27

Şubat
2013

Kur’an’ın hareke ve noktalanma işi üç safhada yapılmıştır.

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  389 Kez Okundu

1- Nokta şeklinde harekeler konması
Muaviye döneminde Basra valisi Ziyad b. ebih, O devrin âlimlerinden Ebu’l-Esved ed-Düeli’yi (H.69/688) görevlendirmiş. ed- Düeli ayetlerin irabını, harekelerini göstermek için Kuran‘a harekeyi gösterecek noktalar koyarak önlem aldı. Bu noktalar Kur’ an’ın yazısının renginden başka bir renkle fetha için harfin üstüne, kesre için altına, ötre için önüne bir nokta, Tenvin için iki nokta olarak konuldu.
2- Birbirine benzeyen harfleri ayırdetmek için harflerin noktalanması
Harekeleme işi, irab yönünden yapılabilecek hataların önüne geçebilmişti. Ancak arap olmayanlar için Ba( ب ) ile Ta ) ت ( ve Cim( ج ) ile Ha ) ح ( gibi birbirine benzer şekillerle yazılmış harflerinde ayırt edilebilmesi ve sağlıklı okuna bilmesi için yine zorluklar oluyordu. Bu tür harfler bazı işaretlerle birbirlerinden ayırt edilmezse yine hatalı okumalar devam edecekti. Irak valisi Haccac, Abdü’l-Melik b. Mervan zamanında birbirine benzeyen harflerin
ayırt edilmesi için kâtiplerden, önlem alınmasını istemişti. Nasr b. Asım (öl.89/ 708) ve yahya b. Yamer (öl.129/ 746) İkinci önemli bir iş olan harfleri birbirinden ayırt edecek noktaları koymuştur. Buna “İ’cam” denilmektedir.
3-Bugünkü şekildeki harekelerin konulması:Sonra büyük dil âlimi Halil b. Ahmed (öl.175/ 791) bugün bildiğimiz hareke sistemini geliştirerek, Kur’an’ın hareke ve noktalanma işine son şeklini vermiştir.Hareke ve nokta konulmasından sonra da Kur’an’a yönelik bir takım faaliyetler devam etmiştir. Sure, Cüz başlıkları, hizip, ayet sonlarına konan durak işaretleri, güller ve rakkamlar konulmuştur. Ayetlerin sonlarına konulan duraklar; ilk önce daire meyilli çizgilerden oluşurken, daha sonraları daire şeklinde gösterilmiş ve zamanla da gül şeklini almıştır. Bilindiği gibi bugün basılan Mushaflar da sözü edilen duraklar içinde ayet numaraları yer almaktadır.

27

Şubat
2013

Kıraat öğretimi yöntemleri

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  222 Kez Okundu

Kıraat eğitiminde, kıraati hocadan dinleyerek alma anlamına gelen “semâ”, kıraati bizzat hocanın yakınında bulunarak onun ağzından alma ve gerekirse ona okuma ve tashih ettirme anla­mına gelen “müşâfehe” ve bir hocanın huzurunda ona ezberden veya mushaftan okuyarak kıraat dinletme anlamına gelen “arz” metotları uygulanmaktadır. sema ve arzı birlikte gerçekleştirerek kur’ân’ı tecvid kaidelerine göre itinalı bir şekilde okumaya da “edâ” denmiştir. bu uygulamalar büyük oranda hz. peygamber’in uygulamalarına ve tavsiyelerine dayanır.

27

Şubat
2013

Kur’an-ı kerimde Secavent Alametleri

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  436 Kez Okundu

[Mim]: Vakf-ı Lazım: Muhakkak durmalıdır. Geçildiğinde mananın bozulacağına işarettir. Kur’an’da 84 yerde geçmektedir.

[Tı]: Vakf-ı Mutlak:Sözün tamam olduğu yerlerde bulunur. Vakıf evla vasıl caizdir. Durmak tercih edilir geçmek de mümkündür.

[Cim]: Vakf-ı caiz: Geçmek de durmak da caizdir. Vakıf evla vasıl caizdir.Lakin durmak gecmekten evladir.

[Ze]: Vakf-ı Mücevvez: Vasl evla vakıf caizdir. Gecmek durmaktan evladir. Durulduğunda geriden alınmasına gerek yoktur.

[Kaf]: Cevaz vardir. Ekseri Ulema gecmistirdurmak da caizdir.

[Lâ]:Vakf-ı La: Durulmaz! Manasi Latekif. Lâ bulunan yerde durulursa önceki kelime ile birlikte tekrar okunur. Ayet-i kerime sonunda durunca tekrar edilmez.

[Gıf]: Durmak vaciptir manasi “sen dur” demektir..

[sad]: Vakf-ı Murahhas: Zaruret dolayısıyla durulabilecek yerde bulunur. vAsl evla vakıf caizdir.

[Ayn]: Ruku alametidir. Bir konu veya kıssanın bittiğini yenisinin başladığını gösterir. Hatimle namaz kıldıranlar için konu bütünlüğü açısından bir işarettir.. Ayrıca aşr-ı şerifler için de bir ayn dan diğer ayn harfine kadarki kısımlar okunmaktadır.
[3 nokta]: Vakf-ı Muanaka yada Vakf-ı Murakabe: Bu üç noktanın birisinde durulur. Eğer üzerinde üç nokta olan birinci kelimede durulursa üç nokta olan ikinci kelimede durulmaz. Eğer üzerinde üç nokta bulunan birinci kelimede durulmazsa ikinci üç nokta bulunan kelimede durulur. Her ikisinde de durmamak veya her ikisinde de geçmek caiz değildir.

27

Şubat
2013

TEFSİR VE KURAN BİLGİLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  248 Kez Okundu


1-Mekke’de Kur’an’ı Kerim’i ilk kez açıktan okuyan Abdullah bin Mesut (r.a.).
2-Kur’an’ı Kerim Hz.Ebubekir zamanında “Mushaf” halinde toplandı.
3-Kur’an’ı Kerim Hz.Osman zamanında çoğaltılıp dağıtıldı.
4-Halife Hz. Ebu Bekir’in emriyle kitap haline getirilen Kur’an’ı Kerim’i toplama komisyonunun başkanı olan sahabe Hz. Zeyd bin Sabit.
5-İfk hadisesini açığa çıkaran ayet Nur suresi ayet 11 ve 12.
6-Abdestin farz olduğunu belirten ayet Maide suresi 5 ve 6.
7-Seyyit Kutub’un tefsirinin adı Fizilali Kur’an.
8-Muhammed Hamdi Yazır’ın tefsirinin adı Hak Dini Kur’an Dili.
9-Kur’an’ı Kerim’de “Zehraveyn”(iki çiçek manasına gelen) diye bilinen iki sure vardır. Bu iki sure Bakara ve Al-i İmran sureleridir.
10-Kur’an’ı Kerim İslam dünyasında 7 kıraat üzere okunmaktadır. Bizim şu anda elimizde bulunan ve okuduğumuz Kur’an’ı Kerim Kıraatı Asım rivayeti üzerine yazılmıştır.
11-Tefsir çeşitleri :Tefsir çeşitleri ikidir;
a- Rivayet tefsiri : Ayet ve hadislerle açıklama yapılan tefsirlerdir.
b- Dirayet tefsiri : Ayet, hadis ve akli, felsefi, güncel yorumlarla yapılan tefsirdir.
12-Hurf’u Seb’a :Kur’an’ı Kerim’in yedi harf üzerine inmesidir.
13-Kuran’ın bugünkü haliyle kitap halinde toplanılmış şekline ”Mushaf” denir. “ Mushaf”, “iki kapak arasındaki sayfalar” anlamına gelen bir kelimedir
14–Kur’an’ın bölünmüş olduğu 30 parçadan (fasikül) her birine cüz denir.
15-Kuran, “ sûre” adı verilen bazı ana bölümden oluşur. Kur’an 114 sûreden müteşekkildir. Bu surelerin 86′sı Mekke’de, 28′i Medine’de gelmiştir.
16-Vahiy katipleri: Zeyd ibn Sabit başkanlığında Ömer, Osman, Ali, Talha, Sad, Ebu Derda, Mikdad, Übey ibn Kab, Ebu Musa el-Eşari ve Abdullah ibn Mesud’dur.
17-Kuran, Arapça olarak kaleme alınan ilk mukaddes kitaptır. “Kuran Tarihi”, Prof. M. Hamidullah, s. 59
18-İslam’a göre Kur’an abdestsiz okunmaz.Kur’an’da bu hususla ilgili olarak şöyle denir: ” Şüphesiz bu, değerli bir Kur’an’dır. Korunmuş bir kitaptır. Ona ancak temizlenenler dokunabilir.” ( Vakıa Suresi, 77-79)
19-İşari tefsir: Tarikat ve tasavvuf ehlinin ayetlerin zahirini bunun dışında anlama, tev’il etmek maksadıyla ve işaret yoluyla geldiğini söyledikleri tefsirdir.
20-Mezhebi tefsir: Kişilerin kendi mezheplerini ve ekollerini desteklemek amacıyla Kur’anın tefsir edilmesidir. İslami pratikliği açısından fazlaca önemli olmayan konularda ve bunların şartlarıyla uğraşılan tefsir çeşididir.
21- Kelami tefsir: Hilafetten saltanata geçilişi de tefsir anlayışının değişmesine sebep olan amillerden birisidir.
22-İlhadi tefsir: Bu tefsir, kişinin heva ve hevesine göre yapmış olduğu tefsirdir. Kişi kendi haraketlerinin doğru olduğu için veya başka bir sebepten dolayı Kur’andaki ayeti kendine göre tefsir eder.
23-İcazi tefsir: Kurandaki edebi üstünlüğü insanlara göstermek için yapılan tefsirlerdir. Bu tefsirler;Batı topluna karşı aşağılık duygusunun bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır.
24-Kur’an’ı harekeleme ve noktalama işlemini ilk başlatan kişi ,Ziyad b. Sümeyye
25-Kur’an dünya semasına kadir gecesinde toptan indirildi.Oradan da yirmi küsur yıl boyunca parça parça nazil oldu.” Sözü İbn Abbas aittir.
26- Mekke de ilk vahiy katibi: Abdullah b.Sa”d b. Ebi Sarh”tır.Medine de ise ilk vahiy katibi Übeyy b.Ka”b “ tır.Ondan sonrada Zeyd b.Sabit Ali b.Ebİ Talib
27- “Sebu’t-Tivel* olarak isimlendirilen sureler ;Bakara, A’raf, Nisa, Al-i Imran, En’am, Maide, Enfal
28-Taberi’nin yazdigi tefsirin tam adı;Camiu’l-Beyan an Te’vTli Ayi’l-Kur’an
29-Sebu’l-Mesani, Fatiha suresinin diger adıdır.
30-İstinsah yapılırken Kureyş lügatı esas alınmış ve çoğaltılan Mushaflar Basra, Küfe, Şam,Mekke, Yemen’e gönderilmiştir.
31-Süre ve ayetler tevkifidir. Yani vahye Müsteniddir Hz. Peygamber zamanında vahiy geldikçe ayetler” Bu sürenin şurasına koyun!” diye vahiy katiplerine bildirilmek suretiyle tertip edilmiştir.
32-İlk yazıldığında nokta’sız ve harekesiz olan KUR’AN ayetleri Arap olmayan insanların Müslüman olmasıyla yanlış okununca Muaviye zamanında Ebul Esved Eddüeli’ye emredilir. O da üstüne içine ve yanına ve altına nokta koyar. Daha sonra daire konmuş, harekeler renkli yapılmıştır. Haccac-ı Zalim zamanında birbirine benzeyen harfler noktalanmış ve Halil b. Ahmet (M. 718-786) tarafından bugünkü harekeler konulmuştur.
33-Surelerin başındaki besmele konusunda Hanefiler ” Müstakil bir ayettir. Sürenin cüz’ü değildir. Ayırmak için teberrüken yazılmıştır. Hanbeliler “Fatihanın başından bir ayettir.” derler.
34- Bazı surelerin başlarında bulunan ve anlamları sadece Allahu Teala tarafından ve bazı alimlerce bilinen harflere Huruf-u Mukatta
35-Hizb: Kur’an-ı Kerim’in her 5 sayfasına “1 Hizb” denir. Bir cüz 20 sayfa olduğuna göre 1 Cüzde 4 Hizb vardır.
36-Cebrail kimin kılığında insan şekline bürünürdü: DIHYE EL KELBİ
37-Kuranın en uzun ayeti : BAKARA 282 Bu ayetin diğer adı: MÜDAYENE AYETİ
38-Kuranın en uzun suresi: BAKARA Kuranın en kısa suresi: KEVSER
39-Tefsir-i Celâlleyn:Celâl ismini taşıyan iki büyük İslâm alimi tarafından tamamlanmış olması bakımından “Celâleyn Tefsiri” adı verilmiştir Bunlardan biri, Celâlüddin bin Ebu Bekir es-Süyûti’dir Bu zât, Fatiha’dan İsrâ suresinin sonuna kadar olan kısmın tefsirini yapmış bulunmaktadır Diğer alim ise, Celâlüddin bin Muhammed bin Ahmed’dir Bu da Kehf suresinden sonuna kadar olan kısmın tefsirini yapmış bulunmaktadır Bu zatların her ikisi de Şafii mezhebinden.
40-Kur’an-ı Kerim’in harekesi,Hicretin birinci asrı ortalarında Nahiv ilminin vâzıı Ebü’l-Esved ed-Düeli tarafından yapılmıştır (Tefsir Tarihi, c 1, s 32)
41-Kur’an-ı Kerim’in ayet sayıları üzerinde ilim adamlarının değişik beyanları vardır Şöyle ki: Nafi’a göre: 6217, Şeybe’ye göre: 6214, Küfe alimlerine göre: 6236, Mısırlılara göre: 6219, Şamlılara göre: 6226, Zemahşeri’ye göre: 6666 ayettir
42-Kur’ânın,hızlı okunduğu tilavet tarzına hadr denir.
43-Halen elimizde bulunan Mushaflardaki vakıf işaretleri Secâvendî’ye aittir.
44-Kur’ân-ı Kerim’in en yavaş okunduğu tilavet tarzına tahkik denir.
45-Ayet :Kur’an-ı Kerimin her bir cümlesine AYET denir.
46-Sure :Kur’an’ın ayetlerden oluşan her bir bölümüne SÛRE denir
47-Cüz : Kur’an-ı Kerimin 20 sayfadan oluşan herbir bölümüne CÜZ denir.
48-Kuranın en kısa Suresi; KEVSER (3 Ayettir) En uzun suresi; BAKARA (286 ayettir)
49-Mekkede vahy’edilen ayetlere MEKKÎ, Medinede inen ayetlere MEDENİ denir.
50-Sahâbeden, Kur’ân tefsirine dair en çok rivâyette bulunan ve tefsir alanında ün kazanan kişiler:
a. Ali b. Ebî Tâlib (40/660).
b. Abdullah b. Mes’ûd (32/652).
c. Ubeyy b. Ka’b (30/650).
d. Abdullah b. Abbâs (68/687).
e. Ebû Musa’l-Es’arî (44/664).
f. Zeyd b. Sâbit (45/665).
g. Abdullah b. Zübeyr (73/692)

26

Şubat
2013

Yeterlilik Hac ve Umre Nokta Notlar

Yazar: arafat  |  Kategori: iBADET  |  Yorum: Yok   |  383 Kez Okundu

Hacc-ı ekber: Büyük hac (Normal hac) aynı zamanda arefesi cumaya rastlayan hac.
Hacc-ı asgar: Küçük hac (Umre)
Âfâk Bölgesi: Harem ve Hil bölgelerinin dışında kalan yerler
Âfâki: Hil bölgesi dışında yaşayanlar
Mîkat: Hz. Peygamber tarafından belirlenmiş, Mekke’ye veya Harem bölgesine gelenlerin ihramsız geçmemeleri gereken beş nokta’nın her birine verilen isim (Mîkat sınırı)
Şavt: Hacerülesved’in bulunduğu köşeden veya hizasından başlayıp bir tur dönmeye, (Her bir devire “şavt” denir)
İfâda tavafı: Ziyaret tavafı
Metâf: Tavaf alanı
İstilâm: Hacerülesved’i selâmlamak
Remel: Tavafta kısa adımlarla koşarak ve omuzları silkerek çalımlı ve çabuk yürümektir.
Remy-i cimâr: Şeytan taşlama
Halk: Saçların dipten tıraş edilmesi
Taksîr: Saç’ın uçlarından kesilip kısaltılması
Tehallül: İhram yasaklarının kalkması
Sader tavafı: (ayrılma) Veda tavafı
Kudüm: Geliş ve varış
Kudüm Tavafı: Mekke’ye geliş tavafı
İfrad Haccı: Umresiz hac
Temettu: Yararlanmak, istifade etmek
Temettu‘ haccı: Aynı yılın hac ayları içinde, umre ve haccı ayrı ayrı niyet ve ihramla yapmaktır.
Kırân Haccı (birleştirmeli hac) Hac ve umre tek ihramla yapıldığı için bu adı almıştır.
Hedy: Hac ve umre menâsikiyle ilgili olarak; Kâbe’ye ve Harem bölgesine hediye olmak üzere kesilen kurban
Udhiyye: Kurban bayramı dolayısıyla kesilen kurban
Dem: Koyun ve keçi cinsinden olan kurban
Bedene: Sığır ve deve cinsi kurban
Dem-i şükrân: Şükür kurbanı
Dem-i cübrân: Ceza kurbanı
Eyyâm-ı nahr: Kurban kesme günleri (Kurban bayramının ilk üç günü)
İfrad Haccı: Umresiz yapılan hacdır.
Temettu‘ Haccı: Umre ve haccı ayrı ayrı niyet ve ihramla yapmaktır.
Kırân Haccı: Hac ve umre tek ihramla yapıldığı için “birleştirmeli hac” anlamında bu adı almıştır.
Şavt: Hacerülesved’in bulunduğu köşeden veya hizasından başlayıp bir tur dönmeye, (Her bir devire “şavt” denir)

İfâda tavafı: Ziyaret tavafı
İstilâm: Hacerülesved’i selâmlamak
Remel: Tavafta kısa adımlarla koşarak ve omuzları silkerek çalımlı ve çabuk yürümektir.
Metâf: Tavaf alanı
Remy-i cimâr: Şeytan taşlama
İhsâr: Hac veya umre yapmak üzere ihrama girdikten sonra, herhangi bir sebeple tavaf ve vakfe yapma imkânının ortadan kalkması.
Fevât: Haccetmek üzere ihrama giren kişinin Arafat vakfesine yetişememesi, vakfe süresi içinde bir an olsun Arafat’ta bulunamamasıdır.
Hac ve Umre Terimleri(sözlük)
Hac : Belirli zamanda Ziyaret ve Arafat vakfesiyle birlikte olur.
Umre : Belirli bir zamana bağlı olmayarak vakfesiz yapılır.
Menâsikü’l-hac : Hac törenleri
Hacc-ı ekber : Büyük hac (Normal hac) aynı zamanda arefesi cumaya rastlayan hac.
Hacc-ı asgar : Küçük hac (Umre)
İstitâat : Güç yetirebilme
İhram : Haram etmek, kendini mahrum bırakmak
Harem Bölgesi : Mekke ile etrafında, bitkileri koparılmamak ve av hayvanlarına zarar verilmemek üzere belirli sınırlar içindeki emniyetli bölgedir. Bu bölgede oturanlara Mekkî (Mekkeli) denir. Harem bölgelerinin sınırlarını Cibrîl’in rehberliğiyle Hz. İbrâhim belirlemiş, sınırları gösteren işaretler daha sonra Hz. Peygamber tarafından yenilenmiştir.
Âfâkı : Uzaklardan gelen anlamındadır. Harem ve Hil bölgelerinin dışında yaşayanlara denir.
Füsûk : Taatten ayrılıp mâsiyet sayılan şeyleri yapmak.
Cidâl : Başkalarıyla tartışmak, hakaret ve kavga etmek. Her zaman yasak olan bu tür davranışlardan, ihramlı iken daha çok sakınmak gerekir.
Şavt : Hacerülesved’in bulunduğu köşeden veya hizasından başlayıp bir tur dönmeye, (Her bir devire “şavt” denir)
İfâda tavafı : Ziyaret tavafı
Metâf : Tavaf alanı
İstilâm : Hacerülesved’i selâmlamak demektir.

İztıbâ : Ridânın yani ihramın vücudun belden yukarısını örten parçasının bir ucunu sağ kolun altından geçirip, sol omuz üzerine atarak sağ kolu ve omuzu ridânın dışında bırakmaktır.
Remel : Tavafta kısa adımlarla koşarak ve omuzları silkerek çalımlı ve çabuk yürümektir.
Aslî vâcipler : Diğer ibadetlerde olduğu gibi haccın vâcipleri de kendileri müstakil birer nüsük olan “aslî vâcipler”
Fer‘î vâcipler : Başka bir nüsüke bağlı olan “dolaylı (fer‘î) vâcipler”
Sa’y : Sa‘y sözlükte “koşmak, çaba göstermek” gibi anlamlara gelir.
Mes‘â : Sa‘yin yapıldığı Safâ ile Merve arasındaki yaklaşık 350 metrelik mesafeye (sa‘y yeri) denir.
Hervele : Kısa adımlarla koşarak canlı ve çalımlı yürümek.
Remy-i cimâr : Şeytan taşlama.
Halk : Saçların dipten tıraş edilmesi.
Taksîr : Saçların uçlarından kesilip kısaltılması.
Tehallül : İhram yasaklarının kalkması.
Sader tavafı : Vedâ tavafı.
Kudüm Tavafı : (Mekke’ye geliş tavafı) Kudüm, “geliş ve varış” anlamındadır.
Eyyâm-ı nahr” ve “eyyâm-ı Mina” : Zilhiccenin 10, 11 ve 12. Günleri.
Tahsîb : Hac sonunda Mina’dan dönüşte, Mekke girişinde, Cennetü’l-muallâ civarında, Muhassab denilen vadide bir süre dinlenmek.
İfrad Haccı : Umresiz yapılan hac.
Temettu‘ Haccı : Temettu‘ “yararlanmak, istifade etmek” anlamına gelir. Aynı yılın hac aylarında umre için ayrı, hac için ayrı niyet ve ihram’a girilerek yapılan hac.
Kırân Haccı : Her ikisine birlikte niyet edilerek aynı yılın hac ayları içinde umre ve haccı bir ihramda birleştirmektir. Hac ve umre tek ihramla yapıldığı için “birleştirmeli hac” anlamında bu adı almıştır.
Hedy : Hac ve umre menâsikiyle ilgili olarak; Kâbe’ye ve Harem bölgesine hediye olmak üzere kesilen kurban
Udhiyye : Kurban bayramı dolayısıyla kesilen kurban
Dem : Koyun ve keçi cinsinden olan kurban
Bedene : Sığır ve deve cinsi kurban
Dem-i cübrân : Ceza kurbanı
Dem-i şükrân : Şükür kurbanı
Eyyâm-ı nahr : Kurban kesme günleri (Kurban bayramının ilk üç günü)
İhsâr : Hac veya umre yapmak üzere ihrama girdikten sonra, herhangi bir sebeple tavaf ve vakfe yapma imkânının ortadan kalkması demektir.
Fevât : Haccetmek üzere ihrama giren kişinin Arafat vakfesine yetişememesi, vakfe süresi içinde bir an olsun Arafat’ta bulunamamasıdır. (Fevt etmiş) haccı kaçırmış olur.

26

Şubat
2013

Kur’an’ın Diğer İsimleri Ve Vasıfları:

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  246 Kez Okundu

Kur’an-ı Kerim’in çeşitli isimleri vardır. Bunlar arasında en çok kullanılanı Kur’an’dır. Ona verilen bu çeşitli isimler Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Bunlardan bazısı isim, bazısı da sıfat olarak kullanılmaktadır. Bu mukaddes kitabın isim veya vasıf olarak 90 küsür isminin olduğu söylenmişse de Zerkeşi Kur’an isimlerinin 55 olduğunu nakletmiştir. En meşhurları şunlardır:
1) El-Kitab: Kalemlerle tedvin edildiği için bu adı almıştır. Bu kelime Kur’an’da 230 yerde geçmektedir. İslâm hukukunda Kur’ân için daha çok “Kitap” ismi kullanılır. Birçok âyette “el-Kitâb” kelimesinin Kur’ân-ı Kerîm anlamında kullanıldığı görülür.
“Elif Lam Mim. Kendisinde şüphe olmayan bu kitap muttakiler için bir hidayettir.” (Bakara: 2/1-2)
2) El-Furkan: Bu kelime ayırmak anlamında bir mastardır. Kur’an, hak ile batılı, helal ile haramı tam anlamıyla ayırdığı için bu isimle adlandırılmıştır.
“Alemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren ne yücedir.” (Furkan: 25/1)
3) Ez-Zikr: Anmak ve hatırlamak anlamına gelen bu kelime, Allah’ı andırıp, tanıttığı ve unutmamak üzere hatırlattığı için Kur’an’ın ismi olmuştur. Anmak; kalple, dille ve amelle olur.
“Hiç şüphesiz Zikr’i biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz.” (Hicr: 15/9)
4) Et-Tenzil: Allah katından indirildiği için bu isim verilmiştir.“Gerçekten o, alemlerin Rabbinin indirmesidir.” (Şuara: 26/192)
Allah, Kur’an’ı birçok vasıflarla vasıflandırmıştır. Her adlandırma veya vasıflandırma, Kur’an’ın manalarından bir manaya göredir:
5-8) El-Huda (Hidayet), Er-Rahmet, Eş-Şifa, El-Mev’ıza (Öğüt):“Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici bir kitaptır.” (el-Bakara, 2/2)
“Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi.” (Yunus: 10/57)
9) En-Nûr:“Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nûr indirdik.” (Nisa: 4/174)
10) El-Mubarek:“İşte bu da bizim indirdiğimiz bir Kitab. Mubarek ve kendinden önceki kitapları tasdik edicidir.” (En’am: 6/92)
11) El-Mubin (Apaçık):“Gerçekten size Allah’tan bir nûr, apaçık bir kitap geldi.” (Maide: 5/15)
12) El-Büşra (Müjde):“Gerçekten onu, Allah’ın izniyle kendinden öncekileri doğrulayıcı ve mü’minler için hidayet ve müjde verici olarak senin kalbine indiren O’dur.” (Bakara: 2/97)
13) El-Azîz (Kıymetli-Yüce):“Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkâr edenler; oysa o, azîz bir kitaptır.” (Fussilet: 41/41)
14) El-Mecid (Şerefli-Üstün):“Hayır; o, şerefli-üstün olan bir Kur’an’dır.” (Buruc: 85/21)
15) El-Beşir en-Nezir (Müjdeleyici-Korkutucu):
“Bilen bir kavim için, müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere, ayetleri fasıllar halinde açıklanmış Arapça bir Kur’an’dır.” (Fussilet: 41/3-4)
16) er-Ruh:“Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yönelip-iletiyorsun.” (eş-Şûrâ, 42/52)
17) eş-Şifâ:“Kur’an’dan mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını artırmaz.” (el-İsrâ, 17/82)
18) el-Mesânî:“Allah, müteşabih, ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu Allah’ın yoll göstermesidir, onunla dilediğini hidaye erdirir. Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.” (ez-Zümer, 39/23)
19) Ümmü’l-Kitab:“Ha, Mim. Apaçık Kitab’a andolsun; Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diyeArapça bir Kur’an kıldık.” (ez-Zuhruf, 43/1-4)Kur’an-ı Kerim’e bunlardan başka isim ve vasıflar da verilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
“El-Müheymin, El-Hakk, El-Hakîm, El-Burhan, El-Vahy, El-Beyân, El-Belâğ, Et-Tezkire, El-Urvetü’l-Vüskâ, El-Fasl, El-Adl, es-Sıdk, el-Kasas, Kelâmullah, Hablullah, Ahsenu’l-hadis, el-Kayyim, Ümmü’l-Kitab.”

26

Şubat
2013

Yeterlilik Sınavı Nokta Notlar

Yazar: arafat  |  Kategori: DİNİ TERİMLER  |  Yorum: Yok   |  249 Kez Okundu

1- Esmâ-i Hüsnâ :Yüce Allah’ın en güzel isimleri anlamına gelir.
2- Fidye :Meşru mazeretler sebebiyle bazı ibadetlerin yapılamaması veya ibadet sırasında eksikliklerin oluşması sebebiyle yerine getirilmesi gereken dinî yükümlülük.
3- Fitre :Ramazan Bayramına kavuşan ve dinen zengin sayılan Müslümanların, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için fakirlere vermeleri gereken belli miktarda mal ya da paradır.
4- Haşr :Bütün canlıların yeniden diriltilerek mahşerde, hesap vermek üzere toplanmasıdır.
5- Hicret :Hz. Muhammed’in Miladî 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmesi olayıdır.
6- Hilye-i Şerif :P eygamber Efendimizin dış görünüşünü ve vasıflarını anlatan eserlere verilen addır. “Hilye-i Saâdet” de denir.
7- Hutbe :Cuma ve Bayram günlerinde camilere gelen müminleri, dinî konularda aydınlatmak üzere hatibin yaptığı konuşmadır.
8- İftar :Oruç açmaktır.
9- İhram :Hac veya umreye niyet eden bir kimsenin, diğer zamanlarda mübah olan bazı davranışları belirli bir süre boyunca kendisine yasaklamasıdır. Bu amaçla giyilen şeye de aynı ad verilir.
10- İhsan :İnsanlara iyilik etmek, yararlı ameller işlemek ve “Allah’ı görüyormuş gibi, O’na ibadet etmek” demektir.
11- İsrâ :P eygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)’in bir gece Allah tarafından Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmesidir.
12- İzar :Hac veya Umre yapmak üzere ihrama giren erkeklerin belden aşağısını kapatmak üzere büründükleri örtüdür.
13- Kırâat :Namazda Kur’an-ı Kerim’den bir miktar okumak demektir.
14- Mahşer:Öldükten sonra dirilen insanların toplanacağı yerdir.
15- Mi’rac :P eygamberimizin, Kudüs’deki Mescid-i Aksa’dan, Yüce Allah’ın, manevî huzuruna yaptığı yolculuğun adıdır. Dinî literatürde, Recep ayının 27. gecesi “mîrac gecesi” olarak bilinir.
16- Mushaf :Kur’an-ı Kerim’in, Fatiha Sûresi ile başlayıp Nâs Sûresi ile bittiği şekliyle iki kapak arasında toplanmış haline mushaf denir.
17- Nisap miktarı :D înen zengin sayılmanın ölçüsüdür.
20- Öşür :Tarım ürünlerinden onda bir ya da yirmide bir oranında verilen zekattır.
21- Rida :Hac veya umre yapmak üzere ihrama giren erkeklerin belden yukarısını kapatmak üzere büründükleri örtüdür.
22- Ru’yet-i Hilâl :Kamerî ayların başlangıcını belirleyen Hilal’in görülmesidir.
23- Sûre :Kur’an’ın, birbirinden besmele ile ayrılan her bir bölümüdür.
24- Tefsir :Kur’an-ı Kerim’i usûlüne göre açıklamak ve yorumlamak demektir.
25- Vahiy :Yüce Allah’ın dilediği şeyleri peygamberlerine, özel yolla bildirmesidir.
26- Vakfe :Zilhicce Ayının 9.ncu gününde hac için ihramlı olarak Arafat’ta bulunmadır
27- Zekat :D inen zengin sayılan müslümanların, belirli yerlere sarfedilmek üzere, mallarından vermekle yükümlü oldukları belli bir paydır.

26

Şubat
2013

Diyanet Yeterlilik Nokta Notlar

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  270 Kez Okundu

1-Buvat Gazvesi:Hz.Peygamber`in ilk gazvelerinden biri.
2-Daru`l-erkam:Mekke döneminde sikintili yillarinda Islai teblig faaliyetlerinde merkez olarak kullanilmis ev.Hz.Peygamber`in bi`setin ilk yillarinda Mekke`de islamiyeti teblig ettigi ev.
3-Delailu`l Hayrat:Hz.Peygamber icin kullanilan salavat-i serifleri toplayan kitaplarin adidir.
4-Ebu Eyub el-Ensari:Peygamberimiz, Medine de Neccar ogullarindan Ebu Eyub el- Ensari`ye Hz.Ebubekir`le misafir oldugu sahabe.
5-Ebü`l-Esved el-Düeli(ö.69/688):Kur`an-i Kerim`e hareke sistemini getiren ve Arap nahvinin ilk esaslarini tesbit eden alim, sair.
6-Ebva:Hz.Peygamber`in annesi Amine`nin kabrinin bulundugu yer.
7-Esmaü-Hüsna:Allah`in güzel isimleri ve sifatlari.
8-Eshuru`l_hurum:Haram aylar;Zilkade, Zilhicce,Muharremve recep aylari.Araplar bu aylarda savas yapmayi haram sayarlardi.
9-Feraiz:Islam miras hukukunu inceleyen ilim dali.
10-Fil olayi:Kabe`yi yikmak amaciyla Mekke üzerine yürüyen Habes ordusunun Allah tarafindan gönderilen kuslar vasitasiyla imha edilmesi olayi. Ebrehe`nin ilahi bir ceza ile perisan hale düsürülmesi.
11-Fikhu`l Ekber:Ebu Hanife`ye nisbet edilen risalesi.
111-Fizilali`l-Kur`an:Seyyid Kutub`un(ö.1966):Kur`an-i Kerim tefsiri.
12-Gazvetü`l-Usre(Tebük Gazvesi):Hazirlik safhasinda büyük güclüklerle(usre) karsilasildigi icin Tebük Gazvesi`ne verilen ad.
13-Hulasatü`l-Beyan:mehmet Vehbi Efendinin(ö.1949)Türkce Kur`an tefsiri.
14-Halid b. Velid(ö.21/642):Hz.Peygamberin seyfullah unvani verdigi kumandan sahabi.
15-Hanzale b.Ebu Amir(ö.3/625):Uhud savasinda sehit oldu. Boy abdesti almaya firsat bulamadan Islam ordusuna katildi.Hanzale`nin nasini meleklerin yikadigini Hz.Peygamber`den ögrenen müslümanlar, meleklerin yikadigi kimse lakabini verdiler.
16-Havelan-i havl:Senenin devretmesi, gecmesi demektir.
17-Hedy:Hac ve umre yapan kimselerin harem sinirlari icinde kestikleri kurban.
18-Hidane:Kücük cocuklarin bakimi, gözetimi ve terbiyesi anlaminda bir fikih terimi.
19-Hüsuf Namazi:Ay tutuldugu zaman iki rekat kendi basina kilinan namaza da Hüsuf namazi denir.
20-Hüzün yili:Hz.Peygamberimizin amcasi ile zevcesi Hz.Hatice`nin (Bisetin 10.yili) vefat ettigi yila denir.(Bi`setin 10.yili)
21-Ibn Ishak(ö.151/768):Siyer, megazi müellifi, muhaddis.
22-Ibn Mülcem(Abdurrahman b. Amr b.Mülcem ö.40/661):Hz.Ali`nin katili.
23-Ibnü`l-Cezeri(ö.833/1429):Kıraat ve hadis alimi.
24-Ihsan:Allah`a onu görür gibi ibadet etmesidir.
25-Ihtikar:Ihtiyac maddelerini toplayarak, darlik aninda pahali satma, vurgunculuk.
26-Ifk hadisesi:Hz.Aise´ye zina isnadi atilmasi olayi.

26

Şubat
2013

İHTİSAS EĞİTİM BAZI DERS İÇERİKLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: DİYANET MEVZUATI  |  Yorum: Yok   |  359 Kez Okundu

MEDHAL:Mal nedir? Mütekavvim mal, gayri mütekavvim mal, misli mal, kıyemi mal, Tam ve nakıs mülkiyet, irtifak hakları, Ayn mülkiyeti, menfaat mülkiyeti, Mübah mallara el koyma şekilleri, Mülkiyeti nakledici mülkiyet, şüf’a, Akit nazariyesi, icap ve kabul, Akdin mahalli ehliyet ve arızaları, vücüp ve eda ehliyeti, Velayet ve vekalet konuları, fuzuli, ğalat, gabn ve tağrir, ikrah ve çeşitleri, Akit çeşitleri, muhayyerlik ve çeşitleri, vb Konular.
FIKIH USULÜ:Usulün tanımı, usulün tarihçesi, mütekellimin fukaha ve memzuç metot ve bu alanlarda yazılmış eserler, Şer’î deliller, Kur’an, Sünnet, İcma, Kıyas, istihsan, Seddi zerai, örf ve adetler, istishab, şer’u men kablena, mesalihi mürsele, hükmün kısımları, farz, vacip, sünnet, müstehap, mübah ve bunları tespit etme yolları, haram ve çeşitleri ve tespit yolları, ruhsat azimet, (Kısaca teklifi hükümler), Vad’î hükümler, Lafız çeşitleri, Amm ve tahsis konusu, vb konular.
HADİS USULÜ:Hadis öğrenim metodları, hadis çeşitleri, senedin müntehası açısından hadis çeşitleri (Merfu, mevkuf, maktu, kudsi hadis) Ravi sayısı açısından hadis çeşitleri ( Mütevatir, Ahad, meşhur, aziz, garib hadis) Kabul ve red açısından hadis çeşitleri ( Mürsel, munkatı, mudal, muallak, müdelles, mürseli hafi, muan’an müennen Hadis) metainü aşera, mevdu hadis, münker hadis, mübhem, bid’at hadis, müdrec, muzdarip, Ali isnad, nazil isnad, müsned ve muttasıl hadis, buhari ve Müslim hakkında bilgi, meşhur hadis kitapları isimleri, yazılan şerh kitapları isimleri, farklı nitelendirilmelere göre hadis eserleri, vb konular.
KAVAİDÜ KÜLLİYE:Kavaidü küliye konusunda genel bilgi, oluşum safhası, bu alanda yazılmış mezheplere göre eserler, ve sırasıyla kavaidü külliye maddeleri (100 madde) Ve bu maddelerle ilgili geniş örnekler, bu kaidelerin istisnaları vb konular.
AHVALİ ŞAHSİYYE:Evliilik, nikah akdi nasıl meydana gelir, evliliğin şartları, evlilikte velinin durumu, evlilik çeşitleri, sahih ve nafiz evlilik, fasit nikah akdi, batıl nikah akdi, evliliğin sonuçları evlenilmesi haram olan kadınlar, ebedi evlilik engelleri, geçici evlilik engelleri, evlilikte vekalet, evlilikte vekalet, mihir, ehli kitapla evlilik, eşlerin birbirinde olan hakları, talak ve çeşitleri, rici talak, bain talak, beynuneti suğra ve Kübra, Sünni ve bidi talak, tevfizü talak, hakimin eşleri ayırdığı durumlar, hulu bahsi, iddet bahsi, zıhar, i’la, lian, hidane vb konular.
BELAĞAT VE MEANİ:Kelime kelamın fesahatı, üslup çeşitleri, beyan ilmi, teşbih, teşbihi temsil, teşbihi ğayri temsil, teşbihi zımni, teşbihi maklup, teşbihin gayeleri, Mecaz lügavi, istiare, istiare-i temsiliyye, mecazı akli, kinaye ve kısımları, meani ilmi, haber cümlesi, inşa cümlesi, kasr, vasıl, fasıl, i’caz, itnab, müsavat, Bedi ilmi, cinas, iktibas, Akd, Tazmin, Seci, tevriye, Tıbak, Mukabele, hüSnü Talil, üslUbu hakim, Müşakele, Tehekküm, vb konular.
TEFSİR USULÜ:Vahiy ve çeşitleri, Kur’anın tspiti, yazıya geçirilmesi, çoğaltılması, Kur’an ilimleri, Esbabün nuzül, Nesih, Müteşabih, Hurufu Mukatta, Kur’anın i’cazı, Garibul Kur’an, Mübhepler, Kur’anın müşkilleri, Mücmel ve Mübeyyen, müfesser, vücuh ve nezair, Kıssalar, israiliyyat, hakikat ve mecaz, Emsalül Kur’an, Siyak ve Sibak, Kur’andaki Yeminler, Tefsir çeşitleri ve bu konu ile ilgili eserler vb konular.
FIKHİ TANIMLAR:Nifas, necaseti hafife ve muğallaza, salat zekat, savm, Saime, i’tikaf, hac, Kıran, ihsar, sahih akit, fasit akit, iltizam, teati, ikale, hıyaruş-Şart, hıyaru ruye, hıyaru ayb, müzabene, muhakal, selem, istisna, şüf’a, rehin, selem, kısmet, hacr, ikrah, dava, ikrar, beyine, şehadet, vekalet, havale, kefalet, sulh, muharece, deynu sahih, vakıf, lukata, lekıt, hibe, kafizuttahn, vedia, ariye, gasp, telcie, umra, şürb, müzabene, müzaraa, müsakat, had, sirkat, cinayet, kasame, vasiyet, asabe, tevliye, murabaha, vedia, riba, icare, me’zun, yemin, yeminul fevr, nezr, zina, kazf, tenfil, emare, zan, hüküm, rici talak, bain talak, ehsan talak, hasen talak, bid’î talak, hulu, iddet, icma, sarih icma, kıyas vb tanımlar. ( Bu tanımlar Arapça olarak verilmiş olup ezberlenmeye müsait haldedir.)

26

Şubat
2013

Yeterlilik Kur’an-ı Kerim Bilgileri

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  381 Kez Okundu

 

1-Kur’an-ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed Aleyhisselama 23 yılda vahiy olunmuştur.
2-Habeşistan’a hicret eden ilk müslümanların başında bulunan Cafer-i Tayyardan onun ayetlerini dinledikleri zaman, Necâşi’nin papazlarının gözlerinden yaşlar boşanmıştı.
3-Kur’an’ın sesi 15 asır evvel Hira tepesinden yükseldi. O ses, kesilmeden hep devam ediyor.Küçük, büyük, genç, yaşlı bütün mü’minler onun sesine kulak veriyor, ona koşuyor ve coşuyor. Müslüman yavrusu ninnilerle birlikte onun sesiyle yetişip büyüyor. Akşam yatağına yatarken, imanlı annesinin ona öğrettiği şu duaları okur:
Yattım Allah, kaldır beni
Nur içine daldır beni,
Can kafesten ayrılınca
İmân ile gönder beni.
4-Muhkemât:Mânası beyan edilmeye muhtaç olmayan, yahut yalnız bir türlümana verilebilecek açık ve muhkem mânalı âyetlerdir.
5-Müteşâbihat:Sûrelerin başında bulunan mukattaat gibi mânasıanlaşılmayan veyahut türlü izah ve tefsirlere müsait bulunan âyetlerdir.
6-Sûre: Yüksek makam, yüce derece, şeref ve şan, alâmet ve nişan, bir yer etrafına çevrilmiş sur, hisar manalarına gelmektedir. En uzun süre 286 âyettir, en kısa sûre de 3 âyettir. Kur’an 30 cüz’e bölünmüştür. Her cüz dört hizbe bölünür. Hizipler de aşırlara ayrılır, sûrelerin başına klişe içine ismi, âyetlerin adedi Mekke’de ve Medine’de nazil olduğu yazılır.
7-Sûreler kemiyet bakımından şöyle bir taksimeuğrarlar:
1-Tıval,
2-Miûn,
3-Mesani,
4- Mufassal,
8-Tıval :yani uzun süreler yedidir: Bakara, Al-i İmran, Nisa’, Maide,En’am, A’raf, Yunus veya Kehif.
9 -Miûn,yani yüzlükler, âyetleri yüz dolayında olanlardır ki, Tevbedensonra gelenlerdir. (Tevbe, Nahl, Hûd, Yusuf, Kehif, İsra, Enbiya, Tâhâ, Mü-minun, Şuarâ, Saffât).
10- Mesani,âyetleri yüzden az olanlardır. Miûndan sonra gelirler. Hâmimler,Elif Lamlar, Tasinler böyledir.Mesani: (Ahzab, Hac, Kasas, Tasin, Neml, Nur, Enfal, Meryem, Ankebut,Rum, Yâsin, Furkan, Hicr, Ra’d, Sebe’, Melâike, İbrahim, Sâd, Muhammed,Lokman, Zümer, Hâmimler, Mümtehine, Fetih, Haşr, Tenzil, Secde, Talak,Nun, Hücurat).
11 – Mufassal,Kur’an’ın sonundaki sûrelerdir. Nevevî’ye göre Hücurattan başlar. Onlar da Tıval, Evsat, Kısar olmak üzere üçe bölünür. Tıvali Mufassal:Hücurattan Buruca kadar, Evsatı Mufassal: Buructan Lemyekün’e kadar, KısarıMufassal: oradan sona kadardır.
12-Ayetleri yuvarlak rakam olarak 6666 sayarlar. Bazı-larınca daha azdır. Çünkü mukattaat’ı bir âyet sayıpsaymama ihtilâflıdır. Bir kaç âyeti bir sayanlar da var. Duraklar ihtilaflıdır, İbni Abbas’tan rivayete göre 6616′dır. Daha çok kabul olunan 6236 âyettir. 113Besmele de birer âyet sayılır.
13- Âyetleri şöyle taksim ederler:
1000 Emre dair
1000 Mesel ve ibretler
1000 Nehye dair
500 Ahkâm, helâl ve harama dair
1000 Vaad 100 Teşbih ve dua
1000 Vaîd 66 Nâsih ve mensuh
1000 Haberler ve kıssalar
6666 Yuvarlak Yekûn (6236)

14-Kur’an’ın kelimeleri:Medenî Kavle göre : 77.934′dür.Mekkîlerce :77.437′dir.
15- Sûre itibariyle Kur’an’ın ortası:Mücâdele süresidir.
17 – Âyet itibariyle Kur’an’ın ortası:Şuarâ süresindeki (Ve in nezunnuk’e)’dir veya (Ye’fikün) veyahut (Fe elkas-seharatü) dür.
18- Kelime itibariyleHac süresindeki (Azabül harik) veya (Vel cülud)’dur.
19- Harf itibariyle Kehif süresindeki (Malem testetı’ aleyhi sabra) veya az yukarıdaki (Lekad ci’te şey’en nükrâ) veya daha yukarıdaki (Velyetelattaf) dır.Bu kelimenin (T) si birinci yarıda, (L) si ikinci yarıda kalır.
20-Hazreti Peygamber Efendimizinhayatında Vahiy kâtipleri tarafından yazılan Kur’an sahifeleri HazretiEbubekir’in Hilâfetinde toplanıp bir cilt haline getirilmişti. Bu dağınık sahife-lerin bir araya getirilmiş cildine”Mushaf” ismi verilmiştir.
21-Kur’an ilmi,”Tefsir” ve “Kıraat” olmak üzere ikiye bölünürKur’an’ın muhtelif vecihlerle okunmasını öğreten müesseselere “Dâri Huffâz,Dâri Kurrâ” denir. Kur’an okuyanlara Kurra’ denir. Ahdi Risalette meşhur olan
22- Kur’an okuyanlara Kurra’ denir. Ahdi Risalette meşhur olan
23-Sahabe Kurra’ şunlardır:Hazreti Osman, Hazreti Ali, Übey ibni Kâ’b, Zeyd ibni Sabit, Abdullah ibniMes’ud, Ebüd-Derda’, Ebu Musa El-Eş’arî.
24-Tabiînden olan meşhur Kurra’ şunlardır:
Medine’de:Saîd ibni Müseyyeb, Urve, Sâlim ve Zöhri.
Mekke’de:Atâ’, Mücahid, Tâvus, İkrime.
Basra’da:Âmir, Nasr bini Âsım, Yahya bini Ya’mer.
Kûfe’de:Alkame, Esved, Mesruk, Said bini Cübeyr, Şa’bî ve Nahaî.
Şam’da:Mugire bini Ebî Şihab vesaire
25-MÜTEVATİR KIRAATLAR(Yedi Kıraat)
1- İbni Kesîr-Mekke.
2-Nafi’-Medine.
3-İbni Âmir-Şam.
4-Ebu Amr- Basra.
5-Hamza-Küfe.
6-Kisaî -Küfe.
7-Âsım- Küfe.
26-Meşhur Kıraatlar
1- Ebu Cafer Yezid Medenî (H. 132 / M. 749).
2- Yakup bini İshak (H. 205/M. 820).
3- Ebu Muhammed Halef bini Hişam (H. 229/M. 843).
27-Bizim kıraatimiz Hafs rivayetiyle Âsım kıraatidir. (Ebu Ömer Hafs bini Sü-leyman (H. 180/M. 796).

28- Tehaddi:Kur’an-ı Kerim edip ve şairlere meydan okuyor ve bir sure veya ayetinin benzerini getirmeleri¬ni istiyor. Kur’an’ın bu şekilde meydan okumasına Tehaddi denir.
29-Mufassal: Kur’an’ın sonunda yer alan sureler.
30-Hz. Muhammed’e (sav) ilk vahiy Mekke’de ki Hira Mağarasında gelmiştir. İlk vahiy “İkra” ayetleridir. Vahyi getiren melek ise Cebrail (as) dir.
31-Kur’an-ı Kerim 23 yılda tedrici olarak nazil olmuştur. Bunun 12 yıl 5 ay 13 günü Mekke’de 9 yıl 9 ay 9 günü ise Medine’de gerçekleşmiştir. Mekke’de inen sürelere Mekki, Medine’de inen sürelere ise Medeni süreler denir.
32-Mukataat-I Süver :29 sürenin basında geçen 14 harftir. İkisi Medeni 14′ü ise Mekki sürelerde geçer
33-Kuran-ı Kerim 42 vahiy katibi tarafından yazılmıştır. En meşhurları Mekke’de Abdullah b. Sa’d Medine’de ise Übey ibni Kab’dır.
34- Kuran-ı Kerimde 14 tane tilavet secdesi vardır.14 tane: Araf 206, Rad 15, Nahl 41, İsra 107, Meryem 58, Hacc 18, Furkan 60, Neml 25, Secde 15, Sad 24, Fussilet37, Necm 62, İnşikak21. Alak 19
35- Kuran da zikredilen en büyük rakam :100 bin rakamı saffat suresi 147. ayet ,en küçük rakam 1/10 Sebe:45
36-Besmele ile başlamayan sure Tevbe (Berae) suresi
37-Esma-ül Hüsna’dan birisiyle başlayan sure Rahman Suresi
38-Camiu’l-Kur’an unvanı ile anılan halife Hz. Ebu Bekir
39- Kur’an’ın toplanmasında görevli heyetin başkanlığını Hz. Zeyd b. Sâbit yapmıştır.
40-Tecvîd İlmî:Tecvid, harflerin mahreç ve sıfatlarına uymak suretiyle, Kur’ân-ı Kerîmi hatasız okumayı öğreten ilimdir.
41-Kıraat İlmi (Kıraetü’l-Kur’ân):Kur’ân-ı Kerîm’In kelimelerinin okunuşlarını ve ihtilâflarını nakledenlerine nisbet ederek bildiren ilme “Kırâetül-Kur’ân” veya “Kırâât İlmi” denir.
42-Vakf ve İbtidâ:”Durmak” anlamına gelen “Vakf, okumaya tekrar başlamak niyetiyle nefes alacak kadar bir süre için sesi kesmekten ibarettir.”Başlama” anlamına gelen “İbtidâ” ise, “İlk defa okamaya başlamak” veya “Vakf tan sonra tekrar başlamak” demektir.
43-Mekke’de Kur’an’ı Kerim’i ilk kez açıktan okuyan Abdullah bin Mesut (r.a.).
44-Kur’an’ı Kerim Hz.Ebubekir halife zamanında “Mushaf” halinde toplandı.
45-Kur’an’ı Kerim Hz.Osman halife zamanında çoğaltılıp dağıtıldı.
46-İstinsah yapılırken Kureyş lügatı esas alınmış ve çoğaltılan Mushaflar Basra, Küfe, Şam,Mekke, Yemen’e gönderilmiştir.
47-Kur’an ayetleri kağıt, bez, deri parçaları, taş, tuğla, kürek kemikleri üzerine yazılmıştır.
48-Harekeleme ve Noktalama Dönemi:69/688 de Ebu’l-Esved ed-Düeli renkli bir mürekkeble harflerin üstüne, altına, önüne birer nokta koydu. Üstteki a, alttaki i, yandaki u , sesini veriyordu. Tenvin içinde iki nokta kullanıldı.Esved’in ögrencisi Nasr ibnu Asım (89/708) de harfleri harekeledi. Kimi tarihçiler bunu yapanın Basralı Yahya ibnu Ma’mer (129/746) olduğunu söylerler. Kur’an imlasında son düzenleme Halil ibnu Ahmed (175/791) tarafından gerçekleştirildi. Hemze, şedde, sila, revm, işmam belirlendi.

49-Tahkik: Kur’an okumada bütün unsurları ile tam hakkını verecek ve okuyuş hassasiyetinde en son imkanı kullanarak Kur’an okuma tarzıdır.
“Tertil”: Kur’an dura dura acele etmeden anlaya anlaya okumaya denir
50-Hadr:Tecvidli hızlı okuma.
51-Tedvir:Tahkik ile hadr arasındaki okuma tarzı.
52- Müsebbihat olarak isimlendirilen sureler;hadid,haşr,saff,Cuma ve teğabun sureleridir.
Kaynak:
-Osman Keskioğlu,Kuran-ı Kerim Bilgileri
-DİB ,Kavramlar Sözlüğü

25

Şubat
2013

Matbu musafların kısa tarihi

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  304 Kez Okundu

Matbaanın icadından 439 yıl geçtikten ve Türkiye’de matbaa açıldıktan 152 yıl sonra Mushaf basımına başlanmıştır. Bu baskı için tarihi değeri çok yüksek, san’at kıymeti üstün olan ve Şekerzâde’nin Medine-i Münevvere’de yazdığı nüsha seçilmiştir. Mushaf ilk defa 1694 tarihinde Hamburg’ta basılmıştır. Müslümanlar tarafından da ilk olarak 1801 tarihinde Kazan’da basılmıştır. 185O’de Hindistan’da, 1864′te Kahire’de, 1871′de İstanbul’da hafız Osman hattıyla basıma başlanmıştır. (Mushaf eskiden taşbasması basılırdı). Osmanlı Devleti’nin 1889’da kurduğu Huffaz Meclisi Mushaf’ın matbu olarak korunmasının en önemli ve ilk adımı oldu. Şimdi bu görevi Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki Mushafları İnceleme Kurulu yapıyor.

25

Şubat
2013

Peygamberimize(s.a.v)Kur’andan ilk nazil olan sureler

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  528 Kez Okundu

ALAK SURESİ:Mushaftaki sıralamada 98.cı,iniş sırasına göre 1.ci suredir.Kalem suresinden önce Mekkede inmiştir.Baştan 5 ayeti Hz.peygambere gelen ilk vahiy olduğundan ilk inen sure kabul edilir.( 1)
KALEM SURESİ:Mushaftaki sıralamada altmış sekizinci,iniş sırasına göre ikinci suredir.Alak suresinden sonra,Müzzemil suresinden önce Mekke de inmiştir. (2)
MÜZZEMMİL SURESİ:Mushaftaki sıralamada yetmiş üçüncü,iniş sırasına göre üçüncü,Kalem suresinden sonra,Müddesir suresinden önce Mekke de inmiştir.( 3)
MÜDDESİR SURESİ:Mushaftaki sıralamada yetmiş dördüncü,iniş sırasına göre dördüncü,Müzzemil suresinden sonra,Fatihasuresinden önce Mekke de inmiştir.Müzzemmil suresinden önce indiğini söyleyenlerde vardır.(bk.İbn Aşur,xxıx,292),(4)
Kaynak:
1-http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#96:1
2- http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#68:1
3- http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#73:1
4-http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#74:1

25

Şubat
2013

Diyanet Yeterlilik Nokta Notları-39

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  230 Kez Okundu

Afakî: Mekke dışında başka yerlerde oturanlara verilen isim.
Azimet: Kesin karar ve niyet. Fıkıh terimi olarak: Kulların özürleri gözönüne alınmaksızın önceden farz kılman fiil..
Baîn talak: Nikâh tazelenmeden dönülmeyen boşama.
Bid’î talâk: Sünnete aykırı boşama.
Cem’u's-salât: Dört rekâtlı namazlar; aynı vakitte kılmak. Namazları birleştirmek.
Edâ: Yapma, zamanında yapma.
Ganimet: Harbde düşmandan alman mal ve benzeri şeyler.
Havelân-ı havi: Zekât konusu malın/gelirin üzerinden bir yıl geçmesi.
İstiska: Yağmur duası namazı.
İzar: îhramlı iken belden aşağı dolanan peştemal…
Kasru’s-salât: Dört rek’âth namazı iki rek’ât lcılma.
Kebîre: Büyük günah (çoğulu: Kebâir),
Ma’Iûfe: Daha çok içerde beslenen ve yılın az bir kısmında yazıda yabanda otlayan deve vb. hayvan.
Mehr (mehir): İslâm hukukuna göre evlenme sırasında koca tarafından kadına verilmesi gereken akçe: Nikâh bedeli.
Mehr-i misil: Emsal mehir.
Mekkî: Mekke ve civarında oturanlara verilen isim.
Merfû’ hadis: Rivayeti sahabede kesilen hadis.
Mevkuf: Rivayet zinciri Hz. Peygamber’e ulaşmayan hadis.
Mesbûk: Namaza sonradan yetişen.
Remy-i cimâr: Ufacık taşlar atmak veya ufacık taş kümelerine küçük taş atmak. Hacc’ın vaciblerindendir. Mina’da bulunan ve «Cemre-i Ûlâ», «Cemre-i Vustâ», «Cemre-i Akabe» isimlerini alan üç küçük taş yığınına kurban bayramı günlerinde yedişer taş atılır. Buna «Remy-i Ci-mar» denir.
Ric’i talâk: Nikâh tazelemeden dönülebilen boşama.
Sehiv secdesi: Yanılma secdesi
Selef: Eski, geçmiş, önceki (çoğulu: Eslâf).
Selefiyye: Selef mezhebinde olan kimseler; Allah’ın isim ve sıfatlarım nass’larda vârid olduğu gibi kabul eden ve bunları te’vil cihetine gitmeyen müslümanlar.
Sened: Peygamber (s.a.s.)’den rivayet edilen hadîs metninin takip ettiği yol, râvîler silsilesi. Sened, vesika.
Sükütî icmâ’: Herhangi bir asırda belli bir mesele hakkında ortaya atılan dinî bir görüşü incelemeye yetecek bir müdet içerisinde müctehidlerin sükût etmeleriyle hâsıl olan icmâ’.
Tehallül: İhramdan çıkmak.
TehlîI:Lâ ilahe illallah.
Tekbir: Allahu Ekber demek.
Tertîl: Kur’an’ı ağır ağır, kelime ve harflerin hakkını vererek güzelce okuma.
Teşyi’: Cenazeyi kabre götürme.
Tevliye: Ticarî bir terim olarak: Malı alış fiatma satma demektir.
Yemin-i ğamus: Yalan yere yemin.
Yevm-i terviye: Zilhicce’nin sekizinci günüdür ki hacılar o gün Mekke’den Mina’ya çıkarlar..
Zihar: Karısının bir yerini anasına benzetme.
Zıhar keffâreti: Zihar için ödenen keffaret.

25

Şubat
2013

Diyanet Yeterlilik Nokta Notlar -40

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  313 Kez Okundu

Peygamberimizin ve Ensar’ın hatibi Sâbit bin Kays Şemmâs (r.a.).
Hazreti Şuayb, Kur’an’da 11 defa geçmektedir. Hitabet yeteneğinden ötürü “PeygamberlerinHatibi” olarak anılmıştır.
Ezanı ilk kez rüyasında gören sahabi Abdullah Bin Zeyd
Peygamber (s.a.s.) camiye girince, cemaata selam verir; minbere çıkınca, onlara döner ve ikinci bir selamdan sonra otururdu. Bu oturuşa “Celsetu’l-istiraha” denir.
Halife Hz. Osman (r.a.) zamanında şehrin nüfusunun arttığı ve halkın câmiden uzak yerlerde ikâmet ettiği gözönünde tutularak, namaz vaktinin geldiğini ilân için mescidin dışında bir ezan okutturulmağa başlandı.
Kaside-i bürde (banet suad) eseri Kab bin Züheyr adlı sahabiye aittir.

25

Şubat
2013

Gül Medine:Kur’an-ı Kerim Notları

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  399 Kez Okundu

1-Kur’an-ın yavaş yavaş inmesine ne ad verilir?Tencimü’l Kur’an
2- Ayet sayılan yüz (100)e yaklaşan veya biraz geçen surelere ne ad verilir?El-Miun
3-Fussılet suresindeki fussılet ne anlama gelir?Bölümler
4-Ayetler arasında uyum ve ahengi açıklayan ilim veya kavrama ne denir?Tanasub’ul Ayat
5-Medine dedi en meşhur vahiy katibi aşağıdakilerden hangisidir?Übey b.Kab
6-Kur’anın çoğaltılmasına hangi yılda başlanmıştır?H 25
7-İlk defa bir heyetten de yararlanarak nokta şeklindeki harekeyi icat edip üstün yerine harfin üstüne, esre yerine altına, ötre yerine de önüne, farklı renklerle birer nokta koyan kişi kimdir?Ebü’l-Esved ed-Düelî
8-Mekkî ve Medenî surelerin adet sayısı hangi şıkta doğru olarak verilmiştir? 86-28
9-Elif,Lam,Ra ile başlayan surelere ne ad verilir?Zevatu’r Ra
10-Bir ayetin bir surede birden fazla tekrarlanmasına ne ad verilir?Terdit
11-Tercümânu’l- Kur’ân ve İlim denizi Ünvanına kime aittir?Abdullah b. Abbas
63-Nur suresinde anlatılan olay aşağıdakilerden hangisidir?İfk hadisesi
12-Elimizde bulunan en eski ve tam yazılmış Kur’an Tefsiri aşağıdakilerden hangisidir?Kitabü’t Tefsiri’l Kebir: Mukatil b. Süleyman
13-İmam-ı Maturidinin yazdığı tefsirin adı nedir?) Te’vilâtu’l- Kur’ân
14-Kur’an ayet ve surelerinin Nebevi bilgiye dayalı sıralanmasına ne ad verilir?Tevkifilik
15-Felak ve Nas surelerine; MUAVİZETEYN

16-Bakara ve Ali İmran surelerine;ZEHREVAN
17-Elif Lam Ra ile başlayan Yûnus, Hûd, Yûsuf, Ra’d, İbrahim ve Hicr sûrelerine;ZEVATU’R RA
17-Târık suresinden Beyyine suresine kadar olan surelere verilen ortak isim;Et TUVALU’L MUVASSAT
18-Zilzâl suresinden Nâs suresine kadar olan bütün surelere verilen ortak isim;Et TUVALU’L KISAR
19-Hucurât suresinden Buruc suresine kadar olan surelere verilen ortak isim;Et TUVALU’L MUFASSAL
20-Bakara-Ali İmran-Nisa-Maide-En’am-A’raf-Enfal sureleri;SEB’UL TIVAL(Yedi Uzun Sure)
21- Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi olduğu için “Başlangıç” anlamına “Fâtiha” adını almıştır. Ümmül-Kitab(Kitabın Anası, Kitabın Özü), es-Seb’ul-Mesâni (Yinelenen Yedili), el-Esâs (Temel), el-Vâfiye (Kapsayıcı, Kapsamlı),el-Kâfiye (Yeterli, Yetkin), el-Kenz (Hazine), eş-Şifâ, eş-Şükr (Hamd), es-Salât (Namaz, Dua)
22-Tevbe Suresi:Sûre adını, Allah’ın kullarının tövbesini kabul edeceğini bildirdiği 104. âyetten almıştır. İlk âyette geçen “berâet” kelimesinden dolayı sûreye “Berâe Sûresi” adı da verilmiştir.
23-İsra Suresi: Sûre, adını ilk âyetin konusu olan “İsrâ” olayından almıştır. “Geceleyin yürütmek” anlamına gelen “İsrâ”, Mîrac yolculuğunda, Hz. Peygamber’in bir gece, Mekke’den Kudüs’e götürülmesini ifade eder. Sûrenin diğer bir adı da “Benî İsrâil Sûresi”dir.
24-Fatır Suresi: Sûre adını, birinci âyette geçen “Fâtır” kelimesinden almıştır. Fâtır, yaratan, yoktan var eden demektir. Yine ilk âyette geçen “el-Melâike” kelimesinden dolayı “Melâike Sûresi” diye de anılır.
25-Fussilet:Sûre, adını üçüncü âyette geçen ve Kur’an âyetlerini niteleyen “fussilet” ifadesinden almıştır. “Fussilet”, “genişçe açıklandı” demektir. Sûre, ayrıca “Hâ Mîm es-Secde” diye de anılır.
26-Muhammed Suresi:Sûre, adını Peygamber Efendimiz’in, ikinci âyette geçen adından almıştır. Sûre ayrıca yirminci âyette geçen “el-Kıtâl” kelimesinden dolayı “Kitâl Sûresi”, diye de anılmaktadır.
27-Kalem Suresi: Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Kalem” kelimesinden almıştır. “Nûn” sûresi diye de anılır.

28-İnsan Suresi: Sûre, adını birinci âyetteki “insan” kelimesinden almıştır. Aynı âyette geçen “ed-Dehr” kelimesinden dolayı “DehrSûresi” diye de anılır. Dehr, zaman demektir.
29-Hz. Peygamberin her sene ramazan aynda Kur’an’n o zamana kadar nazil olan ksmn, Cebrail (a.s) ile mukabele etmesine ne ad verilir? Arza

30-Kuran-ı Kerim,Hz.Ebubekir zamanında Mushaf haline getirildi.
31-Kuran-ı Kerim, Hz.Osman zamanında çoğaltılıp dağıtılmıştır.
32-İmam Asım kıraat imamımızdır.Ravileri:1.Ravi:Ebubekir Şube,2.Ravi:Hafs Bin Süleyman.
33-Asım Kıraatı, yeryüzündeki Müslümanların büyük çoğunluğu Asım kıratını ve Hafs kıratını kullanmaktadır.Mushaflarda bu kırata göre basılmaktadır.
34-Baştan sona kadar tek bir konuyu anlatan sure Yusuf suresidir.
35- Müsebbihat olarak isimlendirilen sureler;hadid,haşr,saff,Cuma ve teğabun sureleridir.
36-Secavendler: Okunan yerin anlamı göz önünde bulundurularak konulmuş bir tür noktalama işaretleridir. Secavendler, işaretlerin büyük bölümünü ilk defa uygulayan Muhammed b. Tayfur Secavendi (560/1165)’nin ismiyle anılmışlardır. Her bir vakf ve vaslın çeşitli durumlarıyla, konulan ifade eden bu işaretler “Mim, Tı, Cim, Sad, Kaf” gibi harfler, “Kıf” ve “Sıl” gibi kelimeler veya üçlü noktalarla gösterilmiştir.
37-Tahmis ve Ta’şir: Surenin her beş ayetinin sonuna “Hams” kelimesinin yazılmasına “Tahmis”, her on ayetin sonuna da “Aşr” kelimesinin yazılmasına “Ta’şir” denilir. Bunların “Ha” ve “Ayn” harfleriyle işaretlendiği de görülmektedir. (İbn Kesir, Zeyl: 26; Menahil: 1/410. ) Türkiye’de basılan Mushaflarda bu işaretlere rastlanmamaktadır. Ancak bu mushaflarda görülen “Aşr” işaretinin ise konu başlangıç ve bitimini ifade eden “Ruku alametleri” olduğu bilinmektedir.
38-Hulasatü`l-Beyan:mehmet Vehbi Efendinin(ö.1949)Türkce Kur`an tefsiri.
39-Hafiz Osman(ö.111=/1698):Aklam-i sitte de devir acan Türk hattati.
40-Sekine:Sükun bulmak, itminana kavusmak,telaslanmamak, kalbin huzura ermesi, yüregin oturmasi, gönlün rahata kavusmasi, anlamlarini icerir.(Elmali, Hak Dini Kur`an Dili,4,4408)
41-İNZAL VE TENZİL:Kur’ân’ın M. 610 yılında Ramazan ayında Kadir gecesinde toptan dünya semasına, Beytü’l-İzze’ye indirilmesine inzâl, parça parça âyetler hâlinde vahiy yolu ile Hz. Muhammed (a.s.)’e indirilmesine ise tenzîl denir.
42-Kütüb-ü Ehadis.Ilahi kitaplar:Tevrat, zebur, inci,Kur`an-i Kerim.
43-Kütüb-ü Münzele:Allah tarafindan indirilmis olan kutsal kitaplar.
44-Kur`an`in tamamini yazan sahabiler;Übeyy b. Ka`b, Abdulla b. Mes´du, Muaz b.Cebel.
45-Tenasüb:Sureler ve ayetler arasindaki uyum ve ahenge Tenasüb denir.
46- Kur’ân’da ismi anıldığı halde peygamber mi, veli mi oldukları konusunda bilginler arasında fikir ayrılığı bulunanlar aşağıdakilerden hangileridir?Üzeyir, Lokman, Zülkarney
47- Muhkem ve müteşâbih lafızlarının birlikte geçtiği ayet aşağıdaki surelerden hangisinde yer almaktadır? Âl-i İmrân
48- “Kur’an-ı Kerim’de birden çok kelimenin aynı manayı ifade etmesi” anlamında kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir? . Nezâir

49- Kur’an tefsirinde İsrailî rivayetler hususunda kendisine müracaat edilmekle şöhret bulan sahâbî aşağıdakilerden hangisidir? Kâ’bu’l-Ahbâr
50-Kırâat İlmi, “Kur’ân-ı Kerîm’in kelimelerinin okunuş şekillerini, râvîlerine isnâd ederek bildiren bir ilimdir” (İbnü’l-Cezîrî, Muncidu’l-Mukrîîn, 3).
51-Kur’an ilmi, “Tefsir” ve “Kıraat” olmak üzere ikiye ayrılır. ,
52-Kur’an’ın muhtelif vecihlerle okunmasını öğreten müesseselere “Dâri Huffâz, Dâri Kurrâ denir.
53-Kur’an okuyanlara Kurra’ denir.
54-Meşhur olan Sahabei Kurra’ şunlardır:Hazreti Osman, Hazreti Ali, Übey ibni Kâ’b, Zeyd ibni Sabit, Abdullah ibni Mes’ud, Ebüd-Derda’, Ebu Musa El-Eş’arî.
55-Hazreti Osman’ın halifeliği zamanında Zeyd bini Sabit’in başkanlığında kurulan istinsah heyeti işte bu nüshadan yedi nüsha kopya ederek bunları mühim İslâm merkezlerine göndermişti. Bunlara “Mesâhifi Emsâr” denir. Bir nüsha da Medine’de bırakılmıştı.
56- MÜTEVATİR KIRAATLAR (YEDİ KIRAT)
1- İbni Kesîr- Mekke.
2- Nafi’ -Medine.
3- İbni Âmir -Şam. 4-Ebu Amr – Basra.
5-Hamza-Küfe.
6-Kisaî-Küfe.
7- Âsım – Küfe.
57-Emsalu`l-Kur`an:Kur`an-i Kerim`deki meseleler.
58-Enfal: Genel olarak ganimet, fey veya selep anlamina gelen terim.Kur`an.-Kerim, surelerinden birinin ismidir.Enfal suresinin ilk ayetinde Enfal; Allah`in ihsanlari, lutuflari anlaminda savas ganimetleri demektir.
59-Esbab-i Nüzul:Tefsir ilminin ayet veya surelerin inis sebeplerini arastiran dali.
60-Garibü`l-Kur`an:Kur`an-i Kerim`deki garip lafizlarin tefsirini konu alan ilim dali ve dalda yazilan eserlerin ortak adi.
61-Kessaf:el-Kessaf, Mutezile alimlerinde Zemahserinin (ö.538/1144) agirlikli olarak dirayet metoduyla yazdigi tefsiri.

62-Mütesabih:Kur`an-i Kerim de mana ve lafiz bakimindan tevile elvirisli olan ayetler.Birbirine benzeyen cesitli manalara alinabileck, yoruma acik benzesik ayetlerdir.
63-Mukem ayet:Tevil ve tefsir gerektirmeyen manasi ve lafzi acik ayet.Analamlari acik, yoruma ihtiyac birakmayan , baska anlamlara cekilmeleri mümkün olmayan ayetler.
64-Mushaf:Kur`an- i Kerim ayetlerinin iki kapak arasinda toplanmasindan olusan kitap.
65-Tefsir:Kur`an-i Kerim`in anlamini aciklayan bilim.Dirayet tefsirlerinin meshurlar;Beyzavi, razi, zemahserinin tefsiri, son cagda dafizilalil-i Kur`an ile tefhimü`l-Kur`an.

Kaynak :
1-K.Kerim Meali
2-KUR’AN’I KERİM BİLGİLERİ, Osman KESKİNOĞLU,Türkiye Diyanet Vakfı
3-Kuran Tarihi

Toplam 194 sayfa, 60. sayfa gösteriliyor.« İlk...1020305859606162708090...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.