2

Ekim
2012

SURELERE VERİLEN ÇEŞİTLİ İSİMLER

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  286 Kez Okundu

Kur’ân sûreleri, ihtiva ettikleri âyet sayısı bakımından bir tasnife tâbi tutulmuştur. Buna göre Ayet sayısı yüzden fazla olanlara

“Tıval“ (es-seb’ut-Tıval:Bakara (286),
Ali İmran (200),
Nisa (176),
En’am (165),
A’raf (206),
Şu’arâ (227),
Sâffât (182)),
Ayetleri yüz dolayında olanlara yahut biraz geçenlere “Miûn” , sayı bakımından âyetleri yüzün altında bulunanlara “Mesânî”, âyetleri kısa ve besmeleli fasılaları çok olan sûrelere de “Mufassal” denilmiştir.
Bir başka ayrım da namazda okunuşu açısından yapılmıştır. Uzun sûre¬ler, Tıvâl-i Mufassal olarak anılır. Hucurât sûresi ile Bürûc sûresi arasındaki sûreler
(Sabah ve Öğle namazlarında) bu grupta yer alır. Orta uzunluktaki sûrelere de Evsât-i Mufassal denir.

Bürûc sûresi ile Beyyine sûresi arasındaki sûreler (İkindi ve Yatsı namazlarında) bu grupta yer alır. Kısa sûreler ise, Kısâr-ı Mufassal diye anılır. Bunlar Beyyine sûresinden Nâs sûresine kadar olan sûrelerdir (Akşam namazında).

2

Ekim
2012

Tecvit Kuralları:İzhar

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  658 Kez Okundu

Sözlükte: Açmak, açığa çıkarmak, meydana koymak, ortaya çıkarmak, açıklamak, beyan etmek gibi manalara gelen bir kelimedir.

Istılahta: “Tenvîn veya sâkin nûndan sonra, boğaz harfleri (Hurûf-ı Halk) dediğimiz altı harften biri gelirse bu tenvîn veya sâkin nûn’un, idğamsız, iklâbsız ve ihfâsız açıkça okunmasına “İzhâr” denir.”

(ء _ ح _ خ _ ع _ غ _ هـ )

اَللهُ حَيٌّ خاَلِقٌ عَدْلٌ غَنِيٌّ هاَدِياً

İzhar yapmanın sebebi: Nun-u sakin (ve tenvin) ile izhar harflerinin mahreçlerinin birbirine uzak olmasıdır.

اَلْإِظْهاَرُ هُوَ الْإِنْفِصاَلُ تَباَعُداً بَيْنَ الْحَرْفَيْنِ

İzhar: İki harfin birbirinden uzaklaşarak ayrılmasıdır.

مَنْ آمَنَ _ يَنْأَوْنَ _ رَسُولٌ أَمِينٌ – مِنْ حَسَنَةٍ _ وَانْحَرْ _ عَلِيمٌ حَكِيمٌ -مِنْ خَوْفٍ _ أَلْمُنْخَنِقَةُ _ قَوْمٌ خَصِمُونَ مِنْ عِلْمٍ _ أَنْعَمْتَ _ سَمِيعٌ عَلِيمٌ مِنْ غِلٍّ _ فَسَيُنْغِضُونَ _ عَزِيزٌ غَفُورٌ إِنْ هُوَ _ يَنْهَوْنَ _ جُرُفٍ هَارٍ

(مِنْ خَوْفٍ) Bu ibarede izhâr vardır. Çünkü nûn-i sâkineden sonra izhâr harflerinden olan hı (خ) harfi gelmiştir. Dolayısıyla hiçbir şekilde gizleme yapmadan, genizden ses çıkarmadan ve nûn harfi hı harfine çevrilmeden açıkça normal bir nûn olarak okunur.

İZHAR ÇEŞİTLERİ

1. Dil İzharı (İzhar-ı Lisani / Halkî): 6 izhar harfiyle yapılır.
2. İzhar-ı Kelime-i Vahide: Sâkin nûn, vav veya yâ harflerinden önce gelir ve onlardan biriyle aynı kelimede olursa izhâr yapılarak okunur.

أَلدُّنْيَا _ قِنْوَانٌ _ صِنْوَانٌ – بُنْيَانٌ
3. Mîm-i Sâkinin İzhârı “Dudak izhârı” : Sâkin mîmden ( مْ ) sonra mîm ve be ( ب) harfleri dışında bir harfin gelmesiyle yapılır.

أَمْ هُمْ ضَلُّوا _ عَلَيْكُمْ أَنْفُسَكُمْ _ يُبَشِّرْهُمْ رَبُّهُمْ
4. İzhar-i Kameriyye: Lam-i tarif denilen el (أل)takısından sonra kameri harflerden birisinin gelmesiyle olur.
İZHAR’IN HÜKMÜ
İzhar harflerinden 4’ü üzerinde (ء _ ح _ ع _ هـ) bütün kıraat imamları ittifak ettikleri için hükmü vacipdir. Ebu cafer dışındaki imamlar (خ _ غ ) iki harfi izhar harfi saymışlar. Bundan dolayı bu iki harfte izhar yapmak caizdir. İzhar yaparken sekteye kaçılmamalıdır.(Diyanet haberler com)

1

Ekim
2012

TECVİD BİLGİLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  519 Kez Okundu

- Kur’an-ı kerim 3 tarık üzere okunur.
Tahkik tarıkında:
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :4 elif mikdarı
Meddi munfasıl:4 elif mikdarı
Meddi lazım:4 elif mikdarı
Meddi Arız:4 elif mikdarı
Meddi Liin:3elif mikdarı med iledir…
Tedvir tarikınde
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :3 elif mikdarı
Meddi munfasıl:3 elif mikdarı
Meddi lazım:3 elif mikdarı
Meddi Arız:3 elif mikdarı
Meddi Liin:2 elif mikdarı med iledir…
Hadır tarıkında ise
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :2 elif mikdarı
Meddi munfasıl:1 elif mikdarı
Meddi lazım:2 elif mikdarı
Meddi Arız:1 elif mikdarı
Meddi Liin:2 elif mikdarı med iledir…
-Tecvid eserinin ilk musannifi :Tecvid eseri ilk defa hicri 325 niladi 936 tarihlerinde vefat eden musa bin ubeydullah ibni yahya ibni hakan tarafından yazıldığı beyan edilmektedir…
-Aslı med 1 elif mikdarı (kasrı med)demek olup vacip hükmündedir…
Fer-ı med asli med üzerine zaid olandır ki yani 1 elif üzerine ziyade olan 2 elif 3 elif 4 elif 5 elif mikdarı çekmek caizdir.Bunlara meddi medid meddi mezid de denilir…
-Hafs rivayetine göre kaç yerde teshil vardır :? Hafs rivayetine göre 7 yerde teshil vardır.
آلذَكَرَيْنِ gibi 2 yerde
آلاَنَ gibi 2 yerde
آللهُ gibi 2 yerde
اَعْجَمِيٌّ kelimesinde tek yerdedir.Sadece tek teshil vechi ile okunur.Diğer 6 yerde ise bir tek tahkik ve bir de teshil ile okunurlar.
-Vakıf kaç kısımdır :Cumhur-u ulamaya göre 4 kısımdır.
Vakf-ı tam يَوْمُ الدِينُ gibi
Vakf-ı hasen الحمدالله gibi
Vakf-ı kâfi اَمْ لَمْ تُنْزِرْهُمْ لا يُؤْمِن gibi
Vakf-ı kabih لَقَدْ كَفَرالذِينَ قالوُ gibi
-Sekte nefes almakdan sesi kesmek demektir…Sekte vakıf hükmünde vakfa yakın bir keyfiyyetdir.4 yerdedir .
-Lahn tecvide uymamaktan doğan hatalara denilir.2 kısımdır.Lahn-ı celi, lahn-ı hafi
-Lahn-ı celi : Açık hata demektir.Bu hata işlendiğinde namaz bozulur tahrimen mekruhtur.Bu hatalardan kurtulacak kadar tecvid bilmesi farzdır.Hataların bazıalrı şunlardır.Harflerin sıfat-ı lazimelerinde kelimelerin harflerinde ,harekelerinde, sukunlarında değiştirmek gibi…
– Lahn-ı hafi hataları:Harflerin sıfatı arızelerinde meydana gelen ihfa,izhar,iklab,idgam,gunneyi terk etme,kalın harfi ince, ince harfi kalın okuma, kasr-ı med med olan yerleri kasır yapmak, hareke ile vakıf yapmak kuvvetliyi zayıf ,zayıfı kuvvetli okumak gibi…
– Vakıf alametinin başka adı varmıdır,bu alametlerin mucidi kimdir, Bu alametler hangi harflerdir?Vakıf alametinin bir adıda secavent alametleridir.Durak işaretide denir.(durak denmez) Bu alametlerin mucidi ise Muhammed ibni Tayfur secavendi hazretleridir.
-TECVİD :Sözlük anlamı: Bir şeyi güzel ve hoşça yapmak.

-Terim Anlamı: لها ومستحقها وَ هُوَ اِعْطاَءُ الْحُرُوفِ حَقَّهاَ مِن كُلِّ صِفَةِ
“harflerin lâzımı ve arızî sıfatlarını vererek okumaktır.”

-Tecvidin Gayesi: Cenabı Hakkınورتل القرأن ترتيلا) ) “Kur’an-ı Kerimi açık açık tane tane tertil ile oku” emrinin yerine getirilmesidir.
-Tecvidin Hükmü:Tecvid ilmini bilmek farzı kifayedir. Kur’an-ı Kerimi tecvid üzere okumak ise her Müslüman kadın ve erkeğe farzı ayndır.

-Sebebi Med: Meddi aslînin 1 elif miktarından ziyade çekilmesine sebep olan amillere denir. Bunlar; hemze ve sukundur.
NOT: Meddi tabiiye asli med, diğerlerine ise Feri med denir

-Meddi Muttasıl: harfi medden sonra sebebi medden “hemze” olup ikisi bir kelimede bulunduğunda Meddi muttasıl olur. السوأ
-Meddi Munfasıl: harfi medden sonra sebebi medden “hemze” olup ikisi farklı kelimelerde bulunduklarında Meddi muttasıl olur. قالوا ءإذا
-Sukun iki kısımdır:Sukun-u Lazım:Durulduğunda ve geçildiğinde var olan sukundur.
-Sukun-u Arız : Durulduğunda var olan geçildiğinde düşen sukundur

-Meddi Lazım : harfi medden sonra sebebi medden “sukun-u lazım”bulunursa Meddi Lazım olur. Meddi Lazım 4 kısımdır
.Kelime-i Müsakkale. اتحاجوني (Meddi lazımın tamamına yakını bu kısımdandır)
Kelime-i Muhaffefe. الأن
Harfi Müsakkal.طسم in sin i
Harfi Muhaffefطسم in mim i
Meddi Lazımı 4 elif miktarı çekmek vaciptir.
(Müsakkaleyi şeddeli, Muhaffefi ise cezimli olarak anlayabiliriz)

-Meddi Arız:med harfinden sonra sebebi medden sükûnu, ârız bulunursa meddi arız olur.
Sonu Meftuh olduğu zaman 3 vecih caizdir . يعلمون
Tul – Tevessut – Kasr.
(4) (3-2) (1)

Sonu Meksur olduğu zaman 4 vecih caizdir. يوم الدين
Tul – Tevessut – Kasr. – kasrlı Revm. (Revm, 1 elifle yapılır.)
Sonu Mezmum olduğu zamn 7 vecih caizdir. نستعين
Tul – Tevessut – Kasr. Tul ile İşmam – Tevessut ile İşmam – Kasr ile İşmam – birde kasır ile Revm
-Ravm: (طلب الحركة بصوت خفي )Düşük bir sesle harekeyi okumaktır.
-İşmam:( انضمام الشفتين بعد السكون )Sükundan sonra dudakları ileriye doğru uzatmaktır.

-Meddi Lin:Lin harfinden sonra sukun gelirse meddi lin olur.
Lin harfi, öncesi üstün olan cezimli Vav ve Ya harfleridir.
Meddi lin in uzatılması aynen meddi arız gibidir. Son harfin harekesine göre değişir.Ancak sükununun asli olması itibarıyla (عين)kelimesinde iki vecih caizdir.Tul ve Tavassut.(Tul 4, tavassut ise 3 dür.)
-Tecvid ve Kırâet ilmi kitaplarında Kur’ân kırâeti üç mertebe üzerine sınıflandırılmıştır: Bunlar tahkîk, tedvir ve hadr’dır.Bir elif iki fetha miktarı demek olduğuna göre

a)Tahkik :Munfasıl ve muttasıl meddi dört (veya beş) elif miktarı çekecek şekilde gayet ağır bir ahenk ile okumaktır.
b)Tedvir: Munfasıl ve muttasıl meddi üç veya iki elif miktarı çekecek şekilde orta bir ahenk ile okumaktır.
c)Hadr:Muttasılı 2 Munfasılı bir elif munfasılı bir elif çekerek hızlı bir şekilde okumaktır

-İhfa(Gizlemek) : Tenvin veya sakin nundan sonra İhfa harfleri gelirse ihfa olur.(كن فيكن)
İhfa harfleri(ت-ث-ج-د-ذ-ز-س-ش-ص-ض-ط-ظ-ف-ق-ك)
İhfa(حالة بين الاظهار والادغام عارية عن التشديد مع بقاء الغنة) İdğam ile İzhar arası,şeddesiz,Nunu gizleyerek ğunneli bir okuyuş biçimidir.

-İzhar(Ayırmak): Tenvin veya sakin nundan sonra izhar harfleri gelirse izhar olur.(غني حليم)
İzhar harfleri:Boğaz harfleri olan (ا-ه-ح-خ-ع-غ) harfleridir.
İzhar(الانفصال بين الحرفين) İki harf arasını ayırmaktır.

-İklab(Dönüştürmek): Tenvin veya sakin nundan sonra Ba harfi gelirse iklab olur.
İklab(قلب النون الساكنة او التنوين ميما خالصا عند الباء مع بقاء الغنة) Tenvin veya sakin nunu gunneli tam bir mime dönüştürmektir.

-İdğam Maal Ğunne: Tenvin veya sakin nundan sonra يمنو harflerinden birisi gelirse İdğam Meal Ğunne olur.(من يشاء)-
-İdğam bila ğunne: Tenvin veya sakin nundan sonra ل ر harflerinden birisi gelirse İdğam bila Ğunne olur.(من لعنه الله)
-İdğam Misleyn:mahreç ve sıfatları aynı olan harfler (ilki sakin olmak şartıyla) peşpeşe gelirse İdğam misleyn olur. (فما ربحت تجارتهم)
NOT: Bu harfler mim veya nun olursa İdgam misleyn maal Gunne adını alırlar.
NOT 2:Aynı harften oluşan bütün şeddeli harfler İdğam misleyn olur.(ان) (رب) gibi
-Mimi sakinin üç hali:
sakin mim den sonra mim gelirse. idğam misleyn Meal Gunne(عليهم مؤصدة)
sakin mim den sonra ba gelirse ihfayı- şefevi.(ترميهم بحجارة)
sakin mim den sonra ba ve mim in dışındaki harflerden birisi gelirse izhar olur.(عليهم ولا الضالين)
.-İdğam Mütecaniseyn:Mahrecleri aynı sıfatları değişik farklı olan harfler(ilki sakin olmak şartıyla peşpeşe gelirse İdğam Mütecaniseyn olur.
Harfleri 3 kısımdır :a) ت-د-ط (قالت طائفة) b) ث-ذ-ظ (اذ ظلموا) c) ب- م (اركب معنا)
İlk harf kalın olursa idgamı nakıs olur.Diğerleri idgamı tam olur.
-İdğam Mütekaribeyn: Mahrecleri veya sıfatları veya hem mahrecleri hemde sıfatları birbirine yakın olan harfler peşpeşe gelirse(ilki sakin olmak şartıyla) İdğam Mütekaribeyn olur
Harfleri 2 kısımdır: a) ل- ر – Önce lamın gelmesi şarttır- (بل رفعه الله) b) ق- ك (الم نخلقكم) -Bu kelime
hem tam hem de nakıs idğamla okunabilir.Ancak tam idğam ile okunması evladır.-
-İdğam Şemsiyye:. “Lamı tarif”den sonra ابغ حجك وخف عقيمه harflerinin dışındaki harflerden birisi gelirse idğam şemsiye olur.(النجم)
-Kalkale:قطب جد Harflerinden birisi kelime ortası veya sonunda bulunursa Kalkale yapılır.(احد) (يجعلون)
-Hükmürra: Râ Meftuh veya mazmum olursa kalın olduğu için hükmü kalın ( رب – رسل )
Râ”meksur olursa inceبالبر
Râ sakin ma kabli meftuh veya mazmum olursa kalın (الصبر – الدبر)
Râ sakin ma kabli meksur olursa kendisinden sonra istila harfi yoksa ince okunur.(الذكر )
Eğer istila harfi varsa ve esreli değilse ra yine kalın okunur.(قرطاس – مرصاد)
Râ sakin ma kablinde kesrei arıza olursa bu kesreye itibar olunmaz ra kalın okunur.(ارجعي
–ام ارتابوا –لمن ارتضي –رب ارجعون –ان ارتبتم )gibi
Harfi lin den sonra gelen Râ vakıf halinde ince okunur.( لا ضير- خير)
Bazı özel kelimeler:

a)عين القطر – من مصر Vakıf halinde hem ince hem de kalın okunabilirler.Asıl harekesine binaen عين القطر kelimesinde incelik evladır. من مصر kelimesinde kalınlık evladır.
b) كل فرق İki türlü okunabilir.İstila harfi olan kaf esreli olduğundan İnce okumak evladır.
c)ان اسر – فاسر – اذا يسر Kelimelerinde durulduğunda umumi kural geleneği kalın; aslında bulunup sonradan hazfedilen (kaldırılan)ى lara işaret için ince okunur.İnce okumak evladır

-Lafzatullah:Lafzai celalin ma kabli meftuh veya mazmum olursa kalın meksur olursa ince okunur.
-Zamir: Zamirin ma kabli harekeli olduğu zaman çekilir. Sakin veya med harfi olduğunda çekilmez.
(انه – به -وله – عنده Çekilir) ( منه – فيه – عليه Çekilmez )
Kelimenin aslından olmaları hasebiyle ما نفقه – فواكه gibi örneklerde He ler çekilmez
-Sekte :Nefes almadan sesi kesmeye denir.Sesin kesilme süresi ise bir elif miktarıdır.
Kur’an’ı Kerim’de dört yerde sekte yapmak vaciptir:
1. Kehf Suresinde:عِوَجًا قَيِّمًا Vasl(geçiş)yapılırsa sekte vaciptir.vakıf halinde bir şey gerekmez
2. Yasin Suresinde: مِنْ مَرْقَدِنَا Vasl(geçiş)yapılırsa sekte vaciptir.vakıf halinde bir şey gerekmez
3. Kıyame Suresinde:مَنْ رَاقٍ
4. Mutaffin Suresinde:كَلاَّ بَلْ رَانَ

-HEMZELER

Vasıl hemzesi:İbtidaen varolan dercen (arada) düşen hemzedir.Çoğunlukla esrelidir
Katı hemzesi İbtidaen ve dercen sabit olan hemzedir.
Vasıl hemzeleri

1-(ال) : Lam-ı tarifin hemzesi
2-(الذي- التي): gibi İsmi mevsullerin hemzesi
3-(الله) : lafzının hemzesi
4-(اسم – است ابن – ابنة – ابنم – ايمن اثنين – اثنتين امرئ – امرأة ) Bu on ismin hemzeleri
5-Humasi(beşli) ve südasi (altılı) babların; mazi,emir ve mastarlarındaki hemzeler
Sülasi (üçlü)babların emir hemzeleri

Bunların dışındakiler katı hemzesidir.
-Fiillerde ki hemzelerde asıl olan vasıl hemzesi olmaktır.
-İsim ve Edatlarda ise asıl olan katı hemzesi olmaktır.

25

Eylül
2012

Kur’an’ı Kerim Bilgileri

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  383 Kez Okundu

-Kur’an’ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir.
-Kur’an’ı Kerim’de bulunan, adetleri 114 tane olan müstakil bölümlere Sure ismi verilir.
-Kur’an’ı Kerim tek kitap olduğu gibi, tek ciltte toplanmıştır.K.Kerim’in sayfalarını toplayan cilde verilen ve yalnız Kur’an’a ait olan özel isme Mushaf adı verilir.
-Hz. Ebu Bekir zamanında Zeyd b. Sabit tarafından Mushaf haline getirildi.
-Kur’an’ı Kerim’deki ilk surenin ismi Fatiha suresi.
– Kur’an’ı Kerim’deki son Nas suresi.
-Kur’an’ı Kerim’deki en uzun Bakara suresi.
– Kur’an’ı Kerim’deki en kısa Kevser suresidir.
-Kur’an’ı Kerim’deki en uzun ayet Bakara suresi 282. Ayetidir.
– Tebuk seferine katılmadığı için Peygamberimiz (s.a.v.) ve ashabın kendisiyle (hakkında ayet nazil oluncaya kadar)50 gün konuşmadığı sahabe Kab b. Malik.
-Muavizeteyn” surelerinin isimleri Felak ve Nas sureleri.

24

Eylül
2012

Kuran-ı Kerim Bilgileri

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  630 Kez Okundu

Kuran-ı Kerim İslam’ın kutsal kitabıdır. 114 suredir. Kuran, Hz. Muhammed’e peygamberliğin verildiği 610’dan 632’deki ölümüne kadar parça parça indirilmiştir.Arapça bir sözcük olan “kuran”, okumak, ezbere okumak, bir araya getirmek anlamına gelir.Kur’an ayrıca Kelamullah, Kitabullah, Furkan, Tenzil, Mushaf, Kitab, Nur ve Ümmülkitap isimleriyle bilinir. İslam’a göre Allah Kuran’ı ikinci bir isim olarak “Kitap”, olarak adlandırmak suretiyle, daha en baştan itibaren, bu metnin yazılı hale getirilmesinin önemine işaret etmiştir.“Ana Hatlarıyla Kuranı Kerim”, Prof. S. Yıldırım, s.56).Mushaf :Kuran’ın bugünkü haliyle kitap halinde toplanılmış şekline Mushaf denir. “Mushaf”, “iki kapak arasındaki sayfalar” anlamına gelen bir kelimedir. Ebu Bekir tarafından Mushaf haline getirtildi. Kur’an’ın bölünmüş olduğu 30 parçadan (fasikül) her birine cüz denir.Kuran, “sûre” adı verilen bazı ana bölümden oluşur. Kur’an 114 sûreden müteşekkildir. Bu surelerin 86′sı Mekke’de, 28′i Medine’de gelmiştir. Her bir sure de “ayet” adı verilen parçalardan müteşekkildir. Ayetler bir kelime ila bir sayfa arasındadır. vahiylerpeygambere Cebrail meleği aracılığıyla gönderilmiştir. Kuran metninin tamamlanması, 610 -632 yılları arasında, yaklaşık 23 yılda gerçekleşmiştir. Kur’an’ı yazan Vahiy katipleri: Zeyd ibn Sabit başkanlığında Ömer, Osman, Ali, Talha, Sad, Ebu Derda, Mikdad,Übey ibn Kab, Ebu Musa el-Eşari ve Abdullah ibn Mesud’dur.Hafız:Kur’an’ın bütün metnini ezberleyen ve uygun şekilde ( tecvid) okuyabilen kişiye hafız denir. Hz. Muhammed ilk hafız olarak kabul edilir. Kur’an’ı uygun bir şekilde ve güzel bir tutum ve sesle okumaya tilavet denir.Ashab-ı Kiram (peygamberin değerli arkadaşları anlamında Arapça bir tamlama), Muhammed’in sağlığında Kur’an’ı yazmamıştır. Muhammed’in öldüğü sırada 100 bin küsür arkadaşları içinde okuma-yazma bilenlerin sayısı yalnızca 33 kişi idi, okuma-yazma oranı 10 binde 4 idi. Hafızların sayısı ise yaklaşık 20 idi. Kur’an-ı Kerim, Hz.Muhammed peygamberin devrinde bizzat vahiy meleği ve nebinin birbirlerine karşılıklı okumaları ve de sahabilerin ezberlemesiyle korunmuştur. Ancak Peygamber’in sağlığı müddetince devam eden vahyin bütün bir kitapta toplanmasına imkân yoktu. Çünkü vahyin Peygamberin ölümüne kadar devam ettiği bilinmektedir. Peygamber’in vefatından iki gün öncesine kadar devam eden vahiy Onun vefatıyla son buldu. Böylece Kur’an inen son âyetle tamamlanmış oldu.Bazı sûreleri Mekke’de inmesi dolayısıyla “Mekkî”, bazıları Medine’de indirildiklerinden “Medenî” diye nitelendirilmiş ve 22 yılda tamamlanmıştır.Ebû Bekr’in (ö. 13/634) halifeliği sırasında Kur’an-ı Kerîm toplanıp iki kapak arasında kitap haline getirilince, uygun bir isim aranmış, Abdullah b. Mes’ud’un (ö.32/652) “Habeşistan’da bir kitap gördüm, ona Mişhaf, Mushaf adını vermişlerdi” demesi üzerine, halife tarafından bu isim uygun bulunmuştur (Celâleddin es-Süyûtî, el-İtkân fi Ulûmi’l-Kur’ân, terc. Sakıp Yıldız, H. Avni Çelik, İstanbul 1987, I, 124). Mushaf; sayfalardan meydana gelmiş kitap anlamına gelir.Allah hafiften ağıra doğru bir yol izleyerek hükümler gönderiyor, Kur’an’ın parça parça gelişi uygulamayı kolaylaştırıyordu. Bu sayede gelen ayetler kolayca ezberlenebiliyordu.
Ayetlerin olaylar üzerine inişi, tam ihtiyaç sırasında gelişi, toplumda gerekli etkiyi göstermesine yardımcı olmuştur. Bu yüzden, ayetlerin iniş sebepleri ( esbab-ı nüzul) Kur’an tefsirlerinde önemli bir yer tutar.
Kuran-ı Kerim İslam’ın kutsal kitabıdır. 114 suredir. Kuran, Hz. Muhammed’e peygamberliğin verildiği 610’dan 632’deki ölümüne kadar parça parça indirilmiştir.
Arapça bir sözcük olan “kuran”, okumak, ezbere okumak, bir araya getirmek anlamına gelir.Kur’an ayrıca Kelamullah, Kitabullah, Furkan, Tenzil, Mushaf, Kitab, Nur ve Ümmülkitap isimleriyle bilinir. İslam’a göre Allah Kuran’ı ikinci bir isim olarak “Kitap”, olarak adlandırmak suretiyle, daha en baştan itibaren, bu metnin yazılı hale getirilmesinin önemine işaret etmiştir.“Ana Hatlarıyla Kuranı Kerim”, Prof. S. Yıldırım, s.56
Mushaf :Kuran’ın bugünkü haliyle kitap halinde toplanılmış şekline Mushaf denir. “
Mushaf”, “iki kapak arasındaki sayfalar” anlamına gelen bir kelimedir. Ebu Bekir tarafından Mushaf haline getirtildi. Kur’an’ın bölünmüş olduğu 30 parçadan (fasikül) her birine cüz denir.Kuran, “sûre” adı verilen bazı ana bölümden oluşur. Kur’an 114 sûreden müteşekkildir. Bu surelerin 86′sı Mekke’de, 28′i Medine’de gelmiştir. Her bir sure de “ayet” adı verilen parçalardan müteşekkildir. Ayetler bir kelime ila bir sayfa arasındadır. vahiylerpeygambere Cebrail meleği aracılığıyla gönderilmiştir. Kuran metninin tamamlanması, 610 -632 yılları arasında, yaklaşık 23 yılda gerçekleşmiştir. Kur’an’ı yazan Vahiy katipleri: Zeyd ibn Sabit başkanlığında Ömer, Osman, Ali, Talha, Sad, Ebu Derda, Mikdad,Übey ibn Kab, Ebu Musa el-Eşari ve Abdullah ibn Mesud’dur.Hafız:Kur’an’ın bütün metnini ezberleyen ve uygun şekilde ( tecvid) okuyabilen kişiye hafız denir. Hz. Muhammed ilk hafız olarak kabul edilir. Kur’an’ı uygun bir şekilde ve güzel bir tutum ve sesle okumaya tilavet denir.Ashab-ı Kiram (peygamberin değerli arkadaşları anlamında Arapça bir tamlama), Muhammed’in sağlığında Kur’an’ı yazmamıştır. Muhammed’in öldüğü sırada 100 bin küsür arkadaşları içinde okuma-yazma bilenlerin sayısı yalnızca 33 kişi idi, okuma-yazma oranı 10 binde 4 idi. Hafızların sayısı ise yaklaşık 20 idi. Kur’an-ı Kerim, Hz.Muhammed peygamberin devrinde bizzat vahiy meleği ve nebinin birbirlerine karşılıklı okumaları ve de sahabilerin ezberlemesiyle korunmuştur. Ancak Peygamber’in sağlığı müddetince devam eden vahyin bütün bir kitapta toplanmasına imkân yoktu. Çünkü vahyin Peygamberin ölümüne kadar devam ettiği bilinmektedir. Peygamber’in vefatından iki gün öncesine kadar devam eden vahiy Onun vefatıyla son buldu. Böylece Kur’an inen son âyetle tamamlanmış oldu.Bazı sûreleri Mekke’de inmesi dolayısıyla “Mekkî”, bazıları Medine’de indirildiklerinden “Medenî” diye nitelendirilmiş ve 22 yılda tamamlanmıştır.
Ebû Bekr’in (ö. 13/634) halifeliği sırasında Kur’an-ı Kerîm toplanıp iki kapak arasında kitap haline getirilince, uygun bir isim aranmış, Abdullah b. Mes’ud’un (ö.32/652) “Habeşistan’da bir kitap gördüm, ona Mişhaf, Mushaf adını vermişlerdi” demesi üzerine, halife tarafından bu isim uygun bulunmuştur (Celâleddin es-Süyûtî, el-İtkân fi Ulûmi’l-Kur’ân, terc. Sakıp Yıldız, H. Avni Çelik, İstanbul 1987, I, 124). Mushaf; sayfalardan meydana gelmiş kitap anlamına gelir.Allah hafiften ağıra doğru bir yol izleyerek hükümler gönderiyor, Kur’an’ın parça parça gelişi uygulamayı kolaylaştırıyordu. Bu sayede gelen ayetler kolayca ezberlenebiliyordu.Ayetlerin olaylar üzerine inişi, tam ihtiyaç sırasında gelişi, toplumda gerekli etkiyi göstermesine yardımcı olmuştur. Bu yüzden, ayetlerin iniş sebepleri ( esbab-ı nüzul) Kur’an tefsirlerinde önemli bir yer tutar.
Kuran-ı Kerimde 14 tane tilavet secdesi vardır:Araf 206, Rad 15, Nahl 49, İsra 107, Meryem 58, Hacc 18, Furkan 60, Neml 25, Secde 15, Sad 24, Fussilet37, Necm 62, İnşikak21. Alak 19
-Tilavet secdesi ile biten sureler :Araf süresi -Necm süresi -Alak süresi
-Nebilerin ismiyle isimlenen sureler :Cevap: Yunus, Hud, Yusuf, İbrahim, Muhammed, Nuh sureleri
-Ayet sayısına göre Mekki surelerin en büyüğü ,Şuara suresi 227 ayet
-Besmele iki defa zikredilen sure Neml Suresidir.Besmele ile başlamayan sure Tevbe (Berae) suresi İki nebinin ismi ile biten sure Alâ Suresidir.
-Esma-ül Hüsna’dan birisiyle başlayan sure Rahman Suresi .
-Peygamber efendimizin kadınlara öğretilmesi emir buyurduğu sure Nur suresidir.
-Her ayetinde Allah(c.c)lafzı olan sure Mücadale suresi
-Rasüllahın beni yaşlandırdığı buyurduğu sure Hud suresi
-Kendisinde iki tane secde ayeti olan sure Hacc suresi
-Ahmed ismi kendisinde zikredilen sure Saff suresi 6. ayet
-Sahabe ismi kendisinde zikredilen sure hangisidir. Ahzab suresi 37. ayet – Zeyd-
-”Ey Nebi” hitabı beş defa zikredilen sure Ahzab suresi
-İmam Şafi (r.a) nin insan düşünse bu sure insanlara yeterdi buyurduğu sure Asr suresi
-Rasullahın Zehrevan diye isimlendirdiği sureler Bakara ve Ali imran sureleri
-Kuran-ı Kerimde 25 tane nebinin adı zikredilmiştir
-Amme cüzünde 37 tane sure vardır.
-Mekkede müşriklere karşı Kuran-ı açıktan ilk okuyan sahabe Abdullah b. Mesut
-Rasullahın Kuran’ın zirvesi buyurduğu sure Bakara suresi
-Kıblenin Kudüsten Kabeye çevrildiğini anlatan süre Bakara süresi 142-150
-Mirac hadisesini anlatan süre Necm süresi
-İfk hadisesini anlatan süre Nur süresi 11-26

7

Eylül
2012

En Çok Okunan Aşr-ı Şerifler Hangileridir?

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  923 Kez Okundu

-Sayfa 206,  Tevbe sûresi, 126-129 Ayetleri arası

-Sayfa 395,396 Kasas sûresi, 83,88 Ayetler arası

-Sayfa 395,396 Kasas sûresi, 83,88 Ayetler arası

-Sayfa 145-146 En’an sûresi 142-144 Ayetler arası

-Sayfa 62 Al-İmran sûresi 103-108 Ayetler arası

-Sayfa:545,Haşr suresi:20-24 ayetler

-Tevbe süresi ayet:17-24

-Sayfa:29, Bakara suresi, ayet; 183-186

-Sayfa: 595, Fecr suresi, ayet; 17-30

-Sayfa 355 Nur suresi 3537 ayetler arası

-Sayfa 69 Al-i İmran suresi 144-148 ayetler arası

-Sayfa 24 Bakara suresi 152-155 ayetler arası

-Sayfa 313, Taha sûresi, 1-12 Ayetler arası

-Sayfa:141, En’am suresi, ayet:95-101

-Sayfa 32, Bakara sûresi, 214 215 Ayetler

-Fetih suresi, 27-29 Ayetleri arası

-Sayfa 405,Rum Sûresi :21,22,23,24 Âyet-i Kerimeler

-Sayfa 582,Nebe suresi, 31-40 Ayetleri arası

-Sayfa 58, Ali İmran sûresi, 71 77 Ayetler

-Sayfa 74, Ali İmran sûresi, 190 194 Ayetler

-Fatır Suresi, 27 ve 32 ayet-i kerimeler

-Sayfa : 553 Sure: Saf Suresi Ayet Aralığı: 6-11

-Tevbe sûresi Uzunluğu
111 den113 ayeti kerimeye kadar

2

Eylül
2012

ÖNEMLİ KUR’ÂN-I KERÎM NOTLARI

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  361 Kez Okundu


İstiâze: Sözlükte, sığınmak, korunmak anlamındadır. Kur’ân-ı Kerîm’de, Hz. Peygamber’e istiâzede bulunması (Allah’a sığınması) emredilmiştir, Hz. Peygamber de Allah’a sığınmış, bu amaçla daha çok ihlâs, felak ve nâs sûrelerini okumuş, bunu sahâbe-i kirâm’a da tavsiye etmiştir.
Âlimlerin çoğunluğu istiâzenin müstehâb olduğu ve Kur’ân okumaya başlamadan önce istiâzede bulunulmasının
daha uygun olacağı görüşünü benimsemişlerdir. Namazda istiâze, Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre birinci rek’atta, Şâfiîlere göre her rek’atta sünnettir. Namaz dışında Kur’ân okurken dinleyicinin bulunması hâlinde istiâzenin âşikâre yapılması gerekir. Çünkü kıraatin sesli olacağının îlânı için buna ihtiyaç vardır.
Neml Sûresi’nin 30. âyetinde geçen besmelenin Kur’ân’dan bir âyet olduğu konusunda İslâm âlimleri arasında herhangi bir ihtilâf yoktur; başta sahâbîler olmak üzere âlimler bu hususta sözbirliği etmişlerdir (icmâ). Ancak Tevbe Sûresi dışında, Kur’ân-ı Kerîm’deki sûrelerin başlarında bulunan 113 besmelenin her birinin tek başlarına birer âyet olup olmadığı konusunda İslâm âlimleri farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Kıraat imâmları, Tevbe Sûresi hâriç diğer sûrelere besmele ile başlanacağı husûsunda görüş birliğine varmışlar, bir sûreden diğerine geçişte besmelenin okunup okunmayacağı konusunda ise farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Mushaf yazarken Tevbe Sûresi dışındaki sûrelerin başına besmele yazmak da farz hükmündedir. Çünkü üzerinde ashâbın icmâı bulunan Mushaf’ta bu şekilde yazılmıştır.
Namaz dışında Kur’ân okumaya başlarken eûzü besmele çekmek; âlimlerin çoğunluğuna göre sünnet, sûrenin başından değil de herhangi bir yerinden başlanması hâlinde ise mendûptur.
Kur’ân’ın Toplanması ve Çoğaltılması: Kur’ân, Peygamberimizin devrinde bizzat Vahiy Meleği ve Nebî’nin birbirlerine karşılıklı okumaları ve sahâbîlerin ezberlemesiyle korunmuştur.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ölümünü takip eden Yemâme savaşlarında 70 kadar hâfızın ölmesi müslümanları telâşa düşürmüştü. Ashâptan Hz. Ömer de hâfızların toplanması için dönemin halîfesi Ebu Bekir’e başvurarak konunun görüşülmesini istemişti. Bunun üzerine Ebu Bekir, Zeyd bin Sâbit başkanlığında toplanan Abdullah bin Zübeyr, Sa’d bin Ebî Vakkâs, Abdurrahman bin Hâris bin Hişâm’ın da bulunduğu büyük bir komisyon tarafından Kur’ân sâhifeleri bir araya getirilmiştir. Bu aslî nüshaya “İmâm Mushaf” adı verilmiştir. Abdullah bin Mes’ûd’un teklifiyle iki kapak arasında “İmâm Mushaf” üzerinde yapılan danışma ve görüşmeler sonucunda bunun üzerinde her hangi bir noksanlık görülmemiş ve güvenirliği konusunda ittifâk sağlanmıştır.
M.648′de Ermenistan ve Azerbaycan fethinde Şamlı ve Iraklı askerlerin yan yana gelmesi ile farklı okuyuşlar ortaya çıktı ve tartışma başladı. Bu tartışma ortamının daha fazla büyümesine engel olmak için Huzeyfe bin Yemân, Halîfe Osman’a başvurarak bu durumun düzeltilmesini, ihtilâfın ortadan kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine Halîfe Osman, diğer ashâb ile de istişâre ederek, İslâm dünyasında yalnızca Hz. Ebu Bekr’in emriyle derlenmiş olan onaylı Kur’ân mushaflarının kullanılmasını ve bir başka lehçe yâhut ağız ile yazılmış tüm diğer nüshaların kullanılmasının yasaklanmasını kararlaştırdı. Hz. Osman, bir önlem olarak da gelecekte herhangi bir kargaşa yâhut yanlış anlamaya meydan vermemek için başka tüm yazılı nesneleri yaktırarak ortadan kaldırma yoluna gitti. Hz. Ebû Bekir zamanında yazılan İmâm Mushaf, Hz. Ömer’in ölümünden sonra kızı ve Hz. Muhammed’in hanımlarından olan Hafsa’ya geçmişti. Hz. Osman zamanında çoğaltılan Mushaflar, yedi nüshadır. Bunlar Medîne, Mekke, Şam, Kûfe ve Basra’ya gönderildi. Hz. Osman tarafından değişik vilâyet merkezlerine gönderilen nüshalar zamanla kayboldu. Günümüzde hâlen onlardan bir tanesi İstanbul Topkapı Müzesi’nde; bir diğer tam olmayan nüshası Taşkent’te bulunmaktadır. Çarlık Rus hükümeti onun faksimile ile reprodüksiyonunu (fotoğraf veya fotokopi ile tam kopyasını) yayınlamıştır.
Vahiy Kâtipleri: Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer b. el-Hattab, Hz. Ali b. Ebi Talib, Hz. Osman b. Affân, Hz. Amr b. el-Âs, Hz. Muâviye, Hz. Şurahbil b. Hasene, Hz. Muğîre b. Şu’be, Hz. Muâz b. Cebel, Hz. Hanzele b. er-Rebî’, Hz. Cehm b. es-Salt, Hz. Huseyn en-Nemerî, Hz. Zubeyr b. el-Avvâm, Hz. Âmir b. Fuheyre, Hz. Ebân b. Saîd, Hz. Abdullah b. Erkâm, Hz. Saîd b. Kays, Hz. Abdullah b. Zeyd, Hz. Hâlid b. Velîd, Hz. A’lâ b. el-Hadremî, Hz. Abdullah b. Revâha, Hz. Huzeyfe b. el-Yemân, Hz. Muhammed b. el-Mesmele vs.
Mekke’de ilk vahiy kâtipliğini Abdullah b. Sa’d b. Ebî Sarh, Medîne de ise, Ubey b. Ka’b yapmıştır. Ondan sonra Zeyd b. Sâbit bu görevi devamlı sürdürmüştür.
Kur’ân’ın Muhtevâsı:
1) Îtikâd.
2) İbâdetler.
3) Muâmelât.
3) Ukubât.
4) Ahlâk.
5) Nasîhat ve Tavsiyeler.
6) Va’d ve Vaîd.
7) İlmî Gerçekler.
8) Kıssalar ve Duâlar.
Suhuf: Dört büyük ilâhî kitâb dışında gönderilen kitapçıklar, formalar. Peygamberlere Allah tarafından gelen yüz dört kitaptan ilk yüz tânesi. 10 suhuf Hz. Âdem (a.s.)’a, 50 suhûf Şît (a.s.)’a, 30 suhuf İdrîs (a.s.)’a, 10 suhûf İbrâhim (a.s.)’a inmiştir.
Sûre: Kur’ân-ı Kerîmin en az üç âyetten meydana gelen bölümlerinden her biri. Çoğul şekli “suver”dir. Kur’ân-ı Kerîm’de 114 sûre olup, bâzı sûrelerin birkaç ismi vardır. Sûreler uzunluk kısalık bakımından dörde ayrılır:
1-Tıvâl,
2-Miûn,
3-Mesânî,
4- Mufassal.
Bakara sûresinden Berâe sûresine kadar olan yedi sûreye es-Seb’u’t-tıvâl (uzun sûreler) denir. Bunlar: Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, Mâide, En’am, A’râf, Yûnus veya Kehf Sûresidir.
Miûn; yani yüzlükler, âyetleri yüz dolayında olanlardır ki, Tevbe’den sonra gelenlerdir. (Tevbe, Nahl, Hûd, Yûsuf, Kehf, İsrâ, Enbiyâ, Tâhâ, Mü’minûn, Şuarâ, Sâffât).
Mesânî; âyetleri yüzden az olanlardır. Miûndan sonra gelirler. Hâmîm’ler, Elif Lâm’lar, Tâsîn’ler böyledir. (Ahzâb, Hac, Kasas, Tâsîn, Neml, Nûr, Enfâl, Meryem, Ankebût, Rûm, Yâsîn, Furkân, Hicr, Ra’d, Sebe’, Melâike, İbrâhîm, Sâd, Muhammed, Lokmân, Zümer, Hâmîm’ler, Mümtehine, Fetih, Haşr, Tenzîl, Secde, Talâk, Nûn, Hucurât).
Mufassal, Kur’ân’ın sonundaki sûrelerdir. Nevevî’ye göre Hucurât’tan başlar. Onlar da Tıvâl, Evsat, Kısâr olmak üzere üçe bölünür.
Tıvâl-i Mufassal: Hucurât’tan Burûc’a kadar,
Evsat-i Mufassal: Buruc’tan Beyyine’ye kadar,
Kısâr-i Mufassal: Beyyine’den sona kadardır.
Mekkî Sûreler: Âyetler genelde “Ey insanlar!” hitâbıyla başlar, sûre başlarında kasemler çokça yer alır, önceki peygamberlerin kıssaları anlatılır.
Medenî Sûreler: Âyetler genelde “Ey iman edenler, ey kitap ehli” hitaplarıyla başlarlar; evlilik, mîrâs, cihâd âyetlerini ihtivâ eder, münâfıklardan bahseder.
Mekkî ve Medenî Sûrelerin Sayıları: 87 tânesi Mekkî, 27 tânesi de Medenî’dir.
Sebeb-i Nüzûl: Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûl (inme) sebebi. (esbâb-ı nüzûl)
Sebeb-i Vürûd: Hadîs-i Şerîfler’in vârid olma, söylenme sebebi.
Kur’ân’ın Vahiy Kâtipleri: Dört halife, Zeyd b. Sâbit, Ubeyy b. Ka’b, Hâlid b. Ebî Süfyân.
Mehâric-i Hurûf: Kur’ân-ı Kerîm harflerinin herbirinin ağızdan ses olarak çıktığı yer. Kur’ân-ı Kerîm’i tecvîd üzere okumasını bilmek farzdır.
Kıraat-i Seb’a: Yedi kıraat imâmının okuyuş şekilleri. Yedi kıraat imâmının yâni İmâm-ı Nâfi’, Abdullah bin Kesîr, Ebû Amr, İbn-i Âmir, Âsım, Hamza, İmâm-ı Kisâî’nin okuyuşları kıraat-i seb’a adıyla meşhur olmuştur.
Kıraat-ı Aşere İmamları ve Râvîleri:
1-İmâm Nâfî (Kalun ve Verş)
2-İmâm İbn Kesîr (El-Bezzî – Kunbul)
3-İmâm Ebû Amr ( Ed-Dûrî- Sûsî)
4-İmâm İbn Âmir (Hişâm-İbn Zekvân)
5-İmâm Âsım (Ebû Bekir Şu´be-Hafs b. Süleyman (Bizim ve Müslümanların çoğunun kıraat imâmı)
6-İmâm Hamza (Halef- Hallad)
7-İmâm Kisâî (Ebû Hâris-Dûrî)
8-İmâm Ebû Ca´fer ( Îsâ b. Verdân-Süleymân b. Cemmâz)
9-İmâm Ya´kûb(Ruveys-Ravh)
10-İmâm Halef (İshâk- İdrîs)
Kur’ân-ı Kerîm’in Harekelenmesi: Irak vâlîsi Ziyâd b. Sümeyye isteğiyle Ebû’l Esved ed-Düelî tarafından h.69/688 yılında kırmızı mürekkeple harekeleri nokta şeklinde işaretlenmiştir. Irak vâlîsi Haccâc b. Yûsuf’un isteğiyle Yahyâ b. Ya’mer ve Nasr b. Âsım h.89-/707 kelimelere farklı renklerde nokta koymuşlardır. Halîl b. Ahmet 751 yılında hareke ve noktalamaya son şeklini vermiştir.
Secâvend: (Durak İşâretleri) Kur’ân-ı Kerîm’in, mânâsına uygun ve doğru okunabilmesi için durak ve geçiş yerlerini gösteren işâretler. Kur’ân-ı Kerîm’in secâvendleri şunlardır:
ج: Durmak evlâdır.
ز : Geçmek evlâdır.
ط: Durmak evlâdır.
ص : Nefes yetmediğinde durulabilir.
م: Durmak vâciptir. Durulmayıp geçilirse anlam bozulur.
قف : Durmak evlâdır. Hafif bir duruşla (bir nefeslik) durulmalıdır.
ق : Geçmek evlâdır.
ك : Bir evvelki durağın aynısı demektir.
لا : Durmak câiz değildir. Eğer durulursa bir önceki kelime ile birlikte tekrar okunur. Âyet sonunda durunca ise, tekrar edilmez çünkü durak sonlarında durmak câiz, hattâ efdâldir. :. Yakın aralıklarla rastlanan bu üç noktanın birisinde durulur, diğerinde durulmaz. Her ikisinde durmak veya her ikisinde geçmek câiz değildir (üç noktanın birincisi âyet ortasında, ikincisi ise âyet sonunda olsa veya üç noktanın birincisi âyet sonunda olsa bile hüküm aynıdır. Yâni bu durumda, birincisinde durmuş isek, diğerinde durmamalıyız).
ع: Konu bütünlüğünü gösteren işârettir. Okuyan namazda ise ve rükû yapmak istiyorsa, bu işâretin olduğu yerde rükû etmesinin münâsip olduğunu gösterir. Kur’ân’da birkaç yerde, kıraat imâmlarının oradaki durak işâreti konusunda ihtilâf etmelerinden, iki durak işâreti birden kullanılmıştır. Meselâ, Duhân 44/49, s. 499’un başındaki (ذُقْ) kelimesinin sonunda “lâ” ve “cim” durak işâreti beraber yazılmıştır. Biz bu iki durak işâretinden birisine uyabiliriz.
Secde Âyetleri: Okunduklarında veya işitildiğinde secde yapılan, Kur’ân-ı Kerîm’deki on dört secde âyet-i kerîmesi. Bunlar: A’râf: 206, Ra’d: 15, Nahl: 50, İsrâ: 109, Meryem: 58, Hac: 18, Furkân: 60, Neml: 25, Secde: 15, Sa’d: 24, Fussilet: 37, Necm: 62, İnşikâk: 21, Alak: 19. âyet-i kerîmeleridir.
Sehv Secdesi: Yanılma secdesi; namazda bir farzın veya vâcibin, vaktinden önce veya sonra yapılması yâhut vâcibin terkinde yapılması lâzım gelen secde. Birkaç kere secde-i sehv îcâb etse, bir kere yapmak yetişir.
Tilâvet Secdesi: Kur’ân-ı Kerîm’in on dört yerindeki secde âyetinden birini okuyan veya duyanın yapması vâcib olan secde.
Zellet-ül Kârî: Kıraat hatâsı. Namazın içindeki farzlardan kıraati yerine getirirken (Fâtihâ ve zamm-ı sûreyi okurken) meydana gelen hatâ, yanlış okuma. Zellet-ül kârî dört şekilde olabilir: Birincisi i’râpta hatâdır. Yâni harekelerde ve sükûnda olabilir. Meselâ şeddeyi hafif okur veya medleri (uzunları) kısa okur veya bunların aksini yapar. İkinci şekil hatâ, harflerde olur. Harfin yerini değiştirir veya harf ilâve eder yahut azaltır veya harfi ileri geri alır. Üçüncü şekil hatâ, kelimelerde ve cümlelerde olur. Dördüncüsü ise, vakıf ve vasılda hatâ olur. Yâni duracak yerde durmaz geçer. Geçecek yerde durur. Bu dördüncü şekil hatâda mânâ değişse de bozulmaz. İlk üç şekilde zellet-ül kârî mânâyı değiştirip, küfre sebeb olacak mânâ hâsıl olursa veya âyet-i kerîmede kastedilen mânâ tamâmen değişirse, namazı bozar.
Nâsih – Mensûh: Nesh, bir şeyi iptâl etmek ve onun yerine başka bir şeyi ikâme etmek, yer değiştirmek, izâle etmek. Şer’î bir hükmün yürürlüğe konmasından sonra, gelen diğer bir şer’î hükümle kaldırılması, iptâl edilmesi demektir. Hükmü kaldıran âyete “nâsih”, hükmü kaldırılan âyete de “mensûh” denir. Mensûh âyet ile amel edilemez.
Mücmel-Mübeyyen: Mânâsı kapalı lafızları ihtivâ eden âyetlere mücmel, mücmel âyetleri açıklayan âyetlere de mübeyyen âyet denir.
Mübhem-Muhkem: Üstü kapalı anlatım. Açık ifâdeli âyetler.
Müteşâbih: Birden fazla anlama gelen ifâdeler.
Garîbu’l-Kur’ân: Farklı lehçelerde kullanılan kelimeler.
Müşkilü’l-Kur’ân: Kelimelerin anlaşılma güçlüğü.
İ’câzu’l-Kur’ân: Âciz bırakmak, iknâ etmek, muhâtabın delillerini çürütmek.
Vücûh – Nezâir: Eş sesli kelimelere vücûh; farklı anlamlı kelimelere de nezâir denir.
Emsâlu’l-Kur’ân: Özlü ifâdeler.
Tashîh, düzeltme; tasnîf, sıralama; tedvîn, derleme; te’vîl, yorum ve açıklama demektir.
En Uzun Âyet: Borçlanmadan (müdâyene) bahseden âyet: Bakara 282. âyet.
İlk İnen Sûreler: Fâtihâ, Müddessir, Alak, Kalem, Müzzemmil. Medîne döneminde inen ilk sûre, Bakara sûresidir.
Son İnen Âyet: Tevbe sûresinin 128-129. âyetleri.
Rivâyet Tefsiri: Kur’ân-ı Kerîm’deki bâzı âyet-i kerîmelerin başka âyetlerle veya Peygamberimizin sünneti veya Ashâb-ı kirâmın mübârek sözleriyle açıklanması. Buna me’sûr veya naklî tefsir de denir. En meşhurları:
Taberî: Câmiu’l Beyân an Te’vîli’l-Kur’ân;
Semerkandî: Tefsîru’l-Kur’ân;
Beyzâvî: Medînetü’l-Menzil;
İbn-i Kesîr: Tefsîru’l Kur’ânü’l Azîm;
Süyûtî: ed-Dürru’l Mensûr;
Fîruzâbâdî: Tenvîru’l Mikbâs min Tefsîri İbn Abbas.
Dirâyet Tefsîri: Akla ve yoruma dayalı tefsir. Rasûlüllah’tan gelen rivâyetler (açıklamalar) esas alınarak, Kur’ân-ı Kerîm’in lisân bilgilerine ve zamanın fen bilgilerine, aklî ilimlere göre yapılan açıklaması. Bu tefsîre ma’kûl, re’y tefsîri ve te’vîl de denir. Başlıcaları:
Zemahşerî: el-Keşşâf;
İbn Kuteybe: Te’vilü’l Müşkilü’l-Kur’ân;
Şevkânî: Fethu’l Kadîr.
Arapça Tefsirler: Taberî, Zemahşerî, Beyzâvî, Râzî, Kurtubî, Celâleyn.

2

Eylül
2012

PRATİK TECVİD BİLGİLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  665 Kez Okundu

“Tecvîd, sıfatları yönünden harflerin hakkını ve müstehakkını vermektir.” Tanımda geçen “hakkını” kelimesinden maksat harfleri cehr, hems, şiddet, rihvet gibi sıfat-ı lâzımelerine uygun okumak, “müstehak” kelimesinden maksat ise harfleri lîn, kalkale vb. sıfat-ı ârızelerine uygun, güzel bir şekilde ne eksik ne fazla okumak demektir. Tecvîdin konusu, Kur’ân harfleridir. Tecvîdin gâyesi, Ku
r’ân kelimelerini Hz. Peygamber’den (s.a.s) alındığı şekliyle muhâfaza etmek ve Kur’ân tilâvetinde hatâ yapılmasını önlemektir. Tecvîd, ilim olarak farz-ı kifâye, uygulama olarak Kur’ân okuyan kişilere farz-ı ayndır.
Mahrecin Tanımı: Mahrec, tecvîd kavramı olarak harfin çıkış yeri anlamında kullanılmaktadır. Mahreç, hakîkî ve takdîrî olarak ikiye ayrılır.
1. Hakîkî Mahrec: Harf, bir mahrece temas ederek çıkıyorsa, o yere “hakîkî mahrec” denir. Yirmi sekiz harfin tamamının da çıkış yeri olan boğaz, dil ve dudak hakîkî mahrec bölgeleridir.
2. Takdîrî Mahrec: Harf herhangi bir mahrece temas etmeden çıkıyorsa, buna “takdîrî mahrec” denir. Takdîrî mahrec bölgelerini aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:
a) Geniz, ihfâ hâlinde veya ğunneli idğâm hâlinde olan sâkin م ve ن harflerine ait ğunnenin mahrecidir.
b) Ağız ve boğaz boşluğu: Med harfleri olan ا، و، ي çıkar.
Lahn-ı Celî: Harflerin sıfat-ı lâzilemelerine riâyet etmemek. Hükmü haramdır.
Lahn-ı Hafî: Harflerin sıfat-ı ârizelerinde olan hatâlardır. Hükmü vâciptir.

HARFLERİN SIFATLARI
Sıfat, harfin, mahrecinden telaffuzu esnasında aldığı keyfiyete denir.
Zıddı Bulunan Sıfatlar: Cehr-Hems, Şiddet-Rihvet, İstila-İstifal, İtbak-İnfitâh, İsmat-İzlak.
Zıddı Bulunmayan Sıfatlar: İstitâle, İnhirâf, Kalkale, Lîn, Safir, Tefeşşî, Tekrîr.
HARFLERİN UZATILMASI (MED)

Med harflerinden biriyle sesin uzatılmasına med denir. Kendisinden önceki harfin sesini uzatan harfe “med harfi” denir. Med harfleri üç tanedir; ا، و، ي
Med Sebepleri:
Hemze: Boğazın en dibindeki hakîkî mahreçten çıkar ve أ şeklinde yazılır.
Hemze-i Katı’: Yazıda ve okunuşta bulunan dolayısıyla da med sebebi olan hemzedir.
Hemze-i Vasıl: Vasıl hâlinde okunmayan dolayısıyla da med sebebi de olamayan hemzedir.
Sükûn: Harekesizliktir, alâmeti cezmdir.
Sükûn-u Lâzım: Vakıf hâlinde de vasıl hâlinde de değişmeyen, mevcut sükûndur. Yâni “vakfen ve vaslen sâbit olan sükûn”dur.
Sükûn-u Ârız: Kelimenin aslında olmayıp vakıf sebebiyle ortaya çıkan, vasıl hâlinde ise düşen sükûna denir. Yâni bu sükûn, “vakfen sâbit, vaslen sâkıt olan sükûn”dur.
Med Çeşitleri: Aslî ve fer’î med olmak üzere iki çeşit med vardır. Harfin sesini uzatmak için hemze veya sükûna ihtiyaç duyulmayan medde “aslî med” denir. Hemze veya sükûn sebebiyle aslî med üzerine ziyâdeden doğan medde “fer’î med” denir. Bu med, “medd-i mezîd” veya “medd-i medîd” diye de isimlendirilir.

MEDD-İ TABİÎ
Harf-i med bulunur, sebeb-i med bulunmazsa medd-i tabiî olur. اوتِينَا Tabiî meddi, bir elif miktarı uzatmak vâciptir.

MEDD-İ MUTTASIL
(Bitişik-aynı kelimede) Med harfinden sonra, sebeb-i med olan hemzenin aynı kelimede bulunmasından meydana gelen medde “medd-i muttasıl” denir. جَاءَ , سُوءَ , وَجِيءَ Medd-i muttasılın en az iki elif miktârı uzatılması vâciptir, efdali ise dört elif uzatmaktır.

MEDD-İ MUNFASIL
(Ayrı kelimelerde) Med harfinden sonra, sebeb-i med olan hemzenin ayrı ayrı kelimelerde yan yana bulunmasından meydana gelen medde “medd-i munfasıl” denir. يَا اَيهَا، تُوبُوا إلىَ اللهِ، إِني اَخَافُ
Medd-i munfasıldaki med harfi bazen takdîrî olur ve yazıda gözükmez. Bu durum genellikle takdîrî bir “و” veya takdîrî bir “ي” ile uzatılan zamirde veya ism-i işârette ortaya çıkar ki buna “sıla-i kübrâ” da denir. Medd-i munfasılın meddi câizdir.
MEDD-İ LÂZIM
Med harflerinden biri ve sebeb-i medden sükûn-u lâzım aynı kelimede yan yana bulunursa medd-i lâzım olur. وَلاَ الضَّالِّينَ، الحَاقَّةُ، تَأمُرُونَ
Meddi Lâzım 4 çeşittir:
1.Meddi Lâzım Kelime-i Musakkale (şeddeli kelime): مُدْهَامَّتَانِ – حَادٌّ
2.Meddi Lâzım Kelime-i Muhaffefe (cezimli kelime):آلانَ
3.Meddi Lâzım Harf-i Musakkale (şeddeli harf): اَلَم طَسَمَ،
4.Meddi Lâzım Harf-i Muhaffefe (cezimli harf): ص، صَادٌ، اَلَم

MEDD-İ ÂRIZ
Med harflerinin birinden sonra, sebeb-i med olan ârız sükûn gelirse medd-i ârız olur: يَعْلَمُونَ نَسْتَعِينُ، . Bir eliften fazla uzatılması câizdir.
ÜSTÜN:3 vecih: 1. Tûl: 4 elif, 2. Tevassut: 2-3, 3. Kasr: 1 elif.
KESRA:4 vecih: 1. Tûl: 4 elif, 2. Tevassut: 2-3, 3. Kasr: 1 elif, 4. Kasr ile revm.
ÖTRE: 7vecih: 1. Tûl: 4 elif, 2. Tevassut: 2–3, 3. Kasr: 1 elif, 4. Tûl ile işmâm, 5.Tevassut ile işmâm, 6. Kasr ile işmâm, 7. Kasr ile revm.
Medd-i ârızdaki vecihler Medd-i Lîn için de geçerlidir. Kıraat imâmımız Âsım hazretleri, medd-i ârızı tevassut vechi ile okumayı tercih etmişlerdir.
Revm: Hafif bir sesle harekeyi belirtmektir. Göremeyenlere harekeyi duyurmak maksadına yönelik yapılan revm; vakıf hâlinde ötre ve esrede yapılır, üstünde yapılmaz.
İşmâm: Sükûndan sonra ötreye işâret etmek üzere dudakları önde yummaktır. Dolayısıyla işmâm sadece ötrede yapılır. İşmâmda ses yoktur. Harekeyi duyma imkânına sahip olamayanlar, işmâmdaki dudak hareketi sayesinde harekeyi anlama imkânı elde ederler.
Revm ve İşmâm Yapılmayan Yerler:
a) Sonu tenvînli kelimelerde,
b) Ârızî harekelerde,
c) Müenneslik tâ’larında,
d) Cemî’ mîmlerinde.

MEDD-İ LÎN
Lîn harfinden sonra, sebeb-i med olan ârız veya lâzım sükûn bulunursa “medd-i lîn” olur. خَوْفٍ
Lîn harfleri, öncesi üstün olan cezimli وْ ve يْ dir.

İDGÂM MEA’L-GUNNE
Gunneli idgâm demektir. İdgâm mea’l-gunne harfleri: (ي م ن و :نُوَيْم ) olup, dört tanedir. Tenvîn veya sâkin ن’dan sonra bu harflerden birisi gelirse idgâm mea’l-gunne olur. Misâl: يَرَهُ خَيْرًاسِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ، وَمِنْ مَاءٍ، نُقَاتِلْ، مَلِكًا Eğer sâkin ن ile idgâm mea’l-gunne harflerinden “و” veya “ي” aynı kelimede bulunurlarsa, bütün kıraat imâmlarının ittifâkı ile izhâr olur. İdgâm mea’l-gunne olmaz. Kur’ân-ı Kerîm’de bu türlü kelime dört tanedir: الدُّنْيَا -صِنْوَانٌ -قِنْوَانٌ -بُنْيَانٌ Hükmü vâciptir. İdgâm mea’l-gunnenin müddeti bir elif miktârıdır.
(ن) ve (يس) kelimelerinden sonra gelen و harfi İmam Âsım ve Hafs rivâyetine göre hem izhâr hem de idgâmla okunabilir: الحَكِيمِ وَالقَرْآنِ يَسَ وَالقَلَمِ،

İDGÂM-I BİLÂ GUNNE
(Gunnesiz İdgâm) Tenvîn veya sâkin “ن” dan sonra “ر” ve “ل” harflerinden biri gelirse idgam-ı bilâ gunne olur. Sesi genizden getirmeden şeddeli olarak okunur: غَفُورٌ رَحِيمٌ، هُدًى لِلْمُتَّقِينَ، مِنْ رَبِّهِمْ

İDGÂM-I MÜTECÂNİSEYN
Mahreçleri bir olan, sıfatları (vasıf, nitelik; kalınlık, incelik, yumuşaklık, vurgulu okunma gibi) farklı olan iki harfin, birincisi sâkin, ikincisi harekeli olarak gelirse, birincisini ikincisine katıp/çevrilip (birinci harfi okumayıp), ikinci harfi şeddeli imiş gibi okumaya idgâm-ı mütecâniseyn denir.
Hükmü vâciptir. Cinsleri aynı olan harfler sekiz tânedir ve şu üç gruba ayrılırlar: a) د ط، ت، b) ث ذ، ظ، c) م ب،
İDGÂM-I MÜTEGÂRİBEYN
Mahrecinde veya sıfatında birbirlerine yakınlığı olan iki harften birincisi sâkin, ikicisi harekeli olarak gelirse, birincisinin ikincisine katılıp ikinci harfi şeddeli imiş gibi okumaya idgâm-ı mütegâribeyn denir. Hükmü vâciptir.
Birbirlerine yakınlığı olan harfler 4 tanedir ve iki gruba ayrılırlar:
a) ر ل،(ل önce gelmelidir): (بَلْ رَفَعَهُ اللهُ، قُلْ رَبِّ)
b) ق ك (ق önce gelmelidir ve ق, kendi mahrecinden kalkale yapılmadan okunur): اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ İdgamın olduğu yer de kalkale yapılmaz.

İDGÂM-I MİSLEYN
Aynı harfin, aynı veya ayrı kelimede, birincisi cezimli, ikincisi harekeli olarak arka arkaya gelmesi durumunda birincisinin ikincisine katılarak ikincisinin şeddeli bir harf gibi okunmasına idgâm-ı misleyn denir. İdgâm-ı misleynde, “م” harfinin م’e, “ن” harfinin de ن’a uğraması hâriç gunne yapılmaz. Hükmü vâciptir. İdgâm-ı misleyn; mealgunne ve bilâgunne olarak ikiye ayrılır.
I- İdgâm-ı misleyn mea’l-gunne: Bu da iki durumda meydana gelir:
a- Sâkin نْ’dan sonra harekeli ن geldiği zaman. وَمَنْ نُعَمِّرْهُ، مَنْ نَشَاءُ، مِنْ نَارٍ
b-Sâkin مْ’den sonra harekeli م geldiği zaman: قَصَصْنَا مَنْ مِنْهُمْ مُؤصَدَةٌ، عَلَيْهِمْ جُوعٍ، مِنْ اَطْعَمَهُمْ
SAKİN MÎM’İN ÜÇ HÂLİ
1- Sâkin مْ, kendisinden sonra gelen harekeli م harfine uğrarsa, idgâm-ı misleyn mea’l-gunne olur.
2- Sâkin م’den sonra ب harfi geldiği zaman ihfâ olur. Buna ihfâ-ı şefevî (dudak ihfâsı) denir. (بِهِ اَمْ مَا لَهُمْ بِهِ -) gibi. م, dudaklara bastırmadan ve kısmen gizlenerek okunur. Gunnede de hafif tutma yapılır.
3- Sâkin م’den sonra ب ve م ‘den başka harflerden biri geldiği zaman izhâr olur. Buna izhâr-ı şefevî denir. فِيهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ، هُمْ دِينُكُمْ، لَكُمْ الْحَمْدُ، gibi. Bu durumda م tutma yapılmadan, tabiî olarak okunur. م’in gunne sıfatı da normalden fazla uzatılmadan okunur.
II- İdgâm-ı misleyn bilâ gunne: ن ve م harflerinin dışında kalan harfler, birbirlerine uğradığı zaman olur. قَدْ دَخَلُوا، اِضْرِبْ بِعَصَاكَ الحَجَرَ gibi. Hükmü vâciptir.

İKLÂB
Tenvîn veya sâkin nûn’dan sonra ب gelirse, ب’den önce gelen tenvînin nûn’u veya sâkin nûn’u, hâlis sâkin م’e çevirerek, hâsıl olan م’i gunneli okumaya iklâb denir. Bir buçuk elif uzatmak vâciptir. (سَمِيعٌ بَصِيرٌ مِنْ بَعْدِ، )

İZHÂR
İzhâr, iki harfin arasını birbirinden ayırıp açarak, idgâmsız, ihfâsız ve iklâpsız olarak açıkça ve kuvvetlice okumaya denir. Tenvîn veya sâkin ن’dan sonra izhâr harflerinden (ا ح خ ع غ ه) biri gelirse, izhâr olur. Hükmü vâciptir. مَنْ آمَنَ، غَفُورٌ حَلِيمٌ، مِنْ خَوْفٍ

İHFÂ
Tenvîn veya sâkin ن’dan sonra ihfâ harflerinden (ت، ث، ج، د، ذ، ز، س، ش، ص ض، ط، ظ، ف، ق، ك) biri gelirse ihfâ olur. Miktârı, bir buçuk eliftir. عَنْ صَلاَتِهِ، مِنْ طَيِّبَاتِ، مِنْ دُونِ، اَنْتُمْ

TENVÎN VE SÂKİN NÛN’UN BEŞ HÂLİ
Tenvîn veya sâkin ن’den sonra;
1) (ر – ل ) harfi gelirse, idgâm-ı bilâ gunne olur.
2) ( وي م ن ) harflerinden biri gelirse, idgâm-ı mea’l gunne olur.
3) ب harfi gelirse, iklâb olur.
4) Şu on beş harften birisi gelirse ihfâ olur: (ت ,ث ,ج , د , ذ , ز , س , ش , ص , ض , ط , ظ , ف, ق, ك )
5) (ا ح خ ع غ ه ) harflerinden biri gelirse izhâr olur.

KALKALE
Harfin, çıkış yerinden kuvvetli bir ses ile okumasına kalkale denir. ب، ج، د، ط ق harflerinden biri kelimenin ortasında veya sonunda cezimli olarak gelirlerse kalkaleli okunurlar: قَدْ قَامَ، لَمْ يَلِدْ Şedde ve idgâm kalkaleye mânîdir.

RÂ HARFİNİN (İNCE VEYA KALIN) OKUNUŞU
a)ر Harfinin Kalın Okunduğu Yerler:
- ر’nın harekesi üstün ve ötre ise kalın okunur: نَصْرٌ لِيُنْذِرَ، تَمُرَّ،
- ر cezimli ise, kendisinden önceki harfin harekesi üstün ve ötre ise yine kalın okunur: وَاْمُرْ بِالعُرْفِ، وَاِنْحَرْ، بِالنَّذُرْ
- ر ve ondan önceki harf sâkin, bir önceki harfin harekesi üstün ve ötre ise kalın okunur: بِالصَّبْرْ، مِنْ كُلِّ اَمْرْ، فِي الصُّدُورْ
- Vasıl hemzesinden (okunmadan geçilen hemzeden) sonra gelen ر, kalın okunur (Kur’ân’da vasıl hemzelerinin başında ص yazılıdır): اِرْجِعِي، لِمَنِ اِرْتَضَى، اِرْكَبْ
- ر sâkin, kendinden önceki harf esreli, ر’dan sonraki harf ise kalın okunan harflerden olup harekesi üstün ve ötre olursa, ر yine kalın okunur: فِرْقَةٌ، مِرْصَادًا، قِرْطَاسٌ
b) ر Harfinin İnce Okunduğu Yerler:
- ر’nın harekesi esre ise ince okunur: يُرِيدُ بِالبِرِّ، اَبْصَارِهِمْ،
- ر cezimli ise, kendisinden önceki harfin harekesi esre ise ince okunur: وَاصْطَبِرْ، مُذَكِّرْ
-ر ve ondan önceki harf sâkin, bir önceki harfin harekesi esre ise ince okunur: قَدِيرْ، بَصِيرْ
- ر sâkin ve bir önceki lîn harfi ise, ر harfi ince okunur: سَدِيرْ

ALLAH LÂFZININ OKUNUŞU
a. Allah Lâfzının Kalın Okunduğu Yerler: Allah isminden önceki harfin harekesi üstün veya ötre ise Allah isminin lâm’ı kalın okunur: نَصْرُ اللهِ، هُوَ اللهُ
b. Allah Lâfzının İnce Okunduğu Yerler: Allah isminden önceki harfin harekesi esre olursa Allah isminin lâm’ı ince okunur: اَعُوذُ بِاللهِ

SEKTE
Sekte, nefes almadan bir elif miktârı kadar bir süre sesi kesmeye denir. Kur’ân’da şu dört yerde sekte vardır ve sekte yapılacak yerde harfin altında سكته yazılıdır.
1- Kehf Sûresi’nin 1. âyetinde: قَيِّمًا — عِوَجًا
2- Yâsîn Sûresi’nin 52. âyetinde: هَذَا — مَرْقَدِنَا مِنْ
3- Kıyâme Sûresi’nin 27. âyetinde: رَاقْ — وَقِيلَ مَنْ
4- Mutaffifîn Sûresi’nin 14. âyetinde: رَانَ — كَلاَّ بَلْ
OKUYUŞ ŞEKİLLERİ (YAVAŞ – HIZLI – NORMAL)
a) Tahkîk: En ağır okuma şeklidir. Yavaş yavaş, mânâyı düşünerek, bütün tecvît kurallarına uyarak, ruhsatları kullanmadan (meselâ medd-i munfasılı da 4 elif uzatarak) okumaktır.
b) Hadr: Süratli okuma şeklidir. Hatim indirenler, cüz okuyanlar bunu tercih ederler. Bunda yine medd-i lâzım 4, medd-i muttasıl 2 elif uzatılır. Bu ikisinin dışında 1 eliften fazla uzatılanlar ise 1 elif uzatarak okunur.
c) Tedvîr: Tahkîk ile hadr’in ortasıdır. Bunda da mânâ düşünülür.

30

Ağustos
2012

KUR’ÂN-I KERîM’E AİT GENEL BİLGİLER

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  342 Kez Okundu

1 . Mukaddes Kitabımız Kur’ân-ı Kerîm Allah Kelâmıdır
2. Kur’ân-ı Kerîm’in Tercüme Edilmesi ve Kendi Lafzıyla Okunması:Hanefî ulemâsı, tercümenin Kur’an’ın yerini asla tutamayacağından, tercümenin bir meal olmak üzere Arapçası ile birlikte yazılmasını şart koşmuştur.
3. Kur’ân-ı Kerîm’in Eşsizliği (İ’câzı):Kur’ân-ı Kerîm hem lafız hem anlam bakımından Allah’a ait yani arapça bir ifade ve üslûba sahip olduğundan, onun bir benzerini, değil başka milletler, Araplar dahi yapamamışlardır.
4. Kur’ân-ı Kerîm’in Nüzûlü ve Tespit Şekli:Kur’ân-ı Kerîm, Allah katından Resûl-i Ekrem’e 40 yaşında iken (m. 610) Ramazan ayında mübarek bir gecede, Kadir gecesinde Hz. Cebrail vasıtasıyla indirilmeye başlanmış ve 22 sene 2 ay 22 günde tamamlanmıştır.
5. Kur’ân-ı Kerîm’in Kitap Halinde Toplanması:Hz. Peygamber’in vefatından sonra Hz. Ebû Bekir’in halîfeliği devrinde, dinden dönenlere karşı yapılan Yemâme savaşında (m. 633) 70 kadar hâfız şehid olmuştu.Bunun için Hz. Ömer, Hz. Ebû Bekir’e müracaat etti. O da teklifi yerinde bularak, Hz. Peygamber’in çok sevdiği vahiy kâtibi Zeyd b. Sâbit’i (ra.) çağırarak bu görevi ona verdi. O da bir yandan eldeki çeşitli malzemelere yazılmış mevcut nüshaları bir araya getirdi. Böylece, eldeki bütün yazılı âyetleri Zeyd b. Sâbit (ra.) kendisinin ve hâfızların ezberleriyle karşılaştırdı. Sonunda her sûre ve âyetleri vahiyle belirlenmiş sıraya göre ve Kureyş lehçesiyle bir kitap hâlinde yazıldı ve adına “Mushaf” denildi. Hz. Ebû Bekir vefat edince bu Mushaf, Halîfe Hz. Ömer’e teslim edildi.Nihayet Hz. Osman halîfe seçilince nüsha ona intikal etti. O da İslâm’ın yayılması ile Kur’an’ın metninde bazı değişik okuma/kıraat farklarına ve ihtilaflarına meydan vermemek için, yine Hz. Zeyd b. Sâbit’in başkanlığında bir heyet kurup sûreleri son arzaya uygun olarak (geliş sırasına göre değil de aralarındaki ilgiye göre tertip edip) birkaç (4-5 veya 7-8) nüsha yazdırarak bazı büyük vilayetlere gönderdi
II – MUSHAF’A NOKTA VE HAREKE KONULMASI:Emevî hükümdarı Abdülmelik zamanında (v. 65/684) görevlendirilen Ebü’l-Esved ed-Düelî (v. 69/688) Kur’an’da önce nokta yerlerini hareke ile belirtti. Bundan sonra çalışmalar devam etti. Irak emîri Haccâc zamanında da Yahyâ b. Ya’mer (v. 65/684) ile talebesi Nasr b. Âsım el-Leysî (v. 89/707) noktalama işini geliştirip bugünkü nokta ve harekeleri koydular. Hemze, şedde, sıla, revm, işmâm ve diğer işaretler de Halil b. Ahmed (v. 175/791) tarafından konuldu.
III – SÛRE VE ÂYET:Sûre şeref, yüksek rütbe veya binanın kısmı anlamlarına gelir. Tefsir ilmine göre sûre Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerden meydana gelen bölümlerine denilir. Sûrelerin sayısı 114’tür.Âyet sözlükte alâmet, işaret, ibret, delil ve mûcize anlamlarına gelir. Bugün yaygın olarak bulunan Mushaf’ta 6236 âyet.Sûreler uzunluklarına göre de tasnif edilir.Sûreler kemiyet bakımından şöyle bir taksime uğrarlar: 1-Tıval, 2-Miûn, 3-Mesani, 4- Mufassal,
1- Tıval yani uzun süreler yedidir: Bakara, Al-i İmran, Nisa’, Maide, En’am, A’raf, Yunus veya Kehif.
2- Miûn, yani yüzlükler, âyetleri yüz dolayında olanlardır ki, Tevbeden sonra gelenlerdir. (Tevbe, Nahl, Hûd, Yusuf, Kehif, İsra, Enbiya, Tâhâ, Mü-minun, Şuarâ, Saffât).
3- Mesani, âyetleri yüzden az olanlardır. Miûndan sonra gelirler. Hâmimler, Elif Lamlar, Tasinler böyledir.
Mesani: (Ahzab, Hac, Kasas, Tasin, Neml, Nur, Enfal, Meryem, Ankebut, Rum, Yâsin, Furkan, Hicr,
Ra’d, Sebe’, Melâike, İbrahim, Sâd, Muhammed, Lokman, Zümer, Hâmimler, Mümtehine, Fetih, Haşr, Tenzil, Secde, Talak, Nun, Hücurat).
4- Mufassal, Kur’an’ın sonundaki sûrelerdir. Nevevî’ye göre Hücurattan başlar. Onlar da Tıval, Evsat, Kısar olmak üzere üçe bölünür.
Tıvali Mufassal: Hücurattan Buruca kadar, Evsatı Mufassal: Buructan Lemyekün’e kadar, Kısarı Mufassal: oradan sona kadardır.
IV – KUR’AN’IN KIRAATLERİ:Kur’ân-ı Kerîm’in lafızlarında, harflerinde ve edasındaki değişik rivâyet hususuna, diğer bir ifadeyle kelimelerdeki med, kasır, hareke, sükûn, nokta ve i’rab bakımından değişik okumaya “kıraat” denilir. Ashâb-ı kirâmdan bu hususta hem senetleri sahih, hem de tevâtür derecesine ulaşmış rivâyetler “yedi tarîk/kıraat” (yedi okunuş şekli) toplandı ki, bunlara “Kıraat-i Seb’a” denilmiştir.

29

Ağustos
2012

Tecvid Soru- Cevaplar

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  328 Kez Okundu

Soru 1 Kur’an-ı kerim okumaya başlarken isti-azenin hükmü nedir?
Cevap 1 Süre evvellerinde isti-aza bir kısım Âlimler vacip demişler ise de esas olan ekser ulemaya göre sünnettir.
Soru 2 Süre başlarında besmele-i şerife okumanın hükmü nedir?
Cevap 2 Berae(tevbe)süresi hariç bütün surelerin başı besmele-i şerifin mahallidir. Besmele-i şerifin okunması sünnettir.
Soru 3 Berae süresinin başında besmele-i şerif okunur mu ?
Cevap 3 Berae süresinin başında besmele okumak caiz değildir. Diğer ayetlerinde ise beis yoktur.
Soru 4 Kur’an- kerim kaç tarik üzere okunur? her tarika göre med miktarları ne kadardır?
Cevap 4 Kur’an-ı kerim 3 Tarık üzere okunur.
 

Tahkik tarıkında:
Meddi tabii: 1elif miktarı
Meddi muttasıl :4 elif miktarı
Meddi munfasıl:4 elif miktarı
Meddi lazım:4 elif miktarı
Meddi Arız:4 elif miktarı
Meddi Liin:3elif miktarı med iledir…
Tedvir tarikınde
Meddi tabii: 1elif miktarı
Meddi muttasıl :3 elif miktarı
Meddi munfasıl:3 elif miktarı
Meddi lazım:3 elif miktarı
Meddi Arız:3 elif miktarı
Meddi Liin:2 elif miktarı med iledir…
Hadır tarıkında ise
Meddi tabii: 1elif miktarı
Meddi muttasıl :2 elif miktarı
 

Meddi munfasıl:1 elif miktarı
Meddi lazım:2 elif miktarı
Meddi Arız:1 elif miktarı
Meddi Liin:2 elif miktarı med iledir…
Soru 5 Tecvidin hükmü nedir ?
Cevap 5 Tecvid öğrenmek ona riayet تَرْتِيلاً ءَانَ الْقُرْ وَرَتِِلِ hükmüne göre farzdır…
Soru 6 Tertil ne demektir ?
Cevap 6 harflerin tecvit ve sıfatı lazımelerinin sıfat-ı arizelerini bilmek anlamak vakıflarını, durulacak yerler ve başlayacak yerleri bilmek ve tatbik etmektir. Vakıf ve ibtida peygamber efendimiz bizzat fiili sünneti ile sabittir.
Soru 7 Tecvit kelimesinin lügat manası nedir?
Cevap 6 Bir nesneyi güzel etmek ve hoşça yapmak manasınadır…
Soru 8 İlmi tecvidin şer’an hükmü ne ile sabittir?
Cevap 8Kitab Sünnet İcma-i ümmet ile sabittir.
Soru 9 Tecvidin tarifi nedir?
Cevap 9 Tecvid harflerin hakkını vermek mertebelerini tertip etmek harfi mahreç ve aslına red ermektir.

Soru 10 Tecvid ilmi nedir?
Cevap 10 kendisinde harflerin mahreçlerinden ve sıfatlarından bahs edilen bir ilimdir.Yani harflerin mahreç sıfatlarına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten ilimdir.
Soru 11 Tecvidin gayesi ve faidesi nedir?
Cevap 11 Lisanı hatadan ve noksandan ve ziyadeden hıfz edip me’murun bihe imtisaldir.Yani harflerin mahreç ve sıfatalrına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten bir ilimdir…

Soru 12 Tecvid eserinin ilk musannifi kimdir?
Cevap 12 Tecvid eseri ilk defa hicri 325 miladi 936 tarihlerinde vefat eden Musa bin Ubeydullah ibni Yahya ibni hakan tarafından yazıldığı beyan edilmektedir…

Soru 13 Harfi med kaç tanedir neye denir ?
Cevap 13 Harfi med 3 dür و ي ا
و sakin olsa makabli mazmum olsa
ي sakin olsa makabli meksur olsa
ا elif ise daima sakin olup makabli meftuh olmakla cemi zamanda harfi med olur Her üç harf kendi cinsinden hareke alırsa harfi med olur (Mukadder harf ile)

Soru 14 Harfi liin kaç tanedir. Neye denilir?
Cevap 14 Harfi liin 2 dir و ي sakin olup makabilleri meftuh olursa harfi liin olur her 2 harf kendi cinsinden hareke almaz harfi liin harfi med demektir…

Soru 15 Aslı med ne demektir, Fer-ı med ne demektir, Aralarındaki fark nedir ?
Cevap 15 Aslı med 1 elif mikdarı (kasrı med)demek olup vacip hükmündedir…
Fer-ı med asli med üzerine zaid olandır ki yani 1 elif üzerine ziyade olan 2 elif 3 elif 4 elif 5 elif mikdarı çekmek caizdir. Bunlara meddi medid meddi mezid de denilir…
Soru 16 Harfi liin ile harfi med arasındaki fark nedir ?
Cevap 16 Harfi medler de kendi cinsinden hareke alıp kendisinden evvel ki harfin sesini 5 elif mikdarına kadar uzatır.
Harfi liin ise kendi cinsinden hareke almayıp ehaffül harekat olan fetha harekesini aldığından ve kendi sesi uzatıldığı için 3 elif mikdarına kadar ses uzatılır.

Soru 17 Meddi muttasıl ve meddi lazım dışında med bablarında meddi vacip hükmü varmıdır?
Cevap 17 Meddi tabii dahi hernekadar medlern mertebelerinde vacip ifadesi yok isede her med babında bir elif mikdarı yani asli med vaciptir.

Soru 18-med kaç nev’idir?
Cevap 18- Meddin nev’ileri 10 tanedir…
1) Meddi tabii
2) Meddi muttasıl
3) Meddi munfasıl
4) Meddi lazım
5) Meddi arız
6) Meddi liin-i sukunu arız
7) Meddi liin-i sukunu lazım
8) Meddi temkin
9) Meddi ibdal
10) Meddi manevi (7 tanesi misalleri ile bilinmektedir.)

Soru 19- Hafs rivayetine göre kaç yerde teshil vardır ?
Cevap 19- Hafs rivayetine göre 7 yerde teshil vardır.
آلذَكَرَيْنِ gibi 2 yerde
لاَنَآ gibi 2 yerde
آللهُ gibi 2 yerde
اَعْجَمِيٌّ kelimesinde tek yerdedir. Sadece tek teshil vechi ile okunur. Diğer 6 yerde ise bir tek tahkik ve bir de teshil ile okunurlar. Ehlinden bil müşafehe öğrenilir.

Soru 20 Vakıf kaç kısımdır ?
Cevap 20 Cumhur-u ulamaya göre 4 kısımdır.
Vakf-ı tam يَوْمُ الدِينُ gibi
Vakf-ı hasen الحمدالله gibi
Vakf-ı kâfi اَمْ لَمْ تُنْزِرْهُمْ لا يُؤْمِن gibi
Vakf-ı kabih لَقَدْ كَفَرالذِينَ قالوُ gibi

Soru 21 -Ravmın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 21- Ravm vasıl hükmündedir. Kelimenin son harfi kalkale harflerinden olmayan ahiri mazmum ve meksur olan kelimelerde kasr-ı med ile harekenin 3’de birini ifade edilerek yapılır…

Soru 22- İşmamın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 22- İşmam vakıfta ve vasılda ahiri mazmum ve sükûnlarda yine ahiri kalkale olmayan kelimelerde yapılır..

Soru 23- Haf rivayetine göre hangi kelimede imale yapılır.İmale ne demektir?
Cevap 23 -Ya kesraya meyl ettirerek okuamaktır.Hafs rivayetine göre kur’an-ı kerimde bir yerdedir.

Soru 24- İdğam-ı meal gune harflerinden hangileri nakıs idgam ile okunur?
Cevap 24- يمنو Harflerinde و ile ي idgam-ı nakıs ile okunur. و ile ي bir kelimede vaki olursa idgamda ki izhar ile okunur. بنيان غنوان gibi…

Soru 25 İdgam-ı mütecaniseyn de لءن بسطت kelimesinde idgam-ı nakısmıdır tamıdır?
Cevap 25 فَرَّطت اخطتُ لءن بسطت kelimelerinde idgam-ı nakıstır…

Soru 26 İdgam-ı mütekarıbeynde ق ك Mahrecinde الم نخلقكم[/size]Kelimesinde idam tamıdır nakısmıdır?
Cevap 26 Hem idgam-ı tam hem idgam-ı nakıstır.

Soru 27 Lafza-i celali idgam-ı şemsiyyemidir?
Cevap 27 Lafza-i celali idgam-ı şemsiyye degildir.Çünki Cenab-ı hakk’ın zatının ismi olması hasebiyle hiç benzeri olmayan hususi bir isim ve kelimedir. اile لlam-ı tağrif değildir.Çünki nida halinde diye sabit kalabiliyor ve hemze-i kat’i olabiliyor Ancak teskili istiğmal için kullanılmıştır…

Soru 28 فيه مهانا kelimesinde niçin zamir med edilerek okunur?
Cevap 28 3 sebebdendir.Kafirlere azabın şiddetinden kesradan zambeye geçişde sıkletten فيه kelimesini مهانا dan ayırmak için hafs rivayetinde zamir med ile okunur…

Soru 29 Sekte kaç yerdedir,Tağrifi hükmü nelerdir?
Cevap 29 sekte nefes almakdan sesi kesmek demektir…Sekte vakıf hükmünde vakfa yakın bir keyfiyyetdir.4 yerdedir ayrıca 9 yerde ise ha-i sekte vardır…

Soru 30 Lahn ne demektir.Kaç kısımdır şartları nalerdir?
Cevap 30 Lahn tecvide uymamaktan doğan hatalara denilir.2 kısımdır.Lahn-ı celi, lahn-ı hafi
Lahn-ı celi : Açık hata demektir.Bu hata işlendiğinde namaz bozulur tahrimen mekruhtur.Bu hatalardan kurtulacak kadar tecvid bilmesi farzdır.Hataların bazıalrı şunlardır.Harflerin sıfat-ı lazimelerinde kelimelerin harflerinde ,harekelerinde, sukunlarında değiştirmek gibi…
Soru 31 Lahn-ı hafi hangi hataların yapılışındadır?
Cevap 31 Harflerin sıfatı arızelerinde meydana gelen ihfa,izhar,iklab,idgam,gunneyi terk etme,kalın harfi ince, ince harfi kalın okuma, kasr-ı med med olan yerleri kasır yapmak, hareke ile vakıf yapmak kuvvetliyi zayıf ,zayıfı kuvvetli okumak gibi…

Soru 32 Vakıf halinde kelimenin ahiri iki örteli ve ya iki esreli yerlerde ravm ve işmam yapılırmı? Hükmü nedir?
Cevap 32 bu gib yerlerde ravm ve işma yapılır.Çünki ik ötre iki esre tek ötre ve tek esre hükmündedir…

Soru 33 İdgamların, şeddelerin,gunnelerin,ihfaların icrasında ayrıntıları ile birlikte üzerinde durma zamanı ne kadardır?
Cevap 33 İdgamlada, şeddelerde,gunnelerde,ihfalarda üzerinde durma zamanı tahkik tarikında:1,5 elif mikdarı ,tedvir tarikinde:1 elif mikdarı hadır tarikinde ½ elif mikdarı bir zaman tutulur…

Soru 34 Vakıf alametinin başka adı varmıdır,bu alametlerin mucidi kimdir, Bu alametler hangi harflerdir?
Cevap 34 Vakıf alametinin bir adıda secavent alametleridir.Durak işaretide denir.(durak denmez) Bu alametlerin mucidi ise Muhammed ibni Tayfur secavendi hazretleridir.Bu zatın künyesi ve lakabına izafeten secavent alemetide denir şol harflerdir… ط م ج قف ز ق ص ك لا ve üç noktadır….

S-35) Bir şeyi güzel yapmak,süslemek anlamındaki kelime hangisidir?
C-35) Tecvid.
S-36) Arap alfabesi kaç harften oluşmaktadır?
C-36) 28
S-37) Elif ve hemze neye denir?
C-37) Elif harekesiz elife, Hemze harekeli elife denir.
 

S-38) Mahreç harfleri kaç yerden çıkar?
C-38) 17
S-39) Boğaz harfleri kaç tanedir?
C-39) 6
S-40) Dil kısmından kaç harf çıkar?
C-40) 18
S-41) Dudak kısmından kaç harf çıkar?
C-41) 4
S-42) Kendisinden önceki harfin sesini uzatan harfe ne denir?
C-42) Med harfi.
S-43) Asli medden fazla uzatmayı gerekli kılan sebeplere ne denir?
C-43) Sebebi med.
 

S-44) Hem vasıl hemde vakıf halinde sabit olan hemzeye ne denir?
C-44) Hemzei katı.
S-45) Vakıf halinde sabit olup vasıl halinde düşen hemzeye ne denir?
C-45) Hemzei vasıl.
S-46) Hem vasıl hemde vakıf halinde sabit olan sukun’a ne denir?
C-46) Sukunu lazım. نون صاد قاف

25

Ağustos
2012

Kur’an’da secâvend işaretleri

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  409 Kez Okundu

Secâvend, Kur’an’da Vakf/Durma İşaretleri
(م): Mim: Vakf-ı lâzım işaretidir. Bu işaret nerede gelirse orada vakfetmek lazımdır, vaciptir. Vakf terk edilemez. Çünkü kastedilen mana bozulur. Hatta bu vakf, kasden terk edildiği taktirde, küfrü icap ettirmesinden korkulur. Mim İşareti, Kur’an-ı Kerim’de “84” yerde bulunmaktadır.maviekspres.com
(طَ): Tı: Vakf-ı mutlak alâmetidir. Bu işaretin bulunduğu yerde de vakf yapılması evlâ/daha güzel olmakla beraber, vasl da caizdir. Vakf yapılmazsa da bir şey lazım gelmez. Bu işaretin bulunduğu yerde durulur ve devam edilir.
(ج): Cim: Vakf-ı caiz alâmetidir. Vakf ile vasl ihtiyaridir/isteğe bağlıdır. Ancak vakf evlâdır.
(ص): Sad: Vakf-ı ruhsat işaretidir. Vakfın yeri olmayan, fakat zarurete mebni vakf caiz olan mahal/yer demektir. Vakf yapıldığı takdirde geriden almaya lüzum yoktur.
(ز) ): Ze: Vakf-ı mücevvez alametidir. Vakf caiz olmakla beraber vasl evlâdır. Vakf yapılırsa, geriden almak caizdir.
(لَا): Lâm-elif: Vakfın caiz olmadığını gösterir. Durma, durulmaz demektir. Çünkü mana tamam olmamıştır. Vasl etmek lazımdır. Vakf yapılırsa geriden almak gerekir. Ancak ayetin sonunda olursa, tekrar geriden almak doğru değildir. Çünkü orası diğer bir ayetin başıdır.
(ق): Kaf: Vasl alametidir. Vakf caizse de vasl evlâdır.
(قف): Kıf: Vakf alametidir. Bu kelime üzerinde “vakf yap” demektir. Vasl da caizdir.
( ۖ ): Sılî: Vakfın caiz, vaslın efdâl olduğuna işarettir.
(ك): Kef ( آذا ) veya ( kezalik ) kelimesinin kısaltılmış şekli olup, bir önceki işaret gibidir, demektir.
(ع):Ayın: Rükû alametidir. Namaz kılarken rukuya gitmenin güzel ve münasip olduğunu bildirir. Mevzu ve kıssa başıdır. Buna: “Aşr-ı şerif” işareti de denir.
(س): Sin ( sekte ): Sekte işaretidir.
(.:): Bu üç noktalı işaret birbiri ardınca iki kere gelecek olursa, birisinde durulunca ötekinde durulmaz. İkisinde de durulmazsa bir şey lazım gelmez.
(خ): Hı; ( hams ) kelimesinden alınmış olup, 5 ayette bir konur. Ayet sonunda olduğu için de durmak güzeldir.
(مَدْ) ): Med işaretidir. Altında bu işaret bulunan harf çekilir/uzatılır.
(قَصْرٌ) : Kasr işaretidir. Altında bu işaret bulunan harf, çekmeden/uzatılmadan okunur

25

Ağustos
2012

KURAN-I KERİM İLİMLERİ

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  414 Kez Okundu

114 sure, 6236 ayet, 77.934 kelimeden meydana gelen Kuranı Kerim 23 yılda parça parça inip peygamber ve ashabınca ezberlenmiş, vahiy katiplerince yazılmış ezeli Allah kelamıdır. Dinin esası kitap olduğu için peygamber döneminden beri ezberlenmesi, yazılması, okunması, tefsir edilmesiyle Kuran ilimleri başlamıştır. Kuran ilimlerinin başında Kıraat İlmi gelir. Kur’an dil, usul ve kuralları, peygamberce hepsi de geçerli sayılmış okuyuş şivelerini içerir. Ortayol kıraatı Kureyş lehçesidir. İlk hafız peygamber olduğu için, günümüze kadar ve kıyamete kadar hafızlık başta gelen İslam geleneği olmuştur. Ramazan’da okunan mukabele, Cebrail ile Peygamber’in karşılıklı Kuran okuyuşlarını devam ettirir. Hafız olmayanlar ise hatim denilen Kuran’ı baştan sona okumayı sık sık yaparlar. İkinci ilim Nüzul Sebepleri İlmi’dir. Bu dal, vahyin geliş sebebi, iniş şartları ve hükümleri üzerinde durur. Üçüncü ilim, Mekki ve Medeni İlmi’dir. Vahiy, Medine’de ve Mekke’de inen ayetlerden oluştuğundan, indiği yerin ve çevresinin ilmi yapıldı. Dördüncü ilim, Tefsir İlmi’dir. Bu da Rivayet Tefsiri ve Dirayet Tefsiri olarak iki kola ayrılır. Rivayet tefsirinde ilk müfessir peygamberdir, sonra sahabilerdir ve kuşaktankuşağa gelir. Dirayet yahut rey tefsirleri ise rivayetten çok mantığa, hatta felsefeye eğilimli tefsirlerdi. Beşinci ilim, hukukun kaynağı olarak kitabın incelenmesini içeren Hüküm Çıkarma ilmi’dir ( istinbat). Bu daldaki ilim adamlarına fakih denir. Fakihler Kuran’daki hükümleri ana ilkeler, ibadetler, ahlak açılarından inceler. Fakihler, ayetlerin lafız ve anlamlarını ayırırlar; genel ve özel hükümleri çıkarırlar; helal, haram, mekruh ölçülerinin nasıl ortaya çıktığını araştırırlar. Bunun bir metodoloji olarak ilmine Usuli Fıkıh denir. Altıncı ilim, Kuran’ın Eşsizliği İlmi’dir (icazül Kuran). Bu ilim dalı, kitabın estetik yapısını araştırır, mucize oluşunu ve bunun dilbilimsel dayanaklarını inceler.

25

Ağustos
2012

KURAN İLİMLERİ TESTLERİ:

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM, MSTS  |  Yorum: Yok   |  444 Kez Okundu

1-Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’ın tanımı arasında yer alır?
A-Allah’ın beşerle doğrudan konuşmaması, O’nun bildirmek istediği bilgiyi insanın kalbine ilham etmesidir.
B- Yüce Allah tarafından Hz. Muhammed’e arapça olarak indirilmiş, bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, mushaflarda yazılı, Fatiha Sûresi ile başlayıp Nâs Sûresi ile sona eren kelâmıdır.
C -Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yapraklarının bütününe denir.
D- Söz ve fiillerin amaçlarını kavrayacak şekilde keskin ve derin kavrayış, iyi ve tam anlamak, bir şeyi derinlemesine bilmek demektir.

2-Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’ın isimlerinden Mev’iza’nın anlamıdır?
A-Kur’an’ın çok anılması
B-Kur’an’ın Rehber oluşu
C-Kur’an’ın hak ile batılı ayırması
D-Kur’an’ın nasihat ve öğüt vermesi

3- “Yaklaşık yüz ayetten oluşan surelere …… denir.” Yandaki boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
A-Mufassal B-Mesâni C-Miun
D-Zammı sure

4-Ayetleri yüzden aşağı olan surelere ne denir?
A-Hizb B-Mufassal C-Aşr
D-Seb’ul Mesâni
5- “Sure” kelimesiyle başlayan sûre hangisidir?
A-Nur B-Mücadele C-Bakara D-Nisa

6-Kur’an’daki secde ayeti sayısı kaçtır?
A-16 B-20 C-14 D-50

7-Besmelenin iki defa zikredildiği sure hangisidir?
A-Tevbe B-Hud C-Yunus D-Neml

8-Aşağıdakilerden hangisi besmele ile başlamayan sûredir?
A-Berae B-Bakara C-Duha D-Kehf

9-Kendisinde iki tane secde ayeti bulunan sure hangisidir?
A-Mülk B-Haşr C-Hacc D-Fatiha

10-Peygamberimizin “Zehveran” diye adlandırdığı sureler hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
A-En’am-Nur B-Bakara-Fatiha
C-Al-i İmran-Nisa D-Bakara-Al-i İmran

11-Tilavet secdesi ile biten sureler hangileridir?
A-A’raf-Mülk-Cuma B-A’raf-Necm-Alak
C-Nisa-Kehf-Yasin D-Nebe-Naziat-Fecr

12-Aşağıdakilerden hangisi Fatiha suresinin isimlerinden biri değildir?
A-El-Hamd B-Seb’ul Mesani
C-Ümmül –Kur’an D-Fatihatul Kur’an

13-Kur’anın en uzun suresi ile en kısa suresi hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
A-Nisa-Kevser B-Bakara-Kevser
C-Mücadele-Nur D-Yasin-Hucurat

14-Aşağıdakilerden hangisi ayetin tanımıdır?
A-İki hizbden oluşan kısım B-Kur’an’ın bölümleri
C-Kur’an’ın en küçük parçaları D-Kur’an’ın her sayfası
15-Aşağıdakilerden hangisi surenin tanımıdır?
A-Kur’an’ın ayetler grubunu içeren bölümleri
B-Kur’an’ın en küçük parçaları C-Kur’an’ın her 5 sayfası D-Kur’an’ın her 2o sayfası

16-Mekkî ve Medenî surelerin adet sayısı hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
A-88-95 B-86-28 C-100-150 D-87-29

17-Aşağıdakilerden hangisi Mekkî Sûrelerin konuları arasında yer alır?
A-Tevhid ve Ahlak B-Ukubat ve Cihad
C-Ehli Kitap ve Toplum D-Hukuk ve muamelat

18-Aşağıdakilerden hangisi Medeni surelerin özelliklerinden değildir?
A-Hadler ve feraizden bahseder B-Cihada izin verir C-Ehli Kitaptan bahseder
D-Bakara suresinin dışında geçmiş peygamberlerden bahseder

19-Kur’an’ın en uzun ayetiyle en kısa ayeti hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
A-Bakara 282-Fecr suresi 1
B-Bakara 286-Kevser 2
C-Şura 186-Hac 20 D-Kehf 19-Al-i İmran 154

20-Kur’an’ın toplanması Hangi Halife döneminde olmuştur?
A-Hz.Ali B-Hz.Osman C-Hz.Ebu Bekir
D-Hz.Ömer

21-Kur’an’ın en uzun (Tıval) sureleri hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
A.Yasin,Hucurat,saff,Nebe,Mülk,Muhammed,İnsan B-Enfal,Yusuf,Nur,Hadid,Hac,Mücadele,
C-Vakıa,Cuma,Zuhruf,Fecr,Naziat,
D-Bakara,Al-i İmran,Nisa,Maide,En’am,A’raf,Yunus ve kehf

22-Esbab-ı Nüzul ne demektir?
A-Birbirine benzeyen, kendisinde karışıklık bulunan ve birden fazla yoruma elverişli olan ayetlerdir.
B-Ayetlerin inmesine sebep olan olay veya duruma denir
C- Dini bir hükmün zaman bakımından sonra gelen, yine dini bir delil ile kaldırılmasıdır.
D-Bir tek anlamı bulunan, Sağlam kılınan, Hükmü sabit olan ve tek bir yoruma elverişli olan ayetlerdir.

23-Nesh’in anlamı nedir?
A-Kendinden önceki hükmü kaldıran delile denir.
B-Hükmü kaldırılan delile denir.
C-Zamanın ve şartların değişmesi ile anlam değişikliği olmayan ayetlere denir
D-Bir araya getirmek, toplamak ve okumak anlamına gelir.

24-Ku’an-ı Kerim ilk devirlerde aşağıdakilerden hangisi üzerine yazılmamışır?
A-Taş levhalar B-Hurma dalları
C-Kürek kemikleri D-Kûşe kâğıdı

25-Muhkem ayetlerin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
A-Anlamı tevil kabul etmez derecede açık olan ve tek bir yoruma elverişli olan ayetlerdir.
B-Anlamı kapalı olan ve birden fazla yoruma elverişli olan ayetlerdir.
C-Başka dillere çevrilmeyen ayetlerdir.
D-Ahiret inancından ve doğru amellerin ne olması gerektiğinden bahseden ayetlerdir.

26-Müteşabih ayetlerin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
A-Başka dillere çevrilen ayetlerdir.
B-Anlamı kapalı olan ve birden fazla yoruma elverişli olan ayetlerdir.
C-Anlamı tevil kabul etmez derecede açık olan ve tek bir yoruma elverişli olan ayetlerdir.
D-Dini bir hükmün zaman bakımından sonra gelen, yine dini bir hükümle kaldırılan ayetlerdir.

27-Kur’an’ın toplanması faaliyetinde komisyon başkanı olarak görevlendirilen sahabe kimdir?
A-Abdullah b.Abbas B-Mikatil b.Süleyman
C-Abdullah b.Zübeyr D-Zeyd b.Sabit

28-Aşağıdaki tefsirlerden hangisi Rivayet Tefsirleri arasındadır?
A-el-Ferra : Ma’ani’l-Kur’an
B-İmam-Şafi: Ahkamu’l Kur’an
C-Taberi :Camiül Beyan an Te’vili Ayi’l-Kur’an
D-Zemahşeri: Keşşaf

29-Aşağıdaki tefsirlerden hangisi Kelami tefsirler arasındadır?
A-Fahreddin er-Razi: Mefatihu’l Gayb
B-Ebu Ali et-Tabresi: Mecmeul Beyan li Ulumil Kur’an
C-İsmail Hakkı Bursevi: Ruhu’l Beyan
D-Seyyid Kutup: Fizilalil Kur’an

30-Kıraat kelimesinin anlamı hangisdir?
A-Bir şeyi süslemek, güzel ve hoşça yapmak.
B-Talebenin hocasına, kırattan takip ettiği rivayet ve tariki okumasıdır.
C-Kur’an’ı tecvid kurallarına uymak suretiyle en hızlı bir şekilde okumaktır.
D-Bir araya getirmek, toplamak ve okumak anlamına gelir.

31-Aşağıdakilerden hangisi Cüz’ün tanımıdır?
A-Kur’an’ın her 5 sayfasına denir
B-On ayetten oluşan ve konu bütünlüğü olan parçaların ezbere okunmasına denir
C-Kur’an’ın her 20 sayfasına denir.
D-Hizbin bölümlerine denir.

32-Her ayetinde “ALLAH” lafzı olan sure aşağıdakilerden hangisidir?
A-Neml B-Kehf C-Hacc D-Mücadele

33-“AHMED” ismi kendisinde zikredilen sure ve ayet hangisidir?
A-Saff,6 B-Muhammed,1 C-Abese,2
D-Nur,30

34-“Kıraat-ı Aşere” kavramının anlamı nedir?
A-Her bir harfin hakkını vererek telaffuz etmek
B-Tecvid kurallarına uymak suretiyle en hızlı bir şekilde okumak
C-Kırâat ilminden on tânesini okuyup, ilmini ve pratiğini yapmaK
D-Kur’an’dan on sure ezberlemek

35-Aşağıdakilerden hangisi kıraat imamlarından biri değildir?
A-Muhammed b. Yusuf
B-Abdullah bin Kesir el- Mekki ed-Dari
C-Asım b. Behdele Ebu Bekir el-Esedi
D-Ali b.Hamza Ebu’l-Hasan el-Kisai

36- “Talebenin hocasına, kırattan takip ettiği rivayet ve tariki okumasıdır.” Yandaki tanım aşağıdaki kıraat kavramlarından hangisine aittir?
A-Tertil B-Hadr C-Arz D-Tedvir

37- Siyak-Sibak ne demektir?
A-Acze düşmek, aciz bırakmak
B-Kur’an’ın ayetlerinin kronolojik sıralanması
C-Kur’andaki yabancı kelimelerin açıklanması
D-Kur’an ayetleri arasındaki anlam ilişkisinin ve bütünlüğünün olması

38- “İ’cazu’l-Kur’an” tabirinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A-Kur’ân’ın hükümleri
B-Kur’an’ın benzerinin yapılamaması
C-Kur’an’da ihtilaf olmaması
D-Kur’an’ın toplanması

39-Îcaz’ın sözlük anlamı nedir?
A-Bir sözü aydınlatmak
B-Kur’an ayetleri arasında ilişki kurmak
C-Kur’anda yer alan kapalı bir hususu açıklığa kavuşturmak
D-Bir düşünceyi çok az bir sözcükle özlü bir şekilde anlatmadır.

40- Sözlük anlamı “Mesel, destan ve kıssa” olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
A-Münasebetu’l-Kur’an
B-Emsalu’l-Kur’an
C-Garibu’l-Kur’an
D-Mubhemetu’l-Kur’an

41. Hz. Osman’ın zamanında
Mushaf’ın çoğaltılması ile ilgili heyetin
başkanı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ali b. Ebî Talib b) Abdurrahman b. Avf
c) Zeyd b. Sabit d) Abdullah b. Ömer

42. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın
isimlerinden biri değildir?
a) Ümmü’l-kitap b) Mesânî
c) Kitap d) Ümmü’l-kurrâ

43. Aşağıdakilerden hangisi vahiy
kâtiplerinden değildir?
a) Şurahbil b. Hasene b) Cabir b. Abdullah
c) Abdullah b. Revâha d) Muaviye b. Ebî Süfyân

44. Aşağıdakilerden hangisi en son
nazil olduğu söylenen ayetlerden biridir?
a) الْكَلَالَة فِي يُفْت۪يكُمْ اللّٰهُ لِ قُيَسْتَفْتُونَكَۜ (Nisa, 4/176)
b) يَسَْٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ (Bakara, 2/219)
c) وَيَسَْٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ (Bakara, 2/222)
d) يَسَْٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ (Bakara, 2/217)

45. “Seb’u’t-tıvâl” aşağıdakilerden
hangisidir?
a) Bakara, A’râf, Nisa, Âl-i İmrân,En’âm, Mâide, Enfâl b) Bakara, A’râf, Kehf, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide, Enfâl c) Bakara, Nisa, Meryem, A’râf, En’âm,Mâide, Enfâl d) Bakara, Nisa, Âl-i İmrân, İsrâ, Mâide,Enfâl, A’râf

46. Aşağıdakilerden hangisi Mekkî
surelerden değildir?
a) İçinde secde ayeti bulunan sureler
b) İçinde “kellâ” kelimesi bulunan
sureler
c) Bakara suresi hariç- Âdem ve İblis
kıssasını anlatan sureler
d) Cihad hükümleri içeren sureler

47. “Müşkilü’l-Kur’ân” ifadesinin
tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Kur’ân’ın anlaşılması zor olan
ayetleri demektir.
b) Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu
zannedilen ayetlere denir.
c) Sahih hadislerle çelişkili olduğu
zannedilen ayetlere denir.
d) Anlamı kapalı olan ayetlere denir.

48. Aşağıdaki kelimelerden hangisi“Lafızları aynı, anlamları farklı olan kelimelerdir” tanımını ifade eder?
a) Müteşabih b) Vücuh c) Nezâir d) Müteradif

49. Kur’ân ve Sünnetin açık hükümlerine aykırı olarak yapılan tefsirlere ne ad verilir?
a) İşârî tefsir b) Hermonatik
c) İlhâdî tefsir d) Semantik

50. Taberî’nin kaleme aldığı tefsirin
özgün adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Câmiu’l-Beyân Fî Te’vîli’l-Kur’ân
b) Câmiu’l-Beyân An Te’vîli Âyi’l-Kur’ân
c) el-Câmi’ Li Ahkâmi’l-Kur’ân,
d) Medâriku’t-Tenzîl ve Hakâiku’t-Te’vîl

51. Müessirden esere ya da kanunlardan hadiselere götüren delile ne ad verilir?
a) Burhân-ı temanu’ b) Burhân-ı innî
c) Burhân-ı limmî d) Burhân-ı fıtrî

52. “Ahd-i Atik” hangi kutsal kitabın
adıdır?
a) Tevrat b) İncil c) Zebur d) Matta

53. Kur’ân’ın bir bütün olarak indirildiği dünya semasında bulunan yerin adı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Beyt-i ma’mûr b) Beytü’l-izze
c) Levh-ı mahfuz d) Beytü’l-kelâ

54. Kur’ân’ın özlü oluşu, kelime ve
cümlelerinin derin ve eşsiz anlamlar taşıması
aşağıdaki hangi kavramla ifade edilir?
a) İ’câz b) Îcâz c) Veciz d) Mu’ciz

55. Aşağıdaki şıklardan hangisinde
Mekkî bir sure vardır?
a) Bakara, Nisa, Mâide, Enfâl
b) Tevbe, Mücadele, Haşr, Mümtehıne,
c) Nasr, Tahrîm, Talak, Necm
d) Cuma, Münâfikûn, Nur, Âl-i İmran

56. Medine’de son inen sure hangisidir?
a) Kadr suresi b) Mümtehıne suresi
c) Nâs suresi d) Nasr suresi

57. Aşağıdaki şıklardan hangisinde
Kur’ân’da geçtiği halde Hz. Peygambere ait
olmayan bir nitelik vardır?
a) Azîz, müzzemmil, rahîm, beşîr
b) Nezîr, hâdî, müsaytır, ümmî
c) Şahîd, dâî, sirac, Mübeşşir
d) Raûf, münîr, müzekkir, Müddessir
58. “Akıl ve naklin ifade ettiği gerçeği
yansıtan ve içinde yalan bulunmayan bilgi ve
haber hangi Kur’ân kavramı ile ifade edilir?
a) Ayne’l-yakîn b) Hakka’l-yakîn
c) Ilme’l-yakin d) Kitabü’n-ma’lûm

59. Aşağıdaki şıklardan hangisinde
Kur’ân-ı Kerim’de geçtiği halde Kur’ân’a ait
olmayan bir nitelik vardır?
a) Mecîd, Ruh, Kitap, b) Mübarek, Furkan, Zikr
c) Mübîn, Kerîm,Azîm d) Azîz, Hakîm, Muhît

60. “Alamet, nişan, ibret, emr-i acip,
delil” anlamlarına gelen Kur’ân kavramı
hangisidir?
a) Ayet b) Sure c) Mucize d) Burhan

61. Ayet sayısı itibariyle Kur’ân’ın en
uzun ve en kısa sureleri hangileridir?
a) Al-i İmran, Kevser b) Bakara, İhlâs
c) Al-i İmran, İhlâs d) Bakara, Kevser

62. En çok kabul gören ağırlıklı görüşe
göre ve surelerdeki numaralandırılmış ayet
sayısı itibariyle Kur’ân’daki ayet sayısı kaç
tanedir?
a) 6666 b) 6616 c) 6316 d) 6236

63. Yemâme savaşında pek çok Kur’an
hafızı şehit düştüğünde Hz. Ömer’in Halife
Ebû Bekir’e önerisi ile başlayan faaliyete
ne ad verilir?
a-Kur’an’ın hıfzı b-Kur’an’ın istinsahı
c-Kur’an’ın cem’i d-Kur’an’ın teksiri

64. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’daki
ayetlerin tertibine ilişkin bir terimdir?
a-Tesbitî b-Tenzilî c-Tevkifî d-Temsilî

65. Kur’ân-ı Kerim’in besmele ile başlamayan
suresi aşağıdakilerden hangisidir?
a-Tevbe b-Enfal c-Buruc d-Zümer

66. Kur’an’ın taklit edilemez dil ve üslup
özelliklerini ifade eden terim aşağıdakilerden
hangisidir?
a-İtnâb c-İcâz b-İsar d-Secî

67. Muavvizeteyn olarak anılan sureler
aşağıdakilerden hangisidir?
a-Bakara-Nisa b-Enfal-Tevbe
c-Yusuf-Yunus d-Felak-Nas

68. Kur’an’ın bir benzerinin getirilemeyeceğini
ifade eden ve müşriklere meydan
okuyan ayetlere ne ad verilir?
a- Tahaddi ayetleri b-Hadari ayetler
c-Medeni ayetler d- Muhkem ayetler

69. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’ın
Mekke döneminde inen surelerinin genel
özelliklerinden biri değildir?
a-Mekke döneminde inen sureler daha çok
vezinlidir. b-Tartışma, hikâye, vaat, tehdit gibi hususlar üslûbu belirler c-Kasemle başlayanları vardır. d-Miras hükümlerinden bahseder

70. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’ın tanımı
içinde yer alan anahtar kavramlardan
biri değildir?
a-Tilâvetiyle teabbüd olunması
b-Ebu’l-Esved tarafından harekelenmiş
olması c-Cebrâil vasıtasıyla inmiş olması
d- İ‘câz özelliği

71. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an kıraatleri
arasındaki farklardan değildir?
a-Harflerin mahreçleri b-Noktalama ve hareke farkları c- Surelerin uzunluk ve kısalığı
d- Med, kasr, vasl gibi hususlar

72. Aşağıdakilerden hangisi bir kıraatin
doğru kabul edilmesi için ileri sürülen şartlardan biri değildir?
a-Arapçaya uygun olma b-Tevatür
c-Osman mushafının hattına uygun olma
d-Buhari’nin Sahih’inde zikredilmesi

73. “Kur’an’ın zahirine, şer’a ve akla aykırı
olmaması gerekir” sözüyle anlatılmak
istenen tefsir tarzı hangisi olabilir?
a-Fıkhî tefsir b-İşâri tefsir
c-Ahkâm tefsiri d-Kelamî tefsir

74. Aşağıdaki surelerden hangisi
Kur’andaki tertibe göre daha öndedir?
a-Hicr b-Meryem c-Tevbe d-Sâd

75. Birden fazla manaya gelen, manası
açık olmayıp manasında kapalılık bulunan,
açıklamaya ihtiyaç duyulan ayetlere ne ad
verilir?
a-Muhkem b-Nâsih c-Zâhir d-Müteşâbih

76. Aşağıda bazı tefsirler ve yazarları verilmiştir.Buna göre hangisi doğru bir eşleştirme değildir?
a-“Câmiü’l-Beyân an Tefsîri’l-Kur’ân”-
Taberî b-“ Medârikü’t-Tenzîl”- Zemahşerî
c-“Mefâtihü’l-Gayb”-Fahreddîn Râzî
d-“Rûhu’l-Beyân”-Alûsî

77. İslâm tarihinde mihne olayları olarak
anılan Kur’anla ilgili tartışmaların odak
noktasındaki sorun nedir?
a-Hangi surelerin Mekkî ve Medenî olduğu
b-Surelerin tertibi meselesi
c-Kur’an’ın yazıya geçirilip geçirilemeyeceği
d-Kur’an’ın yaratılmış olup olmadığı

78. Aşağıdakilerden hangisi Kuran-ı Kerimin son ilahi kitap olarak vahyediliş sebeplerinden biridir?
a) Önceki kitapların anlaşılmasındaki güçlükler
b) Önceki kitaplara inananların sayıca yeterli olmayışı
c) Önceki kitaplara ulaşılması ve okunmasındaki güçlükler
d) Önceki kitapların taşıdığı mesajın yeterince yayılamamış olması
e) Önceki peygamberlerine vahyettiği mesaja ulaşmanın imkânının kalmamış olması

79-Mekke döneminde nazil olmuştur ve 8 ayettir. Çoklukla övünenleri uyarıp, hesaba çekileceklerini beyan eden ve mal, mülk ile çoluk çocuğun çokluğuyla övünmek anlamı taşıyan sure aşağıdakilerden hangisidir.
a) Zilzal Suresi b) Beyyine Suresi c) İnşirah Suresi d) Tekasür Suresi e) Karia Suresi

80. Kuran-ı Kerim’in, Hıristiyanlar için kullandığı tabir aşağıdakilerden hangisidir?
a) Nusayrî b) İsevî c) Keşiş d) Nasranî
e) Ruhu’l-Kudüs

81. Maun suresinde anlatılan kişinin özellikleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
a) Dini yalanlar b) Yetimi itip kakar
c) Savurganlıktan kaçınmaz
d) Yoksulu doyurmaya teşvik etmez
e) Namazlarında gösteriş yapar

82. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an ilimleri arasında yer almaz?
a) Esbabu’n-nüzul b) Kur’an’ın Müteşabihleri
c) Cerh ve Ta’dil d) Huruf-u Mukatta
e) Garibu’l-Kur’an

83. Kur’an-ı Kerim’in toplanmasının ve bir kitap haline getirilmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisi değildir?
a) İslam’ın sınırlarının genişlemesi
b) Farklı milletlerden olanların İslam’a girmeleri
c) Yemame savaşında birçok Kur’an hafızının şehit edilmesi
d) Sıffın savaşında birçok Kur’an hafızının şehit edilmesi
e) Yazı bilenlerin çoğalması

84. Mekke döneminde nazil olmuştur ve 118 ayettir. İlk 10 ayetinde takva sahiplerinin vasıflarını beyan eden, adını ilk ayette geçen ve bu vasıfları taşıyanları niteleyen bir kelimeden alan sure aşağıdakilerden hangisidir?
a) Mü’min Suresi b) Mü’minün Suresi
c) Furkan Suresi d) Araf Suresi e) Enbiya Suresi

85. Mekke döneminde nazil olmuştur ve
9 ayettir. İnsanları çekiştiren, alay eden kimsenin durumunu kınayarak, bu gibi kimselerin varacağı yerin ateş olduğunu bildirir. İnsanları arkadan çekiştiren, ayıplayan kimse anlamına gelen sure ismi aşağıdakilerden hangisidir.
a) Hümeze Suresi b) Adiyat Suresi
c) Tin Suresi d) Karia Suresi e) Münafikun Suresi

86. Kuran’dan önce indirilen kutsal kitapların
indirilme sırası aşağıdakilerden hangisinde
doğru olarak verilmiştir?
a) Tevrat- İncil- Zebur b) Zebur-Tevrat-İncil
c) İncil-Tevrat Zebur d) Tevrat-Zebur-İncil
e) Zebur-İncil-Tevrat

87.“Mahreçleri bir sıfatları ayrı olan
harfler birbirine uğrarsa ……… denilir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan bölüme
aşağıdaki terimlerden hangisi yazılmalıdır?
a-İdğam-ı mütekaribeyn
b-İdğamı-ı mütecaniseyn
c-İdğamı-ı misleyn
d-İdğamı-ı bilağunne

88. لِمَنِ ارْتَضٰى , اِرْجِع۪يٓ
Âyetlerinde (Ra) harfi nasıl okunur?
a-Kalın b-İnce c-Hem ince hem kalın
d-İnce okumak evladır

89. Âyetlerde durulması veya geçilmesi
gerektiğini belirten işaretlere ne ad verilir?
a-Vakıf b-Secâvend c-İmâle d-Kati

90. “Ğunnenin bekasıyla birlikte izhar ile
idğam arasında şiddetten uzak bir hal ve
keyfiyettir”. Bu tarif aşağıdakilerden hangi
tecvid kuralını ifade etmektedir?
a- İşmâm b- İdğam c- İhfa d- İklâb

91. Âdiyât Sûresi’nin “لَخَب۪يرٌ يَوْمَئِذٍ بِهِمْ رَبَّهُمْ اِنَّ
” âyetinde altı çizili olan kısma tecvitte
ne ad verilir?
a-İdğam-ı mealğunne b-İdğam-ı bilağunne
c-İdğam-ı mütekaribeyn d-İhfa-i şefevi

CEVAPLAR
1b 2d 3c 4b 5a 6c 7d 8a 9d 10b 11b 12d 13b 14c 15a 16b 17a 18d 19a 20c 21d 22b 23a 24d 25a 26b 27d 28c 29b 30d 31c 32d 33a 34c 35a 36c 37d 38b 39d 40b 41. C 42. D 43. B 44. A 45. A 46. D 47. B 48. B 49. C 50. B 51.C 52.A 53.B 54.B 55.C 56.D 57.B 58.C 59.D 60.A 61.D 62.D 63.C 64.C 65.A 66.C 67.D 68.A 69.D 70.B 71.C 27.D 73.B 47.C 57.D 76.B 77.D 78.E 79. D 80. D
18. C 28. -C 83. D 84-B 58-A 86. D 87. B
88.A 89.B 90.C 91.D

10

Ağustos
2012

MBST TECVİD SORU VE CEVAPLARI

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  477 Kez Okundu

Soru 1 Kur’an-ı kerim okumaya başlarken isti-azenin hükmü nedir :?:
Cevap 1 Süre evvellerinde isti-aza bir kısım Alimler vacip demişler isede esah olan ekser ulemaya göre sünnettir.

Soru 2 Süre başlarında besmelei şerife okumanın hükmü nedir :?:
Cevap 2 Berae(tevbe)süresi hariç bütün surelerin başı besmele-i şerifenin mahallidir.Besmele-i şerifenin okunması sünnettir.

Soru 3 Berae süresinin başında besmele-i şerif okunurmu :?:
Cevap 3 Berae süresinin başında besmele okumak caiz değildir.Diğer ayetlerinde ise beis yoktur.

Soru 4 Kur’an- kerim kaç tahrik üzere okunur?her tarika göre med miktarları ne kadardır :?:
Cevap 4 Kur’an-ı kerim 3 tarık üzere okunur.
Tahkik tarıkında:
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :4 elif mikdarı
Meddi munfasıl:4 elif mikdarı
Meddi lazım:4 elif mikdarı
Meddi Arız:4 elif mikdarı
Meddi Liin:3elif mikdarı med iledir…
Tedvir tarikınde
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :3 elif mikdarı
Meddi munfasıl:3 elif mikdarı
Meddi lazım:3 elif mikdarı
Meddi Arız:3 elif mikdarı
Meddi Liin:2 elif mikdarı med iledir…
Hadır tarıkında ise
Meddi tabii: 1elif mikdarı
Meddi muttasıl :2 elif mikdarı
Meddi munfasıl:1 elif mikdarı
Meddi lazım:2 elif mikdarı
Meddi Arız:1 elif mikdarı
Meddi Liin:2 elif mikdarı med iledir…

Soru 5 Tecvidin hükmü nedir :?:
Cevap 5 Tecvid öğrenmek ona riayet وَرَتِِلِ الْقُرْ ءَانَ تَرْتِيلاً hükmüne göre farzdır…
Soru 6 Tertil ne demektir :?:
Cevap 6 harflerin tecvid ve sıfatı lazimelerinin sıfat-ı arizelerini bilmek anlamak vakıflarını, durulacak yerler ve başlayacak yerleri bilmek ve tatbik etmektir.Vakıf ve ibtida peygamber efendimiz bizzat fiili sünneti ile sabittir.

Soru 7 Tecvid kelimesinin lugat manası nedir :?:
Cevap 7 Bir nesneyi güzel etmek ve hoşca yapmak manasınadır…

Soru 8 İlmi tecvidin şer’an hükmü ne ile sabittir :?:
Cevap 8Kitab Sünnet İcma-i ümmet ile sabittir.

Soru 9 Tecvidin tarifi nedir :?:
Cevap 9 و هو اعطاء الحروف حقوقها وترتب مراتبها وردالحرف الي مخرجه واصلهTecvid harflerin hakkını ve vermek mertebelerini tertip etmek harfi mahreç ve aslına red ermektir.

Soru 10 Tecvid ilmi nedir :?:
Cevap 10 kendisinde harflerin mahreçlerinden ve sıfatlarından bahs edilen bir ilimdir.Yani harflerin mahreç sıfatlarına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten ilimdir.
Soru 11 Tecvidin gayesi ve faidesi n nedir :?:
Cevap 11 Lisanı hatadan ve noksandan ve ziyadeden hıfz edip me’murun bihe imtisaldir.Yani harflerin mahreç ve sıfatalrına uymak sureti ile kur’an-ı kerimi hatasız okumayı öğreten bir ilimdir…

Soru 12 Tecvid eserinin ilk musannifi kimdir :?:
Cevap 12 Tecvid eseri ilk defa hicri 325 niladi 936 tarihlerinde vefat eden musa bin ubeydullah ibni yahya ibni hakan tarafından yazıldığı beyan edilmektedir…

Soru 13 Harfi med kaç tanedir neye denir :?:
Cevap 13 Harfi med 3 dür و ي ا
و sakin olsa makabli mazmum olsa
ي sakin olsa makabli meksur olsa
ا elif ise daima sakin olup makabli meftuh olmakla cemi zamanda harfi med olur Her üç harf kendi cinsinden hareke alırsa harfi med olur (Mukadder harf ile)

Soru 14 Harfi liin kaç tanedir neye denilir :?:
Cevap 14 Harfi liin 2 dir و ي sakin olup makabilleri meftuh olursa harfi liin olur her 2 harf kendi cinsinden hareke almaz harfi liin harfi med demektir…

Soru 15 Aslı med ne demektir, Fer-ı med ne demektir, Aralarındaki fark nedir :?:
Cevap 15 Aslı med 1 elif mikdarı (kasrı med)demek olup vacip hükmündedir…
Fer-ı med asli med üzerine zaid olandır ki yani 1 elif üzerine ziyade olan 2 elif 3 elif 4 elif 5 elif mikdarı çekmek caizdir.bunlara meddi medid meddi mezid de denilir…
Soru 16 Harfi liin ile harfi med arasındaki fark nedir :?:
Cevap 16 Harfi medler de kendi cinsinden hareke alıp kendisinden evvel ki harfin sesini 5 elif mikdarına kadar uzatır.
Harfi liin ise kendi cinsinden hareke almayıp ehaffül harekat olan fetha harekesini aldığından ve kendi sesi uzatıldığı için 3 elif mikdarına kadar ses uzatılır.

Soru 17 Meddi muttasıl ve meddi lazım dışında med bablarında meddi vacip hükmü varmıdır :?:
Cevap 17 Meddi tabii dahi hernekadar medlern mertebelerinde vacip ifadesi yok isede her med babında bir elif mikdarı yani asli med vaciptir.

Soru 18med kaç nev’idir :?:
Cevap 18 Meddin nev’ileri 10 tanedir…
1) Meddi tabii
2) Meddi muttasıl
3) Meddi munfasıl
4) Meddi lazım
5) Meddi arız
6) Meddi liin-i sukunu arız
7) Meddi liin-i sukunu lazım
8) Meddi temkin
9) Meddi ibdal
10) Meddi manevi (7 tanesi misalleri ile bilinmektedir.)

Soru 19 Hafs rivayetine göre kaç yerde teshil vardır :?:
Cevap 19 Hafs rivayetine göre 7 yerde teshil vardır.
آلذَكَرَيْنِ gibi 2 yerde
آلاَنَ gibi 2 yerde
آللهُ gibi 2 yerde
اَعْجَمِيٌّ kelimesinde tek yerdedir.Sadece tek teshil vechi ile okunur.Diğer 6 yerde ise bir tek tahkik ve bir de teshil ile okunurlar.Ehlinden bil müşafehe öğrenilir.

Soru 20 Vakıf kaç kısımdır :?:
Cevap 20 Cumhur-u ulwmaya göre 4 kısımdır.
Vakf-ı tam يَوْمُ الدِينُ gibi
Vakf-ı hasen الحمدالله gibi
Vakf-ı kâfi اَمْ لَمْ تُنْزِرْهُمْ لا يُؤْمِن gibi
Vakf-ı kabih لَقَدْ كَفَرالذِينَ قالوُ gibi
Soru 21 Ravmın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 21 ravm vasıl hükmündedir.Kelimenin son harfi kalkale harflerinden olmayan ahiri mazmum ve meksur olan kelimelerde kasr-ı med ile harekenin 3’de birini ifade edilerek yapılır…

Soru 22 İşmamın hükmü nedir? Hangi kelimede nasıl yapılır?
Cevap 22 İşmam vakıfta ve vasılda ahiri mazmum ve sükûnlarda yine ahiri kalkale olmayan kelimelerde yapılır..

Soru 23 Haf rivayetine göre hangi kelimede imale yapılır.İmale ne demektir?
Cevap 23 ya kesraya meyl ettirerek okuamaktır.Hafs rivayetine göre kur’an-ı kerimde bir yerdedir.

Soru 24 İdğam-ı meal gune harflerinden hangileri nakıs idgam ile okunur?
Cevap 24 يمنو Harflerinde و ile ي idgam-ı nakıs ile okunur. و ile ي bir kelimede vaki olursa idgamda ki izhar ile okunur. بنيان غنوان gibi…

Soru 25 İdgam-ı mütecaniseyn de لءن بسطت keimesinde idgam-ı nakısmıdır tamıdır?
Cevap 25 فَرَّطت اخطتُ لءن بسطت kelimelerinde idgam-ı nakıstır…
Soru 26 İdgam-ı mütekarıbeynde ق ك Mahrecinde الم نخلقكم[/size]Kelimesinde idam tamıdır nakısmıdır?
Cevap 26 Hem idgam-ı tam hem idgam-ı nakıstır.

Soru 27 الله Lafza-i celali idgam-ı şemsiyyemidir?
Cevap 27 الله Lafza-i celali idgam-ı şemsiyye degildir.Çünki Cenab-ı hakk’ın zatının ismi olması hasebiyle hiç benzeri olmayan hususi bir isim ve kelimedir. اile لlam-ı tağrif değildir.Çünki nida halinde diye sabit kalabiliyor ve hemze-i kat’i olabiliyor Ancak teskili istiğmal için kullanılmıştır…

Soru 28 فيه مهانا kelimesinde niçin zamir med edilerek okunur?
Cevap 28 3 sebebdendir.Kafirlere azabın şiddetinden kesradan zambeye geçişde sıkletten فيه kelimesini مهانا dan ayırmak için hafs rivayetinde zamir med ile okunur…

Soru 29 Sekte kaç yerdedir,Tağrifi hükmü nelerdir?
Cevap 29 sekte nefes almakdan sesi kesmek demektir…Sekte vakıf hükmünde vakfa yakın bir keyfiyyetdir.4 yerdedir ayrıca 9 yerde ise ha-i sekte vardır…

Soru 30 Lahn ne demektir.Kaç kısımdır şartları nalerdir?
Cevap 30 Lahn tecvide uymamaktan doğan hatalara denilir.2 kısımdır.Lahn-ı celi, lahn-ı hafi
Lahn-ı celi : Açık hata demektir.Bu hata işlendiğinde namaz bozulur tahrimen mekruhtur.Bu hatalardan kurtulacak kadar tecvid bilmesi farzdır.Hataların bazıalrı şunlardır.Harflerin sıfat-ı lazimelerinde kelimelerin harflerinde ,harekelerinde, sukunlarında değiştirmek gibi…
Soru 31 Lahn-ı hafi hangi hataların yapılışındadır?
Cevap 31 Harflerin sıfatı arızelerinde meydana gelen ihfa,izhar,iklab,idgam,gunneyi terk etme,kalın harfi ince, ince harfi kalın okuma, kasr-ı med med olan yerleri kasır yapmak, hareke ile vakıf yapmak kuvvetliyi zayıf ,zayıfı kuvvetli okumak gibi…

Soru 32 Vakıf halinde kelimenin ahiri iki örteli ve ya iki esreli yerlerde ravm ve işmam yapılırmı? Hükmü nedir?
Cevap 32 bu gib yerlerde ravm ve işma yapılır.Çünki ik ötre iki esre tek ötre ve tek esre hükmündedir…

Soru 33 İdgamların, şeddelerin,gunnelerin,ihfaların icrasında ayrıntıları ile birlikte üzerinde durma zamanı ne kadardır?
Cevap 33 İdgamlada, şeddelerde,gunnelerde,ihfalarda üzerinde durma zamanı tahkik tarikında:1,5 elif mikdarı ,tedvir tarikinde:1 elif mikdarı hadır tarikinde ½ elif mikdarı bir zaman tutulur…

Soru 34 Vakıf alametinin başka adı varmıdır,bu alametlerin mucidi kimdir, Bu alametler hangi harflerdir?
Cevap 34 Vakıf alametinin bir adıda secavent alametleridir.Durak işaretide denir.(durak denmez) Bu alametlerin mucidi ise Muhammed ibni Tayfur secavendi hazretleridir.Bu zatın künyesi ve lakabına izafeten secavent alemetide denir şol harflerdir… ط م ج قف ز ق ص ك لا ve üç noktadır....

10

Ağustos
2012

mbst-yeterlilik tecvid notları(H.E.M)

Yazar: arafat  |  Kategori: KUR’AN-I KERİM  |  Yorum: Yok   |  585 Kez Okundu

Tecvid Dersi Notları – 1
YAYGIN HATALAR
1-Kalın ve İnce harfleri ayırt etmeme
2-Ses bakımından birbirine benzeyen harfleri aynı okuma
(ا-ع) (ح-خ-هه) (ث-ذ-ظ-ض) (ث-س-ص) (ت-د-ط) (ز-ذ-ظ)
3-Ra harfinin ince ve kalın okuma kurallarını uygulamama
4-Şeddeli mim ve Nun ları diğer şeddeli harflerden ayırt etmeme
5-Gunneli idğamları gunnesiz idğamlardan ayırmama
6- Sakin harfleri kalkalesiz (hareke vermeden)okuyamama
7- Kalın harflerin kendilerinden önceki veya sonraki ince harfi kalınlaştırması (Nadiren bunun tersi olabilir.)
8- İnce sesli medleri kalın olarak uzatma
ÖĞRETİM TEKNİKLERİ
1-Harf Ta’limi Yaptırmak (Yukardaki hataları göz önüne alarak)
2-Hataları büyükten küçüğe doğru tedrici olarak düzeltmek (Hataların hepsini bir defada söyleyip öğrenciyi bıktırmamak)
3-Israrla Koro Halinde Okumayı Sürdürmek
4- Çok Zayıf Öğrencilerin Durumunu Dikkate Almak, kalfa Sistemini Kullanmak
5- Ses Kayıt ve Görüntü Cihazlarından Yararlanmak
6- Ezber Sûrelerini Her Öğrenciden Dinlemek
7- Özellikle namazlarda okunan surelerdeki yanlışları işaretlemek ve düzeltilmesi için itina göstermek
8- Zamanın kısıtlı olduğu durumlarda namaz surelerini koro halinde okumak telaffuzu zor olan yerlerde tekrarlar yapmak
9- Tecvit Bilgilerini Kısa ve Açık Bir Anlatımla Öğretmek
Derslerde Kullanılan Teknikler

 “Takrir/Anlatım” %24
 “Soru Cevap” %60,8
 “Küme Çalışması” ve “Tartışma” %42,4
 “Örnek Olay İncelemesi” %41,3
 “Gezi Gözlem” %22,8
 “Gösterip Yaptırma” %20,7
 “Öğrencilere Anlattırma” %20,7

NEFES :İnsan ağzından çıkan tabii havaya denir.
SES :Nefesin ses tellerine çarparak çıkmasına denir.
HARF :Sözlükte Taraf, bir şeyin ucu, kenarı anlamlarına gelir
Terim anlamı ise:Bir mahrece dayanarak çıkan sese harf denir
Harfler iki kısımdır.
1)Asli harfler:Bunlar bildiğimiz 29 hece harfleridir.
2)Fer’i harfler:
a)Teshil olunan hemze أأعجمي
b)İmale olunan Elif مجريها
Bunlardan başka diğer kıraatlerde bulunan; İşmam olunan Sat (الصراط ), Kalın okunan Lam (الطلاق ) ve İhfa olunan Nun ve mim fer’i harflerdendir.
MAHREÇ :harfin çıktığı yere denir.
HARFLERİN MAHRECLERİ (17 TANEDİR)

1. Ağız ve boğaz boşluğu و-ى- ا

2. Boğaz kökü ه-ء

3. Boğaz ortası ح–ع

4. Boğaz üstü خ–غ

5. Dil kökü—üst damak ق

6. Dil kökü—küçük dil(önü ك (

7. Dil ortası—üst damak(ortası) ج- ش- ى

8. Dil kenarı –üst azı dişler ض

9. Dilin iki kenarı—üst damak ل

10. Dil ucu—üst ön dişlerin üstündeki damak ر

11. Dil ucu—üst ön diş etleri ن

12. Dil ucu—üst ön diş dipleri ت- د- ط

13. Dil ucu-üst ön dişlerin iç yüzü ز- س- ص

14. Dil ucu—üst ön dişlerin uçları ث- ذ- ظ

15. Üst ön diş uçları-alt dudağın içi ف

16. Alt dudaklar—üst dudaklar ب- م- و

17. Hayşum (Geniz) غنة- نون المخفاة
NOT:Buna göre Mahreçlerin bölgeleri;1)Ağız ve Boğaz boşluğu 2)Boğaz 3)Dil 4)Dudaklar 5)Geniz olmak üzere Beş tanedir.

SIFAT:Harfin okunuşu esnasında harfte oluşan yumuşaklık ve sertlik,zayıflık ve kuvvetlilik,azlık ve çokluk,uzunluk ve kısalık ….gibi özelliklerdir.
Zıtlı Sıfatlar:İki sıfatın bir harfte toplanması mümkün değilse bu sıfatlara zıtlı sıfatlar denir

1. Cehr: انحباس النفس انحباسا جزئيا لقوة الاعتماد علي المخرج Mahreçte aralık kalmaması sebebiyle harf okunurken nefes cereyanının(cüzi) hapsolmasıdır. Harfleri:ظل قو ربض اذ غزا جند مطيع
2. Hems: المخرج جريان النفس لضعف الاعتماد علي Mahreçte aralık kalması sebebiyle harf okunurken nefesinde harf ile birlikte akmasıdır. Harfleri: فحثه شخص سكت
3. Rıhv: جريان الصوة عند النطق بالحرف لضعف الاعتماد علي Mahrece itimatları zayıf olduklarından harf okunurken sesin(ve nefesin)akmasıdır. Harfleri:ا- ث- ح- خ- ذ- ز- س- ش- ص- ض-ظ- غ- ف- و- ه- ى
4. Beyniyye:هي وصف وسط بين الشدة والرخوة Sesin ne tamamen akması ne de tamamen hapsolması demektir. Harfleri:لن عمر
5. Şiddet:لقوة الاعتماد علي المخرج حبس الصوة عند النطق بالحرف Mahrecin tamamen tıkanması sebebiyle sesin(ve nefesin) akmamasıdır. Harfleri:أجد قط بكت
6. İstif’ale: عند النطق بالحرف هو انخفاض اقصي اللسان
Dilin yükselmeyip ağzın dibinde kalmasıdır.
Harfleriأ- ب- ت- ث-ج-ح- د- ذ-ز-س- ش-ع- ف- ك-ل- م- ن- و-ه- ى
7. İsti’la: ارتفاع اقصي اللسان عند النطق بالحرف
Dil kökünün üst damağa yükselmesidir: Harfleri:خص ضغط قظ

8. İnfitah تجافي اللسان او معظمه علي ما يحاذيه من الحنك الأعلي Dil ile damağın birbirinden ayrılması demektir.
Harfleri:ص- ض- ط- ظ Dışındaki harflerdir.
9. İtbak: الصاق اكثر اللسان علي ما يحاذيه من الحنك Dil kökü ve ortasının damağa yükselmesi damakla intibak etmesi demektir. Harfleri: ص- ض- ط- ظ

10. İsmat: الإذلاق هو امتناع المتكلم عن الإتيان بكلمة رباعية أو خماسية الأصل خالية من احد احرف Telaffuzu zor harfler demektir. (Telaffuzlarındaki zorluk sebebiyle rubai ve humasi kelimeler izlak harfleri olmadan sadece ismat harflerinden teşekkül edemezler.)
Harfleri:فر من لب harflerinin dışındaki harflerdir.

11. İzlak: هو الطرف والسهولة عند النطق بالحرف Telaffuzu kolay ve çabuk olan harfler demektir. Harfleri: فر من لب

Zıddı olmayan Sıfatlar:Bir harfte beraberce bulunması caiz olan sıfatlardır.

1. Safir:هو صوت يشبه صوة الطائر
Islık veya Kuş sesine benzer kuvvetli ve keskin bir sesin çıkmasına denir.
Harfleri:ز- س- ص

2. Kalkale:هو اضطراب في المخرج عند النطق بالحرف لشدته وجهره، اي لإنحباس الصوة والنفس
Kuvvetli ses gelinceye kadar mahrecin kımıldanmasıdır.(Şiddet ve cehr sıfatlarını cem ettiklerinden dolayı ses ve nefesin hapsolması akabinde kuvvetli bir sesin çıkmasıdır.)
Harfleri:قطب جد

3. Lin:وهو الواو والياء الساكنتان المفتوح ما قبلهما،لخروجهما عند النطق بهما بيسر وسهولة
Makabli fethalı sakin vav ve ya Lin harfleridir.Dile zahmet vermeden kolaylıkla okundukları için bu ismi almışlardır.

4. İnhiraf:وهو صفة اللام والراء حيث ينحرف اللسان عن مخرج النون
Lam ve Ra nın sıfatıdır. Kendi mahreçlerinden Nun un mahrecine kadar meylettikleri için bu ismi almışlardır.

5. Tekrir:تصق طرف اللسان علي ما يحاذيه من الحنك الأعلي والسماح له بإرتعادة واحدة
Ra nın sıfatıdır.Dil ucunun damaktan ayrılmadan titremesidir.

6. Tefeşşi:هو انتشار الهواء في الفم
Sesin dil ile damak arasında yayılmasıdır.Şin harfinin sıfatıdır.

7. İstitale:هو امتداد الصوة في المخرج
Dat harfi okunurken sesin mahreçte kesilmeyip uzamasıdır.ض harfinin Sıfatıdır

8. Gunne:هو صوة يخرج عن الخيشوم Geniz den çıkan sese denir.

NOT:Bu sıfatlar(İsmat –izlak ve Lin hariç)Aynı zamanda Sıfat-ı lazımelerdir.

SIFAT-I LAZIME:Harften ayrılması mümkün olmayan sıfatlardır.(Terkinde Lahnı celi oluşur)

SIFAT-I ARIZALAR:Harften ayrılması mümkün olan ve ayrıldıkları zaman da harfin zatını değiştirmeyen sıfatlardır. Bunlar Tecvitte bahsi geçen 11 Tane sıfattır. .(Terkinde Lahnı Hafi oluşur)
Tecvid Dersi Notları – 2

TECVİD

Sözlük anlamı: Bir şeyi güzel ve hoşça yapmak.

Terim Anlamı: لها ومستحقها وَ هُوَ اِعْطاَءُ الْحُرُوفِ حَقَّهاَ مِن كُلِّ صِفَةِ
“harflerin lâzımı ve arızî sıfatlarını vererek okumaktır.”

Tecvidin Gayesi: Cenabı Hakkınورتل القرأن ترتيلا) ) “Kur’an-ı Kerimi açık açık tane tane tertil ile oku” emrinin yerine getirilmesidir.
Tecvidin Hükmü:Tecvid ilmini bilmek farzı kifayedir. Kur’an-ı Kerimi tecvid üzere okumak ise her Müslüman kadın ve erkeğe farzı ayndır.

Bu konuda İmam cezeri hazretleri;( والأخذ بالتجويد حتم لازم من لم يجود القرآن آثم) “Kuranı tecvitli okumak vaciptir.Kim kuranı tecvitli okumazsa günahkar olur.”Buyuruyor.

Harfi Med:( و- ى- ا)
Med harfi, bazen zamir ve asarlı hemzelerde olduğu gibi mukadder olur.(إنه – آمن ) gibi
Bazen de med harfi olan Elif, vav ile((الزكوة yada ya ile(موسي)yazılır.Bunu anlamak için ma kabline bakılır.Eğer ma kabli üstün ise o vav ile ya elif kabul edilir.

Sebebi Med: Meddi aslînin 1 elif miktarından ziyade çekilmesine sebep olan amillere denir. Bunlar; hemze ve sukundur.
NOT: Meddi tabiiye asli med, diğerlerine ise Feri med denir

Meddi Tabii: Sadece med harfi olup Sebebi Med den bir şey yok ise meddi tabii olur.أوتينا
Meddi Muttasıl: harfi medden sonra sebebi medden “hemze” olup ikisi bir kelimede bulunduğunda Meddi muttasıl olur. السوأ
Not:يشاء- ماء gibi kelimeler vakıf halinde meddi arız olmazlar.meddi muttasıl olurlar.Zira hemze,sukun-u arızdan kuvvetlidir
Meddi Munfasıl: harfi medden sonra sebebi medden “hemze” olup ikisi farklı kelimelerde bulunduklarında Meddi muttasıl olur. قالوا ءإذا

Sukun iki kısımdır:
Sukun-u Lazım:Durulduğunda ve geçildiğinde var olan sukundur.
Sukun-u Arız : Durulduğunda var olan geçildiğinde düşen sukundur

Meddi Lazım : harfi medden sonra sebebi medden “sukun-u lazım”bulunursa Meddi Lazım olur. Meddi Lazım 4 kısımdır
Kelime-i Müsakkale. اتحاجوني (Meddi lazımın tamamına yakını bu kısımdandır)
Kelime-i Muhaffefe. الأن

Harfi Müsakkal.طسم in sin i
Harfi Muhaffefطسم in mim i
Meddi Lazımı 4 elif miktarı çekmek vaciptir.
(Müsakkaleyi şeddeli, Muhaffefi ise cezimli olarak anlayabiliriz)

Meddi Arız:med harfinden sonra sebebi medden sükûnu, ârız bulunursa meddi arız olur.
Sonu Meftuh olduğu zaman 3 vecih caizdir . يعلمون
Tul – Tevessut – Kasr.
(4) (3-2) (1)

Sonu Meksur olduğu zaman 4 vecih caizdir. يوم الدين
Tul – Tevessut – Kasr. – kasrlı Revm. (Revm, 1 elifle yapılır.)
Sonu Mezmum olduğu zamn 7 vecih caizdir. نستعين
Tul – Tevessut – Kasr. Tul ile İşmam – Tevessut ile İşmam – Kasr ile İşmam – birde kasır ile Revm

Ravm: (طلب الحركة بصوت خفي )Düşük bir sesle harekeyi okumaktır.
İşmam:( انضمام الشفتين بعد السكون )Sükundan sonra dudakları ileriye doğru uzatmaktır.

Meddi Lin:Lin harfinden sonra sukun gelirse meddi lin olur.
Lin harfi, öncesi üstün olan cezimli Vav ve Ya harfleridir.
Meddi lin in uzatılması aynen meddi arız gibidir. Son harfin harekesine göre değişir.Ancak sükununun asli olması itibarıyla (عين)kelimesinde iki vecih caizdir.Tul ve Tavassut.(Tul 4, tavassut ise 3 dür.)

KURAN OKUYUŞ ŞEKİLLERİ

Tecvid ve Kırâet ilmi kitaplarında Kur’ân kırâeti üç mertebe üzerine sınıflandırılmıştır: Bunlar tahkîk, tedvir ve hadr’dır.Bir elif iki fetha miktarı demek olduğuna göre

Asım, Hamze, Nafi’den Verş kırâetleri tahkik;

İbnü Amir, Kisâi haleful aşir kırâetleri tedvir;

diğerleri hadr tarzındadır.

Fakat bunların hiçbirinde bir harf veya harekenin hakkı çiğnenecek şekilde okunmak caiz olamayacağı için, asıl mânâsıyla tertil kırâetlerin hepsinde şarttır. Kırâetleri böyle hadr ve tedvir şeklinde kısımlara ayırmaya cevaz veren ise gelecek olan “Kur’ân’dan size kolay geleni okuyun.” emridir.
Tahkik :Munfasıl ve muttasıl meddi dört (veya beş) elif miktarı çekecek şekilde gayet ağır bir ahenk ile okumaktır.
Tedvir: Munfasıl ve muttasıl meddi üç veya iki elif miktarı çekecek şekilde orta bir ahenk ile okumaktır.
Hadr:Muttasılı 2 Munfasılı bir elif munfasılı bir elif çekerek hızlı bir şekilde okumaktır

MUTTASIL MUNFASIL LAZIM ARIZ LİN
TAHKİK 4 4 4 1–3-4 1–3-4
TEDVİR 3 3 4 1–3-4 1–3-4
HADR 2 1 4 1- 3-4 1–3-4

İhfa(Gizlemek) : Tenvin veya sakin nundan sonra İhfa harfleri gelirse ihfa olur.(كن فيكن)
İhfa harfleri(ت-ث-ج-د-ذ-ز-س-ش-ص-ض-ط-ظ-ف-ق-ك)
İhfa(حالة بين الاظهار والادغام عارية عن التشديد مع بقاء الغنة) İdğam ile İzhar arası,şeddesiz,Nunu gizleyerek ğunneli bir okuyuş biçimidir.

İzhar(Ayırmak): Tenvin veya sakin nundan sonra izhar harfleri gelirse izhar olur.(غني حليم)
İzhar harfleri:Boğaz harfleri olan (ا-ه-ح-خ-ع-غ) harfleridir.
İzhar(الانفصال بين الحرفين) İki harf arasını ayırmaktır.

İklab(Dönüştürmek): Tenvin veya sakin nundan sonra Ba harfi gelirse iklab olur.
İklab(قلب النون الساكنة او التنوين ميما خالصا عند الباء مع بقاء الغنة) Tenvin veya sakin nunu gunneli tam bir mime dönüştürmektir.

İdğam: (ادخال احد الحرفين المثلين او المتقاربين اوالمتجانثين الي الأخر )
Kısaca İki harfi birleştirerek şeddeli bir harf oluşturmaktır. İdğam ikinci harfte gerçekleşir.
İdğam 4 e ayrılır.
İdğam-ı kebir:Her iki harfte harekeli olursa (Hafs kıraatin de yoktur.)
İdğam-ı sağir:İlk harf sakin ikinci harf harekeli olursa

İdğam-ı tam :İlk harf ikinci harfte tamamen kaybolursa
İdğam-ı nakıs:İlk harf ikinci harfte tamamen kaybolmayıp kendinde eser kalırsa
Not: Bütün idğamlar idğam-ı tamdır.Ancak
a) İlk harf kalın harf ise
b) İdğam-ı Maal Gunne de tenvin veya nun-u sakinden sonra Vav veya Ya gelirse idğam, idğamı nakıstır
İdğam Maal Ğunne: Tenvin veya sakin nundan sonra يمنو harflerinden birisi gelirse İdğam Meal Ğunne olur.(من يشاء)
İdğam bila ğunne: Tenvin veya sakin nundan sonra ل ر harflerinden birisi gelirse İdğam bila Ğunne olur.(من لعنه الله)
İdğam Misleyn:mahreç ve sıfatları aynı olan harfler (ilki sakin olmak şartıyla) peşpeşe gelirse İdğam misleyn olur. (فما ربحت تجارتهم)
NOT: Bu harfler mim veya nun olursa İdgam misleyn maal Gunne adını alırlar.
NOT 2:Aynı harften oluşan bütün şeddeli harfler İdğam misleyn olur.(ان) (رب) gibi
Mimi sakinin üç hali:
sakin mim den sonra mim gelirse. idğam misleyn Meal Gunne(عليهم مؤصدة)
sakin mim den sonra ba gelirse ihfayı- şefevi.(ترميهم بحجارة)
sakin mim den sonra ba ve mim in dışındaki harflerden birisi gelirse izhar olur.(عليهم ولا الضالين)
.
İdğam Mütecaniseyn:Mahrecleri aynı sıfatları değişik farklı olan harfler(ilki sakin olmak şartıyla peşpeşe gelirse İdğam Mütecaniseyn olur.
Harfleri 3 kısımdır :a) ت-د-ط (قالت طائفة) b) ث-ذ-ظ (اذ ظلموا) c) ب- م (اركب معنا)
İlk harf kalın olursa idgamı nakıs olur.Diğerleri idgamı tam olur.

İdğam Mütekaribeyn: Mahrecleri veya sıfatları veya hem mahrecleri hemde sıfatları birbirine yakın olan harfler peşpeşe gelirse(ilki sakin olmak şartıyla) İdğam Mütekaribeyn olur
Harfleri 2 kısımdır: a) ل- ر – Önce lamın gelmesi şarttır- (بل رفعه الله) b) ق- ك (الم نخلقكم) -Bu kelime
hem tam hem de nakıs idğamla okunabilir.Ancak tam idğam ile okunması evladır.-

İdğam Şemsiyye:. “Lamı tarif”den sonra ابغ حجك وخف عقيمه harflerinin dışındaki harflerden birisi gelirse idğam şemsiye olur.(النجم)
Not : الذي – التي gibi ismi mevsuller ve türevleri,tesniyelerin de lamın ortaya çıkması deliliyle(اللذان) İdgam şemsiye olurlar
Not2:Bu harf Nun olursa idğam şemsiye maal Gunne olur
İzhar kameriyye: “Lamı tarif”den sonra ابغ حجك وخف عقيمه harflerinden birisi gelirse izharı kameriyye olur.(الأبتر)

Kalkale:قطب جد Harflerinden birisi kelime ortası veya sonunda bulunursa Kalkale yapılır.(احد) (يجعلون)
Not:Vakıf halindeki kalkaleler daha şiddetli yapılırlar(cezeri mukaddimesi)

Hükmürra: Râ Meftuh veya mazmum olursa kalın olduğu için hükmü kalın ( رب – رسل )
Râ”meksur olursa inceبالبر
Râ sakin ma kabli meftuh veya mazmum olursa kalın (الصبر – الدبر)
Râ sakin ma kabli meksur olursa kendisinden sonra istila harfi yoksa ince okunur.(الذكر )
Eğer istila harfi varsa ve esreli değilse ra yine kalın okunur.(قرطاس – مرصاد)
Râ sakin ma kablinde kesrei arıza olursa bu kesreye itibar olunmaz ra kalın okunur.(ارجعي
–ام ارتابوا –لمن ارتضي –رب ارجعون –ان ارتبتم )gibi
Harfi lin den sonra gelen Râ vakıf halinde ince okunur.( لا ضير- خير)

Bazı özel kelimeler:

a)عين القطر – من مصر Vakıf halinde hem ince hem de kalın okunabilirler.Asıl harekesine binaen عين القطر kelimesinde incelik evladır. من مصر kelimesinde kalınlık evladır.
b) كل فرق İki türlü okunabilir.İstila harfi olan kaf esreli olduğundan İnce okumak evladır.
c)ان اسر – فاسر – اذا يسر Kelimelerinde durulduğunda umumi kural geleneği kalın; aslında bulunup sonradan hazfedilen (kaldırılan)ى lara işaret için ince okunur.İnce okumak evladır

Lafzatullah:Lafzai celalin ma kabli meftuh veya mazmum olursa kalın meksur olursa ince okunur.

Zamir: Zamirin ma kabli harekeli olduğu zaman çekilir. Sakin veya med harfi olduğunda çekilmez.
(انه – به -وله – عنده Çekilir) ( منه – فيه – عليه Çekilmez )
Kelimenin aslından olmaları hasebiyle ما نفقه – فواكه gibi örneklerde He ler çekilmez

NOT: Furkan suresinin 69. ayetindeki (فيه مهانا) lafzındaki zamir, kaideye göre uzatılmaması gerekirken kaideye uymaksızın bir elif miktarı uzatılarak okunur. (Boğaz harfi olan He harfinden dudak harfi olan Mim e geçiş zor olduğundan veya Kesreden zammeye geçiş zor olduğundan zamir çekilerek okunur, şeklinde açıklamalar yapılmaktadır.
Sekte :Nefes almadan sesi kesmeye denir.Sesin kesilme süresi ise bir elif miktarıdır.
Kur’an’ı Kerim’de dört yerde sekte yapmak vaciptir:
1. Kehf Suresinde:عِوَجًا قَيِّمًا Vasl(geçiş)yapılırsa sekte vaciptir.vakıf halinde bir şey gerekmez
2. Yasin Suresinde: مِنْ مَرْقَدِنَا Vasl(geçiş)yapılırsa sekte vaciptir.vakıf halinde bir şey gerekmez
3. Kıyame Suresinde:مَنْ رَاقٍ
4. Mutaffin Suresinde:كَلاَّ بَلْ رَانَ

Ayrıca şu 7 yerde he harfinin sukununa işareten sekt-i hafife yapmak gerekir.
Bakara 259 (لم يتسنه )
Hakka 28 ( ماليه)
Enam 90 ( فبهدا هم اقتده )
Hakka 29 ( سلطانيه)
Hakka 20-26 (حسابيه)
Karia 10 (وما ادريك ماهيه)
Hakka 19 (كتابيه)

HEMZELER

Vasıl hemzesi:İbtidaen varolan dercen (arada) düşen hemzedir.Çoğunlukla esrelidir
Katı hemzesi İbtidaen ve dercen sabit olan hemzedir.

Vasıl hemzeleri

1-(ال) : Lam-ı tarifin hemzesi
2-(الذي- التي): gibi İsmi mevsullerin hemzesi
3-(الله) : lafzının hemzesi
4-(اسم – است ابن – ابنة – ابنم – ايمن اثنين – اثنتين امرئ – امرأة ) Bu on ismin hemzeleri
5-Humasi(beşli) ve südasi (altılı) babların; mazi,emir ve mastarlarındaki hemzeler
Sülasi (üçlü)babların emir hemzeleri

Bunların dışındakiler katı hemzesidir.
-Fiillerde ki hemzelerde asıl olan vasıl hemzesi olmaktır.
-İsim ve Edatlarda ise asıl olan katı hemzesi olmaktır.

BESMELE VECİHLERİ

Süre evveli (evveli surede) 4 vecih caizdir

قطع كل
قطع اول وصل ثاني (Birinci اعوذ , İkinci بسملة dir.)
وصل اول قطع ثاني
وصل كل

Süre aralarında (süre beyninde) 3 vecih caizdir
قطع كل
قطع اول وصل ثاني (Birinci, süre sonu İkinci بسملة dir.)
وصل كل

Not:Süre beyninde وصل اول قطع ثانيokuyuşu,besmele önceki sürenin sonuna dahildir görüntüsünü vereceğinden caiz değildir.

Tevbe süresi evveli 2 vecih caizdir.

قطع بلا بسملة (Sadece اعوذ okunup durulur.sonra tevbe ye başlanır. )
وصل بلا بسملة (اعوذ tevbe süresine bitiştirilerek okunur. )

Enfal ile tevbe arası 3 vecih caizdir

قطع بلا بسملة (Enfal in sonunda durulur.Nefes alınır.Besmele çekmeden tevbe süresine başlanır.)
وصل بلا بسملة (Durmaksızın Enfal in sonu direk tevbe nin başına birleştirilir.)
سكت بلا بسملة (Enfal in sonunda durulur.Nefes alınmadan.Besmele çekmeden tevbe süresine başlanır.)
Not:Tevbe süresinin ortalarından başlandığında a) Besmele çekilir b)Sürenin evveline teban, besmele çekilmez. Şeklinde iki farklı görüş vardır.

Aşağıdaki kelimelerde elif harfi vakıf haline okunur vasıl halinde ise düşer.
( تثبت الألف الواقعة في هذه الكلمات التالية في الوقف وتحذف لفظاً في الوصل)
1 ( (أنا أكثر منك مالاً وأعز نفراً Kurandaki bütün (mütekellim zamiri) أنا kelimelerindekii elifler.
2 (لكنا هو الله ربي) Kehf suresi 38. ayette geçen (لكنا) nin elifi
(وتظنون بالله الظنونا) 4- Ahzab 10. ayetteki (الظنونا) nin elifi
4وأطعنا الرسولا) ) Ahzab 66.ayette geçen (الرسولا)nin elifi
5(فأضلونا السبيلا) Ahzab 67.ayette geçen (السبيلا)nin elifi
6 (كانت قواريرا) İnsan 15. ayette geçen birinci (قواريرا) nin elifi
7 (إنا أعتدنا للكافرين سلاسلا) İnsan 4. ayette geçen (سلاسلا) nin elifi . (Bu kelimede vakf halinde iki vech caizdir şeklinde görüşler de vardır.)
Tecvid Dersi Notları – 3
Kuran ın Allah Rasûlü zamanında yazımı

Allah Rasûlünün [s.a.v] emri ile vahiy katipleri Kuran ı parça parça olarak işlenmiş ince deriler, kürek kemikleri, ağaç kabukları ve düzgün taş gibi maddelerin üzerine yazmakta idiler.Yazılan bu âyetler, vahiy henüz tamamlanmadığı için, tek bir mushafta toplanmamıştı.Bu dönem içersinde Ashab ezberledikleri âyetleri Allah Rasûlünün [s.a.v] gösterdiği sûrelerin altına yazıyorlardı.
* Kuranın Hz. Ebu Bekr [r.a] döneminde yazılışı *
Zeyd b. Sabit [r.a], Hz. Ebu Bekr [r.a]in emri ve Hz. Ömer [r.a]in uygun bulmasıyla Kuran âyetlerini biraraya toplamıştır.Zeyd İbn Sabit Kuranı toplarken, vahiy katiplerinin yazdıklarını dikkate almış ve âyetleri ilk defa bir mushafta toplamıştır.
* Kuranın Hz. Osman [r.a] döneminde yazılışı *
ilk Mushaf Kuranın okunşundaki tartışmalara son vermek amacıyla, farklı kıraatleri yansıtacak şekilde Hz. Ebu Bekrin topladığı ve Hz Ömerin kızı Hafsanın koruduğu nüshaya bağlı kalınarak yazıldı.Bununla ilgili olarak Hz. Osman, Zeyd b. Sâbit [r.a], Abdullah b. ez-Zübeyr [r.a], Sad b. el-Âs [r.a] ve Abdurrahman b. el-Haris b. Hişam [r.a]ı görevlendirdi.Bu Mushaf üzerinde noktalama işaretleri ve harekeleri bulunmamaktaydı. Hz. Osman [r.a] yazılan Kuranın bir nüshasını saklamış diğer nüshaları ise çeşitli İslam şehirlerine göndermiştir.
* Kuranın harekelenmesi ve noktalanması üç merhalede tamamlanmıştır *
*Birincisi: Muaviye b. Ebu Süfyan döneminde, Muaviye, Ebul-Esvedi görevlendirmiş, O da Kuran okurken meydana gelebilecek okuma hatalarını ortadan kaldırmak amacıyla nokta şeklinde hareke işaretleri koymuştur.
*İkincisi: Abdülmelik b. Mervan döneminde Kurandaki bazı harfleri birbirinden ayırmak için noktalar konulmuştur.Mervan bu işte el-Haccac b. Yusufu görevlendirmiş; o da bu işi Nasr b. Âsım ve Yahya bin yamer havale etmiştir. *Üçüncüsü: Bu dönemde irab alametleri olan Fetha, Damme, Kesre ve Sükûn konulmuştur. Bu harekelendirmede Halil b. Ahmed el-Ferahîdînin yolu izlenmiştir.

Toplam 17 sayfa, 14. sayfa gösteriliyor.« İlk...101213141516...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.