6

Mayıs
2012

GÜNCEL ALMANCA-11

Yazar: arafat  |  Kategori: PRATiK ALMANCA  |  Yorum: Yok   |  335 Kez Okundu

lernen : Öğrenmek

Ich lerne : Ben öğreniyorum

Ich lerne / Deutsch : Ben Almanca Öğreniyorum

Ich lerne / Deutsch / heute : Ben bugün Almanca öğreniyorum

Ich lerne / Deutsch / heute / in Frankreich : Ben bugün Fransa’da Almanca öğreniyorum.

reden: konuşmak

redet : O Konuşuyor

Mehmet redet : Mehmet konuşuyor

Ali redet : Ali konuşuyor

Mehmet und Ali reden : Mehmet ve Ali konuşuyorlar

Rıza redet / wie ein Dummkopf : Rıza bir aptal gibi konuşuyor

Rıza redet / wie ein Dummkopf / mit den Kindern : Rıza çocuklarla bir aptal gibi konuşuyor

gehen : Gitmek

gehe : Ben gidiyorum

Ich gehe : Ben gidiyorum

Ichgehe / heute : Ben bugün gidiyorum

Ich gehe / heute / ins Kino : Ben bugün sinemaya gidiyorum

Ich gehe / heute / ins Kino / mit meinen Freunden : Ben bugün arkadaşlarımla sinemaya gidiyorum

Ich gehe / heute / ins Kino / mit meinen Freunden / um 18:00 : Ben bugün 18:00′ de arkadaşlarımla sinemaya gidiyorum

spielen : Oynamak

spielen : oynuyorlar

Ali und Veli spielen : Ali ve Veli oynuyorlar

Die Kinder spielen : Çocuklar oynuyorlar

Sie spielen : Onlar oynuyorlar

Ali und Alper spielen / Foosball : Ali ve Alper futbol oynuyorlar

Ali und Alper spielen / Piano : Ali ve Alper piyano çalıyorlar

Sie spielen / Piano : Onlar piyano çalıyorlar

Die Kinder spielen / Fussball : Çocuklar futbol oynuyorlar

Die Kinder spielen / Fussball / im Garten : Çocuklar bahçede futbol oynuyorlar

Die Kinder spielen / Fussball / im Garten der Schule : Çocuklar okulun bahçesinde futbol oynuyorlar

6

Mayıs
2012

GÜNLÜK ALMANCA-12

Yazar: arafat  |  Kategori: PRATiK ALMANCA  |  Yorum: Yok   |  222 Kez Okundu

ALMANCA’DA SORU CÜMLELERİ
Das ist ein Kind (bu bir çocuktur)
ist das ein Kind? (bu bir çocuk mudur?)
This is a children (bu bir çocuktur)
is this a children (bu bir çocuk mudur?)
Das ist ein Haus (bu bir evdir)
ist das ein Haus? (bu bir ev midir)
This is a hause (bu bir evdir)
is this a hause? (bu bir ev midir?)
das sind Balle (bunlar toptur)
sind das Balle (bunlar top mudur?)

6

Mayıs
2012

GÜNCEL ALMANCA-13

Yazar: arafat  |  Kategori: PRATiK ALMANCA  |  Yorum: Yok   |  321 Kez Okundu

Was ist das?
Bu nedir?

Was ist das? (bu nedir?)

Das ist ein Haus (bu bir evdir)

Was ist das? (bu nedir?)

Das ist ein Auto (bu bir arabadır)

Was ist das?

Das ist ein Buch (bu bir kitaptır)

Ist das ein Buch? (bu bir kitap mıdır?)

Nein, das ist kein Buch (hayır, bu bir kitap değildir)

Was ist das? (bu nedir?)

Das ist ein Heft (bu bir defterdir)

Ist das ein Auto? (bu bir otomobil midir?)

Nein, das ist kein Auto (hayır bu bir otomobil değildir)

Was ist das? (bu nedir?)

Das ist ein Bus (bu bir otobüstür)

Ist das ein Pferd? (o bir at mıdır?)

Ja, das ist ein Pferd (evet, o bir attır)

Ist das eine Katze? (o bir kedi midir?)

Nein, das ist keine Katze, das ist ein Pferd (hayır, o bir kedi değildir, o bir attır)

6

Mayıs
2012

GÜNCEL ALMANCA-14

Yazar: arafat  |  Kategori: PRATiK ALMANCA  |  Yorum: Yok   |  261 Kez Okundu

Das ist ein Haus (bu bir evdir)
Das Haus ist grün (ev yeşildir)
Das Haus ist weiss (ev beyazdır)
Das Haus ist neu (ev yenidir)
Das Haus ist alt (ev eskidir).
Das ist ein Auto (bu bir otomobildir)
Das Auto ist neu (otomobil yenidir)
Das Auto ist grün (otomobil yeşildir)
Das Auto ist gelb (otomobil sarıdır)
Die Blume ist rot (çiçek kırmızıdır)
Die Blume ist weiss (çiçek beyazdır)
Die Blume ist schön (çiçek güzeldir)
Der Stuhl ist alt (sandalye eskidir)
Der Tisch ist gross (masa büyüktür)
Der Mann ist jung (adam gençtir)
Der Student ist faul (öğrenci tembeldir)
Der Stuhl ist grün (sandalye yeşildir)
Die Stühle sind grün (sandalyeler yeşildir)
Die Blume ist schön (çiçek güzeldir)
Die Blumen sind schön (çiçekler güzeldir)
Die Blumen sind rot (çiçekler kırmızıdır)
Die Blumen ist gelb (çiçekler sarıdır)
Die Frau ist jung (kadın gençtir)
Die Frau ist nicht jung (kadın genç değildir)
Die Blume ist rot (çiçek kırmızıdır)
Die Blume ist nicht rot (çiçek kırmızı değildir)
Der Stuhl ist lang (sandalye uzundur)
der Stuhl ist nicht lang (sandalye uzun değildir)
Die Blumen sind schön (çiçekler güzeldir)
Die Blumen sind nicht schön (çiçekler güzel değildir)
Die Studenten sind faul (öğrenciler tembeldir)
Die Studenten sind nicht faul (öğrenciler tembel değildir)
der Stuhl ist neu (sandalye yenidir)
der Stuhl ist nicht neu (sandalye yeni değildir)
die stühle sind neu (sandalyeler yenidir)
die Stühle sind nicht neu (sandalyeler yeni değildir)
ich bin (y’im-y’ım-y’um-y’üm)
du bist (sin-sın-sun-sün)
Sie sind (siniz-sunuz-sınız-sünüz)
er (der) ist (dir-dır-dur-dür)
sie (die) ist (dir-dır-dur-dür)
es (das) ist (dir-dır-dur-dür)
wir sind (y’iz-y’ız-y’uz-y’üz)
ihr seid (sınız-siniz-sunuz-sünüz)
sie sind (dırlar-dirler-durlar-dürler)
ich bin Muharrem (ben Muharrem’im)
ich bin Student (ben öğrenciyim)
ich bin Lehrer (ben öğretmenim)
du bist Lehrer (sen öğretmensin)
er ist Lehrer (o (bay) öğretmendir)
sie sind studenten (onlar öğrencidirler)
sie ist lehrerin (o (bayan) öğretmendir)
du bist Student (sen öğrencisin)
du bist nicht Student (sen öğrenci değilsin)
ich bin Ali (ben Ali’yim)
ich bin nicht Ali (ben Ali değilim)
ich bin nicht Lehrer (ben öğretmen değilim)
du bist Arzt (sen doktorsun)
du bist nicht Arzt (sen doktor değilsin)
bist du Arzt? (sen doktor musun?)
Nein, ich bin nicht Arzt (hayır, ben doktor değilim)
Ja, ich bin Arzt (evet, ben doktorum)
Tuğba ist Lehrerin (Tuğba öğretmendir)
ist Tuğba Lehrerin (Tuğba öğretmen midir?)
Ja, Tuğba ist lehrerin (evet, Tuğba öğretmendir)
Nein, Tuğba ist nicht lehrerin (hayır, Tuğba öğretmen değildir)
seid ihr studenten? (siz öğrenci misiniz?)
Ja wir sind studenten (evet, biz öğrenciyiz)
seid ihr studenten? (siz öğrenci misiniz?)
Nein, wir sind nicht studenten (hayır biz öğrenci değiliz)
wir sind Kellner (biz garsonuz)
sind Sie Türke? (Türk müsünüz?)
Nein, ich bin nicht Türke (hayır Türk değilim)
Sie sind Türke (Türksünüz)
Ja, ich bin Türke (evet, Türküm)

6

Mayıs
2012

GÜNLÜK ALMANCA-15

Yazar: arafat  |  Kategori: PRATiK ALMANCA  |  Yorum: Yok   |  248 Kez Okundu

heute : bugün (hoyte)
morgen : yarin (morgen)

der morgen : sabah

übermorgen : yarindan sonra (übe morgen)

abend : aksam (abind)

almancada r harfleri baskin söylenmez…

heute abend : bu aksam

heute nacht : bu gece (hoyte naht)

morgens :sabahleyin

abends :aksamleyin

das Frühstück : kahvalti (früstük)

das mittagessen : ögle yemegi (yazildigi gibi okunur)

das abendessen : aksam yemegi

der Teller : tabak (tella)

der Löffel : kasik

das Messer : bicak (messa)

die Gabel : catal

das Glas : bardak (tam sözlük anlami cam olarakta geciyor)

die Tasse : fincan

Bis Wann ? Ne zamana kadar?
WIE OFT? Ne sIklIkla?
UM WIEVIEL UHR? saat kacta?
VERZEIHUNG! afedersiniz
AB HEUTE bugünden itibaren
AB SOFORT su andan itibaren
KEINE URSACHE birsey degil
GERN GESCHEHEN memnuniyetle
VIEL GLÜCK! bol sans

bunlar trennbar fiillerdir (ayrilan fiiler) ayrilan kisim sona gider….
Hören : duymak
zu / hören : dinlemek
hör mir zu : dinle
auf / hören : bitmek , kesilmek
Hör auf: yapma , kes artik
Ich bin glücklich…Sansliyim
Ich habe Glück…Sansim var

Ich will immer bei dir sein…her zaman senin yaninda olmak istiyorum
ohne dich kann ich nicht sein…ben sensiz olamam
das nächste mal…bir dahaki sefere
Darf ich etwas fragen?…Birsey sorabilirmiyim?
Ich werde dich nie vergessen…seni asla unutmayacagim
ich glaube dem Gott…ben Allah’a inaniyorum

6

Mayıs
2012

YETERLİLİK SINAVINA HAZIRLIK TEFSİR KONUSUNDA ÖNEMLİ NOTLAR

Yazar: arafat  |  Kategori: TEFSİR  |  Yorum: Yok   |  700 Kez Okundu

1. Meâl :Her yönüyle aynen aktarılması mümkün olmayan bir sözün başka bir dile yaklaşık olarak çevirisidir. Özellikle Kur’an tercümeleri için kullanılmaktadır.
2.Tefsir :Kur’an-ı Kerim’i usûlüne göre açıklamak ve yorumlamak demektir.
3.Mushaf :Kur’an-ı Kerim’in, Fatiha Sûresi ile başlayıp Nâs Sûresi ile bittiği şekliyle iki kapak arasında toplanmış haline mushaf denir.
4. Mukâbele :Kur’an-ı Kerim’i, birinin yüzünden veya ezbere okuması, diğerlerinin de onu takip etmesidir.
5. Tefsir çeşitleri kaçtır ve nelerdir?
Tefsir çeşitleri ikidir;
a- Rivayet tefsiri : Ayet ve hadislerle açıklama yapılan tefsirlerdir.
b- Dirayet tefsiri : Ayet, hadis ve akli, felsefi, güncel yorumlarla yapılan tefsirdir.
6. Hurf’u Seb’a :Kur’an’ı Kerim’in yedi harf üzerine inmesidir.
7. Kur’an’ı Kerim’deki en uzun ayet Bakara suresi 282. Ayetidir.
8. Kur’an’ı Kerim İslam dünyasında 7 kıraat üzere okunmaktadır. Bizim şu anda elimizde bulunan ve okuduğumuz Kur’an’ı Kerim Kıraatı Asım kıraat imamının rivayeti üzerine yazılmıştır
9. Fi zilali Kur’an tefsirinin Müellifi Seyyit Kutup
10. İfk hadisesini açığa çıkaran ayet Nur suresi ayet 11 ve 12.
11. Tıvâl-ı mufassal , Evsât-ı mufassal ,Kısâr-ı mufassal :Tıvâl-ı mufassal; uzun sûrelerdir. “Hücurat” sûresinden “Burüc” sûresinin sonuna kadar olan sûreler bu grupta yer alır. Evsât-ı mufassal; orta uzunluktaki sûrelerdir. Tarık” sûresinden “Lem yekûn” sûresinin sonuna kadar olan sûrelerbu grupta yer alır.Bundan sonraki sûreler de, Kısarı Mufassal’dır.
12. Medine’de son inen sure Nasr
13.Kur’an’da adı en çok geçen peygamber Hz. Musa
14. Kerim’i harekeleme ve noktalama işlemi hangi Emeviler Döneminde
15. Kur’an-ı Kerim’in belgeye dayalı olarak toplanması için kurulan komisyonun başkanı Zeyd bin Sabit
16. Kur’an-ı Kerim’de yaklaşık her beş sahifeden oluşan bölümlere Hizb denir.
17. Kur’an-ı Kerim’i tecvid kaidelerine uymak suretiyle en hızlı okuma şekline Hadr denir.
18. Harflerin mahreç ve sıfatlarına uymak suretiyle, Kur’an-ı Kerim’i hatasız okumayı konu edinen ilme Tecvid ilmi denir.
19. Okuyuş şekilleri:
a) Tahkîk: En ağır okuma şeklidir. Yavaş yavaş, mânâyı düşünerek, bütün tecvît kurallarına uyarak, ruhsatları kullanmadan (meselâ medd-i munfasılı da 4 elif uzatarak) okumaktır.
b) Hadr: Süratli okuma şeklidir. Hatim indirenler, cüz okuyanlar bunu tercih ederler. Bunda yine medd-i lâzım 4, medd-i muttasıl 2 elif uzatılır. Bu ikisinin dışında 1 eliften fazla uzatılanlar ise 1 elif uzatarak okunur.
c) Tedvîr: Tahkîk ile hadr’in ortasıdır. Bunda da mânâ düşünülür.
20. Kıraat-ı Aşere İmamları ve Râvîlerini :
1-İmâm Nâfî (Kalun ve Verş)
2-İmâm İbn Kesîr (El-Bezzî – Kunbul)
3-İmâm Ebû Amr ( Ed-Dûrî- Sûsî)
4-İmâm İbn Âmir (Hişâm-İbn Zekvân)
5-İmâm Âsım (Ebû Bekir Şu´be-Hafs b. Süleyman (Bizim ve Müslümanların çoğunun kıraat imâmı)
6-İmâm Hamza (Halef- Hallad)
7-İmâm Kisâî (Ebû Hâris-Dûrî)
8-İmâm Ebû Ca´fer ( Îsâ b. Verdân-Süleymân b. Cemmâz)
9-İmâm Ya´kûb(Ruveys-Ravh)
10-İmâm Halef (İshâk- İdrîs)
21. Kur’an’ın muhtevası :
1) Îtikâd.
2) İbâdetler.
3) Muâmelât.
3) Ukubât.
4) Ahlâk.
5) Nasîhat ve Tavsiyeler.
6) Va’d ve Vaîd.
7) İlmî Gerçekler.
8) Kıssalar ve Duâlar.
22. Mekkî Sûreler’in özellikleri :Âyetler genelde “Ey insanlar!” hitâbıyla başlar, sûre başlarında kasemler çokça yer alır, önceki peygamberlerin kıssaları anlatılır.
23. Medenî Sûreler’in özellikleri :Âyetler genelde “Ey iman edenler, ey kitap ehli” hitaplarıyla başlarlar; evlilik, mîrâs, cihâd âyetlerini ihtivâ eder, münâfıklardan bahseder
24. Sebeb-i Nüzûl :Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûl (inme) sebebidir.
25. Talebenin hocasına, kıraatten takip ettiği rivâyet ve tarîki okumasıdır.” şeklinde tanımı yapılan kıraat kavramı Arz.
26. Seb’u't-Tıvâl sureler:Bakara, A’râf, Nisâ, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl.
27. Muhkem ayet :Açık ifâdeli âyetlerdir
28. Müteşâbih :Birden fazla anlama gelen ayetlerdir

1.Ayetlerin açıklanmasında başka ayetleri, Hz. Peygamber ve ilk nesil Müslümanlarının açıklamalarını aktarmak suretiyle yapılan tefsire ne ad verilir?
a) Tefsir bi’d-diraye
b) Tefsir bi’r-rivaye x
c) Tefsir bi’l-işare
d) Tefsir bi’r-rey
e) Tefsir bi’l-iktiza
2. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an ilimleri arasında yer almaz?
a) Esbabu’n-nüzul
b) Kur’an’ın Müteşabihleri
c) Cerh ve Ta’dil x
d) Huruf-u Mukatta
e) Garibu’l-Kur’an
3. Aşağıdakilerden hangisi Kuran’ı Kerimi, diğer kutsal kitaplardan farklı kılan özelliklerden biri değildir?
a) Tahrif edilmemesi
b) Belli bir millete değil, tüm insanlara gelmesi
c)Peygamberimize indiği şekliyle elimize ulaşması
d) İnsanları tevhide ve Allah’ın birliğine çağırması x
e)Dinamik hüviyetiyle tüm çağlara seslenmesi
4. Mekke döneminde nazil olmuştur ve 118 ayettir. İlk 10 ayetinde takva sahiplerinin vasıflarını beyan eden, adını ilk ayette geçen ve bu vasıfları taşıyanları niteleyen bir kelimeden alan sure aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mü’min Suresi
b) Mü’minün Suresi x
c) Furkan Suresi
d) Araf Suresi
e) Enbiya Suresi
5. Mekke döneminde nazil olmuştur ve 9 ayettir. İnsanları çekiştiren, alay eden kimsenin durumunu kınayarak, bu gibi kimselerin varacağı yerin ateş olduğunu bildirir. İnsanları arkadan çekiştiren, ayıplayan kimse anlamına gelen sure ismi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hümeze Suresi x
b) Adiyat Suresi
c) Tin Suresi
d) Karia Suresi
e) Münafikun Suresi
6-
I.Yusuf Suresi
II.İsra Suresi
III.Ahzab Suresi
IV.Hac Suresi
Yukarıdaki surelerin Kur’an-ı Kerim’deki mevcut tertibine göre sıralanışı nasıldır?
a) II, I, IV, III
b) I, II, IV, IIIx
c) III, II, I, IV
d) II, III, IV, I
7.Aşağıdakilerden hangisi Kur’an ilimleri arasında yer almaz?
a) Esbabu’n-nüzul
b) Sebeb-i Vürud x
c) Huruf-u Mukatta
d) Garibu’l-Kur’an
8.Ayetlerin açıklanmasında başka ayetleri, Hz. Peygamber ve ilk nesil Müslümanlarının
açıklamalarını aktarmak suretiyle yapılan tefsire ne ad verilir?
a)Tefsir bi’d-diraye
b)Tefsir bi’r-rivaye x
c)Tefsir bi’l-işare
d)Tefsir bi’r-rey
9. Aşağıdakilerden hangisi Rivâyet tefsirine bir örnektir?
a) Zemahşerî Tefsiri
b) Beydâvî Tefsiri
c) Elmalılı M. H.Yazır Tefsiri
d) İbn Kesîr Tefsiri x
10. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
a) Kur’an-ı Kerim’de kapalı ifade yoktur.
b) Müteşabih ifadeler hakikatini bilemeyeceğimiz durumları anlatmaktadır. x
c) Kur’an-ı Kerimin ifadelerinin hepsi açıktır.
d) Nass kapalı bir ifade türüdür.
11. “Aksâmü’l-Kur’ân” ifadesi aşağıdakilerden hangisinin karşılığıdır?
a) Kur’ân’ın kıssaları b) Kur’ân’ın kısımları
c) Kur’ân’daki yeminler x d) Kur’ân’ın sure sure ayrılması
12. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî surelerin tanımları arasında yoktur?
a) Mekke’den bahseden sûreler x
b) Mekke’de inen sûreler
c) Hicretten önce inen sureler
d) Mekkelilere hitap eden sûreler
13. Aşağıdaki tefsirlerden hangisi “rivayet metoduna” göre yazılmıştır?
a) Kâdî Beydâvî’nin kaleme aldığı “Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-
Te’vîl”
b) İbn Kesîr’in kaleme aldığı “Tefsîru’l-Kur’ân’il-Azîm” x
c) Nesefî’nin kaleme aldığı “Medâriku’t-Tenzîn ve Hakâiku’t-
Te’vîl”
d) Hamdi Yazır’ın kaleme aldığı “Hak Dini Kur’ân Dili”
14. 1. Hz. Osman’ın zamanında Mushaf’ın çoğaltılması ile ilgili heyetin başkanı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ali b. Ebî Talib
b) Abdurrahman b. Avf
c) Zeyd b. Sabit x
d) Abdullah b. Ömer
15. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın isimlerinden biri değildir?
a) Ümmü’l-kitap
b) Mesânî
c) Kitap
d) Ümmü’l-kurrâ
16. Aşağıdakilerden hangisi vahiy kâtiplerinden değildir?
a) Şurahbil b. Hasene
b) Cabir b. Abdullah x
c) Abdullah b. Revâha
d) Muaviye b. Ebî Süfyân
17. Aşağıdakilerden hangisi en sonnazil olduğu söylenen ayetlerden biridir?
a) يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَة (Nisa, 4/176) x
b) يَسَْٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ (Bakara, 2/219)
c) وَيَسَْٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ (Bakara, 2/222)
d) يَسَْٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ (Bakara, 2/217)
18. “Seb’u’t-tıvâl” aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bakara, A’râf, Nisa, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl x
b) Bakara, A’râf, Kehf, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl
c) Bakara, Nisa, Meryem, A’râf, En’âm, Mâide, Enfâl
d) Bakara, Nisa, Âl-i İmrân, İsrâ, Mâide, Enfâl, A’râf
19. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî surelerden değildir?
a) İçinde secde ayeti bulunan sureler
b) İçinde “kellâ” kelimesi bulunan sureler
c) Bakara suresi hariç- Âdem ve İblis kıssasını anlatan sureler
d) Cihad hükümleri içeren sureler x
20. “Müşkilü’l-Kur’ân” ifadesinin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın anlaşılması zor olan ayetleri demektir.
b) Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu zannedilen ayetlere denir. x
c) Sahih hadislerle çelişkili olduğu zannedilen ayetlere denir.
d) Anlamı kapalı olan ayetlere denir.
21. Aşağıdaki kelimelerden hangisi “Lafızları aynı, anlamları farklı olan kelimelerdir” tanımını ifade eder?
a) Müteşabih
b) Vücuh x
c) Nezâir
d) Müteradif
22. Kur’ân ve Sünnetin açık hükümlerine aykırı olarak yapılan tefsirlere ne ad verilir?
a) İşârî tefsir
b) Hermonatik
c) İlhâdî tefsir x
d) Semantik
23. Taberî’nin kaleme aldığı tefsirin özgün adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Câmiu’l-Beyân Fî Te’vîli’l-Kur’ân
b) Câmiu’l-Beyân An Te’vîli Âyi’l-Kur’ân x
c) el-Câmi’ Li Ahkâmi’l-Kur’ân,
d) Medâriku’t-Tenzîl ve Hakâiku’t-Te’vîl
24. Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delile ne ad verilir?
a) Burhân-ı temanu’
b) Burhân-ı innî
c) Burhân-ı limmî x
d) Burhân-ı fıtrî
25. “Ahd-i Atik” hangi kutsal kitabın adıdır?
a) Tevrat x
b) İncil
c) Zebur
d) Matta
26. Tercih edilen ağırlıklı görüşe göre Peygamberimiz Hz. Muhammed’e ilk vahiy
ne zaman gelmeye başlamıştır?
a) M. 610, 27 Ramazan, Pazartesi günü x
b) M. 610, 27 Ramazan, Cuma günü
c) M. 610, 27 Ramazan, Perşembe günü
d) M. 610, 27 Ramazan, Salı günü
27. Kur’ân’ın özlü oluşu, kelime ve cümlelerinin derin ve eşsiz anlamlar taşıması aşağıdaki hangi kavramla ifade edilir?
a) İ’câz
b) Îcâz x
c) Veciz
d) Mu’ciz
28. Aşağıdaki şıklardan hangisinde Mekkî bir sure vardır?
a) Bakara, Nisa, Mâide, Enfâl
b) Tevbe, Mücadele, Haşr, Mümtehıne,
c) Nasr, Tahrîm, Talak, Necm x
d) Cuma, Münâfikûn, Nur, Âl-i İmran
29. Medine’de son inen sure hangisidir?
a) Kadr suresi
b) Mümtehıne suresi
c) Nâs suresi
d) Nasr suresi x
30. Aşağıdaki şıklardan hangisinde Kur’ân’da geçtiği halde Hz. Peygambere ait olmayan bir nitelik vardır?
a) Azîz, müzzemmil, rahîm, beşîr
b) Nezîr, hâdî, müsaytır, ümmî x
c) Şahîd, dâî, sirac, Mübeşşir
d) Raûf, münîr, müzekkir, Müddessir
31. “Akıl ve naklin ifade ettiği gerçeği yansıtan ve içinde yalan bulunmayan bilgi ve haber hangi Kur’ân kavramı ile ifade edilir?
a) Ayne’l-yakîn
b) Hakka’l-yakîn
c) Ilme’l-yakin x
d) Kitabü’n-ma’lûm
32. Aşağıdaki şıklardan hangisinde Kur’ân-ı Kerim’de geçtiği halde Kur’ân’a ait olmayan bir nitelik vardır?
a) Mecîd, Ruh, Kitap,
b) Mübarek, Furkan, Zikr
c) Mübîn, Kerîm, Azîm
d) Azîz, Hakîm, Muhît x
33. “Alamet, nişan, ibret, emr-i acip, delil” anlamlarına gelen Kur’ân kavramı hangisidir?
a) Ayet x
b) Sure
c) Mucize
d) Burhan
34. Ayet sayısı itibariyle Kur’ân’ın en uzun ve en kısa sureleri hangileridir?
a) Al-i İmran, Kevser
b) Bakara, İhlâs
c) Al-i İmran, İhlâs
d) Bakara, Kevser x
35. En çok kabul gören ağırlıklı görüşe göre ve surelerdeki numaralandırılmış ayet sayısı itibariyle Kur’ân’daki ayet sayısı kaç tanedir?
a) 6666
b) 6616
c) 6316
d) 6236 x

1. Kur’ân-ı Kerîm’e verilen isimler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Furkân.
b) Mesânî.
c) Müstedrek.
d) Zikir.

2. Âyet ve sûreler arasındaki uyum ve ahengi inceleyen ilme ne ad verilir?
a) Tenâsüb.
b) Tevâfuk.
c) Terâdüf.
d) Tesânüd.

3. Aşağıdakilerden hangisi Fâtihâ sûresinin isimlerinden biri değildir?
a) El-Hamd.
b) Seb’u’l-Mesânî.
c) Ümmü’l-Kur’ân.
d) Hepsi.

4. Kur’ân’ın isimleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) el-Kitâb.
b) el-Furkân.
c) el-Kırtâs.
d) ez-Zikr.

5. “Yavaş yavaş, acele etmeden, harfleri ve harekeleri dizilmiş inci taneleri gibi açık bir şekilde, mânâ ve hikmeti düşünerek metni tane tane okumak” şeklinde tanımı yapılan okuyuş şekli hangisidir?
a) Tekrîr.
b) Tertîl.
c) Tedvîr.
d) Hadr.

6. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî sûrelerden değildir?
a) İçinde secde âyeti bulunan sûreler.
b) İçinde “kellâ” kelimesi bulunan sûreler.
c) Bakara sûresi hâriç- Âdem ve İblis kıssasını anlatan sûreler.
d) Cihad hükümleri içeren sureler.

7. Seb’u't-Tıvâl, aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bakara, A’râf, Nisâ, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl.
b) Bakara, A’râf, Kehf, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl.
c) Bakara, Nisâ, Meryem, A’râf, En’âm, Mâide, Enfâl.
d) Bakara, Nisâ, Âl-i İmrân, İsrâ, Mâide, Enfâl, A’râf.

8. “Müşkilü’l-Kur’ân” ifâdesinin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın anlamı kapalı olan âyetleri.
b) Kur’ân’ın aralarında tenâkuz ve ihtilâf olduğu zannedilen âyetleri.
c) Kur’ân’ın sahîh hadislerle çelişkili olduğu zannedilen âyetleri.
d) Kur’ân’ın anlaşılması zor olan âyetleri.

9. Lafızları aynı olan fakat anlamları farklı olan kelimelere ne ad verilir?
a) Müteşâbih.
b) Nezâir.
c) Müterâdif.
d) Vücûh.

10. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân ilimleri arasında yer almaz?
a) Esbâbü’n-nüzûl.
b) Sebeb-i vürûd.
c) Hurûf-u mukattaa.
d) Garîbu’l-Kur’ân.

11. Aşağıdakilerden hangisi rivâyet tefsirine bir örnektir?
a) İbn Kesîr Tefsiri.
b) Zemahşerî Tefsiri.
c) Beyzâvî Tefsiri.
d) Elmalılı M. H.Yazır Tefsiri.

12. Kur’ân’ın isimlerinden Mev’iza’nın anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın çok anılması.
b) Kur’ân’ın rehber oluşu.
c) Kur’ân’ın hak ile batılı ayırması.
d) Kur’ân’ın nasîhat ve öğüt vermesi.

13. Yaklaşık yüz âyetten oluşan sûrelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mufassal.
b) Mesânî.
c) Miûn.
d) Zamm-ı sûre.

14. Mekke döneminde nâzil olmuştur ve 9 âyettir. İnsanları çekiştiren, alay eden kimsenin durumunu kınayarak, bu gibi kimselerin varacağı yerin ateş olduğunu bildirir. İnsanları arkadan çekiştiren, ayıplayan kimse anlamına gelen sûre ismi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hümeze suresi.
b) ‘Âdiyât sûresi.
c) Kâria sûresi.
d) Münafikûn sûresi.

15. Mekke döneminde nâzil olmuştur ve 8 âyettir. Çoklukla övünenleri uyarıp, hesaba çekileceklerini beyân eden ve mal, mülk ve çoluk-çocuğun çokluğuyla övünmek anlamı taşıyan sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Zilzâl sûresi.
b) Beyyine sûresi.
c) Tekâsür sûresi.
d) Kâria sûresi.

16. Kur’ân-ı Kerîm edîp ve şairlere meydan okuyor, bir sûre veya âyetinin benzerini getirmelerini istiyor. Kur’ân’ın bu şekilde meydan okumasına ne ad verilir?
a) Tahakküm.
b) Tehaddî.
c) Tesaddî.
d) Nezâir.

17. Kur’ân’ın sonunda yer alan sûrelere ne ad verilir?
a) Miûn.
b) Mesânî.
c) Mufassal.
d) Tıvâl.

18. Ku’ân’ın tamamını yazan sahabeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Übeyy b. Ka’b.
b) Abdullah b. Revâha.
c) Ebû Süfyân.
d) Muaz b. Cebel.

19. Kur’ân-ı Kerîm’in noktalanmasını hangi âlimler icrâ etmişlerdir?
a) Ebu’l-Esved ed-Düelî.
b) Ma’mer b. Raşîd.
c) Nasr b.Âsım ve Yahya b. Ya’mer.
d) Ebu’l-Esved ed-Düelî ve Nasr b. Âsım.

20. “Sûre” kelimesiyle başlayan sûre hangisidir?
a) Nûr.
b) Mücâdile.
c) Bakara.
d) Nisâ.

21. Peygamberimizin Zehverân olarak adlandırdığı sûreler hangileridir?
a) En’am-Nûr.
b) Bakara-Fâtihâ.
c) Âl-i İmrân-Nisâ.
d) Bakara-Âl-i İmrân.

22. Tilâvet secdesi ile biten sûreler hangileridir?
a) A’râf-Mülk-Cuma.
b) A’râf-Necm-Alak.
c) Nisâ-Kehf-Alak.
d) Nebe-Nâziât-Fecr.

23. Mekkî ve Medenî sûrelerin sayısı aşağıdakilerden hangisidir?
a) 88-95.
b) 86-28.
c) 100-150.
d) 87-29.

24. Kur’ân’da yazıldığı için Kur’ân-ı Kerîm’in en hızlı okunduğu tilâvet tarzı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tertîl.
b) Tedvîr.
c) Tahkîk.
d) Hadr.

25. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî sûrelerin konuları arasında yer alır?
a) Tevhîd ve ahlâk.
b) Ukubât ve cihâd.
c) Ehl-i Kitâp ve toplum.
d) Hukuk ve muâmelât.

26. Aşağıdaki tefsirlerden hangisi rivâyet tefsirleri arasındadır?
a) el-Ferra: Me’âni’l-Kur’ân.
b) İmam Şâfiî: Ahkâmu’l Kur’ân.
c) Taberî: Camiu’l-Beyân ‘an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân.
d) Zemahşerî: Keşşâf.

27. Her âyetinde “Allah” lafzı olan sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Neml.
b) Kehf.
c) Hacc.
d) Mücâdile.

28. İçerisinde “Ahmed” isminin geçtiği sûre ve âyet hangisidir?
a) Saff sûresi 6. âyet.
b) Muhammed sûresi 1. âyet.
c) Abese sûresi 2. âyet.
d) Nûr sûresi 30. âyet.

29. “Talebenin hocasına, kıraatten takip ettiği rivâyet ve tarîki okumasıdır.” şeklinde tanımı yapılan kıraat kavramı hangisidir?
a) Tertîl.
b) Hadr.
c) Arz.
d) Tedvîr.

30. Siyâk-sibâkın kısa tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Acze düşmek, âciz bırakmak.
b) Kur’ân’ın âyetlerinin kronolojik sıralanması.
c) Kur’ân’daki yabancı kelimelerin açıklanması.
d) Kur’ân âyetleri arasındaki anlam ilişkisinin ve bütünlüğünün olması.

31. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın anlatım biçimlerinden biri değildir?
a) Edebî üslûp.
b) Bilimsel ve felsefi bir dil kullanması.
c) Zihinlere yaklaştırıcı ve düşündürücü özelliği.
d) Kur’ân’ın ifâdelerinin insanın zihin, his ve ruh dünyasına birlikte hitâbı.

32. Aşağıdakilerden hangisi rivâyet tefsiri değildir?
a) el-Merâğî – Tefsîrü’l Merâğ.
b) Taberî – Câmi’u’l-Beyân.
c) el-Beğavî-Meâlimu’t-Tenzîl.
d) İbn-i Kesîr – Tefsîru’l Kur’âni’l Azîm.

33. Hak Dini Kur’ân Dili adlı eserin müellifi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Elmalılı Hamdi Yazır.
b) Celal Yıldırım.
c) Süleyman Ateş.
d) Mehmet Vehbi Efendi.

34. İ’câzu’l-Kur’ân tabirinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın hükümleri.
b) Kur’ân’ın benzerinin yapılamaması.
c) Kur’ân’da ihtilâf olmaması.
d) Kur’ân’ın toplanması.

35. Sözlük anlamı “mesel, destan ve kıssa” olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Münâsebetü’l-Kur’ân.
b) Emsâlü’l-Kur’ân.
c) Garîbü’l-Kur’ân.
d) Mubhemâtü’l-Kur’ân.

36. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân ilimleri arasında yer almaz?
a) Cerh ve ta’dil.
b) Esbâbü’n-nüzûl.
c) Hurûf-u mukattaa.
d) Garîbu’l-Kur’ân.

37. Kur’ân-ı Kerîm’in uzmanlık gerektirmeyen, herkesçe anlaşılabilecek olan âyetlerine ne denir?
a) Muhkem.
b) Müteşâbih.
c) Sebeb-i nüzûl.
d) Meâl.

38. Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan yeminler aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifâde edilir?
a) Ahkâmü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) İnzâlü’l Kur’ân.
d) Garîbü’l Kur’ân.

39. Kur’ân’ın en büyük şairleri ve ünlü hatipleri dahî hayrete düşürmesi, hiç kimsenin ona benzer veya ona yakın bir eser meydana getirememesi, eşsiz olması aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifâde edilir?
a) Ahkâmü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) Garîbü’l Kur’ân.
d) İ’câzü’l Kur’ân.

40. Kur’ân- ı Kerîm’de farklı lehçelerde kullanılan kelimelere ne ad verilir?
a) Müşkilü’l Kur’ân.
b) Aksâmü’l Kur’ân.
c) Garîbü’l Kur’ân.
d) İ’câzü’l Kur’ân.

41. Kur’ân’ın son inen sûresi hangisidir?
a) Nâs sûresi.
b) Nasr sûresi.
c) Fâtihâ sûresi.
d) İhlâs sûresi.

42. Îcâz’ın sözlük anlamı nedir?
a) Bir sözü aydınlatmak.
b) Kur’ân âyetleri arasında ilişki kurmak.
c) Kur’ân’da yer alan kapalı bir hususu açıklığa kavuşturmak.
d) Bir düşünceyi çok az bir sözcükle özlü bir şekilde anlatmak.

43. Kur’ân’ın, ilk nâzil olan âyetlerin bulunduğu sûresi hangisidir?
a) Nâs sûresi.
b) Bakara sûresi.
c) Fâtihâ sûresi.
d) ‘Alak sûresi.

44. Allah’ın varlığını ve birliğini, doğmadığını ve diğer özelliklerini özlü bir şekilde anlatan ve kısaca “tevhîd sûresi” de denilen sûre hangisidir?
a) İhlâs sûresi.
b) Fâtihâ sûresi.
c) Asr sûresi.
d) Âyetel Kürsî.

45. Besmele; Kur’ân’ı Kerîm’de kaç defa zikredilmiştir?
a) 114 defa.
b) 117 defa.
c) 113 defa.
d) 115 defa.

46. Kur’ân’ı Kerîm’de ismi zikredilmiş kadın kimdir?
a) Hz. Hatîce.
b) Hz. Meryem.
c) Hz. Havvâ.
d) Hz. Hâcer.

47. Hangi sûrede besmele iki defa zikredilmiştir?
a) Mâide sûresinde.
b) Tevbe sûresinde.
c) Neml sûresinde.
d) Nahl sûresinde.

48. Kur’ân’ı Kerîm’de konuştuğundan bahsedilen böcek hangisidir?
a) Karınca.
b) Arı.
c) Hüdhüd.
d) Çekirge.

49. Kur’ân’ı Kerîm’in geneline bakıldığında ahkâm âyetleri nerede nâzil olmuştur?
a) Mekke.
b) Medîne.
c) Tâif.
d) Hicâz.

50. Münafıkların tesirinde kalarak Tebük seferine katılmadığı için Peygamberimizin ve ashâbın, kendisiyle hakkında âyet nâzil oluncaya kadar konuşmadığı sahâbe aşağıdakilerden hangisidir?
a) Enes b. Mâlik.
b) Ka’b b. Mâlik.
c) Zeyt b. Sâbit.
d) Utbe b. Ubeydullah.

51. İfk hâdisesini açığa çıkaran âyet-i kerîme hangisidir?
a) Nisâ sûresinin 15. âyeti.
b) Muhammed sûresinin 11.ve 12. âyetleri.
c) Tevbe sûresinin 27. âyeti.
d) Nûr sûresinin 11, 12 ve 13. âyetleri.

52. Kur’ân’ı Kerîm; İslâm dünyasında 7 kıraat üzere okunmaktadır. Biz Kur’ân’ı hangi kıraat ve rivâyetle okuyoruz?
a) İmâm Âsım kıraati, Hafs rivâyeti.
b) İmâm Nâfî kıraati, Kâlûn rivâyeti.
c) İmâm Âsım kıraati, Şu’be rivâyeti.
d) İmâm Nâfî kıraati, Şu’be rivâyeti.

53. Peygamberimizin (s.a.v.) en büyük destekçileri olan hanımı ve amcası aynı yıl içinde vefât etmişlerdi. Bu sebeple Peygamberimiz ve müslümanlar çok üzülmüşlerdi. Bu yıl, siyer kitaplarında hüzün yılı olarak yer alır. Peygamberimizi ve müslümanları teselli etmek için Allah (c.c.) üç sûre indirmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu sûrelerden biri değildir?
a) Hûd Sûresi.
b) Yûnus Sûresi.
c) Muhammed Sûresi.
d) Yûsuf Sûresi.

54. Cebrâîl (a.s.) ve Peygamberimizin (s.a.v) karşılıklı olarak okumalarıyla başlayıp, günümüze kadar asırlardır devam eden Kur’ân-ı Kerîm’i karşılıklı okuma geleneğine ne ad verilir?
a) Murâkabe.
b) Mukârebe.
c) Mukâbele.
d) Münâzara.

55. Âyet kelimesi sözlükte hangi anlama gelmez?
a) Alâmet.
b) İbret.
c) Delil.
d) Rütbe.

56. Rasûlüllâh’ın (s.a.v) kendilerinden Kur’ân öğrenilmesini tavsiye ettiği ve Efendimiz’in kurrâsı diye de bilinen sahabîler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
a) Abdullah ibn-i Mes’ûd.
b) Muâz bin Cebel.
c) Ubeyy bin Ka’b.
d) Ebû Hureyre.

57. Seb’u-l mesânî de denilen sûre aşağıdakilerden hangisidir?
a) Fâtihâ.
b) Kevser.
c) Nasr.
d) Âl-i İmrân.

58. Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetlerin başka âyetlerle, Peygamberimiz’in sünneti ile veya ashâb-ı kirâmın mübârek sözleriyle açıklanması olan, aynı zamanda me’sûr veya naklî tefsir de denilen tefsir çeşidi hangisidir?
a) Dirâyet Tefsiri.
b) Rivâyet Tefsiri.
c) İşâret Tefsiri.
d) Re’y Tefsiri.

59. Kur’ân’da kaç sûre ve âyet vardır?
a) 114 sûre, 6666 âyet vardır.
b) 114 sûre, 6236 âyet vardır.
c) 114 sûre, 6326 âyet vardır.
d) 114 sûre, 6239 âyet vardır.

60. Kur’ân’ın ilk 6 sûresi sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
a) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, A’râf.
b) Fâtihâ, Bakara, Nisâ, Mâide, En’am, Tevbe.
c) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, En’am.
d) Fâtihâ, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Enfâl, En’am.

6

Mayıs
2012

YERMÜK SAVAŞINDA BİR KARDEŞLİK ÖRNEĞİ

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  483 Kez Okundu

Allah (cc)şöyle buyuruyor; “ Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
Peygamberimizin “Hiç biriniz kendi nefsi için arzu ettiğinizi, kardeşiniz için arzu etmedikçe iman etmiş olmazsınız”(Buhari iman–7,Müslim iman–71) “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona İhanet etmez, ona zulmetmez, onu haksızlıklara teslim etmez.”(Buhari mezalim–46) “Mü’minlerin karşılıklı sevgi, ilgi ve şefkatleri bir vücudun durumu gibidir. Vücudun herhangi bir bölümünün rahatsızlığı durumunda nasıl ki tüm vücut şikâyet edip uykusunu kaçırıyorsa mü’minlerin durumu da öyledir.”(Ahmet b.Hanbel, Müsnet 4–270) “Kul kardeşinin yardımında bulunduğu sürece, Allah(cc)ta onun yardımcısı olur.”(Müslim zikir–48)
Yermük savaşı, Müslümanların kendilerinden kat be kat büyük Bizans ordusuna karşı Allah rızası için savaşarak, yaklaşık 3000 şehit verilen bir savaş. Hüzeyfetül Adevi savaş esnasında amcasının oğlu, Iyaş b,Ebi Rebia nın yaralandığını görünce elindeki birazcık suyu ona yetiştirmek istedi. Ruhunu teslim etmek üzere olan ve bir yudum suya çok ihtiyacı olan Iyaş(ra), tam içeceği esnada başka bir yaralının su diye inlediği duyulur.
Bu sahabe, Haris b.Haşim dir. Iyaş gözleri ile işaret ederek suyu içmeden diğer kardeşine götürmesini istiyor. Huzeyfe ona koşturuyor, oda tam içecekken diğer bir yaralı İkrime b.Ebu cehil’in sesi yankılanıyor, su diye. Haris (ra)da, kendisi içmeden öteki kardeşine vermesini işaret ediyor ve Huzeyfe(ra)ona koşuyor. Fakat vardığında daha suyu vermeden İkrime(ra)ruhunu teslim ediyor, Bari Harise vereyim diye ona koşuyor, o da ruhunu teslim etmiş, Amcaoğulsuna yetiştirmek istiyor, fakat ona da yetişemiyor, bu güzide üç sahabe de bir yudum su içmeden şehitler kervanına katılıyorlar.

6

Mayıs
2012

İSLAM KARDEŞLİĞİ VE ÖNEMİ

Yazar: arafat  |  Kategori: HADİS  |  Yorum: Yok   |  413 Kez Okundu

ÖLÜLERİ HAYIRLA YAD ETMEK:Ölülerin ardından kötü konuşmak caiz değildir. Hz. Aişe validemizden rivayet edilen bir hadisi şerifde Peygamberimiz (sav) “Bir arkadaşınız öldüğü zamanonu bırakın, onu gıybet edip ayıplamayın.” buyurmuştur.(Ebu Davud, Sünen, Edeb, 49, c. IV, s. 275)
Abdullah b. Ömer’den rivayet edilen bir hadiste de “Ölülerinizin iyiliklerini, güzelliklerini anın ve kötülüklerini sarfı nazar edin.” buyurmuştur. (Tirmizi, Sünen, Cenaiz, 33, c. II, s. 215; Ebu Davud, Sünen, Edeb, 49, c. IV, s. 275.)
Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz müslümanın hâlini şöyle beyân eder:
“(Gerçek) müslüman, dilinden ve elinden müslümanların emîn olduğu kişidir. (Asıl) muhâcir de Allâh’ın yasakladıklarını terk edendir.” (Buhârî, Îmân 4, 5, Rikâk 26; Müslim, Îmân 64-65)
“Kim, cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmayı isterse, ölümünü, Allâh’a ve âhirete inanmış olarak karşılasın. Bir de başkalarına karşı, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa öyle davransın.” (Müslim, İmâre, 46; Nesâî, Bey’at, 25)
ALLAH İÇİN SEVMEK VE BUĞZ ETMEK:Rasulullah (s.a.v) Efendimiz buyurmuştur ki: “Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğzetmektir.”
Cenab-ı Hak, bize şu hedefi gösterir:“İyilik ve takva hususunda birbirinizle yardımlaşınız.”
Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, Allah için dostluk kurmanın fazilet ve faydasını şöyle belirtmiştir:
“Yedi sınıf insan var ki, Allahu Teala onları, kendi rahmet gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı hesap gününde özel rahmetinde gölgelendirecektir. Bunlardan birisi de, Allah için birbirini seven, bu sevgi üzerinde bir araya gelen ve bu sevgi içindeyken birbirinden ayrılan iki arkadaştır.”
“Üç şey var ki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur:
1-Allah ve Rasulünü her şeyden daha fazla sevmek,
2-Sevdiği insanı ancak Allah için sevmek,
3-İmandan sonra küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi kötü görmek.”
“Allahu Teala kıyamet günü şöyle buyurur: “Benim celalim (rızam) için birbirlerini sevenler nerede? Hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün onları kendi (rahmet) gölgemde gölgelendireceğim.”
“Allah’ın dostları içinde öyle kimseler vardır ki, onlar nebî ve şehit değillerdir. Fakat kıyamet gününde Allahu Teala’nın kendilerine bahşettiği ihsan ve makamlardan dolayı nebî ve şehitler onlara gıpta ile bakarlar.
Ashab: “Ya Rasulallah! Onlar kimlerdir, bize haber verir misiniz?” diye sorduklarında; Rasulullah (a.s):
“Onlar, aralarında herhangi bir neseb bağı ve maddî alışveriş bulunmadan sırf Allah’ın muhabbeti ve rızası için birbirlerini sevenlerdir. Vallâhi onların yüzü (o gün) nur gibi parlamakta ve kendileri de nurdan minberler üzerinde oturmaktadır. İnsanlar korktukları zaman onlar korkmazlar, insanlar üzüldükleri zaman onlar üzülmezler” buyurdu ve sonra:
“Haberiniz olsun! Allah’ın velîlerine asla bir korku ve hüzün yoktur” ayeti kerîmesini okudu.”
“Kıyamet günü olunca insanlar arasındaki akrabalık ve neseb bağları kesilir, kardeşliğin hükmü biter, ortada sadece Allah için yapılan kardeşlik kalır.”

HATA VE KUSURLARI ÖRTMEK:Rasulullah (s.a.v) Efendimizin buyurmuştur ki:
“Kim dünyada bir müslümanın kusurunu örterse, Allah da dünya ve ahirette onun kusurunu örter.”
Kim de bir müslüman kardeşinin gizli kalması gereken hallerini ortaya çıkarıp yayarsa, Allah da onun gizli ayıp hallerini ortaya çıkarır; onu evinde de olsa rezil eder.”
Hz. Ömer (r.a) naklediyor:

İÇKİ İÇEN SAHABİ:Rasulullah (s.a.v) zamanında Abdullah isminde ‘el-hımâr’ lakabıyla meşhur birisi vardı. Sık sık Rasulullah’ı güldürürdü. Bir defasında içki içtiği için Efendimiz (s.a.v) kendisine dayak cezası uygulamıştı. Başka bir defasında yine içki yüzünden huzura getirildi. Efendimiz (s.a.v) emretti yine ceza uygulandı. Onun bu şekilde bir kaç defa cezalandırıldığını gören birisi:
-Allah ona lanet etsin! Ne kadar da çok içki içiyor, diye lanet okudu. Bunu duyan Rasulullah (s.a.v):
-Ona lanet etmeyin! Vallahi o Allah ve Rasulünü seviyor, buyurdu.”509
Efendimiz (s.a.v) onun kıymetini şöyle beyan etmiştir:
“Bir mümin kardeşimin ihtiyacını görmek için yürümem, bana, şu mescitte (Mescid-i Nebi’de) oturup bir ay i’tikafa girmekten daha sevimlidir.”
HAZRETİ ÖMER SIRTINDA SU TAŞIR:Hz. Ömer (r.a), İslam devletinin halifesi iken, Medine’nin kenar mahallelerindeki kuyulardan su kırbasıyla sırtında su taşır, yaşlı, dul ve kimsesizlerin ihtiyacını görürdü.
DİN KARDEŞİ İLE İYİ GEÇİNMEK:Rasulullah (s.a.v) Efendimiz buyurmuştur ki:
“Mümin, başkalarıyla güzel geçinen ve kendisiyle güzel geçinilen kimsedir. Başkaları ile iyi geçinmeyen ve kendisiyle muhabbet edilip dostluk kurulamayan kimsede hayır yoktur.”
DİN KARDEŞİNE DUA ETMEK:Rasulullah (s.a.v) buyurmuştur ki:
“Kim bir din kardeşinin arkasından şeref ve haysiyetini savunursa, Allah da kıyamet günü onun yüzünü ateşten korur.”
“Bir kimse kardeşine gıyabında dua ettiği zaman, başında görevli bir melek: ‘Allah o kardeşin için istediğin şeyin aynısını sana da versin,’ diye dua eder.”
ARKADAŞLIK ÖLÇÜSÜ:Zunnun el-Mısrî’ye (k.s): “Kiminle arkadaşlık yapayım?” diye sorulunca: “Hastalandığın zaman seni ziyaretine gelen ve bir günaha düştüğünde de senin için Allah’a yönelip istiğfar eden kimseyle arkadaşlık yap,” demiştir.
KARDEŞ GÖNLÜ KIRMAMAK:İnsan n gönlü “Nazargâh-ı İlâhî”dir, yâni Cenâb-ı Hakk’ın nazar kıldığı mübârek bir makamdır. Dolayısıyla onu incitmek, çok büyük bir hatâdır.
Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, gönlün kıymetini şöyle ifâde eder:“Eğer sende basîret varsa, gönül Kâbe’sini tavâf et! Topraktan yapılmış sandığın Kâbe’nin asıl mânâsı gönüldür… Şu-nu iyi bil ki sen, Allâh’ın nazargâhı olan bir gönlü incitir, kırarsan, Kâbe’ye yaya olarak da gitsen, kazandığın sevap, gönül kırmanın günâhını telâfî edemez.”
Şeyh Sâdî:“Bir haberin gönül inciteceğini biliyorsan sen sus, başkaları söylesin.” tavsiyesinde bulunmaktadır.
Hazret-i Mevlânâ bu hususları güzel üslûbuyla şöyle ifâde eder:
“İnsanı inciten kişinin, Allâh’ı incittiğinden haberi yoktur. O bilmiyor ki bu küpün suyu, Hak ırmağının suyu ile birleşmiştir.”
Yûnus Emre Hazretleri, böyle bir şerefe mazhar olan gönlü incitenleri şu keskin ifâdelerle îkâz eder:
Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil! Yetmiş iki millet dahî, Elin yüzün yumaz değil!..
Şâir bu hâli şöyle ifâde eder:
Cihân bağında ey âşık budur maksûdi ins ü cin;
Ne kimse senden incinsin ne sen bir kimseden incin!
TELKİN DUASI: Dünyada iken Allah’tan başka ilâh yoktur, Muhammed Allah’ın elçisidir, Cennet haktır, Cehennem de haktır, öldükten sonra dirilmek de haktır. Şüphesiz kıyamet günü gelecektir. Allah, kabirde olanları diriltecektir” diye yaptığın şahitliği hatırla. Sen, Rab olarak Allah’a din olarak İslâm’a, Rasûl olarak Muhammed’e önder olarak Kur’an’a, kıble olarak Kâbe’ye, kardeşlerin olarak müminlere razı olmuştun. De ki:
“Allah’tan başka ilâh yoktur, ona dayandım O, ulu arşın sahibidir.” Ey Allah’ın kulu de ki, “Allah’tan başka ilâh yoktur. De ki, Rabbim Allah’tır, dinim İslâm’dır, Rasûlüm Muhammed (s.a.s.)’dir. Yâ Rabbi onu yalnız bırakma. Sen, mülk verenlerin en hayırlısısın.”
“Rabbimiz! Bizi hidayetine ulaştırdıktan sonra kalplerimizi haktan kaydırma. Bize katından özel bir rahmet ihsan et. Sen çok ihsan edicisin.”

5

Mayıs
2012

KARDEŞLİK HUKUKU

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  208 Kez Okundu

Hazreti Peygamber’in kardeşliğe verdiği önemi veda hutbesinde açık bir dille ortaya koyduğunu, hiç kimsenin diğerine karşı takvadan başka üstünlüğünün olmadığını ifade etti. “Kutlu doğum Haftaları biz Müslümanlar için Sevgili Peygamberimizi (s.a.v.) anmaktan daha öte O’nun çevresinde iletişim kurduğu aile efradı, komşuları, yoldaş ve ilk ümmeti, hatta düşmanları ile olan hukukunu kendi dimağlarımıza kopyalayarak almamız gerekir.Kardeşliğin ilk şartı sevgidir. Sevgiler kardeşlik köprüsünü kurar.

5

Mayıs
2012

Kanûnî Sul­tan Sü­ley­man ve Dini hükümlere bağlılığı

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  352 Kez Okundu

Kanûnî Sul­tan Sü­ley­man (ö.1566 M.) son se­fe­ri olan Zi­get­var se­fe­ri­ne çı­kar­ken, ecel va­ki olur­sa nâşı ile bir­lik­te gö­mül­mek üze­re ve­zi­ri So­kol­lu Meh­med Pa­şa’ya bir pa­ket ve­rir. Kanûnî ve­fat edin­ce, So­kol­lu bu ema­ne­ti Şeyhülislâm Ebus­su­ud Efen­di (ö. 1573 M.)’ye ve­rir ve va­si­ye­ti bil­di­rir. Şeyhülislâm kab­re, ke­fen­li nâş dı­şın­da bir eş­ya­nın gö­mü­le­me­ye­ce­ği­ni bil­di­rir. Cey­lan de­ri­si boh­ça açıl­dı­ğın­da, için­den Kanûnî’nin tah­ta çık­tı­ğı gün­den son se­fe­ri­ne ka­dar ic­ra­a­tı­nın, önem­li sa­vaş ve uy­gu­la­ma­la­rı­nın meşrû ve İslâm’a uy­gun ol­du­ğu­nu bil­di­ren fet­va­lar çık­mış­tır. Fet­va­la­rın ço­ğun­da ken­di im­za­sı­nı gö­ren Şey­hü­lis­lam Ebus­su­ud Efen­di’nin ağ­la­ya­rak: “Sü­ley­man, Sü­ley­man. Sen ken­di­ni bu fet­va­la­ra da­ya­na­rak kur­tar­dın, fa­kat biz­le­ri kim kur­ta­ra­cak” de­di­ği nak­le­dil­miş­tir.

5

Mayıs
2012

Padişah Kânuni Sultan Süleyman ve Karınca Fetvası

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  597 Kez Okundu

Kânuni Sultan Süleyman, sarayın bahçesinde armut ağaçlarını kurutan karıncaların öldürülebilmesi için Şeyhulislâm Ebussuûd Efendi’den aşağıdaki beyitle fetvâ istedi:
Dırahta ger ziyân etse karınca,
Zararı var mıdır ânı kırınca
AÇIKLAMA:Ağaca karınca zarar verdiği zaman, onu kırmanın, yoketmenin mahzuru  varmı dır?

Pâdişâh’ın bu fetvâ talebine, Ebussuûd Efendi de bir beyitle cevap verdi:
Yarın Hakk’ın dîvânına varınca;
Süleyman’dan hakkın alır karınca!..

AÇIKLAMA:Yarın Hakkın divanına varınca Süleymandan hakkın alır karınca

 Bir karıncayı bile incitmekten çekinecek kadar mükemmel bir mânevi terbiye ile gönülleri yoğrulan kâmil mü’minler, bütün mahlûkâta rahmet pınarı oldular. Şefkat ve merhametleri bütün mahlûkâtı kucaklayacak kadar genişledi. Gölgesi her yere ulaşan rahmet bulutları hâline geldiler. [Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Ocak 2010, 287. Sayı, Sayfa 37]

5

Mayıs
2012

DİYANET YETERLİLİK MÜLAKAT SINAVLARINA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI-4

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  431 Kez Okundu

1-Diğer adı Ahzab savaşı olan savaş Hendek savaşıdır.
2-Ruhul-Kudüs ifadesi Kuran da Cebrail anlamında kullanılmıştır.
3-Hadisleri, rivayet eden sahabilere göre tasnif eden kitaplara Müsned denir.
4-Akşamla yatsı namazını yatsının vaktinde birleştirerek kılmaya cem-i Tehir denir.
5-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e peygamberlik gelmeden önce müşriklerle, zulme ma-ruz kalmış aciz ve güçsüzlere yardım etmek için “Fakirleri koruma ve kalkındırma” adı verilen bir antlaşma imzaladı. Bu antlaşmanın adı Hilfu’l Fudul
6-Cahiliye döneminde geleneksel olarak şiir yarışmaları yapılırdı. Birinci gelen yedi meşhur şiîr, Kabe’nin duvarına asılırdı. Bu yedi şiîre ”Muallakat-ı Seb’a” denir.
7-İlk vahy Nur dağındaki Hira mağarasında gelmiştir.Ramazan ayının 27’si, Miladi 610 tarihinde, peygamberimiz kırk yaşındayken.
8-Habeşistan’a yapılan birinci hicret Bi’setin (Peygamberliğin) 5 inci yılında, (Miladi:615) 10 erkek, 5 kadın toplam 15 kişi idi.
9-Habeşistana ilk hicret eden Hz. Osman ve hanımıdır. (Radiyallahu Anhuma)’
10-Habeşistan’a yapılan 2 inci hicrette:Bi’setin 7 inci yılında, kafilede 82 erkek 10 kadın vardı. Kafile başkanı Hz. Ali’nin abisi Cafer-i Tayyar’dır.
11-Habeşistan’a hicret edenleri geri getirmek için, Mekke müşrikleri Amr bin Âs ile Abdullah bin Rebia’yı, müslümanları teslim almak için Habeşistan kralına gönderdiler.
12-Habeşistan kralı ,Kral Necaşi Ashame idi. Müslümanlara çok iyi davrandı. Müslümanları müşriklere teslim etmeyip ülkesinde barındırdı.
13-Hz Ömer (Radiyallahu Anh) ,Hicri 23 yılında, 63 yaşında iken, hiristiyan bir köle tarafında sabah namazında şehid edildi.
14-Medine’ye ilk hicret edenEbu Seleme bin Abdulesad (Radiyallahu Anh).
15-İlk Cuma namazı ve ilk hutbe :Medine’ye hicret ederken Rânûna Vadisi, Benî Sâlim mahallesinde ilk Cuma namazı kılındı ve ilk hutbe okundu.
16-Hicri takvimi Hz Ömer(Radiyallahu Anh) başlattı.
17-Medine Vesikası :İlk İslâm Devleti Anayasasıdır. 52 maddeden oluşmaktadır. Bu anayasa dünyada yazılı ilk ana-yasadan birini teşkil etmektedir.
18-İfk Hadisesi ,Hz. Aişe (Radiyallahu anha) validemize münafıkların reisi Abdullah bin Übeyy tarafından yapılan iftira hadisesidir. Cenab-ı Allah (Celle Celaluhu) Nûr Suresi 11-20. ayeti celileleriyle Hz. Aişe (Radiyallahu anha) annemiz hakkında söylenenlerin iftira olduğunu belirttiler.
19-Hendek kazma fikrini Selman-ı Farisi (Radiyallahu Anh)’ın önerisiyle oybirliği ile alındı bu karar.
20-Hudeybiye antlaşması Hicri 6, Miladi 628 yılında yapılmıştır.
21-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in son katıldığı savaş Tebuk savaşı.
22-Tebuk seferi Hicri 9, Miladi 630 yılında oldu.

5

Mayıs
2012

DİYANET YETERLİLİK MÜLAKAT ÇALIŞMA NOTLARI-5

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  551 Kez Okundu

1-Kefen, cenazenin sosyal ve ekonomik durumuna göre; sünnet, kifâyet veya zarûret miktarlarında olmak üzere üçe ayrılır.
a. Sünnet miktarı kefen: Erkek için; izâr, gömlek ve sargıdır. Kadın için ise; izâr, başörtüsü, sargı ve göğüsleriyle karnını bağlamak için kullanılan bir bez ve gömlek (dır’) olmak üzere beş parçadır.
b. Kifâyet miktarı kefen: Erkek için kefenin yetecek en az miktarı izâr ve sargı olmak üzere iki parçadır. Çünkü sağlığında giydiği en az elbise budur. Tek parça elbise ile namaz kılmak mekruh olduğu gibi, tek parça kefen de mekruhtur. Kadının en az yetecek kefeni ise iki elbise ile bir baş örtüsüdür. Bundan azı mekruhtur.
c. Zarûret miktarı kefen: Erkek ve kadın için zarûret hâlinde kefenin en azı bütün bedeni örtecek kadar olmasıdır. Bu da mümkün olmazsa başkalarından kumaş istenir. Çünkü bundan aşağısı, yok hükmündedir. Bütün bedeni örten kefenle, yükümlülerden farz düşer. Ancak zarûretler kendi miktarlarınca takdir olunur. Özellikle kıtlık, darlık, savaş ve yaygın bulaşıcı hastalık gibi sebeplerle ortaya çıkan toplu ölümlerde bu sıkıntılar söz konusu olabilir. Bu durumda, kefenin zarûret miktarı ne bulunursa odur.
2-bu Hureyre vahiy katipliği yapmamıştır.
3-Ref-i Savt:Sesi yükseltmek.
4-Huruf-u Halk diye bilinen harfler 6 tanedir.
5-Kavl-i Leyyin:yumuşak söz söylemektir.
6-Kelime-i Şehadetteki Eşhedü=Şehadet ederim anlamına gelir.
7-Mürtekib-i Kebire:Büyük günah işleyenlere Mürtkib-i Kebire denir.
8-Cedel:sert ve tartışmalı konuşmaya cedl denir.
9-Yemin-i Münakid:Bozulduğu takdirde kefaret gereken yemin.
10-Vaaz:K.Kerim de mevize terimi ile ifade edilir.
11-İBRAD:Sıcak bölgelerde , öğle namazını geciktirip serinlikte kılmaya ibrad denir.
12-Medd-i Munfasıl en az bir elif miktarı uzatılır.
13-İnsan iradesi ile ilgili olarak cebri mutavassıt görüşünü benimseyen Eşariyye Mezhebidir.
14-Peygamberiize ilk iman eden Hz. Validemizdir.
15-Aşure orucu uharrem ayında tutulur.
16-Cenazeyi teşyî etmek Mâlikîler dışında diğer üç mezhebe göre sünnettir. Mâlikîlere göre ise mendubtur. Cenazeyi teşyî etmekte olan kişinin yürümesi mendubtur. Mazeret olmaksızın bir bineğe binmek mekruh olur. Mazeret hâlinde caiz olur. Hanefîler dışındaki diğer mezhebler bu hükümde görüş birliği etmişlerdir.
Hanefiler dediler ki: Cenazeyi teşyî eden kişinin bineğe binmesinin mahzuru olmaz. Fakat yürüyerek teşyî etmesi daha faziletlidir. Bineğe binmiş olan kimsenin bineğinin savurduğu tozlardan arkadaki cemaatin zarar görmemesi için onları geriden takib etmesi gerekir. Önden gitmesi mekruhtur.
Cenazeyi teşyî etmekte olan kişinin yürümekteyse önden gitmesi; bir bineğe binmiş ise arkadan gelmesi Mâlikîlerle Hanbelîlere göre mendubtur. Hanefîlerle Şâfiiler buna muhaliftirler.
17-SECAVEND VAKF İŞARETLERİ
م) ) :Mim: Vakf-ı lâzım işaretidir. Bu işaret nerede gelirse orada
vakfetmek lazımdır. Vacibtir. Vakf terk edilemez. Çünkü kasd edilen
mana bozulur. Hatta bu vakf, kasden terk edildiği taktirde, küfrü icab
ettirmesinden korkulur. Mim İşareti, Kur’an-ı Kerim’de -84- yerde
bulunmaktadır.maviekspres.com
) :Tı: Vakf-ı mutlak alâmetidir. Bu işaretin bulunduğu yerde de
vakf yapılması evla olmakla beraber, vasl da caizdir. Vakf yapılmazsa da
bir şey lazım gelmez. Bu işaretin bulunduğu yerde durulur ve devam
edilir.
ج) ) :Cim: Vakf-ı caiz alâmetidir. Vakf ile vasl ihtiyaridir. Ancak
vakf evladır.
ص) ) :Sad: Vakf-ı ruhsat işaretidir. Vakfın yeri olmayan, fakat
zarurete mebni vakf caiz olan mahal demektir. Vakf yapıldığı taktirde
geriden almaya lüzum yoktur.
ز) ) :Ze: Vakf-ı mücevvez alametidir. Vakf caiz olmakla beraber
vasl evladır. Vakf yapılırsa, geriden almak caizdir.
لا) ) :Lamelif: Vakfın caiz olmadığını gösterir. Durma, durulmaz
demektir. Çünkü mana tamam olmamıştır. Vasl etmek lazımdır. Vakf
yapılırsa geriden almak gerekir. Ancak ayetin sonunda olursa, tekrar
geriden almak doğru değildir. Çünkü orası diğer bir ayetin başıdır.
ق) ) :Kaf: Vasl alametidir. Vakf caizse de vasl evladır.
قف) ) :Kıf: Vakf alametidir. Bu kelime üzerinde “vakf yap”
18-Peygamberimiz tarafından Medineye gönderilen ilk İslam davetçisi Musab bm Umeyr
19-RÜ’YETULLAH:Allah’ın ahirette görülmesi demektir
20-Mekke 630 tarihinde fethedildi.

Toplam 183 sayfa, 146. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030144145146147148150160170...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.