19

Şubat
2014

Diyanet Yeterlilik Tarihi Açıklandı

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  155 Kez Okundu

Diyanet Yeterlilik Tarihi Açıklandı(19.02.2014)
Din Hizmetleri Kadrolarına Atanacaklarda Aranan Yeterlik ve KPSS Puanıyla İlgili Duyuru

YETERLİLİK   SINAVI  YERİNE  KPSS ve DİNHİZMETLERİ ALAN BİLGİSİ TESTİ (DHBT)

BAŞKANLIK D U Y U R U

Bilindiği üzere Başkanlığımız Kur’an kursu öğreticisi, imam-hatip ve müezzin-kayyım kadrolarına ilk defa açıktan veya sözleşmeli atanacaklarda, Başkanlığımızca yapılan sınav sonucunda her bir unvan için verilen yeterliğe sahip olma şartı aranmaktadır.
Açıktan atamalar ve sözleşmeli alımlar, belirlenen Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) puanına sahip olanlardan KPSS puanı başarı sırasına göre atama yapılacak kadro sayısının üç katına kadar adayın çağrıldığı sözlü sınav sonucu başarı sırasına göre yapılmaktadır.

18

Şubat
2014

Kpss Genel Yetenek Konuları

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  233 Kez Okundu

1) Sözel Bölüm %50
Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini,
dil bilgisi ve yazım kurallarını ölçmeye
yönelik sorulardan oluşacaktır.
2) Sayısal Bölüm %50
Sayısal ve mantıksal akıl yürütme
(muhakeme) becerilerini ölçmeye
yönelik sorulardan oluşacaktır.

 

 

18

Şubat
2014

Kpss Genel Kültür Ders Konuları

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  173 Kez Okundu

Kpss Genel Kültür Dersleri:100
1-Tarih
a) Anadolu Selçuklu Devleti ve %5
Öncesindeki Türk Devletleri
b) Osmanlı Devleti %15
c) Atatürk İlke ve İnkılapları %20
d) Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi %5
2-Temel Yurttaşlık Bilgisi
a) Hukuk başlangıcı ve %5
genel kamu hukuku
b) Anayasa %5
c) İdare %5
3-Türkiye Coğrafyası
a) Türkiye’nin fiziki özellikleri %12
b)Türkiye’nin beşerî özellikleri %5
c) Türkiye’nin ekonomik özellikleri %13
4-Türkiye ve Dünya ile İlgili Genel, Kültürel ve Güncel Sosyoekonomik Konular %10

18

Şubat
2014

Türkiye ve Dünya ile İlgili Genel ve Güncel Sosyoekonomik Konuları

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  295 Kez Okundu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Christian Wulff (51), bugün Alman Meclisinde (Bundestag) yapılan seçim sonucunda, 5 yıllık bir süre içinAlmanya’nın 10. Cumhurbaşkanı oldu.

Avrupa Birliği (AB), 6. Çerçeve Programı (ÇP) programı kapsamında Türk araştırmacıların koordinatörlüğünde yürütülen ve dünya genelinde adından söz ettiren “üç boyutlu televizyon” projesini devam ettirecek “holografik televizyon” projesine 4,5 milyon euro kaynak ayrıldı.

Erken genel seçimlerin ardından koalisyon pazarlıklarının sürdüğü Belçika,AB dönem başkanlığını İspanya’dan devraldı.

18

Şubat
2014

Kpss Türkiye Coğrafya Ders Notları

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  432 Kez Okundu

KPSS COĞRAFYA DERS NOTLARI
a) Türkiye’nin fiziki özellikleri %12
b)Türkiye’nin beşerî özellikleri %5
c) Türkiye’nin ekonomik özellikleri %13
TÜRKİYE’NİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ VE COĞRAFİ KONUMU
Bölgelerimiz ve en kalabalık bölümlerinin eşleştirilmesi:
İç Anadolu- Yukarı Sakarya Bölümü,
Karadeniz – Doğu Karadeniz kıyıları,
Ege-Kıyı ovaları,
Marmara – Çatalca – Kocaeli bölümü

18

Şubat
2014

Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  646 Kez Okundu

Diyanet İşleri  Başkanlığımızca 2014 Kutlu Doğum Haftası ana temasının “Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet” olarak belirlendi.

18

Şubat
2014

KPSS Vatandaşlık Bilgisi Ders Notları

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  137 Kez Okundu

KPSS Vatandaşlık Bilgisi Ders Notları

OSMANLI İMPARATORLUĞU VE ANAYASAL GELİŞMELER
1-Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilk anayasal gelişme, 1808 tarihli “Sened-i İttifak”tır. 2. Mahmut döneminde, Alemdar Mustafa Paşa’nın önderliğinde merkezi hükümetle ayanlar arasında imzalanmıştır. Anayasal nitelikte olmayan bir belgedir.
2-Osmanlı döneminde anayasal gelişmelerin ikincisi, 1839 tarihli Tanzimat Fermanı’dır. Abdülmecit döneminde yapılmıştır.
3-Anayasal gelişmelerin 3.sü 1856 tarihli “Islahat Fermanı”dır. Abdülaziz döneminde yapılmıştır.
Bunlar hukuk devletine geçişin ilk adımlarıdır.

15

Şubat
2014

Ebüssuud Efendi (Sultan’ul- Müfessirîn”)

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  390 Kez Okundu

Şeyhülislam Ebüssuud Efendi Şehzade Mustafa’nın İdam Fetvasını Verdi
Kanuni Sultan Süleyman, Şeyhülislam Ebüssuud Efendi’den Şehzade Mustafa’nın devlete isyan ettiğinden dolayı idam edilmesi için fetva istemiştir. Şeyhülislam Ebüssuud Efendi Şehzade Mustafa’nın idam edilmesi için fetva vermiştir. 1553 yılının Şevval ayında Şehzade Mustafa babası ile görüşmek üzere geldiği çadırda boğdurularak öldürülmüştür. Şehzade Mustafa Padişah’ın huzuruna çağrıldı.Mustafa,babasının otağına girdi.Babasını selamlamak üzere eğildiği sırada Hırvat asıllı bir yeniçeri üzerine atılıp boğarak öldürdü.Başka bir rivayete göre ise Mustafa’nın,babasının çadırı diye başka bir çadıra sokulduğu,üzerine çullanan dilsiz cellatları tepelediği,bu sırada pehlivanlığından ötürü “Zal” lakabıyla anılan Mahmud adlı bir Ağanın ellerini tutup kendisini yere indirmesiyle boğulabildiği anlatılır. Şehzade Mustafa halk ve asker arasında çok sevilen bir kimseydi.Saltanata layık kıymetli bir zat olduğunu ispatlamış,Kanuni’den sonraki en büyük hükümdar adayı olmuştu.Ölümü büyük üzüntüye ve galeyana yol açtı.

1

Şubat
2014

Osmanlının Şehitler diyarı Yemen

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  4.180 Kez Okundu

Anasından destur aldı durmadı,
Kabe yollarını geçti boyladı
Geldi o Resulu evde bulmadı
Yemen illerinde Veysel Karani

Yemen’e İslâm, Resulullah (a.s.)’ın sağlığında girmiştir. Resulullah (a.s.) Medine’de İslâm devletini kurduğunda Yemen İran nüfuzu altındaydı ve İranlılar o dönemlerde Bâzân adlı bir kişiyi Yemen valisi olarak tayin etmişlerdi. Aslen İranlı olan bu kişi Resulullah (a.s.)’ın davetiyle Müslüman olmuş ve İslâm devleti onu Yemen valiliğinde tutmuştur. H. 9 (M. 631) yılında Bâzân’ın vefat etmesi üzerine Resulullah (a.s.) onun yönetimi altındaki bölgeleri Bâzân’ın oğlu Şehr, Ebu Musa el-Eş’ari (r.a.), Yâli ibnu Umeyye ve Muaz ibnu Cebel (r.a.) arasında paylaştırdı. Resulullah (a.s.), h. 9 yılında da Hz. Ali (r.a.)’yi halkını İslâm’a davet etmesi için Yemen’e gönderdi. Hz. Ali (r.a.)’nin daveti etkili oldu ve Yemen halkı kitleler halinde İslâm’a girdi. Resulullah (a.s.)’ın sağlığında Yemen’de Abhele el-Esved el-Ansi adlı bir kişi peygamberlik iddiasında bulundu ve kendi kabilesini etrafına toplamayı başardı. Etrafına topladığı insanlarla Yemen’in önemli bir kısmını işgal etti. Yukarıda sözü edilen eski Yemen valisi Bâzân’ın oğlu ve Resulullah (a.s.) tarafından Yemen’in bir bölümünün idaresi kendisine verilmiş olan Şehr’i öldürdü. Bu kişi daha sonra zorla kendine eş yaptığı Merzebâne adlı kadının bazı yakınlarıyla birlikte düzenlediği bir komplo sonucu öldürüldü ve etrafına topladığı kişiler de dağıldı. Yemen 820′ye kadar halife tarafından gönderilen valilerce yönetildi. 820′den sonraki Yemen tarihi biraz karışıktır. Bu tarihten sonra ülkenin değişik bölgelerinde değişik yönetimler kurulmuştur. Bunlardan kısaca söz edelim: 820′de Yemen’in bir bölümünde Şiiliğin bir kolu olan Zeydiyye mezhebini benimsemiş Ziyadiler yönetimi kuruldu. Ziyadiler, Abbasilere tabi özerk bir devlet kurmuş ve 1022 yılına kadar iktidarlarını sürdürmüşlerdir. Ancak Ziyadiler Yemen’in tamamına hükmedemediler. San’a çevresine 861 – 997 yılları arasında Ya’furiler hükmettiler. Yafuriler sünniydiler ve onlar da Abbasiler’e tabiydiler. Yafurilerin bölgeleri kısa bir süre Karmatilerin eline geçti. 997′de Ressiiler Yafuri devletini ortadan kaldırdılar. Ressiler Yemen’in Sa’de çevresinde yönetim kurmuşlardı. Zeydiyye mezhebinden olan Ressiilerin saltanatı 1300 yılına kadar sürdü. Yukarıda zikredilen Ziyadiler yönetiminin 1022′de yıkılmasından sonra onların bölgelerinde Neccahiler yönetimi kuruldu. Neccahiler sırasıyla Abbasiler, Selçuklular ve Fatımiler’e tabi olarak Yemen’in bazı bölgelerinde 1159′a kadar hüküm sürdüler. 1038′de San’a'nın batısındaki Mesar şehrini başkent edinen Sulayhiler yönetimi kuruldu. Fatımiler’e tabi olan ve Şiiliği benimseyen Sulayhilerin saltanatı 1099′a kadar sürdü. 1099′da San’a ve çevresinde Hemdaniler yönetimi kuruldu. Sırasıyla Fatımiler’e, Selçuklular’a ve Eyyubiler’e tabi olan Hemdaniler yönetimi 1174′e kadar ayakta kaldı. Hemdanilerin çoğunluğu Zeydi, bazıları da İsmailiyye şiasındandı. 1159′da Zebid ve çevresinde Mehdiler yönetimi kuruldu. Harici olan Mehdilerin saltanatı 1174′e kadar sürdü. Mehdiler önce Fatımiler’e sonra Eyyubiler’e tabi oldular. Zebid ve çevresinde 1229 – 1454 yılları arasında sünni olan Resuliler hüküm sürdüler. Resuliler de önce Eyyubiler’e sonra Memlükler’e tabi oldular. 1446 – 1538 tarihleri arasında Yemen’in büyük bir kısmı üzerinde Tahiriler hüküm sürdüler. 1517′den sonra Yemen’e Osmanlılar girdiler. Osmanlılar Yemen şehirlerini tek tek ele geçirerek 1538′de de Tahiriler yönetimine son verdiler

28

Ocak
2014

Siyer Notları

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  176 Kez Okundu

1-Kütüb-i Sitte (Altı Hadis Kitabı):buhari (ö. H. 256/ M. 869), Müslim (ö. H. 261/ M. 874) ve Tirmizi’nin (ö.H. 279/892) el-camiu’s-sahih’i ile Ebu Davud (ö. H. 275/ M. 888), Nesai (H.303/ M. 915) ve İbn Mace’nin (ö. M. 273/ M. 886) es-Sünen’leri kütüb-i sitte’yi oluşturmaktadır.
2-Arap Yarımadasında Dini Durum:Putperestlik: İslam’dan önce yarımadada putperestlik en yaygın dini inanıştı.Her ailenin bir putu vardı. Mekke, Taif ve Medine’de yaşayanların tamamına yakını putperestti.
Yahudilik: Yahudiler yoğun olarak Medine, Hayber, Fedek’te ve az da olsaYemen’de yaşamakta idiler. bu bölgede yaşayan Yahudiler, MÖ.6. yüzyıldaki Babil sürgününden kaçarak kudüs’ten bu şehirlere yerleşen Yahudilerdir.
Hristiyanlık: Hicaz bölgesinde çok fazla yaygın olmayan Hristiyanlık Arap yarı- madasının kuzey bölgesinde yaşayan Gassaniler ve Hireliler arasında yaygındı. Hicaz bölgesindeki az sayıdaki Hıristiyanlar Güney Arabistan’da Necran bölgesinde idi.
Mecusilik (Ateşe tapanlar): bahreyn ve Umman başta olmak üzere yarımadanın İran’a yakın olan doğu kesimleriyle Yemen’de Arapların yanı sıra İran asıllı Mecusiler yaşamakta idi.
3-Arap Yarımadasında Yaşam Şekli:İslam öncesi Araplarda bedevî ve hadarî olmak üzere başlıca iki çeşit hayattarzı mevcuttu.
bedevî: Çöl ve vahalarda göçebe olarak çadırlarda yaşayan Araplara denir. Geçim kaynakları başta hayvancılık olmak üzere avcılık ve baskınlardan elde edilenlerdi. bedevîler Arap dilini en temiz ve doğru şekilde kullandıkları için şehirde yaşayanlar, çocuklarını Arapçayı güzel konuşmaları ve doğru bir şekilde öğrenmeleri için çöle gönderirlerdi.
Hadarî: köy, kasaba ve şehirlerde yerleşik hayat yaşayanlara denir. Mekke, Medine ve Taif’te yaşayan kabileler kısmen yerleşik hayata geçmişlerdi. Tarıma elverişli arazileri olduğundan Medine ve Taif’te oturanlar tarımla, dağlık bir arazide kurulu olan Mekke’de oturanlar ise ticaretle geçimlerini temin ediyorlardı.
4-Mele: Bedevilerdeki kabile meclisinin şehirdeki karşılığıdır.
• Mele, her oymaktan önde gelen bir veya iki kişinin oluşturduğu meclistir.
• Mele’nin yaptırım gücünden çok ahlâkî otoritesi vardı.
• Mele’nin toplantı yeri Mekke’de Dârünnedve id
5-İslam öncesi Arap toplumunda sosyal sınıflar:Hürler,Mevali,Köleler.
6- Arapların Faziletleri (Fezâilü’l-Arab). Özgürlüğe düşkün olma, kahramanlık, sabır, zayıfı koruma, cömertlik, sözünde durma, misafirperverlik, eman (sığınma hakkı) verme, kanaat etme bunlara örnek verilebilir.
7- Arapların Ayıpları (Mesâlibü’l-Arab): Putperestlik, kız çocuklarını gömme, büyüklenme (kibir), kabile asabiyeti, gasp, içki, fuhuş, kumar, intikam arzusu, faiz, hırsızlık, kan dökme, yetim malı yeme, gibi şeylerdir. Ancak sayılan bu kötü davranışları, Hz. Ebu Bekir gibi, yapmayanlar da vardı.
8-Mekke’de kurulan önemli panayırlardan bazıları şunlardır: Ukaz, Dumetülcendel, Muşakkar, Suhar, Deba, Zü’l-Mecaz ve busra
9-İSLAM ÖNCESİ MEKKE’DE DİNİ DURUM:PUTPERESTLİK,HRİSTİYANLIK,MECUSİLİK,YAHUDİLİK,HANİFLİ
10-Hanif, sözlükte batıldan hakka dönen kimse demektir. Terim olarak ise İslam dini gelmeden önce Hz. İbrahim’in tebliğ ettiği inancı benimseyerek Allah’ın birliğine inanan ve putperest olmayan kimselere denir. kur’an’da bu kelime Hz. İbrahim’in inanç biçimi için kullanılmıştır

27

Ocak
2014

EMEVİLER VE ABBASİLER

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  200 Kez Okundu

EMEVİLER VE ABBASİLER
Emeviler, Dört Halife Dönemi’nden (632-661) sonra Müslüman Arap devletine egemen olan hanedandır. Hz. Ali’nin 661’de öldürülmesinden sonra başa geçen Emeviler, 750’de Abbasiler tarafından yıkılıncaya değin hüküm sürdüler. Endülüs Emevi Devleti nin kurucusu I. Abdurrahman Hişam b. Abdülmelik in torunudur.
Emeviler dönemi, İslâm birliği açısından alınacak çok büyük dersler ve ibretlerle doludur. Büyük fetihler yapılmasına, İslâm topraklarının genişlemesine rağmen İslâm birliğini engelleyen dâhili hastalıkların büyük bir kısmının bu dönemde devlet yöneticilerini alt ettiğini, tefrikanın ve ırkçılığa varan milliyetçilik ve kabilecilik anlayışı ve uygulanmalarının Müslümanları nasıl parçaladığını ve kardeş kanı döktüğünü ve bunlar nedeniyle de devletin ömrünün kısa sürdüğünü görüyoruz. O dönemde saçılan fitne ve ayrılık tohumlarının nesilden nesile bugüne kadar geldiğini de görüyoruz.
İslâm tarihinde “Dört Halife Devri”nden sonra İslâm Devleti’nin başına gelen hanedana verilen ad. “Beni Ümeyye” de denir. Emevî iktidarı, Doğu ve Batı Emevîleri olmak üzere ikiye ayrılır. Doğu Emevîlerine (661-750) Suriye ya da Şam Emevîleri, Batı Emevîlerine (756-1031) ise Kurtuba ya da Endülüs Emevîleri denir. Hanedanın adı, bu devleti kuran Muaviye bin Ebu Süfyan’ın mensup olduğu Kureyş’in “Beni Ümeyye” soyundan gelmektedir. Halife Ali’nin şehit edilmesi üzerine İslâm Devleti’nin başına I. Muaviye geçti (661). Muaviye, Osman zamanında 640′ta Suriye (Şam) valiliğine atanmıştı.
Muaviye, Hz. Ali’nin 661′de öldürülmesinden sonra halifeliğini ilan etti ve böylece Emevi yönetimi başladı. Muaviye, halifeliğini tanımayanları sert bir biçimde bastırdı ve iç karışıklıklara son verdi. Ardından yeni fetihlere girişti. Emevi egemenliğini doğuda Hindistan sınırına, batıda Kuzey Afrika’ya, oradan da Güney İspanya’ya kadar yaydı. Yeni kurulan donanmayla 669-678 arasında Bizans’ın başkenti Konstantinopolis’i (İstanbul) ele geçirmek için seferler düzenlendi, ama başaramadı. Muaviye 680’de öldüğünde ardında güçlü bir devlet bıraktı. Artık halife bir kurul tarafından seçilmiyor, babadan oğula geçiyordu. Nitekim Muaviye’nin yerine oğlu I. Yezid halife oldu.

24

Ocak
2014

Mehmed Abdülkadir KEÇEOĞLU ( YAMAN DEDE ) (1887 – 1962)

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  192 Kez Okundu

Mehmed Abdülkadir KEÇEOĞLU ( YAMAN DEDE ) (1887 – 1962)
Gönül hûn oldu şevkinden boyandım yâ Rasulallah
Nasıl bilmem bu nirâna dayandım yâ Rasulallah
Ezel bezminde bir dinmez figândım yâ Rasulallah
Cemâlinle ferahnâk et ki, yandım yâ Rasulallah…
1877 yılında Kayseri’nin Talas ilçesinde dünyaya gelen Dyamandi daha çocukluk döneminde İslam’a ait güzelliklere ilgi duyar. Bir gayrimüslim olsa da hocalarından rica eder, din derslerinde sınıftan çıkmayıp İslâm’a ait güzellikleri gönül kulağıyla dinler ve kendi tâbiriyle daha bu dönemlerinde “yanmaya” başlar. İsminin Rumca mânâsı da “elmas” olan Dyamandi, okumak için geldiği İstanbul’un mânevî havası ve tanıştığı muhterem şahsiyetler onun gönlündeki Muhammedî ateşin daha da artmasına vesile olur.
İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra uzun süre avukatlık yapan Dyamandi, I931′de edebiyat ve Farsça öğretmenliği yapmaya başlar. 1940′larda Saint Louis Fransız ruhban Okulunda Türkçe, 1942′ de Notre Dame Lisesinde Edebiyat ve Din dersi ve 1950′lerden sonra İstanbul İmam Hatip Okulunda Türkçe-Farsça, 1960′larda İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde Edebiyat ve Farsça derslerine girdi.

24

Ocak
2014

Diyanet Sınavlarına Hazırlık Notlar

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  204 Kez Okundu

1-Müdayene Ayeti:Kur’an da (Sure-i Bakara, 282. ayet) borçlu ve alacaklı hakkındaki ayet.
2-A’raf, tefsirlerde Cennet ile Cehennem arasında kurulu olan sur olarak zikredilmektedir. Zaten bu kelime bir sûreye de ad olmuştur. A’raf suresi, A’raftan bahsettiği için bu ismi almıştır.
3-Ahbar.Yahudi bilginleri.
4-Ruhban:Hristiyan papazlarıdır.
5-Medyen:Hz.Şuayb Aleyhisselamın kavmi
6-Kiramen katibin:hafaza melekleri.
7-Hz.Hacer, Hz.Sare’ nin cariyesi idi.
8-Hicr:Semud kavminin yaşadığı yer.
9-Nur suresinin 35. Ayetine Nur Ayeti diye bilinin.
10-Furkan:Hakkı batıldan ayırteden demektir.

24

Ocak
2014

Diyanet Sınavlarına Hazırlık Notlar

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  349 Kez Okundu

1-Sahiheyne:Buhari ve Müslim
2-Hedy:Hac da kesilecek kurbanlar.
3-Alufe:Ahırda yemle beslenen hayvanlar
4-Saime:Kırda yayılan hayvanlar.
5-Seyahatname:Evliya Çelebi
6-Cihannuma :Katip Çelebi
7-Harre Olayı:683
8-Cemel Olayı:656
9-Osmanlı Devleti:1299-1922
10-ak Dini Kur’ an Dili:Elmalili Mehmet Hamdi Yazır
11-Evs-Hazrec anlaşmazlığı : Sümeyr savaşı ile başlamıştır.
12-Bedir savaşında 14, uhut savaşında 70, hendek savaşında 6 şehit verildi.
13-Mütün-i Erbaa :Muhtar, Kenz, vikaye, Mecmail –Bahreyn
14-Süt emme yaşı: Hanefilere göre 30 ay, şafii ve hanbeliye göre 2 yıl
15-Mehrin alt sınırı Hanefilere göre 10 dirhemdir= 4 gram altın=28.05 gr.gümüş
16-İmam Şafiinin eserleri: Er-Risale, el-Hücce, El-Umm.
17-Mektube:Allah’ ın farz kıldığı namazlar.
18-Mesnun:Hz.Peygamberin sünneti ile sabit olan namazlar.
19-Lukata :Buluntu eşya.
20-Dem-i Cübran.Ceza kurbanı
21-Dem-i şükran:Şükran kurbanı.
22-İstibra:Küçük abdest temizliği
23-İstinca:Büyük abdest temizliği
24-Surutü’ s-salat:Namazın şartları.
25-Erkanü’ s-salat:Namazın rükünleri.
26-Celse:iki secde arası oturuş.
27-Kavme:Rükudan doğrulup dik durmak.
30-Abdullah bin Amr:Uhutta ilk şehit.
31-Medineye ilk hicret eden sahabe:Ebu Seleme
32-Üsve-i Hasene: Güzel Öernek demektir.
33-Şifa Hatun:Abdurrahman bin Avf’ ın annesi.
34-Yerleşik hayat süren araplara Hadari denir.
35-Ammu’ l Hüzn:Hüzün ve gam yılı.
36-Senetü’l –İbtihace:Senetü’s –Surur
37-Senetül Vüfud:Elçiler yılı,Ammu’ l Vufud.
38-Senetül Feth:Fetih ve bolluk yılı.
39-Tebük, Medine’nin (yaklaşık) 220 km. kuzeyinde, Medine ile Şam’ın ortasında bir kasabadır. Buraya kadar gelindiği için bu sefere “Tebük Gazvesi” denilmiştir. Hz. Muhammed’in bizzât katıldığı en son gazvedir.
40-Münâfıkların iç yüzleri ve kirli çamaşırları apaçık ortaya çıktığı için Tebük Seferi’ne “Gazve-i fâdıha” (Rüsvaylık gazvesi) de denilmiştir.
41-İLA:Karısına yaklaşmamak yemini.
42-LİAN:Karı koca lanetleşmesi.
43-İKALE:Satışın hükmü kaldırmak.
44-Müzaree:Ziraat ortaklığı.
45-Tehalüf:Karşılıklı yeminleşmek(Alıcı-satıcı)
46-İslam Hukukunun Kaynakları:Kitap,sünnet,icma ve kıyas.
47-Muvatta, ilk hadis kitabıdır.
48-Formel İbadetler:Namaz,oruç,zekat,hac
49-İnformel ibadetler:Allah’ ın yasaklarına riayet etmek.
50-Hatibü’ l –Enbiya:Hazret-i Şuayb Aleyhisselam.

Kaynaklar:
-Ni’ meti İslam :Mehmet Zihni
-İslam Kültür Atlası:Zerrin Kibaroğlu
-Diyanet İhtisas Eğitim Merkezi Ders Notları:Alaaddin Hançer
-El İhtiar:Mavsili
-Kuduri Tercümesi.
-İslam ‘ da Aile Hukuku:Dr.Ömer Ferruh
-Mecelle

23

Ocak
2014

TERİMLER

Yazar: arafat  |  Kategori: GENEL KÜLTÜR  |  Yorum: Yok   |  138 Kez Okundu

-Liân = Mülâ’ane = Karşılıklı Lanetleşme: İslam aile hukuku ile alakalı bir kavramdır.
-Mübâhele = İbtihâl = Karşılıklı Lanetleşme: Âl-i İmrân Suresi’nin 61. ayetidir.
-Müdayene Ayeti: Bakara suresinde geçen ve bir sayfa büyüklüğünde olan Müdayene ayeti (282. ayet)
-“Nûr âyeti” diye bilinen 35. âyette Allah’ın, gökleri ve yeri aydınlatan nûrundan bahsedildiği için “Nûr sûresi” adını almıştır.
-KASAME: İslâm tarihinde hakimin, kim tarafından öldürüldüğü bilinmeyen maktülün, katilini bulmak veya diyetine hükmetmek amacıyla başvurduğu bir yargılama usulüdür .
-İlm-i Kırâat; Kur’ân’ın usûl ve kâidesine göre okunması.
-Kırâat-ı Seb’a; Kur’ân-ı Kerîm’in yedi türlü okunuş tarzı.
-Kırâat-ı Âsım; Bu yedi tarz arasında yaygın olanı.
- Kur’an, sağdan sola doğru açılır. Sağdan itibaren açılan ilk sayfaya “zahriye” denir.
- Kur’ân-ı Kerim’de 114 sûre vardır. İlk sûre Fâtiha sûresi, son sûre ise Nas sûresidir.
-En uzun sûre 286 ve en kısa sûre 3 âyettir.

Toplam 50 sayfa, 11. sayfa gösteriliyor.« İlk...910111213203040...Son »



© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.