1

Nisan
2012

İSLAM TARİHİ KRONOLOJİSİ

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  865 Kez Okundu

PEYGAMBERİMİZİN SOYU:
Hz. İbrahim, Hz. İsmail… Adnan (21. batın)… Fihr, Gaalib, Luey, Kâ’b, Mürre, Kilâb, Kusay, Abdulmenaf, Haaşim, Abdulmuttalib, Abdullah, HZ. MUHAMMED MUSTAFA (s.a.v.)
M.S. 571: Fil Olayı. Habeşistan’ın Yemen Valisi Ebrehe, Kâbe’ye saldırdı.
20 Nisan 571: İnsanlığın en büyük önderi Hz Muhammed (s.a.v.) doğdu.
575: Dört sene süt annesi Halime’nin yanında kaldıktan sonra ailesine dönüşü.
576: Annesi Amine ve hizmetçileri Ümmü Eymen ile birlikte Medine’ye gidip babasının mezarını ziyaret etmesi ve dönüşte Ebvâ’da annesinin vefâtı.
578: Dedesi Abdulmuttalib’in vefatı ve amcası Ebû Talib’in himâyesine girmesi.
583: Amcası Ebû Talib’le Suriye’ye ticaret kervanıyla gitmesi ve Busra’da Bahîra’nın, bu genç çocuğun beklenen son Peygamber olabileceğini sezmesi.
588: Diğer amcası Zübeyr ile Yemen seyahati.
591: Kureyş-Hevâzîn arasında dört yıl süren Ficar harbinde tarafsız kalması ve Hılf’ûl Fudûl Cemiyeti’ne girmesi, bununla hep iftihar etmesi.
595: Hz. Hatice’nin kervanını Şam’a götürmesi, Meysere’nin Hz. Muhammed’e hayranlığı.
596: Hz. Hatice ile evlenmesi, Ebû Talib’in nikâh töreninde konuşması.
598: Oğlu Kasım’ın doğması. (Kendisine Ebul Kasım denilmesi).
599: Hz. Ali’nin doğması.
600: Kızı Zeyneb doğdu,
604: Kızı Rukiye doğdu,
608: Kızı Ümmügülsüm doğdu.
608: Muhammed’ül Emîn denilen Hz. Muhammed’in Kâbe hakemliği.
610: Hira mağarasında (Ramazan ayında Kadir Gecesi’nde) ilk vahyin gelişi, peygamber oluşu.
En yakınlarını İslâm’a davet etmesi.
Hz. Hatice, Hz. Ebubekir, Hz. Ali ve Hz. Zeyd’in müslüman olmaları.
Kızı Hz. Fatma’nın doğumu.
613: Üç yıl gizli davetten sonra Safâ Tepesi’ne çıkıp açıktan davete başlaması.
615: Müşriklerin ağır baskıları üzerine Hz.Ömer liderliğindeki 14 müslümanın Habeşistan’a hicreti.
Putperest müşriklerin zulüm ve işkencelerini iyice artırmaları üzerine müslümanların Dâr’ul Erkam’a sığınmaları.
616: Hz. Hamza ve Hz.Ömer’in müslüman olmaları.
İran Hükümdârı Perviz’in, Suriye ve Mısır’ı zabtetmesi.
617: Hz. Ali’nin ağabeyi Cafer- i Tayyar liderliğindeki (13 kadın, 77 erkek) 90 müslümanın ikinci Habeşistan hicreti.
Müşriklerin muhacirleri geri istemesi.
Habeş Necâşî’sinin, Hz. Câfer’in okuduğu ayetlerden etkilenerek, bunu reddetmesi.
Kureyş kabilesinin Haşimoğulları’yla münâsebeti keserek boykot ilanı.
619: Kureyş’in üç senelik ablukayı kaldırması. Hz. Hatice ve hemen peşinden Ebû Talib’in vefatı.
Müslümanlar üzüntülü dönemlerin başlaması (Hüzün Yılı).
620: Peygamberimizin İslâm’a davet için Taif’e gitmesi. Ağır hakaretlere uğrayarak Mut’im bin Adiy himâyesinde geri Mekke’ye dönmesi.
İsrâ ve Mi’rac Olayı. Allâhu Zülcelâl’in Peygamberimizi onurlandırması.
Peygamberimizin hac münâsebetiyle dışarıdan gelen yabancılarla görüşmesi.
I. Akabe Biatı. Medineli (Yesribli)12 kişinin müslüman olması.
Beş vakit namaz farz kılındı.
621: II. Akabe Biatı. Peygamberimiz geçen yıl Medinelilere İslâm’ı ve Kur’an’ı öğretmek için Mus’ab b. Umeyr’i göndermişti. Mus’ab’ın gayretiyle 75 kişilik Evs ve Hazreçli, Peygamberimizle gizlice buluştu, O’nu Medineye davet etti.
622: Hz. Muhammed’in, dostu Hz. Ebû Bekir’le Mekke’den Medine’ye hicreti.
Rasûlullah’ın Kuba Mescidi’ni yaptırması. Ranuna vadisinde ilk Cuma namazını kıldırması ve ilk hutbeyi okuması.
Neccâr oğullarının Rasûlullah’ı Medineye götürmesi.
Ebû Eyyûb el Ensârî’nin evinde 7 ay misafir kalması.
Muhacirlerle Ensar arasında kardeşliğin kurulması.
Mekke’de nişanlandığı, Hz. Ebubekir’in kızı Hz. Aişe ile evlenmesi.
Bizanslıların Suriye ve Mısır’ı İran’dan (Sâsânîler’den) geri alması.
623: Medine’de Mescid-i Nebevî’nin ve Hâne-i Saâdet’in yedi ayda inşâsı.
Ezanın meşrû kılınması. İlk nüfus sayımı.
Mescidin önünde fakirleri barındırmak için Suffa yapılması.
Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan, Mekke-i Mükerreme’deki Kâbe-i Muazzama’ya çevrilmesi.
Müslümanlarla Yahudiler arasında vatandaşlık antlaşması.
Medine İslam Şehir Devleti’nin ilk anayasasının hazırlanması.
Medine Şehir (site) Devleti’nin kurulması. Yönetimin başına Allah Rasûlünün geçmesi.
(Müslümanlar hicretle; ezilen horlanan bir cemaatten devlete geçmişlerdi. Hz. Muhammed (s.a.v.) Mekke’de yalnızca bir peygamberdi. Şimdi ise hem peygamber, hem de bir devlet başkanı idi).
Cihada izin verilmesi.
624: İslam’da ilk harb olan şanlı Bedir zaferi ve küfrün elebaşısı Ebû Cehil’in öldürülüşü (Yerine Ebû Süfyan’ın geçmesi).
Ramazan orucunun ve zekâtın farz kılınışı. İlk bayram namazı.
Peygamberimizin kızı ve Hz Osman’ın hanımı Rukiye’nin vefatı.
Peygamberimizin kızı Hz. Fatma ile Ebû Talib’in oğlu Hz. Ali’nin evlenmesi.
Yahudilerin müslümanlara karşı düşmanca harekete başlamaları, münâfıkların türemesi.
625: Uhud harbi, Hz. Hamza’nın şehid olması.
Hz. Hasan’ın doğumu (Ramazan ayında)
Peygamber Efendimizin Hz. Ömer’in kızı Hafsa ile evlenmesi.
Reci’ vak’ası: İslâm’a davet için çevre kabilelere gönderilen muallimlerden dördünün şehid edilmesi, Zeyd ve Hubeyb’in Mekkeliler’e satılması ve şehid edilmesi.
Bi’r-i Maûne faciası: Necid’e gönderilen 70 muallimin şehâdeti.
Benî Nâdir Gazvesi: Şımaran Yahudilerin sürgün edilmesi.
Hz. Hüseyin’in doğumu. (Şaban ayında)
Tercüme işlerinde Yahudilere güven kalmadığından Hz. Peygamberin Zeyd b. Sabit’e İbrânice öğrenmeyi emretmesi.
626: Dûmetü’l Cendel Gazvesi. Suriye’de toplanan eşkıyalar dağıtıldı.
Peygamberimizin Ümmü Seleme ile evlenmesi.
İçki ve kumarın haram kılınması.
627: Hendek (Ahzab) Harbi: Medine’yi kuşatan müşriklerin perişan olmaları.
Hendek harbinde hainlik eden Benî Kureyza Yahudilerin cezalandırılmaları.
Peygamberimizin, halasının kızı Cahş kızı Zeyneb’le evlenmesi.
Müreysî (Benî Mustalık) Gazâsı: Bu kabile Medine’ye saldırmak istediğinden susturuldu.
Dönüşte ifk (Hz. Aişe’ye iftira) dedikodusu yayıldı.
Teyemmüm meşrû kılındı.
628: Hudeybiye Antlaşması. Bazı şartları ağır görülen bu antlaşma müslümanlar için siyâsî bir zaferdi. Çünkü, bu antlaşma ile Mekke müşrikleri İslam Devleti’ni resmen tanımış oluyorlardı. 10 yıllık ateşkes süresi içinde Peygamberimiz (s.a.v.) Kureyş tarafından emîn olarak tebliğ faaliyetlerini rahatça sürdürebilecekti. Bu sayede zamanın hükümdarlarını İslâma davet fırsatını buldu. Mektuplar göndererek onları İslâm’a çağırdı. (Bizans İmparatoru Heraklius’a, İran Kisrâsı Perviz’e, Mısır Azîzi Mukavkıs’a, Habeşistan Necâşîsi’ne, Yemen Vâlisi Bâzân’a, Bahreyn, Umman, Dımeşk (Şam) ve Yemâme emirlerine elçiler ve mektuplar gönderdi. Yemen Vâlisi, Bahreyn ve Umman emîri, Habeş Necâşîsi (gizli) Müslüman oldu. Heraklius ile Mukavkıs elçilere iyi davrandı.)
Hayber’in Fethedilmesi. Hz. Ali’nin dillere destan kahramanlıklar göstermesi, Yahudilerin baş cengâveri (savaşçısı) Merhab’ı bir hamlede yere sermesi.
Fedek Yahudileri’nin vergiye bağlanması.
Bir Yahudi kadının Hz. Muhammed’i (zehirli etle) zehirleme girişimi.
Peygamberimizin Hz. Safiyye ile evlenmesi.
Mut’a nikâhının yasaklanması.
Mekke’den Habeşistan’a göçmüş olan müslümanların Câfer-i Tayyar başkanlığında Medine’ye dönmeleri. Necâşi tarafından Peygamberimize gıyaben nikâhlanan Ümmü Habibe vâlidemiz de bu kafiledeydi.
Bizans-İran savaşı. İran’da müthiş veba salgını.
629: Hudeybiye Antlaşması hükümlerine göre müslümanların Kâbe’yi ziyaret etmeleri (Umret’ül Kazâ).
Halid bin Velid ve Amr İbnü’l As’ın müslüman olup Medine’de müslümanlara katılması.
İran’ın Yemen Vâlisi Bazan’ın Müslüman oluşu.
Mu’te Harbi. İslam sancaktarı Zeyd bin Hârise, Cafer-i Tayyar ve Abdullah bin Revâha’nın peşi peşine şehit olmaları. Halid bin Velid’in askerî dirâyeti sayesinde üç bin kişilik İslam ordusunun, yüz bin kişilik Bizans ordusuna zor anlar yaşatması ve ordunun fazla zâyiat vermeden geri çekilmesi. Mu’te Savaşı, Suriye’de müslümanların Bizans’la ilk karşılaşması idi.
Zâtu’s-Selâsil Olayı’nda Amr İbnü’l As’ın kumandanlık etmesi.
630: Mekke’nin Fethi, Kâbenin putlardan temizlenmesi.
Gâlibin mağlupları toptan affederek dünyada eşine rastlanmayan bir büyüklük göstermesi. İşte İslâm İnkılâbı!..
Ebû Süfyan ve oğlu Muaviye’nin Müslüman oluşu.
Huneyn Gazâsı ve Evtas Savaşı.
Taif’in muhasarası, putlarının Ebû Süfyan ve Mugîre’nin eliyle yıkılması.
Savaş esirleri arasında (Halime’nin kızı) süt kardeşi Şeymâ’yı görünce serbest bırakması ve Hevâzîn heyetine bütün esirlerin serbest bırakıldığını bildirmesi.
Savaş ganimetlerinden müellefe-i kulûba (kalpleri islâma ısındırılacak olanlara) hisse verilmesi.
Çevredeki bazı Arap emirliklerine elçiler göndermesi.
Kasîde-i Bürde şairi Kâ’b bin Züheyr’in Peygamberimizin huzuruna gelerek “Bânet Suâdü” diye başlayan meşhur kasîdesini okuması ve “Peygamber etrafı aydınlatan bir meşaledir, her fenâlığı kökünden kazıyan Allah’ın kılıçlarından biridir” beytini söyleyince Efendimizin çok memnun olması ve Hırka-i Şerîf’ini hediye etmesi.
Kızı Hz. Zeyneb’in vefatı. Eşi Mâriye’den oğlu İbrahim’in doğumu.
Mescid-i Nebevîde üç basamaklı bir minber yapılması.
Tebük Seferi. Peygamberimizin son gazâsı. Bir çatışma olmadı ama çok zor şartlar altında dünyanın en büyük devleti olan Bizans’a karşı 30 bin kişilik bir ordunun gönderilebilmesi askerî ve siyâsî bir zaferdir.
Münafıkların Tebük Seferi’ne katılmaktan kaçınmaları ve toplandıkları fesat yuvası Mescid-i Dırar’ın yıktırılması.
Sulh ve sükûn devresi. Elçiler yılı (Senetü’l Vüfûd). 70 kadar kabileye heyetler ve muallimler gönderilmesi, bütün kabilelerden gelen heyetlerin Müslüman olduklarını arz etmeleri.
Sevgili oğlu İbrahim’in vefatı. Necâşî için gâib namazı kılması.
631: Hz. Ebubekir’in hac emirliği.
632: Peygamberimizin (ilk ve son) Vedâ Haccı ve yüz bini aşkın hacıya yaptığı Vedâ Hutbesi. İnsan Hakları Evrensel Beyannâmesi’nden asırlarca önce insan haklarının ilânı.
Müslümanlığın hemen hemen bütün Arabistan’a yayılması. (M. Hamîdullah’ın tahminine göre müslümanların sayısı bu sırada 400. 000 idi.)
Peygamberimizin Bakî Mezarlığı’na esrârengiz bir ziyaret yaparak âhirete göçmüş mü’minleri selamlaması ve şehidlere duası.
Vefâtından üç gün önce Hz. Ali ile Fahd’a dayanarak mescide gelip cemaate namaz kıldırması, ashâbına hayır temennîlerde ve son tavsiyelerde bulunması.
Fazîlet dolu nurlu bir hayattan sonra bu fânî âlemden ebedî âleme göç etmeleri ve ruhunun Refîk-i A’lâ’ya (Yüce Dost’a) yükselişi.
Salâtımız O’nadır, selâmımız O’na .. Rabbim bizi şefaatinden ayırmasın. (Amin)
Kaynaklar:
Osman Keskioğlu: Diyanet Dergisi, Özel Sayı-1970
Hayati Ülkü: İslâm Tarihi, Akit Yayını, 4. cilt
Mustafa Taşçı: Nesillerden Nesillere Armağan Sözler Hazinesi, Bursa 2004
* “Nesillerden Nesillere Armağan Sözler Hazinesi” adlı eserden alınmıştır
İLK VAHİY ŞİİRİ /NUR DAĞINDAN GELEN HABER
| NUR DAĞI VE HİRA MAĞARASI ,İLK VAHİY
İlk vahyin geldiği yer Hira Mağarası … Peygamber Efendimize ilk vahyin nâzil olduğu mağara Hirâ aslında, Mekke’nin üç mil kuzeydoğusunda bir dağın adı olup bu dağdaki bir mağarada Peygamber efendimize ilk vahyin gelmesiyle İslam tarihinde meşhur olmuştur. İlk vahyin geldiği mekân oluşu sebebiyle bu dağa “Cebelü’n-nûr (Nur Dağı)” adı da verilir. Peygamber efendimiz, risâlet görevinin kendisine verilmesinden önce, özellikle 35 yaşından sonra Mekke’nin şirk, ahlâksızlık, haksızlık ve zulümle dolu havasından sıyrılarak sık, sık Hirâ Dağı’ndaki bu mağaraya gidip uzlete çekiliyor. Hirâ Mağarası’nda kendisini Allah’a vererek O’nun varlığını, birliğini, kudret ve azametini; insanların aczini ve Allah’a olan ihtiyaçlarını, ama buna karşılık onların isyanını, ahlâksızlık ve sapıklıklarını tefekkür ederek Cenâb-ı Hakk’a ubûdiyette bulunuyordu. İşte bu şekilde Hak Teâlâ’ya kullukta bulunduğu anlardan birisinde kırk yaşında iken bu mağarada O’na ilk vahiy indirildi ve peygamberlik verildi. Rasûlü Ekrem, peygamberliğinden sonra da bazan Hirâ Dağı’na gitmiştir. Bir defasında ashâbından bir grupla Hirâ’nın zirvesine çıkmış, bu sırada dağ sarsılıp sallanmaya başlamıştı. Bunun üzerine Peygamber efendimiz; “Sâkin ol, ey Hirâ! Şu anda senin üzerinde bulunanlar ya bir peygamber, ya bir sıddîk, ya bir şehittir” buyurmuştu.
İLK VAHYİN GELİŞİ
“Hirâ dağında, adımın çağrıldığını duyardım; fakat çağıranı göremezdim. Derken bir gün melek göründü bana; kucakladı beni, göğsüne bastırdı, sıktı ve «Oku» dedi. Ben okumak bilmem dedim. Tekrar sıktı «Oku» dedi. Aynı sözü söyledim. Yine sıktı «Oku»” dedi. Ve Kur’ân-ı Kerîm’in şu âyetlerini okudu:
“(1) Oku Rabbinin adıyla ki bütün mahlûkatı yarattı, (2) İnsanı da bir parça kan pıhtısından var etti; (3) Oku ve Rabbin, pek büyük bir kerem sâhibidir, (4) Öyle bir Rab ki kalemle öğretmiştir, (5) İnsana bilmediğini belletmiştir (öğretmiştir).” (Alâk 1-5. âyetler)
Bu âyetler Hz.Muhammed’e ilk inen sûrenin ilk beş âyetidir.Hz.Muhammed’e, Allah tarafından ilk vahiy Ramazan ayında nâzil olmuştur.
“Ramazan ayı ki onda Kur’ân inzal olunmuştur. Kur’ân nas için aynı hidâyettir; doğru yola götüren, hak ile bâtıl arasını ayıran açık delillerdir.” (Bakara 185. âyet)
Kur’ân-ı Kerîm, Hz.Peygamber ebedî âleme göçene kadar 23 yılda tamamlanmıştır. Nâzil olan bütün âyetler, Allah tarafından zaman zaman vahiy edilmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’de; kulun, yani Peygamber’in Allah ile ancak vahiy yoluyla konuşabileceği anlatılmaktadır. Bu konudaki âyetler de şunlardır:
“Vahiyle veya perde ardından olması veya bir elçi gönderip ona kendi izniyle dilediği şeyi vahiy etmesi suretlerinden başka hiçbir suretle Allah’ın konuşması hiçbir insana müyesser olmaz. Çünkü O yücedir, işinde hakimdir.” (Şûra 51. âyet)
“(192) Kur’ân şüphesiz Rabbelâleminin indirmesidir. (193-194-195) Sen Tanrı azâbıyla korkutanlardan olasın diye onu «ruh-i emin» açık olan Arap diliyle indirmiştir.” (Şuarâ 192-195. âyetler)
“ (16) (Ey Muhammed)! Vahiy bitmesin diye acele almak için dilini kımıldatma. (17) Çünkü onu kalbinde toplamak ve lisanında kıraatini sabit kılmak bize aittir. (18) Sana Kur’ân-ı Kerîm’i kıraat eylediğimizde sen onun kıraatine tâbi ol. (19) Onu izah ve beyân yine bize düşer.” (Kıyâmet 16-19. âyetler)
Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK, Hira Dağı şiiriyle ilk vahyi anlatışı
HİRÂ DAĞI
Bir dağ ki, ismi Hirâ;
Ona kilimdir sahra.
Başı göklere değmiş,
Kuyu dibinden hücra.
Üzerinde bir koğuk;
İçi yılandan soğuk.
Sükût saçını yolar,
Dibinde boğuk boğuk…
Kimsesizlik bucağı,
Mâvera salıncağı.
Üç yıldır bu yerde O,
Bekliyor olacağı.
Erişmiş yaşı kırka;
Adım başı harika.
Işıklar, pırıltılar,
Nidalar, arka arka.
Bir süzülüş, ziyada;
Bir siliniş, eşyada.
Çıkıyor gördükleri,
Altı aydır, rüyada.
Onyedi Ramazandı;
Yine dağa uzandı.
Gece gördüğü rüya,
Nurdan bir fezeyandı.
Gökler sökülmesin mi?
Dağ taş bükülmesin mi?
Bir nur ki, billûrlaşmış,
Yere dökülmesin mi?
Ey sema, mavi mendil!
Resulün alnını sil!
Kimdir karşısındaki?
Sultan melek Cebrâil!…

1

Nisan
2012

PEYGAMBERİMİZ MEDİNE DE EYUP SULTANA MİSAFİR OLDU

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  516 Kez Okundu

-Peygamber Aleyhisselam, devesinin terkisinde Hz. Ebû Bekir olduğu halde, Medine’ye yaklaşıyordu. Allah’ın Resûlü, Hz. Ebû Bekir’e göre genç görünüyor ve insanlar tarafından tanınmıyordu.
-Hz. Ebû Bekir ise hem yaşlı görünüyor, hem de eskiden beri yapmış olduğu ticaret sebebiyle, Medine halkı tarafından iyi tanınıyordu. Bunun için de, yolda karşılaştıkları insanlar yanlarına yaklaşır ve ona: ” Ey Ebû Bekir, yanındaki zát kimdir?” diye sorarlardı. Hz. Ebû Bekir’de onlara: “Bu, bana doğru yolu gösteren záttır,” diye cevap verirdi. Bazıları bu cevap üzerine “Peygamber Aleyhisselam’ı bir yol kılavuzu zannederlerdi. Hálbuki Hz. Ebû Bekir, “Bana doğru yolu gösteren Peygamber” demeyi kastederdi.
-Hz. Ebû Bekir yolculuk sırasında bir ara, geriye dönüp baktığında, bir atlının hızla kendilerine doğru gelmekte olduğunu gördü. Bu kişi Süreka idi. Bunun üzerine dedi ki: Ey Allah’ın Resûlü, bir atlı bize doğru yaklaşıyor.” Peygamber Aleyhisselam, geriye dönüp baktı ve “Ey Rabbim onu atında düşür,” diye dua etti.
-Atlı, hemen atından düştü. Peygamberimize yaklaşınca atı kuma battı, bir süre sonra kalkıp; korku içinde mırıldanmaya başladı ve: “Ey Allah’ın Resûlü, dilediğini emret” dedi. Peygamber Aleyhisselam da “Olduğun yerde dur ve kimsenin bize ulaşmasına fırsat verme!” buyurdu. Böylece sabahleyin Peygamberimizi öldürmek niyetinde bulunan bu atlı, gün bitiminde, Allah elçisinin silahlı muhafızı oldu.
-Peygamber Aleyhisselam, yoluna devam etti ve Hare denilen yere vardı. Medine’de kendisini bekleyen Ensar’a haber gönderdi. Ensar gelip, Peygamber Efendimiz ile Hz. Ebû Bekir’i burada karşıladı. İkisine de:
-”Develerinize güven içinde bininiz. Size olan bağlılığımızı huzurunuzda kabul ediniz” dediler.
-Peygamber Aleyhisselam ile Ebû Bekir develerine bindiler; Medineliler, sevinç işareti olarak kuşandıkları silahları üzerlerinde olduğu halde etrafına toplandılar.
-Medine’de ise “Allah’ın Resûlü geldi” haberi yayıldı. Bütün insanlar “Allah’ın Peygamberi, Allah’ın Resûlü geldi!” diyerek görmek için koştular, Peygamber Aleyhisselam, Eyyûb Sultan’ın evine kadar yürüdü. Oraya gelince:
-”Ailenizden kimin evi, buraya daha yakın?” diye sordu.
-Ebû Eyyûb “Benim evim yakın, ey Allah’ın Resûlü! İşte evim, işte kapım!” dedi. Allah’ın Resûlü:
-”Öyleyse gidiniz, bize dinlenebilecek bir yer hazırlayınız” buyurdular.
-Ebû Eyyûb, evini hazırlayıp geldikten sonra, Peygamber Aleyhisselam ve Hz. Ebû Bekir’e:
-”Buyurunuz, Allah’ın bereketi ile evimize gidelim” dedi. Efendimiz onun evinin birinci katına yerleşti. Daha sonra üst kata taşındı. Burada yaklaşık olarak 7 ay kaldı.
GÜL MEDİNE TARİHİ VE FAZİLETİ
MEDİNE-İ MÜNEVVERE TARİHİ
İlk İslâm devletinin kurulduğu ve içinde yeryüzünde ibadet kasdıyla yolculuk yapılabilecek üç mescidden biri olan Mescid-i Nebî’nin bulunduğu Arabistan’ın Hicaz bölgesinde yer alan kutsal şehir.
Şehrin eski adı Yesrib olup, Hicretten sonra Resulullah (s.a.s) bu adı değiştirerek buraya Medine demiştir. Medine’nin kelime anlamı “şehir”dir. Ancak, bir yere nisbet edilmeksizin kullanıldığı zaman Medine şehri kastedilmiş olur. Medine kelimesi Kur’an-ı Kerim’de Mekkî ayetlerde “Medâin” şeklinde çoğul olarak geçen bir cins isimdir. Medenî âyetlerde ise, Yesrib’in yerine özel isim olarak kullanılmıştır (et-Tevbe, 9/101, 120; el-Ahzâb, 33/60; el-Münafıkûn, 63/8). Yesrib adı ise sadece bir yerde zikredilmektedir (el-Ahzâb, 33/13).
Bu şehrin asıl adı Medine olmakla birlikte, yine İslâmî devirde ortaya çıkmış, diğer bir takım isimleri de vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: Tâbe, Tayyibe, Daru’l-İman, Daru’s-Sünne, Azra, Cabire, Mecbûre, Muhabbe, Mahbûbe, Kasime, Kasametul-Cabire, Yendede (Abdullah el-Endelusî, Muc’emu Ma İste’ceme, Beyrut 1983, IV, 1201, 1202).
Medine, Mekke’den yaklaşık olarak dörtyüz km. kuzeyde, Kızıldenizden de yaklaşık iki yüz km. içerdedir. Deniz seviyesinden yüksekliği altıyüz otuz dokuz metredir. Dünya üzerindeki yeri, 39° 44′ enlem ve 24° 33′ boylamlarıdır.
Medine şehri, kuzey doğu tarafında dört km. uzaklıkta Uhud dağı ve Avr dağları ile çevrili, kuzeye doğru hafif meyilli bir ovada bulunmaktadır. Bu ova doğu ve batı yönlerinde harra denilen siyah bazalt taşları ile kaplı arazi ile çevrilmiştir. Doğu harraları şehirden uzaktadır ve bu harralar ile şehir arasında kalan arazi oldukça verimlidir. Ova güney tarafında tamamen açık olup, çorak Arabistan ovaları içerisinde bolca suya sahip olması ona ayrı bir özellik vermektedir.(ŞAMİL İSLAM ANSİKLOPEDİSİ.)
Peygamberimiz Seferden Döner Duası
– “Resulüllah (sav) bir seferden dönünce, Medine’nin duvarlarına bakar, develerini hızlandırırdı. Eğer bir bineğin üzerinde ise, onu tahrik ederdi. Bu davranışı, Medine’ye sevgisinden ileri gelirdi.” Buhari.Umre.17. Tirmizi.Da’avat 44. K.Sitte. Hadis.4614.
– “Kim Medine ehline kötülük yapmak isterse, Allah onu, kurşunun ateşte eridiği gibi veya tuzun suda eridiği gibi eritir.” Et.Terğib.3/87. Bezzar. Ayşe binti Sa’d (ra)
Mescid-i Nebi de Namaz
-“Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç diğer mescitlerde kılınan namaz’lardan bin kat daha efdaldır.” Müslim; Nesai, Mesacid.4, ve İbn Mace rivayet etmiştir.
– “Ben Peygamberlerin mührüyüm. (sonuncusuyum). Benim Mescidim de Peygamberlerin mescitlerinin mührüdür. Ziyaret edilmeye mescitlerin en layık olanıdır…”. et.Terğib.3 /53.
Cennet Bahçesi Olan Mekan
-“Benim evimle minberimin arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir.” Buhari F.Medine.11. Rikak.53; Müslim Hacc 502. Muvatta.Kible 10. K.Sitte. Hadis.4608.
Medine Sıkıntılarına Katlananlarının Mükafatı
– “Medine’nin sıkıntılarına ve zorluklarına sabreden ümmetime, kıyamet gününde şefaatçi ve hayır ameline şahit olurum.” Müslim,Hacc 484. Tirmizi. Menakıb.3920 .
Gül Şehrin de Yaşamanın Önemi
– Hz. Ömer diyor ki: “Allah’ım, bana senin yolunda şehit olmayı nasip eyle ve ölümümü Resulünün beldesinde, Medine’de eyle.”Tirmizi.907.
– “Kim Medine’de ölmeye güç yetirebiliyorsa orada ölsün, Zira ben, orada ölene şefaat edeceğim.” Tirmizi,Menakıb,3913.
Peygamberimizi Ziyaret
-“Kim kabrimi ziyaret ederse ona şefaatim vacip olur.” Beyhaki,V.402; Keşfu-l Hafa. 2 / 250
-“Kim hac yapar da ölümümden sonra benim kabrimi ziyaret, ederse, beni hayatımda ziyaret etmiş gibi olur.” Beyhaki,V,403.
– “Ölümümden sonra kabrimi ziyaret eden, beni sağlığımda ziyaret etmiş gibidir”. Beyhaki. Et-Terğib.3/72
Salat-ü Selam Vermek
– “Bir kimse bana Selam verirse karşılıksız kalmaz, Allah Teâlâ verilen selamı almam için ruhumu bana iade eder. O kimsenin selamını alır, ona karşılık veririm.” Ebu Davud. Menasik.100.
-“Kim bana bir salâvat getirirse Allah da ona on salâvat getirir ve o kimsenin on günahı silinir ve mertebesi on kat yükselir.” Hayatu’s Sahabe.c.4.s.45.
– “Uhud öyle bir dağdır ki, biz onu severiz, o da bizi sever.” Buhari.Cihad 71.74. Müslim.Hacc.504.Tirmizi. Menakıb.3918 . Et.Terğib. 2 /230
Medine ve Fazileti
– “ Medine Şehri demirci körüğü gibidir. Kirlisini, kötüsünü dışarı atar da, halis, temiz olan insanlar Medine’de kalır.” K.Sitte.12/541.
– “Allah’ım! Mekke’ye verdiğin bereketi iki katıyla Medine’ye de ver.” Enes b. Malik (ra).Buhari, Müslim.Hacc.465. ve Muvatta.884.885.
-“Kim Medine’ye Yesrip derse Allah’a istiğfar etsin. O Medine’dir, o Medine’dir.”. K.Sitte.12/541.
– “İslam şehirlerinden en son harap olacak olan şehir Medine’dir.” Tirmizi.Menakıb,3915.
– “Kim Medine halkını korkutursa, Allah da onu korkutur. Kim Medine halkını korkutursa, bana eziyet etmiş olur.” Ahmet b. Hanbel. Taberani. Et-Terğib.3 /85
Uhud Dağına Olan Sevgi
– “Uhud, cennet köşelerinden bir köşedir.” Et.Terğib.223. Ebu Ya’la ve Taberani.
– “Benim mimberim, cennet kapılarından bir kapı üzerindedir.” Ahmet b. Ahmet. Müsned.5/339

1

Nisan
2012

PEYGAMBERİMİZİN (S.A.S) HAYATI

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  383 Kez Okundu

Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed(s),20 Nisan 571 yılında Mekke’de doğdu.Annesinin adı Amine,babasının adı ise Abdullah’tır.Peygamberimizin babası Abdullah,O daha doğmadan önce vefat etmişti..Ana Muhammed ismini dedesi Abdulmuttalip vermişti.O’nun dört tane ismi vardır:
1 – Muhammed, 2 – Ahmet, 3 – Mustafa, 4 – Mahmut
Doğduktan bir süre sonra Mekkedeki geleneklerden dolayı bir süre için süt aneye verild.Süt annesi Halime O’na 4 yaşına gelinceye kadar baktı.Böylece daha iyi bir havada yetişti.
4 yaşından sonra annesi Amine Onu yanına geri aldı.6 yaşına geldiğinde ise annesi Amine de vefat etti. 6 yaşından sonra kendisine dedesi Abdulmuttalip bakmaya başladı 8 yaşına geldiğinde dedesi de vefat edince amcası Ebu Talip’in yanında kalmaya başladı.Amcası O’na hem çocukluğunda ve gençliğinde baktı hem de Peygamber olduktan sonra Mekkelilerin Ona karşı yaptığı saldırıların çoğunu engelledi.Aynı zamanda Mekkeliler kendisine zarar vermek isteseler bile,Ebu Talip’ten çekindikleri için ,bu planlarını terk etmek zorunda kaldılar. Peygamberimiz de O’nun bu iyiliğini hiçbir zaman unutmamıştır.Peygamberimize Mekkelilerin yaptığı kötülüklerin hemen hemen hepsi Ebu Talip vefatından sonra olmuştur.Ebu Talip ticaretle uğraşan birisidi..Peygamberimiz 12 yaşında iken Onunla beraber Suriye’ye doğru ticaret mallarını satmak için yola çıkmışlarken,yolda Busra denilen bir yerde mola verdiler.Bir papaz olan Bahira,orada,ondaki değişik durumların olduğunu fark etti.O’nun daha önce Hz. İsa’nın İncil’de de bildirdiği gönderilecek olan son peygamberin olduğunu anladı..Amcasından O’nu daha fazla ileriye götürmemesini,aksi halde Yahudilerin kendisini öldürebileceğini söyledi.Çünkü Yahudiler de son bir peygamberin geleceğini biliyorlardı. Fakat onlar bu son peygamberin kendi içlerinden birisinin olmasını istiyorlardı.
Bunun üzerine Ebu Talip,ticaret mallarını orada satarak,Mekke’ye hemen geri döndü.
25 yaşına geldiğinde artık ticaretten de anlayan bir delikanlı olmuştu.Bu zamanlarda40 yaşına ulaşmış,ahlak ve terbiye konusunda son derece ileri durumda olan Hatice isminde zengin ve dul bir hanımefendi vardı.Bu hanım çok zengindi. Fakat kendisi kadın olduğu için ticaret mallarını satmak için uzak yerlere gidemiyordu.O da,başka erkeklerle ticaret ortaklığı kurup,elde edilen karı paylaşıyordu.Zaten ahlakı bozuk olan bu toplumda,sürekli aldatılıyor ortakları elde ettikleri gerçek karı,açıklamıyorlar.Bu işten iyice canı yanan Hz.Hatice bu sefer gerçekten kendisine güvenebileceği bir ortak aramaya başladı.Kendisine 25 yaşındaki Hz.Muhammed’i tavsiye ettiler.Hz.Muhammed’le yaptığı ortaklıktan iyi bir gelir elde etti.Aradığı ortağını bulmuştu.Hem de ne ortak.O ilk başta ticarette kazanayım derken Allah onlara öyle bir kader çizmişti ki ,bu ticaretin sonunda,birbirlerine ne kadar da yakıştıklarını anlayıp,hayatlarını da ortak ettiler.Evlenmeye karar verdiler.Sade bir törenle evlendiler.Bu ticaret ortaklığı öyle bir ortaklık olmuştu ki,sonunda birbirlerinin hayatlarına,dertlerine,tasalarına,sevinçlerine kadar herşeyleriyle ortak olmuşlardı.
Peygamberimizin Hz Hatice ile olan evliliklerindei Altı çocukları dünyaya geldi:
1 –Abdullah, 2 – Zeynep, 3 – Rukiye 4 – Ümmü Gülsüm 5 –Kasım 6 – Fatıma
Bunlardan Hz.Fatıma hariç bütün çocukları Peygamberimizden önce vefat etmişlerdir.
Hz.Hatice,aynı zamanda İslam’a giren ilk insan olmuş,asalet,dürüstlük,üstün ahlak ve fedakarlığı ile Haticetül-Kübra (Büyük Hatice)lakabını da almıştır.
35 yaşına geldiğinde ise Kabe hakemliği yapmış,buradaki hakemliğiyle bütün Mekkelilerin saygısını kazanmıştır.Olay şudur:Araplar tarafından da kutsal sayılan Kabe,şiddetli sel ile yıkılmştı.Bunun üzerine Mekkeliler bir araya gelerek O’nu yeniden inşa etttiler.Fakat bugün bizim için de kutsal olan HacerülEsved(Türkçe’mizde Karataş anlamına gelir.Cennetten geldiğine inanılır.)denen taşı eski yerine koymaya sıra gelince,herkes bu işi kendisi yapmak,bu şerefi kendisi elde etmek istedi.İş öyle ciddileşti ki, aralarında sonu savaşa kadar gidebilecek tartışmalar başladı.Bunun üzerine tarafsız bir hakem bulmaya karar verdiler.:Sabahleyin Kabe sınırlarına ilk kim gelirse O hakem olacak ve O’nun vereceği karara herkes uyacaktı.Sabah olunca öyle güzel bir olay olur ki;içeriye ilk gelen Hz.Muhammed’dir.O’nun gelişi herkese derin bir nefes aldırdı.Çünkü haksızlık yapmayacak,harkesin güvendiği bir insandı O.Peygamberimiz elbisesini çıkardı.Hacerül –Esved’i üzerine koydurdu.Ve her kabileden birer kişinin taşı kaldırmasını istedi.Taş yeterli yüksekliğe çıkınca da kendi elleriyle yerine yerleştirdi.Herkes bu olaydan memnun olmuştu.Nasıl memnun olmasınlar ki,hem taşı yerine koyma işine herkes katılmış hem de en önemlisi çıkabilecek bir savaş engellenmişti.Bu olaydan sonra Peygamberimize Muhammedül-Emin (Güvenilir Muhammed)lakabı takılmıştır.Hz.İsa’dan beri yaklaşık 600 yıldan beri peygamber gelmemişti.İnsanlık bir Peygambere,bir rehbere muhtaçtı. İlahi kitaplar değiştirilmiş,ahlak ve manevi değer diye bir şey kalmamıştı.Bütün çirkin işler son derece yaygınlaşmıştı.Hatta insanlar köle olarak satılmaya,kız çocuklar canlı canlı toprağa gömülmeye başlanmıştı.Peygamberimiz bütün bu çirkin işlerden uzak duruyordu.Özellikle 35 yaşlarından sonra sık sık Mekke’nin dışına çıkıyor,Hira Mağarasında yalnızlığa çekiliyordu.
40 yaşlarında yine böyle bir durumda (610 yılında)Cebrail (as) O’na görünüp kendisinden ‘’Okumasını istedi.O da okuma bilmeği cevabını verdi.Bu durum birkaç kez tekrarlanınca,’’Ne okuyayım’’diye sordu.Cebrail (as) da (Yaratan Rabbinin adıyla oku………diye başlayan )ALAK suresinin ilk beş ayetini kendisne bildirdi.Bu olayla Peygamberimizin Peygamberlik görevi başlamış oldu.
Bu vahyin sonunda O’na ılk inanan insanlar şunlardır:
1 –İlk müşlüman Kadın :Hz.Hatice ( Hanımı)
2 – ilk müslüman Erkek :Hz.Ebubekir (Çok samimi arkadaşı)
3 – İlk müslüman Köle :Hz.Zeyd (Köle olarak alıp,sonra Onu serbest bıraktığı kimse.
4 – İlk müslüman Çocuk :Hz.Ali (Amcası Ebu Talip’in oğlu.)
Peygamberimiz insanları 3 yıl boyuca İslam’a gizlice davet etti.Bundan sonra açıktan açığa davet etmeye başladı.Bu durum doğru yola ulaşmak istemeyen Müslümanlara karşı olmadık işkenceler yapmaya başladılar. Bu işkenceler dayanılmaz hal almaya başladı.Bunun üzerine Peygamberimiz bir grup müslümanı Habeşistan’a gönderdi.Bu; Müslümanların İLK HİCRET’İ oldu.Bu ilk hicret 615 yılında olmuştur.
Peygamberimiz 13 yıl boyunca Mekkelileri İslam’a çağırdı.Bu uğurda her türlü sıkıntıya katlandı.Peygamberliğinin 11.yılında Medine’den gelen bir grup insan Müslüman olmuşlardı.Ertesi sene daha büyük bir grup gelerek Müslüman oldular. Peygamberimizi canları,malları ve evlatları gibi koruyacaklarına söz verdiler.Kendisini Medine’ye davet ettiler.
Bu arada Mekkelilerin Müslümanlara karşı olan tutumları hiç değişmemiş,hatta daha da artmıştı.Bunun üzerine peygamberimiz Allah’tan gelen izinle Medine’ye hicret etmeye karar verdi.Medine’ye gitmesi halinde bunun kendileri için daha da büyük bir tehlike olacağını anlayan Mekkeliler,Darun-Nedve(Mekke İdare Meclisinde) toplanarak Peygamberimizi öldürmeye karar verdiler.Fakat bunu gerçekleştiremediler.Hz.Ebubekir ile uzun ve tehlikeli bir yolculuktan sonra Medine’ye vardılar.Bu hicret İslam tarihi bakımından çok önemlidir.Çünkü:
1 – İslam Medine’de yükselip büyümüş ve bütün dünyaya bu şehirden yayılmıştır.
2 – Hz.Ömer’in halifeliğinden itibaren de bu olay müslümanlar tarih başlangıcı olmuştur.
MUHACİR : Dinleri ve inançları uğruna,Mekke’den Medine ye göç eden Müslümanlara denir.
ENSAR : Mekkeli Müslümanlara yardım eden Medineli Müslümanlara da Ensar denir
Peygamberimiz Ensar ve Muhaciri kardeş ilan etmiş,onlar da bu kardeşliği gerçekten uygulamışlardır.
MEDİNE DÖNEMİ VE SAVAŞLAR
Mekkeliler,Müslümanların Medine’de de yaşamalarını istemiyorlardı.Çünkü,eğer orada rahat ederlerse Müslümanlığın her tarafa yayılacağını biliyorlardı.Bunun için de Müslümanları resmen savaşa zorluyorlardı.Oysa peygamberimize henüz savaşma emri ve izni verilmemişti.Bu yüzden kimseyle savaşa girmiyordu.Yüce Allah’ın savaş emrini verdikten sonra Hz.Peygamber Mekkelilerle 3 önemli savaş yapmıştır:
PEYGAMBERİMİZİN SAVAŞLARI :
1 – BEDİR SAVAŞI : (MART 624 – Hicretin 2.yılı )Müslümanlar :305 kişiMekkeliler :1000 kişiSavaşın Sebebi Mekkelilerin;ellerinden kaçırdıkları Müslümanlardan intikam almak,ve onları yok etmek istemeleri.
Savaşın Sonucu :
1-Müslümanlar bu savaşı kazandı.
2-Mekkeli müşriklerin bazı elebaşıları öldürüldü.
3-Mekkelilerden 70 kadar kişi öldü,70 kadarı da esir alındı.
4-Müslümanlardan da 14 kişi şehit oldu..
Esirlere ne yapıldı?
1-Maddi durumları iyi olanlar para karşılığı serbest bırakıldı.
2-Bunlardan okuma-yazma bilenler;10 Müslüman’a okuma yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakıldı.
3- Fakir esirler ise karşılıksız olarak serbest bırakıldılar
Bedir Savaşının Önemi :
1-Bedir Savaşı İslam’ın ve Müslümanların artık kendilerini kabul ettirdiği bir savaş olmuştur.
2-Bu savaşla Medine İslam Devletinin temeli atılmıştır.
3-Zaferle sonuçlanan bu savaşla hem İslam Dini ve hem de Müslümanlar kuvvetlendiler.
4-Bu savaştan sonra Mekkeliler Müslümanlardan korkmaya başlamışlardır.
UHUD SAVAŞI (MART 625 -Hicretin 3.yılı.)
Müslümanlar:700 kişi Mekkeliler :3000 kişi
Savaşın Sebebi .Bu savaş Mekkelilerin Bedir Savaşının yenilgilerinin intikamını almak istemeleridir.Savaşın Sonucu: Bu savaşta da Müslümanlar galip gelmek üzere iken,peygamberimizin ısrarla hiç ayrılmamalarını istediği okçuların savaşı kazandık zannederek yerlerini terk etmeleri sebebiyle,Müslümanlar büyük zararlar verdiler.
1-Peygamberimizin amcası Hz.Hamza bu savaşta şehit oldu.
2-Müslümanlardan 70 kişi şehit oldu.
3-Peygamberimiz hafifçe yaralandı.
Uhud Savaşının Önemi:Bu savaşın sonunda Müslümanlara komutanın ve Peygamberin sözlerini her zaman dinlemenin gerektiği anlaşılmıştır
HENDEK SAVAŞI(MART 627 ):Müslümanlar :3.000 kişi Mekkeliler : 10.000 kişi:SAVAŞIN SEBEBİ : Mekkelilerin,Müslümanları tamamen ortadan kaldırmak için Medine’yi kuşatmaları.
SAVAŞIN SONUCU :Müslümanlar Şehrin ovaya bakan kısmını,hendekler(çukurlar)kazarak,savunma yaptılar.Mekkeliler 20 gün boyunca kuşatmayı sürdürdüler. Erzaklarının da tükenmesi ve son gecede çıkan bir fırtına ile bütün malzemelerinin dağılması ile kuşatmaya son verip geriye dönmüşlerdir.
HUDEYBİYE BARIŞI VE MEKKE’NİN FETHİ
Hendek Savaşından bir yıl sonra hicretin 6.yılından Mekkelilerle Müslümanlar arasında bir anlaşma yapıldı.Hudeybiye denilen yerde yapılan bu anlaşmanın şartları görünüşte Müslümanların aleyhine gibi görünmüştü,fakat anlaşmanın maddeleri zamanla Müslümanların işine yaramıştır.
HUDEYBİYE BARIŞININ ÖNEMİ
Bu anlaşma Mekke’nin fethedilmesini sağlamış bir anlaşmadır.
Anlaşma maddelerinin bir kısmı şöyledir :
1 – İki taraf da 10 yıl boyunca barış içinde bulunacaklardır.
2 – Mekkelilerden,Medine’ye kaçan olursa Müslümanlar o’nu Mekkelilere geri vereceklerdi.
3 – Medine’den Mekke’ye kaçan olursa Mekkeliler ise geri vermek zorunda olmayacaklardı.
4 – Müslümanlar bu yıl umre yapmayıp,gelecek yıla erteleyeceklerdi.Gelecek yıl ise Mekkeliler şehri terk edecekler,,Müslümanlar da şehre silahsız olarak gireceklerdi.Şehirde en fazla 3 gün kalacaklardı.
Ancak Mekkeliler bu anlaşmaya uymadılar.Bunun üzerine Hz.Peygamber de 10.000 kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürümek zorunda kaldı
Mekke civarına geldiklerinde İslam Ordusu konakladı.Peygamberimiz (s)in emriyle on bin terde ateşler yakıldı.Bu kalabalığı gören Mekkeliler;karşı koymaya cesaret edemediler.Hicretin 8.yılında (630 yılında,kan dökmeden Mekke’ye girdi. Yıllarca kendisine ve Müslümanlara eziyet eden Mekkelileri de bağışladı Bu davranışı ile O büyüklüğünü gösterdi. Bunun üzerine Mekkeliler gruplar halinde Müslüman oldular.
VEDA HACCI VE VEDA HUTBESİ
Hz Peygamberin Hicretin 10.yılında Veda niteliğindeki yaptığı son Hacca ‘VEDA HACCI ‘ denir.Bu hacda yaptığı son hutbeye(konuşmaya) da ‘VEDA HUTBESİ’ denir
Veda Hutbesinde İslamın genel prensiplerini,kendisini dinleyen 100.000 kişi ye birkez daha hatırlattı.
VEDA HUTBESİNDE YER ALAN KONULARIN BAZILARI ŞUNLARDIR
1 – Allah’tan başka ilah yoktur.Ben de Onun kulu ve peygamberiyim.
2 – Birbirinizin malları ve kanları birbirinize haramdır.
3 – Emanetlere ihanet etmeyin.
4 _Faiz yemeyin.
5 – Kimseye zulmetmeyin.
6 – Dininizi korumak için küçük günahlardan da kaçınız..
7 – Kadınların haklarını çiğnemeyin.
8 – Size iki emanet bırakıyorum.Ona sımsıkı sarılırsanız yolunuzu şaşırmazsınız :Bunlar Kuran-ı Kerim ve Benim Sünnetimdir.
9 – Birbirlerinizin mallarını haksız yere yemeyin.
VEFATI
Bu büyük haccın arife gününde şu ayet inmişti:’Bugün dininizi tamamladım.Size nimetimi tamamladım.Ve din olarak size İslamı seçtim.’’Hz.Ömer bu ayeti işitince ağladı.Çünkü Peygamberimizin vefatının yaklaştığını anladı.
Peygamberimiz sanki bir ayrılık toplantısı niteliğinde olan Veda Haccından bir süre sonra hastalandı.63 yaşında Hicretin 12.yılında, 8 Haziran 632 yılında vefat etmiştir.Kabri halen Medine şehrindedir.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI
Peygamberimizin baba tarafı, Kureyş kabilesinin Haşımoğulları sülalesindendir.Anne tarafı,Kureyş kabilesinin Zühreoğulları sülalesindendir.Peygamberimizin soyu, Hz. İbrahim(Aleyhisselam) ve oğlu İsmail Aleyhisselama dayanmaktadır.
Peygamberimizin dedesi Abdulmuttalib, babası Abdullah , annesi Amine Hatun, babaannesi Amr ın kızı Fatıma, anneannesinin adı Abduluzzanın kızı Berre dir.Resülullahın dayısı Sad bin Ebi Vakkas, amcaları Hz.Hamza ve Ebi Talip.Hz.Hamza Uhut ta şehit oldu.Ebu Talip, Hz.Ali nin babasıdır.
Peygamberimiz Rebiülevvel ayının 12.ci gecesi, miladı 29 Nisan 571 tarihinde dünyaya geldi.Peygamberimiz dünyaya gelmeden 2 ay öncesi babası vefat etti. 6 yaşında iken annesi 8 yaşında iken dedesi Abdulmattalip vefat etti.Peygamberimizi annesinden sonra ilk emziren Hz.Hamza yı da emziren Ebu Lehebin cariyesi Süveybe Mesruh idi.Peygamberimiz ,Hz.Hamza ile süt kardeştir.Resulüllah (S.A.V) dünyaya gelirken meydana gelirken meydana gelen olağanüstü olaylar;Medayin deki Kira sarayının ondört sütunun yıkılmasıması ,Kabe içindeki putların yıkılması,Mecusilerin bin yıldan beri yanmakta olan ateşlerinin sönmesi,takdis edilen meşhur Save(Taberiyye) Gölünün bir anda kuruması,Gökten yıldızların dökülmesi,Semave vadisinin seller altında kalması.
Peygamberimize Muhammed adını dedesi Abdülmuttalib verdi.Muhammed in sözlük anlamı, tekrar tekrar övülmüş, medhedilmiş demektir.Peygamberimizin güzel isimleri;Ahmet(Saf suresi:6),Muhammed(Al-i İmran suresi:164),Mustafa,Mahmud.Mekke de doğan çocukların süt anneye verilmesinin sebebi;Mekke nin havası ağır ve sıcak olduğundan çocuklara iyi gelmezdi.Resulüllahın süt annesi Ebu Leheb in cariyesi Süveybe Mesruh ve Sad kabilesine mensup Halime dir. Beş yıl süt annesi Hz.Halime nin yanında kaldı.Süt kardeşleri Abdullah ve Şeyma dır.Peygamberimiz anne diye ;süt annesi Hz.Halime ve dadısı Ümmi Eymene hitap etmiştir.Peeygamberimizin babası 25 yaşında iken annesi 20 yaşında iken vefat etti.Annesi Amine Hatun vefatından önce :Her yeni eskiyecek ve her şey son bulacaktır.Bende öleceğim gam yemem.Temiz bir çocuk doğurdum.Dünyaya bir büyük hayır bırakıyorum söylemiştir.Doğmadan iki ay önce babasını kaybederek yetim, 6 yaşında iken annesinini kaybederek öksüz kalmıştır.Cenabı Allah (Celle celaluhu) Peygamberimiz(S.A.V) yetim kaldıkları zaman : Rabbin seni yetim bulup ta, barındır mı?(Duha suresi ayet:6) buyurmuştur.Peygamberimiz dedesinin himayesinde 2 yıl, yani 8 yaşına kadar kalmıştır.Dedesi Abdulmattalib vefat edince Resulüllahı himayesine alan amcası Ebu Talib tir.Resulüllah 13 yaşında iken amcası ile ticaret amacıyla Busra kasabasına vardıklarında Bahire adında rahip Ebu Talibe çocuğu geri götürmesi söyledi. Çünkü rahip ,Hz.Muhammed (S.A.V) in son peygamber olduğunu anladı.Bu haberi İncil de okumuştu.Yahudiler çocuğa bir zarar vereceklerinden korktuğu için Mekke ye geri götürülmesini istedi.Amcası Zübeyr ile birlikte Miladı 588 yılında Yemene seyahat ettiler.Resulüllahın Şam a ikinci seyahatı ,Hz.Hatice nin ticaret mallarının satışı için miladı 595 yılında oldu.Hz.Muhammed(SaV) e Peygamberlik gelmeden önce, Ukaz Panayırında(SAV) ve Ebu Bekir(R.Anhu) ın de yanında bulunduğu bir topluluk içinde , yakında bir Peygamber geleceğini bildiren Kuss bin Saide adındaki şahıs idi.Amcasının yanında iken , amcasının zayıf aile bütçesine katkıda bulunmak için, ücret mukabili çobanlık yapmıştır ve Çobanlık yapmayan hiçbir peygamber yoktur. buyurmuştur.Peygamberimiz ,peygamberlikten önce son derece doğru ve güvenilir bir kişiliğe sahipti. Halk bu yüzden kendisine Muhammedül Emin denirdi.Muhammedül Eminin anlamı Güvenilir Muhammed demektir.Peygamberimiz 25 yaşında Hz.Hatice 40 yaşında iken evlendiler.Resulüllah, Hz.Haticenin vefatına kadar 25 yıl evli kaldı.Hz.Hatice annemiz 65 yaşında iken vefat ettiğinde Reulüllah Efendimiz 50 yaşında bulunuyordu.
Arap kabileleri bir gün Kabeyi tamir ederken siyah taş anlamına gelen Hacerül Esved taşını yerine koymakta anlaşmazlığa düştüler.Nerdeyse kavgaya tutuşacaklardı.Sonunda miladı 608 yılında doğruluğuna güvendikleri peygamberimizi hakem yapmaya ve onun vereceği hükme razı olmaya karar verdiler.Peygamberimiz bu taşı hırkasının üzerine koyarak, her kabileden bir kişiye hırkanın ucundan tutturarak taşı elleriyle yerine koydu ve bu anlaşmazlığı giderdi.
Peygamberimizin Çocukları: Üçü erkek, dördü kızçocuk olmak üzere yedi çocuk oldu.Kız çocukları;Zeynep,Rukiye , Ümmi Gülsüm ve Fatıma.Erkek çocukları;Kasım, İbrahim,AbdullaPeygamberin künyesi ilk oğlu Kasım dan dolayı, Ebul Kasım (Kasımın babası) .Peygamberizin soyunu devam ettiren Hz.Fatıma dır.Peygamberimizin vefatından sonra yaşayan tek evladıdır.Hz.Fatıma Efendimizin vefatından 6 ay sonra 26 yaşında iken vefat etti.Hz.Fatıma ,Hz.Ali ile evliydi.Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin Hz.Fatıma nın çocuklarıdır.
Peygamberimize ilk vahiy, Nur dağında Hira mağarasında, ramazan ayının 27 si, Miladı 610 tarihinde 40 yaşında iken geldi.İlk vahiy geldiğinde, korkarak evine dönüp olanları hanımı Hz.Hatice ye anlattı.Hz.Hatice onu teselli etti.Amcası Varaka bin Nevfel in yanına götürdü. Varaka O nun peygamber olduğunu müjdeledi.İlk müslüman olanlar:Hz.Hatice, Hz.Ali, Hz.Ebubekir ve Zeyd bin Harise.Bunlara sabikun-i İslam(İlk Müslümanlar) denir.(Allah onlardan razı olsun.)Resulüllahın adı anıldığı zaman Sallallahu Aleyhi ve Sellem(Allahın selam ve esenliği O nun üzeine olsun ) söylenir.salat ves selam peygamberimize nasıl ulaşır? Peygamberimiz :Allah Tealanın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Bunlar nerede bir salatu selam duyarlar, hemen bana iletirler,buyurmuştur.resulüllahın arkadaşlarına sahabe denir, çoğulu ashab tır.Resulüllahın arkadaşlarından(ashabından) birinin adı anıldığı zaman , eğer erkek ise radiyallahu Anhu, kadınsa radiyallahu Anha(Allah ondan razı olsun) demektir.İlk vahiy geldikten sonra bir müddet kesidi.Cebrail görünmez oldu.Sonra Müddesir Suresnin ilk ayetleri nazil oldu.İşte geçici bir müddet vahyin kesildiği döneme Vahiy de Fetret devri denir.Açıktan İslama davet ne zaman başladı? Üç yıl gizli yapılan İslam davetten sonra(Önce) en yakın akrabanı uyar(Şuara:214) ayeti kerimenin emri gereğince Safa tepesine çıkıp en yakın akrabalarını açıktan İslama davet etmeye başladı.Peygamber efendimiz ilk defa peygamberliğini Mekke de Safa tepesinde ilan etti.Müşrikerin baskısı üzerineResulüllahı himaye eden amcası Ebu Talibe gelerek davasından vazgeçmesini söylediler.Yoksa kendisi ile mücadele edeceklerini söylediler.Amcası Ebu Talib Peygamberimize müşriklerin takınacakları tavrı bildirdi.Bunun üzerine SEVGİLİ PEYGAMRİMİZ:Sağ elime güneşi, sol elime ayı verseler ve davadan vazgeçmeyi teklif etseler, ben de öleceğimi bilsem yine vazgeçmem, dedi.Peygamberimizin davasından vazgeçerse Kureyş müşrikleri tarafından İslam davasını bırakması için yapılan teklifler:Mal ve servet vermek,makam ve mevki vermek, içlerinden en güzeli ile evlendirmekti.Resulüllah yapılan bu teklifleri kabul etmedi, ben davamdan asla vaz geçmem dedi.İşkence yıllarında Ebu Leheb ve hanımı Ümmü Cemil müşrklrin iki azılı kişileri idiler.Biri emir veiyor diğeri uyguluyordu.EbuLehebin emriyle Ümmü cemil dikenleri topluyor ve Allahın Resulünün geçeceği yollara diziyordu.Müşrikler tarafından ilk şehid edilen,Ammar bin Yasir in annesi Sümeyye ve babası Yasir dır.Allah katında peygamberlerden sonra en büyük derece şehidlere verilmiştir.Allah yolunda şehid düşenlere ölü denilmez, ÇÜNKÜ onlar Rableri katında diridir.(Bakara Suresi :154)Şehidlerin efendisi Peygamberimizin amcası Uhud savaşında şehid düşen Hz.Hamza dır.Müşriklerin eziyet ve zulümleri karşısında peygamberliğin 5.ci yılında Miladı 615 de 10 erkek 5 kadın toplam 15 kişi idi.Habeşistana ilk hicret eden Hz.Osman ve hanımıdır.Habeşistana yapılan 2.ci hicrette Peygamberliğin 7.ci yılında, kafilede 82 erkek 1o kadın idi.Kafile başkanı Hz.Ali nin abisi Cafer-i Tayyar dır.Habeş kralı Necaşi Ashame müslümanlara çok iyi davrandı.Müslümanları müşriklere teslim etmeyip ülkesinde barındırdı.Müslümanların Habeşistana hicret etmelerinin nedeni, müşriklerin eziyetleri her geçen gün artıyordu.Bunu için hicret ettiler.Hz.Ömer ,miladı 616 yılında Zilhicce ayında müslüman oldu.Müslüman olduğu gün Enfal suresinin 64.cü ayeti nazil oldu.Resulüm!sana ve sana tabi olan müminlere Allah yeter. Hz.Ömer Hicri 23 yılında , 63 yaşında iken , hrıstıyan bir köle tarafından sabah namazında şehid edildi.
Peygamberimizin önemli mucizeleri:Kur anı Kerim, şakk-ı Kamer mucizesi ve Miraca çıkması.Şakk-ı Kamer mucicesi, peygambermizim parmağıyla aya işaret etmek suretiyle ayın ikiye bölünmesi mucizesidir.Peygamberimize en çok düşmanlık yapanlar;Ebu cehil,Peygamberimizin amcası Ebu Leheb, As Bin Vail, Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia ve Ümeyye bin Halef tir.Mekke müşrikleri 3 yıl devam eden mülümanlara karşı (671-619) boykot yaptılar.Bu hususta yaptıkları antlaşmayı yazıp Kabenin duvarına astılar.Kabe ye asılan bu yazılı metin ve bunun yazan Mansur bin İkrimenin sonu ,güve (kurt) Kabe ye asılan antlaşma metnini yiyerek,Allah adından başka diğer yazıları yok etmişti. Mansur b.İkrime nin antlaşmayı yazdığı eli felç oldu ve çolak kaldı.Peygamberimiz İslamı yaymak için yanında Zeyd bin Harise ile Taife gittiler.Taifliler İslamiyeti kabul etmedikleri gibi, peygamberimizi taşladılar.Atılan taşlardan yaralanan Resulullah kan içinde kaldı ve yürümeyecek hale geldi. Yine de Peygamberimiz onlara hidayete ermeleri için dua etti:Allah ım onlar bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı.Onları hidayete eriştir diye niyaz etti.Peygamberimizin sevgili eşi Hz.Hatice ve sevgili amacası Ebu Talib vefat etti.Bu ikisinin vefat ettiği yıla HÜZÜNLÜ yıl denildi.Taifliler taşladılar.Allah(C.C.) Peygamberimizi teselli etmek için miraca yükselti.Cebrail arkadaşı, burak bineği.Mekkeden Mescidi Aksa ya, oradan miraca yükseldi.Dönerken ümmetine 3 hediye ile geldi:5 vakit namaz,Bakara suresinin son iki ayeti ve Şirk koşmayanların cennet müjdesi.Peygamberimiz 1.ci ve 2.ci akabe görüşmelerini yaptı Medinelerle.Medinelilere İslamiyeti öğretmek için Peygamberimiz Musab bin Umeyr i gönderdi.Resulullahı Medineler Medine ye davet ettiler.Resulullah onlardan uyulması geren hususlarda söz aldı.Sahabe-i Kiram çileli yaşadığı Mekke müşrikleri zulmu karşısında doğup büyüdükleri, yerlerini yurtlarını terket ederek Medine şehrine hicret ettiler.Mekke müşrikleri yinede rahat bırakmadılar Müslümanların yakasını.Bedir, uhud ve Uhud savaşlarını yaptılar.Müslümalar müdafa için savaştılar.Allahın yardımıyla müslümanlar sayıları ve savaş malzemeleri az olmasına rağmen üstün geldiler.Allah mülümanları üstün , müşrikleri zelil kıldı.Namaz mirac da farz kılındı.Hicretten 18 ay önce.Ezan Medine de okundu.Oruç, zekat ve hac ibadetleri Medine döneminde farz kılındı.İlk cuma namazı hicret esnasında farz kılındı ve kılındı.Hicret edenlere muhacir denir.Peygamberimizin Medinelilere ilk tavsiyeleri;Yemek yediriniz,akrabalık haklarını gözetiniz,halk uyurken , siz namaz kılınnız.Selametle cennete girersiniz!Peygamberimiz hicret yolculuğu esnasında Medine ye 5 kilometre mesafede Kuba köyünde ilk mescidi yaptı.Medineye varınca Mescidi Nebi yi yaptı.Yanında İslamın ilk üniversitesi Ashab- ı Suffe için ilk yatılı okulu yaptı.İslamiyet her geçen gün çığ gibi büyüyor.Müslümanların mutluluk dönemi başladı.Müslümanlar güçlendi.Hakimiyet Medine de müslümanların oldu.Medine Resulullaha başkent oldu.Peygamberimiz son yıllarda çevreden İslam hakkında bilgi edinmek için gelenleri Mescidi Nebi de misafir etti.Komşu ülkeleri İslama davet etti.Hicretten 8 yıl sonra Mekke yi fethetti.Mekkelilere Hz.Yusuf Aleyhisselamın kardeşlerine dediği gibi geçmişten sual etmek yok diyerek affettiği gibi bende sizleri affediyorum.Veda haccını yaptı.Arafatta vedalaştı.63 yaşında vefat ettiPeygamberimizin Dualarından Örnekler:
-Ey Allahım! ömrümün ahirini hayırlı kıl, amelimin sonunu da hayırlı kıl, günlerimin sonunu sana kavuştuğumda hayırlı kıl.
-Senden başka ilah yoktur,ancak sen varsın.seni noksan sıfatlardan uzak kılarım. Senin hamdinle yaşarım. Kötülük işledim, nefsime zulmettim, beni bağışla.Zira sen mağfiret edenlerin en hayırlısısın.
-Allahım , kavmime hidayet eyle.Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Hz.İbrahim Aleyhisselamın duası:
-Ey Rabbimiz ! Burayı (Mekke) emin bir şehir yap, halkından Allaha ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle(Bakara:126)
-Ey Rabbim, beni namazı dosdoğru mükemmel şekilde kılan bir insan yap.
Ailenin Kurtuluşu için okunacak dua:
-Ey Rabbim beni ve kardeşimi bağışla bizi rahmetine daldır.Sen merhametlilerin en merhametlisin.(Taha :25-28)
Bir günahın ardından pişmanlıkla okunacak dua:
-Ey Rabbim ben kendime zulmettim, beni bağışla(Kasas suresi)
:

1

Nisan
2012

MEKKE-İ MÜKERREMENİN FAZİLETİ

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  265 Kez Okundu

“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Şurası muhakkak ki, (yeryüzündeki) ilk ev, mübarek olsun ve içinde namaz kılınsın diye Mekke’de inşa edilen Kâ’be’dir” buyurdular. Ben: Sonra hangisi?” diye sordum. “Mescid-i Aksa” buyurdular. Ben: “İkisi arasında ne kadar fark var?” dedim. “Kırk yıl!” buyurdular.”( Buhari, Enbiya 8, 40)
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Haceru’l-Esved, cennetten indi. İndiği vakit sütten beyazdı. Onu insanların günahları kararttı.”(Tirmizi, Hacc 40, (877)
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Rükn ve makam iki cennet yakutu idiler. Allah onların nurlarını aldı. Eğer onların nurlarını almamış olsaydı, o ikisi mağrible maşrık arasını aydınlatırdı.” (Tirmizi, Hacc 49, (878).
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Bu Beyt’e Ye’cüc ve Me’cüc’den sonra da hacc yapılacak umre icra edilecek.” (Buhari, Hacc 47.)
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Vallahi Meryem oğlu (Hz. İsa aleyhisselam), Feccu’r-Ravhâ nam mevkide, hacc yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için telbiye getirecektir.”Müslim, Hacc 216, (1252).
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kâ’be’ye karşı bir ordu, saldırı tertipleyecek. Yerin bir çölüne geldikleri vakit en öndekileri de en sondakileri de (tamamiyle) yere batırılacak!” Ben söze girip: “Ey Allah’ın Resûlü, onların içerisinde çarşı-pazar (ehli) olanlar, onlardan olma(dığı halde zorla katılan)lar da var. Nasıl olur da hepsi birden yere batırılıp (cezalandırılır)? dedim. Aleyhissalatu vesselam: “Öndekileri de, arkadakileri de batırılır. Ancak, herbiri niyetlerine göre diriltilir” buyurdular.”(Müslim, Fiten 8, (2884).
“(Ziyaret için) sadece üç mescide seyahat edilebilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Resûlullah, Mescid-i Aksâ.” Buhari, Fezailu’s-Salat 6, Hacc 26, Savm 67; Müslim, Hacc 288, (827)
“Şu mescidimdeki namaz efdaldir.” -Bir başka rivayette- “Bu mescidimdeki bir nemez),
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mekke’de silah taşımak hiç kimseye helal değildir.” Müslim, Hacc 449, (1356).
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Mekke’ye hitaben şöyle buyurdular: “Sen ne hoş beldesin. Seni ne kadar seviyorum! Eğer kavmim beni buradan çıkmaya mecbur etmeseydi, senden başka bir yerde ikâmet etmezdim.” Tirmizi, Menakıb (3922).

1

Nisan
2012

PEYGAMBERİMİZİN HAYATI

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  351 Kez Okundu

PEYGAMBERİMİZİN HAYATI-3
42.Kuran da, hakkında bir sure olan,Peygamber Efendimizin yakınlarına başlattığı davete ilk itirazı yapan Ebu cehil, kızları ve oğulları nişanlı iken baskı yaparak oğullarını ayıran şahıstır.
43.Yasir, ilk müslümanlardan şehit olan biridir.
44.Hz.Ömerin müslüman olmasına etki eden en önemli hadise; dinlediği Kuran ayetleridir.
45.Mekkeliler Peygamber Efendimize:hasta isen tedavi ettirelim, amacın kral olmaksa seni başımıza kral yapalım, para istiyorsan Mekkenin en zengini yapalım, niyetin evlenmekse Mekkenin en
güzel kızıyla evlendirelim… diye teklifte bulunuyorlardı.Bunun karşılığında,İslamı anlatmaktan vazgeçmesini istiyorlardı.
Peygamberimiz yapılan bu tekliflere ;Bir elime güneşi bir elime ayı verseler de bu davamdan vazgeçmem ,dedi.
46.İslamdan önce Arabistanda putlara tapmayan, kötülüklerden uzak duran, bir olan Allaha inanan kimseler de vardı.Bunlara Hanif ismi veriliyordu.
47.Müslümanlar Mekke de kendilerine yapılan eziyetten dolayı ilk defa Habeşistana hicret ettiler.
48.Habeşistana hicret eden müslümanların arasında bulunan ve Peygamberimizin damadı Hz.Osman da bulunmaktaydı.
49.Müslümanların ilk hicret yurdu olan Habeşistan da Müslümanları iyi bir şekilde ağırlayan ve onlara iyilikte bulunan hükümdar ,Necaşi idi.Habeşistan kralı Necaşi, Müslümanları şikayet eden müşriklere himayesinde istedikleri kadar kalabileceklerini söyledi.
50.Mekkeliler, müslümanları dinlerinden döndürmek için, boykot kararı aldılar ve müslümanlara üç yıl boykot uyguladılar.Alınan boykot kararını Kabe ye asarak ilan ettiler.Mekkelilerin müslümanlara uyguladıkları ve büyük sıkıntı yaşattıkları boykot üç yıl sürdü.
51.Peygamberimiz(sas) çok sevdiği eşi Hz.Hatice ce amcası Ebu Talip iki değerli varlığını kaybedince bu yıla Hüzün yılı dendi.
52.Peygamberimiz amcası Ebu Talibin vefatından sonra Taife giderek İslamı anlatmak için gittiğinde sahabeden Zeyd bin Harise ile gitti.İslami tebliğ için Taif dönüşü dinlenmek için bir müddet kaldığı bahçede duyduğu besmeleye şaşıran ve Peygamberimizin telkini ile Addas müslüman oldu.
53.Peygamberimizin Taif yolculuğu sonrası Kudüs teki Mescid-i Aksa ve oradan Cenab-ı Hakkın yüce makamlarına çıkarıldığı gece yolculuğuna İsra ve Mirac denir.
54.Peygamberimizin Mirac gecesinde Allahın katına yükseldiği Kudüs teki mescid , Mescid-i Aksa dır.
55.Yesrib, Medine şehrinin eski adıdır.
55.Peygamberimiz, kendisi hicret etmeden önce İslamı anlatmak ve öğretmek üzere sahabeden Musab b. Umeyr i Medineye gönderdi.
57.Medineye hicret eden peygamberimiz, Medine de Ebu Eyyub el Ensari ye misafir oldu.Evinde 7 ay kaldı.
58.Mekkeden Medine ye bütün mallarını bırakarak göç eden müslümanlara muhacir denir.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI-2
22.Peygamberimiz eşi Hz.Aişe ile zaman zaman koşu müsabakaları yapardı.
23.Peygamberimizin evinde büyüyen Hz.Enes, Peygamberimizin aile hayatı ile ilgili olarak:Ailesine Resulüllahtan daha şefkatlı kimseyi görmedim, demiştir.
23.Peygamberimiz torunlarını severken gören birinin; Benim on çocuğum var; hiçbirini kucaklayıp öpmedim, demesi üzerine:Kim başkalarına merhametli davranmazsa Allah da ona merhametli davranmaz, buyurmuştur.
25.Peygamberimiz torunları Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin için:Allahım ben onları seviyorum, sen de onları sev,dedi.
26.Hz.Hasan ve Hz.Hüseyinin anneleri Hz.Fatıma,babaları Hz.Ali.
27.Bir komşu olarak Peygamberimiz;komşularına saygı gösterir ve onlara kibar davranırdı.Komşularına selam verir ve güler yüz gösterirdi.Komşusu açken tok yatan bizden değildir.Bir hediyem ve iki komşum var. Hediyeyi hangisine vereyim diye soran Hz.Aişe ye Peygamberimiz; En yakın komşuna diye cevap vermiştir.
28.Peygamberimiz, evde pişen yemekte komşunun da hakkı olduğunu söylerdi.
29.Hicret yolculuğu esnasında Peygamberimize arkadaşlık yapan kişi Hz.Ebubekir-i Sıddık.
30.Ebu Talip sıkıntıya düştüğünde Peygamberimiz amcasının geçimini kolaylaştırmak için onun oğlu Hz.Ali yi yanına alarak bakımını üstlendi.
31.Önce yakınlarından başlayarak Allahın emirlerinin uygulanmasında adil olduğunu göstermesi için;Peygamberimiz faiz ve kan davasını ilk olarak akrabaları arasında kaldırdı.Peygamberimizin ilk kaldırdığı kan davası, amcası Abbasın torunu Rebia nın kan davası, ilk kaldırdığı faiz amcası Abbas ın faizidır.
32.Akabe biatları;Peygamberimizin, İslam medeniyetinin evrensel ve insanı ilkeler çerçevesinde temellerini attığı ve Medinelilerin bu ilkelere uyacaklarına dair söz aldığı ilk olay.
33.Peygamberimiz, Veda Hutbesinde müslümanlara iki rehber olarak;Kuran-ı Kerim ve Sünnet bıraktı.
34.Peygamberimizin , amcası Hz.Hamza yı öldüren Vahşi yi bile affetmesi onun sabır ve hoşgörüsünü en iyi anlatır.
35.Bir baba olarak Peygamberimiz,sabahları çocuklarının kapılarının önüne giderek onları namaza kaldırırdı.
36.Bir eş olarak Peygamberimiz, eşine danışmaktan çekinmezdi
37.Peygamberimize Cebrail ilk vahyi Hira mağarasında iken 610 yılında getirdi.
38.İslamın ilk emri oku emridir.
39.Allahın Kurandan Peygamberimize ilk indirdiği ayetler;Alak suresinin ilk 5 ayetidir.
40.Peygamberimize ilk vahiy gelince başından geçenleri eşi Hz.hatice ye anlattı.Hz.Hatice, Peygamberimizi teselli etti.
41.Müslümanlar Mekke de daha çok gizlice Erkamın evinde bir araya gelerek Allahın emirlerini öğrenip, ibadet ediyorlardı.

1

Nisan
2012

PEYGAMBERİMİZİN HAYATI

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  423 Kez Okundu

PEYGAMBERİMİZİN HAYATI-5
86-Mute savaşında Peygamberimiz tarafından tayin edilen komutanların şehit düşmesinden sonra ordunun seçtiği komutan , halid b. Velid.
87-Hicret esnasında Hz.peygamberi yalnız başına takip eden ve atının ayakları kuma saplanan kişi, Süraka.
88-Hılful-Fudul:Peygamberimiznde katıldığı erdemliler cemiyeti.
89-Tarihte Kabe deki vazifelerden sikayenin anlamı;Kabeyi ziyarete gelen hacıların sularını tedarik etmek.,
90-Kabe de aşikare ibadet,Hz.Ömerin müslüman olmasından sonra başladı ve 616 yılında.
91-Mekke de müslümanların toplandıkları yer, Darul –Erkam.
92-Ezanı rüyasında gören ve rüyasını anlatan ilk sahabe Abdullah b.Zey el-Ensari
PEYGAMBERİMİZİN HAYATI-4
59.Müslümanlar için en önemli ve kutsal sayılan üç mescid:Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve Mescid-i Nebevi.
60.Peygamber Efendimizin hicret için yola çıkacağında kendi yatağında kalmasını istediği,sahipleri müşrik de olsa yanında bulunan emanetleri sahiplerine iade ederek arkasından Medine ye gelmesini Hz.Ali ye söyledi.
61.Mesci-i Nebevi nin hemen yanı başında hem okul hem yatakhane olarak kullanılan büyükçe bir bölüm ayrıldı.Mescidin yanında eğitim için ayrılan bu yere Suffa denir.
62.Peygamber Efendimiz Medine ye hicret ettiklerinde diğer dinlere mensup insanlar da vardı.Şehirde birliği sağlamak için Yahudilerle işbirliği sözleşmesi yaptı.
63.Medinede müslümanları ve İslamı yok etmek isteyen müşriklere karşı Allah, müslümanlara savaş izni vererek ilk zaferi nasip etti.Bu savaşın adı, Bedir savaşıdır.
64.Müslümanların büyük acı yaşadığı, bir ara Peygamberimizin öldüğü haberinin yayıldığı, Hz.Hamza ve 70 kadar müslümanın şehit düştüğü savaş, Uhud savaşıdır.
65.Medine nin çevresinin hendeklerle çevrilerek Medinenin korunduğu ve müşriklerin günlerce hendekleri geçemediklerinden İslamı yok etme ümitlerinin kırıldığı savaş, Hendek savaşıdır.
66.Peygamber Efendimiz vefatından önce hastalığı döneminde, namaz kıldıramaz duruma geldiklerinde cemaate namazı , Hz.Ebu Bekir kıldırıyordu.
67.Peygamberimiz Medine de 632 yılında vefat etti.
68.Peygamberimiz 63 yaşında vefat etti.
69.Medineli olup Mekkeden Medine ye göç eden müslümanlara yardım eden insanlara, Ensar denir.
70.Peygamber Efendimize 10 yıl hizmette bulunmuş ve kendisinden bir çok hadis rivayet etmiş olan sahabe, Enes b. Malik tir.
71.Peygamberimizi müslüman olarak canlı görmüş, onun sohbetinde bulunmuş ve Müslüman olarak vefat eden kimseye, sahabi denir.
72.Peygamber Efendimizin eş ve çocukları için söylenen ve her namaz sonunda kendilerine dua edilen ailesinin adı, Ehl-i Beyt denir.
73.Kuranı Kerim , ramazan ayında(610)Peygamberimize inmeye başlamıştır.
74-Peygamberimize ilk iman eden eşi Hz.Hatice dir.
75-İslamda ilk hicret, Habeşiştana yapılmıştır.
76-Habeşiştana hicret esnasında krala mutatab olan, müslümanların sözcüsü Cafer b.Ebitalib.
77-İlk Habeşiştan hicreti 615 tarihinde gerçekleşti
78-İslamda tarihinde ilk savaş , bedir savaşıdır.
79-Uhud savaşında müslümanları arkadan kuşatan süvari birliğinin komutanı İkrime b.Ebucehil.
80-Hendek savaşının diğer adı,Ahzab savaşı.
81-İslam tarihinde ilk yapılan mescid ,Kuba mescidiir.
82-İslamda ilk şehid kadın Sumeyye dir.
83-Peygamberimizin hicret esnasında sığındığı dağ, Sevr dağıdır.
84-İfk olayı:Hz.Aişe ye iftira da bulunulması olayı.
85-Mekke 630 yılında fethedildi.
86-Mute savaşında Peygamberimiz tarafından tayin edilen komutanların şehit düşme
ARAFAT VAKFE DUASI
ARAFAT VAKFESİ VE DUASI
Peygamberimiz Aleyhisselam, namazdan sonra devesi Kasvâ’ya binip Cebelü’r-Rahme’nin dibindeki vakfe yerine vardı.
Kasvâ’nın göğsünü kayalara doğru çevirdi. Kayaların toplu bulunduğu yeri önüne aldı ve kıbleye döndü.
Güneş batıp sarılığı azıcık gidinceye kadar vakfe yaptı .
Müslümanlara da, Arafat vakfesini yapmalarını eliyle işaret buyurdu.
Arafat’ta, uzakça yerlerde bulunanlara da haber göndererek:
“Meşâirinizin (Allah’a ibadete vesile olan ibadet yerlerinizin) üzerinde durunuz!
Çünkü, siz babanız İbrahim’in mirasından bir miras üzere bulunuyorsunuz İşte burası, Araf attır ve vakfe yeridir. Arafat’ın her tarafı vakfe yeridir. Lebbeyk! Allahümme Lebbeyk…” diyerek telbiye etti ve:
“Hayır ancak ahiret hayrıdır!” buyurdu.
Peygamberimiz Aleyhisselam ellerini omuzları hizasından biraz aşağıya kadar-kaldirdı. Avuçlarının sırtını yere doğru çevirdi.
Kasvâ, başını eğince, yuları düştü.
Peygamberimiz Aleyhisselam, devesinin yularını bir eliyle tutup diğer elini kaldırarak dualarının efdal ve üstünü; en çok yaptığı ve kendisinden önceki peygamberlerin de duası olan şu dua ile dua etmeye başladı:
“Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur! O Birdir, O’nun eşi ortağı yoktur. MülkO’nundur! Hamd O’na mahsustur! Hayır yalnız O’nun elindedir. O diriltir, öldürür. O herşeye kâdirdir. Allah şu gerçeğe şehadet eyledi ki; Allah’tan başka hiçbir ilah yok, ancak O vardır! Bütün meleklerle ilim uluları da, adi ve hakkaniyetle durarak şahittir ki; Allah’tan başka hiçbir ilah yok, ancak A^îz ve Hakîm olan O vardır. [Âl-i İmran: 18]
Ben de bu gerçeğe şahit olanlardanım yâ Rab!
Ey Allah’ım! Senin buyurduğun gibi, bizim söylediğimizden daha üstün olarak Sana hamd olsun!
Ey Allah’ım! Benim namazım, ibadetim, diriliğim, ölümüm Senin içindir!
Dönüşüm Sanadır!
Mirasım da, ey Rabbim, Sana aittir!
Ey Allah’ım! Kabirazabından, kalbin vesvesesinden, işlerin dağınıklığından Sana sığınırım!
Ey Allah’ım! Rüzgârların getirdiği âfetin şerrinden Sana sığınınm!
Ey Allah’ım! Gözümde bir nur, kulağımda bir nur, kalbimde bir nur yarat!
Ey Allah’ım! Göğsüme genişlik ver! İşimi kolaylaştır!
Ey Allah’ım! Sağlığın hastalığa çevrilmesinden, birdenbire gelip çatacak azabından ve bütün gazabından Sana sığınırım!
Ey Allah’ım! Beni doğru yoluna ulaştır! Geçmişimi, geleceğimi bağışla!
Ey Allah’ım! Sen sözümü işitiyor, bulunduğum yerimi görüyor, gizli-açık neyim varsa biliyorsun!
İşlerimden hiçbiri Sana gizli değildir!
Ben çaresizim, yoksulum. Senden yardım ve eman diliyorum!
Korkuyorum, kusurlarımı itiraf ediyorum!
Bir çaresiz Senden nasıl isterse, ben de öyle istiyorum!
Zelil bir günahkâr Sana nasıl yalvarırsa, ben de öyle yalvarıyorum!
Ey Rabbim! Duamı kabul buyurmaktan beni mahrum kılma!
PEYGAMBERİMİZE SEVGİLER-2
KAİNATIN EFENDİSİNE SEVGİLER!
Kainatın Efendisi-Hz.Muhammed’i (a.s.m.) anlatan şiirler
Hicret Anında Peygamberimizi Karşılayan
Medineli Müslümanlar tarafından söylenen şiir:
Ay Doğdu Üzerimize
Ay doğdu üzerimize
Veda tepesinden
şükür gerekti bizlere
Allah’a davetinden
Sen güneşsin sen aysın
Sen nur üstüne nursun
Sen süreyya ışığısın
Ey sevgili ey Rasûl
Ey bizden seçilen elçi
Yüce bir davetle geldin
Sen bu şehre şeref verdin
Ey sevgili hoş geldin
Ey Rasûl sana söz verdik
Doğruluktan ayrılamayız
Sen ey esenlik yıldızı
Senin sevginle doluyuz
Kâinatın Efendisi;

1

Nisan
2012

SİYER NOTLARI-3

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  306 Kez Okundu

BİR-İ MAUNE OLAYI
-Amiroğulları yurdu ile Süleymoğulları yurdu arasında bulunan Maune kuyusunun yakınında ashabdan yetmiş eğitici ve tebliğcinin şehit edildiği olay.
-Hicret’in dördüncü yılında Uhud savaşından dört ay sonra Necid Reisi Ebû Berâ’ Medine’ye geldi. Hz. Peygamber (s.a.s.)’den kendi kavmini irşad etmeleri için mürşidler istedi. Hz. Peygamber (s.a.s.) durumdan şüphelendi: “Göndereceğim kişiler hakkında Necid halkından endişe ederim” buyurdu. Ebû Berâ’: “Onları ben himayeme aldıktan sonra Necid halkından hiç biri dokunamaz” diye teminat verdi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s.) Ebû Berâ’nın yeğeni Âmir b. Tufeyl’e bir mektup yazdı. Amir, amcası adına kavmini idare ediyordu. Daha sonra Resulullah (s.a.s.) Münzir b. Amr başkanlığında ashabından yetmiş kişilik bir heyet gönderdi. Bunlar ashab-ı suffeden olup kurra idiler.
-Heyet, Bi’r-i Mâune’ye varınca korkunç bir ihanetle karşılaştılar. Amir b.Tufeyl, Hz. Peygamber. (s.a.s.)’in göndermiş olduğu mektubu bile okumadan mürşidlerin etrafını büyük bir ordu ile kuşatmıştı. Kendi kabîlesi, Ebî Berâ’nın himayesine aldığı mürşidleri öldürmek istemediğinden, başka kabîlelerden kuvvet toplamıştı. Müslümanlar kuşatıldıklarını anlayınca kılıca sarıldılar ve: “Biz, Resulullah (s.a.s.)’in gönderdiği mürşidleriz. Sizinle hiç bir ilgimiz yok” dedilerse de söz anlatamadılar. Mürşidler: “ALLAH’ım! Resulü’ne durumumuzu haber verecek senden başkasını bulamıyoruz, selamımızı ona sen ulaştır. ALLAH’ım! Rasülün vasıtasıyla kavmimize haber ver ki; biz Rabbimiz’e kavuştuk. Rabbimiz bizden hoşnud oldu ve bizi de hoşnud kıldı.” diyerek hallerini ALLAH’a arzetmişler ve insafsız düşman kılıçlarıyla Rablerine kavuşmuşlardır. ALLAH bu sevgili kullarının isteklerini yerine getirerek vahiy meleği Cebrail’i Hz. Peygamber (s.a.s.)’e göndermiştir. Cebrail: “Onlar Rab’lerine kavuştu. Rab’leri onlardan hoşnut oldu ve kendilerini de hoşnut kıldı.” diye durumu Hz. Peygambere bildirmiştir.
-Rasûlullah (s.a.s.) durumdan haberdar olunca çok üzüldü. Hemen bir hutbe irade ederek olayı ashabına bildirdi. ALLAH’a hamd-u senâ’dan sonra şöyle dedi: “Kardeşleriniz müşrikler tarafından kuşatılıp şehit edildiler. Hiç biri sağ bırakılmadı. Onlar ALLAH’dan hoşnut oldular, ALLAH da onlardan hoşnut oldu. ”
-Rasûlullah (s.a.s.) kendisine bu acı haberin ulaştığı gece sabah namazının ikinci rekatında rukûdan doğrulunca:
-”ALLAH’ım! Onların durumlarını sana havale ediyorum. Ey ALLAH’ım! Onların yıllarını Yusuf Peygamber’in kıtlık yılları gibi çetin yap, başlarına darlık getir. ” diye beddua etmiş ve buna beş vakit namazlarında bir ay müddetle devam etmişti. Cemaatin de arkasında “âmîn” dediği Rasûlullah (s.a.s.)’in bu duası kabul olmuştur.(Şamil İslam Ansiklopedisi,Biri Maune maddesi)
PEYGAMBERİMİZ, EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED (S.A.S.)’İN HAYATI
ÇOCUKLUĞU
Babası: Abdullah, Kureyş Kebilesin’den, Haşimoğulları Soyun’dan. (Abdülmuttalib’in oğlu)
Annesi: Âmine, Kureyş Kabilesin’den, Zühreoğulları Soyu’ndan. (Vehb’in kızı)
Dedesi (Büyükbabası): Abdülmuttalip, Mekke’nin ileri gelenlerinden. Zemzem Suyu’nun kaynağını yeniden yaptırmıştır.
Doğumundan önceki iki önemli olay:
1) Habeş Meliki Ebrehe, Kâbe’yi yıkmak için büyük fillerin de bulunduğu kalabalık bir orduyla Mekke’ye saldırmış fakat ordusunun üzerine Allah, Ebâbil denilen kuşları göndererek kızgın taşlar attırmak suretiyle ordusunu helâk etmiştir. Bu olay Kur’ân-ı Kerim’de Fil Suresi’nde anlatılmaktadır.
2) Babası Abdullah, Peygamberimiz (s.a.s.) henüz dünyaya gelmeden 2 ay önce Suriye’ye giderken Medine’de hastalanır ve orada vefat eder.
571 yılında Mekke: Şehir bir devlete bağlı değildi. İnsanların geneli putperest denilen puta tapan insanlardı. Kendilerine Hanifler denilen az bir insan grubu da Hz. İbrahim’in dinine bağlı idi. Bu döneme Cahiliye Dönemi denir.
Efendimiz peygamber olmadan önce Arabistan’ın genel durumu:
Toplumun büyük çoğunluğu putperest idi.
Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu.
Ahlâkî durum son derece bozuk idi.
Arabistan’da güçlü ve otoriter bir devlet yoktu.
Arap toplumu kabileler ve aşiretler halinde yaşardı.
Güçlü ve itibarlı kişiler diğerlerini ezerdi.
Kabileler arasında birlik yoktu, sürekli savaşlar olurdu.
Doğumu: 20 Nisan 571 Pazartesi günü sabaha karşı Mekke’de doğdu. Ay takvimine göre Rebîul’evvel ayının 12. gecesidir. Efendimiz’i sevgiyle ve şefaatini dileyerek andığımız doğum günündeki geceye Mevlid Kandili denir.
Doğduğu gece meydana gelen olaylar:
1) Kâbe içindeki putlar yıkıldı.
2) Mecûsîlerin bin yıldır söndürmeden taptıkları ateşleri söndü.
3) İran’daki kisranın sarayından 14 burç yıkıldı.
Adı: Muhammed: Çok çok övülen, çok övülmüş, güzel huyları olan kişi demektir. Bu ismi O’na Dedesi Abdülmuttalip vermiştir. Umarım O’nu yerde halk, gökte Hak över demiştir. Diğer isimleri Ahmed, Mustafa’dır.
Süt Annesi: Halime, Sa’doğullları Kabilesin’nden fakir bir kadındır. Kocasının adı Hâris, Peygamberimiz’in süt kardeşi (ablası) olan kızının adı Şeyma’dır.
Süt anneye verme sebepleri:
1) Mekke havasının sıcak ve bunaltıcı olması.
2) Havanın çocukların sağlığını olumsuz etkilemesi.
3) Çöl toplumunun ahlâken bozulmamış olması.
Peygamberimiz(s.a.s.) sekiz aylıkken konuşur, iki yaşına bastığında da gösterişli bir çocuk olur.
Dört yaşına kadar süt annesi Halime’nin yanında kaldı.
Beş yaşına bastığında annesi Âmine’ye teslim edildi.
Altı yaşında iken annesiyle beraber babasının kabrini ziyaret etmek ve dayılarıyla tanışmak için Medine’ye gitti. Dönüşte annesi Âmine, Ebvâ denilen kasabada hastalandı ve henüz kervan yola koyulmadan da vefat etti. Hizmetçileri Ümmü Eymen O’nu alarak Mekke’ye getirdi ve dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti.
Sekiz yaşına kadar dedesi Abdülmuttalib’le kaldı.
Abdülmuttalip ölüm döşeğindeyken sevimli torununu, merhamet ve şefkatine çok güvendiği fakir oğlu Ebu Talib’e emanet etti.
GENÇLİĞİ
On iki on üç yaşlarında iken amcası Ebu Talip’le bir ticaret kervanına katılıp Suriye’ye yola çıktı. Busra denen yerde Bahira adında bir papaz O’nun son peygamber olacağını verdiği cevaplar ve sırtında bulunan et beni şeklindeki iki kürek kemiği arasında bulunan nübüvvet mühründen (peygamberlik mührü) anladı. Suriye (Şam)’deki Yahudilerden endişe eden Ebu Talip, alış-verişi Busra’da yaparak Mekke’ye döndü.
Muhammedü’l-Emin: Hiç yalan söylemediği için ve doğruluktan ayrılmadığı için güvenilir Muhammed anlamındaki bu lâkapla çağırılmaya başlandı.
On yedi yaşında iken Güney’e Yemen tarafına bir ticaret kervanıyla gitti ve ticareti öğrendi.
EVLİLİĞİ VE PEYGAMBER OLANA KADAR GEÇEN HAYATI
Yirmi beş yaşında iken amcası Ebu Talip ve Hz. Hatice’nin kölesi Meysere’nin aracılığıyla iki kez evlilik yapmış ve her defasında kocası ölmüş olan güzel ve gösterişli bir kadın olmasından öte çok güzel ahlâkı olan kırk yaşındaki Hz.Hatice ile evlendi.
Hz. Hatice’den 2’si erkek, 4’ü kız toplam 6 çocuğu oldu. Bu çocukların isimleri kızları Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Zeynep, Fâtıma; oğulları Kâsım, Abdullah’tır.
Yedinci çocuğu olan oğlu İbrahim, Habeşistan Kralı Necâşî’nin kendisine hediye ettiği cariye (bayan köle) Mısırlı Maria’dan olmuştur.
Kızı Hz. Fâtıma, Efendimiz (a.s.)’dan 6 ay sonra vefat eder. Evli veya bekâr olarak değişik yaşlarda ölen diğer 6 çocuğu kendisinden önce ölür.
Hz. Fâtıma, Ebu Talip’in oğlu Hz.Ali ile evlenir ve Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin dünyaya gelir. Bugün Efendimiz’in soyu kızı Hz. Fâtıma’dan devam etmektedir.
Kâbe’de bulunan ve Haceru’l-Esved (Kara Taş) denen taşı yerine koymada ihtilâfa düşen insanlara hakemlik yaptı. Buna Kâbe Hakemliği denir. Bugün Kâbe’nin içinde yer aldığı camiye de Mescid-i Haram denilmektedir.
Hılfü’l-Fudûl (Erdemliler Birliği)’e katılarak bir mazlumun hakkını bir zalimin elinden alan insanlarla çalıştı.
PEYGAMBERLİĞİ
Mekke yakınındaki Nur Dağı’nda Hira Mağara’sında 610 yılının Ramazan ayında ilk vahiy geldi ve son peygamber olduğu kendisine müjdelendi. Kur’an, Kadir Gecesi indirilmeye başlandı.
Korkmuş, ürpermiş ve heyecanlanmış olduğu halde evine döndü. Hz. Hatice ilk inanan kişi oldu.
Peygamberlerin sıfatları: (Olmazsa olmaz beş sıfatları vardır.)
1)Sıdk:Peygamberlerin doğru olması. 2)Emanet:Peygamberlerin emanete riayet edip, ihanet etmemeleri. 3)Fetanet:Peygamberlerin çok zeki, akıllı, ileri görüşlü olmaları. 4)İsmet:Peygamberlerin hiçbir günah işlememesi, yalan söylememesi, günahlardan korunmuş olması. 5)Tebliğ:Peygamberlerin Allah’tan aldıkları emirleri insanlara aynen duyurmaları.
İlk Müslümanlar: 1) Eşi Hz.Hatice 2) Çocuk yaştaki Hz.Ali 3) Yakın arkadaşı Hz.Ebu Bekir 4)Hürriyetine kavuşturduğu (âzatlı) kölesi Hz. Zeyd 5) O zaman köle olan Hz.Bilâl-i Habeşî.
İslâm’a davet önce gizli gerçekleşti, sonra yakın akrabalarını İslâm’a davet etti.
Peygamberliğin gelişinden sonraki ilk üç yıl boyunca İslâm Dini’ne davetin gizli yürütülmesinin sebepleri:
Mekke’nin ileri gelenlerini tahrik etmemek gerekiyordu.
İslâm’ı seçen kişilerin baskıya uğramalarını önlemek.
Tedbirli davranıp, belli bir güce ulaşmak önemliydi.
Açık davet başlayınca işkenceler de başladı. Ammâr’ın annesi Sümeyye ve babası Yâsir işkencelere maruz kaldılar ve İslâm’ın ilk şehitleri oldular.
Peygamber Efendimiz’in kendisine inananlara ders verdiği, beraber ibadet ettiği, bu şekliyle İslâm’ın ilk medresesi (üniversitesi) sayılan ev Mekke’de Erkam bin Ebi’l-Erkam’a aitti.
İslâm’a inanan 40. müslüman Hz. Ömer oldu.
Müşriklerin (Allah’a ortak koşanların) işkencelerinden kurtulmak isteyen bazı müslümanların iki ayrı zamanda
Habeşistan’a göç etmesine izin verdi.
Habeşistan kralı Necâşî müslümanları iyi karşıladı ve gizlice de müsüman oldu. (Müslüman olarak da öldüğü için, Efendimiz tarafından Medine döneminde gıyabî cenaze namazı kılındı.
Müşrikler peygamberliğin 7. yılında Peygamberimiz, müslümanlarla ve akrabalarıyla olan bütün ilişkilerini kesme yani boykot kararı aldılar. Onlarla konuşmadılar, ticaret yapmadılar, onları şehrin kenar bir mahallesine sürdüler. Önemli kararları Kâbe duvarına astıkları için bu kararı da Kâbe’nin duvarına astılar. Üç yıl sonra boykot metninin böcekler tarafından yenildiğini görünce korktular ve boykotu kaldırdılar. Ancak sıkıntılarla geçen bu üç yıl Efendimiz’in sevgili eşi Hz.Hatice başta olmak üzere müslümanları çok zorda bıraktı. Hz.Hatice rahatsızlanarak vefat etti. Daha sonra da İslâm’ı kabul etmemekle beraber sevgili yeğenini bir an olsun yalnız bırakmayan Ebu Talip öldü. Oğlu Kâsım da aynı tarihte öldü. Tarihte bu yıla Hüzün Yılı denir.
İnsanları Allah’ın dinine davet etmek için yardımcısı Zeyd ile gittiği Tâif şehrinde taşlandı.
Bir gece Mescid-i Haram’dan alınıp Mescid-i Aksa’ya götürüldü ve Rabbi’nin huzuruna göğe çıkarılarak Mirac denilen hadiseyle biraz olsun rahatlatıldı.
Medine’den Mekke’ye gelenlere İslâm’ı anlattı ve ilk yıl 6 kişi müslüman oldu. Ertesi yıl peygamberliğin 12. yılında gelen 12 kişilik bir grup, Mekke yakınlarında bir vadide gizlice buluşup müslüman oldu ve O’na ömür boyu sahip çıkacaklarına söz verdiler. Söz verme demek olan bu biata, Birinci Akabe Biatı (söz verme, sözleşmesi) denir.
Mus’ab bin Umeyr’i Medine’ye hoca olarak gönderdi. Peygamberliğin on üçüncü yılında Medine’den Mus’ab’ın gayretleriyle müslüman olan 75 kişi geldi ve Peygamberimiz’e bağlılıklarını ilân ettikleri İkinci Akabe Biatı gerçekleşti. Efendimiz’i ve bütün müslümanları Medine’de koruyacaklarına söz verdiler.
HİCRETİ
Mekke’de işkenceler artınca Mekkeli Müslümanlar Medine’ye hicret etti. Peygamberimiz de yatağına Hz. Ali’yi yatırarak yanında bir rehber ve Hz.Ebu Bekir ile birlikte 622 yılında Medine’ye hicret etti.
622 milâdî yılı, Hicrî takvimin başlangıcı kabul edildi.
Medine’ye hicret ederken Sevr Mağarası’na sığındı. Mağaranın ağzına bir örümceğin ve güvercinin yuva yapması onları müşriklerden korudu.
Kuba beldesine geldiğinde küçük bir mescit yaptırdı ve cuma namazı kıldırdı. Kuba Mescidi yapılan ilk camidir.
Medine’de, bugün kabri İstanbul’da Eyüp ilçesinde bulunan Ebu Eyyüb el-Ensarî’nin evinde 7 ay kaldı.
Mekkeli hicret eden müslümanlara muhacir, Medineli yardım eden müslümanlara da ensar denilmiştir. Mekkelilerle Medineliler arasında muâhat denilen ve tarihte bir benzeri daha olmayan kardeşlik gerçekleşmiştir.
Medine’de ilk iş olarak kendisinin de inşaatında bizzat çalıştığı bir cami yaptırdı. Daha sonra yenilenen ve bugün kabrinin de içinde yer aldığı caminin adı Mescid-i Nebî veya diğer adıyla Mescid-i Nebevî’dir.
Mescid-i Nebî’nin bitişiğinde Peygamberimiz’in evinin yanında kendilerine Ashab-ı Suffa denilen Mekke’den gelen gençlerin bulunduğu suffa yani odalar da bulunuyordu. Bu genç sahabîler Kur’an ve sünneti yazıyorlardı. İhtiyaçları zengin Müslümanlar tarafından giderilen bu gençlerin tek işi ilim öğrenmekti.
Peygamberimiz Medine’de kurduğu İslâm Devleti’nin başkanıydı.
Allah’a ve Peygamberi’ne kalbiyle iman etmediği halde diliyle iman ettiğini söyleyen ve iki yüzlü anlamında kendilerine münafık denilen insanlar da Medineliler arasında bulunuyordu. Münafıklar Hz. Ayşe’ye iftira da attılar ve bu olaya ifk hadisesi denir.
Namaz kılınırken önceleri bugün Filistin devletinin sınırları içinde yer alan Mescid-i Aksa’ya dönülürdü. Gelen bir âyetle müslümanların yeni kıblesi Kâbe oldu.
Peygamberlerin peygamberliklerini ispatlamak için gösterdiği olağanüstü olaylara mucize denir ve Efendimiz mucizelerinden biri olan ve şakk-ı kamer denilen Ay’ın ikiye bölünmesi mucizesini gerçekleştirmiştir.
Aşere-i mübeşşere (müjdelenen on kişi) denilen ve dünyada iken cennetle müjdelenenlerin isimlerini açıkladı.
624 yılında müşriklerle müslümanlar arasında olan, Peygamberimiz’in de katıldığı ilk savaş Bedir Savaşı’dır. İslâm Dini’nin en büyük düşmanı olma konusunda sembolü olan Ebu Cehil bu savaşta öldürülmüştür.
625 yılında müslümanların müşrikler karşısında zor anlar yaşadığı, onlarca şehit verdikleri ilk kanlı savaş Uhud Savaşı’dır. Hz.Hamza, daha sonra müslüman olacak olan Vahşî tarafından bu savaşta şehit edilmiştir.
Hudeybiye Anlaşması 628 yılında gerçekleşti.
On bin kişilik bir orduyla 630 yılında Mekke’nin fethi gerçekleşti.
Rum (Bizans) Kralı Heraklius, Habeş Kralı Necaşî, İran Kisrası Hürmüz ve Mısır, Gassan, Yemame gibi bazı devlet başkanlarına İslâm’a davet mektubu gönderdi.
Yüz bin kişinin katıldığı, ölümüne yakın tarihte gerçekleşen ve ömrünün ilk ve son haccı olan Veda Haccı’nı yaptı. Veda Hutbesi diye bilinen meşhur hutbesini de burada okudu ve müslümanlara Allah’ın kitabı olan Kur’an’ı ve hadis de denilen sünnetini bıraktığını söyledi.
Peygamberimiz’i sağlığında gören ve O’nun sohbetine katılmış, acı ve sevinçleri paylaşmış olan müslümanlara sahabe, sahabî veya ashab denmektedir. Hz. İsa’ya sağlığında inanan on kişiye de havarî denilmektedir.
Genç komutan Üsame bin Zeyd’in komuta ettiği bir orduyu Bizans üzerine gönderdi.
8 Haziran 632 pazartesi günü öğleye doğru 63 yaşındayken (miladî yıla göre 61 yaşında) Medine’de Mescid-i Nebî’nin bitişiğinde bulunan Hz.Âişe’nin odasında vefat etti. Hz.Ömer, kim Muhammed öldü derse onu kılıcımla parçalarım diye üzüntüsünü dile getirdi. Orada yıkanıp cenaze namazı kılındıktan sonra yine aynı odada defnedildi. Türbesi aynı yerdedir. Bu sırada Bilâl-i Habeşî ezan okumuştur.
13 yılı Mekke’de ve 10 yılı da Medine’de olmak üzere yaklaşık 23 yıl peygamberlik yaptı. Efendimiz’in ölümünden sonra Hz.Ebu Bekir devlet başkanı seçildi.
Peygamberimiz’in ölümünden sonra yalancı peygamberler çoğaldı ve bunların en meşhuru Müseyleme-i Kezzab’dır.
Allah Efendimiz’in şefaatına nail eylesin. (Âmin.)
PEYGAMBERİMİZİN HAYATI
1.Oğlu İbrahimin vefatına ağlamasını yadırgamanın doğru olmadığını anlatmak için:Gönül üzülür, gözler yaşarır ama yine de biz Rabbimizin hoşuna giden sözler söyleriz, söylemiştir.
2.Peygamberimiz, sevgili kızı Hz.Fatıma her yanına geldiğinde ayağa kalkar, onun alnından öper ve yerine oturturdu.
3.Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin Peygamberimizin torunları,Hz.Ali ve Hz.Fatımanın çocuklarıdır.
4.Peygamber Efendimiz Mekke de doğdu.
5.Peygamberimiz 20 Nisan 570 tarihinde dünyaya geldi.
6.Peygamberimize :Göklerde ve yerde herkes tarafından övülsün diye Muhammed ismini veren dedesi Abdulmuttalip tir.
7.Peygamberimiz doğduğu dönemde Mekke deki insanların en önemli geçim kaynağı ticaretti.
8.Peygamberimiz Mekke yönetiminde söz sahibi olan ve hacıların ağırlanması gibi görevleri de üstlenen bir soya mensuptu.Geldiği soyun adı ; Kureyşin Haşimoğuları kolu idi.
9.Peygamberimizin babası h, annesi Abdulla Amine Hatun .
10.Peygamberimiz henüz dünyaya gelmeden iki ay önce babasını, altı yaşında iken annesini , sekiz yaşında iken de dedesini kaybetti.
11.Peygamberimiz çocukluk ve gençlik yıllarını amcası Ebu Talib in yanında geçirdi.
12.Peygamberimizin ilk ticaret yolculuğuna çıktığında Rahib Bahira ile Busra da karşılaştı.
.Peygamberimize Mekkeliler, dürüst ve güvenir olmasından dolayı,Muhammedül Emin diyorlardı.
13.Mekkenin ileri gelenlerince kötülüklerin arttığı, zayıf ve güçsüzlerin haklarının yendiği bir sırada kurulan ve Peygamberimizin de katıldığı Hilful Fudul cemiyetinin amacı;suçlunun karşısında birlik olup haksızlığa uğrayanlara yardımcı olmaktı.
Peygamberimiz,Mekke sıcak ve kurak olduğundan 4 yaşına kadar çocukluğunu süt annesi Hz.Halime nin yanında geçirdi.
14.Peygamberimizin süt kardeşi Şeyma .
15.Peygamberimiz alemlere rahmet olarak gönderildi.
Muhammedül Emin,Güvenilir Muhammed anlamına gelir.
16.Peygamberimizin Mekkeden hicret etmeden önce yanındaki emanetlerin sahiplerine teslim edilmesi için Hz.Aliyi görevlendirmesi Onun güvenirliğinin bir ifadesidir.
17.Peygamberimiz, Mekkeden hicret ederken, korunması için kendisine bırakılmış emanetleri, mallları sahiplerine geri vermesi için Hz.Aliye teslim etmiştir.
18.Peygamberimiz üç günden fazla elinde mal bekletmez, o mal dağıtılmadıkça evine uğramazdı.Çünkü Peygamberimiz cömertti.
19.Peygamberimiz,ramazan ayı içinde daha çok cömert davranırdı.
20.Peygamberimiz.vallahi hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa cezalandırırdım buyurmutur.Çünkü Peygamberimiz adaletli idi.
Peygamberimiz , karşısında titreyen birine; Korkma!Ben hükümdar değilim.Kuru et pişirerek karnını doyuran bir kadının oğluyum,söylemiştir.
21.Peygamberimizin ilk eşi Hz.Haticedir. Evlilik süresi 25 yıl sürmüştür.
22.Peygamberimiz eşi Hz.Aişe ile zaman zaman koşu müsabakaları yapardı.
23.Peygamberimizin evinde büyüyen Hz.Enes, Peygamberimizin aile hayatı ile ilgili olarak:Ailesine Resulüllahtan daha şefkatlı kimseyi görmedim, demiştir.
23.Peygamberimiz torunlarını severken gören birinin; Benim on çocuğum var; hiçbirini kucaklayıp öpmedim, demesi üzerine:Kim başkalarına merhametli davranmazsa Allah da ona merhametli davranmaz, buyurmuştur.
25.Peygamberimiz torunları Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin için:Allahım ben onları seviyorum, sen de onları sev,dedi.
26.Hz.Hasan ve Hz.Hüseyinin anneleri Hz.Fatıma,babaları Hz.Ali.
27.Bir komşu olarak Peygamberimiz;komşularına saygı gösterir ve onlara kibar davranırdı.Komşularına selam verir ve güler yüz gösterirdi.Komşusu açken tok yatan bizden değildir.Bir hediyem ve iki komşum var. Hediyeyi hangisine vereyim diye soran Hz.Aişe ye Peygamberimiz; En yakın komşuna diye cevap vermiştir.
28.Peygamberimiz, evde pişen yemekte komşunun da hakkı olduğunu söylerdi.
29.Hicret yolculuğu esnasında Peygamberimize arkadaşlık yapan kişi Hz.Ebubekir-i Sıddık.
30.Ebu Talip sıkıntıya düştüğünde Peygamberimiz amcasının geçimini kolaylaştırmak için onun oğlu Hz.Ali yi yanına alarak bakımını üstlendi.
31.Önce yakınlarından başlayarak Allahın emirlerinin uygulanmasında adil olduğunu göstermesi için;Peygamberimiz faiz ve kan davasını ilk olarak akrabaları arasında kaldırdı.Peygamberimizin ilk kaldırdığı kan davası, amcası Abbasın torunu Rebia nın kan davası, ilk kaldırdığı faiz amcası Abbas ın faizidır.
32.Akabe biatları;Peygamberimizin, İslam medeniyetinin evrensel ve insanı ilkeler çerçevesinde temellerini attığı ve Medinelilerin bu ilkelere uyacaklarına dair söz aldığı ilk olay.
33.Peygamberimiz, Veda Hutbesinde müslümanlara iki rehber olarak;Kuran-ı Kerim ve Sünnet bıraktı.
34.Peygamberimizin , amcası Hz.Hamza yı öldüren Vahşi yi bile affetmesi onun sabır ve hoşgörüsünü en iyi anlatır.
35.Bir baba olarak Peygamberimiz,sabahları çocuklarının kapılarının önüne giderek onları namaza kaldırırdı.
36.Bir eş olarak Peygamberimiz, eşine danışmaktan çekinmezdi
37.Peygamberimize Cebrail ilk vahyi Hira mağarasında iken 610 yılında getirdi.
38.İslamın ilk emri oku emridir.
39.Allahın Kurandan Peygamberimize ilk indirdiği ayetler;Alak suresinin ilk 5 ayetidir.
40.Peygamberimize ilk vahiy gelince başından geçenleri eşi Hz.hatice ye anlattı.Hz.Hatice, Peygamberimizi teselli etti.
41.Müslümanlar Mekke de daha çok gizlice Erkamın evinde bir araya gelerek Allahın emirlerini öğrenip, ibadet ediyorlardı.
42.Kuran da, hakkında bir sure olan,Peygamber Efendimizin yakınlarına başlattığı davete ilk itirazı yapan Ebu cehil, kızları ve oğulları nişanlı iken baskı yaparak oğullarını ayıran şahıstır.
43.Yasir, ilk müslümanlardan şehit olan biridir.
44.Hz.Ömerin müslüman olmasına etki eden en önemli hadise; dinlediği Kuran ayetleridir.
45.Mekkeliler Peygamber Efendimize:hasta isen tedavi ettirelim, amacın kral olmaksa seni başımıza kral yapalım, para istiyorsan Mekkenin en zengini yapalım, niyetin evlenmekse Mekkenin en
güzel kızıyla evlendirelim… diye teklifte bulunuyorlardı.Bunun karşılığında,İslamı anlatmaktan vazgeçmesini istiyorlardı.
Peygamberimiz yapılan bu tekliflere ;Bir elime güneşi bir elime ayı verseler de bu davamdan vazgeçmem ,dedi.
46.İslamdan önce Arabistanda putlara tapmayan, kötülüklerden uzak duran, bir olan Allaha inanan kimseler de vardı.Bunlara Hanif ismi veriliyordu.
47.Müslümanlar Mekke de kendilerine yapılan eziyetten dolayı ilk defa Habeşistana hicret ettiler.
48.Habeşistana hicret eden müslümanların arasında bulunan ve Peygamberimizin damadı Hz.Osman da bulunmaktaydı.
49.Müslümanların ilk hicret yurdu olan Habeşistan da Müslümanları iyi bir şekilde ağırlayan ve onlara iyilikte bulunan hükümdar ,Necaşi idi.Habeşistan kralı Necaşi, Müslümanları şikayet eden müşriklere himayesinde istedikleri kadar kalabileceklerini söyledi.
50.Mekkeliler, müslümanları dinlerinden döndürmek için, boykot kararı aldılar ve müslümanlara üç yıl boykot uyguladılar.Alınan boykot kararını Kabe ye asarak ilan ettiler.Mekkelilerin müslümanlara uyguladıkları ve büyük sıkıntı yaşattıkları boykot üç yıl sürdü.
51.Peygamberimiz(sas) çok sevdiği eşi Hz.Hatice ce amcası Ebu Talip iki değerli varlığını kaybedince bu yıla Hüzün yılı dendi.
52.Peygamberimiz amcası Ebu Talibin vefatından sonra Taife giderek İslamı anlatmak için gittiğinde sahabeden Zeyd bin Harise ile gitti.İslami tebliğ için Taif dönüşü dinlenmek için bir müddet kaldığı bahçede duyduğu besmeleye şaşıran ve Peygamberimizin telkini ile Addas müslüman oldu.
53.Peygamberimizin Taif yolculuğu sonrası Kudüs teki Mescid-i Aksa ve oradan Cenab-ı Hakkın yüce makamlarına çıkarıldığı gece yolculuğuna İsra ve Mirac denir.
54.Peygamberimizin Mirac gecesinde Allahın katına yükseldiği Kudüs teki mescid , Mescid-i Aksa dır.
55.Yesrib, Medine şehrinin eski adıdır.
55.Peygamberimiz, kendisi hicret etmeden önce İslamı anlatmak ve öğretmek üzere sahabeden Musab b. Umeyr i Medineye gönderdi.
57.Medineye hicret eden peygamberimiz, Medine de Ebu Eyyub el Ensari ye misafir oldu.Evinde 7 ay kaldı.
58.Mekkeden Medine ye bütün mallarını bırakarak göç eden müslümanlara muhacir denir.
59.Müslümanlar için en önemli ve kutsal sayılan üç mescid:Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve Mescid-i Nebevi.
60.Peygamber Efendimizin hicret için yola çıkacağında kendi yatağında kalmasını istediği,sahipleri müşrik de olsa yanında bulunan emanetleri sahiplerine iade ederek arkasından Medine ye gelmesini Hz.Ali ye söyledi.
61.Mesci-i Nebevi nin hemen yanı başında hem okul hem yatakhane olarak kullanılan büyükçe bir bölüm ayrıldı.Mescidin yanında eğitim için ayrılan bu yere Suffa denir.
62.Peygamber Efendimiz Medine ye hicret ettiklerinde diğer dinlere mensup insanlar da vardı.Şehirde birliği sağlamak için Yahudilerle işbirliği sözleşmesi yaptı.
63.Medinede müslümanları ve İslamı yok etmek isteyen müşriklere karşı Allah, müslümanlara savaş izni vererek ilk zaferi nasip etti.Bu savaşın adı, Bedir savaşıdır.
64.Müslümanların büyük acı yaşadığı, bir ara Peygamberimizin öldüğü haberinin yayıldığı, Hz.Hamza ve 70 kadar müslümanın şehit düştüğü savaş, Uhud savaşıdır.
65.Medine nin çevresinin hendeklerle çevrilerek Medinenin korunduğu ve müşriklerin günlerce hendekleri geçemediklerinden İslamı yok etme ümitlerinin kırıldığı savaş, Hendek savaşıdır.
66.Peygamber Efendimiz vefatından önce hastalığı döneminde, namaz kıldıramaz duruma geldiklerinde cemaate namazı , Hz.Ebu Bekir kıldırıyordu.
67.Peygamberimiz Medine de 632 yılında vefat etti.
68.Peygamberimiz 63 yaşında vefat etti.
69.Medineli olup Mekkeden Medine ye göç eden müslümanlara yardım eden insanlara, Ensar denir.
70.Peygamber Efendimize 10 yıl hizmette bulunmuş ve kendisinden bir çok hadis rivayet etmiş olan sahabe, Enes b. Malik tir.
71.Peygamberimizi müslüman olarak canlı görmüş, onun sohbetinde bulunmuş ve Müslüman olarak vefat eden kimseye, sahabi denir.
72.Peygamber Efendimizin eş ve çocukları için söylenen ve her namaz sonunda kendilerine dua edilen ailesinin adı, Ehl-i Beyt denir.
73.Kuranı Kerim , ramazan ayında(610)Peygamberimize inmeye başlamıştır.
74-Peygamberimize ilk iman eden eşi Hz.Hatice dir.
75-İslamda ilk hicret, Habeşiştana yapılmıştır.
76-Habeşiştana hicret esnasında krala mutatab olan, müslümanların sözcüsü Cafer b.Ebitalib.
77-İlk Habeşiştan hicreti 615 tarihinde gerçekleşti
78-İslamda tarihinde ilk savaş , bedir savaşıdır.
79-Uhud savaşında müslümanları arkadan kuşatan süvari birliğinin komutanı İkrime b.Ebucehil.
80-Hendek savaşının diğer adı,Ahzab savaşı.
81-İslam tarihinde ilk yapılan mescid ,Kuba mescidiir.
82-İslamda ilk şehid kadın Sumeyye dir.
83-Peygamberimizin hicret esnasında sığındığı dağ, Sevr dağıdır.
84-İfk olayı:Hz.Aişe ye iftira da bulunulması olayı.
85-Mekke 630 yılında fethedildi.
86-Mute savaşında Peygamberimiz tarafından tayin edilen komutanların şehit düşmesinden sonra ordunun seçtiği komutan , halid b. Velid.
87-Hicret esnasında Hz.peygamberi yalnız başına takip eden ve atının ayakları kuma saplanan kişi, Süraka.
88-Hılful-Fudul:Peygamberimiznde katıldığı erdemliler cemiyeti.
89-Tarihte Kabe deki vazifelerden sikayenin anlamı;Kabeyi ziyarete gelen hacıların sularını tedarik etmek.,
90-Kabe de aşikare ibadet,Hz.Ömerin müslüman olmasından sonra başladı ve 616 yılında.
91-Mekke de müslümanların toplandıkları yer, Darul –Erkam.
92-Ezanı rüyasında gören ve rüyasını anlatan ilk sahabe Abdullah b.Zeyd el-Ensari
.
KUTLU DOĞUM TARİHÇESİ VE MEVLİD KUTLAMALARI
Mevlid, Efendimiz’in (sas) doğumuna, doğum yeri ve zamanına, Hz. Peygamber’in doğumu münasebetiyle yapılan mera¬simlere verilen isimdir. Aynı şekilde yine Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan manzum veya nesir eserlere de mevlid denir. Bu bağlamda Hz. Peygamber’in doğumuna ve bununla ilgili yapılan faaliyetlere “mevlid”, doğduğu aya “mevlid ayı” doğduğu geceye de “mevlid gecesi” denmiştir.
Hz. Peygambere pazartesi günü oruç tutulması konusu sorulunca “Ben o günde doğdum ve Kur’ân bana o günde indirildi.” şeklinde cevap vermiştir.
Mevlid gününün sevinç günü olduğu gerekçesiyle II./VIII. asırda özellikle Bağdat yöresinde bazı tasavvuf erbabının Ramazan ve Kurban Bayramında olduğu gibi mevlid gü¬nünde de oruç tutmadıkları nakledilir.Yani mevlid günü bir bayram olarak kabul edilmiştir.
Bu kutlamalar içerisinde Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’nin ayrı bir yeri olmuştur. Zira Hz. Peygamber’in doğduğu ev (mevlidü’n-nebî) yapılan merâsimlerin başlangıç noktası ve merkezi hâlinde idi. Mekke’de Mevlid Sokağı olarak bilinen sokakta bulunan ve Haccâc b. Yûsuf tarafından el-Beyzâ diye isimlendirilmiş olan bu ev, daha sonra Hârun-i Reşîd’in annesi el-Hayzurân tarafından mescide dönüştürülmüştür. Bu mescit mevlid günü ziyarete açılır, mevlid geceleri burada vaaz ve nasihat verilirdi. Ünlü ilim adamlarından Alî el-Kârî Mekke’deki bu törenlere bizzat katıldı¬ğını ve mevlid mahallini ziyaret ettiğini belirtir. Medine-i Münevvere’de Hz. Peygamber’in Ravzasının önünde, mevlidlerin okunduğu da aktarılan rivâyetler arasında yer almaktadır.
Mevlid kutlamalarının en meşhuru Erbil kutlamalarıdır. Bu kutlamalar mevlid kutlamalarını düzenleyen ilk sultan”, “Arap ve acemin mevlid ziyafetini yapan ilk sultan” olarak meşhur olan Erbil atabeyi Muzafferüddîn Gökbörü (öl.630/1232) tarafından ilk defa resmî hâle getirilmiştir. Önce başşehir Erbil, daha sonraları Musul’da da yapılmış olan bu kutlamalar ol¬dukça görkemli bir şekilde düzenlenirdi. Bu kutlamalara uzak yakın her bölgeden fakihler, sûfiler, vâizler, kırâat âlimleri, edip ve şâirler katılırdı. Halk ve devlet adamlarının da katıldığı bu topluluğa ziyafet verilir ve özellikle yoksul halka büyük yar¬dımlarda bulunulurdu. Bu arada vaizler veya hatipler konuşma yapar, askerler de gösteriler düzenlerlerdi
Endülüs’te Sebte ve Gırnata’da; Cezayir’de Tilimsan’da Zeytûniyye Câmii’nde düzenlenen mevlid merâsimleri pek meşhurdur. Özellikle Endülüs’teki kutlamalar aynı zamanda bir edebî yarışa dönüşmüştür. Mevlid için söylenen şiir veya kasideler ertesi yıl bir daha söylenmez ve birinci seçilen şiir veya kasidelere büyük ödüller verilirdi.
Mevlid kutlamalarının en fazla yaygınlaştığı bölgelerden biri de Mısır’dır.
Bu kutlamalar, Osmanlı¬ Devleti’nde Süleyman Çelebi’nin “Vesîletü’n-necât” adındaki meşhur mevlidi ile kendini göstermektedir. Sultan 3. Murad zamanında resmî kutlama hâline getirilerek Osmanlılardaki teşrifât (protokol) içerisinde “Mevlid Alayı” adıyla yerini almış olan mevlid merâsimleri, Sultan 2. Ahmed döneminde zirveye ulaşmıştır. Osmanlı ilim adamları veya şeyhülislâmlar bağış yapma veya vakıf kurma gibi değişik şekillerde bu faaliyetleri desteklemişlerdir. Şeyhülislâm Yahyâ Efendi’nin Rebîülevvel ayından Ramazan ayına kadar her hafta dergâhında mevlid okutması ve ziyafet vermesi, Şeyhülislâm Çerkez Halîl Efendi’nin mevlid okunması için büyük miktarda para vakfetmesi, Şeyhülislâm Hoca Sadeddîn Efendi’nin Sultan 3. Murad’ın vefatının yıl dönümü dolayısıyla Ayasofya Camii’nde okutulacak hatim ve mevlide katılması, ayrıca Mekke-i Mükerreme’de mevlid merâsiminde mevlidin okun¬duğu kürsüye örtülmek üzere her yıl işlemeli değerli bir örtünün gönderilmesi, Osmanlılar’ın mevlid faaliyetlerine verdiği önemi gösteren en güzel örneklerdir. Mevlid dolayısıyla daha önce temas ettiğimiz tatil olayını Osmanlılar’da da görmekteyiz. Safer-1328/ Mart-1910′da Meclis-i Vükelâ’nın al¬dığı bir kararla mevlid günü resmî tatiller arasına alın¬mıştır.
MEVLİD KİTAPLARI
Arapça veya Farsça yazılmış yüzlerce mevlid yanında, Erzurumlu Mustafa Darîr’den Beyzâde Mustafa Efendi ve Edirne Müftüsü Mehmed Fevzi Efendi’ye kadar, pek çok ilim adamı, şair ve edip tarafından pek çok Türkçe mevlid yazılmıştır. Ancak bunlar içerisinde Süleyman Çe¬lebi’nin kaleme aldığı Vesîletu’n-necât adlı mevlid diğer diller de dâhil olmak üzere bütün mevlidler içerisinde mühim bir değere sahiptir.
İLKBAHAR DA DOĞDU
Hz. Peygamber, “İlkbahar” anlamına gelen “Rebîülevvel” ayında doğduğundan Rebîülevvel kelimesi de ayrı bir önem kazanmıştır. Ay ve mevsim için kullanılan bu ad, aynı zamanda Hz. Peygamber için de kullanılmıştır. “Üç ilkbahar”ın bir araya gelmesiyle, yani ilkbahar mevsiminde, ilkbahar ayında “İlkbahar”ın doğumuyla bütün güzelliklerin ve iyiliklerin buluştuğu ve bununla bütün kâinatın sevince büründüğü dile getirilir:
MEVLİD OKUNURKEN AYAĞA KALKMA ADETİ
Mevlidin en önemli hususlarından biri “ayağa kalkma” olayıdır. Mevlidin velâdet kısmı okunduğu esnada Hz. Peygamber’in dünyaya geliş ânını sembolize eden ve Süleyman Çelebi’nin “Doğdu ol saatte O Şah-ı Rüsül” şeklinde ifade ettiği sözler okunur okunmaz tazim için ayağa kalkılır. Bu ayağa kalkma işini ilk defa VIII./XIV. asırda Takıyyüddîn es-Sübkî adında mutasavvıf ve dindar bir ilim adamının başlattığı nakledilir.

PEYGAMİN HAYATI VE KUTLU DOĞUM
Hz. Muhammed Mekke’de doğdu. 40 yaşında Peygamber oldu. 23 yıllık Peygamberlik hayatının 13 yılı Mekke’de, 10 yılı da Medine’de geçti. Medine’de 63 yaşında vefat etti. (8 Haziran 632, Pazartesi vefat etti.)
Bu sebeple:
Peygamberimizin hayatı (571–632):
a) Peygamberliğinden Önceki Hayatı (571–610),
b) Peygamberlik Devri (610–632) olmak üzere iki kısma ayrılır.
Peygamberlik devri de:
a) Mekke devri (510–622)
b) Medine devri (622–632) olarak iki döneme ayrılır.
Bu sebeple Siyer ve İslam Tarihi ile ilgili kitaplarda, Rasulullah’ın hayatı, “Peygamberlikten (Bi’setten) öncesi” ve “Peygamberlik devri” diye iki devreye ayrılarak incelenmiştir.
Siyer, sire ve siret kelimelerinin çoğuludur ve hayat tarzı demektir.
Siyer-i Nebi adıyla, İslam peygamberinin hayatını anlatan manzum ve mensur kitaplar yazılmıştır. Bu anlamda siyer, Peygamberimizin hayatı demektir. Hadis kitaplarında siyer başlığı ayrı bir bölümdür. Fıkıh kitaplarında da siyer başlığı bulunmaktadır.
Önemli eserler:
Siretü İbn İshak (İbn İshak)
Haza Kitabu Sireti Resulillah (İbn Hişam)
Sire (Vakidi)
Tarih (Taberi)
Tercümei Siretün Nebi (Darir)
Şevahidün Nübüvve (Lamii Çelebi)
Şemail (Tirmizi)
Mahmudus Siyer (Eyyüp Sabri Paşa)
Siyeri Celilei Nebeviye (İsmail Hakkı İzmirli)
Peygamberlikten önceki hayatını da:
1- Çocukluk devresi (8 yaşına kadar olan süre),
2- Gençlik çağı (8–25 yaşına kadar olan devre),
3- Evlilik dönemi (25–40 yaşı arasındaki devre) olmak üzere genellikle üç bölüme ayırmışlardır.
Peygamber olduktan sonra, “Mekke Devri”nde geçen olayları incelerken, tarih başı olarak, Peygamberliğin (Nübüvvetin) l. 2. veya 5 inci yılı gibi,
Nübüvvetin başlangıcını; “Medine devri” olaylarında ise,
-Hicretin,1. 2. veya 3 üncü yılı şeklinde Rasul–i Ekrem’in Hicret olayını temel almışlardır.
KUTLU DOĞUM HAFTASI
Mevlit Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmıştır.
Mevlit Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
Gül; edebiyatımızda Peygamberin rumuzu olarak kullanıldığı için 1995 yılından itibaren “Bir Dal Gül Ver” kampanyası başlatılmış,1996 yılında “Kutlu Doğum Aşı” adı altında da Diyanet Vakfı, hazırladığı 3500 kişilik etli pilav ve ayranı, Kocatepe Camii avlusunda ilk kez teşrif edenlere ikram etmiştir.
PEYGAMBERİMİZİN HASTALIĞI VE VEFATI
HASTALIĞI VE ÖLÜMÜ
Rivayete göre Allah Resulü (as) bir rivayete göre 13 gün, yine denildiğine göre de yedi gün hastalandı. Hastalığının ilk günlerinde eşi ve annemiz Hz. Meymune’nin (ra) evinde kalı¬yordu. Ancak hastalığının şiddetinin artması üzerine, eşlerin¬den izin alıp, tedavisinin eşi Hz. Aişe’nin evinde kalarak sür¬dürülmesini istedi.
Bunun üzerine Peygamber (as) amcası Abbas ile yeğeni ve damadı Hz. Ali’nin omuzlarına dayanarak Hz. Aişe’nin evine geldi. Allah Resulü’nün hastalık sebebi, Hayber’de ye¬miş olduğu bir yemekten dolayı idi. Çünkü ikram edilen ete zehir konmuştu. Buhari Hz. Aişe’den rivayet ediyor, Hz. Aişe diyor ki:
Allah Resulü’nün ölümüyle sonuçlanan bu hastalığında Allah Resulü (as) şöyle buyurmuş:
“Ey Aişe! Ben hala, Hayber’de yediğim o yemeğin, etin acısını hissediyorum. İşte şu anda yediğim o zehirli et sebebiyle kalbimin damarı çatlayacak gibidir.”
Allah Resulü’nün hastalığının şiddeti artınca, başından aşağıya su dökmelerini istemiş, onlar da başına su dökerek ateşi düşürmeye çalışıyorlardı. Çünkü ateşli hastalıktan, sıt¬madan aşırı derecede rahatsızdı.
Peygamber (as) kızı Fatıma’nın bu üzüntüsü üzerine, “Kızım, artık bugünden sonra baban bir sıkıntı ve ıstırap ya¬şamayacaktır” dedi. Allah Resulü’nün yanı başında bir tasın içerisinde su bulunuyordu. Allah Resulü elini buraya daldırı¬yor ve bununla yüzünü, yanaklarını serinletiyor ve şöyle di¬yordu: Refik’i A’la’ya, Refik’i A’la’ya, doğrusu ölüm anının da sıkıntıları varmış.
Allah Resulü’nün (as) ölümü üzerine kızı Fatıma: “Vah babacığım! Dua ede ede Rabbinin çağrısına icabet etti. Vah babacığım, Firdevs cenneti yerin olsun. Vah babacığım! Ba¬bacığım, acısına Cebrail’i bile çağırdığımız babacığım!
Allah Resulü (as) defn edilince, Hz. Fatıma Enes’e: “Ey Enes! Allah Resulü’nün üzerine toprak örtmek nasıl yüreğiniz elverdi?” diye konuşmuş.
Peygamber (as) Hz. Aişe’nin evinde, onun kucağında, başı onun göksüne dayalı olarak vefat etti.
Peygamber (as) Hz. Aişe’nin evinde vefat ettiği yerde toprağa verildi.
VEFATINDAN ÖNCE UHUD ŞEHİTLERİNİ ZİYARET
Uhud şehidleri için de duâ ve istiğfarda bulunması, Efendimize emredilmişti.
Bu sebeple bir gün Uhud’a gitti. Orada şehid olan en güzîde Sahabîleri için uzun uzun duâ etti.
Oradan döner dönmez, Mescid-i Saadete vardı. Minbere çıktı. Müslümanlara hitaben, “Ben, sizin Kevser Havuzuna ilk kavuşanınız ve sizi ilk karşılayanınız olacağım” buyurduktan sonra sözlerine şöyle devam etti:
“Ben, sizin hakkınızda benden sonraki müşrikliğe dönersiniz diye korkmuyorum. Fakat ben, sizin hakkınızda, dünyaya kapılır, onun için birbirinizi kıskanır, birbirinizi öldürürsünüz ve bunun neticesi olarak sizden öncekilerin yok olup gittikleri gibi, siz de yok olup gidersiniz, diye korkuyorum.”
HZ.AİŞE EFENDİMİZİN HASTALIĞINI ANLATIYOR
Hz. Âişe Vâlidemiz, Efendimizin hastalığı esnasındaki bir hatırasını şöyle anlatır:
“Resûlullah (a.s.m.) eve geldiği sırada başımda bir ağrı belirmişti. Ağrının şiddetinden ‘Vay başım, vay başım’ diye söylendim. Resûlullah bunu duyunca, ‘Ne ehemmiyeti var? Neden üzülüyorsun? Eğer benden evvel dünyadan göçüp gidersen seni teçhiz ve tekfin eder namazını da kılarım’ diye konuştu. Ben de, ‘Benim ölümümü mü istiyorsunuz?’ dedim.”
Hz. Âişe, Peygamberimizin latife yaptığını birden anlayamayıp böyle konuşmuştu. Resûl-i Ekrem latifesinin sonunu şu ciddi sözlerle bağladı:
“Ey Âişe Senin başının ağrısı geçer gider. Asıl baş ağrısı benim başımın ağrısıdır. Artık ondan kurtulmak çok zor.”
HASTALIĞININ HAFİFLEDİĞİ GÜN
Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hastalığı gün gün, saat saat şiddetini arttırıyordu. Bir ara soğuk su getirilmesini emretti. Getirilen suyu mübârek vücudlarına döktürdü.
Bundan sonra biraz hafifleyip rahatlık hissetti. Bunun farkına varır varmaz Hz. Ali ve Hz. Fazl bin Abbas’a dayanarak Hâne-i Saadetinden Mescid-i Şerife gitti. Minbere çıkıp oturdu. Ashab-ı Kirama şu hitabede bulundu:
“Ey insanlar! Duydum ki, vefât edeceğimi düşünüp telâş ediyormuşsunuz. Hangi Peygamber ümmeti içinde ebedî kaldı ki, ben de kalayım? Bilesiniz ki, ben yakında Rabbime kavuşacağım. Ona siz de kavuşacaksınız.
“Ey Ensar! İlk Muhacirlere iyilik etmenizi tavsiye ederim.
“Ey Muhacirler! Size de Ensara iyilikte bulunmanızı tavsiye ederim. Onlar size yardımda bulundular. Sizi memleketlerine getirdiler. Sizi evlerinde ağırladılar, barındırdılar. Geçimde sıkıntı içinde oldukları halde sizi kendilerine tercih ettiler. Her kim onların üzerine hâkim durumuna geçerse onlara iyilikte bulunsun.
PEYGAMBERİMİZİN SON NAMAZ KILDIRIŞI
Hz. Ebû Bekir, Müslümanlara öğle namazını kıldırıyordu. Bu sırada Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bedeninde bir hafiflik hissetti. Hz. Abbas ile Hz. Ali’nin yardımıyla yavaş yavaş Mescid-i Şerife çıktı.
Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz gelmekte olduğunu anlayınca, geri çekilmek istedi. Efendimiz, yerinde durması için işaret etti. Sonra Hz. Ebû Bekir’in yanına oturtulmasını emir buyurdu. Hz. Ebû Bekir’in sol tarafına götürüp oturttular. Hz. Ebû Bekir ayakta, oturmuş olan Efendimize tabi oldu.
Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Mescid-i Şerifte Müslümanlara kıldırdığı son namaz budur.
HZ.CEBRAİL HATIRINI SORMAK İÇİN GELİŞİ
Rebiülevvel ayının onu, Cumartesi günü idi. Cenab-ı Hak tarafından Cebrail (a.s.) geldi. Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hal ve hatırını sordu:
“Ey Ahmed,” dedi. “Yüce Allah, sana ikram olarak beni gönderdi. Sana soracağı şeyi senden çok daha iyi bildiği halde sana; ‘Kendini nasıl buluyorsun?’ diye soruyor”
Rabb-i Rahimine kavuşmanın hasretini yüreğinde duyan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz şu cevabı verdi:
“Ey Cebrâil! Kendimi baygın ve sıkıntılı bir halde görüyorum!”
VEFATINDAN BİR GÜN EVVEL
Rebiülevvel ayının on biri, Pazar günü. Cin ve insin peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m.) yatağında, şiddetli ateşler içinde idi. Etrafında Ezvac-ı Tahirat vardı. Başucunda Hz. Aişe Vâlidemiz oturuyordu.
Bu sırada, Hz. Üsâme ordugâhtan gelip huzur-ı saadetlerine girdi. Efendimiz dalgın yatıyordu. Yerinden kımıldayacak hali yoktu. Hz. Üsâme, mübârek ellerini ve başlarını öptü. İçi hüzün ve keder doluydu. Azami hürmet içinde Kâinatın Efendisinin karşısında ayakta durdu. Efendimiz ona bir şey söylemedi. Sadece ellerini göğe kaldırdı ve onun üzerine sürdü. Ona duâ ettiği anlaşıldı.
Resûl-i Kibriyâ Efendimizin duâsını alan Hz. Üsâme doğruca ordunun başına döndü.
HZ.CEBRAİLİN HZ.AZRAİL İLE BİRLİKTE GELİŞİ
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, bu fâni dünyada artık son dakikalarını yaşıyordu.
Bu esnada, Hz. Cebrâil Hz. Azrail ile birlikte geldi. Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hal ve hatırını sordu. Sonra, “Ölüm meleği Azrail içeri girmek için izin ister” dedi.
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz müsâade edince, Hz. Azrail içeri girdi. Efendimizin önünde oturdu, “Yâ Resûlallah!” dedi, “Yüce Allah, senin her emrine itaat etmemi bana emretti. İstersen ruhunu alacağım. İstersen sana bırakacağım.”
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz Hz. Cebrâil’e baktı. O da, “Yâ Resûlallah, Mele-i A’lâ seni beklemektedir” dedi.
Bunun üzerine Hâtemü’l-Enbiya Efendimiz, “Yâ Azrail! Gel, memuriyetini yerine getir”1 buyurdu.
PEYGAMBERİMİZİN RABBİNE KAVUŞMASI
Mübârek başları Hz. Âişe’nin kucağında, göğsüne dayalı idi. Yanında su kabı vardı. İki elini suya batırıp ıslak ellerini mübârek yüzlerine sürdü. Mübârek dudaklarından “Lâ ilâhe İllallah” cümlesi döküldü. Sonra ellerini yüzünden kaldırdı. Gözlerini evin tavanına dikti. “Allah’ım! Refîk-i Alâ” cümlesini tekrarlaya tekrarlaya altmış üç yaşında iken mübarek ruhu Refîk-i Alâ’ya yükseldi.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN YIKANMASI VE KEFENE SARILMASI
Rebiülevvel ayının on ikisi Pazartesi günü, Müslümanlar öğleden sonra akşama kadar işlerini yürütecek bir halifenin seçimi ile meşgul olduklarından, Peygamberimizin yıkanması, techiz ve defni Salı gününe kaldı. O gün, Hz. Ebû Bekir’e Mescid-i Nebevîden umumî bîat yapıldıktan sonra bu işlere başlandı.
Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Hücre-i Saadetlerinde yıkama işiyle meşgul olmak için Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas, Kusem bin Abbas, Üsâme bin Zeyd ve Peygamberimizin azaldlısı Şükrân (Salih) bulunuyordu.
Bu arada Ensar-ı Kiram da bu ulvî hizmette bulunmak istiyordu. Bu husustaki arzularını izhar ettiler. Onları temsilen de Hz. Ali, Evs bin Havlî’yi içeri aldı.
Yıkama işini Hz. Ali yaptı. Zirâ, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz sağlığında ona, “Vefât ettiğim zaman beni, sen yıka” diye vasiyyet etmişlerdi.
Evs bin Havlî testi ile su taşıyor, Hz. Abbas ile Üsâme ve Şükrân, Peygamberimizin üzerine su döküyorlardı. Hz. Ali de eline sarmış olduğu bez ile gömlek üzerinden oğuşturarak Peygamberimizi yıkıyordu. Mübarek cesedleri son derece temizdi, mis gibi kokuyordu. Hücre-i Saadetin içini, o âna kadar görülmemiş bir güzel koku kaplamıştı. Peygamber Efendimizde, ölülerde görüle gelen şeylerden hiç birinden eser yoktu. Hz. Ali yıkarken, “Anam babam sana fedâ olsun! Hayatında da, vefâtında da temizsin, güzelsin, yâ Resûlallah!”1 diyordu.
Yıkama işi bittikten sonra Hâtemü’l-Enbiyâ Efendimiz, yine Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas ve Şükran tarafından kefene sarıldı.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN ÜZERİNE NAMAZ KILINMASI
Rebiülevvel ayının on üçü, Salı günü öğleye doğru Resûl-i Kibriyâ Efendimizin yıkanma ve kefene sarılma işi tamamlandı. Hücre-i Saadetinde seririnin üzerine konuldu. Bundan sonra Hâne-i Saadetlerinin kapısını açtılar. Önce melekler, sonra erkekler, sonra kadınlar, daha sonra da çocuklar Fahr-i Alem Efendimize karşı bu son vazifelerini huşû ve hüzün içinde ifâ ettiler.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN DEFNİ
Resûl-i Ekremin nereye defnedileceği hususu görüşüldü. Bir kısmı, Mekke’ye götürülmesini, diğer bir kısmı Medine’de ve Bakî mezarlığına, bazıları ise Mescidin içine defnedilmesini teklif etti.
Fakat, Hz. Ebû Bekir imdada yetişerek şöyle dedi:
“Ben, Resûlullahtan şu sözü işitmiştim ve hâlâ unutmamışımdır: ‘Cenab-ı Hak, her peygamberin ruhunu o peygamberin defnolunmak istediği yerde alır. Dolayısıyla, Resûlullahı istirahat döşeğinin bulunduğu yere defnetmeliyiz!”4
Bu teklif Ashab-ı Kiram tarafından benimsendi. Böylece Resûl-i Kibriyâ Efendimizin, Hz. Âişe’nin evinde yattığı döşeğin altının kabir olarak kazılması kararlaştırıldı. Bundan sonra döşek kaldırılarak altı lahd tarzında kazıldı.
HZ.BİLAL ’İN MÜSLÜMANLARI AĞLATMASI
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz henüz defnedilmemişti. Bu sırada Hz. Bilâl, hüzün ve hasret akıtan yanık sesiyle ezan okudu. “Eşhedü Enne Muhammede’r-Resûlullah” dediği zaman, Ashab-ı Kiram hüngür hüngür ağlamaya başladı. Mescid-i Nebevî, ağlama sesleriyle çalkalandı.
Bu, Hz. Bilâl’in son ezânı oldu. Resûl-i Kibriyâ Hazretleri defnedildikten sonra artık ezan okumadı.
PEYGAMBERİMİZİN KABRE KONMASI
Çarşamba gecesinin geç vakitleri idi. Nihâyet, gönül ve göz yaşları arasında Server-i Kâinatın mübarek na’şını kabrine tevdi ettiler.
Bu büyük, eşsiz ve benzersiz hayatın safhalarını gücümüzün yettiği kadar anlatmaya çalışıp burada bitirirken şöyle duâ ediyoruz:
Allah’ım! Bizi dünyada Resûlünün sünnetinden ayırma! Âhirette ise şefâatından mahrum kılma! Âmin… Âmin… Âmin…
Kaynak:
a)Salih Suruç‘un “Peygamberimizin Hayatı” isimli kitaptan alınmıştır.
b)Darul Kitap web
MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
MEVLİD KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN
03 Şubat Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece, Yüce Rabbimizin âlemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed Mustafâ’nın Mevlid Kandili’ni idrak edeceğiz.
Bundan tam 1441. yıl önce Mekke’de Hz. Âmine’nin evinde, sabaha karşı bir nur dünyaya geldi.
SÜLEYMAN ÇELEBİ
Şâirlerimizden merhûm Süleyman Çelebi, Vesîletü’n- Necât adlı meşhur eserinde o geceyi şöyle anlatmıştır:
“Ol Rabîü’l – Evvel âyı nîcesî
On ikinci gîce isneyn gîcesî
Doğdu ol saatte ol Sultân-ı Dîn
Nûra gark oldu semâvât-ı zemîn.”
MEHMET AKİF ERSOY
Vatan şairimiz merhûm Mehmet Akif de, Efendimizin kutlu doğumuyla ilgili olarak, duygularımıza şöyle tercüman olmuştur:
“On dört asır evvel, yine böyle bir geceydi
Kumdan ayın on dördü bir öksüz çıkıverdi.”
O ALEMLERE RAHMETTİR
O, âlemlere rahmettir. Çünkü Allah, Kur’an-ı Kerim’de Resul-i Ekrem’e hitaben: “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ 21/107) buyurmuştur. Sevgili Peygamberimiz de kendisinin Azap Peygamberi değil Rahmet Peygamberi olduğunu ifade etmiştir.
Ârif Nihat Asya’nın ifadesiyle O, “Abdullah’ın yetimi, Âmine’nin emâneti, Hatîce’nin goncası, Âişe’nin gülü, Ümmetin göz bebeği ve göklerin Resulüydü” Resulullah(S.A.V)’a canımız ve rûhumuz feda olsun.
Bu gece, “Resulullah’ın hayatını ne kadar biliyoruz, sünnetinden ne kadar haberdarız, ahlakıyla ne kadar ahlaklanmışız” sorularıyla kendimizi muhasebe etmenin zamanıdır.
Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, yetimlerimiz, gariplerimiz, tüm mazlumlarımız ve hakkı gasp edilmiş olanlarımız dahil hepimiz bütün insanlık olarak, Resulullah’a çok şeyler borçluyuz. İstiklal Marşı Şairimiz bunu şöyle ifade ediyor;
“Dünya neye sahipse onun vergisidir hep,
Medyûn ona cem’iyyeti medyûn ona ferdi
Medyûndur o masûma bütün bir beşeriyet
Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret”
Sevgili Peygamberimizin rahmet yüklü mesajlarının hayatımıza ışık tutmasını, Gecemizin şefaat-ı Nebî’ye vesîle olmasını ve Allah’ın bizleri onun sancağı altında cennetinde buluşturmasını temenni ediyorum.
SİYER-İ NEBİDEN NOTLAR
İLK HİCRET:HABEŞİŞTANA
“Zulme uğradıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Âhiret ecri ise daha büyüktür.”en-Nahl Sûresi, 41)
a) Habeşistan’a İlk Hicret Edenler (615 M.)
Müşriklerin ezâları dayanılmaz bir hal almıştı. Müslümanlar serbestçe ibâdet edemiyorlardı. Bu sebeple Rasûlullah (s.a.s.) Müslümanların Habeşistan’a hicret etmelerine izin verdi.
Müslümanlar Habeşistan’a iki defa hicret ettiler. İlk defa 12′si erkek, 4′ü kadın 16 kişi Mekke Devri’nin (Peygamberliğin) 5′inci yılında (615 M.) Recep ayında Mekke’den gizlice ayrılarak Kızıldeniz kıyısında birleştiler. Başlarında bir reisleri yoktu. Buradan kiraladıkları bir gemi ile Habeşistan’a geçtiler. İçlerinde, Hz. Osman, eşi Rukiyye, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf ve Abdulllah b. Mes’ûd gibi muhterem zâtlar da vardı.
b) İkinci Habeşistan Hicreti (616 M.)
İlk hicret edenler Habeşistan’da iken inen “en-Necm Sûresi”ni Hz. Peygamber (s.a.s.) Hârem-i Şerifte müşriklere okudu. Bitince, sûrenin sonunda “secde âyeti” bulunduğu için, Allah’a secde etti. Bu sûrenin 19 ve 20′inci âyetlerinde müşriklerin putlarından “Lât, Uzza ve Menât’ın” isimleri de geçtiğinden müşrikler de Hz. Peygamber (s.a.s.)’le birlikte putları için secde etmişlerdi. Bu olay, “Mekkeliler toptan Müslüman oldu” diye bir şâyianın çıkmasına sebep olmuş, bu asılsız şâyia tâ Habeşistan’da duyulmuş, bu yüzden hicret eden Müslümanlar da, Habeşistan’da üç ay kaldıktan sonra dönmüşlerdi. Müslümanlar, Habeşistan’dan döndüklerine pişman oldular. Çünkü müşrikler zulüm ve işkencelerini daha da artırmışlardı. Bu sebeple Müslümanlar, Mekke Devri’nin 7′inci yılında (616 M.) 77′si erkek, 13′ü kadın olmak üzere 90 kişi 2′inci defa Habeşistan’a hicret ettiler. Bu ikinci hicrette kafile başkanı Hz. Ali’nin ağabeyi Câfer Tayyar’dı.
İLK CENNET SEVİNCİNİ DUYAN SAHABE:ABDURRAHMAN BİN AVF
- İslam’a ilk giren sekiz kişiden biri cennetle müjdelenen on kişiden biri
Hz.Ömer (r.a.)’dan sonraki halife seçimindeki Şura heyetindeki altı kişiden biri
cennetle müjdelendiğini duyduğu zaman buğday un ve yiyecek yüklü 700 deveden
oluşan kervanını Allah yolunda hibe eden bu zengin sahabe.
-cahiliye devrinde asıl adı Abdulkabe veya Abdu Amr idi.Ebu Muhammed künyesi ile tanınan,Abdurrahman ismini Resulullah verdi.
-Habeşiştana yapılan iki hicrete katılmış,Hz.Peygamberin ilk defa arkadında namaz kıldığı Abdurrahman bin Avf olmuştur.Daha donra Resulullahın hastalığı sırasında Hb.Ebubekirin arkasında namaz kılmıştı.
-Hz.Ömer şehit edildiğinde yarım kalan namazın tamamlanması için Abdurrahman görevlendirmişti.
-Vefat ettiğinde cenazesini Hz.Osman kıldırmıştı.
KABE İÇİNDE DOĞAN SAHABE:HAKİM İBNİ HAZAM(R.A)
Hakim İbni Hazam ,Hz. Hatice (r.a.)
’nin erkek kardeşinin oğludur.
Kabeyi Muazzama’nın içinde
doğmuş olan tek kişidir. Ancak Mekke fethedildiği gün müslüman olmuştur.
Bu geç kalışından dolayı büyük pişmanlık duymuş uzun süre ağlamış Darun Nedve adıverilen tarihi evini satarak geçmişin acı izlerini silmek istemiştir. Bütün varlığıyla İslam’a
yönelmiş bütün malını Allah (c.c.)
yolunda harcamış olan sahabedir.
İLK NÜFUS SAYIMI MEDİNE-İ MÜNEVVERE DE
Savunma ile ilgili alınan tedbirler
arasında, Müslümanların sayısını
bilmeğe de lüzûm görüldüğünden,
Rasûlullah (s.a.s.):
“Bana Müslüman olduklarını
söyleyenlerin isimlerini yazınız,
” buyurmuştur. Sayım sonunda
Medine’de 1500 müslüman
bulunduğu anlaşılmıştır.Genel
nüfus10000 civarında idi.
PEYGAMBER (S.A.S) EFENDİMİZİN HAYATI (ÖZET)
Peygamberimizin baba tarafı, Kureyş kabilesinin Haşımoğulları sülalesindendir.Anne tarafı,Kureyş kabilesinin Zühreoğulları sülalesindendir.Peygamberimizin soyu, Hz. İbrahim(Aleyhisselam) ve oğlu İsmail Aleyhisselama dayanmaktadır.
Peygamberimizin dedesi Abdulmuttalib, babası Abdullah , annesi Amine Hatun, babaannesi Amr ın kızı Fatıma, anneannesinin adı Abduluzzanın kızı Berre dir.Resülullahın dayısı Sad bin Ebi Vakkas, amcaları Hz.Hamza ve Ebi Talip.Hz.Hamza Uhut ta şehit oldu.Ebu Talip, Hz.Ali nin babasıdır.
Peygamberimiz Rebiülevvel ayının 12.ci gecesi, miladı 29 Nisan 571 tarihinde dünyaya geldi.Peygamberimiz dünyaya gelmeden 2 ay öncesi babası vefat etti. 6 yaşında iken annesi 8 yaşında iken dedesi Abdulmattalip vefat etti.Peygamberimizi annesinden sonra ilk emziren Hz.Hamza yı da emziren Ebu Lehebin cariyesi Süveybe Mesruh idi.Peygamberimiz ,Hz.Hamza ile süt kardeştir.Resulüllah (S.A.V) dünyaya gelirken meydana gelirken meydana gelen olağanüstü olaylar;Medayin deki Kira sarayının ondört sütunun yıkılmasıması ,Kabe içindeki putların yıkılması,Mecusilerin bin yıldan beri yanmakta olan ateşlerinin sönmesi,takdis edilen meşhur Save(Taberiyye) Gölünün bir anda kuruması,Gökten yıldızların dökülmesi,Semave vadisinin seller altında kalması.
Peygamberimize Muhammed adını dedesi Abdülmuttalib verdi.Muhammed in sözlük anlamı, tekrar tekrar övülmüş, medhedilmiş demektir.Peygamberimizin güzel isimleri;Ahmet(Saf suresi:6),Muhammed(Al-i İmran suresi:164),Mustafa,Mahmud.Mekke de doğan çocukların süt anneye verilmesinin sebebi;Mekke nin havası ağır ve sıcak olduğundan çocuklara iyi gelmezdi.Resulüllahın süt annesi Ebu Leheb in cariyesi Süveybe Mesruh ve Sad kabilesine mensup Halime dir. Beş yıl süt annesi Hz.Halime nin yanında kaldı.Süt kardeşleri Abdullah ve Şeyma dır.Peygamberimiz anne diye ;süt annesi Hz.Halime ve dadısı Ümmi Eymene hitap etmiştir.Peeygamberimizin babası 25 yaşında iken annesi 20 yaşında iken vefat etti.Annesi Amine Hatun vefatından önce :Her yeni eskiyecek ve her şey son bulacaktır.Bende öleceğim gam yemem.Temiz bir çocuk doğurdum.Dünyaya bir büyük hayır bırakıyorum söylemiştir.Doğmadan iki ay önce babasını kaybederek yetim, 6 yaşında iken annesinini kaybederek öksüz kalmıştır.Cenabı Allah (Celle celaluhu) Peygamberimiz(S.A.V) yetim kaldıkları zaman : Rabbin seni yetim bulup ta, barındır mı?(Duha suresi ayet:6) buyurmuştur.Peygamberimiz dedesinin himayesinde 2 yıl, yani 8 yaşına kadar kalmıştır.Dedesi Abdulmattalib vefat edince Resulüllahı himayesine alan amcası Ebu Talib tir.Resulüllah 13 yaşında iken amcası ile ticaret amacıyla Busra kasabasına vardıklarında Bahire adında rahip Ebu Talibe çocuğu geri götürmesi söyledi. Çünkü rahip ,Hz.Muhammed (S.A.V) in son peygamber olduğunu anladı.Bu haberi İncil de okumuştu.Yahudiler çocuğa bir zarar vereceklerinden korktuğu için Mekke ye geri götürülmesini istedi.Amcası Zübeyr ile birlikte Miladı 588 yılında Yemene seyahat ettiler.Resulüllahın Şam a ikinci seyahatı ,Hz.Hatice nin ticaret mallarının satışı için miladı 595 yılında oldu.Hz.Muhammed(SaV) e Peygamberlik gelmeden önce, Ukaz Panayırında(SAV) ve Ebu Bekir(R.Anhu) ın de yanında bulunduğu bir topluluk içinde , yakında bir Peygamber geleceğini bildiren Kuss bin Saide adındaki şahıs idi.Amcasının yanında iken , amcasının zayıf aile bütçesine katkıda bulunmak için, ücret mukabili çobanlık yapmıştır ve Çobanlık yapmayan hiçbir peygamber yoktur. buyurmuştur.Peygamberimiz ,peygamberlikten önce son derece doğru ve güvenilir bir kişiliğe sahipti. Halk bu yüzden kendisine Muhammedül Emin denirdi.Muhammedül Eminin anlamı Güvenilir Muhammed demektir.Peygamberimiz 25 yaşında Hz.Hatice 40 yaşında iken evlendiler.Resulüllah, Hz.Haticenin vefatına kadar 25 yıl evli kaldı.Hz.Hatice annemiz 65 yaşında iken vefat ettiğinde Reulüllah Efendimiz 50 yaşında bulunuyordu.
Arap kabileleri bir gün Kabeyi tamir ederken siyah taş anlamına gelen Hacerül Esved taşını yerine koymakta anlaşmazlığa düştüler.Nerdeyse kavgaya tutuşacaklardı.Sonunda miladı 608 yılında doğruluğuna güvendikleri peygamberimizi hakem yapmaya ve onun vereceği hükme razı olmaya karar verdiler.Peygamberimiz bu taşı hırkasının üzerine koyarak, her kabileden bir kişiye hırkanın ucundan tutturarak taşı elleriyle yerine koydu ve bu anlaşmazlığı giderdi.
Peygamberimizin Çocukları: Üçü erkek, dördü kızçocuk olmak üzere yedi çocuk oldu.Kız çocukları;Zeynep,Rukiye , Ümmi Gülsüm ve Fatıma.Erkek çocukları;Kasım, İbrahim,AbdullaPeygamberin künyesi ilk oğlu Kasım dan dolayı, Ebul Kasım (Kasımın babası) .Peygamberizin soyunu devam ettiren Hz.Fatıma dır.Peygamberimizin vefatından sonra yaşayan tek evladıdır.Hz.Fatıma Efendimizin vefatından 6 ay sonra 26 yaşında iken vefat etti.Hz.Fatıma ,Hz.Ali ile evliydi.Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin Hz.Fatıma nın çocuklarıdır.
Peygamberimize ilk vahiy, Nur dağında Hira mağarasında, ramazan ayının 27 si, Miladı 610 tarihinde 40 yaşında iken geldi.İlk vahiy geldiğinde, korkarak evine dönüp olanları hanımı Hz.Hatice ye anlattı.Hz.Hatice onu teselli etti.Amcası Varaka bin Nevfel in yanına götürdü. Varaka O nun peygamber olduğunu müjdeledi.İlk müslüman olanlar:Hz.Hatice, Hz.Ali, Hz.Ebubekir ve Zeyd bin Harise.Bunlara sabikun-i İslam(İlk Müslümanlar) denir.(Allah onlardan razı olsun.)Resulüllahın adı anıldığı zaman Sallallahu Aleyhi ve Sellem(Allahın selam ve esenliği O nun üzeine olsun ) söylenir.salat ves selam peygamberimize nasıl ulaşır? Peygamberimiz :Allah Tealanın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Bunlar nerede bir salatu selam duyarlar, hemen bana iletirler,buyurmuştur.resulüllahın arkadaşlarına sahabe denir, çoğulu ashab tır.Resulüllahın arkadaşlarından(ashabından) birinin adı anıldığı zaman , eğer erkek ise radiyallahu Anhu, kadınsa radiyallahu Anha(Allah ondan razı olsun) demektir.İlk vahiy geldikten sonra bir müddet kesidi.Cebrail görünmez oldu.Sonra Müddesir Suresnin ilk ayetleri nazil oldu.İşte geçici bir müddet vahyin kesildiği döneme Vahiy de Fetret devri denir.Açıktan İslama davet ne zaman başladı? Üç yıl gizli yapılan İslam davetten sonra(Önce) en yakın akrabanı uyar(Şuara:214) ayeti kerimenin emri gereğince Safa tepesine çıkıp en yakın akrabalarını açıktan İslama davet etmeye başladı.Peygamber efendimiz ilk defa peygamberliğini Mekke de Safa tepesinde ilan etti.Müşrikerin baskısı üzerineResulüllahı himaye eden amcası Ebu Talibe gelerek davasından vazgeçmesini söylediler.Yoksa kendisi ile mücadele edeceklerini söylediler.Amcası Ebu Talib Peygamberimize müşriklerin takınacakları tavrı bildirdi.Bunun üzerine SEVGİLİ PEYGAMRİMİZ:Sağ elime güneşi, sol elime ayı verseler ve davadan vazgeçmeyi teklif etseler, ben de öleceğimi bilsem yine vazgeçmem, dedi.Peygamberimizin davasından vazgeçerse Kureyş müşrikleri tarafından İslam davasını bırakması için yapılan teklifler:Mal ve servet vermek,makam ve mevki vermek, içlerinden en güzeli ile evlendirmekti.Resulüllah yapılan bu teklifleri kabul etmedi, ben davamdan asla vaz geçmem dedi.İşkence yıllarında Ebu Leheb ve hanımı Ümmü Cemil müşrklrin iki azılı kişileri idiler.Biri emir veiyor diğeri uyguluyordu.EbuLehebin emriyle Ümmü cemil dikenleri topluyor ve Allahın Resulünün geçeceği yollara diziyordu.Müşrikler tarafından ilk şehid edilen,Ammar bin Yasir in annesi Sümeyye ve babası Yasir dır.Allah katında peygamberlerden sonra en büyük derece şehidlere verilmiştir.Allah yolunda şehid düşenlere ölü denilmez, ÇÜNKÜ onlar Rableri katında diridir.(Bakara Suresi :154)Şehidlerin efendisi Peygamberimizin amcası Uhud savaşında şehid düşen Hz.Hamza dır.Müşriklerin eziyet ve zulümleri karşısında peygamberliğin 5.ci yılında Miladı 615 de 10 erkek 5 kadın toplam 15 kişi idi.Habeşistana ilk hicret eden Hz.Osman ve hanımıdır.Habeşistana yapılan 2.ci hicrette Peygamberliğin 7.ci yılında, kafilede 82 erkek 1o kadın idi.Kafile başkanı Hz.Ali nin abisi Cafer-i Tayyar dır.Habeş kralı Necaşi Ashame müslümanlara çok iyi davrandı.Müslümanları müşriklere teslim etmeyip ülkesinde barındırdı.Müslümanların Habeşistana hicret etmelerinin nedeni, müşriklerin eziyetleri her geçen gün artıyordu.Bunu için hicret ettiler.Hz.Ömer ,miladı 616 yılında Zilhicce ayında müslüman oldu.Müslüman olduğu gün Enfal suresinin 64.cü ayeti nazil oldu.Resulüm!sana ve sana tabi olan müminlere Allah yeter. Hz.Ömer Hicri 23 yılında , 63 yaşında iken , hrıstıyan bir köle tarafından sabah namazında şehid edildi.
Peygamberimizin önemli mucizeleri:Kur anı Kerim, şakk-ı Kamer mucizesi ve Miraca çıkması.Şakk-ı Kamer mucicesi, peygambermizim parmağıyla aya işaret etmek suretiyle ayın ikiye bölünmesi mucizesidir.Peygamberimize en çok düşmanlık yapanlar;Ebu cehil,Peygamberimizin amcası Ebu Leheb, As Bin Vail, Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia ve Ümeyye bin Halef tir.Mekke müşrikleri 3 yıl devam eden mülümanlara karşı (671-619) boykot yaptılar.Bu hususta yaptıkları antlaşmayı yazıp Kabenin duvarına astılar.Kabe ye asılan bu yazılı metin ve bunun yazan Mansur bin İkrimenin sonu ,güve (kurt) Kabe ye asılan antlaşma metnini yiyerek,Allah adından başka diğer yazıları yok etmişti. Mansur b.İkrime nin antlaşmayı yazdığı eli felç oldu ve çolak kaldı.Peygamberimiz İslamı yaymak için yanında Zeyd bin Harise ile Taife gittiler.Taifliler İslamiyeti kabul etmedikleri gibi, peygamberimizi taşladılar.Atılan taşlardan yaralanan Resulullah kan içinde kaldı ve yürümeyecek hale geldi. Yine de Peygamberimiz onlara hidayete ermeleri için dua etti:Allah ım onlar bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı.Onları hidayete eriştir diye niyaz etti.Peygamberimizin sevgili eşi Hz.Hatice ve sevgili amacası Ebu Talib vefat etti.Bu ikisinin vefat ettiği yıla HÜZÜNLÜ yıl denildi.Taifliler taşladılar.Allah(C.C.) Peygamberimizi teselli etmek için miraca yükselti.Cebrail arkadaşı, burak bineği.Mekkeden Mescidi Aksa ya, oradan miraca yükseldi.Dönerken ümmetine 3 hediye ile geldi:5 vakit namaz,Bakara suresinin son iki ayeti ve Şirk koşmayanların cennet müjdesi.Peygamberimiz 1.ci ve 2.ci akabe görüşmelerini yaptı Medinelerle.Medinelilere İslamiyeti öğretmek için Peygamberimiz Musab bin Umeyr i gönderdi.Resulullahı Medineler Medine ye davet ettiler.Resulullah onlardan uyulması geren hususlarda söz aldı.Sahabe-i Kiram çileli yaşadığı Mekke müşrikleri zulmu karşısında doğup büyüdükleri, yerlerini yurtlarını terket ederek Medine şehrine hicret ettiler.Mekke müşrikleri yinede rahat bırakmadılar Müslümanların yakasını.Bedir, uhud ve Uhud savaşlarını yaptılar.Müslümalar müdafa için savaştılar.Allahın yardımıyla müslümanlar sayıları ve savaş malzemeleri az olmasına rağmen üstün geldiler.Allah mülümanları üstün , müşrikleri zelil kıldı.Namaz mirac da farz kılındı.Hicretten 18 ay önce.Ezan Medine de okundu.Oruç, zekat ve hac ibadetleri Medine döneminde farz kılındı.İlk cuma namazı hicret esnasında farz kılındı ve kılındı.Hicret edenlere muhacir denir.Peygamberimizin Medinelilere ilk tavsiyeleri;Yemek yediriniz,akrabalık haklarını gözetiniz,halk uyurken , siz namaz kılınnız.Selametle cennete girersiniz!Peygamberimiz hicret yolculuğu esnasında Medine ye 5 kilometre mesafede Kuba köyünde ilk mescidi yaptı.Medineye varınca Mescidi Nebi yi yaptı.Yanında İslamın ilk üniversitesi Ashab- ı Suffe için ilk yatılı okulu yaptı.İslamiyet her geçen gün çığ gibi büyüyor.Müslümanların mutluluk dönemi başladı.Müslümanlar güçlendi.Hakimiyet Medine de müslümanların oldu.Medine Resulullaha başkent oldu.Peygamberimiz son yıllarda çevreden İslam hakkında bilgi edinmek için gelenleri Mescidi Nebi de misafir etti.Komşu ülkeleri İslama davet etti.Hicretten 8 yıl sonra Mekke yi fethetti.Mekkelilere Hz.Yusuf Aleyhisselamın kardeşlerine dediği gibi geçmişten sual etmek yok diyerek affettiği gibi bende sizleri affediyorum.Veda haccını yaptı.Arafatta vedalaştı.63 yaşında vefat ettiPeygamberimizin Dualarından Örnekler:
-Ey Allahım! ömrümün ahirini hayırlı kıl, amelimin sonunu da hayırlı kıl, günlerimin sonunu sana kavuştuğumda hayırlı kıl.
-Senden başka ilah yoktur,ancak sen varsın.seni noksan sıfatlardan uzak kılarım. Senin hamdinle yaşarım. Kötülük işledim, nefsime zulmettim, beni bağışla.Zira sen mağfiret edenlerin en hayırlısısın.
-Allahım , kavmime hidayet eyle.Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Hz.İbrahim Aleyhisselamın duası:
-Ey Rabbimiz ! Burayı (Mekke) emin bir şehir yap, halkından Allaha ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle(Bakara:126)
-Ey Rabbim, beni namazı dosdoğru mükemmel şekilde kılan bir insan yap.
Ailenin Kurtuluşu için okunacak dua:
-Ey Rabbim beni ve kardeşimi bağışla bizi rahmetine daldır.Sen merhametlilerin en merhametlisin.(Taha :25-28)
Bir günahın ardından pişmanlıkla okunacak dua:
-Ey Rabbim ben kendime zulmettim, beni bağışla(Kasas suresi)

1

Nisan
2012

SİYER GENEL KONULAR-2

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  601 Kez Okundu

-Muhacirlere yardım eden Medineli Müslümanlara da “Ensar” denir.
-İslam tarihinde yapılan ilk mescid “Kuba Mescidi”dir.
-Peygamber Efendimizi gören ve onun sohbetine katılanlara “sahabe ashab” denir.
-Peygamberimiz, 23 yıllık peygamberlik görevinden sonra, 632’de Medine’de vefat etmiştir.
Yapılan Savaşlar
-Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde Ebu Eyyub el-Ensari’nin evinde misafir olmuştur. Kabri, İstanbul’da olan ve Eyub Sultan olarak bilinen sahabedir.
-İslamın ilk şehitleri Hz. Sümeyye ve eşi Hz.Yasir’dir.
-Peygamberimiz tarafından cennetle müjdelenen 10 sahabeye “aşere-i mübeşşere” adı verilir
Aşere-i Mübeşşere
1) Hz. Ebu Bekir
2) Hz. Ömer
3) Hz. Osman
4) Hz. Ali
5) Hz. Zübeyr b. Avvam
6) Hz. Abdurahman b. Avf
7) Hz. Sad b. Ebi Vakkas
Hz.Said b. Zeyd
9) Hz.Ebû Übeyde b. Cerrah
10) Hz.Talha b. Übeydullah
-Peygamberimizden sonra gelen 4 halife sırayla : 1) Hz. Ebu Bekir : 2 yıl 2) Hz. Ömer : 10 yıl 3) Hz. Osman : 12 yıl 4) Hz. Ali : 5 yıl
-İlk cuma namazı Peygamber Efendimizin Mekke;den Medine.;ye hicreti esnasında ;Ranuna, denilen yerde kılınmıştır.
- Sahabe Hz. Peygamber;i sağlığında Müslüman olarak görüp onun sohbetinde bulunanlara denir.
-Peygamber Efendimizin bizzat inşasında çalıştığı ve öğretmenliğini yaptığı ilk yatılı okul olan SUFFE;dir. Burada eğitim görenlere Ashab-ı Suffe denir.
- Peygamber Efendimizin yaptığı en önemli savaşlar Peygamberimiz ve Müslümanlar Medine;ye göç ettikten sonra müşrikler onları yine rahat bırakmamışlar, bu yüzden Peygamberimiz onlarla savaşmak zorunda kalmıştır. En önemlileri şunlardır:
1) Bedir Savaşı (624) 2) Uhud Savaşı (625) 3) Hendek Savaşı (626)
- Peygamber Efendimizin yaptığı savaşların amacı Allah;ın adını yüceltmek, Düşman saldırılarını önlemek, Müslümanların inançlarını, ırz ve namuslarını, can ve mallarını korumaktır .
-Muhammedin sözlük anlamı tekrar tekrar övülmüş, medhedilmiş anlamındadır.
-Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin dört adı vardır: a-Ahmet, b-Muhammed, c-Mustafa, d-Mahmut.
-Darun-Nedve,Kureyş müşriklerinin toplanıp karar verdikleri meclis. Bu mecliste Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in öldürülme emri çıktı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medineye hicret etmek zorunda kaldı.
-Medineye ilk hicret eden ,Ebu Seleme bin Abdulesad (Radiyallahu Anh).
-İlk Cuma namazı ve ilk hutbe ,Medineye hicret ederken Rânûna Vadisi, Benî Sâlim mahallesinde ilk Cuma namazı kılındı ve ilk hutbe okundu.
-Hicri Tarih ,Kamer yılı esas ve Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hicret tarihi başlangıç kabul edilerek, müslümanların kendilerine mahsus tarihidir.
-Hicri takvimi Hz Ömer(Radiyallahu Anh) başlattı.Hicri yıl 354 gündür.
-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine de Asıl adı Halid bin Zeyd olan Ebu Eyyup el-Ensari (Radiyallahu Anh)�ın evinde misafir oldu.
-İslâmda ilk ganîmet ve esir Abdullah Bin Cahş serriyesi tarafından alındı.
-Ganîmet beşte biri Allahâ ve Resulüne , beşte dördü ise mücahitler aitti. Fakat bu beşte biri de beşe ayrılıyor; Peygamberin akrabası, yetimler, kafirler ve aciz yolcularda hisse alıyorlardı.
-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in bizzat orduya komutan olarak ilk katıldığı savaşın, başka bir ifade ile ilk gazvenin adı Ebva (Veddan) Gazvesi.
-Gazve ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in bizzat sevk ve idare ettiği savaşlara denir.
-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yirmi yedi gazveye katılmıştır.
-Ramazan orucu ,Ramazan orucu, oruç tutmaya gücü yeten her müslümanın üzerine farzdır. Bedir Gazvesinden bir ay evvel hicri 2, miladi 624 yılında, Bakara Sûresinin 183üncü ayet-i kerimesiyle farz kılındı.
-Ramazan ve Kurban Bayramları ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz Medineye teşrif buyurdukları zaman, Medinelilerin iki bayramları olduğunu görmüştü. O günlerde oyunlar oynuyorlar, şenlik yapıyorlardı. Bunu müşahede eden Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu: Allah Teala iki bayrama bedel daha hayırlılarını, Iyd-ı Fıtr (Ramazan Bayramı) ile Iyd-ı Edha (Kurban Bayramı) günlerini tahsis etmiş-tir Böylece Asr-ı Saadetten beri bütün İslâm aleminde bir yılda iki defa dini bayram kutlana gelmiştir.
-Zekat ,İslâmın beş şartından biri olan zekat, hicri 2, miladi 624 yılında, Ramazandan ve Fıtır Sadaka-sının vacip kılınışından sonra farz kılınmıştır.
-Hz. Fatıma ile Hz. Ali,Hicri 2, miladi 624 yılında evlendiler.
-Hz. Fatıma ile Hz. Ali evlendiklerinde ,Hz. Fatıma 18, Hz Ali ise 21 yaşında idi.
-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in nesli Hz. Ali ve Hz. Fatımadan doğan çocuklar, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in nes-lini devam ettirmişlerdir.
-Ehl-i Beyt ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)�in soyunu sürdüren kızı ve çocuklarına verilen ad. Hz. Ali, Hz. Fatıma ve çocukları Ehl-i Beyttir.
-İslâm tarihinde ilk resmi hastahane ,Hicretten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in izniyle Kuaybe bint Sa�d (Radiyallahu Anh) sorumluluğunda Mescid-i Nebevinin içinde kurduğu bir çadırda hasta ve yaralılara hizmet verilerek kurulmuştur.
-lk münafıklar Miladi 624 hicri 3. yıl da Yahudilerin müslümanlara karşı düşmanca harekete başlamaları ile türediler
-Asr-ı Saadette öğretim yerleri ; a)Mescid:Namaz kılmanın yanı sıra cemaate ayeti kerimleri okuyup öğrenme ve öğretme ve dini bilgiler sunulma yeridir.
b)Suffa:Yurtta kalanlar daha ziyade fakir Mekkeli göçmenler (muhacir) ve uzak yerlerden gelen misafir öğrencilerdi.
c)Darul-Kurra:Suffenin öğretim için yetersiz kalması üzerine Medinede bazı evlerde Darul-Kurra denilen okullar açılmıştır.
d)Küttab:Küçük çocuklara okuma-yazma öğretilen yer. İlkokul.
-İslâmda ilk tayin edilen vali Yemende vali olan Bâzan müslüman olduktan sonra Sanaya vali olarak atanmıştır.
-Kameri ayları:Muharrem, Seferi, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şâbân, Ramazan, şevval, Zilkâde, Zilhicce.
-Hicri takvimi Hz Ömer(Radiyallahu Anh) başlattı.
-Medine şehrinin eski Asıl adı Yesrib’tir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hicretinden sonra Peygamber şehri an-lamında “Medinetün-Nebî” denilmiştir. Daha sonra Medine olarak anılmaya başlanmıştır.
-Cenaze Namazı, Farz-ı Kifayedir. Ölen bir müslümanın Cenaze Namazını, müslümanlardan bir kısmı kılınca, öteki müslümanların üzerinden Cenaze Namazını kılma so-rumluluğu kalkar. Yeryüzünde ilk Cenaze Namazı, Hz. Adem için kılınmıştır. Resûlullahın ilk defa Cenaze Namazını kıldırdığı sahabi Ensardan, Berâ bin Mârur (Radiyallahu Anh)
-Ashab-ı Suffa; Medinede kavim ve kabileleri, evleri bulunmayan, mescidin suffasında yatıp kalkan sahabiler olup, gecelerini namazla, kuran okumakla, ders alıp, ders vermekle geçirirlerdi. Bu-rası bir ilim yuvası idi. Hatta en çok hadis rivayet eden Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)da burada yetişmiş-ti. Gündüzleri de, su taşır, odun toplayıp satarlar ve onunla geçinirlerdi.
-Medine Vesikası ,İlk İslâm Devleti Anayasasıdır. 52 maddeden oluşmaktadır. Bu anayasa dünyada yazılı ilk ana-yasadan birini teşkil etmektedir.
-İslâm da ilk vatandaşlık ,Medine Vesikasıyla Hıristiyan, Yahudi ve putperstlerle karşılıklı görüşme ve antlaşma sonucu, İslâm devleti vatandaşlığını kabul etmeleri üzerine imzalanmıştır.
-İslâm’da ilk Nüfus Sayımı ,Hicretin 1 nci yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in emirleriyle ilk Nüfus Sayımı yapıldı. Yapılan ilk Nüfus Sayımında Medine’de 10.000 kişinin yaşadığı, bunlardan 1.500′ünü Müslüman, 4.000′inin Yahudi ve 4.500′ünün müşrik Arap olduğu anlaşılmıştı.
-Ezanın uygulanmaya konulması, sahabeden Abdullah bin Zeyd (Radiyallahu Anh) ile Hz. Ömer (Radiyallahu Anh)ın Hicri 1, Miladi 622 yılında gördükleri sadık rüya ile beraber, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in tasdikiyle uygulanmaya konuldu.
-Seriyye ,Bir sahabenin kumandası altında gönderilen birliklere seriyye denir.
-İlk seriyye ,Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin Medineye hicretlerinden 9 ay sonra Ramazan ayında, Hz. Hamza (Radiyallahu Anh)ı muhacirlerden 30 kişilik bir süvari gurubun başında, Kureyş müş-riklerinden 300 kişilik bir birliğin muhafazasında Şamdan Mekkeye gitmekte olan ticaret kervanını gözetlemek için gönderildi
-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Elli altı seriyye göndermiştir.
-Ganimet ,Savaşta düşmanlardan alınan mal demektir.
-Ganîmetlerin taksimi ile ilgili âyet ,Enfâl suresi, 41. Âyet.
-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in bizzat sevk ve idare ettiği savaşlara denir.
-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yirmi yedi gazveye katılmıştır.
-Medinede, hicretin 17. ayında, Bakara Sûresinin 144. Ayetiyle, Ben-i Seleme M
-Ramazan ve Kurban Bayramları ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz Medineye teşrif buyurdukları zaman, Medinelilerin iki bayramları olduğunu görmüştü. O günlerde oyunlar oynuyorlar, şenlik yapıyorlardı. Bunu müşahede eden Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu: Allah Teala iki bayrama bedel daha hayırlılarını, Iyd-ı Fıtr (Ramazan Bayramı) ile Iyd-ı Edha (Kurban Bayramı) günlerini tahsis etmiş-tir Böylece Asr-ı Saadetten beri bütün İslâm aleminde bir yılda iki defa dini bayram kutlana gelmiştir.
-Zekat ,İslâmın beş şartından biri olan zekat, hicri 2, miladi 624 yılında, Ramazandan ve Fıtır Sadaka-sının vacip kılınışından sonra farz kılınmıştır.
-Hz. Fatıma ile Hz. Ali Hicri 2, miladi 624 yılında evlendiler.Hz. Fatıma 18, Hz Ali ise 21 yaşında idi.
-İslâm tarihinde ilk resmi hastahane ;Hicretten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in izniyle Kuaybe bint Sad (Radiyallahu Anh) sorumluluğunda Mescid-i Nebevinin içinde kurduğu bir çadırda hasta ve yaralılara hizmet verilerek kurulmuştur.
-İçki, hicri 4, miladi 626 yılında yasaklandı. İçki üç safhada inen ayetlerle haram kılındı.
1-Bakara Sûresi :216,2-Nisa Sûresi :43,3-Mâide Sûresi :90-91
-Resulü Ekrem Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) İbranice ve Süryaniceyi öğrenmesi için Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh)a emir buyurdu. İbraniceyi 15, Süryaniceyi 17 günde öğrendi. Okuma yaz-mayı da daha önce Bedir Savaşında esir düşenlerden öğrenmişti.
-İfk Hadisesi ,Hz. Aişe (Radiyallahu anha) validemize münafıkların reisi Abdullah bin Übeyy tarafından yapılan iftira hadisesidir. Cenab-ı Allah (Celle Celaluhu) Nûr Suresi 11-20. ayeti celileleriyle Hz. Aişe (Radiyallahu anha) annemiz hakkında söylenenlerin iftira olduğunu belirttiler.
-Yağmur duası ilk Hicri 6, miladi 628 yılında kuraklıktan dolayı Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yağmur Duası yaptı.
-Ummül Kura Mekkenin diğer şehirler arasında önemli bir yeri vardır. Kuran-ı Kerimde Mekke şehrine Ummül Kura (Şehirlerin anası) adı verilmiştir. (Enam Suresi:92)
-Habeş hükümdarı Necaşinin vafatı üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kendisine dua edip salih bir kardeşin öldüğünü söyleyerek gıyabında cenaze namazını kıldı.
-Hac ne zaman farz İslâmın beş şartından olan Hac, hicri 9, miladi 631 yılında, Âl-i İmrân Sûresi: 96-97 ayeti keri-meleriyle farz kılındı.
-Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)�in cemaata kıldırdığı son namaz hastalandığında Velmürselatti suresini okuyarak kıldırmış olduğu akşam namazıdır.
-Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vefatından önce hastalandığında Hz Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) sahabilere 17 vakit namaz kıldırmıştır.
-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hangi sahabilerin Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ve Abdurrahman Bin Avf (Radiyallahu Anh)ın arkalarında namaz kılmıştır.
-Tabiun: Ashabı gören müslümanlardır.
-Peygamber anıldığında Salavat getirilir. Yani en kısa şekliyle Allahümme salli alà Muhammed denir.
-Hulefa-i Raşidin dört halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali�dir. (Allah onlardan razı olsun)
-Kuranda ismi ile anılan tek sahabi Zeyd bin Harise (Radiyallahu Anh) (Ahzab Suresi:37)
-Kuran-ı Kerimde ismi geçen tek kadın Hz. Meryem.
- Ezanı Muhammedi’yi rüyasında gören sahabe Abdullah Bin Zeyd – Peygamber Efendimiz(s a v )’in son katıldığı Tebuk savaşıdır.
-Peygamber Efendimizin ilk hanımı Hz. Hatice validemizdir. Efendimizin altısı Hz. Hatice validemizden, birisi Mısırlı hanımı Meryem validemizden olmak üzere yedi çocuğu dünyaya gelmiştir. Erkek evlatları: Kasım, Abdullah ve ibrahimdir,
Kız evlatları: Zeynep, Rukiye, Ümmügülsüm ve Fatımadır.
-Peygamberimizin iki kızıyla evlendiği için Zinnureyn lakabı verilen sahabe Hz Osmandır.
-Peygamberimizin gençlik döneminde haksızlığa karşı birlik içinde olduğu grubun adı
Hılful Fudul
-Peygamberimizin Medinelilerle birlikte gönderdiği ilk Kur’an öğretmeni Hz Mus’ap b Ümeyr.
-Hz.Hatice ve Ebu Talib’in ölümü vefat ettiği sene hüzün yılı olarak kabul edilmiştir.
- Peygamber Efendimiz 632 yılında Medine’ de 63 yaşında iken ruhunu teslim etti.
Peygamberimiz Medine’ye vardığında ilk olarak Ebu Eyyüb’el Ensari evinde misafir olarak kaldı.
- Peygamber Efendimizi gören ve Müslüman olarak ölen kimselere sahabe denir.
-Peygamber Efendimiz vefat ettiği yere defn edilmiştir (Suudi Arabistan- Medineyi Münevvere). Kabrinin bulunduğu yere ” Ravza-i Mutahhare” denilmektedir.
-Peygamberimizin 632 yılında yüz binin üzerinde insana yaptığı konuşmanın adı Veda Hutbesidir.
-Haram aylarda yapılan savaşlara Ficar savaşları denir.
-Peygamberimizin 632 yılında yüz binin üzerinde insana yaptığı konuşmanın adı Veda Hutbesidir.
-Peygamber Efendimiz vefat ettiği yere defn edilmiştir (Suudi Arabistan- Medineyi Münevvere). Kabrinin bulunduğu yere ” Ravza-i Mutahhare” denilmektedir.
- Muhammed (s.a.s.) ismi Kur’ân-ı Kerîm’de Muhammed (s.a.s.) ismi Kur’ân-ı Kerîm’de 4 yerde (Âl-i İmrân Sûresi 144, Ahzâb Sûresi 40, Muhammed Sûresi 2 ve Fetih Sûresi 19);
-Ahmed ismi Ahmed ismi ise 1 yerde (Saf Sûresi, 6) geçmektedir.
- Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i hayatında, müslüman olarak görüp ve müslüman olarak vefat eden mübarek insanlara Sahabe denir.
-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zamanında yaşadığı halde Efendimiz (s.a.v.)’i görme şerefine nail olmayan insanlara Muhadramun adı verilir? (Veysel Karani ve Habeş kralı Necaşi gibi)
-Ashaptan Medine’ye ilk hicret eden sahabe Ebu Seleme (Abdullah)
- İslamın ilk şehidi ve şehidesi Yasir ve eşi Sümeyye hatun.
-Ebu Hureyre(r.a)en çok hadis rivayet eden sahabedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ona kedileri çok sevdiği için kedilerin babası ismini verdiği 5374 hadis rivayet eden sahabe kimdir?
-Mekke’de ilk kez halkın içersinde “La ilahe İllallah” diyen sahabe Ebu Zer Gifari (r.a.)
- Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife) Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in huzuruna onun suretinde gelirdi.
-Hz. Bilal’i özgürlüğüne Hz. Ebu Bekir (r.a.) kavuşturdu?
- Kus Bin Saide Hz. Muhammed (s.a.v.)’e peygamberlik gelmeden önce, Ukaz panayırında içlerinde Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ve Hz. Ebu Bekir (r.a.)’ın de bulunduğu bir topluluk içinde yakında bir peygamber geleceğini bildiren şahıs
-Kab Bin Eşref İslam aleyhine şiirler yazarak fitne çıkaran ve sahabe tarafından öldürülen şahıs kimdir?
-Esad Bin Zürare (r.a.) Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Ranuna vadisinde konaklamış ve orada ilk Cuma namazı kılınmıştır. Hutbeyi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) okumuştur. Cumayı kıldıran sahabe
-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sır katibinin ismi Hz. Huzeyfe (r.a.)
- Peygamberimiz ilk kez bir tepenin üzerine çıkarak kavmini İslam’a davet etmişti. Hitap ettiği kalabalık duydukları karşısında donakalmış ve düşünmeye başlamışlardı ve çıt çıkmıyordu. O sessizliği, ‘Kahrolası! Bizi bunun için mi topladın buraya’ diye bozan Rahmet-i Hak’tan nasibi olmayan amcası Ebu Leheb olmuştu.. Peygamberimizin elçiliğini açıkça ilan ettiği o tepe Safa Tepesi..
-Hz. Osman (r.a.)’ı halife ilan eden sahabe Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
-Hubeyb Bin Adiyy (r.a.) Müşrikler her vücudunu parçalayışta ona soruyorlardı: “Muhammed’in senin yerinde olmasını istermisin?” oda her defasında şu cevabı veriyordu: “Vallahi Muhammed (s.a.v.)’e bir diken batması karşılığında, ailem ve çocuğumla birlikte rahat olmak istemem” yüce sahabe?
-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç olarak alan hicri takvimi Hz.Ömer başlatmıştır.
- Mekke fethedildiğinde Kabe’nin anahtarını Rasulüllah (s.a.v.) Osman Bin Talha (r.a.)’a vermişti.
- Hz. Hatice annemizden sonra müslüman olan kadın Hz. Abbas’ın hanımı Ümmül Fadl (r.anha)
- Tarık Bin Ziyad Endülüs’ün fethini
-Ölümünde Rahmanı arşı titreyen sahabe Saat Bin Muaz (r.a.)
-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in seni seviyorum dediği sahabe Muaz Bin Cebel (r.a.)
-Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı Musab Bin Umeyr (r.a.) kıldırdı.
-Peygamberimiz (s.a.v.) Hakka davet için gittiği Taif’den kederli bir halde Mekke’ye döndüğünde onu kim himayesine Mutim Bin Adiyy almıştı.
-Peygamberimiz, Müşriklere, sadece Kabe’yi tavaf edip geri döneceklerini bildirmek için Hz.Osmanı ikinci kez elçi olarak gönderdi.
-Peygamber efendimiz Mekke’yi fethetmek için geldiğinde Mekke’de ilk olarak Genel af ilan etti.
- Hz Peygambere Suikast girişiminde bulunan Yahudi kabilesi Beni Nadir.
-Peygamberimizin hicret esnasında ve sonra devesinin adı Kusva.
-Peygamberimiz veda hutbesini Arafatta okudu.
-Hz.Ebubekir:“Ey inananlar! Muhammed’e tapınan kimse bilsin ki gerçekten o ölmüştür. Allah’a kul olan ve ona ibadet eden kimse, bilsin ki Allah bakidir, asla ölmez” diye söylemiştir.
-Hz Peygamberi Hz Ali yıkadı.
-Peygamber efendimizin ilk müezzini Bilal-i Habeşi.
-Peygamberimiz “Seni görünce amcam Hamza’yı hatırlıyorum, içim sızlıyor. Bari gözüme gözükme de ne yaparsan yap” ifadesini Vahşi için kullanmıştır.
-Peygamberimizin babası Peygamberimiz doğmadan önce vefat etmiştir.
-“Muhammed’ül Emin” Güvenilir Muhammed demektir?
-Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye göç ettiğinde Hz. Ali’yi yerine bırakmasının sebebi Mekke’lilerin peygamberimize bıraktıkları emanetleri yerlerine vermek için.
- Medineli Müslümanlara İslam tarihinde verilen isim Muhacir.
-Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye göç ederken sığındığı mağranın ismi Sevr Mağarası.
-Peygamberimizi hayatındayken görüp müslüman olanlara Ashab denir.
-Peygamberimiz, ölümüne yakın hastalandığında namaz kıldırması için Hz.Ebubekiri görevlendirmiştir.
-Peygamberimizin hayatını anlatan kitapların genel ismine Siyer denir.
-Münafıkların müslümanları birbirine düşürmek ve Kuba Mescidinin cemaatını bölmek için yaptıkları ancak ilahi vahiy ile Peygamber Efendimiz (S.A.V.) tarafından yıktırılan Mescid-i Dırar
-622 yılında Mekkeden Medineye yapılan göç olayına Hicret denir.
-Peygamber Efendimiz(SAV) sağlığında Hz.Ebubekir arkasında namaz kılmıştır.
-Sahabeyi görenlere Tabiin denir
-Tabiini görenlere Tebe-i Tabiin ad verilir?
- Peygamberimizden en cok hadis rivayet edern kişi kimdir Ebu Hureyre
-Peygamberimizn kayın pederi olan iki halife, Hz. Ebu Bekir ( Kızı Aişe) ve HZ Ömer ( Kızı Hafsa)
-Peygamberimizin damatları olan halifeler Hz. Osman ve Hz Ali
-Peygamberimizn İlk Eşininde Defnedildiği yer Mekkede bulunan kabristanlığın Mualla kabristanlığı
-Kur’anı Keimin kadir gecesinde indiğini bildiren süre Kadir Süresi
-En son inen ayet ;Maide 3. ayet ‘ Bu gün size dininizi ikmal ettim, nimetlerimi tamaladım.Ve sizin için din olarak islamı seçtim’
-Ramazan ayında peygamberimizle Cebrail (a.s.) ın karşılıklı olarak Kur’an okumalarına Mukabele denir.
-Peygamberimize vahiy gelmeden önceki caga”Cahiliye cagi” denir.
-Islam‘in ilk emri”OKU” ‘dur.
-Kanlari Harem-i Serife (Kabe`ye) dökülen ilk Islam sehidi Haris Ibn-i Ebi Hale.
-Ilk müslümanlarin , maruz kaldiklari sikintilardam kurtulmak icin hicret ettikleri bölgenin bugünkü ismi Etopya(Habeşistan)
-Müslümanlarin ilk kiblesi, Mescid-i Aksa‚dir.
-Peygamberimizi hicret sirasinda yakalamak isterken ati cöle batan Suraka idi.
-Süraka ,Süraka, Huneyn muharebesinden Hz.Peygamber dönüsünde eman-nameyi ile gelip müslüman oldu.
-Kudüs`ün Romalilar tarafindan tahrip edilmesi üzerine Medine`ye gelen yahudi kabileleri,Nadr, Kureyza, Kaynuka.
-Medine‚ye ilk hicret eden ve Ebu Selemeb. Abdül-Esad, en son hicret eden sahabe Peygamberimizin amcasi Hz.Abbas‚tir.
Peygamberimizin hz.Ali‘ye hediye ettigi binegin adi Düldül
- Camiu’l-Kur’an unvanı ile anılan halife kimdir? D) Hz. Ebu Bekir
-Kur’an’ın toplanmasında görevli heyetin başkanlığını hangi sahabi yapmıştır?A) Hz. Zeyd b. Sâbit
- Kur’an’ın en uzun suresi Bakara suresi kaç ayetten oluşmaktadır?286
- Kur’an’ın sonunda yer alan surelere ne ad verilir? Mufassal
- Kur’an-ı Kerim’in noktalanmasını hangi âlimler icra etmişlerdir?Nasr b. Asım ve
Yahya b. Yamer
-En son nazil olan sure hangisidir? Nasr suresi.
-Savaş ganimetleri anlamına gelen sure hangisidir? Enfal
- “Ridde” hareketleri hangi halife zamanında meydana gelmiştir?A) Hz. Ebu Bekir
-İslam’ın en önemli savaşlarından biri olan Uhut savaşının tam olarak kazanılamamasının sebebi nedir?B) Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in emrinin ihlali
-İslam’ı kabul ettiklerini söyleyen bir kabile ye Allah (c.c.)’ın dinini ve kitabını öğretmek için gönderilen 70 tane hafız sahabenin yolda pusuya düşürülerek şehit edildiği yerin ismi nedir? B) Bi’r-i Maûne
-Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in iki kızı ile evlendiğinden dolayı ‘Zinnureyn’ lakabını alan sahabi kimdir? Hz. Osman
-Kabe-i Muazzamayı yıkmaya çalışan kimdi ?Habeş valisi Ebrehe’dir
- Ebrehenin ordusunu helak eden şey nedir?Ebabil kuşlarıdır
- Kabe’ye saldıran Ebrehenin vakasını,Kur’anı Kerimin hangi suresi izah eder ?Kur’anı Kerim de bu olayı FİL suresi izah eder.
-FİL vakası kaç tarihinde vuku bulmuştur FİL vakası(miladi 571)yılın da yani Peygamberimizin doğumundan 50 gün önce olmuştur.
- Hz. ömer kaç yaşında müslüman oldu?33 yaşında müslüman oldu.
-Zeyd bin Harise nerede şehid oldu?-zeyd bin harise komutanlığını yaptığı Mute savaşında şehid oldu.
-Zeyd bin Sabit ne zaman vefat etti?-Medine de 665 yılında vefat etti.
-Zeyd bib Sabitin özellikleri nelerdir?-Çocuk yaşta İslami kabul etti.Hendek savaşından itibaren Peygamberimizle bütün savaşlara katıldı.ir süre Peygamberimizin vahiy kaitpliğini yaptı.Bir ara Hz.Ömerin halife vekilliğinde bulundu.Hz.Osman döneminde bir süre devlet hazinesini yönetti.Hz.Ebubekir tarafından Kuranın toplanması için görevlendirildi.Hz.Osman döneminde de Kuranın toplanıp kitaplaştırılmasına büyük katgıda bulundu.
-Kuranı yazıya ilk kez hangi sahabe geçirdi?-Zeyd bin Sabit.
-Hz.Hamza`yi kabre,Hz.Ebubekir, Hz.Ömer, Hz.Ali ve Zübeyr b. Avvam indirdiler

1

Nisan
2012

SİYER GENEL KONULAR

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  182 Kez Okundu

1

Nisan
2012

SİYER BİLGİLERİ-2

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  423 Kez Okundu

S1: Yüce Allah emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmek için gönderdiği peygamberlerin ilki kimdir?
C1: Hz. Âdem (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Sayfa 507)
S2: Peygamber efendimizin annesinin, babasının adını ve soyunun kime dayandığını sırasıyla yazınız?
C2: Âmine, Abdullah, Hz. İbrahim. (a.g.e.S:507)
S3: Peygamber efendimiz kaç yılında ve hangi ayda dünyaya gelmiştir?
C3: 571 yılında Rebi-ül evvel ayının 12. gecesi(a.g.e.S:507)
S4: Peygamber efendimizin dedesinin adı nedir?
C4: Abdulmuttalip. (a.g.e.S:507)
S5: Muhammed adının anlamı nedir?
C5: Yerde ve gökte övülen. (a.g.e.S:508)
S6: Hazreti Muhammedin süt annesinin adını ve hangi kabileye bağlı olduğunu yazınız?
C6: Halime,Sad Oğulları Kabilesi (a.g.e.S:508)
S7: Peygamber efendimizin süt bacısının adı nedir?
C7: Şeyma. (a.g.e.S:508)
S8: Hz. Halime peygamber efendimize kaç yasına kadar süt anneliği yapmıstır?
C8: 5 yaşına kadar (a.g.e.S:508)
S9: Hz. Abdullahın kabri nerededir?
C9: Medinededir. (a.g.e.S:508)
S10: Hz. Amine eşini ve akrabalarını ziyaret ettikten sonra Medineye giderken hastalandığı yer neresidir?
C10: Ebva Köyü. (a.g.e.S:509)
S11: Ümmü Eymen kimdir?
C11: Hz.Aminenin hizmetçisidir(a.g.e.S:509)
S12: Hz. Muhammedin annesi vefat ettiğinde kendisi kaç yasında idi?
C12: 6 Yasında (a.g.e.S:509)
S13: Dedesi Abdulmuttalibin vefatı ile Hz. Muhammede hangi amcası bakmıştır?
C13: Ebu Talip (a.g.e.S:509)
S14: Peygamber efendimize güvenirliliğinden dolayı halk arasında ona ne ad verilirdi?
C14: Muhammed-ül emin (a.g.e.S:509)
S15: Peygamber efendimizin hakemliğini yaptığı taşın adı nedir?
C15: Hacer-ül Esved(a.g.e.S:509)
S16: Peygamber efendimizin ilk eşi kimdir?
C16: Hz.Hatice(a.g.e.S:510)
S17: Peygamber efendimize peygamberlik kaç yılında ve nerede gelmiştir?
C17: 610 Yılında Hira Dağında. (a.g.e.S:510)
S18: İlk vahiy hangi ayetlerdir?
C18: Alak Süresinin ilk 5 ayeti. (a.g.e.S:510)
S19: Peygamberimize ilk inanan ve onunla ilk namazı kılan kişi kimdir?
C19: Hz. Hatice. (a.g.e.S:511)
S20: İlk Müslümanlar kimlerdir?
C20: Hz. Hatice, Hz. Ali, Zeyd b. Harise ve Hz. Ebubekir. (a.g.e.S:511)
S21: Hz. Peygamber’in insanları ilk defa İslam’a davet etmek için konuşma yaptığı yer neresidir?
C21: Mekke’de bulunan Safa tepesidir. (a.g.e.S:511)
S22: Vahyin gelişinin 6. yılı idi. Peygamber Efendimiz safa tepesinde Ebu Cehil tarafından hakarete uğradı bunun ardından olay Peygamberimizin amcasına anlatıldı. Olaya çok kızan amcası da henüz Müslüman değildi ve Ebu Cehil’in bu sözlerine karşılık Ebu Cehil’e bir tokat atarak aynen şu cevabı verdi ;”Ben de yeğenimin inancını paylaşıyorum” diyen Efendimizin amcası kimdir?
C22: Hz. Hamza (a.g.e.S:513)
S23: Peygamber efendimizi öldürmekle görevlendirilen ve yolda giderken bazı olaylarla karşılaşınca Müslüman olan sahabi kimdir?
C23: Hz. Ömer.(a.g.e.S:514)
S24: Bilal-i habeşi”yi hürriyetine kavuşturan sahabi kimdir?
C24: Hz. Ebubekir(a.g.e.S:515)
S25: Müslümanlara karşı yapılan boykot ile hangi kararlar alınmıştır?
C25: Müslümanlar ile alış veriş edilmeyecek ve kız alıp verilmeyecektir.(a.g.e.S:515)
S26: Boykot karalarını yazan ve Kabe’nin duvarına bu kararları asan müşrik kimdir?
C26: Mansur b. İkrime.(a.g.e.S:515)
S27: Boykot kararını müşrikler kaç yıl sürdürdüler?
C27: 3 Yıl sürdürdüler.(a.g.e.S:515)
S28: Boykot yıllarında ve daha öncesinde Besmele yerine ne kullanılırdı?
C28: Bismikellahümme.(a.g.e.S:515)
S29: İslam tarihinde Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye göçüne ne ad verilir?
C29: Hicret.(a.g.e.S:515)
S30: Müşriklerin İslam’ı yok etmek için toplandıkları yerin adı nedir?
C30: Darunnedve(a.g.e.S:516)
S31: Peygamberimizi öldürme kararı alan müşrikler Peygamberimizin evini kuşattıklarında yatağında kimi buldular?
C31: Hz. Aliyi.(a.g.e.S:516)
S32: Peygamber Efendimizin müşriklerden saklandığı mağaranın adı nedir?
C32: Sevr Mağrası.(a.g.e.S:516)
S33: Peygamber Efendimizin hicrette yol arkadaşı kimdir?
C33: Hz. Ebubekir.(a.g.e.S:510)
S34: İslam tarihinde ilk yapılan ve Peygamber Efendimizin de işçilik yaptığı mescidin adı nedir?
C34: Kuba Mescidi(a.g.e.S:517)
S35: İlk cuma namazının kılındığı yer neresidir?
C35: Salimoğulları Yurdu.(a.g.e.S:517)
S36: Peygamber Efendimizi Medine’de evinde misafir eden sahabi kimdir?
C36: Ebu Eyyüb el- Ensari(a.g.e.S:517)
S37: Peygamber Efendimizi, Ebu Eyyub el-Ensari’nin evinde ziyaret edip orada Müslüman olan kişi kimdir?
C37: Abdullah b. Selam.(a.g.e.S:518)
S38: Peygamber Efendimizin yaptırdığı ve bugün kabrinin bulunduğu mescidin adı nedir?
C38: Mescid-i Nebi (Nebevi). (a.g.e.S:518)
S.49: Mekke’den göç ederek Medine’ye gelen Müslümanlara ne ad verilir?
C.39: Muhacir. (a.g.e.Sa:519)
S.40: Mekke’den gelen yerli halka ev sahipliği yapan Müslümanlara ne ad verilir?
C40: Ensar. (a.g.e.S:519)
S41: Mekke kaç yılında fethedildi?
C41: 630 yılında fethedildi. (a.g.e.S:521)
S42: Kâbe’ye verilen diğer ad nedir?
C42: Harem-i Şerif. (a.g.e.S:522)
S43: Peygamber Efendimiz hastalandığında Mescid-i Nebi”ye imamlık için kimi görevlendirmiştir?
C43: Hz. Ebubekir. (a.g.e.S:524)
S44: Peygamber Efendimiz kaç yılında vefat etmiştir?
C44: 632 (8 Haziran). (a.g.e.S:525)
S45: Peygamber Efendimizin kabrinin bulunduğu yere ne ad verilir?
C45: Ravza-i Mutahhara. (a.g.e.Sayfa:525)
S46: Peygamber Efendimizin kaç çocuğu vardır ve isimleri nelerdir?
C46: 7 çocuğu vardır, isimleri ise; Kasım, Abdullah, İbrahim, Zeynep, Ümmügülsüm, Rukiye ve Fatma”dır. (a.g.e.S:525)
S47: Peygamber Efendimizin hangi çocuğu kendisinden sonra vefat etmiştir?
C47: Hz. Fakıma. (a.g.e.Sayfa:526)
S48: Sahabeler Hz. Aişe annemize gelerek “Alah Resulünün ahlakı nasıldı?” diye sordular. Hz. Aişe annemiz cevaben ne demiştir?
C48: “O’nun ahlakı Kur’an idi…(a.g.e.S:527)
S49:”Ey Muhammed! Vallahi sen bize hiç yalan söylemedin, fakat biz sana uyarsak yerimizden olacağız, bundan dolayı iman etmiyoruz.”diye itirafta bulunan kişinin adı nedir?
C49: Haris b. Amir (a.g.e.S:528)
S50:Hudeybiye barış antlaşmasının şartlarından biri de; Mekkelilerden biri Müslüman olsa bile eğer müslümanlara sığınırsa geri verilecek, Mekkelilere sığınan olursa geri verilmeyecekti. Bu antlaşma maddesi henüz imza altına dahi alınmamış fakat söz olarak geçilmişti. Ebu Cendel ise Mekkelilerden kaçmış Müslümanlardandı. Antlaşma imzalanmamasına rağmen Peygamber Efendimizin Ebu Cendel’e ;”Sen sabırlı ol. Allah sana kurtuluş yolu açacaktır” demiş, ve onu iade etmenin işaretini vermiştir. Burada Peygamber efendimizin hangi özelliği öne çıkmaktadır?
C50: Efendimizin doğruluğu. (a.g.e.S:530)
S51: Peygamber Efendimiz İslam’ın yayılması için büyük çabalar sarf etmiştir. Hz. Hatice anamız ve amcası Ebu Talip de ölünce müşriklerin eziyetleri daha da artmıştı.Efendimiz yanına Zeyd b. Harise’yi de alarak bir yere gitmiş ve orada taşlanmış ve Allah, Cebrail a.s.’ı emrine vermiş; “sen iste dağları üstüne yıkayım” diyen Cebrail a.s.’a Efendimiz ;”Ben onu istemem, isterim ki onların soylarından da Allah’a iman eden nesiller gelsin” demiş.Buna göre ;
a)Burada meydana gelen olayın gerçekleştiği yerin adı nedir?
b)Bu olay Efendimizin hangi Ahlakını yansıtmaktadır?
C51:
a)Taif
b)Efendimizin merhametini. (a.g.e.S:530/531)
S52: Peygamber Efendimiz hayatı boyunca insanlığa ışık tutacak rehberliği bize yaşayarak göstermiştir. Çalışmayı övmüş rızık için helal yollardan nasip aramayı ibadet olarak bize söylemiş, tembellik ve miskinlikten dualarda Allah’a sığınmamızı bize öğretmiştir. Çalışmamanın sonucu olarak insan muhakkak muhtaç hale gelecek ve istemeye başlayacaktır. Böyle durumlardan Efendimiz hiç hoşnut olmamıştır. Bu durum aşağıdakilerden hangisidir?
a)Zekat talep etme
b)Sadaka talep etme
c)Yardım talep etme
d)Dilenme
C52: “d” (a.g.e.S:533)
S53: Bir gün Hz. Hasan Efendimiz mübarek ağzına zekat hurmalarından bir hurma atarak tam yerken Efendimiz; “ Tükür,tükür” diyerek Hz. Hasan Efendimizin bu hurmayı yemesine engel olmuştur.Bu hurmanın yenmesine engel olan durum nedir?
C53: Sadakayı kabul etmedikleri içindir. (a.g.e.S:534)
S54: Bir gün Peygamberimizin huzuruna biri gelir ve Allah’ın Peygamberinin karşısında olduğu hissi ile titremeye başlayınca, Peygamberimiz; “Sakin ol! Ben bir hükümdar değilim. Ben Kureyş Kabilesinden kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum” der. Bu hadis Peygamberimizin Güzel ahlakının hangi boyutunu dile getirmekedir?
C54: Peygamberimizin alçak gönüllü oluşunu ifade eder. (a.g.e.S:536)
S55: Peygamberimizin 10 yıl hizmetinde bulunan ve bu süre içerisinde “Bana bir gün bile “öf” demedi. Yapmadığımı neden yapmadın, yaptıklarıma da neden yaptın” demedi diyen sahabe kimdir?
C55: Hz. Enes (a.g.e.S:536)
S56: Müslüman olmamış Arap toplumu birkaç günü birbirine ekleyerek oruç tutalardı.Onların bu tuttukları orucun adı nedir? Peygamber efendimiz böyle tutulan orucu tasvip etmiş midir? Müslümanların Ramazan ayı dışında tuttukları oruçları nasıl tutmalarını istemiştir?
C56: Arapların tuttukları bu oruca “savm-ı visal” denilirdi. Peygamber efendimiz peş peşe oruç tutmak değil, Hz. Davut Peygamber gibi oruç tutmayı tavsiye etmiştir. (a.g.e.S:543)
S57: Hz. Ebu Bekir Peygamberimize; “Ey Allah’ın Resulü görüyorum ki saçlarınız ağarmış” dedi ve Allah Resulü de dört süre sayarak bu sürelerin saçlarını ağarttığını söylemiştir.Bu saydığı dört süre hangileridir?
C57: Hud, Vâkıa, Mürselât, Amme.(a.g.e.S:544)
S58: Allah Resulünü yaşlandıran, saçını ağartan bu sürelerdeki en hassas nokta ve en zor olan yaşam tarzı hangisidir?
C58: “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Diyanet İlmihali cilt:2 S:555)
S59: Peygamberimiz hayatı örnektir tüm insanlık için. Bunu da kendisi; insanlarda eksik olan bir yönü bir güzelliği tamamlamak için gönderildiğini söylemiştir. Peygamberimiz kendisinin neyi tamamlamak üzere gönderildiğini yazınız.
C59: Güzel Ahlakı. (a.g.e. c:2 ,S:555)
S60: Üsve-i Hasene ne demektir?
C60: Güzel örnek (a.g.e. c:2 ,S:555)
S61: Hz. Peygamber Efendimizin söylediklerinin tersi bir hareketi yaşam boyunca asla görülmüş değildir. Yapmadığı bir şeyi asla söylemez,O tam bir canlı Kur’an idi.Bu bağlamda kişi doğruluğu ile cenneti yakalama fırsatı olur.Zıt olarak ise münafıkların Cehennemin en dibinde olmalarının (Nisa:145) sebebi nedir? Kur’undan ayet ile örnek veriniz.
C61: Saf süresi 3. ayet “Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında büyük bir öfkeye sebep olur”. (a.g.e. c:2 ,S:556)
S62: Kur’an-ı Kerim’de bir kaç ayette Peygamberimiz ikaz edilmiş, Allah Resulü bu ayetleri en ufak bir komplekse kapılmadan halka bildirmiş ve namazlarda dahi okunmasına müsaade etmiştir.Tarihte kendine ikaz olan sözlerin okunmasını ibadet sayan başka bir örnek yoktur. Bu ikaz ayetlerinin olmasının en büyük hikmeti nedir?
C62: Allah Resulünün de kul olduğu, hata edebileceği ve en önemlisi onun ilah olmadığını gösterir. (Diyanet İlmihali cilt:2 S:556)
S63: “Biz vaktiyle Câhiliye halkı olarak putlara tapar, ölü hayvan eti yerdik. Bir sürü edepsizlikler yapardık; yakınlarımıza ilgisiz kalır, komşularımıza kötülük ederdik. Güçlü olanlarımız zayıfları ezerdi. İşte Allah bize Peygamberimizi göndermezden önceki halimiz bu idi… O Peygamber bize doğruluğu öğretti; emanete sadık kalmayı, akrabamıza ilgi göstermeyi, komşularımıza iyi davranmayı, insanların haklarına ve hayatlarına saygılı olmayı emretti. Çirkin davranışları, yalancı şahitliği, yetim malı yemeyi, namuslu kadınlara iftira atmayı yasakladı.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, II, 202) Mekke’de müşriklerin dayanılmaz boyutlara ulaşan baskısı karşısında Habeşistan’a sığınan Müslümanların sözcüsü olarak konuşan sahabe kimdir?
C63: Ca’fer b. Ebu Talip (a.g.e. c:2 ,S:556)
S64: Peygamber kelime olarak ne anlama gelir?
C64: Haber götüren manasındadır. (Ömer Nasuhi Bilmen B.İ. İlmihali Sayfa 46)
S65: Resul kelimesinin manasını açıklayın.
C65: Kendilerine kitap indirilen Peygamberlere denir. (a.g.e.S:46)
S66: Nebi kelimesinin manasını açıklayın.
C66: Kendisine kitap indirilmeyen kendinden önceki peygamberin şeriatına uyan peygamberdir. (a.g.e.Sayfa:46)
S67: Peygamberlerde olması gereken vacip sıfatlar hangileridir?
C67: Sıdk, Emanet, Tebliğ, Fetanet, İsmet. (a.g.e.S:47)
S68: İsmet sıfatı ne manaya gelir?
C68: Günahlardan korunmuş demektir. (a.g.e.S:47)
S69: Fetanet sıfatı ne manaya gelir?
C69: (Çok)Akıllı ve zeki demektir. (a.g.e.S:47)
S70: Peygamberlerde caiz sıfatlar nelerdir?
C70: Peygamberlerde caiz sıfatlar; onlar da diğer insanlar gibi yer, içer, uyur v.s . (a.g.e.S:47)
S71: Kur’an-ı Kerim’de kaç tane peygamber adı geçmektedir?
C71: 25 Peygamber. ( 3’ ü ihtilaflıdır)(a.g.e.S:47)
S72: Kur’an’da adı geçipte Peygamber oldukları ihtilaflı olan kaç isim vardır, adları nelerdir?
C72: 3 kişi vardır. Adları; Zu’l Karneyn, Lokman, Uzeyr. (a.g.e.S:48)
S73: Hz Adem’den Hz Muhammed’e kadar tüm Peygamberler Tevhit dinini getirmişlerdir. Tevhit dininin kaç esası vardır ve nelerdir?
C73: Tevhidin 6 esası vardır. Bunlar; Allah’a, Kitaplarına, Peygamberlerine, Meleklerine, Ahiret gününe iman etmek, Kaza ve Kadere iman etmektir. (a.g.e.S:48)
S74: Allah Peygamberlerine mucize göstermelerine izin vermiştir. Mucize’nin gerçek olup olmadığı neyle anlaşılır?
C74: Peygamberden toplum bir mucize istediğinde o Peygamberin istenileni göstermesidir. (a.g.e.S:48)
S75: İstidrac ne demektir?
C75: İnanmayan şahısların olağanüstü olaylar göstermesidir. (a.g.e.S:48)
S76: Peygamber Efendimizin en büyük mucizesini söyleyiniz.
C76: Kur’an-ı Kerim. (a.g.e.S:48)
S77: Peygamber Efendimize bir fetih sonrası kızarmış et ikram edilmiş fakat ikram eden kadın eti zehirlemiş, Efendimiz mucize olarak olayı öğrenmiş, Kadın’a neden zehirlediğini sormuş, o da; eğer Peygamberse zarar vermez yok değilse ölür biz de kurtuluruz demişti.Bu olay hangi fetih sonrasında yaşanmıştır?
C77: Hayberin fethinden sonra Hayber halkından bir kadın yapmıştır. (a.g.e.S:49)
S78: Hz Peygamber Efendimiz diğer Peygamberlerden farklı olarak bir takım özellikleri mevcuttur. Bu özellikleri söyleyiniz.
C78: Efendimiz Âlemlere Rahmet olarak gönderilmiştir, Peygamberimizin getirdiği din son dindir, Kendisi de son peygamberdir, ümmeti en kalabalık olandır. (a.g.e.S:49)
S79: Müseylemet-ül Kezzap ne demektir?
C79: (Müslümancık)Yalancı Peygamber demektir. (a.g.e.S:48)
S80: Vahiy sözlükte ne demektir?
C80: Süratli söz, işaret ve ilham. (a.g.e.S:38)
S81: Vahy-i hafi ve ya Vahy-i Gayri Metluv ne demektir?
C81: Kelime olarak gizli vahiydir. Istılahta ise Allah’ın Peygamberine doğrudan kalbine vahyi yerleştirmesidir. (a.g.e.S:48)
S82: Vahy-i Metluvv ne demektir?
C82: Cebrail a.s.’ın direkt olarak peygambere vahiy sözlerini okumasıdır. (a.g.e.S:38)
S83: İlham ne demektir? Vahiyle karşılaştırınız.
C83: İlham Allah’ın veli kuluna gelir. Vahiy Peygamberlere gelir. İlhamda bağlayıcılık yoktur. Vahiy kesin bağlayıcıdır. İlham veli içinde gizli kalır ve ya kalabilir vahiyin duyurulmak zorunluluğu vardır çünkü geneli ilgilendirir. (a.g.e.S:39)
S84: Kendilerine Kitap verilmeyip sahifeler verilen peygamberleri yazınız.
C84:
10 sayfa Adem a.s.
50 sayfa Şit a.s.
30 sayfa İdris a.s.
10 sayfa İbrahim a.s. (a.g.e.S:38)
S85: Büyük Kitap verilen Peygamberleri söyleyiniz.
C85:
Zebur ;Davud . a.s.
Tevrat;Musa . a.s.
İncil;İsa a.s.
Kur’an;Muhammed a.s..verilmiştir. (a.g.e.S:39)
S86: Ahd-i atik hangi kitaptır?
C86: Tevrat . (a.g.e.Sayfa:40)
S87: Ahd-i cedid hangi kitaptır?
C87: İncil. (a.g.e.S:38)
S88: Peygamber Efendimize Kur’an 23 yılda inerek tamamlanmıştır. Ve Kur’an 114 süredir. Bir bölümü Mekke’de bir bölümü Medine’de inmiştir. Mekke’de kaç sure Medine’de kaç sure inmiştir.
C88: Mekke’de 87, Medine’de 27 sure inmiştir. (a.g.e.S:41)
S89: Peygamber Efendimizin vahiy kâtiplerini söyleyiniz.
C89: 4 Büyük Halifeler, Zeyd b. Sabit, Ubeyy b. Kaab, Halid b. Ebi Sufyan . (a.g.e.S:42)
S90: Peygamber Efendimiz Veda Haccı’nı kaç yılında yapmıştır?
C90: M. 632 Yılında (a.g.e.S:522)
S91: Peygamber Efendimiz 124000 müslümana hitaben yaptığı Veda Hutbesini yer olarak Mekke’nin hangi bölgesinde yapmıştır?
C91: Arafat’ta (a.g.e.S:523)
S92: Veda hutbesinin ardından hangi ayetler nazil olmuştur?
C92: “Bu gün sizin dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Ve size din olarak İslam’ı seçtim.(Maide.3) (a.g.e.S:523)
S93: Veda Hutbesi kardeşlik noktasında bizlere büyük mesajlar vermektedir. Buradan yola çıkarak kardeşlik ilkesinin en önemli noktası neresidir ve insanları Allah katında nasıl değerlendirmektedir?
C93: Veda Hutbesi’nde en önemli kardeşlik vurgusu “Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız” ifadesidir. Bunun yanında Allah katında üstünlük ırk, kabile, millette değil sadece Allah’a karşı sorumluluk hissi ile iyi davrananların derece bakımından üstün olduğunu söylemektedir. (a.g.e.S:523)
S94: Peygamber Efendimiz vefatı yaklaşınca bir süre mescide gidememişti. Bu süre ne kadardır ve yerine namazları kim kıldırmıştır?
C94: Peygamberimiz hastalandığında mescide 3 gün gidememiş ve namazları Hz. Ebu Bekir efendimiz kıldırmışlardır. (a.g.e.S:524)
S95: Peygamber Efendimiz hastalandığında ashabına şöyle dedi; “ Biliniz ki, sizler bana yine kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer Kevser Havuzunun kenarıdır.Her kim orada benimle kavuşmak isterse…” diyerek devam ettikleri sözlerinde kavuşmanın şartı olarak bazı şeyler söylemişti.O sözleri söyleyiniz.
C96: Hadis’in devamı şöyledir; “… elini ve dilini lüzumsuz iş ve sözden korusun.” (a.g.e.S:525)
S97: Allah Resulü vefatının vakti yaklaştığında ashabına “Ben haberini aldım Allah’a gidiyorum” demiş fakat, bir şey için üzüldüğünü ve bir şey için de sevindiğini söylemişti.Sevindiği ve üzüldüğü şeyleri söyleyiniz.
C97: Sevgili Peygamberimiz ; “Ümmetinden ayrılacağı için üzüldüğünü, Allah’a kavuşacağı için de sevindiğini” söylemişlerdir. (a.g.e.S:525)
S98: Peygamberimizin cemaatle namaz kıldığı son vakit hangisidir?
C98: Sabah namazı. (a.g.e.S:525)
S99: Peygamberimiz vefat etmeden önce duası nasıl olmuştur?
C99: “Ya Rabb! Ölüm şiddetine karşı bana kolaylık ver, canımı tatlılıkla al” diye dua etmişlerdi. (a.g.e.S:525)
S100: Peygamber Efendimiz vefatı esnasında şahadet parmağını yukarı doğru

1

Nisan
2012

SİYER BİLGİLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  230 Kez Okundu

Soru 1 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i hayatında, müslüman olarak görüp ve
müslüman olarak vefat eden mübarek insanlara ne ad verilir?
Cevap : Sahabe.
Soru 2 : Tabiin kime denir?
Cevap : Sahabeleri gören kimseye tabiin denir.
Soru 3 : Tebeut Tabiin kimlere denir?
Cevap : Tabiini gören kimselerdir.
Soru 4 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zamanında yaşadığı halde Efendimiz (s.a.v.)’i görme
şerefine nail olmayan insanlara ne ad verilir? (Veysel Karani ve Habeş kralı Necaşi gibi)
Cevap : Muhadram.
Soru 5 : Hulefai Raşidin kime denir sırasıyla sayınız?
Cevap : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den sonra halifelik yapan dört halifeye denir.
a- Hz. Ebu Bekir b- Hz. Ömer c- Hz. Osman d- Hz. Ali (r.a.)
Soru 6 : Aşerei mübeşşire ne demektir ve kimlerdir.
Cevap : Yaşarken cennetle müjdelenen on sahabeye denir.
a- Hz. Ebu Bekir b- Hz. Ömer c- Hz. Osman d- Hz. Ali
e- Hz. Sad Bin Ebi Vakkas f- Hz. Zeyd Bin Sabit
g- Hz. Talha Bin Ubeydullah h-Hz. Zübeyr Bin Avvam
i- Hz. Ebu Ubeyde Bin Cerrah j- Hz. Abdurrahman B. Avf
Soru 7 : İslam devletini kurmak için Mekke’nin şirk ortamından Medine’ye göç eden
Mekkeli müslümanlara ne ad verilir?
Cevap : Muhacir.
Soru 8 : Mekke’den göç eden müslümanlara yardım eden, ellerindeki mallarının yarısını veren,
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabını bağrına basan Medineli müslümanlara ne ad verilir?
Cevap : Ensar.
Soru 9 : Ashaptan Medine’ye ilk hicret eden sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Seleme (Abdullah)
Soru 10: İslamın ilk şehidi ve şehidesi bir karı-kocadır.Kimdir bu İslamın ilk kadın ve erkek şehitleri?
Cevap : Yasir ve eşi Sümeyye hatun.
Soru 11: Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.anha)’nın küçük oğlu, İslam tarihinin Kerbelaşehidi diye andığı,
kendi neslinden gelenlere “Seyyit” denilen, Rasulüllah (s.a.v.)’in torunu kimdir?
Cevap : Hz. Hüseyin (r.a.)
Soru 12: En çok hadis rivayet eden sahabedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ona kedileri çok
sevdiği için kedilerin babası ismini verdiği 5374 hadis rivayet eden sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Hureyre (r.a.).
Soru 13: Kur’an’ı Kerim açıktan Mekkelilere hiç okunmamıştı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in teklifini
kabul eden sahabe olup hiç korkmadan ve çekinmeden Kabe’nin yanına vararak Kur’an’ı
Azimüşşan’ın Rahman suresini slogan atarcasına Mekkeli müşriklere okuyan ve Bedir
savaşında İslam düşmanı Ebu Cehli öldüren sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Abdullah Bin Mesut (r.a.)
Soru 14: İslam’ı ilk kabul eden insanlardan olup, kendisine Miraç olayında Rasulüllah (s.a.v.)’in
“Bir gecede Kudüs’e oradan da göklere gidip geldiğini söylüyor sen bu işe ne dersin”
denildiğinde cevaben: “O söylüyorsa doğrudur” diyerek imanını ortaya koyduğunda kendisine
“Sıddık” lakabı verilen ve İslam’ın ilk halifesi olan, Peygamber (s.a.v.)’in sadık dostu ve
“Kabre hazırlıksız giden, denize kayıksız açılmış gibidir” diyen sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Ebu Bekir (r.a.)
Soru 15: Uhut savaşında diğer şehitlerden ayrı bir özelliğe sahip olan, evlendiği gece cihada katılıp
cünüp olarak şehit olan, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadesiyle: “Gasilül melaike”
meleklerin yıkadığı şehit diye adlandırılan, şehitlerin omuzlarında olduğu anlatılan bu şehit kimdir?
Cevap : Hz. Hanzala (r.a.)
Soru 16: Medineli ensarların en büyüklerindendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in devesi hicrette
onun evinin önüne çökerek onun misafiri olmuştu. Yaşadığı dönemde İslam’ın tüm
savaşlarına katılmış, Hz. Muaviye’nin emri ile Bizans üzerine giden orduda yerini almış
93 yaşında İstanbul (Bizans) seferinde şehit olmuş, seneler sonra mezarı Akşemseddin
tarafından bulunmuş adına türbe ve cami inşaat edilmiş ve hala İstanbul’un bir semti ismi
ile anılan bu büyük sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Ebu Eyyub El Ensari (r.a.)
Soru 17: Müşrikken Uhut savaşında İslam ordusunun okçular kısmındaki boşluğundan faydalanıp
İslam ordusunu zor durumda bırakan, müslüman olduktan sonra Mute savaşında kazandığı
başarı ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in kendisine : “O Allah (c.c.)’ın kılıçlarından bir kılıçtır”
dediği ömrünü harp meydanlarında geçiren Allah’ın kılıcı (seyfullah) lakabını taşıyan bir
sahabedir. Vücudunda kılıç değmedik yer kalmayan, fakat şehitlik nasip olmayan bu
komutan sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Halit Bin Velit (r.a.)
Soru 18: İslam tarihinin kendisine şehitlerin efendisi dediği, Esedullah (Allah’ın Aslanı) lakaplı,
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in amcası olan, uhut savaşında Hindin emri ile Vahşi isimli
bir kölenin attığı mızrakla şehit olan karnı yarılıp kalbi çıkarılan büyük sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Hamza (r.a.)
Soru 19: Annesi Hz. Fatıma (r.anha), babası Hz. Ali (r.a.) olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in
sevgili torunudur. Kendisinin 6 aylık halifelik döneminden sonra halifelik sona erip bu
zamandan sonra halifelik adına saltanat başlamıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bu
sevgili torununun ismini söyleyiniz?
Cevap : Hz. Hasan (r.a.)
Soru 20: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ilk eşi ve onun 7 çocuğu olan (Kasım, Tahir, Tayyip,
Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma) isimlerindeki evlatlarının annesidir.
İslam ümmetinin kadınların hayırlısı olarak bildirdiği ilk zevcesinin ismi nedir?
Cevap : Hz. Haticetül Kübra (r.anha)
Soru 21: Müslümanların gizli ibadet ettikleri dönemde arkadaşları ile birlikte Mekke dışına
ibadet etmek için giden, ibadet etmeleri müşrikler tarafından rahatsız edilince bir deve
kemiğini alarak müşriklerin birinin kafasına vurarak İslam’da ilk kan döken sahabe
olmuştur. Aynı zamanda düşmana savaşta ilk oku atan sahabe ünvanını taşıyan ve
cennetle müjdelenen kimdir?
Cevap : Hz. Sad Bin Ebu Vakkas (r.a.).
Soru 22: Kureyş’in en asil ailesine mensup, haya örneği bir insandır. İlk müslümanlardan olduğu
gibi yaşarken cennetle müjdelenmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ayrı ayrı
zamanlarda iki kızı ile evlenmiş olduğu için kendisine “Zinnureyn” (iki nur sahibi) lakabı
verilmiş, Habeşistan’a yapılan ilk hicrete iştirak etmiş, İslam’ın üçüncü halifesi olmuş,
vahiy katipliği yaptığı gibi 146 hadiste rivayet etmiş olan ve Kur’an okurken şehit edilen
kendisinden meleklerin dahi haya ettiği bu büyük sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Osman Bin Avf (r.a.)
Soru 23: İslam tarihinde Hattabın oğlu olarak bilinen, cennetle müjdelenenlerden ikincisi olduğu
gibi İslam’ında ikinci halifesidir. 40.cı müslüman olarak İslam’ı kabul etmiş, cahiliyye
döneminde kızını diri olarak toprağa gömmüş ama İslam’ı kabulünden sonra ise ruhu
karıncayı dahi incitmeyecek kadar incelmiş, halifelik döneminde dünyada bir daha
benzeri çok zor yaşanacak adaleti gerçekleştirmiş ve sonunda 63 yaşında iken mecusi
bir köle tarafından hançerlenerek şehit edildi. Yüzüğünde “Nasihat isteyene ölüm yeter”
yazılı olan adaletin sahibi İslam’ın ikinci halifesi bu sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Ömer-ül Faruk (Ömer Bin Hattab) (r.a.)
Soru 24: İslamiyet’i kabul ederken “Allah (c.c.) beni yaratırken babam Ebu Talib’e mi
sordu ki, ben iman edeceğim zaman ona sorayım” diyen ve kabul eden,
Peygamberimiz (s.a.v.)’in amcasının oğlu, İslam’a ilk giren çocuk, cennetle
müjdelenenlerden, dört halifenin dördüncüsü, Hz. Fatıma (r.anha) validemizin kocası,
Hasan ile Hüseyin (r.a.)’in babası, Allah (c.c.) aslanı lakaplı bu yiğit sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Ali (r.a.)
Soru 25: Mekke’de ilk kez halkın içersinde “La ilahe İllallah” diyen sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Zer Gifari (r.a.)
Soru 26: Dünyanın hiç bir yerinde hiç bir zaman mevcut olmamış olan müesseseyi
Hz. Ömer (r.a.) kurmuştu. Halk tarafından sorulan meselelerin cevabını ücretsiz
olarak veren bir devlet kuruluşu idi. Bir nevi avukatlık olan bu müessesenin konusu
halka hizmet, fetvaların sıhhatli olarak insana devlet eli ile (İslam hukukunu) insanın
tabi hakkı olanı bildirmekti. Bu müesseselere ne ad verilir?
Cevap : İfta Mahkemeleri.
Soru 27: Cömertliği ile tanınan, elindeki tüm hurma bahçesini vakfeden ve bir daha oraya
girmeyen hatta hanımını dahi bahçe kapısının dışından çağıran, Uhut savaşında iken
Efendimiz (s.a.v.)’e fırlatılan oka kolunu siper yaparak çolak kalıp vücudunun bir
parçasını da vererek cömertliğini bu noktada da gösteren sahabe kimdir?
Cevap : Talha Bin Ubeydullah (r.a.)
Soru 28: Erkam (r.a.)’ın evinde müslüman oldu. Medinelileri eğitmesi için Rasulüllah (s.a.v.)
tarafından Medine’ye yollandı. Medine’de Müslümanlara ilk defa cemaatla namazı
o kıldırdı. Uhut’ta müslümanların sancağını taşırken şehit oldu. Önceden zengin bir
ailenin çocuğu iken, müslüman olup şehit edildiğinde vücudunu tam olarak örtecek
kadar bir örtüsü dahi olmayan bu sahabe kimdir?
Cevap : Musab Bin Umeyr (r.a.)
Soru 29: İslam’ın ilk müslümanları hep onun evinde dinle tanıştılar. Daha müslümanlar 40 olmadan
gizli toplantı ve ibadetlerini onun evinde yaptılar. İslam onun evinde anlatılmaya, tebliğ
edilmeye başlandı. Müslümanlar ve İslam tarihi için istisna bir yere sahip olan eviyle
anılan bu misafirperver sahabe kimdir?
Cevap : Erkam Bin Erkam (r.a.)
Soru 30: İslam’a ilk giren sekiz kişiden biri, cennetle müjdelenen on kişiden biri,
Hz.Ömer (r.a.)’dan sonraki halife seçimindeki Şura heyetindeki altı kişiden biri,
cennetle müjdelendiğini duyduğu zaman buğday, un ve yiyecek yüklü 700 deveden
oluşan kervanını Allah yolunda hibe eden bu zengin sahabe kimdir?
Cevap : Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
Soru 31: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hicretinde Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile Sevr mağarasında
gizlendiklerinde üç gün müddetince onlara yemek taşıyan insan o civarda koyun otlatan
bir insandı. Allah (c.c.) habibine onun eliyle yardım ediyordu. Bu sahabe kimdi?
Cevap : Amir Bin Füheyre (r.a.)
Soru 32: Aslen İranlı olan ve çileyi tatmış olan sahabedir. Mecusi (ateşe tapan) bir ailenin çocuğu
olup ailesinin inancı kendisini tatmin etmedi ve Hıristiyanlığı duyunca Hıristiyan olup
yıllarca bir papaza hizmet etti. O dinde onu tatmin etmedi ve Allah Resulü (s.a.v.)’i duydu.
İslam’ı kabul etmek için Mekke’ye doğru gelirken onu yol arkadaşları köle diye bir
Medineli yahudiye sattılar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hicretinde Medine’ye geldiğini
hurma dalında iken duyunca heyecandan düştü. İyileşince gidip müslüman oldu ve onu
müslümanlar kölelikten kurtarmak için aralarında 300 hurma ağacı yetiştirip yahudiye
vermek için anlaştılar. Yahudi bu hali görünce hidayete erdi ve müslüman oldu. Böylece o
kölelikten, yahudi dininden, hurmalıkta yahudinin olmaktan kurtuldu. Hendek savaşı
öncesinde istişare yapılırken Hendek kazılması fikrini ortaya atan ve fikri kabul edilmiş olan
büyük sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Selman-ı Farisi (r.a.)
Soru 33: Ensardan olup küçük yaşta Kur’an’ı Kerim’i ezberledi. Hz. Peygamber(s.a.v.)’in vahiy
katipliğini yaptı. Rasulüllah (s.a.v.)’in emri ile Süryani ve İbrani dillerini öğrendi.
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in mektuplarını yazdı ve tercümanlığını yaptı. Hz. Ebu Bekir
döneminde Kur’an ayetlerinin “Mushaf” haline toplanışında çalışan heyetin başı da olan
bu sahabe kimdir?
Cevap : Zeyd Bin Sabit (r.a.)
Soru 34: İslam tarihinde okçuların emiri (komutanı) adıyla meşhur olan sahabe kimdir?
Cevap : Abdullah Bin Cübeyr (r.a.)
Soru 35: Yaşı yirmiyi geçmediği halde, aralarında büyük sahabelerinde bulunduğu,
Bizanslılara karşı savaşacak İslam ordusuna Rasulüllah (s.a.v.) tarafından
komutan atanan sahabe kimdir?
Cevap : Üsame Bin Zeyd (r.a.)
Soru 36: Uhut savaşında vücudu kanlar içinde kaldığı halde Peygamberimiz (s.a.v.)’i
korumak için çarpışıp kahramanlık gösteren kadın sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Nesibe, lakabı; Ümmü Ümera (r.anha)
Soru 37: Hicretin 49. Senesinde , içlerinde İbni Abbas, İbni Ömer, İbni Zübeyr ve Ebu
Eyyub El Ensari (r.a.)’nin de bulunduğu İslam ordusu İstanbul’u kuşatmıştı.
Bu güzide ordunun komutanlığını yapan sahabe kimdir?
Cevap : Süfyan İbni Avf (r.a.)
Soru 38: Savaşa katılmadıkları için haklarında ayet inen üç sahabe vardı ki bunlarla
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabı konuşmamış, selamlarını almamış ve
selam vermemişlerdi. Ne zaman ki pişmanlıklarını tövbe ile Allah (c.c.)’a kabul
ettirmişler ve o zaman Efendimiz (s.a.v.) ve ashabı Allah (c.c.)’ın izni ile konuşmuşlardı.
Haklarında ayet inen bu üç sahabe hangileridir?
Cevap : Kab Bin Malik, Murare Bin Nebi, Hilal Bin Ümeyye (r.anhüm)
Soru 39: Hz. Bilali Habeşi’ye kızgın çöller üzerinde dininden döndürmek için taşlarla işkence
yapan kafir kimdi ve bu kafirin akıbeti ne oldu.
Cevap : Ümeyye Bin Haleftir. Bedir savaşında sahabeler tarafından öldürüldü.
Soru 40: Annesi, Rasulüllah (s.a.v.)’i korumak için silah kuşanan ilk kadın, babası akabede
biat eden yetmiş kişiden biri, kardeşi Uhut’ta kendini Hz. Peygamber (s.a.v.) için feda
edenlerden, Necid’te peygamberlik iddiasında bulunan Müseyleme’ye Hz. Peygamber
Efendimiz (s.a.v.)în mektubunu götürmüş orada vücudu parça parça doğranarak şehit
edilen sahabe kimdir?
Cevap : Habib İbni Zeyd (r.a.)
Soru 41: Başlangıçta Rasulüllah (s.a.v.)’in aleyhinde hicivler yazdı. Fakat sonra pişman olup
Medine’ye affolunmak ümidi ile gitti. Rasulüllah (s.a.v.)’in huzurunda müslümanlığı kabul
etti ve Rasulüllah (s.a.v.)’i öven meşhur “Bürde” kasidesini okudu. Rasulüllah (s.a.v.)
çok memnun kaldı ve sırtından hırkasını çıkarıp ona giydirdi. Şair olan bu sahabe kimdi?
Cevap : Kab Bin Züheyr (r.a.)
Soru 42: İslam’da ilk gerilla kurucusu olan sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Basir (r.a.)
Soru 43: Peygamberimiz (s.a.v.) bir sahabeye, bir sır olarak, münafıkların kimliklerini bildirmişti
(listesini vermişti). Hatta Hz. Ömer (r.a.) gelmiş “Acaba bende bu listede varmıyım”
diye sormuştur. Bu listeyi Allah Resulü (s.a.v.)’in verdiği sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Huzeyfe (r.a.)
Soru 44: Medine’de münafıkların başı olarak bildirilen şahıs kimdir?
Cevap : Abdullah Bin Ubey Bin Selul
Soru 45: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) cemaat olarak iki sahabenin arkasında namaz kılmıştır.
Bu iki sahabe kimlerdir?
Cevap : Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Abdurrahman İbni Avf (r.a.)
Soru 46: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in halasıdır. Kardeşi Allah’ın aslanı lakabıyla anılan
Hz. Hamza, oğlu Peygamberimiz (s.a.v.)’in yardımcısı Zübeyr İbni Avvam’dır.
Uhut savaşında müslümanlara su taşıyan, Hz. Peygamber (s.a.v.)’i yalnız kalmış görünce
su tulumunu fırlatıp savaş alanına atılan, kahramanca Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i
savunan, kardeşi Hz. Hamza’nın parçalanmış vücudunun başında “Vallahi sabredeceğim,
bunlar Allah (c.c.) yolunda oldu” diyen sahabe hanım kimdir?
Cevap : Safiyye Binti Abdulmuttalip (r.anha)
Soru 47: Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in
huzuruna onun suretinde gelirdi. Bu güzel simalı sahabe kimdir?
Cevap : Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife)
Soru 48: Hz. Ömer (r.a.)’in Sad Bin Ebi Vakkas komutasında 8000 müslümanı 60000 kafire
karşı gönderdiği ve İran ordusu komutanı Calinus’la, Rüstem’i öldürerek kazanılan
savaş hangisidir?
Cevap : Kadisiye savaşı.
Soru 49: Bizans ordu komutanı olarak, Halit Bin Velit komutasındaki İslam ordusunun karşısına
gelip Hz. Halit’le görüştükten sonra müslüman olup aynı günkü komutanı olduğu orduya
karşı savaşıp sadece bir saat müslümanlığı esnasında gusül, şahadet, iki rekat namaz ve
cihadı yerine getirip adını dahi değiştirmeye vakit bulamadan şehit olan insan kimdir?
Cevap : Cerce (Corci)
Soru 50: Hz. Osman (r.a.)’ın halife seçilmesinde Hz. Ömer (r.a.) işaretiyle oluşan “Şura Heyeti”
kimlerden ibaretti?
Cevap : a- Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
b- Zübeyr Bin Avvam (r.a.)
c- Hz. Ali (r.a.)
d- Hz. Osman (r.a.)
e- Talha Bin Ubeydullah (r.a.)
f- Sad Bin Ebi Vakkas (r.a.)
g- İhtilaf olması halinde ise Abdullah Bin Ömer (r.a.)
Soru 51: İki müslüman gurubun ki bunlardan biri Hz. Ali (r.a.) taraftarları diğeri ise
Hz. Muaviye (r.a.) taraftarları arasında yapılan çarpışmanın İslam tarihindeki ismi nedir?
Cevap : Sıffın olayı
Soru 52: Hz. Hatice (r.a.)’nin erkek kardeşinin oğludur. Kabeyi Muazzama’nın içinde
doğmuş olan tek kişidir. Ancak Mekke fethedildiği gün müslüman olmuştur.
Bu geç kalışından dolayı büyük pişmanlık duymuş, uzun süre ağlamış, Darun Nedve adı
verilen tarihi evini satarak geçmişin acı izlerini silmek istemiştir. Bütün varlığıyla İslam’a
yönelmiş, bütün malını Allah (c.c.) yolunda harcamış olan bu sahabe kimdir?
Cevap : Hakim İbni Hazam (r.a.)
Soru 53: Hz. Ali (r.a.)’ın oğlu Hz. Hasan’a iyi muhafaza etmesi gerektiğini söyleyerek
sekiz tane tavsiyede bulundu. Bu tavsiyeler nelerdir.
Cevap : a- Zenginliklerin en büyüğü akıldır
b- Fakirliklerin en büyüğü ahmaklıktır
c- Vahşetin en büyüğü kibirdir
d- Meziyetlerin en büyüğü güzel ahlaktır
e- Ahmaklarla arkadaş olma
f- Yalancılarla dost olma
g- Cimrilerle arkadaşlık kurma
h- Dine lakayt olanlarla dostluk kurma.
Soru 54: Hz. Bilal’i özgürlüğüne kim kavuşturdu?
Cevap : Hz. Ebu Bekir (r.a.)
Soru 55: Gördükleri işkencelerden dolayı müslümanlar göç etmek zorunda
kalmışlardır. Müslümanların göç ettiği yerlerin ismini söyleyiniz?
Cevap : Habeşistan ve Medine.
Soru 56: Medine’ye ilk hicret eden sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Seleme Bin Abdul Esad (r.a.)
Soru 57: Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i vefatından sonra hangi sahabe yıkadı?
Cevap : Hz. Ali (r.a.)
Soru 58: Habeşistan’a ilk hicret edenler kimdi ve başlarında kim vardı?
Cevap : 16 kişi idiler ve başlarında Hz. Osman (r.a.) vardı.
Soru 59: Hz. Muhammed (s.a.v.)’e peygamberlik gelmeden önce, Ukaz panayırında
içlerinde Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ve Hz. Ebu Bekir (r.a.)’ın de bulunduğu
bir topluluk içinde yakında bir peygamber geleceğini bildiren şahıs kimdir?
Cevap : Kus Bin Saide
Soru 60: Müslümanların İslam’ın beşinci halifesi dedikleri Emevi halifesi kimdir?
Cevap : Ömer Bin Abdulaziz (r.a.)
Soru 61: Hz. Ebu Bekir kaç yıl halifelik yaptı?
Cevap : Iki sene, üç ay, sekiz gün.
Soru 62: Mekke fethedildiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kabe’nin anahtarını
kime vermişti?
Cevap : Osman Bin Talha (r.a.)
Soru 63: Bedir savaşında oğlu Abdurrahman’ı müşrikler içinde görüp onunla dövüşmek
istediğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in izin vermediği sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Ebu Bekir (r.a.)
Soru 64: Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı kim kıldırdı?
Cevap : Musab Bin Umeyr (r.a.)
Soru 65: Kudüs hangi halife zamanında fethedildi?
Cevap : Hz. Ömer (r.a.) zamanında
Soru 66: Uhut savaşında Rasulüllah (s.a.v.)’in miğferinin demir halkalarının mübarek yüzüne
batması üzerine, dişleriyle halkaları çıkartan, bunu yaparken iki dişi kırılan sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Ubeyde Bin Cerrah (r.a.)
Soru 67: Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in amcasının oğludur. Hicretten üç yıl önce
müslümanların abluka altında alındıkları sırada Mekke’de dünyaya geldi.
Rasulüllah (s.a.v.)’in terbiyesinde yetişti ve duasını aldı. Hicretin 27.ci yılında
Afrika fütuhatına, 48.ci yılında Hz. Ebu Eyyub El Ensari ile İstanbul seferine katıldı.
Hz. Ali (r.a.) zamanında Basra valiliği yapan bu sahabe kimdir?
Cevap : Abdullah İbni Abbas (r.a.)
Soru 68: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den “Genişliği, gökler ve yer kadar olan cennet”
sözünü duyunca bir anda ruhunda fırtınalar koptu. “Gökler ve yer kadar”
diyerek hayal etmeye çalıştı onu. Bedir, çölde bir kum tanesi kadar küçüktü şimdi.
Sevinçle ürperdi. Mademki bunu O müjdeledi, bir an önce oraya kavuşmalıyım, dedi.
Eline bir kaç hurma aldı ve yemeye başladı. Fakat ne garip, yediği her hurma, bir
öncekinden daha lezzetsizdi. Durdu. Yiyecek zamanı varmıydı? Hayır, bu çok uzun bir
süre, dedi. Elindeki hurmaları fırlattı. Atını savaş alanına sürdü. Dövüşüyor ve şu beyitleri
söylüyordu: “Cihatta sabırla, Allah’a takva ve salih amel azığıyla koşmak. Her azık
tükenmeye mahkum. İyilik ve takvada yalnız hakikat.” Yolunuz Bedir’e düşerse bir gün,
duvarlarla çevrili bir alan göreceksiniz. Girin kapıdan, yürüyün ince beton yoldan.
İşte küçük boş bir havuz, hayır havuz değil, vardınız onun yanına. Orada yatan 14 kişiden
biridir. Sorun nasıl attı hurmaları elinden! Sorun! Kimdir bu sahabe?
Cevap : Umeyr Bin El Humam (r.a.)
Soru 69: Peygamberimiz (s.a.v.) Hakka davet için gittiği Taif’den kederli bir halde
Mekke’ye döndüğünde onu kim himayesine almıştı?
Cevap : Mutim Bin Adiyy
Soru 70: Henüz müslüman olmamış Ebu Talha’nın evlenme teklifini “Eğer müslüman olursan,
işte o benim mehrim olsun, evlenelim, başka bir şey istemem” sözleriyle cevap veren
hanım sahabe kimdir?
Cevap : Rümeysa (r.anha)
Soru 71: Müşrikler her vücudunu parçalayışta ona soruyorlardı: “Muhammed’in senin yerinde
olmasını istermisin?” oda her defasında şu cevabı veriyordu:
“Vallahi Muhammed (s.a.v.)’e bir diken batması karşılığında, ailem ve çocuğumla
birlikte rahat olmak istemem” Kimdir bu yüce sahabe?
Cevap : Hubeyb Bin Adiyy (r.a.)
Soru 72: Müslüman olanların 14.cüsüdür. Önce Habeşistan’a sonra Medine’ye hicret etmiştir.
Bedir savaşında yararlıklar göstermiştir. Hicretin 2.ci yılında vefat ettiğinde,
Hz. Peygamber (s.a.v.) cenazesi üzerine kapanıp onu öpmüş, ağlamış ve tabuta
konulduğu sırada: “Ey Osman ne mutlu sana! Şimdi devlet saadet senin içindir.
Ne dünya sana bir hülle (elbise) giydirdi, ne de sen dünyaya bir kıymet verdin.
” Buyurmuştur. Eskimiş ehramıyla kefenlenen bu sahabe kimdir?
Cevap : Osman İbni Mazun (r.a.)
Soru 73: Bir gün bir toplulukta Rasulüllah (s.a.v.) efendimiz sırayla: “Bugün sizden
kim oruçlu olarak sabahladı? Sizden kim bugün bir hastayı sordu?
Bugün sizden kim bir cenazede hazır bulundu? Bugün sizden kim bir yoksulu
doyurdu?” sorularını sordu. Sahabeden sadece bir kişi “Ben ya Rasulüllah”
diye cevap veriyordu. Bu sahabe kimdir?
Cevap : Hz. Ebu Bekir (r.a.)
Soru 74: İsrail oğullarından ve Yusuf (a.s.)’ın soyundandır. Kur’an ile Tevrat arasındaki
benzeyişliğe dikkat çekerek kavmine: “Musa’ya nazil olan Tevrat’ı Allah kelamı
kabul edipte Muhammed (s.a.v.)’e nazil olan Kur’an’ı inkar etmek zulümdür”
diyerek müslüman olmuştur. Ahkaf suresinin 10 ayeti sonuna kadar kendisi için nazil
olan bu sahabe kimdir?
Cevap : Abdullah İbni Selam (r.a.)
Soru 75: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç
olarak alan hicri takvimi kim başlatmıştır?
Cevap : Hz. Ömer (r.a.)
Soru 76: Mekke fethedildiğinde Kabe’nin anahtarını Rasulüllah (s.a.v.) kime vermiştir?
Cevap : Osman Bin Talha (r.a.)’a
Soru 77: Hz. Hatice annemizden sonra müslüman olan kadın kimdir?
Cevap : Hz. Abbas’ın hanımı Ümmül Fadl (r.anha)
Soru 78: Tarık Bin Ziyad size neyi hatırlatıyor?
Cevap : Endülüs’ün fethini
Soru 79: Ölümünde Rahmanı arşı titreyen sahabe kimdir?
Cevap : Saat Bin Muaz (r.a.)
Soru 80: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in seni seviyorum dediği sahabe kimdir?
Cevap : Muaz Bin Cebel (r.a.)
Soru 81: İslam aleyhine şiirler yazarak fitne çıkaran ve sahabe tarafından öldürülen
şahıs kimdir?
Cevap : Kab Bin Eşref
Soru 82: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Ranuna
vadisinde konaklamış ve orada ilk Cuma namazı kılınmıştır.
Hutbeyi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) okumuştur. Cumayı kıldıran sahabe kimdir?
Cevap : Esad Bin Zürare (r.a.)
Soru 83: Allah Resulü (s.a.v.)’in hendek savaşında düşmanı gözetlemek için
görevlendirdiği sahabe kimdir?
Cevap : Huzeyfe (r.a.)
Soru 84: “Bana uyarıcı ihtarlar yapmadıkça, sizde hayır yoktur. Sizlerden gelen bu
uyarıları güzel karşılamadıkça biz de hayır yoktur”
Cevap : Hz. Ömer (r.a.)
Soru 85: “Ömrüm boyunca oruç tutsam, hiç uyumadan geceyi ibadetle geçirsem, malımı
parça parça Allah yolunda infak etsem ve bu hal üzere ölsem, fakat gönlümde
Allah’a itaat edenlere karşı bir sevgi, isyan edenlere karşı da bir nefret
duygusu taşımazsam, bütün bu yaptıklarımdan fayda göremem” diyen sahabe kimdir?
Cevap : Abdullah Bin Ömer (r.a.)
Soru 86: Hz. Osman (r.a.)’ı halife ilan eden sahabe kimdir?
Cevap : Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
Soru 87: İslam tarihinde kim ilk olarak oğlunun halife olmasını vasiyet etmiştir?
Cevap : Muaviye oğlu Yezid’e
Soru 88: Kadisiye savaşında Rüstem’e gidip “Biz dileyenleri kula kulluktan kurtarıp
yalnız Allah (c.c.)’a kul yapmaya, insanları batıl düzenlerin zulmünden kurtarıp
İslam’ın adaletine koymak için gönderildik” diyen elçinin adı nedir?
Cevap : Rabi Bin Amr
Soru 89: 8-10 yaşlarında esir edilerek köle pazarında satıldı. İlk müslüman olanlardan
olan sahabeler arasında yer alır. Çocuk yaşta babasıyla, Allah Resulü (s.a.v.)
arasında “Kimi tercih ediyorsun” sorusuna “Ya Rasulüllah sizin üzerinize hiç bir
kimseyi tercih edemem, benim annem de, babam da sensin” diyerek peygamber
sevgisinin anne ve baba sevgisinin üstünde olduğunu belirtmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.) Taif’te müşrikler tarafından taşlandığında vücudunu taşlara
karşı tutarak liderini korumaya çalışmıştır. Kur’an’ı Kerim’de ismi geçen yegane
sahabe olup, “Allah Resulünün sevgilisi” lakabıyla şereflenmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Bir çok defasında gazvelere çıktığında yerine onu
vekil bırakırdı. Bedir savaşından itibaren, şehit düştüğü Mute savaşına kadar
yapılan bütün gazvelere katılmıştır. Savaş meydanlarında ok atmada pek maharetli
ve becerikliydi. Mute’de şehit olduğunu duyduğunda gözleri yaşaran peygamber
Efendimiz (s.a.v.): “Bu göz yaşları sevgilinin sevgiye olan iştiyakı” dediği sahabe kimdir?
Cevap : Zeyd İbni Harise (r.a.)
Soru 90: İlk müslümanlardan olup, Hz. Ali (r.a.)’ın abisidir. Kendisinin tanındığı
meşhur ismi vefatı esnasında, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in söylediği
bir söz üzerine söylene gelmiş ve o isimle meşhur olmuştur. Habeşistan’a
hicret eden müslümanların içinde bulunmuş ve Habeş kralı Necaşi’ye
karşı müslümanların sözcülüğünü yapmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)’in:
“Zeyd şehit olursa o, o şehit düşerse Abdullah Bin Revaha, O da şehit
düşerse asker kimi isterse onu komutan yapsın” dediği savaşta şehit düşen
ikinci sıradaki komutandır. İsmini de bu savaşta şehit oluş şekliyle almıştır.
Bu komutanın adını ve hangi savaşta şehit olduğunu yazınız.
Cevap : Caferi Tayyar (r.a.) – Mute savaşı
Soru 91: Şerefli tarihimiz nice kahramanlıklara sahne oldu. Nice çileler çekildi, nice
şehitler verildi. İşte İslam’ın ilk yıllarında bir sahabe bu çile ve işkenceye
maruz kaldı. Dövüldü, sövüldü, fakat asla dininden dönmedi. Kızgın korlara
yatırıldı. O korları çiçeğe çevirmedi Allah, kuluma cennette çok nimetler
vereyim diye, örnek olsun ondan sonra gelecek rahatını seven müslümanlara
diye. İşte o mübarek insanın kemikleri görünecek şekilde yanıktı sırtı. Yanık
sırtını Hz. Ömer (r.a.)’a göstererek “Ya Ömer neydi o ilk günlerde çektiğimiz
çileler” diyordu. Bu çilekeş sahabe kimdir?
Cevap : Habbab Bin Ered (r.a.)
Soru 92: Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 571 yılında
dünyaya geldi. İnsanları kölelikten, putlara kulluktan kurtarmak ve temizlemek
için gelmiştir. Uzak-yakın demeden bütün insanlara vahiy kültürünü sunmuştur.
Kimileri inkar etti. İnkar edenler müslümanları ümitsizliğe düşürmedi. Kimileri
iman etti, grup grup Allah’ın dinine girdi. Onlar da müslümanları şımartmadı,
şükrünü artırdı. Bunlar Mekkeli, Medineli, Taifli, Faslı olup İslam’a gönül
vermişlerdi. Bunlardan biri de Rum diyarlarından gelen ve sapsarı rengiyle bu
hayır ummanına bir çeşni katan sahabe kimdir?
Cevap : Süheyl Er Rumi (r.a.)
Soru 93: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sır katibinin ismi nedir?
Cevap : Hz. Huzeyfe (r.a.)
Soru 94: Medine’de kurulmuş yeni İslam devletinin, Mekke müşrik devletiyle yaptığı
ilk yazılı anlaşma Hudeybiye anlaşmasıdır. Bu anlaşmanın şartlarından bir tanesi
şu şekilde idi. Mekke’de müslüman olup, gizlice Medine devletine sığınanların
geriye iadesi idi. Bu anlaşma gereği Medine’ye kaçamayan, yeni müslüman olmuş
olan müslümanlar, çareyi Mekke ile Şam arasında El-İss diye adlandırılan yerde
bir müslüman sahabenin kurmuş olduğu gerilla kampına katılmakta buluyorlardı.
Bu gerilla kampına katılan ve eğitilen sahabeler, Mekkeli müşriklerin Şam tarafına
gönderdikleri ticaret kervanlarını basarak mallarına el koyuyorlar ve sürücüleri de
esir alıyorlardı. Bu durumdan tedirgin olan Mekkeli müşrikler Hz. Peygamber (s.a.v.)’e
müracaat ederek Hudeybiye anlaşmasının ilgili maddesinin kaldırılmasını ve bu gerilla
kampının dağıtılmasını istediler. Bu gerilla kampını kurarak yöneten sahabe ve bu gerilla
kampının ismi nedir?
Cevap : Ebu Basır ve Ebu Basır Kampı
Soru 95: Hilafetin hakemler vasıtası ile tespit edilmesine karar verilen sıffın hadisesinden sonra
(Hüküm ancak Allah (c.c.)’a aittir) ayetini delil göstererek hakem olayını küfür addeden
müslümanlara ne ad verilir?
Cevap : Harici
Soru 96: Ashabtan ve İslam’ı ilk kabul edenlerdendir. En çok hadis rivayet edendir.
Hz. Ömer (r.a.)’ın hilafeti döneminde Bahreyn ve Medine’de valilik yapmıştır.
Kedileri çok sevdiğinden dolayı Peygamberimiz (s.a.v.) kedilerin babası anlamına
gelen Ebu Hureyre lakabını vermiştir. Kendisi de bu isimden hoşlandığından İslam
tarihinde bu isimle anılmaktadır. Ebu Hureyre (r.a.)’ın asıl ismi nedir?
Cevap : Abdullah
Soru 97: Hendek gazvesinden sonraki zaman içersinde müşrikler, daha önce savaşlarda
ölen Kureyş büyüklerinin yerini dolduramıyor ve halka fazla tesir edemiyorlardı.
Her ne kadar büyüklerinin yolundan gitmiş olsalarda Hicretin 6.yılında
Peygamberimiz (s.a.v.) görmüş olduğu bir rüya üzerine umre yapmaya hazırlandı.
Etrafındaki müslüman kabilelere haber gönderdi. Fakat bunlar “Muhammed can
düşmanlarının içine giderek kendini tehlikeye atıyor” düşüncesiyle birer bahane
uydurarak Mekke’ye gitmekten çekindiler. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.)
Medineli müslümanlardan meydana gelen 1500 kişilik bir toplulukla yola çıktı.
Fakat kafile Hudeybiye mevkiine yaklaştığında, müşrikler müslümanların Mekke’ye
girmelerine izin vermeyeceklerini söylediler. Ve sadece müslümanları vekaleten bir
kişinin Mekke’yi ziyaretine izin verdiler. Ve bu iş için nihayet Hz. Osman (r.a.) seçildi
ve gönderildi. Fakat Hz. Osman müşrikler tarafından göz hapsine alındı. Kureyşin bu
hareketi müslümanlar arasında Osman öldürüldü diye haber yayılmasına sebep oldu.
Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) artık muharebe etmedikçe dönmeyiz dedi ve
orada bulunan müslümanlardan bir tanesi hariç “ölüm var dönüm yok” diyerek
Semure adı verilen ağacın altında tek tek biat aldı. Bu biatin adını ve
peygamberimiz (s.a.v.)’e biat vermek nasip olmayan o bir kişi niçin biat vermemiştir?
Cevap : Rıdvan biati – Kırmızı renkli devesini aramayı biate tercih ettiği için

1

Nisan
2012

SİYER ÇALIŞMA NOTLARI-2

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  516 Kez Okundu

DİYANET YETERLİLİK SINAVLARINA HAZIRLIK SİYER
-Şam yakınlarındaki Busra kasabasında Peygamber Efendimizin Peygamber olacağını haber veren papaz Bahire
-Peygamberimiz 17 yaşında iken amcası Zübeyr ile birlikte Yemene gitti.
-Peygamberimize en büyük düşmanlık eden Ebu Leheb.
-Ebu Cehil, Bedir savaşında öldürüldü.
-Müşriklerin Müslümanlara boykotu 3 yıl sürdü.
-Mekkden Medine ye hicret 622 yılında oldu.
-İslam da ilk inşa edilen mescidi Kuba Mescidi.
-Uhut savaşında müşriklerin komutanı Ebu süfyan.
-Hendek savaşında müşriklerin komutanı Ebu Sufyan.
-Peygamberimiz;İran,Mısır, Habeşistan,Umman ve Bahreyn devlet başkanlarına elçi gönderdi.
-Kaza umresi esnasında, Halid bin Velid ile Amr bin as Müslüman oldular.
-Mekke ,Hicretin 8.yılında.Miladi 630 fethedildi.
-Huneyn savaşında müşriklerin başkanı Malik Bin Avf idi.
-Hz.Ömer, 33 yaşında iken Müslüman oldu.
-Peygamberimiz ,umre kazasına 2000 kişi ile katıldı.
YETERLİLİK SİYER SORULARI
1. Kur’an’da “alemlere rahmet” olarak gönderildiği bildirilen peygamber kimdir?
a) Hz. İbrahim b) Hz. İsa c) Hz. Musa d) Hz. Muhammed
2. “Muhammedü’l-Emin” hangi anlama gelmektedir?
a) Muhammed Peygamber b) Sevilen Muhammed
c) Güvenilir Muhammed d) Değerli Muhammed
3. Aşağıdaki peygamberlerden hangisi özellikle “emin” adıyla nitelenmiştir?
a) Hz. İsa b) Hz. Muhammed c) Hz. Musa d) Hz. Adem
4. Peygamberimiz’in Mekke’den hicret etmeden önce yanındaki emanetlerin sahiplerine teslim edilmesi için Hz. Ali’yi görevlendirmesi O’nun daha çok hangi özelliğinin bir ifadesidir?
a) Alçakgönüllülüğünün b) Hoşgörüsünün
c) Güvenilirliğinin d) Adaletinin
5. Peygamberimiz, Mekke’den hicret ederken, korunması için kendisine bırakılmış emanetleri neden Hz. Ali’ye teslim etmiştir?
a) İhtiyaçlarını karşılaması için b) Malları sahiplerine geri vermesi için
c) Daha sonra kendisine getirmesi için d) Hz. Ali istediği için
6. Peygamberimiz’in insanlarla ilişkilerinde din ve akrabalık farkı gözetmemesi O’nun daha çok hangi özelliğinin bir ifadesidir?
a) Adaletinin b) Güvenilirliğinin
c) Cömertliğinin d) Hoşgörüsünün
7. “Ey efendimiz ve Efendimiz’in oğlu!” diyerek kendini öven bir sahabiye Peygamberimiz şöyle karşılık verdi: “Ey insanlar! Günahlardan sakının, şeytan sizi yanıltmasın. Ben Abdullah’ın oğlu Muhammed’im, Allah’ın kulu ve elçisiyim. Beni Allah’ın çıkardığı makamdan daha yukarı çıkarmanızdan hoşlanmam.” Bu olay Peygamberimiz’in hangi sıfatı ile ilgilidir?
a) Alçakgönüllülük b) Cömertlik c) Adalet d) Sabır
8. “Peygamberimiz üç günden fazla elinde mal bekletmez, o mal dağıtılmadıkça evine uğramazdı.” Bu ifade, Peygamberimiz’in daha çok hangi özelliğini anlatmaktadır?
a) Doğruluk b) Sabır c) Hoşgörü d) Cömertlik
9. Peygamberimiz en çok hangi ay içerisinde daha cömertçe hareket ederdi?
a) Ocak b) Muharrem c) Ramazan d) Nisan
10. “Vallahi hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa cezalandırırdım” sözü Peygamberimiz’in daha çok hangi özelliğini ön plana çıkarmaktadır?
a) Adaletini b) Alçakgönüllülüğünü c) Sabrını d) Cesaretini
11. Peygamberimiz, karşısında korkudan titreyen birine aşağıdaki sözlerden hangisini söylemiştir:
a) “Korkma! Ben hükümdar değilim. Kuru et pişirerek karnını doyuran bir kadının oğluyum.”
b) “Korkma! Ben bir peygamberim”
c) “Korkmana gerek yok. Sana bir şey yapacak değilim.”
d) “Korkma! Ben peygamberim, ama annem de hep yoksulluk içinde yaşadı.”
12. “Vallahi hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa cezalandırırdım” sözü hangi olay için söylenmiştir?
a) Kızı hırsızlık yaptığı zaman
b) Saygın bir kadının cezalandırılmasının uygun olmayacağı söylendiği zaman,
c) Hırsızlığın ne kadar kötü bir davranış olduğunu anlatmak için
d) Fatıma’yı uyarmak için
13. Peygamberimiz’in ilk eşi ve evlilik süresi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Aişe – 25 b) Hatice – 25 c) Hatice – 22 d) Aişe – 22
14. Peygamberimiz eşiyle zaman zaman spor müsabakaları yapardı. Aşağıdaki şıklardan hangisinde eşi ve yaptığı müsabaka doğru olarak verilmiştir?
a) Hz. Hatice – Atıcılık b) Hz. Aişe – Koşu c) Hz. Zeynep – Koşu d) Hz. Aişe – Atıcılık
15. Bir eş olarak Peygamberimizi tanımlamada uygun düşmeyen şık hangisidir?
a) Peygamberimiz aile fertlerine karşı nazik ve yumuşaktı.
b) Peygamberimiz, çok işi olduğu için, ailesine uğrayacak zaman bulamıyordu.
c) Peygamberimiz aile fertlerine yardımcı olmaktan geri durmazdı.
d) Peygamberimiz Allah’ın emirlerini ilk olarak aile fertlerine aktarırdı.
16. Aile hayatıyla ilgili olarak “Ailesine Resulüllah’tan daha şefkatli kimseyi görmedim” diyen ve Peygamberimiz’in evinde büyüyen sahabi kimdir?
a) Hz. Ebubekir b) Hz. Ali c) Hz. Enes d) Hz. Hüseyin
17. “Gönül üzülür, gözler yaşarır ama yine de biz Rabbimizin hoşuna giden sözler söyleriz” sözü niçin söylenmiştir?
a) Ağlamanın erkeklere yakışmadığını anlatmak için
b) Ağlamakla bir şey elde etmenin mümkün olmadığını söylemek için
c) Amcası Ebu Talib’in vefatına ağlamanın fayda vermeyeceğini söylemek için
d) Oğlu İbrahim’in vefatına ağlamasını yadırgamanın doğru olmadığını anlatmak için
18. Bir baba olarak Peygamberimizi tanımlamada uygun düşmeyen şık hangisidir?
a) Peygamberimiz çocuklarına karşı şefkat ve sevgi dolu bir babaydı.
b) Peygamberimiz çocuklarının sorunları ve ihtiyaçlarıyla daima ilgilenirdi.
c) Peygamberimiz yaramaz çocukları bazen dövmenin iyi olacağını söylemiştir.
d) Peygamberimiz, namazda babalarının sırtına çıkan çocuklara kötü davranılmamasını istemiştir.
19. “Peygamberimiz, her yanına geldiğinde ayağa kalkar, onu alnından öper ve yerine oturturdu.” Bu söz, Peygamberimiz’in hangi çocuğu için söylenmiştir?
a) Hz. Zeynep b) Hz. Ümmü Gülsüm c) Hz. İbrahim d) Hz. Fatıma
20. Peygamberimiz’in torunlarının adı hangisinde doğru olarak verilmiştir?
a) Ahmet – Mehmet c) Ayşe – Fatma
b) Hasan – Hüseyin d) Zeynep – Hatice
21. “Kim başkalarına merhametli davranmazsa Allah da ona merhametli davranmaz” sözü hangi olay üzerine söylenmiştir?
a) Peygamberimiz’i torunlarını severken gören birinin “benim on çocuğum var; hiçbirini kucaklayıp öpmedim” demesi üzerine
b) Çocuklarını döven bir babayı görmesi üzerine
c) Allah’ın merhametinin sınırsız olduğunu anlatmak istemiştir.
d) Bir hayvana kötü davranan birini görmesi üzerine
22. “Benim 10 çocuğum var. Şimdiye kadar hiçbirini kucaklayıp öpmedim” sözüne Peygamberimiz nasıl bir karşılık vermiştir?
a) “Kim başkalarına merhametli davranmazsa Allah da ona merhametli davranmaz.”
b) “Sen pek katı kalpli biriymişsin. Git çocuklarını öp.”
c) “On çocuk çok fazla. Çok çocuk sahibi olmak iyi değildir.”
d) “Zaten çocukları öpmek iyi değildir. Kucaklaman yeterli.”
23. Peygamberimiz’in “Allah’ım ben onları seviyorum, sen de onları sev” dediği kimlerdir?
a) Torunları: Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin b) Çocukları : Fatıma ve Zeynep
c) Torunları : Ümame ve Üsame d) Çocukları: İbrahim ve Abdullah
24. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in anne ve babası kimdir?
a) Aişe – Muhammed b) Hatice – Muhammed
c) Fatıma – Hüseyin d) Fatıma – Ali
25. Bir komşu olarak Peygamberimiz’i tanımlamada uygun düşmeyen şık hangisidir?
a) Peygamberimiz komşularına saygı gösterir ve onlara kibar davranırdı.
b) Peygamberimiz komşularına selam verir ve güler yüz gösterirdi.
c) Peygamberimiz “komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyurmuştur.
d) Peygamberimiz komşularına bazen saygı gösterir ve kibar davranırdı.
26. “….. açken tok yatan bizden değildir.” Boşluğa aşağıdakilerden hangisi uymaktadır?
a) Komşusu b) Arkadaşı c) Annesi d) Kardeşi
27. “Bir hediyem ve iki komşum var. Hediyeyi hangisine vereyim” diye soran Hz. Aişe’ye Peygamberimiz nasıl bir cevap vermiştir?
a) En sevdiğin arkadaşına b) En yakın akrabana
c) En yakın komşuna d) En sevdiğin komşuna
28. Cebrail’in Peygamberimiz’e iyilik etmesi konusunda çok fazla tavsiyede bulunduğu ve “neredeyse mirasçı kılınacaklardı” dediği kişiler kimlerdir?
a) Komşular b) Arkadaşlar c) Dostlar d) Akrabalar
29. Bir arkadaş olarak Peygamberimiz’i tanımlayan en uygun şık hangisidir?
a) Peygamberimiz arkadaşları için güven kaynağıydı.
b) Peygamberimiz arkadaşlarına karşı çok şakaçıydı.
c) Peygamberimiz arkadaşlarını her şeyden çok severdi.
d) Peygamberimiz arkadaşlarıyla zaman geçirmekten çok hoşlanırdı.
30. Hicret yolculuğu sırasında Peygamberimiz’e arkadaşlık yapan kişi kimdir?
a) Hz. Ali b) Hz. Ebubekir c) Hz. Ömer d) Hz. Osman
31. Ebu Talip sıkıntıya düştüğünde Peygamberimiz amcasının geçimini kolaylaştırmak için onun oğlu Ali’yi yanına alarak bakımını üstlendi. Bu olay Peygaberimiz’in daha çok hangi özelliğini anlatır?
a) Cömertlik b) Merhamet c) Vefa ve yardımseverlik d) Sabır ve tevekkül
32. Peygamberimiz’in faiz ve kan davasını ilk olarak akrabaları arasında kaldırmasının anlamı nedir?
a) Akrabalık ilişkilerine önem vermesi
b) Önce yakınlarından başlayarak Allah’ın emirlerinin uygulanmasında adil olduğunu göstermesi
c) Akrabalarını çok sevmesi
d) Gerekirse yakınlarını cezalandırmaktan geri durmayacağı
33. Peygamberimiz’in ilk kaldırdığı kan davası hangisidir?
a) Amcası Abbas’ın kan davası
b) Dedesi Abdulmuttalib’in kan davası
c) Amcası Abbas’ın torunu Rebia’nın kan davası
d) Dedesi Abdulmuttalib’in torunu Rebia’nın kan davası
34. Peygamberimiz’in ilk kaldırdığı faiz davası hangisidir?
a) Dedesi Abdulmuttalib’in torunu Rebia’nın faizi
b) Amcası Abbas’ın faizi
c) Dedesi Abbas’ın torunu Rebia’nın faizi
d) Amcası Abdulmuttalib’in faizi
35. Peygamberimiz’in, İslam medeniyetinin evrensel ve insani ilkeler çerçevesinde temellerini attığı ve Medinelilerden bu ilkelere uyacaklarına dair söz aldığı ilk olay hangisidir?
a) Veda Hutbesi b) Akabe Biatları c)Medine Vesikası d) Veda Haccı
36. Akabe biatlarında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
a) İbadet etmenin önemi b) Hırsızlık yapmamak
c) Zina yapmamak d) Allah’a ortak koşmamak
37. Aşağıdakilerden hangisi Akabe biatlarında yer almaktadır?
a) İftira etmekten sakınmak b) İbadet etmenin önemi
c) Namaz kılmanın fazileti d) Oruç tutmanın önemi
38. Peygamberimiz’in evrensel ve insani ilkelerinin özetlendiği son konuşmasının adı nedir?
a) Akabe Biatı b) Medine Sözleşmesi c) Veda Hutbesi d) Veda Haccı
39. Veda Hutbesi’nde aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
a) Emanetleri sahiplerine vermek b) Kadınlara iyi davranmak
c) Hırsızlık ve zinadan uzak durmak d) Selam vermek
40. Aşağıdakilerden hangisi Veda Hutbesi’nde yer almaktadır?
a) Selam vermenin önemi b) Eğitim ve öğretimin önemi
c) İnsanların eşit olduğu fikri d) Kurban kesmenin fazileti
41. Veda Hutbesi’nde Peygamberimiz’in Müslümanlara bıraktığı iki rehber aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’an-ı Kerim – Sünnet b) Sünnet – İcma
c) Kitap – İcma d) Kur’an-ı Kerim – Siyer
42. Veda Hutbesi’nde en çok hangi konular üzerinde durulmuştur?
a) Sosyal konular b) Siyasal konular c) İbadet konuları d) İtikad konuları
43. Peygamberimiz’in, amcası Hz. Hamza’yı öldüren Vahşi’yi bile affetmesi onun hangi özelliğini en iyi anlatır?
a) Sabır ve Hoşgörüsünü b) Tevekkülünü c) Adaletini d) Güvenilirliğini
44. Peygamberimiz’in Hz. Aişe’yle yaptığı iki koşu yarışması nasıl neticelenmiştir?
a) İlkinde Peygamberimiz, ikincisinde Hz. Aişe kazanmıştı.
b) İlkinde Hz. Aişe, ikincisinde Peygamberimiz kazanmıştı.
c) Her iki yarışmada da Peygamberimiz kazanmıştır.
d) Her iki yarışmada da Hz. Aişe kazanmıştır.
45. Peygamberimiz’in, kızı Fatıma’nın kendisine hizmetçi isteğini reddetmesi O’nun daha çok hangi özelliğiyle ilgilidir?
a) Cömertliği b) Sade yaşama isteği c) Alçakgönüllülüğü d) Adaleti
46. Bir baba olarak Peygamberimizi tanımlayan en uygun ifade hangisidir?
a) Peygamberimiz sabahları çocuklarının kapılarının önüne giderek onları namaza kaldırırdı.
b) Peygamberimiz çocuklarına her istediklerini verirdi.
c) Peygamberimiz kızlarını daha çok severdi.
d) Peygamberimiz erkek çocuklarını daha çok severdi.
47. Bir eş olarak Peygamberimizi tanımlayan en uygun ifade hangisidir?
a) Peygamberimiz ev süpürmenin, elbise dikmenin erkek işi olmadığını düşünürdü.
b) Peygamberimiz, eşine danışma gereği duymazdı.
c) Peygamberimiz eşine danışmaktan çekinmezdi.
d) Peygamberimiz, eşiyle oynamayı ayıp sayardı.
48. Bir komşu olarak Peygamberimizi tanımlayan en uygun ifade hangisidir?
a) Peygamberimiz evde pişen yemekte komşunun da hakkı olduğunu söylerdi.
b) Peygamberimiz kötü komşuyu azarlamanın gerekli olduğunu düşünürdü.
c) Peygamberimiz komşularına miras bırakmıştır.
d) Peygamberimiz sevdiği komşularına öncelik verirdi.
49. Aşağıdaki ifadelerden hangisi Peygamberimiz’in doğruluk sıfatı ile bağdaşmamaktadır?
a) Peygamberimiz asla yalan söylemezdi.
b) Peygamberimiz kendisine eziyet edenlerin mallarını korumanın gerekli olmadığını düşünürdü.
c) Peygamberimiz, doğru olmayan şakalar yapmazdı.
d) Peygamberimiz emanete ihanet etmezdi.
50. Aşağıdaki ifadelerden hangisi Peygamberimiz’in adaleti ile bağdaşmamaktadır?
a) Peygamberimiz, Yahudilerin haklarını korumanın kendi görevi olmadığını düşünürdü.
b) Peygamberimiz, başka dinden olanların haklarını aramaktan geri durmazdı.
c) Peygamberimiz zorluklarla karşılaştığında dahi adaletten ayrılmazdı.
d) Peygamberimiz, kendi aleyhine de olsa adil davranmaktan çekinmezdi.
51-Peygamber Efendimiz hangi şehirde doğmuştur?
A-Medine B-Kudüs C-Cidde D-Mekke
52-Peygamber Efendimiz’in doğduğu dönemde Mekke´de ki insanların en önemli geçim kaynağı ne idi?
A-Tarım B-Hayvancılık C-Madencilik D-Ticaret
53-Peygamberimiz Mekke yönetiminde söz sahibi olan ve hacıların ağırlanması gibi görevleri de üstlenen bir soya mensuptur. Geldiği soyun adı nedir?
A-Kureyşin Haşimoğulları kolundan B-Kureyşin Hanif soyundan
C-Kureyşin Aşıroğulları kolundan D-Kureyşin Abbasoğulları kolundan
54-Peygamberimiz’in babasının adı nedir?
A-Abdulmuttalip C-Abbas B-Abdulla
BİR-İ MAUNE OLAYI
-Amiroğulları yurdu ile Süleymoğulları yurdu arasında bulunan Maune kuyusunun yakınında ashabdan yetmiş eğitici ve tebliğcinin şehit edildiği olay.
-Hicret’in dördüncü yılında Uhud savaşından dört ay sonra Necid Reisi Ebû Berâ’ Medine’ye geldi. Hz. Peygamber (s.a.s.)’den kendi kavmini irşad etmeleri için mürşidler istedi. Hz. Peygamber (s.a.s.) durumdan şüphelendi: “Göndereceğim kişiler hakkında Necid halkından endişe ederim” buyurdu. Ebû Berâ’: “Onları ben himayeme aldıktan sonra Necid halkından hiç biri dokunamaz” diye teminat verdi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s.) Ebû Berâ’nın yeğeni Âmir b. Tufeyl’e bir mektup yazdı. Amir, amcası adına kavmini idare ediyordu. Daha sonra Resulullah (s.a.s.) Münzir b. Amr başkanlığında ashabından yetmiş kişilik bir heyet gönderdi. Bunlar ashab-ı suffeden olup kurra idiler.
-Heyet, Bi’r-i Mâune’ye varınca korkunç bir ihanetle karşılaştılar. Amir b.Tufeyl, Hz. Peygamber. (s.a.s.)’in göndermiş olduğu mektubu bile okumadan mürşidlerin etrafını büyük bir ordu ile kuşatmıştı. Kendi kabîlesi, Ebî Berâ’nın himayesine aldığı mürşidleri öldürmek istemediğinden, başka kabîlelerden kuvvet toplamıştı. Müslümanlar kuşatıldıklarını anlayınca kılıca sarıldılar ve: “Biz, Resulullah (s.a.s.)’in gönderdiği mürşidleriz. Sizinle hiç bir ilgimiz yok” dedilerse de söz anlatamadılar. Mürşidler: “ALLAH’ım! Resulü’ne durumumuzu haber verecek senden başkasını bulamıyoruz, selamımızı ona sen ulaştır. ALLAH’ım! Rasülün vasıtasıyla kavmimize haber ver ki; biz Rabbimiz’e kavuştuk. Rabbimiz bizden hoşnud oldu ve bizi de hoşnud kıldı.” diyerek hallerini ALLAH’a arzetmişler ve insafsız düşman kılıçlarıyla Rablerine kavuşmuşlardır. ALLAH bu sevgili kullarının isteklerini yerine getirerek vahiy meleği Cebrail’i Hz. Peygamber (s.a.s.)’e göndermiştir. Cebrail: “Onlar Rab’lerine kavuştu. Rab’leri onlardan hoşnut oldu ve kendilerini de hoşnut kıldı.” diye durumu Hz. Peygambere bildirmiştir.
-Rasûlullah (s.a.s.) durumdan haberdar olunca çok üzüldü. Hemen bir hutbe irade ederek olayı ashabına bildirdi. ALLAH’a hamd-u senâ’dan sonra şöyle dedi: “Kardeşleriniz müşrikler tarafından kuşatılıp şehit edildiler. Hiç biri sağ bırakılmadı. Onlar ALLAH’dan hoşnut oldular, ALLAH da onlardan hoşnut oldu. ”
-Rasûlullah (s.a.s.) kendisine bu acı haberin ulaştığı gece sabah namazının ikinci rekatında rukûdan doğrulunca:
-”ALLAH’ım! Onların durumlarını sana havale ediyorum. Ey ALLAH’ım! Onların yıllarını Yusuf Peygamber’in kıtlık yılları gibi çetin yap, başlarına darlık getir. ” diye beddua etmiş ve buna beş vakit namazlarında bir ay müddetle devam etmişti. Cemaatin de arkasında “âmîn” dediği Rasûlullah (s.a.s.)’in bu duası kabul olmuştur.(Şamil İslam Ansiklopedisi,Biri Maune maddesi)
PEYGAMBERİMİZ, EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED (S.A.S.)’İN HAYATI
ÇOCUKLUĞU
Babası: Abdullah, Kureyş Kebilesin’den, Haşimoğulları Soyun’dan. (Abdülmuttalib’in oğlu)
Annesi: Âmine, Kureyş Kabilesin’den, Zühreoğulları Soyu’ndan. (Vehb’in kızı)
Dedesi (Büyükbabası): Abdülmuttalip, Mekke’nin ileri gelenlerinden. Zemzem Suyu’nun kaynağını yeniden yaptırmıştır.
Doğumundan önceki iki önemli olay:
1) Habeş Meliki Ebrehe, Kâbe’yi yıkmak için büyük fillerin de bulunduğu kalabalık bir orduyla Mekke’ye saldırmış fakat ordusunun üzerine Allah, Ebâbil denilen kuşları göndererek kızgın taşlar attırmak suretiyle ordusunu helâk etmiştir. Bu olay Kur’ân-ı Kerim’de Fil Suresi’nde anlatılmaktadır.
2) Babası Abdullah, Peygamberimiz (s.a.s.) henüz dünyaya gelmeden 2 ay önce Suriye’ye giderken Medine’de hastalanır ve orada vefat eder.
571 yılında Mekke: Şehir bir devlete bağlı değildi. İnsanların geneli putperest denilen puta tapan insanlardı. Kendilerine Hanifler denilen az bir insan grubu da Hz. İbrahim’in dinine bağlı idi. Bu döneme Cahiliye Dönemi denir.
Efendimiz peygamber olmadan önce Arabistan’ın genel durumu:
Toplumun büyük çoğunluğu putperest idi.
Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu.
Ahlâkî durum son derece bozuk idi.
Arabistan’da güçlü ve otoriter bir devlet yoktu.
Arap toplumu kabileler ve aşiretler halinde yaşardı.
Güçlü ve itibarlı kişiler diğerlerini ezerdi.
Kabileler arasında birlik yoktu, sürekli savaşlar olurdu.
Doğumu: 20 Nisan 571 Pazartesi günü sabaha karşı Mekke’de doğdu. Ay takvimine göre Rebîul’evvel ayının 12. gecesidir. Efendimiz’i sevgiyle ve şefaatini dileyerek andığımız doğum günündeki geceye Mevlid Kandili denir.
Doğduğu gece meydana gelen olaylar:
1) Kâbe içindeki putlar yıkıldı.
2) Mecûsîlerin bin yıldır söndürmeden taptıkları ateşleri söndü.
3) İran’daki kisranın sarayından 14 burç yıkıldı.
Adı: Muhammed: Çok çok övülen, çok övülmüş, güzel huyları olan kişi demektir. Bu ismi O’na Dedesi Abdülmuttalip vermiştir. Umarım O’nu yerde halk, gökte Hak över demiştir. Diğer isimleri Ahmed, Mustafa’dır.
Süt Annesi: Halime, Sa’doğullları Kabilesin’nden fakir bir kadındır. Kocasının adı Hâris, Peygamberimiz’in süt kardeşi (ablası) olan kızının adı Şeyma’dır.
Süt anneye verme sebepleri:
1) Mekke havasının sıcak ve bunaltıcı olması.
2) Havanın çocukların sağlığını olumsuz etkilemesi.
3) Çöl toplumunun ahlâken bozulmamış olması.
Peygamberimiz(s.a.s.) sekiz aylıkken konuşur, iki yaşına bastığında da gösterişli bir çocuk olur.
Dört yaşına kadar süt annesi Halime’nin yanında kaldı.
Beş yaşına bastığında annesi Âmine’ye teslim edildi.
Altı yaşında iken annesiyle beraber babasının kabrini ziyaret etmek ve dayılarıyla tanışmak için Medine’ye gitti. Dönüşte annesi Âmine, Ebvâ denilen kasabada hastalandı ve henüz kervan yola koyulmadan da vefat etti. Hizmetçileri Ümmü Eymen O’nu alarak Mekke’ye getirdi ve dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti.
Sekiz yaşına kadar dedesi Abdülmuttalib’le kaldı.
Abdülmuttalip ölüm döşeğindeyken sevimli torununu, merhamet ve şefkatine çok güvendiği fakir oğlu Ebu Talib’e emanet etti.
GENÇLİĞİ
On iki on üç yaşlarında iken amcası Ebu Talip’le bir ticaret kervanına katılıp Suriye’ye yola çıktı. Busra denen yerde Bahira adında bir papaz O’nun son peygamber olacağını verdiği cevaplar ve sırtında bulunan et beni şeklindeki iki kürek kemiği arasında bulunan nübüvvet mühründen (peygamberlik mührü) anladı. Suriye (Şam)’deki Yahudilerden endişe eden Ebu Talip, alış-verişi Busra’da yaparak Mekke’ye döndü.
Muhammedü’l-Emin: Hiç yalan söylemediği için ve doğruluktan ayrılmadığı için güvenilir Muhammed anlamındaki bu lâkapla çağırılmaya başlandı.
On yedi yaşında iken Güney’e Yemen tarafına bir ticaret kervanıyla gitti ve ticareti öğrendi.
EVLİLİĞİ VE PEYGAMBER OLANA KADAR GEÇEN HAYATI
Yirmi beş yaşında iken amcası Ebu Talip ve Hz. Hatice’nin kölesi Meysere’nin aracılığıyla iki kez evlilik yapmış ve her defasında kocası ölmüş olan güzel ve gösterişli bir kadın olmasından öte çok güzel ahlâkı olan kırk yaşındaki Hz.Hatice ile evlendi.
Hz. Hatice’den 2’si erkek, 4’ü kız toplam 6 çocuğu oldu. Bu çocukların isimleri kızları Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Zeynep, Fâtıma; oğulları Kâsım, Abdullah’tır.
Yedinci çocuğu olan oğlu İbrahim, Habeşistan Kralı Necâşî’nin kendisine hediye ettiği cariye (bayan köle) Mısırlı Maria’dan olmuştur.
Kızı Hz. Fâtıma, Efendimiz (a.s.)’dan 6 ay sonra vefat eder. Evli veya bekâr olarak değişik yaşlarda ölen diğer 6 çocuğu kendisinden önce ölür.
Hz. Fâtıma, Ebu Talip’in oğlu Hz.Ali ile evlenir ve Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin dünyaya gelir. Bugün Efendimiz’in soyu kızı Hz. Fâtıma’dan devam etmektedir.
Kâbe’de bulunan ve Haceru’l-Esved (Kara Taş) denen taşı yerine koymada ihtilâfa düşen insanlara hakemlik yaptı. Buna Kâbe Hakemliği denir. Bugün Kâbe’nin içinde yer aldığı camiye de Mescid-i Haram denilmektedir.
Hılfü’l-Fudûl (Erdemliler Birliği)’e katılarak bir mazlumun hakkını bir zalimin elinden alan insanlarla çalıştı.
PEYGAMBERLİĞİ
Mekke yakınındaki Nur Dağı’nda Hira Mağara’sında 610 yılının Ramazan ayında ilk vahiy geldi ve son peygamber olduğu kendisine müjdelendi. Kur’an, Kadir Gecesi indirilmeye başlandı.
Korkmuş, ürpermiş ve heyecanlanmış olduğu halde evine döndü. Hz. Hatice ilk inanan kişi oldu.
Peygamberlerin sıfatları: (Olmazsa olmaz beş sıfatları vardır.)
1)Sıdk:Peygamberlerin doğru olması. 2)Emanet:Peygamberlerin emanete riayet edip, ihanet etmemeleri. 3)Fetanet:Peygamberlerin çok zeki, akıllı, ileri görüşlü olmaları. 4)İsmet:Peygamberlerin hiçbir günah işlememesi, yalan söylememesi, günahlardan korunmuş olması. 5)Tebliğ:Peygamberlerin Allah’tan aldıkları emirleri insanlara aynen duyurmaları.
İlk Müslümanlar: 1) Eşi Hz.Hatice 2) Çocuk yaştaki Hz.Ali 3) Yakın arkadaşı Hz.Ebu Bekir 4)Hürriyetine kavuşturduğu (âzatlı) kölesi Hz. Zeyd 5) O zaman köle olan Hz.Bilâl-i Habeşî.
İslâm’a davet önce gizli gerçekleşti, sonra yakın akrabalarını İslâm’a davet etti.
Peygamberliğin gelişinden sonraki ilk üç yıl boyunca İslâm Dini’ne davetin gizli yürütülmesinin sebepleri:
Mekke’nin ileri gelenlerini tahrik etmemek gerekiyordu.
İslâm’ı seçen kişilerin baskıya uğramalarını önlemek.
Tedbirli davranıp, belli bir güce ulaşmak önemliydi.
Açık davet başlayınca işkenceler de başladı. Ammâr’ın annesi Sümeyye ve babası Yâsir işkencelere maruz kaldılar ve İslâm’ın ilk şehitleri oldular.
Peygamber Efendimiz’in kendisine inananlara ders verdiği, beraber ibadet ettiği, bu şekliyle İslâm’ın ilk medresesi (üniversitesi) sayılan ev Mekke’de Erkam bin Ebi’l-Erkam’a aitti.
İslâm’a inanan 40. müslüman Hz. Ömer oldu.
Müşriklerin (Allah’a ortak koşanların) işkencelerinden kurtulmak isteyen bazı müslümanların iki ayrı zamanda
Habeşistan’a göç etmesine izin verdi.
Habeşistan kralı Necâşî müslümanları iyi karşıladı ve gizlice de müsüman oldu. (Müslüman olarak da öldüğü için, Efendimiz tarafından Medine döneminde gıyabî cenaze namazı kılındı.
Müşrikler peygamberliğin 7. yılında Peygamberimiz, müslümanlarla ve akrabalarıyla olan bütün ilişkilerini kesme yani boykot kararı aldılar. Onlarla konuşmadılar, ticaret yapmadılar, onları şehrin kenar bir mahallesine sürdüler. Önemli kararları Kâbe duvarına astıkları için bu kararı da Kâbe’nin duvarına astılar. Üç yıl sonra boykot metninin böcekler tarafından yenildiğini görünce korktular ve boykotu kaldırdılar. Ancak sıkıntılarla geçen bu üç yıl Efendimiz’in sevgili eşi Hz.Hatice başta olmak üzere müslümanları çok zorda bıraktı. Hz.Hatice rahatsızlanarak vefat etti. Daha sonra da İslâm’ı kabul etmemekle beraber sevgili yeğenini bir an olsun yalnız bırakmayan Ebu Talip öldü. Oğlu Kâsım da aynı tarihte öldü. Tarihte bu yıla Hüzün Yılı denir.
İnsanları Allah’ın dinine davet etmek için yardımcısı Zeyd ile gittiği Tâif şehrinde taşlandı.
Bir gece Mescid-i Haram’dan alınıp Mescid-i Aksa’ya götürüldü ve Rabbi’nin huzuruna göğe çıkarılarak Mirac denilen hadiseyle biraz olsun rahatlatıldı.
Medine’den Mekke’ye gelenlere İslâm’ı anlattı ve ilk yıl 6 kişi müslüman oldu. Ertesi yıl peygamberliğin 12. yılında gelen 12 kişilik bir grup, Mekke yakınlarında bir vadide gizlice buluşup müslüman oldu ve O’na ömür boyu sahip çıkacaklarına söz verdiler. Söz verme demek olan bu biata, Birinci Akabe Biatı (söz verme, sözleşmesi) denir.
Mus’ab bin Umeyr’i Medine’ye hoca olarak gönderdi. Peygamberliğin on üçüncü yılında Medine’den Mus’ab’ın gayretleriyle müslüman olan 75 kişi geldi ve Peygamberimiz’e bağlılıklarını ilân ettikleri İkinci Akabe Biatı gerçekleşti. Efendimiz’i ve bütün müslümanları Medine’de koruyacaklarına söz verdiler.
HİCRETİ
Mekke’de işkenceler artınca Mekkeli Müslümanlar Medine’ye hicret etti. Peygamberimiz de yatağına Hz. Ali’yi yatırarak yanında bir rehber ve Hz.Ebu Bekir ile birlikte 622 yılında Medine’ye hicret etti.
622 milâdî yılı, Hicrî takvimin başlangıcı kabul edildi.
Medine’ye hicret ederken Sevr Mağarası’na sığındı. Mağaranın ağzına bir örümceğin ve güvercinin yuva yapması onları müşriklerden korudu.
Kuba beldesine geldiğinde küçük bir mescit yaptırdı ve cuma namazı kıldırdı. Kuba Mescidi yapılan ilk camidir.
Medine’de, bugün kabri İstanbul’da Eyüp ilçesinde bulunan Ebu Eyyüb el-Ensarî’nin evinde 7 ay kaldı.
Mekkeli hicret eden müslümanlara muhacir, Medineli yardım eden müslümanlara da ensar denilmiştir. Mekkelilerle Medineliler arasında muâhat denilen ve tarihte bir benzeri daha olmayan kardeşlik gerçekleşmiştir.
Medine’de ilk iş olarak kendisinin de inşaatında bizzat çalıştığı bir cami yaptırdı. Daha sonra yenilenen ve bugün kabrinin de içinde yer aldığı caminin adı Mescid-i Nebî veya diğer adıyla Mescid-i Nebevî’dir.
Mescid-i Nebî’nin bitişiğinde Peygamberimiz’in evinin yanında kendilerine Ashab-ı Suffa denilen Mekke’den gelen gençlerin bulunduğu suffa yani odalar da bulunuyordu. Bu genç sahabîler Kur’an ve sünneti yazıyorlardı. İhtiyaçları zengin Müslümanlar tarafından giderilen bu gençlerin tek işi ilim öğrenmekti.
Peygamberimiz Medine’de kurduğu İslâm Devleti’nin başkanıydı.
Allah’a ve Peygamberi’ne kalbiyle iman etmediği halde diliyle iman ettiğini söyleyen ve iki yüzlü anlamında kendilerine münafık denilen insanlar da Medineliler arasında bulunuyordu. Münafıklar Hz. Ayşe’ye iftira da attılar ve bu olaya ifk hadisesi denir.
Namaz kılınırken önceleri bugün Filistin devletinin sınırları içinde yer alan Mescid-i Aksa’ya dönülürdü. Gelen bir âyetle müslümanların yeni kıblesi Kâbe oldu.
Peygamberlerin peygamberliklerini ispatlamak için gösterdiği olağanüstü olaylara mucize denir ve Efendimiz mucizelerinden biri olan ve şakk-ı kamer denilen Ay’ın ikiye bölünmesi mucizesini gerçekleştirmiştir.
Aşere-i mübeşşere (müjdelenen on kişi) denilen ve dünyada iken cennetle müjdelenenlerin isimlerini açıkladı.
624 yılında müşriklerle müslümanlar arasında olan, Peygamberimiz’in de katıldığı ilk savaş Bedir Savaşı’dır. İslâm Dini’nin en büyük düşmanı olma konusunda sembolü olan Ebu Cehil bu savaşta öldürülmüştür.
625 yılında müslümanların müşrikler karşısında zor anlar yaşadığı, onlarca şehit verdikleri ilk kanlı savaş Uhud Savaşı’dır. Hz.Hamza, daha sonra müslüman olacak olan Vahşî tarafından bu savaşta şehit edilmiştir.
Hudeybiye Anlaşması 628 yılında gerçekleşti.
On bin kişilik bir orduyla 630 yılında Mekke’nin fethi gerçekleşti.
Rum (Bizans) Kralı Heraklius, Habeş Kralı Necaşî, İran Kisrası Hürmüz ve Mısır, Gassan, Yemame gibi bazı devlet başkanlarına İslâm’a davet mektubu gönderdi.
Yüz bin kişinin katıldığı, ölümüne yakın tarihte gerçekleşen ve ömrünün ilk ve son haccı olan Veda Haccı’nı yaptı. Veda Hutbesi diye bilinen meşhur hutbesini de burada okudu ve müslümanlara Allah’ın kitabı olan Kur’an’ı ve hadis de denilen sünnetini bıraktığını söyledi.
Peygamberimiz’i sağlığında gören ve O’nun sohbetine katılmış, acı ve sevinçleri paylaşmış olan müslümanlara sahabe, sahabî veya ashab denmektedir. Hz. İsa’ya sağlığında inanan on kişiye de havarî denilmektedir.
Genç komutan Üsame bin Zeyd’in komuta ettiği bir orduyu Bizans üzerine gönderdi.
8 Haziran 632 pazartesi günü öğleye doğru 63 yaşındayken (miladî yıla göre 61 yaşında) Medine’de Mescid-i Nebî’nin bitişiğinde bulunan Hz.Âişe’nin odasında vefat etti. Hz.Ömer, kim Muhammed öldü derse onu kılıcımla parçalarım diye üzüntüsünü dile getirdi. Orada yıkanıp cenaze namazı kılındıktan sonra yine aynı odada defnedildi. Türbesi aynı yerdedir. Bu sırada Bilâl-i Habeşî ezan okumuştur.
13 yılı Mekke’de ve 10 yılı da Medine’de olmak üzere yaklaşık 23 yıl peygamberlik yaptı. Efendimiz’in ölümünden sonra Hz.Ebu Bekir devlet başkanı seçildi.
Peygamberimiz’in ölümünden sonra yalancı peygamberler çoğaldı ve bunların en meşhuru Müseyleme-i Kezzab’dır.
Allah Efendimiz’in şefaatına nail eylesin. (Âmin.)
SİYER TESTİ
1. Aşağıdakilerden hangisi ulü’l-‘azm peygamberlerden biri değildir?
a) Hz. Nûh.
b) Hz. İbrâhîm.
c) Hz. Îsâ.
d) Hz. Lokmân.
2. Hudeybiye antlaşması ne zaman ve kimlerle yapılmıştır?
a) Tebük seferi sonrasında Bizanslılarla.
b) Hayber fethi sonrasında Yahûdîlerle.
c) Mekke Fethi öncesi Kureyşli müşriklerle.
d) Medîne’ye hicret ettiğinde Medîne’deki Yahûdî kabîleleriyle.
3. Müslümanlar ilk kez hangi olaydan sonra Kâbe’de açık ve toplu ibâdet yapmaya başlamışlardır?
a) Vahyin fetret döneminin bitmesiyle.
b) Açık davetin başlamasıyla.
c) Hz. Ebû Bekir’in müslüman olmasıyla.
d) Hz. Ömer ve Hz. Hamza’nın müslüman olmasıyla.
4. Habeşistan’a hicret hangi tarihte, kaç kişiyle gerçekleşmiştir?
a) Mekke döneminin 5. yılında, ilk seferinde 16, ikinci seferinde 90 kişi ile gerçekleşmiştir.
b) Mekke döneminin 10. yılında, bir defada 90 kişinin hicretiyle gerçekleşmiştir.
c) Mekke döneminin 8. yılında, ilk seferinde 10, ikincide 55 kişi ile 2 grup halinde gerçekleşmiştir.
d) Mekke döneminin 4. yılında 40 kişiyle gerçekleşmiştir.
5. Medîneli müslümanların Hz. Peygamber’den istedikleri öğretmen kimdir?
a) Es’ad bin Zürâre.
b) Enes bin Mâlik.
c) Ukbe bin Âmir.
d) Mus’ab bin Umeyr.
6. Yaptıkları anlaşmayı ilk bozan, daha sonra ihanetleri ve Müslümanlara düşmanlıkları sebebiyle Medîne’den çıkartılarark sürülen Yahûdî kabilesi hangisidir?
a) Benî Kaynuka.
b) Benî Kureyza.
c) Benî Nadir.
d) Benî Mustalik.
7. Hudeybiye anlaşmasında, müslümanların aleyhine olan fakat daha sonra müşrikler tarafından kaldırılması istenen madde aşağıdakilerden hangisidir?
a) Müslümanların, bu yıl geri dönüp, umre için gelecek yıl Mekke’ye girebilmeleri.
b) Müslümanların, kılıçtan başka bir silah taşıyamayacakları.
c) Arap kabilelerinin, iki taraftan biri ile ittifak kurabilecekleri.
d) Mekke’ye sığınan hiç bir Medînelinin iâde edilmeyeceği; Medîne’ye sığınanların ise geri verileceği.
8. Peygamberimizin Busra emîrine gönderdiği elçinin katledilmesi üzerine bilmukabele hareketle yapılan Mûte savaşı kimlerle yapılmıştır?
a) Mekkeli müşriklerle.
b) Benî Nadr Yahûdîleriyle.
c) Rumlarla (Bizans).
d) Mekke dışındaki müşrik kabîlelerle.
9. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizi emzirmemiştir?
a) Âmine binti Vehb.
b) Ebû Leheb’in câriyesi Süveybe.
c) Halîme binti Ebî Züeyb.
d) Ebû Tâlib’in eşi Fâtıma binti Esed.
10. Hz. Peygamber ikinci Akabe biatını nerede ve ne zaman yapmıştır?
a) Mekke’de M. 622 tarihinde Zilhicce ayında.
b) Mekke’de M. 623 tarihinde Zilkâde ayında.
c) Mekke’de M. 621 tarihinde Recep ayında.
d) Mekke’de M. 622 tarihinde Ramazan ayında.
11. Uhud savaşında melekler tarafından yıkanan şehid aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hz. Talhâ.
b) Hz. Mus’ab.
c) Hz. Hanzala.
d) Hz. Hamza.
12. “İslâm tarihinde ‘yedi ağlayanlar’ diye anılan kişiler Peygamberimize (s.av.) gelerek, bu gazveye katılmak istediklerini fakat binit ve yiyeceklerinin bulunmadığını bildirirler, Peygamberimizin de kendilerine binit kalmadığını söylemesi üzerine bu yedi kişi ağlayarak geri dönerler.” Bu olay aşağıdakilerden hangisinde vukû bulmuştur?
a) Bi’r-i Mâûne gazvesi.
b) Tebük gazvesi.
c) Bedir gazvesi.
d) Hayber gazvesi.
13. Bedir harbinde Hz. Peygamberin, ordunun konaklamasıyla ilgili olarak görüşünü kabul ettiği sahâbe hangisidir?
a) Sa’d b. Muâz.
b) Mus’ab b. Umeyr.
c) Hz. Ömer.
d) Habbâb b. Münzir.
14. Aşağıdakilerden hangisi vahiy kâtiplerinden değildir?
a) Şurahbil b. Hasene.
b) Câbir b. Abdullah.
c) Abdullah b. Revâha.
d) Muâviye b. Ebî Süfyân.
15. Ezânı ilk rüyasında gören ve rüyasını Peygamberimize (s.a.v) anlatan sahâbe kimdir?
a) Selmân-ı Fârisî.
b) Hz. Osman.
c) Abdullah b. Zeyd el Ensârî.
d) Bilâl-i Habeşî.
16. Kâbe’deki vazifelerden biri olan hicâbenin anlamı nedir?
a) Kâbe’nin perdedarlığını ve anahtarlarını elinde bulundurmaktır.
b) Kâbe’yi ziyarete gelen hacıların sularını tedârik etmektir.
c) Kâbe’yi ziyarete gelen hacıları ağırlamak ve barındırmaktır.
d) Kâbe’de yapılan toplantılara başkanlık etmektir.
17. Aşağıdakilerden hangisi İslâmiyet öncesi Araplarda Kâbe’yi ziyaret için gelen hacıların içeceklerini temin etme görevidir?
a) Hicâbe.
b) Rifâde.
c) Sikâye.
d) Sidâne.
18. Aşağıdakilerden hangisi Kâbe’nin perdedarlığını ve anahtarlarını elinde bulundurmak görevidir?
a) Rifâde.
b) Sikâye.
c) Hicâbe.
d) Sidâne.
19. Aşağıdakilerden hangisi İslâmiyet öncesi Araplarda Kâbe’yi ziyaret için gelen hacıların yiyecek temin etme görevidir?
a) Hicâbe.
b) Rifâde.
c) Sikâye.
d) Sidâne.
20. Aşağıdakilerden hangisi İslâmiyet öncesi Araplarda Kâbe’nin muhâfızlığını yapma görevidir?
a) Hicâbe.
b) Sidâne.
c) Sikâye.
d) Rifâde.
21. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizi emziren kadınlardan biri değildir?
a) Hz. Âmine.
b) Hz. Süveybe.
c) Hz. Halîme.
d) Hz. Sevde.
22. Peygamberimizin emriyle savaşa gidilen ancak Peygamberimizin iştirâk etmediği seferlere ne denir?
a) Hicret.
b) Hac.
c) Seriyye.
d) Vahiy.
23. Ridde hareketleri hangi halîfe zamanında ortaya çıkmıştır?
a) Hz. Ebû Bekir.
b) Hz. Ömer.
c) Hz. Osman.
d) Hârûn Reşîd.
24. İslâm’ı kabul ettiklerini söyleyen bir kabîleye İslâm dinini öğretmek için gönderilen çok sayıdaki hâfız sahâbenin yolda pusuya düşürülerek şehit edildiği yerin adı nedir?
a) Hayber.
b) Bi’r-i Mâûne.
c) Batn-ı Rabiğ.
d) Batn-ı Nahle.
25. Aşağıdakilerden hangisi Mekkelilerin, hicretten sonra Medîne’de toplanan Müslümanları bir güç olarak kabul ettiklerini gösteren bir kanıt değildir?
a) Kervan ticaretini sürdürmeleri.
b) Medînelilere karşı Uhut Savaşı’nı yapmaları.
c) Müslümanların Kâbe’yi ziyaretlerini engellemeye çalışmaları.
d) Hz. Muhammed’le Hudeybiye Antlaşması’nı imzalamaları.
26. İslâmiyet’in ilk yıllarında Arapların özgün bir mîmârîleri yokken, giderek mîmârîde belirgin bir Arap sanatı ve üslûbu doğmuştur. Bu kültürel gelişmeyi sağlayan başlıca etken aşağıdakilerden hangisidir?
a) Eski Arap uygarlığı.
b) Arap-Çin ilişkileri.
c) Fethedilen ülkelerin kültürleri.
d) Hellen uygarlığı.
27. Peygamberimizin (s.a.v.) iki kızı ile evlendiğinden dolayı ‘Zinnûreyn’ lakabını alan sahâbi kimdir?
a) Hz. Ebû Bekir.
b) Hz. Osman.
c) Hz. Ali.
d) Hz. Hamza.
28. Müşriklerin müslümanlara uyguladığı boykot kaç yıl sürmüştür ve boykotun delinmesine öncülük edenler hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
a) 3 yıl –Hişâm b. Amr, Züheyl b. Ebû Ümeyye.
b) 2 yıl, Mut’im b. Adiyy, Ebu’l Buhterî.
c) 1 yıl, Ebû Leheb, Ebû Cehil.
d) 3 yıl, Mut’im b. Adiyy, Ebu’l Buhterî.
29. Aşağıdakilerden hangisi Tâif ile Nahle arasında kurulan, her yöreden insanın geldiği en ünlü panayırdır?
a) Zülmecâz.
b) Ukkâz.
c) San’a.
d) Dûmetu’l-cendel.
30. Peygamberimiz yirmili yaşlarında iken amcaları ile birlikte hangi savaşa katılmıştır?
a) Buas savaşı.
b) Ficâr savaşı.
c) Gabra savaşı.
d) Dahis savaşı.
31. Peygamberimiz otuz beş yaşlarında iken Mekke’de hangi antlaşmaya katılmıştır?
a) Cemiyyet-ül Hayr.
b) Ashâb-ı Yemîn.
c) Hıfzu’l-Kâbe.
d) Hılf u’l-Fudûl.
32. Araplarda ilk doğan erkek çocuğun ismi babaya ve anneye künye olurdu. Hz.Peygamberin künyesi nedir?
a) Abdullah.
b) Mustafa.
c) Ebu’l-Kâsım.
d) El-Emîn.
33. Aşağıdakilerden hangisi, İslâmiyet öncesi Araplarda savaşmanın yasak kabul edildiği haram aylardan biri değildir?
a) Muharrem.
b) Recep.
c) Zilhicce.
d) Ramazan.
34. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib’in asıl adıdır?
a) Abdullah.
b) Hâşim.
c) Şeybe.
d) Abd-i Menâf.
35. Peygamberimizin babaannesinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Âişe.
b) Fâtıma.
c) Şifâ.
d) Ümm-ü Rummân.
36. Peygamberimizin anneannesinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Nesîbe.
b) Hanne.
c) Atîke.
d) Berre.
37. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizin hem sütkardeşi, hem de amcasıdır?
a) Zübeyr.
b) Ebû Tâlib.
c) Abbâs.
d) Hamza.
38. Peygamber Efendimizin, Hz. Hatîce dışındaki hangi eşinden çocuğu olmuştur?
a) Hz. Safiyye.
b) Hz. Zeynep.
c) Hz. Mâriye.
d) Hz. Hafsa.
39. Efendimizin, Hz. İbrâhîm’in Hanîf dînine uygun olarak Hira mağarasında yaptığı tefekkürî ibâdete ne denir?
a) Tehannüs.
b) İrhâsât.
c) İnzivâ.
d) Îtikâf.
40. Habeşistan’a hicret eden ilk aile kimdir?
a) Hz. Ali ve Fâtıma.
b) Hz. Zübeyr ve hanımı.
c) Hz. Osman ve eşi Rukiye.
d) Hz. Ammâr ve ailesi.
41. Senetü’l hüzün ne demektir?
a) Peygamberimizin Tâif’te taşlandığı sene.
b) Hz. Âmine’nin vefât ettiği sene.
c) Uhud savaşının olduğu sene.
d) Efendimizin amcası Ebû Tâlib ile hanımı Hz Hatîce’yi kaybettiği sene.
42. Aşağıdakilerden hangisi Yesrib (Medîne)’nin yerleşik halkından değildir?
a) Evs Kabîlesi.
b) Kureyş Kabîlesi.
c) Hazrec Kabîlesi.
d) Benî Nadr.
43. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizin İslâm’a davet etmek için mektup gönderdiği yerlerden değildir?
a) Yelemlem.
b) Bizans.
c) Şam.
d) Yemen.
44. Medîne’ye gelerek Peygamberimiz ile görüşen, mescitte ibâdet yapmak isteyen, Peygamberimize Hz. Îsâ ile ilgili sorular soran ve İslâm’ı kabul etmemekle birlikte cizye vergisi vermeyi kabul eden gurup aşağıdakilerden hangisidir?
a) Hayber Yahûdîleri.
b) Ezruh Hristiyanları.
c) Gassânî Hristiyanları.
d) Necrân Hristiyanları.
45. Aşağıdakilerden hangisi Hicret esnasında Medîne’de Yaşayan Yahûdî kabîlelerinden birisi değildir?
a) Benî Kureyza.
b) Benî Nadr.
c) Benî Sakîf.
d) Benî Kaynuka.
46. Hz. Muhammed’in Bizans’ın Busra Valisine Gönderdiği elçinin, yine Bizans’ın Gassânî Valisi tarafından öldürülmesi üzerine 100 bin Bizans askerine karşı 3 bin Müslüman’ın kahramanca çarpıştıkları savaş ve tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Huneyn Savaşı–630.
b) Mûte Savaşı–629.
c) Hayber Savaşı–629.
d) Tebük Seferi–631.
47. İslâm’ın en önemli savaşlarından biri olan Uhud savaşının tam olarak kazanılamamasının sebebi nedir?
a) Mekkelilerin modern silahlara sahip olması.
b) Peygamberimiz (s.a.v.)’in emrinin ihlâli.
c) Savaşın öğleden sonra yapılmış olması.
d) Havanın çok sıcak olması.
48. Yahûdîler, Hz. Peygambere yaptıkları suikast girişiminden sonra Medîne’den sürüldüler. Mekkeli müşriklerle anlaşarak onları savaşa teşvik ettiler. Müşrikler Ebû Süfyan komutasında 10.000 kişilik bir kuvvetle h 5/m. 24 Ocak 627 tarihinde Medîne’ye hücûm ettiler.. Yukarıda hangi savaş anlatılmaktadır?
a) Uhud.
b) Hendek.
c) Bedir.
d) Mûte.
49. Umre maksadıyla Mekke’ye gelip kendilerine Kâbe’nin olduğu yere sokulmayacakları haberini alan Allah Rasûlü, Hz. Osman’ı elçi olarak Mekke’ye gönderdi. Daha sonra Hz. Osman’ın öldürüldüğüne dair yanlış haber gelince Peygamberimiz elçiyi öldüren bu müşriklerle savaşmadan vazgeçmeyeceğiz diyerek etrafındaki sahabeleri savaş için biât etmeye davet etti. Sahâbeler de ölünceye kadar savaşacaklarına dair biât ettiler. Semûre ağacının altında yapılan bu biâte ne ad verilir?
a) Biat-ı Rıdvân.
b) I. Akabe Biâtı.
c) Biât-ı Kazâ.
d) II. Akabe Biâtı.
50. Mûte Savaşı’nda arka arkaya üç komutanın şehid olmasından sonra, ordu komutasını ele alıp müslümanları zafere götürdüğü zaman, Peygamberimizin kendisine “Allah’ın Kılıcı” ünvânını verdiği sahâbe kimdir?
a) Hz. Ali.
b) Hâlid b.Velid.
c) Abdullah ibn Revâha.
d) Zeyd b. Hârise.
51. Benî Müstalîk gazvesinden dönerken Hz. Âişe’ye münâfıklar tarafından iftira atılmış fakat hakkında âyet nâzil olarak Hz. Âişe’nin iffetli olduğu bildirilmiştir. Bu olay aşağıdakilerden hangisidir?
a) İfk Hâdisesi.
b) Bi’r-i Mâûne hâdisesi.
c) Garânîk vakası.
d) Recî vakası.
52. Aşağıdakilerden hangi sahâbi, birinci Akabe Biâtı sonrası heyetle birlikte Medîne’ye öğretici olarak gönderilmiştir?
a) Mus’ab b. Umeyr.
b) Habbâb b. Eret.
c) Ammâr b. Yâsir.
d) Es’ad b. Zürâre.
53. Sûriye’den gelen tüccarların Bizans’ın Müslümanlara karşı savaş hazırlığı içinde olduğunu haber vermeleri üzerine, Hz. Muhammed bir ordu hazırlayarak Bizans ordusuna karşı sefere çıkmış, Sûriye yakınlarına kadar gelmişlerdi. Fakat karşılarına düşman ordusunun çıkmaması üzerine Medîne’ye geri dönmüşlerdi. Bahsedilen bu olay aşağıdakilerden hangisidir?
a) Tâif Kuşatması.
b) Hayber Savaşı.
c) Tebük Seferi.
d) Mûte Savaşı.
54. Peygamberimizin elçiler göndererek İslâm’a davet ettiği devletlerin içinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
a) Bizans imparatorluğu.
b) Îrân kisrâsı.
c) İskenderiye krallığı.
d) Roma İmparatorluğu.
55. Hendek savaşında hendek kazma fikrini hangi sahabî vermiştir?
a) Hz. Varaka.
b) Selmân-ı Fârisî.
c) Hz. Ebû Bekir.
d) Hz. Süleymân.
56. Hendek savaşında müşriklerle ittifak yapan Benî Kureyza Yahûdîlerini arasını yeniden açan yeni Müslüman kimdir?
a) Nuaym b. Mes’ûd.
b) Benî Nadr
c) Benî Kaynuka.
d) Ebû Süfyân.

1

Nisan
2012

SİYER TERİMLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  573 Kez Okundu

SAHABE: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i hayatında müslüman olarak görüp ve
müslüman olarak vefat eden mübarek insanlara denir.
TABİİN: Sahabeleri gören kimseye tabiin denir.
TEBEUT TABİİN:: Tabiini gören kimselerdir.
MUHADRAMUN: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zamanında yaşadığı halde Efendimiz (s.a.v.)’i görme
şerefine nail olmayan insanlardır. (Veysel Karani ve Habeş kralı Necaşi gibi)
HÜLAFAİ RAŞİDİN : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den sonra halifelik yapan dört halifeye denir.a- Hz. Ebu Bekir b- Hz. Ömer c- Hz. Osman d- Hz. Ali (r.a.)
AŞERE-İ MÜBEŞŞERE: Yaşarken cennetle müjdelenen on sahabeye denir.
a- Hz. Ebu Bekir b- Hz. Ömer c- Hz. Osman d- Hz. Ali
e- Hz. Sad Bin Ebi Vakkas f- Hz. Zeyd Bin Sabit
g- Hz. Talha Bin Ubeydullah h-Hz. Zübeyr Bin Avvam
i- Hz. Ebu Ubeyde Bin Cerrah j- Hz. Abdurrahman B. Avf
MUHACİR:İslam devletini kurmak için Mekke’nin şirk ortamından Medine’ye göç eden
Mekkeli müslümanlara muhacir denir.
ENSAR : Mekke’den göç eden müslümanlara yardım eden ellerindeki mallarının yarısını veren Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabını bağrına basan Medineli müslümanlardır.
MEDİNEYE İLK HİCRET EDEN SAHABE: Ashaptan Medine’ye ilk hicret eden sahabe
Ebu Seleme (Abdullah)
İSLAMIN İLK ŞEHİTLERİ: İslamın ilk şehidi ve şehidesi bir karı-kocadır.Kimdir bu İslamın ilk kadın ve erkek, Yasir ve eşi Sümeyye hatun.
KERBELA ŞEHİDİ:Hz.Hüseyin(r.a), Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.anha)’nın küçük oğlu İslam tarihinin Kerbelaşehidi diye andığı kendi neslinden gelenlere “Seyyit” denilen Rasulüllah (s.a.v.)’in torunu .
EBU HUREYRE: En çok hadis rivayet eden sahabedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ona kedileri çok sevdiği için kedilerin babası ismini verdiği 5374 hadis rivayet eden sahabe .
ABDULLAH BİN MESUD: Kur’an’ı Kerim açıktan Mekkelilere hiç okunmamıştı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in teklifini kabul eden sahabe olup hiç korkmadan ve çekinmeden Kabe’nin yanına vararak Kur’an’ı,Azimüşşan’ın Rahman suresini slogan atarcasına Mekkeli müşriklere okuyan ve Bedir savaşında İslam düşmanı Ebu Cehli öldüren sahabe
EBUBEKİR: İslam’ı ilk kabul eden insanlardan olup kendisine Miraç olayında Rasulüllah (s.a.v.)’in“Bir gecede Kudüs’e oradan da göklere gidip geldiğini söylüyor sen bu işe ne dersin” denildiğinde cevaben: “O söylüyorsa doğrudur” diyerek imanını ortaya koyduğunda kendisine“Sıddık” lakabı verilen ve İslam’ın ilk halifesi olan Peygamber (s.a.v.)’in sadık dostu ve“Kabre hazırlıksız giden denize kayıksız açılmış gibidir” diyen sahabe
Hz. Ebu Bekir ;Iki sene üç ay sekiz gün halifelik yaptı.
Bedir savaşında oğlu Abdurrahman’ı müşrikler içinde görüp onunla dövüşmek
istediğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in izin vermediği sahabe .
Bir gün bir toplulukta Rasulüllah (s.a.v.) efendimiz sırayla: “Bugün sizden
kim oruçlu olarak sabahladı? Sizden kim bugün bir hastayı sordu?
Bugün sizden kim bir cenazede hazır bulundu? Bugün sizden kim bir yoksulu
doyurdu?” sorularını sordu. Sahabeden sadece bir kişi “Ben ya Rasulüllah”
diye cevap veriyordu
MELEKLERİN YIKADIĞI SAHABE HANZALA: Uhut savaşında diğer şehitlerden ayrı bir özelliğe sahip olan evlendiği gece cihada katılıp cünüp olarak şehit olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadesiyle: “Gasilül melaike”
meleklerin yıkadığı şehit diye adlandırılan şehitlerin omuzlarında olduğu anlatılan bu şehit
EBU EYYÜB EL-ENSARİ: Medineli ensarların en büyüklerindendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in devesi hicrette
onun evinin önüne çökerek onun misafiri olmuştu. Yaşadığı dönemde İslam’ın tüm
savaşlarına katılmış Hz. Muaviye’nin emri ile Bizans üzerine giden orduda yerini almış
93 yaşında İstanbul (Bizans) seferinde şehit olmuş seneler sonra mezarı Akşemseddin
tarafından bulunmuş adına türbe ve cami inşaat edilmiş ve hala İstanbul’un bir semti ismi
ile anılan bu büyük sahabe
HZ.HAMZA: İslam tarihinin kendisine şehitlerin efendisi dediği Esedullah (Allah’ın Aslanı) lakaplı
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in amcası olan uhut savaşında Hindin emri ile Vahşi isimli
bir kölenin attığı mızrakla şehit olan karnı yarılıp kalbi çıkarılan büyük sahabe
HZ:HATİCE: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ilk eşi ve onun 7 çocuğu olan (Kasım Tahir Tayyip
Zeynep Rukiye Ümmü Gülsüm ve Fatıma) isimlerindeki evlatlarının annesidir.
İslam ümmetinin kadınların hayırlısı olarak bildirdiği ilk zevcesi.
İLK KAN DÖKEN SAHABE: Müslümanların gizli ibadet ettikleri dönemde arkadaşları ile birlikte Mekke dışına
ibadet etmek için giden ibadet etmeleri müşrikler tarafından rahatsız edilince bir deve
kemiğini alarak müşriklerin birinin kafasına vurarak İslam’da ilk kan döken sahabe
olmuştur. Aynı zamanda düşmana savaşta ilk oku atan sahabe ünvanını taşıyan ve
cennetle müjdelenen Hz. Sad Bin Ebu Vakkas (r.a.).
HZ:OSMAN: Kureyş’in en asil ailesine mensup haya örneği bir insandır. İlk müslümanlardan olduğu gibi yaşarken cennetle müjdelenmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ayrı ayrı
zamanlarda iki kızı ile evlenmiş olduğu için kendisine “Zinnureyn” (iki nur sahibi) lakabı
verilmiş Habeşistan’a yapılan ilk hicrete iştirak etmiş İslam’ın üçüncü halifesi olmuş
vahiy katipliği yaptığı gibi 146 hadiste rivayet etmiş olan ve Kur’an okurken şehit edilen
kendisinden meleklerin dahi haya ettiği bu büyük sahabe
HZ:ÖMER: İslam tarihinde Hattabın oğlu olarak bilinen cennetle müjdelenenlerden ikincisi olduğu gibi İslam’ında ikinci halifesidir. 40.cı müslüman olarak İslam’ı kabul etmiş cahiliyye döneminde kızını diri olarak toprağa gömmüş ama İslam’ı kabulünden sonra ise ruhu karıncayı dahi incitmeyecek kadar incelmiş halifelik döneminde dünyada bir daha
benzeri çok zor yaşanacak adaleti gerçekleştirmiş ve sonunda 63 yaşında iken mecusi
bir köle tarafından hançerlenerek şehit edildi. Yüzüğünde “Nasihat isteyene ölüm yeter”
yazılı olan adaletin sahibi İslam’ın ikinci halifesi
“Bana uyarıcı ihtarlar yapmadıkça sizde hayır yoktur. Sizlerden gelen bu
uyarıları güzel karşılamadıkça biz de hayır yoktur”
HZ:ALİ: İslamiyet’i kabul ederken “Allah (c.c.) beni yaratırken babam Ebu Talib’e mi
sordu ki ben iman edeceğim zaman ona sorayım” diyen ve kabul eden
Peygamberimiz (s.a.v.)’in amcasının oğlu İslam’a ilk giren çocuk cennetle
müjdelenenlerden dört halifenin dördüncüsü Hz. Fatıma (r.anha) validemizin kocası
Hasan ile Hüseyin (r.a.)’in babası Allah (c.c.) aslanı lakaplı bu yiğit sahabe
EBU ZER GİFARİ(R.A): Mekke’de ilk kez halkın içersinde “La ilahe İllallah” diyen sahabe
İFTA MAHKEMELERİ: Dünyanın hiç bir yerinde hiç bir zaman mevcut olmamış olan müesseseyi Hz. Ömer (r.a.) kurmuştu. Halk tarafından sorulan meselelerin cevabını ücretsiz
olarak veren bir devlet kuruluşu idi. Bir nevi avukatlık olan bu müessesenin konusu
halka hizmet fetvaların sıhhatli olarak insana devlet eli ile (İslam hukukunu) insanın
tabi hakkı olanı bildirmekti. Bu müesseselere İfta Mahkemeleri denir.
TALHA BİN UBEYDULLAH: Cömertliği ile tanınan elindeki tüm hurma bahçesini vakfeden ve bir daha oraya girmeyen hatta hanımını dahi bahçe kapısının dışından çağıran Uhut savaşında iken Efendimiz (s.a.v.)’e fırlatılan oka kolunu siper yaparak çolak kalıp vücudunun bir parçasını da vererek cömertliğini bu noktada da gösteren sahabe .
MUSAB BİN ÜMEYR: Erkam (r.a.)’ın evinde müslüman oldu. Medinelileri eğitmesi için Rasulüllah (s.a.v.)
tarafından Medine’ye yollandı. Medine’de Müslümanlara ilk defa cemaatla namazı
o kıldırdı. Uhut’ta müslümanların sancağını taşırken şehit oldu. Önceden zengin bir
ailenin çocuğu iken müslüman olup şehit edildiğinde vücudunu tam olarak örtecek
kadar bir örtüsü dahi olmayan bu sahabe
Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı kıldırdı
ERKAM BİNERKAM(R.A): İslam’ın ilk müslümanları hep onun evinde dinle tanıştılar. Daha müslümanlar 40 olmadan
gizli toplantı ve ibadetlerini onun evinde yaptılar. İslam onun evinde anlatılmaya tebliğ
edilmeye başlandı. Müslümanlar ve İslam tarihi için istisna bir yere sahip olan eviyle
anılan bu misafirperver sahabe
ABDURAHMAN BİN AVF: İslam’a ilk giren sekiz kişiden biri cennetle müjdelenen on kişiden biri
Hz.Ömer (r.a.)’dan sonraki halife seçimindeki Şura heyetindeki altı kişiden biri
cennetle müjdelendiğini duyduğu zaman buğday un ve yiyecek yüklü 700 deveden
oluşan kervanını Allah yolunda hibe eden bu zengin sahabe
AMİR BİN FÜHEYRE(R.A): Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hicretinde Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile Sevr mağarasında gizlendiklerinde üç gün müddetince onlara yemek taşıyan insan o civarda koyun otlatan bir insandı. Allah (c.c.) habibine onun eliyle yardım ediyordu. Bu sahabe
HZ:SELMAN-I FARİSİ(R.A): Aslen İranlı olan ve çileyi tatmış olan sahabedir. Mecusi (ateşe tapan) bir ailenin çocuğu
olup ailesinin inancı kendisini tatmin etmedi ve Hıristiyanlığı duyunca Hıristiyan olup
yıllarca bir papaza hizmet etti. O dinde onu tatmin etmedi ve Allah Resulü (s.a.v.)’i duydu.
İslam’ı kabul etmek için Mekke’ye doğru gelirken onu yol arkadaşları köle diye bir
Medineli yahudiye sattılar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hicretinde Medine’ye geldiğini
hurma dalında iken duyunca heyecandan düştü. İyileşince gidip müslüman oldu ve onu
müslümanlar kölelikten kurtarmak için aralarında 300 hurma ağacı yetiştirip yahudiye
vermek için anlaştılar. Yahudi bu hali görünce hidayete erdi ve müslüman oldu. Böylece o
kölelikten yahudi dininden hurmalıkta yahudinin olmaktan kurtuldu. Hendek savaşı
öncesinde istişare yapılırken Hendek kazılması fikrini ortaya atan ve fikri kabul edilmiş olan
büyük sahabe.
HZ.ZEYD BİN SABİT(R:A): Ensardan olup küçük yaşta Kur’an’ı Kerim’i ezberledi. Hz. Peygamber(s.a.v.)’in vahiy
katipliğini yaptı. Rasulüllah (s.a.v.)’in emri ile Süryani ve İbrani dillerini öğrendi.
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in mektuplarını yazdı ve tercümanlığını yaptı. Hz. Ebu Bekir
döneminde Kur’an ayetlerinin “Mushaf” haline toplanışında çalışan heyetin başı da olan
bu sahabe
ABDULLAH BİN CÜBEYR(R.A): İslam tarihinde okçuların emiri (komutanı) adıyla meşhur olan sahabe
ÜSAME BİN ZEYD(R.A): Yaşı yirmiyi geçmediği halde aralarında büyük sahabelerinde bulunduğu
Bizanslılara karşı savaşacak İslam ordusuna Rasulüllah (s.a.v.) tarafından
komutan atanan sahabe
HZ:NESİBE: Uhut savaşında vücudu kanlar içinde kaldığı halde Peygamberimiz (s.a.v.)’i
korumak için çarpışıp kahramanlık gösteren kadın sahabe . Hz. Nesibe lakabı; Ümmü Ümera (r.anha)
SÜFYAN İBNİ AVF(R.A): Hicretin 49. Senesinde içlerinde İbni Abbas İbni Ömer İbni Zübeyr ve Ebu
Eyyub El Ensari (r.a.)’nin de bulunduğu İslam ordusu İstanbul’u kuşatmıştı.
Bu güzide ordunun komutanlığını yapan sahabe
SAVAŞA KATILMADIKLARI İÇİN HAKLARINDA AYET İNEN SAHABELER: Savaşa katılmadıkları için haklarında ayet inen üç sahabe vardı ki bunlarla
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabı konuşmamış selamlarını almamış ve
selam vermemişlerdi. Ne zaman ki pişmanlıklarını tövbe ile Allah (c.c.)’a kabul
ettirmişler ve o zaman Efendimiz (s.a.v.) ve ashabı Allah (c.c.)’ın izni ile konuşmuşlardı.
Haklarında ayet inen bu üç sahabe : Kab Bin Malik Murare Bin Nebi Hilal Bin Ümeyye (r.anhüm)
BİLAL-İ HABEŞ: Hz. Bilali Habeşi’ye kızgın çöller üzerinde dininden döndürmek için taşlarla işkence yapan kafir kimdi ve bu kafirin akıbeti ne oldu.Ümeyye Bin Haleftir. Bedir savaşında sahabeler tarafından öldürüldü.
HABİB İBNİ ZEYD(R.A): Annesi Rasulüllah (s.a.v.)’i korumak için silah kuşanan ilk kadın babası akabede
biat eden yetmiş kişiden biri kardeşi Uhut’ta kendini Hz. Peygamber (s.a.v.) için feda
edenlerden Necid’te peygamberlik iddiasında bulunan Müseyleme’ye Hz. Peygamber
Efendimiz (s.a.v.)în mektubunu götürmüş orada vücudu parça parça doğranarak şehit
edilen sahabe
KAB BİN ZÜHEYR(R.A): Başlangıçta Rasulüllah (s.a.v.)’in aleyhinde hicivler yazdı. Fakat sonra pişman olup
Medine’ye affolunmak ümidi ile gitti. Rasulüllah (s.a.v.)’in huzurunda müslümanlığı kabul
etti ve Rasulüllah (s.a.v.)’i öven meşhur “Bürde” kasidesini okudu. Rasulüllah (s.a.v.)
çok memnun kaldı ve sırtından hırkasını çıkarıp ona giydirdi. Şair olan sahabe
EBU BASİR(R.A): İslam’da ilk gerilla kurucusu olan sahabe
EBU HUZAYFE (R.A): Peygamberimiz (s.a.v.) bir sahabeye bir sır olarak münafıkların kimliklerini bildirmişti (listesini vermişti). Hatta Hz. Ömer (r.a.) gelmiş “Acaba bende bu listede varmıyım” diye sormuştur. Bu listeyi Allah Resulü (s.a.v.)’in verdiği sahabe
ABDULLAH BİN UBEY BİN SELUL: Medine’de münafıkların başı olarak bildirilen şahıs
PEYGAMBERİMİZİN ARKALARINDA NAMAZ KILDIĞI SAHABELER: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) cemaat olarak iki sahabenin arkasında namaz kılmıştır.Bu iki sahabe : Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Abdurrahman İbni Avf (r.a.)
SAFİYYE BİNTİ ABDULMUTTALİB: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in halasıdır. Kardeşi Allah’ın aslanı lakabıyla anılan Hz. Hamza oğlu Peygamberimiz (s.a.v.)’in yardımcısı Zübeyr İbni Avvam’dır.Uhut savaşında müslümanlara su taşıyan Hz. Peygamber (s.a.v.)’i yalnız kalmış görünce su tulumunu fırlatıp savaş alanına atılan kahramanca Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’isavunan kardeşi Hz. Hamza’nın parçalanmış vücudunun başında “Vallahi sabredeceğim bunlar Allah (c.c.) yolunda oldu” diyen sahabe .
DIHYETÜL KELBİ: Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in huzuruna onun suretinde gelirdi. Bu güzel simalı sahabe . Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife)
KASİDİYE SAVAŞI: Hz. Ömer (r.a.)’in Sad Bin Ebi Vakkas komutasında 8000 müslümanı 60000 kafire karşı gönderdiği ve İran ordusu komutanı Calinus’la Rüstem’i öldürerek kazanılan
CERCE(CORCİ): Bizans ordu komutanı olarak Halit Bin Velit komutasındaki İslam ordusunun karşısına gelip Hz. Halit’le görüştükten sonra müslüman olup aynı günkü komutanı olduğu orduyav karşı savaşıp sadece bir saat müslümanlığı esnasında gusül şahadet iki rekat namaz ve cihadı yerine getirip adını dahi değiştirmeye vakit bulamadan şehit olan
ŞURA HEYETİ: Hz. Osman (r.a.)’ın halife seçilmesinde Hz. Ömer (r.a.) işaretiyle oluşan “Şura Heyeti”
a- Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
b- Zübeyr Bin Avvam (r.a.)
c- Hz. Ali (r.a.)
d- Hz. Osman (r.a.)
e- Talha Bin Ubeydullah (r.a.)
f- Sad Bin Ebi Vakkas (r.a.)
g- İhtilaf olması halinde ise Abdullah Bin Ömer (r.a.) ibaretti.
SIFFIN OLAYI: İki müslüman gurubun ki bunlardan biri Hz. Ali (r.a.) taraftarları diğeri ise
Hz. Muaviye (r.a.) taraftarları arasında yapılan çarpışmanın İslam tarihindeki ismi
HAKİM İBNİ HAZAM: Hz. Hatice (r.a.)’nin erkek kardeşinin oğludur. Kabeyi Muazzama’nın içindedoğmuş olan tek kişidir. Ancak Mekke fethedildiği gün müslüman olmuştur. Bu geç kalışından dolayı büyük pişmanlık duymuş uzun süre ağlamış Darun Nedve adı verilen tarihi evini satarak geçmişin acı izlerini silmek istemiştir. Bütün varlığıyla İslam’a yönelmiş bütün malını Allah (c.c.) yolunda harcamış olan bu sahabe
HZ.ALİNİN OĞLU HZ.HASANA NASİHATI: Hz. Ali (r.a.)’ın oğlu Hz. Hasan’a iyi muhafaza etmesi gerektiğini söyleyerek
sekiz tane tavsiyede bulundu.
a- Zenginliklerin en büyüğü akıldır
b- Fakirliklerin en büyüğü ahmaklıktır
c- Vahşetin en büyüğü kibirdir
d- Meziyetlerin en büyüğü güzel ahlaktır
e- Ahmaklarla arkadaş olma
f- Yalancılarla dost olma
g- Cimrilerle arkadaşlık kurma
h- Dine lakayt olanlarla dostluk kurma.
HZ:BİLAL-İ HABEŞİN ÖZGÜRLÜĞÜ: Hz. Bilal’i özgürlüğüne Hz. Ebu Bekir (r.a.) kavuşturdu.
HİCRET: Gördükleri işkencelerden dolayı müslümanlar göç etmek zorunda
kalmışlardır. Müslümanların göç ettiği yerlerin isimleri: Habeşistan ve Medine.
PEYGAMBERİMİZİ YIKAYAN SAHABE: Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i vefatından sonra Hz.Ali(r.a) yıkadı.
HABEŞİSTANA HİCRET: Habeşistan’a ilk hicret edenler; 16 kişi idiler ve başlarında Hz. Osman (r.a.) vardı.
KUS BİN SAİDE: Hz. Muhammed (s.a.v.)’e peygamberlik gelmeden önce Ukaz panayırında içlerinde Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ve Hz. Ebu Bekir (r.a.)’ın de bulunduğu
bir topluluk içinde yakında bir peygamber geleceğini bildiren şahıs
ÖMER BİN ABDUAZİZ: Müslümanların İslam’ın beşinci halifesi olan Emevi halifesi
OSMAN BİN TALHA: Mekke fethedildiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kabe’nin anahtarını verdiği sahabe.
MEDİNE DE İLK CEMAATLA NAMAZ: Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı Musab Bin Umeyr (r.a.) kıldırdı.
KUDÜS FETHİ: Kudüs Hz.Ömer (r.a) zamanında fethedildi.
EBU UBEYDE BİN CERRAH: Uhut savaşında Rasulüllah (s.a.v.)’in miğferinin demir halkalarının mübarek yüzüne batması üzerine dişleriyle halkaları çıkartan bunu yaparken iki dişi kırılan sahabe
ABDULLAH İBNİ ABBAS: Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in amcasının oğludur. Hicretten üç yıl önce müslümanların abluka altında alındıkları sırada Mekke’de dünyaya geldi.
Rasulüllah (s.a.v.)’in terbiyesinde yetişti ve duasını aldı. Hicretin 27.ci yılında
Afrika fütuhatına 48.ci yılında Hz. Ebu Eyyub El Ensari ile İstanbul seferine katıldı.
Hz. Ali (r.a.) zamanında Basra valiliği yapan sahabe
UMEYR BİN EL HUMAM: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den “Genişliği gökler ve yer kadar olan cennet”sözünü duyunca bir anda ruhunda fırtınalar koptu. “Gökler ve yer kadar”
diyerek hayal etmeye çalıştı onu. Bedir çölde bir kum tanesi kadar küçüktü şimdi.
Sevinçle ürperdi. Mademki bunu O müjdeledi bir an önce oraya kavuşmalıyım dedi.
Eline bir kaç hurma aldı ve yemeye başladı. Fakat ne garip yediği her hurma bir
öncekinden daha lezzetsizdi. Durdu. Yiyecek zamanı varmıydı? Hayır bu çok uzun bir
süre dedi. Elindeki hurmaları fırlattı. Atını savaş alanına sürdü. Dövüşüyor ve şu beyitleri
söylüyordu: “Cihatta sabırla Allah’a takva ve salih amel azığıyla koşmak. Her azık
tükenmeye mahkum. İyilik ve takvada yalnız hakikat.” Yolunuz Bedir’e düşerse bir gün
duvarlarla çevrili bir alan göreceksiniz. Girin kapıdan yürüyün ince beton yoldan.
İşte küçük boş bir havuz hayır havuz değil vardınız onun yanına. Orada yatan 14 kişiden
biridir.
MUTİM BİN ADİYY: Peygamberimiz (s.a.v.) Hakka davet için gittiği Taif’den kederli bir halde Mekke’ye döndüğünde onu himayesine almıştı.
RÜMEYSA: Henüz müslüman olmamış Ebu Talha’nın evlenme teklifini “Eğer müslüman olursan işte o benim mehrim olsun evlenelim başka bir şey istemem” sözleriyle cevap veren hanım sahabe
HUBEYB BİN ADİYY: Müşrikler her vücudunu parçalayışta ona soruyorlardı: “Muhammed’in senin yerinde olmasını istermisin?” oda her defasında şu cevabı veriyordu:
“Vallahi Muhammed (s.a.v.)’e bir diken batması karşılığında ailem ve çocuğumla
birlikte rahat olmak istemem” sahabe
OSMAN İBNİ MAZUN: Müslüman olanların 14.cüsüdür. Önce Habeşistan’a sonra Medine’ye hicret etmiştir.
Bedir savaşında yararlıklar göstermiştir. Hicretin 2.ci yılında vefat ettiğinde
Hz. Peygamber (s.a.v.) cenazesi üzerine kapanıp onu öpmüş ağlamış ve tabuta
konulduğu sırada: “Ey Osman ne mutlu sana! Şimdi devlet saadet senin içindir.
Ne dünya sana bir hülle (elbise) giydirdi ne de sen dünyaya bir kıymet verdin.
” Buyurmuştur. Eskimiş ehramıyla kefenlenen sahabe .
ABDULLAH İBNİ SELAM: İsrail oğullarından ve Yusuf (a.s.)’ın soyundandır. Kur’an ile Tevrat arasındaki benzeyişliğe dikkat çekerek kavmine: “Musa’ya nazil olan Tevrat’ı Allah kelamı kabul edipte Muhammed (s.a.v.)’e nazil olan Kur’an’ı inkar etmek zulümdür”
diyerek müslüman olmuştur. Ahkaf suresinin 10 ayeti sonuna kadar kendisi için nazil
olan sahabe
HİCRİ TAKVİM: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç
olarak alan hicri takvimi Hz.Ömer (r.a) başlatmıştır.
İKİNCİ MÜSLÜMAN KADIN SAHABE: Hz. Hatice annemizden sonra müslüman olan
Hz. Abbas’ın hanımı Ümmül Fadl (r.anha) kadın sahabe.
ENDÜLÜS FETHİ: Tarık Bin Ziyad , Endülüsü fethetti.
SAAD BİN MUAZ: Ölümünde Rahmanı arşı titreyen sahabe
MUAZ BİN CEBEL: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in seni seviyorum dediği sahabe
KAB BİN EŞREF: İslam aleyhine şiirler yazarak fitne çıkaran ve sahabe tarafından öldürülen şahıs .
İLK CUMA NAMAZI: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Ranuna vadisinde konaklamış ve orada ilk Cuma namazı kılınmıştır.Hutbeyi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) okumuştur. Cumayı kıldıran sahabe ,Esad Bin Zürare (r.a.)
HENDEK SAVAŞINDA DÜŞMANI GÖZETLEYEN SAHABE: Allah Resulü (s.a.v.)’in hendek savaşında düşmanı gözetlemek için görevlendirdiği sahabe
ABDULLAH BİN ÖMER: “Ömrüm boyunca oruç tutsam hiç uyumadan geceyi ibadetle geçirsem malımı parça parça Allah yolunda infak etsem ve bu hal üzere ölsem fakat gönlümde
Allah’a itaat edenlere karşı bir sevgi isyan edenlere karşı da bir nefret
duygusu taşımazsam bütün bu yaptıklarımdan fayda göremem” diyen sahabe
ABDURAHMAN BİN AVF: Hz. Osman (r.a.)’ı halife ilan eden sahabe
RABİ BİN AMR: Kadisiye savaşında Rüstem’e gidip “Biz dileyenleri kula kulluktan kurtarıp yalnız Allah (c.c.)’a kul yapmaya insanları batıl düzenlerin zulmünden kurtarıp
İslam’ın adaletine koymak için gönderildik” diyen elçi.
ZEYDİBNİ HARİSE: 8-10 yaşlarında esir edilerek köle pazarında satıldı. İlk müslüman olanlardan
olan sahabeler arasında yer alır. Çocuk yaşta babasıyla Allah Resulü (s.a.v.)
arasında “Kimi tercih ediyorsun” sorusuna “Ya Rasulüllah sizin üzerinize hiç bir
kimseyi tercih edemem benim annem de babam da sensin” diyerek peygamber
sevgisinin anne ve baba sevgisinin üstünde olduğunu belirtmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.) Taif’te müşrikler tarafından taşlandığında vücudunu taşlara
karşı tutarak liderini korumaya çalışmıştır. Kur’an’ı Kerim’de ismi geçen yegane
sahabe olup “Allah Resulünün sevgilisi” lakabıyla şereflenmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Bir çok defasında gazvelere çıktığında yerine onu
vekil bırakırdı. Bedir savaşından itibaren şehit düştüğü Mute savaşına kadar
yapılan bütün gazvelere katılmıştır. Savaş meydanlarında ok atmada pek maharetli
ve becerikliydi. Mute’de şehit olduğunu duyduğunda gözleri yaşaran peygamber
Efendimiz (s.a.v.): “Bu göz yaşları sevgilinin sevgiye olan iştiyakı” dediği sahabe
CAFEİ TAYYAR: İlk müslümanlardan olup Hz. Ali (r.a.)’ın abisidir. Kendisinin tanındığı
meşhur ismi vefatı esnasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in söylediği
bir söz üzerine söylene gelmiş ve o isimle meşhur olmuştur. Habeşistan’a
hicret eden müslümanların içinde bulunmuş ve Habeş kralı Necaşi’ye
karşı müslümanların sözcülüğünü yapmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)’in:
“Zeyd şehit olursa o o şehit düşerse Abdullah Bin Revaha O da şehit
düşerse asker kimi isterse onu komutan yapsın” dediği savaşta şehit düşen
ikinci sıradaki komutandır. İsmini de bu savaşta şehit oluş şekliyle almıştır.
Mute savaşında şehid oldu.
SIR KATİBİ HUZEYFE: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sır katibi.

 
SAHABE: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i hayatında müslüman olarak görüp ve
müslüman olarak vefat eden mübarek insanlara denir.
TABİİN: Sahabeleri gören kimseye tabiin denir.
TEBEUT TABİİN:: Tabiini gören kimselerdir.
MUHADRAMUN: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zamanında yaşadığı halde Efendimiz (s.a.v.)’i görme
şerefine nail olmayan insanlardır. (Veysel Karani ve Habeş kralı Necaşi gibi)
HÜLAFAİ RAŞİDİN : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den sonra halifelik yapan dört halifeye denir.a- Hz. Ebu Bekir b- Hz. Ömer c- Hz. Osman d- Hz. Ali (r.a.)
AŞERE-İ MÜBEŞŞERE: Yaşarken cennetle müjdelenen on sahabeye denir.
a- Hz. Ebu Bekir b- Hz. Ömer c- Hz. Osman d- Hz. Ali
e- Hz. Sad Bin Ebi Vakkas f- Hz. Zeyd Bin Sabit
g- Hz. Talha Bin Ubeydullah h-Hz. Zübeyr Bin Avvam
i- Hz. Ebu Ubeyde Bin Cerrah j- Hz. Abdurrahman B. Avf
MUHACİR:İslam devletini kurmak için Mekke’nin şirk ortamından Medine’ye göç eden
Mekkeli müslümanlara muhacir denir.
ENSAR : Mekke’den göç eden müslümanlara yardım eden ellerindeki mallarının yarısını veren Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabını bağrına basan Medineli müslümanlardır.
MEDİNEYE İLK HİCRET EDEN SAHABE: Ashaptan Medine’ye ilk hicret eden sahabe
Ebu Seleme (Abdullah)
İSLAMIN İLK ŞEHİTLERİ: İslamın ilk şehidi ve şehidesi bir karı-kocadır.Kimdir bu İslamın ilk kadın ve erkek, Yasir ve eşi Sümeyye hatun.
KERBELA ŞEHİDİ:Hz.Hüseyin(r.a), Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.anha)’nın küçük oğlu İslam tarihinin Kerbelaşehidi diye andığı kendi neslinden gelenlere “Seyyit” denilen Rasulüllah (s.a.v.)’in torunu .
EBU HUREYRE: En çok hadis rivayet eden sahabedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ona kedileri çok sevdiği için kedilerin babası ismini verdiği 5374 hadis rivayet eden sahabe .
ABDULLAH BİN MESUD: Kur’an’ı Kerim açıktan Mekkelilere hiç okunmamıştı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in teklifini kabul eden sahabe olup hiç korkmadan ve çekinmeden Kabe’nin yanına vararak Kur’an’ı,Azimüşşan’ın Rahman suresini slogan atarcasına Mekkeli müşriklere okuyan ve Bedir savaşında İslam düşmanı Ebu Cehli öldüren sahabe
EBUBEKİR: İslam’ı ilk kabul eden insanlardan olup kendisine Miraç olayında Rasulüllah (s.a.v.)’in“Bir gecede Kudüs’e oradan da göklere gidip geldiğini söylüyor sen bu işe ne dersin” denildiğinde cevaben: “O söylüyorsa doğrudur” diyerek imanını ortaya koyduğunda kendisine“Sıddık” lakabı verilen ve İslam’ın ilk halifesi olan Peygamber (s.a.v.)’in sadık dostu ve“Kabre hazırlıksız giden denize kayıksız açılmış gibidir” diyen sahabe
Hz. Ebu Bekir ;Iki sene üç ay sekiz gün halifelik yaptı.
Bedir savaşında oğlu Abdurrahman’ı müşrikler içinde görüp onunla dövüşmek
istediğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in izin vermediği sahabe .
Bir gün bir toplulukta Rasulüllah (s.a.v.) efendimiz sırayla: “Bugün sizden
kim oruçlu olarak sabahladı? Sizden kim bugün bir hastayı sordu?
Bugün sizden kim bir cenazede hazır bulundu? Bugün sizden kim bir yoksulu
doyurdu?” sorularını sordu. Sahabeden sadece bir kişi “Ben ya Rasulüllah”
diye cevap veriyordu
MELEKLERİN YIKADIĞI SAHABE HANZALA: Uhut savaşında diğer şehitlerden ayrı bir özelliğe sahip olan evlendiği gece cihada katılıp cünüp olarak şehit olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadesiyle: “Gasilül melaike”
meleklerin yıkadığı şehit diye adlandırılan şehitlerin omuzlarında olduğu anlatılan bu şehit
EBU EYYÜB EL-ENSARİ: Medineli ensarların en büyüklerindendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in devesi hicrette
onun evinin önüne çökerek onun misafiri olmuştu. Yaşadığı dönemde İslam’ın tüm
savaşlarına katılmış Hz. Muaviye’nin emri ile Bizans üzerine giden orduda yerini almış
93 yaşında İstanbul (Bizans) seferinde şehit olmuş seneler sonra mezarı Akşemseddin
tarafından bulunmuş adına türbe ve cami inşaat edilmiş ve hala İstanbul’un bir semti ismi
ile anılan bu büyük sahabe
HZ.HAMZA: İslam tarihinin kendisine şehitlerin efendisi dediği Esedullah (Allah’ın Aslanı) lakaplı
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in amcası olan uhut savaşında Hindin emri ile Vahşi isimli
bir kölenin attığı mızrakla şehit olan karnı yarılıp kalbi çıkarılan büyük sahabe
HZ:HATİCE: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ilk eşi ve onun 7 çocuğu olan (Kasım Tahir Tayyip
Zeynep Rukiye Ümmü Gülsüm ve Fatıma) isimlerindeki evlatlarının annesidir.
İslam ümmetinin kadınların hayırlısı olarak bildirdiği ilk zevcesi.
İLK KAN DÖKEN SAHABE: Müslümanların gizli ibadet ettikleri dönemde arkadaşları ile birlikte Mekke dışına
ibadet etmek için giden ibadet etmeleri müşrikler tarafından rahatsız edilince bir deve
kemiğini alarak müşriklerin birinin kafasına vurarak İslam’da ilk kan döken sahabe
olmuştur. Aynı zamanda düşmana savaşta ilk oku atan sahabe ünvanını taşıyan ve
cennetle müjdelenen Hz. Sad Bin Ebu Vakkas (r.a.).
HZ:OSMAN: Kureyş’in en asil ailesine mensup haya örneği bir insandır. İlk müslümanlardan olduğu gibi yaşarken cennetle müjdelenmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ayrı ayrı
zamanlarda iki kızı ile evlenmiş olduğu için kendisine “Zinnureyn” (iki nur sahibi) lakabı
verilmiş Habeşistan’a yapılan ilk hicrete iştirak etmiş İslam’ın üçüncü halifesi olmuş
vahiy katipliği yaptığı gibi 146 hadiste rivayet etmiş olan ve Kur’an okurken şehit edilen
kendisinden meleklerin dahi haya ettiği bu büyük sahabe
HZ:ÖMER: İslam tarihinde Hattabın oğlu olarak bilinen cennetle müjdelenenlerden ikincisi olduğu gibi İslam’ında ikinci halifesidir. 40.cı müslüman olarak İslam’ı kabul etmiş cahiliyye döneminde kızını diri olarak toprağa gömmüş ama İslam’ı kabulünden sonra ise ruhu karıncayı dahi incitmeyecek kadar incelmiş halifelik döneminde dünyada bir daha
benzeri çok zor yaşanacak adaleti gerçekleştirmiş ve sonunda 63 yaşında iken mecusi
bir köle tarafından hançerlenerek şehit edildi. Yüzüğünde “Nasihat isteyene ölüm yeter”
yazılı olan adaletin sahibi İslam’ın ikinci halifesi
“Bana uyarıcı ihtarlar yapmadıkça sizde hayır yoktur. Sizlerden gelen bu
uyarıları güzel karşılamadıkça biz de hayır yoktur”
HZ:ALİ: İslamiyet’i kabul ederken “Allah (c.c.) beni yaratırken babam Ebu Talib’e mi
sordu ki ben iman edeceğim zaman ona sorayım” diyen ve kabul eden
Peygamberimiz (s.a.v.)’in amcasının oğlu İslam’a ilk giren çocuk cennetle
müjdelenenlerden dört halifenin dördüncüsü Hz. Fatıma (r.anha) validemizin kocası
Hasan ile Hüseyin (r.a.)’in babası Allah (c.c.) aslanı lakaplı bu yiğit sahabe
EBU ZER GİFARİ(R.A): Mekke’de ilk kez halkın içersinde “La ilahe İllallah” diyen sahabe
İFTA MAHKEMELERİ: Dünyanın hiç bir yerinde hiç bir zaman mevcut olmamış olan müesseseyi Hz. Ömer (r.a.) kurmuştu. Halk tarafından sorulan meselelerin cevabını ücretsiz
olarak veren bir devlet kuruluşu idi. Bir nevi avukatlık olan bu müessesenin konusu
halka hizmet fetvaların sıhhatli olarak insana devlet eli ile (İslam hukukunu) insanın
tabi hakkı olanı bildirmekti. Bu müesseselere İfta Mahkemeleri denir.
TALHA BİN UBEYDULLAH: Cömertliği ile tanınan elindeki tüm hurma bahçesini vakfeden ve bir daha oraya girmeyen hatta hanımını dahi bahçe kapısının dışından çağıran Uhut savaşında iken Efendimiz (s.a.v.)’e fırlatılan oka kolunu siper yaparak çolak kalıp vücudunun bir parçasını da vererek cömertliğini bu noktada da gösteren sahabe .
MUSAB BİN ÜMEYR: Erkam (r.a.)’ın evinde müslüman oldu. Medinelileri eğitmesi için Rasulüllah (s.a.v.)
tarafından Medine’ye yollandı. Medine’de Müslümanlara ilk defa cemaatla namazı
o kıldırdı. Uhut’ta müslümanların sancağını taşırken şehit oldu. Önceden zengin bir
ailenin çocuğu iken müslüman olup şehit edildiğinde vücudunu tam olarak örtecek
kadar bir örtüsü dahi olmayan bu sahabe
Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı kıldırdı
ERKAM BİNERKAM(R.A): İslam’ın ilk müslümanları hep onun evinde dinle tanıştılar. Daha müslümanlar 40 olmadan
gizli toplantı ve ibadetlerini onun evinde yaptılar. İslam onun evinde anlatılmaya tebliğ
edilmeye başlandı. Müslümanlar ve İslam tarihi için istisna bir yere sahip olan eviyle
anılan bu misafirperver sahabe
ABDURAHMAN BİN AVF: İslam’a ilk giren sekiz kişiden biri cennetle müjdelenen on kişiden biri
Hz.Ömer (r.a.)’dan sonraki halife seçimindeki Şura heyetindeki altı kişiden biri
cennetle müjdelendiğini duyduğu zaman buğday un ve yiyecek yüklü 700 deveden
oluşan kervanını Allah yolunda hibe eden bu zengin sahabe
AMİR BİN FÜHEYRE(R.A): Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hicretinde Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile Sevr mağarasında gizlendiklerinde üç gün müddetince onlara yemek taşıyan insan o civarda koyun otlatan bir insandı. Allah (c.c.) habibine onun eliyle yardım ediyordu. Bu sahabe
HZ:SELMAN-I FARİSİ(R.A): Aslen İranlı olan ve çileyi tatmış olan sahabedir. Mecusi (ateşe tapan) bir ailenin çocuğu
olup ailesinin inancı kendisini tatmin etmedi ve Hıristiyanlığı duyunca Hıristiyan olup
yıllarca bir papaza hizmet etti. O dinde onu tatmin etmedi ve Allah Resulü (s.a.v.)’i duydu.
İslam’ı kabul etmek için Mekke’ye doğru gelirken onu yol arkadaşları köle diye bir
Medineli yahudiye sattılar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hicretinde Medine’ye geldiğini
hurma dalında iken duyunca heyecandan düştü. İyileşince gidip müslüman oldu ve onu
müslümanlar kölelikten kurtarmak için aralarında 300 hurma ağacı yetiştirip yahudiye
vermek için anlaştılar. Yahudi bu hali görünce hidayete erdi ve müslüman oldu. Böylece o
kölelikten yahudi dininden hurmalıkta yahudinin olmaktan kurtuldu. Hendek savaşı
öncesinde istişare yapılırken Hendek kazılması fikrini ortaya atan ve fikri kabul edilmiş olan
büyük sahabe.
HZ.ZEYD BİN SABİT(R:A): Ensardan olup küçük yaşta Kur’an’ı Kerim’i ezberledi. Hz. Peygamber(s.a.v.)’in vahiy
katipliğini yaptı. Rasulüllah (s.a.v.)’in emri ile Süryani ve İbrani dillerini öğrendi.
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in mektuplarını yazdı ve tercümanlığını yaptı. Hz. Ebu Bekir
döneminde Kur’an ayetlerinin “Mushaf” haline toplanışında çalışan heyetin başı da olan
bu sahabe
ABDULLAH BİN CÜBEYR(R.A): İslam tarihinde okçuların emiri (komutanı) adıyla meşhur olan sahabe
ÜSAME BİN ZEYD(R.A): Yaşı yirmiyi geçmediği halde aralarında büyük sahabelerinde bulunduğu
Bizanslılara karşı savaşacak İslam ordusuna Rasulüllah (s.a.v.) tarafından
komutan atanan sahabe
HZ:NESİBE: Uhut savaşında vücudu kanlar içinde kaldığı halde Peygamberimiz (s.a.v.)’i
korumak için çarpışıp kahramanlık gösteren kadın sahabe . Hz. Nesibe lakabı; Ümmü Ümera (r.anha)
SÜFYAN İBNİ AVF(R.A): Hicretin 49. Senesinde içlerinde İbni Abbas İbni Ömer İbni Zübeyr ve Ebu
Eyyub El Ensari (r.a.)’nin de bulunduğu İslam ordusu İstanbul’u kuşatmıştı.
Bu güzide ordunun komutanlığını yapan sahabe
SAVAŞA KATILMADIKLARI İÇİN HAKLARINDA AYET İNEN SAHABELER: Savaşa katılmadıkları için haklarında ayet inen üç sahabe vardı ki bunlarla
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabı konuşmamış selamlarını almamış ve
selam vermemişlerdi. Ne zaman ki pişmanlıklarını tövbe ile Allah (c.c.)’a kabul
ettirmişler ve o zaman Efendimiz (s.a.v.) ve ashabı Allah (c.c.)’ın izni ile konuşmuşlardı.
Haklarında ayet inen bu üç sahabe : Kab Bin Malik Murare Bin Nebi Hilal Bin Ümeyye (r.anhüm)
BİLAL-İ HABEŞ: Hz. Bilali Habeşi’ye kızgın çöller üzerinde dininden döndürmek için taşlarla işkence yapan kafir kimdi ve bu kafirin akıbeti ne oldu.Ümeyye Bin Haleftir. Bedir savaşında sahabeler tarafından öldürüldü.
HABİB İBNİ ZEYD(R.A): Annesi Rasulüllah (s.a.v.)’i korumak için silah kuşanan ilk kadın babası akabede
biat eden yetmiş kişiden biri kardeşi Uhut’ta kendini Hz. Peygamber (s.a.v.) için feda
edenlerden Necid’te peygamberlik iddiasında bulunan Müseyleme’ye Hz. Peygamber
Efendimiz (s.a.v.)în mektubunu götürmüş orada vücudu parça parça doğranarak şehit
edilen sahabe
KAB BİN ZÜHEYR(R.A): Başlangıçta Rasulüllah (s.a.v.)’in aleyhinde hicivler yazdı. Fakat sonra pişman olup
Medine’ye affolunmak ümidi ile gitti. Rasulüllah (s.a.v.)’in huzurunda müslümanlığı kabul
etti ve Rasulüllah (s.a.v.)’i öven meşhur “Bürde” kasidesini okudu. Rasulüllah (s.a.v.)
çok memnun kaldı ve sırtından hırkasını çıkarıp ona giydirdi. Şair olan sahabe
EBU BASİR(R.A): İslam’da ilk gerilla kurucusu olan sahabe
EBU HUZAYFE (R.A): Peygamberimiz (s.a.v.) bir sahabeye bir sır olarak münafıkların kimliklerini bildirmişti (listesini vermişti). Hatta Hz. Ömer (r.a.) gelmiş “Acaba bende bu listede varmıyım” diye sormuştur. Bu listeyi Allah Resulü (s.a.v.)’in verdiği sahabe
ABDULLAH BİN UBEY BİN SELUL: Medine’de münafıkların başı olarak bildirilen şahıs
PEYGAMBERİMİZİN ARKALARINDA NAMAZ KILDIĞI SAHABELER: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) cemaat olarak iki sahabenin arkasında namaz kılmıştır.Bu iki sahabe : Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Abdurrahman İbni Avf (r.a.)
SAFİYYE BİNTİ ABDULMUTTALİB: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in halasıdır. Kardeşi Allah’ın aslanı lakabıyla anılan Hz. Hamza oğlu Peygamberimiz (s.a.v.)’in yardımcısı Zübeyr İbni Avvam’dır.Uhut savaşında müslümanlara su taşıyan Hz. Peygamber (s.a.v.)’i yalnız kalmış görünce su tulumunu fırlatıp savaş alanına atılan kahramanca Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’isavunan kardeşi Hz. Hamza’nın parçalanmış vücudunun başında “Vallahi sabredeceğim bunlar Allah (c.c.) yolunda oldu” diyen sahabe .
DIHYETÜL KELBİ: Ashabın en güzel simalarından biri idi. Bazı zaman Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (s.a.v.)’in huzuruna onun suretinde gelirdi. Bu güzel simalı sahabe . Dıhyetül Kelbi (r.a.) (Dıhye İbni Halife)
KASİDİYE SAVAŞI: Hz. Ömer (r.a.)’in Sad Bin Ebi Vakkas komutasında 8000 müslümanı 60000 kafire karşı gönderdiği ve İran ordusu komutanı Calinus’la Rüstem’i öldürerek kazanılan
CERCE(CORCİ): Bizans ordu komutanı olarak Halit Bin Velit komutasındaki İslam ordusunun karşısına gelip Hz. Halit’le görüştükten sonra müslüman olup aynı günkü komutanı olduğu orduyav karşı savaşıp sadece bir saat müslümanlığı esnasında gusül şahadet iki rekat namaz ve cihadı yerine getirip adını dahi değiştirmeye vakit bulamadan şehit olan
ŞURA HEYETİ: Hz. Osman (r.a.)’ın halife seçilmesinde Hz. Ömer (r.a.) işaretiyle oluşan “Şura Heyeti”
a- Abdurrahman Bin Avf (r.a.)
b- Zübeyr Bin Avvam (r.a.)
c- Hz. Ali (r.a.)
d- Hz. Osman (r.a.)
e- Talha Bin Ubeydullah (r.a.)
f- Sad Bin Ebi Vakkas (r.a.)
g- İhtilaf olması halinde ise Abdullah Bin Ömer (r.a.) ibaretti.
SIFFIN OLAYI: İki müslüman gurubun ki bunlardan biri Hz. Ali (r.a.) taraftarları diğeri ise
Hz. Muaviye (r.a.) taraftarları arasında yapılan çarpışmanın İslam tarihindeki ismi
HAKİM İBNİ HAZAM: Hz. Hatice (r.a.)’nin erkek kardeşinin oğludur. Kabeyi Muazzama’nın içindedoğmuş olan tek kişidir. Ancak Mekke fethedildiği gün müslüman olmuştur. Bu geç kalışından dolayı büyük pişmanlık duymuş uzun süre ağlamış Darun Nedve adı verilen tarihi evini satarak geçmişin acı izlerini silmek istemiştir. Bütün varlığıyla İslam’a yönelmiş bütün malını Allah (c.c.) yolunda harcamış olan bu sahabe
HZ.ALİNİN OĞLU HZ.HASANA NASİHATI: Hz. Ali (r.a.)’ın oğlu Hz. Hasan’a iyi muhafaza etmesi gerektiğini söyleyerek
sekiz tane tavsiyede bulundu.
a- Zenginliklerin en büyüğü akıldır
b- Fakirliklerin en büyüğü ahmaklıktır
c- Vahşetin en büyüğü kibirdir
d- Meziyetlerin en büyüğü güzel ahlaktır
e- Ahmaklarla arkadaş olma
f- Yalancılarla dost olma
g- Cimrilerle arkadaşlık kurma
h- Dine lakayt olanlarla dostluk kurma.
HZ:BİLAL-İ HABEŞİN ÖZGÜRLÜĞÜ: Hz. Bilal’i özgürlüğüne Hz. Ebu Bekir (r.a.) kavuşturdu.
HİCRET: Gördükleri işkencelerden dolayı müslümanlar göç etmek zorunda
kalmışlardır. Müslümanların göç ettiği yerlerin isimleri: Habeşistan ve Medine.
PEYGAMBERİMİZİ YIKAYAN SAHABE: Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i vefatından sonra Hz.Ali(r.a) yıkadı.
HABEŞİSTANA HİCRET: Habeşistan’a ilk hicret edenler; 16 kişi idiler ve başlarında Hz. Osman (r.a.) vardı.
KUS BİN SAİDE: Hz. Muhammed (s.a.v.)’e peygamberlik gelmeden önce Ukaz panayırında içlerinde Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ve Hz. Ebu Bekir (r.a.)’ın de bulunduğu
bir topluluk içinde yakında bir peygamber geleceğini bildiren şahıs
ÖMER BİN ABDUAZİZ: Müslümanların İslam’ın beşinci halifesi olan Emevi halifesi
OSMAN BİN TALHA: Mekke fethedildiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kabe’nin anahtarını verdiği sahabe.
MEDİNE DE İLK CEMAATLA NAMAZ: Medine’de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı Musab Bin Umeyr (r.a.) kıldırdı.
KUDÜS FETHİ: Kudüs Hz.Ömer (r.a) zamanında fethedildi.
EBU UBEYDE BİN CERRAH: Uhut savaşında Rasulüllah (s.a.v.)’in miğferinin demir halkalarının mübarek yüzüne batması üzerine dişleriyle halkaları çıkartan bunu yaparken iki dişi kırılan sahabe
ABDULLAH İBNİ ABBAS: Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in amcasının oğludur. Hicretten üç yıl önce müslümanların abluka altında alındıkları sırada Mekke’de dünyaya geldi.
Rasulüllah (s.a.v.)’in terbiyesinde yetişti ve duasını aldı. Hicretin 27.ci yılında
Afrika fütuhatına 48.ci yılında Hz. Ebu Eyyub El Ensari ile İstanbul seferine katıldı.
Hz. Ali (r.a.) zamanında Basra valiliği yapan sahabe
UMEYR BİN EL HUMAM: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den “Genişliği gökler ve yer kadar olan cennet”sözünü duyunca bir anda ruhunda fırtınalar koptu. “Gökler ve yer kadar”
diyerek hayal etmeye çalıştı onu. Bedir çölde bir kum tanesi kadar küçüktü şimdi.
Sevinçle ürperdi. Mademki bunu O müjdeledi bir an önce oraya kavuşmalıyım dedi.
Eline bir kaç hurma aldı ve yemeye başladı. Fakat ne garip yediği her hurma bir
öncekinden daha lezzetsizdi. Durdu. Yiyecek zamanı varmıydı? Hayır bu çok uzun bir
süre dedi. Elindeki hurmaları fırlattı. Atını savaş alanına sürdü. Dövüşüyor ve şu beyitleri
söylüyordu: “Cihatta sabırla Allah’a takva ve salih amel azığıyla koşmak. Her azık
tükenmeye mahkum. İyilik ve takvada yalnız hakikat.” Yolunuz Bedir’e düşerse bir gün
duvarlarla çevrili bir alan göreceksiniz. Girin kapıdan yürüyün ince beton yoldan.
İşte küçük boş bir havuz hayır havuz değil vardınız onun yanına. Orada yatan 14 kişiden
biridir.
MUTİM BİN ADİYY: Peygamberimiz (s.a.v.) Hakka davet için gittiği Taif’den kederli bir halde Mekke’ye döndüğünde onu himayesine almıştı.
RÜMEYSA: Henüz müslüman olmamış Ebu Talha’nın evlenme teklifini “Eğer müslüman olursan işte o benim mehrim olsun evlenelim başka bir şey istemem” sözleriyle cevap veren hanım sahabe
HUBEYB BİN ADİYY: Müşrikler her vücudunu parçalayışta ona soruyorlardı: “Muhammed’in senin yerinde olmasını istermisin?” oda her defasında şu cevabı veriyordu:
“Vallahi Muhammed (s.a.v.)’e bir diken batması karşılığında ailem ve çocuğumla
birlikte rahat olmak istemem” sahabe
OSMAN İBNİ MAZUN: Müslüman olanların 14.cüsüdür. Önce Habeşistan’a sonra Medine’ye hicret etmiştir.
Bedir savaşında yararlıklar göstermiştir. Hicretin 2.ci yılında vefat ettiğinde
Hz. Peygamber (s.a.v.) cenazesi üzerine kapanıp onu öpmüş ağlamış ve tabuta
konulduğu sırada: “Ey Osman ne mutlu sana! Şimdi devlet saadet senin içindir.
Ne dünya sana bir hülle (elbise) giydirdi ne de sen dünyaya bir kıymet verdin.
” Buyurmuştur. Eskimiş ehramıyla kefenlenen sahabe .
ABDULLAH İBNİ SELAM: İsrail oğullarından ve Yusuf (a.s.)’ın soyundandır. Kur’an ile Tevrat arasındaki benzeyişliğe dikkat çekerek kavmine: “Musa’ya nazil olan Tevrat’ı Allah kelamı kabul edipte Muhammed (s.a.v.)’e nazil olan Kur’an’ı inkar etmek zulümdür”
diyerek müslüman olmuştur. Ahkaf suresinin 10 ayeti sonuna kadar kendisi için nazil
olan sahabe
HİCRİ TAKVİM: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç
olarak alan hicri takvimi Hz.Ömer (r.a) başlatmıştır.
İKİNCİ MÜSLÜMAN KADIN SAHABE: Hz. Hatice annemizden sonra müslüman olan
Hz. Abbas’ın hanımı Ümmül Fadl (r.anha) kadın sahabe.
ENDÜLÜS FETHİ: Tarık Bin Ziyad , Endülüsü fethetti.
SAAD BİN MUAZ: Ölümünde Rahmanı arşı titreyen sahabe
MUAZ BİN CEBEL: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in seni seviyorum dediği sahabe
KAB BİN EŞREF: İslam aleyhine şiirler yazarak fitne çıkaran ve sahabe tarafından öldürülen şahıs .
İLK CUMA NAMAZI: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Ranuna vadisinde konaklamış ve orada ilk Cuma namazı kılınmıştır.Hutbeyi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) okumuştur. Cumayı kıldıran sahabe ,Esad Bin Zürare (r.a.)
HENDEK SAVAŞINDA DÜŞMANI GÖZETLEYEN SAHABE: Allah Resulü (s.a.v.)’in hendek savaşında düşmanı gözetlemek için görevlendirdiği sahabe
ABDULLAH BİN ÖMER: “Ömrüm boyunca oruç tutsam hiç uyumadan geceyi ibadetle geçirsem malımı parça parça Allah yolunda infak etsem ve bu hal üzere ölsem fakat gönlümde
Allah’a itaat edenlere karşı bir sevgi isyan edenlere karşı da bir nefret
duygusu taşımazsam bütün bu yaptıklarımdan fayda göremem” diyen sahabe
ABDURAHMAN BİN AVF: Hz. Osman (r.a.)’ı halife ilan eden sahabe
RABİ BİN AMR: Kadisiye savaşında Rüstem’e gidip “Biz dileyenleri kula kulluktan kurtarıp yalnız Allah (c.c.)’a kul yapmaya insanları batıl düzenlerin zulmünden kurtarıp
İslam’ın adaletine koymak için gönderildik” diyen elçi.
ZEYDİBNİ HARİSE: 8-10 yaşlarında esir edilerek köle pazarında satıldı. İlk müslüman olanlardan
olan sahabeler arasında yer alır. Çocuk yaşta babasıyla Allah Resulü (s.a.v.)
arasında “Kimi tercih ediyorsun” sorusuna “Ya Rasulüllah sizin üzerinize hiç bir
kimseyi tercih edemem benim annem de babam da sensin” diyerek peygamber
sevgisinin anne ve baba sevgisinin üstünde olduğunu belirtmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.) Taif’te müşrikler tarafından taşlandığında vücudunu taşlara
karşı tutarak liderini korumaya çalışmıştır. Kur’an’ı Kerim’de ismi geçen yegane
sahabe olup “Allah Resulünün sevgilisi” lakabıyla şereflenmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Bir çok defasında gazvelere çıktığında yerine onu
vekil bırakırdı. Bedir savaşından itibaren şehit düştüğü Mute savaşına kadar
yapılan bütün gazvelere katılmıştır. Savaş meydanlarında ok atmada pek maharetli
ve becerikliydi. Mute’de şehit olduğunu duyduğunda gözleri yaşaran peygamber
Efendimiz (s.a.v.): “Bu göz yaşları sevgilinin sevgiye olan iştiyakı” dediği sahabe
CAFEİ TAYYAR: İlk müslümanlardan olup Hz. Ali (r.a.)’ın abisidir. Kendisinin tanındığı
meşhur ismi vefatı esnasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in söylediği
bir söz üzerine söylene gelmiş ve o isimle meşhur olmuştur. Habeşistan’a
hicret eden müslümanların içinde bulunmuş ve Habeş kralı Necaşi’ye
karşı müslümanların sözcülüğünü yapmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)’in:
“Zeyd şehit olursa o o şehit düşerse Abdullah Bin Revaha O da şehit
düşerse asker kimi isterse onu komutan yapsın” dediği savaşta şehit düşen
ikinci sıradaki komutandır. İsmini de bu savaşta şehit oluş şekliyle almıştır.
Mute savaşında şehid oldu.
SIR KATİBİ HUZEYFE: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sır katibi.

1

Nisan
2012

Yeni…YETERLİLİK-MBSTS SİYER ÇALIŞMA NOTLARI-100

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  486 Kez Okundu

1-Darun-Nedve,Kureyş müşriklerinin toplanıp karar verdikleri meclis. Bu mecliste Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) in öldürülme emri çıktı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine ye hicret etmek zorunda kaldı.
2-Medineye ilk hicret eden ,Ebu Seleme bin Abdulesad (Radiyallahu Anh).
3-İlk Cuma namazı ve ilk hutbe ,Medineye hicret ederken Rânûna Vadisi, Benî Sâlim mahallesinde ilk Cuma namazı kılındı ve ilk hutbe okundu.
4-Hicri Tarih ,Kamer yılı esas ve Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hicret tarihi başlangıç kabul edilerek, müslümanların kendilerine mahsus tarihidir.
5-Hicri takvimi Hz Ömer(Radiyallahu Anh) başlattı.Hicri yıl 354 gündür.
6-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Medine de Asıl adı Halid bin Zeyd olan Ebu Eyyup el-Ensari (Radiyallahu Anh) ın evinde misafir oldu.
7-İslâmda ilk ganîmet ve esir Abdullah Bin Cahş serriyesi tarafından alındı.
8-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in bizzat orduya komutan olarak ilk katıldığı savaşın, başka bir ifade ile ilk gazvenin adı Ebva (Veddan) Gazvesi.
9-Gazve ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in bizzat sevk ve idare ettiği savaşlara denir.
10-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yirmi yedi gazveye katılmıştır.
11-Ramazan orucu ,Ramazan orucu, oruç tutmaya gücü yeten her müslümanın üzerine farzdır. Bedir Gazvesinden bir ay evvel hicri 2, miladi 624 yılında, Bakara Sûresinin 183 üncü ayet-i kerimesiyle farz kılındı.
12-Bedir SavaşındaMüslümanlar büyük bir zafer kazandı. 70 müşrik öldürüldü. 14 müslüman şehid oldu. 70 müşrikte esir alındı.Zengin esirler fidye karşılığında, fakirler ise her biri 10 müslümana okuma-yazma öğretmek şartıyla serbest bırakılmıştır.
13-Bedir Savaşı kaç yılında Hicri 2, miladi 13 mart 624 yılında oldu.
14-Ramazan ve Kurban Bayramları ,Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz Medineye teşrif buyurdukları zaman, Medinelilerin iki bayramları olduğunu görmüştü. O günlerde oyunlar oynuyorlar, şenlik yapıyorlardı. Bunu müşahede eden Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu: Allah Teala iki bayrama bedel daha hayırlılarını, Iyd-ı Fıtr (Ramazan Bayramı) ile Iyd-ı Edha (Kurban Bayramı) günlerini tahsis etmiş-tir Böylece Asr-ı Saadetten beri bütün İslâm aleminde bir yılda iki defa dini bayram kutlana gelmiştir.
15-Zekat ,İslâmın beş şartından biri olan zekat, hicri 2, miladi 624 yılında, Ramazandan ve Fıtır Sadaka-sının vacip kılınışından sonra farz kılınmıştır.
16-Hz. Fatıma ile Hz. Ali,Hicri 2, miladi 624 yılında evlendiler.
17-İslâm tarihinde ilk resmi hastahane ,Hicretten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in izniyle Kuaybe bint Sa d (Radiyallahu Anh) sorumluluğunda Mescid-i Nebevinin içinde kurduğu bir çadırda hasta ve yaralılara hizmet verilerek kurulmuştur.
18-Rıdvan Biatı:Hicretin 6.cı yılında Hac için gelen müslümanlar müşrikler tarafından Mekkeye sokulma-yıp hatta elçi olarak gönderilen Hz. Osman (Radiyallahu Anh)ın şehit olduğu (yanlış) haberinden sonra yapılan Rıdvan Biatını duyan müşrikler o yıl Mekkeye girilmemesi şartıyla aralarında bir barış anlaşması yapılmasını teklif ettiler. Bu teklif kabul edilerek anlaşmaya gidildi. Anlaşmanın tüm maddeleri ilk görünüşte müslümanların aleyhine gibi görüldü ise de, netice müslümanlara zafer hazırlayan anlaşmanın adı .
19-Hudeybiye antlaşması Hicri 6, Miladi 628 yılında yapılmıştır.
20-Habeşistana hicret eden müslümanlar ,Hicretin 7. yılında Medineye döndüler. Son dönen kafile Hz. Ali (Radiyallahu Anh)ın kardeşi Hz. Cafer-i Tayyar (Radiyallahu Anh)dır
21-Hayberin fethi Hicri 7, Miladi 628 yılında oldu.
22-Hayber Fethinin sebebi Medineden sürülen Yahudilerin bir kısmı Haybere yerleşerek, burada müslümanların aleyhine çalışmaya başladılar. Bunu haber alan Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) derhal harekete geçti. Ve Hayberi fethetti.
23-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Hudeybiye antlaşması gereği aynı yıl umre yapamayan Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem), erte-si yıl hicri 7, miladi 629 yılında, 2.000 müslüman ile birlikte umre yaptı.
-Hayber Fethinin sonucu Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) onlara antlaşma teklif etti. Fakat Yahudiler teklifi red ettiler. Bunun üzerine savaş başladı. On gün devam eden şiddetli çarpışma sonunda kaleler birer birer alındı. Yahudiler vergi vermeye razı oldular.
24-Asr-ı Saadette öğretim yerleri ; a)Mescid:Namaz kılmanın yanı sıra cemaate ayeti kerimleri okuyup öğrenme ve öğretme ve dini bilgiler sunulma yeridir.
25-Suffa:Yurtta kalanlar daha ziyade fakir Mekkeli göçmenler (muhacir) ve uzak yerlerden gelen misafir öğrencilerdi.
26-Darul-Kurra:Suffenin öğretim için yetersiz kalması üzerine Medinede bazı evlerde Darul-Kurra denilen okullar açılmıştır.
27-Küttab:Küçük çocuklara okuma-yazma öğretilen yer. İlkokul.
28-İslâmda ilk tayin edilen vali Yemende vali olan Bâzan müslüman olduktan sonra San aya vali olarak atanmıştır.
29–Kameri ayları:Muharrem, Seferi, Rebîülevvel, Rebîülâhir, Cemâziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şâbân, Ramazan, şevval, Zilkâde, Zilhicce.
30–Hicri takvimi Hz Ömer(Radiyallahu Anh) başlattı.
31-Medine şehrinin eski Asıl adı Yesrib’tir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in hicretinden sonra Peygamber şehri anlamında “Medinetün-Nebî” denilmiştir. Daha sonra Medine olarak anılmaya başlanmıştır.
32-Cenaze Namazı, Farz-ı Kifayedir. Ölen bir müslümanın Cenaze Namazını, müslümanlardan bir kısmı kılınca, öteki müslümanların üzerinden Cenaze Namazını kılma so-rumluluğu kalkar. Yeryüzünde ilk Cenaze Namazı, Hz. Adem için kılınmıştır. Resûlullahın ilk defa Cenaze Namazını kıldırdığı sahabi Ensardan, Berâ bin Mârur (Radiyallahu Anh)
33-Ashab-ı Suffa; Medinede kavim ve kabileleri, evleri bulunmayan, mescidin suffasında yatıp kalkan sahabiler olup, gecelerini namazla, Kuran okumakla, ders alıp, ders vermekle geçirirlerdi. Burası bir ilim yuvası idi. Hatta en çok hadis rivayet eden Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)da burada yetişmiş-ti. Gündüzleri de, su taşır, odun toplayıp satarlar ve onunla geçinirlerdi.
34-Medine Vesikası ,İlk İslâm Devleti Anayasasıdır. 52 maddeden oluşmaktadır. Bu anayasa dünyada yazılı ilk ana-yasadan birini teşkil etmektedir.
35-İslâm da ilk vatandaşlık ,Medine Vesikasıyla Hıristiyan, Yahudi ve putperstlerle karşılıklı görüşme ve antlaşma sonucu, İslâm devleti vatandaşlığını kabul etmeleri üzerine imzalanmıştır.
36-İslâm’da ilk Nüfus Sayımı ,Hicretin 1 nci yılında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in emirleriyle ilk Nüfus Sayımı yapıldı. Yapılan ilk Nüfus Sayımında Medine’de 10.000 kişinin yaşadığı, bunlardan 1.500′ünü Müslüman, 4.000′inin Yahudi ve 4.500′ünün müşrik Arap olduğu anlaşılmıştı.
37-Ömer (Radiyallahu Anh)ın Hicri 1, Miladi 622 yılında gördükleri sadık rüya ile beraber, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in tasdikiyle uygulanmaya konuldu.
38-Seriyye ,Bir sahabenin kumandası altında gönderilen birliklere seriyye denir.
39-İlk seriyye ,Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin Medineye hicretlerinden 9 ay sonra Ramazan ayında, Hz. Hamza (Radiyallahu Anh)ı muhacirlerden 30 kişilik bir süvari gurubun başında, Kureyş müş-riklerinden 300 kişilik bir birliğin muhafazasında Şamdan Mekkeye gitmekte olan ticaret kervanını gözetlemek için gönderildi
40-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Elli altı seriyye göndermiştir.
41-Ganimet ,Savaşta düşmanlardan alınan mal demektir.
42-Ganîmetlerin taksimi ile ilgili âyet ,Enfâl suresi, 41. Âyet.
43-Gazve:Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in bizzat sevk ve idare ettiği savaşlara denir.
44-Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yirmi yedi gazveye katılmıştır.
45-İçki, hicri 4, miladi 626 yılında yasaklandı. İçki üç safhada inen ayetlerle haram kılındı.
(-Bakara Sûresi :216,2-Nisa Sûresi :43,3-Mâide Sûresi :90-91)
46-Resulü Ekrem Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) İbranice ve Süryaniceyi öğrenmesi için Zeyd bin Sabit (Radiyallahu Anh)a emir buyurdu. İbraniceyi 15, Süryaniceyi 17 günde öğrendi. Okuma yazmayı da daha önce Bedir Savaşında esir düşenlerden öğrenmişti.
47-İfk Hadisesi ,Hz. Aişe (Radiyallahu anha) validemize münafıkların reisi Abdullah bin Übeyy tarafından yapılan iftira hadisesidir. Cenab-ı Allah (Celle Celaluhu) Nûr Suresi 11-20. ayeti celileleriyle Hz. Aişe (Radiyallahu anha) annemiz hakkında söylenenlerin iftira olduğu açıklandı.
48-Uhud Savaşının sebebi Müşrikler Bedirde aldıkları yenilginin intikamını almak istedikleri için.Müslümanlar 700, müşrikler ise 3.000 kişi idi.Hicri 3, Miladi 625 yılında oldu.
49-Uhud Savaşında peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) in şehid edilen Hz. Hamza (Radiyallahu Anh) Peygamberimizin amcası idi.
50-Uhud savaşında Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)e fırlatılan ok a elini siper yaparak çolak kalan sahabi Talha Bin Ubeydullah (Radiyallahu Anh)
51-Hendek Savaşının sebebiYahudiler Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) e yaptıkları suikast girişiminden sonra Medineden sürüldüler. Mekkeli müşriklerle anlaşarak onları savaşa teşvik ettiler. Müşrikler Ebu Süfyan komutasında 10.000 kişilik bir kuvvetle Hicri 5, miladi 24 Ocak 627 tarihinde Medineye hücum ettiler.
52-Hendek kazma fikrini,Selman-ı Farisi (Radiyallahu Anh) ın önerisiyle oybirliği ile alındı bu karar.Hendek savaşına adı verilen hendeklerin Uzunluğu: 5,5 km, derinliği: 5 m, eni:9 m. dir.?
53-Yağmur duası ilk Hicri 6, miladi 628 yılında kuraklıktan dolayı Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Yağmur Duası yaptı.
54-Mute Harbi Hicri 8, miladi 629 tarihinde Suriyede Bizansla ilk karşılaşma. Halid b. Velidin askeri dirayeti sayesinde 3.000 kişilik İslan ordusunun 100.000 kişilik Bizans ordusunun karşısında durması.Hâlid Bin Velide Allahın kılıcı ünvanını,
Mûte savaşında arka arkaya üç komutanın şehid olmasından sonra, ordu komutasını ele alıp müslümanları zafere götürdüğü zaman, peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vermiştir.
55-Ummül Kura Mekkenin diğer şehirler arasında önemli bir yeri vardır. Kur an-ı Kerim de Mekke şehrine Ummül Kura (Şehirlerin anası) adı verilmiştir. (En am Suresi:92)
56-Huneyn Savaşı Hicri 8, Miladi 27 Ocak 630 yılında oldu.
57-Hicri 9, miladi 630 yılı Recep ayında vefat eden Habeşistan kralı Necaşi Ashame nin gıyabı cenaze namazını kılmıştır.
58-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) in son katıldığı savaş Tebuk savaşı.
59-Tebuk seferi Hicri 9, Miladi 630 yılında.
60-Hac ne zaman farz İslâmın beş şartından olan Hac, hicri 9, miladi 631 yılında, Âl-i İmrân Sûresi: 96-97 ayeti kerimeleriyle farz kılındı.
-Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) in cemaata kıldırdığı son namaz hastalandığında Velmürselatti suresini okuyarak kıldırmış olduğu akşam namazıdır.
61-Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vefatından önce hastalandığında Hz Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) sahabilere 17 vakit namaz kıldırmıştır.
62-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hangi sahabilerin Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ve Abdurrahman Bin Avf (Radiyallahu Anh)ın arkalarında namaz kılmıştır.
64-Peygamber anıldığında Salavat getirilir. Yani en kısa şekliyle Allahümme salli alà Muhammed denir.
65-Hulefa-i Raşidin ört halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali dir. (Allah onlardan razı olsun)
66-Makam-ı Mahmud ;Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)e Allah tarafından, ahirette verileceği en yüce şefaat makamı.
67-Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)in İncil ve Tevratta geçen isimleri :İncilde; Baraklit, Tevratta; Münhemenna.
67-Resulüllah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) den sonra halife Hz. Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) seçildi.
68- Aşere-i Mübeşşere ünyada iken Cennetle müjdelenen 10 sahabedir.
1-Hz. Ebu Bekir (v.634)
2-Hz. Ömer (v.644)
3-Hz. Osman (v.656)
4-Hz. Ali (v.661)
5-Hz.Talha bin Ubeydullah (v.656)
6-Hz. Zübeyr bin Avvam, (v.656)
7-Hz. Abdurrahman bin Avf, (v.652)
8-Hz. Sad bin Ebi Vakkas, (v.674)
9-Hz. Sad bin Zeyd, (v.671)
-Kuranda ismi ile anılan tek sahabi Zeyd bin Harise (Radiyallahu Anh) (Ahzab Suresi:37)
69Kuran-ı Kerimde ismi geçen tek kadın Hz. Meryem.
70-Peygamber Efendimizin ilk hanımı Hz. Hatice validemizdir. Efendimizin altısı Hz. Hatice validemizden, birisi Mısırlı hanımı Meryem validemizden olmak üzere yedi çocuğu dünyaya gelmiştir. Erkek evlatları: Kasım, Abdullah ve ibrahimdir,Kız evlatları: Zeynep, Rukiye, Ümmügülsüm ve Fatımadır.
71-Peygamberimizin iki kızıyla evlendiği için Zinnureyn lakabı verilen sahabe Hz Osmandır.
72-İlk vahiy 610 yılında, Nur dağındaki Hira mağarasında, Peygamber Efendimiz 40 yaşında Peygamberimize ilk inanan eşi Hz.Hatice oldu.
73-Peygamberimizin gençlik döneminde haksızlığa karşı birlik içinde olduğu grubun adı Hılful Fudul
74-Peygamberimizin süt kardeşi olan amcası Hz.Hamza.
75-İlk Müslüman lar ( kadınlardan) Peygamber Efendimizin eşi Hz. Hatice validemiz, çocuklardan Hz. Ali, kölelerden Hz. Zeyd b. Haris ve büyüklerden Hz. Ebu Bekir dir.
76-Mekke’den hicret ederek Medine’ye gelen Müslümanlara “Muhacir”; Medine’nin yerli halkı olan ve Mekke’den hicret edenlere her türlü yardımı yapan Müslüman’lara “Ensar” denir.
77-Peygamberimizin Medinelilerle birlikte gönderdiği ilk Kur’an öğretmeni Hz Mus’ap b Ümeyr.
78-Hz.Hatice ve Ebu Talib’in ölümü vefat ettiği sene hüzün yılı olarak kabul edilmiştir.
79- Peygamber Efendimiz 632 yılında Medine’ de 63 yaşında iken ruhunu teslim etti.
80-Peygamberimiz Medine’ye vardığında ilk olarak Ebu Eyyüb’el Ensari evinde misafir olarak kaldı.
81- Peygamber Efendimizi gören ve Müslüman olarak ölen kimselere sahabe denir.
82-Peygamber Efendimiz vefat ettiği yere defn edilmiştir (Suudi Arabistan- Medineyi Münevvere). Kabrinin bulunduğu yere ” Ravza-i Mutahhare” denilmektedir.
83-Peygamberimizin 632 yılında yüz binin üzerinde insana yaptığı konuşmanın adı Veda Hutbesidir.
84-Haram aylarda yapılan savaşlara Ficar savaşları denir.
85-Evi ilk vakıf olan sahâbî: ERKAM BİN EBİ’L ERKAM
86-Meleklerin yıkadığı sahâbî: HANZALA BİN EBÛ ÂMİR
87-Darağacında ilk namaz kılan sahâbî: HUBEYB BİN ADİY
88-İslâmda ilk öğretmen: MUS’AB BİN UMEYR
89-Şehîd olurken nasîhat eden sahâbî: SA’D BİN REBİ
90-Medîne’de en son vefât eden sahâbî: SEHL BİN SA’D
91-Bedir’de babasına karşı savaşan sahâbî: ABDULLAH BİN SÜHEYL
92-Medîne’de muhâcirlerden ilk doğan sahâbî: ABDULLAH BİN ZÜBEYR
93-Arıların koruduğu sahâbî: ÂSIM BİN SÂBİT
94-Hz. Ebû Bekir’e ilk bîât eden sahabî: BEŞİR BİN SA’D
95-Peygamber efendimizin müezzini: BİLÂL-İ HABEŞİ
96-Cebrâil aleyhisselâmın şekline girdiği sahâbî: DIHYE-İ KELBÎ
97-Peygamber efendimizin fedâisi: EBÛ DÜCÂNE
98-Mihmândâr-ı Resûlullah: EBÛ EYYÛB-EL ENSÂRÎ
99-En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbî: EBÛ HÜREYRE
100-Tevbesi ile meşhûr sahâbî: EBU LÜBÂBE
KRONOLOJİK OLARAK EFENDİMİZİN HAYATI
M.S. 571- Fil Olayı. Habeşistan’ın Yemen Valisi Ebrehe, Kâbe’ye saldırdı.
20 Nisan 571- İnsanlığın iftihar tablosu Hz Muhammed (s.a.v.) doğdu.
575 – Dört sene süt annesi Halime’nin yanında kaldıktan sonra ailesine dönüşü.
576 – Annesi Amine ve hizmetçileri Ümmü Eymen ile birlikte Medine’ye gidip babasının mezarını ziyaret etmesi ve dönüşte Ebvâ’da annesinin vefâtı.
578 – Dedesi Abdulmuttalib’in vefatı ve amcası Ebû Talib’in himâyesine girmesi.
583 – Amcası Ebû Talib’le Suriye’ye ticaret kervanıyla gitmesi ve Busra’da Bahîra’nın, bu genç çocuğun beklenen son Peygamber olabileceğini sezmesi.
588 – Diğer amcası Zübeyr ile Yemen seyahati.
591 – Kureyş-Hevâzîn arasında dört yıl süren Ficar harbinde tarafsız kalması ve Hılf’ûl Fudûl Cemiyeti’ne girmesi, bununla hep iftihar etmesi.
595 – Hz. Hatice’nin kervanını Şam’a götürmesi, Meysere’nin Hz. Muhammed’e hayranlığı.
596 – Hz. Hatice RA ile evlenmesi, Ebû Talib’in nikâh töreninde konuşması.
598 – Oğlu Kasım’ın doğması. (Kendisine Ebul Kasım denilmesi).
599 – Hz. Ali’nin RA çocuk iken Hane-i Saadete misafir olarak katılması.
600 – Kızı Zeyneb RA doğdu,
604 – Kızı Rukiye RA doğdu,
608 – Kızı Ümmügülsüm RA doğdu.
608 – Muhammed’ül Emîn denilen Hz. Muhammed’in SAV Kâbe hakemliği.
610 – Hira mağarasında (Ramazan ayında Kadir Gecesi’nde) ilk vahyin gelişi, peygamber oluşu. En yakınlarını İslâm’a davet etmesi. Hz. Hatice, Hz. Ebubekir,Hz. Ali ve Hz. Zeyd’in RA ecmain müslüman olmaları. Kızı Hz. Fatıma’nın RA doğumu.
613 – Üç yıl gizli davetten sonra Safâ Tepesi’ne çıkıp açıktan davete başlaması.
615 – Müşriklerin ağır baskıları üzerine 14 müslümanın Habeşistan’a hicreti. Putperest müşriklerin zulüm ve işkencelerini iyice artırmaları üzerine müslümanların Dâr’ul Erkam’a sığınmaları.
616 – Hz. Hamza ve Hz.Ömer’in RA müslüman olmaları. İran Hükümdârı Perviz’in, Suriye ve Mısır’ı zabtetmesi.
617 – Hz. Ali’nin ağabeyi Cafer- i Tayyar RA liderliğindeki (13 kadın, 77 erkek) 90 müslümanın ikinci Habeşistan hicreti. Müşriklerin muhacirleri geri istemesi. Habeş Necâşî’sinin, Hz. Câfer’in RA okuduğu ayetlerden etkilenerek, bunu reddetmesi. Kureyş kabilesinin Haşimoğulları’yla münâsebeti keserek boykot ilanı.
619 – Kureyş’in üç senelik ablukayı kaldırması. Hz. Hatice RA ve hemen peşinden Ebû Talib’in vefatı. Müslümanların sevinçle üzüntüyü bir arada tatması (Hüzün Yılı).
620 – Peygamberimizin SAV İslâm’a davet için Taif’e gitmesi. Ağır hakaretlere uğrayarak Mut’im bin Adiy himâyesinde geri Mekke’ye dönmesi.
- İsrâ ve Mi’rac Olayı. Allâhu Zülcelâl’in Peygamberimizi onurlandırması.
- Peygamberimizin hac münâsebetiyle dışarıdan gelen yabancılarla görüşmesi.
- 1.Akabe Biatı. Medineli (Yesribli) 12 kişinin müslüman olması. Beş vakit namaz farz kılındı.
621 – 2. Akabe Biatı. Peygamberimiz geçen yıl Medine’lilere İslâm’ı ve Kur’an’ı öğretmek için Mus’ab b. Umeyr’i RA göndermişti. Mus’ab’ın gayretiyle 75 kişilik Evs ve Hazreçli, Peygamberimizle gizlice buluştu, O’nu Medine’ye davet etti.
622 – Hz. Muhammed’in SAV dostu Hz. Ebû Bekir’le RA Mekke’den Medine’ye hicreti. Hicrî takvimin başlangıcı.
- Rasûlullah’ın Kuba Mescidi’ni yaptırması. Ranuna vadisinde ilk Cuma namazını kıldırması ve ilk hutbeyi okuması. Neccâr oğullarının Rasûlullah’ı Medineye götürmesi.
- Ebû Eyyûb el Ensârî’nin RA evinde 7 ay misafir kalması.
- Muhacirlerle Ensar arasında kardeşliğin kurulması.
- Mekke’de nişanlandığı, Hz. Ebubekir’in kızı Hz. Aişe RA ile evlenmesi.
- Bizanslıların Suriye ve Mısır’ı İran’dan (Sâsânîler’den) geri alması.
623 – Medine’de Mescid-i Nebevî’nin ve Hâne-i Saâdet’in yedi ayda inşâsı.
- Ezanın meşrû kılınması. İlk nüfus sayımı.
- Mescidin önünde ashabı ilim için Suffa yapılması.
- Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan, Mekke-i Mükerreme’deki Kâbe-i Muazzama’ya çevrilmesi. (16 ay sonra)
- Müslümanlarla Yahudiler arasında vatandaşlık antlaşması.
- Medine İslam Şehir Devleti’ nin ilk anayasasının hazırlanması.
- Medine Şehir (site) Devleti’nin kurulması. Yönetimin başına Allah Rasûlünün geçmesi.(Müslümanlar hicretle; ezilen horlanan bir cemaatten devlete geçmişlerdi. Hz. Muhammed SAV Mekke’de yalnızca bir peygamberdi. Şimdi ise hem peygamber, hem de bir devlet başkanı idi).
- Cihada izin verilmesi.
624 – İslam’da ilk harb olan şanlı Bedir zaferi ve küfrün elebaşısı Ebû Cehil’in öldürülüşü (Yerine Ebû Süfyan’ın geçmesi).
- Ramazan orucunun ve zekâtın farz kılınışı. İlk bayram namazı.
- Peygamberimizin kızı ve Hz Osman’ın hanımı Rukiye’nin RA vefatı.
- Peygamberimizin kızı Hz. Fatma ile Ebû Talib’in oğlu Hz. Ali’nin evlenmesi.
- Yahudilerin müslümanlara karşı düşmanca harekete başlamaları, münâfıkların türemesi.
625 – Uhud harbi, Hz. Hamza’nın RA şehid olması.
- Hz. Hasan’ın RA doğumu (Ramazan ayında)
- Peygamber Efendimizin SAV Hz. Ömer’in kızı Hafsa RA ile evlenmesi.
- Reci’ vak’ası: İslâm’a davet için çevre kabilelere gönderilen muallimlerden dördünün şehid edilmesi, Zeyd ve Hubeyb’in RA Mekkeliler’e satılması ve şehid edilmesi.
- Bi’r-i Maûne faciası: Necid’e gönderilen 70 muallimin şehâdeti.
- Benî Nâdir Gazvesi: Şımaran Yahudilerin sürgün edilmesi.
- Hz. Hüseyin’in RA doğumu. (Şaban ayında)
- Tercüme işlerinde Yahudilere güven kalmadığından Hz. Peygamberin Zeyd b. Sabit’e RA İbrânice öğrenmeyi emretmesi.
626 – Dûmetü’l Cendel Gazvesi. Suriye’de toplanan eşkıyalar dağıtıldı.
- Peygamberimizin SAV Ümmü Seleme RA ile evlenmesi.
- İçki ve kumarın haram kılınması.
627 – Hendek (Ahzab) Harbi: Medine’yi kuşatan müşriklerin perişan olmaları.
- Hendek harbinde hainlik eden Benî Kureyza Yahudilerin cezalandırılmaları.
- Peygamberimizin, halasının kızı Cahş kızı Zeyneb’le RA evlenmesi.
- Müreysî (Benî Mustalık) Gazâsı: Bu kabile Medine’ye saldırmak istediğinden susturuldu. Dönüşte ifk (Hz. Aişe’ye RA iftira) dedikodusu yayıldı.
- Teyemmüm meşrû kılındı.
628 – Hudeybiye Antlaşması. Bazı şartları ağır görülen bu antlaşma müslümanlar için siyâsî bir zaferdi. Çünkü, bu antlaşma ile Mekke müşrikleri İslam Devleti’ni resmen tanımış oluyorlardı. 10 yıllık ateşkes süresi içinde Peygamberimiz SAV Kureyş tarafından emîn olarak tebliğ faaliyetlerini rahatça sürdürebilecekti. Bu sayede zamanın hükümdarlarını İslâma davet fırsatını buldu. Mektuplar göndererek onları İslâm’a çağırdı. (Bizans İmparatoru Heraklius’a, İran Kisrâsı Perviz’e, Mısır Azîzi Mukavkıs’a, Habeşistan Necâşîsi’ne, Yemen Vâlisi Bâzân’a, Bahreyn, Umman, Dımeşk (Şam) ve Yemâme emirlerine elçiler ve mektuplar gönderdi. Yemen Vâlisi, Bahreyn ve Umman emîri, Habeş Necâşîsi (gizli) Müslüman oldu. Heraklius ile Mukavkıs elçilere iyi davrandı.)
- Hayber’in Fethedilmesi. Hz. Ali’nin RA dillere destan kahramanlıklar göstermesi, Yahudilerin baş cengâveri (savaşçısı) Merhab’ı bir hamlede yere sermesi.
- Fedek Yahudileri’nin vergiye bağlanması.
- Bir Yahudi kadının Hz. Muhammed’i SAV (zehirli etle) zehirleme girişimi.
- Peygamberimizin SAV Hz. Safiyye RA ile evlenmesi.
- Mut’a nikâhının yasaklanması.
- Mekke’den Habeşistan’a göçmüş olan müslümanların Câfer-i Tayyar RA başkanlığında Medine’ye dönmeleri. Necâşi tarafından Peygamberimize gıyaben nikâhlanan Ümmü Habibe RA vâlidemiz de bu kafiledeydi.
- Bizans-İran savaşı. İran’da müthiş veba salgını.
629 – Hudeybiye Antlaşması hükümlerine göre müslümanların Kâbe’yi ziyaret etmeleri (Umret’ül Kazâ).
- Halid bin Velid RA ve Amr bin As’ın RA müslüman olup Medine’de müslümanlara katılması.
- İran’ın Yemen Vâlisi Bazan’ın Müslüman oluşu.
- Mu’te Harbi. İslam sancaktarı Zeyd bin Hârise, Cafer-i Tayyar ve Abdullah bin Revâha’nın RA ecmain peşi peşine şehit olmaları. Halid bin Velid’in RA askerî dirâyeti sayesinde üç bin kişilik İslam ordusunun, yüz bin kişilik Bizans ordusuna zor anlar yaşatması ve ordunun fazla zâyiat vermeden geri çekilmesi. Mu’te Savaşı, Suriye’de müslümanların Bizans’la ilk karşılaşması
- Zâtu’s-Selâsil Olayı’nda Amr İbnü’l As’ın RA kumandanlık etmesi.
630 – Mekke’nin Fethi, Kâbenin putlardan temizlenmesi.
- Ebû Süfyan ve oğlu Muaviye’nin Müslüman oluşu.
- Huneyn Gazâsı ve Evtas Savaşı.
- Taif’in muhasarası, putlarının Ebû Süfyan ve Mugîre’nin eliyle yıkılması.
- Savaş esirleri arasında (Halime’nin kızı) süt kardeşi Şeymâ’yı görünce serbest bırakması ve Hevâzîn heyetine bütün esirlerin serbest bırakıldığını bildirmesi.
- Savaş ganimetlerinden müellefe-i kulûba (kalpleri islâma ısındırılacak olanlara) hisse verilmesi.
- Çevredeki bazı Arap emirliklerine elçiler göndermesi.
- Kasîde-i Bürde şairi Kâ’b bin Züheyr’in RA Peygamberimizin huzuruna gelerek “Bânet Suâdü” diye başlayan meşhur kasîdesini okuması ve “Peygamber etrafı aydınlatan bir meşaledir, her fenâlığı kökünden kazıyan Allah’ın kılıçlarından biridir” beytini söyleyince Efendimizin SAV çok memnun olması ve Hırka-i Şerîf’ini hediye etmesi.
- Kızı Hz. Zeyneb’in RA vefatı. Eşi Mâriye’den oğlu İbrahim’in RA doğumu.
- Mescid-i Nebevîde üç basamaklı bir minber yapılması.
- Tebük Seferi. Peygamberimizin SAV son gazâsı. Bir çatışma olmadı ama çok zor şartlar altında dünyanın en büyük devleti olan Bizans’a karşı 30 bin kişilik bir ordunun gönderilebilmesi askerî ve siyâsî bir zaferdir.
- Münafıkların Tebük Seferi’ne katılmaktan kaçınmaları ve toplandıkları fesat yuvası Mescid-i Dırar’ın yıktırılması.
- Sulh ve sükûn devresi. Elçiler yılı (Senetü’l Vüfûd). 70 kadar kabileye heyetler ve muallimler gönderilmesi, bütün kabilelerden gelen heyetlerin Müslüman olduklarını arz etmeleri.
- Sevgili oğlu İbrahim’in RA vefatı. Necâşî için gâib namazı kılması.
631 – Hz. Ebubekir’in RA hac emirliği.
632 – Peygamberimizin SAV Vedâ (ilk ve son) Haccı ve yüz bini aşkın Huccâc’a verdiği “Vedâ Hutbesi”.
- Müslümanlığın hemen hemen bütün Arabistan’a yayılması. (M. Hamîdullah’ın tahminine göre müslümanların sayısı bu sırada 400. 000 idi.)
- Peygamberimizin Bakî Mezarlığı’na esrârengiz bir ziyaret yaparak âhirete göçmüş mü’minleri selamlaması ve şehidlere duası.
- Vefâtından üç gün önce Hz. Ali RA ile Fahd’a RA dayanarak mescide gelip cemaata namaz kıldırması, ashâbına hayır temennîleri ve son tavsiyelerde bulunması.
8 Haziran 632 Rasulullah’ın vefatı ; Fânî âlemden ebedî âleme göç etmeleri ve ruhunun Refîk-i A’lâ’ya (Yüce Dost’a) yükselişi.
TEBÜK SEFERİNE İMKAN BULAMAYANLARIN AĞLAMASI/SELAMI ALINMAYAN SAHABİLER
TEBÜK SEFERİNE İMKAN BULAMAYANLARIN AĞLAMASI
Varlıklı sahabelerin yardımı ile ihtiyaçlı gaziler techız ediliyor, fakat sayı çok fazla olduğu için bu yardım da yetismıyordu. İslam Tarihi Ansiklopedisinde “aglayanlar” diye anılan yedi kisi Resulullah (s.a.s)’a gelerek, bu gazveye katılmak istediklerini, fakat bınıt ve yıyeceklerinin bulunmadığını bildirdiler. Hz. Peygamber’ın kendilerine bınıt kalmadığını söylemesi üzerine bu yedi kahraman ağlayarak geri dönmüslerdi.
Bunlar Salım b. Umeyr, Ulbe b. Zeyd, Ebu Leyla el-Mazıni, Seleme b. Sahr, Irbad b. Sarıye; bır rıvayete Abdullah b. Mugaffel ve Ma’kıl b. Yesar veya Amr b. Gunme (r. anhüm)’dür. Onların bu halı Kur’an-ı Kerim’de söyle haber verilır: “Cihada çıkabilmek için binek vermen için sana geldikleri vakit: “Sıze verecek bır bınıt bulamıyorum” dediğinde, savaş araç ve gereçleri bulamadıklarını üzülüp gözleri yasla dolu olarak geri dönenlere de bır sorumluluk yoktur” (et-Tevbe, 9/92).
Bunun üzerine bu yedi mücahıdden ikisine Ibn Yamın, ikisine Hz. Abbas b. Abdılmuttalıb, üçüne de Hz. Osman bınıt sağlamıştır (Ibn Ishak, Ibn Elısam, Sire, IV, 161, 162; Vakidi, Megazı, III, 994; Taberi, Tarıh, III, 143).
SELAMI ALINMAYAN SAHABİLER
Hz. Kâ’b bin Mâlik, Hz. Mürâre bin Rebi’ ve Hz. Hilâl bin Ümeyye, üçü de samimi, sağlam birer Müslümandı. Fakat üçü de, meşru bir özürleri olmaksızın, sırf ihmâlkârlıklarının eseri olarak Tebük Seferine çıkan orduya katılmayıp Medine’de kalmışlardı.
Bu üç kişiden biri olan Kâ’b bin Mâlik (r.a.) seferden geri kalışını şöyle anlatır:
“Resûlullah (a.s.m.), bu savaşı (Tebük Savaşını) meyvelerin olgunlaştığı ve ağaç gölgelerinin altında serinleme arzusunun şiddetlendiği bir zamanda yaptı. Resûlullahla beraber bütün Müslümanlar harbe hazırlandılar.
“Ben de onlarla birlikte sefere hazırlanmak için sabahleyin evden çıkıp dolaşırdım. Fakat hiç bir iş görmeden akşam üzeri döner geri gelirdim.
“Kendi kendime; ‘Hazırlanmağa imkânım, kudretim ve henüz zamanım da var’ derdim. Bu ihmalcilik bende durmayıp devam etmişti. Nihâyet herkes gerçekten hazırlandı. Ve bir sabah Resûlullah (a.s.m.) ile Müslümanlar sefere çıktılar. Halbuki ben, o âna kadar, savaş teçhizatımdan hiç birini hazırlamamıştım. Yine kendi kendime; ‘Bir iki gün sonra hazırlanır, onlara yetişirim’ diyordum.
“Ordu, Medine’den ayrılıp gittikten sonra hazırlanmak için sabah erkenden kalktım. Fakat yine eskisi gibi bir türlü hazırlık yapamadım. Bu durumum Müslümanlar gidinceye ve savaş bitinceye kadar böyle devam etti. Binip gitmeyi, onlara yetişmeyi düşündüm, keşke bunu olsun yapsaydım. Fakat bir türlü muvaffak olamadım.”
Geri kalan diğer iki Sahabînin de durumları bundan farksızdı. Hiç biri kötü niyetle geri kalmış değildi. Ancak, ihmalkâr davranmışlar ve ordudan geri kalmışlardı. Bu durum da onların acı bir imtihan ve sıkıntı geçirmelerine sebep oluyordu.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, henüz Mescid-i Saâdetlerinde iken bu üç Sahabî af dilemeye geldiler. Ne için geri kaldıklarını açık açık anlattılar.
Hz. Kâ’b bin Mâlik af dilemeye gittikleri o ânı şöyle anlatır:
“Resûlullah (a.s.m.) sabahleyin geldi. Herhangi bir seferden döndüklerinde önce mescide gider, orada iki rekât namaz kılar, ondan sonra da Müslümanlarla otururdu.
“Yine aynı şekilde iki rekât namaz kılıp Müslümanlarla oturduğunda, harbe iştirak etmemiş olanlar ona gelerek yemin ettiler ve özür beyânında bulundular. Bunlar seksen kadardı. Resûlullah (a.s.m.), onların sözlerine ve zahire bakarak beyân ettikleri özürlerini yerinde görüp, onlar için Allah’tan af diledi ve işin iç yüzünü ve hakikatını Allahu Taâlaya havale etti.
“O sırada ben de huzura geldim. Resûlullah Aleyhiselâma selâm verince acı bir tebessümle gülümsedi. Sonra bana, ‘Gel bakalım’ diye buyurdu.
“Yürüdüm, önüne oturdum. Bana, ‘Seni harpten alıkoyan sebep neydi? Sen Akabe’de bîat etmiş değil miydin?’ buyurdu.
“‘Evet, vallahi, yâ Resûlallah! Size her hal ü kârda yardım etmeye söz verdim. Yâ Resûlallah! Allah’a yemin ederim ki, sizden başka şu dünyada insanlardan herhangi birisinin karşısında otursaydım, alelâde bir özür ileri sürerek onun gazabından kendimi kurtarmayı başarırdım. Çünkü, ben Allah’ın inayeti ile kuvvetli bir hitabete sahibim. Bugün sana yalan söylesem şu anda beni mâzur görürsün. Fakat birgün Allah sana işin hakikatini bildirirse yine bana kızarsın. Eğer huzurunuzda doğruyu söylersem, yine kızacaksınız. Ama ben bu hususta Allah’ın affını diliyorum. Hayır, hiç bir mazeretim yoktu. Şunu da belirteyim ki, hiçbir zaman sefere çkıldığı andaki kadar kuvvetli ve varlıklı da olmamıştım.”
Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Kâ’b Hazretlerinin bu konuşmasından sonra, “İşte bu doğruyu söyledi. Kalk git; Allah senin hakkında bir hüküm verinceye kadar bekle”buyurdu.
Diğer iki Sahabî de Kâb Hazretleri gibi konuştular. Peygamber Efendimiz (a.s.m.), onlara da gidip Allah’ın haklarında indireceği hükme kadar beklemelerini söyledi.
Elçiler Yılı,Hüzün Yılı, Sevinç Yılı
-ELÇILER YILI (Senetü’l-vüfûd)
“Allah’in yardimi ve zafer günü gelip,insanlarin akin akin Allah’in dînine girdiklerini görünce; Rabbini överek tesbih et; O’ndan bagislanma dile. Çünkü O, tevbeleri dâima kabûl edendir”.
(en-Nasr Sûresi, 1-3)
-SENETÜL HÜZÜN „ Boykut`un kalkmasıyla peygamberimiz (sav.) ve müslümanlar rahat bir nefes aldılar fakat çok geçmeden peygamberimizin amcası Ebu Talib, bir kaç gün sonra da hanımı Hz. Hatice vefat ettiler. Bu iki vefat peygamberimzi ve müslümanları çok üzdüğü için bu yıla üzüntülü yıl anlamına gelen „ SENTÜL HÜZÜN „ adı verilmiştir.
-Mus’ab, Medine’deki bu memnûniyet verici gelişmeleri Hz. Peygamber (s.a.s.)’e bildirdi. Rasûlullah (s.a.s.) ve Müslümanlar bu duruma çok sevindiler. Bundan dolayı bu seneye “Senetü’l İbtihâc” (Sevinç yılı) denildi.(Târih-i Din-i İslâm, 2/313)P
-Efendimizin ana karnına düştüğü yıl Cenab-ı Hak Mekke’ye öyle büyük bir bereket ve feyiz verdi ki, Kureyşliler bu yıla Senetü’l-Fethi ve’l-İbtihac (Fetih ve sevinç yılı) adını vermişlerdir.(Hayati ÜLKÜ-İslâm Tarihi-60)
Senetü’l İbtihâc” (Sevinç yılı)
Birinci Akabe Bîatı (Zilhicce 621 M.)
Akabe Tepesinde Hz. Peygamber (s.a.s.)’le görüşüp Müslüman olan bu 6 kişi, hac mevsimi sonunda Medine’ye döndüler. Gördüklerini, yakınlarına ve dostlarına anlatarak, Medine’de Müslümanlığı yaymağa başladılar.
Bir sene sonra, hac mevsiminde Hz. Peygamber (s.a.s.) ile görüşmek üzere Medine’den Mekke’ye 10′u Hazrec, 2′si Evs kabîlesinden olmak üzere 12 Müslüman geldi. Bunlardan 5′i, bir yıl önceki ilk Akabe görüşmesinde bulunanlardandı. Başkanları yine, birinci görüşmede olduğu gibi “Zürâre oğlu Es’ad”tı. Mekke Devri’nin 11′inci yılı Zilhicce ayında Rasûlullah (s.a.s.) ile buluştular. Bu ikinci buluşmada Medine’li 12 Müslüman “Allah’a şirk koşmayacaklarına, hırsızlık ve zinâ yapmayacaklarına, (kız) çocuklarını öldürmeyeceklerine, kimseye iftirâ etmeyeceklerine, Allah ve Peygamberine itâatten ayrılmayacaklarına” dâir Rasûlullah (s.a.s.)’e taahhütte bulundular; Hz. Peygamber (s.a.s.)’in elini tutarak bîat ettiler.
Medine’li Müslümanlar, bu görüşme ve bîattan sonra, Müslümanlığın yayılmasına gayret etmek üzere, memleketlerine döndüler. Rasûlullah (s.a.s.)’in Medine’de Müslümanlığı ve Kur’ân-ı Kerîm’i öğretmek üzere öğretmen olarak görevlendirdiği “Umeyr oğlu Mus’ab”ı da berâberlerinde götürdüler.
Mus’ab, Akabe’de bîat edenlerin reisi Hazrec kabîlesinden Es’ad b. Zürâre’nin evinde misâfir olmuştu. Evs ve Hazrec kabîlesi’nden Müslümanlığı kabûl edenlerin evlerine birer birer giderek, onlara Kur’ân-ı Kerîm ve din bilgileri öğretiyor, güzel ahlâkı, nezâketi ve kibarlığı ile herkesi İslâm’a bağlıyordu.
Es’ad b. Zürâre ve Mus’ab b. Umeyr’in gayretleriyle Medine’de Müslümanların sayısı hızla artıyordu. Yalnız Evs kabîlesi reislerinden Sa’d b. Muâz ile Üseyd b. Hudayr Müslümanlığı henüz kabûl etmemişlerdi. Bir gün Esâd ile Mus’ab çevrelerine toplananlara Müslümanlığı anlatırken Üseyd yanlarına geldi, maksadı onlara mâni olmaktı.
- Siz ne yapmak istiyorsunuz? Halkı atalarının yolundan saptırıyorsunuz… diye söylendi. Mus’ab O’na çok nâzik davrandı. Kurân-ı Kerîm okudu. Kısaca Müslümanlığı anlattı. Üseyd, Kur’ân-ı Kerîm ‘in tesirinde kaldı, “Bu ne güzel şey…” diyerek Müslüman oldu ve şöyle dedi:
- Ben gidip Sa’d b. Muâz’ı göndereyim. Eğer o da Müslümanlığı kabûl ederse, bu memlekette Müslüman olmayan hiç kimse kalmaz.
Sa’d, Medine’de Müslümanlığın yayılmasından memnûn değildi. Es’ad ve Mus’ab’ın yanlarına öfke ile gitti.
Ey Es’ad, seninle aramızda akrabalık bağları olmasaydı, kabilemiz arasına bu ayrılık tohumlarını sokmana katlanmazdım… diyerek çıkıştı. Mus’ab ona da son derece yumuşak ve kibar davrandı. Kısaca Müslümanlığı anlattı. Kur’ân-ı Kerîm okudu. Neticede Sa’d b. Muâz da Müslüman olarak oradan ayrıldı. Bu iki reisin tesiriyle Evs ve Hazrec kabîleleri içinde hemen hemen Müslüman olmayan kimse kalmadı.
Mus’ab, Medine’deki bu memnûniyet verici gelişmeleri Hz. Peygamber (s.a.s.)’e bildirdi. Rasûlullah (s.a.s.) ve Müslümanlar bu duruma çok sevindiler. Bundan dolayı bu seneye “Senetü’l İbtihâc” (Sevinç yılı) denildi.(Târih-i Din-i İslâm, 2/313)P
Efendimizin ana karnına düştüğü yıl Cenab-ı Hak Mekke’ye öyle büyük bir bereket ve feyiz verdi ki, Kureyşliler bu yıla Senetü’l-Fethi ve’l-İbtihac
(Fetih ve sevinç yılı) adını vermişlerdir.(Hayati ÜLKÜ-İslâm Tarihi-60)

1

Nisan
2012

İslamda ilkler-Hicret ve siyer bilgileri

Yazar: arafat  |  Kategori: SiYER  |  Yorum: Yok   |  476 Kez Okundu

İSLAM DA BAZI İLKLER
Ilk yaratilan insan Hz. Âdem’dir.
Ilk kurban kesen Hz. Ibrahim’dir.
Kadinlardan ilk Müslüman olan Hz. Hatice’dir.
Erkeklerden ilk Müslüman olan Hz. Ebu Bekir.
Çocuklardan ilk Müslüman olan Hz. Ali’dir.
Ilk sehid kadin Hz.Sümeyye’dir
İlk erkek şehit, Hazret-i Yâsir’dir.
Müsriklere açiktan ilk Kur’ân okuyan Abdullah bin Mesud’tur.
Ilk Kur’ân ayeti Hira Dagi’nda nazil olmustur.
Ilk inen âyet “OKU” ile baslamistir
– Resûlullah efendimizin ilk sancak verdiği zât, amcası Hazret-i Hamza’dır. Sancağın rengi beyazdı.
-Hadis ilmine dair ilk eser yazan Mâlik bin Enes hazretleridir. Bu eserin ismi Muvattâ’dır
– Kur’ân-ı kerîme ilk defa Mushaf ismini veren Hazret-i Ebû Bekir’dir.
– İslâmda 75 sene kadılık yapan Şüreyh bin Hâris Kindî’dir. Hazret-i Ömer onu ilk defa Kûfe’de kadı yaptı.
– İlk zırh yapıp giyen Dâvûd aleyhisselâmdır.
— İlk İslâm’a gelen köle, Zeyd bin Harise’dir.
– Müslümanların ilk karargâhı, Dâr-ül Erkâm’dır.
– İlk kılıç çeken mücahit, Zübeyr bin Avvam’dır.
– Düşmana ilk ok atan sahabî, Sa’d bin Ebî Vakkâs’dır.
– İlk hac emrini Hazret-i Ebû Bekir vermiştir.
– Harem-i şerîfte ilk açıkta namaz kılan, Hazret-i Ömer’dir.
– İdamından önce 2 rekât namaz kılan, Hubeyb bin Adiy’dir.
– Medine’de ilk vefât eden mümin, Bakî Kabristanına ilk defin olunan ve kabrinin başına ilk mezar taşı dikilen, Osman bin Maz’ûn’dur.
– İlk tabut, Zeynep bint-i Cahş için yapıldı.
- Medine-i Münevvere’de ilk ezânı, Bilâl-i Habeşî okudu.
– İlk düzenli orduyu kuran, ilk tâlimi, ilk askerî eğitimi yaptıran, Hazret-i Ömer’dir.
– İlk para bastıran, gümrük vergisi alan, nüfus sayımını yaptıran ve hicrî takvimi uygulayan, Hazret-i Ömer’dir.
– Vilâyetlere ilk resmî kadı yollayan ve sınır karakolu kurduran, Hazret-i Ömer’dir.
– Çocukların eğitimi için ilk defa tedrisat programı yapan Hazret-i Ömer’dir.
– Mushaf-ı şerîfi ilk çoğaltıp dağıtan Hazret-i Osman’dır.
– İlk İslâm valisi, Yemen Valisi Bâzân’dır.
– İlk İslâm Kadısı, Necran bölgesine Hazret-i Ali’dir.
– Kur’ân-ı Kerîmin yanlış okunmasını engelleyen işaretleri koyan, Haccâc bin Yûsuf’tur.
– Kur’ân-ı Kerîm’e ilk noktalama işaretleri koyan, Yahya bin Ya’mer’dir.
– İlk düzenli posta teşkilatı, Hazret-i Muâviye zamanında kurulmuştur.
– İlk minare, Hazret-i Muâviye devrinde Amr bin As’ın yaptırdığı Fustat (Kahire) şehrinde’dir.
– İlk mihrap, Hazret-i Muâviye devrinde Şam Emevî Câmii’nde yapıldı.
– İlk kütüphâne, Hazret-i Muâviye devrinde yapıldı.
– İlk kütüphâne memuru, Hâlid bin Yezîd’dir.
– Kıraat ilmi üzerine ilk kitap yazan, Basra’da Hârun bin Mûsâ el-Âver’dir.
– İlk İslâm tarihçisi, İbni İshâk’tır.
– İlk İslâm tarihi yazan, Ebû Müsel Eş’arî’dir.
– İlk devletler hukuku kitabı,İmâm-ı Muhammed’in Siyer-i Kebîr’idir. Bunu Serahsî şerh etti.
– İlk Câmi, Kuba Mescidi’dir.
– İlk Cumâ namazı, Kuba Mescidi’nde kılındı.
– Müslümanların ilk başşehri, Medine-i Münevvere’dir.
– İlk seriyye emîri, ilk defa “Emîr-ül müminin” diye hitap edilen ve ilk ganimet alan kumandan, Abdullah bin Cahş’dır.
– İlk gazâ, Bedir Gazâsı’dir.
– Bedir’de ilk şehit, Mihca’dır.
– Uhud’da ilk şehit, Abdullah bin Amr’dır.
– İlk vakıf, Peygamber Efendimizin kendi mülkü olan 7 hurmalıktır.
– Habeşistan’a ve Medine’ye zevcesiyle ilk hicret eden sahâbi, Ebû Seleme’dir.
– İlk yazılı antlaşma, Hicrî 1. yılda Yahudilerle yapıldı.
– Komutanlara ilk toprak, Peygamber Efendimiz tarafından Temim-i Dârî Radıyallahü anha verildi.
– Kâbe’ye karşı ilk namaz, vahiy üzerine Mescid-i Kıbleteyn’de kılındı.
– Resûlullahın ilk halîfesi, Hazret-i Ebû Bekir’dir.
İLAHİ DİNLERDE HİCRET VE MEDİNE HİCRETİ
A)KUR’AN’A GÖRE HZ.MUSA’DAN ÖNCEKİ HİCRETLER
1.Hz. İbrahim’in Hicreti
2. Hz Lut’un Hicreti
3. Hz. Hud’un Hicreti
4. Hz. Salih’in Hicreti
5. Hz. Şuayb’ın Hicreti
B)YAHUDİLİK’TE HİCRET: HZ. MUSA ve İSRAİLOĞULLARININ MISIRDAN ÇIKIŞLARI(Peygamber Kontrolünde Ümmet hicreti )
C)HIRİSTİYANLIK’TA HİCRET: HZ.İSA’NIN PEYGAMBERLİGİ VE DAVETİ:
D) İSLAMDA HİCRET VE MEDİNE
İslam’da hicret çok tabi, çok fıtri, ilahi inayet yüklü safhalarla dolu çok mübarek bir harekettir. İslam’da üç çeşit hicret şekli vardır:
1- Peygambersiz ümmet hicretleri (Habeşistan’a hicretler)
2- Ümmetsiz Peygamber hicreti (Efendimizin Taife hicret girişimi)
3- Peygamber kontrolünde hicret. (Medine’ye hicret )
Müslümanlar gizli ve küçük gruplar halinde Medine’ye hicret etmeye başladılar. Bütün Müslümanlar gizlice Mekke’yi terk edip hicret ediyorlardı. Sadece Hz. Ömer, alenen müşriklere meydan okuyarak ve hicretini ilan ederek hicret etti.
Bir gün Hz Ebu Bekir yeni bir durum olduğunu fark ederek Rasulullahtan yeni bir haber olup olmadığını sordu. O’da ” Yüce Allah Bana Mekke’den Medine’ye hicrete izin verdi.”buyurdu. Hz. Ali’yi çağırdı. O’na kendi yatağına yatmasını, korkmamasını, ayrıca Mekkelilerin kimseye güvenmeyip kendisine teslim ettiği emanetleri O’na tek tek vererek sabah kalktığında bu emanetleri sahiplerine vermesini istedi. Daha sonra Medine’ye dönmesïni söyledi.
Gizlice Çıkış ve Takip Peygamberimizin evi, çeşitli kabilelerden seçilen kiralık katiller tarafından kuşatılmıştı O, evde Hz.A1i ile konuştuktan sonra çıktı. Kaynaklar,0′ nun gece evinin kapısından çıkarak katiller arasından geçip gittiğini bildirmektedir. Evden çıktı. Yerden bir avuç toprak a1arak evi kuşatanların üzerine saçtı. Rasulullah evden ayrıldıktan sonra Hz Ebu Bekir’in evine gitti ve beraber yola çıktılar. Fakat müşrikler peşlerine takılarak onları takip etmeye başladılar. Efendimiz mağarada konakladılar. Onlar içeride saklanırken mağaranın ağzına örümcek ağ germişti. Böylesine zayıf bir engel bu kadar azgın bir düşmanı durdurmaya yetmişti.
Rasulullah’ın hicreti sekiz gün sürdü Rasulullah bir müddet Kuba`da kalmaya karar verdi. Kuran’da “Takva Mescidi” olarak geçen mescidi inşa ettiler Rasulullah on üç gün kadar Kuba’da ka1dıktan sonra Medine’ye hareket etti. Medine’ye vardığında herkes O’nu bekliyordu. Bütün halk kendi evlerinde misafir olmasını arzu ediyorlardı. Lakin devesi Kusva’nın çöktüğü yerde evinin yapılmasına karar verildi. Rasulullah Medine’ye ilk geldiği gün1erde O’nu evinde misafir eden Ebu Eyyub (ra) da şunları söylemekte idi.”Evim iki katlı idi. Üst katını Rasulullah’a vermek istedim fakat O “Ya Eyyub! Evin alt katında bulunmanız bize daha uygun olur” dedi. Alt katta oturdu. Biz üst katta bulunuyorduk. 0 sırada içinden su bulunan testimiz kırıldı. Rasulullah’ın üzerine damlayıp O’nu rahatsız etmesinden korkarak eşimle tek örtüneceğimiz yorganımızı suyun üzerine bastırdık.
MEDİNE’DE YAPILANLAR
A. Muhacir ve Ensar Arasında Kardeşlik Tesisi: Muhacirler, her şeylerini bırakıp geldikleri Medine’nin havasına da, adetlerine de, çalışma şartlarına da alışkın değillerdi.
Rasulullah, kırk beş muhacirle, kırk beş ensarı Malik b. Enes’in evinde topladı. Bunları birbirleriyle kardeş ilan etti. Bu kardeşlikle muhacirler, Medineli kardeşlerinin varlıklarına ortak oldukları gibi birbirlerine mirasçı da oluyorlardı. Miras hukuku Bedir Savaşı sonrasına kadar bu özelliğini korudu. Daha sonra bu hüküm Kur’an ayetleriyle değiştirildi.
B. Peygamber Mescidi’nin İnşası • Medine’de önceleri müminlerin topluca ibadet edecekleri bir mescitleri yoktu. Temeller kazıldı, kerpiçler hazırlandı ve yedi ay içinde taş temel üzerine kerpiç duvarlar örülerek üzeri hurma ağaçlarıyla örtüldü. Tabanı çakıl taşlarıyla doldurulduktan sonra kumla düzeltildi. Efendimiz bu mescidin inşasında bizzat kerpiç taşıyarak işçi gibi çalışmıştı.
Müslümalar için bir oda yapıldı. Burada kalan müslümanlara “Ashab-ı Suffa” adı verildi, Medine Mescidi, Kuba’da yapılan mescitten sonra yapılan ikinci mescittir.
C.Medine Sözleşmesi: Hicretin nihayetiyle birlikte de sosyal şartlar, onu hızla devletleşmeye yöneltiyordu. Müslamanlar tam anlamıyla birbiriyle kaynaşmış, sosyal hayat tam istikrara kavuşmamıştı. Evs ve Hazreç kabileleri topluca müslüman olmuşlardı, ancak bu topluca Müslümanlık yeni sorunları da beraberinde getirmişti.
PEYGAMBERLERİN ÇOCUKLUK HİCRETLERİ
-Hz. İbrahim’in çocukluk Hicreti: Hz. İbrahim Nemrut b.Kenan zamanında doğdu. Nemrutun birçok kâhinleri, müneccimleri vardı. Onlar Nemrud’a bir çocuk doğacak ve senin dinini değiştirecek. Mülkün son bulacak. O sene doğan çocukların öldürülmesi emredildi. Anası Hz. İbrahim’i doğurdu ve babası O’nu bir mağaraya gizledi.
-Hz. İsmail’in Çocukluk Hicreti: Hz. İbrahim Hacer’le evlenip Hz. İsmail doğduktan sonra, emzirmekte olduğu bu oğlu ile beraber Sara’nın taarruzundan korunmak için Şam’dan çıkıp Mekke’ye geldi. Hacer’le Hz. İsmail’i Mescid-i Haram’ın bulunduğu yerin ve mescidin yüksek bir mahallindeki Zemzem kuyusunun yukarısında büyük bir ağacın yanına bıraktı.
-Hz. Yusuf’un Çocukluk Hicreti• Hz. Yusuf’un çocukluk hicreti Kur’an-ı Kerim’de anlatılır. Kardeşleri Hz. Yusuf’u ve Bünyamin’i kıskanmaktadırlar. Yusuf’u uzak bir yere götürüp öldürmeye karar verirler. Babalarından zorla izin aldıktan sonra uzak bir yere gittiler. Hz. Yusuf’u bir kuyuya attılar. Bir kervan Yusuf’u kuyudan çıkarıp satmak üzere Mısır’a götürdüler.0rada Mısır Emiri’ne satıldı.
-Hz. Musa’nın Çocukluk Hicreti: Hz. Musa’nın doğumu Hz. İbrahim’e benzer. Doğacağı kâhinler tarafından Firavun’a bildirilir. Hz. Musa ölümden kurtulur. Annesi O’nu bir sepete koyarak Nil’e bırakır ve Hz. Musa Firavunun sarayına gider. Firavun tarafından büyütülür.
-Hz. Muhammed sav ‘in çocukluk Hicreti: Mekke’de bir adet vardı. Doğan çocuklar başka bir anneye emzirilmek üzere veriliyordu. Peygamber Efendimizi emziren Halime anamız ise o yıl kıtlık olduğu için emzirecek çocuk arıyordu. Bir kervanla Mekke’ye geldi. Yeni doğan oğlu Abdullah, zayıf merkebi ve süt vermeyen devesiyle diğerlerinden geride kalmıştı. Mekke’ye geç girmişlerdi. Herkes iyi, varlıklı ailelerin çocuklarını almış; Efendimizi, yetimdir bize birey veremezler diye kimse almaya yanaşmamıştı.Halime almayı kabul etti. Efendimizi yanlarına aldıktan sonra evleri bereketlenmişti. Hz. Muhammed (sav)’i alarak Mekke’den ayrıldı. Böylelikle Efendimiz hicret etmiş oluyordu.(Kaynak:İlahi Dinler de Hicret)
DİYANET YETERLİLİK SINAVLARINA HAZIRLIK SİYER
-Şam yakınlarındaki Busra kasabasında Peygamber Efendimizin Peygamber olacağını haber veren papaz Bahire
-Peygamberimiz 17 yaşında iken amcası Zübeyr ile birlikte Yemene gitti.
-Peygamberimize en büyük düşmanlık eden Ebu Leheb.
-Ebu Cehil, Bedir savaşında öldürüldü.
-Müşriklerin Müslümanlara boykotu 3 yıl sürdü.
-Mekkden Medine ye hicret 622 yılında oldu.
-İslam da ilk inşa edilen mescidi Kuba Mescidi.
-Uhut savaşında müşriklerin komutanı Ebu süfyan.
-Hendek savaşında müşriklerin komutanı Ebu Sufyan.
-Peygamberimiz;İran,Mısır, Habeşistan,Umman ve Bahreyn devlet başkanlarına elçi gönderdi.
-Kaza umresi esnasında, Halid bin Velid ile Amr bin as Müslüman oldular.
-Mekke ,Hicretin 8.yılında.Miladi 630 fethedildi.
-Huneyn savaşında müşriklerin başkanı Malik Bin Avf idi.
-Hz.Ömer, 33 yaşında iken Müslüman oldu.
-Peygamberimiz ,umre kazasına 2000 kişi ile katıldı.

Toplam 16 sayfa, 13. sayfa gösteriliyor.« İlk...101112131415...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.