1

Aralık
2012

AVRUPA BİRLİĞİ DERS NOTLARI:1-4 Üniteler

Yazar: arafat  |  Kategori: AİLE  |  Yorum: Yok   |  5.313 Kez Okundu

BİRİNCİ ÜNİTE:
TARİHTE AVRUPA BÜTÜNLEŞMESİ
Yunanlı tarihçi Herodot, dünyanınAvrupa, Asya ve Libya (Afrika) adında üç kıtadan ibaret oldu¤unu yazmıştır. Ünlü Fransız romanc›ıVictor Hugo ise 1849’da tüm Avrupa devletlerinin daha üst bir örgütün şemsiyesi altında birleşmesi yönündeki dile¤ini dile getirmiştir. Bu görüşler yanında, 1834 yılında hayata geçirilen Alman Gümrük Birliği(Zollverein) gibi diğer bazı yerel bütünleşme hareketlerine de rastlanmaktadır.
1894-1972 yılları arasında yaşamış olan Avusturyalı diplomat Kalergi, siyasi, askerî ve ekonomik açıdan birleşmiş bir Avrupa düşüncesini ilk olarak bir Alman gazetesinde 15 Kasım 1922 tarihinde yayınlanan “Pan-Avrupa-Bir Öneri” başlıklı makalesi ile dile getirmiştir.
1926 yılında ilk Pan-Avrupa Kongresi toplanmıştır. Kalergi Pan-Avrupa Birliği’nin ilk Başkanı, Dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Aristide Briand da 1927 yılında Onursal Başkanı olmuştur.
Kalergi, 1952-1965 yılları arasında Avrupa Hareketi’nin onursal başkanlığını yapmıştır
Spinelli 1941 yılında yazdığı Ventotene Manifestosu’nda birleşmiş bir Avrupa kurulması gereği üzerinde durmuş, 1943 yılında Avrupa Federalist Hareketi’ni oluşturmuştur. Spinelli’nin öne sürdüğü fikirler, dönemin direniş hareketlerinin desteğine sahiptir.
İKİNCİN DÜNYA SAVAŞI SONRASI AVRUPA BÜTÜNLEŞMESİ
1945-1955 yIllarI arasIndaki on yıllık dönem aslında Avrupa’da federalizmi savunan kesimlerin bütünleşme fikrini Avrupalı devletlerin gündemine sokmak için çabaladığı bir dönemdir.
Federalizm bir siyasi bütünleşme ve örgütlenme modelidir
19 Eylül 1946 tarihinde Zürih Üniversitesinde yaptığı ünlü konuşmada Winston Churchill, Sovyet tehlikesinin bertaraf edilebilmesi için Fransa ve Almanya öncülüğünde bir Avrupa Birleşik Devletleri oluşturulması fikrini vurgulamıştır. 1932 yılında Hollanda, Belçika ve Lüksemburg arasında imzalanan Ouchy Sözleşmesi ile Benelüks oluşturulmuş ve bu ülkelerarasında ekonomik bütünleşmeye giden düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Bu üç ülke arasında gümrük birliğinin nihai olarak tesis edilmesi ise 1948 yılında mümkün olabilmiştir. Avrupa bütünleşmesi konusunda çalışanlar, 7-11 May›s 1948’de Hollanda’nınLahey kentinde Avrupa Kongresi’ni topladılar.
Almanya Sorunu
1945 yılında Yalta ve Potsdam konferanslarında da ele alınan Almanya sorunu kapsamında, Almanya’nın silahsızlandırılması, Nazilerden arındırılması ve savaş suçlularının cezalandırılması kararları alınmış, Almanya; ingiltere, Fransa, ABD ve SSCB arasında dört işgal bölgesine ayrılmış, Berlin de dörde bölünmüştür
1947’nin Mart ayında ingiltere ve Fransa bir Alman saldırısı karşısında birbirlerine yardım taahhüt ettikleri Dunkirk Antlaşması’nı imzalamıştır.
Truman Doktrini
Soğuk Savaş koşullarında, özellikle de 1947 yılından itibaren SSCB ile ABD arasındaki karşıtlık giderek daha fazla ortaya çıkmaya başlamıştır. SSCB’nin Doğu Avrupa’da nüfuzunu artırması Fransa ve ıtalya’da komünist partilerin güç kazanması
gibi gelişmeler, Sovyet etki alanının genişlemesi karşısında ABD’nin Avrupa’yı
ekonomik ve siyasi açıdan güçlendirmesi gereğini daha da belirgin hâle getirmiştir. Tüm bu gelişmeler sonucunda,12 Mart 1947 tarihinde ABD Başkanı Harry Truman Kongre’de yaptığı tarihi konuşmasında dünyanın iki ideoloji arasında bölünme aşamasında olduğunu belirtmiş ve ABD’nin komünist tehlikesi altında bulunan
Türkiye ve Yunanistan’a 400 milyon dolarlık askerî yardım yapacağını açıklamıştır.
Marshall Planı
Truman Doktrininden sonra, ABD’nin Avrupa’yı güçlendirme çabalarının ekonomik ayağı Marshall Planı ile sağlanmıştır.
5 Haziran 1947’de Amerikan Dışiileri Bakanı George Marshall Avrupa’nın yeniden imarı için oluşturulan planın ana hatlarını Harvard Üniversitesinde yaptığı konuşmada açıklamıştır
12 Temmuz 1947’de Paris’te bir araya gelen Avrupa devletleri, Avrupa’nın ihtiyaçlarını belirlemek için Avrupa Ekonomik iş birliği Konferansı (Conference of European Economic Cooperation – CEEC) adlı kuruluşu oluşturmuşlardır.
Nisan 1948’de Avrupa Ekonomik iş birliği Örgütünü (Organization of European Economic Cooperation-OEEC) kurmuşlardır. Bu Örgüt 1961 yılında Ekonomik iş birliği ve Kalkınma Örgütüne (Organization of Economic Cooperation and Development- OECD) dönüşmüştür.
Batı Avrupa ülkeleri ile ABD’nin Truman Doktrini ile başlayan yakın iş birliği 4 Nisan 1949 tarihinde Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütünün (NATO) kurulması ile devam etmiştir. NATO’nun kurulması ile Avrupa savunması bu Örgüt kapsamında ele alınmaya başlanmıştır
NATO, 12 ülke taraf›ndan Soğuk Savaş şartlarında Sovyetler Birliği tehdidine karşı oluşturulmuş bir askerî savunma örgütüdür. Ortak savunma (collective defense) ilkesi olarak da bilinen 5. maddesine göre; üye ülkelerden birine yap›lan silahlı saldırı tüm üyelere yapılmış kabul edilir
BATI AVRUPA’DA İLK BÜTÜNLEŞME
Schuman Bildirisi
Avrupa bütünleŞmesinde daha somut ad›mlar 1950’lerin başında atılmıştırBu doğrultuda, Schuman Bildirisi’nde, ikinci Dünya Savaşı’nın temel ham maddeleri ve Fransa ve Almanya’n›n sanayilerinin temeli olan kömür ve çelik üretiminin bir üst otorite tarafından yönetilmesi öngörülmüştür. Bu nokta daha önceki hükûmetler arası bütünleşme çabalarının aksine artık uluslarüstü (supranasyonal) bir yapılanma öngörmesi bakımından dikkate değerdir.
Uluslarüstü (Supranasyonal)kavramı, ulusal hükûmetlerin üzerindeki seviyeye iflaret eder ve kendisini oluşturan üye
devletlerin AB kurumlarına devrettiği yetkileri ile alınan kararlar ve uygulamaların düzeyini gösterir.
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
Schuman Bildirisi’nin ilan edilmesinden bir yıl önce Monnet Avrupa Kongresi kapsamında hazırladığı bir görüşte, kömür ve çelik üretiminin bir yüksek otorite tarafından yürütülmesinin israfı ve üretim çakışmalarını engelleyeceğini, kartelleşmenin önüne geçeceğini, üretimi daha rekabet edebilir hâle getireceğini ve sinai kalkınmayı hızlandıracağını savunmuştur.
Schuman Bildirisi’nin açıklandığı 9 Mayıs günü AB’nin temellerinin atıldığı bir tarih olarak kabul edilmekte ve bugün de Avrupa günü olarak kutlanmaktad›r.
Schuman Bildirisi, 18 Nisan 1951 tarihinde imzalanan ve 23 Temmuz 1952 tarihindeyürürlüğe giren Paris Antlaşması ile kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’na (AKÇT) (European Coal and Steel Community) giden yolu açm›flt›r. Antlaşma 50 yıl geçerli olacak şekilde düzenlenmiştir ve 23 Temmuz 2002 tarihinde geçerliliğini yitirmiştir
Fransa Başbakanı Rene Pleven, 24 Ekim 1950 tarihinde Fransız Meclisi’ne 100.000 askerlik bir Avrupa Ordusu kurulması önerisini sunmuştur.
1950 yılında önerilen Pleven Planı, nihayetinde Fransa Parlamentosu’nda onaylanmasa da 1952 yılında Avrupa Savunma Topluluğu Antlaşması’nın imzalanmasına giden yolu açmıştır
ROMA ANTLAŞMALARI
1955 yIl› Haziran ayında Messina (italya) Konferansı’nda bir araya gelen altı ülkenin Dışişleri Bakanları aralarında bir gümrük birliği oluşturulması ve sonrasında ortak pazara giden yolu açacak düzenlemeleri görüştüler. Konferansta dönemin Belçika Dışişleri Bakanı Paul Henri Spaak başkanlığında bir Komisyonun kurulmasına karar verilmiştir. Spaak Komisyonu, Nisan 1956’da üye devletler arasında ortak bir pazarın oluşturulması ve bir atom enerjisi topluluğunun kurulmasına ilişkin iki öneri hazırlamıştır.
Komisyon’un hazırlıkları sonucunda 25 Mart 1957 tarihinde Roma’da Fransa,
italya, Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında Roma Antlaşmaları
(Rome Treaties) imzalanmıştır. Roma Antlaşmaları kapsamında Avrupa Ekonomik
Topluluğu (AET-European Economic Community) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (AAET-European Atomic Energy Community-Euratom) kurulmuştur
Avrupa Ekonomik Toplulu¤u ve Avrupa Atom EnerjisiTopluluğu
1965 yılında imzalanan ve 1967 yılında yürürlüğe giren Füzyon Antlaşması ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT), Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu’nun (AAET) asli organlar› (Konsey ve Komisyon)
birleştirilmiştir. Bu gelişme ile bu üç topluluk “Avrupa Topluluklar›” olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Avrupa Topluluklarından AET, 1992 yılında imzalanarak
1993 yılında yürürlüğe giren Maastricht Antlaşmas› ile “Avrupa Topluluğu” adını almıştır.
Roma Antlaşmaları 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlüğe
girmiştir.
Avrupa Bütünleşmesinde Önemli Tarihler (1945-1957)
19 Eylül 1946: Winston Churchill, Zürih Konuflması’nı yaptı.
17 Aralık 1946: Avrupa Federalistler Birliği Paris’te kuruldu.
Mart 1947: Dunkirk Antlaşması imzalandı.
Mart 1947: Truman Doktrini açıklandı.
Haziran 1947: Marshall Planı açıklandı.
14 Mayıs 1947: Winston Churchill’in öncülüğünde Birleşik Avrupa Hareketi oluşturuldu.
1 Ocak 1948: Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında Gümrük Antlaşması imzalandı.
17 Mart 1948: Brüksel Antlaşması imzalandı.
7-11 Mayıs 1948: Lahey’de Avrupa Kongresi toplandı.
4 Nisan 1949: Kuzey Atlantik Antlaşmas› Örgütü (NATO) kuruldu.
5 Mayıs 1949: Avrupa Konseyi kuruldu.
9 May›s 1950: Schuman Bildirisi açıklandı.
18 Nisan 1951: Paris Antlaşması imzalandı. AKÇT kuruldu.
27 Mayıs1952: Avrupa Savunma Topluluğu (AST) Antlaşması imzalandı.
30 Ağustos 1954: AST Fransız Parlamentosu tarafından reddedildi.
1-2 Haziran1955: Messina Konferansı düzenlendi.
25 Mart 1957: Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu’nu kuran Roma Antlaşmaları imzalandı.
ÖZET BİLGİLER
Yeni işlevselcilik- Neofonksiyonalizm adını 1958 yılında Ernst B. Haas tarafından yayımlanan “Avrupa’nın Birleştirilmesi: Siyasi, Sosyal ve Ekonomik Güçler
1950-1957” adlı kitap ile duyurmuştur ve Avrupa bütünleşme sürecini açıklamayı
amaçlayan bir teoridir. 1950 ve 60’lı yıllarda popüler olan teori, Birlik’in kurucuları Jean Monnet ve Robert Schuman’ın görüşlerini yansıtması bakımından da önemlidir.
1946 yılında Zürih Üniversitesinde yaptığı ünlü konuşmada Winston Churchill, Sovyet tehlikesinin bertaraf edilebilmesi için Fransa ve Almanya öncülüğünde bir Avrupa Birleşik Devletleri oluşturulması fikrini vurgulamıştır. Nitekim 1948 yılında toplanan Avrupa
Kongresi 1949 yılında Avrupa Konseyi’nin kurulmasına giden yolu açacak önemli bir aşamadır.
Avrupa devletlerinin bütünleşme için ilk somut
adımları 1950’lerin başında başlamıştır.
Schuman Bildirisi, 18 Nisan 1951 tarihinde imzalanan ve 23 Temmuz 1952 tarihinde yürürlüğe giren Paris Antlaşması ile kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’na (AKÇT) giden yolu açmıştır. Antlaşma 50 yıl geçerli olacak şekilde düzenlenmiştir. Sektörel bütünleşmenin ilk örneği sayılan AKÇT’ye Fransa ve Almanya dışında italya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg katılmıştır
Bütünleşme hareketinin AKÇT sonrası ekonomik alanda en önemli adımı 25 Mart 1957 tarihinde Roma’da Fransa, italya, Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında imzalanan Roma Antlaşmaları (Rome Treaties) ile atılmıştır.
1965 yılında imzalanan ve 1967 yılında yürürlüğe giren Füzyon Antlaşması ile AKÇT, AET ve
AAET’nin asli organlar› (Konsey ve Komisyon) birleştirilmiştir. Bu gelişme ile bu üç topluluk
“Avrupa Topluluklar›” olarak adlandırılmaya başlanmıştır.
Roma Antlaflmaları 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlü¤e girmiştir.
1950 ve 60’lı yıllarda popüler olan teori, Birlik’inkurucular› Jean Monnet ve Robert Schuman’ın
görüşlerini yansıtması bakımından da önemlidir
1. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu :Savaşın ham maddeleri olan kömür ve çeliğin
uluslarüstü bir kuruluş ile yönetilmesi amacına yöneliktir.Paris Antlaşması ile kurulmuştur. Temel organı olan Yüksek Otorite, yürütme organıdır ve uluslarüstü özelliktedir.Sektörel bütünleşmenin başarılı bir örneği olarak kabul edilmektedir.
2.Avrupa Toplulukları’nın kurucu ülkeleri:Almanya
Belçika,Fransa,Hollanda, Lüksemburg,İtalya
3. Avrupa Ekonomik Topluluğu:Üyeler arasında gümrük birliği ve ortak pazar
oluşturulmasına ilişkin düzenlemeler getirir.
4. Avrupa Savunma Topluluğu:1950’li yıllarda güvenlik ve dış politika alanında bütünleşmeyi öngören, ancak onaylanmadığı için hayata geçirilemeyen girişimdir.
5. Fransa’nın Almanya’yı denetleyebilmek ve ileride yeniden kendisi için bir tehdit olmasını engellemek için geliştirdiği ve ABD’nin çok kritik bir rol oynadığı olay ve tarihi : Schuman Bildirisi- 9 May›s 1950
6. Avrupa bütünleşmesinin ilk yıllarındaki gelişimini
açıklamakta kullanılan ve bir sektördeki bütünleşmenin, diğer sektörlere yayılma etkisi göstereceğini öne süren teorik yaklaşım ve kurucusu : Ernst Haas -Neofonksiyonalizm (Yeni İşlevselcilik)
7. ABD’nin Avrupa bütünleşmesini desteklemesinin temel nedeni:ABD’nin ekonomik pazar›n› oluflturan Avrupa
devletlerinin ekonomik kalkınmasını sağlamak
ve Sovyet tehlikesini bertaraf etmek
8. Füzyon Antlaflması:AKÇT, AET ve AAET’nin asli organları birleştirilerek, bu üç topluluk “Avrupa Topluluklar›” olarak adlandırılmaya başlanmıştır.
9.Avrupa bütünleşmesi gelişmeleri
- Zürih Konuflması-Winston Churchill
-Lahey Avrupa Kongresi- Hükûmet dışı kuruluşların delegeleri
-Avrupa Savunma Toplulu¤u Antlaşması-Rene Pleven
-Pan Avrupa Birli¤i-Kont RichardCoudenhove Kalergi
İKİNCİ ÜNİTE
1-Avrupa Birliği’nin hukuk düzeni, sui generis bir hukuk düzeni niteliğindedir.
2-Sui Generis: Kendine özgü demektir (örneğin; “AB’nin sui generis kaynaklar›”deyimi ile bu örgüte özgü kaynaklar anlaşılmak gerekir
3-Monist Görüş: Uluslar arası hukuk normlarının, herhangibir ulusal hukuk normuna dönüştürülmesine gerek olmaksızın, iç hukukun parçası olduğunu kabul eden görüş.
4-Düalist Görüş: Uluslararası hukuk normları ile ulusal hukuk normlar›n›n birbirlerinden ayrı ve bağımsız oldu¤u fakat bu iki hukuk normunun eş düzeyde olduğunu kabul eden görüş.
5-Federal devlet; üniter devlet yap›s›n›n tersine, bünyesinde birden çok “federe devlet” bulunduran bir devlet biçimidir (örne¤in; Amerika Birleflik Devletleri
6-Avrupa Birliği Hukukunun Önceliği: Bir AB hukuk normu ile Birlik’e üye bir üye ülkenin ulusal hukuk normunun çatışması hâlinde, ulusal norm yerine AB hukuk normunun uygulanmasıdır.
7-Avrupa Birliği hukukunun önceliği sorunu bizi beş önemli “hukuksal sonuç”a götürmektedir. Varılan sonuçları şu şekilde ele alabiliriz:
a. Öncelik, Avrupa Birliği hukukunun “varlık nedeni”dir. Bu hukuk düzeni, üye devletler tarafından kendisine gereken saygınlık gösterildiği ölçüde varlığını sürdürebilir.
b. Öncelik, AB hukuk düzeninin “üstünlüğü” olgusunun bir simgesidir. Üye devletler
Avrupa Birliği hukukuna öncelik tanımazlarsa bu hukuk düzeninin üstünlüğü de söz konusu olmaz.
c. Öncelik, Birlik hukuk normlar›n›n tamamının (antlaşmalar, türev hukuk, sözleş-
meler), kendisine ters düşen ulusal normlar yerine uygulanmasıdır. Adalet Divanı,
2.3.1967 tarihinde, SAN MICHELE davasında verdiği kararında, üye devletler anayasalarındaki hükümlerin, Avrupa Birliği hukukunun zararına kullanılamayacağı-
nı, böyle bir durumun “Birlik kamu düzeni”ne ters düşece¤ini hükme bağlamıştır.
d. Öncelik, yalnızca Birlik kurumlarıyla, üye devletlerarasındaki ilişkilerde değil,
“üye devletler iç hukuklarında” da hukuksal sonuçlar doğurur.
e. Öncelik, ulusal yargıç tarafından bizzat gözetilmek ve uygulanmakla birlikte, bu öncelikte yararı bulunan özel ve tüzel kişiler tarafından da görülen davalarda “defi” olarak ileri sürülebilir
8-İkincil Yetki (Subsidiarite):Birlik’in amaçlarına ulaşması için alınacak önlemlerin, ulusal düzeye oranla “Birlik düzeyinde daha etkin biçimde uygulanabilecek ya da alınacak önlemler bir üye devletin sınırlı hareket alanını aflacak boyutta olması hâlinde, antlaşmada o girişim için gerekli yetki öngörülmemiş olsa bile Birlik bu girişim için yetki kullanır. Bu durumda üye
devletlerin ulusal planda kullandıkları yetkiler, Birlik’e devredilmektedir. Bu yetki “ikincil yetki“dir.
9-“Birlik’in kurumları şunlardır:
Avrupa Parlamentosu,Avrupa Konseyi,Konsey,Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği Adalet Divanı,Avrupa Merkez Bankası, Sayıştay
10-Antlaşmalar (Birincil Normlar)
Avrupa Birliği hukukunda antlaşmalar bu hukuk düzeninin “temel kaynağı”nı
oluşturur. Artık geçerli olmayan Avrupa Kömür ve Çelik Toplulu¤u (AKÇT), Avrupa Ekonomik Toplulu¤u (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (AAET) nu kuran üç antlaşma ve antlşma “Birlik’in Anayasası” niteliğindeydi. Günümüzde bu üç belgenin yerini 2 antlaşma almıştır. Bunların ilki “Avrupa Birliği Antlaşması”, diğeri ise önceki AT AntlaŞması’nın yerini alan “Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair
Antlaşma (ABİDA)”dır.
11-Avrupa Birliğinin Kaynakları:
A-Birincil Mevzuat
a)Kurucu Antlaşmalar
-1951 Paris Antlaşması(AKÇT)
-1957 Roma Antlaşması(AET)
-1957 Roma Antlaşması(AAET)
b)Ekler veProkokollar
-Katılım Antlaşmaları
-1987 Tek Avrupa Senedi(siyasi birlik)
-1993 Maasticht antlaşması(AB)
-1999 Amsterdam antlaşması
c-Anayasa-2004
B-İkincil Mevzuaat
-Tüzükler:Doğrudan uygulanır,herkesi bağlar.
-Yönerge(Direktif):Uygulanması suretiyle uygulanır.
-Kararlar:Sadece muhatabı için bağlayıcıdır.
-Görüşler:Bağlayıcılığı yoktur.
12-AB hukukunda kaynaklar birincil ve ikincil olarak ayrılmaktadır.
-Birincil kaynaklar, Topluluğu kuran antlaşmalar (Avrupa Kömür Çelik Topluluğu Antlaşması, Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması, Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu Antlaşması) ve bunların ekleri ile bu antlaşmaları değiştiren antlaşmalar (Avrupa Birliğini Kuran Antlaşma -Maastricht, Amsterdam ve Nice Antlaşmaları) ve Tek Avrupa Senedidir. Bunlar topluluğun Anayasası olarak da kabul edilir. Yazılı olan ve olmayan genel hukuk ilkeleri, üye ülkelerin topluluğa katılma antlaşmaları da birincil hukuk kaynaklarıdır.
-İkincil hukuk kaynakları; Topluluk organları tarafından yaratılan hukuktur. Topluluk Antlaşmasının 249. maddesi Avrupa Parlamentosuna, Konseye ve Komisyona hukuki kararlar alma yetkisi tanımıştır. Bunları tüzük yönerge , karar , tavsiye ve görüşler.
13-Avrupa Hukuku Kaynakları
Birincil Mevzuat
Avrupa Birliği hukukunu oluşturan antlaşmalar AB hukuk düzeninin temel kaynağını oluşturmakta, Birincil mevzuat, üye devletler arasında doğrudan müzakereler sonucu kabul edilen ve ulusal parlamentolar tarafından onaylanan mevzuattır. Antlaşmalar, karar-alma süreçleri ile yasama, yürütme ve hukuk süreçlerinde rol oynayan Avrupa Birliği kurum ve organlarının temel yapı, işleyiş ve sorumluluklarını da tanımlamaktadır.
Avrupa Birliği’nin kurucu antlaşmaları olarak nitelendirilen Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT), Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (EURATOM) antlaşmaları zaman içerisinde değişikliğe uğramıştır. Bu değişiklikleri getiren antlaşmalar şunlardır:
- Avrupa Tek Senedi (imza tarihi: 17 Şubat 1986; yürürlüğe giriş: 1 Temmuz 1987)
- Maastricht Antlaşması (imza tarihi: 7 Şubat 1992; yürürlüğe giriş: 1 Kasım 1993)
- Amsterdam Antlaşması (imza tarihi: 2 Ekim 1997; yürürlüğe giriş: 1 Mayıs 1999)
- Nice Antlaşması (imza tarihi: 26 Şubat 2001; yürürlüğe giriş: 1 Şubat 2003)
İkincil Mevzuat
Topluluk kurumlarının Antlaşmaları temel alarak geliştirdikleri yasal araçlara ikincil mevzuat adı verilmektedir.
Yönetmelikler -tüzükler- : Yönetmelikler tüm üye devletler için tamamen bağlayıcı nitelikte olup doğrudan uygulanabilir etkiye sahiptir. Yönetmeliklerin uygulanması için üye ülkelerin ayrıca uygulama mevzuatı çıkartması gerekmemektedir.
Direktifler : Direktifler tek bir üye devletle ilgili olabilecekleri gibi tüm üye ülkeleri bağlayıcı da olabilmektedir.
Kararlar : Kararlar hitap ettikleri taraflar için tamamen bağlayıcıdırlar. Üye ülkeleri, gerçek ve tüzel kişileri muhatap alabilirler.
Tavsiye ve görüşler :Tavsiye ve görüşler bağlayıcı nitelikte değildir. İlgili konuda benimsenebilecek bir tutum önermekte ya da görüş bildirmektedirler. Tavsiyeler politika oluşturmada yönlendirici olabilmektedirler.
14-Oransallık(Proporsiyonalite): AvrupaBirliği’nin karar organlarının, Birlik
Antlaşmalarının ve bu antlaşmaların verdiğiyetkilere dayanarak çıkardıkları hukukbelgelerinin uygulamasında,kullanacaklar yetkiler, sonuç almak için gerekli “minimum düzeyi” aşmamalı ve üye devletlerin ulusal yetki alanlarına tecavüz etmemelidir. Buna “oransallık ilkesi” denir.
-Pacta Sund Sevanda:Ahde vefa anlamına gelen bir deyimdir.Bir başka anlatımla,yaptığın anlaşmalara saygı göstermektir.
-Supranationlite=Uluslarüstünlük.
-Subidiarite=İkincil yetki.
-Oransallık=Proporsiyonalite
-ABA=Avrupa Birliği Antlaşma
-ABİDA:Avrupa Birliğinin işleyişine dair Antlaşması.
-ABAD=Avrupa Birliği adalet divanı(EskiATAD)
-Üniter Devlet:Tekçi devlet.Federal veya konfederal yapıda olmayan devlet.
-Oy birliği:Consencus.
-Oy çokluğu:Kullanılan oyların % 70 ü oranına karşılık gelmekte.Oy çokluğu:MUTLAK/NİSBİ/NİTELİKLİ
-Uluslararası Hukukun Kaynakları
.Antlaşmala(Yazılı Kaynaklar):
.Örf ve adetler,
.Hukukun genel ilkeleri,
.Mahkeme içtihatları ve öğreti.
-Kurucu Antlaşmalar:AKÇT/AET/AAET .Günümüzde bu antlaşmaların yerini Avrupa Birliği antlaşması ile Avrupa birliğinin işleyişi antlaşması almıştır.
-Önceki antlaşmaları değiştiren kimi antlaşmalar da yine AB nin birincil hukuk normları arasında saymak gerekir.Bunları aşağıdaki belgeler:
.Birleştirme Antlaşması(AB nin üç ayrı bakanlar konseyi vekomisyonu birleştiren antlaşma)
.Tek Avrupa senedi
.Katılma antlaşmaları
.Maastricht antlaşmaları
.Amsterdam antlaşmaları
.Nice antlaşmaları
.Lizbon antlaşmaları
Avrupa Birliği Hukukunun Kaynakları
1.Birincil Normlar:Antlaşmalar,Belgeler
2.İkincil Normlar(Türev Hukuk):Tüzük,Yönerge,Karar,Öneriler ve görüşler
-Öneriler ve görüşler bağlayıcı değildir.
3-Diğer Kaynaklar:Sözleşme ve anlaşmalar,sui generis kaynaklar,temel hak ve özgürlükler
Antlaşmaların bölümleri iki temel antlaşmada kısmen farklı biçimde düzenlenmiştir. Yeni AB Antlaflması aşağıdaki bölümleri kapsamaktadır:
• Preambul
• Ortak Hükümler
• Demokratik İlkelere İlişkin Hükümler
• Kurumlara İlişkin Hükümler
• Güçlendirilmiş İşBirlik’ine ilişkin Hükümler
32 Avrupa Birliği• Birlik’in Dış etkinliklerine ilişkin Genel Hükümler ve Ortak Diş Politika ve
Güvenlik Politikasıyla ‹lgili Özel Hükümler
• Son Hükümler
Buna karşılık Avrupa Birliği’nin işleyişine Dair Antlaşma ise aşağıdaki bölümleri içermektedir:
• Preambul
• ilkeler
• Ayrımcılık Yapmama ve Avrupa Vatandaşlığı
• Birlik’in Politikaları ve iç Etkinlikleri
• Denizaşrıcı Yurt ve Ülkelerin Ortakl›¤›
• Birlik’in Diş Girişimi
• Kurumsal ve Mali Hükümler
• Genel ve Son Hükümler
• Ekler: Protokoller ve Bildiriler
ABİDA’nın 288. maddesi türev hukuk kurallarını koymaktadır. Buna göre:
Yetkilerini kullanmak için Birlik kurumlar› tüzükler, yönergeler, kararlar, öneriler ve görüfller kabul ederler.
• Tüzük, genel bir kapsama sahiptir. Tüm yönleriyle bağlayıcıdır ve her üye
devlette doğrudan uygulanır.
• Yönerge, şekil ve yöntemler bakımından yetkiyi ulusal kurumlara bırakarak, yöneldiği devleti varılacak sonuçlar bakımından bağlar.
• Karar, tüm yönleriyle bağlayıcıdır. Kararlar belli kişilere yönelmişse onlar›
bağlar.
• Öneriler ve görüşler bağlayıcı de¤ildir.
-Tüzüklerin 4 belirgin özelliği vardır:
1- Genel ve Soyut Kuralları Kapsamaları 2-Tüm Yönleriyle Bağlayıcı Olmaları
3-Üye Devletlerde Doğrudan Uygulanmaları
4-Hukuk Süjeleri Bakımından Hak ve Yükümlülükler Doğurmaları
Tüzük (=Regulation) • Avrupa Parlamentosu ile birlikte Konsey veya sadece Avrupa
Komisyonu tarafından çıkarılır
• Üye ülkelere hitaben çıkarılan direktiflerin aksine genel nitelikli olup herkese yönelik olarak ısdar edilir.
• Tüzükler, üye ülkelerin yetkili makamlarının ayrıca yeni bir
işlem yapmasına gerek olmaksızın doğrudan uygulanır ve
yürürlüğe girdiği anda hukuki sonuçlarını tevlit eder.
.Direktif (=Directive) • Avrupa Parlamentosu ile birlikte Konsey veya sadece Avrupa
Komisyonu tarafından çıkarılır.
• Direktiflerin temel amacı üye ülkelerin mevzuatını paralel hale
getirmektir.
• Üye ülkelere hitaben çıkarılır. Üye ülkeler direktiflerde
öngörülen Topluluk düzeyli temel hedefleri gerçekleştirmek için
yöntem ve biçimi seçmekte serbesttir.
.Karar (=Decision) • Konsey, Avrupa Parlamentosu ile birlikte Konsey veya Avrupa
Komisyonu tarafından çıkarılır.
• Kararı tüzükten ayıran temel karakter kararların spesifik nitelikli olmasıdır.
Tavsiye (=Recommendation) • Tavsiye, her hangi bir AB kurumuna belli konularda üye
devletlere, diğer kurumlara ve bazı hususlarda AB vatandaşlarına tavsiyelerde bulunma imkanı sağlar.
• Tavsiyelerin hukuki açıdan bağlayıcılığı yoktur.
Görüş (=Opinion) • Görüş, her hangi bir AB kurumuna belli bir mesele hakkındagörüş sunma imkanı sağlar.
• Görüşlerin hukuki açıdan bağlayıcılığı yoktur.
ÜÇÜNCÜ ÜNİTE
1-Avrupa Parlamentosu: 1962 yılında genel kurul yerine Avrupa perlementosu benimsenmiş 1986 tarihli Avrupa Tek senedinin kabulu ile resmen gerçekleşmiştir.1992 tarihli Maastricht antlaşması(Hollanındanın Maastricht)2009 yılında yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması ,Birlik vatandaşlık kavramı ilk olarak bu antlaşması ile kabul edilmiştir.1979 yılında olarak gerçekleştirilen Avrupa parlomentu üyeleri;serbest ve gizli oyla doğrudan 5 yılda birlik vatandaşı tarafından seçilmektedir.2009 Yılında Haziran ayında gerçekleşen Avrupa Perlomentosu 736 üyeden oluşmaktadır.2014 yılında gerçekleşecek olan PERLOMENTO SEÇİMLERİ uygulanacaktır.2009 yılında gerçekleşen son seçim sonuçlarına göre Avrupa Parlomentosu çatısı altında7 siyasi grup bulunmaktadır.
Parlamento, bugün için Avrupa Birliği’ne üye 27 devletin toplamda 736 temsilcisinden oluşuyor. Bu rakam, 2014 seçimleri sonrası 750 üye ve bir Başkanı içerecek şekilde 751 olarak belirlendi. Hangi üye devletin kaç parlamenter ile temsil edileceği üye devletlerin nüfuslarına göre tespit edilir.
Avrupa Perlomentosu:
-Toplam Üye:736
-Üye devletlerinin seçimi ile iş başına gelir.
-Yeri:Srtrazburg,Brüksel,Lüksemburg
-Yetkileri:Bakanlar konseyi ile birlikte yasama görevini yerine getirir.Demokratik denetim işlerini yerine getiririr.Avrupa Komisyonunun başkanını seçme.
Avrupa Parlamentosu, üye devlet vatandaşlarının demokratik menfaatlerini ve siyasi görüşlerini temsil eden bir organdır. Parlamento Genel Kurulu kural olarak Strazburg’da toplanır. Parlamento’nun siyasi grupları ve komiteleri Brüksel’de toplanır, sekretaryası ise Lüksemburg’dadır. Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır. Bazı konularda ise sadece danışma organı niteliğindedir, görüşleri bağlayıcılık taşımaz. Avrupa Birliği bütçesini Konsey ile birlikte yapan Avrupa Parlamentosu’nun diğer Avrupa Birliği kurumları üzerinde siyasi denetim yetkisi vardır. Komisyon Başkanı’nın ve heyet halinde Komisyon’un göreve atanmasında da güvenoyu aranır. Avrupa Ombudsmanı’nın atanması ve sunduğu raporlar aracılığıyla da Birliğin kurumları üzerindeki denetim yetkisini kullanabilir.
AB Üyeleri ve Genişleme
-Kurucu Üyeler:F.Almanya,Fransa,Belçika,İtalya,Lüksemburg,Hollanda.
-İlk genişleme:1974 İngiltere,Danimarka,İrlanda.
-İkinci genişleme:1981 Yunanistan
-Üçüncü genişleme:1986 İspanya,Portekiz
-Dördüncü Genişleme:İsveç,Avusturya,Fillandiye,
-Beşinci genişleme:2005 Polonya,Macaristan,Çek Cumhuriyeti,Slovakya,Slovenya,Letonya,Estonya,Litvanya,Malta,GKRK
Altıncı genişleme:2007 Bulgaristan-Romanya
-Yedinci Genişleme:Hirvatistan
2-Avrupa Hükümet ve Devlet Başkanları Konseyi(ZİRVE):1974 yılında Pariste gerçekleştirilen zirve sonucunda yapılan bildiriye istinaden Zirve ye resmiyet kazandırılmıştır.Zirvenin tanımı,ilk defa resmi Mastricht antlaşması ileyapılmış. Avrupa Birliği Zirvesi, Avrupa Birliği’ne üye devletlerin başbakanları veya devlet başkanları ile Avrupa Birliği Zirvesi Başkanı ve Avrupa Komisyonu Başkanı’nın katılımı ile meydana gelir. Yılda dört defa toplanan Zirve, Birliğin gelişmesi ve Avrupa’nın bütünleşmesi doğrultusunda öncelikleri ve temel politikaları belirleyen kararlar alır. Avrupa Birliği Zirvesi’nin herhangi bir yasama yetkisi yoktur. Avrupa Merkez Bankasının yönetim Kurulu atama yetkileri bulunmaktadır.
3-Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi(KONSEY):AB nin en byük üye devletleri olan Almanya,Fransa,Birleşik Krallık,İtalya,İspanya,Polonya beraberce ,Konsey içerisinde üye 27 devlete dağıtılan toplam oyun nerdeyse yanı sıra sahip olmaktadır. Almanya,Fransa,Birleşik Krallık ve İtalya ayrı ayrı 29 oy hakkına,İspanya vePolonya ise 27 oy hakkına sahiptirler.Böylece bu altı devlete dağıtılan toplam oyun 170ine sahip bulunmaktadır.Konsey,üye devletlerin bakan seviyesindeki temsilcilerinden oluşmaktadır.
Konsey,Avrupa Birliğine üye devletlerinin başkan seviyesindeki temsilcilerinden oluşmaktadır.Konseye her ayda bir başka bir üye devletin başkanlık etmesi kabul edilmiş konseye çalışmalarında yardımcı olmak üzere 1958 yılında daimi temsilciler komitesi (corepur) konsey içerisinde bir organ oluşturulmuştur.
Birlik’ in Ortak Dışişleri ve Güvenlik politikasıyla ilgili konsey tarafından pek çok kararın hazırlığı üye devletlerin dışişleri bakanlıklarında çalışan üst düzey memurlardan oluşturulan politika ve güvenlik komitesi tarafından gerçekleştirilmektedir.
4-Avrupa Komisyonu: Yasama sürecini başlatan, ayrıca Birliğin yürütme organı olarak AB müktesebatını, bütçeyi ve programları uygulamaktan ve idari denetimden sorumlu kurumdur. Avrupa Komisyonu, her bir üye devletten bir kişinin yer aldığı 27 üyeden oluşur. Bu kişilere “komiser” adı verilir. Komisyon başkanı Avrupa Birliği Zirvesi tarafından belirlenir ve ataması Avrupa Parlamentosu’nun onayı ile yapılır. Komisyon başkan yardımcılarından biri de AB’nin dış politikasını yürütmekten sorumlu Birlik Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisidir.
Komiserlerin görev süresi 5 yıldır ve bu süre yenilenebilir.Komisyon’un merkezi Brüksel’dedir. Avrupa Birliği üyesi devletlerden bağımsız bir niteliğe sahip olan Komisyon, Birliğin yürütme organı konumundadır. Bu doğrultuda Birliğin bütçesini ve politikalarını uygulayan Komisyon, AB hukukunun uygulanmasının idari bakımdan gözetilmesi görevini de üstlenmiştir. AB hukukunu ihlal ettiği iddiasıyla üye devletleri Avrupa Birliği Adalet Divanı önünde dava edebilir. Komisyon’un bir diğer önemli görevi ise yasama organını oluşturan Avrupa Parlamentosu ve Konsey’e sunduğu yasama ya da karar önerileri ile yasama sürecini başlatmasıdır.
.Yasa tasarısı sunar.
.Bütçeyi hazırlar.
.Yürütmeyi denetler.
. Avrupa Komisyonu, her bir üye devletten bir kişinin yer aldığı 27 üyeden oluşur. Bu kişilere “komiser” adı verilir.
.Günümüzde üye sayısı 27 olmakla berber bu sayı 1 Kasım 2014 tarihinde üye devlet sayısının üçte ikisine indirilecektir.2007 yılında Bulgaristan ve Romanya katılmıştır.1 Kasım 2014 tarihinde komisyon (27×3)x2 Formülune uygun 18 komiserden meydana geklecektir.
. Komiserlerin görev süresi 5 yıldır ve bu süre yenilenebilir.Komisyon’un merkezi Brüksel’dedir.
. Yasama sürecini başlatan, ayrıca Birliğin yürütme organı olarak AB müktesebatını, bütçeyi ve programları uygulamaktan ve idari denetimden sorumlu kurumdur.
.Avrupa Birliği içerisinde yasama sürecini başlatabilme yetkisine sahip tek kurumdur.
.Komiserler ,AB parlementosundan onay aldıktan sonra zirve tarafından alınacaklardır.
Görev süreleri 5yıldır.
.Tercüme genel müdürlüğü Birlikin yazılı dökümanlarının resmi 23 dile ve gerektiğinde diğer dillere tercüme etmesini yapmaktan sorumludur.
Komisyonun sahip olduğu en önemli yetki hukuki bir tasarrufun çıkartılmasını Konsey ve Parlementoya önerebilmesidir. Yönerge tüzükleri tek başına çıkarabilmektedir. Yönerge ve Tüzükleri AB hukukunun ikincil nitelikteki kaynakları arasında yer almaktadır. Yürütmeye ilişkin görev ve yetkileri de bulunmaktadır. Anlaşmaların ve onlara uygun Birlik’in kurulumları tarafından belirlenen önlemlerin uygulanmasını sağlamak ve denetlemekle yükümlüdür.
Öğretide komisyon için sıklıkla Birlik hukukunun bekçisi tanımlamasının kullanıldığı görülmektedir.
5-Avrupa Birliği Adalet Divanı, Avrupa Birliği’nin yargı organıdır ve Adalet Divanı, Genel Mahkeme ve uzmanlık mahkemeleri olmak üzere üçlü bir yapıdan oluşur. Adalet Divanı’nın temel amacı, Avrupa Birliği hukukunun Avrupa Birliği içerisinde her yerde aynı şekilde yorumlanmasını ve uygulanmasını sağlamaktır. Divan, Birlik hukukunun yorumlanmasında ve uygulanmasında hukuka saygıyı sağlama, ulusal hukuk düzenleri ile AB hukuk düzeni arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, hukuki denetim, yorum, uyuşmazlık çözme, hukuk yaratma ve boşluk doldurma işlevlerini yerine getirir.
Divan, her üye devletten bir yargıçtan, Genel Mahkeme ise yine her üye devletten en az bir yargıç olmak üzere 27 yargıçtan oluşur. Divana ve Genel Mahkeme ye 8 adet Hukuk Sözcüsü, davalar hakkında görüş hazırlayarak yardımcı olur. Yargıçlar, üye devlet hükümetlerinin mutabakatı ile altı yıl için atanırlar ve yeniden atanmaları mümkündür.
Avrupa Birliği Adalet Divanı AB hukukundan kaynaklanan bir takım davalara bakmaya yetkilidir. Bunlar genel olarak üye devletlerin ve AB kurumlarının AB hukukuna uyup uymadığının denetlenmesine yönelik davalar ile ulusal mahkemelerde görülmekte olan davaların çözüme bağlanması için gerekli olduğunda AB hukukunun yorumlanmasına ilişkin davalardır. Avrupa Birliği Adalet Divanı Lüksemburg’da faaliyet göstermektedir.
Avrupa Adalet Divanı
.27 Yargıç
.Görev süresi:6 yıl.
.Yeri:Lüksemburg
.AB Mevzuaatını yorumlar ve tüm üye devletlerde uygulanmasını gözetir.
.Anlaşmazlıkları çözümler.
. Avrupa Birliği’nin yargı organıdır ve Adalet Divanı, Genel Mahk eme ve uzmanlık mahkemeleri olmak üzere üçlü bir yapıdan oluşur.
.Günümüzde adalet Divanında Birlik üyesi devletlerden gelen 27yargıç görev almaktadır.Avrupa Birliği Adalet Divanı statüsü,genel mahkemenin yargıç sayısını 27 olarak belirlemiştir.
.Adalet divanı 3 yıllık süre için seçilir.Davalar 3-5 yargıç tarafından oluşan daireler tarafından bazı istinai davalar 13 yargıçtan oluşan büyük daireler tarafından alınmaktadır.
.Hukuk sözcülerinin sayısı 8 olarak belirlenmiş.
.Yargıçların görev süresi 6 yıldır.
.Uzmanlık Mahkesi sadece AB ile çalışanları arasında çıkabilecek uyuşmazlıkları karara bağlamak yetkisine sahiptir.
.Genel Mahkemeler:ön karar davaları,iptal davaları,hareketsizlik davaları,iç Pazar uyumlaştırma ofisi tarafından verilen kararlara karşı açılan davalar,İhlal davalarına bakar.
-İÇ PAZAR UYUMLAŞTIRMA OFİSİ:Birlik marka ve tasarımların AB üyesi 27 devlette geçerli olacak şekilde tescil edilmesinden sorumlu ajanstır.
.Lizbon Antlaşması 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle girmesiyle birlikte Genel Mahkeme olarakdeğişmiştir.
.Nice Antlaşması 2003 yılında yürürlüğe girdi.
6-Avrupa Sayıştayı, Birliğin tüm gelir ve giderlerini inceler, işlemlerinin hukuka ve usule uygunluğunu temin eder. Sayıştay denetimi, gelir ve giderlerin hukuka uygunluğu ile düzenliliğini ve iyi bir mali idareyi sağlamaya yöneliktir.
Avrupa Sayıştayı her bir üye devletten birer üye olmak üzere 27 üyeden oluşmaktadır. Üyeler, Konsey tarafından Parlamento’ya danışıldıktan sonra, 6 yıllık bir süre için tayin edilir
.Maastricht antlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte ilk defa Birlik Kurumları arasında sayılmıştır.
7-Avrupa Merkez Bankası tüzel kişiliğe sahip bağımsız bir AB organıdır. Görevi, para birimi olarak Avro’yu kullanan AB üyesi ülkelerden oluşan Avro bölgesinde fiyat istikrarını sağlamaktır.
Merkezi Almanya’nın Frankfurt kentinde olan Banka’nın karar alma organları, Yürütme Kurulu, Yönetim Konseyi ve Genel Kurul’dur.
.Lizbon antlaşmasının yürürlüğe girmesiyle .
ÖZET:
-Avrupa Birliğinin Kurumları:A.Parlementosu,Zirve,Konsey,A.Komisyonu,Adalet Divanı
-Avrupa Parlementosunun üyeleri ,Birlik vatandaşları tarafından seçilir.
-Avrupa Birliği içerisinde yasama sürecini başlatabilme yetkisine sahip tek kurum Komisyon.
-Zirve,Komisyon başkan adayını önerebilme yetkisine sahiptir.
-Zirve,Avrupa Merkez BankasınınYönetimKurulu üyelerini atama yetkisine sahiptir.
DÖRDÜNCÜ ÜNİTE
AB’nin kimlik kart:
Biçim: Çok uluslu bölgesel bütünleşme
Başkent: Brüksel
Üyeler: Almanya, Avusturya,Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka,Estonya, Finlandiya, Fransa,Hollanda, İngiltere, Irlanda,İspanya, İsveç, İtalya, Kıbrıs,Letonya, Litvanya,
Lüksemburg, Macaristan,Malta, Polonya, Portekiz,Romanya, Slovakya,Slovenya, Yunanistan.
Aday ülkeler: Hırvatistan,Makedonya, Izlanda,Karadağ, Türkiye.
Nüfus: 502.489 (2010) Yüzölçümü: 4.324.782 km2 ResmîBayram: 9 Mayıs
Avrupa Marşı: Ludwing vanBeethoven, 9. Senfoni.4.Bölüm (Neşeye Çağrı).
Avrupa bayrağı: Mavi zemin üzerine on iki sarı yıldız
AVRUPA BİRLİĞİNİN BÜTÜNLEŞME SÜRECİ
Bütünleşmeyi kolaylaştıran ve birlik kurmanın alt yapısını oluşturan koşullar,uzun tarihsel birikimlerle ortaya çıkmıştır. Avrupa’da yaşanan her ekonomik ve siyasal kriz döneminin ardından bütünleşme girşimleri olmuş, 20. yüzyılda yaşananDünya Savaşları ise günümüzdeki AB’nin ortaya çıkmasına yol açmıştır.1948’de kurulan Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü (OEEC) Avrupa’nın kalkınma ayağını, 1949’da kurulan iki örgütten biri olan NATO Avrupa’nın güvenlik ayağını, Avrupa Konseyi ise siyasal istikrar ile demokratikleşmeayağını oluşturmuştur. AB’nin temelleri Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile atılmıştır.
DÜŞÜNSEL VE DENEYSEL ARKA PLAN
Antik ÇaĞ-Roma Dönemi
Avrupa (Europa), Yunan mitolojisinin önemli bir simgesidir .
Avrupa bütünleŞmesi açısından bir ilk olan Homeros Destanları’nda,
Antik Dönem’de bütünleşmenin yöntemi üzerinde duranlar da olmuştur. Örne-
ğin Aristo’ya göre, devletlerin (sitelerin) birleşmesi için, yönetim biçimlerinin birleştirilmesi gerekmektedir .Platon, Yunan sitelerinde geçerli olacak ve kamu harcamalarında,savaşlarda, diplomatik faaliyetlerde ve dış ticarette kullanılacak bir ortak para yaratılmasını savunmuştur .
Jus gentium: Kavimler hukuku anlamında kullanılır. Bu hukuk, Roma vatandaşlar hukukunun bazı kurallarının Roma’ya dostluk, ittifak ya da misafirlik antlaflmasıyla bağlı kavimlere ait
yabancılara uygulanmasını sağlar.
ORTA ÇAĞ DÖNEMİ
9. yüzyıl Avrupa’sında, ticaret ve kentleflmeye bağlı ekonomik ve siyasal yapılarçözülmüş ve kırsal faaliyetlerin öne çıktığı feodal yapı oluşmuştur.
1266’da Fransa Kralı SaintLouis, krallığınnda tek para sistemi kurarak adı “ecu” olan ilk altın paraları bastırmıştır. Kral, bu yolla feodallerin ayrı paralar kullanmasını engellemek, ayrı para kullanımının ticaret kısıtlayıcı etkisini ortadan kaldırmak istemiştir.
Modeli ne olursa olsun, Orta Çağ Avrupa’sında kurulması öngörülen Birlik’in kurallarının dinsel ilkelerle düzenlenmesi ve dinsel kuralların bir tür uluslararaı hukuk ve yargı oluşturması öngörülmüştür. Bu konudaki en ısrarlı görüşlerden birisi Pierre Dubois’dan gelmiştir.
Bohemya Kralı George Podebral’in 1463’de kaleme aldığı eserde de bir Avrupa Konfederasyonu tarif edilmiştir. Konfederasyonun organları ve işlevleri günümüz AB’sine oldukça benzemektedir.
Ecu: Ön yüzünde kraliyet armas bulunan flövalye kalkanlarına verilen addır. ECU, daha sonra Avrupa Para Sistemi’nde (1979) kullanılan Avrupa Hesap Birimi’nin İngilizce baş harflerinin kısaltması olarak benimsenmiştir.
Klasik Dönem
Dönemin ünlü düşünürü Hugo Grotius (1583-1645).Hugo Grotius’un uluslararası kurumlar için öngördüğü üç koşul nelerdir?Bu noktada,üzerinde durulan üç temel ilke söz konusudur: Karşılıklılık, egemen eşitlik ve içişlerine karışmama.
Uluslararası sistemin barış yoluyla düzenlenmesini savunan kişilerden bir di¤eri olan, John Locke da toplumlar arası uyum ve iş birli¤i, demokrasi ve serbest ticaret üzerinde çalışmalar yapmış; uluslararası alanda federatif bir erk oluşturulmasını önermiştir
Ekonomik çerçevedeki yaklaşımların en güçlüsü, Adam Smith (1723-1790)’in çalışmalarında bulunmaktadır.
Saint-Pierre ve Victor Hugo,kurumsal düzenlemeleri esas almışlar ve bir gün gelecek tüm ulusal meclislerin yerini alacak bir Avrupa Parlamentosu kurulacak derken Victor Hugo, sanki bugünü o günden görebilmiştir.
Duc de Sully, William Penn, Jeremy Bentham, Proudhon, Abbe de Saint Pierre ve Saint Simon gibi J. J. Rousseau da bütünleflmeye yönelik önerilerde bulunmuştur.
J.J. Rousseau’nun Avrupa federasyonu önermesi, günümüz Avrupa modeline benzer özellikler taşımaktadır. Buna göre, Avrupa’nın önemli güçlerini içine alanki bunlar 16 devlet olarak saptanmışt›r ve 15’ler Avrupası’na son derece benzer niteliktedir-bir yapı öngörmektedir
Üye devletler: Roma Ruhani Temsilciliği, Rus imparatorluğu, Fransa Krallığı, ispanya Krallığı,
ingiltere Krallığı, Danimarka Krallığı, isveç Krallığı, Polonya Krallığı, Portekiz Krallığı, Romanya Krallığı, Prusya Krallığı, Bavyera Prensliği, isviçre, Napoli Krallığı, Sardunya Krallığı ve Venedik Cumhuriyeti.
Feodus pacificum: Barış federasyonu.
Zollverein: Alman Birliği, 38 Alman Prensliği’nin Oluşturduğu konfederasyondur. İleride Federal Almanya’ya dönüşen Birlik’in merkezî kararorganı Diet, temeli de ortak Pazar olan Zolleverein’dır.1816-1818 yıllarında aralarındaki iç gümrükleri kaldıran prenslikler,Ardından ortak Pazar kurmuşlar ve 1871’de Alman Birliği’ni ilan etmişlerdir.
1860’ın ortalarında Fransa, Belçika, isviçre, italya ve Yunanistan ilk kez döviz kurlarını düzenledikleri bir sistem oluşturmuşlar, aynı yıl Latin Para Birliği kurulmuştur. 1876’da Ortak Para Birimi denenmiş ve sistem 1. Dünya Savaşı’na kadar devam etmiştir. Savaş nedeniyle sona eren bir diğer parasal birlik girişimi de 1870’de isveç, Danimarka ve Norveç arasında kurulan iskandinav Para Birliği olmuştur.
Pan hareketleri ne demektir?
1922’de Belçika ile Lüksemburg arasında BLU adı verilen bir ekonomik birlik kurulmuş, daha sonra Hollanda’nın katılımıyla kuruluş BENELUX adın almıştır.
1924’de kurulan Pan-Avrupa Birliği, önce 6 devlette teşkilatlanmış ve ekonomi ile siyaset çevrelerinin yoğun desteğiyle 1932’ye kadar faaliyet sürdürmüştür.
1941’de italya’da kurulan Unita Europa (Avrupa Birli¤i), 1942’de italya, Belçika ve Hollanda’da faaliyet gösteren Avrupa Federalist Hareketi, 1944’de Fransa’da kurulan Avrupa Federasyon Komitesi bunlardan bazılarıdır. AB’nin ‘kurucu babaları’ olarak kabul edilen Jean Monnet,1940’da Fransa ile ingiltere’nin egemenliklerini birleştirmelerini, Belçika Dışişleri Bakanı Paul Henri Spaak da 1944’de Fransa, Belçika ve Hollanda arasında ekonomik, siyasal ve askerî bir birlik kurulmasını önermişleridir.
Savaş sonrasındaki iki girişimin mimarı ise Winston Churchill olarak bilinmektedir. Churchill’in 19 Eylül 1946’da Zürih Üniversitesinde yaptğı konuşma, Avrupa ailesinin olabildiğince geniş tutularak bir barış, güvenlik ve özgürlük alanına dönüştürülmesini ve Avrupa Devletleri Birliği oluflturulmasını içermektedir.
Bu çağrının ardından önce 1947’de Fransa ile ingiltere arasında Dunkurque Antlaşması imzalanmış, bu anlaşma bir yıl sonra Belçika, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ve ingiltere arasında imzalanan Brüksel Antlaşması’nın yolunu açmıştır. Batı Birliği yada Brüksel Antlaşması Örgütü olarak bilinen Batı Avrupa Savunma Topluluğu,1954 yılında kurulan Batı Avrupa Birliği’ne (BAB) dönüşmüştür. Avrupa’nin güvenlik örgütlenmesi olan BAB, Maastricht Antlaşması (1992) ile AB’nin askerî kanadı hâline gelmiş, Amsterdam Antlaşması’nda (1997) AB’nin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir parçası olarak kabul edilmiş ve Lizbon Antlaşması (2009) ile de tüm yetkileri AB’ye devredilmiştir. Churchill’in önerileri doğrultusunda hayata geçen ikinci kuruluş ise Türkiye’nin de üyesi bulundu¤u Avrupa Konseyi Örgütü olmuştur.
İşlevselci Yaklaşım Klasik işlevselcilik (functionalism)
yaklaşımının temsilcisi olan Quincy Wright,David Mitrany ve Inis L.Claude gibi bilim adamlarına göre bütünleşmenin amacı,karmaşık ve karşıt çıkarları bulunan ulusal oyuncular arasında bir ağ örmek ve bu yolla savaşları olanaksız hâle getirmektir.
Yeni işlevselcilik (neo-functionalism)
Yeni işlevselcilik, esas olarak Ernest Haas’ın çalışmalarıyla kimlik bulmuştur. “yukarı taşınma” (spill over) yaratacak ve başka alanlarda da bütünleşme sağlanacaktır. Yeni işlevselci anlayışın da teknokratik temaların üzerinde durdu¤u ve klasik işlevselcilikten türediği unutulmamalıdır. Yeni işlevselcilik, ‘yeterlilik’ ve ‘gereklilik’ vurgularının fazlasıyla yapıldığı bir yaklaşım biçimidir.
İletişim Yaklaşımı ve Haberleşme Kuramı(Ya da Etkileflimci ‹fllemselcilik,Transactionalism):Karl W Deutsch’un 1957 tarihli çalışması ile geliştirilmiş olan kuram, uluslar arası yapının sistemli bir biçimde ele alındığı ilk çalışmalardan birisidir.
Federalizm:Federalizm, bir bütünleşme sürecinde iki ayrı, ancak koordineli yönetim düzeyi öngörmektedir; bunlardan biri federal yönetim düzeyidir, ikincisi ise katılımcı devletler düzeyi. Birinci düzey, devletin tümüyle tasfiye edildiği ve yerine yeni bir üst egemenliğin oluşturuldu¤u düzeyi ifade eder.
Çağdaş dönemdeki yaklaşımlardan biri ise Kurumsal Federalizm (institutional federalism) dir.Çağdaş dönemdeki yaklaşımlardan bir diğeri de Anayasal Federalizm’ dir.
Bütünleflmenin Evreleri
9 Mayıs 1950’de Fransa Dışiflleri Bakanı Robert Schuman, Jean Monnet ve Batı Almanya şansölyesi Konrad Adenauer, birlikte hazırladıkları bir projeyi, yaptıkları
basın toplantısnda dünyaya duyurmuş ve bu deklarasyonla Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nun oluşum süreci başlamıştır.
18 Nisan 1951’de Fransa, F. Almanya, italya ve BENELUX ülkeleri arasında imzalanan ve 25 Temmuz 1952’de yürürlüğe giren Paris Antlaflması’yla AKÇT kurulmuştur.
AKÇT üyeleri 1955 Mesina ve 1956 Venedik toplantılarını gerçekleştirmiş ve sonuçta ortaya çıkan
anlaşmazlıkların yeni kurulacak örgütlerle düzenlenmesine karar verilmiştir. Alınan kararlarla, 25 Mart 1957’de imzalanan Roma Antlaflmaları ile AET ve EURATOM ( Avrupa Atom Enerjisi Toplululuğu) kurulmuştur. Böylece, 1 Ocak 1958’de yürürlüğe giren antlaşmalarla altılar, üç temel konu olan enerji, tarım ve ulaşırma alanlarında ortak pazar kurma girişimi başlatmışlardır.
1969-1992 arası topluluk olma dönemi olarak tanımlanabilmektedir. Bu çerçevede, üç aşamalı bir yol haritası çizilmiştir. Birinci aşama, 1971’de döviz kuru birliği (Avrupa Para Yılanı); ikinci aşama 1972’de kredi mekanizmaları (Avrupa Para Sistemi) ve üçüncü aşama da 1973’de tam konvertibilite ve tek para olarak saptanmıştır.
Bu çerçevede önce isteyen devletlerin taraf olabileceği sınır, gümrük ve polis formalitelerinin kaldırılmasını öngören Schengen Deklarasyonu yayınlanmış, 1992’ye kadar tek pazar›n gerçekleştirilmesi kararı alınmış, siyasal ifl birliği konusunda önemli taahhütler öngören ve kuruluşun adının Avrupa Topluluğu olarak anılmasına yol açan Tek Senet 1987’de yürürlü¤e girmiştir.
1992’de imzalan›p 1993’de yürürlüğe giren Avrupa Birliği’ni Kuran Antlaşma(Maastricht Antlaflmas›) ise Avrupa bütünleşmesi açısından dönüm noktası olmuştur. 1999’da yürürlüğe giren Amsterdam Antlaflmas› ile ortak dış ve güvenlik politikasına ortak güvenlik ve savunma politikası eklenmiştir.
1 Ocak 2004’de on aday ülkenin AB üyesi olmasıyla Avrupa bütünleşmesi en kapsamlı genişleme sürecini Yaşamış, ardından Bulgaristan ve Romanya’nın da 2007’de üye olmasıyla AB’nin üye sayısı 27’ye ulaşmıştır.
Bu ülkeler; Kıbrıs, Estonya,Macaristan, Letonya,Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Slovenya’dır.
1 Aralık 2009’da yürürlü¤e giren Lizbon Antlaş ması, Anayasal Antlaşma’nin yerini almıştır.
Bütünleşmenin Modeli
27 üyeli AB’nin bugün 17 üyesi Euro bölgesinde, 26 üyesi (ingiltere hariç) Schengen bölgesindedir.
ÖZET NOTLAR
AAET Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu
AB Avrupa Birliği
ABAD Avrupa Birliği Adalet Divanı
ABİDA Avrupa Birliğinin İşleyişine Dair Antlaşma
AET Avrupa Ekonomik Topluluğu
AKÇT Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
AP Avrupa Parlamentosu
AT Avrupa Topluluğu
ATAD Avrupa Toplulukları Adalet Divanı
ATKA Avrupa Topluluklarını Kuran Antlaşma
ATRG Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi
AYB Avrupa Yatırım Bankası
BM Birleşmiş Milletler
AB Müktesebat› (Acquis Communataire): AB mevzuatına
ABA: (Avrupa Birliği Anlaşması) Treaty on European Unlon
ABİDA: (Avrupa Biirliği’nin İşleyişineDair Anlaşma)
EURATOM: Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu
OECD: Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü
COREPER: Daimi Temsilciler Komitesi için kullanılan bir terimdir
Derinleşme: AB’nin gerek ekonomik gerekse siyasi anlamda
daha fazla bütünleşmesi ve politika alanlar› ve uygulamaların genişletilmesi anlamına gelir.
Ecu: Ön yüzünde kraliyet arması bulunan şövalye kalkanlarına verilen addır.
Maastricht Kriterleri: Ekonomik ve Parasal Birlik sürecinde
üye ülkelerin sağlamas› gereken ekonomik kriterlerdir.
Pacta Sund Servanda: Ahde vefa anlamına gelen bir deyimdir.
Sui Generis: Kendine özgü demektir
Üniter Devlet: Tekçi devlet.
Zollverein: Alman Birliği, 38 Alman prensliğinin oluşturduğu Konfederasyondur
Avrupa bütünleşmesi, yeni işlevselci ve kurumsal federalist yaklaşımların birleşme modelini benimsemiştir. Buna göre, önce Roma Antlaşmalarıyla Gümrük Birliği ve Ortak Pazar aşamaları gerçekleştirilmiş, ardından Maastricht Antlaflmasıyla Ekonomik Parasal Birlik’e geçilmiştir
AB, ‘Halklar Birliği’ adı verilen bir federasyon da değildir. Hem halkların hem de devletlerin karar alma sisteminde yer aldığını anlatan ifade ‘Vatandaşlar Birliği’dir ve AB’nin benimsediği yarı-federasyon (quazi) modeli de bu tanıma yakındır.
Churchill’in konuşması ardı ndan önce 1947’de Fransa ile ingiltere arasında Dunkurque Antlaşması imzalanmış, bu anlaşma bir yıl sonra Belçika, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ve ingiltere arasında imzalanan Brüksel Antlaşması’nın yolunu açmıştır. Batı Birliği ya da Brüksel Antlaşması Örgütü olarak bilinen Batı Avrupa Savunma Topluluğu, 1954 yılında kurulan Batı Avrupa Birliği’ne (BAB) dönüşmüştür. Churchill’in önerileri doğrultusunda hayata geçen ikinci kuruluş ise Avrupa Konseyi Örgütü olmuştur.
Federalist yaklaşım, bütünleflmenin yönetim biçimine ilişkin önermeleri içerir ve bu hâliyle bütünleşmeyi siyasal bir fenomen olarak değerlendirir
Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi üyesi (Avusturya, Danimarka, Norveç, Portekiz, isviçre, isveç, ingiltere-1960) olan Norveç, ingiltere’den yaklaflık bir yıl sonra AET’ye üyelik başvurusunda bulunmuş, Fransa’nın vetosuyla ertelenen müzakereler ise 1972’de sonuçlanmıştır. Aynı yıl, Norveç’te referandum yapılmış ve sonuç AET’ye katılmama yolunda olmuştur.
1-Alman Birliği’nin kurulmasında b. Friedrich List
etkili olmuştur.
2. Dünya Savaşı sonrasında Zürih Üniversitesinde
yaptığı konuşmayla Avrupa’daki örgütlenme sürecini
teşvik eden siyasetçi Winston Churchill
3. Yeni işlevselciliğin öngördüğü örgütlenme modeli,Uluslar-üstü örgütlenme
4. Spill over ne demektir? Yukarı taşınma
5. Karl Deusch’un temsilcisi olduğu yaklaşım, Güvenlik toplulu¤u
6. Ekonomik bütünleşme aşamaları
-Gümrük birli¤i-Ortak pazar-Ekonomik parasal birlik-Tam ekonomik birlik
7. Fransa hükûmetinin bakanlarından Rene Pleven,
Avrupa bütünleşmesinin savunma alandan başlamasını
Önermiştir.
8.Avrupa Birlii kurumlaı:
-Avrupa Sosyal Fonu- Avrupa Yatırım Bankası
-Parasal İşbirliği Fonu-Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu
9. İngiltere, Danimarka ve Irlanda’nın AET üyeliği, Fransa tarafından veto edilmiştir.
10. Euro ne 1 Ocak 2002 tedavüle girmiştir.
AVRUPA BİRLİĞİ DERSİ SORU-CEVAPLAR
1)Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Birliği’ne en son katılan ülkelerden biridir?Romanya
2 ) Aşağıdakilerden hangisi AB Müktesebatı kapsamında yer almaz?(Ulusal önlemler )
3 ) Aşağıdakilerden hangisi ilk genişleme sürecinde Birliğe katılan ülkelerden biridir?İngiltere
4 ) Aşağıdakilerden hangisi AB’nin yardımcı kurumları arasında yer almaz?Konsey
5) 2003 yılında yürürlüğe giren Nice Antlaşması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?Birliğin yeni üyelerle genişlemesine yönelik gerekli düzenlemeleri yapmıştır.
6) Kopenhag Kriterleri aşağıdaki zirve toplantılarından hangisinde kararlaştırılmıştır?Kopenhag Haziran 1993
7) Mayıs 1950’de açıklanan Schuman Bildirgesi’nin hazırlanmasına yol açan en temel faktör hangisidir?
Avrupa’da mevcut olan Fransız-Alman çekişmesine bir son verme düşüncesi
8) Avrupa Birliğine üye ülkelerin sayısı 2011 yılı itibariyle kaçtır?27
9) Aşağıdakilerden hangisi 1957 yılında imzalanan ve Avrupa Ekonomik Topluluğunu ortaya çıkaran Roma Antlaşması’nın nihai hedefini ifade eder?Avrupa’nın siyasal bütünlüğe ulaşması
10 ) 1987 yılında yürürlüğe giren Avrupa Tek Senedi’nin temelinde yatan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?Ortak Pazarın önündeki tüm engelleri kaldırmak
11) Kopenhag Kriterleri hangi yılda kabul edilmiştir?1993
12)1960’lı yıllarda İngiltere’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu üyeliğini uzun süre engelleyen Fransız siyaset adamı aşağıdakilerden hangisidir?General De Gaulle
13) Avrupa Savunma Topluluğu hangi üye ülke tarafından önerilmiştir?Fransa
14) “Acquis communautaire” olarak adlandırılan Avrupa Birliğinin tüm yasalarını, kurallarını ifade eden kavramın dilimizdeki kullanımı aşağıdakilerden hangisidir?Avrupa Birliği Müktesebatı
15) Aşağıdaki ülkelerden hangisi AB ile üyelik müzakerelerini sürdüren bir ülkedir?Türkiye
16) II. Dünya Savası sonrası Avrupa’da meydana gelen oluşumlar içinde aşağıdakilerden hangisi güvenlik amaçlı kurulan bir örgüttür?Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı
17) Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Savunma Topluluğu’nu ulusal parlamentosunda kabul etmeyerek akim kalmasına neden olan ülkedir Fransa
18) AET ve AAET antlaşmalarının imzalanması ile sonuçlanan sürecin başlangıç noktası olarak ele alınması gereken Konferans aşağıdakilerden hangisidir? Messina Konfeansıx
19) Avrupa bütünleşmesinin fikir babası olarak bilinen Fransız siyaset adamı kimdir?Jean Monnetx
20) Avrupa’nın bütünleşmesi yönünde atılan adımlardan olan ve AKÇT, AET, AAET’nin oluşmasına imkan hazırlayan en önemli belge hangisidir?Schuman bildirgesi
21) Başlıca amacı birliği yeni üyeler alarak genişlemeye hazırlamak olan ve birliğin o zamana kadar hiç yaşamadığı en büyük genişlemeye kapı aralamasını sağlayan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir? Nice Antlaşması
22)Subsidarite İlkesi hangi antlaşmayla anayasal anlamda açıkça Avrupa Birliği hukuku içinde kendisine yer bulmuştur? Maastrich Antlaşması
23) Nice Antlaşmasının temel amacı nedir? Birliğe yeni üyeler alarak genişlemeyi hazırlamakx
24)Avrupa Birliğine üye olmanın ilk koşulu aşağıdakilerden hangisidir?
25) Avrupa topluluklarının kuruluşundan günümüze kadar geçen zamanda kaç genişleme süreci yaşanmıştır? 5
26) Aşağıdaki ülkelerden hangisi AB’ye adaylık süreci içinde olan ülkelerden değildir?
27) Aday ülkeler içinde AB’ye en ilk üye olması muhtemel ülke aşağıdakilerden hangisidir? Hırvatistan.
28)Sermaye piyasasına ve kendi öz kaynaklarına başvurmak suretiyle, Ortak Pazar’ın dengeli ve sürekli kalkınmasına yardımcı olmak üzere ATA çerçevesinde kurulan kuruluş hangisidir? Avrupa Yatırım Bankası
29) Aşağıdakilerden hangisi ikincil kaynaklar arasında yer almaz? Teamül
30)Avrupa toplulukları adalet divanı ne ile kurulmuştur?Avrupa birliği kömür çelik topluluğu antlaşması 1952
31. Avrupa Birliği’nin Kurucu Anlaşmalarının ve Organlarının almış olduğu kararların usulünce uygulanıp uygulanmadığını izlemekle görevlendirilmiş organ aşağıdakilerden hangisidir?
A. Avrupa Birliği Komisyonu x
B. Avrupa Parlamentosu
C. Sayıştay
D. Avrupa Zirvesi
E. Adalet Divanı
32. Avrupa Birliği’ne katılmak için ilk başvuruda bulunan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
A. İrlanda
B. Danimarka
C. İngiltere x
D. Norveç
E. Avusturya
33. Avrupa Birliği’nin destekleme programlarının finansmanı ve tarım sektörü-
nün modernizasyonu için kaynak sağlayan fonu aşağıdakilerden hangisidir?
A. Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu
B. Avrupa Kalkınma Fonu
C. Avrupa Parasal İşbirliği Fonu
D. Avrupa Garanti ve Yönlendirme Fonu x
E. Avrupa Sosyal Fonu
34. Avrupa Birliği’nin bir ekonomik ve siyasal birlik olması yolunda yapılmışanlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
A. Ankara Anlaşması
B. Roma Anlaşması
C. Maastricht Anlaşması x
D. Brüksel Anlaşması
E. Paris Anlaşması

ANTLAŞMA İMZA TARİHİ YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18 Nisan 1951 23 Temmuz 1952
AET (Roma) ve Euratom Antlaşması 25 Mart 1957 1 Ocak 1958
Danimarka, İrlanda ve İngiltere’nin Katılım Antlaşması 2 Ocak 1972 1 Ocak 1973
Yunanistan’ın Katılım Antlaşması 28 Mayıs 1979 1 Ocak 1981
İspanya ve Portekiz’in Katılım Antlaşması 12 Haziran 1985 1 Ocak 1986
Avrupa Tek Senedi 17 Şubat 1986 1 Temmuz 1987
Maastricht Antlaşması 7 Şubat 1992 1 Kasım 1993
Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in Katılım Antlaşmaları 30 Mart 1994 1 Ocak 1995
Amsterdam Antlaşması 2 Ekim 1997 1 Mayıs 1999
Nice Antlaşması 26 Şubat 2001 1 Şubat 2003
Lisbon Antlaşması 13 Aralık 2007 1 Aralık 2009

-AB Bayrağı, Avrupa Marşı, Avrupa Günü ve parasal birliğin en önemli göstergelerinden olan

Avro AB’nin sembollerini oluşturmaktadır. 

-7 Şubat  1997 Avrupa Birliği Antlaşması Maastricht’te imzalandı ve 1 Kasım 1993’te yürürlüğe girdi.

-2 Ekim 1997 Amsterdam Antlaşması imzalandı. Antlaşma, 1 Mayıs 1999’da yürürlüğe girdi.

-1 Ocak  2OO2 -Euro banknotları ve madeni paralar, 12 Euroalanı ülkesinde dolaşıma sunuldu.

-1 Mayıs204:Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan,Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya ve Slovenya Avrupa Birliği’ne katıldılar.

-26 Şubat 2001 Nice Antlaşması imzalandı. Antlaşma 1 Şubat 2003’te yürürlüğe girdi

avrupa birliği testleri

1.Avrupa Parlamentosu için ilk seçimler ne zaman yapılmıştır?1979

2.Avrupa Parlamentosu ________________________________ ile birlikte ortak yasa koyucudur.

3.Bilindiği üzere Avrupa Birliği üyesi her devlette Avrupa Parlamentosu için de seçimler yapılmaktadır. Peki, AP seçimleri kaç yılda bir yapılmaktadır?5

4.Avrupa Parlamentosu Başkanlığı kaç ayda bir değişir?6

5.AB Bakanlar Konseyi’nin merkezi hangi şehirdedir?BRÜKSEL

6.Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Birliği Konseyi/Bakanlar Konseyi’nin özelliklerinden biri değildir?Avrupa Birliği’nin yargı organıdır.

7.Aşağıdakilerden hangisi Bakanlar Konseyi’nin yetki alanına girmez?Yargılama yapma yetkisine sahiptir.

8.Aşağıdakilerden hangisi Bakanlar Konseyi’nin organları arasındadır?

9.Kısaltması ATAD olarak da bilinen Avrupa Adalet Divanı hangi şehirdedir?Lahey

10.Bilindiği üzere Avrupa Adalet Divanı’nda her üye devletten 1 yargıç görev yapmaktadır. Peki, bu durumda Avrupa Adalet Divanı’nın hâkim sayısı kaçtır?27

11.Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Birliği kurumlarından biri değildir?Avrupa Birliği İletişim Ağı (COREU)

12.Komisyon üyelerine ne ad verilir?

13.Bilindiği üzere Maastricht Antlaşması sonucunda Komisyon üyelerinin görev süresi Parlamento üyelerinin görev süresine eşitlenmiştir. Peki, bu durumda Komiserler kaç yıl süre ile görevde bulunurlar?

14.Aşağıdakilerden hangisi AB kurumlarından biri değildir?Avrupa Bütçe Kurulu

15.Aday ülkeler ile Katılım Müzakerelerini sürdüren kurum aşağıdakilerden hangisidir?

16.Avrupa Merkez Bankası hangi şehrinde bulunmaktadır?Frankfurt

17.AB Kurumları ve çalışmalarını yürüttükleri şehir eşleşmelerinden hangisi yanlıştır?

18. Avrupa Birliğinin başkenti neresidir? Brüksel

19. Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen ortak birimi olan Euro’yu kabul etmeyen ve kendi para birimini kullanan ülke hangisidir? İngiltere

20. Uluslar arası Adalet Divanı’nı bulunduğu şehrin adı nedir?Lahey (Den Haog)

21. Avrupa Birliğini iki kez halk oylamasiyla reddeden ülke hangisidir ? Norveç

22. Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen ortak birimi olan Euro’yu kabul etmeyen ve kendi para birimini kullanan ülke hangisidir? İngiltere

23. -Avrupa Ortak Para birimi olan Euro/Avro’yu  ne zaman kullanılmaya başlandı?1 Ocak 2002’den itibaren 12 üye ülke tek para birimi olarak kullanmaya başlamıştır. 1 Ocak 2008 itibariyle 15 Üye Ülke Euro/Avro kullanmaktadır.

AVRUPA BİRLİĞİ DERS NOTLARI özetler
1-Avrupa İdealine inanmış kişilerden zamanın Fransa Dışişleri Bakanı Robert Shuman’nın 9 Mayıs 1950 tarihinde yaptığı çağrı üzerine,OECD üyesi altı Avrupa ülkesi (B. Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg) 18 Nisan 1951’de imzaladıkları Paris Anlaşması ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu (AKÇT) kurmuşlardır.
2-6 ülke, 1-2 Haziran 1955 tarihinde İtalya’nın Messina şehrinde yaptıkları toplantılarda Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve EUROTOM adı altında iki Avrupa Topluluğu’nun daha kurulmasını kararlaştırmışlardır. Hızlı bir çalışma sonucu, AET ve EUROTOM anlaşmalarının 25 Mart 1957 tarihinde Roma’da imzalandığını ve 1 Ocak 1958 tarihinde de yürürlüğe girdiklerini görüyoruz.
3-Üç topluluğun (AKÇT, AET ve EUROTOM) yürütme organlarını Avrupa Topluluğu (AT) adı altında birleştiren Füzyon Anlaşması 8 Nisan 1965 tarihinde imzalandı ve 1 Temmuz 1967 tarihinde yürürlüğe girdi.
4-17-18 Şubat 1886’da Lüksemburg’ta imzalanan ve 1 Temmuz 1987’de yürürlüğe gire Avrupa Tek Senedi ile Avrupa Toplulukları’na dört serbest dolaşımın (insanların, malların, hizmetlerin ve sermayenin) ötesinde politik, sosyal ve kültürel bir boyut getirildi.
5. 9-10 Aralık 1991’de Maastricht (Hollanda) Zirvesi’nde Avrupa Birliği (AB) Anlaşması imzalandı. Böylelikle 1967 Füzyon Anlaşması ile AT adını alan AET ya da Ortak Pazar, 1991 Maastricht Anlaşması ile AB adını adını aldı.
6.1 Kasım 1993’te uygulamaya konulan Maatricht Anlaşması, Topluluğu Tek Pazar’ın ötesinde ekonomik ve siyasal işbirliğine götüren, tek para birimi ve ortak savunma politikalarının yolunu açan bir anlaşmadır.
7.Özetle; AKÇT’yi kuran Paris Antlaşması (1951), AET’yi ve EUROTOM’u kuran Roma Antlaşması (1957), bunları tadil eden Avrupa Tek Senedi (1986) ve Maastricht Avrupa Birliği Antlaşması (1992) ile Topluluğun hukuki temelleri oluşturuldu.
8. Maastricht Antlaşması:10 Aralık 1991 tarihinde Maastricht’te düzenlenen Zirve’de topluluk, daha önce toplanmış olan Hükümetlerarsı ilk Konferans çerçevesinde varılan sonuçları temel alarak yeni bir Avrupa Toplulukları Antlaşması yapılmasına karar verilmiştir. 7 Şubat 1992 tarihinde imzalanan ve Kasım 1993’te yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması ile Avrupa Topluluğu, Avrupa Birligi adını almıştır
10.19 Eylül 1946 tarihinde Zürih Üniversitesinde yaptığı ünlü konuşmada Winston Churchill, Sovyet tehlikesinin bertaraf edilebilmesi için Fransa ve Almanya öncülüğünde bir Avrupa Birleşik Devletleri oluşturulması fikrini vurgulamıştır.
11.Batı Avrupa ülkeleri ile ABD’nin Truman Doktrini ile başlayan yakın iş birliği 4 Nisan 1949 tarihinde Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütünün (NATO) kurulması ile devam etmiştir. NATO’nun kurulması ile Avrupa savunması bu Örgüt kapsamında ele alınmaya başlanmıştır
NATO, 12 ülke taraf›ndan Soğuk Savaş şartlarında Sovyetler Birliği tehdidine karşı oluşturulmuş bir askerî savunma örgütüdür. Uluslarüstü (Supranasyonal)kavramı, ulusal hükûmetlerin üzerindeki seviyeye iflaret eder ve kendisini oluşturan üye
devletlerin AB kurumlarına devrettiği yetkileri ile alınan kararlar ve uygulamaların düzeyini gösterir.
12.Schuman Bildirisi’nin açıklandığı 9 Mayıs günü AB’nin temellerinin atıldığı bir tarih olarak kabul edilmekte ve bugün de Avrupa günü olarak kutlanmaktadır.
Schuman Bildirisi, 18 Nisan 1951 tarihinde imzalanan ve 23 Temmuz 1952 tarihindeyürürlüğe giren Paris Antlaşması ile kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’na (AKÇT) (European Coal and Steel Community) giden yolu açmıştır. Antlaşma 50 yıl geçerli olacak şekilde düzenlenmiştir ve 23 Temmuz 2002 tarihinde geçerliliğini yitirmiştir
Fransa Başbakanı Rene Pleven, 24 Ekim 1950 tarihinde Fransız Meclisi’ne 100.000 askerlik bir Avrupa Ordusu kurulması önerisini sunmuştur.
13.1950 yılında önerilen Pleven Planı, nihayetinde Fransa Parlamentosu’nda onaylanmasa da 1952 yılında Avrupa Savunma Topluluğu Antlaşması’nın imzalanmasına giden yolu açmıştır
14.Nisan 1948 deAvrupa Ekonomik İş Birliği Örgütü(OEEC) kuruldu.Bu örgüt 1961 yılında Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma örgütüne dönüştü.(OECD).
15.Marchall planı 1953 yılında sona ermiştir.
16.Avrupa Kömür ve Çelik topluluğu(AKÇT)
17.Avrupa Ekonomik Topluluğu(AET)
18.Avrupa Atom Enerji Topluluğu(AAET)
18.Paris Antlaşması 18 Nisan 1951 tarihinde imzalandı.23 Temmuz 1952 yürürlüğe girdi.
19.1955 yılı Haziran ayında Mesina(İtalya)konferansı.
20.25 Mart 1957 yılında Roma Antlaşması imzalandı,1 Ocak 1958 yılında yürürlüğe girdi.
21.1965 yılında imzalanan ve 1967yılında yürürlüğe giren FÜYON ANTLAŞMASI.
22.Yeni işlevselcilik- Neofonksiyonalizm adını 1958 yılında Ernst B. Haas tarafından yayımlanan “Avrupa’nın Birleştirilmesi: Siyasi, Sosyal ve Ekonomik Güçler
1950-1957” adlı kitap ile duyurmuştur ve Avrupa bütünleşme sürecini açıklamayı
amaçlayan bir teoridir.
23.1950 ve 60’lı yıllarda popüler olan teori, Birlik’in kurucuları Jean Monnet ve Robert Schuman’ın görüşlerini yansıtması bakımından da önemlidir.
24.1946 yılında Zürih Üniversitesinde yaptığı ünlü konuşmada Winston Churchill, Sovyet tehlikesinin bertaraf edilebilmesi için Fransa ve Almanya öncülüğünde bir Avrupa Birleşik Devletleri oluşturulması fikrini vurgulamıştır. Nitekim 1948 yılında toplanan Avrupa Kongresi 1949 yılında Avrupa Konseyi’nin kurulmasına giden yolu açacak önemli bir aşamadır.
25.Avrupa devletlerinin bütünleşme için ilk somut adımları 1950’lerin başında başlamıştır.
26.Schuman Bildirisi, 18 Nisan 1951 tarihinde imzalanan ve 23 Temmuz 1952 tarihinde yürürlüğe giren Paris Antlaşması ile kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’na (AKÇT) giden yolu açmıştır. Antlaşma 50 yıl geçerli olacak şekilde düzenlenmiştir. Sektörel bütünleşmenin ilk örneği sayılan AKÇT’ye Fransa ve Almanya dışında italya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg katılmıştır
27.Bütünleşme hareketinin AKÇT sonrası ekonomik alanda en önemli adımı 25 Mart 1957 tarihinde Roma’da Fransa, italya, Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında imzalanan Roma Antlaşmaları (Rome Treaties) ile atılmıştır
28.Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu :Savaşın ham maddeleri olan kömür ve çeliğin
uluslarüstü bir kuruluş ile yönetilmesi amacına yöneliktir.Paris Antlaşması ile kurulmuştur. Temel organı olan Yüksek Otorite, yürütme organıdır ve uluslarüstü özelliktedir.Sektörel bütünleşmenin başarılı bir örneği olarak kabul edilmektedir.
29.Avrupa Toplulukları’nın kurucu ülkeleri:Almanya
Belçika,Fransa,Hollanda, Lüksemburg,İtalya
30. Avrupa Ekonomik Topluluğu:Üyeler arasında gümrük birliği ve ortak pazar
oluşturulmasına ilişkin düzenlemeler getirir.
31. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Savunma Topluluğu’nu ulusal parlamentosunda kabul etmeyerek akim kalmasına neden olan ülkedir? Almanya
32. AET ve AAET antlaşmalarının imzalanması ile sonuçlanan sürecin başlangıç noktası olarak ele alınması gereken Konferans aşağıdakilerden hangisidir? Messina Konfeansı
33 Avrupa bütünleşmesinin fikir babası olarak bilinen Fransız siyaset adamı kimdir? Jean Monnet
34.Avrupa’nın bütünleşmesi yönünde atılan adımlardan olan ve AKÇT, AET, AAET’nin oluşmasına imkan hazırlayan en önemli belge hangisidir? Schuman bildirgesi
35. Subsidarite İlkesi hangi antlaşmayla anayasal anlamda açıkça Avrupa Birliği hukuku içinde kendisine yer bulmuştur? Maastrich Antlaşması.
36.AvrupaTopluluğu:
Topluluğun kurucu üyeleri: Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksembourg
1973 Danimarka, İrlanda, Birleşik Krallık
1981 Yunanistan
1986 İspanya, Portekiz
1995 Avusturya, Finlandiya, İsveç
2004 Çek Cumhuriyeti, Estonya, (Kuzey) Kıbrıs (Rum Yönetimi), Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta,
Polonya, Slovakya, Slovenya
2007 Bulgaristan, Romanya
37-Avrupa Toplulukları:Avrupa Kömür Çelik Topluluğu,Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu, Avrupa Ekonomik Topluluğu
-II. Dünya Savası sonrası Avrupa’da meydana gelen oluşumlar içinde aşağıdakilerden Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı güvenlik amaçlı kurulan bir örgüttür.
-Fransa,Avrupa Savunma Topluluğu’nu ulusal parlamentosunda kabul etmeyerek akim kalmasına neden olan ülkedir.
-AET ve AAET antlaşmalarının imzalanması ile sonuçlanan sürecin başlangıç noktası olarak ele alınması gereken Konferans Messina Konfeansı
-Avrupa bütünleşmesinin fikir babası olarak bilinen Fransız siyaset adamı Rene Pleven
-Avrupa Toplulukları :Avrupa Kömür Çelik Topluluğu Schuman Planı esas alınarak hazırlanmıştır. Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu ortaya çıkaran antlaşma Roma Antlaşması’dır.AB’nin temelini Avrupa Toplulukları oluşturmaktadır.Topluluklar uluslarüstü bir karakter taşır
-Avrupa’nın bütünleşmesi yönünde atılan adımlardan olan ve AKÇT, AET, AAET’nin oluşmasına imkan hazırlayan en önemli belge Schuman bildirgesi
-Avrupa Ekonomik Topluluğunun faaliyet alanı : Çevre ile ilgili politikalar, Taşıma alanında ortak politika, Kalkınma iş birliği alanında ortak politika, Ortak ticaret politikası
-1951 yılında imzalanan ve AKTÇ’yi ortaya çıkaran Paris Antlaşması ile ilgili :İlk uluslar-üstü kurum antlaşmasıdır.Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Luksemburg arasında
imzalanmıştır..50 yıllık bir süre için imzalanmıştır Avrupa Birliği Hukuku. Sektörel bir kapsamı vardır
-Aşağıdakilerden hangisi 1957 yılında imzalanan ve AET’yi ortaya çıkaran Roma Antlaşması çerçevesinde gerçekleşmesi istenen hedefler: Yüksek düzeyde istihdam ve sosyal güvenlik. Kadın erkek eşitliği. Anti-enflasyonist ve sürdürülebilir bir büyüme. Üyeler arasında bir ortak pazar kurma
-Başlıca amacı birliği yeni üyeler alarak genişlemeye hazırlamak olan ve birliğin o zamana kadar hiç yaşamadığı en büyük genişlemeye kapı aralamasını sağlayan antlaşma Nice Antlaşması
-Nice Antlaşmasının temel amacı : Birliğe yeni üyeler alarak genişlemeyi hazırlamak
38-Füzyon Antlaşması ve Avrupa Toplulukları
1965 yılında imzalan Füzyon Antlaşması (Birleşme Anlaşması) ile, yukarıda adı geçen üç topluluk (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu) için tek bir Konsey ve tek bir Komisyon oluşturularak, bu Topluluklar, Avrupa Toplulukları adı altında anılmaya başlandı.
39-Schuman Planı:İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Avrupalı devlet adamlarının Avrupa’da kalıcı bir barış oluşturma çabaları hız kazandı.Robert Schuman (Fransa Dışişleri Bakanı), Eski Milletler Cemiyeti Genel Sekreteri Jean Monnet’in tasarısına dayanarak, 9 Mayıs 1950 tarihinde, Avrupa Devletlerini, kömür ve çelik üretiminde alınan kararları bağımsız ve uluslarüstü bir kuruma devretmeye davet etti. Schuman Planına göre, Avrupa’da bir barışın kurulabilmesi için Fransa ve Almanya arasında yüzyıllardır süregelen çekişmenin son bulması gerekiyordu. Bunun yolu ise, söz konusu kurumun gözetiminde, ortak kömür ve çelik üretimini sağlamak ve bu örgütlenmeyi tüm Avrupa devletlerinin katılımına açık tutmaktı.
40-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT)
Schuman Deklarasyonunun bir sonucu olarak, 1951 yılında, Belçika, Federal Almanya, Lüksemburg, Fransa, İtalya ve Hollanda’dan oluşan 6 üye ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) kuruldu. Söz konusu Topluluğun Yüksek Otoritesi’nin ilk başkanı ise, Schuman Deklarasyonu’na ilham veren bu fikrin sahibi Jean Monnet oldu. Böylece, savaşın ham maddeleri olan kömür ve çelik, barışın araçları oluyor; dünya tarihinde ilk defa devletler kendi iradeleri ile egemenliklerinin bir kısmını ulusüstü bir kuruma devrediyordu.
41-Roma Antlaşması ve Avrupa Ekonomik Topluluğu
Altı üye devlet, 1957′de, işgücü ile mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına dayanan bir ekonomik topluluk kurmaya karar verdiler. Böylece, kömür ve çeliğin yanısıra diğer sektörlerde de ekonomik birliği kurmak amacıyla, 1957′de Roma Antlaşması imzalanarak Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kuruldu. AET’nin amacı, malların, işgücünün, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaştığı bir ortak pazarın kurulması, ve en nihayetinde siyasi bütünlüğe gidilmesiydi.
42-Brüksel’de 18 Nisan 1951 yılında 6 Avrupa ülkesi (Belçika, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Lüksemburg) Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu kurmuştur. İlk somut adım.
1957’de Roma’da imzalanan anlaşma ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AB) kurulmuştur. 1958 yürürlüğe irmiştir.
1973’te İngiltere, İrlanda, Danimarka,1981’de Yunanistan,1986’da İspanya, Portekiz1995’te Avusturya, İsveç, Finlandiya
2004’te Polonya, Macaristan, Litvanya, Letonya, Estonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Malta, Kıbrıs Rum Kesimi üye olmuştur.
Avrupa Birliği Organları
- Avrupa Zirvesi
- Avrupa Parlamentosu (Birliğin tek demokratik organı)
- Avrupa Komisyonu
- Bakanlar Konseyi
- Adalet Divanı
1 Ocak 1993’te tek pazara geçmiştir.
1999’da Avrupa Birliği’nde Tek Para (Euro) uygulamasına geçildi. Fiili olarak dolaşıma 2002 yılında girdi.
43-AVRUPA BIRLIĞI KRONOLOJISI
19 Eylül 1946: Zürih’te bir konuşma yapan Ingiliz Devlet adamı Winston Churchill “Avrupa Konseyi”nin oluşturulmasını önerdi.
5 Mayıs 1949: Avrupa Konseyi (Merkezi Strasbourg’da) kuruldu.
18 Nisan 1951: Federal Almanya, Fransa, Italya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg Paris’te imzaladıkları bir Anlaşma ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT)’nu kurdular.
1 Ocak 1952: AKÇT Anlaşması yürürlüğe girdi.
25 Mart 1957: AKÇT üyesi altı ülke; Federal Almanya, Fransa, Italya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg bu defa Roma’da imzaladıkları bir Anlaşma ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu’nu (EURATOM) kurdular.
1 Ocak 1958: AET ve EURATOM’u kuran Roma Anlaşması yürürlüğe girdi.
1 Temmuz 1967: Kurucu üye altı ülkenin imzalamış oldukları “Füzyon Anlaşması” sonucu AKÇT, AET ve EURATOM için tek bir konsey ve komisyon oluşturuldu. “Avrupa Toplulukları” terimi kullanılmaya başlandı.
Nisan 1972-Mart 1973: Toplulukta bir Ekonomik ve Parasal Birlik kurma yolunda oluşturulan “Tünelde Yılan Sistemi” uluslararası para piyasalarındaki dalgalanmalar karşısında başarısızlığa uğradı ve çöktü.
1 Ocak 1973: Ingiltere, Irlanda ve Danimarka resmen Avrupa Topluluğu üyesi oldular. Norveç 1972′de yaptığı referandumdan hayır oyu çıkınca üye olmadı.
13 Mart 1979: Ekonomik ve Parasal Birlik kurma yolunda ikinci deneme olarak bir “Avrupa Para Sistemi” oluşturuldu. ECU reddedildi.
1 Temmuz 1987: Tek Avrupa Senedi Yürürlüğe girdi.
Haziran 1988: Hanover’de yapılan AT Zirve toplantısında Topluluk bir Ekonomik ve Parasal Birlik kurma hedefi yolunda çalışılması benimsendi.
Kasım-Aralık 1989: Komünizm ve doğu batı bloklaşması çöktü. Doğu Avrupa ülkeleri Sovyet güdümünden çıktılar.
Kasım 1990: Avrupa Güvenlik ve Işbirliği Konferansı Nihai Senedi Paris’te imzalandı.
22 Ekim 1991: Avrupa Topluluğu’ndaki “tek Pazar” mevzuat ve uygulanmasının Lihtenştayn, Avusturya, Isviçre, Iskandinav ülkelerine ve Izlanda’dan oluşan EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi)’ya genişleten “Avrupa Ekonomik Alanı Anlaşmaları” imzalandı.
7 Şubat 1992: Avrupa Topluluğu’nda tek para birimi ve ortak bir merkez bankası sistemine dayalı bir “ekonomik ve parasal birlik” ile ortak dış politika ve savunma politikası perspektiflerine dayalı “siyasi birlik’in kurulmasını öngören Anlaşma Hollanda’nın Maastricht şehrinde mzalandı.
43-AVRUPA BİRLİĞİ DERSİ
Birliğin asıl temel taşı ise 9 Mayıs 1950 tarihinde Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın yayımladığı bir bildiri ile atılmıştır. Schuman, Jean Monnet ile birlikte hazırladığı bildiride tüm Fransız – Alman kömür ve çelik üretimini kurulacak bir birliğin emrine vermeyi ve öteki ülkelerinde dilerlerse buna katılmalarını öngören bir plan öne sürmüştür.
Fransa’nın bu çağrısına Federal Almanya, Belçika, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda cevap vermişler ve bu altı ülke arasında 18 Nisan 1951′de Avrupa ve Kömür ve Çelik Topluluğunu kuran Anlaşma Paris’te imzalanmıştır. Bu aynı zamanda, ilk Avrupa Birliğinin de doğuşudur. Schuman’ın ismine itafen Schuman Planı olarak adlandırılan bu anlaşma o dönem sanayisinin iki temel maddesi için güçlenmek üzere altı devlet arasında imzalanan bir “kartel” anlaşmasıdır.Messina’da A.K.Ç.T.’nin Dışişleri Bakanları’nın katılımıyla düzenlenen konferansta iki yeni Avrupa Topluluğu’nun daha kurulması kararlaştırılmıştır. Uzun süren çalışmalardan sonra Avrupa Topluluğu 25 Mart 1957′de bu kez Roma’da imzalanan Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (EURATOM) ve Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) anlaşmaları ile kurulmuştur. Topluluk, 7 Şubat 1992 tarihli Maastrict Anlaşmasıyla Avrupa Birliği ismini almıştır.
10 Ağustos1961 tarihinde İngiltere Birliğe katılmak için ilk girişimini yapmış, fakat 14 Ocak 1963′te Fransa Cumhurbaşkanı General de Gaulle tarafından birliğe katılması veto edilmiştir.
İngiltere’nin ilk üyelik müracatı hangi ülke tarafından reddedilmiştir?
10 Mayıs 1967′de İngiltere ikinci defa İrlanda, Danimarka ve Norveç ile birlikte Birliğe tam üye olmak için başvuruda bulunmuştur. De Gaulle yine İngiltere’nin müracaatına karşı çıkmış, ancak Nisan 1969′da yapılan AB Konseyinde Birliğe katılmak isteyen dört ülkenin talepleri görüşülmüştür.İki yıl süren görüşmelerden sonra İngiltere, İrlanda ve Danimarka tam üye olarak Birliğe 22 Ocak 1972 tarihinde katılmış, Norveç’in katılma anlaşması ise adı geçen ülkede yapılan bir referandum ile reddedilmiştir.
Bu uyum devresi ise 1977′de sona ermiştir. Öte yandan, 1981 yılında Yunanistan’ın da topluluğa katılmasıyla üye sayısı 10′a çıkmıştır. 1.1.1986 tarihinde İspanya ve Portekiz’in de katılmasıyla Birliğin üye sayısı 12′ye yükselmiştir.
İspanya ve Portekiz’e 7 yıllık bir uyum dönemi tanınmıştır. Birliğin üçüncü genişlemesinden sonra 1987 yılında Türkiye ve Fas, 1989 yılında Avusturya, 4 Temmuz
1990 yılında Kıbrıs Rum Kesimi, 16 Temmuz 1990′da Malta, 1 Temmuz 1991′de İsveç, 18 Mart 1992′de Finlandiya, 26 Mayıs 1992′de İsviçre ve 25 Kasım 1992′de Norveç bu doğrultuda kararlar almışlardır. Kıbrıs Rum Kesimi ve Malta’nın başvurusu Fas’ın müracaatında olduğu gibi red edilmeyerek incelemeye alınmıştır.
Son olarak 1994’te İsveç, Finlandiya ve Avusturya’nın girmesiyle üye sayısı onbeş olmuştur. Belirtmek gerekir ki Birliğe tam üyelik için yapılan başvuruların sayısında büyük artış olmuştur. Polonya, Macaristan, Slovenya, Estonya, Litvanya ve Letonya da tam üyelik için adaydırlar.
AB tam üye olan ülkeler hangileridir? Tam üyelik için başvuran ülkeler hangileridir?
-Avrupa Birliği’nin Organları
Uluslarüstü bir nitelik taşıyan Birliğin kurumları özgün bir yapı içinde eylemde bulunmaktadır. Birlik organları, Birliğin temel yapısını teşkil eden Konsey, Komisyon,Avrupa Parlementosu, Adalet Divanı, Ekonomik ve Sosyal Komite’nin yanı sıra Sayıştay ve Avrupa Yatırım Bankası gibi yardımcı kurumlardan oluşmaktadır.
1-Avrupa Birliği Konseyi: Avrupa Zirvesi:Birliğin yasama ve karar alma sürecinde en önemli rolü üstlenen Konsey, üye ülke.Devlet ve Hükümet Başkanları “Avrupa Konseyi” adı altında yılda en az iki kere toplanarak, gerek sisasi işbirliği gerek Birlik faaliyetleri konularında politika seçeneklerini tartışmakta ve bazı konularda öncülük görevi üstlenmektedir. Avrupa Konseyi’ne Dışişleri Bakanları ile bir Komisyon üyesi yardımcı olmaktadır.Avrupa Konseyi, parlamenter demokrasilerde varolan parlamentonun yetkilerine eşdeğer yetkilere sahiptir. Dolayısıyla Birliğin karar alma ve yasama organıdır.Konsey, karar alma sürecinde, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından hazırlanan tasarıları ele alır ve yasalaşmasını sağlar. Bu süreç içinde Avrupa Parlamentosu değişiklik önerisinde bulunabilir, ancak kesin karar Konsey’e aittir. Sonuç itibariyle Konsey, Birliği şekillendiren, yöneten ve dış politikasını belirleyen organdır.Avrupa birliği Konseyinin çalışma şekli, görev ve yetkilerini belirtiniz.
2-Avrupa Birliği Komisyonu:AB Komisyonu üye Devletlerce atanan 20 üyeden(komiser) oluşan bir yürütme organıdır. Komisyona Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya nüfus yoğunluğu itibariyle 2’şer , diğer üye devletler ise birer komiser vermektedir. Komisyon Birlik
politikalarının tasarlayıcısı ve koordinatörüdür.Komisyonun görevlerini iki başlık altında toplamak mümkündür.
a) Komisyon, Kurucu Antlaşmaların koruyucudur. Kurucu Antlaşmalar’ın ve organların almış olduğu kararların usulünce uygulanıp uygulanmadığı, ilgili tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini izlemekle görevlendirilmiştir.
b) Yürütme organıdır. Roma Antlaşmasından kaynaklanan yürütme yetkilerinin yanısıra, ortak politikaların oluşturulması ve yürütülmesi görevini de üstlendiğinden, bu yetkilerinde bir artış olmuştur. Birliği hukuken temsil eder. Birlik fonlarının idaresi görevi de Komisyona aittir.
Avrupa Komisyonunun oluşumu ve görevlerini belirtiniz.
3 Avrupa Parlamentosu:Avrupa Birliği içinde Komisyon ve Konsey arasında paylaşılmış yasama ve yürütme yetkilerinin kullanılmasının demokratik biçimde denetlenmesi amacıyla bir ortak parlamento kurulmuştur. Avrupa Parlamentosu adını taşıyan bu organ önceleri
üye Devletlerin ulusal parlamentolarından seçilen üyelerden oluşmakta iken, Haziran 1979’dan bu yana üye ülkelerde Avrupa Parlamentosu için seçimler düzenlenmektedir.
Avrupa Parlamentosunun yetkilerini üç başlık altında toplamak mümkündür.
a) Birlik mevzuatının oluşturulmasındaki yasama sürecine katılma yetkisi; yasamaya ilişkin yetkileri görüş bildirmekle sınırlı olup, bağlayıcı bulunmamaktadır.
b) Bütçeye ilişkin yetkiler; Birlik bütçesi, ancak Konsey ile Parlamentonun işbirliği
halinde kesinleştirilebilmektedir.
c) Komisyon ve Konseyi denetleme yetkisi; AB’de yasama ve yürütme yetkilerinin kullanımını demokratik şekilde denetler ve Birliğin işleyişini kontrol eder.
4- Adalet Divanı:Adalet Divanı, AB’nin en yüksek hukuksal organı niteliğini taşımaktadır. Divan 16 yargıç ve 6 savcıdan (hukuk sözcüsü)oluşur. Adalet Divanı nihai yargı organı olup, kararlarının temyizi mümkün değildir.
a) Divan, Antlaşmanın uygulanmasında ve yorumlanmasında hukuka saygıyı sağlamaktadır. Üyelerden birinin Roma Anlaşması’nın hükümlerine uygun hareket etmediği görülürse, Avrupa Komisyonu önce ilgili devlete tavsiyelerini bildirir. Eğer üye devlet bu önerileri tutmazsa, bu kez Adalet Divanı’nda aleyhine dava açtırır. Adalet Divanı anlaşma hükümlerine aykırı davranıldığı sonucuna varırsa, bu hükümlerin uygulanması için alınacak karar, üye devletler tarafından yerine getirilir. Adalet Divanı, üye devletleri ve şirketleri ayrıca para cezası ile cezalandırabilme yetkisine de sahiptir.
b) Kararları temyiz edilemeyen ve bağlayıcı olan bir adli merci sıfatıyla, Birlik hukuk düzeni dahilinde meydana gelen hukuki ihtilafları, hukuk kurallarına ve adalete uygun olarak çözmek işlevini de yüklenmiştir.
5- Sayıştay:Avrupa Topluluklarının bütünleşmesi üzerine, Topluluk düzeyinde bağımsız bir denetleme kurulu oluşturulması fikri üzerinde durulmuş ve sonuç olarak Roma Antlaşması’nın 206. maddesinde sözü edilen Kontrol Komisyonu’nun görevlerini
de üstlenmiş olarak, 1975 yılında Brüksel Anlaşması ile Sayıştay kurulmuştur. Sayıştay 15 üyeden oluşmaktadır ve üyelerin görev süreleri 6 yıldır. Sayıştay’ın görevi, AB’nin ve bağlı kuruluşların gelir ve harcamalarını incelemek, bunların yasalara uygun şekilde yürütülmesini sağlamaktır.
6- Ekonomik ve Sosyal Komite:Roma Antlaşması’nın 4. maddesinde, Konsey ve Komisyon’a yardım etmek üzere danışma organı niteliği taşıyan Ekonomik ve Sosyal Komite’nin kurulacağı hükme bağlanmaktadır. Komite, ekonomik ve sosyal hayatın çeşitli kesimlerinin, özellikle üreticiler, çiftçiler, taşımacılar, işçiler, küçük esnaf ve zanaatkarlar, serbest meslek sahipleri ve kamu yararına çalışan küçük ve orta ölçekli işletmelerin temsilcileri ile, tüketiciler, çevreciler ve dernek temsilcilerinden oluşur.
Komite, bir danışma organı olduğundan, çalışma düzeni, görüş bildirme şeklindedir. Antlaşma’nın tesbit ettiği durumlarda Komite’ye zorunlu olarak danışılmaktadır. Komitenin görüş bildirmesi için 10 günlük süre tanınmakta, bu süre görüş gelmemişse, Konsey ve Komisyon kendini bağlı saymamaktadır.
Ekonomik ve Sosyal Komite AB’nin nasıl bir organıdır?
7- Avrupa Birliği’nin Mali Kaynakları:AB’nin temel mali kuruluşu Avrupa Yatırım Bankası’dır (EIB). EIB Roma Antlaş-
ması ile kurulmuş olmakla birlikte, ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Bunun yanında,AB’nin ekonomik ve sosyal politikalarını yürütme için EIB’den ayrı olarak oluşturulan çeşitli fonlar bulunmaktadır. Şimdi bu fonları kısaca tanıtalım.
AB’nin temel mali kuruluşu nedir?
AB Bütçesi: Topluluğun bütçe gelirleri, üye ülkelerin katkıları (KDV gelirlerinin belirli payının aktarılması), gümrük vergileri vb. kaynaklardan oluşur. Bu gelirler Birliğin politikalarının yürütülmesinde ve yönetim giderlerinin karşılanmasında kullanılır. Birlik bütçesinin en büyük bölümü ortak tarım politikasının finansmanına
gitmektedir.
AB Bütçesi’nin gelirlerini oluşturan kalemler nelerdir, Bunlar nerelere harcanır?
Avrupa Sosyal Fonu (ESF): Roma Antlaşmasıyla kurulmuştur. Birlik içinde yeni iş olanakları yaratılması, mesleki eğitim programları, işsizlik yardımı sağlanması gibi amaçlara finansman sağlar.
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu(ERDF): AB içindeki nispeten geri kalmış yörelerin kalkındırılması ve yapısal uyum programları için kredi vermektedir. Birlik içinde Yunanistan, İrlanda ve Portekiz göreceli olarak geri kalmış üyelerdir. Diğer yandan İspanya ve İtalya’nın belirli yöreleri ile Kuzey İrlanda da bu fonun kapsamına giren yöreler arasında bulunmaktadır.
Avrupa Kalkınma Fonu(EFI): Roma Antlaşmasıyla oluşturulan bu fondan, Lome Sözleşmesi çerçevesinde Birlik’le özel ilişkileri bulunan ACP (Afrika, Karayipler ve Pasifik) ülkelerine yardım yapılmaktadır. Avrupa Parasal İşbirliği Fonu(EMCF): Bu fondan parasal birliğe yardımcı olmak üzere dış ödeme güçlüğü içine düşen birlik üyelerine kredi sağlanmaktadır. Avrupa Garanti ve Yönlendirme Fonu(FEOGA): 1962 yılında kurulan bu Fon’dan, tarımsal destekleme programlarının finansmanı ve tarımın modernizasyonu için kaynak sağlanır.
8- Avrupa Yatırım Bankası (EIB)Roma Antlaşması’nın 129.maddesine dayanılarak, 1958’de kurulmuştur. tüzel kişiliğe sahiptir ve Birliği oluşturan 15 ülke bankanın üyesidir.Genel olarak, AB’nin azami 20 yıl vadeli kredi ve/veya garanti veren bir mali kuruluşu niteliğindedir. Banka’nın görevleri, sermaye piyasalarına ve kendi özkaynaklarına dayanarak Ortak Pazar’ın dengeli kalkınmasına yardım etmektir.

yorumlar:

Hiç Yorum Yapılmamış!

yorum yapmak ister misin?




© Tüm Hakları Saklıdır - Gül Medine
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.