23

Temmuz
2012

RAVZA-İ MUTAHHARA

Yazar: arafat  |  Kategori: iSLAM TARiHi  |  Yorum: Yok   |  510 Kez Okundu

Ravza, bahçe ve cennet anlamlarına gelir Ravza-i Mutahhara geniş anlamıyla, âlemlerin Efendisi Hz Muhammed (sas)’in medfün bulunduğu yer ve Mescid-i Nebi demek ise de, özel manasıyla Mescid-i Nebi’nin içinde Hz Peygamber (sas)’in kabr-i saadetleriyle minber-i şerif arasında kalan kısım demektir Bu yer 10 m genişliğinde ve 20 m uzunluğunda 200 m2 lik bir sahadır Bu alanın fazileti ile ilgili olarak Allah Resulu şöyle buyurur: “Evimle minberim arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir” (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IV, 268)
Medine’de bulunan Mescid-i Nebi’nin fazileti hakkında Allah elçisi şöyle buyurur: “Fazla sevap umarak, içinde namaz ve ibadet için şu üç mescid dışında hiç bir mescid için yolculuk yapmak uygun olmaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksâ” (Tecrid, IV,199); Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında, diğer mescidlerde kılınan bin namazdan (sevap yönüyle) daha hayırlıdır” (Tecrid, IV, 249) Zikredilen faziletleri bünyesinde bulunduran mescidde, Hz Muhammed (sas)’in medfûn bulunduğu “Hücre-i Saadet”, Kâbe dahil yeryüzünün her noktasından, göklerden ve arştan daha üstün ve şerefli kabul edilmiştir (Tecrid, IV 258) Kabr-i saadetlerini ziyaretin faziletiyle ilgili olarak şu iki hadis zikredilir: “Kabrimi ziyaret edene şefaatim sabit bir hak olur” ; Kim ki, beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibidir” (Acluni, Keşful-Hafâ, Beyrut 1351, II, 250) Bu hadisler göz önüne alınınca, Medine’de Hz Peygamber (sas)’in kabrini ziyaret etmenin ve bu Mescid’de namaz kılmanın sevabı kendiliğinden ortaya çıkar Bundan dolayı müslümanlar, gerek hac ve gerekse umre için yaptıkları seyahatlarda bu mübarek yerin ziyaretine çok önem verir Bu mescid ve kabri ziyaret, İslam âlimlerince mendûb bir amel olarak kabul edilmiştir Öte yandan Hanefi bilginleri, mâlî durumları elverişli olan kimseler için bu ziyareti vâcib derecesinde saymışlar; bir zaruret olmaksızın terkedilmesini büyük bir gaflet ve katı yüreklilik olarak kabul etmişlerdir
Mescid-i Nebî ve kabr-i saadetin hac ibadetinden önce veya sonra ziyaret edilmesi caizdir Ancak Medine-i Münevvere, hacının yolu üzerinde bulunmadığı takdirde yapılan hac farz ise, merkad-i saadetin hacdan sonra ziyaret edilmesi daha uygun görülmüştür Böylece günahlardan arınılmış halde Hz Peygamber (sas)’in huzuruna çıkılmış olur Fakat Medine, Mekke’ye giderken hacının yol uğrağı ise, önce Resulullah’ın kabr-i şerifini ziyaret etmek gerekir Bu durumda kabr-i saadetin ziyaretini hacdan sonraya bırakmak, kişinin katı yürekli olduğuna işarettir Eğer yapılan hac nafile ise, kabr-i saadetin hacdan önce veya sonra ziyareti arasında fark yoktur Her hacı kendi durumuna göre hareket etme serbestisine sahiptir

23

Temmuz
2012

SELAM NEDİR

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  316 Kez Okundu

SELAM DUADIR, BEREKETTİR, RAHMETTİR, GÜVENDİR, HAKTIR, SAYGIDIR, BARIŞTIR, DOSTLUKTUR.

23

Temmuz
2012

GÜNCEL MERAK EDİLEN DİNİ KONULAR

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  553 Kez Okundu

-Felçli kişiye oruç farz mıdır?
-Yabancı ile evli olana onun için sadaka-ı Fıtır vermeli midir?
-Cenaze terimleri nelerdir?
Oruçlu uyurken boy abdestini gerektiren bir hal vuku bulsa ne yapmalıdır?
-Kalb hastasının göğsüne sürdüğü ilaç orucu bozar mı?
-İstemeyerek ağız dolusu kusmak orucu bozar mı?
-Tıraş olurken kanayan yere, kanın durması için kantaşı sürmek orucu bozar mı?
-Bir hasta, ilaç alarak orucunu bozsa, kefaret gerekir mi?
-Ağızdaki yara için oruçlu iken ilaçla gargara uygun mu?
-Ramazanda oruç tutarken ağır hastalanan kimseye su vermek caiz midir?
-Depresyon halinden şuursuz olarak oruç bozunca kefaret gerekir mi?
-Morfinle dişini çektirdikten sonra, “orucum bozuldu” diye yiyip içene kefaret mi gerekir?
– Abdest alırken hata ile boğazına su kaçan, orucu bozulduğu için yiyip içse, kefaret mi gerekir?
-Nisaiyeci bir kadın doktora muayene olanın, orucu bozulur mu? Bozulursa, kefaret mi gerekir?
-Oruçlu olduğunu unutarak yiyen, sonra bilerek yiyip içmeye devam ederse, kefaret gerekir mi?
-Ramazanda birkaç gün oruç tutmadım. Kefaret gerekir mi?
-Omuzlarımda ağrılar için doktor iğne yapılması gerektiğini söyledi. Yapılacak iğne ve sürülecek krem orucu bozar mı?
-Abdest alırken diş etlerinden kan gelirse abdest bozulur, oruç bozulur mu?
-Oruçlu iken burna çekilen su ağzımızdan çıksa oruç bozulur mu?
-Banyo yapınca, banyoda oluşan buharı teneffüs etmek oruca zarar verir mi?
-Oruçluyken kulaktan iltihap akması orucu bozar mı?
-Kan aldırınca oruç bozulur mu?
-Oruçlu iken kulağa pamuklu çubuk sokmakta mahzur var mı?
-Buruna ilaç sürmek orucu bozar mı?
-Jöle, krem, deodorant orucu bozar mı?
-Oksijen gazı tüpü ile suni hava verilince oruç bozulur mu?
-Hanımını öpenin orucu bozulur mu?
-Astım hastası, mecburiyet halinde ilaç kullanınca oruç bozulur mu?
-Oruç tutamayan hasta fidyeyi ne zaman verir?
-Burna tuzlu su çekmek, ilaç gibi orucu bozar mı?
-Dayanamayıp orucunu bozana kaza mı gerekir?
-Kalb için, dil altına konup, emilen hap, orucu bozar mı?
-Hasta, ağzına sık sık su alsa orucu bozulur mu?
-Hasta, su buharını teneffüs etse orucu bozulur mu?
-Burun kanı, genizden mideye giderse, oruç bozulur mu?
-Suya dalıp kulağa su kaçınca oruç bozulur mu?
-Abdestte su kaçınca yiyip içse kefaret mi gerekir?

23

Temmuz
2012

GÜNCEL MERAK EDİLEN DİNİ KONULAR

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  293 Kez Okundu

-Nikotin bandı orucu bozar mı?
-Sakız çiğnemek orucu bozar mı?
-Gebelikte oruç tutulabilir mi?
-Burun damlası orucu bozar mı?
-Anestezi orucu bozar mı?
-Akupunktur tedavisi orucu bozar mı?
-Anjiyo yaptırmak orucu bozar mı?
-Böbrek taşı kırdırmak orucu bozar mı?

23

Temmuz
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  465 Kez Okundu

-Orucu bozan haller nelerdir?
-Ramazanda muayyen gününü geciktirmek doğru mudur?
-Ramazanda yeme-içme alışkanlığı nasıl olması gerekir?
-Kaç türlü oruç vardır?
-Nelerin zekatı verilir?
-Ramazan ayında neler yapmalıyız?
-Oruç fidyesi nedir?
-Ev zekatı nasıl hesaplanır?
-Göz damlası orucu bozar mı?
-Oruçlu kimse diş tedavisi yapabilir mi?
-Dış fırçalamak orucu bozar mı?
-Teverrük   denir?

-Oruçlu iken   banyo yapılabilir mi?

-Üç  Mescidde  namaz  kılmanın   fazileti?

-Peygamber  Efendimiz  zamanında  81 gram altının değeri kaç  deve idi?

-Nefes  açıcı   ilaçlar  orucu    bozar mı?

-Kuzey  kutbunda  oruç  nasıl  tutulur?

-10  gündür  hayızlıyım oruç  tutabilir  miyim?

-Aşı olmak iğne yaptırmak orucu bozar mı?

-Oruç tutarken  kadın kanama olursa oruç tutmayı bırakabilir mi?

-Hanefi Mezhebi  hakkında  bilgi  verirmisiniz?

-K.Kerim kaç cüz,kaç  ayet, kaç sure ve kaç  sahifedir?

-Mecburiyetten bozulan orucun  kazası   ne olur?

-Peygamber  Efendimizin  defni hususunda  bilgi  verirmisiniz?

-Orucun kazası  ya  nasıl tutulur?

-Oruç tutmanın Yasak olduğu  günler  hangi  günlerdir?

-Hamile,emzikli kadın  veya hasta oruç tutabilir mi?

-Şeker  hastası oruç tutabilir mi?

-Rahatsızım , oruç tutmasam  olur  mu?

-Oruçlu olmayanı  iftara   davet  etmek  caiz midir?

-Haram para ile  iftar  verilir mi?

-İftar  vermenin   sevabı  nedir?

-Hayız  ve  nifaslı  kadın Kuran (mukabele)  dinleyebilir mi?

-Oruca niyetin vakti ne zaman başlar?

-Orucun farzı  kaçtır?

 

23

Temmuz
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  275 Kez Okundu

-Mescid-i Nebiyi aydınlatan ilk sahabe kimdir?
-Kusmakla oruç bozuldugun da yemek yenilebilir mi
-İmam Azama göre oruçlu iken misvak kullanılır mı?
-Sevap ve günahları kıyamet günü tartacak özel adalet terazisinin ismi nedir?
-Veda hutbesi nerelerde okundu?
-Hz Ebubekir hangi sene doğdu?
-Seferi iken teravih namazı kılınır mı?
-Fitre ile ve fidye arasında miktar farkı var mı dır?
-Peygamber Efendimize indirilen ayetleri yazmakla görevli kişilere ne denir?

23

Temmuz
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  340 Kez Okundu

-Oruç tutan yemek yerken hatırlatılır mı?
-Oruçlu iken cunüp olan banyo yapabilir mi?
-Kadın cunüp ikeb oruç tutabilir mi?
-Kadınlar oruçlu hayız olunca ne ne yapar?
-Hz.Fatma validemiz ne zaman vefat etti?
-Peygamber Efendimizin çocuklarının isimleri?
-Hz.Hamzanın Peygamber Efendimize olan akrabalık derecesi nedir?
-Hz.Halid bin Velid ,Ebu Sufyan ,Hind ve Ümeyye b.Halef kimdr?

22

Temmuz
2012

ALLAH IN 100 RAHMETİ

Yazar: arafat  |  Kategori: DUALAR  |  Yorum: Yok   |  448 Kez Okundu


Allah (C.C) Kur’an-ı Kerim’ inde: “Benim rahmetim her şeyi kuşatmıştır …” (A’raf; 156) Ebû Hureyre (R.A) anlatıyor: Resûlullah (S.A.V.) buyurdular ki: “Allah rahmeti yüz parçaya böldü. Bundan doksandokuz parçayı kendine ayırdı. Yer yüzüne geri kalan bir cüzü indirdi. (Bunu da -cin, insan ve hayvan- mahlûkâtı arasında taksim etti.) Bu tek cüz(den nasibine düşen pay) sebebiyledir ki mahlûkat birbirlerine karşı merhametli davranır. At, (hayvan) yavrusuna basmamak endişesiyle ayağını bu sayede kaldırır.” (Buhârî, Müslim, Tirmizî)
Yine Müslim’ de gelen bir diğer rivâyette Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: “Allah, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirmiştir. İşte anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kıyamet günü geldiği vakit Allah, rahmetine bunu da ilâve ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktır.” (Müslim)
Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in rahmet hakkında mü’minlere bu bilgiyi vermesinin sebebi, mü’minlerin Allah’ ın kendilerine bağışlamış olduğu rahmete karşılık O (C.C.)’ na hamd ve şükür etmeleri ve salih ameller işlemeleridir. Çünkü Allah-u Zülcelal’ in rahmetini isteyen kimse, bu rahmete nail olabilmek için olanca gayreti ile iyi amel işlemelidir.
Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerime de şöyle buyurmuştur: “Hiç şüphesiz, Allah’ ın rahmeti iyi amel işleyenlere yakındır.” (A’raf; 56)
İbn Abbas (R.A.)’ ın belirttiğine göre: “Benim rahmetim her şeyi kuşatmıştır …” (A’raf; 156) mealindeki ayet nazil olunca şeytan ileri atılarak: “Ben de bir şey olduğuma göre, Allah’ ın rahmetinde benimde payım var!” demiş, aynı şekilde Yahudi ve Hıristiyanlar da pay iddia etmişlerdir.
Fakat yukardaki ayetin devamı olarak: “Fakat ben rahmetimi şirkten sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara vereceğim.” (A’raf; 156) mealindeki ayet inince şeytan Allah’ ın rahmetinden ümidini kesti. Fakat Yahudiler ve Hıristiyanlar: “Biz hem şirkten kaçınıyor hem zekat veriyoruz ve hem de O (C.C.)’ nun ayetlerine inanıyoruz.” deyince aşağıdaki ayet nazil oldu: “Rahmetime nail olanlar, Ümmi Resule ve peygambere uyanlardır.” (Araf; 157)
Bu ayet inince Yahudi ve Hıristiyanlar da Allah’ ın (C.C.) rahmetinden ümitlerini kestiler. Böylece Allah’ ın (C.C.) rahmetinin sadece mü’minlere mahsus olduğu meydana çıktı.
Buna göre her mü’min kendisine iman bağışladığı ve adını mü’minler arasında kattığı için Allah-u Zülcelal’ e hamd etmeli ve günahlarını bağışlamasını dilemelidir.
Ebu Hureyre (R.A.)’ den rivayetle Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: “‘Orta yolu tutun, güzele yakın olanı arayın, sabah vaktinde, akşam vaktinde, bir miktar da gecenin son kısmında yürüyün (ibadet edin), ağır ağır hedefe varabilirsiniz. Unutmayın ki sizden hiç kimseye, yaptığı amel, cenneti kazandırmayacaktır.’ buyurdu. ‘Sen de mi (amelinle cennete gidemiyeceksin) ey Allah’ ın Resûlü ?’ dediler. Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu: ‘Evet, Allah affı ve rahmeti ile muâmele etmezse ben de! Ancak Allah beni rahmeti ile bürürse kurtulabilirim.’” (Buhârî)
Ebû Hureyre (R.A) anlatıyor: “Resûlullah (S.A.V.) buyurdular ki: ‘Allah-u Teala mahlukâtın olmasına hükmettiği zaman -Müslim’ in rivâyetinde: ‘Allah mahlûkâtı yarattığı zaman’- yanında bulunan, Arş’ ın fevkindeki bir kitaba şunu yazdı: ‘Muhakkak ki rahmetim gazabıma galebe çalmıştır.’” (Buhârî, Müslim, Tirmizî,)
Buhârî’nin bir diğer rivâyetinde: “Rahmetim gazabıma galebe çaldı.” denmiştir. Buhârî ve Müslim’in bir rivâyetlerinde: “(Rahmetim) gazabımı geçti” denmiştir.
Ömer İbnu’l-Hattâb (R.A.) anlatıyor: “Resûlullah (S.A.V.)’ a bir grup esir getirilmişti. İçlerinde bir kadın vardı, göğüsleri sütle dolu idi. Bu kadın (sağa sola) koşuyor, esirler arasında bir çocuk bulduğu zaman onu yakalayıp kucaklıyor, göğsüne bastırıyor ve emziriyordu. (Dikkatleri çeken bu manzara karşısında), Resulullah (S.A.V.) : ‘Bu kadının, çocuğunu ateşe atacağına kanaatiniz olur mu ?’ dedi. Bizler: ‘Hayır!’ diye cevap verince: ‘(Bilin ki), Allah’ ın kullarına olan rahmeti, bu kadının çocuğuna olan şefkatinden fazladır.’ buyurdu.” (Buhârî, Müslim)
Hz. Peygamber (S.A.V.) başka bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teala, mü’min kuluna şefkatli bir annenin çocuğuna merhametinden daha merhametlidir.” (Müttefekun Aleyh)
Abdullah b. Mesud şöyle demiştir:
Üç şey var ki, onlar hakkında yemin ederim. Dördüncü bir şey daha var ki, onun hakkında da yemin etsem yalancı çıkmam:
Allah-u Teala dünyada birinin dostu olursa ahirette de onun dostu başkası olamaz.
İslamdan nasibi olan kimseye asla İslamdan nasibi olmayan kimse gibi muamele edilmez.
Kıyamet günü mutlaka herkes sevdiği grup ile birlikte olur.
Allah (C.C.) birinin ayıplarını dünyada örterse, ahirette de günahlarını örter. “
Yine İbn Mes’ud (R.A.)’ a göre, Nisa suresinde bulunan şu dört ayet Müslümanlar için tüm dünyadan daha hayırlıdır. Bu ayetlerin birincisi şudur: “Hiç şüphesiz Allah kendisine ortak koşanları affetmez. Fakat bunun dışında dilediği kimseleri affeder. Allah’ a ortak koşan kimse ağır bir iftira günahı yüklenmiş olur.” (Nisa; 48)
İkinci ayet şudur: “Eğer onlar günah işleyince sana gelerek Allah’ dan affedilmelerini dileselerdi ve peygamber de onlar adına af dileseydi, kesinlikle Allah’ ı tevbeleri kabul edici ve merhametli olarak bulacaklardı.” (Nisa; 64)
Üçüncü ayet şudur: “Eğer size yasaklanan günahların büyüklerinden kaçınacak olursanız, diğer günahlarınızı bağışlar ve sizi şerefli bir barınağa (cennete) yerleştiririz.” (Nisa; 31)
Dördüncü ayet şudur: “Kim kötülük işler veya kendine zulmeder de sonra Allah’dan af dilerse Allah’ ı tevbeleri kabul edici ve merhametli olarak bulur.” (Nisa; 110)
İbn Mes’ud (R.A.)’ un anlattığına göre, kıyamet günü Allah’ ın (C.C.) insanlara karşı rahmeti o kadar bol olacaktır ki, Allah (C.C.)’ ın rahmetinin ve şefaatçilerin şefaatının bolluğunu gören şeytan bile ümitlenip ortaya çıkacaktır

22

Temmuz
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  307 Kez Okundu

-Teravih namazı evde kılınabilir mi?
-Darul Kura Ne demektir?
-Ultrason çektirmek orucu bozar mı?

22

Temmuz
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  308 Kez Okundu

-Bayanlar oruçlu iken kaş alabilir mi?
-Tashih-i Huruf ne demektir?
-Göz ve kulak damlası orucu bozar mı?
-Tebük seferine katılmayanların sahabelerin durumu?
-Rabbim her işimi hayırlı eyle dua ve Arapçası?
-Gül bahçesinde sana bir gül getirdim sözü kime aittir?
-Uhud dağı ile ilgili hadisler?

22

Temmuz
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  330 Kez Okundu

-Hud Aleyhisselam ne zaman veaft etti?
-Umre ne demektir?
-Peygamber Efendimizin annesi kaç yaşında vefat etti?
-İslam da ilk şehit kimdir?
-Hicri takvimin tarihçesi hakkında bilgi verirmisiniz?
-

22

Temmuz
2012

EYÜB ALEYHİSSELAMIN SABRI VE DUASI

Yazar: arafat  |  Kategori: DUALAR  |  Yorum: Yok   |  526 Kez Okundu

Hz. İbrahim soyundan gelen bir Peygamber.Hz.Eyyüp AS, Hz. İshak`ın oğludur.Nesep sülalesindendir.Muhterem annesi Hz. Lut neslindendir.Hanımı Rahme Hatun ise Hz. Yusuf`un oğlu Efrahim`in kızıdır.Hz. Eyyûb (a.s.)’dan Kur’an’da dört yerde bahsedilir ve sabir örnegi olarak takdim edilir (en-Nisâ, 4/163; el-En’âm, 6/84; el-Enbiyâ, 21/83; Sâd, 38/41). Tevrat’ta da “Eyûb” adıyla müstakil bir kitap, Hz. Eyyûb’un kıssasına tahsis edilmiştir.
İslâm kaynaklarına göre Havrân bölgesinde yasayan ve çok zengin olup, sayısız malı-mülkü, bir çok oğlu kizi bulunan Eyyûb (a.s.), kendi toplumuna Peygamber olarak gönderilmiştir. Sabah-aksam ümmeti ve Allah’a ibâdetle meşgul olan Hz. Eyyûb, Rabbinin bir imtihânına mârûz kalmış, bütün servetini, çocuklarını kaybettigi gibi şeytanın kendisine musallat olması neticesinde kalbi ve dili hâriç bütün vücudunda çibanlar çıkmış, iltihapli yaralar açılmış, yaralarına kurtlar dolmus ve vücudu bozulup kokmaya baslamıştı. Bu durumda kocasına hizmete sebât eden eşi “Rahmet” hariç hiç kimse onun yanına yanaşmadığından cemiyetten çekilmek mecburiyetinde kalmış, fakat hiçbir zaman sabrini ve Cenâb-i Hakk’a baglılığını kaybetmemiştir. Farklı rivâyetlere göre 3, 7, 13 veya 18 sene gibi epey uzun süren bu sikintili dönemden sonra sabriyla imtihânı kazanan Eyyûb (a.s.) Cenâb-ı Hakk’ın lütfu ve emriyle ayağını yere vurmuş, fıskıran su kaynağından yıkanıp içerek eski sihhatı ve güzelliğine kavuşmuştur. Ayrıca kendisine yeniden birçok servet ve çocuk da ihsân edilmistir.
Genellikle kabul edildigine göre bu imtihana ugradığı sırada yetmiş yasında olan Hz. Eyyûb, şifâ bulduktan sonra yirmi yıl daha yasamış, diğer bazı rivâyetlere göre ise hastalığından önceki kadar daha ömür sürmüştür. Kendisinden sonra Bişr adındaki bir oğlu, kavmine Peygamberlik yapmıştır.
Eyyüp AS yaklaşık MÖ .1740 yılında tarihinde,Şam bölgesindeki Bessiye de dünyaya geldi.Gençliğinde güzel huyu ve dürüstlüğü tartışılmazdı.Allah-u Teala O`nu güzel vasıfları sebebiyle Kuran-ı Kerimde Medhu Sena buyurdu.”Biz O`nu (belalara) hakikatten sabırlı bulduk O ne güzel bir kuldu.Şübhe yokki, O tamamen Allah`a dönen (bir zat)idi.(Sad Suresi 44)” Eyyup AS Şam`ın kuzey bölgesinde bulunan Rom bölgesinde yaşayan insanlara peygamber oldu. Onları Allah-u Teala`ya iman ve ibadete çağrdı.Bu uğurdu pek çok zahmet çekti.Daha sonraları malı evladı ve bedenini ile imtihan edildi. Hz.Eyyüp çok büyük sıkıntılara göğüs gerdi. Sabrı kullukta kusur etmeyip şikayette bulunmayışı ve başka vasıfları ile ibadet ehline ve ve akıl sahiplerine örnek oldu İlahi vahiye mazhar bir peygamber olduğu, Kuran-ı Kerim`de mealen şöyle bildirilmektedir.”Nuh`a ve ondan sonraki peygamberlere vahy ettiğimiz ve İbrahim`e İsmail`e İshak`a ve Yakub`a evlatlarına,İsa`ya Eyyube,Yunus`a Harun`a ve Süleyman`a vahy eylediğimiz ve Davud`a Zebur verdiğimiz gibi (Habibim) sübhesiz sanada biz vahy ettik (Nisa Süresi 163)”"Biz O`na İshak ile (İshak`ın oğlu) Ya`kub`u ihsan ettik.Ve her birini hidayete erdirdik.Daha evvelde Nuh ve O`nun neslinden Davud`u Süleyman`ı ,Eyyub`u Yusuf`u, Musa`yı ve Harun`u hidayete kavuşturduk.Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükafatlandırırız.(En`am Süresi-84)”Hz.Eyyub AS Allah-u Teala, Dedesi Hz.İshak`ın duası bereketi ile çok mal ve servet verdi.Sürülerle, hayvanlarla,bağlar bahçeler ve çok evlat ihsan etti.Bugünkü adı ile Eyüp Nebi Beldesi`nde kurmuş olduğu çiftliklerden binlerce insan çalışırdı. Bu kadar servetin çokluğu,O`nun Allah yolundan alıkoymadı.Çok ibadet ederdi.

Kaynak: Sâmil İslam ansiklopedisi

22

Temmuz
2012

TERAVİH NAMAZI 2 VEYA 4 REKAT OLARAK KILINIŞI

Yazar: arafat  |  Kategori: iBADET  |  Yorum: Yok   |  1.298 Kez Okundu

22

Temmuz
2012

RAMAZAN AYINDA HER GÜN İÇİN BİR DUA

Yazar: arafat  |  Kategori: DUALAR  |  Yorum: Yok   |  499 Kez Okundu

1. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde tuttuğum orucu gerçek oruç tutanların orucu gibi ve ibadetimi gerçek ibadet edenlerin ibadeti gibi kıl; bu günde beni gafillerin uykusundan uyandır; suçumu bu günde bağışla; ey âlemlerin ilâhı! Affet beni, ey suçları affeden. Rabbim!
2. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde beni kendi hoşnutluğuna yakınlaştırıp, gazap ve azabından uzaklaştır. Bu günde ayetlerini okumaya beni muvaffak kıl; rahmetin hakkına ey merhametlilerin en merhametlisi.
3. Günün Duası:Anlamı: Allah’ım! Bu günde bana zekâ ve uyanıklık (ibadet ve itaatten gafil olmama) hali ver; beni cahillik ve batıl işlerden uzaklaştır. Bu günde indirdiğin her hayırdan bana da bir nasip ayır; cömertliğin hakkına ey cömertlerin en cömerdi!
4. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde emrini uygulamak için beni güçlendir; bu günde zikrinin güzel tadını bana tattır; kereminle beni bu günde şükrünü eda etmek için hazırla; bu günde hıfzın ve örtünle beni (günah ve beladan) koru; ey basiretlilerin en basiretli!
5. Günün Duası:Anlamı: Allah’ım! Bu günde beni mağfiret dileyenlerden, sana itaat eden salih kullarından ve mukarreb velilerinden kıl; lütuf ve şefkatin hakkında ey merhametlilerin en merhametlisi!
6. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Sana karşı işlediğim günahtan ötürü bu günde beni yalnız bırakma; azap kırbacınla beni cezalandırma; bu günde gazabına vesile olacak şeylerden beni uzaklaştır; -sonsuz- lütfün ve nimetlerin hakkına, ey şevkli insanların en büyük arzusu!
7. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde oruç tutup ibadete durmam için bana yardımcı ol; bu günün sürçme ve günahlarından beni uzaklaştır; bu günde sürekli olarak seni zikretmeği bana nasip eyle; tevfikinle ey yolunu şaşanları hidayet eden!
8. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde öksüzlere merhamet etmeyi, -fakirlerin- karnını doyurmayı, karşıma çıkan herkese Selâm vermeyi ve değerli insanlarla oturup kalkmayı bana nasip eyle; iyilik ve ihsanınla, ey arzu edenlerin sığınağı
9. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde geniş rahmetinden beni nasipsi bırakma; açık delil ve burhanlarını bana göster ve beni alıp en kapsamlı hoşnutluğa götür; muhabbetinle ey şevkli insanların arzusu!
10. Günün Duası:Anlamı: Allah’ım! Bu günde beni sana tevekkül edenlerden, sana göre saadete erişenlerden ve sana yakınlaşan kimselerden kıl; ihsanınla ey arayanların en büyük talebi!
11. Günün Duası:Anlamı: Allah’ım! Bu günde iyilik ve ihsanı bana sevdir; fısk ve günahtan beni nefret ettir; gazabını ve –cehennem- ateşini bana haram kıl; yardımınla ey imdat isteyenlerin imdadı!
12. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde örtü ve iffetle beni ziynetlendir; bugün kanaat ve elde olana yetinme libasını bana giydir; beni bu günde adalet ve insafa sevk et ve korktuğum her şeyden beni emniyete al; koruma ve ismetinle; ey korkanları koruyan -Rabbim-
13. Günün Duası:Anlamı: Allah’ım! Bu günde beni (maddi ve manevi bütün) kir ve pisliklerden temizle; bu günde olması taktir edilen olaylara karşı beni sabırlı kıl. Bu günde takvalı olmaya ve iyi insanlarla arkadaşlık yapmaya beni muvaffak eyle; yardımınla, ey zavallı ve miskin insanların göz nuru!
14. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde ayak sürçmelerimden dolayı beni cezalandırma; hata ve yanlışlarımı bağışla. Bu günde beni bela ve afetlerin hedefi etme; izzetinle, ey Müslümanların izzeti!
15. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle; mütevazı insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet; emanınla, ey korkanların emanı ve güveni!
16. Günün Duası:Anlamı: Allah’ım! Bu günde iyi insanlarla arkadaş olmaya beni muvaffak kıl ve kötü insanların arkadaşlığından beni uzaklaştır. Rahmetinle bana ebediyet ve sükûnet yurdu olan -cennette- yer ver; ilahlığın hakkına, ey âlemlerin ilahı!
17. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde beni salih amellere hidayet et; bu günde beni hacet ve arzularıma kavuştur. Ey açıklamaya ve sormaya ihtiyacı olmayan; ey âlemdekilerin göğsünde bulunanları (içinde geçenleri) bilen –Rabbim-! Muhammed’e ve onun tertemiz Ehlibeyti’ne rahmet et.
18. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günün seherlerinin bereketlerinden yararlanmak için beni uyandır; nurların ışığıyla kalbimi aydınlat ve bütün uzuvlarımı bu günün eserlerinden, bereketlerinden yararlandır; nurun ile, ey ariflerin gönüllerini aydınlatan!
19. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günün bereketlerinden nasibimi bol et; hayırlarına ulaşma yolumu kolaylaştır; iyi amellerinin kabulünden beni mahrum bırakma; ey apaçık hakka hidayet eden -Rabbim-!
20. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde cennet kapılarını (yüzüme) aç; cehennem kapılarını -yüzüme- kapat; bu günde Kur’ân okumaya beni muvaffak kıl; ey müminlerin kalplerine sükunet ve huzur indiren -Yüce Allah-!
21. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde beni hoşnutluğuna götürecek bir kılavuz kıl bana; bu gün Şeytan’ı bana ulaştıracak hiçbir yol bırakma; benim yerleşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıl; ey arayanların hacetlerini yerine getiren -Rabbim-!
22. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Fazl-ü rahmetinin kapılarını bugün yüzüme aç; bu günde bereketlerini üzerime indir ve beni hoşnutluğuna vesile olacak şeylere muvaffak kıl; beni cennetlerinin ortasına yerleştir; ey perişanların duasını kabul eden -Allah-!
23. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde beni günah ve kusurlardan beni yıkayıp temizle; kalbimin imtihanında bana kalplerin takvasını ver; ey günahkârların sürçmelerini bağışlayan –Rabbim-!
24. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde seni razı edecek şeyleri senden diliyor ve seni rahatsız edecek şeylerden sana sığınıyorum. -Allah’ım!- Bu günde sana itaat edip karşı gelmemek için senden tevfik ve yardım diliyorum; el el açıp dilenenlere cömert davranan –Rabbim-!
25. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Beni bu günde velilerini seven, düşmanlarına düşmanlık besleyen ve peygamberlerinin sonuncusu -Muhammed Mustafa’nın (s.a.a)- sünnetine uyan kimselerden kıl; ey peygamberlerin kalplerini koruyan -Yüce Allah-!
26. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde çabamı mükâfatlandır; günahımı bağışla; amelimi kabul buyur ve gözümü –günahlara- kapa; ey duyanların en iyi duyanı!
27. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde bana kadir gecesinin sevabını lütfeyle; işlerimi zorluktan kolaylığa dönüştür; mazeretlerimi kabul buyur; günah ve vizr-ü vebalı üzerimden kaldır; ey salih kullarına şefkatli olan!
28. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde müstehap (sünnet) amellerden nasibimi çoğalt; -dünya ve ahirette- sorumlu olduğum şeyleri hazırlayarak bana lütuf ve bağışta bulun; bugünde vesileler arasından sana vesilemi yakınlaştır bana; ey ısrarla –yalvaranların- ısrarı kendisini –başkalarıyla ilgilenmekten- alıkoymayan –Rabbim-!
29. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde rahmetinle beni kapla; bu günde bana -iyi amelleri yapmak için- tevfik ve -kötü amellerden- korunma -gücü- lütfeyle ve beni şüphe ve suç unsuru addedilebilecek şeylerin karanlığından temizle; ey mümin kullarına merhametli olan -Rabbim!-
30. Günün Duası: Anlamı: Allah’ım! Bu günde tuttuğum orucu kendin ve resulün beğendiği şekilde mükâfatlandırıp kabul buyur ve onun furuunu -iman ve ihlâs olan- usulüyle pekiştir; efendimiz Muhammed ve onun tertemiz Ehlibeyti hakkında -Ey Rabbim!- Ve bütün övgüler âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur

21

Temmuz
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  434 Kez Okundu

-Kum döken insanlar oruç tutabilirmi ?

-Sahur ezanında ezan bitene kadar su içilirmi ?

- iftar duası nasıl yapılır?

-Eyup aleyhisselamın hangi duayı yapardı?

-Peygamber Efendimizin torunlarının isimleri nelerdir ?

-İstiaze ne demektir?

-Beş vakit namaz nasıl kılınır?

-Seferi olanlar ne zaman oruc tutar ?

-Ramazanda hayızlı iken banyo ne zaman yapılır ?
-Kabeye bakarak yapılan dua
-İki minare arasına çekilen yazıya ne denir?
-Peygamberime kaç yıl vahiy geldi?
-Peygamberimizden sonra halifelik kaç yıl sürdü?
-114 surenin kaçı Mekkidir

-Ramazan ayında orucu geciktirmek için kadın ilaç kullanabilir mi?
-Yolculuğa çıkan orucu nasıl tutacak?
-Boykot kararı alıp Kabenin duvarına asan müşrik kim?
-Peygamberimizin beni yaşlandırdığı dediği sure hangi suredir?

-Oruçlu tutan bir kadının kapanmak gerekir mi ?

-Hicretin arapça tanımı nasıldır?

-Kuranı Kerimde tilavet secdesi geçen yerler neresidir?
-Aşere-i Mübeşşere ne demektir?

-Namaz kılmadan oruç tutulabilir mi?
-Akşam oruca niyet eden sabahören bir kadın ne yapmalıdır? ul olurmu

-Oruç tutan kimse namaz kılması şart mıdır ?

-Abdest azalarının çoğu yara ve yanık olan kimse ne yapmalıdır?

-Kur’an-ı kerim’in indirilişi kaç yıl sürdü

-Orucla iken banyo edilir mi ?

Toplam 194 sayfa, 120. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030118119120121122130140150...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.