11

Ekim
2012

K.Kursları Ders Kitapları Sözlüğü

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorumlar Kapalı  |  457 Kez Okundu

Abadile: İlimleri ve özellikle verdikleri fetvalarla meşhur olmuş Abdullah isimli 4 sahabi için kullanılır. bunlardan Abdullah b.abbas, Abdullah b. ömer ve Abdullah b. Zübeyr abadiledendir.4. kişide şüphe var. Ahmed b. hanbel ve bazı alimlere göre 4. isim Abdullah b. Amr ibn as; Hanefilere göre Abdullah b. mesuddur.

Adventizm: Hz. İsanın birkez daha yeryüzüne geleceğini savunan bir hristiyan mezhebin adıdır.
Ahbar: Tevratı ve hükümlerini iyi bilen yahudi alimleri.
Ahkamul kuran: İbadet, mualemet,keffaret ve ukubat ile ilgili ayetlerin yorumunu konu edinen bilim dalıdır.

Ahlâk-ı Hasene:Güzel huylar. Dînin ve aklın beğendiği huylar.
Ahlâk-ı Zemîme:Kötü ahlâk. Dînin ve aklın beğenmediği huylar.

- Ahrufu s-Seb’a :Yedi harf, Kur’an’ın yedi harf üzerine nazil olmasıdır
Akâid İlmi:Îmân esaslarını anlatan ilim dalı.

Aksamul kuran:Kuranda geçen yeminleri konu edinir.

 

Arasat: Hesap yeri, mahşer yeri, mevkif.
Aşerei mübeşşere: Cennetle müjdelenen on sahabi: 4 halife, talha b. ubeydullah,zübeyr b. avvam, abdurrahman ibn avf,sad b. ebi vakkas,ebu ubeyde b. cerrah,said b. zeyddir.
Ahmed yesevi; Divanı Hikmet
Ahîlerin el kitabı olan ve daha çok ahlaki kurallar ve psikolojik öğretiler içeren eserlere fütüvvetname denir.
Akabe biatları 621-622de Mina hududları içinde gerçekleşti.
Afaki;Mikat sınırları dışında oturan kişiler için kullanılır.
Aksamul kuran: Kurandaki yeminlerdir.
Ayet:Alamet,nişan,ibret,emri acip,burhan ve delil manasına gelir
Abbas : Peygamber (sav)’in amcalarından birisi, Mekke fethedilmeden önce müslüman olmuştur.
Abdullah : Peygamber (sav)’ in babasının ve küçük yaşta vefat eden oğlunun ismi
Abdulmuttalib : Peygamber (sav)’e annesinin vefatından sonra sekiz yaşına kadar bakan dedesi
Adak ( Nezir ) : Allah’a tazimde bulunmak, onu büyüklemek amacıyla kişinin bir işi yapmayı vadetmesi, adaması
Adn Cenneti : Cennetin tabakalarından, bölümlerinden birisi
Afaroz : Hıristiyanlıkta din adamlarının bir kimseyi dinden çıkarması
Ahdi atik:Tevrat / Ahdi Cedid: İncil

Ahiret Günü : İkinci surla başlayıp çeşitli safhalardan geçtikten sonra Cennet veya Cehennemde son bulacak olan ebedi (sonsuz) hayat

Ahlak : İnsanda bulunan iyi ve kötü huyların tamamı
Ahmed : Peygamber (sav)’in isimlerinden birisi
Akabe : Medine’ye hicretin kararlaştırıldığı görüşmeler
Akâid : Akâid; ibadeti değil, inancı; imanı esas alan İslâmî kâîde ve hükümlerin tümü; Kur’an ve Sünnet ışığında İslâm Dini’nin iman esaslarından sistemli bir şekilde bahseden ilim dalıdır.
Akika-Nesike Kurbanı : Yeni doğan çocuk sebebiyle Allah’a bir şükür ifadesi olarak kesilen kurban

AKSAMU’L-KUR’AN (KUR’AN’DAKI YEMINLER):Kur’an’ın bazı ayetlerinde Allah’ın kendi yüce ismi üzerine, rasullere, Kur’an’a, meleklere, kıyamet gününe, tabiatta bulunan önemli varlıklara yemin edilmiştir. Kur’an’da yeminlerin bulunmasındaki sebepler şöyle açıklanmıştır:

Alak Suresi : Peygamber (sav)’e gelen ilk vahyin bulunduğu sure

Allahın Sıfatları:İki kısma ayrılır:

A)Zatî sıfatlar :
1- Vücut (Varlık),
2- Kıdem (Ezeliyet, evveli olmama),
3- Beka (Ebediyet, ahiri olmama),
4-Vahdaniyet (Bir olma, şeriki bulunmama),
5- Kıyam binefsihî (Varlığının devamının zatından olması-başkasın yardımıyla olmaması ),
6- Muhalefetü’n- lil-havâdis ( Zatının mahlukatın zatlarına ve sıfatlarında mahluk sıfatlarına benzememesi)

B)Sübutî sıfatlar:
1-Hayat
2- İlim
3- İrade
4- Kudret
5- Sem (işitme)
6- Basar (görme)
7- Kelâm
8- Tekvin (Yaratma, var etme.)

Aleyhisselam : ” Allahü Teâlânın selâmı onun üzerine olsun ” mânâsına daha çok peygamberler ve dört büyük melek için kullanılan duâ ve tâzim (saygı) ifâdesi
Amel : İş, çalışma, itaat, ibadet, dini bir emri yerine getirmek
Amel Defteri : Kirâmen katibin melekleri tarafından insanların bu dünyada yaptığı davranışların yazıldığı defterler, filme alındığı kasetler
Âmentü : İnanç esaslarını içinde bulunduran dua
Âmin : ” Allahım dualarımızı kabul et ” manasında
Âmine : Peygamber (sav)’in annesinin ismi, Peygamberimiz (sav) 6 yaşında iken vefat etmiştir.
Arabistan : Kutsal toprakların bulunduğu yarımada
Âraf : Cennetle cehennem arasındaki bölge
Arafat : Adem (as) ile Havva annemizin dünyada iken ilk buluşma noktaları. Hacda hacı adaylarının Arefe günü öğle vaktinden bayramın birinci günü sabahına kadar belli bir müddet beklemelerinin farz olduğu düzlük ve ortasında bir tepe bulunan bölge
Arefe : Bayram günlerinden bir gün öncesine verilen isim
Arş : İslâm’a göre, bütün alemi kuşatan, sınırlandırılması ve takdir edilmesi insan aklının dışında kalan ve gerçeğini Allah’ın bildiği yüce bir makam

-Arz: Talebenin okuyup hocanın dinlemesi,
Ashâb : Hz. Peygamber (sav)’ i görmüş, onunla sohbet etmiş ve müslüman olarak vefat etmiş kimseler

Ashâbı Kehf : Kur’an-ı Kerîm’in onsekizinci suresinde anlatılan ve sureye adını veren bu olay, Allah inancına sırt çevirip putperestliğe saplanan kavimlerini terkederek şehirden ayrılan ve bir mağaraya sığınan hâlleriyle insanlara ahiret inancı ve ölümden sonra dirilme

Ashâbı Suffe : Mescidi Nebevinin avlusunda mescide bitişik olan odalarda kalan, evi ve ailesi bulunmayan, bütün günlerini Peygamber (sav)’i dinlemeye, ilim öğrenmeye ayırıran İslamın ilk öğretmenleri
Asli ihtiyaçlar : Kişinin ve ailesinin bir yıllık zorunlu giderleri ihtiyaçları, ( Ev, araba, yiyecek, giyecek, sanat aletleri … )

- Asli Med: Med harfinden ayrılmayan, med harfinin zatı ile kaim olup, başka bir sebebe dayanmayan medde asli, zati, tabii med denir.
-Fer-i Med: Asli Med üzerine ziyadeyi gerektiren bir sebebe bağlı olarak gelen medde denir. Harfi medden sonra gelen hemze ve sükûndur.
- Asli Harf ve Fer-i Harf : Asli Harf: 28 hece harfleridir.Fer-i Harfler: Kur’an da 5 çeşittir. 1. Hemze-i Müsehhele. 2.Elif-i Mumale. 3. Sad-ı Müşemme.
4. Lam-ı Muğallaza. 5. Nun-i Muhfat

Asr Suresi : Kuranı Kerimin 3 ayetten oluşan en kısa surelerinden birisi
Asrı Saâdet : Peygamber (sav)’ in peygamberliğinden sonraki döneme verilen isim, mutluluk asrı
Aşereyi Mübeşşere : Peygamber (sav) Efendimizin kendilerine Cennetlik olduklarını müjdelediği on sahabe, Hz Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Zübeyr b. Avvam, Ebu Ubeyde b. Cerrah, Abdurrahman b. Avf, Talha b. Ubeydullah, Sad b. Ebi Vakkas, Said b. Zeyd
Aşûre Günü : Kameri aylardan Muharrem ayının 10. günüdür. Nuh (as)’ın gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağına oturduğu gün
Âyet : Kuranı Kerimde sureleri meydana getiren cümle ve cümleler. Bir sayfadan meydana gelen ayetler olduğu gibi birkaç harften meydana gelen ayetlerde vardır. Yaygın görüşe göre Kuranı Kerimde 6666 ayet vardır.
Azâb : İşlenen günahlar sebebiyle âhirette çekilecek cezâ.
Azrâil : İnsanların ruhlarını bedenlerinden ayırmakla görevli melektir.
Azze ve celle : Allahü Teâlânın ismini söyleyince, işitince ve yazınca “O, Azîz ve Celîldir (yücedir)” mânâsına söylenilen ve yazılan saygı ifâdesi.
• Beytül izze: Kuranın bir bütün olarak dünya semasına indirildiği yerin adıdır.
 Burhân-ı İnnî:İnneli (elbetteli) delîl. Eserden müessire (o eseri yapana), san’attan san’atkâra ve netîceden sebebe götüren delîl. Kelâm (akâid) ilminde daha çok bu delîl kullanılır.

Burhân-ı Limmî:Limeli (niçinli) delîl. İlletten sebebden ma’lûle (illetin bulunduğu şeye), müessirden (eseri yapandan) esere, san’atkârdan san’ata, sebebden netîceye götüren delîl. Görülen ateşten dumanın varlığına hükmetmek böyledir.
Burhân-ı Tatbîk:Kelâm ilminde Allahü teâlânın varlığını ve kadîm (ezelî), olduğunu (başlangıcının olmadığını) isbâtta kullanılan delîllerden biri.

Burhân-ı Temânü:Kelâm ilminde Allahü teâlânın varlığını ve birliğini isbâtta kullanılan delîl.

• Besmele ile başlamayan sure Tevbe suresidir.

BENÎ HÂŞİM (Hâşimoğulları),Peygamber efendimizin dedesi Hâşim bin Abdi Menâf’ın soyundan gelenler.
BERZÂH ÂLEMİ,Dünyâ ile âhiret arasındaki âlem; kabir âlemi.
BESMELE:Bismillâhirrahmânirrahîm sözü. Kur’ân-ı kerîme saygı göstermek, E’ûzü okuyarak başlamakla olur ve Kur’ân-ı kerîmin anahtarı Besmeledir.
BEYT-İ MA’MÛR:Meleklerin kıblesi. Göklerde meleklerin devâmlı tavâf ettikleri yer, makam.
BEYTÜ’L-MUKADDES (Beyt-ül-Makdis):Kudüs’deki Mescid-i Aksâ.
BEYTULLAH: Mekke-i mükerremede Mescid-i harâmın ortasında bulunan mukaddes binâ. Kâbe-i muazzama; müslümanların kıblesi; BEYTÜLMÂL:İslâm devleti hazînesi, mâliye teşkîlâtı.
Bİ’SET:Gönderme, gönderilme. Bir peygambere peygamber olduğunun bildirilmesi.
Bahira : Peygamber (sav)’in amcası Ebu Taliple beraber yaptığı seyahatte onun son peygamber olduğunu anlayan rahibin ismi

Bakara Suresi : Kuranı Kerimin 286 ayetten oluşan en uzun suresi
Ba’s : İkinci sûrla beraber Allahın insanları hesaba çekmek üzere yeniden diriltmesi, Yeniden diriliş hem ruh hem bedenle olacaktır.
Bayram Namazı : Kurban ve Ramazan bayramında olmak üzere senede iki defa kılınan, kazası olmayan, iki rekat olan, namaz sonunda hutbe okunan vacib olan namaz
Beddua : Kötü, iyi olmayan dua
Bedir Savaşı : Mekkeli müşriklerle 624 tarihinde yapılan ilk savaş
Beraat Gecesi : Mübarek üç aylardan Şaban ayının 15. gecesine rastlayan mübarek gece
Berzâh : Dünya ile ahiret arası, iki alem arası, kabir
Besmele : Her işimizde, özellikle Kuranı Kerim okumaya başlarken söylediğimiz “Bismillâhirrahmânirrahîm – Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla ” anlamındaki söz dizisi.
Beytullah : (Allahın evi) anlamına gelen Kâbe’nin diğer ismi
Bidat : Dinin aslında olmayıp sanradan ortaya çıkan şeyler. Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet’te bulunmayan ve Ashabca da bilinmeyen, özellikle din esaslarına ilişkin sonradan çıkma kimi ibadet ve davranış biçimleri ve inanca yönelik yorumlar.
Budizm : Kurucusu Buda olan din
• Cenaze namazının rükünleri kıyam ve tekbirdir. selam ise vaciptir.
• Cevamiul kelim: peygamberin az sözle çok şey ifade etmesi.
• Celse: İki secde arası oturuş.
• Cerh:Hadiste ravinin adalet ve zabt yönünden kusurlu vasıfları sebebiyle reddedilmesidir, ta’dil ise tam tersidir.
• Cemrelerin mekkeden minaya doğru sıralanışı: Cemrei ula, cemrei vusta ve cemrei akabedir.
• cenaze namazı en az bir kişiyle kılınır.
• Cennet bekçisi Rıdvan adlı meleğindir. Cehennem bekçisi maliktir

Câhiliye Dönemi : Peygamber (sav)’ den önce Arapların yaşadığı döneme verilen isim
Câiz : Dinimize göre yapılmasında sakınca bulunmayan, yapılması mümkün olan iş

Câmi : Müslümanların toplu halde veya tek başına namaz kılıp, ibadet ettikleri umuma açık mübarek mekanlar
Cebrâil : Allah tarafından peygamberlerine vahiy getirmekle görevli melek, Cibril, Ruhul Emin, Ruhul Kudüs diye de isimlendirilir.

Cebriyye: Bir İslam dini itikad mezhebi. Cehm bin Safvân tarafından kurulmuş bu nedenle de bazen “Cehmiyye” olarak da anılmıştır. Görüş olarak Mütezile mezhebinin karşıtıdır.İnsanların bir işi, bir eylemi yapıp yapma­makta özgür olduğunu kabul eden ve dolayı­sıyla insanların yaptıklarından sorumlu ol­dukları fikrini savunan Kaderiye mezhebinin karşısında yer alan Cebriye mezhebine göre, iyi ve kötü doğrudan doğruya Allah’tan gelir; olayların ortaya çıkışı ve meydana gelişi, in­sanın iradesine bağlı değildir, zira her şey Allah tarafından önceden, değişmezcesine belirlenmiştir.

Cehennem : Allaha inanmayanların sürekli kalacakları, günahkar müminlerinde günahları ölçüsünde cezalandırılacakları ahiret yurdu.
Cenaze Namazı : Rukusuz ve secdesiz olarak ayakta kılınan, daha çok dua özelliği olan namaz
Cennet : Müminlerin içinde ebedi olarak kalacakları çeşitli nimetlerle bezenmiş olan ahiret yurdu, mükafat yeri. Peygamber (sav)’ in bildirğdiğine göre Cennet ” Hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiç kimsenin aklına , hayaline gelmiyecek güzellik

CÂHİLİYE DEVRİ:İslâmiyet’ten önce hissin akla, kötülüğün iyiliğe hâkim olduğu, puta tapılan karanlık devir.
CEBEL-İ RAHMET:”Rahmet dağı” mânâsına, Arafat ovasındaki tepe.
CEBRÂİL ALEYHİSSELÂM:Dört büyük melekten biri..
CEHMİYYE:Cebriyye fırkasının bir kolu olup, Hicrî ikinci asırda Cehm bin Saffân tarafından kurulan bozuk fırka.
CENNET:Bahçe. Âhirette müslümanların nîmet ve mutluluk içerisinde sonsuz olarak yaşayacakları yer.
CERH VE TA’DÎL:Hadîs ilmine âit iki ıstılah Cerh, yaralamak. Bir hadîs âliminin, bâzı sebeplerle râvînin (hadîs rivâyet eden kimsenin) rivâyetini (naklini) reddetmesi. Ta’dîl, düzeltmek. Bir hadîs âliminin, bir râvinin rivâyetinin kabûl edilebileceğini açı klaması.

Cihar-i Yar-i Güzin:Farsca 4 anlamina gelen cihar,dost dost anlamina gelen güzin kelimelerinin birlesmesinden meydana gelmistir.4 seckin dost, 4 halife, Hülefa-i Rasidin:Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali (radiyallahu anhum).
Cin : Ateşten yaratılmış, yeme – içme, evlenme, doğum – ölüm gibi özellikleri bulunan, hayatları insan ömrüne göre uzun olan, insanlar gibi Allaha ibadetle sorumlu olan ve gözle görülmeyen varlıklardır.
Cuma Namazı : Cuma günü öğle namazı vaktinde kılınan toplam 10 rekat olan ve farzından önce hutbe okunan, kazası olmayan ve erkeklere farz olan namaz
Cüz : Kuranı Kerimin 20 sahifelik bölümlerine verilen isim, Kuranı Kerimde 30 cüz vardır.
Cüz’i İrâde : İnsanoğlunun sınırlı olan iradesine verilen isim
• Delk: Abdest ve gusülde uzuvların ovulması.
• Dirayet tefsiri: Kuran ayetlerini ayet ve hadislerle açıklamakla yetinmeyip dil,edebiyat vs. dayanarak akıl ve ictihadla yapılan tefsirlerdir. rey tefsiri de denir.Örnekleri: 1) Fahreddin razi: Mefatihul gayb, 2) Beydavi’nin Envarut tenzil ve esrarut tevil, 3) Nesefinin Medarikut tenzil ve hakaikut tevil.
• Dehriyyun: zaman ve maddenin ebediliğini savunanlar

Din : Akıl sahibi insanları, kendi iradeleri ile, hem bu dünyada hem de ahırette mutlu etmek için, Allah tarafından Peygamberleri aracılığı ile gönderilen ilahi kurallar
Doğruluk : İnsanın bütün iş ve davranışlarında dinin emirlerine, aklın ve ilmin kanunlarına göre hareket etmesi
Duâ : Kulun istek ve arzularını uygun bir üslupla Allah’a arzetmesi

DENDÂN-I SEÂDET:Peygamber efendimizin Uhud muhârebesinde şehîd olan, kırılan mübârek dişinin bir parçası.
Dirâyet Tefsîri:Resûlullah’tan sallallahü aleyhi ve sellem gelen rivâyetler (açıklamalar) esas alınarak, Kur’ân-ı kerîmin lisan bilgilerine ve zamanın fen bilgilerine, aklî ilimlere göre yapılan açıklaması. Bu tefsîre ma’kul, re’y tefsîri ve te’vîl de denir.
-Ebu Mahzure(ö.59/678-79):Mescid-i Haram`in müezzini.

-Ebü`l-Esved el-Düeli(ö.69/688):Kur`an-i Kerim`e hareke sistemini getiren ve Arap nahvinin ilk esaslarini tesbit eden alim, sair.

-Ecnadeyn Savasi:Müslümanlarin Suriye ve Filistin`i fethi sirasinda Bizanslilar`la yaptiklari ilk savas(13/634)
-Ecel-i Müsemma:Allah tarafindan tayin edilmis ömrün sonunda gelen ecel.
-Ecel-i Kaza:Tehlikeye ugramak suretiyle gelen ecel.
-Eda:Bir namazi vaktinde kilmaya eda denir.
-Ehl-i Beyt:Hz.Peygamber aile fertleri icin kullanilan bir tabir.
-Ehl-i Kitap:Kur`an-i Kerim`de genellikle yahudiler ve hiristiyanlar icin kullanilan tabir.
-Ehl-i Sünnet:Hz.peygamber ile ashabin dinin temel konularinda takip ettikleri yolu benimseyenler anlaminda bir tabir.

-Ehl-i kible:Kabe`ye dogru yönelerek namaz kilmanin farz olusunu kabul eden kimseler icin kullanilan bir kavramdir.

EHL-İ BİD’AT:Bid’at sâhipleri. Peygamber efendimizin ve eshâbının bildirdiği doğru îtikâddan (inanıştan) ayrılanlar.

EHL-İ SUFFA:Medîne-i münevverede, akrabâları ve evleri bulunmayan, Peygamber efendimizin mescidinin suffa denilen ve üzeri hurma dallarıyla örtülü bölümünde kalan eshâb-ı kirâm
ELHAMDÜLİLLAH:”Hamd, şükür Allahü teâlâya mahsûstur, bütün nîmetler O’ndandır” mânâsına mübârek, kıymetli bir söz. Buna hamdele de denir.

EL-HURUFU’L-MUKATTA’A):Bazı surelerin başında bir veya başka harfin birleşmesinden meydana gelen kesikli harflere “El-Hurufu’l-Mukatta’a” denir.
EMSALU’L-KUR’AN:Mesel kelimesi lügatta şibih, nazir, delil, hüccet, bir nesnenin sıfatı, halk arasında kabul görüp yayılmış ve meşhur olan sözlerdir –ki bunlara Türkcede atasözleri denir-, bunların irad edilip söylenmesine de “darb-ı mesel” denir, çoğulu ise emsaldir.
EMÂNÂT-I MUKADDESE:İslâm dîni ve târihi bakımından büyük önem taşıyan, Peygamber efendimize ve diğer din büyüklerine âit bâzı mübârek şahsî eşyâ ve hâtıralar. Mukaddes emânetler. Bunlar: Hırka-i Saâdet, Seyf-i Nebevî, Nâme-i Saâdet, Mühr-i Seâdet, Dendân-ı Seâdet, Lıhy e-i Seâdet, Nakş-ı Kadem-i şerîf, Sancak-ı şerîf, Teyemmüm taşı.

-Eimme-i sitte:Eimme-i sitte, hadiste kütüb- ü sitte denen, 6 meshur hadsi mecbuasinin yazarlarina verilen isimdir.

-Emirü`l-Müminin:Islam tarihinde Hz.Ömer`den itibaren devlet baskanlarina verilen unvan..
-Emsalü`l-hadis:Icerisinde darbi mesel yada mesel bulunan hadisleri derleyen kitaplara”emsalü´l-hadis” denir.
-Emsalu`l-Kur`an:Kur`an-i Kerim`deki meseleler.
-Ensab:Hadis ravilerinin ve muhaddislerin kimliklerini aciklayan ilim dalina ensab” denir.
-Erbain:Kirk sayisi esas alinarak Islami konularda yazilan eserlerin ortak adi.

-Erbaun:Hadis literatüründe kirk hadis toplayan eserlere denir.
-Eshab-i Hicr:Salih peygamberin gönderildigi kavim.
-Esmaü-Hüsna:Allah`in güzel isimleri ve sifatlari.
-Eshuru`l_hurum:Haram aylar;Zilkade, Zilhicce,Muharremve recep aylari.Araplar bu aylarda savas yapmayi haram sayarlardi.
-Esbab-i Nüzul:Tefsir ilminin ayet veya surelerin inis sebeplerini arastiran dali.

-Eyke halki:Hz.Suayb`in kavmi idi.Eyke, birbirine girmis sik agaclar demktir.Suayb kavmi agaclik bir bölgede yasadigi icin onlara eyke halki denilmistir.
-Ezvac-i Tahirat:Peygamberimizin ismetli ve iffetli, temiz zevceleri; peygamberimize hanim olma serefine ermis olan kadinlar.Hz.Hatice,Hz.Aise, Hz.Sevde,Hz.Hafsa,Hz.Ümmü Habibe, Hz.Safiye, Hz.Meymune,Hz.Ümmü seleme, Hz.Zeynep binti Cahs, Hz.Zeynep, Hz.Zeynep, Hz.Reyhane ve Hz.Cüveyriye.
Ebâbil : Ebrehe’nin ordusunu helak eden kuşlar
Ebedî : Sonsuz, sonu olmayan
Ebrehe : Kâbeyi yıkmak amacıyla yola çıkan ancak ebabil kuşlarıyla helak olan Yemen valisi
Ebû Cehil : Müslümanlara ençok eziyet ve işkence eden Cehaletin babası isimli müşrik
Ebû Leheb : Peygamber (sav)’ e eziyet ve sıkıntı veren, yaptığı bu kötülükler sebebiyle hakkında Leheb suresi inen amcası
Ebû Talib : Peygamber (sav)’in 8 yaşından evleninceye kadar yanında kaldığı ve onu koruyan amcası
Ecel : Canlıların hayatlarının son bulduğu noktaya denir.
Ecir : Yapılan güzel ameller karşılığında Allah’ın kullarına verdiği mânevî mükafat
Eda : Namazı vaktinde kılmak

Eda: kıratı hocanın ağzından almaktır ve tekrar hocanın huzurunda okumaktır. Bu şekilde kıraat öğrenmeye eda denir
Edeb : Güzel terbiye, iyi huy, insanın bütün iyilikleri ve ahlaki meziyetleri kendisinde toplaması

Ehli Beyt : Peygamber (sav)’ in ev halkına verilen isim

Emîn : Peygamber (sav)’ e peygamber olmadan önce güvenilir, doğru bir kişi olduğu için verilen lakap
Ensâr : Mekkeden Medineye hicret eden müslümanlara yardım eden, onlara kucak açan Medineli müslümanlara verilen isim
Erkam : Müslümanların Medineye hicretten önce evinde toplandıkları kişi
Esmâül Hüsnâ : Allahın Kuranı Kerimdeki 99 güzel ismi
Estağfirullâh : Allahü Teâlâdan hatâ ve kusurlarımı bağışlamasını dilerim, mânâsına; mübârek, kıymetli bir söz.

Eşariyye Mezhebi:Akaid konusunda Ebü’l-Hasan Ali b. İsmâil el-Eş‘arî’nin görüşlerini benimseyen Ehl-i sünnet mezhebine verilen isimdir. Mezhebin kurucusu olan İmam Eş‘arî, hicrî 260 (873) yılında Basra’da doğmuş, kırk yaşına kadar Mu‘tezile mezhebine bağlı kalmış, sonra “üç kardeş meselesi” diye bilinen meselenin tartışmasında hocası Ebû Ali el-Cübbâî’ye (ö. 303/916) üstün gelmiş, hocasının görüşlerini doyurucu bulmadığı için Mu‘tezile’den ayrılmış ve Eş‘arîliği kurmuştur. İmam Eş‘arî 324 (936) yılında Bağdat’ta ölmüştür.

 Evliyâ : Allahü Teâlânın sevgili kulları, nefsin esâretinden kurtulup, sözleri, işleri ve hareketleri İslâmiyet’e uygun olanlar, devamlı Allahü teâlâyı hatırlayıp, ananlar.

Evrensel : Bütün dünyaya ve insanlığa hitap eden
Eyüp : Peygamber (sav)’ i evinde misafir etme şerefine nail olan Ebu Eyyub el Ensari ( Halid b. Zeyd)’ in kabrinin bulunduğu İstanbulun bir semti
Ezan : Günde beş vakit olan namaz vaktinin girdiğini haber vermek amacıyla yüksek bir sesle okunan mübarek sözler
Ezelî : Öncesi, başlangıcı olmayan

FÂİTE:Gaflet, uyku, unutmak, hastalık, düşman korkusu gibi bir özürle kaçırılan farz veya vâcib namaz.
FÂRÛK:”Doğru ile yanlışı birbirinden ayıran” mânâsına hazret-i Ömer’in lakabı.
Fukahâ-i Seb’a:Medîne’de yetişen yedi büyük fakîh
-Fetret:Peygamberimize gelen vahyin bir süre kesilmesi ile ilgili olarak fetret denilmistir.

-Fey:Islam devletinin gayri müslim tebaadan aldigi cizye, harac, ve ticaret mallari vergilerinin ortak adi.

-Ficar savaslari:Islam`dan önce cahiliye devrinde bazi arap kabileleri arasinda haram aylarda meydana gelen ic savas, 4 defa yapilmistir.Peygamberimiz, amcasi Zübeyr ile katildi.Utbe b. Rebia`nin girisimi ile taraflar arasinda baris gerceklestirildi.Bu savas Fil olayindan 25 yil sonra(591) meydana geldi.
-Fitre:Ramazan ayinin sonunda gücü yeten müslümanin ödemekle yükümlü oldugu sadaka.

-Fikhu`l Ekber:Ebu Hanife`ye nisbet edilen risalesi.
-Fikhu`l-hadis:Hadislerin anlasilmasini ve onlardan hüküm cikartilmasina konu edinen ilim dali.
-Fizilali`l-Kur`an:Seyyid Kutub`un(ö.1966):Kur`an-i Kerim tefsiri.
-Fukaha-i Seb`a:Ashab-i Kiram`dan sonra Medine-i Münevvere`de de fetva vermeye baslayan yedi meshur fakihe verilen isimdir.
-Füru:Islam hukukunun ameli-tatbiki bölümünü ve miras hakkinda alt soy hisimlari ifade eden fikih terimi

Fahri Kâinat : Kâinâtın kendisi ile övündüğü zât; Peygamber (sav) Efendimiz için kullanılan saygı ifâdesi.
Fâni : Yok olucu, geçici, devamlı olmayan.

Farz: dinizmice yapilmasi gereken kesin emirler: namaz
Fâtiha : Kuranı Kerimin 7 ayetten oluşan ilk suresi, namazların her rekatında okunan sure

- Fem-i Muhsin: Kur-an-ı Kerimi emredilene uygun olarak en güzel tarzda icra eden üstad demektir. Fem-i Muhsin, Kur-an-ı mükemmel bir üslup ve eda ile okur ve okutur

Fetvâ : Herhangi bir işin dîne (İslâmiyet’e) uygun olup olmadığına dâir müftî tarafından verilen cevap
Ficar Savaşları : Araplar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında savaş yapmazlardı. Bu aylarda savaş olursa bu savaşlara ficar savaşları denirdi.
Fidye : Bazı şartlardan dolayı oruç tutamayanların ödemeleri gereken bir günlük oruç bedelidir. Bir kimsenin bir günlük sabahlı akşamlı yiyecek miktarıdır.
Fıkıh : Dinde yapılması ve sakınılması lâzım gelen işleri bildiren ilim.
Fil Suresi : Kâbeyi yıkmak için gelen Ebrehe ve ordusunun Ebâbil kuşları ile yok oluşundan bahseden sûre

Firdevs Cenneti : Cennetin tabakalarından, bölümlerinden birisi
Fıtır Sadakası Fitre : Ramazan ayını yaşama, onun ecrine kavuşmanın şükran borcu olarak en geç bayram namazından önce verilmesi gereken vacib olan sadaka, miktarı; bir kişinin bir günlük sabahlı akşamlı yiyecek miktarıdır.
Garibulhadis: hadislerdeki anlaşılması zor ve ancak sahanın uzmanları tarafından anlaşılabilen kelimelere denir.
Garibul Kuran: Tefsirde anlaşılması zor olan kelimeleri konu edinir.ilmin öncüsü Abdullah b. abbastır.

ĞARİBU’L-KUR’AN:Ğarib kelimesi, yabancı, anlaşılmaktan uzak ve kapalı anlamına gelmektedir. Kur’an’da yer alan, araplar arasında da yaygın bir şekilde kullanılmadığı için pek bilnmeyen kelimelere ğarib denilmiştir. Kur’an’da nadiren de olsa yabancı kelimelerin bulunuşu, ekseriyeti teşkil eden Kureyş lehçesinin dışında, diğer lehçelerden de birçok kelimelerin yer alması “Ğaribu’l-Kur’an” meselesini ortaya çıkarmıştır.

GASÎL-ÜL MELÂİKE:Melekler tarafından yıkanan; Eshâb-ı kirâmdan Uhud harbinde şehîd olan ve cenâzesini meleklerin yıkadığı Peygamber efendimiz tarafından müjdelenen Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretleri.
Gayri Müslim : Müslüman olmayan.

Gâzi : Hiçbir dünya menfaati gözetmeden, din için vatan için düşmanla savaşan ve savaştan sağ olarak geri dönenler
Gazve: peygamberin bulunduğu savaşlara denir. Seriyye ise bizzat katılmadığı sahabeleri görevlendirdiği birliklerdir.tüm savaşlarında şehit sayısı 138, ölen toplam müşrik 216 dır.

Gıbta : Başkasında görülen iyiliklere, güzelleklere imrenme, özenme
Gıybet : Bir kimsenin arkasından işittiği zaman hoşlanmayacağı şekilde konuşmak, Kuranı kerimde ölü kardeşinin etini yemeğe benzetilmiştir.
Görgü Kuralları : Toplumda uyulması gereken terbiye ve nezaket kuralları
Gusül : Kuru bir yer kalmamak üzere bütün vucudu yıkamaktır. Gusül abdestinin farzları üçtür. Ağza su vermek, burna su vermek, bütün vücudu yıkamak. Boy abdesti alması gereken bir kimse boy abdesti almadan aşağıdaki işleri yapamaz. Namaz kılmak, Cenaze namazı kıl
Habeşistan : Müslümanlardan bir kısmının ilk önce hicret ettikleri ülke
Hac : İhrama girerek senenin belirli günlerinde Kabeyi ziyaret etmek ve Arafatta vakfe yapmak suretiyle yapılan ibadet, haccın farzları üçtür. İhrama girmek, Kabeyi tavaf etmek ve Arafatta vakfe yapmak
Hacerul Esved : Cennetten geldiği söylenen, Kabenin bir köşeşinde bulunan ve tavafın başlangıç noktası olan ve mübarek kabul edilen kara, siyah taş
Haç : Hristiyanlara göre Hz. İsayı öldürmek için kullanılan artı şeklindeki alet
Hadîsi Şerif : Peygamber (sav)’ in sözlerine verilen isim

HADES:Abdestsizlik veyâ cünüblük hâli.

HADÎS:Peygamber efendimizin mübârek sözleri, işleri ve görüp de mani olmadıkları şeyler.
Hadîs-i Maktû’:Söyleyenleri (râvîleri), Tâbiîn-i kirâmakadar bilinip, Tâbiîn’den rivâyet olunan hadîs-i şerîfler.

-Hadr: Süratli okuyuştur, Kur’an-ı Kerimi Tecvid kaidelerine uymak kaydıyla, en hızlı okuyuş şekline Hadr denir.

HAMDELE:Elhamdülillah veya bu mânâdaki sözler. Elhamdülillah sözünün mânâsı, Allahü teâlâya hamd olsun, ben her hâlimde O’ndan memnûnum demektir.

HALKU’L-KUR’AN:Kur’an-ı Kerim Allah kelamı olması hasebiyle, mahluk değildir. Bu görüşü ehl-i sünnet alimleri ittifaken kabul etmişlerdir.
HAVASSU’L-KUR’AN:Kur’an’ı Kerim’in bazı ayet ve surelerinin özelliklerinden bahseden ilimdir. Kur’an’daki birçok sure ve ayetlerin özelliklerine dair hadisler ve alimlerin sözleri mevcuttur. Bunların okunmasıyla müsbet neticeler elde edildiği tecrübelerle sabittir

Hafaza Melekleri : Allah Tealanın izniyle insanları kazalardan belalardan korumakla görevli melekler, bir rivayete göre Kirâmen Kâtibîn meleklerinin diğer adı
Hâfız : Kuranı Kerimi başından sonuna kadar ezberleyen kimse
Haham : Yahudilerin din adamlarına verilen isim
Halime : Peygamber (sav)’ in süt annesi
Hanîf : Peygamber (sav) Efendimizin peygamberliğinden önce Allahın birliğine inanan ve ona ortak koşmayın, İbrahim (as)’ ın dini üzere olan kimselere verilen isim

Haram: dinizmice yapilmasi kesinlikle yasaklanmis seyler: alkol kullanmak, zina
Hased : Bir kimsenin sahip olduğu mevki, makam, şan, şöhret, mal, mülk gibi üstünlükleri, güzellikleri, nimetleri çekememek, bundan rahatsız olup bunların ondan gitmesini istemek

Hâşâ : Asla, katiyyen, öyle değil, Allah korusun… manasında söylenen söz
Haşr : İkinci surdan sonra Allahın insanları hesaba çekmek üzere bir araya toplaması
Hatim : Kuranı Kerimi başından sonuna kadar okumak
Hattat : Hat sanatıyla uğraşan kişi
Havâri : Hz. İsaya inanan ve onun şeçtiği 12 kişiye verilen isim
Havra : Yahudilerin ibadet ettikleri yer
Hayâ : Kınanmayı gerektiren bir söz veya davranıştan dolayı kişinin Allaha ve insanlara karşı mahcubiyet ve üzüntü duyması, utanması, insanı kötülük yapmaktan uzaklaştıran ve diğer canlılardan ayıran ahlaki özellik
Hayber Savaşı : 628 tarihinde yahudilerle yapılan savaş
Hayır : Yüce Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olan güzel amellerdir.
Hazreti ( Hz ) : Zât mânâsına hürmet ve saygı ifâdesi.
Hendek Savaşı : Mekkeli müşriklerle 627 taihinde yapılan savaş, diğer ismi Ahzab’tır. Medine şehrinin etrafına hendek kazıldığı için bu isim verilmiştir.
Hesab : İnsanların bu dünyada yaptığı işlerden dolayı ahirette sorgulanmasıdır. Peygamber (sav) ‘in bildirdiğine göre insanlar şu beş şeyden hesaba çekileceklerdir. Ömrünü nerede tükettin, gençliğini nerede geçirdin, malını nerede kazandın, malını nereye harcadın
Hicaz : Mekke ve Medine şehirlerini içine alan bölgeye verilen isim
Hicret : Peygamber (sav) ve müslümanların gördükleri işkence ve eziyetler ve çektikleri sıkıntılardan dolayı Mekke’den Medineye göç etmesi, miladi 622 tarihinde gerçekleşmiştir. Hz. Ömer zamanında Hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
Hidâyet : Doğru yolu gösterme, Allahü Teâlânın râzı olduğu yolda bulunma.
Hılfulfudûl : Peygamber (sav)’ in Peygamberliğinden önce haksızlıklara karşı koymak ve haksızlığa uğrayanların haklarını savunmak ve almak için kurulmuş olan ve Peygamber (sav)’ in de üye olduğu dernek
Hilye-i Şerif : Peygamber (sav) Efendimizin dış görünüşünü ve vasıflarını anlatan eserlere verilen ad; “Hilye-i Saâdet” de denir.
 -Hilye:Bilhassa Hz.Peygamber`in fiziki özellikleri, bunlari anlatan edebi eserler ve ayni konuda hüs-i hatla yazilmis levhalar icin kullanilan terim.
-Hinduizm:Hindistan`in geleneksel dini.
-Hulasatü`l-Beyan:mehmet Vehbi Efendinin(ö.1949)Türkce Kur`an tefsiri.
124-Hulefa-i Rasidin(632-661):Hz.Peygamber`den sonra ilk dört halife.
-Haber-i Vahid:Mütevatir derecesine ulasmayan haber.
-Habib en-Neccar:Islami kaynaklara göreYasin suresinde anlatilan kisi.-Haham.Yahudilerin , musevilerin din adami.
-Hahambasi:Yahudi cemaatinin dini lideri.
-Habesistan:Müslümanlarin ilk kez hicret ettikleri ve iyi karsinlandiklari, halki Hristiyan olan ülke(Etopya).Habesistan`a 1.ci hicret de 11 erkek, 4 kadin toplam 15 , 2.hicrette 77 erkek , 13 kadin toplam 117 kisi. Peygamberligin 5.yilinda ilk kafile yla ciktilar.
-Hafsa(ö.45/665):hz.Ömer`in kizi ve Hz.Peygamber`in hanimi.
-Hafsa hatun(ö.940/1534):Kanuni Sultan Süleymanin annesi.
-Haham:Yahudi dini teskilatinda unvan.
-Hak Dini Kur`an Dini:Elmalili Muhammed Hamd`nin(ö.1942)Türkce Kur`an tefsiri.
-Hanefi Mezhebi:Hanefi mezhebi su yedi esas üzere kurulmustur:Kitap, sünnet, sahabenin sözleri, kiyas, istihsan, icma ve örf.
Hanefi Mezhebine dair imam Muhammed`in yazdigi meshur 6 kitabi sunlardir:Mebsut, ziyadat, cami-us Sagir, cami-ul kebir, siyer-i sagir, siye-i kebir.
-Haram:Din tarafindan yasaklanan fiil.
-Haram aylar:Islami literatürde savasin haram kabul edildigi 4 kutsal ay.Zilkade,zilhicce,muharrem, recep.
-Harbi:Gayri müslim devletin vatandasi anlaminda fikhi terimi.

Dini Gifler, Hareketli İslami Resimler

- Hareke: Harfin harekeli olması

-Harem:Mekke ve Medine sehirleriyle cevrelerindeki belirli bölgeler icin kullanilan terim.
-Haremeyn:Mekke ve Medine sehirleri birlikte ifade eden tabir.
-Havaic-i Asliye:Asil ihtiyaclar, temel ihtiyaclar.Zekat matrahi disinda tutulan temel ihtiyac mallari disinda tutulan temel ihtiyac mallari anlaminda fikih terim.
-Hariciler:Hz.ali ile Hz.Muaviye arasinda meydana gelenen Siffin savasindaki hakem olayindan sonra meydana cikmistir.”Hüküm Allah`indir diyerek hakem olayina karsi ciktilar.Hakem olayini küfür, taraflarini da kafir ilan ettiler.

-Hafdu Savt: Kur’an okurken bazı kelime, cümle ve ayetleri ses tonunu düşürerek okumak demektir. Tilavette yerme ve kötülemeyi adabı ve niyazı, istiğfarı ses ile ortaya çıkarmaktır. Hafdu Savt’ı gerektiren sebeplerden bazıları:
a) Dua ve istiğfar ayetleri: b) Batıla mensup sözler:
c) Tehdit ve Tarız ayetlerde.
- Hayşum:Geniz 

- Hicrete kadar nazil olan ayetlere Mekkȋ,Medeni ise; Hicretten başlayarak hicretin onuncu yılınaPeygamberimizin vefatına kadar nazil olan ayetlerdir.

- Hurufu Halk (boğaz Harfleri) : ا ح خ ع غ ه harfleridir..

- Hz. Peygamber( s.a.v) her yıl kur’an-ı ramazan ayında nazil olduğu kadar, kısmını Hz. Cebrail’e arz etmesine okumasınaMukabele denir.
-Hz. Peygamber döneminde Medine’ye ilk giden kur’an öğretmeni Mus’ab bin Umeyr’dir
-Vahiy kâtiplerinden 5 isim :Hz. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Zübeyr,

-Havariler:Hz.Isa`ya herkesten önce inanan ve yardimci olan , onun Allah`in kulu ve peygamberi oldugunu tasdik edenlerdir.

-Havelan-i havl:Senenin devretmesi, gecmesi demektir.
-Havkale:La havle ve la kuvvete illa bi`llahil-aliyyi`l –azim cümlesini söylemeye denir.
-Hayber:Hicaz`da Medine-Suriye yolu üzerinde bulunan eski bir ticaret ve ziraat merkezi.
-Haremeyn:Iki mukadde sey demektir. Mekke medine sehirleri icin kullanilir.
-Hatemü´l-Enbiya:Peygamberlerin sonuncusu;Hz.Muhammed(sas).
-Hatem-i Nübüvvet:Hz.Muhammed(sas)` in Peygamberligine denir.
-Hedy:Hac ve umre yapan kimselerin harem sinirlari icinde kestikleri kurban.
-Hicret:Peygamberimizin Mekke`den Medine`ye göcü. Hicret, 12 Rebiulevvel/23 Eylül 622`de olmustur.Bu tarih Peygamberimizin 53`üncü dogum yil dönümüdür.
-Hicr:Kayalik böge demek olup Medine`in Kuzeyeinde bir yerin adidir.Salih peygamberin kavmi semud burada yasardi.
-Hidane:Kücük cocuklarin bakimi, gözetimi ve terbiyesi anlaminda bir fikih terimi.
-Hirka-i Saadet:Peygamberimizin Topkapi Sarayinda mukaddes emanetler dairesinde korunan hirka.
-Hitan:Sünnet, sünnet ameliyesi.Sünnet olmak , erkekler icin sünnettir.

-Hülafa-i rasidin:Dört halife.Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali.
-Hüsuf Namazi:Ay tutuldugu zaman iki rekat kendi basina kilinan namaza da Hüsuf namazi denir.
-Hüzün yili:Hz.Peygamberimizin amcasi ile zevcesi Hz.Hatice`nin (Bisetin 10.yili) vefat ettigi yila denir.(Bi`setin 10.yili)
-Hudeybiye:Mekke`nin kuzey batisinda bir yer adi.-Hud(as):Ad kavmine gönderilen peygamberin adidir.Ad kavmi Ahkaf denilen yerde yasarlardi.Ad kavmi irem adinda meshur bir sehir insa etmislerdi.Ad kavmi putlara tapardi.Inanmayanlari Allah(c.c), Hud Aleyhisselam ile beraber iman edenleri kurtulusa erdirip kafirleri helak etti.
-Huneyn:Taif yakinlarinda Mekke`ye 10 mil bir yer.
-Hutbe:Cuma ve bayram namazlari basta olmak üzere bazi ibadet ve merasimlerin icrasi esnasinda topluluga hitaben yapilan konusma.Hutbenin vacipleri:Hatibin taharet üzere bulunmasi, avret sayilan yerlerini örtülü olmasi ve hutbeyi ayakta okumasi.
Hinduizm : İneğin kutsal kabul edildiği, karma ve tenasüh inancının görüldüğü hintlilerin dini
Hira : İlk vahyin geldiği mağara
Hırs : Sonu gelmeyen istekler, aç gözlülük
Hızır : Halen yaşadığı, darda kalanlara yardım ettiği düşünülen Musa (as) ile yolculuk eden, Allahın veli kullarından. Hızır gibi yetişti. Kesene Hızır uğrasın.
Hristiyanlık : Üçlü tanrı, aforoz etme, günah çıkarma gibi inançları olan aslı bakımından bir hak din iken sonradan değişikliğe uğramış din
Hudeybiye Barışı : Mekkeli Müşriklerle 628 tarihinde yapılan anlaşma
Hurâfe : Uydurma, batıl inanış. Sonradan uydurulan ve genellikle İslâm’ın gerçeğiyle bağdaşmaz batıl inançları veya çarpık davranış biçimlerini ifade eden hikâyeler.
Huşû : Korku ile karışık sevgiden gelen edebli bir hal
Hutbe : Cuma ve bayram namazlarında imamın minberden cemaati bilgilendirmek için yaptığı konuşma
Hüsnü Hat : Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatına verilen isim
Hüzün Yılı : Ebu Talip ve Peygamber (sav)’ in mübarek eşi Hz. Haticenin vefat ettiği yıla verilen isim
Hz Hacer : İbrahim (as)’ ın hanımı. İsmail (as)’ ın annesi, Safa ve Merve tepeleri arasında oğluna su bulmak için koşan kişi
Hz. Ali : İlk müslümanlardan, Peygamber (sav)’ in amcası Ebu Talibin oğlu, Peygamber (sav)’ in soyunun devam ettiği damadı, dördüncü halife
Hz. Ayşe : Peygamber (sav)’in hanımlarından birisi, Hz. Ebu Bekirin kızı
Hz. Bilal : Mekelilerce çok eziyet edilen müslümanlardan, ilk ezan okuyan sahabi
Hz. Ebû Bekir : Peygamber (sav) Efendimizin kayınpederi, hicretteki yol arkadaşı, Kuranı Kerimi kitap haline getiren ilk halife
Hz. Fâtıma : Peygamber (sav)’ in soyunun devam ettiği ve Peygamber (sav) Efendimizden sonra vefat eden kızı
Hz. Hamza : Peygamber (sav)’ in Uhud savaşında şehid olan ve ” Esedullah – Allahın Arslanı ” lakabı verilen amcası
Hz. Hasan : Peygamber (sav) in torunu
Hz. Hatice : Peygamber (sav)’ in mübarek eşi, İlk müslümanlardandır ve Medineye hicretten önce vefat etmiştir. Peygamber (sav)’ in bu evlilikten 6 çocukları dünyaya gelmiştir. Bunlar Abdullah, Kasım, Fatıma, Zeyneb, Rukiye, Ümmü Gülsüm
Hz. Hüseyin : Peygamber (sav) in torunu
Hz. Osman : Kuranı Kerimi çoğaltan 3. Halife, Peygamberimizin damadı, kendisine ” Zinnureyn – iki nur sahibi ” lakabı verilmiştir.
Hz. Ömer : Peygamber (sav)’ i öldürmek üzere yola çıkan ve müslüman olan, adaletiyle meşhur, Peygamber (sav) Efendimizin kayınpederi olan üçüncü halife
Hz. Rukiye : Peygamber (sav)’ in kızlarından birisi
Hz. Ümmü Gülsüm : Peygamber (sav)’ in kızlarından birisi
Hz. Zeyd b. Hârise : Peygamber (sav)’ in azat ettiği kölesi, Mute savaşında şehit olmuştur.
Hz. Zeyneb : Peygamber (sav)’ in kızlarından birisi

İBÂDİYYE:Bozuk fırkalardan olan Hâriciyyenin kollarından biriİ
İHTİKÂR:İnsan ve hayvan için lüzumlu gıdâ maddelerini şehre girmeden yâhut girince halka satılmadan toplayıp, stok edip, pahalandığı zaman satmak.
İHVÂN-ÜS-SAFÂ:On birinci asrın ikinci yarısında Basra’da ortaya çıkan; “İslâmiyete birçok vehimler karışmış, onu bu vehimlerden temizlemek ancak felsefe ile mümkündür. İslâm dînini felsefe vâsıtasıyla saf hâle getirmelidir” diyen sapık ve gizli bir cemiyet,.

• İhsar:Hac veya umre için ihrama giren kimsenin elinde olmayan bir sebeble ihramdan çıkmasıdır. • Izdıba:Omuzlara alınan ridanın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atarak sağ omuzu ve sağ kolu açıkta bırakmak.
.”İh san: Al lah’ı gö rü yor muş gi bi O’na iba det et men dir. Her ne ka dar sen O’nu gör mü yor san da O se ni gö rü yor.” 

-İhfa: Ğunnesini belirtmek suretiyle şeddeden arınmış olarak İdğam ile izhar arasında uygulanan bir haldir.
-İzhar: İki harfin arasını birbirinden uzaklaştırarak ayırmaktır.
-İklab: Tenvin veya nuni sakineyi tam bir mîm’e çevirmek ve onu (bu mimi) ba’dan önce, ğunne ile ihfa etmektir.

-İdğam: Birbirinin aynı, birbirinin mütecanisi(mahreçleri bir sıfatları farklı harfler) birbirinin mütekaribi (mahreç ve sıfatlarında yakınlığı olan harflerin) her birinin diğerine bazı şartlar dâhilinde katılmasına ve şeddeli bir harf gibi okunmasına İdğam denir.
-İşmam: Sükûndan sonra, zammeye işaret etmek üzere, dudakları öne doğru toplamak demektir.

• İlhadi tefsir: Kuran ve sünnetin açık hükümlerine aykırı tefsirlere denir.
• İlmel yakin: Akıl ve naklin ifade ettiğigerçeği yansıtan ve içinde yalan bulunmayan bilgi ve haberdir
• İtikadi mezhepler:selefiyye,maturidiyye ve eşariyyedir.

-İmale: مَجْرَيهَا Meylettirmek anlamında olup, fethadan kesreye yapılan meyil kesreye daha yakınsa buna imale-i Kübra denir. Hud suresi 41. Ayet.
• İsrailiyyat:Yahudilikten, Hıristiyanlıktan ve diğer kültürlerden, İslamiyet’e giren rivayetlere denir.

• ilk fıkh usulü kitabı şafiye ait olan er risaledir. imam şafinin eski görüşlerini ihtiva eden eseri hucce’dir.son görüşleri ise Ümm adlı eserindedir.
• İslam Konferansı örgütü 1969 da fasın başkenti rabatta kuruldu. 57 üye ülke vardır.
İbâdet : Allah’a gönülden, isteyerek yönelmek ve karşılığında sevap vadedilen dinî görevleri ve amelleri Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yerine getirmek
İbrâhim (as) : Kâbeyi yapan peygamber, Peygamber (sav)’ in soyu bu peygambere kadar uzanır.
İcmâ : Hz.Peygamber’in vefatından sonra, herhangi bir asırda, bütün İslam müçtehitlerinin, dînî bir konuda ortak hüküm vermeleri

İhlas : İçten, samimi, gösterişsiz sevgi, bağlılık
İhlas Suresi : Tevhid inancı ” Allahın birliği inancı” ‘nı açıklayan sure
İlmihâl : Her müslümanın îmân, ibâdet ve ahlâk ile ilgili bilmesi gereken şeyler veya bu bilgileri anlatan kitap.
İmam : Topluluğa namaz kıldıran kimse
Îman : Peygamber (sav)’ in Allahtan getirdiği şeylerin hepsine birden kesin olarak inanmak; başka bir ifadeyle Allaha, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, kaza ve kadere, ahiret gününe inanmaktır.
İmsak : Oruca başlangıç zamanı
İncil : Allahın İsa (as) ‘a gönderdiği kutsal kitap, Allahın gönderdiği şekli koruyamamış ve değişikliğe uğramıştır.
İnşâallâh : Allah izin verirse, Allah nasib ederse anlamındaki söz dizisi
Îsa : Hıristiyanlara peygamber olarak gönderilmiş olan ve babasız olarak annesi Hz. Meryemden dünyaya gelen, bebekliğinde konuşan, Kutsal kitap olarak İncil verilen peygamber
İslam : Allah katında dinlerin genel adı, özel olarakta son dinin adı
İsmâil (as) : İbrahim (AS)’ ın oğlu, ayakları yanından zemzem suyu çıkan peygamber.
İsrâ : Peygamber (sav)’ in Mekkedeki Mescidi Haramdan Kudüsteki Mescidi Aksaya kadar gecenin bir vaktinde götürülmesine isrâ; oradanda Allahın huzuruna kabul edilmesine miraç denir.
İsraf : Sahip olduğumuz şeyleri gereksiz yere kullanma
İsrâfil : Birincisi kıyametin kopması, ikincisi insanların yeniden diriltilmesi olmak üzere sûr denilen alete üflemekle görevli melek
-İcma:Ashab-i Kiram`in ittifaklari üzere akaid hükmüne gecmis dini emirlerin tamami.?
 -İhtikar:Ihtiyac maddelerini toplayarak, darlik aninda pahali satma, vurgunculuk.
-İfk hadisesi:Hz.Aise´ye zina isnadi atilmasi olayi..
-İktida:Namazda imama uyma anlaminda fihih terim.

-İstima: Sema ile aynı manadadır
- İlmi Kıraat :Kur’an kelimelerinin eda keyfiyetlerini ve ihtilaflarını, nakledenlere nisbet edilerek bilmektir .
- İlmi Tecvid :Lügat: bir şeyi güzel yapmak, hoş yapmak demektir. KONUSU; Kur ’anın kelimeleri ve harfleridir. Hece Harfleridir. Harflerin sıfatı lazıme ve arızalarını ve mahreçlerini bilmektir.
- İstiaze, Allah’a sığınmak demektir. Maddi- manevi her türlü kötülükten zarar ve sıkıntıdan Allaha sığınmak, ondan yardım dilemektir.
-İMAM: Kıraat sahasında otorite ve güvenilir kimseye denir.
-İşmam: لَا تَاْ مَنَّا Yusuf suresi 11. Ayet. Bu kelimenin aslı;مَنُناَ لاَتَاْ idi, Kıraat gereği idğam edildi ve şedde verildi لَا تَاْ مَنَّا oldu. Bu kelimede işmam şöyle yapılır, مَنْ hecesinde zamme okuyor gibi dudaklar ileri sürülür. Ğunne esnasında biraz önde tutulur, ناَ demeden önce dudaklar geri çekilir ve dudaklar geri çekilince ناَ okunur.
-İla:Islam hukukunda bir erkegin bir müddet hanimina yaklasmayacagina dair yemin etmesi demektir. Ila süresi 4 aydir.Bu süreden önce karisi ile birlesen erkek yemini bozmus olur ve bunun keffaretini ödemek durumdadir. 4 ay gecerde karisina yaklasmazsa, karisi bain talak ile bosanmis olur.Bu durumda ancak kadinin rizasi ile yeniden nikahlanarak kendisiyle evlenebilir.

-İlk Cuma namazi:Hicret esnasinda Salim ogullari yurdunda Ranuna mevkiine geldiginde Cuma vakti olmustu.Bura da ilk Cuma namazi kilindi.Peygamberimiz(sas9:“Günesin dogdugu günlerin en hayirlisi Cuma günüdür.“(Sünen-i Tirmizi Terc.c.1,sh.487)

İ’CAZU’L-KUR’AN (KUR’AN’IN EŞSİZLİĞİ):İ’caz kelimesi lügatte, aciz bırakmak anlamına gelir. Bir şeyin benzerini yapmaktan aciz bırakan şeye de mu’cize denir.
İ’RABU’L-KUR’AN:Kur’an kelimelerinin cümle içinde bulundukları yere göre gramer yönünden incelenmesi ve tahlillerinin yapılması “İ’rabu’l-Kur’an” ilmini meydana getirmiştir.

-İmameyn:Imam-i Ebu Yusuf ile imam-i Muhammed` e birden verilen bir isimdir.Bazende imam-i azam ile imami safi icin kullanilir.
-Istidrac:Bir kul günahini yeniledikce Allah`´n , onun sagligini, mevkiini, sanini, söhretini, nimetini artirmasi, ona sükrünü, tevbesini, istigfarini unutturmasi, böylece onu asama asama azabina yaklastirmasi ve sonunda kendisini ansizin yakalamasi anlamina gelir.(Hasan Basri Cantay Meali, 3,1078)
-Istibra:Kücük abdesten sonra temizlenme.
-Istihlaf:Namazda abdesti bozulan insanin, yerine cemaattan birini gecirmesine istihlaf denir.
-Istinaf:Namazda abdesti kasten kendi istegi ile bozulmussa namazi yenidn baslar. Buna istinaf denir.
-Istinca:Büyük abdesten sonra temizlenmek.

-İstanbul : Peygamber (sav)’ i evinde misafir etme şerefine nail olan Ebu Eyyub el Ensarinin kabrinin bulunduğu ilimiz.
İstiklal Marşı : İstiklal Marşı bağımsızlığımızın sembolüdür. Vatan, millet, bağımsızlık ve Allah sevgisi üzerine Mehmet Akif ERSOY tarafından yazılmıştır. İstiklal Marşına saygı tarih, vatan, millet ve şehitlere saygıdır. 12 Mart 1921 tarihinde TBMM’de büyük bir coşku il
İstişâre : İnsanlarla görüş alışverişinde bulunma, danışma
Îtikâf : Özellikle Ramazan ayının son 10 gününde mescitlerde veya buna benzer yerlerde kalıp ibadetle meşgul olmak
Itrî : Salatı Ümmiye ve Teşrik tekbirlerini besteleyen ünlü Türk sanatkarı

KÂBE-İ MUAZZAMA,Yeryüzünde yapılan ilk mâbed. Müslümanların kıblesi. Arabistan’ın Mekke-i mükerreme şehrindeki Mescid-i Harâm’ın ortasında bulunan taştan yapılmış dört köşeli binâ.
KÂBE KAVSEYN,Peygamber efendimizin Mîrac gecesinde bilmediğimiz bir şekilde Allahü teâlâya yakınlığından kinâye olan bir tâbir.
Kabr-i Seâdet,Peygamber efendimizin mübârek kabr-i şerîfleri. Hücre-i seâdet de denir.
KADERİYYE:Hicrî ikinci asırda Vâsıl bin Atâ tarafından kurulan ve “Kul kendi fiillerini kendi yaratır” diyerek kaderi yâni işlerin, Allahü teâlânın takdîri ile olduğunu inkâr eden bozuk fırka. Bu fırkaya Mu’tezile adı da verilir.
KÂDİYÂNÎLİK,On dokuzuncu yüzyılda, Hindistan’da Mirzâ Gulâm Ahmed tarafından kurulan bozuk yol. Kurucusunun doğum yeri olan Kâdiyan kasabasına nisbetle bu adla anılmaktadır. İsmine nisbetle, Ahmediyye de denilmektedir.
KAPLAMA MESH:Abdestte başın her tarafının mesh edilmesi.
KARÂMİTA:Milâdî dokuzuncu asırda Hamdan Karmat tarafından kurulan bozuk fırka. İsmâiliyye ve Bâtıniyye de denir

KARZ-I HASEN:Ödünç verme, çarşıda benzeri bulunan herşeyi, belirsiz bir zaman sonra, aynısı geri verilmek üzere verme.

KASVA:Peygamberimiz (asm) Mekke’den hicret edip Medine’ye geldiğinde, Peygamberimiz (asm) Kasva adlı devesinin üzerindeydi Ağır ağır Medine içlerine doğru ilerliyordu Şehirde bir bayram havası vardı Genç, ihtiyar, herkes ilâhiler söylüyordu Peygamberimizin (asm) şehre gelişi kutlanıyordu Kadınların sevinçleri yüzlerinden okunuyordu Minik çocuklar bayramlık elbiselerini giymişlerdi Neşe ile koşuşup duruyorlardı Bütün şehir, “Hazret-i Muhammed geldi Şehrimizi şereflendirdi Yâ Muhammed Yâ Resûlallah !” sesleriyle çınlıyordu

Peygamberimiz (asm) ise sevinç gösterileri arasında yol alıyordu Her ev sahibi aynı şeyi söylüyordu: “Ya Resûlallah, bizde misafir olun”
Peygamberimiz (asm) hiç kimseyi incitmeyecek bir yol bulmuştu Devesinin önünde çöktüğü evin misafiri olacaktı Mübârek devesi de sağa sola bakarak ilerliyordu Bir müddet öylece gitti Daha sonra boş bir arsaya çöktü Peygamberimiz (asm) devesinden hemen inmedi Deve az sonra ayağa kalktı Biraz ilerledi Sonra çöktü
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Adbâ ismindeki devesi, vefat-ı Nebevîden sonra kederinden ne yedi, ne içti, tâ öldü Hem o deve, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ile mühim bir kıssayı konuştuğunu, Ebu İshak-ı İsferanî gibi bazı mühim imamlar haber vermişler (Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:637)

KASÎDE-İ BÜRDE:İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberimizi öven meşhûr kasîdesi.
KASR-ISALÂT:Seferde, yolculuk hâlinde dört rek’atli farzları iki rek’at kılmak

• Kütübi tisa: Kütübü sitteye 3 ilave eserle oluşur.bunlar Dariminin süneni, imam malikin muvattası ve ahmed b. hanbelin müsnedi+ yukarda sayılan 6 kitap.
• Kütübü sitte:Buhari-Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-İbn Mace- Nesai .
• Kavme:Rukudan doğrulmaktır. • Kerrubiyyun:Arşın etrafında bulunan meleklere denir.
• Kazasker:Osmanlıda divanda büyük davalara bakar,kadı ve müderrisleri atar.
• Küsuf: güneş tutulma namazı/ Husuf: ay tutulma namazı.
• Kabenin 4 rüknü:1) Rüknü haceri esved, 2)Rüknü Yemani, 3) Rüknü Iraki, 4)Rüknü Şami.
Kâbe : Yeryüzünde ibadet maksadıyla yapılmış olan ilk bina, İbrahim ve oğlu İsmail (as) tarafından yapılmıştır. Müslümanların kıblesi yani namaz kılarken döndükleri yerdir. Mekkede bulunur. Allaha yönelmenin dünyadaki merkezidir.
Kabir Hayatı : Ölümle başlayıp insanların yeniden dirilme anına kadar geçen süre; kabir Peygamber (sav)’ in bildirdiğine göre ya Cennet bahçesi gibi bir bahçe ya da Cenhennem çukuru gibi bir çukurdur.
Kader : Allahın sonsuz ilmi ile ezelden ebede kadar olacak olan şeylerin yerini, zamanını ve özelliklerini bilip takdir etmesi, yazması

Kadir Gecesi : Kuranı kerimin indirilmeye başlandığı ve içinde Kadir gecesi bulunmayan 1000 aydan daha hayırlı olan mübarek gece, ülkemizde Ramazan ayının 27. gecesi olarak kabul Kadir Gecesi Ramazan ayının son 10 günü ve tek rakamlı günlerindedir.
Kâfir : Peygamber (sav)’ in Allahtan getirdiği şeylere inanmayan kimse
Kâmet : Ezandan farklı olarak ” kad kametis-salah ” ” Muhakkak ki namaz başladı ” ifadesi olan, farz namazlardan önce erkekler tarafından okunan mübarek sözler.
Kasîde : Cenabı Hakkı ve Hz. Peygamber (sav)’i metheden şiirlerdir.
Kâsım : Peygamberimizin küçük yaşta vefat eden çocuğu, bu çocuğuna nisbetle Peygamberimiz’e Ebul Kasım lakabı verilmiştir.
Kazâ : 1- Allahu Tealanın ezeli ilmiyle takdir ettiği şeylerin yeri ve zamanı geldiğinde meydana gelmesi
Keffâret : Ramazan ayında tutulan farz olan orucun bile bile bozulmasından dolayı Ramazan ayı dışında iki ay artı bir gün tutmaktır
Kelimei Şahâdet : ” Eşhedü enlâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne muhammeden abduhû ve rasûlühû – Ben şahitlik ederim ki Allahtan başka ilah yoktur ve Muhammed (sav) onun kulu ve peygamberidir ” anlamındaki söz dizisi
Kelimei Tevhid : ” Lâ ilâhe illallâh muhammedün rasûlullâh – Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed (sav) onun peygamberidir ” anlamındaki söz dizisi
Kerâmet : Allahın izni ile veli kullarının gösterdikleri olağanüstü olaylar
Kevser Suresi : Kuranı Kerimin 3 ayetten oluşan en kısa sûrelerinden birisi
Kibir : Kişinin kendini diğer insanlardan üstün görerek başkalarını küçük görme hastalığı; Şeytanın Allah Tealanın katından kovulmasına sebeb olan manevi hastalık
Kıble : Namaz kılarken döndüğümüz bölgeye verilen genel ad

- Kıraat-ı Aşere :On imamın kıraatinin ikişer ravisiyle birlikte okunmasıdır.

-Kıratı Seb’a :Meşhur yedi imama nisbet edilen mütevatir kırata “kıratı Seb’a “ denir.

-Kalkale: Kuvvetli bir ses işitilecek şekilde mahrecin sarsılmasıdır.
- kıraat İmamın isimleri:
1.Nafi, 2.İbni Kesi,3.Ebu Amr,4.İbnu Amir, 5. Asım, 6.Hemze, 7.Kisai, 8. Cafer, 9.Yakub, 10.Haleful Aşir. Dir .

KIRAAT İLMİ (KIRAATU’L-KUR’AN):Kur’an-ı Kerim’in kelimelerinin okunuşlarını ve ihtilaflarını nakledenlerine nispet ederek bildiren ilme “Kıraetü’l-Kur’an” veya “Kıraat İlmi” denir
KISASU’L-KUR’AN:Allah, muhataplarına tevhid ve ahlak ilkelerini, tarihin kanunlarını anlatırken, öğretirken, pedagojik açıdan çok önemli bir metodu kullanmıştır. Bu da tarihte yaşanan hadiseleri, dini ve ahlaki bir muhtevayla insanların önüne koyan kıssalar yoluyla gerçekleşmiştir
- Kur’an-ı Kerim için üç önemli özellik: 1- Hattı Osmani olması, 2. Tevatürle rivayet edilmesi, 3. Nahiv ilmine uygun olması.

-QARİ: Kur’an okuyan, kıraat bilgisini bilip uygulayabilen kişiye denir.
-MUKRİ: Kıratları bilen ve bunları sözlü yolu ile nakleden, başkasına okutan kıraat alimi demektir
Kilise : Hristiyanların ibadet ettikleri yer

Kirmen Kâtibîn : İnsanların yaptıkları davranışları yazmakla, kaydetmekle görevli melekler

Kıyâmet : Kainatın dengesinin, düzeninin bozularak herşeyin yok olması; dünya hayatını sona erdirecek olan büyük olay; Kıyametin kopuş zamanını Allahtan başka kimse bilemez.
Kunut Duaları : Vitir namazının üçüncü rekatında bir sure okundukan sonra tekbir alıp okunan dualar
Kurânı Kerim : Allahın Hz. Muhammed (sav)’ e gönderdiği en son kutsal kitap; âyet âyet, sûre sûre yaklaşık 23 senede indirilmiştir. Hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Hükümleri kıyamete kadar geçerlidir.

- Kur’an-a ilk harekeyi; Ebu’l-Esved ed Düveli’nin koyduğu, Noktanın ise; Nasr b.Asım ve Yahya b.Yamer’in koyduğu, Bugünkü harekeleme sistemini getiren, Halil b. Ahmed koymuştur.

- Kur’an-ı kerim Hz. Osman döneminde çoğaltılıp :Mekke, Medine, Şam, Küfe, Yemen, Basra, Bahreyn’e gönderildi.
- Kur’an-ı Kerim: 114 sure, 6236 ayet ve 22 sene, 2 ay, 22 günde nazil olmuştur

Kurban : Allaha yaklaşmak amacı ile belli zamanda belli bir hayvanı kesmek suretiyle yapılan ibadet
Kureyş : Peygamber (sav)’ in soyunun mensup olduğu kabile
Kutlu Doğum : Peygamber (sav)’ in doğumu dolayısıyla 1989 yılından bu yana kutlanan hafta
Kutsal Kitap : Allahın peygamberlerine gönderdiği kitaplar
Küllî İrâde : Allahın sonsuz ve sınırsız iradesine verilen isim
Kültür : Bir toplumun, bir milletin sahip olduğu maddi, manevi değerlerin hepsine birden verilen ad.
Kürsü : Vaiz efendinin Cuma , bayram veya önemli günlerde cemaati bilgilendirmek için konuşma yaptığı yer

LAĞV YEMİNİ:Geçmiş birşey için zan ile boş yere yapılan yemîn.

- Lahn-ı Celi: Açık Hata demektir; harflerin zat ve sıfat-ı lazımelerinde meydana gelen açık hata demektir
-Lahn-ı Hafi: Gizli Hata: Harflerin Sıfatı arızalarında meydana gelen hatadır. İki kısma ayrılır. a) İhfa, İzhar, İklab ve İdğamlarda yapılan hatalar. b) Ra harfindeki tekrir sıfatında, nun ve mim deki ğunne sıfatında yapılan hatalardır.
LEVH-ÜL-MAHFÛZ:Korunmuş levha; Allahü teâlânın takdir ettiği her şeyin yazılı bulunduğu, nasıl olduğu bizce bilinmeyen ve her türlü te’sirden korunmuş levha.

LÂHİK:Namaza imâm ile berâber başladığı hâlde, kendisine uyku, gaflet veya benzeri bir sebebden dolayı abdest bozulması hâli ârız olup da (meydana gelip de) namazın tamâmını veya bir kısmını imâm ile kılamayan kimse.
LUKATA:Yolda veya başka bir yerde bulunup da, sâhibi bilinmeyen mal.
Levhi Mahfûz : Korunmuş levha; Allahü Teâlânın takdir ettiği her şeyin yazılı bulunduğu, nasıl olduğu bizce bilinmeyen ve her türlü te’sirden korunmuş levha, herşeyin hayatının Allah katında yazılması

Lokman (as) : Kuranı Kerimde ismi geçen oğluna öğütleri ve ahlaki, tıbbi sözleri ile tanınan Allahın veli kullarından

MAHREM: Dînen evlenilmesi ebedî haram (yasak) olan, soy, süt veya evlenme sebebiyle nikâhı haram olan kimse.
MAHŞER:Haşr olunacak, toplanılacak yer. Kıyâmet gününde bütün mahlûkâtın (bütün canlıların) yeniden dirildikten sonra hesap için toplanacakları yer. Arasat Meydanı, Mevkıf.
MAHYA:Ramazan-ı şerîf ayında, geceleri çift minâre bulunan câmilerde iki minâre arasına gerilen ve halata (kalın ipe) asılarak kandillerle (lambalarla) yazılan yazı ve şekiller.

MEDENÎ:Topluluk hâlinde yardımlaşarak yaşayan, kibâr, nâzik, terbiyeli, görgülü kimse. 

.MATURİDİ MEZHEBİ:İslâm akaidinde imam Ebu Mansur Muhammed b. Muhammed b. Mahmud el-Matüridiyye nisbet edilen mezhep. İmam Ebu Mansur el-Mâturidinin akaiddeki mezhebine mensub olanların meydana getirdiği topluluğa Matüridiyye denilir.

MECAZU’L-KUR’AN:Kur’an-ı Kerim’de kelimeler hakiki manalarında kullanıldıkları gibi, bazen de mecazi manalarda kullanılırlar. İslam alimlerinin çoğunluğu, kur’an’da mecazın varlığını kabul etmişlerdir
MÜCMEL-MÜBEYYEN:Mücmel, lügat manasından da anlaşıldığı gibi, müphem bir lafızdır. Ondan ne murad edildiği anlaşılamaz. Mücmel olan ayette de manalar izdiham eder ve onlardan hangisi olduğu açık bir şekilde belli olmaz. Manası kapalı bir şekilde olan ayetler Kur’an’da mevcuttur. Davud ez-Zahiri, mücmel ayetlerin Kur’an’da varlığını kabul etmez.
MÜBHEMATU’L-KUR’AN:Kur’an-ı Kerim’de sarih olarak isimleri zikredilmeyip te, ismi mevsuller veya zamirlerle zikredilen erkek veya kadınlar olduğu gibi, melek veya cin veyahut ta bir topluluk veya kabile de olabilir.
MÜŞKILU’L-KUR’AN:Kur’an-ı Kerim ayetleri arasında ilk bakışta ihtilaf ve tenakuz gibi görünen durumları inceleyen ilme Müşkilu’l-Kur’an denilir.

MUHKEM VE MÜTEŞABİH:Muhkem: Lügat manası sağlam, manası açık, yorum götürmez, şüphe kabul etmez anlamında if’al vezninde, arapça ismi mef’ul bir kelimedir. Muhkem ayetler, manası açık olan, manasında ihtilaf edilmeyen, manalarının anlaşılması için açıklamaya ihtiyaç duyulmayan, manası herkes tarafından anlaşılabilen ayetlerdir.
Müteşabih: Birden fazla manaya gelen, manası açık olmayıp manasında kapalılık bulunan, açıklamaya ihtiyaç duyulan veya muhkem ayetlere ters gibi görünen ayetlerdir.
MUSHAF’IN YAZISI (RESMÜ’L-MUSHAF) :Kur’an’ın yazısıyla ilgili olarak doğan ilme “Resmü’l-Mushaf” ismi verilmiştir.

• Maverdi’nin Edebüddünya veddin isimli eseri ahlak üzerinedir.
• Medinede inen son sure Nasr suresidir.

- Meşhur Kıraat :Senedi sahih, Arapça ’ya ve Hz. Osman Mushaflarının hattına uygun, kurra arasında meşhur ve fakat tevatür derecesine ulaşamayan kıraatlerdir. Bu çeşit kıraatler on imam arasında muteber sayılmışlardır.
- Müşafehe: Kur-an-ı Kerimi, hocanın öğrencisine, öğrencinin de hocasına okumasına denir. Kur-an öğrenmede en sağlıklı yol Müşafehe (arz) yoludur. Kıraatler semaan ve müşafeheten sabit olurlar.

- Mütevatir Kıraat :Yalan üzerine ittifak etmeleri mümkün olmayan bir topluluğun, diğer bir topluluktan rivayet ettiği kırattalardır. Örneğin: yedi kıraatin naklindeki tariklerin birleşmesi bu tür kıraatı teşkil eder. Mütevatir kıraate inanmak vacib, inkâr caiz değildir.

• Müşkilül kuran: Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu zanndeilen ayetlere denir.

• Mukarrebun-İlliyyun: Daima Allahı tesbih eden ve anan, Allaha çok yakın ve onun katında şerefli mevkii bulunan melekler.
• Mültezem:Kabenin kapısı ile haceri esved arasındaki yerdir.
• metaf: tavaf yapılan alan.
• muvatta, imam malike aittir. müsned ise ahmed b. hanbele aittir.
• Musannef:tabiin döneminden sonra gelen neslin hadisleri konularına göre ayırıp, belirli bir düzen içinde yazmaya başlamaları ile yeni bir hadis kitabı türü ortaya çıkmıştır. Bu tür eserlere ‘musannaf’ denir.

Mutezile :Hz. Ali döneminde meydana gelen “hakem olayında” hakemi kabul edenler hariciler tarafından tekfir edilince, müslümanlar arasında “mürtekib-i kebire” yani büyük günah işleyenin durumu gündeme gelir. Hariciler mürtekib-i kebireyi tereddütsüz kafir olarak nitelerler. Mürcie mezhebi ise,”küfür ile taat fayda vermediği gibi, iman ile de masiyet bir zarar vermez” derler. Kader meselesinde Mutezile ve Cebriye birbiriyle tam bir tezat içindedir. Cebriye, kula bir şey vermez, onun fiillerini Allaha izafe ederler. Mutezile ise, “kul fiillerinin yaratıcısıdır” diyerek kaderi ibtal cihetine giderler.

• Müstehab: yapılması güzel olan şey demektir.hz. peygamberin bazen yapıp bazen yapmadığı,ashabında yapılmasını güzel gördüğü şey demektir.
• Müttefekün aleyh: Buhari ve müslimdeki ortak hadisler için kullanılır.
• Müdelles hadis:Zayıf hadîs çeşitlerinden biri; râvisi tarafından bir kusuru gizlenerek ve bu kusurun bulunmadığını vehmettirecek şekilde rivâyet edilmiş hadîs.
• Mütevâtir hadis, Sahabeden itibaren her devirde yalan üzerinde birleşmeleri aklen tasavvur olunamayan topluluklar tarafından rivayet edilen hadistir. Mütevatir olmayanlar ise ahad haberdir.
• Müdrec hadis: râvisi tarafından isnadına veya metnine hadisin aslında olmayan bazı sözler sokuşturulmuş olan hadis demektir.
• Mevkuf hadis: isnadı sahabede biten hadislere denir.
• Merfu hadis: isnadı peygamberde biten hadisler
• Maktu hadis: İsnadı tabiinde biten hadisler.
• Mebsut, İmam Serahsinin eseridir.
• Muvafakat, imam şatıbinin eseridir.
• Müteşabih:Birden fazla manaya gelen, manası açık olmayıp manasında kapalılık bulunan,açıklamaya ihtiyaç duyulan ayetlere denir.
• Mihne olayları Kuran mahlukmudur değilmidir tartışması etrafında gerçekleşmiştir.
• Miun: ayet sayısı 100 den fazla olan sureler.
• Muavvizateyn:felak-nas sureleri; muavvizat ise:ihlas,felak ve nas sureleri.
• Muhadram: hem cahiliye hem de peygamber zamanında yaşamış ancak peygamberi göremeyip sahabe ile görüşen müslümanlara verilen isimdir.
• Hucurat suresinden buruç suresine kadar olan surelere tıvalı mufassal, buruçtan leyl suresine kadar evsatı mufassal, leyl den nas suresine kadar kısarı mufassal denir.
• Müşkilul hadis.hadislerde anlaşılması zor olan ya da birbirine çelişkili gibi görünen ifadeleri konu edinen hadis dalıdır.
Mahfel : Camide müezzinlik yapan kimsenin bulunduğu yer
Mahmud : Peygamber (sav)’ in isimlerinden birisi
Mahşer : İnsanların hesaba çekilmek üzere biraraya toplandıkları yer, diğer ismi Arasat’tır.

Mahya : Eskiden Ramazan aylarında Ramazanın önemini hatırlatan minareler arasına asılan ışıklı yazılar
Mâlik : Cehennemde görevli meleklerin başı
Mâşâallâh : Beğenilen şeyler görüldüğünde söylenilen; ” Bu, Allahü teâlânın dilediği ve ihsân ettiği şey, Allahın istediği gibi, Allah korusun, Allah saklasın ” manasında dua cümlesi
Meal : Bir dildeki bir sözü başka bir dile anlam bakımından çevirmek
Medîne : Peygamber (sav)’ e ve ilk müslümanlara kucak açan, ve Peygamber (sav)’ in kabirinin bulunduğu nurlu şehir. Hicretten önceki ismi Yesrib’ tir.
Mekke : Arabistan yarımadasında Kâbenin bulunduğu ve Peygamber (sav)’ in dünyaya geldiği kutlu şehir.

Mustehap: dinizmice yapilmasi emredilmeyen , fakat yapildigi halde sevaba sebep olan seyler: nafile oruc tutmak 

Mubah: yapilmasi halinde sevap , yapilmamasi halindede gunah kazndirmayan seyler: yemek icmek gibi

Mekruh: haram kadar olmasada, yapilmasi hos gorulmeyen seyler, terkedilmesi daha uygun olan seyler: mesela kerahat vakitlerinde namaz kilmak gibi 

Mufsit: birseyi bozan sey demektir, bile bile yapilirsa gunaha girilir: namazda konusmak , orucluyken yemek icmek gibi

Melek : Nurdan yaratılmış, yeme – içme, erkeklik – dişilik gibi özellikleri olmayan, Allaha itaat edip isyan etmeyen, gözle görülmeyen ve kanatları olan varlıklar
Merhamet : Allahın yarattığı varlıklara acımak, onların iyiliğini istemek, kendilerine yardım etme arzusu duymak
Mescidi Aksâ : Kudüste Süleyman (as) tarafından yaptırılmış olan ve müslümanların ilk kıblesi olan cami; Beyti Mukaddes, Beyti Makdis de denir
Mescidi Harâm : Kâbeyi de içine alan kutsal mekan
Mescidi Kuba : Peygamber (sav)’ in Medineye hicret ederken yaptığı ilk cami, Kuranı kerimde bu camiye Takva Mescidi denir.
Mescidi Nebevî : Peygamber (sav)’ in Medine şehrinde iken yaptığı ilk mescit, ayrıca Peygamber (sav), Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’in kabirleri burada bulunmaktadır.
Mescit : Müslümanların toplu halde veya tek başına namaz kılıp, ibadet ettikleri umuma açık mübarek mekanlar, genelde küçük camiler için kullanılır
Mesh : Vücudun herhangi bir yerini ovalamak
Mest : Belli özellikleri olan ayağa giyilen ayakkabı cinsinden giyecek, mest üzerine meshetme süresi yolcu olmayanlar (mukim) için 24 saat, yolcular (seferi) için 72 saattir.
Mevlid : Hz. Peygamber (sav)’in doğumu, miracı, vefatı gibi olayları anlatan nazım şekli, Süleyman Çelebi tarafından yazılan Vesiletün Necat (Kurtuluş Sebebi) isimli eserdir.
Mevlid Gecesi : Peygamber (sav)’ in dünyaya geldiği gece, Kameri aylardan 12 Rebiulevvel 571 Pazartesi
Mezheb : Gidilecek yer, yol, görüş, akım gibi anlamlara gelir.
Mihrâb : İmamın namaz kıldırmak için durduğu kıbleye bakan içi oyuk yer.
Mikâil : Evrendeki tabiat olayları ile görevli melek
Mina : Hacda şeytan taşlamanın yapıldığı bölgeye verilen isim
Minâre : Camilerde ezan okumak için çıkılan kuleye benzeyen yer.
Minber : Cuma ve bayram günlerinde imamın hutbe okumak için çıktığı merdivenli yer.
Mîraç Gecesi : Peygamber (sav)’ in Allahın huzuruna kabul edildiği, Üç aylardan Receb ayının 27. Gecesi olan mübarek gece; bu gece 5 vakit namaz farz kılınmştır.
Mîzan : İnsanların hesaba çekilmesinden sonra amelleri tartmaya mahsus ilahi adalet terazisi
Muâmelat : Kişilerin karşılıklı olarak kendi aralarında yaptıkları işler
Mûcize : Peygamberlerin peygamberliklerini isbat etmek için Allahın izniyle gösterdikleri harikulade olaylar

-Med: Bir elif miktarından fazla çekilmemesi,

- Müttefekun Aleyh :Tüm kıraat âlimleri bir eliften fazla okunmasında birleşmelerine denir.
- Muhtelefün Fih :Kıraat Âlim’leri, meddin kaç elif miktarı çekileceği

- Muhkem Ayetler :Manası beyan edilmeye muhtaç olmayan yahut yalnız bir türlü mana verilebilecek açık ve muhkem manalı ayetler demektir.
- Müteşabih ayetler :Surelerin başında bulunan mukattaat gibi manası anlaşılmayan veyahut türlü izah ve tefsirlerle müsait bulunan ayetlerdir.
Muhâcir : Mekkeden Medineye hicret eden müslümanlar

Muhammed (sav) : ” Yer ve gök ehli tarafından övülen ” manasında, Alemlere rahmet olarak gönderilmiş olan en son peygamber

Muharrem : Hicri yılbaşının ilk ayı, 10. günü Aşure günüdür.
Mukâbele : Kur’an-ı Kerim’i, birinin yüzünden veya ezbere okuması, diğerlerinin de onu takip etmesi
Musêvîlik : Musa (as) peygamberleri olduğu için Yahudiliğe verilen diğer isim
Mushaf : Kuranı Kerimin diğer adlarından birisi, iki kapak arasında toplanmış sahifeler anlamında
Mustafa : Peygamber (sav)’ in isimlerinden birisi
Mûte Savaşı : Bizanslılarla Müslümanların 629-630 tarihinde yaptığı ilk savaştır.
Mücâdele Suresi : Her âyetinde Allah kelimesi bulunan sure
Müezzin : Ezan okuyan kimse
Müftü : Dinî konularda fetva vermeye yetkili olan kimse
Mükellef : Dinin emir ve yasaklarından sorumlu olan kimse; akıllı ve ergenlik çağına girmiş olan her erkek ve kadın mükelleftir.
Mü’min : Peygamber (sav)’ in Allahtan getirdiği şeylerin hepsine kesin olarak inanan kişi
Münâfık : İnanmadığı halde inanmış gibi görünen, diliyle inandığını söyleyip kalbiyle inkar eden kimse
Münezzeh : Kusur, eksiklik ve muhtâçlıktan uzak. Allahü teâlânın noksan sıfatlardan uzak olduğunu bildirmek için kullanılan bir tâbir.
Münker Nekir : İnsan kabre konulunca soru sormakla görevli melekler
Müşrik : Allaha inanmakla beraber ona ortak koşan kimse
Müzdelife : Hacda vacib olan vakfenin yapıldığı, şeytanlara atılacak taşların toplandığı bölge
Naat : Hz. Peygamber (sav)’e duyulan derin sevgiyi dile getiren şiirler

NÂ-MAHREM:Yabancı, kendisiyle evlenilmesi haram olmayan kimse.
NAHR:Kurbanlık deveyi göğsü üstünden (evdâcını yâni iki büyük damarını) kesmek.
NARH:Çarşıda pazarda satılan her türlü mal için hükûmet tarafından konulan fiyat.
NA’T-I ŞERÎF,Peygamberleri ve din büyüklerini öven şiirler. Daha çok Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâm için söylenir.

- Neşirul Kur’an – Cami-ul Kur’an :Kur’an-ı kerimin cem-i ile ilgili olarak Hz. Ebu Bekir’e Cami-ul Kur’an,
İstinsahı (Çoğaltılması) ile ilgili olarak Hz. Osman’a Naşiru’l Kur’an denmiştir.
NECEŞ:Müşteri kızıştırmak, bir malı satın almaya niyeti olmadığı hâlde alacakmış gibi malın fiyatını yükseltmek.

Naîm Cenneti : Cennetin tabakalarından, bölümlerinden birisi

Nâs Sûresi : Kuranı Kerimin en son suresi
Nasr Sûresi : Kuranı Kerimin 3 ayetten oluşan en kısa surelerinden birisi
Nebî : Kendisine kutsal kitap verilmeyen, kendinden önceki peygamberin kitabına bağlı olan peygamber
Necâşi : Peygamber (sav)’ in gıyabında cenaze namazı kıldırdığı Habeşistan kıralı
Nifak : İki yüzlülük, ara bozmaya çalışmak
Nîmet : İyilik, rızık, Allahın kullarına faydalanması için verdiği şeylerin genel adı
Nisab : Dinimize göre en az zenginlik ölçüsü

NÜZUL SEBEPLERİ (ESBABU’N-NÜZUL):Bazı ayet ve surelerin ne gibi sebeplerle indirildiğini bildiren ilim dalına Esbabu’n-Nüzul denir
Nûr Dağı : İlk vahyin geldiği dağ

Oruç : Arapça savm kelimesinin karşılığıdır. Tan yerinin ağarmasından güneş batıncaya kadar yeme içme ve bir takım bedeni arzulardan uzak kalmak suretiyle yapılan ibadet
Ölüm : Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, canlıların hayatlarının sona ermesi
Ömür : Hayat, yaşama, yaşayış. İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen zaman.

ÖLÜM:Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt.
ÖŞR (Öşür, Uşur),Onda bir. Topraktan alınan mahsûlün zekâtı.
Özür Sâhibi:Bir namaz vakti içinde yâni namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp yalnız farzı kılacak kadar bir zaman, abdestli kalamayan yâni idrâr ve başka akıntılar gibi abdesti bozan şeylerden biri kendisinde devamlı mevcûd olup durduramayan kimse. 

Örf : Aklın ve dinin güzel, hoş gördüğü şeyer
Öşür : Tarım ürünlerinden zekata denk alınan 1/10, 1/20 oranındaki ibadet türünden bir vergi
Papaz : Hristiyanların din adamlarına verilen isim
Peygamber : Allahın mesajlarını insanlara iletmek üzere insanlar arasından seçtiği elçi. Kuranı Kerimde ismi geçen 25 tane peygamber vardır. Bunlar : Adem, , Davud, Elyesea, Eyub, Harun, Hud, İbrahim, İdris, İlyas, İsa, İshak, İsmail, Lut, Muhammed, Musa, Nuh, Salih,

PAPA:Katolik mezhebine mensûb hıristiyanların en yüksek rûhânî (dînî) lideri.
PASKALYA:Hıristiyanların inanışlarına göre, Îsâ aleyhisselâmın haça gerildikten sonra dirilerek göğe yükselmesi ile ilgili olarak her yıl Mart ayının on dördüncü gününden sonra gelen ilk Pazar günü yaptıkları şenlik, âyin.
PATRİK,Ortodoks mezhebine mensûb hıristiyanların, en büyük rûhânî (dînî) lideri.
Put : Allahü Teâlâya inanmayanların taptıkları resim veya heykel.

Radıyallâhu Anh : Daha çok Eshâb-ı kirâmdan birinin ismi anıldığı veya yazıldığı zaman söylenen ve yazılan “Allahü teâlâ ondan râzı olsun” mânâsına duâ, hürmet ve saygı ifâdesi. İki kişi için Radıyallahü anhümâ, ikiden fazlası için Radıyallahü anhüm denir.

- Raf’u Savt: Kur’an okurken, bazı kelime, cümle ve ayette ses tonu yükseltilerek okumak demektir.
 -Ravm: Hafif bir sesle harekeyi belirtmektir.

-RAVİ: Doğrudan veya vasıtalı olarak kıraat imamlarından kıraat vecihlerini alıp daha sonraki nesillere aktaran kişiye denir.
Râhip : Hristiyanların din adamlarına verilen isim

Rahle : Kuranı Kerim okumak için yapılmış küçük masa
Ramazan : Onbir ayın sultanı olarak kabul edilen, içinde Kadir gecesini bulunduran, farz olan orucun tutulduğu, teravih namazının kılındığı, bayram namazından önce fıtır sadakasının verildiği mübarek ay.
Ranuna : Peygamber (sav) Efendimizin ilk cuma namazını kıldığı bölge
Rasûl : Kendisine kutsal kitap verilen peygamber
Ravza : Hz. Peygamber (sav)’ in kabrinin bulunduğu yere verilen isim
Rebîul Evvel : Peygamber Efendimizin doğduğu Kameri ay
Regâib Gecesi : Mübarek üç aylardan Receb ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesi
Reinkarnasyon Tenasüh : Ruhun bir bedenden başka bir bedene geçerek varlığını sürdürmesi, Hinduizm’de görülen bir inançtır. Dinimize göre bu Ahireti inkar etmek anlamına gelir.
Rekat : Namazın bölümlerinden herbiri
Rıdvân : Cennette görevli meleklerin başı
Riyâ : Söz, iş ve davranışlarında gösterişe yer vermek, inandığı gibi hareket etmemek
Rızık : Allahın canlılara yiyip içmeleri ve faydalanmaları için verdiği her şey
Sabır : Beklenmedik olaylar, içine düşülen güçlükler karşısında tedirgin olmamak, paniğe kapılmamak ve tahammül göstermek
Sadaka : Kişilerin sevap kazanmak amacıyla yaptıkları her türlü maddi ve bedeni yardımlar
Sadakayı Câriye : Sürekli hayır getiren, öldükten sonrada sevap kazandıran mali yardım, yatırım ve hayırlar
Safâ – Merve : Hacer annemizin oğlu İsmail için su bulmak amacıyla koştuğu tepeler; Haccı adaylarıda bu iki tepe arasında 7 defa gidip gelirler. Peygamber (sav) Efendimizin ilk defa insanları açıktan açığa bir olan Allaha inanmaya çağırdığı tepe ( Safâ )
Sahâbe : Peygamber (sav)’ i gören, sohbet eden ve müslüman olarak vefat eden kişi

SÂHİB-İ TERTÎB:Tertîb sâhibi. Üzerinde kazâya kalmış namaz borcu bulunmayan veya kazâya kalmış namazların toplamı beş vakti geçmemiş bulunan ve namazda sırayı gözetmesi gereken kimse.

SAHÎFE,Peygamberimizden sallallahü aleyhi ve sellem önce gelen peygamberlere gönderilen küçük kitablardan herbiri. Çoğulu suhuftur.
SAHÎHAYN:Kur’ân-ı kerîmden sonra, doğru oldukları, bütün İslâm âlimleri tarafından tasdîk edilmiş olan altı hadîs kitâbından Sahîh-i Buhârî ile Sahîh-i Müslim’in ikisine birden verilen isim.
SALVELE:Allahümme salli alâ Muhammed ve benzeri salât u selâm denilen ve Peygamber efendimize okunan hayır duâ.
• sahihan: buhari ve üslimin iki hadis kitabına birden bu ad verilir.

Sahur : Ramazanda gece yenen yemek
Salâ : Cuma, cenaze namazı vb zamanlarda minareden okunan salavat, dua
Salât : Namazın Kuranı Kerimdeki karşılığı
Salâtü Selam Salavât : Peygamber (sav) Efendimizin ism-i şerîfleri anılınca, işitilince veya yazılınca söylenen veya yazılan hayır duâlardan ibâret olan sözler yâni sallallahü aleyhi ve sellem, Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed, E
Sâlih Amel : Yüce Allah’ın rızasını sevgisini kazandıran faydalı iş ve davranışlar; ikiyüzlülük ve gösteriş taşımayan Yüce Allah’ın rızasını, sevgisini kazandıracak olan her iş salih ameldir.
Sa’y : Safa ve Merve tepeleri arasında 7 defa gidip gelmek, Haccın vaciblerindendir.
Sebat : Her şeyi iyice düşündükten sonra verilen karardan bir daha dönmemek
Sebut tıval ( yedi uzun sure ): Bakara,Ali İmran, Nisa, Maide,Enam ve Enfal sureleridir.

SECAVEND:Kur’an-ı Kerimdeki durak işaretlerini bulan ve bu işaretlere kendi ismini veren ilim adamı Muhammed bin Tayfur Es secavendi dir

- Secavendi:Kur’an’da manaya göre kuvvetli ve zayıf derecesine göre kur’an kelimelerinin üzerine harfler koymak suretiyle vakıf yerlerinin işaretlenmesine secavend denir.
Bu işaretleri koyan âlim; Türkistanlı Muhammed b. Tayfur es-Secavendi dir. İşaretlere de onun ismi verilmiştir.

- Sekte: Nefes almadan sesin kesilmesi,
- Sükûn: Harfin harekesiz olması,
- Sema: Öğretmenin okuyup talebenin dinlemesi,

- Şaz Kıraat :Senedi Sahih olmayan kıratlardır.
Seccâde : Üzerinde namaz kılmak için hazırlanmış olan örtü.

Seferî – Yolcu : En az doksan km. uzağa giden ve orada en fazla onbeş gün kalmaya niyetlenen kimse, yolcular 4 rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılarlar, Cuma ve bayram namazı kılmayabilirler, kurban kesmeyebilirler, oruçlarını kazaya bırakabilirler, mest üzerine m
Sehiv Secdesi : Namazın farzlarından, vaciplerinden birini geciktirmek veya vaciplerinden birini yapmamaktan dolayı namaz sonunda yapılan telafi secdesi
Selam : İnsanlar arasında sevgiyi artırmak için karşılaştığımız kimselere sağlık ve esenlik dileklerimizi söylemek

selbi sıfat: Allahın ne olmadığını ve neler yapmadığını ifade eden sıfatlar.

Senetül Vufud ( Heyetler Yılı) denilen h. 9. (630-631) yılında necranlı hristiyanlar medineye geldiler,peygamber onlara Ali imran 59-61 ayetleri okudu ve onları Mübaheleye (Karşılıklı lanetleşmeye ) çağırdı, düşündüler kabul etmediler.

Sevr : Peygamber (sav)’ in hicret ederken saklandığı mağara
Sılayı Rahim : Dinimizde akraba ziyaretine verilen isim
Sinagog : Yahudilerin ibadet ettikleri yer
Sırât : Cehennem üzerinde uzatılmış olan bir yol, herkes buradan geçecektir.
Siyer : Hz. Peygamber (sav)’in hayatını, güzel ahlâkını, üstün vasıflarını anlatan anlatan kitaplar

- Fatiha’dan sonra gelen ilk yedi sureye “es-Seb’ut Tıval” denir.
Ayetleri yüzden fazla veya buna yakın olan surelere “el-Mi’ün”,
Ayetleri yüzden az olan surelere “el-Mesânî”Daha sonra kısa ve besmeleli fasılalar çok olan sureler vardır ki bunlara “el-Mufassal” denir.
“el-Mufassal da, et-Tıval(uzun), el-Avsat(orta), el-kısar (kısa) diye üç bölüme ayrılır.
-Kur’an-ı kerimin isimler:Ummul Kitap, Furkan, Kitap, Mesânî.

TECVİD İLMİ :Tecvid, harflerin mahrec ve sıfatlarına uymak suretiyle, Kur’an-ı Kerim’i hatasız okumayı öğreten ilimdir.
TEKRARU’L-KUR’AN:Kur’an-ı Kerim’de bazı kelime ve ayetlerin bir veya birkaç yerde tekrar edilmiş olması “Tekraru’l-Kur’an” terimi ile ifade edilmiştir.

VAKF VE İBTİDA: Durmak anlamına gelen vakf, okumaya tekrar başlamak niyetiyle nefes alacak kadar bir süre için sesi kesmekten ibarettir. Başlama anlamına gelen İbtida ise, ilk defa okumaya başlamak veya vakftan sonra tekrar başlamak demektir
VÜCUH VE NEZAİR:Kur’an-ı Kerim’de, çeşitli manalarda kullanılan müşterek lafızların mevcut olduğu müşahade edilir. Bir kelimenin bir ayette ifade ettiği mana ile, yine aynı kelimenin diğer ayetlerde anlamlar aynı olmamaktadır. İşte biz buna tefsir ilminde “Vücuh” diyoruz. Bunun aksine de, yani çeşitli birçok kelimenin aynı manayı ifade etmesine “Nezair” denir.

SİYER  BİLGİLERİ:ASHAB-I SUFFE:Peygamberimizin Medine`deki mescidinde tesis ettigi, bu isimle anilan yere suffe, burada barindirilan sahabelere de ashab-i sffe veya Ehl-i Suffe denir.

AŞERE-İ MÜBEŞŞERE:Hz.Peygamber tarafindan cennete girecekleri daha hayatta iken kendilerine müjdelenen on sahabi.
BAHRAN GAZVESİ:Hz.Peygamber`in Süleyman ogullarina yaptigi gazve.
BAKİ KABRİSTANI:Baki Kabristanina ilk gömülen sahabe:Medine kabristani(Cennetü`l-Baki`ye)`na ilk göüen sahabe Esad b. Zürare.
BEDR:Bedrü’l-Kital veya el-Bedru’l-Kübra olarak maruf olan Bedr gazvesi, Peygamber (s.a.v) ve müslümanların İslam’ın ilk dönemlerindeki en büyük ve en önemli savaşlarından birisidir. Bu Gazve, Hicretin ikinci yılında Muhacir ve Ensar’dan oluşan müslümanlar ile Ümeyye hanedanı reisi Ebu Süfyan komutanlığındaki Kureyş müşrikleri arasında gerçekleşti ve müslümanlar bu gazvede zafer kazandılar. Bedir, Medine’nin güneybatısında, Medine’den Şam’a giden kervan yolunun üzerinde küçük bir şehirdir. Kader belirleyici bu savaşın cereyanında Peygamber (s.a.v)’in duasıyla melekler (birden beş bine kadar) müslümanların yardımına gelmiş. Bu konuya Kur’an-ı Kerim’de değinilmiştir.
BENİ KAYNUKA GAZVESİ(Sevval-H.2):Beni Kaynuka carsisinda alis veris yapan bir kadini alaya alatrak onun iffetiyle oynadilar.Oradan gecen bir müslüman kadinin feryadina kostu.Yahudiyi öldürdü.Orada bulunan yahudiler de hücum ederek sehit ettiler.Beni Kaynukalilar, kale icine girdiler. 15 gün muhasara sonrasi teslim oldular.700 kadar yahudi esir alindi.Bu savasta, yahudilerinin mallarinin tamami ganimet alindi. Kendileri de Medine`yi terk etmeleri istendi.Sevval ayinda Medine`yi terk ettiler.Suriye taraflarina gittiler.
BOYKOT YILLARI:Müsrikler, Nübüvvetin 7. yilinda Mekke´de Şib-i Ebi talib denen mahallede müslümanlari 3 yil müddetle muhasaraya aldilar.
BASRA:Güney Irak`ta Hz.Ömer tarafindan kurulan bir sehir.
BEDİR-UHUD-HENDEK SAVAŞLAR:Bedir Medine`ye 60 km. Mesafededir.Islam`da ilk savas burada yapilmistir.Bedir savasinda(624) 14 sehit,70 düsman kayip 70 de esir alinmistir.Uhut savasinda 70 sehit, 22 düsman ölmüstür. Hendek savasinda 6 sehit, 8 düsman ölmüstür.Uhut sehitlerinin cenaze namazlari kilinamamisti.Veda haccindan döndükten sonra Uhud sehitlerini Peygamberimiz ziyaret etti.Namazlarini kildi.(Tecrid Tercemesi, c.11,sh.4)
BİLAL-i HABEŞ:Ibn-i Rebah.Künyesi Ebi Abdullah veya Ebu Abdilkerim`dir.Peygamberimizin ilk müezzini olan sahabe.Medine de ilk defa sabah ezanini, Mekke`nin fethinde Kabe`de ögle ezanini okudu.Islami iilk kabul edenlerden, büyük sahabi,Islam`in ilk müezzini.Aslen habesli olup annesi hamame, babasi iseRebah`tir.Ümeyye b. halef`in kölesi iken gördügü bütün baskilara ragmen islam`a girmis ve cektigi bir cok eziyet karsilik dininden vazgecmemistir.Hz.Ebubekir (r.a) Bilal`i Ümeyye`den satin alarak azad etti.Medine`ye hicret etti.Mekke`nin fethi de dahil resulullah`in bütün savaslarina katildi.Mekke`nin fethinde eski efendis Ümeyye ile karsilasti ve onu öldürdü.Fetih`ten sonra Kabe-i Muazzama`nin üzerine cikarak ezan okudu.Peygamberimizin vefatindan sonra üzüntüsünden Medine`yi terk ederek Sam`a gitti ve buraki bütün savaslara ktildi.Hz.Ömer devrinde de cihaddan geri kalmadi ve Kudüs`ün teslim alinmasinda hazir bulundu.Hicretin yirminci yilinda sam`da vefat etti ve oraya defnedildi.
CEMEL OLAYI:Hicri 36. senesinde vuku bulan, elem verici ilk muharebedir.Hz.Aise, Talha ve Zübeyr 30 bin , Hz.Ali 20 bin kisi.Netice de her iki taraftan 10 bin sehit ediliyor.
CENNETÜ`L MUALLA :Mekke mezarligi.Hz.Peygamberin büyk dedelerinden Kusay, dedesi Abdülmuttalib, amcasi Ebu Talib, ilk hanimi Hz.Hatice`nin Hacun mezarligina defnedilmistir.
CEBRAİL: Dört büyük melekten birinin ismi olup,Peygamberlere vahiy getirmekle görevlidir.Kur`an`da bu melegin ismi Cibril,Ruhu`l-Kudüs, Ruhu`l-Emin, Ruh ve Rasul seklinde gecmektedir.cebrail, Peygamberimize asli seklinde iki kere görünmüstür.Biri Hira magarasinda ilk vahyi getirdigi zaman, digeri de Mirac`da“Sidretü`l-Münteha“ da gerceklesmistir. Bazen de Rasulullah`a insan sekilinde ashabtan yüzü nurlu olan Dihye el-Kelbi suresinde görünmüstür.(Dini Kavramlar Söz.DiB.Sh.85)
CELUHA SAVAŞI:Hz.Ömer devrinde Irak`ta müslümanlarla Sasaniler arasinda cerayan eden meydan muharebesi.
CEMEL SAVAŞI:Hz.Ali ile Hz.Aise arasinda cerayan eden savas(36/656).Hicri 36. senesinde vuku bulan, elem verici ilk muharebedir.Hz.Aise, Hz.Talha ve Hz.Zübeyr`in 30.000 bin,Hz.ali`nin 20.000 .netice de her iki taraftan 10.000 sehid ediliyor.
CESSAME:Hz.Hatice (R.Anha) nin arkadaşı.
ÇİHAR-İ YAR-İ GÜZİN:Farsca 4 anlamina gelen cihar,dost dost anlamina gelen güzin kelimelerinin birlesmesinden meydana gelmistir.4 seckin dost, 4 halife, Hülefa-i Rasidin:Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali (radiyallahu anhum).
Cİ`RANE:Huneyn Gazvesinde elde edilen ganimetlerin dagitildigi yer. Mekke ile Taif arasında, Mekke’ye 29 km. uzaklıktaki Ci’rane, Harem sınırları içerisinde bulunan kimselerin ihrama girdikleri yerlerden birisidir.
CÜVEYRİYE BİNT EBU SÜFYAN:Hz.Peygamber`in baldizi, kadin sahabi.
CEVAMİU`L-KELİM:Terim olarak, Hz.Peygamberin az sözle cok mana ifade etme özelligini belirmektedir.”Ben,cevamiu`l-kelim olarak gönderildim .“buyurmustur.(Buhari, cihad, 122).hz.Peygamberin su hadisleri bunlara örnektir.“Niyetler amellere göredir.“(Buhari,iman,62)“Zarar vermekte,zarara karsi zararla mukabele de bulunmak yoktur.“(Ibn Mace, Ahkam Sh.98) -Dini Kavramlar Sözlügü DiB Sh.98-
DÂRU’N-NEDVE: Darun Nedve,Islam`dan önce, Mekke sehir devletinin önemli kararlarin alindigi toplanti yeri. Mekke sehri meclisi.İslâm’dan önce Cahiliyye çağında Mekkeli müşriklerin toplantı ve istişâre yeri; Şehir meclisi; Cahiliyye devri Mekke şehir devletinin parlamentosu. Hz. Peygamber’in dördüncü kuşaktan dedesi Kusay İbn Kitâb’ın Mekke’de M. 440 tarihinde Kâbe’nin güneybatısında ve şehirde ilk defa Kâbe yakınında, kapısı Kâbe’ye dönük olarak inşa ettirdiği dâru’n-Nedve’de Kureyş ileri gelenleri toplanır, şehrin bütün siyasî, askerî ve sosyal meseleler burada görüşülerek karara bağlanırdı (Taberi, Tarihu’l-Ümem, II, 184).
DENDAN-İ SEAADET:Hz.Peygamberimizin Uhud muharebesinde sehit olan , kirilan disinin bir parcasi.Dendan-i Seadet, Osmanli padisahlarindan Sultan Mehmet Resat tarafindan yaptirilan kiymetli taslarla süslü altin bir muhafaza Topkapi sarayinda saklanmaktadir,
DÜLDÜL:Hz.Peygamber Efendimizin Hz.Ali`ye bagisladigi beyaz dis bir katirin adi.
DARÜLHADİS :Hadis evi,hadis ve hadis ilimlerinin ögretildigi yer.Hadis ögrenimi icin kurulan müessese.
DELAİLU`L HAYRAT :Hz.Peygamber icin kullanilan salavat-i serifleri toplayan kitaplarin adidir.
ortak adi.
DELAİLU`N-NÜBÜVVE:Konusunu özlü bir deyişle Hz. Peygamber (s.a.s)’ın hak peygamber olduğunu gösteren ve hadisler arasında yer alan rivayetlerle bunlann yorumları oluşturur.
Siyer ilmiyle de yakından ilgili olan konuya dair değişik eserler kaleme alınmıştır. Bellibaşlıları şunlardır:
1. A’lâmu’n-Nubuvve: Ebu Dâvud.
2. Delâ’ilu’n-Nubuvve: Cafer b. Muhammed el-Firyâbî
3. Delâ’ilu’n-Nubuvve: Ömer b. Ahmed, İbn Şahin
4. Delâ’ilu’n-Nubuvve: Ebu Nu’aym el-İsbehânî
5. Delâ’ilu’n-Nubuvve: el-Beyhakî.
DIHYETÜL KELBİ:Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in huzuruna onun suretinde gelirdi
EBUBEKİR: Hz.Ebubekir`in Islam`dan önceki adi Abdul Kabe idi.Peygamberimiz ismini degistirdi Abdullah koydu.Hz.Ebubekir ile Hz.Ömer,Hz.Peygamberimizin yaninda, Hz.Osman ise Cennetü`l Baki`de medfundur,Hz.Ebubekir`eHalifetü Resulillah denir.Hanimi adi Ümmü Ruman.Annesi selam, künyesi Ümmü`l Hayr .Peygamberimizin esi Hz.Aise`nin babasi.Kölesi, Amr b.Füheyke .Ebubekir`in diger kizinin adi Selma idi.Kur`an, Hz.Ebubekir(r.a) döneminde toplandiHz.Ebubekir`e”Camiul Kur`an” denildigi gibi Hz.Osman`a da “Nasiru`l Kur`an” denir..Peygamberimizden sonra ilk halife secildi.
EBU HUREYRE:Ebu Hureyre`nin asil adi,Abdurrahman bin Sahra. Ebu hureyre`nin asil adi Abdurrahman`dir.Encok hadis rivayet eden sahabe.
EBÜ’L-KASIM: Peygamberimize (a.s.) Araplar arasında ilk doğan çocuğun adına nisbetle künye verme adeti olduğundan ilk oğlu Kasıma Ebu’l-Kasım (Kasım’ın Babası) künyesini almıştır.
EBÛ TURÂB “Toprak babası -veya- sahibi” anlamında Hz. Ali’ye Rasûlullah (s.a.s.) tarafından verilmiş bir künye.
EBU ZERR-el GİFARİ:Allah yolunda ilk kilici ceken sahabe.
EBU TALİBİN OĞULLARI:Peygamberimizin amcasi Ebu Talib`in ogullari:Hz.Ali, Hz.Cafer,Akil,Talib.
EBU TUFEYL AMİR B:VASİLE el-LEYS:En son vefat eden sahabe.
EHL-İ BEYT :Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ev halkı. Ehl-i Beyt, bir evde yaşayan aile fertleri, aile demektir.
ELÇİLER:Arap yari adasinin cesitli yörelerinden gelen elciler( 70`i asiyordu).Peygamberimiz, bu heyetlere karsi son derece misafirperver davranmis ve onlarla bizzat ilgilenmisti.Kalacak yer olarak da sahabenin evleri, Suffe ve mescidin yaninda br cadir misafirhane olarak kullaniyordu.
ENES:Hz.Enes sahabe.Enes(r.a) diyorki:10 yil peygamberimizin hizmetinde bulundum.Bana bir defacik olsun(Of) dedigini isitmedim.(H.enbiya Sh.436-437)
ESAD BİN ZÜRARE:Medine`ye ilk Islam dinini getiren ve yayan Esad bin Zürare`dir.
ESED KIZI FATIMA:Hz.Ali`nin annesidir.Vefat ettiginde, Peygamberimiz kendi gömlegini cikarip ona kefen yapmistir.
EBVA:Hz.Peygamber`in annesi Amine`nin kabrinin bulundugu yer.
ECNADEYN SAVAŞI:Müslümanlarin Suriye ve Filistin`i fethi sirasinda Bizanslilar`la yaptiklari ilk savas(13/634)
EMİRÜ`L-MÜMİNİN:İslam tarihinde Hz.Ömer`den itibaren devlet baskanlarina verilen unvan..
ENSAR:Peygamber`e ve muhacirlere yardimci olan Medineli müslümanlar.Peygamberimizi Medineli arkadaslarindan olan ve muhacirlere yardim eden sahabi.
ERBAUN:Hadis literatüründe kirk hadis toplayan eserlere denir.
EŞHURU`L -HURUM:Haram aylar;Zilkade, Zilhicce,Muharremve recep aylari.Araplar bu aylarda savas yapmayi haram sayarlardi. Bu aylarda savaş yapmak yasak olduğu için bu adı almıştır.
ERİS KUYUSU(Bi’r-i Erîs)(MEDİNE):Medine’ye üç kilometre uzaklıkta ve Kuba Mescidi’nin batı tarafında,kıblenin sol tarafı yol kenerında kuyu üzerinde büyük taş olan bir parkın içinde bulunmaktadır.
ETBAUTEBE-İ TÂBİÎN:Sahâbe ve Tâbiînden sonra Peygamber efendimizin övdüğü nesillerden üçüncüsü olan Tebe-i tâbiîni görenler.Tebe-i tâbiînin asrı hicrî 220 (m.835)’de son bulur. Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel, İmâm-ı Buhârî, İmâm-ı Müslim ve İmâm-ı Tirmizî, Etba-u Tebe-i tâbiîn neslindendir. (İbn-i Salâh)530-531-531- Tebe’u't-Tâbi’în veya kısaca el-etbâ’ da denir
EZVAC-İ TAHİRAT:Peygamberimizin ismetli ve iffetli, temiz zevceleri; peygamberimize hanim olma serefine ermis olan kadinlar.Hz.Hatice,Hz.Aise, Hz.Sevde,Hz.Hafsa,Hz.Ümmü Habibe, Hz.Safiye, Hz.Meymune,Hz.Ümmü seleme, Hz.Zeynep binti Cahs, Hz.Zeynep, Hz.Zeynep, Hz.Reyhane ve Hz.Cüveyriye.
FETRET:Peygamberimize gelen vahyin bir süre kesilmesi ile ilgili olarak fetret denilmistir.Fetret-i vahy:”Duha” suresinin nüzûl sebebi olarak gösterilen, Hz Peygamber (s a s )’e hıra mağarasında ilk gelen vahiy olan, sonra vahyin gecikmesi olayına da fetretü’l-vahiy, yahut fetret zamanı denir (Taberî, Camiu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, XXX, 148; M Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, VII, 5885)
FITRI SÜNNETLER:Fitri sünnetler; 5 `dir.Sünnet olmak, kasiklari temizlemek, tirnak kesmek, koltuk altlarini temizlemek ve biyiklari kesmek(Buhari).
GANİMET:Gayri müslimlerden savas yoluyla elde edilen her türlü mal ve esirleri ifade eden terim.
GASİLÜ-L MELAİKE:Melekler tarafından yıkanan; Eshâb-ı kirâmdan Uhud harbinde şehîd olan ve cenâzesini meleklerin yıkadığı Peygamber efendimiz tarafından müjdelenen Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretleri. (Âdem aleyhisselâmı da melekler yıkamıştır.)
GASVETULUR:Zor zamanda,Tebük savasina verilen ad.
GAZVE:Gazvelerin sayisi 27, seriyyelerin sayisi 44 veya 46. Gazvelerin ilki Ebva gazvesi(Veddan gazvesi).
GAZVE VE SERİYYE:Peygamber Efendimizin bizzat sevk ve idare ettigi savaslara„gazve“ denir.Peygamberimizin gazvelerinin sayisi 27`dir.Seriyye;Ashab-i Kiram `dan bir zatin kumandasi altinda savasa giden az bir kuvvete“seriyye“ denir. Seryyelerin sayisi 44 veya 104`dir.
GAZVETÜ`L-USRE(Tebük Gazvesi):Hazirlik safhasinda büyük güclüklerle(usre) karsilasildigi icin Tebük Gazvesi`ne verilen ad.
HİLYE :Bilhassa Hz.Peygamber`in fiziki özellikleri, bunlari anlatan edebi eserler ve ayni konuda hüs-i hatla yazilmis levhalar icin kullanilan terim.
HABEŞİSTANA HİCRET :habesistana ilk hicret;11 erkek 4 kadin, ikinci hicrette 77 erkek 13 kadin olmak üzere 90 kisi.
HİCRET:Peygamberimizin 622 yilinda Hz.Ebubekir(r.a) ile Mekke`den Medine`ye hicret etmesi olayi.
HZ.HALİME :Hz.Halime peygamberimizin süt annesi.Cocuklari, Abdullah ve Seyma.Peygamberimiz süt annesi Sa`d kabilesinden Halime´nin yaninda 4 yil kaldi. Peygamberimiz oraya bereketin girmesine sebep olmustu.
HZ.HAMZA:Uhut`ta , Hz.Hamza Peygamberimizin amcasi Ebu Sufyan`nin esi Hind`in tuttugu Vahsi tarafindan Hz.Hamza seyyidüsüheda sehit oldu.Vahsi, Cübeyr b. Mutin`in kölesi. Hz.Hamza 55 yasinda idi.Hz.Hamza kabre abdullah bin Cahs ile defnedildi.Musab b.Umeyr ve Enes b. malik´in amcasi, Enes b. Nadir bunlar arasindadir.
HANE-İ SAADET:Peygamberimizin hanimlarina ait bu odalar HANNANE:Resûlullah efendimizin dayanarak hutbe okuduğu, Mescid-i Nebevî’de dikili bulunan hurma kütüğü
HANZALA:Hz.Hanzala Uhutta sehit olan ve meleklerin yikadigi sahabe.Kuba mescidinin imami Hanzala bin Ebi Hanzala, müezzini Sa`dül-Kuraz.
HATİCE:Peygamberimizin ilk hanimi ve Peygamberimize ilk inanan kadin. Peygamberimiz 25 yasindan 53 yasina kadar 28 sene Hz.Hatice vefat edene kadar tek esle yasamisti.
HAYBER SAVAŞI:Yahudilerle yapilan en büyük savas, Hayber savasidir.Hicretin 7.ci yilinda yapilmistir.
Hayber Savasi:Hayber savasi ile Sam ticaret yolunun güvenligi saglanmistir.
HENDEK SAVAŞI:Hendek savasi, hicretin 5.yilinda oldu.Hendek savasina adi verilen hendeklerin uzunligu; 5,5 km, drinligi 5 m., eni 9 m.dir.
HİCAZ:mekke ile Medine`nin bulundugu bölgeye Hicaz denir.
HİCRET:Peygamberimiz Mekke`den Medine´ye 622 yilinda hicret etti.hicret gecesi müsrikler, Mekke de darun Nedve de toplandi.Rasulullah`i hicret sirasinda yakalamak icin isterken ati cöle batan Suraka`dir.
HİCR-İ TAKVİM:Hicri Takvim , 639 yilinda Hz.Ömer döneminde kullanilmaya baslandi.
HUDEYBİYE:Mekke`nin kuzey batisinda bir yer adi.Müslümanlarin yaptigi ilk sulh antlasmasi Hudeybiye antlasmasi.Hudeybiye,Haram hudutları haricinde, mescid-i harama 22 km, şu an Şümeys diye isimlendirilen yerdir. Biat-ül Rıdvan, Hudeybiye musalahası burada yapılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v) Hicretin 6. yılında 1400 kadar ashabı ile umre yapmak üzere buraya kadar geldiler. Kureyşliler oradan ileri gitmelerine mani oldu. Peygamberimiz (s.a.v), Kureyşlilerle görüşmek üzere Hz. Osman’ı gönderdi. Hz. Osman ‘ın şehit edildiği haberi geldi. Müslümanlar şecere-i Rıdvan altında müşriklerle son demlerine kadar harb etmeye biat ettiler. Bu biata “Biat-ı Rıdvan” diye isim verildi. Hz. Osman salimen döndü. Kureyşliler sulh isteğini arz etti ve sulh yapıldı. Kurbanlar kesilerek umre yapılmadan dönüldü.Hudeybiye’de Rasülullah (s.a.v.) susuz bir kuyunun başına vararak dua buyurmuşlar o kuyudan bir mucize olarak su çıkmıştır. Ashab-ı Kiram hem kendi ihtiyaçlarını ve hem de bineklerinin ihtiyaçlarını gidermişler. Yine hiç su kalmadığı bir zaman peygamber efendimiz mübarek elini bir kap içindeki suya soktu, iki parmak arasından bir pınar çıktı, 1400 kişi ihtiyacını görmüştür
KABE HAKİMLİĞİ:Kabe Hakimliginde Peygamberimiz 35 yasinda idi.
KABE`DEKİ VAZİFELER:Rifade,hicabet,sikaye, nedve,liva,kiyade.
HİLFU`L FUDUL:Hasim,Muttalib b.Esed, Zühre ve Teym ogullarinin ittifakiyla Abdullah b. Cuda`nin evinde toplanarak karar alindi.Peygamberimiz 20 yasinda idi.
HÜLAFA-İ RAŞİD`İN:Dört büyük halife; Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali.
HİRA:Hz.Muhammed`e ilk vahyin geldigi magaranin bulundugu dag.
HABEŞİSTAN:Müslümanlarin ilk kez hicret ettikleri ve iyi karsinlandiklari, halki Hristiyan olan ülke(Etopya).Habesistan`a 1.ci hicret de 11 erkek, 4 kadin toplam 15 , 2.hicrette 77 erkek , 13 kadin toplam 90 kisi. Peygamberligin 5.yilinda ilk kafile yola ciktilar.
HZ.OSMAN:Hz.Peygamber(sas)`in sir katibi olarak bilinen Hz.Osman`dir.Hz.Osman peygamberimizin iki kizi Rukiyye ve Ümmü Gülsüm ile evlendi.Peygamberimizin iki kizi ile evlendiginde “Zinnureyn(iki nur sahibi)” lakabini aldi.Mescid-i Nebi`ye minbere perde asti. Kibris`i Hz.Osman fethetti.Hz.Osman`a, 6 kisilik sura tarafindan halife secildiginde (H.23)O `na ilk biat eden kisilerAbdurahman b.Avf ve Hz.Ali olmustur.
HZ.OSMAN BİN MAHZUM:Cennetü`l baki`ye ilk defnedilen zat, Peygamberimizin süt kardesi Osman b. Mahzun`dur.
HZ.ÖMER:Hz.Ömer`in lakabi;Ömer`ül Faruk.Azebaycan, Hz.Ömer devrinde fethedildi.Peygamberimizi öldürmeye giderken müslüman olan sahabi.Hz.Ömer`in müslüman olmasiyla Kabe`de iki saf olarak ilk defa acikca ve topluca namaz kilindi.Hz.Ömer 33 yasinda iken müslüman oldu.Enistesi ve amcaoglu Sa´d b.zeyd ve kiz kardesi Fatima daha önce müslümanligi kabul ettiler.
HAC:Hicretin 9.cu yili farz kilindi.Farz olusu; kitap, sünnet ve icma ile sabittir.
HAKEM B.EBÜ`L-AS(ö.31/651):Hz.Peygamberin Taife sürgüne gönderdigi sahabi.
HANÎF DİNÎ :Hz. İbrahim tarafından temsil edilen tevhid esasına dayalı hak din. HANNÂNE:Resûlullah efendimizin dayanarak hutbe okuduğu, Mescid-i Nebevî’de dikili bulunan hurma kütüğü.
HANZALA B.EBU AMİR(ö.3/625):Uhud savasinda sehit oldu. Boy abdesti almaya firsat bulamadan Islam ordusuna katildi.Hanzale`nin nasini meleklerin yikadigini Hz.Peygamber`den ögrenen müslümanlar, meleklerin yikadigi kimse lakabini verdiler.
HARAM AYLAR:İslami literatürde savaşın haram kabul edildiği 4 kutsal ay.Zilkade,zilhicce,muharrem, recep.
HAREMEYN:Hürmete ve saygıya lâyık iki belde. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevverenin ikisine verilen ad. (İslâm Târihi Ansiklopedisi)
HÂTEMÜ’L-ENBİYÂ :”Peygamberlerin sonuncusu” anlamında Rasûl-ü Ekrem Efendimizin vasıflarından biri.

Suhuf (Sahifeler) : Kutsal kitaplara göre küçük hacimli olan Allahın bazı peygamberlerine gönderdiği kitapcıklar. Hz. Adem (as)’a 10 Sahife; Hz. Şit (as)’a 50 Sahife; Hz. İdris (as)’a 30 Sahife ve Hz. İbrahim (as)’a 10 Sahife gönderilmiştir.
Sûr : İsrafil (as) tarafından üfleneceğine inanılan ve mahiyetini sadece Allahın bildiği alet, Sûra iki defa üflenecektir. Birinci surla beraber kıyamet kopacaktır. İkinci surla beraber insanlar yeniden diriltileceklerdir.
Sûre : Ayetlerin meydana getirdiği Kuranı Kerimin bağımsız bölümler, Kuranı Kerimde 114 tane sure vardır.
Sübhâneke : Namaza başlama tekbirinden sonra okuduğumuz dua, ayrıca Cenaze namazında da okunur.
Süleyman Çelebi : Mevlid ismiyle meşhur Vesiletün necat isimli eserin yazarı olan Türk
Sünnet : Peygamber (sav)’ in farz ve vacib dışında ibadet maksadıyla yaptığı işler
Sünnetullâh : Allahın bu evrene ve bu evrendeki her türlü varlığa koymuş olduğu yasalara Kuranı Kerimde verilen isim, Allahın kanunu
Şefâat : Ahiret günü başta Peygamberimiz (sav) olmak üzere Allanhın izin verdiği kimselerin günahkar müminlerin bağışlanması için Allaha duada bulunmaları
Şehid : Hiçbir dünya menfaati gözetmeden, din için vatan için düşmanla savaşan ve ölen kimseler, şehitlik peygamberlerden sonra en yüksek mertebe, rütbe kabul edilir. Şehitler Allah’ın sevgili kullarıdır. Allah onları Cennetle mükafatlandıracaktır. Kul hakkı hari
Şerefe : Minarelerde bulunan ve ezan okumak için yapılmış çıkıntılı yer
Şerif : Hz. Hasanın soyundan gelenlere verilen isim
Şeymâ : Peygamber (sav)’ in süt kardeşi
Şeytan Taşlama : Haccın vaciblerinden, sembolik olan büyük, orta ve küçük şeytana toplam 70 taş atmak
Şirk : Allaha ortak koşmak, ondan başka ilahlar edinmek
Şükür : Allahın bize yaptığı sonsuz iyilikleri, verdiği sayısız nimetleri tanımak ve buna karşılık sevinç ve teşekkürlerimizi belirtmek
Şükür Secdesi : Sevindirici bir olay veya haber yada bir sıkıntıdan kurtulunması üzerine Allaha şükür olarak yapılan secde
Taassub : Bir inanca, bir fikre körü körüne bağlı kalıp diğerlerine tahammül edememe

TA’DÎL-İ ERKÂN:Namazda rükûda, secdelerde, kavmede (rükûdan kalktıktan sonra ayakta durmada) ve celsede (iki secde arasında oturmada) her âzâ hareketsiz olduktan sonra bir miktar durmak.
TAHMÎD:”Elhamdülillah” demek. “Hamd, şükür Allahü teâlâya mahsûstur” mânâsına “Elhamdülillah” sözü ve benzerleri.
Tahıyyat : Namazların son oturuşunda okunan dua

Tâif : Peygamber (sav)’ in taşlandığı şehir
Takvâ : Allah korkusu, dinin yasak ettiği şeylerden veya haram olduğun da şüphesi olan şeylerden kendini korumak, bütün günahlardan kendisini korumak, İslama göre üstünlük derecesi

- Takrib :On imamın kıraatinin ikişer ravisinden her birine ikişer ravi(Tarık) ilave ederek okunmasıdır.
-TARIK: Yol manasınadır. kıraattaki hilaf, ya imam ya da ravisine yahut da ravilerin ravilerine ait olur. Hilaf, rivayet ve tarikler imamda nihayet buluyorsa bu kırattır. Eğer hilaf imamın ravisine ait olursa buna da rivayet denir. Şayet ravilerden sonra aşağıya doğru daha sonrakilerden birine ait olursa bu hilafa da “TARIK” denir.
-Teshil:ءَاَعْجَمِيٌّ Kolaylaştırmak demek olup, hemzenin şiddet sıfatı giderilip, hemze ile elif veya (he) arası bir esle okumaktır ki bu ses tam elif değildir tam (he) de değildir

- Tahkik: Harflerin hakkını tam vererek, mahreçlerinden çıkartarak, sıfatlarına riayet ederek, medleri gereği kadar uzatarak, tutulacak yerleri tutarak; ihfa, izhar, iklab, ğunne vb. tecvid kurallarını yerine getirmektir. Bu okuyuşa Tahkik denir.
-Tedvir: Tahkik ile Hadr arası bir okuyuştur,
Tasavvuf : Kalbi dünyanın gelip geçici işlerinden ayırıp Alah sevgisi ile bağlamak

Tavâf : Kabenin etrafında Kabe sola alınarak 7 defa dönmek, farz olan tavaf Kurban bayramının birinci günü yapılır.
Tebuk Seferi : 630 tarihinde Peygamberimiz (sav)’ in komutasında Bizanslılara karşı düzenlenen sefer, savaş olmadan geri dönülmüştür. Tebük Seferi( Gazvetül Usre:Güçlük savaşı), orduya ise güçlük ordusu manasına Ceyşul Usra denir.( 9/630)

Tecvid : Kuranı Kerimi usulüne göre okumaya yarayan ilim
.TECVİD BİLGİLERİ :

Tecvid, sıfatları yönünden harflerin hakkını ve müstehakkını vermektir

Tecvidin gayesi, Kur’ân kelimelerini Hz. Peygamber’den (s.a.s) alındığı şekliyle muhafaza

etmek ve Kur’ân tilâvetinde hata yapılmasını önlemektir

Tecvid, ilim olarak farz-ı kifâye, uygulama olarak Kur’ân okuyan kişilere farz-ı ayındır.Arap alfabesi

.Teshil, sözlükte “kolaylaştırmak” anlamındadır.

.İmâle, sözlükte “bir şeyi bir şeye meylettirmek” demektir.

.Med harflerinden biriyle sesin uzatılması”na denir

 .Hemze:Boğazın en dibindeki “hakiki mahrec”den çıkar ve “ أ ” şeklinde yazılır

.Hemze-i Katı’: Yazıda ve okunuşta bulunan dolayısıyla da med sebebi olan hemzedir.

.Hemze-i Vasıl:Vasıl halinde okunmayan dolayısıyla da med sebebi de olamayan

hemzedir.

Sükûn: Sükûn, “harekesizlik”tir, alameti cezimdir.

.Sükûn-u Lâzım: Sükûn-u lâzım da, vakıf halinde de vasıl halinde de değişmeyen, mevcut

sükûndur.Yani “vakfen ve vaslen sabit olan sükûn”dur.

.Sükûn-u Ârız:. Sükûn-u ârız da, kelimenin

aslında olmayıp vakıf sebebiyle ortaya çıkan, vasıl halinde ise düşen sükûna denir.Yani bu

sükûn, “vakfen sabit, vaslen sakıt olan sükûn”dur.

.Revm:“Revm, hafif bir sesle harekeyi belirtmektir. İşmam:“Sükûndan sonra ötreye işaret etmek üzere dudakları önde yummaktır.”

.Tefsir : Kuranı Kerimi açıklayan yorumlayan ilim dalı
ÜMMEHÂTU’L-MÜ’MİNÎN :Müminlerin anneleri, Hz. Peygamber’in hanımları. Rasûlüllah (s.a.s)’ın hanımları, mü’minlerin analarıdır.Bu hanımları ; 1- Haticetü’l-Kübra 2- Hz. Sevde (r.an): 3- Hz. Aişe (r.an): 4- Hz. Hafsa (r.an5- Hz. Ümmü Seleme (r.an): 6- Hz. Ümmü Habibe (r.an)7- Hz. Zeyneb (r.an): 8- Hz. Zeyneb (r.an 9- Hz. Cüveyriye (r.an): 10- Hz. Safiyye (r.an)11- Hz. Reyhâne (r.an): 12- Hz. Meymune (r.an): Hz. Peygamtıer (s.a.s) evlenip de zifafa girmediği ve evlenmek üzere olduğu hanımlar da vardır (Kurtub, el Cami’li Ahkamil-Kur’an, 164-167).
Resulı-i Ekrem (s.a.s)’in bu hanımIarla evlenmesinin sebebi kadına düşkünlük ve maddiyat değil, siyaset ve şefkattir. Zira Hz. Aişe’den başka bütün hanımları dul ve yaşlı kadınlardı. İstese bunlar yerine genç ve güzel hanımlar alabilirdi. Peygamberimiz servet düşkünü değildir. Çünkü Hz. Hatice’den başka öteki bütün hanımları öyle servetine tamah edilecek kişiler değillerdi (Ahmed Hilmi, Tarih-i İslâm, 231-232).
Ayrıca dörtten fazla kadınla evli olmak da Rasulüllah(s.a.s)’e ait özelliklerden biridir (Abdulvahhab Hallaf İlm-i Usuli’l-Fıkh, 44).
ÜMMET-İ KAİME:Kiyam duran bir topluluk yani hakblir, dogru, dogrulan , Allah icin kalkan, müstakim, istikamet üzere bulunan , adil ümmet anlamina gelir.(Hak Dini Kur`an Dili,2,1159)
ÜMMÜ EYMEN:Ümmü Eymen Üsame`nin annesidir.
ÜMMÜL-KURA:Ümmül –Kura, karyelerin yerlesim biriminin anasi, merkezi, demek olup Mekke`nin özel adlarindan biridir.Bu isme , bagrinda cihanin kiblegahin barindirmasi olamsi sebebiyle layik görülmüs olmalidir.
ÜSLÛBÜ’L-KUR’ÂN :Üslûp; tarz, yol, biçim, metot, usul; uslûbü’l-Kur’ân ise, Kur’ân üslûbu demektir. Bununla maksat; Kur’ân’ın hem içerik ve anlam hem de şekil ve lafız yönünden kendine özgü bir metodunun olmasıdır. Kur’ân ne şiirdir ne de nesir. Secili ifadeleriyle şiire benzer, ancak şiir kalıplarına uyan bir vezni yoktur. Nesir yazılarına benzer ancak tam bir nesir yazı da değildir. Kur’ân’ın kendine özgü bir ifade tarzı vardır. Mümini müjdelerken kâfiri inzâr eder, helâla teşvik ederken haramdan sakındırır. Konu içinde konu anlatır. Kıssa anlatırken hüküm ortaya koyar, geçmişi anlatırken geleceğe yöneltir. Hasılı Kur’ân, her yönüyle bir şaheserdir
ÜSTÜVANETÜ`L-VUFUD:Hz.PeygamberinMescid-i Nebi`de elcileri kabul ettigi yer(Heyetler sutunu).
UHUD SAVAŞI:Uhut savasi 625 senesin de oldu.Uhud savasina katilan sahabelerin alfebetik olarak isim listesi M.asim Köksal`in Hz.Muhammed(sas) ve Islamiyet adli eserinin 3 ve 4 cildinin sahife 89`da zikredilmektedir.Müslümanlarin Uhud savasinda aralarindaki parola :( Emit ! Emit !=Öldür, öldür) sözü idi.Uhut`ta Mu`ab b. Umeyr, Kamia tarafindan sehit edilmsitir.Uhut`da , Hz.Peygamberin sakaklarina Ibn-i Kamia, alnini Ibn-i sihab yaraladi, dudagina Utbe vurdu.Uhut savasindaHz.Hamza 28 müsrik öldürmüstür.Hz.Hamza , Abdullah b.Cahs`in dayisi idi.Uhut sehitlerinin hemen hemen hepsi Ensar`dan idi.Muhacirlerden sehit düsenler pek azdi.Ensardan 64, muhacirlerden 6 sehit düstü.Uhut sehitlerinin cenaze namazlarinin kilindigi, kilinmadigi, namazlarinin gömüldükten 8 yil sonra kilindigi da, rivayet edilir.Uhut sehitleri ikiser ikiser kabre konuldu.Peygamberimiz « En cok Kur`an bileni, önce koyunuz ! » buyurdu. Hz.Hamza`yi kabre ;Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.ali ve Zübeyr b. Avvam indirdi.
ULÜ`L AZM (Ulu peygamberler):Hz.Nuh.Hz.Ibrahim, Hz.Musa, Hz.Isa, Hz.Muhammed Mustafa (sas).Kur`an-i Kerim, peygamberlerin bazisini, sabir ve tahammüllerin coklugu ve buna devam etmesleri sebebiyle, onlari“Ülü`l azm-karar sahibi“ diye vasiflandirmistir.ÜLÜ’L-AZM:Şerîat sâhibi, yeni din getiren peygamberlerden altı tânesine ve en büyüklerine verilen ad. Bunlar; Âdem, Nûh, İbrâhim, Mûsâ, Îsâ ve Muhammed aleyhimüsselâmdır. Allahü teâlânın emir ve yasaklarını insanlara anlatırken çok sıkıntı çektikleri ve bu sık ıntılara sabr ettikleri için kendilerine bu isim verilmiştir.
ULUMU’L-KUR’AN :Cem’ul-Kur’ân, Esbabu’n-Nüzûl, Mekki ve’1-Medenî, el-Muhkem ve’l-müteşâbih, en-Nâsih ve’1-mensuh vb. gibi Kur’ân-ı Kerîm’le doğrudan irtibatı olan konuları inceleyen ilim. Başka bir ifadeyle; Kur’ân’a hizmet eden veya Kur’an’a dayanan ilimlere ulûmu’1-Kur’ân denir
UMRETÜ`L KAZA:Hudeybiye antlasmasi geregi Hz.Peygamberin ashabi ile yerine getirdigi umre.7 Zilkade/629 mart.
UMMU’L-KİTAB:Arapça kitabın anası anlamına gelir. Istılâhi olarak farklı anlamlara gelmektedir. Bunlardan ilki Kur’ân-ı Kerîm’in müteşabih olmayan muhkem ayetlerine verilen addır. Bir diğeri Fatiha suresine veya levh-i mahfuzda ezeli ve ebedî olarak mahfuz bulunduğundan Kur’ân’ın kendisine verilen addır
UMMÜL KURA:Mekke`nin diger sehirler arasinda önemli bir yeri vardir. Kur`an-i Kerim`de Mekke sehrine “Ummül Kura”(Sehirlerin anasi) adi verilmistir.(En`am Suresi:92)
UMRE :Sözlükte “ziyaret etmek” anlamına gelen umre, dinî bir kavram olarak, özel bir şekilde Kâbe’nin ziyaret edilmesini ifade etmektedir. Arafe, nahr ve teşrik günleri dışında senenin her zamanında yapılabilen bu ibadetin ömürde bir defa yapılması sünnet-i müekkededir. Ömürde bir defa yapılması sünnet-i müekkede olmakla birlikte daha fazla da yapılabilir. Hz. Peygamber, “Umre, kendisiyle diğer umre arasında işlenilen (küçük) günahlara keffarettir. Hacc-ı mebrûrun karşılığı ise ancak cennettir.” buyurmuştur (Buharî, Umre, 1; Müslim, Hac, 437).Umre için dışarıdan gelenlerin mîkât mahallerinde, Mekke’de bulunanların ise hill bölgesinde ihrama girmesi gerekir. İhram umrenin şartlarındandır. Umre yapmak isteyen kişi, umre yapmaya niyet eder ve telbiye okuyarak ihrama girer. Bundan sonra Kâbe’yi tavaf edip Safâ ile Merve arasında sa’y ettikten sonra tıraş olarak ihramdan çıkar. Umrenin tek rüknü, Kâbe’yi tavaf etmektir. Sa’y ve tıraş olmak ise umrenin vaciplerindendir.
ÜSLUBU’L -KUR’AN:Üslup lügatte: Uzanan yol, çeşit, vecih, mezhep ve konuşmacının konuşması sırasında izlediği yol gibi manalara gelmektedir, Kur’ân’ı Kerîm’de mevcut bulunan cümlelerin oluşumunda, yapısında, cümleleri oluşturan kelimelerin seçilmesinde kendine mahsus anlatım tarzına üslûbu’1-Kur’ân denir.Kur’ân üslûbunun özellikleri şunlardır: I – Lafzın az olmasıyla birlikte manasının zengin olması.2- Hitabın hem avam hem de havassa yönelik olabilirliği.3- Hem icmali hem de beyâni olması.4- Vurgu özelliği.5- Lafız ve manada güzellik.6- Olayları tasvir güzelliği.7- İstidlal özelliği.
USÛLÜ’L-FIKIH :Fıkıh ilmi usûlü, metodolojisi. Usûlü’l-Fıkıh; sözlükte, usûl ve fıkıh kelimelerinden meydana gelmiş bir terkiptir. Usûl, “asl” kelimesinin çoğuludur. “Kökler, asıllar, üzerine bir şey bina edilen şey” manalarınadır. Sözlükte, anlayış anlamına gelen fıkıh ise, din ıstılahında; “Tafsîlî delillerden çıkarılmış olan şer’î-amelî hükümleri bilmektir” şeklinde tarif edilir. Buna göre usulü’l-fıkıh sözlükte; fıkhın asılları, fıkhın delilleri manasına gelmektedir. Usulü’l-fıkıh, ıstılahta “Müctehidin, şer’î amelî hükümleri tafsîlî delillerinden çıkarabilmesi için gerekli olan kural ve prensiplerdir” diye tarif edilmektedir (Âmidî, el-İhkâm fı Usûlü’l-Ahkâm, I, 7 vd.; Şâkiru’l-Hanbelî, İlmi Usûlü’-Fıkıh, 31 vd; Abdülvehhâb Hallâf İlmi Usfilü’l fıkh,11; İbrahim Kâfı Dönmez, İslâm Hukuk Esasları, terc. 23, 24).
USÛL VE FÜRÛ’ :Usûl, Arapça asl’ın çoğuludur. Asl sözlükte temel, kök, soyluluk ve orijinal anlamlarına gelir. Fıkıh usûlü terimi olarak “asl” delil olarak fıkhın köklerini yani kaynaklarını veya dayandığı delilleri konu olarak ele alan ve bu deliller aracılığı ile hüküm çıkarma metotlarını anlatan bir ilimdir.Bir miras terimi olarak usûl, miras bırakanın anne veya baba tarafından yukarıya doğru bütün dede ve ninelerini ifade eder. Ölenin babası, onun babası, babasının babasının babası gibi. Veya annesinin annesi… veya babası ile bunların ilânihâye anne ve babaları bu kapsama girer. Miras bırakana araya bir kadın girmeksizin bağlanan erkek hısımları ister neslinden gelinenler, isterse neslinden gelen erkek çocuk ve erkek torunlar olsun “asabe” adını alır. Bu yüzden baba ve babanın ilânihâye babası asabe olduğu gibi, oğul ve ilânihâye oğlun… oğlu asabe grubuna girer. İşte bir kimsenin neslinden gelen oğul, kız, oğlun oğlu veya kızı “fürû” denir. Bunun tekili olan “fer” sözlükte üst, yukarı, dal, bir şeyden çıkan, meydana gelen anlamlarına gelir.
USULÜ’L-HADİS :Kabul ve red yönünden hadisin sened ve metnini inceleyen ilim dalı.Hadis ilmi temelde rivayetu’l-hadis ve. dirayetu’l-hadis diye iki ana bilim dalına ayrılmaktadır. Rivayetü’l-hadis ilmi, Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)’in söz, fiil, takrir ve hallerini; bunların zabt edilip usulüne uygun olarak sonraki nesillere nakledilmelerini (rivayetlerini) konu edinen hadis ilim dalıdır.Usulu Hadis (Ulumül Hadis) daha çok ıstılahlar üzerinde durduğu için bu ilme MUSTALAHU’L HADİS de denir.
USUL-Ü TEFSİR :Tefsir usûlü ya da İlmu Usûli’t Tefsir, Kur’ân-ı Kerim’in insanlar tarafından anlaşmasına yardımcı olmak üzere onu, insanların zihinlerine, akıllarına yaklaştırma çalışmaları diyebileceğimiz tefsirin ve müfessirlerin prensiplerini, şartlarını ve çerçevesini belirleyen, tarihini tesbit eden ilim veya ilimlerin hepsine birden verilen isimdir. Zaman zaman “Kur’ân İlimleri” (Ulûmu’l-Kur’ân) adıyla da anılmıştır. Hattâ ilk devirlerde Tefsir usûlü yoktur, ulûmu’l-Kur’ân vardır ve bu iki kavram birbiri yerine kullanıla gelmiştir.Tefsirin ekollerini, tarihi gelişimini, eğilim ve kaynaklarını, her eğilimin özelliklerini, müfessirlerin metotlarını, İslam alimlerinin buna karşı tutumlarını, tefsir kaynaklarının farklı formlar almasını etkileyen faktörleri ve tefsir hayatının muhtelif şartlarını inceleyen bir ilimdir.
YAKUP ALEYHİSSELAM:Yakup Aleyhisselam , İshak Aleyhiselamın oğludur.Yakup Peygamber, Yusuf peygamberin oğludur.Yakup Aleyhisselamin Lakabi « Israil » oldugundan oğullarına ve torunlarına « Beni İsrail « (Israil oğullari) denilmiştir.Hz.Ishak`tan sonra yerine Peygamber olarak Kenan ilinde kalmıştı.Sonra Mısır`a gitmiş orada vefat etmiştirHz.Ibrahim Aleyhisselamin gömülü bulundugu « Halilurrahman « kasabasindaki mağaraya taşınmıştır. Yakup Aleyhisselamın on iki oğlunun isimlerini Rubin,Yehuza, Zevina, Usir,Sem`un,Yessuhuz, Taftuna, Bünyamin,Lavi,Zebulun, Kavza ve Yusuf Aleyhisselam.
YAHYA ALEYHİSSELAM: Zekeriya Aleyhisselamin ogludur.Yahya Aleyhisselam, Musa peygamberin seriati üzere amel ederdi. İsrail ogullarinin reisi,Hiredus.Hiredus Yahya Aleyhisselamdan ne talepte bulundu.İsa Aleyhisselamin gelince , onun seriati üzerine amel etmekte oldugu anda ;Israil ogullarinin reisi »Hiredus » Musa Peygamberin seriati üzere kendi kardesinin kizini almak istedi.Fakat Yahya Aleyhisselam bu nikahin Isa`nin seriatina göre olmayacagini söylemesi üzerine henüz 30 yaslarinda iken sehit ettiler.Bu cinayeti isleyenler bunu cezasini cekmistir.Yurtlari harap olmustur, nesilleri kesilip gitmistir.Ahirette görecekleri azap ise daha korkunctur .Ilk sehit peygamber,Yahya Aleyhisselam. Sonra babasi Zekeriya Aleyhisselam sehit oldu.Yahya ismi, yahya Aleyhisselamdan önce baska kimseye verilmismiydi ? Kur`an- Kerim`de Yahya adinin daha önce hic kimseye verilmedigi(mery9/7), daha cocuk iken ona hikmet, rahmet ve günahlardan temizlik verildigi, ana babasina iyilik edici oldugu, asi olmadigi, Allah`in emirlerine göre hareket etmesi istendigi bildirilmekte,oldugu, ölecegi ve yeniden dirilecegi güne selam olsun denilmektedir..(Peygamberler Tarihi, Asim Köksal,Sh.236).

- Vakıf: Ses ve nefesin birlikte kesilmesi,
- Vecih :İmam, ravi ve ravinin ravisi dışında karının tahyirine (okuyucunun tercihine) vecih denir. Örneğin: meddi arızda bütün kıraat imamları için tul, tavassut, kasır olmak üzere üç türlü okuyuş caizdir. İşte bu üç türlü okuyuştan birini tercih etmeye vecih denir.

YENİ İLMİ KELAM:Yeni ilmi kelam, Izmirli Ismail Hakki `nin kelama dair eseri.

YESRİB:Peygamberimiz, Medine´ye Yesrib denilmemesini hos görmemeis“O , Medine`dir“ demistir.Medine`nin eski adi.
YAHUDİLİK:Yahudilikte toplu ibadet, bulug cagina ulasmis en az on erkekle yapilir.
YEVM-İ AREFE(Arefe günü):Zilhiccenin 9.cu günüdür.
YEVM-İ NAHR(Kurban kesme günü):Zilhiccenin 10, 11,ve 12. ci günleridir.
YEVM-İ TERVİYE:Zilhiccenin 8.günü.Hz.Ibrahim. oglu Hz.Ismail`i kurban kesmekle ilgili rüyasini o gece görmüs, terviye günü bu rüya üzerinde düsünmüs, ertesi arefe günü ( 9 Zilhicce) bunun sadik rüya oldugunu anlamis,bayram günü(10 Zilhicce) de Hz.Ismail`i kurban etmeye tesebbüs etmis oldugu rivayet edilir.Terviye:Suya kandirmak veya gördügü rüya üzerinde düsünmek demektir.
YUHANNA İNCİLİ:Hz.isa`nin dünyadan ayrilisindan otuz sene sonra , Hz.Isa`nin ögrencilerinden biri oldugu ileri sürülen Yuhanna tarafindan yazilmistir.
YUSUF SURESİ(12):Surenin bu şekilde isimlendirilme sebebi Yakub’un oğlu Hz. Yusuf’un kıssasına burada işaret edilmiş olmasıdır. Hz. Yusuf ve kardeşlerinin kıssası, diğer Kur’an kıssalarının parça parça ve ayrı ayrı su¬relerde gelmesinin aksine detaylı ve bir bütün halinde bu surenin başından sonuna dek düzenli bir şekilde anlatılmıştır. Bu surenin bir diğer adı da bu kıssaya binaen Ahsenü’l-Kısas’dır. 111 ayet ve 1796 kelime içermektedir. Mushaftaki sıraya göre 12. sure, nüzul sırasına göre de Kur’an’ın 53. suresi ve Mekki’dir. Huruf-i mukattaa (Elif, Lam, Ra) ile başlayan altıncı suredir.
YAHUDİ:Yahudi kelimesi buzagiya tapmaktan tevbe ettikleri vakit israilogullarina takilmis bir addir.Bir rivayete göre d Hz.yakub`un en büyük oglu Yahuza`ya nisbet edilmistir.
YALANCI PEYGAMBERLER:Tuleyha b.Huveylid, Malik b. Nüveyre,Seccah(bir kadin müslüman oldu),Müseylimetü`l-Kezzab.
YÂSİN SÛRESİ :Kur’ân-ı Kerîm’in otuz altıncı suresi. Seksen üç âyet, yediyüz yirmi yedi kelime ve üçbin harftir. Fasılası nun ve mim harfleridir. Mekkî surelerden olup Cin sûresinden sonra nazil olmuştur.
YEDİ MUSHAF-YEDİ ŞEHİR:Yedi Mushaf,Zerkeşî (h. 745-794) Mukni’den naklen, Suyûtî (h. 849-911) de Sicistânî’ye atfen Osman’ın çoğalttığı mushafların yedi olduğuna dair görüşlere eserlerinde yer vermişler; devamında ise, sözkonusu mushafların dağıtımına ilişkin bilgileri oralarda sunmuşlardır.( ZERKEŞÎ, Burhân, I/334; SUYÛTÎ, İtkân, I/189.)
Bu yedi nüshadan üçü günümüze kadar gelebilmiştir. Bu üç nüshadan biri, Osmanlıların Medine’den çıkarken yanlarında getirdikleri ve hâlen Topkapı Sarayında bulunan nüshadır. İkincisi Timur’un Şam’dan alıp götürdüğü nüshadır ve hâlen Taşkent’te bulunmaktadır. Üçüncüsü ise İngilizlerin Moğol hükümdarlarının sarayından alıp Londra’ya götürdükleri ve İndia Offica kütüphanesine koydukları nüshadır. Araştırmacılar bu üç nüsha üzerinde yaptıkları inceleme sonunda hem muhtevâ hem de şekil bakımından tam bir uygunluk ve birlik bulunduğunu tesbit etmişlerdir.
Yedi Şehir,Hz. Osman, istinsah ettirdiği Kur’an nüshalarından altısını Basra, Kûfe, Şam, Mekke, Yemen ve Bahreyn’e göndermiş; bir tanesini de Medine’de bırakmış ve onu “İmam Mushaf” addederek kendisi alıkoymuştur.
YELEMLEM:Yemenlilerin mîkatıdır. Mekke’nin güney-doğu yönünde yer alır. Mekke’ye yaklaşık 54 km.lik mesafesi ile Mekke’ye en yakın mîkattır.
YEMEK DUÂSI :Hz. Peygamber (a.s), yemeklerden sonra pek çok dua yapmıştır. Bu sebeple yemek duası ile ilgili oldukça çok hadis-i şerifler mevcuttur. Bu duaların bir kısmını birleştirerek okumakta fayda vardır şöyle ki:
“Bize yediren, içeren, Müslüman olmayı nasib eden Allah’a hamdolsun.” (Ebû Dâvud III, 475). Âllah’ım! Bize bu yediğimiz yemek sebebiyle bereket ver, hakkımızda bu yemeği mübarek kıl. Bize bu yemekten daha hayırlı olanını yedir.” (Tirmizî, Daavat, 55) “Bize rızık ver, sen rızık verenlerin en hayırlısını.” (Maide, 5/114). Allahım! Biz senden nimetin tamamını, kusursuz ümmeti ve ayetin devamını istiyoruz.” (Ebu Davud III, 501).
Enes b. Mâlik (r.a) anlatıyor: Rasûlüllah (a.s) şöyle buyurdu: “Yemeğini yedikten sonra şu şekilde duâ eden kimsenin geçmiş günahları bağışlanır”
“Sarfedilen güç ve kuvvet bana ait olmadığı halde bu nimeti bana yediren, bana rızık olarak takdir buyuran Allah’â hamd olsun”(Tirmizî, Daavât, 56).
YEMEN:Yemen Arap Cumhuriyeti yada Kuzey Yeme.Arabistan Yarimadasi`nin güneybatisinda yer alan ve 1918`de Kuzey Yemen olarak bagimsizligini kazanan ülke, 1962`de Yemen Arap Cumhuriye adini aldi.1990 `da Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti ile birleserek Yemen Cumhuriyeti`nin bir parcasi oldu.Baskenti Sana`dir. Öteki önemli kentler Hudeyde,Adenve Taiz`dir.Ilk ve orta ögrenim parasizdir.Baslica ürünleri:Patates, arpa, bugday, hurma, pamuk, kahve ve tütün.

YEŞİL KUBBE( KUBBETUL HADRA):1813 yılında Sultan II.Mahmut Kabr-i Şerifin üzerine kurşunla kaplı bir kubbe yaptırır.Rengini de yeşile boyatır.Bu gün gördüğümüz muhteşem Yeşil Kubbe II.Mahmut’un yaptırdığı Kubbenin ta kendisidir. Peygamberimizin mezarına ev sahipliği yapan Mescid-i Nebevî, Hicret`ten sonra Medine`de Hz. Muhammed(s.a.v) ve ashabı tarafından inşa edildi. İslam aleminin en kutsal mezarları Kubbetul Hadra(yeşil kubbe) ismi verilen mekanda burada bulunmaktadır.Kubbetul Hadra bugünkü halinde Osmanlı tarafından getirilmiştir. Kubbetul Hadra’nın hemen yanıbaşında bulunan bir minare çok ilginçtir. Bu minare ünlü Pisa kulesi gibi eğiktir. Ondar farklı olarak bu minare bilinçli olarak eğik yapılmıştır. Eğik yapılmasının temel nedeni herhangi bir doğal afet anında minarenin Hz. Muhammed’in mezarının üzerine devrilmesine engel olmaktır. Bu nedenle kule mezarın zıddı yönünde eğimlidir.
YEZİDİYYE :Şeyh Adiy bin Musafir bin İsmail bin Musa bin Mervan bin el-Hasan bin Mervan’a (ö.1160 ya da 1162 Laleş, Musul) dayandırılan İslâm dışı inanç akımı. Akım üyeleri halk arasında şeytana tapanlar (şeytanperest, abade-i iblis) ve çerağ söndürenler olarak adlanırılır.İnanç sistemleri eski İran inanışlarının etkisiyle olmuştur.
YUNUS SURESİ(10): Bu şekilde adlandırılmasının nedeni, Hz. Yunus’un hikayesine bu surede işaret edilmesidir. 109 ayet ve 1842 kelimeye sahiptir. Mushaftaki sırası onuncu, nüzul sırası ise, Kur’an’ın 101. suresi olup Mekki’dir. Huruf-i mukattaa (Elif, Lam, Ra) ile baş¬layan 29 surenin dördüncüsüdür. İçerdiği konular, Yüce Allah’ın kudretinin görüntüleri, O’nun var¬lığının delilleri, Nuh, Musa ve Yunus gibi Pey¬gamberlerin kıssalarıdır. Fasılası lam, mim, ve nun harfleridir.
ZÂHİRU’R-RİVÂYE :Zâhiru’r-rivâye; Hanefi mezhebine ait hükümlerden, ilk imamlardan sonraki nesillere aktarılan meselelerin bir çeşididir. Buna mesâilü’l-usûl de denilir (İbn Abidin, Resâil, I, 16).Hanefi mezhebinin esaslarına ait ictihatların, imamlardan sonraki devirlere nakli genelde İmam Muhammed’in kitapları vasıtasıyla olmuştur. Çünkü İmam Muhammed’in hem eserleri fazladır, hem de bunlar zamanımıza kadar gelmiştir. Bu yüzden ona Hanefi mezhebinin nâkili denilmektedir (Hayrettin Karaman, İslâm Hukuk Tarihi, 98). İmam Muhammed’in, Ebû Hanife’nin, Ebû Yusuf’un ve kendisinin görüşlerinden derlediği kitapların bir kısmı tevatür veya şöhret yoluyla sika raviler tarafından nakledilmiştir. Bir kısmının rivâyeti ise bu derece sağlam değildir. Bunlardan birincisine Zâhiru’r-rivâye, ikincisine ise Nâdiru’r-rivaye denilir (İbn Abidin, Dürrü’l-Muhtar, I, 69).Zahiru’r-rivâye meseleleri İmam Muhammed’in derlediği şu altı kitapta toplanmıştır:1- el-Mebsût: 2- el-Câmiu’s-Sağîr: 3- el-Câmiu’l-Kebir: 4- es-Siyeru’s-Sağir: 5- es-Siyeru’l Kebîr: 6- ez-Ziyâdât.
ZÂRİYÂT SÛRESİ :Kur’ân-ı Kerîm’in elli birinci sûresi. Altmış âyet, üç yüz yetmiş kelime ve bin iki yüz seksen altı harftir. Fasılası elif, kaf, ayın, kef, fa, min ve nun harfleridir. Mekkî sûrelerden olup, Ahkaf sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adı birinci âyetinin ilk kelimesi olan “ez-Zâriyât” tan alınmıştır. Zâriyât kelimesi, zâriyetün kelimesinin çoğuludur ve şiddetli rüzgâr demektir (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, İstanbul 1971, VI, 524 vd.)
ZARÛRÂT-I DİNİYYE :Bir Müslüman için din yönünden bilinmesi gereken, Hz. Muhammed (s.a.s)’in Allah tarafından tebliğ edip haber verdiği kesin olarak belli esas, hüküm ve haberler. Zaruret, sözlükte; ihtiyaç, çaresiz sıkıntı, meşakkat demektir. Çoğulu “zarûrât” ve “zarâir” dir. Zarûrât-ı dîniyye tamlaması; “dine ait zarûretler” yani “dine ait olup bilinmesi ve inanılması gereken esaslar” anlamına gelir. Bunları kabul ve tasdik etmek her mü’min için farzdır. Bunlardan şüphe etmek mü’minin imanını zedeler.Bu esaslar ya bizzat Hz. Muhammed’ten işitilmek veya tevatür yoluyla O’ndan haber almakla öğrenilir. Tevatür de, yalan söylemekte birleşmeleri aklen mümkün görülmeyen güvenilir bir topluluğun verdiği haber demektir.
ZATU’R-RİK’A GAZVESİ :Hicretin dördüncü yılında Gatafan’dan Muhariboğulları ile Sa’lebeoğullarına karşı yapılan gaza. Olayın geçtiği yere nisbetle bu adı almıştır (İbnu’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-,Tarih, Beyrut 1979, 174, Asım Köksal, İslâm Tarihi, IV, 121-122).Rasûlüllah (s.a.s) Nadîroğulları Gazvesinden döndükten sonra iki ay sonra, Muharıboğullarından hayvan satmak için Medine’ye gelen bir adam, Muhariboğulları ile Sa’lebeoğullarının, müslümanlarla savaşmak için hazırlandıklarını ve Nahl yakınlarındaki Zatu’r-Rik’a'da toplandıklarını haber verdi (4. yıl Muharrem ayı) (İbnu’l-Esir, a.g.e., aynı yer).Rasûlüllah (s.a.s) Nahl yakınında Sa’d ile Şukrâ arasında bir yer olan Zatu’r-Rik’a'ya kadar ilerledi. Ancak müşrikler savaşa cesaret edemediler ve dağılarak etraftaki tepelere çekildiler.Bu arada namaz vakti girmiş bulunuyordu. Ancak müslümanlar, namaz kılarken düşmanın saldırıya geçmesinden endişeleniyorlardı. Burada korku namazı ile ilgili âyet (en-Nisa, 4/101-103) nazil oldu ve Rasûlüllah (s.a.s), ashabına bu âyetin bildirdiği şekilde namaz kıldırdı Müşrikler geri çekilirken sürülerinden bir kısmı orada kalmıştı. Rasûlüllah (s.a.s) bu mallara ganimet olarak el koydu (Belazurî, Ensâb, I, 340). Ayrıca bir kadın da esir edilmişti (İbnu’l-Esir, a.g.e., 175).
ZÂT-Ü IRK:Mekke’ye Irak yönünden gelenlerin mîkatıdır. Mekke’ye uzaklığı yaklaşık 94 kilometredir.
ZAVİYE:Tekkenin küçüğüdür.Daha çok şehir ve kasabaların ücra köşelerinde bulunur.Zaviye;hücre,küçük oda manalarına da gelir.Eskiden büyük kervanların geçtiği ıssız yollarda veya köy ve kasabalarda; dînî ilimlerin, İslâm ahlâkının ve fen ilimlerinin öğretilmesi, yolcuların barınması maksadıyla kurulan yer; küçük tekke.Türkiye Selçuklu Devleti’nden sonra kurulan Osmanlı Devleti zamânında Anadolu’nun çeşitli yerlerinde zâviyeler kuruldu. Osman Bey, sık sık hocası Şeyh Edebâlî’nin zâviyesine gider, sohbetlerini dinlerdi. Zâviyeye devâm eden genç, orta yaşlı, ihtiyar her zümreden insan, gerekli dînî ilimleri okuyarak ve yaşayarak öğrenir, güzel ahlâk sâhibi ve herkes tarafından sevilen, topluma faydalı bir kişi olarak cemiyete katılırdı. (İslâm Târihi Ansiklopedisi) … Zâviyeye bir yolcu geldiği zaman, eşyâ ve hayvanları yerleştirildikten sonra hamama sokuluyor, güzelce yıkanıyor,sonra bir odaya alınıp, yiyecek ve içecek ikrâm ediliyordu. Akşam namazından sonra zâviyede Kur’ân-ı kerîm okunuyor ve gece teheccüd namazına kalkılıyordu… (İbn-i Battûta) Tasavvufta bulunan kimselerin, ibâdet için çekildiği tenhâ yer.
ZAYIF HADÎS: Râvîleri, sahih ve hasen hadîs râvîlerinin vasıflarını taşımayan hadîslerdir.
ZEBÂNÎ :Cehenneme gidenlerle meşgul olan melek, cehennemlikleri cehenneme atmaya memur edilen melek, cehennem bekçisi. ZEHREVAN:Bakara ve Âli îmrân sûrelerine verilen isimdir.

ZEKAT:Zekât,lûgat deyiminde temizlik, bereket, çoğalma, güzel övgü manalarını taşır. Din deyiminde ise; “Bir malın belli bir miktarını, belli bir zaman sonra hak sahibi olan bir kısım müslümanlara Yüce Allah’ın rızası için tamamen temlik etmek (mülkiyetine geçirmek)tir.” Zekât vermeye, “Tezkiye”, zekât verene de “Müzekkî” denilir. Şahidler hakkında yapılan övgüye de “Tezkiye” dendiği bilinmektedir. Zekât vermek farzdır. Peygamberimizin hicretlerinin ikinci yılında, oruçtan önce farz kılınmıştır.

ZELLE:”Peygamberlerin hata ile veya unutarak yaptıklara kusurları, ifade eden bir terim (Aliyyü’l-Karî, Şerhu Fıkhı’l-Ekber, Mısır 1323, 51, 53).Peygamberler aslında günah işlemezler. Onlar “İsmet” sıfatına sahiptirler. Ancak, istemeden bazı kusurlar işlemeleri de mümkündür. Şu kadar var ki böyle bir hata işleyen peygamber hatasına devam etmez. Allah onu derhal uyararak hatadan uzaklaştırır, yanlışını düzeltir.Zelle, efdal (en üstün) olanı terkedip, fadıl (üstün) olanı yapmaktır şeklinde de izah edilir (Ebu’l-Berekât Abdullah en-Nesefî, Tefsir, IV, 365). Bu izaha göre, zelle bir kusur olmaz. Fakat peygamberlere yakışan daima en üstün olan davranışta bulunmak olduğu için, zelle işleyen Peygamber’in dikkati çekilir.
ZELLETÜ’L-KÂRÎ:Manası değisecek şekilde Kur`an-ı yanlış okumak.Buna zelletu`l-kari denir.Anlami“Okuyanin sürçmesi,“ yanı yanlış okuması demektir. Okuyucunun sürçmesi ve yanılması anlamına gelen zelletü’l-kârî, dinî bir kavram olarak, namazda kıraatte yanılmayı ifade eder. Buna lahn da denir.

-Zelletül Kari : Okuyucu hataları,
Kıraate Altı Türlü Hata Vardır: Ayette, Kelimede, Harflerde, İ’rab da Kelimenin Kat’ın da, Vakf ve İbtida da.


ZELZELE SURESİ: Sure, kıyametin kopacağı esnada yerin sarsılmasından ve alemin düzeninin bozulmasından sözettiği için bu adı almıştır. (İza zülzileti’1-ardı zil-zaleha=Yer o büyük sarsıntıyla sarsıldığı zaman). Surenin diğer adı Zilzal’dır. 8 ayet ve 36 kelimeden oluşmuştur. Mushaftaki sıraya göre 99. sure, nüzul sırasına göre Kur’an’ın 93. suresi olup Medeni’dir. Kısar (kısa) surelerin ilkidir. Bu sureler 17 tane olup bu sureden sonraki tüm sureler ve Hamd (fatiha) suresini kapsamaktadır. İslam’ın ve Kur’an’ın en önemli mesajlarından biri bu surede yer almaktadır. Bu mesaj şudur: Artık her kim zerre miktarı hayır işlemişse onu (mükafatını) görür ve her kim zerre miktarı şer işlemişse onu (cezasını) görür.

ZEMAHŞERÎ :Ebû’l-Kâsım Mahmud İbn Ömer ez-Zemahşerî el-Harezmî. Büyük bir dilci, edebiyatçı, kelâmcı ve müfessirdir. Mekke’de uzun süre ikamet ettiği için Cârullah lakabı verilerek “Cârullah Zemahşerî” adıyla meşhur olmuş, ayrıca kendisine “Fahr-ı Harezm” ünvanı da verilmiştir.Mahmut Ibn-i Ömer Hanefi fukahasindan meshur bir alimdir.Pek kudretli bir müfessirdir.

ZEMZEM:Kabe´nin yaninda bulunan kuyu ve bu kuyunun mukaddes suyunun adi.Ibrahim(as)`in duasi, Hacer`in teslimiyeti ve henüz kücük bir bebek olanIsmail (as) `in hatiri icin, Yüce Allah zemzemi ortaya cikardi.
ZEVAİD:Kelime olarak “fazlalık” manasına gelen “za’id” in çoğuludur. Hadîs Usulü ilminde umumiyetle meşhur Hadîs kitaplarında bulunmayan, bir başka muhaddis tarafından rivayet edilerek müstakil kitaplarda toplanan Hadîslere denir

ZEVAİD SÜNNET:Hz.Peygamber(s.a.v) in bir insan olması itibariyle yaptığı, Allahü Tealadan bir tebliğ veya Allahın dinini açıklama niteliği taşımayan beşeri fiillerine Zevaid Sünnet denir.
ZEVAL VAKTİ:Gün ortası, öğle vakti.
ZEVATU’R-RA :Elif Lâm Râ ile başlayanYûnus,Hûd,Yûsuf, Ra’d,İbrahim ve Hicr sûrelerine verilen isimdir.Felak ve Nas surelerine; MUAVİZETEYN,Bakara ve Ali İmran surelerine;ZEHREVAN,Târık suresinden Beyyine suresine kadar olan surelere verilen ortak isim;Et TUVALU’L MUVASSAT,Zilzâl suresinden Nâs suresine kadar olan bütün surelere verilen ortak isim;Et TUVALU’L KISAR,Hucurât suresinden Buruc suresine kadar olan surelere verilen ortak isim;Et TUVALU’L MUFASSAL,Bakara-Ali İmran-Nisa-Maide-En’am-A’raf-Enfal sureleri;SEB’UL TIVAL(Yedi Uzun Sure)
ZEYD BİN HARİSE:Kr`an`da ismi anılan tek sahabe.(Ahzab suresi:37).Zeyd :Zeyd bin Haris, Resulullah (s.a.v)’in evlatlığı idi. Hz. Peygamber (s.a.v), onu vahiy nazil olmazdan evvel, daha köle iken Ukaz panayırından satın almıştı. Daha sonraları müslüman oldu. Bundan dolayı da babası onu evlatlığından kovdu. Resulullah (s.a.v) da onu kendi evlatlığı olarak kabul etti. Peygamber (s.a.v), onun oğlu olan Usame’ye büyük bir değer verirdi. Peygamber (s.a.v), güzel ve asilzade bir aileye mensub olan Zeyneb’i onun için istedi. Zeyneb, istekli olmadığı halde Resulullah (s.a.v)’a olan saygısından dolayı onunla evlenmeyi kabul etti. Daha sonraları ikisi arasında anlaşmazlıklar baş gösterdi ve Hz. Resul (s.a.v), onların arasını bulmak için defalarca uğraştı. Fakat sonunda Zeyd, Zeyneb’i boşadı. Hz. Peygamber (s.a.v), öz evlat ile evlatlık arasında fark olduğunu hükme bağlamak için Zeyneb ile evlendi. Ahzab suresinde 36-40. ayetler bu olaya işaretle zikredilmiştir.

ZEYNEL ABİDİN(Zeynü`l-Abidin):Lügat manasi, ibadet edenlerin ziyneti demektir.(H.50-93).On iki imamin 4.cüsü olan zattir.Peygamberimizin torunu.Hz.Hüseyin`in ortanca oglu.Asil adi Ali`dir.Tabiin büyüklerindendir.Medine-i Münevvere`de vefat etti.
ZEYNEP BİNT-İ CAHŞ:Peygamberimizin hanımı Zeynep bint-i Cahş, vefat edince cenazesi tabutla taşınan ilk müslünan kadındi. Baki Kabristanına defnedildi.Zeyneb`in asıl ismi Berre idi. Peygamberimiz, onu Zeyneb`e çevirmisti.
ZİKİR:Anmak, hatirlamak, ezberlemek, akilda tutmak demektir.Allah`i anmanin zamani ve siniri yoktur.Zikr: Lügatte anmak, yad etmek, hatıra getirmek, beyan ve ifade etmek, hafızada olanları hatırlamak gibi manalara gelir, İstİlahta Cenâb-ı Hakkın yüce ismini büyüklüğünü ve uluhiyetini anmaktır ki üç şekilde olur. Şöyle ki: Ya lisânen olur. Bu, Hak Teâlâ’nın mübarek isimlerinden birini veya bir kaçını lisan ile söylemektir. Allah… Allah… denilmesi gibi. Ya bedenen olur. Bu da namaz, oruç gibi ibâdetleri ifa etmektir. Veya kalben olur. Bu da: Allah-u Teâlâ’nın varlığını, kudret ve azametini düşünüp ruhi bir neş’eyi elde etmektir.

ZİMMİ:İslam Devletinde yasayan gayr-i müslim(H. i.Kur`an Dili,c.10)
ZİNNUREYN:İki nûr sâhibi. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem iki kızıyla evlendiği için hazret-i Osman’a verilen lakab.Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem ona birbiri ardınca iki kızını vermiştir. İki kızı da vefât edince; “Bir kızım daha olsaydı verirdim” buyurmuştur. (Mir’ât-ı Kâinât-Taftâzânî)
ZÜBEYR BİN AVVAM:Allah yolunda ilk kilic ceken sahabe.
ZÜLHULEYFE:Zülhuleyfe, Medinelilerin ve Medine üzerinden Mekke’ye gelenlerin mîkâtıdır. Medine’nin 11 km güneyinde Âbâr-ı Ali diye bilinen yerdir. Yaklaşık 450 km.lik mesafesi ile Mekke’ye en uzak mîkât burasıdır. Hz. Peygamber (a.s.) Veda Haccı için burada ihrama girmiştir.
Şâfii mezhebine göre hac ve umre dışında başka bir maksatla Harem bölgesine ihramsız olarak girilebilirse de ihramlı olarak girilmesi daha faziletlidir.
ZÜLFİKAR:Peygamber Efendimizin Uhud harbi günü, Hz.ali efendimize hediye ettigi ünlü kilic.ucu iki catalli ve ortasi da akan kanin daha kolay akmasi icin oluklu oldugindan bu adla anilmistir.

ZÜLEF:Zülef” kelimesi: “Zilfe’nin çoğuludur. Çoğulun en azı da üçtür. Binaenaleyh gurup, vakit, yakınlık mânâsına gelen bu kelimeden maksat, gecenin gündüze yakın olan üç vaktinden ibaretdir ki, bunlar da sabah, akşam, ve yatsı vakitleridir. Gündüzün iki tarafından maksat da öğle ve ikindi namazı vakitleridir. (114. Ve namazı gündüzün iki tarafında ve geceden ve gündüze yakın saatlerde dosdoğru kıl. Şüphe yok ki, iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, güzelce düşünenler için iyi bir öğütdür.)Artık bu âyeti kerime de beş vakit namazın farziyeti için açık bir delildir

ZÜLKİFL ALEYHİSSELAM:Israilogullarina peygamber olarak gönderdi.Kavmini, tevhid dine cagirmis, kendilerine bir cok etkili ögütler vermistir.Zülkifl Aleyhisselam ,Bitlis sehri yakininda gömülü rivayet edilir.Samve baska yerlerde makamlari vardir.

ZÜNNAR:Hirıstıyan keşişlerin,papazların, nefsi kırma veya perhizle yaşama vasıtalarindan olmak üzere çıplak bedene kuşandıkları uçları sarkık ipten örme, kaba ve sert kusak.İslam dininde Peygamberimiz(sas) zünnar bağlamayı münafıklık alameti olarak saymıştır ve küfürdür.
ZÜNNUN:Kur`an`da adi gecen Yunus Peygamberin lakabi. Kelime olarak anlami balik sahibi demektir.Asil ismi Yunus Ibn Matta`dir.Hz.Yunus Aleyhisselam, peygamber gönderildigi kavminin yola gelmemesi üzerine Allahu Teala`nin henüz bir izni olmadan kavmini birakarak ayrilip gitti ve bir gemiye bindi.Geminin Geminin yürümemesi veya batma tehlikesi gecirmesi gibi bir nedenle, yolculardan birisinin denize atilmasi gerekti.Kur`a cektiler. Yunus`a cikti ve denize atildi.Denizde kendisini balik yuttu.Bir sure baligin karninda Allah`a dua etti.Yunus Aleyhisselami, balik sahile atti.(Diyanet Meali,Sh.328)

 





© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.