7

Eylül
2012

Temel Dini Bilgiler-5

Yazar: arafat  |  Kategori: TEMEL DİNİ BİLGİLER  |  Yorum: Yok   |  470 Kez Okundu

- İbadetin çeşitleri:1:Bedenî, 2: Malî, 3: Hem bedeni hem mali ibadetler
-Mükellef :İslam dininin emirlerini yapmak yasaklarından kaçmakla yükümlü Müslüman ,Âkil, ve Bâliğ kimselerdir
– Ef’âl–i mükellefin:Farz, vacip, sünnet, müstehap (mendub), mübah, haram ,mekruh, müfsid
-Hades, bazı ibadetlerin yapılmasına engel hükmi pisliklerdir.
-Tahreti suğra:abdestsizlik halinden temizlenmektir.
-Tahareti Kübra :Cünüplük ten temizlenmektir.
-N.galiza:ağır necasetler:idrar,kan, dışkı ,irin, kusuntu, leşler ,şarap…
-N.hafife:atın dışkı ve idrarı,ehli hayvanların dışkı ve idrarları vb.
-Mutlak ve mukayyet sular :Mutlak su:tabiattaki yağmur kar deniz ırmak kuyu sularıdır. Mukayyed su:kavun karpuz vb.gibi meyvelerin suları ile aslı mutlak su olduğu halde rengi kokusu ve akıcılığını kaybeden sulardır
-Fer’î deliller :İslam hukukunun dayandığı 4 temel kaynaktan başka yine bu delillerin referansında ikinci derecedeki delillerdir, bunlar: İstihsan, Mesalihi Mürsele ,Şer’u ma Kablena, Sahabe kavli, Maslahat, Örf, İstishab
– Havzı Kebir ve Sağir’in tanımı :Alanı 100 arşın: 68 m2 olan kuyu ve havuz suları havzı kebir denir ki necaset pisletemez böyle bir su kaynağını, küçük olanada havzı sağir denir necaset düştüğü zaman usulüne göre temizlenmesi lazımdır,
– Vila :Ara vermeden abdest azalarını yıkamaktır.
– Cemi takdim ve cemi te’hir :Arafat’ta öğle namazının farzının arkasından ikindi namazının farzını kılmak cemi takdim, Müzdelife’de akşam namazını yatsı namazı ile birlikte kılmak cemi Te’hirdir.
– Tahrime tekbir:İftitah tekbiridir. (başlangıç tekbiridir)
– Mest müddeti:Mukim olanlarda 24 saat,seferilerde 72 saattir.Bu süreler ilk alınan abdestin bozulması ile başlar.
-Fecr-i Sadık:Ufukta günün ilk aydınlığının genişlemesine yayılmasına denir. Sabah namazı vaktinin girdiği andır.
– Fecr-i Kazib:Ufukta dikey olarak dar bir şekilde görülüp sonradan kaybolan yalancı aydınlığa denir.
– Fey-i Zeval:Güneş tepe noktasındayken cismin mevcut olan gölgesidir.
-Mesbuk :Namaza sonradan yetişen kişidir.
-Mazmaza ve istinşak :Mazmaza gusülde ağzı boğazın girişine kadar gargara ile yıkamak, istinşak burnu genize su gidip yanıncaya kadar su ile temizlemektir.Guslün farzlarıdır.
– Teyemmüm :Hicri 6.yıl Ben-i Mustalik Gazvesinde meşru kılındı.
-Cenaze namazının rükünleri:4 tekbir ve kıyamdır.
-Cenaze namazının vacipleri:Selamdır.
– Cenaze namazının sünnetleri:Okunan dualar sünnettir.
-Ezanın hükmü :Sünnet-i müekkededir.
– Tadil-i erkân :Namazda rüku, secde ve bunlardan kalkışta vücudun sükunet bulmasıdır. Vaciptir.
– Kamet getirmenin hükmü :Sünnettir.
-Müdrik :İmama başından beri uyup onunla namazı tamamlayan kişidir.
– Mesbuk :İmama birinci rekattan sonra yetişen kişidir.
-Lahik :Namaza imamla başlayan ama abdesti bozulup namazdan çıkıp abdestini alıp hiçbir şey konuşmadan tekrar aynı namazını tamamlayan kişidir.
– Müktedi :İmama uyan kişidir.
– Mihrabiye :Namaz sonunda okunan mutad aşırlardır.
– Sütre :Namaz kılanın önünden geçene engel olması için önüne koyduğu şeylerdir.
– Kasr-ı salat :Yolcunun kısaltarak kıldığı farz namazdır.
– Amel-i kesir ve amel-i kalil :Ameli kesir:namazı bozan davranışlardır. Bir rükunda peş peşe 3 defa aynı hareketi yapmak gibi. Ameli kalil ise namazı bozmayan davranışlardır. Peş peşe 2 defa yapılan hareketlerdir.Namazda çalan cep telefonunu kişinin tek elle alıp kapatması da ameli kalildir.
-ilk cuma namazı ranuna vadisinde beni avf yurdunda kılındı hicret esnasında.
-hicretin 1. yılında cuma namazı farz kılındı.
-Abdullah b. Zeyd ezanı rüyada gördü, ilk ezan hicretin 1. (622) veya 2. (623) yılında bilal Habeşi tarafından okundu.
-Hicretin 2. yılında ramazan ayından sonra ise zekat farz kılındı.
-Gazve: peygamberin bulunduğu savaşlara denir. Seriyye ise bizzat katılmadığı sahabeleri görevlendirdiği birliklerdir.
-Bedir savaşından önceki hicretin 2. yılında gerçekleşen gazveler şunlardır: Ebva, Buvat,Bedrulula ve zuluşeyre gazveleridir.
-Bedir Savaşı (h.2/m.624)
-Uhut (3/625)
-Hendek (5/627)
-Hudeybiye Antlaşması (6/628)
-Mekke fethi (8/630)
-Huneyn-Evtas savaşları ve Taif Kuşatması (8/630)
-Kaynukaoğulları Medineden çıkarıldı( 2/624); Müslümanlarla yaptıkları anlaşmayı ilk bozan yahudi topluluğudur.
-Nadiroğulları (4/625)’te sürüldüler. Haşr sursi indi bu topluluk hakkında.bundan dolayı bu sureye beni nadir suresi de denir.
-Kureyzaoğulları olayı (5/627) de yaşandı.Hendek savaşı sonuna kadar medine kaldılar.bunlar, beni nadirden huyey b. ahtabın tahrikiyle hendek savaşında müslümanları arkadan vurmak istediler. peygamberimiz savaştan hemen sonra bunları kuşattı. kureyzaoğulları Sad b. Muazın hakemliğini kabul etti,Sad, buluğ çağına eren erkeklerin idam edilmesi, kadın ve çocukların esir alınmasına ve mallarının ganimet olmasına karar verdi.sadece bir kadın ise Hallad b. Suveyd isimli bir sahabenin üstüne kaya yuvarlayıp ölümüne sebeb olduğu için öldürüldü. cenabı Allah Ahzab suresinde bu olaya değinmiştir.
-Hayber fethi (7/628)
-Mute savaşı (8/629), Bizans ile müslümanlar arasında yüzyıllarca sürecek savaşlar bu savaşla başladı. kumandan Zeyd b. Harise; o şehit oluca Cafer b.ebi Talib; o da şehid olunca Abdullah b. Revaha komutan olacaktı. Hepsi şehit olunca halid b. velid komutran oldu.Seyfullah( Allahın kılıcı ) lakabını aldı.
-Tebük Seferi( Gazvetül Usre:Güçlük savaşı), orduya ise güçlük ordusu manasına Ceyşul Usra denir.( 9/630)
-Kab b.Malik,Mürare b. Rebi ve Hilal b. Ümeyye mazeretsiz tebük savaşına katılmadılar.müslümanlar Allahın emriyle bunlarla 50 gün küstü. tevbe suresi 118. ayetle allah bunları affetti.
-Senetül Vufud ( Heyetler Yılı) denilen h. 9. (630-631) yılında necranlı hristiyanlar medineye geldiler,peygamber onlara Ali imran 59-61 ayetleri okudu ve onları Mübaheleye (Karşılıklı lanetleşmeye ) çağırdı, düşündüler kabul etmediler.
-Veda haccı (10/632)
-Ziyaret için şu üç mescide gidilebilir: Mescidi aksa, Mescidi Haram ve Mescidi Nebevi
-Ravzai Mutahhara: Peygamberimizin minberiyle kabri arasındaki kısımdır.
-Semiyyat: Akli delillerle sabit olmayan, sadece Allahın peygamberleri vasıtasıyla bildirdiği nakli nakli delillerle sabit olan itikadi hükümlere denir.
-İlk mescid Kuba mescididir.
-Teşrik tekbirlerindeki teşriğin kelime manası et kurutmaktır.
-Kuranı çoğaltan grubun başkanı zeyd b. sabittir.
-Sebut tıval ( yedi uzun sure ): Bakara,Ali İmran, Nisa, Maide,Enam ve Enfal sureleridir.
-Vücuh: Lafızları aynı, manaları farklı olan kelimelere denir.
-İlhadi tefsir: Kuran ve sünnetin açık hükümlerine aykırı tefsirlere denir.
-Burhanı Limmi: Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delillerdir.
-Ahdi atik:Tevrat / Ahdi Cedid: İncil
-Tevrat: Kanun,Öğreti demek; İncil : Müjde demek
-Beytül izze: Kuranın bir bütün olarak dünya semasına indirildiği yerin adıdır.
-Berzah:ölümden Mahşerdeki dirilişe kadar süren hayat kabir/Berzah hayatıdır.
-Küsuf: güneş tutulma namazı/ Husuf: ay tutulma namazı.
-Peygamberin vefatından sonra sahabiler Sakifetü beni saide denilen yerde hz. ebu bekire biat etti.
-Maverdi’nin Edebüddünya veddin isimli eseri ahlak üzerinedir.
-İsar: kendi ihtiyaç içinde olsada kardeşini nefsine tercih etmek, cömertliğin zirvesidir.
-Hz. Aişe: Onun ahlakı Kurandı demiştir.
-Peygambere süt emzirenler. 1) ebu lehebin cariyesi Suveybe 2) Halime bnt. Ebi Züeyb 3) Amine bnt. Vehb
-Zeynep, Rukiyye ve Ümmü gülsüm Hz. Hatice annleriyle aynı anda müslüman oldular.
-Hz. peygamberin hicreti 3. akabe görüşmesi sonunda 622 yılında gerçekleşti.
-İkinci akabe biatı miladi 621 de zilhicce ayında mekkede gerçekleşti.
-Dehriyyun: zaman ve maddenin ebediliğini savunanlar.
-Üzeyir, lokman ve zülkarneyn veli mi peygamber mi belli değildir.
-Mezheb: bir dinin bilginleri arasındaki yorum farklılıklarından meydana gelen görüş farklılıklarıdır.
-peygamberlerin sıfatları; sıdk,emanet,fetanet,ismet ve tebliğdir.
-ilk vahiy m.610, 27 ramazan,pazartesi günü geldi.
-Medinede inen son sure Nasr suresidir.
-Ayet:Alamet,nişan,ibret,emri acip,burhan ve delil manasına gelir.
-Genel kabule göre Kuranda 6236 ayet vardır.
-Aksamul kuran: Kurandaki yeminlerdir.
-İtikadi mezhepler:selefiyye,maturidiyye ve eşariyyedir.
-Zarurati diniyye: peygamberimizin Allah tarafından tebliğ edip haber verdiği kesin olarak bilinen hüküm ve esaslara denir.
-Haberi sıfatlar: Allahın eli,yüzü,gelmesi gibi sıfatları için kullanılır.
-Cennet bekçisi Rıdvan adlı meleğindir. Cehennem bekçisi maliktir.
-Hz. ademe 10, şit 50, idris 30 ve ibrahime 10 sahife verildi.
-Vitir namazı vakti: yatsı namazı kılındıktan sonraki vakittir.
-Fasit:Kendi başına sahih ve meşruyken ğayrı meşru bir şeye yakınlığı sebebiyle meşru olmaktan çıkan şey.
-Halkulkuran:kuranın mahluk olup olmadığı tartışmasıdır.
-Mutezilenin kurucusu:vasıl b. Ata
-Cebriyye:kurucusu, Cehm b. Safvandır. İnsan fiillerinde hür değildir.
-Kaderiye:Kurucusu,Mabed el-Cühenidir.kaderi inkar ederler,insan fiillerinde hürdür.
-Hükmü itibarıyla hac çeşitleri:Farz,Vacip ve Nafile hac
-Edası itibarıyla hac çeşitleri:Kıran,Temettü ve İfrad haccı
-Afaki;Mikat sınırları dışında oturan kişiler için kullanılır.
-Teyamun;Tavafı kabenin sağından yapmaktır.
-Izdıba:Omuzlara alınan ridanın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atarak sağ omuzu ve sağ kolu açıkta bırakmak.
-Remel:Koşmaksızın çalımlı ve süratli yürümek
-Hıll;Harem ile mikat arasındaki bölgedir.
-Eyyamı Mina: Zilhiccenin 10,11,12 ve 13. günleridir.
-Ziyaret tavafı haccın farz olan tavafıdır.
-Tehallül:İhram yasaklarının sona ermesidir.tehallülü evvelden sonra cinsel ilişki yasağı devam eder,bu yasak tehallülü sani ile kalkar.
-İhsar:Hac veya umre için ihrama giren kimsenin elinde olmayan bir sebeble ihramdan çıkmasıdır.
-özbekistan başkenti:taşkent
-Unesco:Birleşmiş milletler eğitim,bilim ve kültür teşkilatıdır.
-Numan b. Sabit(Ebu Hanife) eseri: Elfıkhul ekber
-Hayız müddeti en az hanefide 3 gün şafide ise bir gündür.en çok hanefide 10 şafide 15 gündür.
-loğusalık/nifasa gelince hanefide azami 40 gün şafide ise 60 gündür.
-istihlaf:namazda abdesti bozulan imamın yerine cemaatten birini geçirmesidir.
-Cuma namazının sıhhati için hanefide imam dahil 4, şafide ise imam dahil 40 kişi olmalıdır.
-Kerrubiyyun:Arşın etrafında bulunan meleklere denir.
-Müşkilül kuran: Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu zanndeilen ayetlere denir.
-Maturidiyye. İnsan özgür bir cüzi iradeye sahiptir der.
-Maturidiye göre husn ve kubh( iyilik ve kötüllük) akılla bilinebilir.Eşariye göre ise din bildirmedikçe bilinemez.
-Eşariye göre dini tebliğat olmasa akıl ile Allahın varlığı bilinemez, maturidiye göre bilinebilir.
-Nefri evvel:Bayramın 3. günü minadan ayrılmaya denir.
-Revatip: 5 vakit namaza bağlı olarak kılınan nafile namaz; regaip ise 5 vakit namaza bağlı olmaksızın kılınan namazlara denir.
-Vatanı sükna: 15 günden az kalmak üzere gidilen yer. vatanı ikame:15 günden fazla kalınacak yer; vatanı asli;kişinin doğup büyüdüğü,yerleştiği yer.
-Eyyamı bid. Kameri ayların 13,14 ve 15. günleri oruçla geçirmek.
-Ehli kıble: kabeye doğru namaz kılmanın farz olduğunu kabul edenler için kullanılır.
-Mukarrebun-İlliyyun: Daima Allahı tesbih eden ve anan, Allaha çok yakın ve onun katında şerefli mevkii bulunan melekler.
-İcaz:Kuranın özlü oluşu, kelime ve cümlelerin derin ve eşsiz anlamlartaşımasıdır.
-İ’caz: Kuranın mucize oluşu.
-En uzun bakara, en kısa kevser suresi.
– VİLA:Abdest organlarını, arada kesinti yapmadan yıkamak. Bir organ henüz kurumadan diğerini yıkamaya geçmek. Buna “Vilâ” denir. Havanın sıcaklığı sebebiyle yıkanan organın hemen kuruması vilâya engel değildir.
Bazı alimlere göre vilâ: Abdest alırken araya başka bir iş sokmamaktır.
(Malikîlerle Hanbelîlere göre, abdest organları yıkanırken hemen birbiri ardından yıkanmaları ve araya başka bir iş sokulmaması farzdır.)
-Başın tamamını bir su ile meshetmek. Buna “Kaplama Mesih” denir.
-Mazmaza (ağıza su vermek) ve istinşak (buruna su çekmek). Şöyle ki: Elleri yıkadıktan sonra; önce üç kez ağıza dolusunca su alınır ki, buna “Mazmaza” denir. Sonra üç kez de burnun yumuşağına kadar gidecek şekilde burnuna su verilir ve sümkürülür. Buna da “İstinşak” denir.
-Abdest organlarının peş peşe yıkanması demek olan müvâlât/vilâ Hanefi ve Şafii mezheplerine göre sünnet, Maliki ve Hanbelî mezheplerine göre ise farzdır. (Vehbe ez-Zuhayli, el-Fikhu’l-İslâmî ve Edilletuh, c: 1, s: 233-234) Yani bir organ yıkandıktan sonra başka bir şeyle uğraşmadan hemen diğer organı yıkamak veya mesh etmek gerekir.

7

Eylül
2012

Sedd-i Zerâi` ve feth-i zerâi` Ne demektir?

Yazar: arafat  |  Kategori: DİNİ TERİMLER  |  Yorum: Yok   |  646 Kez Okundu

Sedd-i Zerâi` feth-i zerâi`
Harama, kötü ve zararlı bir sonuca vasıta olan davranışların yasaklanması, kötülüğe giden yolların kapatılması demek olan sedd-i zerâi`,Bunun karşılığında yer alan ve iyiliğe götüren yolların açılması anlamına gelen feth-i zerâi` de yine İslâm hukukunda hâkim ilkelerden biridir.

7

Eylül
2012

DELK ve MUVALAT NE DEMEKTİR?

Yazar: arafat  |  Kategori: FIKIH  |  Yorum: Yok   |  1.126 Kez Okundu

DELK:Ovmak, ovuşturmak, çitilemek anlamlarına gelen delk kelimesi, abdest ve gusül ile necasetin temizlenmesinde bir kavram olarak fıkıh kitaplarında kullanılmaktadır.
Abdest ve gusülde yıkanan uzuvların ovulması, abdestin sünnetlerindendir. Malikîlere göre gusülde uzuvları ovalamak farzdır.
Necasetin temizlenmesinde ovalama, bir temizleme aracı olarak kabul edilmiştir. Mest, kundura ve deriden mamul elbiseler gibi necaseti emmeyen giyeceklere, hayvan pisliği gibi görünür bir necaset dokunduğunda, su ile temizleneceği gibi, bıçak gibi bir şeyle kazımak veya yere sürtmekle de temizlenir. Ancak, idrar gibi görülmeyen necaset mutlaka yıkanmalıdır. Necaseti emen elbise veya bedene dokunan necasetin yıkanması gerekir. Bununla birlikte, insan menisinin, kuruduktan sonra ovalanmak sûretiyle temizlenebileceği kabul edilmiştir. Fakat kurumadan temizlenmesi için yıkanması gerekir.
MÜVÂLÂT:1.Abdest alırken her uzvu ara vermeden birbiri ardınca yıkamak.
Müvâlât, Hanefî mezhebinde sünnet, Mâlikî mezhebinde farzdır. 2. Muvâlât yani tavafın bütün şavtlarını ara vermeden peş peşe yapmak.Hanefi mezhebine göre tavafın sünnetlerindendir

6

Eylül
2012

AÖF 4.SINIF TÜRKİYE EKONOMİSİ ÖZET NOTLAR

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  1.709 Kez Okundu

AÖF 4.SINIF TÜRKİYE EKONOMİSİ-1
1. Sanayi sektörü hangi faaliyetleri kapsar? Sınaî faaliyetler
2. Sınaî faaliyet nedir? Hammaddelerin taşınabilir ve kullanılabilir ürünlere dönüştürülmesidir.
3. Dar anlamda sanayi nedir? Üretim faktörlerinden emek ve sermayeyi kullanarak ham madde ve yarı mamul maddeleri işleyerek mamul haline getiren üretim faaliyetleridir.
4. Türkiye’de imalat sanayinin dalları nelerdir? İmalat sanayi, tüketim sanayi ara ve yatırım san.
5. DPT sanayi sınıflandırmaları nelerdir? Madencilik san. İmalat san. Gaz elektrik ve su sanayi
6. Buharlı makineyi kim ve ne zaman yapmıştır? 18 yüzyıl 1781 James Watt
7. Teşviki sanayi muvakkati (geçici sanayi teşvik yasası ) ne zaman çıkarılmıştır? 1913
8. Osmanlıda ilk enerji üretim birimi ne zaman nerede kurulmuştur? 1902 Adana’da kuruldu
9. Türkiye iş bankası ne zaman kurulmuştur? 1924
10. Sanayi ve maadin bankası ne zaman kurulmuştur? 1925
11. Etkili gümrük korumacılığı ne zaman başlatılmıştır? 1929
12. Aşar vergisi kaç yılında kaldırıldı? 1925
13. Türkiye cumhuriyetinde ilk sanayi sayımı kaç yılında yapılmıştır? 1927
14. 1927 yılında yapılan sanayi sayımı 1913-1915 sayımlarından farkı nedir? Tüm ülkeyi kapsamıştır.
15. Birinci beş yıllık kalkınma planı ne zaman yürürlüğe konmuş ve ne zaman uygulanmıştır? 17 Nisan 1934 ile 1938 uygulanmıştır.
16. Birinci beş yıllık kalkınma planı kapsamında kurulan kuruluşlar nelerdir? Etibank Sümerbank ve 20 tane fabrika kurulmuştur.
17. Türkiye’de sanayinin %50 marmara % 20 ege bölgesinde yoğunlaşmasının olumsuz sonuçları nelerdir? Ülkede iç göçlerin doğmasına iller ve bölgeler arasında gelir dağılımında bozulmalara neden olmaktadır.
18. Fiyat sahip ülkelerin yıllık enflasyon oranları kaç ile kaç arası olur? %1 ile %3 arası
19. Hiper enflasyon nedir? Fiyatlar genel seviyesinin çok hızlı arttığı enflasyon türüdür.
19. 2005 yılında para reformu kapsamında neler yapılmıştır? Paradan 6 sıfır atılmış,
20. Finansal krizler nedir? Finansal piyasalarda finansal ataklarla ortaya çıkan ve ülkelerin para, bankacılık, borsa ve diğer finansal piyasalarında büyük çaplı dalgalanmalardır
21. Finansal krizler nelerdir? Borç krizleri, borsa kriz, para kriz, bankacılık kriz, ikiz krizler
6. Reel sektör krizleri nelerdir? Mal ve hizmet piyasalarında yaşanan krizler (enflasyon, durgunluk) faktör piyasalarında yaşanan krizler (işsizlik)
22. Borç krizi nedir? Bir ülkenin kamu veya özel kesime ait dış borçlarıyla kamunun iç borçlarını ödeyememe durumudur.
23. Ekonomide istikrarın sağlanmasında temel unsurlar nelerdir? Fiyat istikrarı ve tam istihdam
24. Ortodoks istikrar politikaları neyi öngörür? Sıkı para sıkı maliye ve sabit kur politikası
25. Heterodoks istikrar politikalarının temelinde ne vardır? Sıkı para sıkı maliye politikaları ile sabit kur sistemine ek olarak ücret ve fiyat kontrolleri şeklinde uygulanan gelirler politikası yer alır.
26. Türkiye’de ilk kapsamlı istikrar politikası kaç yılında uygulamaya konmuştur? 4 Ağustos 1958 alınan kararla uygulanmıştır.
27. 5 Nisan 1994 kararlarının kısa vadede hedefi nedir? Döviz piyasası ve dış dengede istikrarın sağlanmasıdır.
29. 5 Nisan 1994 kararlarının özellikleri nelerdir? Hem Ortodoks hem de heterodoks özelliktedir.
30. Osmanlının ilk parası nedir ne zaman basılmıştır? Akçe 1326 yılında basıldı
31. Osmanlının ilk kâğıt parası nedir ne zaman basıldı? Kaime 1843 yılında basıldı
32. Merkez bankası ne zaman kurulmuştur? 1715 sayılı yasa ile 30 Haziran 1930 da kuruldu 3 Ekim 1931 çalışmaya başladı.
31. Ülkemizde gerçek anlamda ilk kurulan banka nedir? İstanbul bankası 1847
32. Osmanlı devletinde ilk ticaret ve mevduat bankası olup yabancı sermaye ile kurulan banka ? Osmanlı bankası 1856
33. Osmanlı devletinde kurulmuş ilk ulusal sermayeli banka hangisidir? Memleket sandıkları 1861
34. Cumhuriyet döneminde İzmir iktisat kongresi sonrası alınan kararla kurulan ilk özel banka hangisidir? İş bankası 1924
35. Merkez bankası kaç yılında kurulmuştur? 1930
36- ticari hizmetler kapsamına neler girer? Meslek hizmetleri,bilgisayar hizmetleri,Ar-Ge hizmetleri,emlak hizmetleri,kira hizmetleri,diğer ticari hizmetler
37-iletişim hizmetleri kapsamında neler vardır? Posta,kurye,telekomünikasyon,görsel-işitsel ve diğer hizmetler.
38-dağıtım hizmetleri kapsama neler girer? Toptan ticari satış hizmetleri, perakende hizmetleri,franchising ve diğerlerini kapsar
39-çevre hizmetleri kapsamında neler vardır? Kanalizasyon hizmetleri, atık imha hizmetleri, hıfzısıhha ve diğerleri
40-mali hizmetler nelerdir. Sigorta ve bankacılık hizmetleri
41- hizmetler sektörünün 2002 ve 2009 verileri kaçtır? 62,7-65,4
42- Türkiye’de ilk demiryolu hattı ne zaman ve nereden nereye kurulmuştur? İzmir ile aydın arasında 1866 yılında kurulmuştur..
43-Ödemeler dengesinin dar anlamdaki tanımı nedir? Bir yıl içinde bir ülkenin yerlileri ve yabancıları arasında yapılan ödemelerin sistematik olarak tutulduğu belgedir.
44-Hizmetler (görünmez işlemler ) dengesi nedir? Hizmet kalemleri gelir ve gider toplamları arasındaki farka denir.
45- Cari işlemler dengesi nedir? Cari işlemler hesabının üç alt hesabının alacak ve borçlu tarafların toplamı arasındaki farktır
46-Hizmetler dengesinin fazla vermesinin arkasındaki en önemli faktör nedir? Turizm gelirleri
47-Türkiye’nin dış ticareti zaman içinde incelendiğinde ortaya hangi gerçek çıkmaktadır? Türkiye geleneksel olarak OECD ülkeleriyle ticaret yapmaktadır.
AÖF 4.SINIF TÜRKİYE EKONOMİSİ-2

1-Osmanlı da ilk elektrik enerji üretim birimi 1902 de Adana da kurulmuş ve 1913 yılında İstanbulda bir benzeri faaliyete geçmiştir.
2-17 Şubat 1923 tarihinde İzmir de Türkiye İktisat Kongresi toplandı.
3-1924 yılında İş Bankası,1925 yılında Sanayi ve Madin Bankası kurulmuş,1929 yılında da etkili bir gümrük korumacılığı başlatılmıştır.
4-Hükümet,1927 yılında eski 1913 tarihli yasayı gözden geçirip genişleterek 15 yıl için Teşvik-i Sanayi Kanunu yeniden yürürlüğe koymuştur.
5-Birinci 5 yıllık sanayi planı kamu yatırımlarının tümünü kapsamayan bir plandır.Sümerbank ve Etibank gibi iki büyük kuruluş ekonomiye kazandırılmıştır.
6-1942 yılının başında Ankara ve İstanbul da karne uygulaması başlatılmış, başlangıçta 300, daha sonra kişi başına 175 gram ekmek verilmiştir.Karne uygulaması, 1 Eylül 1944 tarihine kadar devam etmiştir.
7-2008 yılında büyüme hızı % 1,1 olarak gerçekleşmiştir.
8-1963 yılında başlayan planlı ekonomi döneminde 9 adet beş yıllık kalkınma planı hazırlanmıştır.
9-Türkiye de sanayinin % 50 si Marmara, %20 si ise ege bölgesinde yoğunlanmıştır.
10-1.ci iktisat kongresi 1923 yılında İzmir de toplandı.
11-Türki yede ihracata dayalı sanayileşme stratejisine 24 Ocak 1980 kararlar ile geçilmiştir.
12-Etibankın ve Sümerbankın kurulduğu dönem Birinci 5 yıllık sanayi planı dönemidir.
13-1952-1957 döneminde sanayi sektörünün ortalama büyüme hızı % 12.5
14-IMD Dünya rekabet gücü 2009 raporuna göre Türkiye ,rekabet gücü açısından 61 .ci sıradadır.
15-Türkiye Cumhuriyetinde 1980 yılına kadar geçen süre de (57 Yıl) sanayileşme,ithal ikamesi yönünde olmuştur.
16-Türkiye de yük taşımalarında ağırlık kara yollarındadır.Yurtiçi yük taşımalarının %90,11 i(2009) kara yolları ile yapılıurken, ucuz ve güvenli demir yollarının payı ise ancak % 3 seviyesindedir.Deniz yollarının payı %6,3 tür.Yurtiçi yolcu tsşımslsrının %87,5 i 2009 yılında kara yolu ile yapılmıştır.
17-Türkiye de yük ulaştırmasında , yükü kara yolları taşımaktadır.
18-Ankara-Eskişehir hızlı tren hattının km maliyeti 3,6 milyon Euro/km.dir.
19-5 yılda Ankara-Eskişehir hızlı tren hattı yapımı tamamlanmış ve 19 ocak 2010 tarihinde hizmete açılmıştır.
20-2008 yılında ekonomik faaliyetlere göre GSYÜ için en büyük paya sahip sektör hizmetler sektörü.
21-Toptan ticaret yapan iş yerleri arasında ilk sıra da Gıda Maddeleri yer almaktadır.
22-2009 yılında Türkiyeye en çok ziyaretçi gönderen ülke sıralaması:Almanya-Rusya-İngitere.
23-Türkiyede Demir yolları genel müdürlüğü Bayındırlık bakanlığına bağlıdır.
24-Bir ülkenin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma hakkı Kabotaj ile ifade edilir.
25-Havayolları Devlet işletme dairesi Milli savunma Bakanlığına bağlıdır.
26-Yıllık eflasyon oranları % 1 ile %3 olan ülkeler, fiyat istikrarına sahip ülkelerdir.
27-Sıkı para ve kredi politikaları,Beyaz Rusya,Bulgaristan,Kazakistan,Kırgızistan,Romanya ve Ukranya da aylık eflasyon oranını tek haneli rakamlara indirmede etkili olmuştur.
28-Türkiye de enflasyon hedeflemesine 2006 yılında geçilmiştir.
29-Ekonomik krizler,reel sektör krizleri ve finansal krizler olarak iki ana başlık altında toplanabilir.
30-İstikrar politikaları Ortodoks ve heterodoks politikaları olarak iki gurupta sınıflanabilir.
31-Ortodoks iktikrar politikaları fiyat iktikrarının sağlanmasında sıkı para, sıkı maliye ve sabit kur politikalarını kullanır.
32-AB ülkeleri arasında ihracatımızda ve ithalatımızda en önemli paya sahip olan ülke, Almanyadır.Ülkeler bazında incelendiğinde ,Rusyadan sonra ithalatta en fazla ağırlığı bulunan ülkeler,Almanya,Çin,ABD ve İtalya dır.
33-Türkiye de Birinci beş yıllık kalkınma planının ilk uygulama yılı 1963
34-1980/1988 yılları arasında döviz kurları devalüe olmuştur.
35-Ulusal para biriminin yabancı ülke parasıyla ifade edilmesine SERTEN USUL denir.
36-Dünya d toprak bakımından en büyük ülke Rusya fedarsyonudur.
37-Türkiyede aktif nüfusun ortalama yarısına yakını tarım sektöründe çalışmaktadır.
38-Dünya da devlet kurumlarının en dürüst çalıştığı ülke Yeni Zelandadır.
39-Osmanlı da ilk borçlanma Krım savaşından sonra yapılmıştır.,
40-Türkiye de planlı çalışma dönemine 1963 tarihte girmiştir.
41-Yabancı paralar üzerine yazılı ticaret poliesi döviz.
42-Cumhuriyet tarihimizin en büyük üçüncübüyük devaluasyonu 10 Ağusos 1970 de gerçekleşmiştir.
43-İç borçların en büyük alıcısı Bankalar.
44-1858 arazi kararnamaesi ile Osmanlı toprakları 5 e ayrılmıştır.
45-Osmanlı imparatorluğunda 30 yıl süre ile Banknot basma yetkisindeki Bank-ı Osman-i Şahane 1863 yılında kurulmuştur.
46-Aşar vergisi 1925 yılında kaldırıldı.
47-Devletçilik ilkesi Anayasaya 1937 de girmiştir.
48-1913 tarihli teşvik-i sanayi kanunu 1927 de yürürlüğe girdi.
49-Karne uygulaması 1 eylül 1944 yılına kadar devem etmiştir.
50-Devlet planlama teşkilatı 1961 yılında kuruldu.
51-Kapitalisyonlar Lozan antlaşması ile kaldırılmıştır.
52-Ankara-Eskişehir hızlı tren hattının maliyeti 3,6 euro.
53-Türkiye –Irak petrol hattının işletmesi Botaşa ait.
54-Bakü-Tiflis-Cehan boru hattı projesi 2005 yılında tamamlanmıştır.
55-En çok turist çeken ülkeler:Fransa,İspanya,İtalya.
56-1989 yılında Türk Lirası konsertivi hale gelmiştir.
57-Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 30 Haziran 1930 yılında kurulmuştur.
58-Üniversiteler genel bütçelei kurumlardan değildir.
59-Osmanlı topraklar büyüklüklerine göre 3 e ayrılmaktadır.
60-Ekonomik krizler 2 başlık altında toplanmaktadır.
61-1850 tarihinden sonraki Osmanlı bütçeleri muvazene-i defteri isimle düzenlenmiştir.
62-Sikke ilk Osmanlı parasıdır.
63-Karayolları genel müdürlüğü 1950 yılında kuruldu.
64-Günümüzde tarımsal istihdamı toplam istihdam içerisindeki PAYI %24
65-Dünya da gelir dağılımı en bozuk olan ülke Brezilyadır.
66-Tüm gelirlerin bir kişide toplandığı toplumun gini kat sayısı 1 dir.
AÖF 4.SINIF TÜRKİYE EKONOMİSİ-3

1-Teşvik mevzuatı ne zaman yeniden yürürlüğe konmuştur? 1927
2- 1913 tarihli Teşvik-i Sanayi Kanunu, ne zaman yeniden yürürlüğe girmiştir?1927
3-1927’de yeniden yürürlüğe giren Teşvik-i Sanayi Kanunu, kaç yıl için hazırlanmıştır?15
4-Aşar vergisi ne zaman kaldırılmıştır?1925
5- Sanayi sayımı ilk ne zaman yapılmıştır?1927
6-1927 sanayi sayımının 1913 ve 1915 sayımlarından farkı nedir?Tüm ülkeyi
kapsayan bir sayımdır.
7- Devletçilik ilkesi Anayasa’ya kaç yılında girmiştir?D)1937
8- Karne uygulaması hangi tarihe kadar devam etmiştir? 1 Eylül 1944
9-1952- 1957 döneminde sanayi sektörünün büyüme hızı ne kadardır? %12,5 gibi rekor bir oranda büyümüştür.
10-Devlet Planlama teşkilatı ne zaman kurulmuştur?D) 1961
11-Kalkınma planlarını hazırlamak ve yürütme görevi hangi kuruma aittir?A) DPT
12-Mal ve Hizmetlerin elektronik araçlarla dağıtımı, pazarlanması, satışı veya teslim edilmesine ne ad verilir?D) Elektronik Ticaret
13-2009 yılında sabit sermaye yatırımları içinde ulaştırma yatırımlarının payı nedir?
B) 23,5
14-Osmanlı Devletinde düşük standartlı kara yolu uzunluğu 13.900 km’dir. 1950’den sonra üst yapılı kara yolu uzunluğu kaç km olmuştur?A) 24.200 km
15-Mal taşımacılığında en ucuz sektör hangisidir?D) Deniz
16-Türkiye kendi kıyılarında Türk karasularında gemi işletme hakkını hangi anlaşmayla yabancılardan almıştır?A) Lozan Antlaşması
17-Limanlar arasında yolcu taşıma hakkı hangi yıl özel teşebbüsten alınıp devlete bırakılmıştır?1933
18-Denizbank kaç yılında kurulmuştur?1938
1939’da da Devlet teşekkülü olarak Devlet Denizyolları Umum Müdürlüğü oluşturulunca, Denizbank bu kuruluşa devredilmiştir.
19-Türkiye, Kabotaj hakkını hangi gelişmeyle elde etmiştir?B) Osmanlı Devleti zamanında verilen kapitülasyonların kaldırılması ile
20- Kapitülasyonlar hangi anlaşma ile kaldırılmıştır?E) Lozan Antlaşması
21-Ankara – Eskişehir hızlı tren hattının km maliyeti ne kadardır?D) 3,6 milyon Euro
21-Dış ticarete konu olan malların yüzde kaçı deniz yolu ile taşınmaktadır?D) % 80
22-Türkiye’de yük taşımacılığında kara yollarından sonra hangisi gelir?Deniz Yolları
23-Türk Hava Yolları ne zaman kurulmuştur? 01 Mart 1956
24-Türkiye-Irak Petrol Boru hattı hangi yıl işletmeye açılmıştır? 1977
25-Dünyada ham petrol ve petrol ürünleri taşımacılığında 1960’lardan sonra deniz yollarının yanı sıra hangi sektör ortaya çıkmıştır?D) Boru hattı Taşımacılığı
26- Ülkemiz Türkiye – Irak botu hattından nakledilen petrolün ne kadarını satın alma hakkına sahiptir?C) % 40
27-Türkiye – Irak Petrol boru hattının işletmesi aşağıdakilerden hangisine aittir? BOTAŞ
28- Bakü – Tiflis – Ceyhan Boru Hattı Projesi kaç yılında tamamlanmıştır?A) 2005
29- 2009 yılında inşaat sektörünün GSUG içindeki payı kaçtır?A) % 4,3
30-Türkiye’de toplam yapı üretiminde konut üretiminin payı kaçtır?D) % 90
31-1993- 2003 döneminde küçülme gösteren tek sektör aşağıdakilerden hangisidir?
B) İnşaat (% 22 küçülmüştür)
32-İnşaat sektörü Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1950’lere kadar hangi alanlarda çalışmalar yapmıştır?E) Demiryolu hatları ve Büyük su projeleri
33-2005 yılının ilk yarısında, inşaat ruhsatlarındaki artış oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre % kaç olmuştur?C) % 40
34- Türkiye’de son yıllarda sabit sermaye yatırımları içinde ilk sırada hangisi yer almaktadır?A) Konut
35-ABYKP döneminde toplam sabit sermaye yatırımları içinde Konut’un payı kaçtır?
A) % 32,3
36-Sürekli oturduğu ülke dışında başka bir ülkeyi 24 saatlik bir süre için ziyaret eden kişiye ne ad verilir?E) Turist
37-Dünya Turizm örgütünün (WTO) 2009 verilerine göre Türkiye’nin dünya turizm gelirleri içindeki payı ve sıralamadaki yeri nedir?A) 22 Milyar Dolar ile 8’inci
38-1990’lı yıllardaki artış hızı baz alınarak yapılan tahminlere göre 2020 yılında toplam turizm gelirleri ne kadar olacaktır?A) 2 trilyon dolar
39-AB ülkelerinin dünya turizm hareketlerinden aldıkları pay ne kadardır?D) % 40
40-En çok turist çeken ülkeler aşağıdakilerden hangisidir?E) Fransa – İspanya – İtalya
41-Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde dış turizm gelirinin ihracata oranı kaçtır?A) % 7
42-. Gelişme yolunda olan ülkelerde, dış turizm gelirinin ihracata oranı kaçtır?A) % 9,6
43-Kamu kesimini meydana getiren öğeler ”bütçe genellik ilkesi”ne göre sınıflandırılır
44-Genellik ilkesine tabi kamu ekonomisi öğeleri ”genel bütçe daireleri”dir
45-Genellik ilkesinin esnetilmesiyle ortaya çıkan kamu ekonomisi ögeleri şunlardır
a- katma bütçeli daireler
b- özel bütçeli mahalli idareler
c- özerk bütçeli kamu iktisadi teşebbüsleri
d- fonlar ve döner sermayelerdir
46-kamu harcamaları şunlardır
a-kamu cari harcamaları
b-kamu transferleri
c-kamu yatırımları
47-Türkiyede kamu kesiminin cari harcamaları GSYİH oranı 1999-2001 arası %11-14 tür
48-kamu kesiminin kaynak açığına kamu kesiminin borçalanma geregide denir
49-Türkiyede kamu ekonomisinin başlıca sistemsel sorunları şunlardır
a-vergi kapsamının darlığı
b-vergi adaletsizliği
c-bütçe disiplinsizliği
d-borçlar üzerindeki demokratik denetim zayıflığıdır
50-Türkiye ekonomisi dünya pazarına 1980-1983te açılmaya başladı.1989-1990da tamamlandı
51-Türkiye 1982 de 32 sayılı karar ile kambiyo rejimini tamamen serbestleştirdi ve ödemeler dengesinin sermaye hareketleri kalemlerini uluslararası finans sermayesinin spekülatif hareketlerine açtı
52-Türkiyede 2000yılında fert başına en büyük geliri alan kocaeli
en düşük geliri alan muş (10.4) .2001 de ise en düşük geliri alan ağrıdır.
53-Kamu sektörünün temel dengesini oluşturan faktörler
1. Kamu kesimi dengesi
2. Merkezi bütçe
3. Bütçe dışı fonlar
4. Yerel yönetimler
5. Finansal sektörü dışında faaliyet gösteren kamu teşebbüsleri
6. MB’nin ve kamu bankalarının görev zararları.
54-2000 istikrar programının ana hedefi: Para ve döviz kuru gelirlerinin önceden tahmin edilerek yerli ve yabancılar için finansal yatırım belirsizliklerini azaltmak.
55-2000 İstikrar programı: maliye politikasının hedeflerini desteklemek için özelleştirme tarımı destekleme sosyal güvenlik kamu maliyesi bankacılık sisteminde denetim ve gözetim kanunlarını içeren yapılanmayı içeriyor.
56-Bretton Woods para sistemi; dolarin altin karsiligini sabit kabul eden ve diger uluslarin paralarinin degerini dunya parasi (rezerv para) olan dollar uzerinden altina bağlayan bir sistemdir.
57-1989 yilinda yururluge giren ve Turk Parasinin Kiymetini Koruma Kanunu’nda degisik yapan 32 sayili kararla baslamistir.
58-Turkiye 1 Ocak 1958 Roma Ant ile kurulan AET’na ilk basvuran ulkeler arasinda yer aldi. (31 Temmuz 1959)
59-12 Eylul 1963’te yururluge giren Ankara Antlasmasi ile Turkiye’nin AB’ye uyeligi icin ilk hukuksal adim atilmis oldu.
60-Para Kurulu: Sabit bir oranda bir yabanci para veya baska bir dis varliga istek uzerine cevrilebilen kagit ve ufaklik parayi piyasaya surebilme yetkisindeki bir kurumdur.
61-Nihai Kredi Mercii: finansal sorunlar yasayan banka ve diger yetkili kuruluslara borc veen kurumdur. Genellikle ulkenin MB’dir.

6

Eylül
2012

AÖF TÜRKİYE EKONOMİSİ VİZE KISA NOTLAR:1-5 ÜNİTELER

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  889 Kez Okundu

ÜNİTE:1
-Türkiye’nin iz düşümü ile gerçek alanı arasındaki fark neden kaynaklanmaktadır. Arazinin engebeli olması
– Türkiye’den doğup komşu ülkelere dökülen akarsular? Fırat, Dicle aras
-Başka ülkede doğup Türkiye’ye dökülen ? Meriç Asi
– Ülkemizde doğup ülkemizde dökülen? Kızılırmak, Sakarya, Yeşilırmak, Çoruh, Gediz, menderesler, susurluk, Seyhan, Ceyhan,
-Optimal nüfus ne demektir? Ülkenin doğal kaynakları mevcut sermaye ile en iyi şekilde kullanabilecek nüfus miktarıdır.
-Türkiye cumhuriyetinin ilk nüfus sayımı kaç yılında yapılmıştır? 1927
– İnsani gelişme endeksi nedir? Ülkelerin yaşam uzunluğu,okur yazar oranı,eğitim ve refah seviyesi ölçen bir istatistiktir.
– Türkiye’nin yıllara göre insani gelişme endeksi seviyeleri nelerdir? 1965-0.438 (152. sırada yani düşük)1975-0.587 (52. ülke orta) 2007- (182 ülke 79. sırada gelişmiş)
– Yoksulluk endeksine göre Türkiye kaçıncı sıradadır? 135 ülke arasında 40. Sıra
-2009 verilerine göre insani gelişme endeksi sınıflandırmasında ki 5 ülke ? Norveç, Avustralya, İzlanda, Kanada, İrlanda
-Kamu sektörünün toplam istihdam içindeki payına göre en fazla ve en az istihdam sağlanan ülkeler hangileridir. En fazla olan iki ülke Norveç (35.56) İsveç (34.42) en az Japonya (3.52) Singapur (2.40)
– Aktif Nüfus nedir? Çalışma çağında (15-64 yaş grubunda ) olup çalışabilir durumdaki nüfustur.
– Bağımlılık oranı nedir? Nüfusun iş gücüne katılmayan bölümüdür.
-2009 verilerine göre Türkiye’de aktif nüfus ve bağımlı nüfus oranları kaçtır? Aktif ;%66.9 bağımlı; % 26.3dir
-2009 yılı verilerine göre Türkiye’de işsizlik oranı kaçtır? %14
– Bin yıllık kalkınma planının uygulanma tarihi kaçtır? 2015
ÜNİTE: 2
1. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisi içindeki yerini belirleyen göstergelerden değildir? İç borçlar
-2007 insani gelişme endeksine göre Türkiye kaçıncı sıradadır? 79
-İnsani gelişmenin temelini oluşturan göstergelerde Türkiye en fazla ilerlemeyi hangi yıllarda göstermiştir? 1980-2007
– Hangi ülke dünyada kişi başına düşen gelir açısından ilk sırada yer alır? Lüksembourg
-Türkiye’de ulusal gelir kim tarafından hesaplanır? TUİK
-GSYG nedir? Ülke sınırları içinde belli bir dönemde üretilen toplam katma değerdir.
-GSUHG nasıl ulaşılmaktadır? Karşılıksız cari transferlerin GSUG ye eklenmesiyle olur.
-ulusal gelir ilk ne zaman ve kim tarafından hesaplanmıştır? TUİK, 1947 yılı
ÜNİTE:3
-Gelir dağılımdaki dengesizlik neleri ortaya çıkarır? Bütçe açıklarını büyütür, turizm gelirlerinin artmasını ve yabancı sermayenin ülkeye gelmesini önler. (2012 ara sınav)
-Türkiye’de gelir dağılımı ile ilgili ilk çalışma ne zaman kim tarafından yapılmıştır? DPT 1963 (2012 ara sınav)
– Gelir dağılımı araştırmaları hangi yönleriyle birbirinden ayrılır? Kapsadığı alan,örnekleme yöntemi, örnekleme sayısı
10. Türkiye’de 1963 deki birinci ve beşinci dilimlerinin gelir dağılımı oranları nelerdir? 4.50 birinci %20 lik kısım 57 beşinci %20 lik kısım
-Dünyada gelirin en adaletsiz dağıtıldığı ülkeler hangileridir? Türkiye kaçıncı ülkedir? 1. Brezilya 2. Şili, 3. Kolombiya 4.Meksika 5. Türkiye
– Lorenz eğrisi nedir? Belli bir dönemde ekonomide yaratılan reel gelirin yüzde olarak kişisel bölüşürünü gösteren eğridir.
– Herkesin aynı gelire sahip olduğu bir toplumda gini kat sayısı kaçtır? 0 (sıfır)
– Tüm gelirin bir kişide toplandığı durumlarda gini kat sayısı kaçtır? 1 (bir)
-OECD ülkeleri arasında Gelir dağılımı en bozuk ülkeler hangisidir? Meksika
-Yoksulluk nedir? Kişilerin ve hane halkının kendileri için uygun görecekleri bir tatmin seviyesini sağlamaya yetecek kadar bir gelire sahip olmamalarıdır.
– Mutlak yoksulluk nedir? Hane halkı yada kişilerin ihtiyaç duydukları asgari gelir ve harcama seviyesidir.
-Nispi yoksulluk nedir? Yoksul vatandaşlar ile o toplumda yaşayan ve varolan koşullara göre ortalama bir gelire sahip kişiler arasındaki gelir farkıdır.(kaynak gurcanbanger.com/yaz/esk0525 .htm)
-Birleşmiş milletlere göre yapısal yoksulluk nedir? Ülkenin sosyo-ekonomik yapısı bağlı olarak bu yoksulluğun kuşaktan kuşağa geçmesidir.
– Birleşmiş milletlere göre geçici yoksulluk nedir? Dönemsel faktörlerden(mevsimlik işsizlik, enflasyon gibi nedenlerden) kaynaklanan ve kısa dönemde oluşan yoksulluk)
– Dünyada devlet kurumlarının en dürüst çalıştığı ülke hangisidir? Yeni Zelenda
-Yolsuzluğun en yaygın olduğu ülke hangisidir? Somali
ÜNİTE:4
– 2009 yılında dolaylı ve dolaysız vergilerin oranları nedir? Dolaylı %64,3 dolaysız % 35,7
-Fon nedir? Bir hizmetin görülmesi, bir programın yürütülmesi gibi belirli bir amacı gerçekleştirmek için gerektiğinde kullanılmak için ayrılan ve işletilen mali kaynaktır.
– Bütçe ödeneklerinin dağıtım yetkisi kime aittir? Maliye bakanlığı ya da bakanlar kurulu
-Türkiye ekonomisinde çıkarılan ilk fon nedir? İstikrar fonudur.
-Bir ekonomide istikrarın sağlanabilmesi için ne gerekir? Kamu finansmanı dengesinin gerçekleştirilmesi gerekir.
-2012 yılına göre devletin vergilerin oranı % kaç olarak hesaplanmıştır? %19.4
– 2012 yılına göre toplam borçlanma gereği ne kadardır? % 2.7
-2012 verilerine göre toplam gelir ve harcama % olarak ne kadardır? Toplam gelir %35,1 toplam harcama %37,8
-Kamu açığı nedir? Kamu gelir ve giderler dengesinin gider lehine bozulmasıdır.
-Devlet eğer elde ettiği gelirlerden daha fazlasını harcıyorsa ortaya ne çıkar? Kamu açığı
-Yerel yönetimlerden nelerden oluşur? İl özel idareleri, belediyeler,köylerden oluşur (2012 ara sınav)
-Program bütçeye kaç yılında geçildi ? 1973
– Osmanlının ilk bütçesi nedir? 1855 bütçe nizamnamesi
– Osmanlı devletinde klasik bütçe ne zaman yer almıştır? 1876 anayasasında yer almıştır
– Türkiye’de batılı anlamda ilk bütçe hangi bütçedir? 1863-1864
-Mali kuralda basitlik nedir? Kişiler tarafından kolayca anlaşılabilir olmasıdır.
-Esneklik nedir? Olağanüstü durumlarda değişebilirliği ifade eder.
-Uyumluluk nedir? Kuralın nihai amacına sonuç verecek patika üzerinde hareket etmesini sağlayacak şekilde oluşturulmasıdır.
ÜNİTE 5
-Borç yönetimindeki gelirler bölümünde neler yer alır? Dış borç kalemi, devirli krediler, dış krediler
-Devirli kredi nedir? Hazinenin yurt dışından sağlayarak çeşitli kamu kuruluşlarına devrettiği döviz kredilerinden yapılan anapara tahsilâtıdır. (2012 ara sınav)
-2009 yılında Türkiye’nin borç stoku ne kadardır? %47.3 (iç ve dış borç dahil)
– İç borçlanma nedir? Hükümetin ülke sınırlarındaki kişi veya kurumlara ulusal para cinsinden borçlanmasıdır.
-İç borçlanmanın en önemli özelliği nedir? Ülkenin kaynaklarına ek bir kaynak oluşturmamasıdır.
-Uzun vadeli borçlanmanın kaynağı nedir? Ekonomideki tasarruflardır.
– Osmanlıda ilk dış borçlanma ne zaman yapılmıştır? Kırım savaşı 1854
-Net dış borç stoku nedir? Dış yükümlülüklerin uluslar arası rezervler ve döviz cinsi mevduatlar gibi varlıklarla netleşmesiyle hesaplanmasıdır.
-Türkiye’nin dış borç stoku 2009 verilerine göre ne kadardır? 271.1 milyar dolar

5

Eylül
2012

SİYER-FIKIH-HAC -MESCİD TERİMLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: DİNİ TERİMLER  |  Yorum: Yok   |  666 Kez Okundu

SİYER TERİMLERİ

-İslâmiyet’ten önce Hicaz bölgesindeki en önemli şehirler :Mekke, Yesrib (Medine) ve Tâif’ti
-”eşhür-i hurum” (savaşılması, kan dökülmesi haram olan hürmetli aylar : (Muharrem, Recep, Zilka’de ve Zilhicce.
-Hicaz bölgesindeki panayırların en önemlileri, Mekke civârında kurulmakta olan Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz panayırlarıydı.
- Hicâbe: Kâbe’nin perdedarlığı ve anahtarlarını taşıma görevidir.
-Sikâye: Kâbeyi ziyârete gelenlerin suyunu temin etme ve Zemzem kuyusuna bakma görevidir.
- Rifâde: Kâbeyi ziyâret için Mekke’ye gelenleri ağırlama, barındırma ve muhtaçlara yardımcı olma hizmetidir.
- Nedve: Kusayy tarafından yapılan “Dâru’n-Nedve” adlı istişâre meclisi binâsında yapılan toplantılara başkanlık etme görevidir.
- Livâ: Savaş zamanında ve askerin toplanmasında sancağı taşıma görevidir.
- Kıyâde: Savaşta askere komuta etme görevidir.
-Sefâre: Aynı toplum içindeki fertler veya kabîleler arasında meydana gelen çekişmelerde hakem olarak arabulma hizmetidir.
-Hazine-i emvâl: Savaş için hazırlanan silâh, mal ve âletleri muhâfaza etme görevidir.
-Ezlâm: Oklar ile fal bakma işidir.
-Nezâre: Bir yerden başka bir yere nakledilecek eşyayı kontrol ve muâyene ettikten sonra “taşıma ruhsatı” verme görevidir.
- Daru’n-Nedve :Kusay b. Kilâb, Kâbe”nin kuzeyinde bir ev yaptı. Bu ev, o dönemde Daru’n-Nedve olarak biliniyordu.Burası, Kureyş’in şurâ meclisi ve toplumsal kararların alındığı merkez konumundaydı. Öyle ki Daru’n-Nedve”nin dışında hiçbir yerde nikah kıyılmaz ve hiçbir iş yapılmazdı.Sancak ve komutanlık Kusay b. Kilâb”ın elinde idi. Sancak onun elinde olmadan savaşa çıkılmazdı. Kusay b. Kilâb, cömert, akıllı ve kavminde sözü dinlenen birisiydi.
- Ravm: (طلب الحركة بصوت خفي )Düşük bir sesle harekeyi okumaktır.
– Noktalama ve harekeleme meselesini en güzel hale sokan hicretin 175 tarihinde vefat eden Sibeveyhi’nin üstadı El-Halil bin Ahmed’tir.
– İslam dünyasında nüzul sırasına göre tefsir yazma geleneğini başlatan Derveze tefsir alanına zenginlik ve derinlik kazandırmıştır.
-BÂİN TALÂK:Klasik fıkıh ıstılahında boşama türlerinden birisi olup, nikâhtan sonra zifaf olmadan meydana gelen; zifaftan sonra tarafların anlaşarak kadının eşine ödediği bir bedel karşılığında yapılan (muhalaa) veya kocanın üçüncü boşama hakkını kullanarak yapmış olduğu boşamadır. Bunun dışında kinayeli sözlerle veya şiddet ifade eden lafızlarla yapılan boşama da Hanefîlere göre bâin talâk kabul edilmiştir.
Bâin talâk ile meydana gelen ayrılığa beynûnet denmiştir. Bir veya iki bâin talak ile meydana gelen ayrılık beynûnet-i suğrâ (küçük ayrılık) olup, bu durumda eşler yeni bir nikâhla tekrar evlenebilirler. Üçüncü boşanma ile, beynûnet-i kübrâ (büyük ayrılık) meydana gelir. Bu durumda eşlerin yeniden evlenmeleri helal değildir. Ancak kadının normal şartlarda bir başkasıyla geçerli bir evlilik yapıp ölüm veya geçimsizlik nedeniyle ayrılmaları halinde ilk eşiyle evlenebilir.
-HADES:Bazı ibadet ve fiillerin yapılmasına engel olan hükmî kirliliğe hades denir. Abdestsizlik ve cünüplük hali hades olarak nitelendirilir. Namazın altı şartından (dışındaki farzları) birisi olan hadesten taharet tabiriyle, bu hükmî kirlilikten temizlenmek kastedilir.
Hades biri küçük ve diğeri büyük olmak üzere ikiye ayrılır; namaz abdestinin olmaması küçük hades, cünüplük, ay halî (hayız) ve loğusalık (nifas) ise büyük hades olarak adlandırılır. Küçük hadesten temizlenmek için abdest alınması, büyük hadesten temizlenmek için ise gusledilmesi gerekir. Abdest almak veya gusül için su bulamayan veya bir mazereti sebebiyle kullanamayan kimse teyemmüm eder.
Abdestsiz olan kişinin, namaz kılması ve Kâbe’yi tavaf etmesi caiz değildir. Cünüp olan kimse ise, bunlara ilave olarak, Kur’ân-ı Kerim’e dokunamaz, okuyamaz ve camiye giremez.
-Hurufu Mukatta:Kur’ân’da 114 sûreden 29′u nun, kaf, sâd, yâsîn, tâhâ, tâsîn, tâsîn mîm, elif lâm mîm, elif lâm râ, elif lâm mîm râ, elif lâm mîm sâd, hâmîm, hâmîm ayın sîn kâf, kef hâ yâ ayn sâd harfleriyle başlamaktadır. İşte bu harflere hurufu mukatta’a (kesik harfler) denilmektedir. Bu harfler müteşâbihattandır. (bk. Müteşâbih)
Bir kısım âlimler, bu harflerin Kur’ân’ın esrarından olduğunu, anlamlarını Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceğini söylemişlerdir. Bazı âlimler ise bu harflere çeşitli anlamlar yüklemeye çalışmışlardır. Ancak bu harflerin anlamını açıklayan sarih bir hadis yoktur
- Sığırların ZekâtıSâime olan sığırlarda zekât nisabı 30 sığır olup, bundan azı için zekât gerekmez. 30 sığırdan 40 sığıra kadar, zekât olarak iki yaşına basmış erkek veya dişi bir buzağı verilir. 40 sığırdan 60 sığıra kadar, üç yaşına girmiş erkek veya dişi bir dana verilir. Tam 60 sığır olunca, birer yaşını bitirmiş iki buzağı verilir. Sonra her otuz sığırda bir buzağı ve her 40 sığırda bir dana verilmek suretiyle hesap edilir.
Zekât verme bakımından sığır ile manda arasında fark yoktur ve bunlar bir cins sayılır. Bir kimsenin 20 inek ve 10 mandası varsa, 30 sığırlık zekât nisabına sahip olmuş kabul edilir.
-Hidane:Sözlükte “göğüs, kanat; çocuğu kucağına almak, beslemek; bir şeyi yanına almak” anlamlarına gelen hıdâne, bir fıkıh terimi olarak, küçük çocukları yanında bulundurma, bakım, gözetim ve terbiye etme hak ve vazifesi demektir.
-M ÎKAT: Hacc ve umre ibadetlerinin kendine has menâsiki vardır. (33) Bunlardan biri ihramdır. İşte, Mekke dışından hacc için gelenlerin ihram giymeleri şart olan yerlerden her birine mîkat denir. Mekke’ye gelinen istikâmete göre mîkat yerleri farklıdır ve toplam beş adet mîkat vardır: Zülhuleyfe, Zat-ı Irk, Cuhfe, Karn, Yelemlem.Mekke’de bulunanların hacc için mîkatı Mekke’dir. Umre için, Mekke’nin Harem bölgesinin dışında ihram giymesi gerekir. Bu maksadla Mekke’ye en yakın Ten’im mevkii vardır, oraya gidip ihram giymesi gerekir.
İhram giyme vaktine de mîkat denir. Mîkat mahallerinden önce de ihrame girilebilir.
İhramla ilgili yasaklar ihramın giyildiği yerden itibâren başlar. Mecburi ihram giyme yerleri, gelinen istikametlere göre şöyledir:
1- Zülhuleyfe: Medine istikametinden gelenlerin mîkatıdır. Mekke’ ye en uzak mîkattır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Veda haccında burada ihrama girmiştir. Şimdilerde Âbâr-ı Ali veya Ebyâr-ı Ali denilmektedir. Mekke’ye 450 km uzaklıktadır.
2- Cuhfe: Şam yönünden gelenlerin mîkatıdır. Mekke’ye 187 km. mesafededir.
3- Zat-ı Irk: Irak istikâmetinden gelenlerin mîkatıdır.
4- Karn: Necid bölgesi cihetinden gelenlerin mîkatı olup Mekke’ye 54 km. mesafededir.
5- Yelemlem: Yemen tarafından gelenlerin mikatıdır. Mekke’ye uzaklığı 54 km’dir, en yakın olanı budur.
-BEDELLERİ AÇISINDAN ALIŞ-VERİŞ ŞEKİLLERİ
1-Bey’: Malı para karşılığında satmaya bey’ denir. Alış-verişlerin büyük bir kısmı bu şekilde yapılmaktadır.
2-Sarf : Paranın para ile değiştirilmesi olayına sarf denir.
3-Mubâdele: Malı mal ile değiştirme işlemine denir. Halk arasında buna trampa ve takas* gibi isimler verilmektedir .
4-Selem : Para peşin, mal veresiye yapılan ticarete selem denir. Bu tür satışlara halk arasında ‚alevra satış’ da denir.
-İLK VE SON TEHALLLÜL: Arafe vakfesinden sonra, aşağıdaki üç işlemden iki tanesi yapılırsa ilk tahallül gerçekleşmiş olur. Üçüncü işlem ile de ikinci tahallül gerçekleşir.
1 – Akabe Cemre’sinin taşlanması.
2 – Saç tıraşının yapılması.
3 – Daha önce yapılmadıysa, sa’yin ifâdâ tavâfının ardından yapılması.
- HAC: İslam’ın şartlarından olup, Kabe’yi ve civarındaki ibadet için işaret olunan özel yerleri, belirtilen vakit içinde usulüne uygun olarak ziyaret edip, yapılması gereken diğer menasiki yerine getirerek yapılanfarz ibadettir
-UMRE:Mikatta ihramlanıp niyetlenerek Kabe’yi ziyaret ve tavaf edip, Safa ve Merve arasında Sa’y yaptıktan sonra saç kestirip İhram’ın sona ermesiyle tamamlanan bir ibadettir.
-MENASİK: Hac ve Umre’nin edasıyla ilgili farz ,vacip ve sünnet olan amellerin tamamına menasik denir.
-İHRAM: Hac veya umre yapmak isteyen kişilere sair zamanda helal olan bir kısım fiil ve davranışların niyetle başlayarak, ibadet bitinceye kadar yasak kılınmasıdır. Erkeklerin ihram elbisesi İzar ve Rida adı verilen, beyaz renkli olması daha uygun görülen, modeli ve dikişi olmayan, bir parçası bele bağlanarak diğeri de omuzdan sarkıtılarak vücudu örten iki parça kumaştır.

-TEHLİL:”La ilahe illallah…”lafzıyla başlayan Allah’a olan tevhid inancının ifade edilişidir.
-TEKBİR:”Allahüekber…”lafzıyla başlayan ve Allah’ın en büyük olduğunu ifade eden zikirdir..
-TAVAF:Hacer-i Esved köşesi hizasından niyetle başlayarak, Kabe’nin etrafında yedi defa dönmektir. Bu dönüşe yürüyerek güç yetiremeyenler, diğer imkanları kullanarak da yapabilirler.
-ŞAVT:Tavaf’daki bu dönüşlerden her birine şavt denir.
-IZTIBA:Erkeklerin tavaf esnasında sağ omuzlarını koluyla birlikte açık bulundurmalarıdır.
-İSTİLAM:Tavaf’a başlarken ve Tavaf esnasında her bir şavt’ta Hacer-i Esved’i selamlamaya verilen isimdir.
-TAVAF NAMAZI: Farz, vacip, sünnet ve nafile olan her Tavaf’tan sonra kılınan iki rekat vacip namazdır. Okunan sureler ve kılınış yönüyle
ihram namazı gibidir.
-NAFİLE TAVAF: Umre tavafını ve Sa’y'ını yapıp ihramdan çıktıktan sonra Mekke’de geçirilen zaman içinde ihramsız yapılan, tavaf namazı kılınarak tamamlanan bir ibadettir.
-SAY: Safa’dan başlayıp Merve’de bitmek üzere dört gidiş ve üç gelişten ibaret olan bir yürüyüştür. Bu yürüyüşe gücü yetmeyenler tekerlekli sandalye ile de yapabilirler.
-MİKAT: Hill bölgesini dünyanın diğer bölgelerinden ayıran sınıra verilen isimdir.Harem ve Hill bölgeleri dışında yaşayan dünya müslümanları Hac veya Umre yapmak niyetiyle Mekke’ye gelirken bu sınırlarda ihrama girerler.
-HERVELE: Erkeklerin say yaparken yeşil direkler arasında kısa adımlarla koşmaya yakın hızda yürümelerine verilen isimdir.
-HALK ve TAKSİR: Umre’nin bitiminde erkeklerin ihramdan çıkmak için saçlarının tamamını kestirmelerine “Halk” bir miktar kestirmelerine ise “Taksir” denir. Hanımların ise saçlarının herhangi bir yerinin ucundan az miktarda kestirmeleri ihramdan çıkmaları için yeterlidir.
-HAREM BÖLGESİ: Mekke ve etrafına yayılan, Allah (cc) tarafından “Harem Bölge ” olarak tanımlanan, sınırları Hz. Muhammet (S.A.V) tarafından işaret olunan, bitki ve canlıları koruma altına alınan geniş alandır.
-KABE: Yeryüzünde ibadet maksadıyla inşa edilen ilk bina olup, bulunduğu alan Allah ( cc) katında dünyanın en kıymetli yeridir.
-HACER İ ESVED: Kabe’nin doğu köşesine tavafa başlama işareti olarak konmuş olan ve Hz.Muhammed (S.A.V) tarafından cennetten gönderildiği haber verilen koyu renkli taştır.
-MÜLTEZEM KAPISI:Kabe’nin kapısına verilen isimdir. Hacer-i Esved köşesi ile kapının olduğu yer arasına da Mültezem denmektedir.
-RÜKN-Ü YEMANİ:Kabe’nin güney köşesi olup tavaf esnasında Hacer-i Esved?e gelmeden önce istilam edilen yerdir.
-KİSVE:Saf ipekten dokunan ve üzerinde ayetler yazılı olan siyah renkli Kabe örtüsüdür.

-HATİM & HİCRİ İSMAİL:Kabe’nin kuzey duvarı önünde bulunan yarım daire şeklindeki duvara “Hatim” denir. Bu duvarla Kabe arasındaki boşluğa ise “Hicri İsmail” denir. Burası Kabe’nin iç kısmı ile aynı hükümde olup içinde sadece nafile namazlar kılınabilir.
-MAKAM-I İBRAHİM:Hz. İbrahim(A.S)’ın Kabe’yi inşa ederken iskele olarak kullandığı ve ayak izlerinin bulunduğu taşın olduğu yer ve çevresidir.
-ZEMZEM: Allah ( cc)’ın, Hz. Hacer ve oğlu Hz.İsmail’e ihsan ettiği ve kaynağı Kabe’nin yanında bulunan suyun adıdır.
-SAFA VE MERVE: Kabe’nin doğu tarafında yaklaşık 350m mesafeli, Sa’y ibadetinin başlangıç ve bitiş yeri olan iki tepenin adıdır.
-MEKKE’DEKİ TARİHİ MESCİDLER
1-Fetih Mescidi: Mekke’nin Merv-i Zahran Vadisinde yapılan mesciddir. Peygamberimiz (sas) Mekke’nin fethi sırasında, bu mescidde iki rekat namaz kılmıştır. Mekke’nin fethi hatırasına bağlı olarak bu mescide Fetih Mescidi denilmiştir.
2-Nemre Mescidi: Mina’da, Birinci ve Orta cemre arasında bulunur. Dâr’ul-Münhar denilen yerin yanındadır.
Peygamberimiz (sas) Veda Haccında burada kuşluk namazı kılmıştır. Bunun için hacılar burada toplanıp namaz kılarlar.
3-Kevser Mescidi: Mina yolunda orta cemrede bulunan eski mescitlerdendir.
4-Tenim Mescidi: Bu mescid Mescidi’l-Haşiye yakın Kabe’ye 3 mil uzaktadır. Tenim Mescidinin sağ tarafında Tenim dağı vardır. Mescidin bulunduğu vadiye Numan Vadisi denir.
5-Hayf Mescidi: Mina’nın Şam tarafında gayet büyük bir mesciddir. Kubbesinin altı peygamber efendimizin (sas) çadır kurduğu yerdir. Bu mübarek yerde bir çok peygamber kabrinin olduğu rivayet edilmektedir. Onun için bu mescide Mescid-i Enbiya da derler. Kapısından girenin sol tarafına gelen bir minaresi vardır. Adem Aleyhisselamın kabrinin burada olduğu söylenmektedir. Rivayete göre Adem aleyhisselam Mekke’de vefat etmiş; oğlu Şit Aleyhisselam onun cenaze namazını kıldıktan sonra Cebel-i Kubeys’e gömmüştür. Nuh Aleyhisselam Tufandan sonra gelip Kabe’yi tavaf etmiş sonra mescid-i Hayf tarafına gitmiş ve vefat edenler oraya gömülmüştür.
Peygamber Efendimiz (sas) “Kabe’yi 70 Peygamber tavaf etti. Hepsi de Kabe’yi tavaf ettikten sonra Mescid-i Hayf’ta namaz kıldılar. Orada bulundukça namazı kaçırmayın.” buyurmuştur. Ebu Hureyre ben Mekke ehlinden olsaydım Mescid-i Hayf’ta namaz kılmak için her Cuma gecesi Mina’ya gitmeyi adet edinirdim.” demiştir.
6-Mescid-i Kebş (Kurban Mescidi) : Mina’dan Arafat’a gidenin sol tarafına gelir. Sevr dağının eteğinde üstü açık bir namazgahtır. Hazreti İsmail’in kurban edilmek üzere getirildiği yerdir. Buraya gökten kurban indirildiği için bu isim verilmiştir. Hazreti İbrahim oğlu İsmail Aleyhisselamı kurban etmek için bıçağı boğazına sürmüş ise de kesmemiş sonra da hiddetle yanındaki taşa vurmuştur ve taş ikiye ayrılmıştır. Mescid-i Kebş her tarafı açık dört direk arasında bir kubbedir.
7-Mescid–i Mürselat: Bu mescid, Hayf mescidinin güneyindedir. Peygamberimiz (sas) buraya gelmiş hatta mübarek başı o zaman burada mescidin taşına dokunmuş bu taş Resulullahın (sas) mübarek başını incitmemek için gayet yumuşak bir hale gelmiştir. Bu taşın numunesi hala oradadır. Ziyaretçiler, Peygamberimizin (sas) mübarek başını dokunduğu taşa teberrüken yüzlerini ve gözlerini sürerler.
8-Mescid-i İbrahim: Bu mescide Nemre Mescidi de denir. Cebeli Rahmetin sağ tarafındadır. Burada öğle ve ikindi namazları bir arada kılınır. Mescid-i İbrahim, Vakfe’ye yarım saat kadar uzaklıktadır. Burası gayet sıcaktır. Sıcaklık bazan 39 dereceyi aşar. Hacıların buraya gitmesi için kendisini çok iyi koruması gerekir. Burada Zübeyde suyu ile doldurulan bir sarnıç vardı. Arafat’a çıkılacağı zamanlar, Mekke’de ki, Zübeyde suyu buraya akıtılarak bu sarnıç dolardı.
9-Mescid–i Meş’ar: Buraya Mescid-i Adem de denir. Mescid-i İbrahim’e 3 mil uzakta Müzdelife, Cebel-i Kuzah’a mukabil bir yerinde dik dörtgen şeklindedir. Üç tarafından merdivenle çıkılır. Duaların kabul olduğu bir yer olmakla gece burada geçirilir. Buranın geceleri soğuk olmakta; iyi korunmak gerekir.
10-Mescid-i Sahra: Arafat’ta Cebel-i Rahmet’in yanıdan bir kayalık içinde bulunmakta ve buraya Mescid-i Sahra denmiştir. Resulullah’ın (sas) burada vakfe yaptığı rivayet edilir.
11-Mescid-i Cebel: Arafat’ta Arafat hutbesinin irad edildiği yerdir. Burada bu vakfeye her sene hac ayının 9.ncu günü hacılar toplanır. Arafat Dağı, civar dağların en küçüğü olmakla beraber manevi kıymeti itibariyle hepsinden üstün sayılır. Buraya Cebel-i Rahmet denir. İlahi Rahmetin hacılar üzerine indiği dağ manasını ifade eder. Bu dağın tepesinde eski bir bina vardır. Bu binanın Adem Aleyhisselam’ın mutfağı olduğu söylenir ve Hz. Havva ile burada karşılaştığı rivayet olunur.
12-Mescid-i Çağran: Mekke ile Taif arasındadır. Mekke’ye Taif’ten daha yakındır. Çağran deresi civarında yapıldığından Mescidü’l-Çağran denilmiştir. Resulullah (sas) Huneyn ganimetlerini burada taksim etmişlerdir. Aynı sene de burada ihrama girip Umrenin şartlarını yerine getirmişlerdir.
13-Mescid-i Mutteka: Bu mescid Mekke’dedir, yıkılmış olup yerini bilen hemen hemen yok gibidir. Taberi’ye göre Eciyat denen mahaldedir. Resulullah (sas) burada namaz kıldıktan sonra bir yere yaslanarak istirahat ettiklerinden Mescid-i Mutteka denilmiştir.
14-Mescid-i Aişe: Mekke’ye yayan olarak 1 saat mesafededir. Hazret-i Aişe’nin kardeşi Hazret-i Abdurrahman ile beraber ihram içinCebel-i Ten’im’deki ağaçlık yere gelince orada ihramlanmış iki rekat ihram sünnetini kılmıştır onun için Mescid-i Aişe denilmiştir.
15-Mescid-i Cin: Mekke’nin Şam tarafındadır. Mualla kabristanının, Batn-ı Vadiye bitişik olan duvarının karşısında Cebel-i Hacun’un mukabilinde toprak altı bir mescittir. Cennet-i Muallaya gelenler burada ikişer rekat namaz kılarlar.
Peygamber Efendimiz (sas) Taif’ten döndükten sonra buraya gelmiştir. Sabah namazını kılarken okuduğu Kuran’ı cinler dinledikleri için buraya Mescid-i Cin denilmiştir. Bunların sayısının 7 olup Nusaybin cinlerinden oldukları söylenmektedir.
16-Mescid-i Râye: Bu mescit Mekke’nin doğu tarafındadır. Mescid-i Miha’ya ziyaretten sonra bu mescide gelinir ve iki rekat Tahıyyetü’l-mescid namazı kılınır. Peygamber Efendimiz (sas) burada iki rekat namaz kılmışlardır.
17-Mescid-i Biy’at: Mekke-i Mükerreme’nin Şam tarafındadır. Mekke’den Mina’ya giden kimsenin soluna düşer. Bir çok sahabe, Peygamberimiz (sas) burada Biy’at ettikleri için Mescid-i Biy’at denilmiştir.
18-Mescid-i Ebu Bekir: Mekke’nin Yemen tarafında bir kubbe içerisindedir. Mekke’de hacılar bazen buraya birikir ibadet ve zikir ederler. Hazret-i Ebu Bekir burada doğduğundan buraya Mescid-i Ebu Bekir veya Mescid-i Mevlid-i Ebu Bekir denir.
19-Mescid-i Tuva: Mekke’nin Şam tarafında belde haricinde bulunur. Peygamberimiz (sas) Veda haccında buraya inmiş bir gece kalmış ve sabah namazını burada kılmıştır.

4

Eylül
2012

Talak ve Mehir Çeşitleri

Yazar: arafat  |  Kategori: FIKIH  |  Yorum: Yok   |  491 Kez Okundu

Talâkın Çeşitleri:
Biçimi ve sonuçları bakımından talâk çeşitlere ayrılır. Biçiminin Kur’ân ve sünnetin belirlediği kurallara uygunluğu açısından talâk sünnî ve bid’i olmak üzere ikiye ayrılır. Sonucunda evlilik hayatına dönüş imkânı tanıyıp tanımaması bakımından da talâkın ric’î ve bain olmak üzere iki çeşidi vardır.
a- Sünnî Talâk:
Sünnî talâk (talâk-ı sünn), Kur’ân ve sünnetin talimatına uygun olan boşama biçimidir.
b- Bid’î Talâk:
Kadını hayız günlerinde veya temizlik halinde cinsi temastan sonra yahut temizlik halinde birden fazla boşamak sünnete aykırı olduğundan bid’î talâk (talâk-ı bid’) adını alır.
c- Ric’î Talâk:
Yeni bir nikâh akdi yapılmadan erkeğin eşiyle normal aile hayatına dönmesine imkân veren boşama şekline ric’î talâk denir.
d- Bain Talâk:
Yeni bir nikâh akdedilmeden erkeğin normal evlilik hayatına dönüşüne imkan vermeyen boşama şekline bain talâk denir.
((Şamil İslam Ansiklopedisi)
Bâin talak, beynûnet-i* suğrâ (küçük ayrılık) ve beynûnet-i kübrâ (büyük ayrılık) olmak üzere iki kısma ayrılır. Buna hürmet-i hafife ve hürmeti galiza da denir. Bir veya iki talak ile meydana gelen bâin talaka beynûnet-i suğrâ; üç talak ile meydana gelen bâin talaka da beynûnet-i kübrâ adı verilir.
MEHİR ÇEŞİTLERİ:Erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para veya başka bir mala mehir denir. Kur’ân-ı Kerim’de, evlenen erkeğin kadına mehir vermek zorunda olduğu ve bunu zorla geri almasının caiz olmadığı konusunda âyetler bulunmaktadır (Bakara, 2/237; Nisâ, 4/4, 20, 24, 25; Mâide, 5/5). Hanefîlere göre mehir nikâhın sonuçlarından biridir. Bu nedenle nikâh esnasında belirlenmemiş olsa, hatta nikâh esnasında verilmeyeceği şart koşulsa bile evlenen kadın mehre hak kazanır.
Mehir nikâh anında belirlenip belirlenmemesine göre ikiye ayrılır. Mehir nikâh anında belirlenmişse buna mehr-i müsemmâ, nikâh esnasında belirlenmemişse mehr-i misil denir. Evlilik sırasında mehrin belirlenmemesi veya belirlenen mehrin bir sebeple geçersiz sayılması halinde, evlenen kadın mehr-i misile hak kazanır. Mehr-i misil, evlenen kadının, akrabaları arasında her bakımdan kendi konumunda olan kadına verilen mehir demektir.
Mehir, ödenme zamanına göre, mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel olmak üzere ikiye ayrılır. Mehr-i muaccel, peşin olarak ödenen mehirdir. Kadın mehr-i muacceli almadan kendisini kocasına teslim etmeme hakkına sahiptir. Mehr-i müeccel ise, veresiye, yani ödenmesi sonraya bırakılan mehirdir. Bu mehrin ödenmesi için herhangi bir zaman belirlenmişse, bu tarih geldiğinde kadın mehre hak sahibi olur. Bir vakit belirlenmemişse, nikâhın sona ermesiyle mehir muacceliyet kazanır ve ödenmesi gerekir. Başka bir deyişle, boşanma halinde kocanın bu mehri ödemesi gerekir; ölüm halinde de, bırakmış olduğu terikeden ödenir.
Kaynak:
-Şamil Ansiklopedisi,
-Diyanet Kavramlar Sözlüğü

4

Eylül
2012

Namaz Bilgileri

Yazar: arafat  |  Kategori: NAMAZ  |  Yorum: Yok   |  602 Kez Okundu

- Salât: Namaz demektir. Çoğulu “Salâvat”dır. Salât, sözlükte dua manasındadır. Namaz kılana, “Müsalli” denir.
– Tekbir: “Allahü Ekber” demektir.
– Kıyam: Ayakta durmaktır.
– Kıraat: Kur’an-ı Kerîm’den bir mikdar okumak demektir.
– Rükû: Sözlükte eğilmek demektir. Din deyiminde, namazdaki okuyuştan sonra eğilerek baş ve sırtı düz bir şekle getirmektir.
– Kaveme: Rükû halinden doğrulup da bir defa “Sübhane Rabbiyel’azim” diyecek kadar ayakta durmaktır.
– Secde: Namaz kılarken yere eğilerek yüzün bir kısmını, Yüce Allah’a saygı için yere koymaktır. Arka arkaya yapılan iki secdeye “Secdeteyn” denir. “Sücûd” sözü de secde etmek ve secdeler manasına gelir.
– Celse: İki secde arasında bir defa “Sübhane Rabbiyel’azim” diyecek kadar oturmaktır.
– Ka’de: Namazda teşehhüd için, “Ettehiyyatü lillâhi”yi okumak için oturmaktır. Bir namazda iki defa oturulursa, birinci oturuşta “Kade-i Ûlâ = İlk otururş”, ikincisine de: “Kade-i Ahire = son oturuş” denir.
– Rek’at: Namazın bölüklerinden her biri demektir.
– Şef: Çift manasında olup namazların her iki rekâtına denir. Dört rekâtlı bir namazın önceki iki rekatına “birinci şef” son iki rekatına da “ikinci şef” denir. Üç rekatlı bir namazın üçüncü rekatı da, “ikinci şef” demektir.
– Namazlarda tadil-i erkana riayet, İmam Ebû Yusuf’a göre, bir rükün olduğundan farzdır. Tadil-i Erkan, İmam Azam ile İmam Muhammed’e göre, vacibdir.
– Namaz kılanın, kendi ihtiyarına bağlı olan bir işle namazdan çıkması da, İmam Azam’a göre bir rükün olduğundan farzdır. Buna Huruç bisun’ihi (kendi ihtiyarı ile çıkmak) denir.
– Aklı olan, bûluğ çağına eren, hür olan ve zorluk çekmeksizin topluca namaz kılmaya gücü yeten müslüman erkeklerin toplanıp cemaatle cuma namazını kılmaları farz, bayram namazlarını kılmaları vacibdir. Diğer farz namazları cemaatle kılmaları ise, müekked sünnettir.
-Cemaatle kılınan namazda, kendisine uyulan zata “İmam” denir. Bu zatın bu görevine de “İmamet” denir. İmama uymayan, bir kimsenin kendi namazını imamın namazına bağlamasına “İktida, ittiba” adı verilir. Bu uyan kimseye de “Muktedi, müttabi, memum” gibi adlar verilmiştir. Kendi başına namaz kılana da “Münferid” denir
-Bir kadın veya buluğ çağına yakın bir kız, bir erkeğin önünde veya tam hizasında aynı namazı cemaatle kılacak olsa, erkeğin namazı bozulur. Buna: “Muhazatü’n-Nisa = Kadınların erkeklerle bir hizada bulunması” denir.

4

Eylül
2012

TÜRKİYE EKONOMİSİ 2012 FİNAL ve BÜTÜNLEMEYE HAZIRLIK NOTLAR

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  405 Kez Okundu

ÜNİTE 7
1) Sınaî faaliyet nedir?
1) Hammaddelerin taşınabilir ve kullanılabilir ürünlere dönüştürülmesidir.
2) Dar anlamda sanayi nedir?
2. Üretim faktörlerinden emek ve sermayeyi kullanarak ham madde ve yarı mamul maddeleri işleyerek mamul haline getiren üretim faaliyetleridir.
3) Geniş anlamda sanayi nedir?
3) Turizm sanayinde olduğu gibi müteşebbisin kurduğu, mal ile hizmet üreten ve gelir getiren faktörlerin bileşimidir
4) Sanayi sektörü hangi faaliyetleri kapsar?
4) Sınaî faaliyetler
5) İmalat sanayi grupları nelerdir?
5) Gıda, içki ve tütün, dokuma giyim eşyası ve deri sanayi, orman ürünleri ve mobilya; kâğıt ve kağıt ürünleri basım, kimya petrol kömür kauçuk ve plastik ürünleri, taş ve toprağa dayalı sanayi metal ana sanayi, metal eşya makine ve teçhizat, ulaşım aracı ilmi ve mesleki ölçme aletleri ve diğer sanayi.
6) Türkiye’de imalat sanayinin dalları nelerdir?
6) İmalat sanayi, tüketim sanayi ara ve yatırım sanayi
7) DPT sanayi sınıflandırmaları nelerdir?
7) Madencilik sanayi, İmalat sanayi, Gaz, elektrik ve su sanayi
8) Bir ülkenin sanayileşme seviyesi neyi gösterir?
8) O ülkenin gelişmiş olduğunu ve sanayi sektörünün ülkenin ulusal geliri içindeki büyüklüğüne bağlıdır.
9) Osmanlı sanayi hakkında bilgiler nelerdir?
9) Osmanlı ekonomisi tarıma dayalı olduğu için sanayi ikinci planda kalmıştır, lonca örgütlenmesi ile çinicilik dokumacılık ve gemi yapımında ileri durumdaydı, sanayi devriminden tam olarak haberdar olamamışlardır, geleneksel yerli sanayi gerilemiştir.
10) Buharlı makineyi kim ve ne zaman yapmıştır?
10) 18 yüzyıl 1781 İskoçyalı James Watt’tır. Watt’ın icadı, sanayi devriminin doğmasına yol açmıştır.
11) Sanayileşmeyi teşvik etmek amacıyla, Teşviki sanayi muvakkati (geçici sanayi teşvik yasası ) ne zaman çıkarılmıştır?
11) 1913 yılında çıkarılmıştır.
12) Teşviki sanayi kapsamına giren kuruluşların sayım sonuçları (1917) nelerdir?
12) Osmanlı sanayi tüketim malları üretmekte ara ve yatırım malları üreten sanayi dallarına sahip değildir.
13) 1915 sayımına göre Osmanlı Sanayiinde kim ne kadar paya sahip idi?
13) Türkler sermayedar ve işçi olarak %15 oranında yer tutarken, Rumlar sırasıyla %50 ve %60, Ermeniler %20 ve %18 ve Yahudiler de %95 ve %10 bir paya sahiptir. Büyük sanayi tesisleri, kamu tarafından ordunun ve sanayinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuştur.
14) Osmanlıda ilk enerji üretim birimi ne zaman nerede kurulmuştur?
14) 1902 Adana’da kurulmuş ve 1913 yılında İstanbul’da bir benzeri faaliyete geçmiştir.
15) Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun iktisadi zaferlerle taçlanmasa meydana gelen zaferler kalıcı olamaz ……. …… Yeni Türkiye’mizi layık olduğu mertebeye çıkarmak için vakit geçirmeden iktisadiyatımıza önem vermemiz gerekir. Sözüyle neye vurgu yapmıştır?
15) İktisadiyatlıktan kastı sanayileşmektir.
16) Türkiye iktisat kongresine katılan sanayiceler neler istemişlerdir?
16) Gümrük tarifelerinin artırılarak sanayinin dış rekabetten korunmasını istemişlerdir. Teşviki sanayinin yeniden düzenlenip yürürlüğe konması, bir sanayi bankasının kurulmasını, makine araç ve gereç ithaline vergi bağışıklığı sağlanmasını talep ettiler.
17) Türkiye iş bankası ne zaman kurulmuştur?
17) 1924 yılında kurulmuştur.
18) Sanayi ve maadin bankası ne zaman kurulmuştur?
18) 1925 yılında kurulmuştur.
19) Etkili gümrük korumacılığı ne zaman başlatılmıştır?
19) 1929 yılında başlatılmıştır.
20) Gümrük korumacılığının geç başlatılmasının sebebi nedir?
20) Lozan barış anlaşması gereğince gümrük tarifelerini 5 yıl süreyle 24 Ağustos 1928 tarihine kadar, 1 Eylül 1916 tarihinde olduğu seviyede tutma yükümlülüğüdür.
21) Cumhuriyet döneminde hükümet yerli üretimi nasıl korumuştur?
21) İç vergilerden muaf tutarak, prim ödeyerek, ucuz kredi sağlayarak, ithal malların üzerine tüketim vergisi koyarak korumuştur. Ekim 1929 tarihinde de spesifik tarifeler uygulayarak etkili bir koruma sağlanmıştır.
22) Cumhuriyetin ilk yıllarında izlenen temel ekonomi politikası nedir?
22) İlke olarak özel girişim eliyle serbest piyasa şartlarında sanayileşmektir. Devlet özel girişimi desteklemiş fakat özel girişimin yetersiz kaldığı, sektörü karlı bulmadığı alanlarda ekonomiye müdahale ederek yatırım yapmıştır.
23) Aşar vergisi kaç yılında kaldırıldı?
23) 1925 yılında kaldırılmıştır.
24) Türkiye cumhuriyetinde ilk sanayi sayımı kaç yılında yapılmıştır?
24) 1927 yılında yapılmıştır.
25) 1927 yılında yapılan sanayi sayımı 1913-1915 sayımlarından farkı nedir?
25) Tüm ülkeyi kapsamıştır.
26) Birinci beş yıllık sanayi planı ne zaman yürürlüğe konmuş ve ne zaman uygulanmıştır?
26) 17 Nisan 1934 ile 1938 uygulanmıştır.
27) Birinci beş yıllık kalkınma planının amacı nedir?
27) İthal edilmekte olan tüketim mallarının üretiminde belli artış sağlamaktır. Planın temel özelliği ithal ikamesi sağlanmasıdır.
28) Birinci beş yıllık kalkınma planı kapsamında kurulan kuruluşlar nelerdir?
28) Etibank Sümerbank ve 20 tane fabrika kurulmuştur.
29) Türkiye’de devletçilik yoğun olarak hangi sektörde uygulanmıştır?
29) Sanayi sektöründe uygulanmıştır.
30) Milli Müdafaa Kanununun önemi nedir?
30) Yasa, sanayi kuruluşlarının, neleri hangi miktarda üretebileceklerini belirlemiştir.
31) Karne uygulaması ne zaman ve nerde başlatılmıştır?
31) 1942 yılının başında Ankara ve İstanbul’da karne uygulaması başlatılmış, başlangıçta 300, daha sonra kişi başına 175 gram ekmek verilmiştir. Karne uygulaması, 1 Eylül 1944 tarihine kadar devam etmiştir.
32) Varlık Vergisi Kanunu ne zaman e ne amaçla çıkartılmıştır?
32) 12 Kasım 1942 tarihinde 4305 sayılı Varlık Vergisi Kanunu çıkartılmış ve savaş yıllarında stokçuluk ve spekülasyondan çok para kazananlardan vergi alınmak istenmiştir.
33) Türkiye cumhuriyetinde dışa kapalı ve rekabetçi olmayan bir sınaî yapısının özellikleri nelerdir?
33) Ölçek ekonomilerinden yararlanmayan küçük ölçekli işletme birimleri, düşük kapasite kullanımı, geri ve eskimiş teknoloji, rekabet eksikliğinden kaynaklanan düşük ve kalitesiz üretim, yerli girdi payını artırmaya yönelik fakat aynı zamanda uzmanlaşmadan uzaklaşan üretim, pazarlamada tekelleşme, aşırı korumanın verdiği rahatlıktan kaynaklanan etkinlikten uzaklaşma ve bütün bunların sonucunda yüksek maliyet ve dış pazarlardan soyutlanma
34)Türkiye’de tüm kalkınma planlarında neye önem verilmiştir.
34)Sanayileşmeye öncelik verilmiş ve gelişmeyle özdeş sayılmıştır.
35)Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ne zaman ve ne için kurulmuştur.
35)1961 yılında kurulmuş olup,kalkınma planlarını hazırlamak ve yürütmekle görevlendirilmiştir.
36)Sanayi Stratejisi ve Sanayileşme Politikaları nedir?
36)Sanayi Stratejisi; toplumda sanayileşmeyi gerçekleştirmek için izlenen modelleri, Sanayileşme Politikaları ise, bu stratejiyi uygulamaya koyan araçları kapsar.
37)Türkiye Cumhuriyeti’nde 1980 yılına kadar geçen sürede (57 yıl) sanayileşme hangi yönde olmuştur?
37)İthal İkamesi yönünde olmuştur.
38)Kalkına Planlarında sanayide yapısal değişim neye bağlıdır?
38)Sanayi üretimi içinde ara ve yatırım mallarının payının artmasına bağlıdır.
39)İmalat Sanayinde aynı malı üreten işletmeler kümesine ne denir?
39)Sanayi Dalı denir ve her malın üretimi için ayrı bir sanayi dalından söz edilmektedir.
40) Bir ülkenin sanayileşmiş ülke olduğundan bahsedebilmek için ne gerekir?
40) İmalat sanayi içinde ara ve yatırım mallarının sanayideki payları belli bir seviyede olması gerekir.
41) Dünyada sanayi sektöründe uluslararası karşılaştırmalı üstünlükler neye bağlıdır?
41) Doğal kaynak zenginliğinden çok, sahip olunan teknoloji seviyesine bağlı bir duruma gelmiştir.
42)İmalat Sanayinde, yüksek katma değerli mal üretimini artırmadaki amaç nedir?
42)Yapısal dönüşümün hızlandırılması temel amaçtır.
43) DPT’ye göre sanayi sektörü kavramının içine neler girer?
43) İmalat sanayi, Madencilik ve enerji (elektrik,gaz,su) olarak sınıflandırılır.
44) Sanayi sektörünün 2009 verilerine göre GSYG içindeki payları nedir?
44) Yüzde 6.9’dur.
45) 2013 yılında sanayi sektörünün GSYG içindeki hedeflenen pay nedir?
45)Yüzde 27,2 olması hedeflenmektedir.
46) Türkiye’deki sanayinin rekabet gücünü olumsuz etkileyen etmen nedir?
46)Sanayide kullanılan enerji girdi fiyatlarının OECD ortalamalarına göre yüksek olmasıdır.
47)OECD ülkeleri arasında en pahalı sanayi elektriği kullanan ülkeler hangileridir.
47)Japonya ve İtalya’dan sonra en pahalı Türkiye kullanmaktadır.
48) 24 Ocak 1980 kararları kapsamında alınan kararlar nelerdir?
48) İthal ikameci sanayi terk edilmiş, sanayileşme modeli benimsenmiştir, yatırım ve ara mallara üretimine verilen öncelik terk edilmiş, sanayinin dışa açılması önemsenmiş, ithalatta liberalizme gidilerek Türk sanayi terbiye edilmeye çalışılmıştır.
49) Planlı dönemde hedefleri yakalamama da etken nedir?
49) Tarım sektörünün doğa şartlarına bağımlılığı devam etmesi etmesidir.
50) Avrupa kömür çelik grubuna giren ürünlerin serbest dolaşımı ne zaman olmuştur?
50) 1 Ocak 1996 gümrük birliğinin gerçekleşmesi ile olmuştur.
51) Türkiye verimli ve sürdürülebilir enerji üretimi için ne gibi çalışmalar yapmalıdır?
51) Var olan kaynakları en üst düzeyde yararlanabilen, enerji çeşitliliğine sahip, etkin ve çevreci bir enerji anlayışı yerleştirilmeli, elektrik enerjisinde yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımına hız verilmedir.
52) Türkiye’de sanayinin %50 marmara % 20 ege bölgesinde yoğunlaşmasının olumsuz sonuçları nelerdir?
52)Ülkede iç göçlerin doğmasına iller ve bölgeler arasında gelir dağılımında bozulmalara neden olmaktadır.
53) AB ülkeleri arasında GSUG içinde en fazla Ar-ge harcaması yapan ülke kimdir?
53)İsveç’tir (% 4.27).
54) Türkiye sanayinin en önemli sorunlarından biri nedir?
54) Ölçek sorunudur.
55) Türkiye’nin 1960-1980 sanayi politikasında ki gelişmeler nelerdir?
55)Dış dünya ilişkileri; ithal ikameci ve mutlak koruyucu politikalar, kur faiz fiyat politikaları; dönem sonunda döviz krizi, teşvik politikaları; iç pazara yönelik sanayi yatırım teşviki, sanayi de ortaya çıkan sorunlar; dönem sonunda rekabet edememe sebebiyle verimsiz imalat sanayi, dış pazarın hedeflenememesi imalatta optimumun altında kalması
56) 1980-2009 döneminde Türkiye sanayi politikasında ki gelişmeler nelerdir?
56) Dış dünya ile ilişkiler; İhracata dayalı sanayileşme, düşük tarifeler ile dünyaya açılma, kur fiyat faiz politikaları; devalüasyonla ihracatın desteklenmesi, fiyat ve faiz denetimlerine son verilmesi, sanayileşmede kamu sektörü; sanayi sektörü kamu yatırımlarının sınırlandırılması, sanayide ortaya çıkan sorunlar ;emek yoğun sektörde Pazar kaybı. teşvik politikaları; ihracata yönelik doğrudan teşviklerin artırılması
ÜNİTE 8
57) Ekonomi içindeki payı giderek büyüyen hizmetler sektörünün gelişimi neye bağlıdır?
57) Dünyada yaşanan hızlı şehirleşmeye, kamu sektörünün gelişmesine ve diğer sektörlerde girdi olarak kullanılan ara hizmetlere olan talebin artmasına bağlanabilir.
58)Ülkelerin yeterli hizmet alt yapısına sahip olmasının önemi nedir?
58)Ekonominin tüm sektörlerindeki üretkenlik ve rekabet gücü için çok önemlidir.
59)Ekonomik gelişme ve kalkınmada en büyük itici gücün teknik gelişme olduğunu ve ülkelerin hangi seviyede olduklarının buna göre belirlendiğini “3 sektör” adı altında ortaya koyan iktisatçılar kimdir?
59)İngiliz ve Fransız iktisatçılar Colin Clark ve Jean Fourastie’dir.
60)Hizmetlerin mallardan ayırt edilmesi için hizmetlerinin temel özellikleri nelerdir?
60)Gayri maddi ve görünmez olmalarıdır, depolanamazlar.
61)Mallar ve hizmetler arasındaki temel farklılıklar nedir?
61)Ülkelerin yerli sanayilere sağladığı korumalardır.
62)Dünya ticaret örgütü hizmetler sektöründe yer alan ekonomik faaliyetler nelerdir?
62)Ticari,iletişim,inşaat ve mühendislik, dağıtım, eğitim, çevre, mali, sağlık, turizm ve seyahat, eğlence kültür ve spor, ulaşım, bunların dışında kalan hizmetler.
63)Ticari hizmetler kapsamına neler girer?
63)Meslek hizmetleri, bilgisayar hizmetleri, Ar-Ge hizmetleri, emlak hizmetleri, kira hizmetleri, diğer ticari hizmetler
64)İletişim hizmetleri kapsamında neler vardır?
64)Posta, kurye, telekomünikasyon, görsel-işitsel ve diğer hizmetler.
65)Dağıtım hizmetleri kapsama neler girer?
65)Toptan ticari satış hizmetleri, perakende hizmetleri, franchising ve diğerlerini kapsar
66)Çevre hizmetleri kapsamında neler vardır?
66)Kanalizasyon hizmetleri, atık imha hizmetleri, hıfzısıhha ve diğerleri
67)Ekonomi içindeki payı en fazla olan ve büyüme ve istihdamın besleyicisi durumundaki sektör hangisidir?
67)Hizmetler sektörüdür. (GSUG içinde en büyük pay 2002 ve 2009 yılı %62,7 ve %65,4 hizmetler sektörüne aittir.)
68) Türkiye’de tarım, sanayi ve hizmetler sektörünün 2009 verileri sırasıyla yüzde kaçtır?
68)Tarım % 9, Sanayi % 23,2 Hizmetler % 64,5’tir.
69)2009 yılına göre büyüme hızı oranı en düşük ve GSYG de büyüme payı en büyük olan sektörler nelerdir?
69)İnşaat %16.3, imalat sanayi % 23.2
70)Hizmetler sektörünün ekonomik büyümeye katkısını ne belirler?
70)Ticaret, ulaştırma, mali aracı kuruluşların faaliyetleri ve inşaat sektörleri belirler.
71) Türkiye’de ekonomik faaliyetlerin ve girişimciliğin önemli göstergelerinden biri nedir?
71)Açılan şirket sayısıdır.
72)Mali hizmetler nelerdir?
72) Sigorta ve bankacılık hizmetleridir.
73)Bir ekonominin büyümesi ve Pazar için üretim yapabilmesi neye bağlıdır?
73)Ulaştırma ve haberleşme hizmet alt sektörünün gelişimine bağlıdır.
74)Ulaştırma sektörü için neler söylenebilir?
74)Osmanlı döneminde önem verilmemiş cumhuriyet döneminden sonra önem verilmeye başlanmış, yük taşımacılığında ağırlık kara yolundadır.
75)Ulaştırma sektöründe ki temel amaç nedir?
75)Gelişen ekonomik ve sosyal yaşamın ihtiyacı olan ulaştırma alt yapısının zamanında ekonomik ve güvenli bir şekilde inşa edilmesi ve mevcut altyapının altyapı ömrü çevrim maliyetini en aza indirecek bir idame ve yenileme anlayışı içine yönelmesidir.
76)Türkiye’de kara yolu ulaştırmasına Cumhuriyet döneminde özellikle ne zaman önem verilmiştir?
76)1950’lerden sonra önem verilmiştir.
77)Türkiye’de ilk demiryolu hattı ne zaman ve nereden nereye kurulmuştur?
77) İzmir ile aydın arasında 1866 yılında kurulmuştur..
78)Cumhuriyet dönemi demiryolları ile ilgili neler söylenebilir?
78)Osmanlıdan Cumhuriyete 4018 km demiryolu bırakılmış, yabancıların ellerindeki demiryolları millileştirilmiştir.
79)Kabotaj nedir?
79)Bir ulusun kendi karasuları içinde kalan deniz çevresini kullanması (ya da kullandırtması) hakkıdır.
80)Elleçleme nedir?
80)Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, karıştırılması ve benzeri işlemleri ifade eder.
81)İlk boru hattı ne zaman açılmıştır?
81)1966’da TPAO tarafından Batman-Dörtyol (İskenderun Körfezi) arasında döşenmiş ve işletmeye açılmıştır.
82)Doğalgaz Piyasası Kanunu ne zaman kabul edilmiştir?
82)18 Nisan 2001 tarihinde kabul edilerek 2 Mayıs 2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
83)İnşaat sektörünün 2009 yılında GSUG içindeki payı nedir?
83)% 4,3’tür.
84) İnşaat sektörü hakkında neler söylenebilir?
84)Emek-yoğun, fazla nitelikli eleman gerektirmeyen, dışa ve ithalata bağımlılığı düşük bir sektördür.
85)Türkiye NATO’ya ne zaman girmiştir.
85)1952 yılında girmiştir.
86)Türkiye’de turizm konusunda devlet yapısı içindeki ilk örgütlenme ne zamandır?
86)1934 yılında çıkarılan İktisat İktisat Vekaleti Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkında Yasa (2450 sayılı) ile başlamıştır. 2450 sayılı yasa uyarınca turizm örgütlenmesi, 1937 yılına kadar İktisat Vekaleti içindeki Dış Ticaret Dairesi – Türk Ofisi içinde yürütülmüştür.
87)Dünya turizm örgütü (WTO) rakamlarına göre 2009 yılında dünya turizm giderleri ne kadardır? En büyük pay kime ait olup Türkiye kaçıncı sıradadır.
87)944 Milyar dolardır. 1. ABD, Türkiye 8.sıradadır.
88)2009 yılında turizm gelirleri ne kadardır?
88) 21,2 milyar dolardır.
ÜNİTE 9
89) Basit tanımıyla enflasyon nedir?
89)Bir ekonomide fiyatlar genel seviyesinin normalin üzerinde devamlı olarak artması ve dolayısıyla ülke parasının yurt içi değerinin düşmesidir.
90) Bir ekonomide enflasyondan bahsedebilmek için ne gerekir?
90)Mutlaka genel fiyat seviyesinin artması diğer bir deyişle fiyat istikrarının bozulması gerekir. İkinci nokta ise fiyatlar genel seviyesinin normalin üstünde devamlı artması gerekir.
91)Fiyat istikrarına sahip ülkelerin yıllık enflasyon oranları kaç ile kaç arası olur?
91) %1 ile %3 arasıdır.
92) Fiyat istikrarının sağlanamaması durumunda ne gibi sorunlar ortaya çıkar?
92) 1. Yatırım ve tüketim kararları alınırken fiyat değişmeleri kolaylıkla ayırt edilememektedir.2. piyasadakilerin geleceğini öngörememelerinden dolayı mali aracılık yapmaları azalmaktadır. 3.reel faiz oranları yükselmektedir.4. kapsamlı ekonomik programların uygulanabilmesi engellenmektedir.5.ekonominin rekabet gücünü azaltmakta ve sermaye piyasalarına erişimi kısıtlanmaktadır.6. iş gücü piyasalarının etkin çalışmasını engellemekte, gelir dağılımı bozulmaktadır. 7.kişilerin geleceğe bakmaktan çok geçmişe endekslenme alışkanlıkları ortaya çıkmaktadır.
93)Hiper enflasyon nedir?
93)Fiyatlar genel seviyesinin çok hızlı arttığı enflasyon türüdür.
94)Ilımlı (sürünen) enflasyon nedir?
94)Genel anlamıyla fiyatların orta seviyede fakat gelişmiş ülkelerde ki oranlardan birkaç kat fazla büyüdüğü uzun süreli enflasyondur.
95)Enflasyonist dönemlerde ülkede ne gibi sorunlar yaşanır?
95)Toplumun belli bir kesiminin geliri fiyat artışlarından çok daha fazla artarken, maaş ve ücret gibi sabit gelirleri olanların geliri fiyat artışının gerisinde kalır. Enflasyon hızı ticaret yapılan ülkelerin daha fazla ise ülke malları yabancılara pahalı geleceği için ihracat azalır. Buna karşılık yabancı mallar ucuzlar ve ithalat patlar, ülke parası değer kaybeder ve ulusal paradan kaçış başlar. Ülke dışına servet transferi olur ve ekonomide yabancı paranın etkinliği artar (dolarizasyon)
96) Talep enflasyonu nasıl oluşur?
96) Ekonomide harcamalar ve ihracat toplamının üretim ve ithalatı aşması durumda oluşur.
97) Maliyet enflasyonu nasıl oluşur?
97) Ekonomide çeşitli sebeplerle maliyetlerin yükselmesi ve bunun fiyatlara yansıması sonucunda oluşur.
98) Ekonomide çok sayıda mal ve hizmetlerin zaman içerisindeki hareketleri sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek için ne gerekir?
98)Bu hareketleri tek bir seri halinde düzenlemek gerekir. Bu serilere bileşik (sentetik) endeks denir.
99) Türkiye’de toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) uzun yıllar kim tarafından hesaplanmıştır?
99) Başbakanlık hazine ve dış ticaret müsteşarlığı, (HDTM), İstanbul ticaret odası ve devlet istatistik enstitüsü tarafından hesaplanmıştır.(HDTM endeksi 1988 Şubatta kaldırıldı)
100) DİE 1987 yılını baz olan tüketici toptan eşya fiyatlaı endeksi yerine, yeni bir seri uygulamaya ne zaman geçmiştir?
100)1996 yılında, 1994 yılını esas alan yeni bir seri uygulamaya geçilmiştir.
101) Toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) hangi sektörleri kapsar?
101) Tarım, avcılık ormancılık –madencilik ve taş ocakları –imalat sanayi –elektrik doğalgaz su
102) Tefe özellikleri nelerdir?
102)Dört ana grup için derlenir, ulusaldır,678 madde, 1300 firmayı kapsar, maddeler ISIC REV e uygun hazırlanır, ihracat değeri malların toptan değerinden çıkartılır, ithalat kapsam dışı bırakılmıştır, fiyatlar peşin değerlendirilir, KDV dâhil edilmiştir,
103) ÜFE’nin TEFE’den farklı nedir?
103) KDV vb benzeri vergiler hariç yurt içi peşin üretici satış fiyatı üzerinden hesaplanmaktadır.
104) Türkiye ekonomisinin temel hedeflerinden biri nedir?
104)Enflasyon oranını kalıcı bir şekilde düşürerek AB ülkelerinde gerçekleşen seviyelere yaklaşmaktır.
105) Enflasyon hedeflemesi politikasına geçilmesi için Mayıs 2001 tarihinde Merkez Bankası yasasında yapılan düzenleme nedir?
105) Fiyat istikrarının sağlanması bankanın temel görevi olarak belirlenmiştir.
106) Enflasyon hedeflemesi geçilmesi ve uygulamaya başarı ile ulaşması için ekonomide gerçekleşmesi gereken şartlar nelerdir?
106) Dalgalı kur rejimi çerçevesinde döviz kurlarında istikrarın oluşması ve böylece kur ile enflasyon arasındaki bağın zayıflaması, finansal disiplinin sürdürülebilmesi, bankacılık sisteminin güçlendirilmesi, kamu kesiminde etkinlik ve verimliliği arttırıcı yapısal reformların tamamlanması, finansal derinleşmenin sağlanması, ücret ve fiyat belirleme süreçlerinde geriye dönük endeksleme alışkanlığının kırılması, mal ve faktör piyasalarında sağlanacak esneklikle birlikte nispi fiyat yapısında oluşabilecek sorunların aşılmasıdır.
107) Enflasyon ile mücadele kapsamında 2000 yılında uygulamaya konulan politika nedir?
107) Kamu kesimi maaş ve ücretlerini hedef alan enflasyon oranına göre belirleme politikası
108) Kamu harcamaları reformu ile bütçe dışı fonların kapatılması, kamu ihale yasasındaki değişiklikler gibi yasal düzenlemelerle mali disiplin sağlanarak ne amaçlanmaktadır?
108)Kamunun ekonomide ki ağırlığının azaltılması ve böylece piyasa şartlarının egemen hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
109) Türkiye’de fiyat istikrarı amacına ulaşmak için kullanılacak araçların seçimi ve uygulama şartları kime bırakılmış ne gibi şartlar sağlanmıştır?
109)Merkez bankasına bırakılmış, araç bağımsızlığı şartları sağlanmıştır.
110) Para Politikası nedir?
110) Para arzı, kısa vadeli faiz oranları veya kurlar gibi enflasyon üzerinde belirleyici olan değişkenlerin kontrolüne dayanır.
111) Enflasyon hedeflemesi rejimine ne zaman geçilmiştir?
111)2006 yılında geçilmiştir.
112) Merkez bankası dalgalı kur rejimine ne zaman geçmiştir?
112) 2001 yılında geçmiştir.
113) 2005 yılında para reformu kapsamında neler yapılmıştır?
113)Paradan 6 sıfır atılmıştır.
114) Türkiye’de hedeflerin nokta hedef olarak seçilmesinin sebebi nedir?
114) Bunun sebebi kolay anlaşılabilir olmasıdır.
115) Enflasyon hedefleri tutmaz ise merkez bankası bunu neden açıklamak zorundadır?
115) Merkez bankasının yasasısın 42 maddesinde ki hükümden dolayı.
116) Enflasyon hedeflerinin tutmaması durumunda devreye ne girer?
116) Hesap verme mekanizması devreye girer.
117) Paranın içindeki gümüş miktarının en hızlı azaldığı dönem ne zamandır?
117) 1769 – 1843’tür.
118) Türkiye enflasyonla hangi yıllarda tanışmıştır?
118) 1950’li yıllarda tanışmıştır.
119) Türkiye’nin özellikle büyük bir enflasyon sorunuyla karşılaşmaya başladığı dönem ne zamandır?
119) 1970’li yılların ikinci yarısından sonra başlamıştır.
120) Fiyat seviyesi, para arzı ve döviz kuru arasındaki kısır döngü nasıl ortadan kalkar?
120) Kamu kesimi açıklarının giderilmesi ile ortadan kalkar.
121) Cumhuriyet döneminde enflasyonun kaynağı nedir?
121) Hazinenin merkez bankasından kredi kullanmasıydı.
122) Enflasyonun 1985 yılından sonra yeniden ortaya çıkmasının nedenleri nelerdir?
122) KİT ürünlerine yapılan zamlar, KDV uygulanması, bazı fonların ihdas edilmesinin faizlerin yükselmesinde rolü büyüktür.
123) 1980 yılları sonrasında Türkiye’de görülen enflasyonun başlıca sebepleri nelerdir?
123) Ücret artışları, vasıtalı vergi ve gümrük vergi oranlarındaki yükselişler, KDV gibi yeni vergi ve fonların ihdası, KİT ürünlerine yapılan yüksek zamlar, kredi faizlerinin yükselmesi, TL’nin aşırı hızlı değer kaybetmesi, kamu sektöründeki açıkların büyümesi, para arzının genişlemesi, ekonomide vergi dışı sektörün hızla büyümesi, tekellerin etkinliğinin kırılamaması, tekelci fiyat düzenlemeleri sayılabilir.
ÜNİTE 10
124)Ülkelerde istikrarsızlığı ortaya çıkaran nedenler nelerdir?
124) Dünya piyasalarında yaşanan gelişmeler, ülke içinde ortaya çıkan politik istikrarsızlıklar, yanlış makroekonomik politikalar, arızi gelişmeler veya ülke ekonomisindeki yapısal sorunlar
125) İstikrar Programlarının önemi nedir?
125) Hem kısa vadede dalgalanmaların hafifletilmesine hem de uzun vadede ekonominin yapısal sorunlarının çözümüne yönelik tedbirleri kapsamaktadır.
126) Reel krizler nedir?
126) Mal ve hizmet piyasalarında ortaya çıkan, enflasyon veya durgunluk şeklinde kendini gösteren dengesizlikler ile faktör piyasalarında meydana gelen ve istihdam düzeyini etkileyen dengesizliklerden oluşmaktadır.
127) Finansal krizler nedir?
127)Finansal piyasalarda finansal ataklarla ortaya çıkan ve ülkelerin para, bankacılık, borsa ve diğer finansal piyasalarında büyük çaplı dalgalanmalardır
128) Finansal krizlerin çıkmasında etkili olan faktörler nelerdir?
128) a)Arz ve talepteki ani dalgalanmalar b)sürdürülemeyen büyüme ve belirsizliğin artması c) enflasyon ve enflasyonu düşürmeye yönelik yanlış politikalar d)firma bilançolarının bozulması e)finansal serbestleşmeye erken geçiş ve deregülasyon f)aşırı borçlanma faiz oranlarının yükselmesi ve uluslar arası sermaye hareketleri g)kurdaki aşırı oynaklıklar ve yanlış kur politikaları
129) Finansal krizler nelerdir?
129)Borç krizleri, borsa kriz, para kriz, bankacılık kriz, ikiz krizler
130) Reel sektör krizleri nelerdir?
130)Mal ve hizmet piyasalarında yaşanan krizler (enflasyon, durgunluk) faktör piyasalarında yaşanan krizler (işsizlik), istihdamı etkileyen unsurlar, fiyat düşüşleri
131) Borç krizi nedir?
131)Bir ülkenin kamu veya özel kesime ait dış borçlarıyla kamunun iç borçlarını ödeyememe durumudur.
132) Borç krizlerinin sonuçları nelerdir?
132) Borçların çevrilememesine borç ertelemesi (konsolidasyon) borç takası gibi borçların yeniden yapılandırılmasına veya doğrudan ülkenin dış borçlarının ödeyemeyeceğini ilan etmesine (moratoryum) neden olur.
133) Borsa krizleri nedir?
133)Menkul kıymet borsasında görülen aşırı dalgalanmalardır.
134) Borsa krizlerinde ki dalgalanmaların kaynağı nelerdir?
134)Mikro düzeyde borsada faaliyet gösteren firmaların yapılarında ki bozulmalar, siyasi krizler, dünya piyasalarında ki hammadde ve emtia fiyatlarında ki hareketlilik gibi makroekonomik faktörlerde olabilir.
135) Para krizleri nedir?
135)Ulusal paranın değerinde ortaya çıkan büyük dalgalanmalardır.
136) Bankacılık krizleri nasıl ortaya çıkar?
136)Banka paniği ya da birkaç bankada ortaya çıkan yoğun fon çekilişleri şeklinde başlar.
137) Bankacılık krizlerinin ortaya çıkış sebepleri nelerdir?
137)Yasal düzenleme ve denetlemedeki yetersizlikler, zayıf muhasebe standartları, bankaların varlık ve yükümlülüklerinin vade yapısında ki dengesizlikler, ahlaki tehlike, ters seçim sorunları, bankaların sermaye yetersizliği ve ölçek sorunu, risk yönetiminin zayıflığı, kredi yoğunlaşması ve yüksek kamu açıkları sayılabilir.
138) İkiz kriz nedir?
138) Para veya bankacılık krizlerinden birinin ortaya çıkmasının ardından, her iki krizin birlikte yaşandığı durumu ifade etmektedir.
139) Ekonomide istikrarın sağlanmasında temel unsurlar nelerdir?
139) Fiyat istikrarı ve tam istihdam
140) Ortodoks istikrar politikaları neyi öngörür?
140)Sıkı para, sıkı maliye ve sabit kur politikası
141) Ortodoks istikrar politikalarının en önemli sorunu nedir?
141)Bütçe disiplini sağlamak konusunda başarılı olsalar dahi ekonomide durgunluğu beraberinde getirirler.
142) Heterodoks istikrar politikalarının temelinde ne vardır?
142) Sıkı para ve sıkı maliye politikaları ile sabit kur sistemine ek olarak ücret ve fiyat kontrolleri şeklinde uygulanan gelirler politikası yer alır.
143) IMF tipi geleneksel daraltıcı Ortodoks istikrar politikalarının uygulanmasında tercih edilen araçlar nelerdir?
143) Sıkı para politikası, faiz oranlarının yükselmesi, devalüasyon, sıkı maliye politikası, fiyat kontrollerinin kaldırılması, uluslar arası ticaretin serbestleştirilmesi.
144) Türkiye’de ilk kapsamlı istikrar politikası kaç yılında uygulamaya konmuştur?
144) 4 Ağustos 1958 alınan kararla uygulanmıştır.
145) 1958 istikrar programı çerçevesinde yapılan düzenlemeler nelerdir?
145) a)döviz alım işlemlerinde 1 dolar başına 6.22 TL vergi alınması, dolar kurunun 2.8 TL den 9 TL ye çıkarılması yoluyla devalüasyon yapılmıştır b) bütçe dengesinin sağlanması amacıyla kamu harcamalarında kısıntı yapılmış, kit ürünlerine zam yapılmıştır c) 422 milyon dolar dış borç ertelenmiş ve yeni bir ödeme planına bağlanmıştır. d)Dış ticarette serbestleşmeye gidilmiş, bu kapsamda ithalat üçer aylık programlara bağlanmıştır e) Emisyon hacmi kısıtlanmıştır.
146) 10 AĞUSTOS 1970 istikrar programının özellikleri nelerdir?
146)Yatırımın artırılması hızlı büyümenin sağlanması ön planda tutulmuştur. Hedefler kamu için zorunlu, özel sektör için yol gösterici niteliktedir.
147) 10 Ağustos 1970 programının kapsamında neler yapılmıştır?
147) a)Yüzde 67 oranında devalüasyon yapılmış dolar kuru 15 TL olarak belirlenmiştir. b) mali disiplin kapsamında vergiler yükseltilmiş, maaş ve ücretler dondurulmuş, KİT ürünlerine zam yapılmıştır. c) ekonomide arz daralmasını gidermek için ithalatta teminat oranları düşürülmüş, miktar kısıtlamaları azaltılmıştır.
148) Ödemeler dengesi ilk olarak hangi yıl fazla vermiştir?
148) 1973 yılında fazla vermiştir.
149) 24 Ocak 1980 istikrar programının diğer istikrar politikalarından önemli farkı nedir?
149)İç piyasaya yönelik üretimin yapıldığı ithal ikameci sanayileşme stratejisi terk edilerek piyasa ekonomisine dayalı, dışa açılmayı ve ihracata yönelik üretimi esas alan bir kalkınma politikası benimsenmiştir. Temeli Ortodoks politikalara dayanır.
150) 24 Ocak 1980 kararlarının kapsamı nelerdir?
150) a) % 48.6 lık bir devalüasyon yapılmış dolar kuru 47,1 den 70 TL ye yükselmiştir. 1 Mayıs 1980 den itibaren günlük kur uygulamasına geçilmiş, döviz alım ve satımları serbest bırakılmıştır b) Fiyatların piyasa koşullarında belirlenmesi hedefi doğrultusunda, Fiyat Saptama-Kontrol Koordinasyon Komitesi kaldırılmıştır. c ) kredi ve vadeli mevduat faiz oranları serbest bırakılmıştır d) kamu sektörünün küçülmesi doğrultusunda özelleştirme gündeme alınmış, kamu harcamalarında kesintiye gidilmiştir. e) dış ticarette serbestleşme hedefine yönelik olarak, ihracat artışı sağlamak amacıyla ihracat kredileri ihracata yönelik yeni teşvikler ihracata vergi iadesi uygulaması yeni vergi muafiyet ve istisnalar konulmuştur f) yabancı sermayeyi teşvik için yeni düzenlemeler yapılmış, bürokratik işlemlerin basitleştirilmesi için 50milyon dolara kadar olan başbakanlığa bağlı yabancı sermayesi dairesi görevlendirilmiştir.
151) 5 Nisan 1994 kararlarının kısa vadede hedefi nedir?
151) Döviz piyasası ve dış dengede istikrarın sağlanmasıdır.
152) 5 Nisan 1994 kararları ile yapılan düzenlemeler nelerdir?
152) a)Kamu kesimi borçlanma gereği ve enflasyonu düşürmeye yönelik kamu harcamaların azaltılması ve gelirlerin artırılması için kamuya yeni personel alımı durdurulmuş maaş ve ücret artışları sınırlandırılmış, vergi oranları artırılmış ve ek bazı vergiler konulmuş, Kit ürünlerine yüksek zamlar yapılmıştır. b)finans piyasalarına yönelik olarak mevduata getirilen garanti para 50 milyon TL den 150 milyon TL ye yükseltilmiş,6 Mayıs 1994’ten itibaren de mevduatların tamamı güvence altına alınmıştır. c)Yapısal sorunların çözümü olarak; kitlerin yapısının yeniden düzenlenmesi sosyal güvenlik reformuna yönelik kararlar alınmıştır.
153) 5 Nisan 1994 kararlarının özellikleri nelerdir?
153)Hem Ortodoks hem de heterodoks özelliktedir. Programın tamamın uygulandığı söylenemez. Dış dengede iyileşmeler görülmüştür.
154)1997 yılında Tayland’da başlayıp diğer Asya ülkelerine sıçrayan krizin nedenleri nelerdir?
154) a)söz konusu ülkelerde spekülatif hareketler, b) eksik yasal düzenlemeler, c)yüksek sıcak para hareketliliği sonucu finans piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, d)yüksek dış borç oranları
155) 1997-1998 krizleri sonrası yürürlüğe konulan istikrar tedbirleri nelerdir?
155) a)1997 Ağustos ve Eylül aylarında hükümet para piyasaları ile ilgili acil tedbirleri hayata geçirerek uluslar arası krizin Türkiye’ye sıçramasına engel olunmuştur, b)26 Haziran 1998 yılında IMF ile bir buçuk yılık yakın izleme anlaşması yapılmıştır, c)11 Aralık 1998 ithalatı azaltma ve ihracatı arttırmaya yönelik bazı önlem paketleri uygulamaya konmuş.
156) 9 Aralık ta yürürlüğe konulan ve 2000-2002 yıllarını kapsayan enflasyonla mücadele programının temel unsurları nelerdir?
156) a) Faiz dışı fazlanın arttırılmasına yönelik sıkı maliye politikası, b)enflasyon ile uyumlu gelirler politikası, c)uzun dönemde beklentileri iyileştirmeyi ve bu şekilde reel faizlerin düşürülmesini sağlayacak para ve kur politikası
157) 2001 krizinde bankacılık sektörünün sıkıntıları nelerdir?
157) a) Bankaların pasifindeki yabancı para ağırlığı, b) bankaların kaynaklarının yoğun olarak kamu iç borç senetlerinin kullanılması, c) aktif ve pasif kalemleri arasında vade uyumsuzluğu, d) yasal alt yapının finansal serbestleşmeyi takip edememesi, e) bankaların küçük olması ve özkaynaklarının yeterli olmaması, f) kamu bankalarının görev zararlarının artması, özel bankaların birçoğunun holding ya da grup bankası olması.
158) Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ne zaman yürürlüğe konmuştur.
158) 14 Nisan 2001 yılında yürürlüğe konmuştur.
159) Nisan 2001 istikrar programının hedefleri (ikincil hedefler) nelerdir?
159) a)Dalgalı kur sisteminde enflasyonla mücadelenin sürdürülebilmesi, b)bankacılık sektöründe hızlı bir yapılanma ve reel sektör arasında sağlıklı bir ilişki kurulması, c)kamu finansman dengesinin kalıcı şekilde güçlendirilmesi, d)toplumsal uzlaşma ile enflasyon hedefi doğrultusunda gelirler politikasının sürdürülmesi, e) etkinlik esneklik ve şeffaflığın sağlanmasına yönelik yasal alt yapının kurulması
160) 15 Mayıs 2001 de güçlü ekonomiye geçiş programı çerçevesinde bankacılık temel yapılandırma programının amaçları nelerdir?
160)a)Kamu bankaları mali sistem içinde bir istikrarsızlık unsuru olmaktan çıkarmak, b)TMSF bünyesinde bankaların sorunlarını en kısa sürede çözüme kavuşturmak, c)yaşanan krizlerden olumsuz etkilenen özel bankalarının sağlıklı bir yapıya kavuşmalarını sağlayacak düzenlemeleri gerçekleştirmek
161) 2008 krizinin belirtileri nelerdir?
161) a) Küresel ekonomide büyümenin hızla düşmesi, b)gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerinin yavaşlaması, c)büyük ülkelerin dünya çapındaki büyük bankalarının büyük kayıplar ve zararlar yazmaya başlaması ve krize doğru büyük sorunlar yaşanması, menkul kıymetler borsasında ciddi düşüşlerin yaşanmaya başlaması, d) 2000’li yılların başından beri uluslar arası para piyasalarında aşırı bollaşan likitidenin küresel çapta kurumaya başlaması
162) 2008 krizinin ortaya çıkmasını tetikleyen dinamikler nelerdir?
162) a)Menkul kıymetleştirme, b)derecelendirme kuruluşlarının rolü, c)asimetrik bilgi, d)makro ekonomik arka plan (para politikası)
163) Menkul kıymetleştirmenin avantajları nelerdir?
163) a)Konut kredilerinin banka bilançolarından çıkarılması, b)varlıkların likiditesinin artması, c)riskin farklılaşması
164) Menkul kıymetleştirmenin dezavantajları nelerdir?
164) a)İşletmenin paket satışlara yönelmesinin şeffaflığı giderek zayıflaması, b)mali güvenirliğin gözden geçirilmesini azaltmıştır.
165) Krizin ikinci önemli kaynağı nedir?
165) Uluslar arası derecelendirme kuruluşlarının değişen rolleridir.
166) Asimetrik bilgi en basit ifadesiyle nedir?
166) Alacaklı ve borçlu taraflarından birinin diğerine göre daha fazla bilgiye sahip olması ve bundan karşı tarafı haberdar etmemesidir.
167) Özellikle gelişmiş ülkelerin Küresel krizin durgunluğa girmesinin altında yatan önemli sebep nedir?
167) Toplam talepte ortaya çıkan daralmalardır.
168)43. Küresel kriz döneminde Türkiye’de oluşan işsizlik oranının diğer gelişmiş ülkelere göre daha fazla olmasının sebebi nedir?
168) Kayıt dışı istihdam, tarımdaki hızlı çözülme, köyden kente göçün artması ve diğer yapısal sorunlardır.
169) Küresel kriz ilk olarak hangi birimlerde etkilerini gösterir.
169)Ülke borsalarında.
170) Küresel krizin Türkiye üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir.
170) Borsa aşağı yönlü bir trend oluşmuş, TL dolar karşısında değer kaybetmiştir
171) 2004 ve 2009 GSUG oranları nelerdir?
171) 9.4 ve -4,7
172) 2004 ve 2009 enflasyon oranları nelerdir?
172) 9.3 ve 6,5
173) Küresel krizle mücadelede uygulanan para politikası önlemlerinin başında ne gelir?
173) Merkez Bankalarının faiz oranlarını düşürmesi gelir.
ÜNİTE 11
174) Osmanlının ilk parası nedir ne zaman basılmıştır?
174)Akçe 1326 yılında basıldı
175) Osmanlının ilk kâğıt parası nedir ne zaman basıldı?
175)Kaime 1843 yılında basıldı
176) Kaime ne zaman hangi olay sonrasında kaldırılmıştır?
176) Osmanlı Rus savaşlarından sonra 1879 yılında 4 kaime 1 altına eşitlenmiş ve kaime dolaşımdan kaldırılmıştır.
177) Türk lirasının değerini kaybetmesi üzerine çıkarılan kanun nedir?
177) Türk parasının kıymetini koruma kanunu 1930
178) Merkez bankası ne zaman kurulmuştur?
178) 1715 sayılı yasa ile 30 Haziran 1930 da kuruldu 3 Ekim 1931 çalışmaya başladı.
179) Merkez bankasının temel amacı nelerdir?
179) Ülkenin kalkınmasına desteklemek için reeskont oranlarını belirleyecek, para piyasasını ve para dolaşımını düzenleyecek, Hazine işlemlerini yerine getirecek, hükümetle birlikte Türk parasının değerini korumak için tüm önlemleri alacak.
180) Halen yürürlükte olan 2001 tarihli 1211 sayılı kanuna göre merkez bankasının temel amacı nedir?
180)Fiyat istikrarı sağlamak
181) Merkez bankasının temel görevleri nelerdir?
181) a)Açık piyasa işlemleri yapmak, b)hükümetle birlikte Türk lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejimini belirlemek, Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için döviz ve efektiflerinin vadesiz ve vadeli alım ve satımı ile dövizlerin Türk Lirası ile değişimi ve diğer türev işlemlerini yapmak c)Bankaların ve bankalarca uygun görülecek diğer mali kurumların yükümlülüklerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek d)reeskont ve avans işlemleri yapmak e)ülke altın ve döviz rezervlerini yönetmek f)Türk Lirasının hacim ve tedavülünü düzenlemek g)Finansal sistemde istikrarı sağlayıcı ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirler almak h)mali piyasaları incelemek I) Bankalardaki mevduatın veda ve türleri ile katılım bankalarındaki katılma hesaplarının vadelerini belirlemek
182) Merkez bankasının temel yetkileri nelerdir?
182) a)Banknot ihracı tek elden bankaya aittir, b)hükümet ile enflasyon hedefini tespit eder, c)para politikası uygulama, d)olağanüstü durumlarda TMSF ye avans vermeye, e)bankalara kredi vermeye, f)bankaların ödünç para verme esaslarını istemeye, g)bankalardan bilgi ve belge istemeye yetkilidir
183) Merkez bankasının organları nelerdir?
183)Genel kurul, başkanlık, Banka meclisi, Denetleme kurulu, yönetim komitesi, para politikası kurulu ve şubeler
184) Reeskont, iskonto ve faiz oranlarının saptanması açılacak kredilerin koşullarının belirlenmesi, Türk parasının değerinin belirlenmesi ile yetkili olan organ merkez bankasının hangi organıdır?
184) Banka meclisi
185) TCMB kanununda yapılan son değişikliklerin bankaya hangi özellikleri kazandırdığı ifade edilebilir?
185) a)Amaç ve araç bağımsızlığı, b)hesap verebilirlik ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, c)finansal bağımsızlık, d)para politikası kurulu, e)nihai borç verme mercii, f)finansal sistemin ve ödeme sistemin gözetimi, g)idari bağımsız
186) Mali sistemin temel fonksiyonu nedir?
186) Fon ihtiyacı olan kesimlere, fonların transferini sağlamaktır.
187) Türkiye’de mali kesim kaç grupta incelenir ve nelerdir?
187) 1. Merkez Bankası (parasal yetki kurumu) 2. Mali hizmet kuruluşları (aracı kuruluşlar) 3. Diğer mali kurumlar (para yapma gücü olmayan) 4. Yarı mali kurumlar (SGK)
188) Ülkemizde gerçek anlamda ilk kurulan banka nedir?
188) İstanbul bankası 1847
189) Osmanlı devletinde ilk ticaret ve mevduat bankası olup yabancı sermaye ile kurulan banka hangisidir?
189) Osmanlı bankası 1856
190) Osmanlı devletinde kurulmuş ilk ulusal sermayeli banka hangisidir?
190) Memleket sandıkları 1861
191) Cumhuriyet döneminde İzmir iktisat kongresi sonrası alınan kararla kurulan ilk özel banka hangisidir?
191) İş bankası 1924
192) Merkez bankası kaç yılında kurulmuştur?
192) 1930
193) Türk bankacılık sektörünü 2000 yılların başında sarsıntıya sürükleyen nedenler nelerdir?
193) a)Sermaye yetersizliği, b)bankaların yüksek miktarda döviz pozisyonu taşıması, c)banka ve kambiyo genel müdürlüğünün kontrol ve denetimde yetersiz kalması, d)holding bankalarının grup içi
kredi kullanımındaki sınır tanımayan davranışları.
194) 5411 sayılı bankacılık kanunun amacı nedir?
194) Değişen ve gelişen bankacılık faaliyetlerinin ve bunlara ilişkin risklerin daha iyi bir yasal çerçeveye oturtulması denetim ve gözetim faaliyetlerinin sistematik bir yapıya kavuşturulması ulusal program çerçevesinde bankacılık mevzuatının AB mevzuatı ve diğer uluslar arası standartlara uyumlaştırılmasıdır.
195) 5411 sayılı bankacılık kanunun getirdiği yenilikler nelerdir?
195) a)Kanunun kapsam maddesi genişletilmiştir, b)faaliyet konuları sayılarak Avrupa birliği direktiflerine uyum sağlanmıştır, c)bağımsız denetim değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşlarının görev tanımları yapılmış, d)yeni tanımlar getirilmiş (kredi kuruluşu gibi), e) koruyucu hükümler çerçevesinde ana ortaklık bakımından bütün sınırlamaların ve standart oranların konsolide bazda dikkate alınması bunların bildirimi zorunlu hale getirilmesi, f) kredi tanımı genişletilmiş, g) denetim ve bunun sonucunda alınacak önlemler açıkça belirtilmiştir.
196) 5411 sayılı kanuna göre Türkiye’de kurulacak bir bankanın bütçesi ne kadar olmalıdır?
196)30 Milyon TL
197) 5411 sayılı kanuna göre, Bankaların özkaynak (sermaye yeterliliği) bulundurmasının sebebi nedir?
197)Bankaların faaliyetlerinde karşılaşacakları riskler nedeniyle, oluşabilecek zararlara karşı yeterli özkaynak bulundurulması hükmüne varılmıştır. Bankalar yüzde 8 oranından az olmamak üzere belirlenecek sermaye yeterliliği oranını hesaplamak, tutturmak ve sürdürmek zorundadır.
198) 5411 sayılı kanuna göre Türkiye’de bankalar diğer kanunlarla öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla hangi işlemleri yapabilir?
198)Mevduat ve katılım fonu kabulü, nakdi gayri nakdi ve her suret ile kredi verme, her türlü ödeme ve tahsilât işlemleri, çek ve kambiyoların satın alma işlemleri, saklama hizmetleri, kredi kartı ve banka kartlarının ihracı ve bunların faaliyetlerinin yürütülmesi, para piyasası araçlarının alım satımı, kıymetli maden ve taşların alım satımı, basit veya karmaşık yapıda ki finansal araçların alım satımı, sermaye piyasalarının alım ve satımı, sermaye piyasalarının satışına aracılık işlemleri, başkalarının lehine teminat gibi garanti işleri, yatırım danışmanlığı işlemleri, portföy işletmeciliği ve yönetimi, alım satım işlemlerine ilişkin piyasa yapıcılığı, faktöring ve forfaiting işlemleri, bankalar arası para alım satım işlemlerine aracılık, finansal kiralama işlemleri, sigorta acenteliği ve bireysel emeklilik işlemleri, kurulca belirlenecek diğer hizmetler (maddeler kısaltılarak yazılmıştır)
199) Bankaların kullandırabileceği kredi miktarı ne kadardır?
199)Toplam öz kaynağının % 25’ini aşamaz
200) 1863 yılında kurulan Bank-ı Osmani Şahane’ye kaç yıl süreyle banknot basma yetkisi verilmiştir?
200)30 yıl süreyle banknot basma yetkisi verilmiştir.
201) T.C. Merkez Bankası ne kadarlık bir sermaye ile faaliyete geçmiştir?
201)15 milyon TL
202) TCMB pay senetlerinde A grubu pay senetleri kime aittir?
202) Devlete aittir.
203) Merkez Bankası başkanı kaç yıllık süreyle ve kim tarafından atanır?
203) 5 yıllık süreyle, Bakanlar Kurulu tarafından atanır.
204) Mevduat Bankaları nelerdir?
204) a) kamu ticari bankaları b)özel ticari bankalar c)yabancı bankalar d)katılım bankaları
ÜNİTE 12
205) Ödemeler Dengesi Politikası nedir?
205) Hükümetlerin ödemeler dengesini sağlamak, denge bozulur ise dengeye getirmek için yapmış olduğu tüm faaliyetleri kapsayan bir politikadır.
206) Ödemeler dengesinin hesapları nelerdir?
206) 2 ana hesabı vardır. Bunlar Cari İşlemler Hesabı ile Sermaye Hesabıdır.
207) Ödemeler dengesi verileri neye dayanır?
207) Büyük ölçüde döviz kayıtlarına dayanır.
208) Türkiye’de ödemeler dengesi uygulaması kaç dönemde incelenir?
208) 2 dönemde incelenir. Eski uygulama ve 1984 yılı öncesine dayanır.
209) Türkiye’de Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planının ilk uygulama yılı nedir?
209) 1963’tür.
210) Ödemeler dengesinin dar anlamdaki tanımı nedir?
210) Bir yıl içinde bir ülkenin yerlileri ve yabancıları arasında yapılan ödemelerin sistematik olarak tutulduğu belgedir.
211) IMF’ye göre ödemeler dengesinin geniş anlamda tanımı nasıldır?
211)Belirli bir süre içerisinde bir ekonominin yerlileri ile yabancıları arasında meydana gelen ekonomik akımlara bağlı değerlerin, transfer ödemelerinin ve rezervlerde meydana gelen değişikliklerin sistematik ve muhasebe kayıtlarına uygun olarak tespit edildiği istatistikî belgedir.
212) Uluslar arası denge açısından ülkelerin ödemeler dengelerinin açık ve fazlaları toplamda birbirine eşit olması zorunluluğunun nedeni nedir?
212) Çünkü bir ülkenin açığı diğer bir ülkenin fazlası ile kapatılır.
213) Hizmetler (görünmez işlemler ) dengesi nedir?
213)Hizmet kalemleri gelir ve gider toplamları arasındaki farka denir.
214) Karşılıksız transfer hesabı neyi kapsar?
214) Bir ülkenin satın alma gücünün diğer ülkelere ticari amaçlar dışında karşılıksız devredilmesi durumunda ortaya çıkan ekonomik işlemleri kapsar
215) Cari işlemler dengesi nedir?
215) Cari işlemler hesabının üç alt hesabının alacak ve borçlu tarafların toplamı arasındaki farktır
216) Ödemeler dengesi ve döviz kayıtları arasında ki farklılıklar nelerdir?
216) A) Kapsam; ödemeler dengesinde olmayan kalemler döviz kayıtlarında olabilir. B) Sınıflandırma; döviz kayıtları döviz giriş ve çıkışları esnasında meydana gelir, işlemler ise mülkiyet değişimi sırasında kaydedilir C) zamanlama; döviz kayıtları resmi para otoritelerinin kontrolü için ödemeler dengesinden daha ayrıntılı şekilde sınıflandırılır.
217) FOB ve CIF nedir?
217) FOB: İhracatçının ürünleri nakliye yapılacağı geminin güvertesine taşıyana kadar olan sorumluluğunu içerir. CIF: Mal bedeli, sigorta ve navlunu kapsamaktadır.
218) Hizmetler dengesinin fazla vermesinin arkasındaki en önemli faktör nedir?
218) Turizm gelirleri
219) Cari işlemler açığını oluşturan etken nedir?
219) Tasarrufların azalması (tüketimin artması) veya yatırımların çok hızlı artmasıdır.
220) Türkiye’de cari işlemler ve sermaye hesapları açıkları nasıl finanse edilmiştir?
220) Rezerv hareketleriyle finanse edilmiştir.
221) Dış Ticaret Politikası nedir?
221) Ödemeler dengesinin cari işlemler hesabındaki ihracat ve ithalat kalemleri üzerindeki tüm hükümet faaliyetlerini kapsayan bir çeşit dış ekonomi politikasıdır.
222) Dış ticaret politikaları kaça ayrılarak incelebilir?
222) İçe dönük ve dışa açık olarak iki şekilde
223) Dış ticaret ne ile ilgilidir?
223) Kaynak tahsisi ile ilgilidir
224) Dünya ülkeleri, uyguladıkları dış ticaret politikalarına göre kaç gruba ayrılır.
224) a)Dışa açık b)içe dönük, c)dışa kısmen açık d)kısmen içe dönük
225) Dışa açık dış ticaret uygulayan ülkelerin izledikleri politikalar nelerdir ve hangi ülkelerdir?
225) Dolaysız kontroller asgari seviyede olup efektif koruma oranları düşüktür. Kore ve Singapur
226) Dışa kısmen açık dış ticaret uygulayan ülkelerin izledikleri politikalar nelerdir ve hangi ülkelerdir?
226)Efektif koruma oranları kısmen düşük dolaysız kontroller yaygın kullanılmaz. Brezilya, Endonezya, Malezya, Tayland, Şili, İsrail, Türkiye (1980 den sonra)
227) Kısmen içe dönük dış ticaret uygulayan ülkelerin izledikleri politika nasıldır ve hangi ülkelerdir?
227) Ülke içini hedefleyen üretim karlıdır, efektif koruma oranları yüksek, dolaysız kontroller yaygın, döviz kuru aşırı değerlidir. Kolombiya, Kenya, Meksika, Pakistan, Filipinler, Senegal, Sri Lanka,
228) İçe dönük dış ticaret uygulayan ülkelerin izledikleri politika nasıldır ve hangi ülkelerdir?
228) En önemli göstergesi ülke içine yönelik üretimin çok karlı olmasıdır. Efektif koruma oranları çok yüksek olup, dolaysız kontroller yaygındır, döviz kuru aşırı değerlidir. Bangladeş, Bolivya, Gana, Hindistan, Nijerya, Peru, Sudan, Tanzanya ve 1980 öncesi Türkiye
229) Yapısal sorunların çözülebilmesi için dünya trendlerine uygun bir ürün yapısına ulaşması ve istikrarlı bir ihracat artışı sağlayacak bir stratejik planın belirli bir vizyon doğrultusunda oluşturulması amacıyla 2004 yılında dış ticaret müsteşarlığı tarafından hazırlanan plan nedir?
229) İhracat stratejik planıdır.
230) İhracat stratejik planın amacı nedir?
230) Sürdürülebilir ihracat artışını sağlayacak ihracat yapısını oluşturmak.
231) Dünya Bankasına göre, Türkiye hangi yıllarda içe dönük politikalar izlemiştir?
231) 1963 – 1973 yılları arasındadır.
232) Osmanlıda dış ticarete ilişkin veriler kaç yılından sonra tutulmaya başlanmıştır?
232) 1873 yılından sonra tutulmaya başlanmıştır.
233) Bir ekonomide dış ticaretin yerini belirlemede en önemli kriter nedir?
233) İhracat ve ithalatın o ülkenin GSUG içindeki oranının bulunmasıdır. Bunun yanı sıra kişi başına ihracat ve ithalat değerleri ile dünya ihracat ve ithalatındaki payının diğer ülkelerle karşılaştırılması da kriter olabilir
234) 2009 yılında ihracatın GSUG deki oranı kaçtır?
234) %18.78’dir.
235) Türkiye’nin dış ticareti zaman içinde incelendiğinde ortaya hangi gerçek çıkmaktadır?
235) Türkiye geleneksel olarak OECD ülkeleriyle ticaret yapmaktadır.
236) İhracatımızda ilk sırayı kim alır.
236) Almanya daima birinci sıradadır. İkinci sırayı zaman zaman ABD, İtalya ve İsviçre almıştır.
237) Ülkeler bazında incelendiğinde, Rusya’dan sonra ithalatta en fazla ağırlığı bulunan ülkeler kimdir?
237) Almanya, Çin, ABD ve İtalya’dır.
238) Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi içinde önemli bir ekonomik potansiyele sahip Rusya ile ne zaman Doğalgaz Sevkiyatına dair anlaşma yapılmıştır?
238) 18 Eylül 1984 tarihinde anlaşma yapılmıştır.
239) Türkiye’nin tarımsal ürün ihracatı içinde en önemli yeri ne tutmaktadır?
239) Bitkisel ürünler (pamuk, tütün, fındık, kuru üzüm gibi dört klasik ürün) gelmektedir.
240) İhracatın ana mal grubuna göre incelendiğinde hangi mallar ağırlığını korumaktadır?
240) Ara mallar
241) Dünya ekonomisinde 1980-2009 yılları arasında ihracatın ithalatı karşılama oranı % 100 olan üç sanayileşmiş ülke hangileridir?
241) Almanya, kanada, Japonya
242) Türkiye’nin ithalatının sektörel dağılımı incelendiğinde, en önemli sektör hangisidir?
242) Sanayi sektörüdür. Sektörde imalat sanayi ürünleri önemli yer tutmaktadır.
243) Sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak amacıyla neler yapılmalıdır?
243) Inovasyona ve AR-Ge’ye dayalı, katma değeri yüksek, markalı ürün ve hizmetlerin üretim ve pazarlama süreçleri desteklenmelidir.
ÜNİTE 13
244) Osmanlı Devletinin gümrükler ve dış ticaret üzerinde kontrol yetkisi ve denetimi yapan kuruluş kimdir?
244) Düyun-u Umumiye idaresidir.
245) Türkiye Cumhuriyeti gümrüklerine ne zaman hakim olabilmiştir?
245) 1929 yılında Lozan Anlaşmasının geçici maddesi yürürlükten kaldırılarak hakim olmuştur. (1923-1929 arası hakim olamamıştır)
246) Dar anlamda döviz nedir?
246)Yabancı paralar üzerine yazılı ticaret poliçelerini ifade eder
247) Geniş anlamda döviz nedir?
247) Bütün yabancı paralar ile yurt dışında geçerli her türlü ödeme aracı ve senettir.
248) Kambiyo nedir?
248) Yabancı ülke parasıyla yazılı ticari senet havale ve çek şeklindeki dövizdir.
249) Kambiyo işlemlerinde efektif nedir?
249) Yabancı ülke kâğıt parası veya banknotu ile altın ve gümüşe denir.
250) Kuvertür nedir?
250) Yabancı ülkede yapılacak ödemenin döviz karşılığı olan dövizdir.
251) Uluslar arası döviz borsalarında döviz fiyatının belirlenmesindeki usuller nelerdir?
251) Bunlar serten ve enserten usullerdir. serten; ulusal para biriminin yabancı ülke parasıyla ifade edilmesidir. Enserten; yabancı para birimini ulusal para birimi ile gösterilmesidir.
252) Türkiye cumhuriyetinde döviz rejimini düzenleyen ilk yasa hangisidir?
252) 1447 sayılı menkul kıymetler ve kambiyo kanunu (16 Mayıs 1929)
253) 1447 sayılı menkul kıymetler ve kambiyo kanunu ile maliye bakanlığına verilen yetkiler nelerdir?
253) Döviz spekülasyonlarını önlemek, döviz alım satım işlemlerini düzenlemek ve sınırlandırmak konularında yetki verilmiştir.
254) Türk parasının kıymetini koruma kanunu ne zaman çıkarılmıştır?
254) 25 Şubat 1930 1567 sayılı
255) Türkiye ile IMF arasında imzalanan IMF kuruluş anlaşması (ana anlaşma) kaç yılında hangi yasa ile çıkarılmıştır?
255) 5016 sayılı yasa 19 Aralık 1946
256) Resmi konvertibilitenin özellikleri nelerdir?
256) Üye ülkeler, Merkez bankaları veya diğer devlet organları arasında geçerlidir. Üye ülkeler başka bir üyenin elinde bulunan kendi ulusal parasını, bu üyenin talep etmesi durumunda satın almak zorundadır. Ancak bu paranın yakında gerçekleştirilmiş cari işlemler ile ilgili olmaması gerekir. Ulusal parasını satın alan üye ülke, karşılığını SDR ( SDR, özel çekme anlamına gelir, IMF tarafından oluşturulan uluslararası bir ödeme ve rezerv aracıdır.) veya dönüştürme talebinde bulunan üye ülkenin parasıyla ödeyebilir
257) Döviz Denkleştirme Fonu nedir?
257) Fiyatlar yükseldiğinde, açık piyasa işlemleriyle piyasaya müdahale edilmesidir.
258) 11 Ağustos 1989 tarihli Türk parasının kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karar ile ne sağlanmıştır?

4

Eylül
2012

Genel Kültür Bilgileri

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  300 Kez Okundu

- Abbasi devletini Moğollar yıktılar.
– İlk deniz altıyı geliştiren Osmanlı bilgini İbrahim Efendi
– Kırgızistan’ın başkentinin adı Bişkek
– Fas’tan İspanya’ya geçerek gemileri yakan Tarık Bin Ziyad
-Mısır’ı fetheden komutan sahabe Amr Bin As
– Lübnan’ın başkenti Beyrut
-İspanya’nın başkenti Madrid
-Romanya’nın başkenti Bükreş
– Macaristan’ın başkenti Budapeşte
-Polonya’nın başkenti Varşova
-Tacikistan’ın başkenti Duşanbe
– Özbekistan’ın başkenti Taşkent
-Müslümanlara Anadolu’nun kapısını açan savaş , Malazgirt
– Türkiye’nin Irak ile sınır kapısı Habur
-Türkiye’nin en uzun nehri ,Kızılırmak
-Afganistan’ın başkenti ,Kabil
-İlk Osmanlı halifesi ,Yavuz Sultan Selim
– Kızıl denizi Akdeniz’e bağlayan kanal
Süveyş kanalı
– Ayasofya cami 1935 yılında müzeye çevrildi.
– Nato 1949 yılında kuruldu.
-Osmanlı devleti ilk matbaayı 1729 yılında kurdu.
-Türkiye’de ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapıldı?
-1951 yılı İmam Hatip Okullarının açılışı.
– Süleymaniye camii’nin temeli 1550 yılında atıldı.
– Birleşmiş Milletlerin kuruluş tarihi:1945
– Camilerde hutbeler 1925 yılında Türkçe okutulmaya başlanmıştı.
– Türkçe ezan 1932 yılında okutulmaya başlandı.
-TRT 1964 yılında kuruldu.
-Tevhid-i Tedrisat Kanunu 3 mart 1924 tarihinde çıkmıştır.
-Divanü Lugat-it-Türk adlı eseri ,Kaşkarlı Mahmud’a aittir.
-İstanbulu ilk kuşatan Türk devleti ,
Avarlar
-TBMM’ni ilk tanıyan ilk devlet: Afganistan
– Nüfusu en kalabalık 5 şehrimizi sırayla :İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana

4

Eylül
2012

Mbst Sınavını Kazandıracak Seçme Notlar-2

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  404 Kez Okundu

1- Sadece merfu hadisleri fıkıh konularına göre tasnif eden eserlere ne ad verilir? Sünen

2- Mürsel hadis; tabiinin sahabeyi atlayarak direkt Hz. Peygamber’e izafe ettiği hadistir.

 3-Merfû hadis; Hz. Peygamber’e izafe edilen söz, fiil ve takrirlerdir.

 4- Maktu hadis; rivayetin tabiine izafe edilmesidir.

5-“Râvi ile Hz. Peygamber arasında en az vasıtanın (ravinin) olduğu senede  Ali İsnad  denir .

6-Senedi muttasıl olarak rivayet edilmiş olan merfu hadise Müsned adı verilmiştir.

7-Süneni Erbaa nedir?Bunlar, sırası ile En-Nesâ’î’nin Sünen’i, Ebû Dâvût’un Sünen’i, et-Tirmizi ve İbn Mâce’nin Sünen’leridir.

8-İslam düşünce tarihinde kimliklerini gizleyerek yazmış oldukları  risalelerde görüşlerini toplamak suretiyle ansiklopedik bir eser meydana getiren ekol İhvan-ı Safa

9- Miras konusunu Nisa Suresi ayrıntılı bir şekilde ele alır.

10- Vucuh, bir kelimenin birkaç anlama gelmesidir.  Nazâir ise birkaç kelimenin aynı  anlama vaz’ edilmesidir.

11- “İnsan, melek ve cin gibi varlıkların yahut da bir topluluk veya kabilenin,

Kur’ân’da açıkça değil de ism-i işâretler, ism-i mevsuller, zamirler, cins isimler,

belirsiz zaman zarfları ve belirsiz mekân isimleriyle zikredilmesi” Mübhemâtü’l-Kur’ân ilmi disiplin çerçevesinde incelenmektedir

12-Muvalat: Abdest alırken organların kurumadan peş peşe yıkanmasını ifade eden terim  .

13- Büyük günah işleyen kimseyle ilgili Ehli Sünnet’in yaklaşımını yansıtan ifade

,Kişi işlediği günahı helal saymadıkça kâfir olmaz.

15- “Kulları için en iyi olanı yaratması Allah için gereklidir” ve “kul fiillerinin

hâlıkı’dır” şeklindeki düşünceler, Mutezile’nin beş esasından Adalet  ile ilgilidir.

 16- Kelam tarihinde Felsefi Kelam döneminin sistemli bir şekilde başlatılması

noktasında büyük rolü olan “el-Metâlibu’l-Aliye ve el-Muhassal” adlı eserlerin

yazarı  Fahrettin Razî

18-Istıslahı en çok kullanan mezhep Malikî

19- Hanefi mezhebinde  “Tarafeyn” diye adlandırılan iki imam, Ebu Hanife-Muhammed

20-Dinler üç kısma ayrılır.

1-Hak din: Allah (c.c.) tarafından Peygamberler vasıtasıyla insanlara bildirilen ve hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze ulaşan dindir. Bu din İslam dinidir.

2-Muharref Din: Allah tarafından Peygamberler vasıtasıyla bildirilen, fakat sonradan insanlar tarafından değişikliğe uğrayan dindir. Hiristiyanlık ve Yahudilik gibi.

3-Batıl Din:İnsanlar tarafından uydurulan dinlerdir. Putperestlik gibi.

21-Kitap, sözlükte “yazmak ve yazılı belge” anlamına gelir. Terim olarak ise, Allah Teala’nın kullarına yol göstermek ve aydınlatmak üzere peygamberine vahyettiği sözlere ve bunun yazıya geçirilmiş şekline denir. Çoğulu “kütüb”dür. Hıristiyan ve yahudilere ilahî kitap olarak İncil ve Tevrat verildiğinden onlara “Ehl-i kitap” denilmiştir. İlahî kitaplara Allah katından indirilmiş olması sebebiyle “kütüb-i münzele” veya “semavî kitaplar” da denilir.

22-Selef-i Salihin:Ashab-i Güzin ile Tabiine   denir.

23-Müsned:İmam  Ahmed ibni  Muhammed  İbni Hanzeleye aittir.

24-Edille-i Erbaa:(Usul-i Erbaa, 4  delil, dört esas)Kitap, sünnet,icma  ve kıyas.

25-Fıkıh:İslam  hukukuna ait  ilme Fıkıh denir.

25-Eimme-i Erbaa(Dört imam):Dört  ameli  mezhep imamlarımızdır.

26-Eimme-i Selase:İmam-ı  Azam dan başka  üç imama  eimme-i selase   denir.

27-Müstehab olan şeylere;mendup,fazilet,nafile ,tatavvu, edeb adı  da denir.

28-Başın  tamamını  bir su ile  meshetmeye Kaplama Mesih denir.

29-Tesvib:Beş vakit namazlar için ezan  okunduktan sonra , ayrıca  cemaatı çağırma  maksadıyla  vakti sala gibi  birifade kullanılmasına tesvib, tekrar bildirme  demektir.

30-Bir namazı vaktinde kılmaya  eda, vaktinden  sonra kılmaya  da kaza dendir.

31-Ahd-i atik :Tevrat

32-Ahd-i cedid :İncil.

 33-Ezanı ruyasında öğrenen sahabi,Abdullah bin Zeyd’dir

34–Rasul :Allah tarafından kendisine kitap verilen Peygamber demektir.
35-Başlangıçta Rasulullah s.a.v. aleyhinde hicviyeler yazdı, fakat sonra pişman olup Medineye af olunmak ümidi ile gitti. Rasülullah s.a.v.’ın huzurunda müslümanlığı kabul etti ve Hz. Peygamber s.a.v.’i öven meşhur “BÜRDE” Kasidesini okudu. Rasülullah s.a.v. çok memnun kaldı, sırtından hırkasını çıkararak ona giydirdi. Bu şair Sahabi,Kab b. Züheyr r.a.’dır.
36-Kabe’nin etrafında usülüne göre yedi defa dolaşmaya Tavaf denir.

37-Metaf: Tavaf edilen yere denir. Mesa: Safa ile Merve arasında Say edilen yere denir.
38-Aişe Annemize münafıklar tarafından atılan iftira, ifk hadisesi olarak tarihe geçmiştir. Bu olay Mureysi gazasında olmuştur.
39-Su bulunmadığı için teyemmümün farz kılınması Müreysi gazası  esnasında.
40-Mekkenin Fethinin sebebi ,Hudeybiye andlaşmasının bozulması.

4

Eylül
2012

Mbst Sınavı Kazandıracak Seçme Notlar

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  268 Kez Okundu

 1-Gazve ve Seriyye:peygamberin bulunduğu savaşlara denir. Seriyye ise bizzat katılmadığı sahabeleri görevlendirdiği birliklerdir

2-İlk mescid Kuba mescididir.

3-Kuranı çoğaltan grubun başkanı zeyd b. sabittir.

4-Sebut tıval ( yedi uzun sure ): Bakara,Ali İmran, Nisa, Maide,Enam ve Enfal sureleridir.

5-Vücuh: Lafızları aynı, manaları farklı olan kelimelere denir.

6-İlhadi tefsir: Kuran ve sünnetin açık hükümlerine aykırı tefsirlere denir.

7-Burhanı Limmi: Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delillerdir.

8-Ahdi atik:Tevrat / Ahdi Cedid: İncil

9-Tevrat: Kanun,Öğreti demek; İ

10-ncil : Müjde demek

11-Berzah:ölümden Mahşerdeki dirilişe kadar süren hayat kabir/Berzah hayatıdır.

12-Küsuf: güneş tutulma namazı/ Husuf: ay tutulma namazı

13-Peygamberin vefatından sonra sahabiler Sakifetü beni saide denilen yerde Hz. Ebu bekire biat etti.

14-Dehriyyun: zaman ve maddenin ebediliğini savunanlar.

15-Mezheb: bir dinin bilginleri arasındaki yorum farklılıklarından meydana gelen görüş farklılıklarıdır.

16-Medinede inen son sure Nasr suresidir.

17-Ayet:Alamet,nişan,ibret,emri acip,burhan ve delil manasına gelir.

18-Aksamul kuran: Kurandaki yeminlerdir.

19-İtikadi mezhepler:selefiyye,maturidiyye ve eşariyyedir.

20Halkulkuran:kuranın mahluk olup olmadığı tartışmasıdır.

21-Mutezilenin kurucusu:vasıl b. Ata

22-Cebriyye:kurucusu, Cehm b. Safvandır. İnsan fiillerinde hür değildir.

23-Kaderiye:Kurucusu,Mabed el-Cühenidir.kaderi inkar ederler,insan fiillerinde hürdür.

24-Hükmü itibarıyla hac çeşitleri:Farz,Vacip ve Nafile hac

25-Edası itibarıyla hac çeşitleri:Kıran,Temettü ve İfrad haccı

26-Afaki;Mikat sınırları dışında oturan kişiler için kullanılır.

27-Teyamun;Tavafı kabenin sağından yapmaktır.

28-Izdıba:Omuzlara alınan ridanın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atarak sağ omuzu ve sağ kolu açıkta bırakmak.

29-Remel:Koşmaksızın çalımlı ve süratli yürümek

30-Hıll;Harem ile mikat arasındaki bölgedir.

31-Eyyamı Mina: Zilhiccenin 10,11,12 ve 13. günleridir.

32-Ziyaret tavafı haccın farz olan tavafıdır.

33-Tehallül:İhram yasaklarının sona ermesidir.tehallülü evvelden sonra cinsel ilişki yasağı devam eder,bu yasak tehallülü sani ile kalkar.

34-İhsar:Hac veya umre için ihrama giren kimsenin elinde olmayan bir sebeble ihramdan çıkmasıdır.

35-İstihlaf:namazda abdesti bozulan imamın yerine cemaatten birini geçirmesidir.

36-Kerrubiyyun:Arşın etrafında bulunan meleklere denir.

37-Müşkilül kuran: Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu zanndeilen ayetlere denir.

38-Nefri evvel:Bayramın 3. günü minadan ayrılmaya denir.

39-Revatip: 5 vakit namaza bağlı olarak kılınan nafile namaz; regaip ise 5 vakit namaza bağlı olmaksızın kılınan namazlara denir.

40-Vatanı sükna: 15 günden az kalmak üzere gidilen yer. vatanı ikame:15 günden fazla kalınacak yer; vatanı asli;kişinin doğup büyüdüğü,yerleştiği yer.

41-Eyyamı bid. Kameri ayların 13,14 ve 15. günleri oruçla geçirmek.

42-Ehli kıble: kabeye doğru namaz kılmanın farz olduğunu kabul edenler için kullanılır.

43-Mukarrebun-İlliyyun: Daima Allahı tesbih eden ve anan, Allaha çok yakın ve onun katında şerefli mevkii bulunan melekler.

44-İcaz:Kuranın özlü oluşu, kelime ve cümlelerin derin ve eşsiz anlamlartaşımasıdır.

45-Besmele ile başlamayan sure Tevbe suresidir.

46-Sebul Mesani (tekrarlanan 7 ayet) Fatiha suresidir.

47-Elmalılı Hamdi Yazır: Hak dini Kuran Dili adlı tefsiri var.

48-Zelletülkari: kıraat okuyuş hatalarıdır.

49-Kavme:Rukudan doğrulmaktır.

50-Kabenin 4 rüknü:1) Rüknü haceri esved, 2)Rüknü Yemani, 3) Rüknü Iraki, 4)Rüknü Şami.

51-Mültezem:Kabenin kapısı ile haceri esved arasındaki yerdir.

52-Cemrelerin mekkeden minaya doğru sıralanışı: Cemrei ula, cemrei vusta ve cemrei akabedir.

53-Metaf: tavaf yapılan alan.

54-İhcac: hac için bedel tutmaya denir.

55-Farz olan Ziyaret(İfaza) tavafının son vakti ömrün sonuna kadar devam eder.

56-Kütübü sitte:Buhari-Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-İbn Mace- Nesai .

57-İlk fıkh usulü kitabı şafiye ait olan er risaledir. imam şafinin eski görüşlerini ihtiva eden eseri hucce’dir.son görüşleri ise Ümm adlı eserindedir.

58-Muvatta, imam malike aittir. müsned ise ahmed b. hanbele aittir.

59-Cami:İbadet, muamelat ve ukûbata dair hadislerin yanı sıra, Kur’an-ı Kerimin fazileti, yaratılış, menâkıb ve benzeri konuları ihtiva eden hadis mecmualarıdır.

60-Sünen:Bu hadis mecmuaları, tahâret (temizlik)’ten vasiyete kadar olan bütün ibadet ve İslâm hukuku ile ilgili hadisleri ihtiva eden kitaplardır.

61-Musannef:tabiin döneminden sonra gelen neslin hadisleri konularına göre ayırıp, belirli bir düzen içinde yazmaya başlamaları ile yeni bir hadis kitabı türü ortaya çıkmıştır. Bu tür eserlere ‘musannaf’ denir.

62-Nizamiye medreseleri selçuklu sultanı Alparslan zamanında kuruldu ve yaygınlaştı.

63-Mevkuf hadis: isnadı sahabede biten hadislere denir.

64-Merfu hadis: isnadı peygamberde biten hadisler

65-Maktu hadis: İsnadı tabiinde biten hadisler.

66-Mebsut, İmam Serahsinin eseridir.

 

 

67-Bir kimsenin kıra gömüp hatırlamadığı mala malı dımar denir.

68-Zevaid sünnet:Hz. Peygamber (s.a.v.)’ in bir insan olmasıitibariyle yaptığı,

69-Secavend: Ayetlerde durulması ve geçilmesini belirleyen işaretlere denir.

70-Taabbudi:manası sadece Allah tarafından bilinen emirler.

71-Ahîlerin el kitabı olan ve daha çok ahlaki kurallar ve psikolojik öğretiler içeren eserlere fütüvvetname denir.

72-Garibul hadis: Hadis lügati niteliğindeki eserlere verilen isimdir.

73-Ahbar: Tevratı ve hükümlerini iyi bilen yahudi alimleri.

74-Ahkamul kuran: İbadet, mualemet,keffaret ve ukubat ile ilgili ayetlerin yorumunu konu edinen bilim dalıdır.

75-Aksamul kuran:Kuranda geçen yeminleri konu edinir.

76-Celse: İki secde arası oturuş.

 77-Emsalul kuran: Kuranın meselleri.

78-Fevat: hac vazifesini yapan kimsenin süresi içinde arafe vakfesine yetişememesi.

79-Garibulhadis: hadislerdeki anlaşılması zor ve ancak sahanın uzmanları tarafından anlaşılabilen kelimelere denir.

80-Garibul Kuran: Tefsirde anlaşılması zor olan kelimeleri konu edinir.ilmin öncüsü Abdullah b. abbastır.

81-Kütübi tisa: Kütübü sitteye 3 ilave eserle oluşur.bunlar Dariminin süneni, imam malikin muvattası ve ahmed b. hanbelin müsnedi+ yukarda sayılan 6 kitap.

82-Mişna: Tevratın hükümlerini açıklayan şifahi beyanların yazıya geçirilmiş şeklidir.

Miun: ayet sayısı 100 den fazla olan sureler.

83-Talmud: sözlü tevratın yazıya geçirilmiş şekli olan mişna üzerine yapılmış tefsir ve yorumlardır.

84-İşari tefsir:tasavvufi tefsir.

85-Telfik, değişik mezheplerin görüşlerinden faydalanmak.

86-Yemini lağv: bir şeyin öyle olduğu zannedilerek ya da ağız alışkanlığıyla yapılan yeminlerdir. keffaret gerekmez.

86-Yemini ğamus: yalan yere, bile bile yapılan yemin.

87-Yemini münakid. mümkün olan ve geleceğe yönelik bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yapılan yemindir. bu yeminin keffareti 10 fakiri doyurmak veya giydirmek veya köle azat etmektir. buna gücü yetmeyen kimse 3 gün peşpeşe oruç tutar.

88-Zelle.peygamber hataları.

89-Hanefide isfar yani sabah namazını oralık aydınlandıktan sonra kılmak müstehaptır

90-Ebu hanifeye göre huruç bi sunih yani namazdan kendi fiili ile çıkmak rukundür.

91-Ezan okunurken her cümle arasında biraz beklenir ve ikinci cümlede ses biraz yükseltilir. buna teressül veya irtisal denir.kamet ise duraklama yapılmaksızın seri okunur. buna hedir denir.

92-Muhazatün Nisa: kadınların erkeklerle aynı safta veya hizada bulunmasıdır.

93-Kefeni sünnet: Erkek için Kamis,izar ve lifafe;kadınlar için bunlarla birlikte baş ve göğüs örtüsüdür.

94-Kefeni kifayet:erkek için izar ve lifafe ve kadın için bir de başörtüsüdür.

95-Kefeni zaruret ise tek parça beze sarılmak.

96-Nema: Zekatın şarlarından olan nema malın artıcı nitelikte olmasıdır.

97-Havelanül havl :Malın üzerinden bir kameri yıl geçmesidir.

98-Nisab:Altında 20 miskal:85 gram; Gümüşte 200 dirhem:595 gram; hayvanlarda 5 deve;30 sığır ve 40 koyundur.

99-Rikaz:yer altındai maden, define hazine gibi şeyler için kullanılır.

100-İhramın Rükunleri: Niyet ve telbiyedir.

101-Haccın farzları ihram,arafat vakfesi ve ziyaret(ifaza) tavafıdır.

102-Remyi cimar:Şeytan taşlama işlemi.

103-ilk tehallül: Cinsel ilişki dışında yasaklar kalkar. saçların traş edilmesiyle başlar.ikinci tehallülde ise cinsel ilişki dahil tüm yasaklar kalkar.ziyaret tavafının yapılmasıyla olur.

104-Umrenin farzları ihram ve tavaftır.

105-Sahih ilmam: Umre ile hac arasında herhangi bir sebeble memlekete dönmek.

106-Hedy:hac ve umre menasikiyle ilgili kesilen kurbana denir.Kurban bayramı dolayısıyla kesilene ise udhiyye denir.

107-Cinayet:İhramlıyken harem bölgesinde yapılması yasak olan şeylerin yapılmasına denir.

108-Rici talak: kocaya yeni bir nikaha ihtiyaç olmadan boşadığı karısına dönme imkanı veren boşama türüdür.

109-Bain talak: kocaya boşadığı eşine ancak yeni bir nikahla dönme imkanı veren boşama şeklidir.

110-Karşılıklı rıza ile boşanmaya muhalea veya hul denir.

111-Mahkemeye boşnma için başvurmaya tefrik denir.

112-Lian: karısına zina etti deyip bunu ispat edemeyen karı kocanın karşılıklı lanetleşmesididr.

113-İLa: Kocanın 4 ay veya daha fazla karısına yaklaşmayacağına yemin etmesi, adamasıdır.

114-Lukata:buluntu mal.

115-Tanah:yahudilikteki yazılı dini edebiyattır.

4

Eylül
2012

Din Görevlileri için Mbst Sorularına Hazırlık Notları

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  300 Kez Okundu

1-Hz. Osman’ın (ra) çoğalttığı nüshalarda nokta ve hareke bulunmuyordu. Hicrî 65 tarihinde Abdulmelik b. Mervan (v.86/705) zamanında Hz. Ali’nin (ra) talebesi ve Arap gramercisi/ nahivcisi, Arap gramerinin temellerini atan Ebu Esved ed-Düelî (v.68/688) halifenin emriyle Kur’ân-ı Kerime ilk olarak noktalama işaretlerini koymuştur. Daha sonra Hasen-i Basri (v.110/728) kıraat imamlarından Nasr b. Âsım (v.89/707) ve Yahyâ b. Ya’mer (v.129/746) tarafından geliştirilmiştir. Harekeleme Halil Bin Ahmed yapmıştır.
2-Arafat vakfenin Zamanı. Zilhiccenin 9. arefe günü zeval vaktinden yani güneşin tepe meridyeni üzerine geliş vaktinden bayramın ilk günü “fecr-i sâdık” denilen tan yerinin ağarmaya başladığı zamana kadar geçen süredir. Bu konuda mezhepler arasında görüş ayrılığı yoktur. Sadece Hanbelîler’e göre vaktin ilk anı, arefe günü fecr-i sâdık ile başlar. Vakfenin sahih olması için niyet, akıl ve ilim (Arafat’ta bulunduğunu ve vakfe yaptığını bilmek) şart olmadığından, belirtilen süre içinde ister şuurlu, ister şuursuz, ister uykuda, ister uyanık, ister abdestli, ister abdestsiz her ne halde olursa olsun, bir an Arafat sınırları içinde bulunan, hatta oradan geçen kimse vakfeyi yapmış olur.
Hanefîler’e göre arefe günü gündüz Arafat’ta bulunanların, mazeretsiz olarak güneş batmadan önce Arafat’tan ayrılmamaları vâciptir. Mazeretsiz olarak ayrılan kimse, henüz güneş batmadan bu bölgeye tekrar dönerse, bir şey gerekmez; aksi halde ceza (dem) gerekir. Fakat gündüz Arafat’ta bulunmayıp güneş battıktan sonra gelenlere bir ceza gerekmez. Şâfiîler’e göre, güneş batmadan ayrılanlara da ceza gerekmez. Mâlikî mezhebinde ise, gecenin bir cüzünde Arafat’ta bulunmak vakfenin sıhhat şartıdır. Güneş batmadan Arafat’tan ayrılıp bir daha dönmeyen kişinin haccı bâtıl olur. Gündüzün çok az da olsa bir kısmında Arafat’ta bulunmak Mâlikîler’e göre vâciptir. Süresi içinde kısa da olsa bir müddet Arafat’ta bulunamayanlar hacca yetişememiş olurlar. Daha sonraki senelerde yeniden haccetmeleri gerekir.
3- Mescid-i Hayf:Mina’da birinci cemrenin (küçük şeytan) hemen yakınında yer alan Mescid-i Hayf, ResûI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam’ın Veda haccında çadır kurduğu ve cemaatle namaz kıldığı yerde inşa edilmiştir. ResûI-i Ekrem aleyhisselatu vesselam’ın namaz kıldığı bu yerin etrafı sonradan duvarla çevrilip mescid haline getirilmiştir. Arapça’da vadilerdeki su yatağının biraz yukarısındaki yerlere “hayf” denildiğinden Saih dağının eteğine kurulan cami de bu adla anılmıştır. 227′de (842) Abbasi halifesi VasikBillah tarafından imar edilen mescid, daha sonraki devirlerde de çeşitli İslam devletleri ve bu arada Osmanlılar tarafından tamir edilmiştir. Suudi hükümeti, yeni düzenlemeler sırasında Mescid-i Hayf’ı tamamen yıktırarak ek binalarıyla birlikte 25 dönümlük bir arazi üzerinde yeniden inşa ettirmiştir (1987).
Mescid-i Hayf’ın yapıldığı yerde aralarında Hz. Musa’nın da bulunduğu yetmiş nebinin namaz kıldıklarının rivayet edilmesinden , buranın eskiden beri bir ibadet yeri olduğu anlaşılmaktadır. İlk dönemlerden itibaren Müslümanlar Mescid-i Hayf’a büyük değer vermişler; Ebu Hüreyre Mekke’de ikamet edecek olsa her cumartesi burasını ziyaret edip iki rek’at namaz kılacağını, Sa’d b. Ebu Vakkas burada iki rek’at namazı Beytülmakdis’i iki defa ziyaret edip orada namaz kılmaya tercih edeceğini söylemiştir. Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam’ın uygulaması sebebiyle Mescid-i Hayf’ta cemaatle namaza iştirak müstehap sayılmıştır.
4- Bâin talak, beynûnet-i suğra (küçük ayrılık) ve beynûnet-i kübrâ (büyük ayrılık) olmak üzere iki kısma ayrılır. Buna hürmet-i hafife ve hürmeti galiza da denir.Bir veya iki talak ile meydana gelen bâin talaka beynûnet-i suğrâ; üç talak ile meydana gelen bâin talaka da beynûnet-i kübrâ adı verilir.
5-TELFÎK:Sözlükte “bir işi talep edip ulaşamamak, kumaşın iki yanını yan yana getirip dikmek, sözü batılla karıştırıp süsleyip püslemek” gibi anlamlara gelen telfîk, bir fıkıh kavramı olarak, bir mesele veya amelde birkaç müçtehidin görüşlerini birleştirerek taklid etmek demektir.
6- Ebu Talib’in çocukları:Ebu Talib’in, dördü erkek ikisi kız altı çocuğu vardı En büyük oğlu Talib ve diğer çocukları ise sırasıyla Akil, Cafer ve Ali (a s) idi ki, bunların herbirinin arasında da onyıllık bir fasıla vardı Kızlarından biri Ümmü Hani diğeri ise Cümane idi .
İbn-i Sa’d diyor ki: Ebu Talib’in Reyta adında bir başka kızı da vardı Onların annesi Fatıma bint-i Esed idi Ayrıca Tuleyk adında bir erkek çocuğu da vardı ki, annesi “Alle” adında bir kadındı
39- el-Huccet Ale’z Zahib İla Tekfir-i Ebi Talib
40- Tefsir-i Razi
 

7- En Fazla Müslümanın yaşadığı Ülkeler sıralaması (NÜFUS-ORAN)
1-Endonezya 207,000,105 88.20%
2-Pakistan 159,799,666 97%
3-Hindistan 151,402,065 13.4%
4-Bangladeş 132,446,365 88%
5-Mısır 70,530,237 85%
6-Türkiye 68,963,953 99%
7-Nijerya 64,385,994 45%
8-İran 64,089,571 98%
9-Cezayir 32,999,883 99%
10-Fas 32,300,410 99%
11-Afganistan 31,571,023 99%
12-Suudi Arabistan 26,417,599 100%
13-Sudan 26,121,865 65%
14-Irak 25,292,658 97%
15-Özbekistan 23,897,563 89%
16-Etiyopya 22,533,500 31.2%
8- MUTTASIL HADİS :Senedi kesintisiz olan hadis. En son ravisinden ilk kaynağına kadar senedinde kopukluk olmayan hadise Muttasıl denir. Muttasıl hadis, merfû (Hz. Peygamber’e ait), mevkuf (Sahabeye ait) veya maktû (Tabiîne ait) olabilir.
9- Senedinde kesinti bulunan hadis sened bakımından Hz. Peygamber’e ulaşmayan hadistir. Buna “Mürsel” veya “Münkatı”‘ hadis denir. Sahabe atlanıp, tâbiinden birisinin Hz. Peygamberden işitmiş gibi hadis rivayet etmesi gibi.Ebû Hanife ve İmam Mâlik, mürsel hadisi kayıtsız şartsız kabul ederler. Onlar yalnız mürsel hadisi rivayet eden ravinin güvenilir olup olmamasına bakarlar.
10- Senede Göre Sınıflandırma:
a)Senedinde kopukluk olmayan hadisler; Müsned, muttasıl, mevsîl hadisler
b)Senedinde kopukluk olan hadisler: Mürsel, munkatı, muallak, müdelles hadisler.
11-GARÎB HADİS:Garîb sözlükte “yabancı, tek başına kalmış kimse” anlamına gelir. Hadis çeşitlerinden garîb hadis, herhangi bir tabakada, bir râvînin yalnız başına rivâyet ettiği ve başka râvîler tarafından rivâyet edilmeyen hadise verilen isimdir. Gariblik, hadisin metin ya da isnadındaki ziyâdelikte de olabilir. Hadisi garib olarak rivâyet etmeye ya da garîb hadisleri nakletmeye iğrab, hadisin garîb olmasına da garabet denir.
Hadis ilimlerinde garîb hadis, fert hadisle aynı anlama kullanılmıştır. Bazı hadisçiler “ferd” kavramını “ferd-i mutlak” ile; “garib” kavramını da “ferd-i nisbi” ile eş anlamlı kabul etmişlerdir.
Garabet, Sahabe’den tek bir tabiînin rivâyet etmesi gibi, isnadın başı olan Sahabe tarafında meydana geliyorsa, bu tür hadise garîb-i mutlak ya da ferd-i mutlak denir.
Garabet, isnadın başlarında değil de ortasında meydana gelmiş ise bu tür hadise garîb-i nisbî ya da ferd-i nisbî denir.
Hadislerde garîblik, metinde, isnadda veya her ikisinde görülebileceği gibi, bunların bir kısmında ya da bunlara ait ziyadelikte de görülebilir.
Garip hadis, şaz hadisten farklıdır. Şaz hadiste garabetle birlikte muhalefet şartı da aranır. Bundan dolayı şaz hadis zayıf ve merduttur. Garîb hadis ise isnadın durumuna göre sahih, hasen ya da zayıf olabilir. Sahih veya hasen olan garîb hadis, akâid dışındaki dinî konulara delil teşkil eder, hükmü bağlayıcıdır. Bu itibarla hadislerdeki gariplik, hadisin sıhhatini yok edici bir özellik değildir.
12- Nizamiye Medreseleri, Büyük Selçuklular zamanında kurulan vezir Nizamülmülk’ün adıyla anılan medreseler. En büyüğü, Bağdat’taki Nizamiye Medresesi olup, İsfahan, Nişapur, Belh, Herat, Basra, Musul ve Amul’da benzerleri vardı.
Nizamiye Medreseleri’nin en büyüğü olarak Dicle kıyısında, şimdiki Gümrük Çarşısı civarındaki Nizamiye Medresesi, Nizam-ül Mülk’ün eseridir. 1064–1066 yıllarında yapılan medrese Büyük Selçuklu Devletinin ilim ve öğretime verdiği önem kadar, Sünni İslâm camiasının devlet himayesine alınması ve güçlendirilmesi amacıyla kurulmuştur. Devrin diğer Nizamiye medreselerinden daha ihtişamlı olan Bağdad Nizamiye Medresesi’nde ilk dersi ünlü fıkıh âlimi Ebu İshak Şirazi vermiştir. Medresede, Şafi mezhebi fıkhı, tefsir, hadis, ferâiz ve kelâm dersleri okutulmuş, pek çok âlim yetiştirilmiştir.
Dört eyvanlı avlulu medreselerin öncülerinden olan yapı, talebe hücreleri, kütüphane, hamam, imaret ve hastane ek binalarıyla donatılmıştır. 1110 yılında esaslı bir tamir geçirmişse de, 1248’deki Dicle taşkınından zarar görmüştür. XV. yy.a kadar öğretime devam edilen medrese daha sonra terk edilmiştir. XIX. yy. başlarında çini süslemeli 2 eyvanı ve duvar parçaları bulunan medreseden bugün hiçbir iz yoktur.
13-KADİYÂNÎLİK:Kadiyânîlik XIX. yüzyılın sonlarına doğru Hindistan’da Mirza Gulam Ahmed öncülüğünde kurulmuş bir mezhep veya belli konuları içeren fikrî bir harekettir. Mirza Gulam Ahmed memleketi olan Hindistan’da çocukluk döneminden sonra bir mahkemede memur olarak çalıştı. İslâm dini, Hristiyanlık ve Hint kültürü üzerinde incelemelerde bulundu. Daha sonra resmi görevini bırakarak İngiliz ve Hindular aleyhine yazılar yazdı. Kişiliğinin ön plana çıkması üzerine kendi ismini taşıyan bir eser yayınladı. Bu şöhretini sürdürürken bir takım ilham, kehanet ve keramet iddiaları ile kendisinin asrının müceddidi olduğu izlenimini uyandırmaya çalıştı.
Genel olarak XIX. asrın sonlarına kadar Hindistan sınırları içinde kalan Kadiyânîlik XX. asrın başından itibaren Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri, Asya, Pasifik adaları ve Afrikanın hemen her yerinde teşkilatlanmaya başladı. Bugün dünyada mevcut Kadiyânîlerin sayısının iki milyon ile on milyon arasında olduğu sanılmaktadır.
Kadiyânîlik daha çok âhiret ile ilgili haber ve yorumlar yapmak suretiyle tanınmıştır. Ancak îmân esasları ve diğer bazı itikadî konularda Eş’arî ile Matüridiyye, amelî konularda ise Hanefî mezhebine yakın düşüncelere sahiptirler. Tek evliliğe ve kadınların kapalı, peçeli gezmelerine önem verirler. Neshin önceki kitaplar için geçerli olduğunu, ayrıca cihadın kılıç ve sertlikle değil, kalem ve kağıtla yapılması gerektiğini savunmaktadırlar.
14-NUSAYRiLiK:Çoğunluğu Suriye’de yaşayan aşırı bir Şiî-Batinî fırkası. Bunlara günümüzde Numeyrîler ismi de verilmektedir. Nusayrî isminin ise geçmişte kalan bir isim olduğunu ve fırka kurucusuna nisbeten bu ismin verildiğini ileri sürerler. Fırkanın ismini, kurucusu olan Muhammed b. Nusayr en-Nemiri’ye (270/883) nisbeten aldığı bilinmektedir. Zaten itikadi fırkaların hemen hemen bir çoğunun kurucularına nisbeten tanındıkları ve buna uygun isim aldıkları bilinen ve sık rastlanan bir durumdur
17-”Vatan-ı aslî”; “vatan-ı ikâme” ve “vatan-ı sükna” ile değişmez. Çünkü her ikisi de “vatan-ı aslî”nin dûnundadır. Vatan-ı aslî, sefer niyeti ve yolculukla da değişmez.
18-Vatan-ı ikâme: Bir insanın ikâmete elverişli bir yerde 15 gün ve daha fazla kalmaya niyet ettiği yerdir. Vatan-ı ikâme; vatan-ı aslî, vatan-ı ikâme ve sefer ile değişir, fakat vatan-ı süknâ ile değişmez. Vatan-ı ikâmede yaşayan insanlar mukim sayılır.

19-Vatan-ı sükna: Bir insanın vatan-ı aslîsinin dışında 15 günden az kalmak üzere gittiği yerdir. Vatan-ı sükna; vatan-ı aslî, vatan-ı ikâme, vatan-ı sükna ve sefer ile değişir. Vatan-ı süknada yaşayanlar misafir sayılır.
20-Abdestte-Güsulde-Teyemmümde Niyet:Hanefîlere ve bir rivayette İmam Mâlik’e (rahımehumullah) göre abdest ve gusülde niyet, farz değil sünnettir. Delilleri ise abdest ayetinde; Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinizle birlikte ellerinizi yıkayın. Başınıza meshedin. Her iki topuğunuzla birlikte ayaklarınızı da (yıkayın)”[el-Mâide, 5/6] buyurularak, abdestin ‘dört farzı’ belirlenmiş, ‘niyet’ten söz edilmemiş olmasıdır.
İmam Şâfiî, Ahmed b. Hanbel ve başka bir görüşünde İmam Mâlik’e (rahımehumullah) göre ise, abdestte niyet farzdır. Delilleri; “Ameller niyetlere göredir” hadisi ile namaz ve teyemmümde niyetin farz oluşuna kıyastır.
Teyemmüm’de niyet, abdestteki gibi sünnet değil farzdır. Abdestin yerini alan yeni bir temizlik nev’i/türü olduğu için niyetsiz olarak geçerli olmaz. Delil; “…Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız; o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.”[en-Nisâ, 4/43] ayet-i celilesidir.
21–Terviye Günü: Terviye kelimesi sözlükte “bir işi aceleye getirmeyip enine boyuna düşünmek, sulamak, suya kandırmak, rivâyet ettirmek” gibi anlamlara gelmektedir. Terviye günü ise, Zilhicce ayının 8. günü, yani Kurban Bayramı arafesinden bir önceki gündür. Terviye gününde hacı adayları Arafat’a gitmek üzere Mekke’den Mina’ya doğru hareket ederler. Hacı adayları sıcak bir iklimde susuz bir sahayı kat edeceklerinden, genelde hazırlık olmak üzere hayvanlarını iyice sulayıp kandırdıkları için bu isim verilmiştir.
22-TAVAF NAMAZI:Tavaf namazının ilk rekatında Kâfirûn, ikinci rekatında da İhlas sûrelerinin okunması müstehaptır.
Tavaf için kerahet vakti olmadığı halde, tavaf namazı mekruh olan vakitlerde kılınmaz. Kerahet vakti değilse, tavafın hemen peşinden bu namazı kılmak müstehaptır. Ancak, çeşitli sebeplerle tavafın hemen arkasından kılınmayıp, daha sonra kılınsa yerine getirilmiş olur.
Tavaf namazının Makam-ı İbrâhim’in arkasında kılınması müstehaptır. Burada yer bulunmaması halinde, Mescidin içinde uygun olan başka bir yerde kılınır. Özellikle dünyanın çeşitli bölgelerinden kalabalık toplulukların hac etmek üzere toplandığı günümüzde, tavaf alanının kalabalık olması sebebiyle, burada namaz kılmak için ısrar edip de, tavafa mani olmamak daha uygundur. Bu namazın Harem bölgesinin dışında kılınması ise mekruhtur.Tavaf namazı Hanefilerde vaciptir.
Ziyaret, veda ve umre tavaflarının ilk dört şavtını yapmak farz, yediye tamamlamak vaciptir.
Tavaf namazı tavafın vacibi değil müstakil bir ibadettir, terkinden dolayı dem gerekmez.
Müvalat,-tavafın şavtlarını ara vermeden peşpeşe yapmak sünnettir.
23-Hayâ :Sözlüklerin “utanma çekinme vaz geçme tevbe” gibi anlamlara geldiğini söylediği hayâ peygamberlerden tevarüs edilen en temel insanlık ölçülerinden biridir.

Kur’an’da da bu kavramın türevleriyle üç yerde geçtiğini görüyoruz: Bakara 26 Kasas 25 Ahzab 53… A’raf Suresi’nin 26. ayetinde geçen “libâsu’t-takvâ” (takva elbisesi) ifadesinin insanın ruhunu bezeyip ahlâkını güzelleştiren ve koruyan hayâ anlamına geldiği hemen bütün müfessirler tarafından ifade edilmiştir.
24- İman – İslam – İhsan:Hadis kitaplarımızda “Cibril Hadisi” diye bilinen bir metin yer almaktadır. Peygamber efendimiz bir gün ashâbından bazılarıyla birlikte iken bir yabancı gelir. Hz. Peygamber’e bir takım sorular sorar ve cevaplarını alır. Sorular ve cevaplar şöyledir:
-İman nedir?İman Allah’a, meleklerine, Allah’a kavuşmağa, peygamberlerine ve öldükten sonra dirilmeğe inanmandır.
-İslâm nedir?İslâm Allah’a ibadet edip hiçbir şeyi O’na ortak koşmaman, namazı kılman, farz edilmiş zekâtı vermen, ramazanda oruç tutmandır.
-İhsan nedir?İhsan Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da şüphesiz O seni görmektedir_ (Buhari, iman, 37; Müslim, iman, 1)…..

25- Kâ’b bin Züheyr, Müzeyne kabîlesinden olup, onbir şâir yetiştiren bir âileye mensuptu. Babası Züheyr bin Ebî Sülemî ve kardeşi Büceyr de şâir idi. Kâ’b bin Züheyr’in babası Hırıstiyan ve Yahûdi âlimlerinin yanlarına gider, onları dinlerdi. Onlardan âhir zamanda bir Peygamber gönderileceğini işitmişti. Peygamberimiz, Kâ’b bin Züheyr’in, “Banet süâdü= Sevgili uzaklaştı” sözleriyle başlayan bu kasîdesini beğenip, çok memnun oldu. Onu affetti. Bürdesini (hırkasını) çıkarıp, onun omuzlarına koydu. Bu sebeple Kâ’b bin Züheyr’in kasîdesi, “Kasîde-i Bürde” ismi ile meşhur olmuştur. Hz. Kâ’b 645 senesinde Şam’da vefât etti.Resûlullahın hediye ettiği bu hırka, Hz. Muaviye tarafından Kâ’b bin Züheyr’in vârislerinden satın alınıp, muhafaza edilmiştir. Sırasıyla Emevîlere, onlardan Abbasîlere, daha sonra da Mısır’ın fethinde Mekke Serifi tarafindan diğer kutsal emânetler ile birlikte Yavuz Sultan Selim Han’a teslim edilmiştir. Günümüze kadar korunan bu hırka, “Hırka-ı Saadet” ismi ile meşhur olmuştur. Bugün hâlâ İstanbul’da Topkapı Müzesinde “Hırka-ı Saadet” odasında muhafaza edilmektedir
26- Kâbe’nin köşeleri yaklaşık olarak dört ana yönü gösterir. Köşelerden her birinin ayrı ismi vardır:.Doğu köşesine “Hacerü’l-Esved” veya “Şarki”, kuzey köşesine “Irakî” , batı köşesine “Şâmî” ve güney köşesine [ “Yemânî” denir.
27-Hacerü’l-Esved: Doğu köşesinde bulunan cennetten inen kara parlak taştır . 684′te Kâbe’de çıkan bir yangında bu taş sıcaktan çatlayıp 15 parçaya bölünmüştür. Günümüzde taşın parçaları gümüş bir çerçeveyle tutulmaktadır ve görünen kısmı yaklaşık 16,5×20 cm’dir.
28- Habeşistan’a İlk Hicret Edenler (615 M.) :Müşriklerin ezâları dayanılmaz bir hal almıştı. Müslümanlar serbestçe ibâdet edemiyorlardı. Bu sebeple Rasûlullah (s.a.s.) Müslümanların Habeşistan’a hicret etmelerine izin verdi. Müslümanlar Habeşistan’a iki defa hicret ettiler. İlk defa 12′si erkek, 4′ü kadın 16 kişi Mekke Devri’nin (Peygamberliğin) 5′inci yılında (615 M.) Recep ayında Mekke’den gizlice ayrılarak Kızıldeniz kıyısında birleştiler. Başlarında bir reisleri yoktu. Buradan kiraladıkları bir gemi ile Habeşistan’a geçtiler. İçlerinde, Hz. Osman, eşi Rukiyye, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf ve Abdulllah b. Mes’ûd gibi muhterem zâtlar da vardı.
29- İkinci Habeşistan Hicreti (616 M.) :İlk hicret edenler Habeşistan’da iken inen “en-Necm Sûresi”ni Hz. Peygamber (s.a.s.) Hârem-i Şerifte müşriklere okudu. Bitince, sûrenin sonunda “secde âyeti” bulunduğu için, Allah’a secde etti. Bu sûrenin 19 ve 20′inci âyetlerinde müşriklerin putlarından “Lât, Uzza ve Menât’ın” isimleri de geçtiğinden müşrikler de Hz. Peygamber (s.a.s.)’le birlikte putları için secde etmişlerdi. Bu olay, “Mekkeliler toptan Müslüman oldu” diye bir şâyianın çıkmasına sebep olmuş, bu asılsız şâyia tâ Habeşistan’da duyulmuş, bu yüzden hicret eden Müslümanlar da, Habeşistan’da üç ay kaldıktan sonra dönmüşlerdi.Müslümanlar, Habeşistan’dan döndüklerine pişman oldular. Çünkü müşrikler zulüm ve işkencelerini daha da artırmışlardı. Bu sebeple Müslümanlar, Mekke Devri’nin 7′inci yılında (616 M.) 77′si erkek, 13′ü kadın olmak üzere 90 kişi 2′inci defa Habeşistan’a hicret ettiler. Bu ikinci hicrette kafile başkanı Hz. Ali’nin ağabeyi Câfer Tayyar’dı.
30- Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir:
1- Tanah,
2- Talmud,
Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:
1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim.
Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes kitabının tamamı “Tora” kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan Tora, Arapça Tevrat’ın karşılığıdır
31-Yemin Çeşitleri:Kasem suretiyle yeminin mahiyeti ve hükmü ana hatlarıyla yukarıda özetlendiği gibidir. Bununla birlikte bu tür yemine ilâve olarak benzer mahiyette iki yemin çeşidi daha vardır. Bu sebeple de literatürde kasem suretiyle yapılan üç çeşit yeminden söz edilir. Bunlar da “lağv yemini”, “gamûs yemini” ve “mün`akit yemin”dir.

17- HIDÂNE:Çocuğu kucağına almak onu terbiye etmek.Hıdâne veya hadâne, “HDN” kökünden bir mastardır.Bir terim olarak; Çocuğu terbiye hakkı olan kimsenin, onu yanına alarak terbiye
etmesi anlamına gelir.
32-ZİYARET TAVAFI:Ziyaret veya diğer adıyla “ifâza” tavafı, haccın rüknüdür. “Ve Beyt-i Atîk’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler” (Hac, 22/29) anlamındaki âyette kast edilenin, bu tavaf olduğu hususunda din bilginleri arasında görüş birliği vardır. Âyette geçen “tavaf etsinler” emri genel bir ifade olduğu için, Mekkeli olan ve olmayan her hacı adayının mutlaka bu tavafı yapması gerekir.
Ziyaret tavafının geçerli olabilmesi için; Arafat vakfesinin yapılmış olması ve belirli vaktinde yapılması gerekir. Ziyaret tavafının vakti; Kurban bayramının ilk günü fecr-i sadığın doğması ile başlar. Daha önce yapılması halinde geçerli olmaz. Çünkü bayramın ilk gecesi fecrin doğuşuna kadar olan zaman, aslında Arafat vakfesine tahsis edilmiştir. Bir rükne tahsis edilen zaman içinde başka bir rüknü yerine getirmek caiz olmaz.
Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre zilhicce ayının dokuzunu onuna bağlayan gecenin yarısından itibaren yapılabilir.” (Ebû Dâvûd, Menasik, 66, II, 481)
Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ile Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ziyaret tavafının bayramın ilk üç günü içinde yapılması sünnettir. Ömrün sonuna kadar her hangi bir vakitte de yapılabilir. Ancak mazeretsiz olarak üçüncü günden sonraya bırakılması mekruhtur. (Buhârî, Eymân ve’n-Nüzûr, 15, VII, 226)
Ebu Hanife’ye göre farz tavafın, bayramın ilk üç gününde yapılması vaciptir. Bu günlerde yapılamayan farz tavaf daha sonra yapılabilir, ancak vacip terk edildiği için dem gerekir.
33-Tedvin: Sözlü ve yazılı olarak nakledilen hadisleri bir araya toplama çabasıdır.
Tasnif (Sınıflandırma) ise; Daha önce karışık olarak bir araya getirilen hadislerin konularına veya ravilerine göre ayrılarak kitaplarda toplanmasıdır.
34-Camiler; Bütün dini konularla ilgili hadisleri toplayan en kapsamlı eserlerdir.
35-Sünenler; Bütün fıkhi konulara ait merfu hadisleri ihtiva eden fıkıh kitapları tertibindeki hadis kitaplarıdır.
Sünenler Yılbaşı Roş-Hoşana, de genellikle Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz, fiil ve takrirlerinden ibaret olan ve merfu denilen hadislerine yer verilmiştir. Bu sebeple sahabe ve tabiun’un mevkuf ve maktu sözlerine bu kitaplarda rastlanmaz.
36-Musannefler; Sünenlerdeki merfu hadislere ilaveten mevkuf ve maktu hadisleri de ihtiva eden eserlerdir
37-Kütüb-i Sitte’ olarak anılan altı hadis kitabının genel özellikleri :
Buhari ve Müslim, dini hayatın hemen her alanıyla ilgili rivayetleri konularına göre bir araya getirdikleri için CAMİ olarak isimlendirilmişlerdir.
Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace ise, fıkıh bablarına göre tasnif edilmiş ahkam hadislerinden (Fıkıhla ilgili hadislerden) oluştukları için SÜNEN olarak adlandırılmışlardır.
Sünenlerde genellikle Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz, fiil ve takrirlerinden ibaret olan ve merfu denilen hadislerine yer verildiğinden bu kitaplarda sahabe ve tabiunun mevkuf ve maktu sözlerine raslanmaz.
Alimlerce en güvenilir hadis kitapları olarak kabul edilen bu 6 eser, günümüze kadar İslami ilimlerin Kur’an’dan sonraki temel kaynakları olmuştur.
38-Buhari ve Müslim kitaplarının ’el-Camiu’s-Sahih’ adını alması:
Kitaplarında topladıkları hadislerin sağlam ve güvenilir olduğunu belirtmek için.
39-Et Tefsirül Hadis – Nüzul Sırasına Göre Kuran Tefsiri (M. İzzet Derveze)
 

40-Kuran-ı Kerim’de Hıristiyan için “Nasrânî”, Hıristiyanlar için de “Nasârâ” kelimeleri kullanılmaktadır.
41-”İncil”, kelime olarak müjde, iyi haber anlamına gelir. İnciller, Hıristiyan Kutsal Kitabı’nın bir bölümü olan Yeni Ahit’te bulunur. Diğer bölüm, Eski Ahit adını alır.-
42-Dört İncil; Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri’dir. Bir takım ayrılıklara rağmen, ilk üç İncil arasında benzerlik bulunduğundan bunlara Sinoptik İnciller denilir. Sinoptik İncillerin 60-85 yılları arasında yazıldığı düşünülmektedir. Dördüncü İncil olan Yuhanna İncili ise 100 yılından sonra yazılmış olup ilk üç İncil’in yorumlarını da içermektedir.
43-Hırıstiyanlıkta sakramentler şunlardır:
1.Vaftiz:Sakramentlerin ilki vaftizdir. Hıristiyan olmak da, bir Kilise’den diğerine geçmek de vaftizle olur.
2.Ekmek-Şarap Âyini:Bu ayin, Hıristiyanlıkta önemli sakramentlerin ikincisidir. Evharistiya, çarmıha gerilmeden önce Hz.İsa’nın havarilerle yediği Son Akşam Yemeği’nin hatırasıdır.
3.Kuvvetlendirme:Vaftiz edilen çocuğun, takdis edilmiş bir yağla, vücudunun çeşitli yerlerinin yağlanmasıdır
4.Günah İtirafı:Kaybolan vaftiz inayetini yeniden elde etmek için yapılan bir ayindir.
5.Son Yağlama:Takdis edilen yağın, hem şifa, hem günahların bağışlanması, hem de rahat ölüm için hastalara sürülmesi ayinidir.

6.Rahip Takdisi:Kilise hiyerarşisinin üç üst merhalesinde bulunan diyokos, papaz ve piskoposların takdisi ayinidir.Takdis, piskopos tarafından yapılır.

7.Nikah:Katolik Kilisesi’ne göre nikah, İsa ile Kilise arasındaki çözülmez ruhani münasebetin bir sembolü ve bundan dolayı kutsal bir sakramenttir.

 
44-Akil Peygamberimizin amcası Ebu Talibin oğlu .
45-Orucun farz oluşunu bildiren ayet Bakara 183-184
46-Tevriye günü: Kurban bayramı arefesinden bir önceki gün
47-Zemahşeri Mutezili Alimidir.
48-Müsle: Savaşta düşmanın organlarını kesmektir. Peygamberimiz izin vermiştir.
49-Hükmi kirlilik (hades)
50-Kişinin kendi isteğiyle namazdan çıkması (huruc bi sun’ih)
51-Habeşistan’a hicret edenler “Hayber’in Fethinden sonra”geri döndüler.
52-Rukye , “dualarla hastalığı iyileştirmedir ve peygamberimiz buna izin vermiştir”
53-Hindistan’daki Mehdi inancına sahip mezhep “Kadıyanilik”
54-Monoteizm “Kadim Tek Tanrı” inancıdır.
55-Protestanlık mezhebi “Evangelizm”dir.
56-Mütekellim metodu ile yazılan eser “Gazali-Mustasfa”dır.
57-Kur’an’da ayrıntılı anlatılan konu “Feraiz”dir.

Kaynak:
1-Diyanet İlmihali c.1
2-Diyanet Kavramlar Sözlüğü
3-el-Huccet Ale’z Zahib İla Tekfir-i Ebi Talib
4- Tefsir-i Razi
5- Ebû Dâvûd, Menasik, 66, II, 481
6- Buhârî, Eymân ve’n-Nüzûr, 15, VII, 226
7-Hatemül Enbiya (DİB)
8-Hadis Terimleri

3

Eylül
2012

Din Görevlisi Yurtdışı Soruları

Yazar: arafat  |  Kategori: MSTS  |  Yorum: Yok   |  341 Kez Okundu

1-Dinin farklı dillerdeki isimleri:Hinduizm’in kutsal dili Sanskritçe’de dharma, Budizm’in kutsal metin¬lerinin yazıldığı Pali dilinde ise dhamma din karşılığıdır

2-Kuran Allah katında din islamdır ayeti:Ali imran 19

3-Kur’ân-ı Kerîm’de din kelimesi özel anlamda ne manada kulanılmıştır:islam

4-Batılı din adamlarına göre dinin 5 farklı tarifi:ferdi.Zihni.hissi.taabbudi.ictimai unsurlardır

5- ilkel monoteizm teorisi nedir:İnsanoglunun en eski inancı tek tanrı inancıdır demektir

6-Animizm teorisi nedir kime aittir:ruhlara tapınmadır ve Taylordur

7-Naturizm nedir :tabiat olaylarına atfedilen kutsallıktır

8-Totemizm nedir:Büyü hayvan ve bitkilerin kutsallıgına inanmadır.

9-Animizm teorisine ilk ciddi itirazı kim yapmıştır:Andrew Lang insanların ahlâkî âdaba uyup uymadıklarını denetle¬yen ve gökte bulunan bir yüce Tanrı kavramına her yerde rastlandığını ortaya koydu.Güneydoguna Avustaralyada incelemer yaptıgında bu tesbiti koydu

10-Dinin Fıtri oldugunu belirten delil:er-Rûm: 30/30.

11-Hangisi tek tanrılı dindir:ilahi dinler

12-Hangisi iki tanrılı(düalist)dindir:mecusilik

13-Hangi dinler cok tanrılıdır:Eski Yunan, Roma ve Mısır dinleri

14-Tanrı konu¬sunda açık ve net olmayan dinler hangileridir : Budizm, Şintoizm gibi

15-Kurucusu olan dinler hangileridir:Yahudilik, Hıristiyanlık, İslâm, Budizm

16-Geleneksel dinler hangileridir :kimin tebliğ ettiği belli olmayan dinler, ilkel dinler, Eski Yu¬nan, Eski Mısır dini

17-İlkel dinler veya ilkel kabile dinler hangileridir:Nuer, Dinka, Ga

18-Millî din¬ler hangileridir:Genellikle bir kurucusundan söz edilmeyen, sadece bir millete ait olan geleneksel yapıdaki dinlerdir Eski Yunan, Mısır, Roma dinleri gibi

19-Dünya dinlerine örnek: Hıristiyanlık ve İslâm

20-Coğrafî-tarihî açıdan ise dinler kaca ayrılır:Ortadoğu veya Sami grubu (Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm), Hint grubu (Hinduizm, Budizm, Jainizm), Çin-Japon grubu (Konfuçyüsçülük, Taoizm, Şintoizm), Afrika grubu dinleri. (parantez içine dikkat ediniz)

21-İslâm bilginlerinin din tasnifi nedir:“hak din-bâtıl din”

22-İslâmî kaynaklarda vahye dayanan dinlerne denir : “milel”,

23-islami kaynaklarda bâtıl dinler için ne kullanılır:“nihai”

24-nihle kelimesi ne manada kullanılır:fırka

25-ilâhî dinler-bâtıl dinler tasnifini yapan islam alimi kimdir:Şehristânî

26- kendi beşerî telakkilerine uyan kimseler olarak tanınan kişiler veya dinler:filozoflar, Sâbiîler, Dehrîler, yıldızlara ve putlara tapan¬larla Brahmanlar

27-Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ue sizin için din olarak İslâm’ı seçtim ayeti neyi anlatmaktadır:Kur’ân-ı Kerîm, peygamberlerin getirdikleri dinlerin aynı hak din oldu¬ğunu kaynak ve temel esaslar açısından belirtmiş, ama İslâm adını son pey¬gamberin tebliğ ettiği dine ad olarak vermiştir.el-Mâide: 5/3.

28- Hz. Muhammed, İslâm vahyini tebliğe başladığında yeryüzünde hangi dinler vardı:Mecusîlik, Brahmanlık, Budizm, Sâbiîlik, Yahudilik ve Hıristiyanlık

29-Zerdüşt’ün getirdiği dinin bozul¬muş şekline verilen ad:mecusilik

30-Zerdüşt tek Allah inancını neyle ifade etmektedir:Ahura Mazda (sonradan düalizm yani iki tanrı inancı.. ateş kültü haline bürünmüştür mecusilikle)

31-Zend-Avesta’da putları kıracak olan ve geleceği söylenen kişi kimdir:Soeşyant

32-Aslî hüviyetini kaybedip çok tanrıcılığa, Tanrı’nın bedenleşmesi ve tenasüh inancına sapması ve kast sistemini benimseyen din:Brahmanizmdir

33-Brahmanizm’deki puta tapma inancını reddedip ona karşı çık¬maktan doğmuş bir din:Budizm

34-Hz. Yahya’¬ya büyük önem veren,Hz. İbrahim, Hz. Mûsâ, Hz. İsâ ve Hz. Muhammed’i kötülük peygamberi, yalancı olarak niteleyen din:sabiilik

35-Budizm’de de ileride gelecek bir kurtarıcı kimdir:Maitreya veya Metteya

36-Dünya hayatına deger veren din:Yahudilik

37-Dünyadan uzaklaşıp manevî hayata daha çok ağırlık veren din:hristiyanlık

38-Denge dini:islam

39-yaratma ve buyurma hangi kavramlara karşılıktır:halk ve emir

40-Cibril hadisinde hangi konular işlendi:iman, İslâm ve ihsan

41-ihsan nedir : Allahı görü¬yormuşçasına ibadet etmek

42-islam nedir:şirk koşmaksızın sadece Allah’a ibadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve haccetmek

43-iman nedir:Allah’a, âhiret gününe, peygamberlere, meleklere, kitaplara ve kadere inanmak

44-dinin üç temel unsuru nedir: inanç, ibadet ve ahlâk

45-nıhle nedir:anlayış tarzı demektir

46-makale veya çoğulu makalat nedir:görüşler demektir

47-yahudiler yetmiş bir, hıristiyanların yetmiş iki fırka, kendi ümmetinin yetmiş üç fırkaya ayrılacağı¬nı haber verir Allah cc rasülü s.a.v

48-Ehl-i sünnet ve’1-cemâatın isimleri:“ehl-i hak”,kurtuluşa erenler” ifadesinden hareketle “fırka-i nâciye

49-akaid mezhepleri :Ehl-i sünnet (fırka-i nâciye) ve ehl-i bid’at

50-Selefıyye’ye ne denir :“Ehl-i sünnet-i hâssa”

51-Ehl-i sün-net-i âmme nedir:maturidiyye ve eşariye

52-Ehl-i bid’at nedir:akaid sahasında Hz. Pey¬gamberin ve ashabının sünnetini terkederek, onların izledikleri yoldan ay¬rılan, İslâm ümmetinin çoğunluğunu yani ana gövdesini oluşturan Ehl-i sünnet’e muhalefet eden mezhep ve gruplar

53-ehl-i bid’at mezhepleri:Gâliyye, Bâtıniyye, Yezîdiyye

54-ehl-i kıble¬ye mensup olan bazı bidat ehli mezhepler:Hâriciye, Mu’tezile, Şîa

55-Temel konularda dahi fikir birliği içinde olmayan, birbirleriyle çeli¬şen görüşler ileri süren bid’atçı mezhepleri hangileridir:Mu’tezile, Hâriciyye, Şîa, Mürcie, Müşebbihe ve Cebriyye

56-Ehl-i bid’at isimleri nelerdir:Ehl-i sünnet’e men¬sup çoğunluk tarafından “ehl-i bid’at” ve “mübtedia” adıyla anılmışlardır.
Ehl-i bid’ata, akaid konularında kendi beşerî düşünce ve meyillerine uydukları için “ehl-i ehvâ”,
birtakım sapık görüşlere saplanıp, dosdoğru yoldan ayrıldıkları için “fırak-i dâlle” veya “ehl-i dalâl” de denilmiştir
57-Sıfâtiyye nedir:Allah’ın zatî, fiilî ve haberî sıfatlarının hepsini te’vilsiz, nasılsa öyle kabul ettiği için Selefıyyeye denilmiştir

58-Hz. Peygamber ve sahâbîlerin inançta takip ettikleri yolu doğrudan doğruya izleyen grupa ne denir:“Ehl-i sünneti hâs¬sa” ismi ile kastedilen zümre olan Selefiyye denir.

59-Tâbiûn, mezhep imamları, büyük müctehidler ve hadisçiler da çok hangi itikadi ekoldendir :Selefiyye

60-İmam Şafiî, Mâlik, Ahmed b. Hanbel -bir kısım gö¬rüşleri itibariyle Ebû Hanîfe- Evzaî, Sevrî gibi müctehid imamlar, Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Dârimî, İbn Mende, İbn Kuteybe ve Beyhakî gibi hadis¬çiler, Taberî, Hatîb el-Bağdâdî, Tahâvî, Îbnü’l-Cevzî ve İbn Kudâme gibi bil¬ginler hangi itikadi ekoldendir:selefiyye

61-Selefiyyenin temel görüşleri nedir:akaid sahasında akla rol vermemek, âyet ve hadisle yetinmek, mânası apa¬çık olmayan, bu sebeple de başka mânalara gelme ihtimali bulunan âyet ve hadisleri yorumlamadan, bunları bilmeyi Allah’a havale etmektir.(yani müteşabih olan ayetleri)

62-Selef âlimleri (müteahhirîn-i Selefiyye)ne örnek: İbn Teymiyye, İbn Kayyim el-Cevziyye , İbnül-Vezîr , Şevkânî ve Mahmûd Şükri el-Âlûsî sayılabilir.(hanbeli)

63-Suudi Arabistan, Kuveyt ve Körfez ülkeleri :selefiyyedir

64-Allah Teâlâ’nın ezelî sıfatlan bulunduğunu kabul etmiş, inanç konularında akla da değer vererek, âyet ve hadislerin yanında aklî deliller kullanır:eşariyye

65-En meşhur Eş’arî kelâm bilgin¬leri hangileridir: Bâkillânî , İbn Fûrek , Cüveynî , Gazzâlî , Şehristânî , Âmidî , Fahreddin er-Râzî, Kâdî Beyzâvî , Teftâzânî ve Cürcânî

66-Eş’arîlik hangi ekole karşı doğmuştur:mutezile

67-te’vile çok fazla yer veren ekol:eşariyye

68- Endülüs, Hicaz, Kuzey Afrika, Mısır, Irak, Suriye ve Endonez¬ya’daki ekol hangisidir:eşariyye

69-Akaid konusunda Ebü’l-Hasan Ali b. İsmailin görüşlerini benimseyen ekol:eşariyye

70- Mâverâünnehir alanında ortaya çıkan ekol:maturidiyye

71-Hakîm es-Semerkandî , Ebu Seleme es-Semerkandî , el-Pezdevî , Ebü’1-Maîn (Muîn) en-Nesefî , Ömer en-Nesefi , Ebü’l-Berekât Hâfızüddin en-Nesefi, Burhâneddin en-Nesefî , İbnü’l-Hümâm, Kadı Celâleddinzâde Hızır Bey ve Beyâzîzâde Ahmed Efendi hangi kelami ekole mensuptur :matudiridilik

72-Maturidinin eşarilikten farkları:akılla Allah’ı bulabilir,iyi ve kötü, güzel ve çirkin akılla bilinebilir,Kulda başlı başına bir cüz’î irade vardır,tekvin sıfatı ezelidir,Allah kulun gücünün yetmeye¬ceği şeyleri kula yüklemez,Allah’ın fiillerinin muhakkak bir sebep ve hikmeti vardır,ka¬dın peygamber gönderilmemiştir,Allah’ın nefsî kelâmı işitilemez

73-Mâtürîdiyye ülkeleri :Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Çin, Hindistan, Pakistan ve Eritre

74- kelâm ilminin …… öncülüğünde doğmuş olduğu söylenebilir:boşuğa gelecek olan muteziledir

75-Vâsıl b. Atâ ……..kurucusudur :mutezile

76-mantık kurallarıyla çelişir gördüğü âyet ve hadisleri Ehl-i sünnet’ten farklı biçimde yorumlamış ve bu yorumlarında akla öncelik vermiştir :mutezile

77-mutezile alimleri: Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf , Nazzâm, Câhiz, Bişr b. Mutemir, Cübbâî , Kâdî Abdülcebbâr ve Zemahşerî

78-tevhid:Allah’ın zât ve sıfatları yönüyle bir kabul edilmesidir.

79-Adl:Kulların ihtiyarî fiillerini hür iradeleriyle yaptığı ve kul için en uygun olanı yaratma¬nın Allah’a gerekli olduğudur

80-İyilik yapanın mükâfat -vaad- , kötülük yapanın da ceza görmesinin zorunluluğu- vaîd- denir.

81-Büyük günah işleyenin iman ile küfür arasında fısk mertebesinde olma nedir:el-menzile beyne’l-menzileteyn

82-İyiliği yaptırmaya ve kötülüğü önlemeye çalışmanın bütün müslümanlara farz olması nedir:emir bi’1-ma’ruf nehiy ani’l-münker

83-mutezilenin temel görüşleri nedir :78-79-80-81-82.sorulardır

84-insanın irade hürriyeti, seçme imkânı ve fiil gücü bulunmadığını belirten ekol :cebriyyedir

85-insan fiillerinin gerçek failinin Allah olduğunu, kulun Allah tarafından önceden takdir edilmiş bulunan işleri yapmaya mecbur olduğunu savunan ekol:cebriyye

86-İrade hürriyeti konusunda Mu’tezile’ye taban tabana zıt görüşlere sahip olan mezhep:cebriyye

87-Hz. Ali ile Muâviye arasında geçen Sıffîn Savaşı’ndan (h. 37/m. 657) sonra halife tayin işi hakeme bırakılınca ortaya çıkan mezhep:haricilik

88-Günümüzde Haricilik İbâzîleri daha çok nerede yaşamaktadır : Kuzey Afrika, Madagas¬kar, Zengibar ve Uman

89-Ehl-i sünnet grubunun dışında yer alan, hâl-i hazır İslâm dünyasında da önemli sayıda taraftan bulunan en önemli itikadî, fıkhî ve siyasî mezhep:şia

90-Hz. Ali’yi halifeliğe en lâyık kişi olarak gören onu ilk meşru halife kabul eden, ve¬fatından sonra da hilâfete Ali evlâdının getirilmesi gerektiğine inanan mezhep:şia

91-…….şehid edilmesini takip eden yıl¬larda bu misyon ve iddia ile ortaya çıkanların oluşturduğu bir siyasî grup¬laşma hareketi olarak doğmuş:boşluk hz osman olacak

92-Şîa’nın günümüze ulaşan üç büyük fırkası nedir :Zeydiyye, İsmâiliyye ve İmâmiyye-İsnâaşeriyye

93-Şîa içindeki en mutedil fırka olan Zeydîler nerede yaşamaktadır:yemen

94-Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’in hilâfetini de meşru gören şia mezhebi hangisidir: zeydiyye

95-Fatımî Devleti’ni kurrlması ile güçlenen şia mezhebi:ismailik

96-İsmâilîlik ( Nizâriyye-Müsta’liyye) mezhebini ne etkilemiştir:Eski Yunan ve Doğu felsefeleri, Ortadoğu dinleri ve bâtınî te’viller

97-Pakistan, İran ve Orta Asya’da daha çok olan şia mezhebi:ismailik

98-çağımızda dünya müslümanlarının yaklaşık yüzde onunu teşkil eden Şia’nın büyük çoğunluğunu bünyesinde toplayan ana kol hangisidir:imamiyye

99-Hz. Ali ve Hüseyin soyundan gelen on iki imama inanma, hem iman esaslarından birini hem de mezhebin ana doktrinini teşkil eder:imamiye

100-Akaid konularında mutezileye benzerliği olan mezhep:mutezili

101-imamiye temel görüşleri:Ehl-i beyt’e mensup râvilerin hadis rivayetini kabul eder, ilk üç halifenin hilâfetini meşru görmez ve dev¬let başkanlığına Hz. Ali ve soyunun nas ile tayin edildiğini yani imamlığın (halifeliğin) bunlara ait olduğunu Hz. Peygamber’in açıkça belirttiğini ve bunların vahiy alma hariç peygamberlere benzer vasıflara sahip olup günah işlemekten ve hata yapmaktan korunmuş (masum) olduklarını iddia ederler. Küçük yaşta gaip olan on ikinci imamın kurtarıcı (mehdî) olarak tekrar geri geleceğine inanma, açık ve gizli bir tehlikenin bulunduğu durumlarda inancı gizleme ve farklı görünme (takıyye), Hz. Ali’ye biat etmeyen sahâbîlere karşı tavır alma ve onlara ta’n etme de yine mezhebin temel ön kabullerindendir

102-Günümüzde imamiyye nerde yaşar:halen İran’ın resmî mezhebi olup Irak’ta ve Azerbaycan’da yaşamaktadır.

103-Yemen’e kadı olarak gönderilen, en sonunda kuran sünnette yoksa ictihad ederim diyen sahabi:muaz bin cebel

104-Hicaz (veya Medine) merkezli olarak oluşan fıkıh ekolü hangisidir:Ehli hadis veya ehli eser.

105-Irak merkezli olarak oluşan fıkıh ekolü hangisidir: ehl-i re’y

106-kitap, sünnet ve sahabe icmâmı hüküm kaynağı olarak kullanmakla birlikte, Medine halkının örfüne verenler:ehli hadis yani hicazlılar.

107-Re’y, fetva ve tedrîs faaliyeti¬nin …. yüzyılın ortalarından itibaren daha sistemli ve doktriner hale gelmiştir:Hicri 2.yüzyıl

108-Sünnî fıkıh ekollerinin kronolojik sıra itibariyle ilki olan mezhep:hanefilik

109-Irak fıkhının üstadı olarak tanınan imam azamın hocası kimdir:Hammâd b. Ebû Süleyman

110-Hanefî mezhebi ….’ta doğmuş ve Abbasîler devrinde ……“kâdılkudât” (baş kadı) olması ile devletin başlıca fıkıh mezhebi haline gel¬miştir:boşluga ırak ve imam yusuf .

111-Bugün Türkistan, Afganistan, Türkiye ve Balkanlarda Hindistan’da ve Pakistan’da … mezhebinin tek mezhep olduğu söylenebilir:boşluga hanefilik gelecek

112-…., fıkıh ekollerinin kronolojik sıra itibariyle ikincisidir:maliki mezhebi boşluğa gelecek.

113-İmam Mâlikin delilleri nelerdir :kitap, sünnet, icmâ, sahabe kavli, örf ve âdet delilleri dışında kıyas, istihsan, mesâlih-i mürsele, sedd-i zerâi

114-Sahnûn’un öncülüğünde tedvin edilen et-Müdevvene isimli hacimli eser, Muvatta ile birlikte Mâliki mezhebinin temel iki kitabı sayılır.

115-İspanya’da Endülüs Emevî Devleti’nin resmî mezhebi hangisidir:malikilik

116-Mısır’da, Kuzey Afrika’da (Tunus, Cezayir, Fas), Sudan, Hicaz bölgesinde(cok az) olan mezhep hangisidir:malikilik

117-Şafiî mezhebinin kurucusu : Muhammed b. İdrîs

118-ehl-i re’y fıkhı ile ehl-i hadîs fıkhını birleştirerek bagdattaki fikirlerinin bir kısmını mısırda değiştiren mezhep imamı kimdir:imam şafii

119-mezheb-i kadîm”i ve “mezheb-i cedîd hangi şehirlerdir:imam şafiiye aittir kadim olan bagdat cedid olan ise mısırdır

120-Mısır,Suriye, Irak, Horasan ve Mâverâünnehir,ülkemizin güneydoğu ve doğu illeri ile yukarı¬da sayılan bölgelerde yaygın durumda olan mezhep:şafiilik

121-Mezhep sıraları:hanefilik,malikilik,şafiilik,hanbelilik

122-Eşyada aslolan mubahlıktır kaidesi temel alındığı için mubah ufku genişlemiş ve bu bakış açısı büyük ölçüde akidlere de yansımıştır:hanbelilik

123-Bağdat’ta doğan bu mezhep re’y ve kıyastan çok âyet, hadis ve sahabe kavli gibi naklî delillere dayanır,hadise dayalı fıkıh anlayışı hâkimdir:hambelilik

124-Vehhâbîlik hareketi, özellikle akaid alanındaki görüşleri ve Selefi tavrı sebebiyle hangi mezhebi taklit ettiler:hambelilik (ibn teymiyye yoluyla) ibn cevzi de hambelidir.

125-Günümüzde başta Hicaz bölgesi olmak üzere Irak, Suriye, Filistin ve Mısır’da ,Suudi Arabistan’da var olan mezhep:hanbelilik

126-Bağımsız müctehid ekolleri:Süfyân b. Uyeyne, Süfyân es-Sevrî, İbn Ebû Leylâ,İbn Şübrüme, Ebû Sevr,Dâvûd ez-Zâhirî ,İbn Cerîr et-Taberî , Leys b. Sa’d ,Hasan-ı Basrî ,Şam’da Evzâî ,îshak b. Râhûye

127- re’y ve ictihad hare¬ketine karşı sürdürdüğü sert eleştirileriyle, farklı bakış açılarıyla ve görüşle¬riyle fıkıh kültürüne ayrı bir zenginlik kazandıran mezhep:zahirilik

128-iki büyük imamı Dâvûd ez-Zâhirî (ö. 270/883) ve İbn Hazm zahirilik ekolündendir

129-Ahbârîler(hüküm cıkarmada hadisleri esas alır) ve Usûlîler ( kitap, sünnet, icmâ ve akıl ) hangi mezhebin ekolleridir:caferilik

130-Caferilik temel görüşleri nelerdir:Hz. Peygamber’in ve masum imamların (on iki imam) söz, fiil ve tasviplerini ölçü alır, sadece Ehl-i beyt’in rivayet ettiği ha¬disleri kabul ederler. Mut’a nikâhını caiz görme, abdestte çıplak ayakların üstüne meshi yeterli sayma, boşamada iki şahit zorunluluğu, beş vakit na¬mazı cem’ yoluyla üç vakitte kılma, zekâtı (humus) din adamları eliyle top¬lama gibi bazı farklı görüş ve uygulamaları vardır.

131-Zeydiyye temel görüşleri nedir:fıkhı görüşleri itibariyle Hanefî mez¬hebine yakındır. Mest üzerine meshi, gayri müslimin kestiğini ye¬meyi ve Ehl-i kitap’tan bir kadınla evlenmeyi caiz görmezler

132-Haccın sebebi nedir:kabe

133-Hac ibadeti içinde yer alan ve bir kısmı sembolik davranışlardan ibaret olan fiillere ne denir:Menasik

134-Kişinin kendini geçici kaygı ve bağımlılıklardan kurtarışının sem¬bolü olan hac terimi hangisidir:ihram

135-Arafat vakfesi neyi temsil eder:insanın dünyaya ayak basışını ve kıyamette Allah’ın hu¬zurunda bekleyişini hatırlatır.

136-Hac sözlükte hangi kavramlar ile izah edilir :“kastetmek, yönelmek” anlamına gelen bir kelimedir

137-hicretin IX. yılında farz kılın¬mıştır:hac ibadeti (Âl-i İmrân: 3/97)

138-Hac ve umreyi birbirinden ayırmak için hacca ne dedir: “hacc-ı ekber” (büyük hac)

139- istitâat kavramı kac kavramı olarak nasıl izah edilir:Beden ve malî imkânın yeterli düzeyde bulunmasına literatürde, yapabilme, güç yetirebilme

140-Haccın eda şartları:Sağlıklı Olmak,Yol Güvenliği,Arızî Bir Engelin Bulunmaması,Kadınlara Özel İki Şart (yanlarında eşlerinin veya bir mahremleri¬nin bulunması ve sadece boşanma iddeti veya vefat iddeti beklemekte olan kadınlara ilişkin olup, “beklemeleri gereken süreyi tamamlamış olmalaradır)

141-…mezhebine göre,seferîlik hükümlerinin uygulanacağı mesafeyi kat etmek durumunda olan kadınlar tek başlarına hac yolculuğuna çıkamazlar:hanefi mezhebidir

142-… mezhebinde kat edilecek mesafeden ziyade yol emniyeti ve ka¬dınların güvenliği esas alındığından koca veya başka bir mahremin bulun¬ması şart koşulmamış, bunun yerine kadınların bunu sağlayacak şekilde -ağırlıklı görüşe göre üç kadının yer aldığı- bir grup oluşturmaları yeterli görülmüştür:şafii mezhebi

143-…. mezhebine göre ise, kocası veya bir mahremi bulunmayan yahut ücretle bile olsa kendisiyle birlikte hacca gelmeyen bir kadın, güvenli bir kafile ile birlikte, bu kafilede başka kadınların bulunup bulunmaması dikkate alınmaksızın hac yolculuğuna çıkabilir:maliki mezhebi

144- sözlükte “haram etmek, kendini mahrum bırakmak” “tazim edilmesi gereken zamana veya mekâna girmek ve bun¬lara saygı duymak” anlamına gelen terim:ihram

145-niyet ve telbiye neyin rüknüdür:ihramın

146-Telbiye namazdaki ……mesabesindedir :iftitah tekbiri

147-ihramda Niyeti dil ile ifade etmek :müstehaptır

148-mekruh olmakla birlikte henüz hac aylan başlamadan ihrama girmek hangi mezheplere göre caizdir :Hanefi ve Malikilik (ihram haccın rüknü değil sıhhat şartıdır)

149-….. mezhebinde ihram şart değil, rükün sayıldığı için hac aylarından önce, hac için ihrama girilemez:şafiilik

150-Kur’ân-ı Kerîm’de Kabe’ye……., onu çevreleyen mescide …..boşluklara sırayla ne gelir:beytül haram ve mescidi haram

151-Hareme en yakın ve en uzak sınırlar hangileridir:tenim ve uzak olanları Ci’râne” (Şi’bü Âl-i Abdullah) ve Cidde istikametinde Hudeybiye yakınlarında “Aşâir”dir.

152- Harem bölgesi ile Mîkat yerleri arasındaki yer¬lere ne denir:hıll

153-Harem ve Hil bölgelerinin dışında kalan yerlere ne denir:Afak

154-ihram merkezleri:1-Zülhuleyfe: Mekke’ye Medine üzerinden Mekke’ye en uzak mîkât budur. Hz. Peygamber Veda haccında, halen Âbâr-ı Ali denilen bu mîkâtta ihrama girmiştir.2. Cuhfe: Mısır ve Suriye ,3. Zâtüırk: Irak ,4. Karnülmenâzil. Necid ve Kuveyt,5: Yelemlem. Yemen ve Hindistan .Mekke’ye en yakın mîkât budur.

155-Şafii,maliki,hanbeli mikat sınırında ihrama girmeyi sünnet kabül buyurdular.

156-Afakilerin, mîkât sınırını geçmeden ihrama girmeleri gerekir. Çünkü ihram, bu kutsal bölgeye saygı için vacip kılınmıştır:hanefiler ve malikiler

157-hac ve umre kastı olmadıkça uzaklardan gelenlerin (Âfâki) Harem bölgesine ihramsız girmeleri vacip değil, müstehaptır:şafiiler

158-İhramın Vacipleri hangileridir:Mîkât sınırını ihramsız geçmemek (gecerse dem gerekir),İhram yasaklarından sakınmak.

159-İhramın Sünnetleri nelerdir:izar (belden aşagı) ve rida(belden üstü ihram),ihram öncesi temizlik,gusl,koku,2 rekat namaz,telbiye söylemek,hac mevsiminde ihrama girmek.

160-159.madde ihrama girmeden öncesi yapılan sünnetlerdir namaz ise ihram sonrası efdaldir(kafirun ve ihlas okunur)

161-İhram Yasakları; traş olmak ve kısaltmak,koku,oje..,Dikişli elbiseyi giyme ve iç çamaşırı türü giyim eşyası giymek,eldiven,çorap,başa sarık,takke…kitaba bakınız.

162-Nalın ve üzeri açık ayakkabı giymek ….. Üzeri açık ayakkabı giymek mümkün olduğu halde, sadece topukları açık ayakkabı giymek mekruhtur. Ayak bileğine bitişen ve topukları örten ayak¬kabı giymek ise yasaktır, …..:boşluklara müstehap ve ceza gerektirir.

163-Deniz hayvanlarının avlanması yasak olmadığı gibi tavuk ve koyun gibi evcil hayvanların kesilmesi de ihramlıya yasak değildir.

164-Taatten ayrılıp mâsiyet sayılan şeyleri yapmak hac terimi hangisidir:füsuk

165-Başkalarıyla tartışmak, hakaret ve kavga etmek hac terimi hangisidir:cidal

166-İhramlıya Yasak Olmayan Şeyler:kokusuz sabun,yıkanma,Şemsiye,Kemer, Dişleri fırçalamak,sürme,Silâh taşımak,Palto, ceket omzuna almak,haşere öldürme….

167-Hac ayları hangileridir: şevval ve zilkade ayı ile zilhicce ayının ilk on günüdür.

168-Hanefîler’e göre haccın farzları nelerdir :ihram, Arafat vakfesi ve ziyaret tavafı .(ihram şartıdır diger ikisi rükundur)

169-Arafat vakfesinin vaktini geçiren kimse ne yapar:o yıl hac yapma imkânını kay¬beder, daha sonra yarım bıraktığı haccını kaza eder

170-…..göre bu üç farz yanında sa’y de farzdır ve dördü birden haccın rükünlerini oluşturur:boşluga malikiler gelecek

171-Şafiilere göre farzlar: ihram, Arafat vakfesi ve ziyaret tavafı saçları kısaltma veya tıraş etme(halk veya taksir) (ilk üçünde) sıraya riayet etmenin de farz (rükün veya şart)

172-Hanefilere göre Vakfenin geçerli (sahih) olabilmesinin iki şartı :Vakfenin Yeri. Vakfenin yeri, Arafat bölgesidir,Vakfenin Zamanıdır.

173-Vakfenin Zamanı ne zamandır:Zilhiccenin 9. arefe günü zeval vaktinden yani gü¬neşin tepe meridyeni üzerine geliş vaktinden bayramın ilk günü “fecr-i sâdık”a kadardır

174-fecri sadık ne zamandır:tan yerinin ağarmaya başladığı zamandır

175-Hanbelîler’e göre arafat vakfesinin ilk anı ne zamandır : arefe günü fecr-i sâdık ile başlar

176-Arefe günü gündüz Arafat’ta bulunanların, mazeretsiz olarak güneş batmadan önce Arafat’tan ayrılmamaları Hanefiye göre nedir:Vacip(mazeretsiz aksi dem gerekir)

177-Arafe günü Mazeretsiz olarak ayrılan kimse, henüz güneş batmadan bu bölgeye tekrar dönerse, …; aksi halde ceza (dem) gerekir.
Fakat gündüz Arafat’ta bu¬lunmayıp güneş battıktan sonra gelenlere …..:boşluklara ne gelir:ceza gerekir-ceza gerekmez.

178-Şâfiîler’e göre,Arefe günü güneş batmadan ayrılanlara ….:ceza gerekir

179-….. mezhebinde ise, gecenin bir cüzünde Arafat’ta bulunmak vakfenin sıhhat şartıdır.
Güneş bat¬madan Arafat’tan ayrılıp bir daha dönmeyen kişinin haccı …. olur.
Gündü¬zün çok az da olsa bir kısmında Arafat’ta bulunmak Mâlikîler’e göre ….
Süresi içinde kısa da olsa bir müddet Arafat’ta bulunamayanlar hacca yeti¬şememiş olurlar. Daha sonraki senelerde yeniden haccetmeleri gerekirboşluklara ne gelir: malikilik,batıl olur,vaciptir

180-Zilhiccenin 8. terviye gününü arefe gününe bağlayan geceyi Mina’da geçirip, arefe günü sabahı güneş doğduktan sonra Arafat’a hareket etmenin hükmü nedir:sünnet

181-Öğle ve ikindi namazlarını cem’-i takdim ile kılmanın hükmü nedir:sünnet

182-Zeval vaktinden önce Arafat bölgesinde olma,mümkünse vakfe için gusletmek. Zeval vaktinden sonra öğle namazından önce Nemîre Mescidi’nde hutbe okunması nedir:sünnet

183-Ebû Hanîfe’ye göre cem’-i takdîm olması için şart nedir:ihramli olarak Arafat’ta bulunmak,Mescid-i Nemîre’de cemâat-i kübrâ ile kılmak gerekir(bu şart şafiide şart değildir)

184-İfâda tavafının diğer ismi nedir:ziyaret tavafı

185-Arafat vakfesini yaptıktan sonra vefat eden kişi haccının tamamlanmasını vasiyet etmişse ne gerekir:bedene

186-ziyaret tavafının vakti nedir:ilk günü fecr-i sâdıktan itibaren başlar ömrün sonuna kadardır.(hanefi ve malikilik)

187-…….göre ise ziyaret tavafının vakti, arefe günü gece yarısından itibaren başlar:şafii ve hanbeli

188-Ebû Hanîfe’ye ifada tavafının kurban kesme günlerinde, Mâlikîler’e göre ise zilhiccenin sonuna kadar yapılması hükmü nedir:vaciptir Mazeretsiz sonraya kalırsa ceza (dem) gerekir.

189-ziyaret tavafının bayramın ilk üç gününde yapılması vacip değil, sünnettir,mazeretsiz sonra olsa bile bişey gerekmez?:Şafiî ve Hanbelîler ile Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed

190-Tavavın dille niyet edilmesi müstehaptır.

191-Kabe’nin etrafında tavaf yapılan yere ne denir:metaf

192-yedi şavtın hepsi rükün olup bütün şavtlar yapılmadığı tak¬dirde tavaf sahih olmaz:maliki-şafii-hanbeli bu görüştedir.

193-Tavafın Vacipleri nelerdir:Abdest,Setr-i avret,Teyâmün,Tavafa Hacerülesved veya hizasından başlamak,hatîmin dışından yapma,Farz ve vacip tavafları 7 şavt yapma,Gücü yetenler tavafı yürüyerek yapmak,Tavaf namazı kılmak(İster farz, ister vacip, isterse nafile olsun, her tavaftan sonra iki rek’at tavaf namazı kılmak vaciptir, tavafın hemen peşinden hiç ara vermeden bu namazı kılmak ve Tavaf namazını “makâm-i İbrâhim”in arkasında kılmak müstehaptır

194-tavaf namazı ve tavafın yürüyerek yapılması şafi ve hanbeliye göre hükmü nedir:sünnettir(hanefi ve malikilerde vaciptir)

195-Tavafın Sünnetleri :Necasetten tah., istilâm etmek,sa’y yapılacak tavafların ilk üç şavtında erkeklerin remel yapması,ıztıbâ’yapması,Muvâlât,TavafaRüknülyemânîyö¬nünden gelmek

196-Tavafta Sünnetlerin terk edilmesi durumunda ne düşer:maddi ceza gerekmez

197-Mescid-i Harâm’a her girildiğinde hürmeten ve mescidi selâmlamama tavafı denilen tavaf hangisidir: Tahiyyetü’l-mescid tavafı

198-Başlanılmış olan nafile bir tafavın bitirilmesinin hükmü nedir:vaciptir

199-Haccın Vacipleri nedir:Hanefî mezhebinde aslî vacipleri sa’y, Müzdelife’de vakfe, şeytan taşla¬ma, halk veya taksir ve veda tavafı

200-Hem hac, hem de umrenin vacipleri nedir:sa’y ile halk veya taksir

201-Haccın vacibi terk ne gerekir:hac geçersiz (fâsid) olmaz, mazeretsiz terk edilmesi tahrîmen mekruhtur, meşru bir mazeret olmadıkça her vacip için dem gerekir

202-Umre tavafının dördüncü şavtin sonrası tıraş olan , ihramdan çıkmıştır ,ihramsız olarak yapacağı umre sa’yi sa¬hihtir,ceza (dem) gerekir.

203-Sa’yi muteber bir tavaftan sonra yapmak:gecerlilik şartıdır

204-Sa’yin Vacipleri nedir:Sa’yi yürüyerek yapmak. Yürümekten âciz olan hasta, yaşlı ve sakatlar, arabaya binerler,Yedi şavta tamamlamak (ilk dört şavt rükündür).

205-Hanefîler’in de içinde olduğu fakihlerin çoğunluğuna göre sa’yde niyet ……Hanbelîler’e göre ise……:boşluklara sırayla sünnet ve şarttır.

206-Hadesten taharet, Tavaflarını te¬miz olarak yaptıktan sonra âdet görmeye başlayan kadınların sa’y yapma¬ları kerâhetsiz olarak caizdir.Necasetten taharet sayin sünnetidir.

207-Müzdelife Vakfesinin Zamanı ne zamandır:Hanefîler’e göre bayramın birinci günü tan yerinin ağarmaya başlamasından (fecr-i sâdık) güneşin doğma¬sına kadar olan süredir.

208-Mâlikîler’e göre, arefe günü akşamı güneşin batışından bayram sabahı fecr-i sâdıka kadar olan süre; Şafiî ve Hanbelîler’e göre ise gecenin yansın¬dan itibaren fecr-i sâdıka kadar geçen süredir. Gece yarısı, güneşin batışı ile fecr-i sâdık arasındaki sürenin ortasıdır:müzdelife vakfesidir

209-niyet ve ilim vakfe için sart mıdır:hayır şart değildir

210-Geceyi Müzdelife’de geçirip sabah namazını erkence kıl¬mak, namazdan sonra telbiye, tekbir, tehlîl, zikir, dua ve istiğfar ile vakfeyi ortalık aydınlanıncaya kadar sürdürmek, ortalık iyice aydınlandıktan sonra güneş doğmadan Mina’ya hareket etmek ise bütün mezheplerde sünnettir.

211-cem’-i te’hir hükmen nedir, Hanefîler’e göre vacip; Şâfiîler’e göre ise sünnettir

212-Hanefî mezhebinde, şeytan taşlanan günlerde Mina’da gecelemek hükmü nedir:sünnettir(diger mezheplerde ise vaciptir aksi halde ceza gerekir)

3

Eylül
2012

mbst

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  321 Kez Okundu

01) Ta Sin Mim; “meddi tabi, meddi lazım, idğamı mealgunne, meddi lazım”
02) Enidrib bi; “idğamı misleyn”
03) Revm ile ilgili bir soru (…)
04) Ha ulai (meddi munfasıl)
05) Nesteinuhdinassırata = Nun ötreli ve vaslederek okunur.
05) (…) Cevap telfik idi.
06) Ehli sünneti amme “Maturidiyye ve Eşariyye”
07) İnsanın irade hürriyeti yoktur gibi bir sual vardı, cevap (cebriye) idi.
08) Tasavvufla ilgili soru vardı, cevap “keşf ve ilham yoluyla elde edilen sağlam bilgiler” şıkkı.
09) “Kuranın icaz özelliklerinden değildir” diye bir soru vardı.
10) Hükmi kirlilik: “hades”
11) Katı necis;1 dirhem, sıvı necis; bir avuç içidir.
12) Özürlünün abdestiyle ilgili bir soru vardı. Cevap; Özürlü kimse her namaz vakti için abdest alır. O vakit içinde abdesti bozan başka bir durum olmadığı müddetçe, o vakit içinde dilediği kadar farz, vacip, sünnet, nafile, eda, kaza, cuma namazı, kabeyi tavaf edebilir. Mushafa dokunabilir.
13) Gusülle ilgili yanış olan şık; “Bütün mezheplere göre farzdır” maddesidir.
14) Kişinin kendi isteğiyle namazdan çıkması; “huruc bi sun’ih”
15) “İnnellahe ye’muru” ayeti vardı? Galiba “ahlak ve edep ilgili konu” şıkkıdır.
16) Bayram Namazı ile ilgili soru; “Hanbelîlere göre farzı ayn” şıkkıdır.
17) Seferle ilgili soru; “vatanı sükna”
18) Orucun farz kılındığı ayet “Bakara Süresi 183-184”
19) Oruça niyetle ilgili bir soru;
20)Yine oruçla ilgili bir soru. Doğru cevap; “Ramazanda nafile oruca niyet edilse ramazan orucu olmaz” şıkkı
21) Fıtır sadakasıyla ilgili bir soru; cevap “malin nami olması” şıkkıdır.
22) 42 tane sığırı olanın zekâtı “üç yaşına girmiş erkek veya dişi dana”dır.
23) “Ve lillahi alennasi hiccul beyt” ayeti “hangisi değildir” diyor; “Ömürde bir defa hac yapmak” şıkkı.
24) Hangisi afakîler için mikat mahalli değildir? “Hudeybiye”
25) “Kâbe’nin köşeleri” sorusu; doğu köşesine “Hacerül esved”
26) Arafat vakfesi sorusu; “tevriye günü zevalden sonraki” diye başlayan şık.
27) Hacla ilgili tavaf; “ifada tavafı”
28) Hangisi menasikle ilgili değildir? “savt”
29) Müzdelife vakfesi?
30) Şeytan taşlama; “1. günü üç cemreye taş atılır” şıkkı.
31) Umrenin tavafını bile bile terk etmekle ilgili bir soru?
32) Hacca vekil tayin etmekle ilgili bir soru; “ücret şart koşulmalıdır” şıkkı.
33) Kurbanla ilgili bir soru?
34) Oruç bozma kefareti sırasının seçimiyle ilgili mezhep görüşü? ” Maliki mezhebi”
35) Erkeğin hanımına üç kere “boş ol” demesi ile ilgili bir soru?
36) Peygamberimizin amcaları ile ilgili bir soru; cevap “Akil” şıkkı.
37) Habeşistan’a hicretle ilgili soru; cevap “Zeyd Bin Harise” şıkkı.
38) Savaştaki yasak organların kesilmesi ”Müsle”dir.
39) Birri maunenin sonucu; cevap “Sahabelerin şehit edilmesi” şıkkı.
40) Diyanet 2012 dergi kapağı konusu “Din Eğitimi”
41) Maun süresi; “savurganlık”
42) “Ve min şerri ğasikın iza ve kab”; cevap “gecenin karanlığının şerrinden sığınmak”
43) Kureyş süresiyle ilgili soru? ” Ummul Kura”
44) Efendimizin eşleriyle ilgili ayet
45) “İnsanların arasını bulmak için ve hayır getiren veya söyleyen yalancı değildir” hadisi.
46) “Libasüttakva” hayâdır.
47) Hacla doğrudan ilgili olmayan ayet; “Dinde zorlama yoktur” şıkkıdır.
48) Hangisi tasavvufi tefsir değildir? Cevap; “Tevilatül Kur’an” şıkkı.
49) Hangisi rivayet tefsiri değildir? Cevap; “F. Razi – Mefatihül Gayb” şıkkı.
50) Hangisi Selefiyye’nin görüşlerinden değildir? Cevap “Ayetleri tevil ederler.”
51) Kuranda mevcut bulunan bugünkü harekeyi yapan kişi “Halil Bin Ahmet”
52) Hangisi Eşari’nin görüşlerinden değildir? Cevap “ İyi ve kötü akılla bilinebilir”
53) Terviye günü ne zamandır? Cevap “Kurban Bayramı arefesinden bir önceki gün”
54) Habeşistan’a hicret edenler ne zaman geri geldiler? Cevap “Hayber’in Fethinden sonra”
55) Zemahşeri hangi mezheptendir? Cevap “mutezile”
56) Rukye nedir? Cevap “dualarla hastalığı iyileştirmedir ve peygamberimiz buna izin vermiştir”
57) Hindistan’daki Mehdi inancına sahip mezhep “Kadıyanilik”
58) Hangi mescit Medine’de değildir? Cevap “Mescidi Hayf”
59) Alparslan’ın vezirinin kurduğu medreseler “Nizamiye Medreseleri”
60) Yahudilerin yılbaşı takvimi “Roş Haşana”
61) Peygamberimizin kabrini ziyaret etmek “Mendup”tur.
62) Monoteizm “Kadim Tek Tanrı” inancıdır.
63) Selefi alim kimdir “Cürcani”
64) Protestanlık mezhebi “Evangelizm”dir.
65) Mezhep görüşlerinin tamamını kapsayacak uygulama “Telfik”tir.
66) Mütekellim metodu ile yazılan eser “Gazali-Mustasfa”dır.
67) Hadis sorusundaki boş bırakılan kısım ” Eza veren şeyi yoldan kaldırmak”
68) Hurufu mukatta ile ilgili soruda cevap “Sürelerin ilk ayetidir” bu yanlış bir bilgi.
69) Selefi alim kimdir? “İmam Şafi”
70) Peygamberimizin tavsiye etmediği tedavi “Kahine götürmek”dir.
71) İyi olan insan her zaman iyi kalır “yanlış şık”
72) Allahı görür gibi ibadet etme “İhsan”dır.
73) Tavafla ilgili olmayan “Mes’a”
74) Kur’an’da ayrıntılı anlatılan konu “Feraiz”dir.
75) Müzdelife ne zaman yapılır? “Arafattan sonra”
76) İman esaslarını içermeyen terim “Selem”dir.
77) İslam dünyasında burjuva ve sınıf farkı olmamasının sebebi “Ahilik”tir.
78) Nuzul sırasına göre tefsir yapan “Derveze”dir.

87- hangisi eşarilikle ilgili değildir cevap iyi ve kötü akılla blinir (yani bilinmez)
88-Ve min şerri ğasigin iza vegab : karanlık bastığı vakit gecenin şerrinden
doğru şık

89-Kişinin kendi iradesiyle namazdan çıkmasına Hurucu bi Sunihi
denir
90-15 günden az kalınmak üzere gidilen yer Vatan’ı Sükna‘dır
91-42 sığıra 3 yaşına girmiş bir sığır zekat olarak verilir
92-Enidribbiasake: İdgam’ı Misleyn
92-Tevriye günü: Kurban bayramı arefesinden bir önceki gün
93-Habeşistana hicret edenler ne zaman geri geldiler - Hayberin Fethinden sonra
94-Zemahşeri Mutezili Alimidir.
95-Rukye: Dualarla hastalığı iyileştirmedir. Peygamberimiz izin vermiştir.
96-Müsle: Savaşta düşmanın organlarını kesmektir. Peygamberimiz izin vermiştir.
97-Özürlü kimse her namaz vakti için abdest alır. O vakit içinde abdesti bozan başka bir durum olmadığı müddetçe, o vakit içinde dilediği kadar farz, vacip, sünnet, nafile, eda, kaza, cuma namazı, kabeyi tavaf edebilir. Mushafa dokunabilir.

Toplam 195 sayfa, 102. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030100101102103104110120130...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.