17

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER(2009 MYS)

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER(2009 MYS)

-İmam Şafinin bizzat kaleme aldığıusule dair yazdığı eser Er-Risale.
-Ülkemizde sabah ezanı yaygın olarak saba makamında okunmaktadır.
-Sahb-i tertib:Buluğ çağından itibaren kazaya kalan namazların toplam syısı beş vakit geçmeyen kişiye sahib-i tertib denir.
-Günümüzde okunan ezanı Peygamberimiz döneminde rüyasında gören ve rüyasını anlatanilk sahabe Abdullah b Zeyd el- Ensari.
-Kamet gerirmenin hükmü sünnettir.
-Münadi:İmamın tekbirlerini geri saflaradaki cemaata duyuran kimseye münadı denir.
-Kefen-i Zaruret:İzar ve lifafe bulunamayıp sadece bir kat bez bulunması durumunda erkek veya kadın cenazenin sarıldığı tek parça beze kefen-i zaruret denir.
-Cenazenin arkasında mezara kadar gitmek sünnettir.Bu sünneti ifade eden fıkıh kavramına teşyi denir.
-Şerefe:Şerefe , müezzinlerin minare de ezan okuduğu yerin adıdır.
-Menasikül- Hac:Hacda yapılması gereken ibadetlerin hepsine birden menasikül – hac denir.
-İstitaat:Hac ibadetiyle yükümlü olabilmek için aranan şartlardan birisi istitaattır.İstitaat;Sağlık ve mali imkanların yeterli olması demektir.
-Yemin-i Lağv:Yanlışlıkla doğru sanılarak yapılan yemine yemin-i lağv denir.
-Yemin-i Münakit:Bozulduğu takdirde keffaret gereken yemine Yemin-i münakit denir.
-Yemin-i Gamus:Geçmiş zamanda yapılmış veya yapılmamış bir iş hakkında bile bile, kasten ve yalan yere yapılan yemine Yemin-i Gamus denir.
-İtikaf:Bir mescidde ibadet niyetiyle be belirli kurallara uyarak inzivaya çekilmeye itikaf denir.
-Fidye oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlıların tutamadıkları her bir gün için ödemeleri gereken meblağa fidye denir.
-Bir oruç fidyesinin miktarı;Bir fakiri bir gün doyurmaktır.
-Savm-ı Davud:Gün aşırı tutmak yani bir gün oruç tutup ertesi gün tutmmaya savm-ı davud denir.
-Ramazan bayramının ilk günü ve kurban bayramı günlerinde oruç tutmak haramdır.
-Zekat:Hiretten bir buçuk yıl sonra şaban ayının onunda farz kılınmıştır.
-Allaha ortak koşan kişiye müşrik denir.
-Sura üflemekle görevli melek ;İsrafil Aleyhisselamdır.
-İncil;Hz.İsa Aleyhisselama verilmiştir.
-Zelle Peygamberlerde sadır olan küçük hata ve sürçlere zelle denir.
-Rüyatullah:Müminlerin ahirette Allahı görmeleridir.
-Bilgi Kaynakları:akıl,görme, haber-i sahih.
-Peygamberlerin sıfatları:Sıdk, emanet, fetanet , ismet, tebliğ.
-Elfaz-ı küfür:Söyleyen kimsenin inkarına delalet eden sözler anlamına gelir.
-Mugayyebat-ı hamse:Beş bilinmeyen şey.
-Taklidi iman:Araştırma ev akıl yürütme olmaksızın aile ve çevrenin etkisinde kalarak gerçekleşen imana taklidi iman denir.
-Kebire:Büyük günah işleyenlere denir.
-Nüzul Sebebi:herhangi bir ayetin inişine neden teşkil eden olay veya olaylara denir.

17

Nisan
2012

HADİS BİLGİLERİ

Yazar: arafat  | Kategori: HADİS | Yorum: Yok
HADİS BİLGİLERİ

-Hz.Peygamber adına uydurulmuş sözlere Mevzu Hadis denir.
-Sahih ve hasen hadisin şartlarından birini veya bir kaçını taşımamakla birlikte,uydurma(mevzu) olduğu da söylenemeyen hadislere genel olarak Zayıf hadis denir.
-Kudsi Hadis:manası Allaha , lafzı Pygambere ait olan hadis.
-Merfu Hadis:söz, fiil veya takririn doğrudan Peygambere dayandırıldığı, kaynağı Peygamber olan hadis:
-Mevkuf Hadis:Söz, fiil veya takririn sahabeye dayandırıldığı, kaynağı sahabe tabakası olan hadis.
-Şazz Hadis:sıhhat açısından sahih hadis ile zayıf hadis arasında yer almasına karşın sahihe daha yakın olan hadis.
-Sahih Hadis:Resulullaha ait olduğunda usul bakımından herhangi bir tereddüt bulunmayan, sıhhatına hükmedilmiş olan hadis.
-Muharref Hadis:Kelimesi hareke değişikliğine uğramış hadis muharref hadis denir.
-Garib Hadis:Hadis terimi olarak, senedinde herhangi bir yerinde bir tek ravisi olan Ahad hadis çeşididir.
-Meşhur Hadis:Bir çok kişi tarafından rivayet edilen, delil alınan ve herkes tarafından bilinen halk arasında şöhret bulan Ahad hadis çeşidi.
-Tedvin:Daha önce dağınık olan hadislerin, toplanarak kitap haline getirilmesine tedvin denir.
-Tasnif:Hadisleri topladıktan sonra sınıflara ayırmak ve guruplamak anlamına gelen hadis terimi.
-Şeyh:Kendisinden hadis rivayet edilen ravinin hadis aldığı hocasını ifade eden hadis terimi.
-İttihamur –ravi bil –kizb:Diğer konularda yalan söyleyen bir ravinin hadis rivayetinde de yalan söyleyebileceği düşünülerek, ravinin itham edilmesini ifade eder.
-Kütüb-ü Sitte:Buhari,Müslim,Ebu Davud,Tirmizi,İbn Mace, Nesai.
-el-Camius-Sahih (Buhari):Üzerinde en fazla şerh faaliyeti yapılan ve İslam dünyasında en fazla ilgi gören hadis eseri .
-Tergib ve Terhib Hadisleri:Hz.Peygamberin kişiyi herhangi bir şeye teşvik etmek veya sakındırmak için söylediği hadislere Tergib ve Terhib denir.
-Müsned türünde yazılmış en meşhur hadis eseri Ahmed b.Hanbele aittir.

17

Nisan
2012

ÜSVE-İ HASENE / EN GÜZEL ÖRNEK

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
ÜSVE-İ HASENE / EN GÜZEL ÖRNEK

“En güzel örnek” anlamındadır. Peygamberimiz iki cihan güneşi Hz. Muhammed ayette de buyrulduğu gibi insanlık için Üsve-i Hasene dir.
Allâh Rasûlü’nün hayâtı, kıyâmete kadar gelecek bütün nesillere örnektir. Kur’ân-ı Kerîm’de O’nun hakkında:
“(Ey Rasûlüm!) Muhakkak ki Sen’in için tükenmeyen bir mükâfât vardır. Şüphesiz Sen büyük bir ahlâk üzeresin.” (el-Kalem, 3-4) buyrulmuştur.
Allâh -celle celâlühû-, O mübârek varlığı -Kur’ânî tâbiriyle- “üsve-i hasene”, yani en mükemmel bir örnek şahsiyet olarak bütün insanlığa takdîm etmiştir.
Âyet-i kerîmede buyrulur:
“Andolsun ki, sizden Allâh’a ve âhiret gününe kavuşacağını uman ve Allâh’ı çok zikreden (mü’min)ler için Rasûlullâh’ta üsve-i hasene (en mükemmel bir örnek) vardır.” (el-Ahzâb, 21)
O, Kur’ân’ı yalnız lafzen öğreten bir muallim değil, aynı zamanda Kur’ân’ı yaşayan canlı bir örnek idi.

1400 küsur seneden beri te’lîf edilen bütün İslâmî eserler, bir kitâbı, yâni Kur’ân-ı Kerîm’i ve bir insanı, yâni Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’i îzâh etmek içindir.
Bezm-i Âlem Vâlide Sultân ise:

Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl,

Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl?buyurarak, rûhun gıdâsının ancak Rasûlullâh muhabbetinden olduğunu ne güzel terennüm eder.
Beşîr b. Akrebe adlı sahâbî, henüz çocuk iken, babası Uhud Savaşı’nda şehit düşer. Bunun üzerine Hz. Peygamber Beşîr’i ziyaret eder; onun ağladığını görür ve “Ağlama, ben, baban, Aişe de annen olsa istemez misin?” diyerek onu teselli eder. Beşîr de “Evet” cevabını verir. Üzüntüsü kaybolur ve ağlaması sona erer. (Buhârî, et-Târîhu’l-Kebîr, Haydarâbâd 1941, II, 78.)
Gençliğinde artık Muhammedül Emin lakabını almış, gençlere örnek olmuş, otuzbeş yaşlarında iken Kâbe’nin tamiri sırasında hakemlik yapmış, büyük bir faciayı, kabileler arasında savaş çıkmasını ve kan davasını önlemiş, özelde Mekke’ye, genelde ise bütün dünyaya örnek bir genç olduğunu göstermiştir.(İslam Tarihi M. Zeki CANAN İstanbul 1977)
“Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim.” (Muvatta’, Hüsnü’l-huluk, 8) buyurmuştur.
Şüphesiz Sen yüce bir ahlâk üzeresin!” (el-Kalem 4)
Geçen asrın ortalarında Hollanda’nın Lahey şehrinde toplanan bir ilim ve fikir adamları konseyi, dünyânın yüz büyük adamını tesbît etmiş ve hepsi Hristiyan olan seçiciler, bir numara olarak Hazret-i Peygamber’i tercîh etmek zorunda kalmışlardır.
Âşık Yûnus da Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e olan muhabbetle yanışını şöyle dile getirir:
Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasîb eylese görsem yüzünü
Yâ Muhammed canım arzular Seni…
İnsanlar dünyada amaçlarına ulaşabilmek için uygun örnek ve rehberler edinirler, bunların yollarını izleyerek, tavsiyelerine uyarak hareket edip istediklerini elde etmeye çalışırlar Allah’a iman edip O’nun rızâsını isteyen, âhirette lutfedeceği emsalsiz nimetlere mazhar olmayı uman ve daima Allah sevgisiyle yaşamak isteyen insanlar için eşi bulunmaz örnek, O’nun sevgili kulu, elçisi, rahmeti, şahidi, müjdecisi, davetçisi, ışığı olan Muhammed Mustafa’dır (bk Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu: IV/344
-Üsve (a.i.); imtisal numûnesi, örnek olacak insan.
-Hasene (a.i.c:hasenât); 1-iyilik, iyi hâl, iyi iş, hayırlı iş. Zıddı ‘seyyie’.
-Hasen; mutluluk, sevinç veren ve istenen, arzulanan ya da beğenilen her şey. (Râgıb el-İsfehâni)
-“Üsve, teessi edilecek yani iktida olunacak, arkasından gidilecek uyulacak, örnek, meşk, numûne-i imtisal. Allâh’a ve âhiret gününe ümitvar olup da Allâh’ı çok zikretmekte olan kimseler için. Yoksa sadece dünya hayatı ve ziynetini arayanlar ve Allâh’ı ve âhireti düşünmeyenler için değil. (Elmalılı Tefsiri)
Allahü Teâlâ onu Üsve-i Hasene (En Güzel Örnek) olarak yarattı. Ne mutlu onu örnek alabilenlere! Rabbim bizleri de onu örnek alanlardan eylesin.

Peygamber Efendimizin annesinin kabri başında ağladı.

Sevgili Peygamberimiz’in vefâkâr bir evlat olduğunu gösteren diğer bir hâdise de Hudeybiye Umresi için Mekke’ye giderken vukû bulmuştur. Yolculuk esnâsında Ebvâ’ya uğramışlardı. Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- Cenâb-ı Allâh’tan izin isteyerek annesinin kabrini ziyaret etti. Ziyâret esnâsında kabrini eliyle düzeltti ve teessüründen ağladı. O’nun ağladığını gören Müslümanlar da ağladılar. Daha sonra niçin böyle yaptığını soranlara Sevgili Peygamberimiz; “Annemin bana olan şefkât ve merhametini hatırladım da onun için ağladım.” buyurdu. (İbn-i Sa’d, I, 116-117)

17

Nisan
2012

MUHAMMED DÜNYAYA GELDİ

Yazar: arafat  | Kategori: MEDiNE iLAHiLERİ | Yorum: Yok
MUHAMMED DÜNYAYA GELDİ

Muhammed dünyaya geldi
Melekler tebliğe indi
Cihan muradına erdi
Can Muhammed nurdan ahmed

Gördüm göbeği kesilmiş
Sünnet olmuş toz ekilmiş
Nurdan kundağa sarılmış
Can Muhammed nurdan Ahmet

Gördüm melekler dizinde
Kudret sürmesi gözünde
Nurdan nikabı yüzünde
Can Muhammed nurdan ahmed

Abdulmuttalip dedesi
Hem abdullahtır babası
Amina hatun annesi
Can Muhammed nurdan Ahmet

17

Nisan
2012

YA MUHAMMED EY CAN AHMET

Yazar: arafat  | Kategori: MEDiNE iLAHiLERİ | Yorum: Yok
YA MUHAMMED EY CAN AHMET

Kara yüzüm sürebilsem
Sana canım verebilsem
Nur cemalin görebilsem
Ya Muhammed ey can ahmed

Senin ravzan güzel kokar
Hasretin bağrımı yakar
Göz yaşlarım çağlar akar
Ya Muhammed ey can Ahmet

Peygambersin ahir zaman
Mahşer günü eyle eman
Senei bilen bulur iman
Ya Muhammed ey can ahmed

NAKARAT

Eşiğine yüzüm sürsem
Arzu halim diyebilsem
Nur elimden öpebilsem
Ya Muhammed ey can ahmed

NAKARAT

17

Nisan
2012

BENİM KUTLU REHBERİM

Yazar: arafat  | Kategori: MEDiNE iLAHiLERİ | Yorum: Yok
BENİM KUTLU REHBERİM

Benim kutlu rehberim
Sensin ya Rasülellah
Sevgili Peygamberim
Sensin ya Rasülellah

Düşkünlerin ümidi
Alemlerin serveri
İki cihan seyyidi
Sensin ya Rasülellah
 

Nebilerin baş tacı
Dertlilerin ilacı
Salavatın amacı
Sensin ya Rasülellah
Efendisi cihanın
Gelip geçen zamanın
Hak elçisi Allah’ın
Sensin ya Rasülellah

Adaletin rehberi
Barıştıran kalpleri
İki cihan güneşi
Sensin ya Rasülellah

İdraki nurlandıran
Kalbi onurlandıran
Gönüllerde taht kuran
Sensin ya Rasülellah

Açan Çiçeklere  Meyve Verilmiyor  Muhammedsiz

Açan çiçeklere meyve,
Verilmiyor Muhammedsiz,
Hakk’dan gelen derde derman,
Verilmiyor Muhammedsiz,

Çok meşgul ol Kur’an ile,
Seherlerde figan ile,
Son nefeste iman ile,
Ölünmüyor Muhammedsiz,

Aciz kulun sana asi,
Silinmiyor kalpten pası,
Gönüllere Allah aşkı,
Verilmiyor Muhammedsiz.
“sallallahü aleyhi ve sellem”

17

Nisan
2012

MBSTS-YETERLİLİK SİYER ÇALIŞMA NOTLARI

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
MBSTS-YETERLİLİK SİYER ÇALIŞMA NOTLARI

1-Peygamberimiz (s.a.v.) ve ashabını bağrına basan Medineli müslümanlara ne ad verilir? Ensar.
2-Ashaptan Medine’ye ilk hicret eden sahabe kimdir? Ebu Seleme (Abdullah)
3-Uhut savaşında diğer şehitlerden ayrı bir özelliğe sahip olan, evlendiği gece cihada katılıp
cünüp olarak şehit olan, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadesiyle: “Gasilül melaike”
meleklerin yıkadığı şehit diye adlandırılan, şehitlerin omuzlarında olduğu anlatılan bu şehit kimdir? Hz. Hanzala (r.a.)
4-Uhut savaşında vücudu kanlar içinde kaldığı halde Peygamberimiz (s.a.v.)’i korumak için çarpışıp kahramanlık gösteren kadın sahabe kimdir? Hz. Nesibe, lakabı; Ümmü Ümera (r.anha).
5-Medine’de münafıkların başı olarak bildirilen şahıs kimdir? Abdullah Bin Ubey Bin Selul
6-Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in
huzuruna onun suretinde gelirdi. Bu güzel simalı sahabe kimdir? Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife)
7-Hz. Osman (r.a.)’ın halife seçilmesinde Hz. Ömer (r.a.) işaretiyle oluşan “Şura Heyeti”
kimlerden ibaretti?
a- Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
b- Zübeyr Bin Avvam (r.a.)
c- Hz. Ali (r.a.)
d- Hz. Osman (r.a.)
e- Talha Bin Ubeydullah (r.a.)
f- Sad Bin Ebi Vakkas (r.a.)
g- İhtilaf olması halinde ise Abdullah Bin Ömer (r.a.)
8-Medine’ye ilk hicret eden sahabe kimdir? Ebu Seleme Bin Abdul Esad (r.a.)
9- Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı kim kıldırdı? Musab Bin Umeyr (r.a.)
10-Allah Resulü (s.a.v.)’in hendek savaşında düşmanı gözetlemek için
görevlendirdiği sahabe kimdir? Huzeyfe (r.a.)
11- Hz. Osman (r.a.)’ı halife ilan eden sahabe kimdir? Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
12-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sır katibinin ismi nedir? Hz. Huzeyfe (r.a.
13- Ezanı Muhammedi’yi rüyasında gören sahabe kimdir? Abdullah Bin Zeyd
14-Rasulüllah (s.a.v.)’in şairinin ismi nedir? Hassan Bin Sabit.
15- Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in son katıldığı savaş hangisidir? Tebuk savaşı.
16-Uhut savaşında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kılıcıyla savaşan sahabe kimdir? Ebu Dücane
17-İlk Cuma namazı nerede kılınmıştır? Ranuna vadisinde.
18- Hz. Muhammed Medine’ye hangi tarihte ulaşmıştır?12 Rebiülevvel ( 24 Eylül 622)
19-Hz. Muhammed’in hicretinden evvel Medine-i Münevvere’nin adı nedir?Yesrib
20-Hendek Savaşında sadece Mekkeliler değil bir çok Arap kabilesi müslümanları yok etmek amacıyla Medine’ye saldırmıştır. Bu sebeple bu savaşa verilen diğer isim hangisidir?Ahzab Savaşı
21-Mute Savaşında Abdullah bin Revaha’nın şehit edilmesinden sonra ordunun başına geçen ve Peygamberimiz tarafından “Seyfullah-Allah’ın Kılıcı” olarak tavsif edilen sahabinin adı nedir? Hz.Halid bin Velid
22-Hicretin dokuzuncu yılında Arap yarımadasının dört bir tarafından kabileler Medine’ye gelerek Hz. Peygambere bağlılıklarını bildirdiler. Medine’ye gelen kabile sayısının yetmişi aştığı bu yıla ne ad verilir? Senetü’l Vüfud ( Heyetler Yılı )
23-Hz. Peygamber kaç yaşında ve nerede vefat etmiştir?63 yaşında Medine-i Münevvere’de
24-Hz. Peygamberin hayatını inceleyen ilim dalına ne ad verilir? Siyer-i Nebi
25-Peygamberimiz kimle beraber hicret etmiştir? Hz.Ebubekir
26- Hicret;Peygamberimizin Mekke’den Medineye göç etmesidir. (622)
27- Peygamberimiz Medine’de kimde misafir oldu? Ebu Eyyüb el-Ensarî’nin evinde misafir oldu.
28- Ashab-ı Suffa kimdir? – Mescid-i Nebevî’nin bir tarafında üstü kapalı olarak yapılan yere “Suffa”, burada barınanlara da “Ashab-ı Suffa” denir.
29- Uhud savaşının sebebi nedir? Müşrikler Bedir’de aldıkları ağır yenilginin intikamını almak istemeleri.
30- Müslümanların ve müşriklerin sayısı kaçtı? Müslümanlar 700, Müşrikler 3000
31 – Uhud savaşı kaç yılında oldu?-625 yılında oldu.
32- Uhud’da şehid edilen peygamberimizin hangi amcasıdır? 2- Hz. Hamza
33- Hendek kazılma fikrini kim ortaya attı? Selman-i Farisi (r.a.)
34- Hayberin fethi ne zaman olmuştur? Hicri 6; Miladi 628 yılında.
35- Hayber fethinin sebebi nedir? Medine’den sürülen yahudilerin bir kısmı Hayber’e yerleşerek, burada İslâm’ın ve müslümanların aleyhine çalışmaya başladılar. Bunu haber alan peygamberimiz derhal harekete geçti ve Hayber’i fethetti.
36-Peygamberimiz, ahiret yolculuğunun yaklaştığını ve bundan sonra hac yapamayacağını anladığı için burada müslümanlara veda etti. Dolayısıyla bu hacca “Veda Haccı” denilmiştir.
37-Veda Hutbesinin ana konuları nelerdir?
a. Cahiliye adetleri kaldırıldı.
b. İnsanlar eşittir, renk ve ırk ayrımı yasaklanmıştır.
c. Can, namus, mal kutsaldır, her türlü saldırıdan korunmuştur.
d. Faizin her türlüsü yasaklanmlıştır.
e. Kan davaları kaldırılmıştır.
f. Müslümanlar kardeştir.
g. Erkekler kadınların hakkına, kadınlarda erkeklerin hakkına saygı duyacaktır.
h. Müslümanlar hayat ölçüsü olarak
38- Peygamberimiz kaç yaşında ve yılında vefat etti? 63 yaşında H. 10 (8 Haziran 632) yılında
39- Peygamberimiz vefat ettiği yere defnedildi. Bugün peygamberimizin kabri Medine’de Mescid-i Nebevi’nin içindedir. Buraya “Ravza-i Mutaharra” denilmektedir.
40- Dünyada iken cennette müjdelenen on kişidir.
Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Talha, Hz. Zübeyr, Hz. Abdurrahman b. Avf. Hz. Sa’d b.Ebi Vakkas, Hz. Said B. zeyd, Hz.Ebu Ubeyde bin. Cerrah.
41- Peygamberimizden sonra kim halife seçildi? Hz. Ebubekir.
42-Hz. Peygamber mal olarak hiç bir miras bırakmadı. Onun mirası İslam dini, Rasulullah’ın ahlak ve fazilet ilkeleri idi.
43-Mekke’den Medine’ye hicret edenlere Muhacir (veya Muhacirun) denir.
44- Medine’ye hicret edenlere yardım edenlere “Ensar” denir.
45-Peygamberimizin bizzat katılıp yönettiği savaşlara “Gazve” denir.
46- Peygamberimizin arkadaşlarına “Sahabi” denir.
47- Peygamberimizin sütannesi Halime’dir.
48- Peygamberimizin ilk hanımı Hz. Hatice’dir.
49- Peygamberimizin dedesi Abdulmuttalib’tir.
50- Peygamberimizin amcası Hz. Ebu Talib’tir.
51-Peygamberimizin damatları Hz. Osman ve Hz. Ali’dir.
Peygamberimiz Medine’ye hicret edince Hz.Eyyübe’l- Ensâri’nin evinde misafir kaldı.
Peygamberimizin katıldığı savaşlara Gazve, katılmadıklarına Seriyye denir.
52-Peygamberimize ilk olarak Hz. Hatice, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ali ve Hz. Zeyd iman etmiştir.
53-Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret edenken evinde yatağında Hz. Ali ‘yi bırakmıştır.
54-Peygamberimizin soyu Hz. Ali ile evlenen kızı Hz. Fatıma ile devam etmiştir.
55-İbrahim, Abdullah ve Kasım Peygamberimizin oğullarıdır.
56-Ebu Cehil, Hz. Abbas ve Ebu Talip peygamberimizin amcalarıdır.
57- Rukiyye, Ümmü Gülsüm , Zeynep ve Fatıma Peygamberimizin kızlarıdır.
58-İslam tarihinde 40. olarak müslüman olan sahabe kimdir ? Hz. Ömer
59- Uhud’da Seyidü’ş-Şüheda (Şehitlerin Efendisi) unvanına mazhar olan sahabe efendimiz kimdir ?Hz. Hamza
60-Abdullah bin Amr:Uhut savasindaki ilk sehittir.

17

Nisan
2012

MEDİNE GÜLÜ İLAHİSİ

Yazar: arafat  | Kategori: MEDiNE iLAHiLERİ | Yorum: Yok
MEDİNE GÜLÜ İLAHİSİ

Ne kadar da çok sevmişiz seni

Medine gülü MUHAMMED Nebi

Sen bu ümmetin solmayan gülü
Medine gülü MUHAMMED Nebi

Medine gülü Medine gülü
Ümmetin solmayan gülü
Salat selam olsun sana
Ey peygamber Ey yüce Resul

Yusuf güzelliğin senden almıştır
Medine gülü MUHAMMED Nebi
Senden daha güzel üstünü yoktur
Medine gülü MUHAMMED Nebi

Medine gülü Medine gülü
Ümmetin solmayan gülü
Salat selam olsun sana
Ey peygamber Ey yüce Resul

Biz ümmetin seni görmeden sevdik
Medine gülü MUHAMMED Nebi
Senin için gözden yaşları döktük
Medine gülü MUHAMMED Nebi

Medine gülü Medine gülü
Ümmetin solmayan gülü
Salat selam olsun sana
Ey peygamber Ey yüce Resul

17

Nisan
2012

GÖKTEKİ YILDIZLAR MİSALİ SAHABE HATIRALARI

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
GÖKTEKİ YILDIZLAR MİSALİ SAHABE HATIRALARI

1-) Hz. Ömer’in risaletin beşinci veya altıncı yılında 26 yaşında iken Müslüman oldu.
2-) Kur’an’da ismi geçen tek sahabe Hz. Zeyd b. Harise
3-) Hz. Ömer’in Müslüman olmasıyla Mekke’de ilk defa açıktan namaz kılındı.
4-) Mus’ab b. Umeyr’in “Mukri” yani Kur’an Öğretmeni diye çağırıldı.
5-) Hz. Ebu Hureyre’nin annesinin iman etmesi için Peygamber Efendimizden (s.a.v) dua istediğini ve Ebu Hureyre eve döndüğünde annesinin Müslüman oldu.
6• İslam’ın ilk şehidinin Ammar’ın annesi
7-Hz. Ebubekir ile Talha Müslüman olunca, Kureyş aslanı diye çağrılan Nevfel b. Huveylid onları yakalayıp ikisini bir iple bağladığı için onlara birbirine bitişik manasına gelen “El- Karineyn” lakabı verildi.
8-) Sa’d b. Ebi Vakkas’ın Allah yolunda ok atan ilk Arap oldu.
9• Hz. Muhammed (s.a.v.)’ in ashabından Medine’ye ilk gelenlerin Mus’ab b. Umeyr ile İbn Ümmi Mektum olduğunu, daha sonra Ammar, Bilal ve Sa’d’ın ardından da yirmi kişilik bir kafileyle birlikte Ömer b. Hattab geldi.
10• Suheyb’in Peygamberimize ve Medine’ye hicret etmek için yola çıktığında Kureyş’ten bir gurup gencin onu engellemek istediğini, Suheyb’in “İsterseniz Mekke’deki tüm malımın yerini göstereyim benim önümden çekiliniz” dediğini, bunun üzerine Bakara suresi 207. ayetinin indi.
11• Osman b. Affan’ın hanımı Rukiye ile birlikte Habeşistan’a hicret ederek ailesi ile birlikte hicret eden ilk Müslüman olduğu.
12• Gözleri görmeyen Damra b. Ays’ın çok zengin olduğundan kendini hicret için istisna edilenler arasında saymayıp hasta haliyle hicret etmek için yola çıkıp yolda vefat ettiğini ve Nisa suresi 4/ 100 ayetinin Damra hakkında nazil oldu.
13• Abdüleşheloğullarından Usayrım diye anılan Amr b. Sabit b. Vakş’ın Uhud şavaşı yaşandığı gün gerçeği anlayarak Müslüman olup, savaşarak şehid oldu.
14 • Enes b. Nadr’ın Uhud Savaş’ında seksen yara ile şehid edildiğini, müşriklerin ona kulaklarını, burnunu ve diğer uzuvlarını birer birer keserek işkence yaptıkları için onu kimsenin tanıyamadığını, sadece kız kardeşinin onu parmaklarından tanıdı.
15• Hz. Ömer’in “Allah’ım beni şehid olmakla rızıklandır.” diye dua ettiğini ve gerçekten de yaratıkların en kötüsü Muğire’nin kölesi eliyle şehid edildi.

16• Asım b. Sabit şehit olunca Huzeyl kabilesi onun başını, oğlu Uhud’ta Asım tarafından öldürülen Sülale binti Sa’d isimli kadına satmak için, kesip almak istediklerinde bal arılarının Asım’ın vücudunu sardığını, bunun üzerine müşriklerin geceyi beklediklerini fakat daha sonra gelen selin Asım’ın vücudunu alıp götürmesiyle başını alamadıkları sahabe.
17• Ebu Akil el Üneyfi’nin bir okla iki omuzu arasından vurularak Yemame Savaşı’nda ilk yaralanan olduğunu ve bu haliyle savaşmaya devam etti.
18• Ebu Cehil’i Muaz b. Amr b. Cemuh ve Muaz b. Afra adında iki gencin öldürdüğünü, ancak Cemuh en çok yaralayıp, hırpalayan olduğu için Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Ebu Cehil’in eşyalarını Cemuh’a verdi.
19• Abdullah b. Ömer’in sofrasında fakir fukara bulunmadığında yemeğe oturmadığını, yemek vakti çevresindeki yetimleri çağırıp yemeği onlarla birlikte yerdi.
20• Hz. Ömer’in halifeliği zamanında her doğan çocuğa maaş bağlattığını…
21• Talha b. Ubeydullah’ın kazandığı tüm malını bekletmeden infak ettiğini, bu yüzden de ona “Civanmert Talha” denildi.
22• Hz. Ömer’in halifeliği sırasında on iki yerinden yamalı bir hırka ile hutbe verirdi.
23• Hz. Osman’ın halkına en nefis yemekleri yedirirken, kendisinin evinde sirke ile zeytinyağı yerdi.
24- Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Medine’ye geldiğinde Ebu Eyyüb El Ensari’nin iki katlı evinin alt katına oturduğunu, bu durumdan rahatsız olan Eba Eyyüb El Ensari’ye de “Bizim için en uygunu alt katta oturmamızdır, çünkü yanımıza gidip gelen çok oluyor” buyurdu.
25- Efendimiz (s.a.v.)’in Hz. Aişe’nin evinde vefat ettiğini ve O’nu Hz. Ali’nin eline bir bez sararak elbisesini soymadan yıkadı.
26- Hz. Ömer’e Ebu Hafs künyesini Efendimiz (s.a.v.)’in verdiğini, Hz. Osman’ın künyesinin de Ebu Abdullah olduğu.
27• Hz. Osman’ın Peygamber Efendimiz(s.a.v.) ‘in kızı Rukiye ile evlendiğini, Rukiye vefat edince diğer kızı Ümmü Gülsüm ile evlenerek Zi’n-nureyn lakabı ile şereflendi.
28• Hz. Ebubekir’in büyük annesi Beyza Ümmül-Hakim’in Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in halası idi.
29• Hz. Ebubekir’in isminin önceleri Abdulka’be olduğunu, Rasülüllah (s.a.v.)’ın bu ismi Abdullah olarak değiştirdi.
30• Abdurrahman b. Avf’ın Medine’de Nebiler Serveri’nin (s.a.v.) yaptığı muahatta (kardeşleştirme) Sa’d b. Rebi ile kardeş oldu.
31• Hıristiyanların cizyelerini Medine’ye göndermek için güvenilir bir elçi istendiğinde Allah Rasülü’nün (s.a.v.) “Her ümmetin bir emini vardır; bu ümmetin emini de Ebu Ubeyde b. Cerrah’tır” buyurarak onu gönderdiğini, bu hadiseden sonra Ubeyde b. Cerrah’ın “Eminü’l-Ümme” lakabını aldı.
32• Abdurrahman b. Avf’ın Hz. Peygamber’in (s.a.v.) katılmış olduğu bütün savaşlarda yer aldı.
33• Hz. Zeyd b. Sabit’in (r.a.) Efendimiz’in (s.a.v.) isteği üzerine Yahudilerin dili olan İbranice’yi on beş günde öğrendi.
34• Peygamber Efendimizin (s.a.v.) zevcelerinden Hz. Zeyneb ( r.anha.) ın asıl isminin “Berre” olduğunu, evlendikten sonra Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Zeyneb” olarak değiştirdi.
KAYNAKLAR:
1-) Hayatu’s Sahabe – M.Yusuf KANDEHLEVİ
2-) Aşere-i Mübeşşere-Heyet
3-)Muhtasar Hayat’üs-Sahabe-M. Yusuf Kandehlevi
4-) Dört Büyük Halife- Şemsüddin Ahmed Sivasi
5-) Sahabe Hayatından Tablolar- Dr. Abdurrahman Re’fet el-Başa
6-) Hanım Sahabiler – Nurgül Dere
7-) Fezâil-i Âmâl-Zekeriya Kandehlevî

16

Nisan
2012

Peygamber Efendimizin Vefatı

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
Peygamber Efendimizin Vefatı

Ölüm gecesi ateşi düşmüş, sabaha karşı rahatlamıştı. Pazartesi sabahı, odanın Mescid’e açılan kapı perdesini açtı. Ashab-ı Kirâm, saf saf, Hz. Ebû Bekir’in arkasında sabah namazını kılıyorlardı. Onların bu hâline sevindi, tebessüm ederek seyretti. Hz. Ebû Bekir, Rasûlüllah (s.a.s.)’ın namaza çıktığını sanarak, ilk safa çekilmek istedi. Ashâb, Hz. Peygamber (s.a.s.)’i ayağa kalkmış görünce sevinçlerinden namazlarını bozayazdılar. Rasûl-i Ekrem (s.a.s) Efendimiz mübârek eliyle, namazı tamamlamalarını işâret buyurdu. Sonra perdeyi kapatıp odasına çekildi. Ashâb-ı Kirâmın, Rasûlüllah (s.a.s.) ‘in mübârek yüzünü son görüşleri bu oldu.

Benzi kansız, yüzü bembeyazdı. Öğleye doğru tekrar ağırlaştı. Sık sık bayılmalar başladı. sevgili kızı Hz. Fâtıma, başucunda:

-Vay babamın ızdırâbına, diyerek çâresizlik içinde ağlıyordu. Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) Efendimiz:

-Üzülme kızım, bu günden sonra baban, hiç ızdırâp çekmeyecek, diye O’nu teselli etti. Izdırâbı çoktu, fakat hâlinden şikâyet etmiyordu. Ara sıra ellerini yanındaki su kabına batırıp yüzünü ıslatıyordu.

-Lâilâhe illâllâh. Ölümün de şiddetleri var. Allâh’ım, ölüm sıkıntılarına dayanmak için bana yardım et. Beni bağışla. Bana merhamet et, diye duâ ediyordu. Sonra elini kaldırdı, üç defa:

-”Allah’ım, beni Rafîk-i A’lâ’ya (en yüce dosta) ulaştır.” dedi. Başı, eşi Hz. Aişe’nin kucağındaydı. Bu duâ ile, Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) Efendimizin mübârek eli düştü.(449/1) Hz. Âişe Yüce Peygamber (s.a.s.)’in başını şefkatle kaldırıp yastığına koydu. Pazartesi günü öğleden sonra âlemlere rahmet olan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’in aziz rûhu uçmuş, Rabbına kavuşmuştu. (1 Rebiül-evvel 11 H./27 Mayıs 632 M.)(449/2)(Diyanet İlmihali,c.1,sh.36)

Peygamber Efendimiz  Veda Hutbesini okuduktan sonra   sahabe ile helallaştı

Ey Nâs! Yarın beni sizden soracaklar, ne dersiniz? Ashâbı kiram:

- Allah’ın dinini teblîg ettin, vazîfeni hakkıyla yaptın, bize nasihat ve vasiyette bulundun, diye şehadet ederiz, dediler. Rasûlüllah (s.a.s.) mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı, cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:

- Şâhid ol Yâ Rab! Şâhid ol Yâ Rab! Şâhid ol Yâ Rab! buyurdu”.(Müslim, 2/890 (Hadis No: 1218); Ebû Dâvûd, 1/442 (Hadis No: 1905); İbn Hişâm, 4/250-253; Tecrid Tercemesi, 10/431-434)

16

Nisan
2012

PEYGAMBER EFENDİMİZE SEVGİLER

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
PEYGAMBER EFENDİMİZE SEVGİLER

Gel Ey Muhammed!
Bahardır…
Dudaklar ardında saklı
Âminlerimiz vardır!…
Hacdan döner gibi gel;
Mirâcdan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!
……….
Konsun-yine-pervazlara
Güvercinler,
“hu hu”lara karışsın
Aminler,..
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler…

Arif Nihat ASYA

16

Nisan
2012

GÜL İSMİ

Yazar: arafat  | Kategori: iSLAM TARiHi | Yorum: Yok
GÜL İSMİ

Hazret-i Mevlânâ ne güzel buyurur:
“Gülün güzel kokulu olması, onun dikenlere katlanmasıdır. Zîra gülün dostu dikendir.”
Hazret-i İbrâhîm -aleyhisselâm- da, gülün ateşten dikenlerini aştıktan sonra gülistâna kavuşmuş ve târifi mümkün olmayan huzûru bulmuştur. Hazret-i Mevlânâ şöyle der:
“Bahçede bulunan gül, yanağını kirlerden arındırmış, gömleğini yırtmış tebessüm ediyor. Dikenlerin verdiği acılara, kederlere sabrediyor. Âdetâ:
“Ey insanoğlu, sen de benim gibi ol! Dikenle beraber bulunduğum için neden gama düşeyim? Neden kendimi kedere salayım? Ben ki gülmeyi, o kötü huylu dikenin beraberliğine katlandığım için elde ettim. Onun vesîlesi ile âleme güzellikler ve hoş kokular takdîm etme imkânına kavuştum. Dikenle hoş geçinmek, bana daha neler neler kazandırdı!..” diyordu.” (Osman Nûri Topbaş, Muhabbet ve Mârifet, s. 207)
Şeyh Sâdî, Gülistân adlı eserinde şöyle bir hikâye anlatır:
“Bir kişi hamama gider. Hamamda dostlarından biri, kendisine temizlenmesi için güzel kokulu bir kil verir. Kilden, rûhu okşayan enfes bir râyihâ yaylır. Adam kile sorar:
“-A mübârek! Senin güzel kokunla mest oldum. Haydi söyle, sen misk misin, amber misin?”
Kil ona cevâben şöyle der:
“-Ben misk de, amber de değilim. Bildiğiniz, alelâde bir toprağım. Lâkin, bir gül fidanının altında bulunuyor ve gül goncalarından süzülen şebnemlerle her gün ıslanıyordum. İşte hissettiğiniz gönüllere ferahlık veren bu râyihâ, o güllere aittir.” (Osman Nûri Topbaş, Muhabbet ve Mârifet, s.146)
Şâir Nesîmî’nin, gülü bir değer ölçüsü olarak ifâde eden şu mısraları da ne kadar güzeldir:
“Seyrimde bir şehre vardım, Gördüm sarayı güldür gül,
“Sultânımın tâcı tahtı, Bağı duvarı güldür gül.
“Gül alırlar gül satarlar, Gülden terâzi tutarlar,
“Gülü gül ile tartarlar, Çarşı pazarı güldür gül..”
Gül ismi, Allah dostlarından bazıları için tâc isim olarak da kullanılmıştır. Onyedinci asırda yaşamış Hakk dostlarından Misâli Baba, Bağdat Seferi sırasında kendisini ziyârete gelen Dördüncü Murat Hân’a, kış mevsimi olmasına rağmen, kerâmet olarak koynundan, açılmış tâze bir gül çıkarıp vermesi sebebiyle, Gül Baba lakabı ile anılmıştır. (Evliyâlar Ansiklopedisi, c.8, s.253)

Toplam 192 sayfa, 170. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030168169170171172180190...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.