20

Mayıs
2013

KPSS DİKAB ALAN SINAVINA HAZIRLIK MESLEKİ BİLGİLER

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  200 Kez Okundu


1-Hanefi Mezhebi:Kurucusu, İmam-ı Azam Ebu Hanife’dir. En yaygın olan mezheptir.
2-Şafi Mezhebi:Kurucusu İmam-ı Şafidir.
3- Maliki Mezhebi:Kurucusu İmam-ı Maliktir.
4-Hanbeli Mezhebi:Kurucusu, Ahmet b. Hanbel’dir.
5-Maturidi Mezhebi:Kurucusu Ebu Mansur Muhammed’tir.
6-Eş’ari Mezhebi:Kurucusu Ali b. İsmail Eş’ari’dir.
7-İbaziyyenin kurucusu kimdir? Abdullah b. İbaz el-mürri et-temimi
8-Mürcie ismini ilk kullanan kişi kimdir?Nafi b.el-ezrak
9-Kadıyaniliğin kurucusu kimdir? Mirza gulam Ahmet kadıyani
10- Babilik-bahailik nedir? 19 asrın başlarında iranda ortaya çıkmış dini hareket
11- Bahailiğin kurucusu kimdir? Mirza ali Muhammed
12-Babilik kimin liderliğinde Bahailik olmuştur? Mirza Hüseyin ali
13-Milel nedir?ALLAHın peygamberler yoluyla insanlara inanmaları için gönderdiği kitaplı din anlamındadır
14- Nihal sözlükte ne anlama gelir?
İnanç akide ve felsefi görüş
15-CEBRiYE İnsanın, hareketlerinde cebir altında olduğunu kabul ettiklerinden, bu görüş mensuplarına Cebriye denilmiştir. Kurucusu Cehm bin Safvan’dır. (ö – 746)
16-Kaderi düşünceyi ilk olarak savunan kişilerin Ma’bed el-Cüheni (80/699) ve Gaylan ed Dımaşkî (83/702) olduğu söylenir
17-Cehmiyye,Cehm bin Safvan” isimli bir adamın kurduğu bir fırkadır.
18-Mutezile Mezhebi Hicri ikinci yüzyılın başlarında Vasıl bin Ata (80–131) tarafından kuruldu.
19-Kur’ân-ı Kerim’de Cehennem için yedi isim kullanılmıştır: Cehennem (derin kuyu), nâr (ateş), cahîm, (alevleri kat kat yükselen ateş), hâviye (düşenlerin çoğunun bir daha geri dönemediği uçurum, yer), saîr (çılgın ateş), lezâ (dumansız ve katıksız alev), sakar (ateş), hutame (obur ve kızgın ateş). Bunlardan Kur’ân’da en çok geçeni cehennem kavramıdır.
20-Kur’ân-ı Kerim’de cennet için çeşitli isimler kullanılmıştır: adn cenneti, firdevs cenneti, naim cenneti, dâru’l-huld (ebedilik yurdu), dâru’s-selâm (esenlik yurdu), dâru’l-mukame (ebedî durulacak yer) ve makâm-ı emîn (güvenilir makam).
21-Kuds-i Hadis:Hz. Peygamber’in Allah Teâlâ’ya nispet ettiği hadislerdir. Bu hadislerin manası Allah’tan, sözleri Hz. Peygamber’dendir. Hz. Peygamber bunları, “Allah Teâlâ şöyle buyuruyor” diye rivâyet eder. Kudsî hadislerde, çoğunlukla Allah’ın rahmetinden ve sıfatlarından söz edilmektedir. Kudsî hadisleri toplayan eserler yazılmıştır. Ali İbn Balaban el Makdîsî’nin (ö. 611/1214) “el-Makasıdu’s-Seniyye fi’l-Ehâdisi’l-İlâhîyye”; Abdurrauf el-Münavî’nin (ö.1031/1621); “İthâfu’s-Seniyye bi’l-Ehâdîsi’l-Kudsiyye”; Muhyiddin Arabî’nin (ö. 638/1240) “Mişkâtu’l-Envâr” adlı eserleri bunlardandır.
22-MAKALAT: Hacı Bektaşi Velitarafından yazılan Arapça eserdir Eserin manzum ve mensur birçok tercümesi yapılmıştır Makalatta tasavvufi gerçekleri dile getiren yazar, tasavvufa girenlere yol gösterici bilgiler verir
23-MÜBAREK GECELER:Mevlid kandili Rebiülevvel ayının 12. gecesi Peygamberimizin doğduğu gecededir.Rebiü’l-evvel ayının 12. gecesi Mevlid Kandili,Receb ayının ilk Cuma gecesi Regaib, 27. gecessi Mi’rac Kandili,Şaban ayının 15. gecesi Beraat Kandili,Ramazan ayının 27. gecesi Kadir Gecessi,
24-KUR’AN-I KERİM’İN ORTASI
1-Sure itibariyle Kur’an-ı Kerim’in ortası HADİD Suresidir, 57 Sure
2-Ayet itibariyle Kur’an-ı Kerim’in ortası Şura Suresinin 186 Ayetidir
3-Kelime itibariyle Kur’an-ı Kerim’in ortası Hacc Suresinin 20 Ayeti (Velculud) kelimesidir
4- Harf itibariyle Kur’an-ı Kerim’in ortası Kehf Suresinin 19 Ayetindeki (Velyetelettaf) dır Bu kelimenin (t) si birinci yarıda, (l) si ise ikinci yarıda kalır
5- Elifba harflerinin hepsini içinde toplayan iki ayet vardır Bunlardan birincisi Ali-İmran suresinin 154 Ayeti ile, Fetih suresinin son ayetidir
6- Kur’an-ı Kerim’in en uzun suresi Bakara suresidir ve 286 ayettir En kısa suresi ise Kevser suresi ve 3 ayettir
7- Kur’an-ı Kerim’in en uzun ayeti Bakara suresinin 282 ayetidir En kısa ayeti ise (Velfecr) dir
Not : Bu bilgiler Osman Keskinoğlu’nun Kur’an tarihi eserinden alınmıştır
24-Besmele:
1. İmam Mâlik ve Evzâî ile Hanefî ve Hanbelî mezheplerinin ilk dönem âlimlerine göre, surelerin başlarında bulunan besmelelerin her biri müstakil birer âyet değildir.
2. Her biri müstakil bir âyettir ve surelerin arasını ayırmak için nazil olmuştur. Ancak başında bulunduğu sûrenin bir ayeti de değildir. Müteahhir Hanefî âlimlerine göre Ebu Hanife bu görüştedir. Ayrıca Dâvud ez-Zâhirî ve bir rivayete göre de Ahmed b. Hanbel bu görüştedirler.
3. Sûrelerin başlarında bulunan besmelelerin her biri o sûreden bir âyettir. Şafiî vemeşhur olan rivayete göre Ahmed b. Hanbel bu görüştedirler. İmamiyye veZeydiyye mezhepleri de bu görüştedirler.
4. Şafiî’ye nisbet olunan diğer bir görüşe göre, sadece Fatiha Sûresi’nin başında bulunan besmele, bu sûrenin bir âyetidir. Diğer sûrelerin başında bulunan besmeleler ise müstakil birer âyet olmadıkları gibi başında bulunduğu surelerin de bir cüzü değildirler. Sûrelerin başına teberrüken yazılmışlardır.
25- Ezvacı Tahirat, Peygamberimizin Eşleridir İsimleri:Hz. Hatice (r); Hz. Sevde binti Zem’a (r); Hz. Aişe (r); Hz. Hafsa binti Ömer (r); Hz. Zeynep binti Huzeyme (r); Hz. Zeyneb binti Cahş (r); Hz. Ümmü Seleme (r); Hz. Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r); Hz. Cüveyriye binti Hâris (r); Hz. Safiyye binti Huyey (r); Hz. Mâriyetü’l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r); Meymûne binti Hâris (r)
26-Peygamberimizin süt annesi vekardeşleri: Halime binti Ebi Züeyb (r.a.), Sa’d kabilesine mensuptur. Kocası Hâris bin Abdül-uzza’dır. Oğlu Abdullah ile birlikte Peygamber (s.a.v.)’i emzirmiş bulunmaktadır. Halime binti Ebi Züeyb’in Cüdâme (Şeyma) ve Üneyse isminde iki kızı da vardır. Onlar yaşça, Abdullah’tan daha büyük olduğu için Peygamber (s.a.v.)’in bakımı ile ilgilenirlerdi
28-Cenab-ı Hakk’ın, dört kitaptan başka Cebrail (A.S.) vasıtasıyla bazı peygamberlere gönderdiği sahifelere suhuf denir. Adem (A.S.) 10, Şit (A.S.) 50, İdris (A.S.) 30, İbrahim (A.S.) ise 10 suhuf verilmiştir.
29-Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarih ve 430 Kanun Numarası ile kabul edilmiş olan ve ülkedeki bütün eğitim kurumlarının Maarif Vekaleti’ne (Milli Eğitim Bakanlığı’na) bağlanmasını öngören yasadır.
30-Vedalar ,Hinduizmin dininde kutsal kitaplarının tamamınıiçeren metinlerdir.
31-YAHUDİLERDE MEZHEPLER ÜÇ DÖNEMDE ELE ALINIR…
a) Hıristiyanlık öncesi Yahudi mezhepleri ki bunlar 5 tanedir.
b) İslam sonrası Yahudi mezhepleri ki bunlar 4 tanedir.
c) Günümüzdeki Yahudi mezhepleri ki bunlar da 5 tanedir.
-Hıristiyanlık öncesi Yahudi mezhepleri…
Hıristiyanlık öncesi Yahudi mezhepleri şunlardır;
1-Hasidîler
2- Ferisîler
3-Sadukîler
4-Essnîler
5- Zelotlar.
İslam Sonrası Yahudi mezhepleri…
İslam sonrası Yahudi mezhepleri şunlardır;
1-Rabbânî Yahudiler
2- Karaîlik
3-İseviyye
4-Yudganiyye.
Çağdaş Dönem Günümüz Yahudi mezhepleri…
Günümüzdeki Yahudi mezhepleri şunlardır;
1-Ortodoks Yahudiler
2- Reformist Yahudiler
3-Muhafazakâr Yahudiler
4-Yeniden Yapılanmacı Yahudiler
5-Sâmirîler.
32-Hangi dinin mensupları Tanrıların çokluğu ile öğünür?Şintoizm
33-Hinduizm dinde kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
34-Budizm de mezhepler İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
35-Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri,Harran,Filistin,Mısır
36-Hristiyanların sahihkabul ettikleri 4 incil milattan sonra 60-100 yıllar arasında yazılmıştır.
37-Maskot,incir,nazar boncuğu gibi şeylerde gizli bir güç olduğu ve bunların insana uğur getirdiği inancına ,Feşitizm
38– Ateist,Mülhid kelimesinin anlamını ifade eder.
39– Hint Dinleri Kategoriinde,Hinduizm,Budizm-Caynizim,Sihizm
40-Hicaz bölgesindeki panayırların en önemlileri, Mekke civârında kurulmakta olan Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz panayırlarıydı. Bu panayırlara ülkenin dört bir yanından akın akın gelenler arasında satıcılar, iffetsiz kadınlar, şâirler, hatipler, kâhinler ve çeşitli dinlere mensup kimseler de bulunuyordu. Tâif’le Nahle arasında kurulmakta olan Ukaz panayırında, şiir yarışmaları yapılır; beğenilip derece alan şiirler, Kâbe’nin duvarlarına asılırdı. Bu şekilde Kâbe duvarında asılmış olan yedi ünlü kasideye “el-Muallekatü’s-seb’a” (Yedi Askı) denilmiştir.
41-ûreler kemiyet bakımından şöyle bir taksime uğrarlar:
1-Tıval, 2-Miûn, 3-Mesani, 4- Mufassal,
1- Tıval yani uzun süreler yedidir: Bakara, Al-i İmran, Nisa’, Maide, En’am, A’raf, Yunus veya Kehif.
2- Miûn, yani yüzlükler, âyetleri yüz dolayında olanlardır ki, Tevbeden sonra gelenlerdir. (Tevbe, Nahl, Hûd, Yusuf, Kehif, İsra, Enbiya, Tâhâ, Mü-minun, Şuarâ, Saffât).
3- Mesani, âyetleri yüzden az olanlardır. Miûndan sonra gelirler. Hâmimler, Elif Lamlar, Tasinler böyledir.
Mesani: (Ahzab, Hac, Kasas, Tasin, Neml, Nur, Enfal, Meryem, Ankebut, Rum, Yâsin, Furkan, Hicr, Ra’d, Sebe’, Melâike, İbrahim, Sâd, Muhammed, Lokman, Zümer, Hâmimler, Mümtehine, Fetih, Haşr, Tenzil, Secde, Talak, Nun, Hücurat).
4- Mufassal, Kur’an’ın sonundaki sûrelerdir. Nevevî’ye göre Hücurattan başlar. Onlar da Tıval, Evsat, Kısar olmak üzere üçe bölünür.
Tıvali Mufassal: Hücurattan Buruca kadar, Evsatı Mufassal: Buructan Lemyekün’e kadar, Kısarı Mufassal: oradan sona kadardır.
42-Hz Alinin lakapları
Ebu Hasan (“Hasan’ın Babası”)
Ebu Turab (“Toprağın Babası”)
Murtaza (“Seçilmiş”)
Esedullah (“Allah’ın Aslanı”)
Kuran-ı Natık (“Konuşan Kuran)
Haydar (Aslan)
Birinci Ali
Şah-ı Merdan (Yiğitlerin Şahı)
43- Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, İslâma dâvet maksadıyla Ashabından:
1) Dihyetü’1-Kelbî’yi Rum Kayseri* Heraklius’a,
2) Amr bin Ümeyye ed-Demri’yi, Habeş Necaşîsi Ashame’ye,
3) Abdullah bin Huzâfe’yi İran Kisrâsı Hüsrev Perviz’e,
4) Hanb bin Ebî Beltâa’yı Mısır Firavunu Mukavkıs’a,
5) Salit bin Amr’ı, Yemâme Valisi Havza bin Ali’ye,
6) Şuca’ bin Vehb’i Gassân Meliki Münzir bin Hâris bin Ebî Şemir’e gönderdi.
Gönderilen elçinin hepsi de gönderildikleri memleketlerin dillerini biliyorlardı. Peygamber Efendimiz, bu elçilerine, mezkur hükümdarlara verilmek üzere birer mektup da yazarak teslim etti.
Mektupları yazdığı sırada, Sahabîler hükümdarların mühürsüz mektup okumadıklarını bildirince Resûl-i Ekrem Efendimiz, gümüşten bir mühür üzerine alt alta gelmek suretiyle şu şekilde imzasını da yazdırdı:
“Allah
“Resûl
“Muhammed”
Kâinatın Efendisi bu yüzüğünü vefâtına kadar takmıştır. Vefâtından sonra sırasıyla, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman takmışlardır. Günün birinde Hz. Osman’ın elinden Eris Kuyusuna düşerek kaybolmuştur. Kuyunun Bütün suyu çektirildiği halde, bir türlü bulunamamıştır
44-Medineliler,Kendilerine İslâm’ı anlatmak ve diğerlerine de tebliğ yapmak için Rasulullah’tan bir öğretici istediler. Hz. Peygamber de bu önemli görev için Hz. Mus’ab b. Umeyr’i görevlendirdi. Hz. Mus’ab onlara hem namaz kıldıracak, hem Kur’an öğretecek, hem de diğer insanlara İslâm’ı anlatacaktı ve yeni kimseleri İslâm’a davet edecekti.Böylece Medine’ye ilk hicret eden sahabi Mus’ab b. Umeyr oluyordu. Medine’de ilk cuma namazını da Mus’ab b. Umeyr kıldırdığı kaynaklarda ifade edilir (İbn Sa’d, a.g.e., III, 118).
45-Mezheplere Göre Bayram namazının hükmü:
Şafiiler dediler ki: Bayram namazı, namazla mükellef olan her¬kes için müekked bir sünnet-i ayn’dır. Hac ibadetini edâ etmekte olanlar¬dan başkalarının bu namazı cemaatle kılmaları sünnettir. Hacılarmsa tek başlarına kılmaları sünnettir.
Malikiler dediler ki: Bayram namazı kuvvet bakımından vitirden sonra gelen müekked bir sünnet-i ayndır. İmamla birlikte cemaat teşek¬kül ettiği takdirde bu namazı, Cuma namazıyla yükümlü olan herkesin kılması zorunludur. İmama kavuşmayan kimsenin tek başına kılması mendubtur. Bu durumda kişinin, kıraati sessiz yapması gerekir. Köle ve ço¬cuklara Cuma namazı gerekli olmadığından, bayram namazını kılmaları halinde bu mendub bir ibadet olur. Hacılar bundan istisna edilmişlerdir. Onlann “meş’ar-i haram”da durmaları, bayram namazı yerine geçer. Minâ halkının cemaatle değil de ayrı ayrı kılmaları mendubtur. Cemaatle kıl¬maları, hacıların da kendileriyle birlikte kılmalarına neden olur.
Hanefiler dediler ki: Cuma namazını kılmakla yükümlü olan kim¬selere vücub ve sıhhat şartlarıyla birlikte bayram namazı da esah olan görüşe göre vâcib olur. Sıhhat şartlarından olan hutbe, bundan istisna edilmiştir. Hutbe, Cumada namazdan; önce, bayramda ise namazdan son¬ra okunur. Cemaat sayısı da, bu namazla Cuma namazında birbirinden farklıdır. Cumaya aykırı olarak bayram namazında cemaat, imamdan başka bir kişinin daha bulunmasıyla teşekkül etmiş olur. Bayram namazı Cu¬manın tersine, her ne kadar cemaatsiz sahîh olsa da cemaatle kılınması vacİbtir. Cemaatin terki dolayısıyla günahkâr olunur.
Hanbeliler dediler ki: Kendisine Cuma namazı gerekli olan herkes için bayram namazı farz-ı kifâyedir. Cumanın kılındığı yerden başka bir yerde kılınamaz. Yalnız hutbe, Cumaya aykırı olarak bayram nama¬zında sünnettir. Cumadaysa şarttır. İmama yetişemeyen kişinin, dilediği vakitte bayram namazını kendine özgü şekliyle kılması sünnettir.
46-Koyunların Zekâtı:Hz. Peygamber’in hadislerinde koyun nisbetleri ve bu nisbetlerde ödenecek zekât miktarı aşağıdaki şekilde gösterilmiştir (Buhârî, ?Zekât?, 38):
1den 39?a kadar (zekâttan muaf)
40?tan 120?ye ” 1 koyun
121?den 200?e ” 2 “
200?den 399?a ” 3 “
400?den 500?e ” 4 “
47-İfrad Haccı:İfrad haccı umresiz yapılan hacdır. Sadece hac ibadeti yapıldığı için “umresiz hac” anlamında olmak üzere bu ad verilmiştir. Hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmayıp, sadece hac niyetiyle ihrama girerek hac menâsikini eda edenler, ifrad haccı yapmış olurlar. İster mîkat sınırı dışında ister içinde ikamet etsin, herkes ifrad haccı yapabilir.
48-DEİZM : Allah,vardır,evreni ve insanı O,yaratmıştır.Fakat yaratıktan sonra Tanrı’nın yaratması devam etmiyor. Yani Tanrı,evren ve insanla ilgilenmiyor,müdahale etmiyor,gözetim ve kontrol altında tutmuyor. Tabiat ve yaratıklar kendi kendine işliyor.Allah, ötelerin ötesinde-evrenin dışında-duruyor ve sadece ilk yaratmayı O yapıyor,sonra emekliye ayrılıyor.Sanki bir mimar gibi evi yaptıktan sonra evi kişiye veriyor ve ilgisini kesiyor. Tanrı,insanla ilgilenmediği için Kitap ve peygamber göndermez;insanın duasına cevap vermez.Çünkü insan kendi çaresine bakmalıdır. Örn:yağmur ve benzeri olaylar kendi kendine yağıyor,Tanrı karışmıyor..İnsanlara din,kutsal kitap göndermiyor v.b.
1-Mutezilenin “Usul-i Hamse” dedikleri temel görüşleri şunlardır:
a. Tevhit
b. Adalet
c. Va’d ve Vaîd
d. Emr-i bil-maruf ve Nehy-i ani’l-Münker
e. El Menzile-Beyne’l-Menzile
2-AMELİ MEZHEPLERİ
a. HANEFİ MEZHEBİ:Mezhebin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife’dir. Hicri (80-150) de Kufe’de doğdu.
b.MALİKİ MEZHEBİ:Mezhebin kurucusu İmam-ı Malik’tir. Hicri (93-179) da Medine’de doğdu.
c.ŞAFİİ MEZHEBİ:Mezhebin kurucusu İmam-ı Şafii’dir. Hicri (150-204) de Filistin Gazze şehrinde doğdu
d.HANBELİ MEZHEBİ:Mezhebin kurucusu İmam-ı Hanbel’dir. Hicri (164)’de Bağdat’da doğdu
3-İtikatta Ehl-i Sünnet Mezhepleri ikidir:
a)MATURİDİ MEZHEBİ:İslâm akaidinde imam Ebu Mansur Muhammed b. Muhammed b. Mahmud el-Matüridiyye nisbet edilen mezhep. İmam Ebu Mansur el-Mâturidinin akaiddeki mezhebine mensub olanların meydana getirdiği topluluğa Matüridiyye denilir.
Alemü’l-Hudâ, İmamü’l-Huda ve el-Mütekellim lakablarıyla da anılan Matüridi takriben 238/852′de Maveraünnehir’de bulunan Semerkand’ın Matürid köyünde doğmuştur.
b)İmam-ı Eşari:Ehl-i sünnetin iki itikad imamından biridir. İsmi, Ali bin İsmail’dir. Künyesi, Ebu’l-Hasen’dir. 260 veya 266 (m. 879) senesinde Basra’da doğdu. 324 veya 330 (m. 941) da Bağdat’ta vefat etti.
4-Buhârî (810 – 869):Hadis bilginlerinin en büyüklerinden Muhammed el-Buhârî, Hicri 13 şevvâl 194 / Miladi 21 Temmuz 810 tarihinde Buhara’da doğdu. Bundan dolayı da Buhârî nisbetiyle anılmasına sebep olmuştur. Tam adı Ebû Abdullah Muhammed b. Ismâil b. Ibrâhim b. el-Mugîre b. Berdizbeh el-Cûfî el-Buhârî’dir.
5-1982 Anayasasının zorunlu hale getirmiş olduğu “Devletin denetim ve gözetimi altında yapılan” “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersi Anayasanın Madde:24
6-TEVLİYE: Başabaş Satış: Buna “tevliye satışı” denir.Alış fiyatına satış.
7-Mütevatir Kıraat İmamları:
1- İbni Kesîr- Mekke.
2- Nafi’ -Medine.
3- İbni Âmir -Şam.
4-Ebu Amr – Basra.
5-Hamza-Küfe.
6-Kisaî-Küfe.
7- Âsım – Küfe.
8-Âhâd Hadis:Bir, bir tek manalarına gelen ehad ya da vahidin çoğuludur. Umumiyetle mütevâtir derecesine yükselemeyen haberlere denir.
9-Mucize; bir peygamberin nübüvvetini doğrulamak için Allahu Teâlâ’nın onun elinde göstermiş olduğu tabiat üstü hallerdir. Hz. Musa’nın asasının yıları olup, sihirbazların iplerini yutması gibi (bk. Tâhâ, 20/65-72).
10-Keramet; peygamberlik iddiasında bulunmayan, fakat dinin bütün hükümleriyle amel eden salih kimselerden zuhur eden harikalardır.
11-Meûnet: Amelleri ve ahlâkı güzel olan bazı mümin salih kullarda, bir iddiaya dayanmaksızın zuhur eden olağanüstü hallerdir.
12-İhânet: Küfrü ve isyanı açık olan kimsenin elinden, kendi isteğinin aksine zuhur eden harikadır.
13-İstidrâc: Küfrü ve isyanı açık olan kimselerin elinden, kendi arzularına uygun olarak zuhur eden harikalardır.
14-Irhasat ise, daha sonra peygamber olacak olan kimsede çocukluk veya gençlik devrelerinde harikulade hallerin görülmesidir. Hz. İsa’nın beşikte konuşması gibi.
15-Hadigatü’l-Mevt:Yalancı peygamber olan Müseylime ve adamlarının Ebu Bekir efendimizin halifeliği döneminde öldürüldüğü bahçeye(ölüm bahçesi) verilen isimdir.
16-İlkçağdan günümüze kadar başlıca Rasyonalistler şunlardır: Sokrates, Platon, Aristoteles, Farabi, Descartes, Hegel.
Rasyonalizme göre; “genel-geçer bir bilgi vardır ve kaynağı akıl ve düşünmedir. Akıl doğuştandır. ”
Sokrates: Sokrates’e göre;”insan bilgisi doğuştan gelir.”
17-İmkân Delili: İmkân, birşeyin olması ile olmamasının eşit ihtimale sahip olması demektir. Günlük konuşmalarımızda da mümkün derken olabilir de olmayabilir de manasını kast ederiz. Yaratılmış olan her varlık bize şu gerçeği haykırır: Benim olmamla olmamam eşit idi. Şu an ben varsam, var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O ise ancak Allahtır.
18-Hudus delili: Hudus, sonradan olma demektir. Hudusun en büyük delili değişmedir. Bir varlıkta değişme varsa, bu hareketin bir ilk noktası olacaktır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta iken var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine ve buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allah’ın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kainatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi hadiseler, bu varlık aleminin bir başlangıcı olduğunu gösteriyor.
19-Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir. Hâlbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin. Öyle ise, kainattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allaha isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz.
20-Fıtrat ve Vicdan Delili: Allahı tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında mevcuttur. Bunlardan birkaç örnek: İnsan fıtratı ve vicdanı her nimetin mutlaka şükür istediğini bilir. Bir peygambere kavuşmuş ve hidayete ermişse şükrünü Allaha yapar. Aksi halde batıl mâbutlara tapar. Bu tapma insan vicdanın insanı zorlamasıyla gerçekleşir. Güzelliği takdir hissi de insan fıtratında mevcuttur. Sergiler, fuarlar bu his ile gerçekleşir. İnsan bu yaratılışının gereği olarak, şu sema yüzünde sergilenen yıldızları, zemin yüzünde boy gösteren çiçekleri, ağaçları, ormanları dolduran ceylanları, aslanları, denizlerde kaynaşan balıkları seyretmek ve onlardaki İlâhî sanatın mükemmelliğini takdir etmek durumundadır.
1-Kur’an da Besmelesiz başlayan sure; Tevbe Suresidir..
2- Neml süresinde neden iki tane besmele vardır.
3-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve aya göre hesap edilen takvimdir. Hz. Ömer (r.a.) başlatmıştır
4-Kuran-ı Kerimin en uzun ayeti;Bakara suresi 282.ayetidir.Konusu borçların yazılmasıdır
5-İfk olayı ; Nur suresinde konu edilmiştir.
6-Ayetel Kürsi,Bakara suresinde yer almaktadır.
7-Kuran-ı Kerimin ilk defa harekelerini göstermek için noktalama koyan;Ebul Esved ed-Düeli.
8-Kuranın harekelenmesi işine en son şeklini veren alim;Halil Bin Ahmet.
9-EL-MÜ’MİN:“Kendisine sığınanları emin kılan.” “Emniyet verici.”
“Kullarını iman şerefiyle şereflendiren.” ,“Peygamberlerini doğrulayıp tasdik eden.”“O, .Selâm’dır, Mü’min’dir, Müheymin’dir.” (Haşr, 59/23)
10-el-Müheymin” Saltanatı hakkında dilediği gibi tasarruf eden,her şeyi gözetip koruyan.
11-”el-Muksit”:Hükmünde ve işlerinde adaletli olan. “el-Adl” Son derece adaletli olan.
12-Tefsir alanında tasavvufi boyut ve özellikleri ön plana çıkaran olayalara İşari tefsir denir.
13-Abdullah Bin Mesud, tefsir alanında ün kazanmış bir sahabidir.
14-Kendisin Tercumanül Kuran ve Bahrul-İlim sıfatı verilen müfessir sahabi Abdullah Bin Abbas.
15-Garibul-Kuran terimi,Kuranda herkes tarafından anlaşılmayan kelimeleri ifade eder.
16- Müsebbihat olarak isimlendirilen sureler;hadid,haşr,saff,Cuma ve teğabun sureleridir.
17-Hudeybiye antlaşmasının gerçekleştiği olay, Fetih suresinde konu edilmiştir.
1-Mute savaşında şehit olan komutanlar:Zeyd bin harise,Cafer bin ebi talip,Abdullah bin revaha
2-İnsan müstakil bir cüzi iradeye sahiptir.Görüşü hangi mezhebe aitti? Maturudiyye
3-Husün ve kubu akıl ile bilinebilir.Görüşü kime aittir?Maturudiyye
4-Dini tebliğat olmassa akıl ile Allah(c.c)bilinemez.Görüşü kime aittir?Eşariyye
5-İnsanı rüzgarın önünde savrulan bir yaprağa benzeten mezheb hangisidir?Cebriyye
6-Tehafütül-felasife ve tehafütüt-tehafüt eserlerinin yazarları kimlerdir?İbn Tüfeyli-Farabi
7-Mutezilenin kurucusu kimdir?Vasıl b.Ata
8-Kütüb-i Sitte:Meşhur altı sahih hadis kitabı. Hadis mecmualarının en sahihleri kabul edilen; Buhârî ve Müslim’in el-Câmiu’s-Sahih’leri ile Ebu Davud, Tirmizi, Nesâî ve ibn Mâce’nin Sünen’leri
9-Hilyetu’l-Evliya ve Tabakatu’l-Asfiya
(Ebu Nuaym el-Isfahani (430/1038):Zahid ve mutasavvıflara mahsus tabakat kitapları arasında da sayılabilecek olan bu eser içlerinde cennetle müjdelenen on sahabenin de bulunduğu 46 sahabeyi tanıttıktan sonra Suffe Ehli için açtığı özel bölümde 86 sahabinin biyografisini verir. Hanım sahabilerden de 29 kişinin biyografisini kaydetmektedir. Tabiinden 130 ve tebei tabiinden 400 kadar kişiyi anlattıktan sonra Şam bölgesinden bazı mutasavvıfların isimlerini vermektedir.
10-Kenzu’l-Ummal, Suyutî’nin Cemu’l-Cevami ve Camiu’s-Sağir’inin belli bir düzene (ala’l-ebvaba) göre yeniden tasnif edilen ve bazı ilaveler de yapılarak hazırlanan bir derlemedir. Alimler tarafından kullanılan bir kaynaktır. Bazı zayıf rivayetler çermektedir.
11-Üsdul-Ğâbe fî mağrifeti’s-Sahâbe: İlk bölümde Hz. Peygamberin hayatını anlattıktan sonra tabakat bilgilerine geçen bu eser bu özelliği ile de siyer kitabı kabul edilir. Eser de 7.500 sahabe’nin biyografisi yer alır. Sahabelerin hayatları önceki eserlerden farklı olarak alfabetik ele alınmıştır
12-el-İstiab fi Marifeti’l Ashabİbn Abdilber en-Nemeri, el-Kurtubi, (463):Sahabe biyografileri konusunda müstakil olarak yazılmış en erken ve en muhtevalı eserlerden biridir. Sahabenin bütününü muhtevi olduğu iddiasıyla böyle bir isimlendirme yapıldıysa da, bu iddianın haklı olmadığı ve bir çok sahabenin bu eserde bulunmadığı görülmektedir.
Eserin baş tarafında hususi bir bölüm halinde Hz. Peygamberin biyografisi verilmiştir. 4225 sahabenin biyografisini muhtevi olan bu eserde önce erkek sahabilerin isimleri harf sırasına göre dizilmiştir.
13-Buharinin Tarihul Kebir: Hadis ricaline ait önemli bir eserdir. Sahasında ilk yazılanlardandır. Buhârî, bunu henüz onsekiz yaşında iken Hz. Muhammed (S.A.V.)in kabri başında yazmıştır. Haydarabadta 1941-1954 tarihlerinde dört cilt, 1959-1963 tarihlerinde üç cilt halinde basılmıştır.
14-Muksirûn:Sözlük manasıyle çoğaltanlar, fazla yapanlar demek olan bu tabir olup Hz. Peygamberden çok sayıda hadis rivayet eden sahabe için kullanılır. Kesin bir ölçü olmamakla birlikte binin üzerinde rivayeti olan sahabîlere muksirûn veya ekseru’s-sahâbeti hadisen denilmiştir. Aynı tabir Osmanlıca kaynaklarda muksirin-i sahabe şeklinde geçer.
Hz. Peygamber (s.a.s)’den rivayet ettiği hadisler binin üstünde olan ve böylece muksirûn grubuna giren sahâbîler Ebu Hureyre (5374 hadis), Abdullah b. Ömer (2630 hadis), Enes b. Mâlik (2286 hadis), Mü’minlerin Anası Hz. Aişe (2210 hadis), Abdullah b. Abbas (1660 hadis), Cabir b. Abdillah (1540 hadis), Ebu Saîdi’l-Hudrî (1170 hadis) olmak üzere yedi kişidir
15-Mukillûnden savılan bazı sahabiler ve rivayet ettikleri hadis sayıları şöyledir: Abdullah İbn Mesud: Sekizyüz kırk sekiz hadis;
Abdullah b. Amr, yediyüz hadis;
Hz. Ömer ve Hz. Ali, beşyüzer hadis;
Ümmü Seleme, üçyüz yetmiş sekiz hadis;
Hz. Osman, yüz kırkaltı hadis;
Hz. Ebu Bekir, yüzkırk iki hadis
16-MERFU` HADİS: Söz, fiil, takrîr; fıtrî veya ahlâkî vasıf olarak -muttasıl veya munkatı` olsun- açıkça (sarâhaten) veya dolaylı bir şekilde (hükmen) Resûlullah`a izafe edilen hadistir.
17- MEVKÛF HADİS: Sahabilerin söz fiil ve takrirlerine dair -muttasıl veya munkatı`- haberlerdir.
18-MAKTU` HADİS: Herhangi bir tabiiye izafe olunan söz, fiil ve takrirlerdir
19-MÜRSEL HADİS: Tabiî`nin sahabiyi atlayarak Resulullah’a izafe ettiği hadistir
20-MUNKATI` HADİS: 1- Senedi muttasıl olmayan hadistir. 2- Senedin herhangi bir yerinden bir râvînin veya “farklı yerlerinden” “peşpeşe olmamak şartıyla” birden fazla râvînin düştüğü hadistir. 3- Müteahhirun, “etbâ`ut tâbiîn”in “tabiî”yi atlayarak sahabiden naklettiği hadise munkatı` demiştir. 4- Senedinde müphem bir kişinin zikredildiği hadise de munkatı` diyenler olmuştur. Munkatı`, mürsel`den daha zayıftır.
21-MÜDELLES HADİS: Tedlis, senede dahil bir râvînin ismini atlayarak, orada öyle biri yokmuş izlenimini verecek şekilde senedi söylemek demektir
22-MÜDREC HADİS: Hadisten olmayan bir sözün, hadise bitişik olarak zikredilmesine “idrac”, bu durumdaki hadise de müdrec denir.
23-MEVZU HADÎS: Uydurulmuş ve hadîs diye ortaya atılmış sözdür.
24-CÂMİ: Akâid, ahkâm, zühd, edeb, tefsîr, siyer, fitneler, menâkib konularındaki hadîsleri toplayan eserlere verilen ad. Örneğin Buhârî’nin Sahîhi bir “câmi” dir.
25-MU’CEM: Hocaların veya şehirlerin yahut kabilelerin adlarına göre hadîslerin alfabetik olarak sıralandığı kitaplardır. En meşhur mu’cemler, et-Taberânî’nin el-Kebîr, el-Evsât ve es-Sağîr adlı mu’cemleridir.
26-MÜSNED: Hadîslerin onları rivâyet eden sahabe adları altında gruplandığı kitaplardır.
27-SÜNEN: Yalnızca namaz, oruç, taharet vb. ahkâm hadîslerini içeren kitaplardır
28-MUSANNEF: Çeşitli konulardaki hadîsleri bir araya toplayan hadîs kitaplarına verilen ad.
29-Münker hadis: Zayıf bir ravinin sika raviye muhalif olarak rivayet ettiği hadistir
30-Muztarib Hadis:Birçok rivayetleri bulunmakla beraber, bu rivayetler birbirine müsavi (eşit) olduğu için aralarında tercih yapılamayan, bir ravinin iki veya daha çok sefer rivayet ettiği, yahut iki veya daha çok ravinin rivayet ettiği hadisti
31-Garib Hadis: Senedin herhangi bir yerinde, bir şahsın rivayetinde teferrüd ettiği hadistir.
1- İmkân Delili: İmkân, birşeyin olması ile olmamasının eşit ihtimale sahip olması demektir. Günlük konuşmalarımızda da mümkün derken olabilir de olmayabilir de manasını kast ederiz. Yaratılmış olan her varlık bize şu gerçeği haykırır: Benim olmamla olmamam eşit idi. Şu an ben varsam, var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O ise ancak Allahtır.
2-Hudus delili: Hudus, sonradan olma demektir. Hudusun en büyük delili değişmedir. Bir varlıkta değişme varsa, bu hareketin bir ilk noktası olacaktır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta iken var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine ve buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allah’ın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kainatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi hadiseler, bu varlık aleminin bir başlangıcı olduğunu gösteriyor.
3- Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir. Hâlbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin. Öyle ise, kainattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allaha isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz.
4- İhtira delili, evrenin -bütün parçaları, bütün yönleriyle- yokluktan varlığa çıkmasını ifade eder. Hudus delili ise, varlıkların yok iken sonradan var olduğunu gösteren bir delildir.
5-BURHAN-I TEMÂNU’:Temânu’ sözlükte “bir şeyi birinden men etmek ya da onun yapmaması için mücadele etmek” demektir. Kelam ilminde, Yüce Allâh’ın birliğini ispat vasıtalarından biri olan burhan-ı temânu’, kâinatta birden fazla yaratıcı olması halinde nizamın bozulacağı esasına dayanan bir delildir. Bu delilin Kur’ân’daki dayanağı şu âyettir: “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, (bunların nizamı) kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki Arş’ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.” (Enbiyâ, 21/22) Bu âyet, Allah’ın birliğini ispatlayan en güçlü delillerden biridir. Bu delilde esas alınan şey âlemin nizamıdır. Eğer birden fazla ilâh olsaydı, bunlar ya birbiriyle anlaşır veya anlaşamazlardı. Birbiri ile anlaştıkları, beraberce aynı şeyi yaptıkları, yarattıkları aleme beraberce nizam verdikleri takdirde, ya biri diğerine muhtaç olurdu ki, muhtaç olan ilâh olamaz; veya yardıma muhtaç olmazdı; bu durumda da diğerinin varlığı gereksiz olurdu. Şu halde Allah birdir. Şâyet bu ilahlar birbirleriyle anlaşamazlar, birinin yaptığına, yarattığına diğeri karşı çıkarsa, o zaman da âlemde nizamdan eser kalmaz; yer, gök ve diğer cisimler arasındaki ahenk bozulup giderdi. O halde tüm evreni idare eden ve düzenleyen bir hâkim kuvvet olmalı ki, mükemmel olan bu nizam devam etsin. Kâinattaki bu ilâhî sanat ve varlıklar arasındaki denge devam etmektedir
6-BURHAN-I LİMMÎ:Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delildir. (Tümden gelim) Ateşin dumana delil olması gibi. Zira ateş olunca dumanın çıkması beklenir. (bk. Burhan)
-Deizm, Tanrı’nın evreni yarattığını, ancak evrenin işleyişine karışmadığını ve peygamber göndermediğini; Teizm ise Tanrı’nın evreni yarattığını ve evrenin işleyişini devam ettirdiğini savunur. Ayrıca prensip olarak vahiy göndermiş olacağına da itiraz etmez.
7-Teizm, Tanrı’nın evreni yarattığını, evrenin işleyişini sürdürdüğünü kabul eden ve vahiy göndermiş olabileceğine de itiraz etmeyen özelliğiyle, İslamiyet’teki tevhit anlayışına benzer. Ancak Teizm, felsefi bir akım olduğu için, kendisini belli bir dinin sınırları içinde görmez.
8-Panenteizm ya da Kamusaltanrıcılık, panteizmde olduğu gibi evrenin kendisinin Tanrı olduğunu, panteizmden farklı olarak ilk devindirici olan tanrının evren ve tüm varlıkları özünden yarattığı ve evrene aşkın, evrenin bilincinde mutlak ve değişmez bir varlık olarak egemen olduğu inancıdır.
9-Politeizm :Birden çok tanrının varlığına inanma; tanrısal gerçekliğin özü itibariyle bir değil de çok olduğunu savunan anlayıştır
10- Agnostisizm:Tanrı’nın var olduğunun bilinmesinin ya da kanıtlanmasının imkânsız olduğu görüşüş.
11-İmam-i Azamın Eserleri:
1.el-Fıkhu’l-Ekber
2. el-Fıkhül-Ebsât
3. el-Âlim ve’l-müteallim
4. er-Risâle
5. el-Vasıyye
12-İmam Şafii’nin birçok eseri vardır. Bazıları şunlardır:
El-Ümm: Fıkıh yani İslam hukukuna dair olup, İmam Şafii’nin içtihad ederek bildirdiği meseleleri ihtiva eden bir eserdir. Yedi cilt olarak basılmıştır.
Kitab-üs-Sünen vel-Müsned: Hadis ilmine dairdir.
Er-Risale fil-Usul: Usul-i fıkha dairdir. Usul-i fıkhın kitap halinde yazıldığı ilk eserdir.
El-Kitab-ül Bağdadiyye
El-Mebsut
Ahkam-ül-Kur’an
İhtilaf-ül-Hadis
Müsned-üş-Şafii
El-Mevâris
El-Emali el-Kübra
El-Emali es-Sagir
Edeb-ül-Kadi
Fedail-i Kureyş
El-Eşribe
Es-Sebku ve’r-Remyü
İsbat-ün-Nübüvve
13-İmam-i Malikin Eseri:Muvatta
14-Ahmed b. Hanbel’in en önemli eseri Müsned olup otuz bin civarında hadîs ihtiva etmektedir. Fıkha dair eserleri, talebelerinin süallerine verdiği cevaplardan oluşmaktadır ve onlar tarafından derlenmiştir
15-Ebû Yûsuf’un bilinen eserleri şunlardır: İhtilâfü’l-Emsâr, Edebü’l-Kâdı alâ Mezhebi Ebî Hanife, E’mâlı Fi’l Fıkh, Kitâbü’l-Büyû’, Kitâbü’l-Cevâmî, Kitâbü’l-Hudûd, Kitâbü’l-Harâc, Kitâbü’r-Red alâ Mâlik b. Enes, Kitâbü’z-Zekât, Kitâbü’s-Salât, Kitâbü’s-Sıyâm, Kitâbü’s-Sayd ve’z-Zebâih, Kitâbü’l-Gasb, Kitâbü’l-Fevâiz, Kitâbü’l- Vesâyâ, Kitâbü’l-Vekâle, el-Asl, Kitâbü’r-Red alâ Siyeri’l-Evzâî, İmlâ.
16-İmam-ı Muhammedin Eserleri: Eserleri:İmam Muhammed’in lisanı kuwetli ve kalemi akıcı idi. Kolay yazardı. Hanefi fıkıh meselelerini toplayıp sonraki nesillere aktaran o olmuştur. Değerli eserler bırakmış, hemen hepsi de zamanımıza kadar intikal etmiştir. Eserleri genel olarak iki kısma ayrılır:
A- Zâhiru’r-Rivâye: Bunlar altı tanedir.
1- el-Mebsût, buna “el-Asl” da denir.
2- ez-Ziyâdât,
3- el-Câmiu’s-Sağîr
4- el-Câmiul-Kebîr
5- es-Siyeru’s-Sağîr
6- es-Siyeru’l-Kebîr.
B- Nâdiru’r-Rivâye Kitapları:
1- Keysâniyyat kitabı. İmam Muhammed’den Şuayb b. Süleyman el-Keysâni rivayet ettiği için bu ad verilmiştir.
2- Hârûniyyât. Harûn er-Reşide takdim edildiği için bu ad verilmiştir.
3- Cürcâniyyât. Cürcan’da yazıldığı veya Ali b. Salih el-Cürcânî rivayet ettiği için bu ad verilmiştir.
4- Rakkıyât. İmam Muhammed Rakka kadısı iken kendisine gelen meseleleri içine almaktadır.
5- Ziyâdetü’z-Ziyâdât ez-Ziyâdât’ın tamamlayıcıdır
Bu kitaplara Nevâdiru’r-Rivaye veya Gayru Zâhiri’r-Rivâye denilir, çünkü bu kitapların rivayeti tevatür derecesine ulaşmamıştır.
Bu kitaplarda da Ebû Hanife, Ebû Yusuf ve kendisinin görüşleri bulunmaktadır.
Bunların dışında;
1- Er-reddû alâ Ehlil-Medîne. Ebû Hanife’nin reyleriyle Medine’lilerin reylerinin münakaşasını yapar.
2- Kitâbu’l-Asâr: Bu eserinde, Ebû Hanîfe’den rivayet etmiş olduğu merfû, mevkûf ve mürsel hadisleri toplamıştı
17-Teklîfî hükümler, farz, vacip, mendub, mubah, tenzihen mekruh, tahrimen mekruh ve haram olmak üzere yediye ayrılır. Farz, açık ve katî bir delille yapılması istenen fiiller olup, Müslümanların öncelikli olarak yerine getirmekle mükellef oldukları, terk edilmesinin dünyevî ve uhrevî kınanmayı gerektirdiği emirlerdir. Vacip, amel bakımından farz gibi olan, fakat katî ve açık delillere dayanmayan emirlerdir. (bk. Vacip) Mendûb ise, kesin olmayan bir tarzla yapılması istenen davranışlardır. Tenzîhen mekruh, kesin olmayan bir tarzla yapılmaması istenen davranışlardır. Tahrîmen mekruh, delil yönünden katî olmamakla birlikte, kesin olarak yapılmaması istenen şeylerdir. Bunlar amel bakımından haram gibi olan, fakat kat’î ve açık delillere dayanmayan yasaklardır. Haram ise, açık ve katî bir delille yapılmaması istenen fiile denir.
18-RUHSAT:Sözlükte “izin, kolaylık, hisse, pay, permi, lisans” gibi anlamlara gelen ruhsat, bir fıkıh terimi olarak, meşakkat, zaruret, ihtiyaç gibi özürler göz önünde bulundurularak, yalnız bu geçici durumla sınırlı bulunan hafifletilmiş ve geçici hükmü ifade eder. Meselâ, namazlarda ayakta durmaya güç yetiremeyenin oturduğu yerde namaz kılmasına izin verilmesi; hasta ve yolcunun Ramazan’da oruç tutmayıp daha sonra kaza etmelerine müsaade edilmesi birer ruhsattır.
19-AZİMET: Sözlükte “bir şeye kesin karar vermek, niyet etmek” anlamına gelen azîmet, fıkıh usulünde, mükelleflerin özür ve daha sonra meydana gelen durumları göz önünde bulundurulmaksızın ilk olarak konulan hükümlere denir. Başka bir ifade ile, umumî ve kaide olarak bir şeyin yapılması ve terk edilmesi yolunda konan hükümlerdir.
Azîmet, ilk olarak meşru kılınan ve yapılması arızî sebeplere dayanmadığından, asıl ve genel olan hükümlerdir; bunlar herkesi ilgilendirir ve tabiî hallerinde mükelleflerin hepsi buna uymak zorundadır.
Azîmet, teklifi hükümlerden olup, farz, vacip, mendub, haram, mekruh çeşitleri bulunmaktadır. Namaz, oruç, zekat ve diğer vecibeler, domuz ve ölü eti yeme, kumar oynama ve zinanın yasaklanması birer azîmet hükmüdür. Azîmetin zıttı ise, ruhsattır.
-İcmâlî İman :İnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmak demektir. İmanın en özlü ve en kısa şekli olan icmâlî iman, tevhid ve şehadet kelimelerinde özetlenmiştir.
20- Tafsîlî İman :İnanılacak şeylerin her birine, açık ve geniş şekilde, ayrıntılı olarak inanmaya tafsîlî iman denilir.
21- MEVKÛF HADİS: Sahabilerin söz fiil ve takrirlerine dair -muttasıl veya munkatı`- haberlerdir.
22-MAKTU` HADİS: Herhangi bir tabiiye izafe olunan söz, fiil ve takrirlerdir
23-MÜRSEL HADİS: Tabiî`nin sahabiyi atlayarak Resulullah’a izafe ettiği hadistir zayıftır.
24-MÜDELLES HADİS: Tedlis, senede dahil bir râvînin ismini atlayarak, orada öyle biri yokmuş izlenimini verecek şekilde senedi söylemek demektir.
25-KATOLİKLER: Hıristiyanların çoğunluğu bu kiliseye (mezhep) mensuptur. Dini merkez Vatikan, ruhani lider Papadır. Sayıları 1 milyar civarındadır.Katolikler de kendi aralarında önce Latin Katolikler ve Doğu Katolikleri olmak üzere ikiye; Latin Katolikler de Roma Katolik Kilisesi ve Eski Katolik Kiliseleri olmak üzere tekrar ikiye ayrılmaktadır.
26- ORTODOKSLAR: Katoliklik gibi tek merkezli değildir. Toplam 16 otosefal (bağımsız) ve 5 otonom kiliseden oluşmaktadır. Otosefal kiliseler kendi liderlerini kendileri seçen bağımsız kiliselerdir ve Patrik veya piskoposlarca yönetilmektedir. Otonom kiliseler ise iç işlerinde serbest fakat bir otosefal kiliseye bağlıdırlar. Ortodoks Patriklikler arasında yetki mücadelesi ve tartışması vardır. Dünya ortodokslarının sayısı 300 milyon civarındadır.
27- PROTESTANLAR: Katolik ve Ortodoksların dışındaki üçüncü büyük grup Protestanlardır ki onlar da kendi içlerinde dört temel ve çok sayıda alt gruba ayrılırlar. Protestanlık’ın dört temel grubunu Lutheran Kiliseler, Reforme ve Presbiterien Kiliseler, Anglikan Kilisesi ve Bağımsız Kiliseler oluşturmaktadır ki bu sonuncular Methodistler, Baptistler, Congregationalistler ve benzeri çok sayıda alt gruba bölünmüşlerdir.
28-Kur’an da Mecusilik adıyla anılankurucusu Zerdüşt , Tanrısı ise Ahura Mazdah olan din Zerdüştilik’tir.
29-Hıristiyanlık öncesi Yahudi mezhepleri ; Ferisilik, Sadukilik, Essenilik ‘ tir.
30-Hıristiyanlık sonrası Yahudi mezhepleri; Rabbani Yahudilik ve Karailik ‘ tir.
31-Kur’an’da Hıristiyanlar için Nasrani ve Nasara kelimeleri kullanılmıştır.
32-Bugünkü Hıristiyanlığın kurucusu Pavlus sayılır.
33-Katolikler : Başındaki kişiye Papa denir. Dinsel merkezi Roma’dır.
34-SİNAGOG:Yahûdîlikte, toplu olarak ibadet ve dinî merâsimlerin icrâ edilmesi için tesis edilen dinî mekân / ibadet mahalli demektir.
35-NASRANÎ:Hz. İsâ’nın doğduğu yer olan Nasira’ya mensubiyet veya yardım anlamındaki nusret kelimesinden türemiş bir kavramdır.
36-SİHİZM:Sihizm, Sri Guru Nanak Dev Ji (1469-1539) tarafından kurulmuştur. İslam ve Hinduizm karışımı bir dini harekettir. Sihler Kuzeybatı Hindistan’ın Pencap bölgesinde yaşamaktadırlar.
37-Yahûdî Mezhepleri: Hristiyanlık öncesindeki mezhepler: Ferisiler, Sadukiler,Esseniler.
38-Yahudilerinİslâm’dan sonraki mezhepler: İshâkiyye, Yudganiyye, Karaim.
39-Yahudilerin Günümüz mezhepleri: Muhafazakâ r Yahûdîler, O rtadoks Yahûdîler, Reformist Yahûdîler. Yeniden Yapılanmacılar.
40-Yahudilerin haftalık ibadet gününe Şabat denir.
41-Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
42-Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
42-Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri;Harran,Filistin,Mısır
43-Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
44-Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
45-Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
46-Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir. Daha sonra yazılı hâle getirilmiştir. Talmut, Yahûdî’ler indinde Tevrât kadar önemlidir. Onun da ilhâm ve vahiy kaynağı olduğu kabûl edilir. Talmut iki bölüme ayrılır: Mişna ve Gemara. Mişna, ahlâkî kuralların açıklanmasıdır. Gemora da, Mişna’nın açıklanmasıdır.
47-Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
48-Kabala: Musevi tasavvufu ve mistisizmi. Tora’yı mistik bir şekilde yorumlayan öğreti.
49-CİVİTLER:Katolik Hiristiyanligin İsa Cemiyeti denilen ikinci büyük tarikati.
50-KADİYANLIK:Mirza Gulam Ahmet Kadiyani(ö.1908) tarafindan kurulan dini hareket.
51-YAHOVA ŞÂHİDLERİ:Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872′de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad.
52-ZERDÜŞTLÜK:Iran Zerdüst tarafindan kurulan tek tanrili inanc sistemi.Inanilan tanriya verdikleri Ahura Mazda adiyla baglantili olarak Mandeizm de denir.Sonraki dönemler de ise daha sonra cok Musevilik adiyla anilmaya baslamistir.Zerdüstcülük`pün kutsal kitabi, hikmet ve bilgi anlamina gelen Avesta`dir.Günümüzde terdüstlük, Parisilik olarak adlandirilmaktadir.
53-Budizm:Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
54-MOONCULUK:Dogu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
55-Bazı dinlerin kutsal kitapları:Hinduizm Kutsal Vedalar,BudizmTripitaka,Sihizm Guru Granth Sahib,Yahudilik Tevrat, Tanah, & Talmud,Bahailik Kitab-ı Akdes,Konfüçyüsçülük Lun Yu,Jainizm Siddhanta, Pakrit
56-Hint Dinleri: Hinduizm, Budizm, Caynizm, Sihizm
57-İlkel dinler. Bundan maksat, bazılarının dini gelişmenin ilk basamağı olarak duşundukleri animizm, naturizm, totemizm, fetişizm gibi aslında sadece bir kult olarak dikkate alınabilecek nazariyeler değil, ilkel kabile dinleridir ( Nuer, Dinka, Ga dinleri gibi).
58- Millî dinler. Genellikle bir kurucusundan soz edilmeyen, sadece bir millete ait olan geleneksel yapıdaki dinlerdir (Eski Yunan, Mısır, Roma dinleri gibi).
59- Dünya dinleri. Hıristiyanlık ve İslam gibi. Coğrafi-tarihi acıdan ise dinler; Ortadoğu veya Sami grubu (Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam , Hint grubu (Hinduizm, Budizm, Jainizm), Cin-Japon grubu ( Konfucyusculuk, Taoizm, Şintoizm), Afrika grubu şeklinde bir ayırıma tabi tutulabilir.
60-Mecûsîlik: En eski dinlerden biriydi ve Zerduşt’un getirdiği dinin bozulmuş şekline verilen addır.
61-Brahmanizm: Cok tanrılı bir dindir. Hintliler Tanrı’nın kendisini tarihin her devresinde ceşitli şahsiyetlere burunerek insanlara gosterdiğine inanırlar.
62- Yehova Şâhitleri: Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872′de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya calışan mezhep ve misyoner teşkilatına verilen ad. Reenkarnasyon: “Eskiyen elbiselerimizi değiştirmemiz gibi eskiyen bedeni değiştiren” bir ruhun yani “ruh gocu” inancı.
63- SİKA:Hadis râvilerinde aranan şartlardan biri; adâlet ve zabt sıfatlarını taşıyan güvenilir râvi.
64- Hâkim:“Hakim olan, hükmeden” sözlük manasiyle muhaddislere verilen lakablardandır. Hz. Peygamber (s.a.s)’den rivayet edilen bütün hadisleri metin, sened, ravi durumu ve öteki teferruatıyla birlikte bilen alime denir. Hadis ilminde son mertebeye yükselmiş alimler için kullanılır.Hakim mertebesine yükselmiş kabul edilen hadis alimleri şu isimlerdir. Mâlik b. Enes, Ahmed b. Hanbel, Muhammed b. İsmail el-Buhârî, Müslim b. Haccâc el-Kuşeyrî, Ebu Davud Süleyman b. Eş’as es-Sicistânî, Muhammed b. İsa et-Tirmizî, Ahmed b. Şu’ayb en-Nese’î, et-Taberî, el-Hâkimu’n-Nîsâbûri, İbn Hace-ri’1-Askalânî, es-Suyütî.
BİRİNCİ BÖLÜM
1-Hay b.Yekzan isimli eseri ibn tufeylden önce ibn sina yazmıştır.
2- Hay b. yekzan isimli eserlerden esinlenerek yazılan eserler:Kelile ve Dimne,vekayiname,İlahi komedya,Mantıkut Tayr
3-Harici fırkalarından günümüze kadar varlığını sürdüren sadece İbadiyye olmuştur.
4-İmam-ı Azam Ebu Hanife (ra) “Eğer bir hükmü Kitapta bulamazsam, Resulün sünnetine bakarım. Peygamberin sünnetinde de bulamazsam o zaman sahabe kavline bakarım. Aralarında ihtilaf varsa sahabeden dilediğimin sözünü alırım. Onlardan başkasının sözüne de itibar etmem. Sonra reyimle içtihat ederim” demiştir.
5-Anadolu ya gelen ilk tasavvufi ekol Yeseviyye.
6-Kur’an’da insanların aralarında borçlandıklarında şahitler huzurunda bunu yazıya geçirmelerini emreden ayet Bakara suresi .
7-Hz. Muhammed’in a.s hayatı söz ve davranışlarıyla, savaşlarını konu alan eserlere siyer ve meğazi denir.
8-Kıyasın Rükünleri:Kıyas, kendileri olmadıkça tamamlanmadığı bir takım rükünleri gerektirmektedir. O rükünler şunlardır:
1- Fer’i; Kıyası yapılmak istenen,
2- Asıl; Kendisine kıyas yapılmak istenen,
3- Asıla ait Şer’î hüküm,
4- Asıl ve fer’in arasını birleştiren illet.
9-Ömer Nasuhi Bilmen’in başlıca eserleri şunlardır:
1-Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meali Alisi
2-Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Tefsiri,
3-Büyük Tefsir Tarihi,
4-Kur’an-ı Kerim’den Dersler ve Öğütler,
5-Sure-i Fethin Türkçe Tefsiri
6-İ’tilâ-yı İslam ile İstanbul Tarihçesi,
7-Hikmet Goncaları,
8-Muvazzah-ı İlm-i Kelâm,
9-Mülahhas İlm-i Tevhid
10-Akaid-i-İslamiye,
11-Yüksek islam Ahlakı,
12-Dini Bilgiler’dir.
13- Hukuk-ı Islamiyye ve Islahat-ı Fıkhıyye Kâmûsu; mezhepler arası mukayeseli sistematik bir İslam hukuku kitabı.
14-Büyük İslam İlmihali
15-Farsça olarak yazıp Türkçe’ye çevirdiği Nüzhetü’l ervah adlı bir divançesi
16-,İki Şükûfe- i Taaşşuk adlı romanı
10-MÂTURİDÎYYE:Muhammed ibn Muhammed Ebû Mansur el-Mâturîdî’nin kurucusu olarak kabul edilen itikâdî bir ekoldür. Mâturidî, Maveraunnehir’de ehl-i sünnet kelam ilmini sistematik bir hale getirmiştir. Yaşadığı dönemde Ehl-i Sünnet inancını, sapık ve bid’at ehli unsurlara karşı koruyarak zengin bir kelâm ekolünün oluşmasına imkân hazırlamıştır. İmam Mâturidî, Kitabu’t-Tevhid adlı eserinde kelâmdaki görüşlerini yazmıştır.
Akıl ve nakli temel alan İmam Maturîdî’nin görüşleri şöyle özetlenebilir: İnsan dinî tebliğ kendisine ulaşmamış olsa bile aklıyla Allah’ı bilebilir. Allah’ın “tekvin” diye ayrı bir sıfatı vardır. Peygamberlerin erkek olması şarttır. Kâfirler ibadetle mükellef değildir. Îmân bir bütündür, artması eksilmesi söz konusu değildir. Âhirette ru’yetullah nasslarla sabittir. İnsanın cüz’î bir iradesi vardır. İnsan, fillerinde seçme hürriyetine sahiptir; bir şeyi yapmaya karar verince Allah onda bu fiili işleme kudreti yaratır. Bu kudret fiil ile beraberdir. Çünkü istitaat yenilenen bir kudrettir.
Mâturidî ekolü daha sonra, Hakim es-Semerkandî, Pezdevî, Nesefî, Sabûnî, İbnu’l Hümâm, Hızır Bey ve Kemâluddin el-Beyâdî gibi meşhur âlimler tarafından desteklenerek geliştirilmiştir. Genelde Maveraünnehir bölgesinde ve Türkler arasında yayılmıştır. Amelde Hanefî mezhebine tabi olanlar itikadda da Mâturidî mezhebini benimsemişlerdir.
11-EŞ’ARİYYE:Ebû’l Hasan Ali bin İsmâil el-Eş’arî’nin görüşlerine dayanan itikadî mezhebin adıdır. Hicrî 260 tarihinde Basra’da doğan el-Eş’arî, hayatının ilk yıllarında mu’tezilî düşünceye sahip iken kırk yaşından sonra bir Cuma günü Basra Camii’nde minberde bu mezhebi terk ettiğini açıklamıştır. Eş’arî’nin amelde önce Hanefî daha sonra Şafiî veya bir dönem için de Mâlikî olduğu söylenmektedir. Ancak İslâm âleminde Şafiî olanların itikadî yönden Eş’arî’nin görüşlerini paylaştıklarına bakılırsa onun en son Şafiî mezhebinde karar kıldığı kuvvet kazanmaktadır.
el-Eş’arî’nin kelâm alanındaki görüş ve düşüncelerini, kendisinden nakledilen şu sözlerden öğrenmek mümkündür: “Bizim için gerekli olan, Aziz Rabbimizin kitabına, Peygamberimizin sünnetine, sahâbe, tabiin ve hadis imamlarından rivâyet olunan şeylere tabi olmak”tır. Kelâm ilmine getirdiği diğer katkılar ise şöyle özetlenebilir: “Kulun iradesi müstakil değildir. Allah onu yaratıyor. Husun ve kubuh akıl ile idrak olunamaz. İnsan dinî tebligât olmadan Allah’ı bilemez. Allah’ın “tekvin” sıfatı kudret sıfatının aynıdır. Erkek olmak peygamberliğin şartlarından değildir. Kâfirler de ibadetle mükellef olup, ibadet yapmadıkları taktirde ayrıca azap göreceklerdir. Îmân kalb ile tasdik, söz ve amelden ibarettir. Fiillerin tek yaratıcısı Allah’dır. Ancak kulun da cüz’î iradesi vardır. O irade ile ceza veya mükafat kazanılabilir. Kur’ân mahluk değildir. Hz. Muhammed, Allah’ın izniyle mü’minlere şefaat edecektir.”
Eş’arî ekolu daha sonra Bakıllânî, Cüveynî, Gazzalî, Şehristanî, Râzî, Amidî, Taftazanî, Cürcanî ve Devvanî gibi âlimler tarafından geliştirilerek daha da temellendirilmiştir. Amelde Şafiî mezhebinin yaygın olduğu bölgelerde itikadî yönden de Eş’arî’nin görüşleri kabul görmüştür.
Genel bir değerlendirme yapıldığında Eş’ariyye’nin, Mu’tezile’ye karşı bir tepki olarak doğduğu ve felsefeye karşı olduğu bilinmektedir. Buna rağmen Eş’arî kelâm âlimleri zamanla te’vile olumlu yaklaşmak sûretiyle Kelâm’da yenilikler yaparak Kelâm ilmini felsefe ile rekabet edebilecek bir güce kavuşturmuşlardır. Bu sebeple Eş’arî Kelâmı, aklı ön planda tutan Mu’tezile’den ayrı gibi görünüyorsa da, genelde akılcılık ilkesini de benimsemiştir.
12-HUDUS DELİLİ : Bu yaratılanların bir yaratıcısının olması,
13-yaratılanların bir yaratıcıya muhtac olması
14-İMKAN DELİLİ : Yaratılan herşeyin bir sebebi olması.
15-NİZAM DELİLİ : Kainatın yaratılışının ve işleyişinin düzenli olması
16-FITRAT DELİLİ : İnsanın fıtratın da Allah’ı arama bir yaratıcıyı arama ihtiyacının olması.( tebliğ olmasada akıl Allah’ı bulurdu sözü bu delile isabet etmektedir.)
17 Hanefi mezhebinde “Tarafeyn” diye adlandırılan iki imam,Ebu Hanife-Muhammed
18-Istıslahı en çok kullanan Maliki mezhebi
19- Hanefi mezhebine göre süt akrabalığının oluşması için, süt çocuğunun en az nMidesine ulaşan en az miktar kadar emmesi gerekir.
20- Cenin, Nakıs vucûb ehliyeti sahiptir.
21-“Kulları için en iyi olanı yaratması Allah için gereklidir” ve “kul fiillerinin
hâlıkı’dır” şeklindeki düşünceler, Mutezile’nin beş esasından Adalet ile ilgilidir.
22-“ Tasdik, takdis, keff, sukut, marifet ehline teslim, aczi itiraf ” gibi kavramlar
Selefiye kelam ekolüne ait düşünceyi yansıtmaktadır.
23- Mübhemâtü’l-Kur’ân :“İnsan, melek ve cin gibi varlıkların yahut da bir topluluk veya kabilenin, Kur’ân’da açıkça değil de ism-i işâretler, ism-i mevsuller, zamirler, cins isimler, belirsiz zaman zarfları ve belirsiz mekân isimleriyle zikredilmesi” ilmi
disiplin çerçevesinde incelenmektedir.
24-Nisa suresi miras konusunu ayrıntılı bir şekilde ele alır.
25-Mürsel hadis; tabiinin sahabeyi atlayarak direkt Hz. Peygamber’e izafe ettiği hadistir.
26- Merfû hadis; Hz. Peygamber’e izafe edilen söz, fiil ve takrirlerdir.
27-Maktu hadis; rivayetin tabiine izafe edilmesidir.
28-Sünen: Sadece merfu hadisleri fıkıh konularına göre tasnif eden eserlerdir.
İKİNCİ BÖLÜM
1-Kast sistemi Hinduizm inançlarından kaynaklanır. Belli başlı 4 Kast vardır: Bu Kast ‘lar dışında, insanlığın en aşağı tabakası sayılan birde Parya sınıfı vardır.
1 – Brahmanlar (rahip ve alimler)
2 – Kşatriya (prensler ve askerler)
3 – Vaişya (tüccar, esnaf ve çiftçiler)
4 – Şudra (işçiler, sanatkarlar)
2-Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
Tanah üç böyümden oluşur: Tora, Neviim ve Retuvim.
Kur’ân-ı Kerîm’e göre Tevrât::Tevrât kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de 18 yerde geçer. Fakat Yahûdî’lerin Tevrât’ın hükümlerini ve verdiği bilgileri gizlediklerini, değiştirdiklerini, bile bile hasîs menfaatleri uğruna bu yola gittiklerini bildirir. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerîm, Tevrât’ın aslını (hiç bozulmamış şeklini) kabûl eder.
Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir. Daha sonra yazılı hâle getirilmiştir. Talmut, Yahûdî’ler indinde Tevrât kadar önemlidir. Onun da ilhâm ve vahiy kaynağı olduğu kabûl edilir. Talmut iki bölüme ayrılır: Mişna ve Gemara. Mişna, ahlâkî kuralların açıklanmasıdır. Gemora da, Mişna’nın açıklanmasıdır.
3-Yahudi Mezhepleri
Öncelikle Yahudi mezheplerini üç ana-grupta incelemek mümkündür:
1- Makkabiler devrinde (M.Ö. II. yüzyıl) mevcut olan Hıristiyanlık öncesi mezhepler,
2- İslâm’dan sonraki Yahudi Mezhepleri,
3- Günümüz Yahudi mezhepleri.Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep vardır :
1-Ferisiler,
2-Sadukiler,
3- Esseniler.
İslâm’dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür: 1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim.
Bu bölümde diğer mezheplerden çok, günümüz Yahudi mezhepleri hakkında kısa bilgiler verilecektir. Halen yaşamakta olan Yahudi mezhepleri şunlardır:
1- Muhafazakâr Yahudiler,
2- Ortadoks Yahudiler,
3- Reformist Yahudiler.
4-Yeniden Yapılanmacılar
4-Hz.Musa ya 10 emrin verildiği yer sina dağı tuva vadisi
5-Hz.Hamza Peygamberimizin hem amcası hem süt kardeşidir.
6-İslâm âlimleri de İslam’ın özelliklerini dikkate alarak dinin tanımını şöyle yapmıştır: “Din kuralları Allah tarafından konulan, peygamberler aracılığı ile insanlara bildirilen, akıl sahibi insanların kendi istekleriyle hayırlı olan şeylere sevk ederek dünya ve ahirette mutluluğa ulaştıran ilâhi kanundur.”
7-Peygamber Efendimizin en son katıldığı Tebük Gazvesidir.
8-Hicret,Hz.Ömer döneminde takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
9-KURANIKERİM’İN İNDİRİLİŞ SÜRECİ
Kuranıkerim, Peygamberimize miladın 61 0. yılının Ramazan ayında indirilmeye başlanmıştır. ilk indirilen ayetler, Alak suresinin ilk beş ayetidir. Bu ayetlerin anlamı şöyledir:
”Ey Muhammed, yaratan Rabbi’nin adıyla oku. 0, insanı Alaktan yarattı. insana bilmediklerini öğreten ve kalemle yazdıran Rabbin en cömerttir.”
Kuranıkerim’in bir kısmı Mekke’de, bir kısmı da Medine’de indirilmiştir. Peygamberimizin Mekke’deki peygamberlik hayatı 13 yıl sürmüştür. Daha sonra Medine’ye göç etmiştir. Mekke’deyken kendisine indirilen bölümlere ”Mekki”, Medine’ye göç ettikten sonra indirilenlere de ”Medeni” adı verilir.
Peygamberimiz kendisine gelen vahiyleri anında ezberlemiştir. Bunun için vahiylerin unutulması tehlikesi hiç olmamıştır. Peygamberimiz kendisi ezberlemekle yetinmemiştir. Müslüman’lardan bazılarına vahiyleri yazma görevi vermiştir. Bunlara ”vahiy katibi” denilmektedir .
Hz. Ebubekir zamanında kitap haline getirilen Kuranıkerim, Hz. Osman zamanında yedi nüsha olarak çoğaltılmıştır. Hz. Ali zamanında da el yazısı ile çoğaltılmıştır. Günümüzde bu nüshalar halen Topkapı Sarayı müzesi ile St. Petersburg Müzesinde bulunmaktadır.
10-Kur’an-ı Kerim’de sureler ayet sayılarına göre de tasnif edilmişlerdir. A) Miûn B) Mesâni C) Mufassal Tivâl
11-İ FK OLAYI :İfk; yalan, büyük yalan, iftira namuslu birinin namusu hakkında iftira etmek. İfk olayı; İslâm tarihinde Resulullah (s.a.s)’in zevcesi ve müminlerin annesi (el-Ahzâb, 33/6). Hz. Âîşe hakkında münâfıklar tarafından uydurulan iftira olayının adı. Olay Buhârı, Müslim gibi ana kaynaklarda tafsilâtlı olarak anlatılır. Bizzat Hz. Âîşe, olayı cereyan tarzı ve sebepleriyle birlikte detaylı olarak anlatmaktadır.
12-Rıdvan Biatı:Hz. Osman’ın gecikmesi, Müslümanları telâşlandırdı. Öldürüleceğine dâir söylentiler çıktı. Böyle bir ihtimâle karşı Peygamberimiz (s.a.s.) gereken tedbirleri aldı. Müslümanları Allah yolunda yapacakları savaşta, canlarını fedâ etmekten çekinmeyeceklerine dâir, kendisine söz vermeye çağırdı.Hudeybiye’de bir ağacın altında, bütün Müslümanlar sırayla Peygamberimizin ellerini tutarak biat ettiler. Allah yolunda ölünceye kadar savaşmağa, düşmandan kaçmamaya söz verdiler.Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerîm’de, Hudeybiye’de Rasûlullah (s.a.s.)’e bîat eden mü’minlerden hoşnut olduğunu bildirmiştir. Bu sebeple, İslâm Târihinde bu bîata “Rıdvân Bîatı” adı verilmiştir.Müslümanların kararlılığını ve Hz. Peygamber’e bağlılıklarını gösteren bu bîatın Mekkeliler üzerindeki etkisi büyük oldu. Derhal Hz. Osman’ı serbest bıraktılar ve Hz. Peygamber (s.a.s.)’le barış yapmak üzere Amr oğlu Süheyl başkanlığında bir heyet gönderdiler.
13-HUDEYBİYE BARIŞI (Zilkade 6 H./Mart 628 M.):”Ey Muhammed, Biz sana apaçık bir zafer sağladık.”(Fetih Sûresi, 1)
14-Garîbu’l-Hadîs:Garib hadisle bir ilgisi olmayan, bu yüzden onunla karıştırılmaması gereken garîbu’l-hadîs tabiri, hadislerin herkes tarafından kolayca anlaşılamayan, ancak Arap dilinde derinleşmiş alimlerin anlayabilecekleri lafızları manasınadır. Konusunu hadislerin anlaşılması güç lafızlarının açıklanmasının teşkil ettiği ilme de garîbu’l-hadîs ilmi denir.
15-Muksirûn:Sözlük manasıyle çoğaltanlar, fazla yapanlar demek olan bu tabir olup Hz. Peygamberden çok sayıda hadis rivayet eden sahabe için kullanılır. Kesin bir ölçü olmamakla birlikte binin üzerinde rivayeti olan sahabîlere muksirûn veya ekseru’s-sahâbeti hadisen denilmiştir. Aynı tabir Osmanlıca kaynaklarda muksirin-i sahabe şeklinde geçer.
Hz. Peygamber (s.a.s)’den rivayet ettiği hadisler binin üstünde olan ve böylece muksirûn grubuna giren sahâbîler Ebu Hureyre (5374 hadis), Abdullah b. Ömer (2630 hadis), Enes b. Mâlik (2286 hadis), Mü’minlerin Anası Hz. Aişe (2210 hadis), Abdullah b. Abbas (1660 hadis), Cabir b. Abdillah (1540 hadis), Ebu Saîdi’l-Hudrî (1170 hadis) olmak üzere yedi kişidir.
16-MÜRSEL HADİS: Tabiî`nin sahabiyi atlayarak Resulullah’a izafe ettiği hadistir.
17-MU`DAL HADİS: Senedin herhangi bir yerinden “peşpeşe” “iki veya daha çok” râvînin düştüğü hadistir
18-MÜDELLES HADİS: Tedlis, senede dahil bir râvînin ismini atlayarak, orada öyle biri yokmuş izlenimini verecek şekilde senedi söylemek demektir.
19-MUALLAK HADİS: Senedin baş tarafından bir veya birkaç râvî ya da müntehasına kadar senedin bütünüyle hazfolunduğu hadistir
20-MUALLEL HADİS:Dış görünüşü bakımından sahihlik şartlarının tamamını taşıyan, ancak buna rağmen sıhhatini zedeleyen gizli bir kusuru bulunan hadis.
21-Bir ravinin adaletine yönelik Tenkit noktaları (suçlamalar, kusurlar)
1-Kizbu’r-ravi: Ravinin hem günlük hayatında hem de hadis rivayetinde yalan söylediğinin açığa çıkması, yani yalancılığının sabit olmasıdır.
2-İttihamu’r-ravi bi’l-kizb: Diğer konularda yalan söylediği bilinen bir ravinin hadis rivayetinde de yalan söyleyebileceğine ihtimal verilmesi, ravinin yalanla itham edilmesidir.
3-Fısku’r-ravi: Ravinin dini buyruklara karşı duyarsız davranıp günah işlemekten sakınmaması demektir.
4-Bid’atü’r-ravi: Ravinin İslam dininin temel prensiplerine aykırı görüşler ileri sürmesi, böyle görüşleri benimseyen grupların içinde yer almasıdır.
5-Cehaletü’r-ravi: ravinin tanınmaması ve dolayısıyla cer ve tadil yönünden durumunun bilinmemesidir.
22–Bir ravinin zabtına yönelik Tenkit noktaları (suçlamaları, kusurları) nelerdir?
1-Fartu’l-gafle: Ravinin aşırı dalgınlığı ve dikkatsizliği demektir. Bu özellikte olan ravi, rivayetinde sıkça hataya düşeceği için cerh edilir ve rivayeti kabul edilmez.
2-Kesretu’l-galat: Ravinin hadisi alırken ve naklederken çok hata yapması anlamına gelir.
3-Suu’l-hıfz: Ravinin, hadis rivayetinde hatası, isabetinden çok olacak derecede hafızasının zayıf olması, ezberlediklerini eksik veya fazla ezberleyip çabuk unutmasıdır.
4-Vehm: İnsanın yanlış bir zanna dayanarak hataya düşmesi manasına gelen vehm, hadiste ravinin senet ve metinlerde karışıklığa yol açacak hataları sık sık yapmasıdır.
5-Muhalefetü’s-sikat: Eğer zayıf bir ravi, güvenilir bir raviye, güvenilir bir ravi de kendisinden daha güvenilir bir raviye, rivayetiyle aykırı düşerse buna muhalefetü’s-sikat (güvenilir olanlara muhalefet) adı verilir.
24-Hadisin senedindeki kopukluk nedeniyle ortaya çıkan zayıf hadis çeşitleri
Mürsel Hadis: Tabii ravinin, sahabi raviyi atlayarak doğrudan Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) dayandırdığı hadistir.
Mu’dal Hadis: Senedinin herhangi bir yerinde peş peşe iki veya daha çok ravisi düşen (eksik olan) hadistir.
Muallak Hadis: Senedinin baş tarafından, yani hadisi son olarak nakleden raviden itibaren bir veya birkaç ravinin ya da bütün ravilerin peş peşe düşmüş olduğu hadistir.
Munkatı Hadis: Senedinin ortasında bir veya peş peşe olmamak kaydıyla birden fazla ravisi düşmüş olan hadistir.
Müdelles Hadis: Ravinin, şeyhinden işitmediği halde, işitmiş izlenimini uyandırarak naklettiği hadis türünün adıdır.
25-Raviye yapılan ithamdan dolayı ortaya çıkan zayıf hadis çeşitleri
1-Münker Hadis: Zayıf bir ravinin, güvenilir bir ravinin rivayetine aykırı olarak naklettiği hadistir.
2-Metruk Hadis: Yalancılıkla itham edilmiş bir ravinin tek başına rivayet ettiği hadistir.
3-Muallel Hadis: Görünürde sağlam olmakla beraber, gizli bir kusuru (illeti) olan hadislere denir.
4-Müdrec Hadis: İçine, bir kelimeyi açıklamak veya bir hüküm çıkarmak gibi amaçlarla ya da yanılarak başka insanların sözlerinin karıştığı hadislere müdrec hadis denilir.
5-Mevzu Hadis: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) adına uydurulmuş sözlere mevzu (uydurma) hadis denilir.
26-SEMA’: Hadîs rivâyet metodlarından biri, birincisi ve en önemlisidir. Hadîsi, bizzat şeyh denilen muhaddisle bir araya gelerek, ondan işitmek suretiyle almak şeklinde gerçekleşir.
27-Ulu’l-Azm Peygamberler:1.”Hani Biz peygamberlerden senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan ahidlerini almıştık.” (el-Ahzab, 33/7),2.”O, ‘dini dosdoğru tutun, onda ayrılığa düşmeyin’ diye dinden Nuh’a tavsiye ettiğimizi, İbrahim, Musa ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi size de şeriat yaptı.” (eş-Şura, 42/13).Bu iki ayetten yola çıkan alimler Ulul azm peygamberlerin ayetlerde ismi geçen;
-Hz.Nuh(a.s)
-Hz.İbrahim(a.s)
-Hz.Musa(a.s)
-Hz.İsa(a.s)
Hz.Muhammed(s.a.v) olduğuna karar vermişlerdir.
28-Tarih içersinde Kelam ilminin aldığı diğer adlar:el-Fıkhu’l-Ekber. Usülu’d-Din. Akaid. İlmu’t-Tevhid ve’s-Sıfat. İlmu’n-Nazar ve’l İstidlal.
29-Usulü Hamse(Beş Esas)
1-Tevhit:Allah tektir. Allah’ın zatı sıfatlarından ayrı değildir.
2-Adalet: Allah hiçbir konuda adaletsizlik yapmaz.
3-El menziletü beynel menzileteyn :Büyük günah işleyen ne mü’min ne de kafir sayılır.İkisi arası bir yerdedir.Yani fasıktır.
4-el vaad vel vaid :Hak edeni cennete ,hak etmeyeni cehenneme koyar.
5- Emri bil maruf nehyi anil münker :İyiliği yaymak kötülüğü engellemek.
30-FAKR: Arapça, fakirlik, yoksulluk, ihtiyaçlılık gibi mânâları ifade eder. Varlıktan kurtulup, Allah’da fani olmaktır. Fakr, şerefli bir makamdır.
31-HUSUN VE KUBUH:Sözlükte “güzel ve çirkin, iyi ve kötü” anlamlarına gelen, husun ve kubuh tabiri, dünyada övgü ve yergiyi, âhirette de mükafaat ve cezayı gerektiren şey demektir. Kelam ilminde “husun ve kubuh” beş farklı şekilde tanımlanmıştır:
1- Maksada uygun olana husun, olmayana kubuh denir. Adaletin husun, zulmün kubuh olması gibi.
2- Tabiatı mülayim olana husun, olmayana kubuh denir.
3- Kemal sıfatı olana husun, kusurlu ve eksik olana kubuh denir. İlmin güzel, cehaletin çirkin oluşu gibi.
4- Medh ve senâya değer olana husun, kötülenmeyi ve yerilmeyi gerektirene kubuh denir. Cömertliğin güzel, cimriliğin çirkin oluşu gibi.
5- Allah’ın medhine ve mükafatına konu olan şey husun, kötülemesine ve azabına vesile olan şey ise kubuhtur. İlk dört manada güzelliğin ve çirkinliğin (hüsn ve kübhün) aklî olduğu konusunda İslâm âlimleri arasında ihtilaf yoktur. İhtilaf sadece beşinci manadaki güzelliğin ve çirkinliğin şer’î veya aklî olması konusundadır.
Mu’tezile bir şeyin iyi (husn) veya kötü (kubh) olduğunun aklen bilinmesi gerektiğini savunur. Eş’arîlere göre, husun ve kubuh akıl ile anlaşılamaz; bir şey Allâh emrettiği için iyi, yasakladığı için de kötüdür. Maturîdî bilginlere göre, eşyada husun ve kubuh vardır. Allâh, iyi olanı emreder, kötü olanı da yasaklar. Dolayısıyla husun ve kubuh akıl ile de bilinebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1-TEBÜK SEFERİ:Sıcak, kuraklık, kıtlık, uzaklık ve güçlü düşman unsurları bu seferi “güç ve zor bir sefer” haline getirmişti. Bu yüzden seferin rastladığı zamana Kur’an-ı Kerim’de “Sâatü’l-usre” (güçlük zamanı) denilmiş, bu sefere de Kur’an dilinden alınarak “Gazvetü’l usre (zorluk gazâsı)” adı verilmiştir. Bu sefere katılan orduya da “Ceyşü’l-usre (Güçlük ordusu)” denilmiştir (bk. et-Tevbe, 9/117; ez-Zebîdî, Tecrîd-i Sarih, Terc ve Şerh, Kamil Miras, 6. Baskı, Ankara 1983, X, 408, 409; İbn İshak, İbn Hişam, es-Sîre, IV, 161; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 75; Vâkıdî, Meğâzî, III, 991).
2-Ahad Haber ; ravilerin sayısı tevatür derecesine ulaşmamış haberlere denirRavilerinin sayısı açısından Ahad Haber üç kısma ayrılır:Garib,Aziz,Meşhur.
3-Garib Hadis: Hadisi toplayanlardan bir ravinin yalnız kalması. Yani ravinin rivayetin herhangi bir yerinde yalnız kalmasıdır.
4-Aziz: Birden çok dörtten az sayıda ravinin yani bir mertebede olsa bile iki veya üç kişinin rivayet ettiği Hadisler. Az sayıda olmasından dolayı “Aziz”diye isimlendirilmiştir.
5-Meşhur: Mütevatir seviyesine ulaşmayan üçten fazla kişinin rivayet ettiği Hadistir
6-Resmu’l-mushafkaynaklarda şu şekilde tarif edilmektedir: ‚Kur’ân’ın ihtiva ettiği harf ve kelimelerin Hz. Osman’ın İslâm beldelerine gönderdiği mushafların imlâsına uygun olarak yazılmasıdır.‛ Buna ‚resmu’l-osmânî‛ de denilmektedir. Kur’ân imlâsı söz konusu olduğunda iki kavram üzerinde daha durmak gerekir. Bunlardan biri ‚er-resmu’l-ıstılâhî‛ diğeri de ‚er-resmu’lkıyâsî‛ tabirleridir.
7-Endülüs te yetişmiş İslam Felsefesi Filozofları: KİNDİ,İBN BÂCCE,İBN TUFEYL, İBN RÜŞD
8-Zühri’nin hadisleri ilk tedvin eden kişi olmasının yanı sıra isnad zincirlerini ilk düzenleyen şahıs olmasıdır
9–İbn Sina,Muallim sani(ikinci muallim) olarak tanınan filozof.
10-ELMALILI HAMDİ YAZIR’IN ESERLERİ;
Hak Dini Kuran Dili,
İrşadu’l Ahlaf fi Ahkami’l Evkaf,
Hz. Muhammed’in Dini İslam,
Metalib ve Mezahib,
İstintaci ve İstikrai Mantık.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
1-Hac ile umre arasındaki farklar
1) Umre’nin belirli bir vakti yoktur
2) Umre’nin Arafat ve Müzdelife vakfeleri yoktur
3) Umre’de Cem-i Takdim ve Cem-i Tehir yoktur
4) Umre’de şeytan taşlama yoktur
5) Umre’de Kudüm Tavafı ve Veda Tavafı yoktur
6) Umre’ de kurban kesrnek yoktur
2-Hac ayları Hicrî takvime göre Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on günüdür
3-MESÂLİH-İ MÜRSELE :”Mesâlih”, yerine göre gerekli olan iş, söz, davranış, iyilik, düzen, barış yolu, kârlı iş, uygun iş anlamındaki “Maslahat” kelimesinin çoğulu; “Mürsele”, “Resele” den türetilmiş olan “İrsâl” masdarından ism-i mef’ul olup, salıverilmiş, başıboş bırakılmış, kayıt ve şarta bağlanmamış şey; “Mesalih-i Mürsele” her hangi bir kayda bağlı olmayan maslahatlar anlamında bir İslâm hukuku terimi.
4-Mesâlih-i Mürsele yerine Maslahat-i Mürsele terimi de kullanılır.
5-Mesâlih-i Mürsele’nin şer’î bir delil olarak kabul edilmesi gerektiğini hararetle savunan İmam Malik’tir.
6-Mürsel maslahatlara göre hüküm verme yöntemine istislah denir.
8-Teklîfî Hükümler: Mukellefin fiilleri.
9-Azîmet: Farz, vacip, sunnet, mustehap niteliğindeki bir davranışın yapılmasını; haram, mekruh gibi davranışların da yapılmamasını ifade eden butun teklifi hukumleri icine alır. Hanefiler’e gore, yolculuk esnasında dort rek’atlı farz namazların kısaltılarak ikişer rek’at kılınması esasen bir azimet hukmudur.
10-Ruhsat: Fıkıh ilminde “meşakkat, zaruret, ihtiyac gibi arızi bir sebebe bağlı olarak azimet hukmunu terketme imkanı veren ve yalnız soz konusu arızi durumla sınırlı bulunan hafifletilmiş ve gecici hukmu” ifade eden bir terimdir.
11-İmâmeyn: İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed icin kullanılır.
12-Tarafeyn: İmam-ı A’zam ile İmam Muhammed icin kullanılır.
13-Şeyhayn: İki şeyh, iki reis, iki buyuk imam demektir. İmam-ı A’zam ile İmam Ebu Yusuf icin kullanılır. En buyuk iki halife anlamında Hazret-i Ebu Bekr ile Hazret-i Omer icin de kullanılır
14-Medine ilk nazil olan sure Bakara suresidir.
15-Menâsik kelimesi en yaygın kullanımıyla hac ibadetini oluşturan uygulamaların tamamı, hac esnasında yerine getirilmesi gereken vazifeler anlamına gelmektedir.
16-Kıraatta Lahinin kelimeleri:
1. Ter`id; soğuktan titrer gibi sesi titretmek.
2. Terkis; sakinden harekeye zıplar gibi hızla atlayıp geçmek.
3. Tartib; medleri uzatarak terennüm ve teganni etmek. 4. Tahzin; sese ağlar gibi hazin bir eda vermek.
17-Müdrik sözlükte “idrak etmiş, yetişmiş, kavuşmuş” gibi anlamlara gelir. Dini terim olarak, imama en geç birinci rekâtın rükûunda yetişip namazını imamla birlikte kılan kişiye denilir.
18-Lâhik, namaza imamla başlayıp, namaz esnasında abdestinin bozulması gibi başına gelen bir durum sebebiyle namaza ara vermek zorunda kalan ve bu sebeple namazın bir kısmını imam ile birlikte kılamayan kimse demektir.
19-Mesbûk, cemaatle kılınan namaza baştan yetişemeyip ilk rekâtın rükûundan sonra imama uyan kimse demektir.
20-Ateizm : Tanrının varlığını reddeden görüş.
21- Deizm : Tanrı evreni yaratıp kendi haline bırakmıştır. Determinizm(Gerekircilik) : Aynı şartlarda aynı sonuçların meydana gelmesi.
22-Panteizm : Tanrı ile tabiatı bir sayan görüş.
23-Septisizm : Şüphecilik.
24-Sünen: Hz.Peygamber (as)’in sünnetini aksettiren hadislerin yazılı olduğu kitaba denir.
Sünen kitaplarında genellikle merfu’ yani Hz.Peygamber (as)’e ait hadisler bulunur. Sünen kitapları ikinci hicri asrın ilk yarısından itibaren yazılmaya başlanmıştır).
25-Mu’cem: Hocaların veya şehirlerin yahut kabilelerin adlarına göre hadislerin alfabetik olarak sıralandığı kitaplardır. En meşhur mu’cemler, et-Taberani’nin el-Kebir, el-Evsat ve es-Sağir adlı mu’cemlerdir).
26-Musannef: Çeşitli konulardaki hadisleri bir araya toplayan hadis kitaplarına denir
27-Müsned: İslam’a giriş sırası esas alınarak sahabe adlarına veya neseblerine (soylarına) göre hadislerin zikredildiği kitaplardır. Bu müsnedlerin en mükemmeli ve en genişi İmam Ahmed b. Hanbel’in Müsned’idir. Bu kitapta kırk bin müsned hadis vardır. Bunlardan on bini mükerrerdir (tekrar edilenlerdi
28-Câmi:İkinci asırda tasnif edilen bazı hadis kitaplarına da Câmî adı verilmiştir. Câmîler de Sünenler gibi ibadat, muamelat ve ukûbâta ait bâblara göre tasnif edilmiş hâdisleri ihtiva ederler; ancak Câmîlerin ihtiva ettikleri hâdisler, sadece bu konularla ilgili hâdislerden ibaret değildir. Bunlara ilaveten, Câmîlerde, çok daha değişik konulardaki hâdislere de yer verilmiştir.
29-HENDEK SAVAŞI: Peygamber efendimizin, müşriklerle hicretin 5. (M. 627) yılında yaptığı müdâfaa savaşı. Bu savaşta düşman ordusu, Mekke’de bulunan putperest müşriklerden, bâzı yahûdî ve diğer kabîlelerden meydana geldiği için hizipler, kabîleler topluluğu mânâsında “Ahzâb Gazâsı” denildiği gibi, Medîne’nin kuşatılması sebebiyle “Medîne Muhâsarası”, Medîne’nin etrâfına kazılan hendekten dolayı da “Hendek Gazâsı” denilmiştir.
30-Selem; peşin para veya peşin verilen bir malla, veresiye bir malsatın almak demektir”
BEŞİNCİ BÖLÜM
1-Katolikler : Başındaki kişiye Papa denir. Dinsel merkezi Roma’dır.
2-SİNAGOG:Yahûdîlikte, toplu olarak ibadet ve dinî merâsimlerin icrâ edilmesi için tesis edilen dinî mekân / ibadet mahalli demektir.
3-NASRANÎ:Hz. İsâ’nın doğduğu yer olan Nasira’ya mensubiyet veya yardım anlamındaki nusret kelimesinden türemiş bir kavramdır.
4-SİHİZM:Sihizm, Sri Guru Nanak Dev Ji (1469-1539) tarafından kurulmuştur. İslam ve Hinduizm karışımı bir dini harekettir. Sihler Kuzeybatı Hindistan’ın Pencap bölgesinde yaşamaktadırlar.
5-Yahûdî Mezhepleri: Hristiyanlık öncesindeki mezhepler: Ferisiler, Sadukiler,Esseniler.
6-Yahudilerinİslâm’dan sonraki mezhepler: İshâkiyye, Yudganiyye, Karaim.
7-Yahudilerin Günümüz mezhepleri: Muhafazakâ r Yahûdîler, O rtadoks Yahûdîler, Reformist Yahûdîler. Yeniden Yapılanmacılar.
8-Yahudilerin haftalık ibadet gününe Şabat denir.
9-Hunduizm kutsal kitaplarının tamamını içeren metinlere Vedalar denir.
10-Budizm de mezhepler:İkiye ayrılır a)Hinayana,b)Mahayana
11-Yahudilerin kronolojik yerleşim yerleri;Harran,Filistin,Mısır
12-Yahûdîliğin sembolü, Yedi kollu şamdan ve Altı köşeli Yıldız’dır
13-Tevrât:Yahûdîlerin kutsal kitap külliyâtı: Tanah ve Talmut şeklinde ikiye ayrılır.
14-Tanah üç böyümden oluşur:Tora, Neviim ve Retuvim
-Talmut:Talmut, öğrenim mânâsına gelir. Yazılı olmayan ikinci Metine denir. Daha sonra yazılı hâle getirilmiştir. Talmut, Yahûdî’ler indinde Tevrât kadar önemlidir. Onun da ilhâm ve vahiy kaynağı olduğu kabûl edilir. Talmut iki bölüme ayrılır: Mişna ve Gemara. Mişna, ahlâkî kuralların açıklanmasıdır. Gemora da, Mişna’nın açıklanmasıdır.
15-Taoizm:Bu dîn, “Tao” kavramı üzerinde durmuştur. Büyücüleri, râhipleri râhibeleri ve dînî şefleri vardır. İlkbahar bayramında ateş yakılır Taoist râhipler yarı çıplak durumda, ateşe Pirinç ve Tuz atıp koşarak üzerinden geçerler. Taoizmin kurucusu, Lao Tse’dir. M.Ö. 604 veyâ 570
16-Kabala: Musevi tasavvufu ve mistisizmi. Tora’yı mistik bir şekilde yorumlayan öğreti.
17-CİVİTLER:Katolik Hiristiyanligin İsa Cemiyeti denilen ikinci büyük tarikati.
18-KADİYANLIK:Mirza Gulam Ahmet Kadiyani(ö.1908) tarafindan kurulan dini hareket.
19-YAHOVA ŞÂHİDLERİ:Amerika Birleşik Devletleri’nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872′de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad.
20-ZERDÜŞTLÜK:Iran Zerdüst tarafindan kurulan tek tanrili inanc sistemi.Inanilan tanriya verdikleri Ahura Mazda adiyla baglantili olarak Mandeizm de denir.Sonraki dönemler de ise daha sonra cok Musevilik adiyla anilmaya baslamistir.Zerdüstcülük`pün kutsal kitabi, hikmet ve bilgi anlamina gelen Avesta`dir.Günümüzde terdüstlük, Parisilik olarak adlandirilmaktadir.
21-Budizm:Budizm’in kurucusu Budha (Buda), Gotama adında bir prenstir.
22-MOONCULUK:Dogu din ve felsefelerine uyarlamasi sonucunda ortaya cikan mesihi din akimi.
23-Bazı dinlerin kutsal kitapları:Hinduizm Kutsal Vedalar,BudizmTripitaka,Sihizm Guru Granth Sahib,Yahudilik Tevrat, Tanah, & Talmud,Bahailik Kitab-ı Akdes,Konfüçyüsçülük Lun Yu,Jainizm Siddhanta, Pakrit
24-Hint Dinleri: Hinduizm, Budizm, Caynizm, Sihizm
25-Aşere-i Mübeşşere Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in dünyada iken Cennetle Müjdelediği 10 Sahabidir.
1-EBÛ BEKİR ES – SIDDÎK (ra) 6-EBÛ UBEYDE B.CERRAH (ra)
2-ÖMER B. HATTAB (ra) 7-SA’D B. EBİ VAKKAS (ra)
3-OSMAN B. AFFAN (ra) 8-SAİD B. ZEYD (ra)
4-ALİ B. EBÛ TALİB (ra) 9- TALHA B. UBEYDULLAH (ra)
5-ABDURRAHMAN İBN AVF (ra) 10-ZÜBEYR B. AVVAM (ra)
26-BURHAN-I TEMÂNU’:Temânu’ sözlükte “bir şeyi birinden men etmek ya da onun yapmaması için mücadele etmek” demektir. Kelam ilminde, Yüce Allâh’ın birliğini ispat vasıtalarından biri olan burhan-ı temânu’, kâinatta birden fazla yaratıcı olması halinde nizamın bozulacağı esasına dayanan bir delildir. Bu delilin Kur’ân’daki dayanağı şu âyettir: “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, (bunların nizamı) kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki Arş’ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.” (Enbiyâ, 21/22) Bu âyet, Allah’ın birliğini ispatlayan en güçlü delillerden biridir. Bu delilde esas alınan şey âlemin nizamıdır. Eğer birden fazla ilâh olsaydı, bunlar ya birbiriyle anlaşır veya anlaşamazlardı. Birbiri ile anlaştıkları, beraberce aynı şeyi yaptıkları, yarattıkları aleme beraberce nizam verdikleri takdirde, ya biri diğerine muhtaç olurdu ki, muhtaç olan ilâh olamaz; veya yardıma muhtaç olmazdı; bu durumda da diğerinin varlığı gereksiz olurdu. Şu halde Allah birdir. Şâyet bu ilahlar birbirleriyle anlaşamazlar, birinin yaptığına, yarattığına diğeri karşı çıkarsa, o zaman da âlemde nizamdan eser kalmaz; yer, gök ve diğer cisimler arasındaki ahenk bozulup giderdi. O halde tüm evreni idare eden ve düzenleyen bir hâkim kuvvet olmalı ki, mükemmel olan bu nizam devam etsin. Kâinattaki bu ilâhî sanat ve varlıklar arasındaki denge devam etmektedir
27-BURHAN-I LİMMÎ:Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delildir. (Tümden gelim) Ateşin dumana delil olması gibi. Zira ateş olunca dumanın çıkması beklenir. (bk. Burhan)
28-Deizm, Tanrı’nın evreni yarattığını, ancak evrenin işleyişine karışmadığını ve peygamber göndermediğini; Teizm ise Tanrı’nın evreni yarattığını ve evrenin işleyişini devam ettirdiğini savunur. Ayrıca prensip olarak vahiy göndermiş olacağına da itiraz etmez.
29-Teizm, Tanrı’nın evreni yarattığını, evrenin işleyişini sürdürdüğünü kabul eden ve vahiy göndermiş olabileceğine de itiraz etmeyen özelliğiyle, İslamiyet’teki tevhit anlayışına benzer. Ancak Teizm, felsefi bir akım olduğu için, kendisini belli bir dinin sınırları içinde görmez.
30-Panenteizm ya da Kamusaltanrıcılık, panteizmde olduğu gibi evrenin kendisinin Tanrı olduğunu, panteizmden farklı olarak ilk devindirici olan tanrının evren ve tüm varlıkları özünden yarattığı ve evrene aşkın, evrenin bilincinde mutlak ve değişmez bir varlık olarak egemen olduğu inancıdır.
31-Politeizm :Birden çok tanrının varlığına inanma; tanrısal gerçekliğin özü itibariyle bir değil de çok olduğunu savunan anlayıştır
32- Agnostisizm:Tanrı’nın var olduğunun bilinmesinin ya da kanıtlanmasının imkânsız olduğu görüşüş.
33-İmam-i Azamın Eserleri:
1.el-Fıkhu’l-Ekber
2. el-Fıkhül-Ebsât
3. el-Âlim ve’l-müteallim
4. er-Risâle
5. el-Vasıyye
34-İmam Şafii’nin birçok eseri vardır. Bazıları şunlardır:
El-Ümm: Fıkıh yani İslam hukukuna dair olup, İmam Şafii’nin içtihad ederek bildirdiği meseleleri ihtiva eden bir eserdir. Yedi cilt olarak basılmıştır.
Kitab-üs-Sünen vel-Müsned: Hadis ilmine dairdir.
Er-Risale fil-Usul: Usul-i fıkha dairdir. Usul-i fıkhın kitap halinde yazıldığı ilk eserdir.
El-Kitab-ül Bağdadiyye
El-Mebsut
Ahkam-ül-Kur’an
İhtilaf-ül-Hadis
Müsned-üş-Şafii
El-Mevâris
El-Emali el-Kübra
El-Emali es-Sagir
Edeb-ül-Kadi
Fedail-i Kureyş
El-Eşribe
Es-Sebku ve’r-Remyü
İsbat-ün-Nübüvve
35-İmam-i Malikin Eseri:Muvatta
36-Ahmed b. Hanbel’in en önemli eseri Müsned olup otuz bin civarında hadîs ihtiva etmektedir. Fıkha dair eserleri, talebelerinin süallerine verdiği cevaplardan oluşmaktadır ve onlar tarafından derlenmiştir
37-Ebû Yûsuf’un bilinen eserleri şunlardır: İhtilâfü’l-Emsâr, Edebü’l-Kâdı alâ Mezhebi Ebî Hanife, E’mâlı Fi’l Fıkh, Kitâbü’l-Büyû’, Kitâbü’l-Cevâmî, Kitâbü’l-Hudûd, Kitâbü’l-Harâc, Kitâbü’r-Red alâ Mâlik b. Enes, Kitâbü’z-Zekât, Kitâbü’s-Salât, Kitâbü’s-Sıyâm, Kitâbü’s-Sayd ve’z-Zebâih, Kitâbü’l-Gasb, Kitâbü’l-Fevâiz, Kitâbü’l- Vesâyâ, Kitâbü’l-Vekâle, el-Asl, Kitâbü’r-Red alâ Siyeri’l-Evzâî, İmlâ.
38-İmam-ı Muhammedin Eserleri: Eserleri:İmam Muhammed’in lisanı kuwetli ve kalemi akıcı idi. Kolay yazardı. Hanefi fıkıh meselelerini toplayıp sonraki nesillere aktaran o olmuştur. Değerli eserler bırakmış, hemen hepsi de zamanımıza kadar intikal etmiştir. Eserleri genel olarak iki kısma ayrılır:
A- Zâhiru’r-Rivâye: Bunlar altı tanedir.
1- el-Mebsût, buna “el-Asl” da denir.
2- ez-Ziyâdât,
3- el-Câmiu’s-Sağîr
4- el-Câmiul-Kebîr
5- es-Siyeru’s-Sağîr
6- es-Siyeru’l-Kebîr.
B- Nâdiru’r-Rivâye Kitapları:
1- Keysâniyyat kitabı. İmam Muhammed’den Şuayb b. Süleyman el-Keysâni rivayet ettiği için bu ad verilmiştir.
2- Hârûniyyât. Harûn er-Reşide takdim edildiği için bu ad verilmiştir.
3- Cürcâniyyât. Cürcan’da yazıldığı veya Ali b. Salih el-Cürcânî rivayet ettiği için bu ad verilmiştir.
4- Rakkıyât. İmam Muhammed Rakka kadısı iken kendisine gelen meseleleri içine almaktadır.
5- Ziyâdetü’z-Ziyâdât ez-Ziyâdât’ın tamamlayıcıdır
Bu kitaplara Nevâdiru’r-Rivaye veya Gayru Zâhiri’r-Rivâye denilir, çünkü bu kitapların rivayeti tevatür derecesine ulaşmamıştır.
Bu kitaplarda da Ebû Hanife, Ebû Yusuf ve kendisinin görüşleri bulunmaktadır.
Bunların dışında;
1- Er-reddû alâ Ehlil-Medîne. Ebû Hanife’nin reyleriyle Medine’lilerin reylerinin münakaşasını yapar.
2- Kitâbu’l-Asâr: Bu eserinde, Ebû Hanîfe’den rivayet etmiş olduğu merfû, mevkûf ve mürsel hadisleri toplamıştı
39-Teklîfî hükümler, farz, vacip, mendub, mubah, tenzihen mekruh, tahrimen mekruh ve haram olmak üzere yediye ayrılır. Farz, açık ve katî bir delille yapılması istenen fiiller olup, Müslümanların öncelikli olarak yerine getirmekle mükellef oldukları, terk edilmesinin dünyevî ve uhrevî kınanmayı gerektirdiği emirlerdir. Vacip, amel bakımından farz gibi olan, fakat katî ve açık delillere dayanmayan emirlerdir. (bk. Vacip) Mendûb ise, kesin olmayan bir tarzla yapılması istenen davranışlardır. Tenzîhen mekruh, kesin olmayan bir tarzla yapılmaması istenen davranışlardır. Tahrîmen mekruh, delil yönünden katî olmamakla birlikte, kesin olarak yapılmaması istenen şeylerdir. Bunlar amel bakımından haram gibi olan, fakat kat’î ve açık delillere dayanmayan yasaklardır. Haram ise, açık ve katî bir delille yapılmaması istenen fiile denir.
40-RUHSAT:Sözlükte “izin, kolaylık, hisse, pay, permi, lisans” gibi anlamlara gelen ruhsat, bir fıkıh terimi olarak, meşakkat, zaruret, ihtiyaç gibi özürler göz önünde bulundurularak, yalnız bu geçici durumla sınırlı bulunan hafifletilmiş ve geçici hükmü ifade eder. Meselâ, namazlarda ayakta durmaya güç yetiremeyenin oturduğu yerde namaz kılmasına izin verilmesi; hasta ve yolcunun Ramazan’da oruç tutmayıp daha sonra kaza etmelerine müsaade edilmesi birer ruhsattır.
41-AZİMET: Sözlükte “bir şeye kesin karar vermek, niyet etmek” anlamına gelen azîmet, fıkıh usulünde, mükelleflerin özür ve daha sonra meydana gelen durumları göz önünde bulundurulmaksızın ilk olarak konulan hükümlere denir. Başka bir ifade ile, umumî ve kaide olarak bir şeyin yapılması ve terk edilmesi yolunda konan hükümlerdir.
Azîmet, ilk olarak meşru kılınan ve yapılması arızî sebeplere dayanmadığından, asıl ve genel olan hükümlerdir; bunlar herkesi ilgilendirir ve tabiî hallerinde mükelleflerin hepsi buna uymak zorundadır.
Azîmet, teklifi hükümlerden olup, farz, vacip, mendub, haram, mekruh çeşitleri bulunmaktadır. Namaz, oruç, zekat ve diğer vecibeler, domuz ve ölü eti yeme, kumar oynama ve zinanın yasaklanması birer azîmet hükmüdür. Azîmetin zıttı ise, ruhsattır.
42-İcmâlî İman :İnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmak demektir. İmanın en özlü ve en kısa şekli olan icmâlî iman, tevhid ve şehadet kelimelerinde özetlenmiştir.
43- Tafsîlî İman :İnanılacak şeylerin her birine, açık ve geniş şekilde, ayrıntılı olarak inanmaya tafsîlî iman denilir.
44- MEVKÛF HADİS: Sahabilerin söz fiil ve takrirlerine dair -muttasıl veya munkatı`- haberlerdir.
45-MAKTU` HADİS: Herhangi bir tabiiye izafe olunan söz, fiil ve takrirlerdir
46-MÜRSEL HADİS: Tabiî`nin sahabiyi atlayarak Resulullah’a izafe ettiği hadistir zayıftır.
47-MÜDELLES HADİS: Tedlis, senede dahil bir râvînin ismini atlayarak, orada öyle biri yokmuş izlenimini verecek şekilde senedi söylemek demektir.
48-KATOLİKLER: Hıristiyanların çoğunluğu bu kiliseye (mezhep) mensuptur. Dini merkez Vatikan, ruhani lider Papadır. Sayıları 1 milyar civarındadır.Katolikler de kendi aralarında önce Latin Katolikler ve Doğu Katolikleri olmak üzere ikiye; Latin Katolikler de Roma Katolik Kilisesi ve Eski Katolik Kiliseleri olmak üzere tekrar ikiye ayrılmaktadır.
49- ORTODOKSLAR: Katoliklik gibi tek merkezli değildir. Toplam 16 otosefal (bağımsız) ve 5 otonom kiliseden oluşmaktadır. Otosefal kiliseler kendi liderlerini kendileri seçen bağımsız kiliselerdir ve Patrik veya piskoposlarca yönetilmektedir. Otonom kiliseler ise iç işlerinde serbest fakat bir otosefal kiliseye bağlıdırlar. Ortodoks Patriklikler arasında yetki mücadelesi ve tartışması vardır. Dünya ortodokslarının sayısı 300 milyon civarındadır.
50- PROTESTANLAR: Katolik ve Ortodoksların dışındaki üçüncü büyük grup Protestanlardır ki onlar da kendi içlerinde dört temel ve çok sayıda alt gruba ayrılırlar. Protestanlık’ın dört temel grubunu Lutheran Kiliseler, Reforme ve Presbiterien Kiliseler, Anglikan Kilisesi ve Bağımsız Kiliseler oluşturmaktadır ki bu sonuncular Methodistler, Baptistler, Congregationalistler ve benzeri çok sayıda alt gruba bölünmüşlerdir.
ALTINCI BÖLÜM
TEFSİR NOTLARI -1
-Ehl-i Kitap:Yahudi, Hristiyan gibi semavi din mensuplarına “Ehl-i Kitap” denir
-Mushafın tedvin ve çoğaltılmasını gerçekleştiren komisyon başkanlığını yapan sahabe Zeyd b. Sabit
-Medinede bulunan Yahudi kabileleri :Kaynukoğulları (kuyumculuk), Nadiroğulları (ziraat), Kureyzaoğulları (deicilik)
-Sahabeden İbranice bilen sahabe:Zeyd bin Sabittir. Peygamberimizin isteği üzerine öğrenmiştir. Ve Medine Yahudileriyle yazışmalarda ve ve anlaşmalarda tercümanlık yaptı.
-Sebeb- Nüzul:Surelerin iniş sebepleri.
-Tenasüd: Sureler ve ayetler arasındaki uyum ve ahenge denir?
– Tehaddi: Kur’an’ı Kerim edip ve şairlere meydan okuyor ve bir sure veya ayetinin benzerini getirmelerini istiyor. Kur’an’ın bu şekilde meydan okumasına ne ad verilir?
– 69/688 de Ebu’l-Esved ed-Düeli renkli bir mürekkeble harflerin üstüne, altına, önüne birer nokta koydu. Üstteki a, alttaki i, yandaki u sesini veriyordu. Tenvin içinde iki nokta kullanıldı.
-Esved’in ögrencisi Nasr ibnu Asım (89/708) de harfleri harekeledi. Kimi tarihçiler bunu yapanın Basralı Yahya ibnu Ma’mer (129/746) olduğunu söylerler.
Kur’an imlasında son düzenleme Halil ibnu Ahmed (175/791) tarafından gerçekleştirildi. Hemze, şedde, sila, revm, işmam belirlendi. Bu hareket başlangıçta bir muhalefetle karşılaştı ise de sonunda genel kabul görmüştür.
-Hz. Peygamber (SAV) zamânında vahiy devam ettiği için iki kapak arasına alınamamıştı
-Her Ramazanda, o Ramazana kadar gelen bütün Kurân vahiylerini Resulullah önce Hz. Cebrâile mukabele ettikten sonra, Mescid-i Nebevîde halkın huzurunda okuyarak, herkesin, ellerindeki yazılı nüshaları ve ezberlerini kontrolden ve tashihten geçirmelerine imkan vermiştir. Ve bu kontrol (arza) hadisesi Aleyhisselâtü vesselâmın hayatının son yılında iki kere yapılmıştır ki buna arza-i ahîre denir.
-Nasih ve Mensuh (Nesh):Nesh kelimesi lugatte, izale etmek, gidermek, yok etmek, değiştirmek, tebdil, tahvil ve nakletmek manalarına gelir. Istılahta ise, Bir nassın hükmünü daha sonra gelen bir nass ile kaldırmaktır. Tahsisten farklıdır. Çünkü tahsis umumi olan bir şeyin bazı fertlerini hükümden muaf tutmak iken, nesh hükmün tamamını kaldırmaktır.
-GARİBU’L-KUR’AN:Garib kelimesi, yabancı ve acib manasınadır. Istılahta ise Kur’an ve hadislerin yabancı kelimelerini, hadis ilminde peygamberin ashabından biri tarafından rivayet edilmiş olan münferid hadisleri ifade için kullanılır.
-Kurra, Kur’an’ı ezberleyen hafızlar ve onu başkalarına öğretmekle tanınmış kimselerdir.
-Kıraat imamlarına kâri’, çoğulu kurrâ veya mukri’, çoğulu mukriûn, bunlarınkıraatlarını rivâyet edenlere râvî denir.
-Kur’ân-ı Kerim’in med (uzatma), kasr (uzatmama), hareke, sükun, nokta ve i’râb (kelimenin üstün, esre ve ötre oluşu) bakımından değişik şekillerde okunmasına kıraat denir.
-On kıraat imamı şunlardır:
Nâfi’ (ö. 169/785), râvîleri Kâlûn (ö. 205/820) ve Verş (ö. 197/823);
İbn Kesir (ö. 120/738), râvîleri Ahmed el-Bezzî (ö. 250/864) ve Kunbul Ebû Amr (ö. 291/904);
Ebû Âmir (ö. 154/771), râvîleri Ebû Amr Hafs el-Ezdî (ö. 246/860) ve Ebû Şuayb Sâlih es-Sûsî (ö. 261/875);
İbn Âmir (ö. 118/736), râvîleri Hişam es-Sülemî (ö. 246/860) ve Abdullah el-Kuraşî (ö. 242/856);
Âsım (ö. 127/745) râvîleri Hafs el-Kûfî (ö. 180/796) ve Ebû Bekr Şu’be el-Kûfî (ö. 193/809);
Hamza (ö. 156/773) râvîleri Halef el-Bezzâr (ö. 229/844) ve Ebû İsâ Hallâd el-Kûfî (ö. 220/835);
Kisâî (ö. 189/805) râvîleri Ebû Haris el-Leys (ö. 240/854) ve Ebû Amr Hafz ed-Dûrî (ö. 246/860);
Halef (ö. 229/844); Yakub İbn İshâk (ö.?).
Bunların ilk yedisi kıraat-ı seb’a imamlarıdır. Günümüzde sadece Ebû Amr Nâfî ve Âsım kıraatı okunmaktadır. Müslümanların büyük çoğunluğu ve bizim kırâatımız Âsım Kırâatının Hafs rivâyetidir. Kırâat ilmi konusunda yazılmış en meşhur eser, İbnü’l-Cevzî’nin (ö. 833/1430) en-Neşrü fî Kırâati’l-Aşr adlı eseridir.
-KIBLENİN DEĞİŞMESİ :İslâm’ın ilk yıllarında namaz, Beyt-i Makdis’e (Kudüs’e) doğru kılınıyorduHicretten 16-17 ay kadar sonra, Şaban ayının 15′inci günü Hz. Peygamber (sa.s.) Medine’de Selemeoğulları Yurdu’nda öğle namazı kıldırırken, ikinci rek’atın sonunda;
“Yüzünü gök yüzüne çevirip durduğunu görüyoruz. Seni elbette hoşnut olduğun kıbleye çevireceğiz. Hemen yüzünü Mescid-i Harâm’a doğru çevir. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız, (namazda) yüzlerinizi, onun tarafına çeviriniz…” (el-Bakara Sûresi, 144) anlamındaki âyet nâzil oldu. Hz. Peygamber yönünü hemen Kudüs’ten Mescid-i Harâm’a çevirdi. Cemâat da saflarıyla birlikte döndüler. Kudüs’e doğru başlanılan namazın, son iki rek’atı, Kâbe’ye yönelinerek tamamlandı. Bu yüzden Selemeoğulları Mescidine “Mescid-i Kıbleteyn” (iki kıbleli mescid) denilmiştir
-Emsalül Kuran:Sözlük anlamı mesel, destan ve kıssa olan kavramdır.
-İcazül Kuran:Kuranın benzerinin yapılamaması.
-Siyak Sibak: Kur’an-ı Kerim’in bir ayetini yorumlarken, konu ve kitap bütünlüğüne dikkat etmek ilmidir. Yani bir ayetin öncesi ve sonrasını göz önünde tutarak anlamaya çalışmak.
-Tercümanu’l-Kur’an olarak bilinen sahabi, Abdullah b. Abbas (r.a.)’dır.
-Sahabeden, Kur’ân tefsirine dair en çok rivayette bulunan ve tefsir alanında ün kazanan şu kişiler:
a. Alib.EbîTâlib (40/660).
b. Abdullah b. Mes’ûd (32/652). cUbeyyb.Ka’b (30/650).
d. Abdullah b. Abbâs (68/687).
e. Ebû Musa’l-Eş’arî (44/664). f.Zeydb. Sabit (45/665).
g. Abdullah b. Zübeyr (73/692)
1- Kur’an ilimlerinden Nezâir ilminin konusu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? Kur’an-ı Kerim’deki aynı anlama gelen farklı kelimeler
2- Kur’an-ı Kerim’de borçlanma ile ilgili hususları ele alan ve Kur’an-ı Kerim’in en uzun ayeti olan Bakara Suresinin 282. ayeti müfessirlerce hangi kavramla ifade edilmiştir? Müdâyene ayeti
3- Kur’an’da geçen ve bir sûrenin de adı olan “teğâbün” kelimesi hangi anlama gelmektedir?Aldanma
4- Hz. Musa ile birlikte kendisine Allah’ın katından rahmet ve ilim verildiği belirtilen kişinin yaptığı seyahat ve bu esnada yaşadıkları üç olay ile bu olayların hikmetlerine dair kıssa Kur’an-ı Kerim’in hangi sûresinde anlatılmaktadır?Kehf
5- Mutezile mezhebinin salah/aslah konusundaki yaklaşımı hangi temel prensibine dayanmaktadır? Adalet
6- Kelamcılara göre aşağıdakilerden hangisi bilgi elde etme yollarından değildir?Keşf
7- Zanni bilgi çeşitlerinden, bir tartışma esnasında karşı tarafça doğruluğu kabul edilen önermeler hangi kavramla ifade edilmiştir? Müsellemât
8- “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu…” (Enbiyâ 21/22) ayeti isbât-ı vâcibin hangi delili için daha çok kullanılmıştır?) Burhân-ı temânü’
9- Aşağıdakilerden hangisi ravinin adaletine yönelik ta’n sebeplerinden değildir?Muhalefetu’r-râvi
10- Hadis usûlü ilminde “muksirûn” ve “mukıllûn” kavramları konusunda aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?Ebu’d-Derdâ muksirûndan sayılan sahabe arasındadır.
11- Bir göreve ilk defa ve yeniden atanan Devlet memurlarından, yasal süre içinde görevine başlamayanlar ne kadar süre ile memurluğa tekrar alınmazlar?1 yıl
12- Aşağıdakilerden hangisi namazın kılınış vakitleri ile ilgili bir kavram değildir?Teverrük
13- Hakk-ı teallî kavramı ne anlama gelmektedir?) Çok katlı binalarda ikamet edenlerin birbirine karşı görevleri.
14- Lebenü’l-fahl kavramı aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?) Süt baba
15- Hanefi fıkhında zahiru’r-rivaye eserleri ile ilgili hangisi söylenemez?) “ez-Ziyâdât” bu eserler arasında yer almaz.
16- Cahiliye döneminde, baskın ve yağma yapabilmek amacıyla haram ayların yerlerini değiştirme uygulamasını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?Nesî
17- Yahudi kabilelerin Medine’den çıkarılış sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru biçimde verilmiştir?Kaynuka’oğulları-Nadîroğulları- Kurayzaoğulları
18- Mübahele ayeti Hz. Peygamber dönemi ile ilgili aşağıdaki konulardan hangisiyle ilgilidir?Hristiyanlarla ilişkiler
19- Aşağıdaki olaylardan hangisi bi’setin Mekke döneminde gerçekleşmemiştir?İfk hadisesi
20- “Uluslararası düzeyde yapılacak şûra toplantılarını organize etmek.” Başkanlığın hizmet birimlerinden hangisinin görevidir?Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
21- Diyanet İşleri Başkanlığınca 2011 yılı Kutlu Doğum Haftası için belirlenen ana tema aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?Hz. Peygamber ve Merhamet Eğitimi
22- 2011 yılı Camiler ve Din Görevlileri Haftası ana teması aşağıdakilerden hangisidir?Cami ve Çocuk
23- Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili düzenlemeler, 1961 ve 1982 anayasalarının hangi maddelerinde yer almaktadır? 154-136
24- 633 sayılı Kanuna göre, Diyanet İşleri Başkanının görevleri ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?) Başkanın görev süresi beş yıldır. Bir kişi en fazla üç kez Başkan olarak atanabilir.
25– Aşağıdakilerden hangisi Din İşleri Yüksek Kurulunun görevlerinden değildir?Dini gün ve gecelerde programlar düzenlemek.
26- Hatalı ve noksan olarak basıldığı veya yayımlandığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu tarafından tespit edilen mushaf ve cüzler ile sesli ve görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları, Başkanlığın müracaatı üzerine, yayımın yapıldığı yer aşağıdakilerden hangisinin kararı ile toplatılır?Sulh Hukuk Mahkemesi
27- “Ceza infaz kurumu ve tutukevleri, çocuk ıslahevi, huzurevi, sağlık kuruluşları ve benzeri yerlerde bulunan vatandaşlara irşat hizmetleri götürmek” Başkanlığın hizmet birimlerinden hangisinin görevidir?Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
28- “9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununa göre yapılacak bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru bir şekilde sonuçlandırmak üzere gerekli tedbirleri almak” Başkanlığın hizmet birimlerinden hangisinin görevidir?Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
29- Aşağıdakilerden hangisi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun temel ilkelerinden birisidir?Sınıflandırma
30- I- Memurlar,II- Sözleşmeli Personel,III- Geçici PersonelIV- İşçiler 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, kamu hizmetleri, yukarıdakilerden hangileri eliyle yürütülür?I-II-III-IV
31- Sadece merfu hadisleri fıkıh konularına göre tasnif eden eserlere ne ad verilir?Müsned
32- Mürsel hadis; tabiinin sahabeyi atlayarak direkt Hz. Peygamber’e izafe ettiği hadistir.
33- Merfû hadis; Hz. Peygamber’e izafe edilen söz, fiil ve takrirlerdir.
34-Maktu hadis; rivayetin tabiine izafe edilmesidir.
35- “Râvi ile Hz. Peygamber arasında en az vasıtanın (ravinin) olduğu senede ………….
denir.” Boşluğa gelmesi gereken kavram, aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?Âlî isnad
36- Aşağıdaki müelliflerden hangisinin ‘kütüb-ü tis’a’ içerisinde eseri yoktur?. Darekutnî
37- Senedi muttasıl olarak rivayet edilmiş olan merfu hadise ne ad verilmiştir?Müsned
38- Aşağıdaki kitapların hangisi ‘sünen-i erbaa’nın içinde yer almaz?Sünen-i Darimi
39- Aşağıdakilerden hangisi hadis tahammul ve eda yollarından değildir?Mucâheze
40-İslam düşünce tarihinde kimliklerini gizleyerek yazmış oldukları risalelerde görüşlerini toplamak suretiyle ansiklopedik bir eser meydana getiren ekol aşağıdakilerden hangisidir?İhvan-ı Safa
41-“Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu.
“Meryem! Bu sana nereden geldi?” derdi. O da “Bu, Allah katından” diye cevap
verirdi…” âyetinin delil olarak gösterildiği konu aşağıdakilerden hangisidir?. Kerâmet
42- Aşağıdaki isimlerden hangisi Kur’ân-ı Kerim’e nokta ve hareke koyma faaliyetinde
bulunmamıştır? Yahya b. Maîn
43- Aşağıdaki sûrelerden hangisi, miras konusunu ayrıntılı bir şekilde ele alır?Nisâ Sûresi
44- Vucuh ve nazâir kavramları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?Vucuh, bir kelimenin birkaç anlama gelmesidir. Nazâir ise birkaç kelimenin aynı anlama vaz’ edilmesidir.
45- Aşağıdakilerden hangisi bir kıraatın sahih olabilmesi için aranan şartlardan
değildir? . Hz. Ali ve İbn Mesud rivayetine uygun olması
46-“İnsan, melek ve cin gibi varlıkların yahut da bir topluluk veya kabilenin,
Kur’ân’da açıkça değil de ism-i işâretler, ism-i mevsuller, zamirler, cins isimler,
belirsiz zaman zarfları ve belirsiz mekân isimleriyle zikredilmesi” hangi ilmi
disiplin çerçevesinde incelenmektedir? Mübhemâtü’l-Kur’ân
47- Abdest alırken organların kurumadan peş peşe yıkanmasını ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?Muvâlât
48-“ Tasdik, takdis, keff, sukut, marifet ehline teslim, aczi itiraf ” gibi kavramlar hangi kelam ekolüne ait düşünceyi yansıtmaktadır?. Selefiye
49-“Kulları için en iyi olanı yaratması Allah için gereklidir” ve “kul fiillerinin
hâlıkı’dır” şeklindeki düşünceler, Mutezile’nin beş esasından hangisi ile ilgilidir?Adalet
50- Kelam tarihinde Felsefi Kelam döneminin sistemli bir şekilde başlatılması
noktasında büyük rolü olan “el-Metâlibu’l-Aliye ve el-Muhassal” adlı eserlerin
yazarı aşağıdakilerden hangisidirFahrettin Razî
51- Bir Kelâm ıstılahı olarak “İstıtaat” kavramı hangi konu ile alakalıdır? Efâlu’l-ibâd
52- Aşağıdakilerden hangisi Maturîdî kelam eserlerindendir?. Tabsıratu’l-Edille
53- Cenin, aşağıdaki ehliyetlerden hangisine sahiptir?. Nakıs vucûb ehliyeti
54- Hanefi mezhebine göre süt akrabalığının oluşması için, süt çocuğunun en az ne
kadar emmesi gerekir? Midesine ulaşan en az miktar
55-Istıslahı en çok kullanan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?Malikî
56- Hanefi mezhebinde “Tarafeyn” diye adlandırılan iki imam, aşağıdakilerin
hangisinde doğru olarak verilmiştir?Ebu Hanife-Muhammed
-Namazda selam vermenin hükmü(vacip)
-Yolculukta mest üzerine süresi72 saat
-Ahura mazda /zerdüştlük
-Yahudilik iman esaslarından olmayan: meleklere iman
– MAKÂLÂTÜ’L-İSLAMİYYÎN:Ebü’l-Hasan el-Eş’arî’nin (ö. 324/935-36) itikadı İslâm mezheplerine dair eseri
-Bizanslılarla ilk mücadele: MuteSavaşı
-Peygamberimizin en son katıldığı katıldığı savaş:Tebük Savaşı
-Remel: Tavaf ta omuzları silkerek çalımlı yürüme
-Abdestte suyu gereğinden az kullanma: mekruh
-Borç verme: karz-ı Hasen
-Peşin para, vadeli mal: Selem
-Haram aylar, hürmete lâyık aylar (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb).
-Müsned hadis (veya Muttasılhadis), İslam peygamberi Muhammed(sav)eulaşıncaya kadar yer alan tüm râvilerin belirtildiği hadis türüne verilen isimdir. Kısacası rivâyet zincirinde herhangi bir atlama yoktur.
-Sünen, fıkıh bâblarına göre düzenlenmiş ahkâm hadislerini toplamaktadır.
-Medine de inen ilk sure:Bakara
-Esbâbu’l-hadîs de denir. Hadislerin söyleniş, bir fiil bildiriyorsa işleniş sebeplerini konu olarak alan ilim dalının adıdır. Kur’ân-ı Kerim için esbabı nüzul ne ise hadisler için esbabu vurüdi’l-hadîs odur.
-Bayram günü oruç,Cuma günü alışvveriş:Haram ligayrihi
-Hendek savaşının adı Ahzab denmiştir.
-İmam Şafii tarafından kaleme alınan ve günümüze ulaşan ilk Fıkıh Usulü kitabısayılan eser er-Risale
– 325 yılında gerçekleştirilen, İncil’in sayısının dörde indirildiği ve Hz. İsa’nın tanrılığını savunanların görüşlerinin kabul edilerek karara bağlandığı konsül: İznik Konsülü
– Bugünkü Hıristiyanlığın kurucusu sayılan kişi Pavlus
– el-Mebsut”, adlı eser aşağıdaki fıkıh bilginlerinden Serahsi ye aittir.
-Hz. Peygamber’in kişiyi herhangi bir şeye teşvik etmek veya sakındırmak için söylediği hadislere Tergib ve terhib hadisleri denir.
-İsnadı sahabede son bulan hadislere ,Merfu hadisler
– Ahlak konusunu işleyen “Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn” adlı eser Maverdî ye aittir.
– Peygamberimizin en son vefat eden eşi Hz. Aişe (r.a)’dır.
– Mekke’de Kur’an’ı Kerim’i ilk kez açıktan okuyan kimdir? Abdullah bin Mesut (r.a.).
-Kur’an’ı Kerim hangi halife zamanında “Mushaf” halinde toplandı? Hz. Ebu Bekir (r.a.).
-Kur’an’ı Kerim hangi halife zamanında çoğaltılıp dağıtıldı? Hz. Osman (r.a.).
– Abdestin farz olduğunu belirten ayet hangisidir? Maide suresi 5 ve 6.
-Muhammed Hamdi Yazır’ın tefsirinin adını söyleyiniz. Hak Dini Kur’an Dili.
-Peygamberlerin unutarak yaptıkları çok küçük hatalara ne ad verilir? Zelle
-Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı kim kıldırdı? Musab Bin Umeyr (r.a.)
– İslam aleyhine şiirler yazarak fitne çıkaran ve sahabe tarafından öldürülen şahıs kimdir? Kab Bin Eşref
-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in vefatından sonra kendisini peygamber ilan eden ve sonra Yemame’de Vahşi tarafından öldürülen yalancı kimdir? Müseylemetül Kezzap
-İmam-ı Azamın iki talebesine ne ad verilir? İmameyn
-Riyazü-s Salihin” adlı hadis kitabının yazarı kimdir? İmam Muhyiddin en-Nevevi’dir.
-En son vefat eden sahabe kimdir?Tufeyl Amr bin Vâsile (r.a) (ö:722)
– Fıkhul ekber kimin eseridir?İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin
– Mü’min Suresinin diğer adı nedir?Ğafir
– Anadolu’ya ilk gelen tasavvuf ekolü hangisidir?Yeseviyye (Ahmed Yesevi)
-Tebük Gazvesini anlatan sure hangisidir?Tevbe
-Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe ne ad verilir?Şabat.
-Müsned türünde yazılmış en meşhur hadis eseri kime aittir?Ahmed b. Hanbel.
-Ruhun öldükten sonra başka bir bedene geçmesi anlamına gelen, Hinduizm kaynaklı inanışa ne ad verilir?Tenâsüh.
1-RİFADE:Mekkelilerden para toplayıp fakir hacılara yemek verme görevi Hâşimoğullarının elinde idi.
2-SİKAYE:Hacıların su ihtiyacının karşılanması görevi de Hâşimoğullarının elinde idi ve son olarak Abbas b. Abdülmuttalib tarafından yürütülüyordu.
3-SİDANE ve HİCABE:Ka’benin perdedarlığı, bakımı ve anahtarının muhafazasıdır. Abdüddâroğullarından Osman b.Talha’da idi.
4-Kureyş’in bayrağının adı liva’dır. Kureyş’in sancağının adı ise; Kartal veya karakuş manasına gelen ukab’dir
5-Kaynaklarda Hanîf olarak adlandırılan bir kaç kişinin isminden bahsedilmektedir.
Varaka b. Nevfel, Ubeydullah b. Cahş, Osman b. Huveyris ve Zeyd b. Amr bu dönemin önde gelen Haniflerindendir.
6-Hz. Muhammed (s.a.s.)’in atike beyza erva berre ümeyme ve safiyye adlarında halaları vardır.
7-Necm süre okunurken sözde Garanik hadisesi cerayan etmiştir.
8-Hz.Ömer peygamberimizi öldürmeye giderken onu yolundan alıkoymak için kardeşin Fatma da Müslüman oldu diyen: Nuaym bin Abdullah
9-Hz. Ömer Taha Suresini dinledikten sonra Müslüman oldu.
10-Habeşistana hicret bi’setin 5. yılında miladi 615 ’ te oldu.
11-Habeşistana 2. hicret miladi 616 yılında 82. erkek ve 18. kadın ile gerçekleşmiştir.
12-Allahı ve onun yaratıcı gücünü düşünerek ibadet etme ferdi arınmaya Tehannüs denir.
13-Peygamberimizi ilk vahiyden sonra belli bir sure vahiy gelmemesine Fetreti Vahy denir.
14-Peygamberimizin süt kardeşleri şunlardır: Abdullah Şeyma Üneyse…
15-1.akabe görüşmesi 621 yılında Zilkade ayında 6 kişiyle yapıldı.1.akabe görüşmesinde bulunanlar şunlardır:
Es’ad b. Zürâre, Avf b. Hâris, Râfi’ b. Mâlik, Kutbe b. Âmir, Ukbe b.amir. cabir bin abdillah
16-Ebu Talip ile Hz. Haticenin öldüğü yıla Senetül Hüzün denir.
17-Peygamberimiz Taif’ten gelince Mekke’ye Mutim bin Adiyy himayesinde girmiştir.
18- Hicret esnasında peygamberimize kılavuzluğu Abdullah bin Uraykıt yapmıştır. Hicret esnasında Peygamberimizin izlerini koyunlarla kaybettiren Amir bin Fuheyra dir.
19-Peygamberimizin Medine de 7 ay misafir olduğu Ebu Eyub el Ensarinin diğer adı Halid bin Zeyd’dir.
20-Hicret. Ömer. zamanında H. 17 Miladi 638. yılında takvim başlangıcı sayıldı.
21-Cuma namazı hicri 1. yılında farz oldu ilk Cuma Ranuna vadisinde’de kılındı.
22-Ezanı rüyasında ilk gören Abdullah bin Zeyd bin Salebe el Ensari adlı sahabidir.
23-Oruç hicretin 2.yılında şaban ayında farz kılındı Bayram namazı, fıtır sadakası ve zekat hicretin 2. yılında yürürlüğe girdi.
24-Peygamberimizin bizzat katıldığı savaşlara Gazve denir.
25-Peygamberimizin bizzat katılmadığı, bir sahâbînin kumandası altında gönderdiği askerî birliklere seriye adı verilir.
26-Bedir savaşında kuyuların yakınına yerleşme fikrini veren sahabe:Hübbab bin Münzir
27-Bedir savaşında yakalanan ve peygamberimizin öldürülmelerine müsaade ettiği kişiler şunlardı: Ukbe b. Ebû Muayt ile Nadr b. Hâris’i
28-Uhud savaşında peygamberimizin miğferini ikiye bölen ve miğferin halkaları peygamberimizin yanağına batıran kişi İbn Kamie.
29-Uhud savaşında taşla peygamberimizin alt dudağını yaran ve dişlerini kıran: Utbe b. Ebû Vakkas
30-Suffa , Mescid-i Nebevî’nin bitişiğinde üzeri hurma dallarıyla örtülü, fakir, kimsesiz ve barınacak yeri olmayan Müslümanlar için yapılmış gölgelikti.
31-Bedir savaşında 70 müşrik öldü. Müslümanlardan 14. kişi şehit oldu.
32-Yahudiler, Bedir Gazvesi’nden önce tarafsız kalmaya söz vermişken, Bedir zaferinden sonra Müslümanların başarısını kıskanmaya başlamışlardır. Kab bin eşref. üzüntüsünden “Yerin altı üstünden iyidir” demiştir.
33-Düşmanın vurduğu kılıç darbelerine karşı Hz. Peygamber’i koruyan Talha kolu kesildi ve çolak kaldı. Bu arada İbn Kamie, ” Musab r.a’i şehit etti. Onu Hz. Peygamber’e benzeterek, öldürdüğünü sandı.
34-Hz. Peygamber yaralı olduğu için Uhud savaşından sonra öğle namazını oturarak kıldı. Müslümanlar da arkasında ayakta. kıldılar.
35-Uhud savaşında peygamberimizin ölmediğini haykıran sahabi: Kab bin Malik…
36-Mekke fethinde Peygamberimiz Kabenin anahtarını Osman bin Talha’ya verdi.
37-Hayber hicri 7. miladi: 628 yılında fethedildi
38-Tebük seferine gitmek için binek bulamayan ve savaşa katılamadıkları için ağlayan yedi kişi için müslümanların kullandıkları tabir: Bekkain
39-Tebük seferi zamanının zor olması, havaların sıcak olması, gölgede oturmanın hoşlanıldığı zamanda olmasından dolayı ona: Gazvetül Üsre denir.
40-Tebuk seferine katılmadıkları için haklarında ayet inen sahabeler şunlardır:
Kab bin Malik , Mürare bin Rebi, Hilal bin Ümeyye
41-Heyetlerin karşılandığı yıla Senetül Vüfud denir. hicri 9. yıldır.
42-Hz.Peygamberin eşlerinin isimleri:
Hatice 2.Sevde 3.Aişe 4.Hafsa 5.Zeynep binti huzeyme, 6.Reyhane,7.Safiyye.8.Ümmü Seleme 9.Cüveyriye.10.Mariye 11.Zeynep binti cahş 12.Ümmü habibe 13.Meymune
43-Peygamberimiz hz. Hatice’ den sonra Hz.Sevde. ile evlendi
44-Hz. Aişe peygamberimizden 2260. hadis rivayet etmiştir.
45-Kaside-i bürde (banet suad) eseri Kab bin Züheyr adlı sahabiye aittir.
46-İçkiliyken akşam namazını kıldırırken kafirun suresini yanlış okuyan sahabe (içki yasaklanmadan önce) Abdurrahman bin Avf
47-Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Hücre-i Saadetlerinde yıkama işiyle meşgul olmak için hz Ali yıkadı. Yıkarken yardım edenler ,Hz. Abbas, Fadl bin Abbas, Kusem bin Abbas, Üsâme bin Zeyd ve Peygamberimizin azadlısı Şükrân (Salih) bulunuyordu.
48-Ganimet mallarında başkumandan payına Safiyy denir.
49-Bir işe başlamadan önce fal okları atmaya Ezlam denir.
50-Köy, kasaba ve şehirlerde yerleşik hayat yaşayanlara: Hadari denir.
51-Cahiliye devrinde Safa ve Merve’de dikili olan putlar hangileridir; İsaf veNaile
52-Cahiliyye döneminde azad edilen kölelere: Mevali denir.
53-Çöl ve vahalarda develeriyle konar-göçer olarak çadırlarda yaşayanlara: Bedevi denir.
54-Hicazın önemli şehirlerinin isimleri :Mekke, Medine ve Taif
55-Ebrehe’nin Sana’da yaptırdığı tapınağın ismi :Kulleys tapınağı
56-Putu veya puta tapıcılığı Mekke’ye Amr b. Luhay getirmiştir.
57-Darun Nedve’yi Kusay kurdu.
58-Hicabe veya Sidane :Kabenin perdedarlığı, bakımı ve anahtarının muhafazasıdır.
59-Araplar arasındaki meşhur savaşlar :Yevmu Buas, Yevmu Zü-kar, Yevmü Ficar
60-Cahiliyye Araplarının takvimi Ay takvimi
61-Cahiliyye dönemi şiirlerin konusu :Övgü(medih), övünme(fahr), yergi(hica), mersiye söylemi(risa), kahramanlık(hamase)
62-Cahiliye döneminin meşhur şairleri :İmrul kays, Nabiğa Ez-Zübyani, Lebid b. Rebia, Ümeyye b.Ebü’s-Salt, Züheyre b.Ebi Sülma, A’şa(Meymun b.Kays)
63-Cahiliyye döneminin önemli hatipleri :Kus b.Saide, Eksem b.Sayfiy, Süheyl b.Amr, Ka’b b.Lüey, Haş,im b.Abdümenaf ve Abdülmuttalib b. Haşim
64-Araplar Müsned adlı yazıyı kullanıyorlardı.
Müsned adlı yazıyı kullanıyorlardı.
65-Arap yarım adasının tahıl ambarı Yemame bölgesi
66-Arapların meşhur panayırlarının isimleri :D umatulcendel, Muşakkar, Suhar, Deba, Mehre, Aden, San’a, Ukaz, Zülmecaz, Netat, Hecer, Rabiye, Ezriat ve Busra
67-Mesâlibü’l-Arab : “Arapların ayıpları” Câhiliye dönemindeki çirkin davranışları olan Araplara denilir.
Fezâilü’l-Arab : “Arapların faziletleri” Câhiliye döneminde güzel davranışları olan Araplara denilir.
68-Muallakât-ı Seb’a : Yedi Askı manâsına gelir. Şiir yarışmalarında derece kazanmış meşhur kasideler Kâbe duvarına asılırdı.
69-Bedevîler : Konar göçer ve çadırlarda yaşayan Araplar
70-Hadarîler : Yerleşik hayata geçen şehirde yaşayan Araplar
71-Eyyâmü’l-Arab : Arap kabileleri arasında meydana gelen savaşlar
72-Yevmü Buâs, Yevmü Zû-Kâr ve Yevmü Ficâr : Savaşın geçtiği yere, sebebe veya sonuca göre bu savaşların her birine verilen isim.
73-Yevmü Zû-Kâr : Hz. Peygamber kırk yaşında iken Araplarla İranlılar arasında geçen savaş.
Yevmü Buâs : Evs ile Hazrec arasında geçen savaş.
74-Yevmü Ficâr : Kureyş ve Kinâne ile Kays-Aylan arasında geçen savaş.
75-Ficâr : Haram aylar denilen, Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında yapılan savaş.
76-Mevâlî : Azat edilen köle (tekili: mevlâ) sahibi tarafından azat edilirse, azat edenin mevlâsı (azatlısı) olur.
77-Âmü’l-Hüzn : Hz. Peygamber’in ifadesiyle üzüntü yılı (Hüzün yılı). Amcası Ebû Tâlib, boykotun kalkmasından sekiz ay yirmi gün sonra, Hz. Hatice de ondan kısa süre sonra, peygamberliğin 10. yılında, 10 Ramazan/19 Nisan 620′de vefat etti.
78-Muâhât : Kardeşleştirme. İslam kadeşliği
79-Ensar : Evs ve Hazrec kabilelerine yani Medineli Araplara verilen isim.
80-Muhacir : Mekkeden Medineye göç eden Araplara verilen isim.
81-Gazve : Asker sayısı az veya çok olsun, savaş için, yahut başka maksatla hareket edilsin, çarpışma meydana gelsin veya gelmesin Hz. Peygamber’in katıldığı bütün seferlere gazve (çoğulu. gazavât) denir.
82-Seriyye : Hz. Peygamber’in bizzat katılmadığı, bir sahâbînin kumandası altında gönderdiği askerî birliklere ise seriyye adı verilir.
82-Cebelü’r-Rumât : Okçular Tepesi (Eski adı Ayneyn tepesi Uhud dağının karşısındaki tepe).
84-Mübareze : Teke tek vuruşma. Arap geleneğine göre savaş mübareze (teke tek vuruşma) şeklinde başlar.
85-Fey : Gayr-i müslimlerden silah kullanmadan ele geçirilen ve İslâm devletinin gelir kaynakları arasında yer alan taksim esasları.
86-Seyfullah : Allah’ın kılıcı demektir. Hz. Peygamber Mute savaşından dönen Halid b. Velid’e “Seyfullah” (Allah’ın kılıcı) lakabını vermiştir.
87-Sâatü’l-Usre :Tebük seferine çıkılan zamana Kur’an dilinde güçlük zamanı olarak geçmektedir.
88-Gazvetü’l-Usre :Tebük seferi Kur’an dilinde güçlük Gazvesi olarak geçmektedir .
89-Ceyşü’l-Usre : Tebük seferine çıkan ordu Kur’an dilinde güçlük ordusu olarak geçmektedir.
90-Bekkâîn : Çok ağlayanlar. Fakirlikleri dolayısıyla savaşa katılamayıpta ağlayn ve haklarında Âyet inen yedi sahabeye verilen isim.
91-Senetü’l-Vüfûd : Heyetler yılı. İslam dinini kabul etmek için Medineye heyetlerin yoğun bir şekilde geldiği Hicretin 9. Yılı (630-631).
92-Mübahele : Karşılıklı lanetleşme.
Üstüvânetü’l-Vüfûd : Heyetler Sütunu
93-Müsle : Öldürülen bir kimsenin bir organının kesilmesi (Hz. Peygamber buna asla izin vermemiştir)
94-Mübadele : Esir alınan Düşman askerine karşılık Müslüman esirlerin serbest bırakılması.
95-Humusu’l-humus : (Beşte birin beşte biri) yani yüzde dört oranındadır.
96-Arab-ı Âribe: Asıl Araplar bunlardır. Kahtânîler adı verilen bu grubun esas vatanı Yemen’dir. Bunlara Güney Arapları da denilir.
97-Arab-ı Müsta’ribe (veya Mütearribe): Aslen Arap olmayıp, sonradan Araplaşan kabilelerdir. Bunlara, Hz. İsmail’in neslinden oldukları için İsmâîlîler; Hz. İsmail’in torunlarından Adnan’ın neslinden türedikleri için Adnânîler de denir.
98-Arab-ı bâide : Eski devirlerde yaşamış, ancak daha sonra yok olmuş Araplardır. Âd, Semûd, Medyen ve Amâlika gibi.
99-Arab-ı bâkiye : Soyları devam eden Araplardır.
100-Arab-ı Müsta’ceme : Acemleşmiş Araplar. Başka soylarla karışmış Araplar.
101-Bey’atürrıdvân : Kâbe’yi tavaf etmek için Hz. Osman’ı elçi olarak Mekke’ye gönderdi Mişriklerin Hz. Osman’ı öldürdükleri dedikodusunu duyunca sahabeden “ölüm üzerine” biat(söz) alması.
102-Beytü’l-Makdis : Yahudilerin Kıblesi. Hz. Peygamber Kâbe kıble olarak belirtilmeden önce başlangıçta namazlarda onların kıblesi olan Beytü’l-Makdis’e yönelmiştir.
103-Beytü’l-Midras : Yahudi kabilesi olan Kaynukâ’oğullarının hem okul, hem de mahkeme salonu olarak kullandıkları yer. “Hz. Peygamber Beytü’l-Midras’ın önünde onları İslâm’a davet etti.
104-Bi’r-i Maûne fâciası : Uhud savaşından dört ay sonra Safer 4/Temmuz 625′te Müslümanları üzüntüye boğan bir olay olan Bi’r-i Maûne fâciası meydana geldi.
105-Nikâh-ı mut’a : Süreli nikâh
106-Nikâh-ı bedel : Eşleri karşılıklı değiştirme
107-Nikâh-ı istibdâ’ :Bir erkekten çocuk sahibi olmak için eşi ona sunma
108-Nikâh-ı makt : Büyük oğlun babasının ölümünden sonra üvey annesiyle evlenebilmesi
109-Nikâh-ı şığâr : Başlık ve mehir vermemek için kızların değiştirilmesi
1 -Abbasiler : P eygamber Efendimizin amcasi Hz.Abbas`in soyundan gelen ve Emevilerin yerini alan halifeler sülalesi. Bu hanedana ilk atalarina nisbetle“Hasimiler“ de denilmektedir.750-1258 yillari arasinda hüküm süren hanedan.
2-Abdullah b. Amr b. As:Hz.Peygamberden duydugu hadisleri onun huzurunda yazmasına izin verilen sahabe.
3-Abdullah b.Amr b.Haram:Uhut savaşında ilk sehit düşen sahabi.
4-Abdullah b. Cübeyr:Uhut savaşında Ayneyn tepesindeki okçularin kumandanlığını yapan sahabi.
5-Abdullah b.Erkam:Hz.Peygamberin harici yazışmalarını idare eden sahabi.
6-Abdullah b.Revaha(ö.8/629):Şair sahabe.Mute savaşında şehid düşen üçüncü komutan.
7-Abdullah b. Zeyd b.asim:Sahte peygamber Müseylemey´yi Vahşi ile birlikte öldüren sahabi.
8-Abdullah b.Zeyd b.Sa´labe:“ Sahibü`l-Ezan“ diye meşhur olan sahabi.
9-Ad kavmi:Ad kavmine Hud Alleyhisselam peygamber gönderildi.Ad kavmi 7 gece 8 gün devam eden şiddetli bir kasırga ile helak olup insanlar ağaç gövdeleri gibi yerlere yıkılıp kaldılar.(K.kerim Meali,Sh.275(TDV)
10-Addas :Mekke dönemin de Hz.Peygamberin Taife yaptığı sırasında müslüman olan köle.
11-Ad kavmi :Hz.Hud Aleyhisselamin , peygamber olarak gönderildiği kavim.
12-Adem :İlk insan ve ilk peygamber.Bütün insanlarin atasi olduğu için « Ebu`l beşer »(beşerin babası ) diye anılır.Yüce Allah, Ademi yeryüzünün her tarafından alınan toprak örneklerinin birleşiminden yaratmıştır.(Dini Kavramlar Sözlüğü(Diyanet) Sh.7)
13-Agnostisizm :Allah`ın varlığının bilinemeyecegi ileri süren felsefi görüş.(temel büyük türkce sözlük Dr.Mehmet Dogan)
14-Ahkamü`l-Kur`an :İbadat, muamelat ve ukubatla ilgili ayetlerin tefsirini konu alan ilim dalı ve dalda yazılan eserlerin ortak adı.
15-Ahrufü`s-Seb`a :Kur`an-ı Kerim`in lafızları ve kıraatı ile yedi vecih veya lehçe.
16-Ahsenü`l-Kasaa :hz.Yusuf`un Kur`an-ı Kerim`de anlatılan hayat hikayesi.
17-Akabe biatları:Resulullah(sas)`in Mekke döneminde iken Medineli yeni müslümanlarla yapmış olduklari iki anlaşma ve sözleşmelere”Akabe Biatlari” adı verilmiştir.
1.Akabe biati(M.621):12 kişi.
2.Akabe biati(M.622):Bir yıl sonra 72 kişi.
18-Akdes:Bahaullah diye bilinen Mirza Hüseyin Ali`nin yazdığı Bahailiğin kutsal kitabı.
19-Ammar b.Yasir:İlk müslümanlardan, anne ve babası ilk İslam şehidleri olan meşhur sahabi.
20-Amre bint Mes`ud:Vefatından bir ay sonra kabri başında Hz.Peygamber tarafından cenaze namazı kılınan kadın sahabi
21-A`raf:Cennetle cehennemi birbirinden ayıran bölgedeki surun yüksek kısmının adı.
22-Ashabu`l- Eyke:K.Kerim`de Hz.Şuayb`ın peygamber olarak gönderildiği bildirilen ve ashab-ıMedyen olarak anılan kavım.
23-Asim b. Adi:Hz.Peygamberin Mescid-i Dırar`ı ortadan kaldırmak için görevlendirdiği sahabe.
24-Atire :Arapların Cahiliye devrinde putlara kestikleri kurban.
25-Ateizm:Allah`ın varlığını inkar etme, tanımama.
26-Asitane,Astane:Eşik,saltanat merkezi.Osmanlı devleti döneminde İstanbul, büyük tekke, merkez tekke.
27-Ayet:Fasıla adı verilen bir harf ile ayrılmış olan Kur`an-ı Kerim cümlelerinden her birine ayet.
28-Ayneyn:Hz.Peygamberin uhud savaşında okçuları yerleştirdiği tepe.
29-Bahailik:Babillikten doğan sapık din.
30-Bahran Gazvesi:Hz.Peygamber`in Süleyman oğullarına yaptığı gazve.
31-Ba`s:Kıyametin kopmasından sonra Allah tarafından ölülerin diriltilmesi hadisesi.
32-Batn-i Nahle Seriyyesi:Müslümanların Kureyişliler`e güçlerini hissettirdikleri ilk seriyye..
33-Bedir:Mekke ve Medine arasinda es-
34-Beytülmidras:Yahudilerin dini eğitim ve ögretim yaptıkları yer.
35-Bina-i Salat:Namazı bina etmek.
36-Buvat Gazvesi:Hz.Peygamber`in ilk gazvelerinden biri.
37-Cami:Akaid, ahkam, zühd, edeb, tefsir, fitneler, menakib konularındaki hadisleri toplayan eserlere denir.Mesela;Buhari`nin sahihi.
38-Calut:Hz.Davud tarafından öldürülen ünlü bir savaşcı.
39-Ci`rane:Huneyn Gazvesinde elde edilen ganimetlerin dağıtıldığı yer.
40-Civitler:Katolik Hıristiyanliğın İsa Cemiyeti denilen ikinci büyük tarikatı.
41-Cüz:Kur`an-ı Kerim`in yirmi sayfadan oluşan otuz bölümünden her biri.
42-Cuma hutbesinin farzları:Vakit,Allah`ı zikretmek.
43-Darülhikme:Fatimilerin propaganda amacıyla Kahire´de kurduğu kütüphane.
44-Delailu`l Hayrat:Hz.Peygamber için kullaıilan salavat-işserifleri toplayan kitapların adıdır.
45-Delailu`n-Nübüvve:Peygamberlik müessesini, özellikle Hz.Muhammed`in peygamberligini ıspatlamak amacıyla yazılan eserlerin ortak adı.
47-Sihizm:M.S. 6. yüzyılda Hindistan`da kurulmuş, kurucusu Guru Nanak`tır.Sihizm, İslam`ın ve Hinduizm`in bir takım prensiplerini birleştirerek oluşturulan inanç sitemidir.
48-Budizm :M.Ö 6. yüzyılda Hindistan`da ortaya çıkmıştır.
49-Teoizm:Çin dinleridir.M.Ö . 6. yüzyılda ortaya çıkmış kurucusu Lao Tacu.Kutsal kitabi Tao-Te-King
50-Zerdüstlük:M.ö. 6.yüzyılda Iran`da ortaya çıkmış, kurucusu, Zerdüşti`dir.Tanrısının adı Ahura Mazdah`tir.Bu dine Mahehizm`de denir.
51-Ebu Eyyub el-Ensari(ö.49/669):Hicret esnasindaHz.Peygamber`i Medine`de evine misafir eden ve Türkiye`de”Eyüp Sultan” unvaniyla anilan sahabe.
52-Ebu Mahzure(ö.59/678-79):Mescid-i Hram`in müezzini.
53-Ebü`l-Esved el-Düeli(ö.69/688):Kur`an-i Kerim`e hareke sistemini getiren ve Arap nahvinin ilk esaslarini tesbit eden alim, sair.
54-Ecel-i Müsemma:Allah tarafindan tayin edilmis ömrün sonunda gelen ecel.
55-Ecel-i Kaza:Tehlikeye ugramak suretiyle gelen ecel.
56-Eda:Bir namazi vaktinde kilmaya eda denir.
57-Eimme-i sitte:Eimme-i sitte, hadiste kütüb- ü sitte denen, 6 meshur hadsi mecbuasinin yazarlarina verilen isimdir.
58-Emeviler:Hulefa-i Rasidin`den sonra 661-750 yillari arasinda hüküm suren ilk Islam hanedani.
59-Emsalü`l-hadis:Icerisinde darbi mesel yada mesel bulunan hadisleri derleyen kitaplara”emsalü´l-hadis” denir.
60-Emsalu`l-Kur`an:Kur`an-i Kerim`deki meseleler.
62-Ensab:Hadis ravilerinin ve muhaddislerin kimliklerini aciklayan ilim dalina ensab” denir.
63-Ensar:Peygamber`e ve muhacirlere yardimci olan Medineli müslümanlar.Peygamberimizi Medineli arkadaslarindan olan ve muhacirlere yardim eden sahabi.
64-Erbaun:Hadis literatüründe kirk hadis toplayan eserlere denir.
65-Esbab-i Nüzul:Tefsir ilminin ayet veya surelerin inis sebeplerini arastiran dali.
66-Esma-i Hüsna:Allah`in isimleri icin kullanilan bir tabir.
67-Etiyopya:Dogu Afrika`da ülke.Eski adi Habesistan.
68-Eyke halki:Hz.Suayb`in kavmi idi.Eyke, birbirine girmis sik agaclar demktir.Suayb kavmi agaclik bir bölgede yasadigi icin onlara eyke halki denilmistir.
69-Ezlam:Cahiliye Araplari`nin fal oklarina verilen ad.
70-Ezvac-i Tahirat:Peygamberimizin ismetli ve iffetli, temiz zevceleri; peygamberimize hanim olma serefine ermis olan kadinlar.Hz.Hatice,Hz.Aise, Hz.Sevde,Hz.Hafsa,Hz.Ümmü Habibe, Hz.Safiye, Hz.Meymune,Hz.Ümmü seleme, Hz.Zeynep binti Cahs, Hz.Zeynep, Hz.Zeynep, Hz.Reyhane ve Hz.Cüveyriye.
71-Faite(Fevait):Vaktinde kilinmamis bir namaza da faite.
72-Faiz:Ödünc islemlerinde ve alisveriste karsiligi bulunmayan hakiki veya hükmi fazlilik.
73-Fakih:Fikih ilminde uzman olan kimselere fakih , cogulu fukahadir.Din bilgini, fikih alimi.
74-Faratlit:Incil`de Hz.Isa`nin kendisinden sonra gelecegini müjdeledi kimseye verilen ad.
75-Feraiz:Islam miras hukukunu inceleyen ilim dali.
76-Fey:Islam devletinin gayri müslim tebaadan aldigi cizye, harac, ve ticaret mallari vergilerinin ortak adi.
77-Ficar savaslari:Islam`dan önce cahiliye devrinde bazi arap kabileleri arasinda haram aylarda meydana gelen ic savas, 4 defa yapilmistir.Peygamberimiz, amcasi Zübeyr ile katildi.Utbe b. Rebia`nin girisimi ile taraflar arasinda baris gerceklestirildi.Bu savas Fil olayindan 25 yil sonra(591) meydana geldi.
78-Fizilali`l-Kur`an:Seyyid Kutub`un(ö.1966):Kur`an-i Kerim tefsiri.
79-Fukaha-i Seb`a:Ashab-i Kiram`dan sonra Medine-i Münevvere`de de fetva vermeye baslayan yedi meshur fakihe verilen isimdir.
80-Garibü`l-Kur`an:Kur`an-i Kerim`deki garip lafizlarin tefsirini konu alan ilim dali ve dalda yazilan eserlerin ortak adi.
81-Gazvetü`l-Usre(Tebük Gazvesi):Hazirlik safhasinda büyük güclüklerle(usre) karsilasildigi icin Tebük Gazvesi`ne verilen ad.
82-Hulasatü`l-Beyan:mehmet Vehbi Efendinin(ö.1949)Türkce Kur`an tefsiri.
83-Haham.Yahudilerin , musevilerin din adami.
84-Hak Dini Kur`an Dini:Elmalili Muhammed Hamd`nin(ö.1942)Türkce Kur`an tefsiri.
85-Hakem b.Ebü`l-As(ö.31/651):Hz.Peygamberin Taife sürgüne gönderdigi sahabi.
86-Halid b. Velid(ö.21/642):Hz.Peygamberin seyfullah unvani verdigi kumandan sahabi.
87-Harura:Siffin savasinda Hz.Ali`nin saflarindan ayrilan Haricilerin toplandigi yer.
88-Hassan b.Sabit(ö.60/680):Hz.Peygamberin sairi olarak taninan sahabi.
89-Havaic-i Asliye:Asil ihtiyaclar, temel ihtiyaclar.Zekat matrahi disinda tutulan temel ihtiyac mallari disinda tutulan temel ihtiyac mallari anlaminda fikih terim.
90-Hedy:Hac ve umre yapan kimselerin harem sinirlari icinde kestikleri kurban..
91-Hendek gazvesi:Müslümanlarla Mekkeli müsrikler ve müttefikleri arasinda yapilan savas(5/627)
92-Hicret:Peygamberimizin Mekke`den Medine`ye göcü. Hicret, 12 Rebiulevvel/23 Eylül 622`de olmustur.Bu tarih Peygamberimizin 53`üncü dogum yil dönümüdür.
93-Hülafa-i rasidin:Dört halife.Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali.
94-Hüsuf Namazi:Ay tutuldugu zaman iki rekat kendi basina kilinan namaza da Hüsuf namazi denir.
95-Hüzün yili:Hz.Peygamberimizin amcasi ile zevcesi Hz.Hatice`nin (Bisetin 10.yili) vefat ettigi yila denir.(Bi`setin 10.yili)
96-Hulül:Tanrinin insanda bedenlesmesi inancina hulül denir.
97-Huzeyme b. Sabit(ö.37/657):Züssehateyn (sehadeti iki sahit yerine gecen) diye taninan sahabi.
98-Ibn Ishak(ö.151/768):Siyer, megazi müellifi, muhaddis.
99-Ibn Mülcem(Abdurrahman b. Amr b.Mülcem ö.40/661):Hz.Ali`nin katili.
100-Ibn Rüst(ö.595/1198):Messai okulunun son temsilcisi, filozof, fakih, hekim.
101-Ibn Sina(ö.595/1037):islam messai okulunun en büyük temsilcisi, filozofu, Ortacag tibbinin önde gelen temsilcisi.
102-Ibnü`l-Cezeri(ö.833/1429):Kitaat ve hadis alimi.
103-Ihtikar:Ihtiyac maddelerini toplayarak, darlik aninda pahali satma, vurgunculuk.
104-Iktida:Namazda imama uyma anlaminda fihih terim.
105-Imameyn:Imam-i Ebu Yusuf ile imam-i Muhammed` e birden verilen bir isimdir.Bazende imam-i azam ile imami safi icin kullanilir.
106-Isbat-i –vacib:Allah`in varligini kanitlama anlaminda kelam ve felsefe terimi.
107-Ismail Hakki Bursevi(ö.1137/1725):Celceti seyhi, müfessir, sair.
108-Islam`in ilk emri ve son emri:Islam`in ilk emri oku, ikinci emri temizliktir.
109-Istibra:Kücük abdesten sonra temizlenme.
110-Istihlaf:Namazda abdesti bozulan insanin, yerine cemaattan birini gecirmesine istihlaf denir.
111-Istinaf:Namazda abdesti kasten kendi istegi ile bozulmussa namazi yenidn baslar. Buna istinaf denir.
112-Istinca:Büyük abdesten sonra temizlenmek.
113-Iznik Konsili:Hiristiyanlik tarihindeki ilk genel konsil(325)
114-Ka`b b.Esref(ö.3/624):Islam`a düsmanligi ile taninan yahudi sairi
115-Ka`b b.Malik(ö.50/670):Hz.Peygamberin meshur üc sairinden biri.
116-Kadiyanlik:Mirza Gulam Ahmet Kadiyani(ö.1908) tarafindan kurulan dini hareket.
117-Kasidetü`l-Bürde:Ka`b b.Züheyr`in(ö.24/645):Hz.Peygamber`e sundugu ünlü kasidesi.
118-Kasidetü`lBürde:Busiri`nin(ö.695/1296):Hz.Peygamber icin yazdigi ünlü kasidesi.
119-Kasr-i Salat(Namazi kisaltmak):Misafir olanin , 4 rekatli farz namazlarini iki rekat olarak kilar.Buna kasr-i salat denir.
120-Kavame:Rüku halinden dogrulup da bir defa“sübhane rabbiyel´azim“ diyecek kadar ayakta durmaktir.
121-Kaynuka(beni Kaynuka):Hz.Peygamberin Medine`den sürdügü yahudi kabilesi.
122-Kazf:Iffetli bir kimseye zina iftirasinda bulunma anlaminda fikih terimi.
123-Keffaret ve cesitleri: Dinin belirli yasaklarinin ihlali durumunda yapilmasi istenen mali veya bedeni ibadet.Keffaret cesitleri;Oruc,zihar,tiras olma,adam öldürme ve yemin keffareti.
124-Kessaf:el-Kessaf, Mutezile alimlerinde Zemahserinin (ö.538/1144) agirlikli olarak dirayet metoduyla yazdigi tefsiri.
125-Kitabü`l-harac:Ebu Yusuf`un(ö.182/798):Mali konular yaninda, muamelat, ceza, idare ve devletler hukuku kapsamina giren cesitli meseleleri ele alan eseri.
126-Kitabü`l Megazi:vakidi`nin(ö.207/823):Hz.Peygamberin gazve ve seriyyelerine dair eseri.
127-Kitabü`t-Tevhid:Ebu Mansur el Maturidi`nin(ö.333/944) Kelama dair eseri-
128-Kütüb-ü Ehadis.Ilahi kitaplar:Tevrat, zebur, inci,Kur`an-i Kerim.
129-Kütüb-ü Münzele:Allah tarafindan indirilmis olan kutsal kitaplar.
130-Kütüb-ü sitte:Peygamber(sas) Efendimizin hadis-i seriflerini ihtiva eden 6 hadis kitaba verilen isimdir.Buhari, müslim, Ibn Mace,Ebu Davud,Tirmizi,Nesai..
131-Kurayza(Beni Kureyza).Hz.Peygamber ile savasan Medineli yahudi kabilesi.
132-Kurtubi:Ebu Abdullah Muhammed Ibn Ahmet Ibn Ebi bekr ibn Farh el- Kurtubi.Endülüsün yetistirdigi büyük alimlardendir.Kutrubi bir cok Endülüs alim gibi fikihta malikidir.(Samil Islam Ansk.)
133-Lahik:Namaza imam ile basladigi halde belirli mazeretler sebebiyle ara vermek zorunda kalarak namazin bir kismini imamla birlikte kilamayan kimse.
134-Lukata:Bir yerde bulunan ve sahibi bilimeyen yitik bir mala lukata denir.Buluntu esya
135-Maniheizm:3.yüzyilda Mani tarafindan eski Iran`da kurulan ve günümüzde müntesibi bulunmayan gnostik bir din.
136-Mecelle:Islam hukukunun muamelet kisminin tedvininden meydana gelen kanun kitabi.Tanzimat döneminde hazirlanan medeni kanunun adi.
137-Mescid-i Dirar:Münafiklarin müminlere komplolar kurmak, hazirlamak ve bozgunculuk cikarmak amaciyla yaptiklari mescid.
138-Milel ve Nihal:Islami literatürde dinler ve mezhepler tarihiyle ilgili eserlerin ortak adi.Mezhepler hakkinda bilgi vermek maksadiyla yazilmis olan eserlerin ortak adi.
139-Misna:Tevrat`in dini ve ahlaki kurallarinin aciklanmasindan ibarettir.
140-Müsned:Hadislerin onlari rivayet eden sahabe adlari altinda gruplandigi kitaplar.
141-Mu`cemler:Aler-Rical üzerine tasnif edilen kitaplardir.Ravilerin adlarina göre alfebetik olarak düzenlenen eserlerin genel adi.
142-Muavvizat:Allah`a sigindiranlar anlaminda ihlas, felak ve nas surelerinin ücüne birlikte verilen isim.
143-Muavvizateyn:Felak , nas sureklerinin ikisine birden verilen isim.
144-Muhazati Nisa:Erginlik caginda olan bir kiz veya kadinin, cemaatle kilinannamazda ekegin yaninda veya önünde durmasi.Buna”Muhazati nisa” denir.
145-Muharremat:evlenmesi haram olan kadinlar anlaminda fikih terimi.
146-Müktedi: 3 cesittir,Müdrik, lahik, mesbuk.
147-Mu`tezile:Akli ön plana alan ve “kul kendi fiilerinin yaraticisidir diyerek, ehl-i sünnetten ayrilan firka.Bunlara Kaderiyeciler de denir.Önderleri Vasil b. Ata`dir.
148-Nesturilik:Hz.Isa`nin insan ve ilah olarak iki ayri unsurdan meydana geldigini iddia eden bir Hiristiyan mezhebi.
149-Nihal:Islami kaynaklarda vahye dayanmayan dinler icin genel olarak Nihal terimi kullalir.
150-Peygamberimizin süt anneleri:Annesi Amine Hatun( 3 gün emzirdi),Süveybe Hatun(7 gün emzirdi),Halime Hatun(4 yil emzirdi.).
151-Peygamberimizin annem dedigi kadinlar:Süt annesi Halime Hatun,Hz.Ali`nin hanimi Fatma Hatun, Ümmü Eymen.
152-Secavend:Mushaflarda görülen gecici durak isaretleri.Bu isaretleri ortaya koyan ise Muhammed b.Tayfür es-Secavendi(560/1165) isimli ünlü bir kiraat bilginidir.
153-“-Sedd-i Zerayi:Vesileleri kaldirmak, sebebi tikamaktir.Bu durum da harama vesile olan sey haram,vacibe vesile olan sey vaciptir.Cuma namazi farz, Cuma namazina gitmek icin alis-verisi birakmak farzdir.Fuhus, haramdir.Fuhusa yol actigi icin yabanci kadinin avret yerine bakmak da ayni haramliktadir..
154-Sika:Hadis rivayetine göre tam ehil kisi.
155-Sifatu`s-salat:Namazin farz ve vaciplerine, sünnet ve adabina uygun sekilde kilinisina ilmihal dilinde “sifatu`s-salar” denir.(Diyanet ilmühali sh.262)
156-Sünen:Yalniz namaz , oruc, taharet v.b ahkam hadislerini havi kitaplar.
157-Talak-i Bayin:Zevecenin iddt müddeti(üc temizlenme vakti) bitmeden tekrar kocasina dönme hakki bulunmayan talak.
158-Talak-i Rici:Erkegin karisini bosadiktan sonra tekrar karisina dönmesini mümkün kilan bosanma sekli.
159-Talmud:yahudi inancina göre Tevratin biri yazili digeri sözlü olmak üzere iki sekli vardir. Iste bu sözlü Tevrat`in yaziya gecirilmis sekli daha sonra Misna olarak ifade edilmis, onun üzerine yapilan tefsir ve yorumlara da Talmud denilmistir.
160-Tebük Seferi:Tebük seferine istirak etmedikleri icin pismanlik duyan ve dünya kendilerine zindan olan Kab b. Malik, Mürare b. Rabi,ve Halid b.Ümeyye`dir.Bunlar Tebük seferine katilmayip geride kalmislardi.Hz.Peygambder Tebük`en dönünce bunlRL konusmamis, ashab da onlardan yüz cevirmisti.Bunlarin tövbelerinin kabul edildigi hükmü 50 gün sonra gerceklesmisti.(Diyanet Meali, sh.203.)
161-Tenasuh:Bir ruhun bedenden bedene gecmedi, reankarnasyon.
162-Teyemmüm:Hicretin 5.ci senesi Beni Mutalik savasinda sabah namazi teyemmum ile ilk defa namaz kilindi.(Nisa 43,Maide 6)
163-Beytü`l-Hikme:Bagdat`ta Abbasiler tarafindan kurulan ve tercüme faaliyetleri yürütülen ilim müessessesi.
164-Yemin-i Gamus:yalan yere bile bile yapılan yemin.
165-Yemin-i Münakide:Akit yemini, and içme.
166-Zelletü`l-Kari:Manası değişecek şekilde Kur`an- yanlis okumak.Buna zelletu`l-kari denir.Anlamı“Okuyanin sürçmesi,“ yanı yanlış okuması demektir.
167-Yahova şahitleri(yehovacilik):19. asrın ikinci yarısında Amerika`da ortaya çıktı.Yehova şahitlerinin başka bir adı da”Yeni Dünya Cemiyeti” dir.
168-Vahiy-i Gayri Metlüv:Okunmayan vahiy demektir.Peygamberin Kur`an dışı aldığı vahiydir.Cibril,Kur`an için indiği gibi sünnet içinde iniyordu.
169-Vahy-i Metlüv:Okunan vahiy demektir.Bundan maksat Kur`an`dır.

yorumlar:

Hiç Yorum Yapılmamış!

yorum yapmak ister misin?




© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.