3

Haziran
2012

İBADET-3

Yazar: arafat  |  Kategori: iBADET  |  Yorum: Yok   |  289 Kez Okundu

-Oruç, zekat, namaz hac ne zaman farz kılındı? Beş vakit namaz miladi 621 yılında ve hicretten bir yıl önce mirac gecesinde farz oldu Mirac’dan önce,Ramazan orucu 624’te farz oldu Zekat da 624’te Ramazan ayında farz oldu Hac ise 631’de farz oldu
-Adak kurbanının etinden kimler yiyemez? Fakir veya zengin, adakta bulunursa, adak hayvanın etinden yiyemez ve zekat verilmesi caiz olmayan anasına, babasına, dedesine, evladına, torununa, kocasına veya karısına, fakir olsalar da, yediremez. Yerse veya bunlara yedirirse, yenilen etin kıymetini, fakirlere sadaka verir.
-Zekat kimlere verilmez? Bir kimse, kendi zekatini fakir bulunan zevcesine, usuluna (babasina, dedesine, anasina ninesine…) ve furuuna (cocuklarina, cocuklarinin cocuklarina…) veremez.
-Yeminin çeşitleri ve kefareti?
YEMİN-İ LAĞV: Lağv yemin; hiçbir şer’i hükmü olmayan yemindir.
YEMİN-İ GÂMUS: Bir kimsenin yalan olduğunu bile bile ve kasden yaptığı yemindir. İnsanları aldatmak için; kendisi, aksinin sâbit olduğunu bildiği halde, Allah (cc)’ın adını kullanarak yemin eden kimse “Gâmus (Büyük, Günâha sokan) yemin” yapmıştır.
YEMİN-İ MÜN’AKİDE: Âyet-i Kerîme’de: “.. Fakat kalblerinizin azmettiği (Akid yaptığınız) yeminler yüzünden (sizi) muaheze eder” hükmü beyan buyurulmuştur. Fûkaha: “Gerek yapmak, gerek yapmamak hususunda olsun, gelecekteki bir mesele üzerine yemin etmeye “Yemin-i Mün’akide” (Akid yapılmış yemin) denilir”
-Teheccud namazının hükmü? Geceleyin uyanıp kılınan namaza teheccüd namazı denir. Genellikle yatsı namazından sonra, daha uyumadan veya bir miktar uyuduktan sonra kılınan namaza gece namazı (salatü’l-leyl) denir. Gece uykusu bölünerek kalkıp kılınan namazlara ise teheccüd namazı denir. Teheccüd namazı menduptur. İki ilâ on iki rekat arasında kılınabilir. En azı iki rekat, en çoğu on iki, ortası ise sekiz rekattır. Her iki rekatta selam verilmesi daha faziletlidir. (İslam Fıkıh Ansiklopedisi)
-Şeytan taşlamanın hükmü? Bilindiği gibi hac mevsiminde Mina’da Kurban Bayramının birinci ikinci ve üçüncü günleri Akabe Cemresi Küçük Cemre ve Orta Cemre olmak üzere üç şekilde şeytan taşlanır Bu ibadet vaciptir Burada yapılan hareketler haccın şeairindendir Güzel bir hatırayı yad etmektir Bütün insanlığın ortak düşmanı olan şeytanı taşa tutarak lanetlemektir
-Haccın farzları üçtür. Birincisi: İhramdır. İhram, başlarken şarttır.
- “Haccın vacibleri şunlardır: Müzdelife’de vakfe, Safa ile Merve tepeleri arasında sa’y etmek, Cemreleri taşlamak (Şeytan taşlamak), saçları traş etmek veya kısaltmak ve Sader (veda) tavafını edâ etmek, Tahavi Şerhinde de böyledir” hükmü kayıtlıdır.
Müzdelife’deki vakfeye “Cem” adı da verilir. Bu şekilde isimlendirmenin sebebi, Hz. Adem (a.s.) ile Hz. Havva’nın (r.a.), bu mahalde bir araya gelip gerdeğe girdikleri içindir. Bu hâdisenin, insan neslinin ortaya çıkması noktasında önemi büyüktür.
Safa ile Merve arasında sa’y etmek, Hanefi mezhebinin müctehid imamlarına göre vacip, diğer üç mezhebin imamlarına göre rükündür. Safa ile Merve, Kâbe’nin yakınında karşı karşıya bulunan iki tepedir. “Safa” denilmesi, üzerinde Satvetûllah olan adem Aleyhisselâm oturduğu içindir. Merve’ye de, üzerinde kadın, yani Hz. Havva oturduğu için bu isim verilmiştir.
-Oruç tutmamayı mübah kılan haller? Yolculuk Hastalık,Gebelik ve Çocuk Emzirme ,Yaşlılık
İleri derecede açlık susuzluk ,Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak :
-Abdestin adabı?
1) Namaz vakti girmeden abdest alıp namaza hazır olmak,
2) Abdest alırken kıbleye dönmek,
3) Yüksek bir yere oturmak,
4) Abdestte başkasından yardım istememek,
5) Abdest alırken mecbur olmadıkça konuşmamak,
6) Abdestte suyu israf derecesinde çok kullanmamak, suyu abdest organlarından damlamıyacak kadar da az kullanmamak,
7) Abdestten sonra kıbleye karşı Kelime-i Şehadet getirmek,
-Fıtr sadakası? Fıtır sadakası: Ramazan ve bayramda fakirleri sevindirmek ve geçimlerine katkıda bulunmak üzere -ülkemizde fitre diye bilinen- fıtır sadakası yine aynı yılda Peygamberimiz tarafından konmuştur.
-Miraç nedir? Mirac Kandili, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) Efendimizin gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır.
-Kuran okuma çeşitleri?(tertil,tahkik,tedvir,hadr)
-Kerahet vaktinde namaz kılmak niçin mekruhtur?
-Tahıyyetül mescid namazı hükmü nedir ?sünnet
-Hizbin tanımını nedir: Kur’ân-ı kerîmin yirmi sayfadan meydana gelen cüzlerinin Kur’ân-ı kerîmin yirmi sayfadan meydana gelen cüzlerinin dörtte biri olan beş sahife. dörtte biri olan beş sahife.
-Takip ettiğimiz kıraat ve rivayeti
-Tevbe suresinin başında neden besmele yoktur?
-Tevbe suresinin başında besmele olmamasının nedeni
-Sehiv secdesi nedir?
a) Namazda farzlardan birinin unutularak geciktirilmesi.
b) Vaciblerden birinin unutularak geciktirilmesi veya unutularak yapılmaması hallerinde sehiv secdesi yapılır.
-Sübhanekenin hükmü?Sünnet
-Fatihanın Hükmü?Vacip
-Tilavet secdesi? Kur’ân’da on dört yerde geçen secde âyetlerinin okunması veya işitilmesi halinde yapılan secdeye denir.
-Zekat kimlere verilir? Zekât verilecek kimseler şunlardır:
1) Fakirler: Dini ölçülere göre zengin sayılmayan, nisab miktarı malı olmayan kimselerdir.
2) Yoksullar: Hiçbir şeyi olmayanlar.
3) Borçlular: Borcundan fazla nisab miktarı mala sahip olmayanlar.
4) Yolcu: Memleketinde malı olduğu halde yolda parasız kalan, elinde bir şey bulunmayan kimselerdir. (Bunlara memleketlerine varacak kadar zekât verilebilir.)
5) Allah Yolundakiler: Bunlar cihad veya hac için yola çıkıp parasız kalanlar ile işini gücünü bırakıp kendisini ilme vermiş olan kimselerdir.
-Müstehabın tanımı?Müstehab veya Mendup Nedir?
Hz.Peygamber’in bazen yaptığı, bazen de yapmadığı dini içerikli işlerdir.
-Efali mükellefin ne demektir? Yükümlülük sahibi olanların yaptıkları işler, fiiller.
Ef’âl “fiil”, mükellefin de “mükellef” kelimesinin çoğuludur. “Teklif” mastarından türetilmiş olan bu kelime “yükümlülük sahibi kişi” anlamındadır. Şer’i ıstılahta: “İslâmî emir ve yasakların muhatabı olan ve bunlara uymakla yükümlü bulunan kimse” demektir. Bu terkip “yükümlülerin fiilleri” diye Türkçeleştirilebilirse de fıkıh ıstılahında “yükümlülerin fiillerinin şer’î hükümleri” anlamında kullanılmıştır.
Ef’âl-i mükellefin sekiz tanedir: Farz, vâcib, sünnet, müstehab, mübah, haram, mekruh ve müfsid. Bu taksim Hanefi hukukçularına göredir.
-Mükellef kime denir?”İslâmî emir ve yasakların muhatabı olan ve bunlara uymakla yükümlü bulunan kimse” demektir.
-Farz, farzın Hükmü,farzın çeşitleri? Farz: Sübûtu ve ifâde ettiği anlamı (delâleti) kesin olan delillerle Allah veya Rasûlünün emrettiği fiiller “farz” adını alır. Farzlar, te’vile (başka anlama) gelme ihtimali bulunmayan âyet veya mütevâtir hadislerle sâbit olur. Namaz, oruç, hac, ibâdetleri gibi. Bunlarla ilgili hem kesin âyetler vardır, hem de Hz. Peygamber (s.a.s.)’in tevâtüre varan yollarla nakledilmiş hadisleri mevcuttur. Farzın hükmü işleyene sevap, terkedene ceza olması; inkâr edenin veya küçümseyenin dinden çıkmasıdır. Bu da farzı ayrı ve farz-ı kifâye olmak üzere ikiye ayrılır:
-Farzı ayn ,Farz-ı kifaye?
a) Farz-ı Ayn: Her yükümlü müslümanın bizzat yerine getirmesi gerekli olan farzlardır. Bir kısmının işlemesiyle diğerlerinden yükümlülük kalkmaz. Abdest, beş vakit namaz, ramazan orucu, mükellef olana hacc ve zekât ile İslâm toprakları saldırıya uğradığında cihada çıkmak gibi.
b) Farz-ı Kifâye: Yükümlü müslümanlara ayrı ayrı değil, topluca emredilen şeylerdir. Bir kısım müslümanlar bunu yerine getirince diğerleri sorumluluktan kurtulur. Cihad etmek. Kur’ân-ı Kerîm dinlemek, Kur’ân-ı Kerîm ezberlemek, selâm almak, cenaze namazı kılmak gibi. Farz-ı kifâyenin sevabı yalnız onu işleyenlere âit olur. Bu farzı hiçbir kimse yerine getirmezse bütün toplum günahkâr olur. Bir ibâdetin rükünleri ve şartları kabilinden olan farzlardan birinin terkedilmesi ibâdetin sıhhatine engel olur. Terk kasten olsun yanlışlıkla olsun hüküm değişmez. Kasten terk halinde ayrıca günâha girme vardır. Namaz kılarken rükû veya secde etmeyi terketmek gibi.
-Sünnet,Sünnet-i müekkede,Sünneti gayrı müekkede? Sünnet: İyi ahlâk, iyi huy. Hz. Peygamber’in sözleri, fiilleri, işleri ve takrirleri. Misvak kullanmak, cemâatle namaz kılmak gibi. Sünnet, müekked ve gayr-i müekked olma küzere iki kısma ayrılır.
a) Müekked Sünnet: Hz. Peygamber (s.a.s.)’in devamlı işleyip nâdiren terk ettikleri farz ve vâcib olmayan amelleridir. Terkedilmesinde “itâb” vardır. Sabah, öğlen ve akşam namazlarındaki sünnetler ve çocukların sünnet ettirilmesi gibi.
b) Gayr-i Müekked Sünnet: Hz. Peygamber’in çok defa edâ edip, bazan terkettikleri sünnet. Namazda uzun okuma, ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetleri gibi. Gayr-ı müekked sünnetlere müstehab ve mendûb isimleri de verilir.
Usûl bilginleri sünneti ikiye ayırmışlardır.
a) Sünnet-i Hudâ: Bunlar ibâdetlerle ilgili dinin tamamlayıcı olan sünnetleridir. Terkeden kınanır. Ezan okumak, kamet getirmek ve cemaatle namaz kılmak gibi.
b) Sünnet-i Zevâid: İbâdetlerle ilgili olmayan Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünnetlerine denir. Bunları terkeden kınanmaz. Namazın rükünlerini uzatmak ve Hz. Peygamber’in yemesi, içmesi, oturması, kalkması gibi fiillerinin taklit edilmesi. Âyet-i kerimede şöyle buyurulur: “Allah’ın Rasûlünde sizin için güzel bir örnek vardır” (el-Ahzâb, 33/21).
Sünnet mutlak olarak kullanıldığında Hulefâ-i Râşidîn’in sünnetini de kapsar. Ayrıca farz ve vâcibde olduğu gibi sünnetin kifâyî çeşidi de bulunur. Ramazan’ın son on gününde itikaf yapmak ve terâvih namazını cemaatle kılmak gibi. Farz namazlarda cemâat sünnet-i ayn’dır. Yani bir kısım müslümanların cemâatle namaz kılması, diğerlerinden sünnet yükümlülüğünü kaldırmaz.
-Vacip,Müstehap,,Haram,Mekruh,Müfsid,Müfsidin Hükmü?
-Vâcib: Farzla sünnet arasında kalan ve amel bakımından farz gibi kabul edilen emirlerdir. Bunları işleyene sevap, özürsüz terk edene ceza gerekir.
-Müstehab: Buna mendub da denir. Hz. Peygamber’in bazan işleyip, bazan terk buyurdukları, selef-i sâlihinin sevip işlediği ve rağbet ettikleri işlerdir. Bazı nâfile namaz ve oruçlar gibi. Müstehabın hükmü; işlenmesinde sevap olup, terkinde kınama bulunmamasıdır. Müstehab genellikle gayr-i müekked sünnet ile eş anlamlıdır.
-Haram: Yasaklanmış olan ve terk edilmesi istenen şeylere gayr-ı meşrû denir. Bunlardan sübût ve delâlet bakımından kesin delille sâbit olanlara “haram”; yalnız sübût veya delâletten birisi ile yasaklanmış bulunanlara ise “mekruh” denir. Harama, mahrem veya mahzur adı da verilir .
-Haramın hükmü; terkine sevap, islenmesine ceza gerekmesi ve helâl ve mübah sayanın dinden çıkmasıdır. İçki içmek, kumar oynamak, anaya-babaya âsi olmak gibi.
-Mekruh: Subûtu kat’i delâleti zannı veya subûtu zannı, delâleti kat’ı delille sâbit olan şeyler mekruh adını alır. Mekruhun hükmü amel bakımından haramın hükmü gibidir. Terkine sevap, işlenmesine ceza korkusu vardır. Mekruhun helâl olduğuna inanan kimse dinden çıkmaz. Midye istiridye, ıstakoz ve benzeri balık cinsinden olmayan deniz hayvanlarını yemek, cuma saatinde alış-veriş etmek, abdest ve gusülde suyu israf etmek.
-Müfsîd: Başlanan bir ameli bozan ve ibtal eden kimsedir. Müfsidin yani başlanan bir ameli bozanın hükmü, bunu özürsüz olarak kasden yapmışsa cezanın gerekmesi, sehven yapmışsa cezanın gerekmemesidir. Başlanan bir orucu veya namazı bozmak gibi

3

Haziran
2012

İTİKAT BİLGİLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: iTiKAT  |  Yorum: Yok   |  387 Kez Okundu

Kuranın Konuları:

1. İtikad 2. İbadetler. 3. Muâmelât. 4. Ukubat. 5. Ahlâk. 6. Nasihat ve Tavsiyeler 7. Va‘d ve Vaîd. 8. İlmî Gerçekler.9. Kıssalar

-Allahın zati ve subuti sıfatları?

a)Zatî sıfatlar :

1- Vücut (Varlık), 2- Kıdem (Ezeliyet, evveli olmama), 3- Beka (Ebediyet, ahiri olmama), 4-Vahdaniyet (Bir olma, şeriki bulunmama), 5- Kıyam binefsihî (Varlığının devamının zatından olması-başkasın yardımıyla olmaması ), 6- Muhalefetü’n- lil-havâdis ( Zatının mahlukatın zatlarına ve sıfatlarında mahluk sıfatlarına benzememesi)

b)Sübutî sıfatlar: 1-Hayat 2- İlim 3- İrade 4- Kudret 5- Sem (işitme) 6- Basar (görme) 7- Kelâm 8- Tekvin

– Peygamberlerin sıfatları?

1.)SIDK: DOGRULUK

2.)EMANET: GÜVENİLİR OLMALARI

3.)FETANET: AKILLI OLMALARI

4.)İSMET: GÜNAH İŞLEMEZLER

5.)TEBLİĞ: ALLAH IM GÖNDERDİKLERİNİ HARFİYEN YAPMALARI

Melekler ve görevleri? Meleklerin temel görevleri, Allah’a kulluk etmek; O’nun emirlerini yerine getirmektir Melekler görevleri açısından bir kaç gruba ayrılır Melekler yüklendikleri görevler itibariyle farklı isimlerle anılmışlardır Bunlardan dördü, büyük melek olarak bilinmektedir: Cebrâîl, Mikâîl, İsrâfîl ve Azrail Bilinen diğer melekler de şunlardır: Münker-Nekir (Ölümden sonra, kabirde sorguyla görevli melekler), Kirâmen Kâtibin/Hafaza (İnsanların amellerini yazmakla görevli melekler), Hamele-i Arş (Arşı taşıyan melekler), Hazin (Cennet ve cehennemde bekçilikle görevli melekler), Zebânî, Mâlik (Cehennemde görevli melekler), Rıdvân (Cennette görevli melekler), Mukarrabûn ve İlliyyûn (Allah’a çok yakın ve onun katında üstün mevkie sahip melekler) – İstidrac: Sözlükte “değer, kıymet” gibi anlamlara gelen kerâmet, dinî bir kavram olarak peygamberlik iddiasıyla bir ilgisi olmaksızın bir müminde harikulâde (olağan üstü) bir halin meydana gelmesi demektir. Şâyet bu hâl kendisinde meydana gelen kimse amelleri sâlih olan biri değilse, o harikulâde hale istidrâc adı verilir.

-Tafsili ve icmali iman: İman, inanılacak hususlar açısından icmâlî ve tafsîlî iman olmak üzere ikiye ayrılır.

a) İcmâlî İman İnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmak demektir. İmanın en özlü ve en kısa şekli olan icmâlî iman, tevhid ve şehadet kelimelerinde özetlenmiştir.

b) Tafsîlî İman İnanılacak şeylerin her birine, açık ve geniş şekilde, ayrıntılı olarak inanmaya tafsîlî iman denilir. Tafsîlî iman üç derecede incelenir

-Teheccüh namazının hükmü: Geceleyin uyanıp kılınan namaza teheccüd namazı denir. Teheccüd sözlükte, uyumak ve uyanmak manasında olup, zıt anlamlı kelimelerdendir. Genellikle yatsı namazından sonra, daha uyumadan veya bir miktar uyuduktan sonra kılınan namaza gece namazı (salatü’l-leyl) denir. Gece uykusu bölünerek kalkıp kılınan namazlara ise teheccüd namazı denir. Teheccüd namazı menduptur. İki ilâ on iki rekat arasında kılınabilir. En azı iki rekat, en çoğu on iki, ortası ise sekiz rekattır. Her iki rekatta selam verilmesi daha faziletlidir. (İslam Fıkıh Ansiklopedisi)

-Zelle nedir?Peygamberler de sadır olan küçük hata sürçmesine zelle denir.

-Kıyametin Büyük Alametleri: Büyük Alâmetler. Kıyametin kopmasının hemen öncesinde meydana gelecek ve birbirini izleyecek olan olaylardır. Büyük alâmetler, tabiat kanunlarını aşan ve insan iradesinin dışında gerçekleşen olaylardır. Hz. Peygamber bir hadislerinde, “Kıyametten önce on alâmet görmediğiniz sürece dünyanın sonu gelmez” buyurmuş ve bu alâmetleri şu şekilde sıralamıştır (Müslim, “Fiten”, 39; Ebû Dâvûd, “Melâhim”, 11; İbn Mâce, “Fiten”, 28):

a) Duman. Müminleri nezleye tutulmuş gibi bir duruma getiren ve kâfirleri sarhoş eden bir dumanın çıkışı ve bütün yeryüzünü kaplaması.

b) Deccâl. Bu isimde bir şahıs çıkacak ve Tanrılık iddiasında bulunacak, istidrâc denilen bazı olağan üstülükler gösterecek ve Hz. Îsâ tarafından öldürülecektir.

c) Dâbbetü’l-arz. Bu isimde bir canlı çıkacak, yanında Hz. Mûsâ’nın asâsı ve Hz. Süleyman’ın mührü bulunacak, asâ ile müminin yüzünü aydınlatacak, mühür ile kâfirin burnunu kıracak, böylelikle müminlerin ve kâfirlerin tanınmaları sağlanacaktır.

d) Güneşin Batıdan Doğması. Evrenin tek hâkimi Allah’ın emriyle güneş batıdan doğacak, bu olaydan sonra iman edenlerin imanı, kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir.

e) Ye’cûc ve Me’cûc’ün Çıkması. Bu isimde iki topluluğun yeryüzüne dağılarak bir süre bozgunculuk yapmaları da kıyametin bir başka büyük alâmetidir.

f) Hz. Îsâ’nın Gökten İnmesi. Hz. Îsâ kıyametin kopmasına yakın gökten inecek, insanlar arasında adaletle hükmedecek, Hz. Peygamber’in dini üzere amel edecek, deccâli öldürecek, sonra da ölecektir. g) Yer Çöküntüsü. Biri doğuda, biri batıda, biri de Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsü meydana gelecektir.

h) Ateş Çıkması. Hicaz taraflarında büyük bir ateş çıkacak ve her tarafı aydınlatacaktır.

-Dinler kaç kısma ayrılır: Dinler başlıca 3 kısma ayrılır :

1) Hak Din :Allah tarafından peygamber aracılığı ile insanlara bildirilen, hiçbir değişikliğe uğramadan ve bozulmadan günümüze kadar gelen din’dir. Bu özellikleri taşıyan din bizim dinimiz olan İslâm Dini’dir.

2) Muharref Dinler Allah tarafından peygamberleri aracılığı ile bildirildiği halde sonradan insanlar tarafından değiştirilen ve aslı bozulan dinlerdir.

3) Bâtıl Dinler : İnsanlar tarafından uydurulan dinlerdir. Bunların peygamberlerin tebliğ ettiği dinlerle hiçbir ilgisi yoktur -Muharref dini açıklayın: Allah tarafından peygamberleri aracılığı ile bildirildiği halde sonradan insanlar tarafından değiştirilen ve aslı bozulan dinlerdir.

-Edille-i şeriyye:Kitap,sünnet,icma ve kıyas -Ehli sünnet nedir? Peygamber Efendimiz ve onun sahabesinin yolunda yürümek.

-Cebrailin diğer isimleri: Cibrâ’îl veya Cibrîl “Rûh-ul-emîn” “Rûh-ul-kuds” “Nâmûs-ı ekber”

 -Tevbe suresinin başında neden besmele yoktur?

Birincisi: Tevbe Sûresi uzun bir fâsıladan sonra nâzil olmuştur. Nâzil olduğunda da mânâ ve muhteva itibariyle Enfal Sûresi ile yakın bir irtibatı ve alâkası görüldüğünden onun devamı gibi mütalâa edilmiştir.

İkinci bir sebep: Sûre müşriklere ve münafıklara karşı şiddetli tehditler ihtiva ettiği ve müşriklere karşı savaş ilânı ile başladığı için; rahmeti, emniyeti ve selâmeti ifade eden Besmele, sûrenin başında yer almamıştır.

Üçüncü bir sebep ise; bu sûre ile Müslümanların daha önce ortak savunma ve benzeri hususlarda müşriklerle akdetmiş oldukları antlaşma ve dostlukların tamamen kaldırıldığı beyan edilmektedir

-Dabbetül arz nasıl bir varlık açıklayın: Dâbbetü’l-arz. Bu isimde bir canlı çıkacak, yanında Hz. Mûsâ’nın asâsı ve Hz. Süleyman’ın mührü bulunacak, asâ ile müminin yüzünü aydınlatacak, mühür ile kâfirin burnunu kıracak, böylelikle müminlerin ve kâfirlerin tanınmaları sağlanacaktır.

-İman nedir? İman’ın kelime anlamı, herhangi bir şeye inanmak demektir. Dindeki anlamı ise; Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Cebrail adındaki melek aracılığı ile Allah’tan aldığı bilgilerin doğruluğuna kesin bir imanla inanmaktır. İman iki şekilde olur: Birincisi iman edilecek konulara kısaca ve topluca inanmaktır. Böyle bir inanca “Toptan İman” denir. Kelime-i Tevhid sözünü veya Kelime-i Şehadet’i dili ile söyleyip kalbiyle doğrulayan kimse, kısaca ve toptan iman etmiş olur. Bu şekilde bir imana sahip olan kimseye “MÜ’MİN” denir.

-İmam-Amel ilişkisi: İman lügatte; tasdik etmek, kabullenmek ve benimsemek manalarına gelmektedir. Istılahta ise, Hz. Peygamber (A.S.V.) ‘ın Allah-u Teala’dan getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerde ( zarurat-ı diniyede ) O’nu tasdik etmek, O’nun haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul edip bunların gerçek ve doğru olduğuna gönülden inanmaktır. Amel ise; inanılan şeylerin tatbik edilmesidir. Başka bir ifade ile bizzat yaşanılarak inanılan şeylerin fiiliyatta gösterilmesidir.

 

2

Haziran
2012

Diyanet Mbsts Hazırlık Çalışma Testleri

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  745 Kez Okundu

İSLAM DİNİ İLE İLGİLİ SORULAR
S-1-Kuranda geçen ‘Allah katındaki din İslam’ dır ‘’Hepiniz Allahın ipine sımsıkı sarılın parçalanıp ayrılmayın’’ayetleri hangi surededir.
a) Bakara b) Maide c) İbrahim d) Ali imran e) Enfal
S-2-Allahı tanıma ve bilmeye ne denir?
a) marifetullah b) mahabbetullah c) ihlas d) ihsan
S-3-Kuranı kerimin vahyi kaç yılda tamamlandı?
a) 22 b) 23 c) 24 d) 25
S-4-Aşağıdakilerden hangisi mezhep kelimesinin sözlükteki anlamı değildir.
A) doktrin b) akım c) kurtuluş d) yol e) yer
S-5-Akaid mezhepleri için hangisi kullanılmaz?
a) grup b) fırka c) tebliğci d) nıhle
S-6-Peygamberimiz hadisinde ümmetinin 73 fırkaya ayrılacağını bunlardan birinin kurtuluşta,diğerlerinin ateşte olacağını belirtmiştir. Bu kurtuluşa eren fırka hangisidir?
a) fırkai Hayriyye b) fırkayi Naciye c) fırkayı Kamiliyye d) fırkai Cemaliyye
S-7-Hangi mezhebe ehli sünneti hassa denir?
a) selefiyye b) maturidiyye c) eşariyye
S-8-Görüşleri itibariyle İslam ve iman çerçevesinin dışında kalan ehli bidat mezhebi hangisidir?
A) hariciye b) yezidiyye c) mutezile d) şia
S-9-ehli bidat aşağıdakilerden hangisiyle anılmamıştır?
a) ehli ehva b) fırakı dalle c)ehli dalal d) ehli amme
S-10-Akıl karşısında kesin tavır takınıp nakli tek hakim kabul eden mezhep hangisidir.
A) muteziler b) cebriye c) selefiyye d) eşariyye
S-11-Akaid sahasında ayet ve hadislerle birlikte,aklıda dinin anlaşılması için gerekli bir temel kabul eden mezhep hangisidir?
a)mutezile b) maturidiyye c) şia d) eşariyye
S-12-Kadından da peygamber olur diyen mezhep hangisidir?
A) mutezi b) şia c) hariciler d) eşari
S-13-Abbasiler devrinde kadılkudat (baş kadı)ünvanını alan imam kimdir.
a)imamı azam b)ebu Yusuf c)ebu Muhammed d)imam malik
S-14-Mantık kurallarıyla çelişir gördüğü ayet ve hadisleri akla öncelik vererek yorumlayan ve akılcı bir mezhep olan mezhep hangisidir.
a) mutezile b) haricilik c) şia d)eşarilik
S-15-Kelamda yenilikler ve değişiklikler yaparak bu ilmi felsefe ile rekabet edebilecek bir güce kavuşturan mezhep hangisidir.
A) Mutezile b) maturidi c) selefi d) eşari
S-16-Dini tebliğ olmasa da kişi akılla Allah ı bulabilir,iyi ve kötü güzel ve çirkin akılla bilinebilir,görüşleri hangi mezhebindir.
a) eşari b) maturidi c) selefi d) mutezi
S-17-farsça ilk tasavvuf kitabının adı nedir?
a) tabakatüs sufiyye b) hücviri c) keşfül mahcup
S-18-Büyük alim Hammad b.ebu Süleyman daha sonraları Cafer es Sadık ve Muhammed el Bakırdan ders alan mezhep imamı kimdir.
A) imamı azam b) imamı malik c) imamı şafi d) Ahmet b. Hambel
S-19-Üç kardeş meselesi diye bilinen meselenin tartışmasında hocası ebu ali el cübbaiye üstün gelmiş,hocasının görüşlerini doyurucu bulmadığı için ayrılıp yeni bir mezhep kurmuştur bu mezhep hangisidir.
a) Haricilik b) Eş’arilik c) Şia d) Cebriye
S-20-Büyük günah işleyen kimsenin iman ile küfür arası bir mertebede olduğunu söyleyerek ehli sünnet bilginlerinden hasan ı basrinin dersini terk edip yeni bir mezhep kurmuştur bu mezhebin adı nedir.
a) mutezile b) haricilik c) şia d)eşarilik
S-21-Hangi mezhep imamının Türk olması kuvvetle muhtemeldir.
a)Ebu mansur Mahmut el maturidi b)İsmail el eşari c) malik bin Enes d) Ahmet bin hambel
S-22-Görüşlerini beş prensip etrafında sistemleştiren bunlar ise 1-tevhid2-adl 3-vaad ve vaid 4-el menzile beynel menzileteyn 5-emir bil maruf nehiy anil münker. olan mezhep hangisidir.
a) eşari b) maturidi c) selefi d) mutezi
S-23-Peygamberimiz yemene kadı olarak kimi göndermiştir.Göndermeden önce Allah’ın kitabında ve Resulünün sünnetinde bulamadığın bir konu hakkında karşılaşırsan ne yaparsın sorusuna kendim içtihat ederim cevabını vermiş Resulullah ziyadesiyle memnun olmuştur.
A)muaz bin cebel b)musap bin umeyr c)Abdullah bin cubeyr d)musa bin ali
S-24-Muvatta hangi meshebin kaynak kitabıdır?
A)Hanefi b)maliki c)şafi d)hanbeli
S-25-Suudi Arabistanın resmi meshebi nedir?
A)Hanefi b)Maliki c)Şafi d)Hanbeli
S-26-Tasavvuf hayat tarzını ve düşüncesini Türkçe ifade eden Ahmet yesevi nin kitabının adı nedir?
A) divanı hikmet b) divanı lugatüt türk b) mesnevi
S-27-Genellikle fıkıhta hanbeli olanlar akaidde hangi mezhebtendirler?
a) eşari b) maturidi c) selefi d) mu’tezile
S-28-Gazzali , Fahrettin er razi , kadı beyzavi ,teftezani ,cüveyni gibi hepimizin bildiği kelam bilginleri hangi mezheb kelam bilginleridir.
a) Selefi b) eşari c) maturidi d) Hanefi
S-1-( ) Zeydiyye fırkasına Hz Alinin torunu Zeyd bin Ali Zeynelabidin e nisbet edildiği için bu ad verilmiştir.
S-2-( ) islami literatürde Tanrının kendini göstermesi genellikle rahman ve rahim terimleriyle ifade edilir.
S-3-( )İnanç konularını sistematik bir yapıya kavuşturmaya çalışmaya tefsir ilmi denir.
S-4-( ) Allahın zati,fiili ve haberi sıfatlarının hepsini tevilsiz,nasılsa öyle kabul ettiği için selefiyyeye ‘’sıfatiyye’ mezhebide denir.
S-5-( ) Tabiun mezhep imamları,büyük müctehitler ve hadisçiler selefiyyedendir.
S-1-Hz Ali ile Hz Muaviye arasında geçen sıffın savaşından sonra halife tayin işi hakeme bırakılınca ortaya çıkan mezhebe …………………………………..denir.
S-2-Sözlükte taraftar yardımcı anlamına gelen mezhep …………………………………dır.
S-3-Şianın günümüze ulaşan üç büyük fırkası1-……………………..2-……………………3-………………………….dir.
S-4-itikadi konularda mutezile mezhebine fıkıh sahasında ise Hanefi mezhebine yakın görüşlere sahip olan şianın …………………………….. fırkasıdır.
S-5-Halen İranın resmi mezhebi olan Irakta ve Azerbeycanda yaşayan Müslümanların %60 ınında inandığı şia mezhebinin fırkasının ismi………………………………………..dir.
S-6-fıkıh ilminde uzman olan kişilere ……………………………..denir.
S-7-imamı azam efendimizin vefat ettiği yıl imamı…………………. dünyaya gelmiştir.
S-8-medine imamı diye meşhur olan ve orada doğan imam…………………………..dır
S-9-Değişik mezheplerin hükümlerinden yararlanmaya veya farklı hükümlerinbir araya getirilmesine………………………………..denir.
S-10-Tanrıyı görüyormuşçasına ibadet etmeye………………… denir
S-11-Dinin birinci unsuru………………….ikinci unsuru…………….üçüncü unsuru ise……………..tır.

CEVAPLAR:
1-D 2-A 3-B 4-C 5-C 6-B 7-A 8-B 9-D 10-C 11-B 12-D 13-B 14-A 15-D 16-B 17-C 18-A 19-B 20-A 21-A 22-D 23-A 24-B 25-D 26-A 27-C 28-B
1-D 2-Y (yaratma(halk)buyurma(emir)) 3-Y (kelam) 4-D 5-D
1-haricilik 2-şia 3-zeydiyye,ismailiyye,imamiyye(isnaaşeriyye) 4-zeydiyye 5-imamiyye 6-fakih(çoğulu fukaha) 7-şafi 8-maliki 9-telfik 10-ihsan 11-inanç,ibadet,ahlak
AKAİD SORULARI
s-1-Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi,inkar özelliği taşıyan inanç,söz veya davranışından ötürü kafir saymaya ne denir?
a-mürted b-irtidad c-tekfir d-küfür
s2-Kişinin kendi irade ve ifadesiyle islamdan ayrılması ve hukuk düzeni tarafından da dinden çıkmış sayılmasına ne denir?
a-mürted b-irtidad c-tekfir d-küfür
s-3-Amentü de belirtilen esasların 6 tanesinden 5 tanesi kuranda zikredilmiş bir tanesi bunlarla birlikte kuranda zikredilmemiştir.Bu zikredilmeyen esas hangisidir?
a-kadere iman b-meleklere iman c-ahiret gününe iman d-peygamberlere iman
s-4-aşağıdakilerden hangisi Allahın varlığının delilleri arasındadır.
a-fıtrat delili b-hudüs delili c-imkan delili d- nizam delil e- hepsi
s-5-aşağıdakilerden hangisi hadislerde geçen ismi azam (allahın en büyük ismi) lardan biri değildir.
a-Hüda b-rahman rahim c-zül celali vel ikram d-el hayyul kayyum
s-6-az amele bile çok sevap veren allahın ismi hangisidir?
a-muhit b-müheymin c-şekür d-vasi
s-7-dilediğini muhtaç olmaktan kurtaran allahın ismi hangisidir
a-muğni b-mani c-nafi d-muksit
s-8-sonradan olan şeylere benzememek allahın hangi sıfatıdır?
a-kıyam bi nefsihi b-beka c- muhalefetün lil havadis d-tekvin
s-9-aşağıdakilerden hangisi ülülazm peygamberlerden biri değildir.
a-musa (a.s) b-isa (a.s) c-nuh (a.s) d – süleyman (a.s) e-muhammed (a.s)
s-10-hz peygamberimize gelen vahyin en ağır şekli olan ve içinde tehtit ve korkutma olan ayetler hangi çeşit vahiyle gelmiştir.
a-çıngırak sesi b-cebrailin kendi asli şekliyle c- cebrailin insan şeklinde gelerek d—uyku halinde gelen vahiy
s-11-kuranda mucize terimi yerine hangisi kullanılmamıştır.
a-ayet b- güç c-beyyine d-burhan
s-12-peygamber olacak şahsın henüz peygamber olmadan önce gösterdiği olağan üstü durumlara ne denir.
a-istidrac b-meunet- c- mucize d- irhas
s-13-allahın mümin kullarına darda kaldığı veya sıkıntıya düştüğü zaman olahan üstü bir şekilde yardım etmesine ne denir.
a-istidrac b-meunet- c- mucize d- irhas
s-14-kafir ve günahkar kişilerin gösterdiği olahan üstü olaylara ne denir.
a-ihanet b-istidrac c-meunet d-irhas
s-15-kafir ve günahkar kişilerden arzu ve isteklerine aykırı olarak meydana gelen olay nedir.
a-ihanet b-istidrac c-meunet d-irhas
s-16-insanın tekrar diriltileceği kuyruk sokumu kemiğine ne denir.
a-eşratüs saat b-bas c-leza d-acbüz zenep

S-1-dinden çıkana ………………………………….denir.
s-2-………………varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan yüce varlığın adıdır.
s-3-alemin ve alemdeki varlıkların sonradan yaratılmış olup bir yaratıcıya muhtaç olduğu delile ………delili denir.
s-4- varlığı kendiliğinden olmak,var olmak için bir başka varlığa ihtiyaç duymamak allahın selbi sıfatlarından ………………….sıfatıdır.
s-5- Cebrail peygamberimize insan kılığında gelip ashaptan ………….şeklinde görünmüştür.
s-6-kuranı kerimde ilk şeytandan …………..ismiyle söz edilir.
s-7-hz ademe…………sahife hz şit e…………………sahife hz idrise …………..hz ibrahime …………………….sahife indirilmiştir.
s-8-ahdi cedid………………a ahdi atik veya ahdi kadim………………a denir.
s-9-iyi ve kötü amelleri eşit olan veya küçükken ölen müşrik çocukları ……………………bekleyecekler ve daha sonra cennete gireceklerdir.
s-10- cennetliklere hizmet etmek için ölümsüz gençler dolaşacaktır bunlara ………denir.

CEVAPLAR:
1-C 2-B 3-A 4-E 5-A 6- C 7-A 8- C 9- D 10- A 11-B 12- D 13-B 14- B 15- A 16- D
1-mürted 2- ALLAH cc 3- hudus 4- kıyam bi nefsihi 5- dıhye 6- iblis 7- 10,50,30,10 8- İncil,tevrat 9-araf 10- vildan

FIKIH SORULARI
S-1-Aşağıdakilerden hangisi fıkıh literatüründe fer-i veya tali deliller gurubunda yer almaz.
a-kıyas b-istihsan c-istislah d-istishab e-seddi zerayi
S-2-Müctehidin bir meselede özel bir delil sebebiyle o meselenin benzerlerinde verdiği hükümden vaz geçip başka bir çözümü benimsemesi yada iki farklı kıyas imkanı bulunduğunda ,ilk bakışta dikkat çekmeyen kıyası gerekçe birliği açısından daha güçlü bulduğu için açık kıyasa tercih etmesine ne denir?
a-mesalih-i mürsele b-istishab c-istihsan d-seddi zerayi
S-3-Nasların kapsamına girmeyen yada illet bağı kurularak nasta düzenlenmiş bir olaya bağlanamayan fıkhi bir meselenin hükmünü İslam fıkhının genel ilkelerine göre belirleme yöntemine …………………bu metodu uygulayarak hükme ulaşırken esas alınan maslahatlarada …………………………..denir. boşluklara hangileri getirilmelidir?
a-istishab/beraet-i zimme b-istislah/mesalih-i mürsele c-rey/ictihat d-istihsan/örf ve adet
S-4-Daha önce varlığı bilinen bir durumun varlığını koruduğuna hükmetme yöntemine ne denir.
a-istihsan b-istislah c-istishab d-seddi zerayi
S-5-Harama kötü ve zararlı bir sonuca vasıta olan davranışların yasaklanması kötülüğe giden yoların kapatılmasına ne denir?
a-istihsan b-istislah c-istishab d-seddi zerayi
S-6- Kişinin iyiyi kötüden faydalıyı zararlıdan ana hatları ile olsun ayıra bilmesine ne denir.
a-vücub ehliyeti b-eda ehliyeti c-temyiz d-buluğ çağı
S-7-İbadetlerle ilgili dini hükümlere ne denir.
a-taabbüdi hükümler b-şeri hükümler c-vasi hükümler d-teklifi hükümler
S-8-Ayet ve hadislerin doğrudan ifade ettiği hükümlere ne denir.
a-taabbüdi hükümler b-şeri hükümler c-vazi hükümler d-teklifi hükümler
S-9-İki durum arasında şariin kurduğu bağı ifade eden hükümlere ne denir.
a-taabbüdi hükümler b-şeri hükümler c-vazi hükümler d-teklifi hükümler
S-10-Allah katından bir tebliğ veya Allah ın dinini açıklama niteliği taşımaksızın insan olması itibariyle peygamberimizin yaptığı normal ve beşeri davranışlara ne denir.
a-hüda sünnet b- zevaid sünnet c-müekked sünnet d-revatib sünnet
S-11-Farz namazlardan önce ve sonra kılınması sünnet olan namazlara ne ad verilir?
a-hüda sünnet b- zevaid sünnet c-müekked sünnet d-revatib sünnet
S-12-Sabah namazının ortalık aydınlanıncaya kadar,sıcak mevsimlerde öğle namazının serin vakte kadar geciktirilmesi,akşam namazında acele edilmesinin hükmü nedir?
a-sünnet b-mubah c-mendup d-müstehap
S13-Mükellefin yapması veya terk etmesi halinde herhangi bir övgü yahut kınamayı gerektirmeyen davranışlarına ne denir?
a-sünnet b-mubah c-mendup d-müstehap

s-1-Fıkhın delillerden hüküm elde etme metodunu inceleyen dalına……………………denir.
s-2- Fıkhın kaynakları arasında üçüncü sırayı ………………. alır.
s-3-Kişinin dinen ve hukuken muteber olacak tarzda davranmaya ve hukuki işlem yapmaya elverişli oluşuna ………………………….denir.
s-4- Hanefi mezhebine göre kati delille sabit olan hükme ……….zanni delille sabit olan hükme ise………….denir.
s-5- Hz Peygamberin devamlı yaptığı sırf bağlayıcı ve kesin bir emir olmadığını göstermek için nadiren terk ettiği fiillere …….sünnet denir.

s-1-( ) Fıkhın,şeri delillerden elde edilen fıkhi hükümleri sistematik tarzda ele alan dalına usül’i fıkıh denir.
s-2-( ) İslam dininin kuranı kerimden sonra ikinci kaynağı sünnet tir.
s-3-( )Kıyas naslarda hükmü bulunmayan fıkhi meseleye aralarındaki illet birliği sebebiyle naslarda düzenlenmiş meselelerin hükmünü vermeye denir.
s-4-( )İstihsan metoduna Hanefi fakihleri sıklıkla başvurmuşlardır.
s-5-( )Kişinin haklara sahip olabilme ve borç altına girebilme ehliyetine eda ehiyeti denir.
s-6-( ) Harama yakın olup vacibin karşıtına tenzihen mekruh helale yakın olup,mendubun karşıtınada tahrimen mekruh denir.
s-7-( )Aslında meşru ve serbest olduğu halde,haram kılınmasını gerekli kılan geçici durumla ilgili olan fiile haramı li gayrihi denir.

CEVAPLAR:
1-A 2-C 3-B 4-C 5-D 6-C 7-A 8-B 9-C 10-B 11-D 12-D 13-B
1-usuli fıkıh 2-icma 3-eda ehliyet 4-farz –vacip 5-müekked
1-y (fürü-i fıkıh) 2-d 3-d 4-d 5-y (vücub ehliyeti) 6-y (tahrimen-tenzihen) 7-d
1-İslam tarihindeki ilk cuma namazı Medine yakınlarındaki ………………vadisi’nde kılınmıştır.

2- Ebu Hanife’ye göre Cuma namazında imam hariç en az………kişinin bulunması şarttır.

3- Şafii mezhebine göre vitir namazının hükmü …………………………dir.

4- Beş vakit namazın sünnetleri ve Teravih namazı gibi belli bir vakti olan nafile namazlara …………… sünnetler denir.

5- Hanefilere göre seferi iken dört rekatlı farz namazların iki rekat olarak kılınmasının hükmü ………..dir.

6- Vaktinde kılınmayan namazlara “kaçmış” anlamına gelen …………………… denir.

7- Hanefilerin mazeret hainde namazlarda uygulanmasını caiz gördükleri cem’ şekline …………. cem’ denir.

8- Güneş tutulması esnasında kılınan nafile namaza ………………. namazı denir.

9- Hanefilere göre bayram namazının hükmü …….……., Şafiilere göre ise …………………………….tir.

10- Hanefilere göre cuma namazı ile yükümlü kimselerin cuma günü zeval vaktinden sonra, hatibin minberde olduğu sırada alışveriş yapmalarının hükmü …………….., Hanefiler dışındaki mezheplere göre ise ……………dır.

B- DOĞRU-YANLIŞ SORULARI:

1- ( ) Evvâbîn namazı, “tevbe eden ve Allah’a sığınanların namazı” demektir.

2- ( ) Hanefilere göre seferi iken kılınmayan dört rekatlı farz namaz, mukim iken kaza edilecek olursa iki rekat olarak kılınır.

3- ( ) Şafiilere göre seferi iken kılınmayan dört rekatlı farz namaz, mukim iken kaza edilecek olursa yine dört rekat olarak kılınır.

4- ( ) Şafiilere göre seferi iken namazları kısaltmak ruhsat olup, kişinin tercihine bırakılmıştır.

5- ( ) Hanefilere göre, başlanmış olan nafile namaz herhangi bir nedenle bozulacak olursa, sonradan kaza edilmesi sünnettir.

6- ( ) Şafiilere göre cuma namazı hutbesinin Arapça okunması şart değildir.

7- ( ) Hanefilere göre, bayram namazı hutbesi sünnettir.

8- ( ) Hanefilere göre, cuma namazına imam selam vermeden önce yetişen kimse cuma namazına yetişmiş olur.

9- ( ) Şafiilere göre, cuma namazına yetişmiş sayılabilmek için en az bir rekatı imamla birlikte kılmak gerekir.

10- ( ) Şafiilere göre, kadınlar da bayram namazı kılmakla yükümlüdürler.

C- SEÇMELİ SORULAR:
1- Aşağıdakilerden hangisi cuma namazının sıhhat şartlarından değildir?

a-) Vaktin girmesi b-) Devlet başkanının hazır bulunması

c-) Şehir hükmünde bir yer olması d-) Hürriyet.

2- Aşağıdakilerden hangisi cuma namazının vücup şartlarından değildir?

a-) Hürriyet. b-) Erkek olmak c-) Meşru bir mazereti bulunmamak d-) Vaktin girmesi

3- Aşağıdakilerden hangisi, Hanefiler tarafından hutbenin sahih olması için şart koşulmaz?

a-) Vakit içinde okunması b-) Namazdan önce okunması c-) Arapça okunması d-) Hutbe niyetiyle okunması

4- İslâm hukukunda bir yolcunun onbeş günden az kalmayı planladığı yere ne ad verilir?

a-) Vatan-ı süknâ b-) Vatan-ı aslî c-) Vatan-ı ikâme d-) Vatan-ı fer’î

5-) Aşağıdakilerden hangisi namazların cem’ini (birleştirilmesini) câiz kılan nedenlerden biri değildir?

a-) Yolculuk b-) Hastalık c-) Şiddetli yağmur, kar, dolu d-) İstinca ve istibra.

A- DOLDURMALI SORULAR B- DOĞRU-YANLIŞ SORULARI C- SEÇMELİ SORULAR:

1- Ranuna 1- D 1- D
2- Hutbe-iki rekat farz. 2- D 2- D
3- Müekked sünnet 3- D 3- C
4- Revâtib 4- D 4- A
5- Vacip 5- Y 5- E
6- Fevâit 6- Y
7- Şekli-Sûrî 7- D
8- Küsuf 8- D
9- Vacip- Müekked sünnet 9- D
10- Tahrimen mekruh- Haram 10- D
1-Hanefilere göre sehiv secdesinin hükmü …………, şâfiilere göre ise …………….tir.

2- Son nefesine yaklaşmış ve ölmek üzere olan kişiye ……………… denir.

3- Cenazenin tabuta konulup musallaya ve oradan da kabristana taşınmasına ……………… denir.

4- Ölü yıkanıncaya kadar yanında seslice Kur’ân okumanın hükmü ……………….tur.

5- Cenaze namazının rükünleri …………….. ve …………….dir.

6- ……………. mezhebine göre Cenaze namazında Fatiha’yı okumak bir rükündür.

7- Güneşin doğması, batması veya zevale yaklaşması hallerinde cenaze namazı kılınmasının hükmü ………….tur.

8- ………… mezhebine göre sehiv secdesi selamdan sonra yapılmalıdır. Aksi taktirde geçersizdir.

9- Tilâvet secdesi yapmak …………… mezhebine göre vacip, diğer üç mezhebe göre ise sünnettir.

10- Kefenin baştan ayağa kadar uzanan, baş ve ayak taraflarından düğümlenen parçasına ………. denir.

B- DOĞRU-YANLIŞ SORULARI:

1- ( ) İmam sehiv secdesini gerektiren bir şey yaptığı halde sehiv secdesi yapmazsa, muktedi hemen sehiv secdesi yapar.

2- ( ) Erkek mi kadın mı olduğu anlaşılmayan Hüsna-i müşkil denilen kimse ölünce yıkanmaz, teyemmüm ettirilir. Kefenlenmesi ise kadın olarak yapılır.

3- ( ) Cenaze namazında cemaatin bulunması şart değildir. Sadece bir erkeğin veya bir kadının bulunması yeterlidir.

4- ( ) Cenaze namazına başlandıktan sonra cemaate katılan kimse hemen tekbir alıp imama uyar ve duaları okumaksızın eksik tekbirleri tamamlayıp selam verir.

5- ( ) Cenaze namazında kadınlar erkeklerin hizasında veya önünde dursalar, yanında ve önünde durdukları erkeğin namazı bozulur.

6- ( ) Bir kimse farz namazda kâde-i âhireyi unutup beşinci rekata kalksa, kalktığı anda artık o namazın tekrarı gerekir.

7- ( ) Dört rekatlı farz namazda kâde-i âhireden sonra unutulup beşinci rekata kalkılsa o namaz artık nafile olur ve iadesi gerekir.

8- ( ) Birinci veya ikinci rekatta Fâtiha’nın peşpeşe iki defa okunması sehiv secdesini gerektirir.

9- ( ) Namazda rüku yerine direk secdeye gidilse, sehiv secdesi kurtarmaz ve o namazın tekrarı gerekir.

10- ( ) Bir kimse Fâtiha’dan sonra ne okuyacağını düşünürken bir rüku eda edecek kadar vakit geçse sehiv secdesi gerekir.

C- SEÇMELİ SORULAR:

1- Namazda Fâtiha’dan önce sehven başka bir sûre okunsa ve bu hemen hatırlansa ne yapılmalıdır?

a-) Fatiha okunup ardından sûre yeniden okunur ve namazın sonunda sehiv secdesi yapılır.

b-) Direk rükûya gidilir, namazın sonunda sehiv secdesi yapılır.

c-) Sadece Fâtiha okunup, rükûya gidilir.

d-) Namaz bozulmuş olur, tekrarı gerekir.

2- Dört rekatlı farzın son iki rekatında Fâtiha’dan sonra sûre okunsa, bu durumda tercih edilen görüş aşağıdakilerden hangisidir?

a-) Sehiv secdesi gerekir. b-) Sehiv secdesi gerekmez.

c-) Namazın tekrarı gerekir. d-) Beşinci rekata kalkılır.

3- Herhangi bir sünnet namazda ilk tahiyyata oturulmadığı üçüncü rekatta hatırlansa ne yapılmalıdır?

a-) Secdeye varılmamışsa hemen oturulur, namazın sonunda sehiv secdesi yapılır.

b-) Eğer kıyama yakın ise oturmaz ve namaza devam eder, sonunda sehiv secdesi yapar.

c-) Bu durumda namaz bozulmuş olur ve tekrarı gerekir.

d-) Bu namaz beş rekata tamamlanarak bitirilir.

4- Dört rekatlı farz namazlarda birinci oturuşta teşehhütten sonra “Allâhümme salli alâ Muhammed” dense bu durumda ne gerekir?

a-) Hiçbir şey gerekmez. b-) Devamının da okunması gerekir.

c-) Hemen secdeye gidilir. d-) Sehiv secdesi lazım gelir.

5- İmam, namazda gizli okunacak yerde açıktan, açıktan okunacak yerde de gizliden okursa ne gerekir?

a-) Hiçbir şey gerekmez. b-) Namaz bozulmuş olur ve tekrarı gerekir.

c-) Sehiv secdesi gerekir. d-) Okuduklarını tekrar eder.

A- DOLDURMALI SORULAR B- DOĞRU-YANLIŞ SORULARI C- SEÇMELİ SORULAR:

1- Vâcip, sünnet 1- Yanlış 1- A
2- Muhtazar. 2- Doğru 2- B
3- Teşyî 3- D 3- A
4- Mekruh. 4- D 4- D
5- Kıyam, tekbir 5- Y 5- C
6- Şâfii 6- Y
7- Mekruh. 7- Y
8- Şâfii. 8- D
9- Hanefî. 9- Y
10- Lifâfe. 10- D
1………………İslam bilginlerinin peygamberimizden sonraki her hangi bir devirde dini bir meselenin hükmü üzerinde fikir birliği etmeleridir.

2. İman edilecek şeylerin her birine ayrı ayrı inanmaya………………………….denir.

3. Peygamberlerde bulunması vacip olan sıfatlardan …………………günahlardan korunmuş anlamına gelir.

4. Tabiat kanunlarına aykırı, olağanüstü bir olayın inanmayan bir kimseden meydana gelmesine………………denir.

5. Bazı ibadetlerin yapılmasına engel olan hükmi pisliğe…………., bundan temizlenmeye de …………………….denir.

6. Abdesti olmayan kimsenin Kâbeyi tavaf etmek için abdest alması…………………….

7. Namazın her rek’atını imam ile beraber kılan kimseye ………………..denir.

8. …………….Hac veya umre yapacak olan kimsenin helâl olan bazı fiil ve davranışları belirli bir süre için kendisine haram kılmasıdır.

9. ……………………geçmiş veya şimdiki zamana ait bir iş üzerine bilerek yalan yere yemin etmeye

10. …………………..bir topluluk içerisinde bulunan bir kimsenin verilen selamı alması

B. DOĞRU-YANLIŞ SORULARI

1. ( ) Peygamberimizin ibadetle ilgili olan sünnetlerine Sünen-i Hüda denir.

2. ( ) İncil’in diğer bir adı da Ahd-i Atik’tir.

3. ( ) Tevatür, yalan üzere birleşmeleri adeten mümkün olmayan bir topluluğun aktarması demektir.

4. ( ) Kur’an- Kerim, mâna yönüyle mucize fakat lafız yönüyle mucize değildir.

5. ( ) Bedeni ve malî yönü bulunan bir ibadette, özrü bulunmayan bir kimsenin, yerine başkasını vekil tayin etmesi mümkündür.

6. ( ) Buluğ çağına gelmemiş bir çocuk mümeyyiz ise ezan okuyabilir.

7. ( ) Meshin müddeti, abdest alınıp meshin giyilmesinden itibaren başlar.

8. ( ) İmam”ı Azam Ebu Hanife’ye göre öğle namazının vakti, fey’i zeval hariç, gölgenin bir katına kadar sürer. Yurdumuzda ve İslam ülkelerinde bu görüş esas alınır.

9. ( ) Özürlü olan bir kimsenin başkasına imameti caiz olmadığından dolayı kör olan bir kimse başkasına imamlık yapamaz.

10.( ) Astımlı hasaların rahat nefes almalarını sağlamak amacıyla ağza püskürtülen oksijenli ilaç orucu bozmaz.

C. ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR

1. Aşağıdakilerden hangisi itikada ehl-i Sünnet mezheplerinden biri değildir?

a) Selefiye b) Maturidiyye c) Eş’ariyye d) Caferiye

2. Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın subuti sıfatlarından biri değildir?

a) Tekvin b) Hayat c) İrade d) Vücud

3. Aşağıdaki vakitlerin hangisinde nafile namaz kılınması mekruh değildir?

a) Sabah namazı kılındıktan sonra b) İkindinin farzı kılındıktan sonra

c) Güneş zevalde iken d) Namaz için ikamet getirilirken

4. İnsanın onbeş gün dolmadan ayrılmak üzere bulunduğu yere ne denir?

a) Vatan-ı sükna b) Vatan-ı ikamet c) Vatan-ı asli d) Hiçbiri

5. Aşağıdakilerden hangisi kurbana engel bir kusur değildir?

a) Burnu kesilmiş olan b) Doğuştan kulağı bulunmayan

c) Boynuzu bulunmayan d) Dilinin çoğu kesilmiş olan

A- DOLDURMALI SORULAR
1.icma 2.tafsili iman 3.ismet 4.istidrac 5.hades,hadesten taharet6.vacipitir7.müdrik 8.ihram 9.gamus yemini 10.farz-ı kifaye
B DOĞRU-YANLIŞ
1.D2.Y 3.D 4.Y5.Y6.D7.Y 8.Y 9.Y 10.D
C SEÇMELİ SORULAR
1.D 2.D 3.C 4.A 5.C
9- ( ) Namazda rüku yerine direk secdeye gidilse, sehiv secdesi kurtarmaz ve o namazın tekrarı gerekir.
Cevap doğru olacaktı çünkü farz terk edilmiştir (eğer bu şekilde namazını bitirmişse) bitirmeden geri döner rükuyu yaparsa o zaman cevap yanlış olmalıydı.

2- Dört rekatlı farzın son iki rekatında Fâtiha’dan sonra sûre okunsa, bu durumda tercih edilen görüş aşağıdakilerden hangisidir?

a-) Sehiv secdesi gerekir. b-) Sehiv secdesi gerekmez.

c-) Namazın tekrarı gerekir. d-) Beşinci rekata kalkılır.

cevap a şıkkı olmalıydı çünkü farz namazlar 4 veya 3 rekatlı ise ilk iki rekatından sonrakilerde fatihaya zammı sure eklememek hanefiye göre vaciptir. Kaynak:din görevlisinin el kitabımevlüt ÖZCAN

3- Herhangi bir sünnet namazda ilk tahiyyata oturulmadığı üçüncü rekatta hatırlansa ne yapılmalıdır?

a-) Secdeye varılmamışsa hemen oturulur, namazın sonunda sehiv secdesi yapılır.

b-) Eğer kıyama yakın ise oturmaz ve namaza devam eder, sonunda sehiv secdesi yapar.

c-) Bu durumda namaz bozulmuş olur ve tekrarı gerekir.

d-) Bu namaz beş rekata tamamlanarak bitirilir.

S.1Din Nedir? Kaça Ayrılır?
C.1. Din, akıl sahiplerinin kendi hür iradeleriyle en iyiye, en doğruya ve en güzele ulaştıran ilâhî bir kanundur. İkiye ayrılır:
a) Hak Din (İlâhî veya Semavî Din )
b) Batıl Din (Vahye Dayanmayan Dinler)
S.2: Hak Dinin Özelliklerinden Üç Tanesini Yazın/Söyleyin?
C.2. Hak Dinlerin Özellikleri:
a) Allah’ın görevlendirdiği Peygamberler tebliğ etmişlerdir.
b) Allah’ın gönderdiği, Peygamberlerin tebliğ ettiği kutsal kitabı vardır.
c) Allah’a iman ve yalnız O’na ibadet etmek esasına dayanır.
S.3: İslam Dininin Değişmeyen Esasları Nelerdir?
C.3. İslam Dininin Değişmez Esasları:
a) İtikatla ilgili esaslar: İman esasları, Allah’a iman gibi…
b) Amelle ilgili esaslar: İnsanların yaptıkları işlerle ilgili olanlardır, kimsenin malına
Canına zarar vermemek gibi…
c) Ahlakla ilgili esaslar: Bunlar ahlakın güzelleşmesini, vicdan terbiyesini ve ruhun
yükselmesini amaçlar.
S.4: Mezhep Nedir? Tanımlayınız?
C.4. Mezhep; bir dinin bilginleri arasındaki yorum farklarından meydana gelen görüşler demektir.
S.5: Amelde Mezhepler Kaç Tanedir? İsimleri Nelerdir?
C.5. Amelde mezhepler 4 tanedir: Hanefî, Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî.
S.6: İtikadi Mezhepler Kaç Tanedir, Bizim İtikadi Mezhebimiz Hangisidir? Açıklayınız?
C.6 İtikadi mezhepler iki tanedir:
a) Eş’ari,
b) Maturidi.
İtikatta mezhebimiz, Maturidi’dir. Bu mezhebin imamı, Semerkand’ın Maturid köyünde doğduğu için köyünün adıyla anılır. (Ebu Mansur Maturidi) Büyük bir Türk bilginidir. Ehl i Sünnet inancını savunmuş, batıl inançlarla mücadele etmiştir. Amelde Hanefi olanlar, itikatta bu mezhebi benimsemişlerdir.
S.7: Dini Hükümlerin Kaynakları Nelerdir? Bunlardan Sünneti Açıklayınız?
C.7. Dini Hükümlerin Kaynakları; Kitap, Sünnet, İcma’ ve Kıyas’tır. Sünnet, Peygamberimizin (S.A.V) söz, fiil ve onaylamalarıdır. 3’e ayrılır:
a) Kavlî Sünnet; Peygamberimizin (s.a.v) sözleri ve Hadis-i Şerifleridir.
b) Fiilî Sünnet; Peygamberimizin (s.a.v) davranışlarıdır.
c) Takrirî Sünnet; Peygamberimizin (s.a.v) yanında bir olay olduğunda ses çıkarmaması ve
tasdik etmesi, onaylamasıdır.

S.8: İmanın Istılahî Tanımını Yapınız?
C.8. İman; Peygamber (S.A.V)’ in Allah tarafından haber verdiği kesin olarak bilinen şeylerin doğruluğuna içten ve yürekten inanmak demektir.
S.9: İman Yönünden İnsanlar Kaça Ayrılır? Bir Tanesini Açıklayınız?
C.9. İman yönünden insanlar 3’e ayrılır: Mü’min, Münafık, Kâfir.
Mü’min: Allah’a ve peygamberine inanan, peygamberin, Allah tarafından haber verdiği her şeyin doğru olduğunu yürekten tasdik eden ve bu imanını dili ile de söyleyen kimsedir.
Münafık: Allah’a ve peygamberine, inandığını söyleyip mü’min olarak göründüğü halde kalbiyle inanmayan, içi dışına uymayan kimsedir.
Kâfir: İman esaslarını kabul etmeyen, Allah ve Peygambere inanmayan ve bunu açıkça ifade eden kimsedir.
S.10: Allah’ın Birliğini İfade Eden Bir Ayet Mealini Yazın/Okuyun?
C.10. “ Ey Muhammed, de ki: O, Allah tekdir. Allah her şeyden münezzeh ve her şey O’na muhtaçtır. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.(İhlas Suresi,1-4)
S.11: Dört Büyük Melek ve Görevlerini Sayınız?
C.11. : a) Cebrâil (as): Allah’tan peygamberlerine vahiy ve kitap getiren, elçilik yapan melektir.
b) Mikâil (as): Tabiat olayları ile görevlidir.
c) Azrâil (as): Can alan melektir.
d) İsrâfil (as): Kıyametin kopuşunu ve insanların dirilişini başlatacak olan ve “sur”a
üflemekle görevli melektir.
S.12: Meleklerin Özelliklerini Sayınız?
C.12. Nurdan yaratılmışlardır. Yemez, içmez, yatıp uyumazlar. Yorulmaz ve hastalanmazlar. Gece gündüz Allah’a ibadet eder, emirlerini yerine getirirler. Son derece kuvvetli ve hızlı varlıklardır. Her yere kolayca ulaşır, bizim yapamadıklarımızı yaparlar.
S.13: Allah’ın Sıfatları Nelerdir?.
C.13. Allah’ın Sıfatları; Zâtî ve Subûtî olmak üzere 2 gruptur.
Zâtî Sıfatlar: Vücut, Kıdem, Bekâ, Vahdaniyet, Muhalefetün-lil-Havadis, Kıyambi nefsihi.
Subûtî Sıfatlar: Hayat, İlim, Semi’, Basar, İrade, Kudret, Kelâm, Tekvin.
S.14:Vahyin Terim Manasını Açıklayınız?
C.14. Vahiy; Allah’ın Peygamberlerine, dilediği şeyi özel bir şekilde bildirmesidir.
S.15: Hangi Peygamberlere Ne Kadar Sayfa Gönderilmiştir?
C.15. 10 sayfa = Âdem (as)’a,
30 sayfa = İdris (as)’a
50 sayfa = Şit (as)’a,
10 sayfa = İbrahim (as)’a gönderilmiştir.
S.16:Tevrat ve İncil’in Diğer İsimleri Nelerdir?
C.16. Tevrat’ın diğer ismi Ahd-i Atik, İncil’in diğer ismi ise Ahd-i Cedid’tir.
S.17: Kur’an-ı Kerim Neden Tüm Olarak Nazil Olmamıştır?
C.17. Kur’an-ı Kerim, kısa kısa bölümler halinde, insanların o anki ihtiyaçlarına cevap, hatalarını ikaz, yaptıkları iyi şeylere müjde ve mükâfat olarak 23 senede indirilmiştir. Hepsi birden gelmiş olsaydı, Peygamber (S.A.V.) hazırladı, yazdı diyebilirlerdi. Allah kelâmı olduğuna inanmayabilirlerdi. Ayetler, olaylar üzerine gönderildiği için ilâhî bir niteliği olduğundan kimse şüpheye düşmemiştir. İnanmayanlar, sırf inatlarından kabul etmemişlerdir.

S.18: Kuran-ı Kerim Hangi Halife Zamanında ve Niçin Mushaf Haline Getirilmiştir?
C.18. Kur’an; Hz. Ebû Bekir’in halifeliği zamanında, Yemame’de 70 hafızın şehid düşmeleri üzerine Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki bir komisyona yazdırılıp Mushaf haline getirilmiştir. Mushaf’ın oluşmasında hayatta olan hafızlara başvurulmuştur.

S.19: Kur’an-ı Kerim’in Günümüze Kadar Bozulmadan Geldiğini Belirten AYET MEALİNİ Yazın/Okuyun?
C.19. “Doğrusu Kur’an’ı Biz indirdik, O’nun koruyucusu da Biziz.” (Hicr, 9)

S.20: Kur’an-ı Kerim’e Karşı Görevlerimiz Nelerdir?
C.20. Kur’an-ı Kerim’e Karşı Görevlerimiz:
a) Kur’an-ıKerim’in Allah kelâmı olduğunu tasdik etmek
b) Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek ve öğretmek
c) Kur’an-ı Kerim’in söylediklerini hayatımızda uygulamak.
Zaten öğrenmekten maksat, âyetler üzerinde düşünmek, emirlerini yapmak ve yasaklarından sakınmaktır.

S.21: Nebi ve Rasul Arasındaki Farkı Belirtiniz.
C.21. Rasul: Kendisine kitap indirilene denir. Nebî ise kendinden önceki peygambere indirilen kitapla amel eder. Rasuller nebîdir ama her nebî rasul değildir.

S.22: Peygamberlerde Bulunması Vacip Olan Sıfatlar Nelerdir?
C.22. Peygamberlerin Vacip Sıfatları;
Sıdk: Doğruluk demektir. Peygamberler doğru ve dürüst insanlardır. Kesin olarak yalan söylemez, hile ve haksızlık yapmazlar. Din adına ne söylemişlerse hepsi Allah’tandır ve hepsi de doğrudur.
Emanet: Güvenilir olmaktır. Peygamberler her yönden güvenilir insanlardır. Aldıkları görevleri gereği gibi yapmış, kendilerine emanet edileni korumuş, hıyanette bulunmamışlardır.
Tebliğ: Duyurmak demektir. Peygamberler Allah tarafından kendilerine vahyedilen her şeyi eksiksiz olarak insanlara duyurmuşlardır. Bu onların peygamberlik görevidir.
İsmet: Günahtan korunmuş olmak demektir. Peygamberler örnek oldukları için Allah onları günah işlemekten korumuştur. Bu sıfat ancak peygamberlerde bulunur, yani peygamberler masumdur.
Fetanet: Akıllı ve zekî olmalarıdır. Peygamberler diğer insanlardan daha akıllı ve anlayışlıdırlar. Zaten böyle olmasa görevlerinin ağırlığını kaldıramazlar.

S.23: Peygamber (S.A.V.)’in Özellikleri Nelerdir?
C.23. Peygamberimizin Özellikleri:
a) Peygamberimiz (S.A.V) âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Yani bir millete, bir
kavme değil tüm insanlığa gönderilmiştir.
b) Peygamberimizin (S.A.V) getirdiği din, en son ve en mükemmel dindir. Başka bir din
gelmeyecek ve bu din değişikliğe uğramayacaktır.
c) Peygamberimiz (S.A.V) son peygamberdir. Ondan başka peygamber gelmeyecektir.
d) Peygamberimiz (S.A.V) ümmeti en çok olan peygamberdir. Bu özelliklerinden dolayı
Peygamberlerin en üstünüdür.

S.24:Ahirete İmanın Faydaları Nelerdir?
C.24.Ahirete inanan insan; Allah’ın emirlerini yapar, yasaklarından sakınır. Çünkü öldükten sonra hesaba çekileceğini bilir. Bu yüzden davranışlarına dikkat eder, ahlakını güzelleştirir. Ailesine, komşularına, eş, dost ve akrabasına iyi davranır. Vatanına ve milletine karşı görevlerini yerine getirir. Dürüsttür. Hile ve haksızlık yapmaz. Değil kötü davranış yapmak kötü düşünceyi bile bedeninde barındırmaz.

S.25: Kader ve Kazanın Tanımını Yapınız?
C.25.Kader: Allah’ın ezelden ebede kadar olacakların zamanı ve mekânını, nitelik ve özelliklerini önceden bilmesi ve takdir etmesi demektir.
Kaza: Ezelde takdir buyrulan şeylerin zamanı geldiğinde Allah tarafından yaratılması demektir.

S.26. Kaza ve Kadere İmanın Faydaları Nelerdir?
C.26. Kadere inanan kişi; sabırlı olur. Başına gelen felaket ve musibetler karşısında bunalıma düşmez. Başına gelenler kendi hatası sonucu ise pişman olur, yanlışlarından döner ve Allah’tan yardım diler, ümitsizliğe düşmez. Kendi hatası yok ise Allah’ın sınaması diye düşünüp, yine sabırla mükâfatını umar. Kadere inanan kişi her durumda da asla isyana düşmez.

S.27: Gerçek Anlamda Tevekkül Nasıl Olmalıdır?
C.27. Rızkı veren Allah’tır. Buna güvenmeliyiz ancak, üzerimize düşeni yapmalı, sonra neticeyi Allah’tan beklemeliyiz. Rızkı arayıp bulmak, insanın görevidir. Allah nasılsa rızkımı verir deyip oturmak yanlıştır. Bu, tevekkül değil tembelliktir. Çünkü Allah çalışanı sever.

S.28: İbadeti Tanımlayınız?
C.28. İbadet, Allah’a saygı ile boyun eğmek ve emirlerine itaat etmek demektir.

S.29: Dünyaya Geliş Gayemizle İLGİLİ BİR Ayet MEALİ YAZIN/Okuyun?
C.29.“Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat: 56)

S.30:İbadet Çeşitleri Nelerdir?
C.30. İbadetler 3 çeşittir:
a) Bedenî İbadetler: Namaz, oruç gibi.
b) Malî İbadetler: Zekât, kurban gibi.
c) Hem bedenî hem malî ibadetler: Hac gibi.

S.31: İslam’ın Şartlarını Bildiren Hadis-i Şerifin Manasını Yazın/Söyleyin?
C.31. “İslam beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka hiçbir tanrı olmadığına, Muhammed (S.A.V)’in Allah’ın Peygamberi olduğuna şahitlik etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek, haccetmek ve ramazan orucunu tutmaktır.” (Buhâri, îman 2)

S.32: Mükellef Kime Denir?
C.32. Dinin emrettiği şeyleri yapmak ve yasakladıklarından sakınmakla yükümlü olan, ergenlik çağına gelmiş, akıllı insana mükellef denir.

S.33: Ef’âl-i Mükellefin Kaç Tanedir? İsimlerini Yazın/Söyleyin?
C.33. Ef’âl-i Mükellefin sekizdir: Farz, Vacip, Sünnet, Müstehap, Mübah, Haram, Mekruh, Müfsid.

S.34: Haramı Tanımlayıp Hükmünü Belirtiniz?
C.34. Haram: Dinen yapılmaması kesin delille emredilen şeydir. (Hırsızlık, içki içmek gibi)
Hükmü: Haramı işleyen günahkâr olur, inkâr eden veya helal sayan dinden çıkar.

S.35: Temizlikle İlgili İki Tane Hadis-i Şerifin Manasını Yazın/Söyleyin?
C.35. “Din temizlik üzerine kurulmuştur.” (Meşarik, 2. cilt, sayfa 107)
“ Temizlik imanın yarısıdır.” (Müslim, Tahare, 1)

S.36: Kaç Çeşit Temizlik Vardır? Açıklayınız?
C.36. İki çeşit temizlik vardır:
a) Hadesten Taharet,
b) Necasetten Taharet.
İbadetlerin yapılmasına mâni olan hükmî pisliğe hades, bundan temizlenmeye de Hadesten Taharet denir. Abdest, gusül gibi.
Pis şeylere necaset, bundan temizlenmeye de Necasetten Taharet denir. Namazı sahih olabilmesi için, beden, elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması gerekir. ( Kan, idrar necistir.)

S.37: Suların Çeşitlerini Söyleyip Birini Açıklayınız?
C.37. Sular, mutlak ve mukayyed olmak üzere iki çeşittir:
Mutlak Sular: Yağmur, dolu, kar, pınar, dere, nehir, deniz sularıdır.
Mukayyed Sular: Kavun, karpuz suları gibi sular ve mutlak suyun içine bir şeylerin karışmasıyla bozulan sulardır. Bunlarla abdest, gusül olmaz.

S.38: Temizlik Nelerle Yapılır? Maddeler Halinde Yazın/Söyleyin?
C.38. Temizlik üç şekilde yapılır:
1) Su ile yıkayarak,
2) Silerek,
3) Ateşle yakarak.

S.39: Hangi Tür Eşyalar Silinerek Temizlenebilir?
C.39. Düz mermer, bıçak, cam, ayna, porselen, madenî eşyalar, içlerine slik emmedikleri için bez veya toprakla silinerek temizlenir.

S.40: Abdestin Terim Manası Nedir?
C.40. Abdest; belirli organları yıkamak ve meshetmek suretiyle temizlenmesidir.

S.41: Abdestle İlgili Ayetin Mealini Yazın/Okuyun?
C.41. “Ey iman edenler, namaz kılmaya kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi ve başlarınıza meshedip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın…” (Mâide: 6)

S.42: Abdestin Sünnetlerinden Dört Tanesini Yazın/Söyleyin?
C.42. Abdestin Sünnetleri: Abdeste Eûzu-Besmele ile başlamak, abdeste başlarken önce elleri bileklere kadar yıkamak, niyet etmek, dişleri fırçalamak, her organı üç kez yıkamak, sıraya riayet etmek, boynu meshetmek, başın tamamını meshetmek, elleri ve ayakları yıkamaya parmak uçlarından başlamak, el ve ayak parmaklarını yıkarken hilallemek, gibi.

S.43: Abdestte Ayaklar Yıkanırken Hangi Dua Okunur?
C.43. “Allah’ım! Ayakların kayacağı günde iki ayağımı sırat üzerinde sağlam tut.”

S.44: Abdesti Bozan Şeylerden Beşini Yazın/Sayın?
C.44. Abdesti bozan şeyler:
1) Ön ve arkadan sidik ve slik gelmesi ve arkadan yel çıkması.
2) Vücudun herhangi bir yerinden kan ve irin akması.
3) Ağız dolusu kusmak.
4) Yatarak, yaslanarak veya bir şeye dayanarak uyumak. Zira bu şekilde uyuyan kimseden “yel” çıkabilir.
5) Bayılmak.
6) Delirmek, çıldırmak.
7) Sarhoş olmak.
Cool Namazda gülmek.
9) Fahiş mübaşeret.

S.45: Meshin Müddeti Ne Kadardır?
C.45. Mukim için 24 saat, misafir için 72 saattir. Bu süre abdestin bozulmasından sonra başlar.

S.46: Meshi Bozan Şeyler Nelerdir?
C.46. Meshi bozan şeyler:
1) Abdesti bozan her şey meshi de bozar.
2) Mestlerden birinin ayaktan çıkarılması veya kendiliğinden çıkması.
3) Meshin süresinin bitmiş olması meshi bozar. ( Meshin süresi namazda iken biterse, o namaz bozulur.)

S.47: Mestlere Mesh Edebilmenin Şartları Nelerdir?
C.47. Mestlere mesh şartları:
a) Mestler, ayaklar yıkanarak abdest alındıktan sonra giyilmiş olmalıdır.
b) Mestler, ayakları topuklarla beraber örtmüş olmalıdır.
c) Mestler, 12 bin adım veya daha fazla yol yürümeye dayanıklı olmalıdır.
d) Mestlerin her birinde ayak parmaklarının küçüğü ile 3 parmak delik, sökük ve yırtık bulunmamalıdır. Ancak 2 mestteki yırtıkların toplamı 3 parmaksa sorun yoktur.
e) Mestler, ayakta durabilecek kadar kalın olmalıdır.
f) Mestler, suyu emerek ayağa geçirecek şekilde olmamalıdır.
g) Mesti giyecek kişinin her bir ayağının ön tarafında elin küçük parmağı ile en az 3 parmak yer olmalıdır. Bir veya iki ayağının ön tarafını kaybetmiş ve en az 3 parmak kadar bir yer kalmamış olan kimse, bu ayağına mesh edemeyeceği gibi, sağlam ayağına da mesh edemez. Bu durumda, her iki ayak da yıkanmalıdır. Çünkü bir ayağı yıkayıp diğerini mesh etmek caiz olmaz.

S.48: Hangi Durumlarda Teyemmüm Yapılır?
C.48. Abdest almak ve gusletmek için su bulunmadığı veya bulunduğu halde kullanılamadığı durumlarda teyemmüm edilir.

S.49: Teyemmümü Bozan Şeyler Nelerdir?
C.49. Teyemmümü bozan şeyler:
a) Abdesti bozan şeyler teyemmümü de bozar.
b) Abdest veya gusül için yeterli su varsa ve kullanılması mümkünse teyemmüm bozulur.
c) Teyemmümü mubah kılan özürlerin ortadan kalkması ile de teyemmüm bozulur.

S.50: Sünnetü’l-Hüda, Tahrimen Mekruh, Fetanet, Vahy-i Hafi, Münkereyn Kelimelerinin Manaları Nelerdir?
C.50. Sünnetü’l-Hüda: İbadetle ilgili olan sünnetlere denir.(Ezan, ikâmet gibi.)
Tahrimen Mekruh: Harama yakın olan mekruhtur. (Vacip bir işi yapmamak gibi.)
Fetanet: Peygamberlerin akıllı ve zeki olmalarıdır.
Vahy-i Hafi: Gizli vahiy demektir. Allah, dilediklerini, dilediği kulunun kalbine doğrudan yerleştirir. Buna vahy-i hafî denir.
Münkereyn: Öldükten sonra soru soracak meleklere münker-nekir veya her ikisine birden münkereyn denir.

S.51:Guslün Farzları Nelerdir?
C.51. Guslün farzı üçtür:
1. Ağıza su alıp çalkalamak.
2. Buruna su çekip yıkamak.
3. Bütün vücudu yıkamak.

S.52: Guslün Sünnetlerinden Beş Tanesini Sayınız?
C.52. Guslün sünnetleri:
1. Besmele ile başlamak.
2. Niyet etmek.
3. Besmele ile niyeti, guslün evvelinde, elleri yıkarken söylemek.
4. Ellerini yıkamak ve bedenin herhangi bir yerinde slik varsa önceden onları gidermek.
5. Edep yerlerini (slik olmasa bile) yıkamak.
6. Gusülden önce abdest almak.
7. Abdestte ayakların yıkanmasını sonraya bırakmak.
8. Bedene üç defa su dökmek ve her döküşte suyu bedenin her tarafına ulaştırmak.
9. Su dökmeye baştan başlamak sonra sağ omuza daha sonra da sol omuza dökmek.
10. Suyu ilk döküşte bedeni ovmak.
11. Gusülde suyu israf etmemek , az da kullanmamak.
12. Yıkandıktan sonra bedeni havlu veya benzeri bir şeyle silmek.
13. Kimsenin görmeyeceği bir yerde yıkanmak.

S.53: Gusülde Dua Okumanın Hükmü Nedir?
C.53. Gusülde dua okumak mekruhdur.

S.54:Guslü Gerektiren Haller Nelerdir?
C.54. Guslü gerektiren haller:
1. Dokunmak, bakmak, ihtilam olmak suretiyle şehvetle gelen meninin dışarı çıkması ve ergenlik çağına gelen erkek ve kadının cinsel ilişkide bulunması.
2. Kadınların adet halinin bitmesi.
3. Çocuk doğuran kadınların lohusalıklarının sona ermesi.

S.55:Gusül Yapılmasının Sünnet Olduğu Yerler Nelerdir?
C.55. Gusül yapılmasının sünnet olduğu yerler:
1. Cuma namazı için,
2. Bayram namazları için,
3. Hac ve Umre için ihrama girerken,
4. Hac vazifesini yapan kimsenin zeval vaktinden sonra Arafat’ta.

S.56: Cünüp Olan Kişinin Yapması Haram Olan Şeyler Nelerdir?
C.56. 1. Namaz kılmak.
2. Kur’an- ı Kerim okumak.
3. Kur’an-ı Kerim’e el sürmek.
4. Camiye girmek.
5. Kabeyi tavaf etmek.

S.57: İstihaze Nedir?
C.57. Bir damardan çıkıp tenasül organı yolu ile gelen kandır. Rahimden değil bir hastalık sebebiyle damardan gelen bu kanın kokusu yoktur. Bu durum kadınlar için bir hastalık ve özürdür. Kadından gelen kan üç günden eksik olursa bu ay hali değil kadın için bir özür sayılır. Ay hali on günden fazla devam etmişse bu fazlalık ile lohusalığın kırk günden sonrası istihazadır. Dokuz yaşından önce ve ellibeş yaşından sonra gelen kan da böyledir.

S.58: Hayızlı ve Lohusa Kadınlara Haram Olan Şeyler Nelerdir?
C.58. Hayızlı ve lohusa kadınlara haram olan şeyler:
1. Namaz kılmak.
2. Oruç tutmak.
3. Kur’an-ı Kerim okumak.
4. Kur’an-ı Kerim’e el sürmek.
5. Camiye girmek.
6. Kabeyi tavaf etmek.
7. Cinsel ilişkide bulunmak.

S.59: Özür Sahibi Kimdir ve İbadetlerini Nasıl Yapar?
C.59.Abdesti bozan şeyin bir namaz vakti kesilmeden devam etmesine özür denir.
İdrarın devamlı olarak gelmesi, burundan veya bir yaradan sürekli kan gelmesi, bir hastalıktan dolayı göz, kulak ve memelerden gelen akıntı özür olduğu gibi. İstihaze kanıda özürdür. Kendisinde böyle bir özür olan kimseye özür sahibi denir. Özür sahibi özrü devam ettiği sürece her namaz vakti abdest alır ve bu abdestle o namaz vakti içinde “başka bir şeyle abdesti bozulmadıkça” dilediği kadar farz ve nafile namazı kılabildiği gibi, kazaya kalmış namazları, cenaze ve bayram namazlarını da kılabilir.

S.60:Ankebut Suresi 45.Ayeti Meali İle Birlikte Yazın/Okuyun?
C.60. اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ
“Sana vahyolunan Kitabı oku, namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz hayâsızlıktan ve fenalıktan alıkoyar.”

S.61: Namazın Farz Olmasının Şartları Nelerdir?
C.61. Bir insana namazın farz olması için üç şartın bulunması gerekir:
1. Müslüman olmak,
2. Ergenlik yaşına gelmiş olmak,
3. Akıllı olmak.

S.62: Sabah Namazının Vakti Ne Zamandır?
C.62. Sabaha karşı tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren güneşin doğuşuna kadar olan zaman içinde kılınır.

S.63: İkindi Namazının Vakti Ne Zamandır?
C.63. Öğle namazının vaktinin çıktığı zamandan güneşin batışına kadar olan zamandır. Her şeyin gölgesi bir veya iki katı olunca öğle namazının vakti çıkar, ikindi namazının vakti girer ve güneş batıncaya kadar devam eder.

S.64: Yatsı ve Vitir Namazının Vakti Ne Zamandır?
C.64. Yatsı namazının vakti akşam namazının vakti çıktıktan sonra başlayıp sabah namazının vakti olan tan yerinin ağarmaya başlamasına kadar devam eden zamandır. Vitir namazının vakti de yatsının vaktidir. Ancak vitir namazı yatsı namazı kılındıktan sonra kılınır.

S.65: Cem – i Takdim, Cem – i Te’hir Nedir? Açıklayın?
C.65. Arafatta arefe günü öğle vaktinde önce öğle namazı peşinden de ikindi namazı bir ezan ve iki kamet ile birlikte kılınır. İki farzın arası başka namaz ile ayrılmayacağından öğlenin farzından sonra öğlenin son sünneti ile ikindinin sünneti kılınmaz.

Burada ikindi vakti girmeden ikindi namazı öğle vaktinde öğle namazı ile birlikte kılınmaktadır. Buna cem-i takdim denilir.
Arefe günü akşam namazı akşam vaktinde kılınmayıp Müzdelife’de yatsı vaktinde bir ezan ve bir kamet ile kılınır. Yani sadece akşam farzı için kamet getirilir. Yatsının farzında getirilmez. İki farzın arası ayrılmayacağı için akşamın sünneti ile yatsının ilk sünneti kılınmaz. Burada akşam ve yatsı namazlarının birlikte kılınmasına da cem-i te’hir denir.

S.66: Hiçbir Namazın Kılınmayacağı Vakitler Nelerdir?
C.66.
1.Güneş doğarken, güneşin doğmaya başlamasından itibaren yaklaşık kırk dakika geçinceye kadar olan süre içinde.
2.Güneş zevalde iken, yani güneş tam tepe noktasına gelip de henüz batı tarafına geçmeden.
3.Güneş batarken, güneşin batma zamanından yaklaşık kırk dakika öncesinden güneş batana kadar.

S.67:Nafile Namaz Kılınması Mekruh OLAN VAKİTLERDEN Beş Tanesini Yazın/Sayın?
C.67.
1. Sabah namazının vakti girdikten sonra,
2. Sabah namazı kılındıktan sonra,
3. İkindi namazı farzı kılındıktan sonra,
4. Akşam namazının farzı kılındıktan sonra,
5. Bayram namazlarından önce(evde, camide)
6. Bayram namazlarından sonra(camide),
7. Vaktin daralması sebebiyle farz için pek az zaman kalınca,
8. Farza başlamak üzere kamet getirilirken,
9. Cuma günü hatibin hutbe okumak üzere minbere çıkışından itibaren cumanın farzı kılınıncaya kadar,
10. Tuvalet için sıkıştığı vakitte,
11. Arzu ettiği bir yemek hazır olduğu zaman,
12. Hac zamanı Arafat’ta öğle ile ikindi namazları birlikte kılınırken iki farz arasındaki sünnetler, Müzdelife’de akşam ile yatsı namazları birlikte kılınırken iki farz arasındaki sünnetler kılınmaz.

S.68: Ezanın Hükmü Nedir, Hangi Yıl Meşru Kılınmıştır?
C.68. Ezan, Sünnet – i müekkede olup, hicretin birinci yılında meşru kılınmıştır.

S.69: Ezanı Yazın/Okuyun?
C.69.Ezanın sözleri şöyledir:
Allâhü ekber Allâhü ekber,
Allâhü ekber Allâhü ekber,
Eşhedü en lâ ilâhe illallah,
Eşhedü en lâ ilâhe illallah,
Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah,
Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah,
Hayye ale’s-salâh Hayye ale’s-salâh,
Hayye ale’l-felâh Hayye ale’l-felâh,
Not: Sabah ezanında (Es-Salâtü Hayru’n-Mine’n-Nevm) ilavesi yapılır.
Allâhü ekber Allâhü ekber,
Lâ ilâhe illallâh,
Allah Büyüktür, Allah Büyüktür,
Allah Büyüktür, Allah Büyüktür,
Şüphesiz bilirim bildiririm Allah’dan başka yoktur tapacak,
Şüphesiz bilirim bildiririm Allah’ dan başka yoktur tapacak,
Şüphesiz bilirim bildiririm Allah ‘nın elçisidir Muhammed,
Şüphesiz bilirim bildiririm Allah ‘nın elçisidir Muhammed,
Haydin namaza Haydin namaza,
Haydin felâha Haydin felâha,
Allah Büyüktür, Allah Büyüktür,
Allah’dan başka yoktur tapacak.
S.70: Namazın Şartları Nelerdir?
C.70. Namazın şartları: (Dışındakiler)
1- Hadesten taharet.
2- Necasetten taharet.
3- Setr – i avret
4- İstikbal – i kıble
5- Vakit
6- Niyet

S.71: Namazın Rükünleri Nelerdir?
C.71. Namazın rükünleri: (İçindekiler)
1- İftitah tekbiri
2- Kıyam
3- Kıraat
4- Rükû
5- Sücut
6- Ka’de– i ahire

S.72: Hadesten Taharet ve Necasetten Taharet Nedir? Açıklayınız?
C.72.
1. Hadesten Taharet: Cünüplük ve abdestsizliğe hades denir. Namaz kılmak için hükmü slik denen hadesten temizlik şarttır. (Gerekli hallerde) Gusül yapmak ve abdest almak hadesten temizlenmek demektir.

2. Necasetten Taharet: Namaz kılacak kişinin bedeninde üzerinde ki elbisede ve namaz kılacağı yerde (namaza engel olacak kadar) slik var ise bunları temizlemektir.

S.73: Kadınların Namazda Örtülmesi Gereken Uzuvları Nelerdir?
C.73. Kadınların namazda yüz eller ve ayaklardan başka vücudun her tarafını örtünmesi farzdır.

S.74: Erkeklerin Namazda Örtülmesi Gereken Uzuvları Nelerdir?
C.74. Erkeklerin namazda göbek altından diz kapağına kadar olan kısmı (diz kapağı dâhil) örtünmesi farzdır.

S.75: Namaz İçinde Kıblede Hata Ettiğini Anlayan Kişinin Yapması Gereken Nedir?
C.75. Namaz içinde kıblede hata ettiğini anlar ise o anda kıbleye dönerek namazı tamamlar. Namazı tekrar kılması gerekmez. Kıbleyi bilmeyen kimse yanında kıbleyi bilen birisi olduğu halde ona sormadan kendi araştırmasına göre namazını kılsa doğru ise namazı caizdir. Kıbleye isabet etmedi ise kıldığı namaz caiz değildir. Kıble yönünde şüphe eden kimse hiçbir araştırma yapmadan namaza başlasa da namaz içinde kıbleyi isabet ettiğini anlar ise namazını yeniden kılar. Kesin olmayan bir bilgiye dayanılarak kesin hükme varılamaz. Namazı bitirdikten sonra isabet ettiğini anlar ise namazı iade etmez. Kıblenin hangi tarafta olduğunu bilmeyen kimse, yanında bilen varsa sorup öğrenmesi gerekir. Soracak kimse yoksa araştırarak namazını kılar. Namaz bittikten sonra kıblenin yanlış olduğunu öğrenirse namazı iade etmesi gerekmez.

S.76: Vakit Girmeden Kılınan Namazın Hükmü Nedir?
C.76. Namazları kendi vakti içinde kılmak farzdır. Vakti girmeden bir namazı kılmak caiz değildir.

S.77: İftitah Tekbirinin Sahih Olması İçin Gereken Şartlar Nelerdir?
C.77. 1- Tekbir ile niyet arasına yemek içmek ve söz söylemek gibi namaza aykırı bir şey girmemek.
2- Tekbiri ayakta almak.
3- Önce namaza niyet etmek sonra tekbir almak.
4- Tekbiri kendi duyabileceği bir ses tonu ile söylemek.
5- Allahu Ekber derken Allah Lafzının başında ki A’ yı Ekber lafzının B’ sini uzatmamak.
6- Cemaat ile kılarken imam tekbir aldıktan sonra tekbir almak.

S.78:Namazda Farz Olan Kıraat Nerede Yapılır?
C.78. Üç ve dört rekâtlık farz namazların ikişer rekâtında, iki rekâtlık farz namazlar ile vitir ve nafile namazların her rekâtında Kur’an-ı Kerim okumak farzdır ve kıyamda yapılır.

S.79: Secdede Alnı ve Burnu Yere Koymanın Hükmü Nedir?
C.79. Secdede alnı yere koymak farz burnu yere koymak vaciptir.

S.80: Namazın Vaciplerini Yazın/Sayın?
C.80. Namazın Vacipleri:
1.Namaza Allahü Ekber sözü ile başlamak,
2.Namazda Fatiha suresini okumak,
3.Fatiha suresini farz namazların ilk iki rekâtında vitir ve nafile namazların her rekâtında okumak,
4.Farz namazların ilk iki rekâtında vitir ve nafile namazların her rekâtında sure ve ayet okumak, (zamm-ı sure)
5.Fatihayı sureden önce okumak,
6.Secdede alın ile beraber burnu da yere koymak,
7.İki secdeyi birbiri ardınca yapmak,
8.Üç ve dört rekatlı namazların ikinci rekatında “Ettehiyyatü” okuyacak kadar oturmak. Buna “Kade-i Ula = birinci oturuş” denir.
9.Birinci ve son oturuşlarda “Ettehiyyatü”yü okumak,
10.Birinci oturuşta “Ettehiyyatü”yü okuduktan sonra gecikmeden üçüncü rekâta kalkmak,
11.Vitir namazında kunut tekbirini almak ve kunut duasını okumak,
12.Bayram namazlarına mahsus olan fazla tekbirleri almak,
13.Cemaatle kılındığı zaman sabah, akşam, yatsı, Cuma ve bayram namazlarının birinci ve ikinci rekâtlarında teravih namazı ile ramazanda teravihten sonra kılınan vitir namazının her rekâtında imamın fatiha ve sureyi açıktan okuması,
14.Öğle ve ikindi namazlarında bunları içinden okumak,
15.İmama uyan kişinin bu namazlarda fatiha ve sure okumayarak susması,
16.Tadil-i Erkân,
17.Namazın sonunda selam vermek,
18.Namazda yanılırsa sehiv secdesi yapmak,
19.Namazda secde ayeti okursa secde yapmak.

S.81: Namazda Sünneti Terk Etmenin Hükmü Nedir?
C.81. Namazda sünneti terk etmek namazı bozmaz, sehiv secdesi yapmayı da gerektirmez, ancak mekruhtur.

S.82: Namazın Sünnetlerinin On Tanesini Yazın/Sayın?
C.82. Namazın sünnetleri:
1. Beş vakit namaz ile Cuma namazı için ezan ve kamet erkekler için sünnettir.
2. Namazın iftitah tekbirinde, vitir namazının kunut tekbirinde, bayram namazlarının zevaid tekbirlerinde elleri kulakları hizasına kaldırmak(Kadınlar parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırırlar).
3. Eller kaldırıldığı sırada parmakları ne bitişik nede fazla açık tutmamak.
4. İmama uyanın iftitah tekbirinin imamın iftitah tekbirine yakın olması.
5. Kıyamda elleri bağlamak.
6. Kıyamda iki ayağın arasını dört parmak kadar açık bulundurmak.
7. Sübhaneke okumak.
8. “Euzübillahi mineşşeydanirracim” demek.
9. Her rekatta fatiha’dan önce “Bismillahirrahmanirrahim” demek.
10. Fatihanın sonunda imamın ve ona uyanların âmin demesi.

S.83: Kunut Duasını Bilmeyen Kişi Vitir Namazında Ne Okur?
C.83. Kunut duasını bilmeyen kişi “Rabbena Atina fiddünya haseneten ve fi’lahirati haseneten ve kına azabennar” veya üç kere “Allahümmeğfirli” okur veya üç kere “Ya rabbi” der.

S.84: Namazın Sonunda Okunan Tesbih ve Dualar Nelerdir?
C.84.Farz namazları kıldıktan sonra:
Allahümme Ente-s Selamü ve Minke-s Selam Tebarekte Ya ze’l Celali ve’l İkram
“Allah’ım! Sen her türlü noksanlıklardan berisin. Selamet ancak sendedir. Ey ululuk ve ikram sahibi”

Farzdan sonra sünnet yoksa:
Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed
“Allah’ım efendimiz Muhammed’in şeref ve mertebesini yücelt.”

Salat ve selamdan sonra:
Sübhanellahi Ve’l Hamdülillahi Vela İlahe İllallahü Vallahu Ekber. Vela Havle Vela Kuvvete İlla Billahi’l Aliyyi’l Azim

“Kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah bir tektir eşi ve ortağı yoktur. Hükümranlık onundur. Hamd ve sena O’na mahsurdur. O’nun her şeye gücü yeter.”

Bundan sonra Euzü besmele ve Âyete’l Kürsi okunur.
33 defa “Sübhanallah” “Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim”
33 defa “Elhamdülillah” “Her türlü övgü Allah’a mahsustur”
33 defa “Allahu Ekber” “Allah en büyüktür” denilir.
Bunların peşinden:
La ilahe İllallahü Vahdehu la Şerike Leh Lehü’l Mülkü Ve Lehü’l Hamdü Ve Hüve Ala Külli Şey’in Kadir
“Şanı yüce Allah’ı tesbih ve tenzih ederim. O bütün noksanlıklardan uzaktır. hamd Allah’a mahsustur. Allah’dan başka hiçbir ilah yoktur. Allah en büyüktür. Emirlerine uymak yasaklarından sakınmak için gereken güç ve kudret ancak Allah’ındır.” Denilir ve dua edilir.

S.85: Namazı Bozan Şeylerden On Tanesini Yazın/Sayın?
C.85. Namazı bozan şeyler:
1- Namazda konuşmak,
2- İnsan sözüne benzeyen dua,
3- Namazda iken birine selam vermek veya başkasının verdiği selamı almak,
4- Namazda namaza ait olmayan bir iş yapmak,
5- Kıbleden göğsünü çevirmek,
6- Dışarıdan bir şey yemek,
7- Dişleri arasında kalan –nohut tanesi kadar- şeyi yutmak,
8- Ağızda sakız veya başka bir şey çiğnemek,
9- Namazda bir şey içmek,
10- Özürsüz olarak öksürmek,
11- Bir şeyi üflemek,
12- Ah diye inlemek,
13- Ah, oh demek,
14- Ağrıdan veya dünyaya ait bir musibetten dolayı sesle ağlamak,
15- Aksırana “yerhamükallah”, kötü habere “inna lillahi ve inna ileyhi raciun”, iyi habere “elhamdü lillah”, hayret edilecek bir habere “sübhanallah” demek. Allah’ın adı işitilince “celle celalilühü”, Peygamberimiz’in adı işitilince“Salat ve Selam” okumak.
16- Birine cevap vermek maksadı ile ayet okumak,
17- Teyemmüm ile namaz kılanın suyu görüp kullanmaya gücü yetmesi,
18- Mestin mesh müddetinin namazda sona ermesi,
19- Az bir uğraşma ile de olsa mestin ayaktan çıkması,
20- Rükû ve secdeleri ima ile yapan kişinin namaz içinde buna gücü yetmesi,
21- Sabah namazını kılarken güneşin doğması,
22- Özür sahibinin özrünün bitmesi,
23- Bayılmak ve çıldırmak,
24- Ergenlik çağında bir bayanın cemaat ile kılınan namazda erkeğin yanında veya önünde durması,
25- Bir namazı kılarken başka bir namaza geçmek maksadı ile tekbir almak,
26- Vücudunda örtülmesi gereken yerin bir rükün (üç tesbih) miktarı açık kalması veya üzerine namaza mani slik bulaşması,
27- Ezberinde olmayanı namazda mushafa bakarak okumak,
28- İmama uymuş olan kimse bir rükünde imam ile birlikte olmayarak onu geçmek,
29- Namazın sonunda teşehhüt miktarı oturduktan sonra, namaz içinde ki secdelerden birini veya tilavet secdesini yapmadığını hatırlayan kimse, yapmadığı secdeyi yerine getirdikten sonra “Kade-i Ahire”yi iade etmese namazı bozulur.
30- Üç ve dört rekâtlı farzlarda kendini misafir zannederek iki rekâtın sonunda selam vermek ile namaz bozulacağı gibi, öğlenin farzını Cuma yatsının farzını teravih zannederek birinci oturuşun sonunda selam vermek namazı bozar.
31- Manası değişecek şekilde Kur’an-ı Kerim yanlış okumak, (Namazda manası değişecek şekilde Kur’an-ı Kerim’i yanlış okumaya zelletü’l kari denir. Anlamı “Okuyanın dil sürçmesi” yani yanlış okuması demektir. Eğer yanlışlık kelimelerin hareke ve sükûnunda ise mana değişsin değişmesin namaz bozulmaz. Şeddeliyi şeddesiz, şeddesizi şeddeli, uzatılması gerekeni kısa, kısa okunması gerekeni uzatarak okumak, idgam yapılacak yerde yapmamak, yapılmayacak yerde idgam yapmak namazı bozmaz. Durulacak yerde geçmek geçilecek yerde durmak namazı bozmaz. Bir harf yerine başka bir harf okunduğunda bununla mana değişmez ve Kur’an- Kerim de o kelimenin benzeri bulunursa namaz bozulmaz. Eğer harfin değişmesiyle kelimenin manası değişmez fakat o kelimenin benzeri Kur’an-ı Kerim de yoksa İmam azam ve İmam Muhammed’e göre namaz bozulmaz. Ebu Yusuf’a göre bozulur. Harfin değişmesiyle anlam değişirse ve kelime Kur’an da bulunmazsa namaz bozulur )

S.86: Amel -i Kesir Nedir?
C.86. Namaz kılan kimse namazla ilgili olmayan bir işle uğraşırken namaza durduğunu bilmeyen ve bu halde gören bir insan şüphe etmeden “Bu adam namazda değildir, çünkü namaz kılan bu kadar işle uğraşmaz” derse dışarıdan bakan insanı bu kanaate vardıran işlere “amel-i kesir = çok iş” denir.

S.87: Muhazat -ı Nisa Nedir Şartları Nelerdir?
C.87: Ergenlik çağında olan bir kız veya kadının cemaatle kılınan namazda erkeğin yanında ve önünde durmasına “Muhazat-ı nisa” denir. Bu durumda erkeğin namazının bozulması için bazı şartların bulunması gerekir. Bunlar:
1- Namaz kılanın mükellef olması
2- Erkek ve kadının ikisinin de namazda olması
3- Namazın rükulu ve secdeli bir namaz olması
4- Erkek ve kadının aynı namazı beraber kılması
5- Her ikisinde arada perde olmadan bir mekânda olması
6- İmam namaza başlarken kadın cemaata de niyet etmek
7- Muhazatın(kadının erkeğin yanında veya önünde olması) bir rükünde olması

S.88: Zelletü’l -Kari Nedir?
C.88. Namazda manası değişecek şekilde Kur’an-ı yanlış okumaya zelletü’l kari denir. Anlamı “Okuyanın dil sürçmesi” yani yanlış okuması demektir.

S.89: Namazda Kıraatın Hata ve Unutarak Yanlış Olması Durumundaki Şartlar Nelerdir?
C.89. a) Eğer yanlışlık kelimelerin hareke ve sükûnunda ise mana değişsin değişmesin namaz bozulmaz. Şeddeliyi şeddesiz, şeddesizi şeddeli, uzatılması gerekeni kısa, kısa okunması gerekeni uzatarak okumak, idgam yapılacak yerde yapmamak, yapılmayacak yerde idgam yapmak namazı bozmaz.
b) Durulacak yerde geçmek geçilecek yerde durmak namazı bozmaz. Bir harf yerine başka bir harf okunduğunda bununla mana değişmez ve Kur’an da o kelimenin benzeri bulunursa namaz bozulmaz
c) Eğer harfin değişmesiyle kelimenin manası değişmez. Fakat o kelimenin benzeri Kur’an da yoksa İmam azam ve İmam Muhammed’e göre namaz bozulmaz. Ebu Yusuf’a göre bozulur. Harfin değişmesiyle anlam değişirse ve kelime Kur’an da bulunmazsa namaz bozulur.

S.90: Namazı Bina Etmek Nedir?
C.90. Namazda kendi isteği olmayarak abdesti bozulan kimse hiç konuşmadan hemen en yakın bir yerde abdest alır ve bıraktığı yerden namazını istediği yerde tamamlar. Buna namazı bina etmek denir. Hangi rükünde abdesti bozulursa onu – rükû veya secde gibi- iade ederek namazı tamamlar.

S.91: İstinaf Nedir?
C.91. Kişinin namazda abdestini kasten kendi isteğiyle bozmasına istinaf denir. Bu kişi namazı yeniden kılar.

S.92: Namaz Kılanın Önünde Secde Yerinden Birinin Geçmesi ile Namaz Bozulur mu? Bununla İlgili İki Hükmü Açıklayın?
C.92. Namaz kılan kişinin önünde secde yerinden bir kimsenin geçmesi ile namaz bozulmaz. Geçen ister erkek, ister kadın, ister başka bir canlı olsun. Mükellef olan bir kimse kasten namaz kılanın önünden geçerse günah işlemiş olur.
1- Namaz kılan önünden geçilecek yerde durmadığı halde ve uzağından dolaşıp gitmekte mümkün iken böyle yapmayıp namaz kılan kişinin önünden geçen kişi günahkâr olur.
2- Namaz kılanın insanların gelip geçtiği yerde durması ve uzaktan geçecek yerinde bulunmaması durumunda günah namaz kılana aittir, önünden geçenin günahı yoktur.
3- Namaz kılanın, müsait yer var iken herkesin gelip geçeceği yerde durması, yürüyenin de uzaktan geçmek mümkün iken namaz kılanın önünden geçmesi durumunda ise hem namaz kılan, hem de kılanın önünden geçen günah işlemiş olur.
4- Ne namaz kılan, önünden geçilmeyecek uygun bir yer bulabiliyor, ne de oradan geçmek isteyen, namaz kılanın uzağından geçilebilecek bir yer bulabiliyor. Bu durumda namaz kılan da geçen de günah işlemiş olmaz.

Diyanet ilmihali test soruları

1-Aşağıdakilerden hangisi itikadi mezheplerden biridir?
A-Hanefi
B-Maturidiyye
C-Şafii
D-Caferi

2-Aşağıdakilerden hangisi ameli mezheplerden biri değildir?
A-Maliki
B-Hanefi
C-Şafii
D-Eş’ari

3-Maturidiyye mezhebinin mezhebinin kurucusu kimdir?
A-Ebu Mansur Maturidi
B-Sufyan servi maturidi
C-Davudu Zahiri Maturidi
D-Muhammed Raşit El Maturidi

4-Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın zati sıfatlarından birisi değildir?
A-Vücud
B-Beka
C-İrade
D-Vahdaniyet

5-Aşağıdakilerden hangisi vahyin çeşitlerinden biri değildir?
A-Cebrail’in azıl suretinde vahiy getirmesi
B-Perde arkasından peygamberimizin duyduğu sözler
C-Allah’ın dilediklerini dilediği kulunun kalbine doğrudan doğruya çabuk bir şekilde yerleştirmesi
D-Hiçbiri

6-Aşağıdakilerden hangisi miladi 325 yılında İznik’te toplanan ruhani meclis tarafından kabul edilen incillerden biri değildir?
A-Luka
B-Selkisolf
C-Markas
D-Matta

7-Resul kime denir?
A-Kendisine kitap indirilen peygamber
B-Kendilerinden önceki peygamberlere inen kitapları tebliğ edene
C-Keramet gösteren velilere
D-Alimlere

8-Aşağıdakilerden hangisi temiz suyun vasıflarından birisi değildir?
A-Renk
B-Koku
C-Mavi
D-Tat

9-İstinşak neye denir?
A-Ağıza üç kez su çekmeye
B-Buruna üç kez su çkmeye
C-Kulakları meshetmeye
D-Hiçbiri

10-Aşağıdakilerden hangisi abdestin çeşitlerinden biri değildir?
A-Farz olan abdest
B-Vacip olan abdest
C-Mendup olan abdest
D-Sünnet olan abdest

11- Aşağıdakilerden hangisi abdesti bozmayan şeylerden birisidir?
A-Ön ve arkadan sidik ve slik çıkması
B-Gözlerden gülerken yaş gelmesi
C-Ağız dolusu kusmak
D-Vücudun herhangi bir yerinden kan ve irin çıkması

12-Ayağa giyilen mestlere mesh edilebilmesi için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A-Mestler deriden yapıldığı gibi çoraptan da yapılabilir
B-Ayaklar yıkanarak,abdest alındıktan sonra mestler giyilmelidir
C-Mestler bağsız olarak ayakta durabilecek kadar kalın olmalıdır
D-Mestler ayakları topuklarıyla beraber örtmüş bulnmalıdır

13-Aşağıdakilerden hangisi teyemmümün şartlarından biri değildir?
A-Niyet etmek
B-Teyemmümde yüzü ve kolları kaplayacak şekilde mesh etmek
C-Ayakları meshetmek
D-Meshi elin tamamı veya çoğu ile yapmak

14-Aşağıdakilerden hangisi teyemmümü bozan şeylerden biri değildir?
A-Abdesti bozan şeyler teyemmümü de bozar
B-Teyemmüm yapmayı mubah kılan özrün ortadan kalkması
C-Abdest ve gusül için yeterli suyun bulunması
D-Kullanma imkanı olmayan suyun bulunması

15-Aşağıdakilerden hangisi guslün sünnetlerinden biri değildir ?
A) Besmele ile başlamak
B) Niyet etmek
C) Banyoda yıkanmak
D) Suyu ilk döküşte bedeni ovmak

16-Aşağıdaki vakitlerden hangisinde nafile namaz kılmak mekruhtur ?
A) Güneşin doğuşundan 45-50 dakika sonrasına kadar
B) Tuvalet için sıkıştığı vakitte
C) Öğle namazından sonra ikindi vaktine kadar
D) Yatsı namazından sonra fecr-i sadığın doğuşuna kadar

17-Aşağıdakilerden hangisi namazın şartlarından biri değildir ?
A) Hadesten taharet
B) Necasetten taharet
C) İftitah tekbiri
D) İstikbali kıble

18-Aşağıdakilerden hangisi namazın vaciplerinden değildir?
A) Kıraat
B) Namaza Allahu ekber sözüyle başlamak
C) Namazda Fatiha suresini okumak
D) İki secdeyi birbiri ardınca yapmak

19-Aşağıdakilerden hangisi namazın sünnetlerinden biri değildir ?
A) Sübhaneke okumak
B) Kıyamda iki ayağın arasını beş parmak açmak
C) Rükua varırken Allahu ekber demek
D) Secdelere varırken Allahu ekber demek

20-Aşağıdakilerden hangisi namazı bozan şeylerden biri değildir ?
A) Namazda konuşmak
B) Namazda namaza ait olmayan bir iş yapmak
C) Kıblede göğüs değiştirmek
D) Tebessümle gülümsemek

21-Namazda kahkaha ile gülmek neyi gerektirir ?
A) Namaza zarar vermez
B) Namazın sonunda sehiv secdeyi yapmayı gerektirir
C) Namazı bozulur, abdest almadan tekrar kılar
D) Abdesti ve namazı bozulur. Yeniden abdest alır ve namazı iade eder

22-Aşağıdakilerden hangisi namazı bozmayan şeylerden biri değildir ?
A) Namaz kılanın önünden geçmek
B) Namaz kılan kimsenin müsait yer olduğu halde herkesin önünden geçeceği yerde namaz kılması
C) Namazda kahkaha ile gülmek
D) Namaz kılanın secde yerinden birinin geçmesi

23- Bayram namazındaki hutbede imam hutbeye çıkınca aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır ?
A) Elhamdülillah diyerek başlar
B) Allahü Ekber diyerek başlar
C) Euzü besmele okuyarak başlar
D) Bunların dışında başka bir şey okuyarak başlar

24-Aşağıdakilerden hangisi namazın mekruhlarından biri değildir ?
A) Namazda iken işaretle selam almak
B) Namazda özürsüz olarak bağdaş kurmak
C) Mum, Kandil lambaya karşı namaz kılmak
D) Esnemek, gerinmek

25-Namazda olan bir kişi aşağıdaki hallerin hangisinde namazı bozması vaciptir ?
A) Davar sürüsüne canavar düşmesi halinde
B) Gözleri kör olan birinin kuyuya düşme tehlikesi olması
C) Suya düşen bir kişinin yardım istemesi halinde
D) Bir kimsenin çatıdan aşağı düşme tehlikesi olması

26-Aşağıdakilerden hangisi sehiv secdeyi gerektiren hallerden biri değildir ?
A) Sübhanekeyi okumayı terk etmek
B) Fatiha okumayı terketmek
C) Dört rekatlı namazlarda ilk oturuşu terketmek
D) Vitir namazında kunut dualarını terketmek

27-Namazda sehiv secdesini gerektirecek birden fazla davranıştan dolayı kaç sehiv secdesi yapmak gerekir ?
A) 2
B) 1
C) 3
D) Hiçbiri

28-İçerisinde secde ayeti bulunan ayetleri okurken secde ayetini secdeden kaçınmak için gizlice okumanın hükmü nedir ?
A) Mübahtır
B) sünnettir
C) Müstehaptır
D) Mekruhtur

29-Müdrik kime denir ?
A) namazın her rekatında imam ile kılana denir +
B) İmama ilk rekatın rükuundan sonra uyana denir
C) namaza imam ile başladığı halde imam ile bitiremeyen kimseye denir
D) her meseleyi en ince ayrıntısana kadar anlayana denir

30-İmama ; İlk rekatin rükuundan sonra uyan kimseye ne denir ?
A) Cemaat
B) Müdrik
C) Mesbuk
D) Lahık

31-Aşağıdakilerden hangisini imam yapmasa cemaatte yapmaz , imam yaparsa cemaat da yapar ?
A) İftitah tekbirinde ellerinin kaldırılması
B) İmam sübhanekeyi okumasa cemaat da okumaz
C) iki rekatlı namazın sonunda imam tahıyyatı okuduktan sonra cemaat de okumuşsa
D) Hiçbiri

32-Aşağıdaki durumların hangisinde sünnet kesilerek cemaatle kılınan farzda imama uyulur ?
A) Sabah namazının sünnetinin ikinci rekatında
B) İkindi namazının sünnetinin ikinci rekatında
C) Cumanın evvelki sünnetinin üçüncü rekatında
D) Hiç birinde

33-Aşağıdakilerden hangisi cuma namazının sahih olmasının şartlarından biri değildir ?
A) Cuma kılınan yerin şehir veya şehir hükmünde olması
B) Cuma namazının öğlen vaktinde kılınması
C) Namazdan önce hutbe okunması
D) Cuma kılacak kişinin mukim olması

34- Aşağıdakilerden hangisi cuma namazının sahih olmasının şartlarından biri değildir ?
A) Cuma kılınan yerin şehir veya şehir hükmünde olması
B) Cuma namazının öğlen vaktinde kılınması
C) Namazdan önce hutbe okunması
D) Cuma kılacak kişinin mukim olması

35-Aşağıdakilerden hangisi hutbenin sahih olmasının şartlarından biri değildir ?
A) Hutbenin namazdan önce okunması
B) Hutbe okunacak minberin en az 5 basamak olması
C) Vakit içinde okunması
D) Hutbe okunurken cemaatten en az bir kişinin bulunması

36- Aşağıdakilerden hangisi hutbenin vaciplerinden biri değildir ?
A) Hatibin minbere çıkınca oturması
B) Ezanın hatibin huzurunda okunması
C) Vaaz ve nasihatte bulunmak
D) Hiçbiri

37-Seferi ve Mukim olma yönünden vatan sınıflandırılması içerisinde aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
A) Vatan-ı asli
B) Anavatan
C) Vatan-ı İkame
D) Vatan-ı sükna

38-İnsanın 15 gün dolmadan ayrılmak üzere bulunduğu yere ne denir ?
A) Vatan-ı asli
B) Vatan-ı İkame
C) Vatan-ı sükna
D) hiçbiri
39-Misafir olan bir kişi misafirlik halinde dört rekatlı öğle namazının farzının ikinci rekatında oturmadan ayağa kalksa ve namazı dörde tamamlasa ne gerekir?
A) Namazın iadesi
B) Sehiv secdesi
C) Tilavet Secdesi
D) Bir şey gerekmez

40-Teravih namazında dört rekatta selam vererek teravihi kılan kimse ikinci rekatta oturmamış ise kıldığı dört rekatı kaç rekat kılmış sayılır ?
A) 1
B) 3
C) 4
D) 2

41-İma ile namaz kılmak ne demektir?
A) Bir şeye yaslanarak namaz kılmak
B) Yan üzeri yatarak namaz kılmak
C) Göz ucuyla namaz kılmak
D) namazda ruku ve secdeye işaret olunmak üzere başı eğerek namaz kılmak

42-Gözleri, kaşları veya kalbiyle işaret edip kılınan namaz nasıl namazdır?
A) İma ile kılınan namazdır
B) İşaret İle kılınan namazdır
C) Böyle namaz namaz olmaz
D) Gözle, baş ile kılınan namazdır

43-Husüf namazı nedir ?
A) Ay tutulduğu zaman kılınan iki veya dört rekatlı bir namazdır
B) Güneş tutulduğu zaman kılınan bir namazdır
C) Deprem olduğu zaman kılınan bir namazdır
D) Şimşek çaktığı zaman kılınan bir namazdır

44-Aşağıdakilerden hangisi erkekler için üç parça olan kefen parçalarından biri değildir.?
A) Kamis
B) izar
C) lifafe
D) Etek örtüsü

45-Aşağıdakiler hangisi cenaze namazının sünnetlerinden biri değildir?
A) Namazı kıldıracak imamın ölünün göğüs hizasında durması
B) En az imamın arkasında üç cemaatin bulunması
C) Birinci rekattan sonra sübhanekenin okunması
D) Üçüncü rekattan sonra dua okunması

46-Aşağıdakilerden hangisi peygamberimizin hicreti sırasında yaptığı mescittir?
A) Kuba mescidi
B) Mescid-i Nebevi
C) Mescid-i Aksa
D) Mescid-i Haram

47-Bir kimseye orucun farz olabilmesi için gereken şartlar kaç tanedir?
A) 2
B) 4
C) 5
D) 3

48-Adak oruçları ile bozulan nafile oruçları kaza etmenin hükmü nedir?
A) Farzdır
B) Vaciptir
C) Sünnettir
D) Hiçbiri

49-Aşağıdakilerden hangisi orucu bozmaz ?
A) Oruçlu olduğunu unutarak yemek-içmek
B) Kendi isteiği ile ağız dolusu kusmak
C) Bir suya dalıp kulağına su kaçırmak
D) Kendi isteği olmadan boğazına toz ve duman girmek

50-Fıtır Sadakasının miktarı buğdaydan kaç gr. dır ?
A) 2920 gr
B) 1460 gr
C) 2800 gr
D) 2700 gr

51-Aşağıdakilerden hangisi Haccın sahih olmasının şartlarından biri değildir?
A) Müslüman olmak
B) Akıllı olmak
C) Yol güvenliği olmak
D) İhrama girmek

52-Aşağıdakilerden hangisi Haccın edasının şartlarından biridir?
A) Müslüman olmak
B) Haccı belirli zamanda yapmak
C) Akıllı olmak
D) Yol Güvenliği olmak

53- Aşağıdakilerden hangisi Haccın farzlarından biri değildir?
A) Şeytan taşlamak
B) Arafatta vakfeye durmak
C) Kabeyi tavaf etmek
D) İhrama girmek (şarttır)

54- Aşağıdakilerden Hangisi İhram giyilen yerlerden biri değildir?
A) Zulhuleyfe
B) Mina
C) Cuhfe
D) Cidde

55-Aşağıdakilerden hangisi ihramlıya yasak olan şeylerden biri değildir?
A) Saç ve sakal tıraşı olmak
B) Elbise giymek
C) Yıkanmak, kokusuz sabun kullanmak
D) Başı ve yüzü kapamak

56-Aşağıdaki yerlerden hangisinde Arafat vakfesi yapılmaz?
A) Nemire mescidinin bütününde
B) Arafat dağının tepesinde
C) Nemire mescidinin güney kısmında
D) Urene vadisinde

57- Aşağıdakilerden hangisi tavafın çeşitlerinden biri değildir?
A) Kudüm tavafı
B) Kadim tavafı
C) Veda tavafı
D) Ziyaret tavafı

58- Aşağıdakilerden hangisi tavafın vaciplerinden biri değildir?
A) Abdestli olmak
B) Setr-i avrete dikkat etmek
C) Tavaf esnasında kabeyi sağ tarafına alarak yürümek
D) Tavafa Hacer-i esved veya hizasından başlamak

59- Aşağıdakilerden hangisi tavafın sünnetlerinden biri değildir?
A) Tavaf esnasında kabeyi sol tarafına alarak yürümek (teyamün)
B) Iztıba yapmak
C) Hacer-i İstilam etmek
D) Erkekler mümkün olduğu kadar kabeye yaklaşmak

60-Say etmenin hükmü aşağıdakilerden hangisidir ?
A) Farz
B) Sünnet
C) Vacip
D) Mendup

61-Say’ı dört şavttan sonra yediye tamamlamanın hükmü nedir?
A) Sünnet
B) Mendup
C) Müstehap
D) Vacip

62-Şeytan taşlamada taş atmanın zamanı hangi günlerdir?
A) Bayramdan sonraki ilk cuma günü
B) Arafe günü
C) Kurban bayramının 1.,2.,3. ve 4 günü
D) Perşembe günü

63- Aşağıdakilerden hangisi şeytan taşlamanın sünnetlerinden biri değildir ?
A) Bir cemreye aynı gün yediden fazla taş atmak
B) Yedi taşı peş peşe atmak
C) Taşları yaklaşık 4 mt mesafeden atmak
D) Atılan taşlar nohuttan büyük, fındıktan küçük olmak

64- Bayram günlerinde minada gecelemenin hükmü nedir?
A) Mendup
B) farz
C) Vacip
D) Sünnet

65-Hacda saçları traş etmenin veya kısaltmanın zamanı hangi gündür ?
A) Cuma
B) Pazartesi
C) Kurban kesme günü
D) Arefe günü

66-Aşağıdakilerden hangisi haccın sünnetlerinden biri değildir?
A) Kudüm tavafı
B) Arefe gecesi minada gecelemek
C) Bayramın dördüncü günü müzdelifede gecelemek
D) Bayram gecesini müzdelifede geçirmek

67-Aşağıdakilerden hangisi yapılış yönünden haccın çeşitlerinden biri değildir?
A) Haccı İfrad
B) Haccı Kıran
C) Haccı Temettu
D) Umre Haccı

68- Mikatı ihramsız geçmenin cezası aşağıdakilerden hangisidir ?
A) Bir koyun kurban etmek
B) Bir sığır kurban etmek
C) Bir deve Kurban etmek
D) İki koyun kurban etmek

69-Aşağıdakilerden hangisi Hac ile ilgili bir terim değildir ?
A) Bedene
B) Beden
C) Cemre
D) Dem

70-İhsar neye denir?
A) Cömert olana
B) Cimri olana
C) Hac ve Umre için İhrama giren kimsenin arafat vakfesinden ve tavaftan alıkonulmasına+
D) Merhametli olana

71-Aşağıdakilerden hangisi yemin çeşitlerinden biri değildir ?
A) Yemini Gamus
B) Yemini Mün’akide
C) Yemini Lağv
D) Yemini Kefaret

72-Geçmiş veya şimdiki zamana ait bir iş üzerine bilerek yalan yere yemin etmek aşağıdaki yemin çeşitlerinden hangisine girer?
A) Yemini Gamus
B) Yemini Mün’akide
C) Yemini Keffaret
D) Yemini Lağv

73-Lukata neye denir?
A) Aranan eşyaya
B) Buluntu eşyaya
C) Cepteki paraya
D) Kaybolan eşyaya

Yanıtlar:

1b 2d 3a 4c 5d 6b 7a 8c 9b 10d 11b 12a 13c 14d 15c 16b 17c 18a 19b 20d 21d 22c 23b 24c 25c 26a 27b 28d 29a 30c 31c 32b 33d 34d 35b 36d 37b 38c 39a 40d 41d 42c 43a 44d 45b 46a 47d 48b 49a 50b 51c 52d 53a 54b 55c 56d 57b 58c 59a 60c 61d 62c 63a 64d 65c 66c 67d 68a 69b 70c 71d 72a 73b

2

Haziran
2012

Namaz,oruç, zekat vehac ibadeti ne zaman farz kılındı

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  543 Kez Okundu

-Beş vakit namaz, miladi 621 yılında ve hicretten bir yıl önce mirac gecesinde farz oldu .Mirac’dan önce, yalnız sabah ve ikindi namazı vardı
-Ramazan orucu, 624’te farz oldu
-Zekat da 624’te Ramazan ayında farz oldu
-Hac ise 631’de farz oldu

2

Haziran
2012

Diyanet Mülakat Sınavlarına Hazırlık Notları

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  376 Kez Okundu

-Edille-i Erbaa:Kitab,sünnet, icma ve kıyas.
-EYYÂM-I BİYD:Ayın ışığının en aydınlık olduğu kamerî aylarının 13, 14 ve 15. günleri.
-İstidrac:İnkarcı ve günahkar kişilerden arzu ve isteklerine uygun olarak meydana gelen olaganüstü olaylara istidrac denir.
-İrhas:Peygamber olacak kimslerin Peygamber olmadan önce göterdikleri olağnüstü durumlara irhas denir.
-Ehl-i Sünnet mezhepler:Selefiyye,maturidi mezhebi, Eşari Mezhebi.
-Ameli mezhepler:Hanefi mezhebi,maliki mezhebi, şafii mezhebi, hanbeli mezhebi.
-İman iki kısma ayrılır:İcmali iman, tafsılı iman.

2

Haziran
2012

Diyanet Mülakat Sınavlarına Hazırlık Notları

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  485 Kez Okundu

AHLAK :Bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevî değerleri, huyları ve bunların tesiri ile ortaya koyduğu davranışların bütünüdür. Ruhumuza yerlesip aliskanlik haline gelen davranislarimiza ahlak denir.

AMENTÜ:Islam dininde inanilmasi lazim olan alti temel esas. Imanin sartlari.Arapca da inandim anlamina gelir .Iman esaslarini kisa ve özet olarak ihtiva eden metin.Amentü, İslâm dininin iman esaslarını ana hatlarıyla ifade eden terimdir.
AMİLE:Sâime, senenin çoğunu meralarda otlayarak geçiren hayvanlara denilmektedir. Bunun karşılığı olarak yemle beslenen hayvanlara “ma’lûfe”, ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan hayvanlara da “âmile” adı verilmektedir.

BAHİRE:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.
Resulullah (s.a.s.)’ın amcası Ebû Talib ile birlikte gittiği Suriye seyahati sırasında Busra şehri civarında karşılaştığı hristiyan din adamı.

EDİLLE-İ ERBAA (EDİLLE-İ ŞER`İYYE)Dört delil: Kur’ân, Sünnet, İcmâ, Kıyas.
EF`AL-İ MÜKELLEFİN:Hayatta her mükellefin yapmak veya yapmamakla sorumlu tutuldugu dini islere “Ef`al-i Mükellefin” mükellef kimselerin isleri denir ki, bunlar sekiz dir;Farz,vacip, sünnet, müstehab, mübah, mekruh, müfsid ve haram.

EHL-İ BEYT:Hz.Peygamber aile fertleri icin kullanilan bir tabir.

EHL-İ SÜNNET: Ehl-i sünnet dinî literatürde, dini anlama ve yaşamada Allah’ın kitabını ve Hz. Muhammed’in sünnetini rehber edinen ve sahâbenin yolunu izleyen ümmet çoğunluğu anlamında kullanılan bir terim olmuştur.

FARZ:Dinen yapilmasi kesin olarak emredilmis is veya ibadetlerdir.
FARZ-I AYIN:Her mükellefin yapmasi gereken farz.
FARZ-I KİFAYE:bazi mükelleflerin yapmasi ile diger mükelleflerin üzerinden farz olusu düsen dinsel islerdir.

HENDEK GAZVESİ:Müslümanlarla Mekkeli müsrikler ve müttefikleri arasinda yapilan savas(5/627)

HURUÇ BİSUN’İHİ (= Kendi isteği ile çıkmak): Namazlardan kendi iradesi ile çıkmak

İSTİLAF:Namazda abdesti bozulan insanin, yerine cemaattan birini gecirmesine istihlaf denir.

KADER:Allah`ın olacak her seyin ne zaman ve nekilde olacağını ezelde tesbit ve tayin etmesi.
KAZÂ:Allahü teâlânın ezelde irâde ve taktir buyurduğu şeyleri, zamânı gelince, ilim ve irâdesine muvâfık (uygun) olarak yaratması.

KEFFARET: Keffaret, lûgat deyiminde gidermek ve örtmek manasındadır. Allah, bazı kusurları ve günahları birtakım vesilelerle bağışlayıp örttüğünden bu vesilelerden her birine “Keffaret” denilmiştir.

LAHİK:Namaza imam ile basladigi halde belirli mazeretler sebebiyle ara vermek zorunda kalarak namazin bir kismini imamla birlikte kilamayan kimse.

MUHACİR:Mekke`den Medine`ye göc eden müslümanlara denir.

MESALİH-İ MÜRSELE:Hükmün kendisine bağlanması ve üzerine bina edilmesi insanlara bir fayda sağlayan veya geçersiz bir zarari gideren, fakat muteber veya geçersiz sayıldığınna dair belirli bir delil bulunmayan olarak fıkıh usulü terimi.

MESBUK:Birinci rekattan sonra imama yetisip namazdan geri kalan kismi imamla kilana denir ki, bu kisi eksik kalan diger kisimlari imamin selamindan sonra tek basina kilarak tamamlar.

NESİKE:Cocugun dogumunun ilk günlerinde Allah`a bir sükür ifadesi olarak kesilen kurban.

SECAVEND:Vakıf alametinin bir adıda secavent alametleridir.

TAFSİLİ İMAN:Inanilmasi gereken dinsel esaslara detayli ve ayrintili bir sekilde inanmaya denir.

TEHARRİ:Taharri: Bir şeyin hakikatini ona vâkıf olmak için araştırmak demektir. Hakikatine vâkıf olunamadığı zaman da bir şeye zann-ı gâlib hasıl etmekten ibarettirKıbleyi bilmeyen kişinin kıbleyi araştırmasıdır.

TEYEMMÜM:Hicretin 5.ci senesi Beni Mutalik savaşında sabah namazı teyemmum ile ilk defa namaz kılındı

ZELLE:”Peygamberlerin hata ile veya unutarak yaptıklara kusurları, ifade eden bir terim (Aliyyü’l-Karî, Şerhu Fıkhı’l-Ekber, Mısır 1323, 51, 53).Peygamberler aslında günah işlemezler. Onlar “İsmet” sıfatına sahiptirler.
ZELLETÜ’L-KÂRÎ:Manası değişecek şekilde Kur`an-ı yanlış okumak.Buna zelletu`l-kari denir.Anlamı“Okuyanın sürcmesi,“ yanı yanlış okuması demektir.

Allah’ın zati sıfatları:Vücud,Kidem,Beka,Vahdaniyet, Muhalefün Lil Havadis, Kıyam Binefsihi.
Allah’ın subuti sıfatları:Hayat,ilim,semi,basar ,irade,kudret,kelam ,tekvin.

Hades fıkıh dilinde, abdestsizlik veya cünüplük sebebiyle insanda meydana geldiği var sayılan hükmî kirliliği veya bu kirliliğin sebebini ifade eder.

Necâset, hakiki ve maddî pislik, kirlilik demek olup böyle maddeye “necis” tabir edilir.

Fıkıh literatüründe “tahâret” her iki tür temizliği de içine alan geniş bir kapsama sahipken maddî kirlilik genelde “necâset”, hükmî kirlilik de “hades” terimleriyle ifade edilir. Beden, elbise ve namaz kılınacak yerde bulunan, namaz ve benzeri ibadetlerin sıhhatine de engel olan hakiki yani maddî pisliklerden temizlenmeye “necâsetten tahâret”, abdestsizlik ve cünüplük gibi hükmî kirlilikten temizlenmeye de “hadesten tahâret” denilir. Her iki tür temizlik de namaz ve benzeri ibadetlerin ön şartı konumundadır.70. Sehiv secdesi nedir?Namazda yanılmadan dolayı namazın sonunda yapılan secdedir

Sehiv “yanılma, unutma ve dalgınlık” gibi anlamlara gelir. Buna göre sehiv secdesi, yanılma, unutma veya dalgınlık gibi durumlar yüzünden namazın vâciplerinden birini terk veya tehir etme durumunda, namazın sonunda yapılan secdelere denilir.

 

2

Haziran
2012

Zekat konusu

Yazar: arafat  |  Kategori: FIKIH  |  Yorum: Yok   |  484 Kez Okundu

Âmile: Ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan hayvanlara denir.
*Zekâtın vücûb sebebi zenginliktir.
*Zekât; müslüman, hür, akıllı, bâliğ, tabii ihtiyaçlarından fazla artıcı vasıftaki mala tam bir mülkiyetle mâlik olan ve bu mâlik oluşunun üzerinden bir senesi geçen kimselere farzdır.
Zekâtın Yükümlülük Şartları
a. Mükellef ile İlgili Şartlar
Namaz ve oruçla mükellefiyette söz konusu olan şartlar, zekâtta da aranır.
Ebû Hanîfe akıllı ve bâliğ olmayanları, toprak ürünleri ve kamu hukukunun bir parçası olarak alınan zekât türü hariç, zekâtla mükellef tutmamıştır. Fakihlerin çoğunluğuna göre ise akıl hastalarının ve çocuğun malları zekâta tâbidir.
b. Mal ile İlgili Şartlar
1. Tam Mülkiyet
2. Nemâ: Artmak, çoğalmak, gelişmek anlamlarına gelir. Bu iki kısma ayrılır:
a. Hakikî (gerçek) nemâ: Bir malın ticaretle, doğum yoluyla veya tarımla artmasıdır. Ticaret malları, hayvanlar ve toprak ürünleri böyledir.
b. Takdirî (hükmî) nemâ: Bir malın kendisinde nemâ imkânının bizzat (potansiyel olarak) mevcut olmasıdır. Altın, gümüş ve parada olduğu gibi.
3. İhtiyaç Fazlası Olma
4. Nisab: Sınır, işaret, asıl ve kök anlamlarına gelir. Zekâtın vücûbuna alâmet ve ölçü olmak üzere tespit edilen belirli bir miktardır.
5. Yıllanma: Zekâta tâbi mallarda aranan şartlardan biri de, o malın üzerinden bir kamerî yılın geçmiş olması şartıdır ki buna “havelânü’l-havl” denir.
6. Borç Karşılığı Olmama
Zekâtın Geçerlilik Şartları
1. Niyet
2. Temlik
* Zekâta tâbi hayvanların
1. Senenin çoğunu otlaklarda otlayarak geçiren hayvanlar olmaları, besi hayvanı olmamaları. 2. Ziraat, nakliyat vb. işlerde kullanılan (âmile) hayvanlardan olmamaları gerekmektedir.

2

Haziran
2012

DİYANET YETERLİLİK SINAV BAŞVURAN TOPLAM BAŞVURU=128.888

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  390 Kez Okundu

K K Ö = KAZANAN =20.743 KAYBEDEN=39.022 TOPLAM=59.765İ.

HATİP= KAZANAN= 12.712 KAYBEDEN=48.002 TOPLAM=60.714

MÜEZZ = KAZANAN = 1.490 KAYBEDEN=4.005 TOPLAM=5.495

SINAV BAŞVURAN TOPLAM BAŞVURU=128.888

2

Haziran
2012

ERZURUM İLİNDE TARİHİ CAMİLER

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  598 Kez Okundu

a)LALA MUSTAFA PAŞA CAMİİ :Erzurum’un değerli bir mimarı anıtı olan Lala Mustafa Paşa Camisini büyük Türk Mimarı SİNAN’ın yaptırdığı söylenir. Merkezi bir kubbe ile örtülü klasik Osmanlı camilerinin tipik bir örneğidir. Kıbrıs Fatihi olan Erzurum beylerbeyliği yapmış olan Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kesinlikle bilinmemekle birlikte, mimari özellikleri bakımından Sinan’ın eseri olduğu söylenir.
b)MURAT PAŞA CAMİİ :Kapının üstünde 58×105 cm. ebadında mermer, çok süslü ve üç satır halinde bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabeden anlaşıldığına göre camii 1572 yılında II.Sultan Selim zamanında Kuyucu şöhretini taşıyan Murat Paşa Erzurum’da Beylerbeyi olduğu zaman yaptırmıştır Mabedi köşelerinde yarım kubbecikler, tek büyük bir kubbe örter. Mihrap, taktan, minberi ahşaptan yaptırılmıştır.Ahşap kapılarda devrinin fevkalade süsleri vardır.
c) ALİ AĞA CAMİİ:Gürcükapı semtinde bulunan bu camii, aynı zamanda Gürcükapı cami şeklinde anılır. Camii 1859 yılında o devirde yeniçerilerin başı olan Zikreci Ali Ağa tarafından yaptırılmıştır.
d)CAFERİYE CAMİİ :Camiinin duvarları adi, köşeleri beyaz taşla yapılmıştır. Tuğla kubbeleri kurşunla örtülüdür.Son Cemaat yerinin sağındaki minaresi muntazam kesme taşla yapılmıştır,Camii Kitabesinden anlaşıldığına göre 1645 yılında Sultan ibrahim’in hükümdarlık döneminde hazine memuru Ebubekir oğlu Hacı Cafer tarafından yaptırılmıştır.
e)DERVİŞ AĞA CAMİİ :Bu camii Derviş Ağa adında bir şahıs tarafından 1717 yılında yaptırıldığı ve daha sonra mütevellisi olan Abdurrahman oğlu Müderris Hacı Müştak Efendi’nin 1843 yılında onardığı kitabesinden anlaşılmıştır. Ağaç işçiliği üstün olan bu camii, tek kubbe üzerine kuruludur.
f) İBRAHİM PAŞA CAMİİ: 1748 yılında Vali İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Hükümet konağının güneyindedir. Tek kubbeli olan bu camii, kırmızı muntazam kesme taşlarla yapılmıştır. Son cemaat yeri dört taş sütunun kaldırdığı üç tuğla kubbelidir. Sütun başlıkları hafif istalaktitlidir, Minaresi son cemaat yerinin sağındadır.
g) CENNETZADE CAMİİ :Aşağı Yoncalık mahallesindedir. 1700 yıllarında yapıldığı evkaf kayıtlarından anlaşılmıştır. Sağ ve sol duvarları adi taştan yapılan camii kıble duvarı muntazam kesme taşla örülmüştür.
h) KURŞUNLU CAMİİ :Mirza Mehmet mahallesinde bulunan bu camii, Şeyhülislam Erzurum’lu Feyzullah efendi tarafından 1700 yılında yaptırıldığı kapısının üzerinde ki anahtar deliğinin etrafındaki demir yazıdan anlaşılmaktadır. Muntazam kesme taşla yapılıdır .Son cemaat yeri ve sağdaki minaresi aynı taştan yapılmış sekiz adet bileziği vardır.Son cemaat yerini dört taş sütun üzerinde yükselen üç küçük kubbe, camii ise büyük bir kubbe örtmektedir.
i) BAKIRCI CAMİİ:1970 yılında Bakırcı Hacı Mustafa Ağa’nın vasiyeti üzerine damadı Müstafi Ağa tarafından yaptırılmıştır, İbrahim Paşa ve Şeyhler Camiileri tipindedir. Mabedin kapısı üstünde 33×68 cm. ebadındaki mermer kitabesi üzerinde şu sözler yazılıdır. “Vasiyet eyleyip böyle bir binayı süls-ümalinden bekaya irtihal etti Bakırcı Mustafa Ağa”
j) KÖSE ÖMER AĞA CAMİİ ;Muntazam kesme taşlarla yapılmıştır. Duvarlarından kalın ağaç uzatmalar geçirilmiştir. Son cemaat yeri yedi ağaç sütun üzerine dayanan dam örtü şeklinde idi. Daha sonra Ömer Ağa’nın babası bu caminin yerine bir mescir yaptırmış Ömer Ağa’da bunu genişleterek 1771 yılında camii şekline dönüştürmüştür.
k)ŞEYHLER CAMİİ :Bu camii tamamen kesme taşlarla yapılmış olup sağ tarafındaki güzel minaresi de aynı taştandır. Son cemaat yeri dört sütunun tuttuğu üç kubbe ile örtülüdür. İbrahim Paşa Camii mimarisi tarzında yapılmıştır. Kapının sağ ve sol başlıkları süslü, iki gömme sütuncukla kaplanmıştır. Bunlar mihrabın iki tarafı da vardır. Mabet derin ve tek kubbelidir. Ana kubbeyi köşelerdeki küçük kubbecikler besler durumda tutmaktadır.Mabedden dışarıya birinci sırada altı, kubbe eklerinde ise üçer penceresi vardır Minarenin kubbe seviyesine taştan bir güneş saati yerleştirilmiştir. Cami’nin 1771 yılında Fehim Efendi tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
l)ESAT PAŞA CAMİİ :Erzurum Kalesi ve Saat Kulesinin batısında şehre hakim bir yerde muntazam ve kırmızımtrak kesme taşlarla yapılmıştır. Son cemaat yeri altı ağaç sütununun tuttuğu bir damla örtülüdür. Mabed dam örtülü ve çatılıdır. Kesme taştan yapılmış sütun beyaz endamlı minaresi ön sağındadır. Mabed Erzurum’da minaresi ile eşsizdir. Kapısı üzerinde bulunan mermerde Sultan Abdulmecit’in tuğrası bulunmaktadır .Tuğradan anlaşıldığına göre camii, 1852 yılında yapılmış ve Sultan Abdulmecit’in isteği üzerine 1852 yılında Erzurum Valisi Zarit Mustafa Paşa tarafından onarılmıştır.
m)NARMANLI CAMİİ:I.Sultan Mahmut zamanında Hacı Yusuf Efendi tarafından 1733 yılında yaptırıldığı kitabesinden anlaşılmaktadır. Narman’ı mahallesinde bulunan bu caminin son cemaat yeri altı taş sütün üzerinde yükselen beş kuçük kubbe île örtülüdür. Sütunların başlıkları süslü olup kesmetaşla yapılmış olan minaresi sağ köşededir.

31

Mayıs
2012

Din nedir ? Dinler kaça ayrılır ?

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  2.586 Kez Okundu

1- Din : Akıl sahibi insanları kendi istekleri ile dünya ve ahirette iyiliğe ve mutluluğa ulaştırmak
amacıyla Yüce Allah tarafından Peygamber aracılığı ile gönderilen esaslar bütünüdür. Dinler başlıca üç kısma ayrılır :
A ) Hak Din : Allah tarafından Peygamber aracılığıyla insanlara bildirilen, hiçbir değişikliğe
uğramadan, bozulmadan günümüze kadar gelen dindir .Örnek : İslâm Dinidir.

B ) Muharref Dinler : Allah tarafından Peygamberler aracılığı ile bildirildiği halde sonradan
insanlar tarafından değiştirilen ve aslı bozulan dinlerdir.Örnek : Hristiyanlık – Yahudilik

C ) Batıl Dinler : İnsanlar tarafından uydurulan dinlerdir.Örnek : Puta tapıcılık, Satanizm

31

Mayıs
2012

BAZI TECVİD BİLGİLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: TECVİD  |  Yorum: Yok   |  1.405 Kez Okundu

-Hurûf-u Halk (boğaz harfleri) ع، خ، ح،غ ه، ء، harfleridir.
-İzhar Harfleri: ا ه ح خ ع غ (elif, ayın, ğayın, he, ha, hı)
– İKLAB: Tenvin veya Sakin Nun ( ب ) harfine uğradığı zaman Nun harfi ve tenvinin N’si ( م ) harfine dönerek gunne ile ( 1- 1.5 ) elif miktarı tutularak okunur.
-İDGAM-MEAL GUNNE: Tenvin veya Sakin Nun’dan birisi idgam(katma) harflerinden birine uğrarsa o vakit gunneli idgam olur. Bir buçuk elif miktarı gunne yapılır.
İdgam: harekesiz Nun veya Tenvinin sonunda ki (en, in, un) seslerinden, (N) harfini kaldırıp ondan sonra gelen ( ى , م , ن , و ) harflerinden hangisi geliyorsa o harf şeddelenerek çift okumağa idgam denir.
İDGAM-I BİLA GUNNE: Tenvin ve nunu sakinin( ل ve ر ) harflerine uğramasında gunnesiz idgam olur.
İDGAM-I MÜTECANİSEYN: Mahreçleri aynı, sıfatları ayrı olan harfler birbirine uğradığı zaman idgam-ı mütecaniseyn olur. Harfler:
a- ت د ط Ör. عَبَدْتُمْ ( abettüm ) olarak okunur. اَحَطْتُ Tı’nın sıfatı te’den daha güçlü olduğundan idgam-ı nakıs olur.
b- ث ذ ظ Ör: يلهثْ ذالك (yelhezzâlike) okunur اِذْظَلَمُو = izzalemû okunur
c- ب م ör: يَابُنَيَّ ارْكَبْ مَعَنا (yâ büneyyerkemmmeanâ) Mim sakin olup, b ye uğrarsa izhar olur. İDGAM-I MÜTEKARİBEYN: Mahrecileri ve sıfatları yakın olan harfler birbirine uğradığı zaman idgam-ı mütekaribeyn olur.
Örnekler: a- ( ل،ر ) قُلْ رَبِّ (Kurrabbi) okunur. Sadece lam ra’ya uğradığında idgam olur.
b- (ك،ق ) اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ ( elem nahlukküm) okunur. Kaf kalın olduğu için idğamı nakıstır. Kafın kalınlığı belirtilerek oknur.
İDGAM-I ŞEMSİYYE
İdğam-ı şemsiyye harfleri 14 tane olup, her ne durumda ( اَلْ )takısı bu harflerden birine uğrarsa idğamı şemsiyye olur. ( ن ) harfine uğradığında idğamı meal ğunne , diğerlerine uğradığında ise, izhar olur. örnk: اَلنَّارُ
İdğamı şemsiyye Harfleri: ت ث د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ل ن
İZHAR-I KAMERİYYE
lam-ı ta’rif de denilen el takısı 14 tane kameriyye harflerinden birine uğrarsa izhar-ı kameriyye olur.
Kameriyye harfleri: ا ب ج ح خ ع غ ق ك م ه و ف ي
KALKALE: Kalkale harfleri kelime ortasında veya sonunda harekesiz olduğun da, kuvvetli bir uğultu ile harfin mahreci çalkalanarak okunmasına kalkale denir.
HARFLERİ: ق ط ب ج د ”KuTBuCeDin” Harfleri denilir, yani büyük harflerle yazılı harfler KALKALE harfleridir.
HARFLERİN SIFATLARI:
1-HEMZE: Hareke alan elife denir. Uzun ve kısası vardır: ( اَ –ء)
2-CEHR: Harf hareke ile söylendiğinde mahreçte aralık bırakılmaksızın nefesin hepsi veya bir kısmı tutularak okunmasıdır. Harfler: ظ-ل-ق-و ربْض اذْغزا -جنْد- م-ط-ي-ع
3- HEMS: Bu sıfat, harf hareke ile söylendiğiğinde mahreçte aralık kalmaksızın, nefesin hepsi veya çoğu tutularak sesin açık olarak çıkması durumudur. CEHR ile okunan harfler: ظ ل قو ربض ا ذ غزج ن د م ط ع
4- REHAVET: Gevşeklik manasındadır. Harf sükun ile okunduğunda, sesin tam olarak okunmasıdır. Rehavet Harfleri:
Ör: خ س ح ظ ش ص هَ ز و ض غ ث ي ف ذ
5- BEYYİNE: Aralık anlamındadır.Sesin tamamen akıp akmaması arasındadır ki, harfleri:
Örnkl.: ………… ….. ل ن ع م ر
6- ŞİDDET: Sertlik anlamına gelmekte olup, harf sakin olduğunda sesin kesinlikle akmamasıdır.
Harfler: ا جد ق ط ب ك ت
7- İSTİ’LA: Yükseliş anlamına gelirki, harfin okunmasında dilin üst damağa yükselmesidir.
Harfler: ض غ ط ق ظ خص
8- İSTİFAL: İstilanın zıddı olup, harf okununca, dilin aşağı çeneye düşüp, üst damağa yükselmesidir.
Harfler: احشر دثعلمك سوف تجه بذ
9- Itbâk: Kapatmak anlamındadır. Harf söylenince dilin üst damağa kapanmasına denilir.
İtbak Harfleri: ص ض ط ظ
10- İnfitâh: Harf söylendiğinde, dil ile üst çene birbirinden ayrılarak aralarından hava çıkmasıdır.
Harfleri: منْ أخذ وجْد سعة فزكّا حقّ له شرْب غيْث
11- İsmât: Sıfatı ve harfleri , geçen altı harfin ve med harflerinin maadalarıdır(başkalarıdır)
12- Kalkale: Sesi mahreçte hareket ettirmektir.
Harfleri: قطب جد
13- Safîr: Islık çalmak manasına gelen safir sıfatı, harf söylenince, ıslığa benzer ses çıkarmaktır.
Harfleri: صسز
14- Tekrir: Ra harfine mahsustur. Ra harfi söylendiğinde dilin sürçmesidir. Ra’nın tekrarından sakınılmalıdır.
Harfi: ر

29- DİĞER SIFATLAR:
1-Tefeşşi: Bu sıfat harf söylendiğinde sesin ağız içine dağılıp zay-ı mu’ceme mahrecine varınca onu uazatmağa denir. Harfi : ( ش )
2- İstitâle : “Sad “harfinin evvelinden sonuna dek uzayıp çekilmesine denir.
3- Ğunne: Sesin genizden gelmesine denir. Mim ile nun harfine özgüdür.
30-SIFAT-I ARIZALAR:
1- Tefhim: Harfi kalın okumağa denir. İstila harflerinde kalın okumak vacibtir.
Harfleri:ض غ ط ق ظ خص
2- Terkik: Harfi ince okumağa denir. Râ – elif- ve Vav’ın dışında ince okumak terkik vacibtir.
3- İdgam: Katmak demektir
4- İhfa : Nun herfini genizde bir elif tutarak gizlemek demektir.
5- İzhar: İzhar harlerine sakin nun ve tenvinler rastladığında nun sesini açıkğa çkarmaktır.
6- Kalb:sakin nun ve tenvini halis mime çevirmeye ve ba olduğunda da onu gunne ile gizlemeye denir.
7-Medd: Uzatılması gereken harfi uzatmaktır.
8- Vakf: Nefesle beraber sesi kesmektir.
9- Sekte: nefes almadan sesi kesmektir.
10- SÜKÛN : “İlm” gibi kelimelrde durulduğunda sukün yapılır. “Enamte” gibi kelimelerde durulduğunda ise sükunu yapmayıp, hareke katmak lahndır
31- BAZI KELİMELER:
1-İMÂLE : Lügatta meyl ettirmektir. İstilahta: Elif harfini YE gibi kılıp, elifin makablindeki üstünü esre gibi okumaktır. Ör: Hud S.nde “Bismillahi mecrâhâ”yi Bismillahi mecrîhâ” gibi okumaktır.
2-TESHİL: Lügatta kolaylaştırmaktır. İstilahta: iki hemze birbirini takipte ikinci hemzeyi, hemze arası ile harekesi aynı cins olan elif beyninde HE şaibesi olmadan okumaktır. Fussilet s.” اَاَعْجَمِيٌ “kavli şerifinde olduğu gibi
3-LAHN : Harflere ve mahreclere dikkat etmeden hatalı okumamaktır.
Kalın harfleri ince okumak, inceleri kalın okumak, medleri haddinden fazla uzatmak, medsiz harfleri uzatmak hepsi lahndır.
4-TEŞDİD: Şeddeli harf üzerinde vakf olunduğunda o şeddeli harfi harekelememektir.
1-HEMZE: Hareke alan elife denir. Uzun ve kısası vardır: ( اَ –ء)
2-CEHR: Harf hareke ile söylendiğinde mahreçte aralık bırakılmaksızın nefesin hepsi veya bir kısmı tutularak okunmasıdır. Harfler: ظ-ل-ق-و ربْض اذْغزا -جنْد- م-ط-ي-ع
3- HEMS: Bu sıfat, harf hareke ile söylendiğiğinde mahreçte aralık kalmaksızın, nefesin hepsi veya çoğu tutularak sesin açık olarak çıkması durumudur. Hems Harfleri: ف ح ش ث ه خ ص س ك ت
4- REHAVET: Gevşeklik manasındadır. Harf sükun ile okunduğunda, sesin tam olarak okunmasıdır. Rehavet Harfleri:
Ör: خ س ح ظ ش ص هَ ز و ض غ ث ي ف ذ
5- BEYYİNE: Aralık anlamındadır.Sesin tamamen akıp akmaması arasındadır ki, harfleri:
Örnkl.: ………… ….. ل ن ع م ر
6- ŞİDDET: Sertlik anlamına gelmekte olup, harf sakin olduğunda sesin kesinlikle akmamasıdır.
Harfler: ا جد ق ط ب ك ت
7-İMÂLE : Lügatta meyl ettirmektir. İstilahta: Elif harfini YE gibi kılıp, elifin makablindeki üstünü esre gibi okumaktır. Ör: Hud S.nde “Bismillahi mecrâhâ”yi Bismillahi mecrîhâ” gibi okumaktır.
8-TESHİL: Lügatta kolaylaştırmaktır. İstilahta: iki hemze birbirini takipte ikinci hemzeyi, hemze arası ile harekesi aynı cins olan elif beyninde HE şaibesi olmadan okumaktır. Fussilet s.” اَاَعْجَمِيٌ “kavli şerifinde olduğu gibi
9-LAHN : Harflere ve mahreclere dikkat etmeden hatalı okumamaktır.
Kalın harfleri ince okumak, inceleri kalın okumak, medleri haddinden fazla uzatmak, medsiz harfleri uzatmak hepsi lahndır.
10-TEŞDİD: Şeddeli harf üzerinde vakf olunduğunda o şeddeli harfi harekelememektir.
11- SÜKÛN : “İlm” gibi kelimelrde durulduğunda sukün yapılır. “Enamte” gibi kelimelerde durulduğunda ise sükunu yapmayıp, hareke katmak lahndır
12- İSTİ’LA: Yükseliş anlamına gelirki, harfin okunmasında dilin üst damağa yükselmesidir.
Harfler:
ض غ ط ق ظ خص
13- İSTİFAL: İstilanın zıddı olup, harf okununca, dilin aşağı çeneye düşüp, üst damağa yükselmesidir.

30

Mayıs
2012

Diyanet Mülakat Örnek Sorular

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  3.283 Kez Okundu

1-İTİKAT Zekitürk Bilgi Paylaşım ForumBİLGİLERİ
-Kur’an’ın ana konularını sıralar.
-Kur’an ve tefsirle ilgili temel kavramlar,
-Temel tefsir kaynaklarınıi

-Allahın zati ve subuti sıfatları?
– Peygamberlerin sıfatları?
– Melekler ve görevleri?
– İstidrac
-Tafsili ve icmali iman
-Teheccüh namazının hükmü
-Zelle nedir?
-Kıyametin Büyük Alametleri
-Dinler kaç kısma ayrılır
-Muharref dini açıklayın
-Edille-i şeriyye,

-Ehli sünnet nedir? Fırkaları?
-Cebrailin diğer isimleri
-Tevbe suresinin başında neden besmele yoktur?

-İtikatta mezhebimiz Maturudi amelde Ebu Hanife

 -İnanç mezhepleridir 1:Selefilik 2:eş’arilik 3:Matüridilik 4:Mutezile 5:Mürcie  Kaderiyye,

-Dabbetül arz nasıl bir varlık açıklayın,

-Kuranın çoğaltılması ve gönderildiği  yerler

-İman nedir?

-Kuranın noktalanması

-İmam-Amel ilişkisi,

 

2-İBADETZekitürk Bilgi Paylaşım Forum BİLGİLERİ
-Oruç, zekat, namaz ne zaman farz kılındı?
-Adak kurbanının etinden kimler yiyemez?
-Zekat kimlere verilmez?
-Yeminin çeşitleri ve kefareti?
-Teheccud namazının hükmü?
-Şeytan taşlamanın hükmü?
-Haccın farzları vacipleri?
-Oruç tutmamayı mübah kılan haller?

-Sünnet çeşitleri

-Namazların kazası

-Haccın vacipleri?

-Sünneti hüda nedir?

-Cenaze duası bayana göre okuttular

-Nahl 90 oku ediler gözlerini

-Sadaka-i Fıtır’ın hükmü?

Allahın Sıfatları ?

-Yemin muayyen mutlak adak

-İstihsan,

-Mesalih-i Mürsele

-Abdestin farzları,

-Cuma günü  hutbe  sonunda okunan Nahl:90. Ayetin okunması ve  anlamı

 

 

-Hangi günler de oruç tutmak haramdır?

-Kudsi hadis

-Revatib sünnet kimlere farzdır?

-İntikal tekbiri   nedir?

-Tebliği Şeriat nedir?

-İdğamı Mütekaribeyn

-Hatim duası arapça ve türkçe

-Kadınların özel günlerinde yapamayacakları şeyler,

-Kadınların özel günlerinde Kuran hocası ve hafızlık yapan için durum

-Meddi arız kaç vecih dedi 3 ,Neden dedi harekesi üstün

-Yahudi ve Hıristiyanlara  ne  denir? Ehli kitap -Ehli kitabın kestikleri yenir mi ?

-Kuşluk (Duha) namazı -”Muhazatü’n-Nisa = Kadınların erkeklerle bir hizada bulunması” denir

-Bir kadın cuma namazı kılarsa öğle namazı üzerinden  düşer mi

-Kadın yalnız hacca  gidebilir mi

-Hac

-Talak ve çeşitleri

-Namazı bozan şeyler

-Cuma namazı kimlere farzdır?
-Abdestin adabı?
-Muktedi nedir?
-Arızı süğra ve arızi Kübra nedir?
-Fıtr sadakası?
-Muttefekun aleyh nedir?
-Muhkem- müteşabih?
- Ahlakın tanımı?
- Cidde mikat sınırı içinde midir?
-Miraç nedir?
-Kuran okuma çeşitleri?(tertil,tahkik,tedvir,hadr)
-Kerahet vaktinde namaz kılmak niçin mekruhtur?
-Tahıyyetül mescid namazı nedir sünnet
-Hizbin tanımını nedir
-Takip ettiğimiz kıraat ve rivayeti
-Sebebi nuzul, münazara tanımları
-Tevbe suresinin başında neden besmele yoktur?
-Tevbe suresinin başında besmele olmamasının nedeni
-Sehiv secdesi nedir?
-Sübhanekenin hükmü,
-Fatihanın Hükmü
-Tilavet secdesi
-Zekat kimlere verilir?
-Müstehabın tanımı,
-Kurban ve Hac Konuları,
-Efali mükellefin, ,
-İslam ve İslamın şartları
-Mükellef kime denir,
-Mükellefle ilgili hükümler,
-Farz, farzın Hükmü,farzın çeşitleri,
-Farzı ayn ,Farz-ı kifayet,
-Sünnet,Sünnet-i müekkede,Sünneti gayrı müekkede,
-Vacip,Müstehap,,Haram,Mekruh,Müfsid,Müfsidin Hükmü

-Vacibin kasten terkinde ne olur,sehiv secdesi gerekir mi

-Namaz için kıblenin tayini

-İhramın şartları,

-İhrama girilen yerler,

-Garibul Kuran,

-seferlik hükümleri

- Vacip oruclar ve oruc tutulması hara5m olan gunler….

-Cebriye mezhebin görüşleri,

-Cebrail a.s. kaç kere peygamber s.a.v. in yanına

-Keffaret -i halk,

-Kefaret-i zıhar.

-Teyemmumun farzları.

-61 günlük kaza kefaret orucunun hanımlar açısından durumu,

-Teyemmüm ün kelime anlamını sordular..

-Binek üzerinde farz ve nafile namazın durumu

-Miraç hadisesi

-Namazın vacipleri

-Haccın  rükunları,

-Namazın vacibleri, Tadil-i Erkan nedir?

-Namazın rükunları,

-Mesalih-i Mürsele, Istıshan  tanımları,

-Teyemmüm,

-Mesbuk,Müdrik,Lahık nedir ?

-Haccın farzları

-Ramazan orucunun niyet etme vakti ne zaman baslar ve biter.

-Yüzüne okuma dünya kelimesinde hangi tecvid vardır?

-Ehli sünnet sözünden ne anlıyorsunuz?

-İtikat ve fıkhı mezhepleri sayarmısınız?

-El Menzile beyne’l-menzileteyn mezhebin büyük günah işleyen kişi hakkındaki görüşünü tanımlamaktadır

-İman ve küfür ve  fasık kelimeleri?

-Huruc bi sun’ih,istihlal, mehir, 5 devenin zekatı,kadından imam olurmu,

-Şart ve rükün arasındaki fark nedir?inanmayan birine ahiret inancını nasıl anlatırsınız?

-Ticaret mallarının zekatı vetoprak mahsullerinin zekatı

-Efal-i  mükellef

-Adak orucuna niyet

-Kütübü sitenin isimleri,

-Abdestin sünnetler,

-Gümüşün nisabi(200 dirhem)

-Hades ve çeşitleri

-Orucun rüknü nedir?

-Yemin çeşitleri, Yeminin keffareti

-İman esasları nelerdir ?

- Kaza ve kaderi açıklayın?

-Miraç ne zaman vuku bulmuştur ?

-3 ve rekaayşı namazın ilk oturuşunun hükmünü

-Abdestin çeşitlerini

-Akika nedir

-Ensar muhacir kardeşliğinin adı nedir?

-Hicretin kaç yılında oldu?

-Keffaret çeşitlerinden zihar kefaret

-Din üç çeşittir hak din muharref din ve batıl din.muharref dini

-Namazın vaciplerinde 5 tane  söyleyiniz?

-Zekatın verilmediği yerler?Usula ve furua verilmez
-Yemin çeşitleri ve kefareti?Gamus,münakide ve lağv.keffareti:10 fakiri giydirmek veya yedirmek bunlara gücü yetmezse 3 gün oruç
-Taif dönüşü Peygamberimize   üzüm ikram edip müslüman olan zat?Utbe ve şeybenin kölesi Addas

-Muhacirin tanımı,

-Dört halifenin kabirlerinin yerlerini,

-Tesbih namazını,

-Vacip  oruclar  vacip namazlar

-Kimler kurban kesebilir

-Ezan duası.
3-SİYERZekitürk Bilgi Paylaşım Forum  BİLGİLERİ
-Efendimiz Basraya kaç yılında gitmiştir?
-Efendimiz rahip bahira ile kaç yaşında karşılaşmıştır?
-Efendimizin azılı düşmanları?
- İfk hadisesi nedir?
-Efendimizin Mariya dan olan oğlu İbrahim ne zaman vefat etti?
-39. Müslüman kimdir?
- Biri Maune faciası?
- Mirac nedir

-Namaz mü’minin miracıdır sözünden ne anlıyorsunuz?
-Hz. Hatice’nin mihri ne kadardır.( 500 dirhem)

-Peygamberiizin hanımları ve çocukları
-Eefendimizin mucizeleri nelerdir?
-Akabe biatlarının tarihi- kaç kişi oldukları?
-Habeşistana hicret
-Hüzün yılı ve sevinç yılı ne demektir?
-Açıktan ibadetin ve tebliğin başladığı yıl?
33) h
-Hendek ve mute savaşları?

-Muhacirin tanımı

Medinede yaşayan kabiler ?
-Hudeybiye yılı ve anlaşma maddeleri?
- Peygamberimizin azılı düşmanları kimdir

4-TECVİD Zekitürk Bilgi Paylaşım ForumBİLGİLERİ
-İstila harfleri nelerdir?
-İzhar-ı şefevi?
-Vech nedir?
-Tecvitteki sıfatlar nelerdir?
-Hemze-i vasl ve kat’?
-Ravm- işmam?
-Sakin mimin halleri?
- Meddi arızın hükmü, kaç çeşittir?
-Kalkale kelime manası?
- lahn-ı celil, lahn-ı hafi?
-Fer’i medin kısımları?
-Takip ettiğimiz kıraat ve rivayeti?
-Kuran okuma çeşitleri?
-Meddi muttasıl ve munfasılın hükmü?
-Meddi lazımın çeşitleri?

-Meddi lazımın tanımı -Meal ğunne?
-Harfi mutlak?

-Meddi Tabi

-İdgam-ı şemsiyye’de idgam yapılmasının sebebi:Şemsi harflerin mahreçleri ile “lam”ın mahreci arasında yakınlık vardır .Bu nedenle idgam edilir.

-Asli harf feri harf nedir? Elif-i mümale Sad-ı müşemme lam-ı muğallaza nedir ?

-İzhar çeşitleri ?

-Meddi muttasıl ve meddi munfasılın hükmü?
-Meddi lazım çeşitleri?
-Tefeşşi itbak nedir?,-Revm nedir?

-İdgam-i mütacaniseyn ve mütegaribeyn

-Medi lazımın çeşitleri?

-Sıfat-ı lazime nedir?

-Vakfı mutlak

30

Mayıs
2012

YENİ DİYANET KURAN KURSLARI YÖNETMELİĞİ

Yazar: arafat  |  Kategori: DİYANET MEVZUATI  |  Yorum: Yok   |  1.515 Kez Okundu

7 Nisan 2012 CUMARTESİ /Resmî Gazete/Sayı : 28257

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KUR’AN EĞİTİM VE ÖĞRETİMİNE YÖNELİK

KURSLAR İLE ÖĞRENCİ YURT VE PANSİYONLARI YÖNETMELİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kur’an eğitim ve öğretimine yönelik kursların, Kur’an kursu yurt ve pansiyonlarının açılış ve çalışmaları, kurslarda verilen eğitim-öğretim hizmetleri ile bunların yönetim ve denetim esaslarını belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Kur’an eğitim ve öğretimine yönelik kursların, Kur’an kursu yurt ve pansiyonları ile buralarda yürütülen hizmetleri, hizmetten yararlananları, öğrencileri ve görev yapan personeli kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Başkanlık: Diyanet İşleri Başkanlığını,

b) Camilerde Kur’an öğretimi kursu: Arzu eden vatandaşlara Kur’an-ı Kerim ve anlamı ile gerekli dini bilgileri özel programı çerçevesinde öğretmek üzere camilerde veya uygun görülen yerlerde açılan kursları,

c) e-Eğitim: Elektronik ortamda yürütülen eğitim ve öğretimi,

ç) Geçici öğretici: Kur’an kursu vekil öğreticiliğinde aranan şartları haiz olmaları kaydıyla, üzerinde resmi görevi bulunan veya bulunmayanlardan ücret karşılığı ders vermek üzere görevlendirilenleri,

d) Hafızlık belgesi: Başkanlıkça yapılan hafızlık tespit sınavlarında başarılı olanlara verilen belgeyi,

e) Kur’an kursu: Kur’an-ı Kerim okumak, anlamını öğrenmek, hafızlık yapmak ve din eğitimi almak isteyen vatandaşlara verilen eğitim ve eğitim yerini,

f) Öğretici: Kadrolu, sözleşmeli, vekil ve geçici Kur’an kursu öğreticisini,

g) Öğreticiler Kurulu: Müftülük bünyesinde Kur’an kursu öğreticilerinden oluşan kurulu,

ğ) Vekil öğretici: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86’ncı maddesinde ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili maddesinde aranan şartları haiz olmak kaydıyla açıktan vekil olarak atananları,

h) Yaz Kur’an kursu: Yaz aylarında açılan Kur’an kurslarını,

ı) Yaygın din eğitimi kursu: Başkanlıkça, arzu eden vatandaşlara Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun olarak yüzünden okumayı öğretmek, ibadetler için gerekli sure, ayet ve duaları ezberletmek, hafızlık yaptırmak ve İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları hakkında bilgiler vermek için açılan kurslarda yapılan eğitimi,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

Kur’an kursunun yönetimi

MADDE 5 – (1) Kur’an kurslarındaki kurs yöneticisi, müftünün teklifi ve mülki amirin onayı ile belirlenir.

(2) Kurs yöneticisinin nitelikleri ile öğretici, nöbetçi öğretici ve diğer personelin görevleri Başkanlığın internet adresinde yayımlanacak bir yönerge ile belirlenir.

Haftalık çalışma süresi

MADDE 6 – (1) Öğretici, haftalık çalışma süresi bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 99 uncu maddesinde belirtilen hükümlere tabidir.

Vekil veya geçici öğretici görevlendirme

MADDE 7 – (1) Kur’an kurslarında öğretici ihtiyacının kadrolu veya sözleşmeli öğreticilerle karşılanması esastır. Bu ihtiyacın kadrolu veya sözleşmeli öğreticilerle karşılanamaması halinde vekil veya geçici öğretici görevlendirilebilir.

Görevlendirme

MADDE 8 – (1) Öğrencisi kalmayan kursların öğreticileri, öğretici ihtiyacı olan başka Kur’ankursları ile diğer din hizmetlerinde müftülükçe görevlendirilir.

Öğretici izinleri

MADDE 9 – (1) Öğreticilerin yıllık izinlerini, kurslarda eğitim-öğretime ara verildiği tarihlerde kullanmaları esastır. Ancak öğreticiler yaz Kur’an kurslarında da eğitimi aksatmayacak şekilde izin kullanabilirler. Hafızlık eğitiminde görevli öğreticiler ise müftünün uygun gördüğü zamanlarda izin kullanırlar.

Ek ders ücretleri

MADDE 10 – (1) Başkanlıkça düzenlenen yaygın din eğitimi kurslarında görevlendirilenlerin ders ve ek ders ücretleri, ilgili mali mevzuat hükümlerine göre ödenir.

Eğitim takvimi

MADDE 11 – (1) Kursların eğitim takvimi; öğretim programları ve illerin özellikleri dikkate alınarak Başkanlıkça belirlenir.

(2) Kur’an kurslarında ihtiyaca ve talebe bağlı olarak hafta sonu ve mesai saatleri dışında da eğitim yapılabilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kur’an Kurslarının Açılışı ve Faaliyetleri

Kur’an kursunun açılışı

MADDE 12 – (1) Kur’an kursları, il, ilçe, belde ve köylerde ilgili il müftülüğünün teklifi ve Başkanlığın onayıyla eğitim-öğretime açılırlar.

(2) Kur’an kursları öğrenci sayısı, verilecek eğitimin ve öğretimin niteliği ile kullanılacak binanınfiziki koşulları gibi ölçütler dikkate alınarak A grubu, B grubu, C grubu ve D grubu olarak tasnif edilirler. Tasnife ilişkin usul ve esaslar ile kurs binalarına ilişkin teknik şartlar Başkanlığın internet adresinde yayımlanacak yönerge ile belirlenir.

(3) Çeşitli nedenlerle Kur’an kurslarına gelemeyen veya bu hizmetlerden yararlanamayan vatandaşlarımız için uygun görülen yerlerde müftülüğün teklifi, mülki amirin onayı ile Kur’an eğitim ve öğretim kursu düzenlenebilir.

Kur’an kurslarının faaliyetleri

MADDE 13 – (1) Kur’an kurslarında aşağıdaki faaliyetler gerçekleştirilir;

a) Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun olarak yüzünden okumayı öğretmek,

b) Tecvid, tashih-i huruf ve talim gibi Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun ve güzel okumayı sağlayıcı bilgileri uygulamalı olarak öğretmek,

c) İbadetler için gerekli sûre, âyet ve duâlarıezberletmek ve anlamlarını öğretmek,

ç) Hafızlık yaptırmak,

d) Kur’an-ı Kerim’in anlaşılmasını sağlamak,

e) İslâm Dininin inanç, ibadet ve ahlâk esasları ile Hz. Peygamberin hayatı ve örnek ahlâkı hakkında bilgiler vermek,

f) Dini içerikli sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlemek.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Eğitim ve Öğretim

Kur’an Eğitim ve Öğretimi Kurulu ve görevleri

MADDE 14 – (1) Kur’an Eğitim ve Öğretimi Kurulu; Diyanet İşleri Başkanının veya eğitimden sorumlu Başkan Yardımcısının başkanlığında, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü, Dini Yayınlar Genel Müdürü, Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan bir üye, Hukuk Müşaviri, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu’ndan bir üye, Yaygın Din Eğitimi Daire Başkanı ve Program Geliştirme Daire Başkanından oluşur.Kurulun sekreterya görevi Program Geliştirme Daire Başkanlığınca yürütülür. Kurul çoğunlukla toplanır ve kararlarını çoğunlukla alır. Eşitlik halinde kurul başkanının tarafı çoğunluk sayılır. Kurul kararları Başkan onayı ile yürürlüğe girer.

(2) Kurul her yıl Eylül ayında ve ayrıca Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün önerisi üzerine Başkanlığın uygun göreceği tarihlerde toplanır. İhtiyaç duyulması halinde, Başkanlık personelinden veya dışarıdan gerekli görülenler toplantılara çağrılabilir.

(3) Kur’an Eğitim ve Öğretimi Kurulunun görevleri şunlardır:

a) Taslak hazırlanan eğitim ve öğretim programları, ders kitapları, yardımcı kitaplar ve öğretici kılavuz kitaplarını incelemek ve uygulanmasını sağlamak,

b) Eğitim ve öğretimi geliştirme, değerlendirme ile ilgili görev ve hizmetleri yürütmek,

c) Yaygın din eğitiminde uygulanan programlara göre ders veya yardımcı ders kitapları ile materyal hazırlamak, hazırlatmak veya satın almak,

ç) Diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kişilerce hazırlanan ders materyallerini inceleyerek bunların uygulanmasına karar vermek.

Programlar ve materyaller

MADDE 15 – (1) Kur’an eğitim ve öğretiminde Başkanlıkça hazırlanan eğitim ve öğretim programları uygulanır. Bu eğitimlerde Başkanlıkça hazırlanan ders kitapları kullanılır ve uygun görülen ders materyalleri de takip edilir.

(2) Bu hizmetlerde e-eğitim de kullanılabilir.

Kursa kayıt işlemleri

MADDE 16 – (1) Kur’an kurslarına kayıtlar, uygulanan eğitim-öğretim programlarına göre Başkanlıkça belirlenecek esaslara ve sürelere uygun olarak yapılır.

(2) Kursa müracaatlar form dilekçe ile kabul edilir. Kursa kayıt olacaklarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı aranır. Yabancı uyruklu olanlar ise, Dışişleri Bakanlığının görüşü alındıktan sonra, Başkanlığın izni ile kursa kaydedilebilirler. Ancak Türkiye’de oturum veya eğitim izni alanlar doğrudan kayıt yaptırabilirler.

Sınıf mevcudu

MADDE 17 – (1) Kurslarda sınıf mevcudunun; yüzünden okuyanlar için 12, hafızlığa çalışanlar için ise 8 öğrenci olması esastır. Ancak kurslarda öğrenci sayısının yüzünden okuyanlar için 10’un, hafızlığa çalışanlar için 5’in altına düşmesi halinde müftünün teklifi ve mülki amirin onayı ile ilgili dönemde eğitim-öğretime devam edilir. Bu durumda görev yapan öğreticiler, aylık karşılığı derse girerler ve kendilerine ek ders ücreti tahakkuk ettirilmez.

(2) Ayrı bir eğitim metodu uygulanmak durumunda olunan engellilere yönelik oluşturulacak sınıflarda sınıf mevcudu için aranan öğrenci sayıları dikkate alınmaz.

Tatil

MADDE 18 – (1) Kurslarda, resmi bayramlarda eğitim-öğretime ara verilir. Ancak hafızlık eğitimi ile ilgili çalışmalara, hafta sonu ve tatil günlerinde de devam edilebilir.

Kurslarda disiplin

MADDE 19 – (1) Belirlenen kurallara uymayan, kursun düzen ve disiplinini bozanlar için yapılacak işlemler yönerge ile belirlenir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Hafızlık Eğitimi, Komisyonlar, Sınavlar ve Belge İşlemleri

Hafızlık takip komisyonu

MADDE 20 – (1) Hafızlık eğitim süreçlerini takip etmek ve değerlendirmek üzere il ve ilçe müftülüklerinde hafızlık takip komisyonu kurulur. Komisyon, müftünün teklifi ve mülki amirin onayı ile ikisi hafız en az üç kişiden oluşur. Komisyona müftü veya görevlendireceği personel başkanlık eder.

Hafızlık yapacakların seçimi

MADDE 21 – (1) Hafızlık eğitimi için öğrenci seçimi ve hafızlık eğitim süresi, Hafızlık Eğitim Programı esaslarına göre belirlenir.

Hafızlık tespit sınavı

MADDE 22 – (1) Hafızlık tespit sınavı; Kur’an kurslarında veya kendi imkânları ile hafızlıklarını tamamlayanların tespiti amacıyla başta Başkanlığa bağlı eğitim merkezleri olmak üzere uygun görülen yerlerde ve tarihlerde Başkanlıkça sözlü olarak yapılır.

Hafızlık tespit komisyonu

MADDE 23 – (1) Hafızlık tespit sınavı komisyonları, ikisi hafız en az üç kişiden oluşur ve bunlar Başkanlıkça belirlenir.

Değerlendirme ve belge işlemleri

MADDE 24 – (1) Hafızlık eğitimi dışındaki kurslarda değerlendirme sınavı isteğe bağlı olarak yapılır, sınav sonuçlarına göre başarı belgesi verilir. Sınava katılmayanlara kurs katılım belgesi verilir.

(2) Hafızlık tespit sınavlarında değerlendirme, 100 puan üzerinden yapılır. Başarılı sayılabilmek için en az 70 puan alınması şarttır. Sınavda başarılı olanlara Başkanlıkça Hafızlık Belgesi verilir.

ALTINCI BÖLÜM

Yaz Kur’an Kursları ve Camilerde Kur’an Öğretimi Kursları

Yaz Kur’an kurslarının açılışı, süresi ve kayıt işlemleri

MADDE 25 – (1) Okulların tatil olduğu zamanlarda, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlı olarak Kur’an-ı Kerim’i ve mealini öğrenmeleri, dini bilgilerini geliştirmeleri, dini içerikli sosyal ve kültürel etkinliklerden yararlanmaları amacıyla Kur’an kurslarında, camilerde ve müftülüklerce uygun görülecek yerlerde mülki amirin onayı ile yaz Kur’an kursları açılır.

(2) Bu kursların süresi iki ayı ve haftada beş günü geçemez. Kursa müracaatlar form dilekçe ile olur.

Camilerde Kur’an öğretimi kursu açılışı ve kayıt işlemleri

MADDE 26 – (1) Kur’an kursu bulunmayan veya bulunup da ihtiyaca cevap veremeyen yerlerde veya arzu eden vatandaşlara Kur’an-ı Kerim ve meâli ile gerekli dini bilgileri öğretmek üzere ilgili müftülüğün teklifi ve mülki amirin onayı ile camilerde Kur’an öğretimi kursları açılır.

(2) Bu kurslar, eğitim-öğretime uygun fiziki şartları haiz camilerde, müştemilatında veya müftülükçe uygun görülen yerlerde açılabilir. Kursa müracaat form dilekçe ile kabul edilir.

Görevlendirme ve ücretlendirme

MADDE 27 – (1) Yaz Kur’an kurslarında öncelikli olarak din hizmetleri sınıfında bulunan personele görev verilir. Gerektiğinde aranan şartları haiz olmaları kaydıyla kurum personeli ve/veya kurum dışından vekil ve/veya geçici öğretici görevlendirilebilir.

(2) Camilerde Kur’an Öğretimi Kurslarında, din hizmetleri sınıfından nitelikleri Başkanlıkça belirlenen personel, öğretici olarak görevlendirilir.

(3) Bu kurslarda görevlendirilenlere; öğrenci sayısı mevzuatında belirtilen rakama ulaşması halinde ders ücreti tahakkuk ettirilir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Yurt ve Pansiyonların Açılışı ve Yönetimi

Açılış ve öğrenci kabulü

MADDE 28 – (1) Kur’an eğitim ve öğretimi kursu hizmetlerinin yürütülmesinde barınma ve beslenme ihtiyacını karşılamak üzere müftünün teklifi ve mülkî amirin onayı ile aranan şartları haiz olan yurt ve pansiyonlar açılır. Bu yurt ve pansiyonlardan yaz Kur’an kursu öğrencileri de faydalanır. Yurt ve pansiyon binalarının taşıyacağı teknik şartlar Başkanlık internet adresinde yayımlanacak bir yönerge ile belirlenir.

(2) Yurt ve pansiyonlar, bu Yönetmelik çerçevesinde yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri devam ettiği sürece hizmete açık bulundurulur.

(3) Yurt ve pansiyonlara öğrenci kabulünde; şehit yakını, öksüz, yetim, fakir, anne ve/veya babası yurt dışında olanlara, çevresinde devam edeceği türde Kur’an kursu bulunmayan veya bulunup da ihtiyaca cevap vermeyen yerlerden gelenlere öncelik verilir.

Görev ve sorumluluklar

MADDE 29 – (1) Yurt ve pansiyonların yönetimi ve diğer hizmetleri müftülüklerce yürütülür.

(2) Yurt ve pansiyon yöneticisi ile nöbetçi öğretici ve diğer personelin görevleri yönerge ile belirlenir

İzin

MADDE 30 – (1) Öğrencilere yurt ve pansiyon yöneticisi tarafından ihtiyaç halinde izin verilebilir.

Denetim ve gözetim

MADDE 31 – (1) Kur’an kursları ile yurt ve pansiyonların denetimi, Diyanet İşleri Başkanlığı müfettişleri, ilgili müftü veya müftünün görevlendireceği personel tarafından yapılır.

Yurt ve pansiyonun kapatılması

MADDE 32 – (1) Yurt ve pansiyon binasında eğitim-öğretime devam edilmesinin öğrencilerin güvenliği için tehlike oluşturduğuna ilişkin teknik bilirkişi raporu bulunması halinde, yeni yurt ve pansiyon yapılmak üzere ancak kapatılabilir.

(2) Kapatılma işlemleri, pansiyonlarda kalan öğrencilerin barınmaları konusunda gerekli tedbirler alındıktan sonra müftünün teklifi ve mülkî amirin onayı ile yapılır.

Faaliyetlerin bildirilmesi

MADDE 33 – (1) Yurt ve pansiyonun yıllık faaliyetleri, yönetici tarafından her yıl eğitim-öğretim dönemi sonunda, kursun yöneticisi tarafından özet bir raporla müftülüğe bildirilir. Bu raporda yeni yıl için ihtiyaç duyulan tekliflere de yer verilir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Mali Hükümler

Kur’an kursları, yurt ve pansiyonlarının mali işlemleri

MADDE 34 – (1) Kur’an kursları, yurt ve pansiyonların bütçeleri, kursların öğrenci sayıları dikkate alınarak Başkanlıkça malî yıl itibariyle düzenlenir.

Hizmet satın alınması

MADDE 35 – (1) Kur’an kursları, yurt ve pansiyonların, yemek, temizlik, güvenlik ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamak üzere hizmet satın alınabilir.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Kurslarda bulundurulabilecek yayınlar

MADDE 36 – (1) Kur’an eğitimi ve öğretimi kurslarında bulundurulacak yazılı ve görsel yayınların nitelik ve türleri Başkanlık internet adresinde yayımlanacak bir yönerge ile belirlenir.

Kurs aile birliği

MADDE 37 – (1) Kurslarda kurs aile birliği oluşturulabilir. Kurs aile birliği, dini, kültürel, eğitsel, sosyal ve sportif etkinlikleri kurs yönetimi ile koordineli olarak yapar.

Öğreticiler kurulu

MADDE 38 – (1) Eğitim öğretim programlarını incelemek, uygulamada karşılaşılan güçlükleri görüşmek, çözüm yolları aramak, bilgi paylaşımında bulunmak üzere müftülük bünyesinde Kur’an kursu öğreticilerinden Öğreticiler Kurulu oluşturulur.

Yürürlükten kaldırılan yönetmelikler

MADDE 39 – (1) 3/3/2000 tarihli ve 23982 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an Kursları ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonları Yönetmeliği ile 20/6/1975 tarihli ve 15271 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Hafızlık Tespit Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 40 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 41 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Diyanet İşleri Başkanlığının bağlı olduğu Bakan yürütür

28

Mayıs
2012

Kur’an’da İnsan Terbiyesi-17

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  423 Kez Okundu

“… Arınmayı içten arzu eden adamlar vardın Allah temizlenip arınanları sever(1) …Kim temizlenip arınırsa, artık o kendi nefsi için temizlenip arınmıştır.”(2)
Temizlenip arınmak, terbiye sürecinin başlangıcıdır. Bir insanı önce ailesi, sonra çevresi, daha sonrada (eğer yapabilirse) kendisi terbiye eder. Ancak en ideal ve doğru olanı, onu yaratanının terbiye etmesidir. Bu ise ancak, O’nun bize indirdiği Kur’an’a yönelmekle müm kün olabilmektedir.
Kur’an’ın hangi ayetine bakarsak bakalım mutlaka olgun bir imana ve Allah’a kulluğa çıkacak şekilde indirilmiştir. Tüm ayetler birbirini tamamlar ve hiç birisinde en ufak bir tenakuz yoktur. Yine Kur’an’ın hangi ayetine bakarsak bakalım, mutlaka insanı onaran ve terbiye eden bir yönü vardır. Çünkü bu kitap mutlak mürehbi olan tarafından insanın terbiye edilmesi için indirilmiştir.
Allah insanın temizlenip arınanları sever. İnsanın temizlenip arınabilmesi için kirlenmiş olduğunu farketmiş olmalıdır. O yüzden kişi mutlaka önce kendisini tanıma sürecine girmeli, kendisini anlamalı ve nasıl ve neden terbiye olması gerektiğine iyice ikna olmalıdır. Çünkü her terbiye süreci uzun bir yol alır, zahmetlidir, ve birazda insana acı verir. Çünkü kişi, alışkanlıklarından ve alıştığı hayattan kolay kolay vazgeçmek istemez.“Doğrusu biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.” (3)
Allah insandan onun sorumlu olduğu şeyleri ister, sorumlu olmadıklarını ise istemez. Allah insandan organlarını daha iyi yapmasını istemez, vücudunun şeklini değiştirip başkalaştırmasını istemez. Ancak nefsini tanımasını terbiye etmesini, güzelleştirip olgunlaştırmasını ister.
“Ey Ademoğlulları, içinizde size ayetlerimi haber veren elçiler geldiğinde, kim sakınır ve (davranışlarını) düzeltirse onlar için korku yoktur, onlar mahsunda olmayacaktır.” (4) Kişi kendisini, yaratanının öngördüğü şekilde onun Kitabına uygun olarak terbiye edebilirse doğruyu bulmuş ve hidayete gelmiş olacaktır. Çünkü özünde Rahmani terbiye içermeyen bir kulluk, her zaman eksik ve hatalı olacaktır. Rahmani terbiyenin kaynağı ise Kur’an’dır.
“Ben nefsini temize çıkartmam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediğinin dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir.” (5)
“Nefse ve ona ‘bir düzen içinde biçim verene’. Sonra ona fücurunu (snur tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene. Onu arındınp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Onu örtüp saran da elbette yıkıma uğramıştır.” (6)
“Artık kim taşkınlık edip azarsa dünya hayatını seçerse, şüphesiz cehennem (onun için) bir barınma yeridir. Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi hebadan sakındırırsa, şüphesiz cennet (onun için) bir barınma yeridir.” (7)

Dip Notlar

1. Tevbe-108

2.Fatır-18

3.Tin-4-5

4. Araf-35

5.Yusuf -53

6.Şems- 7-8-9-107.

Naziyat -37-38-39-40-41

 

 

28

Mayıs
2012

KUR’AN’DA ÇOCUKLA İLGİLİ MESELELER-16

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorumlar Kapalı  |  544 Kez Okundu

Zamammızda çocuk meselesi bütün dünyada aktüalitenin ana meselelerinden biri olmuştur. Türkiyenıizde de durum aynıdır, müstakil “çocuk mahkemeleri”nin kurulmasıyla alakalı kanunun çıkmış olması, çocukla ilgili meselelerin ayrı bir şekilde ele alınması gereğinin resmen benimsenmesi olmuştur.
Müslümanlar olarak bizlere, meselelerinize dini bir yaklaşımla nazar etmek,dinimiz bu mevzuda neler söylemiş, onu bulup gün ışığına çıkarmak bir vazife olmaktadır. Böylece insanlık kültür ve medeniyetine orijinal katgılarda bulunabilir, yeni terkib ve tahlillere yol açabiliriz.
Bilhassa çocukla alakalı meselelerde bunun zaruretine inanıyor, islamın koyduğu çok orijinal esasların bulunduğunu kesin bir dille ifade etmek istiyoruz.
Zira, ondokuzuncu asrın sonlarına kadar Batı alemi, çocuğa “küçük insan”insana da “büyük çocuk” nazariyla bakarak, büyük küçük tefrikine fazla yer vermez, bu sebeple de mesela suçlu çocuğu, büyüklerle hemen hemen bir tutup,
büyükler için vazedilen aynı kanunlarla aynı mahkemelerde yargılanıp, idama varıncaya kadar aynı cezalarla tecziye ederken, İslam Hukuku. Hz. Peygamber’in (aleyhisselam): “Buluğa erinceye kadar çocuktan kalem kaldırılmıştır…” ha-
disine dayanarak, çocuğu pek çok meselede büyükten ayrı mütalaa etmiş, hatta cezaya ehil görmiyecek kadar ayırımı ileri götürmüştür.
Kur’an-ı Kerim’e im’an-ı nazar ettiğimiz zaman çocukla alakalı olarak, çocuğu ilgilendiren belli başlı Malının korunması, şahsiyetinin korunması, terbiyesi, beslenmesi, geleceğe hazırlanması, oyunu, anne, baba ve kardeşleriyle münasebetleri vs.
ÇOCUKLA ALAKAU MESELELER KUR’ANDA NASIL ELE ALıNMıŞTıR?
Öncelikle şunu belirtelim ki, çocukla alakalı meseleler. Kur’an-ı Kerim’qe, her seferinde “çocuk”kelimesi kullanılarak ele alınmaz.
Kur’an-ı “Kerim çocuklarla ilgili bahisleri işlerken akrabalık müessesesine de yer verir. İman kardeşliği, evlat edinme, müvalat gibi hükmi akrabalıkları te’yid etmekle birlikte bilhassa miras ve evlenme meselelerinde esas olmak üzere
“Hakik! akrabalık” üzerinde durur. Hz. Nuh’un kafir oğlu ile alakalı olarak :Ey Nuh o,”senin ehlinden değildir, zira o, kötü bir amelde bulunmuştur”(1) Zıharla ilgili ayette hakiki anne’nin “bizzat doğuran
kadın” olduğu (2) bir başka ayette: “(Allah) evlatlıklarınızı da size öz oğullarınız gibi saymanızı meşru kılmamıştır” (3) diyerek “hakiki evladın tarif yapılır.
KARDEŞLER ARASI MÜNASEBETLER
Kur’an, Hz. Musa ve Hz. Harun örne~inde ideal kardeşlikmünasebetlerini vazederken, Hz. Adem’in iki oğlu Habil ve Kabil örneği ile, Hz. Yak’kub’un oğullarının Hz. Yusuf karşısındaki tutumları örneğiyle de kardeşlenrasında fiiliyatta meydan? gelebilecek menfi davranışlara dikkat çeker. Yine Hz. Yusuf’un kardeşlerine karşı avf ve müsamalı
örneği ile de aralarında hadise çıkan :kardeşlerin sulh yollarına ideal örnekler sunulmuş olur (4) Kur’an sadece babaların evlatlarına karşı olan vazifelerini değil evlatların babalarına karşı olan vazifelerini de dile getirir. Evladın babasına karşı iki çeşit
vecibesi vardır:
ı. Maddi Vecibe Evlat herşeyden önce ebeveyninin maddi ihtiyaçlarını karşılamakla,: mesul tutulur
2.Manevi Vecibeler: Pek çok ayette Kur’an anne bayaya “iyi davranmayı”
emreder (5)Şüphesiz iyi davranmanın
kesin bir hududu çizilemez, ancak,
bizzat Kur’an, yanında ihtiyarlayan anne ve babaya onun yaşlılıklarından ileri
gelebilecek her çeşit nahoş durumlar, rahatsızlıklar karşısında sabırsızlık ifadesi olan “öf” bile dememe noktasına kadar bu iyiliğin ileri götürülmesini emreder(6)
Kur’an-ı Kerim, mükerrer ayetleriyle, çocuğu, sahip olunan maddi servetlerle yan yana zikreder ve aynen emval gibi evladın da güç ve kuvvet kaynağı olduğu
nu, bu sebeple de övünme ve hatta aldanma vesilesi yapıldığını ısrarla dile getirir.
Ayetlerin sarih beyanlarına göre, çocuk karşısında takınılan bu tavır sadece kafir veya fasıklara has bir vasıf olmayıp, bütün insanlara has bir durumdur, bir zaaftır:
Diğer bir ayette bu mal ve evlad çokluğunun “her peygambere karşı gelmeye
sebep olduğu” bildirilir: “Doğrusu uyarıcı gönderdiğimiz her kasabanın varlıklı kimseleri, Onlara: “Biz sizinle gönderilen şeyleri inldir ediyoruz” diye gelmişlerdir.
“Malları ve çocuklarz en çok olan bizleriz, azaba uğratılacak da değiliz” derlerdi. De ki! “Şüphesiz Rabbim rzzkı dilediğine geniş/etir ve bir ölçüye göre verir, fakat
insanların çağı( bilmezler” (7)
Çocuk elde etmek, neslin devamını sağlamaktır.
Kur’an-ı Kerim bir çok ayetlerinde hayır nesil talebiyle alakalı dualar verir:
İdeal bir müslümanın vasıflarını sayan uzunca bir pasajda kaydedilen onbeş kadar vasıftan biri de hayırlı çocuk talebidir(8) ) Furkan 25,74.
Bu manada ayet çoktur. Bazan eski peygamberlerin duası, bazan mü’minlerin vasfı ve duaları olarak zikirleri geçer (9). Burada hatırlatılması gereken bir grup ayet de çocuğun şeytana karşı istiazeve’ çocuk hakkında yapılacak dualarla alakalıdır: Hz. Meryem’i annesi doğurduğu zaman dua eder.
Hz. İbrahim’in duası misal olarak kaydedilebilir: “Rabbim, bu şehri güvenli kıl, beni Ye oğullarımz putlara tapmaktan
uzak tut”
Kur’an-ı Kerim bir kısım ayetlerinde mal ve evladı övünme kaynağı, dünya hayatını tezyın edip süsleyen bir nimet olarak ifade eder ve bilhassa evlad talebi
için teşvik ederde bulunurken diğer bir kısım ayetleriyle de ısrarlarla ve evladın
Allah’a yaklaşmada yardımcı olmadığı, aksine bir “fitne” ve hatta daha sarih ifadeleile “düşman” olduğunu ifade eder.
(10)
Çocuk deyince akla öncelikle terbiye geldiğine göre, Kur’an-ı Kerim’de”terbiye meselesinin daha ziyade yer alması gerekir. Gerçekten de Kur’an’da
terbiye ile alakalı bahisler ve meselcler çoktur. Herşeyden önce Cenab-ı Hakk’ın kendisini daha ziyade RABB ismiyIe tanıtması, Allah’ın bu isminin diğer isimlere
nazaran Kur’an’da daha çok tekerrür ermesi, Cenab-ı Hakk’ın kendisini alemlerin Rabb’ı yani “idarecisi” ve “terbiyecisi” olarak tanıtması hakımından ehemmiyet
taşir. Kur’an’da 980 kere geçen Allah ismiden sonra 969 sefer geçen RABB ismi, ikinci sırada yer alır. Diğer meşhur isimlerden Rahman ” Rahim ın,Alim 162, Garur 91, Basir 51; Kadır 45 yerde geçerler.
Bu durum çocuk terbiyesi açısından ehemmiyetli bir husustur. Nitekim çocuk terbıyesi ile alakalı bir çok mesele Kur’an’da yer eder.
Kur’an ailenin kuruluşunu nikaha bağlar ve bunun “hoşa giden kadınlarla” (11) ve “ailelerinin izniyle” olmasını emreder.
Kadının Vasf’ı: Nikah edilecek kadın mü’min olmalıdır.
Karşılıklı Haklar-Vazifeler: Kur’an-ı Kerim sağlam bir ailenin’zaruri şartla¬rından olan aile efradının karşılıklı hak ve vazifelerini de açıklar: Baba reistir
ve maddi külfetlerden sorumludur. Anne, evde oturacak (12) ve öncelikle çocuğunu emzirip (13) diğer terbiye işlerine bakacaktır.
Aile Resinin Mes’ôliyeti: Aile reisi, •ailenin maddi ihtiyaçlarından olduğu kadar, manevi kurtuluşundan da sorumludur
Kur’an ebeveynin evladlarına karşı
takip edeceği terbiye esaslnını beyan ederken bilhassa eşitlik üzerinde durur.
Buradaki eşitlikten hem kız çocuklarla erkek çocuklar arasındaki eşitlik, hem de
büyük-küçük, kız-erkek bütün çocuklar arasındaki eşitlik an1aşılacaktır.
Kur’an’da ısrar edilen eşitlik, kişinin ihtiyarı dışında kalan sevgi, nefret gibi kalbi amellerden çok zahire akseden maddi davramşlarla alakalıdır. Hz. Peygamber (aleyhisse1arn) bunu, “öpücüğe varıncaya kadar dışa akseden her şeyde eşitlik”
şeklinde tasrih etmiştir.
Aile reisinin mühim bir mes’uliyeti, aile efradının ve hususen çocukların maddi ihtiyaçlarıyla ilgilidir. Kısaca “nafaka” denen ve ailenin mesken, gıda ve giyim ihtiyaçlarına şamil olan bu vedbe, babanın imkanına ve örfe uygun miktarda olacaktır.
Kur’an-ı Kerim bu bahsi, birbirini tamamlayacak şekilde iki ayrı ayette ele alır (14)
Kur’an-ı Kerim, -aile reisinin nafaka ile atakatı vecibesine birkaç ayette temas ederken, dini terbiyesi ile alakalı meselelere pek çok ayette yer verir.
Muhitin insan üzerindeki menfi tesiri sebebiyle, aile reisi önceııkle ailesinin yaşaması için seçeceği yere ,dikkat etmelidir (15)
Hz. Lokman, Hz. İbrahim ve Hz.İsmail’den kaydedilen örnelderde çocuklara tevhid inancı gibi akideye giren
esaslardan başka, namaz, zekat gibi telkin edildiğini görmekteyiz: (16). Aynca namazın öğretilmesi ve hiçbir bahane ile bırakılınaması -da emredilmiştir:.”Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de onda devamlı ol. Biz senden
rızık istemiyoruz, sana nzık veren biziz…” (17)
Kur’an-ı Kerim’in bir kısım ayetleri değerlendirilince dini irşad hususunda ebeveyne terettüp eden sorumlulukla peygambere terettüp eden sorumluluk arasında benzerlik olduğu,görülür. Yani nasılki, peygamberler sadece tebliğle yükümlüdür bunu• yaptıktan sonra insanların kabul edip etmemelerinden sorumlututulmuyorlar, ebeveyn de öyle. Bu konuda bütün peygamberlerin tabi olduğu müşterek prensip Kur’an’da pek çok tekrarla- şöyle ifade edilir:
“Peygamberlere düşen sadece tebliğdir”
Kur’an-ı Kerim, mesleki terbiye ve formasyon mevzuunda, dini terbiye mevzuunda olduğu kadar açık ve ısrarlı görünmez,
hele teferruata•hiç girmez. Ama bu meseleyi ihmal de etmez.
Şu ayet, kişiye belal olarak. gayretiyle kazandığını
göstermektedir: “insan için. çalıştığından başkası yoktur” (18)
“Dünyadaki payım da unutma”. der. Sadece dünyayı talebetmek veya sadece ahireti talebetmek istenmez, ikisi beraber istenecektir:
İslam alimleri, çocuklara öğretilecek meslek hususunda şu prensipte ittifak ederler: “Baba, çocuğuna, kendi mesleğinden daha düşük durumda olan bir meslek
öğretmemelidir.
Terbiyeyi ilgilendiren mühim meselelerden biri de terbiye-yaşı ile alakalıdır.
Kuran-ı Kerim’de de küçükken yapılacak terbiyeye temas edilir: “Ey Rabbim! Küçükkm beni terbiye ettikleri gibi .sen de on/ara merhamet et” (19)
Hz. Peygamber (aleyhisselam) küçüklükte öğrenilen bilginin “taş üzerine nakış” gibi olacağım beyan etmiştir
Hz. Peygamber’in (aleyhisseram) yeni doğan çocuğun
kulaklarına ezan ve. ikaamet okuması konuşmaya başlar başlamaz Kur’an’dan parçalar ezberletmeye başlaması bu konudaki fiili sünnetine dikkat –çekicidir.
Kur’an, çocukların, doğuştan hiçbir iliınle mücehhez olarak gelmediklerini (20) ifade etmekle birlikte istisnai de olsa bazı
ferdIerin küçük yaşta “hikmet” sahihi olabilecekleril’ii, biizl peygamberlerden örnek vererek itade eder. Kur’anı örneklerden biri Hz. İsa, digeri: Hz. Yahya’dır.
Hz. İsa’nın daha “beşikte iken konuştuğU” (21)
Erken tedris prensibinin, bir zamanlar İslam aleminde müesseseleşip, üstün kaabiliyetlerin erkenden parlamasını sağladığını göstermek için İbnu Sina, Süfyan
İbnu Üyeyne, İmam Şafii, Buhar! gibi ünü günümüze kadar gelen büyüklerin,
bugün için inanılmayacak kadar erken yaşlarda, kendi sahalarında ilmin zirvesine
çıktıklarını belirtmek kafidir. Nitekim, İstanbul fatihi Fatih
KÜÇÜK KİMDiR? Burada, islam arimlerinin “küçük” mevzuundaki kanaatve telakkilerini belİrtmede fayda var. Hz. Peygamber’jn ehemmiyet verdiği “Büyüğe hürmet”, “küçütıe merhamet” gibi prensiplerin anlaşılması sadedinde is-
lam alimleri, büyüklükte ölçüyü her seferinde “yaş” olarak görmemişlerdir. Bir çok durumlarda şüphesiz yaşça büyüklük esas olmakla birlikte bazı durumlarda•ilim ve makam’ca büyüklük esas alınmıştır. Hakiki ilim sahibinin, yaşi ne olursa
olsun “büyük”, cahil kimsenin de pir-i rani bile olsa “küçük”, keza kend”i re’yi ile hareket edip Selef’i dinlemeyenlem de “küçük” olduklarını ifade etmişlerdir
İslam fıkhı, annesi babası olan çocuğun meselelerinin yurümesinde babanın şefkatine güvenir.
Veli (veya vasi) den mahrum çocukların velisi SULTAN’dır. Yani devlettir, devleti temsil eden mülki amirdir. Şu •halde çocuk, kırda veya cami avlusunda bulun-
muş bir “lakit” bile olsa bir sahibi var demektir.
YETİM: Bu kelime” lügat olarak, “yalnız” manasına’ gelir. Bu asli manadan hareketle, anne veya balıasım veya her ikisini oe Kaybeden küçükle, kocasım kaybeden kadına”yetim” veya “yetime” denmiştir:. Cessas bu kelimenin, Kur’an’
-1.Hud -11,45-46.
2.Mucadele18,2; Ahzab 33,4.
3.Ahzab, 33.4
4. Maide 5.27-28; Yusuf 12,3-9;
5.En’am 6, 151-153; NisA 4,36; Bakara 2, 83; Neml 27, 19; Ankebut 29, 8; Abkaf 46, 15;Lokman 31,14; Meryem 19,14,32
6. İsra 17,23-24
7. Sebe’ 34,34-35.
8. Furkan 25,74.
9. Al-i İmriin 3,35,38; Bakara 2, 28, Ahkaf 46, 15; A’clf 7,189,
10. Sebe 34,37
11. Nisa 4,3.
12.Ahzab 33,33
13. Bakara 2,233
14.Talak 56,6; Bakara 2,232.
15.Talak 56,6; Bakara 2,232.
16.Lokman 31,13, 16-19; İbrahim 14,40; Meryem 19-55.
17.Ta-Ha 20, 132.
18. Necm 53,39.
19.İsra 17, 24.
20.Nahl 6, 78.
21.Meryem 19,29-33.

Toplam 195 sayfa, 145. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030143144145146147150160170...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.