. Fakat, fakihler hangi namazlar-da kunut duasının okunacağı hususunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Ancak, Hanefi, Şafii ve Han-belilere göre müslümanların başına bir müsibet inerse farz olan namazlarda kunut yapmak müstehaptır. Hanbeliler böyle zamanlar da kunutu sadece sabah namazına hasretmişlerdir. Hanefiler ise bunu açıktan okunan namazlara hasretmişlerdir.
S.190.Ebu Süfyan’ın Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i öldürtmek için tuttuğu kiralık katil ne oldu?
C.190.Ebu Süfyan bin Harb, Bedevi Araplardan birini Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i öldürtmek için kiraladı. Medine’ye giden kiralık katil, Cenab-ı Allah’ın bildirmesiyle amacına ulaşmadan yakalan-dı. Kiralık katil sonra müslüman oldu.
S.191.İçki ne zaman haram kılındı?
C.191.İçki, hicri 4, miladi 626 yılında yasaklandı. İçki üç safhada inen ayetlerle haram kılındı.
1-Bakara Sûresi :216
2-Nisa Sûresi :43
3-Mâide Sûresi :90-91
S.192.Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin tercüme işlerinde Yahudilere güven kalmadığından yabancı dil İbranice ve Süryanice’yi öğrenmesi için kime emir buyurdu?
C.193.Resulü Ekrem Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) İbranice ve Süryanice’yi öğrenmesi için Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh)’a emir buyurdu. İbranice’yi 15, Süryanice’yi 17 günde öğrendi. Okuma yaz-mayı da daha önce Bedir Savaşında esir düşenlerden öğrenmişti.
S.193.İfk Hadisesi nedir?
C.193.Hz. Aişe (Radiyallahu anha) validemize münafıkların reisi Abdullah bin Übeyy tarafından yapılan iftira hadisesidir. Cenab-ı Allah (Celle Celaluhu) Nûr Suresi 11-20. ayeti celileleriyle Hz. Aişe (Radiyallahu anha) annemiz hakkında söylenenlerin iftira olduğunu belirttiler.
S.194.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in attan düşme olayı ne zaman oldu?
C.194.Hicri 5, miladi 626 yılında Medine’de bindiği attan hurma kütüğünün üzerine düşüp ayağı yarıldı ve sağ yanı sıyrılıp zedelendi. Bundan dolayı beş vakit namazını bir ay, evde oturarak kıldı.
S.195.Hz. Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) döneminde at ve deve yarışı ne zaman oldu?
C.195.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hicretin 5. Yılında atlar ve develer arasında yarış yaptırdı. Yarışta dereceye girenlere de ödül verdi.
S.196.Medine’de hangi tarihte deprem oldu? Deprem karşısında Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne buyurdular?
C.196.Hicri 5, Miladi 626 yılında Medine’de deprem oldu. Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz bunun üzerine şöyle buyurdu: “Rabbiniz, sizi razı olacağı duruma döndürmek istiyor. O halde siz de, Onun rızasını dileyiniz.”
S.197.Hendek Savaşının sebebi nedir?
C.197.Yahudiler Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e yaptıkları suikast girişiminden sonra Medine’den sürüldüler. Mekkeli müşriklerle anlaşarak onları savaşa teşvik ettiler. Müşrikler Ebu Süfyan komuta-sında 10.000 kişilik bir kuvvetle Hicri 5, miladi 24 Ocak 627 tarihinde Medine’ye hücum ettiler.
S.198.Hendek Savaşı adı niçin verildi?
C.198.Müslümanlar şehri savunmak için Medine’nin etrafını kazarak geniş çukurlar açtıkları için bu ad verilmiştir.
S.199.Hendek kazma fikrini kim ortaya attı?
C.199.Selman-ı Farisi (Radiyallahu Anh)’ın önerisiyle oybirliği ile alındı bu karar.
S.200.Hendek savaşına adı verilen hendeklerin uzunluk, boy ve eninin ölçüleri ne kadardır?
C.200.Uzunluğu: 5,5 km, derinliği: 5 m, eni:9 m. dir.?
S.201.Hendek Savaşının sonuçları nedir?
C.201.Müşrikler şehri hendekle çevrildiğini görünce şaşırdılar. Uzaktan ok atmakla bir netice elde edemediler. Mevsim kış olduğundan hava soğuk ve yağmurluydu. Bir sonuç elde edemeden geri dön-düler.
S.202.Yağmur duası ilk ne zaman yapıldı?
C.202.Hicri 6, miladi 628 yılında kuraklıktan dolayı Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yağmur Duası yaptı.
S.203.Umre maksadıyla Mekke’ye gelip kendilerine Kabe’nin olduğu yere sokulmayacakları haberini alan Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in, Hz. Osman (Radiyallahu Anh)’ı elçi olarak Mekke’ye gönderdi. Daha sonra Hz. Osman (Radiyallahu Anh)’ın öldürüldüğü haberi (yanlış) gelin-ce Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) elçiyi öldüren bu müşriklerle savaşmadan vazgeçmeyece-ğiz diyerek etrafındaki sahabeleri savaş için biat etmeye davet etti. Sahabeler de ölünceye ka-dar savaşacaklarına dair biat ettiler. Semûre ağacının altında yapılan bu biate ne ad verilir?
C.203.Rıdvan Biatı.
S.204.Hicretin 6.cı yılında Hac için gelen müslümanlar müşrikler tarafından Mekke’ye sokulma-yıp hatta elçi olarak gönderilen Hz. Osman (Radiyallahu Anh)’ın şehit olduğu (yanlış) haberinden sonra yapılan Rıdvan Biatını duyan müşrikler o yıl Mekke’ye girilmemesi şartıyla aralarında bir barış anlaşması yapılmasını teklif ettiler. Bu teklif kabul edilerek anlaşmaya gidildi. Anlaşmanın tüm maddeleri ilk görünüşte müslümanların aleyhine gibi görüldü ise de, netice müslümanlara zafer hazırlayan anlaşmanın adı nedir?
C.204.Hudeybiye Antlaşması.
S.205. a)Müslümanlar bu yıl Kabe’yi ziyaret etmeden Medine’ye geri dönecekler.
b)Gelecek yıl Mekke’ye gelecekler ve üç günden fazla kalmayacaklar.
c)Mekke’ye silahsız girecekler. Bu maddeleri taşıyan antlaşma hangisidir?
C.205.Hudeybiye antlaşması.
S.206.Hudeybiye antlaşması kaç tarihinde yapılmıştır.
C.206.Hicri 6, Miladi 628 yılında yapılmıştır.
S.207.Hudeybiye antlaşmasına götüren sebep neydi?
C.207.Medine’ye göç eden müslümanlar doğup büyüdükleri Mekke’yi özlemişlerdi. Umre yapıp Ka-be’yi ziyaret etmek istiyorlardı. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Kabe’yi ziyaret etmek üzere 1.400 kişi ile birlikte yola çıktılar. Müşrikler müslümanları Mekke’ye sokmamak için direndiler. Bunun üzerine Hudeybiye antlaşması imzalandı.
S.208.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu olaydan dolayı müşriklere elçi olarak kimi gönder-di?
C.208.Hz. Osman (Radiyallahu Anh)
S.209.Peygamber (s.a.v) Hudeybiye antlaşması esnasında bazılarının itirazları üzerine yanında bulunan hanımına danışıp onun görüşüne göre hareket etti. Kimdi bu mü’minlerin annesi?
C.209.Ümmü seleme (Radiyallahu Anha)
S.210.Hz. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) diplomatik münasebetlerin tesisi için hangi ülkele-rin hükümdarlarına davet mektubu göndermiştir?
C.210. Bizans İmparatoru, Heraklius’a
Habeş Necaşisi, Ashame’ye
İran Kisrâsı, Hüsrev Perviz’e
Mısır Firavunu, Mukavkıs’a
Yemame Valisi, Havza bin Ali’ye
Gassan Meliki, Münzir bin Hâris bin Ebi Şemir’e
S.211.O dönem dünya devlet başkanlarına ne ad verilirdi?
C.211.Rum (Bizans) devlet başkanına Kayser, İran Şahına Kisrâ, Mısır devlet başkanına Firavun, Yemen hükümdarına Tubbâ, Habeş hükümdarına ise Necaşi denilmekteydi.
S.212.Habeşistan hükümdarı mektubu alınca ne yaptı?
C.212.İslâmiyeti kabul etti.
S.213.Bizans hükümdarı ile, ilk Mısır hükümdarı mektubu alınca ne yaptı?
C.213.Elçilere iyi davrandılar fakat İslâm’ı kabul etmediler.
S.214.İran hükümdarı mektubu alınca nasıl davrandı?
C.214.Peygamberimizin mektubunu okuyunca çok saygısız davrandı. Ve büyük bir öfke ile mektubu yırttı.
S.215.Habeşistan’a hicret eden müslümanlar ne zaman döndüler?
C.215.Hicretin 7. yılında Medine’ye döndüler. Son dönen kafile Hz. Ali (Radiyallahu Anh)’ın kardeşi Hz. Cafer-i Tayyar (Radiyallahu Anh)’dır
S.216.Hayberin fethi ne zaman olmuştur?
C.216.Hicri 7, Miladi 628 yılında.
S.217.Hayber Fethinin sebebi nedir?
C.217.Medine’den sürülen Yahudilerin bir kısmı Hayber’e yerleşerek, burada müslümanların aleyhine çalışmaya başladılar. Bunu haber alan Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) derhal harekete geçti. Ve Hayber’i fethetti.
S.218.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ne zaman kaza Umre’sini yaptı?
C.218.Hudeybiye antlaşması gereği aynı yıl umre yapamayan Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem), erte-si yıl hicri 7, miladi 629 yılında, 2.000 müslüman ile birlikte umre yaptı.
S.219.Hayber Fethinin sonucu ne oldu?
C.219.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) onlara antlaşma teklif etti. Fakat Yahudiler teklifi red ettiler. Bunun üzerine savaş başladı. On gün devam eden şiddetli çarpışma sonunda kaleler birer birer alındı. Yahudiler vergi vermeye razı oldular.
S.220.Asr-ı Saadette öğretim yerleri nelerdi?
C.220. a)Mescid:Namaz kılmanın yanı sıra cemaate ayeti kerimleri okuyup öğrenme ve öğretme ve dini bilgiler sunulma yeridir.
b)Suffa:Yurtta kalanlar daha ziyade fakir Mekkeli göçmenler (muhacir) ve uzak yerlerden gelen misafir öğrencilerdi.
c)Daru’l-Kurra:Suffe’nin öğretim için yetersiz kalması üzerine Medine’de bazı evlerde Daru’l-Kurra denilen okullar açılmıştır.
d)Küttab:Küçük çocuklara okuma-yazma öğretilen yer. İlkokul.
S.221.İslâm’da ilk tayin edilen vali kimdir?
C.221.Yemen’de vali olan Bâzan müslüman olduktan sonra San’aya vali olarak atanmıştır.
S.222.Mute Harbi ne zaman oldu?
C.222.Hicri 8, miladi 629 tarihinde Suriye’de Bizans’la ilk karşılaşma. Halid b. Velid’in askeri dirayeti sayesinde 3.000 kişilik İslan ordusunun 100.000 kişilik Bizans ordusunun karşısında durması.
S.223.Hâlid Bin Velid’e “Allah’ın kılıcı” ünvanını, ne zaman kim verdi?
C.223.Mûte savaşı’nda arka arkaya üç komutanın şehid olmasından sonra, ordu komutasını ele alıp müslümanları zafere götürdüğü zaman, peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vermiştir.
S.224.Anadoluya İslâm’ın ilk kapısı olan Diyarbakır’ın fethi, hangi sahabi tara-fından ve ne zaman oldu?
C.224.Iyaz bin Ganim (Radiyallahu Anh) komutanlığında Halid bin Velid (Radiyallahu Anh)’in da içlerinde bulunduğu sahabiler tarafından Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in vefatından yedi yıl sonra, miladi 639 yılında fetih olundu. Bu savaşta isimleri tesbit edilen Halid bin Velid (Radiyallahu Anh)’ın oğlu Süleyman (Radiyallahu Anh) olmak üzere, 25 sahabi şehid olmuşlardır. Bu sahabiler şu an Diyarbakır’da iç kale denilen yerde medfundurlar.
S.225.Mekke’nin Fethi ne zaman gerçekleşti?
C.225.Galibin mağlupları affetme olayı olan Mekke’nin fethi, Hicretin 8. yılı, Ramazan ayının 17’si de, Miladi 630 yılında gerçekleşti.
S.226.Mekke fethedildiğinde Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Kâbe’nin anahtarını kime ver-mişti?
C.226.Osman Bin Talha (Radiyallahu Anh)’ya.
S.227.Fetih’den sonra Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekke’de kaç gün kalmış, Medine’ye dönerken Kureyş’e müslümanlığı öğretmesi için kimi bırakmıştı?
C.227.15 gün kaldı. Muaz ibni Cebel (r.a)’i.
S.228.Ummül Kura ne demektir?
C.228.Mekke’nin diğer şehirler arasında önemli bir yeri vardır. Kur’an-ı Kerim’de Mekke şehrine “Ummül Kura” (Şehirlerin anası) adı verilmiştir. (En’am Suresi:92)
S.229.İlk Çevre koruması ne zaman olmuştur?
C.229.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekke’yi fethettiği gün, halka yaptığı konuşmada, Mekke şehrinde kan dökülmesi, hayvanların öldürülmesi, otların yolunması, ağaçların kesilmesinin yasak olduğunu bildirdi.
S.230.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ağaçlandırmaya çok büyük önem vermiştir. Medine yakınlarında eskiden ormanlıkken sonraları hayvan otlatılan bir yer haline dönüşen yeri tekrar ormanlık haline gelmesini sağlamıştır. Bu yerin adı nedir?
C.230.Zureybu’t-Tâvîl
S.231.Arsa, arazi ve hurmalıklara tapu verilmesi ne zaman olmuştur.
C.231.Medine’ye hicretten sonra Hâris b. Nûman (Radiyallahu Anh)’ın evlerinden ve arazisinden bir kıs-mını Resûlullah’a hibe ettiği gayrı menkullerini Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) de bazı müslümanlara hudutlarını çizip Tapu Fermanı vererek hibe etmesi ile olmuştur
S.232.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) müslümanların güvenli alışveriş yapmaları için ne yap-tı?
C.232.Güvenli alışveriş ve ticaret yapmaları için, Medine’de İbn-i Ebî Zi’b’in evinden, Zeyd bin Sâbit’in evine kadar olan alanda çarşı, Ticaret Merkezi kurdu.
S.233.Huneyn Savaşı ne zaman olmuştur?
C.233.Hicri 8, Miladi 27 Ocak 630 yılında.
S.234.Huneyn Savaşının sebebi nedir?
C.234.Mekke yakınlarında Havazin kabilesi vardı. Bunlar putlara tapıyorlardı. Mekke’nin Fethinden sonra sıranın kendilerine geldiğini düşünerek müslümanlara savaş açmaya karar verdiler. Bundan dolayı savaş çıktı.
S.235.Huneyn Savaşında müslümanlar ve müşrikler sayıca ne kadardılar.
C.235.Müşrikler 20 bin, müslümanlar 12 bin kişi idiler.
S.236.Savaşın sonucu ne olmuştu?
C.236.Müslümanlar sayılarının çokluğuna güvendiler. Düşman ise vadide pusu kurmuştu. Sabahın alaca karanlığında vadiden geçerken, düşmanın saldırısına uğrayan İslâm ordusu bozuldu ve dağıl-maya başladı. Ancak daha sonra Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) orduyu tekrar topladı ve zaferi kazandı.
S.237.Umman ve Bahreyn hükümdarları ne zaman müslüman oldular?
C.237.Hicri 8, miladi 630 yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in daveti üzerine, Umman ve Bah-reyn Hükümdarları ve iki ülke halkının çoğunluğu da müslüman oldular.
S.238.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vefat eden, hangi hükümdarın gaipten cenaze namazını kılmıştır?
C.238.Hicri 9, miladi 630 yılı Recep ayında vefat eden Habeşistan kralı Necaşi Ashame’nin gaipten cenaze namazını kılmıştır.
S.239.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in son katıldığı savaş hangisidir?
C.239.Tebuk savaşı.
S.240.Tebuk seferi ne zaman yapılmıştır?
C.240.Hicri 9, Miladi 630 yılında.
S.241.Ordunun donatılmasına en çok kimler yardım etmiştir?
C.241.Hz. Ebu Bekir ve Hz. Osman (Radiyallahu Anhuma)
S.242.Bir gün bir toplulukta Rasûlullh (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz sırayla: “Bu gün sizden kim oruçlu olarak sabahladı?”, “Sizden kim bu gün bir hastayı sordu?”, “Bugün kim bir cena-zede hazır bulundu?”, “Bugün sizden kim bir yoksulu yedirdi?” sorularını sordu. Sorular her soruluşta, Sahabeden sadece bir kişi, “Ben ya Rasûllah” diye cevap veriyordu. Bu sahabi kim-di? ve Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) daha sonra ne buyurmuştur?
C.242.Bu sahabi Hz Ebubekir (Radiyallahu Anh) idi. Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz:”Bu gü-zel hasletler kimde toplanırsa, mutlaka cennete girer” buyurmuştur.
S.243.Tebuk seferinde İslâm ordusu kaç kişi idiler?
C.243.30 bin kişi idiler. İslâm ordusu Tebuk’e kadar geldi. Fakat savaşacak kimse bulamadılar. Tebuk gazvesi, Bizans devletine Suriye topraklarında verilen bir derstir.
S.244.Münafıkların Küba’da yaptıkları ve Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e gelerek orada namaz kıldırmasını isteyerek yaptıkları yerin meşrulaşmasını istedikleri ama Efendimizin Hz. Cebrail (Aleyhisselam.)’ın bildirmesiyle kabul etmediği gibi yaktırdığı ve hakkında ayet inen mes-cidin adı nedir?
C.244.Mescid-i Dırar.
S.245.Habeş hükümdarı ne zaman vefat etti? Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu vefat üzerine ne yaptılar?
C.245.Habeş hükümdarı Necaşi’nin vafatı üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kendisine dua edip salih bir kardeşin öldüğünü söyleyerek gıyabında cenaze namazını kıldı.
S.246.Elçiler Yılı, hangi yıla denir?
C.246.Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekke’yi fethedip, Tebük meselesini halledince ve Sakif kabi-lesi de gelip müslüman olduktan sonra, her taraftan heyetler geldi. Bundan dolayı da hicretin 9. yılı elçiler, heyetler yılı denilmiştir.
S.247.Hac ne zaman farz kılınmıştır?
C.247.İslâm’ın beş şartından olan Hac, hicri 9, miladi 631 yılında, Âl-i İmrân Sûresi: 96-97 ayeti keri-meleriyle farz kılındı.
S.248.Hitabet ve Şiir Okuma yarışması ne zaman yapıldı?
C.248.Beni Temmim kabilesinden gelen talep üzerine, Hitabet ve Şiir okuma yarışması düzenlendi. Yapılan yarışmada müslüman yarışmacılardan Sâbit bin Kays b. Şemmas (Radiyallahu Anh) hitabette, Hassân bin Sâbit (Radiyallahu Anh) ise Şiir okuma yarışmasında birincilik elde ettiler.
S.249.Vali ve Zekat memurların atanması ne zaman oldu?
C.249.Hicri 10, miladi 631 yılında İslâm’ın yayıldığı yeni bölgelere valiler ve zekat tahsilat memurları atanması yapıldı.
S.250.Veda Haccı ne demektir?
C.251.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ahiret yolculuğunun yaklaştığını ve bundan sonra Hac yapa-mayacağını anladığı için müslümanlara veda etti. Dolaysıyla bu Hacca; “Veda Haccı” denilmiştir. Veda haccı Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in ilk ve son haccıdır.
S.252.Veda Haccı ne zaman yapılmıştır?
C.252.Hicri 10, Miladi 632 yılında.
S.253.Veda Hutbesini kaç kişi dinlemiştir?
C.253.İslâm’da “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” mahiyetinde ki veciz hutbesi Arafat’ta, yüz bini aşkın (140.000) sahabi dinlemiştir.
S.254.Veda Hutbesinin ana konuları nelerdir?
C.254. a)Cahilliyye adetleri kaldırıldı.
b)İnsanlar eşittir. Üstünlük takva iledir. Renk ve ırk ayrımı yasaklanmıştır.
c)Can, namus, mal kutsaldır. Her türlü saldırıdan korunmuştur.
d)Faizin her türlüsü yasaklanmıştır.
e)Kan davaları kaldırılmıştır.
f)Müslümanlar kardeştir.
g)Erkekler kadınların haklarına, kadınlarda erkeklerin haklarına saygı duyacaktır
h)Müslümanlar hayat ölçüsü olarak Kur’an ve Sünnete bağlanacaklardır.
S.255.Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in vefatından önce ani mezarlık ziyareti ne zaman ol-du?
C.255.Miladi 632, hicri 11. yılın Safer ayının 19. Pazar gecesi ani olarak Bâki mezarlığını ziyaret etti. Mezarlıkta yatanlara selam verip, “Biz de yakında sizin aranızda olacağız” dedi.
S.256.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in cemaata kıldırdığı son namaz hangisidir?
C.256.Hastalandığında “Velmürselatti” suresini okuyarak kıldırmış olduğu akşam namazıdır.
S.257.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vefatından önce hastalandığında Hz Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) sahabilere kaç vakit namaz kıldırmıştır?
C.257.17 vakit.
S.258.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hangi sahabilerin arkasında namaz kılmıştır?
C.258.Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ve Abdurrahman Bin Avf (Radiyallahu Anh)’ın arkalarında namaz kılmıştır.
S.259.Hayatta biricik kızı Fatıma evine gelince, onu ayakta karşılar, kucaklayıp öper, yerine oturturdu. Hastalığındaki son ziyaretinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kızı Fatıma’ya ne söyledi?
C.260. “Ey Peygamberin kızı Fatıma! Sen, ahiret gününün mesuliyetinden kurtaracak hayırlı işler yapmaya bak, peygamber kızı olmak sana bir şey kazandırmaz, ben seni o günün dehşetinden kurta-ramam.”
S.261.Hz. Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kaç yaşında ve hangi yılda vefat etti?
C.261. 63 yaşında, Hicri 11, Rebülevvel ayının 12. Pazartesi günü, Miladi 8 Haziran 632 yılında vefat etti. (Allah’ın Salât ve Selâmı onun ve ashabının üzerine olsun)
S.262.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i vefatından sonra kim yıkadı?
C.262.Hz. Ali (Radiyallahu Anh) yıkadı.
S.263.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) nereye defin edildi?
C.263.Vefat ettiği yere defin edildi. Bugün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in kabri Medine’de Mescid-i Nebevi’nin içindedir.
S.264.Ravza-i mutahhara nerasidir?
C.264.Mescid-i Nebevîde Hz peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in kabri ile minberi arasındaki yerdir. 10 metre genişlik 20 metre uzunluk olmak üzere 200 metrekarelik pek mübarek bir yerdir.
S.265.Ravza-i mutahhara’yı Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) nasıl vasıflandırmıştı?
C.265.“Evimle minberim arası cennet bahçeleinden bir bahçedir.” Buyurmuştur.
S.266.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in sırtında Peygamberlik, nübüvvet mührü vardı. Vefat ettiklerinde sırtındaki mühür ne oldu?
C.266.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in sırtında nübüvvet peygamberlik mührü bulunuyordu. Vefat-larında annemiz Hz. Aişe (Radiyallahu anha)’nın ifadesiyle mührün yok olduğunu söylediler.
S.267)Allahu Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’in hangi ayetinde “Müminler, Peygamberi kendi nefislerin-den çok sevmesi gerekir”. buyurmaktadır?
C.267.Ahzâb sûresinin 6.âyetinde.
S.268.İsmet, Emanet, Fetanet, Sıdk ve Tebliğ tüm peygamberlerin ortak sıfatlarıdır. Bu sıfatların dışında Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e ait olan sıfatlar nelerdir?
C.268. a- Son peygamber olması
b-Tüm insan ve cinlerin peygamberi olması
c-Şefaat etme yetkisinin olması
S.269.Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem), hangi sıfatlarla anılır?
C.269. Fahri kâinat (Kâinatın Övüncü),
Seyyid-i Kâinat (Varlığın Efendisi)
Hayrül-Beşer (En hayırlı insan)
Hayrül Enam (Bütün yaratılmışların hayırlısı),
Hâtemü’l-Enbiya (Son Peygamber)
Habibullah (Allah’ın Sevgilisi)
Nebiyyü’r Rahmet (Rahmet Peygamberi)
Safiyyullah (Allah’ın en seçkin kulu)
Resul-i Ekrem (En şerefli Peygamber)
S.270.Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’ı diğer peygamberlerden üstün kılan başlıca üç özellik vardır.Bunlar nelerdir?
C.270. 1-Son peygamber olması.
2-İnsanların olduğu gibi, gözle görülmeyen cinlerin de peygamberi olması.
3-Şeriatının ve getirdiği ilkelerin belli bir toplum için değil, bütün insanlık için geçerli ve sürekli devam edecek oluşu.
S.271.İhlâs nedir? Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) İhlâs için ne demiştir?
C.271.İhlâs, niyet ve amellerde, sadece Allah rızasının gözetilmesi olayıdır. Bunun karşıtı ise gösteriş ve riyadır. “Ey insanlar! Amellerinizi sırf Allah rızası için yapınız, şüphesiz Allah (c.c.), amellerden hâ-lis, kendi rızası için yapılanlardan başkasını kabul etmez.” (Fethu’l-Kadir,1/217)
S.272.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) dört şeyin şerrinden Allah’a sığınmıştı bunlar neler-dir?
C.272.”Allah’ım! Tembellikten sana sığınırım, korkaklıktan sana sığınırım, ihtiyarlıktan sana sığınırım, cimrilikten sana sığınırım.” (Müslim)
S.273.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz; “Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini bilin.” buyurmuştur. 0 beş şey nedir?
C.273. 1-Ölüm gelmeden önce hayatın,
2-Hastalık gelmeden önce sağlığın,
3-Meşguliyet gelmeden önce boş vaktin,
4-İhtiyarlıktan önce gençliğin,
5-Fakirlikten önce zenginliğin,
S:274.Sahabe kimlere denir?
C.274.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i müslüman olarak gören veya Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in onu görüp müslüman olarak ölen kişilere denir.
S.275.Tabiun kimlere denir?
C.275.Tabiun: Ashabı gören müslümanlardır.
S.276.Peygamber anıldığında ne yapılır ?
C.276.Salavat getirilir. Yani en kısa şekliyle “Allahümme salli alà Muhammed” denir.
S.277.Salavat getirmekle neyi ifade etmiş oluruz ?
C.277.Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e olan sevgi ve bağlılığımızı ifade etmiş oluruz.
S.278.Sahabiler Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e sevgilerini nasıl dile getirirlerdi ?
C.278.Her fırsatta O’na “Anam-babam sana feda olsun, ya Rasulallah” diyerek.
S.279.Cenab-ı Allah Müminlerin peygamberlerine karşı salât-ü selâm okuma görevlerini hangi ayeti kerime ile emretmiştir?
C.279.Ahzab Suresi 56. ncı ayeti kerime ile. “Muhakkak ki Allah ve O’nun melekleri Peygambere hep salât ederler. Ey müminler, siz de hep ona salât (dua) ediniz ve (tam bir ihlâs ile) selâm veriniz.”
S.280.”Müminler Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir..” hangi ayetin mealidir ?
C.280.Ahzab suresi, 6. ayetin.
S.281.Peygamber’i sevmenin değer ve ölçüsünü veren bir Hadis-i şerif söyleyiniz.
C.281.“Sizden biriniz, ben kendisine malından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevimli ve sevgili olmadıkça iman etmiş sayılmaz.”
S.282.Hulefa-i Raşidin kimlerdir?
C.282.Dört halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali’dir. (Allah onlardan razı olsun)
S.283.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) miras olarak ne bıraktı?
C.283.Mal olarak hiçbir miras bırakmadı. O’nun mirası İslâm dini, güzel ahlak ve fazilet ilkeleridir. “Ben size iki şey bıraktım ona sarılsanız sapıtmazsınız. Allah’ın kitabı Kur’an, ve Benim Sünnetim.” Buyur-muştur.
S.284.Kur’an’da adı geçen peygamberler hangilerdir?
C.284.Âdem (Aleyhisselâm), İdris (Aleyhisselâm), Nûh (Aleyhisselâm), Hûd (Aleyhisselâm), Salih (Aleyhisselâm), İbrahim (Aleyhisselâm), Lut (Aleyhisselâm), İsmail (Aleyhisselâm), İshâk (Aleyhisselâm), Yakub (Aleyhisselâm), Yu-suf (Aleyhisselâm), Eyyub (Aleyhisselâm), Musa (Aleyhisselâm), Hârun (Aleyhisselâm), Şuayb (Aleyhisselâm), Davud (Aleyhisselâm), Süleyman (Aleyhisselâm), Yunus (Aleyhisselâm), İlyas (Aleyhisselâm), Elyesea (Aleyhisselâm), Zülkif (Aleyhisselâm), Zekeriyya (Aleyhisselâm), Yahya (Aleyhisselâm), İsa (Aleyhisselâm), Muham-med (Sallallahu Aleyhi Vesellem).
S.285.Mucize nedir?
C.285.İnsanların yapmasında aciz kaldıkları ve ancak Allah tarafından peygamberle-re, peygamberliklerini ispatı için nasip olan harika, kerametten yüksek olay.
S.286.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in en büyük mucizesi nedir?
C.286.Kur’an-ı Kerim’dir.
S.287.“Bana beş şey verildi ki onlar, benden önce hiçbir peygambere verilmemiştir” bunlar nelerdir?
C.287. 1-Ben, kara ve kızıllara (bütün insanlara) peygamber gönderildim. Halbuki peygamberler an-cak kendi peygamberlerine münhasır olmak üzere gönderilirlerdi.
2-Ben, bütün insanlara gönderildim.
3-Bana ganimetler helal kılındı ki benden önce kimseye helal kılınmadı.
4-Ben, bir aylık mesafedeki düşmanların kalbine korku salmak suretiyle yardımlandım.
5-Bütün yeryüzü benim için mescid ve temizlik vasıtası kılındı (Buhari – Tirmizi)
S.288.Makam-ı Mahmud nedir?
C.288.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e Allah tarafından, ahirette verileceği en yüce şefaat makamı.
S.289.Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in İncil ve Tevrat’ta geçen isimleri nelerdir?
C.289.İncil’de; Baraklit, Tevrat’ta; Münhemenna.
S.290.Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’den sonra halife olarak kim seçildi?
C.290.Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)
S.291.Aşere-i Mübeşşere ne demektir?
C.291.Dünyada iken Cennetle müjdelenen 10 sahabedir.
S.292.Aşere-i Mübeşşere kimlerdir?
C.292. 1-Hz. Ebu Bekir (v.634)
2-Hz. Ömer (v.644)
3-Hz. Osman (v.656)
4-Hz. Ali (v.661)
5-Hz.Talha bin Ubeydullah (v.656)
6-Hz. Zübeyr bin Avvam, (v.656)
7-Hz. Abdurrahman bin Avf, (v.652)
8-Hz. Sad bin Ebi Vakkas, (v.674)
9-Hz. Sad bin Zeyd, (v.671)
10-Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah (Allah onlardan razı olsun).
S.293.Kur’an’da ismi ile anılan tek sahabi kimdir?
C.293.Zeyd bin Harise (Radiyallahu Anh) (Ahzab Suresi:37)
S.294.Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen tek kadın kimdir ?
C.294.Hz. Meryem.
S.295.Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in en son vefat eden sahabisi kimdir?
C.295.Ebû Tufeyl Âmir bin Vâsile el-Leysi (Radiyallahu Anh) dır. Hicri 100 ile 110 yılları arasında vefat ettiği rivayet edilmiştir.

DİNLER TARİHİ BÖLÜMÜ
1. Şabat:Yahûdîlerde haftalık ibâdet günü
2.ROŞAŞANA: Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları en önemli yılbaşı bayramı
3.YOM KİPPUR: Mûsevîlerde Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği keffâret günü anlamına gelen oruç günü.
4. ŞAVUOT:Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı
5-SUKKOT(ÇARDAKLAR):Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayram.
6. Tevrat’ta yılda üç defa hac ibâdeti emredilmektedir. Yahûdîlikteki hac zamanları:Sukkot, Şavuot, Fısıh.
7-i Yahûdî mezhepleri:Karailik,İshakiyeler,Ferisiler.
8. Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.*
9.Vertabetlik: Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan gerekli eğitimi almış evlenmemiş papazlara verilen rütbe .
10. Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup Katolik.*
11. Hz. Îsâ dönemi Yahûdîliğinin üç önemli mezhebiri: Sadukîlik.Ferisîlik.Essenîlik.
12.Sihizm: Hinduizm ve İslâm’dan etkilenerek Hindistan’da ortaya çıkan dînî inanç
13.BARNABA: Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) ile ilgili müjde içeren İncil
14. TENASÜH:Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen Hinduizm kaynaklı inanış.
15.HİNDUİZM:İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilâhî olmayan din.
16. Hac yortusu Noel Katedral gibi kavramlar Hrıstiyanlık dinine aittir.
17. Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Mûsevîlikte ,Havra (Sinagog).*
18. Haham Sinagog Ağlama duvarı gibi kavramlar Mûsevîlik. *dinine aittir.
d) Budizm.
19.İsevilik dininde insanlar günahkâr olarak doğarlar.
20.Günümüzde en büyük Yahudi nüfusunun yaşadığı ülke İSRAİL.
21.Yahudilerin ibadet yerlerine Havra/ Sinagog denir.
22.Dört incil:Matta, Yuhanna, Markos ve Luka.
23.Hristiyanlık Dininde Mezhepler:Katoliklik,Ortodoks ve Protestanlık Mezhebi.
24.Hristiyanlığın en büyük konsili:vatikan 2. konsili(1962-1965)
25.YAHUDİLİK VE MUSEVİLİK:Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir.
26.Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep vardır:1-Ferisiler, 2-Sadukiler, 3- Esseniler.
27.İslâm’dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür:1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim.
28.Halen yaşamakta olan Yahudi mezhepleri şunlardır1- Muhafazakâr Yahudiler,2- Ortadoks Yahudiler ,3- Reformist Yahudiler. 4-Yeniden Yapılanmacılar.
29.Yahudilerin Mukaddes Kitapları: Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir: 1- Tanah, 2-Talmud,Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim. Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes kitabının tamamı “Tora” kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan Tora, Arapça Tevrat’ın karşılığıdır.
30.Tevrat “Kanun, şeriat, emir, ders, önder” vb. manalara gelir.
31.AŞKENAZ:Daha ziyade Filistin geleneği üzerine temellenen ve Roma yoluyla Orta Avrupa’ya (Almanya ve Fransa), oradan da Doğu Avrupa’ya (Polonya ve Rusya) geçen Yahudiler.
32-AHD-İ CEDİD:Yeni ahid, yeni sözleşme. Hristiyanlara göre, putperestliğe sapan yahudîlerin bu durumlarına acıyan Cenâb-ı Allah, İsrâiloğulları ile yeni bir sözleşme yapmıştır.
33.Ortodokslar : Başındaki kişiye Patrik denir. Merkezi İstanbul’dur.
34.Katolikler : Başındaki kişiye Papa denir. Dinsel merkezi Roma’dır.
35.Endülüjans : Günahlardan kurtulmak amacıyla kiliseden satın alınan belgedir.
36.Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin başkanlığında toplanır, genellikle kilisenin öğretilerine karşı çıkanlara ölüm cezası verirdi.
37.AFOROZ:Hristiyanlık ve Yahudilikte öngörülen bir dinî ceza türü olup, Kilise hukukuna göre yetkili dinî şahsiyetler tarafından suçlu görülen bir Hristiyanın kendi topluluklarından uzaklaştırılmasıdır.
38.ADVENTİZM:Hz. İsa’nın bir kez daha yeryüzüne geleceğini savunan bir Hristiyan mezhebinin adıdır. Bu inanca göre Hz. İsa tekrar yeryüzüne gelecek ve günah işleyenlerle günahsızları birbirinden ayıracaktır.
39.HAVÂRÎ:Sözlükte “seçilmiş, kusursuz, taraftar, özverili arkadaş, dost, bir kimseye ileri derecede yardım eden ve kendisini bir davaya adayan kimse” anlamına gelen havarî, din literatüründe, genelde peygamberlere îmân edip, onlara yardımcı olanlar demektir. Özel olarak havârî, özellikle Hz. İsa tarafından seçilmiş, tebliğ ve irşad görevinde ona yardımcı olan on iki kişilik grubu ifâde eder.
40.Hz. İsa’ya bağlılığını kanıtlayan ve on iki havarî olarak kabul edilen bu yardımcıların isimleri şöyledir: Matta, Tomas, Petrus, Yuhanna, Yahya, Büyük Yakup, Küçük Yakup, Andreas, Bartholomeus, Mattias, Filipus ve Yahuda’dır. Bunlardan dördünün incil yazarlarından olduğu söylenmektedir.
41.MİŞNA:İbranice kökenli bir kelime olup, tekrar yoluyla öğretme anlamına gelmektedir. Yahûdîlik inancına göre Tur dağında Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat önce Hz. Harun’a sonra kavmin diğer ileri gelenlerine öğretilmiştir. İşte Mişna, Tevrat’ın hükümlerini açıklayan şifahî beyanların yazıya geçirilmiş şeklini belirtmek için kullanılan bir kavramdır
42.SİNAGOG:Yahûdîlikte, toplu olarak ibadet ve dinî merâsimlerin icrâ edilmesi için tesis edilen dinî mekân / ibadet mahalli demektir. Ülkemizde ve Türk kültüründe sinagog yerine (havra) kelimesi daha çok bilinir ve yaygın olarak kullanılır.
43.NASRANÎ:Hz. İsâ’nın doğduğu yer olan Nasira’ya mensubiyet veya yardım anlamındaki nusret kelimesinden türemiş bir kavramdır. Hristiyan veya yardımcı demektir. Çoğulu “Nasârâ”dır. Bu kavram Kur’ân’da tekil olarak bir yerde geçmektedir. “İbrahim, ne Yahûdî, ne de nasrani (Hristiyan) idi; fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.” (Âl-i İmrân, 3/67) Çoğulu olan “Nasâra”ise Hz. İsâ’ya inananların adı olarak on dört ayrı yerde geçmektedir.
44.HİNDUİZM (Brahmanizm):Hindistan ‘ın en belirgin dinlerinden biri Hinduizm’dir. Hint dinlerindeki gelişmeler sonucu Hinduizm adını alan din, Brahmanların hakimiyet sağladıkları dönemde ise Brahmanizm terimi ile ifade edilmiştir.
45.SİHİZM:Sihizm, Sri Guru Nanak Dev Ji (1469-1539) tarafından kurulmuştur. İslam ve Hinduizm karışımı bir dini harekettir. Sihler Kuzeybatı Hindistan’ın Pencap bölgesinde yaşamaktadırlar.
46.Günümüz Hinduizm’i içinde de varlığını devam ettiren ancak ortaya çıkışları çok eskilere giden üç ana mezhep vardır: Şivacılık, Vişnuculuk ve Şaktizm.
47.Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşaması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlara Senkretizm adı verilir.
48.Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
49.Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
50.Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri;Harran,Filistin,Mısır
54-Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe Şabat. denir.
56.Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramı Roşaşana.
57.Mûsevîlerde, Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği, insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği, keffâret günü anlamına gelen oruç gününe Yom Kippur.
58.Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı Şavuot.
58- Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı Sukkot (Çardaklar).
59- Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.
60.Batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezhepler:
Evanjelizm – Anglikan. Baptistler – Adventistler. Presbiteryenler – Pentekostalistler.
61.Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
62.Yahûdî:İshâk oğlu Ya’kûb’un on iki oğlu vardı. Dördüncü oğlunun adı Yuda veyâ Yahuda idi. Dolayısıyla onun adına izâfeten İsrâîloğulları’na Yahûdî denilmiştir.
63.Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
64.Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
65.Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir.
66.Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
67.Cayinizm:Hindistan’daki dinlerdendir. Kökü M.Ö. VIII. yüzyıla dayanır. Brahmanizm’deki şiddetli sınıf ayrılıklarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu dîne inananlar genellikle sebze ve meyve yerler. Öldürme, yalan, hırsızlık, Şehvete ve dünyâ nimetlerine düşkünlük kötülenir. Tanrı anlayışı yoktur.
68.Kabala: Musevi tasavvufu ve mistisizmi. Tora’yı mistik bir şekilde yorumlayan öğreti.
69.Kipa: Yahudi erkeğin, sinagogda, dışarda ve dua esnasında başını örttüğü küçük takke.
70.AKDES:Bahaullah diye bilinen Mirza Hüseyin Ali`nin yazdigi Bahailigin kutsal kitabi.Kitab-ı Akdes, Bahailik´in en önemli kutsal kitabı. Dinin kurucusu Bahaullah tarafından kaleme alınmıştır. Arapça el-Kitab el-Akdes adıyla, Arapça yazılmıştır.
71.ADDAS :Mekke dönemin de Hz.Peygamberin Taife yaptigi sirasinda müslüman olan köle.
72.AHD-İ CEDİD:İncil.Kitab-i mukaddes`in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kisminin adi. İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir.
73.AHİD SANDIĞI:Allah ile Israilogullari arasindaki ahd´in sembolü olan on emir`in yazili bulundugu levhalarin muhafaza edildigi sandik.
74.AHURA MAZDA : Zerdüşt Dini’nin iyilik, aydınlık ve ışık tanrısıdır. Bu nedenle Zerdüşt Dini’ne Mazdaizm de denilmektedir. Bu dinin ilkeleri ve kuralları Avesta denilen bir kitapta toplanmıştır. Bu gün de İran ve Hindistan’da son inanlarına rastlanan bir dindir.
75.ANGLİKANİZM:İngiltere kralı Sekizinci Henry’nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi.
76.ASLI GÜNAH :Hristiyanlikta Hz.Adem ile Havva`nin cennette »yasak meyve » ibaret yemek suretiyle islediklerine ve nesilden nesile bütün insanliga intikal ettigine inanilan suc.
77.BAHİRE:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.Resulullah (s.a.s.)’ın amcası Ebû Talib ile birlikte gittiği Suriye seyahati sırasında Busra şehri civarında karşılaştığı hristiyan din adamı.
78.BAPTİSTERİUM (VAFTİZHANE):Vaftiz töreni için yapılmış küçük kilise (şapel) – Büyük kilisenin içindeki vaftiz bölümü.Vaftiz töreni için yapılmış küçük kilise (şapel)/Büyük kilisenin içindaki vaftiz bölümü . Hıristiyanlığın manevi kirlenme “Asli günah”tan arınma ibadeti formu haline gelen vaftizin temel prensibi Hz. Adem ve Havva ile başlayan ilk günah’a dayandırılmaktadır. Hz. Adem ile Havva’nın ebedi yaşamı bulmak için şeytan’ın iğvasıyla yasak ağaca yaklaşmaları ile başlayan olayları “Asli günah” nazariyesi içine alarak tüm doğan insanların günah ile doğduğunu temel kabul etmişlerdir.
79.BARNANA İNCİLİ:Ilk dönem Hiristiyanlarindan Aziz Barnaba`nin yazdigi, kanonik inciller`in aksine teslis ve enkarnasyonu reddeden ve Hz.Muhammed`in risaletini müjdeleyen incil.
80.BEYTÜLMİDRAS:Yahudilerin dini egitim ve ögretim yaptiklari yer.
81.CİVİTLER:Katolik Hiristiyanligin Isa Cemiyeti d denilen ikinci büyük tarikati.
82.ÇARMIH:Hiristiyanlarin Hz.Isa icin söz konusu ettikleri, tarihin cesitli dönemlerinde uygulanan bir idam sekli..
83.DİNLER TARİHİ :D inler tarihi; tarih ve dil metodlarini kullanarak, dinleri, dogus, ve gelismesinden , inanc, ibadet ve ahlak konularina kadar, tarihi seyir icinde inceleyen bir disiplindir.
84.EHL-İ SALÎB:On birinci yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudus’ü Kurtarma” sloganı ile Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı siyasî amaçlı askerî harekata katılanlara verilen ortak bir isimdir.
85.BEYTİ-MAKDİS:Mukaddes ev, Küdus`deki Mescid-i Aksa.
86.EHL-İ KİTAP:Kur`an-i Kerim`de genellikle yahudiler ve hiristiyanlar icin kullanilan tabir.ccel-Kutubu’s-Sitte sahiplerini ifade eden ayn bir tabirdir.
87.EKÂNİM-İ SELÂSE :Uknum kelimesinin çoğulu olup sözlükte “asıl esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir. Bu üç esas (ekânîm-i selâse) şöyle açıklanmaktadır; Allah Teala’dan ibaret olan zat (baba) İsa’dan ibaret olan ilim (oğul) ve Meryem’den ibaret bulunan hayat (zevce) dir.
88.ESFAR-İ HAMSE:Esas itibarı ile Tavrat 39 fasıldan neydana gelmiştir. Bunlardan ilk 5 itaba “esfâr-i hamse” (beş büyük kitap) denir. Bazı kaynaklara nazaran da esas Tevrat bu beş kitaptan ibarettir. (el-Müncid 337)Tevrat’ın içine aldığı beş bölüm şunlardır:
1- Tekvin:
2- Çıkış:
3- Levîliler:
4- Sayılar:
5- Tesniye:
89.HARAÇ: Karşılık. Ücret. Vergi. Terim olarak hukuken mülkiyeti devlete ait olmakla birlikte, kullanım hakları üzerinde yaşayanlara verilmiş toprak, bu toprak için ödenen vergi.
90.HANÎF DİNÎ :Hz. İbrahim tarafından temsil edilen tevhid esasına dayalı hak din.
91.HAVARİYYUN:Havâriyyûn, İsa (a.s.)’nın peşinden giden saf ve has mü’minler.
92.İBRANİCE:Yahudilerin ve yahudi kutsal kitabinin dili.
93.İSTAVROZ:Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç.
94.İBRÂNÎ:Eski yahûdî sülâlesi veya o soydan olan. Yahûdî topluluklarından birine mensûb kimse.
95. Eski şark kiliseleri: A)Monofizitler B) Nasturiler .2-Rum Ortodoks kilisesi: Batı katoliğinden 1054 yılında kesin olarak ayrılmıştır.
96.İZNİK KONSİLİ:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)
97.KARNAVAL:Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni.
98.KİTAB-I MUKADDES:Hıristiyanların mukaddes bilip inandıkları Ahd-i atîk (Eski ahd) ve Ahd-i cedîd (Yeni ahd) kısımlarından meydana gelen kitab. İncîl.
99.KONFÜÇYÜSCÜLÜK:Konfücyüs`e nisbet edilen dini, ahlaki, sosyal, politik, ekonomik konularla ilgili inanc ve uygulamalarin bütünü.
100.MANASTIR:Hiristiyanlikta yaygin olarak bulunan rahip ve rahibelerin dünyadan el etek cekerek yasayip dini egitimlerini yaptiklari yer.
101.MANİHEİZM:3.yüzyilda Mani tarafindan eski Iran`da kurulan ve günümüzde
102.MARKOS İNCİLİ:Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan yirmiüc yil sonra Markos tarafindan Yunanca olarak yazilmis incil.
102.MATTA İNCİLİ:Hz.Isa`nin on iki ögrencilerinden biri olan Matta tarafindan,Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan dört yil sonra Ibranice yazilmis olan incil. Bu incil Hiristiyanlarin elinde en eski Incillerin en eskisidir.
103.MECUSİLİK:Atese tapanlara verilen ad.Islami kayanaklarda zerdüstlige verilen ad.Zerdüstiligin eski Iran inanc ve gelenekleriyle karismasindan olusan din.
104.MİŞNÂ:Yahûdîlerin Tevrât’tan sonra mukaddes kabûl ettikleri Talmûd kitâbının iki kısımdan biri. Tevratın hükümlerini açıklayan şifahi beyanların yazıya geçirilmiş şeklidir.
105.MİSYONERLİK:Evrensel dinler ve özellikle Hiristiyanlik baglaminda dinin yayilmasi amaciyla yapilan sistematik faaliyetler.
106.MOONCULUK:Dogu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
107.MİLEL VE NİHAL:Islami literatürde dinler ve mezhepler tarihiyle ilgili eserlerin ortak adi.Mezhepler hakkinda bilgi vermek maksadiyla yazilmis olan eserlerin ortak adi.
108.SAMSKARA:Hinduizm`de günlük ibadetlerin disinda dogum, evlenme ve ölüm gibi insan hayatinin gecis dönemlerinde gerceklestirilen dinsel törenlere samskara denir.
109.SİNOPTİK İNCİLLER: Matta, Markos ve Luka İncilleri, birbirlerine çok benzediğinden ve aynı terimlerle yazıldıklarından sinoptikler denilir. Yuhanna İncili ise, hem konuları ve hem üslûbu/anlatım biçimi yönüyle diğerlerinden ayrılır.
110.SÜRYÂNÎLER:Hıristiyanlıktaki katolik mezhebine bağlı olan ve süryânî dili ile konuşan bir hıristiyan topluluğu.
111.TESLİS(EKÂNİM-İ SELÂSE ):Uknum kelimesinin çoğulu olup, sözlükte “asıl, esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise, Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba, oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir.
112.YAHOVA ŞÂHİDLERİ:Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872′de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad.
113.YAHUDİLİK VE MUSEVİLİK:Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır.
114.AHD-İ ATİK: İki kelimeden meydana gelen bir terimdir. Ahd, “sözleşme”, Atik ise, “eski” anlamına gelmektedir. Ahd-i Atik, “eski sözleşme” demektir. Ahd-i Atik kelimesiyle Yahudilerin mukaddes kitabı olan “Tevrat” kastedilir.
115.CİZYE: Cizye,Islam devletindeki gayri müslim tebaanin erkeklerinden alinan bas vergi.
116.GANİMET:Gayri müslimlerden savaş yoluyla elde edilen her türlü mal ve esirleri ifade eden terim.
117.ORTADOĞU:En eski uygarliklarin ve üc semavi dinin dogdugu, Asya, Afrika ve Avrupa kitalarini birbirine baglayan stratejik bölge.
118.ZİMMİ:İslam Devletinde yaşayan gayr-i müslimlere zimmi denir.(H. i.Kur`an Dili,c.10)
119.KUTSAL KABİR: Kudüs’te bulunan Hz. İsa’ya ait olduğuna inanılan mezar. Kur’an’a göre, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmediği ve öldürülmediği (4/Nisâ, 157) için bu mezar kesinlikle Hz. İsa’ya ait olamaz.
120.NOEL: Noel, hıristiyanların Hz. İsa’nın doğduğu geceyi kutlamak için yaptıkları bayramdır.
121.NOEL BABA:Hıristiyanların noel gecesi hediye getirdiğine inandıkları, inanmasalar da çocuklarını kandırdıkları mitolojik ve hayâlî kişidir.
122.PAPA:Katolik kilisesinin en büyük ruhanî reisi, Roma piskoposu.
123.PAPALIK: Papa yönetimi, papanın başında bulunduğu devlet, İtalya topraklarında bulunmasına rağmen, ayrı devlet kabul edilen dünyanın en küçük devleti Vatikan, papa tarafından yönetilen teokratik bir papalıktır.
124.PAPAZ: Hıristiyan ruhanî reisi, din adamı, râhip, keşiş.
125.PETRUS:Hz. İsa’nın baş havârisidir.
126.RAHİP:Hıristiyan din adamı. Kadın din adamlarına da râhibe denir
127.UKNUM-AKANİM:Uknum, Arapça unsur, esas, temel demektir. Akanim de onun çoğuludur. Akanim-i selâse: üç uknum, yani teslisin üç temel unsuru demektir ki, bunlar baba-oğul-ruhu’l kudüstür.
128.VAFTİZ: Hıristiyanların küçük çocuklara ve dinlerine girenlere uyguladıkları suya sokma veya su serpme töreni demektir. Hıristiyanlara göre, doğuştan, babası Âdem’in suçuna ortak olarak dünyaya gelen insan, ancak kutsal kabul edilen kilisedeki su ile yıkanarak günahlarından arınabilir.
129.YAHUDA:Hz. İsa’yı yakalatan havâri. İsa’nın on iki havârisinden biridir. İskaryot da denilir. Otuz gümüş dinar karşılığında İsa’yı ihbar ederek yakalattırmıştır.
130.Haham: Yahûdi din adamı. İbrânice bilgin, bilge anlamındadır. Bu yahûdi din adamlarının başlarına da hahambaşı denir.
131.Kral Salonu: Yahova şahitlerinin kilise yerine oluşturdukları toplantı ve ibadet salonu.
132.Kutsal Perşembe:Hıristiyanlar, 13 nisan Perşembe gününü kutsal Perşembe olarak nitelerler. Çünkü Hz. İsa, son akşam yemeğini o gün yemiştir. Ayrıca, her yıl nisan ayının 14. günü akşamı toplanıp topluca yemek yemek, eski bir İbrânî geleneğidir.
133.Kutsal Cumartesi: Katolik hıristiyanlar, paskalya arefesinde kutsal haftanın son günü olan Cumartesiyi kutsal Cumartesi sayarlar.
134.Kardinal: Yüksek rütbeli katolik râhibi.
135.Keşiş: Dünyayla ilişkisini kesip manastırda yaşayan hıristiyan din adamı.
136.ilise: Yunanca topluluk anlamına gelen ekklesia deyiminden türetilmiştir. Hıristiyan mâbedi/ibâdethanesine, hıristiyanların ibâdet ettiği binaya kilise denilir.
137.Konsil: Hıristiyan ruhanîler ve râhipler meclisi. Özellikle katolik kilisesi dogmaları ve kilise disiplinini düzenleyen kurallar 2. y.y. dan itibaren toplanmaya başlanan bu konsillerce tespit edilmiştir. 1869 yılına kadar değişik aralıklarla toplanan konsillerin sayısı yirmidir. Hıristiyanların temel inançları bu konsillerde kararlaştırılmıştır.
DİNLER TARİHİ NOTLARI
1-AŞKENAZ:Daha ziyade 1-AŞKENAZ:Daha ziyade Filistin geleneği üzerine temellenen ve Roma yoluyla Orta Avrupa’ya (Almanya ve Fransa), oradan da Doğu Avrupa’ya (Polonya ve Rusya) geçen Yahudiler.
2-En nihal :Batıl dinler
3-BARNABA İNCİLİ (BARNABAS):İncil nüshalarından aslına en yakın olanı.Oniki Havari’den biri olup olmadığı ihtilaflı olan Barnaba, aslen Kıbrıslı olup yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf)’tur. Barnaba ise “teselli oğlu” anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. (Kitabı Mukaddes, Resullerin İşleri, IV, 36-37; Encyclopedia Britannica, U.S.A. 1970, III,171: Türk Ansiklopedisi, İstanbul 1967, V, 265).
4-AHD-İ CEDİD:Yeni ahid, yeni sözleşme. Hristiyanlara göre, putperestliğe sapan yahudîlerin bu durumlarına acıyan Cenâb-ı Allah, İsrâiloğulları ile yeni bir sözleşme yapmıştır. Bu sözleşme Hristiyan inancına göre, Allah’ın kendi oğlunu insan şeklinde dünyaya göndermesi, Mesih’in çarmıha gerilmesi ve öldürülüp tekrar diriltilmesi gibi sapık bilgilerle yoğrulmuş bir akîdeyi yansıtan muharref kitap İncil’den ibarettir. Buna göre Ahd-i Cedîd yalnız hristiyanlara ait olan kutsal kitaba yani İncil’e verilen isimdir. Yahudiler ve hristiyanların müşterek olarak inandıkları Ahd-i Atik’in otuz dokuz bölümü ile Ahd-i Cedîd biraraya getirilerek bunlara “Kitâb-ı Mukaddes” adı verilmiştir.
5-İBRÂNÎ:Samî ırkından olan Yahudiler. Yahudilerin kullandığı dilin ismi de “İbranice”dir. Kelimenin kökü Arapça “Ibr”dır. Ibr; dere ve nehrin bir kenarından öbür kenarına geçmek anlamındadır. Yahudiler Fırat nehrini geçerek “Arz-ı mev’ud”a yani bugünkü Filistin’e geldiler. Bundan dolayı orada yaşayan Kenanîler, Yahudileri “nehri aşan” anlamında ibrânı diye nitelediler.İbrânî ismi israiloğullarının eski adıdır. İsrail ise Hz. Yakub’tur. İbrânîler, Hz. Yakub’un sülalesinden oldukları için kendilerine “Benu İsrail” denilmiştir, İbranilerin kullandığı dile de”ibranice” denilmiştir.
6-Ortodokslar : Başındaki kişiye Patrik denir. Merkezi İstanbul’dur.
7-Katolikler : Başındaki kişiye Papa denir. Dinsel merkezi Roma’dır.
8-Endülüjans : Günahlardan kurtulmak amacıyla kiliseden satın alınan belgedir.
9-Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin başkanlığında toplanır, genellikle kilisenin öğretilerine karşı çıkanlara ölüm cezası verirdi.
10-AFOROZ:Hristiyanlık ve Yahudilikte öngörülen bir dinî ceza türü olup, Kilise hukukuna göre yetkili dinî şahsiyetler tarafından suçlu görülen bir Hristiyanın kendi topluluklarından uzaklaştırılmasıdır.
11-ADVENTİZM:Hz. İsa’nın bir kez daha yeryüzüne geleceğini savunan bir Hristiyan mezhebinin adıdır. Bu inanca göre Hz. İsa tekrar yeryüzüne gelecek ve günah işleyenlerle günahsızları birbirinden ayıracaktır.
12-EHL-İ KİTAB:Kitap ehli / kitaplılar anlamına gelen “Ehl-i Kitap”; Allah’ın peygamberlerine indirdiği kitaplara iman edenlere verilen bir isimdir. Kitap Ehli, Kur’ân’da;”kendilerine kitap verilenler” (Müddessir, 74/31), “kendilerine kitap verdiklerimiz” (Bakara, 2/121) ve “kendilerine kitaptan bir pay verilenler” (Nisa, 4/44) şeklinde de ifade edilmiştir.Kur’ân’da Yahudi ve Hristiyanlara “Ehl-i Kitap” denildiği gibi (Nisâ, 4/153; Mâide, 5/15,19) diğer peygamberlere indirilen kitaplara iman edenlere de “Ehl-i Kitap” denilmiştir (En’âm, 6/84-90).
14-HAVÂRÎ:Sözlükte “seçilmiş, kusursuz, taraftar, özverili arkadaş, dost, bir kimseye ileri derecede yardım eden ve kendisini bir davaya adayan kimse” anlamına gelen havarî, din literatüründe, genelde peygamberlere îmân edip, onlara yardımcı olanlar demektir. Özel olarak havârî, özellikle Hz. İsa tarafından seçilmiş, tebliğ ve irşad görevinde ona yardımcı olan on iki kişilik grubu ifâde eder.
Hz. İsa’ya bağlılığını kanıtlayan ve on iki havarî olarak kabul edilen bu yardımcıların isimleri şöyledir: Matta, Tomas, Petrus, Yuhanna, Yahya, Büyük Yakup, Küçük Yakup, Andreas, Bartholomeus, Mattias, Filipus ve Yahuda’dır. Bunlardan dördünün incil yazarlarından olduğu söylenmektedir.
15-MİŞNA:İbranice kökenli bir kelime olup, tekrar yoluyla öğretme anlamına gelmektedir. Yahûdîlik inancına göre Tur dağında Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat önce Hz. Harun’a sonra kavmin diğer ileri gelenlerine öğretilmiştir. İşte Mişna, Tevrat’ın hükümlerini açıklayan şifahî beyanların yazıya geçirilmiş şeklini belirtmek için kullanılan bir kavramdır
16-ORTODOKS:Kilisenin kararlarına bağlı, batıl inançlara karşı, doğru inancı benimseyen muhafazakâr kimselerin oluşturduğu Hristiyanlığın üç büyük mezhebinden birisidir. Yunanca “doğru inanç üzerinde olanlar” şeklinde vasıflandırılan bu dinî topluluk, Doğu Kilisesinin öğretisini benimsemiştir.Ortodoks kilisesi, İsâ inancının ana geleneğinin gerçek prensiplerini ilk yedi genel kurultayda temellendirmiştir. Bunlar; İznik (325), İstanbul (381), Efes (431,) Kadıköy (451), II. İstanbul (553), III. İstanbul (680) ile II. İznik (768) kurultayları olup, teslis akidesi başta olmak üzere İsâ’nın kişiliği, öğretileri, resim ve heykeline varıncaya kadar tartışmalar yapılmış ve kararlar alınmıştır. Ortodoksluk için Doğu ve Ortadoğu’da en önemli kiliseler, İstanbul, İskenderiye, Antakya ve Kudüs’te bulunmaktadır.
17-SİNAGOG:Yahûdîlikte, toplu olarak ibadet ve dinî merâsimlerin icrâ edilmesi için tesis edilen dinî mekân / ibadet mahalli demektir. Ülkemizde ve Türk kültüründe sinagog yerine (havra) kelimesi daha çok bilinir ve yaygın olarak kullanılır.
18-SATANİZM:Şeytana tapıcılık anlamına gelmektedir. Satanizm, başlangıç itibariyle ortaçağ büyücülerine ve Hristiyanlıktan uzaklaşan ayrılıkcı gruplara (heretiklere) kadar dayandırılmış bulunan ve 19. Asrın sonlarında Amerika ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ortaya çıkan ve günümüze kadar düzensiz olarak da olsa devam ettirilmiş olan bir inanış ve uygulamadır.
Satanizm; Şeytan’a, diğer bir ifadeyle Yahûdî-Hristiyan geleneği tarafından Tanrı’nın tam karşısında mutlak kötülük veya mutlak kötülüğün temsilcisi olarak tecessüm ettirilen şahsiyet veya prensibe ibadet etmek demektir. Aynı zamanda bu ibadet; Yahûdî-Hristiyan dinî tahakkümüne karşı bir başkaldırı hareketi olarak da tanımlanmaktadır.
Geleneksel satanizm; Hristiyanlığın Şeytan anlayışını, Hristiyan ahlâk ve felsefesini, Hristiyanlığın hayat ve dünya görüşünü temel alan ve fakat tamamen Hristiyanlık karşıtı bir görüş ve düşünceye sahip bulunan bir grubun temsil ettiği satanist anlayıştır.
19-SANEM:Tapınmak amacıyle taştan, tahtadan, madenden yapılmış değişik büyüklükte ve kutsallık atfedilen put, heykel vs. cisimlere denilmektedir. İbnü’l- Kelbi Kitabü’l Asnâm isimli eserinde cahiliyye dönemi Araplarının put, heykel vs. cansız varlıklara tapınma, ibadet etme ve kurban kesme gibi törenlerle ilgili geniş bilgi vermektedir. Yerine göre her kabilenin, bazen de her ferdin özel bir putu vardı. Bunların en büyükleri ve herkesin değer verdiği Lat, Menat ve Uzza’dır. Sanem kelimesi türevleriyle birlikte Kur’ân-ı Kerim’in beş yerinde geçmektedir. “Hz. İbrahim babası Azer’e “sen bir takım putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.” (En’âm, 6/74) Cahiliyye dönemindeki bu yaygın tapınma sonucunda Kâbe duvarlarına 360 kadar putun asıldığı bilinmektedir. Mekke’nin fethi esnasında bu putlar Hz. Muhammed’in emriyle yerlerinden sökülüp atılmıştır.
20-YAHÛDÎLİK:Hz. Musa’nın peygamber olarak gönderildiği kavmin adıdır. Bu kavim Kur’ân’ın en çok kendisinden bahsettiği İsrâiloğullarıdır. Hz. Musa’nın tebliğine muhatap oldukları için kendilerine “Musevî” de denmiştir. Kutsal kitaplarında yer alan ifadelere göre Yahûdîler kendilerini; dünya milletleri arasından seçilmiş bir kavim olarak görmektedirler. Yüce Tanrı bu kavmi Tûr-i Sina’da kendine muhatap kılarak onlarla ahid ve akidde bulunmak suretiyle emirlerine uyacakları hususunda söz almış, sonra da Hz. Musa’nın şahsında onlara Tevrat’ı göndermiştir. Yahûdî dininin odak noktası olarak Kudüs’teki mabed gösterilmektedir. Sembolleri yedi kollu Şam’dan (menara) ve içiçe girmiş iki üçgenin meydana getirdiği altı köşeli yıldızlardır. Bugün İsrâil bu sembolleri devlet arması olarak kullanmaktadır.
İsrâiloğullarına peygamber olarak gönderilen İshak’ın oğlu Yakub’un on iki oğlu vardı. Dördüncü oğlunun adı Yuda veya Yahuda idi. Dolayısıyla onun adına izafeten İsrâiloğullarına Yahûdî denilmiştir. Yahûdîlerin kutsal kitaplarının başında, kutsal yazılar mecmuası niteliğinde olan Eski Ahid gelmektedir. Yahûdîler bu kutsal mecmuayı Tevrat, Nebiler ve Katipler olmak üzere üç bölümde toplamışlardır. Yahûdîler Hz. Musa başta olmak üzere kendilerine gelen elçileri yalanlama, haksız yere karşı koyarak canlarına kıyma (Âl-i İmrân, 3/21) dahil bir çok sapma, isyân ve taşkınlıklarda bulunmuşlardır (Bakara, 2/60,61).
21-ZINDIK:Müslüman olmadıkları halde Müslüman görünen, müminleri inandıkları dinî değerlerden soğutup uzaklaştırmaya ve onları ifsat etmeye çalışan kimseler hakkında kullanılan bir terimdir. Bazen halkı kendi görüşlerine çekmek için hadis uydurdukları, bazen de muteber kaynak ve şahıslara dine aykırı fikirler isnad ettikleri görülür. Bu kimselerin rivâyetleri “mevzû” olduğu için reddedilir. Bid’atçılar hakkında da bazen “zındık” kavramı kullanılmıştır.
22-NASRANÎ:Hz. İsâ’nın doğduğu yer olan Nasira’ya mensubiyet veya yardım anlamındaki nusret kelimesinden türemiş bir kavramdır. Hristiyan veya yardımcı demektir. Çoğulu “Nasârâ”dır. Bu kavram Kur’ân’da tekil olarak bir yerde geçmektedir. “İbrahim, ne Yahûdî, ne de nasrani (Hristiyan) idi; fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.” (Âl-i İmrân, 3/67) Çoğulu olan “Nasâra”ise Hz. İsâ’ya inananların adı olarak on dört ayrı yerde geçmektedir. (F.K.)
23-HİNDUİZM (Brahmanizm):Hindistan ‘ın en belirgin dinlerinden biri Hinduizm’dir. Hint dinlerindeki gelişmeler sonucu Hinduizm adını alan din, Brahmanların hakimiyet sağladıkları dönemde ise Brahmanizm terimi ile ifade edilmiştir.
24-SİHİZM:Sihizm, Sri Guru Nanak Dev Ji (1469-1539) tarafından kurulmuştur. İslam ve Hinduizm karışımı bir dini harekettir. Sihler Kuzeybatı Hindistan’ın Pencap bölgesinde yaşamaktadırlar.
25-HRİSTİYANLIK VE YAHUDİLİK TABİRLERİ VE ORTAYA ÇIKIŞI
Hristiyan, Mesih’e bağlı demektir. Bu kelime, Yunanca “Hristos”tan gelir. İbranîcesi “Maşiah”dir, yağlanmış anlamını ifade eder. İncillerde “Hristiyan”, “Hristiyanlık” gibi terimler yer almaz. Bu terimler, ilk defa Hz. İsa (as)’dan yirmi-otuz sene sonra Antakya’da kullanılmıştır. (Resullerin işleri, XI, 26).Hristiyan Kutsal Kitabı’nda teslis, hiç bir yerde açıkça zikredilmemiştir. Ancak “Ben ve baba biriz”, “Baba’nızın ruhu”, “Allah’ın ruhu” gibi ifadeler, zamanla Allah’ın yanında İsa (as) ve kutsal rûhun da tanrı sayılmasına kadar varan yorumlara yol açmıştır. Bu yorumları ilk başlatan, havârîlere sonradan katılan Pavlus olmuştur.
Modern bilginlere göre günümüz Hristiyanlığı, Hz. İsa (as)’ın getirdiği nizamdan çok, Pavlus’un yorumlarından ibarettir. Hz. İsa (as)’ın çarmıha gerilmiş olması ve tekrar dirilmesi, insanların Hz. Âdem (as)’in Cennet’te, yasak meyveden yemiş olması sebebiyle doğuştan günahkâr oldukları inançları da Pavlus tarafından Hristiyanlığa sokulmuştur.
Kur’ân-ı Kerîm’de Hristiyan için “Nasrânî”, Hristiyanlar için de “Nasârâ” kelimeleri kullanılmıştır Ayrıca, “Ehl-i kitap” ifadesinin yer aldığı âyetlerde, Hristiyanlar da muhatap alınmıştır.Kur’ân-ı Kerîm dışındaki ilâhî kitaplarda, o kitaba tâbi ola¬caklar için bir din adı konmadığı, Yahudilik ve Hristiyanlık gibi isimlendirmele¬rin daha sonra ortaya çıktığı ve bunların o peygamberin tâbilerine sonradan verilen adlar olduğu dikkate alınırsa “Doğrusu Allah katında din İslâm’dır” ifadesinin anlamı daha iyi anlaşılır.
26- Ülkemizde tarihi Hıristiyan gruplar:Rumlar, Ermeniler, Süryaniler ve Arap Ortodokslar bulunmaktadır. Bunun yanında misyonerlik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan Katolik ve Protestan gruplar da vardır.Yahudilerin başında İstanbul’daki Hahambaşılık , Hıristiyanların başında da İstanbul da ki Fener Rum Ortodoks Patrik hanesi bulunmaktadır.
27-Saba taycılar :Müslüman görüntüsü altında Ortodoks Yahudilikten farklı olarak Tevrat kabbala ekolüne bağlı olarak bir sistem geliştirmişlerdir. Sistemlerinin özünü Mesih beklentisi oluşturmaktadır.
28- Budizm deki Nirvana : Defalarca dünyaya gelme çemberinden kurtulmayı ifade eder.
29-Budizmin ortaya çıkış nedenleri :Hinduizm in çok tanrıcılığına , Brahman denilen din adamlarının otoritesine ve kast sistemine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.
30- Hinduizme göre hayatın amacı : Hayatın dört amacı vardır. Bunlar; Dürüstlük , helal kazanç , mutluluk ve kurtuluştur
31-Hıristiyan mezheplerden Monofizit mezheplerin özelliği : Hz. İsa’da sadece ilahi tabiatın bulunduğunu savunan mezheplerdir. Günümüzdeki Ermeni, Süryani, Habeş ve Kıpti kiliseleri bu mezhebe dahildir.
32- Hıristiyanlıkta vaftiz olan kişi:Asli günahtan arınarak yeniden doğduğuna, Hz. İsa’nın manevi bedenine katıldığına inanılır.
33-Hıristiyanlıktaki sakramentler:Hz. İsa’nın Filistin’deki yaşamı boyunca yaptıklarını simgeler.
34- Hinduizmdeki kastlar:Brahmanlar kastı -Kşatriya kastı -Vaisya kastı -Sudra kastı
35-Yahûdî Mezhepleri: Hristiyanlık öncesindeki mezhepler: Ferisiler, Sadukiler,Esseniler.
36-Yahudilerinİslâm’dan sonraki mezhepler: İshâkiyye, Yudganiyye, Karaim.
37-Yahudilerin Günümüz mezhepleri: Muhafazakâ r Yahûdîler, O rtadoks Yahûdîler, Reformist Yahûdîler. Yeniden Yapılanmacılar.
38-Sinagog ve Ağlama Duvarı gibi kavramlar Musevilik dinine aittir.
39-İsevilik dini inancına göre insanlar günahkar olarak doğar.
40-İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilahi olmayan din Hunduizm.
41-Noel ve Katedral gibi kavramlar Hristiyan dinine aittir.
42-Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Musevilikte Havra(Sinagog)
43-Yahudilerin haftalık ibadet gününe Şabat denir.
44-Dünyanın her yerinde Musevilerin kutladıkları, en önemli Roşaşana yılbaşı bayramıdır.
45-Yahudilikte Önemli Günler:En önemli bayram Yılbaşı Bayramı’dır (Roşaşana), ardından on gün sonra 26 saat sürecek olan oruç günü gelir, ki buna Kefaret Günü anlamına gelen (Yom Kipur) adı verilir Kipur’dan sonra 7 gün süren Çardak Bayramı (Sukot) ve Bir yıl içinde Tevrat’ın tüm bölümlerin okunmasının tamamlandığı ve yeniden başlandığı (Simhat Tora), Aralık ayında Hanuka, Mart-Nisan arası Babil’de zamanın Musevi Düşmanı (Antisemit) Haman tarafından Yahudilerin kıyıma uğratılması olayının son anda Ester tarafından engellenmesinin anısına 2 gün (Purim), Mısır’dan Musa’nın (Moşe Rabenu) önderliğinde ayrılıp kölelikten kurtulmasının kutlandığı Pesah Bundan 49 gün sonra gelen 10 Emirin alınmasının kutlandığı Şavuot ve Yaz aylarına denk gelen Tapınağın yıkılması ve çeşitli talihsiz olayların anıldığı ve bir matem günü olan Tişa Beav önemli günlerdendir
46-Milel ve Nihal kavramlarına bazı İslâm alimleri Milel terimini temel dini akımlar ve gelenekler anlamına, Nihal terimini ise alt sekteryan gruplar, hizipler ve fırkalar anlamına kullanmaktadır. Bazıları ise Milel terimini vahiy geleneğine dayanan dini akımlar için Nihal terimini ise vahiy geleneğine dayanmayan akımlar ve yollar için kullanmaktadır.
47-Dinler tarihi bilim dalı Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibareneğitimin kurumlarında yer almaya başlamıştır. Önceleri “ilmu esatiril evvelin” başlığı altında sonra da tarihi edyan (dinler tarihi) adı altında dersler verilmiştir. Cumhuriyet döneminde 1933 yılına kadar varlığını sürdüren Darulfünun İlahiyat Fakültesinde Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi ve Dinler Tarihi başlıkları altında dinler tarihi bilim dalına dayalı dersler okutulmuştur. Dinler tarihi ile ilgili Türkçe olarak yazılan en eski kaynak olarak kabul edilen Şemseddin Sami’nin Esatir’i 1878’de basılmıştır.
48-Hinduizm, Hindistan nüfusunun yaklaşık yüzde 80’nin tabi olduğu; Batı ülkeleri de dâhil olmak üzere Hindistan dışında da 45 milyondan fazla mensubu bulunan bir dindir.Hindistan dışındaki 45 milyon bağlıdan 18 milyonu, Hinduizm’i devlet dini ilan eden tek ülke olan Nepal’de yaşamaktadır.
49-Hindu kutsal metinleri iki gruba ayrılır:
Şruti ve Smriti. “İşitilen, görülen” anlamına gelen şruti kategorisi içinde
Vedalar; smriti kategorisinde ise Puranalar, Ramayana, Mahabharata ve Dharma-şastralar yer alır.
-Kadim Mezhepleri:Günümüz Hinduizm’i içinde de varlığını devam ettiren ancak ortaya çıkışları çok eskilere giden üç ana mezhep vardır: Şivacılık, Vişnuculuk ve Şaktizm.
50- Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşaması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlara Senkretizm adı verilir.
51-Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
52-Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
53-Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri;Harran,Filistin,Mısır
54-Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe Şabat. denir.
55-Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramı Roşaşana.
56-Mûsevîlerde, Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği, insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği, keffâret günü anlamına gelen oruç gününe Yom Kippur.
57-Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı Şavuot.
58- Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı Sukkot (Çardaklar).
59- Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.
60-Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan, gerekli eğitimi almış, evlenmemiş papazlara verilen rütbe ,Vertabetlik.
61-Batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezhepler:
Evanjelizm – Anglikan. Baptistler – Adventistler. Presbiteryenler – Pentekostalistler.
62- Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup Katolik.
63- Hinduizm ve İslâm’dan etkilenerek Hindistan’da ortaya çıkan dînî inanç Sihizm.
64-Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) ile ilgili müjde içeren İncil Barnaba.
65-Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen, Hinduizm kaynaklı inanışa Tenâsüh.
66-İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilâhî olmayan din Hinduizm.
67-Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
68-Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
69-Yahûdî:İshâk oğlu Ya’kûb’un on iki oğlu vardı. Dördüncü oğlunun adı Yuda veyâ Yahuda idi. Dolayısıyla onun adına izâfeten İsrâîloğulları’na Yahûdî denilmiştir.
70-Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
71-Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
72-Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir. Daha sonra yazılı hâle getirilmiştir. Talmut, Yahûdî’ler indinde Tevrât kadar önemlidir. Onun da ilhâm ve vahiy kaynağı olduğu kabûl edilir. Talmut iki bölüme ayrılır: Mişna ve Gemara. Mişna, ahlâkî kuralların açıklanmasıdır. Gemora da, Mişna’nın açıklanmasıdır.
73-Konfiçyüsçülük Konfüçyanizm:Çin’deki üç dînden biridir. Bir Çin atasözü: “Her şeyin kökü göklerdedir İnsanın kökü ise atalarındadır” şeklindedir. M.Ö. 551-479 yılları arasında yaşamış Konfiçyüs, kendini ilme vermiştir. Eski Çin kültürünü canlandırmaya çalışmıştır Dînî meseleler üzerinde fazla konuşmamıştır Onun ana gâyesi, ülkenin karışık olan siyâsî düzenini düzeltmekti
74-Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
75-Cayinizm:Hindistan’daki dinlerdendir. Kökü M.Ö. VIII. yüzyıla dayanır. Brahmanizm’deki şiddetli sınıf ayrılıklarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu dîne inananlar genellikle sebze ve meyve yerler. Öldürme, yalan, hırsızlık, Şehvete ve dünyâ nimetlerine düşkünlük kötülenir. Tanrı anlayışı yoktur.
76-Budizm:Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
77-Hanuka: Işıklar Bayramı. m.ö. 168 yılında Yehuda Makabi ve taraftarlarının, Kutsal Mabed’i ibadete kapatan Romalılara karşı verdikleri dini özgürlük savaşının anısına kutlanır. Kislev (yaklaşık Aralık) ayının 25′inden itibaren sekiz gün boyunca, her gün mum sayısını birer adet artırarak yakılan Hanukiya (9 kollu şamdan) bu bayramın simgesidir.
78-Kabala: Musevi tasavvufu ve mistisizmi. Tora’yı mistik bir şekilde yorumlayan öğreti.
79-Kadiş: İbadetin belirli bölümlerinde tekrarlanan ve Arami dilinde yazılmış kutsama duası.
80-Kipa: Yahudi erkeğin, sinagogda, dışarda ve dua esnasında başını örttüğü küçük takke.
81-Kipur (Yom Kipur): Musevi dininde Büyük Oruç, Tövbe, Kefaret Günü. İbrani takvimine göre
82-Maftirim: Klasik Türk Musikisi makamlarında okunan ilahiler.
83-Midraş: 1) Küçük sinagog (medrese) 2) Tora’nın açıklaması.
84-Talmud Tora: Tora bilgisinin verildiği yer.
85-Yeşiva: Genellikle Talmud’un öğretildiği, akademi seviyesinde okul.
DİNLER TARİHİ NOTLARI
AHD-İ ATİK: İki kelimeden meydana gelen bir terimdir. Ahd, “sözleşme”, Atik ise, “eski” anlamına gelmektedir. Ahd-i Atik, “eski sözleşme” demektir. Ahd-i Atik kelimesiyle Yahudilerin mukaddes kitabı olan “Tevrat” kastedilir.
AHD-İ CEDİD:İncil.Kitab-i mukaddes`in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kisminin adi. İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir.
CEBEL-TUR(Tur-i Sina):Hz.Musa`nin Allah ile bir nevi mulakatta bulundugu mahaldir.
CİZYE: Cizye,Islam devletindeki gayri müslim tebaanin erkeklerinden alinan bas vergi.
DİNLER TARİHİ:Dinler tarihi; tarih ve dil metodlarini kullanarak, dinleri, dogus, ve gelismesinden , inanc, ibadet ve ahlak konularina kadar, tarihi seyir icinde inceleyen bir disiplindir.
EHL-İ KİTAP:Kur`an-i Kerim`de genellikle yahudiler ve hiristiyanlar icin kullanilan tabir.
GANİMET:Gayri müslimlerden savaş yoluyla elde edilen her türlü mal ve esirleri ifade eden terim.
KISAS-I ENBİYA:Peygamberlerin hayat hikayelerini ve teblig faaliyetlerini anlatan kitaplara verilen ad.
NADİROĞULLARI:Müslümanlarin yaptıkları antlaşmayı ilk bozduklari için Medine´den H.4/M.625 yılında çıkarılan Yahudi kabile.
ORTADOĞU:En eski uygarliklarin ve üc semavi dinin dogdugu, Asya, Afrika ve Avrupa kitalarini birbirine baglayan stratejik bölge.
ZELLE:”Peygamberlerin hata ile veya unutarak yaptıklara kusurları, ifade eden bir terim (Aliyyü’l-Karî, Şerhu Fıkhı’l-Ekber, Mısır 1323, 51, 53).Peygamberler aslında günah işlemezler. Onlar “İsmet” sıfatına sahiptirler.
ZİMMİ:İslam Devletinde yaşayan gayr-i müslimlere zimmi denir.(H. i.Kur`an Dili,c.10)
DİNLER TARİHİ NOTLARI
AKDES:Bahaullah diye bilinen Mirza Hüseyin Ali`nin yazdigi Bahailigin kutsal kitabi.Kitab-ı Akdes, Bahailik´in en önemli kutsal kitabı. Dinin kurucusu Bahaullah tarafından kaleme alınmıştır. Arapça el-Kitab el-Akdes adıyla, Arapça yazılmıştır. Yine de çoğunlukla Farsça ismi olan Kitab-ı Akdes kullanılır. Bazen sadece “Akdes” olarak da anılır. Akdes kelimesinin anlamı “en kutsal, en mübarek”tir.Her ne kadar kitabın bir kısmının daha erkenden yazılmış olduğuna dair bazı deliller olsa da, genel kanı kitabın 1873 yılı civarında tamamlanmış olduğudur
ADDAS :Mekke dönemin de Hz.Peygamberin Taife yaptigi sirasinda müslüman olan köle.
ADVENTİZM :Hz. İsa’nın bir kez daha yeryüzüne geleceğini savunan bir Hristiyan mezhebinin adıdır. Bu inanca göre Hz. İsa tekrar yeryüzüne gelecek ve günah işleyenlerle günahsızları birbirinden ayıracaktır
Adventistler, henüz İsrail kurulmadan önce Yahudilerin Filistin topraklarına dönmelerini savunmuşlardır.Bugün de Adventistler, Mesih’in yeniden gelmesi için İsrail’in sonuna kadar desteklenmesi gerektiğini savunurlar. Hıristiyanlıkta egemen görüş olan Hz. İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğu inancına katılmazlar. Vaftiz yapmazlar. Vaftizi ancak 14-20 yaşında olanlara uygularlar, bebeklere vaftiz yapmazlar.Genel merkezleri Washington’dur.
AHD-İ ATİK: İki kelimeden meyda¬na gelen bir terimdir. Ahd, “sözleşme”, Atik ise, “eski” anlamına gelmektedir. Ahd-i Atik, “eski sözleşme” demektir. Ahd-i Atik kelimesiyle Yahudilerin mukaddes kitabı olan “Tevrat” kastedi¬lir.Ahd-i Atik üç büyük bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan Nebiim ve Kütübim kısımları Hz. Davud’a indirilen Zebur’dur. Ahd-i Atik’in en önem¬li bölümü ise Tora (Tevrat)’tır. Tevrat kelime olarak İbranice olup, “şeriat ve hak sözleri” anlamına gelmektedir. Hz. Musa’ya indirilen bölümlerdir. Bunlar “Esfâr-i Hamse” (Beş Sifr-Beş büyük kitap)) denilen beş kitaptır ki adları :Tekvin,Huruç(çıkış),Leviler,Adad(sayılar)ve Tesniye)
AHD-İ CEDİD:İncil.Kitab-i mukaddes`in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kisminin adi. İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir.İncil’e, Allah’tan Hz. Îsâ’ya indirildiği şekliyle inanmak imanın gereklerindendir. Fakat bugün İncil’in orijinal metni de diğer bozulmuş kitaplar gibi elde yoktur. Bozulmuş ve insanlar tarafından müdahaleye mâruz kalmış şekli vardır. İncil’e Ahd-i Cedîd de (Yeni Ahit) denilir. Bugün hristiyanların elinde bulunan bu dört İncil’den Matta 28 kısım, Luka 24 kısım, Yuhanna 21 kısım ve Markos da 16 kısımdan ibarettir.
AHİD SANDIĞI:Allah ile Israilogullari arasindaki ahd´in sembolü olan on emir`in yazili bulundugu levhalarin muhafaza edildigi sandik.
AHURA MAZDA : Zerdüşt Dini’nin iyilik, aydınlık ve ışık tanrısıdır. Bu nedenle Zerdüşt Dini’ne Mazdaizm de denilmektedir. Bu dinin ilkeleri ve kuralları Avesta denilen bir kitapta toplanmıştır. Bu gün de İran ve Hindistan’da son inanlarına rastlanan bir dindir.
AFAROZ:Hristiyanlik ve Yahudilikte , dinden ve cemaattan uzaklastirma cezasi.Galile,Kopernik ve Newton dünyanin döndügünü Islam alimlerinin kitaplarindan ögrenip aciklayinca, papa tarafindan aforoz edilmistir.Kilise hukukuna göre, yetkili dini sahsiyetler veya meclisler tarafindan suclu görülen bir hiristiyanin cemaattan cikarilmasi.
ANGLİKANİZM:İngiltere kralı Sekizinci Henry’nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi.
Îsâ aleyhisselâmın bildirdiği Îsevîlik zamanla bozuldu. Hazret-i Îsâ’nın telkîn ettiği insanlık, merhamet, şefkat esasları tamâmen unutuldu. Bunun yerine; taassub, kin, nefret, düşmanlık ve zulüm hâkim oldu. Engizisyon mahkemeleri kurularak yüz binle rce insan haksız yere işkence ile öldürüldü. Nihâyet bu gidişe hıristiyanlar içinden isyân edenler çıktı. Luther ismindeki papas gibi İngiltere kralı Sekizinci Henry de papaya isyân ederek, Katolik kilisesiyle alâkasını kesip, protestanlık esâsına ugun anglikan kilisesini kurdu. BöyleceAnglikanizm mezhebi meydana geldi ve İngiltere’nin resmî dîni oldu. Protestanlık mezhebinin temel inanışlarına bağlı olan Anglikanizm kilisesi, ilk zamanlar bilhassa katolikleri sindirmek için sert tedbirlere başv urduysa da son zamanlarda katolikler ve ortodokslarla diyalog kurulması fikrini benimsedi
ASLI GÜNAH :Hristiyanlikta Hz.Adem ile Havva`nin cennette »yasak meyve » ibaret yemek suretiyle islediklerine ve nesilden nesile bütün insanliga intikal ettigine inanilan suc.
AYİN:Dinler tarihi, tasavvuf ve Türk dini musikisinde kullanilan bir terim.
BAHİRE:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.Resulullah (s.a.s.)’ın amcası Ebû Talib ile birlikte gittiği Suriye seyahati sırasında Busra şehri civarında karşılaştığı hristiyan din adamı.
BAPTİSTERİUM (VAFTİZHANE):Vaftiz töreni için yapılmış küçük kilise (şapel) – Büyük kilisenin içindeki vaftiz bölümü.Vaftiz töreni için yapılmış küçük kilise (şapel)/Büyük kilisenin içindaki vaftiz bölümü . Hıristiyanlığın manevi kirlenme “Asli günah”tan arınma ibadeti formu haline gelen vaftizin temel prensibi Hz. Adem ve Havva ile başlayan ilk günah’a dayandırılmaktadır. Hz. Adem ile Havva’nın ebedi yaşamı bulmak için şeytan’ın iğvasıyla yasak ağaca yaklaşmaları ile başlayan olayları “Asli günah” nazariyesi içine alarak tüm doğan insanların günah ile doğduğunu temel kabul etmişlerdir.
BARNANA İNCİLİ:Ilk dönem Hiristiyanlarindan Aziz Barnaba`nin yazdigi, kanonik inciller`in aksine teslis ve enkarnasyonu reddeden ve Hz.Muhammed`in risaletini müjdeleyen incil.İncil nüshalarından aslına en yakın olanı.Oniki Havari’den biri olup olmadığı ihtilaflı olan Barnaba, aslen Kıbrıslı olup yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf)’tur. Barnaba ise “teselli oğlu” anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. (Kitabı Mukaddes, Resullerin İşleri, IV, 36-37; Encyclopedia Britannica, U.S.A. 1970, III,171: Türk Ansiklopedisi, İstanbul 1967, V, 265).Barnaba İncili M.S. 325′e kadar İskenderiyye kiliselerinde kabul edilmiştir. BÂTIL DİNLER :Cenâb-ı Hak’ın peygamberlerine indirdiği vahiyle ilgisi olmayan ve insanlar tarafından uydurulan yanlış inançlardan ibaret olan dinler
BEYTÜLMİDRAS:Yahudilerin dini egitim ve ögretim yaptiklari yer.
CİRCİS:Müslümanlar tarafindan salih bir kimse veya nebi olarak kabul edilen kisi,hiristiyanlara göre ise St.George diye bilinen aziz.
CİVİTLER:Katolik Hiristiyanligin Isa Cemiyeti d denilen ikinci büyük tarikati.
tarafindan kullanilan ca „ mukaddes su „ ile yikanan can kilisenin asli unsurlarindan sayilmaya baslanmistir.Hadislerde“ceres“ kelimesi gecmektedir.
ÇARMIH:Hiristiyanlarin Hz.Isa icin söz konusu ettikleri, tarihin cesitli dönemlerinde uygulanan bir idam sekli..
DİNLER TARİHİ:Dinler tarihi; tarih ve dil metodlarini kullanarak, dinleri, dogus, ve gelismesinden , inanc, ibadet ve ahlak konularina kadar, tarihi seyir icinde inceleyen bir disiplindir.
EHL-İ SALÎB:On birinci yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudus’ü Kurtarma” sloganı ile Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı siyasî amaçlı askerî harekata katılanlara verilen ortak bir isimdir. Bu kuvveti oluşturanlar Hristiyan oldukları elbiselerinde ve bayraklarında “Haç” işareti bulunduğu için söz konusu ismi almışlardır. Haçlı seferlerinin ilki 1096 yılında başlamış olup 1291 yılında Latin Hristiyanların doğudaki son merkezi olan Akkâ’dan çıkarılmasına kadar devam etmiştir. Toplam dokuz büyük seferden oluşan Haçlı harekatı yaklaşık iki yüz yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Daha sonraki yıllarda Türk İslâm dünyasına karşı yapılan bütün savaşlar da Haçlı seferleri olarak değerlendirilmiştir. Tarihçiler ve bilim adamları Haçlı seferlerinin çıkış nedeni olarak siyasî sosyal ve ekonomik sebepler üzerinde durmuşlarsa da asıl ve önemli sebep olarak “din” unsuruna dikkat çekmişlerdir. Tarihî gelişim ve olaylar da zaman zaman bu derecelendirmeyi te’yid etmiştir
BEYTİ-MAKDİS:Mukaddes ev, Küdus`deki Mescid-i Aksa.
EHL-İ KİTAP:Kur`an-i Kerim`de genellikle yahudiler ve hiristiyanlar icin kullanilan tabir.ccel-Kutubu’s-Sitte sahiplerini ifade eden ayn bir tabirdir.
EKÂNİM-İ SELÂSE :Uknum kelimesinin çoğulu olup sözlükte “asıl esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir. Bu üç esas (ekânîm-i selâse) şöyle açıklanmaktadır; Allah Teala’dan ibaret olan zat (baba) İsa’dan ibaret olan ilim (oğul) ve Meryem’den ibaret bulunan hayat (zevce) dir.
ENDÜLÜJANS:Günahlardan kurtulmak amaciyla kiliseden satin alinan belge
ESFAR-İ HAMSE:Esas itibarı ile Tavrat 39 fasıldan neydana gelmiştir. Bunlardan ilk 5 itaba “esfâr-i hamse” (beş büyük kitap) denir. Bazı kaynaklara nazaran da esas Tevrat bu beş kitaptan ibarettir. (el-Müncid 337)Tevrat’ın içine aldığı beş bölüm şunlardır:
1- Tekvin: Tâ Nuh (a.s) tufanına kadar yaratılış destanı insanların ilk suçu İbrahim (a.s) ve oğullarının hikayeleri; İshak (a.s) Yakub (İsrail) (a.s) ve Yusuf (a.s)’un Mısır’da buluşmalarından bahseder tamamı 50 baptır.
2- Çıkış: İsrail’in Mısır’dan çıkışı ALLAH’ın Tûr dağında Musa (a.s)’ya kanunlarını bildirmesinden bahseder 40 baptan ibarettir.
3- Levîliler: Âyin ve merasimlere ait usuller kurban kâhinler temizlik konuları ve bayramların tanzimini anlatır. 27 baptır.
4- Sayılar: İsrail milletinin Hz.Musa’nın vefatından sonra Tur dağından kalkıp Erden ülkesine (Filistin-Kenan ülkesi) girmelerini ihtva eder. 36 baptır.
5- Tesniye: M.Ö.622 yılında Yahuda kralı Yoşiya zamanında kahinler tarafından neşredilmiştir. Hz.Musa’nın ölümünden bahsettiği ve Hz.Musa’nın zamanında henüz mevcud olmayan bir çok âdetlere ima ettiği için o zamanki ilahiyatçıların bozulmuş olan dini ıslah etmek amacıyla yazdıkları söylenir. (Annemarie Shhimmel Dinler Tarihine Giriş 100-101)
Tevratın İbranice orjinal nüshası yoktur. En orjinal Tevrat kabul edilen nüsha 10. asra ait ve Aramice yazılmıştır. Aramice Babil dönüşü resmi dil olarak kabul edilmiştir. Daha önce Yahudilerin dili İbranice idi.
ENGİZİSYON MAHKEMELERİ:Hiristiyanlik`tan uzaklasan veya dini esaslara aykiri davranan kimselri cezalandirmak icin kurulan Katolik kilise mahkemeleri.Kilisenin baskanliginda toplanir, genellikle kilisenin ögretilerine karsi cikanlara ölüm cezasi verirdi.
FARATLİT:Incil`de Hz.Isa`nin kendisinden sonra gelecegini müjdeledi kimseye verilen ad.
GÜNÜMÜZ HİRISTIYAN DÜNYASI:Günümüzde Batı dünyasına hâkim olan Hıristiyanlık, doğuyu da Hıristiyanlaştırma amacındadır ve bu sebepledir ki Asya kıtası ile dünyanın diğer yörelerinde de yayılma gayreti ve faaliyeti içindedir. Bunu Katolik Hıristiyanlığın ruhani lideri Papa Jean Paul II, 1999 yılında yaptığı Noel konuşmasında “Birinci bin yılda Avrupa’yı, İkinci bin yılda Afrika ve Amerika kıtasını Hıristiyanlaştırdık. Üçüncü bin yılda ise hedefimiz Asya’dır” diyerek ifade etmiştir.Günümüzde Hıristiyanlık Dört Ana Gruba Ayrılmaktadır:
1- KATOLİKLER: Hıristiyanların çoğunluğu bu kiliseye (mezhep) mensuptur. Dini merkez Vatikan, ruhani lider Papadır. Sayıları 1 milyar civarındadır.Katolikler de kendi aralarında önce Latin Katolikler ve Doğu Katolikleri olmak üzere ikiye; Latin Katolikler de Roma Katolik Kilisesi ve Eski Katolik Kiliseleri olmak üzere tekrar ikiye ayrılmaktadır.
2- ORTODOKSLAR: Katoliklik gibi tek merkezli değildir. Toplam 16 otosefal (bağımsız) ve 5 otonom kiliseden oluşmaktadır. Otosefal kiliseler kendi liderlerini kendileri seçen bağımsız kiliselerdir ve Patrik veya piskoposlarca yönetilmektedir. Otonom kiliseler ise iç işlerinde serbest fakat bir otosefal kiliseye bağlıdırlar. Ortodoks Patriklikler arasında yetki mücadelesi ve tartışması vardır. Dünya ortodokslarının sayısı 300 milyon civarındadır.
3- PROTESTANLAR: Katolik ve Ortodoksların dışındaki üçüncü büyük grup Protestanlardır ki onlar da kendi içlerinde dört temel ve çok sayıda alt gruba ayrılırlar. Protestanlık’ın dört temel grubunu Lutheran Kiliseler, Reforme ve Presbiterien Kiliseler, Anglikan Kilisesi ve Bağımsız Kiliseler oluşturmaktadır ki bu sonuncular Methodistler, Baptistler, Congregationalistler ve benzeri çok sayıda alt gruba bölünmüşlerdir.
4- AYRILMIŞ DOĞU HIRİSTİYANLARI: Bu grupta da Efes Konsilinde(431) görüşleri reddedilen Nesturîler (Asurîler) ile Kadıköy konsili (451) kararlarını kabul etmeyen Ermeniler, Süryaniler, Kıbtîler ve Habeş Kilisesi yer almaktadır.
5- BAĞIMSIZ HIRİSTİYANLAR: Bu dört ana grubun dışında, bunlardan hiçbirine dahil olmayan Hıristiyanlar da vardır ki Yahova Şahitlerini ve Uniatarien’leri buna örnek gösterebiliriz.
Bu farklı mezhep ve hareketlerin kendi aralarında inanç ve yorum ile uygulama alanında köklü ayrılıklar vardır. 629-Güzel ahlâk:Güzel ahlâk, peygamberlerin, salihlerin sıfatı ve hâlidir. Ahlâk güzelliği ise insanı Allah’a (cc) yaklaştıran ve sayısız nimetlere ulaştıran bir kapıdır. “İslâm, güzel ahlâktır” buyuran Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) , kendisine en sevimli olanların, güzel ahlâk sahipleri olduğunu bildirmiş ve ”Allah katında en sevgili kullar kimlerdir?” sorusuna da ”Ahlâkı en güzel olanlardır” cevabını vermiştir. İslâm’ın gayesi; insanları güzel ahlâk sahibi yaparak olgunlaştırmaktır. Kur’ân-ı Kerim birçok ayette, itikat, ibadet ve ahlâka ait esasları birlikte zikreder ki bu da bize, iman ile ahlâki davranışlar arasında sıkı bir irtibatın bulunduğuna işaret eder. “Mü’minlerin imanca en olgun olanı, ahlâkı en güzel olanıdır” sözü ile güzel ahlâkın inanç üzerindeki önemini belirten Efendimiz ise şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü mizana konan iyiliklerin en ağırı takva ve güzel ahlâktır” (Ebû Davud, Tirmizî). Bir mü’min, güzel ahlâkı sayesinde, gündüz oruç tutup gece namaz kılan kimselerin derecesine ulaşır.” (Ebû Dâvûd, Edeb 7. Tirmizî, Birr 62) “Mü’minlerin imanca en mükemmeli ahlakça en güzel olanlarıdır. Sizin en hayırlınız kadınlarına karşı en iyi davrananınızdır.” (Tirmizi, Rıda, 11)“Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim” (Muvatta, K. Ahlâk 8) buyurmalarındaki hikmet de ancak böylelikle anlaşılır.
HAÇLI SEFERLERİ:Hacli seferlerini baslatan devletler:Bizans imparatorlugu.Papalik, Almanya, Fransa, Ingiltere, Napolik kralligi.Hacli seferlerinin nedeni:Batili hiristiyanlarin, papalarin tesvikiyle Kudüs`ü müslümanlarin elinden kurtarmak Anadolu ile Avrupa`da bulunan müslümanlari buralardan atmak amaciyla gerceklestirdikleri seferlerin genel adi. Hacli seferlerine karsi koyan devletler:Anadolu selcuklu devleti,Musul atabeyligi,Eyyübiler,Memlukler,Suriye selcuklulari, Sam atabeyligi, Danismendler, Fatimiler, Saltuklar, Artukklar.
HARAÇ: Karşılık. Ücret. Vergi. Terim olarak hukuken mülkiyeti devlete ait olmakla birlikte, kullanım hakları üzerinde yaşayanlara verilmiş toprak, bu toprak için ödenen vergi.
HANÎF DİNÎ :Hz. İbrahim tarafından temsil edilen tevhid esasına dayalı hak din.Hanîf kelimesine lügat itibâriyle çeşitli mânalar verilmişse de genellikle kabul edildiğine göre “hakka ve doğruya yönelen, istikamet üzere bulunan kimse” demektir. İslâm literatüründe ise câhiliye döneminde her türlü sapıklıktan ve putperestlikten yüz çevirerek hakka yönelen, Hz. İbrahim’in dinine tâlip olarak yalnız bir Allah’a inanan kimseler için ad olmuştur.Peygamber Efendimizin nübüvvet ile görevlendirilmeden önce Arap Yarımadası’nda putperestliğin hâkim olduğu ve insanlığın dalâlet içerisinde bulunduğu cahiliye döneminde putlardan ve her türlü sapıklıktan yüz çevirerek, Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş, hakka yönelerek hak dinin arayışı içerisine girmiş kişiler, çok az da olsa mevcut idi. İslâm tarihi kaynakları bunların bir kısmından ve faâliyetlerinden bahseder. Meselâ bunlardan birisi Varaka b.Nevfel idi.(Şamil İslam Ansiklopedisi)
HAVARİYYUN:Havâriyyûn, İsa (a.s.)’nın peşinden giden saf ve has mü’minler. Bunlar, İsa’ya (a.s.) yardım edenlerdirSözlükte “beyaz olmak, iyice beyazlatmak” anlamlarına gelen Arapça haver kökünden türetilen Havari, “seçilmiş, kusursuz; taraftar, özverili, arkadaş, dost, bir kimseye ileri derecede yardım eden, kendisini bir davaya adayan” demektir. Hz.Isa`ya herkesten önce inanan ve yardimci olan , onun Allah`in kulu ve peygamberi oldugunu tasdik edenlerdir. Havariler:Hz.Isa`ya herkesten önce inanan yardimci olan ,O`nun Allah`in kulu ve peygamberi oldugunu tasdik edenlerdir
İBRANİCE:Yahudilerin ve yahudi kutsal kitabinin dili.
İSTAVROZ:Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç.
İBRÂNÎ:Eski yahûdî sülâlesi veya o soydan olan. Yahûdî topluluklarından birine mensûb kimse.
HIRİSTİYANLIK:Hiristiyanlik:Hiristiyan dini, Isevilik,Nasraniyet
Hiritiyan mezhepler:Katolik mezhebi(Roma kilisesi),Ortodoks mezhebi,Protestan mezhebi.Temelde ayni inanclari paylasmakla beraber, ayrintilara ait konularda katolik mezhebinden ayrilarak ortaya cikan bazi kücük mezhepler vardir.Bunlar;Keldani mezhebi, ermeni mezhebi, süryani mezhebi, maruni mezhebi ve kipti mezhebi.Kurulus döneminde bütün dogu Ortodoks kiliseleri Istanbul Ortodoks Kilise`sinin idare ve kontrolu altinda iken, daha sonralari parcalanmalar olmus su kiliselere ayrilmis; Süryani ortodoks kilisesi,, rum ortodoks kilisesi, ermeni ortodoks kilisesi, rus ortodoks kilisesi.Protestan mezhebi öncelikle kendi bünyesinde su 3 ana kola ayrildi:Lutheryanizm, kalvanizm, anlikanizm.
Hıristiyan mezhepler arasinda catisma:Katolik ve protestanlar arasinda din ve mezhep kavgalarinda hesapsiz kanlar akti.Engizisyon mahkemeler masum canlara kiydi.Iskence altinda ölenlerin deftere kaydolanlarin 390 bin kisidir.Bunlarin: 200 bini ateste yakilmistir. Islamiyette böyle bir vahset görülmüs müdür?
HIRİSTİYANLIK FIRKALARI:Hıristiyanlık Fırkaları: Hakikate sahip olduğuna inanan Hıristiyanlık, diğer dinler ve mezhepler konusunda çok müsamahasızdırlar. Hıristiyanlık çekişmelerle bölümdü.Coğrafi bir plan olarak eski şark kiliselerinden başlayıp Doğu Avrupa Güney Avrupa Katoliklerdi, Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika Protestanlarını zikredebiliriz.
1. Eski şark kiliseleri: A)Monofizitler B) Nasturiler .2-Rum Ortodoks kilisesi: Batı katoliğinden 1054 yılında kesin olarak ayrılmıştır.
1-Roma Katolik kilisesi: Kendilerini havarileri birincisi olan Petrusun vekili Papalar Katolikliği Hıristiyanlığın geçerli unsuru saydılar. Papa yeryüzü Hıristiyanlığının temsilcisi ve Hz. İsa’nın vekilidir.
2-Protestanlar: Tanrı ile insan arsına giren kilise otoritelerini, adamlarını red ederler. Martin Luther en ünlü simalarandandır. Calvin de eklenebilir.
3-Milleraniste gruplar,
4Mormonlar: Kuzey Amerika’da ortaya çıkıp ilgi uyandıran fırkalardan birisidir. Kurucusu Joseph Smith (1805-1844)
HIRİSTİYANLIKTA REFORM HAREKETLERİ:Papalık, bin seneden fazla bir zaman boyunca batı Avrupalılar üzerinde tam bir hakimiyet sürdürdü 1202 de ölen Joachim de Floredan itibaren müthiş bir müsamahasızlıkla mukabele görmesine rağmen kiliseye karşı bazı itirazlar birbirini takip etti. Gayri memnunlar arttı, halk sınıfları ekseriya zengin ve çalışmayan din adamları sınıfını zaten kullanmaya başlamıştı. Ayrıca 14. ve 15. asırda papalar, 1305-1379 tarihleri arasında Fransa’da çirkin “Avignon esaretine” maruz kalmıştır. 1378-1417 arasında da “büyük tefrika” skandalı ortaya çıkmıştı. Bu sırada Hz. İsa’nın vekili olduğunu söyleyen iki veya bazen üç papa bulunmuştu. Fitnenin dinmesi için bir asır geçti. Bu arada Rönesans dini yenilenmeyi gerçekleştirecek unsurları da getirdi. Reformun sebepleri:Papalığın mutlak hakimiyeti,Vergiler ,Bid’ad,Endülijans ve Rönesans.Reformcuların en önemlisi Martin Luther dir.
İSRAİLOĞULLARI:Yahudiler, Yakub aleyhisselamın on iki oğlundan türemiştir. Hazret-i Yakub’un adı İsrail olduğu için, bunlara Beni İsrail, yani İsrail oğulları denildi.
Yahudilik, İsrail oğullarından Hz. Musaya iman edenlerin dinidir. Hz. Yakubun bir ismi de İsraildir. İsrail, Abdullah, Allahın kulu demektir. Hz. Yakubun 12 oğlundan çoğalan insanlara (Beni İsrail) denir. Beni İsraile Peygamber olarak gönderilen Hz. Musa, Tevratı getirdi.
İsmi Yâkûb olup İbrânicede Saffetullah, yâni ”Allahü teâlânın sâf ve temiz kıldığı kul” mânâsına gelmektedir. Diğer adı İsrâil olup ”Allah’ın kulu” mânâsına gelmektedir. İbrâhim aleyhisselâmın küçük oğlu olan İshâk aleyhisselâmın oğludur. Yâkûb aleyhisselâmın on iki oğlu vardır. Bu yüzden, onun on iki oğlunun torunlarına Beni İsrâil, yâni İsrâiloğulları denilmiştir. Oğullarından her birinin sülâlesine ”Sıbt”, hepsine birden torunlara mânâsına gelen ”Esbât” denir. Sonradan Yahûdi adı verilmiştir.
İZNİK KONSİLİ:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)
KARNAVAL:Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni. Hıristiyanların büyük perhizinden önce yapıldığı için, İtalyanca et kaldırmak anlamına gelen carnelevare kelimesinden türetilmiştir. Kaynağı hıristiyanlıktan çok öncedir. Güneş ışınlarının bir süre gökte hapsedildikten sonra yeniden özgür bırakıldıkları inancıyla ilgilidir. Karnavalda kullanılan hayvan maskeleri, aynı zamanda, hayvanlara tapanlardan hıristiyanlığa geçmiş bir putperest geleneğidir.
KATOLİKLER:Basindaki kisiye Papa denir.Dinsel merkezi Roma`dir.Inanc ve ahlak alaninda papanin otorite kabul edildigi, Hiristiyanligin en kalabalik cemaatini teskil eden hiristiyan kilisesi/merkezi.
KİTAPLARA İMAN:Yüce Allahın insanlığa mesajını bildirmek için Peygamberler göndermiş olduğu kitapların tamamına iman etmeyi gerektirir.Kuranın dışındaki diğer kitapların asıları korunamamıştırçKuran,Allahtan geldiği gibi aynen korunmuş ve kıyamete kadar korunacaktır(Hicr,15/9)Kur’ân-ı Kerimde ismi geçen peygamberlere 100 sahife ve 4 büyük “Kitap” inzal buyrulmuştur. Hz. Âdem’e 10, Hz. Şit’e 50, Hz. İdris’e 30 ve Hz. İbrahim’e (as) 10 sahife toplam 100 sahife inzal edilmiştir. Büyük kitaplar ise ilk olarak Hz. Musa’ya (as) “Tevrat”, Hz. Davud’a (as) “Zebur”, Hz. İsa’ya (as) “İncil” ve Hz. Muhammed’e (as) “Kur’ân-ı Kerim” nazil edilmiştir. Kur’ân-ı Kerim diğer kitapların tamamını neshetmiş ve Kur’an-ı Kerimin inzali ile diğer kitapların hükümleri geçersiz olmuştur. Kur’ân-ı Kerim dışındaki kitaplar birbirini nesh etmemiştir. Nitekim Hz. Davud’a (as) nazil olan “Zebur” Tevrat’a uyulmasını isterken, Hz. İsa’ya nazil olan İncil de ahkâmda ve ibadette Tevrat’ın hükümlerine uyulmasını istemiştir.Kur’an’da ilâhi kitaplar için kitab/kütüb,sahife/suhuf, Zebur/zübur kavramları da kullanılmıştır.Tevrat:İsrailoğullarına verilmiştir.Yahudilere göre Tevrat 5 kitaptan oluşur:1) Tekvin,2) Çıkış (huruc)3) Levililer,4) Sayılar,5) Tesniye.Zebur:Hz. Davut’a verilmiştir.İncil:Hz. İsa’ya verilmiştir. Müjde anlamına gelir. İsa’nın hayat hikayesini ve buna ilaveten ahlâki öğretileri anlatır. Hukukî düzenlemelere yer vermez. Hristiyanlar hukukî düzenlemeler konusunda Tevrat’ı esas kaynak olarak kabul ederler.Bugün elde mevcut olan en eski İncil nüshası Yunanca’dır.325’de İznik Konsili’nde seçilen dört İncil;Matta, Markos ,Luka,Yuhanna.Matta İncili; hristiyanların elinde bulunan İncillerin en eskisidir.Yahudiler ilahi kitaplardan İncil ve Kur’an’ı onaylamazlar. Kur’an, Tevrat’ın İsrailoğullarına indirildiğini zikretmiş; onu belli bir peygambere isnad etmemiştir.Ayrıca Barnaba tarafından yazılan ve diğer İncillerle uyuşmayan ve Tevhid ilkesini kabul eden Barnaba İncili de vardır. Dört İncil’de esas üzerinde durulan konu Hz. İsa’nın hayatıdırHristiyanlar Tevrat ve zebur’u da kutsal kabul ederler. Tevrat, Zebur ve İncil’in üçüne birden Kitab-ı Mukaddes derler. Tevrat’a Ahd-i Atik (Eski Ahit) İncil’e Ahd-i Cedid ( Yeni Ahit) derler.Kur’an-ı Kerim:Peygamberimiz’e verilmiştir. Muhteva metod ve gaye yönünden diğer ilahi kitaplardan farklılık gösterir.Yazılmış sahifelerden meydana gelen kitaba mushaf denir.Kur’an-ı Kerim’in Özellikleri,Peygamberimize indiği şekliyle değişikliğe uğramadan korunmuştur.Yazı ve ezber yöntemiyle orijinal şekliyle korunmuştur. Dinamik bir hüviyet taşır. Daima canlı ve gündemdedir Bütün insanlığa hitap eder. Hz. Peygamberin en büyük mucizesidir.
KİTAB-I MUKADDES:Hıristiyanların mukaddes bilip inandıkları Ahd-i atîk (Eski ahd) ve Ahd-i cedîd (Yeni ahd) kısımlarından meydana gelen kitab. İncîl.
KONFÜÇYÜSCÜLÜK:Konfücyüs`e nisbet edilen dini, ahlaki, sosyal, politik, ekonomik konularla ilgili inanc ve uygulamalarin bütünü.
MANASTIR:Hiristiyanlikta yaygin olarak bulunan rahip ve rahibelerin dünyadan el etek cekerek yasayip dini egitimlerini yaptiklari yer.
MANİHEİZM:3.yüzyilda Mani tarafindan eski Iran`da kurulan ve günümüzde
MARKOS İNCİLİ:Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan yirmiüc yil sonra Markos tarafindan Yunanca olarak yazilmis incil.
MATTA İNCİLİ:Hz.Isa`nin on iki ögrencilerinden biri olan Matta tarafindan,Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan dört yil sonra Ibranice yazilmis olan incil. Bu incil Hiristiyanlarin elinde en eski Incillerin en eskisidir.
MECUSİLİK:Atese tapanlara verilen ad.Islami kayanaklarda zerdüstlige verilen ad.Zerdüstiligin eski Iran inanc ve gelenekleriyle karismasindan olusan din.
MİŞNÂ:Yahûdîlerin Tevrât’tan sonra mukaddes kabûl ettikleri Talmûd kitâbının iki kısımdan biri. Tevratın hükümlerini açıklayan şifahi beyanların yazıya geçirilmiş şeklidir.
MİSYONERLİK:Evrensel dinler ve özellikle Hiristiyanlik baglaminda dinin yayilmasi amaciyla yapilan sistematik faaliyetler.
MOONCULUK:Dogu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
MİLEL VE NİHAL:Islami literatürde dinler ve mezhepler tarihiyle ilgili eserlerin ortak adi.Mezhepler hakkinda bilgi vermek maksadiyla yazilmis olan eserlerin ortak adi.
MOONCULUK:Dogu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
RUHBANLIK:Insanlardan uzaklasip riyazata cekilerek dünya zevklerini terketmek ve kendini asiri bir sekilde ibadete vermek demektir.Ruhbanligi Hiristiyanlar ihdas etmislerdir.Zamanla , bir yasayis bicimi olarak, Hiristiyanligin bünyesinde yerlesen bu uygulamaya“ruhbanlik“, uygulayanlara da“ruhban“ adi verilir
SAMİRİ :Kendilerini Firavun’un zulmünden kurtarıp Mısır’dan çıkaran peygamberleri Hz. Musa’dan, tapınmak için put isteyen İsrailoğullarına, Hz. Musa Allah’tan emir almaya gidip kendilerinden ayrıldığı bir sırada, fırsattan istifade ile istedikleri putu altından buzağı şeklinde yapan; bilgisiyle onun böğürmesini sağlayan ve yaptığı bu buzağının İsrailoğullarının ve Musa’nın gerçek ilahı olduğunu, Musa’nın da zaten bunu aramaya gittiği yalanını söyleyerek oradakilerin çoğunluğunun tapınmasını sağlayan; Musa’nın dönüşünden sonra ise hatalarını anlayan İsrailoğullarının kendisini yalnız bıraktığı, Musa a.s tarafından lanetlenip kovulan, ölünceye kadar da yalnız yaşamak zorunda bırakılan put yapımcısı.
SAMSKARA:Hinduizm`de günlük ibadetlerin disinda dogum, evlenme ve ölüm gibi insan hayatinin gecis dönemlerinde gerceklestirilen dinsel törenlere samskara denir.
SİHİZM:M.S.15 yüzyilda Hindistanda cikti.Kurucusu Nanak,lakabi Guru,mensuplarina nisbetle dinin adinin kaynagi(Sih: Tilmiz, Sakird), dinin tipi monotesit,hususi yolu;Guru`yu takip etme ve Tanri adini zikretme, kutsal kitabi Adi- Granth , mensuplarini sayisi 9 milyon, dünya nüfusuna göre yüzdesi 0.2,yayildigi ve mensuplarinin bulundugu yerler;Hindistan-Pencap vdy.Sihizm kelimesi, Sih kelimesinden türemistir.Sih ise talebe manasina gelen Sanskrit kökünden türemistir.Sihizm, Sih dini olarak da anilir.Bu dine Sih de denir.Sihizm düsüncesi Bakti hareketi(Hinduizm) ve Sufizm(Islam) ile bazi ortak noktalara sahiptir.Sihler, Kuzeybati Hindistan`in Pencap bölgesinde yasamaktadirlar.Ayrica kücük guruplar halinde Ingiltere, Kanada , ABD, Malezya ve dogu Afrika`da bulunmaktadir.Bes mezhebe ayrilmistir.Mezhepleri;Orsi, hendali, artenas, namdari, akali.
Hindistanda sürmekte olan Sihlerin, Hindulastirilmasi kampanyalarinda 1941-1951 yillari arasinda yaklasik 200 bin Sih Hindu olmustur.Özellikle Hindu ve müslümanlar arasina sik sik patlak veren din catismlarinda bircok insan hayatini kaybetmistir.Bu catismalar 1984 yilinda Hindistan basbakani I.Gandi`nin bir Sih sonucu öldürülmesi sonucunu doruracak kadar siddetlenmistir.
SİNOPTİK İNCİLLER: Matta, Markos ve Luka İncilleri, birbirlerine çok benzediğinden ve aynı terimlerle yazıldıklarından sinoptikler denilir. Yuhanna İncili ise, hem konuları ve hem üslûbu/anlatım biçimi yönüyle diğerlerinden ayrılır. Örneğin, sinoptik İncillerde Hz. İsa’nın, dini bir yıl süreyle tebliğ ettiği anlatılırken; Yuhanna İncilinde bu süre üç yıldır. İlk üç İncilde gösterilen dâvet ve tebliğ yerleri ile Yuhanna’da gösterilen yerler de birbirinden çok farklıdır. Bununla beraber sinoptik İncillerin arasında da çok önemli oranda ve büyük sayıda farklılıklar ve çelişkiler vardır.
SÜRYÂNÎLER:Hıristiyanlıktaki katolik mezhebine bağlı olan ve süryânî dili ile konuşan bir hıristiyan topluluğu. Süryânîler, katolik kısmından Yâkûbiye fırkasındandırlar. Monafisiyye (Hazret-i Îsâ’da ilâhî ve insânî özelliklerin birleşerek tek tabîat olduğunu savunanların) inancında olup, Îsâ aleyhisselâma tanrıdır derler. Urfa patriği olan Yâkûb-i Berdeî taraf ından kuruldu. Antakya patriği Mihâil-i Süryânî tarafından yayıldı. Sûriye’deki hıristiyanların bir kısmı süryânî bir kısmı da Marunîdir.
TAOİZM: Taoizm, M.Ö. 6 yüzyilda Cin`de cikti.Kurucusu Li-Poh-Yang, kurucusunu lakabi Lao-Tzu veya Lao -Tse(Eski üstad-Yasli bilgin) dinin adinin kaynagi teml doktrinine nisbetle Tao, dinin tipi Monist, huzur yolu ic huzura kavusma ve Tao ile yakin temas, , kutsal kitabi Tao-te-king(Tao ve Fazilet), kitap iki bölüm 5000 kelime ve 81 bahisten olusmaktadir. mensuplarinin sayisi 70 milyon, dünya nüfusuna göre yüzdesi 1.5 , yayildigi ve mensuplarinin bulundugu yer Cin`dir. Cin`in en eski dinlerinden biri olan Taoizm,Sintoizm ve Kanfücyanizm`e reaksiyondan dogmustur.Taoizm`in kendine göre büyücüleri, rahipleri, rahibelerive kendisine has ayinleri vardir.Ilkbaharda ates yakilir.Taoist rahipler yari ciplak durumda, atese pirinc ve tuz atip yalinayak kosarak üzerinden gecerler.Taoizm`e göre insan raks ve sarhoslukla vecde ulasabilir.Hayatini tehlikesiz bir sekilde yasamak ve sürdürmek isteyen insan iyi bir yemek rejimi olusturarak asiriktan kacinmalidir.Taoizm`in temeli mistik panteizmdir. Taoizm günümüzde Cin, Japonya, Kuzey Kore ve Güney Kore`de yaygin bir din olmasina karsin taraftarlarinin bir cogu G.Kore`de yasamaktadir.
TESLİS(EKÂNİM-İ SELÂSE ):Uknum kelimesinin çoğulu olup, sözlükte “asıl, esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise, Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba, oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir.
YAHOVA ŞÂHİDLERİ:Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872′de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad. Yehova şâhidleri, Tevrât’ın, Yehova adını verdikleri tanrının kelâmı olduğunu, kendilerinin hazret-i Âdem’in oğlu olan Hâbil’den, hazret-i Îsâ’ya kadar süregelen uzun devredeki şâhidlerin son temsilcileri olduklarını, Îsâ krallığının 144.000 uyruklu yeni bir dünyâ olacağını ileri sürerler. Propagandalarını çeşitli yazılar, broşürler ve sloganlarla yaparlar. Asker olmayı ve bayrağı selâmlamayı reddederler. Bunların hahamları yoktur. Gezici vâizleri vardır. Toplanma yerleri New York’tadır. İstatistiklere göre özellikle anglosakson olmak üzere sayıları 900.000′e varmaktadır. Mezheb 1945′ten beri Batı Avrupa’da yayılmıştır. (Yeni Rehber Ansiklopedisi) Yehova şâhidleri tatlı, okşayıcı dillerle müslüman yavrularını aldatmaya çalışıyorlar. Telefon rehberlerinden aldıkları adreslere, broşürler, risâleler gönderiyorlar. Şık, süslü giyinmiş güzel kızlar kapı kapı dolaşarak evlere bu risâlelerden bırakıy orlar. Çok şükür ki müslümanlar bu yaldızlı, hîleli yalanlara aldanmıyorlar. Çünkü müslümanlar onların zannettikleri gibi câhil insanlar değildir.
YAHUDİLİK VE MUSEVİLİK:Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir. Yahudiliğin sembolleri arasında en önemli yeri Yedi Kollu Şamdan ile Altı Köşeli Yıldız işgal eder. Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep vardır 1-Ferisiler, 2-Sadukiler, 3- Esseniler. İslâm’dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür: 1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim. Halen yaşamakta olan Yahudi mezhepleri şunlardır: 1- Muhafazakâr Yahudiler,2- Ortadoks Yahudiler ,3- Reformist Yahudiler. 4-Yeniden Yapılanmacılar. Mukaddes Kitapları: Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir: 1- Tanah, 2-Talmud,
Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:
1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim. Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes kitabının tamamı “Tora” kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan Tora, Arapça Tevrat’ın karşılığıdır.
Tevrat “Kanun, şeriat, emir, ders, önder” vb. manalara gelir. Beş bölümden oluşan Tevrat, Allah’ın 7704 kelimeyle Musa’ya verdiği dinî esasları ihtiva eden kitap olarak kabul edilir. Tevrat metninin orjinal dili İbrancadırEski Ahit yanında hahamların nesilden nesile naklettikleri rivayetler mecmuasına Talmud denir. M.S. 150 yıllarında Yudas adında bir haham, kendilerine kadar rivayetle gelen haberlerin, kaybolmasından korkarak onları Mişna’da toplamıştır. “Tekrar edilen şeriat” anlamına gelen Mişna, Tevrat’ın tekrarı, şeriatın izahı ve tefsiri sayılır Mişna’nın anlaşılmasını kolaylaştırmak üzere O’na Yahudi alimlerince haşeyeler ve şerhler yazılmıştır Bunlara Gemara denir. İşte Talmud (1) da Mişna ve Gemara adı verilen eserlerin toplamından teşekkül etmiştir. Kabala, İbranca “gelenek görenek” anlamına gelir. Yahudilerin harfçilik ve sayıcılıkla karışık tasavvufî kâinat öğretisidir. Daha açık bir ifade ile Kabala, Kutsal Kitap metinleri ile sözlü gelenekler üzerine yapılan her tür yorumların genel bir adıdır. Zannedildiği gibi bir kitap veya kitaplar toplamı olmayan Kabala’yı “Kâinatın görünür kargaşasını açıklamaya ve zıtlıklarını kolay anlaşılır bir kalıp haline getirmeğe uğraşan bir doktrin” diye tanımlamak mümkündür.
Günümüzde Musevilik;Tüm dünyada sayıları 22.000.000 olmasına rağmen Yahudiler; bir çok ülkede oluşturdukları güçlü lobileri ile dünya ülkelerinin yönetimlerinde ve dünya ekonomisinde büyük söz sahibidirler. 1948’ e kadar dünyada dağınık olarak yaşayan Yahudiler Filistin’de İsrail Devleti’nin kurulmasıyla kendilerine ait bir devlete aynı zamanda bir toplanma merkezine sahip olmuşlardır. 1933 – 1945 yıllarında Alman Nazileri tarafından soykırıma uğrayan Museviler, bugün Filistinlilere karşı soykırım uygulamakla suçlanmaktadırlar. İsrail Devleti’nin Arap ülkeleriyle girdiği savaşlardan doğan sıkıntılar ve günümüzde Filistinlilerin bağımsızlık hareketleri Yahudilerin çözülemeyen sorunlarının başında gelmektedir.
Musevilerin en yoğun yaşadığı ülke İsrail’dir ( Ülke nüfusunun %84’ü ). İsrail’i ikinci sırada A.B.D izlemektedir ( %3,4). Yahudiler bu iki ülkenin dışında Etiyopya, Almanya, Avustralya, Kanada, Brezilya, Meksika başta olmak üzere içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu dünya nın bir çok ülkesine dağılmış vaziyette yaşamaktadırlar. almud, Kudüs Talmudu ve Babil Talmudu olmak üzere ikiye ayrılır.
ZÜNNAR:Hirıstıyan keşişlerin,papazların, nefsi kırma veya perhizle yaşama vasıtalarindan olmak üzere çıplak bedene kuşandıkları uçları sarkık ipten örme, kaba ve sert kusak.İslam dininde Peygamberimiz(sas) zünnar bağlamayı münafıklık alameti olarak saymıştır ve küfürdür.
DİNLER TARİHİ NOTLARI
KUTSAL KABİR: Kudüs’te bulunan Hz. İsa’ya ait olduğuna inanılan mezar. Kur’an’a göre, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmediği ve öldürülmediği (4/Nisâ, 157) için bu mezar kesinlikle Hz. İsa’ya ait olamaz.
NOEL: Noel, hıristiyanların Hz. İsa’nın doğduğu geceyi kutlamak için yaptıkları bayramdır.
NOEL BABA:Hıristiyanların noel gecesi hediye getirdiğine inandıkları, inanmasalar da çocuklarını kandırdıkları mitolojik ve hayâlî kişidir.
ORTODOKS:Hıristiyanlığın üç büyük mezhebinden biri. Öteki iki mezhep katoliklik ve protestanlıktır.
PAPA:Katolik kilisesinin en büyük ruhanî reisi, Roma piskoposu.
PAPALIK: Papa yönetimi, papanın başında bulunduğu devlet, İtalya topraklarında bulunmasına rağmen, ayrı devlet kabul edilen dünyanın en küçük devleti Vatikan, papa tarafından yönetilen teokratik bir papalıktır.
PAPAZ: Hıristiyan ruhanî reisi, din adamı, râhip, keşiş.
PASKALYA: Hıristiyanların Hz. İsa’nın dirildiğine inandıkları gün yaptıkları bayram.
PETRUS:Hz. İsa’nın baş havârisidir.
RAHİP:Hıristiyan din adamı. Kadın din adamlarına da râhibe denir. Papaz deyimiyle eş anlamda kullanılan bu deyim, genel olarak İslâm dışındaki diğer din adamları için de kullanılmıştır. Ama daha çok manastırda oturan hıristiyan din adamlarına râhip, oralarda yaşayan keşiş kadınlara da râhibe denilir.
RUHU’L-KUDÜS:Hz. İsa’ya üflenen ilâhî ruh.
SİNOPTİK İNCİLLER:Matta, Markos ve Luka İncilleri, birbirlerine çok benzediğinden ve aynı terimlerle yazıldıklarından sinoptikler denilir.
SÜRYANİ:Suriye ve Türkiye’nin güney doğusunda yaşayan Sâmi ırktan bir hıristiyan topluluğu.
TESLİS:Arapça üç demek olan selâse kelimesinden türetilmiştir. . Üç tanrılık gücün tek tanrıda birleşmesi demek olan teslis, baba (tanrı) – oğlu (İsa) – rûhu’l kudüs’ü hıristiyanlar, tanrının üç ayrı görünümü sayarlar ve üçlükte tekliğe inanırlar; yani Tanrı hem tektir, hem de üç. Bu yüzden hıristiyanlara ehl-i teslis de denir.
UKNUM-AKANİM:Uknum, Arapça unsur, esas, temel demektir. Akanim de onun çoğuludur. Akanim-i selâse: üç uknum, yani teslisin üç temel unsuru demektir ki, bunlar baba-oğul-ruhu’l kudüstür.
VAFTİZ: Hıristiyanların küçük çocuklara ve dinlerine girenlere uyguladıkları suya sokma veya su serpme töreni demektir. Hıristiyanlara göre, doğuştan, babası Âdem’in suçuna ortak olarak dünyaya gelen insan, ancak kutsal kabul edilen kilisedeki su ile yıkanarak günahlarından arınabilir.
YAHUDA:Hz. İsa’yı yakalatan havâri. İsa’nın on iki havârisinden biridir. İskaryot da denilir. Otuz gümüş dinar karşılığında İsa’yı ihbar ederek yakalattırmıştır. YUHANNA: Yeni Ahidi oluşturan dört İncil’den biri ve bu İncil’in yazarının adıdır.
-Âyin: Dinî merâsim, ibâdet. Âyin, Farsça bir kelime olup, aslında âdet, gelenek, usûl ve kanun demektir. Dilimizde hıristiyanların dinî tören ve ibadetlerine denilir. Âyini-i rûhânî: Hıristiyanlarda dinî tören demektir
Bible: (Baybıl okunur) Yunanca kitaplar anlamındaki biblia kelimesinden gelir. Tevrat, İnciller ve diğer kutsal kitaplardan meydana gelen Kitab-ı Mukaddese denilir.
Cizvitlik:Tutucu ve sofu hıristiyan tarikatı. 16. y.y.da Fransa’da kurulmuştur. İsa derneği adıyla da anılır. Hz. İsa’nın saf düşüncesine dönüş anlayışı içinde yoksulluk, bekâret ve itaat ilkelerinden yola çıkmıştır. Özellikle dinden saptıklarını iddia ettikleriyle savaşları ve siyasal etkileriyle öne çıkar. Avrupanın hemen bütün soylularının, kralların ve prenslerin din ve törelerinin öğretmenleri cizvitlerdi. Cizvitler, aşırı disiplin ve bir üste körü körüne itaat ve bağlılıklarıyla meşhurdur. Fransa’da 1789’dan sonra yeniden ve gizlice örgütlenmeye çalışmışlardır. İtikat konusunda farklı bir teslis anlayışı savunurlar. Hıristiyanlığın çoğu mezheplerindeki teslis anlayışı; baba, oğul ve ruhu’l kudüsten meydana gelen üçlü tanrı anlayışıdır. Cizvit teslisinde ise; İsa, Meryem ve İsa’nın babası(!) Yusuf’tan oluşan üçlü tanrı inancı vardır. Communion Âyini: (Komünyo vermek-almak) Hz. İsa’nın eti ve kanı. Ekmek ve şarapla
yapılan âyin. Ekmek ve şarap, hıristiyanlara göre Hz. İsa’nın etini ve kanını simgeler. Her katoliğin yedi yaşına kadar communio alması zorunludur. Uygulama olarak, yapılan bir âyinde ‘hestia’ adı verilen bir parça mayasız ekmek, kutsal kabul edilen şaraba batırılarak verilir; buna communio vermek; bu törene de communio âyini denilir. Komünyo alan, tanrının bağışını kazanmış sayılır. Hz. İsa, kendisinin öleceğini haber verdiğine inanılan, son akşam yemeğine, Latince akşam yemeği anlamına gelen ‘cena’ denilir. Gerçekte bu yemek, bir yahudi geleneğiydi ve her yıl Mısır’dan ayrıldıklarında yenen son yemeğin hâtırasını anmak için kutlanıyordu. Hz.
İsa’nın da bu geleneğe uyarak, son gece, havârileriyle birlikte bu kutlama yemeğini yediğine ve bu yemekte, kendisinin öleceğini haber vererek ‘eukharistia’ adı verilen dinî âyin emrettiğine inanılır. İncillerdeki ifadeye göre, Hz. İsa, havârilerine dağıttığı ekmeğe, “bu benim vücudumdur” ve dağıttığı şaraba, “bu benim kanımdır” demiştir. Hıristiyanlar, her yıl, ‘kutsal perşembe’ adını verdikleri ‘cena’yı kutlarlar.
Ekanim-i Selâse: Arapça olan bu deyim, üç uknum, üç esas anlamına gelir. Tanrıyı hem üç, hem bir sayan teslis anlayışı. Tahrif edilmiş Pavlus hıristiyanlığının temel ilkesi olan bu inanç, tanrı kavramını baba, oğul ve kutsal ruh olarak bir üçlükte teklik anlayışı olarak kabul ederler. Bu anlayışa Fransızca trinite, Arapça teslis adı verilir. Üçleme anlamına gelen bu deyim, hıristiyanlığın temel inancı olan baba, oğul ve ruhu’l kudüsten meydana gelir. Bu anlayışa göre, İslâm’a ve Hz. İsa’nın tebliğ ettiğine ve hatta bugünkü Kitab-ı Mukaddes’in nice ifadesine göre tek olan Allah’la birlikte, tahrif edilen hıristiyanlıkta kutsal ruh ve oğul diye anılan Hz. İsa’nın da tanrı olduğu ileri sürülür.
Haham: Yahûdi din adamı. İbrânice bilgin, bilge anlamındadır. Bu yahûdi din adamlarının başlarına da hahambaşı denir.
Kral Salonu: Yahova şahitlerinin kilise yerine oluşturdukları toplantı ve ibadet salonu.
Kutsal Perşembe:Hıristiyanlar, 13 nisan Perşembe gününü kutsal Perşembe olarak nitelerler. Çünkü Hz. İsa, son akşam yemeğini o gün yemiştir. Ayrıca, her yıl nisan ayının 14. günü akşamı toplanıp topluca yemek yemek, eski bir İbrânî geleneğidir.
Kutsal Cumartesi: Katolik hıristiyanlar, paskalya arefesinde kutsal haftanın son günü olan Cumartesiyi kutsal Cumartesi sayarlar.
Luka: Hıristiyanlarca kabul edilen 4 İncil’den biri ve bu İncil’i yazan kişi. Hıristiyan kaynaklarına göre de havâri olmayan Luka’nın asıl mesleği hekimlikti. Yunan asıllı veya Pavlus’a yardımcı olan yahudi asıllı Antakya’lı bir doktor olduğu rivâyetleri vardır. Aynı zamanda Yeni Ahid’deki kitaplardan biri olan Rasüllerin İşleri kitabının yazarı olarak da bilinmektedir. Luka İncili’nin aslı, büyük bir ihtimalle İbrânice veya bazılarına göre Latincedir. Eldeki en eski nüsha ise Yunanca tercümesidir. Bazı hıristiyanlar aslının da Yunanca yazıldığını söylemektedir. Luka’nın bu İncili Yunanlılar için yazdığı anlaşılmaktadır. Luka İncilinde tarih yanlışlıkları ve maddî hatalar oldukça fazladır.
Manastır: Râhip veya râhibelerin, dünyadan el etek çekip ruhban hayatı içinde birlikte yaşadıkları, ekseriya yerleşme merkezlerinden uzak bina.
Papalık: Papa yönetimi, papanın başında bulunduğu devlet, İtalya topraklarında bulunmasına rağmen, ayrı devlet kabul edilen dünyanın en küçük devleti Vatikan, papa tarafından yönetilen teokratik bir papalıktır. Sinoptik İnciller: Matta, Markos ve Luka İncilleri, birbirlerine çok benzediğinden ve aynı terimlerle yazıldıklarından sinoptikler denilir. Yuhanna İncili ise, hem konuları ve hem üslûbu/anlatım biçimi yönüyle diğerlerinden ayrılır. Örneğin, sinoptik İncillerde Hz. İsa’nın, dini bir yıl süreyle tebliğ ettiği anlatılırken; Yuhanna İncilinde bu süre üç yıldır. İlk üç İncilde gösterilen dâvet ve tebliğ yerleri ile Yuhanna’da gösterilen yerler de birbirinden çok farklıdır. Bununla beraber sinoptik İncillerin arasında da çok önemli oranda ve büyük sayıda farklılıklar ve çelişkiler vardır.
Süryâni: Suriye ve Türkiye’nin güney doğusunda yaşayan Sâmi ırktan bir hıristiyan topluluğu.
Tekfir (Keffâret, Fidye–Redemption):Hıristiyanlığın esaslarından biri de, Tanrı’nın bütün insanların günahlarına keffâret olmak üzere, onların affı için insan şekline girip yaşadıktan sonra ıstırap çekerek ölmesi, yani tekfir/keffâret, fidye inancıdır. Bu inancın, üç temel uzantısı vardır: Hz. İsa’nın tanrılığı, bütün insanlığın günahkâr olduğu ve insanlığın affı için fidye (kurban) anlayışı.
zEHL-İ KİTAP:İslâm literatüründe yahudiler ve hristiyanlar için kullanılan bir tâbir, kitab ehli.
TALMUD:Yahudilerin dînî kanunlarını tefsir eden ve bu kanunlara göre ortaya çıkabilecek yeni problemlerine çözüm getiren en önemli derleme kitap.
İbranca “Lilmod” (Öğrenmek, öğretmek) kökünden alınmış bir kelimedir ve kaideler, esaslar toplamı anlamına gelir. Kelimenin İbranca-Aramca karışımı olduğunu söyleyen dilciler de vardır.
Yahudiler nazarında Kitab-ı Mukaddes’ten sonra en önemli yeri işgal eden Talmud iki kasımdır:
1. Mişna (Daha çok şifahî dînî gelenekleri ihtiva eder),
2. Gemara (bir nevi Mişna’nın tefsiridir).
HAVRA (SİNAGOG):Yahûdilerin ibadet yeri. Dilimize “Havra” diye çevrilen bu kelime, Yunanca’da “Synagogue”, toplantı için kullanılan bir terimdi. Daha sonra İbranice “Keneset ve Bet ha-keneset” kelimelerine uygun olarak toplantının yapıldığı yer için kulanıldı. Tânrı ile buluşma yeri anlamına da gelir. Talmud’da geçen ifadelere göre, “halk evi”, “küçük ma’bed”, “duâ ve ibâdet yeri”, “Sabbat evi” gibi anlamlara da gelir.
HIRİSTIYANLIK:Hz. İsa’nın tebliğ ettiği fakat daha sonraları tahrif edilen din
Nasârâ ve Hıristiyan:Hz. İsa’nın tebliğ ettiği dinin, daha sonra tahrif edilmiş, bozulmuş şekline hıristiyanlık diyoruz. Hıristiyanlık, vahy ve kutsal kitaba dayanan, esas itibariyle İslâm dininin o günkü şekli olan ilâhî kaynaklı bir dindir. Hıristiyan kelimesi Kur’an’da geçmez. Bu anlamda “nasrânî” (3/Âl-i İmrân, 67) kelimesinin çoğulu olan “nasârâ” kelimesi kullanılır.
Absolüsyon: Günah bağışlama demektir. Hıristiyanlıkta günahlarını papazlara açıklayıp itiraf edenlerin papaz tarafından günahlarının bağışlanabileceğine inanılır. Günahları papazlar tarafından affedilenler, böylelikle günahlardan arınmış olurlar. Bu affetme, papazlar tarafından tanrı adına yapılmaktadır.
Ahd-i Atik: Ahd sözleşme; Ahd-i Atîk, eski sözleşme demektir. Kitab-ı Mukaddes’in ilk bölümü olan, hem yahudilerce ve hem de hıristiyanlarca kutsal kabul edilen kitaplara bu ad verilir. Toplam 39 kitaptan meydana gelir. Üç bölümdür. Birinci bölüm, beş kitaptır. Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye adlı bu beş kitap Tevrat adını alır, Yahudilerin asıl kutsal kitabı olan bu bölüme Musa’nın beş kitabı da denir. İkinci bölüm, peygamberler adını taşır ve Hz. Musa’dan sonra gelen yahudi peygamberlerinin kitaplarını kapsar. Üçüncü bölüm, Ketubim adıyla anılır ve Dâvud’un mezmurları/şiirleri, Süleyman’ın meselleri/özdeyişleri, Eyyub’un öyküsü gibi metinlerden meydana gelmiştir.
Ahd-i Cedid: Hıristiyanların kutsal kitaplarına denilir. Yahudilerce sapıklık sayılan ve hıristiyanlarca benimsenen bu inanca göre yahudiler eski ahidle Tanrı’ya verdikleri sözü tutmamışlar ve vatanlarından sürülmekle cezalandırılmışlardır. Sonra Tanrı onlara acımış ve Ahd-i Cedîd’le yeni bir anlaşma önermiştir. Bu yeni sözleşmeye uyarlarsa arz-ı mev’ut (Filistin) onlara tekrar verilecektir. Yeni sözleşme anlamındaki Ahd-i Cedîd, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleriyle, Rasüllerin İşleri adlarını taşıyan ve değişik yerlere yazılan mektuplardan meydana gelmiştir. Toplam 27 kitaptır.
Apokryphos İnciller: Varlığı kabul edilen gizli ve kilise tarafından sahte kabul edilen İncillere apokrif İncil denilir. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncillerinin dışındaki tüm İnciller apokrif sayılır. Hıristiyanlar, özellikle III. y.y.da gizli bazı İncillerin varlığına inanırlar. Meselâ, 1886 yılında eski bir Mısır mezarında bu gizli İncillerden biri sayılan Petrus İncili’nin bir parçası bulunmuştur. Apokrif İncil sayılan en önemli İncil Barnaba(s) İncilidir.
Aslî Günah: Pavlus tarafından hıristiyanlığa sokulmuş, insanın temiz fıtratını, Hz. Âdem’in Kur’an’da affedildiği belirtilen şahsî ve küçük hatasını tüm insanlara bulaştıran ve Hz. İsa’nın ülûhiyetine ve vaftiz törenine mesnet yapılan bâtıl anlayış. İlk günah da denilen aslî günah anlayışına göre, ilk günah, Hz. Âdem’in suçuyla başlamış ve bütün soyuna bulaşmıştır. Her doğan insan, babası Adem’in günahının mirasından dolayı günahkâr olarak doğar. Tanrı, kendi niteliğine sahip olan oğlu İsa’yı insanları bu suçtan, yani aslî günahtan kurtarmak için yeryüzüne göndermiştir. Kıyamet gününde de insanları diriltmek ve ilâhî bağışa kavuşturmak için yeryüzüne yeniden inecektir, ruh da bu yüzden ölümsüzdür. Yine insanın aslî günahından arınması için insanın kutsal kabul edilen suyla yıkanma zorunluğu vardır ki buna vaftiz denilir.
Haham: Yahûdi din adamı. İbrânice bilgin, bilge anlamındadır. Bu yahûdi din adamlarının başlarına da hahambaşı denir.
Havârî: Havâri kelimesi Kur’an’da geçer. İncillerde, bunun yerine daha çok şâkirt (öğrenci) kelimesi kullanılır. Havârî, yardımcı demektir. Arapçaya Habeşçeden geçmiş olup aslı “havâryâ”dır; “yardımcı” anlamına gelmektedir. Hz. İsa’nın tebliğ ettiği dine ve onun peygamberliğine iman eden, müslümanlardan olan (3/Âl-i İmrân, 52) ve Hz. İsa’nın tebliğ ettiği fikirleri yaymayı üstüne alan on iki kişiden her birine havâri denir.
İkon: Kiliselerde bulunan dinî tasvir, yani resim ve heykeller. Özellikle ortodoks kiliselerinde bulunur. Hıristiyanlar, ikon(a)lara tapmadıklarını, sadece onlara saygı duyduklarını söylerler.
İncil(ler): Kur’ân-ı Kerim, Hz. İsa’ya vahyedilen İncil’den bahseder. Bu İncil, bir tek İncil’dir. Bugünkü İnciller de, Hz. İsa’ya vahyedilen/vaz’edilen İncil’den birçok yerde bahseder. Buna rağmen elde mevcut hiçbir İncil için, hıristiyanlar tarafından bile “bu İsa’nın İncilidir” denilemez ve ona atfedilmez; “Matta’ya Göre İncil, Markos’a göre İncil…” denilir. Kilise tarafından birbirinden hayli farklı ve birbiriyle nice çelişkileri olan dört farklı İncil yasal İncil sayılmıştır. Arapça “Enâcil-i erbaa” denen bu dört İncil, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleridir. Asıl yazıldıkları nüshaları elde bulunmayan bu dört İncil’in tümü, Hz. İsa’dan çok sonra yazılmıştır. En eski nüsha olarak yazıldıkları İbrânice ve Latinceden Yunancaya ve çok zaman sonraki tercümeleri vardır. Bu dört İncil, kendisi de o zamanlar hıristiyanlığı kabul etmemiş olan putperest imparator Konstantin tarafından 325 yılında topladığı İznik konsilinde yüzlerce İncil yazması arasından 2048 kişilik üyenin sadece 318’inin kararı ve imparatorun tercih ve yönlendirmesiyle seçilmiş, özellikle tevhid içerikli İnciller başta olmak üzere diğer tüm İnciller sahte kabul edilerek yakılmış ve yaktırılmıştır.
Kardinal: Yüksek rütbeli katolik râhibi.
Karnaval: Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni. Hıristiyanların büyük perhizinden önce yapıldığı için, İtalyanca et kaldırmak anlamına gelen carnelevare kelimesinden türetilmiştir. Kaynağı hıristiyanlıktan çok öncedir. Güneş ışınlarının bir süre gökte hapsedildikten sonra yeniden özgür bırakıldıkları inancıyla ilgilidir. Karnavalda kullanılan hayvan maskeleri, aynı zamanda, hayvanlara tapanlardan hıristiyanlığa geçmiş bir putperest geleneğidir.
Katedral: Bir şehrin büyük kilisesi, piskoposluk kilisesi.
Katolik: Roma kilisesi, katolik mezhebinden olan hıristiyan demektir. Katoliklik, Roma kilisesine bağlı hıristiyan mezhebine denilir.
Keşiş: Dünyayla ilişkisini kesip manastırda yaşayan hıristiyan din adamı. Keşişler evlenmezler, dünyadan el etek çekip bir inziva hayatı sürdürdüklerinden ötürü münzevîdirler. İlk keşişler, Mısır’da azizliğe/ermişliğe ulaşmak için çöle çekilir, bir çeşit çileci hayatı sürerlerdi. Manastırlar, bu bireysel çile çekmeyi bir disipline sokmak amacıyla kurulmuştur. Hıristiyanlıkta çilecilik, Hz. Âdem’in suçundan ötürü soyaçekim yoluyla aşağılanmış insanın kendini cezalan-dırmasını dile getirir.
Kilise: Yunanca topluluk anlamına gelen ekklesia deyiminden türetilmiştir. Hıristiyan mâbedi/ibâdethanesine, hıristiyanların ibâdet ettiği binaya kilise denilir. Ayrıca, hıristiyan mezhebi için kullanılır: Katolik kilisesi, ortodoks kilisesi şeklinde. Kilise, ilkin hıristiyan toplulukları anlamında kullanılmıştı. İlk hıristiyanların bugünkü anlamda kilise binaları yoktu. İlk dönem hıristiyanlığında kilise yapısı olmadığı gibi, din adamları statüsü ve ruhban sınıfı da yoktu. İkinci y.y. dan sonra kiliseler görülmeye başlamıştır. İlk kiliselerin din adamları, kilisenin bakımı ve temizliğiyle görevli kilise hizmetçileriydi. Sonradan büyük statü kazanan din adamlarına, piskopos denilmeye başlandı ve bunlar kilisenin başına geçtiler. Birçok kilisenin piskoposları birleşince evrensel kilise kurulmuş oldu ve bunun başına geçen piskopos papa adını aldı. Katolik kavramı da evrensel kilise anlamındadır.
Kitab-ı Mukaddes: Ahd-i Atîk ve Ahd-i Cedîd’den meydana gelen kitapların bütününe denir. Kitab-ı Mukaddes, tahrif edilmiş şekilleriyle Tevrat, Zebur ve İnciller yanında, bazı peygamberlere atfedilen kitaplar, Pavlus’un 15 ayrı mektup ve kitabından oluşmuş kitaplar kolleksiyonudur.
Konsil: Hıristiyan ruhanîler ve râhipler meclisi. Özellikle katolik kilisesi dogmaları ve kilise disiplinini düzenleyen kurallar 2. y.y. dan itibaren toplanmaya başlanan bu konsillerce tespit edilmiştir. 1869 yılına kadar değişik aralıklarla toplanan konsillerin sayısı yirmidir. Hıristiyanların temel inançları bu konsillerde kararlaştırılmıştır. 325 yılında toplanan İznik konsili, Pavlus’un görüşünün temeli olan İsa’nın tanrılığını kabul etti. Bu görüşe muhâlif olan İncilleri ve başka kitapları nerede olursa olsun toplatıp yakmayı kararlaştırdı. Bu kararın alınmasında henüz hıristiyanlığı kabul etmemiş olan putperest kral Konstantin’in büyük etkisi oldu; bu kararla hıristiyanlığı putperestliğe yaklaştırmış oldu. Yine, bu konsilde alınan kararların aksini savunanları konsil, lânetlemekte ve aforoz etmektedir. 2048 Din adamının katıldığı bu konsilde bu kararı alan din adamlarının sayısı sadece 318 idi. 1720 farklı görüşün iddiaları geçersiz kabul edildi. Daha sonra İnciller de konsil tarafından değerlendirildi; Önemli bir kısmı teslisi değil de tevhidi savunan yüzlerce İncil’in içinden 4 İncil (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri) resmen kabul edilen İnciller oldu. Bunun dışındaki kitaplar için, nerede olursa olsun toplattırılıp yatırıldı.
Manastır: Râhip veya râhibelerin, dünyadan el etek çekip ruhban hayatı içinde birlikte yaşadıkları, ekseriya yerleşme merkezlerinden uzak bina.
-Tarihi Edyan yazarları ; Ahmet Mithat Efendi Mahmud Esad b. Emin seydişehri Es’ad Şemsettin Günaltay’dır.
-Dinler Tarihi yazarları ; H. Ömer Budda Ömer Rıza Doğrul Annamarie Schimmel Mehmet Toplamacıoğlu Ahmet Karaman Ekrem Sarıkçıoğlu Günay Tümer Şaban Kuzgun Mehmet Aydın ‘dır.
-Osmanlı devletinin son zamanlarındaTarhi Edyan adı altında bazı kitaplar yayınlanmış ve Dinler Tarihi eğitim kurumlarında ders olarak okutulmuştur.
-İslam inancına zaman içerisinde diğer din ve kültürlerden taşınan hurafelere İsrailiyat adı verilir.
- -Dinin kaynağını bilimsel metodlarla Tanrısal ilk vahye dayandırmaya çalışan filolog Max Müller’dir.
-Belli bir kurucusu inanç sistemi kutsal kitabı olmayan ve belli bir kabileye ait olan ve yayılma özelliği olmayan dinlere Geleneksel Dinler adı verilir.
-Kur’an da Mecusilik adıyla anılankurucusu Zerdüşt Tanrısı ise Ahura Mazdah olan din Zerdüştilik’tir.
-Temel prensibi tabiattaki düzeni takip etmek olan ve bu şekilde huzura kavuşulacağını savunan mensuplarının çoğunun Çin’de yaşadığı din Taoizm ‘ dir.
-Adını kurucusu Konfiçyüs’ten alan ve Ahlaki öğretilerin ön planda olduğu din Konfiçyüsçülük’tür.
-Canlılara zarar vermemeyi büyük ahlaki vazife edinen Tanrı yerine Tirthankara denilen kutsal varlıklara tapınan ve alemin ebediliğine inanan din Caynizm ‘ dir.
-Günümüzde yaşayan dinlerin nüfus bakımından en yaygın olanı Hıristiyanlık ‘ tır.
-Dinin başlangıcının Totemizm olduğunu savunan bilim adamı E. Durkheim ‘ dir.
-Dinin başlangıcının Büyü olduğunu savunan bilim adamı J. G. Frazer ‘ dir.
-Dinin başlangıcının Animizm olduğunu savunan bilim adamı E .B. Taylor ‘ dur.
-Dinin tanımlanmasına sosyolojik açıdan yaklaşan ve sosyolojik bir din tanımı yapan bilimcisi E. Durkheim ‘ dir.
-Yahudilerin atası Hz. İbrahim’e (eberin atası ) anlamına gelen İbrani konuştuğu dile ise İbranice denmiştir.
-Yahudiler Hıristiyan topraklarında İsraeli İsraelite Müslüman topraklarında ise Musevi adını kullanmışlardır.
-Babil sürgünü dönüşü Asurluklar tarafından topraklarına yerleştirilip Yahudiliği kabul etmiş Samiriler’den kendilerini ayırmak için Yahuda Halkı adını alan Yahudiler bundan sonra Yahudi olarak anılmaya başlanmıştır
-Kur’an’da Hz İsa’ dan öncekiYahudilere kasteden İsrailoğulları daha sonraki Yahudileri kasteden Yahudi ismi kullanılmıştır.
-Kral Süleyman’ın inşa ettiği mabed Bet Hamiktaş (Kutsal Ev ) İslam tarihindeki adı ile Mescid_i Aksa ‘ dır.
-Yahudilerin 1.Mabed Dönemi Kral Süleyman’ın Tanrının Hz Musa’ya vadettiği gibi Kudüs’ teki Marah dağında mabed inşa etmesiyle başlamıştır.
-Yahudilerin 2. Mabed Dönemi Pers Kralı Kores’ in Yahudilerin Kudüs’e dönmelerine izin vermesi ve Yahudilerin Ezra önderliğinde mabedi yeniden inşa etmeleriyle başlar.
-Yahudi din adamlarına göre Yahudi olmanın dini ve ırki en önemli şartı Yahudi bir anne-babadan veya Yahudi bir anneden doğmaktır.
-Hz. Musa ya vahyedilen ON EMİR: Başka tanrı edinmeyeceksin Put yapmayacak ve hiçbir şeyin resmini yapıp tapmayacaksın Tanrının adını boş yere ağzına almayacaksın Cumartesi günü daima hatırlayıp onu kutsal bileceksin Babana ve annene hürmet edeceksin Öldürmeyeceksin Zina yapmayacaksın Çalmayacaksın Komşuna yalancı şahitlik yapmayacaksın Komşunun malına ve ırzına göz dikmeyeceksin.
-Hz. Musa Tanrı’nın kendisine vahyettiği ayetleri bir kitap haline getirerek iki levha ile birlikte daha sonra İsrailoğullarının göç yolunda daima yanlarında taşıyacakları Ahit Sandığı (Tabutu’l-Ahd) içine koydu.
-II. Mabedin yıkılması sonucu Tevrat’ın tefsirine ağırlık veren Yahudiler Şam ekolünden sonucunda Mişna Bağdat ekolü sonucundada Kudüs Talmut’u meydana gelmiştir.
-Yahudiliğin kutsal metinleri yazılı ve sözlü bölümlerden oluşmaktadır. Yazılı metinler Türkçe’de Eski Ahid olara bilinir bunlar Tora (Tevrat ) Neviim ( Peygamber) Ketuvim (Kitaplar) bölümlerinden oluşur.
-Hıristiyanlık öncesi Yahudi mezhepleri ; Ferisilik Sadukilik Essenilik ‘ tir.
-Hıristiyanlık sonrası Yahudi mezhepleri ; Rabbani Yahudilik ve Karailik ‘ tir.
-Hz. Musa’ya Tanrı’nın kendisine vahyettiği ON EMİR Tevrat’ın Çıkış ve Tesniye bölümlerindedir.
-Yahudiliğin en temel özelliği onun bir Ahid dini olması Kutsal topraklarv ( Filistin ) Mabed ve Mesihçilik’ tir.
-Yahudilikte pek çok ibadet mabette gerçekleşmesi gerekir. Bu mabed herhangi bir Sinagog ( havra ) değil Kral Süleyman’ın inşa ettiği ve pek çok kez tahribata uğrayan ve bugün sadece Batı Duvarı sağlam kalan Yahudilerin kotel dedikleri ve önünde ağıt yaktıkları Bet Hamiktaş’ tır.
-Yahudiliğin inanç esasları XII: yy da Maimonides tarafından Hırıstiyanlık ve İslamiyet inanç sistemlerinden faydalanarak 13 madde olarak belirlenmiştir.
-Yahudiliğin onüç maddelik inanç esasları arasına Mesihçilik inancını koyan Maimonides’ tir.
-Yahudiler günlük ibadetlerini mabedi temsil ettiğine inandıkları Sinagoglarda yaparlar.
-Sinagoglarda bulunması gereken üç şey : Kutsal dolap Miharap ve Kürsü (Teva ) ‘ dür.
-Günde üç vakit ibadet eden Yahudiler sinagoglara kadınlar başörtülü olarak erkeklerde kipa denilen şapka giyerek girerler ve Siddur denilen dua kitabından bölümler okurlar.Amida denile ayakta yapılan dua ibadetin asıl kısmıdır.
-Yahudiler Hac bayramları olan Şukkot Fısıh ve Şavuot’ ta hacca gitmek zorunda olmalarına rağmen mabedin yıkılmasında dolayı bu ibadetlerini yerine getirememektedirler.
-Yahudiliğin en önemli hususlarından olan evlenme töreninde Haham nezaretinde Ketuba denilen evlilik sözleşmesi imzalayan
Yahudiler Hubba denile evlilik çadırına girerler.
-Günümüzde Yahudi Mezhepleri : Ortadoks Yahudilik Hasidizm Reformist Yahudilik ve Muhafazakar Yahudilik’ tir.
-Ortadoks Yahudiler ; Tevrat’ın ve din bilgini rabbilerin mutlak otoritesini kabul ederler On Emir’ e uymada çok dikkatli davranırlar ve Ferisilikle başlayıp Rabbani Yahudilikle devam eden ana bünyenin günümüzdeki temsilcileridir.
-Hasidizm :Tüm hayatı dine adayan çok çocuk yapıp onlar sıkı bir eğitime tabi tutan herhangi bir işte çalışmayan özel giysilerle dolaşan aşırı Ortadoks Yahudilerdir.
-Reformist Yahudilik : Yahudiliği yalnızca İsrailoğullarına mahsus bir din olarak görürler ve Tevrat’ı Tanrı tarafından indirilmiş bir kitap olarak değil atalarının yaşadığı dini tecrübe olarak görürler.Ayrıca Tevrat’taki yaratılış hikayesi yerine Darwin’in Evrim teorisine inanırlar.
-Muhafazakar Yahudilik : Geleneksel Yahudilik ilkelerine uyarlar ancak uygulamada Ortadoks’lar kadar katı değildirler.
-Samiriler : Hz. Musa ‘yı dinin gerçek takipçisi olarak görürler ve İbadetlerinde Müslümanların ibadet şekline çok yakın olan Rüku ve Secde içeren bölüümler vardır.
-Kur’an’da Hıristiyanlar için Nasrani ve Nasara kelimeleri kullanılmıştır.
-Bugünkü Hıristiyanlığın kurucusu Pavlus sayılır.
-Pavlus’a göre Tanrı ; oğlu İsa’yı insan şeklinde yeryüzüne göndererek Adem’in günahını ortadan kaldırması için onu çarmıhta feda etmiş ve insanlığı kurtarmıştır.
-Piskoposlar ve kilise temsilcilerinin din ve disiplin konuları üzerinde tartışmak için düzenledikleri resmi toplantılara Konsül adı verilir. Hıristiyanlığın şekillenmesi açısında önemli sayılan 4 konsül vardır.bunlar; İznikkonsülü İstanbul konsülü Efes konsülü ve Kadıköy konsülü’ dür.
- 325 Yılında İznik’te toplana konsülde İncillerin sayısı 4 ‘e indirilmiş ve Hıristiyanlığın inanç esasları oluşturulmaya çalışılmıştır.
-381 de toplanan İstanbul konsülünde Kutsal Ruh’un da Tanrılığına karar verilmiş ve böylece Teslis (üçlü Tanrı anlayışı) ‘ in unsurları tamamlanmıştır.
-431 de Efes’ te toplanan konsülünde Meryem’e Tanrı doğuran (Theotokos) ünvanı verilmiş ve Nestoryus afaroz edilmiştir.
-451 de toplanan Kadıköy konsülü karaları sonucunda Monofizit görüşü benimseyen Antakya Süryani Habeş Kıpti ve Ermeni Gregoryan Kiliseleri ortaya çıkmıştır.
-Doğu-Batı ayrılığı sonucunda Latin Roma Kilisesi Katolik yani Evrensel Bizans kilisesi ise (Özebağlı) manasında Ortadoks olarak adlandırıldı.
-Martin Luther’in reform haraketi mevcut dini anlayış ve uygulamaların bir kısmını reddeden Protestanlığı doğurmuştur.
doğu-Batı ayrılığından sonra kendine özgü dini inanç ve uygulamalarını genişleten Katolik kilisesi siyasi alandaki boşluğuda doldurarak her alanda egemen olmuştur.Özellikle din bilim ve düşünce alanında kendini gerçek otorite olarak görmesi bilimsel gelişmelerin önünü tıkayarak din-devlet ve din-bilim çatışmalarına neden oldu.
- II:Vatikan konsülünde ilk defa diğer din mensupları ile ilgili kararlarda alınmış ve onlarla iyi münasebetler kurulması benimsenmiştir.
-II:Vatikan konsülünde ele alınan en önemli konulardan biride Okümenizm’ dir.Okümenizm ; Tüm Hıristiyan Kiliselerinin evrensel birliğini ifade etmektedir.
-Hıristiyanlığın kendine mahsus temel özellikleri ; Asli Günah Kurtuluş Teslis (üçlü tanrı anlayışı) Ahit Mesihçilik ve Misyonerliktir.
-Teslis (üçlü tanrı anlayışı) ‘e göre Tanrı Baba Oğul ve Kutsal Ruhtan oluşan üçlü bir görünümdedir ve bu inanç Hıristiyanlığın inanç esaslarının çıkış noktasıdır.
Hıristiyanlığın inanç esasları Havariler inancı temel alınarak 4. ve 5. yy’ larda konsüllerle belirlenmiştir.
-Hıristiyanlığın kutsal kitabı kitab-ı Mukaddes Tanrının Musa ile yaptığı ahit’e ait kutsal metinler yani Yahudi kutsal metinleriv Eski Ahit ve İsa’dan sonra yazılan Yeni Ahit’teki metinlerin tamamından oluşmaktadır.
-Kaleme alınmış ilk İncil Markos İncili daha sonra ise Mattave Luka İncilleri yazılmıştır.Bu incilleri Yuhanna incili takip etmiştir.
-Hıristiyan kilisesinin ilk örneği İsa’nın ölümünden on gün sonra Kutsal Ruh’un havarilere inmesiyle resmen kurulmuştur.
-M.S 313′ te Hıristiyanlara serbestik tanınması ile Hıristiyanlar ibadet mekanları oluşturmaya ve bunlara kilise denmeye başlayınca kilise ibadet mekanlarının adı olmuştur.
-Hıristiyanlar baharda Hz. İsa’ nın öldükten sonra yeniden dirilişi anısına Paskalya bayramı olarak kutlarlar.
-Tüm Hıristiyanlığın kabul ettiği iki sakrement olan Vaftiz ve Evrastiya yanında kuvvetlendirme evlilik ruhbanlık son yağlama sakrementleride uygulanmaktadır.
-İsa’nın ölmeden önce havarileriyle yediği son akşam yemeği nin anısına yapılan ve Hıristiyan inanç ve ibadetlerin temelini oluşturan ayin Evrastiya’ dır.
-Sihizm:M.S. 6. yüzyılda Hindistan`da kurulmuş, kurucusu Guru Nanak`tır.Sihizm, İslam`ın ve Hinduizm`in bir takım prensiplerini birleştirerek oluşturulan inanç sistemidir.
-Budizm :M.Ö 6. yüzyılda Hindistan`da ortaya Çıkmıştır..
-Teoizm:Çin dinleridir.M.Ö . 6. yüzyılda ortaya çıkmış, kurucusu Lao Tacu.Kutsal kitabı Tao-Te-King.
-Zerdüştlük:M.ö. 6.yüzyılda İran`da ortaya çıkmış, kurucusu, Zerdüşti`dir.Tanrısının adı Ahura Mazdah`tır.Bu dine Mahehizm`de denir.
-Yahudilik:Yahudi dinine mensup İsrail`de 5, Amerika`da 6, toplam nüfusu 25 milyondur.% 90`ni Sefarad (İspanya) diğerleri Askenaz`dir.
-Yahudiler için;İbrani, İsraili,musevi,yahudi isimleri kullanılır.
-Yahudilerin ibadet yerlerine Sinagog denir.
-Museviler Tora adı verilen Tevrat`a inanırlar.Diğer önem verdikleri kitap da Talmud`dur.
-Tevrat`ın bölümleri;Tekvin,çıkış, leviler, sayılar, tesniye, yesum`un kitabı ile 6 bölüm.Musevilerin önemli sembolleri ise; 7 kollu şam`dan, ve 6 köşeli yıldız.Yahudi erkekler, sinagog`larda başlarına örttükleri takke´ye Kipa denir.
-Yahudiler, çocuk doğumdan 8 gün sonra sünnet ettirilir.Türkiye`deki Yahudilerin yasal temsilcilerine Hahambaşı denir.
-Yahudilikte ibadet merkezidir.Toplu ibadet 13 yaşına girmiş en az 13 kişi ile yapılır.
-Askenaz;Orta ve doğu yahudileri ile bunlarin soyundan gelenlere verilen addir.Osmanli döneminde Yahudiler arasinda meydana gelen önemli olay Sabatay Selvi`dir.
-Hiristiyanlık:Mektuplari yeni ahid içinde yer alan ve kutsal kabul edilen kişi aziz paul`dur.Hiristiyanlik inancına göre Hz.İsa´nın insanlık için bir”Kurtulus Fidyesi” olmuştur.
-Dört incil;Matta,markos, luka ve yuhanna`dır.Bu dört incil`in ilk üçüne sinoptik denir.
-Katolik kilisesinin merkezi, Roma yakınında bir devlet olan Vatikan`dır.
-Ortadoks`un merkezi, İstanbul Fener Patrikhanesidir.11 yüzyılda kesin olarak Katolik kilisesinden ayrıldı.
-Kur`an.-i Kerim`de Hiristiyanlar için Nasran(Nasara) kelimesini kullanır.Reform hareketini Alman papazi Martin Luther baslattı.
-Hiristiyanlığın temel ilkeleri;Asli günah, kurtuluş,ahit, mesihcilik, teslis.
-Hiristiyanların yıllık ibadetleri;Noel, paskalya.
-Katolik din mezhep din adamlarina papa, kardinal,piskoposlar,rahipler denir.Ortodoksların ruhani lideri patriktir.
-Bu günkü Hiristiyanligin kurucusu Pavlos sayılır.
–Türkiye `de misyonerlik faaliyetlerinde bulunanlar;Hiristiyanlar, yahova şahitleri, bahailer, hinduler, budistler.
-Günümüzde,Türkiye`de misyonerlik faaliyetlerinde öne çıkankan Hiristiyan guruplar; Adventistler, Babdistler, Presbiterler, Mesih inanlılar.
-Türkiye`de faaliyet gösteren diger dini guruplar; Mormonlar, Maonlar, Yehova sahitleri, Bahailer. -Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir.
-Yahudiliğin sembolleri arasında en önemli yeri Yedi Kollu Şamdan ile Altı Köşeli Yıldız işgal eder.
-Yahudiler ibadetlerini “sinagog”larda (Bet ha Kneset) yaparlar . Sinagoglarda rulo halinde el yazması Tevrat tomarlarının saklandığı, Aron ha-Kodes denilen, Kudüs’e yönelik kutsal bir bölme vardır. Sinagoglarda Yedi Kollu Şamdan (Menora) da bulunur. Bundan ayrı olarak Kral Davud’un mührü kabul edilen iki üçgenden meydana gelmiş Magen David denilen altı köşeli bir yıldız da vardır.
- Yahudilikte ibadet günlük ve haftalık olmak üzere ikiye ayrılır. Günlük ibadet sabah, öğle ve akşam yapılır. Haftalık ibadet ise Cumartesi (Sabbat, yevmu’s-sebt) günü havra (sinagog)’da icra edilir.
- Toplu dualar 13 yaşına girmiş en az 10 kişinin iştirakiyle yapılır.
-Yahudi Mezhepleri:
a)Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep vardır :
1-Ferisiler,
2-Sadukiler,
3- Esseniler.
b)İslâm’dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim.
C) Halen yaşamakta olan Yahudi Mezhepleri şunlardır:
1- Muhafazakâr Yahudiler,
2- Ortadoks Yahudiler,
3- Reformist Yahudiler.
4-Yeniden Yapılanmacılar
-Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir:
1- Tanah,
2-Talmud,
-Histiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:
1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim.
-Tevrat “Kanun, şeriat, emir, ders, önder” vb. manalara gelir. Tevrat metninin orjinal dili İbrancadır. Bir bakıma “Şeriat” diye de nitelendirilen Tevrat’ı meydana getiren kitapların sayısı, Yahudilerce 24, Hıristiyanlarca 39′dur. Kitapların tertibi konusunda da her iki toplum farklı görüşlere sahiptir.
-Eski Ahit yanında hahamların nesilden nesile naklettikleri rivayetler mecmuasına Talmud denir. M.S. 150 yıllarında Yudas adında bir haham, kendilerine kadar rivayetle gelen haberlerin, kaybolmasından korkarak onları Mişna’da toplamıştır. “Tekrar edilen şeriat” anlamına gelen Mişna, Tevrat’ın tekrarı, şeriatın izahı ve tefsiri sayılır. Mişna’nın anlaşılmasını kolaylaştırmak üzere O’na Yahudi alimlerince haşeyeler ve şerhler yazılmıştır Bunlara Gemara denir.
-Musevilerinusevilerin en yoğun yaşadığı ülke İsrail’dir ( Ülke nüfusunun %84’ü ). İsrail’i ikinci sırada A.B.D izlemektedir ( %3,4). Yahudiler bu iki ülkenin dışında Etiyopya, Almanya, Avustralya, Kanada, Brezilya, Meksika başta olmak üzere içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu dünya nın bir çok ülkesine dağılmış vaziyette yaşamaktadırlar.
-Hi-ristiyan mezhepler arasında çatışma:Katolik ve protestanlar arasında din ve mezhep kavgalarında hesapsız kanlar aktı.Engizisyon mahkemeler masum canlara kıydı..İşkence altında ölenlerin deftere kaydolanların 390 bin kişidir.Bunlarin: 200 bini ateste yakılmıştır. İslamiyette böyle bir vahşet görülmüş müdür?
-Hıristiyanlik:Hıristiyan dini, İsevilik,Nasraniyet
-Hıritiyan mezhepler:Katolik mezhebi(Roma kilisesi),Ortodoks mezhebi,Protestan mezhebi.Temelde aynı inancları paylaşmakla beraber, ayrıntılara ait konularda katolik mezhebinden ayrılarak ortaya çıkan bazı küçük mezhepler vardır..Bunlar;Keldani mezhebi, ermeni mezhebi, süryani mezhebi, maruni mezhebi ve kipti mezhebi.Kurulus döneminde bütün dogu Ortodoks kiliseleri İstanbul Ortodoks Kilise`sinin idare ve kontrolu altında iken, daha sonralari parçalanmalar olmuş su kiliselere ayrılmış; Süryani ortodoks kilisesi,, rum ortodoks kilisesi, ermeni ortodoks kilisesi, rus ortodoks kilisesi.Protestan mezhebi öncelikle kendi bünyesinde şu 3 ana kola ayrıldı.:Lutheryanizm, kalvanizm, anlikanizm.
-Ağlama Duvarı:YahudilerinBeit ha-mkdas(Beytü`l-Makdis) : dedikleri mabed`den günümüze kalan ve kutsal kabul edilen duvar.
-Ahd-i Atik :Tevrat.
-Anglikan Kilisesi:Protestanligin Anglosakson ülkesindeki kolu.
-Barnana Incili:Ilk dönem Hiristiyanlarindan Aziz Barnaba`nin yazdigi, kanonik inciller`in aksine teslis ve enkarnasyonu reddeden ve Hz.Muhammed`in risaletini müjdeleyen incil. 258-Beytülmidras:Yahudilerin dini egitim ve ögretim yaptiklari yer.
-Circis:Müslümanlar tarafindan salih bir kimse veya nebi olarak kabul edilen kisi,hiristiyanlara göre ise St.George diye bilinen aziz.
-Civitler:Katolik Hiristiyanligin Isa Cemiyeti d denilen ikinci büyük tarikati. 312-Circis:Müslümanlar tarafindan salih bir kimse veya nebi olarak kabul edilen kisi,hiristiyanlara göre ise St.George diye bilinen aziz. -Çan:Hiritiyanlikta ayin vaktini haber vermek üzere kullanilan alet.8. yüzyilda piskopaslar tarafindan kullanilan ca „ mukaddes su „ ile yikanan can kilisenin asli unsurlarindan sayilmaya baslanmistir.Hadislerde“ceres“ kelimesi gecmektedir.
-Çarmih:Hiristiyanlarin Hz.Isa icin söz konusu ettikleri, tarihin cesitli dönemlerinde uygulanan bir idam sekli.. Dinler Tarihi:
-Sihizm:M.S. 6. yüzyilda Hindistan`da kurulmus, kurucusu Guru Nanak`tir.Sihizm, Islam`in ve Hinduizm`in bir takim prensiplerini birlestirerek olusturulan inanc sitemidir.
-Budizm :M.Ö 6. yüzyilda Hindistan`da ortaya cikmistir.
-Teoizm:Cin dinleridir.M.Ö . 6. yüzyilda ortaya cikmis, kurucusu Lao Tacu.Kutsal kitabi Tao-Te-King
-Hiristiyanlik:Mektuplari yeni ahid icinde yer alan ve kutsal kabul edilen kisi aziz paul`dur.Hiristiyanlik inancina göre Hz.Isa´nin insanlik icin bir”Kurtulus Fidyesi” olmustur.Dört incil;Matta, nmarkos, luka ve yuhanna`dir.Bu dört incil`in ilk ücüne sinoptik denir.Katolik kilisesinin merkezi, Roma yakininda bir devlet olan Vatikan`dir.Ortadoks`un merkezi, Istanbul Fener Patrikhanesidir.11 yüzyilda kesin olarak Katolik kilisesinden ayrildi.Kur`an.-i Kerim`de Hiristiyanlar icin Nasran(Nasara) kelimesini kullanir.Reform hareketini Alman papazi Martin Luther baslatti.Hiristiyanligin temel ilkeleri;Asli günah, kurtulus,ahit, mesihcilik, teslis.Hiristiyanlarin yillik ibadetleri;Noel, paskalya.Katolik din mezhep din adamlarina papa, kardinal,piskoposlar,rahipler denir.Ortodokslarin ruhani lideri patriktir.Bu günkü Hiristiyanligin kurucusu Pavlos sayilir.Ökümenizm; Kiliselerin evrensel birligini saglar.Bu gün toplam hiristiyan nüfusu 1.750.000.000 dolaylarindadir.Türkiye `de misyonerlik faaliyetlerinde bulunanlar;Hiristiyanlar, yahova sahitleri, bahailer, hinduler, budistler. Günümüzde,Türkiye`de misyonerlik faaliyetlerinde öne cikan Hiristiyan guruplar; Adventistler, Babdistler, Presbiterler, Mesih inanlilar.Türkiye`de faaliyet gösteren diger dini guruplar; Mormonlar, Maonlar, Yehova sahitleri, Bahailer.Dünyada dinlerin nüfus durumu:Müslümanlar 1.250.000.000, hiristiyanlar 1.750.000.000, yahudiler 26.000.000, konfücyüscülük 350.000.000, taoizm 50.000.000, hinduiz 750.000.000, sihizm 15.000, zerdüstlük 500.000.000.
-Hinduizm:Hindistan`in geleneksel dini.
-Hiristiyanlik:Hz.Isa`nin peygamberi oldugu Ilahi 136-Hiritiyan mezhepler:Katolik mezhebi(Roma kilisesi),Ortodoks mezhebi,Protestan mezhebi.Temelde ayni inanclari paylasmakla beraber, ayrintilara ait konularda katolik mezhebinden ayrilarak ortaya cikan bazi kücük mezhepler vardir.Bunlar;Keldani mezhebi, ermeni mezhebi, süryani mezhebi, maruni mezhebi ve kipti mezhebi.Kurulus döneminde bütün dogu Ortodoks kiliseleri Istanbul Ortodoks Kilise`sinin idare ve kontrolu altinda iken, daha sonralari parcalanmalar olmus su kiliselere ayrilmis; Süryani ortodoks kilisesi,, rum ortodoks kilisesi, ermeni ortodoks kilisesi, rus ortodoks kilisesi.Protestan mezhebi öncelikle kendi bünyesinde su 3 ana kola ayrildi:Lutheryanizm, kalvanizm, anlikanizm.
-İncil:Hz.Isa`ya verilen ilahi kitabin Kur`an`daki adi.
-Israil:hz.Yakub(as)`un lakabi olup sonradan bütün o soydan gelenlere”Beni Israil” denilmistir. 165-Iznik Konsili:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)
-Kaynuka(beni Kaynuka):Hz.Peygamberin Medine`den sürdügü yahudi kabilesi.
-Kilise:Hiristiyanlik inancini benimseyenlerin olusturdigi topluluk, mezhep:hiritiyanlik mabedi. 190-Konsil:Katolik hiristiyan litaratüründe dini meseleleri tartisip cözmek üzere bir araya gelen yüksek düzeydeki din adamlari kuruluna verilen ad.
-Maniheizm:3.yüzyilda Mani tarafindan eski Iran`da kurulan ve günümüzde müntesibi bulunmayan gnostik bir din. 213-Mecusilik:Atese tapanlara verilen ad.Islami kayanaklarda zerdüstlige verilen ad.Zerdüstiligin eski Iran inanc ve gelenekleriyle karismasindan olusan din.
-Moonculuk:Dpgu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
-Musevilik:Allahu teala`nin MusaAleyhisselam vasitasiyla Israilogullarina gönderildigi din.Mukaddes kizabi Tevrat`tir.Isa Aleyhisselamin gelmesiyle Musevilik dininin hükmü devam etti.Davud Aleyhisselama gönderilen Zebur kitabi Musevilik dininin hükmünü kaldirmadi, onu kuvvetlendirdi.Isa Aleyhisselamin dini, Museviligi neshetti yani hükmünü kaldirdi.Musa ve Harun Aleyhisselamdan sonra gelen Davud, Süleyman, zekeriya ve yahya Aleyhisselamda Israilogullarina peygamber gönderildiler.
-Musevi:Musa Aleyhisselamin bildirdigi hak dine inanan ve bu dine tabi olan kimse.Musevilik dini, israilogullarina ve Misir`in yerli halki olan kiptilara gönderildi.Kiptilar, Musevilik dinini kabul etmediler.
-Nesturilik:Hz.Isa`nin insan ve ilah olarak iki ayri unsurdan meydana geldigini iddia eden bir Hiristiyan mezhebi. -Zebur:Sözlüte, kitap manasina gelir.zebur , Davud Aleyhisselama gönderilmistir.zebura, Mizmarlar da denir.Zebur, Ibranucedir.Tamami 150 suredir. Bu surelerin ellisi kral Bühtü Nasr`dan bahseder.Geri kalan ellisi de va`z,nasihat ve hikmetlerden ibarettir.
-Nihal:Islami kaynaklarda vahye dayanmayan dinler icin genel olarak Nihal terimi kullalir. 350-
-Yahova sahitleri(yehovacilik):19. asrin ikinci yarisinda Amerika`da ortaya cikti.Yehova sahitlerinin baska bir adi da”Yeni Dünya Cemiyeti” dir.Bu isimle 1931 yilindan itibaren taninmistir.Hiristiyan olduklarini ileri sürmekteyseler de Yahudi nüfusu altinda bulunmakta ve onlarin hesabina calismaktadirlar.B cereyan museviligin tesiri altinda bulunan bir Hiristiyanlik teskilatidir.Pavlus`u kendilerine rehber edinirler.Diyanet Isleri baskanliginin 2.5. 1966 ve 54 sayili karari ile Yehova sahitligi hakkinda yazisi aynen söyledir:”….Yehova`nin sahidi müstakil bir din olmayip Yahudiligin tesiri altinda kalan ve hiristiyanlik teskilati veya bilinen mezheplerden ayri ve yeni ihdas edilmis bir mezhep” tir.
-Yahudi:Yahudi kelimesi buzagiya tapmaktan tevne ettikleri vakit israilogullarina takilmis bir addir.Bir rivayete göre d Hz.yakub`un en büyük oglu Yahuza`ya nisbet edilmistir.
-Yahudilik:Yahudi dinine mensup Israil`de 5, Amerika`da 6, toplam nüfusu 25 milyondur.% 90“ni Sefarad (Ispanya) gigerleri Askenaz`dir.Yahudiler icin;Ibrani, Israili,musevi,yahudi isimleri kullanilir.Yahudilerin ibadet yerlerine Sinagog denir.Museviler Tora adi verilen Tevrat`a inanirlar.Diger önem verdikleri kitap da Talmud`dur.Tevrat`in bölümleri;Tekvin,cikis, leviler, sayilar, tesniye, yesum`un kitabi ile 6 bölüm.Musevilerin önemli sembolleri ise; 7 kollu sam`dan, ve 6 köseli yildiz.yahudi erkekler, sinagog`larda baslarina örttükleritakke´ye Kipa denir.Yahudiler, cocuk dogumdan 8 gün sonra sünnet ettirilir.Türkiye`deki Yahudilerin ysal temsilcilerine Hahambasi denir.Yahudilikte ibadet merkezidir.Toplu ibadet 13 yasina girmis en az 13 kisi ile yapilir.Askenaz;Orta ve dogu yahudileri ile bunlarin soyundan gelenlere verilen addir.Osmanli döneminde Yahudiler arasinda meydana gelen önemli olay Sabatay Selvi`dir.
-Zünnar:Hiristiyan kesislerin,papazlarin, nefsi kirma veya perhizle yasama vasitalarindan olamak üzere ciplak bedene kusandiklari uclari sarkik ipten örme, kaba ve sert kusak,Islam dininde Peygamberimiz(sas) zünnar baglamayi münafiklik alameti olarak saymistir ve küfürdür
-Zerdüstlük:M.ö. 6.yüzyilda Iran`da ortaya cikmis, kurucusu, Zerdüsti`dir.Tanrisinin adi Ahura Mazdah`tir.Bu dine Mahehizm`de denir. Zerdüstlük:Iran Zerdüst tarafindan kurulan tek tanrili inanc sistemi.Inanilan tanriya verdikleri Ahura Mazda adiyla baglantili olarak Mandeizm de denir.Sonraki dönemler de ise daha sonra cok Musevilik adiyla anilmaya baslamistir.Zerdüstcülük`pün kutsal kitabi, hikmet ve bilgi anlamina gelen Avesta`dir.Günümüzde terdüstlük, Parisilik olarak adlandirilmaktadir.
-Zünnun:Kur`an`da adi gecen Yunus Peygamberin lakabi. Kelime olarak anlami balik sahibi demektir.Asil ismi Yunus Ibn Matta`dir.Hz.Yunus Aleyhisselam, peygamber gönderildigi kavminin yola gelmemesi üzerine Allahu Teala`nin henüz bir izni olmadan kavmini birakarak ayrilip gitti ve bir gemiye bindi.Geminin Geminin yürümemesi veya batma tehlikesi gecirmesi gibi bir nedenle, yolculardan birisinin denize atilmasi gerekti.Kur`a cektiler. Yunus`a cikti ve denize atildi.Denizde kendisini balik yuttu.Bir sure baligin karninda Allah`a dua etti.Yunus Aleyhisselami, balik sahile atti.(Diyanet Meali,Sh.328)
YAHUDİLİK VE MUSEVİLİK:Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir.
Yahudiliğin sembolleri arasında en önemli yeri Yedi Kollu Şamdan ile Altı Köşeli Yıldız işgal eder
Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep vardır
1-Ferisiler, 2-Sadukiler, 3- Esseniler.
İslâm’dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür:
1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim.
Halen yaşamakta olan Yahudi mezhepleri şunlardır
1- Muhafazakâr Yahudiler,2- Ortadoks Yahudiler ,3- Reformist Yahudiler. 4-Yeniden Yapılanmacılar.
Mukaddes Kitapları: Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir:
1- Tanah, 2-Talmud,
Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:
1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim. Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes kitabının tamamı “Tora” kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan Tora, Arapça Tevrat’ın karşılığıdır.
Tevrat “Kanun, şeriat, emir, ders, önder” vb. manalara gelir. Tevrat metninin orjinal dili İbrancadırEski Ahit yanında hahamların nesilden nesile naklettikleri rivayetler mecmuasına Talmud denir. M.S. 150 yıllarında Yudas adında bir haham, kendilerine kadar rivayetle gelen haberlerin, kaybolmasından korkarak onları Mişna’da toplamıştır. “Tekrar edilen şeriat” anlamına gelen Mişna, Tevrat’ın tekrarı, şeriatın izahı ve tefsiri sayılır Mişna’nın anlaşılmasını kolaylaştırmak üzere O’na Yahudi alimlerince haşeyeler ve şerhler yazılmıştır Bunlara Gemara denir. İşte Talmud (1) da Mişna ve Gemara adı verilen eserlerin toplamından teşekkül etmiştir. Kabala, İbranca “gelenek görenek” anlamına gelir. Yahudilerin harfçilik ve sayıcılıkla karışık tasavvufî kâinat öğretisidir. Daha açık bir ifade ile Kabala, Kutsal Kitap metinleri ile sözlü gelenekler üzerine yapılan her tür yorumların genel bir adıdır. Zannedildiği gibi bir kitap veya kitaplar toplamı olmayan Kabala’yı “Kâinatın görünür kargaşasını açıklamaya ve zıtlıklarını kolay anlaşılır bir kalıp haline getirmeğe uğraşan bir doktrin” diye tanımlamak mümkündür.
Günümüzde Musevilik;Tüm dünyada sayıları 22.000.000 olmasına rağmen Yahudiler; bir çok ülkede oluşturdukları güçlü lobileri ile dünya ülkelerinin yönetimlerinde ve dünya ekonomisinde büyük söz sahibidirler. 1948’ e kadar dünyada dağınık olarak yaşayan Yahudiler Filistin’de İsrail Devleti’nin kurulmasıyla kendilerine ait bir devlete aynı zamanda bir toplanma merkezine sahip olmuşlardır. 1933 – 1945 yıllarında Alman Nazileri tarafından soykırıma uğrayan Museviler, bugün Filistinlilere karşı soykırım uygulamakla suçlanmaktadırlar. İsrail Devleti’nin Arap ülkeleriyle girdiği savaşlardan doğan sıkıntılar ve günümüzde Filistinlilerin bağımsızlık hareketleri Yahudilerin çözülemeyen sorunlarının başında gelmektedir.
Musevilerin en yoğun yaşadığı ülke İsrail’dir ( Ülke nüfusunun %84’ü ). İsrail’i ikinci sırada A.B.D izlemektedir ( %3,4). Yahudiler bu iki ülkenin dışında Etiyopya, Almanya, Avustralya, Kanada, Brezilya, Meksika başta olmak üzere içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu dünya nın bir çok ülkesine dağılmış vaziyette yaşamaktadırlar. Talmud, Kudüs Talmudu ve Babil Talmudu olmak üzere ikiye ayrılır.
cKonsiller: Akîde ibâdet ve kilise nizamını düzenlemek için emeklerin
(Piskoposların ) teşkil ettiği şûrâya “konsil” denir. Hristiyanlık tarihinde ilk
konsül 105 yılında Kudüs’te toplanıp, Yahûdî olmayanların sünnet olma meselesini
görüştüve onların sünnet olması gerekmediği hükmünü
kararlaştırdı.
Konsiller dünya çapında ve mahallî olmak üzere iki çeşittir.
İlk konsiller papa tarafından değil imparator tarafından teşkil edilmiştir.
Onların tek tek incelenmesi imparatorların konsillerde oynadıkları rolün
önemini göstermektedir.
1- İznik konsili (325): Aziz Arius’un karşısında olanların zaferini temin etti.
2- İstanbul l. konsili (381).
3- Efes konsili (431).
4- Kadıköy konsili (451).
5- İstanbul 2. konsili (553).
6- İstanbul 3. konsili (680-681).
7- İznik 2.konsili (787).
8- İstanbul 4. konsili (869-870).
9- Trente konsili (1545-1563): Bu konsil, Katolik din esaslarının hemen
hemen hepsini gözden geçirmiş olmazsı itibarı ile oldukça önemlidir.
10- Vatikan l. konsili (1869-1870).
11- Vatikan 2. konsili (1962-1965): Hristiyanlığın zâhirî ihtişamı yönüyle bu en büyük konsilin akdedilmesi, Papa Jean-13 tarafından 25 O cak 1959’da ilan edildi, ilk hazırlıkları takrîben bir buçuk yıl sürdü .
Konsilin Gayesi: Katolik inancını geliştirip kuvvetlendirmek, dînî yaşayışlarında yeni bir moral vermek, dînîmü esseselerini modern çağın ihtiyaç ve metotlarına uyarlamak, ayrılan Hristiyanları birliğe çağırmak. Konsiller başlangıçta
dini müdâfaa vesîlesi idiler. Sonra makam ve nüfûz heveslisi bazı din adamlarını doyuran imparatorların maksatlarına âlet hâline geldiler. Böylece de muhtelif ülkelerdeki Hristiyanlar arasında ayrılık sebebi oldular.
Hristiyanlık’ta Reform Hareketleri: Reformun sebepleri; Papalığın mutlak
hâkimiyeti, vergiler, bid’at, endülijans, Rönesans. Papalık, bin seneden fazla
bir zaman boyunca batı Avrupalılar üzerinde tam bir hâkimiyet sürdü rmüştür. 1202’de ölen Joachim de Floredan itibaren müthiş bir müsâmahasızlıkla mukâbele görmesine rağmen kiliseye karşı bazı itirazlar birbirini takip etmiş,
memnun olmayanların sayısı artmış, halk sınıfları ekseriyâ zengin ve çalışmayan din adamları sınıfını zaten kullanmaya başlamıştı. Ayrıca 14. ve 15. asırda papalar, 1305-1379 tarihleri arasında Fransa’da çirkin “Avignon esâretine” maruz kalmıştır. 1378-1417 arasında da “büyük tefrika” skandalı ortaya çıkmıştı. Bu sırada Hz. Î sâ’nın vekili olduğunu söyleyen iki veya bazen ü ç papa
bulunmuştu. Fitnenin dinmesi için bir asır geçti. Bu arada Rönesans, dînî yenilenmeyi gerçekleştirecek unsurları da getirdi.
Roma Katolik Kilisesi (Papalık): Ölen papanın yerine, oradaki kardinaller tarafından seçilir. Papalık, evrensel bir idâredir. Hiç bir siyasi güce bağlı değildir. Papa valilikleri, Yüksek Kurul, mahkemeler, taşra teşkilatı ve rahipler şeklinde teşkilatlanmıştır. Katolik kilisesi, teşkilat bakımından muâsır dünyanın en sağlam, en işlevli ve bölmeleri yerli yerinde bir piramit görünümü arz
eden organizasyondur.
Modernizm, papalığa göre her türlü bid’atin sentezi olarak algılanır. Papalıkbatıdaki kaybını Asya ve Afrika’da yayılma gayreti ile telafi etmeye çalışır.
Papalık, 18. asrın sonlarından itibaren görülen ve Hıristiyanlık prensiplerinden gittikçe uzaklaşan cemiyet anlayışına karşı başından beri tepki göstermiştir. Asrın Avrupası’ndaki ekonomik ve sosyal gelişmeler kiliseye bir takım
problemler çıkarmıştır.
Dinlerin tasnifi,
1. Tek tanrılı (ilâhî) dinler.
2. Düalist (iki tanrılı) dinler (Mecûsîlik).
3. Çok tanrılı dinler (Eski Yunan, Roma ve Mısır dinleri gibi).
4. Tanrı konusunda açık ve net olmayanlar (Budizm, Şintoizm gibi).
Sosyolojik-tarihî açıdan yapılan din tasniflerinden birisi şu şekildedir:
a) Kurucusu olan dinler (Yahûdîlik, Hıristiyanlık, İslâm, Budizm gibi).
b) Geleneksel dinler (kimin tebliğettiği belli olmayan dinler, ilkel dinler,
Eski Yunan, Eski Mısır dini gibi).
İslâmî kaynaklarda vahye dayanan dinler için genellikle “milel”, bâtıl dinler
için “nihal” kelimeleri de kullanılır. Nihle (çoğulu nihal) kelimesi, din içinde
oluşan fırka anlamında da kullanılır.
Bir diğer tasnif nasıl yapılmıştır?
1. İlkel dinler. Bundan maksat, bazılarının dinîgelişmenin ilk basamağı
olarak düşündükleri animizm, natürizm, totemizm, fetişizm gibi aslında sadece
bir kült olarak dikkate alınabilecek nazariyeler değil, ilkel kabîle dinleridir
(Nuer, Dinka, Ga dinleri gibi).
2. Millî dinler. Genellikle bir kurucusundan söz edilmeyen, sadece bir millete
ait olan geleneksel yapıdaki dinlerdir (Eski Yunan, Mısır, Roma dinleri gibi).
3. Dünya dinleri. Hıristiyanlık ve İslâm gibi.
Coğrafî-tarihî açıdan ise dinler; Ortadoğu veya Sâmi grubu (Yahûdîlik,
Hıristiyanlık ve İslâm), Hint grubu (Hinduizm, Budizm, Jainizm), Çin-Japon
grubu (Konfüçyüsçülük, Taoizm, Şintoizm), Afrika grubu şeklinde bir ayırıma
tâbi tutulabilir.
-Mecûsîlik: En eski dinlerden biriydi ve Zerdüşt’ün getirdiği dinin bozulmuş
şekline verilen addır.
Brahmanizm: Çok tanrılı bir dindir. Hintliler Tanrı’nın kendisini tarihin her
devresinde çeşitli şahsiyetlere bürünerek insanlara gösterdiğine inanırlar.
-Zımmî: İslâm devletindeki gayr-i müslim vatandaş. Zımmîler, cizye verdiklerinde
iki hak ortaya çıkar: O nlara dokunulmaz. Himâye edilirler. Dokunulmazlıkları
ile emniyet ve güven içinde yaşarlar, himâye edilmeleri ile tehlike
ve zarardan korunmuş olurlar.
Müsteşrik: Doğu memleketlerini, din, dil ve tarihleri başta olmak üzere
her yönden araştırıp tesbîte çalışan batılı ilim adamı. Garplı bilgin, oryantalist,
şarkiyatçı.
-Yehova Şâhitleri: Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından
1872’de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya
çalışan mezhep ve misyoner teşkilâtına verilen ad.
-Reenkarnasyon: “Eskiyen elbiselerimizi değiştirmemiz gibi eskiyen bedeni
değiştiren” bir ruhun yani “ruh göçü” inancı.
-Tenâsüh: Ölen insanların ruhunun bir hayvan ya da bir insan bedenine girmesi
inancı, ruh göçüde denilir. Tenâsüh inancı, Hindistan’da Hinduizm’den
doğmuş ve buradan Hint Adaları, Tibet, Çin, Kore, Japonya ve eski Yunan’a
yayılmıştır. Bu inanç, Hinduizm (Brahmanizm) ile beraber, Budizm, Taoizm,
Caynizm, Maniheizm gibi Asya’nın eski dinlerinde de görülür. Tenâsüh inancı
Hinduizm’in esasıdır. Müslümanlar arasından çıkıp da İslâm dini ile alakası
kesilmiş gulât-ı şî’a (müfrit şiîler) gibi bazı mezhebler de tenâsüh inancını almışlardır.
Mu’tezile’den Ahmed b. Hâbıt, Ahmed b. Eyyûb, Ahmet b. Muhammed
el-Kahtî, tenâsüh inancını eski Yunan’dan alıp kabul etmişlerdir.
Hulûl: (Vahdet-i Vücud) Bir şeyin mevcûdiyetinin diğerinin mevcûdiyeti ile
aynı olması manasındadır. İlâhîZât’ın veya sıfatların, yaratıklardan birine, bir
kısmına yahut tamamına intikal edip, onlarla birleşmesi, Allah’ın insan veya
başka bir maddi varlık görünümünde ortaya çıkması diye tanımlanmıştır.
-NADİROĞULLARI:Müslümanlarin yaptiklari antlasmayi ilk bozduklari icin Medine´den H.4/M.625 yilinda cikarilan Yahudi kabile.
-NESTURİLİK:Hz.Isa`nin insan ve ilah olarak iki ayri unsurdan meydana geldigini iddia eden bir Hristiyan mezhebi.Istanbul Patrigi Nestur`un (ö.451) öncülügünde olusan bir hiristiyan mezhebi.
-NİNEVA(NİNOVA):Asur Kiralligina baskentlik yapan ve harebeleri günümüzde Irak sinirlari icinde bulunan tarihi sehir.
-NİRVANE: Budist inancinda tam bir kurulus ve aydinlanmaya erme durumunu ifade eden terim.
-ORTODOKS:Hristiyanlığın üç büyük mezhebinden biri.Ortodoks (yunanca “orthos” doğru ve “doksa” inanç kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmiş “doğru inanç” anlamını ifade eder. “Doğu kilisesinin güttüğü mezhep, bu mezhebe uyan kişi” demektir. Ortodoksluk dışındaki diğer iki mezhep, Katoliklik ve Protestanlık’tır. Ortodoksluk 1054 yılında Roma’dan ayrılmıştır.
-ORYANTALİZM(Doğu Bilimi):Doğu araştırmaları anlamına gelen oryantalizm, ilk defa rahiplerin ve daha sonra Hıristiyan bilim adamlarının, Doğu ülkelerinin tarihi, edebiyatı, kültürü, medeniyeti, buralarda yaşayanların örf ve adetleri, gelenek ve görenekleri, dini, sosyal ve etnik yapısı ve çeşitli doğu dillerini araştırmaya yönelik oluşturdukları bilim dalıdır.
-PATRİK:Ortodoks mezhebine mensûb hıristiyanların, en büyük rûhânî (dînî) lideri.
-PASKALYA:Hiristiyanlarin, Hz.Isa`nin dirileceklerine inandiklari gün yaptiklari bayram.
-PATRİK-PATRİKHANE : Ortodoks mezhebine mensûb hıristiyanların, en büyük rûhânî (dînî) lideri.
-RUHBANLIK:Insanlardan uzaklasip riyazata cekilerek dünya zevklerini terketmek ve kendini asiri bir sekilde ibadete vermek demektir.Ruhbanligi Hiristiyanlar ihdas etmislerdir.Zamanla , bir yasayis bicimi olarak, Hiristiyanligin bünyesinde yerlesen bu uygulamaya“ruhbanlik“, uygulayanlara da“ruhban“ adi verilir
-SAMİ:Hz.Nuh`un oglu Sam`in soyundan gelen kavimler.Asurlular, Fenikeliler, Filistinliler, Araplar, Israiller ve habesliler sami kavmindendirler.
-SİNOPTİK İNCİLLER:Kitabı Mukaddes’te yer alan ve doğru kabul edilen dört İncil’den Matta, Markos ve Luka’ya ait olan üçü. Sinoptik, Yunanca “eşgörünümlü” demektir.Bu üç İncil konu ve üslup olarak birbirine benzediği, hatta önemli miktarda ortak metin içerdiği için Sinoptik adını almıştır. Dördüncü İncil olan Yuhanna da İsa’nın hayatını anlatmakla birlikte, üslubu ve içeriği Sinoptiklerden farklıdır
-SİHİZM:M.S.15 yüzyilda Hindistanda cikti.Kurucusu Nanak,lakabi Guru,mensuplarina nisbetle dinin adinin kaynagi(Sih: Tilmiz, Sakird), dinin tipi monotesit,hususi yolu;Guru`yu takip etme ve Tanri adini zikretme, kutsal kitabi Adi- Granth , mensuplarini sayisi 9 milyon, dünya nüfusuna göre yüzdesi 0.2,yayildigi ve mensuplarinin bulundugu yerler;Hindistan-Pencap vdy.Sihizm kelimesi, Sih kelimesinden türemistir.Sih ise talebe manasina gelen Sanskrit kökünden türemistir.Sihizm, Sih dini olarak da anilir.Bu dine Sih de denir.Sihizm düsüncesi Bakti hareketi(Hinduizm) ve Sufizm(Islam) ile bazi ortak noktalara sahiptir.Sihler, Kuzeybati Hindistan`in Pencap bölgesinde yasamaktadirlar.Ayrica kücük guruplar halinde Ingiltere, Kanada , ABD, Malezya ve dogu Afrika`da bulunmaktadir.Bes mezhebe ayrilmistir.Mezhepleri;Orsi, hendali, artenas, namdari, akali.
Hindistanda sürmekte olan Sihlerin, Hindulastirilmasi kampanyalarinda 1941-1951 yillari arasinda yaklasik 200 bin Sih Hindu olmustur.Özellikle Hindu ve müslümanlar arasina sik sik patlak veren din catismlarinda bircok insan hayatini kaybetmistir.Bu catismalar 1984 yilinda Hindistan basbakani I.Gandi`nin bir Sih sonucu öldürülmesi sonucunu doruracak kadar siddetlenmistir.
-PROTESTANLIK: 16 .yüzyil reform hareketine dayanan ve farkli kiliselerden olusan hiristiyanlik anlayisi.Fransiz din sosyologu Jean Bauberot`un 185 yilina ait bir arastirmasina göre dünya Protestanlari`nin bölgelere göre dagilimlari söyledir: Avrupa : 115 milyon, Kuzey Amerika:110 milyon, Afrika : 80 milyon. Asya : 50 milyon. Avusturya,yeni Zelanda ve Okyanusya 14 milyon.Latin Amerka:12 milyon , Toplam:381 milyon.
-PÜRİTANİZM(Protestan Ahlâkı; Calvinizm): 16. ve 17. asırda Hıristiyanlık (Protestan) dinini kolaylaştırmak maksadıyla ortaya çıkan “Puritan” isimli bir dini cemaatın katı kurallara bağlı olarak benimsedikleri bir hayat tarzıdı
-SÜRYÂNÎLER:Hıristiyanlıktaki katolik mezhebine bağlı olan ve süryânî dili ile konuşan bir hıristiyan topluluğu. Süryânîler, katolik kısmından Yâkûbiye fırkasındandırlar. Monafisiyye (Hazret-i Îsâ’da ilâhî ve insânî özelliklerin birleşerek tek tabîat olduğunu savunanların) inancında olup, Îsâ aleyhisselâma tanrıdır derler. Urfa patriği olan Yâkûb-i Berdeî taraf ından kuruldu. Antakya patriği Mihâil-i Süryânî tarafından yayıldı. Sûriye’deki hıristiyanların bir kısmı süryânî bir kısmı da Marunîdir.
-TAÇ MAHAL:Mimari şaheser olan Taç Mahal. Babür Türk imparatoru Şah Cihan tarafından eşi için Hindistan da yaptırmıştır.Yapının mimarı Mimar Sinan’ın öğrencisi İstanbul’lu Mehmet İsa Efendidir. İslam mimarisinin incisi olan bu türbe,Timuroğulları hükümdarlarından Şah Cihan tarafından,ondört çocuk dünyaya getirdikten sonra genç yaşta ölen çok sevdiği eşi için yaptırmıştır.İnşaat 1630′da başlamış ve başta mimar Mehmet İsa efendi ile dünyanın dört bir yanından getirilen sanatkarlar olmak üzere binlerce işçinin devamlı çalışmasıyla 1652′de tamamlanmıştır.Tamamen beyaz mermerden yapılan Taç mahal’in ana kubbesinin yüksekliği 82 metredir.Türbenin içinde Şah cihan ile eşi mermer lahitleri yer alır.Karı koca,bu lahitlerin altında mahzende gömülüdür.Dünyanın yedi harikasından biridir.
-TESLİS(EKÂNİM-İ SELÂSE ):Uknum kelimesinin çoğulu olup, sözlükte “asıl, esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise, Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba, oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir.
-VAFTİZ:Hiristiyanliga yeni girenin ve cocugunun dine girmesi icin gerekli sayilan , suy sokma töreni. Hıristiyanlığa girme alameti ve Hristiyanlığın şartı sayılan yedi merasimden biri. Vaftiz Ortodokslarda suya girmekten, Katoliklerde üzerine su serpmekten ibarettir. Vaftize Arapçada “ta’mid” denir.
-YAHUDİLİK VE MUSEVİLİK:Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir. Yahudiliğin sembolleri arasında en önemli yeri Yedi Kollu Şamdan ile Altı Köşeli Yıldız işgal eder. Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep vardır 1-Ferisiler, 2-Sadukiler, 3- Esseniler. İslâm’dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür: 1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim. Halen yaşamakta olan Yahudi mezhepleri şunlardır: 1- Muhafazakâr Yahudiler,2- Ortadoks Yahudiler ,3- Reformist Yahudiler. 4-Yeniden Yapılanmacılar. Mukaddes Kitapları: Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir: 1- Tanah, 2-Talmud,
Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:
1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim. Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes kitabının tamamı “Tora” kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan Tora, Arapça Tevrat’ın karşılığıdır.
Tevrat “Kanun, şeriat, emir, ders, önder” vb. manalara gelir. Tevrat metninin orjinal dili İbrancadır.Eski Ahit yanında hahamların nesilden nesile naklettikleri rivayetler mecmuasına Talmud denir. M.S. 150 yıllarında Yudas adında bir haham, kendilerine kadar rivayetle gelen haberlerin, kaybolmasından korkarak onları Mişna’da toplamıştır. “Tekrar edilen şeriat” anlamına gelen Mişna, Tevrat’ın tekrarı, şeriatın izahı ve tefsiri sayılır Mişna’nın anlaşılmasını kolaylaştırmak üzere O’na Yahudi alimlerince haşeyeler ve şerhler yazılmıştır Bunlara Gemara denir. İşte Talmud (1) da Mişna ve Gemara adı verilen eserlerin toplamından teşekkül etmiştir. (2) Kabala, İbranca “gelenek görenek” anlamına gelir. Yahudilerin harfçilik ve sayıcılıkla karışık tasavvufî kâinat öğretisidir. Daha açık bir ifade ile Kabala, Kutsal Kitap metinleri ile sözlü gelenekler üzerine yapılan her tür yorumların genel bir adıdır. Zannedildiği gibi bir kitap veya kitaplar toplamı olmayan Kabala’yı “Kâinatın görünür kargaşasını açıklamaya ve zıtlıklarını kolay anlaşılır bir kalıp haline getirmeğe uğraşan bir doktrin” diye tanımlamak mümkündür.
Günümüzde Musevilik;Tüm dünyada sayıları 22.000.000 olmasına rağmen Yahudiler; bir çok ülkede oluşturdukları güçlü lobileri ile dünya ülkelerinin yönetimlerinde ve dünya ekonomisinde büyük söz sahibidirler. 1948’ e kadar dünyada dağınık olarak yaşayan Yahudiler Filistin’de İsrail Devleti’nin kurulmasıyla kendilerine ait bir devlete aynı zamanda bir toplanma merkezine sahip olmuşlardır. 1933 – 1945 yıllarında Alman Nazileri tarafından soykırıma uğrayan Museviler, bugün Filistinlilere karşı soykırım uygulamakla suçlanmaktadırlar. İsrail Devleti’nin Arap ülkeleriyle girdiği savaşlardan doğan sıkıntılar ve günümüzde Filistinlilerin bağımsızlık hareketleri Yahudilerin çözülemeyen sorunlarının başında gelmektedir.
Musevilerin en yoğun yaşadığı ülke İsrail’dir ( Ülke nüfusunun %84’ü ). İsrail’i ikinci sırada A.B.D izlemektedir ( %3,4). Yahudiler bu iki ülkenin dışında Etiyopya, Almanya, Avustralya, Kanada, Brezilya, Meksika başta olmak üzere içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu dünya nın bir çok ülkesine dağılmış vaziyette yaşamaktadırlar. Talmud, Kudüs Talmudu ve Babil Talmudu olmak üzere ikiye ayrılır.
-YUHANNA İNCİLİ:Hz.isa`nin dünyadan ayrilisindan otuz sene sonra , Hz.Isa`nin ögrencilerinden biri oldugu ileri sürülen Yuhanna tarafindan yazilmistir.
-ZEBUR:Sözlükte, kitap manasına gelir.Zebur , Davud Aleyhisselama gönderilmiştir.Zebura, Mizmarlar da denir.Zebur, ibranicedir.Tamamı150 suredir. Bu surelerin ellisi kral Bühtü Nasr`dan bahseder.Geri kalan ellisi de va`z, nasihat ve hikmetlerden ibarettir.Zebur’dan ve onun Davud’a bahşedilmesinden Kur’an-ı Kerim’in üç ye¬rinde yer verilmiştir. Nisa: 4/163; İsra: 17/55; Enbiya: 21/105).
-ZERDÜŞTLÜK:Iran Zerdüst tarafindan kurulan tek tanrili inanc sistemi.Inanilan tanriya verdikleri Ahura Mazda adiyla baglantili olarak Mandeizm de denir.Sonraki dönemler de ise daha sonra cok Musevilik adiyla anilmaya
baslamistir.Zerdüstcülük`pün kutsal kitabi, hikmet ve bilgi anlamina gelen Avesta`dir.Günümüzde terdüstlük, Parisilik olarak adlandirilmaktadir.
-ZÜNNAR:Hirıstıyan keşişlerin,papazların, nefsi kırma veya perhizle yaşama vasıtalarindan olmak üzere çıplak bedene kuşandıkları uçları sarkık ipten örme, kaba ve sert kusak.İslam dininde Peygamberimiz(sas) zünnar bağlamayı münafıklık alameti olarak saymıştır ve küfürdür.
-TEVRAT:Allah tarafindanHz.Musa`ya indirilen ilahi kitap.Yahudilerin kutsal kitabi
aAddas :Mekke dönemin de Hz.Peygamberin Taife yaptığı sefer sırasında da müslüman olan köle.
-Adem :İlk insan ve ilk peygamber.Bütün insanların atasi oldugu için « Ebu`l beser »(beserin babası) diye anılır.
-Ad kavmi :Hz.Hud Aleyhisselamın , peygamber olarak gönderildiği kavim.
-Ahd-i Atik :Tevrat.
-Ahund :Iran ve Türkistan`da din alimlerine verilen ve menşei tam olarak bilinmeyen bir sıfat.
-Anglikan Kilisesi:Protestanlığı Anglosakson ülkesindeki kolu.
-Anglikanizm:Ingiliz kilisesisnin itikadi görüşü.
-Aslı Günah :hiristiyanlikta Hz.Adem ile Havva`nin cennette »yasak meyve » ibaret yemek suretiyle islediklerine ve nesilden nesile bütün insanliga intikal ettigine inanilan suc.
-Ayin:Dinler tarihi, tasavvuf ve Türk dini musikisinde kullanilan bir terim.
-Azer:Hz.Ibrahim`in amcasi veya üvey babasi veya babasi.Kur`an-i Kerim`e göre Hz.Ibrahim`in babasinin adi.
-Bahailik:Babillikten dogan sapik din.Bahailik:Iran`da Mirza Hüseyin Ali Nuri(ö.1309/1872) tarafindan kurulan ve görüsleri itibariyle Islam kültürüne dayanmakla beraber Islam dairesinden cikmis bulunan bir mezhep.
-Bahire:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.225-Barnana Incili:Ilk dönem Hiristiyanlarindan Aziz Barnaba`nin yazdigi, kanonik inciller`in aksine teslis ve enkarnasyonu reddeden ve Hz.Muhammed`in risaletini müjdeleyen incil.7
-Çarmih:Hiristiyanlarin Hz.Isa icin söz konusu ettikleri, tarihin cesitli dönemlerinde uygulanan bir idam sekli..Dinler Tarihi:
-Sihizm:M.S. 6. yüzyilda Hindistan`da kurulmus, kurucusu Guru Nanak`tir.Sihizm, Islam`in ve Hinduizm`in bir takim prensiplerini birlestirerek olusturulan inanc sitemidir.
-Budizm :M.Ö 6. yüzyilda Hindistan`da ortaya cikmistir.
-Teoizm:Cin dinleridir.M.Ö . 6. yüzyilda ortaya cikmis, kurucusu Lao Tacu.Kutsal kitabi Tao-Te-King
-Zerdüstlük:M.ö. 6.yüzyilda Iran`da ortaya cikmis, kurucusu, Zerdüsti`dir.Tanrisinin adi Ahura Mazdah`tir.Bu dine Mahehizm`de denir.
-Kurayza(Beni Kureyza).Hz.Peygamber ile savasan Medineli yahudi kabilesi.1
-Maniheizm:3.yüzyilda Mani tarafindan eski Iran`da kurulan ve günümüzde müntesibi bulunmayan gnostik bir din.
-Mecusilik:Atese tapanlara verilen ad.Islami kayanaklarda zerdüstlige verilen ad.Zerdüstiligin eski Iran inanc ve gelenekleriyle karismasindan olusan din.
-Milel ve Nihal:Islami literatürde dinler ve mezhepler tarihiyle ilgili eserlerin ortak adi.Mezhepler hakkinda bilgi vermek maksadiyla yazilmis olan eserlerin ortak adi.
-Misyonerlik:Evrensel dinler ve özellikle Hiristiyanlik baglaminda dinin yayilmasi amaciyla yapilan sistematik faaliyetler.
-Musevilik:Allahu teala`nin MusaAleyhisselam vasitasiyla Israilogullarina gönderildigi din.Mukaddes kizabi Tevrat`tir.Isa Aleyhisselamin gelmesiyle Musevilik dininin hükmü devam etti.Davud Aleyhisselama gönderilen Zebur kitabi Musevilik dininin hükmünü kaldirmadi, onu kuvvetlendirdi.Isa Aleyhisselamin dini, Museviligi neshetti yani hükmünü kaldirdi.Musa ve Harun Aleyhisselamdan sonra gelen Davud, Süleyman, zekeriya ve yahya Aleyhisselamda Israilogullarina peygamber gönderildiler.
-Musevi:Musa Aleyhisselamin bildirdigi hak dine inanan ve bu dine tabi olan kimse.Musevilik dini, israilogullarina ve Misir`in yerli halki olan kiptilara gönderildi.Kiptilar, Musevilik dinini kabul etmediler.-Akdes:Bahaullah diye bilinen Mirza Hüseyin Ali`nin yazdigi Bahailigin kutsal kitabi.
-Hristiyan mezhepler:Katolik mezhebi(Roma kilisesi),Ortodoks mezhebi,Protestan mezhebi.Temelde ayni inanclari paylasmakla beraber, ayrintilara ait konularda katolik mezhebinden ayrilarak ortaya cikan bazi kücük mezhepler vardir.Bunlar;Keldani mezhebi, ermeni mezhebi, süryani mezhebi, maruni mezhebi ve kipti mezhebi.Kurulus döneminde bütün dogu Ortodoks kiliseleri Istanbul Ortodoks Kilise`sinin idare ve kontrolu altinda iken, daha sonralari parcalanmalar olmus su kiliselere ayrilmis; Süryani ortodoks kilisesi,, rum ortodoks kilisesi, ermeni ortodoks kilisesi, rus ortodoks kilisesi.Protestan mezhebi öncelikle kendi bünyesinde su 3 ana kola ayrildi:Lutheryanizm, kalvanizm, anlikanizm.
-Imran:Hz.Meryem`in babasi ve Hz.Isa`nin dedesi.Allah (c.c)Hz.Meryem`in yetistirilmesiyle ilgili olarak Hz.zekeriya`yi görevlendirilmistir.Zekeriya Aleyhisselam, Hz.Meryem`in teyzesinin kocasi.
-Iznik Konsili:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)7
-Kaynuka(beni Kaynuka):Hz.Peygamberin Medine`den sürdügü yahudi kabilesi.
-Kiptilar:Misir`in yerli ve hiristiyan halki icin kullanilan isim.
-Hinduizm:Hindistan`in geleneksel dini.
-Havariler:Hz.Isa`ya herkesten önce inanan yardimci olan ,O`nun Allah`in kulu ve peygamberi oldugunu tasdik edenlerdir.Hz.Isa`nin kendisine yardimci olamak üzere sectigi on iki kisiden herbiri icin kullanilan tabir.kavgalarinda hesapsiz kanlar akti.Engizisyon mahkemeler masum canlara kiydi.Iskence altinda ölenlerin deftere kaydolanlarin 390 bin kisidir.Bunlarin: 200 bini ateste yakilmistir. Islamiyette böyle bir vahset görülmüs müdür?
-Yahudilik:Yahudi dinine mensup Israil`de 5, Amerika`da 6, toplam nüfusu 25 milyondur.% 90“ni Sefarad (Ispanya) gigerleri Askenaz`dir.Yahudiler icin;Ibrani, Israili,musevi,yahudi isimleri kullanilir.Yahudilerin ibadet yerlerine Sinagog denir.Museviler Tora adi verilen Tevrat`a inanirlar.Diger önem verdikleri kitap da Talmud`dur.Tevrat`in bölümleri;Tekvin,cikis, leviler, sayilar, tesniye, yesum`un kitabi ile 6 bölüm.Musevilerin önemli sembolleri ise; 7 kollu sam`dan, ve 6 köseli yildiz.yahudi erkekler, sinagog`larda baslarina örttükleri takke´ye Kipa denir.Yahudiler, cocuk dogumdan 8 gün sonra sünnet ettirilir.Türkiye`deki Yahudilerin temsilcilerine Hahambasi denir.Yahudilikte ibadet merkezidir.Toplu ibadet 13 yasina girmis en az 13 kisi ile yapilir.Askenaz;Orta ve dogu yahudileri ile bunlarin soyundan gelenlere verilen addir.
-Osmanli döneminde Yahudiler arasinda meydana gelen önemli olay Sabatay Selvi`dir.
-Hiristiyanlik:Mektuplari yeni ahid icinde yer alan ve kutsal kabul edilen kisi aziz paul`dur.Hiristiyanlik inancina göre Hz.Isa´nin insanlik icin bir”Kurtulus Fidyesi” olmustur.Dört incil;Matta, nmarkos, luka ve yuhanna`dir.Bu dört incil`in ilk ücüne sinoptik denir.Katolik kilisesinin merkezi, Roma yakininda bir devlet olan Vatikan`dir.Ortadoks`un merkezi, Istanbul Fener Patrikhanesidir.11 yüzyilda kesin olarak Katolik kilisesinden ayrildi.Kur`an.-i Kerim`de Hiristiyanlar icin Nasran(Nasara) kelimesini kullanir.Reform hareketini Alman papazi Martin Luther baslatti.
Hiristiyanligin temel ilkeleri;Asli günah, kurtulus,ahit, mesihcilik, teslis.Hiristiyanlarin yillik ibadetleri;Noel, paskalya.Katolik din mezhep din adamlarina papa, kardinal,piskoposlar,rahipler denir.Ortodokslarin ruhani lideri patriktir.Bu günkü Hiristiyanligin kurucusu Pavlos sayilir.Ökümenizm; Kiliselerin evrensel birligini saglar.Bu gün toplam hiristiyan nüfusu 1.750.000.000 dolaylarindadir.Türkiye `de misyonerlik faaliyetlerinde bulunanlar;Hiristiyanlar, yahova sahitleri, bahailer, hinduler, budistler.
-Günümüzde,Türkiye`de misyonerlik faaliyetlerinde öne cikan Hiristiyan guruplar; Adventistler, Babdistler, Presbiterler, Mesih inanlilar.Türkiye`de faaliyet gösteren diger dini guruplar; Mormonlar, Maonlar, Yehova sahitleri, Bahailer.Dünyada dinlerin nüfus durumu:Müslümanlar 1.250.000.000, hiristiyanlar 1.750.000.000, yahudiler 26.000.000, konfücyüscülük 350.000.000, taoizm 50.000.000, hinduiz 750.000.000, sihizm 15.000, zerdüstlük 500.000.000.
-Budizm:Buda`nin milattan önce 6. yüzyilda Hindistan`da kurdugu din ve felsefe sistemi.
-Civitler:Katolik Hiristiyanligin Isa Cemiyeti d denilen ikinci büyük tarikati.

6

Ağustos
2012

SİYER-İ NEBİ NOTLARI-1

Yazar: arafat  | Kategori: SiYER | Yorum: Yok
SİYER-İ NEBİ NOTLARI-1
ABDULLAH B.AMR B.AS:Hz.Peygamberden duydugu hadisleri onun huzurunda yazmasına izin verilen sahabe.

ABDULLAH B.AMR HARAM:Uhut savaşında ilk şehit düşen sahabi.
ABDULLLAH B. EBU EVFA:Kufe`de en son vefat eden sahabi(ö.86/708).
ABDULLLAH B. ERKAM:Hz.Peygamberin harici yazısmalarını idare eden sahabi.
ABDULLAH B.REVAHA(ö.8/629):Şair sahabe.Mute savaşında şehid düşen üçüncü komutan.
ABDULLAH B.CÜBEYR:Uhud`da Ayneyn gecidinde görevli komutan Abdullah b. Cübeyr idi.Uhud savasinda Ayneyn gecidine 50 okcu ile yerlestirilen Abdullah b. Cübeyr ve 10 arkadasi ile sehit oldular.
ADDAS :Mekke dönemin de Hz.Peygamberin Taife yaptigi sirasinda müslüman olan köle.
AKABE:Akabe antlasmalrinin yapildigi yer.
Akabe Anlasmasi:Peygamberimiz ile Medinelilerin hicretten önce yaptiklari anlasmadir.621 yilinda bir grupMedinelilerin Peygamber Efendimize bagli kalacajklarina dair verdikleri söze Islam tarihinde Akabe biati denir.

ASHAB-İ SUFFE:Mescid-i Nebi`nin etrafinda fakir sahabelerin barinacaklari sofalar yapildi.Bu sofalarda kalan ve Hz.peygamber`den ilim tahsil eden bu zatlara “Ashab-i Suffa” denmistir.
ASR-İ SAADET:Mutluluk cagi demektir.Istilah olarak iki anlami vardir:1)Hz.Peygamberin yasadigi devir hakkinda kullanilan bir terim.2)Hz.Peygamber ve dönemi hakkinda yazilan bazi eserlerin ortak adidir.
ASHAB-İ FİL:Fillerle bbebaraber Kabe`yi yikmaya gelen Yemen Krali Ebrehe`nin ordusu icin kullanilan bir isimdir.Konu ile ilgili Fil Suresi nazil olmustur.Ebrehe, Habes hükümdarinin Yemen valisi idi.
ASHAB-I SUFFE:Peygamberimizin Medine`deki mescidinde tesis ettigi, bu isimle anilan yere suffe, burada barindirilan sahabelere de ashab-i sffe veya Ehl-i Suffe denir.
ASİYE:Islam`a göre Fravun`un Hz.Musa`ya iman etmis olan esi.Kocasi kafirken kendisi iman eden ve müminlere örnek gösterilen Fravun`un hanimi.Peygamber Musa aleyhisselam`a peygamberlik gelince ilk iman edenlerden birisi de Asiye oldu.Bunu ögrenen Fravun karisini iskencelerle öldürterek sehit etti.Peygamberimiz , kamil imana sahip 4 kadindan bahsederken Asiye hatun`u da rahmetle anmistir.
AŞERE-İ MÜBEŞŞERE:Hz.Peygamber tarafindan cennete girecekleri daha hayatta iken kendilerine müjdelenen on sahabi.
BAHİRE:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.
Resulullah (s.a.s.)’ın amcası Ebû Talib ile birlikte gittiği Suriye seyahati sırasında Busra şehri civarında karşılaştığı hristiyan din adamı.
BAHRAN GAZVESİ:Hz.Peygamber`in Süleyman ogullarina yaptigi gazve.
BAKİ KABRİSTANI:Baki Kabristanina ilk gömülen sahabe:Medine kabristani(Cennetü`l-Baki`ye)`na ilk göüen sahabe Esad b. Zürare.
BEDİR SAVAŞI:Bedir savasna giderken Amr Ibn-i Ümmü Mektumu namaz kildirmak üzere, Ebu Lübabe el-Ensari`yi de idari isleri yürütmek üzere kaymakam olarak Medine`de birakti.Bedir savasina cikarken liva Mu`ab b. Umeyr`e, biri de Ensar namina Sa`d b.Muaz`a verildi.Bedir savasinda 14 sehit oldu,70 düsman öldürüldü, 70`de esir edildi.Bedir savasinda sehit olanlarin 6`si muhacirlerden, 8`i Ensar`dan idi.Bedir ve Uhud savaslarinda peygamberimizin bayragini tasima görevi Mu`ab b. Umeyr`e vermistir.Mekkeli müsriklerle medineli müslümanlar arasinda y apildi.Müsrikler Ebu Cehil komutasindaki 1000 kisi, müslümanlar ise resulullah komutasinda 305 kisi idiler.Ebu Cehil, katledilen 70 kisiden biri idi.Bedir`de alinan esirlerden 4000 dirhem bedel alainarak(her birinden) serbest birakildi.Fidyesini ödeyecek durumda olmayan okuma yazma bilen her esir, Medineli 10 cocuga okuma yazma ögreterek serbest birakilacakti.Bedir Zaferiyle müslümanlar sesini bütün Arabistan`a duyurdu.Artik Islam`in yayilma dönemi basliyordu.
BAZAN:Islam`da ilk tayin edilen vali.Yemen`de vali olan Bazan Müslüman olduktan sonra Sana`ya vali olarak atanmistir.
BEDR:Bedrü’l-Kital veya el-Bedru’l-Kübra olarak maruf olan Bedr gazvesi, Peygamber (s.a.v) ve müslümanların İslam’ın ilk dönemlerindeki en büyük ve en önemli savaşlarından birisidir. Bu Gazve, Hicretin ikinci yılında Muhacir ve Ensar’dan oluşan müslümanlar ile Ümeyye hanedanı reisi Ebu Süfyan komutanlığındaki Kureyş müşrikleri arasında gerçekleşti ve müslümanlar bu gazvede zafer kazandılar. Bedir, Me¬dine’nin güneybatısında, Medine’den Şam’a giden ker¬van yolunun üzerinde küçük bir şehirdir. Kader belirleyici bu savaşın cereyanında Peygamber (s.a.v)’in duasıyla melekler (birden beş bine kadar) müslümanların yardımına gelmiş. Bu konuya Kur’an-ı Kerim’de değinilmiştir.
BENİ KAYNUKA GAZVESİ(Sevval-H.2):Beni Kaynuka carsisinda alis veris yapan bir kadini alaya alatrak onun iffetiyle oynadilar.Oradan gecen bir müslüman kadinin feryadina kostu.Yahudiyi öldürdü.Orada bulunan yahudiler de hücum ederek sehit ettiler.Beni Kaynukalilar, kale icine girdiler. 15 gün muhasara sonrasi teslim oldular.700 kadar yahudi esir alindi.Bu savasta, yahudilerinin mallarinin tamami ganimet alindi. Kendileri de Medine`yi terk etmeleri istendi.Sevval ayinda Medine`yi terk ettiler.Suriye taraflarina gittiler.
BİLAL-İ HABEŞ:Ümeyye bin halef`in kölesi idi.Aslen Habesli olup, annesi hamame , babasi ise Rebah ti.Künyesi Ebu Abdillah veya Ebu Abdulkerim. Bilal-i Habes , Ümeyye bin halef`i Bedir savasinda katletmisti.
Bİ`SET:Allah tarafindan Peygamber gönderilmesi.
BOYKOT YILLARI:Müsrikler, Nübüvvetin 7. yilinda Mekke´de Sib-i Ebi talib denen mahallede müslümanlari 3 yil müddetle muhasaraya aldilar.
BUAS SAVAŞLARI:Evs –Hacrec kabileleri arasinda 120 yil süren savaslar. Bu savaslarin sonuncusu hicretten 3 yil önce oldu.
BURAK:Burak:Mirac sirasinda peygamberimizin bineginin ismi; Burak idi.
BASRA:Güney Irak`ta Hz.Ömer tarafindan kurulan bir sehir.
BEDİR-UHUD-HENDEK SAVAŞLAR:Bedir Medine`ye 60 km. Mesafededir.Islam`da ilk savas burada yapilmistir.Bedir savasinda(624) 14 sehit,70 düsman kayip 70 de esir alinmistir.Uhut savasinda 70 sehit, 22 düsman ölmüstür. Hendek savasinda 6 sehit, 8 düsman ölmüstür.Uhut sehitlerinin cenaze namazlari kilinamamisti.Veda haccindan döndükten sonra Uhud sehitlerini Peygamberimiz ziyaret etti.Namazlarini kildi.(Tecrid Tercemesi, c.11,sh.4)
BİLAL-i HABEŞ:Ibn-i Rebah.Künyesi Ebi Abdullah veya Ebu Abdilkerim`dir.Peygamberimizin ilk müezzini olan sahabe.Medine de ilk defa sabah ezanini, Mekke`nin fethinde Kabe`de ögle ezanini okudu.Islami iilk kabul edenlerden, büyük sahabi,Islam`in ilk müezzini.Aslen habesli olup annesi hamame, babasi iseRebah`tir.Ümeyye b. halef`in kölesi iken gördügü bütün baskilara ragmen islam`a girmis ve cektigi bir cok eziyet karsilik dininden vazgecmemistir.Hz.Ebubekir (r.a) Bilal`i Ümeyye`den satin alarak azad etti.Medine`ye hicret etti.Mekke`nin fethi de dahil resulullah`in bütün savaslarina katildi.Mekke`nin fethinde eski efendis Ümeyye ile karsilasti ve onu öldürdü.Fetih`ten sonra Kabe-i Muazzama`nin üzerine cikarak ezan okudu.Peygamberimizin vefatindan sonra üzüntüsünden Medine`yi terk ederek Sam`a gitti ve buraki bütün savaslara ktildi.Hz.Ömer devrinde de cihaddan geri kalmadi ve Kudüs`ün teslim alinmasinda hazir bulundu.Hicretin yirminci yilinda sam`da vefat etti ve oraya defnedildi.
Bİ`SET-İ MUHAMMEDİYE:Peygamberin,peygamberlikle gönderilisi.
BUHARİ:Buhara sehrine mensup, Islam hadis bilgini Buhari(M.S.810-870) , hayati boyunca Horasan`dan Misir`a kadar ve 600.000 kadar hadis derlenmistir.Bunlarin icinden, kendi esaslarina göre dogrularini secerek “Camiu-s-Sahih” adli eserde topladi.Bu eser, spnni müslümanlarca Islam`in Kur`an`dan sonra gelen kaynagi kabul edildi. Söz konusu be esere de kisaca”Buhari” denmektedir.Buharinin serhleri:Askalani-fethul bari, Kastallani-irsadüs-sari,ayni-umdetü`l Kari.
BURAK: Sevgili Peygamberimizin (sas)Mirac gecesinde binmesi icin tahsis edilen bir binek atidir.Buna “İsrâ” hâdisesinde Cebrâil (a.s) tarafından getirilen ve Hz. Peygamber’in bu mucize sırasında bindiği hayvanın adı.Hz. Peygamber’in en büyük mûcizesi, hiç şüphesiz Kur’an’ı Kerîm’dir. İsrâ hadisesi, yani Mescid-i Aksâ’dan Mescid’i Haram’a kadar olan yolculuk İsrâ suresi 1. ayetinde açıklanır.Kısaca anlattığımız bu yolculuğun ilk bölümünü Hz. Peygamber “Burak” denilen ve manevî binekle yapmıştır (Müslim, İman, 259). Çeşitli rivayet ve tarihî bilgilere göre, bu binit, katırdan küçük, merkepten büyük beyaz renkli çarptığında ayaklarını hızlandıran, uyluğunda iki kanadı olan ve adımını gözünün gördüğü mesafenin biraz daha ilerisine atabilen bir hayvandır Burak ismi ona, renginin son derece parlak olması sebebiyle veya hızı şimşeği andırdığı için verilmiştir.Yine bazı İslâm tarihleri, sözkonusu bineğe Hz. Muhammed (s.a.s.)’den önceki bazı peygamberlerin de bindiği (İbn Hişam, es-Siretü’n-Nebevi, Mısır 1952, II, 397), meselâ Hz. İbrahim (a.s.) Burak’a binip önüne Hz. İsmail’i, terkisine de Hz. Hacer’i bindirerek Mekke’ye getirdiği bu rivayetler arasındadır. (İbn Sa’d, Tabakât, I, 150; Köksal, M. Asım, İslâm Tarihi (Mekke devri) İstanbul 1981, 350-351).
CEMEL OLAYI:Hicri 36. senesinde vuku bulan, elem verici ilk muharebedir.Hz.Aise, Talha ve Zübeyr 30 bin , Hz.Ali 20 bin kisi.Netice de her iki taraftan 10 bin sehit ediliyor.
CENNETÜ`L MUALLA :Mekke mezarligi.Hz.Peygamberin büyk dedelerinden Kusay, dedesi Abdülmuttalib, amcasi Ebu Talib, ilk hanimi Hz.Hatice`nin Hacun mezarligina defnedilmistir.
CİN MESCİDİ(Mescid-i Cin):cinlerin Hz.Muhammed(sas)`e iman ettikleri yeri simgeleyen mescid.
CEBRAİL: Ilahi emirleri meleklere ve peygamberlere ulastiran vahiy melegi.Dört büyük melekten birinin ismi olup,Peygamberlere vahiy getirmekle görevlidir.Kur`an`da bu melegin ismi Cibril,Ruhu`l-Kudüs, Ruhu`l-Emin, Ruh ve Rasul seklinde gecmektedir.cebrail, Peygamberimize asli seklinde iki kere görünmüstür.Biri Hira magarasinda ilk vahyi getirdigi zaman, digeri de Mirac`da“Sidretü`l-Münteha“ da gercejklesmistir. Bazen de Rasulullah`a insan sekilinde ashabtan yüzü nurlu olan Dihye el-Kelbi suresinde görünmüstür.(Dini Kavramlar Söz.DiB.Sh.85)
CEBEL-İ NUR:Nur dagi demektir.Mekke`de bulunan bir dagin adidir.Hz.Muhammed(sas)`e ilk vahiy, Nur daginin tepesinde bulunan Hira magarasinda nazil olmustur.
CEBEL-TUR(Tur-i Sina):Hz.Musa`nin Allah ile bir nevi mulakatta bulundugu mahaldir.
CEBEL-İ RAHME:Arafat ovasinin ortasindaki tepe.Rahmet dagi demektir.
CEBEL-İ SEVR:Peygamberimizin Mekke`den medine`ye hicret ederken ilk sigindigi yer.Sevr dagi.Yaninda magara arkadasi Ebubekir`i Siddik bulunmaktaydi.
CELUHA SAVAŞI:Hz.Ömer devrinde Irak`ta müslümanlarla Sasaniler arasinda cerayan eden meydan muharebesi.
CEMEL SAVAŞI:Hz.Ali ile Hz.Aise arasinda cerayan eden savas(36/656).Hicri 36. senesinde vuku bulan, elem verici ilk muharebedir.Hz.Aise, Hz.Talha ve Hz.Zübeyr`in 30.000 bin,Hz.ali`nin 20.000 .netice de her iki taraftan 10.000 sehid ediliyor.
CESSAME:Hz.Hatice (R.Anha) nin arkadaşı.Cessame adlı yaşlı bir kadın idi.Peygamberimizin yanına geldi tanıdığı halde ismini sordu.Cessame dedi.Cessame, çirkin şey anlamına geliyordu.Peygamberimizde ; sen Cessame değil Hassene(Güzel şey) sin, dedi.Bir anda kadın güzelleşti.Bu yaşlı kadına oldukça iltifat etti.Ayrılıp gittikten sonra Hz.Aişe bu ilginin sebebini sordu.Peygamber Efendimiz de, Haticenin arkadaşı idi.Onunla evli olduğumuz yıllarda bizi sık sık ziyaret ederdi.
Kur`an Dili,6,3027)
ÇİHAR-İ YAR-İ GÜZİN:Farsca 4 anlamina gelen cihar,dost dost anlamina gelen güzin kelimelerinin birlesmesinden meydana gelmistir.4 seckin dost, 4 halife, Hülefa-i Rasidin:Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali (radiyallahu anhum).
Cİ`RANE:Huneyn Gazvesinde elde edilen ganimetlerin dagitildigi yer. Mekke ile Taif arasında, Mekke’ye 29 km. uzaklıktaki Ci’rane, Harem sınırları içerisinde bulunan kimse¬lerin ihrama girdikleri yerlerden birisidir.Cirane olayı, Peygamber Efendimiz’in Huneyn gazvesinde elde edilen ganimetleri dagitimi sirasinda ortaya çikan hâdise.Peygamber Efendimiz taksimat işi tamamlandıktan sonra, ihrama girerek Mekke’ye umre yapmaya gitti. Umreyi îfasından sonra tekrar Ci’râne’ye gelip ashabi ile İslâm devletinin merkezi Medine ‘ye avdet etmek üzere Ci’râne’den ayrıldı.Burada bu günlerin ve bu olaylarin hatiralarini tasiyan bir de mescid vardir. Ci’rane’nin önemi Huneyn Gazvesi’nde elde edilen ganimetlerin bekletilmesi ve Hz. Peygamber’in um¬re için burada ihrama girmesinden dolayıdır. Hu¬neyn Gazvesi’nden sonra ganimetler Hz. Peygam¬ber’in talimatıyla Ci’rane’ye getirildi. Taif’i kuşatan Resulullah da bir süre sonra kuşatmayı kaldırarak Ci’rane’ye geldi, Hevazinliler’in müslüman olmala¬rı halinde kendilerine iade etmeyi düşündüğü 6000 kadar esirle bol miktardaki ganimeti askerlere da-ğıtmadan bir süre bekledi. Ancak Hevazin heyetinin gecikmesi ve bazı yeni müslüman olmuş bedeviIe¬rin ısrarlı talepleri üzerine ganimetler taksim edil¬di. Daha sonra Hevazin’den gelen heyet Hz. Pey¬gamber’e müslüman olduklarını söyleyerek esirleri ve mallarını istediler. Buna razı olmayan bazı kimse¬Ierin de ikna edilmesiyle esir ve ganimetler geri ve¬rildi.(Hicaz Albümü, Diyanet İşleri Başkanlığı)

CÜVEYRİYE BİNT EBU SÜFYAN:Hz.Peygamber`in baldizi, kadin sahabi.
CÜZ:Kur`an-i Kerim`in yirmi sayfadan olusan otuz bölümünden her biri.
CEVAMİU`L-KELİM:Terim olarak, Hz.Peygamberin az sözle cok mana ifade etme özelligini belirmektedir.”Ben,cevamiu`l-kelim olarak gönderildim .“buyurmustur.(Buhari, cihad, 122).hz.Peygamberin su hadisleri bunlara örnektir.“Niyetler amellere göredir.“(Buhari,iman,62)“Zarar vermekte,zarara karsi zararla mukabele de bulunmak yoktur.“(Ibn Mace, Ahkam Sh.98) -Dini Kavramlar Sözlügü DiB Sh.98-
ÇIHÂR YÂR-I GÜZÎN:Peygamber efendimizin dört seçkin ve büyük halîfesi: Hazret-i Ebû Bekr, hazret-i Ömer, hazret-i Osman, hazret-i Ali. Allahü teâlâ, hiçbir peygamberine vermediği kerâmetleri (üstünlükleri) bana verdi. Kıyâmette en önce kabirden ben kalkarım. Allahü teâlâ, dört halîfeni (Çıhâr-yâr-ı güzîni) çağır buyurur. Onlar kimlerdir yâ Rabbi? derim. Ebû Bekr’dir buyurur. Yer yarılıp Ebû Bekr, herkesten önce kabirden çıkar. Sonra Ömer, sonra Osman, sonra Ali kalkar. (Hadîs-i şerîf-Menâkıb-ı Çıhâr-Yâr-ı Güzîn).
DÂRU’N-NEDVE: Darun Nedve,Islam`dan önce, Mekke sehir devletinin önemli kararlarin alindigi toplanti yeri. Mekke sehri meclisi.İslâm’dan önce Cahiliyye çağında Mekkeli müşriklerin toplantı ve istişâre yeri; Şehir meclisi; Cahiliyye devri Mekke şehir devletinin parlamentosu. Hz. Peygamber’in dördüncü kuşaktan dedesi Kusay İbn Kitâb’ın Mekke’de M. 440 tarihinde Kâbe’nin güneybatısında ve şehirde ilk defa Kâbe yakınında, kapısı Kâbe’ye dönük olarak inşa ettirdiği dâru’n-Nedve’de Kureyş ileri gelenleri toplanır, şehrin bütün siyasî, askerî ve sosyal meseleler burada görüşülerek karara bağlanırdı (Taberi, Tarihu’l-Ümem, II, 184).
DARÜ’T-TIBBA:Sultan 3. Ahmet’in fermanı ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin verdiği fetva ile Osmanlı devletinde ve İslâm âleminde 1727 yılında ilk kez İbrâhim Müteferrika tarafından İstanbul’da Yavuz Sultan semtinde kurulan matbaaya verilen ad.
DELAİLU`L HAYRAT:hz.peygamber icin kullaniln salavat-i serifeleri toplayan kitaplarin adidir.
DENDAN-İ SEAADET:Hz.Peygamberimizin Uhud muharebesinde sehit olan , kirilan disinin bir parcasi.Dendan-i Seadet, Osmanli padisahlarindan Sultan Mehmet Resat tarafindan yaptirilan kiymetli taslarla süslü altin bir muhafaza Topkapi sarayinda saklanmaktadir,
DİVAN TEŞKİLATI:Divan teskilatini Hz.Ömer kurmustur.
DÜLDÜL:Hz.Peygamber Efendimizin Hz.Ali`ye bagisladigi beyaz dis bir katirin adi.
DARÜLHADİS :Hadis evi,hadis ve hadis ilimlerinin ögretildigi yer.Hadis ögrenimi icin kurulan müessese.
DELAİLU`L HAYRAT :Hz.Peygamber icin kullanilan salavat-i serifleri toplayan kitaplarin adidir.
ortak adi.
DELAİLU`N-NÜBÜVVE:Peygamberlik müessesini, özellikle Hz.Muhammed`in peygamberligini ispatlamak amaciyla yazilan eserlerin
Delâ’ilu’n-Nubuvve: Peygamberliğin delilleri” demektir. Camî’ türü hadis kitaplarını oluşturan ana konulardan biri olan şemail içinde mütâlâa edilen ilim dallarındandır.
Konusunu özlü bir deyişle Hz. Peygamber (s.a.s)’ın hak peygamber olduğunu gösteren ve hadisler arasında yer alan rivayetlerle bunlann yorumları oluşturur.
Siyer ilmiyle de yakından ilgili olan konuya dair değişik eserler kaleme alınmıştır. Bellibaşlıları şunlardır:
1. A’lâmu’n-Nubuvve: Ebu Dâvud.
2. Delâ’ilu’n-Nubuvve: Cafer b. Muhammed el-Firyâbî
3. Delâ’ilu’n-Nubuvve: Ömer b. Ahmed, İbn Şahin
4. Delâ’ilu’n-Nubuvve: Ebu Nu’aym el-İsbehânî
5. Delâ’ilu’n-Nubuvve: el-Beyhakî.

DIHYETÜL KELBİ:Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in huzuruna onun suretinde gelirdi. Bu güzel simalı sahabe . Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife)
DÖRT HALİFE VE SAVAŞA KATILMA: İlk üç halife döneminde, Aşere-i Mubeşşereden (Cennetle müjdelenen on kişi) olanlar ve halifenin şura heyeti içinde yer alanlar, genelde savaşlara gitmemişlerdir. Çünkü onların Medine’deki görevleri daha önemlidir. Bu yüzden aşere-i mübeşşere ve şûra heyeti içinde yer alan Hz. Ali (r.a.) de ilk üç halife döneminde savaşlarda görülmez. Hz. Ebu Bekir (ra) 634 yılında halife olunca, irtidat (dinden dönme) olayları çıkmış ve o ilk zaman bir askeri birliğin başında savaşmak için yola çıkmıştı. Bunu duyan Hz. Ali (ra) atına binip ona yolda yetişti ve onu yoldan geri çevirdi. Çünkü o, Hz. Ebu Bekir (ra)’in Medine’den ayrılmasını tehlikeli ve mahzurlu görüyordu. Onun şehit olması durumunda İslam’ın büyük zarar göreceğini de kendisine aktarmıştı. Hz. Ebu Bekir (ra) bundan sonra iki yıllık hilafeti döneminde hiç bir askeri sefere çıkmadı. Hz. Ömer (ra) 644′te halife olunca, Medine’de yerine Hz. Ali (ra)’yi devlet başkanı vekili olarak bıraktı. Irak savaşlarında bulunmak ve savaşları yönetmek için askerlerle Medine’den ayrıldı. Ordu Sırar Suyu başına kadar ilerledi. Burada yapılan istişarede, Hz. Ömer (ra)’in başkomutan olarak askeri yönetmesinin mahzurlu olduğuna karar verildi. Bir yenilgi durumunda bunun tehlikelere sebep olabileceği belirtildi. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra) başkomutan olarak Sa’d b. Ebi Vakkası atadı ve Medine’ye geri döndü. Başka bir zamanda halife olarak askeri sefere çıkmadı. Hz. Osman da (r.a.) hilafetinde komutan olarak sefere çıkmamıştı. Hz. Ali (r.a.) ise, Cemel, Sıffin ve Haricilerle yapılan Nehravan savaşında komutan olarak bulunmuştu. (Sarıcık Murat, Dört Halife Dönemi, Nesil Yayınları, 2010.)
EBUBEKİR: Hz.Ebubekir`in Islam`dan önceki adi Abdul Kabe idi.Peygamberimiz ismini degistirdi Abdullah koydu.Hz.Ebubekir ile Hz.Ömer,Hz.Peygamberimizin yaninda, Hz.Osman ise Cennetü`l Baki`de medfundur,Hz.Ebubekir`eHalifetü Resulillah denir.Hanimi adi Ümmü Ruman.Annesi selam, künyesi Ümmü`l Hayr .Peygamberimizin esi Hz.Aise`nin babasi.Kölesi, Amr b.Füheyke .Ebubekir`in diger kizinin adi Selma idi.Kur`an, Hz.Ebubekir(r.a) döneminde toplandiHz.Ebubekir`e”Camiul Kur`an” denildigi gibi Hz.Osman`a da “Nasiru`l Kur`an” denir..Peygamberimizden sonra ilk halife secildi-
EBU HUREYRE:Ebu Hureyre`nin asil adi,Abdurrahman bin Sahra. Ebu hureyre`nin asil adi Abdurrahman`dir.Encok hadis rivayet eden sahabe.
EBÜ’L-KASIM: Peygamberimize (a.s.) Araplar arasında ilk doğan çocuğun adına nisbetle künye verme adeti olduğundan ilk oğlu Kasıma Ebu’l-Kasım (Kasım’ın Babası) künyesini almıştır. Hz. Peygamber, Ebû’l-Kasım adıyle çağırılmasından hoşlanırdı. Sahabeler de kendisini bu isimle çağırırlardı. İbni Sa’de göre, Kasım iki sene yaşadı. Mekke’de vefat etti. Peygamberimizin çocukları içinde ilk ölen Kasım oldu.Peygamberimizin doğuş sırasıyla Kasım, Zeyneb, Rukayye, Ümmü Gülsûm, Fâtıma, Abdullah, İbrahim adında üçü erkek dördü kız olmak üzere yedi çocuğu olmuştu. Bu yedi çocuğun altısı Hatice’den, yedincisi Mâriye’den idi. Peygamber Efendimizin vefatı esnasında kızı Hz.Fatıma sadece hayatta idi.Hz.Fatıma da kendisinden 6 ay sonra vefat etti. Hz.Fatma, Peygamber Efendimizin en küçük kızı idi.Hz. Ali ile evlendirdi. Hasan ve Hüseyin, Hz. Fâtıma’nın çocuklarıdır. Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)’in nesli, Hz. Fâtıma ile devâm etmiştir.
EBÛ TURÂB “Toprak babası -veya- sahibi” anlamında Hz. Ali’ye Rasûlullah (s.a.s.) tarafından verilmiş bir künye.
EBU ZERR-el GİFARİ:Allah yolunda ilk kilici ceken sahabe.Ilk oku da Sa´d bin Ebi vakkas atti.
EBU TALİBİN OĞULLARI:Peygamberimizin amcasi Ebu Talib`in ogullari:Hz.Ali, Hz.Cafer,Akil,Talib.
EBU TUFEYL AMİR B:VASİLE el-LEYS:En son vefat eden sahabe.
EHL-İ BEYT :Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ev halkı. Ehl-i Beyt, bir evde yaşayan aile fertleri, aile demektir. İslâm fıkıh terminolojisinde bir terim olarak Hz. Peygamber (s.a.s)’in hısımlarından kendilerine zekât verilmesi yasaklanan aile fertlerinin tamamını ifade etmek için kullanılmıştır. Bu anlamda ehl-i beyt; Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ailesi, Ca’fer, Âkil, Abbâs ve aileleridir. Şia’ya göre ise; Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ailesi, eşleri ve çocuklarıyla Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’dir (Sahih-i Müslim, II . 751-752; .IV, 1873).
Rasûlullah (s.a.s.) ile ehl-i beyt’e de salât ve selâm getirmek müslümanların bir görevidir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 323).Ehl-i beyt terimi Kur’ân-ı Kerîm’de Ahzâb sûresindeki şu âyette açıklanmıştır: “Ey Peygamber hanımları, evlerinizde oturun; eski câhiliyedeki gibi açılıp saçılmayın; namazı kılın, zekâtı verin;Allah’a ve Peygamber’e itâat edin. Ey Peygamber’in ev halkı, Allah sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister” (el-Ahzâb, 33/33). Rasûlullah (s.a.s)’in eşlerinin, diğer bir deyimle mü’minlerin annelerinin ev halkından olduğu bu âyetten anlaşılmaktadır. Ayette, “Ey ev halkı” ifadesiyle onlar kastedilmektedir. Çünkü âyetin başında “Ey Peygamber’in hanımları” hitâbı vardır (Mevdûdî, Tefhîmu’l-Kur’ân terc. İstanbul 1983, IV, 370). Bu terim, bir adamın hanımlarını ve çocuklarını kapsamaktadır. İbn Abbâs, Urve b. Zübeyr ve İkrime bu âyetteki ehlü’l-beyt lâfzından Hz. Peygâmber (s.â.s)’in hânımlarının kastedildiğini söylemişlerdir.
Hz. Ali ve ailesi de ehl-i beyt’tendir.
ELÇİLER:Arap yari adasinin cesitli yörelerinden gelen elciler( 70`i asiyordu).Peygamberimiz, bu heyetlere karsi son derece misafirperver davranmis ve onlarla bizzat ilgilenmisti.Kalacak yer olarak da sahabenin evleri, Suffe ve mescidin yaninda br cadir misafirhane olarak kullaniyordu.
ENES:Hz.Enes sahabe.Enes(r.a) diyorki:10 yil peygamberimizin hizmetinde bulundum.Bana bir defacik olsun(Of) dedigini isitmedim.(H.enbiya Sh.436-437)
ENFÂL SURESİ :Kur’an-ı Kerîm’in sekizinci sûresi. Yetmişaltı ayet, binikiyüz kelime, beşbinikiyüz doksan dört harftir. Fasılası, nun, mim, ba, ra, ta, kaf ve dal harfleridir. Medine’de Bakara suresinden sonra nâzil olmuştur. Sure, İslâm ile şirk düzeni arasındaki Bedir gazvesinden (Furkan gününden) sonra Hicrî ikinci yılda vahyedilmiştir.
“Enfâl”, harp ganimetleri demektir. Aynı zamanda nimet, bir asla yapılan fazlalık manalarına gelen “nefl” kelimesinin çoğuludur. Savaş ganimetleri denilen “ganâim” kelimesi yerine “enfâl” kelimesinin vahyedilmesi, ganimetler* üzerinde kendi hakları olduğunu indî olarak savunan mü’minlere, ganimetin paylaşımının ve hükmün ancak Allah ve Resulü’ne ait olduğunu hatırlatmak içindir.
ESAD BİN ZÜRARE:Medine`ye ilk Islam dinini getiren ve yayan Esad bin Zürare`dir.
ESED KIZI FATIMA:Hz.Ali`nin annesidir.Vefat ettiginde, Peygamberimiz kendi gömlegini cikarip ona kefen yapmistir.
EBVA:Hz.Peygamber`in annesi Amine`nin kabrinin bulundugu yer.
ECNADEYN SAVAŞI:Müslümanlarin Suriye ve Filistin`i fethi sirasinda Bizanslilar`la yaptiklari ilk savas(13/634)
EMİRÜ`L-MÜMİNİN:Islam tarihinde Hz.Ömer`den itibaren devlet baskanlarina verilen unvan..
ENSAR:Peygamber`e ve muhacirlere yardimci olan Medineli müslümanlar.Peygamberimizi Medineli arkadaslarindan olan ve muhacirlere yardim eden sahabi.
ERBAUN:Hadis literatüründe kirk hadis toplayan eserlere denir.

EŞHURU`L -HURUM:Haram aylar;Zilkade, Zilhicce,Muharremve recep aylari.Araplar bu aylarda savas yapmayi haram sayarlardi. Bu aylarda savaş yapmak yasak olduğu için bu adı almıştır.Câhiliye devrinde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnız haram aylarda savaş yapılmazdı. Bu aylarda panayırlar kurulur, şiir yarışmaları yapılır; yahudiler, hristiyanlar ve puta tapıcılar dinlerini yayarlardı. Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için “Ficâr savaşı” denirdi. Peygamberimiz (s.a.s.)’in yirmi yaşlarında iken, Kureyşlilerle Hevâzin kabilesi arasında yapılan Ficâr savaşlarına katıldığı rivâyet edilmektedir. Peygamberimiz (s.a.s.) bu savaşta kimsenin kanını dökmemiş, yalnız atılan okları toplayıp amcalarına vermiştir.Haram aylar, Arapların Hz. İbrahim’den beri kullandıkları, kameri aylardandır. Yani ayın hareketine göre düzenlenen takvimin aylarındandır. Hicret, İslâm tarihinde bir dönüm noktası olduğu için hicretin yapıldığı ay olan Muharrem ayı Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Böylece hicretin yapıldığı yıl birinci yıl olmak üzere hicri kameri yıl ortaya çıkmıştır. Muharrem ile başlayıp Zilhicce ile sona eren hicrî-kamerî senenin ayları şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîulevvel, Rebîulâhir, Cemâzilevvel, Cemâzilâhir, Receb, Şâban, Ramazan, Şevvâl, Zilkâde, Zilhicce.Kur’an’da haram aylardan Tevbe suresinde bahsedilir: (et- Tevbe, 9/36-37) .
ERİS KUYUSU(Bi’r-i Erîs)(MEDİNE):Medine’ye üç kilometre uzaklıkta ve Kuba Mescidi’nin batı tarafında,kıblenin sol tarafı yol kenerında kuyu üzerinde büyük taş olan bir parkın içinde bulunmaktadır. Bu kuyu Erîs adlı bir yahudiye ait bahçede bulunduğu için Eris Kuyusu diye anılmıştır. Resûl-i Ekrem Efendimiz Kuba Mescid’ine giderken Eris Kuyusu’ndan abdest alırdı.Hz. Osman, Resûlullah ve iki dostuyla birlikte bu kuyu başında yaşadığı o erişilmez güzelim günleri yeniden yâd etmek için hicrî 30 (650) tarihinde Eris Kuyusu’nu ziyarete geldiği bir gün, parmağındaki yüzüğü kuyuya düşürdü. Kuyunun bütün suyunu boşaltarak üç gün boyunca aradıkları halde yüzüğü bulamadılar. O günden sonra bu kuyu, Yüzük Kuyusu anlamında Bi’rü’l-hâtem diye de anıldı.
ETBAUTEBE-İ TÂBİÎN:Sahâbe ve Tâbiînden sonra Peygamber efendimizin övdüğü nesillerden üçüncüsü olan Tebe-i tâbiîni görenler.Tebe-i tâbiînin asrı hicrî 220 (m.835)’de son bulur. Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel, İmâm-ı Buhârî, İmâm-ı Müslim ve İmâm-ı Tirmizî, Etba-u Tebe-i tâbiîn neslindendir. (İbn-i Salâh)530-531-531- Tebe’u't-Tâbi’în veya kısaca el-etbâ’ da denir
Etbâ’u't-tâbi’în, kısaca tâbi’îlerle görüşüp onlardan hadis rivayet edenler olarak tanınırlar. Hadis Tarihinde Hz. Peygamber (s.a.s)’in hadislerini nakleden üçüncü nesil olarak bilinirler.Etbâ’u't-Tâbi’în arasında pek çok değerli hadis âlimi yetişmiştir. Mâlik b. enes, Abdurrahmânb. Amr el-Evzâ’î, Sufyân b. Sa’id es-Sevrî, Şu’be İbnu’l-Haccâc, İbn Cureyc ve bunların talebelerinden Yahya b. Sa’îd el-Kattân ve Abdullah İbnu’l-Mubârek içlerinde en tanınmış olanlardır.

ETİYOPYA:Dogu Afrika`da ülke.Eski adi Habesistan.
EZLAM:Cahiliye Araplari`nin fal oklarina verilen ad.
EZVAC-İ TAHİRAT:Peygamberimizin ismetli ve iffetli, temiz zevceleri; peygamberimize hanim olma serefine ermis olan kadinlar.Hz.Hatice,Hz.Aise, Hz.Sevde,Hz.Hafsa,Hz.Ümmü Habibe, Hz.Safiye, Hz.Meymune,Hz.Ümmü seleme, Hz.Zeynep binti Cahs, Hz.Zeynep, Hz.Zeynep, Hz.Reyhane ve Hz.Cüveyriye.
FAHR-İ KAİNAT:Kainatin övgüsü, serefi;Hz.Muhammed (sas)
FARATLİT:Incil`de Hz.Isa`nin kendisinden sonra gelecegini müjdeledi kimseye verilen ad.
FARUK:Hz.Ömer`in lakabi.
FARZ:Dinen yapilmasi kesin olarak emredilmis is veya ibadetlerdir.
FARZ-I AYIN:Her mükellefin yapmasi gereken farz.
FARZ-I KİFAYE:bazi mükelleflerin yapmasi ile diger mükelleflerin üzerinden farz olusu düsen dinsel islerdir.
FATIMA BİNT ESED:Hz.Ali`nin annesi, sahabi.
FATIMA BİNT HÜSEYİN:Hz.Hüseyin`in kizi.
FETRET:Peygamberimize gelen vahyin bir süre kesilmesi ile ilgili olarak fetret denilmistir.Fetret-i vahy:”Duha” suresinin nüzûl sebebi olarak gösterilen, Hz Peygamber (s a s )’e hıra mağarasında ilk gelen vahiy olan, sonra vahyin gecikmesi olayına da fetretü’l-vahiy, yahut fetret zamanı denir (Taberî, Camiu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, XXX, 148; M Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, VII, 5885) Resulullah (s a s )’ın Kur’an-ı Kerîmi kendiliğinden söylemediğini isbat eden ve O’nu daha sonraki yıllarda yapacağı çetin mücadelelere rûhen hazırlayan fetret-i vahiy, Müddesir suresinin ilk beş ayetinin nüzulü ile sona ermiştir Fetret-i vahyin sona ermesini bizzat Resulullah (s a s ) şöyle anlatmıştır: “Ben bir gün yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işittim Başımı kaldırdım Bir de baktım ki Hıra’da bana gelen melek (Cebrail) semâ ile arz arasında bir kürsü üzerinde oturmuş Çok korktum Evime dönüp beni örtün, beni örtün dedim Bunun üzerine Allah Teâlâ Hazretleri, “Ey örtüsüne bürünmüş, kalk (ve insanlara gelebilecek azapla) korkut Rabbinin ismini yücelt, elbiseni tertemiz et Kötülüğün her çeşidinden çekin (el-Müddesir, 74/1-5) ayeti kerimelerini indirdi Artık o günden sonrâ vahyin ardı arkası kesilmedi” (Buhâri, Bedü’l-vahiy, 3) Fetret-i vahyin süresi gerek hadislerde, gerekse İslâm tarihi kaynaklarında kesin olarak zikredilmemektedir Kaynaklarda verilen bilgilerde bu müddet farklı olup, rivâyetlerde bildirilen en uzun süre üç yıldır Son devir müelliflerinden Muhammed Ebû Zehra, bu konudaki rivâyetleri değerlendirdikten sonra fetret-i vahyin müddetini üç yıl olarak bildiren rivâyetleri: “Allah’ın seçtiği kulu bu kadar uzun süre sıkıntıda bırakmayacağını” ileri sürerek reddeder ve bu müddetin ancak beş ay civarında olabileceği kanaatini belirtir (Muhammed Ebu Zehra, Hâtemü’n-nebiyyin, I, 311-313
FITRI SÜNNETLER:Fitri sünnetler; 5 `dir.Sünnet olmak, kasiklari temizlemek, tirnak kesmek, koltuk altlarini temizlemek ve biyiklari kesmek(Buhari).
GANİMET:Gayri müslimlerden savas yoluyla elde edilen her türlü mal ve esirleri ifade eden terim.
GASİLÜ-L MELAİKE:Melekler tarafından yıkanan; Eshâb-ı kirâmdan Uhud harbinde şehîd olan ve cenâzesini meleklerin yıkadığı Peygamber efendimiz tarafından müjdelenen Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretleri. (Âdem aleyhisselâmı da melekler yıkamıştır.)
Hanzala’ya Gasîl-ül melâike lakabı verilme hâdisesi şöyle olmuştur:
HanzalaUhud gazâsına çıkılacağı gece evlenmişti. O gecenin sonuna doğru Peygamber efendimizin harb haberini alınca, boy abdesti alma fırsatı bulamadan Uhud harbine katıldı ve şehîd oldu. Harb sonrası Medîne’ye dönüldüğünde, hanımı, Hanzala’yı sorunca , Resûlullah efendimiz şehîd olduğunu bildirdi. Hanımı tekrar: “Yâ Resûlallah! O, boy abdesti almadan harbe katılmıştı, bulunup yıkansın” deyince, Peygamber efendimiz; “Sen Hanzala için hiç merak etme. Ben Hanzala’yı rahmet suları ile melekler tarafından yıkanırken gördüm” buyurdu. (İbn-ül-Esîr, İbn-i Hacer)
GASVETULUR:Zor zamanda,Tebük savasina verilen ad.
GAZVE:Gazvelerin sayisi 27, seriyyelerin sayisi 44 veya 46. Gazvelerin ilki Ebva gazvesi(Veddan gazvesi).
GARÂNÎK OLAYI :Hz. Peygamber’in’ Mekke döneminde Habeşistan’a hicret eden müslümanların Mekke’ye tekrar dönmelerine sebep olarak gösterilen, ama gerçekte İslâm düşmanlarının uydurdukları asılsız bir rivâyet. Garanik olayi:Garanik, arapca da kugu anlamina gelir.Hz.Peygamberin, Mekke döneminin sikintili günlerinden birinde Kabe`de Kur`an okurken , lat, uzza, menat isimli putlardan “Onlar yüce kugulardir, sefaatlari umulur “ diye övgü ile secdeye kapandigi yönündeki carpitilmis bir rivayet oryantalistler tarafindan üzerinde önemle durularak meshur edildiginden , bu olay Garanik olayi diye anilmaktadir.Hz.Peygamberin Kabede sesli olarak Necmcm suresini okuması üzerine orada bulunan

GAZVE VE SERİYYE:Peygamber Efendimizin bizzat sevk ve idare ettigi savaslara„gazve“ denir.Peygamberimizin gazvelerinin sayisi 27`dir.Seriyye;Ashab-i Kiram `dan bir zatin kumandasi altinda savasa giden az bir kuvvete“seriyye“ denir. Seryyelerin sayisi 44 veya 104`dir.
GAZVETÜ`L-USRE(Tebük Gazvesi):Hazirlik safhasinda büyük güclüklerle(usre) karsilasildigi icin Tebük Gazvesi`ne verilen ad.
GAZZALİ:Esari kelamcisi, safii fakihi, mutasavvuf, filozoflara yönelttigi elestirilerle taninan Islam düsünürü. Hüccet el-islam, Zeyn ed-din, el-imam, Ebul Hamid gibi künyelerle anilan Gazzali`nin gercek adi Muhammed.b Muhammed b.Muhammed b.Ahmed`dir.Bagdat`da 1048 yilinda dogdu.Dogdugu kasabaya nisbetle et-Tusi diye
HARAM AYLAR:haram aylar”ın, “Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Recep” ayları olduğunu Sevgili Peygamberimiz, şu hadisleriyle açıklamışlardır:”Muhakkak zaman Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene oniki aydır. Onlardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan üçü peşpeşedir: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, bir de Cemâziyel-âhir ile Şaban ayları arasında olan ve Mudar Kabilesi’nin ayı Recep’tir.” (Buhârî, Ehâdî, 5, Tevhid, 24; Müslim, Kasâme, 29; Ebû Dâvud, Menâsik, 67, Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/37, 73.)

HİLYE :Bilhassa Hz.Peygamber`in fiziki özellikleri, bunlari anlatan edebi eserler ve ayni konuda hüs-i hatla yazilmis levhalar icin kullanilan terim.
HABEŞİSTANA HİCRET :habesistana ilk hicret;11 erkek 4 kadin, ikinci hicrette 77 erkek 13 kadin olmak üzere 90 kisi.
HİCRET:Peygamberimizin 622 yilinda Hz.Ebubekir(r.a) ile Mekke`den Medine`ye hicret etmesi olayi.Peygamber (sas)Efendimiz:“Sizin hicret edeceginiz yerin iki kara taslik arasinda bir yer oldugu bana bildirildi.“(Buhari)Abdullah b.Ureykit, yol kilavuzu tutuldu.Peygamberimiz, yasin suresinin ilk 8 ayetini okudu, yerden toprak alarak müsriklerin üzerine atti ve cikti.Müsrikler eve girdiler,Muhammed`i yakaladik dediler, yatakta Hz.Ali yatiyordu.Peygamberimizi sordular Hz.Ali , bilmiyorum dedi.Sevr magarasinda Cuma, Cumartesi ve Pazar günü orada kaldilar.Hz.Ebuker`in oglu gündüzleri müsrikler arasina geliyor,gelip Sevr`e haber getiriyordu.Hz.Ebubekir`in kizi Esma yol yiyecek ve sularini getirdi.Peygamberimiz Esma icin cennette iki kusak var.Bu sebeple „Zatü`n-nitaleyn“(Iki kusak sahibi) denilmistir.Hicret esnasinda Peygamberimizin izini takipeden Süraka hicretin 8. yilinda müslüman oldu.Hz.Peygamberi yakalayana 100 deve vadini duyunca Büreyde adamiyla Resulullah`i buldu.Resulullah kendisini tanitti.Büreyde müslüman oldu.Gece Büreyde´nin gecirildi.sabah olunca Büreyde,Ya Resulallahyaninda bayrak olmadan Medine`ye girmen doru olmaz dedi.Sonra sarigini cikarip mizraginin ucuna bagladi.Medine`ye kadar Resulullah`in önünde yürüyerek tasidi.Büreyde icin Resulullah söyle dedi:Ashabimdan bir zat, bir memlekette vefat edecektir.O kiyamet gününde , o memleketin nuu ve o memleket memleket halkinin önderi olacaktir.“ Buyurmustur.Islam mücahidleri ile Horasan`a kadar gitti ve Merve`de vefat etti.Islam tarihinde ilk mescid hicret esnasinda Kuba`da yapildi.
HALİD BİN VELİD:Müslüman olmadan önce,Müslümanlara büyük kayiplar verdiren, müslüman olduktan sonra“Allah`i kilici“ adiyla meshur olan ve Diyarbakir ilimizinde fatihi olan büyük sahabi.Mute savasinda arka arkaya üc komutan sehid olmai´sindan sonra, ordu komutani ele alip Müslümanlari zafere götürdügü zaman,Peygamber Efendiniz(sas) vermistir. 720Halid b. Velid(ö.21/642):Hz.Peygamberin seyfullah unvani verdigi kumandan sahabi.Halid bin Zeyd:Halid bin Zeyd(Ebu Eyyub el Ensari)`Peygamberimizin Medine `de misafir oldugu sahabe.6 ay kadar bir müddet misafir kaldi.Bu zatin kabri Istanbul`un eyup semtindedir.3 erkek 1 kiz olmak üzere 4 evaldi vardi.isimleri;Eyyub, Halid, Abdurrahman ve Amre`dir.Peygamberimizin vahiy katipleri arasinda yer almistir.Hz.Ali, Kufe´yi baskent yaptiktan sonra halid bin Zeyd´i Medine`de yönetici birakmistir.
HİLAFETİN LAKAPLARI: Müslüman tarihçiler İslam devlet başkanını başlıca üç lakapla isimlendirmişlerdir. Bunlar aşağıdaki şekildedir:”Halife”,”Emirü’l-Mü’minin”,”İmam”. Bu isimlerin her birinin tarihi birer geçmişi vardır.
a) HALİFE:İslâm Hukukuma göre, dünyevî hak¬ların hepsi âhiret mes’elesi olarak kabul edilmektedir. Kur’an ve Sünnet hükümlerine aykırı hareket etmemek şartıyîe, dinî ve dünyevî işlerde en üst seviyedeki idarecidir.Devlet başkanını ifade etmek için bu kelimenin kullanılması Resulullah’ın vefatından sonra Müslümanlann ihdas etmelerinden meydana gelmiştir. Bu lakapla ilk defa birinci halife Ebu Bekir, Müslümanların devlet başkanı olarak, Resulullah’ın yerine geçmesi itibariyle isimlendirilmiştir. İbn Haldun bu hususta şöyle demektedir:”Devlet başkanının halife olarak isimlendirilmesi, ümmet içinde peygamberin makamına geçmesi doyasıyladır. Bu sebeple devlet başkanına halife veya Resulullah’ın halifesi diye hitabedilirdi.”
b) EMİRU’L-MÜ’MİNİN:Bu lakapla kendisine hitap edilen ikinci halife Ömer b. Hattab’tır. İbn Haldun bu lakabın gerekçesini aşağıda olduğu gibi dile getirmektedir:Ebu Bekir’e bey’at edildikten sonra, sahabiler ve diğer Müslümanlar kendisine Resulullah’ın halifesi diye hitap ediyorlardı. Vefat edinceye kadar bu durum böyle sürdü. Ömer’e hilafet intikal edip kendisine Resulullah’ın halifesi diye hitap ediyorlardı. İbn Haldun Halife Ömer’e bu lakabın resmi bir sıfat olarak nasıl takıldığını izah eder ve der ki: Oy birliğiyle kabul edilir ki, önceleri bazı sahabilerin Ömer (r.a.)’e ya emirü’l-mü’minin diye hitap etmiş olmalarıdır. Daha sonra halk bu hitabı güzel görerek kendisine bu şekilde hitap etti. Bu şekilde hitap eden ilk kişinin Abdullah b. Cahş olduğu söylenmektedir. Başka bir rivayete göre de ilk defa Amr b. As bu şekilde hitap etmiştir. Daha evvel ona «Allah’ın Peygamberinin (Saîlallahu Aleyhi ve Seîlem) Halifesi» denilirdi. «Emîrü’l-Mü’minin» kelimesi ise, El-Kadsiyye muharebesinde büyük bir İslâm ordusuna komuta eden «Sâd bin Ebi Vakkas» için kullanılmıştır.Rivayet edilir ki, Büreyde (Radiyallahu anh), bazı gruplar (hey’etler) ile birlikte savaşı kazandı. Şehire gidince Emîrü’l-Mü’minin Ömer bin El-Hattab’ı sordu. Müslümanlar onu duydular ve sevip benimsediler. Böy¬lece bu tâbir, Halife Ömer bin EI-Hatta’b (Radiyallahu anh) için kullanıl¬maya başlandı. Daha sonra diğer halifeler de ondan tevarüs ettiler.
c)İMAMET:İmam ise, kavmin önüne geçen, onları doğru yola irşad eden, yol gös-terici zattır.Ayrıca «İmam» kelimesi, namazda müslümanlarm önüne geçen şahıs İle yakınlığı olduğu gibi, kendisine tâbi olunan bir şahıs için de kullanılır.Meselâ :«El-İmam Ebu Hanife» denilir, çünki fıkıhta onun önderliğinde yürünmüştür, yani o fıkıhta bir örnektir. «El-İmam Buharı» denilir, çünki o hadîsde bir Örnek şahsiyettir.Ayrıca «El-İmam» kelimesi, devlet işlerini idare eden, devletin baş reisi için de kullanılır. İmamet ise hilâfet demektir.Bu lakap, Şia hukuk ilmi uzmanlarının dördüncü halife Ali b.Ebi Talip için kullandıkları lakaptır. (Ali (r.a.) bununla meşhur olmuştur”
HALİFE-İ MÜSLİMİN:Yavuz Sultan Selim Handan sonraki Osmanlı padişahları hakkında kullanılmış bir tabirdir.Müslümanların halifesi demektir.
HZ.HALİME :Hz.Halime peygamberimizin süt annesi.Cocuklari, Abdullah ve Seyma.Peygamberimiz süt annesi Sa`d kabilesinden Halime´nin yaninda 4 yil kaldi. Peygamberimiz oraya bereketin girmesine sebep olmustu.
HZ.HAMZA:Uhut`ta , Hz.Hamza Peygamberimizin amcasi Ebu Sufyan`nin esi Hind`in tuttugu Vahsi tarafindan Hz.Hamza seyyidüsüheda sehit oldu.Vahsi, Cübeyr b. Mutin`in kölesi. Hz.Hamza 55 yasinda idi.Hz.Hamza kabre abdullah bin Cahs ile defnedildi.Musab b.Umeyr ve Enes b. malik´in amcasi, Enes b. Nadir bunlar arasindadir.
HANE-İ SAADET:Peygamberimizin hanimlarina ait bu odalar mescide bitisik oldugundan peygamberimiz itikaf zamaninda basini Mescid`den iceri uzatir, zevcelerinden biri de saclarini tarardi, yikardi.Her odanin hacmi dört bes arsin eninde ve boyunda idi, yüksekligi ancak bir adam boyu kadardi , kapilarina kilim, kece , battaniye gibi bir örtü gerilirdi.Cok defalar geceleri kandil bile yakilmazdi.Iste Hane-i saadet budur.Bu odalar uzun zaman durmustur.Emevi halifelerinden pek dindar bir zat olan Ömer Ibn-i Abdülaziz bunlari görünce,Halk su odlara baksa da Peygamberin ne kadar sade ve mütevazi bir hayat sürdügünü anlasa , demistir.
HANNANE:Resûlullah efendimizin dayanarak hutbe okuduğu, Mescid-i Nebevî’de dikili bulunan hurma kütüğü. Resûlullah efendimiz, Medîne’de Mescid-i Nebevî’de, hutbeyi, Hannâne’ye dayanarak okurlardı. Minber yapılınca, Hannâne’nin yanına gitmedi. Ondan ağlama seslerini, bütün cemâat işitti. Bunun üzerine Resûlullah efendimiz minberden inip, Hannâne’ye sarı lınca, sesi kesildi; “Eğer sarılmasaydım, benim ayrılığımdan kıyâmete kadar ağlardı” buyurdu. (Nişâncızâde)
HANİFLİK:Islamiyetten önce Allah´in birligine inanan ve Hz.Ibrahim`in dininden olanlar.
HANZALA:Hz.Hanzala Uhutta sehit olan ve meleklerin yikadigi sahabe.Kuba mescidinin imami Hanzala bin Ebi Hanzala, müezzini Sa`dül-Kuraz.
HARAM AYLAR:Recep,Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylari.
HATİCE:Peygamberimizin ilk hanimi ve Peygamberimize ilk inanan kadin. Peygamberimiz 25 yasindan 53 yasina kadar 28 sene Hz.Hatice vefat edene kadar tek esle yasamisti.Peygamberimiz Hz.Hatice ile evlendiginde ;Hatice tarafindan Varaka b .nevfel nikah aktinde vekil idi.Hz.peygamber tarafindan da, amcasi Ebu Talib akid isini idare ediyordu.Hz.Hatice;Kureys´in esed ogullari kolundan Huveylid b. esed´in kizidir.Hz.Hatice Peygamberimizle evlenmeden önce iki defa evlenmisti.
1.Tevm kabilesinden Ebu Hala`dir.Bundan hale, Tahire,Hind adli üc oglu oldu.
2-Mahzun kabilesinden Atik b.A`iz`dir.Ondanda Hind adli bir kizi oldu.Hz.Hatice`nin babasi Hüveylid, annesi Fatma, 65 yasinda iken vefat etti. Ebu Talib`in ölümünden 3 gün sonra vefat etti.
653-Haris Ibn-i Ebi Hale:Kanlari Harem-i Serife dökülen ilk Islam sehidi.
HAYBER SAVAŞI:Yahudilerle yapilan en büyük savas, Hayber savasidir.Hicretin 7.ci yilinda yapilmistir.
Hayber Savasi:Hayber savasi ile Sam ticaret yolunun güvenligi saglanmistir.
HENDEK SAVAŞI:Hendek savasi, hicretin 5.yilinda oldu.Hendek savasina adi verilen hendeklerin uzunligu; 5,5 km, drinligi 5 m., eni 9 m.dir.

HIZIR BEY:Eskişehire bağlı olan Svrihisar kazasında 810/1407 de dünyaya geldi.Annesi Nasreddin hocanın kızı diye anılır.İlk tahsilini babasından aldı.Bursa da Molla Yegan adıyla meşhur Ahmed b.Armağan dan ders aldı.Onun kızı ile evlendi. Fatih zamanında İstanbulun ilk kadısı olma unvanını aldı. 863/1458 de tahminen 53 yaşında iken vefat etti.Mezarı İstanbulun zeyrek semtindedir.Hızır bey,esas measini öğrenci yetiştirmeye adadı.Üç oğlu ve iki kızı olan Hızır beyin oğulları kendisi gibi alim,kızları ise hayır sahibi kişilerdi.Oğullaru Yakup Paşa,Müftü Ahmed Paşa ve Sinan Paşa, kızları;Hacı Kadın ve Fahrunnisa Hatun idi.Hızır Bey döneminde ikinci İbn-i Sina olarak anıldı.(Diyanet Avrupa dergi 2009,sh.47, sayı:124)
HİCAZ:mekke ile Medine`nin bulundugu bölgeye Hicaz denir.
HİCRET:Peygamberimiz Mekke`den Medine´ye 622 yilinda hicret etti.hicret gecesi müsrikler, Mekke de darun Nedve de toplandi.Rasulullah`i hicret sirasinda yakalamak icin isterken ati cöle batan Suraka`dir.
HİCR-İ TAKVİM:Hicri Takvim , 639 yilinda Hz.Ömer döneminde kullanilmaya baslandi.
HİDANE: Çocuğun bakımı ve yetiştirilmesidir.
HUDEYBİYE:Mekke`nin kuzey batisinda bir yer adi.Müslümanlarin yaptigi ilk sulh antlasmasi Hudeybiye antlasmasi.Hudeybiye,Haram hudutları haricinde, mescid-i harama 22 km, şu an Şümeys diye isimlendirilen yerdir. Biat-ül Rıdvan, Hudeybiye musalahası burada yapılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v) Hicretin 6. yılında 1400 kadar ashabı ile umre yapmak üzere buraya kadar geldiler. Kureyşliler oradan ileri gitmelerine mani oldu. Peygamberimiz (s.a.v), Kureyşlilerle görüşmek üzere Hz. Osman’ı gönderdi. Hz. Osman ‘ın şehit edildiği haberi geldi. Müslümanlar şecere-i Rıdvan altında müşriklerle son demlerine kadar harb etmeye biat ettiler. Bu biata “Biat-ı Rıdvan” diye isim verildi. Hz. Osman salimen döndü. Kureyşliler sulh isteğini arz etti ve sulh yapıldı. Kurbanlar kesilerek umre yapılmadan dönüldü.Hudeybiye’de Rasülullah (s.a.v.) susuz bir kuyunun başına vararak dua buyurmuşlar o kuyudan bir mucize olarak su çıkmıştır. Ashab-ı Kiram hem kendi ihtiyaçlarını ve hem de bineklerinin ihtiyaçlarını gidermişler. Yine hiç su kalmadığı bir zaman peygamber efendimiz mübarek elini bir kap içindeki suya soktu, iki parmak arasından bir pınar çıktı, 1400 kişi ihtiyacını görmüştür
KABE HAKİMLİĞİ:Kabe Hakimliginde Peygamberimiz 35 yasinda idi.
KABE`DEKİ VAZİFELER:Rifade,hicabet,sikaye, nedve,liva,kiyade.
HİLFU`L FUDUL:Hasim,Muttalib b.Esed, Zühre ve Teym ogullarinin ittifakiyla Abdullah b. Cuda`nin evinde toplanarak karar alindi.Peygamberimiz 20 yasinda idi.
HÜCRE-İ SAADET:Hz.Peygamberimizin medfun oldugu yer.
HÜLAFA-İ RAŞİD`İN:Dört büyük halife; Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali.
HÜMEYRA:Peygamber efendimizin, hazret-i Âişe vâlidemize verdiği lakab.
Dîninizin üçte birini Hümeyrâ’dan öğreniniz. (Hadîs-i şerîf-Medâric-ün-Nübüvve)
Âişe Sıddîka’nın radıyallahü anhâ fazîletleri, üstünlükleri sayılamıyacak kadar çoktur. Eshâb-ı kirâmın (Peygamberimizin sohbetinde bulunan müslümanların) fıkıh âlimlerindendi. Çok fasîh ve belîğ (güzel) konuşurdu. Eshâb-ı kirâma fetvâ verirdi. Âliml erin çoğuna göre, fıkıh bilgilerinin dörtte birini hazret-i Âişe haber vermiştir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, hazret-i Âişe’ye Hümeyrâ derdi. (Abdülhak-ı Dehlevî)
HUZEYFE:Peygamberimiz(sas), Huzeyfe(r.a)`ye bir sir olarak münafiklarin isimlerini bildirmistir.
HÜZÜN YILI:Resulullah`a Peygamberlik gelisinin 10.ci yilinda;Peygamberimizi himaye eden amcasi Ebu Talib vefat etmis, üc gün sonrada Hz.Hatice`de vefat etmistir.Hrr ikisinin böyle arka arkaya vefat etmeler Resul-i Ekrem cok kederlendirmis bu yüzden bu seneye
HİRA:Hz.Muhammed`e ilk vahyin geldigi magaranin bulundugu dag.
HABEŞİSTAN:Müslümanlarin ilk kez hicret ettikleri ve iyi karsinlandiklari, halki Hristiyan olan ülke(Etopya).Habesistan`a 1.ci hicret de 11 erkek, 4 kadin toplam 15 , 2.hicrette 77 erkek , 13 kadin toplam 90 kisi. Peygamberligin 5.yilinda ilk kafile yola ciktilar.
HZ.OSMAN:Hz.Peygamber(sas)`in sir katibi olarak bilinen Hz.Osman`dir.Hz.Osman peygamberimizin iki kizi Rukiyye ve Ümmü Gülsüm ile evlendi.Peygamberimizin iki kizi ile evlendiginde “Zinnureyn(iki nur sahibi)” lakabini aldi.Mescid-i Nebi`ye minbere perde asti. Kibris`i Hz.Osman fethetti.Hz.Osman`a, 6 kisilik sura tarafindan halife secildiginde (H.23)O `na ilk biat eden kisilerAbdurahman b.Avf ve Hz.Ali olmustur.
HZ.OSMAN BİN MAHZUM:Cennetü`l baki`ye ilk defnedilen zat, Peygamberimizin süt kardesi Osman b. Mahzun`dur.
HZ.ÖMER:Hz.Ömer`in lakabi;Ömer`ül Faruk.Azebaycan, Hz.Ömer devrinde fethedildi.Peygamberimizi öldürmeye giderken müslüman olan sahabi.Hz.Ömer`in müslüman olmasiyla Kabe`de iki saf olarak ilk defa acikca ve topluca namaz kilindi.Hz.Ömer 33 yasinda iken müslüman oldu.Enistesi ve amcaoglu Sa´d b.zeyd ve kiz kardesi Fatima daha önce müslümanligi kabul ettiler.
HAC:Hicretin 9.cu yili farz kilindi.Farz olusu; kitap, sünnet ve icma ile sabittir.
HAKEM B.EBÜ`L-AS(ö.31/651):Hz.Peygamberin Taife sürgüne gönderdigi sahabi.
HANÎF DİNÎ :Hz. İbrahim tarafından temsil edilen tevhid esasına dayalı hak din.Hanîf kelimesine lügat itibâriyle çeşitli mânalar verilmişse de genellikle kabul edildiğine göre “hakka ve doğruya yönelen, istikamet üzere bulunan kimse” demektir. İslâm literatüründe ise câhiliye döneminde her türlü sapıklıktan ve putperestlikten yüz çevirerek hakka yönelen, Hz. İbrahim’in dinine tâlip olarak yalnız bir Allah’a inanan kimseler için ad olmuştur.Peygamber Efendimizin nübüvvet ile görevlendirilmeden önce Arap Yarımadası’nda putperestliğin hâkim olduğu ve insanlığın dalâlet içerisinde bulunduğu cahiliye döneminde putlardan ve her türlü sapıklıktan yüz çevirerek, Hz. İbrahim dini olan hanîfliğe tâbi olmuş, hakka yönelerek hak dinin arayışı içerisine girmiş kişiler, çok az da olsa mevcut idi. İslâm tarihi kaynakları bunların bir kısmından ve faâliyetlerinden bahseder. Meselâ bunlardan birisi Varaka b.Nevfel idi.(Şamil İslam Ansiklopedisi)
HANNÂNE:Resûlullah efendimizin dayanarak hutbe okuduğu, Mescid-i Nebevî’de dikili bulunan hurma kütüğü.Resûlullah efendimiz, Medîne’de Mescid-i Nebevî’de, hutbeyi, Hannâne’ye dayanarak okurlardı. Minber yapılınca, Hannâne’nin yanına gitmedi. Ondan ağlama seslerini, bütün cemâat işitti. Bunun üzerine Resûlullah efendimiz minberden inip, Hannâne’ye sarılınca, sesi kesildi; “Eğer sarılmasaydım, benim ayrılığımdan kıyâmete kadar ağlardı” buyurdu.
HANZALA B.EBU AMİR(ö.3/625):Uhud savasinda sehit oldu. Boy abdesti almaya firsat bulamadan Islam ordusuna katildi.Hanzale`nin nasini meleklerin yikadigini Hz.Peygamber`den ögrenen müslümanlar, meleklerin yikadigi kimse lakabini verdiler.
.

HARAM AYLAR:Islami literatürde savasin haram kabul edildigi 4 kutsal ay.Zilkade,zilhicce,muharrem, recep.
HAREMEYN:Hürmete ve saygıya lâyık iki belde. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevverenin ikisine verilen ad. Mekke-i mükerremede Kâbe-i muazzama, Medîne-i münevverede sevgili Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek kabr-i şerîfi bulunduğu için her ikisine saygı ve hürmet duyulması gereken yer mânâsına Haremeyn denilmiştir.Osmanlı sultanlarının herbirinin Haremeyn’e pekçok hizmetleri olmuştur. Bu sebeple onlar kendilerine Hâkim-ül-haremeyn (Haremeyn’in hâkimi) yerine Hâdim-ül-haremeyn (Haremeyn’in hizmetçisi) denilmesini istemişlerdir. Yavuz Sultan Selîm Han, Mısır’ı feth ettiği zaman hutbede kendi ismini Hâkim-ül-haremeyn olarak okuyan hatîbe îtirâz ederek; “Biz Haremeyn’in (bu iki mübârek şehrin) hâkimi olamayız. Ancak Hâdim-ül-haremeyn yâni Haremeyn’in hizmetçisi oluruz” dedi. Kâbe’nin içini süpürmeye mahsûs olan süpürgelerden birisi kendisine getirilince, süpürgeyi bir tâc gibi kaldırarak başına koydu. Kendilerinden sonra gelen sultanların taclarına koydukları süpürge şeklindeki sorguç buradan gelmektedir. (İslâm Târihi Ansiklopedisi)
HÂTEMÜ’L-ENBİYÂ :”Peygamberlerin sonuncusu” anlamında Rasûl-ü Ekrem Efendimizin vasıflarından biri.
HÂTEMÜ’L-MÜRSELÎN :Arapça bir isim tamlaması olan bu terim sözlükte, “peygamberlerin sonu ve mührü” anlamına gelmektedir. Arapçada noktalı “ha” ile yazılan “hateme” fiili, “mühür vurdu, bir işi bitirip serbest kaldı” demektir. Mektubu okunmasın diye katlayıp mühürlemek, içine bir şey girip çıkmasın diye tencerenin ağzını sıkıca kapatmak, hiçbir şeyi anlamasın veya unûtmasın diye kalbe mühür vurmak” mânâlarına hep bu fiil veya masdarı kullanılmaktadır. İkinci kelime “el-Mürselîn” ise “irsâl (göndermek)” fiilinin “ism-i mef’ûlü (edilgen ortacı)” olan “mürsel”in çoğulu olup “gönderilen peygamberler” mânâsına gelmektedir.
İslâm literatüründe “Hâtemü’l-Mürselîn” terimi aynı anlamda, hatta daha kapsamlı olarak “Hâtemü’n-Nebiyyîn” şeklinde şu âyetin metninde geçmektedir
“Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat O, Allah’ın Rasûlü ve “Hâtemü’n-Nebiyyîn” Peygamberlerin sonu, mührüdür. Allah herşeyi lâyıkıyle bilendir” (el-Ahzâb, 33/40).

6

Ağustos
2012

SİYER-İ NEBİ NOTLARI-2

Yazar: arafat  | Kategori: SiYER | Yorum: Yok
SİYER-İ NEBİ  NOTLARI-2

HATENEYN:İki dâmât; Resûlullah efendimizin iki mübârek dâmâdı olan hazret-i Osman ile hazret-i Ali.
HAYBER:Hicaz`da Medine-Suriye yolu üzerinde bulunan eski bir ticaret ve ziraat merkezi.
HATEMÜ´L ENBİYA:Peygamberlerin sonuncusu;Hz.Muhammed(sas).
HATEM-İ NÜBÜVVET:Hz.Muhammed(sas)` in Peygamberligine denir.
HAYBER FETHİ: (7/628):Mute savaşı (8/629), Bizans ile müslümanlar arasında yüzyıllarca sürecek savaşlar bu savaşla başladı. kumandan Zeyd b. Harise; o şehit oluca Cafer b.ebi Talib; o da şehid olunca Abdullah b. Revaha komutan olacaktı. Hepsi şehit olunca halid b. Velid komutran oldu.Seyfullah( Allahın kılıcı ) lakabını aldı.
HENDEK GAZVESİ:Müslümanlarla Mekkeli müsrikler ve müttefikleri arasinda yapilan savas(5/627)
HİCAZ: Arapça, kuşak, bele bağlanan ip, ayıran anlamında bir kelimedir. Suudi Arabistan’ın batısında, coğrafî planda ArapYarımadası’nı Kuzeyden Güneye sıradağlar halinde inerek ayıran bir dağ silsilesi vardır. Bu konumu nedeniyle, bölgeye, Hicaz (ayrılan) adı verilmiştir. Tasavvufta Mekke olarak değerlendirilir.
Zira hac ve umre ibadetlerindeki, ihram uygulaması, şehvet ve lezzetlere engel teşkil eder. Bazı büyükler, bu mübarek beldede mücavir olarak kalmayı seçmiş, kendilerini oraya vakfetmişlerdir. Zira Allah, oradaki bazı bölgeleri şerefli ve faziletli kılmıştır. Zemahşerî, sürekli Mekke’de kaldığı için, kendisine “carullah” (Allah’ın komşusu)’ denmiştir.
HİCRET:Peygamberimizin Mekke`den Medine`ye göcü. Hicret, 12 Rebiulevvel/23 Eylül 622`de olmustur.Bu tarih Peygamberimizin 53`üncü dogum yil dönümüdür. Hicret, Müslümanları müşriklerin zulüm ve baskılarından kurtarmış, İslâm’a yayılma imkânı sağlamış, böylece İslâm inkılâbının başlangıcı olmuştur. Bu itibârla olaydan 17 yıl sonra, Hz. Ömer’in hilâfeti esnâsında Hz. Peygamber (s.a.s.)’in hicret ettiği yılın 1 Muharrem’i olan 16 Temmuz 622 tarihi, Hicrî-Kamerî Takvim için “takvim başı” olarak kabûl edilmiştir. Rasûlullah (s.a.s.)’in hicreti Peygamberliğin 13′üncü yılında, 12 Rebiulevvel / 23 Eylül 622′de olmuştur. Bu tarih aynı zamanda Peygamber Efendimizin 53′üncü doğum yıldönümüdür. Hicretle, 23 yıl süren Peygamberlik devrinin 13 yıllık Mekke Devri sona ermiş, 10 yıllık Medine devri başlamıştır.
HİCR:Kayalik böge demek olup Medine`in Kuzeyeinde bir yerin adidir.Salih peygamberin kavmi semud burada yasardi. Hicr:Hicr`in lügat manasi; Engel olmaktir. Islam hukukunda ise hicr, bir kimseyi sözle olan tasarrufklardan alikoymaktir, meetmektir.Bu engeli kaldirmaya izin denir.Izin verilen sahsa da mezun denir.
HİCRÎ:Resûlullah efendimizin hicreti ile başlayan hicrî kamerî veya hicrî şemsî takvime göre olan târih.Hicrî Kamerî Sene:Resûlullah efendimizin hicret ettiği senenin 1 Muharrem gününü (Mîlâdî 16 Temmuz 622 Cumâ gününü) başlangıç olarak alan ve ayın dünyâ etrâfında on iki defâ dönmesini (354-367 güneş günü) bir yıl kabûl eden takvim senesi. Muharremin birinci günü, hicrî kamerî yılbaşıdır.Hicrî yahut kamerî yılı, milâdî yıla çevirmek için şöyle bir formül kullanılmaktadır: Hicrî yıl sayısını 33′e bölüp çıkan sayıya 622 eklenir ve milâdî yıl bulunur. Milâdi yıl = (hicrî yıl x 32/33) + 622 formülü ile bulunur. Mesela: 1000 yılının % 3′ü 30 eder, geriye 970 kalır. Bu sayıya 622 eklenince karşılığı olarak milâdî 1592 yılı bulunur. Milâdî yılın hicrî yıl karşılığını bulmak için de şu formül kullanılır: Hicri yıl = (milâdî yıl-622) x 33/32, meselâ; (1453-622) x 33/32 = 857
.
HİLYE-İ SEAADET:Hz.Peygamber(sas)Efendimizin yüce sifatlarini anlatan manzum veya nesir halindeki yazilara hilye-i seaadet veya hilye-i serif denir.
Hz. Muhammed’in iç ve dış vasıflarını anlatan yazılar. Kelime, “Süs, ziynet, cevher, güzel yüz, güzellikler” anlamında. Hilyelerde Hz. Muhammed’in göz ve saç rengi, şekli, boyunun uzunluğu, konuşması, sesinin tonu, belli başlı tavrı, bedeni ve diğer maddi özellikleri tanımlanır. Mevlid ve mirâciyeler gibi İslamiyet’in gelişme döneminde ortaya çıktı. Osmanlı
HİRA:Cebel- Nur(Nur Dagi):Mekke`nin Kuzey dogusunda Kabe`ye yaklasik 5 km. Mesafe de bulunan ve zirvenin 20 km. Altindaki magara.Hz.Peygambere ilk vahyin geldigi dagdir.
HÜCRE-İ SEÂDET:Medîne-i münevverede Mescid-i Nebevî içinde Peygamber efendimizin mübârek kabirlerinin bulunduğu oda. Peygamber efendimizin sağlığında burası, hanımlarından hazret-i Âişe vâlidemizin odasıydı. Peygamberimiz burada vefât etti. “Peygamberler vefât ettikleri yere defnolunurlar” hadîs-i şerîfi gereğince, buraya defnedildi.İslâm târihindeki ilk türbe olan Hücre-i Seâdet’in üzeri yeşil bir kubbeyle örtülüdür. Hücre-i seâdet, Peygamber efendimizin Medîne’deki mescidinin kıble duvarının doğu köşesine yakın olup, mihrâbda kıbleye dönen kimsenin sol tarafına düşer. Minber ise, sağ taraftadır. Hücre-i Seâdet ile minber arasına Ravda-i mütahhera (Cennet bahçesi) denir. Peygamber (Aleyhissalatü Vesselam)’ın mübarek kabirlerinin bulunduğu yer.Peygamber (sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in zamanında zevceleri, mü’minlerin annesi Hz.Aişe(Radıyallahü Anha)’nın evi idi. Uzunluğu 16 m, genişliği 15 m.’dir.

HÜZÜN YILI:Hz.Peygamberimizin amcasi ile zevcesi Hz.Hatice`nin (Bisetin 10.yili) vefat ettigi yila denir.(Bi`setin 10.yili)
HUDEYBİYE:Mekke`nin kuzey batisinda bir yer adi.
HUMEYRA:Peygamber Efendimizin, Hz.Aise validemize verdigi lakab.
HUNEYN:Taif yakinlarinda Mekke`ye 10 mil bir yer.Huneyn:Huneyn günü Tevbe suresinin 25. ayetinde zik¬redilmiştir. Müslümanların Hz. Resulullah (s.a.v) za¬manında yapmış oldukları yaklaşık 28 gazve arasında (bu gazvelerin dokuzunda Resulullah (s.a.v) bizzat ka¬tılmış ve başkanlık etmiştir) Huneyn gazvesi, 26. gaz¬vedir. Yani Mekke’nin fethi gazvesinden sonra ve Taif ve Tebuk gazvesinden önce idi. Huneyn, Mekke’den yaklaşık bir günlük mesafede bulunan ve Taif yolu üzerinde yer alan derin, geniş ve hurmalıklarla dolu bir vadidir. Huneyn gazvesi, Peygamber (s.a.v) reh¬berliğindeki müslümanlar ile Malik bin Avf Nasri komutanlığındaki Hevazin ve Sakif kabileleri müşrikleri arasında Hicretin sekizinci yılının başlarında(Miladi 630)] vuku buldu ve müslümanların zaferiyle so¬nuçlandı.
Bahauddin Hurremşahî, Kur’an Bilimi, İhtar Yayıncılık:208.
HUZEYFE:sahabeyi kiramdan olup cumadan önce vaz ve nasihat eder. Ya Huzeyfe ! Fitneden nasil kurtulalim?Dua eden kurtulur der. Ne zaman dua edelim? Namazdan sonra cevabini verir. 656 senesinde sirlari ile beraber Hz.Peygambere kavustu.Huzeyfe bin Yeman (r.a), babasi ile Medine`ye gelip müslüman oldu.Huzeyfe , peygamberimizin sirdasi.Peygamberimi ona, ashab-i kiram arasina karisarak kendilerini gizleyen münafiklarin kim oldugunu tek tek bildirmisti.Hz.Huzeyfe, Hz.Ömer döneminde Nusaybin halkina vali gönderilir.Hz.Ömer mektubu yazar. Valiye itaat edilmesini ister.Huzeyfe varir , halk karsilar. Hayvan üstünde bir kuru etle ekmek yiyordu.Halk bizden istediklerin ne diye sorar. Yeni vali, tebessüm ederek sizlerden; sadece, kendimin ve hayvanlarimin yiyecegini istiyorum dedi.
HUZEYME B.SABİT(ö.37/657):Züssehateyn (sehadeti iki sahit yerine gecen) diye taninan sahabi.
İBN MACE :Kutub-i Sitte’den kabul edilen “es-Sünen” isimli eserin müellifi. Hicri üçüncü yüzyılın önde gelen hadis hafızlarındandır. İsmi; Ebû Abdullah Muhammed b. Yezid b. Mâce el-Kazvim, Mevla Rabîa.
İBN MÜLCEM(Abdurrahman b. Amr b.Mülcem ö.40/661):Hz.Ali`nin katili.
İBN ÜMMÜ MEKTUM(ö.89/708):Hz.Peygamberin müezzini, ama sahabi.
İBRÂNÎ:Eski yahûdî sülâlesi veya o soydan olan. Yahûdî topluluklarından birine mensûb kimse.
İBNÜ`L-HADRAMİ(ö.38/658):Hz.Osman`in Mekke valisi, Muaviye taraftari.
İBRANİCE:Yahudilerin ve yahudi kutsal kitabinin dili.
İFK HADİSESİ::Hz.Aise´ye zina isnadi atilmasi olayi.
İLK ABDEST VE NAMAZ:Peygamberimiz, Hiradan döndüğü ve Mekke´nin yukariı tarafinda bulundugu sırada Cebrail Aleyhisselam,gelip vadinin bir köşesinde ökçesini yere vurdu.Oradan, bir su kaynadı.
Cebrail Aleyhisselam,ondan Abdest aldı.Peygamberimiz,Cebrail Aleyhisselamın Abdest alışına bakıyordu.Cebrail Aleyhisselam,Namaz için nasıl Abdest alınıpTemizlenileceğini görsün diye,yüzünü dirseklerine kadar ellerini yıkadı.Ağzını, su ile çalkalandı.Burnuna, su çekti,ve ona,Abdest almayı,Namaz kılmayı öğretti.Peygamberimiz de hanımıHazreti Haticeye,Cebrailin öğrettiklerini öğretti.
İLK TEYEMMÜM:Kast etmek, yönelmek manasına gelen teyemmüm, şeriat dilinde su bulunmadığı veya bulunsa da kullanma gücü olmadığı zaman, temiz toprak cinsinden bir şeyle hadesi (abdest almak veya gusl gerektiren hal) gidermek amacıyla yapılan hareketleri dile getirir. Teyemmüm kitap ve sünnet ile sabittir. Kur’an-ı Kerim’de “Su bulamazsanız temiz yere teyemmüm ediniz” (el-Maide, 5/6) ayeti su bulunmadığı durumlarda teyemmümü öngörür. Yer bana mescid ve temizleyici kılındı. Binaenaleyh kime namaz vakti gelirse, namazını kılsın.” (Ahmed b. Hanbel) hadisi de yer cinsinden bir şeyle teyemmüm caiz olduğuna delalet eder (Ahmed Davudoğlu, Selâmet Yolları, I, 154). Teyemmüm, Hicretin beşinci yılında meşrû kılındı. O sene şaban ayının ilk günlerinde, Huzaa kabilesinin bir oymağı olan Benî Mustalık gazasında Hz. Peygamber ile 1000 kadar İslâm askeri, susuz bir yerde gecelediler. Sabah namazını kılmak için abdest alacak su bulamadılar. Sabaha yakın Mâide suresinin “Temiz yere teyemmüm ediniz” mealindeki altıncı ayeti nazil oldu. Bu suretle, teyemmümle namaz kılmalarına izin verildi, teyemmüm ederek sabah namazını kıldılar.
İLK KURBAN BAYRAM NAMAZI:Peygamber Efendimiz Zilhiccenin dokuzunda Sevik Gazasından dönerek Medine’ye kavuşmuştu Ertesi günü yani Zilhicce’nin 10 günü Müslümanlarla birlikte namazgâha çıktı Ezansız ve kametsiz olarak iki rekât Kurban Bayramı namazı kıldırdı. Namazdan sonra bir hutbe irâd etti. Bu hutbelerinde kurban kesmelerini Müslümanlara emretti. Kendileri de iki kurban kesti.Satın aldığı semiz boynuzlu beyaz koçtan birini keserken “Allah’ım! Bu senin birliğine ve senden bana gelenlere şehâdet eden bütün ümmetim namınadır” dedi.İKİNCİSİNİ KESERKEN de şöyle buyurdu:”Allah’ım! Bu da Muhammed ve Muhammed’in ev halkı içindir” Bundan kendileri ev halkı ve yoksullar yediler(1)İslâmda ilk Kurban Bayramı budur!(1 )Sîre 3/58-59; Tabakât 2/33
İLK CUMA VE İLK HUTBE:Hicretin birinci yılında Hz. Muhammed (a.s.m.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Kuba ile Medine arasında bulunan Ranuna Vadisi’ne geldiğinde Cum’a namazı farz kılındı. Hz. Muhammed (a.s.m.) ilk Cuma namazını “Beni Salim” yurdunda kıldırdı ve ilk hutbesini de burada okudu. Peygamberimiz ilk hutbesinde ashabına şöyle hitap etmiştir; “Ey insanlar! Ölmeden önce Allah’a tevbe ediniz, fırsat elde iken iyi işlere koşunuz. Allah’ı çok anmak, gizli ve aşikar çok sadaka vermek suretiyle O’nunla aranızdaki bağı kuvvetlendiriniz. Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görürsünüz, kaçırdıklarınızı tekrar elde edersiniz. Bilirsiniz ki Cenab-ı Hakk, içinde bulunduğum yılın bu ayında, bugün şu bulunduğum yerde Cuma namazını kıyamete kadar, üzerinize farz kıldı. Hayatımda veya benden sonra, başında adil veya zalim bir imam (yönetici) olduğu halde, önemsiz gördüğü veya inkâr ettiği için kim bu namazı terkederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin ve hiç bir işine hayır vermesin. Biliniz ki, böylesinin, tevbe etmedikçe, ne namazı, ne zekâtı, ne haccı, ne orucu ne de herhangi bir iyiliği Allah katında değer taşır. Ancak kim tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder.
Ey insanlar! Kendinize ahiret için azık hazırlayıp önceden gönderin. Hepiniz ölecek ve sürünüzü çobansız bırakacaksınız. Sonra Rabbiniz, orada hiç bir tercüman vasıtası olmaksızın bizzat şöyle diyecek; “Sana benim Peygamberim gelip haber vermedi mi? Ben sana nasıl vermiş, ihsanda bulunmuştum, sen bunlardan ahiretin için ne gönderdin?” diye soracaktır. O kimse sağa bakacak, sola bakacak, hiç bir şey göremeyecek. Sonra önüne bakacak, orada Cehennem’i görecek. Öyleyse yarım hurma ile de olsa, kendini ateşten korumaya gücü yeten, bunu yapsın. Buna gücü yetmeyen, bari güzel sözle kendini kurtarsın. Çünkü bir iyiliğe 10′dan 700 katına kadar sevap verilir. Allah’ın selâm ve rahmeti üzerinize olsun!”
Medine dışında ilk Cuma nmazı kılınan yer;Bahreyn de CEVASA da bulunan Abd-i Kays Mescididir.
İLK CENAZE NAMAZI:Yer yüzünde ilk cenaze namazı Hz.Adem için kılınmıştır.Übey b.Kabdan (r.a.)rivayet edildiğine göre Hz. Adem(a.s) ölüm döşeğinde oğullarına:Evlatlarım! Ben cennet meyvelerinden yemeyi arzuluyorum, özlüyorum! dedi..Oğulları, babaları için cennet meyveleri aramaya gittiler, Meleklerle karşılaştılar.Melekler yanlarında Hz.Adem (a.s) için kefen ,koku ,kazma kürek ve zenbil vardı.
Ey ademin oğulları! Nereye gidiyor, ne arıyorsunuz.?Dediler
Onlarda; Babamız Hastadır.Cennet meyvelerinden yemeyi arzu ediyor,özlüyor.Onu toplamak için bizi gönderdi ..dediler.Melekler; Geri dönünüz.Babanızın eceli geldi! dediler.Hz.Ademin oğulları,melekler birlikte geri dönüp Hz.Ademin yanına girince,Hz.Havva Korktu.Hz.Adem ona ;Sen, Rabbimin melekleriyle benim aramdan çık! Dedi.Bunun üzerine melekler,Hz.Ademin ruhunu kabzettiler.Sonra onu yukadılar,Kefenlediler, Kokuladılar,kabrini kazdılar.Meleklerden birisi imam oldu .Öteki melekler onun arkasında durdular.Hz.Ademin oğulları da onların arkasında sıralandılar.Cenaze namazını kıldılar.Melekler,Hz.Ademi kabre koydular.Üzerini kerpiçle kapattılar.Üzerine toprak çektiler.
Sonra da; Ey Adem oğulları!İşte ölüleriniz için tutacağınız yol, bu! Dediler…
Daha önce de Hz.Ademin Oğlu Kabil,Kardeşi Habili öldürdüğü ve onun cesedi başında şaşırıp kaldığı zaman,Allahü Teala,Kabile kardeşinin cesedini yere eşerek gömmesini göstermek için bir karga göndermişti..(Maide Süresi,30-31)
İLK AŞURE ORUCUHz.Peygamberimiz, Medîne’ye geldiklerinde Âşûrâ günü yahûdîlerin oruç tuttuklarını görünce; “Nedir bu?” diye sordu.Onlar da; “Bu gün hayırlı bir gündür. Bu gün Allâh’ın İsrailoğullarını düşmanlardan kurtardığı, Mûsa’nın da şükür için oruç tuttuğu gündür.” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz; “Ben Mûsa’ya sizden daha yakınım” dedi ve Âşûrâ günü orucunu tuttu. Eshâbına da tutmalarını emretti.
KIBLENİN Kâbe’ye çevrilişinden bir ay sonra, hicretin onsekizinci ayının başlarında, Şaban ayında, Ramazan-ı Şerif orucu farz kılındı. Ramazan orucu farz kılınmazdan önce, Âşûrâ orucu vacipti. Ramazan orucu farz kılınınca Peygamberimiz; “Âşûrâ orucunu tutmak isteyen tutsun, bırakmak isteyen de bıraksın.” dedi. Böylece Âşûrâ günü oruç tutmak Ümmeti Muhammed için nâfile oldu.
İLK CUMA NAMAZI::Hicret esnasinda Salim ogullari yurdunda Ranuna mevkiine geldiginde Cuma vakti olmustu.Bura da ilk Cuma namazi kilindi.Peygamberimiz(sas9:“Günesin dogdugu günlerin en hayirlisi Cuma günüdür.“(Sünen-i Tirmizi Terc.c.1,sh.487)
İLK BAYRAM NAMAZI:Hz.Peygamber ilk bayram namazini hicretin 2.yili Sevval`in birinci gününde kilmis ve cemaata kildirmistir.869-Ilk Cuma namazi(622):Hicret esnasinda Ranuna vadisi denen yerde,Beni Salim ogullari yurdunda farz oldu.Ilk Cuma namazi burada kilindi.Bura da arka arkaya iki hutbe okudu.
İLK EZAN:Ilk ezan 623 yilinda Medine`de sabah namazinda okundu.Bilal-i Habes okudu.
İLK ŞEHİD:Ensardan ilk sehit;Haris bin Süraka`dir.
İLK DAVET:Peygamber Efendimiz(sas) peygamberligini Safa tepesinde ilan etti.peygamberimiz peygamberligini ilan ettiginde ilk ona karsi cikan amcasi Ebu Leheb oldu.
İLK HİCRET:Müslümanlarin ilk kez hicret ettikleri ve iyi karsilandiklari, halki Hiristiyan olan ülke; Habesistan`dir.
İLK HİCRET:Medine`ye ilk hicret eden Ebu Seleme b.Abdül- Esad, son hicret eden Peygamberimizin amcasi Hz.Abbas idi.
İLK GANİMET:Islam tarihinde ilk ganimet Batn-i Nahle vakasinda elde edilmistir.batn-i Nahle vak`asi 623 yilinda vuku bulmustur.
İLK KIBLE:Müslümanlarin ilk kiblesi Mescid-i Aksa.
İLK SABAH EZANI:Ilk ezani sabah vaktinde okuyan ,Bilal- Habes.
İLK OKUNAN EZAN:Mekke’de iken ibâdetler gizli yapılıyor, namazlar tenha yerlerde edâ ediliyordu. Bu îtibarla Müslümanları namaz ve ibâdet vakitlerinde bir araya toplamak için herhangi bir dâvet alâmetine ihtiyaç görülmüyordu.
Medîne’ye gelindiğinde, ilk günlerde önceki alışkanlıkla mü’minler namaz vakitleri yaklaştığı zaman bir araya toplanıp vaktin gelmesini bekliyorlardı. Fakat bir müddet sonra Müslümanların çoğaldığı, Mekke’deki gibi mâniâlar olmadığı için cemaatın ibâdet mahallinde toplanması ve vaktin geldiğinin haber verilmesi için bir alâmete ihtiyaç hâsıl oldu. Allah Rasûlü, Mescîd-i Nebevi’nin yapılmasından sonra, bu hususu sahabe ile iştişare etti. Bâzıları boru çalınmasını, bâzıları çan çalınmasını, bâzıları yüksek bir yerde ateş yakılmasını ileri sürdüler. Bunlar, gayrimüslimlere benzerlikten kaçınmak için uygun görülmedi. Bu arada, Hz.Ömer yüksek bir yerden nidâ olunmasını teklif etti. Bu fikir kabul edildi. Peygamberimiz’in emriyle Hz.Bilâl, namaz vakitlerinde “Esselât-ü Câmiatün (Cemaatle namaza)” diye nidâ etmeğe, seslenmeğe başladı. Bu hâl Ensârdan Hz.Abdullah ibn-i Zeyd’in bir rü’yâsını gelip Rasûlüllah’a anlatmasına kadar devam etti. Nihâyet bu zâtın rü’yâsı ve bunu teyid eden diğer Sahabilerin rü’yâları üzerine ezan, şimdiki tertibi ile sünnet kılındı.
Hz.Bilâl’in sesi güzeldi. Rasûlüllah’ın emri üzerine Hz. Bilâl ezan okumağa memur edildi. Mescid’in yanıbaşındaki yüksek evin damına çıkar, tatlı sesiyle ezan okur, Allâh’ın büyüklüğünü îlan ederek, müslümanları namaza davet ederdi.
878-Islam öncesi evlilik sekilleri:Islam öncesi araplarda, evlenme farkli sekillerde gerceklesirdi;Müta nikahi,Nikahi bedel,Nikahi sigar.
İSLAM`IN ÜÇ NESLİ:Sahabe,Tabiin ve tebe-i Tabiin dönemi.
İLK CUMA DIŞ EZANI:Cuma günü disarida okunan Cuma ezani, Hz.Osman devrinde ihdas edildi.
881-Islam`da ilk doktor ve ilk hastahane:Islam`da ilk kadin doktor ve mescide kurulan ilk cadir hastahane;Küaybe bint-i Sa`d-ül Eslemiyye`ye Peygamberimiz mescidinde cadir kurmustu.Küaybe, bu cadirda hastalari ve yaralilari tedavi ederdi.Küaybe, Islam`da resmen görevlendirilen ilk kadin doktordur.
İLK DEFA KURANIN TOPLANMASI VE ÇOĞALTILMASI
Kuranı Kerim ilk defa Hz.Ebubekir zamanında Kuran ayetleri toplanarak bir kitap haline getirild.Hz.Osman zamanında Kuranı Kerim çoğaltılarak İslam merkezlerine gönderildi.Hz.Ebu Bekr`in toplattığı”Mushaf”in asıl sayfalarını çoğaltarak her tarafa yaymıştır.Bu sebepten Hz Ebu Bekir`e “Camiul Kuran“Hz Osman`a
da “Naşirul Kur`an” denilmiştir.
Ilk Kur`an`in cogaltilmasi:Kur`an Hz.Osman zamaninda cogaltilmisti.
Ilk Kur`an`in toplanmasi:Ilk Kur`an`in toplanasi :Kur`an, Hz.Ebubekir döneminde toplanmistir.
İLK DEFA KURANI KERİMİN HAREKE VE NOKTALANMASI:Kur’an’ın harekelenmesi ve noktalanması merhalede tamamlanmıştır.Birincisi: Muaviye b. Ebu Süfyan döneminde, Muaviye, Ebu’l-Esved’i görevlendirmiş, O da Kur’an okurken meydana gelebilecek okuma hatalarını ortadan kaldırmak amacıyla nokta şeklinde hareke işaretleri koymuştur. İkincisi: Abdülmelik b. Mervan döneminde Kur’an’daki bazı harfleri birbirinden ayırmak için noktalar konulmuştur. Mervan bu işte el-Haccac b. Yusuf’u görevlendirmiş; o da bu işi Nasr b. Âsım ve Hayy b. Yasmur’a havale etmiştir. Üçüncüsü: Bu dönemde i’rab alametleri olan Fetha(Üstün), Zamme(Ötre), Kesre (Esre) ve Sükûn(Cezm( konulmuştur. Bu harekelendirmede Halil b. Ahmed el-Ferahîdî’nin yolu izlenmiştir.

İLK DEFA KIBLENİN MESCİD-_ HARAMA ÇEVRİLMESİ:Müslümanlar Kudüs cihetine, Mescîd-i Aksâ’ya dönerek namaz kılıyorlardı. Rasûlü Ekrem ise Kâbe’ye dönerek namaz kılmağı arzu etmekteydi.Hicretin 2.yılında Rasûlü Ekrem, Beni Seleme semtindeki Mescidde, Eshâbı ile birlikte öğle namazını kılarken namaz içinde Kâbe tarafına dönmesi vahy ile emrolundu. Emrolunan tarafa döndü ve arkasındaki cemaat da döndüler. Bu, hicretin onyedinci ayının başlarına ve Receb-i Şerif’in ortalarına doğru bir pazartesi gününe rastlamıştı. İçinde namaz kılarken Kıblenin Kâbe’ye tahvil edildiği bu mescide «Mescid-ül Kıbleteyn (iki Kıbleli mescid)» denir.
Cenâb-u Hak Bakara Sûresinin 144. âyetiyle Mescîd-i Haram (Kâbe) cihetine dönülmesini emretti ve o andan îtibaren Kâbe’ye dönüldü.İki Kıbleli Mescid Medine de, mescid-i nebinin kuzeyinde 5 kilomtre mesafededir.Hac ve umreye gidenler bu mescidi ziyaret ederler.Kıblenin mescidi harama değişmesi hususunda vahiy geldiğinde öğle namazın da cemaatın sayısı 19 kişi idi. 13 erkek 6 kadın.
İLK FARZ HAC İBADETİ:Hicretin 9.cu yılında farz kılınan Hac ibadeti,kitap,sünnet ve icma ile sabit olan bir ibadettir.Farziyeti Kur’an-ı Kerim’de;”…Gücü yetenlerin haccetmesi Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.”(1)Diğer bir Ayet-i Kerime’de “İnsanlar arasında haccı ilan etki,gerek yaya olarak,gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.”(2)buyurulmaktadır.
Sünnette Hac;”İslam beş temel esas üzerine kurulmuştur.Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna tanıklık etmek,namazı dosdoğru kılmak,zekatı vermek,hac yapmak ve ramazan orucu tutmak.”(3)Buyuran Peygamberimiz (s.a.v.) Haccın islam’ın beş temel esasından birisi olduğunu açıklamaktadır.
Hz.İbrahim(a.s) ve oğlu İsmail (a.s.) ın Kabe’nin inşasını tamamladıktan sonra,Allah’ın emriyle insanları hacca davet etmiş(4) Haccın menasikinin nasıl yapılacağı,farzlarının,vaciplerinin ve sünnetlerinin neler olduğu Cebrail(a.s.)tarafından kendilerine gösterilerek,haccın uygulamasını bizzat Cebrail(a.s) gerçekleştirmiştir.Bu gün Hz.İbrahim(a.s) ın davetine icabet eden Müslümanlar,kutsal iklime yolculuğa çıkarak bu bu önemli farzı yerine getirmektedirler.Hz.İbrahim(a.s)Hac çağrısını Peygamberimiz(s.a.v.) Veda Haccında yenilemiş ve güncelleştirmiştir.
Hac,şartlara sahip olan müslüman’a ömrün de bir defa farz olan bir ibadettir.Hz.Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır. Sahabeden Akra bin Habis,
”Ey Allah’ın Rasulü ! Hac her yıl mı yoksa ömürde bir defa mı farzdır.?”diye sormuş,bunun üzerine Peygamberimiz(s.a.v);
-“Ömürde bir kere farzdır.Daha fazla yapan nafile hac yapmış olur”cevabını vermiştir.Kendisi de hac farz olduktan sonra ömründe bir defa hac yapmıştır.O da “Veda haccıdır.”(5)
Allah Rasulü (s.a.v.)bir hadis-i Şeriflerin de;”Ey insanlar!Allah size haccı farz kılmıştır.Haccediniz” buyurmuştur.(6)
Mali ve sağlık imkanına sahip olan Müslüman hac o yıl farz kılınmıştır.Bu konuda ihtilaf yoktur.Ancak,aynı yıl içerisinde haccın yapılmasının mecburi olup olmaması konusunda fıkıh alimleri arasında ihtilaf vardır.Hanefi mezhebine göre bu konuda iki görüş vardır.Birinci görüşe göre hac;”Ömri “dir.Herhangi bir yılda yapılabilir.Bu İmam-ı Muhammed’in görüşüdür.İkinci görüşe göre hac;”Fevri’dir”Hac farz olduğu yıl yapılmalıdır.Buda İmam-ı Yusuf’un görüşüdür.Bu görüşe göre,haccın gelecek yıllara ertelenmesi günah olur.İmam-ı Malik ve Ahmed ibni Hanbel’e göre haccı n hemen yapılması gerekir.Şafi’ye hac;daha sonraki yıllara ertelene bilir
Kaynak:
(1)Ali İmran Suresi:3/97
(2)Hac suresi :22/27
(3)Buhari, İman ,1.
(4)Hac suresi :4
(5)Ebu Davud, Menasik, 1,344
(6) Suyuti, Tedrib, s. 89)

BEDİR VE UHUD ŞEHİTLERİ:İlk Bedir savaşında şehit olan sahabe;Hz.Ömerin kölesi MİHCİlk Uhud savaşında şehit olan sahabe;Abdullah bin Amr.
İLK MİNBER:Hz.Peygamber tarafindan yapilmistir.
İLK MÜSLÜMANLAR:Hz.Hatice,Hz.Ebubekir, Hz.Ali,Zeyd b. Harise.
Hz.Hatice,Hz.Ali,Zeyd hane-i saadette bulunuyordu.
PEYGAMBERİMİZİN TEBLİĞİ VE İLK MÜSLÜMANLAR:Allah (C.C) ilk tebliğ emri olan ´´Ey örtülere bürünen (Resulüm) kalk ve insanlari uyar.´´ Ayeti celilesi gelince Peygamberimiz tebliğ görevine başlamiş ve insanlari Allahin birligine davet etmeye baslamişti. Davete ilk icabet edip müslüman olanlarin isimleri sunlardir: Ilk Müslümanlik serefine sahip olan Peygamberimizin eşi Hazret-i Hatice´dir. Hz.Ali ,Hz .Ebubekir ,Hz Zeyd b.Harise ,Hz Bilal-i Habesi ve Annesi Hamame, Ebu Fukeyhe Halid b.Said, Umeyne bint-i Halef, Amr b.Said Zubeyr b.Avvam, Hz. Osman Hz.Talha b. Ubeydullah ,Sad b. Ebi Vakkas, Abdurrahman b. Avf Ebu ,Ubeyde b.Cerrah ,Ebu Seleme Hz Ümmü Seleme Osman b.Mazun
İLK HİCRET HABEŞİSTANA:”Zulme uğradıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Âhiret ecri ise daha büyüktür.”
en-Nahl Sûresi, 41)
a) Habeşistan’a İlk Hicret Edenler (615 M.)
Müşriklerin ezâları dayanılmaz bir hal almıştı. Müslümanlar serbestçe ibâdet edemiyorlardı. Bu sebeple Rasûlullah (s.a.s.) Müslümanların Habeşistan’a hicret etmelerine izin verdi.
Müslümanlar Habeşistan’a iki defa hicret ettiler. İlk defa 12′si erkek, 4′ü kadın 16 kişi Mekke Devri’nin (Peygamberliğin) 5′inci yılında (615 M.) Recep ayında Mekke’den gizlice ayrılarak Kızıldeniz kıyısında birleştiler. Başlarında bir reisleri yoktu. Buradan kiraladıkları bir gemi ile Habeşistan’a geçtiler. İçlerinde, Hz. Osman, eşi Rukiyye, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf ve Abdulllah b. Mes’ûd gibi muhterem zâtlar da vardı.
b) İkinci Habeşistan Hicreti (616 M.)
İlk hicret edenler Habeşistan’da iken inen “en-Necm Sûresi”ni Hz. Peygamber (s.a.s.) Hârem-i Şerifte müşriklere okudu. Bitince, sûrenin sonunda “secde âyeti” bulunduğu için, Allah’a secde etti. Bu sûrenin 19 ve 20′inci âyetlerinde müşriklerin putlarından “Lât, Uzza ve Menât’ın” isimleri de geçtiğinden müşrikler de Hz. Peygamber (s.a.s.)’le birlikte putları için secde etmişlerdi. Bu olay, “Mekkeliler toptan Müslüman oldu” diye bir şâyianın çıkmasına sebep olmuş, bu asılsız şâyia tâ Habeşistan’da duyulmuş, bu yüzden hicret eden Müslümanlar da, Habeşistan’da üç ay kaldıktan sonra dönmüşlerdi.(80) Müslümanlar, Habeşistan’dan döndüklerine pişman oldular. Çünkü müşrikler zulüm ve işkencelerini daha da artırmışlardı. Bu sebeple Müslümanlar, Mekke Devri’nin 7′inci yılında (616 M.) 77′si erkek, 13′ü kadın olmak üzere 90 kişi 2′inci defa Habeşistan’a hicret ettiler. Bu ikinci hicrette kafile başkanı Hz. Ali’nin ağabeyi Câfer Tayyar’dı.
(KAYNAK:Diyanet Web Kütüphanesi)
İLK MÜSLÜMANLAR:İlk Müslümanlar Hz.Hatice, Hz.Ali, Zeyd b. Hârise ve Hz.Ebu Bekir’dir.İlk müslüman olanların yaş durumu;Hz.Ali:10,Abdullah b.Ömer:13,zeyd b.Harise:15,Zübeyr b.el-Avvam ve Abullah b. Mesud:16,Abdurahman b.Avf,Talha b. Ubeydullah,Sad b.Ebi Vakkas:17, Musab b.Umeyr yaklaşık 19, Cafer b. Ebi Talib:22,Osman b.Affan, Ebu Ubeyde b. Cerrah :25-30 yaşları arasında,Hz.Ebubekir ise 38 yaşlarındaydı.(İslama Giriş,DİB)
İLK MÜSLÜMAN OLANLAR:Medinelilerden ilk müslüman olanlar;Süveyd b. Samit, Iyaz b.Muaz.Ilk müslümanlardan iskenceye maruz kalanlar:Bilal-i habes,Ammar b. Yasir,Suheyb-i Rumi, habbab b.Eret, Ebu Füheyke ,Lübayne,Zinnire, Nehdiyye ve Ümmü Abis.
İLK NAMAZ:Ilk namaz sabah vaktinde Cebrail ile beraber kilinmistir.Aksam Hz.Hatice , ertesi gün Hz.Ali, daha sonara da Ebubekir ve Zeyd b.Harise katildi.
İLK NUFÜS SAYIMI MEDNE-İ MÜNEVVERE DE: Medine`de hicretin 1 . yilinda yapilan nüfus sayiminda müslümanlarin sayisi 1500 oldugu tesbit edildi.Savunma ile ilgili alınan tedbirler arasında, Müslümanların sayısını bilmeğe de lüzûm görüldüğünden,Rasûlullah (s.a.s.):”Bana Müslüman olduklarını söyleyenlerin isimlerini yazınız,” buyurmuştur. Sayım sonunda Medine’de 1500 müslüman bulunduğu anlaşılmıştır.Genelnüfus ise 10000 On bin )civarında idi.
İLK DEFA FARZ NAMAZLARIN REKATLARININ BELİRLENMESİ:
-Mirâctan önce Müslümanlar akşam ve sabah olmak üzere iki vakit namaz kılıyorlardı. Beş vakit namaz mirâcta farz kılındı. Ancak, Hicretten önce, akşam namazının farzı üç rekât, sabah, öğle, ikindi, yatsı vakitlerin hepsi de ikişer rekâttı, Hicretten sonra, öğle, ikindi ve yatsı namazlarının farzları dört rekâta çıkarıldı. Sefer zamanlarında ise ilk farz kılındığı sayıda bırakıldı.(1)
(1)- el-Buhârî, 1/93; Tecrid Tercemesi,
2/233, (Hadis No: 228); İbn Hişâm, 260
İLK MESCİD:Peygamberimizin insa ettigi ilk mescid olarak bilinen ; Kuba Mescidí`dir.
İLK MESCİD:Yeryüzünde ilk mescid; Kabe-i Muazzama, Hz.Ibrahim ve oglu Ismail Aleyhisselam tarafinda insa edildi.

İLK SERİYYE:Ilk seriyye,Hz.Hamza`nin seriyyesidir.
İLK ŞEHİD:Islam tarihinde ilk sehit olan Hz.Sümeyye ve esi Hz.Ammar`dir.
İLK ŞEHİTLER:Kuresy kafirleri, Ammar ile babasi Yasir ve anasi Sümeyye`yi , zorla dinlerinden döndürmeye kalkistilar.Onlar bunu kabullenmeyince, Sümeyye`nin iki ayagini iki deveye baglayip ters istikamette cekerek parcaladilar.Yasir`i de sehit ettiler.
İMAM MALİK B. ENES:Maliki mezhebinin kurucudur.Medine`de dogmus Imam Azam ve Imam Ebu Yusuf`la da görüsmüstür.Medine halkinin bilgini ve imamidir.Hicri 179(M.795) de Medine-i Münevvere`de vefat etmistir.Hem hadis hem de fıkıh ilminde önemli yeri olan ve Müslümanlar arasında en çok yayılan dört fıkıh mezhebinden de birinin imamı olarak bilinen İmam Malikin tam adı Malik ibnu Enes ibni Malik ibni Ebi Amir el-Asbahidir. Künyesi Ebu Abdillahtır. Doğum tarihi hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır. Rivayete göre h. 93 (M. 711 – 712) yılında doğmuştur. Ailesi Yemen asıllıdır. Dedesi Malik ibnu Ebi A-mirin Yemen valisinden zulüm görmesi sebebiyle Medineye hicret ettiği rivayet edilir. Malik ibnu Enes, çocukluk yaşlarında Kuran-ı Kerimi ezberleyerek hafız oldu. Kuran-ı Kerimi ez-berledikten sonra Resulullah (s.a.s.)ın hadislerini ez-berlemeye ve bu alanda ilim tahsil etmeye başladı. İlmi tahsiline Medinenin ileri gelen alimlerinden ders alarak başladı. Medine, Resulullah (s.a.s.)ın İslam devletini kur-duğu şehir olduğundan ve İslam ahkamının uygulanı-şına beşiklik ettiğinden Medine dışına pek çıkmamış, ilim öğrenimini de öğ-retimini de orada sürdürmüştür. Hadis aldığı kişiler genellikle Medineliydiler. Kendilerinden hadis naklettiği kişilerin sika (gü-venilir), zühd ve takva sahibi olmalarına dikkat ettiği gibi aynı zamanda hadis ehlinden olmalarına da dik-kat ederdi. Bu konudaki hassasiyetini şu sözleriyle di-le getirmiştir: “(Mescidi Nebevinin sütunlarını gös-tererek) Şu sütunların dibinde, “Peygamber (s.a.s.) şöyle dedi” diyen yetmiş kişiye rastladım. Bunların hiçbirinden bir şey almadım. Bunlar belki beytulmal kendilerine emanet edilecek kadar güvenilir kişilerdi. Fakat onların hiçbiri buna (kendilerinden hadis alın-maya) ehil değillerdi.”
Malik ibnu Enes, bir hadis alimi olmasının yanı sıra aynı zamanda ünlü bir fıkıh alimi ve mezhep imamıy-dı.
İlmi çalışmalarını genellikle Medinede yürüttüğünden İmamu Daril-Hicre (Hicret Yurdunun İmamı) diye anılır. Kendi Medineden çıkmadıysa da hacc için Hi-caza giden ve bu vesileyle Medineyi ziyaret eden pek çok ilim adamıyla görüşmüş, onlarla ilmi meselelerde sohbetler yapmıştır. Bu çerçevede İmamı Azam Ebu Hanifeyle de görüşmeleri olmuştur. Onun dışında da çağının ileri gelen pek çok ilim adamıyla görüşme ve fikir alış verişinde bulunma fırsatı elde etmiştir. İmam Malik sünnete son derece bağlı biriydi. Hz. Peygamber (s.a.s.)e de ileri derecede saygılıydı. Yaş-landığı zamanlarda bile Medinede herhangi bir hay-vana binmez ve: “Allahın peygamberinin medfun ol-duğu bu şehirde ben hayvana binmem” derdi. Hadis rivayet edeceği zaman önce abdest alır, temiz ve yeni elbiseler giyer, güzel kokular sürünür sonra büyük bir saygı ve vakar içinde hadisi naklederdi.İmam Malik ibnu Enes, h. 179 (m. 795) yılında, 85 yaşındayken Medinede vefat etti ve oraya defnedildi. İmam Malikin el-Muvatta adlı hadis kitabı bu a-landa yazılmış temel kaynaklardan biri olduğu gibi aynı zamanda günümüze kadar gelen hadis kaynakları arasında ilk tedvin edileni niteliği taşımaktadır. On-dan önce tedvin edilen hadis eserleri de genellikle ha-dis sahifesi niteliği taşıyan küçük çaplı eserlerdi. el-Muvatta, Kutubi Tisa (dokuz temel hadis kaynağı) a-rasında yer almaktadır. (Kutubi Tisa, Kutubi Sitteye ek olarak, İmam Ahmedin Müsnedini, Dariminin Sünenini ve İmam Malikin Muvattaını içerir.)
Muvatta şarihi Zürkaninin tespitlerine göre bu eserde yer alan rivayetlerin 600ü merfu, 222si mursel, 613ü mevkuf, 285i maktudur. Ancak bunların 4ü dışında hepsi muttasıldırMuvattanın en meşhur ravisi Yahya ibnu Yahya-dır. Ancak onun dışında 15 kişi daha Muvattayı İ-mam Malikten rivayet etmiştir. Bu yüzden Muvatta-nın 16 ayrı rivayeti bulunmaktadır. Ancak bugün yay-gın olan nüsha Yahya ibnu Yahyanın rivayet etmiş olduğu nüshadır. Muvattaya birçok şerh yazılmıştır. Bunların ba-şında İmam Zurkaninin yazdığı şerh gelir. İmam Su-yuti de, Tenvirul-Hevalik adlı bir şerh yazmıştır. Ebul-Velid Süleyman ibnu Halef el-Baci de el-Mun-teka adıyla bir şerh yazmış

İSLAM TARİHİ:Hz Peygamber, halife ve hükümdarlarla diğer üst seviyedeki yetkililerin emriyle, devletin çeşitli kademelerindeki yönetici ve memurlarla ilgili düzenlenen tayin kararı, yazılı emir ve tâlimat; bazı şahıs ve gruplara tanınan imtiyazları, yabancılarla yapılan antlaşma hükümlerini ihtiva eden belge
Abdurrahman Küçük, Süleyman Uludağ, Metin Yurdagül, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, c1, İstanbul, 1988, s 532-535

İSLAM`DA İLK CEMAAT:Islam`da ilk cemaat, peygamberimizinCebrail(as) `e iktidaen kildigi namazdir.Daha sonra Peygamberimizin Hz.Hatice ile kildigi namazdir.

İLA VE TAHYİR OLAYI:Hz.Peygamberin bir süre zevcelerinden uzak kalmasi ve zevcelerinin nikahlarini alip ayrilma ya da Resulullah´in esleri olarak kalma hususunda muayyen birakilmalari olayi(630)
İBN KAMİE:Uhut`ta Ibn Kamie adli kisi Hz.peygamberin yüzünü kilicla yaraladi, bir dini kirdi, Musab bin Ümeyr`i bu kisi sehit etti.
İFK OLAYI:Beni Mustalik savasi dönüsünde Hz.Aise`nin iftiraya ugramasi.Ifk hadisesini aciga cikaran ayet;Nur suresi ayet:11 ve 12)

KA`B B:EŞREF(ö.3/624):Islam`a düsmanligi ile taninan yahudi sairi
KA`B B .MALİK(ö.50/670):Hz.Peygamberin meshur üc sairinden biri.
KAMERİ AYLAR:Hicri senenin 12 ayi(arabi aylar) hicri takvim de kullanilan kameri aylarin adlari sirasiyla sunlardir:Muharrem,safer, rebiulevvel, rebiul ahir,cemaziyel evvel , cemaziyel ahir,recep, saban ,ramazan,sevval, zilkade, zilhicce.
KAMERİ YIL:Ayin hareketlerine göre belirlenen takvim yili.
KASÎDE-İ EMÂLÎ:Ehl-i sünnet vel-cemâat îtikâdını anlatan ve altmış yedi beytten meydana gelen meşhûr kasîde. Kasîdenin asıl adı Bed-ül-Emâlî olup, yazarı Ali Ûşî’dir.
Eskiden her din âlimi Kasîde-i Emâlî’yi ezbere bilirdi. Kasîde-i Emâlî’nin çeşitli dillerde yazılmış şerhleri yâni açıklamaları vardır. Bunlardan en kıymetlisi, Muhammed bin Süleymân el-Halebî’nin yazdığı Nühbet-ül-Leâlî’dir. (Kâtib Çelebi, Muhammed Reyhavî)
Kasîde-i Emâlî’nin beytlerinden bâzısının Türkçe tercümesi şöyledir: Mevlâmız mahlûkların ilâhıdır biliniz. Kemâl sıfatlarla muttasıftır (sıfatlanmıştır) Rabbimiz. Münezzehtir Rabbimiz, hanımdan hizmetçiden, Oğlu ve kızı yoktur, berîdir her birinden. Cennet ile Cehennem ebedî olacaktır. İçlerinde olanlar devamlı kalacaktır. Îmândan sayılmazlar bütün hayırlı işler, İbâdetler îmânın parçası değildirler. Ehl-i sünnet üzere tevhîd hakkında yazdım, Fevkalâde bal gibi te’sirli oldu nazmım. Bu nazm mü’min kalblere rahatlık, neş’e verir, Âb-ı zülâl gibidir, ruhlara hayât verir.
KASIM:Hz.Peygamber Efendimizin oglu.
KASİDE:On bes ile yüz beyitten olusan tek kafiye düzenine göre kurulan ve ünlü kisilere övgü niteligi tasiyan manzum eser.
KASİDETÜ`L-BÜRDE:Ka`b b.Züheyr`in(ö.24/645):Hz.Peygamber`e sundugu ünlü kasidesi.Sair Kab bin Zühheyr`in Peygamberimizin huzurina gelerek „Banet Suadi“ diy ebaslayan meshur kasidesinin okunmasi ve Peygamberimiz etrafi aydinlatan bir mesaledir, her fenaligi kökünden kaziyan Allah`in kiliclarindan biridir.“ Beytini söyleyince Efendimiz cok memnun oldu ve Hirka-i serifini Ka`b b.Züheyr` e etti.
KASİDETÜ`L KASVA:Hz.Peygamberin devesi.
KAYNUKA(beni Kaynuka):Hz.Peygamberin Medine`den sürdügü yahudi kabilesi.
KAYNUKAOĞULLARI :Medine (Yesrib)de yaşamış bir Yahudi kabilesi. Yahudiler (Eskiden büyük Arap mabedinin yeri olan) Siondan Hristiyanlar tarafından kovulduktan sonra, yeryüzünün çeşitli yerlerine az veya çok büyük cemaatlar halinde dağılmışlardı. Ancak Arap yarımadasına ne zaman geldikleri, cemaatlerinin burada ne zaman oluştuğu bilinmiyor. Ancak İslam’ın yayılışından önce Arabistan’ın her tarafında Yahudiler vardı. Ferdî ve pek az sayıda olduğu gibi sağlam cemaatler halinde, Eyle (Akabe Körfezi)’den Yemen’in veya Uman’ın uçlarına kadar, Medine’den Bahreyn’e kadar; Meknâ’da Vadiül-Kura’da, Teymâ’da, Fedek’te, Tâif’te kısacası bütün şehirlerde, aynı şekilde panayırlarda ve kervanlarda onlara rastlanır (Muhammed Hamîdullah, İslâm Peygamberi Çev. Salih Tuğ I, 393, 394).
Mekke’de hemen hemen hiç Yahudi yoktu. Ancak onlar, bölgenin yıllık panayırlarında, özellikle Ukaz’da bulunurlardı. Ukaz’da hem ticaret eşyası satarak, hem de kendilerini gizli şeyleri bilen veya istikbâlden haber veren kâhin olarak tanıtmak suretiyle iyi para kazanmasını bilirlerdi. Ehl-i Kitab olarak, câhil bedevîler üzerinde özel bir prestij icra ediyorlardı (M. Hamidullah, a.g.e., I, 394).
Hz. Peygamber Medine’ye hicret ettiği zaman, halkın hemen hemen yarısı Yahudi idi. Ancak Yahudilerin bu bölgeye gelişi hakkında açık bir bilgi yoktur. İslâmiyet ortaya çıktığı sırada, büyük çapta Araplaşmış görünüyorlardı; Arapça konuşuyorlar, çocuklarına Arap isimleri veriyorlar, kabileleri bile Arap isimleriyle çağrılıyordu (M. Hamîdullah, a.g.e., I, 405).908-Kaza namazlari:Kaza namazlarinin belli vakitleri yoktur.3 kerahat vakti disinda istenilen her vakitte kaza namazi kilinabilir.Kaza namazi ile mesgul olmak nafile namaz ile mesgul olmaktan daha iyidir.Sabah namazindan sonra günes doguncaya kadar kaza namazi kilinabilir.
KABE:Hz.Ibrahim tarafindan, hanimi Hace ve oglu Ismail ile birlikte Mekke vadisinde insa edilmistir.Kabe`dek putlarin en büyükleri;Hubel, lat, menat ve uzza.
Kabe`de ilk namaz:Miladi 615 yilinda önce Hz.hamza sonra da Hz.Ömer müslüman oldular. Müslümanlarin sayisi 40`a ulasmis oldu.Kabe´de ilk topluca namaz kilindi.
Kabe örtüsü:Kabe`yi bir örtü ile ilk defa Yemen Melik`i Tubba Ebu Kerd Esad`dir. Hicretten 220 yil önce.Hz.peygamber zamaninda Kabe, Misir´da imal edilen beyaz bir kumasla örtülüyordu.
KASİDE-İ BÜRDE:Imam-i Busayri meshur Kaside-i Bürde`sinde peygamberimiz icin;onu koklayip öpenlere ne mutlu, diyor.
KASR-I SALAT:Hicretin 4. yilinda mesru kilinmistir.Mesru olusu kitap, sünnet ve icma ile sabittir.
KISAS-I ENBİYA:Peygamberlerin hayat hikayelerini ve teblig faaliyetlerini anlatan kitaplara verilen ad.
KİSRA :Eski İran hükümdarlarının lakabı.
KUR`AN-I KERİMİN TOPLAMA KOMİSYONU :Zeyd b. Sabit,Said b Abdurahman b. Haris,Abdullah b. Zübeyr-Kureys kabilesi:Peygamberimizin de mensub oldugu ünlü Arap kabilesinin adi.Kureys kabilesi Hz.Ismail`in soyundan gelmektedir.Kureys kabileleri, Hz.ismail´in soyundan gelmekteydi.Kureys kabileleri 10 kol temsil ediliyordu; Nevfel, Zühre, Mahzun, Esed,cumah, sehm, Ümeyye, hasim, teym, Adiy ogullari.
KUREYŞİN REİSLERİ:Ebu Leheb, Ebu Cehil,Ebu Süfyan, Velid b. Mugire, As b. Vail, Utbe Ibn-i Rebia.
KUTSAL ÜÇ MESCİD:Islam`da kutsal sayilan üc mescid;Mescid-i haram Mekke`de, Mescid-i Nebevi Medine `de,Mescid-i Aksa Küdus`de.
KAZF:Iffetli bir kimseye zina iftirasinda bulunma anlaminda fikih terimi.
KERBELA:Irak`in Bagdat sehrine 100 km. Mesafede bulunan Kerbela,Hz.Hüseyin`in türbesinin bulunmasindan dolayi Siilerce kutsal sayilan sehir.

Kibâr-ı Tâbi’în: Tâbiî’lerin büyükleri, önde gelen tabiîler manasına gelen bir tabir olup, sahabe devrinde yaşayan ve rivayetleri umumiyetle sahâbilerden olan tabiiler için kullanılır.Sa’îd İbnu’l-Museyyeb, Ubeydullah b. Adî, Kays b. Ebî Hâzim, Ebu Osman en-Nehdî gibi isimler kibarı tâbiî’nin en meşhurlarıdır.

KISRA:Eski Iran hükümdarlarinin lakabi.Araplarin Sasani hükümdarlari icin kullandiklari unvan.
KISAS-I ENBİYA:Peygamberlerin hayat hikayelerini ve teblig faaliyetlerini anlatan kitaplara verilen ad.
KİSVE-İ ŞERİFE:Resûlullah efendimizin medfûn bulundukları hücre-i seâdet üstündeki kubbe üzerine serilen örtü. Hücre-i seâdetin beş köşeli duvarları yapılırken üzerlerine bir de küçük kubbe yapılmıştı. Bu kubbeye, Kubbet-ün-nûr denir. Osmanlı pâdişâhlarının gönderdikleri kisve-i şerîfe bu kubbe üzerine örtülürdü. Kubbet-ün-nûr üzerine gelen, mescid-i seâdetin büyük yeşil kubbesine Kubbet-ül-hadrâ denir
KÜTÜB-İ TİS’A: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, İbn Mace, Nesai, Darimi, Muvatta, Ahmed b. Hanbel.
KUBA MESCİDİ:Islam tarihindeki ilk mescid.Peygamberimiz hicret esnasinda konakladigi, Medine`ye alti mil uzakliktaki Kuba köyünde yapilmistir.
KUBBE-İ HADRA:Medîne-i münevverede bulunan Peygamber efendimizin kabr-i şerîfinin üzerindeki yeşil kubbe.
Kubbe-i hadrâ, müslümanların göz bebeğidir. Müslümanlar, kubbe-i hadrânın altında bulunan mübârek hücre-i seâdeti ziyâret etmeyi, kurtuluşlarına sebeb bilirler. Çünkü Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; “Kabrimi ziyâret edene şefâatim vâcib olmuştur” buyurmuştur. (Abdullah-ı Mûsulî, Tâcüddîn Sübkî)
Mısır Türkmen sultânı Seyfeddîn Sâlih Klâvûn rahmetullahi aleyh, 1279 (H. 678) senesinde Hücre-i seâdet üzerine bugünkü Kubbe-i hadrâyı ilk olarak yaptırıp kurşun ile kapattı. (Abdülhak-ı Dehlevî)
KUTBETÜ`S-SAHRE:Kudüs haremindeki kutsal kaya üzerinde yer alan, Emevi halifesi Abdulmelik b.Merva`nin yaptirdigi ortasi kubbeli sekizgen yapi.
KUFE:Güney Irak`ta Hz.Ömer emriyle Sa`d Ebu vakkas tarafindan kurulan sehir.Hz.Ali(ra) döneminin bassehri.

LİHYE-İ ŞERİF:Peygamberimizin mübarek sakali icin kullanilan bir terim. Hz.Peygamber(sas)`e ait sakal , sakali serif.
LİVAÜ`L HAMD:Insanlarin kiyamet günü altinda toplayacaklari Hz.Peygamber`e ait sancaginin adi.
MEDİNE:Medine`nin asil ismi Yesrib`dir. Hz.Peygamberimiz oraya hicretinden sonra Medinet`ün-Nebi adini almis ve tarihten itibaren Medine namimıyla anilmaktadir.Peygamberimiz Medine`ye hicretten sonra Haris b. Numan `in evlerindn ve arasindan bir kismini Resulullah` ahibe etti.Bu gayri menkulleri Resulullah da bazi Müslümanlara hudutlarini cizip Tapu ermani vererek hibe etmistir.Müslümanlarin güvenli alisveris ve ticaret yapmalari icin, Medine` de Ibn-i Ebi Zib`in evinden, Zeyd bin Sabit`in evine kadar olan alanda carsi, Ticaret Merkezi kurdu.
Medine Sözleşmesi:İslam devletinin ilk Anayasasi Medine sözlesmesidir.Medine Anayasasi, Enes b.Malik in evinde toplanarak müzakere edildi.Medine anayasasina;Medine vesikasi,Medine belgesi, Medine sözlesmesi ve Medineliler sözlesmesi olarak anılmaktadır.
Medine:Hz.Peygamberin Mescidiyle kabrinin bulundugu hicret yurdu, Islam`da iki harem bölgesinden biri,Resul-i Ekrem ve Hulefa-i Rasidin döneminin bassehri.Eski adi Yesrib .
Medine :Bugünkü Suudi Arabistan’ın büyük şehirlerindendir. Büyüklük ve kutsallık açısından İslam şehirlerinin Mekke’den sonraki en büyüklerinin ikinçişidir. Hicaz bölgesinde Mekke’nin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Bu şehrin asıl ismi Yesrib idi. Fakat Hz. Peygamber (s.a.v)’in Mekke’den bu şehre hicretinden sonra buranın ismi Medinetü’n-Nebi ya da Medinetü’t-Tayyibe veya kısaca Medine olarak ad¬landırılmıştır. Bu şehir, Hz. Resul (s.a.v)’ün, O’nun bir kısım ehl-i beytinin ve ilk üç raşid halifenin medfun bulundukları önemli bir şehirdir. Peygamber (s.a.v)’in rıhletinden sonra hicretin 35. yılına kadar hilafetin merkezi idi. Yesrib ismi sadece bir kez Kur’an’da zik¬redilmiştir. Ahzab: 33/13.Medine kelimesi ise, dört kez Kur’an’da kullanılmıştır. Tevbe: 9/101, 102; Ahzab: 9/160; Münafikun: 63/8).
MEDİNE SÖZLEŞMESİ:İslam devletinin ilk Anayasasi Medine sözlesmesidir.Medine Anayasasi, Enes b.Malik in evinde toplanarak müzakere edildi.Medine anayasasina;Medine vesikasi,Medine belgesi, Medine sözlesmesi ve Medineliler sözlesmesi olarak anılmaktadır.

MEKKE FETHİ:Mekke , hicri; Ramazan ayinin 17`sinde, miladi 630 yilinda fethedildi.Galibin magluplari affetme olayi olan Mekke`nin fethi.Mekke`nin fethinden sonra Kureys´in elebaslari Ebu Süfyan, Ebu Cehil`in oglu Ikrime ve daha sonra pek coklari müslüman oldular.Mekke fethedilince Rasulullah Kabe`nin anahtarlarini Osman bin Talha`ya verdi.Mekke`nin fethinden sonra Peygamberimiz 15 gün Mekke`de kaldi.Medine`ye dönerken Mekke`lilere Müslümanligi ögretmesi icin Mekke`de Muaz ibni Cebel(r.a)`da ögretici görevli olarak birakti.Ilk cevre korumasi Resulullah Mekke`yi fethettigi gün, halka yaptigi konusmada, Mekke sehrinde kann dökülmesi, hayvanlarin öldürülmesi,otlarin yolunmasi, agaclarin kesilmesinin yasak oldugunu bildirdi.
MEĞAZİ:Hz. Peygamber (s.a.s)’in gazaları ile ilgili rivayetlere verilen isimdir. Böyle rivayetleri bir araya toplayan eserlere de aynı isim verilmiştir.Siyerin bir kolu olan meğâzî konusunda hayli eser vardır. Musa b. Ukbe’nin ve İbn Şihâb ez-Zuhrî’nin Kitâbu’l-Meğâzîleri ile el-Vâkidî’nin aynı isimdeki eseri, konunun örneklerini oluştururlar.
Merdûd:Merdûd senedinde ya da metninde bulunan kusurlar yüzünden zayıf addedilen ve amel edilemeyecek durumda bulunan hadislerdir.
MEVLİD-İ NEBİ:Hz.Muhammed`in dogumu.Dünyâya gelme; doğum yeri ve zamânı. Peygamber efendimizin dünyâya gelişini, mi’râcını ve mübârek hayâtını anlatan eser.
MİHCA:Bedir savasindaki ilk sehittir.
MUHACİR:Mekke`den Medine`ye göc eden müslümanlara denir.
MUHAMMED-ÜL EMİN:Dogru sözlü v güvenilir manasina peygamberimizin lakabi.
MUHADRAMUN:Cahiliye ve Islam devrini idrak eden fakat Hz.Peygamberi mümin olarak göremeyen kimse.
MU`AB B.ÜMEYR:Bedir ve Uhud savaslarinda Peygamberimiz bayragi tasima görevini Mu`ab b. Ümeyr`e vermistir.

MAKAM-I MAHMUD:Hz.Peygamberin kiyamet gününde sahip olacagi manevi konumu ifade eden bir terim.
MARİYE(ö.16/637):Peygamberimizin esi, Ibrahimin`in annesi.
MESCİD-İ Cİ’RANE:Mekke ile Taif arasında, Mekke’ye 29 km. uzaklıktaki Ci’rane, Harem sınırları içerisinde bulunan kimse¬lerin ihrama girdikleri yerlerden birisidir.Ci’rane’nin önemi Huneyn Gazvesi’nde elde edilen ganimetlerin bekletilmesi ve Hz. Peygamber’in um¬re için burada ihrama girmesinden dolayıdır. Hu¬neyn Gazvesi’nden sonra ganimetler Hz. Peygam¬ber’in talimatıyla Ci’rane’ye getirildi. Taif’i kuşatan Resulullah da bir süre sonra kuşatmayı kaldırarak Ci’rane’ye geldi, Hevazinliler’in müslüman olmala¬rı halinde kendilerine iade etmeyi düşündüğü 6000 kadar esirle bol miktardaki ganimeti askerlere da¬ğıtmadan bir süre bekledi. Ancak Hevazin heyetinin gecikmesi ve bazı yeni müslüman olmuş bedeviIe¬rin ısrarlı talepleri üzerine ganimetler taksim edil¬di. Daha sonra Hevazin’den gelen heyet Hz. Pey-gamber’e müslüman olduklarını söyleyerek esirleri ve mallarını istediler. Buna razı olmayan bazı kimse¬Ierin de ikna edilmesiyle esir ve ganimetler geri ve¬rildi.
MESCİD-İ GAMAME (Bulut Camisi) :Efendimiz’in sahabeye Cuma ve bayram namazlarını O’na gölge veren bir bulutun altında kıldırdığı mekan. Yanında Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman ve Hz.Ali Efendilerimiz’in sahabeye imamet ettikleri mekanlar.
MESCİD-İ HARAM:Kabe`yi kusatan mescid.Mekke`ye belde-i Haram denir.Mescid-i Haram `da kilinan bir namaz diger mescidlerde kilinan yüzbin namazdan efdaldir.
MESCİD-İ HAYF:Mina`da Hz.Peygamberin Veda haccinda cadir kurdugu ve cemaatle namaz kildigi yere yapilan mescid.
MESSCİD-İ HARAM: Ayet ve hadislerde belirtildiğine göre yeryüzünde insanlara mabed olarak kurulan ilk evdir. Âlemlere uğur, bereket ve hidâyet kaynağı olarak kurulmuştur. Onda açık açık deliller, İbrahim (a.s)`in makamı vardır. Ona giren güvene erer. Yine o, bütün müslümanların kıblesi, Hanîf Dîni`nin sembolüdür. Hac ve Umre sebebiyle tüm dünya müslümanlarının buluşma ve kaynaşma yeri olup ibâdet ve dinin merkezi, duâ ve niyazın kabul edildiği, günahların bağışlandığı yerdir. Yeryüzünde Peygamber eliyle yapılan ilk mabed olma özelliğine de sahiptir (bk. Âlû İmrân, 3/96-97; Buhârî, Enbiyâ, 10, 40; Müslim, Mesâcid, 1, 2; Ahmed b. Hanbel, V, 150, 156, 157, 160, 166).
Mİ`RAC:Hz.Peygamberin mescid-i haram`dan Mesci-i Aksa`ya , oradan da göge yaptigi yolculugu ifade eden terim. Mirac hediyeleri: Bes vakit namaz,Bakara suresinin son ayetleri(Amenerresulü).Allah`a sirk kosmayanlarin cennete girecegi vaadi.
MUAHAT( Ensâr ile Muhâcirler Arasında Kardeşlik):“Muâhât”, Muhâcir ve Ensârın birbirlerine kardeş olarak ilan edildiklerini ifade eden bir siyer ve İslâm tarihi kavramıdır. Nübüvvetin onüçüncü yılında Evs ve Hazreçli müslümanların daveti üzerine mal ve mülklerini Mekke’de bırakarak Medine’ye gelen muhâcirler herşeyden mahrum idiler. Muhâcirleri mahrumiyetten kurtarmak ve onları Ensâr ile kaynaştırmak için aralarında manevî kardeşlik tesis edildi: Bu kardeşlik “hak, eşitlik ve miras” konusunda karşılıklı yardımlaşmaya ve sevgiye dayalı idi (Müslim, Fedâilü’s-Sahabe, 204, 205; İbn Sa’d et-Tabakât, I/238; İbn Koyyım el-Cevziyye, Zâdü’l-Meâd II/63). Bu muâhâtın, Enes b. Malik’in evinde Bedir harbinden önce 90 veya 100 kişi arasında yapıldığı rivayet edilir (İbn Sa’d, et-Tabakât, I/238).Hazreti Peygamber’in “ikişer ikişer kardeşleşiniz” emri üzerine, Muhâcirler Ensâr kardeşleri tarafından kucaklandılar. Böylece her şeyden mahrum olan Muhâcirler bir anda bir çok şeye sahip oldular. Kardeşleşme emri karşısında Rasûlullah (s.a.s.), Hz. Ali ile kardeşleşmiş: Ebû Bekir, Hârise b. Zübeyr; Hz. Ömer, Itbân b. Mâlik; Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh; Muâz b. Cebel; Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Rabî ile ve diğer sahabiler de Ensâr ve Muhâcirlerden birer kardeş bulmuşlardır. Böylece muâhât ile kan kardeşliğinden daha üstün bir kardeşlik kurulmuş oldu (İbn Hişâm, II/161, Buhârî, Menâkıbül-Ensâr, 3).
Hz. Peygamber’in talimatı üzerine meydana gelen Ensâr ve Muhacirler arasındaki hak, eşitlik ve miras konularındaki muâhât, miras hükmü dışında devam etmiş, ancak miras hükmü bir müddet sonra Enfâl Sûresi ile kaldırılmıştır (8/Enfâl 72-75). Bu hükmün kaldırılmasına rağmen muâhât İslâm kardeşliği olarak Ensar ve muhacirler arasında en güzel örneğini vermiştir.Ensâr ve Muhâcirler arasında yapılan kardeşlikle Ensar, Muhacir kardeşlerinin özellikle maddi ihtiyaçlarını karşılamak üzere arazilerinin ikiye bölünmesini, hattâ eşlerinden birisini boşayarak muhacir kardeşine nikahlamak üzere vermeyi teklif ettikleri bir vakıadır. Nitekim Abdurrahman b. Avf’ın, Ensâr kardeşi malının yarısını ve hanımlarından birini ona vermek istediği zaman Abdurrahman b. Avf Ensar kardeşine yük olmamak için bunlan kabul etmeyerek kendisine çarşı ve pazar yolunu göstermesini istemiş, kısa sürede yaptığı ticaret ile büyük bir servet sahibi olmuştur (Buhârî, Nikâh, 68, Menâkıü’l-Ensâr, 3).
M.Ali Kapar, Şâmil İslâm Ansiklopedisi, c. 4, s. 220

MUKABELE: Kur’an’ın karşılıklı okunup takip edilmesidir. Kur’an’ın vahyedilmeye başlamasından sonraki her Ramazan ayında Peygamberimiz ve Cebrail o zamana kadar inen ayetleri karşılıklı olarak birbirlerine okuyorlardı. Bu durum 23 yıl sürmüştü. İşte Müslümanlar arasında yaygın olan ramazanda mukabele okuma geleneği, bir bakıma Peygamberimiz ile Cebrail arasındaki karşılıklı okuma örnek alınarak uygulanmıştır.
MÜHR-İ NÜBÜVVET:Peygamberlik mührü; Peygamber efendimizin mübârek sırtı ortasında, sol küreğine yakın kalbi hizâsında bulunan nübüvvet mührü.
RİDDE SAVAŞLARI:Ridde savaslari,Hz.Ebubekir halife olduğu yıl yaptığı ilk gazveler.
Rasûlüllah (s.a.s)’in vefatından sonra dinden dönüp İslâm devletine savaş açanların isyanlarının bastırılması için yapılan askerî harekâtlar.Ridde Savaşları, peygamberin ölümünden sonra dinden dönüp Islam devletine karşı koyanlarla yapılan savaşlardır. Peygamberin ölüm haberini duyan Yemen ve Necid bölgelerindeki bazı kabileler dinden ayrıldıklarını ilan ettiler ve vergi-zekat ödememeye başladılar
RİSALETPENAH:Peygamberimiz.
RIDVAN BİATI: RIDVAN BİATI:Hudeybiye` de 1400 civarinda müslümanin Hz.Peygambere verdigi and(8/628Umre maksadıyla Mekke’ye gelip kendilerine Kabe’nin olduğu yere sokulmayacakları haberini alan Allah Resulü (s.a.v.), Hz. Osman’ı elçi olarak Mekke’ye gönderdi. Daha sonra Hz. Osman’ın öldürüldüğü haberi (yanlış) gelince Efendimiz (s.a.v.) elçiyi öldüren bu müşriklerle savaşmadan vazgeçmeyeceğiz diyerek etrafındaki sahabeleri savaş için biat etmeye davet etti. Sahabeler de ölünceye kadar savaşacaklarına dair biat ettiler. Bu biate Rıdvan Biatı denir.
SALA :Ezandan önce Hz.Peygambere dua olarak minarede okunan na`ta denir.
SALAT:Tebrik, tezkiye,saygi,dua, istigfar ve rahmet manalarina gelir.
SALAVAT-İ ŞERİFE:Salli ve Barik dualarina verilen isim.
SALVELE:Hz.Muhammed(sas) icin belirli bir ifade kalibi kullanarak hayir duada bulunmak ya da bu sekilde yapilan dua.Peygamberimizin adi anilinca”Sallallahu aleyhi ve sellem” deriz.Bu, Peygamberimize bir saygi ve sevgi ifadesidir.”Ona selam olsun“ demektir.Yazilirken genellikle(SAS) biciminde kisaltilir.

SALLİ VE BARİK DUALARI:Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ ali seyyidina Muhammed. Kema salleyte alâ seyyidina İbrahime ve alâ ali seyyidina İbrahime. İnneke hamîdün mecid. Ve barik alâ seyyidina Muhammedin ve alâ ali Muhammed. Kema barekte alâ seyyidina İbrahime ve alâ ali seyyidina İbrahim. İnneke hamîdün mecîd.” Anlamı: “Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed’ e ve efendimiz Muhammed’in ailesine rahmet et (onların şerefini yücelt). Efendimiz İbrahime ve onun ailesine rahmet ettiği gibi. Şübhesiz bütün hamd ve övgü sanadır, büyüklük ve yücelik sana mahsustur. Efendimiz Muhammed’e ve onun ailesine bereket ver. Efendimiz İbrahime ve onun ailesine bereket verdiğin gibi. Şübhesiz bütün hamd ve övgü sanadır, büyüklük ve yücelik sana mahsustur.”
SAMİ:Hz.Nuh`un oglu Sam`in soyundan gelen kavimler.Asurlular, Fenikeliler, Filistinliler, Araplar, Israiller ve habesliler sami kavmindendirler.
SAMİRİ :Kendilerini Firavun’un zulmünden kurtarıp Mısır’dan çıkaran peygamberleri Hz. Musa’dan, tapınmak için put isteyen İsrailoğullarına, Hz. Musa Allah’tan emir almaya gidip kendilerinden ayrıldığı bir sırada, fırsattan istifade ile istedikleri putu altından buzağı şeklinde yapan; bilgisiyle onun böğürmesini sağlayan ve yaptığı bu buzağının İsrailoğullarının ve Musa’nın gerçek ilahı olduğunu, Musa’nın da zaten bunu aramaya gittiği yalanını söyleyerek oradakilerin çoğunluğunun tapınmasını sağlayan; Musa’nın dönüşünden sonra ise hatalarını anlayan İsrailoğullarının kendisini yalnız bıraktığı, Musa a.s tarafından lanetlenip kovulan, ölünceye kadar da yalnız yaşamak zorunda bırakılan put yapımcısı.
SENETÜ`L-İBTİHACE:Bi`setin 12.(m.621) yilinda Islamiyeti kabul edenler cok oldugu icin bu seneye“Senetü`l Ibtihace“ denir.
SENETÜ`LHÜZÜN (620):Peygamberimizin amcasi Ebu Talib ve Hz.Hatice`nin 3 gün arayla vefat ettigi yıl.
SERİYYE:Seriyye, Hz.Peygamberin bulunmadigi askeri hareket icin kullanilan terimdir.Seriyye birlikleri 5 kisiden 400 kisiye kadardir.Seriyye komutanlarindan bazilari;Sa`d b.Ebi Vakkas,Ubeyde b.Haris,,Abdullah b.Revaha,Zeyd b.Sabit, ebuUbeyde b.Cerrah, Amr b.As,halid b. Velid
SEYYİD:hz.Hüseyin soyundan gelenlere de seyyid denir.
SEYYİDÜ’L-MÜRSELİN :P eygamberlerin efendisi, önderi, ulusu, Rasûlüllah (s.a.s)’in mübarek isimlerinden biri.
SİDRE-İ MÜNTEHA:Peygamberin ulastigi en son makam.
ŞAKK-I KAMER:Ayın yarılması, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâmın ayı ikiye ayırması mûcizesi. Muhammed aleyhisselâmın mûcizelerinin en büyüklerinden birisi de, Şakk-ı kamer mûcizesidir. Bu mûcize başka hiçbir peygambere nasîb olmamıştır. Muhammed aleyhisselâm elli iki yaşında iken, Mekke’de Kureyş kâfirlerinin elebaşıları yanına gelip; “Peyga mber isen ayı ikiye ayır” dediler. Muhammed aleyhisselâm, herkesin ve hele tanıdıklarının, akrabâsının îmân etmesini çok istiyordu. Ellerini kaldırıp duâ etti. Allahü teâlâ, kabûl edip, ayı ikiye böldü. Yarısı bir dağın, diğer yarısı başka dağın üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihr yaptı dediler. Îmân etmediler.
Apollo-10, ayın her tarafını fotoğraflarla tesbit ettikten sonra, Apollo-11 ile gelecek olan ay fâtihlerinin iniş yerlerini belirledi. Apollo-11′in çektiği fotoğraflarda, ayın etrâfını çevreleyen derin ve geniş bir kanalın bulunduğu görüldü. Fransız gazeteleri bunu; “Bu kanal, Şakk-ı kameri işâret etmiş olamaz mı? şeklinde, resim altı haber olarak verdiler. Papalığın îkâzı üzerine, bu haberden bir daha söz edilmemiştir.Sakk-i kamer ahdisesi iki saat müddet sürdü.

ŞECERE-İ PÂK-İ MUHAMMEDÎ:Muhammed aleyhisselâmın mübârek, temiz soy kütüğü, soy
ŞEMAİL-İ ŞERİF:Hz.Peygamberin, bedeni ve ahlaki vasiflarini ve beseri münasebetlerindeki, günlük yasayisindki tutum ve davranislari icin kullanilan bir tabirdir. Istılahta şemâ’il (veya şemâyil), cami türü hadis kitaplarının ana konularından biridir. Bununla birlikte Hz.Peygamber (s.a.s)’in mübarek yaratılışı, fizyolojik özellikleri, çeşitli üstün insanî vasıflan ve ahlâkî hasletlerini konu olarak alan ilim dalma da şemâ’il denilmiştir. Onun sîresi içinde ayn bir kısımda mütalaa edilir. Şemâ’ille birlikte delâ’ilu’n-nubuvve (peygamberliğin delilleri); fedâ’il (üstün ahlakî faziletleri) ve hasâ’is (ona mahsus özellikler) de aynı sîre içinde yer alırlar.
ŞERİF:Hz.Hasan`in soyundan gelenlere serif denir.Peygamberimizin(s.av) torunu ve Hz.Ali’nin küçük oğlu olan Hz.Hüseyin’in soyundan gelenlere verilen bir unvan. Bu kişilere toplum içinde büyük hürmet gösterilirdi. Nakibül Eşraflık adı verilen bir kurum bunların durumlarıyla ilgilenir ve devlet bu kişilere muhtaç duruma düşmeyecek bir gelir sağlardı.

TALHA BİN UBEYDULLAH:Asere-i mübessere`dendir.Cok muharebelere istirak etti, fedakarliklari büyüktü.Peygamberimiz(sas) ile muharebe de iken kilic darbesine karsi koluna girer ve onu muhafazaya calisirdi.Kendisinden ziyade Hz.Peygamberi muhafazayi azmederdi.Kolu bu yüzden sakatlandi.Hz.Ali(ra) buyuruyor ki.”Resuli Ekrem`den duydum, dediki; Talha ile Zübeyr, cennette benim komsularimdandir.” Hicretin 36.ci yilinda cemel vakasinda sehit oldu.(Yeni Islam Ansiklopedisi,C.4,Sh.1688)
Talha b. Ubeydullah:Uhut`ta Peygamberimize atilan oku elini siper edip colak kalan sahabedir.

TEBE-İ TABİÎN Resulullah (s.a.s)’e iman etmiş olarak tabiînden bir veya birkaçıyla karşılaşan ve Müslüman olarak ölen kimseler.Tebe-i Tabiin:Imam-i malik,Safii,Evzai,sevri,Sube,Abdullah b.Mübarek gibi büyük alimler.Bu nesil 220/835 yillarinda sona ermistir.
TEBÜK SEFERİ:Tebük seferine istirak etmedikleri icin pismanlik duyan ve dünya kendilerine zindan olan Kab b. Malik, Mürare b. Rabi,ve Halid b.Ümeyye`dir.Bunlar Tebük seferine katilmayip geride kalmislardi.Hz.Peygambder Tebük` ten dönünce bunlarla konusmamis, ashab da onlardan yüz cevirmisti.Bunlarin tövbelerinin kabul edildigi hükmü 50 gün sonra gerceklesmisti.(Diyanet Meali, sh.203.)Tebük savasina Hz.Ebubekir (r.a) malinin hepsini,Hz.Ömer(r.a) malinin yarisini, Hz.Osman 10 bin askeri donatti,kadinlar mücevheratlarini verdi.

ÜSTÜVANETÜ`L-VUFUD:Hz.PeygamberinMescid-i Nebi`de elcileri kabul ettigi yer(Heyetler sutunu).
UHUD SAVAŞI:Uhut savasi 625 senesin de oldu.Uhud savasina katilan sahabelerin alfebetik olarak isim listesi M.asim Köksal`in Hz.Muhammed(sas) ve Islamiyet adli eserinin 3 ve 4 cildinin sahife 89`da zikredilmektedir.Müslümanlarin Uhud savasinda aralarindaki parola :( Emit ! Emit !=Öldür, öldür) sözü idi.Uhut`ta Mu`ab b. Umeyr, Kamia tarafindan sehit edilmsitir.Uhut`da , Hz.Peygamberin sakaklarina Ibn-i Kamia, alnini Ibn-i sihab yaraladi, dudagina Utbe vurdu.Uhut savasindaHz.Hamza 28 müsrik öldürmüstür.Hz.Hamza , Abdullah b.Cahs`in dayisi idi.Uhut sehitlerinin hemen hemen hepsi Ensar`dan idi.Muhacirlerden sehit düsenler pek azdi.Ensardan 64, muhacirlerden 6 sehit düstü.Uhut sehitlerinin cenaze namazlarinin kilindigi, kilinmadigi, namazlarinin gömüldükten 8 yil sonra kilindigi da, rivayet edilir.Uhut sehitleri ikiser ikiser kabre konuldu.Peygamberimiz « En cok Kur`an bileni, önce koyunuz ! » buyurdu. Hz.Hamza`yi kabre ;Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.ali ve Zübeyr b. Avvam indirdi.
ULÜ`L AZM (Ulu peygamberler):Hz.Nuh.Hz.Ibrahim, Hz.Musa, Hz.Isa, Hz.Muhammed Mustafa (sas).Kur`an-i Kerim, peygamberlerin bazisini, sabir ve tahammüllerin coklugu ve buna devam etmesleri sebebiyle, onlari“Ülü`l azm-karar sahibi“ diye vasiflandirmistir.ÜLÜ’L-AZM:Şerîat sâhibi, yeni din getiren peygamberlerden altı tânesine ve en büyüklerine verilen ad. Bunlar; Âdem, Nûh, İbrâhim, Mûsâ, Îsâ ve Muhammed aleyhimüsselâmdır. Allahü teâlânın emir ve yasaklarını insanlara anlatırken çok sıkıntı çektikleri ve bu sık ıntılara sabr ettikleri için kendilerine bu isim verilmiştir.
VAHİY KÂTİPLERİ :Rasûlüllah (s.a.s)’e vahyedilen âyetleri yazanlar, kaydedenler.
Hz. Muhammed (s.a.s) İslâm’ın ilk günlerinden itibaren vahiy kâtipleri ittihâz etmiş, inen âyetleri onlara yazdırmıştı. Tefsir usulü kaynaklarında verilen bilgilere göre, Kur’ân’ın bir arada toplanması üç merhalede gerçekleşmiştir. Kur’ân Hz. Muhammed (s.a.s)’in zamanında yazılmış, Hz. Ebu Bekir’in zamanında bir araya toplanmış ve Hz. Osman’ın zamanında da, kitap haline getirilerek çoğaltılmıştır. Zeyd b. Sabit, Kur’ân’ı Hz. Muhammed (s.a.s)’in zamanında yazı ile kaydettiklerini haber vermiştir (ez-Zerkeşî el-Burhân fi Ulumi’l-Kur’ân, Mısır 1972, I, 235).Vahiy katipleri, sahabeden okuma-yazması olan sahabelerden 40 kişiye kadar çıkarılmıştır. Bunların en meşhur on kişisi şunlardır:1- Ebubekir,2- Ömer, 3- Osman, 4- Ali, 5- Ebi b. Ka’b,6- Zeyd b. Sabit, 7- Talha, 8- Zübeyr,9- Sa’d b. Ebi Vakkas, 10- Salim Mevlâ Ebi Huzeyfe.
VARAKA B. NEVFEL:Hz.Hatice`nin amcasi.
VÂRİS:Mirasçı, miras hakkı olan kişi. “Verise (mirasçı oldu)” fiilinden ism-i fail ve bir miras terimi. Bir terim olarak anlamı, ölen bir kimsenin mal varlığına mirasçı olan hısımlarını ifade eder.Mirasın rükünleri üç tanedir. Müris, vâris ve tereke. Müris, vefat edip, geride miras bırakan kimsedir. Vâris, kendisine miras intikat eden, yani terekede payı ve hakkı olan kimsedir. Tereke ise, mirasçılara intikal eden mal ve haklardır. Bu üç unsur olmadıkça miras cereyan etmez.
VEDA HUTBESİ :Hz. Peygamber’in, hicri 10. yılda yaptığı Veda Haccı’nda sayıları yüz on dört bini bulan hacıya hitaben irad ettiği hutbe. Peygamber (s.a.s) bu son hutbesinde, bundan sonra bir daha haccedemeyeceğini bildirip vefatının yaklaştığını ima ettiği, sonraki gelen günler de onun bu sözlerini doğruladığı için bu hacca Veda Haccı, bu hac esnasında irad ettiği hutbeye de Veda Hutbesi adı verildi. Veda Hutbesi her ne kadar tek bir hutbe imiş gibi kabul edilmekteyse de, gerçekte bu hutbe, Arafat ta, Mina da ve bir gün sonra yine Mina’da olmak üzere arafe günü ile bayramın birinci ve ikinci günlerinde parça parça irad edilmiştir (Tecrid-i Sarih, Terc. X, 396). Değişik yer ve zamanda irada buyurulduğu için de hutbe, birçok kişi tarafından birbirinden farh şekillerde rivâyet edilmiş; kişinin ya da grubun duyduğunu diğerleri işitmediğinden, hutbenin tamamının biraya toplanmasında bu farklı rivâyetlerden yararlanılmış ve daha sonraki yıllarda bu üç ayn yer ve zamanda buyurulan hutbe tek bir hutbe olarak biraraya getirilmiştir.
VEDA TAVAFI:Hacdan sonra ülkelerine dönecek hacilarin, Mekke`den ayrilmadan önce yapmalari gereken tavaf.Bu tavaf vaciptir.Buna sader tavafi da denir.
VEDDAN GAZVESİ(EBVA GAZVESİ):Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bizzat orduya komutan olarak ilk katıldığı savaşın, başka bir ifade ile ilk gazve.
Hedef:Kureyş ilee Beni Damra İbn-u Bekr inb-u Abdu Menat İbn-u Kenane.Safer ayında yapıldı.Netice:Beni Damra ile muahede yapıldı.İslâm tarihçilerine göre Hz. Peygamberin emir ve kumandasında yirmi yedi gazve gerçekleşmiştir. Bunlar Ebvâ, Buvât, Bedrul ûlâ Sefevân, Zül Uşeyre, Bedir, Benî Kaynukâ, Sevîk, Karkaratülküdr, Gatafân, Benî Süleym, Uhud, Hamrâülesed, Benî Nadîr, Bedrul Mevid, Zâtür Rikâ, Dûmetülcendel, Müreysî Benil-Mustalik, Hendek, Benî Kurayza, Benî Lihyân, Gâbe, Hudeybiye, Hayber, Mekkenin Fethi, Huneyn, Taif ve Tebüktür. Bu gazvelerden sadece dokuzunda çarpışma meydana gelmiştir. Bizans İmparatoru Heraklius’un büyük bir ordu ile Arabistan’a geldiği haberi üzerine Hz. Muhammed Tebük’ e doğru sefere çıktı. Ancak haberin doğru olmadığı anlaşıldı. Tebük Seferi Hz. Muhammed’in son seferi olmuştur.

YALANCI PEYGAMBERLER:
1-Müseylemetül Kezzâb, Yemâme de Beni Hanife kabîlesindendir. Kehanette bulunurdu, Peygamberlik iddiasına kalkışmış, kabilesinden bazı kimseler kendisine tâbi olmuşlardır. Peygamberimiz’in (sav) vefatından sonra Hz. Ebubekir (ra) Halid b. Velid (ra) komutasında bir ordu göndererek Müseylime ile savaştı, ordusunu dağıttı ve Hz. Hamza’yı şehit eden Vahşi b. Harb, Hz. Hamza’yı şehit ettiği aynı mızrağı ile Müseylime’yi öldürdü ve Hz. Hamza’yı öldürmesine mukabil olmasını diledi.
2-Esvedi Ansi’de Yemen’de peygamberlik iddiasında bulunmuştur. Kendisine “Zülhimar” da denilir. Yemen’de peygamberlik iddiasında bulunmuştu. İlk olarak peygamberlik iddiasında bulunan Yemen’de Esved-i Ansî olarak bilinen Abhele b. Ka’b adındaki o zamanın bilginlerinden kâhinlik yapan birisi oldu. Bilgin, şâir ve kâhin olduğu için konuşmalarıyla halkı tesir altına aldı. Yemen’in Necran halkı ona tabi oldu. O da kendisine tabi olanlarla San’a ya giderek orayı zapt etti. Ortalığı fesada ve ifsada verdi. Yemen’de bulunan Hz. Muaz b.Cebel (ra) Mağrip bölgesinde bulunan Hz. Ebu Musâ el-Eş’ârî (ra) gibi görevli memur sahabeler Yemen’i terk ederek Hadramut’a gitmek durumunda kaldılar. Peygamberimiz (sav) Yemen’de bulunan Müslümanlara “Yalancı Abhele’nin hakkından gelmeleri” konusunda talimat gönderdi. Bunun üzerine orada bulunan Müslümanlar ortalığı bulandırmadan, savaş yapmadan bu fesadın önünü almak için Esved’i ortadan kaldırmanın planlarını yaptılar ve onu kendi evinde öldürdüler. Rasülü Ekrem’in vefatında iki gün evvel Feyruzi Deylemi tarafından öldürülmüştür. Rasülü Ekrem bunu haber alınca: Feyruz, Esvedi Ansiyî öldürmekle necata = zafere ermiştir. Diye buyurmuştur. . Yalancı Esved’in öldürülmesinden sonra oradan ayrılan sahabe kadı ve muallimler tekrar Yemen’e görevlerinin başına döndüler.
3-Abdullah bini Sat bini Ebi Şerh, müslüman olmuş, Rasülü Ekrem’e kitabette bulunmuştu. = Andolsun bi;insanı, çamurdan, bir özden yarattık. (Mü’mlnûn, 23/12) âyeti kerimesini yazarken insanın yaratılışına teaccüp ederek: (Fetebarekâllahü Ahsenülhâlikîn) demiş, Rasülü Ekrem de zâten öyle nazil oldu, öylece yaz diye emretmiş. Abdullah bundan şüpheye düşüp eğer Hz. Muhammed doğru ise bana da onun gibi vahy olundu diyerekdinden dönmüştü. Fakat Mekke’nin fethinden evvel tekrar Islâmiyete dönmüştür.
4-Nadribnil Harsis Sakatî de Rasülü Ekrem’in teyzesinin oğlu imiş, seyahatlarda bulunmuş, Rum ve Yahudi âlimleriyle görüşmüş, bilgili bir şahıs idi. Bilgisine güvenerek peygamberlik iddiasında bulunmuş, Rasülü Ekrem’i tasdik etmemiş, birçok düşmanca hareketlere cür’et göstermiştir. Nihayet Bedir gazvesinde müslümanların eline esir düşerek Hz. Ali tarafından katledilmiştir.
5-Diğer Yalancı Peygamberler:Gatafan’lı bir kadın olan Umm-ı Kırfe’nin kızı Umm-u Zemîl Medine’ye karşı tertiplenen bir ayaklanmanın başında bulunuyordu. Temimli Secahî de peygamberlik iddiası ile ortaya atılandan birisiydi.
YELEMLEM:Yemenlilerin mîkatıdır. Mekke’nin güney-doğu yönünde yer alır. Mekke’ye yaklaşık 54 km.lik mesafesi ile Mekke’ye en yakın mîkattır.
YEMEK DUÂSI :Hz. Peygamber (a.s), yemeklerden sonra pek çok dua yapmıştır. Bu sebeple yemek duası ile ilgili oldukça çok hadis-i şerifler mevcuttur. Bu duaların bir kısmını birleştirerek okumakta fayda vardır şöyle ki:
“Bize yediren, içeren, Müslüman olmayı nasib eden Allah’a hamdolsun.” (Ebû Dâvud III, 475). Âllah’ım! Bize bu yediğimiz yemek sebebiyle bereket ver, hakkımızda bu yemeği mübarek kıl. Bize bu yemekten daha hayırlı olanını yedir.” (Tirmizî, Daavat, 55) “Bize rızık ver, sen rızık verenlerin en hayırlısını.” (Maide, 5/114). Allahım! Biz senden nimetin tamamını, kusursuz ümmeti ve ayetin devamını istiyoruz.” (Ebu Davud III, 501).
Enes b. Mâlik (r.a) anlatıyor: Rasûlüllah (a.s) şöyle buyurdu: “Yemeğini yedikten sonra şu şekilde duâ eden kimsenin geçmiş günahları bağışlanır”
“Sarfedilen güç ve kuvvet bana ait olmadığı halde bu nimeti bana yediren, bana rızık olarak takdir buyuran Allah’â hamd olsun”(Tirmizî, Daavât, 56).
YEMEN:Yemen Arap Cumhuriyeti yada Kuzey Yeme.Arabistan Yarimadasi`nin güneybatisinda yer alan ve 1918`de Kuzey Yemen olarak bagimsizligini kazanan ülke, 1962`de Yemen Arap Cumhuriye adini aldi.1990 `da Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti ile birleserek Yemen Cumhuriyeti`nin bir parcasi oldu.Baskenti Sana`dir. Öteki önemli kentler Hudeyde,Adenve Taiz`dir.Ilk ve orta ögrenim parasizdir.Baslica ürünleri:Patates, arpa, bugday, hurma, pamuk, kahve ve tütün.
ZATU’R-RİK’A GAZVESİ :Hicretin dördüncü yılında Gatafan’dan Muhariboğulları ile Sa’lebeoğullarına karşı yapılan gaza. Olayın geçtiği yere nisbetle bu adı almıştır (İbnu’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-,Tarih, Beyrut 1979, 174, Asım Köksal, İslâm Tarihi, IV, 121-122).Rasûlüllah (s.a.s) Nadîroğulları Gazvesinden döndükten sonra iki ay sonra, Muharıboğullarından hayvan satmak için Medine’ye gelen bir adam, Muhariboğulları ile Sa’l-ebeoğullarının, müslümanlarla savaşmak için hazırlandıklarını ve Nahl yakınlarındaki Zatu’r-Rik’a'da toplandıklarını haber verdi (4. yıl Muharrem ayı) (İbnu’l-Esir, a.g.e., aynı yer).Rasûlüllah (s.a.s) Nahl yakınında Sa’d ile Şukrâ arasında bir yer olan Zatu’r-Rik’a'ya kadar ilerledi. Ancak müşrikler savaşa cesaret edemediler ve dağılarak etraftaki tepelere çekildiler.Bu arada namaz vakti girmiş bulunuyordu. Ancak müslümanlar, namaz kılarken düşmanın saldırıya geçmesinden endişeleniyorlardı. Burada korku namazı ile ilgili âyet (en-Nisa, 4/101-103) nazil oldu ve Rasûlüllah (s.a.s), ashabına bu âyetin bildirdiği şekilde namaz kıldırdı Müşrikler geri çekilirken sürülerinden bir kısmı orada kalmıştı. Rasûlüllah (s.a.s) bu mallara ganimet olarak el koydu (Belazurî, Ensâb, I, 340). Ayrıca bir kadın da esir edilmişti (İbnu’l-Esir, a.g.e., 175).
ZÂT-Ü IRK:Mekke’ye Irak yönünden gelenlerin mîkatıdır. Mekke’ye uzaklığı yaklaşık 94 kilometredir.
ZEVAİD SÜNNET:Hz.Peygamber(s.a.v) in bir insan olması itibariyle yaptığı, Allahü Tealadan bir tebliğ veya Allahın dinini açıklama niteliği taşımayan beşeri fiillerine Zevaid Sünnet denir.
ZEYD BİN HARİSE:Kur`an`da ismi anılan tek sahabe.(Ahzab suresi:37).Zeyd :Zeyd bin Haris, Resulullah (s.a.v)’in evlatlığı idi. Hz. Peygamber (s.a.v), onu vahiy nazil olmazdan evvel, daha köle iken Ukaz panayırından satın almıştı. Daha son¬raları müslüman oldu. Bundan dolayı da babası onu evlatlığından kovdu. Resulullah (s.a.v) da onu kendi ev¬latlığı olarak kabul etti. Peygamber (s.a.v), onun oğlu olan Usame’ye büyük bir değer verirdi. Peygamber (s.a.v), güzel ve asilzade bir aileye mensub olan Zeyneb’i onun için istedi. Zeyneb, istekli ol¬madığı halde Resulullah (s.a.v)’a olan saygısından dolayı onunla evlenmeyi kabul etti. Daha sonraları ikisi ara¬sında anlaşmazlıklar baş gösterdi ve Hz. Resul (s.a.v), on¬ların arasını bulmak için defalarca uğraştı. Fakat so¬nunda Zeyd, Zeyneb’i boşadı. Hz. Peygamber (s.a.v), öz evlat ile evlatlık arasında fark olduğunu hükme bağ¬lamak için Zeyneb ile evlendi. Ahzab suresinde 36-40. ayetler bu olaya işaretle zikredilmiştir.
ZEYD BİN SABİT (RA):Zeyd b. Sâbit b. , Ensâr’dan, Hazrec kabilesinin bir kolu olan Neccârogullari’na mensuptur. Zeyd’in künyesi Ebû Hârice’dir.Zeyd, hicretten yaklasik onbir yil önce dünyaya gelmistir. Babasi Sabit, Buâs Günü öldürüldügü vakit Zeyd, henüz alti yaslarinda bir çocuktu. Resûlullah (s.a.s), Bedir Savasina katilmak isteyen birkaç genci, yaslari küçük oldugu için geri çevirmisti ki, Zeyd de bu gençler arasindaydi (Ibnü’l-Esîr, a.g.e., II, 278; Ibn Abdi’l-Berr, a.g.e., II, 537: el-Askalânî, a.g.e., III, 22).Zeyd b. Sâbit, çok akilli, zekî ve hafizasi güçlü bir sahâbî idi. O’nun bu meziyetini farkeden Peygamber (s.a.s), Zeyd’ten Ibranice ve Süryanice’yi ögrenmesini istedi.Bunun üzerine Zeyd, hemen ise koyularak çok kisa bir sürede, hem Ibranice hem de Süryanice okuma-yazmayi ögrendi. Bundan sonra Rasûlüllah’a gelen mektuplari kendisi okuyor, cevap gerekiyorsa yaziyordu. Bu arada asil görevi olan vahiy kâtipligini de sürdürüyordu (Ibn Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, II, 358; Ibn Abdi’l-Berr, a.g.e., II, 538; Ibnü’l-Esîr, a.g.e., II, 579).Katildigi ilk savas Hendek savasi olup, savasa hazirlik kabilinden, müslümanlar Medine’nin etrafinda hendek kazarlarken Zeyd, çikan topragi tasima isinde yardim ediyordu. Resûlullah (s.a.s) O’nu bu durumda görünce: “Ne kadar iyi bir çocuk” diyerek takdir ifadelerini dile getirmistir.Ibn Abdi’l-Berr, “el-Istîâb”da zikredip, sahih kabul etmedigi bir habere göre; Tebük seferinde, Benî Mâlik b. en-Neccâr’in bayragini Umâre b. Hazm tasiyordu. Resûlullah, bayragi ondan alip Zeyd b. Sâbit’e verdi. Bunun üzerine Umâre: “Ey Allah’in Resûlü! Hakkimda sana herhangi birsey mi ulasti?” diye sorunca, Resûlullah; “Hayir, lâkin Kur’ân’a öncelik vardir: Zeyd de Kur’ân’i senden daha çok ezberlemistir” seklinde cevap verdi (Ibn Abdi’l-Berr, a.g.e., II, 537; Ibnü’l-Esîr, a.g.e., II, 278).Zeyd b. Sâbit, ashâbin en âlimlerinden biriydi. Sadece Kur’ân-i Kerîm’i ezberlemekle kalmamis, mirasla ilgili feraiz ilmini de çok iyi ögrenmisti.Hz. Ömer, gerekse Hz. Osman, Medine’den ayrildiklari zaman Zeyd b. Sabit’i vekil birakirlardi. Hz. Osman, O’nu ziyade seviyordu. Zaten kendisi de Osman taraftariydi ve bu halife devrinde beytülmâla bakmakla görevlendirilmisti. Yermük günü de ganimetleri taksim isini Zeyd üstlenmisti (Ibnü’l-Esîr, a.g.e., II, 279; Ibn Abdi’l-Berr, a.g.e., II, 538; II, 538; el-Askalânî, a.g.e., III, 23).Zeyd,h. 45 yilinda vefat etmistir.
ZEYNEL ABİDİN(Zeynü`l-Abidin):Lügat manasi, ibadet edenlerin ziyneti demektir.(H.50-93).On iki imamin 4.cüsü olan zattir.Peygamberimizin torunu.Hz.Hüseyin`in ortanca oglu.Asil adi Ali`dir.Tabiin büyüklerindendir.Medine-i Münevvere`de vefat etti.
ZEYNEP BİNT-İ CAHŞ:Peygamberimizin hanımı Zeynep bint-i Cahş, vefat edince cenazesi tabutla taşınan ilk müslünan kadındi. Baki Kabristanına defnedildi.Zeyneb`in asıl ismi Berre idi. Peygamberimiz, onu Zeyneb`e çevirmisti.
ZİMMİ:Islam Devletinde yasayan gayr-i müslim(H. i.Kur`an Dili,c.10)
ZİNNUREYN:İki nûr sâhibi. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem iki kızıyla evlendiği için hazret-i Osman’a verilen lakab.Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem ona birbiri ardınca iki kızını vermiştir. İki kızı da vefât edince; “Bir kızım daha olsaydı verirdim” buyurmuştur
ZÜBEYR BİN AVVAM:Allah yolunda ilk kilic ceken sahabe.
ZÜLHULEYFE:Zülhuleyfe, Medinelilerin ve Medine üzerinden Mekke’ye gelenlerin mîkâtıdır. Medine’nin 11 km güneyinde Âbâr-ı Ali diye bilinen yerdir. Yaklaşık 450 km.lik mesafesi ile Mekke’ye en uzak mîkât burasıdır. Hz. Peygamber (a.s.) Veda Haccı için burada ihrama girmiştir.
Şâfii mezhebine göre hac ve umre dışında başka bir maksatla Harem bölgesine ihramsız olarak girilebilirse de ihramlı olarak girilmesi daha faziletlidir.

6

Ağustos
2012

Din Görevlisi Sınavlarına Hazırlık Genel Konular

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
Din Görevlisi  Sınavlarına  Hazırlık Genel Konular

İLMİHAL,SİYER VE GENEL KÜLTÜR -1

1. “Aksâmü’l-Kur’ân” ifadesi aşağıdakilerden hangisinin karşılığıdır?
a) Kur’ân’ın kıssaları
b) Kur’ân’ın kısımları
c) Kur’ân’daki yeminler
d) Kur’ân’ın sure sure ayrılması

2. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî surelerin tanımları arasında yoktur?
a) Mekke’den bahseden sûreler
b) Mekke’de inen sûreler
c) Hicretten önce inen sureler
d) Mekkelilere hitap eden sûreler

3. Aşağıdaki tefsirlerden hangisi “rivayet metoduna” göre yazılmıştır?
a) Kâdî Beydâvî’nin kaleme aldığı “Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t- Te’vîl”
b) İbn Kesîr’in kaleme aldığı “Tefsîru’l-Kur’ân’il-Azîm”
c) Nesefî’nin kaleme aldığı “Medâriku’t-Tenzîn ve Hakâiku’t- Te’vîl”
d) Hamdi Yazır’ın kaleme aldığı “Hak Dini Kur’ân Dili”

4. Aşağıdakilerden hangisi imanın geçerli olmasının şartlarından değildir?
a) İman esaslarını kalp ile tasdik etmek
b) İman edilen şeyler hakkında şüphe etmemek
c) Ergenlik çağına ulaşmak
d) İman edilmesi gereken esasların tamamına iman etmek

5. Aşağıdakilerden hangisi itikâdî mezheplerdendir?
a) Evzaî Mezhebî
b) Malikî mezhebi
c) Hanefî Mezhebi
d) Selefiyye Mezhebi

6. “Peygamberimiz (a.s.)’in Allah tarafından tebliğ edip haber verdiği kesin olarak bilinen esas, hüküm ve haber-
lere…denir” cümlesini aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
a) şeâir-i diniye
b) Zarûrât-ı diniyye
c) Ahkâm-ı İslamiyye
d) Mebâdi-i fıkhıyye

7. Allah’ın eli, gözü, yüzü ve gelmesi gibi sıfatlar için aşağıdaki kavramlardan hangisi kullanılır?
a) Sübûtî sıfatlar
b) Selbî sıfatlar
c) Tekvîni sıfatlar
d) Haberî sıfatlar

8. Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın selbî sıfatlarındandır?
a) Kıdem
b) Kudret
c) Hayat
d) Tekvin
9. Aşağıdakilerden hangisinin diğerleri ile anlam bağlantısı yoktur?
a) İman
b) İtikad
c) İrtidat
d) İrtikâp

10. Rıdvan adlı meleğin görevi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Cehennem bekçiliği
b) Cennet bekçiliği
c) Arşı taşımak
d) Amel defterlerinin tevzii

11. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberler hakkında vacip olan sıfatlardan değildir?
a) Emanet
b) Fetanet
c) Adalet
d) İsmet

12. Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) şit Peygambere 30 sahife verilmiştir
b) Adem Peygambere 10 sahife verilmiştir
c) İbrahim Peygambere 10 sahife verilmiştir
d) İdris Peygambere 30 sahife verilmiştir.

13. Aşağıdakilerden hangisi hak dinlerin ortak amaçlarından biri değildir?
a) Nefsi koruma
b) Nesli koruma
c) Aklı koruma
d) Ahlakı koruma

14. Aşağıdakilerden hangisi ibadetin kabul olma şartlarından biri değildir?
a) İman
b) Mükellef olmak
c) Niyet
d) İhlas

15. Aşağıdaki şıklarda yer alan kavramlardan hangileri arasında zıtlık ilişkisi vardır?
a) Sihhat-butlan
b) Habis-Necis
c) İman-İtikad
d) İsraf-Tebzir

16. Aşağıdakilerden hangisi teyemmümün caiz olmasının şartlarından değildir?
a) Su bulunmaması
b) Suyu kullanma imkanının olmaması
c) Toprak veya toprak cinsi bir şey ile yapılması
d) Seferî olunması

17. Aşağıdakilerden hangisi vitir namazının kılınacağı vakittir?
a) Yatsının girdiği andan gecenin üçte birine kadar olan vakit
b) Yatsı namazı kılındıktan sonraki vakit
c) Yatsı vakti
d) Yatsı vaktinden imsak vaktine kadar olan vakit
18. Hangi namazlar özür bulunmaksızın oturularak kılınabilir?
a) Nafile namazlar
b) Farz namazlar
c) Vacip namazlar
d) Adak namazlar

19. Aşağıdaki namazların hangisinde cehrî kıraat gerekli değildir?
a) Cemaatle kılınan sabah namazının farzı
b) Münferiden kılınan akşam namazının farzı
c) Cuma namazı
d) Bayram namazı

20. Aşağıdakilerden hangisi cuma namazının farz olmasının şartlarından biri değildir?
a) Mukim olmak
b) Sağlıklı olmak
c) Erkek olmak
d) Yeterli cemaatin bulması

21. Aşağıdakilerden hangisi orucun farz olmasının şartlarındadır?
a) Akıllı olmak
b) Sağlıklı olmak
c) Mukim olmak
d) Seferî olmamak

22. Aşağıdakilerden hangisi zekatın farz olmasının şartlarından değildir?
a) Havelan-i havl
b) Malın nâmi olması
c) Malın nisap miktarına ulaşması
d) Zekat vermeye niyet edilmesi

23. Aşağıdakilerden hangisi yemin kefareti türlerinden biridir?
a) Üç fakiri giydirmek
b) On gün oruç tutmak
c) 61 gün oruç tutmak
d) On fakiri giydirmek

24. “Senetü’l-hüzün” aşağıdakilerden hangisidir?
a) Peygamberimiz (a.s.)’ın oğlu İbrahim’in öldüğü yıldır
b) Peygamberimiz (a.s.)’ın eşi Hz. Hatice ile amcası Hz. Hamza’nın öldüğü yıldır
c) Peygamberimizin eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talib’in öldüğü yıldır
d) Peygamberimizin eşi Hz. Hatice ile oğlu İbrahim’in öldüğü yıldır

25. “Birinci Akabe Biatı” ile ilgili olarak aşağıdaki cümlelerden hangisi doğrudur?
a) Medineli 12 müslümanın, Mîladî 62 yılında Mina hudutları içinde Peygamberimize biat etmelerine “Birinci Akabe Biatı” denir
b) Medineli 6 müslümanın, Mîladî 621 yılında Mina hudutları içinde Peygamberimize biat etmelerine “Birinci Akabe Biatı” denir
c) Medineli 12 müslümanın Mîladî 622 yılında Mina hudutları içinde Peygamberimize biat etmelerine “Birinci Akabe Biatı” denir
d) Medineli 6 müslümanın, Mîladî 620 yılında Mina hudutları içinde Peygamberimize biat etmelerine “Birinci Akabe Biatı” denir

26. Aşağıdakilerden hangisi Medine’de Peygamberimiz (a.s.)’ın Yahudiler ile yaptığı antlaşmanın maddelerinden değildir?
a) Yahudiler kendi dinlerinde serbest olacaklar
b) Müslümanlar ile Yahudiler barış içinde yaşayacaklar
c) Taraflardan biri üçüncü bir tarafla sulh yaparsa diğer taraf bu sulhu tanıyacak
d) Müslümanların Kureyş ile ilişki kurmalarına engel olunmayacak

27. Aşağıdakilerden hangisi Hudeybiye Barış antlaşmasının maddelerinden değildir?
a) Bu anlaşma on yıl geçerli olacak
b) Taraflar Kureyş dışında kabilelerden her hangi birini himayelerine alabilecekler
c) Müslümanlar Ka’be’yi bu yıl değil üç yıl sonra ziyaret edecekler
d) Mekkelilerden biri Müslümanlara sığınırsa Müslüman bile olsa
geri verilecek, fakat Müslümanlardan biri Mekkelilere sığınırsa geri istenmeyecek

28. Hayber’in fethi hangi tarihte gerçekleşmiştir?
a) Hicri 7 / Miladi 628
b) Hicrî 7 / Miladî 630
c) Hicrî 8 / Miladi 627
d) Hicri 8 / Miladi 628

29. İslam tarihinde ilk yapılan mescid aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mescid-i Nebevî
b) Mescid-i Haram
c) Mescid-i Kuba
d) Mescid-i Kıbleteyn

30. Peygamberimiz (a.s.), ilk cuma namazını nerede kılmıştır?
a) Ranuna vadisinde Beni Avf yurdunda
b) Ranuna vadisinde
c) Mescid-i Nebevî’de
d) Mescid-i Kuba’da

31. Aşağıdakilerden hangisi “sabır” kavramının anlamlarından değildir?
a) Zorluklar karşısında direnç ve sebat göstermek
b) İbadetlerde devam ve sebat göstermek
c) Haramlardan kaçınma konusunda dirayet göstermek
d) Karşılaşılan her türlü baskı ve saldırı karşısında tahammül göstermek

32. Aşağıdakilerden hangisi “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” hadisi ile ilgili değildir?
a) Peygamberimiz (a.s.)’ın tebliğ ettiği İslam, son semavî dindir
b) İslam ahlakı, en mükemmel ahlaktır
c) Ahlakı zayıf olanın imanı da zayıftır
d) Güzel ahlaktan maksat Kur’ân ahlakıdır

33. Peygamberimiz (a.s.)’ın nitelediği “ümmü’l-habâis” aşağıdakilerden hangisidir?
a) Alkollü içkiler
b) Faiz
c) Zina
d) Namuslu kadınlara zina isnadı

34. Aşağıdakilerden hangisi din görevlisinin hac görevi sırasında çevresi ile uyumlu olabilmesi için gerekli davranışlardan biri değildir?
a) Temkinli ve ölçülü olmak
b) Güven telkin etmek
c) Kul haklarına riayet etmek
d) Sigara içmemek

35. Aşağıdakilerden hangisi din görevlisinin hac görevi sırasında duygu ve düşüncelerini iyi aktarabilmesi için gerekli hususlardan değildir?
a) Az ve öz konuşmak
b) Muhatabın seviyesine göre konuşmak
c) Görevlerini aksatmadan yürütmek
d) Anlaşılır ve sade konuşmak

36. Aşağıdakilerden hangisi sosyal ilişkilerde yüklenilen sorumluluklardan değildir?
a) Mâlî sorumluluk
b) Vicdani sorumluluk
c) Dini sorumluluk
d) Hukukî sorumluluk

37. Aşağıdakilerden hangisi sosyal ilişkiler alanı değildir?
a) Yakın çevre
b) Doğal çevre
c)Aile çevresi
d)Birden fazla kişinin çalıştığı iş yeri

38. Aşağıdakilerden hangisi sosyal ilişkileri düzenleyen kurallar değildir?
a) Adâb-ı muaşeret
b) Gelenek ve görenekler
c) Din, ahlak ve hukuk
d) Bilimsel ve felsefî kurallar

39. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Birliğinin simgelerindendir?
a) EU
b) İLO
c) UN
d) NL

40. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki müzakere süreci hangi tarihte başlamıştır?
a) 3 Ekim 2006
b) 3 Ekim 2005
c) 13 Ekim 2005
d) 13 Ekim 2006

41. Suudi Arabistan’ın başkenti aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mekke
b) Medine
c) Cidde
d) Riyad

42. Diyanet İşleri Başkanlığı hangi tarihte kurulmuştur?
a) 3 Mart 1925
b) 3 Mart 1924
c) 3 Nisan 1920
d) 30 Mart 1924

43. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Din İşleri Yüksek Kurulu, seçimle belirlenen 16 üyeden oluşur
b) Din İşleri Yüksek Kurulu, seçimle belirlenen 15 üyeden oluşur
c) Din İşleri Yüksek Kurulu, 12’si seçimle, 4’ü Diyanet İşleri Başkanınca belirlenen 16 üyeden oluşur
d) Din İşleri Yüksek Kurulu, 10’u seçimle, 6’sı Diyanet İşleri Başkanınca belirlenen 16 üyeden oluşur

44. Türkiye Büyük Millet Meclisi kaç üyeden oluşur?
a) 450
b) 550
c) 500
d) 400

45. 19 Mayıs 1919 tarihinde ne oldu?
a) Sivas kongresi yapıldı
b) Erzurum Kongresi yapıldı
c) Atatürk Samsun’a çıktı
d) Mondros mütarekesi yapıldı

cevap anahtarı
1c 2a 3b 4 c 5d 6b 7d 8a 9d 10b 11.c 12a 13d 14b 15a 16d 17b 18a 19b 20d 21a 22d 23d 24.c 25.a 26.d 27.c 28a 29.c 30.a 31d 32c 33a 34d 35c 36a 37b 38d 39 a 40b 41d 42b 43c 44b 45c

İMİHAL,SİYER VE GENEL KÜLTÜR -2

1-Aşağıdakilerden hangisi Allahın subuti sıfatlarından biridir?
a-kıdem
b-muhalefetün lil havadis
c-tekvin
d-beka

2-Aşağıdaki kavramlardan hangileri birbirinin zıddı değildir?
a-Kadim-hadis
b-beka-zeval
c-vahiy-ilham
d-hayat-memat

3- Aşağıdakilerden hangisi kıyamet alametlerinden değildir?
a-din konusunda bilgisizliğin yaygunlaşması
b-güneşin batıdan doğması
c-yemen tarafında büyük bir selin meydana gelmesi
d-dabbetül arzın çıkması

4- Aşağıdakilerden hangisi “Halkul Kur’an” teriminin karşılığıdır?
a-kuran ahlakı
b-kuran ile amel edenler
c-kuranın mahluk olup olmadığı meselesi
d-kuranın tertibi

5- Aşağıdakilerden hangisi Hz. Muhammed’e vahyin geliş şekillerinden biri değildir?
a-sadık rüyalar
b-kalbe ilka
c-cebrailin asli suretiyle gelip emri duyurması
d-yazılı levhalar şeklinde bildirmesi

6- Aşağıdakilerden tefsirlerden hangisi rivayet metoduna göre yazılmıştır?
a-suyutinin kaleme aldığı ed-dürrül mensur fit-tefsiri bil me’sur
b-fahruddin er-razinin kaleme aldığı mefatihul ğayb
c-mehmet vehbinin kalame aldığı hulasatül beyan fi tefsirül kur’an
d-kadı beydavinin kaleme aldığı envarut-tenzil ve esrarüt-te’vil

7- Aşağıdakilerden hangisi peygamberler hakkında vacip olan sıfatlardan değildir?
a-Emanet
b-Adalet
c-fetanet
d-ismet

8- Aşağıdakilerden hangisi Allahın subuti sıfatlarından değildir?
a-Tekvin
b-hayat
c-Kıdem
d-İlim

9- Aşağıdakilerden hangisinin diğerleriyle anlam bağlantısı yoktur?
a-İhsan
b-İslam
c-İkram
d-İman

10-“Malik” adlı meleğin görevi aşağıdakilerden hangisidir?
a-Amel defterlerini tevzi etmek
b-Cehennem bekçiliği yapmak
c-Arşı taşımak
d-Cennet bekçiliği yapmak

11-Vasıl b.Ata,aşağıdaki mezheplerden hangisinin kurucusudur?
a-Zeydiyye
b-Zahiriye
c-Mutezile
d-Selefiye

12-“İnsan,fiillerinde hür değildir” cümlesi aşağıdaki mezheplerden hangisinin görüşüne uygundur?
a- Cebriye
b-Havaric
c-Zeydiyye
d-Zahiriyye

13-“Akli delillerle sabit olmayan,sadece Allah’ın peygamber vasıtasıyla bildirdiği nakli delillerle sabit olan itikadi hükümlere …………… denir.” Cümlesindeki boş yere aşağıdakilerden hangisi uygun düşer?
a-Makasıd
b-Sem’ıyyat
c-Mesmuat
d-Ma’kulat

14-Aşağıdakilerden hangisi peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi dinin değişmeyen esaslarındandır?
a-Muamelat
b-Furuat
c-İbadet
d-İtikad

15-Aşağıdaki kavramlardan hangisinin diğerleriyle anlam ilişkisi yoktur?
a-İtaat
b-İbadet
c-Niyet
d-Kurbet

16-Kendi başına sahih ve meşru iken, gayrı meşru bir şeye yakınlığı sebebiyle meşru olmaktan çıkan şey, aşağıdakilerden hangisidir?
a-fasit
b-batıl
c-haram
d-Mekruh

17-“El ve ayak gibi organları belirmiş olan çocuğu düşürmesi sebebiyle kadının rahminden gelen kana…….denir” cümlesindeki boşluğu,aşağıdakilerden hangisi ile doğru olarak doldurabilirsiniz?
a-Hayız kanı
b-Adet kanı
c-Nifas kanı
d-Özür kanı

18-Aşağıdaki cümlelerden hangisi hüküm itibariyle yanlıştır?
a-Mestler, abdest için ayaklar yıkandıktan sonra giyilmelidir
b- Mestler, üst topuklar dahil, ayakların her tarafını örtmüş olmalıdır
c-Mestlerdeki delikler,dört küçük el parmağı kalınlığından fazla olmamalıdır
d-Mestlerle 5km. kadar yol yürünebilmelidir

19-Aşağıdaki ifadelerden hangisi namazların birleştirilerek kılınmasıyla ilgili değildir?
a-cem-i fevait
b-cem-i takdim
c-cem-i tehir
d-cem-i salateyn

20- Aşağıdaki ifadelerden hangisi teyemmümün caiz olmasının şartlarından değildir?
a-Su bulunmaması
b-seferi durumda olunması
c-teyemmümün toprak veya toprak cinsinden bir şeyle yapılması
d-suyun kullanma imkanının olmaması

21- Aşağıdaki ifadelerden hangisi zekatın farz olmasının şartlarından değildir?
a-zekat vermeye niyet etmek
b-dinen zengin olmak
c-malın nami olması
d-malın nisap miktarına ulaşması

22-Namaza “Allahu Kebir” diye tekbir alarak başlayan kişinin namazı için aşağıdaki hükümlerden hangisi doğrudur?
a-fasittir
b-batıldır
c-haramdır
d-sahihtir

23- Aşağıdaki ifadelerden hangisi namazın vaciplerinden değildir?
a-Kade-i ula
b-tadil-i erkan
c-intikal tekbirleri
d-namazdan selam vererek ayrılmak

24- Aşağıdaki Cümlelerden hangisi Ravza-i mutahharayı tanımlar?
a-Peygamberimizin minberi ile kabri arasındaki kısımdır
b-Babüsselam ile peygamberimizin kabri arasındaki kısımdır
c-Babüsselam ile minber arasındaki kısımdır
d-Mihrap ile peygamberimizin kabri arasındaki kısımdır

25-Habeşistana yapılan birinci hicret, hangi tarihte gerçekleşmiştir?
a-Peygamberliğin 5.yılında
b-Hicretin 5.yılında
c-Miladın 617.yılında
d-Hicretin 4.yılında

26-Aşağıdaki cümlelerden hangisi “Senetül Hüzün” ifadesinin tanımıdır?
a-Peygamberimizin eşi Hz.Hatice ile oğlu İbrahimin öldüğü yıldır
b- Peygamberimizin eşi Hz.Hatice ile amcası Ebu Talibin öldüğü yıldır
c- Peygamberimizin eşi Hz.Hatice ile amcası Hz.Hamzanın öldüğü yıldır
d- Peygamberimizin eşi Hz.Hatice’nin öldüğü yıldır

27-İkinci akabe biatı hakkında aşağıdaki cümlelerden hangisi doğrudur?
a- İkinci akabe biatından sonra peygamberimiz,zeyd b.sabiti kuran öğreticisi olarak medineye gönderdi
b-İkinci akabe biatı sırasında peygamberimiz hz.ömer ile hz.osmanı gözcü olarak görevlendirdi
c-Miladi 621 yılında Medineli altı Müslüman mina hudutları içinde peygamberimize biat etti
d-miladi 622 yılında Akabe’de ikisi kadın olmak üzere Medineli 75 müslüman peygamberimize biat etti

28-Aşağıdakilerden hangisi Medine sözleşmesinin maddelerinden değildir?
a-Hıristiyanlar,Müslümanlarla harp ettikleri müddetçe harcamalara katılacaklardır
b-Üzerinde ihtilaf edilen konular Allah ve Resulunün hakemliğine arz edileceklerdir
c-Kureyşli muhacirler kendi aralarında adet olduğu üzere kan diyetlerini ödemeğe devam edeceklerdir
d-Müslümanlarla Yahudiler arasında yesribe hücum edecek kimselere karşı yardımlaşma yapılacaktır

29-Hayber’in fethi hangi tarihte gerçekleşmiştir?
a-Hicrî 8 / Miladi 628
b-Hicri 9/Miladi 630
c-Hicri 7 / Miladi 628
d- Hicrî 8 / Miladi 629

30- Peygamberimiz (a.s.), ilk cuma namazını nerede kılmıştır?
a-Kuba mescidinde
b- Mescid-i Nebevîde
c-Beni kaynuka vadisinde
d-Ranuna vadisinde beni avf yurdunda

31- İslam tarihinde inşa edilen ilk mescid aşağıdakilerden hangisidir?
a-Kuba mescidi
b-Mescidi nebevi
c-Mescidi hayf
d-Mescidi Cuma

32-Ahlaki yaptırımların en güçlü kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
a-Din
b-Örf ve adet
c-Sosyal çevre
d-Aile çevresi

33-Aşağıdakilerden hangisi ahlak ilmi ile ilgilidir?
a-Teeşebbüh
b-Teşe’üm
c-Tefe’ül
d-Tecessüs

34- Aşağıdakilerden hangisi insanlar arasında insani ilişkilerin kopmasına sebep olur?
a-Sabırlı olmak
b-Mütecessis olmak
c-Esprili olmak
d-samimi olmak

35-Sağlığı bozacak şekilde nafile ibadetlerle meşgul olan hacı adaylarına karşı nasıl bir tutum sergilersiniz?
a-Bu tutum içinde olan kişiyi kendi haline bırakırım
b-daha fazla ibadete teşvik ederim
c-farz ibadetleri yapabilmek için sağlığına dikkat etmesi gerektiğini anlatırım
d-Sağlığını bozacak kadar nafile ibadetlerle meşgul olması nedeniyle onu kınarım

36-. Aşağıdakilerden hangisi beşeri ilişkilerle ilgili değildir?
a-Davete icabet etmek
b-Sevinç ve kederleri paylaşmak
c-Tebriklere karşılık vermek
d-Çok okumak

37-Cumhuriyet döneminde ilk diyanet işleri başkanı kimdi?
a-Kamil Miras
b-Elmalılı Hamdi yazır
c-Şerafettin Yaltkaya
d-Rifat Börekçi

38-Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kaç yıl için seçilir?
a-7
b-5
c-4
d-8

39-“el-Kanun Fi’t-Tıb” adlı eseri kim kaleme almıştır?
a-farabi
b-Razi
c-Kindi
d-İbni Sina

40-“el-Hıkhul Ekber” adlı esri kim kaleme almıştır?
a-Numan b.sabit
b-Muhammed b.Hasan eş-Şeybani
c-Muhammed b.İdris
d-Abdullah b.Cerir

41-Diyanet İşleri başkanlığı ilk defa hangi yıl hac organizasyonu düzenlemiştir?
a-1980
b-1979
c-1981
d-1989

42- Diyanet İşleri başkanlığı 633 sayılı teşkilat kanunu hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
a-1966
b-1982
c-1965
d-1924

43- Diyanet İşleri başkanlığı bünyesinde birim olarak kaç kurul vardır?
a-2
b-3
c-4
d-1

44-“Taşkent” aşağıdaki ülkelerden hangisinin başkentidir?
a-Türkmenistan
b-Kazakistan
c-Özbekistan
d-Kırgızistan

45-Unesco nedir?
a-Kuzey Atlantik paktı askeri kanadıdır
b-BM insani yardım teşkilatıdır
c-BM güvenlik konseyidir
d-BM eğitim,bilim ve kültür teşkilatıdır

46- Aşağıdakilerden hangisi birleşmiş milletlerin simgesidir?
a-EU
b-İLO
c-UN
d-NL

cevap anahtarı

1c 2c 3c 4c 5d 6a 7b 8c 9c 10b 11c 12a 13b 14d 15c 16a 17c 18c 19a 20b 21a 22d 23c 24a 25a 26b 27d 28a 29c 30d 31a 32a 33d 34b 35c 36d 37d 38a 39d 40a 41b 42c 43b 44c 45d 46c

İLMİHAL,SİYER VE GENEL KÜLTÜR -3

1. Hz. Osman’ın zamanında Mushaf’ın çoğaltılması ile ilgili heyetin başkanı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ali b. Ebî Talib
b) Abdurrahman b. Avf
c) Zeyd b. Sabit
d) Abdullah b. Ömer

2. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın isimlerinden biri değildir?
a) Ümmü’l-kitap
b) Mesânî
c) Kitap
d) Ümmü’l-kurrâ

3. Aşağıdakilerden hangisi vahiy kâtiplerinden değildir?
a) Şurahbil b. Hasene
b) Cabir b. Abdullah
c) Abdullah b. Revâha
d) Muaviye b. Ebî Süfyân

4. Aşağıdakilerden hangisi en son nazil olduğu söylenen ayetlerden biridir?
a) يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَة (Nisa, 4/176)
b) يَسَْٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ (Bakara, 2/219)
c) وَيَسَْٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ (Bakara, 2/222)
d) يَسَْٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ (Bakara, 2/217)

5. “Seb’u’t-tıvâl” aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bakara, A’râf, Nisa, Âl-i İmrân,
En’âm, Mâide, Enfâl
b) Bakara, A’râf, Kehf, Âl-i İmrân,
En’âm, Mâide, Enfâl
c) Bakara, Nisa, Meryem, A’râf, En’âm,
Mâide, Enfâl
d) Bakara, Nisa, Âl-i İmrân, İsrâ, Mâide,
Enfâl, A’râf

6. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî surelerden değildir?
a) İçinde secde ayeti bulunan sureler
b) İçinde “kellâ” kelimesi bulunan sureler
c) Bakara suresi hariç- Âdem ve İblis kıssasını anlatan sureler
d) Cihad hükümleri içeren sureler

7. “Müşkilü’l-Kur’ân” ifadesinin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın anlaşılması zor olan ayetleri demektir.
b) Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu zannedilen ayetlere denir.
c) Sahih hadislerle çelişkili olduğu zannedilen ayetlere denir.
d) Anlamı kapalı olan ayetlere denir.

8. Aşağıdaki kelimelerden hangisi “Lafızları aynı, anlamları farklı olan kelimelerdir” tanımını ifade eder?
a) Müteşabih
b) Vücuh
c) Nezâir
d) Müteradif

9. Kur’ân ve Sünnetin açık hükümlerine aykırı olarak yapılan tefsirlere ne ad verilir?
a) İşârî tefsir
b) Hermonatik
c) İlhâdî tefsir
d) Semantik

10. Taberî’nin kaleme aldığı tefsirin özgün adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Câmiu’l-Beyân Fî Te’vîli’l-Kur’ân
b) Câmiu’l-Beyân An Te’vîli Âyi’l-Kur’ân
c) el-Câmi’ Li Ahkâmi’l-Kur’ân,
d) Medâriku’t-Tenzîl ve Hakâiku’t-Te’vîl

11. Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delile ne ad verilir?
a) Burhân-ı temanu’
b) Burhân-ı innî
c) Burhân-ı limmî
d) Burhân-ı fıtrî

12. “Ahd-i Atik” hangi kutsal kitabın adıdır?
a) Tevrat
b) İncil
c) Zebur
d) Matta

13. Kur’ân’ın bir bütün olarak indirildiği dünya semasında bulunan yerin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Beyt-i ma’mûr
b) Beytü’l-izze
c) Levh-ı mahfuz
d) Beytü’l-kelâm

14. Ölümden sonra başlayan ve mahşerdeki dirilişe kadar devam eden hayatı aşağıdakilerden hangisi ifade eder?
a) Berzah
b) A’râf
c) Bezm-i elest
d) Beyt-i ma’mur

15. “İnsan, özgür bir cüz’î iradeye sahiptir” görüşü hangi mezhebe aittir?
a) Eş’ariyye
b) Mutezile
c) Matüridiyye
d) Cehmiyye

16. “Husün ve kubuh akıl ile bilinebilir” görüşünü savunan mezhep hangisidir?
a) Matüridiyye
b) Cebriyye
c) Mutezile
d) Eş’ariyye

17. “Dinî tebliğat olmazsa akıl ile Allah bilinemez” görüşü hangi mezhebe aittir?
a) Eş’ariyye
b) Mutezile
c) Şi’a
d) Cebriye

18. “Peygamber olabilmek için erkek olmak şart değildir” görüşü hangi mezhebe aittir?
a) Cebriyye
b) Matüridiyye
c) Eş’ariyye
d) Mutezile

19. Aşağıdakilerden hangisi Selef metodunun esaslarından değildir.
a) Marifet
b) Takdis
c) Tasdik
d) Sükût

20. “Kerrûbiyyûn” kelimesinin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Beyt-i ma’mur’u devamlı tavaf eden meleklerin adıdır.
b) Arşın etrafında bulunan meleklerin adıdır.
c) Levh-ı mahfuzu korumakla görevli meleklerin adıdır.
d) Bir cin taifesinin adıdır.

21. Aşağıdakilerden hangisi ay / hayız halinin en az müddeti hakkında sırasıyla Hanefi ve Şafii mezheplerinin görüşlerini birlikte yansıtmaktadır?
a) 2–3 gün
b) 3–1 gün
c) 3–5 gün
d) 2–2 gün

22. Aşağıdakilerden hangisi loğusalık halinin azami müddeti hakkında sırasıyla Hanefi ve Şafii mezheplerinin görüşlerini birlikte yansıtmaktadır?
a) 20–35 gün
b) 25–60 gün
c) 40–35 gün
d) 40–60 gün

23. Mest üzerine meshin müddeti konusunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Mukim için bir gün bir gece, misafir için üç gün iki gece
b) Mukim için iki gün iki gece, misafir için üç gün üç gece
c) Mukim için bir gün iki gece, misafir için iki gün iki gece
d) Mukim için bir gün bir gece, misafir için üç gün üç gece

24. Aşağıdakilerden hangisi namazla ilgili bir terim değildir?
a) Tergib
b) İsfâr
c) Tekbir
d) Celse

25. Namazda abdesti bozulan imamın, yerine cemaatten birini geçirmesine ne denir.
a) Tevkil
b) Tebdil
c) İstihlaf
d) İstibdal

26. Aşağıdakilerden hangisi sırasıyla İmam Ebû Hanife ve İmam Şafi’ye göre Cuma namazının sahih olması için gerekli asgari cemaat sayısını birlikte yansıtmaktadır?
a) İmam dâhil 4–40
b) İmam hariç 3–30
c) İmam dâhil 5–12
d) İmam hariç 3–40

27. Zevâid tekbirleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi sırasıyla Hanefi ve Şafii mezheplerinin görüşlerini yansıtmaktadır?
a) Birinci rekâtta 3, 7
b) İkinci rekâtta 4, 6
c) Birinci rekâtta 4, 5
d) İkinci rekâtta 3, 7

28. Aşağıdakilerden hangisi namazı bozan şeylerden değildir?
a) Yüzü kıbleden çevirmek
b) Namazda iken verilen selamı almak
c) Amel-i kesir
d) Hiç biri

29) Aşağıdakilerden hangisi “teşrik tekbirleri”ndeki “teşrik” kelimesinin sözlük anlamıdır?
a) Ortak kılmak
b) Şirkten kaçınmak
c) Et kurutmak
d) Şirketleşmek

30. Aşağıdakilerden hangisi güneş tutulması halinde kılınan namazı ifade eder?
a) İşrâk
b) İstiska
c) Küsuf
d) Husuf
31. Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Kadın cenazenin kefeni beş parçadan ibarettir.
b) Hımar ve izar erkek cenazenin kefeninin parçalarındandır.
c) Erkek cenazenin kefeni üç parçadan ibarettir.
d) Lifâfe, hem erkek hem de kadın cenazenin kefeninin parçalarındandır.

32. Aşağıdaki hükümlerden hangisi yanlıştır?
a) Bir günlük oruç fidyesi bir sadaka-i fıtır miktarıdır.
b) Ramazan orucu kaza edilirken cinsel ilişkide bulunmak kefaret gerektirir.
c) Zorlamayla bozulan oruç kefaret gerektirmez.
d) Güneş battı zannedilerek iftar etmek sadece kaza gerektirir.

33. Aşağıdakilerden hangisi zekâtın vücup şartlarından değildir?
a) Hür olmak
b) Niyet etmek
c) Nisaba malik olmak
d) Akıllı olmak

34. Aşağıdakilerden hangisi zekât ile ilgili değildir?
a) Rikaz
b) Mevat
c) Rikab
d) İnân
35. Aşağıdakilerden hangisi zekâtın vücup şartlarından değildir?
a) Nema
b) Nisap
c) Hürriyet
d) Ayniyet

36. Peygamberimizin anneannesinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Zühre
b) Berre
c) Atike
d) Ümeyme

37. Habeşistan’a yapılan ilk hicret aşağıdakilerden hangi tarihte yapıldı?
a) Peygamberliğin 5. yılı, miladî 616
b) Peygamberliğin 4. yılı, miladî 616
c) Peygamberliğin 4. yılı, miladî 614
d) Peygamberliğin 5. yılı, miladî 615

38. Müşriklerin Hâşimoğullarına uyguladıkları boykot kaç yıl sürdü?
a) Üç yıl
b) Bir yıl
c) İki yol
d) Dört yıl

39. Taif dönüşünde Zeyd, Utbe ve Şeybe’nin bağında dinlenirken kendisine üzüm ikram eden ve Peygamberimizin teklifi üzerine Müslüman olan kişinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Abbas
b) Attas
c) Addas
d) Vakkas

40. Peygamberimizin vefatından sonra sahabenin toplanıp Hz. Ebu Bekir’e biat ettikleri mahallin adı nedir?
a) Sakîfetü beni Selîme
b) Sakîfetü beni Sâide
c) Sakîfetü beni Adiy
d) Sakîfetü beni Züreyk

41. Bedir Savaşında Müslümanların sancaktarları aşıdakilerden hangilerdir?
a) Mus’ab b. Umeyr, Ali b. Ebî Tâlib
b) Mus’ab b. Umeyr, Ali b. Ebî Tâlib ve Sa’d b. Muaz
c) Ali b. Ebî Tâlib, Mus’ab b. Umeyr ve Abdullah b. Ömer
d) Mus’ab b. Umeyr, Ali b. EbÎ Tâlib ve Zeyd b. Sabit

42. Uhut savaşı hangi tarihte yapıldı?
a) Hicrî 3/ miladî 625
b) Hicrî 4 / miladî 627
c) Hicrî 3/ miladî 626
d) Hicrî 3/ miladî 624

43. Ahlak konusunu işleyen “Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn” adlı eser kime aittir?
a) İbnü’l-kayyım el-Cevziyye
b) Babertî
c) Maverdî
d) Gazzalî

44. Peygamberimizin ahlakının sorulması üzerine “O’nun ahlakı Kur’ân ahlakı idi” şeklinde cevap veren kimdir?
a) Hz. Ali
b) Hz. Aişe
c) Hz. Hatice
d) Hz. Ümmü Seleme

45. “Sizden biri kendisi için sevdiğini (mümin) kardeşi için de sevmedikçe (gerçek anlamda) iman etmiş olamaz” hadisi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilgilidir?
a) Îsâr
b) Birr
c) Fütüvvet
d) İhsan

46. Aşağıdakilerden hangisi beşerî ilişkileri düzenleyen kurallardan değildir?
a) Ahlak kuralları
b) Din kuralları
c) Hukuk kuralları
d) Örf ve adetler

47. Aşağıdakilerden hangisi görgü kurallarını en kapsamlı bir şekilde tanımlar?
a) “Özel olarak konuşanların arasına girmemek.”
b) “Teşekkür edilmesi gereken hallerde teşekkür etmek.”
c) “Dış görünüşte itinalı olmaya çalışmak.”
d) “Terbiyeli ve nazik davranmak için tutulması gereken yollara tevessül etmek.”

48. Bir başkasının evine girerken sergilenmeniz gereken en iyi davranış aşağıdakilerden hangisidir?
a) Usulüne uygun olarak kapıyı çalar, eve girmeye izin verilince içeri girerim.
b) Usulüne uygun olarak kapıyı çalar, kim olduğumu söyler, müsaade edilince içeri girer ve selam veririm.
c) Kapıyı çalar, kendimi tanıtır, eve girmeye izin verilince içeri girerim.
d) Ev sahibine seslenir, kendimi tanıtır, selam verip içeri girerim.

49. Aşağıdakilerden hangisi beşerî ilişkilerde konuşma dilinin önemi ile ilgili değildir?
a) Kısa ve öz konuşmak
b) Muhatabın seviyesine göre konuşmak
c) Konuşmada şahsiyet yapmamak
d) Muhatabı ikna etmek için gerekli her şeyi yapmak

50. Hacıların yemek sırasında tartıştıklarını gördüğünüzde nasıl davranmanız gerekir?
a) Öne geçmek isteyeni uyarır, sırasına geçmesini söylerim.
b) Münakaşanın doğru olmadığını söyler, bu davranışın âdaba aykırı olduğunu hatırlatırım.
c) Münakaşanın doğru olmadığını söyler, herkesin sıraya uyması gerektiği konusunda uyarırım.
d) Münakaşanın doğru olmadığını söyler, mümin kardeşini kendisine tercih etmesi gerektiğini telkin ederim.

50. Anayasamıza göre milletvekili seçilme hakkından kimler yararlanamaz?
a) Türk vatandaşı olan yabancılar
b) Otuz yaşından küçük olanlar
c) Hamile kadınlar
d) Orta öğretim diploması olmayanlar

51. Aşağıdakilerden hangisi Ege Bölgesinde değildir?
a) Bafa gölü
b) Marmara gölü
c) Manyas gölü
d) Çamici gölü

52. “Bütün toplum fertlerinin birbiriyle kurdukları ilişkileri bir düzen içersinde sağlayan, uyacakları kuralları koyan, çeşitli ihtiyaçları karşılayan, tehlikelerden koruyan siyesi bir otoritedir” tanımı, aşağıdakilerden hangisini açıklar?
a) Hükümet
b) Meclis
c) Millet
d) Devlet

53. Demokrasiyi diğer siyasal rejimlerden ayıran en önemli özellik aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bir meclisin bulunması
b) Yönetici bir grubun bulunması
c) Hâkimiyetin kaynağının millet olması
d) Bağımsız mahkemelerin bulunması

54. Milletvekilleri öncelikle kime karşı sorumludur?
a) Hükümete
b) Meclise
c) Seçim bölgesine
d) Millete

55. Aşağıdakilerden hangisi vatandaşların devlete karşı görevlerinden biri değildir?
a) Eğitim-öğretim görmek
b) Seçimlere katılmak
c) Yasalara saygılı olmak
d) Vergi vermek

56. Aşağıdakilerden hangisi Suudi Arabistan’da Türk Hac Organizasyonu başkanıdır?
a) Hacdan Sorumlu Başkan Yardımcısı
b) Diyanet İşleri Başkanı
c) Hac Dairesi Başkanı
d) T.C. Cidde Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi

57. 2007 yılı hac kayıtları hangi tarihler arasında yapılmıştır?
a) 15–31 Mart 2007
b) 10–25 Mart 2007
c) 12–30 Mart 2007
d) 05–30 Mart 2007

58. Türkiye’de hac sempozyumu ilk defa nerede ve hangi tarihte yapılmıştır?
a) 2006 yılında Ankara’da
b) 2006 yılında İstanbul’da
c) 2005 yılında İstanbul’da
d) 2004 yılında Ankara’da

59. Hac Dairesi Başkanlığı’nda kaç müdürlük vardır?
a) 2
b) 3
c) 4
d) 5

60. Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 2006 yılında kurulan yeni birimin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Denetim Kurulu
b) İç Denetim Kurulu Başkanlığı
c) İç Denetim Birimi Başkanlığı
d) Denetim Birimi Başkanlığı

cevap anahtarı

1c 2d 3b 4a 5a 6d 7b 8b 9c 10b 11c 12a 13b 14a 15c 16a 17a 18c 19a 20b 21b 22d 23d 24a 25c 26a 27a 28a 29c 30c 31b 32b 33b 34d 35d 36b 37d 38a 39c 40b 41b 42a 43c 44b 45a 46c 47d 48b 49d 50d 50b 51c 52d 53c 54d 55a 56b 57c 58b 59c 60c

İLMİHAL,SİYER VE GENEL KÜLTÜR -4

1. Kâbe’ye doğru yönelerek namaz kılmanın farz oluşunu kabul eden kimseler için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ehl-i Hak
b) Ehl-i Kıble
c) Ehl-i Hibre
d) Ehl-i Takva

2. Zaman ve maddenin ebedîliği görüşünü benimseyenlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
a) Meşşâiyyun
b) İşrâkıyyun
c) Dehriyyûn
d) Muattıla

3. Müslüman olduğu bilinen bir kişinin, inkâr özelliği taşıyan inanç, söz ve davranışlardan birini işlemesi aşağıdaki
kavramlardan hangisiyle ifade edilir?
a) Münafık
b) Fasık
c) Müşrik
d) Tekfir

4. Aşağıdaki sıfatlardan hangisi Allah’ın zati sıfatlarından biridir?
a) Hayat
b) Kıdem
c) İlim
d) Tekvin

5. Daima Allah’ı tesbih eden ve anan, Allah’a çok yakın ve O’nun katında şerefli mevkii bulunan meleklerin ismi nedir?
a) Hamel-i arş
b) Mukarrebun ve İlliyyûn
c) Münker ve Nekir
d) Kiramen Katibîn

6. Kur’ân’da ismi anıldığı halde peygamber mi, veli mi oldukları konusunda bilginler arasında fikir ayrılığı bulunanlar aşağıdakilerden hangileridir?
a) Üzeyir, İlyas, Lut
b) Zülkifl, Lokman, Hud
c) Üzeyir, Lokman, Zülkarneyn
d) Zülkarneyn, Elyesa, İdris

7. Aşağıdaki sıfatlardan hangisi Allah’ın zati sıfatlarından biri değildir?
a) Vücud
b) Basar
c) Beka
d) Kıdem

8. Bir dinin bilginleri arasındaki yorum farklarından meydana gelen görüşleri benimsemenin karşılığı aşağıdaki
kavramlardan hangisiyle ifade edilir?
a) Tarikat
b) İhtilaf
c) Mezheb
d) İcma

9. Ölümle başlayıp yeniden dirilinceye kadar devam edecek hayatın karşılığı aşağıdaki kavramlardan hangisidir?
a) Ebedi hayat
b) Berzah
c) Beyt-i Mamur
d) A’raf

10. Aşağıdaki kavramlardan hangisi peygamberler için ön görülen sıfatlardan biri değildir?
a) İsmet
b) Metanet
c) Fetanet
d) Tebliğ

11. Tercih edilen ağırlıklı görüşe göre Peygamberimiz Hz. Muhammed’e ilk vahiy ne zaman gelmeye başlamıştır?
a) M. 610, 27 Ramazan, Pazartesi günü
b) M. 610, 27 Ramazan, Cuma günü
c) M. 610, 27 Ramazan, Perşembe günü
d) M. 610, 27 Ramazan, Salı günü

12. Kur’ân’ın özlü oluşu, kelime ve cümlelerinin derin ve eşsiz anlamlar taşıması aşağıdaki hangi kavramla ifade edilir?
a) İ’câz
b) Îcâz
c) Veciz
d) Mu’ciz

13. Aşağıdaki şıklardan hangisinde Mekkî bir sure vardır?
a) Bakara, Nisa, Mâide, Enfâl
b) Tevbe, Mücadele, Haşr, Mümtehıne,
c) Nasr, Tahrîm, Talak, Necm
d) Cuma, Münâfikûn, Nur, Âl-i İmran

14. Medine’de son inen sure hangisidir?
a) Kadr suresi
b) Mümtehıne suresi
c) Nâs suresi
d) Nasr suresi

15. Aşağıdaki şıklardan hangisinde Kur’ân’da geçtiği halde Hz. Peygambere ait olmayan bir nitelik vardır?
a) Azîz, müzzemmil, rahîm, beşîr
b) Nezîr, hâdî, müsaytır, ümmî
c) Şahîd, dâî, sirac, Mübeşşir
d) Raûf, münîr, müzekkir, Müddessir

16. “Akıl ve naklin ifade ettiği gerçeği yansıtan ve içinde yalan bulunmayan bilgi ve haber hangi Kur’ân kavramı ile ifade edilir?
a) Ayne’l-yakîn
b) Hakka’l-yakîn
c) Ilme’l-yakin
d) Kitabü’n-ma’lûm

17. Aşağıdaki şıklardan hangisinde Kur’ân-ı Kerim’de geçtiği halde Kur’ân’a ait olmayan bir nitelik vardır?
a) Mecîd, Ruh, Kitap,
b) Mübarek, Furkan, Zikr
c) Mübîn, Kerîm, Azîm
d) Azîz, Hakîm, Muhît

18. “Alamet, nişan, ibret, emr-i acip, delil” anlamlarına gelen Kur’ân kavramı hangisidir?
a) Ayet
b) Sure
c) Mucize
d) Burhan

19. Ayet sayısı itibariyle Kur’ân’ın en uzun ve en kısa sureleri hangileridir?
a) Al-i İmran, Kevser
b) Bakara, İhlâs
c) Al-i İmran, İhlâs
d) Bakara, Kevser

20. En çok kabul gören ağırlıklı görüşe göre ve surelerdeki numaralandırılmış ayet sayısı itibariyle Kur’ân’daki ayet sayısı kaç
tanedir?
a) 6666
b) 6616
c) 6316
d) 6236

21. Borcu ve aslî ihtiyaçları dışında altmış bir koyunu olan kimsenin zekât olarak kaç koyun vermesi gerekir?
a) Bir koyun
b) İki koyun
c) Bir koyun ve değerinin yarısı kadar para
d) Bir koyun ve altı aylık bir kuzu

22. Abdest, gusül veya teyemmümle giderilen kirlilik halini aşağıdakilerden hangi kavram ifade eder?
a) Habis
b) Hades
c) Necis
d) Habes

23. Aşağıdakilerden hangisi namazın rükünlerinden biri değildir?
a) Kıyam
b) Setr-i avret
c) Rükû
d) Kıraat

24. Aşağıdakilerden hangisi cümledeki boş yeri doğru olarak tamamlar? “Beş vakit namaza bağlı olmaksızın kılınan
sünnet namazlara…… sünnetler denir.”
a) Regaib
b) Zevaid
c) Revatip
d) Fevait

25. Aşağıdakilerden hangisi cümledeki boş yeri doğru olarak tamamlar? “Peş peşe…….vakit veya daha fala namazı
kazaya kalmamış olan kimseye sahib-i tertip denir.
a) beş
b) altı
c) on
d) on iki

26. Hanefi mezhebine göre bir kimsenin seferî olarak on beş günden az kalmak niyeti ile gidip kaldığı yer için aşağıdaki kavramlardan hangisi kullanılır?
a) Vatan-ı asli
b) Vatan-ı ikame
c) Vatan-ı sükna
d) Vatan-ı sefer

27. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yanlıştır?
a) Kaza namazları belirli vakitlerde kılınır.
b) Kaza namazları ile meşgul olmak nafile namaz ile meşgul olmaktan daha iyidir.
c) Kaza namazları üç kerahet vaktinin dışında her zaman kılınabilir.
d) Sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar kaza namazı kılınabilir.

28. Cenaze namazı en az kaç kişi ile kılınabilir?
a) Üç kişi
b) On beş kişi
c) Bir kişi
d) İki kişi

29. Aşağıdakilerden hangisi için nezir söz konusu değildir?
a) Namaz
b) Hac
c) Abdest
d) Sadaka

30. Hanefi mezhebine göre aşağıdakilerden hangisi orucu bozup hem kaza hem de kefaret gerektirir?
a) Az miktarda tuz yemek
b) Çok miktarda kil yemek
c) Vitamin iğnesi yaptırmak
d) Buruna ilaç çekmek

31. “İhtilaf-ı metalia itibar edilir, yani dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Müslümanlar, hilalin kendi bölgelerinde görülmesi ile oruca başlarlar” görüşü hangi müçtehide aittir.
a) Ebu Hanife
b) İmam Şafiî
c) İmam Malik
d) İmam Ahmed b. Hanbel

32. Kamerî ayların 13, 14 ve 15. günlerinde tutulan oruç aşağıdakilerden hangisidir?
a) Âşûrâ
b) Eyyam-ı bîd
c) Reyyan
d) Visal

33. Aşağıdakilerden hangisi oruç tutmamayı mubah kılan hallerden biri değildir?
a) Hastalık ve yolculuk
b) Hamilelik ve emzikli olmak
c) Yaşlılık ve şiddetli açlık-susuzluk
d) Ağır hastalara bakıcılık yapmak

34. “Vaktinde tutulmayan bir Ramazan orucunun kazasını yerine getirmeden yeni bir Ramazanın gelmesi halinde kaza ile birlikte ayrıca fidye vermek de gerekir” görüşü hangi müçtehide aittir?
a) İmam Ebu Hanife
b) İmam Şafiî
c) İmam Muhammed
d) İmam Ebu Yusuf

35. “Başlanan nafile ibadetlerin tamamlanması vacip olmadığı için tamamlanmadan bozulan nafile orucun
kazası gerekmez” görüşü hangi müçtehide aittir?
a) İmam Ebu Hanife
b) İmam Şafiî
c) İmam Muhammed
d) İmam Ebu Yusuf

36. Aşağıdakilerden hangisi İslam’ın doğduğu dönem Arap Yarımadasında inanç mozaiğine işaret etmez?
a) Manihaizm
b) Hıristiyanlık
c) Putperestlik
d) Haniflik

37. Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’e süt emzirmemiştir?
a) Amine binti Vehb
b) Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe
c) Halime binti Ebi Züeyb
d) Ebû Talib’in eşi Fatıma binti Esed

38. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yanlıştır?
a) Hz. Peygamber yirmi beş yaşında iken
b) Hz. Peygamber’e ilk vahiy Sevr dağındaki Hira mağarasında geldi.
c) İlk vahiy geldiğinde Hz. Peygamber kırk yaşında idi.
d) Hz. Peygamber Kâbe hakemliği yaptığında otuz beş yaşında idi.

39. Anneleri Hz. Hatice ile birlikte aynı anda Müslüman olanlar aşağıdakilerden hangileridir?
a) Zeynep, Rukiye ve Ümmü Gülsüm
b) Zeynep, Fatıma ve Rukıye
c) Ümmü Gülsüm, Fatıma ve Kasım
d) Rukiye, Kasım, Ümmü Gülsüm

40. “Hz. Peygamberin hicreti…yılında gerçekleşti” cümlesindeki boş yeri aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru olarak tamamlar?
a) Birci Akabe görüşmesinden sonra 622
b) İkinci Akabe görüşmesinden sonra 622
c) Üçüncü Akabe görüşmesinden sonra 622
d) Dördüncü Akabe görüşmesinden sonra 622

41. Hz. Peygamber ikinci Akabe biatını nerede ve ne zaman yapmıştır?
a) Mekke’de M. 622 tarihinde Zilhicce ayında
b) Mekke’de M. 621 tarihinde Zilkade ayında
c) Mekke’de M. 621 tarihinde Zilhicce ayında
d) Mekke’de M. 622 tarihinde Zilkade ayında

42. Asker sayısı az olsun, çok olsun, çarpışma olsun veya olmasın Hz. Peygamber’in bizzat katıldığı seferlere ne ad
verilir?
a) Cihad
b) Seriye
c) Gazve
d) Kıta

43. Hz. Peygamber Hicretin 6. yılında Umre yapmak üzere 1500 sahabi ile birlikte Mekke’ye doğru yola çıkarken Medine’de yerine kimi vekil bıraktı?
a) Abdullah b. Zeyd
b) Abdullah ibn Ümmi Mektum
c) Abdullah b. Zübeyr
d) Abullah b. Ziyad

44. Müslümanlarla yaptıkları antlaşmayı ilk bozdukları için Medine’den H. 4, M. 625 yılında çıkarılan kabile aşağıdakilerden
hangisidir?
a) Nadîroğulları
b) Kaynukaoğulları
c) Kureyzaoğulları
d) Evs Kabilesi

45. H. 8. M. 629 tarihinde gerçekleştirilen Mute savaşı kimlere karşı yapılmıştır?
a) İranlılara karşı
b)Yahudilere karşı
c) Bizanslılara karşı
d) Müşriklere karşı

46. Güzel huyların bir parçası olarak akrabalık, dostluk, arkadaşlık haklarının korunması ve gözetilmesinin karşılığı olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Doğruluk
b) Vefa
c) Cömertlik
d) Hüsn-ü zan

47. Gizli düşmanlık beslemek anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Nifak
b) Haset
c) Kin
d) Dedikodu

48. Aşağıdakilerden hangisi insanlara karşı hem büyüklük taslamamayı hem de hafifliğe ve zillete düşmemeyi ifade
etmektedir?
a) Vakar
b) Barış
c) Şükür
d) Emanet

49. Aşağıdakilerden hangisi başkasının sahip olduğu nimeti kıskanmayı ve bu nimetin o kimsenin elinden gitmesini istemeyi ifade etmektedir?
a) Hırs
b) Haset
c) Nifak
d) Husumet

50. Aşağıdakilerden hangisi fert ve toplum huzurunu bozmaya yönelik olumsuz davranışları ifade etmektedir?
a) Savaş
b) barış
c) Fesat
d) Zulüm

51. “Suudi Arabistan Krallığı, İslam ülkeleri dışişleri bakanları tarafından …… şehrinde… yılında alınan karar gereğince hac kotası uygulamaktadır.” Yukarıdaki boşlukları doğru olarak dolduran şık aşağıdakilerden hangisidir?
a) İstanbul, 1979
b) Mekke, 1984
c) Amman, 1987
d) Kahire, 1994

52. Aşağıdaki bakanlıklardan hangisi “Bakanlıklar Arası Hac Ve Umre Kurulu” üyesi değildir?
a) Maliye Bakanlığı
b) Sağlık Bakanlığı
c) Adalet Bakanlığı
d) İçişleri Bakanlığı

53. Diyanet İşleri Başkanlığı hangi yıldan itibaren umre organizasyonu düzenlemeye başlamıştır?
a) 1984
b) 1979
c) 1987
d) 1994

54. Aşağıda özellikleri belirtilen acentelerden hangisi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gözetim ve denetimi dışında
müstakil olarak hac ve umre organizasyonu düzenleyebilir?
a) A grubu seyahat acentesi
b) Döviz girdisi yüz bin doların üzerinde olan acente
c) Uluslar arası IATA belgesi olan acente
d) Hiç biri

55. Suudi Arabistan’da ülkemiz hac organizasyonu ile ilgili olarak oluşturulan hac idare merkezi başkanlığı görevini
aşağıdakilerden hangisi yapar?
a) Diyanet İşleri Başkanı
b) T. C. Cidde Din Hizmetleri Ataşesi
c) Hac Dairesi Başkanı
d) Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı

56. Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında, “Kurullar” hariç kaç tane birim/başkanlık vardır?
a) 8
b) 9
c) 10
d) 11

57. Anayasa Mahkemesi üyeleri kaç yıl görev yapmak üzere seçilirler?
a) 7 yıl
b) 5 yıl
c) Ömür boyu
d) Emeklilik yaşına kadar

58. Türkiye’nin en büyük üç gölü hangileridir?
a) Van gölü – Eğirdir gölü – Beyşehir gölü
b) Tuz gölü – Van gölü – Beyşehir gölü
c) İznik gölü – Beyşehir gölü -Van gölü
d) Van gölü – Eğirdir gölü – Akşehir gölü

59. Osmanlı döneminde divanda büyük davalara bakan, kadı ve müderrisleri atayan devlet görevlisinin unvanı hangisidir?
a) Sadrazam
b) Vezir-i azam
c) Kazasker
d) Kâdî’l-kudat

60. Ülkemizde halen görev başında bulunan hükümette başbakan hariç kaç bakan vardır?
a) 25
b) 24
c) 22
d) 23

61. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri nasıl atanır?
a) Seçilmiş ve tensip edilmiş üye adayları arasından Diyanet İşleri Başkanının teklifi ve bakanlar kurulu kararı ile
b) Seçilmiş ve tensip edilmiş üye adayları arasından Diyanet İşleri Başkanının teklifi ve başbakanın imzası ile
c) Seçilmiş ve tensip edilmiş üye adayları arasından Diyanet İşleri Başkanının teklifi, ilgili bakan, başbakan ve cumhurbaşkanının imzası ile
d) Seçilmiş ve tensip edilmiş üye adayları arasından Diyanet İşleri Başkanının teklifi, ilgili bakan ve başbakanın imzası ile

62. Milli mücadelenin çekirdeğini oluşturan, daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetine dönüşen ve Mustafa Kemal’in başkanlığını yaptığı ilk fiilî kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kuvay-ı Milliye
b) Erzurum Kongresi
c) Sivas Kongresi
d) Heyet-i Temsiliye

63. Trakya bölgesinde egemen olan başlıca doğal bitki örtüsü hangisidir?
a) Bozkır/Step
b) İğne yapraklı ormanlar
c) Yayvan yapraklı ormanlar
d) Maki

64. En önemli demir üretim merkezi hangi ilimiz veya ilçemizdedir?
a) Karabük ilindedir.
b) Hatay ili İskenderun ilçesindedir.
c) Sivas ili Divriği ilçesindedir.
d) Konya ili Ereğli ilçesindedir.

65. Ülkemizde aşağıdakilerden hangisi sıcak rüzgârlar değildir?
a) Yaz Poyrazı – Samyeli
b) Keşişleme – Kıble
c) Lodos – Samyeli
d) Poyraz – Karayel

66. Vatandaşlarla sosyal ilişkilerde aşağıdaki yöntemlerden hangisi ön sırayı almalıdır?
a) Makam ve mevki
b) Saygı ve güler yüz
c) Uzaklık ve yakınlık
d) Zenginlik ve fakirlik

67. Öfke ve problemle gelen bir hacıya karşı nasıl bir tavır alınmalıdır?
a) Şikâyeti dinlenmeli ve yardımcı olunmalı
b) Davranışına misliyle karşılık verilmeli
c) Konu üst mercilere intikal ettirilmeli
d) Bulunduğu yerden uzaklaştırılmalı

68. İki hacı arasındaki tartışmaya tanık olunduğunda öncelik sırasına göre aşağıdaki ifadelerden hangisini kullanmak daha uygun olur?
a) Kutsal mekânlarda oldukları hatırlatılarak araları düzeltilmeli
b) Her ikisi de ikaz edilerek bir daha tekrar etmemesi söylenmeli
c) Burası tartışma yeri değildir şeklinde ikaz edilmeli
d) Müdahale edilmemeli

69.Toplum içinde konuşurken aşağıdaki kurallardan hangisine özen gösterilmelidir?
a) Şiir ve edebiyat diliyle konuşmalı
b) Şahsiyet yapmamaya dikkat etmeli
c) Muhatabı ikna etmek için örnekler vererek uzun uzun konuşmalı
d) Kısa, öz ve uygun bir ses tonuyla konuşmalı

70. Hac yolculuğu boyunca öncelik sırasına göre uyulması gereken kural aşağıdakilerden hangisidir?
a) Örf ve adetlere uygun hareket etmeli
b) Arkadaşlık ve komşuluk haklarına riayet etmeli
c) Herkes birbirine ikramda bulunmalı
d) Kimsenin işine karışmamalı.

CEVAP ANAHTARI

1. B 2. C 3. D 4. B 5. B 6. C 7. B 8. C 9. B 10. B 11. A 12. B 13. C 14. D 15. B 16. C 17. D 18. A 19. D 20. D 21. A 22. B 23. B 24. A 25. B 26. C 27. A 28. C 29. C 30. A 31. B 32. B 33. D 34. B 35. B 36. A 37. D
38.B 39.A 40. C 41. C 42. C 43. B 44. A 45. C 46. B 47. C 48. A 49. B 50. C 51. C 52. C 53 A 54 D 55. C 56. B 57. D 58. B 59. C 60. B 61. A 62. D 63. A 64. C 65. D 66. B 67. A 68. A 69. D 70. B

İLMİHAL,SİYER VE GENEL KÜLTÜR -5

1-İnanç konularındaki ayet ve hadisleri olduğu gibi kabul eden ve yorumuna karşı çıkan düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?

a-Ehl-i Sünnet
b-Ehl-i Hal
c-Mürcie
d-Selefiyye

2-Küfrü ve günahı açık olan kimselerde görülen olağanüstü hal aşağıdakilerden hangisidir?

a-İrhas
b-Meunet
c-İstidrac
d-İlham

3-Aşağıdakilerden hangisi orucu bozmaz?

a-Kişinin boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutması
b-Mazmazadan sonra ağızda kalan yaşlığın tükrük ile beraber yutulması
c-Hava kapalı iken güneş batmadığı halde battı zannıyla iftar etmesi
d-Çok miktarda tuz yemesi

4- Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın subuti sıfatlarından değildir?

a-Kıdem
b-Kelam
c-İlim
d-İrade

5-Yeniden diriliş ile başlayan ve sonsuza kadar devam edecek olan zamanın karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

a-Kabir hayatı
b-Berzah alemi
c-Kıyamet günü
d-Dünya hayatı

6-Hz.Peygamber’in yazıları mühürlemek üzere kullandığı mührün üzerinde belli bir sıra ile hangi kelimeler yer almıştır?

a-Allah-Peygamber-İnsan
b-Kelime-i Tevhid
c-Muhammed-Allah-Nebi
d-Allah-Rasul-Muhammed

7-Kur’anda “Besmele” ile başlamayan sure hangisidir?

a-Araf
b-Tevbe
c-İbrahim
d-Nur

8-Zaman ve maddenin ebediliği görüşünü benimseyenlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

a-Muattıla
b-İşrakiyyun
c-Meşşaiyyun
d-Dehriyyun

9- Aşağıdakilerden hangisi oruç tutmamayı mübah kılan mazeretlerden değildir?

a-Hastalık
b-İleri dercede açlık ve susuzluk
c-Hasta bakıcılık
d-Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak

10- Aşağıdakilerden hangisi Cuma namazının farz olmasının şartlarındandır?

a-Mukim olmak
b-Cemaat sayısının en az 5 olması
c-Hutbe okunması
d-Namazın görevli tarafından kıldırılması

11- Aşağıdakilerden hangisi ay tutulması halinde kılınan namazı ifade eder?

a-Küsuf
b-Hüsuf
c-Evvabin
d-Sukuf

12- Aşağıdakilerden hangisi namazla ilgili bir kavram değildir?

a-Tezkiye
b-Tağlis
c-İsfar
d-İbrad

13-“Zelletül Kari “ ne demektir?

a-Bir sahabi ismidir
b-Namazın bir vacibini terk etmektir
c-Namazın rükünlerinden birini unutmaktır
d-Kıraat hatalarıdır

14-Kainatta birden fazla yaratıcı olması durumunda nizamın bozulacağı esasına dayanan delil aşağıdakilerden hangisidir?

a-Akl-i Delil
b-Burhan-ı Limni
c-Burhan-ı inni
d-Burhan-ı temanü

15-“Seb’ul Mesani” aşağıdakilerden hangi surenin diğer adıdır?

a-Kevser
b-Fatiha
c-Nasr
d-Al-i İmran

16-Aşağıdakilerden hangisi sefer müddeti hakkında sırasıyla Hanefi ve Şafii mezheplerinin görüşlerini birlikte yansıtmaktadır?

a-14-3
b-15-3
c-15-4
d-14-10

17-“Kavme “ kelimesi aşağıdakilerden hangisni ifade etmektedir?

a-İki secde arasındaki oturuştur
b-Rukudan doğrulmaktır
c-Kavmin çoğuludur
d-Kıyamda durmaktır

18-Hicret esnasında Ha-z.Peygamber’e Mekke’den ayrılırken kılavuzluk eden şahıs aşağıdakilerden hangisidir?

a-Abdullah bin Revaha
b-Abdullah bin Ureykit
c-Hz.Ali
d-Hz.Ebu Bekir’in kızı Esma

19”-Ruhu’l Kudüs” ismi aşağıdaki meleklerden hangisi için kullanılmıştır?

a-Mikail
b-Cebrail
c-Münker nekir
d-İsrafil

20-Tecrübeye dayanan kanıtları dışlayan, düşüncenin bağımsızlığını sınırlayan ve ortadan kaldıran düşünce tarzına aşağıdakilerden hangisi daha uygun düşer?

a-Pozitivizm
b-Düalizm
c-kapitalizm
d-Dogmatizm

21-Kur’an hangi halife döneminde toplanıp Mushaf haline getirilmiştir?

a-Hz.Ebu Bekir
b-Hz.Osman
c-Hz.Ali
d-Hz.Ömer

22-Resulullah’ın vefatından sonra Kur’anı cem eden sahabe heyetinin başkanı kimdi?

a-Hz. Ali
b-Abdullah b.Mesud
c-Zeyd b.Sabir
d-Hassan b.sabit

23-Muhammed Hamdi Yazır tarafından kaleme alınan tefsirin tam adı aşağıdakilerden hangisidir?

a-Hak Dini Kur’an Dili
b-Hulasatül Beyan Fi Tefsiril Kur’an
c-Tanrı buyruğu tefsiri
d-Kur’anı Hakim ve Meali Kerim ve tefsiri

24-Mu’te savaşı ne zaman yapılmıştır?

a-Hicri 9.Yıl Miladi 630
b-Hicri 6.yıl miladi 627
C-Hicri 5.yıl,miladi 626
d-Hicri 8.yıl, miladi 629

25-Cemaatle namaz kıldırırken abdesti bozulan imamın yerine bir başkasının getirilmesi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?

a-İstibrad
b-İstihlaf
c-İktida
d-İlhak

26-Aşağıdakilerden hangisi abdestle ilgili bir kavramdır?

a-İsfar
b-İşrak
c-Vila
d-İstimna

27-İslam konferansı Örgütünün merkezi ve genel sekreteri aşağıdakilerden hangisidir?
a-Kahire-Peof.Dr.Yusuf el-Kardavi
b-Mekke-Prof.Dr.S. Ramazan el-Buti
c-Cidde-Prof.DrEkmeleddin İhsanoğlu
d-Amman-Prof.Dr.Vehbe Zuhayli

28-Şubat ayı kaç yılda bir 29 çeker?
a-3
b-4
c-5
d-6

29-Din işleri yüksek kurulu kaç üyeden oluşur?
a-1 Başkan -12 üye
b-1 Başkan-14 üye
c-1 Başkan-15 üye
d-1 Başkan-10 üye

30-Üçüncü diyanet işleri başkanı aşağıdakilerden hangisidir?
a-M.Şemsettin Günaltay
b-A.Hamdi Akseki
c-H.Hüsnü Erdem
d-Ö.Nasuhi Bilmen

31- Aşağıdakilerden hangisi ülkemizin en fazla elektrik üreten barajıdır?
a-Keban barajı
b-Hasan Uğurlu barajı
c-Atatürk barajı
d-Altınkaya barajı

32-Türkler hangi yüzyılda Müslüman olmuştur?
a-Miladi 9.Y.Yılda
b-Miladi 6.Y.Yılda
c-Miladi 11.Y.Yılda
d-Miladi 18.Y.Yılda

33-AB Ülkesi olduğu halde “Avro” yu kabul etmeyerek hala kendi para birimini kullanan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
a-Hollanda
b-Yunanistan
c-Belçika
d-İngiltere

34-Mimari şaheser olan Taç Mahal, Babür-Türk imparatoru şah cihan tarafından eşi için yaptırılmıştır.Bu eser hangi ülkede bulunmaktadır?
a-Irak
b-Türkmenistan
c-Pakistan
d-Hindistan

35-Uluslar arası olimpiyat komitesinin merkezi nerededir?
a-Venedik
b-Brüksel
c-Lozan
d-Kopenhag

36-Dünya haritasını ilk defa kim çizmiştir?
a-Kılıç Ali reis
b-Turgut Reis
c-Piri Reis
d-Murat Reis

37-Aşağıdakilerden hangisi zekatın farz olması için malda bulunması gerekli şartlardan değildir?
a-Saime olması
b-Nema
c-Havelan-ı havl
d-havaic-i asliye

38- Aşağıdakilerden hangisi namazda iken imam yapmasa bile cemaat tarafından yapılması gerekir?
a-Kunut
b-kade-i ahire
c-kade-i ula
d-Tilavet secdesi

39-Hz.Peygamberin kızlarının en büyüğü hangisidir?
a-Zeyneb
b-Ümmü Gülsüm
c-Rukiye
d-Fatıma

40- Aşağıdakilerden hangisi abdestin sünnetlerinden değildir?
a-Abdeste sağ taraftan başlamk
b-Mavalat
c-Abdest uzuvlarını üç defadan fazla yıkamak
d-Parmakları hilallemek

41-Hz.Peygamberin hicretine zemin hazırlayan Akabe biatları ne zaman ve nerede yapılmıştır?
a-621-622 Mekke,Mina hudutları içinde
b-618-621 Mekke,Medina yolu üzerinde
c-621-625 Mekke,Arafat sınırları içinde
d-613-615 Mekke,Hudeybiye mevkiinde

42- Aşağıdakilerden hangisi iman edilecek şeylerin her birine ayrı ayrı inanmak anlamına gelir?
a-Kamil iman
b-Tafsili iman
c-Kalbi iman
d-İcmali iman

43- Aşağıdakilerden hangisi Hanefi mezhebine göre orucu bozup kefaret gerektirir?
a-Endoskopi
b-Kolonoskopi
c-Gıybet ettikten sonra oruç bozuldu zannıyla yiyip içmek
d-Unutarak yiyip içtikten sonra oruç bozuldu zannıyla yiyip içmek

44-Aşağıdaki kavramlardan hangisi zekatla ilgilidir?
a-Terviye
b-haraç
c-Avl
d-Mal-ı dinar

45-Aşağıdaki tefsirlerden hangisi dirayet tefsiridir?
a-el-camiu li ahkamil kuran
b-el-Keşşaf
c-Tefsirül kuranil azim
d-Ruhul beyan

cevap anahtarı

1d 2c 3b 4a 5c 6d 7b 8d 9c 10a 11b 12a 13d 14d 15b 16c 17b 18b 19b 20d 21a 22c 23a 24d 25b 26c 27c 28b 29c 30b 31c 32a 33d 34d 35c 36c 37d 38b 39a 40c 41a 42b 43c 44d 45b

Diyanet Mbst Sınavlarına  Hazırlık Kılavuz  ders  Notları-7

 

                                          İSLAM BÜYÜKLERİ

Dini Gifler, Hareketli İslami Resimler

1-İlk İslam halifesi kimdir? –Hz.Ebubekir(R.A.)(632-634)
2-Cehennemden özgürlüğünü kazanmış anlamına gelen Hz.Ebubekirin unvanı nedir?-Atik
3-Hz.Ebubekirin pek doğru, sözünün eri anlamına gelen unvanı nedir?- Sıddık
4-Hz.Ebubekirin, O diyorsa doğrudur, diyerek Peygamberimizi tasdik ettiği olayın adı nedir?-Mirac Olayı.
5-Hz.Ebubekirin mesleği nedir?-Tüccar
6-Hz.Ebubekir Peygamberimizle Mekkeden medineye hicret ederken birlikte kaldıkları mağaranın adı nedir? Sevr Mağarası.
7-Hz.Ebubekirin bilgin olduğu bilim dalı nedir?-Neseb(nesil,soy) bilginiydi.
8-Hz.Ebubekirin peygamberimizle evli olduğu kızının adı nedir?-Hz.Aişe.
9-Hz.Ebubekirin Hz.Ömer ile birlikte katıldıkları savaşı kim komuta ediyordu?-
10-Hz.Ebubekirin sancak taşıdığı seferin adı nedir?-Tebük seferi
11-Peygamberimiz hastalanınca Hz.Ebubekire ne görevi verildi?-İmamlık yapıp namaz kıldırma görevini verdi.
12-Yalancı Peygamberlerden Müseyleme ve Tuleyha üzerine , Hz.Ebubekir hangi komutanı gönderdi?-Halid bin Velid.
13-Yalancı Peygamberlerden Müseylemeyi kim öldürdü?-Hz.hamzanın katili, sonradan müslüman olan Vahşi öldürdü.
14-Bzans ordusuyla yapılan savaşta İslam ordusu kaç bin şehit verdi?-3000 şehid verdiler.
15-İslam ordusu,Bizanslılara kaç kayıp verdirdi?-100.000 Bizanslı öldü.
16-Hz.Ebubekir 23 Ağustos 634 yılında nerede vefat etti?-Medine de vefat ettti.Vasiyeti gereği peygamberimizim tabutuna kondu ve cenaze namazını HzçÖmer kıldırdı.Peygamberimizin yanında toprağa verildi.

17-Hz.Ömer nerede doğdu nerede vefat etti? Mekke de 571 yılında doğdu 644 yılında Medine vefat etti.
18-Hz.Ömer ne zaman müslüman oldu? 618 yılında müslüman oldu. İslam dinine girenlerin 40. oldu.
19-Hz.Ömerin uhud savaşında dul kalan kızı Hz.Hafsa kiminle evlendi?-Peygamberimiz Efendimizle.
20-Hz.Ebubekirden sonra kim halife oldu?-Hz.Ebubekir vefat etmeden önce, sahabeninde görüşünü alarak , halifeliğe Hz.Ömerin getirilmesini vasiyet etti. Sahabe bu vasiyete uygun davrandı.Hz.Ömer halife seçildi.(634)
21-Teravih namazının toplu kılınması ne zaman başladı?-Teravih namazı toplu kılınması Hz.Ömerin emriyle başladı.

22-Hicri takvim kimin zamanında düzenlendi?-Hz.Muhammed(sas) in Medine ye göçüyle başlayan ve ay yılı temeline dayanan hicri takvimi Hz.Ömer düzenledi.(643)
23-İlk kez valilerden ayrı olarak, bağımsız hakimler atayan kimdir? Hz.Ömer (r.a)
24-Hz.Ömer kim tarafından mescidde hançerlendi?-Hz.Ömer,644 yılında İranlı bir köle tarafından mescidde hançerlendi.Üç gün sonrada şehit oldu.
25-Hz.Ömerin haklıyı haksızdan ayıran anlamına gelen unvanı nedir?-Hz.Ömer, müslümanlar arasında adaletin simgesi olarak anılır.Haklıyı haksızdan ayıran anlamında Faruk diye adlandırılır.
26-Mehmet Akif Ersoy, Kocakarı ile Ömer adlı şiirinde kimi adaletli bir yönetici kimliği ile canlandırır?-Hz.Ömerin adaleti hikayelere, şiirlere konu olmuştur.Bu şiirinde Hz.Ömer kimsesizlerin, yetimlerin yardımına koşan; Dicle kıyısında bir kurdun, bir koyunu kapmasının hesabını vermeye bile hazır, adaletli bir yönetici kimliğiyle canlandırır.
27-Devlet hazinesi anlamına gelen , Hz.Ömer döneminde temelinde attığı kurumun adı nedir?Beytülmal.
28-Hz.Ömerin babasını adı nedir? –Hattab.
29-Devlet yönetimindeki adil davranışları nedeniyle Hz.Ömer denilince aklımıza gelen kelime nedir?-Adalet.

30-Hz.Osman , nerede doğdu nerede vefat etti?-Hz.Osman, 574 yılında Mekke de doğdu, 656 yılında medine de vefat etti.
31–Hz.Osmanın tam adı nedir?-Osman bin Affan Zinnureyn(İki nur sahibi Affan oğlu Osman).
32-Hz.Osman Peygamberimizin hangi kızları ile evlendi)-Rukiye ve Ümmü Gülsüm ile evlendi.Bundan dolayı kendisine iki nur sahibi anlamına gelen Zinnureyn adı verilmiştir.
33-Hz.Osman nerede şehit oldu? –Medine de evinde Kuran okurken şehit oldu.
34-Hz.Osman , İslamın kaçıncı halifesidir? Hz.Osman , İslamın 3. halifesidir.
35-Hz.Ömer, devlet yönetiminde otoriter ve adil olan tutumına karşı, Hz.Osmanın geliştirdiği tutum nasıldı?-Hoşgürürlük.
36-Hz.Ali nerede doğdu nerede vefat etti?-Mekke de 598 yılında doğdu, Kufe de 661 yılında vefat etti.
37-İslamın dördüncü halifesi kimdir?-Hz.Ali(r.a)
38-Hz.Alinin babasının adı nedir?-Ebu Talip
39-Murteza unvanı kime verilmiştir?-Hz.Ali(r.a)
40-Murteza ne anlama gelmektedir?-Murtaza:Hoşnut kılınmış, beğenilmiş, seçkin demektir.
41-Hz.Ali kiminle evlendi?-Peygamberimizin kız Hz.Fatıma (r.Anha) ile evlendi.

42-Hz.Alinin , Hz.Fatımadan doğma büyük oğlunun adı nedir?Hz.Hasan.
43-Hz.Alinin,Hz.Fatımadan doğma, Kerbelada şehid edilen küçük oğlununadı nedir?-Hz.Hüseyin.
44-Hz.Aliye Peygamberimiz tarafından hediye edilen ucu çatal olan kılıcın adı nedir?Zülfikar.
45-Hz.alinin halifelik yaptığı ve şehid olduğu kentin adı nedir?-Kufe.
46-Hz.Ömer , Filistin ve Suriyeye gittiğinde vekil bıraktığı kişi kimdir?-Hz.Ali.
47-Hz.Ali nerede ve ne zaman şehid edildi?-Hz.Ali ,Kufe Camiinin kapısı önünde etkisi üç gün süren zehirli bir kılıçla 22 Ocak 661 yılında şehid edildi.

48- Hz.Ali , İslam dinine zaman girdi?-Hz.Ali ,küçük yaşta İslamiyeti ilk kabul edenlerdendir.
49-Hz. Hamza nerede ve zaman doğdu?-Mekke de 569yılında.
50-Hz.Hamzanın Peygamberimizle akrabalık bağı nasıldır?-Peygamberimizin amcası ve süt kardeşi.
51-Hz.Hamza ne zaman şehid edildi?-625 yılında Uhud savaşında.
52-Hz.Hamza yı Uhud savaşında kim şehid etti?-Habeşli bir zenci olan vahşi tarafından şehid edildi.
53-Hz.Hamzanın kahramanlıklıkları hakkında yazılan destanlara ne ad verilir?-Hamzaname adı verilir.
54-Ihud savaşında şehid edilen, müslümanlar arasında pehlivanların piri olarak anılan İslam kahramanı kimdir?-Hz.Hamza (R.a)
55-Peygamber Efendimiz ilk defa kiminle evlendi?-Hz.Hatice(r.Anha) ile evlendi.Hz.haticenin babasının adı Huveylid.Cahiliye döneminde kendisine temiz anlamına gelen Tahira lakabı takılmıştı.
56-Peygamber Efendimiz Hz.Hatice ile kaç yaşında iken evlendi?-Peygamber Efendimiz 25 , Hz.Hatice ise 40 yaşında idi.
57-Hz.Haticenin Peygamberimizle olan evliillerinden Kaç çocuk dünyaya geldi?- 6 çocuk dünyaya geldi.Zeynep,Ümmü Gülsüm,Fatma , Rukiye adında kızları;Kasım ve Abdulllah adında iki oğlu dünyaya geldi.
58-İslam dinine giren ilk kadın kimdir?-Hz.Hatice(r.anha)
59-Hz.Hatice hangi unvanla anılmaktadır?-Haticetül Kübra(Ulu Hatice) unvanıyla anılmaktadır.
60-Müslümanlar Hz.haticeden söz ederken saygılarını nasıl belirtirler?-Hatice Validemiz,Hatice anamız diyerek saygılarını belirtirler.

61-Hz.Aişe nerede ve zaman doğdu?- 613 veya 614 yılında Mekke de.
62-Hz.Aişe neredeve zaman vefat etti?-Medine de 678 yılında.
63-Hz.Aişe kimin kızıdır?-Hz.Ebubekir(r.a) in kızı, Peygamberimizin ikin eşidir.
64-Hz.Aişe hangi lakplarla Müslümanlar arasında anılmaktadır?-Sıddıka, Ümmül-Müminin (Müminerin anası), gibi lakaplarla anılır.
65-Peygamberimiz hangi hanımının odasında vefat etti?-Hz.Aişenin odasınca vefat etti.Vefat edince de bu odaya gömüldü.
66-Hz.Aişe vefat edince nereye defnedildi?-Cennetül Baki.
67-Hz.Zeynep binti Cahş ne zaman doğdu?-592 yılında doğdu 643 yılında vefat etti.
68-Zeynep binti Cahş Peygamberimizin hanımlarındandır.Annesi Peygamberimizin nesi oluyordu?-Halası.
69-Zeynep binti Cahş Peygamberimizle evliliğini nasıl söz ederdi?-Beni bizzat Allah evlendirdi diyerek bu olaydan övünçle söz ederdi.
70-Hz.Aişe validemiz , Zeynep binti Cahşdan nasıl söz edersi?-…zeynepten daha dindar, ondan daha doğru, akrabasıyla ondan daha çok ilgilenen , ondan daha fazla sadaka veren kadın görmedim diye söz ederdi.

70-Bilal-i Habeş ne zaman vefat etti? 641 yılında vefat etti.
71-Babasının adı nedir?-Rebah.
72-İslamın ilk müezzini kimdir?-Bilal-i Habeş.
73-İslama ne zaman girdi?-Bilal-i Habeş, İlk müslümanlardandır.
74-Hz.Bilal-i Habeşi kim özgürlüğüne kavuşturdu?-Hz.Bilal-i habeş, Müslümanlığı kabul ettiğinde bir köleydi.Hz.Ebubekir satın alarak özgürlüğüne kavuşturdu.
75- Medine de ilk ezanı kim okudu?-Bilal-i Habeş.İlk ezanı sabah namazında okudu.
76-Mekke fethedilince Kabe de ezanı kim okudu?-Bilal-i Habeş, Mekke fethedilince Kabenin çatısında ezanı okudu.
77-Bilal-i Habeş, Müslümanların gönlüne nasıl taht kurmuştur?-İslam dünyasında eziyet gören müslüman denilince , Müslümanların aklına ilk gelen isim Hz.Bilal-i Habeş dir.O, samimiliğin, masumiyetin bir sembolü olarak , Müslümanların gönüllerine taht kurmuştur.Müslümanlar arasında, örnek bir kadın olarak anılır.
78-Hz.Abbas bin Abdulmuttalp, Peygamberimizin nesidir?-Amcası.
79-Hz.Abbasın , Uhud savaşındaki rolü nedir?-savaş öncesi, müşrik ordusnun Medineye doğru yola çıktığı haberini bir mektupla Hz.Peygambere Hz.Abbas bildirdi.Mekkeden Mediye göç etmedi.Müslümanlığını gizleyerek Mekke de kalmasını Hz.peygamberin özellikle istediği söylenir.

80-Mekkenin fethi sırasında ve sonrasında ne gibi görevler üstlendi?-Mekkenin fethi sırasında önemli görevler üstlendi.Mekkenin fethinden sonra, Hz.Abbasa Hacılara Su Dağıtma görevi verildi.
81-Abbasilerin soyu kime dayanır?-Abbasilerin soyu Hz.Abbasa dayanır.
82-Hz.Abbasın savaşlardaki rolü nasıldı?-Hz.Abbas gür bir sese sahipti.Savaşlarda bu gür ses bir tür hoparlör görevi görüyordu.savaşçıları bir yere yönlendirmek ya da toplamak istediğinde Hz.Peygamber onun sesinden yararlanıyordu.
83-Hz.Abbas ne zaman vefat etti?- 652 yılında.
84-Talha bin Ubeydullah ne zaman vefat etti?- Basra da 656 yılında veaft etti.
85-Talha bin ubeydullah ne zaman müslüman oldu? –İlk müslümanlardandır.Müslümanlığı kabul ttiği için kabilesi Kureyşten çok ağır baskılar gördü.Cennetle müjdelenen sahabelerdendir.
86-Talha bin Ubeydullahın kolu hangi savaşta çolak kaldı?-Uhud savaşında Hz.peygamberi korumak isterken yaralanarak, ömür boyu çolak kaldı.
87-Talha bin Ubeydullah nerede şhit oldu?-Basra yakınlarındaki Hureybe denilen yerde savaşırken şehit oldu.(656)
88-Zübeyr bin Avvam nerede doğdu?-Mekke de 586 yılında.
89-Zübeyr bin Avvamın annesi Peygamber Efendimizin nesi oluyor?-Halası.
90-Zübeyr bin Avvam kimin çağrısına uyarak müslüman oldu.?-Hz.Ebebekir(r.a)
91-Zübeyr bin Avvam ,Uhud savaşında ne yaptı?-Uhud savaşında zırhlı birlikleri komuta etti.
92-Zübeyr bin Avvam, kimler tarafından şehid edildi?-Hz.Ali döneminde, bozguncu, sözde müslüman olan bir grup tarafından , başı kesilerek sehid edildi.

92-Abdurahman bin Avf , ne zaman vefat etti?- 652 yılında.
93-Abdurahman bin Avf , hangi savaşta topal kaldı?-Uhud savaşında Hz.Abdurahman bin Avf kahramanca savaştı.Hz.peygamberi korumak için yağmur gibi yağan oklara hedef oldu.Savaş sonunda üzerinde yirmi ok tanesi olduğu görüldü.Ayağına isabet eden bir ok yarası yüzünden ömür boyu topal kaldı.
94-Abdurahman bin Avfa halifelik önerildi de kabul etmedi?-Hz.Osman halife seçilirken , önce kendisine halifelik önerildi.Fakat Hz.Abdurahman bin Avf bu öneriyi kabul etmedi.
95-Ebu Ubeyde bin Cerrah nerede doğdu nerede vefat etti?-571 yılında Küdus de doğdu, 639 yılında Amvas da 639 yılında veaft etti.Kendisi il müslümanlardan ve cennetle müjdelenen sahabelerdendir.
96-Ebu Ubeyde bin Cerrah Peygamber Efendimiz tarafından kimlere İslamiyeti öğretmek için gönderildi?-Hz.Ebu Ubeyde bin Cerrah, Yemenlilere İslamı öğretmek için , Hz.peygamber tarafından Necrana gönderildi.Ebu Ubeyde bu tarihten itibaren ümmetin emini olarak anıldı.
97-Ebu Ubeyde bin Cerrah hangi görevlerde bulundu?-Suriyenin fethi sırasında Hz.Ömer halife seçilince ordu komutanı görevinde bulundu. Suriyenin tamamını ele geçiren Ebu Ubeyde , Şam valisi oldu.
98- Ebu Ubeyde bin cerrah,Uhud savaşında nasıl yararlılıklar gösterdi?-Uhud savaşında Hz.hz.Peygamberi korumak için , bir daire oluşturarak vücudlarını kalkan eden grubun içinde o da vardı.Hz.Peygamber bir çukura düşmüş, miğferinin halkaları yüzüne batmıştı.Hz.Ebu Ubeyde bu kalkaları dişleriyle koparmak için tüm gücünü kullanmış, iki ön dişini kaybetmişti.
99-Said bin Zeyd ne zaman doğdu ve vefat etti?-600 yılında doğdu , 671 yılında vefat etti.
100-Hz.Ömerin kız kardeşi Fatıma kiminle evliydi) Said bin Zeyd ile evliydi.Said bin Zeyd Cennetle müjdelenen sahabelerden birisidir.
101-Saad bin Ebi Vakkas nerede doğdu?-Mekke de 574 yılında doğdu,674 yılında vefat etti?
102-peygamber Efendimizle akrabalık durumu nasıldır?-İlk müslümanlardan olan Saad bin Ebi Vakkasın annesinin yakını olduğu için Peygamber onu, dayısı kabul ederdi.

103-Saad bin Ebi vakkas kaç yaşında müslüman oldu?- 17 yaşında müslüman oldu.
104-Allah yolunda ilk ok atan sahabe kimdir?-Saad bin Ebi Vakkas.
105-Kufe şehrini kim kurdu?-Saad bin Ebi Vakkaskurdu.Hz.Ömerin Kufe valis oldu.
106-Mekke den Medineye en son göç eden sahabe kimdir?-Saad bin Ebi Vakaks.
107-Saad bin Ebi Vakkas , Bedir savaşında giydiği elbiseyi ne yaptı?-Bedir savaşında giydiği elbiseyi saklıyordu.Vefat edice vasiyet gereği, o elbiseyle birlikte mezarına konuldu.
108-Abdulalh bin Ümmü Mektum ne zaman vefat etti? -636 yılında.
109-Abdullah bin Ümmü Mektum hakkında nazil olan ayetler hangi sürenin ayetleridir?-Abese süresi 1-10. ayetlerdir.
110-Abdullah ibni Ümmü Mektum nasıl bir sahabe idi?-Gözleri görmeyen bir sahabe idi.
111-Peygamber efendimiz Abdullah ibni Ümmü Mektuma nasıl davranırdı?-Peygamber Efendimiz kendi yerine 13 kez vekil olarak bıraktı.Hep gönlünü almaya çalıştığı sahabedir.

112-Zeyd bin Harise nerede ve ne zaman doğdu?-Suriye de 574 yılında.
113-Zeyd bin harise nerede ve ne zaman vefat etti?-Ürdün de 630 yılında.
114-Mekke pazarında esir iken satışa sunulan zeyd bin hariseyi kim satın alarak Peygamberimize hediye etti?-Hz.Hatice (R.Anha?
115-Peygamber Efendimiz Zeyd binhariseyi kimi kardeş seçti?-Hz.Hamzayı.
116-Zeyd bin harise kiminle evliydi ve neden boşandı?-Hz.zenep ile evli idi sonra geçimsiz nedeni ile Hz.Zeynep boşandı.
117-Peygamber Efendimiz Medine den ayrıldığı zamanlarda yerine vekil olarak bıraktığı sahabelerden biride kimdir?-Zeyd bin Harise.
118-Zeyd bin Harise nerede şehid oldu?-zeyd bin harise komutanlığını yaptığı Mute savaşında şehid oldu.

119-Zeyd bin Sabit ne zaman vefat etti?-Medine de 665 yılında vefat etti.
120-Zeyd bib Sabitin özellikleri nelerdir?-Çocuk yaşta İslami kabul etti.Hendek savaşından itibaren Peygamberimizle bütün savaşlara katıldı.ir süre Peygamberimizin vahiy kaitpliğini yaptı.Bir ara Hz.Ömerin halife vekilliğinde bulundu.Hz.Osman döneminde bir süre devlet hazinesini yönetti.Hz.Ebubekir tarafından Kuranın toplanması için görevlendirildi.Hz.Osman döneminde de Kuranın toplanıp kitaplaştırılmasına büyük katgıda bulundu.

120-Kuranı yazıya ilk kez hangi sahabe geçirdi?-Zeyd bin Sabit.
121-Abdullah bin Ababs ne zaman doğdu ve vefat etti?- 619 yılında doğdu 688 yılında vefat etti.
122-Abdullah bin Abban Peygamber Efendimizin akrabalık yönünden neyi oluyor?-Amcasının oğlu.
123-İlk müfessir sahabe kimdir?-Abdullah bin abbas.
124-Abdullah bin Abbas hangi unvanla anılır?-Hibrül –Ümmet(Ümmet bilgini) diye anılır.
125-Abdullah bin Abbas,Hz.Osman ve Hz.Ali dönemlerindee hangi görevlerde bulundu?-Valilik.
126-Abdullah bin Ömer ne zaman doğdu?-609 yılında doğdu.
127-Abdullah Bin Ömer ne zaman müslüman oldu?- 13 yaşında müslüman oldu.Hz.Ömerin oğludur.
128-Abdullah bin ömerin özelliği nedir?-Ünlü tefsir ve fıkıh bilgini sahabedir.Hadis nakletme konusundaki titizliği takdir toplayan bir özelliğidir.Kendisine üç kez halifelik verildiydiyse de , kabul etmedi.
130-İmam-ı Azam Ebu hanifenin asıl adı nedir?-Numan bin Sabit.
131-İmam-ı Azam Ebu hanife nerede doğdu, nerede vefat etti?-699 yılında Kufe de doğdu,767 yılında bağdatta vefat etti.
132-İmam-ı Muhammed ve İmam-ı Ebu Yusuf kimin öğrencileridir?İmam-ı Azam.

133-Fıkhı konularda İmam-ı Azamın yolunu izleyenlere ne denir?-hanefi.
134-Hanefi mezhebinin kurucusu kimdir?-İmam-ı Azam.
135-İmam-ı Azamın fıkha dair eserinin adı nedir?el-Fıkhul-Ekber
136-İmam-ı Şafii nerede doğdu?-Gazze de 767 yılında doğdu.
137-İmam-ı Şafii nerede vefat etti?-Mısırda 820 yılında veaft etti.
138-İamm-ı Şafiinin asıl adı nedir?-Ebu Abdullah Muhammed bin İdris.
139-Şafii mezhebinin kurucu kimdir?-İmam-i Şafii.
140-İmam-ı Şafii hangi kabileddendir?-Kureyş kabilesinin haşimi kolundan.
141-Kaç yaşında fetva vermesine izin verildi?-Henüz 20 yaşında iken fetva vermesine izin verildi.

142-İmam-ı Şafii Tefsir ve fıkıh derslerini kimden aldı?-Medine de İmam Malik bin Enes.
143-İmam-ı Şafii nerede fıkıh okuttu?-Bağdat ve Mısır da fıkıh dersi okuttu.
144-İmam-ı Şafiinin ünlü olan kitapları hangileridir?-Aynı zamanda bir şair olan İmam Şafiinin, er-Risale ve el-Ümm adlı kitapları ünlüdür.
145-İmam Malik bin Enes nerede doğdu?-Medine de 710 yılında doğdu.
146-İmam Malik bin Enes nerede vefat etti?-795 yılında Medine de vefat etti.
147-Maliki mezhebinin kurucusu kimdir?İmam Malik bin Enes.
148-İmam Malik bin Enesin asıl adı nedir?Ebu Abdullah.
149-İmam Malik bin Enes bilmediği konularda nasıl cevap verirdi?-Bilmiyorum.
150-İmam Malik bin Enesin fıkıh kitabının adı nedir?-Kitabül Muvatta.
151-Ahmet bin Hanbel nerede doğdu?Bağdat da 780 yılında.

152-Ahmet bin Hanbel nerde vefat eti?-Bağdat da 855 yılında.
153-Hanbeli mezhebinin kurucu kimdir?-Ahmet bin Hanbel.
154-Ahmet bin Hanbelin hadiste ve fıkıhta hocası kimdir?-İmam-ı azamın öğrencisi İmam Ebu Yusuf.
155-İmam-ı Şafii , Ahmet Bin Hanbel hakkında ne diyor?-Bağdatta ondan daha faziletli, ondan daha fakih, daha alim kimse görmedim , demiştir.
156- Ahmed bin hanbelin ünlü kitabının adı nedir?-İmam ahmed bin Hanbel büyük müçtehidlerdendir.Kitaplarından Müsned adlı eseri çok ünlüdür

Toplam 11 sayfa, 7. sayfa gösteriliyor.« İlk...5678910...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.