2

Nisan
2012

Buhârîden Seçme Hadisler

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE, HADİS  |  Yorum: Yok   |  1.004 Kez Okundu

 

Kitâbu’l-İlm

باب مَنْ أَعَادَ الْحَدِيثَ ثَلاَثًا لِيُفْهَمَ عَنْهُ

(1) ـ عَنْ أَنَسٍ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم َ: أَنَّهُ كَانَ إِذَا تَكَلَّمَ بِكَلِمَةٍ أَعَادَهَا ثَلَاثًا حَتَّى تُفْهَمَ عَنْهُ وَإِذَا أَتَى عَلَى قَوْمٍ فَسَلَّمَ عَلَيْهِمْ سَلَّمَ عَلَيْهِمْ ثَلَاثًا

30. Daha İyi Anlaşılması İçin Sözü Üç Kere Tekrar Etme Babı:

1- Enes (r.a.)’in naklettiğine göre, Nebi (s.a.v.) bir söz söylediği zaman daha iyi anlaşılsın diye onu üç kere tekrar ederdi. Bir topluluğa gelip selam verdiği zaman da selamı üç kere tekrar ederdi.

***

باب الْحِرْصِ عَلَى الْحَدِيثِ

(2) ـ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَنْ أَسْعَدُ النَّاسِ بِشَفَاعَتِكَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏”لَقَدْ ظَنَنْتُ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ أَنْ لاَ يَسْأَلَنِي عَنْ هَذَا الْحَدِيثِ أَحَدٌ أَوَّلُ مِنْكَ، لِمَا رَأَيْتُ مِنْ حِرْصِكَ عَلَى الْحَدِيثِ، أَسْعَدُ النَّاسِ بِشَفَاعَتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، خَالِصًا مِنْ قَلْبِهِ أَوْ نَفْسِهِ ‏”‏‏.‏

33. Hadise Karşı Arzulu Olma Babı:

2- Ebû Hureyre’den nakledilmiştir. O şöyle dedi: “Ey Allah’ın rasûlü, kıyamet gününde senin şefaatine nail olmakla en mesud olacaklar kimlerdir? diye soruldu. Allah’ın Rasûlü, “Ebû Hureyre! Hadise karşı olan bu iştiyakından dolayı senden önce bu soruyu bana başkasının sormayacağını tahmin ediyordum. Kıyamet gününde benim şefaatime nail olacak en bahtiyar insanlar, samimi bir şekilde ‘lâilâhe illellâh’ diyen kimselerdir.” buyurdu.

***

باب كَيْفَ يُقْبَضُ الْعِلْمُ

وَكَتَبَ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ إِلَى أَبِي بَكْرِ بْنِ حَزْمٍ : انْظُرْ مَا كَانَ مِنْ حَدِيثِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاكْتُبْهُ، فَإِنِّي خِفْتُ دُرُوسَ الْعِلْمِ وَذَهَابَ الْعُلَمَاءِ، وَلاَ تَقْبَلْ إِلاَّ حَدِيثَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، وَلْتُفْشُوا الْعِلْمَ، وَلْتَجْلِسُوا حَتَّى يُعَلَّمَ مَنْ لاَ يَعْلَمُ، فَإِنَّ الْعِلْمَ لاَ يَهْلِكُ حَتَّى يَكُونَ سِرًّا‏.‏

34. İlmin İnsanların Elinden Nasıl Alınacağına Dair Bab:

Ömer b. Abdulaziz, Ebû Bekr b. Hazm’a şöyle yazdı: “Rasulullah’ın (s.a.v.) hadislerini araştır ve onları kayda geçir. Ben ilmin/hadislerin unutulup gitmesinden, âlimlerin de aramızdan çekilip gitmesinden endişe ediyorum. Sadece peygamberin (s.a.v.) hadislerini kabul et (yaz). İlmi yayınız, bilmeyenler için de öğreninceye kadar ilim meclisleri oluşturunuz. İlim gizli kalmadığı sürece yok olmaz.”

- (3) عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏”إِنَّ اللَّهَ لاَ يَقْبِضُ الْعِلْمَ انْتِزَاعًا، يَنْتَزِعُهُ مِنَ الْعِبَادِ، وَلَكِنْ يَقْبِضُ الْعِلْمَ بِقَبْضِ الْعُلَمَاءِ، حَتَّى إِذَا لَمْ يُبْقِ عَالِمًا، اتَّخَذَ النَّاسُ رُءُوسًا جُهَّالاً فَسُئِلُوا، فَأَفْتَوْا بِغَيْرِ عِلْمٍ، فَضَلُّوا وَأَضَلُّوا‏”‏‏.‏

3. ‘Amr b. El-‘As, Rasûlülah’ın (s.a.v.) şöyle dediğini nakleder: “Allah, bir toplumda, ilmi, insanların hafızalarından söküp alarak değil, âlimlerin ruhunu alarak yok eder. Öyle bir durum olur ki, artik o toplumda hiç âlim kalmaz. Sonuçta insanlar cahil başlar/yöneticiler/danışmanlar edinirler; böylece hem kendileri sapar, hem insanları saptırırlar.”

***

باب لِيُبَلِّغِ الْعِلْمَ الشَّاهِدُ الْغَائِبَ

(4) ـ عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، ذُكِرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏”‏ فَإِنَّ دِمَاءَكُمْ وَأَمْوَالَكُمْ ـ قَالَ مُحَمَّدٌ وَأَحْسِبُهُ قَالَ وَأَعْرَاضَكُمْ ـ عَلَيْكُمْ حَرَامٌ كَحُرْمَةِ يَوْمِكُمْ هَذَا فِي شَهْرِكُمْ هَذَا، أَلاَ لِيُبَلِّغِ الشَّاهِدُ مِنْكُمُ الْغَائِبَ ‏”‏‏.‏

37. İlmi Duyanların Duymayanlara Ulaştırması Babı:

4. Ebû Bekre’den (r.a.) nakledildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) (Veda Haccında halka hitap ederken) şöyle buyurdu: “Sizin şu gününüz, şu ayınız ve şu beldeniz nasıl haram/dokunulmaz ise kanlarınız, mallarınız ve namuslarınız da öylece birbirinize haramdır/dokunulmazdır. Dikkat edin, burada bulunanlarınız, (bu duyduklarını) burada bulunmayanlara da ulaştırsın”.

***

Kitâbu’l-Vudû’

باب التَّيَمُّنِ فِي الْوُضُوءِ وَالْغُسْلِ

(5) ـ عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لَهُنَّ فِي غُسْلِ ابْنَتِهِ ‏”ابْدَأْنَ بِمَيَامِنِهَا وَمَوَاضِعِ الْوُضُوءِ مِنْهَا ‏”‏‏.‏

32-Abdest Alırken Ve Yıkanırken Sağdan Başlama Babı:

5. Ummu Atiyye’den şöyle nakledilir: Nebî (s.a.v.), kızını yıkarken Ümmü Atiyye’ye; “Çocuğu yıkamaya sağdan ve abdest uzuvlarından başla!” buyurdu.

(6) ـ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُعْجِبُهُ التَّيَمُّنُ فِي تَنَعُّلِهِ وَتَرَجُّلِهِ وَطُهُورِهِ وَفِي شَأْنِهِ كُلِّهِ‏.‏

6. Hz. Aişe naklediyor: Nebî (s.a.v.) ayakkabılarını giyerken, saçlarını tararken, temizliğini yaparken hatta bütün işlerinde, hep sağdan başlamayı severdi.

***

باب إِذَا شَرِبَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعًا

(7) ـ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏”‏ إِذَا شَرِبَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعًا ‏”‏‏.‏

35. “Birinizin Kabından Bir Köpek Şu İçtiği Zaman Onu Yedi Kere Yıkasın” Babı:

7. Ebû Hureyre (r.a.) Nebî (s.a.v.)’in şöyle dediğini nakleder: “Birinizin kabından bir köpek şu içtiği zaman onu yedi kere yıkasın!”

(8) ـ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏”‏ أَنَّ رَجُلاً رَأَى كَلْبًا يَأْكُلُ الثَّرَى مِنَ الْعَطَشِ، فَأَخَذَ الرَّجُلُ خُفَّهُ فَجَعَلَ يَغْرِفُ لَهُ بِهِ حَتَّى أَرْوَاهُ، فَشَكَرَ اللَّهُ لَهُ فَأَدْخَلَهُ الْجَنَّةَ ‏”‏‏.

8. Ebû Hureyre (r.a.) Nebî (s.a.v.)’in şöyle dediğini nakleder: “Bir adam susuzluktan yaş toprağı yiyen bir köpek görmüş. (Susadığını anlayan) Adam, köpeğe, kanıncaya kadar ayakkıbısı ile kuyudan su taşımış. Onun bu tavrı Allah’ın hoşuna gitmiş ve onu cennete koymuş.”

***

باب لاَ يَجُوزُ الْوُضُوءُ بِالنَّبِيذِ وَلاَ الْمُسْكِرِ

وَكَرِهَهُ الْحَسَنُ وَأَبُو الْعَالِيَةِ‏.‏ وَقَالَ عَطَاءٌ التَّيَمُّمُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنَ الْوُضُوءِ بِالنَّبِيذِ وَاللَّبَنِ‏.‏

(9) ـ عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏”‏كُلُّ شَرَابٍ أَسْكَرَ فَهُوَ حَرَامٌ”‏‏.

76. Nebiz Ve Sorhoş Edici Bir İçki İle Abdest Almanın Caiz Olmadığına Dair Bab:

Hasan ve Ebû’l-‘Âliye Nebiz ve sarhoş edici şeyle abdest almayı hoş görmezdi. Atâ da “nebiz ve süt ile abdest almaktansa teyemmüm etmeyi yeğlerim.” derdi.

9. Hz. Aişe (r.a.), Nebî (s.a.v.)’in şöyle dediğini nakleder: “Şarhoş edici her içecek haramdır.”

***

باب فَضْلِ مَنْ بَاتَ عَلَى الْوُضُوءِ

(10) ـ عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏”‏ إِذَا أَتَيْتَ مَضْجَعَكَ فَتَوَضَّأْ وُضُوءَكَ لِلصَّلاَةِ، ثُمَّ اضْطَجِعْ عَلَى شِقِّكَ الأَيْمَنِ، ثُمَّ قُلِ اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ، وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ، رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ، لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَا مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ، اللَّهُمَّ آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ، وَبِنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ‏.‏ فَإِنْ مُتَّ مِنْ لَيْلَتِكَ فَأَنْتَ عَلَى الْفِطْرَةِ، وَاجْعَلْهُنَّ آخِرَ مَا تَتَكَلَّمُ بِهِ ‏”‏‏.‏

80. Abdestli Yatmanın Fazileti Babı:

10. Berâ b. Âzib (r.a.) Nebî (s.a.v.)’in şöyle dediğini nakleder: “Yatmaya gideceğin sıra önce namaz abdesti gibi abdest al, sonra yatağına gir ve sağ yanın üstüne yat; sonra da şu duayı oku!:

“اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ، وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ، رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ، لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَا مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ، اللَّهُمَّ آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ، وَبِنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ”

“Allah’ım yüzümü/nefsimi sana teslim ettim, işlerimi sana havale ettim, sırtımı sana dayadım. Senin rahmetinden ümitvarım, gazabından da korkuyorum. Senin cezana karşı, ne senden başka sığnacak bir kapı, ne de senden başka bir kurtarıcı vardır. Allah’ım, indirdiğin Kitab’a, gönderdiğin Peygamber’e imân ettim!” “Bunu okuduğun gece ölecek olursan fıtrat üzere/İslam inancı üzere ölmüş olursun. Söylediğin son söz bu dua sözcükleri olsun!”

 

yorumlar:

Hiç Yorum Yapılmamış!

yorum yapmak ister misin?




© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.