DİYANET MBST SINAVINA HAZIRLIK KURAN-TEFSİR BİLGİLERİ-8

125-Kur’an-ı Kerim’in Hz. Muhammed’e İndirilişiyaklaşık 23 yıl sürmüştür.
126-Kuran 610 yılı Ramazan Ayının 27. Gecesi (Kadir Gecesi) HİRA MAĞARASINDA vahiy olarak gelmeye başlamıştır.
127-İlk Gelen Ayet:“Yaratan Rabb’inin Adıyla OKU…”Alak sûresi, 1. ayet
128-Son Gelen Ayet:“…Bugün sizin için dininizi olgunlaştırdım, size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İSLAM’ı seçtim..”Mâide Sûresi, 3.ayet
129-Mekke Döneminde gelen ayetlerin
Genel özellikleri:
1. İnaçla ilgili ayetler geliyordu
2. Allahın varlığı ve birliği, Tevhid inancı
3. Ahiret hayatı hakkında
4.Ahlak ilkeleri
5. Geçmiş peygamberlerin kıssaları (hikayeleri) -Medine Döneminde gelen ayetlerin
Genel özellikleri:
1. İbadetler ile ilgili ayetler geliyordu
2. Haramlar ve Helaller
3. Toplumsal kurallar ile ilgili ayetler
4. Günlük hayatı düzenleyen kurallar
5. İnsanlar arası ilişkiler
130-Mukabele:Karşılıklı olarak Kur’an okumak (Bir kişinin okuyup diğerlerinin takip etmesine mukabele denir.)
131-Hatim :Kur’an’ı baştan sona okuyup bitirmek
132-Mushaf :Kur’an ayetlerinin iki kapak arasında toplanmış haline MUSHAF denir
133-Hafız :Kur’an’ı baştan sona ezberleyen kişiye HÂFIZ denir.
134-Vahiy Kâtibi Peygamberimize gelen vahiyleri yazmakla görevli olan sahâbelere VAHİY KÂTİBİ denir.
135-Kur’an ilk defa Hz. Ebubekir’in Halifeliği Zamanında toplanarak kitap haline getirilmiştir
136-Kur’an hangi halife Hz. Osman’ın Halifeliği zamanında çoğaltılmaya başlandı.
137-Ayet ve surelerin Kurandaki sıralaması Yüce Allah’ın bildirmesiyle olmuştur.
138-Kur’an ,Allah tarafın’dan Hz. Muhammed’e (SAS) gönderilmiştir.
139-Kur’an’ın özellikleri:Son ilâhî kitaptır. Evrenseldir. İndirildiği günden itibaren yazılmıştır
140-Kur’an –ı Kerim,İnsanları doğru yola ulaştırmak için gönderilmiştir.
141-KUR’AN-I KERİM’İN İÇ DÜZENİ:Kur’an-ı Kerim Ayet, Sure ve Cüz’lerden Oluşur
142-Ayet :Kur’an-ı Kerimin her bir cümlesine AYET denir.
143-Sure :Kur’an’ın ayetlerden oluşan her bir bölümüne SÛRE denir
144-Cüz : Kur’an-ı Kerimin 20 sayfadan oluşan herbir bölümüne CÜZ denir.
145-HİZİB: Bir Cüz’ün 5 sayfadan oluşan dört bölümünden biridir
146-Kuranın ilk gelen Ayeti; Alâk suresinin 1. Ayeti (OKU! Yaratan Rabb’inin adıyla oku )
147-Kur’an’ın son gelen Ayeti: Mâide suresi’nin 3. Ayeti (Bugün sizin için Dininizi tamamladım)
148-Kuranın en kısa Suresi; KEVSER (3 Ayettir) En uzun suresi; BAKARA (286 ayettir)
149-Kuranda yaklaşık; 6.666 Ayet, 114 Sûre, 30 Cüz Vardır.
150-Mekkede vahy’edilen ayetlere MEKKÎ, Medinede inen ayetlere MEDENİ denir.

DİYANET MBST SINAVINA HAZIRLIK KURAN-TEFSİR BİLGİLERİ-10

151-Sahâbeden, Kur’ân tefsirine dair en çok rivâyette bulunan ve tefsir alanında ün kazanan kişiler:
a. Ali b. Ebî Tâlib (40/660).
b. Abdullah b. Mes’ûd (32/652).
c. Ubeyy b. Ka’b (30/650).
d. Abdullah b. Abbâs (68/687).
e. Ebû Musa’l-Es’arî (44/664).
f. Zeyd b. Sâbit (45/665).
g. Abdullah b. Zübeyr (73/692)
152-Sahâbe içerisinde tefsirle ilgili yapılan nakil ve dirâyet açısından ilk sırayı Abdullah b. Abbâs almaktadır.İbn Mes’ûd O’nun hakkında: “ İbn Abbâs Kur’ân’ın tercümanıdır.” demistir.İbn Abbâs’tan sonra tefsirde adından en çok söz ettiren sahâbi, İbn Mes’ûd ve Ubeyy b. Ka’b’tır.
153-Tefsir Tarihi:Baslangıçtan zamanımıza kadar, lügat, belâgat, edebiyat, nahiv, fıkıh, mezhep, felsefe, tasavvuf ve daha pek çok açıdan tefsirler meydana getirilmis, bu çesitli alanlardaki tefsirlerde farklı usuller ortaya çıkmıstır. Sözü edilen bu faaliyetler, tefsire yönelik bir târih süreci olusturmaktadır ki, buna da “Tefsir Târihi” denilmektedir.
154-Tefsir :“Tefsir; insan gücünün yettiği kadarıyla Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın murâdını arastıran bir ilimdir”.
155-Te`vil :Mâturîdî “Tefsir: Ayetten murat olunan mânânın öyle olduğunu kesin olarak söylemek ve o mânânın kastedildiğine Allah’ı sahit tutmaktır. Bu sekilde yapılan tefsir, sayet kesin bir delile dayanıyorsa sahihtir; dayanmıyorsa, yasaklanmıs olan re’y tefsiridir. Te’vil ise: Kesin kaydıyla söylemeden ve Yüce Allah’ı sahit tutmadan, ayetin muhtemel olduğu mânâlardan birini tercih etmektir.”
156-Tercüme Sözlükte; “bir kelâmı, bir dilden baska bir dile çevirmek”, “bir sözü diğer bir dilde tefsir ve beyân etmek”, “bir lafzı, kendisinin yerini tutacak bir lafızla değistirmek” gibi mânâlara gelirse de, bu kelimenin bundan baska mânâları da vardır.
157-Meâl Kur’ân-ı Kerim’in lafzî olarak tam bir tercümesi yapılamayacağına göre, O’nu sadece aslına yakın bir sekilde ifâde etmeye çalısılmıs ve buna Kur’ân’ın tercümesi denmekten kaçınılmıs, tercüme yerine meâl lafzı kullanılmıstır. Istılahta, bir sözün mânâsının her yönü ile aynen değil de, biraz noksanı ile ifade edilmesine meâl denir. iste Kur’ân-ı Kerim tercümesi için kullanılan meâl kelimesi, O’nu, aynen tercümeye imkân olmadığına, daha doğrusu yapılan iste bir eksikliğin mevcut olduğunu belirtmek içindir.
158-“Tefsir; insan gücünün yettiği kadarıyla Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın murâdını arastıran bir ilimdir
159-Dirâyet tefsiri ise; Arap dili ve edebiyâtı, dinî ve felsefî ilimler ile çesitli müspet ilimlere dayanan tefsirdir. Bu usûl ile yapılan tefsire de “dirâyet tefsiri”veya “rey ile tefsir” ya da “ma’kûl tefsir” denir.

DİYANET MBSTSINAVINA HAZIRLIK  KURAN-TEFSİR BİLGİLERİ -11

160-En meshur rivâyet tefsirleri ve müellifleri şunlardır.
1. İbn Cerîr et-Taberi (Câmiu’l- Beyân an Te’vîli Âyi’l- Kur’ân.)
2. İbn Ebî Hâtim(Tefsiru’l- Kur’âni’l- Azîm Musneden an Rasûlillâhi ve’s- Sahâbeti ve’t- Tâbiîn.)
3. Ebu’l- Leys Semerkandî (Tefsiru Ebi’l- Leys.)
4. el-Vâhidî (el-Vecîz fî Tefsiri’l- Kur’âni’l- Azîz.)
5. el-Begavî (Meâlimu’t- Tenzîl.)
6. İbn Atiye (el-Muharraru’l- Vecîz fî Tefsiri Kitâbi’l- Azîz.
7. İbn Kesîr (Tefsiru’l- Kur’âni’l- Azîm.)
8. Celâluddîn es-Suyutî ( ed-Dürrü’l- Mensûr fi’t- Tefsir bi’l- Me’sûr)
b. İcmâlî Tefsir:Kur’ân âyetlerinin icmâlî olarak (kısaca) tefsir edilmesidir. Bu metotla yapılan tefsire, daha çok radyo ve televizyon konusmalarında rastlanır.Bu çesit tefsire; Celâleyn tefsiri, Ferîd Vecdî’nin Tefsiru’l- Kur’âni’l- Kerim ve Mucemmeu’l- Buhûsi’l- İslâmiyye’nin hazırladığı Tefsiru’l- Vasît’i misâl olarak zikredebiliriz.
c. Mukâren Tefsir (Karsılastırmalı Tefsir):Müfessir tefsirini yapacağı âyetin tefsiri için daha önce yazılan tefsirlere mürâcaat eder. Müfessirlerin değisik tefsir metotları ile yaptıkları tefsirlerini karsılastırır. Bu görüsler içinde itimat ettiği görüsü alır, tercih etmediği görüsleri terkeder.Âlûsî’nin “Rûhu’l- Meânî” tefsiri mukâren tefsire örnek olarak gösterilebilir.
161-Dirâyet tefsiri; rivâyetlere münhasır kalmayıp Arap dili ve edebiyâtı, dînî ve felsefî ilimler ile çesitli müspet ilimlere dayanılarak yapılan tefsirdir. Bu kaynaklarla yapılan tefsire de “dirâyet tefsiri” veya “re’y ile tefsir” ya da “ma’kûl tefsir” denir.
-Dirâyet tefsiri kendi arasında ikiye ayrılır:
1. Mutlak Dirâyet Tefsiri. Kendisinde muayyen bir görüsün meselâ; sûfî, felsefî veya fennî görüsün hâkim olmadığı dirâyet tefsiridir. Simdi de bu tarzda yazılmıs birkaç önemli mutlak dirâyet tefsir ve müfessirlerini zikredelim:
1. Fahruddin er-Razî (Mefâtîhu’l- Gayb (Tefsir-i Kebîr).
2. Kâdî Beydavi (Envâru’t- Tenzîl ve Esrâru’t- Te’vîl.)
3. Nesefî( Medârikü’t- Tenzîl ve Hakâkiku’t- Te’vîl.)
4. el-Hâzin(Lübâbu’t- Te’vîl fî Meâni’t- Tenzîl.)
5. Ebu Hayyân el-Endelûsî (el-Bahru’l- Muhît.)
6. Hatîb Sirbînî (es-Sirâcü’l- Münîr.)
7. Ebussuûd Efendi ( İrsâdü’l- Akli’s-Selîm İlâ Mezâye’l- Kur’âni’l-Kerim.)
2.Mukayyed Dirâyet Tefsiri:Mukayyed Dirâyet Tefsiri kendi arasında bazı bölümlere ayrılır:
a. Tasavvufî/Sûfî Tefsir( 1. Nazarî Sûfî/Tasavvufî Tefsir. 2.İsârî veya Amelî Tefsir.)
b. Felsefî Tefsir.
c. Fıkhî Tefsir.
d. Fennî Tefsir.
e. Edebî-İçtimaî Tefsir( 1. Edebî Tefsir. 2. İçtimaî Tefsir.)
f. Lügavî Tefsir.
g. Târihî Tefsir.
h. Fırka Tefsirleri.
ı. İlhâdî Tefsir.

PEYGAMBER EFENDİMİZİN YAŞATILMASI GEREKEN SÜNNETLER

1- Hacamat yaptırmak (Kan aldırmak)
2- Kuşluk, Evvabin, Teheccüd, Tahiyyet-ül-mescid, tesbih namazı kılmak,
3-İstişare ve istihare yapmak,
4- Aksırınca Elhamdülillah demek.
5-Aksıranın Elhamdülillah deyince duyanın Yerhamükellah demesi,
6-Ödünç verirken iki şahit bulundurmak veya senet yazmak. Buna vacib diyen âlimler de olmuştur,
7- Cuma günü gusletmek,
8- Yatağa abdestli girmek,
9-Ölüm veya kötü bir haber duyunca, (İnna lillah ve innâ ileyhi râci’ûn) demek.
10-Müsafaha etmek
11-Namazları başı açık kılmamak (Erkekler için takke, sarık vs takılmalı)
12-Yolculukta arkadaşlarından birini reis seçmek,
13-Sakal ve bıyık bırakmak,
14-Yatmadan önce saçlara zeytinyağı sürmek,
15-Zemzem suyunu kıbleye dönük ayakta içmek,
16-Tırnağını Cuma günü kesmek,
17-Yatarken sağ tarafına yatmak,
18-Yemeğe tuz ile başlamak,
19-Sofrada sirke bulundurmak, Evde de sürekli sirke bulundurmak. Çünkü bir hadis-i şerifte “sirke giren eve fakirlik girmez” buyuruluyor.
20-Ayakkabıyı giymeden önce ters çevirmek, (içine böcek vs girmişse çıkarılması için)
21-Yemeğe konan sineği kovalamayıp üzerine bastırmak (bir kanadında zehir diğer kanadında panzehir olduğu için ),
22-Her gün ölümü düşünmek,
23-Gözlere yatarken sürme çekmek,(ismid taşından olan sürme),
24-Güneş doğduktan sonra bir miktar uyumak,
25-Biri seslendiğinde seslenene doğru bütün vücudu ile dönmek,
26-Abdest aldığında ve mescide girdiğinde namaz kılmak,
27-Güzel koku sürünmek
28-Oturarak küçük abdest bozmak (Ayakta bozmak tahrimen mekruhtur)ve erkeklerdeki prostat kanserinin başlıca nedeni sünnete uygun abdest bozmamaktan kaynaklanıyor.
29-Yemeği tek bir kaptan yemek ,
30- Elle yenen bir yiyeceği iki parmakla değil de üç parmakla tutarak yemek,
31-Yemekten sonra parmağını yalamak ,
32-Yemekte sağ ayağı dikip sol ayak üzerinde oturmak (Askerde avcı oturuşu) ,
33-Yemekte güzel şeylerden bahsetmek (Yemekte konuşulmaz lafının aslı yoktur)
34-Buğday ekmeğine arpa unu karıştırmak, (şimdi sağlıkçılarda bunu tavsiye ediyor.)
35-Günde iki öğün yemek,
36-Cenaze namazı için tesbih çekmeyi terketmemek,
37-Kabristana selam vermek (Essalamü aleyküm ya ehlel kubur),
38-Camiye Girerken birileri varsa selam vermek yoksa Esselamu Aleyna ve Ala iba dilla hissalihiyn demek.
39-Duş aldıktan sonra çıkarken ayaklarını soğuk suyla yıkamak.
40-Allah Rasulü her gece yatmadan evvel iki elini açarak birleştirir,İhlas,Felak ve Nas surelerini okuyarak ellerinin içine üfler sonra başından ve yüzünden başlayarak üç defa elinin eriştiği kadarıyla bütün vücudunu sıvazlar ondan sonra yatardı. Hz Aişe (r.anha) validemiz, Efendimizin bunu her gece üç defa yaptığını rivayet etmektedir.
41-İki kişi de olsa, farz namazı cemaatle kılmak.
42-Abdest alırken başı kaplama mesh yapmak [Maliki ve Hanbeli’de farzdır],
43-Misvak kullanmak…

28

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ONALTINCI DERS:16

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ONALTINCI DERS:16

1. Vahdaniyet:“Allah’ın zat ve sıfatlarında tek olması, çokluğu reddetmesi, eşi ve benzerinin olmaması”
2. Müstehab:“Yapılması güzel olan şey demektir. Hz.Peygamber’in bazen yaptığı, bazen yapmadığı,ashabının da yapılmasını güzel gördüğü işlerdir.
 3.Cerh: Hadiste ravinin, adalet ve zabt yönlerinden sahip olduğu kusurlu vasıfları dolayısıyla reddedilmesi,
4. Cem-i Takdim:Seferi iken veya ihtiyaç ve mazeret halinde mukim iken öğle ile ikindi namazlarının öğle vaktinde; akşam ile yatsı namazlarının akşam vaktinde birleştirerek kılınması
5.Müttefekün Aleyh: Hadis ıstılahında İmam Buhari ve İmam Müslim’in Camiu’s Sahih adlı eserlerinin her ikisinde de yer alan hadisler,
6. Tertil:“Her harfin hakkını vererek acele etmedenve açık bir şekilde okumak
7. Nasrani:Kuran-ı Kerim’in Hıristiyanlar için kullandığı tabir
8.Veda Haccı Hicret’in 10. Yılında gerçekleşmiştir.
9. el-Mebsut”, adlı eser aşağıdaki fıkıh bilginlerinden Serahsiye aittir.
10. İslam Hukuku’nun temel kaynaklarından olan, “el-Muvafakat” isimli eser İmam-ı Şatıbi
aittir.
11.Fidye:Ramazan ayında oruç tutamayan yaşlıların ve hastaların tutamadıkları oruçları için
verdikleri miktara denir.
12.“Vakfe yapmak” Hac esnasında Arafat dağında bir müddet beklemek

27

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ON BEŞİNCİ DERS:15

Yazar: arafat  | Kategori: KELAM | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ON BEŞİNCİ DERS:15

1- İlmin elde edilebilbe sebebleri insanlar için üçtür.
a-Sağlam duyu b-Doğru Haber c-Akıl
2-Sıfatı Zatiyye
1. Vücud: Var olmak.
2. Kidem: Evveli olmamak; ezelî olmak.
3. Bekâ: Sonu olmamak; ebedî olmak.
4. Vahdâniyet: Birlik. Zâtında ve sıfatlarında tek olup, ortağı yoktur.
5. Muhâlefetün lilhavâdis: Sonradan olanlara hiç benzememek.
6. Kiyam binefsihi: Var olmasında baska bir şeye muhtaç olmamak.
3-Sıfatı Subutiyye:
1.Hayat: Diri olmak. (Allâhü Teâlâ diridir ve dirilticidir.)
2. İlim: Bilmesi olmak. (Allâhü Teâlâ her şeyi, hattâ kalblerde gizlenen niyetleri dahi bilir.)
3.Semi: İşitmesi olmak. (Allâhü Teâlâ her şeyi işitir.)
4.Basar: Görmesi olmak. (Allâhü Teâlâ; karanlik gecede, kara tasin üstünde, kara karıncanın yürüdüğünü görür ve ayağının sesini işitir.)
5.İrâdet: Dilemesi olmak. (Yani irâde sahibidir ki, diler ve ne dilerse onu dilediği gibi yapar.)
6. Kudret: Gücü her şeye yeter olmak. (Allâhü Teâlâ her seye kaadirdir.)
7.Kelâm: Konusması olmak. (Allâhü Teâlâ’nin harf ve sese muhtaç olmadan söylemesi demektir.)
8.Tekvîn: Yoktan var etmek, meydana getirmek, yaratmak.
4- Said;iki cihan da mutluluğu hakeden mümindir.Şaki;iki cihanda rüsvaylığı hakeden küfür ehlidir.
5-Aşerei mübeşşere yani cennetle müşdelenen on sahabi:
* Hz. Ebû Bekr [ö. 634]
* Hz. Ömer [ö. 643]
* Hz. Osman [ö. 655]
* Hz. Ali [ö. 660]
* Hz. Abdurrahman b. Avf [ö. 652]
* Hz. Ebû Ubeyde b. elCerrâh [ö. 639]
* Hz. Talha b. Ubeydullah [ö. 656]
* Hz. Zubeyr b. Avvam [ö. 656]
* Hz. Sad b. Ebi Vakkâs [ö. 674]
* Hz. Said b. Zeyd [ö. 671].
6-Haşr;Öldükten sonra dirilmekNeşr;Dirildikten sonra hesaba çekilip cennet yada cehenneme gitmektir.
7-Sünnî Kelâm ilmi, tarih içinde geçirdiği aşamalar açısından başlıca dört dönemde incelenir. el-Eş’ari ile başlayan ve Gazali’nin hocası el-Cüveyni (ö.478/1085) ile sona eren ilk dönem, Mütekaddimin (Eski Kelamcılar) dönemi olarak adlandırılır. Gazali ile birlikte ikinci dönem başlar. Müteahhirin (Sonraki Kelamcılar) dönemi olarak adlandırılan bu dönemde Kelâm ilmi felsefe ile yoğun bir ilişki içindedir ve bu nedenle “felsefe ile meczedilmiş Kelâm devri” olarak da tanımlanır. Hicrî sekiz Miladi ondördüncü yüzyıl ortalarından başlayarak Miladi ondokuzuncu yüzyılın sonlarına kadar süren üçüncü dönem, Kelâm ilminin duraklama ve gerileme dönemidir. Bu dönemde, önceki kelâmcıların eserlerine yorum ve açıklamalar yazılmakla yetinilmiştir. Kelâm ilmi, on dokuzuncu yüzyılın sonları ile yirminci yüzyılın başlarında yeni bir döneme girdi. Çağın istek ve ihtiyaçlarına cevap verme zorunluluğunun doğurduğu bu yeni dönem Yeni İlm-i Kelâm dönemi olarak anılır.(İ.Ansk))
8-MUTEZİLEDE İNANÇ ESASLARI (USUL-U HAMSE ):Tevhid, Adalet, Va’d (Dünyada güzel ameli olanların ahirette mükafatlandırılması, kötü olanların cezalandırılması ) El-menzile beyne’l menzileteyn (büyük günah işleyenlerin iman ve küfür arasında olması ) ve emr-i bil ma’ruf ve nehyi ani’l munker her Müslüman farz demiştir.
9-Kesb: Maturidilere göre kesb kulun bir şeye azim ve niyet etmesiyle o şeyin hasıl olmasıdır. Eş’ariye göre kesb insanın gücünün iktiranıdır. Yani takdir edilenle birlikte olur.
10-Hüsün-kubuh: Maturidilerde bir şeyin iyi ve kötü olduğunu bilinmesi akılla mahkumdur derler. Eş’ariler ise şer’i dir. Akıl ile idrak olunmaz derler.
11-Maturidilere göre Mürted yeniden, iman etse amelleri avdet etmez. Eş’arilere göre ise avdet eder.
12-BÜYÜK GÜNAH İŞLEYEN:Mutezile’ye göre: Ne mü’min ne de kafirdir.Haricilere’ göre: Kebire hatta sağire bile işleyen kafir olur.Ehl-i Sünnet’e göre: Büyük günah işleyen imandan çıkmaz.
13- Hudus Delili: Alem bütün parçalarıyla hadistir. Her hadis olanın bir muhdise ihtiyacı vardır. Bu alemin bir muhdisi vardır. O da hadis olmayan Vacib-ül Vücud olan Allah’tır. (hadis: var edilen varlık denir.)
14- İmkan Delili: Alem mümkinler topluluğudur. Her mümkin var olabilmek için yokluğuna varlığı tercih edecek bir mureccıhe muhtaçtır. O halde bu alemde var olabilmek için bir mureccihe muhtaçtır. o da Vacib-ül Vücud olan Allah’tır derler
15- Gaye ve nizam delili: Kanat birbirine uygun sebebler ve gayeler manzumesidir. Kainat alim ve akıllı bir illetin sebebidir. O da Cenab-ı Allah’tır.
16-Kabul-ü Amme: Allah fikrinin doğuştan olduğu esasına dayanır.
17-İlmi evvel delili: Her ilim bir önceki alimden öğrenilmiştir. Böylece sıralanınca en başta bir alim zata gerek vardır O da Allah’tır.

27

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ON DÖRDÜNCÜ DERS:14

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ON DÖRDÜNCÜ DERS:14

1-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in annesinin ismi Amine.
2-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in süt annesinin adı Hz. Halime.
3-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in süt kardeşinin ismi Şeyma.
4- Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dedesinin adı Abdulmuttalip.
5-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in babasının ismi Abdullah.
6-Ehli Beyt,Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in aile fertleri ve bunların soyundan gelenlere denir.
7-Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 40 yaşında peygamber oldu, 23 yıl peygamberlik yaptı.
8- Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dedesinin vefatından sonra büyüten amcası Ebu Talip.
9-Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye 622 yılındahicret etti.
10-Hicri takvim ,Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve aya göre hesap edilen takvimdir. Hz. Ömer (r.a.) başlatmıştır.
11-Şehit olduktan sonra meleklerin yıkadığı sahabe Hanzala (r.a.)

27

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ON ÜÇÜNCÜ DERS:13

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ON ÜÇÜNCÜ DERS:13

1- Kibirlenmek, gururlanmak, büyüklük taslamak çok kötü bir huydur. Allahu Teala bir kimseye, imtihan için, mal, mülk, evlad, mevki, makam vs. gibi türlü nimetler ve zenginlikler vermiş olabilir. O kimse bu nimetlere şükretmeli, asla gurura, kibre kapılmamalıdır.
2- İki yüzlülük, İslamın şiddetle menettiği huylardandır. Sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır:
Ebu Hüreyre (r.a.) Resulullah’ın (a.s.m.) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor. “İnsanların en kötüsü, şunlara bir yüzle, bunlara da başka bir yüzle davranan iki yüzlü kimsedir.” (Buhari, Edeb, 52)
Mevlana Hazretleri bu gibi kimseleri ikaz için şöyle demektedir:
“Ya olduğun gibi görün,
Ya göründüğün gibi ol.”
3- Riyâkarlık :İş, söz ve davranışlarda gösterişe yer verme; bir iyiliği veya salih bir ameli Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle değil, insanların beğenisi için yapma. Bu davranışta bulunan kimseye riyakâr veya müraî denir.
4- Cimrilik:Cimrilik; Harcanması gereken malı sarfetmekten kaçınmak, para ve malı çok sevdiğinden dolayı, başkasına bir şey vermekten çekinmektir. Cimrilik, İslamın şiddetle menettiği çok kötü bir huydur.
5- Yalan, kişinin gerçeği saklayıp bildiğinin aksini söylemesidir. Gerek yalancılık ve gerek sözünde durmamak, çok kötü, çok çirkin bir huydur. Müslüman her zaman doğru söylemeli ve doğru olmalıdır. Yalancılık ve sözünde durmamak “münafıklık alametlerinden”dir.
6- Küçümsemek ve Alay Etmek :Bir Müslümanı küçümsemek, onu küçümsercesine konuşmak ve o şekilde davranmak çok çirkin bir huydur. Renk, ırk, soy-sop, servet, mevki-makam vs. gibi durumlar “üstünlük” vesilesi değildir. Bu gibi durumları ölçü edinerek bir başkası küçümsenemez. Amelleri küçümsemek de böyledir.
7- Rüşvetle ya hak edilmeyen bir menfaat ele geçirilmekte veya başkasının hakkına tecâvüz edilmektedir.
8- Küslük, dargınlık; kardeşlik duygusunu törpüleyen birliği ve dirliği zedeleyici çok kötü bir huydur. İslâm’da dargınlık hâli, müminler arasında herhangi bir konuda ihtilâf edilebileceği kabul edilerek geçerli sayılmış; ancak bu hâlin üç günü geçmemesi gerektiği emredilmiştir. (Buhârî, Edep, 57, 62; Müslim, Birr, 23, 25).
9- AHLAK’IN TANIMI: Sözlük anlamı; yaratılış mayası, yerleşmiş huy… Terim anlamı; Kişinin DOĞUŞTAN getirdiği, zorlanmayıp İSTEYEREK ve SÜREKLİ yaptığı İYİ ve GÜZEL DAVRANIŞLARA ahlak denir. Örn: Dürüstlük, cömertlik, v.b.
10- Güzel huylara ve bunların güzel meyve ve neticelerine: “Ahlak-ı Hasene, Ahlak-ı Hamide, Mehasin-i Ahlak, Mekârim-i Ahlak (Güzel Huylar)” adı verilir. Aksine çirkin huylara ve bunların meyvelerine de: “Ahlak-ı Kabiha, Ahlak-ı Zemîme, Mesavi-i Ahlak, Rezail-i Ahlak (Çirkin huylar)” denir. Örnek: Edeb, tevazu, kerem, birer güzel huy eseridir. Sefahat, kibir, cimrilik de birer çirkin huy eseridir.
11- Ahlak ilmi, nezarî ve amelî ahlak diye iki kısma ayrılır.
Nazarî Ahlak: Ahlak esaslarına ve kanunlarına ait görüşleri ve fikirleri gösterir.
Amelî Ahlak: Ahlakla ilgili görevlerin nelerden ibaret olduğunu bildirir.
Konarsan güle kon, dikene konma
Eski düşmanların dost olur sanma
Köroğlu
Etme âr öğren, oku ehlinden
Her şeyin ilmi güzel cehlinden.
Nâbî
Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol,
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!
Mehmet Âkif-

27

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ON İKİNCİ DERS:12

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ON İKİNCİ DERS:12

1-Günah,farsça bir kelime olup,dinde suç sayılan ,Allahın yasak ettiği söz ve davranışlar, demektir.
2-Riba(Faiz) helal olmayan bir kazançtır ve büyük günahlardandır.
3-İslam,silm kökünden gelir.Silm ise barış ve selamet demektir.
4-İftira, bir kimsenin yapmayacağı bir şeyi yaptı demek, söylemediği bir sözü söyledi demektir.
5-Zulüm, adaletin karşıtı olan bir kavramdır,haksızlık demektir.
6-Hased sözlükte çekememek demektir.Dindeki anlamı ise , başkasında olan herhangi bir varlığın ondan alınıp kendisine verilmesini istemektir.
7-Hasedin bir çeşidi daha vardır ki, buna Münafese denir.İmrenme.
8-Zan, sebepsiz yere başkasını suçlamaktır.
9-Gıybet, bir kimsenin arkasından hoşlanmayacağı bir şey söylemektir.
10-İsraf, haddi aşmaktır.Mal veya imkanları meşru olmayan amaçlar için saçıp savurmaktır.
(Örnek Vaazlar-2,Diyanet yayınları)

27

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ON BİRİNCİ DERS:11

Yazar: arafat  | Kategori: KELAM | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ON BİRİNCİ DERS:11

1-Tevrat, Zebûr, İncil ve Kur’ân-ı Kerim; Bu dört büyük kitap, sırasıyla Hz. Mûsâ, Hz. Dâvud, Hz. İsa, Hz. Muhammed peygamberlere gelmiştir.
2-Münafık: Kelime-i Tevhidi kalp ile tasdik etmediği (gönülden inanmadığı) halde, bunu
3- İhsan:Allah’a, sanki O’nu görüyormuş gibi ibâdet etmeye ihsan verilir.
4-Kıyamet:Lügatta “kalkmak, dikilmek, ayaklanmak, doğrulmak ve dirilmek” anlamına gelen, terim olarak İslâm inancında, evrenin düzeninin bozulması, her şeyin altüst olarak yok olması ile ölen tüm insanların yeniden dirilerek ayağa kalkması olayını dile getiren Kur’ânî kavraı
5-Tevekkül:Âcizliğini kabul edip Allah’a güvenip dayanma, O’nun hükmünün mutlaka meydana geleceğine kesin olarak inanma ve alınması gereken tedbirleri alma anlamındadır.
6-Ecel: Lügat anlamı; belli bir zaman parçası ve bu parçanın sonu, vakit ve son demek olan; terim olarak, insanın veya herhangi bir canlının, kendisine tâyin edilen ömür ve ömrün son bulması anlamına gelen Kur’an kavramıdır.
7- Müteşabih:Kur’an’da bazı âyetler vardır ki, mânâlarını en doğru olarak sadece Allah bilir. Derin bilgi sahipleri ise, onlar hakkında ayrıntıya girmek istemezler ve yanlış konuşmaktan Allah’a sığınırlar. Hükmü kesin olmayan bu âyetlerde acziyetlerini kabul edip mânâ zorlamasına gitmezler. Kur’an’daki bu türden âyetlere müteşabih adı verilir.
8 – İbadet:Sözlükte; itaat etmek, boyun eğmek, tevazu göstermek, bağlanmak ve hizmet etmek anlamlarına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
9-Berzah:Ölümle başlayıp yeniden dirilinceye kadar devam edecek hayat.
10-ESHAB-I FİL: Bir çok fil ile Mekke’yi yıkmaya gelen Yemen Valisi Ebrehe’nin ordusu Müzdelifeden sonra gelen Meşari Haramın yakınlarında Batn-ı Muhassır denilen yerde helak edilmiştir.
11-FİDYE: Yaşlanıp ölene kadar Ramazan veya kazaya kalmış oruçlarını tutamayanın veya iyi olmasından ümit kesilen hastanın (zengin ise) tutamadığı oruç karşılığında fakirlere vermesi gereken bedel.
12-HİRA MAĞRASI: Cabel-i Nurdaki(Nur Dağındaki) mağara. Peygamberimize İlk Vahiy bu mağarada inmiştir.
13-HÜCRE-İ SAADET: Medine-i münevverede Peygamber Efendimizin kabr-i şerifi. (Burada Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer de medfundur.)
14-KUBBE-İ HADRA: Medinedeki Mescidi Nebide Peygamber Efendimizin kabrinin üzerindeki yeşil kubbe.
15-MESCİD-İ HARAM: Beytullahın(Kabenin) etrafındaki Mesciddir.Kabede namaz kılınan her yer Mescid-i Haram’dır.
16-MESCİD-İ KUBA: Peygamberimizin Hicret esnasında , Medine’ye 3 Km. uzaklıktaki Kuba köyünde yaptırdığı mescid.
17-SALAVAT-I ŞERİFE: Peygamberimiz için okunan dualar. Allahümme Salli ve Allahümme Barik duaları…. “Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammed….” demek.
18-ŞEBEKE-İ SAADET: Hücre-i Saadetin dış duvarı etrafına yerden Mescid-i Nebi’nin tavanına kadar yükselen demir parmaklık.

19-Tastik ve İnkâr bakımından İnsanlar :1-Mü’min ,2-Kâfir,3-Münafık ,4-Müşrik

20-Esmâ-i Hüsnâ : İsmin çoğulu olan esmâ kelimesi ile, “en güzel” anlamındaki hüsnâ kelimesinin oluşturduğu bir sıfat tamlaması olan esmâ-i hüsnâ (el-esmâü’lhüsnâ), yüce Allah’ın bütün isimleri için kullanılan bir terimdir.

 

27

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ONUNCU DERS:10

Yazar: arafat  | Kategori: iTiKAT | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ONUNCU DERS:10

1-Akaid ilminin tanımı,Dinde inanılması ve reddedilmesi gereken esasları konu alan ilim dalına Akaid denir.
2- Din kelime anlamı olarak “yol, şeriat, itaat, millet” mânâlarına gelir? b) Din
3-Vahdâniyyet” sıfatının tanımı:Allah Teâlâ, sonradan varolmuş hiçbir şeye benzemez.
4- Tabiat olaylarını düzenleyen melek,Mikail Aleyhisselam.
5-Kiramen Katibin:İnsanların sağ ve sol omuzlarında bulunup onların sevaplarını ve günahlarını yazan meleklerdir.
6-Vahiy:Allah tarafından doğrudan doğruya veya elçi aracılığı ile peygamberlere bildirilen ve kesinlik ifâde eden bilgilere denir.
7-Kur’ân-ı Kerim’i toplayıp kitap haline getiren Hz. Ebû Bekir
8-Din Üstünlüğü kabul edilmiş, kanun ve kurallarla belirlenmiş olan dünya görüşü ve hayat biçiminedir.
9-İmanın sözlük mânâsı olarak; “tasdik etmek, kabul etmek, onaylamak” anlamlarına gelir?
10-Suhuf birkaç sayfadan oluşan kitaplara verilen isimdir.
11- Malik Cehennem meleklerinin başındaki meleğin ismidir.
12- Fetanet:Peygamberlerin “zeki ve akıllı olmaları” diye tarif edilen sıfata verilen isimdir.
13-Allah (c.c) insanlara 25 tane peygamber göndermiştir
14- Şefaat:Âhiret günü, günahı sevâbından fazla olduğu için cehenneme girme durumundaki günahkâr müslümanlar için Allah’ın râzı olduğu ve izin verdiği kimseler tarafından ve yine Allah’ın izin verdiği kişilere yönelik Allah’a yalvarmak ve onların affedilip Allah’ın izniyle cennete girmelerini sağlamaya denir
15- Allah emrettiği zaman kıyâmetin kopması ve ikinci olarak da ölülerin dirilmesi için “Sûr”a üfürecek olan melektir.

26

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER DOKUZUNCU DERS:9

Yazar: arafat  | Kategori: iTiKAT | Yorum: Yok
DİNİ  BİLGİLER DOKUZUNCU DERS:9

1-İlmi Kelâm: İslam kanunu üzerine Cenabı Hakkın zat ve sıfatından, risalet ve nübüvvetten, mebde’ ve meâd itibariyle kâinatın hallerinden bahseden ilimdir.

2-İlmi Kelâm Zat-ı İlahi ve Sıfât-ı İlâhiden bahseder.

3-Gaye ve maksadı: Dünya ve Ahiret saadetine ulaşmaktır.

4-İslam’da Kelâm ilmi akıl yolu ile ve İslâmî deliller ile İslam itikadını ortaya koymaya çalışan ilim dalıdır.

5-Önceleri İlm-i Tevhid ve İlm-i Sıfat olarak adlandırılmıştır.

6-İmam-ı A’zam ebu Hanife (r.h) Fıkh-ı Ekber isimli eserinde Ehl-i Sünnet görüşlerini savunmuştur.
7-Mutezile mezhebinin kurucusu Vasıl bin Ata; İbrahim Nazzam, Ebu Huzeyl gibi mezhebin ileri gelenleri Kelâm sahasından ilk eserleri verdiler. Bu devirde Ehl-i Sünnet görüşlerini Tevhid ilmi, Ehl-i Sünnet dışındakilerde görüşlerini Kelâm ilmi adı altında açıklamışlardır. Bu devir 10.yy.a kadar sürmüştür.
8-İmam Ebu Mansur Muhammed Matüridi tarafından Ehl-i Sünnet vel Cemaat mezhebinin ikinci itikad mezhebi olan Maturidiyye kuruldu. Maturidiyye, Rafıza ve Karamıta gibi bozuk mezheplerle mücadele etti.
9-İlmi Akaid’de telif edilen eserlerden en meşhurları ise Necmüddin Ömer un-Nesefi in eseridir. Bu esere birçokları tarafından şerh ve haşiyeler yazılmıştır. Bilhassa Sa’deddin Mes’ûd Bin Ömer (Allâme-i Teftâzânî) tarafından yazılan Şerh-i Akaid meşhurdur.
10-Ömer un-Nesefî: İsmi; Necmüddin Ebu Hafs Ömer bin Muhammed’dir.İlminin çokluğu ve cinlere de fetva vermesinden dolayı “Müftiyüs Sekaleyn” unvanı verildi.
11-Doğru haber iki çeşittir.

1. Mütevatir haber: Yalan üzerine ittifak etmeleri (birleşmeleri) mümkün olmayan bir topluluğun verdiği haberdir
2. Mucize göstererek peygamber olduğunu ispat etmiş Resullerin vermiş olduğu haberdir. Bu haber, delili ile bilgiyi gerektirir. (yani bu şekilde elde edilen bir bilgi delile dayanmalıdır.)
12-Mucize: Kendisinin Allah tarafından gönderilen bir resul olduğunu iddia eden kişinin doğruluğunu göstermek maksadı ile alışılagelmiş olan şeylere zıt bir hâli göstermesidir.
13-Kelam ilminin, ilahiyat, nübüvvat ve sem’iyyat olmak üzere üç ana eksen etrafında şekillendiği görülmektedir. Bu ana eksenlerden hareketle, Kelam ilmi şu şekilde tanımlamaktadır: “Kelam ilmi, Allah’ın zatından ve sıfatlarından, peygamberlik ve risalete ilişkin konulardan, başlangıç ve son itibariyle yaratılmışların hallerinden İslam ilkeleri üzere söz eden bir ilimdir” Bu tanımda yer alan “İslam ilkeleri üzere” ifadesi, herhangi bir kelami faaliyetin Kur’an’a dayanmasının gerekliliğine işaret eder.
14-Kelam ilminin temel amacı,İslam’ın ilke ve inançları ile ilgili ortaya çıkabilecek şüphe ve tereddütleri akıl ve vahiyden hareketle gidermektir. Bu bağlamda Kelam, Kur’an’da ifade edilsin veya edilmesin akli kanıtlara dayanarak İslam’ın temel inanç ve ilkelerini tespit edip savunmaya çalışan bir ilimdir.
15-Kelam Biliminin sorunları tartışılırken dayandığı kaynaklar, kapsam, amaç ve yöntem dikkate alındığında Kelamı şu şekilde tanımlamak mümkündür: İslam dininin iman ve eyleme ilişkin esaslarını, Kur’an’dan hareketle belirleyen, bunları aklen temellendiren ve karşıt fikirlere karşı savunan bir disiplindir.
16-Akaid ilmi, dinin pratik hükümlerini değil de, teorik hükümlerini içermektedir.Akaid ilmi, iman esaslarını konu edinirken hem nakli hem de akli yöntemi kullanmıştır.
17-Kelime olarak kader, bir şeyin ölçüsü ve miktarını bildirir. Bu bağlamda o, bir şeyi belli bir ölçüye göre belirleyip yapmak, yaratmak anlamına gelir.Terim olarak kader ise, evrende meydana gelen varlık ve olayların, sebepleri ve şartları ile varlık âlemine gelecekleri zaman ve mekânlarıyla birlikte, her şeyin Allah tarafından belirlenmesi ve bir düzen içinde tertip edilmesi diye tanımlanır. Bu tanıma göre kader, kâinatın belli bir düzene göre yaratıldığını ifade etmektedir.
18-Allah’ın kelâm sıfatına ilişkin tartışmalar, büyük günah ve kader konularında olduğu gibi, İslâm’ın erken dönemlerinde başlamıştır.
19-Önemli Bazı Şiî Fırkalar: Keysâniyye, Zeydiyye, İmamiyye, Gulât, İsmâiliyye (Bâtıniyye)
20-Mu’tezile’nin Beş Temel İlkesi
– Tevhid
– Adalet
– Va’d ve Vaîd
– el-Menzile beyne’l-Menzileteyn
– Emr-i bi’l-Ma’rûf ve’n- Nehy-i ‘ani’l-Münker
21-Ehl-i Sünnet, Hz. Peygamber ve ashabının İslam yorumlarını kabul edenlere nisbetle, onları ifade etmek üzere oluşturulmuş bir kavramdır.

26

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER SEKİZİNCİ DERS:8

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER SEKİZİNCİ DERS:8

1-Peygamberimiz Medineye geldiklerinde bu şehirde iki büyük kabile vardı.Bu iki büyük kabilenin adları ,Evs ve Hazrec kabileleri.
2-Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Zübeyr, Abdurrahman ibni Avf gibi değerli insanlar ilk müslüman olanlardır. Bunların hepsine birden Es-Sabikunelevvelun denir.
3-Ensar; Medinenin yerlisi olan Müslümanlardır. Muhacir; Mekkeden Medineye dinini yaşamak ve yaşatmak için her şeyini terk ederek hicret eden Müslümanlardır.
4-Gaza; Peygamberimizin bizatihi kendisinin katıldığı askeri harekata denir. Seriyye; Peygamberimizin katılmadığı Ashabının birisinin komutasında gönderdiği askeri birliklerin gerçekleştirdiği askeri faaliyetlere denir.
5-Su bulunmadığı için teyemmümün farz kılınması Müreysi gaza esnasında oldu .
6-Mekkenin Fethinin sebebi ,Hudeybiye andlaşmasının bozulması.
9-Zati Sıfatları; a)Vucud: Allah cc. var olması demektir. O, ezeldede var idi gelecektede var olacaktır. b) Kıdem: Allah cc. varlığının başlangıcı olmaması. O, ezelidir, onun varlığının bir başlangıcı bir doğumu yoktur. c)Beka: Allah cc. varlığının sonu olmaması.
O ebedidir, varlığı ölümle, kıyametle veya başka bir şekilde sona ermeyecektir. d)Vahdaniyyet: Allah cc. varlığında ve fiillerinde tek olması. Onun ortağı ve benzeri yoktur. e)Muhalefetün lil Havadis: Allah cc. sonradan yaratılanlara hiç benzemez. O, sıfatlarında ve fiillerinde yarattığı hiç bir şeye benzemez. F)Kıyam bi Nefsihi: Varlığı kendindendir, hiç bir şeye muhtaç değildir. O, başka bir kuvvet tarafından meydana getirilmemiştir.
10-Subuti Sıfatları; a) Hayat: Allah cc. diri olmasıdır. Her şeye can veren ve onları diri kılan Allah cc.’tur. b) İlim:Allah cc. her şeyi bilmesi. O, olmuşu, olacağı, gerek bütün olarak ve gerekse ayrı ayrı, gerek eskiden, gerekse gelecekte her şeyi olduğu gibi bilir. Onun ilmi her şeyi kuşatmıştır. c) İrade: Allah cc.’ın dilemesidemektir. O, yaratmak istediği, öldürmek ve değiştirmek istediğini kendi iradesi ile yapar. O, bir şeyi kendi hikmetine göre diler ve yapar.
d)Kudret: Allah cc. güç ve kuvvet sahibi oluşu. Onun kuvvet ve kudretinin sonu yoktur.
O, bir şeyi irade sıfatı ile diler, ilim sıfatı ile bilir ve kudret sıfatı ile güç yetirir, tekvin sıfatı ile yaratır. e) Semi: Allah cc.’ın işitici olması. O, bütün sesleri işitir. İşitmesinin bir sınırı yoktur.
f) Besar: Allah cc.’ın görmesi. O,her şeyi görür. g)Kelam: Allah cc. konuşması. O, harf veya sese muhtaç olmadan konuşur veya söyler. O, bu sıfatıyla kullarına şeriat göndermiş, emir ve yasaklarını bildirmiştir. h)Tekvin: Allah cc. Yaratması demektir. Bütün varlıkların yaratıcısı odur.

26

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER YEDİNCİ DERS:7

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER YEDİNCİ DERS:7

1-HAREM-İ ŞERİF: Kâfir ve müşriklerin girmesi yasak olan ve canlı mahlukun öldürülmesi men’edilen Mukaddes Kâbe ve civârı.
2-HAREMEYN:İki mukaddes harem. Müşrik ve kâfirlere yasak olan mukaddes Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere.
3-HAREMEYN-İ ŞERİFEYN:Mekke’deki Kâbe ile Medine’deki Ravza-i Mutahhara.
4-HASAN-I BASRİ:(Hi: 21-110) En ileri Tâbiînden olup hadis ve fıkıhta büyük âlimlerdendir. Basra’da medfundur. Mezheb sahibi bir müçtehiddir. Sahabe-i Kiram’dan 130 zat ile görüşmüş, Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Neseî, İbn-i Mace kendisinden hadis nakletmişlerdir.
5-HÂTEM-ÜL ENBİYA:Peygamberlerin en sonuncusu Hz. Muhammed (A.S.M.)
6-HÂTEM-ÜL HÂTEM: Hz. Muhammed’in (A.S.M.) Tevrat’taki ismi.
7-HÜCRE-İ SAÂDET Saâdetli oda. Fahr-i Kâinat Hazret-i Peygamber’in (A.S.M.) odası.
8-BEYTUL-İZZE:İzzet evi anlamına gelen beytü’l-izze, Kur’ân’ın bir bütün halinde indirildiği dünya semasında (yere en yakın gökte) bulunan yerin adıdır.
9-BEYTUL-MAMUR: Sözlükte “îmâr edilmiş ev” anlamına gelen el-beytü’l-ma’mûr; yedinci semada melekler için inşa edilmiş, bir geleni bir daha gelmemek üzere her gün yetmiş bin meleğin ziyaret edip ibâdet ettiği bir mabeddir (Buhârî, Bed’ül-Hak, 6; Müslim, Îmân, 259; Nesâî, Salat, 1; Ahmed, III,149).
10-CEBEL-İ NUR: Nûr dağı demektir. Mekke yakınında yüksek bir dağın adıdır. Hz. Muhammed (a.s.), Peygamberlikle görevlendirilmeden önce dağın adı Hira idi.
11-EHL-İ KIBLE:Kabe’ye doğru yönelerek namaz kılmanın farz oluşunu kabul eden kimseler için kullanılan bir kavramdır.
12-İNZAL VE TENZİL:Kur’ân’ın M. 610 yılında Ramazan ayında Kadir gecesinde toptan dünya semasına, Beytü’l-İzze’ye indirilmesine inzâl, parça parça âyetler hâlinde vahiy yolu ile Hz. Muhammed (a.s.)’e indirilmesine ise tenzîl denir.
13-KÜTÜB-Ü TİSA:Kütüb-i Sitte’ye üç eser ilavesiyle anılan meşhur dokuz hadis mecmuasına verilen isimdir. İlave edilen eserler; Dârimî (ö. 255/868)’nin es-Sünen’i, İmam Mâlik (ö. 179/795)’in Muvatta’ı, Ahmed ibn Hanbel (ö. 241/855)’in el-Müsnedi’dir.
14-ULÜ`L AZM (Ulu Peygamberler):Hz.Nuh.Hz.İbrahim, Hz.Musa, Hz.İsa, Hz.Muhammed Mustafa (sas).
15-ULUMU’L-KUR’AN :Cem’ul-Kur’ân, Esbabu’n-Nüzûl, Mekki ve’1-Medenî, el-Muhkem ve’l-müteşâbih, en-Nâsih ve’1-mensuh vb. gibi Kur’ân-ı Kerîm’le doğrudan irtibatı olan konuları inceleyen ilim. Başka bir ifadeyle; Kur’ân’a hizmet eden veya Kur’an’a dayanan ilimlere ulûmu’1-Kur’ân denir
16-ÜMMEHÂTU’L-MÜ’MİNÎN :Müminlerin anneleri, Hz. Peygamber’in hanımları.
17-ÜMMÜ EYMEN:Ümmü Eymen Üsame`nin annesidir.
18-ÜSTÜVANETÜ`L-VUFUD:Hz.PeygamberinMescid-i Nebi`de elcileri kabul ettigi yer(Heyetler sutunu).
19-VEDA HACCI: :P eygamberimizin ilk ve tek haccidir.
20-VEDA HUTBESİ :Hz. Peygamber’in, hicri 10. yılda yaptığı Veda Haccı’nda sayıları yüz on dört bini bulan hacıya hitaben irad ettiği hutbe.
21VEDA YOKUŞU:Medine`ye inen dik bir yolun tepesidir.Eskiden itibarli kimseler bu tepeye kadar uğurlanırdı.
22-ZARURAT-I HAMSE( BEŞ ZARURİ ŞEY):Bütün dinlerin, korunması üzerine ittifak ettikleri şu beş hususun, aynı zamanda İslâm dininde de, korunması amaçlanmıştır. Bunlar: 1- Canın korunması,2. Malın korunması,3.Aklın korunması,4. Dinin Korunması,5. Neslin korunması.
23-ZELLE:”Peygamberlerin hata ile veya unutarak yaptıklara kusurları, ifade eden bir terim (Aliyyü’l-Karî, Şerhu Fıkhı’l-Ekber, Mısır 1323, 51, 53).Peygamberler aslında günah işlemezler. Onlar “İsmet” sıfatına sahiptirler.

26

Nisan
2012

DİNİ BİLGİLER ALTINCI DERS:6

Yazar: arafat  | Kategori: MSTS | Yorum: Yok
DİNİ BİLGİLER ALTINCI DERS:6

1-BETÛL,Peygamber efendimizin mübârek kızı hazret-i Fâtımâ’nın lakabı.
2-BEYT-İ MA’MÛR:Meleklerin kıblesi. Göklerde meleklerin devâmlı tavâf ettikleri yer, makam.
3-BEYTÜ’L-MUKADDES (Beyt-ül-Makdis):Kudüs’deki Mescid-i Aksâ.
4-BEYTULLAH: Mekke-i mükerremede Mescid-i harâmın ortasında bulunan mukaddes binâ. Kâbe-i muazzama; müslümanların kıblesi; BEYTÜLMÂL:İslâm devleti hazînesi, mâliye teşkîlâtı.
5-Bİ’SET:Gönderme, gönderilme. Bir peygambere peygamber olduğunun bildirilmesi.
Burhân-ı İnnî:İnneli (elbetteli) delîl. Eserden müessire (o eseri yapana), san’attan san’atkâra ve netîceden sebebe götüren delîl. Kelâm (akâid) ilminde daha çok bu delîl kullanılır.
6-CEBEL-İ RAHMET:”Rahmet dağı” mânâsına, Arafat ovasındaki tepe.
7-CEBRÂİL ALEYHİSSELÂM:Dört büyük melekten biri.
8-DENDÂN-I SEÂDET:Peygamber efendimizin Uhud muhârebesinde şehîd olan, kırılan mübârek dişinin bir parçası.
9-EHL-İ BİD’AT:Bid’at sâhipleri. Peygamber efendimizin ve eshâbının bildirdiği doğru îtikâddan (inanıştan) ayrılanlar.
10-EHL-İ KIBLE:Kâbeyi kıble edinenler, müslümanım diyenler.
11-EHL-İ SUFFA:Medîne-i münevverede, akrabâları ve evleri bulunmayan, Peygamber efendimizin mescidinin suffa denilen ve üzeri hurma dallarıyla örtülü bölümünde kalan eshâb-ı kirâm
12-EHL-İ SÜNNET:Îtikâdda (inanılacak şeylerde) ve yapılacak işlerde Peygamber efendimizin ve O’nun Eshâbının (arkadaşlarının) ve sonra gelen müctehid İslâm âlimlerinin yolunda bulunan müslümanlar, sünnîler.
13-EMÂNÂT-I MUKADDESE:İslâm dîni ve târihi bakımından büyük önem taşıyan, Peygamber efendimize ve diğer din büyüklerine âit bâzı mübârek şahsî eşyâ ve hâtıralar. Mukaddes emânetler. Bunlar: Hırka-i Saâdet, Seyf-i Nebevî, Nâme-i Saâdet, Mühr-i Seâdet, Dendân-ı Seâdet, Lıhy e-i Seâdet, Nakş-ı Kadem-i şerîf, Sancak-ı şerîf, Teyemmüm taşı.
14-FÂRÛK:”Doğru ile yanlışı birbirinden ayıran” mânâsına hazret-i Ömer’in lakabı.
15-GASÎL-ÜL MELÂİKE:Melekler tarafından yıkanan; Eshâb-ı kirâmdan Uhud harbinde şehîd olan ve cenâzesini meleklerin yıkadığı Peygamber efendimiz tarafından müjdelenen Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretleri.
16-KÂBE KAVSEYN,Peygamber efendimizin Mîrac gecesinde bilmediğimiz bir şekilde Allahü teâlâya yakınlığından kinâye olan bir tâbir.
17-Kabr-i Seâdet,Peygamber efendimizin mübârek kabr-i şerîfleri. Hücre-i seâdet de denir.
18-KASÎDE-İ BÜRDE:İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberimizi öven meşhûr kasîdesi.
19-NA’T-I ŞERÎF,Peygamberleri ve din büyüklerini öven şiirler. Daha çok Peygamber efendimiz
20-SAHÎHAYN:Kur’ân-ı kerîmden sonra, doğru oldukları, bütün İslâm âlimleri tarafından tasdîk edilmiş olan altı hadîs kitâbından Sahîh-i Buhârî ile Sahîh-i Müslim’in ikisine birden verilen isim.
21-SALVELE:Allahümme salli alâ Muhammed ve benzeri salât u selâm denilen ve Peygamber efendimize okunan hayır duâ.
22-VAHY (Vahiy):Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını, peygamberlerine melek vâsıtasıyla veya vâsıtasız olarak bildirmesi.
23-Vahy-i Gayri Metlûv:Allahü teâlâ tarafından peygamberlerin kalblerine bildirilen vahyi, peygamberlerin kendilerine âit kelimelerle yanındakilere bildirmesi. Hadîs-i kudsî.
24-Vahy-i Metlûv:Cebrâil aleyhisselâmın, Allahü teâlâdan aldığı haberleri getirerek peygamberlere okuması.-Vahy-i metlûvun kelimeleri de, mânâları da Allahü teâlâdan gelmiştir. Kur’ân-ı kerîm vahy-i metlûvdur.
25-VEDÂ HUTBESİ ,Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem hicretin onuncu senesinde yaptığı Vedâ haccı sırasında îrâd buyurduğu (okuduğu) hutbe.

Toplam 193 sayfa, 164. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030162163164165166170180190...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.