17

Nisan
2012

YA MUHAMMED EY CAN AHMET

Yazar: arafat  | Kategori: MEDiNE iLAHiLERİ | Yorum: Yok
YA MUHAMMED EY CAN AHMET

Kara yüzüm sürebilsem
Sana canım verebilsem
Nur cemalin görebilsem
Ya Muhammed ey can ahmed

Senin ravzan güzel kokar
Hasretin bağrımı yakar
Göz yaşlarım çağlar akar
Ya Muhammed ey can Ahmet

Peygambersin ahir zaman
Mahşer günü eyle eman
Senei bilen bulur iman
Ya Muhammed ey can ahmed

NAKARAT

Eşiğine yüzüm sürsem
Arzu halim diyebilsem
Nur elimden öpebilsem
Ya Muhammed ey can ahmed

NAKARAT

17

Nisan
2012

BENİM KUTLU REHBERİM

Yazar: arafat  | Kategori: MEDiNE iLAHiLERİ | Yorum: Yok
BENİM KUTLU REHBERİM

Benim kutlu rehberim
Sensin ya Rasülellah
Sevgili Peygamberim
Sensin ya Rasülellah

Düşkünlerin ümidi
Alemlerin serveri
İki cihan seyyidi
Sensin ya Rasülellah
 

Nebilerin baş tacı
Dertlilerin ilacı
Salavatın amacı
Sensin ya Rasülellah
Efendisi cihanın
Gelip geçen zamanın
Hak elçisi Allah’ın
Sensin ya Rasülellah

Adaletin rehberi
Barıştıran kalpleri
İki cihan güneşi
Sensin ya Rasülellah

İdraki nurlandıran
Kalbi onurlandıran
Gönüllerde taht kuran
Sensin ya Rasülellah

Açan Çiçeklere  Meyve Verilmiyor  Muhammedsiz

Açan çiçeklere meyve,
Verilmiyor Muhammedsiz,
Hakk’dan gelen derde derman,
Verilmiyor Muhammedsiz,

Çok meşgul ol Kur’an ile,
Seherlerde figan ile,
Son nefeste iman ile,
Ölünmüyor Muhammedsiz,

Aciz kulun sana asi,
Silinmiyor kalpten pası,
Gönüllere Allah aşkı,
Verilmiyor Muhammedsiz.
“sallallahü aleyhi ve sellem”

17

Nisan
2012

MBSTS-YETERLİLİK SİYER ÇALIŞMA NOTLARI

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
MBSTS-YETERLİLİK SİYER ÇALIŞMA NOTLARI

1-Peygamberimiz (s.a.v.) ve ashabını bağrına basan Medineli müslümanlara ne ad verilir? Ensar.
2-Ashaptan Medine’ye ilk hicret eden sahabe kimdir? Ebu Seleme (Abdullah)
3-Uhut savaşında diğer şehitlerden ayrı bir özelliğe sahip olan, evlendiği gece cihada katılıp
cünüp olarak şehit olan, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadesiyle: “Gasilül melaike”
meleklerin yıkadığı şehit diye adlandırılan, şehitlerin omuzlarında olduğu anlatılan bu şehit kimdir? Hz. Hanzala (r.a.)
4-Uhut savaşında vücudu kanlar içinde kaldığı halde Peygamberimiz (s.a.v.)’i korumak için çarpışıp kahramanlık gösteren kadın sahabe kimdir? Hz. Nesibe, lakabı; Ümmü Ümera (r.anha).
5-Medine’de münafıkların başı olarak bildirilen şahıs kimdir? Abdullah Bin Ubey Bin Selul
6-Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in
huzuruna onun suretinde gelirdi. Bu güzel simalı sahabe kimdir? Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife)
7-Hz. Osman (r.a.)’ın halife seçilmesinde Hz. Ömer (r.a.) işaretiyle oluşan “Şura Heyeti”
kimlerden ibaretti?
a- Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
b- Zübeyr Bin Avvam (r.a.)
c- Hz. Ali (r.a.)
d- Hz. Osman (r.a.)
e- Talha Bin Ubeydullah (r.a.)
f- Sad Bin Ebi Vakkas (r.a.)
g- İhtilaf olması halinde ise Abdullah Bin Ömer (r.a.)
8-Medine’ye ilk hicret eden sahabe kimdir? Ebu Seleme Bin Abdul Esad (r.a.)
9- Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı kim kıldırdı? Musab Bin Umeyr (r.a.)
10-Allah Resulü (s.a.v.)’in hendek savaşında düşmanı gözetlemek için
görevlendirdiği sahabe kimdir? Huzeyfe (r.a.)
11- Hz. Osman (r.a.)’ı halife ilan eden sahabe kimdir? Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
12-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sır katibinin ismi nedir? Hz. Huzeyfe (r.a.
13- Ezanı Muhammedi’yi rüyasında gören sahabe kimdir? Abdullah Bin Zeyd
14-Rasulüllah (s.a.v.)’in şairinin ismi nedir? Hassan Bin Sabit.
15- Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in son katıldığı savaş hangisidir? Tebuk savaşı.
16-Uhut savaşında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kılıcıyla savaşan sahabe kimdir? Ebu Dücane
17-İlk Cuma namazı nerede kılınmıştır? Ranuna vadisinde.
18- Hz. Muhammed Medine’ye hangi tarihte ulaşmıştır?12 Rebiülevvel ( 24 Eylül 622)
19-Hz. Muhammed’in hicretinden evvel Medine-i Münevvere’nin adı nedir?Yesrib
20-Hendek Savaşında sadece Mekkeliler değil bir çok Arap kabilesi müslümanları yok etmek amacıyla Medine’ye saldırmıştır. Bu sebeple bu savaşa verilen diğer isim hangisidir?Ahzab Savaşı
21-Mute Savaşında Abdullah bin Revaha’nın şehit edilmesinden sonra ordunun başına geçen ve Peygamberimiz tarafından “Seyfullah-Allah’ın Kılıcı” olarak tavsif edilen sahabinin adı nedir? Hz.Halid bin Velid
22-Hicretin dokuzuncu yılında Arap yarımadasının dört bir tarafından kabileler Medine’ye gelerek Hz. Peygambere bağlılıklarını bildirdiler. Medine’ye gelen kabile sayısının yetmişi aştığı bu yıla ne ad verilir? Senetü’l Vüfud ( Heyetler Yılı )
23-Hz. Peygamber kaç yaşında ve nerede vefat etmiştir?63 yaşında Medine-i Münevvere’de
24-Hz. Peygamberin hayatını inceleyen ilim dalına ne ad verilir? Siyer-i Nebi
25-Peygamberimiz kimle beraber hicret etmiştir? Hz.Ebubekir
26- Hicret;Peygamberimizin Mekke’den Medineye göç etmesidir. (622)
27- Peygamberimiz Medine’de kimde misafir oldu? Ebu Eyyüb el-Ensarî’nin evinde misafir oldu.
28- Ashab-ı Suffa kimdir? – Mescid-i Nebevî’nin bir tarafında üstü kapalı olarak yapılan yere “Suffa”, burada barınanlara da “Ashab-ı Suffa” denir.
29- Uhud savaşının sebebi nedir? Müşrikler Bedir’de aldıkları ağır yenilginin intikamını almak istemeleri.
30- Müslümanların ve müşriklerin sayısı kaçtı? Müslümanlar 700, Müşrikler 3000
31 – Uhud savaşı kaç yılında oldu?-625 yılında oldu.
32- Uhud’da şehid edilen peygamberimizin hangi amcasıdır? 2- Hz. Hamza
33- Hendek kazılma fikrini kim ortaya attı? Selman-i Farisi (r.a.)
34- Hayberin fethi ne zaman olmuştur? Hicri 6; Miladi 628 yılında.
35- Hayber fethinin sebebi nedir? Medine’den sürülen yahudilerin bir kısmı Hayber’e yerleşerek, burada İslâm’ın ve müslümanların aleyhine çalışmaya başladılar. Bunu haber alan peygamberimiz derhal harekete geçti ve Hayber’i fethetti.
36-Peygamberimiz, ahiret yolculuğunun yaklaştığını ve bundan sonra hac yapamayacağını anladığı için burada müslümanlara veda etti. Dolayısıyla bu hacca “Veda Haccı” denilmiştir.
37-Veda Hutbesinin ana konuları nelerdir?
a. Cahiliye adetleri kaldırıldı.
b. İnsanlar eşittir, renk ve ırk ayrımı yasaklanmıştır.
c. Can, namus, mal kutsaldır, her türlü saldırıdan korunmuştur.
d. Faizin her türlüsü yasaklanmlıştır.
e. Kan davaları kaldırılmıştır.
f. Müslümanlar kardeştir.
g. Erkekler kadınların hakkına, kadınlarda erkeklerin hakkına saygı duyacaktır.
h. Müslümanlar hayat ölçüsü olarak
38- Peygamberimiz kaç yaşında ve yılında vefat etti? 63 yaşında H. 10 (8 Haziran 632) yılında
39- Peygamberimiz vefat ettiği yere defnedildi. Bugün peygamberimizin kabri Medine’de Mescid-i Nebevi’nin içindedir. Buraya “Ravza-i Mutaharra” denilmektedir.
40- Dünyada iken cennette müjdelenen on kişidir.
Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Talha, Hz. Zübeyr, Hz. Abdurrahman b. Avf. Hz. Sa’d b.Ebi Vakkas, Hz. Said B. zeyd, Hz.Ebu Ubeyde bin. Cerrah.
41- Peygamberimizden sonra kim halife seçildi? Hz. Ebubekir.
42-Hz. Peygamber mal olarak hiç bir miras bırakmadı. Onun mirası İslam dini, Rasulullah’ın ahlak ve fazilet ilkeleri idi.
43-Mekke’den Medine’ye hicret edenlere Muhacir (veya Muhacirun) denir.
44- Medine’ye hicret edenlere yardım edenlere “Ensar” denir.
45-Peygamberimizin bizzat katılıp yönettiği savaşlara “Gazve” denir.
46- Peygamberimizin arkadaşlarına “Sahabi” denir.
47- Peygamberimizin sütannesi Halime’dir.
48- Peygamberimizin ilk hanımı Hz. Hatice’dir.
49- Peygamberimizin dedesi Abdulmuttalib’tir.
50- Peygamberimizin amcası Hz. Ebu Talib’tir.
51-Peygamberimizin damatları Hz. Osman ve Hz. Ali’dir.
Peygamberimiz Medine’ye hicret edince Hz.Eyyübe’l- Ensâri’nin evinde misafir kaldı.
Peygamberimizin katıldığı savaşlara Gazve, katılmadıklarına Seriyye denir.
52-Peygamberimize ilk olarak Hz. Hatice, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ali ve Hz. Zeyd iman etmiştir.
53-Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret edenken evinde yatağında Hz. Ali ‘yi bırakmıştır.
54-Peygamberimizin soyu Hz. Ali ile evlenen kızı Hz. Fatıma ile devam etmiştir.
55-İbrahim, Abdullah ve Kasım Peygamberimizin oğullarıdır.
56-Ebu Cehil, Hz. Abbas ve Ebu Talip peygamberimizin amcalarıdır.
57- Rukiyye, Ümmü Gülsüm , Zeynep ve Fatıma Peygamberimizin kızlarıdır.
58-İslam tarihinde 40. olarak müslüman olan sahabe kimdir ? Hz. Ömer
59- Uhud’da Seyidü’ş-Şüheda (Şehitlerin Efendisi) unvanına mazhar olan sahabe efendimiz kimdir ?Hz. Hamza
60-Abdullah bin Amr:Uhut savasindaki ilk sehittir.

17

Nisan
2012

MEDİNE GÜLÜ İLAHİSİ

Yazar: arafat  | Kategori: MEDiNE iLAHiLERİ | Yorum: Yok
MEDİNE GÜLÜ İLAHİSİ

Ne kadar da çok sevmişiz seni

Medine gülü MUHAMMED Nebi

Sen bu ümmetin solmayan gülü
Medine gülü MUHAMMED Nebi

Medine gülü Medine gülü
Ümmetin solmayan gülü
Salat selam olsun sana
Ey peygamber Ey yüce Resul

Yusuf güzelliğin senden almıştır
Medine gülü MUHAMMED Nebi
Senden daha güzel üstünü yoktur
Medine gülü MUHAMMED Nebi

Medine gülü Medine gülü
Ümmetin solmayan gülü
Salat selam olsun sana
Ey peygamber Ey yüce Resul

Biz ümmetin seni görmeden sevdik
Medine gülü MUHAMMED Nebi
Senin için gözden yaşları döktük
Medine gülü MUHAMMED Nebi

Medine gülü Medine gülü
Ümmetin solmayan gülü
Salat selam olsun sana
Ey peygamber Ey yüce Resul

17

Nisan
2012

GÖKTEKİ YILDIZLAR MİSALİ SAHABE HATIRALARI

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
GÖKTEKİ YILDIZLAR MİSALİ SAHABE HATIRALARI

1-) Hz. Ömer’in risaletin beşinci veya altıncı yılında 26 yaşında iken Müslüman oldu.
2-) Kur’an’da ismi geçen tek sahabe Hz. Zeyd b. Harise
3-) Hz. Ömer’in Müslüman olmasıyla Mekke’de ilk defa açıktan namaz kılındı.
4-) Mus’ab b. Umeyr’in “Mukri” yani Kur’an Öğretmeni diye çağırıldı.
5-) Hz. Ebu Hureyre’nin annesinin iman etmesi için Peygamber Efendimizden (s.a.v) dua istediğini ve Ebu Hureyre eve döndüğünde annesinin Müslüman oldu.
6• İslam’ın ilk şehidinin Ammar’ın annesi
7-Hz. Ebubekir ile Talha Müslüman olunca, Kureyş aslanı diye çağrılan Nevfel b. Huveylid onları yakalayıp ikisini bir iple bağladığı için onlara birbirine bitişik manasına gelen “El- Karineyn” lakabı verildi.
8-) Sa’d b. Ebi Vakkas’ın Allah yolunda ok atan ilk Arap oldu.
9• Hz. Muhammed (s.a.v.)’ in ashabından Medine’ye ilk gelenlerin Mus’ab b. Umeyr ile İbn Ümmi Mektum olduğunu, daha sonra Ammar, Bilal ve Sa’d’ın ardından da yirmi kişilik bir kafileyle birlikte Ömer b. Hattab geldi.
10• Suheyb’in Peygamberimize ve Medine’ye hicret etmek için yola çıktığında Kureyş’ten bir gurup gencin onu engellemek istediğini, Suheyb’in “İsterseniz Mekke’deki tüm malımın yerini göstereyim benim önümden çekiliniz” dediğini, bunun üzerine Bakara suresi 207. ayetinin indi.
11• Osman b. Affan’ın hanımı Rukiye ile birlikte Habeşistan’a hicret ederek ailesi ile birlikte hicret eden ilk Müslüman olduğu.
12• Gözleri görmeyen Damra b. Ays’ın çok zengin olduğundan kendini hicret için istisna edilenler arasında saymayıp hasta haliyle hicret etmek için yola çıkıp yolda vefat ettiğini ve Nisa suresi 4/ 100 ayetinin Damra hakkında nazil oldu.
13• Abdüleşheloğullarından Usayrım diye anılan Amr b. Sabit b. Vakş’ın Uhud şavaşı yaşandığı gün gerçeği anlayarak Müslüman olup, savaşarak şehid oldu.
14 • Enes b. Nadr’ın Uhud Savaş’ında seksen yara ile şehid edildiğini, müşriklerin ona kulaklarını, burnunu ve diğer uzuvlarını birer birer keserek işkence yaptıkları için onu kimsenin tanıyamadığını, sadece kız kardeşinin onu parmaklarından tanıdı.
15• Hz. Ömer’in “Allah’ım beni şehid olmakla rızıklandır.” diye dua ettiğini ve gerçekten de yaratıkların en kötüsü Muğire’nin kölesi eliyle şehid edildi.

16• Asım b. Sabit şehit olunca Huzeyl kabilesi onun başını, oğlu Uhud’ta Asım tarafından öldürülen Sülale binti Sa’d isimli kadına satmak için, kesip almak istediklerinde bal arılarının Asım’ın vücudunu sardığını, bunun üzerine müşriklerin geceyi beklediklerini fakat daha sonra gelen selin Asım’ın vücudunu alıp götürmesiyle başını alamadıkları sahabe.
17• Ebu Akil el Üneyfi’nin bir okla iki omuzu arasından vurularak Yemame Savaşı’nda ilk yaralanan olduğunu ve bu haliyle savaşmaya devam etti.
18• Ebu Cehil’i Muaz b. Amr b. Cemuh ve Muaz b. Afra adında iki gencin öldürdüğünü, ancak Cemuh en çok yaralayıp, hırpalayan olduğu için Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Ebu Cehil’in eşyalarını Cemuh’a verdi.
19• Abdullah b. Ömer’in sofrasında fakir fukara bulunmadığında yemeğe oturmadığını, yemek vakti çevresindeki yetimleri çağırıp yemeği onlarla birlikte yerdi.
20• Hz. Ömer’in halifeliği zamanında her doğan çocuğa maaş bağlattığını…
21• Talha b. Ubeydullah’ın kazandığı tüm malını bekletmeden infak ettiğini, bu yüzden de ona “Civanmert Talha” denildi.
22• Hz. Ömer’in halifeliği sırasında on iki yerinden yamalı bir hırka ile hutbe verirdi.
23• Hz. Osman’ın halkına en nefis yemekleri yedirirken, kendisinin evinde sirke ile zeytinyağı yerdi.
24- Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Medine’ye geldiğinde Ebu Eyyüb El Ensari’nin iki katlı evinin alt katına oturduğunu, bu durumdan rahatsız olan Eba Eyyüb El Ensari’ye de “Bizim için en uygunu alt katta oturmamızdır, çünkü yanımıza gidip gelen çok oluyor” buyurdu.
25- Efendimiz (s.a.v.)’in Hz. Aişe’nin evinde vefat ettiğini ve O’nu Hz. Ali’nin eline bir bez sararak elbisesini soymadan yıkadı.
26- Hz. Ömer’e Ebu Hafs künyesini Efendimiz (s.a.v.)’in verdiğini, Hz. Osman’ın künyesinin de Ebu Abdullah olduğu.
27• Hz. Osman’ın Peygamber Efendimiz(s.a.v.) ‘in kızı Rukiye ile evlendiğini, Rukiye vefat edince diğer kızı Ümmü Gülsüm ile evlenerek Zi’n-nureyn lakabı ile şereflendi.
28• Hz. Ebubekir’in büyük annesi Beyza Ümmül-Hakim’in Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in halası idi.
29• Hz. Ebubekir’in isminin önceleri Abdulka’be olduğunu, Rasülüllah (s.a.v.)’ın bu ismi Abdullah olarak değiştirdi.
30• Abdurrahman b. Avf’ın Medine’de Nebiler Serveri’nin (s.a.v.) yaptığı muahatta (kardeşleştirme) Sa’d b. Rebi ile kardeş oldu.
31• Hıristiyanların cizyelerini Medine’ye göndermek için güvenilir bir elçi istendiğinde Allah Rasülü’nün (s.a.v.) “Her ümmetin bir emini vardır; bu ümmetin emini de Ebu Ubeyde b. Cerrah’tır” buyurarak onu gönderdiğini, bu hadiseden sonra Ubeyde b. Cerrah’ın “Eminü’l-Ümme” lakabını aldı.
32• Abdurrahman b. Avf’ın Hz. Peygamber’in (s.a.v.) katılmış olduğu bütün savaşlarda yer aldı.
33• Hz. Zeyd b. Sabit’in (r.a.) Efendimiz’in (s.a.v.) isteği üzerine Yahudilerin dili olan İbranice’yi on beş günde öğrendi.
34• Peygamber Efendimizin (s.a.v.) zevcelerinden Hz. Zeyneb ( r.anha.) ın asıl isminin “Berre” olduğunu, evlendikten sonra Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Zeyneb” olarak değiştirdi.
KAYNAKLAR:
1-) Hayatu’s Sahabe – M.Yusuf KANDEHLEVİ
2-) Aşere-i Mübeşşere-Heyet
3-)Muhtasar Hayat’üs-Sahabe-M. Yusuf Kandehlevi
4-) Dört Büyük Halife- Şemsüddin Ahmed Sivasi
5-) Sahabe Hayatından Tablolar- Dr. Abdurrahman Re’fet el-Başa
6-) Hanım Sahabiler – Nurgül Dere
7-) Fezâil-i Âmâl-Zekeriya Kandehlevî

16

Nisan
2012

Peygamber Efendimizin Vefatı

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
Peygamber Efendimizin Vefatı

Ölüm gecesi ateşi düşmüş, sabaha karşı rahatlamıştı. Pazartesi sabahı, odanın Mescid’e açılan kapı perdesini açtı. Ashab-ı Kirâm, saf saf, Hz. Ebû Bekir’in arkasında sabah namazını kılıyorlardı. Onların bu hâline sevindi, tebessüm ederek seyretti. Hz. Ebû Bekir, Rasûlüllah (s.a.s.)’ın namaza çıktığını sanarak, ilk safa çekilmek istedi. Ashâb, Hz. Peygamber (s.a.s.)’i ayağa kalkmış görünce sevinçlerinden namazlarını bozayazdılar. Rasûl-i Ekrem (s.a.s) Efendimiz mübârek eliyle, namazı tamamlamalarını işâret buyurdu. Sonra perdeyi kapatıp odasına çekildi. Ashâb-ı Kirâmın, Rasûlüllah (s.a.s.) ‘in mübârek yüzünü son görüşleri bu oldu.

Benzi kansız, yüzü bembeyazdı. Öğleye doğru tekrar ağırlaştı. Sık sık bayılmalar başladı. sevgili kızı Hz. Fâtıma, başucunda:

-Vay babamın ızdırâbına, diyerek çâresizlik içinde ağlıyordu. Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) Efendimiz:

-Üzülme kızım, bu günden sonra baban, hiç ızdırâp çekmeyecek, diye O’nu teselli etti. Izdırâbı çoktu, fakat hâlinden şikâyet etmiyordu. Ara sıra ellerini yanındaki su kabına batırıp yüzünü ıslatıyordu.

-Lâilâhe illâllâh. Ölümün de şiddetleri var. Allâh’ım, ölüm sıkıntılarına dayanmak için bana yardım et. Beni bağışla. Bana merhamet et, diye duâ ediyordu. Sonra elini kaldırdı, üç defa:

-”Allah’ım, beni Rafîk-i A’lâ’ya (en yüce dosta) ulaştır.” dedi. Başı, eşi Hz. Aişe’nin kucağındaydı. Bu duâ ile, Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) Efendimizin mübârek eli düştü.(449/1) Hz. Âişe Yüce Peygamber (s.a.s.)’in başını şefkatle kaldırıp yastığına koydu. Pazartesi günü öğleden sonra âlemlere rahmet olan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’in aziz rûhu uçmuş, Rabbına kavuşmuştu. (1 Rebiül-evvel 11 H./27 Mayıs 632 M.)(449/2)(Diyanet İlmihali,c.1,sh.36)

Peygamber Efendimiz  Veda Hutbesini okuduktan sonra   sahabe ile helallaştı

Ey Nâs! Yarın beni sizden soracaklar, ne dersiniz? Ashâbı kiram:

- Allah’ın dinini teblîg ettin, vazîfeni hakkıyla yaptın, bize nasihat ve vasiyette bulundun, diye şehadet ederiz, dediler. Rasûlüllah (s.a.s.) mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı, cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:

- Şâhid ol Yâ Rab! Şâhid ol Yâ Rab! Şâhid ol Yâ Rab! buyurdu”.(Müslim, 2/890 (Hadis No: 1218); Ebû Dâvûd, 1/442 (Hadis No: 1905); İbn Hişâm, 4/250-253; Tecrid Tercemesi, 10/431-434)

16

Nisan
2012

PEYGAMBER EFENDİMİZE SEVGİLER

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
PEYGAMBER EFENDİMİZE SEVGİLER

Gel Ey Muhammed!
Bahardır…
Dudaklar ardında saklı
Âminlerimiz vardır!…
Hacdan döner gibi gel;
Mirâcdan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!
……….
Konsun-yine-pervazlara
Güvercinler,
“hu hu”lara karışsın
Aminler,..
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler…

Arif Nihat ASYA

16

Nisan
2012

GÜL İSMİ

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
GÜL İSMİ

Hazret-i Mevlânâ ne güzel buyurur:
“Gülün güzel kokulu olması, onun dikenlere katlanmasıdır. Zîra gülün dostu dikendir.”
Hazret-i İbrâhîm -aleyhisselâm- da, gülün ateşten dikenlerini aştıktan sonra gülistâna kavuşmuş ve târifi mümkün olmayan huzûru bulmuştur. Hazret-i Mevlânâ şöyle der:
“Bahçede bulunan gül, yanağını kirlerden arındırmış, gömleğini yırtmış tebessüm ediyor. Dikenlerin verdiği acılara, kederlere sabrediyor. Âdetâ:
“Ey insanoğlu, sen de benim gibi ol! Dikenle beraber bulunduğum için neden gama düşeyim? Neden kendimi kedere salayım? Ben ki gülmeyi, o kötü huylu dikenin beraberliğine katlandığım için elde ettim. Onun vesîlesi ile âleme güzellikler ve hoş kokular takdîm etme imkânına kavuştum. Dikenle hoş geçinmek, bana daha neler neler kazandırdı!..” diyordu.” (Osman Nûri Topbaş, Muhabbet ve Mârifet, s. 207)
Şeyh Sâdî, Gülistân adlı eserinde şöyle bir hikâye anlatır:
“Bir kişi hamama gider. Hamamda dostlarından biri, kendisine temizlenmesi için güzel kokulu bir kil verir. Kilden, rûhu okşayan enfes bir râyihâ yaylır. Adam kile sorar:
“-A mübârek! Senin güzel kokunla mest oldum. Haydi söyle, sen misk misin, amber misin?”
Kil ona cevâben şöyle der:
“-Ben misk de, amber de değilim. Bildiğiniz, alelâde bir toprağım. Lâkin, bir gül fidanının altında bulunuyor ve gül goncalarından süzülen şebnemlerle her gün ıslanıyordum. İşte hissettiğiniz gönüllere ferahlık veren bu râyihâ, o güllere aittir.” (Osman Nûri Topbaş, Muhabbet ve Mârifet, s.146)
Şâir Nesîmî’nin, gülü bir değer ölçüsü olarak ifâde eden şu mısraları da ne kadar güzeldir:
“Seyrimde bir şehre vardım, Gördüm sarayı güldür gül,
“Sultânımın tâcı tahtı, Bağı duvarı güldür gül.
“Gül alırlar gül satarlar, Gülden terâzi tutarlar,
“Gülü gül ile tartarlar, Çarşı pazarı güldür gül..”
Gül ismi, Allah dostlarından bazıları için tâc isim olarak da kullanılmıştır. Onyedinci asırda yaşamış Hakk dostlarından Misâli Baba, Bağdat Seferi sırasında kendisini ziyârete gelen Dördüncü Murat Hân’a, kış mevsimi olmasına rağmen, kerâmet olarak koynundan, açılmış tâze bir gül çıkarıp vermesi sebebiyle, Gül Baba lakabı ile anılmıştır. (Evliyâlar Ansiklopedisi, c.8, s.253)

16

Nisan
2012

Gül’ün Gül’ü Fâtımâtü’z-Zehra

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
Gül’ün Gül’ü Fâtımâtü’z-Zehra

Hacı Cemal Öğüt’ün “Gül’ün Gül’ü Fâtımâtü’z-Zehra” adlı güzide eserinde Fâtımâ Validemizin evliliği şu şekilde anlatılmıştır:”Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam), kızına hayırlı bir kısmet vermesini ve hele amcaoğullarından Ali b. Ebî Tâlib’in Hz. Fâtımâ’ya pek uygun bir eş olabileceğini düşündüğünden onunla evlenmesini Cenab-ı Hakk’tan dilemişlerdi. O gece Cuma gecesi idi ki, Allah Teâlâ Cebrâil, Mîkâil, Azrâil ve İsrâfil (aleyhimüsselam) ve diğer büyük melekleri huzuruna davet ederek Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.s) kızları Hz. Fâtımâ’yı kullarından ve en çok sevdiklerinden Ali b. Ebî Tâlib’e nikâhladığını ve Cibril (a.s) ve bir bölük melekle de bu hususu Hz. Peygamber’e (s.a.s) emir ve tebliğ ederek İslam şeriatının hüküm ve icaplarına göre nikâhlarının kıyılmasını istediğini bildirdi. Peygamber Efendimiz’e de (aleyhissalatu vesselam) tebliğ olunur olunmaz O (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ali’ye (r.a) Hz. Fâtımâ’yı usûlünce istemesi için davet edip haber gönderdi.”
Resûl-i Zîşan (aleyhissalatu vesselam) Efendimiz bu konuda Hz. Ömer’e de danışmış, onun bu konudaki olumlu fikirlerini almıştır.
“Bir gün Hz. Ebu Bekir’le Hz. Ömer b. el-Hattâb (r.anhüma) Hz. Ali’yi ziyaret ederek Hz. Peygamber’den (aleyhissalatu vesselam) Fâtımâ-i Zehrâ’yı istemesini tavsiye etmişlerdi. Hz. Ali (r.a): “Bugüne kadar hiç düşünmediğim bir şeyi bana hatırlattınız. Pekâlâ isterim. Fakat sizi reddeylediği gibi beni de reddeylerse artık Peygamberimiz’in (aleyhissalatu vesselam) yüzüne nasıl bakarım?” dedi. Lâkin yukarıda belirttiğimiz gibi Hz. Peygamber’in (aleyhissalatu vesselam) emir ve istekleriyle Hz. Fâtımâ’ya tâlib olmuşlardır.
Sonra Hz. Ali (r.a), Ensar’dan birkaç kişi ile beraber Resûlullah’ın (aleyhissalatu vesselam) huzuruna geldi. Yanındakiler dışarıda kaldı. Kendisi utana sıkıla içeri girdi. Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam): “Yâ Ali! Git, kendine bir ev kirala da gel” buyurdu. Zira Ali evleninceye kadar hep Peygamber Efendimiz’le (aleyhissalatu vesselam) beraber bir arada oturuyordu. Hz. Peygamber’in (aleyhissalatu vesselam) emri üzerine Hz. Ali gitti kendine bir ev kiraladı.
Sonra Hz. Peygamber’in (aleyhissalatu vesselam) yanına döndü. Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam): “Yâ Ali! Cenâb-ı Hakk Bana, kızım Fâtımâ’yı sana nikâhlamamı emir buyurdu. Ben de 400 dirhem gümüş mehirle nikâhladım” buyurdular. Ali: “Ben de kabul ettim Yâ Resûlallah” diyerek ve şükür secdesine kapanarak memnuniyetinden ağladı ve Peygamber Efendimiz’e (aleyhissalatu vesselam) saygıda bulundu. Buna karşılık Hz. Peygamber’de (aleyhissalatu vesselam) Hz. Ali’den hoşnut olarak ona karşı rıza ve memnuniyetini bildirdi. Sonra Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam): “Yâ Ali! O 400 dirhem gümüşü nasıl ve nereden tedârik edeceksin?” buyurdu. Hz. Ali: “Yâ Resûlallah! Bende para bulunmaz. Ben, gündelik çalışırım ve böylece helal ve temiz rızk kazanmakta olduğumu biliyorsunuz. Yalnız benim kendime ait bir atım ve bir de zırhım vardır” dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): “Yâ Ali! At sana çok lâzım olur. Fakat zırhı götür, sat ve parasını bana getir” buyurdu.Hz. Ali de gidip zırhını Osman b. Affân’a (r.a) 480 dirheme sattı. Sürkânî der ki: “Hz. Osman, zırhı satın alıp parasını Hz. Ali’ye verdikten sonra zırhı da hediye olarak geri vermiştir.” Bu alışverişten haberdar olan Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) Hz. Osman’a pek çok dua ettikten sonra, “Osman, cennette benim öz arkadaşımdır” buyurdu.”Zırhın parasını getiren Hz. Ali, parayı Peygamberimiz’e (aleyhissalatu vesselam) verir. Efendimiz paranın bir kısmını Hz. Bilâl’e verip: “Yâ Bilâl! Al bu parayı, çarşıya çık, biraz gül yağı, gül suyu al. Geri kalan para ile de bal al ve mescidin bir kenarında temiz bir kab içinde su ile eziniz. Bal şerbeti yapınız ki, nikâh kıyıldıktan sonra içelim. Ensar ve muhacirlerden mevcut bulunan ashâbımı mescide davet et ve Fâtımâ-i Zehrâ ile Ali’nin nikâhlarının kıyılacağını halka ilan et” diye emir buyurur. Bundan sonra mescidi dolduran ashaba Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) bir hutbe verdi. Ondan sonra da Hz. Ali bir hutbe okudu. Misafirlere bir tabak taze hurma ve bal şerbeti ikram edildi.

.

16

Nisan
2012

KARDEŞLİK HUKUKU

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
KARDEŞLİK HUKUKU

Yârsız kalır cihanda ayıpsız yâr isteyen.
(Ahmet Paşa, Öl: 1497)
Kardeş sözcüğü, yeryüzünün bütün dillerinde var olan ve sıcaklığı, sevimliliği, ifade ettiği ortak an¬lam olarak, ana baba bir, ana bir baba ayrı veya baba bir ana ayrı kişileri anlatan ortak bir kavramdır. İslâm dininin temel referans kaynakları olan Allah kelâmı Kur’an ile Peygamberimizin Sünneti ve hadisle¬ri, bu bilinen ve her dilde ortak olan anlamı yanın¬da kardeşliğe daha farklı, daha vurucu, insanlık ailesi için daha çok üzerinde durulması ve vurgulanması gereken anlamlar yükler. Kur’ân-ı Kerîm’in onlar¬ca âyetinde çeşitli formlarıyla geçen kardeş (el-ah; çoğulu el-ihve ve el-ihvân) ve kardeşlik (el-uhuvve) kelimeleri nesep ve soy kardeşliğini ifade etmenin yanında, aynı kabileye mensubiyeti, din kardeşliğini ve dine uymada birlikteliği, sevgi ve muhabbet paylaşımını, samimî ve içten dostluğu anlatmada kullanılır. (1)
Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurur: “Ruhlar toplu cemaatlerdir. Onlardan birbiriyle tanışıp anlaşanlar kaynaşır, tanışıp anlaşamayanlar ise ayrılırlar”.(2) “Allah’ın üzerinizdeki nimetini de hatırlayın; hani siz düşmanlar idiniz de kalplerinizin arasını böylece birleştirdi. O’nun nimetiyle kardeşler oldunuz.” (3)Hz. Peygamber (s.a.s.), ilk önce Mekke’de Müslümanlar arasında kardeşlik ortamı gerçekleştirmiş, daha sonra yurtlarını, yuvalarını, yakınlarını ve mallarını bırakarak Mekke’den hicret eden Muhacirler ile onlara gönüllerini açan, her türlü imkanlarını onlarla paylaşarak büyük bir fedakârlık örneği gösteren Medine’li Ensar arasında tarihte eşi ve benzeri görülmemiş bir kardeşlik tesis etmiştir. Peygamberimiz, “Mü’min bir kimse din kardeşini sevince bu sevgisini ona bildirsin.” buyurmuştur. (4)Mekke Kureyş kabilesinin Ümmeye ve Haşim oğulları boyu, Medine’de ise Evs ve Hazreç kabileleri İslam’dan önce birbirleri ile haram ayları dışında sürekli savaşıyorlardı. İslam nimeti sayesinde eski düşmanlar kardeş ve dost oldular.
Hz. Peygamber (s.a.s.), Mescid-i Nebevî’nin inşaatını tamamladıktan sonra Muhacirler ile Ensar’dan doksan sahabe arasında ikişer ikişer kardeşlik kurdu. Kendisi de Hz. Ali’yi kardeş edindi. Ensar, Muhacir kardeşlerini alıp evlerine götürdüler, mallarına, servetlerine ortak yaptılar. Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’den hurma bahçelerini muhacir kardeşleri ile aralarında paylaştırmasını istediler. Efendimiz (s.a.s.), bunu kabul etmemiş; hurmalıkların mülkiyetinin kendilerine ait olmasını, Muhacirlerin de hurmaların bakımını yaparak çıkacak mahsulü paylaşmalarını söylemiştir. (5)
İslam kardeşliğini kurumsal hale getiren Peygamber Efendimizdir. Mekke’den Medine’ye hicret edildikten sonra muhacirlerin barınma ve geçim sorununu çözmek için 45 muhacir ile 45 ensar kardeşleştirilmişti. O kadar ki barınma, beslenme hatta mirata bile birbirlerine destek olacaklardı. Muhacirlerin durumu düzeldikten sonra (6)ayet ile mirasçı olma imkanı kaldırılmıştır.
Enes bin Malik anlatıyor: Ensar ile muhacir birbiri ile kardeş olduktan sonra öylesine kaynaştılar ki, bir iki gün görüşmeseler, birbirlerini merak ediyorlar, karşılaşınca, “Görüşmeyeli nasılsın?” diye hal hatır soruyorlardı, diyor. (Beyhaki)
Ensardan Sa’d bin Rebi, muhacir kardeşi Abdurrahman bin Avf’a, bütün mal varlığını paylaşmayı teklif ettiğinde, Bin Avf, “Allah malını bereketli ve mübarek kılsın, siz bana çarşının yolunu gösterin” cevabını vermiştir. Bin Avf, ticaret yaparak kısa sürede durumunu düzeltmiştir.
Ebu Zerr-i Gifari bir defasında Bilal-i Habeşi’ye, “Kara kadının oğlu” diye hitap etmiş. Bilal Habeşi de bu hitaba çok içerlemiş ve Peygamberimize Ebu Zer’i şikayet etmiş. Peygamberimiz Ebu Zer’e “Şeyet böyle dediysen, sen kendisinde cahiliye huyu bulunan kimsesin.” Diye ikaz etmiş bunun üzerin Ebu Zer de Bilal Habeşi’den özür dilemiştir. Ebu Zer, Bilâl’e “siyah kadının oğlu” diye seslenmiş ve annesinin zencî/siyah tenli oluşu, sanki onun için bir noksanlık ve ayıpmış gibi ifade et¬mişti. Ebu Zer, bu sebeple ömrünün sonuna kadar yaptığı bu işten pişmanlık duydu. Sahabe-i kiram, Allah Teâlâ”nın hoşnut olmadığı ve Peygamber Efendimizin kınadığı bir şey yaptıkları zaman onu derhal terk eder, işledikleri günah ve kusura tövbe eder ve bir daha o hataya dönmemeye azami dikkati gös¬terirlerdi. Bütün bunlara karşın Efendimiz bize şu davranışları önemseyip öne çıkarmamızı öğütlüyor: “Mü’min kardeşine güler yüz göstermen sadakadır; iyiliği emredip kötülüklere engel olman sadakadır…” (7) Ebû Eyyûb el-Ensârî, Peygamberimizin şu buyruğunu bize nakleder: “Bir kimseye mü’min kardeşini üç günden fazla terk etmesi helal ol¬maz. O ikisi karşılaştıklarında, biri yüzünü şu tarafa diğeri öbür tarafa döner. Onların en hayırlısı ve üstün olanı, selâmı önce verendir.” (8)Peygamberimiz, uzaklarda bile olsalar, kardeşin kardeşi unut¬maması, daima hatırında bulundurmasını ister, hatta dualarında kardeşini anmasını tavsiye buyurur: “Müslüman bir kimsenin, din kardeşinin gıyabında yaptığı duası kabule şayandır. O kimsenin baş ucunda Allah’ın görevli bir meleği bulunur, din kardeşi için hayır dua yaptıkça, o melek de ona dua eder ve “âmin, kardeşin için istediğinin bir misli de senin için olsun” der. (9)Kardeş olmak, arkadaş ve dost olmak; sevinçte ve kederde beraber olmayı göze almak demektir. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz modern zamanlarda bu özellikler birer birer hayatımızdan çıkmakta, rekabet, lüks bir yaşam isteği, nimetleri paylaşımda bencillik, hedonizm ve adalet anlayışının değişmesi toplumsal bilincimizde önemli gedikler açmaktadır. Bütün bu olumsuz gelişmeler Hz. Peygamber ve sahabenin hayatı bağlamında yaşantımızı, bireysel ve toplumsal ilişkilerimizi, beklentilerimizi ve ahiretimizi yeniden düşünüp kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi yeniden hayata dahil etmeyi gerekli kılmaktadır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem; “Zâlim de mazlum da olsa kardeşine yardım et” buyurdu. Kendisine; “Yâ Resûlallah, mazluma yardım tamam, bunu anladık; zalime nasıl yardım edeceğiz?” denilince; Zalimin de zulmüne engel olur, onu zulüm işlemekten alıkoyarsınız.” buyurdu. (10)“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Din kardeşine haksızlık etmez, onu düşmana teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiya¬cını giderir. Kim Müslüman kardeşinin bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim Müslüman kardeşinin hatasını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.” (11)
“Birbirinizle ilişkilerinizi kesmeyin, birbirinize arka dönüp sırt çevirmeyin, birbirinize karşı kin beslemeyin, birbirinizi çekememezlik etmeyin. Ey Allah’ın kulları böylece birbirinizle kardeşler olun. Müslüman bir kimsenin din kardeşine üç günden fazla küs durması helal değildir.” (12)Kur’ân-ı Kerîm’de: “Mü’minler ancak kardeştirler. O halde iki kardeşinizin arasını bulup barıştırın. Allah’tan korkun, tâ ki esirgenesiniz”hükmü beyan buyurulmuştur. İslâm fıkhında kardeşlik; sadece sözde kalan bir hadise değildir. Nafaka, zekât, selâm verme, hakkı tavsiye etme, karz-ı hasen verme, maddî ve mânevî yardımda bulunma gibi vazifelerle tahkim edilmiştir Ayrıca Resûl-i Ekrem (sav): “Kendi nefsi için istediğini, kardeşi için de istemedikçe (tam manasıyla) iman etmiş olmaz”buyurarak; “Kardeşlik Hukuku’nun” korunmasının imanla ilgili olduğunu hatırlatmıştır.
Kardeşlik Hukukunun Bazı Şartlarını özetleyecek olursak:
1-Kardeşliği Allah için yapmal,
2-Kusurlarını affetmek
3-Kardeşini hata içinde bırakmamak.
4-Kusur düzeltirken kusur yapömamak.
5-Kardeşinin derdiyle dertlenmek.
6-Kardeşiyle iyi geçinmek ve kırıcı olmaktan sakınmak
7-Kardeşinin hakkını savunmak ve korumak
8-Kardeşine karşı kibirden kaçınmak
9-Tevazudan ayrılmamak kardeşini nefsi gibi gözetmek ona iyilikte bulunmak,
üzecek söz ve işlerden kaçınmak,
10-Kardeşlerine gıyabında dua etmek.
Beytullah etrafında uzak beldelerden gelenleri görünce bir şair o andaki manzarayı şöyle dile getiriyor:İkimizde şuracıkta birer garibiz, sen garip ben garip akrabayız biz, demek suretiyle duygularını ifade ediyor.
Kur’an-ı Kerimde Adem a.s’ın iki oğlu olan Habil ve Kabil’i anlatırken onların bu hallerinin bizlere örnek olması için okunması istenmektedir. Bu kardeşler’den kesilmesi gereken kurban istenmişti. İkisi de kurbanlarını kesiyor fakat Habil’in kestiği kurban kabul edilirken, Kabilin’ki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen Kabil, kardeşini öldürmek tehdidinde bulunmuş, Habil ise büyük bir sevgi ve Rabbine tevekkül’le: “Allah ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder. Yemin ederim ki, eğer beni öldürmek için elini uzatırsan, be seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim. Çünkü ben Âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Ben isterim ki sen kendi günahınla birlikte benim günahımı da yüklenesin….(13)
Kur’an, mü’minlerin birbirlerinin dostları oldukları, iyilikte ve hayırda yardımlaşmalarından dolayı Allah’ın kendilerine rahmet edeceği belirtilmektedir: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir.”(14)
Bugün İslam coğrafyasının bir ilim ve medeniyet coğrafyasından bir zulüm ve mazlumiyet coğrafyasına dönüşmesinin en büyük sebebi, kardeşlik ahlakı ve kardeşlik hukuk ihlalidir. Oysa kardeşlik hukukunun çiğnendiği bir Müslüman dünyayı, kardeşlik ahlakının zedelendiği bir İslam dünyasını Yüce Rabbimiz ateş dolu bir çukurun kenarında yaşamak olarak değerlendirmiştir.Böyle bir yaşam her an ateş dolu çukura düşme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tehlikeden kurtulmanın yolu, her şeyden önce müminlerin kardeşliğinden geçmektedir.
Hz. Ömer şöyle anlatıyor: “Fetih günü Hz. Peygamber, Mekke’ye girdi. Saffan b. Ümeyye, Ebu Süfyan b. Harb, Haris b. Hişam’ı huzuruna çağırdı. Ben de kalbimden ‘Allah bunları elimize düşürdü. Onlara daha önce yaptıklarını hatırlatacağım’ dedim. Bu sırada Hz. Peygamber, ‘Benimle sizin durumunuz, Hz. Yusuf ile kardeşlerinin durumu gibidir. Bugün sizin üzerinize herhangi bir kınama yok. Allah sizi affetsin. Allah merhametlilerin en merhametlisidir’ dedi. Bunun üzerine ben düşündüklerimden utandım (15)
Bir adam Ebu Hureyre (r.a)’ye geldi ve ‘seni Allah için kardeş edinmek istiyorum’ dedi. Ebu Hureyre (r.a): ‘Kardeşliğin hakkı nedir biliyor musun? Adam: ‘Bana öğret’ dedi. Ebu Hureyre (r.a) dedi ki: ‘Dirhem ve dinarınla benden daha haklı, daha imtiyazlı olmamandır’ Adam: ‘Ben bu dereceye ulaşamadım henüz’ deyince, Ebu Hureyre (r.a): ‘O zaman beni terket’ dedi.

İslam dinini tebliğe memur olan Hz. Peygamber (s.a.v) bir yandan iman esaslarını gönüllere nakşederken, diğer yandan bu akide etrafında toplanan ırkları, ülkeleri, renkleri ve dilleri farklı olan insanları, “din kardeşliği” altında birleştirip kaynaştırmıştır.İslam dinini tebliğe memur olan Hz. Peygamber (s.a.v) bir yandan iman esaslarını gönüllere nakşederken, diğer yandan bu akide etrafında toplanan ırkları, ülkeleri, renkleri ve dilleri farklı olan insanları, “din kardeşliği” altında birleştirip kaynaştırmıştır.
Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed, insanların kardeşliğine çok önem verirdi. Bir müminin bir kardeşine güler yüz göstermesini sadaka kabul ederdi. Hatta buyurdu ki efendimiz, ‘İnsanların gelip geçeceği yerlerdeki engeli kaçırmalısınız. Bir taşı, bir dikeni ortadan kaldırmanız sizin için sadakadır’ buyurdu. Bir kardeşin derdiyle dertlenmeyi insanlığa öğretti.
Allah yedi kimseyi, kendi zıllinden başka sığınak olmayan (kıyamet) gününde, zılli altında himaye buyuracaktır (İlki) âdil imam, (ikincisi) ömrünü ibadet neşvesi içinde geçiren genç, (üçüncüsü) mescidlere kalbi bağlı olan kimse, (dördüncüsü) Allah için sevişip, Allah için bir araya gelen ve Allah için birbirinden ayrılan iki insandan herbiri, (beşincisi) makam ve cemal sahibi bir kadının talep ağında (nefsine başkaldırıp) “ben Allah’tan korkarım” diyen adam, (altıncısı) solundakine infak ettiği şeyden, sağındaki bir şey hissetmeyecek şekilde sadakasını gizli eda eden, (yedincisi) yapayalnızken Allah’ı anıp da gözleri yaşlarla dolan ” (16)
Kaynak:(n.y)
1-(Prof.Dr.Raşit KÜÇÜK, Sünnet ve Hadisler Ölçüsünde Kardeşlik ve Kardeşlik Hukuku)
2-(Buhârî, Enbiyâ, 2; Müslim, Birr, 159-160)
3-(Al-i İmran Suresi 103)
4- (Tirmizî, Zühd, 53)
5-(Kamil Miras, Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VIII, 57)
6- Enfal Suresi 75.
7-(Tirmizî, Birr ve Sıla, 45)
8-(Tirmizî, Birr ve Sıla, 21)
9-(Müs¬lim, Zikr, 86-88)
10-(Buhârî, İkrâh, 7; Mezâlim, 4)
11-(Müslim, Birr ve Sıla, 58)
12-(Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.
13-El Maide 27-30
14-(Tevbe, 9/71)
15-İbn Asâkir, (Hz Ömer’den); Kenz, V/292
16-Buharî, Ezan, 36; Müslîm, Zekat, 91; Tirmizi, Zühd, 53

15

Nisan
2012

SİYER-İ NEBİ TEST SORU-CEVAPLARI

Yazar: arafat  | Kategori: SiYER | Yorum: Yok
SİYER-İ NEBİ TEST SORU-CEVAPLARI

1) Geçmiş peygamberlerden ve olaylardan bahseden haberlere ne denir?

a)Olay b)Haber c)Hadis d)Kıssa

2) Babasız yaratılan peygamber hangisidir?

a)Hz. Yunus b)Hz. Musa c)Hz. Nuh d)Hz. İsa

3) İlk peygamber kimdir?

a)Hz. Muhammed b)Hz. İbrahim c)Hz. Adem d)Hz. Nuh

4) İlk ve son peygamberlerin isimleri nelerdir?

a)Hz.Adem-Hz.Nuh b)Hz.Adem-Hz.İsa c)Hz.Adem-Hz.Muhammed

5) Hz. Adem (A.S.) den sonraki peygamber kimdir?

a)Hz. İdris b)Hz. Nuh c)Hz. Musa d)Hz. Şit

6) İlk elbise diktiği rivayet edilen peygamber hangisidir?

a)Hz. Nuh b)Hz. Hud c)Hz. İdris d)Hz. Davud

7) Tufan hangi peygamber zamanında olmuştur?

a)Hz. İbrahim b)Hz. İsa c)Hz. Salih d)Hz. Nuh

8) Ateşe atılan peygamber hangisidir?

a)Hz. İsmail b)Hz. Musa c)Hz. İbrahim d)Hz. İsa

9) İsmail peygamber hangi peygamberin oğludur?

a)Hz.Yakub b)Hz. Nuh c)Hz. İbrahim d)Hz. Salih

10) Aşağıdaki peygamberlerden hangisi Semud kavm ne gönderildi?

a)Hz. Lut b)Hz. Hud c)Hz. Salih d)Hz. İdris

11) Hz. Yakub peygamberin en çok sevdiği evladı hangisidir?

a)Yunus b)Bünyamin c)Yusuf d)İbrahim

12) Hz. Yusuf hapse niçin atıldı?

a)Adam öldürdü b)İftiraya uğradı c)Hırsızlık yaptı d)Yalan konuştu

13) Rüyaları en doğru yorumlama ilmi verilen peygamber kimdir?

a)Hz. Musa b)Hz. İsa c)Hz. İsmail d)Hz. Yusuf

14) Uzun yıllar hapiste suçsuz olarak kalan peygamber kimdir?

a)Hz. Musa b)Hz. Yakub c)Hz. Yusuf d)Hz. İsa

15) Demiri yumuşatıp zırh yapan ve Kudüs’ü başkent yapan hangi peygamberdir?

a)Hz. Hud b)Hz. Yusuf c)Hz. Yahya d)Hz. Davud

16) Zebur hangi peygambere gönderilmiştir?

a)Hz. İsa b)Hz. Süleyman c)Hz. Davud d)Hz. Musa

17) Bütün mahlukatından lisanından anlayan peygamber kimdir?

a)Hz. Adem b)Hz. Davud c)Hz. İbrahim d)Hz. Süleyman

18) Allah’ın emriyle Nil nehrine bırakılan peygamber kimdir?

a)Hz. Yusuf b)Hz. İbrahim c)Hz. Musa d)Hz. Salih

19) Hangi peygamber firavunun sarayında büyümüştür?

a)Hz. Davud b)Hz. Musa c)Hz. İsa d)Hz. Nuh

20) Hz. Musa hangi millete gönderilmiş peygamberdir?

a)Araplara b)Yemenlilere c)İsrail oğullarına d)Türklere

21) Peygamber olan iki kardeşin isimleri nelerdir?

a)Hz. İbrahim-İsmail b)Hz. Yakub-Yusuf c)Hz. Musa-Harun

22) Beşikte kendisinin peygamber olarak gönderildiğini kim söyledi?

a)Hz. İdris b)Hz. Musa c)Hz. İsa d)Hz. İsmail

23) Allah’ın izniyle ölüleri dirilten peygamber kimdir?

a)Hz. Adem b)Hz. Musa c)Hz. İsa d)Hz. İbrahim

24) İsa peygamberin babasının adı nedir?

a)Hz. Şuayb b)Hz. Yunus c)Hz. Hud d)Hiçbiri

25) Yeryüzünde ilk inşa edilen mescid hangisidir?

a)Mescidi Aksa b)Mescidi Haram c)Mescidi Nebevi d)Cami

26) Kabe hangi şehirdedir?

a)Medine b)Kudüs c)Mekke d)Cidde

27) Peygamberimizin annesinin ve babasının isimleri nelerdir?

a)Amine-Ebu Talib b)Hatice-Abdullah c)Amine-Abdullah

28) Peygamberimize Muhammed ismini kim koydu?

a)Annesi b)Babası c)Amcası d)Dedesi

29) Peygamberimize kaç yaşında ve hangi tarihte peygamberlik verildi?

a)25-610 b)40-622 c)40-610 d)63-632

30) Büyük erkeklerden ilk müslüman kimdir?

a)Hz. Ali b)Hz. Ömer c)Hz. Ebubekir d)Hz. Osman

31) İslam’da ilk şehid olan hanım kimdir?

a)Hz.Hatice b)Hz.Fatma c)Hz.Sümeyye d)Hz. Aişe

32) Peygamberimize inanan ve onu gören ilk müslümanlara ne isim verilir?

a)Müslüman b)Sahabe c)Suffa d)Ensar

33) Hangi şehrin etrafına “hendek” kazılmıştır?

a)Medine b)Kudüs c)Taif d)Mekke

34) Peygamberimizin Medine’de ilk yaptırdığı iş nedir?

a)Mescid b)Ağaç dikti c)Namaz kıldı d)Aşevi

35) Mescidi Aksa nerededir?

a)Mekke b)Şam c)Kudüs d)Medine

36) Peygamberimiz kaç yaşında ve nerede vefat etmiştir?

a)61-Mekke b)63 Mekke c)63 Medine d)61 Medine

37) Hicret eden müminlere ne ad verilir?

a)Ensar b)Ashab c)Muhacir d)Seyyid

38) Hz. Hamza hangi savaşta şehid olmuştur?

a)Bedir b)Hendek c)Uhud d)Mekke’nin Fethi

39) İlk Cum’a namazını peygamberimiz nerede kıldı?

a)Mekke b)Kuba c)Medine d)Bedir

40) Hangisi ilk iman edenlerdendir?

a)Hz. Ömer b)Hz. Osman c)Hz. Ebubekir d)Hz. Hamza

41) İlk inen ayetler hangi sureye aittir?

a)Fatiha b)Bakara c)Alak d)Fil

42) Peygamberimizin emrine muhalefet edilen savaş hangisidir?

a)Bedir b)Hendek c)Uhud d)Mekke’nin fethi

43) Medineli müslümanlara ne ad verilir?

a)Muhacir b)Ashab-ı Suffa c)Ensar d)Seyyid

44) Medine’de genç, fakir, mescide hadis ezberleyen ve kimsesiz sahabelere ne denir?

a)Ensar b)Sahabe c)Ashab-ı Suffa d)Muhacirun

45) Peygamberimiz nerede kaç tarihinde dünyaya geldi?

a)Mekke-570 b)Medine-571 c)Mekke-571 d)Medine-570

46) Peygamberimiz hangi kabileye mensubtur?

a)Haşim oğulları b)Gatafan c)Kureyş d)Hiçbiri

47) Peygamberimiz hangi tarihte nereye hicret etti?

a)622-Mekke b)610-Medine c)622-Medine d)632-Medine

48) Müslümanların ilk yaptıkları savaşın adı nedir?

a)Hendek b)Uhud c)Bedi r d)Mekke’nin Fethi

49) Hangi halife döneminde hicret resmen tarih başlangıcı oldu?

a)Hz. Ali b)Hz. Osman c)Hz. Ömer d)Hz. Ebubekir

50) Aşağıdakilerden hangisi ilk müslümanlardan değildir?

a)Hatice b)Fatma c)Ali d)Ömer

51) Hangisi peygamberimizin çocuklarından değildir?

a)Hatice b)Fatma c)Zeynep d)Abdullah

52) Hangi savaşta esirler okuma yazma öğretme karışlığında serbest bırakıldı?

a)Uhud b)Hendek c)Bedir d)Mekke’nin Fethi

53) Uhud ve Bedir savaşları hangi tarihte olmuştur?

a)620-622 b)625-610 c)625-624 d)622-625

54) Peygamberimiz veda hutbesini hangi tarihte ve kaç yaşında söyledi?

a)630-40 b)632-60 c)632-63 d)622-53

55) Mescidi Nebi nerededir?

a)Kudüs b)Mekke c)Medine d)Kuba

56) Peygamberimizin müezzini kimdir?

a)Hz. Ebubekir b)Bilal-i Habeşi c)Selman-ı Farisi d)Hiçbiri

57) Peygamberimizin annesi ve babası hangi kabiledendir?

a)Gatafan b)Kureyş c)Esed oğulları d)Hiçbiri

58) Peygamberimizin amcasının ve dedesinin isimleri nelerdir?

a)Ali-Abdullah b)Ebu Talip-Abdulmuttalip c)Ebubekir-Abdülmuttalip

59) Peygamberimiz kaç yaşında kimle evlendi?

a)40-Hatice b)25-Halime c)40-Amine d)25-Hatice

60) İlk vahiy hangi tarihte gelmeye başlamıştır?

a)632 b)622 c)610 d)571

61) Peygamberimizin hangi evladı kendisinden sonra vefat etmiştir?

a)Aişe b)Hatice c)Fatma d)Zeynep

62) İlk müslümanlar ilk önce nereye hicret ettiler?

a)Kudüs b)Medine c)Habeşistan d)Filistin

63) Hicri tarih başlangıcı olarak hangi olay esas alınmıştır?

a)İlk vahiy b)Peygamberin doğuşu c)Hicret d)Mekke’nin fethi

64) Peygamberimiz hicret esnasında evinde kimi bırakmıştır?

a)Hz. Ebubekir b)Hz. Ali c)Hz. Ömer d)Hz. Osman

65) Hangisi ilk müslümanlardan değildir?

a)Hz. Hatice b)Hz. Ali c)Hz. Ebubekir d)Hz. Ömer

66) Hangi halife zamanında hicret tarih başlangıcı olarak kabul edilmiştir?

a)Hz. Ali b)Hz. Ebubekir c)Hz. Ömer d)Hz. Osman

67) 622 yılında gerçekleşen olaya ne ad verilir?

a)Bedir Harbi b)Hicret c)Aşure günü d)Kuran indirildi

68) Kudüs’teki kutsal mescidimizin adı nedir?

a)Mescidi Nebi b)Mescidi Aksa c)Mescidi Haram d)Hiçbiri

69) Peygamberimizin hicret yol arkadaşı kimdir?

a)Hz. Ali b)Hz. Ömer c)Hz. Ebubekir d)Hz. Osman

70) Müslümanların resmen tarih başlangıcı olan olay hangisidir?

a)Miraç b)Veda Haccı c)Hicret d)Peygamberlik

71) Peygamberimiz hicret esnasında nerede gizlendiler?

a)Hıra b)Mina c)Arafat d)Sevr

72) Hangisi peygamberimizin kızlarından değildir?

a)Zeynep b)Fatma c)Hatice d)Rukiyye

73) Hudeybiye Barışı hangi yılda imzalanmıştır?

a)625 b)627 c)628 d)632

74) Veda Hutbesinin okunması nerede cereyan etmiştir?

a)Mekke b)Medine c)Riyad d)Cidde

75) Peygamberimizin hicret arkadaşı kimdir?

a)Hz. Ali b)Hz. Süreka c)Hz. Ebubekir d)Hz. Büreyde

76) Peygamberimizin kabrine ne denir?

a)Türbe b)Kabir c)Cennetü’l- Baki d)Ravza-i Mutahhara

77) Peygamberimizin mezarı nerededir?

a)Taif b)Mekke c)Kudüs d)Medine

78) Vahiy, peygamberimize ne zaman doğrudan bildirilmiştir?

a)Berat Gecesi b)Bedir Gecesi c)Miraç Gecesi d)Kadir Gecesi

79) Esenlik, barış, sağlık dilemenin karşılığı hangisidir?

a)Merhaba b)Günaydın c)Hayırlı olsun d)Selamun aleykum

80) İzmir’den İstanbul’a giden bir yolcu akşam namazının farzını kaç rekat kılar?

a)3 b)4 c)2 d)1

81) Yolcu olanlar mestlerini kaç saat kullanabilirler?

a)12 b)24 c)72 d)48

82) Oruç tutamayanlar, tutamadıkları oruç için ne yaparlar?

a)Fitre b)Fidye c)Zekat d)Sadaka

83) Kabir ziyaretinde ne okunur?

a)Fil Suresi b)Fatiha-İhlas c)Kevser d)Kafirun

84) Hicri takvime göre aşure günü ne zamandır?

a)Muharrem-9 b)Receb-27 c)Muharrem-10 d)Şaban-15

85) Ramazan ayı kaçıncı (hicri) aydır?

a)7 b)5 c)9 d)8

86) Mevlid kandili hangi (hicri) ayın içindedir?

a)Muharrem b)Receb c)Ramazan d)Rebiulevvel

87) Hangisi Berat kandil gecesidir?

a)Kadir-27 b)Şaban-15 c)Receb-27 d)Receb ayının ilk cuma

88) Bin aydan daha hayırlı olan gece hangisidir?

a)Mevlid G) b)Cuma G. c)Bayram G. d)Kadir G.

89) Hicri takvime göre dokuzuncu ayın ismi nedir?

a)Şaban b)Muharrem c)Receb d)Ramazan

90) İlk kandil gecesi hangisidir?

a)Miraç b)Berat c)Mevlid d)Regaib

91) Receb ayının ilk cuma gecesine ne isim verilir?

a)Mevlid b)Miraç c)Regaib d)Berat

92) Kadir gecesi ne zamandır?

a)Mart-27 b)Ramazan-27 c)Mart-18 d)Ramazan-15

93) Günlerin en hayırlısı hangisidir?

a)Pazartesi b)Perşembe c)Pazar d)Cuma

94) Muharrem ayının 10. gününe ne isim verilir?

a)Berat G) b)Mevlid K) c)Aşure günü d)Miraç G.

95) Son kandil gecesi hangisidir?

a)Regaib K) b)Kadir G) c)Miraç G) d)Mevlid K.

96) Kur’an, ibadet, sabır, zikir, tövbe, dua, rahmet ayı hangisidir?

a)Şevval b)Muharrem c)Ramazan d)Receb

97) Şaban ayının onbeşinci gecesi hangi gecesidir?

a)Mevlid b)Regaib c)Berat d)Miraç

98) Kurban bayramı ne zamandır?

a)Zilkade 10. Günü b)Zilhicce 1. Günü c)Zilhicce 10. Günü d)Hiçbiri

99) Kaç tane kandil gecemiz vardır?

a)3 b)6 c)4 d)5

100) “İnsanların en hayırlısı diğer insanlara faydalı olandır” sözü kime aittir?

a)Hz. Muhammed (s.a.s) b)Yunus Emre c)Mevlana d)Hz. Ali

PEYGAMBER EFENDİMİZİN  BABASININ ANNESİ(“Ümmi Ebîhâ) Dediği Hz.Fatma

BABASININ ANNESİ(“Ümmi Ebîhâ)

Efendimizin yüreğinden ve nurundan bir parçadır Hz. Fâtıma. Sevgi, şefkat, sadakati ve tavrındaki benzerliğiyle; “Babasının annesi”dir. Hayaline ve gözüne hiçbir günahın değmediği kadındır.
Hazreti Meryem’in saadet asrına izdüşümüdür.
Sevenini cehennemden uzak tutandır.
Muhteşem Ehl-i Beyt ağacının nuranî çekirdeği, Hz. Hasan ve Hüseyin’in annesidir.
Çağları iman, irfan, hikmetle aydınlatan ve muhabbetle yaşanır kılan mübarek neslin annesidir. (Hz. Fatıma,Salih Suruç )

HZ.FATMA VE KÜNYELERİ

Hz.Fâtıma’nın künyeleri; Ümm’ül Hasan, Ümm’ül Hüseyin ve Ümm’ül Muhsin’dir.Hz.Hatice’tül Kübra, Hz.Muhammed’in Peygamberliğinin 10. yılında, Hicretten 2 yıl önce (Milâdi 620) Mekke-i Mükerreme’de Hak’ka kavuşmuştur. Esasen büyük ruhlu yaratılmış olan Hz.Fâtıma’tüz Zehrâ, Hz.Peygamber’e, âdeta koruyucu bir melek kesilmişti. Bu yüzden de Hz.Muhammed, Hz.Fâtıma’ya; “Ümmi Ebîhâ”(Babasının anası) lâkabını vermişlerdi.

HZ.FATMA  MUTLU AİLE ÖRNEĞİ

Peygamberimizin 7 evladından biri olan Hazreti Fatıma’nın tüm insanlara örnek bir hayatı vardır. O öylesine bir hayat yaşamıştır ki, Cahiliye arapların kız çocuklarını diri diri toprağa gömdüğü bir toplumda, İslam dininin kadına verdiği değerle birlikte inananlar tarafından kıymet verilen, örnek alınan bir şahsiyet olmuştur. Hatta Hz. Fatıma odaya girdiğinde Peygamber efendimiz ayağa kalkarak ona saygısını, sevgisini, verdiği değeri göstermiştir. Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın nikahı belkide İslam tarihinin en güzel nikahlarından birisidir.
Hz Fatıma validemiz, babası Hz Muhammed aleyhissalatü vesselam vefat edince şöyle demiştir:

“Babam!
Ey Rabb’inin davetine icabet eden babam!
Ey Mekanı Firdevs Cenneti olan babam!
Ey Cebrail’in ölüm haberini getirdiği babam!
“Ey Rabbine kendisinden daha yakını bulunmayan babam !
Ey makamı Findevs cennetinde olan babam!
Ey Rabbin davetine icabet eden babam!
Ey vefatı bize Cebrail’ce haber verilen babam!” ( M Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 8/279)

15

Nisan
2012

HAZRETİ FATMA’NIN VEFATI

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
HAZRETİ FATMA’NIN VEFATI

Hazreti Fâtıma radıyallahu anhâ hazretleri, 29 yaşında, hicrî sene 11 (Milâdî 632) de vefat etmiştir. Bu tarihe göre, Zatı Saadetlerinden 6 ay sonra vefat etmiş olmaktadır. Ehl-i beytten ilk irtihal eden, yani Peygamberimize ilk kavuşan hazreti Fâtıma olmuştur.
Vefat hadisesini, Umm-ü Seleme hazretleri şöyle anlatmaktadır:
«Hazreti Fâtıma’nın vefatı sırasında Hazreti Ali radıyallahu Teâlâ anh evde yoktu. Hazreti Fâtıma beni çağırıp:
— Bana su hazırla! Ben yıkanacağım, temiz elbiselerimi de çıkar giyineceğim, dedi. –
Ben de suyunu ve elbiselerini hazırladım. Gayet güzel yıkandı ve temiz elbiselerini giyip, «bana yatak hazırla, ben uzanacağım» dedi.
Ben de dediğini yaptım. Yatağını kıbleye doğru çevirip yattı ve bana şöyle söyledi;
— Ey Umm-ü Seleme! Şimdi ise ayrılma zamanı geldi. Kendim yıkanıp guslettim. Bunun için bana birkaç kere guslettirmeye ve vücûdumu ovalamaya da lüzum yok, buyurdu. Nitekim bir müddet sonra da fani âleme veda etti.» diye anlatmaktadır.

 

Toplam 192 sayfa, 170. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030168169170171172180190...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.