12

Ağustos
2012

otuz iki farz

Yazar: arafat  |  Kategori: iBADET  |  Yorum: Yok   |  330 Kez Okundu

Hüda otuz iki farzı ibadına buyurmuştur,
Kamusun farzı bildim boynuma aldım bi-tav’illah
Şurut beştir İslamın, ki tevhid ü salat ü savm
Zekat ve hac ganiler hakkına farz eylemiş Allah
Namazın şartı haricde altı farz olmuş
Ve erkanı içinde oldular hem altı farz olmuş
Dışındaki taharet setr-i avret vakti bilmektir
Ve abdest almak ü niyyet hem istikbal-i beytullah
Namaz içinde tekbir ü kıyam ile kıraattir
Rüku’ ve ka’de-i uhra ikişer secdedir lillah
Vuzunun farzı yüz yumak yedini mirfakıyle hem
Başa mesheyleyip ayakları gaslet dedi Allah
Guslün farzı üçdür kim temazmuzdur hem istinşak
Üçüncü cümle azasın yumaktır tevbeten lillah
Teyemmüm eylemek vacibdir abdest ile gusl için
Su bulunmazsa ya kudret yoğisedir bu şer’ullah
Onun rüknü iki urmak şurutu beş biri niyyet
Said ü tahir ü mesh ü biri acz-i ibadullah
Ve savmın farzı üç niyyetle ekl ü şürbi terk etmek
Fecr doğudukta gün batınca imsak oldu emrullah
Dahi haccın furuzu üç biri ihrama girmektir
Biri vakfe cebel üzre ziyaret oldu beytullah.

LÜGATÇE; Ibad: Kullar: Hepsi. Bü-Tav’illah: İsteyerek kabul etmek. Tevhid: Allahü Teala’nın biriğini ve Muhammed Mustafa’nın peygamberliğini kabul etmek. Salat: Namaz. Savm: Oruç. Erkan: Rükunlar. Farzullah: Allah’ın farz kıldığı şeyler. Taharet: Temizlik. Setr-i avret: Avret mahallini örtmek. İstikbal-i beytullah: Beytullaha (Ka’be’ye) dönmek. Kıyam: Namazda ayakta durmak. Kıraet: Namazda sure veya ayet okumak. Kade-i uhra: Namazın sonunda selamdan önce oturmak. Vuzu: Abdest. Yed: El. Mirfak: Dirsek. Temazmuz: Ağzı bol su ile yıkamak. İstinşak: Burnu bol su ile yıkamak. A’za: Bedenin her bir cüz’ü, uzuv. Şer’ullah: Allah’ın koyduğu din. Urmak: Vurmak. Said: Temiz Toprak. Tahir: Temiz. Ekl: Yemek. Şurb: İçmek. Acz-i ıbadullah: Kulların aciz kalması. Fecr: Sabah namazı vakti. Emrullah: Allah’ın emri. Cebel üzere vakfe: Arafatta durmak.
Kaynak:Marifetname:Erzurumlu İsmail Hakkı Hazretleri

12

Ağustos
2012

CUMANIN FAZİLETİ

Yazar: arafat  |  Kategori: FIKIH  |  Yorum: Yok   |  551 Kez Okundu

Allahü teâlâ Cuma gününü müslümanlara mahsus kılmıştır. Cuma günü öğle vaktinde, Cuma namazını kılmak, Allahü teâlânın emridir.
Dinimize göre Cuma haftanın en önemli günüdür. Şartlarını taşıyan Müslümanların bu günde bir araya gelerek Cuma namazı kılmaları farzdır.
Cuma suresinin 9. ayeti kerimesinde Yüce Allah (c.c.) mealen “Ey iman edenler, Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman, hemen Allah’ın zikrine (namaza) koşun. Alış verişi bırakın, böyle hareket ederseniz sizin için daha hayırlıdır” buyurur.
Peygamberimiz, Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret ederken, Ranuna denilen mevkiye geldiğinde, ilk Cuma namazını kıldırmıştır. Peygamberimizin bu tutumu, Cuma namazının önemini ortaya koymaktadır.
Cuma gününün faziletini de, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle ifade buyurmuşlardır: “Güneşin doğduğu günlerin en hayırlısı Cuma günüdür.” (Sünen-i Tirmizi Terc.,C.1, S.487.)
Cuma günlerinde her Müslüman; mümkünse boy abdesti almalı temiz elbiselerini giymeli, güzel kokular sürünmeli ve camiye erken gitmelidir. Hutbeyi dikkatle dinlemeli ve huşu içerisinde Cuma namazını kılmalıdır.
-Cuma namazı, Müslümanların kaynaşmalarını sağlamak açısından, büyük önem arz etmektedir.
Bu namaz sayesinde, zengin-fakir, amir-memur, işçi-işveren, güçlü-güçsüz, genç-ihtiyar aynı safta yer alırlar. Böylece Yüce Allah’ın huzurunda; herkesin eşit olduğu gerçeği tezahür etmiş olur.
O halde kılınan Cuma namazı ile, duaların kabul edileceği mübarek saatiyle; çeşitli konuların Müslümanlara duyurulduğu hutbesiyle; ve daha nice maddi ve manevi güzellikleri ile, Müslümanlar için bugün müstesna bir gündür. Müslümanlar olarak bu mübarek Cuma gününe özel önem vermeliyiz. Bunca özellik ve güzelliğin kendisinde toplandığı Cuma namazına iştirak etmek için, azami gayret sarfetmeli, büyük bir titizlik göstermeliyiz.
Hutbemi; Peygamberimiz (s.a.s.)’in, bu konudaki bir hadisi şerifiyle bitirmek istiyorum.
“Cuma gününde öyle bir zaman dilimi vardır ki, ona denk gelen Müslüman’a, Allah istediğini verir.” (Buhari, Tecrid Terc. C.3, S. 105.)

12

Ağustos
2012

GÜNEYDOĞUDA İLK ŞEHİDİMİZ

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  402 Kez Okundu

GÜNEYDOĞUDA İLK ŞEHİDİMİZ
Adı soyadı :…………………….J.Er SÜLEYMAN AYDIN
Doğum tarihi ve yeri:…………1962, Erzincan/ Mertekli
Son görevi : …………………………Karakol nöbetçisi
Vefatı: ……………………………..15.Ağustos.1984
Eruh baskınında, vatan toprağını savunurken şehit oldu

Şehit Süleyman Aydın, Erzincan’ın Mertekli Köyü’nde 1964’te doğdu. Hıdır ve Hanife Aydın çiftinin 7 çocuğunun en küçüğü olan Süleyman Aydın, Çağlayan Lisesi’nden mezun olduktan sonra, 1964-1 Tertip olarak askere gitti.
Ruhu şad , makamı cennet olsun.

12

Ağustos
2012

ABDEST DUALARI VE ANLAMLAR(1-2)

Yazar: arafat  |  Kategori: DUALAR  |  Yorum: Yok   |  559 Kez Okundu

ABDEST DUALARI VE ANLAMLAR(1-2)
Abdeste başlarken önce niyet edilir, sonra eûzübesmele çekilir. Sonra da her bir âzayı yıkarken şu duâlar okunur:
ELLERİ YIKARKEN
“Elhamdü lillâhi’llezi ceale’l-mâe tahûran ve’l-İslâme nûran…”
“Suyu temizleyici, İslâm’ı da nûr kılan Allah’a hamdolsun…”
AĞIZA SU VERİRKEN
“Allahümme e’inni alâ tilâveti’l-Kur’an ve
zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike…”
“Ey Allah’ım, Kur’an okumak, seni zikir ve sana şükür etmek, sana olan ibadeti güzelleştirmek hususlarında bana yardım et!..”
BURNA SU VERİRKEN
“Allahümme erihnî râihate’l-Cenneti velâ turihnî râihate’n-nâr…”
“Allah’ım, bana Cennet kokusunu duyur, Cehennem kokusunu hissetirme!”
YÜZÜ YIKARKEN
“Allahümme beyyid vechî yevme tebyaddu vücûhün ve tesveddü vücûh..”
“Allah’ım, yüzlerin kiminin ak, kiminin kara olduğu o günde, benim yüzümü ak çıkar!”
SAĞ KOLU YIKARKEN
“Allahümme a’tinî kitâbî biyemînî ve hâsibni hisâben yesîrâ…”
“Allah’ım, kitabımı sağımdan ver, hesabımı da kolay eyle!”
SOL KOLU YIKARKEN
“Allahümme lâ tu’tinî kitabî biyesârî velâ min verai zahrî…”
“Allah’ım, kitabımı solumdan ve arkamdan verme.”
BAŞI MESHEDERKEN
“Allahümme Ezillenî tahte zilli arşike yevme lâ zılle ilâ zıllü arşik…”
“Allah’ım, Arş’ın gölgesinden başka gölge olmadığı günde, beni Arş’ın gölgesinde gölgelendir…”
KULAKLARI MESHEDERKEN
“Allahümme’c alnî mine’llezîne yestemiûne’l-kavle feyettebiûne ahseneh…”
“Allah’ım, beni sözü dinleyip de en güzeline uyanlardan eyle…”
BOYNU MESHEDERKEN
“Allahümme a’tik rakabetî mine’n-nâr…”
“Allah’ım, boynumu Cehennem ateşinden âzâd eyle!…”
AYAKLARI YIKARKEN
“Allahümme sebbit kademeyye alâ’s-sırati yevme tezillu fîhi’l-akdâm…”
“Allah’ım, ayakların sırat üstünde kaydığı günde, ayaklarımı sırat üstünde sabit eyle, kaydırma!..”
ABDESTTEN SONRA
Abdestten sonra bir veya üç kere de Kadr Sûresini okumak da abdestin âdâbındandır.

12

Ağustos
2012

Aşere-i Mübeşşe kimlerdir

Yazar: arafat  |  Kategori: iSLAM TARiHi  |  Yorum: Yok   |  420 Kez Okundu

Ebû Bekir (634), Ömer (643), Osman (655), Ali (660), Talha (656), Zübeyr (656), Avf oğlu Abdurrahman (652), Sa’d (674), Zeyd oğlu Said (671), Ebû Ubeyde (639) (ra) hazretleridir
EBÛ BEKİR ES – SIDDÎK (ra)
.Asıl adı Abdülkabe’dir. İslamiyet’ten sonra Hz. Peygamber ona Abdullah adını vermiştir. Künyesi Ebû Bekir’dir. Câmiu’l Kur’ân, es-Sıddîk, el-Atik lakaplarıyla bilinir. Bu lakaplardan en meşhuru es-Sıddîk’tır.Teymoğulları kabilesinden olan Hz. Ebû Bekir’in nesebi Mürre b. Kâ’b'da Rasûlullah’la birleşir. Annesinin adı Ümmü’l-Hayr Selma, babasınınki Ebû Kuhafe’dir.Hz. Ebû Bekir Hicrî 13. yılda Cemaziyelahir ayının başında hicretten sonra Medine’de yakalandığı hastalığın ortaya çıkması üzerine yatağa düşünce yerine Hz. Ömer’in namaz kıldırmasını istedi. Ashabla istişare ederek Hz. Ömer’i halifeliğe uygun gördüğünü söyledi. Çok sevdiği Rasûlullah gibi altmış üç yaşında vefat etti. Vasiyeti gereği Rasûlullah’ın yanına – omuz hizasında olarak- defnedildi.
ÖMER B. HATTAB (ra)

İkinci Raşid Halife.Ömer’in lakabı “Faruk”tur. Faruk, hak ile batılın arasını ayıran demektir.
Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka’b'da Rasûlullah ile birleşmektedir. Kureyş’in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebû Cehil’in kardeşi veya amcasının kızı olan Hanteme’dir.Müslüman olmayan bir köle tarafından hançerlenmiş ve bu olaydan tam 3 gün sonra vefat etmiştir.
OSMAN B. AFFAN (ra)
Haya abidesi, Raşid Halifelerin üçüncüsü Peygamber’in kızı Rukiyye’den Abdullah isminde bir oğlu olunca ‘Ebû Abdullah’ diye değiştirilmiştir. Künyesi, “Ebû Abdullah’tır. Ona, “Ebû Amr” ve “Ebû Leyla” da denilirdi. Lakabı ise ”zinnnureyn”dir.

Rasûlullah’ın iki kızı ile evlilik yapmıştır. Rukiyye’nin hicretin 2. senesinde vefatından sonra Ümmü Gülsüm ile evlendi. Rukiye’den Abdullah adlı bir oğlu olmuş, fakat hicretin 4. senesinde 6 yaşında iken vefat etmiştir. Daha sonraları Fahite b. Gazvan, Ümmü Amr binti Cündüb, Ümmü Benîn binti Uyeyne ve Naile isimli hanımlarla hayatını birleştirmiştir. Amr, Halid, Ebân, Ömer, Meryem adlı çocukları Ümmü Amr binti Cendel’den, Abdulmelik adındaki çocuğu da Ümmü Benîn binti Uyeyne’den olmuştur. Bunlar arasında en meşhuru Eban adındaki oğludur.
Şemaili
Osman (ra), güzel yüzlü, pek nazik, gür sakallı, orta boylu, omuzlarının arası açık ve oldukça sık saçlıydı.
İslam’dan Önceki Hayatı
Müslüman olmadan önceki hayatına ait kaynak kitaplarımızda çok bilgiye rastlayamadığımız Hz. Osman (ra), gençliğinde ticaretle meşgul oluyordu. Ticari muameleleri çok dürüst olduğu için, halk arasında bu yönüyle meşhur olmuştur.Bazı fitneler neticesinde çıkan isyan olayları sırasında vefat etti.
ALİ B. EBÛ TALİB (ra)
Rasûlullah’ın amcasının oğlu, damadı, dördüncü halife. Babası Ebû Talib, annesi Kureyş’ten Fatıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib’tir. Künyesi Ebu’l Hasan ve Ebû Türâb (toprağın babası), lakabı Haydar; ünvanı Emiru’l-Müminin’dir.Allah Rasûlü’nün amcası Ebû Talib’in en küçük oğludur. Künyesi Ebû Hasan veya Ebû Türâb’dır.Ali, Peygamber’in amcası Ebû Talib’in oğludur.
Nihayet, Kufe’de 40/661 yılında bir Harici olan Abdurrahman b. Mülcem tarafından sabah namazına giderken yaralandı. Bu yaranın etkisiyle şehid oldu.
ABDURRAHMAN İBN AVF (ra)
Rasûlullah’ın hayatta iken cennetle müjdelediği on sahabeden ve ilk Müslümanlardan biri. Asıl adı Abdulkabe veya baska bir görüşe göre Abdu Amr idi. Ebû Muhammed künyesi ile tanınır.
Abdurrahman’ın annesi Sifa binti Avf b. Adi’l-Hâris b. Zühre b. Kilâb idi. Kureyş kabilesinin Zühreoğullarından Haris’in oğludur.
Abdurrahman b. Avf (ra) artık bir hayli yaşlanınca Hz. Osman (ra) devrinde çok sakin bir hayat yaşamış ve nihayet hicretin 32. yılında Medine’de vefat etmiştir.
EBÛ UBEYDE B.CERRAH (ra)
Eminu’l-Ümme lakabıyla anılan, ilk Müslümanlardan ve aşere-i mübeşşereden olan sahabi. Asıl adı Amir b. Abdullah b. el-Cerrah’tır. Kureyş kabilesinin Fihroğulları’ndandır. Nesebi, Rasûlullah’ın nesebiyle dedelerinden Fihr’de birleşir.
“Eminü’l-Ümme (ümmetin emini)” lakabıyla meşhur olmuştur.Suriye, Mısır ve Irak’ı Amvas (Amevas) Taunu diye tarihe geçen veba salgınında hastalanmış ve vefat etmiştir.
SA’D B. EBİ VAKKAS (ra)
Sa’d b. Ebî Vakkas Malik b. Vuheyb b. Abdi Menaf b. Zühre. Babası Malik b. Vuheyb’dir. Malik’in künyesi Ebî Vakkas olup, Sa’d bu künyeye nisbetle İbn Ebî Vakkas olarak çağrılırdı. Rasûlullah (sav)’in annesi Zuhreoğullarından olduğu için, anne tarafından da nesebi Rasûlullah (sav) ile birleşmektedir. Sa’d'ın annesi Hamene binti Süfyan b. Ümeyye’dir.
Sa’d (ra), Hicrî 55 yılında ikamet etmekte olduğu Medine’nin dışındaki Akik vadisinde vefat etmiştir.
SAİD B. ZEYD (ra)
Babası Zeyd b. Amr olup, nesebi Ka’b'da Rasûlullah ile birleşmektedir. Künyesi Ebul-A’ver’dir. Ebû Tür olarak da çağrılırdı.
Annesi Fatıma binti Bace’dir. Babası Zeyd, İbrahim (as)’in dini olan Hanifliğe tabi idi.
Said, babası Zeyd’in kendisine telkin ettiği Hanif dininin bilincinde olarak yetişmişti. Hz. Peygamber’e tabi olmakta gecikmedi.
Said (ra), ömrünün son günlerini, Medine’nin dışında bulunan Akik vadisindeki çiftliğinde geçirdi ve burada yetmiş yaşını geçmiş olduğu halde Hicrî 50 veya 51 yılında vefat etti.
TALHA B. UBEYDULLAH (ra)
Talha b. Ubeydullah b. Osman b. Amr b. Sa’d b. Teym b. Mürre b. Katb b. Lüeyy b. Galib el-Kurasî et-Teymî. Künyesi, Ebu Muhammed’dir. Vefat ettiği zaman tahminen 60-64 yaşlarındaydı.
Talha, Peygamber Efendimiz’in bacanağıydı. Hanımlarından dört tanesi Rasûlullah’ın zevcelerinin kız kardeşleriydi.
ZÜBEYR B. AVVAM (ra)
Zübeyr b. el-Avvam b. Huveylid b. Esed b. Abdi’l-Uzza b. Kusayy b. Kilâb b. Mürre b. Ka’b. b. Lüeyy el-Kurasî el-Esedî. Büyük oğlu Abdullah’tan dolayı “Ebû Abdillah” diye çağrılırdı. Hz. Peygamber’in dostu ve havarisi (yardımcısı), aynı zamanda halası Safiyye binti Abdulmuttalib’in oğludur.Sıffın Savaşı’na katılmış ancak sonra savaştan çekilerek geri dönmüştür. Medine yolunda Temim kabilesine ait bir su başına vardığında orada bulunan Amr b. Cürümüz onu takibe başladı. Vadi’s-Sibâ’ denilen mevkide bir fırsatını bularak Zübeyr’i şehid etti.

12

Ağustos
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  289 Kez Okundu

-Musa aleyhisselamin haniminin adi nedir?
-ilk elbiseyi diken hangi peygamberdir?
-Hz. ömer in şehit edildiği mescidin ismi nedir?
-Mekkede ilk müşrik kanı döken sahabe kimdir?
-Anne kizina fitir sadakasi verebilir mi?
-Nihal ne demek?
-Mute savaşındaki başarısından dolayı hangi sahabe “seyfullah= Allahın kılıcı” unvanını almıştır?
-Kulağa su kaçıncı oruç bozulur mu?

11

Ağustos
2012

Enes Bin Malik Haziretleri

Yazar: arafat  |  Kategori: iSLAM TARiHi  |  Yorum: Yok   |  284 Kez Okundu

Medine’nin çocukları hem koşuyorlar ve hem de ‘Muhammed geldi, Muhammed geldi!’ diye bağırıyorlardı Ben de onlarla birlikte koşmaya ve bağırmaya başladım Bu şekilde koşup bağırırken etrafıma baktım, bir şey göremedim Çocuklar ise yine bağırıyorlardı koşuşarak Ben de koştum ve bağırdım Fakat etrafıma dikkat edince gelenleri göremedim Nihayet Resululla h ile Hz Ebû Bekir geldiler.
Biz kendileri ni gördükten sonra, adını şu anda hatırlayamayacağım adamın biri bizi şehre gönderdi Bize ‘Resululla h’ın geldiğini haber verin’ diye tenbih etti Şehre koştuk ve müslümanlara haber verdik Ensardan beşyüz kişi onları karşılamaya çıktılar Ensâr, onları karşılayarak, ‘Buyurunuz, burada emniyete kavuşacaksınız İtaat ile karşılanacaksınız’ dediler.
Peygamber Efendimize on sene hizmetle şereflenen sahabi. Medineli ilk Müslümanların büyüklerinden idi. Künyesi, Ebu Hamza’dır. Lakabı Hadimü Resulillah (Resululah’ın Hizmetçisi)tır. Kendisine böyle söylenince çok sevinir ve memnun olur, bununla iftihar ederdi. 612’de hicretten on sene önce Medine’de doğmuş 712 (H.93) senesinde vefat etmiştir. Resulullah efendimiz, Medine-i münevvereye gelişlerinde hazret-i Enes 9-10 yaşlarındaydı. Annesi Ümmü Süleym kendisini alıp, Resulullah efendimizin huzur-ı saadetlerine getirdi ve; ’Anam, babam sana feda olsun ya Resulallah! Ensarın erkek ve kadınlarından sana hediye vermeyen kalmadı. Bu oğlumdan başka hediye edecek bir şeyim yok. Bunu al. Sana hizmet etsin.’ deyince, isteği kabul buyruldu. Ümmü Süleym; ’Ya Resulallah! Şu hizmetçiniz Enes’e dua buyurunuz.’ deyince, Resulullah efendimiz; ’Ya Rabbi! Enes’in malını ve evladını mübarek eyle, ömrünü uzun eyle, günahların affeyle.’ şeklinde dua buyurdular.
Bir gün çocuklarla birlikte oyun oynarken Muhammed (SAV) geldi ve onu bir iş yapması için gönderdi Enes Hz Muhammed’in bütün emirlerini, dikkat ve itina ile yerine getirirdi Ogün geç kaldığında;

-Annesi ona “ neden geç kaldın’’ diye sordu?

-Resulullah beni bir işe gönderdi’’ diye cevap verdi

-“ne işi’’ dediğinde?

-“ Bu bir sır’’ diyerek; Hz Muhammed’in sır olarak verdiklerine büyük muhafaza gösterirdi

Enes; Hz Muhammed’le sohbet ederken ona o kadar sokulurdu ki, ikisinin dizleri birbirine değerdi.
12 yaşındayken Bedir savaşına katılmış, savaşta mücahitlere hizmet etmiş, Hz Muhammed’in hizmetini de hiç aksatmamıştır Müslümanlar ona “ Bedir’e katılacak mısın ’’ diye sorduğunda? “Bedir’den kim geri kalmış ki ben kalayım’’ cevabını almışlar

11

Ağustos
2012

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HASTALIĞI VE SON ANLARI

Yazar: arafat  |  Kategori: iSLAM TARiHi  |  Yorum: Yok   |  357 Kez Okundu

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi…
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi…
Nerde kaldın ey Resûl,
Nerde kaldın ey Nebi?
Rasûl-i Ekrem Vedâ Haccı’ndan Medine’ye döndükten sonra sağlığı bozuldu. Rahatsızlandığı günler içinde Uhud şehitlerini ziyaret edip cenaze namazı kıldı. Yine bir gece evinden çıkarak Cennetü’l-bakī‘ mezarlığına gitti ve orada yatanlara Allah’tan mağfiret dileyip evine döndü. Aynı günlerde Yemen’de Mezhic kabilesine mensup Esved el-Ansî peygamberlik iddiasıyla ortaya çıktı. Kabilesinden topladığı 600 kadar süvari kuvvetiyle San‘a üzerine yürüyen Esved, kendisine karşı çıkan buranın ilk müslüman valisi Bâzân’ın yerine tayin edilen oğlu Şehr’i öldürdü ve karısı Âzâd’la zorla evlenip bölgeye hâkim oldu. Hz. Peygamber bölgenin valileri ile ileri gelenlerine onun ortadan kaldırılması için mektup gönderdi. Sonunda Esved, Âzâd’ın yardımıyla öldürüldü (8 Rebîülevvel 11/3 Haziran 632). Öte yandan Medine’ye bir heyet gönderen Benî Hanîfe’ye mensup Müseylimetülkezzâb, heyetin Yemâme’ye dönüşünde irtidad ederek peygamberlik iddia etmeye başladı. Rasûlullah bir mektup göndererek onu yeniden İslâm’a davet etti. Müseylime yazdığı cevabî mektupta Rasûlullah’a ortaklık teklif etti ve yeryüzünün yarısının kendisine yarısının da Kureyş’e ait olduğu iddiasında bulundu. Rasûl-i Ekrem cevabında yeryüzünün Allah’a ait olduğunu, ona kullarından dilediğini vâris kılacağını bildirdi. Müseylime Hz. Ebû Bekir’in halifeliği döneminde ortadan kaldırıldı.
Hicretin 11. yılı Safer ayının sonlarında (Mayıs 632) Hz. Peygamber, Mûte Savaşı’nın yapıldığı Bizans topraklarına Üsâme b. Zeyd kumandasında bir ordu göndermeye karar verdi. Hazırlanan ordu Medine’nin dışında Cürüf mevkiinde karargâh kurdu. Bu sırada Rasûlullah’ın hastalığı ağırlaşınca Üsâme harekete geçmeyip beklemeyi tercih etti.
Rasûl-i Ekrem bu arada zaman zaman şiddetlenen baş ağrısı ve yüksek ateşten mustaripti. Hastalığı sırasında yakınlarının yardımıyla Mescid-i Nebevî’ye gelip namaz kıldırıyordu. Bir gün minbere çıkıp “Allah kulunu dünya ile kendisine kavuşmak arasında muhayyer kıldı ve kulu da ona kavuşmayı tercih etti” buyurdu. Söz konusu kulun Hz. Peygamber olduğunu anlamakta gecikmeyen Hz. Ebû Bekir “Anamız babamız sana feda olsun yâ Rasûlallah!” diyerek ağlamaya başladı. Hz. Peygamber onu teskin etti ve kendisinden memnun olduğunu söyledi. Ardından ensar ve muhacirlerin karşılıklı fedakarlıklarına ve faziletlerini hatırlatarak birlikte hareket etmeleri konusunda nasihatte bulundu. Daha sonra kimin kendisine hakkı geçmişse gelip almasını istedi. Kul hakkı konusunda hassas davranılması, borçların zamanında ödenmesi ve tarihte bazı örnekleri görüldüğü gibi kabrinin tapınak haline getirilmemesine dair uyarılarda bulundu.
Hz. Peygamber’in kızı Fâtıma ve halası Safiyye’ye yaptığı şu vasiyet de dikkat çekicidir. “Allah katında değer taşıyan güzel işler yapınız. Yoksa helal haram konularında Allah’ın sorgusundan ben sizi kurtaramam”.
Rasûlullah’ın müslümanlara son vasiyetlerinden biri de sorumlulukları altındaki insanlara iyi davranmaları, âhirette Allah huzurunda hesaba çekilecekleri bilinciyle gerekli hazırlığa özen göstermeleri ve yabancı elçilerin güzel bir şekilde ağırlanıp hediyeler verilmesi gibi husuları içermektedir.
Son günlerini Hz. Âişe’nin yanında geçiren Hz. Peygamber vefatına üç gün kala hastalığı ağırlaşınca namazları Hz. Ebû Bekir’in kıldırmasını emretti. Kendisini iyi hissettiği bir sırada Hz. Ali ve Fazl b. Abbas’ın yardımıyla mescide gitti; halka namaz kıldırmakta olan Ebû Bekir geri çekilip mihrabı kendisine bırakmak isteyince devam etmesi için işarette bulundu ve yanında namaza durdu. Vefat ettiği günün sabah namazından sonra Ebû Bekir kendisini ziyaret etti ve hastalığının hafiflediğini görünce izin isteyip evine gitti. Fakat Hz. Peygamber’in durumu birden ağırlaştı. Hz. Âişe’nin söylediğine göre Rasûlullah vefat etmeden önce hafif bir sesle “Lâ ilâhe illallah, ruh teslimi ne zor şeymiş!” dedi ve onun kolları arasında “Maa’r-refîki’l-a‘lâ” (en yüce dosta) sözüyle ruhunu teslim etti (13 Rebîülevvel 11/8 Haziran 632 Pazartesi).
Hz. Peygamber’in vefatı bütün müslümanları derinden üzdü, hatta münafıkların sevindiğini hisseden Hz. Ömer gibi bazı sahâbîler şaşkınlık içinde onun ölmediğini söylüyordu. Durumdan haberdar olan Hz. Ebû Bekir doğruca Peygamberimizin naaşının başına geldi, yüzündeki örtüyü kaldırıp öptü ve “Anam babam sana fedâ olsun ey Allah’ın elçisi! Sağlığında güzeldin, ölümünde de güzelsin” dedi. Ardından mescide giderek şunları söyledi: “Ey insanlar! Muhammed’e tapan biri varsa bilsin ki Muhammed ölmüştür. Kim de Allah’a tapıyorsa bilsin ki, O ölümsüzdür. (İbn Hişâm, II, 655-656). Sonra da şu âyeti okudu: “Muhammed sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçmiştir. O ölür veya öldürülürse gerisin geriye mi döneceksiniz? Şunu da bilin ki geriye dönecek kimse Allah’a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah takdirine rıza gösterenlerin mükâfatını verir” (Âl-i İmrân 3/144). Rasûlullah’ın cenazesi amcası Abbas’ın oğulları Fazl ve Kusem ile Üsâme b. Zeyd’in yardımıyla Hz. Ali tarafından salı günü yıkandı ve bulunduğu odada muhafaza edildi. Cenaze namazı cemaatle kılınmadı; önce erkekler, ardından kadınlar, daha sonra çocuklar cenazenin bulunduğu yere sığabilecek gruplar halinde girip tek başlarına kıldılar. Naaşı, Hz. Ebû Bekir’in Resûlullah’tan naklettiği bir hadise dayanılarak vefat ettiği yerde kazılan mezara Hz. Ali, Fazl, Kusem ve Üsâme tarafından indirildi.
Sade bir hayat yaşayan, elde ettiği maddî imkânları Allah yolunda harcayan Resûl i Ekrem’den geriye son derece mütevazi bir miras kalmıştır. Zira kendisi “Biz peygamberler zümresi miras bırakmayız. Bizim geride bıraktığımız her türlü servet sadakadır” buyurmuştur (İbn Sa‘d, II, s. 314; Buhârî, “Humus”, 1). Vefatında mülkiyetinde beyaz bir katır, silâhları ve bir miktar arazisi vardı. Arazilerinin gelirinin ailesi için harcanmasını ve kalanının devlet hazinesine devredilmesini emretmişti. Ölümünden kısa bir süre önce bununla Allah’ın huzuruna çıkmaktan hayâ edeceğini söyleyerek elinde kalan 7 dirhemin fakirlere dağıtılmasını istedi. Kendisine ait bir zırh da borcu karşılığında bir yahudinin elinde rehin olarak bulunuyordu.
Hz. Peygamber’in mânevî mirası ise gerek ümmeti ve gerekse bütün insanlık için son derece büyük ve değerlidir. O, Veda hutbesinde de belirttiği üzere Kur’an ve Sünnet’i en değerli miras olarak bırakmış, bu iki temel kaynak etrafında şekillenen İslâm dini ve medeniyeti asırlar boyunca geniş bir coğrafyada etkisini hissettirerek insanlık tarihindeki yerini almıştır.

11

Ağustos
2012

Mbst Sınavında İtikat Bölümü ile ilgili Çıkabilecek Notlar

Yazar: arafat  |  Kategori: iTiKAT  |  Yorum: Yok   |  430 Kez Okundu

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

1-Akaid ilminin tanımı:Dinde inanılması ve reddedilmesi gereken esasları konu alan ilim dalına Akaid denir.
2- Din kelime anlamı olarak “yol, şeriat, itaat, millet” mânâlarına gelir.
3-Vahdâniyyet” sıfatının tanımı:Allah Teâlâ, sonradan varolmuş hiçbir şeye benzemez.
4- Tabiat olaylarını düzenleyen melek,Mikail Aleyhisselam.
5-Kiramen Katibin:İnsanların sağ ve sol omuzlarında bulunup onların sevaplarını ve günahlarını yazan meleklerdir.
6-Vahiy:Allah tarafından doğrudan doğruya veya elçi aracılığı ile peygamberlere bildirilen ve kesinlik ifâde eden bilgilere denir.
7-Kur’ân-ı Kerim’i toplayıp kitap haline getiren Hz. Ebû Bekir
8-Din Üstünlüğü kabul edilmiş, kanun ve kurallarla belirlenmiş olan dünya görüşü ve hayat biçiminedir.
9-İmanın sözlük mânâsı olarak; “tasdik etmek, kabul etmek, onaylamak” anlamlarına gelir.
10-Suhuf birkaç sayfadan oluşan kitaplara verilen isimdir.
11- Malik Cehennem meleklerinin başındaki meleğin ismidir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

12- Fetanet:Peygamberlerin “zeki ve akıllı olmaları” diye tarif edilen sıfata verilen isimdir.
13-Allah (c.c) insanlara 25 tane peygamber göndermiştir
14- Şefaat:Âhiret günü, günahı sevâbından fazla olduğu için cehenneme girme durumundaki günahkâr müslümanlar için Allah’ın râzı olduğu ve izin verdiği kimseler tarafından ve yine Allah’ın izin verdiği kişilere yönelik Allah’a yalvarmak ve onların affedilip Allah’ın izniyle cennete girmelerini sağlamaya denir.
15- Allah emrettiği zaman kıyâmetin kopması ve ikinci olarak da ölülerin dirilmesi için “Sûr”a üfürecek olan melektir.
16-İlmi Kelâm: İslam kanunu üzerine Cenabı Hakkın zat ve sıfatından, risalet ve nübüvvetten, mebde’ ve meâd itibariyle kâinatın hallerinden bahseden ilimdir.
İlmi Kelâm Zat-ı İlahi ve Sıfât-ı İlâhiden bahseder.
Gaye ve maksadı: Dünya ve Ahiret saadetine ulaşmaktır.
17-İslam’da Kelâm ilmi akıl yolu ile ve İslâmî deliller ile İslam itikadını ortaya koymaya çalışan ilim dalıdır.Önceleri İlm-i Tevhid ve İlm-i Sıfat olarak adlandırılmıştır.
18-İmam-ı A’zam ebu Hanife (r.h) Fıkh-ı Ekber isimli eserinde Ehl-i Sünnet görüşlerini savunmuştur.
19-Mutezile mezhebinin kurucusu Vasıl bin Ata; İbrahim Nazzam, Ebu Huzeyl gibi mezhebin ileri gelenleri Kelâm sahasından ilk eserleri verdiler. Bu devirde Ehl-i Sünnet görüşlerini Tevhid ilmi, Ehl-i Sünnet dışındakilerde görüşlerini Kelâm ilmi adı altında açıklamışlardır. Bu devir 10.yy.a kadar sürmüştür.
20-İmam Ebu Mansur Muhammed Matüridi tarafından Ehl-i Sünnet vel Cemaat mezhebinin ikinci itikad mezhebi olan Maturidiyye kuruldu. Maturidiyye, Rafıza ve Karamıta gibi bozuk mezheplerle mücadele etti.
21-İlmi Akaid’de telif edilen eserlerden en meşhurları ise Necmüddin Ömer un-Nesefi in eseridir. Bu esere birçokları tarafından şerh ve haşiyeler yazılmıştır. Bilhassa Sa’deddin Mes’ûd Bin Ömer (Allâme-i Teftâzânî) tarafından yazılan Şerh-i Akaid meşhurdur.
22-Ömer un-Nesefî: İsmi; Necmüddin Ebu Hafs Ömer bin Muhammed’dir.İlminin çokluğu ve cinlere de fetva vermesinden dolayı “Müftiyüs Sekaleyn” unvanı verildi.
23-Doğru haber iki çeşittir.
1. Mütevatir haber: Yalan üzerine ittifak etmeleri (birleşmeleri) mümkün olmayan bir topluluğun verdiği haberdir
2. Mucize göstererek peygamber olduğunu ispat etmiş Resullerin vermiş olduğu haberdir. Bu haber, delili ile bilgiyi gerektirir. (yani bu şekilde elde edilen bir bilgi delile dayanmalıdır.)
24-Mucize: Kendisinin Allah tarafından gönderilen bir resul olduğunu iddia eden kişinin doğruluğunu göstermek maksadı ile alışılagelmiş olan şeylere zıt bir hâli göstermesidir.
25-Kelam ilminin, ilahiyat, nübüvvat ve sem’iyyat olmak üzere üç ana eksen etrafında şekillendiği görülmektedir. Bu ana eksenlerden hareketle, Kelam ilmi şu şekilde tanımlamaktadır: “Kelam ilmi, Allah’ın zatından ve sıfatlarından, peygamberlik ve risalete ilişkin konulardan, başlangıç ve son itibariyle yaratılmışların hallerinden İslam ilkeleri üzere söz eden bir ilimdir” Bu tanımda yer alan “İslam ilkeleri üzere” ifadesi, herhangi bir kelami faaliyetin Kur’an’a dayanmasının gerekliliğine işaret eder.
26-Kelam ilminin temel amacı,İslam’ın ilke ve inançları ile ilgili ortaya çıkabilecek şüphe ve tereddütleri akıl ve vahiyden hareketle gidermektir. Bu bağlamda Kelam, Kur’an’da ifade edilsin veya edilmesin akli kanıtlara dayanarak İslam’ın temel inanç ve ilkelerini tespit edip savunmaya çalışan bir ilimdir.
27-Kelam Biliminin sorunları tartışılırken dayandığı kaynaklar, kapsam, amaç ve yöntem dikkate alındığında Kelamı şu şekilde tanımlamak mümkündür: İslam dininin iman ve eyleme ilişkin esaslarını, Kur’an’dan hareketle belirleyen, bunları aklen temellendiren ve karşıt fikirlere karşı savunan bir disiplindir.
28-Akaid ilmi, dinin pratik hükümlerini değil de, teorik hükümlerini içermektedir.Akaid ilmi, iman esaslarını konu edinirken hem nakli hem de akli yöntemi kullanmıştır.
29-Kelime olarak kader, bir şeyin ölçüsü ve miktarını bildirir. Bu bağlamda o, bir şeyi belli bir ölçüye göre belirleyip yapmak, yaratmak anlamına gelir.Terim olarak kader ise, evrende meydana gelen varlık ve olayların, sebepleri ve şartları ile varlık âlemine gelecekleri zaman ve mekânlarıyla birlikte, her şeyin Allah tarafından belirlenmesi ve bir düzen içinde tertip edilmesi diye tanımlanır. Bu tanıma göre kader, kâinatın belli bir düzene göre yaratıldığını ifade etmektedir.
30-Allah’ın kelâm sıfatına ilişkin tartışmalar, büyük günah ve kader konularında olduğu gibi, İslâm’ın erken dönemlerinde başlamıştır.
31-Önemli Bazı Şiî Fırkalar: Keysâniyye, Zeydiyye, İmamiyye, Gulât, İsmâiliyye (Bâtıniyye)
32Mu’tezile’nin Beş Temel İlkesi
a- Tevhid
b- Adalet
c- Va’d ve Vaîd
d- el-Menzile beyne’l-Menzileteyn
e- Emr-i bi’l-Ma’rûf ve’n- Nehy-i ‘ani’l-Münker

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

33-Ehl-i Sünnet, Hz. Peygamber ve ashabının İslam yorumlarını kabul edenlere nisbetle, onları ifade etmek üzere oluşturulmuş bir kavramdır.
34-İslami kaynaklarda vahye dayanan dinler için genellikle “milel”, bâtıl dinler için “nihal” kelimeleri de kullanılır.
35-Mecûsîlik: En eski dinlerden biriydi ve Zerdüşt’ün getirdiği dinin bozulmuş şekline verilen addır.
36-Reenkarnasyon: “Eskiyen elbiselerimizi değiştirmemiz gibi eskiyen bedeni değiştiren” bir ruhun yani “ruh göçü” inancı.
37-Tenâsüh: Ölen insanların ruhunun bir hayvan ya da bir insan bedenine girmesi inancı, ruh göçü de denilir. Musevi; Mû sâ’ya inanan, Mûsâ’nın izinden giden anlamındadır.
38-Selefiyye’ye “Ehl-i sünnet-i hâssa”,Mâtürîdiyye ve Eş’ariyye’ye “Ehl-i sünnet-i âmme” de denilir.
39- Zeydiyye: Mest üzerine meshi, gayr-i müslimin kestiğini yemeyi ve Ehl-i kitap’tan bir kadınla evlenmeyi câiz görmezler.
40-Allah’ın Varlığının Delilleri: Allah’ın varlığını ispatlamak için insanın fıtraten Allah inancına sahip oluşu (fıtrat delili), â lemin ve âlemdeki varlıkların sonradan yaratılmış olup bir yaratıcıya muhtaç olduğu (hudûs delili), mümkin bir varlık olan âlemin var olması için bir sebebe ihtiyaç olduğu (imkân delili), tabiatın büyük bir âhenge ve şaşmaz bir düzene sahip olup bunun bir yaratıcının eseri olmasının gerektiği (nizam delili) gibi bazı deliller ortaya koymuşlardır.
41-Zâtî Sıfatlar: Bu sıfatlara tenzîhî sıfatlar ve selbî sıfatlar da denilmiştir
42-Tekvînî İrâde: Tekvînî (yapma, yaratma ile ilgili) irâde; bütü n yaratıkları kapsamaktadır.
43-Teşrîî İrâde: Tekvînî irâde hayra da şerre de, iyiliğe de kötülü ğe de yönelik olarak gerçekleştiği halde teşrîî irâde, sadece hayra ve iyiliğe yönelik olarak gerçekleşir.
44- Cebrâîl: er-Rûhu’l-emîn. Rûhu’l-kuds. Meleklerin efendisi” anlamında seyyidü’l-melâike denilmiştir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

45-Azrâîl: Melekül-mevt.
46-Kirâmen Kâtibîn: Hafaza melekleri.
47-Münker ve Nekir: Kabirde sorgu ile görevli iki melektir.
48-Hamele-i Arş: Arşı taşıyan melekler.
49-Mukarrebûn ve İlliyyûn: Allah’a çok yakın ve O ’nun katında şerefli mevkii bulunan meleklerdir.
50-Rıdvân: Cennet bekçisi.
51-Mâlik: Cehennem bekçi
52-İlâhî kitaplara Allah katından indirilmiş olması sebebiyle “kütü b-i münzele” veya “semâvî kitaplar” da denilir.
53-Suhuf: Hz. Âdem’e 10 sayfa, Hz. Şît’e 50 sayfa, Hz. İdrîs’e 30 sayfa, Hz.İbrâhim’e 10 sayfa gönderilmiştir.
54-Tevrat: Kanun, şeriat ve öğreti. Tevrat’a Ahd-i Atîk ve Ahd-i Kadîm de(Eski Ahit) denilir.
55-Zebur: Yazılı şey ve kitap. Zebur, ilâhî kitapların en küçüğü olup, yeni dinî hükümler getirmemiştir.
56-İncil: Müjde, tâlim ve öğretici. İncil’e Ahd-i Cedîd de (Yeni Ahit) denilir.
57- Kur’ân: Toplamak, okumak, bir araya getirmek.
58-Peygamberlerin küçük hatalarına “zelle” denilir.
59-Ulü’l-Azm: Hz. Âdem, Hz. Nûh, Hz. İbrâhim, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed(a.s) ulü’l-azm peygamberlerdir, bütün zorluklara göğüs germede azim ve sebat gösteren peygamberler demektir.
60-İrhâs: Peygamber olacak şahsın, henüz peygamber olmadan önce gösterdiği olağanüstü durumlardır. Hz. Îsâ’nın beşikte iken konuşması gibi.
61-Kerâmet: Peygamberine gönülden bağlı olan ve ona titizlikle uyan velî kulların gösterdikleri olağanüstü hallerdir.
62-Meûnet: Yüce Allah’ın velî olmayan bir müslüman kulunu, darda kaldığı veya sıkıntıya düştüğü zaman, olağanüstü bir şekilde bu darlık ve sıkıntıdan kurtarmasıdır.
63-İstidrâc: Kâfir ve günahkâr kişilerden arzu ve isteklerine uygun olarak meydana gelen olağanüstü olaydır.
64-İhânet: Kâfir ve günahkâr kişilerden, arzu ve isteklerine aykırı olarak meydana gelen olaydır. Meselâ, peygamberlik taslayan inkârcılardan Mü seylime,tek gözü kör olan bir adama, iyi olsun diye duâ etmiş, bunun ü zerine adamın öbür gözüde kör olmuştur.
65-Haşir ve Mahşer: Haşir, terim olarak yüce Allah’ın insanları hesaba çekmekü zere tekrar dirilişten sonra bir araya toplamasıdır. İnsanların toplandıkları yere mahşer veya arasât denilir.
66-Şefâat: Allah’a duâ ederek hesap ve sorgunun bir an önce yapılmasını ister.Buna “şefâat-i uzmâ” (en büyük şefâat) denilir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

67-A’râf: Cennetle cehennemin arasında bulunan surun ve yüksek kısmın adıdır.
68-Allah’ın Âhirette Görülmesi: Rü ’yetullah.
69-Kader: Allah’ın ilim ve irâde sıfatlarıyla ilgili bir kavram olan kader, evreni,evrendeki tü m varlık ve olayları belli bir nizâm ve ölçü ye göre düzenleyen ilâhîkânunu ifâde eder.
70-Kazâ: Cenâb-ı Hakk’ın ezelde irâde ettiği ve takdir buyurduğu şeylerin zamanı gelince, her birisini ezelî ilim, irâde ve takdirine uygun biçimde meydana getirmesi ve yaratmasıdır.
71-Küllî irâde, Allah tarafından kula verilmiş olan, yapma veya yapmamayı tercihte aracı kabul edilen seçme yeteneğidir.
72-Cüz’î irâde ise küllî irâdenin, iki taraftan birine aktif biçimde yönelmesinden ibârettir. Mâtürîdiler bu sebeple cüz’îirâdeye, azm-i musammem (kesinleşmiş karar), ihtiyâr (seçim) ve kasıt
(yönelme) adını da verirler.
73-Ecel: Ehl-i sü nnet bilginlerine göre, öldürülen şahıs da (maktûl) bütün insanlar
gibi eceliyle ölmüştür.
74-Resul: “Kendisine yeni bir kitap veya degisik bir hüküm vahyedilen zat,”
75-Nebi ise: “Kendinden evvelki Peygamberin Seriatına uymakla emrolunan kimsedir.”
76-Kur’an-ı Kerim’de isimleriyle anılan peygamberler yirmi bes tanedir. Bunlar:
1- Adem (Aleyhisselam), 2- Nuh (Aleyhisselam), 3- Hud (Aleyhisselam) 4- _dris
(Aleyhisselam), 5 – Salih (Aleyhisselam), 6- _brahim (Aleyhisselam), 7- _smail
(Aleyhisselam), 8- _shak (Aleyhisselam), 9- Yakup (Aleyhisselam), 10- Yusuf
(Aleyhisselam), 11 – Musa (Aleyhisselam), 12- Harun (Aleyhisselam), 13 – Suayb
(Aleyhisselam), 14- Zekeriya (Aleyhisselam), 15 – Yahya (Aleyhisselam), 16-Isa
(Aleyhisselam), 17- Davud (Aleyhisselam), 18- Süleyman (Aleyhisselam), 19-_lyas
(Aleyhisselam), 20- Elyesa’ (Aleyhisselam), 21 – Zülkifl (Aleyhisselam), 22- Eyyüb
(Aleyhisselam), 23- Yunus (Aleyhisselam), 24 – Lut (Aleyhisselam). 76-Resullerden bes tanesi, “Ülü’l-Azm” olup bunlar da Nuh, _brahim, Musa, _sa ve Muhammed
Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dir.
Bunların en üstünü, kainatın efendisi sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa’dır.
77-İtikadi mezhepler kaç kısımdır?iki kısımdır. “Ehl-i Sünnet”, “Ehl-i Bid’at

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

78-Ehl-i Sünnet ne demektir?Peygamber
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ashabının gittigi yoldan gidenlerdir.
79- Ehl-i Sünnet kaç kısımdır?Üç kısımdır.
80-Selefiyye kimlerdir?Ashab-ı Kiram ve tabiin’in mezhebini kendilerine mezheb edinmis fakihler (fıkıh alimleri) ve mahaddisler (hadis alimleri) dir.
81-Ebû Mansur-u Matüridi kimdir?İmam Ebü Mansur-u Matüridinin adı Muhammed’dir. Hicretin 280. yılında, Buhara ilçelerinden bir ilçe olan Maturid’de dogmustur. Ve bu köye nisbet edilerek kendi sine:“Matüridi” denilmistir.
82-İmam-ı Es’ari kimdir?İmam-ı Es’ari’nin ismi Ali, baba sının adı da _smail’dir. Hicretin 260. Yılında Basra’da dogmus, 324. yılında Bagdat’da ansızın vefat etmistir.
83-Es’ariler kimlerdir?Ebu’l-Hasen El-Es’ari’yi itikat hususunda imam kabul eden kisilerdir.
85-Ehl-i Bid’at kimlerdir?Asr-ı saadetten sonra ortaya çıkmıs, Ser’i bir delile dayanmayan bazı inanç ve davranısları benimseyen gruplardır.Diger bir ifade ile Sünni kelamcılara göre:
86-Allah-u Teala’nın sıfatları kaç kısımdır?
Tenzihi (Selbi), Subûti ve Fiili olmak üzere üç kısımdır.
87-Tenzihi (Selbi), sıfatlar ne demektir?Allah-u Teala’ya nelerin isnad edilemeyecegini anlatan sıfatlardır.
88-Tenzihi (Selbi) sıfatlar nelerdir?Tenzihi (Selbi) sıfatlar altı tanedir;
1- Vücut,
2- Kıdem,
3- Bekâ,
4- Vahdaniyet,
5- Muhalefetün Li’l-Havadis,
6- Kıyam bi nefsihi.
89-Vücut ne demektir?Yoklugu düsürtülmemektir. Bazı itikat kitaplarında vücut sıfatını tenzihi (selbi)sıfatlardan saymayıp, ona “Sıfatı Nefsiyye” denilmistir. (Muvazzah ilm-i Kelam, Osmanlıca shf. 118)
90- Kıdem ne demektir?Varlıgının baslangıcı olmamak.
91-Bekâ ne demektir?Varlıgının sonu olmamak.
92-Vahdaniyet ne demektir?Ortagı bulunmamak.
93-Muhalefetün Li’l-Havadis ne demektir?
Yaratılmıslara hiç bir yönden benzememek.
94-Kıyam bi nefsihi ne demektir?Varlıgı için baskasına muhtaç olmamak.
95- Sübûti sıfatlar ne demektir?Allah-u Teala’nın zatına nisbet edilen ve O’nun ne oldugunu ifade eden sıfatlar demektir. Bu sıfatlara “Zatiye, Vücûdiye” sıfatları da denilir.
96- Sübûti sıfatlar nelerdir?
1- Hayat: Diri olmak,
2-İlim: Bilmek,
3- Sem’:İsitmek,
4- Basar Görmek,
5- Kudret: Güç yetirmek,
6-İrade: Dilemek,
7- Kelam: Konusmak,
8- Tekvin: Olusturmak.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

97- Fiili sıfatlar ne demektir?Allah-u Teala’nın kainatla olan münasebetini en açık bir sekilde ifade eden ve O’nun kainatı yaratıs ve idare edisini oldukça ayrıntılı bir biçimde anlatan sıfatlardır.Allah-u Teala’nın: Tahlik (icat etmek, yoktan yaratmak), Terzik (rızık vermek), _hya
(diriltmek), _mate (öldürmek), Ten’im (nimet vermek), Te’zib (azap etmek) gibi bütün
filleri, Allah-u Teala’nın subuti sıfatı olan: “Tekvin” sıfatına raci (dönücü) dür.
98-İnanç bakımından insanlar kaç kısımdır?
İnanç bakımından insanlar üç kısımdır ;
1- Mü’min,
2- Kâfir,
3- Münafık.
99-Mü’min kime denir?İslam dininde kesin delillerle sabit olup “Zaruriyat-ı diniye” diye isimlenen esasları ve hükümleri kalp ile tasdik edip kabullenen kisiye denir.
100-Kafir kime denir ?İslam dininde kesin delillerle sabit olan hükümlerin hepsini veya birini kabul etmeyip inkar eden kisiye denir.
101-Münafık kime denir?İslam dininde kesin delillerle sabit olan hükümleri kalben tasdik etmedigi hal de diliyle “tasdik ettim” diyen kisidir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

102-DÖRT BÜYÜK KİTAP
a-TEVRAT:
İsminin Anlamı: Kanun,öğreti
Vahyedilen Peygamber: Hz Musa(as)
Diğer İsimleri: Ahd-i Atik,Ahd-i Kadim(her ikiside eski ahit,eski anlaşma anlamlarına gelir)
Gönderilen Toplum: İsrailoğulları(yahudiler)
Günümüzdeki Durumu: Tahrif edilmiş bir kitap olarak bulunuyor
b-ZEBUR:
İsminin Anlamı: Yazılı şey,kitap
Vahyedilen Peygamber: Hz Davud(as)
Diğer İsimleri: Mezmurlar(Melodik bir şekilde okunan söz anlamına gelir)
Göderilen Toplum: İsarailoğulları(yahudiler)
Günümüzdeki Durumu: “Mezmurlar” adı altında Tevrat içerisinde bir bölüm olarak yer almaktadırTahrif edilmiştir
c-İNCİL:
İsminin Anlamı: Müjde,öğreti,öğretici
Vahyedilen Peygamber:Hz İsa(as)
Diğer İsimleri: Ahd-i Cedid(yeni ahit,yeni anlaşma anlamına gelir)
Gönderilen Toplum: İsarailoğulları
Günümüzdeki Durumu: Tahrif edilmiş bir kitap olarak bulunuyor

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

d-KUR’AN-I KERİM:
İsminin Anlamı:Okumak, toplamak, bir araya getirmek
Vahyedilen Peygamber: Hz Muhammed(sav)
Diğer isimleri: Kitap, Zikir(hatırlatma), Furkan(hakkı batıldan ayıran ölçü), Hüda(hidayet)
103-Kur`an-i Kerim ayet sayısı:6666 ayettir.Kufe ekolune göre 6236 ayettir.
104-Kur`an- i Kerim` de ilk inen ayetler:Alak suresinin ilk bes ayetidir.
105-Kur`an- Kerim`in en uzun suresinin ismi nedir?-Bakara suresi.286 ayettir.
106-Hurf u seaba :Kur`an- Kerim`in yedi harf üzere inmesidir.
107-20 Ekim.1961 tarihinde Diyanet Isleri Baskanligi 3 ciltlik bir Kur`an-i Kerim meali yayınladı.
108-Diyanet Isleri Baskanligiilk defa bir Kur`an (Mushaf) basimini 20.Nisan.1960 gerçekleştirdi.
109-Diyanet Isleri baskanliginca 1.Uluslararasi Kur`an-i Kerim yarismasi
20.Ekim.1997 tarihinde Ankara`da yapildi.Yarismaya 20 ülkeden 37 yarismaci katildi.
110-Kur`an- i Kerim okumaya„Euzü Besmele“ ile baslanir.Bir Kur`an-i Kerim ele alinarak okunacagi zaman abdestli bulunmak gerekir.
111-Dört büyük kitaba ve sahifelere,“Ilahi kitaplar“ denildigi gibi tasidiklari yüksek vasiftan dolayi“Semavi Kitaplar“ ve Cibril-i Emin araciligi ile indirilmis olduklarindan „Münzel Kitaplar“ denir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

112-KUTSAL KİTAPLAR
Allah Teâlâ’nın insanları irşad etmeleri için gönderdiği peygamberlere, insanlığa tebliğ etmek üzere indirdiği kitablar. Semavî kitablara aynı zamanda “ilahî kitablar” veya “Kütüb-i Münezzele“de denir.Semavî Kitab, Hz. İbrahim’e sahifeler içinde, Hz. Musâya elvah (levhalar) üzerinde yazılı olarak indirilmiştir. Hz. Muhammed (s.a.s)’e Kur’an-ı Kerim peyderpey (tedricen) çeşitli vahiy şekilleriyle lafızlar olarak indirilmiş, Hz. Peygamber (s.a.s) de bunları sırasına göre vahiy katiblerine yazdırmıştı.Ebû İdris el-Havlânî’nin Ebû Zer’den rivâyet ettiği bir hadisinde Peygamberimiz, Yüce Allah’ın Hz. Âdem’e 10 sahife, Hz. Şît’e 50 sahife, Hz. İdris’e 30 sahife, Hz. İbrahim’e 10 sahife; ayrıca Tevrât, Zebûr, İncil ve Kur’an-ı indirdiğini beyan etmiştir. Hz. İbrahim’e ve Tevrat indirilmeden önce Hz. Mûsâ’ya suhufun (sahifelerin) indirildiği, Kur’an’da bildirilir (en-Necm, 53/37-54; el-A’lâ, 87/19). Yine Kur’an-ı Kerim’de Hz. Mûsâ’ya Tevrât’ın indirildiği (el-İsrâ, 17/2; el-Mâide, 5/44); Hz. Davûd’a Zebûr’un (en-Nisa, 4/163) ve Hz. İsa’ya da İncil’in indirildiği (el-Maide, 5/46, 110) ifade edilmiştir.
İlahî kitaplar ALLAH kelamı olmak bakımından aralarında farklılık bulunmamasına rağmen, hacimleri ve hitap ettikleri kitlenin büyüklüğüne göre, suhuf ve kitap olmak üzere ikiye ayrılırlar.
1) Suhuf:Sahife kelimesinin çoğulu olan suhuf, dar bir çevrede, küçük topluluklara, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde indirilen birkaç sayfadan oluşmuş küçük kitap ve risalelere denilir. Kur’an-ı Kerîm’de Hz. İbrahim ve Musa’ya indirilen sayfalardan bahseden iki ayet vardır (en-Necm 53/36-37; el-A’la 87/14-19). Bunun dışında Kur’an’da ve mütevatir hadislerde suhuf ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Ebü Zer’den rivayet edilen bir zayıf hadise göre sayfaların sayısı 100 olup şu peygamberlere indirilmiştir. Hz.Adem’e 10 sayfa, Hz.Şit’e 50 sayfa, Hz.İdris’e 30 sayfa, Hz.İbrahim’e 10 sayfa (bk. Süyütî, ed-Dürrü’l-mensür, VIII, 489; Alüsî, Rühu’l-meani, XV, 141-142). Bugün bu sayfalardan elimizde hiçbir şey yoktur.Suhufa göre daha hacimli ve kitap şeklinde olan ve evrensel mesajlar içeren ilahî kitaplar ise Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an olmak üzere dört tanedir.
a) Tevrat:Tevrat İbranîce bir kelime olup “kanun, şeriat ve öğreti” anlamlarına gelir. Hz. Musa’ya indirilmiştir. Esfar-ı Hamse ve şeriat kitabı da denilen Tevrat, Ahd-i Atîk veya Ahd-i Kadîm’in (Eski Ahit) ilk ve en önemli bölümünü teşkil eder. Tevrat’ın aslının ALLAH kelamı ve peygamberine indirdiği kutsal bir kitabı olduğuna inanmak her müslümana farz olup, bunu inkar etmek kişiyi küfre düşürür. Çünkü Kur’an-ı Kerîm’de Tevrat’ın ALLAH’ın kutsal kitaplarından biri olduğu açıklanmıştır: “Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat’ı indirdik…” (el-Maide 5/44).
c) Zebur:Kelime olarak “yazılı şey ve kitap” anlamına gelen Zebur, Hz. Davud’a indirilmiş olan ilahî kitabın adıdır. Bu konuda Kur’an’da şöyle buyurulur:”…Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Davud’a da Zebur’u, verdik” (el-İsra 17/55).
d) İncil:İncil kelime olarak “müjde” anlamına gelir. Hz. İsa aracılığıyla İsrailoğulları’na indirilmiştir: “Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak peygam*berlerin izleri üzerinde, Meryem oğlu İsa’yı arkalarından gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nur bulunmak, önündeki Tevrat’ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik” (el-Maide 5/46).İncil Ahd-i Cedîd (Yeni Ahit) denilen Hristiyan kutsal kitabının ilk bölümünü teşkil eder.
e) Kur’an:ALLAH tarafından gönderilen ilahî kitapların sonuncusu olan Kur’an-ı Kerîm, son peygamber Hz. Muhammed’e indirilmiştir. Sözlükte “toplamak, okumak, bir araya getirmek” anlamına gelen Kur’an terim olarak şöyle tarif edilir:
“Hz. Peygamber’e indirilen, mushaflarda yazılı, Peygamberimiz’den bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, okunmasıyla ibadet edilen, insanlığın benzerini getirmekten aciz kaldığı ilahî kelamdır”.
2-Dört Büyük Kitap:Tevrat, Zebur , İncil ve Kuran.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

112-İMANIN ŞARTLARI:6
ALLAH’A İMAN:İslamda inanılması gereken esasların birincisi Allah’ın varlığına ve birliğine inanmaktır. Allah inancı olmadan O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve diğer iman esaslarına inanmak mümkün olmaz. Bunların hepsi Allah inancına bağlıdır.Akıl sahibi olup da ergenlik çağına gelmiş olan her insana düşen ilk görev, yaratıcısı olan Allah Teala’yı tanımak, O’na iman edip kullukta bulunmaktır. “O göklerin, yerin ve bunların arasındaki her şeyin rabbidir. O’na kulluk et ve O’na kullukta sabret. Hiç O’nun adıyla anılan birini biliyor musun?” (Meryem, 65)
Mükellef olan herkese ilk önce farz olan Allah’a iman etmektir. Bu iman Allah’ın varlığına ve birliğine, O’ndan başka ilah olmadığına imandır.
113-ALLAH TEÂLÂ’NIN SIFATLARI
A- ZATİ SIFATLAR (SIFAT-I SELBİYYE)
Allahü Teala’nın zati sıfatları 6 tanedir.
A) Vücut: Var olmak demektir.
B) Kıdem: Allah’ın varlığının öncesinin olmamasıdır.
C) Beka: Allah’ın varlığının sonu olmaması demekıir
D) Vahdaniyyet: Bir olmak demektir
E) Muhalefetün lil-havadis: Sonradan var olanlara benzememek demektir.
F) Kıyam bi nefsihi: Allah’ın varlığı ve varlığının devamlı olması kendindendir.
B- SUBUTİ SIFATLAR
Allahü Teala’nın subuti sıfatları 8 tanedir.
A)Hayat: Allah’ın canlı, diri, yani hayat sahibi olması demektir
B)İlim: Allah’ın, geçmiş ve gelecekteki her şeyi en küçük ayrıntısına kadar bilmesidir.
C)Semi: Allah’ın her şeyi iştmesidir. Allah kulağa ihtiyaç duymadan herşeyi işitir.
D)İrade: Dilemek demektir. Allah dilediğini yaratır, O’nun iradesi (dilemesi) dışında hiç bir şey olmaz.
E- Kudret: Gücü yetmek demektir.
F- Kelam: Söylemek, konuşmak demektir.
G- Tekvin: Allah’ın yoktan var etmesi, yaratması. Her şeyi Allah yaratmıştır.
114-MELEKLERE İMAN:Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır. Erkeklik ve dişilikleri yoktur. Yemek yeme, uyuma, yorulma gibi insani hallerden uzaktırlar. Güzel kokulardan, güzel sözlerden, Kur’an dinlemekten, ilimle uğraşılan yerlerde bulunmaktan hoşlanırlar. Melekler Allah’a hiç isyan etmeyecek şekilde yaratılmışlardır. Her zaman Allah’a itaat ve ibadet ederler.
Melekler görülmezler. Allah onları göremeyeceğimiz şekilde yaratmıştır. Melekler çok hızlı hareket edebilirler. Verilen vazife ne kadar ağır olursa olsun, o vazifeyi yapabile-cek güçtedirler.Melekler mutlak gaybı bilmezler. Sadece Allah’ın kendilerine bildirdiği kadarını bilirler. Gaybı yalnızca Allah bilir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

115-Dört Büyük Melek
1) C ebrail (a.s.); Vazifesi, Allah ile Peygamberler arasında elçiliktir.
2) .Mikail (a.s.); Vazifesi, tabiat olaylarını idare etmektir.
3) İsrafil (a.s.); Vazifesi, Allah emrettiği zaman “Sur”a üfürecektir. Birinci üfürüşte kıyamet kopacaktır. İkinci üfürüşte ise, bütün ölüler dirilecektir.
4) Azrail (a.s.); Vazifesi, canlıların ruhunu almaktır.
116-Diğer Bazı Melekler ve Vazifeleri
1) Kiramen Katibin: İnsanların yaptığı amelleri yazarlar
2) Hafaza Melekleri: Allahü Teala hafaza melekleri hakkında Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “O’nun ve her insanın önünde ve arkasında kendisini Allah’ın emriyle gözetleyecek takipçi melekler vardır.” (Ra’d, 11)
3) Münker ve Nekir: Bu iki melek, ölen her insana kabirde sual sormakla görevlidir.
4) Hazene-i Cennet ve Cehennem: Bu melekler cennet ve cehennemin bekçileri durumundadır. Cennet meleklerinin başındaki meleğin adı “Rıdvan” dır. Cehennem melek-lerine “Zebani” denir. Başındakine ise “Malik” adı verilir.
117-KİTAPLARA İMAN:Suhuf (Sayfalar -Küçük Kitaplar-Allah tarafından gönderilen kitaplardan bazıları birkaç sayfadan meydana gelen küçük kitaplardır. Bunlara sahifeler (sayfalar) anlamına gelen “suhuf” denilir. Bu suhuflar
şu peygamberlere gönderilmiştir:
1) Adem (a.s.)’e 10 sayfa,
2) Şit (a.s.)’e 50 sayfa,
3) İdris (a.s.)’e 30 sayfa,
4) İbrahim (a.s.)’e 10 sayfa olmak üzere toplam 100 sayfa nazil olmuştur.
Büyük kitaplar dört tanedir. Bu kitaplar şu peygamberlere gönderilmiştir:
1) Tevrat, Hz. Musa’ya,
2) Zebur, Hz. Davud’a,
3) İncil, Hz. İsa’ya,
4) Kur’an-ı Kerim, Hz.Muhammed’e indirilmiştir.
Zebur, Tevrat ve İncil’in aslı bozulmuş, insanlar tarafından tahrif edilmiş (değiştirilmiş) lerdir. Kur’an-ı Kerim, kendinden önceki kitapların hükmünü nesh etmiş, yani ortadan kaldırmıştır.
118-Vahy ve VahyinÇeşitleri
“Vahy”in sözlük anlamı: Bir şeyi gizli ve çabuk bildirmek demektir.
Vahyin terim anlamı: Allahü Teala tarafından doğrudan doğruya, ya da elçi melek vasıtası ile peygamberlere bildirilen ve kesinlik ifade eden bilgilere vahiy denir.
119-Vahyin Çeşitleri:
1) Sadık Rüya: Allah dilediği bilgileri doğru bir bilgi ile peygamberlerine bildirmiştir. Peygamberlerin rüyalarında gördükleri şeyler aynen gerçek çıkmıştır. Peygamber efendimize de zaman zaman vahiy böyle gelmişti.
2) İlham Yoluyla Vahiy: Allah’ın dilediği şeyleri peygamberin kalbine koyması şeklindeki vahiy çeşididir.
3) Perde Arkasından Vahiy: Allah ile peygamber arasında bir vasıta olmadan ve söyleyeni görmeden Allah kelamının işitilmesidir.
4) Melek Aracılığı İle Gelen Vahiy: Allah Teala’nın, bildirmek istediği bilgileri bir melek ile peygamberine bildirmesi şeklidir. Bu melek Cebrail (a.s.)’ dir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

-PEYGAMBERLERE İMAN eygamber kelimesi, Farsça bir bir kelime olup, Sözlükte, haber getiren kimse demektir. Rasul ve nebi kelimesinin karşılığıdır. Peygamber: Allah’ın, kullarına dinini bildirmek için görevlendirdiği seçkin kimselerdir. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde peygamber kavramı olarak “Nebi” ve “Rasul” kavramları geçer.
Mütenebbî: Son peygamber olarak Hz. Muhammed’in (s.a.v.) gelmesi ve O’ndan sonra başka peygamberin gelmeyecek olmasına rağmen, peygamberlik iddiasında olan kimselere verilen isimdir. Bunlara yalancı peygamber de denir. Bu kişiler 3’e ayrılır:
a) Deliler,
b) Şöhret düşkünü olanlar,
c) Menfaatçiler.
İlk mütenebbi, Peygamberimiz zamanında ortaya çıkan Müseylimetü’l-Kezzab’tır. Bu yalancı peygamber, Hz. Ebu Bekir’in halifeliği zamanında yapılan savaşta öldürülmüştür.
121-Peygamberlerin Sıfatları
1-) Sıdk; Doğruluk
2-) Emanet; Güvenilir olmak demektir
3-) Fetanet; Peygamberler, insanların en zekileri ve en akıllılarıdır.
4-) İsmet; Günah işlememek demektir
5-) Tebliğ; Bildirmek demektir
Bütün peygamberler, tebliğ görevini yapmak için büyük meşakkat ve çilelere göğüs
122-Kur’an’da İsmi Geçen Peygamberler
Adem, İdris, Nuh, Hud, Salih, Lut, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub, Yusuf, Şuayb, Harun, Musa, Davud, Süleyman, Eyyub, Zülkifl, Yunus, İlyas, Elyasa, Zekeriyya, Yahya, İsa, Muhammed Mustafa (s.a.v.).
123-Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de ismi geçtiği halde peygamber olup olmadıkları hakkında bilgi bulunmayanlar vardır. Bunlar: Uzeyir, Lokman ve Zülkarneyn’dir.
124- İMAN:
Mizan: Ahirette, amellerin tartılması için Allah’ın kıyamet günü ortaya koyacağı terazilerdir
Şefaat:Günahı sevabından çok olduğu için cehenneme girecek günahkar müslümanlara, Allah’ın izin ve yetki vermesiyle öncelikle Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şefaat edecektir. Bu şefaat müslümanlara Allah’ın lütfudur. Müslümanlar bu şefaate nail olabilmek için Peygamberimizin sünnetine uymalıdırlar.
Kıyamet gününde 3 sınıf insan Allah’ın izniyle şefaat edecektir. Bunlar; peygamberler, âlimler ve şehitlerdir.
125-Sırat:Cehennem üzerine kurulmuş olan bir köprüdür.
126-Havz-ı Kevser:Allah Teala kıyamet günü peygamberlerine havzlar verecektir. Her peygamber, ümmetinin cenneti kazananlarına bu havzdan içirecektir.
Havz-ı Kevser, peygamber efendimize verilen havzın ismidir. “(Ey habibim!) Biz sana Kevseri verdik.” (Kevser,1) Bu havz baldan tatlı ve sütten daha beyazdır. Bu havzdan içenler bir daha susamayacaktır. Peygamber Efendimiz’in şefaatını kazanama-yanlar bu havzdan içemeyeceklerdir.

127-KADER VE KAZAYA İMAN
Kader, Allah’ın ilim ve irade sıfatı ile ilgilidir. Allah ilim sıfatı ile olmuş ve olacak şeyleri bilir. İrade sıfatı ile şöyle veya böyle olmasını tercih ve takdir eder.
Kaza: Ezelde Allah tarafından bilinen ve takdir edilen şeylerin, zamanı ve yeri geldiğinde Allah tarafından ortaya çıkarılmasıdır.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

1-Allahın sıfatları:allahın sıfatları 14 tanedir. İki kısma ayrılır;
a)Allahın Zatı Sıfatları:6
Vücud,Kıdem,Beka,Vahdaniyet,Muhalefetün Lil Havadis,Kıyam Binefsihi.
b)Allahın Subuti Sıfatları:8
Hayat,İlim,semi,Basar, İrade, Kudret, Kelam, Tekvin.
2-Allaha şirk koşan kimseye müşrik denir.
3-Hidayet kelimesinin zıddı dalalet.
4-Rüyetullah:Müminlerin ahirette Allahı görmesisine denir.
5-Peygamberlerin sıfatları:Sıdk, emanet, fetanet, ismet, tebliğ.
6-İslamda bilginin kaynakları:
1-Doğru haber a)Vahiy, b)Mütevatir haber.
2-Selim hisler dediğimiz 5 duyu
3-Akıl.
7-Büyük günah işleyenlere Mürtekibi Kebire denir.
8-Zelle eygamberlerden sadır olan küçük hata ve sürçmesine zelle denir.
9-İstidrac:İnkarcı ve günahkar kişilerden arzu ve isteklerine uygun olarak meydana gelen olaganüstü olaylara istidrac denir.
10-Mizan:Ahirette hesaptan sonra herkesin amellerinin tartıldığı ilahi adalet ölçüsüne mizan denir.
11-İrhas:P eygamber olacak kimslerin Peygamber olmadan önce göterdikleri olağnüstü durumlara irhas denir.
12-Elfaz-ı küfür:Söyleyen kimsenin inkarına delalet eden sözlerdir.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

13-İnanç bakımından insanlar üçe ayrılır:Mümin, münafık, kafir.
14-Dört büyük melek:cebrail, mikail, israfil ve azrail.
15-Dört büyük kitap:Tevrat(Hz.Musa),Zebur(Hz.Davud), İncil(Hz.İsa), Kuranı Kerim Peygamberimize gönderildi.
15-Rıdvan:Cennetteki meleklerin başknı.
16-Malik:Cehennemdeki meleklerin başkanı.
17-Kiramen katibin:Sevap ve günahlarımızı yazan melekler.
18-Hak Dinlerin gayesi:Aklı muhafaza, dini muhafaza, nesli muhafaza, nefsi muhafaza ve malı muhafaza.
19-İslam Dininin kaynakları(Edille-i Şeriyye):Kitap, sünnet, icma ve kıyas.
20-Ehl-i Kıble:Kabeye doğru yönelerek namaz kılmanın farz oluşunu kabul eden kimselerdir.
21-Dehriyyun:zaman ve maddenin ebediliği görüşünü benimseyenler.
22-Mukarrebun ve İlliyyun Melekler daima Allahı tesbih eden ve anan, Allaha çok yakın ve Onun katında şerefli mevkii bulunan melekler.
23-Mezhep:Bir din bilginleri arasındaki yorum farkından meydana gelen görüşlri brnimseme.
24-Berzah Alemi:Ölümle başlayıp yeniden dirilinceye kadar devam edecek hayat.
25-İtikatı Mezhepler:Ehl-i sünnet, Ehl-i bidat.
26-Ehl-i Sünnet mezhepler:Selefiyye,maturidi mezhebi, Eşari Mezhebi.
27-Ameli mezhepler:Hanefi mezhebi,maliki mezhebi, şafii mezhebi, hanbeli mezhebi.
28-İman iki kısma ayrılır:İcmali iman, tafsılı iman.
29-Zahirurrivaye kitaplar:Hanafi mezhebi imamı azamın talebesi İmamı Muhammedin 6 kitabıdır.Bunlar; Mebsud Ziyadet,camiussağır,siyerrussağır, camiulkebir, siyerulkebir.
30-Mutezile: “Kul kendi fiilinin yaraticisidir.” fikrini benimseyerek irade hürriyetine vurgu
yapan itikadî mezhep.
31-Ilk fikih usûlü kitabi olarak bilinen Imam Safiî’ye ait eser,er-Risale.
32-Kur’an’in cem’i ile görevlendirilen sahâbi : Zeyd b.Sabit.
33-İmanın sadece dil ile ikrardan ibaret olduğunu
savunan Hariciler mezhebidir

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

34-İRHAS eygamber olacak şahsın, henüz peygamber
olmadan önce gösterdiği olağan üstü fi illere
irhas denir.
35-Tevhid:İmamı maturidinin eseri.
36-Dört büyük melek:Cebrail , Mikail,İsrafil, Azral.
37-Kiramen Katibin:İnsanın sağında ve solunda bulunan iki meleğin adı.
38-Münker ve Nekir:Ölümden sonra kabirde sorgu ile görevli iki melek.
38-Hamele-i Arş:Arşı taşıyan meleklerin adıdır.
39-Mucize dışında diğer olağan üstü haller:İrhas,Keramet,Meunet,İstidrac, İhanet.
40-Cüzi irade:Külli iradenin, baska bir ifade ile irade gücünün kullanilmasidir, yani herhangi bie seyin yapilmasi veya yapilmamasi siklarindan birinin tercidir.
41-Ecel:her canlinin hayatinin sona erecegi zaman.
42-Ecel-i Müsemma:Allah tarafindan tayin edilmis ömrün sonunda gelen ecel.
43-Ecel-i Kaza:Tehlikeye ugramak suretiyle gelen ecel. 44–Kebire:Büyük günahlar
45-Menzile Beyne`l-Menzileteyn:Mu`tezilenin 5 inanc esasindan biri.
46-Mushaf:Kur`an- i Kerim ayetlerinin iki kapak arasinda toplanmasindan olusan kitap.
47-Resül:Kendisine kitap verilen peygamberlere rasül denir.
48-Vahiy-i Gayri Metlüv kunmayan vahiy demektir.Peygamberin Kur`am disi aldigi vahiydir.Cibril,Kur`an icin indigi gibi sünnet icinde iniyordu.

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSgWgKuY-h88onw5Zj0HFajbh8N3cEPziQnbqo4GeYeAELtZSPWnQ

49-Vahy-i hafi(Gizli vahiy):Bir insanin kalbine bir anlamin ansizin telkin edilmesine denir.Buna vahy-i deruni de denir.
50-Vahy-i Metlüv kunan vahiy demektir.Bundan maksat Kur`an`dir.
51- el-Vikaye,Hanefî fikhinda “mütûn-i erba’a” ismiyle meshur olan eserlerdendir.
52-Vahy-i münzel:Kur`an.
53-Tahaddi ayetleri: Kur’an’ın bir benzerinin getirilemeyeceğini ifade eden ve müşriklere meydan
okuyan ayetlere denir.
54-İncil’in kelime anlamı Müjde

11

Ağustos
2012

Merak Edilen Dini Konular

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  1.068 Kez Okundu

1-Peygamberimizin kabri neden Medinededir ?

2-Anne kızına fidye verebilirmi?

3-Oruçlu iken saça kına yakılır mı

4-Göbekten iğne vurulmak orucu bozarmı ?

5-Peygamberimiz oruç iken hangi savaşa katıldı?

6-Torunundan anne annesine fitre düşermi?

7-Hayızlı kadının sabah temizlenip oruca niyet edebilir mi?

8-Sahabeden yedi abdullah kimlerdir?

9-Yusuf aleyhisselamın lakabı nedir?

10-Hz.Lut aleyhisselam kaç yaşında öldü?

11-Camiye girerken nelere dikkat etmeliyiz ?

12-Edille i şeriyye ne demektir?

13-Allahın dinini peygamberlerine bildirmesine ne ad verilir ?

14-Peygamber efendimizin sırtındaki nübüvvet mührünü öpen sahabe kimdir?

15-Veda hutbesi nerede okundu ?

16-Hz.Ömer ramazanda mı şehit edildi ?

17-Peygamber efendimizin kabrinin yanında kimler yatıyor?

18-Kur’an’ı kerim’de “zehraveyn”(iki çiçek manasına gelen) diye bilinen iki sure hangileridir ?

19-Mesacid-i Seba nerededir?Niçin bu ismi almıştır?

20Hayız halinde iken kulak delinir mi ?

21-25.cüzde kac tane tilavet secdesi var

22-Kur’an okuma şekilleri hadr

23-Bir hasta fidyesini kızına verebilir mi ?

24- Ay halinin kaçıncı günü oruç tutulur ?

25 -Din nedir kaça ayrılır ?

26-Kuranda durak isaretleri anlamlari

27-Pefendimizin anneannesi kabri nerededir ?

28-Anne dul kızına fidye verebilir mi

29-Gebe iken kanama gelirse oruç tutulur mu?

30-Hayşum harfleri nelerdir?

31-Hz. Hamza kaç yaşında müslüman oldu ?

32-Kuranın 89. suresi hangisidir ?

33-Peygamber yurduna ne ad verilir ?

34-Yanık sürülen ilaç orucu bozar mı ?

35-İbrahim suresi kaçıncı sayfadadır?

36-Hangı peygamber kimin oğludur?

37 -Tarık suresinin türkçe anlamı nedir?

38-Ehli sünnete en yakın hariciye mezheb hangidir?

39-Sağlıklı kişi fidye verebilir mi?

40-Burundan gelen kan genize giderse orucu bozar mı ?

41 -Kuranda hamim kaçıncı cüzde bulunmaktadır?

42-Oruçlu iken yüze krem sürülür mü ?

43-Teravih namazı arasında su içilir mi?

44-Hendek savaşında hendek kazma fikrini kim ortaya attı?

45-Ezanı rüyasında gören sahabe kimdir?

46-İlk İslam şehidi kimdir

47-Oruçlu iken iftara 15 dakika kala adet olan bir kadının orucu bozulur mu?

48-Peygamberimizin soyu kimlerle devam etmiştir?

49-Hz.Aişe validemiz nereye defnedildi?

50-Hz.Yusuf Aleyhisselamdan sonra kim Peygamber olmuştur?

51-Hateneyn kimler için kullanılır?

52-Ehl-i Beyt kimlerdir?

53-Bedir savaşında kaç şehit oldu?İlk şehit kimdir?

54-Hendek savaşında kaç şehit oldu?

55-Ezanı ilk defa kim okudu?

56-Ezan okunduğunda hangi dua okunur?

57 iki adet arası temizlik süresi kaç gündür?
58-Teyemmümle abdest alırken sırayı gözetmenin hükmü nedir?
59-Kur’an-i kerim kaç yılında nazil oldu?
60-İslamda 4 kutsal ay hamgileridir?
61-İmami azam hazretleri kaç yaşında vefat etti ?
61-Salvelenin anlamı nedir?
62-Fıkhul Ekber kimin eseridir?
63-Oruç hicretin kaçıncı yılında farz kılındı?
64-Fidye ne demektir?
65-Abdullah bin Cübeyr kimdir?
66-Hülafi  Raşidin kimlerdir?

67-Sahur  ne  demektir?

68-Dini  hitabet  ne  demektir?

69-Havkale   ne  demektir?

70-Bayram  namazının hutbesinin hükmü  nedir?

10

Ağustos
2012

MBST TECVİD SORU VE CEVAPLARI

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  587 Kez Okundu

Soru 1 Kur’an-ı kerim okumaya başlarken isti-azenin hükmü nedir :?:
Cevap 1 Süre evvellerinde isti-aza bir kısım Alimler vacip demişler isede esah olan ekser ulemaya göre sünnettir.

Soru 2 Süre başlarında besmelei şerife okumanın hükmü nedir :?:
Cevap 2 Berae(tevbe)süresi hariç bütün surelerin başı besmele-i şerifenin mahallidir.Besmele-i şerifenin okunması sünnettir.

Soru 3 Berae süresinin başında besmele-i şerif okunurmu :?:
Cevap 3 Berae süresinin başında besmele okumak caiz değildir.Diğer ayetlerinde ise beis yoktur.

Soru 4 Kur’an- kerim kaç tahrik üzere okunur?her tarika göre med miktarları ne kadardır :?:
Cevap 4 Kur’an-ı kerim 3 tarık üzere okunur.
Tahkik tarıkında:
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :4 elif mikdarı
Meddi munfasıl:4 elif mikdarı
Meddi lazım:4 elif mikdarı
Meddi Arız:4 elif mikdarı
Meddi Liin:3elif mikdarı med iledir…
Tedvir tarikınde
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :3 elif mikdarı
Meddi munfasıl:3 elif mikdarı
Meddi lazım:3 elif mikdarı
Meddi Arız:3 elif mikdarı
Meddi Liin:2 elif mikdarı med iledir…
Hadır tarıkında ise
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :2 elif mikdarı
Meddi munfasıl:1 elif mikdarı
Meddi lazım:2 elif mikdarı
Meddi Arız:1 elif mikdarı
Meddi Liin:2 elif mikdarı med iledir…

Soru 5 Tecvidin hükmü nedir :?:
Cevap 5 Tecvid öğrenmek ona riayet وَرَتِِلِ الْقُرْ ءَانَ تَرْتِيلاً hükmüne göre farzdır…
Soru 6 Tertil ne demektir :?:
Cevap 6 harflerin tecvid ve sıfatı lazimelerinin sıfat-ı arizelerini bilmek anlamak vakıflarını, durulacak yerler ve başlayacak yerleri bilmek ve tatbik etmektir.Vakıf ve ibtida peygamber efendimiz bizzat fiili sünneti ile sabittir.

Soru 7 Tecvid kelimesinin lugat manası nedir :?:
Cevap 7 Bir nesneyi güzel etmek ve hoşca yapmak manasınadır…

Soru 8 İlmi tecvidin şer’an hükmü ne ile sabittir :?:
Cevap 8Kitab Sünnet İcma-i ümmet ile sabittir.

Soru 9 Tecvidin tarifi nedir :?:
Cevap 9 و هو اعطاء الحروف حقوقها وترتب مراتبها وردالحرف الي مخرجه واصلهTecvid harflerin hakkını ve vermek mertebelerini tertip etmek harfi mahreç ve aslına red ermektir.

Soru 10 Tecvid ilmi nedir :?:
Cevap 10 kendisinde harflerin mahreçlerinden ve sıfatlarından bahs edilen bir ilimdir.Yani harflerin mahreç sıfatlarına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten ilimdir.
Soru 11 Tecvidin gayesi ve faidesi n nedir :?:
Cevap 11 Lisanı hatadan ve noksandan ve ziyadeden hıfz edip me’murun bihe imtisaldir.Yani harflerin mahreç ve sıfatalrına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten bir ilimdir…

Soru 12 Tecvid eserinin ilk musannifi kimdir :?:
Cevap 12 Tecvid eseri ilk defa hicri 325 niladi 936 tarihlerinde vefat eden musa bin ubeydullah ibni yahya ibni hakan tarafından yazıldığı beyan edilmektedir…

Soru 13 Harfi med kaç tanedir neye denir :?:
Cevap 13 Harfi med 3 dür و ي ا
و sakin olsa makabli mazmum olsa
ي sakin olsa makabli meksur olsa
ا elif ise daima sakin olup makabli meftuh olmakla cemi zamanda harfi med olur Her üç harf kendi cinsinden hareke alırsa harfi med olur (Mukadder harf ile)

Soru 14 Harfi liin kaç tanedir neye denilir :?:
Cevap 14 Harfi liin 2 dir و ي sakin olup makabilleri meftuh olursa harfi liin olur her 2 harf kendi cinsinden hareke almaz harfi liin harfi med demektir…

Soru 15 Aslı med ne demektir, Fer-ı med ne demektir, Aralarındaki fark nedir :?:
Cevap 15 Aslı med 1 elif mikdarı (kasrı med)demek olup vacip hükmündedir…
Fer-ı med asli med üzerine zaid olandır ki yani 1 elif üzerine ziyade olan 2 elif 3 elif 4 elif 5 elif mikdarı çekmek caizdir.bunlara meddi medid meddi mezid de denilir…
Soru 16 Harfi liin ile harfi med arasındaki fark nedir :?:
Cevap 16 Harfi medler de kendi cinsinden hareke alıp kendisinden evvel ki harfin sesini 5 elif mikdarına kadar uzatır.
Harfi liin ise kendi cinsinden hareke almayıp ehaffül harekat olan fetha harekesini aldığından ve kendi sesi uzatıldığı için 3 elif mikdarına kadar ses uzatılır.

Soru 17 Meddi muttasıl ve meddi lazım dışında med bablarında meddi vacip hükmü varmıdır :?:
Cevap 17 Meddi tabii dahi hernekadar medlern mertebelerinde vacip ifadesi yok isede her med babında bir elif mikdarı yani asli med vaciptir.

Soru 18med kaç nev’idir :?:
Cevap 18 Meddin nev’ileri 10 tanedir…
1) Meddi tabii
2) Meddi muttasıl
3) Meddi munfasıl
4) Meddi lazım
5) Meddi arız
6) Meddi liin-i sukunu arız
7) Meddi liin-i sukunu lazım
8) Meddi temkin
9) Meddi ibdal
10) Meddi manevi (7 tanesi misalleri ile bilinmektedir.)

Soru 19 Hafs rivayetine göre kaç yerde teshil vardır :?:
Cevap 19 Hafs rivayetine göre 7 yerde teshil vardır.
آلذَكَرَيْنِ gibi 2 yerde
آلاَنَ gibi 2 yerde
آللهُ gibi 2 yerde
اَعْجَمِيٌّ kelimesinde tek yerdedir.Sadece tek teshil vechi ile okunur.Diğer 6 yerde ise bir tek tahkik ve bir de teshil ile okunurlar.Ehlinden bil müşafehe öğrenilir.

Soru 20 Vakıf kaç kısımdır :?:
Cevap 20 Cumhur-u ulwmaya göre 4 kısımdır.
Vakf-ı tam يَوْمُ الدِينُ gibi
Vakf-ı hasen الحمدالله gibi
Vakf-ı kâfi اَمْ لَمْ تُنْزِرْهُمْ لا يُؤْمِن gibi
Vakf-ı kabih لَقَدْ كَفَرالذِينَ قالوُ gibi
Soru 21 Ravmın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 21 ravm vasıl hükmündedir.Kelimenin son harfi kalkale harflerinden olmayan ahiri mazmum ve meksur olan kelimelerde kasr-ı med ile harekenin 3’de birini ifade edilerek yapılır…

Soru 22 İşmamın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 22 İşmam vakıfta ve vasılda ahiri mazmum ve sükûnlarda yine ahiri kalkale olmayan kelimelerde yapılır..

Soru 23 Haf rivayetine göre hangi kelimede imale yapılır.İmale ne demektir?
Cevap 23 ya kesraya meyl ettirerek okuamaktır.Hafs rivayetine göre kur’an-ı kerimde bir yerdedir.

Soru 24 İdğam-ı meal gune harflerinden hangileri nakıs idgam ile okunur?
Cevap 24 يمنو Harflerinde و ile ي idgam-ı nakıs ile okunur. و ile ي bir kelimede vaki olursa idgamda ki izhar ile okunur. بنيان غنوان gibi…

Soru 25 İdgam-ı mütecaniseyn de لءن بسطت keimesinde idgam-ı nakısmıdır tamıdır?
Cevap 25 فَرَّطت اخطتُ لءن بسطت kelimelerinde idgam-ı nakıstır…
Soru 26 İdgam-ı mütekarıbeynde ق ك Mahrecinde الم نخلقكم[/size]Kelimesinde idam tamıdır nakısmıdır?
Cevap 26 Hem idgam-ı tam hem idgam-ı nakıstır.

Soru 27 الله Lafza-i celali idgam-ı şemsiyyemidir?
Cevap 27 الله Lafza-i celali idgam-ı şemsiyye degildir.Çünki Cenab-ı hakk’ın zatının ismi olması hasebiyle hiç benzeri olmayan hususi bir isim ve kelimedir. اile لlam-ı tağrif değildir.Çünki nida halinde diye sabit kalabiliyor ve hemze-i kat’i olabiliyor Ancak teskili istiğmal için kullanılmıştır…

Soru 28 فيه مهانا kelimesinde niçin zamir med edilerek okunur?
Cevap 28 3 sebebdendir.Kafirlere azabın şiddetinden kesradan zambeye geçişde sıkletten فيه kelimesini مهانا dan ayırmak için hafs rivayetinde zamir med ile okunur…

Soru 29 Sekte kaç yerdedir,Tağrifi hükmü nelerdir?
Cevap 29 sekte nefes almakdan sesi kesmek demektir…Sekte vakıf hükmünde vakfa yakın bir keyfiyyetdir.4 yerdedir ayrıca 9 yerde ise ha-i sekte vardır…

Soru 30 Lahn ne demektir.Kaç kısımdır şartları nalerdir?
Cevap 30 Lahn tecvide uymamaktan doğan hatalara denilir.2 kısımdır.Lahn-ı celi, lahn-ı hafi
Lahn-ı celi : Açık hata demektir.Bu hata işlendiğinde namaz bozulur tahrimen mekruhtur.Bu hatalardan kurtulacak kadar tecvid bilmesi farzdır.Hataların bazıalrı şunlardır.Harflerin sıfat-ı lazimelerinde kelimelerin harflerinde ,harekelerinde, sukunlarında değiştirmek gibi…
Soru 31 Lahn-ı hafi hangi hataların yapılışındadır?
Cevap 31 Harflerin sıfatı arızelerinde meydana gelen ihfa,izhar,iklab,idgam,gunneyi terk etme,kalın harfi ince, ince harfi kalın okuma, kasr-ı med med olan yerleri kasır yapmak, hareke ile vakıf yapmak kuvvetliyi zayıf ,zayıfı kuvvetli okumak gibi…

Soru 32 Vakıf halinde kelimenin ahiri iki örteli ve ya iki esreli yerlerde ravm ve işmam yapılırmı? Hükmü nedir?
Cevap 32 bu gib yerlerde ravm ve işma yapılır.Çünki ik ötre iki esre tek ötre ve tek esre hükmündedir…

Soru 33 İdgamların, şeddelerin,gunnelerin,ihfaların icrasında ayrıntıları ile birlikte üzerinde durma zamanı ne kadardır?
Cevap 33 İdgamlada, şeddelerde,gunnelerde,ihfalarda üzerinde durma zamanı tahkik tarikında:1,5 elif mikdarı ,tedvir tarikinde:1 elif mikdarı hadır tarikinde ½ elif mikdarı bir zaman tutulur…

Soru 34 Vakıf alametinin başka adı varmıdır,bu alametlerin mucidi kimdir, Bu alametler hangi harflerdir?
Cevap 34 Vakıf alametinin bir adıda secavent alametleridir.Durak işaretide denir.(durak denmez) Bu alametlerin mucidi ise Muhammed ibni Tayfur secavendi hazretleridir.Bu zatın künyesi ve lakabına izafeten secavent alemetide denir şol harflerdir… ط م ج قف ز ق ص ك لا ve üç noktadır....

10

Ağustos
2012

mbst-yeterlilik tecvid notları(H.E.M)

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  681 Kez Okundu

Tecvid Dersi Notları – 1
YAYGIN HATALAR
1-Kalın ve İnce harfleri ayırt etmeme
2-Ses bakımından birbirine benzeyen harfleri aynı okuma
(ا-ع) (ح-خ-هه) (ث-ذ-ظ-ض) (ث-س-ص) (ت-د-ط) (ز-ذ-ظ)
3-Ra harfinin ince ve kalın okuma kurallarını uygulamama
4-Şeddeli mim ve Nun ları diğer şeddeli harflerden ayırt etmeme
5-Gunneli idğamları gunnesiz idğamlardan ayırmama
6- Sakin harfleri kalkalesiz (hareke vermeden)okuyamama
7- Kalın harflerin kendilerinden önceki veya sonraki ince harfi kalınlaştırması (Nadiren bunun tersi olabilir.)
8- İnce sesli medleri kalın olarak uzatma
ÖĞRETİM TEKNİKLERİ
1-Harf Ta’limi Yaptırmak (Yukardaki hataları göz önüne alarak)
2-Hataları büyükten küçüğe doğru tedrici olarak düzeltmek (Hataların hepsini bir defada söyleyip öğrenciyi bıktırmamak)
3-Israrla Koro Halinde Okumayı Sürdürmek
4- Çok Zayıf Öğrencilerin Durumunu Dikkate Almak, kalfa Sistemini Kullanmak
5- Ses Kayıt ve Görüntü Cihazlarından Yararlanmak
6- Ezber Sûrelerini Her Öğrenciden Dinlemek
7- Özellikle namazlarda okunan surelerdeki yanlışları işaretlemek ve düzeltilmesi için itina göstermek
8- Zamanın kısıtlı olduğu durumlarda namaz surelerini koro halinde okumak telaffuzu zor olan yerlerde tekrarlar yapmak
9- Tecvit Bilgilerini Kısa ve Açık Bir Anlatımla Öğretmek
Derslerde Kullanılan Teknikler

 “Takrir/Anlatım” %24
 “Soru Cevap” %60,8
 “Küme Çalışması” ve “Tartışma” %42,4
 “Örnek Olay İncelemesi” %41,3
 “Gezi Gözlem” %22,8
 “Gösterip Yaptırma” %20,7
 “Öğrencilere Anlattırma” %20,7

NEFES :İnsan ağzından çıkan tabii havaya denir.
SES :Nefesin ses tellerine çarparak çıkmasına denir.
HARF :Sözlükte Taraf, bir şeyin ucu, kenarı anlamlarına gelir
Terim anlamı ise:Bir mahrece dayanarak çıkan sese harf denir
Harfler iki kısımdır.
1)Asli harfler:Bunlar bildiğimiz 29 hece harfleridir.
2)Fer’i harfler:
a)Teshil olunan hemze أأعجمي
b)İmale olunan Elif مجريها
Bunlardan başka diğer kıraatlerde bulunan; İşmam olunan Sat (الصراط ), Kalın okunan Lam (الطلاق ) ve İhfa olunan Nun ve mim fer’i harflerdendir.
MAHREÇ :harfin çıktığı yere denir.
HARFLERİN MAHRECLERİ (17 TANEDİR)

1. Ağız ve boğaz boşluğu و-ى- ا

2. Boğaz kökü ه-ء

3. Boğaz ortası ح–ع

4. Boğaz üstü خ–غ

5. Dil kökü—üst damak ق

6. Dil kökü—küçük dil(önü ك (

7. Dil ortası—üst damak(ortası) ج- ش- ى

8. Dil kenarı –üst azı dişler ض

9. Dilin iki kenarı—üst damak ل

10. Dil ucu—üst ön dişlerin üstündeki damak ر

11. Dil ucu—üst ön diş etleri ن

12. Dil ucu—üst ön diş dipleri ت- د- ط

13. Dil ucu-üst ön dişlerin iç yüzü ز- س- ص

14. Dil ucu—üst ön dişlerin uçları ث- ذ- ظ

15. Üst ön diş uçları-alt dudağın içi ف

16. Alt dudaklar—üst dudaklar ب- م- و

17. Hayşum (Geniz) غنة- نون المخفاة
NOT:Buna göre Mahreçlerin bölgeleri;1)Ağız ve Boğaz boşluğu 2)Boğaz 3)Dil 4)Dudaklar 5)Geniz olmak üzere Beş tanedir.

SIFAT:Harfin okunuşu esnasında harfte oluşan yumuşaklık ve sertlik,zayıflık ve kuvvetlilik,azlık ve çokluk,uzunluk ve kısalık ….gibi özelliklerdir.
Zıtlı Sıfatlar:İki sıfatın bir harfte toplanması mümkün değilse bu sıfatlara zıtlı sıfatlar denir

1. Cehr: انحباس النفس انحباسا جزئيا لقوة الاعتماد علي المخرج Mahreçte aralık kalmaması sebebiyle harf okunurken nefes cereyanının(cüzi) hapsolmasıdır. Harfleri:ظل قو ربض اذ غزا جند مطيع
2. Hems: المخرج جريان النفس لضعف الاعتماد علي Mahreçte aralık kalması sebebiyle harf okunurken nefesinde harf ile birlikte akmasıdır. Harfleri: فحثه شخص سكت
3. Rıhv: جريان الصوة عند النطق بالحرف لضعف الاعتماد علي Mahrece itimatları zayıf olduklarından harf okunurken sesin(ve nefesin)akmasıdır. Harfleri:ا- ث- ح- خ- ذ- ز- س- ش- ص- ض-ظ- غ- ف- و- ه- ى
4. Beyniyye:هي وصف وسط بين الشدة والرخوة Sesin ne tamamen akması ne de tamamen hapsolması demektir. Harfleri:لن عمر
5. Şiddet:لقوة الاعتماد علي المخرج حبس الصوة عند النطق بالحرف Mahrecin tamamen tıkanması sebebiyle sesin(ve nefesin) akmamasıdır. Harfleri:أجد قط بكت
6. İstif’ale: عند النطق بالحرف هو انخفاض اقصي اللسان
Dilin yükselmeyip ağzın dibinde kalmasıdır.
Harfleriأ- ب- ت- ث-ج-ح- د- ذ-ز-س- ش-ع- ف- ك-ل- م- ن- و-ه- ى
7. İsti’la: ارتفاع اقصي اللسان عند النطق بالحرف
Dil kökünün üst damağa yükselmesidir: Harfleri:خص ضغط قظ

8. İnfitah تجافي اللسان او معظمه علي ما يحاذيه من الحنك الأعلي Dil ile damağın birbirinden ayrılması demektir.
Harfleri:ص- ض- ط- ظ Dışındaki harflerdir.
9. İtbak: الصاق اكثر اللسان علي ما يحاذيه من الحنك Dil kökü ve ortasının damağa yükselmesi damakla intibak etmesi demektir. Harfleri: ص- ض- ط- ظ

10. İsmat: الإذلاق هو امتناع المتكلم عن الإتيان بكلمة رباعية أو خماسية الأصل خالية من احد احرف Telaffuzu zor harfler demektir. (Telaffuzlarındaki zorluk sebebiyle rubai ve humasi kelimeler izlak harfleri olmadan sadece ismat harflerinden teşekkül edemezler.)
Harfleri:فر من لب harflerinin dışındaki harflerdir.

11. İzlak: هو الطرف والسهولة عند النطق بالحرف Telaffuzu kolay ve çabuk olan harfler demektir. Harfleri: فر من لب

Zıddı olmayan Sıfatlar:Bir harfte beraberce bulunması caiz olan sıfatlardır.

1. Safir:هو صوت يشبه صوة الطائر
Islık veya Kuş sesine benzer kuvvetli ve keskin bir sesin çıkmasına denir.
Harfleri:ز- س- ص

2. Kalkale:هو اضطراب في المخرج عند النطق بالحرف لشدته وجهره، اي لإنحباس الصوة والنفس
Kuvvetli ses gelinceye kadar mahrecin kımıldanmasıdır.(Şiddet ve cehr sıfatlarını cem ettiklerinden dolayı ses ve nefesin hapsolması akabinde kuvvetli bir sesin çıkmasıdır.)
Harfleri:قطب جد

3. Lin:وهو الواو والياء الساكنتان المفتوح ما قبلهما،لخروجهما عند النطق بهما بيسر وسهولة
Makabli fethalı sakin vav ve ya Lin harfleridir.Dile zahmet vermeden kolaylıkla okundukları için bu ismi almışlardır.

4. İnhiraf:وهو صفة اللام والراء حيث ينحرف اللسان عن مخرج النون
Lam ve Ra nın sıfatıdır. Kendi mahreçlerinden Nun un mahrecine kadar meylettikleri için bu ismi almışlardır.

5. Tekrir:تصق طرف اللسان علي ما يحاذيه من الحنك الأعلي والسماح له بإرتعادة واحدة
Ra nın sıfatıdır.Dil ucunun damaktan ayrılmadan titremesidir.

6. Tefeşşi:هو انتشار الهواء في الفم
Sesin dil ile damak arasında yayılmasıdır.Şin harfinin sıfatıdır.

7. İstitale:هو امتداد الصوة في المخرج
Dat harfi okunurken sesin mahreçte kesilmeyip uzamasıdır.ض harfinin Sıfatıdır

8. Gunne:هو صوة يخرج عن الخيشوم Geniz den çıkan sese denir.

NOT:Bu sıfatlar(İsmat –izlak ve Lin hariç)Aynı zamanda Sıfat-ı lazımelerdir.

SIFAT-I LAZIME:Harften ayrılması mümkün olmayan sıfatlardır.(Terkinde Lahnı celi oluşur)

SIFAT-I ARIZALAR:Harften ayrılması mümkün olan ve ayrıldıkları zaman da harfin zatını değiştirmeyen sıfatlardır. Bunlar Tecvitte bahsi geçen 11 Tane sıfattır. .(Terkinde Lahnı Hafi oluşur)
Tecvid Dersi Notları – 2

TECVİD

Sözlük anlamı: Bir şeyi güzel ve hoşça yapmak.

Terim Anlamı: لها ومستحقها وَ هُوَ اِعْطاَءُ الْحُرُوفِ حَقَّهاَ مِن كُلِّ صِفَةِ
“harflerin lâzımı ve arızî sıfatlarını vererek okumaktır.”

Tecvidin Gayesi: Cenabı Hakkınورتل القرأن ترتيلا) ) “Kur’an-ı Kerimi açık açık tane tane tertil ile oku” emrinin yerine getirilmesidir.
Tecvidin Hükmü:Tecvid ilmini bilmek farzı kifayedir. Kur’an-ı Kerimi tecvid üzere okumak ise her Müslüman kadın ve erkeğe farzı ayndır.

Bu konuda İmam cezeri hazretleri;( والأخذ بالتجويد حتم لازم من لم يجود القرآن آثم) “Kuranı tecvitli okumak vaciptir.Kim kuranı tecvitli okumazsa günahkar olur.”Buyuruyor.

Harfi Med:( و- ى- ا)
Med harfi, bazen zamir ve asarlı hemzelerde olduğu gibi mukadder olur.(إنه – آمن ) gibi
Bazen de med harfi olan Elif, vav ile((الزكوة yada ya ile(موسي)yazılır.Bunu anlamak için ma kabline bakılır.Eğer ma kabli üstün ise o vav ile ya elif kabul edilir.

Sebebi Med: Meddi aslînin 1 elif miktarından ziyade çekilmesine sebep olan amillere denir. Bunlar; hemze ve sukundur.
NOT: Meddi tabiiye asli med, diğerlerine ise Feri med denir

Meddi Tabii: Sadece med harfi olup Sebebi Med den bir şey yok ise meddi tabii olur.أوتينا
Meddi Muttasıl: harfi medden sonra sebebi medden “hemze” olup ikisi bir kelimede bulunduğunda Meddi muttasıl olur. السوأ
Not:يشاء- ماء gibi kelimeler vakıf halinde meddi arız olmazlar.meddi muttasıl olurlar.Zira hemze,sukun-u arızdan kuvvetlidir
Meddi Munfasıl: harfi medden sonra sebebi medden “hemze” olup ikisi farklı kelimelerde bulunduklarında Meddi muttasıl olur. قالوا ءإذا

Sukun iki kısımdır:
Sukun-u Lazım:Durulduğunda ve geçildiğinde var olan sukundur.
Sukun-u Arız : Durulduğunda var olan geçildiğinde düşen sukundur

Meddi Lazım : harfi medden sonra sebebi medden “sukun-u lazım”bulunursa Meddi Lazım olur. Meddi Lazım 4 kısımdır
Kelime-i Müsakkale. اتحاجوني (Meddi lazımın tamamına yakını bu kısımdandır)
Kelime-i Muhaffefe. الأن

Harfi Müsakkal.طسم in sin i
Harfi Muhaffefطسم in mim i
Meddi Lazımı 4 elif miktarı çekmek vaciptir.
(Müsakkaleyi şeddeli, Muhaffefi ise cezimli olarak anlayabiliriz)

Meddi Arız:med harfinden sonra sebebi medden sükûnu, ârız bulunursa meddi arız olur.
Sonu Meftuh olduğu zaman 3 vecih caizdir . يعلمون
Tul – Tevessut – Kasr.
(4) (3-2) (1)

Sonu Meksur olduğu zaman 4 vecih caizdir. يوم الدين
Tul – Tevessut – Kasr. – kasrlı Revm. (Revm, 1 elifle yapılır.)
Sonu Mezmum olduğu zamn 7 vecih caizdir. نستعين
Tul – Tevessut – Kasr. Tul ile İşmam – Tevessut ile İşmam – Kasr ile İşmam – birde kasır ile Revm

Ravm: (طلب الحركة بصوت خفي )Düşük bir sesle harekeyi okumaktır.
İşmam:( انضمام الشفتين بعد السكون )Sükundan sonra dudakları ileriye doğru uzatmaktır.

Meddi Lin:Lin harfinden sonra sukun gelirse meddi lin olur.
Lin harfi, öncesi üstün olan cezimli Vav ve Ya harfleridir.
Meddi lin in uzatılması aynen meddi arız gibidir. Son harfin harekesine göre değişir.Ancak sükununun asli olması itibarıyla (عين)kelimesinde iki vecih caizdir.Tul ve Tavassut.(Tul 4, tavassut ise 3 dür.)

KURAN OKUYUŞ ŞEKİLLERİ

Tecvid ve Kırâet ilmi kitaplarında Kur’ân kırâeti üç mertebe üzerine sınıflandırılmıştır: Bunlar tahkîk, tedvir ve hadr’dır.Bir elif iki fetha miktarı demek olduğuna göre

Asım, Hamze, Nafi’den Verş kırâetleri tahkik;

İbnü Amir, Kisâi haleful aşir kırâetleri tedvir;

diğerleri hadr tarzındadır.

Fakat bunların hiçbirinde bir harf veya harekenin hakkı çiğnenecek şekilde okunmak caiz olamayacağı için, asıl mânâsıyla tertil kırâetlerin hepsinde şarttır. Kırâetleri böyle hadr ve tedvir şeklinde kısımlara ayırmaya cevaz veren ise gelecek olan “Kur’ân’dan size kolay geleni okuyun.” emridir.
Tahkik :Munfasıl ve muttasıl meddi dört (veya beş) elif miktarı çekecek şekilde gayet ağır bir ahenk ile okumaktır.
Tedvir: Munfasıl ve muttasıl meddi üç veya iki elif miktarı çekecek şekilde orta bir ahenk ile okumaktır.
Hadr:Muttasılı 2 Munfasılı bir elif munfasılı bir elif çekerek hızlı bir şekilde okumaktır

MUTTASIL MUNFASIL LAZIM ARIZ LİN
TAHKİK 4 4 4 1–3-4 1–3-4
TEDVİR 3 3 4 1–3-4 1–3-4
HADR 2 1 4 1- 3-4 1–3-4

İhfa(Gizlemek) : Tenvin veya sakin nundan sonra İhfa harfleri gelirse ihfa olur.(كن فيكن)
İhfa harfleri(ت-ث-ج-د-ذ-ز-س-ش-ص-ض-ط-ظ-ف-ق-ك)
İhfa(حالة بين الاظهار والادغام عارية عن التشديد مع بقاء الغنة) İdğam ile İzhar arası,şeddesiz,Nunu gizleyerek ğunneli bir okuyuş biçimidir.

İzhar(Ayırmak): Tenvin veya sakin nundan sonra izhar harfleri gelirse izhar olur.(غني حليم)
İzhar harfleri:Boğaz harfleri olan (ا-ه-ح-خ-ع-غ) harfleridir.
İzhar(الانفصال بين الحرفين) İki harf arasını ayırmaktır.

İklab(Dönüştürmek): Tenvin veya sakin nundan sonra Ba harfi gelirse iklab olur.
İklab(قلب النون الساكنة او التنوين ميما خالصا عند الباء مع بقاء الغنة) Tenvin veya sakin nunu gunneli tam bir mime dönüştürmektir.

İdğam: (ادخال احد الحرفين المثلين او المتقاربين اوالمتجانثين الي الأخر )
Kısaca İki harfi birleştirerek şeddeli bir harf oluşturmaktır. İdğam ikinci harfte gerçekleşir.
İdğam 4 e ayrılır.
İdğam-ı kebir:Her iki harfte harekeli olursa (Hafs kıraatin de yoktur.)
İdğam-ı sağir:İlk harf sakin ikinci harf harekeli olursa

İdğam-ı tam :İlk harf ikinci harfte tamamen kaybolursa
İdğam-ı nakıs:İlk harf ikinci harfte tamamen kaybolmayıp kendinde eser kalırsa
Not: Bütün idğamlar idğam-ı tamdır.Ancak
a) İlk harf kalın harf ise
b) İdğam-ı Maal Gunne de tenvin veya nun-u sakinden sonra Vav veya Ya gelirse idğam, idğamı nakıstır
İdğam Maal Ğunne: Tenvin veya sakin nundan sonra يمنو harflerinden birisi gelirse İdğam Meal Ğunne olur.(من يشاء)
İdğam bila ğunne: Tenvin veya sakin nundan sonra ل ر harflerinden birisi gelirse İdğam bila Ğunne olur.(من لعنه الله)
İdğam Misleyn:mahreç ve sıfatları aynı olan harfler (ilki sakin olmak şartıyla) peşpeşe gelirse İdğam misleyn olur. (فما ربحت تجارتهم)
NOT: Bu harfler mim veya nun olursa İdgam misleyn maal Gunne adını alırlar.
NOT 2:Aynı harften oluşan bütün şeddeli harfler İdğam misleyn olur.(ان) (رب) gibi
Mimi sakinin üç hali:
sakin mim den sonra mim gelirse. idğam misleyn Meal Gunne(عليهم مؤصدة)
sakin mim den sonra ba gelirse ihfayı- şefevi.(ترميهم بحجارة)
sakin mim den sonra ba ve mim in dışındaki harflerden birisi gelirse izhar olur.(عليهم ولا الضالين)
.
İdğam Mütecaniseyn:Mahrecleri aynı sıfatları değişik farklı olan harfler(ilki sakin olmak şartıyla peşpeşe gelirse İdğam Mütecaniseyn olur.
Harfleri 3 kısımdır :a) ت-د-ط (قالت طائفة) b) ث-ذ-ظ (اذ ظلموا) c) ب- م (اركب معنا)
İlk harf kalın olursa idgamı nakıs olur.Diğerleri idgamı tam olur.

İdğam Mütekaribeyn: Mahrecleri veya sıfatları veya hem mahrecleri hemde sıfatları birbirine yakın olan harfler peşpeşe gelirse(ilki sakin olmak şartıyla) İdğam Mütekaribeyn olur
Harfleri 2 kısımdır: a) ل- ر – Önce lamın gelmesi şarttır- (بل رفعه الله) b) ق- ك (الم نخلقكم) -Bu kelime
hem tam hem de nakıs idğamla okunabilir.Ancak tam idğam ile okunması evladır.-

İdğam Şemsiyye:. “Lamı tarif”den sonra ابغ حجك وخف عقيمه harflerinin dışındaki harflerden birisi gelirse idğam şemsiye olur.(النجم)
Not : الذي – التي gibi ismi mevsuller ve türevleri,tesniyelerin de lamın ortaya çıkması deliliyle(اللذان) İdgam şemsiye olurlar
Not2:Bu harf Nun olursa idğam şemsiye maal Gunne olur
İzhar kameriyye: “Lamı tarif”den sonra ابغ حجك وخف عقيمه harflerinden birisi gelirse izharı kameriyye olur.(الأبتر)

Kalkale:قطب جد Harflerinden birisi kelime ortası veya sonunda bulunursa Kalkale yapılır.(احد) (يجعلون)
Not:Vakıf halindeki kalkaleler daha şiddetli yapılırlar(cezeri mukaddimesi)

Hükmürra: Râ Meftuh veya mazmum olursa kalın olduğu için hükmü kalın ( رب – رسل )
Râ”meksur olursa inceبالبر
Râ sakin ma kabli meftuh veya mazmum olursa kalın (الصبر – الدبر)
Râ sakin ma kabli meksur olursa kendisinden sonra istila harfi yoksa ince okunur.(الذكر )
Eğer istila harfi varsa ve esreli değilse ra yine kalın okunur.(قرطاس – مرصاد)
Râ sakin ma kablinde kesrei arıza olursa bu kesreye itibar olunmaz ra kalın okunur.(ارجعي
–ام ارتابوا –لمن ارتضي –رب ارجعون –ان ارتبتم )gibi
Harfi lin den sonra gelen Râ vakıf halinde ince okunur.( لا ضير- خير)

Bazı özel kelimeler:

a)عين القطر – من مصر Vakıf halinde hem ince hem de kalın okunabilirler.Asıl harekesine binaen عين القطر kelimesinde incelik evladır. من مصر kelimesinde kalınlık evladır.
b) كل فرق İki türlü okunabilir.İstila harfi olan kaf esreli olduğundan İnce okumak evladır.
c)ان اسر – فاسر – اذا يسر Kelimelerinde durulduğunda umumi kural geleneği kalın; aslında bulunup sonradan hazfedilen (kaldırılan)ى lara işaret için ince okunur.İnce okumak evladır

Lafzatullah:Lafzai celalin ma kabli meftuh veya mazmum olursa kalın meksur olursa ince okunur.

Zamir: Zamirin ma kabli harekeli olduğu zaman çekilir. Sakin veya med harfi olduğunda çekilmez.
(انه – به -وله – عنده Çekilir) ( منه – فيه – عليه Çekilmez )
Kelimenin aslından olmaları hasebiyle ما نفقه – فواكه gibi örneklerde He ler çekilmez

NOT: Furkan suresinin 69. ayetindeki (فيه مهانا) lafzındaki zamir, kaideye göre uzatılmaması gerekirken kaideye uymaksızın bir elif miktarı uzatılarak okunur. (Boğaz harfi olan He harfinden dudak harfi olan Mim e geçiş zor olduğundan veya Kesreden zammeye geçiş zor olduğundan zamir çekilerek okunur, şeklinde açıklamalar yapılmaktadır.
Sekte :Nefes almadan sesi kesmeye denir.Sesin kesilme süresi ise bir elif miktarıdır.
Kur’an’ı Kerim’de dört yerde sekte yapmak vaciptir:
1. Kehf Suresinde:عِوَجًا قَيِّمًا Vasl(geçiş)yapılırsa sekte vaciptir.vakıf halinde bir şey gerekmez
2. Yasin Suresinde: مِنْ مَرْقَدِنَا Vasl(geçiş)yapılırsa sekte vaciptir.vakıf halinde bir şey gerekmez
3. Kıyame Suresinde:مَنْ رَاقٍ
4. Mutaffin Suresinde:كَلاَّ بَلْ رَانَ

Ayrıca şu 7 yerde he harfinin sukununa işareten sekt-i hafife yapmak gerekir.
Bakara 259 (لم يتسنه )
Hakka 28 ( ماليه)
Enam 90 ( فبهدا هم اقتده )
Hakka 29 ( سلطانيه)
Hakka 20-26 (حسابيه)
Karia 10 (وما ادريك ماهيه)
Hakka 19 (كتابيه)

HEMZELER

Vasıl hemzesi:İbtidaen varolan dercen (arada) düşen hemzedir.Çoğunlukla esrelidir
Katı hemzesi İbtidaen ve dercen sabit olan hemzedir.

Vasıl hemzeleri

1-(ال) : Lam-ı tarifin hemzesi
2-(الذي- التي): gibi İsmi mevsullerin hemzesi
3-(الله) : lafzının hemzesi
4-(اسم – است ابن – ابنة – ابنم – ايمن اثنين – اثنتين امرئ – امرأة ) Bu on ismin hemzeleri
5-Humasi(beşli) ve südasi (altılı) babların; mazi,emir ve mastarlarındaki hemzeler
Sülasi (üçlü)babların emir hemzeleri

Bunların dışındakiler katı hemzesidir.
-Fiillerde ki hemzelerde asıl olan vasıl hemzesi olmaktır.
-İsim ve Edatlarda ise asıl olan katı hemzesi olmaktır.

BESMELE VECİHLERİ

Süre evveli (evveli surede) 4 vecih caizdir

قطع كل
قطع اول وصل ثاني (Birinci اعوذ , İkinci بسملة dir.)
وصل اول قطع ثاني
وصل كل

Süre aralarında (süre beyninde) 3 vecih caizdir
قطع كل
قطع اول وصل ثاني (Birinci, süre sonu İkinci بسملة dir.)
وصل كل

Not:Süre beyninde وصل اول قطع ثانيokuyuşu,besmele önceki sürenin sonuna dahildir görüntüsünü vereceğinden caiz değildir.

Tevbe süresi evveli 2 vecih caizdir.

قطع بلا بسملة (Sadece اعوذ okunup durulur.sonra tevbe ye başlanır. )
وصل بلا بسملة (اعوذ tevbe süresine bitiştirilerek okunur. )

Enfal ile tevbe arası 3 vecih caizdir

قطع بلا بسملة (Enfal in sonunda durulur.Nefes alınır.Besmele çekmeden tevbe süresine başlanır.)
وصل بلا بسملة (Durmaksızın Enfal in sonu direk tevbe nin başına birleştirilir.)
سكت بلا بسملة (Enfal in sonunda durulur.Nefes alınmadan.Besmele çekmeden tevbe süresine başlanır.)
Not:Tevbe süresinin ortalarından başlandığında a) Besmele çekilir b)Sürenin evveline teban, besmele çekilmez. Şeklinde iki farklı görüş vardır.

Aşağıdaki kelimelerde elif harfi vakıf haline okunur vasıl halinde ise düşer.
( تثبت الألف الواقعة في هذه الكلمات التالية في الوقف وتحذف لفظاً في الوصل)
1 ( (أنا أكثر منك مالاً وأعز نفراً Kurandaki bütün (mütekellim zamiri) أنا kelimelerindekii elifler.
2 (لكنا هو الله ربي) Kehf suresi 38. ayette geçen (لكنا) nin elifi
(وتظنون بالله الظنونا) 4- Ahzab 10. ayetteki (الظنونا) nin elifi
4وأطعنا الرسولا) ) Ahzab 66.ayette geçen (الرسولا)nin elifi
5(فأضلونا السبيلا) Ahzab 67.ayette geçen (السبيلا)nin elifi
6 (كانت قواريرا) İnsan 15. ayette geçen birinci (قواريرا) nin elifi
7 (إنا أعتدنا للكافرين سلاسلا) İnsan 4. ayette geçen (سلاسلا) nin elifi . (Bu kelimede vakf halinde iki vech caizdir şeklinde görüşler de vardır.)
Tecvid Dersi Notları – 3
Kuran ın Allah Rasûlü zamanında yazımı

Allah Rasûlünün [s.a.v] emri ile vahiy katipleri Kuran ı parça parça olarak işlenmiş ince deriler, kürek kemikleri, ağaç kabukları ve düzgün taş gibi maddelerin üzerine yazmakta idiler.Yazılan bu âyetler, vahiy henüz tamamlanmadığı için, tek bir mushafta toplanmamıştı.Bu dönem içersinde Ashab ezberledikleri âyetleri Allah Rasûlünün [s.a.v] gösterdiği sûrelerin altına yazıyorlardı.
* Kuranın Hz. Ebu Bekr [r.a] döneminde yazılışı *
Zeyd b. Sabit [r.a], Hz. Ebu Bekr [r.a]in emri ve Hz. Ömer [r.a]in uygun bulmasıyla Kuran âyetlerini biraraya toplamıştır.Zeyd İbn Sabit Kuranı toplarken, vahiy katiplerinin yazdıklarını dikkate almış ve âyetleri ilk defa bir mushafta toplamıştır.
* Kuranın Hz. Osman [r.a] döneminde yazılışı *
ilk Mushaf Kuranın okunşundaki tartışmalara son vermek amacıyla, farklı kıraatleri yansıtacak şekilde Hz. Ebu Bekrin topladığı ve Hz Ömerin kızı Hafsanın koruduğu nüshaya bağlı kalınarak yazıldı.Bununla ilgili olarak Hz. Osman, Zeyd b. Sâbit [r.a], Abdullah b. ez-Zübeyr [r.a], Sad b. el-Âs [r.a] ve Abdurrahman b. el-Haris b. Hişam [r.a]ı görevlendirdi.Bu Mushaf üzerinde noktalama işaretleri ve harekeleri bulunmamaktaydı. Hz. Osman [r.a] yazılan Kuranın bir nüshasını saklamış diğer nüshaları ise çeşitli İslam şehirlerine göndermiştir.
* Kuranın harekelenmesi ve noktalanması üç merhalede tamamlanmıştır *
*Birincisi: Muaviye b. Ebu Süfyan döneminde, Muaviye, Ebul-Esvedi görevlendirmiş, O da Kuran okurken meydana gelebilecek okuma hatalarını ortadan kaldırmak amacıyla nokta şeklinde hareke işaretleri koymuştur.
*İkincisi: Abdülmelik b. Mervan döneminde Kurandaki bazı harfleri birbirinden ayırmak için noktalar konulmuştur.Mervan bu işte el-Haccac b. Yusufu görevlendirmiş; o da bu işi Nasr b. Âsım ve Yahya bin yamer havale etmiştir. *Üçüncüsü: Bu dönemde irab alametleri olan Fetha, Damme, Kesre ve Sükûn konulmuştur. Bu harekelendirmede Halil b. Ahmed el-Ferahîdînin yolu izlenmiştir.

10

Ağustos
2012

MBST HAC İLMİHAL ÖZETİ ve SINAV TERİMLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  1.131 Kez Okundu

ÖZET HAC İLMİHALİ VE DİNİ TERİMLER
-Kur’ân’da bildirildiğine göre (Bakara, 2/127) Kâ’be, Hz.İbrahim ve oğlu Hz.İsmail (a.s.) tarafından inşa edilmiştir.
-Hicretin 9. yılında nazil olan Âl-i İmrân suresinin 97. âyeti ile hac Müslümanlara farz kılınmıştır.
-Bu yıl, Hz. Ebûbekir’i hacemîri olarak görevlendiren Hz. Peygamber (a.s.), hicretin 10. y›-lnda yüz bini aşan sahâbî ile birlikte hac yapmıştır.
-Peygamberimizin yapt›ğ› bu hacca, son hacc› olduğu ve sahabîlerle vedalaşt›ğ› için “Veda Hacc›”; Müslümanlara hac ibadetinin bütünhükümlerini hem nazarî olarak bildirdiği, hem de pratik olarak gösterdiği için “Belağ Hacc›”, hacc›n farz k›l›nmas›ndan sonrailk hacc› olmas› dolay›s›yla da “İslâm Hacc›” denilmiştir.
-Hac ibadeti; hicretin 9. y›l›nda farz k›l›nm›şt›r. Farz oluşu Kitap, sünnet ve icmâ-› ümmet ile sabittir.
- HACCIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI
1. Müslüman Olmak
2-Ak›ll› olmak
3. Buluğa Ermiş Olmak
4. Özgür Olmak
5. Ekonomik Yönden İmkân Sahibi Olmak:Al-i İmrân suresinin 97. âyetinde hacc›n “gücü yetenlere”farz olduğu bildirilmektedir. Peygamberimiz (a.s.), “gücü yetmeyi”
az›k ve binit ile izah etmiştir.
6. Sağl›kl› Olmak
7. Yol Güvenliğinin Bulunmas›
8. Hacc›n farz olduğunu bilmek
9. Hacc›n Eda Edildiği Vakte Yetişmek
10. Kad›nlar›n can, mal ve namus güvenliğinin sağlanm›ş
olmas›
11. Eşi ölmüş veya boşanm›ş kad›nlar›n iddet süresini doldurmuş
olmalar›
-HACCIN GEÇERLİ OLMASININ ŞARTLARI
1. İhrama girmek
2. Hacc› belirlenen zaman içinde yapmak:Bilinen hac aylar›; şevval ve zîlkâde aylar› ile zîlhicce ay›n›n ilk 10 günüdür.76
2. Hacc› belirlenen zaman içinde yapmak:Bilinen hac aylar›; şevval ve zîlkâde aylar› ile zîlhicce ay›n›n ilk 10 günüdür.76
3. Hac menâsikini belirlenen mekanlarda yapmak:Hac menâsikinin yap›ld›ğ› mekanlar; Metaf, Mes’a, Arafat,Müzdelife ve Mina’d›r.
- HÜKMÜ İTİBARİYLE HACCIN ÇEŞİTLERİ
Farz, vacip ve nafile olmak üzere üç çeşit hac vard›r.
1. Farz Hac
2. Vacip Hac
3. Nafile Hac
-

EDASI İTİBARİYLE HACCIN ÇEŞİTLERİ
1. İfrad Hacc›
2. Temettu Hacc›
3. K›ran Hacc›
Temettu ve K›ran Hacc› Yapman›n Şartlar›
- Hacceden kimsenin âfâkî olmas›
- Umre ve hacc›n her ikisinin ayn› y›l›n hac aylar›nda yapılması
- Hac aylarında yap›lan umreden sonra memlekete dönülmemesi
- En Fazîletli Hac :Hangi hacc›n daha fazîletli olduğu konusunda farkl› rivayetler nedeniyle81 mezhep imamlar› ihtilaf etmişlerdir. Şâfiî ve Malikî mezheplerine göre ifrad hacc›, Hanefî mezhebine göre k›ran hacc›, Hanbelî mezhebine göre temettu hacc› daha fazîletlidir
- Hacc›n Müstakil Farzlar› (Şartlar› Ve Rükünleri) :Hanefî mezhebine göre hacc›n farzlar› bir şart ve iki rükünden ibarettir. Bunlardan ihrama girmek hacc›n şart›, “Arafat’ta vakfe yapmak” ve “Kâ’be’yi tavaf etmek” ise hacc›n rükünleridir.

HACCIN VACİPLERİ
Hacc›n vaciplerini iki grup alt›nda toplamak mümkündür: Hacc›n müstakil vacipleri, hacc› oluşturan menâsikin kendi içindeki vacipleri.
- Hac›n Müstakil Vacipleri: Hanefî Mezhebine göre hacc›n müstakil vacipleri şunlardır
1. Sa’y yapmak
2. Müzdelife’de vakfe yapmak
3. Şeytan taşlamak
4. Saçlar› t›raş etmek veya k›saltmak
5. Veda tavaf› yapmak.
- Hac Menâsikinin Kendi İçindeki VacipleriBir de hacc›n her bir menasikine ait vacipleri vard›r ki bunlar›
n her biri ilgili bölümlerde aç›klanacakt›r.Vaciplerden biri terk edilirse hac sahih olur ancak terkinden dolay› ceza gerekir, telafi edilirse ceza düşer.
- HACCIN SÜNNETLERİ:Hacc›n sünnetlerini iki grup alt›nda toplamak mümkündür:Hacc›n müstakil sünnetleri, hacc› oluşturan menâsikin kendi içindeki sünnetler.
- Müstakil Sünnetler
1. Kudum tavaf›
2. Mekke, Arafat ve Mina’da hutbe okunmas›.
3. Arefe gecesi Mina’da gecelemek
4. Bayram gecesi Müzdelife’de gecelemek
5. Bayram günlerinde Mina’da kalmak. (Diğer mezheplere
göre vaciptir)
- Hac Menâsikinin Kendi İçindeki Sünnetleri:Hac menâsikinin kendi içindeki sünnetleri ilgili k›s›mlarda anlat›lacakt›r.
- İHRAMIN FARZLARI:Hanefi mezhebine göre ihram›n iki farz› vard›r: Niyet etmek ve telbiye getirmek.Telbiye; Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre, ihram›n sünneti;Mâlikî mezhebine göre vacibidir. Dolay›s›yla bir kimse hacca veya umreye niyet etse fakat telbiye getirmese ihrama girmiş say›l›r.94
- İhrama Girilecek Yerler:İhrama girilecek yerler, kişilerin oturduklar› yerlere göre farkl›l›k arz eder. Bu yerler, “Harem”, “H›ll” ve “Âfâk” olmak üzere üç bölgedir.
1. Harem Bölgesi Mekke-i Mükerreme’yi çevreleyen Harem bölgesinin s›n›rlar›n› ilk defa Cebrail’in rehberliğiyle Hz. İbrâhim belirlemiş, s›-n›rlar› gösteren işaretler daha sonra Hz. Peygamber taraf›ndanyenilenmiştir. Bu s›n›rlar›n Kâ’be’ye en yak›n›, Mekke’ye 8 km.
mesafede Medine istikametinde “Ten‘îm”; en uzak olanlar› iseTâif yönünde “Ci‘râne” ve Cidde istikametinde Hudeybiye yak›nlar›nda “Aşâir”dir. Diğerleri; Irak yolu üzerinde “Seniyyetülcebel”,Yemen yolu üzerinde “Edâtü Libn” ve Arafat s›n›r›nda
“Batn-› Nemîre”dir.
2. H›ll Bölgesi:“H›ll”; harem bölgesini çevreleyen, Zülhuleyfe, Cuhfe, Karn,Yelemlem ve Zât-› Irk ad›ndaki yerleşim yerlerini birleştiren itibâri daire ile harem s›n›rlar› aras›nda kalan bölgedir.Bu bölgeye “h›ll” ad›; harem bölgesinde haram olan davran›şlar›n burada helal olmas› sebebiyle verilmiştir.H›ll bölgesinde bulunanlar (H›llîler), umre ve hac içinbulunduklar›
yerde ihrama girerler.
3. Âfâk Bölgesi
Afâk”, “ufuklar” anlamına gelir. Ufuk, insan›n bulunduğu yeregöre uzağ› temsil ettiği için Mekke’ye uzak ve hıll d›ş›nda kalan bölgelere “âfâk” ismi verilmiştir. Bu bölgede yaşayanlara
“âfakî” denir.Hangi maksatla olursa olsun harem bölgesine girecek olan âfâkîlerin Mîkat sınırlarında ihrama girmeleri gerekir.İhrama girme yeri olarak belirlenmiş olan bu beş nokta şunlardır:
a) ZÜLHULEYFE
b) CUHFE
c) KARN
d) YELEMLEM
e) ZÂT-Ü IRK
- TAVAF:Sözlükte bir şeyin etraf›nda dönmek ve dolaşmak anlam›na gelen “tavaf”; bir hac terimi olarak; Hacer-i Esved’in hizas›ndan başlayarak Kâ’be’nin etraf›nda yedi defa dönmek demektir.Bu dönüşlerin her birine şavt denir. Tavaf›n, Kâ’be’nin etraf›nda yap›lmas› gerektiği şu âyet-i kerimeden anlaş›lmaktad›r:.“Ve Beyt-i Atîk’i (Kâ’be’yi) tavaf etsinler”.
-

 

TAVAFIN ÇEŞİTLERİ
Hükmü itibariyle farz, vacip, sünnet ve nafile olmak üzere dört çeşit, uygulamas› itibariyle “kudûm”, “ziyaret”, “veda”,“umre”, “nezîr”, “nafile” ve “tahiyyetü’l-mescîd” olmak üzere yedi çeşit tavaf vard›r.
a) Kudûm Tavaf›:olarak; “ifrad hacc›” yapanlar›n Mekke’ye vard›klar›nda yapt›klar› ilk tavaft›r. Bu tavaf›n yap›lmas› sünnettir.
b) Ziyaret Tavaf›:Ziyaret veya diğer ad›yla ifâza tavaf›, hacc›n rüknüdür.“Ve Beyt-i Atîk’i (Kâ’be’yi) tavaf etsinler”119 âyetinde kastedilenin, bu tavaf olduğu hususunda din bilginleri aras›nda görüş birliği vard›r. Ayette geçen “Tavaf etsinler” emri genel bir ifade olduğu için, Mekkeli olan ve olmayan her hac› aday›n›n mutlaka bu tavaf› yapmas› gerekir.
- Ziyaret Tavaf›n›n Geçerli Olmas›n›n Şartlar›:
1. Arafat vakfesinin yap›lm›ş olmas›,
2. Belirli vaktinde yap›lmas›.
- Ziyaret Tavaf›n›n Vakti:Kurban bayram›n›n ilk günü fecr-i sad›ğ›n doğmas› ile başlar.Daha önce yap›lmas› halinde geçerli olmaz. Çünkü bayram›n ilk gecesi fecrin doğuşuna kadar olan zaman, asl›nda Arafat vakfe-
c) Veda Tavaf›:Âfâkî hac›lar›n Mekke’den ayr›lmadan yapmalar› gereken
son tavafa veda veya sader (ayr›lma) tavaf› denir. “Sader” kelimesi ayr›lma anlam›na gelir.
Veda tavaf›, hacc›n aslî vaciplerinden biridir.
d) Umre Tavaf›:Umre tavaf› bütün mezheplere göre umrenin farzlar›ndan biridir.Bu tavaf›n ilk dört şavt› rükündür. Yedi şavta tamamlanmas› ise vaciptir. Umre tavaf›n›n vakti, umre
ihram›na girilmesinden sonra başlar. Son vakti için bir s›n›r yoktur. Umre ihram›nda iken her hangi bir vakitte yap›labilir.129
e) Nezir Tavaf›:Kâ’be’yi tavaf etmeyi adayan kimsenin bu adağ›n› yerine ge-tirmesi vaciptir. Nezredilen tavaf belli bir zaman ile kay›tlanm›ş ise bu kayda uyulmas› gerekir.
f) Nafile Tavaf
g)Tahiyyetü’l-Mescid Tavaf›:Kudûm, ziyaret, umre, veda ve nezir tavaf› yapmak durumunda
olmayan kimselerin Mescid-i Haram’a her gittiklerinde “Tahiyyetü’l-Mescid” tavaf› yapmalar› müstehapt›r. Yukar›da say›lan tavaflardan birinin yap›lmas› halinde bu tavaf,
“Tahiyyetü’l-Mescid” tavaf› yerine de geçer.131
- TAVAFIN GEÇERLİ OLMASININ ŞARTLARI
a) Niyet
b) Tavaf› Belirlenen Vakitte Yapmak:Kudûm tavaf›, hac ihram›na girdikten sonra ve Arafat vakfesinden
c) Tavaf› Kâ’be’nin çevresinde ve Mescid-i Haram’›n içinde yapmak.
d) Tavaf›n en az dört şavt›n› yapmak.
- TAVAFIN VACİPLERİ
a) Tavaf› abdestli yapmak
b) Tavaf› Avret Mahalli Örtülü Olarak Yapmak
c) Teyamün:“Teyamün” sağdan yapmak demektir.Hacer-i Esved’in bulunduğu köşe Kâ’be’nin sağ taraf› kabul edilir. Dolay›s›yla tavaf, Kâ’be’nin sağ›ndan, sol omuz Kâ’be’ye dönük olarak yap›l›r.
d) Tavaf›n İlk Şavt›na Hacer-İ Esved’in Hizas›n› Geçmeden Başlamak:Tavaf edecek kimsenin, tavafa Hacer-i Evsed’in hizas›n› geç-meden başlamas› vaciptir. Hacer-i Esved’in hizas›n› geçtikten sonra tavafa niyet ederse bu şavt geçerli olmaz.142
e) Tavaf› Yürüyerek Yapmak
f) Tavaf› Hatim’in D›ş›ndan Yapmak
g) Tavaf› Yedi Şavta Tamamlamak
h) Tavaf Namaz› K›lmak:Her tavaftan sonra iki rekat tavaf namaz› k›l›n›r. Tavaf namaz› tavaf›n vacibi değil müstakil bir ibadettir. Bu sebeple terkinden dolay› dem gerekmez. Ancak bu namaz› k›lmayan kimse, günahkâr olur.

 

- TAVAFIN SÜNNETLERİ
a) Tavafa başlarken Hacer-i Esved veya hizas›na “Rükni Yemânî” taraf›ndan gelmek ve Hacer-i Esved’in hizas›nda tavafa başlamak.
b) Tavaf›n başlang›c›nda ve her şavt›n sonunda Hacer-i Evsedi istilâm etmek.
c) Remel yapmak:Remel, koşmaks›z›n çal›ml› ve süratli bir şekilde yürümektir.
d) Izt›ba yapmak:Izt›ba”; omuzlara al›nan “rida”n›n bir ucunu sağ koltuk alt›ndan geçirip sol omuz üzerine at›p sağ omuzu ve sağ kolu aç›k b›-rakmak demektir.
e) Tavaf› mümkün Oldukça Kâ’be’nin Yak›n›nda Yapmak
f) Müvâlât:Tavaf›n şavtlar›n›, ara vermeden peş peşe yapmak sünnettir.
Cenaze namaz› veya nafile bir namaz k›lmak için tavafa ara vermek mekruhtur.
g) Duâ etmek:Tavaf esnas›nda istenilen dua yap›labileceği gibi Kurân-› Kerim de okunabilir. Ancak Peygamber efendimizin okumuş olduğu dualar› okumak daha fazîletlidir.
h) Tavaf› Huşu İle Yapmak:Tavaf eden kimse, ibadet halinde bulunduğunun bilincinde
olmal›, huşua ayk›r› davran›şlardan kaç›nmal›d›r.
ı) Tavaftan Sonra Zemzem İçmek
i) Vücutta, Elbisede ve Metafta Necaset Bulunmamas›
- SA’Y:Sözlükte; iş yapmak, yürümek ve koşmak anlamlar›na gelen “Sa’y”; hac ibadeti ile ilgili bir terim olarak, hac veya umre için yap›lan bir tavaftan sonra, Mescid-i Haram’›n doğu taraf›nda bulunan Safa ve Merve tepeleri aras›nda, Safa’dan başlayarak dört
kere gidip üç kere gelmek demektir.

- SA’YİN FARZLARI (ŞARTLARI VE RÜKÜNLERİ)
. Hac Sa’yini, İhrama Girdikten Sonra Yapmak
Hacc›n sa’yini, kurban bayram›n›n 1, 2 ve 3. günlerinde (10,
11 ve 12 Zilhicce) yapmayan kimse daha sonra ülkesine dönmeden
sa’yini yapabilir, her hangi bir ceza da gerekmez.
c) Geçerli Bir Tavaftan Sonra Yapmak
. Sa’yi Safa ve Merve tepeleri aras›nda yapmak.
. Sa’ye Safa Tepesinden Başlay›p Merve Tepesinde Bitirmek.
. Sa’yin En Az Dört Şavt›n› Yapmak:Sa’yin ilk dört şavt›n› yapmak rükün, yediye tamamlamak ise vaciptir. Bir şeyin yar›s›ndan fazlas› o şeyin tamam› hükmündedir.
Bu itibarla en az dört şavt yapan kimse sa’yi yapm›ş say›l›r. Geri kalan şavtlar yap›lmazsa her şavt için bir sadaka-i f›- t›r gerekir. Sa’y bütünüyle terk edilirse dem gerekir.
- SA’YİN VACİPLERİ
a) Gücü Yeten Kimsenin Sa’yi Yürüyerek Yapmas›
b) Sa’yi Yedi Şavta Tamamlamak:Sa’yin şavtlar›n› yediye tamamlamak vaciptir. Dördüncü şavttan sonra terk edilen her şavt için sadak-i f›t›r gerekir.173
c) Umre’nin Sa’y’ini İhraml› Olarak Yapmak:Umre yapmak üzere niyet edip ihrama giren kimsenin, umre sa’yini, umre tavaf›ndan sonra ihramdan ç›kmadan önce yapmas› vaciptir.Bir kimse umre tavaf›n› yapt›ktan sonra Sa’y yapmadan önce t›-raş olup ihramdan ç›kar,
Umre’nin Sa’y’ini ihrams›z olarak yaparsa dem gerekir.
d) Safa ile Merve Aras›ndaki Mesafenin Tamam›n› Yürümek:Safa ile Merve aras›ndaki
mesafe eksik b›rak›lmadan yürünmelidir.Yürünen mesafenin toplam› 4 tam şavt› tamaml›yorsa Sa’y geçerlidir.Ancak eksik b›rak›lan her şavt için sadaka-i f›t›r gerekir.(*)
-

 ARAFAT VAKFESİ
“Arafat”, Mekke’nin 25 km. güney doğusunda ova görünümünde düz bir alan›n ad›d›r. Doğu, kuzey ve güneyi dağlarla çevrilidir.Hz. Adem ile Havva’n›n cennetten indirildikten sonra buluştuklar› yere “Arafat”, buluştuklar› güne “arefe” denilmiştir.178
Arafat, H›ll bölgesinde Harem s›n›rlar› d›ş›nda kal›r. Harem s›n›r› ile Arafat aras›nda Urene vadisi, Arafat’›n ortas›nda “Cebel-i Rahme” (rahmet dağ›), bat›s›nda Nemîre Mescidi vard›r.
Hacc›n aslî rüknü olan vakfe, Arafat’ta yap›l›r. Sözlükte belirli bir yerde bir süre kalmak anlam›na gelen “vakfe”; bir hac terimi olarak, hac yapma niyetiyle ihrama girmiş olan bir kimsenin Zîlhicce ay›n›n 9. günü zevalden sonra Arafat’ta bir müddet kalmas› demektir.
Arafat vakfesi yap›lmadan hac ibadeti yerine getirilmiş olmaz.Şu âyetler, Arafat vakfesine işaret etmektedir:“Arafat’tan ayr›l›p (Müzdelife’ye) ak›n edînce Meş’ari Haramda Allah’ı
an›n”.“Sonra insanlar›n ak›n ettiği yerden (Arafat’tan) siz de ak›n edin…
Kureyşliler daha önceleri Müzdelife’de vakfe yaparlar, Harem ehli olduklar› gerekçesiyle Arafat vakfesi yapmazlard›.Yüce Allah bu âyet ile Arafat’ta vakfe yap›lmas›n› kesin olarak
emretmiştir. Peygamberimiz (a.s) da “Hac, Arafat’t›r” buyurmuştur.
Arafat vakfesinin şartlar›, vacipleri, sünnet ve müstehaplar› vard›r.
1. Arafat Vakfesinin Rüknü:Arafat vakfesinin bir rüknü vard›r, o da Arafat s›n›rlar› içerisinde
belirlenen zaman diliminde k›sa bir süre bulunmakt›r.
2. Arafat Vakfesinin Geçerli Olmas›n›n Şartlar›:Arafat vakfesinin geçerli olmas›n›n üç şart› vard›r:
a) Hac için ihrama girmiş olmak
b) Vakfeyi Arefe günü (9 Zilhicce) güneşin zeval noktas›na
gelmesinden kurban bayram›n birinci günü (10 Zilhicce) fecr-i sad›ğa kadar olan süre içinde yapmak.
c) Vakfeyi Arafat’ta yapmak. Arafat s›n›rlar› d›ş›nda yap›lan vakfe geçerli olmaz.
3. Arafat Vakfesinin Vacibi :Arefe günü gündüz Arafat’a ç›km›ş olanlar›n güneş bat›ncaya
kadar Arafat’ta beklemeleri vaciptir.Peygamberimiz (a.s.), güneş bat›ncaya kadar Arafat’ta beklemiştir.
4. Vakfenin Yap›lacağ› Yer:Urene vadisi187 hariç Arafat’›n her taraf› vakfe yeridir. Peygamberimiz (a.s.),“ Arafat’›n her yeri vakfe yeridir” “(Ancak) Urene Vadisi’nden uzak durun” buyurmuştur.Urene vadisi, Harem s›n›r› ile Arafat aras›ndaki mevkidir, Arafat’a
dahil değildir.
- Vakfenin Yap›lacağ› Zaman:Vakfenin yap›lacağ› zaman, Arefe günü (9 Zilhicce) güneşin
zevalinden sonra başlar, kurban bayram›n birinci günü (10 Zilhicce) fecr-i sad›ğa kadar devam eder.
-. Arafat Vakfesinin Sünnetleri
a) Arefe günü sabah› güneş doğduktan sonra Mina’dan Arafat’a hareket etmek.
b) Zeval vaktinden önce Arafat bölgesinde bulunmak.
c) Mümkünse vakfe için gusletmek.
d) Öğle namaz› öncesinde Nemîre Mescidi’nde hutbe okunmas›.
e) Oruçlu olmamak.
f) Vakfe esnas›nda abdestli ve k›bleye yönelik bulunmak.
g) Mümkün olduğu kadar vakfeyi “Cebelü’r-Rahme” denilen tepenin yak›n›nda yapmak.
h) Öğle vakti olunca öğle ve ikindi namazlar›n› birleştirerek k›lmak (cem‘-i takdîm).
i) Gün boyunca, Kur’an okumak, telbiye, zikir, tehlîl, tekbir, tespih, dua ve istiğfar gibi ibadetleri çokça yapmak.
-

 MÜZDELİFE VAKFESİ:“Müzdelife”200, Arafat ile Mina aras›nda Harem s›n›rlar› içinde
bir bölgenin ad›d›r. Mina ile Müzdelife aras›nda “Muhass›r Vadisi”, Müzdelife s›n›rlar› içerisinde Kuzeh dağ› üzerinde “Meşar-i Harem” ad›nda bir tepe vard›r.
Akşam ile yats› namaz› cem edilerek k›l›nd›ğ› için Müzdelife bölgesine “cem’” ( ) ismi verilmiştir.201Kur’an-› Kerîm’de Müzdelife vakfesine,
– Müzdelife Vakfesinin Rüknü:Müzdelife s›n›rlar› içerisinde belirlenen zaman diliminde k›-
sa bir süre bulunmak veya buradan geçmek rükündür.Bir kimse bilerek veya bilmeyerek, uyan›k veya uyuyarak,ay›k veya bayg›n, oturarak, yürüyerek veya vas›ta içerisinde, ab-destli veya abdestsiz, cünüp, adetli ve loğusal›, niyetli veya niyetsiz olarak Müzdelife Vakfesini yapsa vacip yerine getirilmiş olur.205
- Müzdelife Vakfesinin Geçerli Olmas›n›n Şartlar›
a) Hac İçin İhraml› Olmak
b) Arafat Vakfesini Yapm›ş Olmak
c) Vakfeyi Müzdelife S›n›rlar› İçinde Yapmak
d) Vakfeyi Belirli Zaman İçinde Yapmak
3. Müzdelife Vakfesinin Vacipleri:Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre Müzdelife’de akşam ve yats› namazlar›n› ister münferit ister cemaatle olsun, yats›
vakti içinde cem’-i te’hîr ile k›lmak vâciptir. Abdullah ibn Hanefî mezhebinden Ebû Yusuf ile Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre Müzdelife’de akşam ile yats› namazlar›-n› cem-i te’hîr ile k›lmak sünnettir.
- MİNA’DA YAPILAN GÖREVLER:“Mina”, Müzdelife ile Mekke aras›nda Harem s›n›rlar› içinde bir bölgenin ad›d›r.Kurban bayram› günleri (Zilhicce 10, 11, 12 ve 13) Mina’da şeytan
taşlama, kurban kesme ve t›raş olmak üzere 3 görev îfa edilir.Fecr-i sad›k’a kadar veya gecenin çoğunu Müzdelife’de geçirmek Hanefîlere göre sünnet; Şafiî ve Hanbeli’lere göre va-cip; Malikîlere göre gecenin herhangi bir saatinde k›sa bir sürede olsa bulunmak vacip, fecr-i sad›k’a kadar gecelemek ise sünnettir.*

- REMY-İ CİMAR:Sözlükte küçük taşlar atmak anlam›na gelen “remy-i cimar”, bir hac terimi olarak “cemerat” diye adland›r›lan belli yerlere belli zamanda ve belli say›da taş atmak demektir. Yüce Allah, İbrahim Peygambere, oğlu İsmail’i kurban etmesini emrettiğinde şeytan bu emri yerine getirmelerine engel olmaya
çal›şm›şt›. Bunun üzerine Hz. İbrahim, eşi Hacer ve oğlu İsmail, şeytan›n bu tuzağ›n› fark edip onu taşlam›şlard›. İşte “remy-i cimar”, bu olay› sembolize etmektedir. Burada şeytana karş› direniş ve protesto söz konusudur.Şeytan taşlama vazifesi, Mina’da Kurban bayram› günlerinde îfa edilir. Şeytan taşlama ittifakla hacc›n aslî vaciplerinden biridir.” Bu görevin terk edilmesi dem gerektirir. Şeytan taşlama günlerinde Mina’da gecelemek sünnettir.
Mina’da şeytan›n taşland›ğ› “Cemerat” diye an›lan üç yer
vard›r.
1. “Cemre-i Suğrâ” (Küçük Cemre): Mescid-i Hayf taraf›ndad›
r. Bu cemreye halk aras›nda “Küçük Şeytan” denir.
2. “Cemre-i Vustâ” (Orta Cemre): Mekke cihetinde Küçük
Cemreden sonra 150 m. mesafede yer al›r. Bu cemreye halk aras›
nda “Orta Şeytan” denir.
3. “Cemre-i Akabe” (Büyük Cemre): Mina’n›n Mekke istikametindeki
s›n›r›nda yer al›r. Bu cemreye halk aras›nda “Büyük
Şeytan” denir.
-

Remy-i Cimar’›n Vakti, Hükmü Ve Uygulanmas›:Cemrelere taş atman›n zaman›, kurban bayram› günleridir.Bu günlerin ilkine “Yevm-i Nahr” (Kurban Kesme Günü), kalan üç güne ise “Eyyam-› Teşrik” (Teşrik Günleri) denir. İlgisi nedeniyle bu günler, “Eyyam-› Mina” (Mina
Günleri) olarak da an›-l›r.
- HEDY:Hac ve umre ile ilgili olarak kesilen kurbanlara “hedy” denir.Yüce Allah’›n hoşnutluğunu kazanmak maksad›yla harem bölgesine veya Kâ’be’ye hediye edildikleri için bu kurbanlara “hedy” ad› verilmiştir.
a) Hedy Kurban› İle Yükümlü Olanlar:Temettu ve k›ran hacc› yapanlar ile ihram yasaklar›na veya hacla ilgili baz› kurallara ayk›r› davrananlar “hedy” kurban› kesmekle yükümlüdürler. İfrad hacc› ve umre yapanlar, bir ihram yasağ›n› yahut hac veya umrenin vaciplerinden birini terk etmedikleri takdirde “hedy” kurban› kesmekle yükümlü değildirler.Ancak isterlerse Allah r›zas› için nafile hedy kesebilirler.
b) Hedyin Çeşitleri
Hedy, vacip ve nafile olmak üzere iki k›s›md›r.
- Vacip Olan Hedy
Vacip olan hedy kurban› beş çeşittir.
1. Temettu Ve K›ran Hedyi:Temettu ve k›ran hacc› yapan kimselerin kesmekle yükümlü
olduğu kurband›r.“Kim umre yap›p (ihramdan ç›karak) hacca kadar (ihraml›
ya yasak olan şeylerden) yararlan›rsa, kolay›na gelen kurban›
kesmesi gerekir”235 anlam›ndaki âyette kastedilen “hedy”, temettu
hacc› yapan kimselerin kesmekle yükümlü olduğu kurband›r.
2. Ceza Hedyi
3. İhsâr Hedyi
4. Fevât Hedyi
5. Adak Hedyi:Harem bölgesinde kesilmek üzere adanan kurband›r.
- Nafile Hedy
Hac veya umre maksad›yla Mekke’ye giden kimsenin, yükümlü
olmad›ğ› halde Allah r›zas› için kestiği kurband›r.
-

Hedyin Kesim Zaman›
1. Adak hedy ile nafile hedyin kesim zaman›, Kurban bayram› n›n birinci günü güneşin doğmas›ndan sonra bayram namaz› n›n akabinde başlar ve bayram›n dördüncü günü güneşin bat›-ş›na kadar devam eder. Bu süre içinde gece ve gündüz kesilebilir.Zaman›nda kesilmeyen adak hedyinin kaza edilmesi vaciptir.Zaman›nda kesilmeyen nafile hedy kaza edilmez.
2. Ceza hadyinin kesim zaman›; ihlalin gerçekleşmesiylebaşlar.
3. Fevât Hedyi, hacc›n kaza edildiği zamanda kesilir.
4. Temettu ve K›ran Hedyinin zaman›;Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ile Mâlikî ve Hanbelî
mezheplerine göre temettu ve k›ran hedyinin kesim zaman›, kurban bayram›n›n ilk günü fecr-i sad›ktan itibaren başlar. Bu kurban› bayram›n üçüncü günü güneş bat›ncaya kadar kesilmesi sünnettir. Bu süre içerisinde kesilmeyip daha sonraya ertelenmesi mekruh ise de ceza gerekmez.Ebû Hanîfe’ye göre ise bu hedyin kesim zaman›, kurban bayram›n›n ilk günü fecr-i sad›ktan itibaren başlar. Bu kurban›n bayram›n üçüncü günü güneş bat›ncaya kadar kesilmesi vaciptir. Bu süre içerisinde kesilmemesi durumunda biri kazâ, biri de
ceza olarak iki kurban kesmek gerekir.
- Kurban Yerine Oruç:Temettu veya k›ran hedyi kesmesi vacip olan ancak kurbanl›k hayvan bulamayan veya bulup da sat›n alacak imkân› olmayan kimselerin, üç gün hac esnas›nda, yedi gün de hacdan sonra olmak üzere toplam 10 gün oruç tutmalar› gerekir. Konuyla ilgili
ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktad›r: “Kim umre yap›p (ihramdan ç›karak) hacca kadar (ihraml›ya yasak olan şeylerden) yararlan›rsa, kolay›na gelen kurba-n› kesmesi gerekir. (Kurban alma imkân›) bulamayan kimse üçü hacda yedisi de döndüğünüzd(memleketinizde)
- Udhiye Kurban›:Udhiye; Hanefilere göre ak›ll›, ergen, mukim ve dinen zengin say›lan; Şafiî, Malikî ve Hanbelilere göre mukim veya misafirher müslüman›n kesmekle yükümlü olduğu bir ibadettir. Hükmü İmam Evzaî, İmam Sevri, İmam Ebu Hanife, İmam Muhammed,İmam Züfer, bir rivayete göre İmam Ebu Yusuf ile İmam Malik ve Caferilere göre vaciptir. İmam Şafiî, İmam Ahmed b. Hanbel ve Malikiler ile bir rivayete göre İmam Ebu Yusuf’a göre müekked sünnettir.Dinen zengin olan müslüman Hacta ister mükim, ister misafir olsun Hanefi ve Malikilere göre udhiyye kurban› kesmekle yükümlü değildir.Şafiî ve Hanbelilere göre hacta dinen zengin olan müslümanlar udhiye kurban› kesmekle yükümlüdür. (Başnefer, 160-161) Hz.Aişe (r.anha) Hz. Peygamberin Mina’da eşleri ad›na bir s›ğ›rudhiye kurban› kestirdiğini söylemiştir. (Müslim, Hac, 119)Buna göre udhiye kurban› kesmek isteyen zengin müslümanbu kurban› Mekke’de kesebileceği gibi memleketinde de kestirebilir.
- Kurban Etleri:Hanefî ve Malikîlere göre temettu ve k›ran hacc› yapan kimseler
kestikleri hedy kurbanlar› ile nafile olarak kesilen kurban etlerinden kurban kesenler yiyebilirler. Ceza kurbanlar›n›n etlerine yiyemezler.Şafiî ve Hanbelîlere göre ise sadece nafile kurban kesenler bu karban›n etinden yiyebilirler. Temettu K›ran ve Ceza kurban›
kesenler bu kurban›n etlerinden yiyemezler. Çünkü Temettu ve K›ran hacc› yapanlar›n kestikleri kurbanlar da ceza kurban› hükmündedir.
-T›raş Olman›n Zaman› :Hacda saçlar› t›raş etme veya k›saltman›n zaman›, bayram› n ilk günü fecr-i sâd›ktan sonra başlar.Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ile Şâfiî ve Hanbelî
mezheplerine göre bayram›n ilk üç gününde t›raş olmak veya saçlar› k›saltmak sünnettir. Geciktirilmesi mekruh ise de ceza gerektir-mez. Ancak t›raş olmad›kça ihramdan ç›k›lm›ş olmaz ve ihram yasaklar› devam eder.Ebû Hanîfe’ye göre, bayram›n üçüncü günü güneş bat›ncaya kadar t›raş olmak veya saçlar› k›saltmak vaciptir. Geciktirilmesi
durumunda dem gerekir.
-Umrede saçlar› t›raş etme veya k›saltman›n vakti,:sa‘y’den sonrad›r.
- Saçlar› T›raş Etmenin veya K›saltman›n Yeri:Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre, ister hac, ister umre için olsun, saçlar› t›raş etmenin veya k›saltman›n yeri Harem bölgesidir. Harem bölgesi d›ş›nda yap›lan t›raş geçerli ise de vacip terk edildiği için dem gerekir.Ebû Yûsuf ile Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre, bu vecîbenin Harem bölgesinde yap›lmas› sünnettir.
- T›raş Edilecek Veya K›salt›lacak Saç›n Miktar›:Saçlar›n t›raş edilmesi ve yak›salt›lmas›nda vacip olan miktar,baş›n en az dörtte biridir. Baş›n sadece dörtte birinde veya daha az k›sm›nda saç varsa, hepsinin t›raş edilmesi veya k›salt›lmas› gerekir.253Saçlar›n tamam›n›n t›raş edilmesi veya k›salt›lmas› ise sünnettir.Erkeklerin saçlar›n› t›raş ederken veya
k›salt›rken sakal ve b›- y›klar›ndan da biraz almalar› müstehapt›r. Saç› olmayanlar›n t›raş aletini başlar›n›n üzerinde dolaşt›rmalar›vaciptir.
- T›raş İle Diğer Menâsik Aras›nda Tertip:Peygamber efendimiz veda hacc›nda bayram sabah› Akabe cemresini taşlad›ktan sonra Mina’ya dönmüş, kurbanlar›n› kesmiş, sonra t›raş olmuştur. Ayn› günü Kâ’be’ye gitmiş ve ziyaret tavaf›n› yap›p Mina’ya geri gelmiştir.258Taş atma, kurban kesme ve t›raş olma menâsiki aras›nda Peygamber efendimizin takip ettiği s›raya uyman›n vacip veya sünnet oluşu konusunda müçtehitler farkl› görüşler ortaya koymuşlard›r.Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ile Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhebine göre tertibe uymak sünnettir. Bu tertibe uyulmad›ğ› takdirde her hangi bir ceza gerekmez Ebû Hanîfe’ye göre, bunlar›n ilk üçünde Hz. Peygamber’in takip ettiği s›raya uymak vaciptir. Aksi halde dem gerekir. Ancak,ifrad hacc› yapanlar›n nâfile olarak kurban kesmeleri durumunda tertibe uymalar› vacip değil, sünnettir.

- İhramdan Ç›kma (Tahallül) :Saçlar›n t›raş edilmesi veya k›salt›lmas› ile ihramdan ç›k›lm›ş
olur. İhramdan ç›k›nca, elbise giyme, koku sürünme, saç, sakal, b›y›k ve t›rnak kesme gibi ihram yasaklar› sona erer. Buna “tehallül”
denir.Hacda biri cinsel ilişki d›ş›ndaki yasaklar›n, diğeri ise, cinsel ilişki yasağ›n›n kalkmas› olmak üzere iki çeşit “tehallül” vard›r.
1. İlk Tahallül
Cinsel ilişki d›ş›ndaki ihram yasaklar› bayram›n birinci günü t›raş olmakla sona erer.
2. İkinci Tehallül:Cinsel ilişki dahil olmak üzere ihram yasaklar›n›n tamam›yla
ortadan kalkmas› demektir. İkinci tehallül, ziyaret tavaf›n›n da yap›lmas›yla gerçekleşir.
- İHSAR:Sözlükte engellemek ve al›koymak anlam›na gelen “ihsar”,bir hac terimi olarak, hac veya umre için ihrama giren kimsenin, her hangi bir sebeple, ihram›n gereğini -umre için tavaf›, hac içinArafat vakfesini ve ziyaret tavaf›n›- yerine getirmesinin engellenmesi
demektir. Engellenen bu kimseye “muhsar” denir.
- BEDEL HACCININ MEŞRUİYYETİNİN DELİLLERİ:Başkas› ad›na hac yapman›n meşru oluşu şu hadislere dayanmaktad›r:“Has’am kabilesinden bir kad›n Veda Hacc› y›l›nda Resulullah’›n yan›na gelerek; “Ey Allah’›n Resulü; Allah’›n hac ibadetini kullar›na farz k›lan emri babama binek üzerinde duramayacak derecede yaşl› iken ulaşt›. Babam›n yerine ben hac yapsam, olur mu?” diye sordu; Resülullah “Evet” diye cevap verdi.287
İbni Abbas’tan şöyle rivayet edilmiştir:“Cüheyne kabilesinden bir kad›n Resulullah’a gelerek şöyle dedi:
-Annem hac yapmay› adad› fakat hac yapamadan öldü. Onun yerine ben hac yapay›m m›? Resülullah (s.a.v.) şöyle cevap verdi.-Evet, onun yerine hac yap. Annenin borcu olsayd› onu ödemez
miydin? Allah’a olan borçlar›n›z› da ödeyin. Çünkü Allah’a olan borç ödemede önceliklidir.”
-

BEDEL İÇİN VASİYETTE BULUNMANIN HÜKMÜ:Bir kimse kendisine haccetmek farz olduğu y›l, hacca gitmek üzere yola ç›kar da hacc› tamamlamadan ölüm yatağ›na düşerse,
ölmeden önce vasiyette bulunmas› farz değildir. Fakat,kendisine hac farz olduğu y›l hac yapmay›p sonraki y›llarda memleketinde veya yolculuğunda ölen kimsenin, ad›na hac yap›
lmas›n› vasiyet etmesi farz olur.
– BEDEL YOLU İLE HAC YAPMANIN ŞARTLARI:Bedel yoluyla hac yapma konusunda gözetilmesi gereken bir tak›m şartlar vard›r. Bunlar› şöyle s›ralayabiliriz:
1.Vekil olarak hacca gönderilecek kimsenin müslüman ve
ak›ll› olmas›.
2. Vekilin, müvekkil ad›na hac yapmaya niyet etmesi
3. Sağ olan müvekkilin vekile hac yapmas›n› bizzat söylemesi
4. Müvekkile hacc›n önceden farz olmuş olmas›
5. Vekil için ücret şart koşulmuş olmamas›
6. Vekilin masraflar›n›n tamam› yahut da çoğu müvekkilin
mal›ndan karş›lanmas›
9. Vekilin, hacc› bizzat kendisinin yapmas›
- NAFİLE HACDA VEKALET ŞARTLARI:Nafile hacc›n vekalet yolu ile yap›labilmesi için; vekilin müslüman, ak›ll›, mümeyyiz olmas› ve kim ad›na nafile hac yap›l›-yorsa niyeti onun için yapmas› şartt›r. Vekalet yoluyla nafile hac yap›lmas› için bunlardan başka bir şart aranmaz. Çünkü nafile ibadetlerde hareket alan› daha geniştir.
Şâfiî ve Hanbelî mezhebine göre nafile hacda vekaletin geçerli olmas› için vekilin kendi ad›na farz hacc› yapm›ş olmas›şartt›r. 314
-HAC VE UMREDE KURALLARA AYKIRIDAVRANIŞLAR VE CEZALARI
Hac ve umre ibadetlerinin edas›yla ilgili olarak ihraml› ve ihrams›z iken uyulmas› gereken kurallar vard›r. Bunlara uyulmamas› çeşitli cezalar gerektirir.Hac ve umre ile ilgili cezalar; hac ve umrenin vaciplerini terketmekten doğan cezalar ve ihram yasaklar›n› ihlal etmekten doğan
cezalar olmak üzere iki k›sma ayr›l›r.

HAC VE UMRENİN VACİPLERİNİ TERK ETMENİN
CEZALARI:Hacc›n veya umrenin farzlar›n›n (rükün ve şartlar›n›n) yerine getirilmemesi halinde yap›lan hac veya umre geçerli olmaz.Farzlar› ihlalin başka bir şeyle telafisi mümkün değildir.Hacc›n veya umrenin vaciplerinden birinin terk edilmesi durumunda hac veya umre fasid olmaz ise de mazeret olmadan terk edilmesi tahrimen mekruhtur.Mazeret olmadan terk edilen veya zaman›nda yap›lmayan hervacip için dem gerekir.315Sadece umreyi veya sadece hacc› ilgilendiren bir vacibin terkedilmesi sebebiyle tek ceza gerekir.Hac veya umrenin biri “mustakil (aslî)” diğeri de her bir menasikinvacibi (fer’î) olmak üzere iki çeşit vacibi vard›r.
Bu vaciplerden birinin, bir mazeret bulunmaks›z›n terk edil-mesi halinde dem gerekir. Bir mazeret sebebiyle terk edilirse herhangi bir ceza gerekmez.
-Hacc›n Mustakil / Aslî Vacipleri Şunlard›r:
a) Sa’y,
b) Müzdelife vakfesi,
c) Remy-i cimar (Şeytan taşlama),
d) Saçlar› t›raş etme veya k›saltma,
e) Veda tavaf›,
Sa’y, t›raş olma ve saçlar› k›saltma ayn› zamanda umrenin de
vaciplerindendir.
-Bu müstakil vaciplerin d›ş›nda hac ve umre menasikinebağl› (fer’î) vacipler de vard›r. Bu vaciplerin de bir mazeret olmaks› z›n terk edilmesi halinde dem gerekir.
-Hac, Mekke’deki Kâ’be, Safa-Merve, Mina, Müzdelife ve
Arafat olmak üzere kutsal mekanlarda Peygamberimizin öğrettiği
şekilde îfa edilen bir ibadettir.
-UMRE:Sözlükte; ziyaret etmek, uzun ömürlü olmak, evi mamur etmek,
bir yerde ikâmet etmek, korumak, mal› çok olmak ve Allah’a
kulluk etmek anlamlar›ndaki “a-m-r” kökünden türeyen
“umre”; bir hac terimi olarak belirli bir zamana bağl› olmaks›-
z›n ihrama girip tavaf ve sa‘y yapt›ktan sonra t›raş olup ihramdan
ç›karak yap›lan bir ibadettir.
- UMRENİN HÜKMÜ:Müslüman›n ömründe bir defa umre yapmas› Hanefî ve Mâlikî
mezheplerine göre müekked sünnet, Şâfiî390 ve Hanbelî391 mezhebine göre ise farzd›r.
- UMRENİN FARZLARI (ŞARTI VE RÜKNÜ)
Umrenin iki farz› vard›r; ihrama girmek ve Kâ’be’yi tavaf etmek.
İhrama girmek şart›, Kâ’be’yi tavaf etmek ise rüknüdür.
- UMRENİN VACİPLERİ:Umrenin iki vacibi vard›r. Safa ile Merve aras›nda sa’y
yapmak ve saçlar› t›raş ettirmek veya k›saltmak.İhram yasaklar›na uymayan veya bir vacibi terk eden kimseye dem gerekir.
- Ebû Lübabe, ikinci Aka’be biat›nda bulunmuş, Hz. Peygamber taraf›ndan kabilesine temsilci tayin edilmiş Medineli bir sahabidir.Eskiden müttefikleri ve komşular› olan Kureyza oğullar›n›n muhasara edildiği s›rada onlara,
teslim olmalar›n›n ölüm anlam›na geleceğini işaret etmiş, daha sonra yapt›ğ›na pişman olmuş, tövbe etmiş ve Resülullah’›n yan›na gelmeden doğruca mescide giderek farz namazlar ve tabii ihtiyaçlar› d›ş›nda, affedilinceye
kadar çözdürmemek üzere kendini bir direğe bağlam›şt›.Yiyip içmeden alt› gün bu direkte bağl› olarak kald›ktan sonra, affedildiğini bildiren ayet inince bizzat Hz. Peygamber taraf›ndan çözüldü. Bugün o
direğin yerinde bulunan sütün “Üstuvânetü Ebî Lübâbe” (Ebû Lübâbe Sütunu) veya Üstüvânetü’t-Tevbe” (Tövbe Sütunu) diye an›lmaktad›
- Peygamber Efendimiz, ilk zamanlarda Mescide hutbe okuyacağ› zaman bir hurma kütüğünün üzerine ç›kard›. Daha sonralar› haz›rlanan minber üzerinde hutbe okumaya başlay›nca kütük ağlay›p inlemeye başlam›ş, Hz.
Peygamber minberden inerek onu eli ile s›vazlayarak teskin etmişti. (Buhârî, Cumu’a, 26; I,220) işte o hurma kütüğünün yerindeki sütün “elÜstüvânetü’l- Hanne” (Ağlayan Sütün) diye an›lmaktad›r.
- MEDİNE’DEKİ BAZI MÜBAREK MEKANLAR
1. Kuba Mescidi.
.2. Cuma Mescidi
3. Baki’ Mezarl›ğ› (Cennetü’l-Bakî’)
4. Mescidü’l-K›bleteyn (İki K›bleli Mesci
5. Uhut Şehitliği

SINAV  İÇİN DİNİ TERİMLER
1-İmâmeyn: İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed için kullanılır.
2-Tarafeyn. İmâm-ı A’zam ile İmam Muhammed için kullanılır.
3-Şeyhayn: İki şeyh, iki reis, iki büyük imâm demektir. İmâm-ı A’zam ile
İmam Ebû Yusuf için kullanılır. En büyük iki halife anlamında Hazret-i Ebû
Bekr ile Hazret-i Ömer için de kullanılır.
4-Sekaleyn: İnsanlar ve cinler için kullanılır. Bu iki topluluğa da peygamber
olarak gönderildiği için Peygamberimiz Hz. Muhammed’e Rasûlü ’s-Sekaleyn
denir. Cin ve insanlara fetvâ verene de, Mü ftiyü’s-sekaleyn denir. (Şeyhü ’lİslâm İbni Kemalpaşa).
5-Temizlik: Görünü r kir ve pisliklerin giderilmesi “necâsetten tahâret”, abdestsizlik
durumunun kaldırılması ise “hadesten tahâret” olarak adlandırılır.
6-Mâsivâ: Allah’ın gayrısından temizlenme.
7-Hades: Hükm kirlilik.
8-Necîs: Dînen kir ve pis.
9-Hanefîler’e göre tavuk, kaz gibi kü mes hayvanlarının
dışkıları “necâset-i galîza” (ağır pislik), sığır, koyun, geyik gibi dört ayaklı
hayvanlarınla ise “necâset-i hâffe” (hafif pislik) olarak nitelendirilir.
İstincâ; temizlik yani büyük abdest bozulduktan sonra dışkı ve idrar
yollarında yapılacak dışkı, idrar vb. temizliğidir.
10-İstinkâ; taharetlenirken hiç
pislik kalmadığına kanaat getirinceye kadar temizlenmek, ayrıca erkeklerin
istibrâ yapmasıdır.
11-İstiskâ: Yağmur yağması için istiğ farda bulunup, duâ etmek demektir. 12-Özürlü kimseye mâzûr-mâzûre denilir.
13-Sünnet Namazlar; Vakit namazları yanında düzenli olarak kılınan sü nnetleri
(revâtib) ifade etmekte,
14-Nâfile Namazlar
ise düzenli olmayarak çeşitli vesilelerle Allah’a yakınlaşmak
ve sevap kazanmak maksadıyla ayrıca kılınan namazları (reğaib) ifâde
etmektedir.
15-Namazın Farzları (Şurûtü’s-salât)
16-Erkânü’s-Salât: (Rükunları)
17-Kişinin
kendi isteği ve fiili ile namazdan çıkması da
(hurûc bi sun’ih) Ebû Hanîfe’ye gö re bir rükündür.
18-İsfâr: Sabah namazının ortalık aydınlandıktan sonra kılınmasıdır.
19-Taglîs: İkinci fecir doğar doğmaz, ortalık henüz karanlıkça iken sabah namazını kılmak.
20Tuma’nîne: Rükûduruşunda bir müddet beklemek.
21-Kavme: Rükûdan doğrulup, secdeye varmadan önce uzuvları sâkin oluncaya
değin bir süre kıyam vaziyetinde beklemek.
22-Tıvâl-i mufassal: Uzun sûreler olarak anılır. Hucurât sûresi ile Bürûc
sûresi arasındaki
sûreler bu grupta yer alır.
23-Evst-i mufassal: Orta uzunluktaki sû relere de denir. Bürûc sûresi ile Beyyine
sûresi arasındaki sûreler bu grupta yer alır.
24-Kısâr-ı mufassal: Kısa sûreler diye anılır. Bunlar Beyyine sûresinden
Nâs
sûresine kadar olan sûrelerdir.
25-Tahmîd: Semia’llahülimen hamideh” dedikten sonra, “Rabbenâ leke’lhamd”
demek.
26-Müfsidât-ı salât: Namazı bozan şeyler.
27-Amel-i kesîr: Çok veya aşırı bir davranışta bulunmak demektir.
28- Ezân okunurken her cümle arasında biraz bekleme yapılır ve ikinci cümlelerde
ses biraz daha yükseltilir. Buna teressül veya irtisâl denilir. Kâmet ise
duraklama yapmaksızın serî okunur. Buna da “hadır” denilir.
29-Namazı yalnız kılana münferid, imâma uyarak kılana muktedî denilir.
İmama uyan kişi (muktedî) için üç ayrı durum söz konusu olabilir. İmama
uyan kişi ya “müdrîk” ya “lâhik” ya da “mesbûk”tur.
30-Müdrîk: Namazı tamamen imâmla birlikte kılan kimseye denir.
31-Kuvvetli alacak (deyn-i kavî)
32- Orta kuvvette alacak (deyn-i mutavassıt)
33- Zayıf alacak (deyn-i zaîf)
34- Nisâb: Gümüşte nisap miktarı 200 dirhem, altında 20 miskâl, hayvanlarda
5 deve, 30 sığır, 40 koyun, toprak ürünlerinde ise (cumhûra göre) 5 vesktir (=buğdayda 653 kg.). Ebû Hanîfe’ye göre ise toprak ürünlerinin azı daçoğu da zekâta tâbidir. Toprak ürünlerinin zekâtında nisâb aranmaz.
35-Yıllanma: Havelânü ’l-havl.
36- Mâl-i müstefâd: Önceden yok iken sonradan ferdin mülkiyetine geçen maldır.
37- Rikâz: Rikâz terimi, maden, define ve hazine gibi kendiliğinden yer altında
Bulunan veya insanlar tarafından yer altına gömülüp gizlenen her türlü kıymetli
maden ve eşyayı eder.
38- Senenin çoğunu meralarda otlayarak geçiren hayvanlara Sâime denilmektedir.
Bunun karşılığı olarak yemle beslenen hayvanlara “ma’lûfe”, ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan hayvanlara da “âmile” adı verilmektedir.
39- Zekâtın Sarf Yerleri::
1. Fakirler ve Miskinler, 2. Âmiller, 3. Müellefe-i
Kulûb, 4. Rikâb, 5. Borçlular, 6. Fî Sebîlillah, 7. İbnü ssebîl
40- İhrâm, kişinin kendini geçici kaygı ve bağımlılıklardan kurtarışının sembolü
dür.
41-Menâsik: Hac ibâdeti içinde yer alan ve bir kısmı sembolik davranışlardan
ibâret olan fiiller.
42- Bedel: Hac için bedel (nâib) tutmaya “ihcâc”; bedel tutan kimseye “âmir”,“menûb” veya “mahcûcun anh” denir. Ayrıca bedel gönderilen kimseye “me’mûr”, yol masrafı olarak verilen mal veya paraya “nafaka” ve haccı ifsâd
etmesi hâlinde nafakayı geri ödemesine “tazmîn” adı verilmektedir.
43- İhrâma giren kişiye “muhrim” (ihrâmlı) denir.
44- Harem Bölgesi. En yakını, Mekke’ye 8 km. mesafede Medîne istikametinde“Ten’îm”; en uzak olanları ise Tâif yö nünde “Ci’râne” (Şi’bü A l-i Abdullah)ve Cidde istikametinde Hudeybiye yakınlarında “Aşâir”dir. Diğerleri ise, Irak yolu ü zerinde “Seniyyetülcebel”, Yemen yolu üzerinde “Edâtü Libn” (Hüseyniye) ve Arafat sınırında “Batn-ı Nemîre”dir.
45- Mekkeliler hac için Harem bölgesi sınırları içinde; umre için ise Hil bö lgesine
çıkarak meselâ Ten’îm veya Arafat gibi Harem bölgesi dışındaki bir yerde
ihrama girerler.
46- Hil Bölgesi. Hil bölgesi, Harem bö lgesi ile Mîkât yerleri arasındaki yerlerdir.Bu bölgede ikâmet edenlere Mîkâtî veya Hillî denir. Hillî, Hil bölgesinde yaşayan kişi anlamındadır
47-Ahvâl-i Şahsiyye: Şahsın hukûku.
48-Hidâyet-i Mürşîde: Yol gösterici hidâyet.
49-İcmâ: İcmâ müctehidlerin şer’îbir meselenin hükmüne dair görüşlerini aynı yönde olmak üzere tek tek açıklamaları yoluyla meydana gelebileceği gibi (sarîh icmâ), şer’îbir mesele hakkında bir veya birkaç mü ctehid görüş belirttikten sonra, bu görüşten haberdâr olan o devirdeki diğer müctehidlerin açıkça aynı yönde kanaât belirtmemekle birlikte îtirâz beyânında da bulunmayıp sükût etmeleri sûretiyle de (sükûtî icmâ) oluşabilir.
50-Istıslâh (Mesâlih-i Mürsele)
51-İslâm Öncesi Şerîatler: Hz. Muhammed’den ö nceki ilâhî dinlerin hükümlerinden (şer’ü men kablenâ)
52-İmâmeyn: İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed için kullanılır.
53-Tarafeyn. İmâm-ı A’zam ile İmam Muhammed için kullanılır.

54-Şeyhayn: İki şeyh, iki reis, iki büyük imâm demektir. İmâm-ı A’zam ile İmam Ebû Yusuf için kullanılır. En büyük iki halîfe anlamında Hazret-i EbûBekr ile Hazret-i ö mer için de kullanılır.
55-Sekaleyn: İnsanlar ve cinler için kullanılır. Bu iki topluluğa da peygamber olarak gönderildiği için Peygamberimiz Hz. Muhammed’e Rasûlü’s-Sekaleyn denir. Cin ve insanlara fetvâ verene de, Mü ftiyü ’s-sekaleyn denir.
56-Temizlik: Görünür kir ve pisliklerin giderilmesi “necâsetten tahâret”, abdestsizlik
durumunun kaldırılması ise “hadesten tahâret” olarak adlandırılır.
57-Mâsivâ: Allah’ın gayrısından temizlenme.
58-Hades: Hükmî kirlilik.
59-Necîs: Dînen kir ve pis.
60-Ağız ve burun temizliği (mazmaza ve istinşâk).Suile iyice ovmak (delk).
Allah’ın farz kıldığ ı (mektûbe) namazlar,
61-Hz. Peygamber’in sünnetiyle sâbit olan (mesnûn) namazlar,
62-Sünnet Namazlar; Vakit namazları yanında düzenli olarak kılınan sünnetleri (revâtib) ifâde etmekte,
63-Nâfile Namazlarise düzenli olmayarak çeşitli vesilelerle Allah’a yakınlaşmak ve sevap kazanmak maksadıyla ayrıca kılınan namazları (reğaib) ifâde etmektedir.
64-Namazın Farzları (Şurûtü’s-salât)
65-Erkânü’s-Salât: (Rükunları)
66-Kişininkendi isteği ve fiili ile namazdan çıkması da(hurûc bi sun’ih)
67-İsfâr: Sabah namazının ortalık aydınlandıktan sonra kılınmasıdır.
68-Taglîs: İkinci fecir doğar doğmaz, ortalık henüz karanlıkça iken sabah namazını kılmak.
69-Fey-i zevâl: Güneşin tam tepe noktada iken cismin yere düşen gölge uzunluğu.
70-Şürûk zamanı: Güneşin doğmasından yükselmesine kadar olan zaman(40-45 dakika).
71-Vakt-i istivâ: Güneşin tam tepe noktasında olduğu zaman.
72-Tahmîd: Semia’llahülimen hamideh” dedikten sonra, “Rabbenâ leke’lhamd”demek.
73-Müfsidât-ı salât: Namazı bozan şeyler.
74-Teheccüt namazı, kuşluk namazı, evvâbîn namazı, tahiyyetü ’l-mescid, küsûfve hüsûf namazları (Güneş ve Ay tutulması esnasında namaz) gibi.
75-Kasr: Namazın kısaltılması,
76-Cem’: İki namazın bir vakitte kılınması.
77-Vaktinde kılınamayan namaza fâite çoğulu fevâit denir.
78-Vitir Arapça’da çiftin karşıtı olan “tek” anlamındadır
79-Her Ay Üç Gün O ruç. “eyyâm-ı bîd” Her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay üç gün oruç tutmak.
80-Hanefî mezhebine göre toprak ürünlerinin zekâta tâbî olabilmeleri için üzerlerinden bir yılın geçmesi (havl)
81-Rikâz: Rikaz terimi, maden, define ve hazine gibi kendiliğinden yer altında bulunan veya insanlar tarafından yer altına gömülüp gizlenen her türlü kıymetli maden ve eşyayı ifâde eder.
82-Mevât (işlenmemiş, sahipsiz) topraklarda veya sahibi bilinmeyen topraklar.
83-Yemle beslenen hayvanlara “ma’lûfe”, ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan
hayvanlara da “âmile” adı verilmektedir.
84-Bedel: Hac için bedel (nâib) tutmaya “ihcâc”; bedel tutan kimseye “âmir”,“menûb” veya “mahcûcun anh” denir. Ayrıca bedel gönderilen kimseye
“me’mûr”, yol masrafı olarak verilen mal veya paraya “nafaka” ve haccı ifsâd etmesi hâlinde nafakayı geri ödemesine “tazmîn” adı verilmektedir.
85-İhrâma giren kişiye “muhrim” (ihrâmlı) denir.
86-Füsûk: Tâatten ayrılıp mâsiyet sayılan şeyleri yapmak.
87-Cidâl: Başkalarıyla tartışmak, hakâret ve kavga etmek.
88-Kâbe’nin etrafında tavâf yapılan yere “metâf” (tavâf alanı) denir.
89-Sa’y yerine “Mes’a” denir.
90-“Eyyâm-ı nahr” ve “eyyâm-ı Mina” denilen Zilhiccenin 10-11 ve 12. günleridir.
91-İhsâr, hac veya umre yapmak üzere ihrâma girdikten sonra, herhangi bir
92-Akîka Kurbanı: Esasen akîka, Arapça’da yeni doğan çocuğ un başındaki saçın adıdır.
93-Keffâret kelimesi sö zlü kte “örten, gizleyen” anlamına gelir. Dînî bir terim olarak ise, “işlenen bir kusur ve gü nahtan dolayı Allah Teâlâ’dan af ve mağfiret dilemek niyetiyle yapılan, cezâ özelliği de bulunan bir tür mâlî ve bedenî ibâdet”tir.
94-ADAK:Arapça’da nezir (nezr) diye ifâde edilen adak fıkıh dilinde, “bir kimsenin
dînen yükümlü olmadığ ı ibâdet cinsinden bir şeyi kendisi için vâcip kılması”nı ifâde eder
95-Behîmetü ’l-en’âm: En çok yenmesi mutat olan koyun, deve ve sığır gibi türlerdir.
96-Dövme (veşm) yaptırma, başta
97-Dişlerin güzellik için törpülenerek seyrekleştirilmesi (teflîc) de hadîste yasaklanmıştır.
Nikâh anında belirlenmişse buna mehr-i müsemmâ, belirlenmemişse buna da mehr-i misil denir.
98-Ric’î Talâk: Kocaya yeni bir nikâha ihtiyaç olmadan boşadığı karısına dönme
imkânı veren boşama türüne, dö nülebilir boşama anlamında “ric’î talâk”denir.
99-Bâîn Talâk: Kocaya boşadığı eşine ancak yeni bir nikâhla dönme imkânı veren boşanma
100-Sünnî Talâk: Boşama, Kur’ân’daki genel ilkelere ve Hz. Peygamber’in bu
yö ndeki açıklama ve tavsiyelerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına göre
101-Sü nnî talâk, bid’î talâk şeklinde de tasnîf edilmektedir.
102-Bid’î Talâk: Bid’at tâbiri, Sünnet’in mukâbili ve zıddı olarak da kullanılmakta olduğundan burada bid’î talâk, Sü nnet’e aykırı biçimde gerçekleştirilen boşamayı ifâde etmektedir.
103-Îlâ: Kocanın dört ay veya daha fazla karısına yaklaşmayacağına dâir yemin etmesi veya bu içerikte bir nezirde bulunmasına îlâ denilir.
104-Hidâne: İslâm hukûkunda çocukların bakım ve yetiştirilmesine denilir.
105-Ferâiz İlmi: Mîrâs hukû kunun klâsik İslâm hukû k literatüründeki adıdır.
106-Ecîr-i Hâs: Yapılan iş sözleşmesi;işçinin belli bir süre zarfında işveren içinçalışmasını konu alıyorsa, yani işçinin belli bir zaman biriminde hâsıl edeceği emeğini işverenin emrine tahsîs etmesi gerekiyorsa, bu işçi ecîr-i hâs olarak adlandırılır.
107-Ecr-i Misl; tarafsız bilirkişilerin, işçinin fiilen harcadığı emeğe biçtikleri değerdir.
108-Tağrir ise, akid yapılırken taraflardan birinin söz ve davranışı ile diğer tarafı kasten aldatmasını ifâde eder.
109-Gabn-i Fâhiş: Aldanmanın aşırı ve belirgin olması.
110-Gabn-i Yesîr: Aldanmanın basit ve önemsiz olması.
111-Rehin verene râhin, rehin alana mürtehin, teslim alınan mala da merhûn
veya rehin denilir.
112-İstiâze: Sözlükte, sığ ınmak, korunmak anlamındadır
112-Tıvâl-i Mufassal: Hucurât’tan Burûc’a kadar,
113-Evsat-i Mufassal: Buruc’tan Beyyine’ye kadar,
114-Kısâr-i Mufassal: Beyyine’den sona kadardır.
115-Sebeb-i Nüzûl: Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûl (inme) sebebi. (esbâb-ı nüzûl)
116-Sebeb-i Vürûd: Hadîs-i Şerîfler’in vârid olma, söylenme sebebi.

117-Mücmel-Mübeyyen: Mânâsı kapalı lafızları ihtivâ eden â yetlere mücmel,
mücmel â yetleri açıklayan â yetlere de mübeyyen â yet denir.
118-Mübhem-Muhkem: Üstü kapalı anlatım. Açık ifâdeli âyetler.
119-Müteşâbih: Birden fazla anlama gelen ifâdeler.
120-Garîbu’l-Kur’ân: Farklı lehçelerde kullanılan kelimeler.
121-Müşkilü’l-Kur’ân: Kelimelerin anlaşılma güçlüğ ü.
122-iknâ etmek, muhâtabın delillerini çü rütmek.
123-Vücûh – Nezâir: Eş sesli kelimelere vücûh; farklı anlamlı kelimelere de nezâir denir.
124-Emsâlu’l-Kur’ân: Özlü ifâdeler.
125- Âfâk Bölgesi. Harem ve Hil bö lgelerinin dışında kalan yerlere Âfâk denir.
126- Füsûk: Tâatten ayrılıp mâsiyet sayılan şeyleri yapmak.
127-Cidâl: Başkalarıyla tartışmak, hakâret ve kavga etmek. Her zaman yasak
olan bu tür davranışlardan, ihrâmlı iken daha çok sakınmak gerekir.
128- Hanefîler’e göre haccın ihrâm, Arafat vakfesi ve ziyaret tavâfı olmak
üzere üç farzı vardır.
129- Kâbe’nin etrafında tavâf yapılan yere “metâf” (tavâf alanı) denir.
130- Sa’y: Sa’y Hanefî mezhebine göre hac ve umrenin vâciplerinden, diğer üç
Mezhebe göre ise haccın rükünlerindendir. Sa’y yerine “Mes’a” denir.
131- İlk Tehallül: Hanefî mezhebinde, cinsel ilişki dışındaki ihrâm yasaklarının
kalkmasını sağlayan ilk tehallül ancak saçların tıraş edilmesi veya kısaltılması
ile olur.
132- İkinci Tehallül: Cinsel ilişki dâhil bütün ihrâm yasaklarının kalkması
demektir.
133- “Eyyâm-ı nahr” ve “eyyâm-ı Mina” denilen Zilhiccenin 10-11 ve 12. günlerinde
Mina’da kalmak ve orada gecelemek Hanefîler’e göre sünnet, diğer üç
mezhepte ise vâciptir.
134- Şer’î hüküm açısından hac; farz, vâcip ve nâfile olmak üzere üç çeşittir.
135- İhrâmlı iken Harem bölgesinde yapılması yasak olan şeylerin yapılmasına
cinâyet denir.
136ihrâma girdikten sonra, herhangi bir
sebeple tavâf ve vakfe yapma imkânının ortadan kalkması demektir.
137- Fevât, haccetmek üzere ihrama giren kişinin Arafat vakfesine yetişememesi,
vakfe süresi içinde bir an olsun Arafat’ta bulunamamasıdır

138-Teâtî: Sözlü bir irâde beyânı olmaksızın, satılmak üzere konulmuş bir şeyi alıp semenini bırakmak” demektir.
Gabin ve Tağrir Yasağı: Gabin (gabn) kelimesi, İslâm hukûk terminolojisinde genelde iki taraflı akidlerde karşılıklar arasında, özelde ise alım satımda satılan şeyle fiyatı arasında değer yönünden farklılık ve dengesizliği ifâde eder. Buna göre bir mal, değerinin çok üzerinde bir fiyata satın alındığında müşteri, değerinin çok altında satıldığında ise satıcı gabne mârûz kalmış olur. Tağrir ise, akid yapılırken taraflardan birinin söz ve davranışı ile diğer tarafı kasten aldat¬masını ifâde eder.
139-Gabn-i Fâhiş: Aldanmanın aşırı ve belirgin olması.
140-Gabn-i Yesîr: Aldanmanın basit ve önemsiz olması.
141-Müzâraa: (Zirâî ortakçılık) Bir tarafın arâzî, di¬ğer tarafın da emek ile katıldığı ve çıkacak ürünün belli bir oran üzerinden paylaşıldığı ortaklık türüdür.
142-Müsâkât: Bahçe sahibi ile bağ ve bahçeye bakıp bunları sulayacak emek sahibi arasında yapılan ve elde edilecek ürünü belli bir oran üzerinden paylaşmayı konu alan ortaklığın adıdır.
143-Âriyet Akdi: Bir kimseye bedelsiz olarak belli bir süre kullanmak üzere bir malın verilmesini konu alan bir sözleşme türüdür. İğreti sözleşmesi de denir.
144-Karz: Bedeli iâde edilmek şartıyla verilen şey de¬mektir.
145-Vedîa: Fıfıkıhta bir kimseye koruması için bir malın emânet edilmesi akdini ve bu şekilde emânet edilen malı ifâde eden bir terimdir.
146-Lukata: Buluntu mal.
147-Îne Satışı: Bir malın belli bir fiyat karşılığında vâdeli olarak satılıp, satılan fiyattan daha düşük bir fiyatla geri satın alınmasıdır. Aynı işlemin, araya üçüncü bir kişi sokularak yapılması da îne satışı kapsamında değerlendirilmektedir.
148-Hisbe: İslâm toplumlarında genel ahlâkı ve kamu düzenini koruma ve denetleme faaliyetini ve bununla görevli resmî kuruluşu ifâde eder. Bu işle görevli memura da genelde muhtesip adı verilir.
148-Vakıf: Kaynağını iyilik ve hayırda yarışmayı, Allah yolunda harcamada bulun¬mayı, toplumda kimsesiz, fakir ve düşkünlere yardım elini uzatmayı teşvik eden, kalıcı olanın da bu tür yatırımlar olduğunu bildiren âyet ve hadîsler¬den almıştır. İslâm mîmârîsinin, kültür ve medeniyetinin bir çok şâheseri bu tür gâyeleri gerçekleştirmeye mâtuf olarak kurulmuştur.
149-Hilm: Akıllı olma ve akıllıca davranma, ağır başlı olma, affetme, sabır, hoşgörü, barış ve kardeşlik, acelecilik yapıp saldırganca hareket etmekten sakınma gibi insanlarla uygarca ilişki kurmaya katkı yapan birçok erdemi birlikte ifâde eden geniş kapsamlı bir kavramdır.
150-Hikmet: bütün doğru bilgilerle güzel ya¬şayışı kapsayan bir kavram olarak tanımlanır.
151-ZENGİN: Dinen zengin sayılan kimselerin mallarından belli bir kısmını Allah Teâlâ’nın Kuran da verilmesini emrettiği kimselere vermelerine zekât denir.
152-NİSAP: Zenginliğin ölçüsü sayılan miktara nisap denir.
153-EL MİLKÜ’T-TAM: Bir mala tam olarak sahip olmak demektir.
154-ZİLYETLİK: Bir malın kişinin filen elinde olması veya onun tasarrufu altında bulunması gerekir.
155-MAL-İ DIRAR: Bir kimsenin mâlik olduğu halde yararlanması mümkün olmayan, başka bir deyimle elinden çıkıp, dış görünüş bakımından, artık geri dönmesi umulmayan mal, demektir.
156-DEYN-İ KAVİ Kuvvetli alacaklar demektir.
157-DEYN-İ MUTAVASSIT: Orta alacaklar demektir.
158-DEYN-İ ZAİF: Zayıf alacaklar demektir.
159-NEMA: Bir malın artıcı nitelikte olmasına nema denir.
GERÇEK ARTMA: Bir malın ticaretle, doğum yoluyla veya tarımla artmasıdır.
TAKDİRİ (HÜKMEN) ARTMA: Bir malın kendisinde artma imkân ve potansiyelinin bizzat bulunmasıdır.

 

160-MÜSADERE: Devletin zorla gasb ettiği mallara denir.
161-HAVELANÜ’L-HAVL Zekâtın farz olabilmesi için nisap miktarı malın üzerinden bir kameri yılın geçmesine havelanü’l-havl denir.
162-MALİ MÜSTEFAD önceden yok iken sonradan ferdin mülkiyetine geçen maldır.
163-EL-EMVALÜ’L-BATINA: Zekâtta gizlenen mallara el-emvalül-batına denir.
164-EMVALİ ZAHİRE: Açıkta olan, görebilen, saklanması kolay olmayan mallara denir.
165-ÖŞÜR: Toprak ürünlerinden alınan zekâta öşür denir.
166-RİKAZ: Maden, define ve hazine gibi kendiliğinden yer altında bulunan veya insanlar tarafından yer altına gömülüp gizlenen her türlü kıymetli maden ve eşyaya rikaz denir.
167-KENZ: Yer altında buluna definelere denir.
168-MİSKİN: Hiçbir geliri ve malı olmayan kimsedir.
169-FAKİR: Ev ve ev eşyası gibi asli ihtiyaçlarını karşılayan malı olsada geliri ihtiyaçlarını karşılamayan nisap miktarından daha az malı bulunan kimseye fakir denir.
170-NİSAB-I İSTİĞNA: müslümanların başkalarından yardım dilenmemesi için konulmuş zenginlik ölçüsüne denir.
171-AMİL: Zekât gelirlerini toplamak ve dağıtmakla görevlendirilen kişiye amil denir.
172-MÜELLEFE-İ KULUB: Kalpleri islama ısındırılmak veya kötülüklerinden emin olmak istenen kişilerdir. Bunlara zekât verilebilir.
173-GARİMİN: Hanefilere göre borcu olan ve borcundan başka Nisab miktarı malı bulunmayan kimselerdir.
174-Fİ SEBİLİLLAH: Allah yolunda olan kimselere denir. Bunlara zekât verilebilir.

175-Mülk arazi: Kişilerin malik bulunduğu ve her türlü hukukî tasarrufta bulunabildiği arazi türü Miri, öşür, harac arazi gibi kısımları vardır.
176-SAİME: Senenin yarısından fazlasında Kırlarda ve otlaklarda güdülen, nesillerinin çoğalması, süt ve yağlarının artması ve ticari gayelerle beslenilen hayvanlara Saime denir.
177-MALUFE: Yemle beslenen hayvanlara malufe denir.
178-AMİLE: Ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan hayvanlara amile denir.
179-MİRİ ARAZİ: (ARAZİYİ MİRİYE) Kuru mülkiyeti devlete, yararlanma hakkı kişilere verilen topraklar.
180-MEVKUF (VAKFEDİLEN) ARAZİ: Vakıflara tahsis edilen arazilerdir.
181-METRUK ARAZİ: Toplum yararına terk edilmiş topraklardır.
183-MEVAT ARAZİ: Kimsenin tasarrufu altında bulunmayan ve kamunun yararına terk ve tahsis edilmemiş, boş yerlere mevat arazi denir.

184-AYN: İnsanın zekât için ayırdığı ve yanında hazır bulunan malına ayn denir.
185-MÂL-İ DIMÂR Bir kimsenin sahip olduğu halde yararlanması mümkün olmayan, başka bir deyimle elinden çıkıp, dış görünüş bakımından, artık geri dönmesi umulmayan mal, demektir.
186-USUL: Bir kimsenin anne baba dede ve ninelerine verilen isimdir.
187-FÜRUA: Bir kimsenin çocuk ve torunlarına denir.
188-MELEK: Haberci,elçi,güç,kuvet.
189-CİN: Gizli,örtülü varlık,göülmeyen şey.
Cinler; insanlar gibi yerler,içerler,evlenir ve çoğalırlar,erkeklik ve dişilikleri vardır, doğar,büyür ve ölürler. Ancak cinlerin ömürleri; insanlarınkine göre epeyce uzundur.Cinler; Müslüman Cinler, Kafir Cinler diye ikiye ayrılır. Cinlerden;AyetelKürsi, Felak ve Nas okuyarak korunabiliriz.
190-ŞEYTAN: İblis. İlk şeytan cinlerdendir
191-Behîmetü ’l-en’âm: En çok yenmesi mutat olan koyun, deve ve sığır gibi türlerdir.
192-Dövme (veşm) yaptırma, başta
193-Dişlerin güzellik için törpülenerek seyrekleştirilmesi (teflîc) de hadîste yasaklanmıştır.
194-Muharremât: Evlenilmesi haram olan kadınlar
195-Nikâh anında belirlenmişse buna mehr-imüsemmâ, belirlenmemişse
buna da mehr-i misil denir.
196-Ric’î Talâk: Kocaya yeni bir nikâha ihtiyaç olmadan boşadığı karısına dönme
imkânı veren boşama türüne, dö nülebilir boşama anlamında “ric’î talâk”denir.
197-Bâîn Talâk: Kocaya boşadığı eşine ancak yeni bir nikâhla dönme imkânı veren boşanma
198-Sünnî Talâk: Boşama, Kur’ân’daki genel ilkelere ve Hz. Peygamber’in bu
yö ndeki açıklama ve tavsiyelerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına göre
199-Sü nnî talâk, bid’î talâk şeklinde de tasnîf edilmektedir.
200-Bid’î Talâk: Bid’at tâbiri, Sünnet’in mukâbili ve zıddı olarak da kullanılmakta olduğundan burada bid’î talâk, Sü nnet’e aykırı biçimde gerçekleştirilen boşamayı ifâde etmektedir.

200-Îlâ: Kocanın dört ay veya daha fazla karısına yaklaşmayacağına dâir yemin etmesi veya bu içerikte bir nezirde bulunmasına îlâ denilir.
200-Hidâne: İslâm hukûkunda çocukların bakım ve yetiştirilmesine denilir.
201-KÜTÜBÜ MÜNZİLE = SEMAVİ KİTAPLAR = a)İLAHİ KİTAPLAR: İlahi kitaplar, Allah’ın KELAM sıfatı ile ilgilidir.
Hz. ADEM …..= 10 sahife
Hz. ŞİD…….= 50 ”
Hz. İDRİS…..= 30 ”
Hz. İBRAHİM…= 10 sahife
TEVRAT = AHDİ ATİK =

202-AHDİ KADİM : Kanun, şeriat ve öğreti.Hz MUSA ve İsrailoğullarına.
203-ZEBUR : Yazılı şey,Kitap. Hz. DAVUD’a. İlahi kitapların EN KÜÇÜĞÜDÜR. Zebur, yeni dini hükümler geirmemiştir. MEZMURLAR adıyla İsrailoğulları, Eski Ahid’de yazılıdır.
204-İNCİL = AHDİ CEDİD : Müjde, talim ve öğreti. Hz. İsa ve İsrailoğullarına.
205-KU’RAN : Toplamak, okumak, biraraya getirmek.
206-KUR’ANIN İÇERİĞİ : 1- İtikat, 2- İbadet, 3- Muamelat, 4- Ukubat, 5- Ahlak, 6- Nasihat ve tavsiyeler, 7- VAAD-VAİD Ceza-Mükafat), 8- İlmi Gerçekler, 9- Kıssalar, 10- Dualar.
FARK:
1- Diğer kutsal kitaplar toptan,Kur’an peyderpey indirildi. 2- Diğer kutsal kitaplar LOKAL (Yerel), Kur’an ise evrenseldir. 3- Diğer kutsal kitaplar tahrif olmuş, Kur’an tahrif olmayacaktır. 4- Diğer kutsal kitapları ezberlemek zordur, Kur’anı ezberlemek kolaydır.
207-PEYGAMBER(Fasça): Haber taşıyan, elçi.
208-RESUL- MÜRSEL (Arapça): Yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla insanlara gönderilen peygamber.
209-NEBİ-ENBİYA: Yeni bir kitap ve şeriat verilmeyip, önceki peygambelein kitap ve şeriatına tabi olan petgamber.
210-RİSALET = NÜBÜVVET = PEYGAMBERLİK:
Peygamberlerde bulunan Vacip Sıfatlar:
1- SIDK-(DOĞRULUK) ZIDDI= KİZB-(Yalan Söylemek),
2- EMANET-(GÜVEİLİR OLMAK)ZIDDI= HIYANET-(Hainlik Etmek),
3- İSMET-(Günah işlememek)ZIDDI= MASİYET-(Günah işlemek),
4- FETANET-(Zeki ve akıllı olmak)ZIDDI= AHMAKLIK,
5- TEBLİĞ-(iRŞAD) ZIDDI= KİTMAN-(İrşad Etmemek,gizlemek)
211-VAHİY : Gizli konuşma,gönderme, emir,işaret, ilham
212-MUCİZE : İnsanı aciz bırakan,olağanüstü.
213-İSTİDRAC – MEUNET – KERAMET – İRHAS – MUCİZE
İSTİDRAC: Kafir ve günahkar kişilerin olağanüstü halleri.
MEUNET : Veli olmayan müslüman bir insanın gösterdiği olağanüstü haller.

KERAMET : Veli olan insanların gösterdiği olağanüstü haller.
İRHAS : Peygamber olacak şahsın, peygamber olmadan önce göstediği olaganüstü haller.(HZ. iSA’ın beşikte iken konuşması)
214-Şefeat–ŞEFEATİ UZMA : En Büyük Şefeat : Peygamberimizin Şefeati.
215-A’RAF : Dağ ve tepenin yüksek kısımları, Cennet ve cehennem arasındaki yüksek tepenin adı: 1- Herhangi bir peygamberin tebliğini duymamış olarak ölen insanlar, ve küçükken ölen müşrik çoçuklar A’raf ta bulunurlar. 2- İyi ve kötü amelleri eşit olan müslümanların cennete girmeden önce, cennetle cehennem arasında bekletileceklerdir.
216-A’RAFLIKLAR : İyi ve kötü amelleri eşit olan müslümanlardır.
217-CEHENNEM : DERİN KUYU :Kuranda cehennemin 7 ismi vardır:
1-NAR (Ateş),
2- CAHİYM (Alevleri kat kat yükselen ateş),
3- HAVİYE (Düşenlerin çoğunun geri dönmediği uçurum.),
4- SAİR (Çılgın ateş),
5- LEZA (Dumansız ve katıksız alev),
6- SAKAR (Ateş),
7- HUTAME (Obur ve kızgın ateş)
218-CENNET : Bahçe, bitki ve sık ağaçlarla örtülü yer. Cennetin 8 ismi vardır:
1- CENNETÜL ME’VA : Şehid ve mü’minlerin barınağı.
2- CENNETÜ ADN : İkamet ve ebedilik cenneti.
3- DARUL HULD : Ebedilik yurdu.
4- FİRDEVS : Herşeyi kapsayan cennet.
5- DARÜSSELAM : Esenlik yurdu.
6- DARÜL MÜKAME : Ebedi kalınacak yer.
7- CENNETÜNNAİM : Nimetlerle dolu cennet.
8- EL MAKAMÜL EMİN : Güvenli makam.

CENNETTEKİLERE HİZMET EDEN GENÇLER :
1- VİLDAN (Erkek),
2- HURİ (Kadın)
219-Ahvâl-i Şahsiyye: Şahsın hukûku.
220-Hidâyet-i Mürşîde: Yol gösterici hidâyet.
221-İcmâ: İcmâ müctehidlerin şer’îbir meselenin hükmüne dair görüşlerini aynı yönde olmak üzere tek tek açıklamaları yoluyla meydana gelebileceği
gibi (sarîh icmâ), şer’îbir mesele hakkında bir veya birkaç mü ctehid görüş belirttikten sonra, bu görüşten haberdâr olan o devirdeki diğer müctehidlerin açıkça aynı yönde kanaât belirtmemekle birlikte îtirâz beyânında da bulunmayıp sükût etmeleri sûretiyle de (sükûtî icmâ) oluşabilir.
222-Istıslâh (Mesâlih-i Mürsele)
223-İslâm Öncesi Şerîatler: Hz. Muhammed’den ö nceki ilâhî dinlerin hükümlerinden (şer’ü men kablenâ)
224-İmâmeyn: İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed için kullanılır.
225-Tarafeyn. İmâm-ı A’zam ile İmam Muhammed için kullanılır.
226-Şeyhayn: İki şeyh, iki reis, iki büyük imâm demektir. İmâm-ı A’zam ile İmam Ebû Yusuf için kullanılır. En büyük iki halîfe anlamında Hazret-i EbûBekr ile Hazret-i ö mer için de kullanılır.
227-Sekaleyn: İnsanlar ve cinler için kullanılır. Bu iki topluluğa da peygamber olarak gönderildiği için Peygamberimiz Hz. Muhammed’e Rasûlü’s-Sekaleyn denir. Cin ve insanlara fetvâ verene de, Mü ftiyü ’s-sekaleyn denir. (Şeyhü ’lİslâm İbni Kemalpaşa).
228-Temizlik: Görünür kir ve pisliklerin giderilmesi “necâsetten tahâret”, abdestsizlik
durumunun kaldırılması ise “hadesten tahâret” olarak adlandırılır.
229-Mâsivâ: Allah’ın gayrısından temizlenme.
230-Hades: Hükmî kirlilik.
231-Necîs: Dînen kir ve pis.
232-Ağız ve burun temizliği (mazmaza ve istinşâk).Suile iyice ovmak (delk).
Allah’ın farz kıldığ ı (mektûbe) namazlar,
233-Hz. Peygamber’in sünnetiyle sâbit olan (mesnûn) namazlar,
234-Sünnet Namazlar; Vakit namazları yanında düzenli olarak kılınan sünnetleri (revâtib) ifâde etmekte,
235-Nâfile Namazlarise düzenli olmayarak çeşitli vesilelerle Allah’a yakınlaşmak ve sevap kazanmak maksadıyla ayrıca kılınan namazları (reğaib) ifâde etmektedir.
236-Namazın Farzları (Şurûtü’s-salât)
237-Erkânü’s-Salât: (Rükunları)
238-Kişininkendi isteği ve fiili ile namazdan çıkması da(hurûc bi sun’ih)
239-İsfâr: Sabah namazının ortalık aydınlandıktan sonra kılınmasıdır.
240-Taglîs: İkinci fecir doğar doğmaz, ortalık henüz karanlıkça iken sabah namazını kılmak.
241-Fey-i zevâl: Güneşin tam tepe noktada iken cismin yere düşen gölge uzunluğu.
242-Şürûk zamanı: Güneşin doğmasından yükselmesine kadar olan zaman(40-45 dakika).
243-Vakt-i istivâ: Güneşin tam tepe noktasında olduğu zaman.
244-Tahmîd: Semia’llahülimen hamideh” dedikten sonra, “Rabbenâ leke’lhamd”demek.

245-Müfsidât-ı salât: Namazı bozan şeyler.
246-Teheccüt namazı, kuşluk namazı, evvâbîn namazı, tahiyyetü ’l-mescid, küsûf
ve hüsûf namazları (Güneş ve Ay tutulması esnasında namaz) gibi.
247-Kasr: Namazın kısaltılması,
248-Cem’: İki namazın bir vakitte kılınması.
249-Vaktinde kılınamayan namaza fâite çoğulu fevâit denir.

250-Vitir Arapça’da çiftin karşıtı olan “tek” anlamındadır
251-Her Ay Üç Gün O ruç. “eyyâm-ı bîd” Her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay üç gün oruç tutmak.
252-Hanefî mezhebine göre toprak ürünlerinin zekâta tâbî olabilmeleri için üzerlerinden bir yılın geçmesi (havl)
253-Rikâz: Rikaz terimi, maden, define ve hazine gibi kendiliğinden yer altında bulunan veya insanlar tarafından yer altına gömülüp gizlenen her türlü kıymetli maden ve eşyayı ifâde eder.
254-Mevât (işlenmemiş, sahipsiz) topraklarda veya sahibi bilinmeyen topraklar.
255-Yemle beslenen hayvanlara “ma’lûfe”, ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan
hayvanlara da “âmile” adı verilmektedir.
256-Bedel: Hac için bedel (nâib) tutmaya “ihcâc”; bedel tutan kimseye “âmir”,
“menûb” veya “mahcûcun anh” denir. Ayrıca bedel gönderilen kimseye
“me’mûr”, yol masrafı olarak verilen mal veya paraya “nafaka” ve haccı ifsâd etmesi hâlinde nafakayı geri ödemesine “tazmîn” adı verilmektedir.
257-İhrâma giren kişiye “muhrim” (ihrâmlı) denir.
258-Füsûk: Tâatten ayrılıp mâsiyet sayılan şeyleri yapmak.
259-Cidâl: Başkalarıyla tartışmak, hakâret ve kavga etmek.
260-Kâbe’nin etrafında tavâf yapılan yere “metâf” (tavâf alanı) denir.
261-Sa’y yerine “Mes’a” denir.
-“Eyyâm-ı nahr” ve “eyyâm-ı Mina” denilen Zilhiccenin 10-11 ve 12. günleridir.
262-İhsâr, hac veya umre yapmak üzere ihrâma girdikten sonra, herhangi bir
263-Akîka Kurbanı: Esasen akîka, Arapça’da yeni doğan çocuğ un başındaki saçın adıdır.
264-Keffâret kelimesi sö zlü kte “örten, gizleyen” anlamına gelir. Dînî bir terim olarak ise, “işlenen bir kusur ve gü nahtan dolayı Allah Teâlâ’dan af ve mağfiret dilemek niyetiyle yapılan, cezâ özelliği de bulunan bir tür mâlî ve bedenî ibâdet”tir.
265-ADAK:Arapça’da nezir (nezr) diye ifâde edilen adak fıkıh dilinde, “bir kimsenin
dînen yükümlü olmadığ ı ibâdet cinsinden bir şeyi kendisi için vâcip kılması”nı ifâde eder
266-Ferâiz İlmi: Mîrâs hukû kunun klâsik İslâm hukû k literatüründeki adıdır.
267-Ecîr-i Hâs: Yapılan iş sözleşmesi;işçinin belli bir süre zarfında işveren içinçalışmasını konu alıyorsa, yani işçinin belli bir zaman biriminde hâsıl edeceği emeğini işverenin emrine tahsîs etmesi gerekiyorsa, bu işçi ecîr-i hâs olarak adlandırılır.
268-Ecr-i Misl; tarafsız bilirkişilerin, işçinin fiilen harcadığı emeğe biçtikleri değerdir.
269-Tağrir ise, akid yapılırken taraflardan birinin söz ve davranışı ile diğer tarafı
kasten aldatmasını ifâde eder.
270-Gabn-i Fâhiş: Aldanmanın aşırı ve belirgin olması.
271-Gabn-i Yesîr: Aldanmanın basit ve önemsiz olması.
272-Rehin verene râhin, rehin alana mürtehin, teslim alınan mala da merhûn
veya rehin denilir. İ
273-İstiâze: Sözlükte, sığ ınmak, korunmak anlamındadır
274-Tıvâl-i Mufassal: Hucurât’tan Burûc’a kadar,
275-Evsat-i Mufassal: Buruc’tan Beyyine’ye kadar,
276-Kısâr-i Mufassal: Beyyine’den sona kadardır.
277-Sebeb-i Nüzûl: Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûl (inme) sebebi. (esbâb-ı nüzûl)

278-Sebeb-i Vürûd: Hadîs-i Şerîfler’in vârid olma, söylenme sebebi.
279-Mücmel-Mübeyyen: Mânâsı kapalı lafızları ihtivâ eden â yetlere mücmel,
mücmel â yetleri açıklayan â yetlere de mübeyyen â yet denir.
280-Mübhem-Muhkem: Üstü kapalı anlatım. Açık ifâdeli âyetler.
281-Müteşâbih: Birden fazla anlama gelen ifâdeler.
282-Garîbu’l-Kur’ân: Farklı lehçelerde kullanılan kelimeler.
283-Müşkilü’l-Kur’ân: Kelimelerin anlaşılma güçlüğ ü.
284-İ’câzu’l-Kur’ân: Â ciz bırakmak, iknâ etmek, muhâtabın delillerini çü rütmek.

285-Vücûh – Nezâir: Eş sesli kelimelere vücûh; farklı anlamlı kelimelere de nezâir denir.
286-Emsâlu’l-Kur’ân: Özlü ifâdeler.
287-EL YEVMÜL AHİR : Ahiret Günü,
288-YEVMÜL KIYAME : Kıyamet Günü,
289-YEVMÜL HISAB : Hesp Günü,
290-YEVMÜL HASRE : Pişmanlık Günü,
291-YEVMÜL BA’S : Diriliş Günü,
292-YEVMÜDDİN : Ceza, mükafat Günü,
293-YEVMÜTTALAK : Kavuşma Günü

10

Ağustos
2012

DİNLER TARİHİ ve TERİMLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: DiNLER TARiHi  |  Yorum: Yok   |  1.159 Kez Okundu

BİRİNCİ BÖLÜM
1-AŞKENAZ:Daha ziyade Filistin geleneği üzerine temellenen ve Roma yoluyla Orta Avrupa’ya (Almanya ve Fransa), oradan da Doğu Avrupa’ya (Polonya ve Rusya) geçen Yahudiler.
2-BARNABA İNCİLİ (BARNABAS):İncil nüshalarından aslına en yakın olanı.Oniki Havari’den biri olup olmadığı ihtilaflı olan Barnaba, aslen Kıbrıslı olup yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf)’tur. Barnaba ise “teselli oğlu” anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır.
3-AHD-İ CEDİD:Yeni ahid, yeni sözleşme. Ahd-i Cedîd yalnız hristiyanlara ait olan kutsal kitaba yani İncil’e verilen isimdir. Yahudiler ve hristiyanların müşterek olarak inandıkları Ahd-i Atik’in otuz dokuz bölümü ile Ahd-i Cedîd biraraya getirilerek bunlara “Kitâb-ı Mukaddes” adı verilmiştir.
4-İBRÂNÎ:Samî ırkından olan Yahudiler. Yahudilerin kullandığı dilin ismi de “İbranice”dir. Kelimenin kökü Arapça “Ibr”dır. Ibr; dere ve nehrin bir kenarından öbür kenarına geçmek anlamındadır. Yahudiler Fırat nehrini geçerek “Arz-ı mev’ud”a yani bugünkü Filistin’e geldiler. Bundan dolayı orada yaşayan Kenanîler, Yahudileri “nehri aşan” anlamında ibrânı diye nitelediler.İbrânî ismi israiloğullarının eski adıdır. İsrail ise Hz. Yakub’tur. İbrânîler, Hz. Yakub’un sülalesinden oldukları için kendilerine “Benu İsrail” denilmiştir, İbranilerin kullandığı dile de”ibranice” denilmiştir.
6-Ortodokslar : Başındaki kişiye Patrik denir. Merkezi İstanbul’dur.
7-Katolikler : Başındaki kişiye Pap denir. Dinsel merkezi Roma’dır.
8-Endülüjans : Günahlardan kurtulmak amacıyla kiliseden satın alınan belgedir.
9-Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin başkanlığında toplanır, genellikle kilisenin öğretilerine karşı çıkanlara ölüm cezası verirdi.
10-AFOROZ:Hristiyanlık ve Yahudilikte öngörülen bir dinî ceza türü olup, Kilise hukukuna göre yetkili dinî şahsiyetler tarafından suçlu görülen bir Hristiyanın kendi topluluklarından uzaklaştırılmasıdır.

11-ADVENTİZM:Hz. İsa’nın bir kez daha yeryüzüne geleceğini savunan bir Hristiyan mezhebinin adıdır. Bu inanca göre Hz. İsa tekrar yeryüzüne gelecek ve günah işleyenlerle günahsızları birbirinden ayıracaktır.
12-SİNAGOG:Yahûdîlikte, toplu olarak ibadet ve dinî merâsimlerin icrâ edilmesi için tesis edilen dinî mekân / ibadet mahalli demektir.
13-NASRANÎ:Hz. İsâ’nın doğduğu yer olan Nasira’ya mensubiyet veya yardım anlamındaki nusret kelimesinden türemiş bir kavramdır. Hristiyan veya yardımcı demektir. Çoğulu “Nasârâ”dır. Bu kavram Kur’ân’da tekil olarak bir yerde geçmektedir. “İbrahim, ne Yahûdî, ne de nasrani (Hristiyan) idi; fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.” (Âl-i İmrân, 3/67) Çoğulu olan “Nasâra” ise Hz. İsâ’ya inananların adı olarak on dört ayrı yerde geçmektedir. 
14-HİNDUİZM (Brahmanizm):Hindistan ‘ın en belirgin dinlerinden biri Hinduizm’dir. Hint dinlerindeki gelişmeler sonucu Hinduizm adını alan din, Brahmanların hakimiyet sağladıkları dönemde ise Brahmanizm terimi ile ifade edilmiştir.
15- Hinduizme göre hayatın amacı : Hayatın dört amacı vardır. Bunlar; Dürüstlük , helal kazanç , mutluluk ve kurtuluştur
16-SİHİZM:Sihizm, Sri Guru Nanak Dev Ji (1469-1539) tarafından kurulmuştur. İslam ve Hinduizm karışımı bir dini harekettir. Sihler Kuzeybatı Hindistan’ın Pencap bölgesinde yaşamaktadırlar.
16- Ülkemizde tarihi Hıristiyan gruplar:Rumlar, Ermeniler, Süryaniler ve Arap Ortodokslar bulunmaktadır. Bunun yanında misyonerlik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan Katolik ve Protestan gruplar da vardır.Yahudilerin başında İstanbul’daki Hahambaşılık , Hıristiyanların başında da İstanbul da ki Fener Rum Ortodoks Patrik hanesi bulunmaktadır.
17-Saba taycılar :Müslüman görüntüsü altında Ortodoks Yahudilikten farklı olarak Tevrat kabbala ekolüne bağlı olarak bir sistem geliştirmişlerdir. Sistemlerinin özünü Mesih beklentisi oluşturmaktadır.
18- Budizm deki Nirvana : Defalarca dünyaya gelme çemberinden kurtulmayı ifade eder.
19-Budizmin ortaya çıkış nedenleri :Hinduizm in çok tanrıcılığına , Brahman denilen din adamlarının otoritesine ve kast sistemine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.
20-Hıristiyan mezheplerden Monofizit mezheplerin özelliği : Hz. İsa’da sadece ilahi tabiatın bulunduğunu savunan mezheplerdir. Günümüzdeki Ermeni, Süryani, Habeş ve Kıpti kiliseleri bu mezhebe dahildir.
21 Hıristiyanlıkta vaftiz olan kişi:Asli günahtan arınarak yeniden doğduğuna, Hz. İsa’nın manevi bedenine katıldığına inanılır.
22-Hıristiyanlıktaki sakramentler:Hz. İsa’nın Filistin’deki yaşamı boyunca yaptıklarını simgeler.
23- Hinduizmdeki kastlar:Brahmanlar kastı -Kşatriya kastı -Vaisya kastı -Sudra kastı
24-Yahûdî Mezhepleri: Hristiyanlık öncesindeki mezhepler: Ferisiler, Sadukiler,Esseniler.
25-Yahudilerinİslâm’dan sonraki mezhepler: İshâkiyye, Yudganiyye, Karaim.
26-Yahudilerin Günümüz mezhepleri: Muhafazakâ r Yahûdîler, O rtadoks Yahûdîler, Reformist Yahûdîler. Yeniden Yapılanmacılar.

27-İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilahi olmayan din Hunduizm.
28-Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Musevilikte Havra(Sinagog)
29-Yahudilerin haftalık ibadet gününe Şabat denir.
30-Yahudilikte Önemli Günler:En önemli bayram Yılbaşı Bayramı’dır (Roşaşana), ardından on gün sonra 26 saat sürecek olan oruç günü gelir, ki buna Kefaret Günü anlamına gelen (Yom Kipur) adı verilir Kipur’dan sonra 7 gün süren Çardak Bayramı (Sukot) ve Bir yıl içinde Tevrat’ın tüm bölümlerin okunmasının tamamlandığı ve yeniden başlandığı (Simhat Tora), Aralık ayında Hanuka, Mart-Nisan arası Babil’de zamanın Musevi Düşmanı (Antisemit) Haman tarafından Yahudilerin kıyıma uğratılması olayının son anda Ester tarafından engellenmesinin anısına 2 gün (Purim), Mısır’dan Musa’nın (Moşe Rabenu) önderliğinde ayrılıp kölelikten kurtulmasının kutlandığı Pesah Bundan 49 gün sonra gelen 10 Emirin alınmasının kutlandığı Şavuot ve Yaz aylarına denk gelen Tapınağın yıkılması ve çeşitli talihsiz olayların anıldığı ve bir matem günü olan Tişa Beav önemli günlerdendir
31-Milel ve Nihal kavramlarına bazı İslâm alimleri Milel terimini temel dini akımlar ve gelenekler anlamına, Nihal terimini ise alt sekteryan gruplar, hizipler ve fırkalar anlamına kullanmaktadır. Bazıları ise Milel terimini vahiy geleneğine dayanan dini akımlar için Nihal terimini ise vahiy geleneğine dayanmayan akımlar ve yollar için kullanmaktadır.
32-Dinler tarihi bilim dalı Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibareneğitimin kurumlarında yer almaya başlamıştır. Önceleri “ilmu esatiril evvelin” başlığı altında sonra da tarihi edyan (dinler tarihi) adı altında dersler verilmiştir. Cumhuriyet döneminde 1933 yılına kadar varlığını sürdüren Darulfünun İlahiyat Fakültesinde Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi ve Dinler Tarihi başlıkları altında dinler tarihi bilim dalına dayalı dersler okutulmuştur. Dinler tarihi ile ilgili Türkçe olarak yazılan en eski kaynak olarak kabul edilen Şemseddin Sami’nin Esatir’i 1878’de basılmıştır.
32-Hinduizm, Hindistan nüfusunun yaklaşık yüzde 80’nin tabi olduğu; Batı ülkeleri de dâhil olmak üzere Hindistan dışında da 45 milyondan fazla mensubu bulunan bir dindir.Hindistan dışındaki 45 milyon bağlıdan 18 milyonu, Hinduizm’i devlet dini ilan eden tek ülke olan Nepal’de yaşamaktadır.

33-Hindu kutsal metinleri iki gruba ayrılır:
Şruti ve Smriti. “İşitilen, görülen” anlamına gelen şruti kategorisi içinde
Vedalar; smriti kategorisinde ise Puranalar, Ramayana, Mahabharata ve Dharma-şastralar yer alır.
34-Kadim Mezhepleri:Günümüz Hinduizm’i içinde de varlığını devam ettiren ancak ortaya çıkışları çok eskilere giden üç ana mezhep vardır: Şivacılık, Vişnuculuk ve Şaktizm.
35- Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşaması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlara Senkretizm adı verilir.
36-Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
36-Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
37-Yahudilerin kronolojik yerleşim
yerleri;Harran,Filistin,Mısır
38-Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı Şavuot.
39- Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı Sukkot (Çardaklar).
40- Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.
41-Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan, gerekli eğitimi almış, evlenmemiş papazlara verilen rütbe ,Vertabetlik.
42-Batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezhepler:
Evanjelizm – Anglikan. Baptistler – Adventistler. Presbiteryenler – Pentekostalistler.
43- Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup Katolik.
44-Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen, Hinduizm kaynaklı inanışa Tenâsüh.
45-Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
46-Yahûdî:İshâk oğlu Ya’kûb’un on iki oğlu vardı. Dördüncü oğlunun adı Yuda veyâ Yahuda idi. Dolayısıyla onun adına izâfeten İsrâîloğulları’na Yahûdî denilmiştir.
47-Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
48-Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
49-Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir. Daha sonra yazılı hâle getirilmiştir. Talmut, Yahûdî’ler indinde Tevrât kadar önemlidir. Onun da ilhâm ve vahiy kaynağı olduğu kabûl edilir. Talmut iki bölüme ayrılır: Mişna ve Gemara. Mişna, ahlâkî kuralların açıklanmasıdır. Gemora da, Mişna’nın açıklanmasıdır.
50-Konfiçyüsçülük Konfüçyanizm:Çin’deki üç dînden biridir. Bir Çin atasözü: “Her şeyin kökü göklerdedir İnsanın kökü ise atalarındadır” şeklindedir. M.Ö. 551-479 yılları arasında yaşamış Konfiçyüs, kendini ilme vermiştir. Eski Çin kültürünü canlandırmaya çalışmıştır Dînî meseleler üzerinde fazla konuşmamıştır Onun ana gâyesi, ülkenin karışık olan siyâsî düzenini düzeltmekti
51-Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
52-Cayinizm:Hindistan’daki dinlerdendir. Kökü M.Ö. VIII. yüzyıla dayanır. Brahmanizm’deki şiddetli sınıf ayrılıklarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu dîne inananlar genellikle sebze ve meyve yerler. Öldürme, yalan, hırsızlık, Şehvete ve dünyâ nimetlerine düşkünlük kötülenir. Tanrı anlayışı yoktur.
53-Hanuka: Işıklar Bayramı. m.ö. 168 yılında Yehuda Makabi ve taraftarlarının, Kutsal Mabed’i ibadete kapatan Romalılara karşı verdikleri dini özgürlük savaşının anısına kutlanır. Kislev (yaklaşık Aralık) ayının 25′inden itibaren sekiz gün boyunca, her gün mum sayısını birer adet artırarak yakılan Hanukiya (9 kollu şamdan) bu bayramın simgesidir.

54-Kabala: Musevi tasavvufu ve mistisizmi. Tora’yı mistik bir şekilde yorumlayan öğreti.
55-Kadiş: İbadetin belirli bölümlerinde tekrarlanan ve Arami dilinde yazılmış kutsama duası.
56-Kipa: Yahudi erkeğin, sinagogda, dışarda ve dua esnasında başını örttüğü küçük takke.
57-Kipur (Yom Kipur): Musevi dininde Büyük Oruç, Tövbe, Kefaret Günü. İbrani takvimine göre
57-Yeşiva: Genellikle Talmud’un öğretildiği, akademi seviyesinde okul.
58-AHD-İ ATİK: İki kelimeden meydana gelen bir terimdir. Ahd, “sözleşme”, Atik ise, “eski” anlamına gelmektedir. Ahd-i Atik, “eski sözleşme” demektir. Ahd-i Atik kelimesiyle Yahudilerin mukaddes kitabı olan “Tevrat” kastedilir.
59-AHD-İ CEDİD:İncil.Kitab-i mukaddes`in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kisminin adi. İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir.
60-AHD-İ MİSAK:Allahü teâlânın ezelde rûhlara; ”Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye suâl edince, onlarda; ”Evet, sen bizim Rabbimizsin” diyerek verdikleri söz, yemin, anlaşma, sözleşme.
61-BAHİRE:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.Resulullah (s.a.s.)’ın amcası Ebû Talib ile birlikte gittiği Suriye seyahati sırasında Busra şehri civarında karşılaştığı hristiyan din adamı.
62-BENİ KAYNUKA GAZVESİ(Sevval-H.2):Beni Kaynuka carsisinda alis veris yapan bir kadini alaya alatrak onun iffetiyle oynadilar.Oradan gecen bir müslüman kadinin feryadina kostu.Yahudiyi öldürdü.Orada bulunan yahudiler de hücum ederek sehit ettiler.Beni Kaynukalilar, kale icine girdiler. 15 gün muhasara sonrasi teslim oldular.700 kadar yahudi esir alindi.Bu savasta, yahudilerinin mallarinin tamami ganimet alindi. Kendileri de Medine`yi terk etmeleri istendi.Sevval ayinda Medine`yi terk ettiler.Suriye taraflarina gittiler
63-BEYTİ-MAKDİS:Mukaddes ev, Küdus`deki Mescid-i Aksa. Beytül Makdis.
64-CİVİTLER:Katolik Hiristiyanligin Isa Cemiyeti d denilen ikinci büyük tarikati.
65-ÇAN:Hiritiyanlikta ayin vaktini haber vermek üzere kullanilan alet.8. yüzyilda piskopaslar tarafindan kullanilan ca „ mukaddes su „ ile yikanan can kilisenin asli unsurlarindan sayilmaya baslanmistir.Hadislerde“ceres“ kelimesi gecmektedi.
66-ÇARMIH:Hiristiyanlarin Hz.Isa icin söz konusu ettikleri, tarihin cesitli dönemlerinde uygulanan bir idam sekli.
67-DANYAL:Kitab-i Mukaddese göre beni Israil Peygamberlerinden olan kutsal kitap yazarlarindan biri.
68-DECCAL:Ilahi dinlerde kiyamet alametlerinden sayilan ve insanlari dogru yoldan saptirmaya calisacagi olagan üstü güclere sahip kisi.Kiyamet yaklastiginda zuhur edecek ve yeryüzünde fitne-fesad cikaracak yaratik.
69-DİNLER TARİHİ:Dinler tarihi; tarih ve dil metodlarini kullanarak, dinleri, dogus, ve gelismesinden , inanc, ibadet ve ahlak konularina kadar, tarihi seyir icinde inceleyen bir disiplindir.
70-EHL-İ SALİB: 11. yüzyılın sonlarında Avrupanın Kudüsü kurtarma sloganıyla türkleri anadoludan atmak ve tüm ortadoğuyu ele geçirmek için başlattığı askeri harekata katılanlara verilen bir isimdir. Ehl-i salib; Bayrağında salib (haç) bulunanlar Hristiyanlar.Tarihte haçlı seferlerine katılan Hiristiyan ordusu.Ehl-i Salip, Kudüs’ü Müslümanlar’ın elinden alarak onların kuvvet ve saltanatlarına son vermeyi amaçlayan, bunun için de bir kısım Avrupa hükümdarlarıyla derebeylerinin komutaları altında toplanarak zaman zaman İslam ülkelerine hücum etmiş olan mutaassıp Hıristiyan topluluklarına verilen unvandır.Bunların hücumları tarihte Haçlı Seferleri olarak adlandırılmıştır. Haçlı seferleri Osmanlıdan 209 yıl öncesine kadar 8 kez tekrarlanmıştır.
71-ED-DİN VE`D- DEVLE:Hiristiyan iken ihtida eden Ali b.Rabben et-Taberi`nin (ö.247/861`den sonra)Hz.Muhammed`in Peygamberligini ispat icin yazdigi eser.
72-EHL-İ KİTAP:Kur`an-i Kerim`de genellikle yahudiler ve hiristiyanlar icin kullanilan tabir.
73-EKÂNİM-İ SELÂSE :Uknum kelimesinin çoğulu olup sözlükte “asıl esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir. Bu üç esas (ekânîm-i selâse) şöyle açıklanmaktadır; Allah Teala’dan ibaret olan zat (baba) İsa’dan ibaret olan ilim (oğul) ve Meryem’den ibaret bulunan hayat (zevce) dir.
74-EL-HAMRA SARAYI:Ispanya `da Girnata(Granada) sehrine hakim bir tepede insa edilmis olan El Hamra sarayi, kirmizi kil hullanilarak yapildugi icin bu kaleye “El-Hamra “ denilmistir.Islam mimarisininIspanya`daki en önemli ypilarindan biri.
75-ENDÜLÜJANS:Günahlardan kurtulmak amaciyla kiliseden satin alinan 76-belge.
ENDÜLÜS:İslam hakimiyetindeki İspanya.Endülüs, Ispanya`nin güneyinde 8.yüzyil yasamis bir medeniyet, cografya ve imparatorlugun adidir. Önceleri bu devletin adiyla, sonralari bir davanin adi oldu. Fetihlerin yikilisina kadar her safhasinda binbir ibret levhasi tasiyan bir sembldür Endülüs..711 yilinda Tarik bin Ziyad tarafindan fethedildi. 1492 yilina kadar devam etti.
77-ENGİZİSYON MAHKEMELERİ:Hiristiyanlik`tan uzaklasan veya dini esaslara aykiri davranan kimselri cezalandirmak icin kurulan Katolik kilise mahkemeleri.Kilisenin baskanliginda toplanir, genellikle kilisenin ögretilerine karsi cikanlara ölüm cezasi verirdi.
78-ESFAR-İ HAMSE:Esas itibarı ile Tavrat 39 fasıldan neydana gelmiştir. Bunlardan ilk 5 kitaba “esfâr-i hamse” (beş büyük kitap) denir. Bazı kaynaklara nazaran da esas Tevrat bu beş kitaptan ibarettirEVHARİST:Isa`nin carmiha gerilmeden önce harvarileriyle yedigi son aksam yemegi anisina icra edilir.Katolik, Ortadoks ve Protestan Hiristiyanlarca düzenli olarak Pazar günlerim yapilmaktadir.”Kutsal Komünyon”,”Mass”,”Rabbin Son Aksam Yemegi” ve “ Ekmek ve Sarap Ayini” olarak da bilinen bu sakramente Evharist denir.
79-EVÂMİR-İAŞERE:Allahü teâlânın Tûr dağında Mûsâ aleyhisselâma bildirdiği on emir. Yahûdîlikte uyulması şart olan on kâide.Mûsâ aleyhisselâm Tûr dağında Allahü teâlâ ile konuştu. Allahü teâlâ ona Evâmîr-i aşereyi bildirdi. O da bunları kavmine bildirdi.
80-HANİFLİK:Islamiyetten önce Allah´in birligine inanan ve Hz.Ibrahim`in dininden olanlar.
81-HULÛL İNANCI :Başta Hinduizm olmak üzere, çeşitli beşerî nitelikli dinlerde, Allah’ın veya O’nun kudretinin bazı insanlara ve varlıklara geçtiğini, o varlıklarda da bu tür güçlerin ve özelliklerin mevcut olduğunu benimseyen inanç biçimidir. Temeli beşerî kaynaklı dinlere ve bâtıl itikatlara dayanan bu sistem, İslâm tarihinde bazı bâtıl inanışlara da geçmiştir. Akaidle ilgili eserlerde bu tür inanışlar reddedilmiştir.
HÜMEYRA:Peygamber efendimizin, hazret-i Âişe vâlidemize verdiği lakab.

81-HİNDUİZM:Hindistan`in geleneksel dini.Hinduizmin en eski/ en temel yazılı kaynağı;Vedalar.
82-HAHAM:Yahudilerin , musevilerin din adami.
83-HAHAMBAŞI:Yahudi cemaatinin dini lideri.
84-HAÇLI SEFERLERİ:Hacli seferlerini baslatan devletler:Bizans imparatorlugu.Papalik, Almanya, Fransa, Ingiltere, Napolik kralligi.Hacli seferlerinin nedeni:Batili hiristiyanlarin, papalarin tesvikiyle Kudüs`ü müslümanlarin elinden kurtarmak Anadolu ile Avrupa`da bulunan müslümanlari buralardan atmak amaciyla gerceklestirdikleri seferlerin genel adi. Hacli seferlerine karsi koyan devletler:Anadolu selcuklu devleti,Musul atabeyligi,Eyyübiler,Memlukler,Suriye selcuklulari, Sam atabeyligi, Danismendler, Fatimiler, Saltuklar, Artukklar.
85-HAVARİYYUN:Havâriyyûn, İsa (a.s.)’nın peşinden giden saf ve has mü’minler. Bunlar, İsa’ya (a.s.) yardım İSRALİYET:İsrailogullarinin kitaplarında olup, oralardan aktarılmış uydurma hikayeler.Yahudilikten,Hıristiyanlıktan ve diğer kültürlerden, İslamiyete giren rivayetlerdir.
Kelime olarak İsrail oğullarına nisbet edilen rivayetler manasınadır. İslâmî terimler içinde, umumiyetle Yahudi kültüründen islamiyete geçen, daha doğrusu İslâmî rivayetler arasına karışan çoğu Tevrat’tan nakledilmiş şeylere denir.
86-İSRAİLOĞULLARI:Yahudiler, Yakub aleyhisselamın on iki oğlundan türemiştir. Hazret-i Yakub’un adı İsrail olduğu için, bunlara Beni İsrail, yani İsrail oğulları denildi.
87-İZNİK KONSİLİ:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)
88-KADİYANLIK:Mirza Gulam Ahmet Kadiyani(ö.1908) tarafindan kurulan dini hareket.On dokuzuncu yüzyılda, Hindistan’da Mirzâ Gulâm Ahmed tarafından kurulan bozuk yol. Kurucusunun doğum yeri olan Kâdiyan kasabasına nisbetle bu adla anılmaktadır. İsmine nisbetle, Ahmediyye de denilmektedir.
89-KARNAVAL:Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni. Hıristiyanların büyük perhizinden önce yapıldığı için, İtalyanca et kaldırmak anlamına gelen carnelevare kelimesinden türetilmiştir. Kaynağı hıristiyanlıktan çok öncedir. Güneş ışınlarının bir süre gökte hapsedildikten sonra yeniden özgür bırakıldıkları inancıyla ilgilidir. Karnavalda kullanılan hayvan maskeleri, aynı zamanda, hayvanlara tapanlardan hıristiyanlığa geçmiş bir putperest geleneğidir.
90-KATOLİKLER:Basindaki kisiye Papa denir.Dinsel merkezi Roma`dir.Inanc ve ahlak alaninda papanin otorite kabul edildigi, Hiristiyanligin en kalabalik cemaatini teskil eden hiristiyan kilisesi/merkezi.
91-KAYNUKA(beni Kaynuka):Hz.Peygamberin Medine`den sürdügü yahudi kabilesi.
92-KAYNUKAOĞULLARI :Medine (Yesrib)de yaşamış bir Yahudi kabilesi.
93-KUTSAL 9ÜÇ MESCİD:Islam`da kutsal sayilan üc mescid;Mescid-i haram Mekke`de, Mescid-i Nebevi Medine `de,Mescid-i Aksa Küdus`de.
94-KİTAB-İ MUKADDES:Ahd-i Atik ile Ahd-i Cedid`den olusan hiristiyan kutsal kitabi.
95-KİTAB-I MUKADDES:Hıristiyanların mukaddes bilip inandıkları Ahd-i atîk (Eski ahd) ve Ahd-i cedîd (Yeni ahd) kısımlarından meydana gelen kitab. İncîl.
96-KÜTÜB-Ü EHADİS:.Ilahi kitaplar:Tevrat, zebur, inci,Kur`an-i Kerim.
97-KÜTÜB-Ü MÜNZELE:Allah tarafindan indirilmis olan kutsal kitaplar.
98-MATTA İNCİLİ:Hz.Isa`nin on iki ögrencilerinden biri olan Matta tarafindan,Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan dört yil sonra Ibranice yazilmis olan incil. Bu incil Hiristiyanlarin elinde en eski Incillerin en eskisidir.
99-MECUSİLİK:Atese tapanlara verilen ad.İslami kayanaklarda zerdüstlige verilen ad.
100-MUSEVİ:Musa Aleyhisselamin bildirdigi hak dine inanan ve bu dine tabi olan kimse.Musevilik dini, israilogullarina ve Misir`in yerli halki olan kiptilara gönderildi.Kiptilar, Musevilik dinini kabul etmediler.
101NADİROĞULLARI:Müslümanlarin yaptıkları antlaşmayı ilk bozduklari için Medine´den H.4/M.625 yılında çıkarılan Yahudi kabile.
102-NİHAL:İslami kaynaklarda vahye dayanmayan dinler için genel olarak Nihal terimi kullanılır.
103-ON HÜKÜM: İşbu (Enam:151 ve 152) inci âyetler şöylece on dinî hükmü kapsamaktadır: Bunlara on hüküm adı verilmektedir. Bunlar ümmetlerin, asırların değişmesiyle değişmeyecek dinî, medenî; insanî hükümlerdir. Ibni Abbas Hazretlerinden rivayet olunduğu üzere bunlar ile amel edenler hidâyete ulaşır, cennete girerler. Bunları terkedenler de cehenneme gönderilirler. Binaenaleyh selâmet ve saadete kavuşmayı temenni eden bir cemiyyet için bu yüce esaslara riâyet etmek çok lüzumludur.
(1) Cenâb-ı Hak’ka ortak koşmamak.
(2) Ana babaya iyilik etmek.
(3) Çocukları fakirlik korkusuyle öldürmemek.
(4) Kötü şeylere yaklaşmamak.
(5) Öldürülmeleri haram olan kimseleri öldürmemek.
(6) Yetimlerin mallarına yaklaşmamak.
(7) Ölçüleri adaletle yapmak.
(8) Tartılan adaletle yapmak.
(9) Söylerken adaletten ayrılmamak.
(10) Hak Teâlâ’ya verilen sözü tutmak..
104-ORTODOKSLAR :Hıristiyanlık mezheblerinden.Başındaki kişiye Patrik denir. Ortodoks mezhebinin rûhânî (dînî) lideri patrik olup, merkezi İstanbul Fener’deki patrikhânedir. Roma İmparatoru Konstantin üç yüz on senesinde hıristiyanlığa izin verdi. Kendi de hıristiyan oldu. İstanbul şehrini yaptı. Roma’dan İstanbul’a taşındı. (Yeni Rehber Ansiklopedisi)
105-Oryantalizm:Din, dil, bilim, düsünce, snat, tarih gibi alanlarda Dogu dünyasini inceleyen ve Dogu hakkinda deger yagilari üreten Bati kaynakli kurumsal faaliyet.
106-SAMİ:Hz.Nuh`un oglu Sam`in soyundan gelen kavimler.Asurlular, Fenikeliler, Filistinliler, Araplar, Israiller ve habesliler sami kavmindendirler.
107-SİHİZM:M.S.15 yüzyilda Hindistanda cikti.Kurucusu Nanak,lakabi Guru,mensuplarina nisbetle dinin adinin kaynagi(Sih: Tilmiz, Sakird), dinin tipi monotesit,hususi yolu;Guru`yu takip etme ve Tanri adini zikretme, kutsal kitabi Adi- Granth , mensuplarini sayisi 9 milyon, dünya nüfusuna göre yüzdesi 0.2,yayildigi ve mensuplarinin bulundugu yerler;Hindistan-Pencap vdy.Sihizm kelimesi, Sih kelimesinden türemistir.Sih ise talebe manasina gelen Sanskrit kökünden türemistir.Sihizm, Sih dini olarak da anilir.Bu dine Sih de denir.
108- SİNOPTİK İNCİLLER: Matta, Markos ve Luka İncilleri, birbirlerine çok benzediğinden ve aynı terimlerle yazıldıklarından sinoptikler denilir. Yuhanna İncili ise, hem konuları ve hem üslûbu/anlatım biçimi yönüyle diğerlerinden ayrılır.
109-SÜRYÂNÎLER:Hıristiyanlıktaki katolik mezhebine bağlı olan ve süryânî dili ile konuşan bir hıristiyan topluluğu. 110-TESLİS(EKÂNİM-İ SELÂSE ):Uknum kelimesinin çoğulu olup, sözlükte “asıl, esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise, Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba, oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir.
111-TEVRAT:Allah tarafindanHz.Musa`ya indirilen ilahi kitap.
112-YAHOVA ŞÂHİDLERİ:Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872′de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad.
113-ZERDÜŞTLÜK:Iran Zerdüst tarafindan kurulan tek tanrili inanc sistemi.Inanilan tanriya verdikleri Ahura Mazda adiyla baglantili olarak Mandeizm de denir.Sonraki dönemler de ise daha sonra cok Musevilik adiyla anilmaya baslamistir.Zerdüstcülük`pün kutsal kitabi, hikmet ve bilgi anlamina gelen Avesta`dir.Günümüzde terdüstlük, Parisilik olarak adlandirilmaktadir.
114-ZİMMİ:İslam Devletinde yasayan gayr-i müslim(H. i.Kur`an Dili,c.10)
115-ZÜNNAR:Hirıstıyan keşişlerin,papazların, nefsi kırma veya perhizle yaşama vasıtalarindan olmak üzere çıplak bedene kuşandıkları uçları sarkık ipten örme, kaba ve sert kusak.
116- Ülkemizde tarihi Hıristiyan gruplar:Rumlar, Ermeniler, Süryaniler ve Arap Ortodokslar bulunmaktadır. Bunun yanında misyonerlik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan Katolik ve Protestan gruplar da vardır.Yahudilerin başında İstanbul’daki Hahambaşılık , Hıristiyanların başında da İstanbul da ki Fener Rum Ortodoks Patrik hanesi bulunmaktadır.

117- Hinduizme göre hayatın amacı : Hayatın dört amacı vardır. Bunlar; Dürüstlük , helal kazanç , mutluluk ve kurtuluştur
31-Hıristiyan mezheplerden Monofizit mezheplerin özelliği : Hz. İsa’da sadece ilahi tabiatın bulunduğunu savunan mezheplerdir. Günümüzdeki Ermeni, Süryani, Habeş ve Kıpti kiliseleri bu mezhebe dahildir.
32- Hıristiyanlıkta vaftiz olan kişi:Asli günahtan arınarak yeniden doğduğuna, Hz. İsa’nın manevi bedenine katıldığına inanılır.
33-Hıristiyanlıktaki sakramentler:Hz. İsa’nın Filistin’deki yaşamı boyunca yaptıklarını simgeler.
34- Hinduizmdeki kastlar:Brahmanlar kastı -Kşatriya kastı -Vaisya kastı -Sudra kastı
35-Yahûdî Mezhepleri: Hristiyanlık öncesindeki mezhepler: Ferisiler, Sadukiler,Esseniler.
36-Yahudilerinİslâm’dan sonraki mezhepler: İshâkiyye, Yudganiyye, Karaim.
37-Yahudilerin Günümüz mezhepleri: Muhafazakâ r Yahûdîler, O rtadoks Yahûdîler, Reformist Yahûdîler. Yeniden Yapılanmacılar.
38-Sinagog ve Ağlama Duvarı gibi kavramlar Musevilik dinine aittir.
39-İsevilik dini inancına göre insanlar günahkar olarak doğar.
40-İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilahi olmayan din Hunduizm.
41-Noel ve Katedral gibi kavramlar Hristiyan dinine aittir.
42-Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Musevilikte Havra(Sinagog)
43-Yahudilerin haftalık ibadet gününe Şabat denir.
44-Dünyanın her yerinde Musevilerin kutladıkları, en önemli Roşaşana yılbaşı bayramıdır.
45-Yahudilikte Önemli Günler:En önemli bayram Yılbaşı Bayramı’dır (Roşaşana), ardından on gün sonra 26 saat sürecek olan oruç günü gelir, ki buna Kefaret Günü anlamına gelen (Yom Kipur) adı verilir Kipur’dan sonra 7 gün süren Çardak Bayramı (Sukot) ve Bir yıl içinde Tevrat’ın tüm bölümlerin okunmasının tamamlandığı ve yeniden başlandığı (Simhat Tora), Aralık ayında Hanuka, Mart-Nisan arası Babil’de zamanın Musevi Düşmanı (Antisemit) Haman tarafından Yahudilerin kıyıma uğratılması olayının son anda Ester tarafından engellenmesinin anısına 2 gün (Purim), Mısır’dan Musa’nın (Moşe Rabenu) önderliğinde ayrılıp kölelikten kurtulmasının kutlandığı Pesah Bundan 49 gün sonra gelen 10 Emirin alınmasının kutlandığı Şavuot ve Yaz aylarına denk gelen Tapınağın yıkılması ve çeşitli talihsiz olayların anıldığı ve bir matem günü olan Tişa Beav önemli günlerdendir
46-Milel ve Nihal kavramlarına bazı İslâm alimleri Milel terimini temel dini akımlar ve gelenekler anlamına, Nihal terimini ise alt sekteryan gruplar, hizipler ve fırkalar anlamına kullanmaktadır. Bazıları ise Milel terimini vahiy geleneğine dayanan dini akımlar için Nihal terimini ise vahiy geleneğine dayanmayan akımlar ve yollar için kullanmaktadır.
47-Dinler tarihi bilim dalı Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibareneğitimin kurumlarında yer almaya başlamıştır. Önceleri “ilmu esatiril evvelin” başlığı altında sonra da tarihi edyan (dinler tarihi) adı altında dersler verilmiştir. Cumhuriyet döneminde 1933 yılına kadar varlığını sürdüren Darulfünun İlahiyat Fakültesinde Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi ve Dinler Tarihi başlıkları altında dinler tarihi bilim dalına dayalı dersler okutulmuştur. Dinler tarihi ile ilgili Türkçe olarak yazılan en eski kaynak olarak kabul edilen Şemseddin Sami’nin Esatir’i 1878’de basılmıştır.
48-Hinduizm, Hindistan nüfusunun yaklaşık yüzde 80’nin tabi olduğu; Batı ülkeleri de dâhil olmak üzere Hindistan dışında da 45 milyondan fazla mensubu bulunan bir dindir.Hindistan dışındaki 45 milyon bağlıdan 18 milyonu, Hinduizm’i devlet dini ilan eden tek ülke olan Nepal’de yaşamaktadır.
49-Hindu kutsal metinleri iki gruba ayrılır:
Şruti ve Smriti. “İşitilen, görülen” anlamına gelen şruti kategorisi içinde
Vedalar; smriti kategorisinde ise Puranalar, Ramayana, Mahabharata ve Dharma-şastralar yer alır.
49-Kadim Mezhepleri:Günümüz Hinduizm’i içinde de varlığını devam ettiren ancak ortaya çıkışları çok eskilere giden üç ana mezhep vardır: Şivacılık, Vişnuculuk ve Şaktizm.
50- Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşaması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlara Senkretizm adı verilir.
51-Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
52-Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
53-Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri;Harran,Filistin,Mısır
54-Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe Şabat. denir.
55-Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramı Roşaşana.
56-Mûsevîlerde, Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği, insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği, keffâret günü anlamına gelen oruç gününe Yom Kippur.
57-Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı Şavuot.
58- Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı Sukkot (Çardaklar).
59- Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.
60-Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan, gerekli eğitimi almış, evlenmemiş papazlara verilen rütbe ,Vertabetlik.
61-Batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezhepler:
Evanjelizm – Anglikan. Baptistler – Adventistler. Presbiteryenler – Pentekostalistler.
62- Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup Katolik.
63- Hinduizm ve İslâm’dan etkilenerek Hindistan’da ortaya çıkan dînî inanç Sihizm.
64-Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) ile ilgili müjde içeren İncil Barnaba.
65-Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen, Hinduizm kaynaklı inanışa Tenâsüh.
66-İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilâhî olmayan din Hinduizm.
67-Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
68-Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
69-Yahûdî:İshâk oğlu Ya’kûb’un on iki oğlu vardı. Dördüncü oğlunun adı Yuda veyâ Yahuda idi. Dolayısıyla onun adına izâfeten İsrâîloğulları’na Yahûdî denilmiştir.
70-Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
71-Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
72-Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir. Daha sonra yazılı hâle getirilmiştir. Talmut, Yahûdî’ler indinde Tevrât kadar önemlidir. Onun da ilhâm ve vahiy kaynağı olduğu kabûl edilir. Talmut iki bölüme ayrılır: Mişna ve Gemara. Mişna, ahlâkî kuralların açıklanmasıdır. Gemora da, Mişna’nın açıklanmasıdır.
73-Konfiçyüsçülük Konfüçyanizm:Çin’deki üç dînden biridir. Bir Çin atasözü: “Her şeyin kökü göklerdedir İnsanın kökü ise atalarındadır” şeklindedir. M.Ö. 551-479 yılları arasında yaşamış Konfiçyüs, kendini ilme vermiştir. Eski Çin kültürünü canlandırmaya çalışmıştır Dînî meseleler üzerinde fazla konuşmamıştır Onun ana gâyesi, ülkenin karışık olan siyâsî düzenini düzeltmekti

74-Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
75-Cayinizm:Hindistan’daki dinlerdendir. Kökü M.Ö. VIII. yüzyıla dayanır. Brahmanizm’deki şiddetli sınıf ayrılıklarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu dîne inananlar genellikle sebze ve meyve yerler. Öldürme, yalan, hırsızlık, Şehvete ve dünyâ nimetlerine düşkünlük kötülenir. Tanrı anlayışı yoktur.
76-Budizm:Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
77-Hanuka: Işıklar Bayramı. m.ö. 168 yılında Yehuda Makabi ve taraftarlarının, Kutsal Mabed’i ibadete kapatan Romalılara karşı verdikleri dini özgürlük savaşının anısına kutlanır. Kislev (yaklaşık Aralık) ayının 25′inden itibaren sekiz gün boyunca, her gün mum sayısını birer adet artırarak yakılan Hanukiya (9 kollu şamdan) bu bayramın simgesidir.
78-Kabala: Musevi tasavvufu ve mistisizmi. Tora’yı mistik bir şekilde yorumlayan öğreti.
79-Kadiş: İbadetin belirli bölümlerinde tekrarlanan ve Arami dilinde yazılmış kutsama duası.
80-Kipa: Yahudi erkeğin, sinagogda, dışarda ve dua esnasında başını örttüğü küçük takke.
81-Kipur (Yom Kipur): Musevi dininde Büyük Oruç, Tövbe, Kefaret Günü. İbrani takvimine göre
82-Maftirim: Klasik Türk Musikisi makamlarında okunan ilahiler.
83-Midraş: 1) Küçük sinagog (medrese) 2) Tora’nın açıklaması.
84-Talmud Tora: Tora bilgisinin verildiği yer.
85-Yeşiva: Genellikle Talmud’un öğretildiği, akademi seviyesinde okul.
 İKİNCİ BÖLÜM
1. Şabat:Yahûdîlerde haftalık ibâdet günü
2.ROŞAŞANA: Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları en önemli yılbaşı bayramı
3.YOM KİPPUR: Mûsevîlerde Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği keffâret günü anlamına gelen oruç günü.
4. ŞAVUOT:Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı
5-SUKKOT(ÇARDAKLAR):Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayram.
6. Tevrat’ta yılda üç defa hac ibâdeti emredilmektedir. Yahûdîlikteki hac zamanları:Sukkot, Şavuot, Fısıh.
7-i Yahûdî mezhepleri:Karailik,İshakiyeler,Ferisiler.
8. Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.*
9.Vertabetlik: Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan gerekli eğitimi almış evlenmemiş papazlara verilen rütbe .
10. Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup Katolik.*
11. Hz. Îsâ dönemi Yahûdîliğinin üç önemli mezhebiri: Sadukîlik.Ferisîlik.Essenîlik.
12.Sihizm: Hinduizm ve İslâm’dan etkilenerek Hindistan’da ortaya çıkan dînî inanç
13.BARNABA: Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) ile ilgili müjde içeren İncil
14. TENASÜH:Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen Hinduizm kaynaklı inanış.
15.HİNDUİZM:İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilâhî olmayan din.
16. Hac yortusu Noel Katedral gibi kavramlar Hrıstiyanlık dinine aittir.
17. Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Mûsevîlikte ,Havra (Sinagog).*
18. Haham Sinagog Ağlama duvarı gibi kavramlar Mûsevîlik. *dinine aittir.
d) Budizm.
19.İsevilik dininde insanlar günahkâr olarak doğarlar.
20.Günümüzde en büyük Yahudi nüfusunun yaşadığı ülke İSRAİL.
21.Yahudilerin ibadet yerlerine Havra/ Sinagog denir.
22.Dört incil:Matta, Yuhanna, Markos ve Luka.
23.Hristiyanlık Dininde Mezhepler:Katoliklik,Ortodoks ve Protestanlık Mezhebi.
24.Hristiyanlığın en büyük konsili:vatikan 2. konsili(1962-1965)
25.YAHUDİLİK VE MUSEVİLİK:Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir.
26.Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep vardır:1-Ferisiler, 2-Sadukiler, 3- Esseniler.

27.İslâm’dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür:1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim.
28.Halen yaşamakta olan Yahudi mezhepleri şunlardır1- Muhafazakâr Yahudiler,2- Ortadoks Yahudiler ,3- Reformist Yahudiler. 4-Yeniden Yapılanmacılar.
29.Yahudilerin Mukaddes Kitapları: Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir: 1- Tanah, 2-Talmud,Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim. Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes kitabının tamamı “Tora” kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan Tora, Arapça Tevrat’ın karşılığıdır.
30.Tevrat “Kanun, şeriat, emir, ders, önder” vb. manalara gelir.
31.AŞKENAZ:Daha ziyade Filistin geleneği üzerine temellenen ve Roma yoluyla Orta Avrupa’ya (Almanya ve Fransa), oradan da Doğu Avrupa’ya (Polonya ve Rusya) geçen Yahudiler.
32-AHD-İ CEDİD:Yeni ahid, yeni sözleşme. Hristiyanlara göre, putperestliğe sapan yahudîlerin bu durumlarına acıyan Cenâb-ı Allah, İsrâiloğulları ile yeni bir sözleşme yapmıştır.
33.Ortodokslar : Başındaki kişiye Patrik denir. Merkezi İstanbul’dur.
34.Katolikler : Başındaki kişiye Papa denir. Dinsel merkezi Roma’dır.
35.Endülüjans : Günahlardan kurtulmak amacıyla kiliseden satın alınan belgedir.
36.Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin başkanlığında toplanır, genellikle kilisenin öğretilerine karşı çıkanlara ölüm cezası verirdi.
37.AFOROZ:Hristiyanlık ve Yahudilikte öngörülen bir dinî ceza türü olup, Kilise hukukuna göre yetkili dinî şahsiyetler tarafından suçlu görülen bir Hristiyanın kendi topluluklarından uzaklaştırılmasıdır.
38.ADVENTİZM:Hz. İsa’nın bir kez daha yeryüzüne geleceğini savunan bir Hristiyan mezhebinin adıdır. Bu inanca göre Hz. İsa tekrar yeryüzüne gelecek ve günah işleyenlerle günahsızları birbirinden ayıracaktır.
39.HAVÂRÎ:Sözlükte “seçilmiş, kusursuz, taraftar, özverili arkadaş, dost, bir kimseye ileri derecede yardım eden ve kendisini bir davaya adayan kimse” anlamına gelen havarî, din literatüründe, genelde peygamberlere îmân edip, onlara yardımcı olanlar demektir. Özel olarak havârî, özellikle Hz. İsa tarafından seçilmiş, tebliğ ve irşad görevinde ona yardımcı olan on iki kişilik grubu ifâde eder.
40.Hz. İsa’ya bağlılığını kanıtlayan ve on iki havarî olarak kabul edilen bu yardımcıların isimleri şöyledir: Matta, Tomas, Petrus, Yuhanna, Yahya, Büyük Yakup, Küçük Yakup, Andreas, Bartholomeus, Mattias, Filipus ve Yahuda’dır. Bunlardan dördünün incil yazarlarından olduğu söylenmektedir.
41.MİŞNA:İbranice kökenli bir kelime olup, tekrar yoluyla öğretme anlamına gelmektedir. Yahûdîlik inancına göre Tur dağında Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat önce Hz. Harun’a sonra kavmin diğer ileri gelenlerine öğretilmiştir. İşte Mişna, Tevrat’ın hükümlerini açıklayan şifahî beyanların yazıya geçirilmiş şeklini belirtmek için kullanılan bir kavramdır
42.SİNAGOG:Yahûdîlikte, toplu olarak ibadet ve dinî merâsimlerin icrâ edilmesi için tesis edilen dinî mekân / ibadet mahalli demektir. Ülkemizde ve Türk kültüründe sinagog yerine (havra) kelimesi daha çok bilinir ve yaygın olarak kullanılır.
43.NASRANÎ:Hz. İsâ’nın doğduğu yer olan Nasira’ya mensubiyet veya yardım anlamındaki nusret kelimesinden türemiş bir kavramdır. Hristiyan veya yardımcı demektir. Çoğulu “Nasârâ”dır. Bu kavram Kur’ân’da tekil olarak bir yerde geçmektedir. “İbrahim, ne Yahûdî, ne de nasrani (Hristiyan) idi; fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.” (Âl-i İmrân, 3/67) Çoğulu olan “Nasâra”ise Hz. İsâ’ya inananların adı olarak on dört ayrı yerde geçmektedir.
44.HİNDUİZM (Brahmanizm):Hindistan ‘ın en belirgin dinlerinden biri Hinduizm’dir. Hint dinlerindeki gelişmeler sonucu Hinduizm adını alan din, Brahmanların hakimiyet sağladıkları dönemde ise Brahmanizm terimi ile ifade edilmiştir.
45.SİHİZM:Sihizm, Sri Guru Nanak Dev Ji (1469-1539) tarafından kurulmuştur. İslam ve Hinduizm karışımı bir dini harekettir. Sihler Kuzeybatı Hindistan’ın Pencap bölgesinde yaşamaktadırlar.
46.Günümüz Hinduizm’i içinde de varlığını devam ettiren ancak ortaya çıkışları çok eskilere giden üç ana mezhep vardır: Şivacılık, Vişnuculuk ve Şaktizm.
47.Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşaması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlara Senkretizm adı verilir.
48.Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
49.Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
50.Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri;Harran,Filistin,Mısır
54-Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe Şabat. denir.
56.Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramı Roşaşana.
57.Mûsevîlerde, Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği, insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği, keffâret günü anlamına gelen oruç gününe Yom Kippur.
58.Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı Şavuot.
58- Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı Sukkot (Çardaklar).
59- Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.
60.Batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezhepler:
Evanjelizm – Anglikan. Baptistler – Adventistler. Presbiteryenler – Pentekostalistler.
61.Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
62.Yahûdî:İshâk oğlu Ya’kûb’un on iki oğlu vardı. Dördüncü oğlunun adı Yuda veyâ Yahuda idi. Dolayısıyla onun adına izâfeten İsrâîloğulları’na Yahûdî denilmiştir.
63.Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
64.Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
65.Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir.
66.Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
67.Cayinizm:Hindistan’daki dinlerdendir. Kökü M.Ö. VIII. yüzyıla dayanır. Brahmanizm’deki şiddetli sınıf ayrılıklarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu dîne inananlar genellikle sebze ve meyve yerler. Öldürme, yalan, hırsızlık, Şehvete ve dünyâ nimetlerine düşkünlük kötülenir. Tanrı anlayışı yoktur.
68.Kabala: Musevi tasavvufu ve mistisizmi. Tora’yı mistik bir şekilde yorumlayan öğreti.
69.Kipa: Yahudi erkeğin, sinagogda, dışarda ve dua esnasında başını örttüğü küçük takke.
70.AKDES:Bahaullah diye bilinen Mirza Hüseyin Ali`nin yazdigi Bahailigin kutsal kitabi.Kitab-ı Akdes, Bahailik´in en önemli kutsal kitabı. Dinin kurucusu Bahaullah tarafından kaleme alınmıştır. Arapça el-Kitab el-Akdes adıyla, Arapça yazılmıştır.
71.ADDAS :Mekke dönemin de Hz.Peygamberin Taife yaptigi sirasinda müslüman olan köle.
72.AHD-İ CEDİD:İncil.Kitab-i mukaddes`in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kisminin adi. İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir.
73.AHİD SANDIĞI:Allah ile Israilogullari arasindaki ahd´in sembolü olan on emir`in yazili bulundugu levhalarin muhafaza edildigi sandik.
74.AHURA MAZDA : Zerdüşt Dini’nin iyilik, aydınlık ve ışık tanrısıdır. Bu nedenle Zerdüşt Dini’ne Mazdaizm de denilmektedir. Bu dinin ilkeleri ve kuralları Avesta denilen bir kitapta toplanmıştır. Bu gün de İran ve Hindistan’da son inanlarına rastlanan bir dindir.
75.ANGLİKANİZM:İngiltere kralı Sekizinci Henry’nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi.
76.ASLI GÜNAH :Hristiyanlikta Hz.Adem ile Havva`nin cennette »yasak meyve » ibaret yemek suretiyle islediklerine ve nesilden nesile bütün insanliga intikal ettigine inanilan suc.
77.BAHİRE:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.Resulullah (s.a.s.)’ın amcası Ebû Talib ile birlikte gittiği Suriye seyahati sırasında Busra şehri civarında karşılaştığı hristiyan din adamı.
78.BAPTİSTERİUM (VAFTİZHANE):Vaftiz töreni için yapılmış küçük kilise (şapel) – Büyük kilisenin içindeki vaftiz bölümü.Vaftiz töreni için yapılmış küçük kilise (şapel)/Büyük kilisenin içindaki vaftiz bölümü . Hıristiyanlığın manevi kirlenme “Asli günah”tan arınma ibadeti formu haline gelen vaftizin temel prensibi Hz. Adem ve Havva ile başlayan ilk günah’a dayandırılmaktadır. Hz. Adem ile Havva’nın ebedi yaşamı bulmak için şeytan’ın iğvasıyla yasak ağaca yaklaşmaları ile başlayan olayları “Asli günah” nazariyesi içine alarak tüm doğan insanların günah ile doğduğunu temel kabul etmişlerdir.
79.BARNANA İNCİLİ:Ilk dönem Hiristiyanlarindan Aziz Barnaba`nin yazdigi, kanonik inciller`in aksine teslis ve enkarnasyonu reddeden ve Hz.Muhammed`in risaletini müjdeleyen incil.
80.BEYTÜLMİDRAS:Yahudilerin dini egitim ve ögretim yaptiklari yer.
81.CİVİTLER:Katolik Hiristiyanligin Isa Cemiyeti d denilen ikinci büyük tarikati.
82.ÇARMIH:Hiristiyanlarin Hz.Isa icin söz konusu ettikleri, tarihin cesitli dönemlerinde uygulanan bir idam sekli..
83.DİNLER TARİHİ :D inler tarihi; tarih ve dil metodlarini kullanarak, dinleri, dogus, ve gelismesinden , inanc, ibadet ve ahlak konularina kadar, tarihi seyir icinde inceleyen bir disiplindir.
84.EHL-İ SALÎB:On birinci yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudus’ü Kurtarma” sloganı ile Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı siyasî amaçlı askerî harekata katılanlara verilen ortak bir isimdir.
85.BEYTİ-MAKDİS:Mukaddes ev, Küdus`deki Mescid-i Aksa.
86.EHL-İ KİTAP:Kur`an-i Kerim`de genellikle yahudiler ve hiristiyanlar icin kullanilan tabir.ccel-Kutubu’s-Sitte sahiplerini ifade eden ayn bir tabirdir.
87.EKÂNİM-İ SELÂSE :Uknum kelimesinin çoğulu olup sözlükte “asıl esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir. Bu üç esas (ekânîm-i selâse) şöyle açıklanmaktadır; Allah Teala’dan ibaret olan zat (baba) İsa’dan ibaret olan ilim (oğul) ve Meryem’den ibaret bulunan hayat (zevce) dir.
88.ESFAR-İ HAMSE:Esas itibarı ile Tavrat 39 fasıldan neydana gelmiştir. Bunlardan ilk 5 itaba “esfâr-i hamse” (beş büyük kitap) denir. Bazı kaynaklara nazaran da esas Tevrat bu beş kitaptan ibarettir. (el-Müncid 337)Tevrat’ın içine aldığı beş bölüm şunlardır:
1- Tekvin:
2- Çıkış:
3- Levîliler:
4- Sayılar:
5- Tesniye:
89.HARAÇ: Karşılık. Ücret. Vergi. Terim olarak hukuken mülkiyeti devlete ait olmakla birlikte, kullanım hakları üzerinde yaşayanlara verilmiş toprak, bu toprak için ödenen vergi.
90.HANÎF DİNÎ :Hz. İbrahim tarafından temsil edilen tevhid esasına dayalı hak din.
91.HAVARİYYUN:Havâriyyûn, İsa (a.s.)’nın peşinden giden saf ve has mü’minler.
92.İBRANİCE:Yahudilerin ve yahudi kutsal kitabinin dili.
93.İSTAVROZ:Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç.
94.İBRÂNÎ:Eski yahûdî sülâlesi veya o soydan olan. Yahûdî topluluklarından birine mensûb kimse.
95. Eski şark kiliseleri: A)Monofizitler B) Nasturiler .2-Rum Ortodoks kilisesi: Batı katoliğinden 1054 yılında kesin olarak ayrılmıştır.
96.İZNİK KONSİLİ:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)
97.KARNAVAL:Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni.
98.KİTAB-I MUKADDES:Hıristiyanların mukaddes bilip inandıkları Ahd-i atîk (Eski ahd) ve Ahd-i cedîd (Yeni ahd) kısımlarından meydana gelen kitab. İncîl.
99.KONFÜÇYÜSCÜLÜK:Konfücyüs`e nisbet edilen dini, ahlaki, sosyal, politik, ekonomik konularla ilgili inanc ve uygulamalarin bütünü.
100.MANASTIR:Hiristiyanlikta yaygin olarak bulunan rahip ve rahibelerin dünyadan el etek cekerek yasayip dini egitimlerini yaptiklari yer.
101.MANİHEİZM:3.yüzyilda Mani tarafindan eski Iran`da kurulan ve günümüzde
102.MARKOS İNCİLİ:Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan yirmiüc yil sonra Markos tarafindan Yunanca olarak yazilmis incil.
102.MATTA İNCİLİ:Hz.Isa`nin on iki ögrencilerinden biri olan Matta tarafindan,Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan dört yil sonra Ibranice yazilmis olan incil. Bu incil Hiristiyanlarin elinde en eski Incillerin en eskisidir.
103.MECUSİLİK:Atese tapanlara verilen ad.Islami kayanaklarda zerdüstlige verilen ad.Zerdüstiligin eski Iran inanc ve gelenekleriyle karismasindan olusan din.
104.MİŞNÂ:Yahûdîlerin Tevrât’tan sonra mukaddes kabûl ettikleri Talmûd kitâbının iki kısımdan biri. Tevratın hükümlerini açıklayan şifahi beyanların yazıya geçirilmiş şeklidir.
105.MİSYONERLİK:Evrensel dinler ve özellikle Hiristiyanlik baglaminda dinin yayilmasi amaciyla yapilan sistematik faaliyetler.
106.MOONCULUK:Dogu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
107.MİLEL VE NİHAL:Islami literatürde dinler ve mezhepler tarihiyle ilgili eserlerin ortak adi.Mezhepler hakkinda bilgi vermek maksadiyla yazilmis olan eserlerin ortak adi.
108.SAMSKARA:Hinduizm`de günlük ibadetlerin disinda dogum, evlenme ve ölüm gibi insan hayatinin gecis dönemlerinde gerceklestirilen dinsel törenlere samskara denir.
109.SİNOPTİK İNCİLLER: Matta, Markos ve Luka İncilleri, birbirlerine çok benzediğinden ve aynı terimlerle yazıldıklarından sinoptikler denilir. Yuhanna İncili ise, hem konuları ve hem üslûbu/anlatım biçimi yönüyle diğerlerinden ayrılır.
110.SÜRYÂNÎLER:Hıristiyanlıktaki katolik mezhebine bağlı olan ve süryânî dili ile konuşan bir hıristiyan topluluğu.
111.TESLİS(EKÂNİM-İ SELÂSE ):Uknum kelimesinin çoğulu olup, sözlükte “asıl, esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise, Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba, oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir.
112.YAHOVA ŞÂHİDLERİ:Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872′de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad.
113.YAHUDİLİK VE MUSEVİLİK:Musevîlik, kurucusu Musa’ya izafetle bu adı almıştır.

114.AHD-İ ATİK: İki kelimeden meydana gelen bir terimdir. Ahd, “sözleşme”, Atik ise, “eski” anlamına gelmektedir. Ahd-i Atik, “eski sözleşme” demektir. Ahd-i Atik kelimesiyle Yahudilerin mukaddes kitabı olan “Tevrat” kastedilir.
115.CİZYE: Cizye,Islam devletindeki gayri müslim tebaanin erkeklerinden alinan bas vergi.
116.GANİMET:Gayri müslimlerden savaş yoluyla elde edilen her türlü mal ve esirleri ifade eden terim.
117.ORTADOĞU:En eski uygarliklarin ve üc semavi dinin dogdugu, Asya, Afrika ve Avrupa kitalarini birbirine baglayan stratejik bölge.
118.ZİMMİ:İslam Devletinde yaşayan gayr-i müslimlere zimmi denir.(H. i.Kur`an Dili,c.10)
119.KUTSAL KABİR: Kudüs’te bulunan Hz. İsa’ya ait olduğuna inanılan mezar. Kur’an’a göre, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmediği ve öldürülmediği (4/Nisâ, 157) için bu mezar kesinlikle Hz. İsa’ya ait olamaz.
120.NOEL: Noel, hıristiyanların Hz. İsa’nın doğduğu geceyi kutlamak için yaptıkları bayramdır.
121.NOEL BABA:Hıristiyanların noel gecesi hediye getirdiğine inandıkları, inanmasalar da çocuklarını kandırdıkları mitolojik ve hayâlî kişidir.
122.PAPA:Katolik kilisesinin en büyük ruhanî reisi, Roma piskoposu.
123.PAPALIK: Papa yönetimi, papanın başında bulunduğu devlet, İtalya topraklarında bulunmasına rağmen, ayrı devlet kabul edilen dünyanın en küçük devleti Vatikan, papa tarafından yönetilen teokratik bir papalıktır.
124.PAPAZ: Hıristiyan ruhanî reisi, din adamı, râhip, keşiş.
125.PETRUS:Hz. İsa’nın baş havârisidir.
126.RAHİP:Hıristiyan din adamı. Kadın din adamlarına da râhibe denir
127.UKNUM-AKANİM:Uknum, Arapça unsur, esas, temel demektir. Akanim de onun çoğuludur. Akanim-i selâse: üç uknum, yani teslisin üç temel unsuru demektir ki, bunlar baba-oğul-ruhu’l kudüstür.
128.VAFTİZ: Hıristiyanların küçük çocuklara ve dinlerine girenlere uyguladıkları suya sokma veya su serpme töreni demektir. Hıristiyanlara göre, doğuştan, babası Âdem’in suçuna ortak olarak dünyaya gelen insan, ancak kutsal kabul edilen kilisedeki su ile yıkanarak günahlarından arınabilir.
129.YAHUDA:Hz. İsa’yı yakalatan havâri. İsa’nın on iki havârisinden biridir. İskaryot da denilir. Otuz gümüş dinar karşılığında İsa’yı ihbar ederek yakalattırmıştır.
130.Haham: Yahûdi din adamı. İbrânice bilgin, bilge anlamındadır. Bu yahûdi din adamlarının başlarına da hahambaşı denir.
131.Kral Salonu: Yahova şahitlerinin kilise yerine oluşturdukları toplantı ve ibadet salonu.
132.Kutsal Perşembe:Hıristiyanlar, 13 nisan Perşembe gününü kutsal Perşembe olarak nitelerler. Çünkü Hz. İsa, son akşam yemeğini o gün yemiştir. Ayrıca, her yıl nisan ayının 14. günü akşamı toplanıp topluca yemek yemek, eski bir İbrânî geleneğidir.
133.Kutsal Cumartesi: Katolik hıristiyanlar, paskalya arefesinde kutsal haftanın son günü olan Cumartesiyi kutsal Cumartesi sayarlar.
134.Kardinal: Yüksek rütbeli katolik râhibi.
135.Keşiş: Dünyayla ilişkisini kesip manastırda yaşayan hıristiyan din adamı.
136-Kilise: Yunanca topluluk anlamına gelen ekklesia deyiminden türetilmiştir. Hıristiyan mâbedi/ibâdethanesine, hıristiyanların ibâdet ettiği binaya kilise denilir.
137.Konsil: Hıristiyan ruhanîler ve râhipler meclisi. Özellikle katolik kilisesi dogmaları ve kilise disiplinini düzenleyen kurallar 2. y.y. dan itibaren toplanmaya başlanan bu konsillerce tespit edilmiştir. 1869 yılına kadar değişik aralıklarla toplanan konsillerin sayısı yirmidir. Hıristiyanların temel inançları bu konsillerde kararlaştırılmıştır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1-Batıda yaygın olan Protestanlık çerçevesindeki mezhepler:
Evanjelizm – Anglikan. Baptistler – Adventistler. Presbiteryenler – Pentekostalistler.
2- Reform sürecinde Protestan akımlara kapılmayarak Roma’daki Papaya bağlılığını sürdüren Hristiyan grup Katolik.
3- Hinduizm ve İslâm’dan etkilenerek Hindistan’da ortaya çıkan dînî inanç Sihizm.
4-Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) ile ilgili müjde içeren İncil Barnaba.
5-Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen, Hinduizm kaynaklı inanışa Tenâsüh.
6-İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilâhî olmayan din Hinduizm.
7-Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
8-Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
9-Yahûdî:İshâk oğlu Ya’kûb’un on iki oğlu vardı. Dördüncü oğlunun adı Yuda veyâ Yahuda idi. Dolayısıyla onun adına izâfeten İsrâîloğulları’na Yahûdî denilmiştir.
10-Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
11-Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
12-Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir. Daha sonra yazılı hâle getirilmiştir. Talmut, Yahûdî’ler indinde Tevrât kadar önemlidir. Onun da ilhâm ve vahiy kaynağı olduğu kabûl edilir. Talmut iki bölüme ayrılır: Mişna ve Gemara. Mişna, ahlâkî kuralların açıklanmasıdır. Gemora da, Mişna’nın açıklanmasıdır.
13-Konfiçyüsçülük Konfüçyanizm:Çin’deki üç dînden biridir. Bir Çin atasözü: “Her şeyin kökü göklerdedir İnsanın kökü ise atalarındadır” şeklindedir. M.Ö. 551-479 yılları arasında yaşamış Konfiçyüs, kendini ilme vermiştir. Eski Çin kültürünü canlandırmaya çalışmıştır Dînî meseleler üzerinde fazla konuşmamıştır Onun ana gâyesi, ülkenin karışık olan siyâsî düzenini düzeltmekti
14-AHD-İ ATİK: İki kelimeden meydana gelen bir terimdir. Ahd, “sözleşme”, Atik ise, “eski” anlamına gelmektedir. Ahd-i Atik, “eski sözleşme” demektir. Ahd-i Atik kelimesiyle Yahudilerin mukaddes kitabı olan “Tevrat” kastedilir.
15-AHD-İ CEDİD:İncil.Kitab-i mukaddes`in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kisminin adi. İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir.

16-NADİROĞULLARI:Müslümanlarin yaptıkları antlaşmayı ilk bozduklari için Medine´den H.4/M.625 yılında çıkarılan Yahudi kabile.
17-ORTADOĞU:En eski uygarliklarin ve üc semavi dinin dogdugu, Asya, Afrika ve Avrupa kitalarini birbirine baglayan stratejik bölge.
18-AKDES:Bahaullah diye bilinen Mirza Hüseyin Ali`nin yazdigi Bahailigin kutsal kitabi.Kitab-ı Akdes, Bahailik´in en önemli kutsal kitabı. Dinin kurucusu Bahaullah tarafından kaleme alınmıştır.
18-Hanuka: Işıklar Bayramı. m.ö. 168 yılında Yehuda Makabi ve taraftarlarının, Kutsal Mabed’i ibadete kapatan Romalılara karşı verdikleri dini özgürlük savaşının anısına kutlanır. Kislev (yaklaşık Aralık) ayının 25′inden itibaren sekiz gün boyunca, her gün mum sayısını birer adet artırarak yakılan Hanukiya (9 kollu şamdan) bu bayramın simgesidir.
19-Kadiş: İbadetin belirli bölümlerinde tekrarlanan ve Arami dilinde yazılmış kutsama duası.
20-Kipa: Yahudi erkeğin, sinagogda, dışarda ve dua esnasında başını örttüğü küçük takke.
21-Kipur (Yom Kipur): Musevi dininde Büyük Oruç, Tövbe, Kefaret Günü. İbrani takvimine göre
22-Maftirim: Klasik Türk Musikisi makamlarında okunan ilahiler.
23-Midraş: 1) Küçük sinagog (medrese) 2) Tora’nın açıklaması.
24-Talmud Tora: Tora bilgisinin verildiği yer.
25-Yeşiva: Genellikle Talmud’un öğretildiği, akademi seviyesinde okul.
26- Ülkemizde tarihi Hıristiyan gruplar:Rumlar, Ermeniler, Süryaniler ve Arap Ortodokslar bulunmaktadır. Bunun yanında misyonerlik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan Katolik ve Protestan gruplar da vardır.Yahudilerin başında İstanbul’daki Hahambaşılık , Hıristiyanların başında da İstanbul da ki Fener Rum Ortodoks Patrik hanesi bulunmaktadır.
27-Saba taycılar :Müslüman görüntüsü altında Ortodoks Yahudilikten farklı olarak Tevrat kabbala ekolüne bağlı olarak bir sistem geliştirmişlerdir. Sistemlerinin özünü Mesih beklentisi oluşturmaktadır.
28- Budizm deki Nirvana : Defalarca dünyaya gelme çemberinden kurtulmayı ifade eder.
29-Budizmin ortaya çıkış nedenleri :Hinduizm in çok tanrıcılığına , Brahman denilen din adamlarının otoritesine ve kast sistemine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.
30- Hinduizme göre hayatın amacı : Hayatın dört amacı vardır. Bunlar; Dürüstlük , helal kazanç , mutluluk ve kurtuluştur
31-Hıristiyan mezheplerden Monofizit mezheplerin özelliği : Hz. İsa’da sadece ilahi tabiatın bulunduğunu savunan mezheplerdir. Günümüzdeki Ermeni, Süryani, Habeş ve Kıpti kiliseleri bu mezhebe dahildir.
32- Hıristiyanlıkta vaftiz olan kişi:Asli günahtan arınarak yeniden doğduğuna, Hz. İsa’nın manevi bedenine katıldığına inanılır.
33-Hıristiyanlıktaki sakramentler:Hz. İsa’nın Filistin’deki yaşamı boyunca yaptıklarını simgeler.
34- Hinduizmdeki kastlar:Brahmanlar kastı -Kşatriya kastı -Vaisya kastı -Sudra kastı
35-Yahûdî Mezhepleri: Hristiyanlık öncesindeki mezhepler: Ferisiler, Sadukiler,Esseniler.
36-Yahudilerinİslâm’dan sonraki mezhepler: İshâkiyye, Yudganiyye, Karaim.
37-Yahudilerin Günümüz mezhepleri: Muhafazakâr Yahûdîler, O rtadoks Yahûdîler, Reformist Yahûdîler. Yeniden Yapılanmacılar.
38-Sinagog ve Ağlama Duvarı gibi kavramlar Musevilik dinine aittir.
39-İsevilik dini inancına göre insanlar günahkar olarak doğar.
40-İneğin ve Ganj nehrinin kutsal kabul edildiği ilahi olmayan din Hunduizm.
41-Noel ve Katedral gibi kavramlar Hristiyan dinine aittir.
42-Hristiyanlıktaki kilisenin karşılığı Musevilikte Havra(Sinagog)
43-Yahudilerin haftalık ibadet gününe Şabat denir.
44-Dünyanın her yerinde Musevilerin kutladıkları, en önemli Roşaşana yılbaşı bayramıdır.
48-Hinduizm, Hindistan nüfusunun yaklaşık yüzde 80’nin tabi olduğu; Batı ülkeleri de dâhil olmak üzere Hindistan dışında da 45 milyondan fazla mensubu bulunan bir dindir.Hindistan dışındaki 45 milyon bağlıdan 18 milyonu, Hinduizm’i devlet dini ilan eden tek ülke olan Nepal’de yaşamaktadır.
49-Hindu kutsal metinleri iki gruba ayrılır:
Şruti ve Smriti. “İşitilen, görülen” anlamına gelen şruti kategorisi içinde
Vedalar; smriti kategorisinde ise Puranalar, Ramayana, Mahabharata ve Dharma-şastralar yer alır.
50- Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşaması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlara Senkretizm adı verilir.
51-Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
52-Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana

53-Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri;Harran,Filistin,Mısır
54-Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe Şabat. denir.
55-Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramı Roşaşana.
56-Mûsevîlerde, Roşaşana sonrasındaki on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışların gözden geçirildiği, insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenip helalleşildiği, keffâret günü anlamına gelen oruç gününe Yom Kippur.
57-Tevrat’ın Tanrı tarafından Yahûdîlere verilişini (emirin alınışı) kutlama bayramı Şavuot.
58- Yahûdîlerin Mısır’dan çıktıktan sonra kırk yıl çölde dolaşmaları anısına yapılan bayramın adı Sukkot (Çardaklar).
59- Hz. Îsâ dönemindeki Ferisilikle başlayan, günümüzde klasik Yahûdîlik anlayışını aynen devam ettiren Yahûdîlik mezhebi Ortodoks.
60-Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde bulunan makamlardan, gerekli eğitimi almış, evlenmemiş papazlara verilen rütbe ,Vertabetlik.
61-Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
62-Cayinizm:Hindistan’daki dinlerdendir. Kökü M.Ö. VIII. yüzyıla dayanır. Brahmanizm’deki şiddetli sınıf ayrılıklarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu dîne inananlar genellikle sebze ve meyve yerler. Öldürme, yalan, hırsızlık, Şehvete ve dünyâ nimetlerine düşkünlük kötülenir. Tanrı anlayışı yoktur.
63-Budizm:Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
1-AHD-İ ATİK: İki kelimeden meyda¬na gelen bir terimdir. Ahd, “sözleşme”, Atik ise, “eski” anlamına gelmektedir. Ahd-i Atik, “eski sözleşme” demektir. Ahd-i Atik kelimesiyle Yahudilerin mukaddes kitabı olan “Tevrat” kastedi¬lir.Ahd-i Atik üç büyük bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan Nebiim ve Kütübim kısımları Hz. Davud’a indirilen Zebur’dur. Ahd-i Atik’in en önem¬li bölümü ise Tora (Tevrat)’tır. Tevrat kelime olarak İbranice olup, “şeriat ve hak sözleri” anlamına gelmektedir. Hz. Musa’ya indirilen bölümlerdir. Bunlar “Esfâr-i Hamse” (Beş Sifr-Beş büyük kitap)) denilen beş kitaptır ki adları :Tekvin,Huruç(çıkış),Leviler,Adad(sayılar)ve Tesniye)
2-AHD-İ CEDİD:İncil.Kitab-i mukaddes`in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kisminin adi. İncil kelime olarak “müjde, tâlim ve öğretici” anlamına gelir.İncil’e, Allah’tan Hz. Îsâ’ya indirildiği şekliyle inanmak imanın gereklerindendir. Fakat bugün İncil’in orijinal metni de diğer bozulmuş kitaplar gibi elde yoktur. Bozulmuş ve insanlar tarafından müdahaleye mâruz kalmış şekli vardır. İncil’e Ahd-i Cedîd de (Yeni Ahit) denilir. Bugün hristiyanların elinde bulunan bu dört İncil’den Matta 28 kısım, Luka 24 kısım, Yuhanna 21 kısım ve Markos da 16 kısımdan ibarettir.
3-ANGLİKANİZM:İngiltere kralı Sekizinci Henry’nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi.
4-ASLI GÜNAH :Hristiyanlikta Hz.Adem ile Havva`nin cennette »yasak meyve » ibaret yemek suretiyle islediklerine ve nesilden nesile bütün insanliga intikal ettigine inanilan suc.
5-AYİN:Dinler tarihi, tasavvuf ve Türk dini musikisinde kullanilan bir terim.
6-BAHİRE:Hz.Peygamberin henüz cocukken Suriye`de görüstügü rivayet edilen rahip.Resulullah (s.a.s.)’ın amcası Ebû Talib ile birlikte gittiği Suriye seyahati sırasında Busra şehri civarında karşılaştığı hristiyan din adamı.
7-BAPTİSTERİUM (VAFTİZHANE):Vaftiz töreni için yapılmış küçük kilise (şapel) .Büyük kilisenin içindeki vaftiz bölümü.
8-BÂTIL DİNLER :Cenâb-ı Hak’ın peygamberlerine indirdiği vahiyle ilgisi olmayan ve insanlar tarafından uydurulan yanlış inançlardan ibaret olan dinler
9-BEYTÜLMİDRAS:Yahudilerin dini egitim ve ögretim yaptiklari yer.
10-CİRCİS:Müslümanlar tarafindan salih bir kimse veya nebi olarak kabul edilen kisi,hiristiyanlara göre ise St.George diye bilinen aziz.
11-CİVİTLER:Katolik Hiristiyanligin Isa Cemiyeti denilen ikinci büyük tarikati.
12-ÇARMIH:Hiristiyanlarin Hz.Isa icin söz konusu ettikleri, tarihin cesitli dönemlerinde uygulanan bir idam sekli..
13-DİNLER TARİHİ:Dinler tarihi; tarih ve dil metodlarini kullanarak, dinleri, dogus, ve gelismesinden , inanc, ibadet ve ahlak konularina kadar, tarihi seyir icinde inceleyen bir disiplindir.
14-EHL-İ SALÎB:On birinci yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudus’ü Kurtarma” sloganı ile Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı siyasî amaçlı askerî harekata katılanlara verilen ortak bir isimdir

15-BEYTİ-MAKDİS:Mukaddes ev, Küdus`deki Mescid-i Aksa.
16-EHL-İ KİTAP:Kur`an-i Kerim`de genellikle yahudiler ve hiristiyanlar icin kullanilan tabir.ccel-Kutubu’s-Sitte sahiplerini ifade eden ayn bir tabirdir.
17-EKÂNİM-İ SELÂSE :Uknum kelimesinin çoğulu olup sözlükte “asıl esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise Hristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir
18-ENDÜLÜJANS:Günahlardan kurtulmak amaciyla kiliseden satin alinan belge
19-ESFAR-İ HAMSE:Esas itibarı ile Tavrat 39 fasıldan neydana gelmiştir. Bunlardan ilk 5 itaba “esfâr-i hamse” (beş büyük kitap) denir. Bazı kaynaklara nazaran da esas Tevrat bu beş kitaptan ibarettir.
20-FARATLİT:Incil`de Hz.Isa`nin kendisinden sonra gelecegini müjdeledi kimseye verilen ad.
21-HAÇLI SEFERLERİ:Hacli seferlerini baslatan devletler:Bizans imparatorlugu.Papalik, Almanya, Fransa, Ingiltere, Napolik kralligi.Hacli seferlerinin nedeni:Batili hiristiyanlarin, papalarin tesvikiyle Kudüs`ü müslümanlarin elinden kurtarmak Anadolu ile Avrupa`da bulunan müslümanlari buralardan atmak amaciyla gerceklestirdikleri seferlerin genel adi. Hacli seferlerine karsi koyan devletler:Anadolu selcuklu devleti,Musul atabeyligi,Eyyübiler,Memlukler,Suriye selcuklulari, Sam atabeyligi, Danismendler, Fatimiler, Saltuklar, Artukklar.
22-İBRANİCE:Yahudilerin ve yahudi kutsal kitabinin dili.
23-İSTAVROZ:Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç.
24-İBRÂNÎ:Eski yahûdî sülâlesi veya o soydan olan. Yahûdî topluluklarından birine mensûb kimse.
25-HIRİSTİYANLIK:Hiristiyan dini, Isevilik,Nasraniyet
26-İZNİK KONSİLİ:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)
27-KARNAVAL:Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni. Hıristiyanların büyük perhizinden önce yapıldığı için, İtalyanca et kaldırmak anlamına gelen carnelevare kelimesinden türetilmiştir. Kaynağı hıristiyanlıktan çok öncedir. Güneş ışınlarının bir süre gökte hapsedildikten sonra yeniden özgür bırakıldıkları inancıyla ilgilidir. Karnavalda kullanılan hayvan maskeleri, aynı zamanda, hayvanlara tapanlardan hıristiyanlığa geçmiş bir putperest geleneğidir.
28-KATOLİKLER:Basindaki kisiye Papa denir.Dinsel merkezi Roma`dir.Inanc ve ahlak alaninda papanin otorite kabul edildigi, Hiristiyanligin en kalabalik cemaatini teskil eden hiristiyan kilisesi/merkezi.

29-KİTAPLARA İMAN:Yüce Allahın insanlığa mesajını bildirmek için Peygamberler göndermiş olduğu kitapların tamamına iman etmeyi gerektirir.Kuranın dışındaki diğer kitapların asıları korunamamıştırçKuran,Allahtan geldiği gibi aynen korunmuş ve kıyamete kadar korunacaktır(Hicr,15/9)Kur’ân-ı Kerimde ismi geçen peygamberlere 100 sahife ve 4 büyük “Kitap” inzal buyrulmuştur. Hz. Âdem’e 10, Hz. Şit’e 50, Hz. İdris’e 30 ve Hz. İbrahim’e (as) 10 sahife toplam 100 sahife inzal edilmiştir. Büyük kitaplar ise ilk olarak Hz. Musa’ya (as) “Tevrat”, Hz. Davud’a (as) “Zebur”, Hz. İsa’ya (as) “İncil” ve Hz. Muhammed’e (as) “Kur’ân-ı Kerim” nazil edilmiştir. Kur’ân-ı Kerim diğer kitapların tamamını neshetmiş ve Kur’an-ı Kerimin inzali ile diğer kitapların hükümleri geçersiz olmuştur. Kur’ân-ı Kerim dışındaki kitaplar birbirini nesh etmemiştir. Nitekim Hz. Davud’a (as) nazil olan “Zebur” Tevrat’a uyulmasını isterken, Hz. İsa’ya nazil olan İncil de ahkâmda ve ibadette Tevrat’ın hükümlerine uyulmasını istemiştir.Kur’an’da ilâhi kitaplar için kitab/kütüb,sahife/suhuf, Zebur/zübur kavramları da kullanılmıştır.Tevrat:İsrailoğullarına verilmiştir.Yahudilere göre Tevrat 5 kitaptan oluşur:1) Tekvin,2) Çıkış (huruc)3) Levililer,4) Sayılar,5) Tesniye.Zebur:Hz. Davut’a verilmiştir.İncil:Hz. İsa’ya verilmiştir. Müjde anlamına gelir. İsa’nın hayat hikayesini ve buna ilaveten ahlâki öğretileri anlatır. Hukukî düzenlemelere yer vermez. Hristiyanlar hukukî düzenlemeler konusunda Tevrat’ı esas kaynak olarak kabul ederler.Bugün elde mevcut olan en eski İncil nüshası Yunanca’dır.325’de İznik Konsili’nde seçilen dört İncil;Matta, Markos ,Luka,Yuhanna.Matta İncili; hristiyanların elinde bulunan İncillerin en eskisidir.Yahudiler ilahi kitaplardan İncil ve Kur’an’ı onaylamazlar. Kur’an, Tevrat’ın İsrailoğullarına indirildiğini zikretmiş; onu belli bir peygambere isnad etmemiştir.Ayrıca Barnaba tarafından yazılan ve diğer İncillerle uyuşmayan ve Tevhid ilkesini kabul eden Barnaba İncili de vardır. Dört İncil’de esas üzerinde durulan konu Hz. İsa’nın hayatıdırHristiyanlar Tevrat ve zebur’u da kutsal kabul ederler. Tevrat, Zebur ve İncil’in üçüne birden Kitab-ı Mukaddes derler. Tevrat’a Ahd-i Atik (Eski Ahit) İncil’e Ahd-i Cedid ( Yeni Ahit) derler.Kur’an-ı Kerim:Peygamberimiz’e verilmiştir. Muhteva metod ve gaye yönünden diğer ilahi kitaplardan farklılık gösterir.Yazılmış sahifelerden meydana gelen kitaba mushaf denir.Kur’an-ı Kerim’in Özellikleri,Peygamberimize indiği şekliyle değişikliğe uğramadan korunmuştur.Yazı ve ezber yöntemiyle orijinal şekliyle korunmuştur. Dinamik bir hüviyet taşır. Daima canlı ve gündemdedir Bütün insanlığa hitap eder. Hz. Peygamberin en büyük mucizesidir..
30-MANİHEİZM:3.yüzyilda Mani tarafindan eski Iran`da kurulan ve günümüzde
31-MARKOS İNCİLİ:Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan yirmiüc yil sonra Markos tarafindan Yunanca olarak yazilmis incil.
32-MATTA İNCİLİ:Hz.Isa`nin on iki ögrencilerinden biri olan Matta tarafindan,Hz.Isa`nin dünyadan ayrilisindan dört yil sonra Ibranice yazilmis olan incil. Bu incil Hiristiyanlarin elinde en eski Incillerin en eskisidir.
33-MECUSİLİK:Atese tapanlara verilen ad.Islami kayanaklarda zerdüstlige verilen ad.Zerdüstiligin eski Iran inanc ve gelenekleriyle karismasindan olusan din.
34-MİŞNÂ:Yahûdîlerin Tevrât’tan sonra mukaddes kabûl ettikleri Talmûd kitâbının iki kısımdan biri. Tevratın hükümlerini açıklayan şifahi beyanların yazıya geçirilmiş şeklidir.
35-MİSYONERLİK:Evrensel dinler ve özellikle Hiristiyanlik baglaminda dinin yayilmasi amaciyla yapilan sistematik faaliyetler.
36-MOONCULUK:Dogu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
37-MİLEL VE NİHAL:Islami literatürde dinler ve mezhepler tarihiyle ilgili eserlerin ortak adi.Mezhepler hakkinda bilgi vermek maksadiyla yazilmis olan eserlerin ortak adi.
38-RUHBANLIK:Insanlardan uzaklasip riyazata cekilerek dünya zevklerini terketmek ve kendini asiri bir sekilde ibadete vermek demektir.

39-SAMSKARA:Hinduizm`de günlük ibadetlerin disinda dogum, evlenme ve ölüm gibi insan hayatinin gecis dönemlerinde gerceklestirilen dinsel törenlere samskara denir.
40-SİHİZM:M.S.15 yüzyilda Hindistanda cikti.Kurucusu Nanak,lakabi Guru,mensuplarina nisbetle dinin adinin kaynagi(Sih: Tilmiz, Sakird), dinin tipi monotesit,hususi yolu;Guru`yu takip etme ve Tanri adini zikretme, kutsal kitabi Adi- Granth , mensuplarini sayisi 9 milyon, dünya nüfusuna göre yüzdesi 0.2,yayildigi ve mensuplarinin bulundugu yerler;Hindistan-Pencap vdy.Sihizm kelimesi, Sih kelimesinden türemistir.Sih ise talebe manasina gelen Sanskrit kökünden türemistir.Sihizm, Sih dini olarak da anilir.Bu dine Sih de denir.Sihizm düsüncesi Bakti hareketi(Hinduizm) ve Sufizm(Islam) ile bazi ortak noktalara sahiptir.Sihler, Kuzeybati Hindistan`in Pencap bölgesinde yasamaktadirlar.Ayrica kücük guruplar halinde Ingiltere, Kanada , ABD, Malezya ve dogu Afrika`da bulunmaktadir.Bes mezhebe ayrilmistir.Mezhepleri;Orsi, hendali, artenas, namdari, akali.
Hindistanda sürmekte olan Sihlerin, Hindulastirilmasi kampanyalarinda 1941-1951 yillari arasinda yaklasik 200 bin Sih Hindu olmustur.Özellikle Hindu ve müslümanlar arasina sik sik patlak veren din catismlarinda bircok insan hayatini kaybetmistir.Bu catismalar 1984 yilinda Hindistan basbakani I.Gandi`nin bir Sih sonucu öldürülmesi sonucunu doruracak kadar siddetlenmistir.
41-KUTSAL KABİR: Kudüs’te bulunan Hz. İsa’ya ait olduğuna inanılan mezar. Kur’an’a göre, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmediği ve öldürülmediği (4/Nisâ, 157) için bu mezar kesinlikle Hz. İsa’ya ait olamaz.
42-NOEL: Noel, hıristiyanların Hz. İsa’nın doğduğu geceyi kutlamak için yaptıkları bayramdır..
43-PAPA:Katolik kilisesinin en büyük ruhanî reisi, Roma piskoposu.
44-PAPALIK: Papa yönetimi, papanın başında bulunduğu devlet, İtalya topraklarında bulunmasına rağmen, ayrı devlet kabul edilen dünyanın en küçük devleti Vatikan, papa tarafından yönetilen teokratik bir papalıktır.
45-PAPAZ: Hıristiyan ruhanî reisi, din adamı, râhip, keşiş.

46-PASKALYA: Hıristiyanların Hz. İsa’nın dirildiğine inandıkları gün yaptıkları bayram.
47-PETRUS:Hz. İsa’nın baş havârisidir.
48-RAHİP:Hıristiyan din adamı. Kadın din adamlarına da râhibe denir.
49-RUHU’L-KUDÜS:Hz. İsa’ya üflenen ilâhî ruh.
50-SÜRYANİ:Suriye ve Türkiye’nin güney doğusunda yaşayan Sâmi ırktan bir hıristiyan topluluğu.
51-VAFTİZ: Hıristiyanların küçük çocuklara ve dinlerine girenlere uyguladıkları suya sokma veya su serpme töreni demektir. Hıristiyanlara göre, doğuştan, babası Âdem’in suçuna ortak olarak dünyaya gelen insan, ancak kutsal kabul edilen kilisedeki su ile yıkanarak günahlarından arınabilir.
52-YAHUDA:Hz. İsa’yı yakalatan havâri. İsa’nın on iki havârisinden biridir. İskaryot da denilir. Otuz gümüş dinar karşılığında İsa’yı ihbar ederek yakalattırmıştır. YUHANNA: Yeni Ahidi oluşturan dört İncil’den biri ve bu İncil’in yazarının adıdır.
53-Ahd-i Cedid: Hıristiyanların kutsal kitaplarına denilir.
54-Kardinal: Yüksek rütbeli katolik râhibi.
55-Karnaval: Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni. Hıristiyanların büyük perhizinden önce yapıldığı için, İtalyanca et kaldırmak anlamına gelen carnelevare kelimesinden türetilmiştir. Kaynağı hıristiyanlıktan çok öncedir. Güneş ışınlarının bir süre gökte hapsedildikten sonra yeniden özgür bırakıldıkları inancıyla ilgilidir. Karnavalda kullanılan hayvan maskeleri, aynı zamanda, hayvanlara tapanlardan hıristiyanlığa geçmiş bir putperest geleneğidir.
56-Katedral: Bir şehrin büyük kilisesi, piskoposluk kilisesi.
57-Katolik: Roma kilisesi, katolik mezhebinden olan hıristiyan demektir.
58-Katoliklik, Roma kilisesine bağlı hıristiyan mezhebine denilir.
59-Keşiş: Dünyayla ilişkisini kesip manastırda yaşayan hıristiyan din adamı. 60-Konsil: Hıristiyan ruhanîler ve râhipler meclisi. Özellikle katolik kilisesi dogmaları ve kilise disiplinini düzenleyen kurallar 2. y.y. dan itibaren toplanmaya başlanan bu konsillerce tespit edilmiştir. 1869 yılına kadar değişik aralıklarla toplanan konsillerin sayısı yirmidir. Hıristiyanların temel inançları bu konsillerde kararlaştırılmıştır. 325 yılında toplanan İznik konsili, Pavlus’un görüşünün temeli olan İsa’nın tanrılığını kabul etti. Bu görüşe muhâlif olan İncilleri ve başka kitapları nerede olursa olsun toplatıp yakmayı kararlaştırdı. Bu kararın alınmasında henüz hıristiyanlığı kabul etmemiş olan putperest kral Konstantin’in büyük etkisi oldu; bu kararla hıristiyanlığı putperestliğe yaklaştırmış oldu. Yine, bu konsilde alınan kararların aksini savunanları konsil, lânetlemekte ve aforoz etmektedir. 2048 Din adamının katıldığı bu konsilde bu kararı alan din adamlarının sayısı sadece 318 idi. 1720 farklı görüşün iddiaları geçersiz kabul edildi. Daha sonra İnciller de konsil tarafından değerlendirildi; Önemli bir kısmı teslisi değil de tevhidi savunan yüzlerce İncil’in içinden 4 İncil (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri) resmen kabul edilen İnciller oldu. Bunun dışındaki kitaplar için, nerede olursa olsun toplattırılıp yatırıldı.
61-Manastır: Râhip veya râhibelerin, dünyadan el etek çekip ruhban hayatı içinde birlikte yaşadıkları, ekseriya yerleşme merkezlerinden uzak bina.

62-Tarihi Edyan yazarları ; Ahmet Mithat Efendi Mahmud Esad b. Emin seydişehri Es’ad Şemsettin Günaltay’dır.
63-Dinler Tarihi yazarları ; H. Ömer Budda Ömer Rıza Doğrul Annamarie Schimmel Mehmet Toplamacıoğlu Ahmet Karaman Ekrem Sarıkçıoğlu Günay Tümer Şaban Kuzgun Mehmet Aydın ‘dır.
64-Osmanlı devletinin son zamanlarındaTarhi Edyan adı altında bazı kitaplar yayınlanmış ve Dinler Tarihi eğitim kurumlarında ders olarak okutulmuştur.
65-İslam inancına zaman içerisinde diğer din ve kültürlerden taşınan hurafelere İsrailiyat adı verilir.
66 -Dinin kaynağını bilimsel metodlarla Tanrısal ilk vahye dayandırmaya çalışan filolog Max Müller’dir.
67-Belli bir kurucusu inanç sistemi kutsal kitabı olmayan ve belli bir kabileye ait olan ve yayılma özelliği olmayan dinlere Geleneksel Dinler adı verilir.
68-Canlılara zarar vermemeyi büyük ahlaki vazife edinen Tanrı yerine Tirthankara denilen kutsal varlıklara tapınan ve alemin ebediliğine inanan din Caynizm ‘ dir.
69-Günümüzde yaşayan dinlerin nüfus bakımından en yaygın olanı Hıristiyanlık ‘ tır.
70-Dinin başlangıcının Totemizm olduğunu savunan bilim adamı E. Durkheim ‘ dir.
71-Dinin başlangıcının Büyü olduğunu savunan bilim adamı J. G. Frazer ‘ dir.
72-Dinin başlangıcının Animizm olduğunu savunan bilim adamı E .B. Taylor ‘ dur.
73-Dinin tanımlanmasına sosyolojik açıdan yaklaşan ve sosyolojik bir din tanımı yapan bilimcisi E. Durkheim ‘ dir.
74-Yahudiler Hıristiyan topraklarında İsraeli İsraelite Müslüman topraklarında ise Musevi adını kullanmışlardır.
75-Babil sürgünü dönüşü Asurluklar tarafından topraklarına yerleştirilip Yahudiliği kabul etmiş Samiriler’den kendilerini ayırmak için Yahuda Halkı adını alan Yahudiler bundan sonra Yahudi olarak anılmaya başlanmıştır

76-Yahudiliğin kutsal metinleri yazılı ve sözlü bölümlerden oluşmaktadır. Yazılı metinler Türkçe’de Eski Ahid olara bilinir bunlar Tora (Tevrat ) Neviim ( Peygamber) Ketuvim (Kitaplar) bölümlerinden oluşur.
77-Hıristiyanlık öncesi Yahudi mezhepleri ; Ferisilik Sadukilik Essenilik ‘ tir.
78-Hıristiyanlık sonrası Yahudi mezhepleri ; Rabbani Yahudilik ve Karailik ‘ tir.
-Hz. Musa’ya Tanrı’nın kendisine vahyettiği 79-ON EMİR Tevrat’ın Çıkış ve Tesniye bölümlerindedir.
80-Yahudiler günlük ibadetlerini mabedi temsil ettiğine inandıkları Sinagoglarda yaparlar.
81-Sinagoglarda bulunması gereken üç şey : Kutsal dolap Miharap ve Kürsü (Teva ) ‘ dür.
82-Günde üç vakit ibadet eden Yahudiler sinagoglara kadınlar başörtülü olarak erkeklerde kipa denilen şapka giyerek girerler ve Siddur denilen dua kitabından bölümler okurlar.Amida denile ayakta yapılan dua ibadetin asıl kısmıdır.
83-Yahudiler Hac bayramları olan Şukkot Fısıh ve Şavuot’ ta hacca gitmek zorunda olmalarına rağmen mabedin yıkılmasında dolayı bu ibadetlerini yerine getirememektedirler.
84-Yahudiliğin en önemli hususlarından olan evlenme töreninde Haham nezaretinde Ketuba denilen evlilik sözleşmesi imzalayan
Yahudiler Hubba denile evlilik çadırına girerler.
85-Günümüzde Yahudi Mezhepleri : Ortadoks Yahudilik Hasidizm Reformist Yahudilik ve Muhafazakar Yahudilik’ tir.
86-Ortadoks Yahudiler ; Tevrat’ın ve din bilgini rabbilerin mutlak otoritesini kabul ederler On Emir’ e uymada çok dikkatli davranırlar ve Ferisilikle başlayıp Rabbani Yahudilikle devam eden ana bünyenin günümüzdeki temsilcileridir.
87-Hasidizm :Tüm hayatı dine adayan çok çocuk yapıp onlar sıkı bir eğitime tabi tutan herhangi bir işte çalışmayan özel giysilerle dolaşan aşırı Ortadoks Yahudilerdir.
88-Reformist Yahudilik : Yahudiliği yalnızca İsrailoğullarına mahsus bir din olarak görürler ve Tevrat’ı Tanrı tarafından indirilmiş bir kitap olarak değil atalarının yaşadığı dini tecrübe olarak görürler.Ayrıca Tevrat’taki yaratılış hikayesi yerine Darwin’in Evrim teorisine inanırlar.
89-Muhafazakar Yahudilik : Geleneksel Yahudilik ilkelerine uyarlar ancak uygulamada Ortadoks’lar kadar katı değildirler.
90-Samiriler : Hz. Musa ‘yı dinin gerçek takipçisi olarak görürler ve İbadetlerinde Müslümanların ibadet şekline çok yakın olan Rüku ve Secde içeren bölüümler vardır.
91-Kur’an’da Hıristiyanlar için Nasrani ve Nasara kelimeleri kullanılmıştır.
92-Bugünkü Hıristiyanlığın kurucusu Pavlus sayılır.
93-Pavlus’a göre Tanrı ; oğlu İsa’yı insan şeklinde yeryüzüne göndererek Adem’in günahını ortadan kaldırması için onu çarmıhta feda etmiş ve insanlığı kurtarmıştır.
95-Piskoposlar ve kilise temsilcilerinin din ve disiplin konuları üzerinde tartışmak için düzenledikleri resmi toplantılara Konsül adı verilir. Hıristiyanlığın şekillenmesi açısında önemli sayılan 4 konsül vardır.bunlar; İznikkonsülü İstanbul konsülü Efes konsülü ve Kadıköy konsülü’ dür.
96- 325 Yılında İznik’te toplana konsülde İncillerin sayısı 4 ‘e indirilmiş ve Hıristiyanlığın inanç esasları oluşturulmaya çalışılmıştır.
97-381 de toplanan İstanbul konsülünde Kutsal Ruh’un da Tanrılığına karar verilmiş ve böylece Teslis (üçlü Tanrı anlayışı) ‘ in unsurları tamamlanmıştır.
98-431 de Efes’ te toplanan konsülünde Meryem’e Tanrı doğuran (Theotokos) ünvanı verilmiş ve Nestoryus afaroz edilmiştir.
99-451 de toplanan Kadıköy konsülü karaları sonucunda Monofizit görüşü benimseyen Antakya Süryani Habeş Kıpti ve Ermeni Gregoryan Kiliseleri ortaya çıkmıştır.
100-Doğu-Batı ayrılığı sonucunda Latin Roma Kilisesi Katolik yani Evrensel Bizans kilisesi ise (Özebağlı) manasında Ortadoks olarak adlandırıldı.
101-Martin Luther’in reform haraketi mevcut dini anlayış ve uygulamaların bir kısmını reddeden Protestanlığı doğurmuştur.
doğu-Batı ayrılığından sonra kendine özgü dini inanç ve uygulamalarını genişleten Katolik kilisesi siyasi alandaki boşluğuda doldurarak her alanda egemen olmuştur.Özellikle din bilim ve düşünce alanında kendini gerçek otorite olarak görmesi bilimsel gelişmelerin önünü tıkayarak din-devlet ve din-bilim çatışmalarına neden oldu.
102-Okümenizm’ dir.Okümenizm ; Tüm Hıristiyan Kiliselerinin evrensel birliğini ifade etmektedir.
103-Tüm Hıristiyanlığın kabul ettiği iki sakrement olan Vaftiz ve Evrastiya yanında kuvvetlendirme evlilik ruhbanlık son yağlama sakrementleride uygulanmaktadır.
104-İsa’nın ölmeden önce havarileriyle yediği son akşam yemeği nin anısına yapılan ve Hıristiyan inanç ve ibadetlerin temelini oluşturan ayin Evrastiya’ dır.
105-Sihizm:M.S. 6. yüzyılda Hindistan`da kurulmuş, kurucusu Guru Nanak`tır.Sihizm, İslam`ın ve Hinduizm`in bir takım prensiplerini birleştirerek oluşturulan inanç sistemidir.
106-Budizm :M.Ö 6. yüzyılda Hindistan`da ortaya Çıkmıştır..
107-Teoizm:Çin dinleridir.M.Ö . 6. yüzyılda ortaya çıkmış, kurucusu Lao Tacu.Kutsal kitabı Tao-Te-King.
108-Zerdüştlük:M.ö. 6.yüzyılda İran`da ortaya çıkmış, kurucusu, Zerdüşti`dir.Tanrısının adı Ahura Mazdah`tır.Bu dine Mahehizm`de denir.
108-Yahudilik:Yahudi dinine mensup İsrail`de 5, Amerika`da 6, toplam nüfusu 25 milyondur.% 90`ni Sefarad (İspanya) diğerleri Askenaz`dir.
109-Yahudiler için;İbrani, İsraili,musevi,yahudi isimleri kullanılır.
110-Yahudilerin ibadet yerlerine Sinagog denir.
111-Museviler Tora adı verilen Tevrat`a inanırlar.Diğer önem verdikleri kitap da Talmud`dur.
112-Yahudiler, çocuk doğumdan 8 gün sonra sünnet ettirilir.Türkiye`deki Yahudilerin yasal temsilcilerine Hahambaşı denir.
113-Yahudilikte ibadet merkezidir.Toplu ibadet 13 yaşına girmiş en az 13 kişi ile yapılır.
114-Askenaz;Orta ve doğu yahudileri ile bunlarin soyundan gelenlere verilen addir.
115-Osmanli döneminde Yahudiler arasinda meydana gelen önemli olay Sabatay Selvi`dir.
116-Katolik kilisesinin merkezi, Roma yakınında bir devlet olan Vatikan`dır.
116-Ortadoks`un merkezi, İstanbul Fener Patrikhanesidir.11 yüzyılda kesin olarak Katolik kilisesinden ayrıldı.
117-Kur`an.-i Kerim`de Hiristiyanlar için Nasran(Nasara) kelimesini kullanır.Reform hareketini Alman papazi Martin Luther baslattı.
118-Hiristiyanlığın temel ilkeleri;Asli günah, kurtuluş,ahit, mesihcilik, teslis.
119-Hiristiyanların yıllık ibadetleri;Noel, paskalya.
120-Katolik din mezhep din adamlarina papa, kardinal,piskoposlar,rahipler denir.Ortodoksların ruhani lideri patriktir.
121-Bu günkü Hiristiyanligin kurucusu Pavlos sayılır.
122–Türkiye `de misyonerlik faaliyetlerinde bulunanlar;Hiristiyanlar, yahova şahitleri, bahailer, hinduler, budistler.
123-Günümüzde,Türkiye`de misyonerlik faaliyetlerinde öne çıkankan Hiristiyan guruplar; Adventistler, Babdistler, Presbiterler, Mesih inanlılar.
124-Türkiye`de faaliyet gösteren diger dini guruplar; Mormonlar, Maonlar, Yehova sahitleri, Bahailer. 125-Hiristiyan nüfusu 1.750.000.000 dolaylarindadir.Türkiye `de misyonerlik faaliyetlerinde bulunanlar;Hiristiyanlar, yahova sahitleri, bahailer, hinduler, budistler.
126-Günümüzde,Türkiye`de misyonerlik faaliyetlerinde öne cikan Hiristiyan guruplar; Adventistler, Babdistler, Presbiterler, Mesih inanlilar.
127-Türkiye`de faaliyet gösteren diger dini guruplar; Mormonlar, Maonlar, Yehova sahitleri, Bahailer.
128-Dünyada dinlerin nüfus durumu:Müslümanlar 1.250.000.000, hiristiyanlar 1.750.000.000, yahudiler 26.000.000, konfücyüscülük 350.000.000, taoizm 50.000.000, hinduiz 750.000.000, sihizm 15.000, zerdüstlük 500.000.000.
129-Roma Katolik Kilisesi (Papalık): Ölen papanın yerine, oradaki kardinaller tarafından seçilir. Papalık, evrensel bir idâredir. Hiç bir siyasi güce bağlı değildir. Papa valilikleri, Yüksek Kurul, mahkemeler, taşra teşkilatı ve rahipler şeklinde teşkilatlanmıştır. Katolik kilisesi, teşkilat bakımından muâsır dünyanın en sağlam, en işlevli ve bölmeleri yerli yerinde bir piramit görünümü arz eden organizasyondur.
Modernizm, papalığa göre her türlü bid’atin sentezi olarak algılanır. Papalıkbatıdaki kaybını Asya ve Afrika’da yayılma gayreti ile telafi etmeye çalışır.
Papalık, 18. asrın sonlarından itibaren görülen ve Hıristiyanlık prensiplerinden gittikçe uzaklaşan cemiyet anlayışına karşı başından beri tepki göstermiştir. Asrın Avrupası’ndaki ekonomik ve sosyal gelişmeler kiliseye bir takım problemler çıkarmıştır.
130-NADİROĞULLARI:Müslümanlarin yaptiklari antlasmayi ilk bozduklari icin Medine´den H.4/M.625 yilinda cikarilan Yahudi kabile.
131-NESTURİLİK:Hz.Isa`nin insan ve ilah olarak iki ayri unsurdan meydana geldigini iddia eden bir Hristiyan mezhebi.Istanbul Patrigi Nestur`un (ö.451) öncülügünde olusan bir hiristiyan mezhebi.
132-PATRİK:Ortodoks mezhebine mensûb hıristiyanların, en büyük rûhânî (dînî) lideri.
133-PASKALYA:Hiristiyanlarin, Hz.Isa`nin dirileceklerine inandiklari gün yaptiklari bayram.
134-Ad kavmi :Hz.Hud Aleyhisselamın , peygamber olarak gönderildiği kavim.
135-Ahund :Iran ve Türkistan`da din alimlerine verilen ve menşei tam olarak bilinmeyen bir sıfat.
136-Anglikan Kilisesi:Protestanlığı Anglosakson ülkesindeki kolu.
137-Anglikanizm:Ingiliz kilisesisnin itikadi görüşü.
138-Bahailik:Babillikten dogan sapik din.Bahailik:Iran`da Mirza Hüseyin Ali Nuri(ö.1309/1872) tarafindan kurulan ve görüsleri itibariyle Islam kültürüne dayanmakla beraber Islam dairesinden cikmis bulunan bir mezhep.
139-Milel ve Nihal:Islami literatürde dinler ve mezhepler tarihiyle ilgili eserlerin ortak adi.Mezhepler hakkinda bilgi vermek maksadiyla yazilmis olan eserlerin ortak adi.
140-Misyonerlik:Evrensel dinler ve özellikle Hiristiyanlik baglaminda dinin yayilmasi amaciyla yapilan sistematik faaliyetler.
141-Milel ve Nihal kavramlarına bazı İslâm alimleri Milel terimini temel dini akımlar ve gelenekler anlamına, Nihal terimini ise alt sekteryan gruplar, hizipler ve fırkalar anlamına kullanmaktadır
142-Dinler tarihi bilim dalı Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibaren eğitimin kurumlarında yer almaya başlamıştır. Önceleri “ilmu esatiril evvelin” başlığı altında sonra da tarihi edyan (dinler tarihi) adı altında dersler verilmiştir. Cumhuriyet döneminde 1933 yılına kadar varlığını sürdüren Darulfünun İlahiyat Fakültesinde Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi ve Dinler Tarihi başlıkları altında dinler tarihi bilim dalına dayalı dersler okutulmuştur. Dinler tarihi ile ilgili Türkçe olarak yazılan en eski kaynak olarak kabul edilen Şemseddin Sami’nin Esatir’i 1878’de basılmıştır.
142-Dinler Tipolojisi/Tasnifi:dinler “ilkel dinler” ve “gelişmiş dinler” şeklinde iki ana grupta toplanmış;dinin ilkelliği ve gelişmişliğinde ise ilgili dine mensup olan insanların sosyokültürel yaşamları belirleyici olmuştur.
143-Dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusuna sahip ülkeleri(2004 Yılı):Endonezya,Pakistan,Hindistan,Bangladeş,Türkiye,Nijerya,İran.
144-Dünyada en kalabalık Musevi Nüfusuna sahip ülkeleri(2004):ABD,İsrail,Rusya,Kanada,Fransa,Birleşik Krallak,Ukranya.
145-Dünyada en kalabalık katolik nüfusuna sahip ülkeleri(2004 Yılı).Brezilya,Meksika,ABD,Filipinler,Fransa,İtalya, Kolombiya.
146-Dünyada en kalabalık Protestan nüfusuna sahip ülkeleri(2004 Yılı):ABD,Birleşik Krallık, Almanya, Hindistan, Güney Kore,Avustralya, Kanada.
147-Dünyada en kalabalık Ortodoks nüfusuna sahip ülkeleri(2004 Yılı):Rusya,Ukranya,Romanya,Yunanistan,ABD,Sırbistan,Beyaz Rusya.
148-Dünyada en kalabalık Hindu nüfusuna sahip ülkeleri(2004 Yılı):Nepal, Bangladeş, Endonezya,Malezya,Sri Lanka, Pakistan,Myanmar
149-Dünyanın en kalabalık Budist nüfusuna sahip ülkeleri(2004 Yılı):Japonya,Çin,Vietnam,Tayland,Myanmar,Güney Kore,Sri Lanka
Kaynak:Dinler Çoğrafyasına Küresel Bir Bakış:Fügen BERKTAY;Emin ATASOY
150-Ülkelere göre Müslüman nüfusu
İslam, Hıristiyanlık’tan sonra dünyanın en büyük ikinci dinidir. Bir demografik araştırmaya göre, İslam nüfusu dünya nüfusunun 1.57 milyar inananı ile %23′ünü oluşturmaktadır.
İslam, Kuzey Afrika’da, Orta Doğu’da ve Asya’da yaygın bir dindir. Büyük Müslüman toplulukları ayrıca Çin’de, Balkanlarda ve Rusya’da bulunmaktadır. Dünyanın diğer bölgelerinde de büyük Müslüman azınlık nüfusu bulunmaktadır. Örneğin; Batı Avrupa’da %5′lik bir nüfus ile İslam, Hıristiyanlıktan sonra gelen ikinci din konumundadır.
Yaklaşık 50 ülkede Müslüman çoğunluk bulunmaktadır. Dünyadaki Müslüman nüfusun yaklaşık %62′lik kısmı Asya’da yaşamaktadır. Endonezya en kalabalık Müslüman ülkesidir ve Müslüman nüfusu 216 milyon (%90) civarlarındadır. Müslümanların yaklaşık %20′si Arap ülkelerinde yaşamaktadır. Orta Doğu’da Arap olmayan ülkelerden, Türkiye ve İran’ın büyük çoğunluğu Müslümandır. Mısır ve Nijerya Afrika’nın en kalabalık Müslüman nüfusa sahip ülkeleridir.
2009 yılı Ekim ayında Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir demografik çalışmada dünyada yaklaşık 1.57 milyar Müslüman insan yaşamaktadır.
Kaynak:

-V.Özgür Ansk.

-Dini Kavramlar Sözlüğü(Diyanet)
-Şamil İslam Ansiklopedisi

-T.Diyanet Vak.İslam Ansiklopedisi.

9

Ağustos
2012

Diyanet Mbst Sınavına Hazırlık

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  392 Kez Okundu

1.Kur’ân-ı Kerîm:
Kur’ân-ı Kerîm, Allah tarafından Cebrail vasıtasıyla mahiyeti bilinmeyen bir tarzda son peygamber Hz. Muhammed’e indirilen, Mushaflarda yazılı olan, tevatürle nakledilen, okunmasıyla ibadet edilen, Fâtiha suresinden başlayıp Nâs suresinde son bulan Arapça mu’ciz bir kelamdır
Kur’ân-ı Kerîm’i Okuma Şekilleri:
Kur’ân-ı Kerîm’i okuma şekilleri hızlarına göre Tahkîk, Tedvir ve Hadr olmak üzere üç gruba ayrılır:
Tahkîk:
Hakkını tam olarak vermek, araştırmak, gerçekleştirmek gibi anlamlara gelir. Artırma ve eksiltme yapmaksızın bir şeyde mübalağa yapmaktır. Kur’ân-ı Kerîm’i ağır ağır okumanın adıdır. Medlere hakkını vermek, hemzeyi hakkıyla okumak, harekeyi tam yapmak, harfleri birbirine katıp karıştırmadan tane tane çıkarmak ve dura dura okumaktır. Bu okuyuşta medler son hadlerine kadar yani 4-5 elif miktarı çekilir, hemzeler belirtilir, tecvid kuralları bütün yönleriyle ve hakkıyla uygulanır. Kur’ân’da işaret edilen tertil ile okumanın bu olduğu da ifade edilir.
Tedvîr:
Döndürme ve çevirme anlamına gelir. Tahkîk ile hadr arasında orta bir okuyuştur. Tahkike göre medler ve diğer kurallardaki ölçüler biraz azaltılır. Medler 3 elif miktarı çekilir. Harfler yine tane tane ve açık bir biçimde telaffuz edilir.
Hadr:
Dolmak, şişmek ve hızlı söylemek anlamına gelir. Kıraat ilminde Kur’ân-ı Kerim’in tecvîd kaidelerine uygun olarak okunduğu üç tarzdan hızlı olanına denir. Hadr, Kur’an’ı hızlı okumak için kullanılır. Med harflerini ve ğunne sesini yutmadan, harekeleri birbirine karıştırmadan, sahih olmayan bir kıraatteki aşırılıklara kaçmadan, medleri ve idğamları kısa tutarak biraz süratli bir okuyuşla okumaktır. Bu okuyuşta kıraatlerde yer alan bütün kaideler asgari hadlerinde uygulanır. Ancak gerek harflerin mahreçleri gerekse sıfatları konusunda taviz verilmez.
Bu metotlardan hangisinin daha uygun olduğu konusunda çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. Kimisi, Kur’ân’ın tertil ile okunmasını emreden âyetleri delil getirerek yavaş okumayı önerirken kimisi de bu konuda Resûl-i Ekrem’in çok Kur’ân okumayı tavsiye eden ve okunan her harfe ayrı ayrı sevap verildiğini bildiren hadislerini delil getirmişlerdir. Bu âyet ve hadisleri değerlendiren İbnü’l-Cezeri, Kur’ân’ı okumaktan maksadın onu anlamak ve ona göre amel etmek olduğunu söyleyerek, yavaş okumanın daha önemli olduğunu ve güçlü delillerin bunu teyid ettiğini bildirir.
Tertîl:
Bir şeyin düzgün, düzenli, güzel ve muntazam olması anlamındaki “r-t-l” kökünden türeyen tertil, sözü güzel, düzgün, yerinde ve itinalı söylemek, bir şeyi düzenlemek ve sıralamak demektir. Kur’ân’ı yavaş yavaş, anlamını düşünerek, harflerin mahreçlerine ve tecvid kurallarına dikkat ederek, anlama göre sesini yükseltip alçaltarak ve itina ile okumak anlamına gelir. Bu kelime Kur’ân’da iki âyette geçer: Furkân 32; Müzzemmil 4.
Kur’ân okumada tertil, acele etmeden aheste aheste, manalarını düşüne düşüne okumaktır. Hz. Ali, tertili şöyle tanımlar: “Tertil, harfleri iyice çıkarmak ve okurken durulacak yerleri bilmektir.”
Tahkîk ile tertîl arasındaki farkı Kastallânî şöyle açıklar: “Tahkîk, eğitim, alıştırma ve üzerinde durmakla olur. Tertîl ise, inceliklerin üzerinde durmak ve onları düşünmekle olur. Buna göre, her tahkîk, aynı zamanda tertîldir; ama her tertîl, tahkîk değildir.”
2.TECVÎD
Medd-i Tabîi:
Bir elif miktarı çekilir. Bir eliften eksik veya fazla çekmek lahn-ı celi olur. Bir elif miktarı, iki hareke miktarına eşittir. Bu da bir parmak kaldıracak kadar zaman miktarı olarak kabul edilir.
Medd-i Lâzım: Bir kelimede, harf-i medden sonra sebeb-i medden sükûnu lâzım bulunursa, o kelime medd-i lâzım olur. Bu şekilde meydana gelen meddi, bütün kıraat imamları medd ile okudukları için, bu isim verilmiştir. Medd-i Lâzım 4 çeşittir:
• a) Kelime-i Musakkale (şeddeli kelime).
• Örnek: (اَلْحَاقَّةُ ). Burada sükûn, şeddenin içinde bulunan harftir.
• b) Kelime-i Muhaffefe (cezimli kelime).
• Örnek: (آلْآنَ ). Burada sükûn, cezmin içinde bulunan harftir. (أَاَلْأَانَ)
• c) Harf-i Musakkal (şeddeli harf).
• Örnek: (الم ) deki lâm gibi. (لاَمْ مِيمْ) Burada sükûn, şeddenin içinde bulunan harftir.
• d) Harf-i Muhaffef (cezimli harf).
• Örnek: (الم ) deki mim gibi. (مِيمْ)
Medd-i Lâzım’ın hükmü vaciptir.
3. Tefsir Çeşitleri:
• Rivayet Tefsiri: Kur’ân’a, Hz. Peygamber’in sünnetine, seleften nakledilen haberlere, Arap dili ve câhiliye Arap şiirine dayanan tefsirdir.
Bazı Rivayet Tefsirleri:
1. İbn Cerîr et-Taberî (ö. 310/922), Câmiu’l-Beyân an Te’vîli’l-Kur’ân. (Bu tefsir her ne kadar rivayet tefsirinin özelliklerini taşıdığı için söz konusu tefsirler arasında sayılıyorsa da, şunu kabul etmek lazım ki Câmi’u'l-Beyân ayrıca dirayet tarafı da ağır basan birkaç önemli tefsirden biridir.)
• 2. Ebu’l-Leys es-Semerkandî (ö. 383/993), Tefsîru’l-Kur’ani’l-Azîm.
• 3. Ebû İshâk es-Sa’lebî (ö. 427/1036), el-Keşf ve’l-Beyân.
• 4. el-Bağavî (ö. 516/1122), Me’âlimu’t-Tenzîl.
• 5. İbn Atiyye el-Endülüsî (ö. 546/1151), el-Muharreru’l-Vecîz fi Tefsiri’l-Kitâbi’l-Azîz.
• 6. İbn Kesîr (ö. 774/1372), Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm.
• 7. es-Se’âlibî (ö. 875/1470), el-Cevâhiru’l-Hisân fî Tefsîri’l-Kur’ân.
• 8. es-Suyûtî (ö. 911/1505), ed-Dürrü’l-Mensûr fi’t-Tefsîr bi’l-Me’sûr.
• 9. el-Kâsımî (ö. 1332/1914), Mehâsinu’t-Te’vîl. (Tefsîru’l-Kâsımî).
4. HADÎS
Hadis: Söz, haber, yeni şey anlamlarına gelir. Çoğulu ehâdis’tir. Hz. Peygamber’in söz, fiil ve takrirlerine denir. Hadis, sünnetle eş anlamlıdır. Haber ve eser anlamın da gelir. Sahabe ve tabiûn sözlerine de hadis denilmektedir. Delil değeri açısından: Sahih, Hasen ve Zayıf; Kaynağı açısından: Merfû, Mevkuf ve Maktû; Senedi açısından: Mütevâtir, Meşhûr ve Âhâd; Senedinin muttasıl olup olmaması açısından: Müsned, Muttasıl, Munkatı, Mu’dal, Mürsel, Muallak, Muanan, Müdelles kısımlarına ayrılır.
Mevkuf Hadis: Sahabelerden rivayet edilen söz, fiil ve takrirlerdir. Mevkuf hadislerde isnad Rasûlullah’a ulaşmaz, sahabede son bulur.
Münker Hadis: Adalet ve zabt yönünden zayıf bir ravinin güvenilir raviye aykırı olarak rivayet ettiği ve bu rivayetinde tek kaldığı hadistir.
Mürsel Hadis: Tabiînin Sahabeyi atlayarak Hz. Peygamber’den direkt söylediği hadislerdir.
5. SİYER
♦ Hz. İbrahim’in ilk hanımı Hz. Sâre’dir. O, yaşlılık döneminde Hz. İshak’ı doğurmuştur. Hz. İbrahim, ondan sonra Hâcer validemizle evlenmiştir. Hz. Hâcer, Hz. İsmail’in annesidir
♦ Hz. Asiye, Fir’avun’un hanımıdır.
♦ Hz. Nuh ve Hz. Lut’un hanımları kendilerine iman etmemiştir.
♦ Peygamberimiz (a.s.) “Dünya kadınlarının efendisi dört kadındır” buyurmuştur. Bu kadınlar: Hz. Meryem, Hz. Asiye, Hz. Hatice ve Hz. Fatıma’dır.
6. FIKIH
Cuma Namazı: Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicreti esnasında, Kubâ köyündeki Rânûna vadisinden geçerken, öğle vakti Cuma namazı farz kılınmıştır. Peygamberimiz de ilk Cuma namazını Rânûna vadisinde kıldırmıştır.
Cuma’nın Şartları:
a) Vücûb Şartları:
1. Erkek Olmak,
2. Mazeretsiz olmak yani bedeni özrü olmamak,
3. Hürriyet,
4. İkamet,
5. Âkil-bâliğ olmak.
b) Sıhhat Şartları:
1. Vakit,
2. Cemaat,
3. Şehir,
4. Cami,
5. İzin,
6. Hutbe.

7. HAC
Hac: Hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Yapılış şekli bakımından hac üçe ayrılır: 1. İfrat haccı, 2. Kıran haccı, 3. Temettu’ haccı.
İfrat Haccı: İçinde umre olmadan yapılan hactır.
Kıran Haccı: Bir ihramla hem umre hem de hac yapmaktır.
Temettu’haccı: Bir yıl içinde iki ihramla umre ve haccı birlikte yapmaktır.
8. AKÂİD
Akâid İlmi: Akâid “akîde” kelimesinin çoğuludur. Sözlükte düğüm bağlamak, düğümlemek ve kesinlikle inanılan şey anlamlarına gelir. “İslâm akâidi” İslâm dininde inanılan hususlar mânâsına gelir. Bunlara “îmân esasları” denir. Îmân esaslarını ihtiva eden ilme de “akâid ilmi” denir. Akâid ilmi, Allah’ın varlığından, sıfatlarından, fiillerinden bahseden bir ilimdir.
9. DİNLER
Din: Cezâ/mükafat, âdet/durum, itaat/isyân, he-sap, boyun eğme, hüküm/kaza, galebe, mülk, ferman, tevhîd, ibâdet, millet, şeriat, takva, hizmet, ihsan, ikrah, siyâset gibi anlamlara gelir. Terim olarak, akıl sahiplerini kendi arzuları ile bizzat hayırlara sevk eden ilâhî bir nizam, Allah tarafından konulmuş ve insanları O’na ulaştıran bir yoldur. Kur’ân’da “din”, “dinu’l-hak” (hak din), “dinü’llah” (Allah’ın dini), “dinü’l-kayyîm” (doğru din), “dinü’l-hâlis” (halis din), “dinü’l-melik” (hükümdarların kanunu), ve “yevmü’d-din” (din-hesap günü) şeklinde yalın ve terkip olarak; ceza (sevap ve ceza) ), hüküm, kanun, tevhid, din edinmek, itaat, hesap, sayı, şirk dini, ehl-i kitap dini, hak din, batıl din gibi meşhur manasıyla din anlamlarında kullanılmıştır. Din olgusu ilk insandan beri var olagelmiştir. Hz. Muhammed (a.s.)’e Kur’ân verilmeye başlandığı zaman Hicaz bölgesinde Hristiyanlık ve Yahudilik dinleri vardı. Haniflerin (Allah’ı bir olarak kabul edenlerin) sayısı azdı. Müşrikler, Allah’ın varlığını, yaratıcı ve rızk verici olduğunu kabul ediyorlar, fakat Ona başka ilahları ortak koşuyorlar ve âhireti inkâr ediyorlardı. Din kavramı, îmân ve uygulamadan oluşan bir bütündür.
10. ESERLER
Bazı Yazarlar ve Eserleri:
Evliya Çelebi: Seyahatname.
İmam-ı Rabbani: Mektubat.
Serrâc: el-Luma.
Sülemî: Hakâiku’’t-Tefsîr.
İmam-ı Şafii: er-Risale.
İmam Malik: el-Muvatta.
İmam Âzam: el-Fıkhu’l-Ekber.
Şatıbî: el-Muvafakât fî Usûli’Şerî’a.
Serahsi (II. Şemsü’l-Eimme): el-Mebsût (30 cilttir)
Ferra: Ma’ani’l-Kur’an.
İmam-Şafi: Ahkamu’l Kur’an.
Zemahşeri: Keşşâf.
Fahreddin er-Razi: Mefatihu’l Gayb.
Ebu Ali et-Tabresi: Mecmeul Beyan li Ulumil Kur’an.
İsmail Hakkı Bursevi: Ruhu’l Beyan.
Seyyid Kutup: Fî Zilali’l-Kur’an.
ez-Zerkânî: Menâhilu’l-İrfân fî-Ulûmi’l-Kur’ân.
Subhi es-Sâlih: Mebâhis fî-Ulûmi’l-Kur’ân.
Zebîdî: Tâcu’l-‘Arûs.
İbn Fâris: Mu‘cemu Mekâyîsi’l-Luğa.
el-Fîrûzâbâdî: el-Kâmûsu’l-Muhît.
er-Râğıb el-Esfahânî: el-Mufredât fî-Ğarîbi’l-Kur’ân.
İbn Manzûr: Lisânu’l-‘Arab.
Abdulkahir el-Cürcânî: Esrâru’l-Belağa.
İbn Kesîr: el-Bidâye ve’n-Nihâye.
Muhammed Hüseyin ez-Zehebî: et-Tefsîr ve’l-Müfessirûn.
Kâtip Çelebi: Keşfü’z-Zunûn.
Ömer Nasuhi Bilmen: Büyük Tefsîr Tarihi.
Süleyman Ateş: İşârî Tefsir Okulu.
11. DİYANET TEŞKİLATI
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB):
Türkiye’de İslâm diniyle ilgili işleri yürütmek, toplumu din konusunda aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle görevli kamu kuruluşunun adıdır.
3 Mart 1924 tarih ve 429 sayılı Şer’iyye ve Evkaf ve Erkân-ı Harbiyye-i Umûmiyye Vekâletlerinin İlgasına Dair Kanun ile Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Reisliği ve Evkaf Umum Müdürlüğü kuruldu.
Not: Genel Kurmay Başkanlığı da aynı tarihte yani 3 Mart 1924’te kuruldu.
Börekçizade Mehmet Rıfat Efendi, 1 Nisan 1924 tarihinde Diyanet İşleri Reisliğine getirildi.
Başkanlık, kuruluşundan 11 yıl sonra, 14 Haziran 1935’de Diyanet İşleri Reisliği Teşkilât ve Vazifeleri Hakkında Kanun ile ilk teşkilât kanununa kavuştu.
5 Temmuz 1939’da ilk defa bir reis muavinliği kadrosu ihdas edildi.
1950 genel seçimlerinden önce DİB yeniden düzenlendi.
2 Temmuz 1951’de Dinî Yayınlar Döner Sermayesi kuruldu.
1961 Anayasası, 154. Maddesiyle DİB’nı bir Anayasa kurumu olarak düzenledi.
12. GENEL KÜLTÜR ve MEVZÛAT
Bazı Kelimeler ve Anlamları:
Ankara Antlaşması: Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) arasında ortaklık yaratan anlaşma olup 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır.
Avrupa Birliği (AB): 27 üye ülkeden oluşan ve toprakları büyük ölçüde Avrupa kıtasında bulunan siyasi ve ekonomik bir örgütlenmedir. Romanya, 2007 yılında Avrupa Birliği’ne üye olmuştur.
Ayniyet: Bir şeyin kendisiyle aynı olması ve kendisinden başka bir şey olamaması yani özdeşlik.
“FIKIH KONULARI
Âmile: Ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan hayvanlara denir.
*Zekâtın vücûb sebebi zenginliktir.
*Zekât; müslüman, hür, akıllı, bâliğ, tabii ihtiyaçlarından fazla artıcı vasıftaki mala tam bir mülkiyetle mâlik olan ve bu mâlik oluşunun üzerinden bir senesi geçen kimselere farzdır.
Zekâtın Yükümlülük Şartları
a. Mükellef ile İlgili Şartlar
Namaz ve oruçla mükellefiyette söz konusu olan şartlar, zekâtta da aranır.
Ebû Hanîfe akıllı ve bâliğ olmayanları, toprak ürünleri ve kamu hukukunun bir parçası olarak alınan zekât türü hariç, zekâtla mükellef tutmamıştır. Fakihlerin çoğunluğuna göre ise akıl hastalarının ve çocuğun malları zekâta tâbidir.
b. Mal ile İlgili Şartlar
1. Tam Mülkiyet
2. Nemâ: Artmak, çoğalmak, gelişmek anlamlarına gelir. Bu iki kısma ayrılır:
a. Hakikî (gerçek) nemâ: Bir malın ticaretle, doğum yoluyla veya tarımla artmasıdır. Ticaret malları, hayvanlar ve toprak ürünleri böyledir.
b. Takdirî (hükmî) nemâ: Bir malın kendisinde nemâ imkânının bizzat (potansiyel olarak) mevcut olmasıdır. Altın, gümüş ve parada olduğu gibi.
3. İhtiyaç Fazlası Olma
4. Nisab: Sınır, işaret, asıl ve kök anlamlarına gelir. Zekâtın vücûbuna alâmet ve ölçü olmak üzere tespit edilen belirli bir miktardır.
5. Yıllanma: Zekâta tâbi mallarda aranan şartlardan biri de, o malın üzerinden bir kamerî yılın geçmiş olması şartıdır ki buna “havelânü’l-havl” denir.
6. Borç Karşılığı Olmama
Zekâtın Geçerlilik Şartları
1. Niyet
2. Temlik
* Zekâta tâbi hayvanların
1. Senenin çoğunu otlaklarda otlayarak geçiren hayvanlar olmaları, besi hayvanı olmamaları. 2. Ziraat, nakliyat vb. işlerde kullanılan (âmile) hayvanlardan olmamaları gerekmektedir.
İbrâd: Sıcak bölgelerde, yaz günlerinde, öğle namazını geciktirip serinlikte kılmaktır. Bu faziletli bir davranıştır. İkindi namazını, güneşin gözü kamaştırmayacak duruma gelmesinden önceki vakte kadar geciktirmek efdal, gözü kamaştırmayacak hale gelmesine kadar geciktirmek tahrîmen mekruhtur.

Toplam 194 sayfa, 111. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030109110111112113120130140...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.